You are on page 1of 158

Prof. Dr. Faruk K.

TMURTA

UYDURMA

OLAN

VE

OLMAYAN

YEN KELMELER S Z L

UMUR KTAPILIK Telefon ; 26 35 23

Nuruosmaniye Cdd. 25/7 Caalolu s t a n b u l

UMUR YAYINLARI ; 8 lm Eserler Serisi: 3

Bu kitap Aralk 1979 tarihinde Fatih Matbaasnda dizilip baslmtr. Kapak; Grbz AZAK

NSZ Trkemiz, btn byk diller gibi, devaml gelime hlindedir. Son yetmi yl ierisinde yaz dilimiz esasl ekilde deimitir. Bu deime, daha ok sadeleme ynnden olmu tur. OsmanlI Trkesi edeb dili XVII. yzyldan itibaren konuma dilinden gittike uzaklamaa balam, XIX. yz ylda bu, bir hayli fazlalamtr. Yaz dilinin sadeletirilmesi, konuma dili ve yaz dili ikiliinin kaldrlhas ok daha n celeri ortaya atlmakla beraber, ancak Tanzimattan sonra, gerekletirilmee allmtr. Fakat, baarya ulamak kolay ve abuk olmamtr. Konuma diline dayanan yeni bir yaz di linin meydana gelmesi, 1911 ylnda Gen Kalemler dergisi et rafnda toplanan trk yazar ve irlerin ortaya att .Mill Edebiyat D ve Yeni d ih hareketinin kabul edilip benimsen mesiyle gereklemitir. Cumhuriyetin balangcnda yaz dili ile konuma dili tamamiyle birlemi durumdayd. Arapa ve Fars a tamlamalar, birleik kelimeler, gramer ekilleri atlm, Trk ede karl olan yabanc kelimeler kullanlmyordu. Atatrkn aDil inklbm Trk dilinin eskiliini, zengin liini, bykln ortaya koymak; sadeletirme hareketini tam hedefine vardrmak; eski terimleri trkeletirmek ve yenilerini Trkeden meydana getirmek maksad gdyordu. Bu inklp uurlu bir balangt. Fakat, yazk ki, sonradan istnilen ekilde gerekletirilemedi. Hatt son 20 - 25 yldr esas gayesinden bir hayli saptrld. Sadeletirmede ve zletirmede esas noktalar Trkede karl bulunan yabanc asll kelimeleri kullanmamak; halk diline girmi, Trkede karl bulunmayan, yeni mnlar kazanm, kendisinden deyimler domu, yni trkelemi ke-

ilmelere dokunmamak; terimlere ise Trke karlklar bulmak olduuna gre, yaz dilinde mesel .kamer, ems, mh, fitb, yevm, sl, dde, ruhsr, ebrm kelimeleri yerine elbette aay, g ne, gn, yl, gz, yanak, ka denecekti. lim dilinde ise mtevaziyl-adlr), azm-i enf, add-i ar denmeyecek ekenan>, burun kemii, .ondalk saylary> kelimeleri kullanlacakt. Takat, .akl, zek, art, sebep, htra, imkn, hayat, hatrlamak, mesel, mesele, ihtimh gibi herkesin bildii kelimeleri atp yerine us, anlak, koul, neden, an, olanak, yaam, anmsa mak, rnein, sorun, olaslk r > kelimelerini getirmek dili sade letirmek olmuyor, halk dilinden uzaklamak oluyordu. Halk bu gibi kelimelerden nefret etmektedir. Sadeletirmede lnn karlp ar zletirmeye (tasfiyecilie) gidilmesi dilimiz iin zararl olmutur. Yaayan dilden uzaa dlmtr. Bir Dil Akademimiz 'bulunmad iin, di limize girecek ve dilden karlacak kelimelerin tesbiti ve yeni tretilecek kelimelerin meydana getirilmesi ii, tamamiyle keyj davranlara kalmtr. Yalnz kurumlar, yazarlar deil nne gelen herkes kelime tretmee kalkmtr. Bylece gramer ve mn bakmlarndan hatal kelimeler dilimizi sarmtr. Bunun sonunda uydurma bir dil ortaya km ve dili sadeletirme, zletirme hareketi uydurmaclk hlini almtr. Dilimizin iine atld bu hazin mcer, dlen hatlar, dildeki deime, yenilenme ve gelimenin geni tahlili, mesele nin tarihesi ve seyri etrafl ekilde ve hatal tretilmi, uydur ma kelimelerden bol rnekler vermek ve dzeltmeler yapmak suretiyle Trkemiz ve Uydurmaclk y > adl kitabmzda ele alnmt. (1977de yaymlanan ve fikir dalnda Trkiye Mill Kltr Vakf Armaann kazanan eserin yeni basks yapl maktadr). Bu yeni eserimiz szlk mhiyetindedir. Kitaba uydurma olan ve olmayan btn yeni kelimeler alnmtr. Ucylece gra-

tner ekli ve mn bakmndan doru ve uygun olan kelime lerin hem yaylp yerlemesine yardmc olmak arzusu gz nn de tutulmu, hem de yeni kelimeler kullanp kullanmamakta te reddt edenlere yol gsterilmek istenmitir. Ayrca ve bilhassa yanl olanlarna iaret edilerek uyarma ve dzeltme vazifesi de yerine getirilmitir. Kitaba yaz dilinde ve gnlk hayatta geen kelimeler aln mtr. eitli ilimlerle ve mesleklerle ilgili terimlere, ancak or tak dilde kullanldklar lde yer verilmitir. Trkenin bn yesi ve kelime yapma yollar ile Trkede tretme ve ekler bahsini ana izgileriyle anlatan ve uydurma.^ olan veya yanl kullanlan kelimeler iin, aklamak rnekleri iine alan bir giri blmnden sonra, kelimeler alfabe srasna konmak suretiyle szlk dzenlenmitir. Yeni kelimeler 3 ksm halinde ele alnmtr; dilimizin ya ps ve mn bakmndan doru olanlar ayni llere gre yan l olanlar; eklen veya mn bakmndan yanl olduklar hal de, ok kullanlmalar sebebiyle yerlemi gibi grnenler. Durum ''vaziyetn, basn matbuat, bat garp, maribr), eviri ter cmen, gsteri tezahrat-, uygun muvafk gibi kelimeler do rudur. Koul art, zgrlk hrriyet, bamszlk istikll, uygarlk medeniyet, olanak imkn, olaslk ihtiml, neden sebep, rnein mesel, sz gelii, doal tabi gibi keli meler ise hatal tretilmitir. Toplum cemiyet, nem ehem miyet, ilgin enteresan, okul mektep, olay hdise, g rev vazife, uzman mtehassz gibi kelimelere gelince bunlar, ek veya mn bakmndan yanl olmalarna ramen, yaygn hle geldikleri iin; eski deyimle galat- mehur saylabilirler. Szlkmzde bu cins kelimeler ayr kmeler hlinde de il, bir btn hlinde alfabe srasyle bir araya getirilmitir. Bylece aranan kelime abucak bulunacak, yanl m, dorumu olduu hemen anlalacaktr. Kolaylk salamak iin, her e it kelime iin ayr karakterde harf kullanlmtr.

Bu Szlkmzle byk bir boluu doldurduumuza inanyoTuz. trkemiz gelimekte, terimler ynnden devaml ye mlenmekte ve deimektedir. Yeni kelimeler meydana getiril mesi, daha uzun mddet bir ihtiya olarak kendini gsterecek tir. Btn mesele, yeni kelimelerin dilimizin bnyesine ve kanunlarma uygun olarak doru ekilde tretilmesidir. Dil bilgin lerinin ve hocalarm bu konuda yardmc olmalar vazifeleridir. Otuz yl akn bir meslek ve yaz hayatna sahip bir kimse ola rak bu Szlk ile vazifemi yerine yetirmi oluyorum. Prof. Dr. Faruk K. Timurta Fatih, 9 Mart 1979

TRKE'NN BNYES VE KELME YAPMA YOUU^RI


Dilimizin gelimesini ve zenginlemesini salamak, yeni kelime ve terimler tretmek, yeni meydana getirilen kelimelerin doru olup olmodm anlamak ijn morfolojik yap bokmmdan onu iyice incelemee ve bilmee ihtiya vardr. Dnya dilleri arasmda eklemeli (iltisk-agglutinante) diller arasmda yer alan Trkenin belli bal hususiyet leri unlardr: 1. ekim ve kelime tekili srasnda kelime kk de imez. Ekler getirilmek suretiyle isim ve fiil ekimi, ya plr ve kelimeler tretilir, 2. Trkede ekim ve yapm ekleri dim kelime kk ve gvdelerinden sonra gelir. Trkede n-ek (prefixe) yuktur. Gramer kategorileri deiiklikleri son-eklerle ya plr. 3. Trkede kelime kk ummiyetle tek heceli olur. Birka yapm eki alm kelimelerde tek heceli kke gitmek ok defa mmkndr. Bu tek heceli kk, ummiyetle fiil kkdr. Mahdud sayda cmid isimler dnda, prensip itibariyle kelimeler fiil kknden tremi kabul edilmek tedir. 4. Kelimelerde eklerin sralan kk -f yapm eki -fekim eki eklindedir: bil-gin-ler-imiz, gl-dr-c-ler-e, ba-la-n-g-, gz-lk-ler-i-n-i. 9

5. Trkede her ekin sadece bir fonksiyonu vardr. Bz Hind - Avrupa dillerinde olduu gibi, bir ek hem ke miyet, hem ahs, hem hal bildirmez. 6. Trkede bir son-ek (suffixe) bolluu vardr. Bzan bir kke 9 ek getirildii grlmektedir. Trke bir son-ekler dili dir. Fiil atlar (binlar) da eklerle ifde edildii iin, Trkede bir keime ile anlatlan mn, bako dillerde ancak bir cmle ile ifde edilir. 7. Trkede fiil ekiminde bz Bat dillerinde ol duu gibi her ahs iin sga ve ahs gsteren ayr ayr ekler deil, btn ahslar iin tek sga eki kullanlr; a hs ekleri sga ekinden sonra gelir. 8. Trkede kaidelerin hemen hemen hi istisnas yoktur. Trk dili gramer bakmndan tam bir intizama sa hiptir. 9. Trkehin morfolojik sistemi ok aktr. Kelime leri tekil eden unsurlarda bir deimezlik ve istikll var dr. Kolayca eklere ayrlabilir (izgi arasnda gsterilen). Trke kelimeler, Jean Deny'ye gre mozaika benzetile bilir. Dilimizde de, br dillerde olduu gibi, yeni kelime ler ya tretme (derivation) veya birletirme (terkip - composition) yoluyla tekil edilir. Tretme kelimenin bana veya sonuna birtakm ekler getirmek demektir. Arapa ve Bat dillerinde, bunlar ekimli (tasrif - flexionelle) ol duklar iin, kelimenin ortasna da ekler gelebilir. Byle dil lerde kelimenin kkndeki konsonantlar deimez, vokal ler tammiyle deiebilir. Trkede - yukarda da iaret ettiimiz gibi - sadece son-ek bulunduundan, tremi (mtak - derive) kelimeler, bir kelime kk ile bir tekil (yapm) ekinden meydana gelirler. ekim srasnda veya
10

yeni kelimeler mevdana getirilirken, kk asla deimez. Kelime kknden nce, baka bitimeli dillerde olduu gi bi, n-ekler getirilemez. Dilimizde kelime tretmesi ancak kklerin sonuna birtakm ekler getirilmek suretiyle yap labilir. Birletirme (tertip) iki veya daha fazla kelimenin bir araya getirilerek yeni kelimeler yaplmas yoludur. Bir leik (mrekkep - compose) isimler, isim ve sfat tamla malar durumunda veya edat, zarf ve isim grubu eklinde o lu rla r. - Ayakkab, boboaz, sabaha kar, en ok, cana yakn gibi. Birleik fiiller ise. zarf ve isim gruplaryla, ya hut yardmc fiillerle veya iki fiilin birlemesiyle y a p lr; zerine dmek, can atmak, postu sermek, ayaa d mek, gznde ttmek, gzden dmek, ba fetmek, ver mek veritirmek, krp dkmek gibi. Dilimizde yeni kelimeler daha ok tretme yoluyla ya plmaktadr. Kelime kkleri isim veya fiil olduuna gre, tretme ekleri isme ilve edilenler ve fiile getirilenler olmak zere iki byk blme ayrlrlar. Sonro bunlar, meydana getirdikleri kelimenin isim veya fiil olularna gre de ikiye blnrler. Bylece kelime yapma (tekil) ekleri isim den isim yapan ekler, isimden fiilen yapan ekler, fiilden isim yapan ekler, fiilden fiil yapan ekler olmak zere drt blm tekil ederler. Dilimizde btn bu eker, kelime so nuna getirilir. Tretme ekleri grdkleri vazife ve tadklar mnya gre de snflandrlrlar. Bunlarn bir ksm sfat yapar, nisbet bildirir; bir ksm yer ve zaman ifde eder; baka bir ks m ise i, meslek', vsta v.s. gsterir. Eklerin birok mn ve fonksiyonu vardr. Bunlarn ayr ayr ve iyice tesbit edil mesi gerekir. Eklere keyf ve uydurma olarak mnlar ve rilemez, baka vazifeler yklenemez. 11

Ekler bu iki snflandrma dnda ayrca ilek (canl), az ilek ve ilek olmayan (l) olmak zere e ayrlrlar. Bir dilde yeni kelimeler ancak canl eklerle meydana ge tirilebilir. Bu hl dil ilminin deimez prensibidir ve durum btn dillerde ayndr. Bzan az ilek bir ekin canllk kazand grlebilir. Fakat bu, ndir olan bir haldir ve ahslarn eseri deildir. Halkn bilmeden, fark etmeden yapt; dil kanunlarna uygun olarak kendiliinden mey dana gelen bir keyfiyettir. Yeni tekil edilen kelimeler dil kaidelerine uygun ol duklar, yni canl eklerle ve ekin fonksiyonu ile mnsno aykr olmadan meydana getirildikleri takdirde dorudur lar. Aksi halde bunlar yanl ve uydurma saylrlar. Yeni kelimeler meydana getirirken bu noktaya dikkat etmek ge rekir. Bugn dilj sadeletirme iinin bir kmaza girmesi ve halkn yeni kelimeleri beenmemesi bundandr. nk ztrke ve Ar Trke adlar altnda ortaya srlen kelimelerin ou gramer ekli veya mn bakmlarndan yanltr, uydurmadr. Bz kelimelerde isme getirilmesi ge reken ek fiile, fiile getirilmesi gereken ek isme getirilmi tir. Gramer kaidelerine uygun, mnca yanl olmayan ye ni bir kelime, uydurma bir kelime deildir. Uydurma ke lime yanl eklerle yaplan: ses, ekil veya mnca nok san olan kelimelerdir. Eklerin yanl kullanlmas ortaya ga rip kelimeler karmaktadr. Eklerin yanl kullanlmasnn ortaya acip kelimeler kardn, rnekler zerinde grmek faydal olacaktr.. Bunlarn birkan gstermek umm bir fikir verecektir. Mesel ilgin kelimesini ele alalm. Sevin, korkun, gln, kskan rneklerinde grld zere - veya -n olan bu ek, hep fiil kklerine getirilmektedir. Dili mizde ilgimek veya iligmek eklinde bir fiil mevcut 12

olmadna gre, ilgin yanl ve uydurma bir kelimedir; fiile getirilmesi gereken -n eki bir isim olan ilgi kelimlsine getirilmitir. Bamsz da byiedir. Ba isim ol duuna gre, fiile getirilmesi gereken -m ekinin isim kkne getirilmesi yanltr. Toplum da yledir. Toplu isimdir. Ayni ekilde geit, t, binit, umut gibi rnek lerden anlalaca vehile fiil kklerine getirilen ve stelik ilek te olmayan -t ekinin rgt, kart, bat gibi yeni yaplan kelimelerde isimlere getirilmesi de yanltr. Terbiyev mnsna kullanlan eitsel kelimesinde ise, isme getirilen ve uydurma olan -sel eki, fiil kkne ge tirilmi bulunmaktadr. Ekleri bu tarzda yanl kullanma nn pek ok rnei vardr. Bir dilde az ilek ve l eklerle yeni kelimeler yaplamadr halde, dilimizde ilek olmayan eklerle de kelime ler meydana getirildii grlmektedir. Mesel zorun by le bir kelimedir. Kn, yazn gibi zaman mns tayan birka kelimede grlen, zarf fonksiyonuna ship, ilek olmayan -n ekinin zor kelimesine getirilmesi yanltr. Bu kelime ek bakmndan olduu gibi, mn bakmndan da doru deildir. Zor olarak, zorla mns ifade eden kelime mecbur kelimesine karlk olamaz. Zorunlu ve zorunluluk kelimeleri ise bsbtn yantr. nk, zarf meydana getiren -n ekinden sonra -lu eki getiri lemez. Btn bunlarn dnda zor kelimesi farsa asll bir kelimedir. Arapa aslldr diye mecbur kelimesini atp, farsa bir kelimeye ilek olmayan bir ek ilve ederek yeni bir kelime meydana getirmenin bir mns olmasa gerektir. Dilimizin bnyesini, kelime kknn ve eklerin ne ol duunu bilmeyen kimseler, Trkede mevcut olmayan ek lerle de yeni kelimeler yapmaktadrlar. Mesel dilimizde 1,3

nisbet ifade eden bir -sal, -sel eki bulunmad holde, bu eklerle kelimeler meydana getirilmektedir. (Uysal ve kumsal gibi bir iki kelimede grlen ek, nisbet mns ifde etmemektedir). Ayrca nisbet iin kullanlan bu -sai, -sel eki, bzan -al -el, bzan sadece -I ekline girmektedir. Toplum-sal, blge-sel, gen-el, z-el: siyasa-l, doa-l gibi. Bunlardan -al, el franszca, -sal, -sel ve -1 liydurmadr. Dilimizde byle nisbet ekleri yoktur. Ayni ekilde, okutman, eitmen rneklerinde olduu gibi filiyet ifde eden ve fiil kklerine getirilen -man, men eki de uydurmadr. iman, kocaman gibi birka kelimede g rlen ek l bir ektir ve byle bir mn tamamaktadr. Baka bir uydurma ek de - dir. Dilimizde isim kkne getirilen bir - ekj bulunmamasna ramen ara ke limesi tekil edilmitir. (Dorusunun arac olmas gerekir). Ayni ekle yaplan gere kelimesi se, Trkede mevcut olmayan gere kknden meydana getirilmitir. Bzan yalnz ek bakmndan deil, mn bakmndan da yanl kelimeler tekil ediliyor. Bunlardan da birka r nek vermek uygun olacaktr. Vicdan karl bulun eri srlmtr. Vicdanm terim ve deyim olarak bul mak ile hibir ilgisi yoktur. Fakat, vicdan kelimesi Arapa oslnda bulmak mnsho gelen bir kelimeden tredii iin, kelimenin bizde kullanlan mns dnlmemitir. Arapadan aynen tercme etmek suretiyle uydurulmu, mefhm gz nnde tutulmamtr. liki kelimesi de m n bakmndan uygun deildir. Bu kelime mnsebet karl olamaz. lgi alka demek olduuna gre, ili ki olsa olsa taallk mnsna gelir. zlemek kelimesi nin bir tiyatro eserini, bir filmi seyretmek, grmek, bir msik parasn dinlemek mnsna kullanlmas da hata ldr. nk izlemek izinin arkasndan gitmek, aramak^ 14

mns ifade eder. zlemek yaayan dilde hayvann veya ekyann izini aramak, tkip etmek sretihde kullanlr. Bu sebeple tkip etmeksin ancak madd sahadaki kar l olabilir. Perdede, sahnede ve televizyon ekrannda bir oyun, bir film izlenmez; seyredilir, grlr. Bir dilde yeni kelimeler dilin bnyesine uygun: yni ses, ekil ve mnca doru olarak tekil edilmelidir. By le olduu takdirde bunlar uydurma deil, uslne uygun olarak tretilmi kelimeler saylrlar. Her dilde her zaman yeni kelimeler tretilebilir. Bu o dilin, canlln ve geli mesini gsterir. Trkemiz kelime tretrnek bakmndan son derece zengin ve kudretli bir dildir. Nfe var ki, dili sa deletirmek ve zenginletirmek maksadiyle meydana ge tirilen kelimelerin byk bir ksm, dilin yapsna dikkat edilmedii iin yanltr. Halbuki dilimiz yeni kelime tretilmesine son derece elverili ve msittir.

15

TRKE'DE TRETME VE EKLER


Btn diller-de ekim (tasrif) ve yapm (tekil) olmak zere iki eit ek bulunduu mlmdur. ekim ekleri isim ekim (decllnaison) ekleri ve fiil ekim (conjugaison) ek-~ leri .olmak zere ikiye ayrlr. Orta retim dilbilgisi ders lerinde tak adyla anlan ekim ekleri isim ve fiillerin eitli hllerini, zaman ve salar, ahslar gsterirler. Bunlar kelimelere yeni bir mn kazandrmayan, sdece onlan ileten, cmle ierisinde eitli hllere girmesini salayan eklerdir. ekim ekleri ile bir dilde yeni kelime hemen hemen tretilmez. Kelime treten ekler tekil ek leridir. Burada tekil ekleri zerinde duracaz. Daha nce belirttiimiz zere, dilimizde kelime yap ma ekleri, isim veya fiil kk ve gvdelerinin sonuna getiril mektedir. Yni Trkedeki tretme ekleri son-ek (suffixe) mahiyetindedir. Kelime kk ve gvdeleri isim ve fiil olduk larna ve meydana gelen kelimeler de yine isim ve fiil du rumunda bulunduklarmo gre, Trke'de 4 trl tekil eki mevcut demektir. Bunlar ylece sra la n r: 1. 2. 3. simden isim yapan ekler, simden fiil yapan ekler, Fiilden fiil yapan ekler, Fiilden isim yapan ekler.

4.
16

Bu eklerle yaplan kelimeler de bylece drt ksma a y rlrla r: 1. 2. 3. 4. siniden tremi isimler, simden tremi fiiller, Fiilden tremi fiiller, Fiilden tremi isimler.

SMDEN SM YAPAN EKLER simden isim yapan eklerin balcalari unlardr: 1. -ilk, -lik (-luk, -lk) eki :

Dilimizin en ilek eklerifdendir. Bu ek ile pek ok ke lime tretilm itir ve tretilmektedir. Ekin eitli fonksiyon lar v a rd r: a) Yer isimleri, y a p a r: Yemden yem-lik, saman'dan saman-lk, Arnavut-luk gibi. Bir eyin orada ok olduunu g ste rir: aa'tan aa-lk, kumdan kum-luk, ta-lk, kmr-lk gjbi. b) Mcerred isimler yapar: nsan-Ik, akll-lk, gzel lik, arkada-lk, dost-luk, zgn-lk gibi. (Bu fonksiyonu ile ek, sfatlardan da sonra gelmekte ve onlar mcerret isimler hline getirmektedir. Kelime tretmesinde sfatlar isimler gibi telkk edilir). c) Bir eye mahsus olan gsterir, sfat ve isim ola rak kullanlan kelimeler yapar: gece-lik (elbise), yaz-lk (ev), dolma-lk (biber), turu-luk (patlcan), ay-lk (kira) gibi. ) Mahhas isimler, let ve eya isimleri ya p a r: az-lk, diz-lik, tuz-luk, kol-luk, gz-lk gibi.

% 7

2.

-c, -d; -, -i (-cu, -c; -u, ) eki

lek bir ektir. u fonksiyonlar v a rd r; a) Meslek isimleri yapar: ay-c, gazete-ci, balk-. simit-i, oyun-cu, zm-c, yourt-'u, st- gibi. b) Bir iin, bir hlin itiyad ekline gelmesini gsterir; kavga-c, yalan-c, inat- uyku-cu, sulh-u, grlt-c,, yaygara-c gibi. 3. -l, -li (-U, -) eki

Bu da ilek eklerdendir, eitli fonksiyonlar v a rd r: a) simlerden sfat ya p a r: akii-l, deer-li, st-i gibi. tuz-lu^

b) Memleket, ehir ve yer isimlerine gelerek nisbet bildiren isimler yapar: ran-l, zmir-li, Beikta-l, Fatih-li, Trobzon-lu gibi. 4. -sz, siz (-SUZ, -sz) eki

Yukardaki -l, -li ekinin menfi (olumsuz) eklidir. Onun birinci fonksiyonu ile ilgili olarak eksi mnda sfatlar ya par : akl-sz, deer-siz, tuz-suz, st-sz gibi
5.

