You are on page 1of 148

| 1

Bilin Nedir?


Bilin-Beyin Sorununa
Geleneksel Yaklamlar









Dr. Sultan Tarlac
Nroloji Uzman
2010







| 2






Bilincin Tanm ve Sorunu



Elinde drt veri noktas bulunan uyank bir deneyci, bunlarla
bir fili tanmlayabilir, hele be veri noktas varsa, filin
kuyruunu sallamasn bile salayabilir.
Enrico Fermi


Hakikatleri lafzlardan elde etmeye alan kimseler, kimi
zaman aknla der de lafzlarn okluundan dolay
manalarn da ok olduu vehmine kaplr. Hakikatlerin
kendilerine ald kiiler ise manalar asl, lafzlar da
bunlara tabi olarak kabul ederler. Zayflarn ii ise bunun
tersidir; onlar hakikatleri lafzlardan elde etmeye abalarlar.
Gazali, Mikatl-Envar


Amicus Plata, amicus Socrates, Sedmagis amica veritas.
Platonu severim, Sokratesi de severim, ama en ok hakikati severim.
Anonim


gnoramus, ignorabismus! (Bilmiyoruz, bilmeyeceiz!).
Heinrich du Boid Reymond (1818-1896)






| 3



Bir ey Nasl Tanmlanr?
Tanm, kelime anlam olarak, bir kavramn, bir szcn ayrc
zellikleri ve temel zelliklerinin tmdr. Ayn zamanda tarif ile
eanlamldr. Tanmlamak ise szcn gsterdii varln ya da
nesnenin yapsn, niteliklerini, temel zelliklerini dil aracl ile
anlatmaktr. znde ya da altnda yatan yapya ulamaya almadan,
yalnzca onu dierlerinden ayrmaya yetecek niteliklerini sayarak
yaplan tanmdr. Bu ad tanmdr.
Bir eyin tanmlanmas kavramlarn kullanmn gerektirir.
rnein, bu kitab dikdrtgen ve beyaz kda baslm olarak
betimlediimiz zaman, a ve renk kavramlarna sahip olduumuz gibi,
zgl renk ve a kavramlarn da bilmemiz gerekir. Gnlk yaamdaki
tanmlamalarda bu sorun ok gze arpmaz. Buna karn bakasnn
zihninde ya da bizim zihnimizde olup darya bir tanm aktarmak
gerektiinde ciddi sorunlar kar. Aslnda aradmz eyler, betimleme
yaparken kullandmz aralardr (bilin durumunu uyanklk-
farkndalk olarak tanmlamak gibi).
Bilin tanm, koma konusunu ieren hemen hemen her tp
kitabnda yaplr. Ancak, bu tanmn amac komann ne anlama
geldiini okuyucuya anlatmak olmasna ramen, ounlukla ksa bir
bilin tanmlamas yaplr. Okuyucu genellikle koma konusunu
okuduktan sonra, bilincin ne anlama gelebileceini anlamaya alr.
Dorudan bir bilin tanm verilmez ya da verilse de ksadr. Bu
kavramada bilin tanmnn katks ok da fazla olmaz. Grnmler ve
bileenler bilinci aklamada kullanlr. zmleme ile ayran eyler,
zmlemenin sonularndan kken almadklarndan yanl bir yola
saplm olunur.
Bilincin yaplan tanmlamalarn anlayabilmek iin, dilin
inceleme yntemlerinden biri olan anlambilimden sz etmek yararl
olacaktr. Anlambilim; szcklerin anlamnn incelenmesi olarak ifade
edilir. Dilin gnlk kullanm iinde, gsterilenler ve gsteren
szckler vardr. Gsterenlerin yaratt imgeler aracl ile anlam elde
edilir. Gsteren ve gsterilenler birbirinden ayrtrlamaz gibidirler.
Birbirine benzemeyen gsterenlerce tanmlanm olmasna karn
edeeri kabul edilen gsterilenlerin, karlkl deitirilebilme
olasln gsteren eanlamllk veya eadllk (aralarnda bir bant
bulunmayan gsterilenlerin zde gsterenleri olmas) ve
okanlamllk (birbirine yakn gsterilenler iin ayn gsteren)

| 4
olabilir.
1
Buna gre bilin kelimesi gsterilendir. Bunu tanmlamak iin
yaplan ifadeler ise gsterenlerdir.
Ancak, anlamlandrma, birbirinden ayr elere balanan
gsterilenlerin art arda diziliinden deil, bunlarn btnnden ortaya
kan tek sonutur. Bunun iin sade bir yntem kullanlr: Bir A
gsteriminin anlamsal kimlii, bu gsterenin gerek dilsel bir biime
gerekse daha nceden bilinen bir nesneye (olguya) denk den bir
gsterilenle zdeletirmesiyle salanr. Tanmlama, A ile onu anlamsal
bakmdan stlenen B arasnda anlamsal bir denklik gsteren
anlamna gelir ve bu....-dr gibi yardmc ifadeler aracl ile
btnlenir:
A, B anlamna gelir,
A, anlamca B ile edeerdir ya da
A, B ile ayn anlam tar demektir.
Tek bana ele alndklarnda, edeerler karlkl deitirilebilme
nitelikleri gsterirler. Mantksal olarak; AcB, AeB, AB denklemleri
yazlabilir. Buradaki c, e ve iaretleri kme iaretleridir. Kapsama,
ierme ve denk anlamlarna gelirler.


Tanm yapmak, Wittgensteina gre, bu .........-dr trnde
nermelerin en belirgin zellii, gerekliin gstergeler dizgesi olarak
adlandrlan eyin dnda kalarak, u ya da bu biimde simgeye
girmesidir. Bir eyin tanmlanabilir olmas; 1. ayrtrlabilirlik, 2.

1
Anlambilim. Irene Tambamecz. letiim Yay. ev: Sevil N. 1998, stanbul.
Tablo. Bilincin tanmlanmas iin sk kullanlan gsterenler.
Gsterilen
Aklanan
Gsterenler
Aklayan
Bilin Farkndalk
Uyanklk
Tetiktelik
drak
znel deneyim
Akl
His
Kendine farkndalk
Dikkat
Seici dikkat

Vicdan
Hissi batn
uur
Kendini sezi
Usun kullanlmas
Zihinden geenin
algs
bilgi, igr
Bilen biri
Sessiz konuma
Duygularmzn
toplam
Tanma
Alglama
Zihinsel yaamn
en st seviyesi
Bilme
znel
deneyim/durum
Algsal-devinimsel
iliki
Sessiz konuma
Dnsel sezgi
Duygu ileme


| 5
aklanabilirlik, 3. yer deitirilebilirlik zellikleri ile yakndan
ilikilidir. Bunun yannda szlk yapmclarnn sk kulland
yntemler de vardr. Szlksel tanmlamalar yaplrken, gsterilenler,
temel yapsal balant ile belirlenirler; eanlamllk, stanlamllk,
kartanlamllk.

Tablo. Szlklerde kullanlan tanmlama yntemleri ve rnekleri
Yntemler rnekler
zgl farkllk Yataanki yan kesici uzun sava ba
Eanlamllk Geveze enebaz
Kartanlamllk Gz pek Korkak olmayan
Btn-para ilikisi akak Ban yan ksm
Belirgin zelliklerin betimi akak Gz, aln ve kulak arasnda yer alan blge
Szck bileimi-tretimi Yavaa Yava bir biimde

Eanlamllk
zde ya da benzer anlam olmasna karn, gndelik dil kullanmnda
farkl biimlerde (idrak, kendine farkndalk) olan szcklerdir. Kimi
eanlamllk tanmlar, seilen gzlem dzeyini gz nnde
bulundurmadndan, karmak karmlara neden olur
(bilin=farkndalk gibi). Tanmlanm szcksel yap iinde, iki
terimin deitirilebilir olmas (bilinuyanklk), yaklak
eanlamlln ortaya kmas iin yeterlidir. Ancak, edeerli olmak iki
szc eanlaml yapmaz. Farkl anlatm ve ierii olan ama ayn
gndermeyi paylaan gstergeler eanlamldr.

stanlamllk
Tanmlamalarda, stanlaml bir kelime genellikle madde ba olarak
sunulur (bilinkendinin ve evresinin farknda olma durumu).
stanlamllar, altanlamlar kapsar ya da ierirler. stanlamldan,
altanlamlya geilirken, bir farklln zgl nitelii belirlenir. Bu
farkllk bir sfat aracl ile aka gsterilerek (rnein; yelkenli
gemi) ya da farklla dikkat ekmeye yarayan bir gsterge deiiklii
aracl ile yaplr (gemi/yelkenli). Tanmlama, en az belirlenmi
olandan en ok belirlenmi olan ynnde bir ak gerektirdiinden,
altanlama ulamak iin stanlamdan yola klabilir. Bunun tersi
geerli deildir (bilinuyanklk farkndalk dikkat).

Kartanlamllk
Bu yalnzca szlksel tanmlamalara uygulanabilir. Ztlk ilikisi
temeldir. rnein; bilinlibilinsiz, genidar, bykkk. Bu iki
karlkl kelimeler arasnda, ortak kavramdan kaynaklanan, byk

| 6
lde sezgisel ve bulank bir ztlk ilikisini gsterirler. Byk ara
derece olan orta ihmal edilerek kk ile ve yar bilinli gz ard
edilerek, bilin bilinsizle kart anlamlanr. Bu tr tanmlamalar
dilsel olarak yetersizdir.
Cmlelerde olduu gibi bilin tanmlarnda da, bir tanmn
(cmlenin) anlamsal bakmdan geerli ya da geersiz olduuna
karar verebilmek iin, nce bu cmlenin yorumlanabilir olup
olmadna bakmak gerekir. Yorumlanabilirlik, kabaca anlalabilirlik
olarak da ifade edilebilir.
Yaplan tanmlamalar, gerek tanmlamalar m yoksa
aklamalar mdr? Aklama, anlam kesin olmayan bir kavramn
(gsterilen ya da aklanan), anlam kesin olan yeni bir kavrama
(gsteren ya da aklayan) dntrlmesi demektir. Aklanann
anlam tam-belirli deyimlerle dile getirilemezse de, biimsel olmayan
aklamalar ve rnekler yardm ile olabildiince anlalabilir bir
biime sokulur. Tartlan sorun, aklamalarn doruluu sorunudur.
Aklanmas istenilen kavramn (bilin) anlam belirsiz olduuna gre,
elde salam bir lt yok demektir. Genel olarak bir aklama, sezgisel
olarak ak grnen durumlar iin doru ise iyi bir aklama saylr.
Ancak bunu bilin aklamalar iin sylemek doru olmaz.
Bulunacak tanm doru ya da gerek bir tanm olabilecek
mi? Doru ifadesi genelde iinde insann kavraynn olduu konuma
karlk gelir ve gerein bir yansmasn ifade eder. Doru tanm iin
insan znesine, bilme, alglama ya da bilince gereksinim vardr. Gerek
tanm ise bilenden, bilinten, insandan bamsz olarak kendi bana
var olabilen durumlar iin kullanlr. Sonuta; bilincin insann olmad
yerde anlam olmadndan, gerekin tahtna hibir zaman
ulaamayacaz demektir. Sadece doru bir tanmlama ile
yetineceiz. Karl-Otto Apele gre doruluk diye bir ey yoktur
trnden bir sav daha batan yanltr. nk savn nermesi ierii ile
edimsel ierii kendi iinde eliir.

Bilincin Tanm Nasl Yaplabilir?
Peki, nedir bu tam aklanamayan, llemeyen ve ifadelerle ortaya
konulamayan bilin? Tanmlamas daha ok dorudan olmasndan
ziyade dolayl yollardandr
2
(farkndalk gibi) ve birok farkl eyi ifade
edebildii iin zordur.
3
nk bilin arlkl olarak kiisel bir
deneyimdir. Canl maddenin retimini denetleyen zel bir

2
Current Awareness: Spotlight on consciuosness. The 1996 Ronnie MacKeith Lecture. Developmental Medicine and
Child Neurology 1997;39:54-62.
3
Dawkins MS. Hayvanlarn Sessiz Dnyas.. 2.Bask, TBTAK. 1999;5-6

| 7
retmendir, bazen yeterince eitilmi olan rencisini, teki
grevleriyle uramak iin yalnz brakr eklinde basit ve anlaml
tanmlamalar da varsa da,
4
bir kiinin kendi varlnn/var oluunun,
duyularnn, dncelerinin, evresinin farknda olmas olarak da
tanmlanr.
5
durumumuzu sorgulayarak bir eylerin farknda oluruz
ve bilinli bir varlk olduumuzu hissederiz ve bilincin en nemli
noktas da budur.
6
Bilin, ou kez "farknda olma, farkndalk" ile ayn
anlamda kullanlr.

Yani bilinli kabul edilen varlklarn nesnel/dsal
gzlem ve znel/isel gzlemleri vardr. znelci kuramlarn
tuzana dmemek elde deildir. Bilincin btn tanmlar temelde hep
ayn gibidir. Ama her tanm eski bir iede yeni bir arap gibi sunulur.
Ya da bazlar grnty kurtarmak adna ne srlmlerdir.
Tanm yapacak bir doctor universalis (evrensel bilgin) bulmak
mmkn deildir. Ya da bekleyeceimiz ani bilgisizlikten, ani bilgili bir
duruma geme, ani bir kavray (anagnoresis) mmkn
gzkmemektedir.


Mbius eridi ve Bilin
Bir kii bir nesneyi alglad zaman, gzlemci gzlenen
nesneye gre tanm olarak dardadr. Fakat ie bak
esnasnda kendini gzlemleyen bir gzlemci zne
ve nesneye ayn anda rastlar. Sanki gzlemci hem
kendinin iinde hem de kendinin dndaym gibidir.
Tpk bir Mbius eridinde olduu gibi. Halka
etrafndaki yol izlenince, grlecektir ki sadece bir ky
vardr.
7
Werner Heisenbergin szleriyle: Dnyann
nesne ve zneye, i ve d dnyaya, beden ve ruha
ayrm artk bir uygunluk deildir durumuna rastlarz.
Mbius eridi, kttan bir erit kesilip bklerek iki
ucu yaptrlarak elde edilebilir. Bir ABCD kt
kurdelesi alp bunu 180
0
kvrp, C noktasn A
noktasyla ve D noktasn B noktas ile birletirecek
ekilde st ste getirilecek olursa byle bir erit elde
edilebilir. Yapay bir nesnedir. Bir tek yz ve bir tek
kenar olan yzeydir. Bu eridin bir yznn ortasna
mavi dier yzne krmz izgi izmek isterseniz, bu
mmkn olmaz. nk dier yz yoktur. Mavi izgi,
herhangi bir son ya da kenara ulamadan kendine

4
Schrdinger E. Yaam Nedir? Evrim yaynlar, 1999;123.
5
Random House Websters Unabridged Electronic Dictionary, CD-Ver 2.0, 1996.
6
Dawkins MS. Hayvanlarn Sessiz Dnyas. 2.Bask. TBTAK. 1999;7
7
Davies P. Tanr ve Yeni Fizik. m yaynlar, 1995;191

| 8
ular. Yani, Mbius eridi bir anlamda bir yz olan
bir yzeydir. ki kenar da aslnda kesintisiz bir
kenardr.

sel, kiiye ait olan znel bak asyla bakldnda bilincin
baz zellikleri tamamen baka biri tarafndan deerlendirilemez. Her
zaman znel olan gryorum, hayal ediyorum, inanyorum,
dnyorum gibi kendi iselliimize ait ifadeler kullanrz. Btn
bunlar, znel yapmzla birlikte gemi ve gelecei gz nne alarak,
gemi deneyimlerimizin sentezinden oluurlar. Bu zamana bal
yerleik durum belleimizle de yakndan ilikilidir. Bu ynyle
bakldnda bilin, dier bir kiiye iselliimizi aktarm iin znel dil
ile sk skya balantldr.
8

Felsefeci Daniel Dennett bilinci, beynin deiik blgelerinin
ayn anda deiik iler yapt ve olaylar kendine gre yorumlad
yaratc kargaa olarak kabul eder.
9
Ortada tek ve doru bir yorum
yoktur. Bilinci kafalarnn iinden darya bakarak anlamaya alan
bir insan olarak tanmlayan dnceleri eletirir. Belki de, bir tanm
bulmaya almamalyz der. Bu eitlilik gz nne alndnda tanm
yanltc da olabilir. Dolaysyla kesin bir tanmdan uzak durabiliriz.
nk esas problem, bir yirminci yzyl sorunu olan bilinci, modas
gemi on dokuzuncu yzyl terimleriyle tartmamzdan
kaynaklanmaktadr.
10

Bilin hakknda bugnk tartma David Chalmers tarafndan
ne srlen ve ayrm yaplan bilincin kolay ve zor problemleridir.
Kolay problem, bilin deneyimi olmakszn sinir hcresel olaylarn
doasn anlamadr. Bir dereceye kadar bu soru yantlanmtr. Bunlar
arasnda, beyinde paralel bilgi ileme nasl oluur? Bellek nasl
depolanr ve geri arlr? Seici dikkatte hangi mekanizmalar devreye
girer? gibi sorulara ksmen yantlar oluturulmutur. Zor soru ise,
bilincin genel aklamasn ierir. Nasl fiziksel dnyadan bilin doar?
Niin baz sinir hcresel olaylar bilinli deneyimle sonulanrken,
dierleri sonulanmaz? Ve en nemlisi de bilin denilen ey nedir?
11

Fiziki Roger Penrosea gre bilin, fiziksel olarak yanna
yaklalmas gereken ve bilimsel bir kavramdr. Tanmlamadan ziyade
tarif edilmesinin daha uygun olacan belirterek, aktif ve pasif olarak
iki paraya ayrr. Renk ve armonilerin alglanmasn farkndalkla

8
Dekacour J. An introduction to the biology of consciousness. Neuropsychology 1995;33:1061-1074.
9
Dannett D. Conciousness Explained. Little Brown Comp. 1991.
10
Searle J. Minds, Brains and Science. Harvard University Press. 1984.
11
Arcizzewski M, Akins K. Race for consciousness. Trends in Neurosciences 2000;23;648-649.

| 9
birlikte pasif olarak kabul ederken, bilincin zgr irade ile i grme
yeteneini de aktif ksm olarak ele alr. Anlay bu ikisi arasna
yerletirir ve farkndalkla anlayn ayrlamayacan, eer farkndalk
olmazsa anlaytan bahsetmenin anlamsz olduunu belirtir. Bilincin
tanmn da farkndalkla eanlaml olarak kabul eder. Yine zeky da
anlaya balar.


Analiz, Sentez, aposteriori, a priori
Analiz, bir btn kendini oluturan paralarna-elerine
ayrarak aklamak
Sentez, paralar birletirerek bir btn anlamaya
almak.
A priori, doruluu deneyimlerimize, gzlemlerimize
dayanan savlara, nermelere, dncelere, yarglara denir.
Bunun tersi duruma a posteriori denir. Deneyden tretilen
tm bilgi a posterioridir. A priori usuluk, a posteriori
deneycilik olarak da adlandrlr.

Hangi Bilin Tanm?
Aktif ve pasif bilin yannda, deiik ayrmlar da vardr. Birincil ve
yanstc (reflective) bilin arasnda keskin bir ayrm da bunlardandr.
Birincil bilin daha basittir ve duyusal uyarlarn farkndal ile
birliktedir. Bu tr bilin, beyinde baz ilemlerin bilinli, bazlarnnsa
bilinalt aracl ile nasl yapldn anlatr. Yanstmal bilin ise benlik
ile ilikilidir ve ben veya benim, kendim temsiliyeti ile ilgili bir
kavramdr.
Bir ayrm da fenomenal ve psikolojik bilin arasnda yaplr.
Fenomenal bilin baz fenomenal kalitenin varln ifade eder, yani
birincil kii deneyimini yanstr; hlbuki psikolojik bilin; uyanklk,
igr, aktarabilirlik, kendibilinci, bir eye dikkat veya bilgisini
(farkndal) ifade eder. Felsefi bak as ile fenomenal bilinci
aklamak ok zordur. Yani bu Thomas Nageln sorduu Yarasa gibi
olmak nasl bir eydir? sorusunun yantn vermek anlamna gelir. zel
olarak hissedilen ben bilincin temel kavramdr.
Birok durumda felsefede kullanlan bir terimle ne denmek
istendiini anlamamza ramen anlamnn duru bir aklamasn
vermeyi ya da onu tam olarak tanmlamay baaramayabiliriz. Bilin-
zihin/beyin-beden ya da ksaca simgesel olan psi/phi sorununun
gemiine uzanmak istediimizde, genellikle beklediimizden
ifadelerden farkl olarak ruh/beden ilikisi hakknda yaplan
deerlendirmeler ve adlandrmalar gze arpar. ou felsefeci hem

| 10
Antikada hem de modern felsefenin doumu sralarnda bedenden
farkl olan ve genellikle kartnda bulunan bir ey iin farkl
tanmlamalar ve adlandrmalar kullanmlardr: pneuma, z, tz, tin,
can, ruh, nefs, maneviyat, akl gibi...
Sk sk arr ve genellikle kullanmda olan szcklerin duru
ve belirli anlamlarn elde etmede glklere deriz der Berkeley.
Yanla neden olan ey ya da tz kelimesinden ziyade, anlamlar
zerine dnme tutumudur, diyerek szcklerin anlamn bir karara
balamak istiyorum ifadesi ile zm sunmaya alr.
12
Berkeley
Terimler bir lde konumay ksaltmak iin ortak alkanlk
tarafndan yaratlmlar ve bir lde de retim amacyla
dnlmlerdir... Gereklik araynda doru olarak anlamadmz
terimler tarafndan yanla drlmemeye dikkat etmeliyiz...
Neredeyse tm felsefeciler uyarda bulunurlar ve ok az ona dikkat
eder der.










Bilincin 100 Tanm


12
Copleston Felsefe Tarihi. Berkeley-Hume. Cilt 5, blm b. ev.Aziz Yardml. dea Yay. 1998;22

| 11




Kr Adamlar ve Fil
Hintli alt adam vard
renmeye ok hevesliydiler
Fili grmeye gittiler
Hepsi kr olmasna ramen
Gzleme ile her biri
Kendi dncesini teyit etmek istedi.

Birincisi file yaklat
Ve olan oldu
Onun gl ve dar gvdesine kar
Barmaya balad:
Allah akna! Fakat fil
Daha ok duvar gibi.

kincisi uzun diini hissetti
lkla amann! Burada ne var?
ok yuvarlak, dzgn ve sivri
ok ak ve net
Bu harika bir zellik
Daha ok bir mzrak gibi

ncs hayvana yaklat
Ve mutlulukla tuttu
Elleri iinde hortumunu
Bylece cesaretlendi ve konutu:
Anladm dedi aynen
Fil daha ok bir ylan gibi


| 12
Drdncs sabrsz elleriyle dokundu
Dizlerini hissetti
Ne harika canavar
ok dz tekrarlad:
Bu fil, ok belli
Daha ok bir aa gibi

Beincisi ansla dokundu kulana
Dedi: en kr adam bile
Bunun ne olduunu syleyebilir,
Filin bu doast zellii
Daha ok bir yelpaze gibi!

Altncs daha abuk deildi
Canavar el yordam ile yoklad
Sonra, sallanan kuyruu yakalad
Onun hissiyle
Anladm dedi
Fil, daha ok, bir halat gibi

Ve Hindistanl bu adamlar
Uzun ve sesli tarttlar
Kendi fikrinde her biri
Son derece kesin ve kararl
Her dnce ksmen doruydu
Ve tm yanlt!

The Blind Men and the Elephant
John Godfrey Saxe (1816-1889)
eviri: Sultan Tarlac



1. Felsefe Ansiklopedisi, Orhan Hanerliolu
Bilin, (Osmanlca. uur, sti'ar, Zamir, Hatr, drk, lim, Vukf, Vicdn,
Hissi btn, Hissi nefis, Akide, tikat, nsf, Dern [] nsann evresini
ve kendisini anlamasn salayan anlksal srelerin toplam. Osmanlca
uur anlamn veren Trke bilin terimi bilmek mastarndan,
Osmanlca vicdan anlamn veren Trke bulun terimi bulmak
mastarndan tretilmitir. Bu tretimde Osmanlca terimlerin Arapa
anlamlar gz nnde tutulmutur. Her iki anlam da Hint-Avrupa dil
grubuna bal Franszca, ngilizce ve talyancada ayn terimle dile
getirilir. Terim, Hint-Avrupa dil grubunun kesmek ve yarmak
anlamlarn veren skei kknden tremi, Latince ayn bilgilere sahip
olduklarndan tr kiiler arasnda kurulan dayanma anlamn veren
conscientia szc araclyla bu dillere gemitir. Terimin bu
dillerdeki ilk anlam bulun (Fr. Conscience morale)'tu, sonradan bilin

| 13
(Fr. Conscience psychologique) anlamna kaymtr. Ruhbilimde bilin
terimi, znenin kendini sezii ya da kendinin farkna var anlamnda
kullanlr, alg ve bilgilerin anlkta izlenmesi sreci olarak tanmlanr.
Geni anlamda bilin, usun kullanlmasdr. Ruhbilimsel adan insan,
kendi varln ancak bilinciyle aabilir. Trk Dil Kurumunca bilin'le
ilgili eitli ruhbilim terimleri nerilmitir (Bk. Ruhbilim Terimleri
Szl, TDK. Yayn, birinci bask, s.35-36): Anmsamay
salayamayacak aamadaki renme bilind renme (ng.
subliminal learning), belli bir anda insann ayn zamanda
alglayabilecei nesnelerin toplam bilin genilii (ng. span of
consciousness), bilin srecini denetledii ileri srlen beyin yeri bilin
kat (ng. seat of consciousness), hekime duyulan gvensizlik ya da
utantan tr verilmesi gereken bilgileri saklama bilinli diren (ng.
conscious resistance), bir kme yaantnn tekilerden ayrlarak kendi
ilerinde rgtlenmesi bilinliliin blnmesi (ng. Split-off
consciousness), nesne ve olaylara kar uyank bulunma durumu
bilinlilik (ng. consciousness), belli bir anda bilinte bulunmayan ama
anmsanp bilince arlabilen anlarn bilinteki yeri bilin ncesi (ng.
foreconscious, preconscious)

2. Encyclopaedia Britannica, 1999
ngiliz felsefeci John Lockeun birinin kendi zihninden nelerin
getiinin alglanmas olarak tanmlad psikolojik durum.

3. Dictionary of Philosophy and Psychology, 1901
Almanca. Bewusstein; Franszca. conscience; Italyanca. coscienza. []
Zihinsel olanla zihinsel olmayan arasnda bir nokta (Baldwin, Elements
of Psychol., 57). [] maddenin baz halleri bilinli kelimesi ile ifade
edilir. Ne zaman olursa olsun, ryasz ve belirgin derin uykuya
girdiimiz durumdan farkl olarak, uyank olduumuz zaman iinde
olduumuz durum, bilinli olmaktr. [] yemek sonras bir ekerleme
uykusundan dardan gelen bir sesle uyandmzda veya gece yars
tifo ateinden kendimize geldiimiz zamanki durum bilintir.
Daha erken dnem ngiliz psikologlar kelimeyi zihnin kendi
durumlar ve srelerini dorudan tanmas olarak ifade etmilerdir.
Bylece Locke Bilin, insann kendi zihninden ne getiinin
alglanmas (Essay, Bk. II. chap. i. 19) ve Reid: Zihinlerimizde imdiki
anda sahip olduumuz tm ilemlerin bilgisi (Works, Hamilton's ed., i.
222) olarak tanmlamtr.

4. The Columbia Ansiklopedisi, 2001 ve 2003

| 14
Psikolojide, genellikle kendine ve evreye olan farkndal gstermek
iin kullanlan terim. []

5. Rogets II: The New Thesaurus, 1995
Farknda olma durumu; farkndalk, tanma, alglama, duyum.

6. Cambridge Szl, 2000
Bir zel dnce veya kiinin var oluuna veya durumuna farkndal.

7. The American Heritage Szl, 2004
1. Bilinli olma durumu veya hali. 2. Birinin kendi veya ortaklaa
kimliini ieren dnceler, inanlar ve bireysel veya grup zelliklerini
gz nne alarak hissetmesi. 3. zel farkndalk veya duyarllk: snf
bilinci, rk bilinci. 4. Psikoanalizde, bilinlilik.

8. Nroloji Terimleri Szl, 2004. Sendrom Dergisi III-Tp Terimleri
Szl, Trke Bilim Terimleri Projesi
uur. Kiinin kendisi ve evresinden haberdar olmas durumu.

9. Webster Szl, 2003
1. Birinin kendisindeki bir eyin zellikle farknda olmas durumu veya
kalitesi. Dsal bir olay, durum veya nesneye bilinli olma durumu veya
hali. FARKINDALIK... 2. Hisler, duygulanmlar, istekler ve dncelerin
karakterize edildii durum: zihin. 3. Bir kiinin bilinli durumunun
toplam. 4. Bilinli yaamn normal durumu <bilinci tekrar geri geldi>.
5. Bilinsiz ilemlerin farknda olan bir kiinin zihinsel yaamnn en st
seviyesi.

10. Webster Szl, 1913
1. Bilinli olma durumu; birinin kendi varl, durumu, duyular,
hareketleri, zihinsel ileri hakkndaki bilgisi[...] 2. Herhangi bir nesne,
durum veya hislerin varlnn algs ve anlk/imdiki bilgisi. 3. Hisler,
inanlar veya beklentiler

11. Webster Szl, 1828
1.Duyularmza ve zihinsel ilemlerimizin bilgisi veya birinin kendi
zihninden ne getiinin bilgisi; bilinen isel nesneleri yapan zihnin ii.
2.Sululuk ya da masumluun isel hissi veya bilgisi. 3. Gzlem veya
deneyimden gelen kesin bilgi.

12. Webster Gzden Geirilmi Szl, 1998

| 15
Webster 1913 ile ayn tanmlamalar (1-2-3).

13. Word Net 1997
1. Kendine ve kendi durumuna farkndalk durumu. 2. Bir eyin
bilgisine sahip olma Onun yanl yaptnn farknda deil. Eanlaml:
farkndalk, tanma, bilme durumu.

14. Art-Lex, Art Dictionary, 2003
Birinin kiisel veya toplu kimliini de ieren, farkndalk veya bilinli
olma durumu... zellikle herhangi bir zamanda (kart olarak zihin
gemi bilin hareketlerinin toplamdr), zel bir duruma, noktaya veya
soruna farkndalk ya da hassasiyet olarak da tanmlanr.

15. Encarta Ansiklopedisi, 2004
Basit ve herkes tarafndan kabul edilebilir bir tanm yoktur. ou
tanmlama, adeta sonsuza dek srecek (ad infinitum) gereksiz
tekrarlamalardan (rnein bilin farkndalk olarak tanmlanr) ya da
sadece tanmlayc kelimelerle ifade edilir (hisler, dnceler, alglar
gibi...) 1. evreye farknda ve uyank olma hali: evrenizden ne olup
bittiinin farknda olma veya uyanklk durumu. 2. Birisinin zihni ve
dnceleri. 3. Paylalm hisler ya da inanlar. 4. Belirli bir konunun
farknda olma. 5.Dnceler ve hislerin farkndal.

16. Dictionary of Philosophy of Mind, 2003
Kendine farkndalk. znel deneyim.

17. Infoplease Dictionary, 1996
1. Bilinli olma durumu; birinin evresinin, alglarnn, dncelerinin
ve var oluunun farkndal. 2. Dnceler ve inanlar... 3. Zihin ve
hislerin tam olarak alr durumda olmas, uyank yaam gibi:
<dtkten sonra tekrar bilinci geri geldi>. 4. Bir eyin ne olduunun
farknda olmak; isel bilgi. 5... ani farkndalk. 6. Bilinsiz zihinsel
ilevlerle karlatrldnda, farkl olarak, bir kiinin farknda olma
durumundaki zihinsel almas. 7. Felsefede: Dnceler, hisler ve
irade ile karakterize zihin veya zihinsel yetenekler. 8. Birinin bilincinde
ykselme; zel ya da bir politik toplulukta, birinin kendi ihtiyalarn,
davranlarn, tavrlarn anlamasnda ve farknda olmasnda artma.

18. Wikipedia Encyclopedia, 2004
Konuma dilinde, birinin evresinin farknda olmas ve uyank olmas
durumunu ima eder [...] Bilin, genellikle kendine farkndalk, kendi ve

| 16
evresi arasndaki ilikiyi alglama yetenei olarak kabul edilir. Bilinte
kullanlan Ben ifadesi kiinin kendisine gnderme yapar.

19. AllWords, 2003
1. Birisinin dncelerine ve evresine, uyankl, dikkati ve
farkndal. 2. Farknda olma; bilme durumu <Onu birisinin izlediinin
bilincindeydi> 3. Temkinli olma <Nazik olmak iin bilinli bir aba
gsterdim>...

20. Stedman's Medical Dictionary, 2000
Fiziksel olaylar veya zihinsel kavramlarn farknda olma durumu; genel
uyanklk durumu ve evreye yantllk durumu.

21. Dorland's Illustrated Medical Dictionary, 2003
1. Bilinli olma durumu, tam dikkatlilik, farkndalk, uyum ve evreye
yant verme; tam ve salam bir algya sahip olma. 2. Zihnin ieriine ve
bilisel ilevlere bakn znel farkndal. 3. Bireysel ya da gruba ait
deneyimlerin toplamna herhangi bir zamanda farkndalk. 4.
Psikanalizde, bilinlilik.

22.The Catholic Ansiklopedisi, 2003
Bilin (Lat. Conscientia; Alm. Bewusstsein)... Yaygn ifade ile bizim tm
his, dnce, alglar ve isteklerimizi iine alrsonuta bizim zihinsel
yaammzn toplamdr. Terimin anlam, en iyi bilinli yaamn tersi
olan bilinsiz durumun ortaya kt baylma veya derin, ryasz bir
uyku ile karlatrlarak gsterebiliriz. Zihinsel durumlarmzn bilinli
olmasndan bahsederken, hayatta olduumuzu veya herhangi bir
derecede farknda olduumuzu syleriz. Kendi bilinci (self-conscious)
terimi, kendi durumumuzda, daha yksek veya bilginin daha dnceli
durumunu ifade eder.

23.Your Dictionary, 2003
Bilinli olma durumu veya hali. Birinin dnceler, inanlar ve
hassasiyetlerini de ieren kiisel ya da toplumsal kimlik hissi. zel
farkndalk veya hassasiyet. zel bir durum ya da noktaya kar
uyanklk/dikkat.

24. James Mill. Analysis of the Phenomena of the Human Mind, 1869
Bilin ve bilinlilik kelimelerinin doasnn ne olduunu bilmek
kolaydr. simlendirmenin amac iin byk nemi vardr. Bizim
hislerimizi farkl snflara ayrp isimlendirme deildir, fakat bir isim bu

| 17
snflarn tmne eit olarak uygulanabilir. Bilinlilik kelimesi bu
dnceye bir yanttr ve bilinten oluturulmutur... Bilin bir
duyumdur... Hislerin tm alt snflarnn tm adlarn ierir. Bir iek
kokladmda bilinli olurum...; hatrladm zaman bilinli olurum;
inandm zaman bilinli olurum... Fakat inanma durumunda inanmann
bilinli olmas, iki ayr ey deildir, henz ayn eylerdir...

25. Calkins MW. Psychology as a Science of Self, III. Mary, 1908
Bilincin nerilen tanm, bilinli benin zelliklerinin teriminde, bilinci
elemanlarna ayrarak yapsal zmleme yaparak yaplamaz. Farkl
olarak, yapsal zmleme, psikolojide ok yaygn bir ekil olmasna
karn, psikolojinin zel tanmn desteklemelidir. Bilincin zmleme
sonular, bilincin eleri olarak bilinir... elerin grubu vardr: 1.
Hissel veya kantlayc eler, 2. Atfedilen eler (en azndan
gerekliin hissi ve davransal yantlar ierir) ve 3. Karlkl ilikili
eler [...]

26. Routledge Felsefe Ansiklopedisi, 1998
Felsefeciler bilin terimini drt ana balk altnda kullanrlar: genelde
bilgi, niyetsellik, igr (ve zellikle oluturan isel eyin bilgisi) ve
fenomenal deneyim. Birinin zihninin iindeki bir ey "igrsel
bilinlilik"tir. gr, birinin kendi zihinsellii hakknda ilk elden bilgisi
olarak kabul edilir. Bir deneyim veya dier zihinsel mevcudiyet olan
"fenomenal bilinlilik" ise birinin "bunun gibi bir eye" sahip olmas
durumudur. En ak rnei; tat almak, grmek, ar duyma veya
kanma gibi algsal deneyimlerdir... Fenomenal bilinlilik
deneyimlerinin fiziksel olmad ne srlmtr... grsel bilin,
fenomenal bilinten daha az bulmacamsdr.

27. Trk Dil Kurumu Szl, 2002
1. nsann kendisini ve evresini tanma yetenei, uur. 2. (psikoloji)
Alg ve bilgilerin zihinde duru ve aydnlk olarak izlenme sreci, uur...
3. (mecaz) Temel bilgi, temel gr. 4.Bir toplumdaki ruh etkinliklerin
veya ruh durumlarn btn. 5.Dima.

28. Miller G. Psychology: the Science of Mental Life., 1962
Bilin milyonlarn dilini andrm bir kelimedir

29. Suandes Dictionary-Encyclopedia, 2001
Bilinli olma durumu; alglar tarafndan yaplan vurgulamalara zihnin
yantll, ek olarak dsal bir farkndalk durumunu da ierir.

| 18

30. Dictionary of Medicine, 2000
Zihinsel olarak uyank olmak ve ne olduunu bilme. Bilin kayb
bilinsiz olmaktr, duyusal uyaranlara yant mmkn deildir. Bilinci
geri gelmek, bilinsizlik ardndan bilinli olma durumu.

31. Dictionary of Philosophy, Macmillan, 2002
Bu kelimenin iki ilikili felsefi kullanm vardr; birincisi, Locke'da
olduu gibi, alglama ile ayn anlama gelen ve igr zerine eklenmi
zihin kapasitesi ile kendi bilgisinin hissidir; ikincisi ise, daha dar bir
modern algdr, anesteziye kart olarak, zihinsel durumlarn genel
zelliklerini betimler. Temel felsefi konular (a) ne gibi yollarla bir
znenin bir nesneye kendi farkndal mmkn olduu (nasl igr
ortaya kar?) ve (b) her zihinsel durumun bilinle bir arada olmasnn
zorunlu olup olmad gibi kavramlarla ilgilidir.

32.Churchill Livingstone's Dictionary of Nursing, 2000
Bir kiinin bilinli olarak be duyu araclyla evreyi alglamas ve
alglarna yant oluturmasn vurgulayan karmak bir kavram.

33.Black's Medical Dictionary, 2002
Zihinsel kavramlar veya fiziksel olaylarn farkndan olma durumu.
Bilinli bir kii uyank ve evresine yant verebilirdir (kart
tanmlamalardan yararlanmaya alr ve devam eder: baknz; koma,
bilinsizlik, anestezi).

34. Kuhlenbeck, H. Brain and consciousness, 1957
Bilin, zel bir uzay-zaman sistemidir. eitli alglar sistemli olarak
ortaya koyar.

35. Noah Lite Dictionary, 2002
1.Bilisel duruma farkndalk, kendi ve durumu hakknda farkndalk.
2.Farkndalk, bilme yetisi, idrak, tanmak, bir eyin bilgisine sahip
olmak.

36. A Dictionary of Philosophical Terms and Names, 2005
Almanca: Bewusstsein. nsan deneyimi ile bir arada olan kendi
farkndalnn znel fenomeni.

37. The Huchinson Encyclopedia, 2001

| 19
Kiinin kendine ve kendinin evresine (uyku, hastalk, ila veya hipnoz
olmadan) farkndalk durumu. Bu farkndalk saf olarak dsal olaylar
veya fenomenlere kar deil ayn zamanda kiinin kendi hisleri,
inanlar ve zihinsel olaylarn da kapsar. grsel olan kendine
farkndalk, dsal uyaranlara yant vermeden farkl bir durumdur ve
bilin iin n zorunluluk olarak kabul edilir. [...] Bilin ok az
anlalabilmitir ve sklkla dilin yeterlilii ile balantldr.

38. Crystal Reference Encyclopedia, 2001
Farknda olmann psikolojik durumu. Birok farkl anlamlara gelebilir,
uyank olma durumu (bilinsizlikten farkl olarak) ve dorudan
ulalabilir ya da aktarlabilir (bilinalt veya n bilinten farkl olarak)
zihinsel deneyimleri iine alr.

39. The Penguin English Dictionary, 2000
1. Birinin evresinin farknda ve uyank olmas durumu ve buna normal
yant vermesidir. 2. Bilinsiz durumdan farkl olarak, farkndal olan
birinin zihinsel faaliyeti ve yant seviyesi. Editrn Notu: Sinirbilimi ve
psikolojide bilincin anlam znel deneyimdir. [...] Bilin bugn en ok
allan/aratrlan alandr. Beyindeki fiziksel deiikliklerin bilin
deiiklikleri ile ilikisini biliyoruz, fakat bilincin "zor sorun"u, beyin
hcrelerinin atelemesi gibi fiziksel-nesnel olaylarn nasl kiisel znel
deneyimlere dnebildiidir. 3. Bir ey hakknda bilmek veya bir eyin
bilincinde olmak.

40. The Penguin Dictionary of Psychology, 1995
1. Genel olarak, bir farkndalk durumu: bilinli olma durumu. Bu en sk
kullanlan eklidir... 2. Zihnin; hisler, alglar ve anlk farkndalnn
belleini ieren bir alandr ki imdiki/hazr bulunan zihinsel yaamn
bak as dikkate yneltilir. Bkz. dikkat. 3. gr iin zihnin mmkn
olan bileeni. ... 4. Psikanalizde, bilinlilik. [...] Bkz. rtk renme ve
rtk bellek.

41. Bloomsbury Guide to Human Thought, 1993
Bilin (Lat. conscire, farknda olmak) psikolojik terim olarak, evreye
kar uyanklk durumunu tanmlar, ok, az veya snrl olsa bile bilin
ve farkndalktr; uyku, koma ve de ilalarla ilikisizdir. Ne yaptmza
veya bizim zihinsel durumlarmza dikkat vermedir, hayvanlarda byle
bir zellik yoktur. [...] Felsefeciler bilinci iki tipe ayrrlar (ki genel
anlamda farkndalk ile eit anlamldrlar). Bilincin iki tipi, zihinsel
durumun iki tipi ile ilgilidir. Ar ve duyusal (grsel ve iitsel)

| 20
deneyimler gibi zihinsel durumlar grngbilimseldir
(fenemenolojiktir): belli yollarla hissedilirler. Bir grng durumun
bilincinde olan ve nasl hissedildiinin farknda olan maddedir. Sonuta,
bu gibi zihinsel grngsel durumlar bilinlilik iin gerekli
grnmektedir; bir arya farkndalk olmadan ar olarak
hissedilemez. Buna ramen, tm zihinsel durumlarmz
grngbilimsel deildir. [...] inan ve isteklerimiz grngsel deildir.
[...] Ve grngsel olmayan zihinsel durumlar bilinlilik iin gerekli
deildir.

