You are on page 1of 53

CARLOS

GASTANEDA
Zamanrn Qarkr

ISBN -1?5?110:1,

, ilil !

[ilUilllll[il]illllil

QAGDA$

ocnnrilrR

(NEw AGE) axnoizisi

CARLOS CASTENEOE
Ozgtin Adr:

PiZiSi:

igindekiler
Sunu
5

TT

THE WHEEL OF TIME "Published in agreement with the author, c/o BAROR INTERNATIONAL, INC., Armonk, New York, u.S.A."
Yayrn Hakkr O 1998 CARLOS CASTANEDAiKESIM Ajans Ltd. $ti.

Don Juan'rn Odretileri'nden

Ahntrlar

12

Agrmlama

15

AracrhIryla Tiirkiye Yayrn Hakkr


@ 2001 Sciz

Yayrn Oyunajans Ltd. $ti.

Bir BaSka GerEeklik'ten Ahntrlar. Agrmlama


28

1B

Ixtlan Yolculu{u'ndan Ahntrlar 33 Agrmlama 42


SOZ YAYIN OYUNAJANS YAYTMCTLTK VE ZF,KA OYUNLART TiC. UrD. $Ti.
4. .G azeteciler

Erk Oyktiteri'ndenAhnrrlar
Agrmlama
58

46

itesi, C-2 D9, Levent 80630 istanbul T event 80622 istanbul Tel: (0212) 280 67 0l . Fax: (0212) 280 68 03 sozyayin@turk.net
S

P.K. 7

iki nc i E rk

Q emb e r

i'ndenAhntrlar

61

AErmlama 66 ISBN 9't5 - 7190 - 31 - 4


Kar tal' m Arma fiant'ndan Ahntrlar

l. Baskr: 2001

Agrmlama

78

Kapak Tasarrmr: Ali Erkmen

iEten Gelen AteE'tenAhntrlar 83

AErmlama 89

Baskr ve Cilt: Mart Matbaacrhk Sanatlan Tic. ve San. Ltd. $ti.. istanbul (0212) 212 03 39-40

Sessizlifiin Erki'ndenAhntrlar 92

Tel: (0212) 212 03 39 (Pbx)

Agrmlama

101

DUYURU CARLOS CASTANEDA KULUBU

qALr$MALARI

BA$LIYOR

Zen . iginizdeki ince Siz ' iEimizdeki Qocuk

Gegtalt Bireysel ve Grup


Bitrgi:

o2r2-280 67 42
nerkmen@turk.net

Sunu

6ze| olarak segilmig ahntrlardan oluqan bu dizi, eski gaf Meksikasr qamanlannrn diinyasr hakkrndayazdr$rm ilk sekiz kitaptan derlenmigtir. Bu almtilann dolaysrz kaynafr, o[retmenim ve krlavuzum, Meksikah Yaqui Krzrlderilisi qaman don Juan Matus'tan bir antropolog olarak almrq oldu[um agtmlamalardrr. Kendisi, kokleri eski gallarda Meksika'da yagamrg olan gamanlara kadar uzanan bir silsilenin tiyesiydi. Don Juan Matus kendi dtinyasma, yani o eski Ea! qamanla-

-t
ZAMANIN qARKI
rrrun dtinyasrna girmem igin, giictintin yettili en etkin yontemr leri kullanarak bana krlavuzluk etti. Bu yiizden, o, kilit konumdaydr. Baqka bir gergeklik Aleminden haberdardr; asilsrz, ya da hayal gticiintin yarattrlr bir dlem degildi bu. Don Juan ve onun

UNU

obtir btiyiicii yoldaqlan-on beq kiqiydiler-igin eski gaE $amanlanmn diinyasl son derece gerEek, pratik bir dtinyaydr. Bu gahqma, o gamanlann ilmi hakkmda okunup i.izerinde dtiqiintilmesi ilging olacak ozlii ktigtik oyktiler, ozdeyiqler ve fikirlerden bir dizi derlernek igin gok basit bir giriqim olarak baqladr. Ne var ki, gahgma siireci baqladrfrnda umulmadrk bir yon de[iqimi meydana geldi: almfilann kendi baqlanna ola[antistti bir stirtikleyici giig ile dolu olduklanrun farkrna vardrm. Daha once goremedilim, gizli bir fikir zincirini ortaya grkarmrqlardr. Don Juan'rn cifretmenim ve kilavuzum oldufu on iiE yil doyunca bana anlattrklannln gosterdi[i yonii iqaret etmekteydiler. Ahntrlar, benim kendi di.inyasrna giriqimi desteklemek ve kolaylaqtrrmak amacryla don Juan'rn izlemiq oldufu kendinden emin, tereddtitsiiz yolu, herhangi bir kavramsallagtrrmadan gok daha iyi bir qekilde goz oniine seriyordu. O bu yolu izlediline gore, kendi hocasmrn don Juan'r qamanlann dtinyasrna siirmek igin kullandrlr yol da mutlaka bu olmah, diye dtiqtintiyordum.

Qevremizdeki dtinyayr bizim igin kavranabilir krlan normal biliqsel sistemimize olan inancrmt yrkabilmek igin ikimiz de on iig yrl boyunca gabaladrk. Bu ufrag, beni gok garip bir ruh durumuna silrtikledi; gtindelik diinyamrzrn biligsel yontemlerini kesinkes kabullenmenin yerini alan bir yan-gi.ivensizlik haliy-

Don Juan'rn izledifi yol, beni farkh bir biligsel sistem oIarak adlandrrdrfr olgunun igine gekme giriqimiydi. Biligs el sistem derken, bilisselligirt standart tanrmrnr kastediyordu: "giindelik yagamm farkrndahlrndan, hafrua, deneyim, algrlama, ve eldeki herhangi bir sozdiziminin ustaca kullanrmrndan sorumlu stiregler." Don Juan, eski ga! Meksikasl $amanlannrn slradan insanrnkinden gerEek anlamda farkh bir biliqsel sisreme sahip olduklannr idclia ecliyorclu. Bir sosyal bilimler olrencisi olarak edindifim rtinr mantrk ve uslamlama ile, don Jnan'rn bu icldiasrnr reddediyordum. iteri siirdi.ipii qeyin akla sr!mayacak derececle saqma oldr-rlunu ona srk srk yinelemistirn. Bana gore bu olsa olsa entelektriel bir saprnE* olabilirdi

,"p,ng' bir amaca ulagmayr engelleyen saprklrk

di bu. On iig yrl boyunca maruz kaldrfrm qiddetli saldrnlardan son-ra, istemeyerek de olsa kavradrm ki, don Juan gergekten farkh bir bakrg agrsmdan yola grkryordu. Bu ytizden, eski ga! Meksikasr $amanlanmn baqka bir biligsel sistemi olmahydr. Bunu kabullenmek benlifimi yakrp kavurdu. Bir hainmigim gibi hissediyordum. Dehqet verici bir sapkrnhfr dile getirir gibiydim. En giigli.i direncimin i.istesinden geldilini hissettili anda, don Juan iddiasrnr igimde ulagabildi$i en uzak, en derin noktalara kadar siirdii; ve kabul etmek zorunda kaldrm ki, qamanlann diinyasrnda, qaman uygulamacilann dtinyayr delerlendirmelerindeki bakrq agrlanm brzim kavrams.allagtrrma aygrtlanmtzla tarumlayabilmek miimki.in degildi. Ornelin onlar evrendeki ozgiir akrqr iginde enerjiyi algrhyorlardr; toplumsallaqma ve sozdiziminin baflayrcrhfrndan annmrg, saf titreqim ozelliline sahip enerjiyi. Bu edime gorme adrnt vermiqlerdi. Don Juan'rn ana amacr, enerjiyi evrendeki akrgr iginde algrlamama yardrmcr olmaktr. $amanlann dtinyasrnda, enerjiyi bu bigimde algrlamak, farkh bir biligsel sisteme daha derin ve ozgiir bir bakrq aglsr edinmek igin ilk zorunlu agamadr. Bende bir gdrme tepkisi uyandrrmak igin, don Juan biliqselli[in obtir yabancr birimlerini kullandr. Bunlann en onemlilerinden biri ozetleme olarak adlandrrdrlr birimdi, ve kiqinin ya$ammln boliimlere aynlarak sistematik bigimde irdelenmesinden oluguyordu; eleqtiri, ya da hata bulma amagh bir inceleme delildi bu; kiqinin yaqamrnr anlama ve seyrini de[iqtirme gabasrm igeriyordu. Don Juan'rn iddiasrna gore, uygulamact, yagamml ozetlemenin gerektirdili tarafszhkla bir kez gozden gegirdi mi, artrk aynl yagama donmesinin hig yolu yoktu. Don Juan'a gcire evrendeki akrql iginde enerjiyi gormenin anlamr, bir insanollunu enerjiden olugmuq br ryilnlt yumurta,

ZAMANIN qARKI
ya da bn kiire olarak gorme, ve ornelin, zaten parlak olan o enerji kriresinin iEinde yer alan bir prnltr noktasr gibi, ttim insanlarca paylaqrlan kimi ortak cizellikleri ayul edebilme yetisi idi. $anranlar, algrlamanm birleSim noktasr adrnr verdikleri bu prnltr noktasrnda toplandrlrnr ileri stirtiyorlardr. Bu mantfttan yola qrkrlarak, diinyaya iligkin biliqsellilimizin de bu prnltr noktasrnda olugturuldulu dtiqi.incesine vanlryordu. Ne denli garip gciriinse de, don Juan hakhydr; gtinki.i olan kesinlikle budur"

SUNU

Bu ytizden gamanlann algrlan srradan insanrn algrsrndan farklr bir stirece tabiydi. $amanlar, enerjiyi dolrudan algrlamanrn kendilerini cnelik gerEekler olarak tanrmladrklan olgulara gottirdiigijnti icldia ediyorlardr. Ener.jik gerEek diye adlandrrdrklarr, enerjiyi dofrudan gcirmekle elde edilen, nihai ve indirgenerneyecek sonuElara gcittiren, tahminler ytinittilerek ya da standart yorumlanra sistemimize uydunnaya Ealrqrlarak tizerindc oynananrayacak bir goriiqtii. Don Juan'rn cledifine gore, kendi gizgisinin qamanlan igin, gevremizdeki cltinyanrn bilir;sel iqlemler tarafindan tanrmlandr!t, ve bu iqlemlerin cinceden saptanmrq ve deligtirilrnesi olanaksrz qeyler ohnadrfr ,bir enerjik gerg'ekli. Bu bir e[itim sorunu. bir uygulama ve kullanrm sorunuydu. Bu likir geliqtirilip baqka bn anerjik gcrg:e{e vanhyordu; standart biliqsellifin iqlenrleli, y almzca yeti qti ri I rnem izin iirtintiydi.i, claha fazlasrnrn de[il.
I)on Juan, eski Ea[ Meksikasr qamernlannur biliqsel sistemi hakkrnda bana anlattrklannrl bir gerqeklik oldu[unu hig kuqkuya yer brrakrnayacak bigirnde biliyorclu. Biitiin obiir ozelliklerinirr yanr srra, cion Juan bir nagualtl7kr bu da $ar-nan uygur larnacrlar iEin dofal licler clenrekti, yani kencli esenlifine zarar gelrneksizin cncr.jik gerEeklcri inceleme yetisine sahip kiqi. Bu ytizden yolda;larrnrn bagrna gcAip, onlan bctirnlcnmcsi olanaksrz diiqiinllre ve algrlama yollanna baganyla gottirnre yetkisine saliipti. Don Juan'rn, biliqsel dtinyasr hakkrnda bana ti[rettifi ti.im gerEekleri goz cintinde tutarak, onLln da katrlchfr bir sonuca vardrm; bu trir bir diinyanrn en cinernli birinri, niyct fikriydi. Eski

ga! Meksikasr qamanlarr igin niyet, evrendeki akrqr iEinde enerjiyi gordiiklerinde gcizlerinde canlandrrabildikleri bir gtiqtii. Bunu zamanve uzayln ttim cephelerine rni"ldahale eden, her qeyi kaplayan bir giiE olarak kabul ediyorlardr. F{er qeyin arrJtndaki gtidiiydii o; ancak niysl\,'t o qamanlar iEin taqrdr[r deferlerin inanrlmasl en gi.ig olant-tam bir soyutlama- insanla Eok yakrn ba[rydr. insan onu her zaman yonetebiliyordu. Eski qaf Meksikasr qamanlan bu gticti etkilemenin tek yolunun kusursuz davranr$tan gegti[ini anlamrqlardt, Ancak en disiplinli .rygulamacr bu ustah[a kalkrqabilirdi. Bu garip biliqsel sistemin baqka bir harikulade ozelli[i Je, qamanlarrn zaman ve uzay kavramlartnt anlaylq ve kullanrmlarrndaydr. Bizim notmal bili;sel sistemimizin ayrrlmaz bir pargasr olan, ve bundan cittirti yaqamlarlmrzln bir yanrnt oluqturan zaman ve uzay, onlar iEin aynr anlamda bir olgu defildi. Stradan insan iEin zamarnn standart tantmt, "olaylann geEmiqten bu ana ve ordan gelecefe dolru, geriye dondtirtilmesinin imkAnsrzhlr apagrk olan bir dizi halinde meydana geldifii, uzamsal olmayan devamlt ve araltkstz bir btiti.in'odtir. Ye uzay, "ytldrzlann ve galaksilerin bulundulu iiE boyutlu alantn sonsuz uzantrst; evren" olarak tantmlantr. Eski Ea! Meksikasr qamanlan igin zaman,, bir diiqiince gibiydi; boyutlarr kavranamayacak biiytikliikte bir qey tarafrndan dtiqtiniilmtiq bir diiqiince gibi. Onlarca mantrfa uygun olan goyle bir yargrya vannrqlardr: insan, zihniyle kavrayabilmesi miimkiirr olmayan gtigler taraiindan dtiglini.ilmiiq bir dtiqi.incenin pargastydt, ancak gene de o di.iqtincenin ufak bir orantnt elincle tutuyorclu-olafantistti bir disipline bafh olan belirli koqullar altrnda kur-tarabildigi bir yiizdeydi bu. lJzay, o ganranlar iEin soyut bir eylem Alerniycli. Ona sorlsuzluk diyorlar, ve ondan canlt varhklann ti.im girigimlerinin toplanrt olarak soz ediyorlardr. Uzay onlar iEin daha ulaErlabilir. nerdcyse diinyevi bir qeydi. Uzayrn soyut bigirnde fomrtile edilmesincle claha biiyi,ik bir ytizdeye sahip gibiydiler. Don Juan'rn yorumlanna bakrlrsa, eski gaf Meksikasr qamanlat\ zaman ve LLzayr asla bizim yaptrfrmru grbi belirsiz soyutlamalar olarak kabul etrniyorlardr. Onlar igin zaman ve uzayln her iki-

l0

ZAMANIN QARKI

UNU

11

si de, formtillerinin anlaqrlmaz olmasrna karqrn, insanrn aynlmaz

bt pargasrydr.

uzunluk ve geniqlikte, iginde dtiqi.ince oluklan bulunan bir tiihel gibi oldulunu soyltiyorlardr. Her oluk sonsuzdu, ve bu oluklann saylsl da sonsuzdu. Canh varhklar, yagam gticti tarafindan tek bir olufun igine bakmaya zorlanryorlardr. Tek bir olu[un iEine bakmak; onun tarafindan kapana krsrlmak, ve o olu[u yaqamak anlamrna gelmekteydi. Bir savaqgmln nihai hedefi, esash bir disiplin sonucu kararlr dikkatini zamanm Earktna odaklamak ve boylece onun donmesini sallamakttr. Zamamn Earkuzz dondiirmeyi baqarabilen savaqgrlar, herhangi bir olufun igine bakrp, ondan diledikleri qeyi gekip grkarabilirler. O oluklardan yalmzca birinin igine bakmaya zorlayan btiy{ileyici gtigten ba[rmsrz olmak, sava$gllann her iki yone de bakabilmesi anlamrna gelir: onlardan uzaklaqan, ya da onlara dolru ilerleyen zamana. Bu agrdan bakrldr[rnda, zamamn Earkt, bu kitaptaki ahntrlarda oldulu gibi, savaggrlann yagamrna ve ondan da oteye ulaqan yrkrcr bir gtigti.ir. Ahntrlar, kendine ait yagaml olan bir zincir tarafindan bir araya dizilmiq gibidir. Bu zincir, qamanlann biliqsellifince aglklandr[r izere, zantanrn Earhdr. Bciylece, zanlariln Earhrun etkisi altrnda, bu kitabrn hedefi, orijinal planrn pargasr olmayan bir qeye dciniiqtii. Ahntrlar, kendi baqlanna ve kendi iglerinde egemen etmen haline geldiler ve onlann beni zorlamalanna uyarak, verilmig olduklan ruh durumuna elimden geldigi kadar sadrk kaldrm. Bu ruh durumu, sadelik ve mutlak dolaysrzhktt. Yapmaya kalkrqrp da baqansrzh[a ulradr[rm baqka bir qey de, ahntrlan okunmalannr kolaylaqtrracak qekilde srnrflandrnp dtizenleme giriqimiydi. Ancak ahntrlarrn srnrflandmlmasrnrn savunulacak yanr yoktu. Ti.im bir biliqsel dtinya gibi alabildifiine qekilsiz, alabildiline engin bir qeyi, anlamlara gcire keyfi bir srnrflandrmaya tabi tutmayr hiEbir qekilde igime sindiremedim. Yaprlabilecek tek qey ahntilan izlemek, ve onlarrn eski ga[

rimi daha vardr. Zamarun Earhnt aErklarken,,

O qamanlann zamamn Enrh admr verdikleri bir biliqsel bizamanLn sonsuz

ki fikirleri ve duygularrrun kabataslak bir tarumrnr yaratmalarrna rzin vermekti. Bu ahntrlar o $amanlann yalnrz evreni de[il, diinyamr zda yagamanln ve bir arada var olmanrn dolal
stirecini de anlama bigimlerine rqrk tutuyor. Bundan da onemlisi, kendine zarar vermeden, iki biliqsel sistemi bir arada idare etmenin olasrh[rna iqaret ediyor.

Meksikasl $amanlanrun yaqam, oltim, evren, enerji hakkrnda-

DON JUAN'IN OGRETILERI'NDEN

LINTILAR

13

pl$mayl kaybetmigtir, ve buna acmlp piqmanhk duyulmasl gerekmez.

Don Juan' m

{retilerirnden Ahntrlar

Kendisiyle fazla haqir negir olmak kiqiyi fena halde yorar. Bu durumdaki insan, kendinden baqka her qeye karqr salrrlaqrp korleqir. Yorgunluk onu gevresindeki harikalan gormekten ahkoyar.

Erk, kiqinin sahip oldulu bilginin ttiriindedir. yararsrz geyler bilmenin ne anlamr var? onlar bizi bilinmeyenle kagrnrlmaz karq I aq m amtza hanrlay amazl ar.
r

Olrenmek igin yola grkan insanrn iqi gok zordur, tistelik cifrenebilecekleri kendi yaradrhqryla srnrrhdrr. Bu ytizden bilgiden sciz edip durmanrn hig anlamr yok. Bilgiden korkmak do[aldra hepimiz ya1ar.z bunu, ve yapabilece[imtzbir qey yoktur. Ama o[renmek ne denli korkung olursa olsun, bilgisiz bir adam kadar korkunE olamaz.

Bu dtinyada higbir gey bir odtil degildir. ofrenilecek ne varsa zor yoldan ci[renilmeli.