-a, -e (-ca, -ce) eki

lek eklerdendir. Aslnda ekim eki olan bu ekin> fonksiyonlar uhlardr: a) Millet ve kavim isimlerine gelerek o milletin kul land dili ve leheyi g ste rir: Fars-a, Trk-e, Fransz ca, ngiliz-ce gibi. b) Sfatlara gelerek hl veya miktar zarflan meydano getirir: akll-ca (akll olarak veya az akll), gzel-ce (g zel ekilde veya az gzel), yova-a, sessiz-ce gibi. Ht
18

zarflarnda vurgu sondan bir nceki hecede. mil<dar zarf larnda ise son hecededir. c) Grelii<, yakrlk bildiren zarf y a p a r: insan-ca (insana yakr ekilde), erkek-e, bilgin-ce, baba-ca, karde-e, arkado-o, ben-ce (bana gre). 6. -ki eki

lek eklerdendir. u fonksiyonlar v a rd r; a) Zaman bildiren kelimelere dorud^an doruya ge lir ve o zaman iinde olmak durumu bildirir; ai<am-ki, dn k, imdi-ki, yarn-ki, bugn-k gibi. b) Yer bildiren kelimelere geldii zaman, o kelimenin lokatif (-do, -de) hlde bulunmas gerekir. Getirildii ke limenin gsterdii yerde mevcut olmak hlini ifde eder: masadc-ki, ev-de-ki, dar-da-ki, sen-de-ki gibi. c) Genitif ekli kelimelere getirildii zaman, itlik gs terir : benim-ki, babamm-ki, Alinin-ki, bakkaln-k,, onun-ki, kapcnn'ki gibi. SMDEN FL YAPAN EKLER : simden fiil yapan bellibal ekler unlardr: i. -la, -le eki

ok ilek bir ektir. simden fiil yapan eklerin en m himi ve en ilek olandr. Her trl isme getirilerek oncra fiil mns kazandrlr. Pek ok rnei v a rd r: su-Iamak, ss-le-mek, hatr-la-mak, i-Ie-mek, ba-la-mak gibi; Bu ekin fiilden fiil yapma ekleri ile geniletilmi ekilleri de dilimizde ok kullanlmaktadr; con-lan-mak, kir-len-mek, 19

okll-lan-mak (dnllk ifde edenler); aka-Ia-mak, mektup-la-mak, bir-le-mek (mreket ifde ederler), gzel-le-mek, di-le-mek, Avrupal-ia-mak, makine-lemek, dar-la-mak (mreket ifde ederler) g ib i:

2.

-da, -de eki

Birden fazla heceli taklid (onomatope) kelimelere ge lerek bunlardan fiil meydana getirir. Az ilek eklerdendir; rl-da-mak, gmbr-de-mek, tkr-da-mak gibi.

3.

-ar, -er eki

Az ilek eklerdendir. ki fonksiyonu v a rd r: a) Renk isimlerine gelerek bunlardan fiiller meydana g e tirir: ak'tan a-or-mak, mor-ar-mak^ an'dan sar-ar-mak, Veilden ye-er-mek, kzldan kz-ar-mak, kara'dan karar-mak, gkten g-er-mek gibi. b) Deiik mnda fiiller ya p a r: ba-or-mak, yaor-mak, ev-er-mek, su'don suv-ar-mak gibi. 4. -sa, -se eki

Az ilek eklerdendir. Umumiyetle arzu etmek, saymak (addetmek, kabul etmek) mnsnda fiiller meydana ge tirir : su-sa-mak, garip-se-mek, mhim-se-mek gibi. Ekin genilemi ekli olarak -()msa-, -(i)mse- ekli de g r l r: az-msa-mak, ben-imse-mek, kk'ten kmse-mek gibi. FLDEN FL YAPAN EKLER Fiilden fiil yapma eklerinin ou, bina (at) mns ifde eden eklerdir. Ck ilektirler.

PO

1.

-l-e ki

Pasiflik (i ve harekete mruz kalma) ve mehul (fiii bilinmeme) binsm ifde eder: yaz-l-mok, kr-l-mak, al-mak (kap), tart-i-mok, sev-il-mek, ver-il-mek, diz-il-mek gibi. Ek bzan dnllk mns da ta r : a-l-mak (i ek vs.), z-l-mek, ek-il-mek gibi. 2. -n- eki

Dnllk mns ifde eder. Kendi kendine yapma ve kendi kendine olma mns tayan fiiller meydana ge tirir : giy-in-mek, tara-n-mak, yka-n-mak, soy-un-mak, dv-n-mek gibi. Sonu -I- ve vokalle biten fiillerin pasif ve mehul ekli -I- yerine -n- ile yaplr: bil-in-mek, kl-n-mak, oku-nmak, baia-n-mak gibi. 3. -- eki

Mreket (ortaklama) mns ifde eder. Bir i ve hareketin iki vey daha ok filier arasnda ortaklaa ve topluca yapldn g s te rir: yaz--mak, gi--mek, u-umak., sev-i-mek, ko-u-mak, ala--mak gibi. Bu ek bzan dnllk mns da ta r : kz--mak, tut-u-mak, gzelle--mek gibi. 4. -dr, -dir (-tr, -tir) eki

Ettiriciiik (faktitif) mns ifde eder. ve hareketin bakasna yaptrldn g ste rir; yaz-dr-mak, ye-dir-mek, yap-tr-mak, gecik-tir-mek, dol-dur-mak, l-dr-mek, cotur-mak, ks-dr-mek gibi. 21

5.

-r- eki

Faktitif mns ifde e d e r: yat-r-mak, i-ir-mek, doliT-mak, ka-r-mak gibi. 6. -t- eki

Bu ek te faktitif eklerindendir. Bz tek ieceli fiillere ve birden fazla heceli fiillerden vokalle bitenlere bu ek g e tirilir: syie-t-mek, uzat-mak, kork-ut-mak, ak-t-mak gibi. FLDEN SM YAPAN EKLER Trkede pek ok fiiliden isim yapma eki vardr. Fiil den yaplan isimlere fiil mtaklar vey tremi isimler ad verilir. Fiillerden isim tretilmesi, Trke iin ok nemli bir noktadr. nk, dilimizde btn tretmelerde ummiyetle tek heceli bir fiil kk esas olarak alnr. Cok kullanlan fiilden isirn yapma ekleri unlardr: 1. -mak, -mek eki

Bu ek le mastarlar meydana getirilir. Mastarlar umu miyetle bir hareket, olu ve iin mcerred ismi olurlar : yaz-mak, ko-mak, bil-mek, ver-mek. by-mek gibi. Bir ekin esas fonksiyonu mcerret fiil ismi meydana getirmekle beraber, bzan mahhas mnda isimler de y a p a r; ak-mak, kay-mak, ye-mek gibi. 2. -ma, -me eki

Bu ek ile de mastar anlamnda hareket ismi y a p lr; unut-ma, bil-me, gl-me, kr-ma, irkinle-me gibi. Ayn ekle bz mahhas isimlerin de meydana geti rildiini grmekteyiz: ek-me, in-me, dondur-ma, dal-ma, bas-ma gibi.

22

3.

-, 4 eki

Bu ek ile yaplan kelimeler de mastar mnsnda hareket ismi olarak kullanlr ve mmiyetle hareket ve olu un tarzn b ild irirle r; bak-, yr-y, bil-i, bekle-yi, gl-, yaa-y gibi. 4. -()m,-(i)m eki

Fiil ismi yapan bu ekin iki fonksiyonu v a rd r: a) Yalnz bir defda veya bir hamlede yaplan i ve hareketi ifde eder: at-m, i-im, tat-m, yud-um gibi. b) Umum mnda hareket ismi veyd mahhas isim meydana getirir . al-m, sat-m, ge-im, giy-im', kua-m; bi im gibi. 5-gt, -gi i-gu, -g); -k, -ki eki

Bu ekin eitli fonksiyonlar v a rd r: a) gibi. b) Mahhas ve mcerret isimler yapar: say-g, ver gi. iz-gi, sev-gi gibi. 6. ~ak, -ek eki let isimleri y a p a r: kes-ki, as-kt, sr-g, yay-g

Olduka ilek bir ektir, u fonksiyonlar va rd r; a) gibi. b) let isimleri meydana getirir, b-ak, l-ek. tara-k, ele-k gibi. c) Sfatlar yapar; kork-ak, dn-ek, rk-ek gibi. 23 Yer isimleri yapar; yat-ak, kon-ak, sn-ak, bat-ak

7.

-, -i, -u, eki

lek ektir, eitli mnlarda isimler meydana g e tirir; say-, ko-u, kork-u, l-, yaz-, yap-, evir-i gibi. 8. -, -in, -in eki

Olduka ilek ektir. ki fonksiyonu v a rd r: a) Mcerret isimler yapar; sevin-, usan- inan-. kvan-, kazan- gibi. b) 9. Sfatlar yapar; Un, kork-un, kskan-, gibi. -ga, -ge, -gt, -gi eki

eitli fonksiyonlar v a rd r;

a) Alet isimleri yapar: ks-ka, sz-ge gibi.


b) Deiik anlamda isim ve sfat yapar: dal-g, bil gi, utan-go gibi, 10. ~()n, -(i)n eki

Az ilektir. eitli mnda mahhas isimler y a p a r: y-n, ek-ln, sk-h, tt-n, gel-in, d-n gibi. 11. -c, id (-ucu, -c) eki

Bu ek ile umumiyetle bir ii meslek veya tiyad hlin de yapan gsteren sfatlar meydana g e tirilir: al-c, sat-c, ilen-ici, yak-c, kes-ici, vur-ucu, kr-c, at-c, bin-ici gibi. Trke'de kelime tretme eklerini drt blm hlin de gstermi oluyoruz. Tekil eklerinin belliballar ve i lek olanlarn aldk. Az ilek ve l olanlarna yer verme dik. Bir dilde yen] kelimeler ancak ilek (canl) eklerle ya 24

plabilir. Yeni meydana getirilen kelimelerin ekil bakmmdan doru olmas mutlaka lzmdr. Fakat, bu kfi deil dir. Tretilen kelimelerin mn ve mefhum bakmndan da hatsz olmas cb eder. Ayrca bunlarn, dilin ses bak mndan da estetiine uygun olmas aranr. Ancak bu art lar tayan kelimeler doru saylrlar. brleri, yni bu ortlara uymayan kelimeler uydurma ve yanl kelimeler dir. Yeni kelimeler tretilirken b hususlarn gzden uzak tutulmamas gerekir.

UYDURMA OLAN VEYA YANLI KULLANILAN KELMELER N AIKLAMALI RNEKLER


Daha nceki bahislerde Trke'de kelime yapma yol lar (tretme) meselesi zerinde durmu^ dilimizin yap sn, eklerin eitlerini gstermee almtm. Yeni tre tilen bir kelimenin doru olabilmesi iin bilinen bir kkten canl (ilek) bir ekle yaplmas, ekin fonksiyonuna gre mnsnn uygun olmas icab etmektedir. Ayrca tekil edilen kelimenin ses bakmndan da gzel olmas lzm gelmektedir. Bu drt art ihtiv etmeyen yeni tretilmi bir kelime doru deildir; hatldr veya uydurmadr. Uy durma ve yanl kelimeler dilin gramerine aykr olarak tretilen kelimelerdir. Dilin yapsna uygun ve mnca da elverili olan kelimeler uydurma deil, tretilmi (mtak) kelimelerdir. Normal yolla tretilen ve dile mal olan kelimelerie; ek, mn ve ses bakmndan yanl olan uydurma kelimeleri birbirine kartrmamak gerektir. rnek olmak zere dikkat ekici yanl ve uydurma kelimelerin neden yanl ve uydurma olduklarn belirmek ve izah etmek faydal olacaktr. 25

ARA, GERE Hussiyle Mill Eitim ile ilgili konu ve hususlarda bu iki kelimeye sk sk yer veriliyor, ders aralar ve gere leri gibi. Ara vsta, gere malzeme mnlarna kullanlyor. Her ik,i kelime de teekkl bakmndan yan ltr. nk, ekleri gramer kaidelerine aykrdr, kkleri ise aydnlk deildir. Kelimeler ilk bakta -a, e ekiyle yaplm hissini vermektedir. Fakat, kendilerine yakt rlmak istenen mnlara dikkat edilirse, - ekiyle tretildikleri ortaya kmaktadr. Halbuki, dilimizde bir - eki mevcut deildir. Toka, gle gibi birka kelimede g rlen -a. -e eki ise ilek bir ek olmaktan uzaktr ve onun gibi bir fonksiyona sahip olduu bilinmemektedir. Ara kelimesine vsta mns verilmek istendiine gre, kelimenin kk, bir isim durumunda olan ara dr. Ara kelimesine olsa olsa -c eki getirilerek arac keli mesi yaplabilir. Nitekim yaayan dilde byle bir kelime vardr ve vsta, mutavasst mnsna gelmektedir. Gere kelimesini izah etmek hi mmkn deildir, o bsbtn uydurmadr. Byle bir kelime tekil etmek iin Trkede lzm gelmek, lzumlu olmak mnsna bir geremek fiilinin mevcut olmas cab eder. Halbuki, byle bir fiil yoktur. Germek eklinde bir fiil mevcut olmakla be raber, mn itibariyle bununla mnsebeti bulunmamakta dr. Kelime gerek ten tretilmitir. Gerek'ten k yi ata
rak - veya ek i atarak -e getirilmitir. Bu tm-

myle keyf bir tasarruftur. Trke'de byle bir kaide yokt'ir. Demek ki, ara ta gere te uydurma kelimelerdir. 26

KOUL art mnsna kullanlan bu kelime de birka bakm dan yanltr. Bir kere Trke'de fiilden isim yapan bir -ul veya -1 eki yoktur. Kumul, kl gibi bir iki mahall ke limede byle bir ek grlmekle beraber ilek deildir ve fiil kklerine deil isim kklerine getirilmektedir. Koul eki bakmndan yni gramer cihetinden yanl olduu gibi, mn itibriyle de hataldr. Komak fiilinin if de ettii mn arta uymamaktadr. Komak kelimesi di limizde daha ok hayvan ekecei vstaya balamak mnsna ku lla n lr: At arabaya komak' gibi. Kelimenin ayrca bir eyi beraber i grmesi iin birinfn yanna kat mak ve meczen srmek, ileri srmek mnlar da bu lunmaktadr. Bylece birini ie komak ve art komak gibi kullanlar ve deyimler ortaya kmtr. art komak deyiminde mn art kelimesi zerindedir, komak yar dmc durumdadr; essen deyim bir birleik fiil mahiye tindedir. Bir birleik kelimede asl kelimeyi atp yardmc durumda olan kelimeden yeni bir kelime tekl edilemez. Tekl edilen kelime, hangi kelimeden tretilmise ancak onun mnsn ifde e d e r; terkip ierisinde bulunan dier kelimenin mnsn tayamaz. Koul kelimesi, eki yanl olmakla berber, sdece komak fiili ile mnsebeti olan bir mn tayabilir. Hibir zaman art kelimesi ile ayn mnya gelemez. te koul kelimesi bylece ekil (gramer) bakmndan uydurma, mn cihetinden yanltr.

BREY, UZAY
Dilimizde ilek, hatt az ilek bir -ay, -ey eki yok tur. Sdece halk azlarnda ve Eski Anadolu Trkesi 27

devresinde bulunan birka l^elimede (kuzey, gney, iley gibi) kalplam olarak grlmektedir. Btn dillerde yeni kelimeler ilek (canl) eklerle yaplrlar. lek olmayan ek lerle, hele l ve kalplam eklerle yeni kelimeler tretilemez. Halbuki, son zamanlarda ne olduu bilinmeyen bu -ay, -ey ekiyle pek ok kelime tekl edilmitir. Bun lardan birey ferd, uzay feza, deney tecrbe, dzey seviye, yQzey sath kelimeleri en ok kullanlanlardr. Menei ve mhiyeti bilinmeyen bu ek; birey, dzey, yzey de bir, dz ve yz gibi isim kklerine, uzay ve dehey'de uzamak ve denemek gibi fiil kklerine getirilmitir. stelik fiil kklerine getirilen ek -ay, -ey deil -y dir (uza-y, dene-y). Bir kere bir ek hem isim, hem fiil kklerine ge tirilemez. Sonra ek -ay, -ey midir, yoksa sdece -y mi dir, o da belli deildir. Aynca birey ve uzay ferd ve fez kelimelerini mn ve mefhum bakrrundon da karlayama maktadr. Bu sebeplerle birey, uzay, deney, dzey, yzey ve bunlara benzeyen kelimeler yanl, daha dorusu ekin ne olduu bilinmedii iin uydurmadr. Bir ara matematik terimi olarak bey, arpay kelimeleri kullanlrd. Bunlar daha sonra blme, arpma ekline sokularak dzeltilmi tir.

SOYCUL
Eki mn bakmndan yanl olan kelimelerden biri de soycul dur. Bu ek az ilek bile olmayan eklerdendir ve tavancl, balkl gibi birka kelimede kalplam ola rak grlmekte ve daha ok dkn, alka duyan, men sup mns vermektedir. Hatt balkl ve tavancl ke limelerine balk yiyen, tavan yiyen mnlarnda bu lunmaktadr. Canl bir ek olmadna ve mn ynnden elverili bir fonksiyona sahip bulunmadna gre, -cul
28

eki ile kelime tretmek doru deildir. Soycul asl m nsna kullanlmak isteniyor. Yaayan dilde soylu keli mesi mevcut ldnden, yeni bir soycul kelimesine zten ihtiya yoktur. Bu ekle yaplan bir de adamcl kelimesi vardr, fakat ifde etii mn deiiktir. Kelimeye emseddin Sami Kams- Trk'de adam yiyen, adamdan rken vah; fazla nsiyet dolaysyle insann zerine gelen hayvan mn lar vermitir. kinci mn ile ncs birbirini tutmamak tadr. Gnmz lgatlarnda adamcla verilen mn in sandan rkmeyen, insana alm olan, nsana sokulan dr. Bu sretle eski kullanlla, yeni kullanl arasnda byk bir fark domutur.- Mesel, Mehmed Akif kelimeyi insandan kaan, vah mnsna kullanmtr. Huyu dersen, bir adamcl ki sokulmaz adam a... Bugn adamclm yannda bir de insancl kelimesi ne yer verilmektedir. Bu da adamcln yeni mnsna uya cak ekilde insana dkn, insan seven, hmanist de mek oluyor. Adamcl kelimesinin iki ayr mns teekkl etmi iken, bir de insancl kelimesi tretmek yerinde ol mamtr. YAAM, YAANTI Yaam ve yaant kelimeleri de hatl tretmeler so nunda ortaya kmtr. Bunlardaki yanllk ekilden (ekin ekl durumundan) deil, ekin fonksiyon ve mnsndan, mefhumdan ileri gelmektedir. Dilimizde ilek bir -m eki bulunmakla beraber, bunun ifde ettii mn snrldr. Bu ekle daha ok fiillerden hareket ismi yaplr. Bunlar bir defdo yaplan i ve hareketi gsterirler: bir iimlik ayran, 29

bir atmlk barut gibi. Yaam kelimesi ekin bu fonksiyonu na gre bir kere yaama demek olur. Halbuki yaam hayat yerine kullanlyor. Aslnda hayat mefhmu ile yaamak kelimesinin ifde ettii mn arasnda fark var dr. Bunlar ayni eyler deildir. Hayat, yaama, yaay, mr, canllk, dirilik birbirleriyle mnsebeti olan kelime lerdir. Fakat, baka baka mnlar tamaktadrlar. Yaant kelimesinde de, kelime tretilirken ekin fonk siyon ve mnsna dikkat edilmemitir. Bu -nt eki ile caha ok ho olmayan, baya saylan ve menf olan mnlarda kelime yaplmtr . sprnt, kant, kuruntu, bu lant, kusuntu, arpnt, sknt, krnt gibi. stelik bu ek ilek de deildir. lek olmayan ve menf mnda fiil ismi yapan -nt ekiyle tekil edilen yaant kelimesi hayatn deil, olsa olsa kt bir hayat, mcerl bir yaay n karl olabilir. Yaam ve yaant kelimeleri telffuz bakmndan da ho deildir. Bunlarn hayat kelimesi yerine kullanlmas her bakmdan yanltr. Ardda nans bulunmakla beraber, yerine gre ve cab ediyorsa hayat kelimesi bir yana b raklp yaama ve yaay kelimeleri kullanlabilir.

YK :
Hikye karl kullanlan bu kelimenin ne olduu belli deildir. Dilimizin ne trih devirlerinde, he de bugnk lehelerinde byle bir kelime vardr. Eski ve yeni hibir rretinde yk kelimesine rastlanmamaktadr. Kelimenin etimolojik zhn yapmak mmkn deildir. yk eklinde bir kelime tretmek iin, Trkede ymek veya ykmek eklinde bir fiilin bulunmas cb eder. Byle bir fiil ise 30

yoktur. Bu kelimenin hasl tekl edildii belli deildir. Bel ki de hikye kelimesinin halk azlarmda ald hikye, hakye,, hekye, hiyke ekillerine benzetilerek yaplm. Di limizde yknmek (azlarda zgnmek, ykenmek, vknnek gibi ekilleri de grlmektedir) diye bir fiil varsa da bu, taklid etmek, birinin sz ve hareketini takld ederek Gay etmek mnsna gelmektedir, hikye ile bir mn sebeti bulunmamaktadr. Eski Trke devresi metinlerin de (mesel Dvh Lgatit-Trkte) bir de tmek ge mek ve tgnmek arzetmek, byklerden bir dilek is temek fiillerinden gelme tkn kelimesi bulunmakta ise de, bununla da yk kelimesi arasnda bir lii kurmak im kn yoktur. Dilimizde -k ve - bulunmakla berber, ymek vey ylemek fiilleri bulunmad iin, yk kelimesi ek bakmndan deil, kk olarak yanltr ve uydurma ke limelerin tipik bir rneidir.

DENMEK :
Son yllarn moda kelimelerinden biri de deinmek tir, temas etmek mnsna kullanlyor. Halbuki dilimizde temas etmek'in karl dokunmak tr. Dokunmak hlis Trke olduu halde, onun kullanlmayp konuma ve ya zlarda deinmek e yer verilmesi, dilbilgisi ve urundan, Trke sevgisinden mahrum bulunulduunu gster mektedir, Deinmek kelimesi ekil ynnden deil, mn bakmndan yanl kelimelerdendir. Bu kelime Eski Anadolu Trkesi devresi metinlerinde (XIV., XV. asr yazarlarnn eserlerinde) erimek, yetimek, varmak mnsna kul lanlmaktadr. Deinmekin ve kk olan demekin bu devirde dokunmak mns yoktur. Bugn bile demek kelimesi, mesel eli tavana demiyor gibj kalplam
31

szlerde yine ermek, yetimek mns ifde etmektedir. Demek keiimesinin dokunmak mnsma da gelmesi bir jayli yenidir. Deinmek kelimesi ise, Trke'de hep erimek, yetimek mnsna kullanlmtr. Dokunmak mnsna kullanlmas dnl (mtvaat) olmas dolaysyle, dil mant bakmndan doru deildir. nk te mas etmek'te dnllk mns bulunmamaktadr. Te mas etmek herkesin bildii Trkoelemi bir kelime ol duu iin, onu kullanmakta saknlacak bir ey yoktur. Fakat, o kullanlmak istenmiyorsa yerine dokunmak ve ya demek kelimeleri kullanlabilir. Deinmek kelimesi nin kullanlmas, yukarda akladmz sebepler dolaysiyle, yanltr.

EGEMEN:
Hkim, hkm sren mnsna kullanlan egemen ve hkm srme, hkimiyet mns verilen egemenlik, hem kk hem de ek bakmndan yanl olan kelimelerden dir. Bir kere Trkemizde yapan, eden, olan mns if de eden bir - man, - men eki mevcut deildir. Byle bir ek Almanca, ngilizce gibi Bat dillerinde grlmekte dir. Farsadaki - mend eki de bu mnyadr. (Farsa ek dilimizde bz kelimelerde - man ekline girmitir. Mesel Yunus Emre'de grlen danman kelimesi dnirnendden bozmadr ve bilgin mnsna gelmektedir.) Dilimizde iman, kocaman gibi pek az saydaki kelime lerde grlen -man ekinin etimolojik zh yaplama maktadr. Esasen bu kelimelere eski metinlerde tesdf edilmiyor. Hsl Trke'de - man, - men eki olarak ilek veya az ilek bir ek yoktur. Egemen kelimesinin bylece eki yanltr, kk olan ege'nin ise ne olduu belli 32

deildir. Eski Anadolu Trkesinde ship mnsna eye eklinde bir kelime bulunmakla beraber (gnmz dilinde iye sretinde diriitilmitir), ege diye bir kelimenin var l ileri srlemez. Belki bz Dou Trkesi lehelerinde y/g deiiklii dolaysyie ege ekli grlebilir. Ege'nin aadan geldii dnlebilirse de byle bir deiiklii bir sebebe balamak mmkn olamaz. Bylece egemen kelinresinin ek ve kk bakmndan yanl olduu ak olarak anlalmaktadr. Trke'de byle bir kelime mevcut ol mamtr. Son yllarn ortaya kard egemen, Franszca hegemon kelimesinden bozmadr, Trke jle ilgisi yok tur. Egemenlik ise, hegemoni kelimesine karlk kullanl maktadr.

