You are on page 1of 145

lsBN 975-7190-1 4-04

llil |l lilililllrililrlrlrlll

qAGDA$ OcnerilER (NEwAGE)


Ozgrin Adr:

oizisi: ro

THE FIRE FROM WITHIN


Copyright @ Carlos Castaneda, 1981

Carlos Castaneda, dofaiisti.i giigleri nedeniyle Gi.ineybatrh srradan halkrn korktulu ve gekindi$i bir Yaqui Krzrlderilisi olan Don Juan'la ilk tanrgtrlrnda, California Uni-

Ttirkiye Temsilcisi Kesim Ajans


Yayrn Hakkr

1998

soz YAYIN OYUNAJANS LTD.

versitesi'nde, Meksika'nrn Sonora yciresindeki Krzrlderililerin kullandrlr gegitli sa[altrcr bitkiler iizerinde

bilgi toplayan bir lisansiistii antropoloji o$rencisiydi. Don Juan'rn gizli bilgisi Carlos Castaneda'yr Batr uygarh[rnrn kullandrfr kavramlann otesindeki biiyri ve si-

tFpnt
P.K.7 Levent
80622 istanbul
a

hir, giizellik ve dehqet gibi kavramlann ycinettifi bir


dtinyaya ycineltti.
Castaneda'nrn don Juan ile, usta ve gomezi olarak gegirdiEi ilk beg yrh anlatan birinci kitabr, Don Juan'm Ogretileri'ni, Bir Bagka GerEeklik, Ixtlan Yolculudu, Erk Oykiileri, ikinci Erk Qemberi ve Kartal'm Armadant izledi.

Bi.iro Telefonlan: (0 212) 293 10 40 & (0 212) 244 02 26 . Btiro Faksr: (0 212) 245 41 02

ISBN 975-7190-14-04

Birinci Basrm

Mays

1998

Kapak:

Mario Toral

Baskr ve Cilt:

Mart Matbaacrhk Sanatlan Tic. ve San. Ltd. $ti. istanbul (0 212) 212 03 39 (Pbx)

igindekiler
7

usrA

oGnnrunttiu

H.Y.L.' YE,

rEranririr

vp nsntrriGiw niGnn nin yoruNu )GnarriGi iEiN ouyouGuM HAnRANLTGT vE coxur BzRCUMU oirn corinunx isrnniu.

nnxnui

Qevirenin Onsdzii
9

TAZELEM EME vARD rMC r o tnuGu,

Onsriz
l3

I Yeni Gdriiciiler
23

2 UfakTiranlar
42

3 Kartal'tn Yayilrmlart
57

4 Farkmdaltk Panlnst
7t

s ittc

o*nat
85

6 inorganik

Varl*lar

ll0 7 BirleSim Noktast


128

8 Birlegim Noktasmtn Konumu

t4t
9 ASafi Kayry
t57

I 0 Bilyilk Yayiltm Bantlart

Il

166

iz Siirme, Niyet ve Riiya Gorme Konumu


181

12 Nagual Julian
199

3 Yeryiiziiniin
212

D este

{i

14 YuvarlaruE Kuweti
2U

15 Ott;me Meydan Okuyanlar


247

I6 insan Kaltbt
zffi 17 Rilya Gdren Bedenin Yolculudu
275

I8 Algt Engelinin Ythlmast


283

SONSOZ

2t2

14 Yuvarlanry
224

Kuvveti

15 Oltime Meydan Okuyanlar


247

16 ihsan Kahbr
zffi

17 Ri.iya Gciren Bedenin


275

Yolcululu

18

Algr Engelinin Yrkrlmasr


283

SONSOZ

qEViRENiN SozU
Carlos Castaneda Club (CCC) CCC kurma fikri, okurlanmrzla stirdtiregeldi$im giizel iligkileri, onlann kendi aralannda da gergeklegtirebilmeleri iste[inden dofdu. ideal olarak, ig agrcr ortamlarda bir araya gelerek iletigimimizi yakrnlagtrrabilmemiz elbet ilk amactm olarak siirtiyor. Ashnda bunu kimi okurlanmzla yapmrqhfrm var ve hili da yapryorum. Ne var ki, griniil, hig kimseyi drqanda bnakmak istemiyor. Buna en yakrn griziim, okurlanmrzrn kendi bulunduklan yrirelerde, Castaneda okurlarryla bir araya gelebilmeleri. Umanm, burada verecepim bilgiler, sizleri birbirinize yakrnlagtrrmakta yararh olur. Dtigtincelerinizi bana y azrn. S. Serap Akag 0212-244 0279 Tevfik Akmuslu 0232 343 45 03;0522 827 16 59; Fax: 0232-339 46 22; QaEn: 133-261 85 2l Meral Altrndal 0212-252 68 77 Arzu Aslaneli 0212-510 30 68
Can Aslaneli0212-510 30 68 Hasan Serkan Altmkaya 0224-524 86 00'dan 291; E-mail : B orusangqc@ turk.net

IqTEN GELEN ATE$


Deniz Baqprnar 0312-215 03 87 Bedros Qevikoflu 0212-63817 57;638l7 76 Burhan Elmas 0216-374 07 62 Sona Ertekin 0312-229 41 02 Erkan Mehmet Gencol 0232-422 21 55;Fax:0232-421 32 02 Hakan Gencol 0232-422 21 55;Fax: 0232-421 32 02 Tufba Giinvar 0232-422 51 89; 38129 28 $eref Kalpakgr 0216-372 28 24 sertag Kartal 0212-249 26 20:0212-661 34 39 NariE Kula0212-257 02 4l Akrn Metino$lu 0232-484 43 30/510 Yaman Olgag 0252-316 37 74 Kemal OzanoSlu 0212-267 08 78 Sibel 6zdemir (2/8 Sok.74110 Oyak Sitesi, Ugkuyular-izmir) Ozge Ozkiipri.ilti (1. Cad. 117/3 Bahgelievler-06490 Ankara) Koray Ozttirk 0312-484 05 96 Faruk Paksoylu 0212-573 99 82 Erkan $imqek (Kitapevi: Topgu Sok. 7/A Kag-Antalya) Gtil Ay Taner 0232-227 31 14 Mert Topgu 0212-259 05 10 Begiim Uger (Lise Cad. Qotak Sitesi, Elif Apt. No:73l7) Leyla Ustel 021 2 -260 42 90 Erkut Yefenoflu (Tavuskugu Sok. 23/20, Dikmen-06460 Ankara) ifatat H. Yrlmaz 0232-259 53 55 Ndsu Yrlmaz 0232-259 53 55 Abidin Yrlmazkaya0216-316 83 20 Nevzat Erkmen
14

Onsciz
Meksikah Krzrlderili biiyticti don Juan Matus'la gcimezlik iliqkimi ayrrnttlarryla uzun uzadtya yazmlg bulunuyorum. Don Juan'tn anlamamt ve igselleqtirmemi istedili kavram ve uygulamalann yabancrhltndan dolayt, cilretilerini bir anlatl, yagananlarrn bir hikdyesi olarak, oldufu gibi anlatmaktan bagka garem yok.

Don Juan'm <ifretme di.izeni, insanda

iki ttir farkrndahk oldufu

dtigi.incesine dayantyordu. Onlarr sa! yan ve sol yan olarak adlandrrml$tr. Birincisini, gtnliik hayatrn gerektirdili olalan farkrndahk olarak tanrmhyordu. ikincisi, dediline gtire, insantn, bi.iyi.icii ve gcirticii ola-

Mayn

1998

Sraselviler-istanbul

rak iqlev giirmesi igin gereken farkrndahk durumu olan, bilinmeyen yandr. Bu nedenle don Juan ycinergesini, sa! yan igin dlretiler ve sol yan igin olretiler olarak ikiye aylrml$tl. Sa[ yan olretilerini ola[an farkrndahltm strasrnda vermigti; bu
<i$retileri tiim kitaplarrmda anlatmrqtrm. Ola[an farkrndahk durumundayken don Juan bana bir biiyticti oldulunu soylemigti. Hatta beni bagka bir btiyiiciiyle, don Genaro Flores'le tanrgttrmrg ve bu birliktelifin dofasr gerefi, manttken, beni gomezleri kabul ettikleri sonucuna varmrgtrm.

Qcimezlilim, don Juan ve don Genaro'nun uygulamama yol agtrklarr akrl almaz bir edimle sona elrniqti. Beni dorulu yassl bir da$rn tepesinden boglu$a atlatmrglardr.

O dalrn dorulunda neler oldu[unu anlattlanmdan birinde aktar-

10

IqTEN GELEN ATE$

iqreN
nagual

GELEN ATE$

11

ml$tlm. Don Juan'rn sa! yan dfretilerinin son sahnesi, don Juan'rn
kendisi; don Genaro; iki gcimez, Pablito ve Nestor ile benim tarafimdan oynanmrqtr. Pablito, Nestor ve ben o doruktan boglula atlamrqtrk. Bundan sonraki yrllarda, yok olugla kagrnrlmaz bir biEimde burun buruna geldilim o anda, don Juan ve don Genaro'ya duydulum tam giivenin, tiim ussal korkulanmr silmeye yettifini dtiqtindi.im. Artrk bciyle olmadrfrnr, bunun srrnnln don Juan'rn sol yan olretilerinde yattr$rnr ve don Juan, don Genaro ve yoldaglannrn bu cilretileri iletmek igin muazzam bir tizdenetim ve sebat sergilediklerini biliyorum. Don Juan'rn, sol yan rilretileri srrasrnda tam olarak ne yagadrfrmr ve beni bciylesi anlagrlmaz bir eyleme, yani boglu[a atlamaya neyin bu denli istekli krldrlrnr anrmsamam neredeyse on yrhmr aldr. Don Juan, kendisinin, don Genaro'nun ve yoldaglanrun gergekte bana ne yaptrklarrnr ve kim olduklannr sol yan ofretilerinde agrklamrgil. Bana btiyi.iciiltifii delil, kendilerindeki eski bir bilginin i.ig niteliEini: farktndaltk, iz siirme ve niyette ustalagmayr cilretmiglerdi. Ve onlar biiyiicii defil, gririictiydiiler. Ve don Juan yalnrzca bir gorticti delil,

ve udryia bilinen bir dizi Eomez giiriiciiye de cifretmenlik Nestor, Eligio ve Benigno adkrlavuzluk yapryordu. Bu birlik Pablito, Josefina ve Rolannda dtirt geng erkekten ve soledad,la Gorda, Lidia, Ben, nagual kadrn Carol'la biroluguyordu.

DonJuan,nagualbirlifinintinderlifiniyapmanrnyanlsrra,yeni

birlili

adlanndategkadrndan likte yeni nagual birlilinin bir bakrma tinderiydim'


sa

bir nagualdr da.


Don Juan, nagual ve gdrme konulannr, saf yan dlretilerinde yeterince agrklamrgtr bana. Gdrmeyi, insanlann algr alanlannr, qeylerin
yalnrzca drg g6rtintimiinti defil, tiziinii de tayin edecek denli genigletme yetisi olarak anlamrgtrm. Gciri.iciilerin, insanr rgrk sagan bir yumurtayabenzeyen bir erke alanr olarak gdrdiikterini de agrklamrgtr. insanlarrn biiytik go[unlulunun erke alanlannrn iki bcili.ime ayrrldrlrm sciylemigti. Qok az erkek ve kadmm ise drirt, kimi zaman da tig biiltimti vardr. Bunlar, srradan insanlara oranla daha esnek olmalarrndan dolayr, g drmeyi cilrenmelerinin ardrndan nagual olabilirlerdi. Don Juan, sol yan <ilretileri srrasrnda bana gdrmenin ve nagual ol-

igin, ileri farDon Juan'ln, sol yan tifretilerini bana aktarabilmesi durumuna girkrndahk olarak bilinen, benzersiz bir algrsal duruluk boyunca, strttmda mem gerekiyordu. onunla birlikte oldufum yrllar saflamtgtt. okkal tokatlar patlatarak bir gok defa bu duruma gegmemi gi'inliik Don Juan, gomezlerin, ileri farkrndahk durumundayken bununla birlikte zihinleyagamdaki kadai dofal davranabileceklerini, iizerinde yofunrini benzersiz bir kuivet ve durulukla herhangi bir Dey ileri bilinglilifin dolasr onun normal lagtrrabildiklerini agrkladr. Ancak vermiyordu' Bu duanlmsama si.ireci yttuytu kullanrlmaslna olanak stzanlar ise ancak zorlu bir garumdan, gtimezin iu"fif. farkrndallrna ba sonucu antmsanabiliYordu' bir tirNagual birlifiyle olan iligkilerim, bu anrmsama zorlulunun
durunefiydi. Don Genaro drqrndaki iiyelerle yalntzca ileri bilinqlilik

giinli'ik yagantrmda onlart, munda bir araya geliyordum; bu nedenle de "t onlarla her

bir riiyanrn ,itit

igitit t"ri olarak bile anrmsamryordum' Genan"."deyse bir rittiele dtiniigmtigtii. Arabamla, don bulugmam, yer alan evine giro,nun Meksika'nrn giineyindeki kiigiik bir kasabada iigtimiiz don Juan'tn derdim. Hemen ardtndan, don Juan bize katrlrr ve

manln zorluklarrnr agrklamrgtr. Nagual olmanrn, salt gormeyi cifrenmig esnek insan olmaktan daha karmagrk ve ulagrlmasr zor bir gey oldulunu sciylemigti. Nagual olmak, cinder olmayr, cilretmen ve ktlavuz olmayr igeriyordu.

don Juan farsa! yan dlretilerine kendimizi kaptrrrrdrk. Daha sorlra, on be; giiriictiniin yakriaalrt< di.izeyimi defigtirir ve beraberce di[er gadrlr, yakrndaki daha biiyiik bir kasabaya giderdik' hayret ileri bilinglili[e her giriqimde, iki yanrm arastndaki farka perde kalkmrq' sanetmigimdir. Her seferinde giizlerimin tiniinden bir

Bir nagual olarak, don Juan, nagual

birlifi

olarak da bilinen, Ceci-

lia, Delia, Hermelinda, Carmela, Nelida, Florinda, Zuletca ve Zoila adrndaki sekiz kadrn gririiciiyle; iig erkek gciriiciiden, Vicente, Silvio
Manuel ve Genaro; ve diirt ulak ya da haberciden, Emilito, John Tuma, Marta ve Teresa'dan olugan gciriictiler grubunun <inderiydi.

gibi hissederki daha <ince yan kiirmiigiim de gimdi gdrebiliyormugum bagsaran tizgtiilti[ti,benzersiz neqeyi yagadrlrm dim. o anlarda beni hiiziin korkutucu bir ka higbir geyle kargrlaqtrramam. Bununla birlikte, iizgiirliik ve nege duygusuna eglik ederdi' Don ve 6zlem auygusu da olmayacafrnr, giinkii Juan bana htiziin ve ijzlem olmadan biitiinliik

sciylemigti' bunlar olmadan safduyu ve Sevecenlifin de olamayacalrnr ve sa[duyusuz bilgi yararstzdtr, derdi' Sevecenlikten yoksun bilgelik gciriici'i izdeglerinin' Sol yan rilreti diizeni, don Juan ile diler bazr gerektiriyordu: Jarhndal*bana bilgilerinin iig ytiziinti agrklamalannt

t2

iqreN

GELEN ATE$

/a ustalagma, iz siirmede ustala.gma ve niyette ustalagma. Bu gahgma, don Juan'rn tiim cilreti derleminin farkrndahkta ustalagma bciliimtiyle ilgili; bu derlemle, beni bir boglula atlamak gibi gagrrttcr bir eyleme hazrrlamrgtr. Burada anlattrfrm deneyimler ileri farkrndahkta gergekleqtili igin, giinliik hayat dokusuna sahip olamadrlar. Elimden geldifince kurguya dciniiqti.irmeden anlatmama kargrn dtinyasal igerikten yoksunlar. ileri farkrndahktaki kigi, gevresi hakkrnda pek az bilingli oluyor, giinkti ki-

qinin ttim konsantrasyonu o anki eylemin aynntrlannda yo$unlagryor. Bu durumda sciz konusu olan, do[al olarak, bilinglilikteki ustalagmanln agrklamasrdrr. Don Juan, farkrndahktaki bu ustalagmayr, eski Toltec grirticiilerinin gok, gok eski geleneklerinin galdaq bir uyarlamasr olarak griri.iyordu. Bu eski gelenefe ayrrlamayacak denli balh oldulunu hissetmesine kargtn kendisini yeni dcinem gririiciilerden sayryordu. Ona bir keresinde yeni ddnem gciri.iciilerin ana <izellifinin ne oldulunu sordu[umda onlann tamamryla ozgi.irliik sava$grsr olduklanny farkmdal*ta, iz siirme ve niyette eriqtikleri ustahkla diler iili.imlii insanlar gibi ciliime yakalanmayrp bu dlinyadan ayrrlacaklan anl ve ne gekilde gideceklerini kendilerinin segti[ini siiyledi. O anda igten gelen bir ategle grra gibi yanlp ttikeniyor ve sanki hig var olmamrggasrna di.inyanrn yi.izi.inden siliniyor, ozgtirlegiyorlardr.

1
Yeni
giderken' Giiney Don Juan't aramak amactyla dallata do!ru varmrgtrm. Sabah erkenden Meksika'daki oaxaca kentine meydanl"q.ll kentin drqrna dofru yola koyuldu[umda' qehir onu, orada, en sevdigi ve ;"9,191| !.t"r.tifi hissine kaprldrm geqm;mi beklermig gibi oturur buldum' Sankrnda yerel bir ona katrldrm. Bana, qehirde ig igin bulundufunl, geretel iki gtinii daha oldupansiyonda kaldrlmr, geqirmeli sdyledi. Benim neler iunu ve istersem"onuJa kalabileie[imi ve akademik hayattaki sorunlanm hakkrnda konuq-

Giiriiciiler

iuptrgr*

tuk biraz.

HerzamanyaptlElgibi,enbeklemedilimbirandasrtrma gegirvurdu ve bu uu*q U"e"I ileri bir farkrndalk durumuna


di.

T4

IqTEN GELEN ATE$

YENI COnUCulBn

15

Qok uzun bir stire sessizce oturduk. sabrsrzhkla konugmaya baqlamasrnr bekledim, ama baqladr[rnda qagkrnllktan donakaldrm. "ispanyollar Meksika'ya gelmeden gok zaman {ince," dedi "olafandrgr Toltec gori.iciileri vardr, akrl almaz iqler yapabilen insanlar. Binlerce yrl oncesine dayanan bir bilgi ziniirinin son halkasrydrlar." "Toltec gciriictileri -kasvetli, gayretli, giiglii biiyticiiler; srrlarr ortaya grkaran ve gizlibilgileri elde ederek insanlan etkileyip, kurbanlannrn farkrndahklarrnr segtikleri herhangi bi gey tizerine sabitleqtirerek aldatan, ahqrlmadrk insanl ardt." Don Juan sustu ve bana dikkatle baktr. Bir soru sorrnamr bekledi[ini anladlm, ama ne sorrnam gerektigini bilmiyordum. "Bi noktanrn cinemini vurgulamak lazrm," diye devam etti, "kurbanlannrn farkrndahklannr nasrl sabitlegtireceklerini biliyorlardr. Bunu yakalayamadm. Bahsettilimde, higbi gey ifade etmedi sana. Bu qaqrrtrcr de[il. Kabullenmesi en zor geylerden biri, farkrndahfrn yonlendirilebilmesidir. " Kafam kanqmrqtr. Beni bir qeye do!ru yrinelttilini biliyordum. Yeni bir cilretiye baqla drpr zamanlar kaprldrfrm o tanrdrk endiqeyi hissettim. Hissettiklerimi ona sciyledim. Belirsizce gtiliimsedi. Genellikle, giildtiltinde, mutlulu[unu belli ederdi; bu sefer kesinlikle zihninin bir geylere rakrldrfr belliydi. Konugmaya devam edip etmemesi gerektilini tartar gibiydi. Gcizlerini yeniden dikerek, incelercesine bedenimin tizerinde alrr alrr dolaqtrrdr. Sonra, memnun kalmrg olmah ki, bagrnr sallidr ve btitiin savaqgrlann kendilerini bir baqlanna kalmaya uygun bulmalarmdan evvel denemek zorunda olduklan son ahqtrrma igin hazn oldu[umu sriyledi. Her zamankinden gok ]iayret ve merak igindeydim. "Farkmdahk hakkmda konuqaca Etz," diye stirdiirdti sozlerini. "Toltec gcirticiileri, farkmdahlr kullanma sanatrnr biliyorlardr. Aslmda, o sanatrn en tisti.in ustalanydrlar. Kurbanla-

rrnln farkrndahlrmn nasil sabitlegtirilece[ini bildiklerini soylerken, grzLrbilgi ve gizli uygulamalan sayesinde farkrnda olmanln grzrm ortaya grkarabildiklerini kastetmigtim. Uygulamalanndan yeteri kadarr bugi.ine kadar gelmiqtir, ama ganshyrzkide[igmiq olarak. $anshyrz diyorum gtinkii o uygulamalar, anlatacaltm gibi, eski Toltec gortici.ilerinin ozgi.irlti$.ine de[il, felaketine neden oldu." "O uygulamalart sen de biliyor musun?" diye sordum. "Evet, tabii ki," diye cevap verdi. "O teknikleri bilmememiz gibi bir gey sciz konusu olamaz, amabu onlartbtz de uyguluyoruz anlamtna gelmez. Brzim baqka gortiglerimuz var. Biz yeni bi donemdenrz." "Ama sen kendini b{iyticii saymlyorsun don Juan, delil mi?" diye sordum. "Hayr, saymlyorum," dedi. "Ben goren bi savaqgrylm. Aslmda, hepimiz los nuevos videntes -yem gortictileriz. Eski gortici.iler, btiyticiiydiiler. "stradan bi insan igin," diye devam etti, "biiyiiciiliik olumsuz bi iqtir, ama aym zamanda akrl almazdn da. Bu yizden, normal farkrndahlrnda bizi biiyticii olarak algrlaman igin cesaretlendirdim seni. Boyle olmasr onerilir. Bu, daha gok itgi duyulmasrna yol agar. Ama bizim igin btiyiicii olmak, grkmaz bi sokala girmeyebenzer." Ne demek istedi[ini sordum, ama bu konuda konuqmayt reddetti. Farkrndahlrn agrklamast srrasmda bunun hakkrnda daha fazla konugacalrnr soyledi. Sonra ona Tolteclerin bilgilerinin kokenini sordum. "Tolteclerin bilgi yoluna ilk grkrqlan erk bitkileri yiyerek baqladr," diye cevapladt. "Meraktan mt, aghktan mr yoksa yanhqhkla mt yedikleri belli de[il. Baztlanmn deneyimlerini gozi.imlemeleri sadece zarnan iqiydi. Bana kalrsa, bilgi yolundaki ilk insanlar gok cesur fakat gok kusurluydular." "Bu tamamen senin tahminin, de[il mi don Juan?" o'Hayr, bu bi tahmin degil. Ben bi gortictiytim ve gormemi o zamana odakladrfrmda, olanlann hepsini biliyorum."

L6

IqTEN GELEN ATE$

YENI GORUCUI-BN

t]

lr

"Gegmigte olan geylerin aynntrlanm gorebiliyor musun?" diye sordum. {'Gormek, bilmenin garip bi hissidir," diye cevap verdi, "bi qeyi gi.iphenin golgesi olmadan bilmektir. Bu durumda, o insanlann neler yaptrlrnr, salt gorebildi{im igin delil, birbirtnize bu kadar srmsrkr ba[h oldu[umuz igin de biliyorum." Don Juan sonra bana kullandr[r 'Toltec' scizci.ifiiini.in benim anladrfrm anlama gelmedifini de sciyledi. Benim igin anlamr bir ktilttir, Toltec imparatorlulu idi. Onun iginse, 'Toltec''bilgi adamr' demekti. Bahsettili zaman, ispanyol Fethi'nden yizyilIar, belki bin yil evveldi, btiti.in bilgi adamlan geniq bir colrafi alanda yagryorlardr, Meksika vadisinin kuzey ve giineyine da[rlmr$lardr, ve belirli ig kollarrnda gahgryorlardr; sa[altrm, biiyii yapmak, hikdye anlatmak, dans etmek, falcrhk, yiyecek ve igecek hazrlamak gibi. Bu ig kollan bu insanlan difier srradan insanlardan ayuan belirli bir bilgeli[i besliyordu. Toltecler, aynr zamanda, gi.inliik hayatrn kahplanna da doktor, sanatgr, olretmen, rahip, veya tticcar olarak uyuyordu. Mesleklerini, kesin kontrol altrndaki dtizenli kardeglik birlili altrnda uyguluyor, o kadar uzmanlagrp etkili oluyorlardr ki Toltec colrafi yoreleri drqrndaki yerlerdeki gruplan dahi yonetiyor-

maktan grkmayan biiytik insanlar. Baztlan gormeyi olumlu olarak kullanmak igin gabaladt ve bunu izdeglerine 6[retti' inanryorum ki onlartn ycinetimi alflnda, kimi gehirlerin niifu,unun tamamr diler dtinyalara gitti ve bi daha geri gelmedi' "Fakat sadece gorebilen gortici.iler tamamen bagartszdt ve yagadrklarr topraklar iqgal edildilinde onlar da herkes kadar savunmastzdllar." .'$u fatihler," diye siirdiirdti, "Toltec dtinyasrnt ele gegirdiler -onlar her geyi sahiplendiler- ama higbi zaman gdrmeyi o!renemediler. ,,Neden olrenemediklerini di.iqtiniiyorsun gdrmeyi ?" diye
sordum.

lardr.l
Don Juan, en sonunda -yizyrllarca erk bitkileriyle ufraqtrktan soffa- gormeyi d[rendiklerinde bu adamlardan en giriqken olanlannrn diler bilgi adamlanna da aynl geyi o[retmeye baqladrklanm soyledi. "Ve bu onlarrn sonunun baqlangrcr oldu. Zaman gegtikge gortictilerin sayrsr arttr, ama iglerini saygr ve korkuyla dolduran gr)rdiiklerine kargr takmtilan o kadar yo[unlagtr ki, bu onlan bilgi adamr olmaktan grkarttr. Gorme ve taruk olduklarr yabancr dtinyalan kontrol etme konusunda olalatistii ustalaqmalan da kdr etmedi. Gorme onlann dayanrkhhlrnr azalttr ve gordiiklerini kafalanna takmalanna yol agtr. "Bu kaderden kagabilen gcirticiiler de olmugtu, tabii," diye devam etti don Juan, "gdrmelerine ra$men bilgi insanr ol-

"qunki.i Toltec goriiciilerinin yaptrklarr iqlemleri, Toltec ig bilgelifine sahip olmadan taklit ettiler. Bugtin dahi Meksika'nrn hei tarafinda bu fatihlerin takipqisi, Toltec yolunu uygulayan birgok biiytici.i var, ama bunlar ne yaptrklarrnt da neden bahsettiklerini de bilmezler, giinki.i onlar gorticii deliller." "O fatihler kimdi, don Juan?" ,.Di[er Krzrlderililer," dedi. "ispanyollar geldilinde, eski gorticiiler yiizyrllar once gitmiqti, ama, yeni bi donemde yerIerini sallamlagtrrmaya baglayan yeni bi gorticii kuqalr vardr." "Yeni bir goriicii kuqa[ryla ne demek istiyorsun?" "ilk Tolteclerin diinyasr pa,rgalandrktan sonra, kurtulan gorticiiler geri gekilip uygulamalartnt gozden gegirdiler' Ilk iqlemlaptrklan ge1 ii si)rme, riiya gorme ve niyeti anahtar kullanrmtnrn onemini iei olarak koymak ve erk bitkilerinin azaltmaktr; muhtemelen bunun bize verdili ipucu, gergekten onlara erk bitkileriyle birlikte ne oldufudur. "Yeni donem tam oturmaya baglayacakken ispanyol fatihler tilkeyi silip siipiirdtiler. Neyseki, yeni gorticiiler bu tehlikeyle baga grtmayu tamamen haztlardt. Onlar goktan iz si)rme sanatrnrn fevkalade uygulayrcilan olmuglardr. Don Juan'rn dedifine gore boyunduruk altrnda gegen ve

18
Li
l

IQTEN GELEN ATE$

YENI CONUCULER

t9

yiizyrllar alan bu stire, yeni gcirticiilerin becerilerini miikemmellegtirebilmeleri igin gerekli ideal gartlarr sallamrg. Gariptir ki, bu zamarun alr insafsrzhk ve baskrsr yeni gcirticiilerin becerilerinde yeni kurallar geligtirebilmeleri igin gerekli diirtiiyii vermig. Ve yaptrklarrnr hig yaymamrqlar, bu durum yiiziinden de bulduklannr haritalamak konusunda yalnrz kalmrqlar.

rini onay odasmda brraktr. $imdi onlar, yalntz kuqlar. Brakalrm oyle kalsrnlar. Konugabilece[imiz tek qey bizim yolumuz. Bunun hakkrnda, sen ve ben carumlz ne kadar isterse
konuqabilirtz." Tiim gorticti topluluklannrn aynl zamanda ve aynr bigimde baqladrlrnr agrkladr. On altrncr yiizyrlm sonlartna dolru, her nagual kendini ve gorticti grubunu di[er gortici.ilerle agrk temasa gegmekten bilerek uzak tutmuq. Bu belirgin ayrr kalmalann sonucu olarak bireysel nesiller olugmuq. Bizim neslimizin, on dort nagual ve yiz yirmi altr gorticiiden olugtulunu soyledi. Bu on dort nagualdan baztstntn en az yedi, baztsrnrn on bir, kiminin de on beq tane goriiciisti varrru$. Bana, cilretmeninin -ya da onun adlandrrdrfr haliyle, velinimetinin- nagual Julian ve Julian'dan oncekinin de nagual Elias oldu[unu stiyledi. Ona, on dort nagualm hepsinin ismini bilip bilmedifini sordum. Kim olduklarrnr cilrenmem igin suastyla sayarak hepsinin ismini soyledi. Ayrrca kendi velinimetinin grubundaki on beq gdriici.iyle, velinimetinin ofretmeni, nagual Elias ve onun grubundaki on bir gorticiiyii kiqisel olarak tanrdrlrnr da belirtti. Don Juan, ll23 yrhnda bir drq etkenin sonucu olarak izerimize gelen ve gidiqatrmrzr tamamen farkhlaqtrran btiytik bir de[iqiklik yiizi.inden, bizim toplulu[umuzun oldukga srradtqt olduluna dair beni temin etti. Olayr qu anda tartrgmak istemese de o zamanrn yeni bir baqlanglE sayrldrfrnl; o zamandan itibaren toplulu[u ycineten sekiz nagualm, onlardan cinceki altrsrndan aslen farkh olduklartnt anlattt.
Don Juan'rn iqleri olmahydr ki ertesi giin dllene dek gcirmedim onu. Bu arada, kente onun iig gomezi gelmiqti, Pablito, Nestor ve la Gorda. Pablito'nun halt doqeme igi igin alet ve malzeme ahgveriqi yapryorlardt. Onlara katrldrm ve igleri tamamlalarr igin yardrm ettim. Sonra hepimiz pansiyona geri dondtik. Don Juan odama geldilinde dcirdtimiiz oturmuq konugu-

"Fetih srrasrnda gok sayrda yeni gorticti var mrydr?" diye


sordum.

"En baqta vardr. Sonuna do[ru birkag tane kalmrqtr. Gerisi yok edilmiqti." "Ya gtiniimtizde, don Juan?" "Birkag tane var. Her tarafa yayrlmrg durumdalar, anhyorsun ya." "Onlan tanryor musun?"diye sordum. "Bciylesine basit sorular cevaplamasl en zor olanlandlr," diye yanrtladr. "Qok iyi tanrdrfrmrz birkagr var. Fakat onlar bizim gibi de[iller, giinkii bilginin yeni gorticiilerin tavsiye ettigi iz silrme, rilya gorme, ve niyet gibi ozellikleri yerine dans etmek, safaltrm, biiyii yapmak, konugmak gibi baqka bazr belirgin yanlarma yolunlaqtrlar. Btiti.iniiyle bizim gibi olanlarla bizim yolumuz kesiqmez. Fetih srrasrnda yagayan gortictiler, ispanyollarla kargrlaqtrklarrnda yok edilmekten kurtulmayr bagardrlar. O goriiciilerden her biri bi neslin temelini attr. Ve hepsi soylannr siirdiiremedi, o yizden az sayrda izdeq topluluk var." "Tam bizim gibi olan kimse tanryor musun?" diye sordum.

"Qok az," diye krsaca yanrtladr. Sonra ona, bu konuya duydugum hayati ilgiyi vurgulayarak verebilece$i tiim bilgileri vermesi igin sorular sordum; beni do!rulayacak ve onaylayacak insanlann isimleri ve adreslerini bilmek en onemlisiydi. Don Juan hig orah olmuqa benzemiyordu. "Yeni gori.iciilerin gegtili onaylamanln gok anydr," dedi. "Yansl kemikle-

lrll

li

ii

IqTEN GELEN ATE$


yorduk. Yemekten sonra ayrrlacalrmtzr, ancak yemekten once benimle cizel olarak konugacalr qeyler oldulunu soyledi. ikimizin gehrin meydarunda bir gezintiye grkmasml ve sonra da hepimizin bir lokantada bulugmasrnr istiyordu. Pablito ve Nestor aya$a kalktrlar ve bizle buluqmadan cince yapacak birkag igleri oldulunu sciylediler. La Gorda hognut delilmig gibi goriiniiyordu. "Ne hakkmda konugacaksrnrz?" lafi grkrverdt a{zrndan, ama gabucak hatasrnr anladr ve krkrrdadr. Don Juan ona garip bir bakrg firlattr ama bir qey soylemedi. Don Juan'rn sessizlilinden cesaret alan la Gorda onu da yanLmtza almamrzr cinerdi. Bizi hig rahatsrz etmeyecefine soz verdi. "Btzi rahatsz etmeyece[ine eminim," dedi don Juan, "ama gergekten ona soylemem gerekenlerin higbirini duymanr istemiyorum." La Gorda'nln krzdrlr ortadaydr. Krzardr ve don Juan'la ben odadan grkarken srkmtr ve gerginlikle bulutlanmrg ytiztinti burugturdu. A$zr agrk, dudaklarr kupkuruydu. La Gorda'nrn bu durumu beni endigelendirdi. Hakikaten rahatsz oldum. Higbir gey soylemedim ama Don Juan duygulanmr fark etmig gibiydi. "La Gorda'ya yatrp kalkrp qtikretmen gerekir," dedi aniden. "Krndine verdi[in 6nemi yok etmene yardlmcl oluyor. Sen her ne kadar fark edememig de olsan, o senin hayatrnrn ufak tiranr." Sinirim yatrgmcaya kadar meydanda dolaqtrk. Sonra yine onun en sevdi[i banka oturduk. "Eski gorticiiler gergekten de gok ganshydrlar," diye bagladr don Juan, "giinkii harika geyler olrenmek igin yeterli zamanlan vardr. Sana qu kadarrm soyleyebilirim ki bizim bugtin hayal bile edemeyece$imiz kerametler biliyorlardr." "Onlara btiti.in bunlan kim olretmigti?" diye sordum. "Her qeyi gcirerek kendileri cilrendiler," diye cevapladr.

vsNi conUculsn

2l

ll
ir

"Bizim neslimizdeki qeylerin goEu onlar tarafindan oluqturuldu. Yeni goriictiler, eiki gortictilerin hatalarlnr dtizelttiler, ama bildilimiz ve yaptrflmlzln temeli Toltec zamanlnda kayboldu." Agrklamaya giriqti. o[retim agtsmdan, en basitlerinden biri ve bir o kadai dicinemli bulgu, dedifine gcire, insanrn iki tiir farkrndahlr oldu[u bilgisiydi. Eski gortici.iler onlara, insanrn sa[ ve sol yanl derlermiq. "Eski goriictiler $unu bulmuqtu," diyerek siirdtirdti, "bilgilerini olietmenin en iyi yolu, gomezlerini.sol yana kaydrraiak yiiksJtihiq farkrndahk durumuna gegirmekti. Esas ci[renme orada olur.

ll'
l

ii
ii rj

.,Qok geng gocuklar gomez olarak verilirdi, eski goriictilerin yutrnu,"-OeAi don Juan, "ki hayatrn baqka qeklini tantyazamanL gelince baqka 9o-urrnlur. Bu gocuklar, karqrh[rnda, aldrlar. Yiizyrllarca stiren sola ve sa[a cuklarr gomei olarak kaydrrma yo[unlagmalarrndan sonra aErfa grkarmrq olmalart gereken qeyleri bi dtiqtinsene." Benim igin bu kaydrrmalann ne kadar gagtrttct oldulunu belirttim. Benim tecrtibemin onunkine yakrn oldulunu soyledi. Velinimeti, nagual Julian, onun iEinde derin bir boli.inmii$liik yaratmrg, bunu bir Eeqit farkrndahktan citekine ileri ve geri taqryarak yapmrq. Ytikseltilmiq farkrndalftl yaqadrfr gorii$ te s{int i g i vL tiz gtirltik, normal durumundaki farkrndallrndaki uslarnlamalarina, savunmalartna, krzgrnhflna ve korkusuna tamamtyla ters diiqiiYormuq. Eski goriictiler, bu kutupsalhlr kendi amaglarr do!rultusunda kullanmak igin yaratrlarmrq; bununla, gomezlerinin biiyiiciiltik tekniklerini o[renmesi igin gereken yofunlaqmaya-zoflarlarmrq. Fakat yeni gdrticiiler, dedi[ine gore, bunu gomezlerini insanda bitinmeyen imkdnlar oldufuna inandrrmak igin kullanryorlarmtq. "Yeni goriictilerin en biiytik bagartsr," diyerek devam etti ifarkmdah[rn gizinin aqrklamastdr. Hepsini birkag don Juan, kavram ve eylem halinde toparlayrp ileri farkrndaltk srasmda gomezlere cilretilecek hale getirdiler'"

22

IQTEN GELEN ATE$

soyledifine gore yeni gcirticiilerin ci[retim metodunun deleri, ileri farkrndahk srasrnda olanlan kimsenin anrmsamamaslndan ileri geliyordu. Ammsamadaki baganszhk, eler devam edeceklerse, kendilerine verilen biiti.in agrklamalan anlmsamalan gereken savaqgrlar igin agrlamaz bir engel olugturuyordu. Yrllarca stiren gaba ve disiplinden sonra savaqgrlar yeniden anrmsayabiliyorlardr. o zamana dek, onlara o$retilen kavramlar ve yontemleri igselleqtirrni$ ve yeni gortictilerin sahip olmalannr istedikleri gi.icti kazanmrg oluyorlardr.

2
Ufak Tiranlar
Don Juan, farkrndahkta ustalaqma konusunu benimle aylar sonrasrna kadar konuqmadr. O sualar, nagual toplulu$unun yagadrfr evdeydik. "Hadi, bi yiiriiyi.ig yapahm seninle," dedi elini omzuma atarak. "Hatta daha iyisi, kentin meydaruna bi dolu insarun oldu[u yere gidelim ve orada oturup konugahm." Benimle konugmasma $a$rrmrqtrm. Birkag giindtir evde kahyorduk ve neredeyse bana bir merhaba bile dememiqti . Don Juan ve ben evden grkacalrmrz srrada la Gorda yolumuzu kesip kendisini de yanrmtza almamur istedi. Hayrr, yamtmr kabul etmemeye kararh gcirtiniiyordu. Don Juan gok sert bir sesle benimle ozel konu$masl gerektilini soyledi. "Benim hakkrmda konugacaksrnrz, de[il mi?" dedi la

24

IqTEN GELEN ATE$

UFAK TIRANLAR

25

Gorda, sesinden ve tavrrlarrndan, kuqkusu ve hrgmr farkediliyordu. "Hakhsln," diye yanrtladr don Juan kuru bir ses tonuyla. sonra dontip bakmadan, ontinden gegerek yiirtidri. Peqi srra gittim ve konugmadan, kent meydaruna kadar yiiriidiik. oturdulumuzda ona, la Gorda'yla ilgili konugacak ne gibi bir qey oldufunu sordum. Evden grkarken :.dzerimize diktigi tehditkar bakrglar hala canrmr srkryordu. "La Gordaya da baqkasrndan soz edecek de[iliz,,' dedi. "Yalnrzca kendisine verdili devasa cinemi krgkrrtmak igin ciyle soyledim. iqe de yaradr. Bize gok sinirtenai. Eler onu iyi tarumrqsam eminim qimdi oturmug kendisiyle konuquyor, krnlan ozgtivenini onarmaya gahqryor ve reddedilmenin, aptal yerine konmanrn hakh ofkesini dindirmeye gahqryordur. burada, bu bankta otururken grkrp gelirse hig qaqmam.,' "E$er La Gorda'dan sciz etmeyeceksek, ne konuqacafrz peki?" diye sordum. "Oaxaca'da baqladr$rmrz konuqmayr siirdiir ecepiz,,' dedi. "Farkrndahlrn agrklamasrnr anlamak, farkrndahk dtizeyleri arasrnda yapaca$rn gidiq geliglerde yiiksek gaba ve isteklilik gcistermeni gerektirecek. Tartrqmamrz boyunca senden tam yolunlaqmanl ve sabrrh olmanr istiyorum.', Yakmmayla karrqrk, gegen iki gtin boyunca benimle konuqmak istememesinden ne denli rahatsrzhk dirydufumu sciyledim. Bana bakrp kaqlannr kaldrrdr. Dudaklarrnda bir an igin bir giiltimseme belirip kayboldu. Bana, la Gorda'dan daha iyi olmadrlrmr gostermekte oldu[unu aynt ettim. "Kibrini krgkrrtryordum," dedi kaglarrnr qatarak. "Kendint fazla onemseme en btiytik dtiqm antmrzbizim. Bi diiqtin bakalrm bunu -bizi giigsriz diiqiiren, dostlanm rzn yapttklartnu ve yapmadrklanna duydulumuz giicenme duygusudur. Kibir, zamanrmrzrn golunu baqkalan tarafindan yaprlanlara ahnarak gegirmemizi sa$lar. "Yeni gcirtictiler, kibri savaggrlar olarak yagamlanmrzdan silmemiz igin elimizden geleni yapmamrzr onerirler. Ben bu cineriyi uyguladrm ve btitiin gabamla sana en gok kibri ya$a-

mrmrzdan grkardr$rmrz an incitilemez hale gelece$imizi gostermeye gahqttm." Ben onu dinlerken gozlerrbirden parlayrverdi. Tam onun bir kahkaha koyvermek izere oldu[unu ve bunun bir sebebi olmadrlrnr dtiqiindiifiim an safi yana[rma garpan sert bir to-

katla yerimden stgradtm. Aya[a firladrm. La Gorda eli hala havada arkamda duruyordu. Yiizti sinirden krpkrrmrzr olmuqtu. "$imdi hakkrmda soyleyece[in ne varsa soyleyebilirsin, daha hakh sebepler bulman kaydryla tabii " diye bafrrdr. "Bununla beraber sciyleyeceklerini ytizi.ime soyle! " Bu grkrq onu tiiketmiq olmahydr ki, betona oturup aftlamaya baqladr. Don Juan ytiztinde anlaqrlmazbtt neqeyle krhnr krprrdatmadan oturuyordu. Bense, sinirden kaskatr kesilmiqtim. La Gorda bana bir baktr ve sonra don Juan'a dcintip zayf bir sesle onu krnamaya hakkrmrz olmadrlrm soyledi. Don Juan oyle bir kahkaha kopardr ki neredey.se yerinden yuvarlanacaktr. Giilmekten konuqamtyordu bile. Iki ya da iig kez bana bir qeyler sciylemeye gahqtrysa da sonunda kalktp kahkaha sarsrnfilan iginde yiiriiyerek uzaklaqh. Gozlerimi dikmiq la Gorda'ya bakryordum -o anda gozi.imde tiim delerini yitirmiqti- don Juan'rn peqinden gitmek iizereydim ki bana olalantistti bir qey oldu. Don Juan't bu denli neqelendiren geyin ne oldulunu fark ettim. La Gorda ve ben korkung benzeq iyorduk. Kibrim iz muazzam boyutlardaydr. Yedi[im tokatrn verdili qaqkrnhk ve ofkeyle, la Gorda'nrn krzgrnhk ve kuqku duygularr tiimi.iyle aynrydt. Don Juan hakhydr. Kibrin yiikii korkung alrrdr. Bunun iizerine coqkuyla, gozlerimden yaqlar akarak peqinden koqtum. Onu yakaladrm ve neyin aytrdma vardrlrmr anlatflm. Gozleri muziplik ve neqeyle parhyordu. "La Gorda konusunda ne yapmahytm?" diye sordum. "HiEbi $ey," diye yanrtladr. "Boylesi aymalar her zaman kiqiseldir." Konuyu de$iqtirdi ve sciyleqimizi evinde, geniq bir odada

26

iqreN

GELEN ATE$ gelmigti.

UFAK TIRANLAR

27

rahat koltuklara oturarak ya da sundurmanrn gevreledi[i arka avluda stirdtirmemrze iliqkin yoralar oldulunu soyledi. Agrklamasrnr ne zaman evde si.irdtirecek olsa bu iki yerin bizden bagka herkese kapak olacalrnr ekledi. Eve dcindiik. Don Juan, la Gorda'nrn ne yaptr[mr herkese anlattr. Gortictilerin alay etmekten duydu[u haz, la Gor-

"Savaqgrlar kibirle taktik den

gereli savaqrlar, ilkeleri ytizi.inde!il," diye yamtladr. "Senin yanltgm, benim soyledikle-

rimi ahlaki yonden almanda." "Bence oldukga ahlakh bir insansln sen, don Juan," diye
direttim. "Sen benim kusursuzlu$umun ayrdma vardtn, hepsi bu,"
dedi.

da'nrn durumunu iyice zorlagtmyordu. "Kibrin i.istesinden nezaketle gelinm ez,', yorumunu yaptr don Juan, la Gorda'nln haline iiztildtifiimi.i sriylememin irdrndan.

Derken, herkesin odayr terk etmesini istedi. oturduk ve agrklamalarrna yeniden bagladr. Gortici.ilerin, eski ve yeni olarak iki kategoriye ayrrldr[rnr sciyledi. itt kategori, cizdenetim uygula-ur-r.ru istekli u" "tkinliklerini yararh amaglara yoneltebilen, bciylece di[er gdrtigtilere ve genelde insanh[a yararh olanlardan oluquyordu. Ikincisini ise, ozdenetime veya yararh amaglara cinem verrneyenler oluqturuyordu. Gortici.iler, ikinci kategoriye girenlerin kibir sorununu aqamadrklarr dtigiincesinde birleqiyordu. "Kibir, basit ve masum bi gey de$ildir," diye agrkladr. ,.Bi yandan btzde iyi olan her qeyin cizi.idiir, ote yandan da gtirtimiig her geyin cizti. Kibrin gtirtimtig yanrndan kurtulmak ustahkh bi taktik gerektirir. Qallar boyunca gciri.ictildrin rakdirini en fazla bunu bagarabilenler kazanmrqhr.', Kibrimi silme diigtincesinin, kimi zamanlar bana hog gelse de gok anlagrlmaz bir qey olmasrndan yakmdrm. ona, bu konuya iliqkin scizlerini gok belirsiz bulduEum igin uygulayamadrlrmr sciyledim. aKim bilir kagkez sciyledim sana," dedi, "bilgi yolunu izlemek isteyen kiqinin diiglem gtictini.in ytiksek olmasr gerekir diye. Gortiyorsun ya, bilgi yolundaki higbi qey bizim istedigimiz kadar anlagrlrr de!iI." Duydulum rahats nhk, kibir konusunda sciylediklerinin bana katolik sciylemi ga$rrgtrrdrlrnr sciylememe neden oldu. Yagamrm boyunca gtinahlann kottiltiltinii dinremekten gma

"Kusursuzluk da kibirden kurtulma gibi belirsizligi yiiztinden benim igin deleri olmayan bir kavram" diye ekledim. Don Juan giilmekten krnlrrken ondan kusursuzlu[u agrklamasrnr istedim.

"Kusursuzluk, erkenin do!ru kullanrmmdan baqka bi qey defildir," dedi. "Sciylediklerimin ahlakla zerre kadar alakast yok. Ben, beni kusursuz krlan erkeyi biriktirdim. Bunu anlaman igin senin de yeterince erke biriktirmen gerekir." Uzun stire sessiz kaldrk. Soylediklerini dtiqiinmek istiyordum. Birdenbire yeniden konuqmaya bagladt. "Savaggrlar, taktik listeleri olugtururlar," dedi. "Yapttklarr her qeyi srralarlar. Boylelikle rahatlamak ve erkelerini artrrmak amacryla bunlardan hangilerini de[igtirebileceklerine karar verirler." Tuttuklan listenin, ne var ne yok her geyi kapsamasl ge-

rekecefini belirttim. Sabrla, soziinii ettili taktik listesinin, yagamak ve esenlik igin oz oluqturrnayan, davrantqsal kahplardan oluqtulunu anlatfi. Hayatta kalma ve esenlilin sonsuz bigimde yorumlanabilecek konular oldufunu, dahasr neyin oz, neyin gereksiz olduluna da karar verilemeyecelini belirtme firsattm kagrrmadrm.

Konugtukga hrzrmr yitiriyordum. Sonunda soyledikleri-

min boqunahfrnrn farkma vanp sustum.


Bunun arkasmdan, don Juan savaggrlarrn taktik listesinde kibri, erkeyi en gok tiiketen ve dolayrsryla koktinden yok edilmesi gereken bir eylem olarak andrklarrnr soyledi.

28

IQTEN GELEN ATE$

UFAK TIRANLAR

29

"Savaqgrlar igin en rinemli meselelerden biri, bu erkeyi bilinmeyenle yiizlegmek igin serbest brrakmaktlr," diye stirdtirdti don Juan. "Bu erkeyi yeniden yonlendirmenin adr da, kusursuzluktur." Bu konudaki en etkin takti[in, iz siirmenin tarttgmasz ustalan olan Fetih dcinemi gorticiileri tarafindan geliqtirildilini soyledi. Kendi iglerinde etkilegen altr oleden oluguyordu bu taktik. Bunlardan begine savaqgrh$rn cizellikleri deniyordu; denetim, disiplin, sabr, zamanlama ve isteng. Kibrini kaybetmek igin savagan sava$gmm dtinyasrnrn pargalanydr bunlar. Belki de en cinemlisi olan altmcr cile ise, drg diinyaya aitti ve adt ufak tirandr. Sessizce anlayrp anlamadrlrmr sorarcastna bana baktr. "Kafam gergekten kanqtr," dedim . "La Gorda'nrn benim yagamrmrn ufak tiranr oldulunu soyleyip duruyorsun. Nedir bu ufak tiran peki?". "Ufak tiran bi igkencecidir," diye agrkladr. "savaggrnrn oliim kahm erkini elinde tutan ya da en basiti rahatsrz ederek grlgrna Eeviren birisi. " Don Juan konuqurken muzipge giiltimsedi. Yeni gcirtici.ilerin kendi ufak tiran srralamalarrnr olugturduklanm soyledi; bu kavram onlann en ciddi ve cinemli bulgulanndan biriydi ancak yeni goriiciiler bunda bile mizahi bir yan bulmayr becermiqlerdi. Yaptrklan her smrflandrrmad a, biraz kara mizah anlayrqr oldu[u konusunda beni temin etti, gi.inkti mizah, insan bilingliliginin zorakr listelemeler ve hantal smrflandrrrnalar yapmaslnt engellemenin tek yoluydu. Yeni gcirticiiler, uygulamalanmn rqrfrnda evrenin ilk ve tek yoneticisi olan erkenin srruflandlrrnaslnl yaparken, bunun baqhca kayna[rna basitge 'tiran' demeyi uygun bulmuqlardr. Despotlann ve yetke merakhlannrn geri kalanr dolal olarak tiran srnrflandurnasrnrn kesinlikle altrnda kahyordu. Her qeyin kayna[ryla kargrlaqtrrrldr$rnda en korkulacak zorba insanlarrn bagrnda soytarrlar geliyordu; sonug olarak bunlar pinches tiranos, ufak tiranlar olarak adlandrrrldrlar.

Onemsiz ufak tiranlann iki alt srnfi oldulunu soyledi. Ilk alt stnrf, eziyetr yapan ve yayan ama genelde oliime neden

olmayan ufak tiranlardan oluquyordu. Bunlara ufactk tirancrklar, pinches tiranitos adr veriliyordu. Ikincisi ise sonsuz srkmfi verenlerden oluquyordu. Bunlara ise ufak tefek tiranLa1 repinches tiranitos ya da mini minnactk tiranlar pinches tiranitos chiquititos adr veriliyordu. Srnrflandrrmalartn komik oldulunu diiqtindtim. ispanyolca terimlerle dofaglama yaptrlrna emindim. Bciyle olup olmadrfrnr sordum. "Hig de de!il," diye yanrtladr, e[lenirmig gibi. "Yeni gortictiler, smtflandrrTna iqinde miithigtiler. Genaro ise hig kugkusuz en miithiqlerinden biri; efer onu dikkatle izlersen, yeni gcirticiilerin kendi stntflandrrmalart konusunda tam olarak ne his settiklerini anlarstn. Benimle makara gegip gegmedi[ini sorarken qaqkrnh[rma ki.ikrercesine giildti. "Akltmdan bile gegmez," dedi gi.iliimseyerek. "Bak, Genaro yapabilir bunu ama ben, struflandrmalar konusunda neler hissetti[ini bildigim igin yapmam. Yeni gorticiiler korkung sayglslz insanlardt." Ufak tiranlann da aynca dort srrufa ayrrldtklannt ekledi. Biri tiranhlrnr sertlik ve qiddetle igkence yaparak gosterirken, bir di$eri ortahfr kanqtrrrp dayanrlmaz stkmtt yaratatak, bir baqkasr hiiztinle insan iistiinde baskr kurarak gosteriyordu. Ve sonuncusu da savaqgtlarr krzgrnhktan kudurtarak iqkence yapryordu. "La Gorda kendine has bi stntf," diye ekledi. "Numaracl, ufacrk bi tiran o. Sinirden kztp kudurmana neden oluyor. Tokathyor bile seni yahu! Boylece sana yansrzhlt olretiyor-" "Miimkiin de[il!" diye karqr grktrm. "Yeni goriiciilerin taktilinin ti.im pargalarrnr bi araya getiremedin hentiz," dedi. "Hele bunu bi bagar, ufak tiran kullanmamn ne denli etkili ve akrlhca bi qey oldu[unu anlarsrn. Taktik yalnrzca kibirden kurtarmakla kalmaz, savaggrlan bil-

30

IqTEN GELEN ATE$

UFAK

TIRANLAR

3I

gi yolunda, cinemli olan tek qeyin kusursuzluk oldu[u nihai kavrayrqrna da hazrlar." Yeni gbrtici.ilerin akrllarrndakinin oliimctil bir manevra oldu[unu ve buna gcire de ufak tirant da[rn dorufu, sava$gtnrn ozhitelikleriniyse o dorukta buluqan dafcrlar gibi dtiqtindi.iklerini soyledi. "Genellikle sadece dort dznitelik oyuna dahil olur," diye si.irdiirdti, "Beqinci, isteng, savaqgilann son kargrlaqmast igin, deyim yerindeyse, idam mangaslna, karqr sakh tutulur." "Niye boyle yaprlr?" "qilnkii isteng baqka bi katmana, bilinmeyene aittir. Oteki dordii, tamamryla ufak tiranlann yerleqtifi yere, bilinene aittir. Ashnda insanlan ufak tiranlara dontiqttiren qey de bilinenin takrnakh bir gekilde yonlendiriliqidir." Don Juan, savaqgrlarrn beq ozniteli[inin ti.imiini.in kendi aralannda iliqkiye yalntzca kusursuz sava$gl olan ve isteng iizerinde ustalaqan gcirticiilerce sokulabilece[ini agrkladr. Boyle bir iliqki, giinltik yagam sahnesinde yririittilemeyecek kadar tisttin bir manevraydr. "Dcirt oznitelik, ufak tiranlann en kottisiiniin iistesinden gelmeye yeter de artar bile," diye siirdiirdti. Tabii yeter ki o ufak tiran bulunabilsin. Dedilim gibi ufak tiran drgsal etkendir, denetleyemedi[in tek unsur ve belki de iglerinde en onemlisi. Velinimetim, yoluna ufak tiran grkan sava$gr talihli savaggrdr, derdi. Yani karqma bi tane grkarsa qanshsm, gtinkii aksi takdirde gidip senin bulman gerekir." Fetih donemi goriiciilerinin baqardrklan en btiytik iqlerden biri iig aqamah ilerleme adrnr verdikleri bir oluqumdu. Ufak tiranlarla karqr karqrya kalan goriictiler insan do[asrnr anlamrq olduklarrndan, kendilerine hdkim olmayt becerebildikleri takdirde sarsrlmadan, bilinmeyenle de yiizleqebilecekleri, hatta bilinemeyenin varhfrna bile dayanabilecekleri gibi su gotiirm ez btr sonuca varmrqlardr. "Srradan insan ise bunun tersytiz edilmesi gerektilini dtigiiniir," diye devam etti. "Bilinmeyenle yiizlegebilen bi gorii-

cti, ufak tiranlarla da kolayca ytizleqebilir. Lakin bu boyle de[il. Eski zamanlarln o mtithiq goriictilerinin sonunu getiren de i,,' runt oldu zaten. $imdilerde daha iyi biliyoruz bunu. Sa-

,l

ll

va$gl tinini, erk eylemleri olarak, higbi qeyin zor kiqilere lrl.yOun okumak kadar gelikleqtiremeyecefini biliyoruz. Savaqgilar, bilinemeyenin baskrsma dayanacak sa[duyu ve dingintife ya\nrzca bu koqullar altrnda ulaqabilirler'" umar$iddetle kargr grktrm ona. Tiranlarm kurbanlarlnl srzlaqtrracaklannt ya da en azkendileri kadar acrmaslzlaqttracaklirrnr diigiindtiltimii sdyledim. Bu ttir kurbanl'ann u[radrklarr bedensel ve tinsel iqkencelerin etkileriyle ilgili saylslz qahqmanrn yaprldrfrna dikkatini gektim. .,Fark, az once soyledifin qeyde yatryor," diye sertge karBi zamanlar ben de ,srlrk verdi. "Onlar kurban, savaqgl degil. gibi hissermiqtim. Fikrimi neyin deliqtirdifini soyleyeienin cclim sana, ama <ince Fetih'le ilgili sozlerime donelim.o t? ,llontn gorticiileri daha miikemmel bi ortam bulamazlardr- Iscaslna lranyollar, gorticiilerin yeteneklerinin srntrl ann r zorlat fatihlerle kaprqan ilenemelerini saflayan ufak tiranlardr; bu gorticiiler her qeyle yiizleqebilecek yetiye sahip hale geldiler. tn,lihliydiler. O zamanlar i.ilke, ufak tirandan gegilmiyordu. "Boylesi bereketli yrllann ardtndan her qey oldukga de[iqti. Ufak tiranlar higbi zaman o eski gaplarrna ulaqamadrlar; smtrsrz yetkeleri yalntzca o zamana ozgtiydii. Ustiin bi gortictiniin oluqumundaki en onemli unsur, slnlrslz yetkeye sahip bi ufak tirandrr." "Ne yazrk ki giiniimiizde goriiciilerin deferli bi tiran bulmalan igln bayafr ufragmalan gart. Qo[u zaman ufak tefek bi tiranla idare etmeleri gerekiyor." "Sen kendine bi ufak tiran bulabildin mi, don Juan?" "$anstm vardt. Kral bi tanesi beni buldu. Ashna bakarsan seninie aynt duygular igindeydim o zamanlar; ne kadar $anslr oldufumun farkrnda defildim." Don Juan, kendi gilesinin, velinimetiyle kargrlaqmasmdan birkaE hafta once baqladrlrnr sciyledi. Yeni yirmisine eriqmiq

32

IqTEN GELEN ATE$

UF'AK TIRANLAR

-.t

1J

qeker fabrikasmda iq bulmuq. Her zaman giiglii oldu[u igin kolayca kas giicti gerektiren iqler bulabilirmiq. Bir gtin alrr qeker guvallannr tagrdrlr bir srra, bir kadrn grkagelmiq. Qok iyi giyimli ve her halinden varsrl oldufu anlaqrlan bir kadrnmrq. Don Juan, onun ellilerinde, oldukga buyurgan goriiniiqlii bir kadrn oldulunu soyledi. Don Juan'a bakmrq ve ustabaqryla konuqup gitmig. Derken ustabaqr don Juan'rn yaruna yaklaqrp bir ticret karqrh[rnda onu patronun evinde gahqmasr igin onerebilecelini soylemig. Don Juan, adama parasmm olmadrlrm soylemig. Ustabaqr gillmiiq ve kaygrlanmamaslnr, giinkii maaqlann odenece[i gtin yeterince paraslrun olaca[rnr soylemiq. Don Juan'tn srrtrnr stvazlaytp patron igin gahqmanln biiytik bir onur oldulu konusunda kendisine giivence vermiq. Don Juan, kazandrplnl o giin harc ayan, cahil bir Krzrlderili olarak kendisine soylenen her $eye inanmakla kalmayrp

o zamanlar. Bir

talihin ona gtildtiliinii diigiindii[tinii soyledi. Ustabaqrna, ne


kadar para isterse kendisine odeyece[ine stiz vermig. Ustabagr taksit taksit odeyeceli yiiklii bir tutar istemiq. Bunun hemen ardmdan da ustaba$mm bizzat kendisi, don Juan'r patronun kasabadan oldukgauzak olan evine gcittirmiiq ve onu irikryrm, esmer, girkin ve bir yrlrn soru soran bir baqka ustabagma teslim etmiq. Adam, don Juan'm ailesiyle ilgili sorular sorrnu$. Don Juan hig akrabasr olmadrfrnr soylemiq. Bu, adamrn oylesine hoguna gitmiq ki, gtirtik diqlerini gostere gostere gtilmtiq bile.

Don Juan'a yiiklii bir iicret odeyeceklerine iligkin

soz

vermiq hatta para bile biriktirebilece[ini, giinkii hig para harcamasrna gerek olmadrfrnr, evde yattp, evde yiyecelini soylemig.

Adamrn giiltiqii tirkiingmiiq. Don Juan, oradan hemen kaggerekti[ini hissetmiq. Kaprya do!ru kogmug lakin adam elinde bir tabancayla yolunu kesmiq. Tabancayr don Juan'tn midesine dayamrq. "Geberinceye dek gahqmak igin buradasrn," demiq. "Sakrn akhndan grkarma bunu." Demir bir gubukla don Juan'r diirterek onu evin yan tarafina gottirmtig ve
masr

ni aldrlrn gibi."' Don Juan, evin kaleye benzedilini, her yerde pala kuqanmrg silahh insanlarm dolandr[rnr soyledi. Bciylece gahqmaya koyulmug ve bagrna gelenleri diiqi.inmemeye gabalamrq. Gtintin sonunda, adam geri gelmiq ve onu mutfala kadar tekmeleyerek gotiirmtiq, gtinkti don Juan'm gozlerindeki meydan okuyan bakrgtan hoglanmaml$. Kendisine boyun e[mezse kollannrn kiriqlerini ayrrmakla tehdit etmiq. Mutfakta yaqh bir kadrn yemek getirmiqse de, tiztintiiden ve korkudan don Juan'rn bolazrndan bir lokma bile gegmemiq. Yaqh kadrn ise olabildi[ince yemesini sahk vermiq. GtiElii olmasr gerekti$ini, giinkti iqinin higbir zaman bitmeyecelini soylemiq. Yerini aldrfr adamm daha bir giin cince dldtiliinti soyleyerek uyanda bulunmuq. Adam artrk gahgamayacak kadar zayf diiqtii[iinden ikinci kattaki pencerelerin birinden dtiqiip olmiiq. Don Juan patronun yerinde iig hafta gahqtrlrnr ve ustabaglrun gi.intin her amnda kendisini tehdit ettilini soyledi. Onu, brgalrnrn, tabancasrnrn ve demir gubu[unun tehdidini tistiinden eksik etmeden en tehlikeli kogullar altrnda, diigiiniilebilecek en zor iqlerde gahqtrrmrq. Onu her gtin sinirli damrzhk atlann banndrfr ahularr temizli$e gondermig. Don Juan, her gtintin baqlangrcrnda, o gtiniin diinyadaki son gtinti oldufiunu diigiintirmiiq. Hayatta kalmak da artrk onun igin yalntzca, ertesi gtin de aynr cehennemi yaqamak anlamrna geliyormug. Don Juan'rn biraz izne grkmak istemesi, sonu yaklaqtrran gey olmuq. $eker fabrikasrndaki ustabagma odeme yapmasl gerektilini one siirmtiq. Diler ustabagr bir dakika bile iqinin

gtin dofumundan batrmrna kadar arahksrz gahgan adamlanna bir goz attrktan sonra don Juan'a, kocaman iki aEag kiittiEtini.i topraktan kazrp grkarma igini vermiq. Yeniden kagmaya kalkarsa ya da yetkililere gitmeyi denerse onu vuracafrnr -olmez de kurtulursa mahkemede don Juan'rn patronu cildilrmek istedi[ine iliqkin yemin edecelini sciylemiq. "Olene dek burao'Sonra bir baqka Krzrlderili gelip seda gahqacaksln," demig. nin iqini siirdiirecek, $u an senin cilii bir Krzrlderilinin yeri-

34

iqrnN

GELEN ATE$

UFAK

TIRANLAR

35

baqrndan aynlamayacalrm, gtinkii orada gahqmanrn verdili ayncahkla grtlalma kadar borg iginde oldufunu soylemiq.

Don Juan, suyunun kaynadrfmrn farklna varrnrg. Adamrn

gevirdifi dolabr anlamrq. O ve citeki ustabaqr igbirligi yaparak ag a$r tabakadan Krzrlderilileri fabrikadan giftli$e gcittirtip cilorl armrq. Bunun farkrna varmak onu oylesine sinirlendirmiq ki balrra ga$rra mutfaktan grk rp evin igine dalmrq. Ustabaqr ve diler iqgiler qagkrnhk iginde kalakalmrqlar. Tam ana kapryavarrp kendisini drqan atmak tizereymig ki ustabagr yetigip onu gcilsiinden vurrnuq. Otatiliinti diiqtindti$ii igin de, onu orada
p

dtire s iye g ah q trny or, kazanql arrnr da ar alan nda

ayl

a gr y

brakrp gitmiq. Don Juan, oliimiin yazglsmda olmadrfrnr sciyledi, onu orada bulan velinimeti iyilegene dek bakmrg ona. "Velinimetime oykiiniin ttimtinii anlattrktan sonra," dedi don Juan, "heyecanrnr zorlukla bastrrabildi. 'O ustabagl gergek bir odi.il' dedi. 'Kagurlamayacak kadar iyi. Gtintin birinde o eve geri donmelisin." "Milyonda bi bulunacak ttirden, slnlrslz erk sahibi bi ufak tirana rastladrfrm igin ne kadar gansh oldufumu soyleyip durdu. Yagh adamm kagrk oldu[unu sandrm. Tabii neden soz ettilini yrllar son-ra anladrm." "Bu qimdiye kadar dinledilim en ttiyler tirpertici hikdyelerden birisi," dedim. "Gergekten geri dondtin mii o eve?" "Tabii ki dondtim, tig yil sonra. Velinimetim hakhydr. Onun gibi bi ufak tirana ancak milyonda bi rastlanabilirdi ve
bu firsat kagmazdr." "Geri dcini.igi.inti nasrl ayarladrn? " "Velinimetim, s avaq gilr[rn ci[elerinden dordtinii : de net im, disiplin, zamanlama ve sabrt kullanarak bi taktik geliqtirdi." Don Juan, velinimetinin kendisine o iblisle gcirtiqmesinin ne gibi yararlar sallayacalrnr agrklarken yeni gcirtici.ilerin bilgi yolundaki ddrt adrmr nasrl ele aldrklanru da anlattr[rnr soy-

lcdi. ilk adrm, gcimez olma kararrydr. Qomezler, kendileri ve tliinya hakkrndaki goriiglerini defiqtirdikten sonra ikinci adrnrr ahyor, kendi tizerlerinde mutlak denetim ve disiplin sa[layarak savaggr oluyorlardr. Sabrr ve zamanlamanrn oziimscnmesinin ardrndan srra tigtincti adrma, bilgi adamt olmaya geliyordu. Bilgi adamlan, gormeyi olrenerek dordiincii adrnrr attrklannda artrk goriicti oluyorlardr. Velinimeti, don Juan'rn bilgi yolundaki ilk iki ogeyi; denetim ve disiplini gok az da olsa edinecek derecede ilerledifini vurgulamrq. Don Juan, bu iki o[enin igsel bir duruma ozgii oldulunu agrkladr. Bir savaggr ciztine yonelirmiq, ne var ki bencilce olmazmrq bu, ciziin siirekli bigimde ve tiimiiyle incelcnmesiyle ilgiliymiq. "O zamanlar citeki iki o[enin esamesi okunmuyordu benrlc," diye stirdiirdii don Juan. "Sabrr ve zamanlama ciyle tam anlamryla igsel bi durum degil. Bilgi adammrn alanrna girer bunlar. Velinimetim, taktigi ba$ammda bunlan da gosterdi bana." "Bu, ufak tirarun karqrsma tek bagrna grkamazdrn, anlarnlna mr geliyor?" diye sordum. "Tek baqrma ilstesinden gelebilecek olduluma emindim cle bunu ustahkla ve zevkle baqarabilecelimden kuqku duyrnuqumdur hep. Velinimetim bu karqrlaqmayr srf yonetmekle mtithiq keyifleniyordu. Bi ufak tiranr drze gettrme dtiqiincesi yalnrzca sava$gmrn tinini pekiqtirmekle kalmaz, aynl zamandahaz ve mutluluk verir bu." "Anlatfilrn ttirde bi canavardan kim keyif alabilir ki?" "Yeni goriiciilerin, Fetih srrasmda kargrlagtrklarr hakiki canavarlann yanlnda bi higti o. Goriinen o ki, gortictiler tiranlanrun keyfini sonuna kadar grkarmrqlar. Onlar kiginin bi sava$gl olmasr koquluyla en berbat tiranla ulraqmamn bile zevk verecelini kanrtladrlar. " Don Juan, suadan insanlann tiranlarla savaqlmr srasmda dtiqti.igii en btiytik hatanrn, mi.icadelesini dayandrracak bir taktik kurmamak oldu$unu sciyledi; srradan insanlann kendi-

36
lerini

rQTEN GELEN ArE$

UFAK TIRANLAR

31

aqrrr ciddiye almalan oli.imci.il bir kusurmug; hem kendi eylem ve duygularr, hem de tiranrnkiler her qeyden onemliymiq onlar igin. Savaqgrlannsa hem gok iyi dtigiintilmiiq taktikleri varrnrg, hem de kibirden kurtulmuqlar. Gergekli[in, yaptrlrmz yorumdan baqka bir gey olmadr[rnr anlamak onlan bundan kurtarmrg. Yeni goriiciilerin, sr! dtiqtinceli ispanyollara karqr olan tisttinlii[ii de bu bilgiymiq. Don Juan, ufak tiranlar kendilerini cilesiye ciddiye alrrken, savaqgrlann bunun kryrsrndan bile gegmemelerinin farkma varmakla bile, ustabagmr dtze getirebileceline inandr[rnr sciyledi. Velinimetinin taktilini uygulayan don Juan, ayru geker fabrikasrnda yeniden ige girmiq. Gegmiqte orada gahqtrlrnr kimsecikler ammsamamr$; o fabrikaya gtindelikgi iqgiler gelir ve hrg iz brrakmadan giderlermig. Don Juan, velinimetinin taktigi uyarrnca her kim olursa olsun, bir baqka kurban aramaya gelenlerin cintinde istekli gortinmeliymiq. Sonunda, ayru kadrn yrllar cince yaptr[r gibi gelip onu iqaret etmig. Don Juan, bedensel agrdan bu kez eskisinden de giigltiymti$. Aynr qeyler yinelenmig. Ne var ki bu kez takti$e gore, birinci ustabagma cideme yapmayl reddetmig. Buna ahqrk olmayan adam gafil avlanmrq. Don Juan'r iqten grkarmakla tehdit etmiq. Don Juan da do!rudan hammefendinin evine gidip onunla konugaca[rnr soyleyerek korkutmu$ onu. Don Juan, fabrikanrn sahibinin eqinden baqkasr olmayan kadmrn, bu iki ustabaqrnrn qevirdikleri dolabrn farkrnda olmadrfrnr biliyormu$. Ustabagrna, kadrnrn nerede oturdu[unu bildilini, giinkii bir zamanlar onun evine yakrn tarlalarda gekerkamrqr kesimi iginde gahgtrfirnr soylemiq. Ustabaqr, pazarlrk etmeye koyulmug ama don Juan harumefendinin evine gitmeyi kabul etmeden cince adamdan para talep etmiq. Ustabaqr teslim olmu$ ve ona bir miktar para vermig. Don Juan, bu teslim oluqun kendisini eve yonlendirmek igin dtigtiniilmi.iq bir kurnazlft oldulunun tiimtiyle ayrrdrndaymrg. "Yine kendisi gcittirdii beni eve," dedi don Juan. "$eker

lnlrrikasrnrn sahiplerine ait eski bi konaktr. Bu varsil insanlar, yn olup bitenleri biliyor ve buna onem vermiyor ya da farkrnn varamayacak kadar kayrtsrz davranryorlardr. "Gider grtmez kadrnr bulmak iEin eve koqtum. Onu bulrlrtrrt ve diztistti gdktip, ellerini optiim ve teqekktir ettim. iki rrsllhagr mosmor olmuqtu." "Evdeki ustabaqr yine aynl yolu izledi. Fakat bu defa rrrrrrnla baq etmek igin gereken donanrma, yani denetim, disilrlin, sabr ve zamanlamaya sahiptim. Olaylar velinimetimin ilngOrdtilti gibi gergeklegti. Denetimim, adamrn en eqekge is-

ternlerini bile yerine getirmeme yardlmcl oldu. Bu ttirden bi kibrimizin yaralanmasl ve zarar giirrrtesidir. Insanlardaki en ufak gurur pargasl bile boyle davrnnrglar sonunda kiqinin kendini defersiz hissedip yrkrlmasrrrir neden olur." "Benden istedili her geyi memnuniyetle yerine getirdim. Ncqeli ve giigltiydiim. Gururum ya da korkum umurumda deAildi. Kusursuz bi savaqgr olarak bulunuyordum orada. Adarrutt teki seni ayaklarrnrn altrnda gi$nemeyehazrclarurken tirrine ince ayffi gekmenin adr, denetimdir." Don Juan, velinimetinin taktiEinin eskisi gibi baqrna gelcnlere tiztilmek yerine ivedilikle adamrn gtiglti noktalannr, zlyrflrklannr, davranrq aksakhklanm saptamayr gerektirdifini itgrkladr. Adamrn en giiglti noktalarrnrn, vahqi dolasr ve cesareti oldulunu gormiiq. Don Juan'r giin ortasmda herkesin gozi.i tintinde vurmuqtu. En biiyiik zayrflr$r ise iqini sevmesi ve bunu tehlikeye atmak istememesiymiq. Bu ytzden ne olursa olstrn, don Juan'r evin arazi smrrlarr iginde gi.indiiz vakti vuranrirzmrq. Aile babasr olmasr ise onun diler zayl'f yanrymlg. Ilvin yakrnlannda bir barakada yagayan bir egi ve gocuklan vilrml$. "Bi araba kotek yerken ttim bu verileri bt araya getirmerrin adrna da disiplin derler," dedi don Juan. "Tam bi zebaniytli. Aman vermezdi. Yeni gortictilere gcire, mi.ikemmel bi ufak
rrlrryda bizi en gok yoran $ey

38

iqrnN

GELEN ATE$

UFAK TIRANLAR

39

tiranda aclma duygusu bulunmaz." Don Juan, savaggrhlrn kendisinde hentiz bulunmayan oteki iki o[esinin; sabrr ve zamanlamamn, velinimetinin taktilinde kendililinden yerini almrq oldu$unu soyledi. Sabrr, dinginlikle -acele etmeden, kaygr duymadan- beklemek, olacaklan yahnhk ve negeyle ertelemekti. "Her giin yerlerde stirtindiim," diye siirdtirdii don Juan, "kimi zaman kamgr altrnda inledim. Yine de mutluydum. Bu adamrn davramglanndan nefret etmeden gtinden giine ya$amaml saflayan qey velinimetimin takti[iydi. Bi savaggrydrm ben. Bekledilimi biliyordum, ne bekledilimi de. Savaggrhlrn btiyiik zevki iqte buradadrr." "Velinimetimin takti[inin, tist diizey insanlann korumasr altrnda, adamr dizgeli bir bigimde daha yiiksek bir giiciin ardma saklanrp rahatsrz krlmayr amagladrlrnr ekledi, trpkr yeni nesil gtirtici,ilerin Fetih srrasrnda kendilerini Katolik Kilisesi'nin ardrna gizlemeleri gibi. Aqalr kademeden bir rahip, kimi zaman bir soyluya oranla daha fazla erk sahibi olabilirmi$." Don Juan'rn kalkanr, kendisini ige aldrlr igin her gordti[tinde ontinde diz goktiili.i hanrmmrq. O'nu her gcirdi.iltinde tiniinde diz goker ve kendisinin bir azize oldulunu sciylermig. Kadrna aziz patronun bir resmini kendisine vermesi igin yalvanp, boylece onun salhk ve esenlili igin dua edebilecefini bile sciylemiq. "Verdi de," diye devam etti don Juan. "Bu, ustabagrnr hiddetten kudurttu. Geceleyin ugaklarla birlikte dua ettifimizi gortince hele, neredeyse kalp krizi gegirecekti. Beni oldi.irmeye ondan sonra karar verdi sanlnm. Yaptrklanmr siirdiirmeme izin veremezdi." "Karqr cinlem alarak, evin ttim hizmetlileriyle birlikte, goyle tespihli mehpihli bi dua toreni dtizenledim. Hanrmefendi tam bi dindar oldu[uma emindi artrk." "Tabii bundan soffa brrak rahat uyumayl yerimde yatamaz oldum. Her gece qattya trmamyordum. Oradan iki kez

bakrqh ustabaqmtn beni aradrfrnt gordiim." "Gtindiizleri belki ezilerek oliiri.im umuduyla beni aygrlarm ahrrlanna gonderdi. Fakat, kalm tahtadan yaprlmrq bi pano vardt elimde ve bunu koqelerden birine dayayrp ardmda korunabiliyordum. Adam bunu hlgbi zamanbilemedi g{inkii ahrr onun midesini bulandrnyordu -bu, ustabaglrun zayf noktalanndan biriycli, olaylann gosterece[i gibi en oltimctilii belki de." Don Juan, zamanlamantn gemlenen her qeyi koyvermeyi ycineten nitelik oldu[unu soyledi. Denetim, disiplin ve sabr ardmda her qeyin biriktili bir baraja benzermtg. Zamanlama da bu barajrn kapalrymrq. Adamm tek bildilt, zorbahkla korku salmakmrq. $iddeti dindirilse , garesiz kalacakmrq. Don Juan, adamm kendisini evin gorti$ alarunda oldiirme goztipeklilini gosteremeyecefinin farkrndaymrg. Boylece, bir giin di[er iqEilerin gozi.i ontinde, hanrmm da gorebileceli bir yerde, adama hakaret etmiq. Patronun eqinden cilesiye gekinen ustabaqma korkak demig. Velinimetinin taktiEi, boyle bir anr kollayarak ufak tirant hazrrlrks v y akalamayr gerektiriyormug. B eklenmedik qeyler hep boyle geliqirmiq. En sefil kole, birden tiranla dalga geger, onu kzdrtr, cinemli tanrklar oni.inde onu kiigi,ik dtiqiirtir ve tirana kendini toplama firsatt bile vermeden kagrp gidermig. "Bi an sonra, adam ofkeden deliye dondi.ilti srada ben hanrmtn ontinde saygryla diz gokiiyordum," diye siirdiirdii. Don Juan, kadrn igeriye girince adamm ve arkadaglanrun onu yapllmast gereken igleri bahane ederek evin arkasrna gafrrdrklannr soyledi. Adamrn ofkeden beti benzi atmrq. Don Juan, sesinin ttnrstndan ustaba$trun akhndan gegenleri okumug. Buyrula boyun efmiq gibi gortiniip bir anda ahtrlara dofru koqmaya baglamrq. Atlarrn yapaca[r gtirtiltii patrtrya sahiplerinin gelip neler oldufuna bakaca[rnr umuyorrnug. Adamrn, ona ateq etmeye gekinece[ini biliyormuq. Bu, gok gi.irtiltti kopanrmr$ ve adamm iqinden olma endiqesi gok giigliiymtiq. Don Juan, ayrlcaustabaqrnrn sabn tagmadrkga atlann

katil

40

rqTEN GELEN ATE$

UFAK TIRANLAR

41

bulundulu yere gitmek istemeyecefini de biliyormu$. "En vahqi aygrnn balk oldufiu boliime attrm kendimi," dedi don Juan, "ve ofkeden gozti kararan ufak tiran da brga[rnr gekip peqim sua atladr. Do!ruca, beni koruyan tahtanrn ardrna vardrm. At adama bi tek gifte vurdu ve her qey bitti." 'oO evde alh ayrm gegti ve bu stire boyunca savaqgrhfrn dort cilesini uyguladrm. Bunlar sayesinde baqardrm. Ne kendim igin tiztildtim, ne de garesizlik nedeniyle tek bi damla yag dokttim. Neqeli ve huzurluydum. Denetim ve disiplinim en keskin halini almrqtr, sabr ye zamanlamanrn kusursuz sava$grlara neler saflayabilecefini yakrndan gcirmtiqttim. Bi kez bile olsun adamrn olmesini de istememiqtim." "Velinimetim, gok ilging bi geyi agrkladr bana. Sabrr, sava$gmm yapmaya hakkr oldu[unu bildigi bi qeye tiim tiniyle gem vurmasrdrr. Tabii bu savaqgmrn gidip herhangi birisine diizen hazrlamasl ya da eski hesaplann peqine diiqmesi anlamrna gelmez. Sabrr balrmsrzdr. Savaqgr, denetim, disiplin ve zamanlamaya ulaqmrqsa, sabrr kim neyi hak ediyorsa onu bulmasmr sallar." "Ufak tiranlann kazandrklarr, kendileriyle miicadele eden savaqgrlarr yok ettikleri olur mu?" diye sordum. "Elbette. Fetih'in ilk yrllannda savaqgrlar sinek gibi oldii. Bi gofu katledildi. Ufak tiranlar, salt canlarr istedili igin birilerini oldiinirlerdi. Gcjrtici.iler ulviyete bt tarz bi baskr altrnda
ulaqtrlar."

ettifiimi soyledim. "Her zaman," diye yanrtladr. "Sonuglan uzak gegmiqteki denli korkutucu olmasa da. Bugiin, savaggrlann kendilerini toparlayrp geri dcinme gibi bi qanslan var. Ama bu sorunun bi de oteki yi.izi.i var. Ufak tefek tiran tarafindan yenilmek oltimctil de[il ama ezicidir. Bunun mecazi olarak taqrdr[r oltimciilltik derecesi, gergekten olmekle neredeyse egittir. Yani, ufak tefek bi tirana rastlayan savaqgilar kendi baganszhk ve defersizlik duygularrna yenik dtiqerler. Bu da yeterince oli.imciil geliyor bana." "Yenilgi anlayrqrn ne?" "Ufak tiranla aynl duruma diiqtiin mii yenilmiqsindir. Ofkeyle, denetimsiz ve disiplinsiz, sabrrnr koruyamadan davranmak yenilmektir." "Peki savaqgrlar yenildikten sonra ne olur?" "Ya kendilerini yeniden toplarlar ya da bilginin peqinden gitmeyi brrakrp yagamlarrnln sonuna kadar ufak tiran saflanndaki yerlerini altrlar."