42. Collins English Dictionary, 1994
Bilinlilik, 1. Uyanklk ve farkndalk; uyku ve komada olmama. Kiinin
evresinin, kendi dnceleri ve uyaranlarnn farknda/haberdar
olmas. 2. Tam farkndal vurgular... 3. Kiinin kendi, evresi ve
zihinsel aktivitelerine farkndal ve hareket seimlerine de etki eden
insan zihninin bir paras.

43. Stedman's Concise Medical Dictionary, 1997
Farknda olma durumu, fiziksel olaylar veya zihinsel kavramlar
alglama; evreye genel uyankllk ve yant verebilme durumu;
alglamann bir ilevi.

44. The MIT Encyclopedia of the Cognitive Sciences, 1999
Scak bir banyo ile gevemenin zevki veya akamdan kalmln verdii
rahatszlk hislerini, bir bilgisayar ekranndaki grsel deneyimleri, bir
problem zerken ortaya kan ani dnceleri ierir. Bilin bizim
zihinsel yaamlarmzn bir kalite belirtisidir...

45. Hegel, GWF. Glauben und Wissen oder die Reflexionsphilosophie der
Subjektivitt, 1802
...insansal ve ruhsal anlam tayan dnya deneyimini gerekletiren ey
olarak insan belirten bir terimdir.

46.Wilcox L. Sufism and Psychology, 2001;185
Nedir bilin? Bilmek anlamna gelen conscious (bilinlilik) ve
conscience (vicdanllk) szcklerinin her ikisi de Latince kkenlidir.
Biz onu dncelilik ve farkndalk anlamnda kullanrz...

47.Nietzsche F. (1844-1900)
dnyamz oluturmak yle dursun, onun ancak zel (belki de
hastalkl) bir durumudur.

| 21

48. Holt J. Matrix ve Felsefe, 2002
Bilin, beynin yaratt bir perspektiftir.

49. Dawkins MS. Through Our Eyes?, 1998
Bilinci tanmlamak, sadece bu olgunun elle tutulamayan, deiken
doasndan dolay deil, ayn zamanda bu szckle birok farkl eyi
ifade edebildiimiz iin de zordur. Bilin szcnn... birok deiik
anlam olmas nedeni ile basit ve ak bir tanmlama bulmann gl
artc olmamaldr. Hatta belki de bir tanm bulmamaya almalyz...
bu tanmlamalar yanltc olabilir. Bu yzden bilin szcn
duyulardan birinin ya da tmnn dolaysz biimde farknda olmak
anlamnda kullanacam. Ama yine de bilincin birok biimi olduunu...
vurgulamak istiyorum. ... zamansz tanm hayal krklna urama
tehlikesi getirecektir.

50. Schacter D. SEP, Consciousness, 1989
...bilmek, anmsamak ve alglamak gibi znel duygular yaratmann
tesinde, modler srelerin ktlarn bir araya toplayan btncl bir
veri tabandr.

51. Husserl E. Logical Investigations, 1970
Deneysel beni oluturan elerin btn, yani ruhsal yaantlarn
dokusu, bu ruhsal yaantlarn i alglanmas ve her trl ruhsal edim
ya da ynetimsel yaantya verilen kapsayc ad. Bilin ve dnya
ezamanl verilerdir. z bakmndan bilincin dnda olan dnya, yine
z bakmndan ona baldr.

52. Penrose R. The Emperors New Mind, 1989
...yeterince k bir kontrol sistemine sahip olmann edilgen bir paras,...
bilincin kesin bir tanmn nermeye kalkmann akllca bir davran
olacan sanmyorum. Bilinli olmakla farknda olmak ifadesini ayn
kabul ediyorum.

53. Young GB, Ropper AH, Bolton CF (Ed). Consciousness. In: Coma and
Impaired consciousness. 1998;3-37
Uyanklk, dikkat, alg ve duygular, algsal-devinimsel ilikilendirme,
kendine farkndalk, gdleme sistemleri ve bellein toplamdr.

54. Niedermeyer E. A concept of consciousness. Int J Neurol Sci
1999;20:7-15

| 22
...uyanklk, seici dikkat ve beyin ierikleridir.

55. Searle J. Consciousness. Ann Rev Neurosci 2000;23:557-578
...isel, nitel, znel durumlar ve farkndalk, duygu ilemlemesi.

56. Searle J. Akllar, Beyinler ve Bilim, 1996
Bilinlilik, insann var oluunun temel gereidir; nk bilinlilik
olmakszn, var olduumuzun btn teki insans zellikleri olanaksz
olurdu. ...Felsefedeki ve psikolojideki ada tartmalarn, bilinlilik
konusuyla ilgili bize syleyebilecei ok az ey olmasnn bir tr rezalet
olduunu da belirtmeliyim. ...evrenin gerekten anlamsz olduunu
dnyorsanz, bilinliliin var oluunun, size de artc grnmesi
gerektiini dnyorum. ...zgrlk esas olarak bilince baldr. ...
kendimi bilinli olarak gryorsam bilinliyimdir.

57. Wundt W. Grundzge der physiolagischen psychologie, 1911;296-
356
...bizim isel deneyimlerimizin toplamdr.

58. Flatcher HL. Consciousness. Nature 1992;348:477-479
nsann kendisi ile sessiz konumasdr.

59. Taylor J. Race for consciousness. 1999
Bilin, pasif algsal deneyimler (znel) ve aktif ksmlardan oluan
(problem zme) bir btndr ve her ikisi arasnda veri akn-
hareketini alan (ksa sreli) bellek salar.

60. Laird PJ. The Computer and the Mind, 1988
...kendinin hem ynetmen hem de nesne olduu durumlarda
kullanlan ok etkili bir programlama aygt.

61. Larousse Szlk ve Ansiklopedisi, Bilin maddesi, 1985
1. Kiinin kendi varl ya da d dnyaya ilikin dorudan edindii
sezgisel ve dnsel bilgi; uur [...] 2. Bir eyin varlna, gerekliine
ilikin zihinde ak seik beliren temel dnce...

62. Schrdinger E. Yaam Nedir?, 1945
...Bilin, canl maddenin retimini denetleyen zel retmendir, bazen,
zaten yeterince eitilmi olan rencisini, teki grevleri ile uramak
iin yalnz brakr... Bilin canl maddenin renmesi ile birlemitir;
renebildii (yapabildii) bilintir.

| 23

63. Aktin E. Nroloji Ders Kitab. stanbul niv. Tp Fak. Yay. 1983;71
Bilincin doyurucu bir tanmn yapmak olduka gtr, nk bilinlilik
yaantmzda birincil bir e olarak yer almaktadr. Psikoloji asndan
bireyin kendisinden ve evresinden haberdar olma durumu olarak
tanmlanabilir. Nrolojik adan ise bilincin durumundan baka bir de
bilincin ieriinden bahsetmek gerekir. Bilincin ierii duyular,
duygulanmlar, anlar olarak tanmlanabilir.

64. Geenfield S. nsan Beyni, 2000;154
Zihin sadece bilinli olduumuz zaman fark edilebilir. Uyurken
bilincimizi kaybetsek de zihnimizi kaybetmeyiz. Gene de bilinsiz
olduumuzda, zihin anlamszdr. Bu nedenle bilin, belirli bir zihnin,
kiiselletirilmi bir beynin o anki birinci el, birinci ahs deneyimi
olarak grlebilir. Bilin, zihne can katar; bu, sinirbilimcilerin nndeki
nihai bilmece ve sizin en zel yerinizdir.

65. Ula SE. Felsefe Szl, 2002
1. Kiinin kendisine, yaantlarna, evresine, teki kiilere, bir btn
olarak iinde yaad dnyaya ilikin farkndal, yaanan
deneyimlerden kendiliinden doan kendinin farknda olma
grngs; 2. znenin duygularna, alglarna, bilgilerine ve
kavraylarna bal olarak kendini anlama, tanma ya da bilme yetisi; 3.
bilme edimi ile bilinen ierik arasndaki ilikiyi her ikisini de ierecek
biimde bir st dzeyde kurabilme becerisi; 4. ac ekme, isteme,
bekleme, d krklna urama, korkma gibi belli bir nesnesi bulunan
btn geili yaama edimlerini olanakl klan ana ilke; 5. dnen
znenin kendisine dnerek, kendisini kendi dnceleri ile kavramas,
kendisine bir bakas olarak dardan bakabilmesi durumu; 6.
iebak yoluyla zihnin kendi deneyimlerinin gerekliini kavrama
edimi; 7. zihinsel yaamn gemi duyumlar, alglar, bilgileri bellekte
tutma yetenei; 8. kiinin kendi iinde yaadklarna ya da darda olup
bitenlere ynelik incelmi sezgisi, btn yaadklarna ilikin genel
gr; 9. znt, sevin, hzn gibi tek tek yaant durumlarna ilikin
kendilik izlenimleri, eylerin kiiye nasl grndne ynelik
grngbilimsel yaantlar btn.

66. DeJong RN. DeJongs The Neurologic Examination, 1992
Kiinin zihninin kendine, evresine ve duyular tarafndan gelen
uyaranlara farkndaldr.


| 24
67. Bogousslavsky J. Stroke syndromes, 1995
Bilin, hem kendinin hem de kendinin evreyle ilikisini kurma
yeterliliidir. Klinik ve patofizyolojik bak asndan, geleneksel olarak
uyanklk ve farkndalk (bilincin ieriklerinin veya yksek bilisel ve
duygulanmsal ilevlerinin toplam) olarak ayrlabilir.

68. Bradley WG. Neurology in Clinical Practice, 1996
... kendinin ve evrenin farknda olma olarak tanmlanabilir.

69. Plum F ve Posner JB. Stupor ve Komada Tan, 1998
Bilin kendinin ve evresinin farknda olma durumudur, koma ise
bunun tam tersidir. [...] bilin durumu hem uyarlabilirlik derecesinin,
hem de beyinin bilisel ilevlerinin toplamnn gstergesidir (bilincin
ierii).

70. Ziai WC ve Mirski MA. Current Therephy in Neurologic Disease, 2002
Bilin aktif bir bilgi ileme (ilemleme)dir ve kendine, evreye
farkndalk durumu olarak tanmlanr. Bilin iki esas alt paraya
baldr: uyanklk [...], farkndalk...

71. Ouspensky PD. The Psychology of Mans Possible Evolution, 1934
nsanda zel bir trde uyanklktr ve zihin faaliyetinden bamszdr;
her eyden nce bu kendinin farknda olma, kim olduunun farknda
olma, nerede olduunun farknda olma, neyi bilip neyi bilmediinin
farknda olma ve benzeri durumlardr.

72. Ornstein RE. The Psychology of Consciousness, 1984
Bireysel biyolojik yaamn temel amac iin tasarlanm, olaanst
bir biimde gelitirilmi kiisel bir inadr [...]. Sradan bilincimiz, nesne
merkezlidir; zmlemesi kendini dier nesnelerden ve
organizmalardan ayrmay ierir. [...] bilincimiz byk lde d
dnyann aktif denetimine yneliktir.

73. Herbert N. Elemental Mind, 1993
Bilim, zihin almalarnda ne kadar ilerleme kaydetse de, bizimki gibi
i deneyimleri olan eyler yapamadmz srece bilincin ne olduunu
gerekten anladmz syleyemeyeceimize inanyorum. Mantk
olarak, bilinci aklamann en belirgin yolu, bilinli deneyimin bilinsiz
olan bir maddeye nasl yklenebileceini gstermek olabilir.

74. Jung CG. Bilin ve Bilinaltnn levi. Say Yay, 2001 (1934)

| 25
Bilin nedir? Bilinli olmak, iinde bulunduu ilikileri nedeniyle d
dnyay alglamak ve onu tanmak demektir. [...] Bilin, bir tr evreye
ynelik alglama ve ynelme organ gibidir. [...] Bilin srekli deildir,
kesikli, kopuk kopuktur. [...] Bilin, bir tr darlk ile nitelenir; bilincin
darlndan sz edilmesinin nedeni, ancak ok az sayda olguyu pe
pee kucaklayabilmesindendir.

75. Titchener EB. A Textbook of Psychology, 1909
Bilin, hangi szle bavurursanz vurun, pek ok anlam olan bir
terimdir. [...] bu kelimenin iki prensip kullanmn ayrmak yeterli
olacaktr. Birincisinde bilin ruhun kendi srelerinin, ileyiinin
farknda oluu anlamndadr. [...] bilin ... dnce ve idarenin i
bilgisidir. Bilin bir insann ruhundan neler getiinin algsdr, bilin
ruhun dncelerine ve duyumlarna sahip olduu dolaysz bilgidir.
kinci anlamda bilin ile ruh arasnda, bilinli ile zihinsel arasnda
fark gzetilmemitir. [...] Bilinci ruhun kendi kendisinin farknda oluu
eklinde tanmlamak sadece gereksiz deil, ayn zamanda yanltcdr
da.

76. Bergson HL. Time and Free Will: An Essay on the Immediate Data of
Consciousness, 1889
...birbirinden ayr ve birbirini izleyen ruh hallerinden oluan yzeysel
bilin ve hibir ekilde niceletirmeye, belirlemeye ve dolays ile
bilimsel yaklama gelmeyen dikkatli bilin olarak ikiye ayrlr.

77. Locke J. An Essay Concerning Human Understanding, 1689
...kiinin zihninden geeni alglamasdr. nsan kendisini kendisi klan
da bu ayn bilin deil midir ki zaten... Kiisel zdeliin dayand bir
ey varsa o da bilintir... Zihnin ya da duyularn etkinliklerinden doan
bilin, teki btn bilin etkinliklerinin koulu olma grevini yerine
getiren z-bilince dnmektedir.

78. Hume D. Enquiries concerning Human Understanding, 1748
...kendimizde sezgisine ulatmz ak seik olgular okluunun
toplamdr.

79. Leibniz GW. Primary Truths, 1686
...tzn gerek doasn, tinin zn kavramaya olanak tanyan en
yksek dnsel sezgidir.

80. Kant I. Critique of Pure Reason, 1781

| 26
...ilkece hibir koulda kendinde eyler alannn bilgisini ya
da kavrayn sunma yetisi tamayan, nsel bir forma karlk
gelen i duyum olarak tanmlanmaktadr. ...btn tasarmlar
bilinte bir araya gelirler ve bilin olmadan hibir eyin
dnlmesi, grp tannmas olanakl deildir. Bilincin
biimsel birlii btn bilgilerin nesnel kouludur... ben de zaten bulunan bir
tasarmn tasarmdr. Kant I. Essay II, i.19; cf.xxvii-9, 1798: Bilin, bir
insann kendi zihninden ne getiini alglamasdr.

81. Bataille G. The Inner Experience, 1943
...hi bir yanlgs olmadyla vnen btn bilin
ifadelerinin/tanmlarnn bulank bir bilincin sabuklamalar olmaktan
te hi bir deeri yoktur.

82. Hilgard IP. Hilgards Introduction to Psychology, 12.Bask, 1996
Psikolojide bilin teriminin anlamna ilikin hala ortak bir anlay
yoktur. Pek ok ders kitab, bilinci basit bir biimde bireyin dsal ve
isel uyaranlarn farknda olmas olarak tanmlamaktadr. Bu tanm,
bilincin bir ynn aklar ve bir eylemi problem zmeye ya da
evresel koullara ve kiisel hedeflere tepki olarak dierine tercih
ettiimizde de bilinli olduumuz olgusunu gz ard eder... Bilin, 1.
kendimizi ve evremizi, alglarn, anlarn ve dncelerin farkna
varacak ekilde gzlemeyi, 2. kendimizi ve ortammz, davransal ve
bilisel faaliyetleri balatabilmemizi ve sona erdirebilmemizi
denetlemeyi ierir.

83. Cobb S. Foundations of Neuropsychiatry, 1958
kendinin ve evrenin farknda olma

84. Honderich T. The Oxford Companion to Philosophy, 1995
Bilin vardr, fakat tanmlamaya direnlidir. Bir organizmann bilinli
olduunu sylemenin belli ltleri vardr. Bilin deneyim veya
farkndalkla ilikilidir.

85. Flew A. A Dictionary of Philosophy, 1979
Felsefi olarak iki ilikili anlamda kullanlr: ilki, Lockeun kulland,
kendi bilgisinin hissidir, zihnin kapasitesini yanstr ve alglama ile
benzer igrdr, ikincisi; daha dar ve modern kavram olarak,
anestezinin bilinsizliin kartdr.


| 27
86. Edwards P. The Encyclopedia of Philosophy. 1967
An Essay Concerning Human Understanding adl kitabnda Lockeun
tanmlad bilin Birinin kendi aklndan ne getiini alglamasdr.
Bilin... kiinin gzlemi veya kendi zihninin isel bilgi ilemesinin gz
nne alnmasdr. [...] Bilin kelimesi, dar anlamda herhangi bir
zihinsel durumu anlatmada veya onu zihinsel yapp yapmad
anlamnda kullanlr.

87. Stout GF, Manual of Psychology, 1977;s.8
Bilin, yalnzca bizim kendi zihinsel durumlarmza farkndalmz
deil, bu durumlarn kendilerini, bilen (cognisance) birinin olduunu ya
da olmadn da ierir.

88. Chalmers DJ. The Conscious Mind, 1996
Bilin deneyimi dnyadaki en tandk ve en gizemli dncedir. [...]
Bilin terimi ift anlamldr, bir dizi fenomene gnderme yapar.
Bazen, igr yetenei veya birinin kendi zihinsel durumlarn
aktarmas gibi, bir bilisel kapasiteyi anlatmada kullanrz. Bazen de,
uyankllk ile eanlaml olarak kullanrz. Bazen, dikkatimizi bir yere
odaklama veya davranlarmz istemli kontrol ile bir arada ifade
ederiz. Bazen bir eyin bilinci olur ve bir ey hakkndan bilme
fikrinden gelir.

89. Greenstein B. Color Atlas of Neuroscience, 1999
Bilin beynin farknda olma durumu, dikkat derecesi ve organizmann
dil uyaranlarna yant verme yeteneini tanmlamak iin kullanlan bir
terimdir. Temel olarak, bilincin ne olduu bilinmez ve belki de var
olmayan bir durumu tanmlayan faydasz bir terimdir. [...] Terim ayn
zamanda beyin ve zihin arasndaki farklln hi de nemsiz olmad
gibi karmak bir felsefi sorunu da ortaya karmaktadr.

90. Perez P. Physics and Consciousness. arXiv:quant-ph/9510017v1,
1995
...kendi zihinsel durumlarmzn alglanmas...

91. Joynt RJ. Are Two Heads better than One?, Behavioural Brain
Sciences, 1981
Bilin leme (trinity) gibidir; eer aklanrsa onu anlayabilirsiniz,
doru olarak aklanamamtr.

92. Thema Larousse Ansiklopedisi, 1993

| 28
Dnsel bilin, ne uyanklk hali, ne de bir gddr; belki herhangi bir
eyleme ynelik olarak bellein, bilgilerin ve dilin uyumlu bir dzeni
diye tanmlanabilir. Bu tarife gre bilin, hayal, bellek, mantk ve
muhakeme yeteneklerini bir araya getirir, duygulara ve isteklere katlr;
kararlar dzenler, niyeti ve zgr iradeyi belirler.

93. Fletcher HL, Consciousness. Nature 1992;348:477-479
nsann kendisiyle sessiz konumasdr.

94. Smythies JR, 1992
Bilin, kendi duygularmzn toplamdr.

95. Sartre JP. La Transcendance de lego, Esquisse dune description
phnomnologique, 1936
Bilin tamamen boluktur (nk, tm dnya bunun dnda kalr).

96. Kierkegaard SA, 1844
Bilincin kendisi bile bir elikidir. ...bilin kendisi ile kartlk iindedir:
Bir ikiliktir. nk, bilin iinde varoluun kendisinden phe ederiz.
Bilin, bu yzden mutlak olarak gvenilmezdir.

97. Zeman A. Consciousness. Brain 2001;124:1263-1289
...basit bir tanmlamadan ziyade, bilinci, uyanklk durumu, isel
deneyim, davransal ifade, zihin olarak tanmlamak uygundur.

98. Jibu M, Yasue K. Quantum Brain Dynamics and Consciousness,
2004;218
nsann deneyimledii zihinsel fenomenlerin toplamn gsteren bir
terimdir.

99. Osmanlca Trke Ansiklopedik Lgat. 1997
uur, anlay, idrak (anlay, kavray, akl erdirmek, yetitirmek),
vicdan, hiss-i zahirle duymak, nefsin manaya ilk vusul mertebeleri,
kendi varlndan haberi olma, bir eyi hoa tanma inceliklerini iyice
idrak etme.

100. Stapp HP. The Hard problem: a quantum approach. arXiv:quant-
ph/9505023v2, 1995
Beyin aktivitesinin ilevsel rntsnn gerekleme ardkldr. Bu
ilevsel rntler beden-dnya emasna yanstlr...


| 29











| 30
phesiz sana iki kat, kat minnet borluyuz! nsan olduk,
azmz ve gzlerimiz var, konuup duyuyoruz, dnp
hareket ediyoruz; biliyoruz ve hem yaknmzdaki hem de
uzamzdaki her eyi fark edebiliyoruz, gkyznde ve
yeryzndeki byk kk her eyi gryoruz... Ama
duyduklar yaratcnn houna gitmedi. Yarattklarmzn
byle konumas hi iyi deil. Byk kk her eyi
tanyorlar. Onlar sadece yaratlanlar deiller mi? Yaknda
tanrlardan bir farklar kalmayacak.

Dnyann Yaradl, Maya Efsanesi




Bilin Ne e Yarar?


Siz bilinlisiniz, ben de bilinliyim. Bir an iin kendimize baktmzda
bilinli olduumuzu dnrz. Bir insana bilinli olup olmadn ya da
bilinci olmadn sylerseniz, bilinli olduunu ve bilinli olmadn
sylemenizin komik olduunu savunacaktr. Ama aslnda bu doann
bir oyunudur. Soru ya da szler bir an iin karmzdaki kiiyi bilinli
yaptndan, kii kendince hakl olacaktr. Ama ksa bir sre sonra
bilinci devre d kalacaktr. Fakat ne sorduunuzu ve sylediinizi
hatrlayacandan, kesinlikle kendisini bilinli kabul edecektir.
u anda bu satrlar okurken, okumanzn, kelimelerin
ekillerinin, beyaz sayfann, bu kelimelerin isel seslerinin varlyla
bilinli olursunuz. Fakat olaslkla, sandalyeyemasaya
dokunduunuzun, yerekimine kar bedensel uygun pozisyon
aldnzn, gz hareketlerinizin, arka planda devam eden zihinsel
srelerinizin, sokaktaki araba seslerinin, gelecee ilikin
amalarnzn farknda deilsinizdir. Bu bilinsiz sreler bilinliler
kadar yaammzda nemlidir. Bilincin, bilinsiz bir bellei vardr.
Bizim isel yaammz, bilincimizin de ieriidir ve isel
konuma, grsel hayal etme ile dorudan alglanan dnyadan oluudur.

| 31
imdiki ann bellei, ar, zevk ve uyarlmlk gibi bedensel hisler
hatrland zaman otobiyografik olaylar, niyetlerimiz, beklentilerimiz
ve yapmakta olduklarmz, birisi ve dnya hakknda ak inanlarmz,
karmlar yapma da bilincin var oluu ile ilgilidir.
Bilinlilik insann var oluunun temel gereidir; nk
bilinlilik olmakszn, var oluumuzun btn teki insansal zellikleri
dil, ak, onur...- olanaksz olurdu. Bilinli durum ve olaylarla dolu bir
dnya dncesi yaln bir gerektir; ama yalnzca fiziksel bir sistem
olan beynin nasl bilinli olduunu anlamak zordur. Byle bir ey nasl
olabilmitir? Kafamzn iindeki o vck vck beyin nasl olur da bilinli
olmay salar? Bir eyin nasl mmkn olduunu gstermek iin en iyi
yol, onun nasl var olduunu gstermektir. Olup biten sreleri
beyinde anlamaktr.
Her zaman ve an bilincimizi kullanmayz, aklmzda olup
bitenlerin yalnzca kk bir parasnn farknda oluruz. Gnlk
ilerimiz srasnda birok bilinsiz i yaparz. rnein, araba
kullanrken farkl bir bilin deneyimi iindeyizdir. Yolculuumuzu
dnemeler, trafik klar ve karlatmz risklerle ilgili hibir iz
kalmadan bitirir ve araba kullandmz bile hatrlamayz. Bu tr bir
araba kullanma bilinalt alglama ve zek hareketi olarak tanmlasa
da aslnda bu durumda ksa sreli bellek kayb ve bilin dalgalanmas
durumu sz konusudur. Felsefeci Daniel Dennet dier bilinalt
dnce tiplerini de kahve dklmesi rneiyle aklar:

Bir anda oturduunuz sandalyeden frlar, masann
kenarndan damlayacak kahveden kendinizi zor kurtarrsnz.
Masa stnn, dklen kahveyi emmeyeceini ya da
yerekimi kanunlarna uyan bir sv olan kahvenin, masann
kenarndan aa dklebileceini dndnzn farknda
olmazsnz, ama bilinaltnzda buna benzer dncelerin
ortaya km olmas gerekir. nk eer fincann iinde
yemek tuzu bulunmu olsayd, ya da masa bir havlu ile
kaplanm olsayd ayaa frlamayacaktnz.
13


John Taylora gre bilin ilikilidir. Taylor bilin deneyimini
birbiriyle ilikili fenomenal tipe ayrr.
14
lki, pasif veya algsal
deneyimlerdir. Kahvaltda kahveyi tatmak, bo bo gnein batmasna
bakmak gibi. Bu deneyimler, bilincimizin ilenmemi verileri ya da

13
Dannett D. Conciousness Explained. Little Brown Comp. 1991
14
Taylor J. Race for consciousness. MIT press. 1999.

| 32
fenomenal deneyimleridir. Saf olarak kalitatif, tanmlanamaz, saydam
durumlardr ve alan bellek tarafndan oluturulur. kincisi, kendi
deneyimimize sahibizdir. rnein, ani olarak kahveyi yeterli
imediimizi ya da gnein batn hayretle izleme durumuna geeriz.
Dier bir deyile, deneyimin znellii bilinle kiinin zerine yanstlr.
nc tip ise, aktif bilin ksmdr. Beyin aktif olarak algsal ya da
bilisel problemleri zer, bunun yannda kendi deneyimini koyar.
Herhangi bir futbol man seyrettiimizde, beyin karar vererek
kendine uygun bir alan seerek takip eder. Yine, alan bellek belli
dzeye ktnda bilin aktifleir. Kendinin bilinci, olaylarla ilikili
belleklerin ardk sralanmasyla oluur ve bu kaytlar kiinin kiiliini
etkiler. Aktif bilin, renme, planlama ve yerine getirme ile yakndan
ilikilidir. Pasif ve aktif bilincin her ikisi arasnda uygun alan bellek
karar asndan yarma vardr.
Fiziki Roger Penroseda ayn yoldan giderek bilinci aktif ve
pasif olarak ayrr. Alglamay pasif, zgr irade ile hareket yapmay
aktif olarak kabul eder. Ona gre; Bu ey aslnda bir ey yapar ve
stelik yapt her ne ise, bilince sahip yarata yardmcdr.
15
yle ki
ayn zelliklere sahip fakat bilinsiz bir yaratk bu yardmdan yoksun
olduu iin daha az etkin bir davrana sahip olur. te yandan, bilin,
yeterince k bir kontrol sistemine sahip olmann sadece edilgen bir
parasdr ve kendi bana aslnda hi bir ey yapamaz. Bilincin da
vurumu genel kabul edilebilir bir l deil, bilinli davrann bir
iareti olabileceini belirtir. Bilincin, evrenin var oluu gereini
anlamamz saladn ve bilinci dikkate almadan yasalarla ynetilen
bir evrenin asla bir evren saylamayacan belirterek Sadece bilin
olgusu varsaymsal bir evreni gerek varlna kavuturabilir der.
Tpk Felsefeci George Berkeleyin (1685-1753) varolmak
alglamaktr/esse est percipi dncesini temel alarak Gkyzndeki
ve yeryzndeki eyalarn varln kavrayacak ya da bilecek bir zihin
olmadan, hibir eyin maddesellii yoktur dedii gibi.
Baz biliminsanlar ise bilinli olmann evrimsel adan insan
iin bir kazan saladn ne srer. Bilincin eer bir ilevi varsa bir
etkinlii de olmaldr ve buna gzel bir rnek verilir:
16
Birisi motorlu
tatlarn ilevini iyiletiren bir alet gelitirdiini, ama bu aletin
grlemeyeceini, yakt tasarrufu ve hz zerinde etkisinin de
olmadn ne srebilir. Bu alet, baz aralarda var, bazlarnda yok,
ancak dardan belirlenmesi mmkn olmadndan hangisinde

15
Penrose R. Kraln Yeni Usu-III. Us nerede? TBTAK yay. 1999;127.
16
Dawkins MS. Hayvanlarn Sessiz Dnyas. 2.Bask. TBTAK. 1999.

| 33
olduunu anlayamyoruz. Aleti gremiyor, dokunamyor ve
duyamyorsunuz. Ek olarak bir yer de kaplamyor. Burada nemli olan,
araba zerinde grlebilir bir etkisinin olmamas bize bir yanllk
olduunu dndrr. Arabann ileyiini gelitiren bir aletse, o zaman
henz lemediimiz bir ekilde etki ediyor olabilir. Eer, icat hibir
etki yaratmyorsa, ilevi olduunu ne srlemez. Hem bir ilevi olup
hem de hi etkisi olmamas mmkn deildir. levi olduunu ne
srlyorsa, etkisi de mutlaka olmaldr.
Philip John Laird bilincin, beynin kendiyle ilgili bir talimat
yerine getirirken devreye girdiini belirtmektedir. Ona gre bilin,
kendinin hem ynetmen hem de nesne olduu durumlarda kullanlan
ok etkili bir programlama aygtdr
17
. Dier bir ifade ile bilin, d
dnya ve isel dnya arasnda aktif bir eik olarak grlebilir. Daniel
Schacter ise bilincin; bilmek, anmsamak ve alglamak gibi znel
duygular yaratmann tesinde, modler srelerin ktlarn bir araya
toplayan btncl bir veritaban olarak grlmesi gerektiini ne
srm ve bylesine birletirici bir mekanizmann, farkl tipte
bilgilerin ilenmesi ve temsilinin, birbirinden ayr modler sistemler
tarafndan, paralel olarak yrtld herhangi bir modler sistem
iin ok nemli olduunu belirmitir. Yani, bilin bir entegrasyon
salar ve bu entegrasyonla daha fazla esneklik, duyarllk ve yaratclk
oluumuna izin verir.

Bilin: Evrimsel Gerilik!
Evrendeki uzay-zaman, nedensel iliki gibi deimez zellikleri
beynimizin yapsna kaynamtr. Bir canlnn sa kalm, kendisini yok
edebilecek tehlikelerden kanmas ve evreden enerji elde etme
abalar ile bu abalar iin harcad enerji arasndaki dengede kendi
lehine bir enerji artmn srdrmesine baldr. Bu adan bakldnda
bilinli olmak evrimsel adan bir avantaj olmaldr. Ancak biliyoruz ki
beyin bedende oransal olarak en fazla enerjiyi kullanr ve bilinli olmak
fazla enerji harcamak demektir. Etkinlikler sinir sisteminin daha alt ve
daha otomatik dzeyleri tarafndan denetlendiinde enerji ve zaman
(bilinli dnme yavalatr) korunumu gerekleir. Bu nedenle bilin,
evrimsel adan bilinsiz ve otomatik hareketlerimize gre daha
yavalatc bir sistemdir! Fakat evrim bunun da aresini retmi ve
bilinci devamllk arz eden bir sre deil de kesikli olarak
oluturmutur. Bylece beyne ve bedene olan enerji maliyetini
azaltmtr (Tablo).

17
Dawkins MS. Hayvanlarn Sessiz Dnyas. 2.Bask. TBTAK. 1999;265.

| 34
Ancak bilin, bir savunma mekanizmas olarak yeni eyleri
renmede devreye girer. renme zaman gerektiren bir sretir.
Zaman iinde renme tamamlannca artk renilen davran otomatik
hale gelir. Bu otomatikleme olaylara verilecek tepki sresini de
ksaltr. Davransal olduu kadar dier duyusal sistemleri zerinde de
bilin etkisi ortaya ktnda yavalama oluur. rnein, piyano
almay ve ara srmeyi renme aamas tam olarak bilinlidir. Ara
srme iin ehliyet kursuna giden ve ilk srme pratii yaplan
zamanlarda, insana neredeyse drt gz gerekirden (stteki aynadan
arkaya bak, sa ayna, sol ayna ve ne bak!), zaman ierisinde renme
ile artk her ey bilinsiz olarak yaplr ama yine de bilin bir kenarda
bekliyordur. Vites deiimi, sollama srasnda aynalara bakma, trafik
klarn ve iaretlerini grme, yan koltuktaki ile konuma ve hatta
sakz ineme! Bunlar yapmak hibir zel aba gstermez. Ama her ey
byle otomatik devam ederken, oluabilecek bir kaza ya da arata bir
arza annda btn dikkatinizle bilincinizi sakland yerden geri getirir.
Bilinciniz kontrol ele alr. Artk beyninizin daha geni alanlar bir
arada almaya balar ve daha fazla enerji kullanr.
Dier hayvanlarda da olan, ani arya yant olarak ortaya kan
ekme refleksi, omurilikten kaynaklanr. Bunun en bilinen rnei scak
bir nesneye yakacak tarzda (farknda olmadan) elinizi-kolunuzu
dedirdiinizde acya yant olarak kolunuzu ekersiniz. Bu omurilik
zerinden ortaya kan refleks bir davrantr. Bu birok ilkel hayvanda
vardr. Ama daha sonra bilinli farkndalk iin, daha st bir yap olan,
beyniniz (daha dorusu beyin kabuu) devreye girer ve elimize-
kolumuza ne olduunu, neden ektiimizi anlarz. Omurilik
seviyesinden olan yant yaklak 150 msande ortaya karken, bilinli
farkndalk iin 500 msan ya da dier ifade ile yarm saniye gerekir.
Bilin aslnda yavalatan ama deerli bir sistemdir. Evrimsel olarak
bilin tehlike durumlarndan kama iin gereksizdir ama tehlikeyi
renme ve yaratc yantlar oluturmak iin gereklidir.




Tablo. Bilinli ve bilinsiz durum farkllklar.
18

Bilinsiz Bilinli
Anatomik yeri ? Hasar grm beyin sap as
yaps veya iki yanl talamik
intralaminar ekirdekler
Salam beyin sap as
(retikler) sistemi ve iki
yanl talamik intralaminar

18
Baars B. (Editor). Essential Sources in the Scientific Study of Consciousness. MIT Press, 2003; sayfa 2.

| 35
ekirdekler

Szsel ifade Aa vurulamayan ksmlar var Aa vurulabilir,
anlatlabilir

rnek durum Derin uyku, koma, yar uykulu
hal, kr gr durumu

Uyanklk ve ryalar,
normal grme

renme durumu Rastlantsal renme

Niyetlenerek renme
Grsel bilin Nesne tanma alan devreye
girmeden, grme beyin
kabuunun %12-20si alr

Nesne tanma alan %90
devreye girer.
renme Beyin kabuu metabolizmasnda
dme

Beyinde btncl, yaygn
ve youn alma
Zihinsel aba Dk aln lobu almas

Belirgin n beyin
almas
Bellekle liki Uzun sreli ve semantik (dilsel)
bellekle ilgili

Ksa sreli, epizodik
(olaylarla ait) bellek
Devreye girmesi Rutin, tahmin edilebilir ve
nemsiz olaylarda devreye girer

Yeni, bilgi verici ve dikkat
ekici olaylar
Dikkatle ilikisi Dikkatten uzak ierik

Dikkat verilen bilgi ierii
Dikkatteki yeri Dikkat odann kenarnda yer
alr

Dorudan dikkat
merkezinde
Devreye girme renilmi ileri yerine getirme
(araba srme, piyano alma,
tenis oynama gibi)

Bellein da yanstlmas
ve renme esnasnda
Dsal uyaran Eik alt uyaranlara yant verir

Eik st uyaranlara yant
stemle ilikisi stemsiz, abasz, kendiliinden

stem ve aba gerektiren
ilerde
Bellekteki yeri Bilmetanma

Hatrlamageri arma
Hareketteki ilevi Otomatik kontrol

Stratejik kontrol salar

Beyin dalgalar Gamma frekans (40-60Hz)
aktivitesi ve edurumu kaybolur
Beyin yar kreleri
arasnda yaygn 40-60 Hz
edurum

Bilincin Harikalar Tiyatrosu
Bernard Baars, bilinci kesin olarak tanmlamann ve ilevini anlamann
zor olduunu belirtir. Baars bir tiyatro benzetmesi yapar ve bilincin

| 36
tiyatrosunda, alma alan akldr der. Bilisel yapnn tiyatroya
benzetilmesi, Baarsdan nce de, Alan Nevvel (1990) ve John
Andersonda da grlr (1983). Tmnde, bilin ve bilinsiz
mekanizmalar, bellek yer almtr. Ancak, Baarsa gre gerek dnyada,
boyutlu bir tiyatro benzetmesi (metaforu) bilinci anlamak iin ideal
bir yntemdir. Benzetmeler bilim tarihinde kullanlagelmitir ve ok
yararldrlar. 16. yyda saat gibi alan evren, William Harveyin kalbi
pompaya benzetmesi, 1900lerde atomu gezegen sistemine benzetme
yararl olmutur. Genellikle benzetme bilimsel teori iin iyi ve kolay bir
balang noktasdr.
Bilin tiyatrosunda arka plan senaryoyu yazanlar tarafndan
oluturulurken, bilinsiz sistemler bilinli olaylar ekillendirirler. Spot
k, aktrler iinde en nemlisine ynlendirilir ve onlarn mesajlar
tm bilinsiz ilevleri yapan seyircilere ulatrlr. Mesaj, btncl
olarak yaynlanmasna karn, her seyircinin, kendi zihninde yerel
olarak deerlendirilir. Ynetmen ve oyun yazar, arka planda verilen
mesajlar dinler ve bir sonraki sahneyi planlarlar.
Baarsn tiyatrosu be ksmdan oluur:
19

1. Dikkat, karanlkta bir tek spot olarak temsil edilebilir. Sadece
bir parlak spot grlebilir. Tek bir olay iin edurumlu alr.
Bilin snrldr ve seri olarak alr. Paralel alsayd, ayn anda
birok alana dikkat verebilirdi.
2. alan anlk bellek, isel konuma ve grsel hayallerden oluur ve
tiyatronun sahnesi ile temsil edilebilir.
3. Bilin deneyiminin ierii sahnedeki oyuncularla temsil edilebilir. 4.
Sahnede biimlenen olaylarn tm bir senaryo dhilinde iletilir.
5. Sonuta tm zellemi bilinsiz alar ve rutinler seyirciler olabilir.
6. Baars yazmamakla birlikte, bu tiyatro bir zaman sresince oynanr
ve o zaman da bunu bitirmek gerekir.
Baars bunlara ek olarak, bilinci aamal bir ilev olarak
grr. Bilinli problem-balatma, bilinsiz problem zme
(kendiliinden) ve bilinli sergileme, gsterme (ani aydnlanma). Bu
bilinli-bilinsiz-bilinli rgs problem zmede ok sk kullanlr.
Baarsa gre bunlara ilave olarak bilin; bir kaynaktaki bilgiyi birok
hedef dokuya ezamanl olarak datr, bilinsiz dinleyiciler
arasndaki koordinasyonu salar. Bilinsiz olan alkanlklar ve bellei
birletirir. Son olarak da, bilin olaylarnn genel durumunu oluturur.
Yeni bir kelimenin kullanmn renmek buna rnek olarak verilebilir.

19
Baars BJ. In the theatre of consciousness. The workspace of mind. Neurophysiol Clin 2000;30:55.

| 37
Pavlovian koullanma (yeni uyar birliktelii) belirgin olarak bilince
gerek duyar.
20

Bilin durumu, beynin snrl kapasitesi ile birliktedir. Snrl
kapasite imdiki bellei, dikkatteki seicilii ve ayn anda iki istemli
hareket yapamamay ierir. Bunlara baktmzda beynimizin yava
altn ve bir anda yalnzca bir dnceyi aklmzdan
geirebileceimizi fark ederiz. Ancak, beyne dorudan bakldnda
durum farkldr; beyin youn sinir alar, tabakalar ve balantlardan
oluur. Her biri belli yeteneklerde zellemitir (grme keskinlii,
vcut ssn devam ettirme, vcudun uzaydaki durumunu anlama). Bu
zellemi alarn byk bir ksm, bir dieri ile paralel balant
halindedir. Adeta byk bir toplum gibidir. Balant kapasiteleri
inanlmazdr. Ancak ou bilinsizdir. Sradan ileri yerine getirmede
ok etkilidir. Buradaki nemli soru ve bulmaca udur: neden bilincin
kapasitesi snrldr ve kalan ksm bilinsizdir?


20
Baars JB. Reply to the function of consciousness. Trends in Neurosciences 2000;21:201.

| 38

ekil. Ksa, orta ve uzun sreli bellee veri girii, kayb ve belleklerin
birbirleri ile olan veri aktarm oranlar.

Bilin kapasitesinin snrl olmas, alan bellek ve seiciliin
snrlamas ile belirlenir. alan bellek ayn zamanda ksa sreli
bellektir ve yalnzca 7 ayr birim tutabilir. Bu st snrdr. Beyinde 100
milyar sinir hcresi dnldnde bu say artc derecede
dktr. ip ieren bir hesap makinesi insanlara gre ok daha fazla
sayy belleinde (geici bellek ya da bilgisayarlardaki RAM) tutabilir.
Buna ilave olarak, insan bir anda yalnzca bir tek girdiye younlaabilir.
Eer her iki kulamza ayn anda iki yk anlatlsa sadece birine
younlaabiliriz. Bu sadece dil ile snrl deildir. Ayn ekranda iki farkl
top oyunu varsa, herhangi bir zamanda yalnzca birini takip edebiliriz.
Bilginin bir tipine younlama, daima dierine olan bilinlilii kesintiye
uratr. Beyin, ok az bilinli aba ile inanlmaz derecede bellek
aratrmasn kendi nceki kaytlarndan yapabilir. rnein, daha nce
Duyu organlar
- Grme
- itme
- Koklama
- Dokunma
Alglanmayan
Bilgi
16 bit/saniye
Ksa sreli Bellek
100-400 bit
Orta sreli bellek
10
4
-10
10
bit
Uzun sreli bellek
10
10
-10
14
bit
6-25 saniyede
kaybolan bilgi
Gnler iinde
kaybolan bilgi
Yllar iinde
kaybolan bilgi
0.1 bit/saniye
0.03-0.1 bit
/saniye

10
9
-10
11

bit/saniye

| 39
izlediiniz bir filmin tek bir sahnesinin hatrlanmas filmin tm
sahnelerini hatrlamamza neden olabilir. Sklkla, o sahneden sonra
hangi grntlerin geleceini tahmin edebiliriz. Bunu bilincin
yardmyla yaparz. Bilin bu bakmdan, bilgimizin bilinsiz kaynana
ulamak iin bir aracdr.