DOA. DOAL Tabiat kelimesi yerine doa, tabi yerine doal getirilmek isteniyor. Doa ve doal kelimeleri, ekil ba kmndan olduu kadar mefhm bakmndan da yanl olan kelimeler iin iyi bir rnek tekil etmektedir. Bir kere di limizde nisbet ifde eden -1 diye bir ek yoktur; -sal, -sel ve al, -el nisbet ekleri de mevcut deildir. Doa kelimesi domak fiilinden -a eki ile yaplm bir kelime dir. Bu -a ekinin ne olduu ak olarak belli deildir. Fiil kklerine getirilen -a eki zarf - fiil (ko-a ko-a) veya istek (yaz-a) eki olabilir. Birka kelimede grld gibi, fiilden isim yapma eki de olabilir. Fakat, ilek bir ek de ildir. Hatta ilek bile saylamaz. Kolplam ekilde bir ka kelimede bulunan cansz bir ektir. Halbuki, bir dilde yeni kelimeler ancak canl (ilek) eklerle yaplabilir. Doa kelimesi ekil ynnden olduu gibi mefhm ynnden de 33

yanltr. nk, Trk milletinin inanna gre, tabiat ken di kendine meydana gelmemi, domam yaratlmtr. Durum byle olunca doa deil yaratla demek gere kir. Tabiatn ayrca huy, miza mns da vardr, bunu doa hi karlayamaz. Tabi kelimesinin de tabiate mensp ve normal olmak zere iki mns vardr. ek len yanl olan doal, normal in karl olamaz. Baka dillerde mesel Franszcadaki gibi mefhm olan natrel ve normal'i doal ile karlamak mmkn deildir. Doal kelimesini tabiata mensup mnsndan ayr olarak nor mal iin de kullananlar, iki def yanl yapyorlar de mektir. UYDURMA EK (-RI) Eklerin yanl kullanlmas (fiil kkne getirilmesi ge rekenin isim kkne getirilmesi veya aksi), mn ve fonk siyonlarnn deitirilmesi, baka dillerden alnmas, baka dillerdekine benzetilerek yaplmas gibi durumlar dnda dorudan doruya uydurulan ekler de grlmektedir. Me sel Fzl Hsn Dalarca'ya ait u msrlarda (Gece utonn giderim Dalara yanr giderim Duyar inanr giderim) geen utanr, yanr, ihanr kelimelerindeki -r eki byle eklerdendir. Trkede -r diye bir ek yoktur. Bunu dorudan doruya yazar uydurmutur. l ekler den kelimeler yaplr, eklerin vazife ve mnlar birbirine kartrlrken bir de ek uydurulursa,, dil tamamiyle altst edilmi olur. Buna kimsenin hakk yoktur. Ek uydurmak, kk uydurmakla dil zenginlemez. Bir anari ortaya k m olur. Yazarlar yalan yanl ek ve kklerle kelime uydu ran kimseler deil, kelimeleri en gzel ekilde kullanan, bunlara gerekirse yeni mnlar kazandran kiilerdir. 34

MGE SMGE Franszca'ya benzetilerek uydurulan kelimelerden biri de imgedir, hayl, tasvir, ekil, imaj mnsna kullan lyor. Dilimizin,,hibir devresinde ve hibir metninde imge kelimesi grlmez. Trke'de im diye bir kelime bu lunmakla berber, bu iret, nian, iz, almet, parola mnlarna gelmektedir. lek, hatt az ilek olan bir -ga, -ge eki ise mevcut deildir. Sdece baka, zge gibi iki kelimede grlen bu cansz ekle elbette yeni ke lime tretilemez. Esseh im hayl, tasvir mns ifde etmemektedir. mge kelimesi, hayl, ekil mpnsna gelen Franszca image kelimesinden, ortadaki a harfi atlmak suretiyle meydana getirilmitir, tammiyle uydurmadr. Simge kelimesi ise imge'ye benzetilerek yaplmtr, uydurmann da uydurmasdr. Simge iaret, remiz yerine kullanlmaktadr. Bu iki kelime eki de kk de yanl olan ve yabanc bir kelimeye benzetilerek uydurulan kelimeler dendir.

SERVEN
Mcer, sergzet yerine kullanlan serven keli mesi birka bakmdan yanltr. nce ses bakmndan ze rinde duralm. Dilimizin ses yapsna gre, ilk hecede , bulunmad takdirde, daha sonraki hecelerde sesi bulunamaz. Kelimenin ilk hecesinde e olduundan, ikinci hecede i bulunmas gerekir ve bylece kelimenin ses bakmndan doru saylmas iin seriven eklinde ol mas lzmu ortaya kar. kinci olarak ekil ynnden de serven Trkenin yapsna uygun deildir. nk, kelimenin ekleri ve kk 35

belli deildir. Dilimizde ser diye bir isim kk ve -ven veya -ven eklinde bir ek mevcut deildir. Mechl bir kkten ne olduu bilinmeyen bir ekle yaplm olan bu kelimenin Trke olmad muhakkaktr. Olsa olsa serven, ba mnsna gelen forsa ser kelimesiyle yine forsa bir ekten tremi ve sonradan telffuzu bozulmu bir ke lime olabilir. Serven kelimesi Anadolu halk azlonnda ve Trke nin br lehelerinde yoktur. Sadece Krgz Trkesinde seren eklinde grlyor (Bk. Radloff Lgati). Bu du ruma gre serven, farsa bir kelimenin bozulmu eklin den baka bir ey deildir. Nitekim mcer mnsna ge len sergzet kelimesi de yine forsa aslldr ve ba demek olan ser ile yaplmtr. Herkesin bildii mcer kelimesini kullanmak istemi yorsak, ne id belirsiz serven kelimesine yer ver memeli, canl dilde bulunan mesel batan geen gibi deyimleri tercih etmeliyiz.

ZORUNLU, ZORUNLULUK
Farsa asll kkten yaplm uydurma kelimelerden biri de zorunlu ve zorunluluk tur. Mecbr, mecbu riyet, zarur, zaruret karl olarak kullanlmaktadr. Aslnda zr eklinde olan (zr- bz: kol kuvveti gibi) ve dilimize zor eklinde yerlemi bulunan kelime g, kuv vet mns ifde etmektedir. Zorun kelimesini uyduran lar, zoru Trke zannetmilerdir. Halbuki, dilimizde z- ile balayan kelime yoktur. Trkede kelime banda z- sesi bulunmamaktadr. Zor kelimesi Trkelemi olmakla beraber, yine de 36

bundan zorun ve zorunlu kelimeleri tretilemez. nk isim kklerine getirilen -n ilek bir ek deildir, k-m, ilk-in gibi bz kelimelerde kalplam olarak grlr ve ile, olarak mns verir. Bu duruma gre, zorun zorla, zor olarak demek olur. Zorunlu ve zorunluluk ise bundan yaplmtr. Hem zorun'a, hem zorunluluko mecburiyet, zaruret mns verilmesi (sorum ve sorumluluk'ta olduu gibi), ii daha da kartrmtr. Btn dillerde kelimelerin ksa sylenii esas olduuna gre, zorun ile birlikte zorunlulukun da kullanlmas bsbtn yersizdir. Bir eit ke kemeliktir. Bu ii yapmak zorundasnz mislindeki zrdan son ra gelen -n ekini, zorun kelimesindeki -n ile kartr mamak gerekir. Zorundaym, zorundasnz gibi rnekler de geen -n iyelik eklerinden sonra kullanlan yardmc, balayc bir sestir (eski tbirle nn- vikye), bir kelime yapma eki deildir. Anlalan zorun kelimesini uyduranlar bu iki n ekini kartrmlar, iyelik eklerinden sonra n kullanlmasna aldanmlardr. Zor kelimesi Trkede ayrca mkil, g mns na da kullanlmaktadr. Bu bakmdan zorun, zorunlu keli meleri baka karklklar da meydana getirmektedir. Fars a asll bir kk ve l bir ekle tekil edilen zorun, zorunlu, zorunluluk kelimelerini dile sokmakta bir mn ve lzum yoktur. Arapa aslldr diye zaruret, zarur ve mecbur, mecburiyet i beenmeyip atmak ve yerine Farsa asll bir kelimeden yeni bir kelime uydurmak son derece garip bir harekettir. Bunun dili zenginletirmekle bir mnsebeti olduu asla ileri srlemez.
37

KAPSAM, KAPSAMAK Son yllarn moda kelimelerinden kapsam ml, ihtiv, ihta, Istib, kapsamak mil olmak, ihtiva et mek karl kullanlyor. ml, ihtiv ve bilhassa istb kelimeleri eskimi olduklarndan elbette zamanla kullanl tan decekler, yerlerini yeni kelimelere brakacaklardr. Ne var ki, bu yeni kelimeler herkesin bildii, canl dilde bulunan kelimeler olmaldrlar. Yaayan Trkede kapsa mak ve kapsam diye kelimeler yoktur. ml ve ihtiv ke limelerinin canl dildeki karlklar iine alma, kaplama dr. Dilimizde canl olan, herkesin kulland kaplamak kelimesi varken, bunu kullanmayp kimsenin bilmedii kapsamak kelimesine yer vermek, millete ve diline ters dmekten baka bir ey deildir. Dilimizde, isim kklerine getirilen -sa- eki istek arzu bildirir. Mesel susamak su arzu etmek, su iste mek demektir. Bu duruma gre, kapsamak kap arzu etmek mnsna gelir. Yaayan dilde (gnmzn Tr kiye Trkesinde) mil olmak, ihtiv etmek mnsna bir kapsamak kelimesi bulunmamaktadr. Trkiye Trkesi dndaki bz lehelerle ilgili eski metinlerde kapsamak kelimesine rastlantlmaklo beraber, bu belki de bir yanl okuyutan ortaya kmtr. ml ve htiv kelimelerini kullanmayacaksak, bun larn yerine iine alma, kaplama gibi canl dilde bulunan kelimelere yer vermeliyiz. PARK YAPMAK Yzyllar boyu kullanlan ve artk Trkelemi bulu nan Arapa ve Farsa asll kelimelere kar dmanlk gsterenler. Bat dillerinden gelen kelimelere nedense ayni
38

hassaslkla davranmyor. Gereksiz yere bir sr Franszca. ngilizce kelime dilimize girmi bulunuyor. Bu arada Trk e kelimelerle terkipler yaplarak dilimizin tabilii, gzel lii bozuluyor. Dilimizin ivesine, ileyi tarzna aykr olan byle bileik kelimelerden biri park yapmak tr. Tama aralarn, hussiyle otomobilleri muvakkaten bir yerde b rakmak mnsna kullanlyor. Yapmak kelimesinin yar dmc fiil olarak kullanlmas bir hayli yenidir. Dilimizde geili olarak daha ok etmek, eylemek, klmak yardm c fiilleri kullanlmtr. Yapmak eskiden beri kendi gerek mnsiyle (meydana getirmek, iml etmek, bina etmek) metinlerde gemektedir. Ancak son zamanlarda Franszca faire fiilinin tesiriyle yapmakta etmek fonksiyonunda yardmc fiil durumuna girmitir. Fakat byle kullanlar dilimiz iin yanl ve halkmz iin sevimsiz olmutur. Bu sebeple Trkemizde park yapmak denemez, olsa olsa park etmek denebilir. Park yapmak denince, bir bahe, park meydana getirmek mns anlalr. Her bakmdan yanl olan park yapmak sz bir yana braklmal, beklemek, durmak, arabay brakmak gibi ke limelerden, szlerden biri kullanlmaldr. BEKLEME YAPILMAZ Yapmak fiili Trke kelimelere de getirilmekte ve bzan ok acayip ekiller ortaya kmaktadr. Mesel, stan bul'daki dolmu duraklarnda u levhalar gze arpyor; Dolmu indirme ve bindirme yeri Bekleme yaplmaz, Trkede bekleme yaplmaz denilemez. Byk hatdr. Etmek gibi yardmc filler yabanc asll isimleri masdar ekline sokarlar. Dilimizde beklemek fiili mevcut olduuna gre, bekleme yaplmaz denmesi, irkin bir kullantr, beklenmez demek gerekir. Trafik kaidelerine uymak 39

kadar, dilin kaaldeierine uymak da cb eder. Hatt dil kaaideleri, trafik kaaidelerinden daha mhim ve stndr, milletin varl ynnden daha hayatdir. ZGR, ZGRLK Hr ve hrriyet kelimeleri yerine kullanlan zgr ve zgrlk gerek ekil, gerek mn ve mefhm ynlerinden yonltr. Kelimenin kk z olduuna gre, grn ne olduunu tyin etmek icab eder. Dilimizde gr diye bir ek yoktur. Olsa olsa bu bol, ok, fazla mnsna gelen sfattr. z ve gr isim cinsinden kelimeler -olduundan zgr ekli ekle yaplan bir tretme deil, iki kelimeyi yan yana getirerek ortaya karlan bir birletirme (terkip) tir, Trkede, sfat tamamlanan hri; isimler ek almadan birbirine balanamaz, tamlama veya birleik kelime hline getirilemez. zgr bir sfat tamlamasndan kalplam bir leik isim olmadna gre, bir ekin dm olduu d nlebilir. 15 yl kadar nceki bir yazmda zgr kelimesini aklarken, bunun z gr olabileceini sylemitim. Muhterem hocamz Abdlkadir nan, sonra Trk lehele rinden birinde byle bir kelime bulunduunu ve bunun mstehid mnsna geldiini tesbit etti. Bylece zgr kelimesi hem ekil bakmndan, hem de z gr'den geldii kabul edilse bile mn ve mefhm ynnden, yanltr. Esasen bunu ortaya sren Dil Kurumu'nun sz lklerinde bile istikrarl bir durum yoktur. Trke Szlk te zgr ve zgrlk hem hr ve hrriyetin, hem serbest ve serbest'nin karl olarak gsterilmitir. Ayrca ser best ve serbestnin karl olarak gsterilmitir. Ayrca serbest ve serbest kelimeleri iin erkin ve erkinlik keli melerine de yer verilmitir. Halbuki, 1935 te neredilen
40

Trke'den Osmanlcaya Cep Klavuzunda zgre zde. muhtar, serbest, serzd mnlar verilmitir. Erginin mstakil, erkinlik'in istikll karl gsteril dii Klavuzda, zgen hr, zgehlik hrriyet mnlar na gelmektedir. Kurumun 1934 te hazrlanan Tarama Dergisi nde de zgr ve zgrlk kelimeleri bulunma makta, sdece hrriyet mnsna erkinlik gemektedir. Byiece hr ve hrriyet kelimesine sra ile erkin - erkinlik, zgen - zgeniik ve zgr - zgrlk karlklarnn veril dii ve hrriyet mefhmunun zde, muhtar, serbest, se rzd olmak mefhmlanyle kartrld grlmektedir. Dil anarisi ite byle tutarszlkla ve hatblar sonunda or taya kmaktadr. ekil ve mefhm bakmlnndan yanl olan zgr ve zgrlk kelimeleri hr ve hrriyet'in ye rini tutamamaktadr, tutamyacaktr. BAIM, BAIMSIZLK ekil bakmndan yanl olan bam ve bamszlk kelimeleri istikll ve mstakil yerine kullanlyor. Ba k knden tretildii anlalan kelimenin ekil bakmndan yanll, itiraz edilemeyecek derecede aktr. nk, Trkemizde isimlerden sonra gelen bir - m eki yoktur. ok ilek olan ve kendisiyle pek ok kelime tretilen -m eki, fiil kklerine gelmektedir. (Al-maktan. ai-m, se-mekten se-im gibi). Dilimizde ba-mak diye bir fiil bulunmadna gre, bam ve bamszlk eklinde kelimeler tretilemez. Tretilirse yanl ve uydurma olur. Bamsz kelimesi, sadece, bakmsz kelimesinin fonetik deiiklie urayan ekli olabilir. (Trkede iki sesli ara sndaki klar yumuayp olm aktadr: toprak- topra, ak'tan aarmak gibi). 41

Dil Kurumu szlklerinde bu kelimelerde de yine bir tutarszlk, kararszlk ve karklk vardr. Bugnk Trk e Szlkte istikll ve mstakil karl bamszlk ve bamsz kelimeleri yer ald halde, daha nceki Cep Klavuzu'nda istikll iin erkinlik, yadbam, mstakil iin ergin, bamsz denmitir. Metihler ve halk azla rndan derlenmi kelimelerden meydana gelen Tarama Dergisi'nde ise bamsz kelimesi bulunmad, istikll karl bana buyruktuk, buyurganlk, kendi bana ol ma gibi kelimeler gsterildii gibi, erkinlik te hrriyet yerine kullanlmtr. Hsl neyin ne demek olduu, hangi kelimenin karl olarak kullamlaca iyice tesbit edile memitir. Nasl tretildii belli olmayan ve kimseye tbi olmayan mns verdii ileri srlen bamsz kelimesi, m);- ile bamsz ekline sokulmu ve mstakil yerine kullanlmaa balanmtr. ekil itibariyle tamamiyle yan l olan bamszlk'm istikll kelimesine karlk olmad, o mefhmu ifade edemedii apak grlmektedir. Aslna baklrsa istikll kelimesine bu mn ve mefhmu biz Trk1er vermiizdir. Kelime Arapada baka mnya kullanl makta ve kk itibariyle kllet den gelmektedir. Yanl ve uydurma olan bam ve bamszlk kelime leri kullanld takdirde, hatra ve deerleri ok yksek olan stikll Harbi ve stikll Marna glge dmeyecek midir ? UYGAR, UYGARLK IVln ve ekil bakmndan yanl olan ve nasl tre tildii aklanamayan kelimelerden biri de uygardr. Uy gar meden uygarlk medeniyet karl kullanlyor. Trkede fiilden isim tekil eden -gar eklinde bir ek 42

bulunmadna gre, bu kelime uydurmadr. Cep Klavuzu devrinde meden ve medeniyet l<elimeieri iin soysal ve soysallk kelimeleri uydurulmutu. B tutmaynca uygar ve uygarlk ne srld. Hibir metin ve szlkte bulun mayan bu uygar kelimesinin, uygur sznden geldii, daha dorusu yanllkla getirildii dnlebilir. Uygur Trkleri yerleik medeniyetin, ehir medeniyetinin ncs olduk lar iin, uygur kelimesinin meden mns ifade ettii ka bul edilebilir. Nitekim, 1934'teki Tarama Szl nde uygura meden, mtemeddin mns verilmitir. Anlalan sonradan el yazsnda u ile a nm karmas sonunda, yni yazdaki hata dolaysyle, bu uygo^ kelimesi ortaya kmtr. Uygar kelimesinin baka ekilde^ izah edilmesi mmkn deildir. Bu uydurma kelimenin yerine meden ve ondan geniletilen uygarlk yerine medeniyetih kullanl mas doru ve isabetli olur. Arapa ehir mnsna gelen medne kelimesinden meydana getirdiimiz medeniyet ke limesi, bizim malmzdr. nk, Araplar medeniyet mef hmu iin baka kelime kullanmaktadrlar. Kaidelere uyyun olarak tretilen meden ve medeniyet kelimeleri, ne olduu bilinmeyen uygar ve uygarlktan daha Trkedir. KAN Kanaat yerine kullanlan kan kelimesi, olduka ya ylm olmakla beraber, birka bakmdan hatldr. nce, ek ald zaman, kan kelimesine benzemekte ve bir ses karklna meydan vermektedir. Bylece mesel kan ma gre yledir denince, bu szde kelimenin ilk anda kan m, kan m olduu anlalamamaktadr. Ses bakmndan kark ve salam olmayan bu kan kelimesi mn ve mefhm bakmndan da yanltr. Kan43

mak kelimesinin birka mns bulunmaktadr. Bunlardan birisi doya doya imek tir, su iin kullanlr. Kanmak kelimesinin bir baka mns aldanmaktr, Sakn aldan ma, inanma, kanma sznde olduu gibi. te kan ke limesini, kanmak'ri bu mnsndan getiriyorlar. Kan ke limesi, konmak kknden - tekil eki ile yapld iin yanl olmamakla beraber, mefhm ynnden isbetli de ildir. nk, kanaat te aldanma mns yoktur. Kanaat gr, inan demektir. Nitekim ikn etmek te kandr mak deil, inandrmak, kendi grne getirmek mns tamaktadr. Halkn da bildii kanaatin atlamyaca ve onun ye rini kan nm alamyaca kanaatindeyim. Bu kanaatte oln:ayanlar kan y deil, gr ve inan kullan maldrlar. Zira, yaayan dilde kan diye bir kelime yok tur; kanaat, gr ve inan vardr. Kanmak fiilinden ya plan kan, olsa olsa kanma, aldanm mnsna gele bilir. OLASILIK htiml kelimesinin yerini kapmaa alan olaslk da uydurma kelimelerdendir. Olmak yardmc fiilinden -as ve -lk ekleriyle tekil edilen kelime olacaklk. mnsna gelebilir. nk, -as gelecek zaman bildiren bir partisip (sfat-fiil) ekidir; gresi, giyesi (orta hece d m giysi olmutur) gibi. Olacaklk mns, ihtiml mef hmunu karlamamaktadr. htiml iin belki olabilirlik denebilir. Olaslk kelimesinin ihtiml i ortadan kaldrabilece ine ihtiml verilemez. Olabilir diyenler de yine ihtimli d nyorlar demektir. 44

URA, DfS

Dilimizde tretmeler isim ve fiil i<kierine getirilen ek lerle yaplr, hibir ek getirilmeden yeni kelimeler tretilemez. Son zamanlarda kelime kklerine hibir ek geti rilmeden bz yeni kelimelerin meydana getirildii grl mektedir. Bunlardan olduka ok kullanlanlar ura ve dndr; biri meguliyet, br fikir yerine kullan lyor. Trkemizde ek almayan fiil kkleri 2. ahs emir ek lini gsterir. Bu duruma gre ura uramak'tan, dn dnmek'ten emir olur. Fiilden isim yapmak iin kke birtakm ekler getirmek gerekir. Bylece uramak fiilin den urama, ura, ura gibi; dnmek kknden dnme, dn, dnce ve dn gibi isimler tre tilebilir. Meguliyet ve fikir kelimelerini kullanmak istemeyen ler hi olmazsa ura ve dn deil, ura ve dn demelidirler. BELLEK Bir psikoloji terimi olarak okul kitaplarnda yer alan bellek, artk az da olsa bz yazarlarn kalemiyle gazete lere de girmi bulunuyor. Bellek hfza demekmi. Belle mek fiilinden -k eki ile yaplan kelime, ekil bakmndan yanl olmamakla beraber, mn ve mefhm ynnden hatldr. Bellemek renmek, bilmek mns ifade eder. Hfza ise renmek deil, renilen eylerin zihinde sak45

lanmasn salayan meleke demektir. Hfza mefhmunda renilen, bilinen eylerin zillinde saklanmas hususu bu lunmaktadr. Esasen hfza hfz kknden gelir ki, saklama-koruma mnsndadr (Muhafaza da ayni kkle ilgi lidir). Millet hfzasm kaybetmedike ve beemek'in renmek mnsna geldiini unutmadka,, hfza yerine bellek demeyecektir.

ANLAK
Sylenii irkin ve mefhm bakmndan yanl olan ke limelerden biri de anlak tr, zek yerine kullanlyor. Zek, yalnzca anlamak mns ifade etmez. Anlamak ze knn hususiyetlerinden biridir. Anlamak zeknn bir y nn tekil eden idrk ile ilgilidir. Zeky do, drki de fehm i de, zeyreklik i de hep anlamak fiili ve ondan yaplan isimlerle karlamak uygun olmaz. Nansa ve mefhmlara dikkat etmek gerekir. Anlak kelimesinin tutunacan sanmyorum. Milletimiz anlak kabul edecek kadar zekdan mahrum deildir.

KUKU
Yerinde kullanlmayan, mn ve mefhm ynnden isabetli olmayan bir kullanla sokulmak istenen kelime lerden biri de kuku dur. Kukuya phe karl ve riliyor. Halbuki, dilimizde tedenberi mevcut olan kuku vehim, vesvese, ikil mns tamaktadr. Bunlarda b'r korku, ekinme, saknma, beklenmeyen ve ho olmayan bir eye ui'ama endiesi mnlar bulunmaktadr. phe 46

ise bir eyin doru olup olmadn bilmennek, tereddde dmek demektir. phe'de bir hususun gerekliinden emin olamamak mns mevcuttur. phe ile kuku mn ve mefhm bakmndan tamamiyle birbirinden ayrdr. phenin yerini kuku'nun tutamyacandan hi p heniz olmasn. Bunun iin kuku duymaa demez.

ETK
Tesir karl kullanlan ve son zamanlarda bir hayli yaylm ve yerlemi bulunan etki de uydurma kelime lerdendir. Etki'nin yanll ekil bakmndan^ deil, mn ve kavram ynndendir. Kelime, -ki ekiyle yapld ve -ki eki fiilden isim meydana getiren iiek eklerden olduf iin, ekil cihetinden doru grnyor ise de mn bakmndan hatldr. nk, etkinin kk etmek keli mesidir. Etmek tek bana mns olmayan yannda bu lunduu isim ve sfat mhiyetindeki kelimeleri fiil hline getiren bir yardmc fiildir. Yardmc fiillerden prensip iti bariyle yeni kelimeler tretilmez. Yapmak mns ifde eden etmek kelimesi, bzan halk azlarnda, zikredilmesi uygun olmayan veya ayp saylan kelimelerin yerini tutmak zere kullanlr. Mesel,, byk ve kk abdestini yapmak etmek kelimesiyle anlatlr. Byle bir kullanl stanbul aznda ve yaz di linde de grlr. Nitekim Mehmed Akifin sim adl ese rinde (Safahat Vi) manzum ilm haber ksmnda bu ekil de bir kullanl vardr; -stne etmek - Edeydi keke, te bu kullanl ile Gney illerimizde etki, ocuk kaka s mnsma gelmektedir. Halk azlarnda etki, yerini tuttuu kelimelere gre, 47

baka mnlar do vermektedir. Trk Dil Kurumu tarafmdan yaynlanm bulunan Sz Derleme Dergisi nden etkinin Gelibolu, Mustafa Kemlpaa (Bursa), Edirne ve stanbul azlarnda eziyet, cef, zulm; Mulann Ahky aznda by mnsna geldii anlalmaktadr. Hibir azda etki'ye tesir mns verilmemitir. Bu m n sonradan Kurumca uydurulmutur. Mn ve kavram bakmndan yanl olan etkiden et kili, etkililik, etkilemek, etkimek gibi kelimeler de meydana getirilmitir. Bunlar da ayni sebeplerle yanltr. Tesir etmek, tesirde bulunmak mnsna kimya terimi olarak kullanlan etkimek ise, bsbtn yanltr. nk, bir isim olan etki kelimesi ayni zamanda fiil kk olamaz, etki- eklinde bir fiil kk Trkenin yapsna aykrdr. Ne kadar yaylrsa yaylsn etkinin tesire tesir edecei ve onu tesirsiz hle getirerek ortadan kaldraca dn lemez.

