You are on page 1of 127

| 1

Ruh-Beden Tarihinden
Bilin-Beyin Tarihine


Antikadan Bilincin Yeniden Kefine
2000 Yllk Bir yk







Dr. Sultan Tarlac
Nroloji Uzman
2010













| 2

nsz
Bilimin tm dallar tarihsel olarak i iedir. Her ne kadar gnmzde ok alt
birimlere ayrlsa da... Ruh-beden ve zihin-bilin-beyin tarihi konusu uzun bir
konu olarak ele alnd. Ruh-beden/zihin-bilin-beyin tartmalar tarihsel
srete, din bilim, felsefe, psikoloji, sinirbilimi, matematik ve fizik konusuyla
sk iliki iindedir. Dolaysyla, bu konu ayn zamanda belirtilen bilim
alanlarnn da tarihidir. Deiik alanlardaki bilimsel gelimelerin, kendilerinden
ok uzak grnen bilimsel alanlar zerine etki ederek, o alanlara yeni
dncelerin ortaya kmasna nasl sebep olduklar ak olarak grlecektir.
Zamansal srete, bilimsel yntem ve baknn nasl deitii ve imdiki
tartmalarmzn ok da farkl boyutta olmadn gstermek, gelecekte nelerle
karlaabileceimizi ortaya koymak esas amatr. Gemi 2500 yl boyunca
dorudan olmasa da felsefeciler dnce retmilerdir. Gemii tekrardan
kanmak amac ile gemite sylenenlere gz atlmaldr. Yoksa birok kefi ya
da fikri yeni zannedebiliriz. Yine yzyllar ncesinde sorulmu sorularn ou
hala gndemdedir. Sorular ayn olmasna karn yantlarda deiiklikler vardr.
Deiimi grp gelecee ynelik karmlar da yapabiliriz. Bu bilimin mevcut
durumu hakknda bizde daha iyi bir anlay oluturacaktr.
Felsefe tarihini dikkate almadan felsefe problemlerini irdelemenin
asla imkn yoktur. Bu tarih ayn zamanda kltrel, dinsel ve sosyal etkilerin de
tarihidir. Akla uygun bir eyler sylemek iin tariheyi gz ard demeyiz. Geriye
bakma ayn zamanda u an iinde bulunduumuz durumu daha iyi anlamamz
salayacak ve gelecee yanstmalar yapabilmemiz mmkn olacaktr. Halen
kullanmakta olduumuz kavramlar temelde yzyl balarnda oluturulmutur
ve kavramsal kkenlerimizi bilerek ayn yanllara dmemek gerekir.
Kafamz bulularn yenilii ile megulken gemiten bir eyler renme frsatn
karmamak iin tarihsel kaynaklarmz unutmamak zorundayz. Bu ayn
zamanda bilimin tarihidir. Bu nedenle konu geni tutulmutur. Dnce adna
ortaya dklm her ey olmasa da, bo szlerden (flatus vocis) kanarak,
amazlar da gstererek, znelci kuramlar da ele alarak olabildiince geni
tutuldu. Kiilerin biyografilerine deil, ana fikirlerine yer verildi. Yine tm ilgi
alanlarndaki almalarna deil, daha ok zihin-bilin/beyin konusundaki
grler ele alnd.


Dr. Sultan Tarlac








| 3
Mademki ruhu inceliyoruz, ayn zamanda ardndan zmek zorunda
kalacamz sorunlar ortaya koymak konusunda herhangi bir retiyi reten
bizden ncekilerin kanlarn, geerli olandan yararlanmak ve yle olmayandan
saknmak amacyla devirmek gerekir.
Aristoteles, Ruh zerine