Insanlara rifkelenmek, onlann yaptrklannr onemsemek anlamr-

na gelir. Boyle hissetmeyi bir an once brrakmah. insanlann kuyla, saygryla, tam bir cizgtivenle. nitgiy" d'", ,uuug a da .ve baqka bigimde gitmek hata olur, ve bu haiayr iqleyen kimse,
Insan bilgiye, sava$a gidermiq gibi yaklaqrr: agrk gdzlerle, kor-

yaptrklan, tek gegerli segenelimiz olan sonsuzlukla kagrn:/rmaz karqrlaqmamrz ile aqrk atacak kadar cinemli olamaz.

piqmanhk duyacak kadar ya$amayabilir. Insan bu dort zorunlululu-gcizii agrk olmayr, korku, saygl ve mutlak bir cizgtiven duymayr-yerine getirdiEinde, hesabrir vereceli hiEbir hatasr kalmamrq demektir; bu kbqullar altrnda davranrqlan bir ahmalrn davranrqlan delildir artik. Bciyle bir insan baqansrz da olsa, yenilgiye de u[rasl , yalnrzcatek bir gar-

Her qey, milyonlarca yoldan biridir yalntzca. Bu ytizden bir sa-

t4

ZAMANIN QARKI

vaqgl, bir yolun sadece bir yol oldulunu akhndan gftarmamahdrr; onu izlemek istemiyorsa, ille de bu yolda kalacalrm diye tutturmamah. O yolda kalma ya da ondan cayma karannr korkusunun ya da hrrsrnrn etkisiyle verrnemeli. Her yolu araqtrnp incelemeli. Savaqglnln gu soruyu sorrnasl qafttrr: bu yol ytirek taqryor mu? Ttim yollar aynrdrr: higbir yere grkm.azlar. Ancak ytirek taQrmayan bir yol asla e$enceli defildir. Ote yandan yiirek tagryan bir yol kolaydll-savaggmm onu sevmeye Eabalamasr ge-

Agrmlama

rekmez; sevingli bir yolculuk yaptrnr; insan onu izledikge onunla bir olur.

Bir mutluluk diinyasr vardrr, iEindeki qeyler arasrnda ayrrm olmayan, gtinkti aynm hakkrnda soru soracak kimse yoktur orada. Ama insanlann dtinyasr de[ildir, o. Kimi insanlar her iki diinyada birden yaqadrklarr gibi kendini belenmiqge bir fikre kaprlrrlar, ama bu sadece onlann hiisn{ikuruntusudur. Tek bir diinya var bizim igin. insan oldulumuza gore, insanlann dtinyasmr hoqnutlukla izlemek zorundayn.

ozi'i, ilk kiQrrakhlrmrn baqlannda don Juan'm anlatttklarmm almttlann soyut niteiap noi Juan'i 6gretileri'ndensegilmiq tiginOe ozetlenmiq bulunuyor. Bu kitapta anlatrlan siireg iEinde d6n Juan, dostlar, erk bitkileri, Mescalito, ktigtik duman, rtizgdr, nehirlerin ve dallarrn tinleri ve daha niceleri hakkrnda Jp"y qeyler anlatmrqtr. Daha sonralan, ilk baqlarda bunlann tir"iina" o denli durmasma karqrn artrk neden onlardan hig soz etmez oldu[unu kendisine sordufumda, istifini hiE bozmadan bana, btittin o scizde Krzrlderili qaman sagmahklanna dalmastnrn benim iyililim iEin oldulunu soylemiqti' -Bunlarr nastl soyleyebildifini merak ediAfallamrq,r-. vordum. dofru olmadrklan besbelliydi. Oysa don Juan ciddiybi; sozlerini"n ue davranrqlannln ciddi olup olmadrlrnr anlayacak kadar yakrndrm ona. "Bu kadar ciddiye alma," dedi, gtilerek. Biiti.in o ztrvaltklarla u[raqmak Eok keyifli bi iqti benim igin; i.istelik bunlan senin iyiligin igin-yaptrfrmr bilmek daha da e[lenceliydi." '..B-enim iyiigim igin mi, don Juan? Nasrl bir sagmalk

bu?"

Bir insanrn dcirt dofal dtiqmanr vardr: korku, berrakhk, erk ve


yaqhhk. Korku, benakhk ve erk altedilebilir, ama yaqhhprn iistesinden gelinemez. Sonuglan ertelenebilir, ama tistesinden asla gelinemez.

"Evet, senin iyililin igin. Dikkatini kendi dtinyanrn btiyi.ik hayran|k besledi[in nesnelerine takrltlutarak bi olta attrm
sana, sen de zokaYt arunda Yuttun.

"Biit1in gereksindilim, boltinmemiq dikkatindi. Ama senin o alabildifine disiplinsiz ruhunla bunu nasil kazanabilirdim ki? Diinya hikkrnda anlatttklanmt biiytileyici buldufun iEin

l6

ZAMANIN QARKI

DON JUAN N OGRETILERi "NDEN ALINTILAR

t1

ber-rimle kaldrfrnr defalarca kendin sciyledin bana. ifade edemedifin gey ise quydu: duydu[un hayranhk, benim soziinii ettilim her qeyi belli belirsiz de olsa tanrdrlrn gerEe[inden kaynaklanmaktaydr. Bu belli belirsizlilin de, elbette, qamanizm oldufunu sandrn ve bunun peqine diiqttin, yani benimle kaldln." "Bunu herkese yaptyor musun, don Juan?" "Herkese delil, Etinkti herkes bana gelmiyor, ve bundan da cinemlisi, ben herkesle ilgilenmiyorum. Yalntzca seninle ilgilendim, ve hala ilgileniyorum. Benim cifretmenim nagual Julian da beni benzer bigirnde kandrrdr. $ehvet dtiqkiinlii[iimti ve aggozli.ili.iltim ti kr"rllanarak kandrrmr qtr beni. Qevresindeki gtizel kadrnlann ttimtinti birden vaat etmigti bana, beni altrna bo[maya sciz vermigti. Bi servet vaat etti, ben de onun tuzaprna diiqtiim. Benim gizgimdeki gamanlann ri.imti bu gekilde kandrrrlmrqlardrr, gok eski zamanlardan beri. Benim Eizgimin qamanlan egitici ya da guru de[iller. Bilgilerini cilretmek umurlannda bile de[il. Onlar kendilerine mirasgr anyorlar; yoksa bilgileriyle entelekttiel nedenler ytizi.inden qoyle boyle ilgilenen kiqilerin peqinde deliller." Don Juan tuza[rna tepesi iistti dtqtti!{imii sciylerken hakhydr. Antropolojik agrdan $amanizm hakkrnda mtikemmel bilgi verecek birini bulduluma gergekten inanryordum. O zamanlar, don Juan'm desteliyle ve onun etkisi altrnda defterler tutuyor, l7oo'lerin sonlannda cizvitlerin tuttuklarr kayrtlardan baqlayarak ga$ar boyunca Yaqui Krzrlderililerinin yerlerini gosteren eski haritalar topluyordum. Btittin bu yerleqim bolgelerini not ediyor, en ufak defiiqiklikleri bile saprryor, kenrlerin neden yer defiqtirdikleri, her yeni yerleqimde neden az da olsa farkh biEimlerde dtizenlendikleri konulannda kafa yoruyordum. Nedenlere iliqkin sahte kurarnlar, kuqkular iginde bofiuluyordum . Olasrhklar hakkrnda kitaplardan, tarihsel kayrtlardan binlerce sayfahk ozet notlan tutmuqtum. Mtikemmel bir antro-

poloji ofrencisiydim. Don Juan da dtiglerimi beslemek igin her yolu kullanmrgtr. "savaqgtnm yolunda gontilli.iler yoktur," dedi don Juan, davranrqtnln aqlmlamastnt yaparmlgEastna. "Insantn sava;Elnrn yoluna arzusu hilafina zorlanmast gerekir."
"Peki, don Juan. toplamam igin beni kandrrdrfrn o binlerce sayfa bilgi ne igime yarayacak?" diye sordum ona, o zaman. Yanrtt benim iEin tarn bir qok oldu. "Onlarla bi kitap yaz,?' dedi. "Eminim ki, yazmaya baqladrfrnda o notlann hiE iqine yaramadr[rnr zaten goreceksin. Onlann higbi faydasr yok, ama ben kimim ki bunu soyleyeyim / Kendin gor. Ancak bi yazar gibi yazmaya Eahqma. Bi servaqgr, bi gaman-savagqr glbi yazmaya gahq. "Ne demek istiyorsun, don Juan?

"Bilemem. Kendin bul. Kesinlikle hakhydr. O notlarr hiE kullanmttdtm. Bunun yerine, farkrnda olmadan, baqka bir biligsel sistemin inantlmast zor olasthklarr hakkrnda yazil buldum kendirni.

ein nA$KA

GERQEKLIK',TEN ALINTILAR

r9

Bir BaSka Gergeklik'ten Ahntrlar

Gcirticti, insantn her qeyle temas halinde oldu[unu gortir; insan bunu elleriyle de[il, kann bolgesinin merkezinden her ycine dofru frgkrran uzun bir telcikler demeti ile yapmaktadrr. Bu telcikler insanr r;evresine ba$ar, onu dengede tutar, safilam durmaslnl sa$ar.

Bir savaqgr, kendisinin sadece bir insan oldufunu bilir. Tek derdi, yaqammrn i:rtedili her qeyi elde edebileceli kadar uzun olmamasrdrr. Ama bu gok da cinemli bir qey de[ildir onun igin, srradan bir derttir yalnrzca.

Bir savagg gormeyi ofrendr[i zaman bir insanrn rErltth bir yumurta oldufunu gor'[ir, dilenci de olsa, kral da, ve bunu defiqtirmenin yolu yoktur; daha dofrusu o rgrltrh yumurtada ne de!iqtirilebilir ki? Ne?

Kendine cinem vermek kigiyi a!rr, hantal ve ma[rur yapar. Sava$gr olmak igin hafif ve akrqkan olmak gerekli.

Bir savaqgr asla korkusu ytiztinden kaygrlan tnaz. Onun yerine, enerji akrErnr gdrnte mucizesine kafa yorar! Gerisi bogtur, onemsiz krvtr zNff.

Enerji alanlan olarak gortildriklerincle insanofiullan, rqrk telcikleri gibi, beyaz rirtimcek a$an gibi, tepeden trrna[a dolanan gok ince iplikler olarak gortinlirler. Bu ytizden, bir gortictintin goziine bir insan, dolanmrq lifgiklerden oluqan bir yumurta gibi goriintir. Ve kollan ile bacaklan, her yone dofru fiqkrran rqrltrh krllan andrnr.

Sadece bir kaErk bilgelik iqini kendililinden ijstlenir. Akh baqrnda bir insanrn bunun iEin kandtnlmast gerekir. Bu iEi tistlenmeye ltevesli si.iriiyle insztn bulunur. ama onlar saytlmaz. Onlar gofunlukla Eatlaktrr. Baskr altrnda kaldr mt, dtgtttdan iyi goriini"ip, iEini suyla cloldurdulun anda stzdtnnaya baqlayan su ka-

baklarr gibiclirler.

20

ZAMANIN QARKI

BiR BA$KA GERQEKLiK'TEN ALINTILAR

2t

Bir insan gorme ile ilgilenmiyors.a, dtinyaya her bakrqrnda ona her qey birbirinin aynr goriintir. Ote yandan gormeyi o[rendilinde, gordtigii gey her goriisiinde aynr delildir artrk, ashnda aynr olsa da. Bir gcirtici.iniin gciziine, bir insan bir yumurta gibi gcirtini.ir. Aynr insanr her gordti[iinde rqrltrh bir yumurta goriir, ancak gordtigii gey, ayru rgrltrh yumurta delildir.

iqler benakh[rnr yitirdifinde ciltimiinii dtiqiiniir. Ruhumuzu ktvama getiren tek qey, oltim dtigiincesidir.

Bir

savaqEr

Eski ga! Meksikasr gamanlan, tizerlerinde etkisi bulunan agrklanamaz gtiglere dostlar admr verdiler. Boyle adlandrrmalannrn nedeni, onlan diledikleri gibi kullanabileceklerini diiqtinmeleriydi, ve bu hevesleri nerdeyse oldi.irticii sonuglar do[urmuqtu onlar igin, giinki dost dedikleri qey, evrende bedensiz olarak var olan'bir ttir yarafiktrr. Qagdaq qamanlar onlarr organik olntayan varlrklar diye adlandrnrlar. Dostlann iqlevi nedir diye sormak,biz insanlann dtinyada ne aradr[rmzl sorrnaya benzer. Burdayrz iqte, hepsi bu. Ve dostlar da bizim gibi burda, ve belki onlar bizden cince de burdaydrlar.

Ottim her yerdedir. Arkada, uzaklarda bir tepenin tisttindeki bir arabanrn rqrklarr olabilir. Bir an gortintir, sonra sanki karanhlrn igine dalarak yitip gider, ancak bir baqka tepede tekrar belirir, ardmdan gene kaybolur Onlar oliimi.in baqrndaki rqrklardrr. Oli.im onlan bir gapka gibi bagrna geEirir, ve aramrzdaki mesafeyi gittikge kapatarak, doludizgin arkamvdan yetiqir. Bazen rqrklarrnr sondtirtir. Ama oliim hig durmaz.

Bir savaggrnln ilk bileceEi

$ey, edimlerinin yararsrz oldufiudur' ancak gene de bundan habersizmiq gibi ilerlemesi gerekir. Bu, bir qamantn de netimli divane li fridir.

En etkin yagam bigimi, bir savaqEr gibi yaqamaktrr. Bir sava$gl bu karara varmadan once kaygrlanrp tereddtit edebilir, ama bir kez karannr verdikten sonra, kaygrlar ve tereddtitlerden annmrq olarak yolunda ilerler; ontinde daha ahnacak milyonlarca karar vardr. Savaqgrnrn yolu boyledir.

insanrn gozlert iki iqlevi gergekleqtirebilir: biri, enerjiyi bir btio'bu dtinttin olarak evrendeki akrqr iginde gdrmek,ve obiirii de yadaki nesnelere bakmak"ttr. Bu iki iqlevin hiEbiri otekinden daha tistiin de[ildir; ancak gozleri yalnrzca bakmak ;j;zerc e!itmek, utang verici ve istenmeyen bir kayrptrr.

22

ZAMANIN CARKI

BiR BA$KA GERQEKLIK'TEN ALINTILAR

23

Bir

savaggr edimde bulunarak yaqar; edimde bulunmaya, ya da edimi sona erdilinde ne diigtinece[ine kafa yorarak degil.

Bir savaqEr, ttimiiyle kayrtsrz kahp hiEbir edimde bulunmamayr, ve tek tasast kayttstz olmakmtq gibi davranmayr seEebilir; bunda da tamamryla hakh olacaktrr; gi.inkti bu da onun denetimli divanelifini oluqturacaktrr.

Bir savaggr ytirek tagryan bir yol seger; yi.irek tagryan herhangi bir yol, ve onu tzler, ve o zaman seving duyar ve gtiler. Bilir, gtinkii yagammrn gok yakrnda sona erecelini goriir. Higbir qeyin bir baqka qeyden daha cinemli olmadrfrm goriir.

Bir savaggmm yaqamrnda boqluk olmaz. Her qey apnna kadar doludur. Her qey a[nna kadar dolu, ve her qey eqittir.

Bir

savagglnln onuru, itiban, ailesi, adr, rilkesi olmaz; sadece yaganacak cimrti vardr onun, ve bu koqullar altrnda yoldaqlan

ile tek ba!r, denetimli divaneligidir.

Srradan bir kigi, insanlan sevmek ve onlar taraftndan sevilmek ile gok fazla ilgilidir. Bir savaggr ise sever, hepsi bu. Neyi ve kimi isterse onu sever, sadece sevmiq olmak igin.

Higbir qey bir bagka qeyden daha cinemli olmadrfr iEin, bir savaqgr herhangi bir edimi seger ve onu kendisi igin onemliymiq gibi gergekleqtirir. Denetimli divanelifi, yaptrlrnrn cinemi oldufunu sciylemesini ve buna grire edimde bulunmasrnr saflar, ancak o ashnda briyle olmadrlrnrn bilincindedfi bu yrizden edimlerini bitirdilinde sessizlik iginde geriye gekilir, ve ediminin iyi ya da kcitti, baganh ya da baqansrz olmasmr tasa etmez.

Bir

savaqEr

edimlerinin sorumlulufunu taqrr, en cinemstzlnln

bile. Srradan bir insan dtigi.incelerini edimleri ile aEr[a vurur, ve yaptrklannrn sorumlululunu asla taqtmaz.

Srradan insan ya zafer kazanr, ya da bozguna

u[rar; ve buna

24

ZAMANIN qARKI

BiR BA$KA GERQEKLiK'TEN ALINTILAR

25

ballr olarrak. ya zalim, ya da mazlum olur. KiSi gormedigi snrece, htikiim stiren bu iki durumdur. Gorme, zafer, bozgun, ya da acr gekme yanrlsamaslnl yok eder.

Bir insan sava$glrun yolunu tuttufiunda afrr a[rr farktna varlr ki, artrk srradan yagam ebediyen geride kalmrqtrr. Srradan bir diinyanrn araglan artrk onun iEin bir tampon olmaktan Erkmrgtrr; ve e[er hayatta kalmak istiyorsa yeni bir yagam biEimine
ahgmak zorundadr.

Bir

qey bile alabilecelinden fazladr. Yemesi gerekirse bir yolunu bulur, gtinkri ag delildir; bir qey bedenini incitirse onu durdurmanrn bir yolunu bulur, Etinkfi acr iginde defildir. Ag olmak ve
acr Eekrnek, insanrn

savaqgr beklemekte oldufunu ve ne igin bekledi[ini bilir, ve beklerken higbir $ey istemez, bu ytizden elde etri$i en kiigiik

bir savaggl olmadr[rnr gcisterir, ve de aEh-

Erk oluqturan her bilgi krnntrsrnrn merkezindeki gtig ohimdrir. Ohim, nihai dokunuqu sallar, ve ciltimtin dokundufiu her qey, gergekten erk haline gelir.

[rnrn ve acrslnrn giiciintin, onu yok edece[ini.

Kendini yadsrma bir dtiqkiinltiktiir. Yadsrma dtiqktinlti[ti gerEekten de en koti.isiidiir; bizi cinemli qeyler yaptrlrmna inanmaya zorlar; oysa, ashnda kendi igimizde srkrqrp kalmrqrzdrr.

Bir savaqElya, kendini herhangi bir qeye brrakma yetisini verebilecek yansrzhfir sadece oliim diiqtincesi sallar. Savaqqr, oliimiintin izini stirdtiliinti, ve kendisine bir qeye yaprgacak kadar zaman tanrmayacalrnr bilir, ve hasretini Eekmeksizin her bir
qeyi dener.

Niyet, bir dtiqrince, bir nesne, ya da bir dilek defildir. Niyet,, d:i'qiinceleri bir insana yenildilini soylediginde bile onu baqanh krlan geydir. SavaqErnrn diiqki.inhiklerine karqrn iqlevini siirdiirir. Niyet onu incitilemez krlan qeydir. Niyet,, bir qamanr duvardan, uzaydan, sonsuzluktan gegiren qeydir.

Biz insanrz; kaderimiz cifrenmek, ve inanrlmast zor yeni dtinyalarrn iEine savrulmaktrr. Enerjryr goren bir savaqgr, gcirebilece[imiz yeni diinyalann bir sonu olmadrlrnr bilir.

26

ZAMANIN qARKI

BIR BA$KA GERQEKLIK'TEN ALINTILAR

27

"Oltim frnl finl bi dontiq; ufukta rqrl rqrl bi bulut; oliim seninle konuqan ben; cili.im sen ve senin not defterin; oltim hiEbi gey. Higbi qey! Burada, oysa hig de burada de!il."