Don Juan, hayatta kalan gorticiilerin iqte o dcinemde yeni ycintemler aramak igin srnrrlannr zorlamaya baqladrklannr
sciyledi.

"Yeni g<iriiciiler, ufak tiranlan," dedi don Juan, goziinii benden ayrmadan bakarak, "yalnrzca kibirden kurtulmak igin de[il, bu di.inyadan grkmak gibi gok karmagrk bi manevrayr bagarmak igin de kullandrlar. Farkmdahkta ustalaqma konusunu konugtukga bu uygulamayr daha iyi anlayacaksrn." Don Juan'a, ufacrk denilen ufak tiranlann griniimiizde, bizim zamanrmtzda savaqgilan yenip yenemeyeceklerini merak

il

,iiii

KARTAL'IN YAYILIMLARI

43

bir yaran olamayacafmr savunmuqtum. Ve kendisinin de bir


Yaqui olarak bu bariz haksrzhla nasrl karqr grkmadrlrnr anlamadrlrmr sdylemigtim. Dikkatle dinlemigti. Tam, kendi gtiriigtini.i savunacalmdan emin oldu$umda, Yaqui Krzrlderililerinin yagadrklarr qartlann hakikaten periqan oldulunu onaylamrgtr. Fakat, ttim insanh[rn yagam gartlannrn durumu tirktitiiciiyken Yaquileri dilerlerinden ayurnam rztn y ar ars rz h lrna de I inmiq ti. "Yalnrzca zavalh Yaqui Krzrlderilileri igin tiztilme," demiqti, "insanhk adma tiztil. Yaqui Krzrlderilerinin gansh oldu[unu bile soyleyebilirim. Onlar baskr altrnda kaldrlar ve bu sebeple bazrlan sonunda galip geldiler. Ama baskr yapanlann, kryrcrlann, onlan ezen ufak tiranlann cehennemde bile qanslan yok." Hemen ona ardr ardrna politik sloganlarla cevap vermigtim. Sciylemeye gahgtrlr noktayr hiE anlamamrqtrm. Bana tekrar ufak tiranlar kavramrnr agrklamaya gahgmt$ ama konu bir kulalrmdan girip diferinden grkmrgtr. Ancak gimdi her qey yerli yerine oturuyordu. "Higbi qey yerine oturmadr daha," dedi soylediklerime gi.ilerek. "Yann, olalan farkrndah[rna dondiiliinde, gu anda aytrdma vardrklanm ammsamayacaksrn bile." Yo[un bir tiziintti duydum, sciyledi[inin do$ru oldulunu biliyordum. "Sana, bana olan olacak," diye devam etti. "Velinimetim, nagual Julian, ufak tiranlar hakkrnda senin anladrklannr benim de ileri farkrndahkta anlamamr saflamrgtr. Ve sonugta, gtinliik hayatrmda, sebebini bilmeden fikrimi deliqtirmeye bagladrm." "Her zaman baskr altrnda kalmrgtrm, kryrcrlarlma karqr hakikaten garezim vardr. Kendimi ufak tiranlann dostlulunu ararken buldufumdaki qaqkrnhlrmr bi di.iqiin. Kafayr i.iqiitttim

tl

il

rl l"

J
Kartal'm Yaythmlart
Ertesi gtin, don Juan'la ben oaxaca qehrine giden yol boyunca yi.irtiytige grktrk. o saatlerde yolda in cin top oynuyordu. Saat olleden sonra iki idi. Keyifle ilerlerken, don Juan birdenbire konugmaya baqladr. ufak tiranlarla ilgili konuqmamlzln farkrndairk konururru bir giri$ten baqka bir qey olmadrlrnr soyredi. Ben, o konugmanrn bende yepyeni bir bakrq aglsl yarattrfrnr belirttim. Ne demek istedilimi agrklamamr istedi. Bunun, birkag sene once yaqui Krzrlderilileriyle ilgili yaptr$rmz tarfigma hakkrnda oldu$unu sciyledim. sag yan cilretileri srasmda bana, Yaqui Krzrlderililerinin, baskr alirnda olmalannrn yaraflr yanlannr bulabildiklerini anlatmaya gahgmrgtr. Ategli bir gekilde yagadrkran periqan durumun hig-

sandlm." Yol kenannda toprak kaymasryla bazr kaya pargalanrun yarr gomiilti oldufu bir yere geldik; don Juan o tarafa ytiri.i-

44

IqTEN GELEN ATE$

KAKIAL'IN

YAYILIMLARI

45

ytip yassr bir kayanrn tistiine oturdu. Tam kargrsrna gelecek qekilde oturmamr imledi. Sonra daha bagka bir giriq yapmadan farkrndahkta ustalaqmayr agrkl aurnaya baqladr.

tikleri bir gergekler dizisi oldufunu ve bciyle gergeklerin, anlaqrlabilmeleri igin belirgin bir srralamayla dizenlendifini
sriyledi.

Farkrndahkla alakah eski ve yeni ttim gortictilerin keqfet-

Farkrndahkta ustalagmanln, ttim bu gergekler silsilesinin igselleqtirilmesiyle meydana geldilini agrklaor. itt gergek dedi, diinya ile olan aqinahlrmrzrn bizi, algrladrltmri uzie kendi baglanna ve kendileri olarak varolan nesnelerle gevrili bir di.inyada oldu$umuzu sanm aya zorlarrrasrdrr. oysa, ashnda, mevcut olan gey nesneler dtinyasr de[il, Kartal'rn yayrhmlanrun bir evrenidir. sonra bana, Kartal'm yayrhmlanm agrkramadan cince, bilinen, bilinmeyen ve bilinemeyenden bahsetmesi gerekti[ini soyledi. Farkrndahkla ilgili gergeklerin go[u eskigcirti"il", tarafindan keqfedilmiq. Fakat ayarlandrklan dtizenceyi yeni goriictiler olugturmuq. ve bu dtizence olmadan o gergekler neredeyse kavranrlamazmr g. Bir dtizence arayr$ma giriqmemeleri eski gori.iciilerin en biiyiik hatalarrndan biri olmug. Bunun ciltimctil bir sonucu; bilinmeyenle, bilinemeyenin aynl qey oldulunu sanmalanymrq. Bu yanhqr dtizeltmek yeni gciri.iciilere dtigmtiq. odar jrrurlar koyup, bilinmeyeni insan dan gizlenmig, 'frzeri drttilti korkutucu bir ballam, fakat yine de insanrn ulagabileceli bir gey olarak tarumlamrqlar. Bilinmeyen, belirli bir zaman sonunda bilinen olurmuq. Bilinemeyense, betimlen emez, dtiqtiniilemez, anlaqrlamazmlg. Higbir zamanbilinmeyecek olmasma ralmen yine de orada, goz kamaqtrncr ve aynr zamand,a enginli[iyle korkutucuymuq. "Grirticiiler ikisi arasmdaki farkr nasrl aymrlar?" diye sordum. "Basit bi kurah vardr," dedi. "Bilinmeyen sciz konusu oldufunda, insan maceraperesttir. Bize umut ve mutluluk ver-

mek, bilinmeyenin bi ozelli[idir. insan kendini ding, keyifli hisseder. Hatta arttrrdrlr zlhtnkavrayrgr bile qok tatmin edicidir. Yeni gorticiiler, insanrn en iyi bilinmeyende oldulunu gi)rmiislerdi;' Ne zaman bilinmeyen sanrlan bilinemeyen grksa sonug felaket olmug. Goriictiler tiikendiklerini, kafalanrun allak bullak oldulunu hissetmiqler. Korkung bir basBr onlarr ele gegirmig. Bilinemeyenin higbir erke verici etkisi olmadrlrndan bedenleri esnekli[ini yitirmiq, manttk ve safduyulan amagstzca uzaklaqrp gitmiq. Insanrn bilinemeyende ulaqabilece$i bir qey olmadr[rndan aptalca hatta tedbirle bile ona kangmamak gerekmiq. Yeni gortictiler, onunla en hafif ballantr igin dahi a$rn bir ceza cidemeye hazrrhklt olmalarr gerektilini algrlamrqlar.

Don Juan, bana yeni gorticiilerin aqmalan gereken gok biiyi.ik geleneksel engeller oldulunu agtkladr. Yeni donem baqladrlmda higbiri, saylslz geleneklerinden hangisinin do[ru hangisinin yanhg oldufunu bilmiyormuq. Belli ki, eski gorticiilerin yaptr[r bir qeyler yolunda gitmemig, fakat yeni goriici.iler neyin ytiriimedi[ini bilemiyorlarmrq. Onlar,r iqe gegmiqteki onciilerinin yaptrklannrn tamamtnrn hatah oldu[unu
varsayarak baglamrqlar. Bu gok eski gortictiler varsaytmda ustaymrqlar. Onlar sadece SdrryF becerilerinin kendilerini koru-

yacafrna inanmrqlar. Istilacrftr onlarrn canlna okuyup korkung oliimlerle hayatlpnna son verene kadar dokunulmaz olduklarrnr di.iqiinmi,iqler. Qok eski gortictilerin, yaralanamaz olduklarmdan kesinlikle emin olmalan drgrnda hiEbir savunmalan yokmuq. Yeni gori.ictiler zamanlannt neyin yolunda gitmediline delin fikir yiiriiterek kaybetmemiqler. Bunun yerine bilinmeyeni, bilinemeyenden ayrracak gizgey t. oluqturmuqlar. "Bilinmeyenin gizgesini nastl yaptrlar don Juan?" diye sordum. "Denetimh gorme kullanarak," diye yanrtladr. Ben, aslmda bilinmeyenin gizgesini yapmak igin ne ge-

46

IQTEN GELEN ATE$

KAKIAL'IN

YAYILIMLARI

41

rekti$ini sormak istedi$imi sciyledim. Bilinmeyeni gizgeye dokmenin, onu algrmtza agmak oldu[unu sciyledi. Diizenli bir qekil de gormeyi uygulayarak, yeni goriiciiler, bilinmeyenle bilinenin aslmda aynr yaprda oldulunu giinkti ikisinin de insamn algr alanr srrurlarrnda oldulunu bulmuglar. Gciriictiler, esasrnda, herhangi bir an bilineni brakrp, bilinmeyene girebiliyorlarmrq. Bizim algr kapasitemizin otesinde kalansa bilinemeyenmig. onunla, bilinenebilecek arasmdaki fark hayati cinem tagryormug. Bilinemeyenle karqrlaqrldrfrnda, ikisini birbirine kanqtrrmak, gcirtictiyti en tehlikeli duruma sokuyormug. "Eski gcirtictilere bu oldulunda," diye siirdtirdti don Juan, "ycintemleri zrvanadan grktr sandilar. orada olarun go[unun, bizim anlayrqrmrz drqrnda olabileceli hig akrllanna gelmedi. Sonunda bedelini alrr cidedikleri korkung bi yargr liatasrydr onlannki." "Bilinmeyenle, bilinemeyen arasrndaki farkrn ayrdma vanlmca ne oldu?" diye sordum. "Yeni dcinem bagladr," diye cevapladl. " Bu fark, eski ile yeni arasmdaki smrdr. Yeni goriictilerin ttim yaptrklarrnrn koktinde bu farkr anlamalan yatar." Don Juan'a gcire, gorme eski gortictilerin dtinyasrnln yr!*t ile yeni gortiqiin yaprlanmasrnda en onemli etken olmug. Gorme sayesinde yeni gciriictiler belli yadsmamaz gergekleri keqfetmig, onlan belli, kendileri igin devrimci, insanin do$asr ve dtinya hakkrnda sonuglara ulaqmak igin kullanmrglar. Yeni doneme imkan yaratan bu sonuglar, Don Juan'rn bana agftladr[r farkrndahkla ilgili gergeklerdi.

- Don Juan, gehir merkezinde ufak bir gezinti igin ona katilmamr istedi. Yolda, makinelerden ve hassas aletlerinden bahsettik. Aletlerin, duyul artmtztn devamr oldulunu soyledi ve ben de bu kategoride sayilmayacak aletler oldulunu, gtinkii bizim fizyolojik olarak yapmamza olanak olmiyan igievleri yerine getirdiklerini soyledim.

"Duyulartmrz her qeyi yapabilir," diye belirtti. "Hig fazla dtiqtinmeden, uzaydan gelen radyo dalgalarrnt alabilen aletler oldulunu soyleyebilirim," dedim. "Bizim duyulanmt z r ady o dalgalarr m alamaz." "Benim baqka bi goriigiim var," dedi. "Ben, duyulanmtzm etrafimrzr saran her qeyi alabilecefini diigtini.iyorum." "Ya ultrasonik ttnrlar?" diye direttim. "Bizim onlarr duyabilecek bir organtmLz yok." "Goriictilerin kanaatine gcire, biz kendimizin ancak ufak parEasmr ortaya grkarabildik," diye cevapladr. bi Sanki bundan sonra ne sciylemesi gerektiline karar verirmig gibi bir stire diiqi.incelere daldr. Sonra gtiliimsedi. "Farkrndahk hakkrndaki ilk gergek, sana soyledifim gibi," diye baqladr, "etraftmrzdaki dtinyanrn tam olarak diigiindiiftimiiz gibi olmadrlrdrr. Biz onu bi ozdek diinyasr olarak diigiiniiyoruz ama o oyle de[il." Sozlerinin etkisini cilgermig gibi durakladr. Onciiltini.i kabul ettilimi giinkti her qeyin bir erke alaruna indirgenebilecelini soyledim. Sadece bir gergeli sezdifimi ve bir qeyden sonug grkarrnanrn onu do!rulamak olmadrlrnr soyledi. Benim onaylamam ya da onaylamamamla defil, bu gergelin altrnda yatanr anlamaya gahgmamla ilgileniyordu. "Erke alanlarrna tanrk olamazsrn," diye si.irdiirdii konuqmasrnl. "Tabii, sradan bi insan olarak. Tabii eler onlan gdrebilsen, bi goriicii olursun ki bu durumda farkrndahkla ilgili gergekleri agrkhyor olurdun. Demek istedi[imi anlayabildin mi?" Uslamlamayla ulaqrlan sonuglarrn, hayattmtzm akrqrm deliqtirmede gok azveya hig etkisi olmayaca$rnr sciyleyerek devam etti. Agrk kanaatteki sayrstz insantn her seferinde kanaatlerinin tam tersine davranmalarmdan ve davrantqlarmm tek izahr olarak da hata yapmarun insana has oldufunu soylemelerinden soz etti. "ilk gergek diinyanln goriindti[ii gibi oldulu ve aslmda olmadr[rd1r," diyerek devam etti. "Algtmtzrn inanmaya zoF

48

iqrEx

GELEN ATE$

KARTAL'IN YAYILIMLARI

49

ladrfr kadar kah ve gergek de[il, ama bi serap da de[ildir. Dtinya soylendifi gibi bi yanrlsama delildir; bi taraftan gergektir, difier taraftan defildir. Buna gok dikkat et, bunu sadece kabul etmen defil, anlaman lazrm. Biz algrlarrz. Bu zor br olgu. Ama ne algrladr[rmrz aynr tiir bi olgu de[il, grinkii ne al grlayac aprmrzr o[reniriz. " "Drqarda bi qey duyularrmrzr etkiler. Gergek olarun pargasr budur. Gergek olmayan parga duyularrmrzrn orada oldu$unu soyledifidir. Mesela bi da[r ele alahm. Duyularrmtz onun bi madde oldulunu sciyltiyor. Boyu, rengi, bigimi var. Hatta da! kategorileri var ve sonuna kadar belirginler. Bunda hig yanhq yok; akhmrza hig duyulanmrzrn sadece yiizeysel bi rol oynadrlr igin noksan oldufu gelmiyor. Duyularrmrz oyle algrhyor, giinkti farkrndah[rmrzrn bi nitelili onu ciyle yapmaya zorluyor." Yine onu onaylamaya baqladrm, ama istedifim igin de[il, gtinkti tam olarak bakrq aglslnl anlamamrqtrm. Daha gok, tehdit edici bir duruma tepki veriyordum. Beni durdurdu. " Kullandrlrm terim 'diinya'," diye devam etti don Juan, "gevremizdeki her qeyi anlatmak igin. Daha iyi bi terimim var tabii, ama senin igin baya[r anlaqrlmaz olabilir. Gciriiciiler, orada bi madde diinyasr oldufunu diiqtinmemizin sebebi farkrndalrflmrzdn,, der. Fakat esasrnda gergekte oradaki akrqkan, siirekli hareket halinde ve yine de defigmeyen, sonsuza dek siirecek olan Kartal'rn yayrhmlandlr." Tam ona Kartal'rn yayrhmlannln ne oldufunu soracakken, eliyle iqaret ederek beni durdurdu. Eski gortictilerin bize brraktr[r en cinemli mirasrn, ttim hisseden varhklann varoluq nedeninin farkrndah$rn arttrnlmasr oldu[unun keqfi oldulunu soyledi. Don Juan buna muazzam bir keqif diyordu. Yan ciddi bir tonda, insanh[r her zaman meqgul etmiq qu soruya daha iyi bir cevap bilip bilmedi[imi sordu: varolug sebebimiz. Hemen savunmaya gegerek mantrksal olarak cevaplanamayacafrndan, sorunun anlamsrz oldu[unu ileri stirdtim. Bu konuda tartrqmak igin dini inanrqlardan bahsetmemiz gerektilini ve bunun da konuyu inanq meselesine doniiqtiirece-

fini

soyledim. dedi.

"Eski gorticiiler salt inangtan soz etmiyorlardl,"

"Yeni gciriiciiler kadar becerikli olmasalar da ne gordiiklerini bilecek kadar becerikliydiler. Sana bu soruyla gcistermeye 9alrgtrfrm, yalnrzca mantr[rmnla, beynimizde vvrdayan bu soruya, varoluq sebebimize bi cevap bulunamayacafr. Her cevap verece[inde, konu inang meselesine doniigtir. Eski goriictiler yeni bi yol tercih ettiler ve sadece inanqla ilgili olmayan bi cevap buldular." Eski goriictilerin, tarifsiz tehlikeler goze alarak, tiim hisseden varltklarn kaynalr olan tarumlanamaz giici.i gergekten gordiiklerini soytedi. Ona Kartal demiqler, giinkii mi.imktin olan birkag krsa bakrq anrnda, siyah-ve-beyaz, sonsuz boyutlarda Kartal'a benzeyen bir gey gormiislerOnlar, farkrndafilr bafirglayanrn da Kartal oldulunu goriniisler. Kartal, hisseden varltklar yarattyormuq ki onlar ya$asm ve verdili yaqamla farkrndahfr zenginleqtirsin. Aynca aynr zenginle$mi$ farkrndahlr, hisseden varltklar ciliim anlnda terk edip gittikten sonra yiyip yutarun da Kartal oldu[unu
gormiisler.

"Eski gorilciiler igin," diye devam etti don Juan, "farktndahlrn arttrtlmaslnln varoluqun sebebi oldu[unu soylemek, inang veya inangsrzltk meselesi defildi. Bunu gormtiElerdi." "Hisseden varhklann farkrndah[rntn, oliim arunda ugup' rqrk sagan saydam bi top pamuk gibi Kartal'rn gagasrndan igeri ttiketilmek iizere siiztildiilini gormiislerdi. Eski goriictiler igin bu, hisseden varhklann sadece Kartal'm besini olan bilinci zenginleqtirmek igin yaqadrklarrna kantttt."

Don Juan krsa bir iq seyahatine gitmesi gerektilinden,


agrklamalanna ara verdi. Nestor, onu arabayla Oaxaca'ya goti.irdii. Yola grkrqlarrnt seyrederken, don Juan'la birlikteligimizin baqlarrnda ne zaman iq gezisinden bahsetse baqka bir qey kastettilini di.iqtindtigtim geldi akhma. Sonugta, sciyledi!ini, anlatmak istedilinin ayrrdrna vardtm. Ne zarnan bciyle

50

IQTEN GELEN ATE$

KAKTAL'IN

YAYILIMLARI

51

bir yolculu[a grkacak olsa, kusursuzca dikilmiq i.ig pargah takrmlanndan birini giyer ve tanrdrlrm yaqh Krzrlderiliden ba$ka her $eye benzerdi. Ona bu incelikli baqkalaqrmryla ilgili birkag laf etmigtim. "Bi nagual herhangi bi gey olabilecek kadar esnek biridir," demiqti. "Bi nagual olmak igin, di[er qeylerin yanrnda, kiginin savunulacak bi davasr olmamahdr. Bunu anrmsa-bunu defalarca tekrarlay acapn." Buna, miimkiin olan her yoldan kag kere de[inmiqtik: gergekten de savunacak bir davasr yokmuq gibi gortiniiyordu ama Oaxaca'daykenki yoklufiu srrasrnda igime bir kurt diiqtii. Birdenbire, bir naguahn savunacak bir davasr oldu[unun ayrdma vardrm -Kartal'rn tasviri ve ne yaptrlr, fikrimce, tutkulu bir savunma gerektiriyordu. Bu soruyu don Juan'rn bazt arkadaglanna sorrnayr denedim ama sorulanmr geEiqtirdiler. Bana, don Juan agrklamalannr bitirene kadar bu tiir tartrqmalardan uzak durmamr soylediler.

lrnr sciylemek istedim. " Ona, olretilerini takip edemedifimi gtinkii Kartal'rn tasvirine ve ne yaptrlrna akhmrn takrhp kaldr[rm sciyledim. Tekrar tekrar bu fikrin ne denli dehgete diigtirticti oldufunu
belirttim. "Bu sadece bi fikir de[il," diye cevapladl. "Bu bi gergek. Ve fena halde korkutucu bi gergek, bana sorarsan. Yeni gortictiler sadece fikirlerle oyun oynamryordu." "Ama Kartal ne gibi bir kuvvet olabilir?" "Buna nasrl cevap verilece[ini bilemem. Kartal, gcirticii-

Dcindtilti an oturup konuqtuk ve ben de bunu ona sordum. "Bu gergekler tutkuyla savunulacak qeyler de[ildir," diye yarut verdi. "Onlarr savunmaya gahqtr[rmr sanryorsan, yanlIryorsun. Bu gergekler, savagqrlartnhaz ve aydmlanmasr igin bi araya getirilmigtir, ozel duygulanna kullanmalarr igin de!il. Sana bi naguahn savunacak davasr olmadrfrnr soyledifimde, baqka qeylerin drqrnda bi naguahn takrnfllan olmadr-

ler igin, sana yergekimLve zm{ran nasrl gergekse o kadar gergek ve aynt onlar kadar soyut ve kavranmaz." "Dur btaz, don Juan. Onlar soyut kavramlar ama dofrulanabilir gergek bir olayr ifade ediyorlar. Ttimi.iyle onlara adanmtg bilim dallarr bile var." "Kartal ve yayrhmlart da aynen oyle do!rulanabilir," dedi don Juan. "Ve yeni goriictilerin bilimi de iqte bunu yapmaya adanmtgttr." Ondan, Kartal'tn yayrhmlannt agtklamasrnr istedim. Kartal'm yayrhmlannrn kendi iginde defiqmezbit qey oldulunu, var olan, bilinebilecek ve bilinemeyecek her qeyi kapsadrlrnr sciyledi. "Kartal'tn yayilrmlarrnm ne oldulunu sozciiklerle betimlemenin bi yolu yok," diyerek stirdiirdii konuqmasrm. "Bi gcirticti onlara tanrk olmahdr." "Sen kendin taruk oldun mu, don Juan?" "Tabii ki oldum ama yine de sana ne olduklannr sciyleyemem. Onlar bi varhk, neredeyse bi gegitler kiltlesi, goz kamaqtrrrcr duyular yaratan bi baskr. Onlar ancak bi anhk yakalanabilir, Kartal'rn da sadece krsa bi anhk gortintiisiiniin yakalanabileceli gibi." "Kartal, yayrltmlarrn kaynalrdrr diyebilir misin, don Juan?"

"Kartal'tn yayrhmlann kaynalr oldu[unu soylemeye gerek bile yok." "Gcirsel olarak da boyle mi oldu[unu sorrnak istemiqtim." "Bu Kartal'rn gorselli[i ile ilgili bir qey degil. Bi gortitiim vticuduyla duyumsar Kartal'r. Hepimizin iginde bizi cti ttim bedenimizle taruk yapacak bi qey vardrr. Goriiciiler, Kartal't gdrme eylemini basit kavramlarla agrklar; insan Kartal'rn yayrhmlanndan oluqtufundan, O'nu gorebilmesi igin insanrn sadece pargalarrnr eski haline dondtirmesi gerekir. Sorun insarun farkrndahlrndan grkar; farkrndahk dolaqrp karmaqrklaqr. En onemli anda, basitge yayrhmlarrn kendilerini kabulleneceli durumda insamn farkrndahlr yorum yapmaya

trili

lir

s2

rqTEN GELEN ATE$

KARTAL'IN

YAYILIMLARI

53

zorlarur. Sonug Kartal'rn ve Kartal'm yayrhmlanrun gcirstistidiir. Ama Kartal da, Kartal'm yayrhmlan da yoktur aslmda. Orada olan higbi canhrun havsalasrnrn alam ayacapr bi qey-

dir." Ona yayilrmlann kaynalrna, kartallann genelde rinemli tizellikleri oldulundan mr Kartal dendilini sordum. "Bu basitge, bilinemeyenin silikge bilinene benzemesi durumudur," diye yanrtladr. "Anlatrmlarda, kesinlikle Kartal'rn olmayan ozelliklerde doldurulmaya gahqrlmrgtr. Ama bu hep kolay etkilenen insanlar biiytik sa$duyu gerektiren edimler yerine getirdilinde olmuqtur. Ne de olsa her ttirden gciriicti bulunur." "Yani, defiigik tiir gortictiler oldufunu mu siiyltiyorsun?" "Hayrr. Gorticti olmayr beceren sayrsrz embesil var demek istiyorum. Gcirtictiler, kusurlarla dolu insanlardrr ya da daha do!rusu kusurlarla dolu insanlar da gori.icti olma yetisindeler. Aynen sefil bigok insarun fevkalade bilim adamlarr olmalarr gibi. "Sefil goriictilerin cizellili, dtinyanln kerametini unutmaya yatkrn olmalarr dl.r. Gormeleri gergelin den fazlasryla etkilenir ve bunun kendi dehalarrmn cjnemi ile ilgili olduluna inarurlar. Bi gortictintin, insanrn durumunun yrlmaz gevqekligini aqabilmesi igin bi erdem cirneli olmasr gerekir. Gormekten daha onemli olan gcirticiiniin gordiidiiyle ne yaptrlrdrr." "Bununla ne kastediyorsun, don Juan?" "$u bikag gortici.iniin bize yaptrlrna bi bak. Onlann, bizi ytineten ve ciltim arunda yiyen Kartal gcirsiisiine saplarup kaldrk." Bu yaklaqrmda belirli bir gevqeklik oldulunu ve kiqisel olarak bu yiyip yutan gey diiqiincesinden pek haz etmedi[ini soyledi. Ona gore, bilincimrzibir mrknahsm demir pargacrklannr gekti$i gibi geken bir kuvvetin varh[r daha yerinde bir anlatrm olurmug. ottim anrnda, ttim varh lr-mrzbu biiytik kuvvetin gekimiyle ayngtyormuq. Bu olayrn, tasvir edilemez bu edimin, yemek gibi srradan

bir gey haline sokulmasrnl ve Kartal'rn bizi trkrnmasr olarak yorumlanmasrnl gtilting buluyordu. "Ben gok srradan bir adamrm," dedim. "Bizi yiyip bitiren bir Kartal tasviri tizerimde btiyi.ik bir etki yaptr." "Gergek etki, kendin gordii{iln ana kadar cilgtilemez," dedi. "Ama kula$rna ktipe olmasr gereken goriicii olduktan sonra da kusurlanmzrn bizimle olacafrdrr. O kuvveti gordilfiilnde, ona Kartal diyen gevgek gcirtictileri benim gibi onaylayabilirsin. Onaylamayabilirsin de. Kavranarnaz olana, insanca cizellikler atfetme zaafrna kargr koyabilir ve onun igin gergekten yepyeni, daha uygun bi isim tiretebilirsin." "Kartal'rn yayrhmlarrnr goren gciriiciiler, onlara srkhkla cmirler derler," dedi don Juan. "Onlara, yayrhmlar demeye ahgmrg olmasam emirler de diyebilirdim. Benimki velinimetimin tercihine kargr bi tepkiydi: Onun igin onlar emirdir. Ben bu terimin, onun gibi gtiglti bi kigili[e benden daha fazla uydulunu dtiqtintiriim. Ben qahsi olmayan bi qey istedim. 'Emirler'bana gok insani geldi, ama esasmda onlar gergekten emirdir." Don Juan, Kartal'rn yayrhmlannl gormenin felakete davet oldufunu sciyledi. Yeni gortictiler, krsa zarrranda bunun zorluklarmr gormi.iqler ve ancak gizgelerini yapmaya gahqrrken biiytik srkrnfilar atlatrp bilinmeyeni bilinemeyenden ayrrdrktan soffa her qeyin Kartal'm yayrhmlanndan ibaret oldufunu anlamrqlar. Bu yayrhmlann ancak ufak bir pargasrna insan farkrndah$ryla ulaqrlabiliyormuq ve bu ufak parga daha ,Ja azalarak gtinliik yagamlmlzln srrurlamalanyla ciizi bir orana iniyormug. Kartal'm yayilrmlannrn bu ciizi oranr, bilinen, insan farkrndahfrnrn ulaqabilecefi ufak parga, bilinmeyen ve geriye kalan hesaplanamaz alan da bilinemeyenmiq. Yeni gortictilerin, gergekgilige yatkrn olduklarmdan, yayrlrmlann zorlayrcr erkinden hemen haberdar olduklannr, sdyleyerek devam etti. Onlar, ttim yafayan canlilann ne olduklannr higbir zaman bilmeden Kartal'm yayrhmlannl uygulamay a zorlandtklanrun farkma varmrglar. Aynca , organizmalann srrf belirgin bir srnrra kadar yayrhmr anlamak izere

54

IQTEN GELEN ATE$

KARTAL'IN

YAYILIMLARI

55

oluqturuldufunu ve her canh tiirtintin kesin bir smm oldulunu da fark etmiqler. Yayrhmlar, organizmalar iizerinde btiyiik baskr uyguluyorlarmrq ve bu baskr sayesinde organizmalar kendi algrlanabilir diinyalannr oluqturuyorlarmrq. "Bizim durumumuzda, insan olarak," dedi don Juan, "brz yayrhmlan uyguluyoruz ve onlan gerqeklik olarak yorumluyotuz. Ama, insarun duyumsadr[r Kartal'rn yayrhmlannln o kadar azbr pargasl ki, algrmnafazla gtivenmemiz gtiliing ve yine de bizim igin algrmna aldrrnamak, olanaksz. Yeni gortici.iler, bunu zor yoldan, heybetli tehlikelere davetiye grkardrktan sonra buldular. " Don Juan, biiytik odada her zamanki yerinde oturuyordu. Normalde, bu odada hig mobilya olmazdr -insanlar yerlerde yaygrlar tizerinde otururlardr- ama nagual kadrn Carol, burayr rahat koltuklarla, onun ve benim srayla ispanyolca konugan gairlerin eserlerini don Juan'a okuma toplantrlanmrz igin
dcigemiqti.

l)on Juan'a, bir dtizeyde Kartal'r bana haz veren qairane bir imge olarak aldr[rmr baqka bir di.izeyde de tam soylendi[i gibi aldrfrmr ve bunun beni dehgete dtiqtirdiifiinti soyle-

Ben oturur oturmaz, "Ne yaptrlrmrzm farklna varrnanr istiyorum," dedi. "Farkmdahkta ustalaqmayr tartrq Lyoruz. Bahsetti[imiz gergekler, bu ustalaqmanln kurallarrdlr." O kurallan, sa! yan olretilerinde ola[an farkrndah$rma gorticii yandaglanndan biri olan Genaro'nun yardrmryla gcisterdifiini ve Genaro'nun farkrndahlrmla yeni gortic,iilerin meqhur mrzah anlayrgl ve umursamazhfryla oynadr[rnr ekledi. "Sana, Kartal'dan bahsetmesi gereken Genaro'dur," dedi, "sadece onun bakrgr fazla sayglstzca. O, o giicii Kartal diye adlandran goriiciilerin ya gok aptal olduklannl ya da koca bi qaka yaptrfrnr dtiqi.iniiyor, giinkii kartallar srrf yumurta de[il, defi hacet de brrakrr." Don Juan giildti ve Genaro'nun yorumu bu kadar yerinde oldufu igin kendini gtilmekten ahkoyamadrfrnr soyledi.

E[er Kartal'r tasvir edenler yeni gortictiler olsaydr, tasvirin


kesinlikle qaka ile karrqrk yaprlacalrnr ekledi.

tlim. "savaqgrlann, hayatlarrndaki en biiytik kuvvetlerden biri korkudur," dedi. "Onlart ofrenmeye teqvik eder." Bana, Kartal tasvirinin eski goriiciilerden geldifini hatrrlattr. Yeni gorticiiler, tasvir, kargtlaqtrrma ve varsaytmm her Eeqidinden gegmiqler. Onlar, dofrudan kayna[a gitmek istiyorlarmt$ ve sonugta ona varmak igin srnrrsrz tehlikeler goze almrqlar. Kartal'rn yayrhmlarlnl gormiigler. Ama, Kartal'rn tasvirini hig kurcalamamlglar. Onlar, Kartal'r gormenin gok fazla erke tiikettifini ve eski goriictilerin bilinemeyene dolru krt kanaat, anltk bir bakrg rginfazlasryia afrr bedeller odediklerini hissetmiqler. "Eski gortictiler, Kartal'rn tasvirini nastl yapabildiler?" diye sordum. "Ofreti amactyla bilinemeyen hakkmda en az rehber bilgi derlemine ihtiyaglarr vardl," diye yanrtladr. "Olan her qeyi, ycineten kuvvetin kabataslak bi tasviriyle Eoziimlediler. Ama yayrhmlarn tasviriyle defiil, giinkii yayrhmlar higbi qekilde karqrlagtrrma diline gevrilemiyordu. Bireysel goriiciilet, bazr yayrhmlar hakkrnda yorumlar yapmanln oniine gegemeyebilirler, fakat bunlar kiqisel kalrr. Yani baqka bi deyigle, yaylhmlann, Kartal'da oldufu gibi aniden agrklanabilecek bi bakrq agrsr yoktur." "Yeni gori.iciiler bayalr soyut kahyorlar," diye yorum yaptrm. "Aynr galdaq felsefeciler gibiler." "Haytr. Yeni gcirticiiler dehgetengiz pratik insanlardl," diye cevapladr. "LJssal kuramlarr birbirine karrqttrmakla ufraqmadrlar." Asrl, eski gortictilerin soyut dtigiiniirler oldufunu soyledi. Onlar kendilerine ve zamanlanna yaktqan anttsal soyutluk yaprlan dikmiqler. Ve aynen ga[dag felsefeciler gibi bunlarrn birbiriyle olan baflantrlarlnr tam denetleyememigler. Halbuki

s6

rqTEN GELEN ATE$

yeni gortici.iler uygulamacrhlr iyice ciztimsediklerinden, yayrltmlann akrgmr ve insan ve di[er canlilann kendi algrlanabilir diinyalan igin bunu nasrl kullandrklanm gdrebiliyorlarmt{. "O yayilrmlar, insanlar tarafindan nasil kullanrhyor, don
Juan?"

"O kadar basit ki sana aptalca gelecek. Bi goriicti igin, insanlar rqrk sagan varhklardrr. Bu parlakhk, Kartal'rn yayrhmlannrn parqasl olan yumurtamsr kozamrzla krhflanmrgtrr. iqte bu parga,bu az sayrdaki, krhflanmrg yayilrmlar, biz insanlan oluqturur. Algrlamak, kozanrn igindeki yayrhmlarla, drqar-

dakileri birbiriyle karqrlaqtrmaktr. " . "Orne[in gciriictiler, herhangi bi canhnrn igindeki yayrItmlan gdrtir ve bunlann drqardaki hangi yayrhmlarla uyabilece[ini soyleyebilir. " "Yayrhmlar, rgrn qavkr gibi midir?" diye sordum. "Hayr. Hig degildir. Bu gok basit olurdu. Onlar tarumlanamaz bi qeydir. Yine de, kiqisel yorumum onlann rgrk lifgikleri gibi olduklandrr. Olalan farkrndah[rn kavrayamadrlr, lifgiklerin farkrndahfrdrr. Bunun ne demek oldulunu sana soyleyemem, gi.inkti ne soyledilimi bilmiyorum. Sana, kigisel yorumumla ttim sciyleyebilecefim, lifgikler kendilerinin farkrndadrr, canh ve titreqim halindedirler, onlardan o kadar gok vardrr ki sayrlannln anlamr yoktur ve her biri kendi iginde bi

4
Farktndahk Panlfist
Don Juan, don Genaro ve ben, gevredeki daflardan bitki toplamaktan yeni dcinmi.iqtiik. Don Genaro'nun evinde, masanln Eevresinde.otururken, don Juan farkrndahk dtizeyimi de! i gtirmemi safladr. Don Genaro bana bakryordu ve krkrrdamaya bagladr. Farkrndah[rmrn iki yanr olmasrmn ne kadar tuhaf o1du$unu diiqtindii[iinti soyledi. Onunla olan iligkim bunun en belirgin cirne[iydi. Sa! yantmda, saygr duyulan ve korkulan don Genaro'ydu, anlaqrlmaz eylemleri beni hem hazla dolduran hem de oldtiriicti dehqete sokan bir btiyiici.i. Sol yarumdaysa, adtna 'don' eklenmeden anilan alelade Genaro veya Genarito'ydu, benim yaptrklartmla veya yapmaya gahgtrklanmla uyumlu, tamamryla anlaqilrr, cana yakrn ve yumugak

sonsuzluktur."

bir goriicti.

rl

58

rqrEN GELEN ATE$

FARKINDALIK

PARILTISI

59

Bu fikrine katrldrm ve sol yarumda, varhltyla dahi beni yaprak gibi titreten kiqinin don Juan'rn en gizemli yandaqlanndan biri olan Silvio Manuel oldu[unu ekledim. Aynca don Juan gerEek bir nagual olarak keyfi standartlann citesinde ve bence, her iki durumda da saygrn ve hayranhk uyandrncrydr. "Fakat ondan korkulur mu?" diye sordu Genaro titreyen bir sesle. "Qok korkulur," diyerek ince bir sesle araya girdi don Juan.

iir

Hepimiz giildiik, ama don Juan ve Genaro o kadar kendilerini kaybettiler ki bilmedigim bir qeyi sakladrklanndan qiiphelendim hemen. Don Juan beni kitap gibi okuyordu. Ara konumda, sol yan farkrndahfa tamamryla gegmeden cince, fevkalade bir yolunlu[a ulagmak olanakhydr ama aynr zarrranda insan akla gelebilecek her ttirlti etkiye de agrktr. Ben, qtiphenin etkisindeydim. "La Gorda her zarflan bu konumda," dedi. "Giizelce o[reniyor, fakat koca bi baq belasr. Yoluna grkan herhangi bi di.irttiden etkilenmeden yapamryor, tabii keskin bi yolunlagma gibi iyi qeyler de dahil olmak tizere." Don Juan, yeni gortictilerin gegig doneminin en iyi olrenme zamanr oldufunu ve bu zamanda savaqgrlann grizetilmeleri ve uygun deferlendirebilmeleri igin agrklamalann verilmesi gerektilini keqfettiklerini agrkladr. Eler sol yana girmeden once hig agrklama yaprlmazsa harika biiyiictiler olabiliyor fakat eski Toltecler grbr zayrf gcirticiiler oluyorlarmrq. Ozellikle kadrn savaqgrlar sol yanln cazibesine kaprhyormuq. O kadar atik oluyorlarmrq ki sol yana hig bir gaba g6stermeden, genellikle kendi iyilikleri igin gabucak gegebiliyorlarmrq.

hangi t"117 nnr kendisine gore defiqtirmigti ve don Juan da gorerek dofrulandrfr miidkullanrlrrsa kullanrt*rtigltgekl,er gorticiiJ"tg" hig fark etmeyece[i konusunda rehberlik eden lerin izinden gitmiqti. Hangiterimleride[iqtirdifinimerakediyordumamatam -Uit"-"ai*. Onun defigtirme hakkr olarak nasrl soracafrnir sandt ve ancak ;"t" yetene[i olup"olmadr[rnr sorguladr[rmr gtinltik hayattn tinlraigimizlerimier m antiftmtzda oluqurs a, adr. D ifer y anda.1, g ini anlatabilecelini ag rkl . "i"g.itabulleni siirdtililerinde bu bir mecaz de[ilgtiti"rif"r bir kavram one ulaqaIriq, gtintc15 gormekten kaynaklarurml$ ve gortici.ilerin bilecefii her qeYi kaPsarmtq' Ona terimleri neden de[iqtirdifini sordum' ..Binagualngorevi,herZamafieniyibigimdeagrklama her yapmaktrr,; aiy" lanrtladr ' "Zaman her qeyi de[iqtirir ye diiqiinyeni nagual gormesi;ini betimleyecek yeni sozctikler, zorundadrr'" ."Lt bi araya getirmek ,.Bir nuguuirn, fikirlerini giinliik ya$am diinyasrndan aldrdiye sordum' frm mr soylemek istiyorsun?" yollar"Hayrr. Bi naguahn her zamar., gdrmeye duT yeni dedi. "Orne[in, yeli dan konuqrugon.isoylemek istiyorum," gerekir. nuluur oturaf senin, farkrndalk algryr artrnr, demen ntijf"fitle velinimetimin soyledifini soylemiq olursun, ama
baqka

Uzun bir sessizlikten sonra, don Genaro uyuyakaldr. Don Juan konuqmaya bagladr. Yeni gori.ici.ilerin farkrndahkla ilgili

ikinci do[ruyu agrklamak tizere bazt tertmler uydurmak zorunda kaldrklarrm sciyledi. Velinimeti bu kavramlann bazilail

bi qekilde." "Yeni gorticiiler, algrntn ne oldufunu soyler' don Juan?" "Onlar, algtrun bi baflanrq durumu- oldulunu soylerler: baflakozanrn igindJti yayrhmLr, diqa'da onlara uyanlarla canltlar tarafindan iglenmrlar. Baflanrq, furktnOah[rn iiim canltlan germesini ,u!lur. boru"ut"r bunu, onlan' yaqayan gibi gortinen g"t ,"r, oliuklarr gibi -p1rlu\, beyaz rqrk k6piifii varlrklar olarak- gordiikleri igin ifade eder." algrya ona, kozanrn igindeki yayrhmlarla drgrndakilerin, ulaqmak igin nasrl uydufunu sordum' ""igerdeki yayrhmlar ve drqardaki yayrhmlar," dedi' 'oaynl mikrosrqrk teicikterioir. Hisseden uu.ltklut bu telciklerden,

60

IQTEN GELEN ATE$

FARKINDALIK PARILTISI

61

kobik rgrk noktalanndan yaprlmrg, sonsuz yayrhmlara iliqmig minnacrk kciptiklerdir. " Yagayan varhklann saydam rqrhsmm, Kartal'rn yayrhmlanrun parlak koza igindeki belirgin bir pargasrndan yaprldrE_rnr agrklayarak devam etri. Gcirtittiler, uigry, gdrdiiileiindr, Kartal'rn yayrhmlanrun rqrltrsryla o yaratr[* lioruu drgrndaki rgrltrnrn, koza _igindeki yayrhmlantt tqiltrgnr parlatirlrna tanrk olurlarmrg. Drgandaki rgrltr igeridekini gekei; o.ru f,up_ seder ya da sabitlegtirirmig. nu ruuitlenme, irer bir varhlin farkrndahlrymrq.
Gciriiciiler, kozanrn drgrndaki yayrhmlann igerdeki yayb lrm pargalanna nasrl bir baskr uyguladrklarrnr da'gdri)rtriiis. Bu baskr, her varhlrn farkrndahk derecesini beliilermiq. r ona, koza drqrndaki Kartal yayrhmla.nnm igerdekilere nasrl baskr uyguladrlrnr sordum. "Kartal'rn yayrhmlan, rgrk telciklerinden fazladtr,,' diye cevapladl. "Her biri smrsrz birer erke kaynalrdrr. Bunu $6;rle dti g tin : Kozadr grndak i b azr yayrhmlar i geraetilerle uy"i _

Susup hala derin bir uykuda olan Genaro'ya baktt. "Genaro, aErklamalara aldnmaz," dedi. "O, yapar. Velini-

metim onu siirekli gozij,lmez sorunlarla yij^z yize brraktr. Bciylece sol yana rahatga girdi ve bunun hakkrnda fazla diiqiinecek, merak edecek bi durumu olmadr." "Boyle olmak daha mr iyidir, don Juan?" "Belli olmaz. Onun igin miikemmel. Sen ve benim igin tatminkar olmazdr, $u ya da bu qekilde bi agrklamaya ihtiyag duyardrk. Genaro veya benim velinimetim yeni gorticiilerden gok eskilere benzerler: farkrndahk parrltrsryla istediklerini
denetler ve yaparlar."

Oturdulumuz yaygrdan kalkrp, kollannr ve bacaklarrnt esnetti. Konuqmaya devam etmesi igin lsrar ettim. Gi.iliimsedi ve dinlenmem gerektifini, konsantrasyonumun azaldrfrnr soyledi.
Kapr gahndr. Uyandrm. Karanhktr. Bir an nerede oldufumu grkaramadrm. igimde bir gey, sanki bir pargam hala uykudaymrqgasrna gok uzaklardaydr, yine de tamamen uyaruktrm. Agrk pencereden gelen ay rqrlr, gorebilmeme ancak yetiyordu.

dulundan erkeleri devamh bi baskr gibidir. Ama koia, apr igindeki yayrhmlan yalrtrr ve bu ytizden baskryr ycinetir.,' "sana, eski gciriiciilerin farkrndahk idaresi sanatmda usta olduklanndan bahsetmigtim," diye devam etti. ..$imdi ekle_ yebilecelim onlann bu sanatta ustalaqmaslnln nedeninin insanrn kozasrnrn yaplsml ycinetmeyi <i[renmig olmalandr. Farkrnda olmanrn gizini ortaya grkardrklannl sciylemiqtim. Bununla, farkmdallEy ya$ayan varhklarm kozasrniaki bi parrltr oldulunu gordiiklerini ve ayrrt ettiklerini sciylemek istiyorum. Buna hakh olarak, farkrndahk parrltrsr dediler." Eski gcirtictilerin insanrn farkmdahlrnr kozarun geri kalarundan gok daha yo[un, kehribar rengiiaydam, rqrlJayan bir parrltr olarak gordiiklerini agrkladr. Bu pinltr, kozanrn ,u_ "n [rnda, boylu boyunca uzanan, dar,yatay uit bantmrg. Eski gcirtictilerin ustahfr bu panltryr hareket ettirebilmeleriymig, Jrijinal yerinden, kozanrn ytizeyinden geniglilince t<ozanrn igine yayabilmeleriymiq.

Don Genaro'nun kalkrp kaprya gittilini gordiim. Onun evinde oldulumun aytrdrna vardrm. Don Juan yerdeki bir yaygrda, derin bir uykudaydr. Ugtimtiziin dallara yaptr[rmtz yolculuktan sonra cilii gibi yorgun dcintip uyuyakaldrfrmrz
apagrk ortadaydr.

Don Genaro, gaz lambasrnl yaktr. Onu takip edip mutfa!a gittim. Birisi ona srcak gorbayla bir yrlrn mrsrr ekmeli getirmiqti. "Sana kim yemek getirdi?" diye sordum. "Senin igin yemek yapan bir kadrn mr var burada?" Don Juan da mutfala gelmiqti. ikisi de smtarak bana baktrlar. Her nedense giiltimsemeleri beni dehqete diiqiiriiyordu. Hatta, don Juan srrtrma vurup beni ileri farkrndahk durumuna gegirdi[inde neredeyse dehqetten grflrk atacaktrm. O za-

62

IqTEN GELEN ATE$

FARKINDALIK PARILTISI

63

rnan, belki de uykudayken ya da uyarurken giinliik farkrndah[a geri donmtig oldulumu anladrm. Sonra, tekrar ileri farkrndahla gegti[imde tattr$rm duygular, ferahlam a, krzgrnhk ve belirgin bir htizntin karrqrmlydr. Tekrar kendim oldulum igin igim rahatlamrqtr giinkti bu anlaqrlmaz durumlan kendi oz benligim saymaya baglamrqtrm. Bunun basit, tek bir nedeni vardr -bu dururnda iken ken-

Son soylediklerini yeniden yorumlamastnl istedim. Sabrla, unuttufum her qeyin giinltik farkrndahfrmrn geliqtigi ve yo[unlaqtr[r bir durumda yer aldtlrnr, bunun da varhlrmrn di$er tiim alanlanrun kullanrldrfr bir durum oldu-

dimi btitiin hissediyordum; higbir qeyim eksik de$ildi. Krzgrnlrk ve htiziin, gtigstizlti[e tepkiydi. Her zamankinden fazla varhflmln srnrrlannrn farkmdaydrm. Don Juan'a yaptr[rmr nasrl yapabildi$imi sordum. ileri farkrndahk durumunda geriye bakrp hakkrmdaki her qeyi hatrrhyordum; iki curumda da yaptrklanmrn dcikiimiinri yapabilirdim; hatta anlmsama konusundaki yetersizligimi bile hatrrhyordum. Ama ola$an, giindelik farkrndahlrma dondiiliimde ileri farkrndahkta yaptrlrm herhangi bir geyi hayatrm buna balh olsa bile hatrrlamryordum. . "Dur, dur biraz," dedi. "daha bi qey hatrrlamrq delilsin. ileri farkrndahk yalnrzca bi ara durumdur. Arkasrnda sayrsrz baqka geyler vardr ve hayatrn buna balh olsa bile bunlarr hatrrlamana olanak yok." Hakhydr. Neden bahsettilinden hig haberim yoktu. Agrklamasr igin yalvardrm. "Agrklamasr gelecek." dedi. "Uzun bi stireg olsa da sonunda oraya gelecefiz.uzungtinkti ben de senin gibiyim; anlamak istiyorum. Agrklamalara bulaqmayan velinimetirnin tam tersiyim. onun igin srrf eylem vardr. Bizi anlaqrlmaz sorunlarla kargr karqrya brrakrr ve gcizrnemizi beklerdi. BazrlartmLz higbi qey gcizemedi ve eski gortic{iler gibi olup grktr: tamamen eylemci ve gergekte bilgisiz." "O anrlar hafizamda kalmrq mr?" diye sordum. "Hayrr. Bu gok basit olurdu." diye cevapladr. "Goriici.irerin eylemleri insanr zihin ve beden olarak ayrrrnaktan daha karmagrktrr. Sen ne yaptrlrru ya da neye tanrk oldufunu unuttun gtinkii eylem halindeyken unuttu$un gorliyor oldu$undu."

funu agrkladr. "Unuttulun her qey, tiim varhfrnrn o alanlannda yakalanmrq," dedi. "O di[er alanlan kullanmak gormektir." "Kafam her zamankinden daha fazla kanqtt, don Juan,"
dedim.

"Sug sende de!il," dedi. "Gdrmek, her qeyin gekirdelini grrrlgrplak ortaya koymak, bilinmeyene tantk ohnak ve bilinemeyene de goz atmaktr. Boyle oldulundan kimseye rahat verrnez. Gortici.iler, gofunlukla varoluqun anlagrlmaz derecede karmaqrk oldufunu bulguladrklannda dafrlrrlar ve olalan farkrndalrp.tmrz ktsttlamalarryla onu kavramayl daha da zorlagtrrrr.

Konsantrasyonumun tam olmast gerekti[ini tekrarladt, anlamak gok onemliydi, yeni gciriiciilerin en gok defer verdigi qey derin, hissiyatsl^z aymalardt. "Ornelin, gegen giin," diye devam etti, "la Gorda ve senin kibrinrzi anladrfrnda aslmda gergekte higbi qey anlamamrqtm. Duygusal bi patlama yagadtn, o kadar. Bunu qundan soyltiyorum, ertesi gtin, higbi qeyin ayrdma varmarntg gibi, kibrin yeniden doludizgin trmanmrqtr. "Eski goriiciilere de ayntsl oldu. Onlar duygusal tepkilere kaprldrlar. Ama ne gordilklerini anlama zamanr geldifinde, yapamadrlar. Anlamak igin salduyuya gereksinim duyulur, duygusalhfa defil. Ayrrdrnda olduklarr igin aflayanlara dikkat et giinkii onlar higbi qeyin ayrdma varamalntqlardrr." "Bilgi yolunda, olEiilii anlayrqta olmayanlar igin dile gelmeyecek tehlikeler vardrr," diye devam etti. "Sana, yeni goriiciilerin, farkmdahlrn gergeklerini srraladrklan diizeni gorerek -lakin gozlerinle de[il- destekleyece[in bi yolu ana hatlanyla gcisterecegim. Uzun bir sessizlik oldu. Bana gozlerini dikmigti. Kesin-

rl

64

iqrnN

GELEN ATE$

FARKINDALIK

PARILTISI

65

likle ona bir soru sorrnamr bekliyordu. "Herkes, gr)rmenin gcizlerle yaprldrlrnr sanma yanrlgrsrna dtiqer," diye devam etti. "Ama bu kadar yrl sonra uit" gormenin gozle alakasr olmadrlrrun hala ayrdrna varamamana $a$uma. Bu yanhqrn yaprlmasl ola!an." "Peki nedir gt)rmek o zaman?', diye sordum. fGormek, ba[lanmaktr," diye yanrtladr. Ve ben de ona, alg baflanmadrr dedi[ini hatrrlattrm. sonra bana, her zamanki yayrhm ballanmalarrnrn, gtinliik drinyarun algrlanmasr igin kullanrldr[rnr, ama yayrhm ballanmalarttrtr roudan hayatta higbir zaman kullanrlmayanlannn gdrmek oldulunu ugit tudr. Bciyle bir ballanma gergekleqti[inde gdriiriiz dedi. Gormek, o yi.izden, srradrqr bir ballanma sonucu olugtufundan birinin bakabilece$i bir qey olamazml$. Sayrsrz aeratar gormeme ra$men gcizlerime cinem verrnemenin hig akhmdin gegmedilini soyledi. Gormenin, sunuluquna ve betimine y"nit
diiqmiiqttim.
qey

llanltrsr derler buna." Daha fazla aErklama yapmayl, sonradan agrklamalannr yaptrkga her qeyin netlegecegini soyleyerek reddetti.

Don Juan konuqurken ttim konsantrasyonumu ciylesine


ona verrniqim ki sofraya oturdu[umu dahi hatrrlamryordum. Don Juan konugmayr kesince gorba tabafrnrn boq oldu[unu

lirrk ettim. Genaro rqrldayan bir gtiliimsemeyle bana gcizlerini dikrniqti. Tabalrm ciniimde masadaydr ve o da boqtu. Sanki yeni yemeyi bitirmiqim gibi sadece azrctk gorba artrlr vardr igintle. Ne yemek yedi[imi ne de masaya gidip oturdulumu anlmsamryordum. "Qorbayr belendin mi?" diye sordu Genaro ve gcizlerini
kagrrdr.

"Gcirticiiler gordtiklerinde, yeni bi ba[lanma olurken bi ler qeyi agrklar," diye devam etti. " Bu kulaklarrna neyin ne oldulunu soyleyen bi sestir. Bu ses yoksa gorticiini.ir -Lqguliyeti gorme de[ildir." Bir anhk duraklamadan sonra, gorme sesini agrklamaya devam etti. Gdrmenin duyma oldulunu sciylemenin aynr derecede hatah oldulunu sciyledi, giinkti bundan gok daira fazlasrydr, fakat griri.ictiler bu yeni ballanrq igin r"ii ,itgti olarak kullanmayr tercih etmiqlerdi. Gorme sesinin gok gizemli, agrklanamaz bir qey oldulunu sciyliiyordu. "Kiqisel fikrim, gdrme sesinin sadece insina ait oldupudur," dedi. "Bunun nedeni konuqmanrn insan a ozgti olmasr olabilir. Eski goriictiler, bu sesin insanh[a gok yakrn bi iistiin varh[rn, insanrn koruyucusunun olduguna inandrlar. Yeni goriictilerse, insanrn kahbr dedikleri bu varh[rn bi sesi olmadrlrnr bulguladiar. Gorme sesi, yeni gcirtictil", igin oldukga anlaqrlm az bi qeydi; Kartal'rn kanatlarrnda, harpisiin parmaklanrun harp risttinde gezdipi gibi gezinen farkrndahk

Be[endifimi sciyledim, giinkti lulu kabul etmek istemiyordum.

anrmsamakta Eekti[im zor-

"Benim damak zevkim igin biraz fazla acrhydr," dedi Genaro. "Sen de hig acilr yemezsin, onun igin sana d.okunmayacalrnr umanm. Keqke iki porsiyon yemeseydin. Ileri farkrnrlalrkta daha bi igtahh oluyorsun santnm , ha?" Herhalde hakhydr. Susuzlufumu bastrrmak ve bofazrmr yumuqatmak igin koca bir stirahi su uzattr. Ciddiyetle hepsini igti[imde ikisi de uluyarak kahkahalara bo[uldular. Birdenbire, neler oldu[unu anlayrverdim. Ayrrt edigim fiz.ikseldi. Sanki tam gozlerimin ortasrnda bir kibrit yakrlmrq gibi bir rqrk gaktr beynimde. Genaro'nun beni tiye aldr[rnl o zaman anladrm. Yemek yememiqtim. Don Juan'rn konuqmalanna o kadar kaprlmrgtrm ki onun drqrnda her qeyi unutmugIum. Oniimdeki tabak Genaro'nundu. Yemekten sonra don Juan farkrndahk panltrsryla ilgili konugmaya devam etti. Genaro yarumda oturup sanki bu agrklarnalan daha once hig duymamr$casrna dinledi. Don Juan, drqardaki yayrhmlar denen kozanrn drgrndaki yayrhmlann baskrslnln koza igerisindeki yayrhmlara baskrsr-

66

IqTEN GELEN ATE$

FARKINDALIK PARILTISI

67

nrn, tiim hisseden varhklarda aynr oldu[unu sciyledi. Fakat bu baskmm sonuglan apayrlydr, giinkii kozalar baskrya akla gelebilecek her qekilde tepki gosteriyordu. Yine de belirli slnrrlar iqerisinde bazr benzerlikler vardr. 'o$imdi," diye devam etti, "gori.iciiler drqardaki yayrhmlann baskrslnrn igerdeki, her zaman hareket eden yayrhmlarr yendifini ve hareketini kesti[ini gciriince, saydam varhlrn o
anda farkrndahkla sabitlendi[ini bilirler.

"Drgardaki yayrhmlarrn, kozarun igerisindeki yayrhmlan

yendilini ve durdurdulunu soylemekle gciri.ici.ilerin anlafrlamaz bir qey gordil{iinii, hig qtiphelenmeden bunun anlamrnr bildiklerini sciylemek istiyorum. Bu da gdrme sesinin, igerdeki yayrhmlarm tamamryla durdufu ve drgardakilerden bazilarryla uydulunu onlara soyledigi anlamma geliyor." Gortictilerin, do[al olarak, farkrndah$rn bizim drqrmzdan geldifine, gergek gizemin igimizde olmadr[rna inandrklannr, soyledi. Yaratrhq olarak drqardaki yayrhmlar, koza igindeki yayrhmlarr sabitlemek igin yaprlmrglardr, farkrndah[rn numarasr sabitleyici yayrhmlarr iEimizdekilerle birlegtirmesi igin brrakmasrymrg. Gciriictiler, eler bunun olmasrna izin verirsek gergekten olmamrz gereken $ey olacafrmza inanryorlarmrq -akrqkan, devamh hareket halinde, oli.imsiiz. Uzun bir sessizlik oldu. Don Juan'rn gozlerinde yofun bir parlakhk vardr. Bana, gok derinden bakar gibiydiler. Gcizlerinden her birinin ba[rmsrz birer prrrltr noktasr oldulu hissine kaprldrm. Bir an igin gortinmez bir giice, igten gelen, onu ttiketmeye niyetlenen bir ateqe, karqr gabalar gibi goriindii. Bu gegince konuqmasrnl siirdiirdti. "Her bi hisseden varhfrn farkmdahk derecesi," diye devam etti, "drqardaki yayrhmlann baskrslnln ne kadarrnr onun taqrmasr igin brrakabileceline ba$hdrr."
Don Juan, uzun bir aradan sonra agrklamaya devam etti. Goriictiler, farkrndahlrn, dollenme arundan itibaren yagantrmrz boyunca arttrlmr , zenginlegtifini gormilEler. Gciriiciile-

rin, cirnelin, bir bocelin veya bir insantn farkmdah$rnrn dollenme arundan itibaren qaqufict farkhhkla fakat egit tutarhhkta biiyiidti[iinii gordiiklerini sciyledi. "Farkrndahk, dcillenme anrndan mr yoksa dolum antndan itibaren mi geliqir?" diye sordum. "Farkrndahk, dcillenme arundan itibaren geligir," diye cevapladr. "Sana her zaman cinsel erkenin gok onemli oldulunu ve biiytik dikkatle denetlenip kullanrlmasr gerektilini soylemiqimdir. Ama sen her zatrlan darrhp denetimle ilgili soylediklerimi ahlaki agrdan soyltiyorum sandm; bense erkeyi biriktirip baqka tar afa ycinlendirmeyi anlatmak istemiqtim. " Don Juan Genaro'ya baktr. Genaro baqrm sallayarak
onayladr.

"Genaro sana velinimetimiz nagual Julian'tn cinsel erkeyi biriktirmek ve bagka tarafa aktarmakla ilgili soylediklerini

dedi don Juan. "Nagual Julian, seks yapmak bir erke meselesidir, derdi," diye baqladr Genaro. "Mesela, onun higbir zaman seks yapma problemi olmadr, giinkti her zaman tonlarca erkesi vardt. Ama bana sadece qoyle bir bakrp benim ufakhkla sadece iqememi sahk verdi. Bana seks igin yeterince erkem olmadr[rnr sciyledi. Ebeveynlerimin beni yaparken gok srkkln ve gok yorgun olduklannr soyledi: ben gok srkrcr bir cinsel birleqme -coiida aburrida - sonucu olmuqum. Ben boyle dofdum, stkktn ve yorgun. Nagual Julian, benim gibi insanlarm hig seks yapmamasml tavsiye eder; boylece sahip oldufumuz krt erkeyi bianlatacak,"

riktirebilirtz."
'oAynr geyi Silvio Manuel ve Emilito'ya da soyledi. Diferlerinin yeterli erkesi oldulunu gormiiq. Onlar srkrcr seks sonucu olmamrq. Onlara cinsel erkeleriyle istediklerini yapabileceklerini sciylemiq ama kendilerini denetleyip Kartal'rn emrini, seksin farkrndahlrn panlilsma ba$rglanmasl igin kullanrlmasrnr anlamalartnr tavsiye etmiq. Hepimiz anladrfrmrzr sciylemiqtik." "Bi giin, higbi uyanda bulunmadan, kendi velinimeti na-

68

iqreN

GELEN ATE$

FARKINDALIK PARIRISI

69

gual Elias'rn yardrmryla obtir diinyanrn perdelerini agtr ve hig tereddtit etmeden hepimizi igine itti. Silvio Manuef in drqrnda hepimrz orada neredeyse olecektik. 6btir dtinyanrn etkisine dayanacak erke yoktu bizde. Silvio Manuel drqrnda higbirrmiz nagualin tavsiyesine uymamrqtrk." "Obiir diinyanrn perdesi nedir?" diye sordum don Juan'a. "Genaro'nun soyledili iqte -bi perde," diye cevapladr don Juan. "Ama herzamanki gibi konu drgrna grkryorsun. $u anda Kartal'rn seksle ilgili emrinden bahsediyoruz. Kartal'rn emri cinsel erkenin hayat yaratmak igin kullarulmasrdrr. Cin-

bu oldu[unu sciyledi. Genaro, farkmdahfrn agrklamasma dair tru ilk ve tek katktsmt takdirinden dolayr ona teqekktir etti. itisi de, grlgrnca giildiiler ve eler velinimetlerinin, farkmdahfrn agrklamasr hakkrnda ne kadar ciddi oldufunu bilebil-

seydim onlarla gtilecefimi soylediler.


insanrn gtindelik dtinya aktqrna gore ne anlama dum.

Ciddiyetle don Juan'a tiim bu anlattrklarlnln suadan bir geldifini sor-

sel erke yoluyla Kartal farkrndahk bafrglar. Yani hisseden varhklar cinsi iliqkiye girdilinde, kozanrn igindeki yayrhmlar farkrndah[r yeni yarattrklan varhla balrqlamak igin ellerinden geleni yapar." Seks eylemi srrasrnda, giftlerin kozalan igine kapatrlan yayrhmlarrn esash bir tahrik gegirdilini ve eylemin zirvesinde her iki eqten gelen birer parga farkrndahk panltrsryla kozalardan aynlan yayrhmlarrn birbiri iginde eriyip birleqtigini
sciyledi.

"Seks iliqkisi her zaman farkmdahfrn balrqlanmasrdrr,


her ne kadar bu bafrq saflamlaqtmlamasa da," diye devam et-

ti. "insanlann kozalan igindeki yayrhmlar ellencelik iliqki


diye bi gey bilmezler." Genaro, masanln karqrsrndaki iskemlesinden bana egilip algak bir sesle, kafasrnr soylediklerini vurgulamak istercesine sallayarak konuqtu. "Nagual sana gergefi soyliiyor," dedi ve bana goz krrptr. "$u yayrhmlar hakikaten bilmezler." Don Juan giilmemek igin kendini zor tuttu ve insanm yanrlgrsrnrn varoluqun srrrrna tamamryla kayrtsrz kalmasr ile hayatr ve farkrndahfr bafrqlarnak gibi asil bir eylemi, kendi istefi dolrultusunda oynayabilece[i fiziksel bir dtirtii sanmasr oldufunu soyledi. Genaro, miistehcen hareketler yaprp, pelvisini gevirip duruyordu. Don Juan bagrnr salladr ve anlatmak istedilinin aynen

"Genaro'nun yaptr[rnr ml soruyorsun?" diye yapmacrk bir ciddiyetle sordu bana. Neqeleri bulaqrcrydr. Yatrqmalan uzun stirerdi. Erke seviyeleri her zaman o kadar yiiksekti ki yanlarrnda yaqh ve derrnansrz kahyordum. "Hakikaten bilmiyorum," diye cevap verdi don Juan sonunda. "Tek bildi[im bunun savaqgrlar igin ne demek oldu[utlur. Onlar, gergekten sahip oldulumuz tek erkenin yaqam balrqlayan seks erkesi oldulunu bilirler. Bu bilgi onlart siirekli sorumluluklarmm bilincinde tutar. "E[er savaqgrlar gormek igin yeterince erke istiyorlarsa, cinsel erkeleri konusunda tutumlu olmalart gerekir. Nagual Julian'rn bize verdifi ders buydu. Bizi bilinmeyene ittiginde lrepimiz neredeyse oltiyorduk. Her birimiz gormek istedifirnizden tabii ki farkrndahk panlttmtzt harcamaktan kagrntltk." Bu inancr dile getirdi[ini daha once de duymuqtum. Ne zaman sdylese bir tartrqmaya girerdik. Ben bunu sekse sofu bir bakrq tarzr saydrfrmdan protesto etmek ve karqt goriiqii savunmak zorunda hissederdim. Kargr gortiqlerimi yineledim. Gozlerinden yaqlar akana tlck gi.ildiiler. "insanrn dofal duyarhhfryla ne yaprlabilir?" diye sordum
rl<-ln

Juan'a.

"Higbi $ey," diye cevapladt. "insantn duyarhhfrnrn yanhg bi tarafi yok.Yanhq olan, insanrn sihirli tabiatr hakkrndaki calrilli$ ve kayrtsrzhp:,. Pervastzca yagam-baftglayan seks gti-

.70
de hatadrr."

iqrnN

GELEN ATE$

c{inti harcamasl ve gocuk sahibi ormamasr hatadrr, ama gocuk

sahibi olarak farkrndah[rn panlhsmr tiiketece$ini bilmemesi

ii
i
r

trl

rl

1l

1ri'

ir

il
l

"Qocuk sahibi oldukla'nda, ebeveynlerin farkrndarrk pa_ scintip, goculunkinin arttr[rni grirtirler. Fazla has s as 'ltrsrnrn ve zayrf ebeveynlerde farkrndarr$rn pirttr' neredeyse yok olur. Qocuklar farkrndahkla'nr getigtir,oikg", ebeveynlerin parlak kozasmda, panltrnrn ahndr!, y"rin t'am orada koca_ man' koyu bir leke olugur. Bu genettitte kozarun orta bcilii_ mtindedir. Bazen bu lekeler viicudun i.istiine konmuq gibi bi_ le gcirtilebilir." ona farkrndahk panrtrsr hakkrnda insanrara daha dengeri bir anlayrg sallamari konusunda herhangi bi;;"y yaprhp yaprlamayaca[rnr, sordum.

ttikettilini nasrl bilirler?,, diye sordum.

"Grirtictiler, gocuk sahibi olmarun farkrndarrk pa'ltlsrnl

rlll
llili1

liri

iili
,l

. . -'.Higbi qey," dedi. "En azrndan gciriictilerin yapabileceli higbi gey yok. Gortictile r, yargila-ulun turuii' tanrklar olarak, ozgrir olmayr amaglar; yotru daha fazla ayarlanmrq bi baq latmanrn s orumluiulunu ii s tlenmek zorunda kalrr_ $o1em] lardr' Bunu kimse yapamaz. ?eni dcinem, gelecekse, kendili$inden gelmeli. ;' "g".

5
itn ntnnat
Ertesi giin giineg dolarken kahvaltrmrzr ettik, sonra don Juan Iarkrndahfrmr deligtirmemi sa[ladr. "Bugiin, orijinal bi yere gidelim," dedi don Juan Gena-

1l

ir

ro'ya. "Nasrl istersen," dedi Genaro kaba bir sesle. Bana bir bakrp duymamr istemezmig gibi algak bir sesle de ekledi, "Gitrnek zorunda m1... belki de fazla olur..." Birkag saniye iginde dehget ve qiiphem katlanrlmaz bir boyuta vardr. Terliyordum, nefesim kesiliyordu. Don Juan yanrma gelip denetleyemedili keyifli bir ifadeyle Genaro'nun benimle dalga gegerek ellendigini ve ilk gortici.ilerin binlerce yrl cince yaqadrlr yerlere gidecelimizi sciyledi. Don Juan benimle konugurken Genaro'ya baktrm. yavaq-

ll

72
ga kafasrnr

rqTEN GELEN ATE$

it-r PITKAT

13

bir yandan obiir yana salhyordu. Neredeyse fark edilemez bir hareketle don Juan'rn bana do!ruyu soylemedi$ini ima ediyordu. Histeriye yakm, sinirli bir grlgrnhk durumuna girdim -ve ancak Genaro bir giilme krizine girince
kendime geldim. Duygusal dengemin bu kadar kolay bozulmaslna, bir baqa grkrlamazboyttlara trmanlp, bir ortadan kalkmasma, ga;trm.

Don Juan, Genaro ve ben, Genaro'nun evinden sabah erkenden ayrrldrk ve yakm gevredeki gorak tepelere do!ru yollandrk. Hafif meyilli, yeni bigilmiqe benzeyen bir mrsrr tarlasrndaki kocaman yassl bir kayanm tistiine oturduk. "iqte burasr orijinal yer," dedi don Juan bana. "Agrklamalarrm srasrnda buraya birkag defa daha gelece$i2."

"Geceleri gok garip qeyler olur burada," dedi Genaro. "Nagual Julian burada bir dost yakalamrgtr. Hatta daha da do!rusu, dost..." Don Juan, kaqlarryla fark edilir bir hareket yaprnca Genaro ciimlesini yanm brraktr. Bana giiltimsedi. "Korkutucu hikayeler igin daha gok erken," dedi Genaro. "Karanhlr bekleyelim. " Aya[a kalkrp, omurgasr geriye do!ru btiktilti, parmak uglarr tisttinde ytiriiytip siiriinerek kayarun her tarafinr dolanmaya baqladr.

"Velinimetinizin burada buldu[u dost hakkrnda ne anlatryordu?" diye don Juan'a sordum. Hemen yanrtlamadr. Genaro'nun maskarahklarrnr izlemek onu kendinden gegirmiqti. "Farkrndahfrn geliqmiq bi kullantmtna deliniyordu," dedi sonunda, gozlerini Genaro'dan ayramadan. Genaro, kayanrn etrafinda bir tur tamamladr ve geri gelip yanrma oturdu. Zorlukla, hmltryla soluyordu, nefes nefese kalmrqtr. Don Juan, Genaro'nun yaptrfrna hayran olmuq gortiniiyordu. Yine beni makaraya alarak efleniyorlar, hakkrnda hig-

bir qey bilmedifim bir qeyler tasarltyorlar hissine kaprldrm' Birden, don Juan agrklamalanna baqladr. Sesi beni yattqtrrdr. Kayda defer birgok zahmetten sonra, goriiciiler eriqkin insanlartn bilinElili[inin, btiyiime siirecinde olgunlaqtrfrn-r, de claha yofun u" kur-uqrk bir $eye doniigtiifitinil bunun igin varartrk faikrndahk olarak adlandmlamayacafr sonucuna rnrqlar ve bunu, dikkar olarak adlandrrmrqlar' ., Goriictiler, in s anrn farkrnd ahlrnrn geliqtirilip biiyiidiifii nti nastl bilirler?" diYe sordum. insarun biiyiimesi srasmda belirli bt zamanda, kozaslnln igindeki yayrlimlar bandr gok aydrnlarur; insanlar deneyim klzandrkga panldamaya baqlarmrq. Bazr anlarda, bu yayrlmlar bandrnrrpanltrst o kadar artarmtg ki drqardaki yayrltmlarla birbirin" kuynugrrmlq. Bu ttir bir geliqmeyr goren gorticiiler, farkrndati[rn hammadde ve dikkatin de olgunlaqmarun sonucu oldufunu gtkarsamrqlar. ,,Goriici.iler dikkati nasrl betimler?" diye sordum. "Dikkatin, canh olma siireci iginde farkrndahfrn geliqtirilmesi ve gahqtrnlmasr oldufunu sciylerler," diye yanrtladr' Tarumlann tehlikesinin, meseleleri anlaqrlrr krlmak iEin basitleqtirmesi oldu[unu soyledi; bu durumda, dikkatin tanrmlanmasryla insan-, sihirli, mucizevi bir baqanyt srradan bir Dikkat, insanln en bi.iytik, $eye doniiqtiirme riski taqryormug iek baqarriry-rq. Ham, hayvansal farkrndahktan tiim insani -kapsayana dek geliqiyormuq. Goriiciiler, insani ,"g"rr"kleri olanaklarrn tiimtini.i geniqletip onu daha da miikemmelleqtirmiqler.

Gortictilerin gori.iqiine gore segenek ve olanaklarrn ozel bir onemi olup olmadr[rnr ofirenmek istedim' Don Juan, insan segeneklerinin kiqi olarak bizim seEebilece[imi z her qey oldugur,r, soyledi. Bunlar gtinliik alan derecJmrzle; bilinente ilgiliymiq ve esastnda bu sebeple sayt ve saha olarak oldukga sinrrhymrq. insantn olanaklarr, bilinmeyene aitmiq. onlai bizim segebileceltmiz defil bizim ulagabileceklerimizmiq. insarun segeneklerine bir ornelin de, in-

74

IqTEN GELEN ATE$

nr

oirKAT

75

san vticudunun maddeler arasrnda bir madde oldufiuna inan-

oldu[unu sciyledi. insan olanaklanna cirnek ise, gortictilerin insanr parrldayan yumurtaya benzeyen varhklar olarak gorebilme baqansrymrq. insan, viicudu bir madde olarak, bilineni; parlak bir yumurta olarak da bilinmeyeni zapt edermiq; insan olanaklarr o nedenle ttikenmez btr sahaya sahipmamuz

mi$.

"Gciriictiler, tig tip dikkat oldulunu sciylerler," diye siirdtirdi.i don Juan. "Bunu soylediklerinde tiim hisseden varhklarr de[il sadece insanr kastederler. Fakat bunlar yalnrzca dik-

vam etti. "Ama bu kozarun iisttine sabitlenmig bi parrltrdrr denebilir. Bu bilineni orten parrltrdr." "ikinci dikkat ise, farkrndahk panhsrnrn daha karrqrk.ve uzmanltk gerektiren bi durumudur. Bilinmeyenle ilgilidir. Insanln kozast igindeki kullamlmayan yayrhmlar de[erlendirilirse oluqur." ,.ikinci dikkat, uzmanhk gerektirir dememin sebebi bu kullanrlm ayan yayrhmlarr de[erlendirmek igin bi insarun ah-

kat tipleri delil, daha gok dikkat dereceleridir. Bunlar ilk, ikinci ve tigi.incti dikkattir, her biri kendi iginde biittin, bafrmsz alanlardlr." insandaki ilk dikkatin hayvansal dikkat oldulunu, deneyim si.ireci sayesinde gtindelik hayatrn saylslz yoniinii gergekten halleden karmagrk, detayh ve son derece hassas bir yetenek olarak geligtilini agrkladr. Diler bir deyigle, insanrn di.igi.inebilecefi her gey

ilk dikkatin pargaslymrg. "ilk dikkat, srradan bi insan olarak her qeyimizdir," diye

devam etti. "Hayatrmrzt bu kadar kesin ycineten bi tesirin altrnda ilk dikkat, srradan bi insanrn sahip olabileceli en deler-

li varhktrr. Belki bizim tek deferli varhlrmrzdrr."


"Yeni goriictiler gergek delerini goz oni.ine alarak, gorme yoluyla ilk dikkati yofun bi qekilde incelemeye bagladrlar. Bulgularr, hem kendilerinin hem de, golu onlarrn ne gordiifiinii tam anlamasa da, takipgilerinin ilk tam goriiglerini oluqturdu." Yeni gcirticiilerin yolun incelemelerinin neticelerinin akrl ve mantrkla gok az alakasr oldu$unu da vurgulayarak uyardr beni, giinkii ilk dikkati inceleyip agrklamak igin insanln onu gormesi gerekirmiq. Bunu ancak gortictiler yapabilirmiq. Ancak gori.ictilerin ilk dikkatte gordilklerini incelemek gartmrq. Ilk dikkatin nasrl igledilini anlamak igin tek olanakmrq bu. "Gcirticiilerin gdrdiiklerine gore, ilk dikkat farkrndahk panlhsmrn gok ytiksek bi parlakhfa ulaqmrg halidir," diye de-

qrlmadrk, ayrrntrh taktikleri tisttin bi dtizence ve yofunlaqmayla uygulamaslnt gerektirdi[indendir. " Bana daha evvel, rilya gorme sanattnr cilretirken sciyledili gibi, insanrn riiya gori.irken, rtiya gordtifiiniin ayrdma varacak yofunlu[a ulaqmasr ikinci dikkatin onkoquluymuq. Bu yofunlagma gekli, gtinli.ik hayatla ulraqrrken sahip oldulumuz bilinglilik gibi bir bitinglilik tiirii de[ilmiq. ikinci dikkat aynca sol yan farkrndahlr olarak da adlandrnhyormuq; insanrn imgeleyebilecefii en genig alanmrq hatta oyle geniqmiq ki smrstz sayrlabilirmiq. "Hayatta orada avarelile kalkrqmazdrm," diye devam etti. "O kadar karrgrk ve tuhaf bi bataktrr ki akh baqrnda gortictiler bile yalntzca gok stkt kurallar altrnda oraya girerler." "Btiyiik zorluk, ikinci dikkate girigin acayip kolay ve cazibesinin neredeyse kargr konulmaz olmasrdlr." Farkrndah[rn ustasr olan eski gortici.ilerin, uzmanltklarrnt kendi farkrndahk parrlttlanna uygulayrp onu akrl almaz boyutlara geniqletti[ini soyledi. Esasmda kozalan igindeki yayrIrmlarm her seferde tek bandmr aydrnlatmayl amaglamrqlar. Baqarmrqlar da, fakat gariptir her seferinde bir bant aydrnlatma baqarrlarr ikinci dikkatin batalrna hapsolmalarrna neden
olmuq.

"Yeni gorticiiler bu hatayr dtizelttiler," diye devam etti, "ve farktndahk ustahlrmn do[al sonuna ulaqmastnt, yani tek bi vuruqta farkrndahk parrltrstnrn geniqleyerek saydam kozanrn smrrlan dtqma eriqmesini sa[laddar." "Ugiinci.i dikkate, farkrndahk parrltrsr igten gelen ateqe

76

IqTEN GELEN ATE$

ILK DIKKAT

77

doniigtii[i.inde ulaqrlrr: bu tek bi bandr defil insanrn kozasr igindeki btitiin Kartal yayrhmlarmr alevlendiren bi panltrdrr." Don Juan, yeni gciriictilerin hayattayken ve kimliklerinin bilincindeyken iigiincii dikkate ulaqmak igin gosterdikleri gabayr saygrh bir korkuyla ifade etti. Ayrrksr insanlann ve di[er hisseden varhklarrn bilinmeyen ve bilinemeyene farkrnda olmadan giriqlerini bahse de[er bulmuyordu; bunlardan Kartal'rn armalanr olarak scjz etti. Yeni gori.iciiler igin iigi.inci.i dikkate girmek de bir arma[anml$ ama anlamr farkhymrq. Bu, ulaqtrklan nokta igin bir odiilmtiq.