ETKEN, ETKN
Etken ve etkin kelimeleri de ayni ekilde etmek yar dmc fiilinden tretilmi bulunuyor. Bunlar da ayni sebep ten uydurmadrlar. Etken kelimesi messir, mil, mlm (fiil), etkin kelimesi fol, fail mnlarna kullanlmak tadr. Fiilden sfat yapma ekleri olan -ken ve -kin ayni mhiyette, ayni mn ve fonksiyona sahip eklerdir. Bunlar arasnda ne gibi bir fark grlmtr ki, ayr ayr mnda etken ve etkin kelimeleri tretilm itir ? Bunu ak lamak kolay deildir. Etken ve etkin kelimeleri telffuz bakmndan ancak bir ses fark tamaktadr. Bu da bir ku surdur. Bunlar mn ve mefhm ynnden yanl olduk lar gibi, bu bakmdan da sakattrlar. 48

NEDEN

Yanl kullanlan kelimelerden biri de neden'dir. Se bep yerine konmak isteniyor. Gazete ve radyolarda sk sk getii iin, olduka yaygn hle gelmi bulunan neden'in, eklen hatl taraf yokso da kullanl yanltr. Neden kelimesi dilimizde eskiden beri mevcut olmakla be raber, sebep mnsna isim olarak kullanlan kelime deil, bir soru zarfdr. Belirsizlik bildiren ne zamiriyle, bir isim ekim eki olan -den ekinden meydana ge/en neden? teden beri soru zarf olarak kullanlmakta ve hangi se bepten dolay ? mns vermektedir. Neden'In isim olarak ve sebep mnsna kullanlmas uygun olmamtr. Kelime, -den eki bir kelime tekil eki olmayp bir ekim eki ol duu iin, yalnz kullanl ve mn bakmndan deil, e kil cihetinden de kusurludur. Bir soru zarf olarak neden? ekil ynnden yanl olmad halde, sebep mnsna bir isim olarak kullanlmak istenen neden ekil ve yapt itibariyle hatldr. Sebep kelimesi birok deyim ve birleik szlerde gemektedir. Bu gibi szlerde sebep yerine neden i koyduumuz zaman ortaya garip eyler kmaktadr. Me sel sebepsiz yere zlyorsunuz yerine nedensiz ye re zlyorsunuz veya Kim sebep olduysa Tanndan bulsun yerine Kim neden olduysa Tanrdan bulsun den mesi tuhaftr. Ayni ekilde sebepli sebepsiz yeri-, ne nedenli nedensiz, bu hareketinize sebep ne? yerine bu hareketinize neden ne? ve hangi sebepten ii bfrak<;niz? yerine hangi nedenden ii braktnz? denmesi garip kamaktadr. Sebeplenmek yerine nedenlenmek denemiyecei de ortadadr. Sebeb-i vcud un karl ise, nedenie hi verilemez. rnekleri istedi49

imiz kadar arttrabiliriz. Btn bunlar sebep yerine nede nin kullanlmayacan ok ak olarak ortaya koymaktadr. Sebep yerine neden kullanlrken ilenen baka bir hat sebep'le ayni mnya gelen ve bzen kk nans lar tayan der kelimelerin tammiyle ihml edilmesi dir. Ortaya neden ktktan sonra dolaysyle, tr gi bi kelimeler unutulmutur. Halbuki bunlar, zbe z Trk e kelimelerdir. Bunlarn terk edilmesi Trkeyi fakirletirmitir. Bu kelimelerin de neden'le karlanmas doru deildir. Mesel frtna nedeniyle vapurlar ileyemedi sz yanltr. Frtna dolaysyle vapurlar ileyemedi demek gerekmektedir. Menfi mrjda sebep iin, dilimiz de yznden kullanl vardr. Havann kt oluu y znden sana gelemedim denir, Havann kt oluu ne deniyle denmez. Sebep, illet, tr,-dolaysyle, yznden gibi kelimelerin hepsini bir uydurma neden ile kar lamak, Tkrenin zenginliini inkr etmek, yhut bu zenginlii bilmemek demektir. Kanatimize gre sebep yerine neden i kullan mann hibir mkul sebebi yoktur. Hangi sebepten byle bir davrana dlyor bilinmez. Bu tutuma inandrc bir sebep bulmak imkn yoktur, GEREKSNME Son zamanlarda ortada pek ok dolaan, bir ksm yar aydmlarm dilinden dmeyen uydurma kelimelerden biri de gereksinme dir; ihtiya yerine kullanlyor. Ge reksinme kelimesi iki bakmdan yanltr. Bir kere dilimiz de -sin eklinde isimden fiil yapan bir ek yoktur. Son ra gerek kelimesi ihtiya deil, lzum mnsna gel mektedir. htiya ile lzm'un ayr ayr mnlar tad ise, Trkeyi biraz bilenler tarafndan bile fark edilebilir. 50

Dilimizin ne gibi bir iftiyc vard !<!, gereksinme kelimesi uyduruldu? htiya varken gereksinmeye muh ta olacKJmz hi sanmyorum. NDRGEMEK rc etmek mnsna kullanlan indirgemek keli mesi de uydurmadr. Trkede fiilden fiil yapan -ge- di ye bir ek mevcut deildir. Dilimizde bilge, dalga, yonga gibi kelimelerde ve bunlara benzetilerek tekl olunan blge, gsterge ve smrge kelimelerinde bir -ga, -ge eki grlmekle beraber bu. fiilden fiil yapan bir ek deil, fiilden isim yapan bir ektir. rc etmek yerine indirgemek kelimesini ^kullanmak yanltr. ndirmek veya daha iyi olarak dndrmek kelimelerine yer vermek uygun olur. Dilimizi indirgemek deil, aslna dndrmek durumunda olduumuzu unutma mak gerekir. DN, DNSEL Fikr mnsna kullanlan dnsel kelimesi de yanltr. Bu kelimenin meydana getiriliinde hem ek, hem kk bakmndan hat vardr. Trkede nisbet ifde eden -sal, -sel eki bulunmadna gre, fik r mnsna d nsel diye bir kelime olamaz. Bu uydurma -sal, -sel ekinin olduka yaygnlat kabl edilse bile, yine de dnsel kelimesinin tekili hataldr. nk, kelimenin kk olan dn de yanltjr, uydurmadr. Dn kelimesi dnmek fiilinden getiriliyot*. Dilimizde -mak, -mek masdar eki kaldrlnca fiilde kalan ksm emir 2. ahs gsterir. Bylece dn kelimesi sen dn! eklinde bir mn ifde eder. Bir 51

kelimenin hem fiil kk, hem isim olmas mmkn deil dir. Bir iki kelime mstesn bu kaaide mutlaktr. Dn mek fiilinden bir isim tretmek iin fiil kkne bir ek ge tirmek cp eder. Bu suretle dilimizde dnce, dnme, dn, dng (halk azlarnda) gibi kelimeler bulun maktadr. Bylece dnmek fiilinden dn eklinde de bir isim tretilebilir. Fikir ve fikr varken dn ve dnseli ortaya atan lara Allah akl ve fikir versin demek yerinde olur. Biz fik rimizden memnunuz. Fikirden ne zarar grdk ki, dn diyelim. ZMLEMEK zmlemek temsil etmek mnsna geliyormu, yni kendine benzetmek, kendine mdi, etmek. Bu keli me de uydurmadr. nk z isminden -m ekiyle yeni den isim yapmak ve bundan -le eki ile fiil tretmek yan l olur. Dilimizde isimden isim yapan bir -m eki yoktur. Byle bir ek varsa da bu, fiilden sim yapmaktadr, (alm, satm, biim, lm, dnm gibi). zmlemek yerine zmsemek denilebilir. nk dilimizde isimlere eklenip onlardan fiil meydana getiren -imse- eklinde bir ek bulunmaktadr (azmsamak, be nimsemek gibi). Biz zmlemek'i deil, zmsemek! be nimseyebiliriz. Temsil etmek yerine kendine ml etmek demek daha da uygun olur sanyoruz.
YSMELEMEK

Tekrr etmek, tekrarlamak mnsna yinelemek kelimesi uydurulmu. Yine kelimesi bir edattr. Eski me tinlerde ve halk azlarnda bu edatn yime, yana, gine, 52

gene, yene ekilleri de bulunmaktadr. Edatlar, zarflar ek almayan, tarf edilmeyen gramer ekilleridir. Bunlara ke lime yapma ekleri de getirilemez. Bu sebeplerle yinelemek kelimesi yanl ve uydurmadr. Ne kadar tekrar edilirse edilsin tekrar etmek, tekrar lamak kelimelerinin yerini yinelemek tutamyacaktr. Yanll ortaya kan bir eyi tekrarlamakta hibir fay da yoktur. YELEMEK Son zamanlarda yelemek kelimesi de terch et mek mnsna kullanlyor. Bu kelime de yanltr. Keli menin kk olan ve Eski Anadolu Trkesi metinlerinde yig ve y ekillerinde geen ye daha iyi, daha stn mnnsma gelmektedir. Daha ok sfat olarak kullan lan bu kelimeden eskiden dilimizde terch etmek mn sna ye tutmak birleik fiili tretilmitir. Bylece ter ch etmek yannda Trkede ye tutmak ve stn tutmak fiilleri de bulunmaktadr. Fakat, hibir zaman yelemek kelimesi kullanlmamtr. Trk milleti yelemeki deil terch etmek, ye tut mak, stn tutmak deyimlerini terch etmitir ve edecektir.

YAPIT
Yapmak kelimesinden tretilen yapt, eser mn sna kullanlyor. Birok mnlar ifde eden, birleik fiil lerde yer alan ve yanl olarak etmek yardmc fiilinin yerine de kullanlan yapmak kelimesinde eser meydana getirmek mns yoktur. Birleik fiiller dnda yapmak'n gerek mnlarndan en yaygn olan in etmek, bin etmek tir. Nitekim yap byle bir mn tamaktodr. 53

Dilimizde -t eki ummiyetie yer bildiren isimler meydana getirmektedir, -it, geit gibi. Metinlerde ve halk azlarnda bulunmayan, son zamanlarda tekl olunan ya pt kelimesi de olsa olsa yap yaplan yer mnsna ge lebilir. Yapt bu sretle eser karl deil, Franszca' dan gelen antiye yerine kullanlabilir. OZAN ir kelimesini atp yerine ozan kullananlar git tike oalyor. Dilimizde 14. asrdan beri grlen ve men ei, Trke olup olmad iyice tesbt edilemeyen ozan kelimesi ir demek deildir. Ozan ile iirlerini msik ile syleyen saz ir leri kasd edilmitir. Daha sonraki asrlarda geveze, enesi dk, ok konuan mnsna kullanlan ve terk edilen ozan kelimesinin yerini saz iri ve k. kelimeleri tutmutur. Ozan saz iri demek olduuna gre mesel Bki, Yahy Keml, Mehmed kif, Necip Fzl, Fruk Nfiz iin ozan denilemez. Ozan Karacaolan, Dertli, k mer. Dadalolu, Seyrn v.s. dir. Gnmzn byk ozan ise k Veysel'dir. Dikkat edilirse Veyselin banda bile ozan deil, k sfat bulunmaktadr. Essen bugn saz irlerine yurdumuzun her tarafndo k denmektedir. Ozan kelimesi ancak saz iri yerine kullanlabilir, geni ve umm mnsyle irin yerini tutamaz. ERK Son yllarda uydurmaclarn oka kullandklar keli melerden biri de ierik'tir, muhtev mnsna geliyor mu. Dilimizde ieri kelimesi bulunmakla birlikte, ierik diye bir kelime yoktur. Trk dilinin trih gelimesini ve
54

trih gramerini bilenler, kelimenin i isim kkyle -eri yn ekinden meydana geldiini hemen anlarlar. Bu du rumda -k ekinin kelimeye yersiz eklendii ortaya kar. Trkede isimden isim yapan bir - k eki mevcut deildir. Ancak isimden fiil meydana getiren bir - k eki vardr (ac-k-mak gibi). Muhtev. kelimesinin artck eskidii ve herkes tarafn dan bilinmedii dorudur ama, bunun karl ierik de ildir. Muhtev yerine i, z kullanlabilir. ERMEK eri ile birlikte uydurulan iermeke ihtiva etmek mns veriliyor. Uydurmann da kendisine gre bir man t olsayd, ierik'e baklarak ieriklemek demek gere kirdi. Trkede isimden isim yapon bir -ar. -er eki bu lunduu malmdur. Fakat, bu ek ilek deildir ve daha ok renk bildiren isim kklerine gelmektedir. ve d gibi yer bildiren kelimelerden - k eki ile fiil yaplmtr. Nitekim ta d kelimesinden takmak ve takarmak fiilleri t retilmitir (bugn bunlar kmak ve karmak olmutur). Bu durum da takmak fiiline benzetilerek ancak iik-mek fiili meydana getirilebilir. ermek fiili olunca dar-mak (ta-ar-mak) fiili bulunmas da cab eder. ermek kelimesi yerine ihtiv etmek mnsna peki iine almak fiili kullanlabilirdi.

AN.), AMMSAMAK
Gzelim htra kelimesinin kaatili olan an, mn ve mefhm bakmndan yanl olan kelimelerdendir. Anmak fiilinden - 1 eki ile yaplan kelime, eklen dorudur 55

ama, htra demek deildir. Anmai< zikr etmek, kendi sinden baisetmek demektir. Dilimizde anmak, yd et mek, zikr etmek birbirine yakm mnda kullanlr. Hatr lamak ise deiik mndadr. Bir eyi vey bir kimseyi aklmzdan, hatrmzdan geiririz; bu, hatrlamaktr, fa kat anmak deildir. Sylendii vey yazld takdirde, hatrlanan ey vey kimse anlm olur. Her hatrlanan anlmaz. Cok ey hatrlanr, hatra gelir de ancak bir ks m anlr. Bzen hem hatrlanr, hem anlr. Anmak kelimesi varken bir de anmsamak cad et menin bir mn ve gerei var m? Dilimizde isim kkleri ne gelen - msa - imse - eki kabl etmek, saymak mns ifde eder. Anmsamak bylece, olsa olsa anmak istemek, zikr etmek istemek gibi, bir mnya gelebilir. Bunun hatrlamak ile ne ilgisi olabilir? Trk'n htrasndan bin yllk kelimeleri silmek mm kn olamyacaktr. Bunlar hep hatra gelecek, hatrlana caktr. Kk ok derinlere giden htralar, mill hfzadan silmenin imkn yoktur. LETMEK Uydurma olmayan, fakat yanl kullanlan kelimeler den biri iletmek'tir. Eski metinlerde ve Anadolu halk az larnda bu kelime gtrmek, berberinde tamak, nak le vsta olmak mnsna gelir. Mesel bir eyy vey bir haberi bir yerden bir yere gtrmek iletmek demek tir. Halk azndaki kelimeleri, z (!) Trkeyi kullanmao heveslenen bz kimseler bugn bu kelimeye gnder mek mns veriyorlar. Selmlarm iletirim, saygla rm iletirim gibi szler yaz dilinde ok kullanlr olmu 56

tur. Bu, tammiyle yanl bir tasarruftur. nsan kendi se lmn, saygsn bakasna iletmez; sunar, arzeder. ietmekte gndermek deil, gtrmek, tamak, nakletmek mns vardr. Bu sebeple fizik terimi olarak nkil yerine iletici denmesi yerindedir. DZ YAZI Edebiyat deyimi olarak nesir, mensur yerine dz yaz deniyor. Dzn zdd eri olduuna gre manzum szlere, manzumelere o zaman eri yaz demek gere kecek, Hlbuki manzum yazlar dz, dzn, dzenli, d zenlenmi yazlardr. Syledii fer szn, 'Molirein Ki barlk Budalas gib', nesir olduunu zanneden kimse ler ite byle eri ile dz birbirine kartrrlar. Aslnda nesr Arapada samak, datmak de mektir. Mensur yazlar iin belki dank, salm sfatlar kullanlabilir. O zaman manzmeier dzgn, derli toplu szler demek olur. Fakat, yerlemi, edeb terimler hline gelmi nesir, mensur; nazm, manzum gibi kelimeleri de itirmekte, karlklarn aramakta, yerlerine uydurma kelimeler bulmakta bir fayda ve lzum yoktur. KALITIM Kaltm kelimesi ekil bakmndan yanl olan kelime lerdendir. Veraset ve irs mnlarna kullanlyor. Ke lime kalmak fiilinden tretilmi; nce miras mnsna kalt yaplm, sonra bundan kaltm karlm. Kalt kelimesi, mn eksiklii bir tarafa braklrsa, eklen yan l deildir; kal- dan -t ekiyle isim yaplabilir. Fakat,, kalt isminden, fiil kklerine getirilen -m ekiyle kal tm tekil edilemez. Fiilden isim meydana getiren -m
57

ekinin, isimden isim yapmak iin kullanlmas doru de ildir. (Daha nceki bir yazmzda ba isminden tretilen bam, bamsz, bamszlk kelimelerinin de ayni se beple uydurma olduunu belirtmitik). Kaltm kelimesinin daha sonraki nesillere bizden mi ras kalacan sanmyorum. ACUN Kk bilinmedii iin Trke sanlp kullanlan, hem de yanl mnya kullanlan bir kelime de acundur. Acun a kinat, evren mns veriliyor. Acun kelimesi Farsa cihan kelimesinin bata a'l (elifli) eklidir, Orta rancadaki achan kelimesinden gelmektedir. Acun kinat deil cihan, dny, zaman mnsnadr. Nitekim, Divn Lugat-it-Trkteki bir drt ln u msrlarnda bu mnya kullm im tr: Alp Er Tunga ldi mi? Isz ocun kald m? Cihan ve dny kelimeleri varken, acunu yanl m n vererek diriltmek istemenin bir fayda ve lzumu yoktT. DEV, GREV Vazife, vecbe mnsna kullanlan dev ile vazife, memuriyet, resm i mnsna kullanlan grev kelime lerinde grlen -v eki Trkiye Trkesinde bulunmayan bir ektir. Essen Trkede balangta v sesi mevcut deildi. Sonradan ortaya kan v sesi, b vey den gelmekledir; var - bar, vermek - bermek, gvercingercin, kovmak - komak gibi. 58

Trkiye Trkesinde mevcut olmayan -v eki, imal Trkoesinde (Kazan Lehesinde) grlmektedir ve bu, bizdeki -gi, -g ekine karlktr. nk, imal Trkesi, Trk lehelerinin tasnfinde v grubuna girmektedir. Mesef, Trkiye Trkesinde da olan kelime imal Trke sinde tav eklindedir. Grev kelimesinde Trk dilinin fonetik kidelerine uymayan baka bir hatal nokta daha vardr. Dilimizde ek ile kk birbirine balayan yardmc ses dar vokaller olan I, i vey u, dr: geni vokal olan a, e yardmc ses olamaz. Grev kelimesinde ise, kefime kk gr- olduuna gre, v ekinin yardmc s&s almas cap ederdi ve bu duruma gre kelime grv olurdu, (dev kelimesinde durum ayni deildir, onda kelime kk de- dir). Trkiye Trkesinde demek ve grmek fiillerinden ancak deg, deme ve grg, grme isimleri yap labilir. Bunlarn ise vazfe ve vecbe ile pek mn m nsebeti yoktur. dev ve grev kelimeleri bylece ekleri bakmndan uydurmadr. Mnlarnda ise bir eksiklik vardr. KENT Ess Trke zannedilen kelimelerden biri de ehir yerine kullanlan kenttir. Kent kelimesi, aslnda ran dil lerinden olan Soda'dan gelme bir kelimedir. ehir ke limesi Farsa aslldr. Eskiden ehir ile birlikte Arapadan gelen belde kelimesi de kullanlmtr. Eski Trke devresinde ehir mnsna balk keli mesi bulunmaktadr. Uygurlar Devletinde Han-Balk, Be59

Balk gibi elir isimlerine rastlanmaktadr. (Balk kelime si balk ile ilgilidir. Bilindii zere. Uygurlar zomnndo Trkler yerleik medeniyete gemilerdir. Evler toprak tan yapld iin, ehire balk ile ayni kkten gelen ba lk denmitir). Daha sonra balk kelimesi unutulmu, onun yerini ehir ve belde kelimeleri tutmutur. Fakat, ehir kelimesi daha yaylm, halk diline de girmitir. Hatt b z azlarda ve bz Eski Anadolu Trkesi metinlerinde (Mesel Yunus Emre Dvnnda) kelime Trkelemi ar ekline girmitir. Kent kelimesi Semerkand, Takent gibi ehir adlarn da kalplam olarak bugne kadar yaad gibi, Eski Anadolu Trkesi metinlerinde ve Anadolu halk azlarn da da grlmektedir. Fakat bunlarda ehirden ok b yk ky, kasaba mnsna gelmel<tedir. ehir kelimesi ok yaylm, halkn mal olmu, Trk elemi iken, onu atp kent kelimesi zerinde srar et menin mkl bir sebebi yoktur. Kentlerimizi ehir hline getirebiliriz ama. ehirlerimizi kentletirmek mmkn de ildir. SAYGIN Son zamanlarda muteber yerine saygn kelimes kullanlyor. eklen doru olan kelime, mn tibriyle yan ltr. Daha iyi bir deyimle, mn bakmndan yanl kulla nlmaktadr. Saymak hrmet etmek, tibar etmek mn s tadna gre, saygn hrmet eden, tibar gsteren, mns ifde eder. Hlbuki, muteber kelimesi kendisi ne sayg duyulan, tibar edilen demektir. Byle olunca -gm ekiyle aktif deil, passif fiil kknden, yni sa-&
60

tan deil, sayl- tan sfat yapmak gerekir ve muteber karl bu sretle olsa olsa saylgn olur. Saygn kelimesinin muteber! tibardan drmesi beklenemez. Halkmz saygn'a tibar etmemektedir. YANSIZ Yansz kelimesi tarafsz, btaraf karl kullanl yor. Bu da ekil bakmndan deil, mn bakmndan yanJ olan kelimelerden. nk, yan taraf demek deildir. Arada mnsebet ve yaknlk bulunmakip berber, fark da vardr. Eer y a n ve taraf ayni mpya gelseydi; yni e-anlaml olsayd, o zaman yan taraf diye bir tbir meydana gelmezdi. Yansz deyince hatra yan taraf olmayan, bir yan sa kat ve/ noksan bir kimse geliyor. Btaraf kelimesi eskimi olabilir, onun yerine taraf sz deriz, fakat yansz diyemeyiz. nki, memleketimi zin hibir tarafnda yansz kelimesi kullanlmamakta dr. GETMZ Son yllarda ok kullanlan, fakat dillerden dmedii derecede de yanl olan bu kelime de getiimizdir. Getiimiz hafta, getiimiz ay, getiimiz yl v.s. deni yor. Getiimizin dorusu geendir. nki, gemek fiilinin ifde ettii kavram zaman ile ilgilidir, zamana ittir. Geip giden zarnandr; biz zarrn gemeyiz, zaman geiririz. Haftay getik; ay, yl getik diyemeyiz; hafta y, ay, yl geirdik deriz. 61

Geen kelimesi daha ksa heceli olduu ve diller daha ok ksa kelimeyi tercih ettii hlde, ortaya geti imiz gibi bir deyimin kmas Bat dillerinden, Bilhassa franszcado mevcut olan bir kullanln yanl tercme sinden ileri gelmitir. Franszcado posser geirmek, ss passer gemek demektir. Zaman bildiren kelimelerle passer: geirmek kullanlr. Bizim franszcay yarm, trkeyi hi bilmeyen son devir zppelerimiz bunu gemek diye anlayp tercme etmilerdir ve ortaya bylece ge tiimiz hafta gibi hilkat garibesi deyimler kmtr. Gn, hafta, ay, yl, sokak mdr, tarla mdr ki zerinden geip gidiyoruz? Zaman geilmez, geirilir. Dilimizde tatilinizi nasl geirdiniz?, geceyi nasl geirdiniz?, austos ayn skntyle geirdi. gibi kullanllar vardr. Geen ay, geen bayram, geen gn, geen yaz eklinde deyimler mevcuttur. Trkeyi iyi bilen, akl bnda hi kimse ge tiimiz bayram, getiimiz k, getiimiz hafta demez. Geen deyimi varken, getiimiz demek trkeye ihnet etmektir. Ya geen, vey geirdiimiz demek lzmdr. EVREN ekil bakmndan yanl olan, eki isbetli kulanlmayan bir kelime de evren dir. Ufuk demek oluyormu. Dilimizde isme getirilen -n eki, ilek olmayan bir ektir ve daha ok ile mns verir. Qevre muhit demek ol duuna ve muhit ile ufuk arasnda pek bir mnsebet bu lunmadna gre, evren nasl ufuk demek olur? De mek ki, evren yalnz ekil bakmndan deil, mn bak mndan da yanl bir kelime. Tam bir uydurma... 62