Tiyatronun Ksmlar
1. alan Bellek Aamas
Eer bir an iin kendi isel dnmenizi/konumanz kesmeye
alsanz, bunu birka saniyeden fazla yapamadnz grrsnz. Bu
durum isel konumamzn, alan bellee ne kadar sk ekilde bal
olduunun gstergesidir. Ancak, alan bellein kapasitesi de snrldr.
Evden ie gelirken, yol zerinde gze batan bir iyerini dnn. Onu
tam uzaysal boyutlar ile gremezsiniz. Yani; alan bellein szel ve
grsel ksmlar belirgin snrldr.

2. Dikkatin Parlak Spot I
alan bellek ya da ksa sreli bellek tam olarak bilin ieriinde
deildir. Dikkatin nn bir alana ynlendirilmesi (dnceye) ile
bilin kendini gsterir. Dikkatin ynlendirilmesi esnasnda tm alan
bellekteki aktrler (dnceler) arasnda bir yar vardr. Dikkatin en
azndan temel ilevi vardr: 1. evresel uyaranlara uyum, 2. Detayl
bilgi ileme iin uyaranlarn tespiti, 3. Uyanklk durumunun devam.

3. Sahnenin planlamas
Herhangi bir deneyim, bilinsiz genel durumu ekillendirir. Bu senaryo
oynand anda bile olabilir ve yeni ekil kazanr. Birok dikkat
ynlendirme kendiliinden ve bilinsiz ekildedir. Tm algsal
sistemlerde bilinsiz elemanlarca etkilenir. In, algladklarmz
hangi ynden aydnlattna gre alglarmzda da deiime urayabilir.
Ynetmen, bilincin parlak spot n kullanr. Bu kendisi bilinli
olmad zaman bile olabilir. Tiyatro ynetmeni, sahnenin arkasnda
grnmeden alr. Beyinde ynetmen grevini, beyindeki aln lobu
yapar.

4. Seyirciler
Bilin, bilinsiz olarak elde edilen bilgiye ulamak iin bir yoldur.
Sahnenin kar tarafnda bilinsiz seyirciler bulunur. Bu otomatik
retimlerin planlanmas ya da uzun sreli bellek olarak adlandrlr.
Konumamzn ou bilin devreye girmeden oluur ve dikkatimizi

| 40
konutuklarmz zerine verdiimizde konumalarmz yavalar.
ocuklarn konumay renmesi de gizli renme tarzndadr. Ancak,
gerek bir renme gizli olsa da bilinli olmaldr. Yani tm renmeye
bilinli ulalabilir; renilen her ne olursa olsun. Tiyatro
benzetmesinde, eer aktr spot altna yerletirirsek, seyirciler
onun konumalarn sessiz olarak hatrlayacaktr.




Ynetmen Ik kontrol Yerel koullar Senaryo arkas
Bilince ulama iin yarma
Grme
itme
Hisler
Tat
Koku
Is
D duyular sel duyular
Grsel hayal
sel konuma
Ryalar
Hayali hisler

Fikirler
Hayali fikirler
Konuulabilir
fikirler
Sezgiler
Bilincin kys
Oyuncular

Bilin
Deneyimi
Kenar/Saak
Dikkatin spot
, alan
bellek
aamasn
aydnlatr
Bilinsiz Seyirciler
Bellek sistemleri
- Szlk
- Anlama ait alar
- nanlar
- Dnya hakknda bilgi
- Dierleri hakknda
bilgi
Bilincin ieriini
deerlendirme:
Nesne, yz, konuma,
olaylar tanma, uzaysal
ve sosyal ilikiler


Otomatizmalar
- Beceri bellei
- Dil ve hareket
- Okuma
- Dnme...

| 41
Matematikilerde uyuma ilevi bilinli bir soru zerinde olur,
sorun zerinde bilinsiz olarak alma devam eder ve zm bilince
ular. Gnlk yaamda da; Annenizin kzlk soyad nedir? 20+30 ka
eder? gibi sorularda ksa bir beklemeden sonra soru zerinde bilinli
dnme olmakszn yant ortaya kar. Bu durumda bilinsiz ak
diyagramlar (algoritm) kullanrz. Burada tiyatro benzetmesi nettir;
yalnzca bir soru iin oyuncuya gerek duyarz. Seyirciler herhangi bir
bilinli katk yapmadan problemi zmeye giriirler. Yant
bulunduunda, sklkla bilince ulatrlr.

Hazr Beyinde leyen Bilinalt
Bilinalt kiinin bilincinde olmad, ama davrann etkileyen bir
ruhsal duruma denir. Ya da bilinten kaan ruhsal olgularn tm
olarak tanmlanr. Bilgi bilimsel olarak ise unu ifade eder: bilinli
olarak saniyede en fazla 40 bitlik bilgiyi alglarz, geri kalan ok daha
fazladr ve bilinaltna gider. Giden bu bilgiler, bilince emir olarak deil
de fsldama olarak yansr. Dolays ile gnlk uyanklk bilincimiz bir
dereceye kadar uykumuzda da devam eder.
Hepimizin her an bildii, klasik ve basamakl akl yrtme ve
sorun zmelere karn, beynimizde sezgisel sorun zme ile uraan
bir alma ekli de vardr. Albert Einstein (1879-1955) ve Henri
Poincar (1854-1912) kendi yaratclk srelerini birok kez
anlatmlardr. Bu dhilerin her ikisi de yaptklar kefin birdenbire
ortaya ktn vurgulamlardr. Poincar, sezgicilii yaratcln drt
evresinden biri olarak kabul eder. Yaratclk srasyla, ileme, kuluka
evresi, aydnlanma ve aklama eklinde yol alr. leme, kiinin gnlk
uyanklk durumu ve bilinli bir ekilde problemin verilerini
hazmetmesidir. Yani bu dnemde kii sorunla ya da problemle youn
olarak urar. Daha sonraki kuluka evresinde kiinin daha nce
bilinli olarak inceledii veriler bilinsiz durum yollarn izlerken, kii
bilinsiz olarak problemden uzaklar (uykuya dalar, uyur ya da rya
grmeye balar). nc evreyse, yani aydnlanma en nemli olandr.
Bu evrede problemin zm umulmayan bir ekilde ortaya kar. Bu
uyanklk bilinci esnasnda sezgisel olarak adlandrlrken, rya grme
durumunda ryada nail olma/zme olarak adlandrlr. Son evre ise
aniden ortaya kan bu zm uyandktan sonra hatrlama ve
dorulama evresidir. Birden zmleme aslnda bilginin uzun sre rya
esnasnda bilinsiz olarak ilenmesinin bir sonucudur. Ancak, ryada
bu tr zmlere ya da keiflere ulamak iin hazr bir beyin gerekir.

Bilinli Olmann Yarar

| 42
Btncl beyin alma ortam teorisine gre, belli bir anda, bellein
nemli olan ksm baskn durumdadr. Bu baskn bilgi beynin her
yanna yaylr. Buna gre sinir sistemi, zellemi sinir alarnn youn
dzenlenmesinden oluur. Bilin, btncle ulamada birincil
grevlidir.
Bilincin ilevinin ne olduunun anlalmasnn nemli
yollarndan biri, bilinli durumlar elenik olabilecek bilinsiz
durumlarla karlatrmak ve aralarndaki farka bakmaktr. Bilin,
btncl ekilde alan beyindeki bilgiye ulaandr (conscious access).
Bu ilevsel beyin grntleme yntemleri ile gvenilir ekilde ortaya
konulabilmektedir. Yirmi yl nce tartmal olan karmlar artk phe
duyulmaz ekilde kantlanabilmektedir.

Tablo. Bilincin evrimsel yarar ve temel ilevleri.
21

1. Uyum ve renme (yeni bilgiyi)
2. Bir benlik sistemine ulamak
3. Karar verme ve yerine getirme
4. Hata tespiti ve dzeltme
5. Yanstc ve kendini izleme
6. Organize etme ve esneklik arasnda ayarlama yapma
7. En dk dzeyde devreye girme

1. Bilinli alglama, basit duyusal analizden-deerlendirmeden-daha
fazlasn yapar, geni beyin kaynaklarna ulamay salarken, bilinsiz
girdi sadece beyindeki duyusal blgelerle snrldr.
Bu bulgular, bilinli ve bilinsiz alglama arasndaki fark ak olarak
ortaya koymaktadr. Bilinsiz alglanan kelimelerin grme beyin
kabuunu uyarmasna karn, edeerdeki bilinli farkndalk oluturan
kelimelerin grme beyin kabuuna ek olarak, duyusal beyin kabuu
(parietal) ve aln lobu blgelerine yayld gsterilmitir. Yani, bilin
daha geni alana ular.

2. Bilin, yeni bilginin karlatrlmasn salar.
Bilinsiz bilgiyi ileme, beyinde snrl ya da yerel alanlarda olur. Genel
anestezi altnda bile baz kelimelerin-cmlelerin hatrlanabildii
gsterilmitir. Bilin, birden fazla duyusal girdinin birletirilmesi iin
gereklidir. Bu duyusal girdiye ilaveten, bundan kaynaklanan yksek
seviyeli grsel bilgi, problem zme, szdizimi, dilin ierii (semantik)
ve karar vermede etkisi var demektir. Eer bilinsiz bilgi ileme,

21
Baars BJ. The consciousness access hypothesis: origins and recent evidence. Trends in Cognitive Sciences 2002;6:47-
52.

| 43
aratrmann ekli ise, zemini bilintir. Bu ikisinin bir araya
getirilmesi ile ok etkili karmlar yaplabilir.

3. alan bellek; isel konuma, bilinli alg ve grsel hayal etme gibi
bilinli paralara baldr.
alan bellek, geleneksel olarak, hemen geri getirilebilen-
hatrlanabilen-bellektir ve isel konuma ve grsel hayal etmeden
oluur. alan bellein aktif ksmlar (algsal girdi, hatrlama, geri
arma, aktarabilme) bilinli olaylarn standart ilemsel tanmyla
ayndr. alan bellek esnasnda yaplan incelemelerde, deiik
durumlarda beynin deiik alanlarnn devreye girdii gsterilmitir.

4. Bilinli bilgi, farkl beyin mekanizmalarn kullanarak, renmenin
birok tipini mmkn klar.
Bilinsiz girdilerin uzun sreli renme saladna dair gl kantlar
yoktur. Bilinsiz veri saniyeler iinde etki eder, renme ve gelimeye
katkda bulunmaz. Buna karn bilinli renme belirgin etkilidir.
Temel beyin yaplarndan olan akak lobunun derin ksm
(hipokampus) bilinli renme ve kalc bellek iin zellemitir.
Bilinli grsel bellek kapasitesi ileri derecede byktr ve
henz ne kadar byk olduu da ortaya konulamamtr. 5 dakika gibi
ksa bir srede gsterilen 10 bin fotoraf daha sonra tanma oran %96
zerindedir. Tam bir gizli renme bile bilinli bilgiye gerek duyar.
Tm gizli renme almalar bir dizi uyarana bilinli dikkat ile balar.
Bilin, beceri kazanma durumlarnda da devreye girer. Yeni
becerileri edinme durumunda daha bilinli halde oluruz. Bu esnada
beynin geni blgeleri greve katlr. Fakat beceri otomatikletii
zaman (pratik yapma ile), ayn ii yaparken beynin daha snrl
blgeleri greve katlr. Bunu bisiklet ya da araba srmeye balanlan
ilk gnlere benzetebiliriz. Bir tenisi tenis topuna verdii reaksiyonlar
bilinli olarak vermeye alrsa baarsz olur. nk bir topun hz 150
km/saate ular ve karar vermek iin gereken zaman bilinli bilgi
ilemeye gre ok ok ksadr. ok kalabalk bir sokakta araba
kullanma, bozuk bir yolda hzl yrme durumunda kendimizi
gzlemleyelim. ncelikle hareketlerimizin tmn gzlemleyemeyiz ve
hareketlerimizi yavalatmak zorunda kalrz. Ayn oranda da hata
yapma oranmz artar.

5. stemli kontrol, bilinli ama ve sonularn alglanmas ile mmkn
olur.

| 44
Benzer karmak davranlar, istemli ya da istemsiz olarak ortaya
kabilir. Ancak, davrantaki karmaklk ya da incelik arttka bilince
gerek duyulur. Bilinli geri besleme almalar, tek bir grup sinir
hcresine ulamay ve hatta tek bir sinir hcresini kontrol etmeyi bile
salayabilir. Bu yolla, bilinli olarak, omurilikte tek bir hareket ettirici
(motor) sinir hcresi ile onun ulat kasn istemli kontrol altna
alnmasnn mmkn olduu gsterilmitir.
22
Bilinsiz geri beslemenin
bunu yapabildiine dair kant yoktur.

6. Seici dikkat, bilincin ieriine ulamay mmkn klar veya bilincin
ierii seici dikkati oluturur.
Seici dikkat, olas bilinli ierikler arasndan seme olarak
tanmlanabilir. Bilincin younlatrlmas genellikle dikkat ile
ezamanl olduundan, bilin ve dikkat bazlarnca eanlaml kullanlr.
Dikkat tek ve basit bir ilem deildir. Dikkat sinir sisteminin fiziksel bir
zelliidir. Uyarann seilmesi snrl kapasiteli filtrelerle yaplr ve
yalnzca seilen uyaranlar kodlanr.
23
Dikkatin alt sistemi olduu
ne srlr: seici, devaml ve blnm dikkat olarak. Seici dikkat,
bir uyarana yaklama ya da odaklanma ile ortaya kar. Yarmal ve
birden fazla uyaran geldiinde zayflar. Bu Baarsn tiyatro
benzetmesindeki dikkat tipidir. Yine laboratuarda bu dikkat llebilir.
rnein; kiilerde farkl renklerde yazlm renk adlar verilerek
okumalar istenir (uyumlu veya uyumsuz). Bir uyaran zelliine dikkat
vermeleri (renk gibi) gerekir ve dieri, yarmal olanlar (kelimeler
gibi) umursanmaz. D dnyadan gelen bir uyaran zerine dikkatimizi
ynelttiimiz zaman, ayn anda tm dier uyaranlar zerine olan
dikkatimizi kaldrrz. Devaml dikkat ise uzun sreli olarak dikkati
devam ettirmektir. Uzun sreli tetiktelik ve uyarlmlk gerektirir.
Blnm dikkat, ezamanl olarak iki veya daha fazla ile urama
esnasnda devreye girer.

7. Bilin, Ben=Benlike ulamay mmkn klar.
Her zaman iimizde, devaml orada duran ve istediimizde ona
ulaabileceimiz bir benimiz olduunu biliriz. Bedenimiz yalansa da
orada bizi biz yapan bir ben vardr. Bu ben temel girdisini, duyusal
girdilerin zaman ak ile kendini oluturan bellekten alr. Hipnoz, fg
ve znm kiilik durumlarnda belirgin ben deiimlerinden ya da
znmelerinden sz edilir. Benzer bir zlme cerrahi tedavi olarak

22
Simard TG, Basmajian JV. Methods in training the conscious control of motor units. Arch Physc Med Rehabil
1967;48:12-19.
23
Perry E ve Ark. Neurochemistry of Consciousness. Chapter 3. Scholey A. Attention. John Benjamin Pubs. 2002;44

| 45
oluturulan ayrk beyin durumlarnda da grlr. Her beyin yar
kresi bir taraftaki grme alanndan bilinli girdi alr ve kendine ait bir
ben gibi davranr (Ben konusuna bir sonraki konuda ayrnts ile
deinilecektir).


| 46



Bilincin Alt, st, Sa,
Solu, Sobe:
BENlik



Nasl ki sen de yenilendiin her an iinde mazideki
BENliin aynsn...
bn Arabi

imdeki BEN sessizlik konanda oturur ve sonsuza kadar
orada kalacak, anlalmaz ve yaklalmaz.
Halil Cibran

"Beni bende demen, bende deilim
Bir ben vardr bende, benden ieri."
Yunus Emre








| 47
Bilin, dnyann sadece kk bir parasna odaklanmasna karn, her
eye hakim olduu duygusunu verir. Bilin zerinde her biri deiik
balamda, deiik gerekelerle ortaya konmu, birok bilin konumu
yaratlmtr: bilinalt, bilind, nbilin, rtk bilin, znel bilin,
kendilik bilinci, snrl-dar bilin, snrsz bilin, bilin alan, bilin
ierii, ortak bilin... Btn bu kavramlar bilin ekseninde deiik
blgelerde bulunurlar. Zihnin topografik modeli bilin, bilin ncesi ve
bilindn ierirken, yapsal modeli benlik, altbenlik ve stbenlii
ierir.
Ancak baz kavramlar ciddi ekilde (zelikle eviriler
esnasnda) birbirine kartrlmtr. Bu eviri yanllarndan nasibini
ilk olarak Freud almtr. Freudun kiilik teorisinde hemen herkesin
bildii temel kavram vardr: id, ego ve sperego. Fakat bu terimler
Freudun dncelerini tam olarak yanstmazlar.
Bunlar aslnda Freudun Almanca terimlerinin Latince karlklardr:

Latince Almanca ngilizce Trke
ego Ich I Ben
id Es it O
sperego Uber-ich above I st-ben

Freud, Ich (ben) kavramn kullanmakla kiisel bir eyi betimlemek ve
ben kavramna yabanc olan, farkl bir eyi iaret eden Es (O)
kavramndan belirgin bir ekilde ayrmak istemitir. Bu kii
zamirlerinin Almancadan tercme edilirken ngilizce karlklarndan
ziyade Latince karlklarna tercme edilmesi, onlarn herhangi bir
ekilde arm uyandrmayan, souk terimler haline dnmesine
neden olmutur.

Kendi Bilinci
Hegelde kendi bilinci (selbstbewu|tsein), bilmenin teki yan ile
bilincin bir d nesneyi kavramaya ynelik yann bir araya getirir. Bu
iki boyutun birlii akldr: Bilincin iinde tad gerek, kendinin
bilincidir ve bu sonraki bilin, ncekilerin temelidir; yle ki, var oluta,
bir teki nesneye ilikin her bilin, bir kendinin bilincidir; ben, nesneyi
kendi nesnem olarak bilirim, dolaysyla, onda kendimi tanyp bilirim.
Kantda kendi bilincin zdeliinin, deiik zamanlarda
yalnzca dncelerin, bunlarn arasndaki tutarlln biimsel koulu
olduunu belirterek, hibir zaman znelliimizin zdelii ile bir

| 48
balant olmadn ne srer. Bu edimin son zmlemede tamalg
ile zde olduunu ne srmtr.
Junga gre ise kendilik bilinci ya da benlik bilinci, evrimin
gecikmeli bir kefidir. Bunun ilkel ekli, yaln bir kme bilincidir.
inde bireylerin hibir deiiklik gstermedikleri kme bilinci, bilincin
en alt basama deildir. Bu zaman iinde kayboldu ve bireysel bilin,
bakasnn bilincinin farkl oluu nedeni ile ortaya kt. Bireysel bilin,
bilinalt uurumlar ile sarldr ve bilinte srekli deiikliklere neden
olur.

Kelime kargaas
Bugn de bilinalt, bilind konusunda bir karmaa vardr. Bazlar
unconsciousness bilinalt, bilind olarak Trkeye evirir. Oysa
kelime anlam bilin kayb ya da bilinsizlik olarak evrilebilir. Yani
evresel uyaranlara herhangi bir yant verilemez. Ancak Freudu
psikoanalitik teorideki unconsciousness daha farkl bir anlama gelir:
uyank kiinin farknda olmad zihinsel ilevler. Baz kaynaklarda
subconsciousnessn karl olarak bilinalt kullanlmaktadr ve
bilincin en derin ksm olarak ele alnr. Bu ifadenin ierdii ilev,
psikoterapide daha ok kullanlan farknda olmadan ilenen bilgi,
ancak bilinli davranlar etkiler olarak anlatlr. Bu yn ile Freudu
unconsciousnessa benzer. Bir de buna bilisel psikoloji ile non-
consciousness (bilind) eklenmitir.

Bilind/Bilinalt
znenin bilincinde olmad, ama davrann etkileyen bir ruhsal
duruma bilinalt denir ya da bilinten kaan ruhsal olgularn tm
olarak tanmlanr. Bilinli olarak saniyede en fazla 40 bitlik bilgiyi
alglarz, geri kalan ok daha fazladr ve bilinaltna gider. Giden bu
bilgiler, bilince emir olarak deil de, fsldama olarak yansr. Ayrca,
bilinalt kiileraras ilikiye de ciddi ekilde burnunu sokar.
Bilinaltnn etkisine ynelik dnceler Platona kadar
uzanmakla birlikte, bu konuda esasl dnceler 17. yyda
olgunlamaya balamtr. Schopenhauer, bilinalt diye bir kavramdan
sz eden ilk kiidir. Bilinaltna gitmeksizin bilincin bilin olarak
anlalamayaca sonucuna varmtr. Daha sonra bu dnceden
esinlenen Freud, bilincin ou durumda eylemlerin ana kayna
olamayacan ve ou davranta bilinaltnn etkisi olduunu ne
srmtr.
Wilhelm Leibnizin (1646-1716), tm gerekliin bireysel
elementleri olarak dnd monadlar fiziksel olmayan atomlard ve

| 49
maddesel deillerdi. Monadlar genel olarak algya benzetilebilir ve
bilinalt ile ayn trdendir. Leibniz, ruhsal ve zihinsel olaylarn
anlarllk veya bilin dereceleri bakmndan farkl olduklarna,
tamamen bilinalt olandan, en ak veya kesinlikle bilinli olana dek
sralandna inanmt. Bu nedenle bilincin daha kk derecelerini
minyon alglar, bunlarn bilinli gereklenmesini tamalg olarak
adlandrmt.
24

Johann Herbert (1776-1841) bilinalt grne eik
kavramn getirdi. Eiin altndaki fikirler bilinaltdr. Bir fikir bilin
seviyesine ykseldiinde, tamalg oluur. Herbert bunun da tesine
geerek, bir fikrin bilince ykselebilmesi iin daha nceden bilinte var
olan fikirlerle uyuabilmesi gerektiini ne srd. Bununla uyum iinde
olmayan fikirler, ayn zamanda bilinte barnamazlar. Bilinaltna
itilirler ve bastrlm fikirleri olutururlar.
Yukardan da anlalaca zere, bilinalt kavram Freudu bir
bulu deildir ama bu kavrama nemini Freud kazandrmtr. Freud ilk
dnemde, ruhsal yapy sisteme ayryordu: bilind (alt), nbilin
ve bilin. Soyut bir ayrm olan bu emann, anatomik yap ile hibir
ilikisi yoktu. Ancak bu ifade bugn iin tartlabilir. Bilinalt limbik
sistem anatomisine, bilin beyin kabuu ve talamus balantsna ve
sperego da nbeyin blgesine yerletirilebilir. Freuda gre insanlk
tarihinde, insan egosuna ynelik ayr ok olmutur: ilki evrenin
merkezinde olmadmz, ikincisi evrim teorisi ve ncs de farknda
olmadmz bilinalt gler tarafndan kontrol edilmemizdir.


24
Schultz DP, Schultz SE. Modern Psikoloji Tarihi. ev: Aslay Y. Kakns Yay. 2001;433-450

| 50
ekil. Freudda bilin ve bilinle ilgili dier konumlanmalar ((izim, Tarlac).

Freud, buzdandan oluan kiiliin grnen kk ksmna
bilin adn verir ve bunu nemsiz bulur. Bilin, tm kiiliin grnen
ama yzeysel ksmn oluturur. Bu nedenle kiilik zerinde ok etkili
deildir. Geni ve gl bilinalt (unconscious) tm insan
davranlarnn altndaki drtsel gleri ve igdleri kapsar. Freud
btn bu farkl bilin aamalarna bir de bilinncesi (preconscious,
foreconscious) kavramn ekler. Bilinncesi, bilinalt ile bilinncesi
arasnda yer alr. Bilinaltndan farkl olarak, bilinncesi aktif olarak
bastrlmamtr ve kolaylkla bilince ular, tm bellei ierir ve tam
bilincin kysndadr. Ancak buradaki bellek bilinli deildir ve kii
istediinde ona ulaamaz. Freuddan daha nce bilinalt kavramna
karlk gelen id kiiliin en ilkel ve en az ulalabilir blmdr. din
gl etkileri arasnda saldrganlk ve cinsellik igdleri vardr. dde
iyi, kt ve ahlak kavramlar yoktur. d nesnel gerekliin artlarn gz
nne almakszn abuk doyum arar. Doyum arama abasndan doan
gerilimin azaltlmas ile ilgilenen id Freudun haz ilkesi dedii ilkeye
gre iler. Libido da id ierisinde yer alr. d ile d dnya arasnda
arabulucu olarak grev yapan ego bu ilikiyi kolaylatrr. Ego, idin
denetimsiz ve srarl tutkularnn tersine, makul ve mantk ile kabul
edilen anlamlar temsil eder. d gereklikten habersiz nne geleni

| 51
ister, ego gereklikten haberdardr ve evreyi dikkate alarak idi
ynetir. Ego, idden bamsz olarak var olamaz, gerekte gcn idden
alr. Ego idi engellemek iin deil ide yardm iin vardr. Srekli idi
doyuma ulatrmak iin abalar. Buna en gzel benzetme at ve binici
rneidir. Ego binici ve at iddir. Sperego ise renilen bir blmdr.
Bu ahlaki kstlamalarn hepsini, mkemmellii temsil eder. Sperego
idle atma iindedir. Sperego, egodan farkl olarak idin doyumunu
engellemeye alr.
nbilin, birtakm direnler aracl ile bastrlmn bilin
dzeyine kmasn etkin olarak engeller. Bilinalt, bir sr istekle
doludur. Freuda gre, bu sistemde ne yadsma, ne kukulanma, ne de
kesinlik bakmndan derecelenme vardr. nbilin sistemi, bir doyumun
ertelenmesini salayan ikincil srelere boyun eer. Bilinalt, zaman
akyla deiiklie uramaz ya da d gereklik diye bir ey tanmaz.
Zaman ve d gereklii iin iine sokan, bilinnbilin sistemidir.
Bilinaltnn yalnzca haz ilkesine (hemen doyuma ulama) boyun
emesine karn, nbilinbilin sistemi, gereklik ilkesi ile
belirginleir. Bu sistemle bir drtnn doyumu ertelenebilir ve d
gereklii gz nne alarak doyumu yerine getirebilir.
Carl Jung (18751961), Freudu sistemin dna kar ve kendi
ekolunu yaratr. Btn madde d yap iin psyche terimini kullanr.
Jung psyche terimini seviyeden olutuu sylenen zihinle ilgili
olarak kullanmtr: bilin, kiisel bilinalt ve kolektif bilinalt. Bilincin
merkezinde, genellikle bizim kendimizi kavraymza benzeyen, ego
vardr. Bilin, alglar ve anlar kapsar ve bizim evremize uyum
salayabilmemizi salar. Bilinaltnn yannda bilince ikinci derecede
nem verir. Junga gre iki bilinalt seviyesi vardr. Bunlardan biri
bilincin hemen altnda bulunan ve bireye ait olan kiisel bilinaltdr
(unsconscious). Kiisel bilinalt anlar, drtler, arzulardaki silik
alglardan ve bireyin hayatnda bastrlm veya unutulmu dier
deneyimlerden oluur. Bu blgedeki olaylar kolaylkla bilince geri
getirilebilir. Kiisel bilinaltndaki deneyimler gruplaarak
kompleksleri oluturur. Kiisel bilinaltndan daha aada ve
derinlerde ise kolektif bilinalt yer alr. Bu birey tarafndan
bilinmeyen, daha nceki tm nesillerimizin evrimsel ve genetik
birikimidir. Kiilikte en etkili gtr.
25



25
Schultz DP, Schultz SE. Modern Psikoloji Tarihi. ev: Aslay Y. Kakns Yay. 2001;487

| 52


ekil. Jungun bilin ve bilinle ilgili konumlandrmalar. En altta yer alan kolektif
bilinalt derindir ve bireyce bilinmez. Genetik ve evrimsel deneyimlerden
kaynaklanr. Kolektif bilinalt kiilikte en etkili gtr. Ben (self), bilinaltnn tm
ynlerini sergiler ve kiinin tmn temsil eder. Bunun dnda topluma
grndmz bir yzmz (persona) ve hayvansal bir kiiliimizi de (glge) Jung bu
tabloya ekler. Sadaki yukar ok iareti zerinde farkl bilin durumlarnn olas
konumlar gsterilmitir. Konumlar kesin ve net yerleimli deildir. Ayrnt iin
bilincin farkl halleri konusuna baklabilir (Tarlac).


Jung, kolektif bilinaltndaki kaltsal eilimleri aretip ya da
ilkrnek olarak adlandrr. Aretipler, benzer durumlarla karlaan
atalar, benzer ekilde davranmaya hazrlayan zihinsel deneyimlerin
daha nce var olan belirleyicileridir. Ortak sembollerimiz, ortak
ryalarmzn ve efsanelerimizin kayna olarak aretipleri gsterir.
Jungun tanmlad pek ok aretip olmakla birlikte daha baskn
olarak karmza kar.
1. Persona: Kiiliin en dtaki tarafdr. Bakalar ile ilikiye
getiimizde giydiimiz maskemizdir. Bu tiyatroda aldmz role
benzer.

| 53
2. Glge aretip: kiiliimizin hayvan benzeri yandr.
Ahlakszlk, ihtiraslar ve ho olmayan tm arzular ierir.
3. Benlik/kendilik (self, nefs): sistemdeki en nemli aretiptir.
Bilinaltnn tm ynlerini dengeleyen ben, kiiliin tm yapsna birlik
ve istikrar kazandrr. Kiinin tmn temsil eden Bendir.
Yakn zamanda bilisel psikolojinin geliimi ile bilinalt
durumuna olan ilgi artt. Ancak bu bilinalt Freud ve Jungun
bilinaltndan biraz farkl kabul edilmektedir. Bu bastrlm bilinalt
dncelerin iine atld bir p sepeti deildir. Bu bilinalt kavray
duygusal olmaktan ziyade gerekidir ve insan biliinin bir uyarana
tepki verme etkinliindeki ilk aamasnda yer alr. renme ve bilgi
ileme srecinde nemli bir sre olarak kabul edilir. Bu bilinaltn,
Freudun habersiz ve bastrlm bilinaltndan ayrt etmek iin
bazlarnca bilinli olmayan nonconsciouness terimi nerilmitir.
Zihinsel srelerimizin pek ounun bu seviyede ilediine
inanlmaktadr. Bu aamadaki bilgi ileme, bilinli duruma gre daha
hzl ve daha verimlidir.


Nefs
slam tasavvufundaki ve Kuran- Kerimdeki nefs ile Freud-Jung
baknn bilin eksenleri arasnda baz benzerlikler vardr.
26,27
Ek
olarak, Kitab Mukaddesteki anlam ile tene karlk gelen nefs (ego),
aa benlie (id), temel igdlere kar srekli bir mcadeleyi ierir.
slamdaki nefs, kabahat, gnah ve aa niteliklerin kaynadr ve
sufiler nefs ile mcadeleye en byk cihad demilerdir. Kuran-
Kerimdeki en-nefs el-emmare bis-su/ktl emreden nefs (Yusuf,
53) ifadesi, sufi arnma ynteminin balangcn oluturur. Ktl
emreden nefs ile id arasnda benzerlik dikkat ekicidir. Ayrca Kuran-
Kerimde en-nefs el-levvame/kendini knayan nefs/benlik (Kyamet:
yle deil! Kendisini srarla knayan benlie de yemin ederim) ifadesi
yer alr ki, bu da aa yukar insann eylemlerini gzetleyen ve onlar
denetleyen bir bilince ve speregoya karlk gelir. Sonunda skna
kavuan nefs oluur (Fecr: Ey huzur iinde olan nefs!).
28

Genel olarak, tm slam kaynaklarnda, deiik dereceleri olan
yedi nefs geer. 1. Nefs-i Emmare (ktl emreden nefs),
2. Nefs-i Levvame (kendini knayan nefs),
3. Nefs-i Mlhime (kendisine ilham vaki olan nefs),

26
Nurbakhsh D. Sufism and psychoanalysis. Part one: what is sufism? Int J Soc Psychiatry. 1978;24(3):204-12.
27
Spiegelman JM, Han VI, Fernandez T. Jung Psikolojisi ve Tasavvuf. ev. Yazc ve Kutlu. 1997
28
Schimmel A. slamn Mistik Boyutlar. ev. Kocabyk E. Kabalc yay, 2001, s:120

| 54
4. Nefs-i Mutmainne (itminana kavumu nefs),
5. Nefs-i Radyye (Allah'dan raz olan nefs),
6. Nefs-i Mardyye (Allah'n kendisinden raz olduu nefs),
7. Nefs-i Kamile ya da Safiyye (kamil ya da pak nefs) denilen
seviyeleri vardr.

Nefsin bu yedi mertebesine Etvar- Seb'a ya da Nefsin Yedi
Tavr denilmektedir. Hz. Peygamber'den, bir sava dnnde ifade
etmi olduu rivayet edilen: "Kk cihaddan (cihad- asgar) en byk
cihada (cihad- ekber) dndnz; bu en byk cihad kulun nefsine
kar cihaddr (savadr) ifadesi insann kendi nefsi ile yapaca
savan nemini gsterir.
Nefs bazen ben merkezi, bazen bir domuz, siyah bir kpek,
inat bir katr, sz dinlemeyen bir deve, huysuz bir kadna (nefs
Arapa diil bir kelimedir) benzetilir. Dnyann ve onun
ayartmalarnn temsilcisi nefstir. Oyunlar ile saf ruhu kandrmaya
alr ve dnyevi hayatn tuzaklarna drr. Sufi psikolojisine gre,
insann en aa z nefsidir. Nefsin zerinde kalp ve ruh vardr.
Bazlar ise nefs ile kalp arasnda tab yani huy ve yaratl yerletirilir.
Bu insann doal ilevidir. Bazlar ise akl, nefs ile kalp arasndaki
engel olarak kabul ederler. Akl, onlarn kendi snrlarn amalarn
engelleyen bir ayrcdr. Bylece karanlk ve kontrolsz igdler
kalbin safln tehlikeye drmezler.

Benlik
Bilin, btnn tm birleik paralarndan oluan bir gereklemedir.
Toplam, deneyimlerin tmn ierir ve iimizdeki Ben veya Ruhu
oluturur. Ben ile deneyimleyen ve gerekletiren kii olarak
kendimizi hissederiz. Deneyimleyen zne, dncenin bir ksmdr.
Dncenin bir paras deil ise gemiteki Bene farkndalk olmaz,
ilerideki dnceye odaklanlr. Dnceler Bene ait deildir, daha
ok Ben dnceye aittir. nsan Ben dediinde kendini kastetmi
gibi grnr, fakat gerekte kendisi bunu kastettiini dnd
zaman bile, bu yalnzca geici bir dnce, geici bir ruhsal durumdur.
29

Ben, bir ey ya da cisim deil salt etkinlik, kendini ortaya
koyma ya da kendinin farkna/bilincine varmas sayesinde vardr.
Ben, benim (varm). Benin bu kendini ortaya koymas savdr. Ben
kendinin bilincine vararak alr ve byle yaparak kendini snrlar,
bunu kendinden baka bir eyi, kendi olmayan, ben olmayan ortaya

29
Ouspensky PD: nsann Bilinmeyen Psikolojisi. RM yay. 1995.

| 55
koyarak yapabilir: ben, ben olmayan deilim. Bu aamada ben, yeni
bir elikiye der: kendini hem evetler hem yadsr. Deneysel
planlama, uzay-zamanda deikenlerin tanmn gerektirir. Benlik ve
dnya tanm bu lek iinde yaplmaldr. Benlik, bilinli deneyime
dnyann farknda olan isel gzlemcidir. Benliin kendisi, deneyim
olarak indirgenemez veya alt paralara ayrtrlamaz. Benlik, isel
uzaymzda, bilinli deneyimlerin oluturduu tek ve btncl yapdr.
Oysa benliin farknda olduu d dnya, indirgenebilirdir.
Kant, duyumu, onu alglayanla yakn iliki iinde ele alr ve
duyumla duyumu alglayan arasnda zorunlu bir ballk olduunu ne
srer:

Dnyorum benim btn tasarmlarma elik edebilmek
zorundadr; yoksa dnlmesi olanaksz bir ey benimde
tasarmlanm olur ki, bu da, tasarmn olanaksz olduu ya da
benim iin bir hiten baka bir ey olmad anlamna gelir []
yleyse, duyu yetisinin salad btn eitlilik, bu eitliliin
yer ald ayn zne iinde, dnyorum ile zorunlu bir
balant halindedir. Bu tasarma, salt tamalg diyorum []
Btn tasarmn birliine de, kendinin bilincinin aknsal
birlii adn veriyorum. Buna gre BEN, uzay-zaman iinde
birliin kouludur.

Nietzsche ise bilinli benin ruhsal olaylarn tmn
kapsadn iddetle reddeder ve bilincin kafasna bir tokmak indirir
(Byle Buyurdu Zerdt):

Descartesin kant, sonu olarak una varr: Dnlyor;
yleyse dnen bir zne var! Oysa bu, tz kavramna olan
inancmz, a priori/nsel olarak doru kabul etmekten baka
bir ey deildir: dnce olduuna gre dnen bir eyin de
olmas gerektiini sylemek, her yaplan iin, bir yapc znesi
bulunmas gerektiini ileri sren dil bilgisinden edindiimiz bir
alkanlk uyarnca ileri srdmz bir szcktr. Eer
benimde herhangi bir birlik varsa bu, hi kukusuz benim
bilinli benimde, duymamda, istememde, dnmemde deil,
ama baka yerdedir [] ve benim bilinli benim, bunun
aracndan baka bir ey deildir.



| 56
Jungun Beni de farkl ksmlardan oluur. Junga gre,
bilincinde olduumuz her ey, bilin aracl ile Bene katlr. Bilinalt
ile olan iliki dolayldr. Her eyden nce bilincin merkezi Ben demektir.
Eer, nesneyi Bene balayacak bir kpr yoksa nesne bilinddr, yani
bireye yokmu gibidir. Bilinci, buna dayanarak, Ben diye adlandrlan
merkezle kurulan ruhsal iliki olarak tanmlar. Ben, veri ve duyumlarn
younlamasdr. Buna, bedenin uzayda kaplad yerin ve dsal
uyaranlarn da katks vardr. Dier yandan, byk bir anlar
topluluunu ierir. Eer bir anda anlarmz kaybedecek olursak,
Benliimizi de kaybetmi oluruz. Bilin de anlamn yitirir.
Hayvanlarda bir anlamda Ben bulunduunu ne sren Jung, Beni tm
bilincin sine qua non/olmazsa olmaz bir koulu olarak grr. Bilin
Bensiz var olmad halde, duyum (bakma, iitme), dnce
(nesnenin ne olduu), duygu (benim iin ne deer tad) bilin
olmadan da var olabilir. Ben (benlik) bilinli ve bilinalt olan iki
ksmdan oluur. Bilinli ksm; duygu, sezgi, dnce ve duyumlarn
etkisindedir. Bilinalt benliimizi tanmayz ve karanlk bir dnya
gibidir. Ancak, bu blgede zamanla deiime urar. Benliin, bilinalt
ksmnn en yaknnda anlar bulunur. Yava yava daha derinde znel
alglamalar, cokun etkiler, en altta ise bilinalt ataklar blgesi yer alr.
Bilin ve bilincin zerinde yzd, sonsuz ruh okyanusunu ise z
olarak adlandrr. Ruh ve bilincin zn oluturduu ve Benin de
bunun iinde yer aldn, zn Benden daha geni olduunu ne
srer. Gkyznn yldzlarn ise Bene benzetir.
Felsefeci Edmund Husserl beni eitli yaantlar stnde yer
alan zgl bir ey olmayp, bu yaantlar arasndaki balln meydana
getirdii birlik olarak tanmlar. Bunu basite u ekilde
aklayabiliriz. Gnlk yaammzdaki zihin ve bilin hallerimiz bir kez
olutuunda olutuu yerde kalmaz ve imdi iinde oluan zihinsel
benlik durumumuz daha nceki benlik durumunun bir devamdr.
imdiki benliimiz ise daha sonra oluacak benlik durumunun
ncelidir. Bu ardklk ve devamllk bizde btncl ve devamllk
gsteren bir ben hissi uyandrmakla beraber, isel bir zaman ak da
oluturur. Zihinsel olaylar grsel, iitsel, dokunsal, derin duyu, tat ve
koku gibi d dnyadan gelen uyarmlarla devaml bir etkileim
halindedir. Bu ekilde isel zihinsel durumlar, bedenden gelen
duyumlarla birleince bedende bir ben yerleimi ortaya kar. Elimi
ve kolumu hareket ettirmeye niyetlendiimde, isel zihinsel durumum
ve kol hareketim esnasnda ortaya kan (on-line) derin duyunun,
zihinsel srelerimle birlemesi bedenimdeki bende var olma
deneyimi yaratr. Bu ayn zamanda eylem ortaya koyduum zaman

| 57
benden kaynaklandn ve benim denetimim altnda olduunu
hissetmeme neden olur.



Hitite Ben ifadesinin, yaklak M 1350lerde
simgeletirilmesi. Okunuu Hitit dilinde u, Luwice
amu. Bundan treyen ammuk ise beni bana
gndermesi yapar. Bunlarn dnda, Benin karsnda
yer alan O Hitite apa ile seslendirilir.



























| 58
Hastalklarda Beni
Kaybetmek

Beni Kaybettim

Dokunsal Sndrme
Tek yanl beyin hasar olan hastalar, bedenlerinin kar yanlarna
verilen hafif yzeysel dokunmay iyi derecede hissedebilirler. Ancak,
ayn uyaran ezamanl olarak, bedenin iki yanndaki ayn blgeye
uygulandnda, gsz-felli beden ksmndan gelen uyary
alglamazlar. Bu durum ezamanl iki uyarann dokunsal
sndrlmesi olarak adlandrlr. zellikle sa beyindeki duyusal
kabuk hasarlarnda ortaya kar.
30
Ancak bu sndrme, basit olarak
duyusal kaypla aklanamaz. Daha ok, yksek merkezli dikkat
sistemleri ann hasarnn bir sonucudur. Dier bir durum olan
allesthesiada ise tek tarafl olarak sola verilen uyaran, sada gibi ifade
edilir ve hissedilir.

Kendini Grmek
Felsefeci Thomas Nagel Yarasa olmak nasl bir eydir? diye sorarak,
yarasa olmaya zg duygular olup olmadn sorgulamamz ister. Ya
da baka bir deyile hayvanlar kendi benliklerinin farknda olurlar m?
1960l yllarda iaret testi ad verilen bir yntem gelitirildi. Bu test
kendine farkndal gstermesi asndan sklkla kullanlmtr.
Aynadaki grntlerine alk maymunlar, anestezi ile uyuttuktan
sonra bir kana ve kulana kokusuz boya srlr. Uyandktan sonra
tekrar aynada maymunlara kendi yansmalar gsterilir ve tepkileri
deerlendirilir. empanze ve orangutanlar boyal yerlere dokunarak
tepki verirken, goriller herhangi bir tepki vermezler. Yetikin

30
Schwart AS, Marchok PL, Kreinick CJ, Fiynn RE. The asymmetric lateralization of tactile extinction in patients with
unilateral cerebral dysfunction. Brain 1979; 102: 669684

| 59
empanzelerde ise kendini tanma ve deiiklii fark etme oran %75
ortaya kar. Ancak, iaret testinin bilinli farkndal tam olarak
lp lmediini anlamak zordur. Hatta bu testte yant aranan
sorunun ne olduunu da anlamak zordur! nsanlar kendi yzlerini
tanyabilirler ve deiiklikleri kolaylkla fark edebilirler. zellikle
kadnlarda yzdeki deiiklikler daha kolay fark edilir. ocuklukta,
yaamn 18. ayndan sonra kendini tanma gerekleir. Kendi yzn
tanma yksek seviyede yetenektir ve kendi farkndalnn nemli bir
parasdr.

