You are on page 1of 5

Laiklik ve Siyasal slam 1

Laiklik Yunancada, kendilerini tanrya adam rahipler (ruhban snf) dnda kalan geni halk ynlarn ifade iin kullanlan laikos tabirinden gelmitir. Bu kavram Latinceye Laiklik Yunancada, kendilerini tanrya adam rahipler (ruhban snf) dnda kalan geni halk ynlarn ifade iin kullanlan laikos tabirinden gelmitir. Bu kavram Latinceye laicus eklinde gemitir. Trkede kullanlan laik kelimesi, Latince laicus kelimesinin Franszcaya intikal etmi biimi olan laique kelimesinden alnmtr. Kendilerini tanrya adam rahipleri ifade iin ise Yunancada kleros tabiri kullanlmtr. Eski Yunan toplumunda sradan halk kesimini ifade eden laik kavram, Hristiyan Bat dnyasnn toplum yapsnda kilise rgtnde grevli olmayan halk kesimi iin kullanlmtr. Ortaa Avrupasnda Katolik toplumlar, laiklerden ve ruhban snfndan oluuyordu. Katolik kilisesinin siyasal otorite ve kamusal alan zerindeki egemenliinin krlmas ynndeki abalar XIV. yzyla kadar gitmekle birlikte din ve devlet ilerinin, yani din ile siyasal otoritenin birbirinden ayrlmas ve karlkl olarak zerk duruma gelmesini ifade eden laiklik asl ykseliini Fransz Devrimi ile gerekletirmitir. Laiklik Fransz ihtilalinden sonra devlet yaplanmasnda kendini gstermi ve ada toplumlarn siyasal ve ynetsel rgtlenmelerinde bir ama eklini almtr. En genel anlam ile din ve devlet ilerinin birbirinden ayrlmas olarak ifade edilen laiklik, eitli alardan farkl ekillerde tanmlanmaktadr. Felsefi anlam, iman ve inancn yerine akln egemenliini kabul etmektir. Hukuki anlam, somut olarak devlet ile dinin birbirine karmamas olarak ifade edilebilir. Siyasi anlam, siyasal iktidarn dinsel kudret v e otoriteden arndrlarak bamsz hale getirilmesidir. Ya da dinin siyasal erk ve yaptrm gcne sahip olmamasdr. Kimi yazarlar, byk lde pozitivist bir yaklamla meseleyi din-akl ve din-bilim kartl erevesinde grerek tanmlamlardr. Din ve siyaset ilikisinin anayasalarda dzenleni biimi Batl lkeler arasnda farkllk gstermektedir. Batda baz lkelerin anayasalarnda bir din devlet dini haline getirilirken bazlarnda devlet, dinler karsnda tarafsz kalmtr. Milli din veya devlet dini olgusu esas itibariyle laik sistemin ruhuna aykrdr. Bu sebeple mesela Fransa, Almanya, Belika ve Hollanda milli dine sahip olmayan lkelerdir. Fakat sve, Danimarka, Norve, ngiltere, Portekiz ve talya gibi lkelerde ise milli dinler bulunmaktadr. Ancak bir dini milli din olarak benimsemeleri bu lkelerin teokratik olduu veya teokrasi ile ynetildii anlamna gelmemektedir. Teokrasi, Bizantinizm ve laiklik eklinde ifade edilen bu iliki biimi dnda kimi yazarlar tarafndan konkordato tabiriyle ifade edilen drdnc bir din-devlet iliki biimi daha bulunmaktadr. Balangta ayn dinsel makama gelmek isteyen birok aday arasnda veya bir manastrn bakanyla manastrdaki din adamlar arasnda varlan uzlamalar iin kullanlan konkordato tabiri, XI. yzyldan itibaren kilise ve devletin karlkl ilikilerini dzenleyen anlamalar iin kullanlmtr. Napolyon Bonapartn lkede dinsel bar salamak iin Paris ve Roma arasnda balatt grmeler, 15 Temmuz 1801 tarihinde Concordat ad verilen bir anlamayla sonulanm ve bu 1801 Konkordatosu ile Katoliklik Franszlarn byk ounluunun dini olduunu kabul etmi ve piskoposlarn atama hakkn devlet bakanna vermitir. XIX ve XX. yzyllarda birok

Avrupal devlet, Papalkla az ya da ok Fransz Konkordatosunu taklit eden anlamalar imzalamlardr. Yakna ile birlikte, siyasal iktidarn kayna ve dinsel -siyasal iktidar ilikileri ok tartlan bir konu haline gelmitir. Bu tartmalar iinde laiklik bir siyasal iktidar yapsnn ad olarak ortaya kmtr. Laiklik, siyasal iktidarn dinsel kurallara gre sistemletirilmemesi ve dinsel emirlere bal bulunmamas anlamna gelmektedir. Bu nedenle, laik siyasal sistemlerde, siyasal yaam ve siyasal iktidarn da laik olmas sz konusudur.