Dtinya, burada gevrili her geydir: yaqam, dllim, insanlar, ve bibaqka her qey. Dtinya akhn alamayacafir bir qeydir. Onu asla anlayamayacaprz; srrlannr asla gcizemeyecefiz. Onun iqin di.inyayr oldulu gibi ele almamrz gekerir: salt bir bilinmeyen

zi gevreleyen

Bir savaqglnrn ruhu dtiqktinltik gcistermeye ve yakmmaya uygun delildir,kazanmaya yada kaybetmeye uygun olmadrEt gibi. Bir savaggmln ruhu yalmzca mi.icadele etmeye elveriqlidir; ve her mricadelesi, bir sava$glnln yeryiiztindeki son savaqrdrr. Bu yi.izden, sonucu onun igin Eok az onem taqrr. Yerytiztindeki son savaqrnda, savagEl, ruhunu cizgi.ir ve berrakgaslna akmaya brraktr. Savaqrnr siirdtirtirken, niyetinin kusursuz oldu[unu bildifi igin, sava$Er hep giiler, giiler.

insanlann yaptrklan qeyler hiEbir koqul altrnda dtinyanrn kendisinden daha cinemli olamaz. Ve bu ytizden bir savaqgr dtinyaya sonsuzbtr bilinmeyen diye, insanlann yaptrklanna ise sonu gelmez bir divanelik diye bakar.

Dtinyamrz hakkurda hiE durmadan kendi kendimize konuquruz.

Ashnda dtinyamrzr igsel sciyleqimizle siirdiiriiriiz. Ve kendi kendimize, kendimiz ve diinyamrz hakkrnda konuqmayt kestilimiz an, diinya hep olmasr gerektifi gibidir. Onu biz, yenileriz, yagam ile yeniden tutuqturup iEsel sciyleqimizle tekrar ayafta kaldrnnz. Sadece bu da de[il, tistelik kendi kendimize konugtukga rzleyecelrmtz yollan da segeriz. Boylece oldiiftimtiz gi.ine dek aynr segimleri tekrar tekrar yaparv, Eiinkti oldii[rimtiz gtine dek aynr igsel sciylegiyi stirdtirtip dururuz. Bir savaqgr bunun farkrndadrr, ve igsel soyleqisini durdurmak iEin ufraqrr.

BiR BA$KA GERqEKLIK'TEN ALINTILAR

29

Agrmlama

Bir BaSka Gergeklik'ten yaprlan ahntrlarda, eski ga! Meksikasr qamanlannrn tum niyerli u[raqlanndaki ruhsal durumlan dikkate de[er bir agrklrkla belirmeye baqhyor. O eski qamanlardan soz ederken don Juan'rn kendisinin de iqaret ettiEi gibi, onlann di.inyalarrnda gafidaq uygulamacrlann miithiq ilgisini geken ozellik. bu qamanlann niyet adrnr verdikleri evrensel gtigle ilgi li geli qtirdikl eri j i lerkeskinl i[indeki farkrndahklanydr. B ciylesi bir giigle bu adamlann kurduklarr ballantr oyle dtizenli ve kusursuzdu ki, dediklerine gcire her geyi sonuna kadar denetleyebiliyorlardr. Don Juan, o gamanlann bu kadar yo[un bir keskinlikte geliqtirilmts niyetinin, ga$daq uygulamacrlarrn sahip oldufu tek destek oldu[unu soyltiyordu. Daha dtinyevi terimler kullanarak diyordu ki, gi.intimtiz uygulamacrlan kendilerine

kargr dtinist olsalar, boyle bir niyetr'n qemsiyesi altrnda ya$amak igin her ttirlti bedeli ciderlerdi. Don Juan'a bakrlrrsa, antik gafi gamanlannrn diinyasrna karen ufak bir ilgi duyan herkes, anrnda onlann jilet-keskinli$r lindeki niyetlerinin halkas igine gekiliyordu. Onlartn niyeti, higbirimizin karqr koymayr bagaramayacalr kadar cilEtisi.iz boyutlarda bir qeydi, don Juan'a gore. Zaten, diye mantrk yiiriittiyordu, bciyle bir niyetten kurtulmaya savaqmak igin bir gerek de yoktu, zira cinemi olan tek geydi bu; o qamanlann di.inyasrnrn, yani gtintimtiz uygulamacrlarrnrn hayatta her qeyden fazla peqinde olduklan diinyanrn oztiydti. Bir BaEka GerEeklik'ten yaprlmrq ahntrlarrn havasr, benim

bilerek dtizenledi[im bir qey defiil. Bu, benim hedeflerimden ve dileklerimden ba[rmsrz biEimde yiizeye Erkan bir hava, bir ruhsal durum. Hatta akhmdakinin tam karqrtr oldulunu soyleyebilirim. Kitabrn metninde sakh bulunan ve anstzln harekete gegen bir zamarun Earkt sarmahydt bu, ve ani bir gerginlik yaratmrg, bu gerginlik bana Eabalanmrn almtg oldufu yonti gostermiqti. Bu gahqmaya iliqkin duygulanm konusunda dtiriist olmam gerekirse, Bir BaSka GerEeklif i kaleme aldrfrm srralarda, antropolojik bir alan gahqmasr sandrlrm iqi yapmaktan mutluydum, ve duygularrmla dtiqtincelerim antik Ea[ qamanlartutn diinyasrna alabildiline uzakfi. Don Juan'm fikriyse baqkaydr. Kurt bir savaqEr olarak biliyordu ki, o qamanlartn yaratttklan niyetin gekim alanrndan kendimi kurtarmama imkdn yoktu. inansam da, inanmasam da; istesem de, istemesem de; iEine gomiilmeye goktan baqlamrqtrm bile. Olaylann aldr[r bu biEim, bilinEalttmda bir kaygt yarattt. Thnrmlayabildilim, ya dakavrayabildilim t[irden bir kaygr degildi bu; hatta bunun farkrnda bile delildim. Bilingli olarak tizerinde kafa yorrnasam da, bir aErmlama arayt$ma girmesem de, hareketlerime sinmiqti. Olesiye korkuyordum, neden korktulumu bilmesem de, geEmiqe baktrltmda tek sciyleyebilece-

lim

bu.

Bu korku duygusunu birgok kez gozimlemeye ufraqttm,

ama hemen yorulup usantyordum. Bu sorgulama temelsiz, gereksiz bir qeymiq gibi gelmeye baqhyordu hemen, ve vazgeEiyordum. Durumumu don Juan'a agtrm. O[iidtinti, yardrmtnt is-

tedim. "sadece korkuyorsun," dedi. "Hepsi bundan ibaret. Korkun iEin esrarengiz nedenler aramayl brrak. Esrarengiz neden tam ontinde duruyor, eriqebilece[in yakrnhkta. Eski ga! Meksikasr gamanlarmn niyeri bu. Onlann dtinyasryla ufraqryorsun, ve o dtinya arada srada sana yiizi.inti gcisteriyor. Bu gori.inttiyii an-

30

ZAMANIN QARKI

IR

BA$

KA GERQEKLTK'TEN ALINTILAR

3l

layamryorsun, elbette. Ben de anlayamryordum, kendi gtinlerirnde. H iEbirim iz anlay amryorduk." "Bilmece gibi konuguyorsun, don Juan!"
"-Evet, qimdilik oyle. Giintin birinde anlayacaksrn. $u irnda bunun hakkrnda konuqmak, yu da onu agrmlanraya galr;mak buclalaca olur. Sana gostermeye Eahqtr[rm higbi qey bi anlam ifade etmez. inanrlmasl zor, beylik bi agrmlamu tlite sana Eok daha anlamlr gelir, qu anda." Kesinlikle hakhydr. Ttim korkulanmr kciriikleyen, en beylilinden bir fikirdi; o zamanlar da utanryordum bundan, hAlA da utanryorum. $eytan tarafindan ele gegirildifimden korkuyordum. Yaqamrmrn gok eski yrllanndan beri bu ttirden bir korku sakhydr igirnde. Agrmlamasr olmayan bir qey, dofalllkla, ancak qeytani bir qey olabilirdi; beni mahvetmeyi hedefleyen bir melanet olmahydr bu. Don Juan'rn eski ga! Meksikasr qamanlannrn diinyasrna dair agrmlamalarr gittikge daha yakrcr olmaya baqladr, beninr de kendimi korumam gerektifi hakkrndaki duygum gittikge qiddetlendi. Sdzci.iklere doktilebilecek bir duygu defiildi bu. Benligimi koruma ihtiyaclndan gok, biz insanolullannrn iEinde yagaclr[rmrz diinyanrn gergek ve yadsrnamaz deferini koruma ihtiyacrydr. Varh[rnr kabul edebilecelim tek dtinya benirn cli.inyamdr, bana gcire. O tehdide ulradrlrnda. anrnda tepki veriyordurn, ve bu tepki kendisini aErmlamayr higbir zaman beceremeyecefim bir korku biEiminde gosteriyordu; bu korku ciyle bir;;eydi ki, yofunlulunu kavrayabilmesi igin insanrn bunu ancak kenclisinin hissetrnesi gerekir. Oltirn, ya cl:r incinme korkusu cle[ildi bu. OlEiisi.iz clerecede daha derin bir qcycli. Oylesine derindi ki, higbir lantan uygulamacr bunu kavramsalla.,strrrnayr bile becerernezdi. "DolambaElr yoldan gelip sawt${uun online clikildirr," clccli.
clon Juan.

Savaqgrnrn, elbette, salt bir kavramdan gok daha fazla bir qey oldulunu sriyltiyordu. Bu bir yagam bigimiydi; ve bu yaqam biEimi korkunun oniindeki tek engeldi, ve de bir uygulamacmrn eyleminin akrqrnr cizgtirce siirdiirebilmesi iEin kullanabileceli tek kanaldr. SavaqEr kavramr olmadan, bilgi yolundaki engellerin tistesinden gelebilmek olanaksrzdr.

Don Juan sava;!;tyt mi.ikemmel dovi.iggi.i diye tanrmhyordu.

Antik ga! gamanlarrnrn niyeti tarafindan ytireklendirilen, her


insanrn girebilece[i bir ruhsal durumdu bu. "O qamanlarrn niyeti," dedi don Juan, "ciyle keskin, ciyle erk doluydu ki, kaprsrnr galan her kim olursa olsun, igindeki sava$gl yaprsrnr pekiqtirirdi, kiqinin bundan haberi bile olmasa da." Krsacasr, eski ga! Meksikasl $amanlan igin savagEl, gevresindeki mticadeleye oylesine ayarh, oylesine ola$aniistti bigimde tetikte bir dovtiq birimiydi ki, en saf haliyle, yagamrnr srirdtirmek igin gereksiz qeylere ihtiyacr yoktu. Bir savaggryr odtillendirmek, onu sozle ya da eylemle desteklemek, ya da onu yiireklendirmek ya da avutmak tiimi,iyle gereksizdi. Biittin bunlan savaggrnrn kendi yaprsr zaten igeriyordu. Bu yapr eski Eag Meksikasl gamanlannrn niyeti tarafindan belirlendi[ine gdre, onlar beklenebilecek her qeyi igermesini saflryorlardl zaten. Nihai sonug, tek baqrna mticadele eden, yakrnmadan, ovtilme

O srralarda savailEr kavrarnlnl saylslz kereler vurgulamrStr.

gereksinimi duyrhadan, ilerleyebilmesi iEin ihtiyacr olan ttim itici gi.icii kendi suskun yargrlanndan alan bir doviiqEii idi. Ben gahsen, sava$gl kavramrnr biiyiileyici buluyor, ama aynt zamanda bunun hayatrmda kargrlaqtr[rm en tirkritiicii ;ey oldulunu dtiqtini.iyordum. Bana oyle geliyordu ki, bu kavramr benimsersem kolelile boyun elrniq gibi olacaktrm. ve sanki bana itiraz etme, sorgulama, ya da yakrnma zamanl ve firsatr tanrnmayacaktr. Yakrnmak, benirn yagam boyu stirdtirdiili.im huyumdu, ve dtiriist olmak gerekirse, bundan vazgeqmemek igin digimle tlna[rmla savagrnaya hazrdrm. Yakrnmanln, doErularrnr, sevgilerini, nef.retlerini agrkga ortaya koyrna konusun-

32

ZAMANIN qARKI

da tereddiitii olmayan, duygusal, yiirekli, aErkytirekli bir insanrn gostergesi oldulunu diiqi.iniiyordum. Eler biittin bunlar do-

vtiqen

bir organizmaya dontiqecekse, goze alabilece$imden

fazlasrnr yitirmeye dayanmam gerekiyordu.

Bunlar igsel dtiqiincelerimdi. Ancak bir savaqgrnrn ycin duygusuna, huzuruna ve verimlililine de imreniyordum. Eski gaf Meksikasr qamanlannln savaqgr kavramlnl kurarken kullandrklarr en onemli araglardan biri, oltimti bir yoldaq, edimlernnize bir tanrk olarak ele alma fikriydi. Don Juan'rn dedi[ine gore bir kez bu onerme kabul edildi mi, en hafiflnden de olsa, bir koprti oluquyordu; bu koprti giindelik olaylara iliqkin dtinyamru ile, cintimi.izde duran, ama adlandrnlamayan; siste kaybolmug ve mevcut delilmiq gibi duran, sozti bile edilemeyecek kadar korkung cilEtide belirsiz olan, ancak gene de orada, yadslnamayacak qekilde var olan qey arasrndaki boqlufiun tizerinde kuruluydu. Don Juan, yerytiztinde bu kopriiyi.i geEme yetisi olan tek varhlrn sava$El oldufunu iddia ediyordu; suskun savaglnrn igindeki, yitirecefi higbir qey olmadrfr iEin yolundan ahkonamayacak, ve herqeyi kazanabilecefi igin iqlevsel ve etkin olan
sava$Er

I xtlan YolculuEu' ndan

Ahntrlar

Yaqamrmrzdaki her qeyi bir anda kesip atabilecefiimizin farkrna vardr[rmv Eok enderdir.

Kiqi, resimler gekip ses kayrtlarr yapmanrn kaygusuna dtiqmemeli. Heyecanslz yagamlann gereksiz fazlahklandtr bunlar. Insanrn tasasr tin olmah; hep avucumuzdan kayrp kagagiden tin.

oldufunu.

savagErnrn, kiqisel tarihine (yaqamoyki.isiine) gereksinmesi yoktur. Giiniin birinde, artrk ihtiyacr olmadrlrnt anladtltnda,

Bir

brakr

onu.

insan ana babaslna, yakrnlanna, dostlarrna yaptr[r her qeyi an-

34

ZAMANIN QARKI

IXTLAN YOLCULUGU'NDAN ALINTILAR

35

l.atarak yagamoykiisiinii ha bire yenileyip durmak zorundadrr. ote yandan, yagamciykiisti olmayan savaqgmln kimseye verilecek hesabr yoktur; hig kimse eylemlerinden ottirti ofke ya da dtiq krnkhfr duymaz. En onemlisi, kimse onu diiglinceleri ve beklentileriyle tutsak edemez.

Savaqgr bir qey yapmaya karar verince sonuna dek gitmeli, ama yaptr[r qeyin sorumlulufunu da yi.iklenmeli. Ne yaparsa yapsrn, cince niEin yaptrfrnr bilmeli, soffa da kuqku ya da piqmanhk duymadan eylemlerini stirdiirmeli.

Higbir qey kesin olmadr[r zaman uyanrk kalrn, si.irekli tetikte dururuz. Thvqanrn hangi gahhlrn ardrnda saklandrlrnr bilmemek, her bir geyi biliyormuq gibi davranmaktan gok daha heyecan vericidir.

Oltimtin avcr oldulu bir diinyada, piqmarhkla.r ve kuqkular iEin zaman bulunmaz. Sadece karar vermek igin zaman vardr. Karann ne oldulu da onemli degildir. Hiqbir..qe.v bir baqkasrndan daha Eok ya da daha az cinemli olamaz. Olrirntin avcr oldu[u bir dtinyada kararlann biiyiifiti kiiE{ifiii yoktur. KaErnrlmaz ol;jmtine karqrn sava$Elrun aldrlr kararlar vardtr yalntzca.

Bir insan kendini dtinyanrn en onemli qeyi saydr[r stirece, Eevresindeki diinyayr layrkryla deferlendiremez. At gozltilii takrlmrq bir at gibidir o; kendinden baqka higbir qeyi gcirmez.

Bir savaqgr, kendini istedifi an ulagrlabilir 5la da ulagrlamaz krlmayr olrenmelidir. Istemeyerek de olsa her an ulagrlabilir olmasr, saklandrlmr herkesin bildili zamanlar saklanmasr kadar yararsrzdr.

Oltim ebedi yoldaqrmvdn. Daima solumuzda, bir kol boyu arkamrzdadrr. Oltim bir savaqgmm tek bilge danrqmanrdr. Ne zaman iqlerin yolunda gitmedifiini ve yolun sonuna geldilini hissetse, sava$gr cili.imtine doni.ip ona danrqabilir. Ottimti ona yanrldr[rnr, kendisinin ona dokunuqundan baqka higbir qeyin onemi olmadrlrnr sciyleyecektir. Ottimti gciyle diyecektir ona, "Ben sana daha dokunmadrm ki."

Bir

savaggr iEin eriqilmez olmak, onu saran dtinyayla temasm-

Bir savaqEr kendini ve bagkalannr her qeyden fazla kagrnrr. Insanlarr, ozellikle de ti.iketmekten sevdiklerini kullanarak onlarr kupkuru brakana dek srkrp sulannr Erkarmaz.
da tutumlu olmasr demektir.

ZAMANIN qARKI

IXTLAN YOLCULUCU'NDAN ALINTILAR

insan kaygrlanmaya baqladr mr, umutsuzlukla her qeye yaptflr, ve bir kez yaprgtr mr, kendini, ve kime ya da neye yaplgmlgsa onu tiiketmeye mahkfimdur. Ote yandan bir savaggl-avcl, avlnl tuzalna hep gekecelini bildilinden kaygrlanmaz. Kaygrlanmak, eriqilebilir olmaktr, ister istemez.

sava$gl burada, bu harikulade dtinyada, bu harikulade anda bu-

lunmarun sorumlululunu tistlenmek zorundadrr'

Bir savaqgr her bir edimini onemsemeyi o[renmelidir; zitabu


Bir savaqgr-avcr, di.inyasryla yakrn iligki igindedir, ancak kendisi, o dtinya igin eriqilmezdir de. Hafifge dokunuverir ona, gerek-

dtinyada-ancak krsa bir si.ire kalacaktrr; gerqekten de onun ttim hariicalarma tantk olmaya yetmeyecek kadar krsa bir stire'

sindi[i stirece kalrr, soffa bt iz bile brakmadan aynlrr ordan.

savaqEr-avcr olmanrn anlamr, avlnl tuza[a dtiqtirmek degildir yalnrzca. Savaqgl-avcl, tuzaklannr kurdu[u, ya da avrnrn srradan ahqkanhklannr bildili igin defil, kendisinin sradan ahqkanhklan olmadrlr igin yakalar avmr. Ona iistiinltik sallayan budur. Peqinde oldu[u hayvanlara hig benzemez o; sradan ahqkanhklan, cinceden kestirilebilen tuhaf davranrqlan yoktur onu ballayan; ozgtirdtir, akrcrdr, yapacaklan onceden bilinemez.

Bir

Edimlerde erk vardr. Ozellikle de edimde bulunan sava$gl o edimlerin, kendisinin son savagl oldulunu bilmekteyse. Yaptlan qeyin belki de yerytiztindeki son edimi olabilece[ini iyice bileiek hareket etrnede yabansr, biiytileyici bir mutluluk vardtr.

Srradan bir insan igin dtinya tekinsizdir; gtinkti ondan srkrlmadrl:' zamanlar onunla gatrqrr. Bir savaqgr igin dtinya tekinsizdir;

giinkii gcirkemli, miithiq, bilinemez, erigilmez derinliktedir.

ir

Bir savaqgr dikkatini kendisiyle dliimti arasmdaki bala odaklamayr ofiienmelidir. Dikkatini, pigmanhk, hi1ztin ya da kaygt duymatszm, hiE zamant olmadrlr gerge[ine. odaklamalt ve edimlerinin de buna uygun gekilde akmasrna izin vetmelidir' Edimlerinin her birini, yerytiziindeki son savaqr krlmahdrr' Ancak bu koqullarda onun edimleri hak ettikleri erke sahip olacaktr. Aksi takdirde olene dek, o edimler, bir ahmalrn edimleri olarak kalrrlar.