Ottim anrnda, ttim insanlar bilinemeyene girer, fakat baztlarr gok krsa bir an igin ve sadece Kartal'm besinini antmak igin tigiincti dikkate ulaqrrmrq. "insanrn en iistiin baqarrsr," dedi, "bu dikkat derecesine, yagam giictine sahipken, titrek bi rqrk gibi Kartal'rn gagaslna do!ru yuvarlanan bedensiz bi farkrndahfa dontiqmeden, ulaqmakttr." Don Juan'rn agrklamalarrnr dinlerken etrafimdaki her qeyin goriintiisiinri tamamryla gozden kaybettim. Gcjri.ini.iqe gore Genaro kalkmlq ve grkrp gitmiqti, ortada yoktu. Gariptir, kendimi kayanrn tisttine sinmiq, yarumda don Juan'r beni nazlkge omuzlarrmdan kavrayrp tutmuq buldum. Kayarun iistiine uzanlp gcizlerimi kapadrm. Batrdan esen yumugak bir esin-

Bana ne oldufiunu anlayamama rafmen bir uyumsuzluk oldufiunun tamamen ayrdmda olarak, stgraylp kalktrm. Viicuduma kogma isteli veren garip bir his duyumsadrm. Don Juan beni zorla zapt edip durdurdu. Yumugak yere diiqtiik ve beni orada stmstkt tuttu. Don Juan'tn bu kadar giiglti oldu[unu hig bilmiyordum. Vi.icudum qiddetle sarsildt. Kollanm sallarurken her yana savruldu. Ani bir nobet gegiriyor gibiydim. Yine de bir yanlm, vticudumun titreyip, bi.iki.iltip sallanmasrnr hayranhkla seyredebilecek kadar benden ayrrlmrqtr. Nihayet spazmlar kesildi ve don Juan beni brraktr. Sarf etti[i gaba onu soluk solu[a brrakmrqtr. Tekrar kayarun iistiine tlrmarup, ben iyilegene kadar orada oturmamzt onerdi. Onu her zamanki sorumla srkbolazettrm: Bana ne olmuqtu? Benimle konuqurken belirli bir smrtn citesine itilip sol yanrn gok derinlerine girdi[imi soyledi. O ve Genaro, benim pegimden oraya gelmiqlerdi. Ve nastl hrzla girdiysem aynr h:.;zla
grkmrgtrm.

ti vardr.
"LJyuma," dedi don Juan. "Higbi sebeple bu kayada uyuyakalma sakln." Oturdum. Don Juan, gcizlerini dikmiq bana bakryordu. "Kendini rahat brrak," diye devam etti. "igsel konuqmanr sustur." Bir korkuyla sarsrldrlrmda ttim yolunlaqmam onun sdyledikleri tizerindeydi. Once ne oldulunu bilemedim; baqka bir gtivensizlik nobeti geEiriyorum sandrm. Ama sonra bir anda kafama dank etti, akqami.istiiniin gok geg bir saati olmuqtu. Benim bir saat stirdti sandrfrm konuqma ttim gtin stirmtiqtti.

"Seni tam zamarunda yakaladrm," dedi. "Yoksa do[rudan normal benli[ine dcinecektin. " Akhm tamamryla karrqmrqtr. Ugiimtiztin farkrndahkla oynamlg oldu[umuzu agtkladr. Ben korkup onlardan kagmrq olmahydrm. "Genaro, farkmdahk ustasldtr," diye si.irdtirdti konuqmasmr don Juan. "silvio Manuel, isteng ustastdrr. Ikisi de actmaslzca bilinmeyene itilmiglerdi. Velinimetim onlara velinimetinin kendisine yaptrfrnt yapmrqtr. Genaro ve Silvio Manuel bazr yonlerden aynr eski gciriictiler gibiler. Ne yapabileceklerini biliyorlar ama nasrl yaptrklan umurlarrnda degil. Bugiin, Genaro senin farkrndahk panltmr itme olanafirnr kullandr ve brz de kendimtzi bilinmeyenin acayip srnrlannda bulduk." Bilinmeyende neler oldu[unu bana anlatmasr igin yalvardrm.

"Bunu senin anlmsaman gerekiyor," dedi tam kulalrmrn

78

iqrnN

GELEN ATE$

iI-r oirKAT

79

dibinde bir ses.

Gormenin sesi oldufuna o kadar emindim ki beni hig korkutmadr. Hatta arkama dcinme diirttistine bile boyun e!medim.

"Ben gormenin sesiyim ve sana kazkafa diyorum," dedi ve krkrrdamaya baqladr. Arkamr dondiim. Genaro tam arkamda oturuyordu. O kadar qagrrdrm ki herhalde onlardan bile daha isterikge giilmiigtimdiir. "Hava karanyor," dedi Genaro bana. "Sana bugiin onceden sciz verdilim gibi burada bir balo yapacalrz." Don Juan araya girdi ve benim korkudan cilebilecek tipte bir sersem oldufumdan bugi.in igin kesmemiz gerektifini soyledi. "Boqver, iyidir," dedi Genaro omzuma vurarak. "istersen ona sor," dedi don Juan Genaro'ya. "Kendisi de bciyle bi sersem oldulunu sciyleyecektir." "Gergekten ciyle bir sersem misin?" diye sordu Genaro kaqlannr gatarak. Ona cevap vermedim. Ve bu da onlann giilmekten bayrlmalanna neden oldu. Genaro tamamen aqa[r yuvarlanlp, yerlere yatmrgtr. "Yuttu," dedi Genaro don Juan'a, beni kastederek. Don Juan agalr atlayrp onun kalkmasrna yardrm etti. "Higbi zaman bi sersem oldulunu sciylemez. Bunun igin kendint, fazla cinemser ama bi sersem oldulunu itiraf etmedifii igin ne olacafrndan korkup donuna eder." Onlarr gtilerken seyrederken sadece Krzrlderililerin bu denli negeyle gtilebilecefiine iyice emin oldum. Ama aynL zamanda kotti niyet damarlarmm kabardrfrna da emindim. Krzrlderili olmayan biriyle dalga gegiyorlardr. Don Juan hissettiklerimi hemen yakaladr. "Kibrinin dizginlerden kopmasrna rzin verme," dedi. "Sen higbi ycinden ozel de[ilsin. Higbirimrz deprlia Kzrlderili veya delil. Nagual Julian ve onun velinimetibize gtilerek,
ses tekrar

hayatlarrna yrllarca ne$e kattrlar." Genaro, gevik bir hareketle kayaya geri firmarup yaruma geldi. "Senin yerinde olsam utangtan oliir, aflardrm," dedi bana. "Afla, hadi a!la. iyi bi a$arsan daha iyi hissedersin." Son radde bir qaqkrnhkla yumu$akga a$lamaya baqladrm. Sonra o kadar krzdtm ki ofkeden gi.irledim. Anca ondan sonra daha iyi hissettim. Don Juan yumugakga srrtrmt srvazladr. Genellikle ofkenin, bazen korkunun bazen de mizahrn gok ayrltrcr oldufunu soyledi. Benim vahqi mizactm sadece cifkeye tepki verrneme
sebep oluyordu.

Farkrndahk parrlttstnda ani bir kaymantn bizi giigstiz diiqtirdiifiinti de ekledi. Beni giiglendirip, destekliyorlardr. Gortintiqe gore, Genaro bunu beni gileden grkararak baqarmrgtr. Alacakaranhk gokmiiqtii bile. Birden Genaro, havada goz seviyesindeki titrek bir alevi iqaret etti. Alacakaranhkta, oturdulumuz yerin gevresinde ugugan biiyiik bir gi.iveye benziyordu. "Aqrrr mizacma kargr rhmh ol," dedi don Juan bana. "Bu kadar hararetli olma. Brrak Genaro sana krlavuzluk etsin. Gozlerini o noktadan aytrma." Titreyen ateq kesinlikle bir gilveydi. Tiim hatlarrnr aErkga

ayrrabiliyordum. Ktvrilan, yorgun ugugunu, kanatlan iizerindeki her toz lekesini gorene kadar izledim. Sonra bir qey beni kendime getirdi. Sanki buna olanak vanru$ gibi, tam arkamda sessiz bir giiriilti.i salanalr hissettim. Arkamr dcindiim ve kayarun diger ucunda, bizim oturdulumuz yerden btraz daha yi.iksekteki kenarda bir dizi insan gciziime iliqti. Yakrnda oturan insanlann biitiin giin etrafta dolagmamtzdan qiiphelenip bize zarar vermek izere kayaya grktrklannr dtigi.indtim. Niyetlerini hemen anladrm. Don Juan ve Genaro kayadan agafr kaydrlar ve bana da gabucak gelmemi soylediler. Arkamrzr dontip, adamlarrn bizi takip edip etmediline bakmadan hemen oradan ayrrldrk. Ge-

80

iqrnx

cELEN ATE$

Lr

pirKAT

81

naro'nun evine geri donerken don Juan'la Genaro konuqmaktan kagrndrlar. Hatta don Juan hiddetli bir homurtuyla, parmalrnr dudalrna koyarak susturdu beni. Don Juan beni siiriikleyip igeri sokarken Genaro eve girmeyip ytiriimeye devam etti. "Kimdi o insanlar, don Juan?" diye sordum, ikimiz de igerde gtivenlikte olup, lambayr yaktr[rnda. "Onlar insan delildi," diye cevapladr. "Hadi don Juan, durumu gtzemlt bir havaya sokma," dedim. "Onlar insandr; kendi gozlerimle gordiim." "Tabii, kendi gcizlerinle gordtin," diye sertge cevap verdi, "ama bu bi qey ifade etmez. Gozlerin seni aldattr. onlar insan degildi ve seni takip ediyorlardr. Genaro onlan senden uzaklaqtrrmak zorunda kaldr." "insan delillerse, neydi o zaman onlar?" "Ah, iqte giz bu," dedi. "Bu farkrndahlrn bi gizi ve mantrksal olarak konuqarak gozmek miimkiin defil. Gize sadece tanrk olunabilir." "O zaman brrak tanrk olaylm," dedim. "Ama zaten oldun, hem de bi giinde iki defa," dedi. "$u anda anrmsamryorsun. Ama, sana soz etti[im farkrndahk gizine tantk olup parrldayan yayrhmlan tekrar canladrrdr[rnda anrmsayacaksrn. Bu arada, brz farkrndahk agrklamalanmrza geri donelim." Farkrndah[rn, kozanrn drqrndaki yayrhmlann igerde hapsolmuqlara yaptr[r devamh baskr sonucu bagladrlrnr tekrarladr. Bu baskr, bilingliligin ilk eylemini olugtururmuq; kozayr krrmak igin oliimtine savaqan hapsolmuq yayrhmlarrn devinimini durdururmuq. "Bi gorticii igin, gergek, ttim canh varhklann olmek igin Eabaladr$ldlr," diye devam etti. "Oliimii durduran, farkrndahktrr." Don Juan, yeni gorticiilerin, farkrndahlrn oliimii onlemesinden ve aynr zamanda Kartal'a yem olmaya tegvik etmesinden adamakrlh rahatsrz olduklannr sciyledi. Bunu agrklaya-

rnayan ve varoluqun anlaqrlmaslnrn mantrkh bir yolu olmathfrm anlayan gortici.iler, bilgilerinin karqrt savlardan oluqtufiunun farkrna varmtqlar. "Neden karqrtlar dizgesi geligtirdiler?" diye sordum. "Bi qey geliqtirmediler," dedi. "Onlar, gormeleri sayesinrle sorgulanmaz do!rular buldular. Bu dofrular, giiya bartz karqrtlarla dtizenlenmiqti, hepsi bu." "Ornefin, gortici.ilerin dizgeli, mantrkh, salduyulu, iyilik timsali varhklar olmast gerekir ama aynl zamanda, biitiintiyle ozgiir ve varoluqun gizlerine agrk olabilmeleri igin biitiin bu ozelliklerden kagtnmalan da gerekir. Ornefi beni qaqrrttr ama o kadar fazla degil. Ne demek isredilini anladtm. Kendisi de benim mantt[rmt, strf pargalayrp tamamen yok olmastnl istedifi igin korumuqtu. Ona fikrini nastl anladrfrmr soyledim.

"Yalmzca iistiin bi salduyu hissi karqrtlar arastnda koprii kurabilir," dedi. "Kopriiyii kurmarun bu iqin sanatr oldulunu soyleyebilir
don Juan?" "Karqrtlar arastndaki koprtiye istedifin adr verebilirsin -sanat, zaaf , safduyu, aqk hatta qefkat." Don Juan agrklamastna devam etti ve yeni goriictilerin ilk dikkati incelerken, insan drqrnda ttim organik varhklarrn uyarrlmrq, hapsolmuq yayrhmlannt bastrnp drqardaki kendine eq yayrhmlarla baflanmaslnl safladrklarlnt fark ettiklerini, soyledi. insanlar bunu yapmtyormuq; bunun yerine, ilk dikkat, kozalannrn igindeki Kartal'm yaythmlarrrun listesini yapryonnu$. "Liste nedir, don Juan?" diye sordum. "insanla r, kozalan igindeki yayrhmlarr fark ederler, " diye cevapladt. "Baqka higbi yaratrk bunu yapmaz. Drqardaki yayrlrmlar igerdekileri sabitledifi anda, ilk dikkat kendini gozlemlemeye baqlar. Kendisi hakkrnda her qeyi kaydeder, veya cn azrndan geqitli sapkrn yollarla dahi bunu yapmarun her yolunu dener. Bu, goriici.ilerin liste yapmak dedi[i iqlemdir."

niyiz,

82

IQTEN GELEN ATE$


ha krrrlgan yaparmtg.

ILK DIKKAT

83

"insanlarrn liste yapmayl tercih etti[ini sciylemek istemiyorum, veya almayr yadsryabileceklerini. Liste yapmak, Kartal'm emridir. Esasmda iradeye kalan, emre hangi qekilde uyulduludur." Yayrhmlara, emir demekten hoqlanmadrfrnr ama onlarrn aslmda emir oldufunu ve kimsenin de buna uymamazhk edemeyecefiini soyledi. Ne var ki onlara karqr gelmenin yolu da onlara uymanrn kapsamr igindeymiq. "ilk dikkatin kaydr konusunda," diye devam etti, ..gcirtictiler uymamazhk edemeyeceklerinden kaydederler. Ama bi kere aldrlar mr da br tarafa atarlar. Kartal bize listeye tapmamtzt emretmez; sadece liste yapmamtzt emreder, o kadar.,, "Gcirticiiler, insanrn liste yaptr[rnr nasrl gdriirler?" diye
sordum.

Don Juan, insan cinsinde mantrlrn bol olmasr gerekti[ini ama gergekte gok az oldufunu belitti. insanlann go[u kendi kendini yutmaya donermiq. Tiim yagayan varhklarrn farkmdahfrnrn, birbirleriyle anlaqabilmeleri igin kendine has bir oz-yanstma derecesi oldu[u savrnr ileri siirdti. Ama insanrn ilk dikkati drqrnda higbir geyde bu derece kendine dcinme yokmuq. Drgardaki yayrhmlann tepisini yadsryan mantrk insanlanna karqr, kendine dontik bireyler her tepiyi kullamr ve o tepileri koza iginde hapsolmuq yayrhmlan kanqtrran bir gi.ice gevirirlermi$. Tiim bunlarr gcizlemleyen gortici.iler uygulamah bir sonuca ulaqmrglar. Onlar mantrk insanlanrun, drqardaki yayrhmlann tepisini yadsryarak kozalan igindeki dofal uyarrlmayr susturduklarrndan daha fazla yaqamaya mecbur oldulunu gormilEler. Di$er yandan, kendine doniik bireylerse, drgardaki yayrhmlann tepisini kullanarak daha fazla uyanlma yaratrp, yagamlarmr krsaltryorlarmrq. "Gortictiler, kendine dcinmtig insanlara baktrklarrnda ne gdrilrler ?" diye sordum. 'oOnlarr, uzun arahklarla, canstz, kesik kesik parlayan beyaz rqrk patlamalan olarak gorilrler," dedi. Don Juan konuqmasmr kesti. Soracak baqka sorum yoktu veya belki de soru soramayacak kadar yorgundum. Hoplamama neden olan yi.iksek bir gi.iriiltti koptu. On kapr ardma kadar agrldr ve nefesi kesilmiq halde Genaro igeri girdi. Kendini yaygrnrn iisttine brraktr. Kan ter igindeydi. "ilk dikkatle ilgili agrklama yaplyordum," dedi don Juan
ona. dikk at yalmzca bilinende iqler," dedi Genaro. rneyende iki para etmez."

"insanrn kozasr igindeki yayrhmlar, drgardakilerle egleqtirilmek igin susturulmaz," diye yanrtladr. 'oBu di[er yaratrklann ne yaptrklanm gordiikten sonra ortadadr. susturuldulunda, baz:Jan drqardaki yayrhmlarla birleqip beraber devinir. Gciriiciiler, cirnefin, bokbocelinin yaydrlr rqrlrn gok geniq boyutlara ulaqtrfirn y g orebilir." "Fakat insanlar, yayrhmlarrnr susturur ve sonra da onlara yansrlar. Yayrhmlar, kendilerine odaklanrr." insanlar, liste yapma emrini mantrken en aglnya taqryrp geri kalan her qeyi goz ardr ederlermiq. Bir kere listeyle derinden ilgilenirlerse iki qey olabilirmig. Drqardaki yayrhmlarrn tepisini yadsryabilir ya da gok ozgiin bir qekilde kullanrrlarmrq.

Liste yaptrktan sonra bu tepileri yadsrmanln sonucu, mantrk olarak bilinen gok ayrrcahkh durummuq. Her tepinin ozgtin qekilde kullanrmr da kendi kendini yurma olarak bilinirmiq.

"ilk

"Bilin-

insan mantr[r, bir goriici.iye ahqrlmamrg tiirde homojen, sonrik bir panltr olarak gortiniirmiig, bu panltr, drgardakt yayrlrmlann si.irekli baskrsma ancak bazen o da geniq anlamda tepki verir -bu parrltr yumurtamsr kabulu sertleqtirir, ama da-

"Bu tam do!ru de!il," diye sertge cevapladr don Juan. "[lk dikkat, bilinmeyende gok giizel igler. Onu bloke eder; ciyle heyecanla yadsrr ki sonunda ilk dikkat igin bilinmeyen var
olmaz."

84

igrnN

GELEN ATE$

"Liste yapmak biziyaralanmaz yapar. Zaten liste en baqta bu ytizden oluqturulmuqtur." "Neden bahsediyorsun?" diye sordum don Juan'a. Yanrtlamadr. Yanrtr Genaro'dan beklermiq gibi ona baktt. "Ama e[er kapryr agarsam," dedi Genaro, "ilk dikkat i' girenle baq edebilir mi?" ri "seninki ve benimki edemez ama onunki eder," dedi don Juan, beni gosterip. "Hadi deneyelim." "ileri farkrndahkta olmasma ralmen mi?" diye sordu Genaro don Juan'a. diye cevapladt don Juan. Genaro kalktr, on kaprya gitti ve gekip agtr. Anrnda geriye zrpladr. Ani bir soluk .rizgdr igeri girdi. Don Juan da Genaro da yaruma geldiler. Ikisi de qakrnhkla bana baktrlar. On kapryr kapatmak istedim. Sofuktan rahatsz olmuqtum. Ama kaprya yaklaqrrken, don Juan ve Genaro ciniime atlayrp beni korudular. "Odada bir qey fark ediyor musun?" diye sordu bana Genaro.

"Hig fark etmez,"

6
inorganik Varlftlar
Ertesi giin, don Juan'a defalarca Genaro'nun evinden alelacele grkrqrmtzln nedenini sordum. Olaydan bahsetmeyi dahi reddetti. Genaro da yardrmcr olmadt. Ona her soruqumda bana goz krrprP, aPtalca srrtttr. Don Juan, ben ofleden sonra gomezleriyle konuqurken, evin arka sundurmasrna geldi. Sanki bunu beklermig gibi, geng gcimezlerin hepsi bir anda gittiler. Don Juan kolumdan tuttu ve koridor boyunca yiiriimeye baqladrk. Herhangi bir qey soylemedi; bir siire boyunca parkta gezintmiq gibi etrafta dolandrk. Don Juan yiiri.imeyi brrakrp, bana dondti. Bakrqlartnt tiim viicudum da gezdirerek etrafimda dolandr. Beni gordilgiinii

"Haylr, fark etmiyorum," dedim ve gergekten de oyleydi. Agrk kaprdan igeri dolan soluk hava drqrnda hissedilecek higbir qey yoktu. "Kapryr agtrfrmda tuhaf yaratrklar girdi igeri," dedi. "Hig fark etmiyor musun?" Sesinde bir qey bu sefer dalga gegmedilini soyli.iyordu. Ugi.imiiz, ikisi iki yanrmt kuqatarak, evden grktrk. Don Juan gaz lambasrnr aldr ve Genaro on kapryr kilitledi. Yolcu kaprsmdan anbayabindik. Once beni igeri ittiler. Sonra don Juan'rn ileriki kasabadaki evine gittik.

biliyordum. Tuhaf bir yorgunluk, gozleri tistiimde dolaqana

86

IQTEN GELEN ATE$

iNOnCENiK

VARLIKLAR

87

dek hissetmedifim bir tembellik hissediyordum. Birdenbire


konugmaya baqladr. "Genaro ve benim dtin gece olanlara odaklanmak istemeyiqimizin sebebi," dedi, "bilinmeyende oldulun si.ire boyunca gok korkmug olman. Genaro seni itti ve orada sana bi qey-

Don Juan'dan, scizti dolandrrmadan astl cinemli noktaya getirmesini, bana bir alay tuhaf qeyle neyi kastetti[ini agrkqa
sciylemesini istedim.

ler oldu." "Nasrl geyler, don Juan?" "$u anda sana agrklanmasr hala zor hatta olanaksz olan qeyler," dedi. "Bilinmeyene girip onu anlamaya yetecek kadar erke fazlan yok. Yeni gori.ictiler farkrndahkla ilgili gergekleri diizenlediklerinde, insanlann sahip oldu[u farkrndahk parrltrsmrn hepsini ilk dikkatin tiiketti[ini ve geriye gok ki.igtik bi parga erkenin dahi serbest kalmadrlnt gormilsler. $imdi senin sorunun bu. Boylece yeni gortictiler, savagqrlann bilinmeyene girmeleri gerektifinden, erkelerini biriktirmelerini onerdiler. E$er hepsi almmrgsa erkeyi nereden bulacaklardr? Yararsrz ahqkanhklannr silerek kazanacaklar, dedi yeni gcirtictiler." Konuqmasrnr kesti ve sorulan bekledi. Yararsrz ahgkanhklan silmenin, farkmdahlrn parrlhsma ne yaptr[rnr sordum. Farkrndah$t, ozyansrmadan ayrarak cizgilrleqip baqka bir gey i.izerine odaklamasrna olanak salladrlrnr sciyledi. "Bilinmeyen sonsuz $u andrr," diye devam etti, "ama bizim olafan farkmdahfrmrzm imkanr drqrndadrr. Bilinmeyen, srradan insamn gereksiz pargasrdrr. Gereksizdir, giinkti slradan insamn bunu kavramaya yetecek bafrmsrz erkesi yoktur." "Savaqgr yolunda gegirdi[in bunca zarnandan sonra, bilinmeyeni kavramaya yetecek balrmsrz erken var, ama anlaytp hatta bi de anrmsamana yetecek erken yok." Yassr kayanrn oldulu yerde, bilinmeyenin gok derinine girdi$imi agrkladr. Ama a$ln tabiatrma kaprlmrq ve dehgete diigmiigiim ki bu da herhangi birinin yapabilece[i en kotti geymiq. Bciylece, arkama bakmadan sol yandan aceleyle aynlmrqrm; maalesef, hem de yaruma bir alay tuhaf $ey alarak.

Beni kolumdan tuttu ve etrafta dolanmaya devam ettik"Farkrndahfr aqrklarken," dedi, "tahminen her qeyi veya neredeyse her qeyi uygun bi hale getiriyorum. Hadi bttaz da cski gciriictilerden bahsedelim. Sana soyledilim gibi, Genaro onlara gok benziyor." Beni btiytik odaya gdttirdii. Oturdu ve rzah etmeye baqladr.

"Yeni gcirticiiler, eski goriictilerin yrllarca toparladrlr bilgi karqrsmda dehqete dtiqtiiler," dedi don Juan. 'oBu anlaqrlabilir. Yeni gciriiciiler, bilginin yalnrzca ytktma yol agtrlrnr biliyorlardr. Ne var ki yine de etkisinde kalmtglardt, cizellikle de uygulamalartn." "Yeni goriictiler bu uygulamalan nereden biliyorlardt?" diye sordum. "Eski Tolteclerin mirastydr onlar," dedi. "Yeni goriictiler, bunlar hakkrnda gittikge daha fazla bilgi ediniyorlar. Onlan hemen hig kullanmasalar da bu uygulamalar onlann bilgisinin bi pargast." "Ne tiir uygulamalar bunlar, don Juan?" "Anlaqtlamayan formtiller, sihirli scizler, gok gizli bi gi.ictin idare edilmesiyle ilgili bi stirti uzun iqlem. Yani en azrndan eski Toltecler igin gizliydi ki, bunu maskeleyip oldulundan daha da korkutucu bi hale doniigttirdiiler." "Bu gizli giiE nedir?" diye sordum. "Bu, olan her qeyde bulunan bi giigttir," dedi. "Eski gortictiler, onlann gizlt uygulamalar yaratmasrna neden olan bu grzi ortaya grkarmaya hig gahqmadrlar; onlar bunu kutsal bi qey olarak oylece kabul ettiler. Fakat yeni gdr{ictiler bununla yakrndan ilgilendiler ve isteng dediler, Kartal'rn yayrhmlannrn istenci ya da niyet." Don Juan, eski Tolteclerin, grzlibilgilerini, her biri iki bciliimden oluqan beq derlemeye ayrrdrklannt agtklayarak de-

88

iqreN

GELEN ATE$

INONCNNIK VARLIKLAR

89

vam etti: toprak ve karanhk bolgeler, ateq ve su, iist ve alt, gtiri.ilttilti ve sessiz, hareket eden ve sabit duran. zaman gegtikge, binlerce deliqik teknik gittikge daha ayrrntrh hale dcintigmti$.

"Topralrn gizli bilgisi," diye devam etti, "yer tisttinde duilgiliydi. insanlara, hayvanlara,bocek, a!ag, ktigiik bitkiler, kayalar ve topra[a uygulanan belirli hareket derlemleri, scizler, merhemler, iksirler vardr."
ran her geyle

"Eski gortictileri dehqetli varhklar yapan teknikler bunlardr. ve toprakla ilgili grzh bilgiler, yerytiztindeki herhangi bi qeyin bakrlmasr ya da yok edilmesinde kullanrlrrdt." "Topra$rn karqrh, karanhk bcilgeler olarak bildikleri yerdi. Bu uygulamalar hepsi iginde en tehlikeli olanlarrydr. organik yagamr olmayan varhklarla ilgiliydi. $u anda diinyada olan ve ni.ifusu oluqturan ttim organik varhklarla ya$ayan can-

h yaratrklar." "Hig gtiphesiz, eski gciriici.ilerin ozellikle onlar igin en yararh bulgulanndan biri, organik yaqamrn bu topraklar tizerindeki tek yaqam ttirti olmadrlrnr keqfetmeleri oldu." Sciyledi[ini tam olarak anlayamadrm. Konuyu agrklamasrnr bekledim.

"Organik varhklar yagayan tek yaratrklar defiller," dedi yine agrklamalannr diiqi.inmem igin bana stire tanrrmrg give bi ara verdi. Yaqamrn ve canh olmanrn tarumr iizerine uzun bir tartrqmayla karqr koydum. Ureme, metaboli zma ve biiytime gibi canh organizmalan cansrzlardan farkh krlan iqlevler hakkrnda konuqtum. "Organik yagamm taslalrnr giziyorsun," dedi. "Ama sadece bi misal bu. soyleyebilecelin her qeyi srrf bi yanrndan almamahsill." "Baqka nasrl olabilir ki?" diye sordum. "Gcirticiiler igin yaqamak, farkmda olmaktrr," diye cevapladr. "sradan insan iginse farkrnda olmak bi organizma olmaktr. iqte gortictiler burada farkhdrr. onlar igin, farkrnda ol-

mak, farkrndahfa sebep olan yayrhmlann karqtlandr[r yerde tutulup ortiilmesidir". ..organik canlilann, yayrhmlarr igine alan bi kozasr vardrr. Fakat krhflarr gorticiilere koza gibi gortinmeyen baqka yaratrklar da vardr. Ne var ki, onlarrn da iglerinde farkrndairk yayrhmlan yer alr ve tireme ve metabolizma drqrnda yaqamsal ozellikler vardlr." "Ornelin ne gibi, don Juan?" ,.Duygusat ba[rmhhk, keder, ne$e, hiddet ve daha bi siirii qey gibi. V" n"."deyse en iyisini unutuyordum; insarun ak|nrn dahi alamayacalr ti.ir bi sevgi." "Ciddi misin, don Juan?" diye sordum samimiyetle' ,,Hem de nasrl ciddiyim," diye cevap verdi suratmda ruhsuz bir ifadeyle ve sonra da bir kahkaha patlattr' "Gcirtictilerin gordiiklerini, ipucumuz olarak alrrsak," diye devam etti, "hayat gergekten de ola[andrqtdtr'" "E[er o varhklar cankysa neden kendilerini insana belli etmiyorlar?" diye sordum. "Ediyorlar, hem de her zaman. ve sadece gorticiilere de[il, srradan insanlara da. S.orun, miimktin olan biitiin erkeyi Irc ain utin ti.iketmesinde. insarun kaydr hepsini almakla kalmryor aynr zamanda kozayr da sertlegtirerek esneklifini kaybeitiriyor. Bu qartlar altrnda, karqrhkh itiqki olanaksrz." Bana, gomezli[im srrastnda saytstz kereler inorganik varlrklarla yiz ylze kaldrlrml anlmsattr. O seferlerin neredeyse hepsine tek iek baqka agrklamalar getirdigimi soyleyerek karqrtit< verdim. Hatta, ci[retilerinin, gomez iisttinde sannlandrrrir bitkiler sayesinde diinyamn daha ilkel bir yorumuna sebep oldufu yolundaki hipotezimi bile oluqturmuqtum. Ona, esasrndi buna resmi olarak ilkel yorum demedifimi, fakat insanbilimsel aEtdan 'avcl ve toplaytcr toplumlarrn di'inya goriiqi'i' olarak adlandrrdrlrmr soYledim. Don Juan nefesi kesilene dek giildti. ,.Ashnda, olalan farkrndahk durumunda mt yoksa ileri farkrndahk durumunda mt daha kotti oldulunu bilemiyo-

lili

lr

ll

90

iqrnN

GELEN ATE$

ir

iNOnceNiK

VARLIKLAR

9I

ilir

i
rl

ll

ii

lr

ili

lll

'iL

rlil

riii

rlj

rl

,ilir

ill

rum," d'eoi. "Normal halinde gi.ipheci degil ama srkrcr derecede mantrksalsm. Sanrrrm, tuuii diinkri giui t ., geyden fena h{de dehgete dtiqmen drqmda, senden en gok iyice sol yarun iginde oldu[unda hoqlanryorum. " Daha bir qey sciylememe firsat kalmadan, bir ttir karqrlaqtrrma olarak eski gcirtictilerin yaptrklanyla yeni gclnictilerin baqanlarmr ortaya koyacalrm, bu sayede karqr koyacalrm farklar hakkrnda daha genig bir gcirtigeiahip olmamr sagla"yacalrnr belirtti. s onra eski gcirtici.ilerin uygulamalannr agrklamaya devam :tli Diger biiytik bulgulanndan birinin, bundan sonraki gizh bilgiyle ilgili oldulunu sciyledi: ateq ve su. onlar, alevlerin gok acayip bir cizellilini keqfetmigler; alevler, insanr vticudunu, aynen su gibi bir yerden bir yere tagryabiliyormug. Don Juan buna parlak buluq diyordu. ona, bunun olanaksrz oldu[unu kanrtlayacak fizik kurallarr oldu[unu belirttim. Her qeyi agrklamasrnr bekleyip sonra bir sonug grkarmamr l-uu:il" etti. Aqrn mantrksalhlrmr denetlememi gtintcti bunun ileri farkrndahk durumumu etkiledi[ini belirtti. bu drgsal etkilere tepki vermekten gok kendi tuzaprmadtigmekti. Eski rolteclerin, agrkg a gormererine ra[men, ne gordi)kI e r i n i anlayam adrkl annr agrkl ayarak devarn-etti. B ulg:ul arr nr, btiytik bir oyunun pargalan olarak birbirine ballamiy a zahmet etmeden kullanmrglardr. Ateg ve su srnrflindrrmasrnda ateqi, rsl ve alev, suyu da rslakhk ve akrqkanhk olarak aylrmrqlar. Isr ve rslakhlr birbiriyle ballayrp iz cinemli ozellikler demiqler. Alevleri ve akrqkanhlr onemii ve sihirli ozellikler saymrglar ve bedenin bir yerden baqka bir yere taqrnmasl, organik olmayan gegigi igin kullun*rqlut nu ttir ya$am ^1leme hakkrndaki bilgileri ile areg ve su uygulamilarryla, eskig,iructiler dciniiqii olmaz gekilde bir batala saplanrp kalmrqli. Don Juan, organik olmayan varlftla'n keqfinin yeni gcirtictilerin gciztinde de ahqrlmadrk orduluna ancak oniu.rn duruma eski gdriictilerin inandrklan gibi bakmadrfrna dair beni temin etti. Kendilerini, diler bir yagam riirtiyltbirebir iligki iginde bulmak, eski gorticiilere yanlig bir yaralanmazhk hissi

vermig ki bu da onlann felaketi olmuq. Ondan, ateq ve su tekniklerini daha detayh agrklamasmr istedim. Eski goriiciilerin bilgilerinin aynnfih oldulu kadar yararsfl oldulunu ve bu ytizden sadece ana hatlannr agrklayacalrnr soyledi. Sonra, iist ve alt uygulamalarrnr cizetledi. Ust rizgar, ya|mur, yrldrrm, bulutlar, gcik gtirtilttisti, gtin rqr[r ve giineg hakkrndaki grzli bilgilerle ilgiliydi. Altla ilgili bilgi sis, yeraltr kaynak sularr, batakhklar, gimgek, deprem, gece, ay rgrlr ve ay hakkrndaydr. Gtirtiltii ve sessizlik, sesin ve sakinli$in kullanrmr ile ilgili gizli bir bilginin boltimleri, hareket eden ve sabit duran, hareket ve hareketsizlifin gizh ycinleriyle ilgili uygulamalardr.

Ona, bu ana hatlarryla bahsetti[i tekniklerden herhangi biri hakkmda bir cirnek verip veremeyece[ini sordum. Bana

yrllar boyunca diizinelerce sefer bunlarr gostermiq oldufunu sciyledi. Yaptrfr her qeyi manhksal olarak agrklamrq oldulumda lsrar ettim. Yanrt vermedi. Ya sorduEu- sorulara krzmrqtr ya da ciddi bir gekilde iyi bir ornek aramakla meqguldti. Bir siire sonra gtiliimsedi ve uygun orneli akhnda canlandrrdrlrnr soyledi. "Akhmdaki ornek, bi akarsuyun srf sulannda iqleme gegirilmeli," dedi. "Genaro'nun evinin yakrnrnda boyle bi tane
var.t'

"Benim ne yapm am laztm?" "Sen orta boy bi ayna bul." istefine qagrrmrqtrm. Eski Tolteclerin aynalarr bilmedi[ini soyledim. "Bilmiyorlardl," diye gi.ilerek kabul etti. "Bu, benim velinimetimin tekni[e bi ilavesi. Eski goriiciilerin srrf yansrtan bi yizeye ihtiyacr vardr." 'Ieknifin, parlak bir yiizeyi sr! akan bir suya daldrrmaktan ibaret oldulunu agrkladr. Ytizey, gortintii yansrtma kapasitesi olan, yassl herhangi bir cisim olabilirdi.

92

IQTEN GELEN ATE$

iNonceNir

vanlIKLAR

93

"Orta boy bi aynaya uyacak, metal levhadan dayanrkh bi gergeve yapmanr istiyorum," dedi. "Su gegirrnez olmah yani
katranla srvamahsm. Kendi ellerinle yapman Lazrm. Yaptrlrnda, buraya getir. Ordan devam ederrz." "Ne olacak don Juan?" "Endiqelenme. Eski Tolteclerin uygulamalanmn cirnelini bana sen kendin sordun. Ben de kendi velinimetimden aynl istekte bulunmuqtum. Sarunm bunu herkes bi noktada sorar. Velinimetim kendisinin de aynr $eyi yaptr[rnr soylemiqti. Onun velinimeti, nagual Elias, ona bi ornek gostermiq, velinimetim sonugta bana ayrusmr gcisterdi ve gimdi ben de sana onu gcisterecelim." "Velinimetim bana orneli verdili zaman nasrl yaptrfrnr bilmiyordum. $imdi biliyorum. Bi gtin sen kendin de teknilin nasrl iqledi[ini bileceksin; tiim bunlann arkasmda yatanr anlayacaksln." Don Juan'rn Los Angeles'a, eve dcinmemi ve ayna gergevesini orada yapmamr istedilini sanmrgtrm. ileri farkrndakkta olmazsam, bu igi yapmanln benim igin olanaksrz olacalrna

"Beraber ya$lyorsunuz de[il mi?" Don Juan yamtlamadr. Bana garip bir bakrq atlu ve gaz lambasmr yakmaya gitti. Karanhk odada yalnrzdrm. Dallardaki uzun, yrlankavi yoldaki yolculu[umuza atfetti[im btiyiik bir yorgunluk vardr iisti.imde. Uzanmak istiyordum. Karanhktan Genaro'nun yaygrlarr nereye koydugunu goremiyordum. Yaygrdan bir obefe aya[rm taktltverdi. Ve sonra Genaro'nun bu evi niye tuttufunu anladrm; ola[an farkrndahklarr srrasmda orada yagayan erkek gcimezler Pablito, Nestor ve Benig-

no'ya bakryordu. Keyifli hissediyordum; artrk yorgun delildim. Don

Juan

dair fikrimi belirttim. "Bu fikrinde akla yatmayan iki qey var," dedi. "Birincisi; qu andaki gibi ben, Genaro veya nagual grubundaki herhangi bi savaqgr giintin her saati sana bakmadr[r stirece ileri farkrndahkta kahp iglev gormene olanak yok. Di[eri, Meksika Ay de[il. Burada da hrrdavatgrlar var. Oaxaca'ya gidip gereken her qeyi alabthriz."
Ertesi gtin qehre gittik ve gergeve igin gerekecek tiim pargalarr aldrm. Hepsini ufak bir i.icret kargrhfrnda bir demirci diikkanrnda birleqtirdim. Don Juan, onu arabamln bagajrna koymamr soyledi . Goz ucuyla bile bakmamrqfi. Akqamtistti Genaro'nun evine dofru yola grktrk ve sabah erkenden oraya vardrk. Genaro'yu aradrm. Orada yoktu. Ev

terk edilmiq gibiydi. "Genaro bu evi neden tutuyor?" diye sordum don Juan'a.

lambayla igeri girdi. Aymamdan bahsedince nasrlsa uzun stire anrms amayaca[rm igin fark etmeyecelini soyledi. Ona aynayr gostermemi istedi. Memnun goriindii ve hafif olmastntn yarunda dayarukh da oldu[unu belirtti. Krrk beq santimetre uzunlulunda, otuz beq santimetre geniqli[indeki aynanln arkasrna aliminyum metal levhayr metal givilerle monte etti[imi fark etmigti. "Ben aynam igin tahta bi gerqeve yapmtqttm,"dedi. "Bu benimkinden gok daha iyi goriiniiyor. Benim gergevem hem hantal hem de gok krtlgandt." "$imdi ne yapac alrmtzr anlataytm," diye devam etti, aynayl incelemesi bitince. "Ya da belki ne yapmayr deneyecelimrzi demeliyim. ikimizberaber, bu aynayl evin yakrnrndaki akarsuyun yiizeyine yerleq tteceprz. Amacrmrz igin yeterince geniq ve sr! orasl." "Tasan, suyun akrqkanh$rnrn basrng yaparak bizi baqka bi yere gotiirmesi." Ben daha herhangi bir yorum yapmadan veya soru sorrnadan, bana gegmiqte benzeri akan bir suyu kullanrp srradrgr algrlama baganlarr elde etti[imi antmsattr. Birkag kez sannsal bitkilerin iizerimde yarattrfr etkiler sonucu, Kuzey Meksika'daki evinin arkasmdaki sulama kanalma battr[rmda tecriibe ettiklerimden bahsediyordu. "Goriictilerin, farkrndahk hakkrnda bildiklerini sana anla-

94

IQTEN GELEN ATE$

iNoRcaNiK

VARLIKLAR

95

tana kadar sorularrnr sakla," dedi. "o zaman, sana anlattrklarrmr baqka bi rqrk altrnda anlayacaksm. Ama cince, usuliimiize gore devam edelim." Yakrndaki suya yiiriidtik ve yassr, meydana grkmrq taqlann oldufu bir yer segti. orada, suyun amacrmrza uygun olarak yeterince sr$ oldulunu sciyledi. "Ne olmaslnr bekliyorsun?" diye sordum etkisi altrnda oldulum srkmtilr bir havayla. "Bilmem. Bildigim tek gey ne yapmaya gahqaca[tmtz. Aynayr gok dikkatli ama srmsrkr tutacaprz. onu yumugakga suyun ytizeyine yerlegtirece$rz ve soma dibe insin diye brakacalrz. Sonra dipte onu tutac a$v. Kontrol ettim. orada, parmaklarrmvla kazrp aynarun altrndan srkrca tutmamrza yetecek kadar balgrk var." Sakince akan suyun ortasmda suyun yizeyi tistiindeki yassl bir kayaya gomelmemi ve iki elimle aynanln bir ucundan, neredeyse koqelerinden tutmamr istedi. o da yiizii bana doniik olarak gomeldi ve aynayr benim tuttu[um gibi tuttu. Ayna dibe batsm diye brraktrk ve sonra kollanmrzr clirselimizekadar suya daldrrrp, onu yakaladrk. Kendimi diiqi.incelerden anndrnp aynanrn yiizeyine gozimii dikmemi emretti. Defalarca burada iqin ptif noktasrnrn, higbir qey diiqtirunemek oldulunu soyledi. Israrla aynaya baktrm. Sakin akrntr, don Juan ve benim yi.izlerimizin yanirmasrnr hafifge kanqtrnyordu. Gciziimii birkag dakika aynaya diktikten sonra, aynada onun ve benim ytiz imgelerimiz daha belirginleqmiq gibi geldi bana. Aynarun da boyurlarr biiyiiytip neredeyse bir metre kare olmuqa benziyordu. Akrntr durmuq ve ayna sanki suyun tistiindeymiq gibi duru gciriiniiyordu. Daha da garibi yansrmalarrmrzrn netlifiiydi. Sanki suratrma, boyut defil fakat odaklanma olarak biiyiitegle bakrlrr gibiydi. Ahn derimin gozeneklerini gorebiliyordum. Don Juan, sakince kendi gcizlerime ya da onunkilere gozlerimi dikmememi, bakrqlanmr yanslmalanmrzrn herhingi bir pargasr iizerinde odaklamadan gezdirmemi fisrldadr.

"Gozi.inii dikmeden bakrqrnr sabitle!" diye kuvvetli bir srltryla tist tiste emretti.

fi-

Soyledi[ini, belirgin karqrthfirnr zihnimde tartmak igin duraksamadan yaptrm. O an igimde bir qey o aynada yakalandr ve karqrthk anlam kazandt. 'Gozlerini dikmeden bakrqlarrnr sabitlemek miimkiin' diye dtiqtindiim ve bu dtiqiince kafamda oluqtufu an, don Juan ve benimkinin yarunda bir kafa daha gciriiniiverdi. Aynanln aqa[r tarafinda, benim soluma
dofruydu. Ttim viicudum sarstldt. Don Juan sakinleqmemi, korku veya gaqkrnhk gcistermememi fisrldadr. Tekrar, yeni gelene gozlerimi dikmeden dikkatlice bakmamt emretti. Soluklanrp, aynayl brakmamak igin inamlmazbtr gaba harcryordum. Viicudum, baqtan aya$a titriyordu. Don Juan, tekrar kendimi toplamamr fisrldadr. Omzuyla defalarca dtirttii beni; Yavaq yavag korkumu denetleyebildim. Ugiincti kafaya dikkatlice baktrm ve zafiranla bunun bir insan ya da hayvan kafast olmadrlrntn ayudtna vardrm. Ashnda, bu bir kafa bile de[ildi. Igsel deliqkenlili olmayan bir qekildi. Bu dtigiince akhma geldi[inde, antnda bunu dtigiinenin ben olmadrfrmrn ayrdma vardrm. Aynmsamam da bir diiqiince defildi. Dehqet bir endiqe anl gegirdim ve sonra kavranmazbir qeyi anladrm. Diigiinceler kula$rmda bir sesti! "Goriiyorum!" diye ingilizce bafrrdrm, arya hig ses yoktu. "Evet, gorilyorsun," dedi kulafrmdaki ses Ispanyolca. Kendimden biiyiik bir kuvvetin kapanlna krsrldrlrmr hissettim. Acr hatta rshrap duymuyordum. Higbir qey hissetmiyordum. Bir qtiphe krnntrsr duymadan, ses oyle sciyledifii igin isteng ve dayanrkhhkla bu giigten kurtulamayaca$rmr biliyordum. Olmekte oldulumu anladrm. Otomatik olarak don Juan'a bakmak igin gozlerimi kaldrrdrm ve gozlerimizin buluqtu[u an, kuvvet beni brraktr. Ozgtirdiim. Don Juan, nelerden gegti[imi tam olarak bilirmiq gibi bana giiltimsiiyordu. Ayafa kalktr[rmm ayrdrna vardrm. Don Juan, suyunu akrtmak igin aynayr koqesinden tutuyordu.

&

96

iqrEN

GELEN ATE$

iNOnCaNiK VARLIKLAR

97

Sessizce eve do$ru yiiriidi.ik. "Eski Toltecler, bulgularrndan biiyi.ilenmiqlerdi," dedi don
Juan.

ti
1j

"Neden oldu[unu anlayabiliyorum," dedim. "Ben de," diye karqrhk verdi don Juan. Beni igine almrq olan kuvvet oyle giigliiydii ki, saatler sonraslna kadar konuqmamr, hatta dtiqtinmemi olanaksrzlaqtudr. Beni, tamamryla irade drgr dondurmuqtu. Ve buzlanm zamanla azar azar goziiltip eridi. "Kendi istefimizle herhangi bir miidahalede bulurunadan," diye devam etti don Juan, "bu eski Toltec teknili, senin igin iki krsma boltindti. Birinci boliim, senin ne olup bitti[ine ahqman igindi sadece. ikincisinde, eski goriiciilerin peqine diiqtiifiti qeyi bagarrnaya gahqaca[r2. " "GerEekten orada ne oldu, don Juan?" diye sordum. "iki yorum var. Sana once eski goriici.ilerin yorumunu anlatayrm. Onlar, suya daldrrrlan parlak bi nesnenin yanslyan yiiztiniin suyun erkini arttrrdr[rnr diiqiindijler. Onlar, su kiitlesine bakarlardr ve yanslyan yizey, iqlemlerini hrzlandrrmaya yardrmcr olurdu" Onlar, gozlerimrzin bilinmeyene giriqin anahtan oldufuna inandrlar; suya bakarak, gozlerin yolu aErRasrnl safhyorlardl." Eski gortictilerin suyun rslakhfrnrn sadece nemlendirip rslattrfrnr fakat suyun akrqkanhfrnrn devindirdi[ini gozlemlediklerini soyledi. Altrmrzdaki difer katmanlan araqtrrmak igin aktrftnt, zannetmiqler. Suyun bize sadece yaqam igin defil alttaki difer katmanlara bir ba[, bir yol olarak verildi[ine inanmrqlar." "Altta gok katman var mt?" diye sordum. "Eski goriiciiler, yedi kat saymrqlardr," diye yanrtladr. "Sen kendin de biliyor musun onlan, don Juan?" "Ben, yeni donem goriiciilerdenim ve bunun igin goriiqtim farkh," dedi. "Ben sadece sana eski goriiciilerin ne yaptrlrnr gosteriyor ve neye inandrklarrnr soyltiyorum." Kendi goriiqlerinin farkh olmasrnrn eski gcirticiilerin uy-

gulamalannln gegersiz oldu[u anlamrna gelmedilini belirtti; onlarrn yorumu yanhqtr, ama do!rulannrn onlar igin uygulamalt deferi vardr. Su uygulamalan srrasrnda, suyun akrqkanh[rnr kullanarak bizim yaqadrlrmrz katmandan alttaki herhangi yedi katmandan birine ya da oldu[umuz katmanda su boyunca istenilen ycine bedenen gidilebilece[inden emin oldular. Buna gcire, bizim katrmrzda bir yerden bir yere gitmek igin akan suyu ve derinlere gitmek igin de derin gol sularrnr veya su kuyularrndaki sulan kullandrlar. "Sana gosterdifim teknifii kullanrrken iki geyin pegindeydiler," diye siirdtirdti konuqmasrnr. "Bi taraftan, suyun akr$kanhlrnr hemen alttaki ilk katmana gitmek igin kullandrlar. Diler taraftan, onu bu ilk katmandaki canh varhklarla yiz yize bulugmak igin kullandrlar. Aynadaki o kafa gibi qekil bize goz atmaya gelen o yaratrklardan biriydi." "O zatnan sahiden varlar!" diye hayretle balrrdrm. "Kesinlikle ciyle," diye karqrhk verdi. Eski gori.ici.ilerin, usullerine yaplglp kalmalarrndaki hatah rsrarlarrndan zarar gordtigiini.i soyledi, ama bulduklan her ne ise gegerliymiq. Onlar, o yaratrklardan biriyle bulugmantn en emin yolunun bir su ktitlesi kanahyla oldufunu bulgulamrqlar. Suyun hacmi hig fark etmiyormuq; bir okyanus ya da bir ktigtik gcil aynr amaca hizmet edebilirmiq. Kendisi, rslanmaktan nefret ettili igin ufak bir akarsu segmiq. Aynr sonuglarr bir gol veya btiytik bir nehirde de alabilirmiqiz. "Di[er yaqam, insanlar ga[rrrnca neler oldu$unu gormek igin geliyor," diye devam etti don Juan. "Bu Toltec teknifi, onlann kaprlannr trklatmak gibi. Eski goriici.iler, suyun dibindeki bu parlak yiizeyin bi yem ve bi pencere gibi iq gcirdiiliini.i soyler. Boylece insanlar ve o yaratrklar pencerede buluqurlar." "Bana, orda olan bu muydu?" diye sordum. "Eski gorticiiler, senin suyun erki ve ilk katrn kuvvetine ilaveten penceredeki yaratrlur manyetik etkisiyle gekildigini sciyleyebilirler."

98

iqmN

GELEN ATE$
ses

iNonceNiT VARLIKLAR

99

"Ama kulalrmda olmekte oldufumu soyleyen bir

duydum," dedim. "Ses hakhydr. Oltiyordun ve orada olmasaydrm oyle olurdu. Toltec tekniklerini uygulamanrn tehlikesi budur. Aqri'r etkin fakat gogu zaman oldtiriici.idtirler." Ona dehqete dtigtiiftimti itiraf etmekten utandrlrmr soyledim. Onceki gtin gekli aynada gormek ve o beni kaplayan kuvveti etrafimda hissetmek bana gok fazla qey kanrtlamrqtr. "Seni telaglandrmak istemem," dedi, "ama sana daha higbi qey olmadr. Eler bana olan gey sana olacaklara yol gosterecekse, en iyisi sen kendini hayatmrn qokunahaztla. $imdi kendi kendine titremen, yann korkudan dlmenden iyidir." Korkudan o kadar dehqete diiqttim ki akhma gelen sorularr bile seslendiremedim. Yutkunmakta zorlanryordum. Don Juan okstirtiklerle kesilene dek giildii. Suratr morardr. Sesim yerine geldifinde, sorulanmrn her biri yeni bir kahkaha firtrnasr baqlattr.

"Tiim bunlann benim igin ne kadar komik oldulunu bilemezsin," dedi sonunda. "Sana giilmiiyorum. Bu duruma gtiliiyorum... Velinimetim benim de aynr deneyimden gegmemi sa$amrqtr ve sana bakarken kendimi gormeme engel olamryorum." Ona midemin bulandr[rnr soyledim. Bana bunun normal, korkmanrn dolal oldu[unu ve korkuyu denetlemenin yanhg ve anlamsrz oldu[unu soyledi" E,ski gortictiler korkudan panik olmalan gerekirken, korkularrnr bastrrma duygusuna tutsak olmuqlar. Yaptrklarr iqi durdurmak ya da rahatlatan birikimlerini terk etmek istemediklerinden bunun yerine korkulannr denetlemiqler. "Aynayla baqka ne yapac aPn?" diye sordum. "O ayna, seninle dtin srrf baktr[rn yaratr[rn, liz yiize buluqmasr igin kullanrlacak." "Yid^z yijze buluqmada ne olur?" "Bi ttir yagamln, insan cinsinin, bi baqka yagam tiiriiyle karqrlaqmasrdrr. Eski gcirticiiler bu durum, suyun akrqkanh-

[rnrn ilk katrndan bi yaratrkla insarun buluqmasr derler." Eski gori.iciilerin, altrmrzdaki yedi katr, suyun akrqkanhfirrun katmanlarr saydrklannr agrkladr. Onlar igin bir kayna[m, sciylenemez onemi varrnlq gtinkti bu durumda suyun akrqkanhfirnrn tersine dondiiriildii[iinii ve derinden yiizeye gittilini dtiqtiniiyorlarmrq. Bunu, diler yagam ti,irlerinin baqka dij'zlemlerdenbize bakrp, bizi incelemeye gelmeleri igin bi arag olarak kabul ediyorlarmrq. "Bu bakrmdan eski gorticiiler yanrlmryorduo" diye devam etti. "Tam on ikiden vurmuqlardr. Yeni gortici.ilerin dost dedi[i varhklar su kuyularr etrafinda gciri.iltirler." "Aynadaki yaratrk bir dost muydu?" diye sordum. "Tabii ki. Ama kullanrlabilecek bi tane de[il. Gegmiqte sana tanrttrlrm dost gelene[i do!rudan eski goriictilerden gelir. Dostlarla mucizevi iqler yaptrlar ama kendileri gibi insan olan gergek diiqmanlarr geldilinde yaptrklannln higbi deleri kalmadr." "O yaratrklar dost oldu$una gcire, gok tehlikelidirler," dedim.

"Biz insanlar kadar tehlikeliler, ne daha gok ne de az." "Bizi oldi.irebilirler mi?" "Do!rudan oldtiremezler ama kesinlikle korkudan olmemize sebep olabilirler. Smrlarr kendi kendilerine gegebilirler ya da sadece pencereye gelirler. $u ana kadar anlamtg. olabilecelin gibi, eski Toltecler de pencerede durmadrlar. Otesine gegmek igin tuhaf yollar buldular." Tekni[in ikinci uygulamast, benim rahatlayrp ig karmaqaiki kat daha uzun si.irmesi drgmda, tamamryla ilki gibi gegti. Bu oldufunda, don Juan ve benim yiizlerimizin yanslmasl anmda durulaqtr. Onunkinden benimkine belki bir saat boyunca baktrm. Dostun her an goriinmesini bekledim ama higbir qey olmadr. Boynum a$rryordu. Srttm tutulmug, bacaklarrm hissizleqmiqti. Kayanrn tistiine drz goki.ip srrtrmrn a[rtsmt biraz gegirrnek istiyordum. Don Juan,
mr durdurrnamln

100

rQTEN GELEN ATE$

INORGANIK

VARLIKLAR

101

dost belirdi[i anda rahatsrzhlrmrn kaybolacalrnr fisrldadr. Tamamryla hakhydr. Aynanrn koqesinde yuvarlak bir geklin gciriinmesine taruk olmanm goku, ttim rahatsrzh$rmr da-

!rttr. "$imdi ne yaptyoruz?" diye fisrldadrm. "Rahatla ve bakrgrnr herhangi bi $eye bi an bile olsa odaklama," diye cevapladr. "Aynada goriinen her qeyi izle. Gozlerini dikmeden dikkatlice bak." Sciylediklerini yerine getirdim. Aynamn iginde kalan her $eye krsa bir bakrg atfim. Kulalrmda garip bir vrzrldama vardr. Don Juan ahqrlmadrk bir kuvvet tarafindan sanldr[rmr hissedersem, bakrglanmr saat yontinde yuvarlamamr fisrldadr; fakat higbir qartla kafamr kaldrrrp ona bakmamamr tisttine basarak soyledi.

gevenin her noktasrna egit baskr yantan bir emig giici.i gibiydi. "Aynayr srkrca tut ama sakm klrma," diye emretti don Ju"Emmeye karqr koy. Dostun aynayr gok derine batrrmasran.

qey kollarrmr birdenbire gekti. Qekiq aynarun altrndandr. Qer-

Bir an sonra aynarun brzim suratlanmtzve yuvarlak qekildenfazlasrnr yansrttrlrnr fark ettim. Yiizeyi kararmrgtr. Yo[un mor bir rgrfrn lekeleri gori.iniiyordu. Gittikge btiyiidtiler. Simsiyah lekeler de vardr. Sonra, gordiidilm $ey ay rqrlrnda bir gece bulutlu gcikyiiziintin yamyassl bir resmi gibi bir geye dontigtii. Birdenbire, tiim yizey sanki hareket eden bir resimmiq gibi odala yaklaqtr. Yeni gori.intti, derinliklerin iig boyutlu nefes kesen bir gortinttistiydii. Benim igin bu gortinttiniin gorkemli gekicili[iyle sava$manln kesinlikle olanaksrz oldulunu biliyordum. Beni igine gekmeye bagladr. Don Juan, kuvvetle, canlml kurtarmak u!runa gozlerimi yuvarlamamr fisrldadr. Hareket anrnda rahatlama yarattr. Yeniden bizim ve dostun yanslmalanm ayrrt edebiliyordum. Sonra dost kayboluverdi ve aynanrn diler yanrnda tekrar goriindti. Don Juan ttim gtictimle aynaya asrlmamr emretti. Sakin olmam ve ani bir harekette bulunmamam igin uyardr. "Ne olacak?" diye fisrldadrm "Dost, grkrp gelmeye gahgacak," diye yamtladr. Bunu sciyler soylemez giiglii bir gekiq hissettim. Bir

na izin verme." IJzerimrzdeki aqa[r qeken kuvvet muazzamdr. Parmaklanmm krnlaca[lnl veya dipteki taqlardan paramparga olacalrm hissediyordum. Bir noktada, don Juan ve ben, dengemizi kaybettik ve yassr kayalardan akarsuyun igine indik. Su baya!r srldr ama dostun aynanm gergevesi gevresindeki galkalamasr sanki btiyiik bir rmaktaymrgrz kadar korkungtu. Su ayaklarrmtzrn etrafrnda delice girdaplar yaplyordu ama aynadaki imgelere bir qey olmuyordu. "Dikkat et!" diye ba[rrdr don Juan. "iqte geliyor!" Qekme, alttan gelen bir itmeye dontigtti. Bir gey aynarun kenarrnr yakahyordu; bizim tuttulumuz gergevenin drgrndan defil, camln iginden. Cam yizeyr sanki agrk bir pencereydi ve bir qey veya biri iginden trrmanryordu. Don Juan ve ben umutsuzca karqr koyuyorduk; ya aynayl yukarr gekildiginde itiyor ya da aqalr do!ru gekildifinde yukanya kaldrrryorduk. it<i Utitttim halde, orijinal yerimizden akrntr yoniinde aqafrya do[ru yava$ga hareket ediyorduk. Su daha derin ve dip kaygan taglarla kaphydr. "Hadi aynayt sudan grkartahm da onu sallayrp sryrrahm," dedi don Juan sert bir sesle. Giirtiltiilii galkalanma stirekli devam etti. Sanki koskoca bir bahgr grplak ellerimizle yakalamrgtrk ve Eevrede grlgrnca ytiziiyordu. Bana oyle geldi ki, ayna aslmda bir kulugkaydr. Garip bir qekil, gergekten de yumurta gibi iginden grkmaya gahqryordu. Kulugkanrn kenanna muazzam bir alrrhkla dayanryordu ve don Juan'la benim suratrmrzln yanslmasrnr yerinden oynatacak kadar biiyiiktii. Artrk btzt gdremiyordum. Sadece kendini yukan itmeye gahqan bir cismi ayrrt edebiliyordum.

r02

IQTEN GELEN ATE$

INORGANIK VARLIKLAR

103

Ayna artrk dipte yatmryordu. Parmaklarrm kayalarabastrnlmryordu. Ayna orta derinlikteydi, dostun ve bizim birbirine karqr koyan kuvvetlerimizle duruyordu. Don Juan, ellerini aynarun altma yayaca$rnr ve hrzla onlarr yakalayrp kollarrmrzr birleqtirerek aynayr manivela gibi alttan kaldrrmamLzt soyledi. Brraktr[rnda, ayna yana do[ru e[ildi. Hrzla ellerine uzandrm ama altta higbir gey yoktu. Kararsrzhfrm biraz uzun stirdti ve ayna ellerimden ugtu. "Yakala onu! Yakala onu!" diye balrrdr don Juan. Aynayr tam kayalara dtiqecekken yakaladrm. Sudan grkardtm, ama yeterince hrzh delildim. Su, yaprqkan gibiydi. Ben aynayr drgarr gekerken alrr lastifimsi bir cismin pargasrnr da gektim ki o da aynayr ellerimden geri suya Eekti. Don Juan, olafaniisti.i bir geviklikte, aynayr yakaladr ve kolayhkla kenanndan gekip Erkardr.

Hayatrmda hig bciyle bir melankoli krizine tutulmamrgtrm. Belirgin bir dayanalr olmayan bir hiiztindii bu; aynada gordiigtim derinliklerin anrsrna ba$hyordum. igimdeki duygu o derinlikler igin an bir hasret ile onlarm dondurucu yalruzhfmm keskin korkusunun kanqrmrydr. Don Juan, sava$gmm yagamrnda, ortada bir neden olmadan htizi.inlenmenin gayet do[al oldu$unu betirtti. Gciriiciilere gore , bilinenin srnrrlanmn krnldrfr yerde parlak yumurta, bir enerji alanr olarak son van$ noktasrnr, duyumsarmrq. Kozantn drqrndaki sonsuzlufa esash bir bakrq, mevcudiyet keyfinin bozulmasr igin yeterliymiq. Sonucundaki melankoli, bazen o kadar yofun olurmug ki dliime neden olabilirmiq. Melankoliden kurtulmanrn en iyi yolunun onunla dalga gegmek oldufunu soyledi. Alayh bir tonla, ilk dikkatimin, dostla temasrmda bozulan diizeni onarmak igin elinden geleni yaptrfmr izah etti" Mantrk yoluyla onanlamadrfrndan, ilk dikkatim tiim giictini.i htizne odaklayarak yapryordu bunu. Ona, yine de bunun melankolinin var oldugu gergelini defigtirmeyece[ini sciyledim. Buna anlayrq gostermek, keyif-

siz ve kederli olmak, o derinlikleri arumsadrfrmdaki yalnrzhk hissinin pargalarr degildi. "sonunda bi qey igine iqlemeye baqhyor," dedi. "Hakltsm. Sonsuzluktan daha yalnz bi qey yoktur. Ve bizim igin insan olmaktan daha rahat bi qey yoktur. Bu da ashnda baqka bi geliqki -insan nastl hem insanhk baflarrnr koruyup hem de tamamryla mutlulukla ve amagh olarak sonsuzlufun mutlak yalnrzhfrna atrlabilir? Bu bilmeceyi gozdtigtinde sonuncu yolculuf una hazr olacakstn. " O zaman, htizniimtin sebebini kesinlikte anlayabildim. Bu unutup bir daha ayrrdma varana kadar tekrar eden bir histi bende: aynada yansrmlg gordiiliim kendi-igindeki-qeyin enginl igine karq r hk ins anh [r n cezalandrnc rhlr. "insanlar gergekten bir hig, don Juan," dedim. "Kesinlikle ne dtiqiindti$iinii biliyorum," dedi. "Tabii, biz htgtz, ama bu kesin bir meydan okuyuqun da temeli, biz higler sahiden sonsuzlu[un yalnrzh[ryla yiz yize gelebiliriz." Konuyu bir anda kesip defiqtirdi, a$ztm gelecek sorumu soylemek iizereyken agrk kalmrqtr. Dostla dalaqrmrzt tarhgmaya baqladr. Her qeyden cince, dostla ufraqrmrzbtt qaka degildi. Ottim kahm meselesi defiildi belki ama bir piknik de

de!ildi.

bana onu gostermigti. Ondan bana eski gori.iciilerin

segtim," diye stirdtirdii, "giinki.i velinimetim teknifinin vermesini istedifimde neredeyse gi.ilmekten kabir ornefini srklan gatlamrqtr: ricam ona o kadar kendi deneyimini antmsatmrq ki. Onun velinimeti, nagual Elias da ona teknifin sert bi uygulamaslnr yapmtgtt." Don Juan, kendisi aynanrn gergevesini tahtadan yaptr[r igin benden de aynr geyi istemesi gerekti[ini ama velinimetininki de oyle oldufundan gergeve daha dayanrklt olursa ne olacalrnr merak ettifini soyledi. Her ikisinin de Eergeveleri krnlmrqtr ve ikisinde de dost grkrp gelmiqti. Kendi dalaqr strastnda dost gergeveyi pargalamrqtr. O ve velinimeti, ayna suya batrp dost iginden grkarken, tahtanrn iki

. "O teknifi

to4

iqreN

GELEN ATE$

[NoncRNiK VARLIKLAR

105

pargasmrn kenanndan tutup kalakalmrglardr.

Velinimeti onlan ne ttir bir belanrn bekledilini biliyormu$. Aynadaki yansrmalannda dostlar esasmda korkutucu defillermig giinkti onlar sadece bir qekil, bir tiir ktitle olarak goriiliirlermi$. Ama drqarr grktrklarrnda, sahiden korkung gortinmelerinin yanr sra baga fena bela olurlarmrq. Dostlar bir kere kendi katlarrndan grktr mr geri donmeleri de gok zormug. Bunun ayntsl, insan iqin de gegerliymiq. Gciriictiler, o yaratrklann katma girmeye criret ettikleri takdirde, btiytik olasrhkla onlardan bir daha hig haber almmazmr;. "Benim aynam, dostun kuvvetiyle paramparga olmuqtu," dedi. "Artrk pencere yoktu, dost geri donemezdi, boylece benim arkamdan geldi. Gergekten yuvarlanarak arkamdan kovaladr beni. Elim ayalrma dolaqmrq, son hrz kagrp korkuyla ba[rrryordum. Cin garpmrq gibi aqa$r yukarr koquqturuyordum. Trim bu zaman boyunca dost bi metre bile uzafrmda

don Juan giilerek." O iginden gillmesini cifrenmigti. Surafindan hig belli olmazdt, aflryormuq gibi ya da cifkeden grldrrmrq gibi davranabilirdi ama aslmda giilerdi. O gtin, dost beni done dcine kovalarken, velinimetim orada durup kendini suglamalanma karqr savundu. Uzun konuqmaslnln krsa pargalannr ciniinden her koqarak gegiqimde duyuyordum. Bu bittifiinde baqka bi uzun konuqmanm pargalartnr duydum; bi siirti odun toplamasr gerektifini, dostun biiyiik oldufunu, ateqin dost kadar bi.iyiik olmast gerektifini, bu manevranrn ige yaru-

defildi."
Don Juan, velinimetinin onun arkasrndan koqtufunu soyledi, ama gok yaqh oldufundan yeterince hrzh hareket edemiyormu$; yine de don Juan'a geriye dontig yapmasmr soylemeyi akrl etmiq de, o da bu qekilde dosttan kurtulmak igin dnlem alabilmig. Bafrrarak, bir ateq yakaca[rnr ve her qey hazrr olana kadar don Juan'rn daireler grzerek koqmastnl soylemig. Don Juan korkudan delirmig halde bir tepe etrafinda koqarken kuru dallar toplamaya gitmiq. Don Juan done done koqarken, velinimetinin biitiin bunlardan hoqlandrlr diiqiincesinin akhna geldi[ini itiraf etti. Velinimetinin, akla gelebilecek her durumdan tad alabilecek bir savaqgl oldu[unu biliyormuq. Bundan neden almasrnmrg ki? Bir an igin velinimetine o denli krzmrg ki dost onu kovalamayr brrakmrg ve don Juan kesin bir dille velinimetini kotii niyetlilikle suqlamrq. Velinimeti cevap vermemi$ ama don Juan'rn arkasrndan ikisinin iizerine karaltrsr Eoken dosta bakrp hakiki bir dehqet ifadesi takrnmrq. Don Juan bi.ittin krzgrnh$rnr unutup tekrar dcinerek koqmaya baqlamrq. "Velinimetim, sahiden qeytani bi ihtiyar adamdr," dedi

mayabilecefini s oyliiyordu. "sadece grldrrtan korkum devam ettirdi beni. Sonunda, yorgunluktan olmek tizere oldufumun ayrrdtna vardr; ateqi yaktr ve alevlerle beni dosttan korudu." Don Juan ateqin yanrnda ttim gece kaldrklannt soyledi. En kotti zamant velinimetr bnaz daha kuru dal aramak igin uzaklaqrp onu yalnrz brakfi[rnda gegirmig. O kadar korkmuq ki Tann'ya bilgi yolunu brrakrp bir giftgi olacafr sciziinii vermi$.

"Sabah, ttim erkemi tiikettikten sonra dost beni ateqe siirmeyi bagardr ve baya[r kcitii yandrm," diye ekledi don Juan. "Dosta ne oldu?" diye sordum. "Velinimetim, ona ne oldu[undan bana hig soz etmedi," diye yanrtladr. "Ama hala amags:r,ca ortalarda dolanrp geriye donmek igin bi yol aradrfr hissi igindeyim." "Tann'ya verdi[in soze ne oldu?" "Velinimetim, tiziilmememi iyi bi soz verdi[imi ama heniiz boyle bi sozii duyacak kimse olmadr[rnr, gtinkti Tanrr'ntn varolmadrftnt, soyledi. Olan her qey Kartal'tn yayrhmlanydt ve onlara scjz vermeye olanak yoktu." "Dost seni yakalasaydr ne olabilirdi?" diye sordum. "Korkudan olebilirdim," dedi. "Yakalanmanln neye sebep olaca[rnr bilseydim beni yakalamaslna izin verirdim. O zamanlar pervaslz bi adamdrm. Bi dost seni yakaladrfrnda ya kalp krizi gegirip oliir ya da onunla giireqirsin. Sahte bi vahqilikle bi anhk dalaqtan sonra dostun erkesi zayrflar. Dostun

106

iqrnN

GELEN ATE$

iNonCANiT VARLIKLAR

107

brze yapabileceli higbi qey yoktur veya tam tersi. Bi boqluk-

Ia ayrtltrtz." "Eski gorilciiler, dostun erkesinin yava$ yavag azalmaya baqladr[r anda erkini insana teslim ettifine inarurlardr. Erk, inanamryorum! Eski goriiciilerin dostlarr, her yanlanndan fiqkrrryordu ve dostlannrn erkinin higbi anlamr yoktu." Don Juan, bir kere daha bu karrgrkhfir diizeltmenin yeni gortictilere dtiqtri[tinti agrkladr. Onlar, tek aslolan qeyin kusursuzluk oldufunu bulgulamrqlar, yani bafrmsrzlaqmrg erke. Eski gciriictiler arasrnda gergekten de bazilarr dostlan tarafindan kurtarrlmrqlar ama bu dostun erkinin korumasryla defil; daha gok, o insanlann kusursuzluklarrnrn, difer yagam tiirlerinin erkesini kullanmasrna olanak tanrmasmdanmrg. Yeni gciriictiler, ayru zamanda, dostlar hakkrndaki en onemli qeyi bulgulamrqlar: onlan insanlara neyin yararsrz veyayararh yaptr$rnr. Yararsrz dostlar ki bunlardan sayrlamayacak kadar varrnr$, iginde bizim igimizdekilere eq yayrhmlarr bulunmayanlarmrq. Bizden farkhhklan nedeniyle tamamryla kullanrlamazlarrmq. Di[er dostlar ki sayrlan oldukga azmt1, bize yakrnlarmrg, yani arada bizimkilere denk diigen bazryayrhmlara sahiplermig. "Bu tiir, insan tarafindan nasrl kullanrhyor?" diye sordum. " 'Kullanmak' yerine baqka bi kelime bulmalryrz." diye cevapladr. "Gcirtictilerle bu ti.ir dostlar arastnda olanlar, adil bi erke defiq-tokugudur bence." "Bu de[iq-tokuq nasrl olur?" diye sordum. "Birbirine eg yaylhmlar sayesinde," dedi. "Bu yayrhmlar, tabii ki insanrn sol yan farkrndah[rndadrr; sradan insanrn hig kullanmadr[r yanda. Bu nedenle, dostlar sa[ yan farkrndah[rnln ya da manttfrn tamamryla drqrnda brrakrlmrgtrr." Birbirine eg yayrhmlann ikisine de ortak bir alan verdilini soyledi. Sonra, ahqkanhkla, daha derin bir ba[ kuruluyormuq ki bu iki yagam ti.irtintin de grkarrna oluyormu;. Gortictiler, dostun dtinyevi olmayan aydrnhk ve hassasiyetinin peqindeymiq; onlardan qahane gozcti ve koruyucu olurmuq. Dost-

lar, insanrn daha btiyiik olan erke alanrnrn peqindeymiq ve hatta onunla kendilerini maddelegtirebilirlermig bile. Beni, deneyimli gortictilerin bu eq yayrhmlarla hepsini odaklayana kadar oynadrklan konusunda temin etti; degi$-tokuq o zarnan oluyordu. Eski gorticiiler bu iqlemi anlamaml$lar ve benim de aynada gordiifiim derinlere inmek igin karmagrk bakma teknikleri geligtirmiqler. "Eski goriiciilerin, aqalt inmelerine yardrmct olan detayh bi aletleri vardt," diye siirdiirdti. "Belleri etrafina bafladrklan ozel sicimli bi ipti bu. Trpa gibi gobefe yerlegtirilen yumuqak regineye bafirrlmrq bi ucu vardt. Goriictilerin bi ya da bikag yardlmcrsl olurdu; onlar dikkatli bakrp kaybolduklannda, ipinden tutarlardr. Tabii ki derin, duru bi golet veya goldeki yanslmaya dosdo!ru bakmak bizim aynayla yaptrlrmtzla karqrlaqtrnlamayacak kadar hayrete diiqiiri.icii ve tehlikelidir." "Ama sahiden bedenleriyle mi dibe indiler?" diye sordum.

"insanlann, cizellikle farkrndahklannt denetlerlerse, neler yapabileceklerine gagarsm," diye yanrtladr. "Eski gciriiciiler hatalrydr. Derinlere yaptrklan gezintilerde mucizevi qeyler buldular. Dostlarla karqrlaqmak onlar igin rutindi." ..Tabii qimdiye kadar, derinler dememin lafin geliqi oldulunu aynt etmiqsindir. Derinler yoktur sadece farkrndahfrn idare edilmesi vardtr. Maalesef eski gortictiler bunun ayrdma hig varamadrlar." Don Juan',a dostla ilgili kiqisel deneyimim ve dostun sudaki galkalama giiciinden kaynaklanan gcireceli intibama dayanarak dostlarr gok saldrgan buldulumu soyledim. "Pek de$il," dedi. "saldrrgan olacak yeterli erkeleri olmadrfirndan degil ama daha gok farkh ttirde erkeleri olmastndan. Onlar daha gok elektrik akrmr gibiler. Organik varhklarsa daha gok rsr dalgalarr gibidir." "Ama neden seni o kadar zaman kovaladr?" diye sordum. ,,Bu slr defil ki," dedi. "onlar duygularrn gekicilifiine kaprhyor. Hayvansal korku onlart en gok cezbeden qey; onlara

108

rqTEN GELEN ATE$

iNoRcnNiK

VARLIKLAR

109

uyan erke tiirtinii agrfa grkanyor. iglerindeki yayrhmlar huyvansal korkuyla canlarup toparlanryor. Benim korkumun amanszh[rndan dolayr dost arkamdan geldi veya daha doErusu korkum dostu yakaladr ve brakmadt." Dostlarrn, her qeyden fazla hayvansal korkudan hoqlandrklannr eski goriictiler bulmuqlar. Hatta agrlya giderek insanlan amagh olarak oldiiresiye korkutarak dostlanna yem yapmrqlar. Eski grirticiiler, dostlarrn insani hisleri olduluna eminmig ama yeni gcirtictiler bunu baqka ttirlti gcirmiigler. onlar, dostlann duygularla agrfia grkan erkenin gekicili[ine kaprldrlrnr gcirmtiqler ; sevginin etkisi nefret ve kedere eqitmiq. Don Juan, o dost igin sevgi hissetse de, dostun yine peqinden gelece$ini ama kovalamacanrn tarzrmn farkh olaca$rnr ekledi. ona, efer korkusunu denetleseydi dostun onu kovalayrp kovalamayaca[rnr sordum. Korkuyu denetlemenin, eski gortictilerin bir hilesi oldu[unu sdyleyerek cevapladr sorumu. onu pargalara bciliip denetleyecek kadar biliyorlarmr$. Dostlarrnr cince korkulanyla balhyor, sonra da korkularrnr azar azar yem gibi dafrtarak onlan kendilerine esir olarak tutuyorlarmrg. "Eski goriiciiler, korkung insanlarmlq," diye devam etti don Juan. "Gegmig zaman kullanmamam gerekir -bugiin hala korkunglar. Giriqimleri herkesi ve her qeyi idare altrna ahp hiikmetmek." "Bugiin hAl6 mr, don Juan?" diye sordum, daha fazla agrklamasrnr umarak. Gergekten cilgtilemeyecek derecede korkma olana[rnr kagrrdr[rmr soyleyerek konuyu deliqtirdi. Aynanrn gergevesini katranla srvama qeklimin suyun camln arkasrna akmasmr kesinlikle engelledigini soyledi. Bunu, aynayt dostun pargalamasrndan koruyan sebep sayryordu. "Ne fena," dedi. "Bu dostu sevebilirdin. Bu arada, bi onceki gi.in gelen de[ildi bu. ikincisi miikemmel derecede yakrndr sana." "Senin debazr dostlann yok mu, don Juan?" diye sordum.

"Bildilin gibi, ben velinimetimin dostlarrna sahibim," dedi. "Onlar igin velinimetimin hissettikleriyle aynr qeyi duydulumu soyleyemem. Sakin, arna tamamtyla ihtirash bi adamdr, erkesi dahil sahip oldu[u her qeyi savurganhkla dafrtrrdr. Dostlanna bayrlrrdt. Onun igin dostlannrn erkesini kullanmalarrna izin verip, kendilerini maddelegtirmeleri igten sayrlmazdr. Tuhaf bi insan gekli alan bi tanesi bile vardr." Don Juan, dostlara karqr taraf tutmadr$rnr soyleyerek devam etti. Velinimetinin gcifstindeki yaru iyilegmeden ona yaptrfr gibi onlann gergek tadrnr bana daha gosterememiq. Biitiin bunlar velinimetinin garip bir adam oldulu dtiqiincesiyle baqlamrq. Don Juan, ufak bir tiranrn kucafmdan daha yeni kagmrgken, yeni bir tanesinin tuzalrna diiqtti$iinden gilpheleniyormug. Niyeti birkag giinde toparlanmayr bekleyip sonra da yaqh adam evde yokken kaEmakmrg. Ama yaqh adam dtiqiincelerini okumuq gibi bir gtin gizli bir tonda don Juan'a en krsa zamanda iyilegmesini ve ikisinin, bu zuliim ve ceza gektirenden kagmalanm fisrldamrq. Sonra, korku ve giigsiizliikle titreyip kapryr savurup agmr$ yaqh adam ve canavanmsr bahk suratlt bir adam sanki kapr arkasrndan onlan dinlermig gibi hemen igeri girmiq. Gelen grimsi-yegil renkteymiq, koca bir krrprlmayan goziJ varrru$ ve kapr kadarmrg. Don Juan o kadar gagmp korkmug ki bayrlml$ ve bu korkunun biiyiisiinden gtkmast seneler si.irmtig. "Dostlarrn sana yararlt mt, don Juan?" diye sordum. "Bu karar vermesi zor bi $oy," dedi. "Bazr yonlerden velinimetimin verdi[i dostlarr seviyorum. Kavranamaz bi sevgi vefine yetisindeler. Ama benim igin anlaqrlmazlar. Kartal'm yayrlrmlart olan enginliklerde, olur da bi giin yalnrz kalrrsam, arkadaghk edebilmeleri igin verildiler bana. "

nizu-ngiM NoKTASI

111

ettilim qeyin evini koruyan bir dost oldu[unu,

sciyledi.

Sonra garip bir hareket yaptr. $aqrrmrq ya da dehqete diilmi.iq gibi surattnt garprttr. Ve anrnda odanrn kaptsrnda tuhaf, korkutucu yaprh bir adam belirdi. Varh$r beni o denli dehqe-

te dtiqiirdti ki baqrm dondti. Ve daha kendime gelemeden adam kan dondurucu bir vahqet iginde sendeleyerek bana
do[ru yoneldi. Kollanmr yakaladtft srrada kendimi bir elektrik akrml garpmasrna tutulmuq gibi hissettim. Konuqamryordum, iginden grkrlmaz bir korkuya kaprlmrqfim. Don Juan bana giiltimstyordu. Mnldanrp inleyerek aman dilemeye gahgrrken daha beter bir garprlma hissettim. Adam beni daha stkt kavrayarak yere, geriye do[ru atmayr denedi. Don Juan, sakin bir sesle kendimi toplamamt ve korkumla sava$mak yerine onu kendi haline brakmamr buyurdu. "Dehqete dtiqmeden kork," dedi. Yantma geldi ve gabamr engellemeden ttim konsantrasyonumu bedenimin orta noktasrna toplamamr fisrldadr kulalrma. ,Yrllar boyunca, bedenimin uzunlufu ve geniqli[ini olEmem ve tam olarak orta noktastnr belirlemem konusunda tsrar etmiqti. Her zaman boyle bir noktanrn hepimizin igindeki erkenin gergek merkezi oldufunu soylemigti. Dikkatimi bulmuq oldu[um orta noktada odakladrfrmda adam beni brraktr. O anda insan sandrlrm qeyin asltnda sadece insana benzer bir qey oldufunun farkma vardtm. Benim igin insan qeklini kaybettifi anda, dost qekilsiz, donuk bir rqrk damlasma doniiqtii. Uzaklaqtr. Bu donuk rqrfr takip etmemi sallayan bir kuvvetle hareket ederek, arkastndan gittim*g Don Juan beni durdurdu. Beni nazikge kaptrun oniine gtkardr ve bank olarak kullandrlr dayanrkh bir sandrlrn iistiine
oturttu.

7
BirleEim
I,{ oktast

Don Juan, dostla dalagrmdan sonra farkrndahkta ustalagma agrklamalanna birkag ay ara vermiqti. Bir gtin yeniden bagladr. Bunu tuhaf bir olay baqlattr.
Don Juan, Kuzey Meksika'daydr. Akqamtistiiydii. Oradaki evine varlr varmaz beni ileri farkrndahla kaydrrmrqtr. ve bir anda Don Juan'rn yenilenmek amacryla hep buraya, Sonora'ya geldilini anlmsamrgtim. Bir naguahn, lider olarak fevkalade sorumluluklan oldu[undan fiziki bir nirengi noktasr, sorumlu erkelerinin birleqip beraber aktrlr bir yerinin olmasr gerektilini agrkladr. sonora Qolii, onun igin bciyle bir yerdi. ileri farkrndah$a girerken, evin yan karanh[rnda saklanan birinin oldulunu fark etmigtim. Don Juan'a, Genaro'nun onunla olup olmadr[rnr sordum.Yalntz oldu$unu, benim fark

Bu deneyimden fena halde rahatsrz olmuqtum, ama beni felg eden korkumun bu denli gabuk ve tamamen gegmesinden
daha da rahatsrzdrm.