Beni Alglama Bozukluu
Anoreksia nervosa (AN), ciddi bir psikiyatrik hastalktr. Hastalar
beslenme zelliklerini anormal hale getirirler. Kendi beden arlklar
ve kilolar hakknda dardan grlenden daha kilolu olduklarn
dnrler. Kilo alm veya iman olma korkular vardr. leri derecede
zayf ve elimsiz olduklar halde, dndkleri tek ey kilo fazlaldr.
Kendilerinin dk kilolu olduklarn kabul etmezler.
31
Hastalar tm
bedenlerini farkl hissedebildikleri gibi, bedenlerinin belli blmlerini
de farkl hissedebilirler (gsler, basenler gibi). Beden grnts
bozukluunun iki ekli olabilir: 1. Kendi bedenlerini olduundan daha
fazla byk ifade ederler, 2. Kendi bedenine kar bir bilisel
deerlendirme bozulmas vardr.
ANda beyin grntleme almalarnda birok yapsal
farkllk tespit edilmitir. Normal kiilerle karlatrldnda uzun
sreli bellek blgesi hipokampus ve kayg endie-korkuda devreye
giren amigdal blgesinin toplam hacmi belirgin olarak kktr.
levsel beyin grntlemelerinde ise ANl hastalara yksek kalorili
yiyecek resmi gsterildiinde, sol beyin yarkresinde ayn blgelerde
almada art tespit edilmitir.


31
Wagner A. Neuronal activity changes and body image distorsion in anorexia nervosa. NeuroReport 2003;14:2193-
2197.

| 60


Resim. Alice Harikalar Diyarnda masal kitabnda, Alicein kendi bedenini
alglamasndaki garip grnm, bir eit beni alglama bozukluudur (solda).
Anoreksia nervosada durumunda kiinin aynaya baktnda grd var olandan daha
kiloludur (sada stte).

| 61

Gnlk yaamda alglarmz kendimize kar her an deikendir ancak buna ramen
sabit bir benimiz vardr (stte).

ANl hastalarda dikkat ilevinde de bozukluk gsterilmitir.
Dikkat ilevi grntleme almalarnda farkl beyin blgelerinde
tespit edilmitir. Sa n singulat beyin kabuu, arka duyusal beyin
kabuu, yan ve i devinim ncesi beyin kabuu ve derin beyin
blgelerine dikkatin sinirsel a yerletirilmitir. Dikkatin uzay ve
zaman boyutu da farkl alanlara yerleiktir. Dikkatin uzaysal uyumu sa
arka duyusal beyin kabuundayken, zamansal ipucu ise sa aa
duyusal beyin kabuu alanna yerleiktir. ANl hastalara kendi beden
resimleri gsterildiinde aa duyusal beyin kabuu blgesi devreye
girer. Bu alan, grsel-uzaysal bilgi ileme iin sinir hcrelerini ierir. Bu
alanda hasar grme yar uzaysal alan umursamazl denilen klinik
tabloya neden olur.

Kendi Bedenini Kaybetme
Nropsikolojik hastalklarn yklerini kaleme almasyla tannan Oliver
Sacks, Karsn apka Sanan Adam adl kitabnda, bedenini yitirmi
hanmefendiden bahseder. Bilindii gibi gnlk yaammzda srekli

| 62
olarak be duyudan bahsederiz. Ancak, bir de farknda olmadmz
ama her an kullandmz bir altnc duyumuz vardr. Buna propriceptif
duyu ya da anlalr bir Trke karlk olarak zduyum/derin duyum
denir. Bu duyu bedenin gzleri gibidir. Bu duyu eklemlerden, kaslardan
hareket anmzda bize o anki pozisyon bilgisini verir. Aldmz bilgi ile
bir sonraki hareketimizi ayarlarz. Ardk hareketlerimizi hep bu duyu
aracl ile yaparz. Ancak bu duyu bize bir ey daha kazandrr:
bedenimizin ben olma bilincini. Sacks, Christina adl 27 yanda bir
kadnn, ksa sre ierisinde nasl bedenini kaybettiini anlatr ve bu
balangta psikiyatrik bir rahatszlk olarak ele alnr. Ancak sonralar
yaplan testlerle kadnn, zduyum tayan sinirlerinde hasar tespit
edilir. Artk anlk bedensel durum bilgisini elde edememekte ve buna
gre davranamamaktadr. Bu nedenle ayaklar zerinde duramaz,
ellerindekini drme, atal-ka ya ok skma veya az skp drme
olur. Ayaklarna bakmadka ayann ne durumda olduu anlayamaz
ve anlatamaz, ayakta duramaz. En nemlisi de bedenini hissetmeme ya
da kaybetme oluur: Bedenimin kaybettiimi hissediyorum. Kollarm
bir yere brakyorum, sonra onlar baka bir yerde buluyorum...
Bedenimi kendine kr ve sar olduunu hissediyorum... bedenim
kendine duyarsz.








| 63



Uzayn indeki Ben



Uzay kavramn tanmlama giriimi Sokrates ncesi felsefecilere kadar
uzanr. Bu konuda ilk fikirler Zenonla ortaya kar: Uzay diye bir ey
varsa nerede olabilir? nk var olan bir ey bir yerdedir. Bu durumda
belli bir uzayda bulunacak ve bu sonsuza kadar bu ekilde devam
edecektir: yleyse uzay diye bir ey yoktur der. Platon felsefesinde
uzay ayrntl olarak yer almaz. Platona gre uzay, idealarn imgeleri
olan tm duyulur nesnelerin iinde yer aldn grdmz bir
yataktan baka bir ey deildir.
Descartesa gre, Uzay ya da i mekn ile bu uzayn iinde yer
alan cismi ancak dncemizde birbirinden ayrt edebiliyoruz. nk
uzay oluturan uzunluk, genilik ve derinlik olarak mekan, ayn
zamanda cismi de oluturur. Buna karlk, farkl olarak Newton uzay
ile tz birbirinden ayrr. Uzay iinde yer alan olaylarn gerekletii
mutlak bir ereve olarak kabul eder. Leibniz ise uzay mutlak bir
gereklik olarak kabul etmez: uzay, tpk zaman gibi greli bir ey
sayyorum, zaman nasl art arda geliin dzeniyse, uzay da yan yana
bulunuun dzenidir. nk uzay, bir arada var olmalar bakmndan,
ezamanl olarak var olan eylerin olabilir dzenidir ve onlarn var
olma tarzna katlmaz. Leibnize gre Tanr tarafndan yaratlm
duyulur uzam (extensio), yaratlm olan gerek anlamda uzaydan
(spatium) ayrt etmek gerekir. Yani, uzay tpk zaman gibi bir tz
olarak kabul etmez.
Kant, Salt Akln Eletrisinde uzay mutlak bir gereklik olarak
grmez. Uzay alglama gcmzn, dnyay tasarmlaymzn znel
koullarnn a priori (ncl) bir erevesidir. Uzay, fenomenlerin
(grnglerin) var olabilmesini salayan bir kouldur: Uzay, tm d
sezgilere temel oluturan zorunlu a priori bir tasarmdr. Uzayda,
nesneler olmadn dnebildiimiz halde, uzayn yokluunu hibir

| 64
zaman dnemeyiz. Uzay grnglere bal bir belirlenim olarak deil,
grnglerin var olabilirlik koulu olarak dnlr; yani uzay, d
grnglere zorunlu biimde temel oluturan a priori bir tasarmdr.



Dil ve Bellekte Birinci-nc Kii
Epizodik bellek, otobiyografik bellek. Zaman ve mekn iinde
ilenir. Duygu durumsal ierii vardr. Birinci tekil kii
ifadeleri bile balar (Ben).

Semantik bellek, Bilmekle ilgilidir. Hatrlama deil, bilmektir.
Kelimeler, yz, nesneler ve dnyaya ilikin bellektir. nc
tekil ahs ifadesi ile balar (O). Fiiller, isimler ierir.

Kendi bilinci ya da benlik bilinci, birinin kendi zihinsel ve
bedensel durumlarnn (alglar, fikirler, niyetlenilen hareketler)
farknda olabilmesidir. Bedensel ve zihinsel durumlarn bir araya
getirilmesi, temsil ve ilikilendirme gerektirir. Bu birinci kii bak as
(1-KBA) olarak adlandrlr. 1-KBA; kendi bedeninizin dndaki uzay
iinde kendini merkezletirmedir. 1-KBA minimal benlik olarak gz
nne alnabilir. 1-KBA, kendi bedenimiz dndaki uzayda znel
deneyimler yaamamz salar. Gnlk kullandmz dilde bunu ben,
benim olarak ifade ederiz. Buna ilave olarak, 1-KBA evre ile ilikimizi
(r; uzaysal bilisellik, hareket, sosyal etkileim ve gelecei planlama)
meydana getirir.
32







32
Vogeley K, Fink GR. Neural correlates of the first-person-perspective. Trends Cogn Sci 2003 Jan;7(1):38-42.

| 65


ekil. 1-KBA ve 3-KBAnn uzaysal olarak birbirlerine konumlanmalar ve ilikileri.
Herhangi bir kii nesne ile ilikisinde daima birinci kii bakna sahipken, iki ayr kii ise
birbirlerine gre (bakasnn ne dndn dndnde) gre 3-KBA konumu
alabilirler.


Uzay ve 1-KBA
Uzaysal bir bak as ile 1-KBA, znel olarak kendi bedeni dnda
bulunan ok boyutlu ve oklu girdili deneyimsel bir uzayn merkezinde
bulunur. Uzaysal konum olarak, 1-KBA nc kii bak asnn (3-
KBA) karsndadr. 3-KBA zihinsel durumunu baka birinin yerine
koyma (Ahmet unu dnr, unu iitir, Pnar u an unu hissediyor
gibi) yani farz etmedir. Madde olarak ise, 3-KBA beyin ya da su banyosu
iinde yzen sinir hcreleri a ve destek hcrelerinden oluur.


Uzaydaki Kii Yerleimlerinin Birbirlerine Gre likileri
1. Egosantrik (Benmerkezci): zne-nesne ilikilerinden oluur.
En iyi kutupsal koordinat sistemi ile tanmlanr. Yerleimi; kii
ve onun fiziksel yerleimine gre temsil edilir. Benmerkezci
bavuru erevesi daha da ayrntlatrlabilir ve ba, grme
alan, gvdeye gre konumlar ifade edilebilir.
2. Allosentrik (ekzosentrik/geosentrik):nesnenesne
ilikilerini ortaya koyar ve en iyi kartezyen koordinat, dier bir
ifade ile boyutlu uzaysal yer tanmlama ile (x, y, z eksenleri
gibi) belirtiler. Gzlemcinin bulunduu yerden bamsz ifade
edilir.
Bu tanmlamalar fenomenal deil, nesnel uzaysal
Uzaydaki
Nesne
1-KBA
1-KBA
3-KBA
3-KBA

| 66
yerleimlerdir. Oysa 1-KBA ve 3-KBA fenomenaldir. Bilisel
ilemlerde, birinin kendi bak asyla alglanan (1-KBA) grsel
bir alan, ayn alana bakan baka birinin bak asndan
farkldr. Oysa her iki kii de gzlem merkezindedir.

Uzaysal konumlandrma zerinde yaplm birok alma
vardr. levsel beyin grntleme almalar ile beyinde sa duyusal
beyin kabuunun alt ksmnda (inferior parietal) benmerkezli ilemler
yapldna dair gl kantlar bulunmutur. Benhareketi
durumlarnda iki yanl, duyusal beyin kabuunun i ksm (medial
parietal) devreye girer. Dier yandan uzay alglama ve deerlendirme
esnasnda zellikle sa beyin yarkresinde almada art gzlenir.
Sa beyin yarkresinde yer alan duyusal beyin kabuu hasarnda kendi
(anazognozi) ve evresindeki uzay umursamazlk sklkla ortaya
kar.
33
Yine ayn blge hasarlarnda, nesnelerin birbirine gre uzaysal
yerleimi veya kiinin kendi bedenine gre dier kiilerin
konumlandrlmasnda bozukluklar yaanr.
34


1-KBA ve 3-KBA likisi
1-KBA ve 3-KBA durumlarnda beynimizin farkl blgeleri alr.
Kendimiz nesnelere bakma eklinde uzay deerlendirirken sol i
nbeyin kabuu (medial prefrontal) ve i duyusal (medial parietal)
beyin kabuu aktive olur. Baka birisinin bir nesneyi nasl grdn
dnp, kendimizi onun yerine koyduumuzda (3-KBA konumuna
geeriz) ise iki yanl st duyusal beyin kabuu (superior parietal) ve
sada n devinimsel (premotor) beyin kabuu alr.
35

Kendine bakasnn yerine koyarak, dier bir zihinden ne
getiinin dnlmesi durumunda, beyinde neler olduunu anlamak
iin birok alma yaplmtr. Buna zihin okuma almalar da
denmitir. Bu almalarda, srarl olarak, n singulat beyin kabuunda
alma ve eker kullanm art grlmtr. lgin olarak, sa
yarkrede duyusal ve akak blgesi bilekesi (parieto-temporal)
biyolojik uzuvlarn hareketini tespitte devreye girer. zellikle kendi
bedenine doru olan hareketlerde bu blge alr.
36




33
Marshall JC, Fink GR. Spatial cognition: where we were and where we are. NeuroImage 2001;14:2-7
34
Aquire GK, DEsposito MD. Topographical disorientation: a synthesis and taxonomy. Brain 1999;122:1613
35
Vogeley K et al. Neural correlates of first-person perspective as one constituent of human self-consciousness. J Cogn
Neurosci 2004;16:817-27.
36
Frith CD, Frith U. Interacting mindsa biological basis. Science 1999; 286: 1692 1695

| 67

ekil. 1-KBA, insann kendi bilinci ve benliinin anahtar ksmdr ve beyinde bizim beden
emamzn temsiliyeti ile ilikilidir (beyindeki beden). 1-KBA, bizim bedenimizin uzaysal
bir modelini yaratr ve bu deneyimlenen uzay merkez alnarak yaplr. Ancak, kiinin
kendi beden eksenleri de kullanlr. Beyindeki duyusal ve motor-hareketsel beden
temsiliyeti. Beynimizde duyusal ve hareketsel yaplarmz ayrntl olarak temsil edilir.
Ancak, bu temsiliyeti d dnyadan grndmz ekilde deildir. Yaps ve ekli
deimi (metamorfik) bir temsiliyeti vardr. Bu temsilde, duyusal sistemin d dnyadaki
(derideki) alclar ne kadar youn ise temsil edildii alan o kadar byktr. Hareket
asndan ise ne kadar ince hareket varsa, devinimsel temsiliyeti o kadar byktr.
rnein, omuz ok az yer tutarken ince iler yapan el parma, dudak geni bir alan
kaplar.

Benlik, oluumu iin bir evreye ihtiya duyar ve benlik evresi
iinde deerlendirilir. evredeki nesnelerle znenin ya da kiinin
ilikisi, ekirdek benlik olarak adlandrlr. ekirdek benlik, geici
ilikiler zerine oturur ve hareketten dier harekete geite yeniden
oluumu/tazelenmesine gerek duyar. Daha sonra da n
benlie/protoself dnerek, daha sabit olur ve bedensel durumlar
temsil eder. beyin kabuu blgeleri, ekirdek benlik yenilenmesi
esnasnda alr duruma geer.
Ben, yaltlm bir ey deildir. Her ben evrenin kendisi ile olan
balantlarnn odadr. Ben sadece dnlme srecinde var olur. e
dnllk, benlik bilincinin ekirdeidir. Dnce ieriinde

| 68
dnllk olur. Kendine dsal olarak gnderimde bulunmak, beni
karya alp nesneletirmektir. Burada asl olan znenin, nasl hem
nesne hem de zne olduu konusu, karmak bir sorundan ziyade
yalanc bir sorundur. Kendilik bilinci ile kii kendisi hakknda dnr.
Bu ayn zamanda ben bilincidir. Bu zihinselliin u noktasdr. Birisinin
kendisini Ben olarak dnmesi iin bir 3-KBA yoktur. Dolays ile
ben tamamen 1-KBA tarafndan yaplan bir kendi kendine bak
eklidir. Hibir nesnel nitelii yoktur. Sadece dnen kiiyi kendine
dnl olarak iaret eder. Kendilik bilincinin farkl aamalar vardr.
En ste kendini gsteren eyleri dnme vardr. Kendilik bilincini
oluturan elemanlarn en tepesinde Ben oturur.
37


Uzayda Yn Bulma
Hayvanlarn ou ile karlatrldnda, insanlarn olduka zayf bir
yn duyusuna sahip olduunu herkes kabul eder. Bir ehirde ya da bina
iinde ynmz bulabilmemiz, gizemli bir isel pusulaya sahip
olmamzdan ok, beyinlerimizin yollar, yaplar, sokaklar ve baka
iaretlerin grntlerini renmesinden kaynaklanr. G eden kular,
bizlerden farkl olarak, dnyann manyetik alann hissederek ynlerini
ve konumlarn bilirler. Ancak, bizlerde evremizde iaret olarak kabul
ettiimiz eylerle mkemmel bir yn duyusuna sahibizdir. Yn bulma,
bamzn herhangi bir yne bakmas kadar basit deil, daha karmak
bilekelerin bir arada deerlendirilmesiyle oluur. ncelikle bir yakn
dnemli bellek gerekir. Uzaysal konum deiikliklerini anlama ve kalc
bellee geirme iin grsel sistem ve denge sistemi de srekli vcut
hareket deiimlerini beyine aktarr. Bellek, yer deitirmede ok
nemli rol oynar. Dar kp yola koyulmadan bile bellek depolarmz
kullanarak nceden bir keif yaparz.
38


Bebekler ve Uzay
Uzay iinde insann bedensel emas doutan gelmez. D alglarn,
hareketlerin ve acnn rol ald deneyimler sonrasnda ortaya kar.
Geliim esnasnda ocuun kendisini aynada tanmas ve bedeniyle
aynadaki grnt arasndaki ilikiyi kurmas 23 yana kadar gecikir.
Daha sonra 6 yana doru kendi sa ve sol uzayn isimlendirip
ayrabilir. Bakalarnn d uzaynda yer alan sa ve solu 9 yana doru
ayrabilir.


37
Spitzer M, Maher BA. Felsefe ve Psikopatoloji. ev. Karaam . Genda yay. 1998
38
Phillips H. Where Am I? New Scientist, 23 Ocak 1999.

| 69
Uzay Kaybetmek
Yar uzay alan umursamazl genellikle beyin damar tkanklklar
sonras ortaya kar. Genellikle ksa srede dzelir.
39
Bu hastalar
beyindeki hasarlarnn kar yanndaki uzaydaki olaylara uyum
salayamaz ya da yant veremezler. Oysa grmeleri tam olarak
normaldir ve grme alan kayplar yoktur. Nasl ortaya kt
bilinmemekle birlikte; duyusal-dikkat eksiklii teorileri
oluturulmutur. Bu teorilere gre, umursamazlk, uzayn iimizdeki
anormal temsiliyetinden kaynaklanr.
40

Uzay kaybetmenin kiisel ve kii d tipleri vardr.
41
Kii
dyla ilikili olan daha sk olarak izlenir. Kii dndaki uzay kayb,
yakn (yaklak bir kol uzunluunda) alan ve uzak alan olarak da ikiye
ayrlr. Bunlarn hangisinin baskn olduuna bal olarak, yar alan uzay
kaybnn arl deiir.
42
Dikkat sistemleri, duyusal girdiyi
deerlendirmekten sorumludur, yar alan uzay umursamazlnda
dikkat sisteminde bozulma oluur.
Niyetsel sistemler, istenilen uzaysal yere doru harekete
araclk eder. Hem duyusal beyin kabuu hem de aln lobu bir arada,
dikkatselniyetsel bilgi ilemede grev alrlar. Genel bir bak asna
gre ise,yar alan uzay umursamamak beyin sa yarkresine ait bir
sorundur ve dikkatuyanklk sisteminin bir bozukluudur. Bu
blgelerin ynlendirilmi istemli dikkatte devreye girdii ortaya
konulmutur.
43
Dikkat kaybna bal uzaysal umursamazlk duyusal
beyin kabuunun arka ve aa (posterior-inferior parietal) hasarna
balyken, niyet kaybna bal uzaysal umursamazlk aln lobunun arka-
yan (dorso-lateral frontal) hasarlarnda ortaya kar.
44



39
Stone SP et al. Measuring visual neglect in acute stroke and predicting its recovery: the visual neglect recovery
indeks. JNNP 1992;55: 431 436
40
Bisiah E, Luzzatti C, Perani D. Unilateral neglect, representational schema, and consciousness. Brain 1979; 102: 609
618
41
Bisiach E, Perani D, Vallar G, Berti A. Unilateral neglect: personal and extrapersonal. Neuropsychologia 1986; 24: 759-
767
42
Schwartz RL et al. Spatial bias: attentional and intentional influencein normal subjects. Neurology 1997; 48: 234-242
43
Mesulam MM, Acortical network for directed attention and unilateral neglect. Ann neurol 1981;10: 309-325
44
Heilman KM, Valenstein E. Frontal lobe neglect in man. Neurology 1972; 22: 660 664

| 70

ekil. Sol yar alanda yar uzay alan umursamazl olan hastaya verilen (A) saat, ev ve
iek izimi. Hastann kopyalad izimlerinde (B) sol yar alan uzaynda kayp olduu
grlmektedir. Bu durum sa beyin yarkresi hasar yapan kaza, beyin tmrleri ve fel
sonras ortaya kabilir.


Ayna sinir hcreleri bir hareketin yerine getirilmesi
esnasnda devreye girerler. Bu devreye girme, belli nesnelere ynelik
de olabilmektedir. rnein; elma parasna uzanmada devreye
girerken, demir parasna uzanrken devreye girmez. akak lobunun
st ksmndaki kvrm blgesi (superior temporal gyrus) beden
paralarna, yz ve ellere bakma gibi biyolojik-canl hareketlerine yant
verir. Ayn yant, yakalama ve uzanma hareketi esnasnda da ortaya
kar. Ayn zamanda bu ayna sinir hcreleri, amaca ynelik
hareketlerin, gzle gzlenmesi ile yakndan ilikilidir. rnein; bir elma
parasna uzandnzda, elmann bulunduu yerin koordinatlar
deerlendirilir ve ele-kola gnderilen devinimsel emirlerle uzanma
yaplr. Devinimsel emirler ve ortaya kan yeni durumlar, duyusal geri
besleme ile devaml izlenir. Buna gre bir sonraki duyusal durum, u
anki duruma bal olur. Duyusal beyin kabuunun arka ksm (posterior
parietal), bedenin var olan durumu ile uzaysal ilikisini deerlendirir.

| 71
Optimal olarak grsel, iitsel ve derin duyusal girdileri birletirir.
Hareket esnasnda, bir sonraki adm iin tahmin edilen ykseltmeyi
yapar.
45


45
Miall RC. Connecting mirror neurons and forward models. NeuroReport 2003;14:2135-2137

| 72



Zaman ve Bilin




Zaman lmeye kalkarsanz onu lsz ve llemeyen olarak
bulursunuz. Zaman rmak yapar ve banda oturup akn seyrederiz.
Halil Cibran

Dn hatra, yarn hayal, bugn ne? ki renk aras bir izgicik pay.
N.F. Ksakrek

Kendi tecrbelerimizin yaratt srekli var oluta yayoruz.
Kendi bana zaman yoktur.
Lucretius, M 95





Evrenin doum sancs 13,7 milyar yl kadar nce, byk patlama ile
baladnda, zaman da ortaya kt. Zamann byk patlama ile
balamadn ne srenler de vardr. Ilya Prigigone ve Stephen
Hawkinge gre byk patlamadan nce zamann olmad konusunda
bir yorumda bulunamayz. Hatta Prigigonea gre patlamadan nce de
olaslkla zaman vardr ve byk patlama bu zaman iinde olumutur.
Modern bilimden nce de benzer ifadeler kullanlmtr. Augustine (MS
354-430) Evrenin zamanda deil, ama zamanla ezamanl olarak
yaratldn yazar ve Zaman, aynen bir rmak gibi oluan olaylardan
yaplmtr ve aknts gldr; bir eyin grnmesiyle srklenmesi
birdir der. Thomas Aquinas zaman, nce ve sonra iinde olan

| 73
hareket ve art ardalklarn saylmas, llmesidir diye tanmlar ve
zaman yaratlla balatarak, balangc olduunu sylemekle zamann
sonu olduunu dile getirir.
46

Genel grelilik, uzay-zaman oluturmak zere, zaman
boyutunu uzayn boyutu ile birletirir. Bu kuram, uzaydaki madde
ve enerji dalmnn, uzay-zaman bktn, bu nedenle uzay-
zamann dz olmadn syler ve ktle ekim etkisini de iine alr.
Uzay ve zaman ayrlmaz bir btn olduundan, byk patlamadan
hemen sonra uzayn oluumu ile beraberinde zaman da ortaya km
oldu. Gemie doru bakldnda ve gidildiinde madde younluun
sonsuz olduu tekillie gidilir ve zaman kaybolur. Augustine,
Tanrnn yaratltan nce ne yapt sorulduunda, yant olarak
zamann kendisinin Tanrnn yaratlnn bir paras olarak
olutuunu, bu nedenle basite nce olmadn belirtir. Bazlar ise
iine fazla karanlar iin cehennemi hazrlyordu ifadesini ona mal
ederler.
Neden ve etki, zamana ait kavramlardr ve zamann var
olmad durumda uygulanamazlar. Zaman daima, sebep olunmu olan
eyden nce var olmaldr.
47
Evren var olmasa da, var olaca kabul
edilen zamann sonu ve balangc yoktur. izgisel ve srekli bir nitelii
vardr. Zamann byk patlamayla balad bir speklasyondur ve
byk patlamann zamann deil, evrenin balang noktas olduu,
ncesinde olan kararszlk ortamnda zaman diye bir kavramn
olamayaca ne srlr. O dnemde zaman olsun ya da olmasn,
bilinli bir beyin olmadndan, belki zaman algs nemli deildi.
Bilinli bir insan beyninin ortaya k ile birlikte zamann gerekten
var olduu hissedildi.
Uzay ve zaman, btn fiziksel olaylarn ortak sahnesidir.
Olaylar bir zaman ve uzay koordinatyla sembolize edilerek
zmlenirler. Yani evren, geometrik yapdan ziyade uzay-zamansal
yani kronogeometrikdir. Bu nedenle, zaman uzaydan farkl olarak ele
alnamaz. Sadece zaman ya da uzay ifadesinden ziyade uzay-zamandan
bahsetmek gerekir. Bu hem fizik hem de beyin iin geerlidir. Zaman
genileyebilir, bklebilir, durabilir. Bunlar uzayla ilikisiyle
oluturur. Uzay-zamann karlkl ilikisine bakldnda, zamann her
saniyesi, uzayn 180 bin mili deerindedir.
Stephen Hawking ise deiik zaman okunun varlndan
bahseder;
48
1. Termodinamik; entropinin artt zaman yn, 2.

46
en AK. Ortaa Felsefesinde Zaman Kavram. Felsefe Dnyas Dergisi 1996;20: 78-79.
47
Davies P. Tanr ve Yeni Fizik. m yaynlar, 1995:61;94;96
48
Hawking S. A Brief History of Time, s:145

| 74
Psikolojik; bizim zamann getiini hissettiimiz yn, 3. Kozmik;
evrende srekli artan zaman oku. Ancak, grelilik teorisine gre,
zaman kiiden kiiye farkl olabilir. ki eyin ayn anda olduunu
dnyorsanz, bu sizin kannzdr; baka birisi olaylardan birinin
dierinden nce olduu sonucunu karabilir. Bu nedenle, ayn anda
olma durumu, znel bir izlenimdir. Evrensel olarak, imdiki zaman
kavram yoktur. nsan beyninin imdiki konumu ile bir anlam ifade
edebilirlerse de, evrendeki her yere bu imdi uygulanamaz.
kizler paradoksu zamann hem nesnel hem de znel olarak
nasl farkl ak gsterdiini anlamak asndan ilgintir. Yksek
hzlarda giderken sadece saatler yavalamaz, ayn zamanda canl ya da
cansz tm sreler k hzna yaklaldnda yavalar. Yani kalbimiz
ve biyolojik saatlerimiz de yavalar. Bir ikizimiz olduunu ve onu k
hzna yakn hzda uzayn derinliklerine seyahate gnderdiimizi
dnelim. Geri dndnde kardeinden daha gen olacaktr. Sahip
olduu tm saatler (kalp atmlar, kan dolam, beyin dalgalar...)
dnyadaki gzlemci kardeine gre gezi srasnda yavalam
gzkecek, fakat geziye kan kii hibir olaan st durum
hissetmeyecektir. Ancak, dnyaya dndnde ikizinin kendinden
daha fazla yalandn grecektir.
Ik hznn %80i hznda hareket eden bir parack,
yava hareket eden ikiz kardeine gre 1,7 kat daha uzun yaar. Ik
hznn %99u kadar hzda hareket eden parack ise, dierlerinden
yaklak 7 kat daha uzun yaamda kalr. Ancak, burada paracklarn
isel mr srelerinde bir deime olmaz. Parack asndan baklacak
olursa, sahip olduu mr sresi yine ayn olacaktr. Ama dsal
gzlemci, paracn isel saatinin yavaladn ve mrnn uzadn
tespit eder.



| 75


ekil. kizler paradoksu hem nesnel hem de znel zamann farkl aktnn bir
gstergesidir. Hareket halindeki gzlemci ile hareket halinde olmayan kii arasnda da
zaman genlemesi ortaya kar. A ve B gzlemcisi dnelim. A hareketsiz ve B hareket
halinde ise, B tarafndan llen to zaman aralnda ve A gzlemcisine gre
1
2
2
0
2
1 v
t t
c
| |
=
|
\ .

kadar zaman fark oluur. Burada t0 balangtaki ortak zaman, c k hz, t k hzna
yakn seyredilen hzda oluan zaman farkdr. Seyahate giden ikizi (solda-hzl) k
hznn %75i ile seyahat edip 37. ya gnnde dnyaya geri dnse kardeini 57 yanda
bulur (sada- dnyada kalanda yalanma).


Bilin ve Zaman
Gnlk hayatmzda, dncelerimiz ve eylemlerimiz byk oranda
zaman algsna bamldr. Hayatmz oluturan olaylar dizisini bir
sraya sahipmi gibi hissederiz. Doarz; bebeklik, ocukluk, erikinlik
ve yallk dnemi yaarz. Bu ak ynnden dolay dorusal bir zaman
yaadmz gibi mantkl bir sonuca ularz. Zamann okunu ruhsal
yapmzda hissederiz.
evremizdeki nesne ve olaylar bir dzene sokmak iin uzay
ve zaman tasarmlarmz doann anlalmasnda hayati neme
sahiptir. Bir birey olmak ve benlikten bahsedebilmek iin yaantnn

| 76
sreklilii arttr. Sreklilik, dncelerimizi oluturur ya da tersi. Bu
zaman cetveli, kiiden kiiye deiir ve sreklilik zamann var
olmasdr. Dncelerimiz ise dnen ve bilinli bir beynin varln
gerektirir. Yani, bilinli bir insan beyninin varl, bir lde zamann
ve dier boyutlarn varln anlaml hale getirir. Dierlerinin yannda
olmazsa olmaz gibi durur. Bazlarnn iddia ettii gibi zaman 5. boyutu
oluturur.



Doktorlar her gn hastalarla konuurken onlarn yklerini,
u ana kadar olan gemi olaylar, o an muayene bulgularna bakarak
imdiyi deerlendirir ve gelecee ynelik n tahmin ve n tanlara
varr. Hastann durumu bir bakma uzay-zaman ilikisi iinde
deerlendirilir. Zamana uyumun bozukluu baz hastalklarda sk
olarak karmza kar ve nrolojik grelilik olarak
deerlendirilebilir. Bilinli varlklarda, uzay-zamann var olmas byk
oranda sinir sistemi ve beynin alglamasna baldr. William Goddynin
deyiiyle; Beyin uzay ve zamann eitlii iin bir organ olarak
grlebilir, bu nedenle uzay-zamann var oluu iin esas mekanizma
sinir sistemidir.
49
Carl Jung da bu ilikiden bahseder: Psiik
varlmzn en azndan bir parasnn, uzay ve zamann grelilii
tarafndan tanmland dncesindeyim.

49
Handbook of Clinical Neurorology. Ed. PJ Winken, GW Bruyn. Disorders of Higher Nervous System Activity. Chapter:
William Goddy. Disorders of the time sense. Vol:3. North-Holland Pub Co. 1969;229-250.

| 77
Ryalarmzda zamanszlk yaarz. Oysa ayn ryann gerek
dnyada gereklemesi birka saati alr. Uyku esnasnda hem gemie
hem gelecee erimemize izin veren zamanszlk ve meknszl
deneyimleriz. Uykuya, zaman ve uzay yanmza almadan gireriz. Hem
zaman hem de uzay tam olarak beynimizin dnda brakrz.
Uyandmzda ise gnlk zaman ak iine gireriz ve ryamz bu
zaman ak iinde bir noktaya yerletiririz. Ama grdmz rya,
gnlk zaman ak iinde bir blgede sktrlm bir ryadr. nk
ieriini, normal gnlk yaamda deneyimlemek saatler ya da gnler
alabilir.
Zaman ve bilin arasndaki en nemli iliki, zamann ne lde
bilinli yaratklarn varlna bal olduudur. Birinin imdi sznden
bahsetmesi, olayn kiinin bilincinin u andaki durumuyla ya da bu
szn sylendii an ile ezamanl olduunu belirtmek anlamna gelir.
Bylece, bilinli varlklarn yokluunda gemi, imdiki ve gelecek
zaman kavram yoktur. Zaman algs her zaman yaanan zaman
kapsar. Kii gemie dnp ya da gelecee gidip, yaanm ya da
yaanacak olaylarn zaman alglanamaz.
Farkl ruhsal durumlar altnda zaman ak farkl alglanabilir.
Kiinin yapmaya istekli olmad i, gerekte olduundan daha uzun
sreli alglanabilir. Einsteinn deyimi ile kzgn bir sobann stnde
geen iki dakika ile sevgilinin yannda geen iki saat ayn deildir.
Uyanklk durumuna gre, uyku ve anestezi altnda zaman daha ksa
alglanr. Uyaranlarn azalmas durumunda yaanan olaylardaki
deiiklik dzeyi son derece dk olduundan, zaman duygusu ve
algs basklanr. Yani, zaman ak algs hz tam olarak zneldir.
Dorusal zaman, yaammzn byk bir blmn kapsad
iin, zamann baka biimde var olacan kavramak olduka gtr.
50

Zaman akn hissetmek bilinli farkndaln sonucudur. Normal
bilin biiminde zaman dorusaldr. Zaman aslnda dorusal akmaz.
inde duraan olaylarn yerletii, sabit bir uzay zamana sahibiz.
Alglarmzdan dolay zaman akar alglarz. Akan sadece bizim
dncelerimiz ve bilincimizdir. Sralama, znelliimizle zorla kabul
ettiimiz bir eydir.
51
Bu ak zihnin varlna baldr. Btn gnlk
dncelerimiz, umutlarmz, korkularmz, inanlarmz imdi ve
gelecek zerinde ekillenir.
Bilinli duyularmzdan belki de en nemlisi, zamann
ilerleyiini duyumsayarak, u an, gemi ve gelecek beklentimizin

50
Ornstein RE. Yeni Bir Psikoloji. nsan Yay. st. 1990.
51
Penrose R. Kraln Yeni Usu, Fiziin Gizemi. TBTAK yay. 1999.

| 78
olmasdr.
52,53
Gemie ait bilgimiz daha nceki deneyimlerimizi
imgelememizden kaynaklanr ve gemie ait bu imgeler, gemi bir
yaamda u an oluturan beynimize kaytlanm imgelerdir. u an
yaayarak olutururuz ve onu gemi dediimiz dosyalaraanlarmza
kaydederiz. imdiki zaman, geip giden zaman olarak srekli yaarz.
Yani, hep imdi iindeyizdir. Geen her anla imdi, gemi olur ve
gelecekle yer deitirir. Gemii, imdiyi ve gelecei ierir ve birbirini
izleyen olaylarn ardklndan oluur.

Gemi
Gemi, gelecek ve u ann kalntlardr. Zaman, imdiki zaman olarak
akp gider ve bu akp gitmilie gemi deriz. Gemi zaman
dediimizde, hakknda bir ey bildiimiz ve bilebileceimiz olaylar
dnrz. Gemiin ve beraberinde zamann varl tamamen
belleimize baldr. Bir anda tm belleimizin silindiini dnrsek
gemiimiz ve gemi zaman kavram da ortadan kalkar. Gemiimiz ve
deneyimlerimizin ortadan kalkmasyla ben olma duygumuzu
kaybederiz. Gemiin bir yerlerde olduunu srekli olarak duyumsarz.
Ama bu duyumsama yle gldr ki, gelecein de bir yerlerde var
olduunu dndrterek, bizde kader inanc oluturur. Zamann
gemie ak tamamen zihindedir. Eer, anlarmz ardk
deneyimlerle kaydetmemi olsaydk, bir zaman akndan
bahsedemeyecektik. u anki yamzda olduumuzu
dnemeyecektik. Gemi, gemitir ve artk onun zerinde bir etki
oluturamayz. Uzak ve yakn gemi birbirinden farkldr. Her ikisi,
yaptklarmz ve seimlerimizi nedensel adan ayn derecede
etkilemez. Yakn gemi, uzak gemiin yapamayaca kadar zorlayc
tesir oluturur.

imdi
Gerekliin u anki andr. Yani, eski dilde lahzadr. Aslnda imdi
ok kk bir zamandr. Beynimizin anlk farkndaldr. Evrensel bir
imdi yoktur. u an bu satrlar okurken Gnete neler oluyor derken,
dncelerimizdeki imdiki zamanla, Gnete olan olaylar
ezamanldr. Ama eer benim imdiki zamanmda Gne patlamayla
yok olsayd, Gnein imdisiyle benim imdim algsal olarak, benim
imdimden 8 dakika sonra ortaya kacakt. Ya da daha uzak

52
Cook JE. Correlated activity in the CNS: A role on every time scale? Trends Neurosci 1991;14:397
53
Brown JW. Psychology of time awareness. Brain Cognit 1990;14:144-164.

| 79
Andromeda galaksisindeki bir patlamay u an dnm olsaydm,
bundan drt yl sonra haberim olacakt. Oysa ben onun yok olduunu
grdmde o zaten drt yl nce yok olmutu. imdi, gelecee doru
ilerleyebilir, ama gelecek de geriye doru, imdiye akabilir. imdi
bazen ok yavalayarak, gelecee ak ar ekim haline sokar ya da
gelecein imdiye ulamasnn nnde diren oluturur. rnein, ok
ac ekerken yaadmz imdi alglamasn dnn. Bir de
sevgilinin yanndayken yaadmz imdi algsn ve gelecein
imdiye doru akmasn. imdileri ksa sreli belleklerimizde
kaydederek, daha sonraki imdiler geldiinde onlar uzun sreli
belleklerimize aktararak gemii olutururuz. Dncelerimiz ve var
olan benimiz, byk oranda kaydettiimiz gemilerimizle var olan
imdilerimizle oluur.

Gelecek
imdiye kadar herhangi bir ekle girmemi zamandr. Onu
deitirebileceimizi ve etkileyebileceimizi dnrz. Ama ondan
bahsederken bile imdiye dhil olur ve gemie doru yolculuuna
devam eder. Gelecek, gemi ve u anla bir aradadr. Yarn gelir ve
bugn olarak adlandrlr. Bugn de dn halini alr. Gelecek, imdi
iinde ekillenerek, beynimizdeki sinir hcresi alarnda deneyim
olarak kaydedilir, gemie braklr. u anki isel durumlarmz,
beklentilerimiz ve hazrlklarmzla gelecek zamann nasl olacan
ksmen tahmin edebiliriz. Ama benim geleceim, bakasnn gemii
olabilir. Tpk Andromedada olan bir patlamay drt yl sonra
alglamak gibi. Gelecek nceden bilinmez olmasna ramen, kurallar
olan sistemlerde gelecek durumlarla ilgili salkl karmlar yaplabilir.
rnein, gezegenimiz, Ay ve Gne, balangta belirlenen fizik
kurallar gereince, belli bir hz ve yne doru hareket ederler. Biz bu
hareketlerin kurallarn tespit ederek gelecekte (ve gemite)
olabilecekleri durumu nceden bilebiliriz. Bu belli llerde evrenin
belirlenimci olmasndan kaynaklanr.