3fi

ZAMANIN qARKI

IXTLAN YOLCULUGU'N DAN ALINTILAR

39

Bir

Yerytizi.indeki son .sava;rna dort eile sarrlmalrnoa qaq,rlcak bir qey yoktur. Bciylesi zevkli olur. Korkusunu azaltrr hig olmazsa.

ttinlLifii'ti gcirrne'rek igin insinrn ahmak Eevresinclekilere tis_ olmasr gerekir. Bir sava$gr-avcl, sorl savaglna, o sava;ln hak ettifi saygryr gosterir.

her bir edimini inceden inceye iartar; ve oliimtine iliqkiir'bilgi_ oldulu'dan, her edimi sanki onun son sava$lymr$gaslna safgoniyle ilerler. Bir savaqgr-avclnrn
si kesin

son savafr ola_ ,ly bilecefii'i bilir. Buna sauuq clemesi, bunun bir mricadele olma_ s.rndandrr: Qolu insan bir edimden cibrirtine herhangi bir mt.ica_ d1 driqrince ormaksrzrn gegiverir. oysa bir lavagg,-uu' .dtl", yu

savaqQr-avcr cili.imrintin kendisini beklemekte anda yapmakta oldu[u ediminin pek6l6 onun

oldulunu ve,

kemmelleqtirmelidir-zira ti.im yagamtmlz boyunca bundan daha onemli bir iqimiz olamaz. Tinin onanlmamasl oltimi.i aramak demektir, bu da higbir qeyin aranmamasrna eqtir, zira ne
olursa olsun oliim bizi ele geEirecektir. Savaqgr-tini miikemmelli[inin aranmasr, fanililimrze ve insanhfirmrza layrk tek
ufraqtrr.

Bu diinyada en zor gey bir.savagglnln havasrnr, onun ruhsal durumunu benimsernektir. Uztiltip yakrnmak ve bunun igin gegerli nedenlerin bulundu[r"rna inanmak, hep birilerinin bize bir geyler yaptr[rnr driqtinmek, yararsrz geylerrlir. Kimsenin kimseye higbir qey yaptrlr yoktur; hele bir savaqgrya asla.

de

nreyecektir.

lrq bir adrm atm.ya izin verm ez zamam da mizacr cla. zir.a bu ona pahahya mal. olacaktrr. uzun zatnan ufraqarak ozene Qok bezene kurdufu.dtizenri yag,mrdrr, yitirecegi. i'ptalca bir yanhqlrk yaparak, bir geyi bir baEka'yiu ka.,qf,rarak onu heba et_

Bir savaqqr, erk avlayan kusursuz bir avcrdrr; ne sarho;tur, ne grlgrn-blcif yaprnaya, kendine yala' soylemey e,, yzda yan_

Savaqgr, bir avcrdrr. O her geyi hesaplar. Bu denetimdir. Hesapbitti rni, eyleme geEer. Kaprp koyverir. Bu, kendini brrakmadrr. Bir savaqEr, riizgdnn ontine kattr[r yaprak defildir.

lamasr

Kimse itip kakamaz onu; kimse kendisine ya da safduyusuna


karr;rn bir qeyler yaptrramaz ona. Bir savaggl yagamrnr siirdtirmeye kuruludur, ve olasr en iyi biEirnde stirdlirtir ya$amlnl.

gibi dav'andr[r stirece, ecrimrerinin nebtoufu cinemli degirdii: Tini bozulmuqsa henren onarmarrdrr o'u-a'ndrrr! mii-

Bir insan, herhangi bir i'san, insa'ollunun nasibi olan her geyi-sevinci, acryr, hi.iznti ve miicadelEyi-trak eder. Bir savaqgr

Bir savaqgr yalnrzca bir insandrr, alEakgoniillii bir insan. Otti-

40

ZAMANIN QARKI

IXTLAN YOLCULUGU'NDAN ALINTILAR

4t

miiniin planlannr deliqtiremez o. Ama, muazzam meqakkatler gekerek erk biriktiren kusursuz tini, onun cjliimiini.i bir an boyunca, erkini son kez anlmsaylp sevingle coqabileceli uzunlukta bir an boyunca tutmaya kesinlikle yeter. Diyebiliriz ki, tini kusursuz olanlara oltimtin bir jestidir bu.

Bir savaqgr yapmrg oldufu higbir qey ytiztinden pigmanhk duymaz, gtinki.i kiqinin edimlerini kaba, Eirkin, ya da kcitti diye aylrrnasl, kendine yersiz bir onem atfetmesi anlamtna gelir. igin piif noktast, kiqinin neyi onemsedilidir. Kendimizi periqan krlan da, gtiElti krlan dabiziz. Ve her ikisi iEin harcanan
gaba eqittir.

Kiqinin nasrl yetiqtirilmiq oldu[unun bir cinemi yoktur. Insanrn bir geyi yapma bigimini belirleyen, kiqisel erkidir. Bir insan yalnrzca kiqisel erkinin bir toplamrdrr, ve bu toplam onun nasrl yagayaca[rnr ve nasil cilece[ini belirler.

Doldu[umuzdan bu yana, insanlar bize dtinyanrn filanca filanca gekilde, falanca falanca biEimde oldufunu anlatlp durur, ve dofal olarak bizim de dtinyayt onlann anlattrfr qekilde kabullenmekten baga segenefim tz kalmaz.

Kiqisel erk bir duygudur. $ansh olmak gibi bir gey. Ya da bir hava, ruhsal durum. Kiqisel erk, insanm bir yaqarn boyu stiren mticadeleyle kazandrlr bir qeydir.

Bir

savaqElnm sanatt, insan olmantn dehqetiyle, insan olmantn

gorkemini dengelemektir.

Bir
qey

savaqgr ne

yaptr[rnr biliyormuq gibi davranrr, ashnda higbir


onun.

bildifi yoktur

IXTLAN YOLCUL UGU'NDAN ALINTILAR

43

bilir ycinergelere ahqrktrm ben; pratik araElar yerine sihirli

go-

Agrmlama

Ixtlan Yolculu{u'nu yazmaya baqladr[rm stralarda son derece bilinmez bir ruh durumu bana hakim olmuqtu. Don Juan Matus gtindelik davranrqlanma gok pragmatik birtakrm kurallar getirmiqti. Titizlikle uymamt istedifi bazr hareketlerin adtm adtm ana hatlartnt gtkarmtqtr. Bana verdifi iiE gcirevin gtindelik yaqanhma ait dtinyamla, ya da herhangi bir dtinyayla hemen hig iliqkisi yoktu. Gtindelik yaqamrmda diiqiinebildi[im her ttirlii yolu deneyerek yaqamoyktimi.i silmeye Eahqmamr sdyliiyordu.
Ardrndan, srradan ahqkanhklartmt btrakmamt, ve nihayet, kendirni cinemseme duygumu tahtrndan indirmemi istiyordu. "Biitiin bunlart nastl bagaracaEt*, don Juan?" diye sordum
ona.

"HiEbi fikrim yok," diye yanrtladr. "Bunun yararlt ve etkin bigimde nastl yaprlacafrnr hiEbirimiz bilemeyiz. Ancak gahqmaya baqlarsak , bize neyin gelip de yardrm ettifiini anlayamadan baqarrya ulaqtnz.

"Karqrlaqtrlrn zorluklar, benim karqrlagtrklanmla aynt," diye devarn etti. "Seni temin ederim ki, zorlufumuz, defiqme fikrinin yaqamlartmrzdahig yer bulamamastndan do[uyor. O[retmenim bana bu gorevi verdifi zaman, becerebilmek igin tek gereksindi[im, bunun yaprlabileceli fikriydi. O fikri edindifim anda baqardrm, nastl oldulunu bilmeden. Sana da ayntstnt
yapmanl cineririm." Her yolu deneyerek stzlanmaya giriqtim; sosyal bilimlerle ufiraqtrfrm gerEe[i goz ardr edilmemeliydi; saflam, uygulana-

ztirnlere dayanan birtakrm belirsizliklere degil. "Ne istersen soyle," dedi don Juan, gi.ilerek. "srzlanman bittilinde, kuruntulannr unut da, ne diyorsam onu yap." Don Juan hakhydr. Tiim gereksindilim, ya da daha do[rusu, gizli kalan bilinmeyen yanrmrn gereksindifi, bu fikrin kendisiydi. Ttim yagamrm boyunca tanrdrfirm 'ben'ise, bu fikirden gok daha fazlasrnr gereksinegelmiqti. Efitilmeye, re$vik edilmeye, yon verilmeye ihtiyacr vardr. Bagarrm, meraklmr oyle uyandumrgtr ki, sradan ahqkanhklarrmr silme. kendime verdilim onemi yitirme ve kiqisel tarihimi brrakma gorevlerim katrksrz bir keyfe dontiqtti. "SavaSEtlann yolunun tam baqrna gelip kondun," dedi don Juan, giz dolu baganmr agrklarcasma. Kendisintn savagQmm yolu, sava{Qtntn Eizgisi dedifi, s3va$gr kavramrnrn soyut biEimde iqlenmesi iqine giderek yofunlaqan qekilde odaklanabilmem igin farkrndah[rma yavaq ve sisternli bigimde ktlavuzluk etmekteydi. SavaSEmm yolunu, eski ga! Meksikasr qamanlarr tarafindan kurulmuq bir di.iqtinceler yaplsl olarak agrkhyordu. O qamanlar, kavramlarmr evrendeki ozgtir akrqr iginde ene4iyi gorme yetilerinden yola grkarak oluqturmuqlardr. Bu yiizden savaqglnrn yolu, enerjik gerEeklerin yalnruca evrendeki enerji akrqr yoniinde saptanmlq, indirgenemez dolrularrn son derece ahenkli bir birlegimiydi. Don Juan'rn kesin olarak belirtti[ine gcire, sava$grnln yolunda tartrqrlabilecek, ya da defiqtirilebilecek higbir qey bulunmuyordu. Kendi iginde ve kendi baqrna mtikemmel bir yaprydr o; ve onu izleyen kim olursa olsun, iqlevleri ve delerleri hakkrnda higbir tartrqma ya da kurguya izin vermeyen enejik gerEekler- tarafrndan kugatrhyordu. Don Juan'rn dedi[ine gore, o eski qamanlann ona sava{E'tnm yolu demelerinin nedeni, bir savagErnln bilgi yolunda karqrlaqabilecefi ttim yaqayan olasrhklan bi.inyesinde bulundur-

44

ZAMANIN QARKI

IXTLAN YOLCULUGU'NDAN ALINTILAR

45

masrydl. O qamanlar bciyle olasrhklarr arayrqlannda kesinlikle dikkatli ve sistemli hareket etmiqlerdi. Don Juan'a bakrhrsa, onlar, insani olasrhklann ttimiinti soyut yaprlarrnda igerme konusunda gergekten yetenekliydiler. Don Juan savaggrrun yolunu grirkernli bir binaya benzetiyordu; bu binanrn olelerinden her biri, tek iqlevi sava$glnln bir qaman olarak devinimlerini kolay ve anlamh krlabilmesi igin onun ruhunu ytireklendirmek olan bir dayanaktr. Don Juan'a gore savaqqmln yolu temel noktaydr, ve o olmadan qamanlarm evrenin ugsuz bucakszhfirnda mahvolacaklan kesindi. Don Juan sava$grrun yolunun eski Ea[ Meksikasr qamanlannrn en btiyiik utkusu oldu[unu sciyli.iyordu. Ona gcire bu onlann en onemli yaprtr, ayrkhklannrn ciziiydti. "Savaggrnrn yolu bciyle karqr konulamayacak kadar onemli mi, don Juan?" "'Kargr konulamayacak kadar cinemli' lafi hafif kalrr. Savaggrrun yolu her qeydir. Ruhsal ve bedensel saflrfrn qahikasrdrr. Baqka bi bigimde agrklayamam. Eski ga! Meksikasr qamanlannrn boylesi bi yapr yaratabilmig olmalan, onlarm erkin dorulunda, mutlululun zirvesinde, ve sevincin qahikasrnda olduklannr gosteriyor bana." O zamanlar igine dalmrg oldufumu dtigiindii[iim, her qeyi pragmatik agrdan onaylamaya da reddetme dtizeyinde bakrldrfirnda, sava$glrun yolunu mi.ikemmelen ve onyargrsrz bigimde benimsemek benim igin nerdeyse imkAnsrzdr. Don Juan sava$Elnm yolunu agrklamayr siirdi.irdtikge, onun dengemi ttimi.iyle alaqalr etmek iEin gizli planlar yaptr[rna daha gok inanryordum.

Diiqtintip duruyordum, ya baqka bir biliqsel sistemin varhlrnr igtenlikle kabullenmenin eqilinde buluyordum kendimi, ya da oylesine kayrtsrzhga diiqtiyordum ki bunun olmasr ya da olmamasl umrumda bile defildi. Biiti.in bunlardan kagrp kurtulmak da bir segenekti elbette, ama bu pek olasr degildi. Her ne hal ise, ya don Juan'm yardrmlan ya da sava$gl kavrammr yolun gekilde uygulamaya koymam ytiziinden oyle kuvvetlenmiqtim ki, artrk korkmuyordum. Yakalanmrqtrm, ama ne fark ederdi ki. Ttim bildifim, sonuna kadar don Juan'la birlikte oldu[umdu.

Bu yiizden don Juan'rn krlavuzlulu tistii ortiilti bir bigim aldr. Ancak lxtlan Yolculugu'ndan yaprlan ahntrlarda bu kendini qaqrlasr bir aErkhkla ortaya koyuyor. Farkrnda bile delildim, ama don Juan gok biiytik bir stirat ve bagarryla ilerlemiq, ve an-

slzln onun solulunu ensemde hissetmeye

baqlamrqtrm.

ERK oyrUr-pRi'NoeN ALINTILAR

47

Savaqgr bir qeyin tistesinden gelecekse baqarr yava$ga ve btiytik bir gaba harcanarak gelmelidir-ama herhangi bir strese ya da takrnala hacet kalmakszrn.

rk 0 ykiile ri' nden Ahntrlar


Gtindelik dtinyada insanlann yere basmalannr sallayan qey, iqsel soyleEidir. Kendi kendimize diinya qoyledir ya da bciyledir diye konuqtu[umtz rgin, sadece bu yi.izden, diinya qoyle ya da bdyle olur. $amanlann di.inyastna giden gegit, savaqgl igsel sciyleqiyi durdurmayr olrendikten soffa agrlrr.

Savaqgrnrn cizgtiveni, srradan insanrn ozgiivenine benzemez. Srradan insan, kendisini izyeyenlerin gozlerinde kesinlik arar, ve buna ozgiiven der. Savaqgr ise kendi gozlerinde kusursuzlulu arar ve buna algakgcintilltiltik der. Srradan insan yoldaqlarrna balrmhdrr, sava$gl ise yalnrzca sonsuzlupa.

Savaqgr, yrllar oncesinde deneyip de tistesinden gelemedifi bir siirti edimi gtin gelir baqarrr. Deliqmiq olan o edimler delil,

Drinya gcirtiqiimtiztin deligtirilmesi, qamanizmin doniim noktasrdn Bunu baqarmanrn tek yolu da igsel soyleqiyi durdurmaktrr.

kendisi hakkrndaki dtiqtincesidir.

Bir savaqgmm izleyebileceli tek yol, tutarh ve ikirciksiz edimlerde bulunmaktan geEer. Belli bt zaman gelir, ve o, savaggtrun yoluna iligkin bilgisi bciyle davranmasrna yeterli olsa bile, bazen eski ahqkanhklar ve ydntemler onun yolunu kesebilir.

savaqEr iEsel sciyleqiyi durdurmayr olrendifii an, her qey mtimktindtir artrk; en inanrlmaz tasanlar bile eriqilebilir hale gelir.

Bir

48

ZAMANIN QARKI

ERK oYTUIERI'NDEN ALINTILAR

49

Bir savaqgl, paylna diiqen ne olursa olsun, onu alr ve mutlak bir alEakgcintilltil{ikle kabul eder. Oldu[u qeyi algakgoniilltiliikle kabul eder-hayrflanarak degil de, yaqamsal bir onurlulukla.

hdrr, ama bedelini odemek imkdnsrz delildir. O halde seni tutsak edenlerden, efendilerinden kork. Zamanrm ve erkini, ozgiirltikten korkarak heba etme.

Eakgdniilltili.iEti, bir dil enc in i nkine banzemez. elmez, ama kimsenin kendisine baq e[mesine de izin verrnez. Ote yandan bir dilenci, kendinden iisttin saydrfr birinin ontinde hemen diz gokiip yerleri kazrmaya baqlar, ancak kendinden aqa$r birisinin de kendisi igin yerleri kazrmasml talep eder.

ir

av

aq g

trun

al

SavagEr bagrnr kimseye

S tizctiklerin kusuru, kendim rzi her zaman aydrnlanmr g hi ssetmemizi sallamalanndadrr, oysa dontip diinyayla ytizleqmeye kalkrgtrltmrzda bizi daima oftada brrakrrlar, ve her zaman oldulu gibi, diinyayla aydrnlanmadan yoksun olarak yiizleqmek zorunda kalrrrz. Bu yiizden, bir sava$gl konuqmak yerine edimde bulunmayl yefler, ve bu baglamda yeni bir diinya tarumlamaslnr benimser-konugmanrn onemini yitirdi[i ve yeni edimlerin yeni diigtincelere ulagtrrdrlr bir yeni tarumlamayr.

Teselli, stftnak, korku; bunlarrn ttimti, insanlarm de[erlerini hig sorgulamadan kabullenmeyi o[rendi[i ruhsal durumlarl yaratan scizctikler.

Savaqgr kendini zaten cilti saydr[r iEin, onun igin yitirilecek bir gey yoktur. En kdti.isti baqrna gelmiqtir onun, bu yi.izden duru ve

dingindir; onu edimlerine ve srizlerine gore yargrlayanlar, onun her qeye tanrkhk etmiq oldulunu hemen anlarlar.
Yoldaqlanmrz,kara btiyticiilerdir. Onlarla birlikte olan bir kimse de anmda kara btiyticii olur. Dtiqtin bir: yoldaqlanrun senin igin gizmig oldu[u yoldan aynlabiliyor musun? Onlarla kaldrfrnda da, dtiqiincelerini ve eylemlerini sonsuza dek onlann kolularrna gor-e ayarlamak duiumundasm. Kolelik, bu. Ote yandan bir tiuuqgt, btitiin bunlardan ba[rms rudr. Ozgi.irltik paha-

Pek acayip bir iqtir bilgi denen qey, cizellikle de bir savaqgr igin. Bilgi, bir savaqgr igin, hemen geliveren, onu igine geken, ve gegip giden bir geydir.

50

ZAMANIN qARKI

ERK OYTUIPNI'NDEN ALINTILAR

5l

Bilgi, savaggrya havadan stiztilerek gelen altrn tozu zerreleri gibidir; hani pervanelerin kanatlarrnr kaplayan o toz gibi. Demek ki, savaqgr igin bilgi, duq yapmaya-ya da onun tizerine yofun altrn tozu zerreciklerinin ya[masrna benzer.

grlgrn yolculuk igin gereksindili her qeyin kendisinde mevcut oldulu duygusudur. Savaqgr igin gegerli olan, ya$amlnl si.irdiirmektir. Yaqam kendi baqrna yeterli, kendini-agrklayrcr ve eksiksizdir. Bu ytizden, deneyimler deneyiminin yaqamrn stird{irtilmesi oldulunu soylemek ki.istahhk sayrlmaz.

Igsel sciyleqi durdufunda dtinya da durur, ve ciztimtiztin olalandrqr yanlan sozciiklerimizin bunaltrcr gardiyanhlrndan kurtulmu$Easrn a y iz,ey e grkrverir.

Srrma eriqilmez bir di.inya bu. Bizler de ciyleyiz, bu dtinyada yagayan ttim varhklar da ciyle.