Ani ruh hali de[iqikli[imden soz ettim. Don Juan, degiqkenlilimin garip bir yanr olmadrfrnl ve farkrndah[rn partlttst

Itz

IQTEN GELEN ATE$

einr-eqiM NoKTASI

113

insanrn kozasmdaki belirli

bir egikten gegti[i andan itibaren

korkunun yok oldufunu sciyledi. Agrklamaslna bagladr. Krsaca, farkrndahkla ilgili konugtufumuz gergekleri nesnel bir dtinya olmadrlr, sadece gorticiilerin Kartal'rn yayrhmlan dedifi erke alanlan evreni oldu!u qeklinde cizetledi. insanlann, Kartal'm yayrhmlarrndan meydana geldifini ve esasrnda parlak erke balonlarr oldu[unu; her birimizin bu yayrhmlann ufak bir pargasmr kaps ayan bir kozayla sarmalandr[rnr soyledi. Farkrndahk, koza drgrndaki yayrhmlarrn kozamrzrn iEindekilere uyguladr[r devamh baskr sayesinde oluquyor ve kozamtzrn igindeki yayrhmlar kendilerine uyan drqardaki yayrhmlarla birleqtilinde algryr genigletiyordu. "Sonraki gergek, algtmn," diyerek devam etti, "her birimizin iginde igsel ve drqsal yayrhmlan segip birleqtirmekle gorevli bi birleqim noktasr oldufudur. Di.inya olarak algrladrftrmtz bu belirli birleqtirrne, birleqim noktamrzrn kozamvdaki belirgin yerinin eseridir." Bunu kavrayabilmem igrn zaman vererek birkag kez tekrarladr. Sonra, farkrndahkla ilgili gergekleri do$rulayabilmem igin erke gereksinimim oldu[unu sdyledi. "Sana," diyerek si.irdiirdii, "ufak tiranlarla ulragmanrn gortictilerin bi manevrasrna olanak tanrdrlrnr anlatmrqtrm: Bu manevra, birleqim noktasmr hareket ettirebilmektir." Benim dostu algrlamamln, birleqim noktamr her zamanki yerinden uza$a hareket ettirdifiim anlamrna geldilini soyledi. Di[er bir deyiqle, farkrndahk panltrm belirli bir eqi$in oresine gegmig, korkum silinmiqti. Ve ttim bunlar yeterli erkem oldufu igin olmugtu.
O gece daha geg vakitlerde, don Juan'rn sa$ yan o[retilerinin bir pargasr olarak gevredeki da[lara yaptr[rmn geziden dondtikten sonra, beni tekrar ileri farkrndahla kaydrrdr ve agrklamasma devam etti. Birlegim noktasmrn dofasmr tarhqmak igin, ilk dikkatin bir tarfigmasryla baglayacalrm sciyledi.

Yeni goriictiler, ilk dikkatin nasrl iqledilinin fark edilmeyen yollarma bakmrglar ve bunu baqkalarrna agrklamaya Ealtqrrken farkrndah[rn gergekleri hakkrnda bir dtzge icat etmigler. Bana soyledifine gore her goriicii agrklamalara merakh de[ilmiq. orne[in, velinimeti nagual Julian agrklamalara hig aldrrnazmrq. Ama nagual Julian'm velinimeti, don Juan'tn tanrqmak qerefine eriqti[i nagual Elias aldtrrmtg. O da Nagual Elias'tn ayrmtth, uzun agrklamalarr, nagual Julian'rn boliik porgtik agrklamalan ve bunlann arastnda kendi gordtikleri ile bu gergekleri anlar ve do[rular bi hale gelmiq. Don Juan kendi kiqisel dikkatimrzin alg:Jadrprmrz diinyayr odafa getirmesi igin insarun farkrndah[rnrn yer aldrft dar yayrhm bandrnda betirli yayrhmlara afirrhk vermesi gerekti[ini agrkladr. Boqta kalan yayrhmlar hala ulaqabilecefimiz bir yerde ama uyuquk, hay atrmtz boyunca bize bilinmez kalrrmrq.

Yeni gori.ictiler, vurgulanan yayrhmlara sa! yan, olafian farkmdalrk, tonal, bu dilnya, bilinen, ilk dikkat detlermiq. Srradan insansa buna gerEeklik, manttksallft, sagduyu dermiq. Vurgulanan yayrhmlar, insantn farkrndahk bandmm biiyiik bir krsmrnr, fakat insantn kozast igindeki ti.im tayfin gok az br ktsmtnt oluqtururmuq. Insan bandrndaki dikkate almmayan yayrhmlar bir geqit bilinmeyene cinsoz olarak diiqiini.iliirmiiq. Bilinmeyen de, kalan yayrhmlar, insan bandrnrn bir pargasl olmayan ve higbir zaman vurgulanmayan yayrhmlarmrq. Gori.ici.iler onlara sol yan farktndahfi, nagual, diger diinya, bilinmeyen, ikinci dikkat derlermiq. "Bu belirli yayrhmlart vurgulama iqlemi," diye devam etti don Juan, "eski gorticiiler tarafindan kegfedilip uygulandr. Onlar, bi nagual erkek ya da nagual kadtntn, fazladan giicii oldufundan vurgulamarun itme yoluyla harekete gegirilerek
alr q rlmr q y ayrhml ard an b aqka tar af a, y akrnrndakilere aktanl a-

bilecefinin ayrdma vardilar. Bu itiq, nagual vuruqu olarak


bilinir."
Don Juan, bu deliqimin eski gorticiiler tarafindan uygulamada gomezleri esir tutmak igin kullamldrfrnr soyledi. Bu

rt4

iqreN

GELEN ATE$

ninlngiM NoKTAST

lts

vurugla, gcimezlerinin ileri, keskin, hassas farkrndahk durumuna girmesini sa$ryorlarmrq; o arada onlar ellerinden bir gey gelmezcesine uysalken, eski gciri.iciiler, aynl o[retmenleri gibi, onlan mefum insanlara geviren hatah teknikler o$retiyorlarmrq. Yeni goriictiler aynr teknikleri baya[r amaglar yerine gcimezlerine insanrn olanaklarrnr ofretip krlavuzluk etmek igin kullanmrq. Qon Juan, nagual vurugunun tam yerine, birleqim noktaslnrn tisttine yaprlmagr gerektifini ve bunun insandan insana azrcrk degiqtigini sciyledi. Ayrrca, bu vurug goren bir nagual tarafindan yerine getirilmeliymiq. Bir nagualm kuvvetine sahip olup gcirmemekle , gdriip de nagual kuvvetine sahip olmamak aynr kertede yararslzml$. Her iki durumda sonug sadece bir vuruqmu$. Bir goriicii belli noktaya tekrar tekrar farkrndahlr hareket ettirme kuvveti olmadan vurabilir ve gormeyen bir nagual bu noktaya isabetli vuramazmr;. Eski goriictilerin, birleqim noktasrnrn fiziksel bedende olmadrlrnr keqfettiklerini de sciyledi, bu nokta kozanrn kendisinde, parlak kabuktaymrg. Nagual, burayr yolun parlakhlrndan belirler ve vurmak yerine daha gok itermiq. Bu itiq kuvveti, kozada bir gogiik yaratr ve bu da sa! ktirek kemilinde, akcilerdeki bi.itiin havayr bogaltan bir darbe gibi hissedilir-

niglilince veya boylu boyunca kasemsi bir yanla sebep olup kozarun kendi tisttine krvrrlmrq gibi gortinmesine neden olurmu$.

mi;. "Farkh gogtik ti.irleri mi vardrr?" diye sordum. "Sadece iki tane," diye cevap verdi. "Bi tanesi igbrikey ve di$eri yanktrr; ikisinin ayn etkisi vardu. igbiikeylik gegici bi ozelliktir ve gegici bi degiqim do[urur ama yarrk kozanrn esash ve kahcr bi cizelligidir ve devamh bi kayrga neden olur." Don Juan genellikle, oz-yansrmayla sertleqen parlak kozantn nagualin vurugundan hig etkilenmedilini soyledi. Ne var ki, bazen insarun kozasr gok yumuqak olurmuq ve en ufak kuvvet, boyu ufak bir goktigten btitiin kozanrn tigte biri biiytiklii[tinde; veya kozanrn yumurtamsr kabulunun ttim ge-

Bazr saydam kabuklar, grikmeden sonra hemen eski qekillerine dcinermiq. Di[erleri, saatlerce hatta giinlerce gcigtik kalr ancak yeniden kendi eski hallerine donermi$. Yine di[erleri sert, ntifuz edilemeyen gogmeler ahp, nagualin parlak kozadaki o alam eski haline dcindtirmesi igin bir baqka vurug yapmasrna gerek duyarmrq. Ve gok azbazlan da bir kere o gogi.ilii aldrlar mr bir daha kaybetmezmig; nagual kag kere vurursa vursun tekrar eski yumurtamsr qekillerine dcinmezlermiq. Don Juan, gogtiliin ilk dikkati, farkmdahlrn panltrsmm yerini de[iqtirerek etkiledi[ini sciyledi. Gogiik, parlak kabulun igindeki yayrhmlara baskr yapar ve gciriictiler de ilk dikkatin bu baskrnrn kuvveti altrnda vurgusunu nasll kaydrrdrlrna taruk olurlarmrq. Gogiik, kozanrn igindeki Kartal yayrhmlarrnrn yerini de$iqtirerek farkrndahlrn panltrsmrn ilk dikkatin normalde ulaqrlmaz alanlanndaki yayrhmlara ulaqmasmr sallarmrq. Ona, farkrndah[rn panltrsmrn sadece parlak kozanrn yiizeyinde mi goriindilfiiinii sordum. Hemen yanrtlamadr. Di.iqiincelere dalmrq gibi goriintiyordu. On dakika kadar sonra sorumu yanrtladr; normalde farkrndahk parrltrsrnrn tiim hisseden varlrklarda kozanrn yi.izeyinde goriindii{iinii sdyledi. Lakin, insan dikkatini geliqtirdikten sonra, farkrndahk panltrsr derinlik kazarurmrq. Diler bir deyiqle, panltr kozanrn ytizeyinden kozarun igindeki birgok yayrhmlara gegermiq. . "Eski gorticiiler, farkrndahkla u$raqrrken ne yaptrklarrnr biliyorlardl," diye siirdtirdii. "Onlar, insanrn kozasmda bi gogiik yaratarak farkrndahlrn panlusmr zorlayabileceklerini, parrltr kozanrn igindeki yayrhmlarda zaten varoldu[undan yanrndakilere de dalrlabilecefinin ayrrdrna varrntqlardr." "Fiziksel bir meseleymiq gibi konuquyorsun," dedim. "Sadece parrltr olan bir qeyin iEine nasrl gogiik yaprlabilir?" "Agrklanmaz bi yolla, bu bi panltrrun baqka bi panltrda

116

IQTEN GELEN ATE$

ninr-ngiM NoKTASI

tt7

gcigtik yaratmasr meselesi," diye yanrtladr. "Senin hatan, mantrk kayrtlarrna yaprglp kalman. Mantrk, insanla erkeymiq gibi ufragmaz. Mantrk, erkeyi yaratan araglarla ufraqr ama mantrkta higbi zaman bizim araglardan iyi olabilecefimize dair bi gey yoktur: biz erke yaratan organizmalarru. Biz, birer erke balonuyuz. Bi erke balonunun bagka bi tanesi tizerinde bi gogtik yaratmasr da o kadar usdrqr de[iI." Gogtikle yarafilan farkrndahk panltrslnln gegici ileri dikkat olarak adlandrnlmasr gerekti[ini giinkti ahqrlmrq yayt hmlann en yakrnlannr vurguladr$rndan de$iqimin minimal oldu$unu ama bunun bile anlamak, yo[unlaqmak yetisi ve her qeyin de tistrinde unutma yetisi yarattrlrnr soyledi. Gdrtictiler bu deligimi derece derece kullanmayr biliyorlarmlq. onlar, nagualin vuruqundan sonra salt gtinltik kullandr[rmrzm gevresindeki yayrhmlann parladr[rnr gcirmtiqler. Daha uzak olanlar hareketsiz kahyorlarmrq ki bu da onlara insanlann ileri dikkat durumundayken gtinliik hayatlarrnda iqlevsel kalabileceklerini gcistermig. Onlar igin, nagual adam ve nagual kadrn en cinemli gereksinim olmuq qiinkii bu durum gogtik kaldr[r stirece devam edip sonra birden her qey unutulurmug. "Neden unutulmak zorunda?" diye sordum. "Qiinkti daha fazla keskinlikten sorumlu yayrhmlar, savaggrlar ileri farkrndahktan grktrfir anda vurgusunu kaybeder," diye yanrtladr. "Bu vurgulama olmadan deneyimledikleri ya da tanrk olduklarr her ne olursa olsun yok olur." Don Juan, yeni gorilci.ilerin cilrencileri igin tasarladrklarr gorevlerden birinin, onlarrn ileri farkrndahk durumunda kullandrklarr yayrhmlarr daha sonra vurgulamaya gahqmalan ve kendi kendilerine tekrar anrmsamalan oldufunu soyledi. Bana her zaman kurgunkalem yerine parmafrmm ucuyla y azmamr tavsiye eden, boylelikle notl arrmrn birikmeyece[ini sciyleyen Genaro'yu anrmsattr. Don Juan, Genaro'nun ashnda anlatmak istedi[inin benim ileri farkrndahk durumundayken bazr kullanrlmayan yayrhmlan sriyleqi ve deneyimlerin kaydedilmesi igin kullarup, bir giin o zaman kullanrlan yayl-

hmlarr yeniden vurgulayarak tekrar anlmsamam oldu$unu


soyledi.

ileri farkrndahk durumu, srf insanlann yumurtamsr geklinin daha derinine giden bir parrltr gibi goriinmeyen aynl zamanda kozanrn ytizeyinde de daha yofun gortinen bir parrltrymrq. Ne var ki bu, parlak yumurtanrn ttimiinde bir akkorluk patla[r olarak goriilen tam farkrndahk durumunda oluqan parrltryla kargrlaqtrctlamazmrq bile. Bu oyle bir rqrk patlamaslymrg ki kabufun smrrlarr yayrlrr ve igerdeki yayrhmlar diigiintilebilecek her qeyin otesinde geniqlermig. "Bunlar 6zel durumlar mt, don Juan?" "Kesinlikle. Bunlar salt gori.iciilere olur. Baqka higbi insan ya da yaqayan yaratrk boyle rqrldamaz. Tam farkrndah[a bilerek ulaqan gcirtictiler, goriilesi bi manzaradr. O, igten gelen ateqle yandrklart andr. Igten gelen ateq onlan ttiketir. Tam farkrndahkta kendilerini drqardaki yayrhmlarla eritip kaynaqtrnr ve sonsuzlula kayarlar."
Sonora'da birkag gtinden sonra don Juan'r, savaqgr toplu-

lufuyla yaqadrfir Giiney Meksika'daki kasabaya arabayla geri gcittirdiim. Ertesi gi.in stcak ve pusluydu. Yorgun ve nedense sinirli hissediyordum. Ogleden sonra, kasabada hig hoq olmayan bir sessizlik vardr. Don Juan ve ben, btiytik odadaki rahat koltuklarda oturuyorduk. Ona, Meksika taqra hayafirun bana gdre olmadr[rnr sciyledim. Bu kasabadaki zoraki sessizlik duyumundan hoglanmryordum. Duyulan tek ses uzakta ba[rran gocuklarrnkiydi. Oynadrklanndan mr yoksa actdan mr balrrdrklarrnr higbir zaman anlayamamrgttm. "Burada oldu[unda hep ileri farkrndahk durumundasln," dedi don Juan. "Bu btiyiik bi fark. Ama ne olursa olsun, bdyle bi kasabada yagamaya ahgmaltsm. Bir gtin sen de boyle bi
yerde yaqayacakstn." "Neden bciyle bir yerde yaqamak zorunda olayrm, don Juan?"

118

IqTEN GELEN ATE$

ninr-EgiM NoKTASI

119

"Sana yeni gortictilerin ozgiir olmayr amagladrklannr agrklamrqtrm. Ve balrmsrzhfirn yan etkileri en mahvedici olanlardrr. Bu yan etkilerin arasrnda, savaqgrlann amagh olarak de$iqiklik arayrgl vardrr. Senin tercihin yagadrfrn gibi yaqamaktrr. Sen mantrlrnr kayrtlarrndan gegirerek canlandur ve arkadaqlanrun kayrtlanna kargr tuzalm olugturursun. Bu
manevralar sana, kendini ve kaderini incelemen igin gok az zaman brrakr. Ttim bunlarr brrakman gerekir. Bunun yerine, tiim bildilin bu kasabarun cilii sakinlili olsaydr eninde sonunda araman gereken madalyonun diler ytizti olacaktr." "Senin burada yaptrfrn bu mu, don Juan?" "Bizimki biraz deliqik, giinkti biz yolun sonundayv. Br gey aramtyoruz. Hepimizin burda yaptrfr ancak savaqgrlann anlayabileceli bi qey. Bi qey yapmadan giinden gi.ine gegiyoru2. Bekliyoruz. Bunu tekrarlamaktan brkmayaca$rm: bekledilimizi ve ne bekledi[imizi biliyoruz . Biz ozgtirliifii bekliyoruz! "Ve gimdi bunu bildi$ine g{ire," diye bir srntmayla ekledi, " farkrndahk konugmamrza dcinelim." Genellikle, bu odadayken bizi kimse rahatsrz etmez ve her zaman konugmamlzln uzunlu[una don Juan karar verirdi. Ama bu kez kaprda nazk bir trklatma oldu ve Genaro girip oturdu. Evinden aceleyle koqturup grktr[rmrz giinden beri gormemiqtim Genaro'yu. Ona sanldrm. "Genaro sana bi qey sciyleyecek," dedi don Juan. "Sana, onun farkrndahk ustasr oldu$unu sciylemiqimdir. $imdi bunun ne demek oldu[unu soyleyeyim. O, birlegim noktasrnr, nagual vuruquyla yerinden sarsildrktan sonra parlak yumurtanrn daha derinine do!ru oynatabilir." Genaro'nun sayrsrz seferler birleqim noktamr ileri farkrndalr$a gegtikten sonra ittifini soyledi. Devasa yassl kayaya, konuqmaya gitti[imizde, Genaro birleqim noktamr gok fazla sol yana oynatmrqtr hatta o kadar fazla oynatmrqtr ki bu btraz tehlikeli olmugtu. Don Juan konuqmasrna son verip Genaro'ya sffaslnl ver-

meye hazr gciriindti. Genaro'ya bir gey sciylemesini imlemek ister gibi baqrnr salladt. Genaro kalkrp yaruma geldi. "Alev gok onemlidir, " dedi yumuqakga." Biiyiik yasst taqrn iizerinde, sana giineg rqrlrnrn kuvars pargast tizerindeki yansrmasrnr gcisterdilim gtinii arumslyor musun?" Genaro bahsetti$inde arumsadtm. O giln, don Juan konuqmasrnl bitirdikten sonra, Genaro cebinden grkanp yasst kayaya koydu[u cilalanml$ kuvars pargasmrn iginden gegen rqrfrn

krnlmasrnr gostermiqti. Kuvarstn pnlttst hemen dikkatimi gekmiqti. Bundan sonra ilk anrmsadtftm, yassl kayada gomelmiqken don Juan'rn yanrmda surattnda kaygrh bir ifadeyle durdufiuydu. Konuqmaya baqladrfrnda Genaro'ya arumsadrlrmr soylemek tizereydim. Alzrnr kulalrma dayadr ve odadakr tkr gaz lambasmdan birini imledi. "Aleve bak," dedi. "iginde rsr yok. Salt alev. Saf alev seni bilinmeyenin derinliklerine gcittirebilir. " O konuqtukga, tuhaf bir baskr duyumsamaya baqladrm; fiziksel bir afrrhktr. Kulaklanm u[ulduyor; gozlerirn mobilyalarm qekillerini ayrrt edemeyecek kadar sulantyordu. Gortiqtimti hig odaklayamaz oldum. Gozlerim agrk olmaslna ra$men gaz lambalarrnln yo[un rqrlrnr goremiyordum. Qevremdeki her qey karanhktr. Karanhlr, devinen bulutlan aydrnlatan fosforlu gizgilerden hatlar vardt. Sonra ttim bunlar solup giderken gorilqtim gittifii gibi birden geri geldi. Nerede oldufumu aynmsayamadtm. Bir balon gibi siiziiItir gibiydim. Yalnrzdrm. Ani bir korkuyla sanctlandtm ve mantrlrm o an bana anlam ifade edecek bir agrklama igin hrzla galrqtr: Genaro gaz lambaslnln alevini kullanarak beni hipnotize etmiqti. Neredeyse tatmin olmugtum. Sessizce siiztildtim; dertlenmemeye gahqtrm; dertlenmeyi engellemenin bir yolunun uyanmak igin gegece$im kademelere yolunlaqmak olacafrnr diiqiindiim. ilk fart< ettilim kendim olmadrfrmdr. Higbir $eye bakarrrryordum gtinkii bakmak iEin bir qeyim yoktu. Viicudumu

r20

IQTEN GELEN ATE$

BIRLE$IM NOKTASI

r7.1

inceledifimde yalnrzca farkrnda olabildi[imi ayrrt ettim ne var ki sonsuzlu[a bakar gibiydim. Fevkalade rqrkh harikulade bulutlar ve kapkara kiitleler vardr; ikisi de hareket halindeydi. Net olarak, devasa, yavaq bir okyanus dalgasr gibi bana dofru yaklagan kehribar parrltrh bir dalgacrk gordilm. O zaman sanki tzayda siiztilen bir qamandra gibi dalgarun beni alrp tagryaca$mr anladrm. Bunu cinlenemez olarak kabullendim. Ama tam bana garpacakken tamamen beklenmedik bir qey oldu, bir yel beni dalganrn yolundan ugurdu. RtizgArrn kuvveti beni korkung bir hrzla taqrdr. Yo[un renkli rqrkh koca bir ti.inelin iginden gegtim. Goriiqtim tamamryla kanqtr ve uyandrlrmr duyumsadrm, rtiya gori.iyordum, Genaro'nun safladrlr hipnotik bir rtiya. Bir sonraki an, yine odada don Juan ve Genaro'ylaydrm.
Ertesi giiniin golunu uyuyarak gegirdim. Akgamiistti geg saatlerde, don Juan'la ben tekrar konugmaya oturduk. Genaro daha cince benimleydi ama deneyimime dair yorum yapmaktan kaErndr. "Genaro, yine birlegim noktanr itti dtin gece," dedi don Juan. "Ama belki de itiq fazla kuvvetliydi." Heyecanla, don Juan'a gortimiin igerilini anlattrm. Belirgin bir srkrntryla gtiltimsedi. "Birleqim noktan normal yerinden oynadr," dedi. "Ve bu da ola[an durumlarda algrlayamayacalrn yayrhmlan algrlamanr salladr. Anlamsrz gtbi geliyor, di mi? Halbuki bu yeni gortici.ilerin aydrnlatmaya gahqtr[r i.istiin baganlardan biri." insanlann, tekrar takrar algrlamak iEin aynr yayrhmlarr kullanmaslnrn iki nedeni oldufunu soyledi. ilk ve en onemlisi bu yayrhmlann algrlanabilir oldufunu rilrenmemizden ve ikincisi de, birleqim noktalarrmrz bu yayrhmlarr segip kullanrlmak izere hazrrladrlrndanmrq. "Yaqayan her canhda olan birleqim noktasr," diye devam etti, "vurgulanacak yayrhmlan seger. Gcirtictiler, di[er hisseden varhklann aynr dtinya gciriiqi.inii paylagrp paylaqmadrlrnr

birleqim noktalannrn seEtifi yayrhmlann aynr olup olmadrfrnr gorme yoluyla, gortir." Yeni goriici.ilerin en onemli ilerlemelerinden birinin, ttim canlilann kozalannda o noktarun oldufu yerin devamh bir ozellik olmadrfrnr ve ahqkanhkla aynr yere kuruldufunu bulmalanymrq. Buna dayanarak, yeni goriictiler yeni eylemler, yeni elveriqliliklere korkung onem vermiqler. Onlar, umutsuzca yeni kullanrmlara, yeni ahqkanhklara ulaqmaya gahgmrglar.

"Naguahn vurugunun biiyi.ik onemi vardr," diye devam etti, "giinkti o noktayl oynatu. Yerini defiqtirir. Bazen orada devamh bi yarrk yaratn. Birleqim noktast tamamen yerinden grkar ve farkrndahk fazlasryla defiqime ufrar. Ama daha da onemlisi, bu noktanln kendi kendine oynatrlabilece[inin ayrdma vanhp farkrndahkla ilgili gergeklerin tam anlaqrlmastdtr. Bahtsrzhk gu ki, insanlar ihmalden kaybeder. Kendi olanaklan hakkrnda bi qey bilmezler." "Bir kimse bu deliqikligi kendi iginde nastl bagarabilir?" diye sordum. "Yeni gcirtictiler, bu tekni[in idrak oldulunu soyler," de"Onlar, cincelikle bi kimse, algrladrfrmrz dtinyanrn birledi. qim noktaslnrn kozantn belirli bi yerinde durmast sonucu oldu[unun farkma varmaltdtr, derler. Bu anlaqrldrfrnda, birlegim noktasr yeni ahqkanhklan takiben kendilifinden oynar." Ahqkanhklarla ne demek istedifini tam anlamamrqtrm. Daha agrk konu$maslnl istedim. "insanrn birleqim noktasr, Kartal'rn buyrufuyla kozada belirli bi alan etrafinda gortini.ir, " dedi. "Ama kesin nokta ahqkanhkla, tekrar edilen eylemlerle belirlenir. Once orada yer alabilece[ini ofireniriz ve sonra kendimiz orada olmastnr buyururuz. Buyrulumuz Kartal'm buyrulu olur, nokta o yerde sabitlenir. Bunu dikkatlice tafi; buyru[umuz Kartal'rn buyrufu olur. Eski goriiciiler bu bulguyu canlarryla odediler. Sonra bu konuya geri donece$i2." Bir kere daha eski gorticiilerin, btiy{iciiltiliin en karmaqrk

t22

iqrnN

GELEN ATE$

ninr-eqiM

NoKTASI

r23

binlerce teknilinin geliqtirilmesine yo[unlagtrklannr belirtti. onlann hig fark etmedikleri, gapraqrk buluqlarrnrn, acayip olduklarr kadar, birleqim noktasmrn sabitlenmesini krnp oynutmak igin arag olmaktan baqka deleri olmadr[rydr. Ondan soyledilini agrklarnasml istedim. "sana btiyticiilii[tin, grkmaz bi soka$a girmek gibi oldulunu soylemigtim, " diye yanrtladr. "soylemeye gahqtr[rm bi.iyiictiltik uygulamalannrn higbi hakiki de$eri olmadi[rdrr. Bunlarm deleri dolayhdrr, esas iglevleri birleqim noktasrnr kaydrrrp insanr ilk dikkatin o noktadaki denetiminden kurtarmaktr. "Yeni gcirticiiler, btiytictiliik uygulamarannrn oynadrlr esas rolii anladrlar ve difer tiim sagma ritriel ve sihirlerden kagrnarak do[rudan birleqim noktalannr kaydrrma iglemine gegmeye karar verdiler. Ne var ki rittiel ve sihirler de ashnda br zaman her savaqgmm hayatrnda gereklidir. Ben kendim srrf ilk dikkatini cezbedip, birlegim noktanr kaskatr sabit tutan kendi igine gekilmenden uzaklaqtrrmak igin seni her tiirden biiyticiiliik usultiyle baglatmayr uygun g6rdi.im. " itt< oittcatin kendi igine gekilmey e ya damantrla takrlmaslnrn giiglii bir ballayrcr kuvvet oldulunu ve ritiiel davranrqm tekrar edici ozellili nedeniyle , ilk dikkatin kaydr seyretme erkesinin bir krsmmr cizgtirlegtirdifini ve bunun sonucunda birleqim noktasrnrn katrh[rnr kaybetti[ini ekledi. "Birlegim noktalan katrh[rnr yitiren kimselere ne olur?" diye sordum. "savaggr de[illerse, akrllannr kaybettikrerini sanrrlar," dedi giilerek. "Aynen senin br zaman akhnr oynattrlrnr sandr$m gibi. Ancak savagglysalar o zaman akrllannr oynattrklarrnr bilirler ama sabrla beklerler. Goriiyorsun, safhkh ve makul olmak, birleqim noktasmm devinemez oldugunu gcisterir. Kaydr[rnda, bi kimse harfiyen bi qeyleri kanqtrrmrq demek-

haf d'iinyalara duygusal tepki vererek hasta olduklannr kabullenmek; di$eri, birleqim noktasrntn her zaman orijinal pozisyonuna donecefini bilerek vurdumdvymaz, etkilenmemig kalmakmrg. "Ya birleqim noktasr eski pozisyonuna dcinmezse?" diye sordum. "O zaman o insanlar kaybolur," dedi. "Birleqim noktalart diinyayr bizim bildi[imrz grbt bi araya toplayamayacalrndan

ya salaltrlamaz kadar gatlak olur ya da bilinmeyene do[ru yol almaya baqlamrg emsalsiz gortici,iler olurlar." "Biri ya da diferi olmasrna ne karar verir?" "Erke! Kusursuzluk! Kusursuz savaggrlar kegileri kagrrmaz. Dokunulmaz kaltrlar. Sana kag kere kusursuz savaggrlann korkung diinyalar goriip bi sonraki an qakalar yaprp arkadaqlan ya da yabancilarla giilebilecelini soyledim." Ona, daha cince kag kez soyledifim gibi, kendimi hasta sanmama sebep olan qeyin sanrtsal bitkiler yutmamrn neticesi olarak arka arkaya rahatsz eden duyusal deneyimler yagarnak oldu[unu soyledim. B{ittiniiyle yer ve zaman uyugmaz-

tir."

Birleqim noktalarr kayan savaggrlann iki segene$i vafinl$. Bir tanesi, kayma kuvvetinin onlarr tanrk olmaya roiludtgt tu-

hklarrndan, gok sinir bozucu akrl konsantrasyon bogluklarrndan gergek gdriiler veya yer ve insanlara gergekten varrnl$lar gibi dikkatle baktrfrm sannlar yaqamrqtrm. Akhmt oynattrlrmr diigtinmekten alamtyordum kendimi. "Tiim srradan olgtilere gore hakikaten aklmt oynatlyordun," dedi, "ama goriiciilerin gortiqtine gore e[er kaybettiysen fazla bi qey kaybettin sayilmaz. Zihin, bir goriicti igin insan kayrtlarmm ozyanstmasmdan bagka bi qey defildir. Bu cizyansrmayr kaybeder ama desteklerini kaybetmezsen, ashnda bunu tutsaydrn olacafrndan stnrrsz daha giiglii bi hayat yagarstn." Duyusal deneyimimin acayiplilini fark etmemi onleyen duygusal tepki kusurumun, birleqim noktamtn insarun yaylhm bandlnrn ne kadar derinine ilerlediline gore belli oldufunu belirtti. Agrkladrlrnr anlayamadrfrmr soyledim gtinkii insarun ya-

t24

IqTEN GELEN ATE$

nizu-egiM

NoKTASI

r2.5

ylhm bandr olarak adlandrrdrlr qeyi kafamda tam canlandrramtyordum. Onu bir topun yizeyr gevresine konmuq bir kurdele gibi diiqtinebiliyordum. Ona bir bant demenin insanr yanhq yonlendirdilini ve anlatmak istedilini bir kryaslamayla gosterece[ini soyledi. insarun parlak qeklinin, igine kahn bir disk koyu peynir zerk edilmiq bir tekerlek peynir gibi oldulunu agrkladr. Bana bakrp iginden krkrrdadr. Peynir sevmedigimi biliyordu. Ufak karatahtaya bir $ema yaptr. Yumurtamsr bir qekil Eizip bunu uzunlamaslna dort bolmeye ayrrdl ve aynm gizgtlerini hemen silebilece[ini, onlan salt bana bantlann insan kozaslnrn neresinde oldufu fikrini vermek igin gizdifini soyledi. Sonra ilk ve ikinci bolme arasrna kahn bir bant gizip ayrrma gizgrlerini sitdi. Bandm taze kaqar peyniri igine yerlegtirilmiq bir disk gedar peynir gibi oldulunu agrkladr. "E[er bu gedar peyniri geffaf olsa," diye devam etti, "insan kozaslnln miikemmel bi benzeri olurdu. Qedar peynir taze peynir tekerinin taa igine kadar gider. Bu bi yandaki yiizeyden di[er yandaki yizeye giden bi disktir. "insanrn birlegim noktasr yukarrda yumurtanrn koza yiizeyinin dortte iigii yiikseklifindedir. Bi nagual bu yo[un saydamhk noktasma bastrrdr[rnda nokta gedar peyniri diskine oynar. iler farkrndahk birleqim noktasmrn yogun pariltrsr en igerdeki gedar peynirindeki uyuguk yayrhmlarr canlandrrdrlrnda ortaya grkar.- Birleqim noktasmrn panltrslnln o diskin igine oynadrlrm gormek kozanrn ytizeyinin sola do!ru kaydrlr duyumsamasrnr verir." Kryaslamaslnl iiq ya da dort kere tekrarladr ama anlayamadrm ve daha fazla agrklamasr gerekti. Ashnda birleqim noktasrnrn her hareketi derinine, insan qeridinin geniqlilince parlak yumurtanrn merkezine dofru olmasrna rafmen, parlak yumurtanrn qeffaflr[rnrn sola do!ru bir hareket etkisi yaratfi[rnr soyledi. Soylediginin goriici.ilerin birleqim noktasmrn hareketini gcizlerini kullanarak gdrmesine benzedilini belirttim.

"insan bilinemez de$ildir," dedi. "insantn panlhst nereg or iil ebilir ." Eski gorticiilerin, birlegim noktasrnrn hareketini gormelerine ra$men bunun derine bir hareket olabilece[ini anlamadrklannr soyledi; onun yerine kendi gormelerini izlemiqler ve gordtiklerine yeni gorticiilerin hatah oldulunu bilmelerine ra[men ismen yefledikleri "sola kaytq" admt takmrqlar. Onunla eylemlerim srrasrnda birleqim noktaml $u anda da oldulu gibi sayrstz kereler oynattr$rnr soyledi. Birleqim noktasrmn kayrgr hep derinine oldufundan daha evvel kullanmadrlrm yayrhmlarr kullanmama rafmen kiqilik hissimi hig
deyse sadece gozler kullanrlarak

kaybetmemigtim. "Nagual bu noktayr

ittifinde," diye devam etti, "nokta insanln bandr boyunca herhangi bi yone yollanrr ama nereye yollandrfr hig fark etmez gtinkii her zaman daha evvel ayak basilmamrq yerlerdir. "Yeni gortictilerin savaqgr-gomezleri igin geligtirdikleri en biiytik slnav, nagualm etkisi altrnda birleqim noktasmrn yolcululunu yeniden gozden gegirtmeleridir. Bu gcizden gegirme tamamlandrfrnda, insantn biitiinliifiinii yeniden kazanmast olarak adlandtnltr." Yeni gortictilerin miicadelesi, biiyilmemiz strastnda farkrndah[rn panlhsr insanrn yayrhm bandtna odaklandr[rnda ve bazt yayrhmlarr vurgulamak igin segtilinde, krsrr dongiiye girmesi nedeniyleymiq. Belirli yayrhmlarl ne kadar vurgularsa birleqim noktast o kadar saflam olurmuq. Bu bizim buyrulumuzun Kartal'm buyrulu oldulunu soylemekle ayruymrq. Hig sciylemeye bile gerek yokmuq ki farkrndahfrmrz ilk dikkat derecesine geliqince buyruk o kadar giiglenirmi$ ki ktsrr dongilyii krrrp birleqim noktasmr kaydrrmasr gergekbt zafere doniiqiirmi.iq. Don Juan, ayrrca birlegim noktasmrn ilk dikkatin demethalinde algrlamasrndan da sorumlu oldu[unu soyledi. Birler leqimi vurgulanan yayrhm demetlerine bir cirnek algrladrlrmrz haliyle insan bedeniymiq. Ti.im varhlrmrzrn baqka bir

r26

IqTEN GELEN ATE$

BIRLE$IM NOKTASI

127

pargasr, parlak kozamrz, hig vurgulanm az ve unutulmuglufa

siir{ili.irmiiq; gtinkii birleqim noktasrnrn etkilerinden biri yayrhm demetlerini algrlamak oldufu gibi bir di[eri de yayrhmlara aldrrmamakmrq. Demetleme konusunu bir ornekle agrklamasl igin rsrar etti$imde birleqim noktasmrn sagtrfr panltrnrn krhflanmlq yayrhmlarr bir araya desteledi$ini soyledi. Sonra bu desteler, deste halinde drqardaki yayrhmlarla birlegirmiq. Demetleme, gortictiler higbir zaman kullanrlm ayan yayrhmlarla ulraqtrfrnda bile olurmuq. Ne zaman vurgulansalar biz onlarr ilk dikkatin demetlerini algrl a dtlrmrz gib i al grl armr $rz. "Yeni gcirtici.ilerin en yiice anlanndan biri," diye siirdiirdii, "bilinmeyenin, ilk dikkat tarafindan dikkate almmayan yayrhmlar oldu[unu bulmalan oldu. Bu koca bi iliqkidir, ama dikkatini gekerim, ancak demetlemenin yaprlabildifi yerde kurulabilecek bi iliqki. Bilinemeyen, diler yandan, birleqim noktamrzm herhangi bi qeyi demetleyemeyecefi bi sonsuzluktur." Birleqim noktasmrn parlak bir mrknatrs gibi oldu[unu, insanrn yayrhm bandr srnrrlan iginde nereye hareket etse yayrhmlan segip gruplandrrdrlrnr agrkladr. Bu keqif, bilinmeyene yeni bir rqrk tuttu[undan yeni gorticiiler igin bir zafermig. yeni gciriictiler, kendilerine musallat olan kavranmasr neredeyse olanaksrz bazr hayallerin, insan bandrndaki birlegme noktasrnrn her zarnanki yerinden taban tabana ntbir noktaya kaymasryla ortaya grktrlrnr fark etmigler. "Onlar insanrn karanhk yantnln hayalleriydi," diye ileri stirdii. "Neden insanrn karanhk yonii diyorsun?" diye sordum. "qUnkii nalet ve rjnceden hissediliyor," dedi. "Yalnrzca bilinmeyen delil aynt zamanda bilmek-kimin umrundaki bd-

bandrndaki kullanrlmayan yayrhmlar gibi insan bilinmeyeninde delil, ama insanrn niteliklerinin tasavvur edemeyecefi olgtilemez bi bilinmeyende. O kadar gtiglii bi enginlik ki en iyi gortictiler dahi bunu betimlemekte zorlanrrlar." Bana gizin hala brzim igimizdeymiq gibi geldigi konusunda lsrar ettim. "Giz, bizim drqrmrzda," dedi. "igimizde srrf kozayr yrkmaya gahqan yayrhmlar var. $oyle ya da bciyle srradan bi insan da sava$gr da olsak bu gergek bizi saptrrryor. Sadece yeni gortici.iler bunun ardrna gegebilir. Onlar gormeye gabalar. Ve birleqim noktalannrn kayrgryla gLztn algrlayrq oldufunun ayrrdrna varrrlar: Ne algrladrfrmzrn de[il daha gok neyin algrlamamrzr safl adr[rnrn. " "Sana, yeni goriiciilerin duyularrmrzrn herhangi bi qeyi ortaya grkarma yetisinde oldu[una inandrklanndan bahsetmiqtim. Onlar, buna birleqim noktasmrn konumunun duyulanmrzln ne algrlayacalrnr belirledi$ini gordiiklerinden inanrrlar.

"Birleqim noktasr kozanrn igindeki yayrhmlan norrnalden defiqik bi konumda birleqtirirse, insan duyulan akl,J almaz
geyler algrlar."

liimii."
"Yakozanrn igindeki ama insan bandmrn srnrrlan drqrnda-

ki yayrhmlar?" diye sordum. "Onlar algrlanabilir mi?" "Evet, ama betimlenemez yollarla," dedi. "Onlar insan

ninl-ngiM NoKTASININ KoNUMU

LZ9

sel dtiqiincelerinde bile yerine getirilmesi gereken btr iz silrsanatr altgttrmasr oldufunu sciyledi. Onlardan herhangi biri igin o eve iliqkin baqka tiirlti diiqi.inmekte rsrar etmek nagual grubuyla ballantrlarlnr yadsrmakla aynrydr. Bana bunu daha once hig soylemedili igin kargr grktrm. Ahqkanhklartmla higbir aykrrrhfa neden olmak istememiq-

me

tim.

"Dert etme," dedi bana, giili.imseyip srrtrmr trprqlayarak. "Bu evden istedigin gibi soz edebilirsin. Bu naguahn denetiminde. Ome[in, nagual kadrn buraya golgeler evi diyor." Sohbetimiz boliindi.i ve birkag saat sonra beni arka sundurmaya ga[rrtana kadar onu gormedim.

O ve Genaro, koridorun ucunda dolaruyorlardr; ellerini


oynatarak hararetli bir konugma yaplyor gibi gori.iniiyorlardr. Agrk, giineqli bir gi.indti. O$teden soffa giineqi, koridorun gevresindeki sagaklardan sarkan gigek saksilan iizerine parhyor ve golgelerini sundurmanln kuzey ve dolu duvarlanna yansrfiyordu. Yofun san giineq rqr[r, saksilarm kapkara golgesi ve iglerindeki zarrf gigekli bitkilerin gtizelim, narin, yalrn gcilgeleri goz ahcrydr. Gozleri uyum ve di.izenden iyi anlayan biri, bitkileri bu nefes kesen etkiyi yaratacak tarzda
budamrqtr.

8
Birle Eim N oktastntn Konumu
Don Juan farkrndahkta ustalaqma agrklamasrnl ozetledilinde yine Giiney Meksika'daki evindeydik. Bu ev ashnda nagual toplulu$unun ttim tiyelerine aitti, arna Silvio Manuel resmi olarak ev sahibi gcirevini i.istlenmiqti ve herkes de buradan agrkga Silvio Manuel'in evi diye soz ederdi; halbuki ben agtklanamazbtr nedenle buraya don Juan'rn evi demeye ahqmrqtrm.

"Nagual kadrn y.?ptr bunu," dedi don Juan sanki akltmt okuyormuqgasma. "O$eden sonralart gozlerini bu golgelere
diker." Onun, ofleden sonra bu golgelere gozlerini dikmesi dtiqi.incesi bende ani ve mahvedici bir etki yarattr. Bu saatin yo[un sarl rgrlt, kasabarun siikuneti ve nagual kadrna duyduE.r* sevgi bir anda bana savaggmln sonu olmayan yolunun tiim yalnrzhfrnr gafirrqtrrdr. Don Juan bana bu yolun kapsamrnt, yeni goriici.ilerin tiimiiyle ozgtirliik savagglsr olduklarrnr soyledi[inde tantmlamrqtr; onlarrn tek aradtklan, tam farkrndahla ulaqtrklannda gelen en son kurtuluqtu. O duvardaki akrldan grkmayan golgelere bakarken nagual kadrnrn, tininin gevqemesinin tek yo-

Don Juan, Genaro ve ben, da[lara yaptrfrm ru bir geziden eve donmiigttik. o gtin, ofle yerne$imizi yedikten sonra yol

yorgunlu[umuzu atmak igin dinlenirken, don Juan'a bu garip yanrlsamanm nedenini sordum. Bunun bir yanrlsama olmadrlrnr ve oraya Silvio Manuel'in evi demenin nagual grubunun biitiin iiyelerince herhangi bir ahvalde hattakendi kigi-

130

iqreN

GELEN ATE$

ninr-eqiM NoKTASININ

KoNUMU

131

lunun yiiksek sesle giir okumakla oldulunu soyledi[inde ne demek istedi[ini, eksiksiz bir durulukla anladrm. Bir giin {ince, orada, sundurmada bana bir qey okudu$unu arna rsrar ve hasretini anlamadrlrmr anrmsadrm. Bu Juan Ramon Jimenez'in 'Hora Inmensa'adh qiiriydi ve onun iEin, savaggmm tiimtiyle ozgiirlii$e kagmak igin yaqamasrnt yalmzh$ryla bireqim haline getiriyordu.
Yalnrzca bir kuq ve bir gan yrrtar sessizlili... Sanki ikisi, batan giineqle soylegirler. Altrn renkli sessizlik, billurdan akqamtistii. Sakin apaglar, dolanan saflrkla sallarur,

ve tiim bunlann ardrnda, incilerin iizerinde yaprlan saydam bir rrmak kaybediqi agan ve akan sonsuzlula.

bir yolculuk hayal eder

Don Juan ve Genaro yaruma gelip bana qagkrn nazarlarla baktrlar. "Gergekten ne yaplyoruz don Juan?" diye sordum. "yoksa sava$grlar kendilerini yalnrzca <iltime mi hazrhyor?" "Yok canlm," dedi, yumuqakga sntrmr trprqlayarak. "Savaqgrlar kendilerini farkrnda olmayahaznlar ve tam farkrnda-

kk artrk kendilerine hig cinem verrnediklerinde gelir. Ancak, higbi gey olduklannda her qey olurlar." Bir an sustuk. Sonra, don Juan bana kendime acrma sancrlarrna mr girdifimi sordu. Emin olamadr[rm igin cevap veremedim.

"Burada oldufun igin piqman de[ilsin di rni?" diye silik bir giiliimsemeyle sordu don Juan. "Kesinlikle delil," diye ona giivence verdi Genaro. Sonra, bir an tereddiit edermiq gibi oldu. Baqrm kaqrdr, bana baktt ve kaglannr kaldrrdr. "Belki ciylesin," dedi. "Oyle misin?"

"Kesinlikle de[il," diye bu sefer don Juan Genaro'ya garanti verdi. Aynr mimikleri tekrarlayrp bagrnr kagrdr ve kaqmt kaldrrdr. "Belki oylesin," dedi. "Oyle misin?" "Kesinlikle delil!" diye patladr Genaro ve ikisi denetlenmez bir kahkaha tufanrna tutuldular. Yatrgtrklartnda, don Juan kibrin, biitiin melankoli firtrnalarrnr yi.ireklendiren kuvvet oldulunu soyledi. Savaggilann, esash mahzunluklara hakiarr varrnl$ ama bu mahzunluk sadece onlarr gtildiirmek igin olmahymrg. "Genaro, sana cesaretini toplayrp bt araya getirebilecelin ttim kendine actmadan gok daha heyecanh bi qey gosterecek." diye devam etti don Juan. "Birleqim noktasmtn konumuyla ilgili bi qey." Genaro birden koridorda arkaya kaykrhp uyluklarrnr ba[nna gekerek yiiriimeye baqladr. "Ona boyle yiiriimeyi nagual Julian gosterdi," dedi don Juan fisrltryla. "Buna erk tlnsr denir. Genaro, bikaq geqit erk trrrsr bilir. Gciziinii ayrmadart tzle." Genaro'nun devinimleri gergekten de biiytileyiciydi. Kendimi onu izler buldum, ilkin gozlerimle ve sonra karqr konulmazcaslna ayaklarrmla. Trrstnr taklit ettim. Bir kere sundurmayr dolanrp, durduk. Ytirtirken, her adrmrn bana safladrlr olalandrgr berrakhgr fark ettim. Durdu$umuzda keskin bir dikkate ulaqmrgtrm. Her tmtyr duyabiliyor; gevremde rqrkta ya da golgedeki her degiqikli[i fark edebiliyordum. Yaprlmasl askrda kalmrq bir eylemin aciliyeti hissine kaprimrqtrm." Kendimi, olafandrqr saldugan, atletik, cesur duyumsuyordum. O anda, oniimde yayrlr mrrazzam geniq bir alan, tam arkamdaysa bir orman gordiim. Koca a[aglar, duvar gibi dikilmiqti. Orman karanhk ve yeqil; diizltikier giineqli ve sartydt. Nefes ahqtm, derinden ve garip bir qekilde hrzlanmrqtr ama anorrnal deliidi. Ne var ki, beni yerimde koqmaya zorlayan da nefesimin ritmiydi. Koqmayr brrakmak istiyordum daha da do$rusu bedenim istiyordu ama tam ben brrakacakken bir gey beni durdurdu.

t3z

iqreN

GELEN ATE$

ninr-ngiM NoKTASININ

KoNUMU

r33

Don Juan ve Genaro, aniden yarumda bitiverdiler. Safrmda Genaro'yla koridorun sonuna yiiriidtik. Beni omzuyla diirttii, viicudunun afrrh[rnr iistiimde duydum. NazikEe beni sola iteledi ve dofrudan sundurmantn dolu duvarrna dayandrk. Bir an igin, duvardan gegecekmiqiz gibi bir hisse kaprldrm ve hatta kendimi bu etkiye karqr sallamlaqhrdrm ama tam duvarrn dibinde durduk. Suratrm duvara karqr dururken, ikisi beni dikkatle incelediler. Neye baktrklanm biliyordum; birlegim noktamr kaydrrmrg oldulumdan emin olmak istiyorlardr. Haleti ruhiyem degiqti$inden bunu yapmrq oldufumu biliyordum. Belli ki onlar da biliyordu. Nazikge kollarrmdan tutup, beni sessizce koridorun cibiir yaruna yiirtitttiler. O karanhk dar hol, sundurmayr evin kalan difer yanma baflayan gegitti. Orada durduk. Don Juan ve Genaro benden birkag adrm uzaklaqtrlar. Evin, karanhk golgeler igindeki yanryla kargr karqrya brrakrldrm. Boq, karanhk bir odaya bakryordurn. Fiziksel bir bezginlik hissediyordum. Yorgunluk ve kayrtsrzhk hissediyor fakat aynr zamanda tinsel bir kuvvet deneyimliyordum. Iqte o zaman bir qey kaybettilimi anladrm. Bedenimde hig derman kalmadr. Zorlukla ayakta duruyordum. Sonunda bacaklarrm tutmaz oldu, oturdum ve sonra yana yat0m. Orada yatarken en muhtegem, tatminkar Tann sevgisi ve iyilik hisleriyle doldum. Sonra, bir anda bir kilisede mihrabrn ontinde buldum kendimi. Altrn varakla yaldrzlanmrq kabartmalar binlerce mumun rqr[ryla panldryordu. Dev bir tahtrrevana konmug, koca bir hag taqryan erkek ve kadrnlann koyu karaltrlanm gcirdiim. Yollanndan gekilip, kiliseden drqan grktrm. Bir gok insanrn, bir mum deryasmm [zerime geldilini gordiim. Seving iqindeydim. Onlarla olmak, Tanrr'ya dua etmek istiyordum. insan gtiruhundan birkag adrm citedeydim ki bir qey sryrlp gotiirdti beni. Bir sonraki an, don Juan ve Genaro'ylaydrm. iki yaruml kugatmrq olduklan halde, tembelce sundurmada dolanlyorduk.

Ertesi giin, olle yeme[i yerken, don Juan, Genaro'nun erk finsryla birleqim noktamr ittilini ve bunu ben igsel sessizlik iginde oldulumdan yapabildi[ini soyledi. Gorticiilerin, yaptrklarr her qeyin birlegti[i noktarun ilk karqtlaqtrlrmrz giinden beri bahsetti$i bir gey oldu$unu agrkladr: ig soyleqiyi durdurmak. Ustiine basarak defalarca, ig soyleqinin birlegim noktasmrn yerini sabitleyen $ey oldu[unu soyledi. "Bi kere sessizlik sallanrrsa, her gey olasrdtr," dedi. Ona, golunlukla kendimle konuqmayl brrakma hususunda bilingli oldufumu ama bunu nastl yaptrlrmr bilmedilimi soyledim. Usuli.inti agrklamam istense ne diyecefimi bilemezdim.

"Bunun agrklamasr, yalmhfm ta kendisidir," dedi. "Sen ona isteng duydun ve yeni bi niyet, yeni bi buyruk koydun ortaya. Sonra senin buyrufiun, Kartal'rn buyrulu oldu. "Bu yeni gcirticiilerin buldu[u en srradtqr geylerden biri: bizim buyrulumvz Kartal'rn buyru[una doni.igebilir. Ig soylegi baqladrlr yolla sona erer: bi isteng eylemiyle. Ashndabrzi kendimizle konuqmaya baqlatan, bize o[retenlerdir. Bize o!retirken, biz de onlar da bilmeden istenElerimizi iqin igine katartz. Kendimizle konugmayl ofrendikge istengle ufraqmayr ofreniriz. Kendimizin, kendimizle konuqmasrna istenE duyaflz. Kendimizle konu$mayl durdurmanln yolu tamamryla aynr yontemi uygulamaktr: isteng duymah, niyet etmeli-

yiz;'
Birkag dakika suskun kaldrk. Ona, kendimizle konuqmayr ofreten o[retmenlerimiz vardr demekle, kimi kastettilini sordum. "insanlara bebekken olanlardan soz ediyordum," diye cevap verdi, "gevrelerindeki herkes tarafindan kendileri hakkrndaki bitmek bilmez bi sciyleqi tekrarlanrrken cifretilenden" Bu soyleqi igselleqtirilir ve sadece bu kuvvet birlegim noktasmt sabit tutar. 'oYeni gortictiler, kiigtik gocuklartn, onlara birlegim noktalarmr nereye yerleqtireceklerini cifreten yizlerce cilretmeni

134

iqreN

GELEN ATE$

ninl-egiM NOKT'ASININ KONUMU


maqrkmrq gtinkii katrlan herkesin fevkalade srkr

135

oldufunu sciyler." Gortictiler, ktigiik gocuklarrn ilkin sabit birlegim noktalarr olmadr[rnr gortirlermiq. . Krhfl anmr g yayrhml an mu az zarrt btr curcuna durumundaymrq ve birleqim noktalan insan bandrndaki her bir yere kayarmrq ki bu da onlara daha sonra tamamryla gozardt edilecek yayrhmlara ycinelik btiyiik bir odaklama yetisi verirmiq. Onlar btiytidtikge gevrelerindeki daha yagh insanlar gocuklarrn tizerindeki dikkate deler erkleri ve giderek karmaqrklaqan bir ig soyleqi yoluyla gocuklarrn birleqirn noktalarrnr daha dura[anlaqtmrmrq. iE soyleqi, birlegim noktasmm konumunu devamh saflamlaqtran bir iqlemmiq ve bu konum rastlantrsal oldu[u igin devamh desteklenmeye gereksinim duyarmrq. "Aslrnda gergek, gocuklann golunun gordii{iidiir," diye devam etti. "Gorenlerin goEu terelelli sayrlr ve onlan diizeltmek igin her ti.irlii gaba harcarup, birlegim noktalannrn konumu katrlaqtrrlhr. " "Fakat gocuklarr, birlegim noktalannr daha akrqkan brrakmalarr igin cesaretlendirmeye olanak var ml?" diye sordum. "Yalntzca, yeni gcirtictilerin arasrnda yaqarlarsa," dedi. "Yoksa, eski goriic{iler gibi insanrn sessiz yanlrun anlaqrlmazItklanrun tuza$rna yakalanrrlar. Ve inan bana, bu mantrksalhfirn kuca[rna diigmekten gok daha beterdir." Don Juan, insarun, Kartal'm yayrhmlan karmaqasma kattr$r dtizene olan esash hayranhlrnr dile getirerek devam etti. Her birimizin kendi gaprnda ustahkh bir sihirb az oldu$una ve sihrimizin birleqim noktamzr de[iqmezcesine sabit tutmarnrz oldufuna inanryordu. "Drqardaki yayrhmlann kuvveti," diye devam etti, " birleqim noktamrzabazt yayrhmlarr segtirir ve ballanma ve algr igin demetler. Bu Kartal'm buyrulurdur fakat algrladrflrnlzm ti.imiine yiikledifrmrz anlam bizim buyrulumuzdur, bizim si-

bir

di.izence

hirli

arm apantmrzdrr.

"

Agrklamalarma gcire, onceki giin Genaro'nun bana yaptrrdtlr ahqrlmadrk karmaqrkhkta ve esaslnda gok yahnmrq. Kar-

iginde olmasr gerekiyormug; ig soyleqi durdurulmah, ileri bir farkrndaltk konumuna ulaqtlmah ve biri, birinin birleqim noktasrnr ahp gitmeliymiq. Bu karmaqrk usuliin ardrndakiler gok basitmig; yeni gortici.iler, birleqim noktaslnln tam konumu atalarrmrz tarafrndan bizim igin saptanan rastlanttsal bir konum oldu[una gcire gcireceli az br gabayla oynatrlabilir; bir kere oynadr mt da yeni yayrhm ballantrlart yani yeni algrlara yol agar, derlermiq. "Sana, birleqim noktant oynatman igin erk bitkileri verirdim," diye devam etti don Juan. "Erk bitkilerinin bciyle bir etkisi var; ama aghk, yorgunluk, ytiksek ateq ve buna benzer baqka qeylerin de benzer etkisi vardtr. Srradan insantn kusuru, bu kayrqrn sonucunu biitiintiyle anltksal sanmastdrr. Senin de tanrk oldu[un gibi, oyle de[il.1' Birleqim noktamm, gegmiqte Eok kez aynen bir gtin cinceki gibi kaydrfirnr ve bir araya topladrklarrnrn go[unun giinliik hayata, giinliik hayat aslmda hayalet diinyaymlgcasma yakrn oldulunu agrkladr. Bu ttir hayallerin, yeni goriictiler tarafindan otomatikman yadsrndr[rnr vurguladr. "Boyle hayaller, insantn kayttlarrnrn tiriiniidtir," diye stirdtirdii. "Tiimi.iyle ozgtirliik arayrgrndaki savaqgrlar igin yoktur bi deleri, gtinkii birleqim noktasmrn yana kayrgryla oluqurlar." Sustu ve bana baktl. 'Yana kayrq'ile kastettifinin insanrn yayrhm bandrnda derinlifiine bir kayrq yerine geniqlifince bir kayrq oldufunu biliyordum. Ona hakh olup olmadrlrmr sordum. "Tamamen kastettilim bu," dedi. "insanrn yayrltm bandrnrn iki kenannda da tuhaf kahntr depolan, hesaplanamayacak kertede gok insan gopti obekleri vardrr. Bu, gok marazi, tekin olmayan bir depodur. Eski goriictiler igin onemli delerdeydi amabizim igin oyle degil. "Birinin yapabileceli en basit qey buna kaprlmaktrr. Dtin Genaro ve ben, sana yana kayrqrn hrzh bi ornefini vermek is-

136

iqrex

GELEN ATE$

niru-n5iM NOKTASININ

KONUMU

r37

tedik; o ytizden birleqim noktam kaydrrdrk, ama herhangi biri de bu depoya ig sciyleqisini durdurarak ulaqabilir. Kayrg en azdaysa, sonuglar zihnin fantazileri olarak agrklanrr. Kayrg dikkate delerse, sonuglanna sanrr denir." ondan, birlegim noktasrnr kaydrrma eylemini agrklamasrnr istedim. Savaqgrlann, ig sciyleqilerini durdurarak igsel sesizli$e eri gtiklerinde, erk tmsrnrn goriinttistinden fazla sesinin birleqim noktasrnr tuzala dtiqtirdii$tnti soyledi. Bolucu adrmlarm ritmi, anrnda koza igindeki ig sessizlikle kopmug yayrhmlarrn bafl anrq kuvvetini yakahyormu$. "Bu kuvvet, birdenbire bandrn kenarlanna asrlr," diye devam etti. "sa[ ugta sonu gelmez tiziksel aktivite, qiddet, oldtirme, qehvet hayalleri buluruz. sol ugtaysa tinsellik, din, Tann bulunur. Genaro ve ben, birleqim noktanr iki uca da yiiriitttik ki bu insan gdpii obefinin tam bi gortintilstinti verebi-

lelim."
Don Juan, tereddtit edermiq gibi, goriiciilerin bilgisinin en gizli taraflanndan birinin, ig sessizlilin inanrlmaz etkisi oldulunu yeniden belirtti. Bir kez igsel sessizlile eriqildi mi, birleqim noktasmr o belirgin yere tutturan ballar kopmaya baqlar, birleqim noktasr serbestge oynarml$. Devinim, goEu insarun yonsel tercihi ve do[al tepkisi olarak, ahgrlmrq qartlarda sola do!ru olurmu$; ama kimi gcirticiiler devinimi, noktanrn oldulu ahgrlmrq yerlerden aga[r nokta-

lara ycinlendirebilirmig. Yeni gortictiler bu kaymaya 'aqalr kayrg' dermig.


"Gcirtictiler, kazaen aqafr kayrqtan da mustariptiler,', diye
si.irdi.irdti. "Birleqim noktasl gans eseri orada uzun siire kal-

maz, giinkti burasr iblisin yeridir. Aga[r gitmek, yaprlacak en kolay gey olmasma rafimen bizim ilgimize zrtttr." Don Juan, eski gorticiilerin igledifi bir gok yargrhatasmrn arasrnda en elem vericilerden birinin birlegim noktasmr a$alrdaki cilgiilemez alana oynatarak hayvan bigimlerine girmede uzman olmalan oldu[unu da sciyledi. Deliqik hayvanlarr baz alarak o hayvanr naguallan olarak adlandrrmrqlar. Birle-

qim noktalarrnr belirli yerlere oynatarak, segtikleri hayvanrn nit"likl"tini; kuvvetini, bilgelifini, kurnazhk, geviklik ya da zaltmh|tnt kazanac akl anna inanmr q I ar. Don Juan, btiyle ttiyler iirpertici birgok uygulamarun bu giini.in gortictleri arasrnda dahi siiregeldigini soyledi. Birlegi- ttoltastntn daha agalr herhangi bir yere oynamasrndaki goreceli kolayhk, ozellikle o uca hevesli gortici'ilere bi.iyiik bir teqvik oluqturuyormug. O ytizden, savaqglyr smamak nagualm gcireviymiq. Sonra bana, birleqim noktamt bir erk bitkisi etkisi altrndayken aqafrya bir konuma oynatarak beni srnadr[mr sciyledi. Ardrndan birleqim noktama, kargarun yayrhm bantlannt yalrtmamr sallamak i.izere kilavuzluk etmiq, kargaya doniiqmeme yol agmrqtt. Don Juan'a, ona dtizinelerle kez sordufum soruyu tekrar sordum. Ben fiziksel olarak bir kargaya doni.iqmtig mtiydtim, yoksa ashnda sadece ciyle diigtiniip, oyle mi hissetmiqtim. birleqim noktasmrn agafrya kayrqmrn her zaman tam bir doniiqiimle sonuglanacalmt agrkladr. Birleqim noktast, hayati biieqikten gegti[inde dtinyanln yok oldufiunu, btzim igin insan seviyesinde oldufu gibi olmaktan grktrlrnr ekledi. Doniiqiimi.imi.in, her ihtimalde dehqetengiz oldu[unu soyledi. Bu deneyime tepkim, ona bu tarafa dofru hig elilimim olmadrlrnr kanttlamtgtt. Boyle olmasaydt, bazr goriiciilerin gok rahat buldufu bu aqalrdaki alanda kalmaya duydufum yatkrnlrkla savagmak igin muzzam erke kullanmam gerekecekmiq. Aynca, habersiz bir aqa[r kayrqrn her goriiciintin zaman zamanyaqadrfrnl ama bu agafir kaytqm, birlegim noktast sola oynadrkgi, gittitge daha az srkhkta tekrarlandrfrnr soyledi. Lakin, frer oiOugunda bunu atlatan gortictintin erki onemli derecede azalrmtq. Bu, diizeltilmesi zaman alan ve biiyiik zahmet gerektiren bir sakrncaymlg. "Bu zaman arafuklan, gorticiileri a$1n somurtkan ve dar kafalr yapar," diye devam etti, "ve bazt durumlarda da aqrt

138

IQTEN GELEN ATE$

ninlegiM NoKTASININ

KoNUMU

139

mantrksal." "Gorticiiler bu aqa[r kayrqlan nasrl onler?" diye sordufn. "Her $ey sava$glya ba[hdr," dedi. "Ome[in senirr gibi olan baztlan dolal olarak kendi tuhaflrklanna kaprlmaya meyillidir. Bunlar, fena garprlrr. Senin gibiler igin, her yaptrklarr qey igin yirmi dort saat uyaruk kahp ncibet tutmalanm tavsiye ederim. Diizenceli adam ve kadrnlar, boylesi kayrglara daha az e$ilimlidir; onlar igin yirmi iig saatlik bi ncibet tavsiye edebilirim." Parrltrlar sagan gozleriyle bana bakrp gtildii. "Diqi gorticiilerin erkeklere nazaran daha srk aqalr kayrqlarr olur," dedi. "Ama erkekler tehlike iginde o konumda oyalanrrken, kadrnlar oradan hrzla grkma yetisine de sahiptirler." Kadrn goniciilerin, birleqim noktalarrnr aqa[rdaki alanda herhangi bir konumda tutturma yetisine de sahip olduklannr soyledi. Erkekler bunu yapamlyormug. Erkeklerin sa[duyu ve amaglart varrnlg, ama yetenekleri azmrq; bu sebeple bir naguahn grubunda sekiz kadrn gorticii olmasr gerekirmig. Kadtnlar, bilinmeyenin cilgiilmez enginli$inin gegilmesine sevk ederlermiq. Bu dolal kapasiteyle ya da onun sonucu olarak, kadrnlar en giddetli yolunlu[a sahipmiq. O sebeple, onlar bir hayvarun qekline hararet, kolayhk ve karqrlagtrnlam az bir vahqilikle girebilirmi$. o'Korkutucu qeyler dtiqtindiiliinde," diye devam etti, "isimsiz, karanhkta kol gezen bi tehlike, bilmeden diiqiindtiliin aqafrdaki olgiilemez alanda konumlanmlg bi kadrn gdrticiidiir. Gergek dehget iqte tam oradadr. E[er sapkrn bi kadrn goriiciiye olur ya rastlarsan, arkana bakmadan da[lara kag!" Ona diler organizmalarrn birleqim noktalannr kaydrrrp kaydrramadrklarrm so.rdum. "Onlarrn noktasr kayabilir," dedi, "ama onlarrn kayrqr isteyerek olmaz." "Organrzmalann birleqim noktasr da oldu[u yerde gortinmek igin mi e$itilmiqtir?" diye sordum. "Her yeni do$an organizma $u veya bu qekilde e[itilmiq-

tir," diye cevapladr. "Biz belki nastl egitildiklerini anlamryoruz -brz zaten bizim bile nasrl efitildip:tmrzi anlamtyotuz daha- ama gori.iciiler onlann kendi tiirlerindekilerin yaptr[rnr yapmaya qartlandrrrldr[rnr gortirler. Bu tamamen insan yavrularrna olanla ayntdr: gortictiler onlann birleqim noktalannrn her bi yana gittifini goriirler ve sonra eriqkinlerin olmasrnrn o noktayr belirli bi yere nasrl bafladr[nt gortirler. Ay' nrsr ttim di[er organizmalara da olur." Don Juan, bir an igin ifadesizlegti, sonra insarun birleqim noktasmtn tamamryla kendine has bir etkisi oldufiunu ekledi. Drqardaki hir a[acr imledi. "Biz, ciddi, eriqkin insanlar olarak bi afaca baktrfrmrzda," decli, "birleqirn noktamlz slnlrsrz saytda yayrhmr birleqtirir ve bi tansrk gergekleqir. Birleqim noktamrz, bizim a$ag diye adlandrrdr$rmtz bi yayrhm demeti algrlar." Birleqim noktasr, algr iEin gerekli baflanrqr etkilernekle kalmaz aynt zamanda belirli bagka yayrhml an benzersrz insani hilelerle aigmtn daha fazla antrlmasr, siiz{ilmesi igin silip yok edermiq. Yeni gciriiciiler, salt insanlartn, yaytltm demetlerini daha fazla demetleyebilmek yetisinde olduklannr gcizlemiq" Si.izmenin, ispanyolca karqrltF.r, desnate'yi bir kap kaynamtq siiti.in soluduktan sonra iisttinden en leziz yeri olan kaymalrnr toplamak eylemini betimlemek igin kullandr. Aynr gekilde, alglslna gore, insantn birlegim noktast yayrhmlarrn ba[lanrg igin onceden seEtiPibazt pargalarr alrr ve onlarla daha lezzetli bir yapl elde edermi$. "insantn siizmeleri," diye devam etti don Juan, "difer yaratrklann algrladrklanndan daha gergek. iqte bizim di.iqtiifiimiiz tuzakbu. O kadar gergekler ki, biz birleqim noktalanmtzaverdtlrmlz buyruk yi.iztinden onlann bize boyle gortindtiftinii unutuyoruz. Onlan gergek olarak algrlamak iEin verdilimiz buyruk sayesinde bize gergek gibi geldifini unutuyoru2. Ba$lantqlarrn kayma[rnr si.izme erkine sahibiz de, kendimtzi, verdifimiz buyruktan koruma erkine sahip de[iliz. Bunu ci[renmek gerekiyor. Siizmelerimize, brzim yaptrfrmv gt-

t4o

iqrnx

GELEN ATE$

bi yardrm eli uzatmak, eski gortici.ilerin kendilerininkiler igin cidedikleri ceza gibi, ridedi[imiz gok yiiklii bi yargr hatasr."

9
AEafi Kaytg
Don Juan ve Genaro, senelik gifah ot arayrglarr igin Meksika'ntn kuzeyine Sonora Qolti'ne gitmek igin yola grkmrglardr. Nagual'tn toplulu[undaki gori.ictilerden biri, otact Vicente Medrano, o bitkileri ilag yaprmrnda kullamrdr. Don Juan ve Genaro',ya yolculuklarrnrn son safttasrnda tam onlann giineye, eve geri donecekleri bir noktada Sonora'da katrldrm. Doniiq yolculu[undan bir gtin once Don Juan farkrndahkta ustalaqma agrklamalanna birdenbire yeniden bagladr. Dallarrn yamacmdaki uzun gahlarrn gcilgesinde dinleniyorduli. Akqamiistiintin geg saatleriydi, hava neredeyse kararmak iizeieydi. Ugiimiiz de agzrna kadar bitkilerle dolu guvallar taqryorduk. Onlan yere koyar koymaz Genaro katlaytp

k.

142

rqTEN GELEN ATE$

A$AGI KAYI$

143

yere koydulu ceketinin iizerine krvrrhp uyudu. Don Juan Genaro'yu uyandrrmak istemezcesine krsrk bir sesle konuqmaya baqladr. Farkrndah$a dair qimdiye kadar pek gok gergeli agrkladrlrnr, geriye tartrqrlacak yalruzca bir gergek kaldr[rnr soyledi. Bu son gergek, eski kugak btiytictilerin kendilerinin de farkrnda olmadan bulduklan en onemli gergekmiq. Bulugun muazzam de$eri ancak yizyillar sonra yeni goriictiler tarafindan anlaqrlabilmig. Don Juan konuqmasrnl, "sana insanrn birleqim noktasrrun algr igin, yayrhmlara ayarh oldu[unu sciylemiqtim" diye siirdiirdti, "Noktanrn sabit konumundan hareket edebildigini de tartrgmrqtrk. son gergek, birlegim noktaslnln belli bir smrnn otesinde hareket etmesi halinde bildigimiz bu diinyadan biitiiniiyle baqka dtinyatr arl a birleq ebilmesidir. " Bazr colrafi bcilgelerin bu tehlikeli harekete yardrm efinenin yanr srra hareket igin cizel yonler belirledifini fisrldadr. ome[in sonora Qolti birleqim noktasrnrn her zamanki yerin-

da otdu[unu soyledi. Bizim adtmlarrmLzt izlemese de diinyamrzrn bir parEasrydr. Eski biiyticiilereyse slnlrslz derecede daha yakrndr. Genaro giiliimsedi ve bana goz krrptr.

"Korkudan solu[unun kesilmesini anltyorum" dedi. "Onunla her yizytize geldifinde daha gok korktufunu bana
kendisi soyledi." Don Juan ve Genaro neredeyse histerik bir bigimde giildtiler. Kabul etmeliydim ki, La Catalina'yr hem gok korkung hem de gok gekici bulmuqtum her zaman. Beni onda en gok etkileyen de iizerinden taqan erkiydi. "O kadar gok erk biriktirdi ki" diye devam etti Don Juan, "birleqim noktanr sol yarun derinliklerine do!ru hareket ettirmesi igin ileri farkrndahkta olman bile gerekmiyor." Don Juan ve Genaro, La Catalina'ntn nagual Julian'm toplululunda oldufu igin bizle yakrn alakah oldufunu tekrar etti. Bir nagual ve onun yandaqlarmln genellikle dtinyadan ayru zamanda aynldrklarlnr ama bazen ufak gruplar halinde veya teker teker ayrrlabildiklerini de agrkladr. Nagual Julian ve grubu ikincisine bir ornekti. O dtinyadan krrk sene cince ayrrlmrg olmasrna ra[men, la Catalina hala buradaydr. Bana daha cince soyledi[i bir geyi anrmsattt. Nagual Julian'rn toplulufu, tig tantamen cinemsiz erkek ve sekiz mi.ikemmel kadrn gortictiden oluquyormug. Don Juan her zaman bu eqitsizli[in nagual Julian'rn grubunun tek tek aynlmalartmn nedenlerinden biri oldu$unu iddia etmiqti. La Catalina'nln, nagual Julian'm grubundaki miikemmel kadrn goriici.ilerden, ona birlegim noktasrnr aqa[rya kaydrrmak igin ahqrlmadrk manevralar o[reten birine balh oldufunu soyledi. Bu gciri.icti diinyadan son aynlanlardanmrg. Aqrn uzun yrllar yagaml$ ve ikisi, la Catalina da, o da Sonora'ntn yerlisi olduklartndan gole geri donrntigler ve ileri yaqlannda o gcirticii kadrn diinyadan ayrilana dek bir arada yaqamrqlar. Beraber gegirdikleri yrllar boyunca la Catalina ona kendini ada-

den aqafir co$ru hareket etmesini saliryordu, iblisin oldu[u


yere.

sin" diye si.irdiirdii scizlerini. "Ozeilikle de kadrn btiytictilerle. Daha gimdiden birini biliyorsun; La Caralina. Gegmiqte
ikiniz arasrnda dalaqlar ayarlarruqtlm. Birleqim noktarun hareket etmesini istemiqtik ve I.a Catalina btiyiiciiltik maskaralftlanyla onu yerinden sallayrp gevqetmigti." Don Juan, La Catalina ve benim aramda geliqen ttiyler tirpertici deneyimlerin ikisi arasrnda cjnceden diizenlenmiq anlagmamn bir pargast oldu$unu agrkladr.

"Bu nedenle sonora' da gergek biiyiictilerle karqrlaqabilir-

Genaro kalkrp sesini ytikselterek, "bize kahlmasr igin O'nu davet etsek ne diiqiinrirdiin?" diye bana sordu. Sorusunun keskinli$i ve sesindeki garip ton nedeniyle ani bir dehget duygusuna kaprldrm. Don Juan gtildti ve beni kollarrmdan tutup sarstr. Korkmam igin herhangi bir neden olmadrlr yolunda bana gtivence verdi. Lacatalina'nrn bizebt kuzen ya dateyze yakrnhsrn-

t44

IqTEN GELEN ATE$

A$AGI KAYI$

145

mrq bir yardrmcr, birlegim noktasmr eski gori.iciiler gibi en de-

libozuk yollarla kaydrrmayr cifrenmeye istekli


olmug.

bir

o[renci

Don Juan'a, la Catalina'nln bilgisinin onunkinden tabiatryla mr farkh oldulunu sordum.

"Tamamen ayruyrz," diye yanrtladr. "O daha gok Silvio Manuel veya Genaro gibi, onlann kadrna uyarlanmrqr ama tabii kadrn olmasr dolayrsryla, ikisinden de slnlrslz derecede daha saldrrgan ve tehlikeli." Genaro, baqryla nzaslnl imledi. "srnrrsrz derecede daha fazla," deyip yine goz krrptr. "Senin toplululuna baflr ml?" diye sordum don Juan'a. "Btze kuzen veya teyze gibi oldu[unu soyledim ya," diye yanrtladr. "Hepimizden geng olmasrna ralmen yaqh nesildendir. O, o toplulu[un sonuncusu. Bizimle gok az temasa geger. Bizi pek sevmez. Biz onun rgrnfazla srkrcryrz; o nagual Julian'rn tarztna ahqkrn. Bilinmeyenin engin macerastnr ozgiirliik arayrqrna tercih eder." "ikisi arasmdaki fark ne?" diye sordum don Juan'a. "Farkrndahla de$gin gergekleri agrklamamln son bciliimtinde," diye yanrtladr," bu farkr yavag yavag, tamamryla tarfigaca[rz. $u an, senin igin cinemli olan, sol yan farkrndahfrnda krskangga sakladr[rn garip gizlerdir; bu ytizden la Catalina ve sen birbirinizden hazzetmektesiniz." Ondan hazzetmemle ilgili olmadrfmr, onun kuvvetine hayran oldufiumu rsrarla soyledim. Don Juan ve Genaro gtildtiler ve sanki benim bilmedifim bir qeyi biliyormu$casrna beni trprqladrlar. "Seni seviyor gtinkti neye benzedi[ini biliyor," dedi Genaro ve dudaklannr gaprrdattr. "Nagual Julian'r gok iyi tanrr-

nath. Ama sessiz kaldr. Don Juan konugup suskunlu$u bozdu. "Nagual Julian'la aranrzda tuhaf bazt ortak noktalar var," o'Genaro yalnrzca senin bunun farkrnda olup olmadr[rnr dedi. ortaya grkarmaya gahqtyor. " ikisine de bciyle akrl atrmazbr geyin nasil farkrnda olabilece[imi sordum. "La Catalina boyle dtiqi.iniiYor," dedi Genaro. "O, nagual Julian'r burdaki herkesten daha iyi tanrdrlr igin bciyle soylii-

dl."
beni utandran uzun bir bakrq attilar. "Ne demek istiyorsun?" diye kavgacr bir ses tonuyla sordum Genaro'ya. Bana srrrtrp, kaglarrnr yukarr aqalr komik bir ifadeyle oy-

itisi

yor." Nagual Julian krrk sene evvel diinyadan ayrtlmrq oldufuna gore, onu tanrdrfrna inanamayacafrmr belirttim. "LaCatalina da tazebir pilig de!il," dedi Genaro. "Sadece genE gortiniiyor; bu onun bilgisinin bir parqasr. Nasrl bir zamanlar, nagual Julian'rn bilgisinin bir pargaslysa. Sen o kadmrn srrf geng halini gordi.in, yaqh halini gcirsen, korkudan nutkun tutulurdu." "La Catalina'run yapttlr," diye aruya girdi don Juan , "yalnTzca tig ustalaqma yoluyla agrklanabilir: farkrndahkta ustalaqma, iz stirmede ustalaqmave niyette ustalaqma. "Fakat bugiin onun yaptrfrnr salt farkrndahfrn son gerge[i rqrfirnda inceleyece$rz: birleqim noktasr, orijinal konumundan oynadrktan soffa bizimkinden deliqik diinyalan birlegtirir diyen gergefin rqrfirnda. Don Juan ayapa kalkmamr imledi. Genaro da kalktr. Ben hig diiqtinmeden qifah ot dolu guvah kaptrm. Tam strtrma atacakken Genaro beni durdurdu. "Quvalt brrak bir," dedi srntarak. "Tepeye trrmanrp, la Catalina' yla buluqaca ln )' "Nerede o?" diye sordum. "Yukarda," dedi Genaro, ufak bir tepenin ucuna parmafrnr do!rultarak. "E!er gozlerini yarr krstp dikkatlice bakarsan, onu qu yeqil fundahklann oniinde, koyu bir leke olarak gore-

bilirsin."
O koyu lekeyi gorebilmek igin kendimi zorladtm ama bir

146 qey gciremedim

IQTEN GELEN ATE$

A$AGI KAYI$

t41

'r

ir
l,i

lr

"Neden oraya yiiriimiiyorsun?" dedi don Juan. Baqrm doniiverdi, midem bulandr. Don Juan elinin bir devinimiyle beni yola koyulmaya sevk etti ama hareket etmeye cesaret etmedim. Sonunda, Genaro kolumdan tuttu ve ikimiz tepeye trrmanmaya baqladrk. Yukan vardr[rmrzda, don Juan'ln tam arkarnrzdan geldi[inin ayrdma vardtm. Ugiimiiz tepeye ayru anda ulagtrk. Don Juan, btiytik bir sakinlik iginde Genaro'yla konuqmaya baqladl. O'na, nagual Julian'tn birgok defalar korkularrna fazla kaprldrklan igin ikisini de oldiiresiye bofmak tizere oldufunu anlmsayrp ammsamadrlrnr sordu. Genaro bana dontip nagual Julian'm insafstz bir ci[retmen olduluna dair giivence verdi. O ve kendi o[retmeni, heniiz o zamanlar diinyada olan nagual Elias, herkesin birleqim noktasrnr hayati bir srnrnn otesine iter ve kendi kendilerini korumalan igin brrakrrlarmrr;. "Sana bir zamanlar nagual Julian'rn cinsel erkemizi boqa harcamamamlzr tavsiye ettilini soylemiqtim," diye devam etti Genaro. "Bununla birleqim noktasrnrn kaydlnlmast igin kigiye erke gerektifini soylemek istemigtim. E[er birinde bu yoksa, naguahn vuruqu cizgiirliik yerine oliim vuru$u olur." "Yeterli erke olmadrfrnda," dedi don Juan, "baflanl$ giicti ezicidir. Srradan qartlar altrnda gergeklegmeyen baflanrqrn baskrsrna karqr dayanabilmek igin yeterince erkeye sahip olmak gerekir." Genaro, nagual Julian'tn ilham veren bir o[retmen oldulunu soyledi. Her zaman olretip aynr zamanda da kendini e$lendirecek yollar bulurmuq. En sevdi[i yontemlerden biri bir ya da iki defasrnda yaptrfr gibi hig fark ettirmeden onlart olafan farkrndahklarrnda yakalayrp, birleqim noktalannt kaydrrmak olurmuq. O zamandan beri, boltinmez dikkatlerini sallamak igin ti.im yapmasr gereken onlart beklenmedik bir nagual vuruquyla tehdit etmek olmug. "Nagual Julian, gergekten unutulmaz bi adamdt," dedi

en koti.i clon Juan. "Sanki onda qeytan ti.iyii vardt. Dilnyadaki

Bagka herhangi biri ;eyi yapsa da, o yuptnia harika olurdu.

iuiuftnAan yaprlsa bunlar ham ve kaba kaqardr' ,,Nagual Elias'rn, difer yandan oyle bi niteli[i yoktu ama

biiytik, yiice bi olretmendi." "Nagual Elias, nagual Juan Matus'a gok benzerdi," dedi Genaro bunu. "Birbirleriyle gok iyi geginirlerdi. ve nagual Elias ona her qeyi,hig sesini bile yiikseltmeden veya onu kandrrmadan ofretmiqti,.Ama nagual Julian farkhydr," diye siirdi.irdii Genaro, beni dostEa bir dtirterek. "Diyebilirim ki o aynen senin gibi, sol yanrnda tuhaf strlartnt krskanghkla sakladt. Sence de oyle defil mi?" diye sordu don Juan'a. Don Juan cevap vermedi ama baqtyla onayladr. Kahkahasrnt tutmaYa gahqrYordu..