Laik Siyasal Dzenin Nitelikleri 1kural. Laik dzenlerde devlet dini sz konusu olamaz. Kiilerin din asndan eitlii

2Laik bir siyasal sistemde, devletin yasal, toplumsal ve siyasal yapsnn dinsel kurallara uygun olmas zorunluluu sz konusu deildir. 3Laik devlet sistemlerinde din kamu hizmeti olarak kabul edilemez. Devlet bir cemaatin dinsel gereksinmelerine ynelik alamaz, kiilerin dinsel inanlarna uygun davranabilmek haklarn gvence altna almakla ykmldr. 4Kiilere dinsel inan zgrlnn tannmas, laik sistemin zorunlu bir sonucudur. Devlet kiilere, dinsel inanlar ne olursa olsun, inanlarn aklayp yaymak, eitim yapmak, dinsel inanlarna uygun ibadeti uygulamak, rgtlenmek haklarn tanmak ve bu haklarn kullanm ile ilgili yasal dzenlemelerde dinsel inancn trne gre ayrm yapmamak zorundadr. rnein talyan anayasas din zgrln kabul etmekte ancak anayasada Katoliklii resmi din olarak tanmakta ve Papaya belirli ayrcalklar salamaktadr. Katolik dinsel inan ayrcalkl bir durumdadr. Bu sebeple talyan siyasal sistemi yar laik bir siyasal sistem olarak kabul edilmektedir. 5Laik bir siyasal yapnn varl, devletin din zgrl tanmas ile de gereklemi olmaz. Din zgrl soyut bir kavramdr. Bu sebeple devlet bunun somut geerliliini salamakla ykmldr. Farkl dinlerin kendilerini ifadesini engellemeden ancak birbirlerine kurabilecekleri basky engelleyici dzenlemelere gidilmelidir. Bylelikle zgrlklerden doan haklarn kullanlabilme olanaklar salanmaldr. Devlet zgrlklerle ilgili olarak, etkin ve dinamik davranmak; zgrlklerden doan haklar snrlayc olmamak ve hukuka aykr eylemleri engellemek zorundadr. Laik siyasal yapya kar ve hukuka aykr eylem, mevcut anayasal sistemin, anayasal deiim usulleri dndaki usullerle teokratik bir yapya dntrlmesine ynelik eylemlerdir. Bu durumda laiklik devletin, hukuka aykr bir biimde dinsel temellere dayanan bir dzene dntrlmesine ynelik eylemlerin engellenmesini de zorunlu klar.

Laikliin Tarihsel Geliimi Laik siyasal sistem uzun bir tarihsel srecin rn olarak belirmitir. Din btn toplumlarda yaygn bir olgudur. lk(el) toplumlarda, toplum yaay ve rgtlenmenin balamasyla din olay da ortaya km ve toplumlarn gelime aamalar sonucunda bugnk biimine ulamtr.

lk(el) toplumlarn giderek devlete dnmesi ve yaygnlamas, sula k toprak gereksinimini yaratm ve bu bir rgtlenmeyi gerektirmitir. Bu gereksinim kumanda etmek yetkisini ve bunlarn ayrcalklarn yaratmtr. Din adamlar dnda ynetici kadrolar olumu ve bunlar giderek sreklilik kazanmtr. Bylece toplum yaants kutsal olan ve olmayan biiminde ikiye ayrlmtr. Kutsal olan devlet ynetimini kapsayacak, halkn gndelik retim abalar ise, kutsal olmayan alan olarak belirlenecektir. Siyasal iktidar, toplumda yaygn olma niteliini yitirip belirli soylarn tekeline sokulurken, bu toplumsal ayrcaln nedeni de dine dayandrlacaktr. Yneticiler din adamlar ayrmnn belirmesi, bir atma yaratmayacak, doa st kaynaklara dayanmak asndan bir uzlama grlecektir. Savalarda n kazanp ayrcalk salayanlar, yneticilik tekelini soylar hesabna geirirken, bunun yasalln doast ve kutsal kaynaklara dayandrmakla salayacaklardr. Yneticiler ayrcalklarn, belirli uzmanlamalarn ve kutsallklarn doal sonucu olarak belirlerken, ynlar bu uzmanlk ve kutsallk dnda tutmaya alarak toplumsal farkllamalar gerekletireceklerdir. Bylece farkllam toplumlarda tm dzeni kuran kurallar, din ve dinsel nitelikte hukuk kurallar olacaktr. Devlet ynetimi, ynlar iin anlalmasna gerek olmayan ve toplumun imanyla ayakta tutulan kutsal bir bilgi olarak knca, ya yneticilik -rahiplik birlii oluacak, ya da rahipler-yneticiler uzlamas belirecektir. Kesin olan doast kavramlara dayanan kutsal bir nitelik kazanmasdr. Yerleik tarm toplumlarnn olumas, deiik toplumlararas ilikilere ve atmalara yol atka, daha geni siyasal rgtlenmeler gerekecek ve bu rgtlenmeye ballk bilinci, tek-tanrl dinlerin olumasna neden olacaktr.