Srradan insan, kuqkular ve mihnetlere diigktinliik gostermeyi hassashk ve tinsellik belirtisi sayar. Oysa gerEek qudur ki, hayal edebilecefimiz "hassasiyetten en uzak kiqi", sradan insandrr. Kendini kasrth olarak bir canavarayada bir azize donrigtiiren, gelimsiz usundan baqkasr delildir, ama o da, boylesi biiyiik bir canavar ya da azizkahbrna dciktilemeyecek denli biraz fazlaca ufaktrr, dolru su.

Savaqgrlar kafalannl duvarlara vurarak defiil, duvarlan aqarak kazanrlar zaferlerin i. S av aqE r lar duv arlan n i.izerinden atlarl ar;

onlan yrkmazlar.

Savaqgr olmayr dilemekle sava$gl olunmaz. Bu, daha ziyade,. yagamlmlzln son anrna dek stiren sonsuz bir savaqrmdrr. HiE kimse bir savaqgr olarak dolmaz. trpkr kimsenin srradan bir insan olarak dolmadrlr gibi. Biz kendrmtzi bunlardan birine ya da otekine dontiqtiirtiri.iz.

Bir savaqErnm geliqtirmesi gereken

gey, yagaml demek olan bu

52

ZAMANIN qARKI

ERK OYTUIPNI'NDEN ALINTILAR

53

bir oli.im bekler. Ottimti onu almak iEin mticadele etmek zorundadrr. Bir savaqEr kendisini oltime pek oyle kolayca teslim etmez.
Savaqgryr, zorlu

grldayan varl ftlann gortinmeyen ti s ttinltifti, hig kullanrlmay an bir qeye, niyete sahip olmalanndan gelir. $amanlartn fendi, stradan insantn fendiyle aynrdrr. Her ikisinin de bir dtinya betimlemesi vardrr. Sradan insan onu akhyla destekler; gaman ise niyetiyle. Her iki betimlemenin de kurallan vardr; ama ;amarun tisttinliifii, niyetin daha gok qeyi igermesindedir.
I

Insanolullan nesne delildir; katrhk yoktur onlarda. Yuvarlak, rgrltrlr varhklardlr; srnlrslzdtrlar. Nesneler ve katrhklar dtinyasr, sadece onlara yardrm igin, yerytiztinden gegiglerini kolaylaqtrrmak igin yaratrlmrq bir betimlemedir.

Bilgi yolunda ilerlemeye ancak bir savaqgr katlanabilir. Bir sava$Er yaktnamaz ya da higbir qeyden piqmanhk duyamaz. Onun yagaml sonsuz bir meydan okum36l11-msydan okumalann ise iyi ya da kotti olabilmeleri imkAnstzdtr. Meydan okumalar, meydan okumalardr yalruzca.

Onlann mantrklarr, betimlernenin salt betimleme oldu[unu


unutturur onlara; ve nasrl oldufunu anlayamadan, ozlerinin btittinselli[ini, omiirleri boyunca, iginden gok ender grkabildikleri bir krsrrdcingtiye kaptmverirler.

Srradan bir insanla bir savaggl arasmdaki temel aynm, bir savaqgrnm her qeyi bir meydan okuma diye almasma karqm, sradan bir insarun her qeyi ltituf ya da lanet olarak gormesidir.

Insanlar algrlayrcrlardrr, ama onlarrn algrladrlr diinya bir yanrlsamadu:: do[dulu andan baglayarak ona anlatrlan betimlemeden yaratllmrq bir yanrlsama. Yani ashnda, insanollunun akhnrn siirdlirmek istedifi di.inya, bir betimlemenin destekledili, ve kendi akltnrn kabullenmeyi ve savunmayl ofrendifii--dogmatik, dokunulamaz kurallann yarattrlr bir dtinyadrr.

Savaggr, inanmadan inanr; onun kozu budur. Ama bir savaqgr sadece inandrlrnr soyleyip de iqi aktqma brakamaz, kuqkusuz.

Bu fazla kolay olurdu. Hig Eaba harcamakstzrn, yalnrzca inantyor olmasr, onu durumunu irdelemekten kurtarmtq olurdu.

54

ZAMANIN QARKI

ERK 6YTUIBRI'NNEN ALINTILAR

55

Inanmak durumunda kaldrlrnda, bir savaggr, bunu bir segimi olarak yapar. Bir savaggr inanm az; btr savaggl inanmaya mecburdur.

Oztimiiztin biiti.inselli[i son derece akrl almazbir iqtir. Yaqamrmrzdaki en karmaqrk iqlerin tistesinden gelebilmek igin onun yalntzcagok ktigiik bir pargasl bize yeter. Oysa, oldi^iltimtizde, ozi.imtiziin btittinselli[iyle oltiri.iz.

oli.im, inanmak zorunda olmarun vazgegilm ez bir pargasrdrr. Oliimtin farkrndahlr olmaclan, her qey iriadanlaqrr, dnemsizleqir. Bir savaggr, ciltimti onun izini si.irdtiliinden dolayrdrr ki, dtinyanrn, derinliklerine ulagrlamayan bir bilinmeyen olduluna inanmak zorundadr. Bu qekilde inanmak zorunda olmasr, savagglnrn en iEten tercihinin ifadesidir.

Savaqgrnm temel kurallanndan biri, kararlannt, olast sonuqlannln, brakrn erkini yitirmesine neden olmayt, kendisini qagrtamayacak biEimde dikkatle almastdr.

Erk, sava$glya bir santimetre ki.ipliik bir firsat sunar, daima. Savaqgmm sanatr, o firsatr yakalayabilmek amacryla artstz arastz seyyal olmaktr.

hazt duolmeye hazr olursa, o takdirde tuzaklar, rumda olmahdrr. E[er gafit avlanmalar, gereksiz edimler olmaz. O higbir $ey beklemedi[i iEin, her gey yavagEa yerli yerine oturur.
Bir
savaqgr eyleme gegme karartnt verince, olmeye

srradan insan, her geyin farkmda, salt bunun gerekti[ini dtiqtindtigii zaman, olur; oysa, bir savaqglnm konumu her an her qe-

Bir olretmen olarak sava$gl, her qeyden tince, inanmakslzln, odiil beklemeksizin-yani, strf yapmrg olmak igin--edimde
bulunmantn olasth[rnr o[retrnelidir. Onun bir olretmen olarak baqansr, bu belli konuda cilrencilerine ne denli iyi ve uyumlu

yin farkrnda olmayr gerektirir.

bir krlavuzluk ettiline balhdrr.

56

ZAMANIN QARKI

ERK

0yrulpRi'NDEN ALINTTLAR

Bir olretmen olarak savaqgr, olrencisinin kiqisel tarihini silmesine yardrmcl olmak amacryla iig teknik ofretir: kendini cinemsemeyi brrakma, edimleri igin sorumluluk alma, ve oltimti bir danrgman olarak kullanma. Bu iig teknifin yararh etkileri olmaksrzrn kiqisel tarihin silinmesine gahqmak, insanrn hilekAr, kagamakh, kiqiligi ve eylemleri hakkrnda gereksizcesine kararsrz biri olmasrna yol aEaL

lulufiunu ytiklenme dtigi.incelerinin-b olmasr gibi.

ana dek hig kullarulmadan duran btittin o diiqtincelerin-cirnelin, hemen yanrbagrmrzda dikilmig duran ciiiim, bir savaqglrun algakgontilltiltiEi.i, ya da kendi edirnlerinin sorum-

ir zamanlar

arka planda

Kendine-acrmaktan ttimtiyle kurtulmarun bir yolu yoktur; onun yagamrmrzda belirli bir yeri ve niteliEi, kendini hemen belli eden bir gonintristi vardrr. Bu ytizden, bir firsat grkar Erkmaz kendihe-aclma gcirtinttisti harekete geger. Bunur bir geEmiqi vardrr. Ama kiqi o gortinttiyu de[iqtirirse, onun 6nem sraslnl
da deliqtirmiq olur.

Bir savaggl aclsmr kabullenir ama ona di.igktinltik gostermez. Bilinmeyene giren sava$grrun ruhu endiqeyle delil, tam tersine sevingle doludur; zira gorkemli talihi cintinde biqr e[ik, ruhunun kusursuzlulundan emin, ve hepsinden cinemlisi, yeterlili!inin ttimtiyle farkrndadrr. Savaqgrnrn sevinci, yazgrsrnr kabul etmiq, ve gelece[i gerEek anlamda de$erlendirmiq olmasrndan kaynaklanrr.

Gortinttileri deliqtirmek igin, onu oluqturan ci[elerin yerlerini de[igtirmek gerekir. Kendine-acrma onu kullananm iqine gelir, zira insanrn kendini cinemli hissetmesini, daha iyi koqullara ve davranrqlara layrk oldu[unu dtiqiinmesine yarar, ya da kendine-acrmayr do[uran kogullara yol agan edimlerinin sorumlulu[unu tistlenme elilimind e olmaz.

Kendine-acrma gciriinttistinti defiqtirmek, kiqinin gegmiqteki bu onemli bir ci[eye ikincil bir yer vermesi anlamrna gelir, sadece. Kendine-aclma hald onemli bir niteliktir, ancak qimdi konumu daha geri plandadrr; trpkr kiqinin bir savaggr oldufu

ERK OYXUT-ENi'NDEN ALINTILAR

Agrmlama

Erk Oykiileri,benim nihai Eokiiqiimtin oykiis{i. Bu kitapta anlatrlan olaylar srrastnda, derin bir coqkusal kargaqa iEinde acr Eekiyor, bir savaqglnln buhrantnl yaQryordum. Don Juan bu di.inyayr terk etti, ve dort cifrencisini burada brraktr. Don Juan bu ofirencilerinin hepsiyle gdrtiqmtiq, her birine bir gorev venniqti. Bu gorev, benim kaybrm karqrsrnda higbir anlam taqrmayan, yalancr bir ilag gibi geliyordu bana. Don Juan't bir daha gorememek, sozde gorevlerle yattqtrrtlabilecek bir qey de[ildi. Daha once ona yalvarrnrq, dofaldrr ki, onunla gitmek istedilimi soylemiqtim. O zaman aramrzda qciyle bir konugma gegti: "Daha hazt defilsin," dedi, don Juan. "GerEekgi olahm." "Ama goz agry kapayana dek kendimi hazrr krlabilirim," diye gi.ivence verdim ona. "Bundan kuqkum yok. Hanr olursun, ama benim igin defil. Ben mtikemmel yeterlilik beklerim. Kusursuz bi niyet, kusursuz bi disiplin beklerim. Bunlar sende yok heniiz. Olacak, oraya dolru yol ahyorsun, ama hentiz orda defilsin." "Beni alacak erkin var, don Juan. Her ne kadar ham ve kusurlu isem de." "santnm vardtr o kadar erkim, ama bunu yapmam; Etinki.i bu senin iEin utang verici bi kayrp olur. Her qeyini yitiriverirsin, sciztirne inan. Usteleme. SavaqErlann diinyasrnda tsrar yoktur." Bu beni durdunnaya yetmiqti. Ama iEten ige, onunla gitmeye, norrnal ve gergek diye bildigim her qeyin stnirlanndan ote-

de bir maceraya atrlmaya can atryordum. Bu di.inyayr gergekten terk etme anr geldifinde, don Juan renkli, bululu bir rqrltrya ddntiqtti. Evrende ozgtirce akan saf enerji haline gelmiqti. Onu yitirmek ciyle dayanrhn az bt duyguydu ki, o anda olmek istedim. Don Juan'ln sciylemiq oldu[u her qeyi goz ardr edip, hiE duraksamadan, kendirni yamaEtan aqafr atmaya hazrrlandrm. Eler bunu yaparsam, cjliimtimde beni yanrna almak zorunda kaln, ve igimde ne kadar farkrndahk kmnhsr kalmrqsa kurtanr diye diiqiiniiyordum. Ama gerek normal biliEsellilimin dnermeleri agrsrndan, gerekse qamanlarrn diinyaslnrn biliqselligi agrsrndan baktrlrmda agrklanmasr olanaksrz nedenlerden 6trirti, olmedim. G'iindelik yaqamm diinyasrnda yapayalnrz kalmrqtrm; yoldaglanmrn iiqti de dtinyanrn geqitli yerlerine dafrlmrqlardr. Kendimi tanryamryordum, bu da yalmzhfrrmr her zamankinden daha yakrcr hale

getiriyordu.

Kendimi don Juan'm birtakrm karanhk nedenlerden citiirii


geride brraktrfr bir tahrikgi ajan, bir ttir casus gibi gortiyordum. Erk Oyktileri'nden derlenen ahntilar, dtinyanrn bilinmeyen yarunr gcisteriyor; ama gamanlann dtinyasrnrn delil, giindelik yagamm d{inyasrnm--don Juan'a gore son derece giz dolu ve zengin olan-bilinmeyen yantnt. Gtindelik ya$amrn bu drinyasrna

ait harikalan yakalayabilmemiz igin ttim gereksindllimiz yererince yansz olmak. Ama yansrzhktan da fazla, yeterince sevmeye ve kendimizi brakmaya ihtiyaetmtzvar. "Bi savaqEr bu dtinyayr sevmeli," diye uyarmrqtr beni don Juan, "oylesine sradan gcirtinen bu dtinyarun agilmasl ve harikalannr gcistermesi igin." Bunu sriyledi[inde, Sonora goliindeydik. "Yi.ice bi duygu bu," dedi, "bu harikulade gcilde olmak, Eok eskiden kaybolup gitrniq volkanlann lavlanndan oluqmuq da! doruklanna benzeyen o grkrntrh tepeleri seyretmek. O dofal cam denilen lav taqr kiilgelerinin baz{an oyle yiiksek rsilarcla

ZAMANIN qARKI

yaratllmtqlar ki, olugtuklan anln rzim hAl6 taqryorlar tizerlerinde, insanr gorkemli duyumsamalarla dolduran. Erk ytiklti hepsi de. O delik deqik tepelerde amagsrzca dolaqrrken radyo dalgalannr alan bi kuvars pargasl bulmak olalaniistti bi qey. Bu harikulade tablo herkese agrk defil ne yazrk ki: bu diinyanrn harikalanna, ya da baqka bi dtinyanrn harikalanna ulagmak igin insanrn bi savaEEr olmast--dingin, kendine hakim, so[ukkanh, bilinmeyenin saldnlarma karqt deneyimli olmasr gerekli. Sen o kadar deneyimli defilsin heniiz. Bu yiizdeno sonsuzlu[un igine dalmaktan soz edebilmen iEin once bunlan elde etmeye gahqmahsm, yapman gereken, bu." Yaqamrmtn otuz beE yrhnt bir savaggmm olgunlu$unu elde etmek igin gahqarak geEirdim. Bilinmeyenin saldtnlartna karqr deneyim kazanmanrn peqinde, her tiirlii tantmm citesindeki yerlere gittirn. Gcize garpmadan, habersizce gidip, aynr bigimde geri dcindiim. Savaqgrlar sessizlik iginde ve tek baqlanna gahqrrlar; gittikleri ya da geri dcindiiklerinde bunu oyle dikkat gekmeye-

ikinct Erk Qemberi'nden Ahntrlar

Yitirece[i higbir qey olmadr[r zaman, kiqi ytirekli olur. $ayet yaprqabilecefimiz bir qeyler varsa, o zaman lirkek davranrrrz.

cek qekilde yaparlar ki, kimse fark etmez. Savaqgrrun olgunlufiuna bundan farkh bir ycintemde ulaqmaya gahgmak, gosterig yapmaktr; onun igin kabul edilemez.

Bir sava$gmrn higbir qeyi gansa brrakmasr miimktin delildir. Farkrndalr$rnrn gi.icii ve sarsilmaz niyeti ile, olaylann sonuElannr zaten kendi yaratrr.

Erk )ykilleri'nden altnttlar, eski ga[larda Meksika'da


yaqamrg olan qamanlann niyetinin hdlA kusursuz qekilde iqbaqrnda oldu[unu bana en etkileyici bigimde hatrlatfi. Zamantn Earkr

Eevremde amanslzca doni.iyor, ve kiginin, tutarh konuqamayacalr denli gcirkemli manzaralan gozlerimin oni.ine seriyor.

"$u kadannt soylemek yeterli," demiqti don Juan bir

keresinde, "ister qamanlartn, ister srradan insanlann dtinyasr olsun, bu di.inya oylesine aErk oyle net ki, bunu fark etmekten bizi ancak bi saprng ahkoyabilir. Saprngh insanlara zamanln Qar-

Savaggr kendisine yaprlmrq ttim iyilikler igin karqrhk vermek istedifinde, karqrsmda borcunu cideyebilece[i bir kimse yoksa, bunu insanhk ruhuna yollayabilir. Her zaman gok ki.iEtik bir hesaptrr bu-gonltinden ne kadar koparsa kopsun, yeter de aftar

kmm

iEinde kaybolmanrn neye benzedifini anlatmaya Eahqmak, bi savaqErnrn ytiklenebilecefi en anlamsz iqtir. Onun igin, yolculuklanntn yalntzca savaggl konumunun bi ozelli$ olarak kalmasrnt saflar o."

bile.

62

ZAMANIN qARKI

iriNci enr qEMeeni'NDEN ALTNTTLAR

63

Akademisyen, dtinyayr gizel ve aydmhk krlmak igin tasarrlar yaptrfr gi.intin ardrndan, hepsini unutmak izere akqam saat beqte evine gider.

drr bu. Enerji alanlannrn d{izelmesi sonucunda bir savaggr gok derinden etkilenir, hatta olebilir bile, ama kusursuz bir savaqgr daima yagamlnr siirdtiriir.

Insan biEimi, evrende var olan enerji alanlanndan oluqmuq bir

ktirnedir, ve yalnrzca insanolullarrna aittir. $amanlann buna insan biEimi demelerinin nedeni, bu enerii alanlannrn cimtir boyu siiren ahqkanhklar ve kotti kullanrm yiiztinden btikiilmi.iq ve garprlmrq olmalandrr.

Savaqgrlann sahip olduklarr tek ozgtirli.ik, kusursuz davranmaktr. Kusursuzluk sadece cizgtirliik delil, aynt zamanda insan bigimini dtizeltmenin de tek yoludur.

Her ahqkanhk, iqlevsel olabilmesi igin tiim pargalannr gereksinir. Kimi pargalan eksildilinde, ahqkanhk dafrlrr.
savaggr de[iqemeyecefini bilir, ancak gene de ttim gtictiyle de$igmeye ulraqrr. De[iqmeyi baqaramazsa da asla diiq krrrklrfrna upramaz. SavaqErnrn srradan insana oranla tek avantaSavag burada, bu dtinyada. Bizler insan olarak yaratrlmrqrz. Bizi neytn bekledilini, ve ne ttir bir erkimiz olacalrnr kim bilebilir?

Bir

jr budur.

SavaqErlar insan bigimini tirktiterek onu silkeleyip ondan kurtulmak igin, deliqme gabalannda kusursuz olmahdrrlar. Yrllar siiren kusursuzlufun ardrndan, insan bigiminin daha fazla dayanamayrp terk edecefi bir an gelir. Yaqam boyu stiren ahqkanhklar ytiztinden garprlmrq olan enerji alanlannrn diizeldifi an-

insanlann drinyasr bir aqa[r bir yukan inip grkar, ve insanlar da dtinyalanyla birlikte inip grkarlar; bu iniq Erkrqlan izlemek sa-

ZAMANIN QARKI

iriNCi

ERK QEMegni'NDEN ALINTTLAR

vaggrlann igi degildir.


Varl rlrmrzrn temeli, algrlama edimidir; varh! tmtztn btiytisell igi de farkrndahk edimidir. Algrlama ve farkrndahk tek, iqlevsel, ayrrl ama z bir bi,ittindtir.

mesine bayrlrrlar, ama bundan da gok bayrldrklarr qey. soy-

lenenlere kargr grkrp onlan yapmamaktrr; bu ytizden kendilerine ne yapm alan gerektifiini ilk bagta soylemiq olan kimseden nefret edip baqlannl her tiirlti derde sokarlar.