ONUR Franszca'dan alnan (o dildeki yazl honneur, oku nuu onr) onur kelimesi, erefin yerine geirilmek is teniyor. Hlbuki halkmz onuru kibir, vekar, gurur m nsna kullanmakta. Onurlu adbm, halk dilinde vekarl, kibirli adam mnsna gelir. erefimizden memnunuz. Ona dil uzatlmas onurumuza dokunmaktadr. nki biz izzetinefis sohibi, haysi yetli, erefine dkn bir milletiz. Hem onurlu, hem eref liyiz. Yalnz onurlu deiliz. eref kelimesi devam etmeli, onur da ^halkm verdii mn erevesinde kullanlmaldr. BEEN Son zamanlarda bz evrelerin sk sk yer verdikleri uydurma kelimelerden biri de beeni dir. Beeni zevk yerine kullanlyor. Kelime ekil bakmndan yanl deilse de, mn ve kavram bakmndan uygun dmemektedir. Cnki zevk beenme demek deildir. Zevk baka, be enmek bakadr. Zevk'te tad, lezzet, holuk, haz m ns, beenmekte iyi ve gzel bulma; iyi ve gzel olarak seme, ayrma mns bulunmaktadr. Bunlar birbirinden tammiyle ayr mefhumlardr. Mesel, bir kimse zevk shibi olmaz ama yine de pek ok eyi beenmeyebilir. Zevk ve beenme mefhmlarn birbirinin ayni zannetmek b yk hatdr. Zevk kelimesi halkn bildii, rahatlkla kulland bir kelimedir. Onu dilden karmak istemenin he zevki olabi lir? Sonra, kelime etrfmda birok deyimler domutur. Zevk'i atarsak zevkini almdk, zevkini karmak, zevkine 63

varmak, zevkini okam ak/zevkini dnmek, zevk shibi, bu iin hi zevki yok gibi deyimler ne olacak? O zaman halk uydurmaclarn yapt ile zevklenmeyecek mi? Zevk kelimesine dokunup iin zevkini karmann lemi var m? Trke zevki olan elbette byle mnsz bir ie girimez. DN Nasl yapld bilinmeyen, tam mnsiyle uydurma kelimelerden biri de dn dr. Tviz yerine kullanl yor. dn kelimesinin yapl eklini zah etmek mmkin deildir. Eski Trke devresinden gelen ve XI. asr metinierinde de geen bir d kelimesi var ise de bu zaman mnsna gelmektedir. Bundan tretilen dn de za manla mnsn ifde eder ki, bu tviz ile ayni mn ya gelen bir kelime olamaz. demek fiilinden ise dn kelimesi, meydana getiri lemez, olsa olsa den tekil edilebilir. Dilimizde dmek diye de bir fiil bulunmadna gre, dn kelimesinin k k ve eki belli olmayan bir kelime olduu ortaya kar. Tviz'i beenmiyorsak onun .yerine karlk, yerine konan ey diyebiliriz. Bunun iin uydurmacla tviz ver mee lzum yoktur sanyorum. YRESEL YERSEL YEREL Dilimizde mevcut olmayan -sel ve -el ekiyle tekil edilen yresel, yersel ve yerel kelimeleri mahall karl kullanlyor. nceleri mahall iin yrese! uydurulmu tu. Son zamanlarda yerel ve yersel de denilerek durum bsbtn kark ve mnsz hle getiriliyor. Yerel ve yerselin mevzi karl kullanlmas da yine uygun deil dir. Bir kere trkede byle ekler yoktur, sonra mevzi 54

yaygn olmayan, yeri snrl demektir. Mahall'nin kar l ise yresel deildir, yerli dir. Mahallyi istemiyor' sak yerli yi kullanabiliriz. Yresel, yerel, yersel kelimeleri Trkiyenin hibir yresinde, hibir yerinde kullanlmamaktadr. in acyip ve dikkat ekici taraf, yerel ve yersel kelimelerinin Dil Kurumu'nun Trke Szlk nde de bulunmaydr. Bir ksm yazarlar ve TRT uydurmaclkta anlalan daha da ileriye gidiyorlar. Yerli, yni bizden olmayan kelimele ri yaymaa, ortak dile sokmaa alyorlar, PARASAL le uydurma -sal eki ile yaplm acayip bir keli me daha: parasal. Bu kelime de Dil Kurumu Szl'nde mevcut deil. Bir ksm siyslerin ve trkeden habersiz bz retim yeleri ile TRT'nin ortaya attklar bir ucbe. Farsa pre kelimesinden gelen para trkelemitir ama, parasal trke deildir. Parasal yerine pekl pa rayla ilgili denebilir. Parasal sorun parayla ilgili mesetedir. Hatt sfat tamlamas yerine isim tamlamas kul lanmak ve para meselesi demek daha uygun olur. Parasn ay sonuna kadar yetitiremeyen kk memrun, bursu yetmeyen niversite rencisinin, kredi ala mayan i adamnn, bte an kapatmaa para bula mayan hkmetin parasal sorunu deil para mesele si vardr. Akl banda hi kimse parasal dememek tedir. Uydurmaclar, farsa aslldr diye bri para kelime sini atp akasal deseler, kendi bakmlarndan daha da iyi hareket etmi olurlar.

65

EGDM Kavram anarisinin ve kelime uydurmaclnn sorv; rnei egdm zerinde duralm. Dil Kurumu'nun mlm Trke Szinde de, uydurma kelimelerin yer ald br szlklerde de mevcut olmayan (sadece bi rinde egdem eklinde yer alyor) bu kelime koordi nasyon yerine kullanlyor. Egdm hem kelime tekili,, hem mefhm bakmlarndan yanltr. E kelimesi d ilim iZ ' de isim ve sfat olarak kullanlr. sim olduu zaman ift olarak bulunan iki eyden her biri; ift olarak yaayan; erkek ve kadnn birbirine nisbetle her biri, zev ve zevce mns ifade eden e kelimesi sfat olarak kullanld; vakit eit, msavi mnsna gelir. Gdm kelimesi ise,, gtmek fiilinden tretilmi isimdir. Gtmek hayvanlar nne katp srmek, otlatmak, yrtmek, sevk etmek, ta mak demektir. Sevk ve idare yerine .gtmek in Trk milletine lyk grlmesi bir tarafa braklsa bile, egdmdeyimi yine yanltr. Cnki, egdm gdm e olan, eit gdml, evki eit olan mns vermektedir. Bu, koordinasyon yerine kullanlamaz. Koordinasyon dzen, verme, taizim etme, dzenleme, dzen salama mns tar. Franszcadan dilimize girme koordinasyon kelime sini beenmiyorsak, onun yerine pekl dzenleme, d zen verme diyebiliriz. Hatt ibirlii salama bile de nilebilir. Egdm koordinasyon, dzenleme demek de il, bambaka bir eydir. Ses. ekil, mn ve mefhm bakmlarndan yanl olan kelimelerle mnaca yersiz ve yanl kullanlan keli meleri gsterirken, bir noktay aklama grekli gr yorum. Bize kar olan, fakat bilgileri yeterli olmad iinsylediklerimizi dzeltmee, ileri srdmz hususlar; 66

rtmee gleri yelmeyenler bizi kuralc dilbilim! esas almakla suluyorlar. Yni biz, gramer kaidelerine sk skya balymz. Kaide d kelimeleri tanmyor, ke limelerin doru olup olmodm anlamak in onlarn kk ve eklerini inceden inceye aratryormuuz. Hlbuki, dil bir reolitevmi; yeniden ortaya kanlar, olan bitenleri olduu gibi kabl etmeliymiiz. Bunlarn kaideleri bulun malym. Dil hdiselerinin bir gerek olduu, gramerin nce dilin sonra geldii doru olmayp, nce dilin sonra grame rin geldii muhakkak olmakla berber, bu durum kimse ye kelime uydurmak imkn ve selhiyetini vermez. Dil kendi kanunlar ierisinde gelien itim ve tabi (canl) bir varlktr. Dil ierisindeki gelimeler, deimeler ve yenilenmeler elbette ki, gramere akseder: Bunlardan zamanla yeni kaideler de karlabilir. Sonunda bu kaide ler phesiz gramerde de yer alrlar. Fakat, bu demek de ildir ki, u vey bu adamn, vey falan kurumun meyda na srd, uydurduu her kelime dilin kelime haznesi ierisinde yer alacak ve bu, tretme bakmndan yanl. ve uydurma ekler iin yeni kaideler karlacaktr? Dilde,' kendi kanunlarna gre cereyn eden hdiseler iin kai deler tesbt edilir. ahslarn uydurmalarn kaidelere ba lamak imknszdr. Dili sadeletirmei uydurmaclk hli ne getirenler istiyorlar ki, uydurduklar her kelime ve ek iin yeni kaideler konsun. Dnynn neresinde byle bir i grlmtr ve bu adamlar kendilerini ne sanyorlar? Onlarn bu hline u hikye ok uygun dmektedir. Vaktiyle bir pdihn ne dediini bilmez, aptalca bir olu varm. Vezir onu idre etmek iin byk mkilt eker mi. Birgn bir mecliste konuulurken ehzde, bir ok attm kepab oldu demi. Herkes bu gen ne diyor diye 67

arm. Vezir vazyeti kurtarmai< iin yle bir te'vile sapm: Geen gn ehzadeyle ava gitmitik. Kendileri bir ok attlar. Okun arpt ta, meer akmak taym. Kvlcmlar kt. O srada oradan geen bir tavan bu ateten piti, kebab oldu. ehzde zrvalarn tevil ede cek birini buldu ya, aradan birka gn getikten sonra, yine bir sohbet srasnda bir ok attm are oldu demi. Zavall vezir ne yapacan arm, ehzdeye dnm; Vallhi, ben dabanda buday, ekeri, nohudu, fasulyay, zm, fnd, der malzemeyi bulamam; sen ne yaparsan yap! demi. Bata Trk Dil Kurumu mensuplar olmak zere bi zim uydurmaclarn samalarn tevil etmek, kitaba ve kaideye balamak, bunlarda bir mn olduunu gster mek kolay deildir.

68

SZLK

Szlk ksmndaki kelimeler, ayr karakterde dizil mitir. Doru tekil edilmi olan kelimeler batone beyaz karakterde dizilmitir. Yanl ve uydurma olan kelimeler batone siyah karakterde dizilmitir. <citalik karakterde dizilen kelimeler ise, ekil veya mn bakmndan yanl olduklar halde, fazla yaylm ve dolaysyla yerlemi olan galat- mehur saylacak kelimeleri gstermektedir.

69

<acun

a aklama aklamak aklk


amlama

dnya, lem, kinat zviye tavzih tavzih etmek, izah etmek vuzuh
erh etme, terih, i am a

anm ammak amazlk ad ekme


-aday

<odl

^at
akan akan yldz ^kar yakt

^eli
akc akclk

okm
aknc ak-kr aklamak ktarmak ak-tre ak-yuvar tlabk alan albay aidat

^Ig

nkiaf etme, alma,^gelime inkiaf etmek, almak, gelimek ketmiyet, az skl, sr saklama kur'a namzed zomir mersiye hsn niyet, iyi niyet sekap mayi mahrukat mal selis, selset cereyan cereyan, seyeln (cor.) nr- beyz ibra etmek, temize karmak iktibs etmek, almak ahlk kreyve-i beyz mrl, iki yzl saha, ak ve geni dz yer miralay, alay komutan hile, dzen idrk, anlama, anlay

71

alglamok alnd alk alkanlk allm altrma alna al-yuvar ama ana-erkil anayasa anda an ank anklantak anmsamak ant anlak anlam anlama anlamazlk anlat anlatm anlatma anlk anmak ansmak ant antlama arac ara aralk arama ardl ardk ar antlamak artam art 72

drk etmek, anlamak, akl erdirmek makbuz det itlyad, det haline getirme mutad, det edinilmi temrin, ekzersiz cephe kreyve-i hamr gaye, maksat moderh eas tekilt kanunu htra, yadigr htra mde, hazr hazr etmek hatrlamak bide zek mn, mel itilf ihtilf hikye, slp ifsde takrir zihin zikr etmek, mevzuu bahsetmek hatrlamak ahid,* kasem, yemin muatede vasta, mutavasst vasta ilk knun, knunu evvel taharri halef mtevli, art arda gelen temiz, sf, katksz tezkiye etmek meziyet dmdr

art asal asbafkan asalak oscl at aama nma arma an otaclk ata ata-erkil atamak atanmak atar-damar atlm avun avuntu aya aydnlatmak ayrga ayrm ayrma ayrt ayrt aykr' aymaz aymazlk ayral ayrks aynlanmak ayrlamak ayrm ayrmlamak ayrnt ayrk azaltma aznlk

zld (matematikte) esas, balca reis muavini, bakan yardmcs tufeyli, parazit menfaatperest, karna dkn mdun, dala aa derecede olan,al merhale, mertebe, derece erozyon intihl kadim, arkaik atavizm, ceddaniyet ceddan, atalardan gelen pederh tyin etmek (bir ;ie) tyin edilmek iryan hamle teselli teselli hHl tenvir etmek nifak, tefrika tefrik, taksim frika, ayrc vasf nans mugayir, muhiif gafil gaflet mstesn mstesn, istisn infird etmek, ayr durmak teferrd etmek, tek olmak, sivrilmek fark, ayrlk teklf etmek, birbirinden farkl olmak teferrt, tafsilt, detay muhtelif, ayr trden tenks, noksanlatrma ekalliyet

73

az azk azmak ozrak

iddet iddetli iddetlenmek ndir, az bulunan

B
badamak ba bal bam baml bamllk bamsz bamszlk bant bontl banthk ba bak baklk balamak bat batlamak batl bala balam balant banoz balak balamak baka bakan bakanlk bakm bakmndan bakmsz baltalama Imtizc etmek sihir izof tbiiyvet tW tbiiyyet mstakil istikll nisbet, izfet, mnasebet izf izfiyet hibe, teberru muf muafiyet hibe etmek, teberru etmek, affetmek akit akdetmek taahhdi rabt edat, balama edat demet, deste irtibat mutaassp mttefik ittifak etmek drbn vekil, nzr veklet, nezret ihtimam cihetinden, itibariyle mhmel, ihml edilmi sabotaj

74

barnak bar basl baslm basm basm-evl basm basn bask basma basmak baar baarl baarsz baarmak babakan bakan bakanlk bakent bavurma bayapt bayazman bat batk bayndr beeni belge belgi belgin belgisiz belgit belirgin belirlemek belirli belirmek belirsiz belirte belirtmek belirti

melce, mesken sulh matbu, matbua matbu tab, tabetme, tabat matbaa matbOat tazyik tab; tazyik, istibdad matbu, baslm: tabetme tab'etme muvaffakiyet muvaffak muvaffakiyetsiz muvaffak olmak bavekil reis riyaset devlet merkezi, pyitaht mracaat aheser baktip garp ifls, batma mamur zevk vesika iaret, remiz, ir sarih, ak gayri muayyen senet, hccet briz, mtebriz tyin etmek muayyen tebarz etmek, tebellr etmek gayri muayyen zarf tebarz ettirmek, tyin etmek almet, niane, araz

75

belkiH bellek bellik bencil benk benzek benzeti benzetme berkitme*?' besin betf betik betim betlfnlenek betimsel bezek bezemeli bezeyici bezginlik brakt bicem biim bildirge bildiri bildirme bildirmen bilecen bileduyu bileik bileim bileme biletirme bilge bilgelik bilgi bilgili bilgi sayar bilim bilimsel 76

ihtimli hofza aret, marka, damga hodbin, hodkm, egoist enniyet nazire tebih, bezetme tebih takviye etmek, tahkim etmek gda mektup, ekil, figr kitap, mektup, tahrirat tasvir tasvir etmek tasvir ss, ziynet, tezyinat dekoratif, tezyini dekoratr ftr tereke slp ekil beyannme, deklarasyon tebli, mesaj, beyonnme beyan, beyan etme, haber verme muhabir ukal sempati mrekkep, birleik terkip, sentez kompozisyon, terekkp etme terkip hakim hikmet mlmat, vukuf, ilim mlmotl komptr ilim, bilme lm

bilin bilinlendirmek bilinlenmel( bilinli bilindik bilinen bilinmedik bilinmeyen biliri<ii bilmezlenmeli bilmezlikten gelme birbirini tutmazli< bir cinsten birey bireycilik bireysel birim birleik birleim birlik bitek bitki bitim boumlanma bo nan boylam boyut bozut blge blmek bi blck blm blmce blmlemek blp ayrmak bltrmek bucak budunbetim

uur uuriandrmak, uurlu ila getirmek uurlonmak, uurlu hle gelmek uurlu mlm mlm mell mehi, gayri mlm ehlivukuf, eilihibre tecll etmek techl-i rifne mbyenet, ihtilf, zddiyet mtecniB fert ferdiyetilik ferdf vhid-l kyas, nite mttefiid, mttefik, mrekkep inikod vahdet, nite mnbit nebat mnteh, frltm, final telffuz btl ItIkod, hurfa tul buut fesat mntaka taksim etmek taksim iareti (aritmetik) fkra, paragraf ksm, ube, i^b tefrika tasnif etmek ifrz etmek tevzi etmek, paylotrmak nahiye etnografya

77

budunbllfm budunbuyrun buu buiac bulamak bulgu bulgulamak bulucu bulun bulunma hakk bulunmay bulumo bulumak bulutsu bunalm bunalt bunama bunlu bunluk burga bundan byle bundan dolay bundan sonra bununla beraber buyruk buyrultu buyurmak buzda buzdolab buzul bet bkn bknt btnleme by bylte byltme byksemek byte bytmek bzlme 78

etnoloji demokrasi buhor sri sirayet etmek ihtiv' kefetmek, icod etmek mucid, iccd eden, kif vicdan hakkhuzur gaybubet mlakat, telki mlki olmak neblz hafakan, sknt, buhran sknt, ic sknts, hafokon ateh buhranl buhran girdb, su evrintisi, anafor badem binenaleyh bdem mmfih, mhaz emir emirnme, ferman emir vermek, emretmek aysberg frijider cmdiye sed. bend, baraj tasriflik, insiraf, ekimlilik viraj, dneme ikml sihir, efsn agrandissor, bytc agrandisman izm etmek pertavsz i'zm etmek, mbalaa etmek takabbuz

can atmak cankurtaran canlondrmak canllk cansz caymak cezalandrma clz clzlk cinsel cinslik coku cou coumculuk cumhurbakan

msraat etmek Imdad- shhiye,, ambulans, tahlisiye ihy etmek, yeniden faaliyete geirmek vltollte cmld nkl etmek, rcij' etmek tecziye nahif zaf- telif cins cinsiyet heyecan vecld romantizm reisicumhur

aba

a acl ada adalama armak artma alayan ar (an) arc (onc) arlk
arifim

akl akm alm altn cultrc alDa aprak

gayret, cehd devir, vakit, devre, zaman asri, modern musr, hem-asr musrlama, modernleme dvet etmek telll elle dvet daveti dvetiye tedi sbit erare jest antreman antrenr mesi - mulak, g irift

79

arpk arpan arpm arpma o'-pma cedvali aiuK atalaz at atk atk atma ovfan ekici ekilim ekilme cokim ekimlemek ekimsemek ekimsef ekince ekingen ekinme ekinmek ekinti ekmek ekl eliik eliiklik eliki elime elimek elmek eit eitli eitlilik eviri evirici evirmen evre evrelemek 80

mnharif mazrb hsl- zarb zarb kerrt cedveli girift delta bina mtenakrz tenakuz tenkuz, tesdm, msademe elle, alayan czip istifa istifa, ric'at czibe, tasrf tasrif etmek, ekmek istlnkf etmek mstenkif teflike muhteriz, rk e k . ihtiraz, istinkf istinkf etmek, imtina etmek, il mek tereddt tasrf etmek akul mtenkz tenakuz tenkuz tenkuz mtenkz olmak nakzetmek nevi, tr mtenevvi' tenevv' tercme tercman, mtercim mtercim muhit, etraf ihta etmek

evren evri evrilemek evrim evrinmek evri yaz kak kar karc karc! karma ikarsama kat k kl kt kma rpnmak rpnt vmak izelge izge izgi oalma oaltma oul oun ounluk okluk ok seslilik ok tanrc oktanki oktanlk orak kelmek keltmek kelti kme kmesi yakn zmek

ufuk tevil tevil etmek devir, devre tavf etmek transkripsiyon mahre menfaat menfaatperest menfaatperest tarh, ihra; istihr intikal mene ne'et ne'etli, mezun mahre hiye, derkenar; ne'et ihtil etmek ihtil inhirf etmek cedvel grafik hat tezyd, ziyadeleme, tekessr iksar etme, tezyid etme cemi, okluk ekseriy ekseriyet ekseriyet: ekseriy, ok defa polifoni politeist kadm kdem gayri mnbit teressb etmek tersb etmek rsb inhitt, inhldm, izmihll mil-l inhidm halletmek

81

ozum zmlemek znmek rk rtmek

hal halletmek, tahlil etmek inhill etmek, zlmek btl (dv) cerh etmek

datan datc datm dotmc datman dal dala dalg daln dolsay damtk damtmak dan dank dankl danma danmak dan/nan
dantay

dvac dvl davranm davran danranmak dayanak dayanca dayan dayango dayan dayangac dayantkii

tevzi eden, mvezzi tevzi eden, mvezzi tevzi, tevziat mvezzi mvezzi ube, bran arbede gaflet istirak istirak mukattar, damtlm taktir etmek mavere, danma istiare, muvzaa muvzaal istiare Istire etmek mavir Devlet ras mddel mddeialeyh hal ve tavr muamele, hareket tarz hareket etmek, muamelede bulunmak mesned, istinatgh istinatgh, mesned istinatgh siper tesnd mttek metin, tahammll

82

dayank dayanma dayanmak deerbilir deer kira deerli deersiz degin dein deinmece deinmek deirmi dei deien .deiik ' deiim deikeme deiken deikenlik deimece deitirme deitiri dere detrmek dek delgi deme denek deneme denemek denet deneti denetim denetmen denetleme denetlemek deney deneyim deneylemen deneyli

mtesanid tescnd mtesnid olmak kadirins ryice uygun kira kymetli kymetsiz mteallik, dir, it kadar kinye temas etmek, dokunmak dairev, yuvarlak mbadele, deime tebeddl eden, mtebeddil muaddel, tdil edilrrii tehlf, istihale, mbadele tdil, deitirme mtehavvil tahavvl mecaz tayir, tdil, tahvil tdil daire tahrif etmek kadar matkap beyanat denenmi, tecrbe edilen tecrbe, ese tecrbe etmek kontrol, murkabe kontrolr, murkp murkabe, kontrol murkp, mfetti murkabe, kontrol, murkebe etme murkabe etmek, kontrol etmek tecrbe tecrb tecrb tecrb

83

deneysel denge dengelemek dengeli dengesiz denizalt denk denklem denklemek denkleim denklemek denkletirmek denklik denkser denil deprem depremek deprenmek derey dergi dergin derglnlemek derinti deriik derimek dernek derslik destek devim devimsel devimsellik devindirmek devingen devingenlik devinim devinmek 84

tecrb muvazene tevzin etmek, aralarmda muvazene salamak muvazeneli, mtevztn muvazenesiz tahtelbahir mudil, mtevazin. msavi, kfv mudele birbirine denk yapmak, denk getirmek tedl, tevzn denk olmak, tedl etmek, tevzn et mek muvazene kurmak, tevzn husle ge tirmek tedl, msvat nsafl, munsif kadar, derece, mikdar zelzele hareket etmek, titremek hareket etmek, titremek vadi mecmua mdevven, derlenip dzene konmu tedvin etmek grh toplanm, mtemerkiz, mteksif toplonmak, temerkz etmek, tekzf etmek cemiyet dershne mesnet hareket dinomik dinamizm tahrik ettirmek, hareket ettirmek mteharrik, hareket eden dinanizm hareket hareket etmek

devrim devrim devrimci devrimcilik deyi deyim deyi dalm dtadnk dadnklk davurumculuk dbkey dgrn dmi dileri dk dlak dlamak drak dsatm d-lk dikey dikit dikleme diklemesine dil dilbilgisi dilbilim dile dolomo dilek dileke dileki dillendirmek dinenim dil uzotma dinci erki dingin dinginlik dinlence

inklap ihtill inklap ihtillcilik ifade vostas tbir, ifade iir, kouk; ifade, slp ithalt ekstroverti ekstroversiyon ekspresyonizm konveks zevahir gayri zt, zt oln^oyon hariciye gaite, kazurat hrice it harite brakmak haric ihrct topi, topya amut, amud istalamit amud amud lisan gramer lengistik, dilbilimi vird-i zebn etme arzu, istek, talep arzuhal, istida msted' intak, konuturmak ifade aleyhinde syleme teokrasi skin sknet tatil, istirahat

85

dinlenme dinsel diren direngen direnim direnme direnmel< direnti direim direken diremek dirim dirimli dirimsel dirim selcilik dirim sellik dirlik (dirilik) dirlik diil diyeiek diyem dize dizem dizge dizgeletirmek dizgesel dizgi dizgici dizi dizin dizmen doa doaclk doa doal doalclk doalc doallk doa tesi doru 86

istirahat, teneffs din mukavemet, rezistans inat, and, muannid inat, taannd mukavemet mukavemet etmek inot setjot sebatkr sebat etmek hayat zihayat hayat vitalizm hayatiyet, dirilik hayat huzur,, refoh, iyi geinme mennes (ehe, az, diyalekt mel, anlam msra henk manzume, sistem sistemletirmek sistematik tertip mrettip seri indeks mrettip tabiat natrizm, tabigtlk sniha, fikre doan tabi, normal natralizm natralist tabilik metafizik mstakim (mat.)

doruculuk dorulamak dorultu dorulu dou dou bilim dou bilimci doum dourgan doutanclk doun dounluk dountan doulu doku dokubilim dokunakl dokunca dokundurma dokundurmaca dokunsa! dokunulmazlk dokunum dolanl dolam dolay dolayl doloysz dolunay dolunca dononak donat donatm donatmok donatman doruk doygu doygun doygunluk doyum

verlzm (fels.) teyld etmek, tasdik etmek istikamet mstakim ark, gndousu arkiyat, dou bilimi arkiyat, msterik tevelld veld nativizm, ftriyye (fels.) irticl sniha, fikre doan irticlen asil, necip nesi histoloji, doku bilimi messir, insann iine ileyen zarar triz, sitem telmih, triz lems,-dokunumla ilgili masniyet lmise, dokunma duygusu entika deveran, dolama havali, etraf bilvsta, vastal bilvasta bedir istiab, iine alma tezyin etmek tehizat tehiz, tefri tehiz etmek, sslemek mcehhlz, tehiz eden zirve, hika rzk mstani, mebu, iyice doymu istina, iba hli kanaat, tatmin; ganimet