Hristiyanlkta Devlet Ve Laiklik Hristiyanlk gerekte Yahudi dnce biimine dayanan bir nitelikte ortaya kmtr. Hz. sa ve Hz. Musa tanrnn deiik dnemlerde yollad peygamberler olarak kabul edilmektedir. Buna karlk Hristiyanlk dou-bat atmas iinde, Roma imparatorluuna bakaldranlarn dini olarak belirdii iin evrensel nitelii sz konusudur. Bir kavmin deil tm bakaldranlarn ortak dini olarak yanstlmaktadr. Hristiyanln, evrensel antik dzene tmden kar, imparatorun gcn hie sayan dinsel yapsnn, toplumun tm katmanlarn etkilemesi doal bir sonu olmutur. Azatllar (kleler) ve zenginler zerinde ezici bir gce sahip imparatorun iktidarna kar, halk Hristiyanlkta gvence aram, deien koullara ve yap iinde toplumsal rollerini yitirenler gemiin gzel gnlerinin Hristiyanlkla geri geleceine inanmlardr. Hristiyanln, Roma imparatorluunda kazand zafer ve egemenlik, Germenlerin Romallar yenerek Avrupada tekellemi siyasal iktidar kertii, feodal ilikileri n belirmesiyle tmden pekitirilmitir. Bu yap iinde Germen toplumlarn -yaygn siyasal iktidar- ve -tekellemi gl siyasal iktidar- biiminde zlmesi sonucunu yaratmtr. Bu olgu, Hristiyanln temel kuramlarnn siyasal iktidar kurallarn iermekle birlikte, kilisenin siyasal iktidara egemen olmas, tanr adna iktidar kilisenin verdii ve geri alma hakknn bulunduu savna dayanan dncenin belirmesine yol amtr. Bylece kuramnda bulunmasa bile, Hristiyanlk siyasal iktidara kendisi sahip olduu gibi, siyasal glerin yasallk kaynann kendisinden geldiini kabul ettirebilmi, etkin bir Hristiyan iktidar teorisi oluturabilmitir. slam kurallarndan deiik nitelikte olsa bile, kayna dinsel olan siyasal gler, doal olarak siyasal yapy oluturmular, siyasal-dinsel iktidar btnletirmilerdir. Ortaada krallarla-kilisenin savam iktidarn laik ya da teokratik olmas sorununa dayanmamaktadr. Siyasal iktidarn dinsel, teokratik yaps tartlmazdr. Sorun, bu dinselliin oluturulmasnda kilisenin rol konusunda belirmitir. Bu savam erevesinde, kilisenin efendiliine ba kaldran krallara kar, kilise feodal yap iinde senyrleri desteklemi ve tekellemi, gl siyasal iktidarn olumasna engel olmutur. Bu gcyle kilise kendi ahlak, inan ve kltrn zorla kabul ettirme yollarn aram, engizisyon dnemi en banaz trnden teokrasiyi dnya tarihine yazdrmtr.