Yalnrzca bir kez segeriz. Bir savaq gr, ya.da sradan bir insan olmayr segeriz. ikinci bir segim yoktur. Imkdnsrzdr bu, imkdnsrz.

Herkesin herhangi bir gey igin yeterli kiqisel erki vardr. Savaqgmm marifeti, kigisel erkini zaaflartndan uzak tutup sava$Elrun amaclna yoneltmektir.

Savaqgrnrn yolu bir insanl yeni bir yaqam sunar, ve bu ya$amln yepyeni olmasr gerekir. Insan bu yeni ya$amlna eski girkin yontemlerini getire mez.

Hepimiz g dreb ilir iz, ancak g ordil g iimilz Iertz.

arumsamamayl yeE-

Savaggrlar daima bir dizinin ilk olaytnt, onlar igin o andan sonra geliqecek olaylann bir planr ya da haritasr gibi ahrlar.

insano[ullan kendilerine ne yapmalan gerektifinin soylen-

iriNci

ERK qEMeeni'NDEN ALINTILAR

67

Agrmlama

Ben ikinci Erk Qemheri'ni yazana dek aradan yrllar geEti. Don Juan gideli gok olmuqtu, ve bu kitaptan yaprlan ahntrlar onun

sciylemiq olduklanndan anrmsadrklanmdrr-yeni bir durum, yeni bir geligmeyle tetiklenmiq anrlardrr bunlar. Yeni bir oyuncu belirmiqti yaqamrmda. Don Juan'rn yoldagr, Florinda Matus. Don Juan aynldrfirnda, Florinda'nrn elitimimizin son krsmrnr bir qekilde toparlamasr igin geride brrakrldrlrnr don Juan'rn

ttim ci[rencileri anlamrqtr.


zedelenmeden bir kadrndan emirler almayr becerene dek tam olmayacaksln," demiqti don Juan. "Ama o kadrn herhangi biri olamaz. Ozel bi kiqi olmah, erk sahibi, hep hayal ettifiin 'yetkili adam'havalanna girmene rzin vermeyecek denli de amanslz biri olmah."

"Benlilin

kuqkum yoktu. Oysa ,!aka filan yapmryordu. Bir gtin, Florinda Donner-Grau ve TaishaAbelar geri dondiiler, ve birlikte Meksika'ya gittik. Guadalajara kentinde bir biiytik mapazaya girdik, orada Florinda Matus'u, hayatrmda gordii[iim en muhteqem kadrnr bulduk; son dercce uzun-bir seksen boyunda, ince, grkrk

Sciylediklerine giiltip gegmiqtim elbette. $aka etti[inden

zamanki gibi son derece mesafeliydi, bense yerin dibine geEmiq, adeta hiddetlenmiqtim. Kristah a[znt daha ilk agrqrnda "iki qigek, Bir Bocek!-Ug Ahbap Qavuglar" gibi boktan bir karqrlamayla ortaya grkan bu kadrnla gatrqmayahazwdrm. Ancak varhlrndan haberim bile olmayan yanlanm imdadrma yetiqti, can stkmttst ve ofkeyle tepki gostermemi engelledi, Florinda'yla gok iyi, hayal edebilecefiimden de iyi bir qekilde anlagtrk. Bizi demir yumrukla yonetiyordu. Yaqamlartmlzln tartrqrlmaz kraligesiydi. Bizi ycinetme igini en ustahkh gekilde baqaracak erke ve yanslzh[a sahipti. Bir gey istedifiimiz gibi gitmedifiinde kendimize aclmamlza ve stzlanmalar iginde bolulmamrzatzin vermezdi. Don Juan'a hiE benzemiyordu. Don Juan'rn safiduyusu yoktu onda, ama bu eksiklifini dengeleyecek bagka bir nitelile sahipti: son derece hrzhydr. Bir durumu ti.imiiyle kavrayrp anmda kendisinden bekleneni yapmasr iEin tek bir bakrqr yeterliydi. En sevdifi, ve benim de gok hoqlandrftm manevralartndan biri, bir dinleyici toplululuna ya da sohbet ettili bir grup insana resmi bir edayla qoyle sormaktt: "Gazlann bastncr ya da yer degigtirmesi hakkrnda bilgisi olan biri var mt arantzda?" Boyle bir soruyu tam bir ciddiyet iginde yoneltirdi. Dinleyiciler, "Hayrr, hayrr, yok," dedifinde de, "O zaman istedilim her qeyi soyleyebilirim, degil mi?" der, ve gergekten de ne isterse soylerdi. Bazen oyle saqmalardr ki, giilmekten yerlere yuvarla-

kemikli, gok giizel ytizlii, yaqh, ancak gok geng kadrnt. "9h! Hele qi-iki.ir!" diye.balrrdr, bizi goriince. "Ug Silahgorler! Ug Ahbap Qavuglar-Iki QiEek, Bir Bcicek! Her yerde sizi anyordum!" Baqka lafa hacet kalmadan, idareyi ele ahnrqtr bile. Florinda Donner-Grau, elbette slnrrslz sevinmiqti. Taisha Abelar her

nrdrm. Obiir klasik sorusu da quydu: "Burda kimse qempanzelerin retinalart hakkrnda bir qey biliyor mu? Bilmiyor mu?"-vs Florinda qempanzelerin retinalan hakkrnda gaddarca zwalamaya baqlardr. Daha onceleri, ciylesine ellendifim bagka bir zaman hig olmamrqtr. Hayranr ve tarilqmastz destekEisiydim
onun.

Bir keresinde kuyruk sokumumda bir fisttil Erktr; yrllar oncesinde kakttis dikenleriyle dolu bir dere yatalrna dtigmtiEttim,

ZAMANIN qARKI

kikadan fazla stirmez. " Florinda'ya danrqtr[rmda qoyle dedi, "Sen nagualsrn. Ya kendini sa[altrr, ya da oltirsiin. Baqka yolu yok, gifte standart olmaz. Doktorun degti[i bir nagual olman igin erkini yitirmiq olman gerek. Ya fisttilden olen bir nagual? Utang verici." Florinda Donner-Grau ve Thisha Abelar'rn drqmda, don Juan'rn olrencilerinin hiEbiri Florinda'dan hoqlanmryorlardr. Korkutucu biriydi. Haklan oldu[una inandrklan ozgiiritifti onlara asla vermiyordu. Onlarm $amanhk-taslayrcr eylemlerini asla onaylamryor, savaqglrun yolundan her aynhqlannda etkinliklerine son veriyordu. ikinci Erk Qemberi'nden yaprlan derlemede, ofrencilerin birbirleriyle gekiqmesi apagrk meydanda. Don Juan'rn obiir ci$rencileri agn bencil taqkrnhklarla dolu, her biri kendini one grkaran, kendi de[erini kabul ettirmeye Eahqan yitik bir gruptu. Ondan sonra yaqamlartmrzda olup biten her qey Florinda Matus'un derin etkilerini taqrdr, ama kendisi higbir zaman on plana grkmadr. Daima geri plandaydr-akrlh, komik, amanslz. Florinda Donner-Grau ve ben daha cince hig kimseyi sevmedilimiz kadar sevdik onu; ve ayrrldr[rnda, Florinda Donner-Grau'ya adrnr, mticevherlerini, paraslnt, zarafetini, sosyal becerisini miras brraktr. Florinda Matus hakkrnda asla bir kitap yazamayacalrmr biliyordum; e[er biri bunu yapacaksa, bu Florinda Donner-Grau olmahydr; onun gergek varisi, en sevgili krzr. Ben, Florinda Matus gibi geri planda bir figiirdiim sadece; bir savaqgmrn . yalnrzhlrnr gidermek, ve yerytiztinden gegiqimin tadrna varmak igin don Juan tarafindan oraya yerleqtirihniq biri.

o ytizden olmahydt O zaman viicudumdan yetmig beq ilne grkarmrqlardr. Bir tanesi ya tam grkmamr$, ya da igerde toprak kahntrlarr kalmrq. olmah ki, yrllar sonra orda bir fistiil oluqtu. Doktorum, "Onemli de[iI," dedi, "sadece deqilecek bir iltihap kesesi var. Qok basit bir operasyon. Temizlemek birkag da-

Kartal' rn Armafanr' ndan Ahntrlar

Riiya gorme sanafi, kiqinin sradan rtiyalannr kullanrp, onlarr riiya gorme dikkati denilen cizel olarak geliqtirilmig bir dikkat big imi aracrh[ryla denetimli farkrnd ah!:a dontiqttirme yetisidir.

iz stirme sanatl, bir savaqgmm dtiqtini.ilebilecek her durumdan en iyi neticeyi grkarabilmesine olanak veren bir ycintemler ve
tutumlar dizisidir.

Savaqgrnrn erkini odaklayacafr maddesel qeyleri olmamah; de-

lersiz qeyler yerine tine, bilinmeyene gergek yolculuk iizerine


odaklamah erkini.
Savaqgrnrn yolunu izlemek isteyen herkes, maddesel geyle-

re sahip olma, onlardan destek alma dtirttistinden kendini kurtarmah.

70

ZAMANIN QARKI

KARTAL'IN ARMAGANI'NDAN ALTNTILAR

71

Gorme, bedensel bir bilgidir. Bizde gorsel duyumun baskrn oluqu, bu bedensel bilgiyi etkiler ve onun gcizle ilintiliymiq gibi gciri.inmesine neden olur.

ri artrk onu etkil emez. Acayip bir huzur, yaqantrsrnr


birini benimsemiqtir-yansrzhlr.

yoneten gtig haline gelmiqtir. Bir savaqgmm yaqamrndaki kavramlardan

Insan bigimini yitinnek, bir sarmal gibidir. Bir savaqgrya kendisini d{iz enerji alanlan gibi anrmsama ozgi.irli.ilti verir, ve bu da onu btisbtitiin ozgtir krlar.

Yansrzhk, ille de bilgelik anlamrna gelmez, ama gene de bir avantajdrr; gtinkii sava$glnln bir anh[rna duraklayrp durumlan yeniden deferlendirmesini, konumlan yeniden gozden gegirmesini sallar. Ancak o bir anhk stireyi tutarh ve do[ru bigimde kullanabilmesi igin, bir sava$glnln ttim cimri.ince caymaksrzrn ufiraqmasl gerekir.

Bir

savaqgr bekledigini bilir, ne iEin bekledilini de; ve beklerken diinyaile gozlerine bir golen verir. Bir savaqgrnm nihai bagansr, sonsuzlulun sevincinin tadrnr grkarmaktrr. Yazgrma hrikmeden erke Eoktandtr etmiEim

kendimi teslim.
Yokki yaprEttgrm

bir

gey, onu savunmak

isteyeyim.

Bir savaqEmln yazgrslnln seyri defiqtirilemez. Savaqgrnm yenmesi gereken zorluk, ne kadar ileri gidebileceli, ve o kafi smlrlar iginde ne denli kusursuz olabilecegidir.

Yoktur diiEilncelerim, o yiizden gorecegim. Yoktur korktugum hir $ey,o ytizden kendimi

arumsayaca{tm.
Yansu ve kaygtstz,

Frlayryt ozgiirliige do[ru, Kartal' t geEece{im.

SavaqErnrn higbir beklentisi kalmadrlmda, insanlann eylemle-

72

ZAMANIN qARKI

KARTAL'IN ARMAGANI'NDAN ALINTILAR

13

Savaqgrlar igin maksimum stres koqullannda iqlerini ytiriitmek, normal koqullarda kusursuz olmaktan gok daha kolaydrr.

Bir an cince yerytiztinde canh iken qimdi olti olan ti.im yaratrklann farkrndahklan, sahipleri, ya$am sebepleri ile buluqmak amacryla ategboce[i yrlrnlarr gibi stiziilerek Kaftal'm gagasrna do!ru i.iqi.iqtirler, ve Kartal tarafindan yutulurlar. Kartal bu ufacrk alevleri tek tek ayur, trpkr sepicinin bir postu germesi gibi aErp dtizeltir, sonra yutar onlan; zira farkrndahk, Kartal'm besinidir.

insanolullarr iki-yanhdr. Sa[ yan, akhn kavrayabileceli her qeyi kapsar. Sol yan, betimlenemeyen niteliklerin Alemidir; scizci.iklere srldrrrlamayacak bir 6lem. Sol yan ola ki kavrana-

bilir-qayet topyek0n
oluruz.

bedenin iginde yer alan qey kavrayrq ise; onun kavramsallagtrrmaya gosterdigi direnci boylece anlamrq

Kartal, ttim canh varhklarn yazgtlannr ycineten bu erk, o varhklann hepsini birden ve egit olarak yansrtr. Bu yiizden, insanrn Kartal'a dua etmesinin, ondan liituflar dilemesinin, merhamet beklemesinin hiE yolu yoktur. Kartal'rn insan yanr, ttimiinti harekete gegiremeyecek kadar onemsizdir.

$amanizmin ttim ozellikleri, olanaklan, baqanlarr, en basitinden en gorkemlisine kadar, insan bedeninin kendisinde yatar.
Yagayan her varhla, efer isterse, cizgtirltile agrlan bir arahk bularak ordan grkrp gitme erki verilmiqtir. Bu arah[r goren gorticiiler, ve onun iginden gegen varhklar igin, Kartal'rn bu ar-

Ttim yagayan varhklarm yazglsmr yoneten erk, Kartal diye adlandrnlmrgtrr-bir kartal oldu$u, ya da kartalla herhangi bir iliqkisi oldulundan defil, gortictiniin goztine slnrsrz btiytikliikte simsiyah bir kartal gibi gori.indiilii igin; boy'u sonsuzlufa eriqen, dimdik duran bir kartal gibi.

malanr onlara, farkrndahlr siirekli krlmak igin bafrqlamrq oldulu apagrk ortadadrr.

OzgLirltile gegig, sonsuz bir yaqam demek defildir-yani son-

74

ZAMANIN qARKI

KARTAL'IN ARMAGANI'NDAN ALINTILAR

15

suzluk scizci.ili.intin genelde gafrr gtrrdrlr gibi ciltimstizltik anlamma gelmez. Bu daha gok, normal olarak oli.im anrnda terk edilen farkrndahlm savaggrlar tarafindan korunabilmesi anlamlnl tagr. Gegiq anrnda, beden tamamen bilgiyle tutuqmug durumdadr. Her bir hi.icre, kendisinin farkrnda oldu[u kadar, bedenin btitiinliifi.intin de farkrndadrr.

Gereksiz olan her qeyi atmak, iz stirme sanatrnrn ikinci ilkesidir. Savaqgr iqleri karmaqrklaqtrrmaz. Yahn olmayr hedefler" Olanca konsantrasyonunu savaga girme ya da girmeme kararr tizerinde odaklar; ziraher savag, bir oltim kahm savaqrdrr. Bu, iz stirme sanatrnrn tiEiincti ilkesidir. Bir savaltr son gosterisini yapmaya, qimdi-ve-burada,hazr ve istekli Ama ge';imaliciu.

ligigtizel bir biEimde de[il.

Kartal'rn cizg{irltik arma[ant bir ihsan de[il, bir firsat kazanabilme firsattdr.

Bir

savaqgl gevqer ve kendini brraklr; hiqbir $eyden korkmaz. Ancak o zaman, insanolullanna krlavuzli-rk eden erkler sava$grya yolu aEar ve ona yardrm ederler. Ancak o zaman. Bu, iz siirme sanatrnrn dordiincti ilkesidir.

Bir

savaqgr asla kuqatma altma altnamaz. Kuqatrlmtq olmast, kiqinin sahip oldu[u, ablukaya ahnabilecek, kiqisel serveti oldulunu gosterir. Bir savaqgmln bu dtinyada kusursuzlu[undan baqka higbir qeyi yoktul-lo5ursuzluk ise tehdit edilemez.

Hakkrndan gelinemeyecek ters bir durumla karqrlaqtrklarnnda, savaqgrlar bir anhfirna geri gekilir. Zihinlerini o rers duruma takmazlar. Zamanlannr baqka bir qeyle rneqgul olarak gegirirler. Her gey olabilir, bu. Bu da iz si.irme sanarrntn beqinci ilkesidir.

[z stirme sanattntn birinci ilkesi, savaqgrlarm sava$ alanlannt segmeleridir. Bir savaggr gevresine iliqkin bilgisi olmakszm asla savaga gffmez.

Savaqgrlat zamant srkrqtrrrrlar; bu iz siinne sanatrnrn altrncr

il-

ZAMANIN qARKI

KARTAL'IN ARMAGANI'NDAN ALINTILAR

77

kesidir. Bir an bile onemlidir. Bir ciltim kahm savaqtnda, bir saniye bir sonsuzluk, sonucu belirleyecek bir sonsuzluk demektir. SavaqErlar baganyr hedeflerler; bu ytizden zamant stktgtrtrlar. SavaqErlar tek bir anlannt bile boga hatcamazlat.

Savaqgrlann akhnda tek bir qey vardrr: ozgi.irltikleri. Olmek ve Kartal'a yem olmak onlarr yrldrrmaz. 6te yandan, Kartal'm yarundan slvrglp ozgiirlegmek kiistahhfrn (tagakhhfirn) dik
AlAsrdrr.

iz

stirme sanattntn yedinci ilkesini uygulamak iEin, kiqinin obtir altr ilkeyi uygulamast gerekir: bir iz si.iriicti kendisini asla one Erkarm az. O her zaman olaylann arkastndan bakmaktadrr.

Savaqgrlar zamandan soz ettiklerinde, saatin hareketiyle olgtilen bir qeyi kastetmezler. Zaman, dikkatin cjziidtir; Kartal'rn yaydrlr geyler, zamandan yaprlmrqtrr; ve dolrusunu soylemek gerekirse, bir savaggr ciztin farkh yanlanna girdilinde, zamanla tanrqmaya baqhyor demektir.

Bu ilkelerin uygulanmasl, iig sonug dofurur. Birincisi, iz siiriiciiler kendilerini asla cinemsememeyi cilrenirler; kendilerine gtilebilmeyi olrenirler. Baqkalannca dalga gegilmekten korkmazlarsa, herkesle dalga gegebilirler. Ikincisi, iz stirtictilerin sonsuz sabra sahip olmayr ogrenmeleridir. iz siirtici.iler asla acele etmezler; asia sinirlenm ezlet Ugiinctisii de, iz stirtictiler sonsuz bir do[aglama yetisine sahip olmayr olrenirler.

Bir savaqgr artrk aflayamaz,, ve onun rstrabmrn tek ifadesi evrenin gok derinlerinden gelen bir tirpertidir. Sanki Kartal'm yayrhmlanndan biri saf rstraptan oluqmuq gibidir, ve o yayrhm bir savaqgryr vurdu[u zaman, savagglnln tirpertisi sonsuz olur.

SavaqErlar yaklaqmakta olan zamanr gciriirler. Normalde gor-

, brzden uzaklaqan zamandr. Yalntzca savaqgrlar bunu defiqtirebilir, ve kendilerine do!ru ilerlemekte olan
diiftimtiz
zamanr gortirler.