Bedenimizdeki Saatler
Bilinli alglama ve zaman arasndaki iliki 1920lerde sinirbilimciler
tarafndan literatrde ilenmeye baland. Bilginin zaman ak iine
yerletirme yetenei bilincin oluumu iin bir n ihtiya olarak
grld. Zaman algsnda deiikliklerin ortaya kt farkl beyin
hastalklarnda gzlenmiti. A. Gruenbaum (1929), bir hastasnda 30
yln 3 yla sktrld, ancak olaylarn ardklnn bozulma

| 80
gstermediini tespit etti. Sadece normal zamanla karlatrldnda,
kronoloji 10 kat azalmt. Yine 1932deki bir makalede E. Grnthal bir
hastann zaman algsn hissetmediini ve saate bakmadan zaman
bilemediini bildirdi. Bu olgularn bazlarnda parietal korteks
etkilenmiken, bazlarnda beynin trafo merkezi olan talamus hasarlar
neden olarak grnyordu. Hastalarn gn ya da yl bilmesi
imknszd. Bu durum chronotaxis olarak adlandrlmt.
54
Yine o
dnemlerde, ar alkol kullanmna bal beyni yozlam Korsakoff
hastalarndan elde edilen bilgilerle, hastalarn zamann paralarna
sahip olduu ve olaylar doru olarak zamansal sralayamadklar
ortaya konuldu. Oysa bu hastalar uyank ve evrelerinin tam olarak
farkndaydlar.
nsanlarda biyolojik ve mekanik farkl zamansal lmler
vardr. Henri Bergson, dmzdaki fiziksel zaman ile isel zaman
hissimiz arasnda fark olduunu erken fark edenlerdendir (1889). sel
saatimiz saatlerin ltnden farkldr. Bergson bunu dur olarak
adlandrr ve imdi, imdiki zamann zdeeridir (eigenvalue).
lkelerin kulland, gnlk aktivitelerin uyum iinde
yaplmasn amalayan ve kolumuzdaki saatle temsil edilen bir saat
ve kiisel olarak iimizde bulunan isel saat ya da biyolojik saatimiz
vardr. lke zaman (Z), dier zamanlarn deerlendirimi iin
referans olarak alnr ve dzenlidir. Kiisel zaman (KZ) ya da biyolojik
isel saatimiz ise o kadar dzenli deildir. Gnlk kaymalar gsterir ve
kiiden kiiye de farkl olabilir. Bundan dolay Zna gerek duyulur.
55

Bedenlerimizde ritmik olarak alan sinir sistemine ait ve
sinir sistemi d birok olay vardr. Sinir sistemi bal bana bir saat
olarak alr. Bunu en basitinden aksiyon potansiyelinin hep ya da
hi prensibine gre almas ve uyarlamaz bir dnem iermesiyle
rnekleyebiliriz. Bunun yannda hareketsel ve duyusal ilemler
tamamen zaman boyutunda ilenerek ilikilendirilir ve iimizdeki
saatin tik-taklar ile oluan, 25 saatlik gnlk ritmimiz buna gzel bir
rnek tekil eder. Ancak, bu ritim her gn yaklak bir saat ileri kayar.
sel saatin 25 saati ile lkesel 24 saat birbirine yakn olmasna karn,
bu yaknlk bazen ileri derecede kaymalar gsterebilir. Bu kaymalar
deiik ekillerde olabilir:

1. KZ ve Znin her ikisinde de bozulmalar oluabilir (koma
durumunda)

54
Markowitsch HJ. Cerebral bases of consciousness: A historical view. Neuropsychologica 1995;33:1181-1192.
55
Handbook of Clinical Neurorology. Ed. PJ Winken, GW Bruyn. Disorders of Higher Nervous System Activity. Chapter:
William Goddy. Disorders of the time sense. Vol: 3. North-Holland Pub Co. 1969;229-250.

| 81
2. Znin farknda olunmaz, KZ normal kalr
3. Z hzl akar ama KZnin yava ya da duraan olduu
hissedilir (ileri bunama durumlarnda)
4. KZ yava akar ve Z belirgin olarak yava/duraan kalr
(depresyon durumunda)
5. KZ hzl geer ve Z yava/duraan akar (bunama
durumlarnda)
6. KZ yava aktn hisseder ve Zda yava akar (depresyon,
Parkinson hastal).

Ar nee hali ve bu durumun hastalkl hali olan manik atak
durumlarnda, uykuda, mutluluk anlarnda ve cinsel iliki esnasnda KZ
hzldr. Bu durumda, Z yavalam hissedilir. Hibernasyon,
yorgunluk, kendini iyi hissetmeme durumlar, ar, korku ya da tiroit
bezinin az almas (hipotiroidi) durumlarnda ise davranlarda ve
kiisel zaman aknda belirgin yavalama ortaya kar. KZ daha yava
akar. Bu nedenle KZ, Zye eittir veya Z daha hzl akar. Bunama
durumunda (demans) ise KZ ve Z deiebilir. Yokluk (absans) ve tm
bedeni etkileyen byk sara nbetleri, hem KZ hem de Z hakkndaki
farkndal ortadan kaldrr. Uyku felci denilen durumda adeta zaman
durur. Bu esnada kii ne konuabilir, ne hareket edebilir, ne de lk
atabilir. Kii, bilinci yerinde olmasna karn bir trl hareket edemez
ve tam bir fel hali vardr. Korku ile birlikte zaman durur... Kendine
geldiinde sanki saatler gemitir. Ama geen 30-50 saniyedir. Bellek
kayb olan amnezide ise, kiisel ve lke zaman hissi ve bellek kaybolur.
izofrenide zamansal karklk ve zamanda skma ortaya kar. Bu
durumlarda pozitif ya da negatif ynde KZ ile Z arasnda farkllklar
grlr.
Baz hastalklar ise, yln belli dnemlerinde ve hatta belli
saatlerinde ortaya karlar. Klein-Levin sendromu (ar uyuma, ar
yeme ve ar seksel dnceler ile seyreden bir hastalk), gndz
uyku ataklar ile seyreden narkolepsi, kme ba arsnn isel biyolojik
saat bozukluundan kaynaklanr. Kme ba arl hastalarn
ounluunda, ylda bir veya iki kme devri vardr. Her biri bir- ay
arasnda srer. Kme devirlerinde sklkla, kesin bir yllk 24 saatlik
dngsel ritim grlr. Bazen ar neredeyse gnn belli saatlerinde,
rnein gece 22:00de veya sabah 09:15te ortaya kar. Genelde ar
dnemleri yln ayn aylarnda-mevsimlerinde ortaya kar.
izofreni hastalarnda genelde imdiki zamanda uzama ve
genileme hissi olurken (zamann durmas gibi), nevrotik durumlarda
zamann yapsnn salam kalmasna karn, yalnzca gemi ya da

| 82
gelecek zerine ar bir odaklanma oluur. Gemi zerine ar
odaklanma genellikle sululuk duygular ile birlikteyken, ar
depresyonda gelecein btnyle yitmesi grlr. Mani hastalarnda
ise daha ok gemiin kayb olur ve zaman olduundan hzl akar.

Zaman Algsnn Sinirsel Temeli
Zaman algs beynin birok alann ilgilendirir. Olaylarn ardk
sraland bellek ksm, karar vermelerin yapld nbeyin
(prefrontal) blgesi, olaylarn ardk yaplmasn salayan beyincik
Beyni atmzda iinde dorudan bir saat bulamayz. Hepsi bir btn
halinde alan ilgili beyin alanlar, d dnyann dngleri yardmyla
da kendi isel zamanlarnda ince ayarlar yaparlar. Son yllarda yaplan
almalarda, aln ve parietal lob, beyincik ve derin beyin yaplarnn
(bazal ganglion) zaman algs iin nemli olduu tespit edilmitir. Derin
beyin ekirdekleri ve beyincik ardk zamansal birimleri kodlamasna
karn, nbeyin ve parietal lob alan bellekte znel zamann sreklilii
ile dikkati srdrmeyi salar. nbeyin zamann alglanmasna ek
olarak, zaman aralklarnn karlatrlmasn da salar.
56
Baz
almaclarca, alan bellein drdnc boyutu olarak da kabul
edilir.
57
Literatrde zaman aralklarnn alglanmas ve
deerlendirmesinin bozulduu beyin hasar olan vakalar bildirilmitir.
Genellikle bu hastalarda sa beyin yarkresinde, nbeyin blgesinin
arka ksmnda (dorsolateral prefrontal) hasarlar tespit edilmitir.
58
Bu
blge beyincik, derin beyin yaplarndan sk balantlar alr. Ancak,
zaman alglamadaki bozulmann, bu blgenin saat gibi almasndan
ziyade, dikkat vermedeki zayflama ile ilikili olabilir.
nbeyin kabuu balants olan medial talamusta meydana
gelen bir hasar, ayn zamanda anlara ayrlan yer-zaman asndan da
hatalara yol aar. O an konuulan ve dnlen eylerle ilgisiz olan
anlar, yerli yersiz, balam d ortaya kabilir. nbeyin kabuunun,
belli bir anda ve yerde meydana gelen olaylar anmsamann yan sra,
muhtemelen benzer bir zamanda ya da yerde meydana gelen ilikili
olaylarla badatrlmas zerinde de etkili olduu sanlmaktadr. Bu
nedenle, nbeyin hasarlarnda, bellek korunmasna ramen, olaylarn
meydana geldii yer ve zaman ilikisi kopar. Eer nbeyin kabuu,
olaylara ilikin bellekte yer-zaman asndan gerekli ise, olaylara ilikin

56
Mangels JA, Ivry RB, Shimuzu N. Dissociable contributions of the prefrontal and neocerebellar cortex to time
perception. Cogn Brain Res 1998; 7:15-39.
57
Harrington DL et al. Cortical networking underlying mechanism of time perception. J Neurosci 1998;18:1085-1095.
58
Koch G et al. Selective deficit of the time perception in a patient with right prefrontal cortex lesion. Neurology
2002;59:1658-1659.

| 83
bellein bu tr, dier hayvanlarla kyaslanamayacak kadar byk olan
nbeyin kabuu olan biz insanlarda zellikle belirgin olacaktr. Tersi
olarak da, hayvanlarda olaylarla balantl yer ve zaman ilikisi daha
zayf olacaktr. Onlar iin daha ok gemiten ziyade u an durumu
sz konusudur.
59

Beyincik, denge ve koordinasyon dnda renmede de grev
alr. Uzaysal yerkonum kodlama, grsel ayrm ve grsel dikkatte grev
alr. Son yllarda yaplan almalarla zaman algs zerinde de etkili
olduu gsterilmitir.
60
Beyincik hasar olan kiilerde; iitilen seslerin
aralarndaki boluu ayrma
61
, alglama hz
62
ve algsal zamanlamada
bozulma olur. Beyincik yan blgelerinde hasar zamanlama ilerinde
eksiklie neden olurken, orta ksmlardaki hasarlarda ise zaman uygun
alglamasna ramen, istenilen zamanda cevap oluturulamaz.
63













59
Greenfield S. nsan Beyni. Varlk yaynlar. 2000;134-136.
60
Nichelli P et al. Perceptual timing in cerebellar degenration. Neuropsychologia 1996;34:863-871.
61
Ivry RB, Keele SW. Timing functions of the cerebellum. J Cogn neurosci 1989;1:136 152
62
Ivry RB, Diener HC. Impaired velocity perception in patients with lesion of the cerebellum. J Cogn Neurosci
1991;3:355366
63
Ivry RB, Keele SW, Diener HC. Dissociation of the lateral and medial cerebellum in movement timing and movement
execution. Exp Brain Res 1988; 73: 167 180

| 84



Bilin, zgr rade ve
Seimlerimiz




Bilim Sahnesinde zgr rade
Albert Einstein
Seeneim kalmasa, doa yasalarna bal olmayan bir evren dnebilirim
belki; ama doa yasalarnn istatistiksel ve rastlantsal olduu grne asla
katlamam. Tanr zar atarak i grmez.

Niels Bohr
Ona akl retme, Tanr ne yapmas gerektiini bilir. Zarlar grlmeyecek
ve hatta kendisinin de gremeyecei yerlere atar.

Joseph Ford
Bence de, Tanr, evrenle karlkl zar atar, stelik bu zarlar hilelidir de.











| 85
Tiyatro Sahnesinde zgr rade
Shakespearenin Ksasa Ksasnda (Measure for Measure) Isabella
lme mahkm edilen kardei iin yardmcs Angelodan merhamet
diler:
Angelo: Yapamayacam.
Isabella: steseydiniz yapabilir miydiniz?
Angelo: Gryorsunuz, istemediimi yapamam!

Ve Shakespearein dier bir eserinde de deitirilemeyecek kadere
yle vurgu yaplr:
Kader imdi gcn gsterebilirsin!
Yazlan bozulmaz, kimse efendisi deil kendisinin.

Geothenin Iphigeniasnda da yaptmz eylemlerimizin kontrolmz
dnda olduu ve kadere boyun emek gerektii savunulur:
Arkas: nk sadk arkadann dne kulak asmadn.
Iphigenia: Gcmn yettii eyi gururla yaptm.
Arkas: Fikrini deitirmen iin hala vakit var.
Iphigenia: Buna hibir zaman gcmz yetmez!













Biraz Felsefesiz Olmaz...

| 86
Felsefecilerin zgr irade ve istenli/istemli eyleme yaklamlar
farkllk gsterir. Farkllk gstermeyen ey ise felsefe var olduka, bu
konunun da mutlaka tartma ortam olarak, sonuca balanmam
ekilde, var olacadr. Descartes zgr iradeyi hibir d g bizi
zorlamadan eylemde bulunmak olarak tanmlar. Aristoteles ise zgr
istemli eylemler, daha yapldklar anda bile bir kabullenmenin
sonucudur ve hareketin kesin amac durumla bantldr. Mutlak
belirlenimcilie inanan Spinoza ise yalnz kendi doas uyarnca var
olan ve eylemleri yalnzca kendisi tarafndan belirlenen ey zgrdr.
Buna karlk, tanmlanm ve belirlenmi bir neden uyarnca var
olmas ve bir etki yaratmas bir bakas tarafndan belirlenen eye de
zorunlu, daha dorusu kstl denir. Mutlak ya da zgr hibir isten
yoktur. Ne beden akl dnmeye sevk edebilir, ne de akl bedeni
harekete ya da hareketsizlie ya da baka herhangi bir eye getirebilir
der ve itah, zgr iradeyle hemen hemen ayn kabul ederek itahla
istek arasndaki biricik fark, istein gerekince itahlarnn bilincinde
olan insanlarda bulunmasdr. rade zgr deil ancak zorunlu bir
neden olarak tanmlanabilir. nk irade baka eyler gibi belli tarzda
davranmaya zorland bir nedene gerek duyar der.
Paul Sartrea gre kader diye bir ey yoktur. Bireyin znelliini
ve eylemlerini n plana karr: nsan seimi yapmakla ykmldr.
Sememe zgrl diye bir ey yoktur. ekimserlik ya da sememe de
bir seimdir... nsan, kendi yazgsn kendi zgr iradesiyle yaratr;
bilinli olarak ve sorumluluu btnyle kendine ait olarak hareket
eder, seer. Ve bu seim tm insanlar balar: Her birimiz kendimizi
gene kendimiz seeriz, ama bununla, herkesin kendini seerken tm
insanlar da setiini sylemek istiyoruz. Aslnda, olmak istediimiz
insan yaratrken, ayn zamanda olmas gerektiini beklediimiz
insann bir imgesini de yaratm oluruz ve hibir edimimiz bu sonucu
dourmaktan kurtulamaz.
Ren Descartes (1596-1650), De passonibus adl almasnda,
dnce ve insan zgrln konu alr. nsann zgr ve ruhun
iradesinin kstlanmam olduunu kantlar. nsan vlr ve yerilir
klan iradenin zgrlnden sz ederken, bu zgrln, Tanrnn
nceden koyduu dzenle snrl olmadn belirtir; nsan zihni
sonludur, Tanrnn takdiri ve gc ise sonsuzdur; bu yzden, insan
ruhunun zgrl ile Tanrnn her eye kadir ve her eyi bilen olmas
arasndaki iliki konusunda yargda bulunacak durumda deiliz. Ama

| 87
bu zgrln bize verildiinin kesinliine sahibiz. Ve ancak kesin
olana inanmamz gerekir.
64

Pierre Laplacea (1749-1827) gre sebep ve sonular iliki
iinde yryen, belirlenimci bir yapdayd ve evrenin belli bir andaki
durumu bilindiinde, onun gelecekteki durumunu belirleyecek fizik
kurallar olmalyd. Ve ona gre: evrensel nedensellik o kadar katyd ki
eer evrenin yaratld andaki balang koullarnn hepsi bilinseydi,
evrenin ebediyete kadarki btn geliimini matematik olarak tespit
etmek mmkn olurdu. Balang verilerine dayanarak bir sistemin
gelecekteki davran belirlenebiliyorsa, bu davrann yine bu veriler
kullanlarak hesap edilmek suretiyle belirlenmesi gerekir. Balang
verilerindeki kk bir deiikliin sonutaki bir davranta son derece
byk farklara yol amas beklenebilirdi.
65
imdi meydana gelen her
ey, gelecekte oluacak her ey, zamann ilk anndan itibaren
belirlenmitir. Bu Laplacedan nce yaam olan Newtonun (1642-
1727) belirlenimci fiziinin bir sonucuydu. Bu fizik ayn zamanda iki
ynlyd ve gemi bilinebildii gibi, gelecek de ayn kesinlikte
bilinebilirdi. Ancak, kuantum mekanii Newtonun belirlenimciliini
ortadan kaldrd gibi, Kaos fizii de Laplacen nceden tahmin etme
fantezisini ortadan kaldrd.
66

Arthur Schopenhauera (1788-1860) gre dnya lmcl
tiyatro oyunundan ve grntden baka bir ey deildir. rade yalnzca
dncenin bir z nitelii deil, her eyden nce yaamn bir ifadesidir.
Bunun iin, yalnzca bilincin etkinliine indirgenemez. Ayn zamanda
bilindn da kapsar ve irade yaama isteidir. rade her trl var olu
biiminin bilind olmas dolaysyla insann kavrad eye
indirgenemeyen numenidir ve felsefenin ii, bir evrenbilim olarak
kalmak ve bylece tanrbilimi, yani insan ayrcalkl bir duruma sokan
bir Tanr oluturmay bir yana atmaktr.
Schopenhauerin 1839da yazd stencin zgrl zerine
adl eseri gerekten zgr iradeyi anlam ve zmsemi birisinin
yazd eserdir. Almanca irade anlamna gelen isten (der wille)
zerine, bu kitaptan daha iyi ekilde durulamaz herhalde. Canl bir
varln, salt kendi istenci ile hareket ettii an zgr olduunu belirtir
ve zgrlk kavramn da, eylemleri istenlerinden domu, kendi
istencine uygun olarak tanmlar. Yine zgr isten karar/liberum
arbitrium gibi yeni kelimeler de kullanr. Hep yapabilme zgrl
olarak ele alnan zgr iradenin, istencin kendisi zgr mdr,

64
Descartes R. Felsefenin lkeleri. Say Yay. ev:M.Akn,1998;74-75.
65
Penrose R. Kraln Yeni Usu-II. Fiziin Gizemi. TBTAK yay. 1999;85-86
66
Gleick J. Chaos. Heinemann, Londra 1987, s:6

| 88
istediini arzu edebilir misin? diye sorarak, isteme ile ilikisini de
sorgular. Buna gre zgrlk, kendi istencine uygun ve hibir nedene
bal olmayan demektir. Ancak, istememizin daima dtaki eyleri
nesnesi yaptn, onlara yneldiine ve en azndan onlar tarafndan
gdlendiine de dikkat eker. Domak zere olan edime ve niyete
dilek, tamamlanmasna ise karar adn verir. Yani, gdler dilei, dilek
istekleri dourur ve istekler de kararla sonulanr. Btn bunlar
zbilin denilen benin kendi znn bilincine vard ereve
ierisinde oluur. Kii birbirine zt iki eyi istemenin onun iin nasl
olursa olsun her durumda mmkn olabileceini dnrken, bunlar
ifade ettiini dnd bilincine dayanr. O iki birbirine zt eyi
dileyebilir, ancak bunlardan sadece birisini seebilecektir. Bilin,
birbirine zt iki dilekten birinin deil de dierinin istemeye ve edime
dnt hakknda bir bilgiye sahip deildir, bilin karar tamamen a
posteriori-sonradan renir (setim ama bakasn da seebilirdim
hissi) ve a priori-ncel bildiini zanneder. Birbirine zt dilekler
gdleri ile birlikte bilin karsnda yer deitirerek azalr. Bilinte
her zaman istediimi yapabilirim duygusu vardr. Sola m gitmek
istiyorum, o zaman sola giderim; saa m gitmek istiyorum, o zaman
saa giderim. Bu sadece benim irademe baldr. Bu doru olmasna
karn, ifade iradi hareketlerin balangcndan bahsetmez, hareket ve
irade yerine getirildikten sonraki sonutan sz eder. Hareketi yapmak
istemeye bal olmasna karn, istemesinin kendisinin neye bal
olduunu aklamaz. ki ey arasnda karar verdiimizde kart olan
isterse seebilecei zihinde oluur ve kiide iradenin zgr olduu
dncesini dourur. Ancak bunun bir anlam yoktur ve belli bir anda
iki eylem tercihinden sadece birisi yerine getirilebilir. O zaman bu
dierini de yapabilirdim dncesi sadece bilinte oluur. Bu bir
yanlsamadr ve beraberinde eer dierini tercih etmeseydim ek
cmlesini tar. Ancak bu ek, isteme yeteneindeki zgrl
hkmsz brakr. steme gc de sadece ierden kii tarafndan
bilinir, dardan bilinemez. Schopenhauerin buradaki karmnn
ncil esinlemesi olduu da sylenebilir: Hareket etmek insan
egemenliinde deildir ve onun admlarn ynlendirmek, belirlemek
kimsenin yetkisi altnda deildir (ncil, Jeramias 10, 23).
Schopenhauerin bak aslnda ok nceleri Farabi tarafndan
seslendirilmitir: rade, idrak ettiin eyi isteme kuvvetiyle
istemendir. Bu fazlas ile Schopenhauerin sonradan oluacak bakna
benzer. Schopenhauer, insanlarn ayn neden (gdler) altnda
birbirine kart davranlar gsteremeyeceini ne srer ve bunu
beklemeyi bu yaz kiraz vermi bir aacn dier yaz armut vermesini

| 89
beklemeye benzetir. Belli koullarda, bir kiide, iki davrann bir arada
mmkn olamayacan ve kii tarafndan sadece birinin tercih
edilebileceini ne srer. Dantenin Cennetinin drdnc kitabndan
da alnt yapar: Ayn derecede uzak ve ayn derecede itah verici iki
yemein arasnda kalan zgr bir adam, bunlardan birine di
dokundurmadan alktan lebilir.
Hayvanlarn ise sadece hemen imdiyi bilmelerinden dolay
son derece az seim haklar olduunda da deinir. Seimde imdiki
zamann darlna skmlardr. Hayvanlarn hareketleri alglanan
imdiki zamann gzle grnen kaba seimleri tarafndan gdlrken
insannkiler ince, grnmeyen iplerle idare edilir. Hayvanlarda ya da
insanlarda olsun, seimlerle balayan btn gdler bir nedendir ve
zorunluluu beraberinde getirir. Etkilerini irade zerinde gsterirler.
Bu aamada bilince de gnderme yapan Schopenhauer, nsal ve
kabuklu hayvanlarn bilincin zayf alacakaranlna sahip olduklarn
ne srer. Kk bcekler n parltsndan alev iine ekilir,
sinekler ise az nce gzlerinin nnde hemcinsini yutmu kertenkele
kafasna alkn halde konarlar. Burada zgrln olmadn gsterir.
Hayvanlar iin bir seim mmkn olduunda bu sadece o anda
alglananlar arasnda yaplabilecektir.
zgr irade sorunu, felsefecisi Henri Bergson (1859-1941)
iin bir mcadele alan olmutur. Time and Free Will (Zaman ve zgr
rade) adl eserinde sezgiye de nemli bir grev vererek bunu yle ele
alr:

... iki ayr benlik. Bunlardan biri dierinin d yansmas,
uzamsal ve sosyal temsilcisidir. Birincisine derin i gzlem
sonucunda ularz ve bu, canl eyler olarak bizleri, i
hallerimizi; srekli oluan ve lye vurulamayan haller
olarak alglamamza gtrr. Bu haller birbirlerinin iinden
geer ve bunlarn birbirini zaman iinde takip etmelerinin,
uzay iindeki bitime ile hibir ortak noktas yoktur. Fakat,
kendimizi kavradmz anlar ok seyrektir ve dolaysyla ok
seyrek olarak zgrzdr. Kendimiz dnda yaadmz
zamann byk blmnde, kendimizden ok ender olarak
herhangi bir ey alglayabiliriz; yalnzca kendi hayaletimiz
olan, uzay iinde saf sre projeleri olan renksiz bir glgeyi
alglayabiliriz. Hayatlarmz, zaman iinden ziyade uzay iinde
yayldndan, bizler kendimizden ok d dnya iin yaarz;
dnmekten ok konuuruz; hareket etmekten ok hareket
ettiriliriz. zgr bir ekilde hareket etmek, bir kimsenin kendi

| 90
hkimiyetini tekrar elde etmesi ve kusursuz bir srece tekrar
geri gelmesidir.

David Hume (1711-1776) iradeyi bilerek bedenimizin yeni
bir hareketine ya da zihnimizin yeni bir algsna yol atmz zaman
duyduumuz ve bilincinde olduumuz isel izlenim veya iradenin
belirlemelerine gre hareket etme ya da etmeme gc; bu, hareketsiz
kalmay sesek de hareket etmeyi sesek de yapabileceimiz bir
eydir diye tanmlar. Zorunluluk, nedenselliin zsel bir parasn
oluturur ve zgrlk baskyla deil de zorunlulua kar olduunda
hibir varl olmad evrensel olarak kabul edilen ansla ayn
eydir:
67


Eer zgrlk kendiliindenlik ile zdeletirilecek olursa,
zgrlk vardr. Bunu ak ve zgr olarak, kendiliinden d
zorlama olmadan yaptmz hareketlerimizden biliriz.
Eylemlerimiz tamamen bir d baskdan kaynaklandklarnda
ne vmeyi ne de yermeyi hak ederler. Kendiliindenlik tek
zgrlk biimimizdir. zgr dediimiz eylemlerimiz eer
ansa balysalar, Tanrnn ya da bakalarnn kt ve yanl
eylemlerinden sorumlu tutulmalar ve onlar zerinde ahlaksal
knayc yargda bulunmak hakszlk olacaktr. nk eylemde
bulunanlar, gerek anlamda eylemde bulunanlar
(kendiliinden) deildir. Zihin hibir zaman herhangi bir
eylemin nedeni deildir. Eylemlerimizi yneten drt zihin
tarafndan yalnzca ynlendirilir, ondan domaz. Zihin,
yalnzca tutkularn klesidir. gdler drter ve iter, oysa us
buyurur.
68


Evrensel olarak kabul edilecei gibi, her lkeden ve her yatan
insanlarn eylemleri arasnda byk bir tekbiimlilik vardr ve insan
doas ilevlerinde ve ilkelerinde her eye ramen ayn kalmaktadr.
Ayn gdler ayn eylemlere neden olurlar, ayn olgular ayn nedenleri
izlerler. Bununla birlikte, insan eylemlerindeki bu tekbiimliliin, tm
insanlarn, ayn koullar altnda, kiiliklerin, nyarglarn ve grlerin
farkll iin izin verilmeksizin, her zaman kesinlikle ayn biimde rol
alacaklarnn sylenmesine kadar bir uzunlua tanacan
ummamalyz. ...bu tr bir tekbiimlilik doann hibir ksmnda

67
Hume D. nsan Zihni zerine Bir Aratrma. ev: S.dm. lke yay. 1.Bask, 1998;103
68
Copleston Felsefe Tarihi. Berkeley-Hume. Cilt 5, blm b. ev.A. Yardml. dea Yay. 1998;130-132

| 91
grlmez.
69
Ayn kiinin eylemleri, ayn koullarda yaamnn farkl
zamanlarnda farkl ekillerde ortaya kabilir. nsan doas sabit bir
kurala uymaz, tpk dier canllar gibi.
Humeya gre, A olay Bnin nedenidir dediimizde, yalnzca
Ann B tarafndan izlendiini, her zaman B tarafndan izlenmi ve
izlenecek olduunu ifade ederiz. Buna benzer olarak elimi hareket
ettirme gcn tayorum dediim zaman, bedenim salam
durumdayken ve zerime hibir yabanc g dayatmazken, elimin
hareketinin her zaman onu hareket ettirme isteimi izleyecek
olduundan daha te bir ey demek istemiyorumdur.
70
rademizin bir
hareketi organlarmzda bir harekete neden olur ya da hayalimizde yeni
bir fikir ortaya karr. stein bu etkisini bilincimiz sayesinde biliriz.
Bundan da g ya da enerji fikrini elde ederiz, kendimizin ve dier tm
akll varlklarn bu gce sahip olduu konusunda emin oluruz. radenin
beden zerinde etkisini gzlemleriz. Gzlemleyebildiimiz bu etki,
dier tm olaylarda olduu gibi sadece tecrbe sayesinde bilinebilen ve
ona sonula bal olan ve birini dierinin amaz bir sonucu klan
neden zerindeki herhangi bir grnr enerjiden ya da gten yola
karak asla ngrlemeyen bir olgudur. Bedenimizin hareketi
irademizin ynetimine riayet eder. Bunun zerinde her an
bilinliyizdir. Fakat bunun ne suretle sonuland ve iradenin bu
olaanst ii yapmasna yarayan enerji konusunda dorudan doruya
bilinli olmaktan o kadar uzazdr ki en gayretli soruturmamzdan
bile kayor olmaldr. Bilin sayesinde irade zerinde herhangi bir
gc ya da enerjiyi alglam olsaydk, bu gc, onun sonula
balantsn, ruhla bedenin gizli birlikteliini ve her iki tzn de
doasn ve birinin, bylesine ok rnek ierisinde, dierinin zerinde
nasl ileyebildiini biliyor olurduk.
71

Hume, zgr iradenin Tanr ile olan ilikisini de ele alr:

Biz hareket ederken ayn zamanda etkide de bulunmu oluruz.
Tm irademizin nihai Yazar, dnyann, bu usuz bucaksz
makineye ilk hareketi balayan ve tm varlklar, izleyen her
olay, kanlmaz bir zorunluluk tarafndan sonulanmas
gerektii zel bir durum ierisine yerletiren Yaratcsdr.

Eer insan eylemleri, zorunlu bir zincir tarafndan Tanrya
kadar ulatrlabiliyorsa, o zaman, insanlar yaptklar eylemlerdeki

69
Hume D. nsan Zihni zerine Bir Aratrma. ev: S.dm. lke yay. 1.Bask, 1998;89, 92
70
Copleston Felsefe Tarihi. Berkeley-Hume. Cilt 5, blm b. ev. A. Yardml. dea Yay. 1998;186.
71
Hume D. nsan Zihni zerine Bir Aratrma. ev: S.dm. lke yay. 1.Bask, 1998;70-71

| 92
yanllklardan asla sulu olamazlar. Eer suluysalar, o zaman Tanrnn
yetkinlii gzden geirilmeli, onun tm yaratklarn iindeki sululuun
ve ahlak bozukluunun kayna olduu kabul edilmelidir.
72


Dini Boyut: Kader
Gnlk hayatmz kader inancn gsteren geleneksel ve dinsel
ifadelerle doludur: kaderin cilveleri, kaderi sulamak, kader birlii
etmek, kendi kaderini kendi izmek, kader byle imi, kadere meydan
okumak, kaderin sillesini yemek gibi. Bunlarn dou kayna dinsel
temalardr.
Sufilere gre, iradenin farkl boyutlar vardr. Allahn
evrendeki btn olay ve ilerin yaratlma ve yaplma nedeni olarak
kabul edilen istenci (irade-i klliye) yannda bir de insann, onun her
trl i ve davranlarndan sorumlu tutulan ve istencin bir paras
saylan istenci (irade-i cziye) vardr. slm emsiyesi altnda konu
edilen ve kader mevzuunda ekillenmi grlere sahip olan ana
grup (mezhep) gzmze arpmaktadr: Cebriye, Mutezile ve
Ehlisnnet bak as.
Birinci gr tam anlamyla kabul edenlerin mezhebi slamda
Cebriye olarak anlrlar. Buna gre zgr irade diye bir ey yoktur ve
her ey kader olarak yazlmtr. Bu grn ncs Cehm bin Safvan,
insann tanr iradesi karsnda rzgra tutulmu bir yapraktan fark
olmadn savunur. nsann hibir fiilinde iradesi ve seme hakk
yoktur. nsann hareketleri canszlarn hareketleri mesabesindedir.
nsann kendi iradesiyle bir i yapmas onun yaratc olmasn
gerektirir. Yaratmak ise Allaha mahsustur.
kinci srada yer alan Mutezile gr ise; insanlarn kendi
eylemlerinde yapc ve yaratc olabileceklerini savunur. Mutezile, 8.
yzylda Arabistan, Basrada, Hasan Basrinin rencilerinden Vasl bin
Ata tarafndan kurularak sonradan mezhep olan bir dnce ve inan
eklidir. Buna gre, insan zgr bir varlktr. Mutezile mezhebi kader
konusunda inkrc olduundan, Cebriye'nin tam aksine ilahi iradeyle
snrsz bir insan iradesinin varlna inanmlar ve insan fiillerinin
yaratcs saymlardr. Kader konusundaki bu arptc grlerinden
dolay "Kaderiye" diye de anlmlardr. nk ktlkte Tanr iradesi
olsayd, ya Tanrnn insan sorumlu tutmamas ya da Onun hakszlk
yaptnn kabul edilmesi gerekirdi. Bunlar mmkn olmadnda gre,
insan zgrdr ve iradesi vardr. Tanr, insanlar, yapp yapmamakta
serbest brakt eylemlerinden sorumlu tutar.

72
Hume D. nsan Zihni zerine Bir Aratrma. ev: S.dm. lke yay. 1.Bask, 1998;107-108.

| 93
Cebriye dncesi, Felsefeci Malbranchen her adm Tanr
tarafndan belirlenir dncesine ya da Leibnizin ne srd tanr
tarafndan her adm deil yalnzca balangta bir kez belirlendii fikri
benzerdir. Sanzn bir telinin dmesinden tutunda, bir yapra
dalndan koparmanza kadar Her ey... Bu Kuran- Kerimdeki Sizi
de, yaptklarnz da yaratan Allahtr/Saffat-96 ve Hareket eden hibir
ey yoktur ki, onun tasarrufu ve idaresi Onun elinde olmasn/Hud-56
ayetlerinden kaynaklanr. Ancak biliyoruz ki Tanr, kendini reddetme
zgrln bile insanlara vermitir! Dolaysyla, insann zgr
iradesinin yaratc tarafndan snrlanmas dnlemez.
nc bak as Ehlisnnet bak asdr. Bu lml bak
asna gre, insanda ortaya kan eylemler/fiiller iki eittir. Bir yanda
Tanrnn klli iradesi ve dier yanda da insann czi iradesi bulunur.
Yani, insann davranlar zorunlu (ztirazi) ve seimli (ihtiyari) olmak
zere ikiye ayrlr.

1-Zaruri Fiiller: nsann bu fiilleri tamamen iradesinin dnda cereyan
eder (gz kapaklarn oynatma, kalbinin arpmas, uyuma, ackma).
Ackan insan yemek yememekle mkellef tutmak zulmdr. nk
insan yaamak iin bunu yapmaya mecburdur. Bu iler iradeyle
semeyi gerektiren iler deildir. Onun iin sorumluluk asndan konu
tekil etmezler.

2-nsan radesine Bal Fiiller: nsann yapmaya muktedir olduu
muhtelif ilerden her hangi birini tercihe msait fiillerdir. Mesela
inanmak veya inanmamak, grebileceimiz bir eye bakmak veya
bakmamak, bakasnn maln gasp etmek veya bundan vazgemek vb.
nsan bu ilerden birini tercih etmek yetkisine ve iradesine sahiptir.
nsann bu yetkisine "cz-i irade" denmektedir. nsan cz-i iradesine
konu tekil eden hususlarda sorumludur. Yani insan cz-i iradesine
konu tekil eden hususlarda serbesttir. Bu serbestlikten dolay da
sorumludur.
Gazali'nin (1058-1111) dnce sisteminin orijinal kabul
edilen ynlerinden biri de nedensellik meselesidir. Tehft'l-Felsife
isimli eserinde eletirdii en nemli felsefe problemlerden biri, sebep-
sonu arasnda grlen ilikinin mutlak ve zarur olmad seklinde
zetlenebilir. Oysa sebep-sonu ilikisi, birbirine kesin ve zarur olarak
bal grlmektedir. Gazali, byle bir dncenin mucizeyi inkr etmek
olaca anlayndan hareketle, sebep-sonu ilikisinin neticesini bir
zaruret deil de olabilirlik olarak grr. nk sz konusu iki taraftan

| 94
birinin varl, dierinin var olmasn gerektirmez ve byle bir gereklilik
anlay alkanlktan kaynaklanr (Tehft'l-Falsife, s.85).
Dier bir slam bilimci bn Arabi, bir noktaya geldikten sonra,
Tanr ile kulu bir grr:

Nice zamanlar olmu ki yle demiimdir: Rab Haktr, kul
Haktr, ah bilseydim, mkellef kimdir? Kuldur dersen o yoktur,
Rabdir dersen o nasl mkellef olur? Nice zaman da yle
demiimdir: Kendisinin yapt bir eyi bana teklif etmesinde
hayret ettim. Benim yaptm bir i yok (bende o i hep)
O(nun yapt)n gryorum. Ah, bilseydim mkellef kim
oluyor? Her yerde ancak Allah var, Ondan bakas yok. Byle
sylemekle beraber bana denildi ki yap.

slamiyette, insann kendi iradesi olduunu da u rivayet
aka gstermektedir: Mslmanln yaylmaya balad dnemde,
Mslman olmayan birisi Hz. Muhammetin yanna gelerek kader
konusunda onu snamak ve yanltmak istemi. Eline bir portakal alarak
bu benim rzkm mdr? diye sormu. Hz. Muhammet, Evet derse
yere atacak, Hayr derse yiyecekmi. Hz. Muhammet Yersen rzkndr,
yemezsen rzkn deildir! diye cevap vermi. Buna gre, zgr irade
sendedir ve sonular sen belirlersin. Mucize ya da yabanc glerin
araya girmeleri olmakszn hibir irade eylemi ya da herhangi bir insan
davran, meydana geldiinden daha farkl geliemez. Aslnda gemi
yaam srecinde bir davran nedeni ile kendisini yadrgayan birisinin,
ayn durumda yeniden bulunsayd farkl davranaca dncesi bir
yanlsamadr. nk kii kendini gzleme tabi tutar ve her koulun
hesabn yapar ve farkl davranabilecei kararna ular. Oysa ki o
zamandan beri kazanlan grlerini ve gemite yapt farkl
tecrbesinden elde ettii deneyimleri de darda brakrsa, gemite
farkl davranamayacan ya da farkl bir tercih yapamayacan
anlayabilir.

zgr radenin Biyolojik Temeli
Kiilik zelliklerimiz belli oranda bizim genetik yapmz, daha nceki
deneyimlerimiz ve davransal yant oluturduumuz esnadaki
beklentilerimizden kaynaklanr. Genetik zellikler bedensel fiziksel
birim olarak kendilerini ortaya koyar. Kiilik zellikleri ile
sinirileticileri arasnda belirgin bir iliki bulunmu ve genetik, ilevsel
beyin grntlemeleri, biyokimyasal almalarla da desteklenmitir.

| 95
nsanda kiiliin iki temel bileeni vardr: miza ve karakter.
Miza genetik olarak belirlenen ve alglara bal huy ve beceriler,
karakter ise kavramlar temelindeki amalar ve deerlerdeki bireysel
farkllklara dayanr. Mizacn daha ok genetik geile yakndan ilgili
olmasna karn, karakter bileenlerimiz kltrel yap ile daha
ilikilidir. Yine, miza erken ocukluk a dnemi ile ilikiliyken,
karakter yala birlikte olgunlar. Gnmzde insanlarn karakter ve
mizalarn lebilen testler gelitirilmitir. C. R. Cloninger, yedi
faktrl kiilik modeli ortaya koymutur (1994). Bu model drt miza
ve karakter boyutundan oluur.
73
Miza bileenleri; yenilik aray,
zarardan kanma, dl bamll ve sebat etme olmak zere drt
elemandan oluur. Karakter bileenleri ise kendini ynetme, ibirlii
yapma ve kendini ama olmak zere tanedir.




ekil. Kiilii oluturan miza ve karakter zellikleri. Miza durumlarndan yenilik aray
dopamin, zarardan kanma serotonin, dl bamll nor-adrenalin ve sebat etme
glutamat sinir ileticisi ile ilikilidir.

Yenilik arayan kiilik tipi, kefetmeye genetik bir yatknlk,
drtsel karar verme, dl ipularna yaklamada arya kama, abuk
fkelenme ile engellenmeden aktif kanmay kapsar. Ya art ile

73
Cloninger CR. Temperament and personality. Curr Opin Neurobiol 1994;50:266-287
Kiilik
Miza Karakter
Yenilik aray
Zarardan kanma
dl bamll
Sebat etme
Kendini ynetme
birlii yapma
Kendini ama

| 96
yenilik aray azalr, yeni uyaranlara ilgi azalr. Belki de bu nedenle
byk matematikilerin en verimli a 20-35 ya arasdr. Zarardan
kanan kiilikte davrann nlenmesi ya da durdurulmasna dair
kaltsal bir eilim vardr. Karamsar bir endieli hal, belirsizlik korkusu,
yabanclardan ekinme ve abuk yorulma gibi pasif kanma
davranlar gsterir. dl baml kiilikte, nceki dllendirmelerle
veya cezadan kurtulmayla renilen bir davrann devaml ortaya
kmasdr. dle baml kiilik, duygusallk, sosyal balanma,
bakalarnn onayna bamllk ile kendini gsteren bir eilimdir.
Sebat etme/srarclkta ise, dl olmad halde davrann snmesine
kar diren sergilenir.
nsanlarda yenilik arama kiilik tipi ile ilgili olarak 11.
kromozomun ksa kolu zerinde yenilik aramayanlara gre farkl
yaplanma tespit edilmitir. Beyindeki ilevsel durumu gsteren
almalar da, yenilik arama kiilii puanlar ile bir sinirileticisi olan
dopaminin derin beyin yaplarnda (striatum) art arasnda dorusal
iliki bulunmutur. Yani ne kadar dopamin, o kadar yenilik arama
ihtiyac! Dier kiilik tiplerinin de sinirileticileri ile ilikisi vardr. dle
baml kiilik beyinde noradrenalin art ile ilikilidir. Zarardan
kanan kiilik serotoninle ilikili bulunmutur. Sebat eden/srarc
kiilii olanlarn beyninde ise glutamatta art tespit edilmitir.
74

Kiilik sadece tek bir karakter ve miza zellii gstermez.
Bazlar daha baskn durumda ve nde grlr. Ama herkeste, her
karakter ve miza zellii az ya da ok belli oranlarda bulunur. Tpk
herkesin beyninde, farkl oranlarda da olsa dopamin, serotonin,
noradrenalin, glutamat bulunmas gibi. Bunlarn beyinde dalm
oranna bal olarak da yansyan kiilik zelliklerimiz eitlenir. Her
birimiz farkl bir insan oluruz. stelik her gn ya da her an belli
karakter ve miza zelliklerimiz n planda olmaz. Gnden gne ya da
gn iinde deiiklikler gsterir ve bazen kendimizin de atmz
kiilik zelliklerine neden olur. Tpk dnemsel olarak beynimizdeki
serotonin ve noradrenalin seviyesindeki azalmaya bal olarak
depresyona girmemiz ve duygudurumu deiikliklerine ilave olarak;
yaama ballk, itah, cinsel istek, paylama, kendimizi kontrol ve
bakalarna tahamml gibi daha alt kiilik zelliklerimizin deimesi
gibi.

Toplumsal zgr rade: Bizim Trkler!