Avrupada yaygnlaan ve egemen olan Hristiyanlk, evrenselliini tm dnyaya yaymak ve zenginleen kilise yeni zenginliklere kavumak amacyla Hal seferlerine giritiinde, Avrupann gelecekteki yazgsnn ve kendi egemenliinin sonunun tohumlarn da ekmeye balamtr. zellikle Hal seferleri sresince Batnn tant Dou, yeni zenginlikleri n ve ticaret ilikilerinin de parlak kayna olarak gzkmtr. Douyla olan ekonomik ilikiler, teki etkenlerle birlikte, Bat servet birikimine yol aarak, burjuvazinin gelimesinde rol oynarken, Douda egemen olan dinsel inan slamn bozulmasna, banazlamasna ve temel kurallarndan sapmasna da yol amtr. Gelien burjuvazi, serveti sermayeye evirmeye ynelip, kapitalistleme sreci baladnda, doal olarak emek gereksinimi de belirecektir. Emek ise feodal dzen iinde topraa tutsakt. Burjuvazinin amacna ulamas, emei zgr klmasna ve bu nedenle feodal dzeni kertmesine balyd. Feodalite kilisenin koruyucu kanatlar altnda yaama sava verirken, burjuvazi doal olarak kilise ile atacakt. Feodal beylere kar, meruti monariden yana kan burjuvazi, monarik yapy glendirmek ve kendi z yapsna kavuturmak asndan, siyasal iktidarn kaynan ulus kavramna dayandrmak bylece siyasal iktidar laikletirmek zorundayd. Feodal dzenin ykmyla zgr kalan emei zgrce kiralama olanana ulamak amac ise, burjuvazinin siyasal iktidar snrlamak gereksinimini yaratyordu. Bu nedenledir ki ulusu egemenliin sahibi olarak kabullenmek, anayasalclk hareketine ve monarilerin meruti yapda kabul edilmesine neden olu yordu. Bylece burjuvazinin geliimiyle, siyasal yapda laiklik ilkesine dayanlarak, monariler kilisenin acmasz kudretinden kurtarlrken, ulus szde egemenliin kayna ve sahibi olarak yaratlyordu. Tarihsel sre iinde burjuva syleminde uluslamakdemokratiklemek-laiklemek olgular birlikte, birbirini tmleyen bir biimde belirli bir geliimin sonular olarak ele alnd. Tarihsel srete egemen olan Katolik kilisesi reform hareketi denilen Hristiyanlk inancnda zlme ve blnme olay ile de karlamtr. Bu blnmede beliren Lutherci ve Calvenci din akmlar, gerekte siyasal iktidar baml klmakta ve Hristiyan teokrasisini savunmakta, Katolik kilisesi denli banaz ve srarl olmayan niteliktedir. Ancak Lutherciliin imandan gelen klelii ykp, kesin inantan gelen klelii yaratt; otoriteye inanc ykp, inancn otoritesini yaratt ve insan dardan saran dinsellii silip, insann zn dinselletirdii kabul edilir. Yine siyasal biime ve laik yapya kilisenin tepkisi, nce bu deimelere kar direnmek biiminde olmutur. Direni, dinsizlie varan akmlarn tepkisiyle sindirildiinde ise, kilise tm yaamla ilikisini kesmek, suskunlamak ve kabuuna ekilmek yolunu yelemitir. Bu sre sonucunda Papalk, siyasal yaamda Katolikliin etkinliini yasaklasa da bu tavrn uzunca bir sre koruyamam ve bir Katolik hareketinin yaratlmasn ngrmtr. Bu gr, Hristiyan demokrat partilerin Hristiyan hareketi olarak siyasal yaamda etkin olma yollarna ve genellikle de bulmalarna yol amtr. zellikle Latin faizmi dinsel eleri, kendi dinselliini salamak asndan nemli bir etken olarak kullanmtr. Katolik spanya ve talyada Faizm, Kilisenin desteini bulmu ve onunla uzlam, bylece Katolik ynlarn gvenini salamaya ynelmitir. Faizm, mitletirdii amalar olan mistik otoriter ve belirli bir ndere kesin ba emeyi ngren devlet anlay iinde, kendi dinselliini yaratmtr. Bu yap iinde kilise ve dinsel inanlar faist devletin olumasnda ve yasalln salamada yararl olaca iin, onunla uzlalm ama kaynalmamtr. Mussollininin Papala eski haklarn tanyan Latran Anlamasn kabullenmesi buna rnektir. Esas itibariyle de Pozitivist anlay ve ideolojiye dayanan burjuva snf tm aleyhteki retoriine ramen kendisini hibir zaman dinden soyutlamamtr. Putlar ve dogmalar yktn iddia etmesine ramen yeni putlar ve mitler oluturmutur. Yeni tanrlar maddiyatlk ve olguculuk olmutur. Hesabna geldiinde de ekinmeden dincilik yapmtr. Bu ynyle laiklik iddias sadece sylemde kalmtr. En nemli nokta ise din ile devlet ilerinin ayrmas anlamndaki laiklik, imdiye kadar ki bilinen hibir modern Batl iktidar ve devlet mekanizmasnda yaama gememitir!