"oyunbazbtmizacr vardr," dedi don Juan ve ikisi kahkahalara bofuldular.

Bildikleri bir qeyi ima ecliyor olmalan beni daha da tehdit


alfinda hissettirdi.

Don Juan, ciddiyetie nagual Julian'tn hayatr boyunca o[.rendifi acayip bfiydciiltit tetnitterini kastettiklerini soyledi. Genaio, nuguut Julian'rn nagual Elias'tan baEka nevi qahstna miinhasrr bir ofretmeni daha oldulunu soyledi' Ofretmeni, onu fazlasryla sevmiq ve ona ahqrlmaml$ ve karmaqrk birleqim noktasi oynatma yollan olretmiqti. Bunun sonucunda nagual Julian aliqrtrmadrk, deliqmen yaradrhgta biri olmuqtu. "Kimdi o o[retmen, don Juan?" diye sordum' Don Juan ve Genaro birbirlerine bakrp gocuklar gibi ktkrrdadrlar. ..Bu gok zor yanftlanacak bi soru," diye cevap verdi don Juan. "Tijm soyteyebilecefim bizim tarzrmtzr sapfiran 6g_t9trnen oldufu. gt i iyi kotti bi gok qeyi ogretti ama olrettiklerinin en fenasr eski gorticiilerin yaptrklarrydr' Boylece ararnrzdan bazrlan tuzafii diiqtii. Nagual Julian bunlardan biriycli, la Catalina da oyle. tsiz yalnrzca senin onlart izlemeyece-

148

iqrnN

GELEN ATE$

A$AGI

KAYI$

149

lini iimit ediyoruz."


Hemen karqr koymaya bagladrm. Don Juan beni susturdu. Neye karqr koydu$umu bilmedilimi soyledi. Don Juan konuqurken, oha ve Genaro'ya fena halde krzdrm. Aniden hiddetten kudurarak, avaz avaz onlara balrrmaya bagladrm. Tepkim, o kadar bana uymuyordu ki kendimden korktum. Sanki ben bir baqkasrydrm. Durdum ve yardrm umuduyla onlara baktrm. Genaro'nun kollarr destek gereksinirmig gibi don Juan'rn omzundaydr. ikisi de ciniine gegilmez bir qekilde giiliiyorlardr.

nedenlerden dolayr insanr veya herhangi bir di$er organtzma-

O kadar umutsuzdum ki neredeyse gozlerimden yaglar boqanacaktr. Don Juan yaruma geldi. Kolunu giiven verici bir gekilde omzuma attr. Sonora Qolti'ntin, onun anlayamadr[r

dtirdii don Juan,"bazen savaqgilarafazla gelir ve dayanarn.?zlar; benim bilinmeyenin macerasl dedi[im yolda kalrrlar. Ozgiirltik arayrqlarrnr unuturlar; tatafsz taruklar olmayt unuturlar. Bilinmeyen de kaybolup gider ve buna bayilrrlar." "Ve sen benim de boyle oldu[umu diigi.iniiyorsun' degil mi?" diye sordum don Juan'a. "Bciyle dilqiinmilyor, bunu biliyoruz," diye cevapladr Genaro. "Ve la Catalina herkesten daha iyi biliyor." "O nerden bilecek ki?" diye diklendim. "qiinki.i o da senin gibi," diye yanrtladr Genaro sozlerini komik, monoton bir ses tonuyla vurgulayarak. Srkr bir tartrgmaya girmek tizereyken don Juan beni yine
susturdu.

"Bu kadar heyecanlanacak bi gey Yok," dedi bana. "Sen neysen osun. Ozgiirliik igin savag bazrlan igin daha zordur.
Sen onlardan birisin.

yr kavgacrhla tegvik ettilini sciyledi. "insanlar, burada hava gok kuru oldulundan diyebilir," siirdtirdti,"ya da gok srcak oldulundan. Goriici.ilerse, burarun Kartal'rn yayrhmlannrn belirli bi kavgalr oldulunu ve daha once soyledilimiz gibi birleqim noktasrnrn aqafr kaymasma yardtmct oldulunu soyleyebilirler. " "Nastl olurs a ol sun, s avaq gilar kendilerini tarafs n tanrklar olarak elitmek, kendi gizlerini anlamak ve kim olduklannr bulmarun cogkusunu tatmak igin dtinyadadrr. Bu yeni gcirticiilerin emellerinin en yiikse[idir. Ve her savaqgr buna ulagamaz. Biz nagual Julian'm ulagamadrlrnr saruyoruz. O yolda kaldr, la Catalina da." Emsalsiz bir nagual olmak igin bir kimse ozgiirltilti sevmeli ve her qeyden en ytiksek mertebede kopmuq olmahymrq. Savaggrmn yolunu bu kadar tehlikeli yapan galdaq insarun yaqammm tam tersi olmasrymrq. Qa$daq insap, bilinmeyen ve giz alemini brrakrp iglevsellik aleminde yerleqmiq. Onceden hissedilen ve coqku veren di.inyaya srtrm dciniip, can srkrntrsrnr diinyasrna buyur etmig. "Tekrar giz diinyaslna dcinme $ansr verilmesi," diye si.ir-

"Tarafstz taruklar olmak igin," diye devam etti, "birleqim noktasmrn deviniminin sabitleniqini anlamak, bizim ve ne olursa olsun tanrk oldu[umuz di.inya igin, her qeydir. "Yeni goriictiler, kendi kendimizle konu gmamrz o[retildifinde birleqim noktasmr bi yere sabitlemek igin ruhsuzlaqmanln yolunun da cilretildifiini sciylerler." Genaro, gtirtiltiilti bir bigimde ellerini birbirine garprp, bir futbol antrenortinii oyktinen, ige iqleyen tshfmr koyverdi. "$u birlegim noktaslnl bi oynatahm!" diye balrrdr. "Yukarr, yukarr, yukan! Oynat, oynat, oynat!" saf yanrmdaki gahlar birdenbire karrgtrlmda hala giiliiyorduk. Don Juan ve Genaro aniden sol ayak altlartna krvrrlmrg qekle gegtiler. Sa! ayak, diz yukanda ijnlerinde bir kalkan gibiydi. Don Juan bana da aynml yapmamr imledi. Ka$larrnr kaldrrrp a$ztntn kenarmdan bir koyverme mimi[i yaptr.

"Biiyi.ictilerin kendilerine has tuhaflrklan vardrr," dedi fisrltryla. "Birlegim noktast normal konumunun agalrsrnda bi yere oynaymca biiyticiintin gortigii krsrtlanrr. Ayakta goriirler-

150

iqrnN

GELEN ATE$

A$AGI

KAYI$

151

se, saldrrtrlar."

"Nagual Julian, beni bir keresinde iki gtin savaqgt pozisyonunda tutmugtu" diye fisrldadr Genaro bana. "iqerken bile bu pozisyonda kalmam gerekti." "Ve srgarken de," diye ekledi don Juan. "Do!ru," dedi Genaro. Ve emin de$ilmig gibi bana fisrldadr, 'olJmanm sen kakanr onceden yapmrqsmdr. Eler la Catalina ortaya grktrlrnda ba[rrsaklannr boqaltmamrq olursan, pantolonuna edersin. Tabii sana pantolonunu grkarmayr da gcisterebilirim. Eler bu konumda srgacaksan pantolonunu grkarmaltstn. " Bana, pantalonumdan nasrl grkaca[rmr gcisterneye baqladr. Bunu en ciddi ve ilgili haliyle yapryordu. Tiim konsantrasyonum devinimlerinde yolunlaqmrqtr. Ancak pantalonumdan srynldr$rmda don Juan'rn kahkahalarla ktikredigini fark edebildim. Genaro'nun beni yine makaraya aldr[rnr ayrt ettim. Ayala kalkrp pantolonumu giyecektirn ki don Juan beni durdurdu. Gtilmekten scizctikleri zorlabir araya getirebildi. Bana oldufum gibi kalmamr, Genaro'nun her qeyi yarr qaka yaptr[rnr ve la Catalina'run gergekten orada galilarrn arkasrnda oldulunu sciyledi. Kahkahalar arasmda ortaya koydufu ses tonuyla beni etkiledi. Yerimde donup kaldrm. Bir saniye sonra gahhklardaki bir hrqrrtr, beni oylesine pani$e soktu ki pantalonumu unuttum. Genaro'ya baktrm. O tekrar pantalonu giymiqti. Omuzlannr silkti. "6zir dilerim," diye fisrldadr. "Sana onu kalkmadan nasrl giyecelini gostermeye vaktim olmadr." Onlara krzacak ya da kahkaha ciimbiiqlerine katiacak zamanlm olmadr. Aniden, tam ontimde gahlar yanldr ve olabilecek en korkung mahlukat ortaya grktr. o kadar acayipti ki arttk korkmuyordum, biiytilenmiqtim. ontimcle duran her ne ise, bir insan deEildi; hatta insanla uzaktan yakrndan alakasr bile yoktu. Daha gok bir si.iningenebenziyordu. Ya da biiytik ciisseli garip bir boce$e. Yahut krlh, son derece tiksindirici

bir kuqu bile andrnyordu. Vi.icudu koyu renkliydi ve kahn krzrhmsr krllarla kaphydr. Bacak goremiyordum, srf devasa girkin bir kafa. Burnu yassl ve burun delikleri yanyana iki koca delikti. Diqli gaga gibi bir geyi de vardr. Ne kadar korkutucu olursa olsun gozleri qahaneydi. Onlar kavranmaz durulukta biiyiileyici iki havuz gibiydi. Bilgelik doluydular. insan gozi, kug gozii ya da qimdiye kadar gordiifi.im herhangi bir tiJrr goz defillerdi. Mahlukat, galilan hrgrrdatarak soluma do!ru hareket etti. Baqrmr onu izlemek igin oynattrlrmda, don Juan ve Genaro'nun da ottun ortaya grkrqrndan benim gibi tutulmug kalmrq olduklarrnr gorebildim. Onlarm da boyle bir qeyi htg gdrmemi$ olabilecekleri akltma geldi. Bir anda, mahlukat tamamryla gozden kayboldu. Fakat bir dakika sonra bir homurtu duyuldu ve devasa qekii yeniden oniimiizde belirdi. $aqrrmrqttm ama aynt zamanda bu tuhaf mahlukattan higbir korku duymadrlrm igin de kaygrhydrm. Sanki daha evvelki panifim baqkast tarafindan deneyimlenmiqti. Bir an aya$a kalkmaya baqladrfirmr duyumsadtm. Irademe karqrn bacaklanml diizelttim ve kendimi mahlukattn karqrsmda dimdik ayakta buldum. Ceketimi, gomle[imi ve ayakkabrmr grkardrlrmr goyle bir hissettim. Artrk grplaktrm. Bacak kaslartm kuvvetli bir erkle kasrlmrqtr. Mi.ithig bir geviklikle yukarr aqafr zrphyordum ve sonra o mahlukat ve ben uzaktaki tarif edilmez bir yeqillife do[ru yarrqtrk. Mahlukat, kendi iistiinde bir yrlan gibi krvrrhp burularak benim ciniimde ilerliyordu. Ama sonra onu yakaiadrm. Birlikte hrzla ilerlerken daha cince bildifiim bir qeyin farkma vardrm, mahlukat gergekte la Catalina'ydr. Bir anda, la Catalina etiyle kemifiyte yaru baqrmdaydr. Qaba harcamadan hareket ediyorduk. Sanki biz durafandtk, hareket ve htz halindeymiq pozundaydrk da o srada etrafimrzdaki ti.im manzataharcket muhteqem bir ivme etkisi yaratrhyordu' "ttirltiyor, Yartqtmtz, baqladrlr gibi bir anda sona erdi ve sonra la

T52

IQTEN GELEN ATE$

A$AGI KAYI$

153

catarrna'yla baqka bir di.inyada yalnrz kaldrm. orada, tek bir tanrnabilir nitelik yoktu. Koskoca kayalarla kaph olan toprak gciriiniimtindeki yerden geldi[ini sandrlrm yo$un, goz kamaqtmcr bir panltl ve rsl vardr. Yerdekiler en aztndan kaya gibi gciriintiyordu. Kumtaqr rengindeydiler ama alrrhklan yoktu; stingerdenmig gibi krsa kahn pargalardr. onlan, sadece dayanarak hrzla savurabiliyordum. Kuvvetimden o kadar biiyiilenmiqtim ki baqka higbir gey umrumda defildi. Nasrl olduysa, gcirtiniirde afrrhksrz bu malzemenin bana kargr koymadr[rnr tayin etmiqtim. ustiin derecedeki kuvvetim onlan savurup etrafa da$rtryordu. onlarr ellerimle yakalamayr denedim ve ttim bedenimin de[iqtigini ayrrt ettim. La Catalina bana bakryordu. o yine cinceden oldulu o tuhaf mahlukattr ve ben de oyleydim. Kendimi gciremiyordum ama yine de ikimizintamamen benzedigini biliyordum. Tarif edilmez bir nege, sanki bu nege benim drqrmdan gelen bir kuvvetmig gibi, beni ele gegirdi. La catalina ve ben qahlandrk, dolandrk ve bende higbir diigiince, his veya insani farkrndahk kalmayana dek oyun oynadrk. Ne var ki, kesinlikle farkrndaydrm. Farkrndahlrm, insani hislerin bireysellili olarak degil ama her qeyin varoluqunun duyumu olarak bana giivence veren belirsiz bir bilgiydi; srnrrs v bir gtiven, varoluqumun fiziksel kesinlifiydi. sonra her qey yine bir anda insani odafa geldi. La catarina elimi tutuyordu. Fundalar arasrnda golde ytiriiyorduk. Ani ve acl veren bir bigimde, gol taqlarr ve sert pislik kiimelerinin grplak ayalrmr fena halde yaraladrllrun aylrdma vardrm. Qorak bir yere geldik. Don Juan ve Genaro oradaydrlar. Oturdum ve elbiselerimi tisti.ime gegirdim.

Umitsizlife kaprlmrqtrm. Don Juan'a ya$ama arzumu dahi kaybettifimi soyledim.


Don Juan'rn evinin verandasmda oturuyorduk. Quvallar arabama yiiklenmiqti, yola grkmaya hazrdrk ama iimitsizlik hissi takatimi kesmigti, aflamaya bagladrm. Don Juan ve Genaro gozleri yaqanncaya dek giildiiler. Ben umutsuzlufa kaprldrkga negeleri arttr. Sonunda don Juan beni ileri farkrndahla kaydrrdr ve gi.ilmelerinin, onlarrn actmasrzhflmn veya girip mizah anlayrqlannln bir pargasr de[il, benim Uitgi yolunda ilerledilimr gormenin verdili mutlululun igten bir yansrmasr oldu[unu aqrkladr. ..Sana, nagual Julian'm biz senin oldu[un duruma geldietti. "Btiylimizde ne soyledilini soyleyeyim," diye devam olanlar, bilinmeyene bi i""", ya\mz olmadr[rnr anlarsrn. Sana bakrq-atmak igin yeterince erke biriktirebilen herkese olur"' Nagual Julian, onlara hayatlan boyunca yaEadrklarr ev.le1den kafr drgarr edildiklerini soylermi$. Erke biriktirmelerinin bir sonucu, rahat fakat gok smrh ve s*lct giinliik hayat dtinyalarrndaki yuvalarrnln pargalanmasl olmug. Depresyonlarr, nagual Julian'rn soyledi[ine gore, yuvalarrnr kaybetmenin iiziintiisiinden gok yerleqecek yeni bir havali aramak zorunda olmantn kzgmh[rYmtq. "Yeni havali," diye siirdiirdti don Juan, "o kadar rahat delil ama slnrsrz daha geniqtir. .,Senin kapr drqarr edilme uyarm da,brze oldufu gibi biiytik bi depresyon, yagama arzusu kaybr olarak geldi. Sen bi2", yagamak istemedifini soyledifinde, kahkahalarrmtzm oniine gegemedik." "$imdi bana ne olacak?" diye sordum' ..senin anlayacafrn, kendine yeni bi doqek bulman gerekecek," diye yanrtladr don Juan. Don Juan ve Genaro yeniden biiytik bir mutlulukla giilmeye baqladrlar. Her laflarr ve yorumlan, onlarr isteri nobetine doniigen bir kahkaha tufantna sokuyordu' "Her qey gok basit, " dedi don Juan. "Yeni erke merteben,

La Catalina'yla deneyimim, Gtiney Meksika'ya yapacaprmrz geri dontiq yolculufunu geciktirdi. Betimlenemez bir bigimde dengem bozulmugtu. ola[an farkrndah$rmda her qeyden kopmuqtum. Sanki dayanak noktamr kaybetmiqtim.

154

IQTEN GELEN ATE$

A$AGI KAYI$

155

birlegim noktarun yerlegece$i yeni bi yer yaratacak. Ve brzle her bi araya geliqinde siirdiirdi.ifiin savaqgr soyleqisi, bu yeni konumu kuvvetlendirecek. " Genaro, ciddi bir ifade takrndr ve patlayan bir sesle bana $unu sordu. "Bugtin srgtm mt?" Baqmm bir devinimiyle yanrtlam aya zorladr beni. "Yaptrn mr ha, yaptrn ml?" diye sordu. "Hadi savaqgl soylegimtze devam edelim." Kahkahalarr yatrqtrfrnda, Genaro bir sakrncanln farkrnda olmam gerektilini soyledi. Birleqim noktast zaman zaman eski yerine dcinermiq. Kendi birleqim noktasmrn ola[an konumda insanlan krqkrtrcr ve srk srk korkung yaratrklar olarak gormeye zorladrlrnr sciyledi. Son derece biiytik bir gaqkrnhkla bir giin de$iqtigini ayrrt etmiq. Karqrlaqtmlamayacak derecede daha cesurlaqmrg ve olalan hallerde onu karmaqa ve korkuya siirtikleyecek bir durumla baqarryla baga grkabilmig. "Bir baktrm ki seviqiyorum," diye devam etti Genaro ve bana gciz krrptr. "Genellikle kadrnlardan cilesiye korkardrm. Halbuki bir gtin kendimi en zaliminden bi kadrnla yatakta buldum. O kadar ben delildim ki ne yaptr[rmr fark ettifim anda neredeyse kalp krizi gegiriyordum. Bu sarsrntr birleqim noktamrn eski sefil yerine donmesine neden oldu ve ben iirkek bir tavqan gibi titreyerek evden kagmak zorunda kaldrm. "Sen en iyisi, birleqim noktarun geri gekilmesine karqr dikkatli ol," diye ekledi Genaro ve ikisi yine gtildiiler. "insanrn kozasrndaki birlegim noktaslnln konumu," diye rzahetti don Juan, "ig sriyleqiyle yerinde tutulur ve bu yi.izden de en iyi halde dahi gevqek bi konumdur. iqte bu nedenle, erkek ve kadrnlar akrllannr bu kadar kolay kaybeder, cizellikle de ig soyleqileri tekrardan ibaret, srkrcr ve derinlikten yoksun olanlar. "Yeni goriicriler, ig sciyleqileri akrqkan ve geqitli olanlar esnek insanlardlr, der." SavaqErnrn birleqim noktasrrun konumunun gok daha kuvvetli oldu$unu, Etinkti birleqim noktasrnrn kozada oynamaya

baqlar baqlamaz, saydam panlttsmda birleqim noktaslnl o an-

dan itibaren banndrran bir gukur oluqturdufunu soyledi. "Bu ytizden, savaqgrlann akfint kaybetti[ini soyleyemeyrz,,, diye siirdiirdii don Juan. "E[er bi qeyleri kaybolursa, bu ancak Eukurlan olabilir." Don Juan ve Genaro bu yorumu o kadar komik buldular giilmekten yerlere yuvarlandrlar. ki Don Juan'dan, la catalina'yla deneyimimle ilgili agrklama rica ettim. Ve ikisi de yine kahkahalarla inlemeye bagladrlar.

"Kadrnlar, erkeklerden gok daha acayiptir," dedi sonunda don Juan. "Bacaklarr arasrndafazladan bi agrkhk olmast onlarm garip etkilere maruz kalmasma neden oluyor. Tuhaf, kuvvetli giiEler onlan bu agrklanndan ele gegiriyor. Onlann acayipliklerini anlayabilmemin tek yolu bu." Bir stire sustu ve ben de ne demek istedifini sordum. "La Catalina bize devasa bi solucan gibi gortindii," diye
cevapladr.

Don Juan'rn bunu soylerkenki ifadesi ve Genaro'nun patlayan kahkahast beni katrksrz bir coqkuya siiriikledi. Neredeyse takatim kalmayana kadar giildiim. Don Juan, "la catalina'nrn becerisi o kadar ahgrlmadrk ki, iblisin alerninde istedifi her tiirlii qeyi yapabilir" dedi- Ona olan yakrnhfrm, onu benzersiz gosterisine sevk etmiqti. Ttim bunlann sonucund a, la Catalina birleqim noktamt kendisiyle beraber gekmiqti.

"Siz, ikiniz solucanken neler yapttmrz bakafum?" diye


sordu Genaro strttma bir tane patlatrp.

Don Juan giilmekten bo$ulmak iizereydi. "iqte bu ytizden kadrnlar, erkeklerden daha tuhaf diyorum ya," dedi sonunda. "Senle ayru fikirde de[ilim," dedi Genaro don Juan'a' "Nagual Julian'rn bacak arasmda f,azladan bir aqrfr olmamasma ralrnen la Catalina'dan da acayipti. Sanrnm bu solucan numarasrnr da ondan ofrenmiqtir. O, la Catalina'ya yapardl

156

IQTEN GELEN ATE$

bunu." Don Juan altrnr rslatmaktan korkan bir gocuk gibi yukarr aga[r zrphyordu. Bir olgiide sakinlegtifinde, nagual Julian'm en tuhaf durumlan yarutrp kullanmakta marifetli oldulunu soyledi. Don Juan, la Catalina'nln bana aqa$r kayrqa m{ikemmel bir cimek verdilini de belirtti. O, birleqim noktasmt oynatarak bigimini aldrfr yaratrlr gormemi saflamrq ve sonra benimkinin konumunu, o canavarsal goriinti.iyti verecek, aynl yere oynatmama yardrmcr olmugtu. "Nagual Julian'rn difer cifretmeni," diye siirdlirdii don Juan, "ona agafrdaki enginlikteki belirli noktalarr olretmiq. Higbirimiz onu oralarda takip edemeyiz ama onun toplululundaki bi.iti.in yandaqlarr edebilir, ozellikle de la Catalina ve ona cifretmeni olan kadrn goriicii." Don Juan, aqafrya kayrgrn bir gciriiq gerektirdilini de sciyledi. Bagka hususi bir diinyanrn delil de, kendi gtnliik ya$adrlrmrz dtinyanrn baqka bir agrdan gortintiqii. Benim bagka bir di.inya gorebilmem igin Kartal'rn yayrhmrnrn bagka biiytik bir bandrnr algrlamam gerekiyormug. Sonra tzahtnt bitirmeye giriqti. Yayrhmlarrn biiyiik bantlarr hakkmda fazla ayrmtilr konuqmayacalrmrzr giinkti yola dtiqmemiz gerektigini soyledi. Ben biraz daha kahp konuqmak istiyordum ama onun bu konuyu agrklamak igin baya[r zamanave benim de yenilenmiq bir yo[unlaqmaya gereksinecefimi ileri siirdii.

10
B iiy iik Yayiltm B antlart Don Juan, giinler sonra Giiney Meksika'daki evinde agrklamalanna devam etti. Beni bi.iyiik odaya gotiirdii. Akqamiisttiydi.i. Oda karanhktr. Gaz lambalannt yakmak istedim ama don Juan izin vermedi. Birleqim noktaml oynatmast igin kendimi sesinin ttnrsrna brakacaktrm; boylece birleqim noktam oynaylp tam yolunlaqma ve tam gafinqtrrma yayrhmlan tizerinde parlayabilecekti. Sonra bana, btiyiik yayrhm bantlan hakkrnda konuqaca[rmrzt soyledi. Bu, eski gorticiilerin yaptr[r onemli, fakat yeni gorticiiler ortaya gtkarana kadar yanhqhkla unutulmuqlu[a siiriilmtiq bir bagka keqifmig. "Kartal'tn yayrhmlan her zaman demetlerle gruplanlr," diye si.irdiirdii. "Eski gciriiciiler bu demetlere btiyiik yayrhm

158

IqTEN GELEN ATE$


mek?"

gUyUT YAYILIM BANTLARI

r59

,iL

t,

ii

bantlan derdi. Gergekte bant deliller, ama bu ad takrh kalmrq. "Ornefin; organik varhklar iireten olgiilemez bi demet vardrr. Bu organik bandrn yayrhmlan bi geqit tiiy gibiclir. saydamdrrlar ve kendilerine has bi rqrklan, gutip bi erkeleri vardrr. Farkrndadrrlar, ztplarlar. Bu yiizden tti-brgunik varhklar kendilerini ttiketen garip bi erkeyle doludur. Diler bantlar daha koyudur ve_daha az ttiy gibidir. Bazrlartntn hig rqr$r yoktur ama bi mathk niteligii vardrr.', "Tiim organik varhklann kozalannda aynr tiir yayrhmlar mr vardrr demek istiyorsun, don Juan?" diye sordum. , "Hayrr, oyle demek istemiyorum. organik varhklar aynl btiyiik banda ait olmalanna rafmen bu o kadar da basit ,oegit. Bunu muazzam geniq, saydam bi lifgikler banch, sonu oln-rayan, saydam, rqrkh telcikler olarak dtiqiin. organik varhklar, saydam lifgik gruplerr gevresinde btiyriyen balonlardrr. Bu organik yagam bandrnda, bazr balonlarrn saydam lifgikler gevresinde bandrn merkezin de, baziannrn g.p*r" yuktn biqirnlendifini imgele; banr her gegit organik varhfr'fazladai yer kalacak qekilde bulundurm aya yetecek kadar geniqtir. noyte bi diizenlemede, gepere yakrn balonlar bandrn rneikezinaln yayrhmlarr sadece merkezle ballantrh balonlarla birleqtiklerinden tamamryla kagrnr. Aynr qekilde, merkezdeki baionlar da geperden gelen yayrhmlan kagmr.,, "Anlayaca$rn, organik varhklar bi bandrn yayrhmlarrnr paylaqrr; ne var ki gorticiiier bu organik bant igindl varhklarrn olabildi$ince de$iqik oldulunu gcirtirler." "Bu bijyi.ik bantlardan gok var mrdrr?" cliye sorclum. "Sonsuzluk kadar gok," cliye yanrtlach. "Buna ralmen gcirtictiler, drinyada srrf krrk sekiz bciyle bant olclufunu bulgjadrlar." "Bunun anlamr ne, don Juan?" "Gciriiciiler igin bu, dtinya tizerinde knk sekiz orgtitlenme tiirri, krrk sekiz demetya dayapl ttirti var demek. organik hayat bunlardan yalmzca biri." "Bu krrk yedi tiir organik olmay an hayat tririi mti var de-

"Hayrr, hig de de[il. Eski goriictiler, yedi organik olmayan farkrndahk balonu tireten bant saymrglar. Di[er bir deyiqle, krk tane farkrndahfir olmayan balon i.ireten bant var; bu bantlar sadece orgtitlenme iqini gevirirler.

"Btiytik bantlarr, aEaE gibi dtiqiin. Hepsi meyve tagu; onyayrhmla dolu kaplar iiretirler, buna ra[men bunlardan anlar cak sekiz a$ag yenebilir meyveler taqr; bunlar farkrndahk balonlandrr. Yedisinin meyvesi ekgidir ama yenebilir ve bi tanesininki de en sulu, en a$za layrk meyvedir." Gtildti ve kryasmr Kartal'rn gortigiine gcire yaptrfrnr soyledi. Kartal'rn goriiqiine gore organik farkrndahk balonlannrn en leztz lokmalar oldulunu soyledi. "O sekiz bandrn farkrndahk iiretmesini saflayan nedir?" diye sordum. "Kartal, yayrhmlan sayesinde farkrndahlr bahqeder," diye yanrtladr. Yanrtr, onunla tarhqmama neden oldu. Ona, Kartal'rn farkrndahlr yayrhmlanyla safladrfrnr soylemenin, sofu bir adamrn Tanrr hakkrnda, Tann hayatr sevgiyle saflar demeye benzedilini soyledim. Bunun higbir anlamr yoktu. "iki yorum ayru goriiq agrsrndan yaprlmamlqtlr," dedi sabrrla. "Ne var ki, yine de aynr anlama geliyorlar. Tek fark, gciriiciilerin Kartal'm farkrndahlr yayrhmlarryla safladr[rnr gormesi ve sofu insanlarrn Tanrr'nrn sevgi sayesinde hayatr nasrl ba[rqladr$rnr gorememesidir." Kartal'rn farkrndahfir bafrqlamasr, sekiz biiytik bant boyunca yer alan tig dev yayrhm destesi sayesindeymiq. Bu desteler gdriiciilerin renk hissetmelerini safladrklanndan oldukga tuhafmrq. Bir demet, pembe-bej olma hissi verirmiq, pembe renkli sokak lambalan panltrsr gibi; bir baqkasr qeftali rengi olma hissi verirmiq, kahn deriyle kaph neon rgrklarr gibi; ve tigiincii deste berrak, bal gibi, kehribar rengi olma hissi verirmiq.

" "Yani gortictiler, Kartal'r yayrhmlanyla farkrndahk sa!-

160

IqTEN GELEN ATE$

BUYUK YAYILIM BANTLARI

161

larken gordiiklerinde bu bir renk gorme meselesidir," diye devam etti. "Sofu insanlar, Tanrt'ntn sevgisini gormez ama e[er gorebilselerdi onun pembe, qeftali veya kehribar rengi oldulunu bilirlerdi." "Orne[in insan, kehribar renge ba$lanmrqtrr, ama baqka varhklar da ciyle." insanla o yayrhmlan paylaganlann hangi varltklar oldulunu ci[renmek istedim. "Bunun gibi ayrrnhlarr kendi gormenle kegfetmen gerekecek," dedi. "Benim sana hangileri oldulunu soylememin anlamr olmaz: sadece bagka bi kayrt yaparsln o kadar. Bunu kendi kendine keqfetmen, yapacalrn en heyecanh qeylerden biri olacak demek yeterli olur santrlm." "Pembe ve qeftali rengi desteler insanda da gortintir mii?" diye sordum. "Higbi zaman. O desteler diler yaqayan varhklara aittir" diye yanrtladr. Bir soru daha soracaktrm ki elinin kuvvetli bir devinimiyle susmamr imledi. Sonra da dtiqiincelere daldr. Uzun bir stire tamamen sessiz kaldrk. "Sana, insanda farkrndahk parrltlslmn farkh renkleri oldufunu soylemigtim," dedi sonunda. "Sana evvelce daha oraya gelmedi[imiz igin soylemedifim, onlarrn renkler olmayrp kehribar rengin tonlarr oldu[udur." Amber farkrndahk destesinin, her zaman farkmdahlrn kalitesindeki farkhhlr gosteren slnrrsrz defiqik geqitleri varmrq. Pembe ve soluk-yegil kehribar en srk rastlanan renk tonlarrymrq. Mavi kehribar bayafr srradrqryml$ ama saf kehribar rengi hepsinden az bulunurrnu$. "Kehribarrn tonu neye gcire belli olur?" "Gorticiiler, bi kimsenin biriktirdifi ve depoladr[r erke miktan tonu belirler, der. Sayrslz sava$gr, srradan pembe kehribar renk tonuyla baqlayrp kehribann en arr tonuyla bitirmigtir. Genaro ve Silvio Manuel buna cirnektir." "Hangi yagam tiirleri pembe ve qeftali farkrndahk deste-

lerine aittir?" diye sordum. "ig deste ttim tonlarryla sekiz bantt baqtan baqa dolaqr," diye yamtladr. "Organik bantta, pembe deste golunlukla bitkilerindir, geftali bant boceklere aittir ve kehribar bant ise insana ve di$er hayvanlara aittir. "Aynt durum organik olmayan bantlara da uyar. i9 farkrndahk destesi, yedi btiytik bandrn her birinde tizel, organik varhk tiirleri iiretir." Ondan var olan inorganik varhk tiirlerini aynnhlarryla anlatmasrnr istedim. "Bu da kendin gormen gereken baqka bi gey," dedi. "Yedi bant ve iirettikleri, gergekten insan uslamma ulagrlmazdrr ama insan gormesine de$il." Ona, btiytik bantlar agrklamasrm tam kavrayamadtltmt, giinkti tanrmrrun, baftms:a tel desteleri ya da hatta yassl taqtma bandr gibi qeyler imgelememe yol agtrlrnr soyledim. Bana biiytik bantlann ne yassr ne yuvarlak oldu[unu, ama tanrmlanmaz qekilde saman balyalan gibi betimlenemez demetlerle onlarr havaya firlatan elin kuvvetiyle bir arada tutulduklarrnr agrkladr. Buna gdre, yayrhm dizgesi diye bir gey yokmuq; merkez ya da geper boliimleri oldufunu soylemek de insanr yanhq yonlendiriyormuq ama anlagilmast igin gerekliymig. Devam ederek, diler yedi farkrndahk bandrnrn i.irettili organik olmayan varhklartn hareketi olmayan bir kap olarak gekilsiz, rqrltrh saydamh[r karakterize edildilini -oldukga Organik varhklartn kozast az olan bir kap oldu[unu agrkladr. gibi goriinmiiyormug. Organik varhklarrn, iginden erke fiqkrran saydam top goriintiisiini.in gerginliline ve qiqme ozelli$ne sahip de[illermiq. Don Juan, organik olan ve olmayan varltklann arasmdaki tek benzerli[in, hepsinin farkrndahk sallayan pembe, geftali ya da kehribar rengi yayrhma sahip olmalart oldulunu soyledi. "O yayrhmlar, betirli qartlar alfinda," diye devam etti,

162

IQTEN GELEN ATE$

BUYUT YAYILIM BANTLARI

r63

"sekiz biiyiik bandrn varhklarr arasrnda en fevkalade iletiqime olanak verir." Genellikle, daha btiyiik erke alanr olan organik varhklarrn, inorganik varhklarla ballantrya gegiqin baglatrcrlarr oldu!unu, ama daha gciztimi zor ve ince diigtiniilmtiq bir takibin organik olmayan varhklann sahasrna girdilini soyledi. Bir kere engel yrkrldrlrnda, inorganik varhklar de$iqip gorticiilerin dost dedili qey olurmug. Bu andan itibaren, inorganik varhklar gortictilerin en esrarengiz di.iqtince veya ruh hallerini veya korkulannr sezinleyebilirlermiq. "Eski gcirticiiler, dostlarrrun kendilerini bciylesine adamalan karqrsmda biiyi.ilenmiqler," diye stirdiirdii. "Oykiilere gore, gcirtictiler dostlanna istedikleri her qeyi yaptrrabilirlermiq. Bu, yaralanamaz olduklanna inanmalannrn sebeplerinden biri. Kibirleri yiiziinden aldandrlar. Dostlar, ancak onlarr gciren gcirticil kusursuz bi erdem timsali oldu[unda erk sahibidirler; ve eski goriictiler kusursuz delillerdi." "Organik olmayan varhklar da yagayan organizma kadar gok mu?" diye sordum. inorganik varhklar, organik olanlar kadar gok sayrda delilmig fakat bu inorganik farkrndahlrn biiytik sayrdaki bantlan sayesinde onemini kaybediyormug. Aynca inorganik varhklar arasrndaki farkhhklar, organik varhklar arasrndakinden, organizmalar bir banda aitken, inorganik varhklar yedi banda ait oldu[undan gok daha genigmig. "Hem organik olmayan varhklar organizmalardan gok daha fazla yaqar," diye devam etti. "Bu konu, eski gorticiilerin gormelerini dostlar i.izerinde yolunlaqhrmalanna neden oldu ki bunun sebeplerini sana sonra anlataca[1m." Eski gortici.iler, organizmalarrn y{iksek erkesinin ve buna ba$r olarak farkrndahklanrun yiiksek derecede ilerlemesinin onlan Kartal igin bu kadar leziz bir lokma haline getirdilinin de farkrna varruglar. Eski gorticiilerin gortigiine gcire, Kartal'rn olabildifince gok organizma iiretmesinin nedeni oburlukmuq.

sonra da, di[er krrk biiyiik bandrn iiretiminin farkrndahk bile olmadr[rm ama sonilk birer erke sureti oldu[unu agrkladr. Eski gorticiiler bu bantlar sayesinde iiretilenlere, tas demeyi tercih etmigler. Kozalar ve kaplar, yiiklti erkeleri sayesinde balrmsrz rgrldayan farkrndahk alanlanyken, taslar erke yiiklii farkrndahk alanlan olmadan yayrhmlan tutan sert kaplalml$. Onlann tgrltrst sadece krhflanmrq yayrhmlann erkesinden gelirmig. "Diinyadaki her geyin krhflanmrg oldufunu saktn akhndan grkarma," diye devam etti. Algrladrlrmv het qey koza pargalanndan veya yayrhm taslanndan yaprlmtgttr. Biz normalde organik olmayan varhklann kaplanm hig algrlamaytz." Bana, anladr[rma dair bir igaret gormek izete baktr. Ondan bir beklentim olmadrfrnr gori.ince izahma devam etti. "Tiim diinya krrk sekiz banttan yaprlmrgtrr," dedi. "Birleqim noktamzrn, ota[an algtmrz igin birleqtirdili diinya iki banttan yaprlmrgtrr; bi tanesi organik bant, di[eri ise yaptst olan fakat farkrndah$r olmayan banttrr. Diler krrk altr btiyiik bant bizim algrladrltmlz diinyamn pargasl delildir." Tekrar soyledikleriyle ilgili sorulanm igin durakladr. Higbir sorum yoktu. "B irlegim noktamrzrn birleqtirebileceli bagka tam dtinyalar var," diye siirdi.irdi.i. "Eski gdriiciiler, boyle yedi diinya saymrqtr, her farkrndahk bandr igin bi tane. Ben gtinliik yagantrmzrn diinyasr drgrnda bunlardan iki tanesinin birlegtirmemiz igin kolay oldulunu ekleyeceEim; difer beg tanesiyse
baqka dava."

Tekrar konugmak igin oturdulumuzda, don Juan hemen la Catalina'yla olan deneyimimden soz etmeye baqladr. Birleqim noktaslnln her zamanki konumundan aqafrlara kayrgrrun, gortictiye bildilimiz diinyamn daha ayrrntilr ve dar bir gcirii-

giinii sundulunu soyledi. Manzara o denli ayrrntrhymrq ki sanki tamamtyla baqka bir dtinyaymlg. Bu ozellikle, maceracr fakat nasrlsa iiqengeg ve tembel tinli goriictiler igin miithig

t64

iqreN

GELEN ATE$

eUyUT YAYILIM BANTLARI

165

cazibesi olan btiytileyici bir manzaraymr$. "Bakrq agrslnrn de[iqmesi mutluluk verir," diye devam etti don Juan. "Az bi gaba gerektirir ve sonuglar sersemleticidir. Eler bi gciriicti gabuk kazang umudundaysa, aqa[r kayrgtan daha iyi bi manevra olmaz. Tek sorun, birleqim noktasrnrn o konumunda, gortictilerin insanrn durumundaykenkinden daha vahgice ve daha gabuk bi oliimle bezdirilmesidir. "Nagual Julian, orarun gahlanmak igin harika bi yer oldulunu dtiqiiniir ama iqte hepsi bu." Gergek bir dtinya defiqimi, birleqim noktasr insanrn bandrnda hayati eqi[e ulaqacak kadar derine inip, o noktada difer biiyiik bantlarr kullanabildi[inde olurmuq. "Onu nasrl kullanrrl ar?" diye sordum. Omuzlarrnr silkti. "Erke meselesi," dedi. "Gciriictintin yeterli erkesi oldu[unda ba$anrq giicti baqka bi banda kancayt takar. Normal erkemiz birleqim noktasrnrn bi biiyiik yayrhm bandrrun baflanrq giiciinii kullanmaya izin verir. Ve biz de bildifimiz dtinyayr algrlanz. Ama eler fazladan erkemiz varsa, di[er btiytik bantlann baflanrq giiciinti kullanabiliriz ve sonugta baqka diinyalar algrlarrz." Don Juan ansrzln konuyu de[iqtirdi ve bitkilerden soz etmeye bagladr.

"Bu sana garip gelebilir," dedi, "ama cirnefin alaglar insana kanncalardan daha yakrndrr. Sana insanlar ve afaglarrn

harika bi iliqki geliqtirebilecelini sciylemiqtim; bu ortak yayrhmlar paylaqtrklarr igin bciyle." "Onlarrn kozasr ne kadar biiyiikliikte?" diye sordum. 'oDev bi afacrn kozasr, alagtan pek fazla biiyiik de[ildir. Enterasan olan bazr minicik bitkilerin kozasrnrn neredeyse insan bedeni kadar biiytik ve geniglilinin tig katr olabilmesi-

dir. Bunlar erk bitkileridir. Onlar insanla en fazla yayrhmr paylaqr, ama farkrndahk yayrhmlarrnr delil, baqka genel yayrhmlarr." "Bitkilere ozgi diler bir qey de rqrltrlanntn farkh renk tonlan olmasrdrr. Farkmdahklan pembe oldulundan genel-

likte pembemsidirler. Zehirhbitkiler solgun sanmsl pembedir rr" qif. verici bitkiler parlak mor pembedir. Beyaz pembe olanlarsa erk bitkileridir; bazrlankirli beyazdt, di[erleri parlak beyaz. "Ama, bitkilerle diler organik varftklar arasndaki gergek fark, birleqim noktalannrn konumudur. B itkilerinki kozalanmn alt tarafinda, diler organik varhklarrnki kozalanrun iist tarafindadr. "Ya organik olmayan varltklarmki?" diye sordum. "Onlann birleqim noktasr nerededir?" "Baztlannrnki kaplarrmn alt ktsmmdadlr," dedi. "Bunlar insana tamamen yabanct ama bitkilere yakrndrr. Di[erlerininki kaplannm tist ktsmmda herhangi bi yerdedir. Onlar insana ve difer organik yaratrklara yakrn olurlar-" Eski gortici.ilerin, inorganik varltklarm en yo[un ballanttyr bitkilerle kurduklanndan emin olduklarrnr ekledi. Onlar, birleqim noktasr ne derece altta olursa, bitkilerin algr engelini o denli kolay yrktrlrna inanrlarmrg; gok btiytik afaglar ve gok ufak bitkilerin kozalanndaki birleqim noktalan gok altiuy-tq. Bu ytizden eski gciriiciiler, bi.iyiictiliik tekniklerinin gofunda alaglarrn ve ufak bitkilerin farkrndahklanndan yaiuilatttr, onlarr, karanhk bolgenin en derin katmanlan dedikleri yerlere inmek igin krlavuz olarak kullanrrlarmlq. "Tabii gunu anltyorsundur," diye siirdi'irdii don Juan, "derinlere indiklerini diiqtindiiklerinde es asrnda birleqim noktalannr diler algrlanabilir di.inyalan o yedi btiyiik bantla birleqtirmek igin itiyorlardt" "Ancak farkrndaltklarmrn slnlnnl zorlay arak tehlikeli bi deligim gegirdiklerinde, onlerine agrlabilecek beq btiyi.ik bandrn diinyaslnl birlegtirdiler." "Yani eski gcirtici.iler o diinyalarr birlegtirmeyi baqardr m1?" diye sordum. .,B agardrlar," dedi. "s apkmhklarrndan tiim algr engellerini yrkmarun bunun igin defdifine inandrlar, bunun igin afag olmalan gerekse bile."

iZ SUNUE, NIYET VE RUYA GORME KONUMU


da

167

yaptrklal hatalar o denli devasa ve vahimmig ki' yeni go-

rtictitere kendi geleneklerini hor gdriip yadsrmaktan bagka se-

t*:Xlittili}T;rin

11
iz Siirme, Niyet ve Riiya Giirme Konumu
Ertesi gtin, yine akqamiistti, don Juan ben Genaro'yla konuqurken odaya geldi. Beni kolumdan tuttu ve evi gegerek arka sundurmaya grkardr. Hava qimdiden oldukga karanhktr. sundurmayr gevreleyen koridor boyunca ytirtimeye bagladrk. Ytirtirken, don Juan bilgi yolunda, anlaqrlmazhklar ve hastahk derecesinde ilgi arasrnda kaybolmanrn gok kolay oldu$u konusunda beni tekrar uyarmak istedi$ini sciyledi. G6rtictilerin, emellerini yok edebilecek, kafalarmr kanqtrrlp onlan zayff dtigtirebilecek dehgetengiz di.igmanlara karqr durmasr gereki*i$; bu diigmanlar, sava$gmrn yolunda tiqengeglik, tembellik ve gurur gibi gtinli.ik hayatm aynlmaz pargalarr olan hisler sayesinde kendililinden yaratrlrrmrg. Eski gcirtictilerin, iigengeglik, tembellik ve gurur sonucun-

gereksindi[i en rinemli qev," dive devam etti don Juan, "birleqim noktalalm kaydrrmak igin uygulanabilir adrmlardr. Ellerinde bu olmadrfrndan, farkrndakk parrlfism t gdrmek en gok ilgilerini geken qey olmaya baqladr ve bunun sonucunda geliqtirdikleri iig teknik derlemi onlann temel tagr oldu." Don Juan, bu tiE derlemeyle yeni goriiciilerin en ahqrlmadrk ve en zor utkuyu kazandrklannt sciyledi- Onlar belli bir dizge yoluyla, biriegim noktastnt her zamanki konumundan baqla iuruiurukaydrrmayr bagarmrglar. Eski gtiriici.iler de bu bagarryr kazanmrqlar, fakat onlar bunu kigisel maymun iqtahhhk cizellikleri sayesinde bagarmrqlar. Yeni goriictilerin, farkrndahfrn parrhsmda gormtig olduklarr qeylerin, eski g6rtictilerin farkrndahk hakkrndaki gergekleri dtizenledikleri sraya neden oldulunu agrkladr. Bu iarkrndahkta ustalaqma olarak biliniyordu. Bundan, iig teknik derlemi geliqtirmiglerdi. ilki iz silrmede ustalaqma, ikincisi niyette *tuluqma ve i.igtinciisii de riiya gdrmede ustalaqma. nu tig derlemi bana rastladr[tmtz ilk gilnden beri olretmekte oldulunu iddia etti. Bana farkrndahkta ustalaqmayl' aynen yeni goriictilerin onerdifii gibi iki yoldan olretmiq. Olalan farkrndahkta yaptt!r sa! yan olretilerinde, iki amaclna ulaqmrq: bana sava$gmm yolunu ofretmiq ve birlegim noktamr orijinal yerinden gevqetmiqti. iteri farkrndahkta siirdiirdti[ii sol yan ofretilerinde de iki amactna ulaqmrqtr: birleqim noktamt dayanma yetim olan enfazla sayrda konuma kaydrrmlq ve bana uzun agrklamalarda bulunmuqtu. Don Juan konugmayr brrakrp gozlerini sabitleyerek baktqlannr bana dikti. Srkrntrft bir sessizlik hiikiim siirdti; sonta iz silrmeyle ilgili konuqmaya baqladr. Bunun gok miitevazr ve rastlanfisd kbkenlere sahip bir mesele oldufunu soyledi. Yeni goriici,iler, savaggrlann kendilerine gore ahqrlmamrq qekil-

168

iqrnN GELEN ATE$

iz SUNUE, NIYET VE RUYA GORME KONUMU

169

de davrandrklarrn da, kozalanndaki kullamlmayan yayrhmlann parlamaya baqladr$rnr gcizlemlemiqler. Ve birlegim noktalarr gok hafif, uyumlu, zorlukla fark edilen bir tarzdakayryormu$.

Bu gozlemle gayrete gelen yeni gori.iciiler davrantglanna planlr denetim uygulamaya baqlamtglar. Bu uygulamaya iz siirme sanatr demiqler. Don Juan, bu ismin karqr grkrlabilir olmasma ra[men uygun oldufunu, gi.inkii iz siirmenin insanda sakh sayrlabilecek belirgin ttirde bir davrantqa neden oldulunu belitti. Bu teknikle donanmrg yeni gciriictiler, bilinenin, temkinli ve verimti bir qekilde iistesinden gelmiqler. Ardr arkasr kesilmez uygulamalanyla birleqim noktalannr stirekli oynatabilmiqler.

"iz siirme, tamamen yeni gorticiilere aittir," dedi giiltimseyerek. "insanlarla ulragmak zorunda kalan tek gortictiler onlardr. Eskiler kendilerini erk duyumlarlna o denli kaptrrmrglardr ki insanlann var oldufundan, insanlar canlannr okuyamaya baqlayana kadar haberleri bile olmadt. Zaten bunlann hepsini biliyorsun." Don Juan, yeni goriictilenn niyette ve iz siirmede ustalagmasmm galdaq gorticiilerin ortaya grkrqrnt gosteren gok cinemli iki ibare oldulunu soyledi. Yeni gciri.iciiler, kryrcrlan
tizerinde bir iistiinliik sa[lama gabast iginde her olanafr de[erlendirmigler. Seleflerinin, onlann sadece erk olarak tanrmlayabildikleri, gtzrl ve mucizevi bir giici.in idare edilmesiyle sradrqr bagarrlar kazandrklannr biliyorlarml$. Yeni goriiciilerin bu giig hakkrnda gok az bilgileri oldu[undan onu gorerek planh bir qekilde incelemek zorunda kalmrqlar. Qabalart, bu giictin baflanrg erkesi oldufiunu keqfetmeleriyle fazlasryla odtillendirilmiq. Farkrndahk panltlslnln, kozanrn igindeki yayrhmlar, dtqrndaki yayrhmlarla ballantrken boyutga ve yolunlukga nasrl arttrfrnr gcirerek baqlamrglar. Bu gcizlemi aynen iz stirme' de yaptrklarr gibi bir atlama tahtasr olarak kullanarak, yaythmlann ba$lanrqrnr ele almak igin karrgrk teknikler geliqtirmeye giriqmiqler. Onceleri bu tekniklere, baflanrqta ustalaqma diyorlarmrq. Sonradan, bunun kapsamtnrn ballantgtan gok daha fazla oldufunun; yayrhmlann baflanrqryla ortaya grkan erkeyi kapsadrfmm ayrdma varmtqlar. Bu erkeye, istenE demiqler. istenE, ikinci bazr olugturmuq. Yeni gorticiiler bunun, bizi davrandrfrmrz bigimde davranmaya iten, kor, kiqisel olmayan, aralrksrz bir erke patlamasr oldulunu anlamtg. Isteng, bizim srradan dtinya olaylan algrmrzdan ve dolayrsryla bu algr giictiyle birlegim noktasmm ahqrlmrg konumuna yerlegmesinden sorumluymu$. Don Juan, yeni goriiciilerin g{inltik yagam dtinyasrnln nasrl algrlandrlrm incelediklerini ve istencin etkilerini gcirdtiklerini soyledi. Algryr devamh igine sindirmek igin bag-

"iz siirme, yeni gcirtictilerin en onemli iki baqartsrndan biridir," dedi. "Yeni goriiciiler bunun galdaq bi naguala birlegim noktasr sol yamn iyice derinliklerine oynadr[rnda ci[retilmesine karar verdiler. Bu kararrn nedehi, nagualtn iz silrme ilkelerini insana ait kayrtlan engel olmadan ofrenmek zorunda olmasrdrr. Ne de olsa, nagual grubun lideridir ve liderin hrzla, onceden diigiinmek zorunda olmadan eyleme gegmesi gerekir.

"Diler savaggrlar, iz siirmeyi, ileri farkrndahkta ofrenmeleri tavsiye edilse de olafan farkrndahkta da olrenebilirler ileri farkrndahfrn de[erinden de[il, gerEekte iz siirme-bu sahip olmadrfr bi gizi sindirmesindendir; iz siirme oynin lesine, insana ozgii bi davranrqtrr. $imdi, yeni gortictilerin ufak tiranlarla etkilegimlere birleqim noktasrnrn kaydrrrlmasrnln nedeni olarak neden bu kadar onem verildi[ini anlayabilirmiqim. Ufak tiranlar, gori.ictileri iz silrme ilkelerini kullanmaya zorlarmr$ ve bunu yaparak goriiciilerin birleqim noktalannr oynatmalanna yardtmct olurlarmrg. Ona eski gortictilerin iz silrmeyle ilgili herhangi bir qey bilip bilmediklerini sordum.

r7o

iqreN

GELEN ATE$

iz

SUNiT,TE,

NIYET VE RUYA GORME KONUMU LzI

lanrgrn arahksz yenilendilini gormiiqler. Baflamgrn, her seferinde yeni bir yagayan dtinya yaratmasr igin gereken tazelilini saflamak amactyla, bu baflanrglardan grkan erke patlamalanrun kendi kendine hareket eden bazt segilmig baflanrglan yeniden ycinlendirmesi zorunluymu$. Bu yeni gozlem, yeni goriiciilere bagka bir atlama tahtast olarak hizmet edip, iigiincti derlem temeline ulagmalanna

stirmenin en uygun yerleqime ihtiyacr varmlg; btiyiik kudret ve erk sahibi konuma sahip ufak tiranlar gerektiriyormul. Bu, yeni goriiciilerin kendilerini sokmalarr gittikge daha zorlaqan bir durummug; bunu do[aglamak ve aramak gorevleri dayanrlmasl zor bir yiik haline gelmig.
ayrrmsamrglar. Enfazla etki igin , iz

yardrmcr olmuq. Buna niyet demigler ve istencin, baflamg erkesinin, maks ath ytinlendirilmesi olarak tarumlamr glar. "Nagual Julian, Silvio Manuel, Genaro ve Vicente'yi, gori,icillerin bilgisinin $u tig yantnl o[renmeleri igin zorladr," diye devam etti. "Genaro, farkrndahlr idare etmekte ustadrr, Vicente iz stirme ustasr ve Silvio Manuel niyet ustasrdrr. "$imdi farkrndahkta ustalaqmanln en son izahm yapaca!rz; bu yi.izden Genaro sana yardtm ediyor." Don Juan uzun siire kadm gomezlerle konuqtu. Kadrnlar ytizlerinde ciddi bir ifadeyle dinlediler onu. Kadrnlann, hararetle yolunlagmalanndan grkarttrlrm kadanyla onlara zor iglemler hakkrnda aynnhh yonergeler veriyordu. Onlann buluqmasrna kahlmam men edilmigti ama Genaro'nun evinin on odasrnda konuqurlarken onlan seyretmigtim. Mutfak masasmda oturup, konugmalan bitene kadar bekledim. Sonra kadrnlar aynlmak iizere aya$a kalktrlar, ancak gitmeden don Juan'la birlikte mutfa[a geldiler. O bana dontik otururken, kadmlar benimle tuhaf bir resmiyette konuqtular. Beni gergekten de benimsemiglerdi. Hepsi ahqrlmadrk dostanelikte hatta konuqkanhktaydrlar. Genaro'yla saatler tince giden erkek gomezlere katrlacaklanm soylediler. Genaro hepsine riiya goren bedenini gosterecekmf. Kadrnlar gider grtmez don Juan birdenbire agrklamaslnl cizetlemeye giriqti. Zmrtan gegtikge ve yeni gorticiiler uygulamalarmr yerine oturttukga bu gegerli yagam gartlarr alfinda, iz stirmenin birlegim noktasmr ancak btraz oynatabildigini

Yeni gciriictiler, birleqim noktasrnr hareket ettirmenin ye-

ni bir yolunu bulmak igin Kartal'tn yayrhmlannl gi)rmenin zorunlu oldulu hiikmiine varmtglar. Yayrhmlan gdrmeye 9a' lrqrrken ciddi bir sorunla yiz yize gelmigler. OtdUrucii bir risk almadan, onlan gdrmenin bir yolu olmadr[rm bulgulamrqlar, fakat yine de onlan gdrmeliymiEler.Igte o zaman, esgciri.iciilerin teknifi olan riiya gormeyi, kendilerini Kartal'rn yayrhmlannrn ciltimciil darbesinden koruyacak bir kalkan gibi kullanmrglar. Bciyle yaparak, birleqim noktasmr oynatmanrn en etkin yonteminrn zaten rtiya gorme oldu$unu aynmsamrqlar. "Yeni gcirtictilerin en kesin buyruklanndan biri," diye stirdi.irdti don Juan, "savaqgilann riiya gormeyi ola[an farkrndakkta ci[renmek zorunda olmasrdrr. Bu buyruktan dolayt sana riiya gormeyi olretmeye neredeyse tanrqfilrmrz ilk giinden itibaren baqladrm." "Yeni gorticiile rr iiy a g orme nin neden ola[an farkrndahkta olretilmesini buyururlar?" diye sordum. "Rilya gorme gok tehlikeli ve rilya gortictiler gok incine-

ki

bilir oldufundan," dedi. "Kavrantlmaz bi erki oldu[undan tehlikelidir; riiya goriiciileri, baflanrqrn kavranamaz gticiintin insafina brraktr$rndan incinebilir krlar. "Yeni goriiciiler, olafan farkrndahk durumumuzda brzi kullanrlmayan yayrhmlara karqt koruyan saylslz savunmamlz oldulunun ve bu yayrhmlann riiya gorme strasrnda birdenbire bafl andrlrmn farkma vardtlar." Don Juan, rilya gormenin de iz silrme gibi basit bir gcizlemle baqladr[rm agrkladr..Eski gdrtictiler, rtiyalarda birlegim noktasrnln en dofal bir tavrrla hafifge sol yana kaydrlr-

n2

rQTEN GELEN ATE$

iz sunnaE, NIYET vE nUva cOnue KoNUMU

113

nr fark etmiqler. Bu nokta, gergekten insan uyudu$unda gev$er ve her ti.irlti kullanrlmayan yayrhm parlamaya baqlarmrq. Bu gcizlem birdenbire eski gori.iciilerin merakrnr gekmiq ve bu dolal kayrgla onu denetim altrna alana dek ulragmrqlar. Bu denetime r[iya gorme demigler ya da riiya goren bedenin idare edilmesi sanatr.

Rilya gdrmeyle ilgili bilgilerin enginli[ini betimleyecek


scizciik olmadrlrnr belirtti. Ne var ki bunun ancak gok az bir ktsmr yeni gorticiilere yararhymtg. Yeniden yaprlanma zarfiaru geldi[inde, kendilerine riiya gormenin salt en yahn, en gerekli bilgilerini Kartal'rn yayrhmlannr gdrmek ve birleqim

noktalarrnr kaydrrmak igin yardrm etsin diye almrglar. Eski ve yeni gortictiler, rilya gormeyi, birlegim noktasrrun uykuda gegirdili do$al kayrqr denetleyebilmek olarak anlarmrg. Bu kayrqr denetlemenin, higbir gekilde onu yonetmek anlamma gelmedifini vurguladr, bu, birleqim noktasrnln uykuda oynadr[r yerde sabitlenip tutulmasr demekmig. Eski goriictilerin, bagarmak igin korkung gaba harcadrklarr ve yofunlagtrklan en zor manevra. Don Juan, rilya goriic[ilerin, rtiyalann arastna girilmemesi, riiya gorenin bilingli gabasryla buyurulmamasr ve yine de birleqim noktasrmn kayrqrnrn rilya gorticiln[in buyru-

luna uymasr zorunlu oldu[undan, gok karmaqrk bir denge kurmalan gerektifini agrkladr. Bu ussallaqtrnlmayrp uygulamada gozi.ilmesi gereken bir zrthkmrg. Riiya goriiciileri uyurken izledikten sonra eski gortictiler rtiyalan kendi do[al akrqrna buakma goziimiine rast gelmiqler. Bazt riiyalarda, rilya goriicilniin birleqim noktasrnrn diler rtiyalara oranla sol yanrn gok daha derine siirtiklendifini gormiiqler. Bu izlenim, riiyanrn igerilinin mi birlegim noktasmr oynattr[r, yoksa birleqim noktasmrn hareketinin mi ri.iyanln igeri[ini kullanrlmayan yayrhmlan harekete gegirerek iirettili sorusunu dolurmug. Krsa zarnanda, birlegim noktasmrn sol yana kayrgrnrn rtiyalara sebep oldulunun ayrdma varrnr$lar. Hareket ne denli

uza[aysa, riiya o denli, canh ve garipmiq. Kagrnrlmaz olarak, birlegim noktalannt sol yanm derinlerine oynatmayl amaglayarak rtiyalarrna hakim olmayr denemiqler. Denerneleri sonucunda , ri.iyalar bilingli ya da yan-bilingli olarak ycinlendirildilinde, birleqim noktasrnm aniden het zamanki yerine dondti[iinti kegfetmigler. istedikleri, o noktanln oynamast oldufundan, kagrmlm az bir qekilde rtiyalarrn arasma girmenin birlegim noktasmrn kayrqrntn araslna girmek oldu[u sonucuna varmrglar. Don Juan, buradan eski gorticiilerin konu iizerinde son derece qagrttcr bilgiler geliqtirdiklerini, riiya gorme ile ilgili bu bilgilerin yeni goriiciilerin fevkalade geyler yapmayt tasarladrklan ancak orjinal bigiminde pek i$e yaramayan bir yaprda olduklarrnr soyledi. Her ne kadar riiya denetimini hig anlamasam da, rilya gormek ve rtiyamda ellerimi bulmak gibi uygulamalanyla, rtiyalarrmr denetlemeyi o[retmek amaglanmrqfi . Bu ahqtrrmalar, birleqim noktamr uyku srrasrnda oynadr[r yere sabitleyebilmem iginmiq. Riiya gt)rilc.illerin, nazlk bir denge kurmasr gereken nokta iqte buymuq. idare edebilecekleri tek gey birleqim noktaslrun sabitlenmesiymiq. Gorticiiler, kendini istedi[i yana firlatan bir ipte donanmrg bahkgrlar gibiymiq; tek yapabilecekleri ipi battrlr yerde demirli tutmakmrg. "Birleqim noktasmrn rtiyalarda oynadt[t yere riiya gorme konumu, denir," diye siirdi.irdii. "Eski gortictiler, riiya gorme konumlarmr tutmada oylesine ustalaqtrlar ki, birlegim noktalan orada demirliyken uyanabiliyorlardr bile. ,'Eski goriictiler bu durumu rtiya g6ren beden olarak adlandrrdrlar, giinki.i bunu her seferinde yeni br riiya gorme konumunda uyandrklannda gegici bi yeni beden yaratacak denli denetleyebildiler. "Sana agrkqa soylemeliyim kr rilya gdrmenin fena bi sakrncasr var," diye devam etti. "Eski goriiciilere ait, onlarrn ruh haliyle lekelenmi$ bi qey. sana bundan srynlmanda gok dikkatlice krlavuzluk ettim ama bundan emin olmanrn bi yolu yok."

174

iqrnN

GELEN ATE$

iZ SUNUE, NIYET VE RUYA CONUE KONUMU

175

"Beni neye karqr uyanyorsun, don Juan?" diye sordum. "Seni hakikaten muazzam olan riiya gormenin gizli tehlikelerine kargr uyanyorum," diye yanrtladr . "Riiya goriirken, gergekten birlegim noktasmrn devinimini idare etmenin yoktur bi yolu; bu kayrqr idare eden tek gey rtiya gdrtictintin igsel direnci veya zayrfltpr. igte ilk tuzak tam buradadr." Yeni gortictiler, onceleri riiya gormeyi kullanma konusunda duraksamrglar. Riiya gdrmenin, savaggrlan gtiglendireceli yerde zayrf , zorlanmrg, kaprisli yaptrlrna inanmrqlar. Eski gorticiilerin hepsi boyleymig. Yeni gcirticiiler, rilya gdrmenin kullanmaktan baqka segenekleri olmadr[rndan-onu qeytansr etkisini alt etmek igin, karmaqrk ve zengin bir davramg dtizencesi geligtirip buna savaggmrn yiirtidtilii yol veya sava$gmrn yolu demiqler. Bu di.izenceyle, yeni gcirticiiler kendilerini giiglendirip, birlegim noktasmrn riiyalarda kayrgrna kilavuzluk etmek izere gereksindikleri iE dirence kavuqmuqlar. Don Juan tizerine basarak bahsetti[i direncin yalnrzca kanaat olmadrlrm soyledi. Hig kimsenin eski gorticiiler kadar gtiglti kanaati olmamrg fakat onlar gekirdekte zayfimrq. ig direng, solukkanhhk duyumu, neredeyse umursamazhk, bir hafife alma hissi ama her qeyden cite dolal ve esash bir inceleme ve anlayrq e[ilimi demekmig. Yeni gortictiler bu karakter niteliklerinin ttimtine salduyu dermiq. "Yeni gortictilerin kanaati," diye siirdi.irdi.i, "kusursuz bi yagamm kendili$inden, kagrnrlmaz olarak sa[duyu duyumuna neden oldu[u ve bunun da sonugta birlegim noktasmrn devinimine neden olduludur. "Yeni gciriiciilerin,. birleqim noktaslntn igimizde kendilifinden oynatrlabileceline inandr$rnr soylemigtim. Onlar, bi adtm daha ileri gittiler ve kusursuz insanlann onlara krlavuzluk edecek hig kimseye ihtiyaglan olmadan kendiliklerinden, erkelerini biriktirerek, gortici.ilerin yaptrfr her geyi yapabileceklerini iddia ettiler. Tek gereksindiklen, azrcrk bi gansla, goriictilerin ortaya grkardr$r olanaklardan haberdar olmalan. "

Ona yeniden baqta ola[an farkrndaftlrmda oldu[um durumda oldu[umuzu soyledim. Kusursuzluk ve erke biriktirmek o kadar belirsizlerdi ki herhangi bir kimse tarafindan istedikleri qekilde yorumlanabilirlerdi. Daha fazla konuqup fikrimi savunacakttm ama garip bir his beni ele gegirdi. sanki bir geyi htzla gegip, athyormu$um gibi gergek bir fiziksel duyumdu. Ve sonra kendi fikrimi yadirdrm. Yitt" hig kugkusuz don Juan'rn hakh oldtrfunu anlamrgtrm. Ttim gereken kusursuzluk, erkeymi$ ve bu da kastth, teJin ve devamh olmast gereken tek bir eylemle baqlarmtq. E[er bu eylem yeterince uzun tekrarlanrrsa, bir kimse herhangibagka bir geye uygulanabilecek biikiilmez byniyer duyuE[er bu baqanlusa, yol agrkmrg. Savaqq;r grzilttru "Aittlrmi$. giictintin tamamtnt ayrt edene dek bir gey dilerine yol agarmlq. Don Juan'a biraz once neyi fark ettifimi sciyledilimde, belirgin bir neqeyle gtildti ve bunun gergekten de bahsettifi dirence uygun bir omek oldufiunu belirtti. Birleqim noktamm kaydr[rnl ve salduyuyla oynadr[r konumun beni anlayrqa teqvik ettili agrklamasmr yaptr. Daha tjnce birgok defa oldu[u gibi, kaprisle sadece gumrumu geliqtirebilecek bir konuma da oynayabilirdi. "Hadi, qimdi de riiya goren bedenden bahsedelim," diye siirdtirdii. "Eski gdrtictiler tiim gabalannt rilya goren bedenin keqfi ve istismarr tizerinde yo[unlagtrrmrglardr. Ve onu uygulayrcr bi beden olarak o kadar iyi kullanmayl baqardrlar ki, kendilerini gittikge daha garip yollarla yaratmaya baqladrlar." Don Juan, stiriiyle eski biiyiici.iniin sevdikleri bir rilya 96ren bedende tyandrktan sonra geri ddnmedifinin, yeni gorticiiler arasmda gok duyulmug bilgilerden oldufunu iddia etti. ya $u anda biiyiik olasrhkla, kavranamaz o diinyalarda olmiig ve bigimlerini kimsenin bilemeyeceli garprkhkta da davranl$ defiq tirmiq olarak, hala hay atta olabilirlermi$. Durup bana baktl ve koca bir kahkaha patlattr.

t76

iqrEx

GELEN ATE$

iz SUnIIE, NIYET VE NUYE GORME KONUMU

177

"Bana eski gori.iciilerin riiya gdren bedenle neler yaptr[rnr sormak igin yanrp tutuquyorsun, degil mi?" diye sorup genesiyle yaptr[r bir hareketle sormamr teqvik etti. Don Juan, Genaro'nun tartrqmaslz bir farkrndahk ustasr olarak, bana olalan farkrndahfrmdayken bir gok kez riiya goren bedeni gcisterdigini soyledi. Genaro bu gcisterisiyle, birlegim noktamr ileri farkrndahk konumundan de[il ola[an yerleqiminden oynatmak gibi bir etki hedeflemiq. Sonra bana, sanki bir srn sciylermig gibi Genaro'nun bizi evin yakrnlarrndaki bir yerlerde riiya gdren bedenini gdstermek rtzerc bekledifini sciyledi. Defalarca $u anda rtiya goren bedenin ne olduluw gormek ve anlamak igin mtikemmel bir farkrndahk durumunda oldulumu tekrarladt. Sonra beni kaldrrdr ve cin odadan gegip drqanya grkan kaprya glaqtrk. Tam kapryr agacaktrm ki yerde, gomezlerin yatak olarak kullandrklan yaygr obelinin tistiinde birinin yattr[rnr fark ettim. Qcimezlerden birinin, ben don Juan'la mutfakta konuqurken eve dcinmtig oldu[unu dtigiindtim. Ona do!ru gittim ve Genaro oldulunun ayudrna vardrm. Derin bir uykudaydr, sakince horuldayarak yi.iziistii yatryordu.

Olti gibi yorgun olmah." Nazikge salladrm Genaro'yu. Yavagga dondi.i, derin bir uykudan uyanan birinin seslerini grkardr. Kollarrnr gerdi ve sonra gcizlerini agtr. Elimde olmadan ba[rrrp, geri srgradrm. Genaro'nun gozleri, hig insan gozii gibi delildi. Yolun kehribar rengi rqrktan iki noktaydrlar. Korkumun sarsrntrsr o denli giddetli oldu ki goztim karardr. Don Juan srtrma vurarak dengemi dtizeltti. Genaro kalkrp bana giiltimsedi. Suratr katrydr. Devinimleriyse sanki sarhoqmu$ ya da bedensel oziirltiymtiq gibiydi. Yanrmdan gegip do!rudan duvara yiiriidii. Yaklaqan ga{pr$madan iirkttim arna o, sanki duvar orada yokmug gibi gegip gitti. Mutfak kaprsmm eqi$inden odaya geri dcindii. Ve

..

'ofJyandrr onu," dedi bana don Juan. "Gitmemiz laztm.

sonra, ben hakiki bir tirktiyle bakarken, Genaro ilk once duvarlarda vticudu yere paralel olarak sonra da tavanda bag aqalr yiiriidii. Devinimlerini izlemeye gahqrrken arka iistii diiqttim. Bu konumdan arttk Genaro'yu gciremiyordum; onun yerine, id,zerimdeki tavanda ve odayt geviren duvarlarda hareket eden bir rgrk damlasrna bakryordum. Sanki birisi dev bir el fenerinin rqrnryla tavana ve duvarlara rgrk veriyordu. Iqin sonund4 kesildi. Bir duvara kargr kaybolarak gozden yitti. Don Juan, hayvansal korkumun her zarnan olgii drqr oldulunu belirtti. Bunu denetlemek igin u$ragmam gerekirmiq fakat genelde gok iyi davranmt$lm. Genaro'nun rilya goren bedenini gergekte oldu[u gibi gormiigiim, rgrk damlasr olarak. Bunu yaptrlrmdan nastl bu denli emin oldu[unu sordum. Birlegim noktamt ilkin korkumu denkleqtirmek igin olafan konumuna, sonra sol yantn daha derinliklerine devinerek, kugkuya olanak vermeyecek bir noktantn otesine oynattr[rmr gormtiq. "O konumda, bi kimsenin gorece[i tek qey vardr: erke damlalarr," diye si.irdiirdii. "Fakat ileri farkrndahktan bu difer noktaya sol yamn derinliklerine krsa bi sekmedir. Asrl baqart birleqim noktasrnr olalan konumundan kuqku brrakmayan noktaya kaydrrmaktr." Hala, Genaro'nun rilya goren bedeniyle evin gevresindeki alanlarda, ben olalan fakrndah[rmdayken bir buluqmamrz oldulunu ekledi.

Tekrar Silvio Manuel'in evine dondiifiimiizde, don Juan Genaro'nun riiya goren bedenle- maharetinin, eski gorticiilerin onunla yaptrklannrn yanrnda solda srfir kaldrfrnr soyledi. "Bunu yakrnda gcireceksin," dedi ulursuz bir ses tonuyla, sonra da giildti. Artan bir korkuyla, onu bununla ilgili sorguladrm, bu da yalnrzca daha gok gi.ilmesine neden oldu. Sonunda durup ye-

178

iqrrN

GELEN ATE$

iZ sUnruE, NIYET VE nuya GoRME KoNUMU I7g


"Fena halde gereksindifimiz, safduyudur ve kendimiz drgrnda kimse bunu bize veremez ya da bunu

ni gortictilerin riiya goren bedene ne yolla ulagtrfrnl ve ne


yolda kullandrlmr anlatacalrnr soyledi. "Eski gcirticiiler, bedenin mtikemmel bi kopyasrnl yapmaya gahgtrlar," diye si.irdtirdti, "ve neredeyse bagardilar da. Higbi zamankopya edemedikleri tek gey gcizlerdi. Gcizler yerine, riiya goren bedende srrf farkrndahk panltrsr vardr. Bunu daha cince Genaro sana riiya goren bedenini gosterdili zamanlar hig fark etmemigtin. "Yeni gcirtictiler miikemmel bi vticut suretini hig umursamadrlar; hatta onlar vticudu kopya etmekle ilgilenmediler bile. sadece bu ismi, rilya gdren bedeni, birleqim noktasrnrn devinimiyle bu diinyamn herhangi bi yerine veya insana agrk di[er yedi dtinyadan birine tagman btiyilk bi erke dalgasrnr, bi hissi ifade etmek igin tuttular." Don Juan sonra riiya goren bedene ulagmak igin kullanrlan usuldan kabataslak sciz etti. Bunu baglatan ilk eylem, desteklenmek suretiyle biiktilme z niy e ti besliyormuq. Biikti lmez niyet, ig sessizli$e yol agryor ve ig sessizlik, birlegim noktaslnln rtiyada uygun konumlara kaydrnlabilmesi igin gereken ig direnci karqrhyormu$. Bu sralamaya, temel iqlem diyordu. Denetim, temel iglem bittilinde geliqiyordu; inatla rtiya gorstistine tutunarak riiya gdrme konumunun planh olarak korunmasrndan oluguyordu. Diizenli uygulama, yeni ri.iyalarda yeni riiya g6rme konumlart tutmakta btiytik kolayhla sebep oluyormuq; bu, kigi uygulamayla kasti denetim elde ettilinden defil, denetim her uygulamayla igsel direnci giiglendirdi$indenmig. Giiglenmig igsel direng sonugta birleqim noktasmrn salduyuyu tegvik etmek igin gittikge daha uygun rtiya gorme konumlanna kaymasrna veya bagka bir deyigle, riiyalann kendililinden daha baga grkrhr hatta dtizenli olmasma yol agryormu$. "Riiya goriiciilerin geliqimi dolayhdr" diye stirdtirdti. "Bu ytizden yeni gortictiler, riiya gormeyi kendililimizden, y alnrz baqrmrza yapabilecelimize inandrlar. Riiy a g orme, do !al, yerle$mi$ bi birlegim noktasr kayrgr kullandrfrndan bize yardrm edecek kimseye gereksinim duym amahyru.

sallamamvayab

drmcr olarnaz. Onsuz, birleqim noktasrrun kayrqr dtizensizdir, srradan ri.iyalanmnrn dizensiz olmasr gibi. "Yani sonugta, riiya goren bedeni sallamanrn usulu gtinli.ik hay a trmrzda ku s ursuzlu [u s a[ I am aktrr. " Don Juan, sa$duyu bir kere ele gegtilinde ve riiya gorme konumlart gtiglendilinde, bir sonraki adrmm herhangi bir riiya gorme konumunda uyanmak oldulunu soyledi. Bu manevra, gok basitmiq gibi gortinmesine ra$men ashnda gok karmaqrk bir meseleymiq oyle karmaqrkmrg ki sadece -hatta salduyu delil savaggrhfrn ti.im niteliklerini, en fazla da niyeti gerektirirmi$. Ona, niyetin gcirtictilere riiya gorme konumunda uyanmaya nasil yardrmcr oldufunu sordum. Niyet, baflanrq giiciiniin en karmagrk denetimi olarak, riiya goriiciiniin safiduyusu ile birleqim noktasrnrn deviniminden aydrnlanan bir yayb hm varsa onlarrn ballamqrnr korurmuq. Don Juan, riiya gormenin bir tane daha heybetli, gizli tehlikesi oldu[unu soyledi: rtiya goren bedenin kendi direnci. Ornefin, riiya goren bedenin hig arahkslz, uzun siireler Kartal'm yayrhmlanna gozlerini dikip bakmasr gok kolaymt$ ama bunun sonunda onlar tarafindan tamamen tiiketilmesi de gok kolayml$. Kartal'rn yayrhmlanna, riiya goren bedenleri olmadan gozlerini diken gcirtictiler olmtiqler ve rilya goren bedenleriyle gcizlerini dikenler de igten gelen bir ateqle yarup kavrulmuqlar. Yeni goriictiler, bu sorunu takrm halinde gorerek gozmtigler. Bir goriici.i yayrhmlara gciztinii dikerken, di[erleri gormeyi bitirmeye hazl.r beklemiqler. "Yeni gortictiler nasrl takrmlar halinde gormtiEler ?" diye sordum. "Beraber rilya gdrdiller," diye yanrtladr. "Senin de bildilin gibi, bi gorticii grubu igin aynr kullanrlmayan yayrhmlan harekete gegirmek gayet olanakh. Bu durumda da, bilinen bi yol yok, kendili$inden oluveriyor; izlenecek bi teknik yok."

180

rqTEN GELEN ATE$

Beraber rtiya gcirtirken, igimizde bir $eyin dizginleri ele aldrlrnr ve birdenbire kendimizi di[er rtiya gortictilerle aynr bakrgr paylaqrrken buldu[umuzu ekledi. Olan guymug, insani durumlanmlz, farkrndahk panltrsmr kendililinden diler insanlann kullandrlr yayrhmlar tizerine odaklamamrzr sa!hyormut ; birle gim noktalanmlzrn konumunu etrafimrzdaki diler insanlannkine uyduruyormu$uz. Bunu sa! yanda, olafan algrmrzda, sol yanda da beraber rtiya goriirken yaplyormu$uz.

T2
Nagual Jutian Evde garip bir heyecan vardr. Don Juan'tn toplululundaki ttim gortici.ilerin akh o kadar havalardaydr ki gergekten dikkatsizdiler; bu daha cince hig tanrk olmadr[rm bir geydi. Ahgrldrk yiiksek erke seviyeleri daha da artmtqtr. Iyice endigelenmeye baglamrqtrm. Ne olup bittilini don Juan'a sordum. Beni arka sundurmaya gtittirdii. Bir dakika sessizce yiiriidtik. Hepsi igin gitme zamafftmn yaklaqtr[rnr soyledi. AgrklamalarLnt zamarunda bitirmek igin ktsa kesiyordu. "Aynlma zamanLmn yaklaqtrlrnr nasil anlarsrruz?" diye sordum. "Bu bi ig bilgidir," dedi. "Sen de bi giin bunu bileceksin. Anlarsm ya, nagual Julian benim birlegim noktamt saytsrz kereler kaydrrdr, aynen benim seninkini kaydrrdrlrm gibi. Son-

t82

IqTEN GELEN ATE$

NAGUAL JULIAN

183

ra bana, bu kayrglar sonucu baflamama yardrm ettili ttim o yayrhmlan yeniden baflama gorevini brraktr. Bu her naguahn gorevidir. "Her ihtimalde, ttim yayrhmlan tekrar baflama igi, koza igindeki tiim yayrhmlan yakmak gibi tuhaf bi manevrarun yolunu agaL Ben bunu neredeyse yaptrm. Doruk noktama erigmek iizereyim. Ben nagual oldufumdan, ben bi kere kozamdaki ttim yayrhmlan yaktrlrmda, bi anda hepimiz gitmiq olacaprz.

Uzgiin olmam ve allamam gerektilini hissettim ama igim nagual Juan Matus'un ozgiir olmak izere oldulunu duymaktan oylesine cogkuluydu ki qen gakrak, hoplayrp zrplayrp balrrdrm. Er geg baqka bir farkrndahk durumuna ulaqacafrmr ve tiziinttiden allayacafirmr biliyordum. Ama o giln mutluluk ve iyimserlikle dopdoluydum. Nasrl hissettifimi don Juan'a soyledim. Gtildti ve srrtrmr
srvazladr.