74
Cloninger CR, Svrakic DM, Przybcek TR. A psychobiological model of temperament and character. Archives of General
Psychiatry 1993;50:975-990

| 97
Bahsedilen karakter ve miza zellikleri, o kiiliklerin oluturduu
topluma da belirli oranlarda yansr ve toplumsal bir kiilik oluur.
Tpk Japonlar ve Almanlara yaktrdmz alkanlk ve sebat/sabrl
olmak, ngiliz, Fransz, spanyollara ve Amerikallara yaktrdmz
smrgecilik gibi. Toplumlarn karakter ve miza zellikleri de,
toplumun zgr iradesi ve seimleri zerinde etki eder. Karakter ve
miza zellikleri lkeler ve toplumlar arasnda da karlatrlmtr.
Trk toplumu karakter asndan, kendini ynetme,
sorumluluk alma, beceriklilik, kendini kabullenme, ibirlii yapma,
sosyal onaylama, duygudalk, yardmseverlik, acma erdemlilik,
kendini ama ile manevi kabullenme puanlar Amerikan
toplumundakinden daha dk tespit edilmitir. Buna karn amallk
ve kiiler tesi zdeim puanlar ayn lkeye gre daha yksek
bulunmutur. Kendini ynetme puanlarnn dk olmas, amasz,
beceriksiz, kendi kendileriyle uraan, disiplinsiz bireyler anlamna
gelir.
Miza asndan ise yenilik aray, savurganlk, dzensizlik,
dl bamll, duygusallk, balanma ve bamllk alt lekleri
puanlar Amerikan toplumundan dk bulunmutur. Buna karn,
zarardan kanma, beklenti endiesi, belirsizlik korkusu, abuk
yorulma puanlar Amerikan toplumundan anlaml olarak yksek
bulunmutur. Zarardan kanma puanlarnn yksek olmas ayn
zamanda saknganlk, kendine gveni olmama, karamsarlk,
ktmserlik anlamna gelir. Bu kiilikteki bireyler kendi
davranlarnn kendi istekleri dnda gelitiini dnrler,
baarszlklarndan dier insanlar sorumlu tutarlar. Burada anlatlan
bulgulara bakldnda aklnza gelen ilk toplum hangisidir sizce?
Karakter alt grubunda amallk ve kiiler tesi zdeim
puanlar ise Trk toplumunda yksek bulunmutur.
75
Kiiler tesi
zdeimin Trk toplumunda yksek puanda olmas, futbol malar
sonras ortaya kan kavgalar anlamak asndan nemlidir. Futbol
takm ve oyuncular ile o kadar fazla zdeim kuruyoruz ki, takmn
yenilgisini kendi yenilgimiz gibi alglayp saldrganlayor ve zgr (!)
irademizi olmamas gereken ynde kullanyoruz.


75
Kse S et al. Miza ve karakter envanteri (Trke TCI): geerlilik, gvenilirlii ve faktr yaps. Klinik
Psikofarmakoloji Blteni 2004;14:107-131

| 98

Hastalklar ve zgr rade
Gnlk yaamdaki deneyimlerden, zgr irade sahibi olduumuzu
bulunduunu kuvvetle dnrz. Evrende her ey zorunlu olmasna
ramen bizim gibi akll ve bilinli insanlarn davranlar seimli ve
zgrdr. Eer tmyle edilgen/pasif bir varlk olsaydk sadece
alglayabilirdik ve irade dncemiz dahi olamazd. zgr irade
dncesi etken/aktif olmadan doar. nsan bir ey yaparken onu
tercih ettiinin farkndadr ve baka bir ey de yapabileceini bilir.
Ama onlardan birini semitir. Yapmam olduu ya da yapabilecei
btn seimlerin yaplma olaslklar eittir.
76

Karar verme, alglama ile hareket yapma arasndaki
balantdr. Her gn yeni kararlar alr ve seimler yaparz. Kahvalt iin
tost yemeyi seme, ay yerine kahve isteme, bazen ikolata bazense
kola istemek gibi. ikolata yemeyi seven biriyseniz, cannz istediinde,
ulaabileceiniz yerde varsa ya da elinizde alabileceiniz para varsa alr
ve yersiniz. Peki, neden o anda ikolata deil de kola istemediniz?
Sadece ikolata! Bu hangi isel istenlerimizden doar? Daha nce
ikolata yemi ve onun verdii hazz hatrlamzdr. Yani onunla
gemite edindiimiz bir deneyim vardr ve o deneyimi bir ekilde isel
nedenlerle yaamak isteriz.
Eylemlerimizin, aklsal (niyet-ama) bileeni, bir de fiziksel
bileeni (hareket-konuma-yerine getirme) vardr. Bu iki bileen bir
btndr. Aklsal bileen hem temsil eder hem de fiziksel eyleme
neden olur. Olan son durum ya da ey aklsal durumun bir
yansmasdr. Niyetlerimiz nedenseldir ve bu nedenle, bir eyin
olmasna yol aarlar. nceden dnlerek yaplan eylemlerle,
dnlmeden kendiliinden yaplan eylemler arasnda fark vardr.
Eylemden nce niyet olduu gibi, bir de eylem srasnda niyet vardr.
Ancak, durup dururken de bir eye niyetlenmeyiz. Niyetin ortaya
kmas iin de birtakm n niyetlerin bulunmas gerekir. Herhangi bir
niyet durumu, teki niyet durumlarndan oluan bir an paras olarak
grev grr. Bir seim yaptmzda, baka bir alternatifimiz de
olduunu biliriz, ama yaptmz eylem belli nedenlerle seilir. Bu
nedenler, genetik, evresel etkiler, beklentiler ve gemi
deneyimlerimizden kaynaklanr. Ama elma seme ile evlenmek iin e
seme srasnda ayn niyetleri ve deneyimlerimizi kullanmayz.
nsan zihninin en nemli zellii istemli olarak hareket
edebilme zelliidir. Sinemaya gitmek istersem gidebilirim. Sahilde

76
Searle J. Minds, Brains and Science. Harvard University Press. 1984.

| 99
yrmek istersem yryebilirim. zlemim temsil ettii eyi
gerekletirmemi salar. Neden ve etki arasnda isel bir balant
vardr. Yerine getirilmeden akl tarafndan dnlen bir ama vardr.
Yani, amalar belli bir aklsal durumumuzdan kaynaklanr ve d
dnyadaki uyumuna gre yerine getirilir (sokakta tuvaletiniz
geldiinde yapmazsnz). D dnyaya uyum salarken olaylarn
oluumuna da yn verilebilir. Yani maddenin hareketi zerinde
gerektiinde isel uyaranlar veya dtan gelen gereklere kar bilinli
bir kontrol uygulanabilir. Gnlk hareketlerimizin ounluunu
bilinsiz davranlarmz oluturur. Yrme, yemek yeme, baklar bir
iee ynlendirme, su ime... Baz davran zelliklerimiz bilinli
olarak renilerek (kayak yapma, mzik aleti alma, dans, araba-
bisiklet srme) daha sonra bilin olmadan, otomatik olarak yaplabilir
hale gelebilir. Gnlk yaamda eylemlerimizin ounu dnmeden
yaparz. Karlkl konumada da ne syleyeceimizi bilmeden, sadece
ifade ederiz. Bu durumdaki niyet sadece eylem srasnda ortaya kan
niyettir.

Anarik El!
Baz hastalklarda ortaya kan bulgular, beynin ileyii hakknda
normalde elde edebileceimizin ok fazlasn bize sunar. Bunun bir
rnei yabanc el ya da anarik eldir (AH). AH genellikle inmelerde ya
da sara hastalarna uygulanan byk bilekeyi ayrma cerrahisi sonras
izlenir. Baz hastalar bu durumu "elinde bir eytan olduu" eklinde
ifade ederler. lk kez 1900'larda hareketi basklanamayan yakalama
olarak tanmlanmtr. Daha sonraki yllarda "kendiliinden hareketler,
igdsel yakalama reaksiyonu ve manyetik el kullanamama gibi
isimler verilmitir.
AH hastalk tablosu aralkl ortaya kan istemsiz hareket
bozukluudur. Hastalar bazen bunun farkndadrlar. Hareket bir
nesneye ynelik veya zel bir ilem yapnca belirginleir. Hastalar
"elimi kontrol edemiyorum, sz dinletemiyorum" diye bu davran
anlatmaya alrlar. Hastalarn ounluu bir problem olduunun
farkndadr ve doast kuvvetlerin etkisi altnda kaldklarn daha az
dnlr.
AH'nin anatomik yerleimine gre iki tipi vardr. lki aln lobu
tipi olarak adlandrlr. Bir kez nesneyi tutma ile tekrarlayc tutma-
yakalama oluur. Eli-kolu hareket etmede zorlanr. kinci anatomik tipi;
beyinde iki yarkreyi birletiren blge hasarlarnda ortaya kan
tipidir. "yi el" tarafndan yaplan istemli harekete kar hastann
etkilenmi eli kar koyucu ters hareket yapar. Hasta yorulduunda

| 100
isyankr elin istemsiz hareketleri daha sk ortaya kar. Daha nadir olan
nc tipinde; kolda-elde uyumalar veya his kayb ile birlikte
istemsiz ve kontrolsz hareketler grlr. Bu tip anarik el deildir.
Duyusal kaybn arlndan dolay, kiinin uzuvlarnn uzaydaki yerini
bilememesi nedeni ile oluur.

Gourmand Sendromu
Bir yeme davran bozukluu olan bu durum beyin hasar sonucu
ortaya kar. Anormal yeme davranna beyin hastalklarnn deiik
tiplerinde rastlanmaktadr. nne geleni semeden yeme davran ya
da anoreksia nervosada orta beyin yaplarnda (ventromedial
hipotalamus) hasar ok iyi ekilde ortaya konulmutur. ki yanl akak
blgesi hasarlarnda Klver-Bucy hastal denen, hemen her eyi yeme,
tr semeden ar seksel aktivite ortaya kar. lkemizde de sk
grlen demir eksikliinde garip yeme alkanlklar ortaya kabilir:
toprak, buz, ttn yeme gibi. Baz yeme bozukluklar psikolojik saylsa
da altlarnda kimyasal sinir ileticisi bozukluklar vardr.
Klinik gzlemler ve hayvan deneylerinden elde edilen verilere
gre, beynin i kesiminde yer alan (limbik) yaplar ve onlarn
balantlar yeme alkanlklarnda nemlidir. Baz dier beyin
alanlarnn hasarlarnda da yeme alkanlklar deiebilir. Beyin
kabuunda, zellikle akak ve nbeyin ksmlarndaki zedelenmelerde
bahsedilen blgeler ile balantlar bozulacandan, yeme alkanlklar
da deiir. Gourmand sendromu beyindeki kabuk blgesine yakn
etkilenmelerde ortaya kar. ou hastada tek yanl, genelde sa beyin
yarkresini (sa anterior-kortiko-limbik blgeleri) etkileyen
hasarlarda oluur. Bu hastalk da muhtemelen serotoninle ilgilidir.
Yaplan almalar, serotoninin sa beyin yarkresinde daha youn
bulunduu ynndedir. Sa yarkredeki etkilenmelerinden dolay, i
organlardan gelen beslenme ile ilgili uyaranlarn beyin kabuu
deerlendirilmesi bozulur. Hastalarda normal alk ve doyma hissi
olmasna karn, devaml bir ey ineme ve kalitesi yksek farkl
besinleri yeme geliir. Adeta yemekte uzmanlamaya girerler.
77



77
Regard M, Landis T. Gourmand syndorme. Neurology 1997;48:1185-1190.

| 101

Resim. Gourmand sendromu denen ve beyin hasar sonucu ortaya kan yeme alkanl
deiiminde, grntnn solunda yer alan zedelenmi, oval beyin blgesi alan
grlmekte.

Kleptomani: Ben almadm, beynim ald!
Kleptomani alma hastaldr. Normal alma ve hrszlktan farkl
olarak, alnan eyler maddi olarak deerli deildir. Kiisel kullanm ve
parasal deeri iin gerek duyulmayan nesneler alnr ve drtsel
olarak ortaya kar. Kii buna kar koyamaz. Hrszlk durumundan
nce giderek artan bir gerginlik durumu vardr. Hrszlk esnasnda ise
haz alma, gerginlikte azalma ve rahatlama ortaya kar. Aslnda bu bir
tr saplant-yerine getirme (obsesif-kompulsif) bozukluudur. Sklkla
dier anormal durumlarla beraberdir: alkolizm, saplantl baka
durumlar. Kleptomani nadiren kafa sarsnts sonras
78
, mensturial
kanama ncesi
79
ve nbeyin hasarlarndan sonra ortaya kabilir.
Tedavide serotonin artrc ilalar, naltrekson, topiramat (GABA artrc
sara ilac) kullanlr.

Patolojik Kumar
Patolojik kumar srekli yenilenen uygunsuz kumar oynamadr. Kiide
srekli, kumar oynama zerine kafa yorma vardr. Gemiteki kumar
oynama davranlarn srekli hatrlar, kumar oynamak iin para
salamann yollarn arar. stedii heyecan duymak iin her kumarda
biraz daha para miktarn artrmaya alr. Kiide kumar oynamay
brakma abas birok kez olmasna karn bunu baaramaz. Kaybettii
oyun varsa, adeta kaybettiini kovlayarak tekrar oynamaya gider. Bir
eit saplant bozukluu olarak kabul edilir ve tedavisinde yine

78
Aizer A, Lowengrub K, Dannon PN. Kleptomania after head trauma: two case reports and combination treatment
strategies. Clin Neuropharmacol 2004;27:211-5.
79
Aboujaoude E, Gamel N, Koran LM. A case of kleptomania correlating with premenstrual dysphoria. J Clin Psychiatry
2004;65:725-6.

| 102
serotonin, dopamin ykseltici ilalar (bupropion) ve morfin-eroinin
etki ettii opioid alglayclarn bloke eden naltrekson kullanlr.

Tourette Sendromu
Tourette sendromunun (TS) uzun yllar psikolojik bir hastalk olarak
dnlmesine karn, bugn sinir ileticilerinin anormalliinden
kaynaklanan bir hastalk olduu grlmtr. TSnun anahtar zellii
tiklerdir. Bunlar anlk ortaya kan, ani, tekrarlayc, hzl ve
dzensizdir. Uzuvlarda, yzde, bata olabilecekleri gibi grtlak
kaslarnda da anormal ses karmalar ile kendini gsterebilir. Gz
krpma, kafa sramalar ve omuz silkme tarznda tikler olabilir. Tikler
amal grndkleri durumlarda bile (rnein; dokunmak, vurmak,
koklamak, zplamak veya mstehcen hareketler) hibir ama
tamazlar. Sesli tikler ise homurdanmak, havlamak, inlemek, burun
ekmek ve grtlak temizleme gibi ses ve grltleri ierir. Karmak
sesler de karabilirler: cmleler, dier kiilerin kelimelerini
tekrarlamak veya kendi kelimelerini tekrarlamak eklinde. Bundan
daha da ilerisi korpolali yani mstehcen kelimeler sylemeleri ve kfr
etmeleridir.
Tikler genelde beklenti, duygusal sknt (kayg, heyecan ve
fke) ya da yorgunluk dnemlerinde artar. Uykuda tikler ileri derecede
azalr. Genellikle tikler 67 yalarnda ortaya kar. 812 yalarnda en
st dzeye ular. Sesli tikler daha sonra eklenir. Tikler istemli olarak
basklanabilir ancak kiide bu basklama ar bir sknt ve tiki yerine
getirme arzusu uyandrr. Bir hastann tanmlad gibi Sanki iimde
benden ayr birisi var ve bu hareketi yapmam istiyor. Yapmaynca ok
sknt duyuyorum. Yapnca rahatlyorum. Tiklerin ncesinde nsezi
hissedilebilir. nsezi hisleri bir devinim ya da sessel tikten nce oluan
bir istem, gd, gerilim, bask, kanma ya da rperme eklindeki
duyumlardr. Bu nseziler yetikinlerin %90ndan fazlasnda izlenir.
Tiklerin istemsiz bir duyuma istemli bir yant olduu dncesi baz
aratrmaclarn tikleri istemsiz/iradi olmayan yerine isteksiz olarak
snflamasna neden olmutur.
Saplantl-zorlant yerine getirme davranlar yaklak %20
60 orannda meydana gelir. Skntya yol aan ve ilevleri etkileyen
uzun, yineleyen dnceler ya da tekrarlayc davranlarla kendini
gsterir. Ancak, btn TS hastalarnda zek normaldir.
80
Dikkat
eksiklii de TSde sk izlenir. Bu dikkat eksiklii hiperaktivite bozukluu
ile de bir arada olabilir.

80
Como PG. Obsessive-compulsive disorder in Tourette's syndrome. Adv Neurol 1995;67:281-91.

| 103

Sydenham Koresi
Bu hastalk ocuklukta ortaya kan akut romatizmal atein nemli
belirtilerinden biridir. Kore, dans benzeri, u ksmlarda daha belirgin
piyano alar tarzda ortaya kan, istemsiz hareketlerdir. Tek bana
varl, akut romatizmal ate tans koydurur. Koreik hareketler, istemli
hareketleri etkileyerek yrmede beceriksizlik, ele alnanlar drme
ve dkme, patlayc tipte konumaya neden olabilir. Sydenham koreli
ocuklar, hareketlerini atlamalar, sramalar, kvrlmalar eklinde
anlatrlar. lgin olarak bu ocuklar sakin duramazlar ve huzursuz bir
grntleri, kaygl halleri vardr. En yaygn rastlanlan duygusal
deiiklik duygusal deikenliktir. Buna ek olarak kbuslar, dikkat
verememe, saplantl-zorlantl davranlar ve ayrlma kaygs
gsterebilirler.
Sydenham koresinin bilinen sebebi, A-grubu beta hemolitik
streptokok bakterilerine bal boaz enfeksiyonlardr. Penisilin
antibiyotikler kullanlal skl ok ciddi ekilde azalm olsa da, yine de
grlmektedir. Bu bakteriye kar oluan koruyucu antikorlar,
hedeflerini ararak sinir sisteminde, beynin derin ksmlarnda yer
alan (bazal ganglion blgesindeki) sinir hcreleri zarlarna yaparak
hastal ortaya karrlar. Davransal ve hareketsel bozuklua neden
olurlar.

radeyi Yerine Getirme: Hareket
Duyusal sistem fiziksel enerjiyi sinirsel uyarya evirirken hareket
sistemi sinirsel uyarlar kaslarda kaslma kuvvetine evirir. Beyin
kabuu, Brodmannn ayrmna gre 52 alana ayrlr. Bu ayrma
mikroskobik grnt ve ilevsel farkllkla ilgilidir. Brodmannn 4. ve 6.
numaral alanlar, hareketi salayan alanlar olarak adlandrlmasna
ramen, istemli hareketin kontrol beyin kabuunun hemen hemen
tm alanlaryla ilikilidir. Hatta hareket sisteminden, duyusal sistemi
gz nne almadan bahsetmek olmaz. ki sistem daima birbiriyle on-
line iliki iinde alr. Bu nedenle sadece hareket sistemi yerine
duyusal-hareketsel sistem olarak adlandrmak daha doru kabul
edilir.



| 104

ekil. Beyin kabuunun d ve i ksmnda hareketlerimizle ilgili alanlar, baz
alanlarn Brodmann numaralar. Hareketin esas balang yeri birincil hareket
alandr. Suplementer alan (SMA) ve daha nde yer alan hareket alan
(preSMA) harekette devreye girer. Bu alanlarla duyusal girdilerin
deerlendirildii birincil duyusal ve arka duyusal alan (arka duyusal=parietal
alan) ilevsel ve anatomik olarak sk iliki iindedir. Bu nedenle hareket
sistemi, duyusal sistemden ayr tutulamaz. SMA ve preSMAlar, hareketlerin
ardklnn renilmesinde nemli ama farkl grev alr. renilmi ardk
hareketler iin SMA hareketin planlanmasnda grev alrken, preSMA bu
hareketlerin ardklnn renilmesinde grev alr. rnein; dmeyi amay
renmede preSMA aktive olurken, bir kez renilince artk dme ama
srasnda sadece SMA aktive olur. Hareket otomatiklik kazanlnca, sinirsel
kontrol preSMAdan SMAya kayar. Yeni renilmiten ziyade hareketler
otomatik, bilinsiz yaplabilir hale gelir.


Hareketi salayan sistem bir sradzen iinde kademeli
yapdan oluur: st, orta ve alt seviye. st seviye beyin kabuu arm
alanlar ve beynin orta derinliinde yer alan yaplardan (bazal
ganglion) oluur. Bu alanlar, istemli ya da refleks hareketin stratejisi,
dncesi ve amacnn ortaya kt yerdir. Orta seviyeyi ise,
devinimsel beyin kabuu ve beyincik oluturur. Bu iki yer, uzaysal ve
zamansal ardklk, dz, uyumlu ve amaca ynelik hareket oluumunu

| 105
salar. En alt seviyeyi ise, hareketi yerine getirmeyi salayan beyin sap
ve omurilik devinimsel hcreleri (motor nron) oluturur.
Beyin kabuu hareket alanlar, istemli hareketlerin doduu
yerdir. Bunlara ek olarak beyincik de hareketlerde nemli grevler alr.
Beyinde... demek ki, bizim bildiimiz ve yapmak istediimiz tm
kendiliinden hareketler gerekleir. Fakat beyincik doal ilerini
hissettirmeden ve sessizce yerine getirir (Willis T, 1664). Beyincik geri
bildirimi olan hareketler iin nemlidir ve bir sonraki hareketin eklini
etkiler. Bilin gerektirmeyen ustaca hareketleri destekler. Bu
hareketler, tekrarlarla gelierek otomatik hale gelir. Kas hareketleri
iin, beyin kabuundan kan kas kaslsn emri hareketin uygun
ekilde yerine getirilmesi iin yeterli deildir. Beyincik hasarlarnda
amaca ynelik hareketlerde uyumun bozulduu ve amatan uzaklat
iyi bilinir. Hareket iin uygun zamanlama, kas kaslmas ardklnn
dzenli olmas gerekir.
Bir hareket uyars beyin kabuu hareket alanndan ktktan
sonra, beyincik tarafndan alndnda, geriye dnen liflerle beyin
hareket alann etkileyerek hareketin yn, zamanlamas ve kuvveti
ayarlanr. Bu esnada renilmi eski deneyimler kullanlr. Yani,
beyincik hareketi renmenin baka nemli bir yeridir. Beyincikte,
hareket esnasnda ne isteniyor ile ne olduu karlatrlr. Daha nce
deneyimlenen hareketler, beyincik zerinde belirgin deiiklikler
oluturur ve bu bilgi sonraki hareketlerde kullanlr. nce hareketleri
piyano alma, tenis oynama gibi yaparken hepimiz balangta
beceriksizlik yaarz. Zamanla hareketler daha dzgn yaplr hale
gelir. Hatta bilincimizi hi devreye sokmadan hareketleri otomatik
olarak yaplabilir hale geliriz.
Eer her hareketimizi, farknda olarak bilinli yapmaya
alrsak hz ve kalite asndan performansmz der. rnein; ara
srme bilinli hareket gerektirir. Ama bilinli kontrol hareketin an be
an kontrol iin gerekli deildir. Hareketin otomatik olarak
baarlmas; devaml grsel, duyusal, i kulak vcut ekli bilgisinin
hareket yaptrc sisteme aknn etkisiyle olur. Yani duyusal girdi her
seviyede ve her an devinimsel sistemi kontrol eder.
Beyincik hasarl hasta parmaklaryla ritmik olarak masaya
vurunca hareket dzensizdir, kuvvet ve sre deikendir. Seri olaylarn
zamanlamas bozulur. Orta beyincik hasarlar cevabn yerine
getirilmesini etkilerken, yan blgelerdeki hasar ardk/seri olaylarn
zamanlamasn bozar. Bu zamanlama bozukluu hareketlerle snrl
deildir. Zihinsel ve bilisel testlere karar verme zamann etkilenir.

| 106
Ses tonunun uzunluunu ayrma, hareket eden nesnelerin hzlarn
karlatrma bozulur.
Refleksler istemsiz egdml kas kaslmas hareketlerdir.
Pratikle istemli hareketler daha amaca ynelik hale gelir. Sinir sistemi
amaca ynelik istemli hareketi yaparken; ncelikle duyusal uyarlar
deerlendirir ve bu dorudan hareketi yapacak uzuv zerine etki eder.
Bu geri besleme olaydr. Daha sonra, iitme, dokunma, grme gibi
duyular kullanarak daha nceki deneyimlerin yardmyla bir hareket
plan oluturulur. Bu plan yapma durumu ileri besleme kontrol olarak
adlandrlr. Geri besleme kontrol, duyusal girdi uyarlar referans bir
uyaryla temsil edilir ve istenen hareket durumuyla karlatrlr.
Sistem bylece kapal bir halka oluturur. Geri beslemeler
uzuvlarmzn pozisyonlarn salamada nemlidir. rnein; atlan bir
topu havada yakalama gibi.
leri besleme vcut eklini ve hareketi kontrol eder.
Deneyimlerin byk etkisi vardr. Topu yakalamay tekrar dnecek
olursak, grsel bilgi ile topun hatt tahmin edilir. Top ele dnce geri
besleme balayarak, elin pozisyonunu ayarlar. leri besleme
mekanizmas topun deecei zaman hesaplar. Yakaladktan sonra
gerekleen nedir? Topun hzla ele dokunmas, omurilik reflekslerini
uyarr. Sabit kaslma oluur. Top yakalanr.

radenin Elektriksel karl
stemli hareketten hemen nce ve sonra sal deriden kaytlanan
elektriksel potansiyellere, harekete ilikin potansiyeller denir. Bu
potansiyeller hareketin hazrlanmas, balatlmas ve denetimindeki
sinirsel ve anatomik mekanizmalar anlamamz salar.
81
Hareketler
esnasnda, ksa sreli bellek ya da alan bellek bilin durumu ile ok
sk ilikilidir. evreden gelen veriler yaklak 150 msande algya
ular. 150-190 msande gelen veri daha nceki beyin verileri ile
karlatrlr. Bu dnem bilinncesi ve dikkat ncesi dnemdir. 200-
250 msande karlatrlan bilgiler ksa sreli bellee ulatrlr.
Yaklak 270-300 msande bilme hissi oluur. 150-500 msande duyusal
kayt sistemi taranarak, iinden nemli olanlar seilir ve ksa sreli
bellee kaydedilir. 500 msande ayn zamanda uzun sreli bellek
bilgileri de geri getirilir. Hareketle ilikili beyinden kaytlanan, zamanla
ilikili potansiyeller u ekildedir:

Hareket ncesi evre

81
Yaltkaya K, Nuzumlal D. Olaya ilikin endojen potansiyeller. Klinik Nrofizyoloji Dernei yay, 1994.

| 107
Hareket ncesi evre veya drt ksm dalgadan oluur. lk dalga,
hareketten yaklak 600-850 msan nce balayan ve yavaa ykselen
bir potansiyeldir. Bu hazrlk potansiyelidir. Kafa tepesinde ve ksmen
hareket eden uzun kar beyin yarkresinden daha belirgin olarak
kaydedilir. Bu balatlacak hareketin genel hazrlnn ifadesidir.
Suplementer hareket alanndan kaynakland ne srlr.
kinci dalga, hareketten 500 msan nce ortaya kar ve
hareketten 90 msan sonraya kadar uzar. Bunun kar beyin
yarkresindeki duyusal-hareketsel alandan doduu ne srlr.
nc dalga, herkeste ortaya kmaz (%50 kar). Buna
hareket ncesi pozitif dalga denir. Hareketten 80-90 msan nce balar
ve ayn taraf beyin yar kresinin duyusal alanndan kaynaklanr. Beyin
kabuu-beyincik-beyin kabuundan inen sinir hcreleri uzantlarnn
elektriksel uyarlmasnn ifadesidir.
Drdnc dalga, hareketten 1-2 msan nce balar ve
hareketten sonra 50-60 msan iinde en belirgin dzeyine ular. Daima
hareketi yapan uzvun karsndaki beyin yarkresinden kaydedilir. Bu,
hareketi yaptran sinir hcreleri uzantlarnn ya da beyin kabuundan
omurilie inen (kortiko-spinal) yollarn elektriksel almasnn
karldr. Ancak, bu dalgann en belirgin noktasna kas kaslmasndan
sonra ulalr. Bu dalgann hareketten kaynaklanan geri bildirimden
doduu da ne srlr.

Hareket sonras evre
lk dalga, hareketin sonlanmasndan 30-90 msan sonra ortaya kar.
Hareketin yapldna ilikin beyine ulaan derin duyunun karl
olarak kabul edilir. Derin beyin yaplarndan kar ve her kiide
kaydedilmez. kinci hareket sonras dalga, beceri dalgasdr. Kas
kaslmasndan 400 msan sonra en belirgin hale gelir. zellikle beceri
isteyen hareketler yapldnda ortaya kar. Bunun hareket srasnda
geri beslemenin youn olarak gerektii (ince ilerde) ortaya kt
kabul edilir.


| 108


ekil. Hareketle ilikili sal kafa derisinden elde edilen potansiyel hareketle ilikili
yant. PMP: hareket ncesi pozitiflik, N1-N1B aral: hazrlk potansiyeli sresi ya da
hareket ncesi evredir. Ayrntlar iin konuya baknz.

Tourette sendromlu hastalarda yaplan devinimle ilikili
kaytlamalarnda tiklerin tam olarak istemsiz olmad, istem ierdikleri
gsterilmitir.
82
Esas olan istemsiz olarak ortaya kan duyumsal hisler
(bunu yapmalsn-hemen yap) ve bunlara karn yaplan istem ieren
tiki yerine getirme davrandr.
83



zgr rade Modeli
Beyin cerrahi Wilder Penfieldin yapt almalardan ve beyin
ameliyatlarndan bilmekteyiz ki, beyin kabuu hareket blgesi
elektrikle uyarlnca kar uzuvlarda hareket oluturur. Bu durumda,
kiide niyet olmad halde hareket ortaya kmas, niyetten bedensel
hareket/devinimin ayrlmasdr ya da baka bir ifade ile aklsal bileen
fiziksel bileenden ayrlm olur. Hasta kolunu kendi oynatmadn
syleyebilir. nk isel niyeti yoktur.
84
Hareket bozukluklar olan
Huntington ve Syndenham koresi, hemiballismus gibi baz
hastalklarda ise kii istemeden, kontrol d ar hareketler ortaya

82
Duggal HS, Nizamie SH. Bereitschaftspotential in tic disorders: a preliminary observation. Neurol India 2002;50:487-
9.
83
Kwak C, Dat Vuong K, Jankovic J. Premonitory sensory phenomenon in Tourette's syndrome. Mov Disord
2003;18:1530-3.
84
Searle J. Minds, Brains and Science. Harvard University Press. 1984.

| 109
kar. Yine burada aklsal bileen yoktur. zellikle sa beyin yarkresi
felleri sonras ortaya kan anosognosi olarak adlandrlan durumda
ise, aklsal bileenin hareket zerinde etkisi kalkar ve kiiye kolunu
kaldr dediinizde, kalkmad halde kaldrdn iddia edebilir.
Kendini asla yinelemeyen tek bir deneyim biyolojik olarak
yersizdir. Biyolojik deer, sadece kendisini birok olayda periyodik
olarak tekrar tekrar sunan bir duruma uygun tepkiyi renmekte ve
eer organizma yerini koruyorsa her zaman ayn yant almakta yatar.
Daha nceden karlalm e, aklda biraz deitirilerek yinelenir.
Yinelenmelerle, hareketler daha rutin hale gelir, yantlar bilinli
dzeyden silinmeye balayarak daha gvenilir
85
ve otomatik olurlar.
lk kez yzmeye baladnz zaman ne kadar zor kendinizi kontrol
etmeye altnz ve zamanla tekrarlarla artk bilinli dzeyden
uzaklaarak, ar bir farkndalk uygulamadan, hzl ve otomatik olarak
yaptmz hatrlarz. Balangta renme ile kazandmz yetileri
saklayarak, fark etmeden ve bilinli olarak arm yapmadan
kullanabilir hale geliriz. Dolaysyla bireyselliin z byk lde,
kiinin hatrlayabildii yakn ve uzak bellekle ilgili anlarna baldr.
Hareketlerimizdeki tercih ve ynlerimizi bu bireysel zelliklerimiz
belirler.
zgn deneyimlerle, zgn sinir hcresi devreleri arasndaki
balantlar artar. Bu bize zaman ierisinde bireyselliimizi kazandrr.
Deneyimler, yalnzca belirli yerlerde deil, ekline ve arm
zelliklerine gre tm beyin kabuu zerinde farkl alanlarda, farkl
sinir hcreleri devrelerini harekete geirerek paylatrlr. Bir sinir
hcresi, bylece, birden fazla farkl deneyimin oluturduu birok
devrenin eleman olur. Hi yaamadmz ve tekrarlamayan
deneyimler kiiliimiz zerinde etki etmez. Deneyimlerin etki
brakabilmesi iin hatrlanmalar da gerekir. Genetik etkilerin katks da
elbette unutulamaz, ama bireyselliin fiziksel temeli, yaanan
deneyimlerin oluturduu bellekle yakndan ilikilidir.
86

nsan yaamnda, baz olaylar daha yksek olaslkta ortaya
kar. Niin baz olaylar, dierlerinden daha ok olasdr ve bu olasln
ortaya kn ya da seimini ne belirler? Bu sadece insanlar iin deil
biyolojik, kimyasal reaksiyonlar, sinir hcreleri aras kimyasal ileticiler
ve onlarn alglayclar (reseptr) etkileimleri iin de geerlidir. Yani,
bu olaslklarn dalm ve daha yksek oranda ortaya kmalar,
aslnda doann da bir seimidir. Olaylarn tercih edilmesi ve biyolojik

85
Schrdinger E. Yaam Nedir? Evrim yaynlar. 1999; 122-123.
86
Greenfield S. nsan Beyni. Varlk yaynlar. 2000; 128

| 110
sistemlerin ilikisi tam bir bilmecedir. Bazlarna gre, davransal
olaylarda alt seviyeli zorunluluklar isel yaplardan, st seviyeli
zorunluluklar evreden doar. Ksaca, organizmann yaad evrenin
ortaya koyduu zellikler seimlerini belirler. Yaayan sistemlerin
nemli bir zellii, evrede olan eyler arasndaki fark grme veya
ayrma yeteneidir. Bu yetenek aslnda her yerde vardr: moleklerde
(molekler tanma), hcrelerde ve organizmada. Ancak, sinir sistemi
gelimi organizmalar evrelerini alglar, kavrar, bilir ve ona yant verir.
Sinir sistemine sahip organizmalarda bu bilisel olaylar, belirgin ekilde
seimleri etkiler. Canlnn yaama olasl, olaylar tahmin etme ve o
anki evresel duruma yant oluturma ile yakndan ilikilidir.
87

Bilisel srelerimizde ve dncelerimizde devaml bir ak
vardr. 19. yyda Francis Galton ve William James tarafndan, bilincin
ieriinin birinden dierine srad ne srlmt. Ancak, bu
geiler arasnda ounlukla armsal temalar vardr. Bazen bunlar
st ste biner gibi, bazen de birbirlerine paraleldirler. Herhangi bir
bilisel dng herhangi bir zamanda bilinli olabilir.



87
Nakajima T. Biological Probablity: Cognitive Process of Generating Probablities of Events in Biological systems. J
Theor Biol 1999;200:77-95.

| 111

alan bellein devreye girmesi saniyeler ierisindedir.
zellikle bilinli hatrlamann devreye girdii durumlarda birok
alan bellek halkas tamamlanr. Bilisel bir halka 9 ardk
basamaktan oluur. Birok ilev 8. admdan balar. 1. adm olan
alglama, duyusal uyaranlar, dsal ve isel yoldan gelirler. Alnr ve
deerlendirilirler. Anlam oluturulur ve bu aama bilinsizdir. 4. adm
yarma basamadr. Bu evrede dikkat dnce srelerinden birini
seer. 5.adm yaynlamadr. Elde edilen seim beynin dier alanlarna
yaylr. Bu yaylm esnasnda uzun ve orta dereceli bellekten bilgiler
alnr. Adm 4-9 merkezi yerine getirme olarak dnlebilir. Burada
amalar ekillendirilir, dzenlenerek yerine getirilir. leri derede
pratiklemi ve bu yolla otomatik hale gelen ardk durumlarda, 1 ve 5
aras admlar atlanr. Adm 7 ise uygun davran akmnn varldr. 8.
adm hareket seimidir. Davran a tek bir amaca uygun davran
seer ve yerine getirir. Bu seim, henz oluan aktif akmdan yaplr.
Seim isel amalardan, var olan durum ve dsal durumlardan
etkilenir. Bunun yannda davranlararas ilikiler ve farkl
davranlarn yerine getirilmesinden doacak sonularn
Girdi
Duyusal-sel
Algy
depolama
Bilinncesi
tampon
Geici epizodik
bellek
Bilin iin
yarma
Uzun sreli
bellekten girdi
Amalarn
planlanmas
(nbeyin)
Bilinli
Yaylm
Kaynaklarn
geri arlmas
Hareket seimi
(nbeyin arkas)
Hareket yapma
(hareket alan)

evre zerine
hareket
Alglama
1
2
3
4
5
6 7
3
8
9
sel
hareket

| 112
deerlendirilmesinden etkilenir.
88
Kendinizi gzleyerek de bu admlar
fark edebilirsiniz.

Sonu Ne Yani, zgr Myz?
Her ey aslnda, kuantum fiziinin olaslk kuralna deil de,
nedensellik kuralna gre olur. Ancak, kuantum olasl tamamen
darda tutulamaz. Kendi halinde braklan bir atom asla seim
yapamaz. Seim yapmas iin onun gzlenmesi gerekir.
89
Elinizde
kahve ya da ay yoksa, meyve suyu varsa, sadece onu semek zorunda
olursunuz. O da yoksa hibir ey semezsiniz! Sememek de bir tr
seimdir.
Doa yaradlndan dolay nceden bilinemezdir. Baz eyler,
isel ihtiya ve psikolojik durumlardan doar. Sabah kahvaltda ay ya
da kahve imeyi mi tercih edersiniz? Birini ya da dierini semeniz iin
belli bilinen/bilinmeyen, isel ve dsal nedenler vardr. O nedenlerin
de nedenleri olabilir. Kahveyi tercih nedeniniz, ayn demlenmesini
beklememek ya da kahvenin daha canlandrc olduunu dnmeniz
olabilir. Kahvenin canlandrc olduunu size dndren, daha nceki
deneyimleriniz de buna nedensellik oluturabilir. Yani, davran
belirlenmi olmasna karn, insan kendini zgr olarak dnr.
90

Daha da zetleyecek olursak, Schopenhauerin syledii
noktaya ularz: stediim gibi davranmakta zgr olabilirim, ama
istediim gibi istemekte zgr mym? ve u soruya yant dnmek
gerekir: Bir kii btn koullar ayn kaldnda, baka trl
davranabilir mi?

88
Baars BJ. Working memory requires conscious processes, not vice versa: a global workspace account. In Neural Basis
of Consciousness. JB Publs. 2003.
89
Davies P. Tanr ve Yeni Fizik. m yaynlar, 1995;273
90
Searle J. Minds, Brains and Science. Harvard University Press. 1984.

| 113


Bilin-Beyin Teorisi
Nasl Olmal?



Sonuta bilinle ilgili bulunacak eylerin ok byk olacan
sanmyorum. Herkes kaltmla ilgili ok byk srlarn
kefedileceini syleyip durdu. Fakat sonu gayet basitti, DNA.
James WATSON


Bana bu mesele zordur demeyin, zor olmasayd mesele olmazd.
Mareal Foch


"Sana ruhtan sorarlar; de ki, ruh Allah'n emrinden ibarettir.
Size onun hakknda az bir ilim verilmitir."
Kuran, sra-85


Giri in Not: Hangi kili? Psi-Phi
Kitabn deiik ksmlarnda, ruh-beden, zihin-beden, zihin-
beyin ve bilin beyin ikilisi ele alnmasna karn, kitabn
ana konusu asndan daima dnlen bilin-beyin ikilisini
ele almaktr. Tarihsel sre ierisinde, bilin kavramndan
ok nce daima ruhtan ya da maddesel beden dnda var
olan bir eyden bahsedilmitir. Dolays ile tarihsel
srelerde kullanlan ruh-beden ikilisi doru bir ifadedir.
Daha sonra zihin-beden (mind-body) ikilisi gelimi
olmasna karn bu ifade yanltr. nk zihnin yeri beden
deildir. Zihin-beyin (mind-brain) ikilisi daha uygun bir
eletirmedir. Dier konularda yukarda bahsedilen ikililer
ve zellikle zihin-beyin kavram ele alnsa dahi,
vurgulanmak istenilen bilin-beyin ikilisidir. Ve bu psi-phi
(|-) sorunu olarak da sembolize edilir.

| 114
Bugn iin oluturulan bilin teorilerinin tm ya dorudur ya da
yanltr. Doruluklar bir dereceye kadar eldeki bilimle dorulanabilir
ve yanllklar da eldeki baka kaynaklarla gsterilebilir. Teorilerin her
biri filin bir baka ksmn ele almaktadr ve hatta teorilerden bazlar
filin aynadaki ters grnts gibidir. Bilin/zihin ve beynin nasl ilikili
olduu sorusuna uzun yllar zm aranmtr. Bilin ve beyin
arasndaki etkileim her birinin deiik konumlaryla farkl ekillerde
etkileebilir. Her bir birliktelik zihnin ya da beynin konumlarna gre
farkl felsefi ve hatta ideolojik akmlara yol amtr.
91

Bilin-beyin ilikisindeki temel yaklam her ikisi arasndaki
ilikinin ballk m yoksa bitiiklik mi olduu konusunda yaplan
tartmalardan kar. Ballk bak asnda, maddesel olann dndaki
her ey madde olan beynin rndr. Tam olarak ona baldr.
Bitiiklik bak asnda ise maddesel olann dnda olan, ondan farkl,
onunla bir arada, bitiik bulunan bir ey vardr.
Kafalarmzn bo olmamas ve neden olduu onca ilgiye
ramen, beynimizde bulduumuz gerekten hibir eydir.
92
Bu belki de,
beynimizin var olan karmak yapsn bu haliyle anlamamamzdan
kaynaklanmaktadr. Ama daha basit bir beynimiz olsayd, zekmz da o
oranda dk olacandan, her halde gene de bize karmak gelecek ve
orada hibir ey arama durumunda olacaktk. Bilin teorisinin
nndeki en byk engel, bilincin grlemez olduu ynndeki inat
tutumdur. Bilim, duyular araclyla edinilen bilgiye dayand iin,
bilince ancak dolayl olarak eriilebilmesi farkl ve yetersiz bilimsel
teorilerin oluumuna neden olmutur.
Teorik bilimsel yaklam garip ekilde uzun yllar, bilinten
uzak durdu. Ama bu gerek vard. Bilin nedir? gibi baz sorularn
varl bilimin alma sahas dnda kalyor diye bilim sz sahibi
olamyorsa ve hala insan hayatnda nemli bir yer tutuyorsa bilimin
insan iin nem derecesini sorgulamalyz. Fiziki Roger Penrosea
gre;

Benim dlediim ey, gelecekte bir gn, bilinlilik ile ilgili
baarl bir teorinin gelitirilebileceidir-tutarl ve uygun bir
fizik teorisi olmas bakmndan baarl, fiziksel anlayn
geride kalan ksmyla gzel bir ekilde uyumlu olduu iin
baarl; yle ki, ngrleri, insanlarn kendileriyle ilgili yant

91
Karaka S et al., Beyin ve Zihin ilikisinde byk dnrler ve kuramlar: pozitif bilim dallar iin dourgular.
Nropsikiyatri Arivi 2001; 38:1; 15-23.
92
Schrdinger E. Yaam Nedir? Evrim yay. 1999; 155

| 115
aradklar, ne zaman, nasl, ne dereceye kadar bilinli olduklar
sorularyla ilgili iddialaryla tamamen uyumlu bir teori.
93


Nick Herbert, Elemental Mind/Temel Bilin (1999) adl
kitabnda;

Elimizde i deneyime ait, kt, eksik ya da kusurlu teoriler
olduunu syleyemeyiz. Elimizde bu konu ile ilgili, kt bile
olsa hibir teori yok. Sadece fanteziler, byk felsefi paralara
ve test edilemeyen tahminlere sahip olduumuzu ifade eder.