87

duyumsama duyumsamak doyurucu dl dllemek dlt dl yata dndrme dndrmece dndrii dnel dnem dneme dnence dner dnmek dn dn dnl
dnmek

dntrmek dntrm dnm


dnmclk

drderleme
drderli

drdl drdn drdz drtgen drtlk drt drtmen deli dem demci deme demek

stina istina gstermek tatminkr zrriyet, nesil ilkah etmek, dl sahibi etmek cenin rahim irca, tohvil, iade iade tevcih devrn ^ (mat.) devre, devir viraj medar, etrafnda dnlen nokta mtedvi avdet etmek, rc' etmek, tahavvl \9 tegayyr etmek tur, dnme, dolama rc', avdet mtvaol (dllb.) tahavvl etmek tahvil etmek tahvil, dntrme tahavvl istihaliyye, transformizm terbi, drtleme (edeb.) murabba (edeb.) rb (edeb.) murabbo, kare terbi (gkb.) terne drt kenarl (mat.) kta (edeb,) sanat sanatkr mefr, denmi tesisat, deme tesisat zemin, mefrat tefri etmek, yaymak, kaplamak

88

dura dura duraan durak duraksamak duraksatp dural durgu durgun durma durmakszn duruk duruksun durum durumsomak duruma duyar duyarga duyarl duyarlk duyarllk duygan duyganlk duygu duyguculuk duyguda duygudalk duygulandrmak duygulanm duygulanmak duygulu duygululuk duygun duygusal duysal duyu duyum duyumsal duyum yitim!

fsla taban, kaide sabit, sabite mevkf, tevakkuf mahalli, takti yeri (edeb.) tereddt etmek terdit (edeb.) skin (fels.) sekte, vakfe skin, rkid sekte mtemadiyen sbit, statik mteddit vaziyet, hl tereddt etmek muhakeme, mrfa hassas, duygulu lmise hassas hassasiyet hassasiyet hassas hassasiyet his hislik, santimantalizm sempatizan (ruhb.) sempati (ruhb.) mtehassis etmek, hislendirmek his etme, duygu alma (ruhb.) mtehassis olmak, hislenmek hassas, hisli hassasiyet, hislilik hassas, duygulu, duyar (ruhb.) hiss ihss? hasse (ruhb.) ihss, duyma (ruhb.) ihss anestezi

89

duyurmak duyuru duyu drt d dey dgr dgiicii dk dlem dlemek dsel dk d-lke dn dnce dnceleme dnc dnclk dnde dnme dnsel dnt dn dnr dt (*z anlat dz clzer dze dzep dzelme dzelti dzeltici
dzeltme

iln etmek, tebli etmek iln, dvtiye intiba, sezi muharrik, tohrik eden rya akul tahayyl muhayyile menkbiyet, dknlk fantazi hayl etmek hayli, topik skt, dnlm topi, topya fikir, dnce fikir, mtlaa, mlhaza tefkir, dndrme idealist idealizm hemfikir tefekkr fikr mlhaza fikir, dnce mtefekkir cenin-i skt, dk fesahat cedvel doz, belli miktar tesviye leti salh tashih musahhih, tashih eden, dzelten tashih etme musahhih nizam, tertip, hile disiplin

dzeltmen dzen dzence 90

dzenge dzenlemek dzenleik dzenli dzensiz dzey dzg dzgl dzgl dzgn dzgsel dzgsz dzlem dzlemek dzme dzmece dzmecelik dzmeci dzmecilik dzn dz yaz

reglatr, dzenleyici, nzm tertip etmek, tertiplemek koordone tertipli, muntazam tertipsiz, nizamsz, gayri muntazam seviye dstur normal normal, muttarid muntazam, mstev kaidev anormal mstev tesviye etmek, dk hle getirmek sahte, uydurma sahte, dzme sahtelik, sahte sahtekr sahtekrlk ritm nesir, mensura olma

eder edilgen edilgi edilgin edim edimsel edlmselcllik edin edinik edinilmi edinmek edlnsei edinti egemen

fiyat mehl, possif infial mnfail amel, fiil, i fiil aktalizm mktesebat, kazanlm eyler mktesep, kazanlm kisb iktisp etmek, kazanmak kisb mktesebat hkim, hkmran

91

egemenlik eik eilim eim eindirmek eltbillm eitblllmci eitbflimsel eit eitici eiticilik eitim eitimci eitim cilik eitimsel eitken eitmek eitmen eitsel eitsellik ereti (ireti) eretiden eretileme eri erilik ek ekenek ekim ekin ekin ekinli eklnlHik ekinsel ekinsiz eklnslzllk eklem eklemek eklemeli 92

hkimiyet, hkmranlk mii meyil, temayl meyil meylettirmek pedagoji, terbiye ilmi pedagog, terbiyeci pedagojik mret3t>i, terbiye edici terbiyev, terbiye edici mrebbilik terbiye terbiyeci terbiyecilik terbiyev terbiyeci terbiye etmek mrebbi terbbiyev terbiyeyiik riyet, mster, dn muvakkaten istiare (edeb.) mnhani, muavvec inhin, i'vicc llika, ilve, zeyil; munzam ekime elverili toprak terinievvel, ilk terin, birinci terin. kltr kltr kltrl kltrllk kltrel kltrsz kltrszlk mafsal ilve etmek. iltisak? (dil)

eklenti eksen eksi eksik eksiklik eksikli eksilme eksilti eksiltme elcil eli elilik elerki elerkll eletirel eletiri eletirici eletirimcilik eletirisel eletirme eletirmeci eletirmen eletirmenlik elgin elindeilk eliyle elverili el yazmas el koyma emek emeki emekli emeklilik en en az en ok enez

mtemilat mihver, dingil nks, karma iaretinin ad (mat.; noksan, natamam, nks nksa, noksan muhta tenkus hazif mnkaa dierkm sefir sefaret demokrasi, demokrotjk demokratik tenkld tenkit, deerlendirme mnekkit, tenkiti kritisizm, intikadiye tenkidi tenkid tenkiti, mnekkit tenkiti, mnekkit, eletirici mnekkitlik, tenkitilik garip cz irade, irde-l cz'iyye vastasyle msait, kfi manskri msdere say ii, proleter mtekait tekatlk arz asgari azam zayf

93

engebe engebeli engel engellemek engelleyici engel olmak engin enlem er erat erdem erdemli erden erdenlik erek erem eremlemek eren ergen ergenlik ergi ergimek ergin erginlik ergitmek eril erfn erin erfncsIz erinlik eriim erikin erk erke erkin erkincilik ortelemelc esen 94

rza nzal mni', mnia, mahzur mni olmak men' edici, mni mni' oimak vasi', geni, ak arz dairesi nefer (askerlik) efrd (askerlik) fazilet faziletli bkir, bkire bekret, bakirlik hedef, gaye rza rz olmak evliya kil bli bl mazhariyet, niliyet zevban etmek kmil, reid rd, keml izabe etmek mzekker kil bli rahat, huzur huzursuz, rohatsz bl muvsala khil, olgun kudret, iktidar, kuvvet, g enerji, kudret serbest, hr, liberal liberalizm, hrriyet, serbest? tlik, tehir, tecil etmek shhatli, sllm, sa

esenlemek esenlik esin esindirmek esinlemek esinlenmek esirgemez eski eserler eskil esMsel eskimle eslemek esnek esneklik esrik esriklik esrimek esritmek esritici e anlaml e deerli e deerlilik eey eeysel egdm eit eite eitlik eitliki eitsiz eitsizlik esesll e zamanl e zamanllk etken etkenlik etki etki yapmak etkilemek etkilenmek etkili

vedlamok, selmlamak shhat, selmet, salk ilham ilham etmek ilham etmek mlhem olmak, lham olmak fedakr sr- atika arkaik, antik arkaik arkaizm itaat etmek elstik elstikyyet sarho, mest sarholuk, mestlik sarho olmak, vecde gelmek vecde getirmek, sarho etmek mskir, sarho edici, sekir verici sinonim, mteradif mudil mudelet cins cins dzenleme, dzen verme, tanzim msavi, mudil seyynen, msvi olarak msvt msavat gayri msvi gayri msvt kononim senkronik senkronizm mil, messir, faktr, aktif messiriyet, aktivite tesir tesir etmek, messir olmak tesir etmek messir olmak tesirli, messir

95

etkimek etkin etkinci etkincilik etkinlik etkisiz etmen ettirgen evcil evcillemek evcilletirmek evirmek evre evren evrenbilim evrensel evrim evrimcilik eylem eylemli eylemsiz eytiim eytiimsel ezgi ezgisel ezme ezici ezici ounluk ezinc

tesir etmek fal, aktif, messir, tesirli aktivist aktivizm aktiflik, faaliyet tesirsiz mil, aktr kyas, mteaddi, fa ktitif ehl eillemek ehlletirmek evirmek, taklb etmek safia, meriale kinat kuzmoloji, kevniyyt ciionuml, niversel tekml, stihale, evolsyon tekmliyye', evolsyonizm fiil, ameliye, aksiyon, hareket amel, fiil, fiilen passif diyalektik, cedel diyalektik, cedelcl name, melodi melodik, ezgiyle ilgili pre kahir ekseriyet-l azme, kahir ekseriyet azb

F faydalanmak felli fkra fiziktesl fiziksel mstefd olmak, istifde etmek meflc anekdot, kronik metafizik, mbadet-taba fizik

96

gecikme geciktirme gecegm geenek geer geerlik geersiz geici gei geili geimek geisiz gemelik gemi gedik gelecek geleceki gelenek gelenekilik gelenekletirmek geleneksel gelgit gelir geliigzel geliim gelimek gelitirmek genel genelge genellemek genelletirmek genellikle geni zaman genlik gensoru gerek gereki

rtar, teahhur tehir muvakkat koridor revl, mokbl, muteber reva hkmsz, gayri muteber muvokkot mrr, intikal mteaddi (fiil) tedhl etmek lzm (fiil) mrriye mzi rahne istikbl, ti ftrist an'ane ananecUik, ananoperestlik an'aneletirmek onanev medd cozr varidat, irad llettyin inkiaf inkiaf etmek, nevnem bulmak inkiaf ettirmek umum tmim, sirkler tmim etmek tmim etmek, umumiletirmek umumiyetle muzri refah istizoh hakik, reel, realite realist

97

gerekilik gereklemek gereklemek gerekletirmek gereklik gerekten gerekstclk geri gere gerek gereke gerekli gereklilik gerekmek gereksemek gereksinim gereksinme gereksinmek gereksiz gereksizlik gerektirmek geri almak geri brakmok geri evirmek geri istemek geri vermek gerici gericilik gerilemek gerilim gevekl^ gezegen gezgin gezginci gezi gezici gezicilik gezmen gider

realizm, hakikiyye teyid etmek tahakkuk etmek tahakkuk ettirmek realite filhakika, hakikaten srrealizm vaka malzeme icab, iktiza, lzum esbb- mcibe, mucip sebepler lzumlu, vcib, lzm lzum, vcb sygas icab etmek, lzm gelmek lzum duymak, ihtiya duymak ihtiya ihtiya muhta olmak lzumsuz lzumsuzluk icab ettirmek, gerekli bulmok istirdad etmek tehir etmek ade etmek iadesini taleb etmek iade etmek mrteci irtica ricot etmek tansiyon, tevettr rehvet seyyre seyyah seyyar, seyyah seyahat seyyar, eeyyah seyir, seyohat seyyah mosraf

98

giderek gidermek giri giriik giriim girimek girme girmelik giysi giz gizem gizemci gizemcillit gizemli gizemsel gizil gizli g gmek gmen gkbilim gke gkek gkl gksel gmmek gm gmk gmt gmtlk gndermek gnence gnen gnenmek gnl holuu gre grece grececi grececilik

tedricen, peypey, gitgide izale etmek, telfi etmek duhl, medhai girift teebbs teebbs etmek, tevessl etmek duhl duhliyye elbise, libas, (asl: giyesi) sr sr, esrar mistik, mutasavvf mistisizm, tasavvuf esrarengiz mistik, tasavvuf potansiyel mahrem, haf muhoceret, hicret muhaceret etmek, hicret etmek muhcir astronomi mavimsi, mavimtrok ltif beyaz benekli mavi semav defnetmek defne medfn, gmlm mezar, kabir mezarlk irsl etmek refah refah memnun olmak, faydalanmak, rahat bir hayat geirmek rza tevfikan, nazaran izf, nlsb relativist relatlvizm, izafiyet

99

greli grelilik grenek grev grevlendirmek grevli grevliler grevsizlik grg grkem grme grsel gr grm grnt grn grnm grn grne gre gr grf grme gsterge gsteri gsterisiz gstermelik gzbac gzda vermek gze gzetJm gzg gzlem gzlemci gzlemek gzlemevi gzlemlemek gzkmek gcenik gceniklik gc yetmek m

zf, relatif izfet, izafiyet adet, usul, tarz vazife tavzif etmek vazifeli, memur, muvazzaf personel vasifesizlik tecrbe, db- muaeret htiom (asJ; muhteem, ieybeli) ryet basar grle ilgili olan manzara ryet taylet, hayl, tayf manzara, peyzaj zevhir monzoro zhiren mtlea, telkki ziyareti mlkat, mzkere mir tezhrot, nmyi mtevz) numunelik llllzyonist, sehhr, byc tehdit etmek, korkutmak hcre, su kayna nezret, himye, tarassud ayna mhede (tarassud) mhld tarassud etmek rasadhane mahede etmek tezahr etmek muber, mnfail, dargn ibirr, infial, dargnlk muktedir olmak

gu gl gsz gd gdm gdml gldrmen gldr glmece gnce gncel gncellemek gncellik gndelik gndem gndzl gney gnl gnlk gn-te grel greli grellik grlk gven gvence gven gvenilecek gvenilir gvenli gvenlik gvensizlik gzel sanallar
H

enerji, kudret, kuvvet, tkat kavi ciz gtme, sevk sevk, gtme sevk edilebilen, dirlje komik komedi mizah iatra defteri, gazete, jurnol aktel aktel olmak aktalite yevmiye ruznme neiar, gndzc cenup tarihli yevm (gazete); muhtra (defter) eve, en yksek yer dinamik, enerjik enerjik dinamizm feyiz itimat teminat, garanti itimat yn- Itimad cidd, emin, emniyetli, yn- itimod emin, emniyetli emniyet, asayi emniyetsizlik, adem-i itimad sanoyi-i nefse

haberleme haktanr hlde

muhabere hakinas hemhal

101

halkbilgisi holk oyu fammodde tazrlk snf hepten hiilik ho gr hogrc hogrr

folklor, halkiyat referandum, r-y umumiyye madde-l Ibtidiyye ihzari snf tamamiyle nihilizm msmcho, tesmh, tolerans toleransl, msamahal msamahakr

lgm lm lman lml lmllk ra rakgrr s s ler stma klandrma k ler ldak n m ler

serap itldl mutedil (cor.) mutedil (psik.) mutedillik seciye, karkter teleskop hararet kalorimetre teshin tenvirat fotometre projektr u radyometre

I ibkey ie bak ie dnk ie dn ie kapan ierik iermek muka'or, konkav (ayna) derun murakabe entroverti (psik.) entroversiyon (psik.) atizim (psik.) muhtev tazammun etmek

102

igd iileri iitlm iitmek iken ilek idem icllk Jrek sel sellik iten itenlik i tepi itzk i uyum ikici il^icilik ikil ikilik ikincil ikircim ikircimli il ile ilen ilenmek ilerleme ilerici ilericilik iletim iletiim iletken iletkenlik iletki iletmek ilgi ilgilendirmek ilgilenmek ilgili

insiyak, sevk-i tabi datiliye zerk zerk etmek oyy mnev tazammun (mant.)
dhili, i am ar

btn, mahrem dahil lirizm derun, samim samimiyet ilc dhili nizmnme derun henk dijalist (feisf.) daiizm tesniye, ikili okluk (gram.) dalite tli tereddt mtereddit vilyet kaza teddu, inkizr, lnet beddu etmek, lnenlemek terakki terakkiperver terakkiperverlik nakletme, gtrme haberleme, komnikasyon nkil,, gtren, iletici nkiliyet, iieticilik minkale (geom.) gtrmek, nakletmek alka alkadar etmek alkalanmak alkal

103

lgin ilgisiz ilgl5izlil< linek ilinti ilintili iliik iliki ilikin ilk a ilke lkel ilkelcilik ilkelemek ilkellemek lkellik ilksizlik im mge Imgecllik imgelem imgeleme imgelemek imgesel imlep imlemek imren imrence imsel inak inak inaklk inaksal inan nanca inan inanl inanl 104

alka verici, enteresan, ilgi ekici alkasz alkaszlk, kaytszlk araz (fels.) nisbet, mensubiyet, oidiyet, taallk mensup, id, mteallik mnasebet, alka, irtibat, taalluk; merbt, id, melff mnasebet, aidiyet, temas, alka mteallik, id, dir kurn- l prensip, umde, temel dnce iptidi, primitif primitifizm umdelemek iptidailemek iptidalik sermediyet, sreklilik iret iayal, imaj imojizm muhayyile, imajinasyon tahayyl tahayyl etmek hayal iaretleyen ioretlemek gpta, imrenme gpta edilmi, mazbt, imrenilen iarete id nas, doma dogmatik, nass, na nossiyye, dogmatizm dogmatik, nass itimad; iman, itikad, akido: teminat itikad, imon, inan mutekid, mmin. mutekid, imanl

inanllk inansz inanszlk Incelem inceleme incelemek incelik indirgeme indirgemek indirim indirimli indirimsiz indirme inme insanbilim insanbilimci insanc insancl insanclk insanst irdeleme irdelemek stek istem istemli istemsiz isten isteneli istensiz ister i brakm i birlii i blm icll igder iitim iitsel ikil

imonilk imansz imanszlk rapor tetkik, etd tetkik etmek zarafet irca etme irca etmek tenzilt tenziltl tenziltsz tenzilt, tenzil etpe fel, nzl antropoloji antropolog hmanist insan sever, insana sokulan, ehli hmanizm fevkalbeer tetabbu', tetkik, etd tetkik ve tetabbu' etmek arzu, talep talep, irade ihtiyr, irad gayri irad, gayri ihtiyr irade iradeli, irad iradesiz, gayri irad icap grev terik-i mesi vazife taksimi amel maslhatgzar smia sem' phe, vesvese, vehim

105

ikillenmek ikilli
ilem

ilemez ilev levsel


itelik'

iyar
itilim

itilme itki ivdirmek ivecen ivecenlik ivedi ivedilik ivgen ivgenlik ivmek iye iyelik
iyicil

iyillkpl iyimser iyimserlik iyi niyet izdefn


izdm

izinli izlemek izlenim izlenimci izlenimcilik izleyen K kabarma kaak 106

phelenmek, vesveselenmek, vehme dmek vesveseli, vehimli muamele, ameliye tl fonksiyon, f'ule fonksiyonel mareket memur ihtibs Ihtlbs sevk-i tabi, sik tacil etmek, abuklatrmak acl, aceleci acelecilik, aclluk aceleci, savruk; acele, isti'cl acelecilik, savurukluk, msta'celiyet acele eden, koan koma, acele etme acele etmek, komak sahip, mlik shiplik, mlkiyet hayrhh. iyilik etmei seven hayrhh, hayrperver, hayrsever nikbin nikbinlik hsnniyet tema, tem irtisam mezun tkip etmek intiba empresyonist empresyonizm muakkip

med, denizin ykselmesi fira ri

kank

kanmak
kakk kakma

kolan
kaldra

kalm
kalml kalmllk kalmsz kaimsizlik

kalnt
kalt kalt kaltm kaltsal

mnzevi, kesine ekilmi istinkf etmek, imtina etmek, ekin mek tenafr, kakofoni tenafr, kakofoni mtebki, artan manivela beka, yok olmayp mevcut olarak kal ma bki, pyidar, zevalsiz, lmsz beka fni, yok olan, geici, lml fnilik bakyye miras miras, varis veraset, irs rs teebbs (yerinde olmayan veya g cn yetmeyecei bir ie) mme, halk, mer varlk m, mterek stimlk etme efkr umumiye, halk efkr mer vahdet-i vcud, panteizm Byk M illet Meclisi kanaat, dnce elindekiyle yetinen, kanaatkr, doymu kanaat etmek, yetinmek mutmain olmak delil ispat etmek delilli, mdellel vz- kanun vz- kanun hafi, mestr, rtl, gizli rtl olma, gizlilik, ibhm (anlatta) ml, kaplama

kalkma
kamu kamul kamulatrmak kamuoyu kamusal kamutanrclk kamutay kan

kank (esk.)
kamklanmak kankmak kant kantlamak kantl

kanun koyan kanun koyucu kapal kapallk kaplam

107

kapsam kapsamak kapsar


karac karaduygu karaduygulu

koralomo karamsar karamsarlk kararllk karasal kargoo kargaac kargaaclk kargaalk kargmak (esk.) karg (esk.) karmak karm karma
karmaa

ml, kaplama, Icine alma mil olmak, iine almak, ihtiv etmek mil, iine alan mfteri, kara alon, ftirac melankoli, kara sevda melankolik msvedde bedbin bedbinlik istikrar berr, kora le ilgili anari, karklk, fitne, ekime anarist anarizm anari, karklk, fitne, fesad, e kime beddua etmek, lanetlemek beddua,' lnet, telin mdahale etmek mahlut, kark olan madde muhtelit, kark mudile, kompleks, karmak olma hli mdil, kompleks, birbirine girmi, ka rk, etrefil ihtilt etmek, karmak, kark hl almak kartrmok, karmak hle getirmek muhlefet muhllf antipati mukayese mukayeseli mukabele, cevap, bedel . mtekabil ramen muhalefet zt, muhalif aleyhtar, muhalif mukabele, paradoks, antitez

karmak karmamak (esk.) karmatrmak (esk.) kar karc kar duygu karlatrma karlatrmak karlk karlktk
karn

karnlk kart kart kartlam

108

kartlamak kartlk kas kasl

ztlomak zddiyet, tezad, ztlk, mbyenet odele


adel

kaslm
kasm kasn

katlmak katk katksz katk katma


katman katmanlamak

takalls, kaslma ikinci terin, terinisani kramp itirak etmek mohlt, kark, sf olmayan .

saf
ilve mlhak, munzam, katlm tabaka iobakalamak mefhm mlteka, iltisak yeni, birleme yeri sahip kmak, himaye etmek; iltimas etmek takyid etmek kayd yaplm, kaydedilmi; arta bal lkayd, umursamaz, ilgisiz lkayd, lkaydlik, ilgisizlik menba, mehaz, mene ltuf, ihson, tfet heyeln, kayma, kaynama iktisap etmek hafriyat arkeoloji bizzat bizatihi, binefsihi
ind

kavram kavak kayrmak kaytlamak kaytl kaytsz kaytszlk kaynak

kayra
kaya

kazanmak kaz
kazbilim

kendi eliyle kendiliinden kendince


kent kentilik kentlemek kentli kentsoylu kentsoyluluk

kerte

ehir ehircilik ehirlemek ehirli burjuva burjuvazi radde, derece, mertebe

109

kesene kesenek kesenkes kesik kesiksiz kesilmek kesim kesin kesinleme kesinlemek kesinletirmek kesinlik kesinti kesintisiz kesit kestirme kestirmek keik keikleme kez (esk.) klavuz klavuzluk klg klglamok klgl klgn klgsal knamak

knamsmak kp krlma krlmak krm krso)

szleme, mukavele, abone aidat, iltizam kat'i, kesim kupr mtemadi, devaml, kesilmeyen inktaa uramak sektr, blm, para, ksm kat' teyid kafilem ek, kesin bir hl almak kat'iletlrmek, k a fi hle getirmek ka fiye t, k a filik inkta, denen bir parodan kesilen k sm , aralksz, devaml- vergi kesilmedert denen makta 1. tahmin, muhammen; tahmin 1. tahmin etmek nbet, sra mnavebe kere, defa rehber, yol gsteren rehberlik ameliyat, tatbikot, pratik, tatbik tatbik etmek amel, pratik, tatbik amel, pratik, tatbik amel, tatbik, pratik takbih etmek, ayplamak, beenme mek, zemm etmek, tenkld etmek; istihza etmek muaheze etmek, tenkld etmek an inkisar 1. mnkesir olmok. mnfail olmak, g cenmek 1. kotlim kr durumunda olan, krlk