"Sana sciylediklerimi anlmsa," dedi. "Duygusal aymalara giivenme. Brak, ilkin birleqim noktan oynasm sonra yrllann ardrndan farkma varlrstn." Biiyiik odaya gittik ve oturup konuqtuk. Don Juan bir an duraksadr. Camdan drqarr baktr. Koltulumdan sundurrnayl gorebiliyordum. Akqamiizerrydi; bulutlu bir giindi.i. Yalmur yalacak gibiydi. Batrdan firtma bulutlan yaklagryordu. Bulutlu gtinleri severdim. Don Juan sevmezdi. Daha rahat bir oturma qekli bulmaya gahgrrken huzursuzmu$ gibiydi. Don Juan aydrnlatmalanna, ileri farkrndahkta ne oldu[unu ammsamadaki zorlulun, birlegim noktaslrun normal yerinden gevgedikten sonra edinebileceli konumlarrn srmrsrzh[ryla ilgili olduluna de$inerek bagladr. Diler yandan, olalan farkrndahkta olanlan ammsamanln kolayh[r birlegim noktasrntn bir noktadaki -her zamanki oturdu$u yerde- sabitti$iyle ilgiliydi. Beni teselli etti. Ammsamakta zorlandr[rmr, gcirevimde bagansz olabilecelimi ve onun baflamama yardrmcr oldulu

ttim yayiltmlarr tekrar ballamayr higbir zarflan beceremeyebilece[imi kabul etmemi onerdi. "Bunu qoyle dtiqtin," dedi gilltimseyerek. "Sana fu an slradan ve do$almrq gibi gelen bu konugmayl higbi zatranhafirlamayabilirsin. "igte farkrndahlrn gizemt budur. insanlarrn bu gizemden odti patlar, karanhktan, agrklanamaz qeylerden cidtimiiz kopar. Kendimizi bagka tiirlii sanmak delilik olur. Oyle kendine aclylp, manttksal grkarsamalar yaparak insantn gizemini aqalt gormeye kalkma. Igindeki insanm aptalhfrnt anlamaya 9a' lrqarak aga$rla onu. Fakat ikisi igin de ozir bulma; ikisi de gereklidir. "iz siiriiciilerin btiytik manevralanndan biri bu gizemi her birimizin igindeki aptalhla kargr kaprgtrrmakttr." iz stirme uygulamalan, kimsenin memnunlukla kafllaca!r bir qey defilmig; ashnda bunlara tamamryla kargr grkrlabilirmiq. Bunu bilerek, yeni gortictiler iz siirme ilkelerinin olalan farkrndahkta tartrgrlmasl ya da uygulanmaslntn genel istele karqr olacalrnr ayut etmiqler. Ona bir geliqkiyi gcisterdim. Savaggrlann ileri farkrndahktayken dtinyada eyleme girmesine olanak olmadr$rru soylemigti ve bir de iz siirmenin insanlara belirli gekilde davranma ycintemi oldulunu sciylemigti. Bu iki ifade birbirine zfitr. "Yalruzca bi naguala olretirken ola$an farkrndalftta o!retmemekten bahsediyordum," dedi. "Iz siirmenin amact iki yanhdrr: ilki birlegim noktasrnr olabildilince dtizenli ve giivenli bir gekilde oynatmak ki higbi qey bunu iz silrme kadar iyi yapamaz; ikincisi, ilkeleri insan kayrtlannt yadstma ve mantrfa aykrn herhangi bi geyin yargrlanmasr dolal tepkisi agrlabilsin diye daha derine tesir ettirmek." Ona, bciyle bir qeyi yargrlayabilecefimden de, reddedebilecelimden de igtenlikle kugku duydulumu soyledim. Gtildii ve benim istisna olamayacafirmt, usta bir iz siiriicii olan kendi velinimeti nagual Julian'rn yaptrklartnt duyunca, herkes gibi tepki verecelimi soyledi.

tB4

iqrnN

GELEN ATE$

NAGUAL JULIAN

185

"Sana nagual Julian'm rastladr[tm en sradrqr iz s[irticii oldu$unu sciylerken abartmlyorum," dedi don Juan. "Onun z siirme becerilerini qimdiye dek herkesten duydun. Ama daha bana ne yaptrlmr anlatmadrm sana." Ona, nagual Julian hakkrnda hig kimseden higbir gey duymadrlrmr agrkga sciylemek istedim ama tam itraztm a$nmdan grkmadan, tuhaf bir kararsrzhk duydum. Don Juan anlnda ne hissetti[imi anlamrq gibiydi. Negeyle yutkundu. "AnrmsamazsLn, giinkfl heni.iz isteng sana agrk de[iI," de"Kusursuz bi hayat ve biiyiik bi erke fazlasrna ihtiyacrn di. var, ancak ondan sonra isteng o amlan agla grkarabilir. "Sana, nagual Julian'm onunla ilk karqrlagtrlrmda bana nasrl davrandrlrrun oyktisiinti anlatacalrm. Onu yargrlar ve davranrqrm ileri farkrndahktayken dahi kargr grkrlabilir bulursan, dtiqiin ki ola[an farkmdahlrnda nasil isyan ederdin." Beni duruma karqr hazrladt[r igin itiraz ettim. Bana bu oyktiyle sadece, iz stiriiciilerin davrandrklan qekli ve bunun nedenlerini gostermek istedilini sciyledi. "Nagual Julian eski devir iz siiriicillerin sonuncusuydu," diye siirdtirdii. "O kendi hayat qartlan ytiztinden de[il, karakter elilimi yiiziinden iz siirilciiydti;' Yeni gorticiiler, iki ana grup insan oldufunu gcirmiiqler : baqkalanna aldranlar ve aldrrmayanlar. Bu iki a$rn ug arasmda bunlann sonu gelmeyen bir kangrmmrn bulundulunu gcirmiiqler. Nagual Julian aldrrmayan insanlar ulamrna aitmiq; don Juan kendisini kargr ulama ait saydr. "Ama sen bana nagual Julian'm comert oldu[unu, srtrndaki gomle[i dahi sana verebilece[ini soylememiq miydin?" diye sordum. "Kesinlikle oyle," diye yamtladr don Juan. "Sadece comert defil, a$m gekici, cazip biriydi. Her zaman gevresindeki herkesle derinden ve igtenlikle ilgilenirdi. $efkatliydi vc agrkfi, sahip oldulu her qeyi ihtiyacr olan herhangi birine ya da sevdi[i birine verirdi. Buna karqrhk herkes tarafindan sevilirdi giinkii usta bi iz stirticii olarak onlara geigek hislerini

yansttrdr: onlan hig takmazdt-' Bir qey sciylememe ra[men don Juan soylediklerine inanamazblLmln ya da hatta srkmttmtn farkrndaydr. Yutkunup baqrm bir yandan di[er yana salladr. "Bu iz si)rmedir," dedi. "Gcirdtin mi.i, daha nagual Julian

ciykiime baqlamadan, qimdiden sinirleniyorsun' " Ben nasrl hissetti[imi agrklamaya gahgrrken koca bir kahkaha patlattr. "Nagual Julian kimseyi umursam azdr," diye devam etti. "Bu yiizden insanlara yardrm edebilirdi. Ve ederdi de; srrtrndaki gomleli dahi verirdi onlara giinkii onlan hig dert etmez-

..Yani di[er insanlara yardrm edenler onlarr hig umursamayanlardr mt demek istiyorsun, don Juan?" diye sordum tamamen dargrnhkla. "iz silriictiler boyle der," dedi prrrl prnl bir giiliimsemey"Ornelin nagual Julian, fevkalade bi salaltrmcrydr. Binle. lerce u*u Uittterce insana yardrmct oldu ama bunu hig iistlenmedi. insanlarrn, toplulu[undaki baqka bi kadrn tarafindan s a$ altrldrklanna inanmasr na rzin verdi. "E[er o insanlara aldran bi adam olsaydr bunun igin ta,unrnuyr beklerdi. Di[erlerine aldrranlar kendilerine aldrrlar ve gereken yerde tamnmayr isterler." Don Juan, insanlara aldrran ulama ait oldulundan hig kimseye higbir zaman yardtm etmemiq. Ccimertlik yaparken rahatsiz hisiedermig; hatta nagual Julian gibi sevilmeyi bile akh almryormu$ ve de srrttndaki gomlefi birine vermek onu kesinlikle enayi gibi hissettirirmiq. ,.insanlara o denli aldrnyorum ki," diye devam etti, "onlar igin bi qey yapmryomm. Ne yapaca[rmr kestiremiyorum. Ve h-er zamanbiri iizerinde kendi isteklerimi zorladrlrm hissiyle kendimi yiyiP bitirirdim. "Tabii ki, biittin bu duygularr sava$gmm yoluyla alt ettim. Herhangi bi savaggr insanlarla nagual Julian'rn oldulu gibi baqarrh olabilir yeter ki birleqim noktasmr insanlarrn onu se-

di."

186

rqTEN GELEN ArE$

NAGUAL JULIAN

187

vip sevmemesine ya da varhfrnr yok saymasma bile aldrrmadrlr bi yere oynatsm. Ama bu aym gey de[il." Don Juan ilk defa iz siiriiciilerin ilkelerinin farkrn a va.drlrnda, o srada benim oldu[um kadar srkrntrhymrg. Don Juan gibi olan nagual Elias ona nagual Julian gibi iz silriici)lerin insanlann do$al liderleri oldufunu agrklamrg. onlar insanlara istedikleri herhangi bir qeyi yapmakta yardrm edebilirmig. "Nagual Elias, bu savaggrlar insanlan sa$altmaya,,' diyerek stirdtirdii don Juan, "ya da onlann hastalanmasma yardrmcr olur, der. onlann mutlululu bulmasm a da, kederi tatmasrna da yardrmcr olabilir. Nagual Elias'a, bu savaggdann insanlara yardrm etmek yerine insanlan etkiledilini soylememizi onermiqtim. o, onlann insanlan sadece etkilemekle kalmaylp onlara etkin bi gobanhk ettilini soyledi." Don Juan yutkunup bakrglannr bana sabitledi. Gcizlerinde yaramaz bir panltr vardr. "Iz siirticiilerin insanlarla ilgili gcirdiiklerini dtizenledikleri yol tuhaf delil mi?" diye sordu. Don Juan sonra, nagual Julian hakkrndaki oykiistine bagladr- Nagual Julian gok, gok uzun yrllar bir gome z nagual beklemig. Bir gtin tanrdrklarryla yakrndaki bfu koye yaptrgt krsa ziyaretten dcinerken don Juan'a rastlamrg. Ashnda o, yolda gtiriilttilti bir silah sesi duyup etrafa kagrqan insanlar gcirdti[tinde akhnda bir nagual gomez bulmak varmr$. onlarla yolun kenanndaki gatrhklara kogup, saklandrfr yerden ancak bir grup insanrn yerde yatanyarah birinin gevresinde toplandrklannr gori.ince grkmrg. Yarah kigi, tabii ki zalim ustabaqr tarafindan vurulmuq olan don Juan'mt$. Nagual Julian, hemen don Juan'm kozasr iki yerine dcirde bciliinmiiq ozel bir adam oldu[unu gcirmiiq; aynca don Juan'rn kciti.i bir yara almrg oldu[unun da ayudma varml$. Harcayacak zaman olmadrlrm anlamrg. Dile[i yerine gelmiq, ama hig kimse ne oldu[unu anlamadan hrzlaharekete gegmesi gerekiyormug. Kafasmr kaldrnp, "o$lumu vurdu-

lar!" diye ba[rrmaya baqlamrq.


Halk arasrnda resmi olarak onun karrst konumunda, girret, krsrk sesli, Krzrlderili kadrn gortictilerden biriyle seyahat ediyormug. Miikemmel bir iz siiriicii takrmrymrqlar. Kadrn gortictiyii de oyuna dahil etmiq ve o da aflaylp, o anda bilingsiz ve oliimciil kanamah ollu igin feryat figana baqlamrq. Nagual Julian, onlara bakanlardan, resmi makamlarr galrrmak yerine oflunu biraz citedeki qehirdeki evine taqtmaya yardrm etmeleri igin yalvarmrg. Giiglii, kuvvetli, birkag geng adama yarah, olmek iizere olan o$lunu tagrsmlar diye para teklif etmiq. Adamlar don Juan'r nagual Julian'rn evine taqrmrg. Nagual onlara karqr gok comert davranrp yiikli.ice bir para odemiq. Adamlar tiim yol boyunca a[layan yash giftin halinden oylesine duygulanmrqlar ki parayl almayt reddetmigler, ama nagual Julian o[luna ulur getirmesi igin almalannda rsrar etmiq. BirkaE giin boyunca don Juan kendisini ahp, evlerine getiren bu gift hakkrnda ne diiqtinecelini bilememiq. Nagual Julian ona neredeyse kagrk yaqh bir adam gibi goriinmi.iq. Ktzrlderili defilmiq ama geng, huysuz, qigman, sinirli oldufu kadar fiziksel olarak da kuvvetli bir Krzrlderili kadrnla evliymi$. Don Juan, kadrrun yarasma bakmasrndan ve odanrn onun yattr[r boliimiine yrfdrklarr qifa verici otlann goklu[undan onun kesinlikle bir safaltrmcr oldu[unu diiqiinmii$. Kadrn aynl zarrtanda yagh adamr da idare edip, onun her giin don Juan'rn yarasma bakmasrnr sa[hyolmug. Kahn bir yer yaygrsmdan don Juan'a yatak yapmrglar, yaqh adamsa don Juan'rn yattrlt yere ulaqmak igin gomelip uzanmakta btiyiik zorluk gekiyormu$. Don Juan, dizlerini krrmak igin elinden geleni yapan adamm komik gclri.intiisiine gtilmemek igin kendini zor tutuyolmu$. Yaqh adam yaraslru yrkarken hig durmadan mrildanumlg; gozlerinde bog bir bakrg valmlg, elleri titrermig ve viicudu baqtan agafr sallarurmrq. Dizleri tisttine oturdufiunda higbit zaman kendi kendine ay alakalkamazml g. Denetlemeye g a[ gtr[r ofkeyle ytiklti, kulak trrmalaytcr bir sesle ba[rrarak karrsrru ga$rrrrmrg. Karrst odaya gelir ve ikisi korkung bir tartrqmaya girerlermig. Qo-

188

iqreN

GELEN ATE$

NAGUAL JULIAN

189

kendi kendine kalklunlukla kadrn drgan grkar, yaqh adamr masr igin brrakrmlg. Don Juan, gimdiye kadar bu zavallr, qefkatli, yaglr adama acrdr[r kadar kimseye acrmamrq. QoEu kez kalklp onu] ka]k,rrurriu yardrm etmek istemig ama kendisi neredeyse hareket bile edemiyormug. Bir kereiittO" adam, yanm saat lanetler okuyup balrrrp gafrrdrktan sonra oflaya puflaya bir solucan giuistiru"""*t tuptyu kadar ilerlemig ve acryla ayala kalkabilmig. Don Juan,a, kotii sallrlrnrn ileri yaqrndan, krnlrp yanlrg kaynamrq kemiklerinden ve romat izmalanndan kaynaklandlgrnr stiytiyor-uq. Yagl adam gdzlerini gokyiiztine do!ru kalirrrp aln irrun'a-dtinyadaki en sefil adam-oldufunu itiraf etmql intiyacr oldu[u igin geldifi sa[altrcryla evlenip onun ktiIesi haline geldilini soYlemig. ..Ya$h adama neden gekip gitmedilini sordum,,' diye devam etti don Juan. "Gcizleri korkuyla agrldr. Beni susturmaya gahgrrken kendi ttikrii[iiyle trkandl ve sonra katrlagrp kiitiik bilmiyoriiUiy"t", yatalrmr1 yintttu diiqtti. 'S_en ne dedifini irrn, ,"r, ne Aetigini bilmiyorsun! Hig kimse buradan-kagamaz,, diye gdzlerlnde vahqi bi ifadeyle tekrarlayrp durdu." "Ve ona inandtm. Onun benden daha zavalhve sefil oldurahather_giin fundan emindim. ve o evde gegen -duydufumgiin inher izhk giderek arttr. Yemeklei harikaydr ve kadrn sanlarrn tedavisi igin drqarrdaydt, boylece ben yagh adamla kafuyordum. Benim hayatrm hakkrnda gok konuqtuk. Onunla -Bana gosterdili qefkat igin odeyecek konugmayr severdim. p.un1 olmadrfrnr ancak ona yardtm etmek -igin benden isteiigi trertrangi ii qeyi yapabilecelimi stiyledim. Bana, yardrmi gereksinmenin btesinde, tilmek izere oldu[unu ama soyledilimde gergekten igtensem, oldiikten sonra karrsryla evlenirsem gok memnun olaca[rm sdyledi' "iqte o zamanyaq| adamm delinin biri oldufunu anladtm: oradan en ktsa zamandakagmam gerekiyordu'" Don Juan, yardrm almadan etrafta yiirtiyebilecek kadar

iyilegtifinde,velinimetionatzsiiriiciiyetisiylekandondugiriq yapmab-ir uyarl

Hglrangi Y"yu mcu bir gt5steJ;;;f ' Don uuiftkla y-iiz y.f.ze getirmiq' dan, don Jrran,ri""tg"i,if.tlt

Juan'tnkaqmayrplanladr[rmhissedince'canavarlmsrbir bir dostla onu korkutma firsaadam gibi gilrtilfnivi beceren


trm kullanmtq'

grldftlyordu"' diye "Dostun gdriintiisii beni neredeyse ama canaooriiilurr"*GOrt"time inanamryordumsrzlarup cadevam "tti narin ya$h adlm yanrmda

var tam ontimJeyAi' Y." Anlarsln ya' hayatrm ba[rqlamuri igitt lalvSrvordu' navardan bragtuivli;'r.grkuiunu azat azar velinimetim eski gtiriiliiler bunu bilmi;;ili;"tiyordu. Ben kabiliyoro,, u" ao-rt da buna bi yaratr[rn fiim gtitJuilaigim kortcung
-

yordum. ctiri"ii*re ti' ercbrze yaklaqtrltylt' lime lime ",*"ft ..Dostyrlangibitrslayrpsendeleyerekiistiimi.izeyiiriimegeldifiimde vaqlr adam ye baqlao,e, i'i #y,*i;i'{ yaptrfrru stlyledi'" de ir^t"ltir" b"i anlagma hizmetine girerse' ikisini Adam, efer don Juan gnun iEin-

ii"Ji#
uqilf ut"t

: P9" rrldrirmem"yi;"b"i- "r,igini iqin kdlelik neyi igerdifint s.'o;il' *qlt ldamvuruldu[unde hizmetin giin 6nce oldufunu stiylemiq ve nasrl "i;;i;tag dizercoldufunuanlmdadonJuan'tnhayattnrnsonaermek gelip kanamasmt durdunnasayml$ satmrq ona' O ve kansr agrk bir a
g

Juan endiqe

don Juan kesin tilmiiq

oro*oi 1*i "t "o

^pazarhfa

durumpekde[it'hleyokmuq'bunauu"*tiadambunubilir"* namlunun ucundayml$'

yonnu$ t" ;;;il'ol".o",ao"' brrakrp anlaqmayr kayaqh udum,-Joi Jourr,u d"trkr"-ayr kaprmn arkasrnkabul bul etme*irriliyr"*iq qii"kij' "tm"rs" uau* tuprdan dahp onlann da dinlemekte olan .*unuri*ri ;;;;*en iqlerini bitirebilirmig' naikisini de oracrkta 6ldiiriip adamrn bizi yaqh 3qu'*u' olabilmiqtim "Yaprak gibi titreYon' narin' ;;' d" s o fukkan' srl rjldiir; E*;"t' #;: ro'k baqla"' "canavann ayaklanmrzdan diye o",ram?tti don Juan. r s trraptan lavrarup ttim kemikl ?:":: y arak viicudumu zdaki az beq giin siirekracafmr ve olmemizin en Er[hklar "t;k;; cefini sdYledi'

190

iqreN

GELEN ArE$

NAGUAL

JULIAN

191

"Adamrn gartlanru arunda kabul ettim. Yagh adam gozlerinde yaqlarla beni kutlayrp anlagmamn o kadar da kotii olmadrfrm soyledi. Kcileden gok adamrn tutuklulan gibi olacaktft ama giinde iki kez yemek yiyecektik; ve bi hayatrmrz oldulundan cizgiirlti$timtiz igin u[raqabilecektik; kumpas kurup goz yumarak cehennemden grkrq yolumuz igin savaqabilirdik." Don Juan giiltimseyip sonra da bir kahkaha attr. Onceden nagual Julian hakkrnda neler hissedece[imi anlamrgtr. "Sana krzacafrnr soylemigtim," dedi. "Gergekten hig anlamryoilffi, don Juan," dedim. "Bu kadar aynntrh bir numara yapmasmrn anlamr nedir?" "Anlamr gok basit," dedi gtiliimsemesini stirdtirerek. "Bu cilretmenin bi baqka yolu, hem de gok iyi bi tanesi. Olreticinin muazzamhayal gtictinti ve heybetli denetimini gerektirir. Benim ycintemim senin olretim saydrlrn $eye daha yakrn. Muazzan sayrda sriz gerektiriyor. Ben laf yapmakta aqmya kagryorum. Nagual Julian iz siirmede agrrlya kagardr." Don Juan, gcirticiiler arasrnda iki geqit olretme yontemi oldu$unu sdyledi. O ikisini de biliyormu$. Her qeyi agrklayrp difer insarun eylemin gidigatrnr cinceden bildigi yolu tercih edermig. Bu, ozgiirltik, segim ve anlayrq geliqtiren bir dizgeymiq. Velinimetinin ycintemi di[er yandan daha zorlayrcrymrq, segme ya da anlamaya tzin vermiyormu;. Biiytik yaran, savaggrlan goriici.intin gorii gleriyle do!rudan yag amay a zorlamaslyml$. Don Juan velinimetinin ona yaptrlr her geyin bir strateji gaheseri oldulurtu agrkladr. Nagual Julian'm kelime ve eylemlerinin her biri belirli bir etki yaratmak iizere bilerek segifrrig. Onun sanafi, soz ve eylemlerine en uyacak igerili oluqturarak gerekli etkiyi yaratmalannl safl amakmr g. "Bu iz siiriiciiniln yontemi," diye stirdiirdti don Juan. "Anlayrg defil, mutlak ayma saflar. Ornefin, beni dostla kargrlaqtrrmakla ne yaptrlrru ayrt etmem yrllar siirdti, lakin bunu anlamam igin hig agftlama verilmedili halde deneyimi yuqayarak anlamrqtrm.

anlamadr[rnt "Sana, 6me[in Genaro'nun ne yaptrfry farkrnda oldufuama yaptrklarrnir olabildi[ince keskinlikle ;" ;6yftmgimJir. Bunun iebebi birlegim noktasmtn LZ riittictiniin yontemiyle oynafilmastndan'" oldu[u gibi E[er birlegim noktast, benim durumumda oynatilrsa ycinremiyle urrqt f, yerden tL, f"yi" agrklanmasr yerindett sokm"k igin defiil neler sadece birleqim ,rof1urrnr igin de biri gerekirmig. Fakat birleqim oiJugunu oldulu gibi -iz sii"Einu*^t noktasr onun u"yu Genaro'nun durumunda
riic

iiniln ytint#iyle oynadlysa,

sadece baqlangrgta hrzlandr-

ncr bir

etkisiyle hareket etgrfultrrfirfrnda Uiit"gi* noktast korkunun 6Jl" yolunmuq ki mig. Bu karqrlaqmayla ortala grkan \g:kY -iijrf nitset f.:o"aiit'ott rylu birleqtifinde birleqim noktasrdurum olmuq' ,t t y"rirrden sokiitmesi igin en uygun

"yi"* NagualJulianDonJuan'tcanavargoriiniiqtiidostlakar-

noklayr aniden yerinden gekermiq'

Korkununyaralayrcretkilerinidengelemekigin,hrzrnrn kesilmesi ama'"o uruindirilmemesi gere\r1miq. I" Stdyeu'nu arr.ort"vu en a-zaindirebilirmiq. Nagual Julian'm kadar gok "irti"-rr. baglangr;;tOt hrzlandrnct korkuyu gerektifi
zusu,

yrkrcr etkisinin htzrkullanmak, *'u uiot zamandada bunun sebem kesti[inden emin olmakmt g; maskaraltkrtumaraslnln dlapatik olursa hrz bi buymuq. e"iutilan ne denli ay'ntr'1e kendisi de don Juan'la kesmesi o denli biiytik olurmuq. E[er korkusu yalnrz olmast kaaynr tarafta gdriintiise, don Juan'rn dar yofun olmazmrg' ..Dramyaratmayaduydufukuvvetliyakrntrkla,,'diyesi.ir., noktamr savaqdiirdii don Juan, ulhrrimetim benim birlegim siizecek qekilde gmm iki temei-niteli[ini benden hemenceCik niyet. Bi gi.in yelynatmayr baqardr: kl'cr gaba ve btikiilmez yaq! adamtn iqbirli[iyle.ki niden ozgtir oi-uf. emeliyie, narin -b"tti* onunkine gereksinbenim gtirtigtime !tit" yardrmrmu, gekilde gahqmak dilim kadar rn"t,iE,r, ig1enfi ve devamh bi krmttsr taqrmadan hayatta zorunda otu.ut ir*. UigUi qiiphe bu oldulunu biliyorher qeyd .ntu"t-u-yapmut istlOigim geyin

dum."

192

iqrnN

GELEN ATE$

NAGUAL JULIAN

193

Iki gtin sonraya dek don Juan'la tekrar konuqamadrm. oaxaca'daydrk, sabahm erken saatlerinde qehir merkezinde do_ lanryorduk. okulu{yrtiy.n gocukrar, kiiiseye giden insanlar, banklarda oturan birkag adam ve merkezdekiotelden turist bekleyen taksi qotorleri vardr. "sciylemeye bile gerek yok; savaggmrn yolundaki en zor gey birlegim noktaslnr oynatmaktrr,,' dldi don Juan. ..Bu ha_ t*"r, savaqgmm araylgrmn tamamlanmasrdrr. oradan devam eden bagka bi arayrqtr; tam anlamryla, grirticiiniin arayrgrdr.,, savaggmrn yolunda birlegim noktasrnrn kayrgrnrn her gey oldulunu tekrarladr. Eski gcirticiiler bu g"rg"gi' ra*rna irii varamamrglar. onlar noktayr devindirmeyi, bii piyasada krrl 'numla'nr belirleyecek bir deler cilgtisii otarat otigti"-tiqr"r. Algrla'nr belirleyen geyin aslinda bl konum oldu[unu hilb;
zaman kavrayamamr
gl

ar.

don Juan'rn canavar gcirtintigiri olarak dtigtindd_ adamla anlagmayr yaptrktan krsa stire soffa, nagual Julian'rn don Juan'a diler bir cesaret kmcr iz stirme becerisi gostermesiyle hig rahatr kalmamrq. Don Juan u{t\ bayalr iyi olmasma ralmen naguar Julian hala ona bakmak igin ayru odada uyuyorriu$. o gIn uyandrlrnda, don Juan'a kryrcrlannrn birkig gtinttigtin" gittigi" i, yuni artrk yagh adam rolii yapmak ,o*-trdu oimaoigrni auyur-

lii

futu! birgtin,

eci "Iz siirilciilerin ycintemi," diye stirdtirdi.i don Juan,,,na_ gual Julian gibi usta bi iz siiriiciiniin ellerinde birleqim nok_ tasrnrn muazzam kayrglanndan sorumludur. Bunla, tutu_ lur de$igikliklerdir; iz siiriicii -ci$retmen gcimezi destekleye_ "il" rek gomezin tam iqbirli[ini ve tam katrhmrnr sallar. Herhan_ gi birinin tam igbirli[i ve tam katrhmrnr sallamik neredeyse iz siiriicii ycinteminin en cinemli sonucudilr; lr" nagual Julian bunlann ikisini de sallamakta en iyisiydi.;, Don Juan, nagual Julian'm kigili[ini, hayatrrun karmaga ve zenginlilini yavag yavag keqfed-erken iginde yagadrlr frrtrnayr anlatmasrmn onun igin higbir yolu otmaoigrnr s6yledi. Kargrsmda narin, yaqh, korkmug, yardrma muhiag gcirunen bir adam bulundulu stirece kendini oldukga rahat t ilr"t*ij.

mu$. Don Juan'a sadece canavar gortiniimlii adamr kandrrmak igin yaghymrg gibi davrandrlr slrrrnl vermig. Don Juan'a dtigtinecek vakit brrakmadan, yaygrsrndan inarulmaz bir geviklikle firlamrq; baqrnr, tizerine elildigi bir kap suya batrrrp orada bir stire tutmug. Tekrar dimdik kalktrlrnda sagr kuzgun karasrymlq, sagmrn grili[i yrkanrp akmrq ve don Juan daha cince hig gcirmedifi bir adama, belki otuzlannm sonlannda birine bakar bulmug kendini. Kaslannl esnetmig, derin bir nefes almrg ve vticudunun tiim pargalannr sanki gok uzun bir siire kafeste kapah kalmrg gibi germiq. "Nagual Julian'r geng bi adam gibi gcirdtifiimde onun gergekten geytan oldulunu diiqiindtim," diye siirdtirdti don Juan. "Gozlerimi kapattrm; sonumun yaklagtr[rnr biliyordum. Nagual Julian gcizlerinden ya$ gelene dek giildi.i." Don Juan sonra nagual Julian'm onu sa! yan ve sol yan farkrndahk arasmda ileri ve geri kaydrrarak rahatlattrlrm sciyledi. "iki giin boyunca o geng adam evin iginde caka satarak dolandr durdu," diye devam etti don Juan. "Bana hayatryla alakah oykiller anlattr, beni kahkahalara bolan qakalar yaptr. Daha da gagrrtrcr olan kansmdaki de[igimdi. Ashnda incecik ve gtizeldi. Ben onun tamamryla farkh bi kadrn oldulunu sanmrgtrm. Ondaki ttimden deliqime ve bu kadar gi.izel goriinmesine bayrlmrqtrm. Geng adam kryrcilarr ortada yokken kadmrn gergekten bambaqka biri oldulunu sciyledi." Don Juan gtildti; geytani velinimeti gerge$i soyltiyotmu$. Kadrn aslmda nagualm toplululundaki diler bir gortici.iymiiq. Don Juan, geng adama neden olmadrklarr bir qeymiq gibi davrandrklannr sormu$. Geng adam don Juan'a, gozleri yaqlarla dolarak bakmrg ve diinyarun gizemlerinin gergekten de akrl srr ermez oldulunu soylemig. Dediline gcire kendisi ve geng kansr agrklanamazbazr gi.igler tarafindan yakalanmr$ ve kendilerini ancak bu sahte numarayla koruyabiliyorlarmr$. $imdiye kadar yaptrklanm dermansrz, ihtiyar bir adam olarak stirdiirmesinin nedeni kryrcilanrun kaprdaki Eatlaklardan sti-

194

iqTEN GELEN ArE$

NAGUAL JULIAN

195

rekli onlan gozetlemesiymig. Don Juan'a onu aldatmasrnr affetmesi igin yalvarml$. Don Juan o canavar gcirtini.iglti adamrn kim oldufunu sormu$. Geng adam, derin bir ig gekiqle tahminde dahi bulunamayacafirm itiraf etmig. Elitimli biri, Mexico city'deki tiyatrolann tamnmrq bir oyuncusu olmasrna ralmen don Juin'a 9}rlu agrklayamadr[rm sriylemiq. Ttim bildigi senelerdir gekti$i, onu ttiketen hastah$rrun redavisi igin buraya geldiEiymi$. Akrabalan onu salaltrmcrsrna getirdiklerinde cirmer< tizereymig. Krz onun iyilegmesine yardrmcl olmuq ve o da geng, giizel Krzrlderili'ye delicesine agrk olup onunla evlenmiq. Plam, onu bagkente gotiirtip krzrn salaltrm yetisiyle zengin olmalanymrg. Mexico city yolcululuna grkmadan cince, krz bir biiytictiden kagabilmek igin kryafet de[igtirmeleri gerektifi uyarrsrnda bulunrnug. Krz ona annesinin de bir sa[altrmci oldufunu, salaltrmr o b{iytici.i ustasrndan cifrendi[ini ve ustanrn <l[rettiklerine kargrhk, ana krzm hayat boyu yarunda kalmasrnr arzuladrlrnr sciylemig. Delikanh, kansma bu iligkiye dair soru sorrnamrq. o sadece, krzr ozgidiiltine kavugiurmak istiyormugi boylece kendisi ihtiyar adam, krz da giqman kadrn trh[rna girmigler. oykii mutlulukla sona ermemiq. Korkung adam onlan yakalamrg ve tutsak etmig. Bu kabus gibi adam karqrsrnda yeniden _krhk deliqtirmeye cesaret edememiqler u" o oldu[u zamanlar birbirlerinden nefret edermig gibi davranmrqlar; r*ut aslmda birbirleri igin yanrp tutuquyor ve srf adamr n uzakta oldu$u krsa zamanlar igin yaqryorlarmrg. l)elikanh ona sanhp, don Juan'rn uyudufu odanrn evdeki tek gtivenli yer oldufunu sciylemig. Acaba drgan grkrp o karrsryla seviqirken erketeye durur muymug? "Ev, tutkulanyla sallandr," diye siirdiirdti don Juan," bense onlann seslerini duyuyor olmanrn verdili sugluluk iginde, adam her an dcinecek diye korkudan rilerek otuidum. ve aynen umdu$um gibi, onun eve geldilini duydum. Kapryr yumruklamaya bagladrm ve onlar cevap vermeyince, igeii daidrm.

Geng kadrn yatakta grnlgrplak uyuyordu ve geng adam ortada yoktu. Omriimde giizel grplak bi kadrn gormiigliiEiim yoktu. Hala gok zayrftrm. Canavarrmst adamrn drgarda grkardrlr

sesleri duyuyordum. Utanclm ve korkum o denli giigltiydii

ki

bayrlmrqlm." Nagual Julian'm yaptrklarrnrn oyktisii beni son derece krzdrrmrgtr. Don Juan'a nagual Julian'm iz siirme becerilerinin defierini anlamaktan yoksun oldufumu soyledim. Don Juan tek bir yorum yapmadan beni dinledi ve konuyu da[rtrp, vlr vrr konugmama izin verdi. Sonunda bir sraya oturdu[umuzda gok yorulmugtum. Bana nagual Julian'rn yontemiyle ilgili anlattrklarrna neden bu denli krzdrlrmr sordulunda diyecek laf bulamadrm. "Onun egek qakalarrndan hoqlanan biri oldu[u hissinden kurtulamlyorum," dedim sonunda. "Egek gakasr yapanlar gakalanyla bi qey o[retmeyi amaglamazlal" diye karqrhk verdi don Juan. "Nagual Julian oyunlar oynardr, birlegim noktasrrun oynamasrnt gerektiren biiyiilii dramlar." "Bana bayalr bencil bi insan gibi geliYor," diye rsrar ettim. "Sana, yargrlayrcrhlrndan dolayr oyle geliyor," diye yanrtladr. "Ahlakgrhk yapryorsun. Ben de aynl yollardan gegtim. Nagual Julian hakkrnda sadece iqittiklerinden dolayr bciyle hissediyorsan, diigiin ben evinde yrllarca yaqarken neler hissettim. Srasryla onu yargrladrm, ondan korktum ve ona grpta ettim. "Onu sevdim de, ama imrenmem sevgim den fazlaydr. isteline gcire geng ya da ihtiyar olugundaki gizemli yetisine, teklifsizli[ine, Allah vergisi yetene[ine ve hepsinden fazla gevresinde kim varsa onun tistiindeki etkisine grpta ettim. Onun insanlan en enterasan soylegilere siirtikledi[ini duymak beni alt iist ederdi. Her zaman soyleyecek geyi vardr; benimse yoktu ve her zaman kendimi yetersiz, drglanmrg hissederdim."

te6

iqrrN

GELEN ATE$

NAGUAL JULIAN

197

Don Juan'm, kendini bciylesine agrla vurnasr beni igten ige hasta etti. Konuyu deliqiirmesini-isterdim, g{inkti uenim gibi oldulunu. duymaya tahammiiltim yoktu. Benim gciztimde benzersiz biriydi. Belli ki nasrl hisseitilimi biliyord"u. Gtildii ve srrtrmr srvazladr. "imrenme riyktimle yapmaya gahgtl$Im," diye devam etti, "sana gok cinemli bi geyi, biriegim noilur-rn konumlanrun nasil davrandr$rmrzr ve hissetti[imizi emretti$ini gcistermek_ ti.

hirli karakterleri de kapsryordu. "Erki o kadar kusursuzdu ki," diye stirdiirdti don

Juan,

cu birlegim noktasrnrn yeni konumu katrlagrnca gelirdi. "Nagual Julian hepimize bu ttir bi kayrg igin yorulmadan krlavuzluk etti," diye devam etti oon iuln. *irayata d,air dramlannda hepimiiden tam iqbirlili ve katrhm ,"Cr"ii. o.nefin, delikanh, kansr ve kryrcilanyla ilgili dramryla ttim briItinmez dikkat ve endiqeme sahipti. gani gcire geng olan ihti_ yar adam ciykiisli gok gergele yatkmdr. burruuu, gcirtintiqlii adamr kendi gozlerimle gormiigttim, yani delikanh! u uurgrgilemez bi yakrnhk duyuyordum." - Don Juan, nagual Julian'm bir sihirb az, stadan insanir akrl almaz gelecek derecede istenci idare kudretine sahip bir hokkabaz oldulunu sciyledi. Dramlan niyet kudretiyle gagnlan, korkung, insani qekle girebilen inoiganik varhk giui sT

[uydu." Don Juan'rn- dediline gore aymalar iki tiirltiydti. Biri gziyfle yaprlan konugmalar, bi.iytik duygu patlamalanndan baEka bir gey de$ildi. Dileri birleqim noliurrrun kayrgrnrn bir tiriintiydti; bir duygu patlamustyla delil eylemle eglegirdi. Duygusal aymalar savaggrlaru, yiuur"u-ronru kullanrm *rr-

"o zaman- benim btiytik eksiklilim bu ilkeyi anlayamamamdr. Hamdrm. Aynr senin gibi, tiuit sayesind" yuqryo, dum, gtinkii birlegim noktamm yerleqtili yei orasrydi. ccirti_ yorsun ki, bu noktayr oynatma yolunun yeni aligkanhklar *i*9t, oynatma istenci duymak ordulunu cilrenememiqtim daha. Birlegim nokram oynadr$rnda ieqfettilim, velinimetim gibi emsalsiz bi savaggryla biga grkmanrn tek yolunun, onu yansz olarak takdir edebilmek igin kibirsizle$rnek oldu_

"herhangi bi kimsenin birleqim noktasmr kaymaya zoflaytp o yayrhmlan ballayarak kendisi ne arzularsa onu algrlamaslnl sallardr. Ornelin, bagarmak istedi[ine gore yaqrndan gok yaqlr ya da gok geng gtirtinebilirdi. Ve naguah tanryan herhangi birinin ttim soyleyebilecefi yaqrnrn dalgalanrp defigtiEiydi. Onu tanrdrlrm ottz iki yrl boyunca kimi zaman senin yaqrnda gcirtindii, kimi zamansa konuqamayacak denli yaqh." Don Juan, velinimetinin krlavuzlu[u altrnda birleqim noktasrmn fark edilmeden ancak esash bir qekilde devindilini sciyledi. Ornelin, bir giin durup dururken bir taraftan ona anlamsrz gelen bir korkunun diler taraftan kendisi igin di.inyadaki en anlamh his oldulunu anlamrg. "Korkum, aptalhkla cizgiir olma $ansrmr yitirip, babamrnki gibi bi hayat yagamaktr. "Bilmelisin ki, babamrn hayatrnda higbi yanhq yoktu. O, birgok insandan ne daha iyi ne de daha kotti yagam siirdii; cinemli olan birlegim noktam oynadrlrnda babamm hayatr ve tiltimiin{in ne bagkalan ne de kendisi igin bi kazang olmadrlrnr anlamrq olmam. "Velinimetim, babam ve annemin ben olayrm diye ya$ayrp cildtiklerini, onlann ebeveynlerinin de onlar igin aynr qeyi yapfilrnr sciyledi. Savaggrlarrn birlegim noktalannr hayatlan igin cidenen korkung bedelin ayrdma varacak kadar kaydrrmakla farkhlagtrklannr soyledi. Bu kayrg onlara, ebeveynlerinin genel olarak yagam veya dzellikle hayatta olmak igin hissedemedikleri saygl ve sakrnlml sunar." Don Juan, nagual Julian'm gomezlerine birlegim noktasrm devindirmek igin krlavuzluk ederken baqarrh olmakla kalmayrp, bundan fevkalade zevk aldrlrnr da soyledi. "Benimle kesinlikle acayip ellendi," diye stirdtirdti don Juan. "Yrllar sonra toplululuma diler gorticiiler gelmeye bagladrlmda ben bile her biri igin yaratrp geligtirdi[i inanrlmaz durumlan sabrrsrzhkla bekler oldum.

198

IQTEN GELEN ATES

"Nagual Julian dtinyadan aynldrlrnda nege onunla yok olup gitti ve bi daha da geri gelmedi. Genaro bazen bizi neqelendiriyor a.ma kimse nagual Julian'm yerini tutamaz. Onurr dramlan her zaman hayattan daha esashydr. O dramlardan baz:Ian geri tepene kadar keyfin ne oldufiunu tatmamrgtrk. Don Juan en sevdili srradan kalkrp bana diindti. Gozleri prnl pml ve huzurluydu. "E!er gorevinde bagansruh$a ulrayacak kadar aptalsan," dedi, "hig delilse bu sraya gelmek igin birlegim noktaru oynatmana yetecek kadar erkeye sahip olmahsm. Di.igtincelerden ve arzulardan srynhp biraz oturuver buraya; ben neredeysem gelip seni alacafrm. Sana sciz veririm bunu deneyeceEim." Sonra, yemini inamlmasr gok giili.ing bir geymiq gibi kocir bir kahkaha patlattr. "Bu scizci,ikler akgamiistti edilmeliydi," dedi hala giilerken. "Higbi zaman sabahleyin edilmemeli. Sabah, insanlan iyimser hissettirir ve boyle scizciikler anlamlanm kaybeder."

13
Yeryiiziintin Deste{i
"HadiOaxacayolundayiiri'iyelim"'dedidonJuanbana"'Genuto bizi yolda Ui yerae bekliyor'" agrklamalanna devam etRicasr beni gajrrttr. Biitiin giin
mesini

;;;;y"la

beklemiffi

baqladr' ,irrOit. Don Juan birden konugmaya bi'iytik bul"Sana bagrndan beri eski gorticiilellt.yuptt[r hayatrn diinya ize"Organik gulardan sti, "Oiy;;;," $e-Oi' bul'duklan gibi yeryiiziiniin olmadr[rm rindeki tet yaqalm bi varlk oldufunu keqfettiler'" kendisinin de "'u"it Devametmeden6ncebirkagsaniye.bekledi.Beniyosoyleyeouu"t edercesine gtittimsedi. Akhma

rahatEa gedofru sessizce yiiriidiik. urun bir stire

Evinden alnfrpr_kenti gegerek kaldrrlm-

rum yapmuyu cet higbir qeY gelmedi'

2oo

igreN

GELEN ATE$

YERYUZUNUN

DESTEGT

2OI

"Eski scirtigtil-er yeryiztintin bi kozasr oldu$u ler," diye stirdtirdii. ';y"iytiziinti krhf gibi saran nu gc)rdii_ bi top, Kartal'rn y.ayrhmlanmyakarayan saydam 5i koru gdrdiirer. yer_ yrt,j bizim mazur kaldrklan kuvvetlere mazur ka_ ^riluaym lan, sezgili bi varhktrr." . .Eski gcirtictilerin, bunu kegfeder kegfetmez hemen ginin uygulanabilir kuilanrmranyla ilgilendikrerini bu bil_ agrkladr. Bu ilginin neticesfg", btiyiictiltikleririin t *ugrk ulamr_ Dr, yeryi.izti ile ilgili olanlar oluqturmuq. yeryiiztinti, "r, oldulu_ --J' muz her geyin kdkti, kayna$r saymrglai. Don Juan eski gcirtictilerin yarurmadr$rnr, giinkti yeryiizi_ ntin gergekren ilk kdklerimizin kaynasr Jrffinu sciyledi. Bir mil kadar ileride Genaro'yla kargrlagirru delin higbir gey demedi. Genaro, yolun kena'nda bir tuyuyu oturmug bi_ zi bekliyordu. Beni srmsrcak bir qekilde selamladr ve sofu[a dayamkh bitki rirttisi.iyle kaph engebeli, ufak dallann tepesine grkma_ mz gerektilini sciyledi. "ugi.imtiz bi kayaya kargr oturup,,' dedi don Juan bana, "gtineg rgrlrnr.do[u dalla'ndu yunrrit* r"yr"dece$iz. Gi.i_ neg batr dorukla' ardrna inerken, yerytizii "gc;rrnrii ballanrgr sa$layabilir."

da[r imledi. "O dallarda birlegim noktanl sarsacak kadar panltr var," dedi bana. "Giineg batr doruklan arkasma inmeden hemen cince gereksindi[in ti,im panltryr yakalayacak birkag dakikan olacak. Yerytiziini.in kaprlanru agan sihirli anahtar, ig sessizlikle beraber goz alan herhangi bir geyden yaprlmrgtr." "Tam olarak ne yapmahyrm, don Juan?" diye sordum. itisi de beni inceledi. Gozlerinde hem merak hem de nefretin kangrmrru gordti[iimii dtigtindtim. "Sadece ig soylegini kes," dedi bana don Juan. Yo[un bir endiqe ve giiphe sancrsl igimi kemiriyordu; istemekle bunu yapabilefime hig gi.ivenemiyordum. Beni kemiren ilk yorgunluk anrndan sonra kendimi salt rahatlamaya
brraktrm.
Qevreme bakrndrm. Uzun dar vadiye tepeden bakacak kadar yiiksekte oldulumuzun farkma vardrm. Gi.ineq, vadinin di[er yarunda do[u srradaflannrn eteklerinde hala panldryordu; gi.ineg rqrklarr gorak daflan agr boyasr rengi yapmlg, daha uzaklardaki mavimsi doruklarsa eflatunumsu bir renk tonu edinmiqlerdi. "Bunu daha once yaptr[rnr ayrrt edebiliyorsun, defil mi?" dedi don Juan bana fisrltryla. Ona herhangi bir qeyi aynt etmedifimi soyledim. "Burada bagka seferler de oturmugtuk," diye rsrar etti, "Ama bu onemli de[il, giinkti asrl bu sefer sayrlacak. "Bugi,in, Genaro'nun yardrmryla her geyin kilidini agan anahtan bulacaksrn. Bunu hentiz kullanamayacaksrn ama ne oldu[unu ve nerede oldulunu bileceksin. Gcirticiiler bunu o!renmek igin en alrr bedeli oderler. Sen de senelerdir bunun karqrhlrm odtiyordun. " Her geyin anahtarr dedi[inin, yeryi,iziini.in sezen bir varhk olup, savaqgrlara qahane bir destek verebildiginin ilk elden bilinmesi oldulunu agrkladr; bu yeryiizi.ini.in kendi farkrndahlmdan, sava$ gmrn kozasrndaki yayrhmlar y eryiztiniin kozasrndaki uygun yayrhmlarla ballandr[r anda gelen bir gtidtiy-

Dalrn tepesine ulagtrlrmrzda don Juan,rn sciyredili gibi srrtrmrzr kayaya vererek oturduk. Don Juan beni ikisinin ara_ sma oturttu.
halde endigelendim. Bana yanrt vermedi. Ben hig konuqmamr$lm gibi konugmasrna devam etti.

yupmak niyetinde ordulunu sordum. Gizri anlamlr - T" agrklamala' ve uzun sessizriklerf hayr. .i"*Lt de$ildi. Fena

engellemesi.

"Algmrn, ballamq oldulu kegtini yapan eski gciri.ictiler m'azzam bi geyle kargr rlar,;, dedi. ..U;;;";i;;, _kargryayd sapkrnhklanrun bagardiktan -qlyin ne'orJugrnu bilmelerini ufak vadinin dofusunda, kentin ordu$u yandaki bir
sua_

2oz

iqrnN

GELEN ATE$

YERYUZUNUN

DESTEGI

203

mii$. Hem yerytizi.i hem de insan sezgili varhklar oldulundan, yayrhmlan birbirine uyarmlq. Daha do!rusu, yeryiiziinde insandaki yayrhmlann ve aslmda ttim sezgili organik ve inorganik varkklardaki yayrhmlann hepsi varmrg. Bir ba$lamg anrnda, sezgili varhklar ballamgr smrrh bir gekilde kullamp kendi dtinyalanru algrlarmrg. savaggrlar bu ba$lamgr ya herkes gibi algrlamak ya da hayal bile edilemeyek dtinyilara girmeyi sallamak igin destek olarak kullanrrmrE. "Bana sorabilecelin en anlamh soruyu sonnan igin bekliyorum ama bi ttirlti sormuyorsun," diye stirdi.irdti. "Ttim bun1*r gizinin igimizde mi oldulunu sonnakta takrhp kaldrn. Yine de yeterince yaklaqtrn sayilr. 'iBilinmeyen, gergekte insan kozasrnda farkrndahk tarafindan dokunulmamlq yayrhmlar arasrnda delildir ama yine de bi qekilde ordadr. Bi tiirli.i anlayamadr[rn nokta bu. Suttu bildigimiz drgrnda yedi diinya birlegrirebilecelimizi sciyledi[imde, sen bunu igsel bi ig gibi aldrn giinkti bizimle yaptrklanm tiimi.iyle imgelediline inanmaktan yanasm. Bu nedenle, bilinmeyenin aslmda nerede oldulunu hig sormadm. yrllarca, gevremizdeki her qeyi elimle imleyip bilinmeyenin orada oldu$unu soyledim sana. Higbi zarnan ba[lantryr kurmadrn." Genaro gi.ilmeye bagladr soffa okstirdii ve ayala kalktr. "Hala ba$lantryr kuramadr ki," dedi don Juan,a. Kurulacak bir ba$lanfi vardrysa bunda baqansrz oldufumu kabul ettim. Don Juan tekrar tekrar, insarun kozasmdaki yayrhmlann bir pargasrnrn orada salt farkrndahk igin oldulunu ve farkmdahlrn, bu yayrhmlar pargasmr drgardaki aynr yayrhmlar pargasryla eglegtirmek oldulunu sciyledi. Bunlara, drqardakiyuyrhmlar denirmig gtinkii gok enginlermig; ve insinrn kozasr drqrndakinin bilinemeyen oldu[unu sciylemek bilinemeyenin yeryiiziintin kozasr iginde oldu$unu sriylemekmig. Ne var ki bilinmeyen de yerytiztintin kozasr igindeymig ve insanm kozasr iginde bilinmeyen, farkrndah$rn dokunmadr$r.yayrhmlarmrg. Farkrndahk panlflsr onlara dokundulunda harekete geger ve drgardaki kendilerine iligkin yayrhmlarla ballamr-

larmrq. Bu gergekleqti[inde, biliruneyen algrlamr ve bilinen haline gelirmiq. "Ben fazla aptaltm, don Juan. Anlayabilmem igin bunu pargalara ayrmahsrn," dedim. "Genaro senin igin pargalata b6lecek," diye karqrhlr yaprqtrrdr don Juan. Genaro aya$akalkrp, daha cince evinin yakrnrndaki mrsr tarlasmdaki devasa, yassr kayayt, don Juan'rn hayran nazarlan altmda turlarken yaptrlt erk trrtsrnr yapmaya baqladr. Bu sefer don Juan kulalrma Genaro'nun hareketlerini, ozellikle baldrrlarrnr her golsiine kaldrnp adtm atrgmrnda duymaya 9a' hqmamr fisrldadr. Genaro'nun devinimlerini gozlerimle takip'ettim. Birkag saniye iginde bir pargamrn Genaro'nun bacaklanna yakalandrlrm duyumsadrm. Baldrrlanrun hareketi beni brrakmlyordu. Onunla beraber yiiriiyormu$ hissine kaprldrm. Hatta nefesim kesildi. Sonra gergekten Genaro'yu izledi$imi ayrrt ettim. O'nunla oturdulumuz yerden luza{a yiiriiyordum. Don Juan'r gcirmiiyor, srf Genaro'nun cintimde o tuhaf tarzda yiiriimesini izliyordum. Saatlerce ama saatlerce yiirtidiik. YorgunluEum o denli yofundu ki korkung bir bag alrrsrna tutuldum ve aniden fenalaqtrm. Genaro yiiri.imeyi brrakrp yaruma geldi. Qevremizde yo$un, gciz kamaqtmcr bir rqrk vardr ve rgrk Genaro'nun yiiz hatlarrndan yanslyordu. Gozleri kor gibi parhyordu. "Genaro'ya bakma!" diye bir uyan duydum kulafrmda. "Qevrene bak!" Itaatettim. Cehennemde gibiydim. Qevremdekileri 7drmenin qoku o denli biiytiktti ki korkuyla bafrrdrm fakat sesim grkmadr. Etrafimda Katolik yetiqtirilmemin betimledili en canh cehennem manzatasr vardt. Srcak ve bunalfict, karanltk ve malaramsl, gokytiziisii olmayan, Eevremizde hrzla hareket eden lazrl rqrklann yansrmalarr drqrnda rqrksrz, ktzthmsr bir di.inya gortiyordum. Genaro tekrar ytirtimeye baqladr ve bir qey beni onunla

204
ni

iqreN

GELEN ATE$

YERYUZUNUN

DESTEGI

205

gevreme bakmaktan da it*oyou. Farkrndarr$rm Genaro'nun devinimlerine yaprgmrgtr. Genaro'nun sanki son derece yorgunmu$ gibi diiqtip otur_ dugunu gcirdtim. v"r degdigi "" iirr"rmer< igin gerindili an igimde bir gey 9 bogalor ve-tetlur g"u*" uutuuilmeye bag_ ladrm. Don Juan meiakra beni seyrediy";;.-y;il;"'G ru, ayakta duruyordum. itk oturdulumuz yeroeydik, ufak bir dalrn tepesindeki genig kayahk ot g*ititiau. c"naro nefes nefeseydi, ben g:.v1". Ter igind"yoi"il"it* rprsraktr. Kryafetlerim de sanki sudan grkmrg gibi srnlrrklurndr. "Aman Tannm, nerer oluyor!" diye ciddiyetle, endiqe iginde ba$rrdrm.

gekti. Genaro'yu izlememi sa$layan kuvvet aynr zamandabe_

Genaro.

Balrrmam o denli ahmakgaydr ki don Juan ve Genaro gtilmeye bagladrlar. "Senin, ballanrqr anlamanr saflamaya gahg tyoruz,,, dedi

Don Juan yumuqakga oturmama yardrm etti. Kendi de yanrma oturdu.

"Ne oldufunu anrmsryor musun?" diye sordu bana. ona anrmsadrlrmr sciyredim, o da tam olarak ne gcirdiili.imii anlatmam igin rsrar etti. Dite[i bana. sciyledikleriyle -deneyimrerimin tek de$eri_ nin birlegim noktamrn oynrnu' orup, igeri$inin cinemsiz oluguyla- uyugmuyordu. Genaro'nun daha cince de aynen gimdi yaptr$r gibi bana yardrm ettilini fakat onra' higbir ruo,unun'rrnruyu-adrlrmr agrkladr. Genaro'nun bu sefer iutru tir""ti sili birlegim nok_ tama krlavuzluk. ederek, bagka.bir diinyurrirr-utiytik' yayrhm bantlannr birleqtirmemi safladrlrnr rtiyf uzun bir sessizlik oldu. Duyula'mr"Ji. yitirmigtim, qoktaydrm, fakat yine de farkrndarrlrm gimdiye tuou, olmadr$r ka_ dar keskindi. sonunda ba$lanlgrn ne ordulunu anladr$rmr dti_ giiniiyordum. igimd", ttuJil olugturdugu;u bilemedigim bir qey, beni btiyiik bir gergeli anladr$rm fonuru"Ju emin hisset_

tiriyordu. "Sanlnm kendini toparlamaya baqladln," dedi don Juan bana. "Hadi eve gidelim. Bi gtin iEin bu kadan yeterli." "Dur, ya," dedi Genaro. "Bir boladan daha giiglii. Biraz daha zorlanabilir." "Hayrr!" dedi don Juan duygulanmr sezerek. "Direncini biriktirmemizlazrm. Ancak bu kadanna sahip." Genaro kalmamrzda rsrarhydr. Bana bakrp goz krrptr. "Bak," dedi bana dallarrn dolu yakasmr imleyerek. "Giine$ o dallara bir metre dahi yaklagmadr ve sen cehennemde saatlerce gabaladrn. Bunu ezici bulmuyor musun?" "Onu gereksiz yere korkutma!" dedi don Juan neredeyse hiddetle kargr grkarak. iqte o zarfian numaralarnt gordiim. O an, gormenin sesi ba-na don Juan ve Genaro'nun benimle oynayan mtikemmel bir iz siiriicii takrmr oldufunu sciyledi. Beni her zaman slnrrlanmm otesine zorlayandon Juan'dr ama hep Genaro'nun zora koqmaslnl sa$hyordu. O giin Genaro'nun evinde, isterik bir korkuya kaprlmrq tehlikeli bir durumdayken Genaro, don Juan'I, daha fazla zorlarup zorlanmamama dair sorgulamlg ve don Juan, Genaro'nun benimle dalga gegip, ellendilini soylemiqti, halbuki Genaro benim igin gergekten endigelenmigti. Gormem, beni oylesine gok etti ki giilmeye baqladrm. Don Juan'la Genaro, ikisi de qagkrnlftla bana bakakaldrlar. Don Juan akhmdan geqenleri hemen ayrt edivermiq gibiydi. Genaro'ya sriyledi ve ikisi gocuklar gibi gtildtiler. "Nihayet krvamrna geliyorsun," dedi don Juan bana. "Tam zamantnda, ne gok aptal ne de gok akrlhsm. Aynen benim gibi. Sapkrnhklarrnda benim gibi delilsin. Onlarda btraz nagual Julian gibisin, ondan zeka figkrrmasr harig." Ayala kalkrp srtmr gerdi. Bana qimdiye dek gordiiltim en delici, yabani bakrqlarla baktr. Yerimden kalktrm. "Bi nagual, hig kimseye, higbi zarnan sorumlu oldulunu belli etmez," dedi bana. "Bi nagual, iz brrakmadan gelir ve gider. Onu nagual yapan bu cizgtirltikttir."

206

igreiv cELEN ArE$

ypnyuzuNUN

npsrndr

207

,'ffi:;
,,

ba_ oldum. Genaro firiayrpy#Gldi, orur*ama yar_ iki yanrmr sanp beni oturtuverd'er. "Yerytiztinden bi desrek yatataya"ukrrr,ll illl, Juan bir kula$rma. "Nagua|rn gcizrerini diigtin,', dedi Genaro "o dalm tam tepesinde pa'rtryr gcirdtiltindiferine. an destek ge_ dedi don Juan ue Jolu r<anaoria"kiLr vilksek dorugu

dcini.i g ttiler. Dengemi zorrukra koruyordum. Kendimi tutamayarak yrlrr gibi

ermig birinin sef_ kat, insancrilrk uurrtrutryla kaplandr u" i"t rur don Juan,rn gcizlerine

Gcizreri bir an igin parradr, sonra kemale

drmct oldu' ikisi,

Devinim azar azar yavagladr. Her gey durmadan rjnce bir deprem vuruqu daha oldu. Qevreme bakmaya gahqtrm. Bir nirengi noktam yoktu. Bir alag gibi dikilmig gibiydim. Uzerimdebeyaz, parlak, akrl almaz btiytikliikte bir kubbe vardr. Varh[r, ayaklarrm yerden kesilmig gibi hissetmeme neden oldu. Ona do!ru ugtum ya da daha gok bir giille gibi firlatrldrm. Rahat, ihtiyaglan kargrlanmtg, gtivende hissediyordum; kubbeye yaklagtrkga bu hislerim yo$unlagtr. Sonunda bana tisttin geldiler ve ttimtiyle kendimi kaybettim. Sonra hissettilim tek qey, diiqen bir yaprak gibi havada sallandr[rmdr. Yorgundum. Emici bir giiq beni gekti. Kara bir delikten gegtim, bir sonraki an don Juan ve Genaro'ylaydrm. Ertesi gtin don Juan, Genaro ve ben Oaxaca'ya gittik. Don Juan'la ben akgamiistii qehir merkezinde gezinirken, aniden cinceki gtin yaptrklanmrzdan sciz etmeye bagladr. Bana, eski gcirticiilerin heybetli bir geyle karqrlagtrklannr sciylerken neden bahsettilini anlayrp anlamadrlrmr sordu. Ona anladr[rmr ama scizciiklerle anlatamayacatrmr sriyle..

rrr.Yr*E|rt#gcizlerini

bir daha hig gciremeyeceksin,,, diye


g ci ttirtirs

iirs

ul::::1'1.:"J ;f"T:

t t ! ti vere gi t, nereve

ci

"Nagual'rn s,cizrgrini diigiinrirsen bir madalyonun iki yiizri oldulunu fark edersin,,, aiyi, fisrldadr Genaro. ikisinin de sciyrediklerini gyg"."-:y" gutrgtrm ama dtigtin_ celerim bana itaai etmedi. usttimden bir giy aqalr do!ru bas_ tmyordu. Qektigimi, kr saldrErmr his settim. iaia"*in bulandr_ lrnr duyumsacrrm: Ak$y sSls"r"rinin dolu dagranmn tisrre-

dim.

;il:t#?Tr15,'flTigoiotimldiil;;'ffi

rJsuvo-,.,,il;;

"igte baghyor," dedi Genaro kulafrma. dorulu seyret, panltryr seyret,,, dedi dilerine don ,uun."utiik
Gergekten don Juan'rn imredili srradalrn en ytiksek rulunda yolun bir aydrnr**u u*dr. son gtineg
do_

Duymaktan gok, uzakrarda bir aepreJn gumbtirttisiiniin aniden beni ele gegirdilini Juyu-rudrm. sir.it dalgalar o denli giirtilrtilti vg a9v_asayoiti, u"rrim igin ttim anramrannr yitirdiler. Depremle btiktiliip trurrrun .in"*, ii armikroptum.

l$rnrmn onun iisttine yansrmasrnr seyrertim. bir yerde, afa_ friloertEfi;;; $r diigiiyormu$um giui ui, ;;qiut t irr"ttim.

"Senin o dalrn baqrnda bulmanr istedilimiz temel geyin ne oldulunu diiqtini.iyorsun?" diye sordu. "Baflanrg," dedi bir ses kulalrma, ben aynrsrnr soylerken. Tepkimiq bir hareketle arkama donmemle, tam ardrmdan ytiri.iyen Genaro'yla garprgmam bir oldu. Hareketimin hrzr onu gagrrtmrqtr. Krkrrdaylp beni kucaklayrverdi. Oturduk. Don Juan di,inyadan aldrlrm desrekle ilgili s6yleyecek pek az geyi oldu[unu, savaggrlann bu konuda hep yalnrz oldufunu ve gergek aymalann gok sonra, yrllarca gabarun ardmdan geldi[ini soyledi. Don Juan'a, onun ve Genaro'nun ttim iqleri yapmasmdan dolayr anlayrg sorunumun arttrlrnr sdyledim. Salt onlann manevralanna tepki veren edilgen bir denektim. Hayatrm pahasrna herhangi bir eylem baglatam azdrm, gtinkti uygun eylemin ne oldufuna dair higbir fikrim yoktu ya da nasrl baqlaya-

IqTEN GELEN ATE$


caErmr bilmiyordum.

YERYUZUNUN DESTEGI
geziyor olurdun. etmedi. Aniden ko"uyu de[igtirdi' .,Yeryi.iztiniin sezgili bi varhk olmasr hakkrnda anlayama-

"Zaten olmasr gereken bu," dedi don Juan. "Heniiz bilmen gerekmiyor. $u anda yaptrlrm:.z her qeyi kendi kendine yapabilmen igin arkada kalacak, kendinle brrakrlacaksm. Bu gorevle her naguahn yiizleqmesi gerek. "Nagual Julian da aynrsrm bana yaph, hem de benim sana yaptr[rmdan gok daha aclmaslzca. Ne yaptrlrnr biliyordu; nagual Elias'rn ona cilrettili her qeyi birkag yrlda yeniden organize etmeyi beceren fevkalade bi nagualdr. O, senin ya da benim igin hayat boyu stirecek bi qeyi, krsacrk bi zamandayapardr. Fark, nagual Julian'rn tek gereksindi$i geyin hafif bi ima olmasrydr; bundan sonra farkrndahlr devralrr ve olan tek kapryr agardr." "Olan tek kapryla ne demek istiyorsun, don Juan?" "insanrn birleqim noktasr hayati bi noktamn citesine gegtilinde, sonuglar her insan igin aynrdrr demek istedim. Bunu oynatma teknili ne denli deliqirse deligsin sonuglar hep aynrdrr, bu da birlegim noktasr yeryiiziiniin destefiyle diler dtinyalarr birleqtirir anlamrna gelir." "Yeryiiztiniin desteli her insan igin aynr mrdrr, don Juan?"

Bunubtrazdahaaynntrhagrklamasrntistedimamakabul

drfrn bi qey daha v;,' dedi.

..ve Genaron bu berbat Genaro r"ii, anlayana kadar zorlamak istiyor'" itisi de gtildii. Genaro oyunbazca iteledi beni ve afzrndan grkarken bana goz krrptl' "Ben korkuncum'" gu ,t "ltiklei gok fena bi angaryactdtr' sert ve aclmaszdlr"' "Genaro, aldrrmadan seni zodiye J"u* etii don Juan. "Korkularrna, ra kogar. Ben olmasaYdtm"'" canlT+tlg O, iyi, dii qiinceli, ihtiyar bey"-f"nqiti .b.t Ttyla kahkahalara bofulgekti. itisi yorO-u. COrf "iini-irrJirip,'igini
dular.

Sakinleqipseslerikesildifinde,donJuanGenaro'nundadiler biiyiik yaanlayamaa,lrm geyi gtistermek istedifini, ha yeryiizi'iniin yiice yol agamn virt-r"i uunarfia aJgigti" yi?." oldufunu soYledi' iarkrndahlr

"Tabii ki. Srradan insanrn zorlandrlr ig soylegidir. Salt mutlak sessizlile erigildilinde kiqi desteli kullanabilir. Bu gergefii, desteli kendin kullanmayr denedilinde do!rulayacaksln." "Denemeni hig tavsiye etmem," dedi Genaro igtenlikle. "Kusursuzbtr sava$gl olmak seneler siirer. Di.inyanrn deste$inin etkisine kargr koyabilmek igin qu anda oldulundan daha iyi olmahsln." "Bu destelin hzr sendeki her geyi gcizer," dedi don Juan. "Onun etkisi altrnda biz hig oluruz. Hrz ve bireysel varoluq hissi bi arada yiiriimez. Di.in, dalda Genaro ve ben seni destekleyip, sana grpa demti vazifesi gcirdi.iki /oksa geri donemeyebilirdin. Desteli bir amag u!runa kullanan bazilan gibi bilinmeyene gitmiq ve hala akrl almaz enginliklerde baqrboq

"Bizcanhlaralgrlayrcrlarz,"dedi"'Vebiz'insamnkozat bazr y ayrlml arla b a[lansr igindeki Uurt Vu'if ,,"lut drq ardak gizli gegi$ voludur ve aigi igi" aLgii;-'Ba[lamg bu ytiz$en' anahtandrr' V"?Vtiluniii desteli de bunun ..Genaro,baflanrqarunlseyretmeniistiyor.Seyretonu!'' verdi, sonra bir siGenaro bir glvmen gibi kalktr ve selam sakladr[r higbir qey hirbaz gibi kolunda yata pantalonunda onlart sallayarak olmadrlrrrr gtirl"tdi. Ayakkabilannt grka'p g6sterdi' orada {a giitisakh birgey olmadrlrnr Genaro ellerini Don Juan giilmekten kendini kaybetmiqti. ani bir sabitlenme aga[r yukan oi"utiyordut lgvinim igimd9 kalkrp, ikisi iki yanrmda meyiixti.nirdenUire iigtimiiziin iandan ayrrldrfrmlzl duyumsadrm' kaybettim' Ytiriimeye devam ederken drl go,ruq s3hamr

Artrkevlerivesokaklarrayrram'yo.au-..Higbirda!yada ve Genabitki orti.isii de fark etmiyordum. Bir an don Juan ro'yugozOentcuyU"ttigi*iayrrtettim;onunyerineikisay-

2t0

iqrnN

GELEN ATE$

YERYUZUNUN DESTEGI

211

'sr, diizensiz, ig ige gegmiq dairelerden oluqan panolar her.yandaydr.

devindi[ini gordiim. Aniden pani$e kaprhp, hemen denetledim. Ahgrlmadrk, ama tanrdrk kendim delildim ne var ki yine de kendimim duygusuna kaprldrm. Qevremdeki her geyin garip ve aynr zamanda gayet tamdrk bir yetenefin yardrmryla farkrndaydrm. Diinyaya ait gortintiiler birdenbire geri geldi. Her geyim tamamryla gdrdii, normal bilincimde bedenim olarak saydrfrm btittinliik, duyumsama yetisine sahip, devasa bir gozmtig gibi her geyi ortaya grkarmrgtr. O iki rgrk damlasrm gordtikten sonra ilk ortaya grkardrlrm, keskin mor-eflatun renkli pano ve gardak gibi geylerden yaprlmrq bir dtinyaydr. Yassr, ekrammdam rqrklr destenin yammda yukan agafr

nr sciyledi. Sa[duyu olgunlaqmah ve sava$grlann cezasLzca algr engelini yrkabilmelerinden once kendi iginde bir gtig olmahydr.

Merkeze yaklagryorduk. Genaro tek soz etmemigti. Dtiqtincelere dalmrq gibi sessizce yiiriiyordu. Tam meydana ulaqmadan, don Juan Genaro'nun bana bir gey daha gostermek is-

tedi[ini soyledi: birlegim noktasmrn konumu her qeymig ve onun algrlamamtzt safladr[r di.inya oyle gergekmiq ki, gergeklik drgrnda higbir $eye yer brrakmlyormug. "Genaro, srrf senin yaranna birleqim noktasrnrn bi bagka dtinyayr birleqtirmesine izin verecek," dedi don Juan bana. "Ve sonra o onu algrlarken sen, algr kuvvetinin baqka higbi $eye yer brrakmadrlrnr fark edeceksin." Genaro ontimiizden ytiri.iyordu ve don Juan bana Genaro'ya bakarken onun tarafina gekilmeyeyim diye gozlerimi saatin tersi yonde yuvarlamamr buyurdu. Ona ttaat ettim. Genaro benden birkag metre otedeydi. Birden qekli yayrldr ve bir anda havaya ugup kayboldu sanki. Gcirdtiltim bilim-kurgu filmlerini dtiqi.intip, igten ige olanaklanmrurn farkrnda olup olmadr$rmtzl merak ettim. 'oGenaro qu anda bizden algr kuvvetiyle ayrrldr," dedi sessizce don Juan. "Birleqim noktasr bi diinya birlegtirdifinde, o diinya mutlaktrr. Eski gciriictilerin rastlantryla bulduklarr bu kerametti ve ne oldulunu hig anlayamadilar: yeryiizi.intin farkrndahfr, brze diler biiytik yayrhmlar bandrnr ballayarak destek verir. Ve bu yeni ballanrg kuvveti diinyanrn gozden kaybolmaslnr saflar. "Yeni gori.iciiler her bi yeni baflayrq yaptrklarrnda, agalrdaki derinliklere daldrklanna ya da yukarrdaki cennete grktrklarrna inandrlar. Yeryiizti yeni bi mutlak ballanrq, bambaqka bi dtinya algrlamamtzl salladrlrnda bu di.inyamn havada bir nefes gibi yok olabilece[ini hig anlayamadrlar,"

da

bir ses duydum.Gdrilyordum.

Her yammda biiytik bir baskr hissettim ve sonra kulalrmSes, baskrnrn hareket etme

eyleminden kaynaklandr$rnr soyledi. Don Juan ve Genaro'yla beraber hareket ediyordum. Ka[rt bir engel pargalamrqrm gibi silik bir sarsrntr hissettim ve kendimi saydam bir dtinyayla karqr karqrya buldum. Igrk her yandan yayrhyordu, ama goz kamagtrrmadan. Sanki gi,ineg qu beyaz, geffaf bulutlann ardrndan volkan gibi patlayrp grkacakfi. Aqa[r, rqr$rn kaynalrna bakryordum. Nefis bir goriintiiydii. Toprak hacmi yoktu, sadece yumuqak beyaz bulutlar ve rqrk. Ve biz bulutlann iistiinde yiirtiyorduk. Sonra bir qey beni yeniden tutsak etti. Yammdaki iki rqrk damlasryla beraber aynt hrzdahareket ediyordum. Derecelerle parlakhklannr kaybetmeye baqlaylp sonra donuklagtilar ve sonunda don Juan ve Genaro oldular. $ehir merkezinden uzakta terk edilmig bir yan yolda yi.irtiyorduk. Sonra geriye dcindtik aro, biraz once yayrhmlannr drqardaki baqka banda ait yayrhmlarla ba$lamana yardrmcr oldu," dedi don Juan bana. "Ballanrq, gok banggrl, fark edilmeyen bi eylem olmahdrr. Ugup gitmek yok, fazla dert yok." Birlegim noktasrmn, bagka diinyalan birleqtirmesini sa!lamak igin gereken salduyunun do[aglama yaprlam ayacafit-

YUVARLANT$

KUWETT

2r3

kaydrran da niyetmiE . Akrldan grkmayacak gizemlerden biri ballamqrn, kigisel olmayan kuvveti olan istencin her bireyin hizmetine giren kuvvet olan niyete dcinilgmesiymig. "igin garip yaru bu de[igimin baganlmasmrn gok kolay olmasr," diye stirdiirdi.i. "Ama kolay olmayan, kendimizi bunun olanalr oldu[una inandrrabilmek. igte tam orada giivenlik pimimiz durur. Inandrnlmamlz gerekir. Ve higbirrmrz bunu is-

t4
YuvarlaruE Kuvveti
Don Juan farkrndahkta ustalaqma agrklamasrna baqlayacakken fikrini de[igtirdi ve ayapa kalkti. Btiytik odada sessizcc oturuyorduk.

yayrhmla'nr gormeyi denemeni _ 'K1nal'rn igin dedi. "Bunun

istiyorum,"

rene dek oynatmahsrn." Evden gehir merkezine ytirtidiik. Kilisenin oniindeki bo.,s, krnk dokiik bir banka oturduk. o[leden sonraydr, bir siirti irr sanln gevrede gezindili gtinegli , rizgarh bir gtindi.i. Aklrma kazrmaya gahqrr gibi baglaru$m benzersiz bir giir, oldulunu gtinkii ya birleqim noktasrna yardrmcr oldu[unu"yrr da_ ahgrldrk yerine yaprqrk tuttufiunu iekrarladr. Ba!lanrq,,, noktayr ayrr yerde oynamadan tutan <izellili, isteng -u" or.,,,

rince birleqim noktanr insarun kozasrnr gr;

temeyiz." Sonra bana, en keskin farkrndahk durumumda oldulumu ve niyet edersem birleqim noktamr sol yanrmrn derinliklerine, rilya gdrme konumuna kaydrrabilece[imi sciyledi. Savaggilarrn, riiya gormenin yardrmr olmadan gormeyi denememesi gerekirmig. Herkesin ortasmda uyuyakalmamn, iyi yanlanmdan biri olamayacalr konusunda kuqkulanmr belintim. Birleqim noktasrnr dolal yerlegim yerinden uza$a oynatrp, yeni bir yerde sabit tutmamn uykuda olmak oldulunu soyleyerek agrkhk getirdi; uygulamayla, gtirtictiler uykuda olmayr ve yine de onlara higbir gey olmuyormug gibi davranmayl olrenirlermig. Bir anhk duraklamadan sonra, insanrn kozasrm gdrmek igin kiginin insanlara arkadan, uzaklaqrrken gcizlerini dikmesi gerekti[ini ekledi. insanlara yrtz yizeyken gciz dikmek, insanrn yumurtamsr kozasrnm ciniinde gciri.ictilerin rin panel dedikleri, koruyucu bir kalkan oldufundan yararsrzmrq. Bu, yayrlrmlann kendinden kaynaklanan, hayatrmrz boyunca bizi koruyan kuvvetin karqr konulmaz saldmsma karqr neredeyse zaptedilm ez, e$rlmez bir kalkanmrq. Aynca bana vticudum donmug gibi kaskatr kesilirse de ga$umamamr soyledi; bunun ayru bir odamn ortasrnda duran birinin camdan drgan sokala bakrgr gibi duyumsanaca[mr ve insanlar gdrme penceremden agm hrzb hareket edip gegece$inden, hrztn esas oldu[unu soyledi. Sonra kaslanml gevgetip ig soyleqimi kesmemi ve birleqim noktamr, igsel sessizlilin biiyiisi.iyle si.iri.iklenmeye brrakmamr istedi. Sa! yanrm iistiine kalga kemi[im ve goli.is kafesim araslna nazik ama dayanrkh bir yumruk patlatmahymrqrm.

zL4

iqreN

GELEN ATE$

YUVARLANI$

KUVVETL

2r5

Bunu iig kere yaptr[rmda derin bir uykuya dalmrEtrm. Qok tuhaf bir uyku haliydi. Viicudumun uyugukluluna ra[men olan her geyin tamamryla farkrndaydrm. Don Juan'rn benimle konugmasrnl ve sciyledifii agrklamalann her birini sanki uyanrkmrgrm ancak bedenimi hig hareket ettiremiyorrnugum gibi takip edebiliyordum. Don Juan, bir adamtn gorme penceremden gegece[ini ve

{timde, vticut bakrmrndan kenan iistiinde It uir yoyoya ya da neredeyse yuvarlak yT tarafi iisti.inde kapalr ug* out* bir tencereye benziyordu. Kapak gibi g9ryn"r, [rrr- on paneldi; ttim kozarun belki begte biri kahnhktaydt.

duran dev asimet-

onu gdrmeye gahqmamr sciyledi. Bagansrzhkla bagrmr oynatmayr denedim ve sonra parlak yumurtamsr bir qekil gcirtin-

O yaratrklan gdrmeye devam edebilirdim ama don Juan artrk insanlara y;i1z yizeyken 96z dikmemi ve bakrqrmt, engeli krrana ve yayrfumlan gorene kadar tutmamr soyledi.

dti. Goz ahcrydr. Gcirtintiistine hayran oldum,

qagkrnhktan

kurtulana kadar uzaklaqmrqtr. Hafifge aqalr yukan krmrldaya-

rak stirtiklendi. Her qey o denli hrzh olmugtu ki, beni brkkrnlaqtrnp sabrsrzlaqfirdr. Uyanmaya bagladrlrmr hissediyordum. Don Juan tekrar benimle konuqup gev$emeye sevk etti. Sabrrsrz olmaya hakkrm ve zamanrm olmadr[rnr soyledi. Birdenbire baqka bir parlak varhk gortindti ve uzaklaqtr. Beyaz fosforlu kegeden yaprlmrg gibi gori.intiyordu. Don Juan'rn kula$rma, eler istersem gcizlerimin iizerine odaklandrfr her qeyi yavaqlatma yetisinde oldufunu fisrldadr. Sonra bana, baqka birinin geldifi uyansml yaptt. O an iki ses oldulunu ayrt ettim. Biraz cince duymug oldu[um bana sabrrh olmamr tembih edenle aynrydr. Don Juan'rnkiydi. Di[eri, devinimi yavaqlatmak igin gcizlerimi kullanmamr soyleyen, gormenin sesiydi. O akgamiistii yavagga devinen on parlak varhk gdrdiim. Gormenin sesi, onlann iginde don Juan'rn farkrndahk panltrsr hakkmda soyledi[i her $eye tanrkhk etmem igin bana krlavuzluk etti. O yumurtamsr, parlak yaratrklarrn sa[ yarunda dikey, daha kuvvetli kehribar rengi panltrsr olan bir bant vardr; belki ttim koza oylumunun onda biri kadardr. Ses, bunun insamn farkrndahlr oldufiunu sciyledi. Ses, insarun bandmda bir beneli igaret etti; dikdortgenimsi gekillerin yukansrnda, tam tepesindeydi; ses bunun birlegim noktasr oldufunu sciyledi. Her parlak yaratrfrn yumurtamsr geklini profilden gordii-

Buyrulunauydum.Neredeysehemenalkaarkayaenparlak, canlt u" ,otiayrcl rgrk telciklerini gordiim- Aniden dengemi bozan,heyeian verici bir goriintiiydti. Yanrmdaki beton fddrrrma diiqiiverdim. Oradan zorlayrcr l$ft telciklerinin kendi kendine golaldrklannr g6rdtim. Yaflhp aEtltnca iglerinden saytsrz baqkitelcikler grkryordu. Ama telcikler zotlayrcr olmalanna ra[men her nasrlsa olalan gcirtigtime engel olmuyorlardr. Kiliseye giden bir siirii insan vardt. Artrk onlan goiemiyordum. Sirarun gevresinde birgok kadrn ve adam vardt' G6zierimi onlara odaklamak istedim ama bunun yerine o rqrk telciklerinden birinin nastl birden giqtilini..fark ettim' Qapt belki 2-3 mette olan bir ateq topu oluverdi. Usttime yuvarlanbile Or. itt< diirtiim yolundan gekilmek oldu. Daha tek kasrmr bana girpmrqtr. Sanki biri karnrmdan hafifoynatamadan t-op g" yu*klamrg gibi agrk hissettim. Bir an sonra, bir bagka ut"q topu garpti bana, bu seferki daha kuvvetliydi ve sonra aqk Oon luan agrf eHyle yana[lma gergekten okkah bir tokat bana garpan etti. istemeyerek srgradtm ve rgrk telcikleriyle, balonlan gozden kaYbettim.
Don Juan, Kartal'tn yayrfumlarryla ilk krsa karqilaqmama bagarryla dayandr[rmr soyledi ama ytktctnrn birkag iteklemesi aratr[rmr iehtikeli bir bigimde agmrqtr. Bana garpan topla,u yuuullanan kuvvet ya da yrkrcr dendi[ini ekledi. Evine donmtigtiik, ancak nasrl ve ne zaman anlmsamlyordum. Bir gegit yitt uyur durumda saatler gegirmiqtim. Don Juan ve toptutulund*i diler gorticiller igmem igin bana oldukga fazlisu vermiqlerdi. Beni buz gibi suyla dolu bir kiive-

2t6

IqTEN GELEN ATE$

YUVARLANI$

KUVVETT

211

te de krsa siireler daldrrrp grkarmrglardr.

"O gordii{iim telcikler Kartal'rn yayrhmlan mr?" diye sordum don Juan'a. "Evet. Fakat sen ashnda onlan gormedin," diye yamtladr. "Gdrmeye baqlamanla yrkrcrmn seni durdurmasr bir oldu. Bi
an daha kalsaydrn seni mahvedebilirdi."

"Yrkrcr tam olarak nedir?" "Kartal'rn yayrhmlanndan gelen gtig," dedi. "Yagamrmrzrn her amnda bize garpan, scinmeyen bi gtig. Gorilldii{iinde oltimciildiir, ama diler hallerde suadan hayatrmrzda koruyucu kalkanlmrz oldu[undan onu nazan dikkate almay:z. Farkrndalr[rmrzr tamamen oyalayrp ttiketen ilgilerimiz var. Devamh mevkimiz, sahip olduklanmrz hakkmda endiqeleniyoru2. Yine de bu kalkanlar yrkrcryr uzak tutmaz sadece do!rudan gdrmemizi engeller, bize garprp yaralayacak ateq toplarrnt gdrme korkusundan korur. Kalkanlar bizim igin btiyiik yardrmcr ve engeldir. Bizi yatrqtrrrp bizi aldatular. Bize, yanlry bi giivenlikte olma hissi verirler." Beni hayatrmda bir an gelip, devamh kalkansrz olarak yrkrcrnrn insafina kalacalrma dair uyardr. Bunun, sava$gmm hayafirun zorunlu bir evresi oldufunu ve insan bigimini kaybetmek olarak bilindilini sriyledi. Ondan insan bigiminin ne oldu[unu ve onu kaybetmenin ne demek oldulunu bir seferde agrklamasrnr istedim. Gortictlerin, insan formunu, farkrndahk panlhsmrn normalde insarun birleqim noktasrnrn sabitlendi[i belirli bir yerde yanan yayrhmlar ballanr$mm zorlayrcr gtici.i olarak betimlediklerini soyledi. Bu bizleri kigi yapan kuvvetmig. Yani ki-

Gorticiiler, yayrlrmlann yeni baflanrglarlna sebep olurmuq. yerinde..bulbu ilk kayrqa insan io*unu kaybetrne.demeyi ngftaitntr, orijinal yerinden diren;"$il gtintti u" uitr"gim yapan giigle, geri ;; ;;"lnimini u.iiir"t-iq ki bu bizi kigi iontil-"zbtr iliqki kaybrna neden olurmuq' aynntrlan tarumlaSonra benden ategioplarryla itgili ttim gArailgiim Lgrn aynntilt tasmaml istedi. Ona, oniur, gok ftrsa vir edip edemeyecefime emin olmadrlrmr soyledim' bir mec.az Gormenin btrieqim noktaslnl oynatmak igin ateq toplaoldufunu ve benimkini azrcrk daha sola oynatsam gortintiiyii ;f;p"grk bir gdrtintiisiine- eriqecefi1i'. .sonra onlananlmsamrq"gibiyorumlayabilecefiimibelirtti. yapamadrm' Agrk bir gortintii oluqturmak istedim ama tammladrm' biiylece salt anrmsadrklarrmr ateq topBeni dikkatle dinledikten sonra, gordiiklerimin

larrmryoksadairelermiolduklanntarumsamayazor|adt.