Francis Crick ise (The Astonishing Hypothesis/artan
Varsaym, 1990) daha kitabnn nsznde;

Soruna ak seik bir zm neremiyorum. Keke
nerebilseydim, ama imdilik bu ok zor gzkyor. Tabii baz
filozoflar bu gizemi oktan zm olduklar gibi bir yanlsama
iindeler. Bilin hakknda bilimsel dnmenin ve en nemlisi,
bilin zerinde ciddi ve kararl biimde deneysel almaya
balamann zaman gelmitir. Bilince ilikin sorunlar genel
felsefi savlarla zmenin imknsz olduuna inanyoruz der.

Tablo. Ruh-Beden, zihin-beyin, bilin-beyin ikililerine ilikisel olarak farkl
yaklamlara genel bak.
MONSTK
TEK

Materyalizm/Maddecilik

Thomas Hobbes (1558-1579)
Julian de la Mettrie (1709-1751)
Pierre Fluorens (1794-1867)
Paul Broca (1824-1884)
Gustav Fritch (1838-1929)
Eduard Hitzig (1838-1907)
Voltaire (1694-1778)
Diderot (1713-1784)
DAlembert (1717-1783)
Holbach (1723-1789)
Panpsiizm


George Berkeley (1686-1753)
David Hume (1711-1766)
Thomas Brown (1778-1820)
John Stuart Mill (1806-1873)
DALSTK
KC
Epifenomenalizm Edmund Husserl (1859-1938)
ift grnm/zdelik Gottfried Leibniz (1646-1716)
Gustav Fechner (1801-1887)

93
Penrose R. Kraln Yeni Usu-I. Bilgisayar ve Zeka. TBTAK. 1999

| 116
Psikofizik paralelcilik Immanuel Kant (1724-1804)
David Hartley (1705-1757)
Alexander Bain (1818-1903)Wilhelm
Wundt (1832-1920)
Psikofizik etkileimcilik Ren Descartes (1596-1650)
Johann Herbart (1776-1841)
Hermann Lotze (1817-1881)
bn Arab (1165-1240)
bn Sina (980-1037)
Filibeli Ahmet Hilmi (1865-1914)
Aranedencilik/Vesilecilik Gazali (1058-1111)
Arnold Geulinex (1624-1669)
Nicolas Malebranche (1638-1715)
Johannes Clauberg (1622-1665)
Geraud de Cordemoy (1628-1684)
Louis de la Forge (1632-1666)

Temel bilimlerde, etkileim ayn zamanda nedensel bir
ilikidir. Bu nedenle fizikte drt temel eit etkileim vardr:
elektromanyetik, zayf, gl ve ktle ekimsel. Fiziksel sistemleri
bunlar gayet iyi bir ekilde aklar. Zihin-beyin problemi ele alndnda
ise iler karr. Fizikteki gibi baar ve aklama becerisi elde edilemez.
Zihin-beyin ilikisi daha ok tanmlamacdr ve aklamac deildir.
Materyal beyin durumlar (MA) ile bilincin zihinsel durumlar (ZD)
arasnda birok iliki ne srlmtr. Bu monistik (teki) ya da
dalistik (ikici) olabilir. Teki akmlar materyal durumu (MD) ya da
zihinsel durumu (ZD) ayr ayr ele alrken, ikiciler hem materyal hem
de zihinsel durumlarn her ikisini bir arada (MD+ZD) ele alrlar. Bir
arada ele almada karlkl iliki ve etkileme deiik ekillerde olabilir
(MDZD, ZDMD veya MDZD). Teki MD bak as ile tm zihinsel
durumlar maddi beyin durumlarna (maddecilik) veya fizie kadar
indirgenebilir (fizikselcilik). Bu adan MA allmas zihin durumlarn
anlamak iin yeterli olacaktr eklinde bir sonuca ularz. kici bak
as ile MAy deerlendirmek tek bana yetersizdir. Zihinsel olana da
bakmak gerekir, nk esas karlkl etkileim ZDMA ynndedir.
Bugne kadar tam anlalr ve herkes tarafndan kabul
edilebilir bir bilin teorisi oluturulamamtr. Bilinci anlama
ynnden, teorisyenler kadar teori ortaya kmtr.
94
Ama temelde, bu
ada teori-dnceler, ok deiik gruplardan kaynaklanmakla
beraber (felsefeciler, nrofizyologlar, matematikiler, fizikiler,
molekler biyologlar) fenomenolojistler, ilevselciler, gizemciler ve

94
Current AwaRenss: Spotlight on consciousness. Developmental Medicine and Child Neurology 1997;39:54-62.

| 117
indirgemeciler olarak drt ana grupta toplanabilirler. Ancak, bu
yaklamlar btn ile bir birinden ayr tutulamazlar.

Tablo. Johannes Poortman (1896-1970) zihin-beyin ya da ruh-beden
zmlemelerinin gruplamasn yapmtr. Dnyaya bakta alt farkl grup
tanmlar.
95

Alfa Teki maddecilik (monistik materyalizm): Evren yalnzca
maddeden oluur
Beta Yalnzca madde vardr; ancak madde birden fazla eittedir (hylic
pluralism). Tanr ve dier ruhsal varlklar maddenin daha ince
bir eklinden oluur. Bu madde bilimsel aralarla grlemez.
Gama Tanr dnda kalan eyler maddedir.
Delta Madde ve ruhsal yaplar ayr ayr vardr. Madde d varlklar da
vardr. Ruh (soul) maddenin ayr bir eklidir.
Epsilon Madde ve zihin tam olarak farkl eylerdir. Bu daha ok
Descartesn bakn ierir.
Zeta Teki idealizm (monistik idealism) ya da yanlsamaclk
(illzyonizm). Gerekte madde yoktur. Tanrnn ya da dier ruhsal
olularn bir yansmasdr. Hinduizmdeki Brahman dncesine
uygulanabilir.


Monizm ya da Teki Yaklam
Bircilik ya da tekilik terimi ilk kez Christian Wolff (1679-1754)
tarafndan beden-ruh ikilii sorununa ilikin yrtlen tartmalarda,
yalnzca ruhun varln kabul eden felsefeciler ile yalnzca maddenin
varln kabul eden felsefecileri tanmlamak iin kullanlmtr.
Tekli modeller (monistik yaklam), nemli olan tek eyin
madde beden ya da beyin olduu ve i deneyimin maddenin
hareketinden baka bir ey olmad (materyalizm/maddecilik), her
mekanik hareketin bir i deneyimle sonuland ve maddeyi oluturan
paracklarn ksmen bir i hayatlar olduunu (indirgeyici maddecilik)
ne srer.
96
Canl varlklar temelde fiziksel bir maddedir ve bundan
baka bir etmen aramaya gerek yoktur. Beygir gcnn motor gcnn
bir gstergesi olmas gibi, zihin-bilin de maddesel beynin bir
rndr. Monistik yaklamn dier bir bak as da tam karda yer
alr ve bu panpsiizmdir. Buna gre, tek bir varlk vardr ve bu madde
deil de, zihin-ruh-bilintir. Maddenin bamsz bir varl yoktur.
Madde alglanmaya baldr. Her eyin balangc duyumdur ve duyum

95
Poortman JJ. Vehicles of Consciousness. The Concept of Hylic Pluralism (Ochema), vol IIV, The Theosophical Society
in Netherlands, 1978
96
Herbert N. Temel Bilin: nsan bilinci ve yeni fizik. Ayna yaynevi. stanbul. Kasm 1999; 24-29.

| 118
ayn zamanda zihnin olumasna yol aan temel sretir. Yani, zihnin
bir rndr.
Aykr monizm (anomalous monism) bir tr indirgemeci
olmayan maddeciliktir. Her zihinsel olay bir fiziksel olayla zdetir.
Ancak, bizim zihinsel olaylar kastetmek iin kullandmz dil, fiziksel
olandan baka bir yola sapar ve oradan ilerler. Bu nedenle
kullandmz dil fiziksel ve zihinsel olaylarn zdelii ile dorudan
ilikilendirilemez.



ndirgemecilik
Ta-topraktan oluan dnyamz ve etten beyinlerimiz fizikseldir. Et
beyinlerimiz hcreler, onlar da molekller, atomlar, atom alt
paracklar ve ekim kuvvetlerinin bir araya gelmesinden oluur. Yani,
beden ve organlarmz, onlar oluturan alt birimlerin yap ve
ilevlerine kadar indirgenebilir.
ndirgeme ya da indirgemecilik, bilimde deiik anlamlarda
kullanlr. Bazlarnca ontolojik (varlkbilimsel) ve metodolojik
(yntemsel) olmak zere iki indirgemeci bak as vardr. Buna daha
sonra teorik indirgemecilik eklenmitir. Biyolojideki indirgemecilik
btn yoktur fakat...tr. Kimyasal, fiziksel yaplarn ve genlerin
Monizm/Tekilik Trleri
Zihin/Ruh/Bilin Beyin/Beden
dealizm
Panpisizm
Vitalizm ndirgemecilik
Maddecilik
Materyalizm
Fizikselcilik
zdeilik

| 119
olmadn, her eyin nkleik asit molekl olduunu ne srer. Ancak
biliyoruz ki, organizmalar kimyasal varlklardr. Metodolojik
indirgemecilikte ise fizik ve kimya biyolojik yaplar incelemek iin
yeterlidir. Teorik indirgemecilikte, baz bilimlerin tm teorik yaps
daha temel bilime indirgenebilir, birinin terim ve kavramlar dierine
uygulanabilir. Eer teorik indirgenme doru ise, tm fizik tm kimyay
kapsamal ve onu aklayabilmelidir. Termodinamiin istatistiksel
mekanie indirgenmesi bunun bir rneidir. Termodinamiin tm
temel kavramlar, molekllerin davrannn uygun istatistiksel
analizlerinden karlabilir.
97

Beynimizdeki bir su molekl ya da bir karbon atomunun
bilinci yoktur. Bu atomik dzeydeki molekller bilinsizce ve aklszca
etkileime girerek arpc etkiler retirler. DNAnn yaps kendi
kopyasn ve bedenimizdeki proteinleri retme yetisine sahiptir. Bunu
aklsz ve bilinsiz bir ekilde yap kesindir. Bir DNA ve enzim bir iyi
robottan ok daha stn ekilde, ok dk hata payyla ve oluan
hatalar da bazen en iyi ekilde dzelterek grevini yerine getirir. Birer
minik makine olarak alrlar. Olduklar yerde durmak yerine eylemde
bulunurlar, ne yaptklar hakknda farkndalklar yoktur ve yaptklar
ii dile getiremezler. Ya daha byk olan hcresel yaplar? Dllenmi
bir yumurtada (zigot), ileride sinir hcresi olacak hcreler, ikiye
blnerek geliirler ve daha sonra oluacak beynin taleplerine yant
vermek iin zel gruplam blgelere g ederler. Bu sinir
hcrelerinin; belirli bir ekil alma, belirli bir yere yerleme ve
dierleriyle belli bir dzen iinde balant kurma yetenekleri vardr.
Beyin kabuu alt tabakasn muazzam bir dzen iinde olutururlar. Bu
bilinsiz otomatlarn birounun bir araya gelmesiyle bilinli
farkndalk nasl ortaya kar? Eer iimizde gizli (dalistlerin ve
vitalistlerin [canl madde iinde zel maddeler olduu dncesi]
dedii gibi) ek maddeler yoksa bizim bilinli varlmz trilyonlarca
otomatik alan otomattan olumutur ve bunun sonucu olarak da
kabaca bizim de bilinli otomatlar olduumuz ortaya kar.
98

Organizmann yaamnda nemli bir blmne yansd bilinen btn
fiziksel ve kimyasal yasalar istatistiksel trdendir
99
ve toplu sonular
bilinli varlmz ortaya koyar. Benzersiz bilincimizin sonuta bir
beyin orbas ile elektrik kvlcm karmnn elinde olduu dncesi,
gerekten hayal krkl yaratmaktadr.
100


97
How do you solve a problem like a Capra? Skeptical Inquirer 2005;29:38-44.
98
Dennett D. Akln Trleri: bir bilin anlayna doru. Varlk yay. 1999. s:35
99
Schrdinger E. Yaam Nedir? Evrim yay. 1999; 24
100
Greenfield S. nsan Beyni. Varlk yay. 2000; 98.

| 120

Tablo. nsandaki hareket douran kas ve bilinci douran beyni oluturan temel
yaplarn yzde oranlar. Oransal olarak aralarnda ok ciddi bir fark olmamasna
karn, neden birisinden farkl olarak bilin doar?

skelet kas Tm Beyin
Su 75 77-78
Yalar 5 10-12
Protein 18-20 8
Karbonhidrat 1 1
znr organik maddeler 3-5 2
norganik tuzlar 1 1

ndirgemecilie kar savunulan btn, paralarn
toplamndan daha byktr dncesi dorudur. Fakat daha byk,
paralar aras etkileimin basit olarak detayl tanmlanmasdr. Bu
etkileim, paralardan sistemi oluturur. ndirgemecilik, ne kadar
derin olursa olsun bu etkileimi gzard etmez.
Beynin almas ve bilincin domas hakknda, indirgemeci
yaklamn amzdaki ncleri, Crick-Koch, fiziki Roger Penrose ve
anestezist Stuart Hameroffdur. zellikle Hameroff ve Penroseun
yaklam bir bakma ultra-indirgemeciliktir. Onlara gre, bilin
temelde beyni oluturan atom ve molekllerin, hatta atom alt kuantal
yaplarn etkileiminin oluturduu bir ktdr. Btn paralarn
toplamndan daha fazla kabul etmezler. Son yz yl boyunca, Bat
biliminde bilimsel dnn temel hamlesi indirgemeci olmutur.
ndirgemecilere gre bir canl, atomlarn koleksiyonundan baka bir
ey deildir. Ya da Beethovenin senfonisi notalar koleksiyonundan
baka bir ey deildir
101
fikrini ne srer ve btnln (holism)
dourduu ritmi bir kenara brakrlar. Ancak her ikisinin de birleecei
nokta mutlaka vardr.
John Searle ve Roger Penrosea gre bilin deneyimini
aklayabilmek iin bilimde esasl deiikliklerin olmas gerekmektedir.
Searlee gre beyin durumlar bilince neden olur; ancak bilin
durumlar beyin durumu ifadeleri ile aklanamaz. Temel olarak bilin
isel zelliktir. Bir kokunun farknda olma durumu, varlkbilimsel
(ontolojik) olarak beynin fiziksel durumundan farkldr. Ontolojisi

101
Davies P. Tanr ve Yeni Fizik. m yay. 1995;135-136

| 121
Dnyadaki var oluun gerek bulgusu nedir? sorusudur. Searlee gre
beynin indirgenemez zellikleri vardr:
1. Eer bilinci sinirbilimsel biyolojik terimlerle aklamaya alrsak,
bunun anlam indirgemeciliktir.
2. Eer indirgemeyi yapabilirsek ya da bilinci biyolojik terimlerle
tanmlayabilirsek, bilin durumu gerek olarak gz nne alnamaz.
3. Fakat bilin durumlar gerektirler herhangi bir geri zekl bile
bunu bilir. Sonuta sinirbilimi biyolojik olarak bilin durumlarn
aklayamaz. der. Ancak bu karmlarn yanl olduu hemen
anlalabilir. Fizik bilimi; sy molekllerin kinetik enerjisi, elektrii
elektronlarn hareketi, elektromanyetik dalga yaylmas olarak
anlatabilir. Eer byle yaplmaz ise bilim elektrik, s ve k hakknda
ne syleyebilir! Eleyici keifler (filojiston yerine oksijen ile yanmann
gemesi gibi) yeni bak alar ve zmler ortaya koyar. Yalnzca
bilimsel gelimeler eleyicidirler. Dolays ile bilimi ancak yine bilim
dzeltecektir.
Benim yaadm ar hissi ile sizinki arasnda mutlaka fark
olacaktr ve vardr da. Bir dereceye kadar ar gerek deildir veya var
deildir. Ar hissi sinirbilimsel ve biyolojik bir durumdur. Ar hissinin
ardndaki, sinirsel gereklik sinir hcrelerinin alma rnts
eklindedir. Arlar, beynin fiziksel bir durumuna karlk gelirler. Bu
nedenle unu umabiliriz; sizin beyninizde bir sinir hcresi ann uygun
ekilde almas durumunda ar hissedebilirsiniz. Ayn alan a
durumu bende de varsa, ben de ayn ary hissedeceim demektir.
Ancak, ar sinir hcresi a rnts her ikimizde de ayn olsa da, bu
rntnn her ikimizin geliim ve arnn ne olduunu renmemiz
esnasnda elde ettiimiz yan balantlar ok farkldr. Dolays ile ayn
ar olsa da yorumlarmz yani hislerimiz tamamen bize ait olacaktr.
Bu durumda, u gerekeyi ne srebilirsiniz. Yan balantlar ve
rntler ve renilen ar gemii tam olarak ayn iki beyinde ayn
ar hissedilmez mi? Yant elbette evet! olur. Ancak, bu durumda
bahsettiimiz siz ve ben olarak iki farkl kiilik olamayz. ki kii her
eyi ile kopya olur. Klonlama gibi.
Newton, Optics adl eserinde renklerin nasl olutuunu
akladnda, airler olumsuz tepki gsterdiler ve mistik air John
Keats gkkuann gizi alnd diye yaknarak Newtonu gkkuan
zmekle sulad: gkkuann tm iirini onu prizma renklerine
indirgeyerek mahvetti diyordu. Belki de zihin-bilin-ruh konusunda
indirgemeciliin bamza getirecei ey ayndr.


| 122





Kadeh mi unlar, arapla ldayan
Yoksa gne mi, bulutlar arasndan parldayan?
yle temiz ki arap ve ylesine ince ki kadeh,
Grnte ikisi de bir.
Camdr her ey, arap yok olmu,
Ya da cam yoktur da her ey araptr.
Fahrddin Iraki, Parltlar.

Cam inceldi, arap saflat
Birbirine benzediler, i kart
Sanki arap var da kadeh yok,
Yahut kadeh var da arap mevcut deil
Gazali, Mikatl-Envar


Dalizm ya da kicilik
Tm varlklar dnldnde cansz (talar, evler, gezegenler) ve
canl olarak iki grup ayrm yaplabilir. Canl olarak; isteriz, dnrz,
mutluluk ve kzgnlk gibi duygular yaarz. Bu ynmz ile kendimizi,
belirgin olarak fiziksel nesnelerden farkl grrz. Bu gzlem bizi, canl
olarak farkl yapan eyin fiziksel yapmz dnda farkl bir ey
olduuna gtrr: fiziksel olmayan bir zellik. Dalizm ya da ikicilik
ite bu noktada doar. kici model zihin/bilin ve beyin/bedenin
tamamen kendine ait, farkl eyler olduunu kabul eder. Bu modelde,
zihin maddenin hem dna itilir hem de karsna alnr. Bunun
sakncas olarak da zihin bilimin inceleme konusu dna itilerek,
mistisizmin, felsefenin konusu haline gelir. Eer zihin ve dnceden
konuuyorsak, dnceyi maddeden ayrmak imknszdr.
Eer bir kii tam olarak fiziksel temellerden oluuyor ise,
zihinsel durumlar da fiziksel durumlarn dzenlenmesinin sonucu
olacaktr. Dolaysyla, fiziksel nesneler olan talar ile kiiler (beyinler)
arasnda ak bir ayrm yaplamayacaktr. kicilie gre, zihinsel ilevler
fiziksel olmayan bir eylerden olumaldr. Dier yanda, herhangi bir
fiziksel olmayan ey olmakszn zihni karakterize edebilirsek, ikicilik
yanl olacaktr.
kici yaklam aslnda Descartestan daha nceye uzanr.
Sokrates ncesi gereklik/gze grnen, Platonun form/dnya, daha

| 123
yakn dnemlerde Humeun bilgi/deer, Kantn ampirik
insanst/doast, Heideggerin varlk/zaman, Russelln var
olu/varlk ayrm ve son olarak Descartesn zihin/beden ayrm.
Descartesn ki bilisel bilimciler ve modern felsefecilerin arasnda
kartezyen ikicilik olarak en ilgi ekici olandr.
Dier bir zihin beden etkileimi de, zihnin ve
bedenin/maddenin karlkl olarak dengede birbirini eit
etkilemesidir. Bu bir madeni parann iki yzne benzer. Tpk yaz ve
tura gibidir. ift grnmldr ve zde olarak iki yz birden paray
oluturur. Tpk zihinsel sreler ve beyin/bedensel iki yz gibi. Bilin-
zihin maddeye, madde de zihne etki eder. kisi arasndaki fark, nereden
bakldna bal olarak deiir. Dardan bakldnda beyin/bedensel
durum grlebilir. ten bakldnda ise zihinsel olan grlr. Ancak,
iyi bir ikici yaklam, hangi kombinasyonda olursa olsun, dnyann
tamamen farkl bu iki ynnn birbirini karlkl etkilemesine yol aan,
maddenin sahip olduu zellikleri ve ruhun niteliklerini detayl bir
ekilde anlatabilmelidir.


kici bak asnn dier bir ksmn da psikofizik paralelcilik ya
da koutuluk oluturur. Buna gre, beden-beyin ve zihin birbirinden
tamamen bamsz, iki ayr btnlktr. Aralarnda hibir iliki yoktur.
Her ikisinin kendine ait iletim kurallar vardr. Beyin/beden ile zihin
arasnda, etkileimciliin ne srd gibi karlkl bir nedensellik
ilikisi olmayp, bedensel olaylar ile zihinsel olaylarn, birbirini
Dalizm/kicilik
Zihin/Ruh Beyin/Beden
Epifenomenalizm
m
Paralelizm
Etkileimcilik

| 124
etkilemeksizin, birbirine paralel olarak gerekletiini savunan, ikici
zihin felsefesi kuramdr. Beyin ve zihin olaylar iki kout dizi halinde
meydana gelir. Yalnzca belli beyin grngleri karlk gelen belli
zihinsel grnglere denk gelir. Leibnizin monadolojisi koutuluun
en bilinen rneidir. Ancak bu bak as ok zayftr ve psikiyatrik
hastalklarda kullanlan ilalarn davranlara ve anesteziklerin bilince
nasl etki ettiini aklayamaz.
Psikofizik etkileimselcilik ikicilik bal altnda incelenir. Bu
psikofizik paralelcilie benzemesine ramen, farkl olarak beden zihni,
zihin de bedeni etkiler. Beden ile zihin aralksz olarak birbirini etkiler.
En ufak bir bedensel kprt dahi zihinde karln bulurken, zihinsel
olan her ey de bedensel bir etki yaratr. Her ikisi de ayr varlklardr.
Bu gr temelde Ren Descartes ile balar. Beden dardan duyumlar
alarak zihne tar ve bunlar zihinde deerlendirilerek uygun ekilde
bunlara bedensel yantlar oluturulur.
Ara nedencilik ya da vesilecilik (occasionalism) de bir eit
ikicilik rneidir. Buna gre, zihin ve beyin birbirini nedensel olarak
etkilemezler. kisi arasnda nedensel gibi grnen ilikinin gerekte
Tanr tarafndan kurulduunu savunan grtr. Bu deux ex machina
(makineye indirilen Tanr) olarak eletirilir. Yani dmlenmi bir
sorunu ya da konuyu zmek adna, iin iine Tanrnn ya da doast
bir figrn gereksiz yere sokulmasdr. Bu grn ncl Gazalidir.
Tanr, beden hareketleri ile onlara karlk gelen zihin durumlar
arasnda bir ara neden durumundadr. Arnold Geulinezin (1624-1669)
szleri ile syleyecek olursak: Bir ey yapma onun nasl yaplacan
bilmeyi gerektirdiinden, tek bana hibir ey bilmeyen tzler eylemde
bulunamaz; dolays ile tzlerin grnteki birbirini etkileyiinin
gerek nedeni Tanrnn eylemi olmaldr.
kicilik doruuna Descartes ile ulamtr. Descartesa gre,
fiziksel olan her eyin uzaysal uzanm vardr ve paralardan oluur
(ayrca paralara ayrlabilir). Zihin uzanm olmad, paralardan
olumad iin fiziksel olmamaldr. Fiziksel gereklikte, ikicilii
destekleyen baka kavramlar da vardr. Fiziksel gereklikler deimez
olarak, matematik terimlerle ifade edilebilirler. Doann kitab
matematik dilinde yazlmtr. Fiziksel olan her ey geometrik olarak
tanmlanabilirdir. Ayn zellikler zihinsel zelliklere uygulanamaz.
Dolaysyla fiziksel gereklik dnda, zihinsel durumlar ieren baka
bir gereklik de olmaldr. Zihinsel durumlarn dier bir zellii de ar,
gibi bedensel duyularn kalitatif zellikleridir. rnein; knt bir ar
veya grsel olarak deneyimlenen krmz renk. Bu isel zellikler
(qualia=znellik, zihin ierii) matematik denklemlerle ifade edilemez.

| 125
Descartesn bak ile zihinsel fenomen fiziksel fenomene hem
neden olabilir hem de etki edebilir (dalist etkileimcilik). Leibniz buna
katlmayarak, fiziksel fenomene elenik olduunu ne srer
(paralelizm/koutuluk). Dier bir bak as, Thomas Huxley ve son
zamanlarda F. Jackson tarafndan savunulmutur. Buna gre, zihinsel
fenomen etkiler ancak fiziksel fenomenlere neden olmaz
(epifenomenalizm). Son yllarda dalizm David Chalmers tarafndan
ateli bir ekilde savunulmutur. Ona gre, zihinsel ile fiziksel arasnda
yapsal ebenzerlik (structural isomorphism) kanunu vardr. Dalizm
iin dier bir ne srme ise, Joseph Levinein aklayc aralk
(explanatory gap) olarak adlandrd problemdir. Levinee gre,
mikrofiziksel fenomenler yukar doru kmaya eilim gsterirler ve
makrofiziksele ulamaya alrlar. Ama, arada aklanamayan bir
boluk, kap vardr.
Beden ve ruhu (beyin ve zihin deil) Antikadan itibaren, ayr
dnlmekle beraber, farkl olarak vurgulanan, canl cansz
ayrmndan ok bilin ile bilin dndaki dnyadr. Res cogitans yani
dnen ey, dnya hakkndaki bilgileri toplamak iin beyni kullanr ve
dnyaya etki etmek iin bedenle ilikiye geer. Bilinli olan yer
kaplamaz, yer kaplayann da bilinci yoktur. Bu iki cevher insanda bir
arada bulunur.
102
Dnme, bilinli ruhun temel niteliidir. Maddenin
z ise yer kaplamasdr. Bu yer kaplama ortadan kaldrlrsa,
maddenin varlndan sz edilemez. Bu ortadan kalkmayla ilikili
olduu eyler de ortadan kalkar.
103
Descartes, zihinle bedenin
birbirinden ayr olarak var olabileceini yle anlatr:

Zihni, yani dnen tz, beden olmakszn, yani yer kaplayan
tz olmakszn aklkla kavryoruz; te yandan bedeni de, zihin
olmakszn, ayn aklkla kavrarz. Demek ki, en azndan
Tanrnn snrsz gc ile, zihin beden olmakszn, beden de
zihin olmakszn olabilir [...]. Zihin ve beden; biri, teki
olmakszn olabilen tzlerdir. Demek ki, zihin ve beden
gereklik bakmndan farkldr (Descartes, Dnceler 5, 6, 7,
10).

Bu ikisinin bir arada nasl bulunabileceini, Arnold Geulinex
(1624-1669) sarkal ift saat benzetmesi ile aklar. Ayn anda
birbiriyle balantl olarak kurulan bu iki saatten birisi aldnda dieri

102
Cogito. yleyse Descartes. Kken G. Gazzali, Descartes ve Cogito. YKY 1997;10: 151
103
Cogito. yleyse Descartes. Armaan M. Descartes felsefesinin ufuklar ve snrlar. YKY 1997;10: 109.

| 126
de bundan etkilenerek almaya balayacaktr. Birisinde ortaya kan bir
neden dierinin hareketini etkileyecektir. Ayn ekilde, bedenimizde ac
duyduumuzda ruh bundan etkilenecek, ac duyacak, ruhun
(dncenin) yaad sknt da bedende kendisini gsterecektir.
Descartesa gre;

Dnceden, hakknda dorudan bilgi sahibi olduumuz
lde bizde bulunan her eyi anlyorum. Bylece, iradenin,
anlama gcnn, hayal gcnn ve duyularn btn ilemleri,
dncededir. Ama, dncelerimizi izleyenleri ya da onlara
balanan eyleri dlamak amacyla dorudan szcn
ekledim; rnein, iradi hareketin ilkesi, aslnda iradedir; ama
yine de kendisi, irade deildir.

Descartesa gre bedenin lm ruhun ortadan kalkmasyla
olmaz. nk ruh/zihin deimezdir ve deiebilen ancak bedendir:

Dier bedenlerden/cisimlerden ayr olan insan bedeni, belli
bir biimde dzenlenmi organlar ve buna benzer dier
rastlantlardan ibarettir; insan zihni ise bu tr rastlantlardan
meydana gelmi deildir, saf bir tzdr. Zihindeki tm
rastlantlar deise ve zihin tamamen farkl kavray nesneleri
edinip farkl arzulara ve duyumlara brnse bile, sonuta farkl
bir zihin olmaz, oysa insan bedeni, srf baz paralarnn ekil
deitirmesi sonucunda kimliini yitirmektedir. Buradan da
bedenin kolaylkla yok olmasna karlk, zihnin doas gerei
lmsz olduu sonucuna varlr.

Descartes, maddi bedeni adeta radikal indirgemeci bir bak
as ile ele alr. 1630da kaleme alnan Trait de lhomm adl eseri
kkl bir mekanik indirgemecilik sergiler. nsann btn etkinliklerini
kendi kendine hareket eden bir makinenin ileyii ile e tutar. Tpk bir
saat, musluk ya da yel deirmeni gibi. Hatta insanlar sz konusu olunca,
yrmek ve ark sylemek gibi eylemlerin bile zihnin elii
olmakszn gerekletirildiklerinde mekanik yoldan yeterli biimde
aklanabileceinde srar etmitir. Zihnin elik ettii durumlarda, ayr
bir rasyonel ruhun (ame raisonable) gereinden bahseder. Fiziksel
hareketlerin balamasnda ruhun bir katks yoktur. Bedeni bir makine
olarak grmenin bir tuhafl olmadn da ne srerek Tanrnn
elinden km olan beden, insann icat edebilecei hibir makineyle
karlatrlamayacak kadar iyi dzenlenmitir ve iinde ok daha

| 127
nemli devinimleri barndrr der (bu ifade, yaadmz dnemde
insan bilinci ve zihninin algoritmik olarak tanmlanamayacan ne
sren Roger Penroseun bakyla ok benzerdir). Bu makinenin
hayatta karlaabileceimiz her duruma yant verecek organlar
iermesinin mmkn olmamasndan tr, akl-zihin denilen evrensel
aracn tmyle fiziksel yaplardan olumu olmasn mmkn
grmez.
104

Descartes yle der:

...var olmak iin hibir yere gerek duymayan ya da maddi bir
eye baml olmayan, tm z ya da doas dnmek olan bir tz
olduunu rendim. te, buna uygun olarak da, bu ben yani beni
yapan ruh bedenden tmyle ayrdr, bilinmesi de bedenin
bilinmesinden daha kolaydr, beden var olmasa bile, neyse o
kalacaktr.

Nrofizyolog John Eccles 19771978 ylndaki derslerinde ikici
yaklam benimsediini aklayarak, Her benlik kutsal bir yaratltr
demitir. Eccles, Bilinli benin, baskn beyin yarkresindeki zgl dil
ve ideletirme blgeleriyle dorudan balantl olduunun ortaya
konulduunu iddia ediyordu.
105
Beden ve zihin karlkl iliki iinde
olmalarna ramen, madde efendidir (epifenomenalizm) veya bunun
tersi olarak, her beden zihne baml olabilir. Zihinsel srelerin
oluumu bedensel-beyinsel srelerin bir oluumudur. Beden zihne tek
ynl etkide bulunabilir. Hatta, bu bamllk sadece canllara zg
deildir; evrendeki tm maddeyle ayn etkileim iindedir (animizm).
Teologlar tarafndan zihin efendiliinin yansmas, maddesel beden
iinde ruh olarak da adlandrlr. Mslmanlk, Yahudilik, Hristiyanlk
ve Budizm gibi btn dinsel inanlarn temelinde, canl -bazen cansz-
varlklarn iinde z olarak bulunan ruhtan sz eder ve varln ne
srer. Bu inanlara gre, ruh bedenin hayat bulmasyla dardan gelip
maddeye yerleir ve beden lnce ayrlarak, farkl bir boyutta
bazlarna gre aramzda sonsuza dek yaadna inanlr.
Descartesn ar ikici ayrm, yani zihnin cisim d ya da
cisimsiz olduu tezi, bugn bile etkisini gstererek eletirilere konu
olmutur. Bir dnem, gkteki yldzlar ve denizdeki kumlar kadar
izleyeni olmasna ramen, kar kanlarda bir hayli fazlayd. Kendi
dneminde, orijinallikten uzak bir dnr olduu ynnde

104
Cogito. Cottingham J. Kartezyen Dalizm: lahiyat, Metafizik ve Bilim. YKY 1997;10: 283
105
Gjertsen D. Science and Philosophy-Past and Present. Penguin Books. 1989

| 128
sulamalara maruz kald. Descartes felsefesinin kartlarndan Pierre-
Daniel Huet (1630-1721), cogitonun kukuculuu gsteremediini
savunuyordu. Dnyorum, yleyse varm ifadesinin bir karsama
olmakla kalmayp, dnmenin meydana geldii an ile dndn
fark etme an arasnda bir zaman gemesini gerektirdiini, oysa
bellein yanlabileceini ne sryordu.
106
Spinoza ve Leibniz de
Descartesn zihin-beden sorununu zemediini ne srerler. Leibniz
onu bu ynyle kararsz bir Platoncu olarak grr.
Antonio Damasioya gre Descartes, Bedenle ruhu bakla
keser gibi ayryordu; bir yanda hacimli, boyutlar olan, mekanik olarak
altrlan, sonsuza kadar paralarna ayrlabilen beden maddesi, te
yanda hacimsiz, boyutsuz, deiken olmayan, blnemeyen zihin
maddesi vard; uslamlama, ahlak yarglar ve bedensel szlarn ya da
duygularn alt st olmasna yol at aclar bedenden ayr olarak var
olabilirlerdi diyerek onun yanldn belirtiyor ve bugnn ikicilerine
gnderme yapyordu:

Gerekten de, zihin bedenden ayrlabiliyorsa, nrobiyolojiye
bavurmadan, anatomi, fizyoloji ve kimya bilgisinin etkisinde
kalma ihtiyac olmadan zihne inanan birok ruh bilimcisinin
kendilerini ikici olarak grmemeleri olduka ilgin ve elikili
bir olgudur.

Damasio, Descartesn Dnyorum, yleyse varm sz
zerine de durarak, bunun Descartesta ilk olarak Metot zerine
Konumada (1637) Franszca Je pense donc je suis ve daha sonra
Felsefenin lkelerinde (1644) Latince Cogito ergo sum olarak ifade
edildiini syler. Descartese iddetle kar karken, Platonu da
unutmaz ve Platonun beden ve zihin konusundaki grleri insan ok
daha fazla ileden karc trdendir der. Syledii szn, Augustinein
Fallor ergo sum/Aldatldm, yleyse varm ifadesinden farkl
olmadn ne srer.
Szck anlamyla bu ifade zihin ile beden arasnda inand
ilikinin tam karsndadr. Damasio, dnmenin ve dnmenin
bilincinde olmann, var olmann gerek alt tabakalar olduunu ne
srer:
nsanlk tarihinin balamasndan ok nce, varlklar varlktr.
Evrim srecinin bir noktasnda bir temel bilinlilik balad. Bu
temel bilinlilikle beraber basit bir zihin dodu; zihnin

106
Cogito. yleyse Descartes. Jolley N. Descartes Felsefesinin Kabul Edilmesi. YKY 1997;10: 266.

| 129
karmakl arttka dnme olana balad, ok sonra da
iletiim kurmak ve dnceleri daha iyi dzene sokmak iin dil
kullanld. yleyse, o zamanlar, balangta, yalnz var olmak
vard, dnmek sonra geldi... nce varzdr, sonra dnrz,
ne kadar varsak o kadar dnrz, nk dnmeyi douran
varln yaps ve ileyiidir.
107


Gilbert Ryle (1900-1976), A Concept of Mind (Zihin Kavram)
adl eserinde, zihin-beden ayrmnn eletirisini geni biimde yapar ve
hemen btn kitab, felsefeye Descartesn musallat ettii bu bedendeki
hayaleti kovmaya adar:

nsan bedenleri uzayda yer alr ve uzaydaki teki bedenleri de
yneten mekanik yasalara konu olur... Buna karlk zihinler
uzayda yer almazlar. Onlarn etkinlikleri mekanik yasalarnn
konusu deildir. Bundan dolay bir kii birbirine paralel iki
tarih boyunca yaar, birisi bedeninde var olanlarn ve olaylarn
oluturduu tarih, dieri de zihinde olan eylerin ve zihnin
bana gelenlerin oluturduu tarih. Birincisi genel, ikincisi
zel tarih... u halde insan iin ikili bir dnya, ikili bir yaam
sz konusudur.

Bu zihin-beden ikiletirmesine makinedeki hayalet domas
adn veren Rylea gre Descartesn bu dncesi, ald Cizvit papaz
eitiminin bir sonucudur. ...bylece insann kol ve bacaklarnn baz
hareketleri mekanik nedenlerin etkileri olurken; bazlar mekanik
olmayan nedenlerin etkileri olmallar; bazlar madde paracklarnn
hareketinden ortaya karken, bazlar zihin almalarndan
olmaktadr. Rylee gre bu tasvir aslnda, Galileonun etkisinin bir
sonucudur ve Zihin ve madde arasnda kutupsal bir kartln
bulunduu inanc, onlarn ayn mantksal kategorinin terimleri olduu
inancdr.
Descartesn zihin-beden arasnda yapt bu keskin ayrmn
gnlk hayatmz zerinde bile etkileri olduunu ne sren Fritjof
Capraa bedenlerimiz iinde tecrit edildiimiz bilinler olarak
kaldmz ne srer:
108



107
Damasio AR. yleyse Descartes. Cogito. Uslamlama Tutkusu. YKY 1997;10: 241-242.
108
Capra F. Bat Dncesinde Dnm Noktas. ev: Armaan M. 2.bask, st 1992. s:61

| 130
Descartes ayrm hayat bilimlerinde ruh ve beyin arasndaki
iliki hakknda sonsuz karklklara neden oldu ve fizikte,
atomik fenomenlere ilikin gzlemlerini yorumlamada
kuantum teorisinin kurucularna byk glkler kard. Yllar
yl bu sorunla mcadele etmi olan Heisenberg, Descartesi
analiz ynteminin uzun vadeli etkilerini yle tasvir ediyordu:
Bu paralara ayrma ilemi, Descartes izleyen yzyl
boyunca insanln zihnine derinden nfuz etmi ve gereklik
sorununa ilikin gerekten farkl bir tavrn onun yerine
gemesi iin uzun zaman gerekmiti diyerek halen etkilerini
zerimizde gsterdiini belirtmektedir.

Bu kadar ktlemeye karn Descartestan vg ile sz edenler
de az deildi. Ne olursa olsun Descartesn getirdii yenilik kendi
ncllerine gre ok farklyd. Kendisine gre felsefenin kkten yeni
bir balangcnn gereklilii sz konusuydu. Daha sonra gelen
felsefecilerin nemli bir ksm, yapt deiiklikten vg ile sz
edecekti. Bertrand Russell (1872-1970), Aristotelesten beri onun
yaptnn bir benzerini gerekletirmeyi kimse baaramamt.
derken, Montesquieu (1689-1755), Descartes, kendisinden sonra
gelenlere kendi yanllarn nasl bulabileceklerini de reten kiidir.
diye vg ile sz etmiti. Descartes felsefenin yeni bir biime doru
bakalamasnda dorudan etkili olmutur. Felsefeye olduu kadar
matematie de yeni bir atlm vermitir. Bunu Edmund Husserl (1859-
1938) yle dile getirir:

Her eye batan balayp felsefenin temellerini yeniden kuran
cesur biriydi. Onun nemi, nceki btn varsaymlar bir tarafa
brakp Varl yeni, basit, herkesin anlayabilecei bir dnme
tarzyla ve basit nermelerle aklamasnda ve bunu
dncenin karsnda koymasnda yatar... Descartesn
kendisinden yola kt basit belirlenimler vardr, ama bunlar
yalnzca dncenin belirlenimleridir; bu onun zamannn
yntemidir. [...] kesin anlaya dayanan bilimler bu zamanda
ortaya kmtr. Descartesn zamannda felsefe ile gerek
bilimler henz birbirinden ayrlmamt, bu ayrlk daha sonra
gerekleti.

Ancak, sezgilerimizle dndmz matematiksel tanmlama
imknszl, gvenilir olmayabilir. Belki de, ileride matematiksel
gelime ile niyetsel ve kalitatif/niceliksel zihin ieriklerini (qualia)

| 131
tanmlayabilir duruma geleceiz. Baarl bir teori, bilimsel olarak kabul
edilebilirliini de gstermelidir. Bilim ne gsterirse gstersin, kalitatif
zellikler fiziksel olmayacaktr. Temelde tm fiziksel nesneler renksiz
mikroparacklardan oluur. Bu durumda renkli bir fiziksel nesne
yoktur. Fakat, grsel deneyimlerimizde renkleri de yaarz (yeil
elma). Eer hibir fiziksel nesne renkli deilse, grsel duyularmz
renkli alglyorsa, duyular fiziksel olamazlar. Sonuta da, hibir renkli
fiziksel nesne yoksa, renkin fiziksel zellik olmad ne srlebilir
(tpk bedene elik eden fiziksel olmayan ey, ruh gibi).

Dalizme/kicilie Kar klar
109

Teki yaklamn savunucularndan olan Georgiy Plehanov (1856-
1918), ikicilik iin unlar syler:

Maddecilik ve idealizm, felsefi dncenin en nemli
eilimleridir. Bunlara paralel olarak, tini ve maddeyi
birbirinden ayr ve bamsz tzler sayan ikici sistemler
kukusuz her zaman vard. Ama ikicilik kanlmas olanaksz
u soruya hibir zaman tatmin edici bir yant verememitir:
Birbiriyle hibir ortak yan bulunmayan iki farkl tz, nasl
oluyor da birbirini etkileyebiliyorlar? Ayrca, btn tutarl
dnrler her zaman tekilie, yani fenomenleri tek bir temel
ilkeyle aklamaya ynelmilerdir. [...] Her tutarl idealist, tpk
her tutarl maddeci gibi tekidir.