KARTAL'IN ARMAGANI'NDAN ALINTILAR

Agrmlama

Kartal'm Arnrufianr'ndan yaprlan ahntrlan gozden gegirmek


igimde olalantistti duygular uyandrrdr. Eski gafi Meksikasr qamanlannrn her zamankinden daha belirgin qekilde iqbaqrnda olan niyetinin gtictini.i hemen hissettim. O zaman, bu kitaptan yaprlan ahntrlara hiikmedenin onlartn zamantn Earkt oldu[una hig kugkusuz inandrm. Bunun da otesinde biliyordum ki, gegrniqte yapmrg oldu[um her qey-omefin Kartal'm Arntafrant 'ntyazmak gibi (ve yapmakta olduEum her gey: bu kitabr yazmak gibi)-igin de bu gegerliydi. Bu durumu agrklayabilmem mtimktin olmadr[r igin, bunu algakgontilltiltikle kabullenmekten baqka segenefim kalmryor. Eski ga[ Meksikasr qamanlarmm gerEekten farkh bir biliqsel sistemleri vardr; ve iq bagrndaki bu farkh sistemin birimleri ile beni hAlA, bugtin bile, en olumlu, en yiireklendirici bigimde et-

kileyebiliyorlardr. Eski Ea! qamanlannca tasarlanmlq standart qamanistik tekniklerin en aynntrh Eeqitlemelerini o[renmem igin beni iqe kogan Florinda'nrn gabalarr sayesinde, ozetleme yaparak, ornelin don Juan'la yaqadr[rm deneyimlerimi hayal bile edemeyecelim kadar gtiglti bir bigimde gozden gegirebildim. Kartal'rn Arma{am adh kitabrmr don Juan Matus'a iliqkin bu gortiqlerin sonucunda yazdrm. Don Juan igin ozetlemenin anlamr, kiqinin yagamrndaki her qeyin tek bir hareketle yeniden yaqanmasl ve yeniden dtizenlenmesiydi. Don Juan bu kadim teknilin geqitlemelerindeki

kiigtik aynnttlarla hig ufraqmazdr. Ote yandan Florinda ti.imiiyle farkhydr; krh krk yaran bir tittzltpe sahipti. Aylarrnr harcayarak, beni cizetlemenin ciylesine farkh cephelerine girmem igin yetigtirdi ki, bunlan agtmlamayr bugtine dek baqarabilmiq de[ilim. "Senin bu deneyimin, sava$gmln enginligiyle ilgili," diye agrkladr Florinda. "Teknikler orada. Hepsi laf. Asrl biiytik onem tagryan, onlart kullanan insan, ve onlarla sonuna kadar gitme tutkusu." Florinda'nm yontemleriyle don Juan'r cizetlemek, ona iliqkin en act verici, aynnttlar ve anlamlar igeren gori.intiilef yaratfi. Bu, don Juan'tn kendisiyle konuqmaktan slnrslz tilEtide daha yolun bir qeydi. Nagual Juan Matus'un zerre kadar umrunda olmayan pratik olasrhklarr qaqrrttcr bigimde kavrayrqrmt Florinda'nrn pragmatizmine (yani, gerEckgiligine) borEluydum. Gergek bir kadrn pragmatist olarak Florinda'nrn kendisi hakkrnda higbir htisntikuruntusu yoktu, asla biiytikliik taslamazdt. Tek bir srayl bile atlamayr goze alamayacak bir tarla siiri.iciisti oldu[unu sciyltiyordu. "Bir sava$gt gok yavaq ilerlemeli," diye ofiitlerdi, "ve savaggmm yolundaki kullanrlmaya hazr her o[eden yararlanmah. Bunlarln en olalaniistti olanlanndan biri, biz savaqgrlann ttimtiniin dikkatlerini yaqanmrq olaylarrn tizerine sarstlmaz bir gtigle odaklayabilme yetisidir. Savaqgrlar bunu hig karqrla$madrklan insanlann tizerine bile odaklayabilirler. Bu derin odaklamanrn sonucu her zaman ayntdr. Sahneyi yeniden yarattr. Yrfrnlarla hal ve hareket, unutulmuq ve yepyeni, kendini savaqgmm kullanrmtna sunar. Dene bunu." Florinda'nrn ciltidtinti tuttum, ve tabii don Juan'a odaklandrm ve belirledi[im her an iginde meydana gelmiq olan her geyi hatrrladrm. En alakaslz ayrmtilan bile anrmsadtm. Florinda'nrn Eabasr sayesinde, don Juan'la birlikte yaprlmrg saylslz eylemi, ve bu aruda ttimtiyle atlamrq oldulum, gok biiytik

80

ZAMANIN QARKI

KARTAL'IN ARMAGANI'NDAN ALINTILAR

8l

cinem taqryan ayrrntrlan yeniden belirledim.

Kartal'm Armafiaru'ndan yaprlan ahntrlann ruhu beni son derece sarstr, gtinkti don Juan'rn, kendi dtinyasrnrn ofielerini, insani baqannm timsali olarak savagElnln yolunu ne denli iEten vurgulamrq oldulunu gozlerimin oniine sermiqti. Bu itici gtig, kiqilifiini de agmrqtr, ve qimdi her zamankinden dal-ra canhydr. Don Juan hig aynlmamr; gibi geliyordu bazen, gergekten hissediyordum bunu. Bu duygu onun evde dolaqtr[rnr gerEekten duyma noktasrna kadar vardr. Florinda'ya bunu sordum. "Oo!, onemli defiil bu," dedi, "Bu sadece nagual Juan Matus'un boqlufunun, gu anda farkrndahlr nerede olursa olsun, sana dokunmak iEin uzanmasrndan oluyor." Florinda'nln yanrtr kafamr blisbtitiin kanqtumaktan, beni her zatnankinden fazla qaqrrtrp bedbinlegtirmekten baqka iqe yaramadr. Florinda'nln nagual Juan Matus'a en yakrn kigi olmasrna karqrn, ikisi birbirinden gaqrrtrcr olEtide farkhydrlar. ikisinin paylaqtrlr ozelliklerden biri, benliklerinin boqlufu idi. Artrk insan de[ildiler. Don Juan Matus bir insan olarak siirdtirmiiyordu varhfirnr. Benli[inin yerinde bir dykiiler derlerni vardr; her biri o anda tartrqmakta oldufiu duruma uygun, safduyusunun ve sadelifiinin izini tagryan, o[retici oyki.iler ve qakalardr
bunlar.

ona Latince de o[retmiqti. Nagual Elias Kutsal Kitabr bir din bilgini kadar akrcr bigimde okuyabiliyordu. Yazgrsr bir rahip olmaktr, ne var ki bir Krzrlderiliydi, ve o zarlanlar Krzrlderili-

ler rahipler srnrfina uygun goriilmiiyordu. Qok korkutucu, Eok koyu tenli, gok yerli tipliydiler. Rahipler daha tist sosyal smrflara mensuptu, Ispanyollarm torunlanydrlar, beyaz tenli, mavi gozlii; yakrqrkh, eli ytizti diizgtin kiqilerdi. Onlara kryasla nagual Elias Eok kaba sabaydr, ama mticadelesini si.irdtirtiyordu, gtinki.i akrl hocasr, Tanrr'nln onu gozetip rahiplige kabuliinti sallayacafrna dair soz vermiqti kendisine. "Krlavuzunun baq papazr oldulu kilisenin zangoElulunu yaptrlr gtinlerden birinde, gerEek bir cadr geldi kiliseye. Adr Arnalia'ydr. Onun tam bir Erlgrn oldu[unu sciylerler. Her ne hal ise, Amalia zavalll zangogu baqtan Erkardr, ve Elias kadrna oyle delice, riyle umutsuzca Aqrk oldu ki, kendini bir nagual adamrn barakasrnda buluverdi. Gel zaman grt zaman, nagual Elias olup Erktr; saygrn. kiilti.irhi, iyi elitimli bir kigilik. Cortiniiqe gcire, nagual olmak onun iEin bigilmig kaftandr. Dtinyada kendisinden esirgenmig olan adrnr gizleme imkAnrnr ve itibarr sa!lamrqtr

bu

ona.

Florinda da aynrydr; bitmez tiikenmez oyktileri vardr. Amir onun oykiileri insanlar hakkrndaydr. Florinda gahsiyete kagrna-

drlr igin, bunlar dedikodunun bir iist biEimi gibiydiler sankiinanrlmaz olgiilerde yi.iksek ve ellenceii gevezelikler. "Sana gok benzeyen bir adamr incelemeni istiyorum," dedi bana, bir gtin. "Onu ttim omrtince tanryormu$sun gibi ozetlemeni istiyorum. Bu adamrn bizim silsilemizin oluqumundaki
etkisi srnrrsrzdr. Adr Elias'dr', nagual Elias. Ben ona 'cennetten kovulan nagual' diyorum. "Nagual Elias bir Cizvit papazr tarafrndan yetiqtirilmiqti, okumayr yazmayt ve klavsen galmayr ondan olrenrniqti. Adarn

"Elias bir dtiq adamrydr, ve bunda oylesine iyiydi ki, evrenin en gizh yerlerini bedensiz olarak dolaqtr. Bazen oralardan cisimler getirdifi bile oldu, bigimlerinden cittirii goziine takrlmrq olan, akrl errnez cisimlerdi bunlar. 'icatlar'diyordu bunlara. Koca bir koleksiyonu vardr bu nesnelerden. "Ozetleme dikkatini bu icatlar iizerine odaklarnanr istivorum," diye buyurdu Florinda. "Onlan koklarnanr, ellerinle hissetmeni istiyorum, sana gimdi soylediklerimin rqrfrnrn drqrnda onlan asla gcirmemiq olsan da. Bu odaklamayl yapmak, bir baqvuru noktasr kurmaktrr; trpkr tiEi.incti bilinmeyenin hesaplanmasryla goziilen bir cebir denklemi gibi. Nagual Juan Matus'u sonsuz bir berrakhkla grireceksin, ve bunu bir baqkasrnr dayanak noktasr olarak kullanma yoluyla yapacaksm."

82

ZAMANIN qARKI

Kartal'm Arma{ant kitabrnrn esast, don Juan'm dtinyada bulundu[u srada bana yaptrklarmm derinlemesine gcizden gegirilmesine dayanlyor. Yeni cizetleme hiinerlerim-nagual Elias'ln dolrulama noktasr olarak kullanrml-sonucunda edindi[im don Juan gciri.inttileri, o yaqarken sahip.oldulum goriinttilerine oranla srnrsrz cilgtide daha yofundu. Ozetleme gortintiileri yaqam esnasrndakilerin srcakhfirndan yoksundular; ama bunun yerine, insanrn diledifiince inceleyebilecefi canstz cisimlerin kesinlik ve eksiksizlifine sahiptiler.

igten Gelen Ateg'ten Ahntrlar

Uztintti ve cizlem olmadan tam olunmaz, zira onlar olmadan sa[duyu ve sevecenlik yoktur. Sevecenlikten yoksun bilgelik de, safduyusuz bilgi de yararsrudw.

Kendini-cinemseme, insanrn en btiytik dtiqmanrdrr. Onu gtigstiz dtigtiren, yoldaqlannrn kendisine yaptrklan ve yapmadrklarr ytizi.inden incinmesidir. Kendini- cinemsemek, ins anrn omrtintin golunu bir qey ya da bir kiqi tarafindan incitilmiq olarak gegirmesi demektir.

Bilgi yolunu izlemesi igin, kiginin hayal gticii Eok genig olmah. Bilgi yolunda higbir qey istedifimiz kadar agrk defildir.

84

ZAMANIN qARKI

igTEN GELEN ATE$'TEN ALINTILAR

85

Gori.iciiler ufak tiranlar karqrsrnda yrlmakslzrn dayanabilirlerse, bilinmeyenle zarar gormeden yiizleqebilirler kuqkusuz, ve ardrndan, bilinemeyenin varhfrna haydi haydi dayanabilirler.

Biz algrlarrz. Bl, kesin bir gergek. Ama ne algrladrfrmrz, aynr ttirden bir gerEek defil, Etinkti ne algrlayacalrmlzr oprernrrz.

Bilinmeyen kar$tsrnda yrlmakstztn dayanabilen bir savaqglnln, kuqkusuz ufak tiranlarla da zarar gormeden yiz y1ze gelebilecefini diigtinmek, dofialdr. Ama bu ille de boyle olmayabilir. Eski Ea$arda mtikemmel savaqEtlartn mahvtna yol agan, bu varsaylma giivenmeleriydi. Kargr konmast olanakstz erk konumlanndaki kiqilere meydan okuyup onlarla ulraqmak kadar savaqglnrn ruhunu tavma getiren bagka higbir qey yoktur. Savaqgrlar, bilinemeyenin basktsma dayanabilmek iEin gerekli safduyu ve dinginli[e ancak bu koqullar altrnda ulaqabilir.

Savaqgrlann dediline gore, etraftmran nesnelerle dolu bir di.inya oldu[unu di.iqtinmemizin tek nedeni, farkrndahlrmrzdrr. Ancak gergekte var olan, Kartal'rn yayrhmlandr; akrqkan, sonsuza dek devinen, ancak de[igmeyen, ciliimsiiz.

Bilinmeyen, belki dehqet verici bir baflamla sarmalanarak insandan gizlenmi$ bk qeydir; ama gene de insantn ulaqabilecefii bir uzakhktadrr. Bilinmeyen, belirli bir zamanda, bilinen haline gelir. Ote yandan, bilinemeyen qey, betimlenemeyecek, diiqiini.ilemeyecek, gergekleqtirilemeyecek olandrr. O, bize asla malum olmayacak bir qeydir; ancak gene de oradadrr---enginlilinin ttim goz kamaqtrrtcthlt, ve aynl zamanda dehqetiyle.

Hentiz ustalaqmamlg savaggrlann en btiytik kusuru, gordiiklerinin qaqrtrcrhlmr unutmaya efiilimli olmalarrdrc. Gortiyor olmalanndan dolayr qaqkrna ddner, bunu kendi dehalanna verirler. Usta bir savagEr, yenilmesi handiyse imkdnsrz olan insani gevqekli[ini alt edebilmek igin miikemmel bir disiplin timsali olmalrdrr. Gormenirz kendisinden daha onemli olan qey, sava$gtlann gdrdtikleriyle ne yaptrklandrr.

SavaqErlann yaqamlarrndaki en btiytik giiglerden biri korkudur,

Etinkii onlan o[renmeleri iEin krqkrrtrr.

86

ZAMANIN QARKI

IQTEN GELEN ATE$'TEN ALINTILAR

87

Bir gori.icti igin gergek, ttim yaqayan varhklann olmek igin baladr[rdrr. Ol iimti durduran, farkrndahktrr.

Ea-

IEsel sessizli{e ulaqrldr[t anda, her gey miimkiindtir artrk. Ken-

di kendimize konugmayl durdurmanm yolu, kendi kendimize


konuqmayr ofrenirken kullandrfi rmrz yontemin ayntstdtr ; btze zorlamalarla ve kararhhkla olretilmiqti bu, biz de oyle durdurmahyrz onu: zorlamalarla ve kararhhkla.

Bilinmeyenin varhlr ebediyen qimdidedir, ama norrnal farkrndah$rmrzrn olanaklannrn drqrnda kalrr. Bilinmeyen, srradan insanca gereksiz sayrlrr. Gereksizdir, giinki.i sradan insanrn onu kavramaya yeterli ozgtir enerjisi yoktur.

Kusursuzluk, olEtinmeli (yani, bile bile yaprlan), kesin, ve stirekli olan tek bir edimle baqlar. Eler bu edim yeterince uzun si.ire yinelenirse, kigi bir sarsilmaz niyet duyumu edinir, ve bu da bagka her qeye uygulanabilir. Bu baqanldr[rnda yol agrlrr. Bir sonug bir bagkasrna yol agar, ve sava$gr tiim potansiyelini gergekleqtirinceye kadar boyle stirer.

insanolullarmm en bi.iytik kusuru, akhn icaplarrna yaprqrp kalmalandr. Akrl, insanr enerji olarak ele almaz. Akrl enerjiyi yaratan araglan ele alrr, ama asla gergek anlamda kavrayamadrlr qey, bizim araElardan daha iyi oldu[umuzdur: biz enerjiyi yaratan organizm alarn. B iz enerj i baloncuklan yrz.

Farkrndahfirn gizi karanhktrr. Insanofullarr bufu grkanr gibi bu gizi, bu agrklanamayan qeyleri yayarlar. Kendimizi baqka bigimde ele almak deliliktir. Bu yiizden bir savaqgl, insanrn gizini, onu us sall aqtrrrnaya gah q arak alEaltmaz.

Topyek0n farkrndahfia eriqmiq savaqgrlar, goriilesi bir manzaradr. Bu, onlann igten ige yandrklarr andrr. Igten gelen ateq, onlan ki.il eder. Ve tam farkrndahk halindeyken, kendilerini

Kartal'rn yayrhmlarr ile kaynaqtrrlr, ve sonsuzlula stiztili.irler.

Kavrayrqlar iki ttirltidtir. Biri sadece gaza getirici konuqmalardan, btiytik coqkusal patlamalanndan ibarettir. Otekiyse birleqim noktasrnrn yer defiqtirmesinin bir tiriintidiir; ona coqkusal

88

ZAMANIN QARKI

patlama defil, eylem eqlik eder. Coqkusal kavrayrqlar yrllar sonra, savaqErlar birleqim noktalarrnrn yeni konumunu kullana kullana pekiqtirdikleri zaman gelir.

Agrmlama

Baqrmrza gelebilecek en kotti qey, olmek zorunda olmamrzdt,

ve bu bizim defiiqtiril emez yazgtmtz oldu[una gore, ozg;jrtiz; her qeyi yitirmiq olanlann korkacak bir qeyi kalmaz.

IEten Gelen AteE kitabr, Florinda Matus'un ya;amlm iizerindeki etkisinin bir baqka nihai sonucu. Bu kez don Juan'tn o[retmeni nagual Julian'tn tizerine odaklanmarn igin bana krlavuzluk etmiqti. Hem Florinda'nrn etkisi, hem de benim nagual Ju-

SavaqErlann bilinmeyene attlma ctireti gostermelerinin nedeni, hrrs delildir. Hrrs, ancak sradan olaylann di.inyasrnda iq gciriir. Bilinmeyenin o dehqet verici yalnrzhfrna gitmeye ctiret.etmesi iEin, kiqide hrrstan daha btiytik bir qey olmalt: sevgi. Insanm yaqam sevgisi, entrika sevgisi, giz sevgisi olmah. Merakr doy-

mak bilmez, taSapr altr okka olmah.