Ona anrmsayamadrfrmr soYledim' cinemi oldu[uBana o ateg top[nmn, insanlar igin hayati dair bir giiciin nu gilnkii yug*rn ve oliim{in ti.im aynntrlarma ve bunu yeni gbrticiilerin yuvarlamq kuv-

ifadesi olduklannr veti olarak adlandrrdrlrnr sdyledi'

gi olmak bu ballamq gi.ictiyle yakrn iliqkide olmaya zorlanmak ve sonugta bunun tam grkrq noktasryla iligkide olmakmr$.

Eylemleri dolayrsryla, savaggrlann birleqim noktasr herhangi bir anda sola stiri.iklenirmi$. Bu, ahgrlmadrk bir gekingenlik, denetim ya da hatta her geyden el gekmeyle sonuglanan kahcr bir devinimmiq. Birlegim noktasmrn stirtiklenmesi,

ondanya$amavetjltimedairtiimayrrntilarlanedemek istedifini agrklamaslnr rica ettim' ya$am- ve far"Yuvarlantq kuvveti, Kartal'rn koruma igin "Fakat aym zamanda, nasrl krndalk oagrdd uurrtuarr,,, dedi. Ttim yaqayan varhklan 6ldesem, kira tffiv* r.r""ettir de. yrkrcr derlerdi.'' diirtir. Bugtin ghrdii!ilne, eski gortictiler i'izerine Gorticiileri' o,,t' hig durmadan ya$ayan varhklar oluqan halkalardan yuvarlanan a;; ioprry'y.u qu yanardiner sdyledi' Saydam orgasonsuz bir haiLfuiuf. UeiimeAiklerini sonunda pugunik varlklar, tuuu"t onlar iEin gok fazlaF"lip yanakadar,yuvarlanrqkuvvetinetamkafadangu'p1'1'$.EStarafindan yeki gtirticiiler, y*i"t"tn onlan Kartal'm gagasl nilipyutulmakizerenasilyrkrpyuvarladrplnrgordiiklerinde UtiWf"".iqler. Bu nedenle ona yrkrcr demigler'

2t8
o'Bunu

iqreN

GELEN ATE$

YUVARLANI$ KUVVETI

2t9

bir adamm yarunda tig polis gevredeki seyircileriuzak tutmaya gahqryordu. Don Juan'rn farkrndahk ieviyemi de[igtirmek igin srrtrma vurdulunu aynmsryordum. Sonra gdrdiim. Gormem_ kusurluydu. Giinttit trayat diinyasrnrn gciriinttilerinden srynlmayr beceremedim. sonugta git urtuuiiaigirn binalann ve trafilin tisttine konmug harikulade renkli, karila_ fangrk lifgiklerdi. Lifler ashnda yukandan gelen renkli rgrk hatla'ydr. igsel hayatlan vardr; aydrnhk ve Jrke doluydular. oten adama baktr[rmda don Juan,rn neden bahsetti[ini gcirdiim; ate$ g:llberreri ya da yanardciner arapsagrmsr bir qey gcizlerimi odakladrlrm her yerde yuvarlanryordu. e"*_ berler, insanlar, don Juan ve benim tisttimde yuvarlamyordu. Onlan kamrmda hissettim ve hastalandrm. Por Juan gcizlerimi cilen adam i.izerinde odaklamamr iste_ di. onu bir an tesbih bcice$i dokunuldu[unda nasrl krvnlusa ciyle krvnlrken gcirdtim. Akkor gembeiler onu sanki kendi defigmez haqmetli, gagm az yorairndan atarmrggasrna uzapa ittiler. Bu hissi sevmemigtim. Ateg gemberleri beni korkutmamrgtr; korku verici veya fesat delillerd i. Marazi ya da nalet hissetmemigtim. Qemberler en fizla midemi buLndrrmrgtr. onlan gcibek delilimde hissetmigrim. o gtin hissettifim, tik-

bir berrakhkla akhmda canlandrrdrm. eimenlerin yatan

Eime hem de sol yan yayrhmlanma kaydeuiEid sriyredi. Don Juan konuqurken igimde bir $eyin azar azar aydrnlandrlrm duyumsadrm ve parkta olanlan iekin olmayan, keskin tizerinde

mi.ine tanrk oluqumuzu anrmsattr. Bu olayr hem gtinltik belle_

dtik;' ileri stirdtigii gey o kadar akrl alma zdr ki, bu sefer yanrldrErnr sciylemeye mecbur hissettim. Gtildti ve bana M-exico city'de Alameda parkr'nda oturdulumuzda bir adamrn cili.i_

btiyiileyici bir gciriintti oldulunu sriyledin. sen kendin de yrkrlan insanlar [Aratin mii ?,, "Tabii ki.gordiim," diye yanrtladr ve sonra bir ara verip ekledi," sen ve ben krsa bi siire cince Mexico city'de g6;

sintiydi. Onlan tekrar anlmsam*, o sefer deneyimledilim ttim rahatsrzhk hissini btiytilti bir bigimde geri getirdi. Ben hastalamrken don Juan giilmekten nefesi kesilene dek giildti. "Oyle abartrk bi tipsin ki," dedi. "Yuvarlanrq kuvveti o kadar da kotii delildir. Aslmda, bayalr iyidir. Yeni gortictiler kendimizi ona agmarrrtzr cinerir. Eski goriictiler de kendilerini ona agmrgtr ama go[unlukla gurur ve takmtr gibi neden ve emellerle. "Ancak, yeni gciri.ictiler onunla arkadag olurlar. Bu kuvvetle, gurur olmadan ulraqrp, yakrnlagrrlar. Sonug hayrete diiqiirticiidtir." Birleqim noktasmrn kayrqr, kiginin yuvarlanan kuvvete agrlmasr igin gereken tek geymig. E[er kuvvet kasrth bir qekilde gciriiliirse tehlike en aza inermiq. Fiziksel yorgunluk, duygusal dayanrksrzlrk, hastahk, korkmak ya da sarhog olmak gibi basit ve hafif, duygusal veya fiziksel bir nobet sonucunda birleqim noktasr istemeden kaydrlrndaysa agrn tehlikeli bir durum olugurmuq. "Birleqim noktasr istemeden kayarsa yuvarlanrg kuvveti kozayr klrar," diye stirdiirdti. "Birgok kereler insanrn gtibeli altrndaki arahktan bahsetmigtim. Ashnda tam gobelin altrnda delil de gcibek seviyesinde, kozamn i.istiindedir. Aralft, bi gogtik, ashnda piiriizsiz olan kozamn i.istiinde do$al bi hatadrr. Yrkrcmm bize hig durmadan vurdufu ve kozayt krrdrlr yer orastdtr." Eler birlegim noktasmrn kayrgr 0nemsizse, gatlak gok ufak olurmug, kozafuzla kendini onanr ve insanlar da herkesin gu ya da bu gekilde deneyimledili bir gey deneyimlermiq: kocaman renk lekeleri ve goz kapansa da ortadan kalkmayan burulmug bigimler. Eler dikkate deler bi kayrgs a, o zaman gatlak genig olurmu$ ve bu kayrgr sallamak igin amagh olarak erk bitkileri kullanan savaggrlann ve uyuqturucu kullanrp habersizce aynr geyi yapan insanlann durumlannda oldulu gibi, kozamn ken-

l,

iqreN

GELEN ATE$

YUVARLANI$ KUWETI

221

dini onarmasr zaman alrrmrg. Bu durumlarda insan duyarsrz ve soluk olurmuq; konugmaktahatta dtiqiinmekte bile zorlanrr; sanki igerden donmug gibi hissedermiq. Bir travmaya da ciliimctil bir hastahk sonucunda birleqim noktasr giddetli kaydrlrnda, yuvarlanrq kuvveti kozanrn uzunlulu boyunca bir gatlaSa sebep olurmuq; kozagciker ve kendi tisti.ine krvnlrml$ ve kiqi cililrmiig. "Gciniillil bir kayrgta bu ttir bir arahk yaratmaya olanak var mt?" diye sordum. "Bazen," diye yanrtladr. "Gergekten zayfv. yrkrcr bize tist tiste vururken, ciliim bize arahktan gelir. oli.im, yuvarlanrq kuvvetidir. Parlak bi yaratrlrn arahlrnda bi zaytflrk buldulunda otomatikman onu knp agar ve gcikertir.,, "Yaqayan her varhlrn arahll var mt?,' diye sordum. "Tabii ki," diye yanrtladr. "E!er olmasaydr cilmezdi. Ne var ki, arahklar boy ve qeklen farkhdrr. insanrn arahlr yumruk boyunda, kasemsi bi gukurdur, gok hassas ve yaralanabilir bi gekildir. Di[er yaratrklann arahklan insarunkine oldukga benze\ baz;J'an bizimkinden giiglii bazrlanysa daha zayff tr. Ama inorganik yaratrklann arah[r gergekten farkhdrr. uzun bi iplik, saydam bi sag teli gibidir; sonugta inorganik varlrklar bizden gok daha dayamkhdrr. "o yaratrklann uzun cimtirlerinin dayanlmaz bi gekicilili vardr ve eski gcirtictiler bu cazrbeye karqr koyamamrglar." Birbirlerine ytiz seksen derece karqr gelen iki etki, bu giig tarafindan tiretilirmig. Eski gciriici.iler yuvarlanrq kuvveiin. tutsak olmuq ve yeni gciriiciiler, tuzaklan igin cizgtirltik arrnalanryla cidi.illendirilmigler. Niyetteki ustahkla yuvarlanrq kuwetine ahgan yeni gcirtici.iler, bir an gelmiq kozalannr agmrglar ve krvnlmrq bir tesbih boce$i gibi yuvarlanacaklair yerde, kuvvetle uktp gitmiqler: Sonugta ti.imden ve amnda dalrlmrglar. ona, panldayan varhlrn igten gelen ateqle ti.ikendikten sonra farkrndah$rn stirmesiyle ilgili bir stirti soru sordum. Yanrtlamadr. Yalnncayutkundu, omuzlannr silkti ve eski gci-

riici.ilerin yrkrcryla ilgili takrnaklannln onlan kuvvetin di[er tarafina korleqtirdifini soyledi. Yeni goriiciiler her zamanki titizlikleriyle gelenekleri yadsrmrg ve kargrt uca gitmigler. Onlar onceleri, gormelerini yrkrct i.izerinde odaklamak konusunda muhaliflermig; drgardaki yayrhm kuvvetinin hayat veren ve farkmdahk geligtiren yanlanyla anlagrlmasr gerekti-

lini savunmuglar.

"Onlar bi geyi yok etmenin, onu yaplp korumaktan," diye siirdiirdti don Juan," slrurslz daha kolay oldulunun farktna vardilar. Hayatr kullamp atmak, onu beslemenUr yanrnda bi qey delildi. Tabii ki, yeni gcirtictiler bu konuda hatahydr ama yot uttit en hatalartnt dtizelttiler." "Ne yonden hatahydrlar, don Juan?" "Gdrme igin herhangi bi geyi yalrtmak yanhgtrr. itt Uaglarda, yeni goriici.iler seleflerinin yaptrklanrun tam tersini yaptrlar. Egit dikkatle yrkrclnln difer yaruna odaklandtlar. Onlara olan eski gorticiilere olan kadar, belki daha da k6ttiydii. Aynen srradan insanlar gibi aptalca ciltimlerle oldiiler. Eski gtirtictilerin gizemiya da garazkath[r yoktu onlarda,hatta bugtintin gorticiileri gibi ilzgtirltik arayrqlan dahi yoktu. "O ilk yeni gorticiiler herkese hizmet ettt. Gormelerini yayrhmlann hayat veren kuvvetine odakladrklarrndan, sevgi ve gefkat doluydular. Ama bu onlarr yrkrhp yuvarlanmaktan kurtaramadt. Marazilikle dolu eski goriici.iler kadar krnlgandrlar." Qagdaq yeni goriictiler igin, denetim ve tuzak dolu bir hayattan sonra, hayatlarrnda bir tek amaca yonelik am olmayanlar gibi zor durumda kalmak dayamlmazml$. Don Juan, yeni goriiciilerin, gelenekle yeniden ba[lantt kurduktan sonra eski gorticiilerin yuvarlanrq kuvvetiyle ilgili bilgilerinin tamam oldulunu fark ettiklerini soyledi; bir yerde eski gorticiiler aynt kuvvetin iki gehresi oldu[u sonucuna varmtglar. Yrkrcr yant, tamamtyla yok etme ve oltime deSginmig. Qembersel yaruysa, hayatr ve farktndahlr, doyum ve arnacl koruyanmrg. Ancak onlar, cizellikle yrktcr yanryla u[-

222

IQTEN GELEN ATE$


meleri.
.

YUVARLANI$

KUVVETT

223

ragmayl segmiqler.

"Takrmlar halinde bakan yeni gortici.iler, yrkan ve gembersel taraflarrn aynmmr gormeyi becerdiler," diye agrkladr. "iki kuvvetin kaynaqtrfrnr ama aynl olmadrlrnr gordtiler. Qembersel kuvvet tam bizi yrkan kuvvetten once gelir; birbirlerine o kadar yakrndrrlar ki bize aynrymrg gibi gciriintirler. "Qembersel kuvvet denmesinin sebebi halkalarla, iplikimsi ilmiklerden bi yanardoner olarak gelmesindendir ki bu -gergekten gok nazlk bi iqtir. Ve aynen yrkan kuvvet gibi ya$ayan varhklara stirekli garpar, ama bagka bi amagla. Onlara dayanrkhhk, yon, farkmdahk yani hayat vermek amacryla. "Yeni gortictilerin keqfettigi, yagayan varhklarda bu iki kuvvetin dengesinin gok hassas oldu[udur," diye devam etti. "E!er herhangi bi zaman kigi, yrkan kuvvetin gembersel kuvvetten daha kuvvetli garptrfrnr duyumsarsa bu denge bozuldu demektir; bundan sonra yrkan kuvvet gittikge daha, daha kuvvetli Earpar; ta ki yagayan varhlrn arahlrnr krnp onu cildtirene dek." Benim ateq toplan diye adlandrrdrklanmrn insana, aEac3, mikroba ya da dosta yagayan varhlrn boyu kadar, yanardciner bir gember halinde geldilini ekledi. "Defigik boy gemberler mi var?" diye sordum. .. "Her dedi[imi harfi harfine anlama," diye karqr grktr. "Oyle gemberler filan yok, sadece onu rtiyada gdren gciri.ici,ilere halka hissi veren gembersel bi kuvvet var. Ve ayrrca degiqik boylar da yok. Ttim yagayan varhklara, organik ve inorganik yart$klara uyan ayrrlamaz bi kuvvet var." "Eski gortictiler neden yrkan gehresine odaklandilar?" diye sordum. "Qtinkii hayatlarrnl onu gdrmeye baflr sandrlar," diye y:r nrtladr. "Gormelerinin, yrllanmrq sorulanna yanrt olacalrn dan emindiler. Anlayacalrn gibi, yuvarlanrq kuvvetinin gizini ortaya grkarfirlarsa yaralanamaz ve oltimsiiz olacaklarrnr um dular. Uziicii olan, griyle ya da boyle gizi ortaya Erkarmalarr ve yine de ne yaralanamaz hale gelmeleri ne de ciliimstizleq

"Yeni goriici.iler, insanrn bi kozasr oldulu siirece tlliimsiizliilti elde etmenin higbi yolu olmadrfrnt anlayarak her qeyi degiqtirdiler." Don Juan, eski gorticiilerin, kozanrn bir krhf oldufunun ve yuvarlanrq kuvvetinin saldrrrslna sonuna kadar dayanamayaca[rmn higbir zaman farkrna varamadtklartnt aqrkladl. Biitiin biriktirebildikleri bilgiye ra[men durumlarr sonugta sradan insandan daha iyi defilmiq, hatta belki daha kottiymiig. ,.Sradan insandan ne bakrmdan daha kotiiler?" diye sordum

"Heybetli bilgelikleri onlara segimlerinin y anrlmaz olduya$amafunun garantisi gibi geldi," dedi. "Ne olursa olsun yr segtiler." Don Juan bana bakrp gtiltimsedi. Dramatik duraksamasryla bana kavrayamayacalrm bir $ey soylemeye gahqryordu. o'Aynl, neredeyse "Yaqamayr segtiler," diye tekrarladr. ulaqrlmi z bantlarla dtinyalarr birleqtirmek igin alag olmayr segmeleri gibi." "Ne demek istiYorsun, don Juan?" "Yuvarlanrq kuvvetini, yenip yutulmak igin Kartal'rn gag asma yuvarlanmay a brrakac aklan yerde birleq im noktalannt f,ayal bile edil emez rilya gorme konumlarrna kaydrrmak igin kullandrlar demek istiyorum."

l,

OT-UTT,TB

MEYDAN OKUYANLAR

225

15
Oliime Meydan Okuyanlar
dahk diizeyimi deligrirmemi salladr. "igte iigtimiiz o raqa gittigimiz giinkii gibi buradayrz," dedi don Juan.ITlt bu"akgam"o,*urZ "ve aigka bi gezi y^_ pacaprz.
Genaro'nun evine cilleden sonra, saat 2:00 civannda vardrm. Don Juan ve ben biriohbete daldrk ve sonra Jon Juan, farkrn_

"$imdi o yer ve farkmdahk tizerindeki .. etkisi hakkrnd. ciddi neticelere varabilecek yeterli bilgin ;. "O yerin nesi var, don Juan?,,

. -"9., akqam,. yuvarranrg kuvveti hakkrnda eski gcinictileri' derledi[i bazr dehqetli geigekleri ci[renecek ve sana eski go_ .ici'ilerin her qeye segtiklerini sciyledi$im5afmen-yagamayr de ne demek istedi[imi gcirlcetsin.,,

Don Juan uyumak iizere olan Genaro'ya dcindti. Onu dirse!iyle dtirttii. "Genaro, sence de eski gciri.ictiler ttiyler tirpertici adamlardr, degil mi?" diye sordu don Juan. "Kesinlikle," dedi Genaro gevrek bir ses tonuyla ve sonra bezgtnlile yenik dtiqmtiq gortindti. Fark edilir qekilde bagrnr sallamaya baqladr. Bir anda derin bir uykuya daldr, genesi igeri trkrlmrq, bagr gofsiine yaslanmrqfi. Horulduyordu. Yi.iksek sesle giilmek istedim. Ama sonra Genaro'nun sanki gozleri agrk uyurmu$ gibi bana baktr[rnr fark ettim. "O kadar ti.iyler tirpertici adamlardr ki oliime bile meydan okudular," dedi Genaro horultularrnrn arasrnda. "Bu dehqetli adamlann <iliime nasrl meydan okuduklannr merak etmiyor musun?" diye sordu don Juan bana. Onlann dehgetengizliliyle ilgili bir soru sorrnaya teqvik eder gibiydi beni. Duraksayrp iglerinde beklenti panltrsr oldulunu sandrfrm nazarlarla baktr bana. "Bir cirnek vermeni istememi bekliyorsun, degil mi?" dedim. "Bu biiyiik bi an," dedi omzuma vurup giilerek. "Velinimetim bu noktada beni meraktan gatlatmrqtr. Ondan bi cirnek vermesini istedim, o da verdi; gimdi sen istesen de, istemesen de sana bi tane verece[im." "Ne yapacaksrn?" diye korkudan midem burkularak, sesim kesilerek sordum. Don Juan'rn kahkahalarrrun yatrgmasr baya[r zaman aldr. Her soze baqladr$mda gtilmekten okstiriik ncibetine tutuluyordu. "Genaro'nun soyledi[i gibi, eski gcirticiiler tiiyler iirpertici adamlardl," dedi gcizlerini oluqturarak. "Ne olursa olsun engellemeye Eahqtrklan bi qey vardr: olmek istemiyorlardr. Srradan insan da olmeyi istemez diyebilirsin, ama eski gortici.ilerin sradan insana nazaran sahip olduklarr tisttinliik, istedikleri geyi uzaklaqtrrmak igin konsantrasyon ve denetimle

226

IQTEN GELEN ATE$


Juan.

OLUME MEYDAN OKUYANLAR

227

niyet etmeleriydi ve gergekten oliimti uzak tutmaya niyet


ettiler."
Susup, kaqlannr kaldrnp, bana baktr. Benim geride kaldr!tmt, ahgrldrk sorulanmr sormadr$rmr soyledi. Beni, eski gori.iciilerin ciltimti uzaklagtumayr bagarrp bagaramadrlmr sormaya yonlendirdilini, ama kendisi onlann yrkrcr hakkrndaki

"Kesinlikle," diye belirgin, bir bigimde mrnldandt Genaro derin uykusunun arasmdan. Don Juan'a bu kadar korkmamrn sebebini bilip bilmedilini sordum. Bana daha cince ayru odada, Genaro kapryt agtr-

bilgilerine rafmen oliimden kurtulamadrklarml soyledi[inden, yanrtrn apagrk oldu[unu belirttim. "Oliimii uzaklagtrrmayl niyet etmeyi bagardrlar," dedi, scizlerini btiytik bir dikkatle telaffuz ederken. "Ama yine dc olmeleri gerekiyordu." "Oliimii uzakhqtumaya nasrl niyet ettiler?" diye sordum. "Dostlannr gcizlemlediler," dedi, "onlann yuvarlanrq kuvvetine kargr daha gabuk toparlayan varhklar olduklannr gciriince, dostlan cirnek aldrlar."
Eski gortictiler, don Juan'rn agrkladrlrna gcire, sadece organik varhklann kasemsi bir arah[r oldulunun farkrna varmrqlar. Bu arahk, boyu bigimi ve krrrlganh$ryla, devirerr kuvvetin saldrnlan kargrsrnda saydam kozayr krrrp parEala masrnl hrzlanduan ideal bir qekle sahipmiq. Di[er taraftarr dostlann, yuvarlantg kuvvetine dayanmasl gereken arah[r srrl bir gizgi oldufundan uygulamada ciliimstizlermiq. Sagyolu in celi$inde araltklar, yrkrcrya ideal bir qekil sunmadr[rndarr kozalan s aldrnl ara s lnlrs rzc a dayanabiliyormuq. "Eski goriici.iler arahklannr kapatmak igin en garip tek nikleri geligtirdiler," diye siirdiirdii don Juan. "Esasrnda, saq yolu arah$m, kasemsi arahktan daha dayanrkh oldufunu dii qiinmekte hakhydllar. " 'oO teknikler hala var ml?" diye sordum. "Hayrr, yoklar." dedi. "Ama onlarr uygulamrq bazr gorii ciiler hala var." Bilmedi$im bir nedenden bu agrklama bende katrqrksrz bir dehget yarattr. Nefes ahq-verigim anmda deligti ve hrzrnr denetleyemez oldum. "Bugtin hala hayattalar, delil mi Genaro?" diye sordu dorr

lrnda igeri giren tuhaf yaratrklarr fark edip etmedilimi sor-

duklarr zamanl ammsattr. "O gtin birlegim noktan sol yarun gok derinlerine inmig ve korkutucu bi dtinya ile birlegmigti," diye devam etti. "Ama sana bunu daha once de soyledim; senin anlmsamadrfrn dogrudan gok tzak bi diinyaya gitmiq ve kendini donuna edesiye korkutmug oldulun." Don Juan ayaklannrn oni.inde bacaklarlnt uzatmtq, sakin sakin horuldayan Genaro'ya dondti. "Donuna edesiye korkmamtq mtydt, Genaro?" diye sordu. "Kesinlikle, donuna edesiye," diye mmldandt Genaro ve don Juan bir kahkaha attr. "Bilmeni isterim ki, korktu[un igin seni suglamryonrz," diye siirdi.irdii don Juan. "Biz, kendimiz eski gorticiilerin bazrharcketlerinden tiksiniyoruz. Eminim artrk, o gece hakkrnda amms ayamadrklannrn, eski goriiciilerin hala yagadrklanm gdrmen oldufunun farkrnda varml$s1ndlr." Higbir qeyin farkma varmadr[rmr soyleyerek karqr grkmayr istedim, fakat sozciikler bopaztma takrldr. Bir sciz soylemek iqin defalarca bo[azrmt temizlemem gerekti. Genaro kalkmrq, boluluyonnugum gibi yumugakga strflma, ensemin dibine vuruyordu. "Bolazrnda bir kurba[a var," dedi. Yiiksek, crrlak bir sesle ona tegekki.ir ettim. "Yok, bir tavuk kalmrg orada," diye ekledi ve oturup uyudu.

Don Juan, yeni goriiciilerin, eski goriiciilerden kalma tuhaf uygulamalara isyan edip onlan hem gereksiz hem de mutlak vailr lrmrzr yaralayrcr olarak ilan ettiklerini sciyledi. O teknikleri yeni savaggrlara olretilenler arasrndan yasaklaya-

228

IQTEN GELEN ATE$

OLUME MEYDAN OKUYANLAR

229

cak kadar ileri gitmiqler ve nesiller boyunca o uygulamalanrr sozii bile edilmemiq. On sekizinci ytizyrhn baglarrnda, do!rudan don Juan'trr

Laf olsun diye konugmak istedim; yatrqmaya, meseleleri di.igtinmeye gereksinmem vardt. Ama bir gey sciyleyemeden,
don Juan ve Genaro beni neredeyse yaka paga evin drgrna grkardrlar. Daha cince gittifimiz gorak tepelere do[ru yoneldiler.

bulundu[u nesildekilerden nagual Sebastian varhlrnr yeniden keqfetmig.

tekniklerirr

"Nasrl yeniden kegfetmig?" diye sordum. "Muhteqem bi iz siirilciiydii ve bu miikemmelli$ yiiztin den tansrklar o$renme $ansrna erdi," diye yanrtladr don Juan. Bir gi.in, nagual Sebastian giinli.ik rutin iqlerine baqlayacakken -yagadr[r kentin katedralinde zangogmu$- kilisenirt kaprsrnda miiqkiil durumda, orta yaqh, Krzrlderili bir adarrr bulmuq. Nagual Sebastian adamm yaruna gidip yardrma gereksinip gereksinmedifini sormug. "Arahlrmr kapatmak igin erkcye gereksinmem var," demig adam ona oldukga net, ytiksek bir sesle. "Bana erkenin bir krsmrnr verebilir misin?" Don Juan'a anlatrlanlara gore, nagual Sebastian'rn qaqkrnlrktan a\zt agrk kalmrg. O, adamrn neden bahsettilini hiq anlamamrq. Krzrlderiliye isterse cemaat papaztnr gorebilecc lini sciylemiq. Adam sabrrnr kaybedip, nagual Sebastian'r a$tz yapmakla suglamrg. "Senin erkeni gereksiniyorum gtin ki.i sen bir nagualsln." demiq. "$unu sessizce halledelim." Nagual Sebastian, yabancrnrn manyetik gi.ictine yenik diigmtiq ve uysalhkla onunla dallara gitmig. Gilnlerce ger i donmemiq. Geri dondti$tinde eski gorticiilerin bakrq agrsrnnr yanrnda, tekniklerinin aynntrh bilgisine de sahipmiq. Yabarr cr eski bir Toltecmiq. Son hayatta kalanlardanmrq. "Nagual Sebastian, eski gciriictiler hakkrnda harika qeylt'r buldu," diye siirdtirdti don Juan. "O onlarrn ne kadar tuhaf vc sapkrn oldulunu ilk keqfedendi. Ondan once, bilgi kulaktlrr dolmaydr." "Bi gece velinimetim ve nagual Elias, o sapkrnhklarrn lri ornefini gcisterdiler bana. Gergekte Genaro ve bana berabt'r gosterdiler, o ytizden en uygunu aynl orne[i sana berabcr gostermeml.)'

Biiyiik, grplak bir tepenin altrnda durduk. Don Juan uzakta gtineye do!ru bazt da$larr igaret etti ve durdu$umuz yerle
o daflardaki, agrk bir aPtz gibi gortinen, do$al bir kesik arasrnda eski goriictilerin farkrndahk erkelerinin hepsini odakladrklan en az yedi tane yore oldu[unu stiyledi. Don Juan o gortictilerin bilge ve cesur olmakla kalmayrp, tam anlamryla baqarrh olduklarrnr da soyledi. Velinimetinin ona ve Genaro'ya, eski gciriiciilerin yaqama isteklerinden gelen gayretle kendilerini canh gcimdtikleri ve yuvarlanrq kuvvetini atlatmaya niyet ettikleri bir yore gosterdifini ekledi. "O yerlerde goze batan higbi qey yoktur," diye devam etti. "Eski gcirtictiler iz brrakmayacak kadar dikkatliydiler. Herhangi bi yeryiizti pargasr. Birinin o yerlerin nerede oldu[unu anlamak igin gormesi gerekir." Uzak yerlere yiiri.imek istemedilini fakat beni en yakmdakine gotiirecelini sciyledi. Ne yapmaya gahqtr[rmrzr olrenmekte rsrar ettim. Gomiilmi.iq gcirtici.ileri gorece{imizi ve bunun igin karanhk basana kadar bazr yeqilliklerin ardma saklanacr[rmzr soyledi. Onlarr imledi; belki yanm mil otede, dik bir yamacm tepesindeydiler. Qahhk araziye ulaqrnca, olabildi$ince rahat oturduk. Algak bir sesle, eski gortici.ilerin baqarmak istedikleri qeye gcire, yerytizi.inden erke ahp kendilerini belirli siireler gomdtiklerini agrklamaya baqladr. Gcirevleri ne kadar zorsa o kadar uzun gomi.ilii kalrrl armr q. Don Juan ayapa kalkrp melodramik bir bigimde, oldulumuz yerden birkag metre uzakta bir yeri gosterdi. "Orada iki eski gorticti gcimiilii," dedi. "iki bin yrl kadar once gomdiiler kendilerini, ciliimden kagmak u$runa delil fakat ona meydan okumak igin."

230

iqrnN

GELEN ArE$

OLUME MEYDAN

OKUYANLAR

231

Don Juan Genaro'dan, bana eski gcirtictilerin gomtili.i ol-

dufu kesin yeri gostermesini istedi. Genaro'ya bakmak igin kafamr gevirdi[imde, onun yanrmda yine uyuyakalmrg oldufunu gordiim. Ama tiim gagkrnh[rma ra[men, zrylaytp kalktr ve dcin ayapr iisttine dikilip havlayarak don Juan'rn imledifi yere do!ru kogmaya bagladr. Tam o yere geldi[inde ufak bir kopele dyktnerek koguqturmaya baqladr. Ben gosterisini gok giiliing bulmugtum. Don Juan giilmekten yerlere yuvarlanacaktr. "Genaro sana sradrgr bi gey gcisterdi," dedi don Juan, Genaro yafimtza dciniip tekrar uyuduktan sonra. "Sana, birlegim noktasr ve r[iya gdrmeyle ilgili bi qey gosterdi. $u anda rilya goriiyor, ama tamamen uyantkmtg gibi davrarup sciyledifiin her qeyi duyabilir. Bu haldeyken, uyaruk oldulundan gok daha fazlasmr yapabilir. " Sonra bir an ne sciylemek istedilini tartarmtq gibi duraladr. Genaro ritmik bir gekilde horluyordu. Don Juan, eski gcirtictilerin yaptrklannda kusur bulmanrtt onun igin o kadar kolay olmasrna rafmen, tarafsv baktr[rnda onlann bagarrlanm tekrar tekrar bahsetmekten hig usanmaya' ca[mr belinti. Onlar yerytiziinti mtikemmel anlamrq. Sadecc yerytiztini.in destelini kegfetmekle kalmamtg e[er gomtilti kalrrlarsa birleqim noktalannrn ahqrlmrg durumlarda ulaqilmaz, yayrhmlan ballayabilece$ini, bu bafl antrntn yuvarlantq kuv vetinin sonu gelmez garprqlannln, yerytiztintin garip, agrklanmaz saptrma kapasitesini igine aldr[rm keqfetmiqler. So nuEta, kendilerine zarar vermeden, agtn uzun stirelerle, en gilqrtan ve karmaqrk gomiilti kalma tekniklerini geliqtirmiqlcr'. Oltime karqr mticadelelerinde bu si.ireyi bin yrla kadar grkar

mayl ofrenmiqler. Bulutlu bir gtindi.i ve gece gabucak indi. Ktsa zamantlrr her yer karardr. Don Juan kalkrp bana ve uyurgezer Gett:t ro'ya, buraya ilk vardrlrmrzda dikkatimi gekmig olan yassr bir kayaya do$ru yol gosterdi. Bu daha once gittigimiz yassr kayaya benzer ama daha biiyilk bir taqtr. Bu taq bu kadar de vasa olmasrna ra[men, sanki buraya kasrth konmuq gibi gcl

di bana. "Bu baqka bi yore," dedi don Juan. o'Bu koca kaya insanlan gekmesi igin buraya kondu. Yakrnda bunun sebebini de bileceksin." Tiim bedenimden soluk ter boqandr. Bayrlacalrmt sandrm. Kesinlikle fazla tepki gosteriyordum, bununla ilgili bir geyler soyleyeyim dedim, alna don Juan boluk bir fisrltryla konugmasrna devam etti. Genaro'nun riiya gormesi nedeniyle kendi birlegim noktasmr kayanm gevresindeki ozel yayrhmlan uyandtracak noktaya getirme denetimine sahip oldu[unu sciyledi. Benim de birleqim noktamr oynatrp Genaro'yu izlememi dnerdi. Bunu oynatmak igin, ilkin biikiilmez niyetimi hazrlamah ve sonra durumun getireceli igeri!e gcire oynamaya brakmahymrgrm. Bir an dtiqtindtikten sonra, gortictilere de ya da aslmda stradan insana da gerEekten ahqrlmadrk qeylerin golunun kendili[inden, niyetin aruya girmesiyle oldufiunu, bunun usulunu kafaya takmamamt fisrldadt. Bir si.ire sessiz kaldrktan sonra benim igin tehlikenin, gcimiilii goriiciilerin kaErntlmaz bir qekilde beni korkutmaya kalkrqacak olmalarr oldu[unu ekledi. Gonltimi.i ferah tutmam, korkuya teslim olmamam ama Genaro'nun devinimlerini izlemem igin uyardr beni. Fenalaqmamak igin kendimle umutsuzca sava$trm. Don Juan omzuma vurup, benim acemi gaylak roliini.i mtikemmel oynayan bir profesyonel oldulumu soyledi. Bilingli olarak birleqim noktamt oynatmaktan kagmmasam da, her insan otomatikman bunu yapa(ml$. "Bi qey senin odiinii patlatacak," diye fisrldadr. "Saktn kendini brrakma, yoksa oltirsiin ve erken bu gevredeki eski yrtrcr kuqlara ziyafet olur." "Hadi buradan gidelim," diye yalvardrm. "Eski gortictilerin acayipliginin ornelini gdrmek gergekten de umrumda de-

Eil."

"Artrk gok geg," dedi Genaro, gimdi tamamen uyanmlg

232

iqrnN

GELEN ATE$

OIUUB MEYDAN

OKUYANLAR

233

yarumda dikiliyordu. "Sen gitmek istesen de, o iki goriictiyle diler yerdeki dostlan senin yolunu keserler. Qevremizde bir gember olugturdular bile. $u anda iisti.ine odaklanmrq on altr kadar farkrndahk var."

"Kim onlar?" diye fisrldadrm Genaro'nun kulalrna. "Dcirt gorticti ve avanesi," diye yamtladr. "Geldilimizden beri varhfrmzm farkrndalar. " Kuyru[umu krstrnp, hayatrm pahaslna oradan uzaklaqmak istiyordum ama don Juan kolumdan tutup bana gokyiiztinii imledi. Gririiq netli[inde fark edilir bir defigiklik oldufunu aynmsadrm. Hakim olan katran karasr karanhk yerine, hog bir giindolumu alacakaranh[r vardr. Hrzla yontimti belirlemeye gahgtrm. Gokyiizti doluya do!ru daha aydrnhktr. Baqrmrn etrafinda garip bir basrng hissettim. Kulaklanm ululduyordu. Aynr anda hem fiqiiyor hem de ateqim grkmrE gibi hissediyordum. Hayatrmda korkmadr[rm kadar korkmugtum ama asrl beynimi kemiren, odlekli[im, yeniklik hisisiydi. Midem bulanryordu, kendimi sefil hissediyordum. Don Juan kula$rma tetikte olmamr, eski gciriiciilerin {igtimiize saldmsmrn artrk her an hissedilebilece[ini fisrldadr. "istersen bana tutunabilirsin," dedi Genaro sanki bir qey onu krqkrtmrq gibi hrzh bir fisrltryla. Bir an duraksadrm. Don Juan'rn, korkumdan Genaro'ya tutunmak zorunda kaldrfrmr dtigiinmesini istemiyordum. "iqte geliyorlar!" dedi Genaro yiiksek sesli bir fisrltryla. Bir qey beni sol ayak bilefiimden yakalaytnca diinyam sanki aniden tersine dondii. Oltimtin nefesini ti.im bedenimde hissettim. Demir bir kenet, belki bir ayr kaparuna yakalandrlrmr anladrm. Tiim bunlar, korkum kadar yofun ve kulaklarr sa[rr eden bir grflrk koyvermeden cince akhmdan yrldrnm hrzryla gegti. Don Juan ve Genaro kahkahalarla gtildii. itcisi iki yanrmr sarrnrg, tig adrm uzafirmda bile olmamalarrna ra[men, o kadar korkmuqtum ki onlan fark etmemiqtim. "$arkr sciyle! Canrn ufruna garkr soyle!" diye emretti[ini

duydum don Juan'tn nefes nefese. Ayafirmr Eekip kurtarmaya gahqtrm. sonra sanki an sokmug, a"ii-" ign"i"t batryormug gibi hissettim. Don Juan tekrar tekrar qarkt soylemem igin rsrar ediyordu. O ve Genaro popiiler bii qarkr soylemeye baqladrlar. Genaro bir kol boyu yui.ttttmOu, bu.ru bakarak garkr sozlerini soyliiyordu. Czrttlt, ietone sesleriyle o kadar nefesleri kesilene ve sesleri yetersiz kalana dek qarkr soylediler ki, gi.ilmeye bagladrm' "Soyle yoksa oliirsiin," dedi don Juan bana' ..Hadi iiglii yapahm," dedi Genaro, "bir bolero soyleyeceEtz-"

Detone bir iiglii oluqturduk. Avazrmrz grktrfr kadar sarhoglar gibi qarkt toyt"aik. Bacafrmdaki demir ktskacm, derece dereie beni brraktrlrnr hissettim. Bile[ime bakmaya cesaret edememiqtim. Bir an baktrm ve orada beni tutan bir kapan olrnadrlrnr fark ettim. Koyu, kafamst bir qekil beni lsflyordu!

Muazzam bir gabayla kendimi bayrlmaktan ahkoydum. Midemin kalktr[rni hissedince otomatikman one efildim ama insani.istti giigte biri beni dirseklerimden, ensemden yakaladr ve hareket etmemi engelledi. Oldufiu gibi elbiselerimin iistiime gtkardrm. Tiksintim o denli tamdr ki kendimden gegmeye bagladrmDon Juan dafilara gittigimizde hep yarunda taqrdrlr, kiigiik sukabafrndan suratrma su garptr. Su yakamdan igeri akn. 59 rinlik, lirhi dengemi sallamama yardtmcr oldu ama dirseklerimden ve ensemden tutan kuvveti etkilemedi. ,.sanrlm korkuna fazlakaprkyorsun," dedi don Juan yiiksek sesle ve sesinin tonunun ciddiyeti hemen bir dtizen hissi yarattt. "Hadi, tekrar qarkr soyleyelim," diye ekledi. "Hadi esasfu bi qarkr soyleyelim -artrk bolero duymak istemiyorum." Sessizce, sa[duyusu ve yiice gonlii iEin ona gtikrettim' .'La Valentina'yi' soylediklerini duydufumda oyle duygulandrm ki aflamaYa baqladrm.

IQTEN GELEN ATE$

OIUUE MEYDAN OKUYANLAR


daha oyunlannr bitirmediler."

235

dan hoqlanmam. Ama fazla uza$a da gitme. Eski goriiciiler

Tutkum yiizi.inden, diyorlar k6tti talih yakamr brrakmryor. Hig fark etmez isterse geytamn kendisi olsun, nasil ciltinecelini biliyorum.
Valentina, Valentina. Yeter ki sen iste.

Eler bir giin cileceksem,


o tek sefer, neden bugiln olmasm? Ti.im benlifim, bu deferlerin akrl almaz yan yana geliginin etkisiyle sersemledi. Higbir garkr bu denli anlamh olmamrqfl benim igin. Giinltik hayatta, ucuz bir duygusalhkla dolu oldu[unu dtgiindii[iim bu garkr scizlerini dinlerken, savag-

Nezaket elverdifi olEtide onlara yaklagtrm. Durumum bir an igin beni endigenlendirdi ama sonra bi,itiin kuruntularlm sagma geldi, gtinkti bize do[ru gelen birkag adam fark ettim. Bigimlerini tam ayrt edemiyordum ama yarl karanhkta hareket eden bir insan figiirleri kiitlesi aynmsadtm. Bu saatte hala gereksinecekleri fener ya da el lambast tagtmtyorlardr. Nedense bu aynntr beni endiqenlendirdi. Buna odaklanmak istemedim ve kasrth olarak manttksal di.igiinmeye baqladtm. Ytiksek sesle qarkr sciylememizin dikkat gekmiq olabilecefiini ve onun igin aragtrrmaya geldiklerini. tahmin ettim. Don Juan omzuma vurdu. Qenesinin bir devinimiyle, bir grup adamrn
en oniindekileri imledi.

gmrn tarznn anladrlrmr hissettim. Don Juan, savaqgrlann oltimle yan yana yagadrlrnl ve bunu bildiklerinden hei qeyle
ytizleqebilecek cesareti duyduklannr beynime kazrmrqh. Don Juan bize olabilecek en koti.i geyin cilmemiz olacalrru ve bu

bizim de$iqmez yazgtm:.z oldulundan ozgir oldulumuzu

sriylemiqti; her qeyi kaybetmig olanlann artrk korkacak higbir geyi olmazml$. Don Juan ve Genaro'ya do!ru ytiriidtim ve onlara karqr duydu[um slnlrslz gi.ikran ve hayranhfr ifade etmek igin sanldrm. Sonra arttk beni higbir $eyin tutmadr[mm farkrna vardrm. Don Juan, tek sciz sciylemeden kolumdan tuttu ve beni gottirtip yassr kayaya oturttu. "Gcisteri baqlamak idrzere," dedi neqeli bir ses tonuyla Genaro, oturacak rahat bir bigim bulmaya gahqrrken. "Az cince giriq biletini odedin. Tamamr ba$rrnda duruyor." Bana baktr, ikisi beraber gi.ilmeye bagladrlar. "Bana gok yakrn oturma," dedi Genaro. "Kusmukgular-

"$u dordii eski gorticiiler," dedi. "Gerisi, dostlarr." Ben daha onlarrn yerli koyliiter oldufunu soyleyemeden tam arkamda bir vrzrltt sesi duydum. Tamamen telagla arkama dondiim. Devinimim o denli hrzh oldu ki, don Juan'rn uyanst geg kaldt. "Arkana donme!" diye bafrrdr[mr duydum. Sdzleri ancak arka plandaydr; benim igin bir qey ifade etmediler. Geri donmemle tig tane tuhaf, deforme adamrn tam arkamdan kayaya trrmanmrq olduklanm gordtim; a$tzlankabusumsu bir yiz buruqturmayla agrlmrq, kollan beni yakalamak izere iki yana gerilmiq stirtinerek bana do!ru geliyorlardr.

Ciferlerim elverdifince bir grfhk atacakttm ki sanki bir qey nefes borumu trkarmrq gibi cefah bir ses gtktt afzrmdan.
Otomatikman onlardan uzaklaglp yere yuvarlandrm. Kalkarken, don Juan yaruma atladr. Aym anda don Juan'tn bana imlemiq oldu[u kalabahk adamlar, yrttct kuqlar gibi iizerime indiler. Gergekten yarasa ya da fare gibi crhyorlardr. Dehget iginde ba[rrdrm. Bu sefer kulak yrtan bir Erfhk atabilmigtim. Don Juan, formunun zirvesinde bir sporcu kadar gevik,

236

rQTEN GELEN ATE$

OIUNIE MEYDAN

OKUYANLAR

237

beni onlarrn kucafrndan kayamn iistiine qekti. Sert bir ses tonuyla, ne kadar korkarsam korkayrm, arkama bakmak igin dcinmememi sciyledi. Dostlann hig kimseyi itemeyece[ini ama kesinlikle beni korkutup agafr dtiqtirebileceklerini sciyledi. Ne var ki yerde, dostlar istediklerini tutabilirmig. E[er gorticiilerin gcimiilti oldu$u yerin yakrnlannda yere dtigersem onlann insafina kalrrmrqrm. Dostlarr tutarken beni paramparga edebilirlermiq. Bunu bana daha evvel sciylemedifini giinkti bunu goriip kendililimden anlamaya mecbur olacafirmr ummuqtu. Karan neredeyse hayatrma mal oluyordu. O acayip adamlann hemen arkamda oldulu hissi, neredeyse dayanrlmazdr. Don Juan beni yatrgmam ve dikkatimi on, on iki kiqiden oluqan kalabahfrn bagrndaki dort adama odaklamam igin zorladr. Gozlerimi tizerlerine odakladrlrm anda, bunu beklermiq gibi hepsi yassl kayarun kenarrna geriledi. Orada durdular, siirtingenler gibi flslamaya bagladrlar. ileri geri yiiriidiiler. Devinimleri eqzamanhydr. O kadar tutarh ve diizenliydi ki, mekanik gibi goriiniiyordu. Sanki tekrarlanan bir dtizen izleyerek beni btiytilemeyi amaglar gibiydiler.

"Gozlerini onlara dikme, canrm," dedi Genaro bana sanki bir gocukla konuqur gibi. Bunu tzleyen kahkaha, korkum kadar histerikti. O kadar sesli giildiim ki trnrsr gevredeki tepelerde yankrlandr.
Adamlar hemen durdu, allak bullak olmuqa benziyorlardr. Konuqurlarmrq, aralannda dtigtiniip taqrnrrlarmrq gibi kafalannln aqafir yukarr krmrldattrklarrnr aynmslyordum. Sonra bir tanesi kayanrn iistiine zrpladr. "Dikkat! Bu bir gcirticti!" diye bafrrdr Genaro. "Ne yapacaprz?" diye balrrdrm. "Tekrar qarkrya baqlayabiLtrz," diye yanrtladr don Juarr ciddiyetle. O zarnan korkum yine doruklara trmandr. Aqafr yukan ztplamaya, hayvanlar gibi bciftirmeye baqladrm. Adam aqa[rya, yere atladr.

..Bu palyagolara bakma artlk," dedi don Juan. "Hadi her zamanki gibi konuqaltm." Oraya benim aydrnlanmam igin gittiPrmizi ve bunda fena halde baganstz oldufumu soyledi. Tekrar kendimi toparlamam g"tLkiyordu. ilk yapmam gereken, birlegim noktamm oynadifrnr u" tuhaf yayrhmlan parrldattlg1l anlamakfi. Her ,u*unti farkrndahk durumumun hislerini, birleqtirdifim diinyaya taqrmak gergekten de komik bir taklitmiq; korku ancak giinttik hayat yayrhmlannda yaygmml$' ona eler birlegim noktam soyledifi gibi kaydrysa, ona geylerim oldulunu belirttim. Korkum gtinliik soyleyec "iburt d"l d"neyimledi[im herhangi bir qeyden daniyaitaqimdiye ha btiytik ve YtPrattcrYdt. ..Yanr1yorsun," dedi. "ilk dikkatinin ak1 kangmrq ve denetimi elden brrakmak istemiyor, hepsi bu. O yaratrklann karqtstna dikilip onlarla yiizleqebilece[ine ve onlann sana bi gey yapmayaca[rna eminim." Boyle akrl almazbir geyi smayacak durumda olmadrfrmda rsrar ettim. Bana giildti. Er ya da geg kendimi bu delililimi sa[altacak hale getirmeliymiqim. itt< giriqimi yaprp, qu dort gdriiciiyle yiizleqmek, onlan gorebilmem fikrinden daha akrl almaz olamazmrg. ona gore delilik, iki bin yrldrr kendini gommtig olan bu insanl arla yizleqmek ve bunun akrl alve hala "unlt ozeti olarak diiqiinmemekmig' mazhfrn bir soyledigi her qeyi duymama rafmen, aslmda ona dikkat etmiyordu*. tr(uyintn arkasrndaki adarnlardan tldiim pathyordu. Btze, dahn do!rusu bana do!ru nplanaya hazularur glUiterfi. Bana sabitlenmiglerdi. Sanki bir kas sakathlrndan irustaripmiqim gibi, sa! kolum sallanmaya baqladr. Sonra_gogtinegin dog[tin rgrklurrnrr deliqtilini ayrrt ettim. Onceden, olan, denetlenemez bir tegiufunu fark etmemiqtim. Garip vikle ayapakalkrp.o adam toplululuna koqturmamdt. O an, aynr olay hakkrnda tamamen farkh iki hissim vardt. Daha az cinemli oian, kesin bir dehqet. Dileri, astl onemlisi,

238

rqTEN GELEN ATE$

OLUME MEYDAN

OKUYANLAR

239

mutlak aldrmazhk. Hig umursamryordum. Toplulu[a yaklaqtrfrmda don Juan'm hakh oldufunu fark ettim; gergekten de insan defillerdi. Sadece dordtiniin insana benzerlili vardr ama onlar da insan de$ildi; koca sarr gcizleri olan tuhaf yaratrklardr. Di[erleri, insana benzeyen dordti tarafindan cine itilen biqimlerdi. Sarr gozlii o yaratrklar igin ahgrlmadrk bir i.iztintfl duydum. Onlara dokunmaya gahqtrm, ama onlan bulamadrm. Bir geqit yel, gekip, uzaklaqtrrdr. Don Juan ve Genaro'yu aradrm. Orada delillerdi. Hava, tekrar katran karasr oldu. Tekrar tekrar onlan gafrrdrm. Bir kaE dakika karanhkta krvrandrm. Don Juan yaruma gelip, beni korkutup, qaqrrttr. Genaro'yu gcirmedim. "Eve gidelim," dedi. "Yolumuz vzurn."

Don Juan gomtilmiiq gciriiciilerin oldulu yerde ne kadar iyi oldulumdan soz etti, ozellikle de kargrla$mamrzrn son krsmmda. Birleqim noktasmrn kayrqrnrn, bir rgrk de[iqimiyle igaretlendilini belirtti. Giindi.izleyin, rgrk gok karanhk olurmuq; gece ise, karanhk, alacakaranhk. Srrf hayvansal korku yardrmryla, kendi kendime iki kayrq gergekleqtirdi[imi ekledi. Kargr oldulu tek qey kendimi kaptrrdrlrm korku olmuq, ozellikle de savaqgrlann korkulacak higbir geyi olmadrlrru cifrendikten sonra. "Bunun farkrna vardrfrmr nasrl anladrn?" diye sordum. "Qiinkii ozgtirdtin. Korku kayboldufunda, bizi baflayan tiim baflar boqanrr," dedi. "Dostlardan biri ayafinayaplgmtgtt, gilnkii hayvansal korkunun gekicililine kapilmrgtr." Ona aymamr destekleyemedilim igin ne kadar tiztildiiliimi.i soyledim. "Bunu dert etme," diye giildti. "Bu tiir aymalann beg para etmedigini bilirsin; bunlann sava$gl igin bi deleri yoktur giinkti birlegim noktasr kayrnca iptal olurlar." "Genaro ve benim yapmak istedilimiz, seni gok derine kaydrrmaktr. Bu sefer Genaro srrf eski gortictileri ayartmak

igin oradaydr. $imdiden bi kere yaptr ve sen sol yanm oyle derinine gittin ki bunu anlmsaman bayalr zarnan alacak. Bu akgam korkun, ilk defa gortictilerin ve dostlarrnm seni bu odaya izledikleri zamanki kadar yo[undu, ama sersemlemig olan ilk dikkatin onlann farkma varnanl engelledi." "Bana gcirtictilerin orada ne oldulunu agrklar mrsrn?" diye sordum. "Dostlar seni gormeye geldi," diye yanrtladr. o'Onlann erkesi az oldulundan her zaman insamn yardrmma gerek duyarlar. Dort gorticti, on iki dost toplamlq."' "Meksika'nln krrsal alanlan ve bazr kentler tehlikelidir. Sana olan, herhangi bi adama ya dakadrna olabilir. Bu mezara rastlarlarsa ve korkularr birleqim noktalannr kaydrrabilecek kadar uysallarsa, gcirtictileri hatta dostlannr dahi gorebilirler; fakat kesin olan, korkudan cjlecekleri." "Gergekten o Toltec gciriiciilerinin hala yagadrlrna inamyor musun?" diye sordum. Gtildii ve baqmr inanamazcasrna salladr. "$u birlegim noktam brazcrk kaydrsan baya$r iyi olacak," dedi. "Bu ebleh di.izeyindeyken seninle konuqamryorum." Elinin ayasryla iig yerime vurdu: sa! kalqa kemilimin tepesine, srtrmda, ktirek kemiklerimin tam ortaslna ve sa! go!i.is kasrmm yukarr krsmrna. Kulaklanm hemen vzildamaya bagladr. Sa! burun delilimden bir damla kan yavaqga akh ve igimde bir qey fiqten gekilir gibi oldu. Sanki bir tiir erke akrmr, gimdiye kadar durdurulmuqtu da birdenbire akmaya baglamrgtr. "O gorticiilerle dostlan neyin pegindeydi?" diye sordum. "Higbi qeyin," diye yamtladr. "Biz onlann pegindeydik. Gortictiler, tabii ki, erke alarunr onlarr ilk gordii{iinde fark ettiler; geri geldilinde seninle bi ziyafet yapmay a hazrdtlar." "Onlarrn hayatta olduklannl ml iddia ediyorsun, don Juan?" dedim. "Onlar, dostlar gibi hayatta demek istiyor olmahsrn, de$il mi?"

244

rQTEN GELEN ATE$

OLUME MEYDAN OKUYANLAR

241

"Bu tamamryla dofru," dedi. "Ama seninle benim olduEum gibi hayatta olamaz. Bu sagma olurdu." Eski gori.iciilerin oli.ime olan ilgileri, onlann en tuhaf olanaklarr delerlendirmesine yol agmlg. Dostlan cimek segenler kesinlikle srlmacak bir liman bulma arzusundaymlg. Ve onu, inorganik farkrndahlrn yedi bandrndan birinin sabit konumunda bulmuglar. Gcirtici.iler orada, goreceli daha emniyette hissetmigler. Ne de olsa, gtinltik dtinyadan neredeyse iistesinden gelinmez bir engelle, birlegim noktasr tarafindan konmug bir algr engeliyle ayrrhyorlarml$. "O dort gori,icii, senin birleqim noktanr kaydrrabildigini goriince cehennemden havalanan yarasalar gibi kagtgttlar," dedi ve gtildii. "Yedi di.inyadan birini mi birlegtirdim demek istiyorsun?" diye sordum. "Hayr, ciyle yapmadrn," diye yanrtladr. "Ama daha cince, gortictilerle dostlan seni kovaladrlrnda yaptrn. O gtin onlarrn

diinyasrna gittin. Sorun, ebleh gibi davranmaya bayilman, boylece higbi qeyi arumsamryorsun." "Bunun nagualm varh[r yiiztinden oldu[una eminim," diye devam etti, "bu bazen insanlann aptal gibi davranmaslna neden oluyor. Nagual Julian varken ben gimdikinden daha aptaldrm. Ben artrk burada olmadrlrmda, senin her geyi anlmsayacalrna inancrm sonsuz." Don Juan bana oliime meydan okuyanlan gostermesi gerektilinden, o ve Genaro'nun onlan diinyamrzrn eteklerine gektiklerini agrkladr. Ben ilk 6nce, onlan insan olarak gormeme olanak taruyan derin yan kayrg yapmrgtrm, ama sonunda onlan, dltime meydan okuyanlar ve dostlarmr olduklan gibi gormeme mtisade eden do!ru kayrqr yapmrgtrm.
Ertesi giin, Silvio Manuel'in evinde, don Juan beni erkenden, btiytik odaya gegen gece olanlan tartrgmaya ga[rrdr. Ben yorgundum, dinlenmek, uyumak istiyordum ama don Juan'rrr az zamam vardr. Hemen agrklamasrna baqladr. Eski gorticiilc-

rin, yuvarlanrq kuvvetini kullanmamn ve onunla itilmenin bir yolunu bulduklannr soyledi. Ytktcmm saldmlanna yenik diiqmek yerine ona binip, birlegim noktalanm insanrn olanaklarrrun srnrnna oynatmasr igin brrakmrglar. Don Juan bciyle bir baganya tarafsubt hayranhk duydulunu belirtti. Yrkrcmm birlegim noktasma verdi[i destefi baqka higbir geyin veremeyecelini kabul etti. Ona yerytizi.intin desteli ile yrkrcmtn deste[i arasrndaki farkr sordum. Yerytiztintin deste[inin, sadece kehribar rengi yayrhmlann baflantq kuvveti oldulunu agrkladt. Bu, farkrndah[r di.iqtintilemeyecek di.izeylere yi.ikselten bir destekmiq. Yeni gcirticiilere gcire bu mutlak ozgiirl{ik dedikleri smrrsrz bilinglilik patlamasrymrq. Diler yandan, yrkrcmm deste$i, cili.imiin kuvvetiymig. Yrkrcrrun etkisi altrnda birleqim noktasr yeni, cinceden kestirilemeyecek konumlara oynarmrq. Bu yiizden- eski gorticiiler, ortak bir giriqim iginde olmalanna ra$men, yolculuklarrnda " her zaman yalruzmrq. Yolculuklannda diler goriictilerin eglik etmesi rastlanfisal olurmu$ ve go$unlukla i.istiinlti$ii ele gegirme konusunda verilecek bir mi.icadele olacalt anlamrna gelirmiq. Eski gortictilerin endiqelerinin, bana ne olursa olsun marazi korku oyktilerinden daha beter geldi[ini itiraf ettim don Juan' a. Ktikreyerek gtildti. Durumdan hoqnut gciriintiyordu. "Ne kadar ifrenirsen i[ren, o geytanlann oldukga cesur oldulunu kabul etmelisin," diye stirdiirdii. "Onlart ben de hig sevmedim, arna onlara duydu[um hayranhlrn ciniine gegemiyorum. Yaqama duyduklan sevgi, gergekten de beni agtyor." "Bu nasrl yaqam sevgisi olabilir, don Juan? Bu i!reng,"
dedim. "Yaqam sevgisi olmasa bagka ne insam o aqmltklara zorlar?" diye sordu. "Yaqamr o kadar yolun seviyorlardr ki bitmesini istemiyorlardr. Ben bunu boyle gordiim. Velinimetim
baqka bi qey gordii. O onlann olmekten korktu[una, giinkii hayatr sevdiline inanryordu, gtinkti kerametler gc)rmiiElerdi,

242

IqTEN GELEN ATE$

OLUME MEYDAN OKUYANLAR

243

yoksa hasis, ufak canavarlar olduklarrndan degil. Hayrr. Sapkrndrlar giinkti kimse onlara meydan okumadr ve $rmank gocuklar gibiydiler ama cesaretleri kusursuzdu, yigitlikleri de ciyle." "Hlrs yiiziinden bilinmeyene atiltr mrydrn? Olanaksrzbu. Hrs ancak srradan iqlerde vardrr. Dehqetengrzyalnrzhfa atrlmak igin kiqide hrrstan fazlast olmasr lazrm. Sevgi; kiqinin hayat, entrika, giz sevgisi olmah. Bastrrtlmaz bi merak ve mangal gibi bi yiirek laztm bunun igin. Beni bu tiksinmiqsin sagmah[ryla ufragtrma. Bu utang verici!" Don Juan'rn gozlen zaptettr[i kahkahanrn prrrltrsryla rqrl rqrldr. Bana haddimi bildiriyor, ama gi.ilmeden de edemiyordu.

Don Juan beni odada bir saate yakrn yalnrz brraktr. Diigtincelerimi ve hislerimi dtizenlemek istedim. Ama bir tiirlti yapamadrm. Hig qi.iphesiz, birleqim noktam uslamlamantn hakim olmadrlr bir konumdaydr ama yine de akla uygun endiqelerle doluydum. Don Juan teknik aynnhda, birleqim noktasr kaydrlrnda uyuyakafurz, demigti. Omelin, drqardan bakan birinin gozi.iyle, bana Genaro'nun gcirtindtigii gibi uykuda gcirtintp goriinmedi$imi merak ettim. Doner donmez don Juan'a bunu sordum. "Hig abartmasrz, kesinlikle uyuyorsun," diye yanrtladr. "$u anda olalan farkrndahk durumundaki insanlar seni gtirse, biraz bagr donmiig, hatta sarhog gibi gciriinebilirdin onl:r ra." Normal uyku srrasrnda, birleqim noktasmrn kayrqrnrn irt sanln bandmm iki yanrndan biri boyunca oldulunu agrklaclr. Boyle kayrglar her zaman uykuyla eqlegirmiq. Uygulamayll oluqturulan kayrqlar, insanrn bandrnda, orta ktstm boyuncl olurmug ve uykuyla eqlegmezmiq, ne var kt riiya gorilc[i uy kuda olurmug. "igte tam bu kritik durumda, yeni ve eski gortictiler farklr

erk giriqimleri yapttlar," diye devam etti. "Eski gori.ici.iler biraz daha fiziksel kuvveti olan bi viicut sureti istediler ki bununla birleqim noktalannr insanrn bandmrn sa! yanl boyunca kaydrrdrlar. Sa! kenarrn ne denli derinine oynatrrlarsa, riiya goren bedenleri o denli acayipleqti. Sen kendin de diin gece safi kenar boyunca derin kayrgrn korkung sonuglartna taruk oldun." Yeni gcirticiilerin tamamen de[iqik olduklarrm, birleqim noktalannr insan bandmrn orta ktsmr boyunca tuttuklannl soyledi. E[er bu kayrq, ileri farkrndahla kayrg gibi ytizeysel olursa, rtiya gorticti korku ve qtiphe gtbibazr yonlerden duygusal hassashlr drqrnda sokaktaki herkes gibi olurmuq. Fakat derinlilin belirli bir dtizeyinde, orta ktstmda kaydrranbtr rilya gr)riicil rqrk damlasma doniigiirmii$. Iqrk damlast, yeni gorticiilerin rtiya goren bedeniymiS. Aynca kiqisel olmaktan bciylesine uzak olan bir riiya goren beden tiim yeni gortici.ilerin temelde yaptr[r gibi anlamak ve deneyimlemek agtsmdan iyi bir vesileymig. Eski gcirticiilerin derinine insanlaqmrq rilya goren bedeni, onlarm egit derecede kigisel, insanst yanrtlar aramaslna yol
agml$.

Don Juan birden soyleyecek soz bulamaz gibi oldu. "Oliime bi bagka meydan okuyan daha var," dedi ktsacd, gcirdti[iin dort taneden o kadar farkh ki, sokaktaki srradan insandan ayrrnana olanak yok. Bu ozgiin baqanyt, araltlrnr istedtpl zaman aglp kapayarak bagarryor." Sinirli bir bigimde parmaklarryla oynadt. "Bu ciltime meydan okuyan, nagual Sebastian'rn I723'te buldu[u eski goriicii," diye siirdtirdti. "O giinii hatttmztn baqlangrcr, ikinci baqlangrg saylyoruz. Yi.izlerce yrldrr dtinya i.izerinde olan o oliime meydan okuyan, bazilanmn daha esaslr olmak izere karqrlaqtr[r her nagualm hayattnt defiqtirdi. Ye 1723'deki o gtinden beri hattrmrzdaki her nagualla tek tek kargr kargrya geldi." Don Juan grizlerini bana dikti. Tuhaf bir gekilde utandrm.

244

iqrnN

GELEN ATE$

dIunne MEYDAN OKUYANLAR

245

Utangaghlrmrn bir ikilem sonucu oldu[unu diiqiindiim. Oyki.iniin do!rululuna dair ciddi qiiphelerim vardt ve aynl zamanda soylediklerinin hepsinin dolru olduluna dair qagrrtrcr bir giiven duyuyordum. Ikilemimi ona anlatttm. "Mantrkh inanmamazhk srf senin sorunun de!il," dedi don Juan. "Velinimetimin de ilkin aynl soruyla canr srkrlmrq. Tabii sonradan her geyi arumsadr. Ama bunu yapmak uzun zamamnr aldr. Ben ona rastladrltmda her geyi anlmsamrgtr da ben qiiphelerine hig tanrk olmadtm. Sadece onlan iqitmiqtim." "igin garip tarafi adamr gozleriyle gormemiq olanlar, onun orijinal gori.iciilerden olduluna inanmakta daha az zorlarur. Velinimetim ikileminin, boyle bi yaratrkla kargtlagmanrn qokunun bazt yayrhmlan bir araya toplamasrndan kaynaklandrlrnr soylemiqti. O yayrhmlann birbirinden aynlmast zaman ahr." Don Juan birlegim noktamm kaymaya devam ettikge, uygun yaylhm bileqimine garpacafrnt agrklayarak devam etti; o anda bu adamrn varhlrmn karuil bana bunalttct derecede agrk
olacakmrg.

yrf, neredeyse olmek i.izereymig. Fakat velinimetim onu bir delikanh dingli[inde caka satarken bulmuq." Don Juan, nagual Sebastian'rn isimstz adarna 'kiract' admr taktr[rnr gtinkii aralanndaki anlagma uyannca, adama erke, yani barrnak sa$anmasr karqrhfirnda onun iyilik ve bilgiyle kira odedi$ini soyledi. "Bu defiq-tokuqta canr yanan oldu mu hig?" diye sordum. "Onunla erke defig-tokuq eden naguallann higbirine bi qey olmadr," diye yanrtladr. "Adamtn vaadi, bol erkenin birazrnr armai..anlar karqrhfrnda, srradrqr yetilere kargrhk almaktr. Ornelin, nagual Julian erk trrrsrnr aldr. Onunla, kozasmdaki yayrhmlarr istedili zaman yaqh ya da geng gostermek igin harekete gegirip, durdurdu." Don Juan, oltime meydan okuyanlarrn genelde kozalanndaki dostlarrn yayrhmlarlna uyanlar drqrnda ttim yayrltmlanm cansrzlaqtrrmak kadar ileri gittiklerini soyledi. Bu sayede bir bigimde dostlara oykiinebilmigler. Don Juan'tn dedi[ine gore, kayada karqrlaqtr[rmrz oltime meydan okuyanlardan her biri, birlegim noktasmt kozasmda dostlarla paylaqaca[r yayrhml vurgulayacak ve iligki kurabilecek belirgin noktaya oynatmayr baqarmrg. Ne var ki bu gortictiler birleqim noktalanm ahgrldrk konumuna geri oynatrp insanlarla iligkiye girebilme yetisinde delillermig. Diler yandan, kiracr, higbir gey olmamrg gibi birlegim noktasmr gi.indelik dtinyayla birlegtirebilecek kayrgr yapabiliyormug. Don Juan aynca, velinimetinin gundan emin oldulunu soyledi -ki o da tamamryla ona katrhyordu- erke odiing alrrurken, eski bilyiici,i, nagualm birlegim noktasrnt, naguahn kozasrndaki dostla ortak yayrhmlannl vurgulamak ijrzerc kaydrnrmrg. Sonra o, o kadar zaman derinden canslz kalmtq, birdenbire ballanmrg yayrhmlann iirettifi btiyiik erke sarsrntrsrnr kullanrrmrg. igimizde cansz yayrhmlarda, kilitli duran erkenin muazzambn kuvveti ve hesaplanmaz bir ufku varml$. E$er giinliik yagam di.inyasrnda, insanrn kozasrndaki krhflanmrg yayrhm-

Kararszhlrm hakkrnda konuqmak zorunda hissettim. "Konu drgrna grkryoruz," dedi. "Sanki seni o adamrn varhfrna inandrmaya gahqryormu$um gibi gortinebilir ve ashnda soz etmek istedifim, eski goriiciini.in yuvarlantg kuvvetinin nasil idare edilebilecefini bilmesi. Senin onun var oldu[una inanrp inanmamanrn onemi yok. Bi gi.in onun arahlr kapatma baqansmrn gergek oldu[unu anlayacaksrn. Her devrin nagualmdan odting aldr[r erkeyi srf arah[rnr kapatmak igin kullanrr."
"Kapatmayr nasil baqarmrq?" diye sordum. "Bunu bilmemize olanak yok," diye yanrtladr. o'Ben o adamla yiz yiJrze gortigmiiq, kargrla$mt$ iki nagualle de konugtum, ne nagual Julian ne de nagual Elias nasil oldulunu bilmiyordu. Adam,bi zaman sonra iyice agrlmaya baqladrlrnr sandr[rm arahfr nasrl kapattrlrnr hig agr$a vuffnamrg. Nagual Sebastian, eski gortictiyii ilk gordiiliinde adam gok za-

246

IQTEN GELEN ATE$

lann onda birinin bile algrlama ve eylemlemede kullanrlan ba$anrg iirtinii oldu[unu di.iqtintirsek, bu mtrazzarr' kuvvetin
ufkunu agalr yukarr saptayabilirmigiz. "Oliim arunda olan, tiim bu erkenin bi anda serbest brakrlmasrdrr," diyerek devam etti. "Yaqayan varhklar o anda en kavranamaz kuvvetle siirtiklenirler. Arahklan ktran yuvarlanrg kuvveti defildir, giinkii o kuvvet higbi zaman kozanrn igine girmez; yalnrzca onu patlatrr. Onlan siirtikleyen ttim bi yaqam boyunca cansrz kalmrq yayrhmlann, birdenbire baflanmasrndan grkan kuvvettir. Bu kadar dev bi kuvvetin araltktan kagmak drqrnda grkrgr yoktur." Eski biiyticiiniin bu erkeyi srzdrrmarun yolunu buldu[unu ekledi. Naguahn kozasr igindeki srmrh ve gok belirgin bir cansz yayrhmlar tayfinr ba$layarak, eski gcirticti srnrrlt fakat devasa bir sallantryr akrtrrmr$. "Bu erkeyi kendi viicuduna nasrl altyor sence?" diye sordum. "Naguahn arahlrnr gatlatarak," diye yanrtladr. "Nagualtn birlegim noktasmr arahk braz agrlana dek oynatryor. Yeni baflanmrq yayrhmlann erkesi o araltktan agr$a gtkrnca kendi arah[rna ahyor." "O eski goriicti bunlan neden yapryor?" diye sordum. "Bana sorarsan krramadtfr bi krsrr dcingtiye yakalanmrq vaziyette," diye yanrtladr. "Onunla anlaqtrk. O bunu tutmak igin elinden geleni yapryor,btz de ciyle. Onu yargrlayamayrz, ama yolunun onu cizgtirlii[e ulagtrrmayacalrnr biliyoruz. Hem durumunun, hem de durumunu defigtiremeyece[in farkrnda, kendi yarattrlr bi durumun tutsaEr o. Tek yapabileceli dosta benzer varolug qeklini olabildi[ince uzatmak."

16
insan Kalfit
Ogte yemefinden sonra, don Juan'la konugmak igin oturduk. Hlrhangi bir girig yapmadan dofrudan soze girdi. Agrklamalarrrun sonuna geldi[imizi bildirdi. Benimle, ozenle ttim aynnfilannu uutrttluya dek eski gorticiilerin kegfetti[i btittin far-

krndahk gergeklerini tartrgtrlrm soyledi. $imdi yeni gtrriigtiIerin onlarr dtizenledigi dizgeyi bildifimi vurguladr' Agrklamalarrnrn son oturumlannda birlegim noktamzt oynatmamlza yardtmcr olan iki gtictin ayrrnflh dokiimtinil yapml$: yerytiitintin deste[i ve yuvarlamq kuvveti- Yeni gortictiler \Vrairndan iglenmig iz iiirme, niyet ve rilya gdrme isimli iig teknik iie bunlann birlegim noktastnln oynamasr flzerindeki

etkilerini de agrklamrgtr. "$imdi, farkrndahk ustalagmasl agrklamalanru bitirmeden

248

IQTEN GELEN ATE$

INSNN KALIBI

249

once tek yaprlmasr gereken," diye stirdi.irdii, o'algr engelini kendi kendine yrkmabilmen. Birleqim noktanr kimsenin yardrmr olmadan oynatman ve bagka bi btiyiik yayrhmlar bandr yakalaman gerek. "Bunu yapmazsan, ttim ofrendiklerin sadece lafta kalrr. Ve scjzciikler de beq para etmez." Birleqim noktasr ahgrldrk yerinden uzaklaqrr ve belirli derinlile eriqirse, bir engeli yrkarak kendi yayrhmlarr baflama yetisine gegici olarak engel olurmuq. Bunu algrsal boqluk olarak deneyimlermiqiz. Eski goriictiler bu ana, ne zaman yaylhm ballanrqlan duraklasa bir sis ktimesi goriindtili.i igin, sis duvarr dermiq. Onunla ufraqmanrn tig yolu oldufunu soyledi. Kuramsal olarak, algr engeli gibi kabul edilebilir; tiim bedenin srkr bir kafrdr yrrtmasr gibi hissedilebilir ya da sis duvarr olarak gcirtilebilirmiq. Don Juan bana, gcimezlilim srrasrnda algr engelini gormem igin sayrsz kereler yol gostermiqti. ilk cinceleri sis duvarr fikrini sevmiqtim. Don Juan beni eski gorticiilerin de onu oyle gdrmeyi tercih ettikleri konusunda uyarmrgtr. Onu sis duvarr olarak gi)rmenin btiytik rahathk ve kolaykk saflamasma ra[men aynl zamanda kavrarulmazbir $eyi, karanltk ve onceden sezilen bir qeye gevirmek gibi vahim bir tehlikesi oldu[unu soyledi. Bu nedenle onun cinerisi, kavramlmaz Eeyleri kavranrlmaz brrakmak ve onlan ilk dikkat kayrtlarmrn bir pargasr haline getirmemekti. Sis duvannr gormenin krsa siiren rahatlatrcr hissinden sonra, don Juan'rn gegig dcineminin kavramlmaz bir kuram olarak tutulmasr fikrine katrldrm, fakat gegen o zamanln ardrndan farkrndahlrmrn sabitlenmesini krmam artrk olanakszdr. Ne zaman algr engelini yrkmak durumunda kalsam sis duvarrnr gdrtiyordum. Gegmiqte, bir defasrnda, don Juan ve Genaro'ya, sis duvan yerine baqka bir qey gormeyi istememe ralmen bunu defiqtiremedifimden gikayet etmigtim. Don Juan bunun, gar-

prk fikirli ve nalet oldu[umdan anlagrlabilir oldufunu, ben ve onun bu yonden farkh oldu[umuzu sciylemiqti. O, qen qakrak ve uygulamactydr, insantn kayrt ettiklerine tapmryordu. Difer yandan, ben kayrtlanmt firlattp atmaya istekli olmadr[rm

gibi, sonugta a[r, fesat ve uygulama yoksunuydum. Sert

eleqtirisi beni gok edip, tizdti; kederlendim. Don Juan ve Genaro yanaklartndan yaglar akana kadar gtildi.iler. Genaro, ttim bunlardan bagka kinci ve qigmanhla da meyilli oldufumu soyledi. O kadar giildtiler ki, sonunda kendimi onlara katrlmak zorunda hissettim. Don Juan, difer diinyalan birleqtirme altqtrrmalannrn birleqim noktasrnrn kayrqrnda deneyim kazanmasrnl sa[ladrfrnr sciylemiqti. Buna ralmen, her zaman birlegim noktamt ahgrldrk yerinden oynatmak igin ilk desteli nastl alacafirmr merak etmigtim. Gegmiqte bunu sorguladr[rm zamanlar, ba[lanrg her qeyle ilgili giig oldulundan birleqim noktasrnl oynatan geyin niyet oldu[una igaret etmigti. Ona tekrar bunu sordum. "$imdi bunu yanrtlayabilecek durumdasln," dedi. "Birleqim noktasrna destek veren farkrndahkta ustalaqmadr. SonuEta, bizimle alakah pek bi qey yok; esasrnda biz belirli konumda sabitlenmiq birlegim noktalarrndan baqka bi gey de[iliz. Hem diiqmanrmLz, hem de aynr zamanda dostumuz i9 sciyleqimiz, kayrtlarrmtz. Bi savaqgr ol; i9 sciyleqini kes; kayrtlannr yaplp, bi kenara at. Yeni goriictiler, tastamam kayrtlar yaplp sonra onlara gi.ilerler. Kayrt olmazsa birlegim noktast serbest kaltr." Don Juan, kaydrmrzm en dayanrklt yanlarrndan biri olan Tanrr fikrimizden oldukga fazla soz etti[ini anrmsatfi. Bu yan, birlegim noktamrzr orijinal yerine ba[layan kuvvetli bir yaprgtrrrcr gibiymiq. E[er baqka bi.iyiik yayrhmlar bandryla bagka bir gergek diinya birleqtireceksem, zorunlu bir adrm atrp birleqim noktamt ttim ba[larrndan koparmam gerekirmiq. "Bu adrm, insantn kahbrnr gdrmektir," dedi. "Bunu bugiin yardtm almadan yapmak zorundasln."

250

IqTEN GELEN ATE$

iNSNN

KALIBI

251

"Insanln kahbr nedir?" diye sordum. "Bi gok kez onu gormene yardtmct oldum," diye yanrtladr. "Neden sciz ettilimi biliyorsun." Neden sciz ettilini bilmedi[imi soylemekten kagrndrm. insarun kahbrm gordiin diyorsa ciyleydi, fakat neye benzediliyle ilgili higbir fikrim yoktu. Akhmdan ne gegtilini biliyordu. Anlayan bir gtiliiqle bakrp yavaqga baqrnr bir o yana bir bu yana salladr. "insan kaltbr, organik yagamm biiyiik bandr iginde devasa bi yayrhmlar demetidir," dedi. "Demet sadece insanm kozasrnda gortilebildilinden, ona insanrn kahbr denmiqtir. "insan kahbr , gcirtici.ilerin kendileri igin bi tehlike olmadan gorebildigi Kartal yayrhmlan pargasrdr." Tekrar konugmaya baglamadan once uzun bir ara verdi. "Algr engelini yrkmak, farkrndahkta ustalagmadaki son gorevdir," dedi. "Birlegim noktant bu konuma oynatmak igin yeterince erke toplaman lazrm. Bi yeniden canlanma yolculu[u yap! Ne yaptrlrnr anrmsa!" insan kaltbmm ne oldulunu ammsamaya gahqrp, beceremedim. Bir siire sonra gergek bir krzgrnhfa doniiqen rsttrap dolu bir hayal krrrkhlr hissettim. Kendime, don Juan'a, herkese krzrp koptiriiyordum. Don Juan cifkemden etkilenmemigti. Gayet ciddi, ofkenin, birlegim noktasrnrn emir i.izerine oynamastnrn duraklamasma dolal bir tepki oldufiunu soyledi. "Buyrulun Kartal'm buyruluna doni.iqmesi kurahm uygulayabilene kadar zarnan gegmesi laz:rm," dedi. "Niyet gizinin esasr budur. Bu arada, en koti.i zamanda dahi srkrhp krzmama buyrufunu ver. Bu buyrulun duyulup, Kartal'tn buyruluymuq gibi itaat edilmesi gok yavaq bi iglemdir." Birlegim noktasmrn ahgrldtk konumuyla, algr engelinin neredeyse kendini gosterdi[ine hig giiphe olmayan nokta arasmda olgtilemezbir farkrndahk alam oldulunu da sciyledi. Bu neredeyse algr engelinin gtiriindiili,i noktaymrq. Bu olgtilemez alartda savaggrlar akla hayale gelebilecek her kottiliiliin

tuzafinadi.iqermiq. Beni, gevreyi iyi kolagan etmem ve nasilsa kagmtLmaz olarak bir sefer yakalanacafrm bozgun hissine karqr gtivenimi kaybetmemem konusunda uyardr.

.,Yeni goriiciiler, yollarrna sabrrsrzftk, umutsuzluk, ktzgrnlrk ya dakeder grktr[rnda gok basit bi eylem onerirler," diye siirdtirdti. "S avaqgrlarrn gozlerini yuvarlamasrnt cinerirler. ilerhangi bi ycine do!ru olabilir; ben saat yontinde gevirmeyi yeflerim. "Gciztin devinimi, birleqim noktasmt anhk olarak yerinden oynatrr. Bu devinim seni rahatlatacak. Bu, gergek niyet ustahfrnm yerine kullamlrr." Niyet hakkrnda daha fazla gey soylemek igin zamant olmadrlrndan yakrndrm. "Bi giin hepsi yeniden akhna gelecek," diyerek giiven verdi bana. "Bi qey diferini tetikleyecek. Bi anahtar sozctik ve her qey gorap sokiifti gibi arkasmdan gelecek." Sonra tekrar insan kahbr tartrgmasrna dondi.i. Onu kimsenin yardrmr olmadan, kendi baqrma gormenin onemli bir adtm oldulunu giinkti hepimizin ozgi.ir kalmadan once krnlmasr gereken belirti fikirlerimizin oldulunu; bilinemeyeni gdrmek iEin bilinmeyene yolculuk yapan bir gorticiiniin kuinrt.r, bir varhk durumunda olmasr gerekti[ini soyledi. Bana goz krrprp, kusursuz bir varhk durumunda olmak igin kiginin ussal sant ve ussal korkulardan uzak olmast get"t tigitti soyledi. Ussal sanl ve ussal korkularlmln ikisinin de, o utdu insan kahbrnr gordiiltimii anlmsamamr sa[layacak yayrhmlara yeniden baflanmaml engelledifini belirtti. Beni gevqeyip, birlegim noktamr kaydrrmak i.izere tegvik et!i. Tekiar tekrar kahbr yeniden gormeden cince, onu onceden gordiifiim{i anlmsamamln, gergekten tjnemli oldulunu anlmsatir. Ve bu durum zamant gergekten az oldulundan, benim ahgrldrk yavaqh$rm igin hig de uygun de[ildi. Gozlerimi onerdili gibi oynattrm. Neredeyse hemen rahatsrzhlrmr unuttum ve ani bir bellek aydrnlanmasryla insan kalrbrnr gdrdiigilmii antmsadtm. Bu yrllar cince, gok arumsa-

252

IQTEN GELEN ATE$

INSNN KALIBI
insan koruyucusu olmast da o denli hatahymtq.