110

ksa ksalt kslma


ksnmak

ksnt ksr dng kst kstlamak kstl ksmak kstak kkrt kkrtc kkrtma
ktk

1, muhtasar, mcmel htisar takobbuz tutumlu davranmak, Imsk etmek ksma, azaltma, kasr fsid daire hacir hacir altna almak; snrlamak, daralt mak mahcr takyid etmek, lahdid etmek, azoltmak berzah tevik, tahrik, kkrtma tahrik eden, mevVik, tevik edici tahrik, tevik hain 1. sevin, memnuniyet, holanma 2. vn, ftihar, mefharet, kendine gvenme ve nme memnun, sevinli 1. memnun olmak, sevinmek, holan mak 2. iftihar etmek, nmek cinayet 1. zlim, merhametsiz, gaddar 1. zlimllk, merhametsizlik, gaddarlk 1. gadir, zulm, hakszla uratma bz, bzan hviyet kimyevt katp, syga istcr, kira ile tutma ahs, adam, insan ahsiyet, mrvvet, insaniyet gayri ahs, ahs olmayan ahsiyetsiz

kvan

kvanl kvanmak kya kyc kyclk kym kimi kimlik kimyasal kip kiralama kii kiilik kiilik d kiiliksiz kiisel kllselcink kodk

ahsi
personalizm kahraman, yiit

111

koaklama kokusal kokumak kokuuk kol kolak


kollamak

kolluk (esk.) komut komuto


komutan komutanlk

konu konuk konuku konuk evi konuklamak konukluk konuksever


konum

konuma konumac konuu


konut

korucu koruma korunak


koruncak

korunma
korunum

koruyucu koruyuculuk koa koa

hamas iir, kahramanlk iiri, destan emm, koklama duygusuna ait taaffn etmek mteaffin ube, dal, ksm bazubent, kola taklan iaretli ba mukayyed olmak, muhafaza etmek, himoye etmek, sahip kmak, g zetmek zabta, polis, emniyet emir, buyruk kumanda, asker birlii ve ileri idare vazifesi kumandan, osker bir birliin ba kumandanlk mevzu, sje misafir mihmandar misafirhne misafir etmek, ziyafet ekmek m isafirlik, misafirhane misafirperver mevki, vaziyet, yer, durum, stasyon 1, konferans, hitabe 2. muhavere, mkleme, mushabe, sohbet konferans, katip, konuan sohbet, mushabe mesken, ikametgh beki, muhafz synet, vikaye, muhafaza, himaye melce, siper, tahaffuz yeri, snak mahfaza kendini muhafaza, mdafaa etme, savunma muhafaza, mdafaa, savunma hmi, himaye eden, koruyan, vki himaye, koruma, muhafaza, vikaye muvazi, paralel, mterafk bildirme (haber) eki

112

kouk kouku kouklama kouklam


kouklu koul koullar koullandrlmak koullandrmak koullanmak koullu koun kout koutuluk koutluk

kov kovalama kovma


kovumsama kovuturma

koyak
k

ktik kk
kken

kklemi kkten kktenci kktencilik krelmek


ksn ksnciil

manzume, koma, nazm nzm, manzume yazan nczm etme moare manzum art erait, artlar artlandrlmak, altrlmok artlandrmak, altrmak artlanmak, almak artl saf, sra, dizi (asker) muvazi, paralei parelelizm muvazilik, muvzt, porelellik dedikodu, ekitirme, ardndan konu ma takip, arkasna dme, izleme tard istiskal tkibat, soruturma ve oratrmo vadi, dere boyu vezin (iirde) msra mene, cezir mene, kaynak mstakar, kararl, yerlemi cezr, esasl, radikal radikal, radikalist radikalizm, cezriyye dumra uramak ehvet ehvetperest ksnme zaman gelmi hayvan, kz gn, azgn ehvn, ehev bedhh, bakalarnn ktln is teyen bedbin bedbini, bedbinlik
113

ksnk ksnl
ktcl

ktmser ktmserlik

kt niyet ktye kullanma kullanlm kullanma kullanm kumla kumul


kural kurallamak kurallatrmak kurall kuralsz

kuram kuramc kuramsal


kurgu

kurgusal kurma
kurmay

suiniyet sui istiml mstamel istiml, tasarruf, yararlanma istiml, tasarruf, teaml plaj, kumluk yer, kumsal kum tepesi kaide kaidelemek kaidelefirmek kaideli kaidesiz nazariye, teori nazariyecl, teorisyen nazar, teorik montaj, kurma speklatif (fels.) montaj, tasis etme erknharp hals, necat fidye hals, necat, reh, selmete erme messis, bni heyet kongre tesis, messese, teekkl messese messeselemek vehim, hayl, asl olmad holde zi hinde kurulan ey, evham nesil muhasara, cbluko phe (aslnda: endie, tasa, tel ikil, kuruntu, vehim, korku) pheci phelenmek pheli phesiz saadet, devlet, kudsiyet tebrik etmek, kutlulomak

kurtulma
kurtulmalk

kurtulu kurucu kurul


kurultay

kurulu kurum kurumlamak kuruntu kuak kuatma


kuku kukucu kukulanmak kukulu kukusuz

kut (esk.) kutlamak 114

kutlu kutlulamak
kutsal kutsallamak kutsallk

kutsamak kutsuz kuz kuzey kuzey bat kuzey dou


kuzeysel

kmsemek kltme kskn


km

kmclk kmlenmek
M

mbarek, uurlu tebrik etmek mukaddes, kuds mukaddeslemek mukaddeslik, kudsiyyet takdis etmek uursuz kuytu yer, az gne alan imal (kuzay olmas gerekir) iml-l garb iml-l ark iml istihfaf etmek, istisgar etmek, ehem miyet vermemek' tasgir muber phe, kuku phecilik, kukuculuk phelenmek, kukulanmak

mayas bozuk memnunlukla meydana kmak

meydana gelmek meydana getirmek


milletvekili

miras
mutu mutucu mutulamak mut mutlu mutluluk mutsuz mutsuzluk

cibilliyetsiz maalmemnuniye tekevvn etmek, tahakkuk etmek, tebeyyn etmek, tezhr etmek, sbt bulmak teekkl etmek tekil etmek mebus vris mide mjdeci mjdelemek saadet, baht, talih, uur mesut bahtiyar saadet, baht, bahtiyarlk bedbaht bedbahtlk

115

N
neden nedensel nedensellik nelik nesne nesnel nesnelcilik nesnelemek nesneletirmek nesnellemek nesnelletirmek nesnellik ne yapp yapp ne yazk ki nice nicel nicelik nicelilcsel nite nitel nitelemek nitelik nitelikli niteliksel niteliksiz niteliksizlik nitese! noktalama nfusbilim sebep sebebi illiyet mhiyet obje, madde, ey objektif, lm oblektivizm objelemek, eyaJamak objeletirmek objektiflemek objektifletirmek bjektiflik behemehl maatteessf, maalesef ne kadar kemm kemiyyet kemm nasl keyf, keyfiyete it vasflandrmak, tavsif etmek keyfiyet, vasf, kalite vasfl, kaliteli keyf, keyfiyete it vasfsz, kalitesiz vasfszlk, kalitesizlik keyf tenkit demografi

O
odak
okul okullu

okuma okur
okutman

mihrak mektep mektepli kraat okuyucu, kari lektr, okutucu

116

olabilir olabilirlik olaan olaan d otaan st ola ki olanak olanokl olanaksz olas olasclk olasl olaslk
olay olaybilim olayl olaysz

oldu bitti olgu


olguculuk

mmkn, kobil, muhtemel imkn, ihtiml tabi, olelde gayri tabi, anormal hrikulde meer ki imkn mmkn gayri mmkn muhtemel ihmliye, probabilizm ihtimali ihtiml hdise, fenonen fenomenoloji hdiseli hdisesiz emri vki vak'a pozivitizm msb&t tercmeihl mmkn imkn menfi menfilik, negativizm teekkl, tekevvn teekkl etmek teekkl, tekevvn fkra amOd- fkar murdar ilik, mh-i evki hemp arkadalk, tesant, dayanma tasvip, kabl tasvip etme, tasvip, kabl tasvip etmek, kab]| etmek tmirat, tm ir lm ir etmek

olumlu olumluk olumsal olumsollk olumsuz olumsuzluk olu olumak oluum omur omurga omurilik omuzda omuzdalk onam onama onamak
onarm

onarmak

117

onay onaylamak onayl onaysz ondalk


onsun ongunculuk ongunluk

onmak
onur onurlandrmak onurla

onursal
onursuz

oran oranlamak oranl oransz orant orantl orta orto orta ca ortak ortaklaa ortoklaaclk ortaklama ortaklamak ortaklk ortalama ortam ortak
orun

tasdik, tasvip tasdik etmek, tasvip etmek tasdikli, musaddak tasdik edilmemi aar, aar totem totemizm saadet, kutluluk, bereket, feyiz if bulmak, iyilemek, felh bulmak, sloh olmak, kurtulmak eref, haysiyet, izzet-i nefis, kibir ereflendirmek erefli, izzet-i nefis sahibi, vakorl; kibirli fahr vakarsz, haysiyetsiz nisbet, tensp; biim, l, tahmin tahmin etmek, lmek bimek m tensip,'biim li; endaml, yakkl nisbetsiz, biimsiz; hantal nisbet, tenasp mtensip vasat fer'-i fiil, partisip, sfot-fiil kurn- vust erik, mterek mtereken, kollektif kollektivizm itirak, mareket itirk etmek, ortak olmak irket vasat vasat, muhit, evre teark, ortak olma mevki, makam mer'a celse rey, gr rey vermek, reye sunmak

otlak oturum
oy

oylamak 118

oylum

oymak oyun oyuncu oyunculuk oyunlatrmak


ozan ozans

hacim, cirm airet piyes, temsil aktr, aktris aktrlk dramatize etmek ir (asl; halk iri, k) irne

o
deme demek dence denek denti dev devli
devdi

dl dllendirmek dn dnlemek dnl dnsz e renci rencilik renim


renmelik

reti retim
retmen

retsel r t tlemek lek

intikam tediye tediye etmek, tanzn etmek tazmin tahsisat idat vazife, vecibe, klfet muvazzaf, mkellef vozifeinos mkfat (asl: dl ve mn farkl) mkfatlandrmak ivaz, tviz tviz vermek tviz tavizsiz unsur, eleman; cz, uzuv, ye talebe talebelik tahsil burs doktrin, meslek tedris, tedrisat muallim, retici didaktik, tllm, retici akran, menus nasihat nasihat vermek, tavsiye etmek mikyas

119

l ll lm ln lsz
ltrmek lt

ldrme lmez lm lml lmllk lmsz lmszlk nce ncel


nceiem ek

ncelik ncesir ncesizlik nc ncl


ndelik nder

nek nei nem nemli nemsemek nemsiz nerge neri nerme nermek ngrmek ngr ngrl ngn nlem 120

/ezin (iir ve musikide) mutedil, uygun, hesapl tahmin, takdir standart itidalsiz, dengesiz, ar, geliigzel kyaslamak, mukayese etmek kriter, msdak, kstos mukotele lyemut vefat fni, geici fnilik lyemut lyemut olma, ebedlik makabil selef takdim etmek, ne olmak takaddm ezel ezeliyet pidor nde gelen, ilk; mebde, prensip (mant.) avans lider, ef prefiks vde, mehil ehemmiyet mhim, ehemmiyetli mhimsemek ehemmiyetsiz takrir teklif teklif, kaziyye teklif etmek derpi etmek, gz nnde tutrhak basret, drendilik basiretli, drendi arife tedbir

nlemek n seim nsel nsezi n sz n tasar n tasan n yarg ren rge rgen rgencillk ergenlemek rgenllk rgensel rgenselllk rgt rgt rgtlk rgtlemek rgtlendirmek rgtlenmek rgtl rgtsel rgtsz rnein rnek rneklendirmek rneklik
rnekseme

mni' olmak, engel olmok intihb- evvel apriori, kabl hiss-i koblelvuku mukaddime proje, avanproje ilk proje, avanproje pein hkm harabe, virane, yknt motif uzuv, organ organizm organlamak uzviyet, organizm uzv uzvlik tekilt tekilt tekiltlk tekiltlandrmak tekiltlandrmak tekiltlanmak tekiltl tekilta ld tekiltsz mesel nmne, ekil, suret, m odel,, benzer. misil, eit, misl nmne vermek, misl vermek numunelik kyas, analoji tahsist- mesture methiye medhetmek. sen edmek mefharet, fahr iftihar, vnme iftihar etmek hikye hikyeci, hikye yazar

rtl denek vg vmek


vnce

vn vnmek yk ykc

121

ykclk yklemek yknce yknmek ,yksel z


zdek

zdeki zdekilik zdeksel zde zdelemek zdelik zdevim zdevimsel zdevimsedik z deyi zel zelci z eletiri zelik zellemek zelletirjnek zellik zellikle zen zenci zencillk
zendin

zenbirmek zengen zenli zenmek zensiz zensizlik zenti zentici zentili zerk zerklik 122

hikyecilik hikye etmek fabl taklid etmek hikyeye ait muhteva madde, cisim (asl mns; kk) maddeci, materyalist , materyalizm, maddecilik madd ayni, eit ayniletirmek, ayni klmak ayniyet otomatizm otomatik otomatiklik vecize husus . husus teebbsc otokritik, kendi kendini tenkid hassa hususilemek hususiletirmek hususiyet bilhasso, hususiyetle itina, ihtimam arror, hevesli amatrlk tevik tevik etmek amatr itinal itina etmek, heveslenmek itinasz itinaszlk, ihml taklit, taklitilik hevesi; zenme ii takliti ihtimamla yaplm, itinal muhtar muhtariyet

zet zetlemek zetleyi zetleyim zge zgeci


zgecil

hulsa
hulsa etm ek

zgecilik
z gemi

zg zgl zglemek zgllk zgn zgnlk zgr zgrlk


zgrlk

icml brifing gayri, baka, dier dierkm dierkm dierkmlk tercmeihl hs, mahss karakteristik, nev tahsis etmek neViyyet orijinal orijinalite hr, serbest hrriyet, serbest
hrriyeti

zgrlklk zgrlksz zlem zleme zlemek zlemek zletirme zletirmeci zletirmecilik zletirmek zletmek zlk ileri zllk zne znel znelcilik znellik zsel
z sevi

hrriyetilik hrriyetsiz hasret hasret, itiyak hasret duymak, itiyak duymak, gre cei gelmek z hle gelmek, sflamak tasfiye etme (dilde) tasfiyeci tasfiyecilik tasfiye etmek hasret ektirmek zt ileri cz, veciz olma fil sbjektif, enfs sbjektivizm sbjektivite, sbjektiflik muhtevaya it haysiyet, izzetinefis, eref; narkisizm vecize

z sz

123

oz su zmleme zmlemek zmseme zmsemek zmsenmek


ziinlii

z veri zverili z yaam

usare assimilosyon. temsil temsil etmek assimilosyon, temsil assimile etmek, temsil etmek temessl etmek derun, zt fedakrlk fedakr otobiyografi

P
paral

parasz pora parlamak porma olmak pay payda pekin pekinlik pekitirmek pekitmek pskrtec

cretli (asl mr)s: zengin, bedava olmayan) bedelsiz, bedavo, meccnen pasaj, ksm itil etmek, tutumak dahli olmak, medholdr bulunmok hisse, sehim hissedar muhakkak, mevsk mevskyet tahkim etmek, tekit etmek, takviye etmek tekit etmek plverizatr

rastlamok
rastlant

rastlantsal
Tuhbilim

ruhbilimci

ruhbiltmset
ruh zmc ruh zmsel ruhzm ruh -hastas ruhsal

tesadf etmek, rastgelmek tesadf, rast gelme tesdf ruhiyet, psikoloji, ruhbilimi psikolog, ruhiyat psikolojik, ruhbilimi ile ilgili psikanalist psikanalitik psikanaliz psikopat ruh, psikolojik

124

sabuklama

sa beeni
sa duyu

sa dnce sa gr sd grl sa grz san sa istem salamak salk salkl salksal salksz
sa tre saknca sakncal sakncasz

sakngan saknmak saknt sakntl sakntsz saldrgan saldrganlk saldr saldrmak saldrmazlk salg salglamak salgn salk salklamak salk vermek salverme
salt

salt ounluk

hezeyan zevki selim akl selim, hissi selim fik ri selim basiret basiretli basiretsiz sahih hsn niyet temin etmek shhat, fiyet shhatli shh shhatsiz rf, ahlk mahzur mahzurlu mahzursuz Ihtiyatkr, ihtiyatl, ekingen ictinb etmek, ihtirz etmek, ekinmek ihtiyat ihtiyatl ihtiyatsz mtecviz, tecvzkr tecvz, mtecviziik hcum, taarruz, tecvz hcum etmek, taarruz etmek adem-i tecvz ifrz, ifrzt ifrz etmek sar, mstevli; istil tavsiye, trif trif etmek tavsiye etmek tahliye etme, serbest brakma mutlak (asl mns: yalnz, tek, srf) mutlak ekseriyet

125

saltlk saltk sann Samanyolu san sanal


sanat

sanatl sanmak
san

sank sanr sapk sapklk sapn saplant sapmak saptamak sarka sarkl sarkt

mutlakyet mutlak: mutlaka kehkean hret, an; lkap, unvpn mevhm sanatkr musanna rekz etmek, saplamak, batrmak, di lemek zan, vehim, hayl maznun, sulu olduu sanlan birsam gayri tabi olan, sapm, anorml gayri tabilik, anormallik, doru ve ta bi yoldan sapma, dallet dallet fikr-l sbit, idefiks inhiraf etmek tesbit latmek rakkas rakkas istalagtit helezon bayi tez, iddia, dv (asl mnsi; sz, ha ber) harp, mcadele muhrib, cengver muhriblik, cengverlik muharebe, mcadele cengver muharebe etmek, mcodele etmek mddel umum mddei umumlik iddia etmek tezli, iddial tertipsiz, dank, dikkatsiz ihmalkr, ihmlci

sarmal
satc sav sava sava savalk savam savakan savamak savc
savclk savlamak savl

savruk savsak 126

savsamak savsaklamak savsaklk savunca sanvunmd savunmak savunu savunucu savunuculuk


saya

saydam saydomlamak saydamik sayg saygdeer saygl saygllk saygn . saygnlk saygsz saygszlk say say sfat
saybilim

saylama sayl saym


sayn

hml etmek ihml etmek, geciktirip yapmamak Ihmlkrlk tez mdfaa mdfaa etmek mdfaa mdafi, mdfaa eden mdfilik sayc, muaddid efff effaflamak efffiyet hrmet, ihtiram muhterem hrmetkar hrmetkrhk muteber itibar, kredi sayg gstermiyen, lbli, mnase betsiz hrmetsizlik, lblilik, mnasebetsiz lik adet, miktar, numara, nsha sfat- adediyye matematik istatistik, ihsriyt mdd, saylm tdd, sayma muhterem, sayg deer hesaplamak, mahsb etmeR, takas etmek divan- muhsebt, muhsebat divan/ mebus, milletvekili itibr, izf tdd etmek, kabl etmek, addetmek: hrmet etmek muhasip muhasiplik, muhsebe

saymak
Saytay

saylav
saymaca

saymak sayman saymanlk

127

sayr

sayrl
sayrlar evi sayrlanmak sayrlk

sayrmsak sayrmsamak
seenek sei seiciler kurulu

seilmek seim sekin sekinlik seme semeler semece semeci semecilik semek semeli
semen semenlik sekizgen

sepettopu sepi sepici sergen sergi sergilemek sergilik serven sesbilgisi


ses bilim

sesil sesde sesli sessiz


sevecen

lasta, keyifsiz maraz, patolojik hostahane hastalanmak hastalk mtemriz temrz etmek alternatif intihap jri Intihb olunmak, intihb edilmek intihb, intihbt mmtaz mmtaziyet 1. ihtiyar, 2. sekin, seilmi antoloji, mntahabt semek art ile eklektik eklektizm intihb etmek, ihtiyar etmek; fark et mek, ayrt etmek muhayyer mntehip, seici mntehiplik sekiz kenarl, sekizli, msemmen basketbol debblk, tabaklk debba vitrin tehir yeri, meher tehir etmek vitrin, camekn mcer, sergzet fonetik, savtiyat fonoloji fonetik, savt homonim vokal, sit, nl konsonant, smit, nsz efkatli, mfik

128

sevecenlik

sevi sezdiri sezdirmek sezgi sezgicilil< sezgisel sezmek scakler sa snak


snk

snmak sk dzen sk ynetim snama snamak


snav

snf gacme snflama snfta kalma snflandrma snk snr snrda snrlamak snrlandrmak snrlayc snrl snmak
srala

sv
sim

simge simgeci simgecilik simgelemek simgelemek

efkat sevgi, ak ima ima etmek, hissettirmek sezme, sezi, kads, tahadds tahaddsiye taiadds hissetmek, kestirmek termometre kapasite melce mlteci iltica etmek disiplin, zabturabt rf idare tecrbe tecrbe etmek imtihan terfi etme tasnif ipka tasnif etme, ksmlara ayrma krk, bozulmu, dank hudut hemhudut tahdid etmek, snr koymak snrlamak, tahdid etmek tahdd mahdd, snr olan, snrlanm krlmak, dalmak; bozulmak, malup olmak klasr myi iaret, imar remiz, timsl, senbol senbolist senbolizm senbolize etmek senbollemek

129

simgesel simgesellik sin sindirim sindirimse) sindirmek


sinirbilim sinirce

senbolik senboliktik kabir, mezar


hazm

sinlii< siyasa siyasal soutmak soutkan soutma soluk solunga solunmak solunum somut somutlomak somutlamak somutlatrmok somutluk sona ermek son deyi son ek
sonlu

sonrasz sonraszlk son sz sonsuz sonsuzluk sonu sonulandrmak sonulanmak sorgu sorgu hkimi soru
sorum

hazm hazm etmek nevroloji nevzoz kabristan siyaset, politika siyas, politik massetmek, emmek mberrid, soutucu soutucu, milberrid nefes galseme teneffs etmek teneffs, nefes alp vermemahhos mahhas klmak mahhaslamak mahhaslatrmak mahhastk nihayet bulmak epilog, son sz sffIks mtenhi, sonu olan ebed ebediyyet, ebed htime namtenahi, bnihye nmtenhilik netice neticelendirmek, intc etmek' neticelenmek istintak mstantk sul, istifhm mesliyet

130

sorumlu sorumluluk sorumsuz sorumsuzluk

sorun
sorunsal soruturma soruturmok soy soya ekim soya ekme soy aa soyda soy krm soylu soyluluk soysuz soysuzlama soysuzlamak soyut soyutuluk soyutlama soyutlamak soyutlanmak soyutluk sbe smrge smrgecilik smrgelemek smrgeletirmek
smrgen smrgenlik smrmek smr smrc smrclk

mes'l mesliyet mes'llyetsiz mesliyetsizlik, adem-i mes'liyet mesele, problem problematik tahkikat, tahkik tahkik etmek rk veraset, irsiyet veraset, irsiyet, atavizm ecere rkda katlim, jenosid asl, necb aslet, necbet alak, ahlk bozuk, hususiyetini kay betmi tereddi tereddi etmek mcerret, abstre abstraksiyonizm tecrid tecrld etmek tecerrd etmek mcerretlik beyz, oval mstemleke, koloni mstemlekecilik, kolonizm mstemlekelemek mstemlekeletirmek istismorc istismarclk istismar etmek istismar istirmarc istismarclk itfa, sndrme

snm

131

snnlemek svg sylem sylen sylenbiHm sylence sylenge syleni sylenti


sylei syleim

itfa etmek, sndrmek kfr, svme sz ive m it, sture m itoloji, esatir efsne monolog
teJffz

sylemek sylev syleyi sz szc


szck

rivayet, yia sohbet, musahabe diyalog mzkere etmek nutuk diksiyon kelm, kavil raportr
kelime

szclk szde sz dizimi szel sz etmek sz gelimi sz gelii sz gtrmez sz konusu szle szleme szlemek szl szlk szlk sz edilen sz geer szl
subay sucul

su su atmak

raportrlk gy sentaks, nahv lafz bahsetmek mesel mesel gayri kabili itiraz bahis mevzuu, mevzu bahis ifahen, ifah olorak mukavele mukavele akd etmek ifh lgat kitab lgat kitab yazan, hazrlayan mezkr nfuzlu ifh zbit hidrofil kabahat, crm iftir etmek

132

subilimi su ilemek sulamak sulanmak sulandrmak sulu susuz su st


sungu

sunmak sunu sunu


susku

suskun suskunluk susturmak srdrmek sre


sre

sre duran sre durmak sre durum


sreen sreenlemek sreenlik

srek srekli sreklilik sreksiz sreksizlik sreli srgn srmek srm srml srmsz srngen srp gitmek

kriminoloji crm ka etmek itham etmek itilam edilmek teorim etmek, ithm etmek kabahatli, mcrim msm crm mehd, mehd su takdime arz etmek, takdim etmek rz, sunma mrzot, sunma skt, susma skt sktlik iskt etmek devam ettirmek, uzatmak mddet vetre tl devam etmek, temdi etmek atlet mzmin mzminlemek mzminlik devom, temdi devaml, uzun, mtemdi, ok sren devamllk devamsz devamszlk mevkut, peryodik nefy, kovma, menf, srlen kimse nefy etmek, kovmak; devam etmek, uzamak reva, itibar; tedavl, arz revata olan, srm ok olan, sat lan (mal) revata olmayan, satlmayan (mal) zhife temdi etmek, devam etmek

133

aka akalamak okmak arkiyat .


ak

ama amak alacak enlik imdiki zaman len

latife mltafe terennm etmek msterik hayret tahoyyr. hayret etme tahayyr etmek, hayret etmek yn- hayret festival hl, hl-i hzr ziyafet

tadm takmak

takma ad tamlama tamlanan tamlayan tam say


tamu tan

tatmo, tat alma yetenei, zlka musallat f4kir nm- mster terkip muzf muzfnileyh aded-i mretteb, aded-i tm cehennem tonmo. tehis hit ihd etmek, tank gstermek hltlik tanmak, tehis etmek tantmo, tantm, triz tantmak, trif etmek beyyine, hit, hccet, ispat ispat etmek takdim etmek prospekts amak, hayrete dmek acayip, garip ilh

tank tanklamak tanklk tanlamak tanm tanmlamak tant tantlamak tantmak


tantmalk

tanlamok tanmal Tanr

134

tannbilim i tanrclk
tanra

tanrsal 4anr tanmaz tanr tanmazlk


tansunak

tansk
tap

tapnak
iapn

tapn tapnmak tapma tapmak


tarm

tarmsal
tarihsef tart tartma tartmak

tasar lasanm tosormlomak tasarlamak tasm tasmlamak taslak tal tama tanr tanr mal totnmoz mal tat talama talamak tecim tecimen tecimevi tecimsel

ilhiyat, teoloji teizm ilhe lh ateist, mlhid ateizm, ilhd hayran olmak, hayrete dmek mucize, hrika mbd mbed, ibdethne ibdet, tapnma, tapn ibdet, tapnma ibdet etmek peresti kulluk etmek, tapnmak ziraat ziri tarih mnazara mnkaa mnakaa etmek lyiha, proje tasavvur tasavvur etmek tasavvur etmek, zihinde hazrlamak kyas kyas etmek kroki, tasarlanm ilk ekil fosil, mstehse nakil, nakletme portatif, nakledilir menkul mal gayri menkul mal nakil vastas, vasta-i nakliyye hiciv tahaccr etmek ticaret tccar ticarethane ticar