Bir

savaqgr yalnrzca farkrndah[rn gizlerine kafa yorar; onun iEin cinem taqryan tek qey gizdir. Bizler yaqayan varhklartz; ol-

mek ve farkrndahfrmrzr terk etmek zorundayv. Ama efer


bunun bir nebzesini degiqtirebilirsek, ne gizler bekliyor olmah bizit Ne gizler!

lian tizerine aynntrh bigimde odaklanlqrm, bana onun hiinerli bir aktor oldufunu, ama bir aktcirden de fazla, tiyatro gcisterileri srasrnda karqrlaqtrlr her kadrm ayartmakla ilgilenen tam bir hovarda oldufunu gostermii;ti. Oylesine gapkrndt ki, sonunda safl rlr ifl as etmiq, tii berk iloza yakal anm rqtr. Onun ci[retmeni nagual Elias, Julian't buldulunda, bir o[le sonrasr, Durango kentinin drq mahallelerinde boq bir arsada, zengin bir toprak a[astnrn krztnt baqtan Erkartmakla meqguldti. Kendini zorladrlr igin kanamasr baqlamrq ve oyle afrrlaqmrqtr ki, cilmesine ramak kalmrqtr. Florinda'nln dediline gcire, nagual Elias ona yardrm etmenin hig yolu olmadrlrnt gordti. Aktorti safaltmak miimkiin defildi, ve bir nagual olarak tek yapabilecefi kanamayr durdurmaktr; o da bciyle yaptl. Sonra aktore bir cineride bulunmaya karar verdi. "Sabah saat beqte dallara gidiyorum," dedi. "Kentin giriqinde bekle. Sakrn gelmezlik etme. Gelmezsen oltirsiin, hern de dtigiindtiltinden daha gabuk. Tek Erkar yolun benimle gelmek.
Seni salaltmam olanakslz, ama hayatrnrn sonu olacak uguruma ilerleyigini de[iqtirebilirim. Biz insano[ullan, hepimiz, er ya da geg, o yar-ln igine diiqeriz. Ben yolunu gevirip, onun iki yanrndaki geniq yamaglarda, sa[tnda ya da solunda yiirtiyebilmen

ZA}'{ANIN qARKI

IQTEN GELEN ATE$'TEN ALINTILAR

91

igin sana yol gosterebilirim. Diigmedi[in si.irece, yagarstn. Asla iyi olmazsrn, ama yagarsrn." Nagual Elias'rn, tembel, derbeder, zevk dtiqktinii, hatta belki de yiireksizin teki olan aktorden pek umudu yoktu. Ertesi sabah beqte adamt kentin giriqinde kendisini bekler bulunca epey qaqrrmrqtr. Nagual Elias onu altp dallara gottirdti, ve zaman iEinde aktor, nagual Julian oldu; ttiberktilozdan hig kurtulamadr, ama hep ugurumun kenannda yi.iriiyerek, ytiz yedi yaqrna dek yaqadr. "Elbet bu senin igin de gok biiytik cinem taqtyor," demigti Florinda bir keresinde, "nagual Julian'm ugurumun kryrsrndaki yiirtiyiiqtinti incelemen gerek. Nagual Juan Matus bununla hig ilgilenmedi. Onun igin btittin bunlar gereksiz geylerdi. Sen nagual Matus kadar yetenekli defilsin. Bir savaqgr olarak, higbir Eey fazlahk de[il, senin igin. Eski EaE Meksikast qamanlannln dtigtincelerinin, duygulannln, fikirlerinin sana ozgi.irce akmasma izin vermelisin." Florinda hakhydr. Nagual Juan Matus'un gcirkemli parlakhfir yok bende. Tam Florinda'run sciyledi[i gibi; benim igin higbir qey fazlahk olamazdr. Her destefe, her fikre ihtiyacrm vardr. Eski ga[ Meksikast qamanlarrnrn higbir gciriiqiinti, hiEbir fikrini-bana ne denli inantlmaz gelse de-atlayrp geqmeyi
goze alamazdtm.

olgtilere vardrnrdr ki, bir tek saniye bile onemliydi. Tek bt zaaf anr, nagual julian'r o yarm igine firlatrverirdi. Ancak nagual Julian tiim gcirtigtinti, kuvvetini, ilgisini Florinda'nrn ugurumun kryrst dedi[i $eye odaklarsa, baskt hafifliyordu. O zaman gozlernledifi qeyler, eski ahqkanhklan kendisini ele geEirmeye bagladrfrnda gozlemledikleri kadar umutsuz degildi. Bana oyle geliyordu ki, o anlardaki nagual Julian'a baktrfrmda, farkh bir adamr ozetlemekteydim; daha dingin, daha yanslz, daha kendine-hdkim bir adamr.

Nagual Julian'm ugurumun kenanndaki ytiriiytiqtinti incelemek, anlmsaylqrmr odaklama becerimin, onun sa! kalmak igin verdifii olalaniistti mticadeleye iliqkin duygularrna dek vzanabilmesi anlamtna geliyordu. Dehgetli zaaflan ve ola[ani.istti qehvet dtiqktinltilii ile, ya$ama srkr srkrya astltqr arastndaki kapt$ma, bu adamrn mticadelesini saniye saniye ytirtittilen bir savaqa Eevirmiqti; bunu ortaya grkarmak iliklerime kadar sarstt beni. Zaman zaman alevlenen bir savaq defildi bu; dengeli kalabilmek igin verilen, hig bitmeyen, disiplinli bir u[raqtr. Ugurumun kenartnda yiirtimek, bir savagglrun mticadelesini oyle

SESSiZT-iCiN PNTi'NDEN ALINTILAR

Sessie li{in E rki' nden

Ahntrlar

leriyle de[il. $amanlar iEin, gegmiqleri. cibiir gamanlarm gegmiq gtinlerde bagarmr$ olduklanndan oluqur. Onlar geEmiqlerine bir bagvuru noktasr edinmek iEin bagvururlar. Yalnrzca qamanlar gegmiqlerinde bir baqvuru noktasrnr igtenlikle ararlar. Onlar igin boyle bir noktayr yeniden kurmak, niyeti incelemek igin bir firsat anlamrna gelir.

tri
Zaman iginde sava$gmrn ci[rendigi qey qamanizm de[il, enerji biriktirmektir, ashnda. Bu enerji, normalde kendisi igin erigilmez olan enerji alanlanndan kimilerini kullanma gtici,i verecektir ona. $amanizm bir farkrndahk dururnudur; bildilimiz giindelik yaqam di,inyasmm algrlanmasmda iqlevi olmayan enerji alanlarmr kullanma yetisidir.
Srradan insan da gegmigi inceler. Ama kiqisel nedenlerden otrini, kiqisel gegmiqidir onun inceledi[i. Kendi kigisel gegmigi olsun, dcineminin geEmiq bilgisi olsun, kendini bunlara dayanarak tartar; ve bunu o srradaki ya da gelecekteki davranrqlanna mazeretler bulmak iEin, ya da kendisine bir model belirlernek amacryla yapar.

Evrende, qamanlarn niyet dedifi, cilgtilemez, betimlenemez bir gtig mevcuttur; ve tiim kdinatta var olan kayrtsz qartsruher qey, bir ballantr hattryla niyete baflrdrr. Savaqgrlar bu bafilantryr tartrgmak, onu anlamak ve onu kullanmakla ilgilenirler. Ozellikle ilgilendikleri bir gey de, onu giindelik yaqamlartntn srradan tasalarrnrn duyarsulaqtmct etkilerinden temizlemektir. Bu ballamda qamanizm, kiqinin niyetle ballantrstnr anndtrma yontemi olarak tanrml anabilir.

Tin, kendini bir savagglya her an, her yerde belli eder. Ne var ki, gergelin ti.imii bundan ibaret delildir. Gergelin ttimti qudur: tin kendini herkese aynl yofunluk ve tutarhkla gcisterir, ancak yalnrzca savaqErlar bu tiir esinlemelere stirekli anrktrrlar.

SavagErlar qamanizmden, insana umut vermek ve amaE gostermek i.izere ugugLlna bir anhflna ara veren sihirli, giz dolu bir

$amanlar, gegmiqleriyle yakrndan

ilgilidir, ama kiqisel geEmig-

94

ZAMANIN qARKI

SESSizI-iGiN ERKI'NDEN ALINTILAR

9s

kuq olarak soz ederler; savaqErlar, bilgelik kugu, ya da ozgilrliik kuEu diye adlandrrdrklan bu kuqun kanadtnln altrnda yaqarlar.

Iz stirme sanatr, kendini gizlemenin tiim kurnazhklannr o[renmektir; hem 6yle iyi o[renmektir ki, kimse senin kendini gizledifini anlamasrn. Bunun igin amansrz, kumaz, sabrh ve qirin olman gerek. Yeter ki amansrzhk insafsrzhfia, kurnazhk gaddarhla, sabrrhhk ihmalcili[e, ve qirinlik budalah[a dontiqmesin.

savaqEr igin tin soyuttur-srrf, onu scizctikler, hatta dtiqtinceler bile olmadan bildifi iEin. Tin soyuttur, zira tinin ne oldufunu kavrayamaz. Ancak, onu anlamak igin en ufak bir qansr ya da arzusu yoksa da, savaqEt onu kullanrr. Onu tantr, onu Ea[rnr, onu ayaftrr, onunla dost olur, ve edimleriyle onu ifade

Bir

eder.

bir amacl vardr, ama bunun kiqisel grkarla hiEbir ilgisi yoktur. Srradan insan yalnrz k6r firsatr gcirdi.iltinde harekete geEer. SavagEr ise kOr iEin defiil, tin igin hareket eder.
Savaqgrlann edimleri igin agr[a vurulmamrq

Srradan insanrn niyetle baflantr hattr nerdeyse ciltidtir, ve savaqgrlar ige, yararsrz bir ballantryla baqlarlar, Etinkii o isteyerek karglhk verrnez. Bu ballantryt diriltmek iEin savaqgrlarrn ge-

reksindi[i, qiddetli, yaktct bir erektir-sarsilnruz niyel denilen ozel bir zihin durumu.

Eski Eaflann gaman gortictilerinin gormeleri yoluyla ilk fark ettikleri gey, olalandrgr davranrqlanno onlann birleqim noktasmda bir sarsmtr yarattrfrydr. Bundan hemen sonra da, olalandrqr davraruqrn sistematik biEimde uygulanarak akrlhca ycinetilmesinin, birleqim noktasmr giderek devinime zorladrlrnr kegfettiler.

insanrn erki olgtilemez; ciliim, doldu[umuz andan baqlayarak onu niyetlenmiE olmamtzdan dolayt vardrr srrf. Oliim niyeti, birlegim noktasrnrn yeri defiiqtirilerek asktya ahnabilir.
Sessiz

bilgi, niyetle dolaysrz temastan baqka bir qey de[ildir.

96

ZAMANIN qARKI

SESS

IZLTCiiV gNTi'NDEN

A I- TNTILAR

97

$amanizm bir dontiq yolcululudur. Savaqgr cehennernin iEine iner, ve tine zaferle doner. Ve cehennemden odtiller getirir. Odtillerinden biri de anlayrqtrr.

$amanizmin gizlerini herhangi bir kimseye anrk krlabilmek igin, tinin ilgilenen kiqinin i.izerine inmesi gerekli. Tinin varh!r, insanrn birleqim noktasrnr belirli bir noktaya devindirerek, varlrlrnr hissettirir. $amanlar bu ozel noktayr actmanm (merhametin) olnmdtfi yer olarak bilirler.

Savaqgrlar iz siirticti olduklan igin, insan davranrqrna iliqkin an* layrqlan miikemmeldir. Omelin insanlann nesnelere di.igk{in yaratrklar oldu[unu bilirler. Belirli birtakrm nesnelerin blittin girdi grktrlannr bilmek, bir insanr alanrnda bilgin ya da uzman

yapar.

Birlegim noktasrnrn aclmanrn olmadr[r yere kaymaslnl sa$ayan belli bir ycintem yoktur. Tin kiqiye dokunur, ve birlegim noktasr devinir. Iqte bu kadar basit.

Savaqgrlar bilir ki, srradan bir insarun nesnelerle ilgisi baqansrz oldulunda, kiqi ya o nesneleri daha da geniqletir, ya da kiqisel tefekki.ir dtinyasr gciker. Srradan insan, kendi nesneler dtinyasrnrn temel dtizeniyle geliqmedigi takdirde, yeni nesneler ekleme giiciine sahiptir. Ama gayet geliqiyorlarsa, goken kiqinin zihni olur. Zira zihino o nesneler ki.imesidir. Savaqgrlann kiqisel tefekktir aynaslnl krrmaya kalkrqtrklannda gtivendikleri budur.

Silrrin bizi ele geqirmesine izin vermemi z igin yapmam n gereken, zihnimizden kuqkulan kovmaktr. Kuqkular kovuldufu
anda, her gey olasrdrr.

Insarun olanaklan oylesine engin ve giz doludur ki, savaggrlar onlara kafa yormaktansa onlan keqfetmeyi segmigler, onlarr anlama umuduna hig kaprlmamrqlardr.
Savaggrlar dtinyanrn insanlarrna katrlmak

igin

asla

bir kciprti

yapamaz. Ama insanlar e[er isterlerse, savaqgrlara katrlmak igin bir kciprii kurmak zorundadrrlar.

98

ZAMANIN QARKI

SESS

IZLICIN BNTI'NDEN ALINTILAR

99

Savaqgrlann yaptr[r her qey, onlann birleqim noktalanntn bir deviniminin sonucudur, ve bu devinimlere h{ikmeden, sava$qllann emrinde olan enerji miktarrdrr.

Gtindelik yagamm diinyasrnda kiqi verdi[i scizden ya da aldrfr kararlardan gok kolayca donebilir. Bu gi.indelik yaqam diinyasrnda iptal edilemeyen tek qey, ciltimdtir. Oysa, qamanlarrn diinyasmda, normal oliim iptal edilebilir, ama qamanln scizti iptal

edilemez. $amanlann di.inyasrnda kararlar defiigtirilemez ya da yenilenemez. Bir kez ahndrlar ml, sonsuza dek siirerler.
Birleqim noktastntn herhangi bir devinimi, bireysel benlikle ilgili aqrrr kaygrlardanuzapabir devinim anlamrna gelir. $amanlar, galdaq insanr katil ruhlu bir egoist, tek tasast kiqisel-imajr olan bir varhk haline getiren geyin, birlegim noktastntn konumu oldufuna inantrlar. Her qeyin kaynalrna dcinme urnudunu ttimi.iyle yitirdigi igin, sradan insan avuntuyu bencillifiinde
aramaktadrr.

Insan olma durumunun en dramatik yanlanndan biri, aptalhkla kiqisel tefekktir arasrndaki mequm bafilantrdrr. Srradan insanr, kiqisel tefekktir beklentilerine uymayan her qeyi gcizden grkarmaya zoflayan Dey, aptalhlrdrr. Ornelin sradan insanlar olarak, insano$unun kullanrmtna sunulmug en can ahcr qu bilgi birimine karqr kcirtiz: birleqim noktasrrun varh[r, ve devine-

bildigi gergefii.
Savaqgrnrn yolunda ilerlemeyi sa$ayan gtig, kendini onemsemeyi tahtrndan indirmektir. Savaqgrlann yaptrfr her qey de bu

amacr baqarmaya yonel iktir. Ussal insanrn kiqisel-imajrna sftr srkrya balh kalmasr, koyu cehaletini emniyete ahr. $amanizmin trlsrmh sozctikler ve hokuspokustan oluqmadr[r, ve sadece elimizin altrndaki diinyayr de[il, insani agrdan ulaqrlmasr mtimkiin olan baqka her qeyi de algrlama ozgtirlii[tine sahip oldu[u gergelini gormezlikden gelir. Ozgiirliik olasrhlr, korkudan titretir onu. Oysa, ozgtirltik

anlar, kendini-cinemseme maskesini dtiqtirdiiler; ve onun bu maskenin ardtna gizlenen kendine-acrma oldu[unu buldu$ am

parmaklannrn ucundadrr onun.

lar.

ZAMANIN QARKI

insanrn agmaz., gizhkaynaklarlnln varhfrnr sezdifi halde, onlan kullanacak Cesareti gosterememesindedir. Bunun igin savaggrlar, insarun actnasl durumunun aptalh[ryla cehaletinin birieqmesinden oluqtu[unu soylerler. $u anda insantn, yalnrzca ig dtinyasryla ilgili yeni fikirleri-$amanlann fikirleri, toplumsat Fitirterdefil, bilinmeyenle ytiz yize gelen, kigisel dliimiiyle yiiz yize gelen insana iligkin fikirler---ofrenmeye her qeyden gol ihtiyacr var. $u anda, her qeyden gok, birleqim noktaslnln strlannt olrenmeye ihtiyacr var.

Agrrnlama

Tin. sadece jestlerle konuqutdufunda dinler. Jestlerle kastedilen de iqaretier ya da bedensel hareketler defil; gergek kendini brrakrq,insun.tfitk,,mizahedimleridir. Tin igin bir jest olsun diy", ruuuqErlar en iyi yanlannt ortaya Etkartr, ve soyuta sessizce
sunarlar.

Florinda Matus'un do[rudan krlavuzlulu sonucu don Juan hakkrnda yazmrg oldulum son kitap Sessizligin Erki adtnr taqtyor-bu ad editciriim tarafindan seEildi; benim baghlrm lEsel Sessizlik'ti. Bu kitap tizerinde Eahqtrlrm gtinlerde, eski ga! Meksikasr gamanlannm gortiqleri arlrk benim iEin son derece soyut hale gelmigti. Florinda beni soyutun igine gekilmekten kurtarmak igin elinden geleni yaptr. Dikkatimi eski qamanistik tekniklerin farkh cephelerine ycineltmeye gahqryor, ya da rezaletler yaratrp beni sarsarak ilgimi farkh yonlere gekmeye u!raqryordu. Ne var ki, karqr konulamaz gibi gcirtinen gidiqimin yciniinti defiigtirmeye hiEbir $ey yeterli degildi. Sessizligin Erki, en soyut kisveleri altrndaki eski gaf Meksikasr gamanlarr tizerinde entelektiiel aErdan bir inceleme tekran. Kitabrn tizerinde yalnrz bagrma gahgrrken, bu adamlartn ruh durumlarr, scizde-mantrkh bir bigimde daha gok bilme tutkularr bana da bulaqtr. Florinda.onlann sonunda aqrrr so[uk ve
yansrz olduklarrnr sciyltiyordu. Iglerinde hiEbir srcakhk kalmamrqtr artrk. Arayrglarrnda kararhydrlar; insan olarak solukluklan, sonsuzlulun soluklu[uyla boy olgtiEme gabalanndan ge-

liyordu. Insan gcizlerini, bilinmeyenin sofuk gcizlerine uyum sallayacak kader deliqtirmekte baganh olmuqlardr. Bunu kendi iEimde hissettim, ve olayrn aktqtnt untutsuzca deligtirmeye gahqtrm. Heniiz baqarmrq de[ilim. Di.iqiincelerim, o adamlann arayl$lannrn sonunda edindikleri diiqiincelere gittikge daha gok benziyor. Giilmtiyor defilim. Tam aksine, ya-

102

ZAMANIN qARKI

SESS LZTTCIN

PNTi'NDEN ALINTILAR

$anfim sonsuz bir mutluluk. Ama aynr zamanda da sonsuz ve acrmasrz bir arayrq. Sonsuzluk beni yutacak, bunun igin hazrrhkh olmak istiyorum. Sonsuzlulun beni eritip yok etmesini istemiyorum; giinkti insani tutkular taqryorum; srcacrk sevgiler, ba$rhklar, ne denli belirsiz olsalar da. Hayatta her qeyden gok, tantmadtm. Tanrdrfrm qamanlar yalnrzca don Juan ve yoldaqlanydr; ve onlann yansrttrlr duygular, o meEhul adamlarda sezdi[im so[uk-

gortiq edinebilmem igin ugurumun kenarrnda yiirtimem


Ama kim bilebilir ki?

iliqkin daha farkh, derli toplu, kendi mizacrma daha uygun bir

gerekirken, bu baqanyr gcisterecek cesarete ve gi.ice sahip oldu[um konusunda kuqkularrm olmasr.

adamlar

gibi olmak istiyorum. Onlarr hig

lu[a taban tabana zfitr. Florinda'nm ya$amrmdaki etkileri sayesinde, kararlt dikkatimi o hig tanrmadrlrm insanlann ruh durumuna baganh bigimde odaklamayr cifirendim. Ozetleme dikkatimi o qamanlann ruh durumlarrna odakladrm, ve gekim alanlanna umutsuz bigimde yakalandrm. Florinda durumumun de$iqmez olduluna inanmryordu. Bana takrhyor, agrkga gtiltiyordu. "Senin durumun sadece gcirtintirde deliqtirilemeyecek gibi," dedi bana, "ama aslmda boyle de[il. Durdu[un yeri deliqtirecelin bir an gelecek. Belki eski ga! Meksikasr $amanlanna iliqkin her diiqiinceni firlatrp atacaksm. Belki de o denli yakrn gahqtrlrn qamanlarrn dtiqtincelerini ve gori.iqlerini bile firlatrp atarsrn; ornepin nagual Juan Matus'unkileri. Varhlrnr bile reddedebilirsin onun. Goriirsi.in. Savaqgt slnlr tantmaz. Dolaglama duygusu ciyle keskindir ki, higlikten kavramlar kurar, ama salt boq kavramlar defil; kullanrlabilir, iqe yarayan qeyler. Gciriirstin. Onlarr unutmakla kalmayacakstn, bir an gelecek, uguruma atlamadan cince, e[er kenannda yiirtiyecek yiirelin varsa, yolundan sapmayacak kadar cesursan, sana dtizen ve denge agrsrndan eski ga! Meksikasl gamanlan saplantrsmdan srnrrsrzca daha uygun olan savaggl yargtlanna varacakstn." Florinda'run scizleri ccimert ve umut dolu bir kehanet gibiydi. Belki de hakhydr. Savaqgmm srnrr tarumadtlrnr sciylerken hakhydr, elbette. Benim tek kusurum, dtinyaya ve kendime