253

nabilir bir vesileyle olmuqtu; giinkii don Juan benim geleneksel Katolik yetiqtiriliq gtiriiqtime kryasla hig duymadr[rm kadar gi.inahkar yorumlar yapmtgtt. Her gey Sonora Qolii'ntin eteklerinde yiiriirken yaptrlrmrz srradan bir sohbet srrasrnda baqlamrqtr. Bana o[retileriyle yaptrklannrn ne anlama geldilini agrkhyordu. Dinlenmek igin durduk ve btiytik bir kaya pargasma oturduk. Bana o$retim usultinii agrklamaya devam etti ve bu da beni yi.iztincti kez bunun hakkrnda neler hissettilimi sayrp d6kmeyi denemeye yiireklendirdi. Bunu tekrar duymak istemedili agikardt. Farkrndahk di.izeyimi degigtirdi ve bana eler insan kahbrm goriirsem yaptr[r her geyi anlayaca[rmr ve ikimizi de senelerce stirecek zahmetten kurtaracalrmr soyledi. insan kahbrnrn ne oldu$u hakkrnda aynntrh bir agrklama yaptr. Ondan, Kartal'rn yayrhmlan olarak de[il de, insanhk niteliklerini biyolojik maddeden bigimsiz bir damla i,izerine damgalayan bir erke omeli olarak sciz etti. En azmdan ben, mekanik bir karqrlaqtrma kullandrlt tarumdan sonra, konuyu boyle anladrm. Bunun sanki seri tiretim bandmdan ona gelen insanlan, durmakstzln damgalayan devasa bir miihiir gibi oldulunu soyledi. iqlemi iki elinin ayasml bilyiik bir giigle bir araya getirip, bir insantn, miihiir kahbrmn iki yansmr birbirine garprp kahbrnr grkartmrq gibi gok canh bir qekilde canlandrrdr.

Her cinsin kendine has bir kahbr oldu[unu ve iglemle kahptan grkan her cinsin her bireyinin kendi ti.iri.ine ait ozellikler gcisterdi[ini de sciyledi. Sonra insamn kahbr hakkrnda a$m rahatsz edici bir aqrklama yapmaya girigti. DtinyamLzrn grzemcileriyle eski gorti-

Yeni gorticiilerse, insan kahbrnt g6riip, ne oldu[unu anlayacak kadar salduyulu kimselermiq. Anladrklarr insan kahbmm bir yaratrct olmayrp, diigiinebildilimiz hatta akhmrzm almayacafr her geqit insansr sfattan oluqmug bir ornek olduluymug. Kahp , btzi higbir qeyden yarattr[rndan, kendi imge ve benzerliliyle yaptrfrndan defil biz onun bizi damgaladr[r gey oldu[umuzdan, Tannmrzml$. Don Juan'rn fikrince, insan kahbr karqrsrnda secdeye durmamn,krbit ve insani ozmerkezcilikten bagka bir qey delilmiq. Don Juan'm agtklamasmt duydu[umda gok endiqelendim. Her ne kadar kendimi dindar bir Katolik saymasam da, imansrzca anlatmak istedikleri beni qok etmigti. Nazikge onu dinlememe rafmen, gtinahkar yargrlanna ara verip konuyu de[iqtirmesi igin sabrsrzlantyordum. Ama fikrini acrmasrzca ortaya koydu. Sonunda onun soziinii kesip ona Tann'nln varh[rna inandrlrmr soyledim. Buna inanmamrn, inang ve buna benzer, ikinci el hi.ikiimliiliiklerden kaynaklanan, higbir yere valrnayan qeylere dayandrlrm; Tanrt'nrn varftfma inanmamln herkes gibi kulaktan dolma dayanaklarr oldufunu ve gdrme eylemini igermedi[ini soyledi. G oreb il s em btle, gizemcilerin yaptrklarryla .aynr yargr hatasrm yapmaktan kurtulamayacalrmr soyledi. Insan kahbrnt gciren herhangi bir kimse otomatikman onun Tann oldufunu
sarurmlq.

ciilerinin tek bir ortak yaru oldu[unu soyledi, -insamn kahbrnr gorebilmiqler fakat ne oldufunu anlayamaml$lar. Gizemciler, gaflar boyunca , brze deneyimlerinin dokunaklt oyktilerini anlatmrqlar. Ama bu ciykiiler, ne kadar giizel olurlarsa olsunlar, insan kahbrmn her qeye kadir, her geyi bilen bir yara-

trcr olmasr gibi adi ve timitsiz bir yanhgtan mustaripmiqler ve eski gciriictilerin yorumu olan insan kahbrnrn dost bir tin, bir

Bu mistik deneyim, bir gdrme firsatr, bir defaya mahsus iq olarak adlandrrrhp onemsiz olarak addedilebilirdi giinkti birleqim noktasmrn geliqigiizel bir deviniminden kaynaklamyordu. Yeni goriiciilerin ashnda bu konuda hakkryla bir yargl ileri stirecek tek kimseler oldulunu gtinkii onlarrn qans eseri gormeyi bir kenara brrakrp, insan kahbrm istedikleti zaman gorme yetisine ulaqtrklarrnr iddia etti. Bu nedenle, bizim Tann dedilimiz qeyin erki olmayan, statik bir insanhk prototipi oldulunu gormiiEler. insan kahbr

254

IqTEN GELEN ATE$


aynada yanslyan

INSAN KALIBI

255

higbir gartta bizim adrmrza mtidahale edip, btze yardrmct o1maz, yanhqlanmLzt cezalandfiamaz ya da bizi odiillendiremezmig. Biz basitge onun miihriiniin iirtinti; onun imgesiymigiz. Insan kahbr aynen admtn ifade etti[i gibi bir cirnek, bir bigim, insan dedi[imiz belirgin, lifgik tiiri.i unsuru bir araya toplayan bir dcikme kahbrymrg. Soyledigi bana btiyiik bir srkrntt vermigti . Fakat o, igten rstrrabrma aldrrmryor gortiniiyordu. Beni qans eseri gorenlerin affedrlmez sugu dedili, yerine konulmaz erkemizi herhangi bir iqimize yarumayan, erki olmayan bir qeye odaklamamrz konusunda kzdrmaya devam etti. O konuqtukga ofkem arttr. Tam krzgrnh[lm ona balrracak kadar arttrlrnda, beni daha da derin bir farkrndahk durumuna gegirdi. Sug yanrma, kalga kemi[imle gci$iis kafesim arasrna vurdu. Bu vuruqla, havada siiztiliip parlayan rqtfa, bu en banggrl ve enfes gid,zellikteki qeffaf kaynalrn igine ugtum. Bu tgtk, gevremdeki karanhktan koruyan bir liman, bir vahaydr. Nesnel bakrq agtmdan, bu rqrfr olgi.ilmez btr zaman boyunca gordiim. Gcirtintiiniin ihtigamr soyleyebilece[im her qeyin otesindeydi fakat yine de onu bu kadar gij'zel yapan geyin ne oldu[unu grkartamtyordum. Sonra, giizelli$nin uyumdan, barl$ ve dinginlik duyumundan, sonuca varrnrg olmaktan giivende olmaktan kaynaklandrlr fikri geligip btiyiid{i igimde. Kendimi her nefeste sessizlik ve ferahlama ahp verir hissettim. Ne harika bir yeterlik hissi! Bir kuqku krrrnttsr duymadan her geyin kaynafryla, Tanrr'ylayizyize geldilimi anladrm. Ve Tann'run beni sevdilini anladrm. Tanrr sevgi ve balrglanmaydr. Iqrk beni yrkadr ve annmtg, yeni dolmuq gibi hissettim. Denetlenmez bigimde, golunlukla kendim igin a!ladrm. Goz ahcr rgrlrn gortintiisti beni defersiz, kotii, girkin hissettirmigti. Birden don Juan'rn sesini duydum kulaltmda. Kahbrn citesine gitmem gerektilini, kahbrn sadece bir sahne oldu[unu, bilinmeyene yolculuk edenlere gegici barrq ve stikunet veren aslmda verimsiz, de[iqmeyen bir mola noktasr oldu[unu soyledi. Aynr zarnanda hem aynarun kendi, hem de

diiz bir imgeydi.

Ve imge, insanrn imgesiy-

di.

Don Juan'tn soylediklerine iEtenlikle gticenmiqtim; imansrz, gtinahkar scizlerine kargr isyan ettim. Ona gekip gitmesini sciylemek istedim ama gormemin baflayrcr erkini krramadrm. Yakalanmrgttm. Don Juan nasrl duyumsadr$rmr da, ne s<iylemek istedilimi de tam olarak bilir gibiydi. "Naguala gekip gitmesini soyleyemezsin," dedi kulalrma. "Giirmeni sallayan nagual. Naguahn teknifi, nagualm erki. Nagual krlavuzun." O zamankulalrmdaki sese dair bir geyin ayrdma vardrm. Onun sesi gibi gelmesine rafimen don Juan'rn defildi. Aynca, ses haklrydr. Bu gormeyi sallayan nagual Juan Matus'tu. Onun teknili ve erki Tanrr'yr gormemi salhyordu. Tann olmadr[rnr, insan kahbr oldulunu sciyliiyordu; hakh oldulunu biliyordum. Ne var ki bunu kabul edemiyordum, krzgrnhk ya da inatgrhktan delil de, sadece oniimde duran ilahiyata duydu$um sadakat ve sevgimden. Igr$a igimden gelen en fazla tutkuyla, dikkatle bakarken rqrk yo[unlaqtr ve bir adam gordtim. Karizma, sevgi, anlaytq, igtenlik, do!ruluk yayan parlak bir adam. iyi olan her qeyin toplanrp bir araya getirildigi bir adam. Bu adamr gordti[iimde hissettilim qiddetli arzu hayatrm boyunca duydufium her geyden oteydi. Dizlerimin i.istiine diigiip, Tann'nln kiqileqtirilmig haline tapmak istedim, fakat don Juan araya girdi ve sol tist golsiime, koprticiik kemifiimin yakrnrna kiit diye vurdu ve Tanrt'nrn gori,intiisiinti kaybettim. Hayal krrrkh[r hissiyle, vicdan azabr, ktvang, kesinlik ve kugku karrgrmryla kalakalmrqtrm. Don Juan benimle alay etti. Benim dindar ve dikkatsiz oldufumu ve mtithiq bir papaz olabilece[imi sdyledi; Tann'yt gdrme $ansma eriqmiq tinsel bir lider bile sayrlabilecelimi sciyledi. Beni, $aka yollu, vaazvermeye ve gordtiliimii herkese anlatmaya tegvik etti. Goriini.iqte gok ilgili ama sradan bir bigimde soru gibi de olan bir yorum yaptt.

256

iqreN

GELEN ATE$

INSAN KALIBI

257

"Ya o adam?" diye sordu. "Tanrl'nrn eril oldulunu unutmayastn."

agrkga anlagrlmlyormug. Yeni gortictiler, bu yandan bakrldr-

Btiyiik bir duruluk haline girerken, igimde betimlenmez, engin bir qey dofmaya baqladr. "Qok hoq, di mi?" diye ekledi don Juan giilerek. "Tanrt bir erkek. Aman ne ferahlama!" Don Juan'a ne anlmsadrlrmr naklettikten sonra, bana fena halde tuhaf gelen bir qeyi sordum. insan yaplsml gormek igin, belli ki birleqim noktamrn kayrqrm sa[lamrqtrm. Hislerimin ve aymalanmrn canhhlr bana btiyiik bir yararsrzhk hissi vermigti. O anda hissettilim ve yaptrlrm her qeyi qu anda hissediyordum. Ona, bu kadar agrk anlamtq olmama rafmen nasrl olup da tamamen unutabildi[imi sordum. Sanki, gegmigte ne kadar ilerlemiq olursam olayrm, olan higbir qeyin cinemi olmamrq gibi en baqtan baqlamam gerekiyordu. "Bu yalnvca duygusal bi izlenim" dedi. "Tamamen yanhq anlama. Yrllarca once yaptrfrn her leyse kullanrlmayan bi yayrhm iginde, krhflanmrg duruyor. Orne[in, insan kahbrnr gormeni safladr[rm o gtin ben tamamen yanhq bi anlamada bulundum. Onu gordiigtinde anlayabilecefini sandtm. Benim agrmdan bu tamamryla yanhg anlamaydt." Don Juan her zaman kendisini yavaq anlayan biri saymrqtr. inancrnr smayabileceli bir qansr olmamtqtr, gtinkti baz alabileceli bir qey yoktu. Ben ortaya Erkrp, o olretmen oldu[unda - ki bu onun igin tamamen yeni bir qeydi - anlamayr htzlandrmamn bir yolu olmadrfrnr ve birlegim noktasmt yerinden sokmenin de yeterli olmadr[mt fark etmiqti. O bunun yeterli olacalrnr dtigiintirmi.iq. Krsa zamanda birlegim noktast normalde rtiyalarda, ahqrlmadrk uzakhklara kaydr[rndan ne zaman tetiklenmiq bir kayrq yagasak bunu hemen telafi etmekte uzmanla$mt$ oldufumuzu anlamrq. Kendimizi stirekli yeniden dengeliyor ve faaliyete bize higbir qey olmamrq gibi devam ediyormu$uz. Yeni gciriiciilerin grkarsamalarrmn de[eri bir kimse, baqka birinin birleqim noktasml oynatmayr denemeden o kadar

lrnda birleqim noktasmm yeni konumunda de[iqmezli[ini


saflamlagtrrma gabasmm sayrldrfrm soylermig. Bunu konugulmaya de[er tek ofretim usulu saymlglar. Ve onlar bunun yaval yavag, kaplumba$a hrzrnda ilerleyerek uygulanmasr gereken uzun bir iqlenr oldulunu biliyorlarmt$. Don Juan yeni goriiciilerin cinerisiyle uyum iginde, gomezlilimin baqlarmda erk bitkileri kullandr$rnr soyledi. Onlar, deneyimle ve gcirerek erk bitkilerinin birleqim noktasmr olafan yerleqiminin gok uzaklarma oynathfrnr biliyorlarmrq. Erk bitkilerinin, birleqim noktasr tizerinde etkisi rtiyalann etkisine oldukga benzermig: rtiyalar onu oynatrmrq; fakat erk bitkileriyle kayrq daha biiytik ve daha iginde kaybolunan boyutta olurmuq. Sonra cifretmen, boyle bir kayrqrn zihin karrgttran etkilerini diinya algrsmrn higbir zaman nihai olamayaca!r zanrunr saflamlaqtrrmak igin kullanrrrnl$.

O zaman, insan kahbrnr yrllar boyunca beq sefer daha gordilgiimii arumsadrm. Her seferinde onun hakkrnda daha
higbir zaman Tanrr'yr eril olarak gr)rdiigilm gerge[ini iizerimden atamadrm. Sonunda benim igin Tanrr olmaktan grkrp insan kahbr oldu, fakat don Juan'ln soyledikleri yi.iziinden degil de, eril bir Tanrr savunulamaz hale geldifinden. O zaman don Juan'ln o konudaki ifadesini anlayabildim. O scizler hig de imansrz ya da gtinahkar deEildi; giinltik diinya igerigi iginde soylememiqti onlarr. Yeni gorticiilerin insan kahbrnr istedikleri kadar srk gorebilmekIe farkh olduklarrnr sciylemekte hakhydr. Ama benim igin daha da onemli olan onlann ne gordtiklerini inceleyecek kadar sa$duyu sahibi olmalarrydr. Ona neden insan kahbrnr her zaman eril olarak gordiigiimii sordum. Bunun birleqim noktamln o zamanlar yeni konumuna yaprqrk kalacak kadar de[iqmez olamadr[rndan ve yana do!ru, insanrn bandrna kaydr[rndan oldu[unu soyledi. Bu, algt engelini sis duvarr olarak gorme durumuyla aynrydr. Birlegim noktasrnl yana do!ru oynatan neredeyse kagrnrlmazbn atztJ, anlaqrlmaz olam bize en tanrdrk olan terimlerle
az tutkulu oluyordum. Yine de

258

iqreN

GELEN ATE$

iNSEN KALIBI

259

doniigttirmek gereklilifiymig: engel bir duvar ve insan kahbr da insandan baqka bir qey olamazmrq. Ben kadrn olsaymrqrm, kalrbr kadrn olarak gorecefiirni dtiqtiniiyordu. Don Juan sonra kalkrp, kentte bir gezinti yapmamLzln zamanl geldilini, insan kahbrnr insanlar arasrnda gormem gerektilini soyledi. Sessizce kent merkezine yiirtidiik ama daha oraya varmadan, oniine gegilmez bir erke dalgasryla sokalrn difer yantna, qehir dtqma kogmaya baqladrm. Bir koprtiye geldim ve insan kahbrm goz ahcl stcak, kehribar rengi bir rqrk olarak tam orada beni beklermig gibi gordiim. Dindarhktan delil de, qaqkrnh[rn fiziksel tepkisi olarak dizlerimin iisttine diiqtiim. Insan kahbmtn gciri.inti.isii her zamankinden daha qagrrtrcrydr. Higbir kibir duymadan, onu ilk kez gordiidiimden bu yana devasa bir defiqimden gegtilimi hissettim. Ne var ki, gdrdilEilm ve olrendi[im her gey gozlerimin ontindeki bu tansr[a daha biiyiik, daha esash bir hayranhk uyandrrmtqtt. ilk once insan kahbr kciprtini.in iisttindeydi, sonra gozletiyeniden odaklayrnca insan kahbrnrn yukarr aqafr yayrlami rak sonsuzlu[a uzandr[rn gordilm; kdprii kuru bir kabuk, sonsuzlufa do[ru oturtulmug minicik bir taslaktr... Ve gevremde devinen, bana arslz, merakh nazarlarla bakan minnacrk insan figtirleri de. O anda son derece yaralanabilir olmama rafmen onlardan kopmugtum. insan kahbrrun beni koruyacak ya da esirgeyecek erki yoktu, yine de onu slnlr tantmaz bir tutkuyla seviyordum. .igte o zaman don Juan'rn bana defalarca tekrarladr[r bir $eti, gergek aqkrn bir yatrrrm olamayacafrnr anladrry.rZevkle insan tahbrnrn ugafr olarak kalrrdrm, bana verebilecekleri ,igin delil, ona karqr duydufum katrqrksz aqktan dolayr. Bir qeyin beni gekip uzaklaqtrrdr[rnr duyumsadtm ve huzurundan kaybolmadan insan kahbrna bir yemin ba[rdtm, fakat ne demek istedifimi tam soyleyemeden bir qey beni sryrlp gcittirdii. Birdenbire kendimi kopriide diz gcikmi.iq, bir grup kciyltiyti bana bakrp giilerken buldum.

DonJuanyarumagelipkalkmamayardrmettivebenimle
eve ytiriidti.

..insan kalbrnr gormenin iki yolu var," diVe baqladr don rqtk olarak da goJuan oturur oturmai. "Onu insan olarak da, ba[[drr' Kaytq yarebilirsin Bu birleqim noktasrnln kayrqrna orta ktsna do[ruysa, kaltp insandrr; kayrq insarun bandmtn

mrndaysu tutrp ,it trr. Bugiin yuptrgtntn tek noktasrnrn orta boltimde kaymrq olmasl'" goren beden insan kahbrnr gordtifiimi.iz konumun riiya oldufunu soyleve algr engelinin g'tirunJtigii yere gok yakrn ve andi. B; yiizden y"nl gorticiiier insan kalbrnrn gortilmesi laqrlmasrnr oneriYorlarmtq. "insan kahbrnrn ne oldufunu anladrlrna emin misin?" diye sordu bana giiliimseYerek. "Seni temin ederim don Juan, insan kaltbntn ne oldufunun tamamen farkrndaYlffi," dedim' ..Koprtiye vardrfrmda insan kaltbrna sagmahklar bafrrdr-

deferi birleqim

lrnr duydu-,"d"di en muzip giiltimsemesiyle' De[ersizbirefendiyetaprnan,defersizbiruqakgibihis-de katrqrksrz aqkla duygulanmrg, setti[irii soyledim u" yi.t"
oliimstiz sevgi sozii vermiqtim' dek giilTi.im bunlan gok gamatalt bulup nefesi kesilene dii. .,Defersiz bi uqafm, defersiz bi efendiye verdifi soz debo[uldu' [ersizdii," deyip tekrar kahkahalara Durumumu savunmak istemedim- insan kahbrna aqkrm, Verkarqrhfrnda tjdiil bekleme di.iqiincesi olmadan verilmiqti' benim igin onemi yoktu' Jigi- iorti' de[ersiz olmastrun,

RUYA GOREN BEDENIN

YOLCULUGU

261

giirlii[tin denetlenemeyen gayreti olarak agrklamrqfi . "Ozgiirliik, bulaqrcr bi hastahk gibidir," dedi. "insandan insana bulagrr; taqryicrsr kusursuz bi nagualdrr. insanlar bunu takdir edemeyebilir ve bu ozgiir'olmak istem6diklerindendir. Ozgtirliik korkutucudur. Bunu anlmsa. Ama bizim igin ciyle de[il. Ben tiim hayatrm boyunca kendimi buna hazvladrm. Ve sen de oyle olacaksrn." Tekrar tekrar, bu oldulum noktada higbir mantrksal tahminin eylemlerimi bolmemesi gerekti[ini soyledi- Riiya go' ren beden ve algr engelinin, birleqim noktasmrn konumlarr oldu[unu ve bu bil$nin gorticiiler igin, uygar insan igin okufl*, yazmak ne denli hayati onem tagryorsa o denli onemli oldufunu sciyledi. itisi de yrllar stiren ufirag sonunda kazamlan bagarrlarmtq. "$u anda, senin igin birleqim noktanln bu konuma ulaqtp, rilya goren bedenini yarattr[r zamanl anlmsamak gok cinemli," dedi bunu olabildifince vurgulayarak. Sonra gtili.imsedi ve zamantn a$rl krsa oldulunu belirtti; riiya goren bedenimin ana yolcululu, birlegim noktamr baqka bir diinya birlegtirmek tizere algr engelini krracak konuma getirecekmiq. "Ri)ya gQren beden degiqik isimlerle bilinir," dedi uzun bir aradan sonra. "Benim en sevdilim isim, difieri. Bu terim, taqrdr[r tiim ruh haliyte beraber eski gorticiilere ait. Ben ruh hallerine aldrrmryorum ama terimlerini sevdilimi kabul etmem gerekir; Di[eri. Gizemli ve yasak bir isim. Aynr eski gciri.ictler gibi, bana karanhlrn ve gcilgelerin hissini veriyor. Eski gcirtictiler, dileri her zaman rizgata sannmrg gelir, der-

T7
Riiya Gtiren Bedenin Yolculu{u
Don Juan bana, ikimizin son kez oaxaca kentine gidece[imizi soyledi. Bir daha orada beraber olmayacaprmrzr kesin bir agrkhkla belirtti. Belki hisleri o yere geri donebilirmig, fakat ttim varhlr asla. Don Juan, Oaxaca'dayken rengi solmug duvarlar, uzak

daflarrn gekilleri, krnlmrg betondaki desenler, insan'y'ftzleri gibi srradan, alelade qeylere bakarak saatler gegirdi. sonra gehrin merkezine gittik ve o istedi[inde her zaman bog olan en sevdi[i banka oturduk. Kentteki uzun yririiytiqtimiz srasrnda kendimi kederli ve suratsrz bir hale sokmaya hazrlamrqtrm, ama bunu beceremedim. Gidiqiyle ilgili qenlikli bir yan vardr. Bunu, mutlak oz-

ler."

Yrllar boyunca don Juan ve toplulu[undaki yandaqlan, aynr anda iki yerde olabilme yoluyla algrsal ikilik tiirti bir
qey deneyimleyebilecelimizi fark etmem igin ufraqmrqlardr.

Don Juan konuqurken, sanki ilk once sadece hakkrnda bir qeyler duydu$um, gok derinlerde unutulmuq bir geyi anrmsamaya baqladrm. Sonra, adtm adtm bu deneyimi kendimin ya-

262

IQTEN GELEN ATE$

RUYA GOREN BEDENIN YOLCULUGU

263

qadrlrnrn farkma vardrm. Aynr anda iki yerde olmuqtum. Bu, bir gece Kuzey Meksika da$lannda olmuqtu. Btitiin giin don Juan'la bitki toplamrqtrm. Gece igin durmuqtuk ve ben neredeyse yorgunluktan uyuya kalacakken birden ani bir rizgar grkmrq ve Genaro, karanhktan tam cjntime firlamrq ve neredeyse korkudan olmeme neden olmugtu. iU< atiqtincem, kuqku olmuqtu. Genaro'nun btitiin giin gahlarda saklarup, dehqetengiz gcisterisini yapmadan cince karanhlrn basmasrnr bekledifine inanmrqtrm. Caka satarak gevrede dolanmasrna bakarken o gece onda gergekten garip bir qey oldufunu fark ettim. Bartz, gergek bir qeydi, ne var ki tam olarak grkartamryordum. Benimle dalga gegip eliyle eqek gakasr yaptr, manfifrma meydan okuyan eylemler sergiledi. $aqkmhkla don Juan'rn grlgrnlar gibi giilmesine katlandrm. Zamamn do!ru oldu[u kanrsrna vannca, beni ileri farkrndahfa kaydrrdr ve bir an igin don Juan ve Genaro'yu iki rgrk damlasr olarak gorebildim. Genaro olafan farkrndahlrmda bildi[im kanh-canh don Genaro defiil de riiya goren bedeniydi. Bunu soyleyebiliyorum giinkti onu yerden ytiksekte, bir ateq topu olarak gormiigttim. Don Juan gibi kok salmrq degildi. Sanki Genaro bir rgrk damlasr olarak havaya kalkmak iizereydi, qimdiden havada, yerden bir metre kadar ytiksekte, firlamayahaztdr. O gece yaptrfrm ve olayl toparlamaya baqladrkEa bana birden agrk olan bagka bir qey de, birleqim noktamr kaydrrmak igin gozlerimi hareket ettirmem gerekti[ini otomatikman bilmemdt. Niyetim sayesinde, Genaro'yu bir rqrk damlast ya da garip, bilinmeyen, tuhaf biri olarak gormemi sa!layan yayrhmlan bafl ayabilirdim. Genaro'yu tuhaf olarak gordiigiimde, gozlerinde karanhktaki u$ursuz bir yaratr[rn gozleri gibi hain bir parrltr vardr. Ama yine de ne olursa olsun gozdii onlar. Onlarr kehribar rengi rgrk noktalan olarak gormemiEtim. Don Juan o gece Genaro'nun birlegim noktamr gok deri-

edip yaptrfr her ne kaydrrnama yardrm edecefini, onu taklit q"yi iztememi soyledi. Genaro arka poposunu iyice drqan 9tmiisteht urtrp, pelvisini uiiytit bir giigle one savurdu. Bunun tekrarla-

cen bir hareket oldu[unu diiqiindiim. Bunu defalarca ytp, dans eder gibi gevrede dolandr' tegDon Juan kolumdan dtirttip Genaro'yu taklit etmeye bir qekilde gevrede .azavik etti beni ve ben de ettim. ikimiz

rak, bu tuhaf devinimi sergiledik. Bir si.ire sonra, bedenimin gerbu hareketi kendi kendine, sanki gergekte ben olmadan g"t t"qtirdifi hissine kaprldrm. Bedenimle gergek benli[imin iki adauyrrtri, dalia da belirginlegti ve sonra bir an kendimi hareketler yaptrfr bir olayr izler mrn birbirlerine mUslehcen buldum. olBtiyiilenmiq bir qekilde seyrederken, iki adamdan biri qeyin b-"li dulumun farkrna uurdr-. Bunu fark ettifim an bir Genaro'yla uyum iginde pelyig"ftigirri hissettim ve kendimi ,i-l lleri geri savururken buldum. Neredeyse hemen, don Jufark etan,ln yurrr"pau baqka bir adamrn durup bizi seyrettilini hafifge dalgalantim. Ri.izgu, E"urlsinde esiyordu. Saglarrnrn drfrnr gSr"Uitiyordum. Qrplaktr ve utanmrq gortintiyordu' belki nfrrgurl orru korurmu$ giUi etrafina dolanmrqfl ya da tam tersi onu ugurup uzaklaqtrrmak ister gibi' Difer adamm ben oldu[umun farktna varrnam u.?un si.ironceden dti. Farkrna vardrftmda, haytrtrmrn qokunu yaqadrm. etkisi olEiilemeyJn bir fiziksel giig lifgiklerden yaprlmtqtm azrp gibi benipuru*purga etti vetekrar ben olan, Genaro'yla bakar buldum kendimi' Ve iuru.,, a!), ugribana bakan birine yauyn tu.i'anda ben olan, Genaro'yla miistehcen hareketler bakryordum- o plrten a$zr agrkbana bakan glplak bir a_dama ludu. UtiJ'tit< Uir qot yagadrm ki hareketlerimin ritmi bozuldu
ve yere dtigtiim. yarBundan sonra ilk ayrrt etti[im don Juan'm kalkmama kaybolmuqdlm etti[iydi. Genaro ve di[er ben, grplak olant lardr. Don Juan'rn bu olayr konuqmayr reddettifini de anrmstikizini, ya da dilerini, yaratmakta uz-

yordum. Genaro'nun

264

IqTEN GELEN ATE$

RUYA GOREN BEDENIN

YOLCULUGU

265

man oldulunu soylemesi ve o'nun ikiziyle olafan farkrndahlrmda hig farketmeden uzun gcirtiqmelerim oltnuu drqrnda agrklama yapmadr.
gece daha once yiizlerce kere yaptrlr gibi, Genaro birleqim noktanr sol yamn gok derinrerine kaydridr," diye yorum

"o

yaptl don Juan ona anlmsadrfrm her qeyi naklettikten -sonra. "o'nun ciylesine bi erki var ki senin birleqim noktanr riiya goren bedenin gcirtindiigti yere gekebiliy or. Ri)ya gdren bedeninin seni seyrettilint gordiin. ve onun dansr -bu oyunu yaptr." ona Genaro'nun miistehcen deviniminin bu giddetli etkiyi yaprgrnr agrklamastnl istedim. "Sen bi fazilet taslayrcrsrn," cledi. "Genaro senin, mtistehcen bi hareket sergilerken hemen ortaya grkan hoqnutsuzlufunu ve-utangaghlrnr kullandr. o rilya gorin bedende oldulindan, Kartal'in yayrhmlannl gorecek erki vardr; bu fayda" sayesinde birlegim noktanr oynatmak gantada keklik sayrhrdr.,' Genaro'nun o gece yapmama yardrmcr oldu[u geylerin onemsiz oldulunu, Genaro'nun birgok defalar uiitegim noktamr oynatrp, riiya gdren beden tiretti$ini ama benim anlmsamaml istedili olaylann bunlar olmadr[rnr sciyledi. "Ben uygun yayrhmla' yeniden bafilaylp, gergekten bi rtiya gorme konumunda uyandrlrn zamant anlmsamanr istiyorum," dedi. igimde bir erke patlamasl yaqar gibi ordum ve anlmsamamr istedili qeyin ne oldulunu anladrm. yine de, bellegimi olayrn tamamr tizerinde odaklayamryordum. Sadece bir-pargasmr anrmsayabiliyordum. Bir sabah olalan farkrndahlrmdayken don Juan ve Genaro'yla yine bu banka oturdulumuzu arumsadrm. Don Genaro, birdenbire, ayapa kalkmadan bedeninin banktan uzaklaqaca[rnr soylemigti. Soyledilinin, o ana kadar tartrqtrklanmrzm igeri[iyle alakasr yoktu. Ben don Juan'rn dtizenli, ci$retici scjz ve eylemlerine ahqkrndrm. Bir ipucu igin don Juan'a dcindtim, ama o hig hareketsiz, sanki don Genaro ve ben

orada yokmuguz glbr dosdo[ru ileri bakryordu. Don Genaro dikkatimi gekmek igin beni di.irttti ve gok rahatsz edici bir goriintiiye tanrk oldum. Genaro'yu gergekten meydarun di[er yarunda gordiim. Bana gelmem igin iqaret ediyordu. Fakat don Genaro'yu yarumda oturup, aynt don Juan gibi dosdoEru ileri bakarken de gormiistiimBir qey soylemek, qaqkrnh[rmr ifade etmek istedim ama

beni konuqturmayan bir kuvvetin etkisindeydim, basiretim


ba$lanmrgtr. Tekrar parkrn diler yanrndaki Genaro'ya baktrm. Hala orada, baqmm bir igaretiyle ona kafllmamr istiyordu.

Duygusal srkmtrm her saniye biraz daha arttyordu. Midem bulanmaya bagladr ve sonunda bir tiinel goriinti.i oluqtu , beni dofirudan meydanrn diler yanrndaki Genaro'ya ycinelten bir tiinel. Ve sonra biiyiik bir merak ya da bana o anda merak gibi gelen btiyiik bir korku beni onun oldu[u yere gekti. Gergekten havada siiztiliip, bulundu[u yere vardrm. Beni dondtirrfrp, zaman durmuggasrna, durafan bir halde bankta oturan tig insanr gosterdi. Feci bir rahatsrzhk, vi.icut boglu[umdaki biitiin yumuqak organlar yaruyolmug gibi igsel bir kagrntr hissettim ve sonra tekrar banktaydlm ama Genaro gitmiqti. Meydanrn difier yanrndan bana veda etmek igin el salladr ve pazma giden insanlann arasrna karrgrp yok oldu

Don Juan negelenmiqti. Bana bakrp duruyordu. Aya[a


kalkrp gevremde dolandt. Tekrar oturdu, benimle konuqurken yi.izi.inii di.izgi.in tutamtyordu. Neden boyte davrandr[rnrn farkma vardrm. Don Juan'rn yardrmr olmadan ileri farkrndahk durumuna girmigtim. Genaro, birleqim noktamrn kendili[inden oynamasrnr sa[lamayl
baqarmtqtt.

Don Juan'tn cebine vakurla koydufu, not defterimi _96rtince istemeyerek gtildiim. ileri farkrndahk durumurhu,-bana insanrn ve diinyanrn gizemlerinin sonu olmadr$rnt gostermek igin kullanacafrm soyledi.

266

iqreN

GELEN ATE$

RUYA CONS,N BEDENN

YOLCULUCU

267

Ttim konsantrasyonumu sdzlerine odakladrm. Ne var ki, don Juan anlamadrfrm bir gey sciyledi. Soyledi[ini tekrarlamasrnr istedim. Qok yumuqakga konuqmaya baqladr. Diler insanlar tarafindan duyulmamak igin sesini algalttrfrnr di.igiindtim. Dikkatle dinledim, ama soylediklerinin tek kelimesini dahi anlayamtyordum; ya bilmedifim bir dilde konuquyordu ya da rvlr zrvr qeyler sciyli.iyordu. Garip yaru, bir qey benim boliinmez dikkatimi yakalamrgfi, ya sesinin ritmi ya da kendimi gergekten onu anlamayazorlamtg olmam. Farkm ne oldufunu grkartamasam da, zihnimin ahqrldrktan farkh oldu!u hissindeydim. Dtigtinmekte zorlamyor, neler oldulunu
mantrken agrklayamryordum. Don Juan gok yumugakga kulafrma bir geyler soyltiyordu.

mili yaqlarmrn sonlanndaydr. Koyu kahverelgi saglan, giigi' ttimser gi6i yanan rqrl irl kahverengi gozleri, zanfge Teni baqak rengiydi ama muhzilmiq, [akrk bir burnu uuidr. buldum. teqem bir bronzlukla yanmrqtr. onu ahmh, glflzel

ileri farkrndahfa onun yardrmt olmadan girdilimden, birleqim noktamrn gok gevgek oldulunu ve iyice rahatlayrp, bu bankta uykuya dalarak onu sol yana kaydrrabilece[imi sciyledi. Bana gciz kulak olacafr igin korkacak higbir gey olma&[tnr s6yledi. Beni sakinlegip birleqim noktamt oynamasr igin brrakmaya teqvik etti. Aniden derin bir uykuda olmamn afrrh[mt hissettim. Bir an, riiya gordii{iimiin farkma vardrm. Daha once gordiiliim bir ev gordiim. Sokakta gezermigim gibi yaklaqtrm o eve. Bagka evler de vardr ama onlara dikkat edemiyordum. Bir qey farkrndalr[rmr gordii$iim, bu belirgin ev iizerinde sabitlemiqti. On bahgesi olan, biiyiik, modern, algr si.islemeli bir evdi. Eve yaklaqtrkga, sanki onu daha once de rtiyamda gormiigiim gibr bir tamdrkhk hissettim. Qakil tagh patika yoldan 6n kaprya ytiriidtim; agrktr, igeri girdim. Karanhk bir koridor ve sala do[ru, kcigeye yerlegtirilmiq koyu krrmtzr kanape ve uygun koltuklarla doqenmiq bir oturma odasr vardt. Kesinlikle tiinel gori.inttiye sahiptim; sadece gciziim{in cintindekileri gorebiliyordum. Kanapenin yanrnda, sanki tam ben. girerken aya$a kalkmrg gibi duran geng bir kadrn vardt. Ince ve uzundu, terzi elinden grkma zarif yegil takrmryla qrk giyimliydi. Belki yir-

aqaAmerikah,ya benziyordu. Giilerek bagrm sallaytp, ayasl uzatedecekmiq gibi [r doniik "iini sanki kalkmama yardtm tr bana. Ellerini olabilecek en uygunsu z bir hareketle kavradtm' Kendimi bile korkutup geri getcilmeye gafugtrm ama beni srkrBelirca ve yine de gok nurt{g" tutt t. Elleri uzun ve giizeldi. konugtu. Gevqememt ellesiz bir aksanla benimle ispanyolca rini hissetmem igin yalvirdr, yi.izi.ine konsantre olup alztntn istehareketlerini izlernemi istedi. Ona kim oldufiunu sormak dim ama alzrmdan tek soz grkmadr' sonra kulafrmda don Juan'tn sesini duydum. Beni daha .,oo, burdaymrgsrn,,, dedi. onunla parktaki yeni bulmug gi6i, bankta oturuyordum. Ama geng kadmrn ses_ini de duyabiliyordum. "Gel, benimle otur," dedi' Aynen bunu yapttm ve ilenim igin en inamlmaz bakrq aglsl deliqimi bagladr. St: 'bi, don Juan, bir geng kadrnlaydlm. onlan herhangi rasryla bir qey kadar agrk segik gorebiliyordum'

DonJuanbanaonube[enipbefenmedilimt,cazipvefahatlatrcr bulup bulmadr[rmr sordu. Konuqamryordum lTu her nasilsa o bayandan ievkalade hoqlandr[rm hissini ifade qefedebildim. Ortada bir neden olmamaslna rafmen, onun Juan'rn benimle yaptrklarrnrn zakatli bir iyitik timsali, don ruri bir pargasl oldu[unu diiqiindtim' Don Juan tekrar kula[rma do!ru, efer onu befendiysem ona onun evinde uyanmam gerektilini s6yledi,, bu durumda bana kilavuzluk edebileolan hislerimin srcakhfive sevgisi cekti. Krkrr krkrr gtitiyordum ue pervaslzdrm. Bedenimde Bu heyebaqtan aqafr bunalticr bir heyecan hissi dalgalandr. U"nigergekten pargalata ayn1yor gibi hissettim. Bana ne "ur, oldu[u umrumda OeglAi. Memnuniyetle, sozctiklerle betimlenmez bir karanhla daldrm ve soffa kendimi geng kadmm
evinde buldum. Onunla kanapede oturuyordum'

268

rqTEN GELEN ArE$

RUYA GOREN BEDENIN


sataqrp, dalga

YOLCULUGU

269

Bir anhk hayvansal bir panikten sonra, bir qekilde tam olmadrfrmr fark ettim. igimde bir gey eksikti. *n" de bu durumda tehdit altrnda hissetmiyordum. Akhmdan riiya gcirdilEtim ve gimdi uyarup kendimi oaxaca'da parktaki bankta, don Juan'rn yanrnda, gergekten bulundulum, ait oldulum yerde bulacafrm gegti. Geng kadrn kalkmama yardrm etti ve beni koca, suyla dolu bir ktivetin olduEu banyoya gcittirdti. o zaman grrrlgrplak oldulumun farkma vardrm. o nazikge ktivete girmem e yardtmcr oldu ve ben yan yanya igine kayarken baqrmr yukarda
tuttu.

gegti[ini arumsadrm. Sozleri beni fena halde gticendirmiqti. Kryafetlerimi giyip, ofkeyle kendimi evden
drqan atmrqtrm.

Bir siire sonra kiivetten grkmama yardrm etti. zayrf

ve

gevgek hissediyordum. salondaki kanapede yatarken yanlma

geldi. Kalp atrqlannr ve vi.icudunda hrzladolaqan kanm basmcrnr duyabiliyordum. Gcizleri ne rqrk ne de sriakhk kaynafrydr fakat tuhaf bir gekilde ikisi arasr bir qeyin gifte parlakhfrnr taqryordu. Gozlerinde, vi.icuduna yanslmlg olan yaqam gti-

ctinti gdrdiidilmti biliyordum. Tiim vticudu canh bir ocak gibiydi; parhyordu. Tum varhlrmr heyecanlanduan garip bir sarsmtr hissettim. sanki sinir uglarrm agrlmrgtr ve birisi onlan yoluyordu. Bu duygu rstuaptan krvrandrnyordu. Sonra ya bayrldrm ya da
uyuya kaldrm.

Uyan&frmda birisi yi.iziime ve srrtrrna so$uk suyla rslatrlmrq ufak havlular koyuyordu. Geng kadrnrn, yattrfrm yatapa, bagucuma oturdulunu gdrdilm. Komodinin tistiinde bir kova su vardr. Don Juan yatalrn ucunda, kryafetlerim koluna asrlr
duruyordu.

Don Juan cin bahgede bana yetigmiqti. Ciddi bir tonda benim yine girkin, aptal kendim oldu[umu belirtmigti, kendimi yine utangaghlrmla toparlamtgtrm ki bu da ona kibrimden hala vazgegmedilimi kamtlamrgtr. Fakat gontil ahcr bir ses tonuyla bunun qu anda onemli olmadtfrnr ekledi; en cinemlisi birleqim noktamr sol yarun gok derinlerine oynatmrq olup sonugta akrl almaz mesafeler katetmiq olmammrq. Keramet ve gizlerden bahsetti, fakat ben korku ve kibrin yayhm ateqine yakalanmrq, sciylediklerini dinleyemez durumdaydrm. Ashnda krzgrnhktan kcipilrtiyordum. Don Juan'rn beni parkta hipnotize etti[ine ve son-ra bayanrn evine gotiirdtifiine ve ikisinin bana fena geyler yaptrklarma emindim. Hiddetim kesiliverdi. Sokakta bir gey beni oylesine korkuttu, ciylesine qok etti ki ofkem arunda gegti. Fakat daha dtiqiincelerim tam yerine oturmadan don Juan srrtrma vurdu ve bir an 6nce olanlardan geriye higbir gey kalmadr. Tekrar kendimi gtinlilk mutlu aptalhlrmda, neqeyle don Juan'r dinleyip beni sevip sevmedi$ini dert ederken buldum. Don Juan'a bnaz cince anrmsadr[rm yeni krsmr sciylerken, duygusal karmaqalanmla baga grkma yontemlerinden birinin, beni ola$an farkrndahla kaydrrmak oldu[unun farkma vardrm.

o zaman tamamen uyandrm. oturdum. Beni bir battaniyeye sarmrglardr.


"Yolcumuz nasrl?" diye sordu don Juan giiltimseyerek. "$imdi tek parga haline gelebildin mi?" Ttim anlmsayabildifim bu kadardr. Bu olayr don Juan'a anlattrm ve konugurken akhma bagka bir krsrm daha geldi.
Don Juan'rn beni bayamn yata$rnda grplak bulmasryla ilgili

"Bilinmeyene yolculuk edenleri yafigtrran tek gey unutmadlr," dedi. "Stradan bi diinyada olmak ne de rahatlatrcrdtr!" "O gtin harika br zafer kazandm. Benim igin yaprlacak en uyanrkga qey seni ona odaklanmaya brrakmamak. Tam gergekten panikledifin &n, seni olafian farkrndah[a birleqim noktarun artrk hig giiphe duymadrlr bir noktaya kaydrrdrm. Savaggrlar igin boyle iki konum vardr. Birinde her qeyi bildifin igin hig qiiphe yoktur. Di[erinde, ola[an farkrndahkta, higbir gey bilmedifin igin hig qiiphen yoktur.

270

IqTEN GELEN ATE$

RUYA CONEN BEDENIN

YOLCULUGU

271

"O zaman gergekten ne oldu[unu cilrenmen igin gok erkendi. Ama bilmen igin dofru zaman gimdi geldi. Bu sokala bakarken, rilya gorme konumunun nerede oldu[unu bulmak iizereydin. O gi.in devasa bi mesafe kat ettin." Don Juan ne$e ve keder gibi kanqrk duygularla inceledi beni. Hissetti[im tuhaf rahatsrzhfr denetlemek igin elimden geleni yapryordum. Bellelimde, benim igin korkung onemi olan bir qeyin kayboldu[unu ya da don Juan'rn scizleriyle bir zamanlar ba$lanmrg olup da kullanilmayan yayrhmlarda kaldrlrnr duyumsadrm. Sakin kalmak igin gabam, yapilmamasr gereken bir qeymiq. Ansrzrn, dizlerim titredi ve bedenimin orta krsmma sinir spazmlarr yayrldr. Ses grkarmaktan actz, mmldandrm. Tekrar sukunetimi kazanmadan cince sertge yutkunmam ve derin nefes almam gerekti. "Buraya konuqmak igin ilk oturdu[umuzda, higbi mantrksal tahminin goriictiniin eylemlerine miidahale etmemesi gerekti[ini sciylemiqtim," diye sert bir ses tonuyla devam etti. "Yapttklannda hak iddia edebilmek igin akhnla iistesinden gelmen gerektilini biliyordum ancak bunu qu anda bulundulun farkrndahk seviyesinde yapmahsrn." Akhn bir baflamq durumu, gok gok birleqim noktasrnrn bir konumu oldu[unu anlamam gerekti[ini agrkladr. Bunu, qu anda oldufum gibi btiytik bir yaralanabitirlik durumunda anlamam gerektifini onemle belirtti. Bunu, birleqim noktam higbir qiiphe olmayan konumdayken anlamam yararslzmtg giinkti bu konumda bu tiir aymalar bol olurmuq. Bunu olalan farkrndahkta anlamak ayru derecede yararslzmrq; bu durumda aymalar duygu gegene kadar yaganan duygusal patlamalarmrg.

"O giin biiyiik bi mesafe kat etti[ini sciyledim," dedi sakince. "Ve bunu sciylememin nedeni bunu biliyor olmam. Ben ordaydrm, anlmstyor musun?" Sinir ve endiqeden a$rrr terliyordum. "Yolculuk ettin giinkti uzak br riiya gorme konumunda

uyandrn," diye devam etti. "Genaro seni, bu banktan meydanrn karqrsrna gektilinde birleqim noktanrn olafan farkrndalrktan taa rilya goren bedenin gortindiilti konuma oynamasrnr safladr. Riiya goren bedenin gergekten goz agayrp kapayana kadar inanrlmaz bi mesafeyi ugup gegti. Lakin onemli olan bu defil. Gtz, riiya gorme konumunda. Seni gekecek kadar gtigltiyse, dtinyanrn sonuna hatta otesine dek gidebilirsin, aynr eski gcirticiiler gibi. Onlar bilinmeyenin smulan otesinde bi riiya gorme konumunda uyandtklanndan bu dilnyadan kayboldular. O giinkti rilya gorme konumun bu'dtinyadaydr, ancak Oaxaca kentinden hayli uzaktr." "Bunun gibi bir yolculuk nasrl gergekleqir?" diye sordum. "Bunun nasil yaprldrfrnr bilmenin bi yolu yok," dedi. "Giiglti duygular, btikiilmez niyet ya da biiytik ilgi insana rehberlik edebilir; sonra birleqim noktast r[iya gdrme konumunda, koza igindeki tiim yayrhmlarr kendisiyle gekebilecek kadar uzun siire, erkle sabitlenir." Sonra don Juan, yillar boyunca siiren iligkimizde, birgok kez olafan farkrndahk durumunda ya da ileri farkrndahkta gdrmemi sa$adr[rnr soyledi; ancak qimdi birbirini tutan bir bigimde anlamaya bagladr[rm sayrslz gey gormiigttim. Bu tutarhk mantrksal veya ussal delildi ama yine de garip bir qekilde yaptrlrm her qeyi, bana yaprlan her qeyi ve onunla olduEum ttim bu yrllar boyunca gcirdtiklerimi berraklaqtrrryordu. $imdi son bir agrklama daha gereksindigimi sciyledi: Dtinyada algrlamayr o[rendi$tmiz her qey gdztilmezbtr bigimde birleqim noktasrnrn konumunun nerede oldufiuna baflrymrq. Birleqim noktasr bu konumdan oynattlrrsa, diinya bizim igin oldu[u qey olmaktan grkarmrq. Don Juan, birleqim noktasrntn insanrn kozasrnrn ortasrndan otede bir yere oynafllmasrnrn bildigimiz di.inyanrn bir anda sanki btiti.iniiyle silinmiggesine yok olmasrna yol agtrlrnr; sabitlifin dayanrkhh[rn algrlanan di.inyaya ba$anrgla ilgili oldulunu belirtti. Bazr yayrhmlar birlegim noktasrrun belirgin bir ycireye sabitlenmesi ytiztinden siirekli baglanrrmrq; igte bizim biittin dtinyamrz buymuq.

272

IQTEN GELEN ATE$

RUYA cOnnN BEDENiN

YOLCULUGU

273

"Dtinyanrn saflamhfr serap de!il," diye devam etti, "birleqim noktasmm herhangi bi yerde sabitlenmesi bi seraptrr. Gortictiler birleqim noktalarrnr kaydrrdrklarrnda bi hayalle karqrlaqmazlar, karqrlaqtrklarr bambaqka bi diinyadrr; bu yeni diinya qu anda seyrettiftmrz diinya kadar gergektir, ama bu dtinyayr ortaya grkaran birlegim noktalannrn yeni bir yere sabitlenmesi de eski sabitlenme kadar seraptrr". "Omefin seni ele alahm; qu anda ileri farkrndahk durumundastn. Bu tiir durumlarda yapabileceklerin bi hayal degil; yann giinltik yagammda karqr karqrya gelecelin diinya kadar gergek ve yine de yarrn, qu anda tanrk oldulun diinya var olmayacak. Yalnrzca birlegim noktan qu anda oldulu noktaya oynarsa var olur." Savaggrlarrn e$itimlerini tamamladrktan sonra gcirevlerinin biitiinleme oldufunu ekledi. Efitim srrasrnda savaqgrlann, cizellikle de nagual olanlarrn olabildilince gok deliqik yere kayrgta bulunmalarr saflanrrrnl$. Benim dururnumda, bir gtin tamamlnl birbirini tutar hale getirecelim saylslz konuma hareket etmiqim. "Orne[in, birleqim noktanr belirli bi konuma kaydrrabilsen o harumrn kim oldulunu arumsardrn," diye tuhaf bir giiltimsemeyle devam etti. "Birleqim noktan yizlerce kez o yerde bulundu. Bunu biiti.inlemek senin igin gocuk oyuncafr olmah." Sanki akhma gelmesi onun cinerisine baflrymrq gibi, silik anrlar, geqitli hisler canlanmaya baqladr. Beni cezbeden slnlrstz bir sevgi hissi vardr; tam olarak, sanki arkamdan gelen biri iisttime koku dokrniig gibi en hoqundan bir tathhk havayr doldurdu. Arkamr dahi dondiim. Sonra arumsadrm. O Carol'du, nagual kadrn! Onunla, daha onceki gtin beraberdim. Onu nasil unutmuq olabilirdim? Psikolojik repertuarrmdaki tiim fikirlerin akhmdan akrp gegtigi tanrmlanmaz bir an yaqadrm. Onun iki bin mil otede, Tucson Arizona'daki evinde uyanmtg olmama olanak var mtydr, diye sordum kendime? Ve ileri farkrndah[rn her arunrn kiqinin onlan anrmsayamayaca$r kadar yalrtrlmrq olmasma?

Don Juan yaruma gelip elini omzuma koydu. Neler hissettilimi gok iyi bildifini soyledi. Velinimeti, onun da benzer deneyirnlerden gegmesini saflamrqtr. Ve qu anda onun benimle yapmaya gahqtr[r gibi, velinimeti de onunla bunu denemiqti: Sozlerle yatrqtrrmayr. Velinimetinin gabasrnr takdir etmiqti, ama o zamarr da gimdi oldufu glbr riiya goren bedenin yolculufunun farkma varan birini yatrqtrrmanln bir yolu oldulundan emin degildi. Artrk akhmda hig giiphe kalmamrqtr. igimde bir qey Oaxaca, Mexico ve Arizona'nrn Tucson gehirleri arastnda yolculuk etmigti. Sonunda sugtan paklanmr$rm gibi tuhaf bir rahatlama
hissettim.

Don Juan'la gegirdigim yrllar boyunca, bellefimde hep boqluklar oluqmuqtu. Onunla Tucson'daki o gtinkii birliktelifiim bu boqluklardan biriydi. Tucson'a nasrl gitti[imizi anrmsayamadrfrm akhma geliyordu. Yine de buna hig onem vermemigtim. Bu boglu[un don Juan'la eylemlerim sonucunda oldu[unu saruyordum. Olafan farkrndahk durumunda ussal giiphelerimi do[urmamak konusunda her zaman gok dikkatliydi, ancak e[er qiipheler kagrmlmaz olursa, onlart eylemlerimizin do[asrnrn bellekte ciddi ayrrmlaqmalar yarattr[r qeklinde agrklayrp gegiqtirirdi. Don Juan'a o gi.in ikimizde aynr yerde olabildifiimize gore, iki ya da daha fazla kiginin aym riiya gorme konumunda uyanma olanalr olup olmadr[rnt sordum. "Tabii ki," dedi. "Eski Toltec biiyticiileri bu qekilde gruplar halinde bilinmeyene gittiler. Birbirlerini izlediler. Birinin diler baqkasrnr nasrl izledilini bilmenin yolu yok. Sadece oluyor. Rliya goren beden bunu yaplyor. Baqka br rtiya goriicilniin varhlr onu teqvik ediyor. O gtin sen beni kendinle gektin. Ve ben de seninle olmak istedifim igin seni izledim." Ona soracak o kadar Eok sorum olmasrna rafmen her biri Itizumsuz goriindti. "Nasrl oldu da nagual kadrnr anlmsayamadrm?" diye mtnldandrm ve feci bir keder ve cizlem sardt beni. Artrk keder-

274

iqreN

GELEN ATE$

lenmek istemiyordum. Fakat birden keder beni acr gibi yrrtrp


gegti.

"Hala da ammsamlyorsun," dedi. "Ancak birleqim noktan kaydrfirnda akhna gelecek. O senin igin bi hayalet gibi ve sen de onun igin oylesin. Onu bi kere olalan farkrndahfrnda gordiin, ama o seni olafan farkmdahlrnda hig gormedi. O senin igin ne kadar cinemli bi qahsiyetse, sen de onun igin oylesin. Bi sabah uyarup btittin her geyi birbirine bi.itiinleme olasrhlrn drqrnda. Senin bunu yapacak yeterince vaktin olacak, onun olmayacak. Onun buradaki zamanl az." Bu korkung haks nhfia kargr grkmak geldi igimden. Zihnimde kargr grkrqlar haznladrm, ama hig sesim grkmadr. Don Juan'tn giiltimsemesi prrrl prnldr. Gozleri neqe ve haylazltkla dolu parlryordu. Sanki benim a$zrmdan grkacaklan bekler, ne sciyleyecefimi bilir gibiydi. Ve bu duygu beni durdurdu ya da birleqim noktam kendili$nden hareket etti[inden bir qey sciylemedim . O zaman nagual kadrnrn zalnant olmadrlrna acrnllamayacafirnr ya da benim zamantm oldulundan memnun olamayaca[rmr anladtm. Don Juan beni bir kitap gibi okuyordu. Beni aymamr bitirmem ve tiztintii ya da memnunluk duymamam konusunda bir neden sciylemeye tegvik etti. Bir an neden oldufunu hissettim. Ama sonra ipin ucunu kagrrdrm.. "Zaman olmastnrn heyecanr olmamasmrnkiyle ayntdrr," dedi. "Hepsi ayntdr." "Uzgtin hissetmek, pigman hissetmekle aym delil" dedim, "ve ben korkung derecede iizgtin hissediyorum." "Uziintiiye kim aldtrrr?" dedi. "sadece gizemleri diiqi.in; her qeyden cinemlisi gizemdir. Biz yaqayan varhklarrz; cilmek ve farkmdahlrmrzt terketmek zorundayv. Bunun yalntzcabr nebzesini defiiqtirebilirsek,bizi ne gizemler bekler! Ah ne gizemler!"

18
Algt Engelinin Yftilmast
Akqami.istii, don Juan'la ben qehrin merkezinde geziniyorduk, hala Oaxaca'daydrk. En sevdifii banka yaklaqrrken, orada oturan insanlar kalkrp uzaklaqtrlar. Oraya do$ru selirtip oturduk. "Farlandahk agrklamamrn sonuna geldik," dedi. "Ve bugtin, kendi kendine baqka bi dtinya birlegtirecek ve ttim qtphelerini bertaraf edeceksin. "Yapacaklannla ilgili higbi hata olmamah. Bugiin, ileri farkrndah[rn tisttinlii[iiyle birleqim noktant oynalrp bi anda bagka bi diinyanrn yayrltmlannr ballayacaksm. "Birkag giin sonra, Genaro'yla ben bi da! baqrnda seninle bulugtulumuzda ayntsrnt ola[an farkrndah[rn sakrncasma rafimen yapacaksrn. Bagka bi dtinyanrn yayrhmlarrnt ancak bi

276

iqrnN

GELEN ATE$

ALGI ENGELININ YIKILMASI


gusuz hakh oldufunu biliYordu. Ona birleqim noktamr sokakta, Los Angeles'ta tasmda oynattrsam ne olacalrnt sordum.
'ol-os Angeles,

277

dakika onceden haberin olup baflayacaksm; efier yapmazsan sarp kayahklara yuvarlanan sradan bi adamrn oltimiiyle oleceksin." Sa! yana iliqkin o[retilerinin sonuncu eylemini ima ediyordu: bir dalrn doru[undan boqlufa atlamayl Don Juan, savaqgrlarrn e$itiminin, algt engelini krrma yetisine hig yardrm almadan, ola[an farktndahktan baqlayarak ulaqtrklarrnda bitti[ini belirtti. Nagual savaqgrlan bu eqife kadar yonlendiriyorrnug, fakat baqan kiqiye ba$rymrq. Nagualrn en fazla yapabileceli, onlan kendilerini savunmak izere siirekli srnamakmrq. "Ba$anrqr gegici olarak iptal eden tek kuvvet, baflanrqtrr," diye devam etti. "Gtinltik yagam dtinyasrnt algtlamant saflayan baflanrglarr iptal etmen gerek. Birleqim noktan igin yeni bi konum ve onu orada yeterince uzun siire sabit tutmayr niyet ederek baqka bi diinya birleqtirecek ve bu dtinyadan
kagacaksm.

trafifin or-

bir nefes gibi

havada kaybolur," diye ya-

"Eski gcirtictiler, bugtin hala srrf bunu yaparak, yani birleqim noktalannr herhangi yedi diinyadan birinde sabit tutarak, oliime meydan okuyorlar." "Baqka bir dtinya baflamayr baqanrsam ne olur?" diye
sordum.

"Oraya gidersin," diye yanrtladr. "Tam burada bi gece, sana baflanr$m gizemini gosterirken Genaro'nun yaptr$r gibi." "Ben nerede olacafrm, don Juan?" "Baqka bir diinyada tabii ki, nerede olabilirsin ki?" "Ya Eevremdeki insanlar, binalar, da$ar ve baqka her
$ey?"

"Ttim bunlardan kendi krrdr[rn engelle ayrrlmrq olacaksm: algr engeliyle. Ve aynen oli.ime meydan okumak igin ken-

dini gommi.ig olan eski gciri.iciiler gibi, bu dtinyada olmayacaksrn."

Agrklamalarrnr dinlerken igimde bir mticadele koptirerek ytikseliyordu. Bir yanrm don Juan'tn durumunun savunulamaz oldu$una dair yaygara koparrrken, difer yanrm hig sor-

mtladr ciddi bir ifadeyle. Ama sen kalrrsln'" "Sana agrklamaya Eafgtr ltm gtz bu iqte. Bunu deneyimledin ama hentiz anlayamadrn, bugtin anlayacaksul'" Benim heniiz yeryiiziiniin deste[ini baqka bir btiyiik yaylhmlar bandrna kaydrrmak igin kullanamadt[tmt, ama kaydrrmak igin buyurgan bir gereksinmem oldu[undan bu gereksinimin bana irrlatrcr kzak gibi hizmet decefini soyledi. Don Juan yukan, goge do!ru baktr. Kollarrnt baqmm iisttine kaldrrrp, sanki uzun zamandt oturuyolmu$ ve fiziksel yorgunlufunu bedeninden atmak istiyormuq gibi esnetti. Bairu iE soyl,egimi kesip, igsel sessizlile girmemi emretti. Sonra uyu$uf<incip meydandan uzaklagmaya baqladr; onu izlememi mteai. Bomboq bir yan soka[a saptt. Bunun, Genaro'nun bana baflanrq goslerisini yaptrlr sokak oldulunu fark ettim. Bu akhmi getAig anda, kendimi don Juan'la gayet iyi tanrdrfirm bir yerde yiiriirken buldum: siilfiir oldufunu sandrftm, san kum tepeciklerinden oluqan terk edilmiq bir ovada. O zaman don Juin'tn bu diinyayr ytizlerce kez algrlamaml salladrfrnt anrmsadtm. Aynca, kum tepelerinden-oluqan bu lssrz peyza' jrn ardrnda enfes, deliqmez, alr bir rqrkla parlayan baqka bir di.inya oldufunu da anrmsadtm. Bu sefer onun igine girdifimizde, her ytinden gelen bu rqr[rn canlandrmayan fakat yattqttran ve bana kutsalmrg gibi gelen bir rqrk oldufunu duyumsadrm. Bu kutsal rqrk beni yrkarken, ig sessizlifimde ussal bir diiqilnce patlayrverdi. Gizemcilerin ve azizlerin bu birleqim noktutt yblculufunu yapmrq olmasmm oldukga olanakh__oldufunu diiqtindiim. insan kahbrnda Tanrt'yt gormtiqlerdi. Kiiktiitten kum tepelerinde cehennemi gormiiglerdi. Ve qeffaf rqrkta cennetin ihtiqamrnr gormiiglerdi. Ussal dtigiincem algttaOrgrm qeylerin saldrrrst karqrsrnda aniden yitip gitti. Farkm-

278

iqrnN

GELEN ATE$

ALGI ENGELININ

YIKILMASI

279

dahfrm her yagtan kadrn, erkek ve gocuk gibi birgok bigimin ve difer anlagrlmaz,kor edici beyaz bir rqrk sagan hayaletlerin etkisindeydi. Don Juan'rn yanrmda, hayaletlere defil de bana gcizlerini dikmig yiirtiyordu, fakat bir sonraki an onu saydam bir top olarak yukan agalr krmrldamrken, benden bir metre kadar otede gt)rdiim. Top, ani ve korkutucu bir devinim yaplp, yakrnrma geldi ve igini gordiim. Don Juan, farkrndahk panltlsrnl yararrma kullamyordu. Panltr birden sol yarundaki dort ya da beq tane iplikimsi lifcilin tistiinde parladr. Orada sabit kaldr. Tiimtiyle onun tistiinde yolunlagmrqtrm; bir tiipi.in iginden gekermig gibi bir gey beni gekti ve o anda dostlan gdrdiim -tig tane karanhk, uzun, sert, riizgann solulundaki yapraklar gibi iirpermiq qekil. Arka plan neredeyse fosforlu pembe bir renkteydi. Gozlerimi iizerlerine odakladrlrm anda oldu[um yere yiirtiyerek, kayarak ya da ugarak delil de benden grkan beyazltkh tellerle kendilerini gekerek geldiler. Bu beyazlk, rqrk ya da parrltr de[il tebegirle gizilmiq gizgi gibiydi. Hrzla dalrldrlar ne var ki yeterince gabuk de$il. Qizgiler yok olmadan once dostlar tistiimdeydi. Beni srkrgtrrdrlar. Krzdlm ve dostlar onlan cezalandlnnrqm gibi hemen uzaklagtrlar. Onlar igin tiziildi.im ve bu hissim onlan hemen geri gekti. Yine geldiler ve bana dayandrlar. O zaman, akarsudaki aynada gordiifiim bir geyt gordilm. Dostlann ig panltrsr yoktu. igsel deliqkenlikleri yoktu. iglerinde hayat yoktu. Fakat yine de yaqryorlardr. Fermuan gekilmiq uyku tulumlarrna benzeyen tuhaf qekillerdi. Gerip uzatilmrg qekillerinin ortasmdaki rnce gizgi onlan dikilmiq gibi gosteriyordu.
Hoqa giden gekiller defillerdi. Onlann bana tamamen yabancr olduklarrnr duyumsamak beni rahatsrz, sabrrsrz hisset-

tirdi. Dostlarrn yukan ya da aqafr zrplar gibi devindiklerini gcirdtim; iglerinde silik bir parlakhk vardr. Parlakhk, sonunda aralarmdan bir tanesinin igi iyice panldayana dek yolunlaqtr.

Bunu gordiifiim anda siyah bir diinyayla kargr karqtyaydrm. Gecenin karanh[r gibi bir karanhk da delil. Qevremdeki her qey kapkaraydr. Go[e baktrm ve higbir yerde rgrk goremedim. Gokde karaydr ve defiqik siyah tonlarda ELZgtve dtizensiz dairelerle kaphydr. Gdk, kabartmalarla dokusunu belli eden, siyah bir tahta pargasl gibi gortiniiyordu. Aqalr dolru, yere baktrm. Tiiy gibi ugugkandr' Agar tabakaliri gibi gortindii bana; donuk defillerdi ama parlak da defillerdi. itisinin arasrnda bir geydi, hayatrmda hig gcirmedi[im bir qeydi; siyah a5at. Sonra gormenin sesini duydum. Birleqim noktamrn diler biiyi.ik yuyilt- bantlanyla beraber baqka bir btitiin dtinya birlegtirdifini sciyledi: kara bir dtinya. Duydulum her scizti oziimsemek istedim; bunu yapmak igin konsantrasyonumu bolmem gerekiyordu. Ses sustu; gozlerim tekrar odaklandt. Don Juan'la qehrin merkezinden bir kag blok otede duruYorduk. Dinlenecek hiq zamanlm olmadr[rnr hissettim, qok o1makla gegirilec ek zartan yararstz olacaktr. Tiim direncimi topladrm ve don Juan'a bekledi[ini yaprp yapmadrftmt sordum. "Tamamen senden bekleneni yaptrn," dedi gtiven vererek. "Hadi qimdi tekrar kent merkezine dontip, braz daha dolanahm oralarda, bu dtinyadan aynlmadan son bi defa." Don Juan'rn ayrrhqr hakkrnda diigiinmek bile istemedim, boylece ona kara dtinyayr sordum. Onu daha once gordiifiime dair silik anrlarrm vardt. "Birleqtirilebilen en kolay diinyadrr," dedi. "Ve deneyimlediklerin iginde tek dikkate de[en de kara diinyadrr. $imdiye kadar yaptr[rn tek gergek baqka biiyi.ik bant ba[lanrgr. Diperleri hep insarun bandrnda yanakayrqiardl, zuna hep aynr banttalardr. Sis duvarl, sarl kum tepeleri dtizltfti, hayaletler dtinyasl -hepsi birlegim noktamrzrn gok onemli bi konumuna yaklagrrken neden oldulu yana baflanrqlar." Merkeze dcinerken, kara dtinyanrn tuhaf ozelliklerinden

280

IQTEN GELEN ATE$

ALGI ENGELININ YIKILMASI

28r

birinin, diinyamrzda zaman olarak sayilan yayrhmlara sahip olmamasr oldulunu agrkladr. Onlar baqka sonuglarr olan farkh yayrhmlarmrq. Kara diinyaya yolculuk yapan goriiciiler, orada sonsuzluk kadar uzun kaldrklannr duyumsarrnl$ fakat bu dtinyamrzda bir an sayilrrmrg. "Kara dtinya korkung bi diinyadrr gtinkil bedenimizi yaglandrrr," dedi goniildeg bir edayla.
Agrklamasrnr istedim. Yavaglayrp bana baktr. Bana Gena-

ro'nun her zamanki do[rudan yoluyla bunu daha cince ifade etmeye gahgtrlrnr anrmsatfi. Biz cehennemde sonsuz uzunlukta bn zaman iginde gabalarken, bildip.imtz diinyada bir dakika bile gegmemiq oluyordu. Don Juan genglifinde kara di.inyaya takrnafr oldu$unu belirtti. Velinimetinin oniinde, oraya gidip bir stire kalsa ne olacafrnr merak etmiqti. Velinimeti de agrklamalarla pek fazla oyalanmadr[rndan don Juan'r kara diinyaya sokmug ve orayr kendi kendine keqfetmesini saflamrqtr. "Nagual Julian'rn erki o denli srradrqrydr ki," diye devam etti don Juan," o kara diinyadan geri donmem giinler stirdii." "Yani birleqim noktanr olalan konumuna geri dcindiirmen gtinler siirdti demek istiyorsun, defil mi?" diye sordum. "Evet, ciyle," dedi. Kara dtinyada kayboldulu birkag gtinde en azrndan on yaq, belki de daha fazla yaglandrfrnr agrkladr. Kozasrndaki yayrhmlar tek baqrna yrllarrn gabasmm duygusal ve zihinsei gerginlilini hissetmiq. Silvio Manuel'in durumu ise tamamen farkhymrq. Nagual Julian onu da bilinmeyene daldrrml$ ama Silvio Manuel baqka bir bantlar derlemiyle baqka bir dtinya birleqtirmiq, yine zaman yayrhmlan olmayan ama gorticriler i.izerinde zrt etkisi olan bir dtinya. Yedi sene boyunca ortadan yok olmu$ ama ona yalnncabr anh[rna yok olmuq gibi gelmiq.

"Bagka dtinyalarr birleqtirmek sadece uygulama delil aynt zamanda niyet meselesidir de," diye devam etti. "Ve sadece o dtinyalardan bi lastik bantla gekilip, drqan hrzla grkma

ahqtrrmasr da de[ildir. Gcirtiyorsun ya, bi gorticiintin ytirekli olmasr gerekir. Bi kere algr engelini krrarsan diinyada aynr yere gelmek zorunda kalmazsrn. Ne dedi[imi anlayabildin mi?" Yavaq yavaq soylediklerini anlamaya bagladrm. Boyle sagma bir fikre giilmemek igin neredeyse cintine gegilmez bir arzu duyuyordum, fakat fikir kesinlife ulaqrp, arumsamaya baqladr[rm qeyi grkaramadan don Juan benimle konuqup, bana engel oldu. Savaqgrlar igin baqka diinyalar birleqtirmenin tehlikesinin di[er di.inyalarrn da bizimki gibi sahiplenici olmasrymrq. Baflanrq kuvveti ciyle bir kuvvetmiq ki bir kere birlegim noktasr ola[an yerinden uzaklaqrnca, baqka ballamqlarla, bagka konumlarda sabit kalrrmrq. Ve savaqgrlar akrl almazyalmzhklarda kalakalma riskine girermiq. Merakh, ussal yarum onu kara diinyada saydam bir top olarak gordilgtim yorumunu yaptr. Bu nedenle, o dtinyada insanlarla olmak olasrydr. "Yalntzca insanlar kendi birleqim noktalannl sen oynattrlrnda oynatrp senin gevrende seni izlerse," diye yanrtladr. "Ben kendiminkini seninle olmak igin kaydrdrm; yoksa orada dostlarla yalnrz kalrrdrn." Durduk ve don Juan benim gitme vaktimin geldifini soyledi. "Ttim yana kayrqlan atlamanr istiyorum," dedi, "ve do[rudan bundan sonraki diinyaya, kara diinyaya git. Bikag giin iginde ayru qeyi kendi baqrna yapman gerekecek. Alelade qeyIere zamanln olmayacak. Oltimden kagmak igin bunu yapman gerekecek." Algr engelini krrmanrn gorticiilerin tiim yaptrklarrnln son noktasr oldu[unu soyledi. Engel yrkrldrfr andan itibaren savaggl igin, insan ve kaderi baqka bir anlam taqrmaya baqlar. Bu engeli krrmanrn dolaiistii cineminden dolayr yeni gortici.iler krrma eylemini son slnav olarak kullanrrlar. Smav, olafan farkrndahk durumundayken bir da[rn dorulundan boqlu la at-

zB2

iqreN

GELEN ATE$

lamayr igerir. E[er boglula atlayan sava$gl gtinliik di.inyayr silip, dibe vurmadan bagka bir dtinya birleqtiremezse, oltir. "Yapacafm bu dtinyamn gozden kaybolmaslnt saflamak," diye devam etti, "ama bi gekilde kendin olarak kalmahsm. Bu son mUdafa noktasr, gririictilerin son dayana[rdrr. Bilingle yarup kavrulduktan sonra, kendileri olma duyumunu koruduklarrnr bilirler. " Gtiliimsedi ve durdulumuz yerden gcirebildifimiz bir soka[r imledi -Genaro'nun bana ba$lamgrn srrlannr gosterdi[i sokaktr bu. "Bu sokak da her sokak gibi sonsuzlu[a agrh," dedi. "Ttim yapman gereken mutlak bi sessizlik iginde izlemek. $imdi zarnanr. Git hadi! Git!" Arkasmr doniip benden uzaklagtr. Genaro koqede onu bekliyordu. Bana el sallayrp, hareketler yaparak geri gelmemi imledi. Don Juan arkasrna bakmadan ytirtimeye devam etti. Genaro ona katrldr. Onlan izlemeye bagladrm, ama bunun yanlrq oldu$unu biliyordum. O zanran, tarn ters ycine ycineldim. Sokak karanhk, lsslz ve grplaktr. Baganszhk ve yetersizlik hislerime boyun e[medim. ig sessizlikle yi.iriidtim. Birleqim noktam biiyiik bir hrzla oynuyordu. Ug dostu gordiim. Ortalanndaki gizg.i, onlan dikey olarak giiltimsiiyorlarmrq gibi gosteriyordu. Onemsiz oldu[umu hissettim. Ve sontu riirganmsr bir giig dtinyayr ugurup gcitiiriiverdi.

Sons6z
Birkag gtin sonra, ti.im nagual toplululu ve tiim gomezler, don Juan'rn bana soz ettili yassr dorukta toplandrk. Don Juan gdmezlerden her birinin herkese goktan elveda dedi[ini ve hepimizin duygusalhla yer olmayan bir farkrndahk durumunda oldufumuzu sdyledi. Bizim igin yalntzca eylem vardt. Biz mutlak savaq durumunda olan savaggrlar-

dft.
Don Juan, Genaro, Pablito, Nestor ve benim drgrmda herkes yassr doruktan braz uzaklaqrp Pab1ito, Nestor ve bana ola[an farkrndahk durumuna gozden uzak girebilmemiz igin imkan yarattrlar. Ancak daha cince, don Juan kolumuzdan tutup bizi yasst dorulun gevresinde Yiirtittt. ..Bi dakika soffa, birleqim noktasrrun oynayl$Iru niyet edeceksiniz," dedi. "Ve hig kimse size yardrm etmeyecek. $imdi

284
yalruzsm

iqreN

GELEN ATE$

SONSOZ sinden fazla da kibrin gereksizlifini.

28s

n. N iy e t i n br emirle bagl adrlrnt anrms amanLz laztm. "Eski goriiciiler, efer gorticii ig sciyleqi yaparsa bunun uygun bi soyleqi olmasr qarttrr, derler. Eski gortici.iler igin bu, biiytictiliik ve ozyansrmanln geliqtirilmesiyle ilgili bi soyleqi anlamr taqrr. Yeni gortictiler igin, bu soyleqi delil, niyetin sa[duyulu buyruklar sayesinde tarafsrzca idare edilmesidir." Tekrar tekrar niyetin idare edilmesinin kiqinin kendisine verdifii emirle baqladr[rnr sciyledi; buyruk sonra Kartal'm buyru[u olana kadar tekrarlanlr ve sonra buna uygun olarak, savaggrlar ig sessizlile erigtili anda birlegim noktasr kayarml$.

Yeni goriici.ilerin en talihli kararlanndan biri, birleqim noktalannr ileri farkrndahk drqrnda higbir konuma kahcr olarak oynatmamalanymlg. Bu konumda, gereksizlik ikilemini gozmtiqler ve goztimiin, oliinecek bir dtinya segmek defil de mutlak biling, mutlak ozgtirltifti seqmek oldufiunu keqfetmiqler.

Bu tarz bir manevraya olanak olmasr, yeni ve eski ttim gciriictiler igin birbirine karqrt nedenlerle de olsa en onemli tek qeymiq. Bunu bilmeleri sayesinde eski gcirticiiler birlegim noktalarrnr ugsuz bucaksz bir bilinmeyen iEinde, akrl srr errnez riiya gorme konumlarrna oynatabilmiqler; yeni gciriictiler igin bu yem olmayr yadsrmak anlamrna geliyormu$ ve birleqim noktasrnr mutlak cizgi.irliik denen belirli bt rfiya gorme konumuna oynatarak Kartal'dan kagmak anlamrnr ta$lyormuq. Eski gonictiler, birleqim noktasrnr bilinenin slrurlna oynatmanrn ve asrl ileri farkrndahkta sabit tutmanrn olanafr oldufunu keqfetmigler. Bu konumdan birleqim noktalarrnr yava$ga bu konumun citesinde baqka noktalara oynatmarun yararhhlrnr gormtiqler -bu cesaretli fakat sa[duyudan yoksun muazzam bir zafermiq, gtinkii birleqim noktalannrn hareketini higbir zaman geri dondiirememi$ yu da belki dondtirmeyi higbir zaman istememiq ler. Don Juan, srradan iqler dtinyasrnda olmek ya da bilinmeyen diinyalarda olmek segenekleriyle karqr karqrya kalan maceracl insanlarrn kagrnrlmaz olarak ikincisini segeceklerini soyledi. Seleflerinin sadece cilecekleri yeri defiqtirmeyi segtiklerini fark eden yeni goriictiler tiim bunlann gereksizligini kavramrqlar; yoldaqlannr denetlemeye gabalamanrn gereksizlifini, difer dtinyalan birleqtirmenin gereksizligini ve hep-

Don Juan, yeni goriictilerin mutlak ozgtirltifti segerek habersizce seleflerinin geleneklerini devam ettirip, oliime meydan okuyanlartn ozii haline geldikleri yorumunu yaptt. Yeni gori.ici.iler, birleqim noktast siirekli olarak bilinmeyenin smtrlanna kaydrrrlrr fakat bilinenin stnrrtnda bir konuma donmek zorunda btraktlrrs a, o zaman birden brrakrldr[rnda yrldrrrm gibi insanrn kozast boyunca oynayarak, kozadaki yuyrhmlarrn hepsini bir anda bafladr[rnr bulmuqlar. "Yeni goriictiler ballantq kuvvetiyle yanarlar," diye devam etti don Juan, "kusursuzca siirdtirtilmiiq bi hayattn niyetine doniiqti.irdtikleri isteng kuvvetiyle. Niyet, farktndahfirn tiim amber rengi yayrhmlannln baflanrgrdr, yani mutlak cizgiirliifiin mutlak farkrndahk oldufunu soylemek dofru olur." "Hepinizin yapacafr bu mu, don Juan?" diye sordum. "Yeterli erkemiz olursa, kesinlikle," diye yanrtladr. "67giirltik, Kartal'tn insana armafantdr. Maalesef, pek az insan bunun gibi harika bi armafanr kabul etmek igin gerekenin sadece yeterli erke oldulunu anlar." "E[er tek gereken qey buysa, o zaman kuqkusuz erkeyi cimrice kullanmahy rz." Bundan sonra don Juan hepimizi ola[an farkrndahk durumuna soktu. Alacakaranltkta, Pablito, Nestor ve ben boqlu$a atladrk. Ve don Juan ile nagual toplulufu igten gelen ateqle yandilar. Mutlak farkrndahfa girdiler, Eiinkii bu tistiin ozgtirliik arma[anrnr kabul edecek yeterli erkeleri vardr. Pablito, Nestor ve ben koya[rn dibinde olmedik -ve onceden atlamrq olan gomezlerin higbiri de olmedi- giinkti higbirimLZ oraya ulaqmadrk; cili.imtimiize atlamak gibi boylesine

286

iqrnN

GELEN ATE$

mvazzam ve akrl almaz bir eylemin etkisiyle hepimrzbtrleqim noktamrzl oynattrk ve baqka dtinyalar birlegtirdik. $imdi ileri farkrndahlr anrmsamak ve biitiinlti[timtizti yeniden kazanmak zorunda oldufumuzu biliyoruz. Ve ne kadar gok anrmsarsak, krvang, hayretimizin o kadar yofun, kuqku ve qagkrnh[rmrzrn o kadar fazla olacalrm da. $imdiye dek, sadece dolanln ve insan kaderinin en akrl srr errnez sorulanyla hayal krrrkhfr tatmaya brrakrlmrqtrk sanki. Taa ki don Juan'rn bize o[rettili her geyi do$rulayrp, Kartal'rn armafamm kabul etmek igin yeterli erkeye ulaqacaprmtz zamana kadar.

Fiyat Listesi
(Bu fiyatlar 1 Temmuz 1998 g0nune kadar gegerlidir)

Ltitfen, soz YAYIN oYUNAJANS Ltd. girketinin "T. i$ BANKASI (1014) c i Hnruc i n- isrnN e u L $ UBES i' N D erci zzt osz N u MARALI H ESAB NA' kitap ya da kitaplarrn bedeli kadar para yattrtn ve BANKAALINDISINI (0212) 245 41 02 numaraya fakslaytn.
I

ya da oYUNAJANS Ltd. girketinin "105 31 66 NUMARALI POSTA QEKI HESABINA', kitap ya da kitaplarrn bedeli kadar para yattrtn ve POSTA QEKi ALINDISINI (0212) 245 41 02 numaraya fakslayrn. Banka Havalesi ve Posta Qeki ile sipariglerinizde istedi$iniz kitaplartn adlartnt

soz YAYIN

belirtmeyi unutmaytn!

Sipariglerinizde, posta giderleri igin 400.000 TL ekleyin.

P.K.7 Levent 80622 istanbul


o

BrjroTelefonlarr:(0 212)29310 40 & (0212)24402

26. B0ro Fakst:(0 212)2454102

KDV DahilTL

--t2 3 4

YAztN oizisi

rfiax oitiNiv ]YAK (Kafiye) sdzt)au, Nevzat Erkmen, Reklamolarrn, $airlerin, Ttlrk Dili Tutkunlartntn 1 Numaralt
Elkitabr,

1983

. 750.000
750.000

YOGAYAPABILEN BIR TEKIR ($iirler), Yavuz Erten, Birinci Hamur, 1992.

ULySSES -TELEMACHUS'CALYPSO (Work in Progress), James Joyce, (Qeviri: Nevzat Erkmen), Birinci Hamur, ...1.000.000 1993 ZEN KAQIKLARI, Jack Kerouac, (Qeviri: Nevzat Erkmen), .1.475.000