135

teet
temen

tek tek tek tek tek

bana dze dzen dzenk dzenlik

tekel tekelci tekelcilik tekelletirmek

tekellik tekif tekilletirm ek tekillik tektanrc tektanrclk tensel tepke


tepki

mms, deen mlzm mnferiden monoton, yeknesak, muttarid monoton, yeknesak, muttarid monotonluk, yeknesaklk monotonluk, yeknesaklk inhisar Iniisarc infisorclk Inhisarlatrmak mutlakyet, monari mfret mfret hle getirmek mfret olma hli monoteist monoteizm beden, madd refleks aksijlamel, reaksiyon et akslaniel yapmak stlah stlha ait mksen mtenasip cz, ksm cz', ksm menfr menfrluk ruh psikanaliz psikanalitik rh. rhn, mnevi spritalist spritalizm rhlik, rhnlik ton ihtizaz ihtizaz etmek bedir

tepkili tepkimek
terim

terimsel
ters orantl

tike tikel tiksin tiksin dik


tin

tin zm 4in zmsel tinsel tinseici tinselcilik tinsellik


titrem

titreim titremek tolunay 136

toplam toplama toplamak


ioplanak

toplanma toplanmak toplant toplar damar topluluk


toplum

toplum bitim toplumbilimci toplumbilimsel toplumcu toplumculuk toplumsal toplumsallatrma toplumsallatrmalc toplumsallk toplu tartma tortu tre
trebiUm

treci trecilik tre d tredc tredcik trel tren tz tzclk


tuay tubay tugeneral

yekn, mecm cem, iktltaf cem' etmek itimagh, meclis tima, temerkz tima etmek tima veri t cemiyet, cemaat cemiyet itimaiyat, sosyoloji sosyolog sosyolojik sosyalist sosyalizm tima, sosyal sosyalizasyon sosyolize etmek sosyallik forum rsb detler, ahlk otlkyot, etik ahlk, moralist moralizm lahlk, amoral amorollst amoralizm ahlk merasim kk, asl, cevher cevheriyye iiva tuay komutan, albay mirliva kabza delil, beyyine zabt, mazbata, zabt varakas mebla, miktar

tutak
tutamak tutanak

tutar

137

tutorl tutarllk tutarsz tutarszlk tutku tutkulu tutkun tutkunluk tutkusol tutsak tutsaklk
tutu

tutucu tutuculuk tutuk tutuklama tutuklam ok


tutuklu tutukluluk

tutulu tutum tutumlu tutumluluk tutumsuz tutumsuzluk tketici tketim tm tmce tmdengelim tmdengelimse) tmel tmevarm tmevarmsal tm le tmlemek tmlenmek tmler tm say

insicaml insicamllk insicamsz insicamszlk ihtiras, iptil, dknlk h tira s l' mbdel, meftun, meclb, k meftniyet, ibtil Ihtisasl esir esirlik, esaret rehin, ipotek muhafazakr muhafazakrlk mevkuf, tutulmu tevkif, tutma tevkif etmek, tutmak mevkuf, tutuk, tutulmu mevkuifiyet mevkuf, tutulmu hareket, tavr; iktisat muktesit, idareli muktesitlik msrif, idaresiz msriflik mstehlik istihlk btn, tamam cmle tlll, dedksiyon dedktif klli istikra, endksiyon endktif mtemmim, tamlayc ikml etmek, tamlomak ikml edilmek, tamamlonmak mtemmim, tamlayc tam say, aded-i mrefteb

138

tr
trde trdelik

tre trel treti tretici tretme tretmen tren trsel trsellik trm tze tzeci tzel tzel kii tzk

nevi, eit hemcins, mtecnis tecns, mtecnislil< lukuk, adalet adl, hukuk bulu, icat, ihtiva treten itikak muhteri, mucid mtak nev' nev'iyyet tekevvn, sudur adatet. adliye, hukuk hukuku hkm, hukuk hkm ahs nizmnme

uak uucu uuculuk uramak


ura

ura uramak uirata uurlama ula


ulam

ulamo ulamak ulam ulatrma ulu gnll ululamak ulular sz

tayyare pilot pilotluk mruz kalmak meguli/et, meslek meguliyet, meslek itigal etmek meslekta teyi etmek zarf-fiil, rabt sigas zmre, kategori, makule, grup, takm balama, vasl, ekleme, ilve balamak, ulatrmak, ilve etmek muvsala, mnkale mnakalt, muvsalat licenb tzim etmek, tevkr etmek kelm- kibr

139

ulus

ulusal ulusallatrmok ulusallk ulusu ulusuluk uluslararas umar umarsz umarszlk ummak umut umutlu umutluluk umutsuz umutsuzluk uruk us us alr usa vurmak
usu usuluk usdt usdlk

uslamlama uslamlamak ussal ussallatrma ussallk


utku uyak uyakl uyaksz

uyanca uyaran uyar


uyartigan

uyarlmak
uyarlama

millet m ill miMletirmak m illiyet milliyeti m illiyetilik beynelmilel, mliletlerars re aresiz resizlik mid etmek mit mitli m itiilik nevmd, mitsiz nevmd, mitsizlik kabile, oymak akli, terbiye mkl. Dklo' uygun muhakeme etmek rasyonalist, aklc rosyonalizm, akliyye, aklclk akl d, irrasyonel irrasyonalizm, akldlk muhakeme yrtme (fels.) muhakeme etmek, muhakeme yrt mek akl rasyonalizasyon, akliletirme aklilik .zafer, yenme kafiye, ayak kafiyeli kafiyesiz dikkat mnebbih, ikaz eden ikaz, tenbih kabil-i tenbih ikaz edilmek adaptasyon, adapte etme

140

uyarlamak

uyarlk uyarma uyart


uydu uyducu uydulamak uyduluk

uyduruk uygar uygarlamak uygarlatrmak uygarlk uygu uygulama


uygulamak uygulamal uygulanmak

uygulaym uygulaym bilim uygulaymblllmse! uygulaymsal uyruk uyrukluk uyum uyumlu uyumluluk tiyumsuz uyumsuzluk
uyuntu

adapte etmek, ntibak ettirmek mutabakat, uygunluk ikaz, tenbih ikaz, ihtar peyk peyki peyklemek peyklik uydurma ey, snla meden (uygur'dan bozma) medenlemek medenletirmek medeniyet tekabl, tetabuk tatbikat, tatbik, pratik tatbik etmek tatbik, pratik tatbik edilmek teknik teknoloji teknolojik teknie ait tebaa tebaalk, tbiiyet tenk, armoni, mutbakat tenkli, uyumu olan ahenklilik henksiz dhenksizlik uyuuk, miskin uykuda gezen, ir fl'lmenm ihtilf uyuma, anlama, mtiza, mutabakat becerikli, ie yatkn, usta, ehil telepati vs'at, mekn imtidad etmek temdd etmek fez

uyurgezer uyumazlk uyuum uz uzaduyum uzam uzamak uzatmak


uzay

141

uzaysal uz bilim uz gr uz grr


uziletiim

uzlam uzlama uzlamac uzlamaclk uzluk


uzman uzmanlamak

uzmanlk uzunkafal

fezya alt htisas, irfan, kltr durendilik, basret, uza grma drendi, uza gren telekomnikasyon uzlama, uyuma uyuma, uzlam telifci telifilik ehliyet, ustalk, hozkat mtehasss mtehassslomak, mtehasss olmak ihtisas, mtehassslk dolikosefol

gen leme lemek letirmek lke lk lkc lkclk lkletirmek lksel lkselletirmek n nlem nl nsz
rem

reme remek
rete

retici retim retmek

mselles teslis, triloii blmek, paylamok tevzi etmek, datmak, paylotrmak memleket, diyar mefkre, ideal mefkreci, idealist mefkrecilik, idealistlik, idealizm mefkreletirmek ideal idealizasyon an, hret nid, nleme naml, mehur; sadal, vokal sadasz, konsonant, konson fiz tensl doup oalmak, artmak jeneratr, elektrojen mstahsil istihsl stihsl etmek

142

retmen
rk

rperi
rn

st stelemek stenci slenme sten mek


stlenmek

st kapal
ye yelik zg zn

mstahsil panik re mahsl mfevk srar etmek, tekit etmek mteahhit, stne alan taahht, angajman taahht etmek, stne almak stne almak, deruhde etmek zmnen z zhk eziyet, eza, cefa keder, mell, znt

varlk
varlkbilim

varlkl varlksz varmak var olu var oluu var oluuluk var saym var say var saymak varsl vorsllumak vazgeme verecek verecekll vergici veri verim verimli

mevcudiyet, servet ontoloji zengin, servet sahibi fakir, yoksul muvasalat etmek, vsl olmak mevcudiyet egzistansiyalist egzistansiyalizm faraziye, ipotez, var sayma faraziye, ipotez, var saymo farz etmek zengin zenginlemek feragat etme, sarfnazar etme bor, deyn, zimmet borlu, medym tahsildar mu't, donne' semere, mahsl, randman semereli, randmanl, mahsldr, mnkit, msmir

143

verim lilik verimsiz verimsizlik vurgu vurgun vurguncu vurgunculuk vuru vuru

semereli olmak, mnbitlik, prodktivi te semeresiz, gayrimnbit semeresizlik, rand'manszlk, goyrl mnbitlik aksan ihtikr, speklsyon muhtekir, speklatr ihtikr, vurguncu olma darbe darbe, darb (musiki)

yaban
yabancl yabanctihk

yabanl yabanllk
yabans

yabanslk
Yabansmak

yad
yadsl

yadsma yadsmak yadsn yadsnlk


ya

yamurluk yakar yakar yakarmak

kr, ssz yer; yaban, yabanc egzotik egzotizm yaban, vah', ehl olmayan yabanlik, vahet, vahlik garip, acayip, tuhaf acayiplik, tuhaflk, garabet tuhaf, garip, acayip bulmak; yabanc grmek yabanc, gurbet; baka, bigre, tan dk olmayan menfi nefy, inkr inkr etmek, tanmamak garip garbet, gariplik dman pards dua, yalvarma, yakarma, tazarru, ni yaz mnct, dua, yalvarma, yakarma, tazarru yalvarmak, tazarru etmek, niyaz et mek, dua etmek, mnctta bulun mak

144

yaknma yaknmak
yaknsak yaknsamak

yakt yaklak yaklam yaklama


yakma

yalanlama yalanlamak yalaza yalgn


yaln

yaln yalncak yaln yalnlk yalnlatrma yalmlk yaltm yaltmc yaltkan yaltmak yalman
yalnzclk

ikyet, ekv ikyet etmek mtekorib (fizik) bir eyin olmasn yakn grmek: ya kn olmak, tekarb (fizik) mahrijkat, yakacak takribi, aa yukar yaklama, ele alma bakma tarz yakn olma, iktirn brlr tekzip tekzip etmek alev serap alev sde, plak plak basit basitlik sdeletirme sadelik tecrit, izole tecriti, izoleci mcerrid, tecrit eden, zolatr tecrit etmek, zole etmek sarp, dik yer; sivri ksm infird, yalnz kalma tutumu mtebasbs, dalkavuk tabasbus etmek, dalkavukluk etmek tabasbus, dalkavukluk peygamber, resijl rislet, peygamberlik erilmek bir yana doru eik, yamlm; ibik, m n la rif (geomet.) eiklik yanda olan; alaca, iki renkli iskele profil

yaltak yaltaklanmak yaltaklk yalva, yolova yalvalk yanlm ak yamuk yamukluk


yanal

yonolk yanay

145

van blm yanda yandalk yang yanglanmak yangl


yank yankmak

yanlg yanlma yanlsama yanlmaz yanlt yanltmaca yanltma


yamt

yantlamak yantlanmak yank (yanku) yanklanmak


yanl

yans

yansilama yanslamak (yansmak)

yansma yansmak yanstmak


yansz yanszlk

yantutar
yanlutarhk yantutmaz

fasl taraftar, birinden yano olan taraftarlk, birinden yana olmak iltihap, ufunet iltihaplanmak mltehib, ateli, iltihaplanm yanp yaklan, ikyeti, mteki yonift yaklmak, szlanmak, tozallum< etmek hat, sehiv, yanl, yanlma hat, hatya dme ga1at- his, illzyon lyuht, hat etmez hat, sehiv mualata, zihnini kartrp yantlma sr'atle sylenirken yanlmamas g, olan sz cevap cevap yermek, cevaplandrmak cevaplondrlmak aks-i sada, sesin bir yere arpp geri, dnmesi yank vermek, yank yapmak, in'iks.; etmek taraftar, tarafgir eri, arpk, yanpiri; aksi, murz,, muhiif ( akis, in'iks mnasna., kullanlmas yanltr) taklit, ses taklidi, onomatope arpk yrmek, yry taklit ede rek -alay edip elenmek- taklit et-mek aksetme aksetmek aksettirmek tarafsz, bitaraf btaraflk, tarafszlk tarafgir, taraftar tarafgirlik, taraftarlk bitaraf, tarafsz

146

yantutmazbk

yapay yapaylk yap


yapbilim

yapbilgisi yapm yapmc yapmclk yapm evi


yapn

yopnt yapsal yapsalc yapsalclk yapt yapma yapmack yapmackl yapmacksz


yaptrm

btaraflk, tarafszlk sun', yapma sunlik bina, bnye, inaat morfoloji (dilbilim.) morfoloji (dilbilim.) imal, in, inaat, tekil (dilbilim.) iml eden, prodktr imaltlk, prodktrlk imiathne mml yapma, dzme, uydurma, varm gibi dnlen (fels.) ^ yap ile yapl ile ilgili, strktrel, bnyev strktralist strktralizm eser, telif sun', dzme, sahte yapma, sun tavr, gsteri, tasannu gsterili, tasannulu (iir, resim) gsterie nem verilmeden yaplm yaptrma, kuvve-i meyyide (sosy.) hilkat, tabiat, ftrat, bnye, miza faydal, yarayan; fayda, menfaat pragmatist, tilitarist pragmatizm, tilitarizm, nef'iyye intif, fayda elde etme faydalanmak, istifade etmek faydal ie yarama, faydal olma, faydal hiz mette bulunma faydallk faydasz faydaszlk yokr, uygun, mnsip, muvafk, l yk; yarama, yakma, yakk, mnsebet, uygunluk kreasyon, yaratma, yarat

yaradl yarar yororc yararclk yararlanma yararlanmak


yararl yararlk yararllk yararsz yararszlk

yorok

yarat

147

yaratk yaratm yaratmchk yarat yarg yargc yarg


yarglk

yarglamak yargtay yar yaryl yarm yon? yar yarma yarmac yarlamak yarlk (yortg)

yo9
yasa
yasal

yasalamak yasalatrmak
yasallatrmak

yasama yasamak

yaam
yaam yks yaam dyksel yaamsal yaamsallk yaant
yada

yatay

mahlk kreasyon, yaratma, yarat kreosyonizm. yaratmaclk yaratma, ibd etma, kreasyon hkm, hkm verme, muhakeme et me dvaya bakma, kaz hkm veren, hkim, dvya bakan, kad hkim (asl: yargc) hkimlik muhkeme etmek, dvya boKmak temyiz mahkemesi nsf, nm, yarm smestr nsf, yan; nks, eksik msbaka msbk msbaka msbk. yanan, yarmaya Katlan mafiret etmek, affetmek, balamoK ferman, irade, buyrultu mtem kanun, nizam (asl; yasak, yasa) kanun kanunlamak kanunlatrmak kanuniletirmek ter, kanun yapma ii kanun yapmak, kanun koymak; (as l; tanzim etmek, dzen vermek, ter tip etmek, dzenlemek) hayat, yaama hl tercmesi, biyografi, hl hikyesi biyografik hayat hayatilik hayatn bir blm, hayat tecrbesi ayn yata olan, yat ufk

148

yotl yatrm yatrmc yaylma yaym yaymc yaymclk yoymlamak yaymlanmak yaymlatmak yayn yayma yaymak yayman yozok yazar yazarlk
yazg

yazgc yazgclk yaz bilimi yazbllimci yazc yazk yazklanmak


yazm

yazn yaznc yaznclk yaznerl yaznsal yaznsallk yazma yazmak


yazt

yazman yazmanlk ye yein

leyl plasman, envestisman; mevdut yatrm yapan, mdi' intiar neir, yayma, neretme nir, editr nirlik, editrlk neretmek, yaymak neredilmek, intiar etmek, yaylmak nerettirmek, yaydrmak neriyat radyo neretmek editr, nir kalem muharrir m uharrirlik kader, alnyazs kaderci, fatalist kadercilik, fatalizm grafoloji grafolog ktip gnah teessf etmek, esef etmek iml, yazma, yaz edebiyat edebiyat edebiyatlk edip, edebiyat edeb edebilik muhabere, mktebe muhabere etmek kitobe ktip ktiplik, sekreterlik daha iyi, stn, mreccah iddetli, hzl, ok, fazla

149

yeinlemek yeinlik yelemek

yeni yenilik yenilmek


yengi

yenik
yenilgi

yenilmek yenilik yenmek yerbilimi yerbilimci yer ekimi yerel yerellik yerey yergi vergici
yerin

yerinmek yerme yermeci yermek

yermeli yer te yer yuvarla


yetenek yetenekli yeteneksiz yeteneksizlik

yeter yeterli yeterlik yeterlilik

iddetlenmek iddet tercih etmek, ye tutmak hafif hafiflik hafiflemek zafer, galibiyet, galebe, yenme malb malbiyet, yenilme malp olmak, kaybetmek teceddt galip gelmek, malp etmek, kazan mak jeoloji jeolog arz czibesi mevzi, mahall m evzilik,. mahallilik arazi hiciv, satir heccv teessf, hayflanma, yerinme eseflenmek, zlmek, mahzun olmak zem, hiciv zemmeden, heccv zemmetmek, hiciv etmek, ktlemek: beenmemek; nefret etmek, tik sinmek pejoratif eve krre-i arz kabiliyet kabiliyetli kabiliyetsiz kabiliyetsizlik kfi, elverir, yetiir kifyetli, ehliyetli, ehil, yeterlii olan kifayet, ehliyet kifyetlilik

150

yetersiz yetersizlik
yeti yetingen yetingenlik

yetinmek
yetiek yetke

yetki yetkili yetkililik yetkin yetkinlik yetkisiz yetkisizlik yetmezlik


ylma

ymak Ym ymak
yk

ykk ykm yknt ykkn


ylca Vildahk yldrak

yldn yldrmsavar yldzbilimi yldzbilimci


ylg

yllk
yr yinelem

kifyetsiz, ehliyetsiz kifyetsizllk, elliyetsizlik kuvve, meleke, faklte kanoatkr kanaatkrlk iklifa etmek formasyon otorite salhiyet salyiyetli, salhiyettar salhiyetsiz kmil, mkemmel, olgun keml, mkemmeliyet salhiyetsiz salhiyetsizlik kifyetsizllk izdiham tahad, tahdt konglomera, imentolanm moloz klesi tahd etmek (asker.) harabe harap, viran ykma, viran etme; byk masraf;,tahribt enkaz, harbe, virane harap, viran mevsim vakayi' nme parpar parlayan, aaap, drohan; imek terr, tedhi siper-i siko, paratoner astroloji, ilm-i ncm astrolog, mneccim dehet, rkme, rknt slnme, almamak iir, ark, trk tekrir, tekrar etme

151

yineleme yinelemek yitik


yitim

yitirme yitirmek yitmek


yoalmak

yoaltc yoaltm
yoaltmak

yorum
youn younlamak younlatrmak younluk

yoksul yoksullamak yoksullatrmak yoksulluk


yoksun yoksunluk

tekrir, tekrar tekrarlamak, tekrar etmek kayp, zyi' zy', yitme, kaybolmo kaybetme, zyi etme kaybolmak, zyi' olmak kaybolmak, zyi' olmak yok olmak, kaybolmak, ortadan kalk mak mstehlik istihlk, tketim yok etmek, istihlk etmek teekkl, yetime kesif (esas mns; koyu, kaba, kat. iri, cesim) teksf etmek teksif etmek kesfet, kesif olma fakir fakirlemek fakirletirmek fakirlik mahrum mahrumiyet mahrum olmak yoksulluk inkr etmek buldozer sebebiyet vermek Irsi etmek, gndermek harcrah uygunsuz, yersiz, dzensiz, usulsz suistiml, usulszlk heykel heykeltra heykeltralk meleke tbir tbir etmek

yoksunmak yoksuzluk yokumsamak


yoldzer

yol amak yollamak yolluk yolsuz yolsuzluk yontu yontucu yontuculuk


yordam yorgu

yormak 152

yo m

yorum yorumcu yorumculuk yorumlamak yoz yozlama yozlamak vn


ynelim

ynelmek ynelti yneltmek ynerge ynetici yneticilik ynetim ynetimevl ynetimsel ynetmek ynetmelik ynetmen ynetmenlik ynseme yntem yntembillm yntemblllmsel
yntemli yntemlilik

yntemsel
yntemsiz yntemsizlik

yre yresel yresellik yrnge yurt yurtlandrmok

tefsir tefsir tefsirci, mfessir tefsircilik tefsir etmek mtereddi, bozulmu, soysuzlam tereddi, bozulma tereddi etmek, bozulmak, soysuzla mak cihet, taraf, istikamet temayl, meyil tevecch etmek, yzn evirmek istikamet tevcih etmek, bir eye yn vermek tlimat, direktif idareci darecilik idare idarehane, idare yeri idari idare etmek tlimatnme rndr, idareci mdiriyet, mdrlk temyl metod, usul, sistem; tarz, yol, kaide metodoloji metodolojik metodlu metodluluk, ttrad metodik metodsuz metodsuzluk havli, etraf, civar mahall mahalllik mahrek vatan, memleket, mesken yer yurt sahibi etmek, iskn etmek

153

yurtlanmak yurtluk yurtsama yurtsamak yurtsever yurtseverlik yurtta yurttalk yutak yuvak yuvar ycelik yceltmek yklem ykleme
ykselte ykselti

ykseltme ykm ykmlenmek ykml ykmllk


yknme yknmek

Yreklendirmek yreklenmek yrekli Yreklilik Yreksiz Yreksizlik yrrlk yrtme yrtmek yrtmenin durdurulmas/ Yrtlmek
yrtm

yzey 154

yer yurt sahibi olmak, tavottun et mek mlikne, arazi, ocaklk dassla, yurdunu zleme dasslaya tutulmak, yurdunu z lemek vatanperver vatanperverlik vatanda vatandalk bel'm, hanere, grtlak silindir, stvane; lo ta kreyve ulviyet, rif'a t i l etmek msned, fiil, haber (dilb.) tahmil amplifikatr, meddide . rkm, irtif l[cor.) terfi, terfi ettirme mkellefiyet, mecburiyet taahht etmek mkellef, angaje, mecbur mkellefiyet tzim tzimde bulunmak cesaret vermek, teci' ve tevik etmek cesaretlenmek cesur, cesretll cesaret, cesurluk cesretsiz cesaretsizlik meriyet, geerlilik icr icr etmek, tedvir etmek, ifa etmek tehiri icr tedvir olunmak infz salth

yzeyse) yzeysellik yzge yz ktzartc


yzlemece yzleim

sath sathlik yzen, misbah hayslyetlken


vichen, yz yze gelerek

yz lm yznden yz yl yz yllk yzyze

muvcehe, yz yze gelme mesha-l sathiye sebebiyle (menff mnda) asr asrlk rber

zaman am zamandizin
zamansra

zamansrasal zincirleme zoralm


zorba

zorbalk zorlayc zorunlu zorunluk zorunluluk

mruru zaman kronoloji kronoloji kronolojik mselsel, mteselsil msdere mstebid mstebitlik mcbir, icbr edici zarur, mecbur zaruret, ztrr, mecburiyet zaruret, ztrr, mecburiyet

155

YAYINEVMZN DER KTAPLARI :

ECEVrN GNAH GALERS : 20 TL. Yazan : Uur TEKN (Mevcudu kalmad)

PART LDERLERNN RUH PORTRELER : 40 TL. kiilik bir heyet tarafndan yazlmitr, O HOLDNGLER ve Trkiyede Holdingleme H areketleri: 20 TL. Yazanlar: Alattin ALAK (FIRAT) Alattin BVKKAYA

DSKOM NZM : 60 TL. Yazan : Refik SNMEZSOY O DARBE : 60 TL. Yazan ; Refik SNMEZSOY

Genel Datm ; ANDA

DERS KTAPLARI SERMZ :

OSMANLI TRKESNE GR : 200 TL. Yazan ; Prof. Dr. Faruk K. TMURTA

OSMANLI TRKES METNLER : 300 TL. (Eski Yaz) Yazan : Prof. Dr. Faruk K. TMURTA O

steme adresi: UMUR KTAPILIK Nuruosmaniye Caddesi No: 25/7 Tel: 26 35 23 Caalolu - STANBUL