Deiik dnemlerde, ikicilie birok kar klar ve alternatif
baklar nerilmitir. Ancak, temel kar k noktalar aadaki gibi
zetlenebilir.

1. Fiziin en bilinen kuralna gre, kapal fiziksel sistemlerde (dier
fiziksel sistemlerle balants olmayan) toplam enerji sabit kalr. Eer,
zihinsel olaylar fiziksel deilse, zihinsel olaylar bedensel olaylara neden
olduu zaman, bir fiziksel neden olmadan nedensiz fiziksel hareket
ortaya kar. Bu, ilikili kapal sistemde toplam enerjide artla
sonulanr. Bu nedenle, bedensel olaylarn zihinsel nedeni enerjinin
korunumu ile eliir. Bedensel olaylar zihinsel olaylara neden olduu
zaman, ikicilikte hibir sorun ortaya kmaz, dier fiziksel olaylarda
olduu gibi, enerji korunur. Sorun sadece, bir nedensel ynde
(zihin/bilin beyin) ortaya kar. Baz teorisyenler ikiciliin bir

109
Rosenthal DM. Dualism. Rotledge Encyclopedia Philosophy. 1998

| 132
baka ekli olan epifenomenalizm gelitirmilerdir. Buna gre, zihinsel
olaylar fiziksel deildir ve bedensel olaylarca oluturulur. Fakat
kendileri nedensel olarak etkisizdirler. Epifenomenalizm bu yolla
enerjinin korunumu yasasn ihlal etmekten kanr. kiciliin ar bir
ekli paralelizm/koutuluk olarak bilinir ve bu zorluktan o da kanr.
Zihin ve beyin arasnda herhangi bir nedensel ilikiyi yadsr. Her iki
ynde ortaya kan nedensel etkileim durumu ise, etkileimcilik
olarak adlandrlr. kicilie gre ise; zihinsel olaylar enerjinin
dalmn deitirerek bedensel deiiklik olutururlar. Bu nedenle,
korunum yasas, zihnin etkisi olduu fikrine kar k olarak kabul
edilemez.

2. Dier bir kar k, fiziksel ve fiziksel olmayan arasndaki nedensel
etkileimin nasl olduu hakkndaki zorluktan kaynaklanr. Bugn iin
fiziksel bir eyin, baka bir fiziksel olay zerine nasl etki ettiini yeterli
ekilde anlayabilmemize karn, zihin/bilinbeyin arasndaki nedensel
etkileim basite akl almazdr. Fiziksel olmayann, nasl fiziksele etki
ettii konusunda kavramlara, terimlere bile sahip deiliz. Bu konuda bir
teorimiz de yoktur. Ancak, bir akl almazln olmas, etkileimin ortaya
kmayaca anlamna gelmez. Yalnzca, bu olay ortaya kyorsa, bugn
iin kullanl bir teorimiz olmad anlamna gelir. Sonuta, byle bir
teori gelitiremezsek de, zihin/bilinbeyin etkileiminin mmkn
olmad anlamna gelmez. Bilimsel olarak ilikiyi anlamada bizim
yeteneklerimizin bir snrll olabilir.

3. nc kar k, nedensel etkileime kardr. Fiziksel olmayan
olaylar bedensel olaylara neden olduu iin fiziksel olmayan olaylar
araya girmelidir. Bu durum, bedensel olaylarn ardklnda,
llebilir zamansal bir gecikmeye yol amaldr. Byle bir boluk
bugn iin ortaya konulamadndan, ikiciliin yanl yolda olduu ne
srlr. Ancak, araya girme herhangi bir zamansal gecikmeye gerek
duymayabilir. Tpk yerekimi kuvvetinde olduu gibi, llemez bir
zaman srecinde etki eder.

4. kicilik, zihni/bilinci ya da ruhu, madde dnyasndan bamsz kabul
eder. Bu nedenle, bilincin zelliklerini bilimsel olarak nasl
inceleyeceimiz hakknda hibir ipucu vermez. nk bilin maddesel
dnyann bir rndr. Bilim de maddesel dnyann bilgisidir.


| 133
5. Son yllarda, beyin zerinde yaplan aratrmalar, zihnin beynin
maddesel yapsna sk bir balants olduunu ortaya koymutur. Bu
bulgular, zihin-beyin ayrmna kar bulgulardr.
Tm bu kar klar, gerein ne olduunu ortaya koymak iin
ikiciliin ne srdklerinden daha iyi deildir. Biri zihinsel, dieri
fiziksel olmak zere, aralarnda ince balar bulunan iki olay kmesini
paralel olarak ele almak iin elimizde hibir dayanak yoktur. imdiye
kadar elimize geen kantlar insann eylem yapan varln ancak bir
birlik olarak ele almay gerekli klyor; fakat bu birlik yadsnamaz bir
biimde iki ayr grnm vermektedir. teki grnm bir karara
vardmz zaman duyumsadmz ve bildiimiz eydir, dtaki
grnm anatomist ya da fizyologun kafann iine baktnda grecei
eydir.
zetle, ikiciliin temel anlay, basite bir parann iki yz
gibi beden ve ruhu ele almasdr. Oysa ruh/beden veya zihin-
bilin/beyin iki ayr eyin bileeni olarak grlmezler. Tam aksine,
btncl bir yapdan oluurlar. kicilie kar oluturulan iki u
dnceden, bilince phe ile bakan maddecilik ise sadece fiziksel
durumun nemli olduuna inanr. Psikolojide, maddeciliin karl
davranlk olarak karmza kar. Buna gre d uyaranlara kar
sadece mekanik tarzda yantlar olutururuz. Bilincin ve zihnin bir
anlam ve nemi yoktur. dealizm ise fiziki bir dnyann aslnda var
olmadn ve her eyin alg olduunu ne srer.


John Searlein zetlemeleri
Orada grnmez cmleler var----------- Dnce dili
Orada bir bilgisayar program var------ Biliselcilik
Orada sadece nedensel iliki var-------- levselcilik
Orada hibir ey yok----------------------- Eleyicilik

Grngclk (Fenomenoloji)
Edmund Husserl (1859-1938) tarafndan oluturulan bir akmdr. Daha
sonra Martin Heidegger (1889-1976), Jean-Paul Sartre (1905-1980) ve
Maurice Merleau-Ponty (1908-1961) de bu akma katlmtr. Fiziki
nesnelere yaplan tm gndermelerin anlam kaybna uramakszn
mevcut veya muhtemel deneyimlere eit olduu ya da bunlara
evrilebileceine dair dncedir. Fenomenolojinin, Berkeleyin
maddeyi kabul etmeyii olan ideal madde teorisi (idealizm) ile pek ok

| 134
ortak noktas vardr.
110
Buna gre; bilin znel, kiinin kendisinin
birinci elden bir deneyimdir.
111
Bilincin bir ilevi ya da etkisi yoktur.
Gzlemlenebilir olaylarn zerinde olan ve belli artlarda ortaya kan
bir olgudur. Fenomenolojinin zihinsel fenomenlerin nasl olutuu
sorusuyla herhangi bir ilikisi yoktur.
Zihinsel olaylarn fiziksel olaylarn yan rnleri olduunu ve
doadaki olaylarn oluumuna hibir biimde etkide bulunmadn ne
sren felsefi bir akmdr. Fiziksel olandan zihinsel olana doru, tek
ynl iliki zerine kuruludur. Zihinsel olaylar herhangi bir nedensel
ilikide etkin gce sahip olmayp, aralarnda nedensel bir ba
olmakszn sinir sisteminde meydana gelen olaylarn izdm olarak
ortaya kan bilin durumlar dizilerinden ibarettir. Zihinsel grngler
tmyle fiziksel grnglere indirgenemezdir. Zihinsel sreler ya da
grngler, doal srelerde etkin olmayan, yalnzca bu srelere elik
eden grngler olarak ele alnrlar. Baka bir ifade ile zihinsel
olaylar, sadece maddi glerin ve fiziksel olaylarn glgeleri olarak
kalrlar.
Shadwort Hodgson Zaman ve Uzam (1865) adl eserinde ilk
kez grngclk tanmn yapar. Tm bilin ve zihin olaylarnn beyin
durumlarnn bir sonucu olduunu ne srer. Ancak, bu ilikide bilin
olaylarnn beyin zerine etkisi yoktur. Ardndan, Thomas Huxley
(1874) Bizler bilinli makineleriz diyerek, glge grngcln en
bilinen savn ne srer. George Santayana (1905), benzer fikirleri
savunduysa da, pek yanda bulamamtr.



110
Jennifer Trusted. Fizik ve Metafizik. Deney a. nsan Yay. 1995, stanbul. s:217
111
Varela FJ. Neurophenomenology: A methodological remedy for the hard problem. JCS 1996;3:330-349.

| 135


ekil. Gnmzde, zihin-beyin veya bilin-beyin sorununa genel yaklamn
ncleri ve yer aldklar akm gruplar. Kiilerin bak alar kitapta deiik
blmlerde ilenmitir.


levselcilik
Bu baka gre, beyin bir tr makinedir. levselcilik igzleme kar
kn sonudur ve bilincin deneysel olarak aratrlmas gerektiini
savunur. levselcilik evrim kuramnn douunun ardndan kendine
yer bulmutur. Darwin baz psikologlar etkilemi ve onlar bilincin
ilevi zerinde dnmeye ynlendirmiti. Bilincin ilevleri hakknda
fikir yrtme, pek ok aratrmac iin bilincin unsurlarn
belirlemekten daha nemli bir grev halini almt. Ayn zamanda bu,
hayvan psikolojisini incelemeye de hz kazandrd. Darwinden nce
hayvan psikolojisini incelemenin bir anlam yoktu, nk Descartesa
gre onlar ruhsuz otomatlard. Trlerin Kkeni zerineden sonra
insan ve hayvan zihinlerinin ksmen ayn iledii anlald. O dnemde
birok hayvan zeks almalar yapld. Zihinsel sreleri ayn ekilde
ele alma ile ilevselcilik domu oldu. levsel psikolojinin ncs
William Jamestir (1842-1910). levselcilik, basit olarak u ekilde
zetlenebilir: bu makine kendi iindeki iletiimini elektriksel sinirsel
atelemelerle salar ve fiziksel srelerin zihinsel nedeni yoktur. Uygun
durumlarda makineler de dnebilir ve hissedebilir hale gelebilirler.
Ruhun da maddesel kavramlarla hibir ilgisi yoktur.
112

Temel olarak;

112
Davies P. Tanr ve Yeni Fizik. m yaynlar, 1995;174.

| 136
1. levsel psikoloji zihinsel elementler psikolojisinin tersine
zihinsel ilemler psikolojisidir;
2. levselcilik, bilincin temel yararlarnn psikolojisidir. Bilin
organizmann ihtiyalar ile evrenin istekleri arasnda arabuluculuk
yapar;
3. levsel psikoloji sadece bilin ile deil muhakeme, irade ile
de ilgilenir ve anlamlarn aratrr;
4. Ayn zamanda psikofizik ilikilerin (ruh/beden)
psikolojisidir. Bu nedenle de, ruh ve beden arasnda gerek bir ayrm
olmadna inanr. Bu ikisini ayn dzene ait farkl varlklar olarak ele
alr ve birinden dierine gei yaplabileceini kabul eder. Tarihsel
sre ierisinde ilevselcilik znelin (zihin-bilin) kiiye zel
aratrmasndan nesnel aratrmaya (ak davran) doru yn
deitirir. Sonunda zihin aratrmalarn terk edip tmden davranlar
zerine younlar. Bylece ilevselciler, yapsalclarla davranlar
arasnda bir kpr grevi grrler.
113


Kiisel Baklar
Sinirbilimsel reti
Gerald Edelman (1989), zihni yalnzca sinirbilimsel teorinin formle
edebileceini ne srer: ...zihnin bilimsel teorisinin ina edilmesi,
dorudan beynin yaps ve almas zerine kurulur... sinir hcreleri
organizasyonu zerine kurulur. Francis Crick (1994) ise, zihnimiz
hakknda bilimsel inanlarmz bizim beynimizin davranlarnn
sinir hcreleri ve dier hcrelerin, ilikili molekllerin etkileimi ile
aklanabilir der.
Sinirbilim, biyolojik sinirbilimi akla getirir. Bireysel sinir
hcrelerinin yapsn, ilevini, sinir hcreleri topluluklarn ele alr.
Basit ifade ile biyolojik sinirbilim sinirin fizyolojisi, kimyas ve
anatomisini konu edinir ya da kapsar. Sinirbilim dier bir bak as ile
bilisel sinirbilim (cognitive neuroscience) olarak ele alnr. Bilisel
sinirbilim, biyolojik ve fiziksel bilimleri, zihinsel grngleri aklayan
psikoloji biliminin disiplinler aras almasdr. Oysa, biyolojik
sinirbilimi beynin biyolojisini anlamaya alrken, bilisel sinirbilim
zihni anlamak iin biyoloji ve psikolojiyi kullanr. Bu ynden
bakldnda iki eit sinirbilim retisi ayrm yaplabilir:
114

1.Bilisel sinirbilim/sradan sinir hcresi retisi
2.Biyolojik sinirbilim/Radikal/esasl sinir hcresi retisi

113
Schultz DP, Schultz SE. Modern Psikoloji Tarihi. Kakns yay, 2001; 165-225.
114
Gold I and Stoljar D. A neuron doctirine in the philosophy of neuroscience. BBS 1999.

| 137

1.Bilisel (Sradan) Sinirbilim
Bu bak asnda gre, zihnin baarl teorisi saf olarak, bilisel
sinirbilimi teorisi olacaktr. Psikolojik fenomenler aklanacaktr ve
bilim olarak bunu bilisel sinirbilimi yapacaktr. Bilisel sinirbilimi,
psikolojik ve biyolojik bilimleri ierecektir. Ancak zayf bir reti
olarak dnlr. Bunun nedeni vardr: 1. Zihni biyolojik bir
fenomen olarak ele alr. Dier bir ifade ile tezini maddecilie yaslar.
Yani, zihinsel fenomenler sinirsel fenomenlere karlk gelir. 2. retiye
gre, bu fenomenin anlalmas bilimle salanacaktr. Tezini ise
natralizme dayandrr. 3. Yine de reti, biyolojik kavramlarla
anlamay tam olarak salayamayabilir. Psikolojik kavramlara da gerek
duyabilir.
Sonu olarak bu reti, zihin teorisinin aklanmasn gelecee
brakr. Bu nedenle kkl sonular yoktur. Dolaysyla, sradan
olarak adlandrlr. Bu bak as, bilisel bilimcilerce askya alnmtr.
Bilisel bilimlere gre, zihnin aratrlmas ayn zamanda beynin
aratrlmasdr. Baarl bir zihin-bilin teorisi bir beyin teorisi
olacaktr. Buna karlk ayaklarmzn, bbreimizin ve maddesel
olmayan zihnin bir teorisi olmayacaktr. Ve bu her eyi sinir hcreleri
ve onlarn zellikleri ile aklayabilecektir.
Genellikle, zihnin-bilincin herhangi bir teorisi ya zihnin
biyolojik bir fenomen olduunu, yani zihnin almalarn doal bilimin
bir paras olduunu, ya da en azndan psikoloji ve sinir bilimi
biyolojisinin uygunsuz olduunu yalanlayacaktr. Bunun rnei,
dalizm ve yapay zek programlardr. Her birini ele aldmzda,
yukardaki ilkelerden biri dlanr. Bu grler, bu tipteki sinir retisi
ile badamaz.

2.Biyolojik (Kkl) reti
Bu baka gre, baarl bir zihin-bilin teorisi saf biyolojik sinirbilimsel
teori olacaktr. Bu bakta, dilbilimi ya da psikoloji bilimine herhangi bir
atfta bulunmaya ya da yardmna gerek kalmayacaktr. Zihnin baarl
teorisi de, beynin, sinir hcrelerinin, alar ve yaplarnn temel yapsal
ve ilevsel terimleri ile ifade edilecektir. Churchlandn bak as kkl
sinir retisidir. Psikolojik zellikler hcre alt seviyesinin biyolojik
zellikleri ile ifade edilebilir. Nasl jeolojik depremler, mikrofiziksel
paracklarn bir dzenlenmesinin meydana getirdii yer deitirme
sonucu makroskobik depremlere neden olabiliyorsa, beyin iin de ayn
ey geerlidir. Bu fikri ne sren Churchlandler dnyann bir zihni
olmadna dikkat etmezler. Ayn zamanda depreme neden olan

| 138
plaklarn yer deitirmesini dorudan mikrofiziksel kuark, gluon,
elektron ve foton terimleri ile anlatan da yoktur. Ancak, yine de,
biliselliin doasnn yaps, biyolojik beyinlerin mikro dzenleniinin
ve mikro almasnn incelenmesiyle bulunabilir. Psikolojik teori
sonuta aklamalarn sinirbilimsel teorinin terimlerinde bulacaktr
diye ne srerler.

Bilincin Kolay ve Zor Sorular
Felsefeci David Chalmers, indirgemeciliin bilinci aklayamadn
belirtir ve ileride aklayabileceine de inanmaz. Ancak, bilin
ifadelerinin anlalmasn kolaylatrmak iin iki soru grubu oluturur:
kolay ve zor sorular. Kolay sorularn zmleri genelde psikoloji ve
biyoloji tarafndan verilmitir. Asl gizemli olanlar zor sorulardr.
115

Bilincin kolay problemleri unlar kapsar: insan znesi duyusal
uyaranlar nasl ayrr ve bunlara uygun yantlar verebilir? Beyin bilgiyi
farkl kaynaklardan alp nasl bir araya getirir ve bu bilgi davran nasl
kontrol eder? Kiiler kendi isel durumlarn nasl dile getirir? Tm bu
sorular bilinle birlikte olmakla birlikte, bilisel psikoloji ve
sinirbilimlerde yaplacak almalarla bunlara yant bulunacaktr. Farkl
olarak zor soru udur: Beyindeki ne tr fiziksel ilemler znel
deneyimleri ortaya karr? levlerimize niin bilin elik eder?
Bugn bilin aratrmalar tamamen bilincin kolay sorular
zerine younlamtr. Modern bilimin yant verdii tm sorular kolay
sorularn yantlardr. Sinir iletiminin elektriksel akn, kimyasal
salnmasn, hcre bymesini ve balant kurmalarnn
mekanizmalarn anlayabiliyoruz. ndirgemecilerin kendine gveni de
kolay sorularn yantlarnn alnmasndan kaynaklanarak artar. Ancak,
fiziksel ilemlerle bilincin ortaya k ne srlebilir, nemli olan,
bunlarn nasl bilinli deneyime neden olduunun aklamasdr. Bu
aklama henz elimizde yoktur. Yani et bir beyni oluturan sinir
hcreleri karlkl konuarak nasl bilin olutururlar. Ya da bir elma
grnce gze ulaan ve oradan grme beyin kabuuna geen
uyaranlarn nasl bir krmz elma hissi oluturduunu bilemiyoruz.
Fiziksel teoriler, sistemlerin sahip olduu belli fiziksel yaplar ve nasl
farkl ilev oluturduklarn aklar. Buna karn bilin, henz, yapsal
ve ilevsel olarak bilimsel aklamann ok ilerisindedir.
Chalmersa gre, sinirbilim bir gn bilincin sinirsel karln
(bilinli deneyimle ilikili beyin yaplarn) bulabilir. Hatta daha detayl
olarak, beyindeki zel ilevler ve ilikili deneyimin zel sinirsel karl

115
Chalmers DJ. The puzzle of conscious experience. The Hidden Mind. Scientific American 2002;90-100

| 139
bulunabilir. Fakat bu yaplarn nasl bilin deneyimini oluturduklarn
bulmas zor gzkmektedir. Yani fiziksel ilev ile bilin arasnda
aklanmas gereken bir aralk-boluk vardr. Bu aralk belki yeni bir
teori ve keiflerle zaman ierisinde kapatlacaktr.
Yaygn olarak inanlana gre, fizik bilimi, evrenin temel esas ve
kurallarnn birletirilmi bir denklemini ortaya karacaktr. Fiziki
Steven Weinberg, Bir Teorinin Ryalar adl kitabnda (1992) fiziin
amacnn, doadaki tm kanunlarn bir arada ifade edilebildii her
eyin teorisini oluturmak ya da bulmak olduunu belirtir. Fiziksel
teorinin gcne ramen, bilincin var oluu fizik kanunlarndan
karlabilir grlmemektedir. Fizik ancak, bilincin nesnel karln
(sinirsel) aklayabilir. Eer, bilincin var oluu fizik kanunlarndan
karlamaz ise fiziin her eyin teorisi gerekten her eyin teorisi
deil demektir.
Chalmersa gre, bilinli deneyim temel bir zelliktir ve ok
daha basite indirgenemez. Bunu bir benzetme ile aklar: 19. yyda
kefedilen elektromanyetik fenomenin daha nceden bilinen bilim ve
fiziin esaslar ile aklanamadn, o zamana kadar bu tr kavramlar
olmadn, temel zellik olarak yeni kavramlarn ortaya konulduunu
ve yeni kanunlara uygulandna dikkati eker. Benzer bak as
bilince de uygulanabilir. Yani, bilin elimizde var olan bilimsel bilgiler
ile aklanamaz ise, yenilerine gerek duyulacaktr. Bu da byk bir
ihtimalle gelecekte, bilimde olacak bir devrimsel gelime ile ortaya
kacaktr.
Bilin teorilerinin nihai amac, basit temel kanunlardan oluan
ve fiziin temel kurallarna benzer bir teori oluturmaktr. Elbette,
esasl bir teoriye ulaana kadar ortaya atlan teorilerin tm yanl
olabilir. Ancak, yeni dnceler ve teoriler daima ortaya kacaktr.
Hemen her yl, bilinle ilgili almalara yeni sayfalar eklenmektedir.
Ancak aklanamayan bilin teorisinin ne olduu belirsizdir.
Tanmlamas m? levi mi? Neden evrimsel olarak var olduu mu?
Hangi anatomik beyin yaplarndan kaynakland m? Beyinle nasl bir
arada olduu mu?


Tablo. yi bir bilin teorisi iin, teorinin aklamas gereken malzemelerin
farkl aratrmaclara gre listesi.
David Chalmers Fiziksel bir sistem nasl bilinli deneyimi oluturur
Birinci kii deneyimi
znellik, zihin ierii (qualia)
Zihin ierii aklamas

| 140
Beyindeki bilincin btnln
Davran kontrol ve zgr irade
Neden bilinli olduumuz

JA Gray Tekml/geliimi ve ortaya k
Yaamsal deerinin ne olduu
Beyin olaylarndan nasl ortaya kar?
Davran nasl etkiler?

Gerard Edelman Fiziksel art ve kanunlara uyum
Fiziksel gereklikle atmama
Evrimsel gereklilii nedir?
Zihin ieriini aklama

Nick Herbert Zihin balantlar/haritalar
Yapay farkndalk
Zihin miktar ve kalitesi
Dikkat mekanizmas
Benlik ve kiilik duygusu
zgr irade
lmle ne olduu
Uzaktan zihinlere ulamak
Evrensel nemi


Birincil ve Yksek Dzeyli Bilin
Gerald Edelmana gre; bilin iki temel balkta incelenebilir: Birincil ve
daha yksek dzeyli bilin olarak. Birincil bilin; dnyadaki bir eylerin
zihinsel olarak farknda olmadr. Bulunulan anda, zihinsel imajlar
vardr. Ancak; kiide gemi ve gelecekle ilgili herhangi bir duyum
oluturmaz. Yksek dzeyli bilin durumunda kii kendi hareket ve
duygularn tanr. imdiyi olduu kadar, gemi ve gelecei de bir arada
barndrr. Ve bilinli olduumuzun bilincinde oluruz.
116

Bilin niyetsellik gsterir; dnce ve olaylarn kendisi
hakkndadr veya kendisidir. Bilin zihinsel hayaller ve onlarn davran
dzenlenmesine etkisi ile kendini gsterir. Ancak, bilin deneyimlerin
basit bir kopyas (gerein bir aynas) deildir ve davrann
iyiletirilmesi iin de gerekli deildir.
Edelmana gre, felsefecilerin bilin hakknda oluturduklar
teorilerin sonu yoktur. Ancak bunlarn ou, bilimsel bir teoride olmas

116
Edelman G. Consciousness: The remembered Present. Annals of the NYAS 2001; 929:111122.


| 141
gereken zellikleri tamazlar. Daha ok; beyin ve bedenin ilevleri ile
ilikilidir ve gzlem temeline dayanrlar. ou teori ilevselci makine
modeli zerine ina edilmitir. Bunlar da genelde iki tiptedir: birinde
bilin etkin olarak kabul edilir ve bir bilgisayar sistem programndaki
gibi yerine getirme ile ilikilendirilir. Dieri ise bilinci bir epifenomen
olarak ele alr. Bu dnce byleyici ve etkileyici olmasna karn
kullanszdr.
ada molekler biyolojinin baarlarna karn, biyolojinin
gelmi gemi en byk problemi canlsal elerin, zaman-mekansal
nasl rgtlendii ya da koordine olduudur. Sinir hcreleri tek bana,
ne koklayabilir, ne dnebilir ne de hatrlayabilir. Bu sinir hcreleri
ibirlii yaparak gruplar oluturur ve bilisel ilevleri yerine getiriler.
Buradaki temel soru, hcreler arasndaki etkileimin nerede ve ne
ekilde ortaya ktdr. Biyolojinin temelinde, fizik-kimya yasalar
yatar. Ancak, bu yasalarn kavramsal erevesi ok dardr. Sistemlerin
salt mikroskobik betimlemesinin tesine geip, onlar btn olarak
aklayabilecek yeni kavramlara gerek vardr. Belli koullar altnda,
sradan madde, kendiliinden desen oluturur ve canlym gibi
davran sergiler. Kendiliinden rgtlenebilen sistemlerde sistemin
paralarn yneten herhangi bir hayalet bulunmaz. Hatta sistemin bir
benlii de yoktur. Canllar ve beyin, ak sistemlerdir (denge
durumunda olmayan) ve kendi evrelerinden enerji, madde ya da bilgi
almadan yaplarn koruyup ilevlerini yrtemezler.
Modern bir bilin teorisi, bilincin hangi sinirsel adan
doduunu, evrimsel ve geliimsel olarak nasl ortaya ktn; kavram
oluumu, bellek ve dilin bilinle nasl balantda olduunu
aklayabilmelidir. Bu olaylar nrobiyolojik terimlerle
tanmlanabilmelidir. Testlerin dorulamas tercihen gerek deneyler ile
veya en azndan dnce deneyleri ile yaplabilmelidir. Ve son olarak
da, ne srlen herhangi bir zellik hangi bilimsel alanla ilikili olursa
olsun, gnn geerli bilimsel bilgisi ile uyumlu olmaldr. Edelman
kendi bilin teorisi iin nemli art ortaya koyar ve bunun
oluturulacak dier bilin teorilerinde de bulunmas gerektiini ne
srer: fiziksel art, evrimsel art ve znellik/zihinsel ierik art.

1. Fiziksel art: ne srlen teori fiziin geerli kanunlar ile
atmamaldr. Yani, ruhlar ve hayaletler darda
braklmaldr. Edelmana gre, bugnn fizii, fiziksel dnyay
tanmlamak iin yeterlidir. Ancak, bilin teorisinin temeli iin
yeterli olmayabilir. Yine de, kuantum ktle ekimi, uzaktan etki

| 142
ve sper bir fizik ie kartrlmamaldr (Bu bak as
ilgintir. Kuantum ktle ekimi bilimin bir rn deil mi?).

2. Evrimsel art: Bilin trlerin evriminde, bir noktada, daha
nce olmayan fenotipik bir zellik olarak ortaya kar. Bu
dnce bilincin evrimsel bir avantaj olarak gelitiini ne
srer. Evrimsel kurallara gre, bilin bir epifenomen (eriyen
bir metalin kzarmasnda olduu gibi bir fenomen) deil, etkin
bir ilevdir. Bunun neden byle olduunu bilim ve eldeki teori
aklayabilmelidir.

3. znellik/zihin ierii: Kiisel deneyimlerin, hislerin,
duyumlarn farkndalklar ile oluan bir toplamdr. Burada
fenomenal bir durum vardr. rnein; krmzlk, krmz bir
nesnenin znelidir. znellik hissettiimiz zihinsel sahnelerin
ayrlabilir paralardr. Bu alglar deneyimlerle birlikte
olduklarnda ok kesin olabilirler. Ancak, alglamann
yokluunda da daha az veya ok yaygn hissedilebilirler.
rnein, ar varlnda hissedilen ar ile gemite
yaadmz bir ary dndmzde yaadmz znel his
derecesi farkldr.

znellik, yalnzca kiinin kendisi tarafndan dorudan
deneyimlenir. Bu nedenle yntemsel olarak aratrlmas zordur.
Nesnel dnyay tanmlayan fizii paylatmz gibi znellii
paylaamayz. Bir birey baka birisine kendi deneyimlerini aktarabilir,
ancak bu aktarm daima ksmi, yetersizdir. Buna ilaveten, birok bilinli
ve bilinsiz deneyim ezamanl olarak kiinin znel deneyimlerini
etkiler. Bireylerin, kendi bilinli deneyimlerinin toplam zerinde kendi
bak alar vardr. Ancak, bu bak as asla bilimsel teori haline
getirilemez. Ek olarak da, dier gzlemcilerin bunu deneysel kontrol
altna almalar da mmkn deildir.
Bu soruna ramen, bilinci incelerken znellie kar
umursamaz davranamayz. Fenomenal deneyim, birinci kii bak as
olarak zlemez bir sorun gibidir. Peki, bu durum tam anlamyla
umutsuz mudur? znellik, tam olarak umursanamaz; ancak, bilin
teorisi yaplrken, teorik olarak znellii olmayan gzlemci scak, yeil
renkleri hissedebilir. znellii olmayan bilimsel gzlemci yoktur!
znel durumlar ieren znel bildirimlerle (kiinin dilsel aktarmlar
ile), beyin yap ve ilevinin ilikisine baklabilir. Ancak her durumda,

| 143
bireysel ve kiisel bende yaanan znellik, bilincin bilimsel (nesnel)
incelenme olasln snrlar.
Bu znellik, yksek dzeyli bilin ve birincil bilin arasndaki
temel ayrmdr. Yksek dzeyli bilin, bir insanda dorudan
farkndaln ortaya kmasdr ve dil ile bir dier kiiye rahatlkla
aktarlabilir. Birincil bilin ise, zihinsel grntler gibi fenomenal
deneyimlerden oluur ve llebilir bir imdi ile ilikilidir; benlik,
gemi, gelecek kavramlar ile ilikisi yoktur. Buna gre, yalnz bana
birincil bilincin var olmasyla bilin teorisi oluturmak yeterli deildir.
Dolaysyla, iyi bir bilin teorisinin zaman boyutuyla da ilikisinin
ortaya konmas gerekir.
Edelmana gre; ncelikli olarak birincil bilin modeli
oluturmalyz ve bunun zerine yksek dzeyli bilin modelini ina
ederek; insan fenomenal deneyimleri ile bu modellerinin her birinin
balantlarn deerlendirmeliyiz. Bu bak, evrimsel kabullerle de
uyumludur ve yaklam yksek dzeyli bilincin nasl evrimletiini de
aklamaldr. Evrimsel olarak; sinir sistemi organizasyonunun kabaca
iki tr vardr ve bunlar bilincin nasl evrimletiini anlamada
nemlidir. Her iki sistem de sinir hcrelerinden yapl olmalarna
ramen, oluturduklar yaplar son derece farkldr.
117


Birincil Sistem
Beyin sap ve beyinde yer alan limbik (ya da ilevi nedeniyle zevki
blge) sistemdir. Bu sistem; itah, cinsel ilevler ve savunma davran
oluturulmas iin deerli bir sistemdir. Yaygn olarak, bedendeki
hormonsal bezler ve otonom sinir sistemi ile sk balant iindedir.
Buna ek olarak bu sistem; kalpsolunum hz, terleme, sindirim, uyku ve
seksel ihtiyalar, bedensel isel saatdnglerini de ayarlar. Bu
balantlar nispeten saniyeden aylara uzayabilen ge yantl bir
sistemdir. Bu sistem d dnya ile ok balantl deildir, bedensel
ilevlerle arlkl olarak ilgilidir. Hemen hemen tm trlerde ortak
yaplardr.

kincil Sistem
Talamokortikal sistem olarak adlandrlr ve organizasyonu belirgin
olarak farkldr. Beynin duyusal trafosu talamus ve beyin kabuunun
bir arada ilev grmesi ile oluan bir yapdr. Talamus, gelen duyusal
uyaranlar ilgili beyin kabuu alanlarna gnderir. Hzl bir sistemdir
(milisaniyeden saniye aralnda). Limbik ve beyin sap yaplarna gre,

117
Edelman G. Consciousness: The remebered Present. Annals of the New York Academy of Sciences 2001;929:111-122

| 144
ileri derecede geri dnl kontrolleri olan balantlar iermez ya da
ok az ierir. Kendi iinde karmak balantlar yaparak blgelere
ayrr. Birinci sisteme gre, evrimsel olarak daha ge gelimitir.
Ancak, bu iki sistemin varl bilin iin yeterli deildir. Ek
zellikler de gerekir. lk olarak; beyin kabuu sisteminin gelimesi ve
bunun sk ekilde limbik sistemle balantl olmas gerekir. Bu var olan
renme kapasitesini artrr. kincisi, bu balantlar zerinde bellein
yeni bir tipi olmaldr. Kavramsal bellek farkl beyin sistemlerindeki
algsal girdileri gruplama yeteneinde olmaldr. Bu gruplama, talamus
ile beyin kabuu ve limbik yap ile beyin sap arasndaki balantlarla
salanr. ncs, evrimsel gelimenin ilkel bilin ortaya kmas iin
yeterli oluudur. Evrim esnasnda, yeni anatominin bir paras olarak
bilin ortaya kar. Yukardaki balantlara sahip olmayan ve gruplama
bellei olan bir hayvan, d dnyann algsal olaylar ile balant
kuramaz. Bellein bu zel eidi ve algsal gruplama arasndaki
etkileim ilkel bilinci oluturur. Yksek dzeyli bir bilin iin ilkel
bilin gereklidir.

Tablo. Psi/phi problemini uygun teori zemininde zmek iin Elemental Mind (1999)
adl kitabnda fiziki Nick Herbert, iyi bir bilin teorisi iin, teorinin aklamas ve
cevap vermesi gerekenlerin ne olduunu sralamtr.
118

zellik Soru
Zihin balantlar Zihnin varln ve miktarn nesnel olarak nasl
belirleyebilirim? Baka zihinlerle balant kurabilir miyim?

Zihin haritalar Bizim dmzda hangi tr zihinler fiziksel dnyay tayorlar?
Dsal gereklik zihnim tarafndan m oluturuluyor?

Yapay farkndalk Nasl bizimki gibi ie sahip makineler retebiliriz? Monistik
yaklama gre zihin ve madde birse, sradan bir maddeyle
yapay bir zihin oluturabiliriz. Dier yandan, ikicilerin zihnin
dardan gelip maddeye yerletii dncesi doru ise, bilim
zaman iinde dardan gelen varlklarn yerleebilecei duyarl
meskenleri nasl oluturacamz gsterecek mi?

Zihin miktar Bir varln bilinli farkndalnn miktarn maddenin hangi
zellii belirliyor? Bilincin kesintiye uramas (uyku, genel
anestezi) sonras nasl geri geldiini ve nasl kaybolduunu
(genel anestezi) aklamaldr.

Zihin kalitesi Bilinli farkndaln kalitesini belirleyen nedir? Bizden daha
ilkel varlklarn ve henz insanlar tarafndan
deneyimlenememi daha yksek (ne plus ultra/ulalabilecek

118
Herbert N. Temel Bilin: nsan Bilinci ve Yeni Fizik. Ayna Yaynevi. stanbul. Kasm 1999; 38.

| 145
en yksek nokta) farkndalk trlerini de aklamaldr.

Dikkat Bilinli madde dikkatini nasl verir? Aktif (istemli) ve pasif
(otomatik) eylemler nasl olmaktadr?

Benlik duygusu Bilincin dikkat ekici zellii olan benlik hissi nedir? Zamanla
kiilik zelliklerimizin deimesine ramen, nasl zde ayn kii
olarak kalyoruz? Benlik bir yanlsama m?

Kiilik Kiiliin z nedir? Soyutlanm i deneyimlerden bir kii
oluturmak iin gerekli artlar nelerdir? Kii olmann maddesel
temeli nedir?

zgr irade Benlik duygusu ve kiilikle zdeleen, bilinli ve istemli olan ve
benliim tarafndan yaptrlan zgr seimlerin kayna nedir?

lm Beden ldnde zihne ve bilince gerekten ne olduunu, dini
ve felsefi aklamalar yerine bilimsel temellerle aklayabiliyor
mu?

Zihne ulamak Dardaki zihinlere ulalabilir mi? Zihinler (beyinler) aras
veya zihin dnda yer alan sradan madde aras balant olabilir
mi?

Evrim Evrimsel ynden bilinli olmann deeri nedir? Bir i hayata
sahip olmak atalarmza var olma mcadelesinde nasl yardm
etti? Hangi evrimsel aamada bilin ortaya kt? Yoksa bilinci
anlamak iin, evrim teorisinden daha yksek prensiplere
ulamamz m gerekmekte?

Srpriz yi bir bilin teorisinin en nemli zellii, insan farkndalnn
u anda bilinen veya tahmin edilen zelliklerini ne kadar iyi
aklad deil, daha nce bilinmeyen veya hayal bile
edilemeyen, karanlkta kalm olgular gn na karmaya
allmasdr.

Bilin Teorilerinde Olas Felsefi Yanlsamalar
Felsefi terimler arasna Aristotelesin soktuu Summum bonum
(iyilerin en iyisi) ile bir bilin teorisi oluturulabilir mi? Biliyoruz ki,
gereklik szck oyunlarnn tesindedir. iedeki sinee k yolu
gstermeye alan felsefi ifadelerle bilincin doyurucu bir tanm
bulmak zordur. Yine ortaya konulan teorilerden hangisinin doru
olduunu anlayabileceimiz experimentum crucis/can alc deney
yapabilecek miyiz? En nemlisi de bilincin teorisini yaparken yanltc
uslamlamalardan nasl kurtulacaz? Varlan yarglarn olaslk
ierdiini unutarak kant diye ne srldnde (argumentum ad
judicium), kiilerin znel birtakm deneyimlerinden yola karak

| 146
yaptklar (argumentum ad personam) bilin teorileri ya da tanmlar,
bilinci alt birimlere ayrarak ortaya konulan ortak zelliklerin bilincin
kendisinde de olduunu (fallacy of composition/bileim yanlgs) ya da
bilincin btnl iinde sahip olduu belli bir zelliin bilincin
paralarnda da bulunduunu varsayan (fallacy of division/blm
yanlgs) teorilerden nasl syrlacaz? Eer bilin bir sonu ise ve biz
farknda olmadan onu ncl olarak kullanyorsak (petitio
principii/vicious circle), ncl doru olsa da sonu yanllanabiliyorsa
geersiz bir teori olacaktr.

Sonu: Umutsuzluk Yolu mu?
Baz umutsuz bilimadamlarna gre bilin ulalmazdr ve bu dnyada
cevabn bulamayacamz sorulardan biridir. Bilincin anlalamazln
ne srenlerden birisi de ve nde geleni Colin McGinndir. Bilincin
zlemeyecei konusundaki temel k noktas, zihnin kendi kendini
anlamaya almasndan doan ksr dngdr. Ona gre, sonsuz bir
zihin kendini anlamaya abalar, ama abalad kendine ulamaktr. Bu
nedenle zihnin anlalmas, zihnin anlayabilecei kapasitenin nne
geer. Bu adeta bir ad infinitum/sonsuz dng durumudur.
McGinne gre, yaam devaml bir evrim basks altndadr ve
bilin evrimsel olarak maddenin daha ileri dzenlenmesinin sonucu
ortaya kmtr. Bu nedenle baz doal zelliklerinin olmas gerekir.
Bu doal zellikleri ve beynin yapsal zelliini P
(P=primary=birincil) olarak adlandrr. P ayn zamanda, bilincin
maddesel temelini olan beyni ifade eder. Buna ek olarak, bir de T vardr
ve dardan yaplan gzlemlerle oluturulan teoridir. McGinne gre,
T, Pye gnderme yaparak, bilin durumlarnn beyin durumuna bal
olduunu ifade eder. Bilisel yapmzn zel snrllklar nedeni ile asla
Pnin doasn kavrayamayz. Pnin zdeliini ortaya koymak iin
yalnzca iki olasln olabileceini ne srer:
119


1. Bilinci dorudan inceleyerek Pyi aratrma
ebak kullandmz zaman, P olarak grnen bir eyler bulamayz.
McGinne gre iebak sadece, zihin-beyin ilikisinin terimlerinden
birine bizi ulatrr. Temel bir balantya asla ulatrmaz. Pyi anlamak
demek, Tnin teorisinin kavranmasdr. Ve bu bilincin Pye nasl bal
olduunu aklar. Fakat Tyi anladmzda, onun ierdii ifadeleri de
anlayacamz anlamna gelmez. Bunlardan biri, beyin durumlarnn

119
McGinn C. Can we solve the mind-body problem? Mind 1989;98:349-366.


| 147
znel niteliidir. Tam olarak znel nitelikleri anlamak, onun niteliinin
kavranmasdr. Bu reductio ad absurdumdur.
McGinn, bilince hizmet eden P zellii fikri ve zel bir
deneyime hizmet eden beyin durumu arasnda ayrm yapar. Bilinli ve
zel deneyimlerle ilikili beyin durumlar, farkl znitelikler
gstermemelidir. Eer bunu kabul edersek, bu indirgemeden kanmak
demek deildir. Bilinci ortaya karan fiziksel zelliklerin bilinmesi,
bilinli olmann nasl bir ey olduunun kavranlmasn gerektirir. Bir
karm yaplabilir; bilinli olmak nasldr ve bir eyin bilinci olmak
nasldr?
Eer Pyi bilirsek, Tyi de bileceiz anlam kar. Bu durumdaki
bir teori bilincin Pye nasl bal olduunu aklayabilecektir. Btn
karmlar ierisinde, akla u soru da gelmektedir: madem ki bilin
kavraymzn tesindedir, zelliklerini kavrayabilen birisi bunu nasl
bilecektir ya da bildiini nasl fark edecektir?

2. Fiziksel beyni alarak Pyi anlamak
Dier bir yol, zihin-beyin ilikisinin beyin yani et ksmn almaktr.
P, tarafmzdan alglanamaz. Sorun, beynin fiziksel zelliklerini
aklama zorluundan ziyade, aklayc bir teorinin olmamasdr!
Beynin fiziksel etkileri ve beyni gzlediimiz ekilde aklamak iin
bilin kavram gerekli deildir. McGinne gre; zihin-beyin sorununu
zmede benzetmeler yapmak teori oluturmaya yardm edebilir.
Zihin-beyin problemi zlebilirdir. Gizeme, metafizik sonu ve
yorumlara gerek yoktur. Dier yandan zihin-beyin sorunu
zlemezdir ve zmledii zmlenemezliin anlalmas ve
zmdr! Ancak, bizim bu sorunun bir paras olmamz, zmn
nndeki en nemli engeldir.












| 148