Dnce tarihi unutulan, hatta unutturulmu dncelerin de tarihidir.
M. Foucault

Henz dnyada belli bir son bildiren hibir ey olmad gibi, dnyann en son
sz de, dnya zerine en son sz de henz sylenmi deildir; dnya ak ulu,
btnyle de zgrdr, her ey hala gelecekte yatyor, hep de gelecekte
yatacak.
Dostoyevski




























| 4


Ruhun Ortaya k


3500 yl nce, Nilin gnein batt yakas, Msrllarn inancna
gre lmllerin ruhlarnn br dnyaya en ok yaklaabildii
noktayd. Msr inancna gre, bedenin yannda ruhtan oluan bir
yap daha vard. Ka, Msr dilinde ift anlamna gelen ve
dlleme gcn, yaratc ve koruyucu ilevleriyle, yaamsal
enerjilerin tmn belirten bir ifadedir. Sembol, iki kalkk kol
biimindedir. Yaamn da gc olan Ka, gmldkten sonra Ba
(ruh) olarak bedeni terk eder. ahin bal Horus Bay ate ve
kobra kaplarndan geirip hkm meknna getirir. Burada,
lenin vicdann ieren kalbini bir teraziye yerletirir ve
karsna da bir ty koyar. Kalp ile ty dengede kalrlarsa, Ba ile
Ka birleip, Osirisin hkmettii aydnlk leme geip bir ruh (Ak)
olurlar.
M 2000 yllarna ait papirslerde kalp btn organlarn
merkezi olarak kabul ediliyordu. Msrllarca, sinir sisteminin
yaamsal nemi ve ilevi bilinmemekle birlikte, yazl tarihsel
kaytlarda geen en eski beyin ifadesi M 1300lerdeki Edwin
Smith Papirsnde geer. Bu kaytta beyin kelimesi sekiz kez
geer ve kafa kemiinde krk olan iki hastann tans, klinik seyri,
tedavisinden bahsedilir. M 600larda, btn vcut kanallar ve
damarlarnn kalbe bal olduuna inanlyordu. Bu doruydu;
ancak, yanl bir karm olarak, kalbi btn dncelerin
merkezi olarak kabul etmilerdi. Kiinin yapp ettiklerinin kaytl
olduu kalp, bu nedenle ty ile karlkl teraziye konuyordu.


| 5


ekil. M 1500 ylnda Msrda kaleme alnm olan Edwin Smith Papirsnde yle
yazar: Eer boyun incinmesi alm bir kiiyi muayene ederseniz... ve her iki kol ve
ayanda hissin kaybolduunu, bunlar hareket ettiremediini ve onun idrarn
tutamadn tespit ederseniz... Bu bir boyun omurgasnn yer deitirmesinin neden
olduu omurilik kesilmesinden dolaydr. Bu tedavi edilemeyen bir durumdur...
1
Yandaki
hiyegrolif, tarihte ilk yazl BEYN kelimesidir. Sadan sola doru okunur. Resim yazs
zerinde sa ve iki kula olan kafa alp-kesildii zaman iinden uup giden ku-ey
olarak okunabilir. Uup giden ey, bilin-ruh ya da canll salayan eydi (izim:
Tarlac).


Destanlardan ve kahramanlk yklerinden biliyoruz ki,
Smerler ve onlarn Mezopotamyadaki takipileri yaam,
hastalk, lm, ruh konular ile yakndan ilgilenmekteydiler.
Ancak, u da kesindir ki, Smerler tam anlam ile bir felsefe
sistemi gelitirememilerdir. Bilim ve hakikatin esas ile ilgili
hibir soruyu ortaya atmamlardr. Felsefenin dallar olan
bugnk bilimlerle ilgili nemli katklar olmamtr. Evren ve
insan hakkndaki aratrmalar ve dnceleri asla felsefi
olmamtr. Smer felsefesi, onlarn dininden, mitolojilerinden,
destan ve ilahilerinden karlabilir.
2
Mezopotamya
hikyelerinde de yaratlm olan insan, tanrnn kan veya z
gibi tanrsal bir unsur ile Dnyann kilinin karmndan
yaplmadr. Smerce olan lulu kelimesi ile bu ifade edilir ve
kartrlm olan anlamna gelir. Genelde can diye evrilen
branice terim nefetir (bizim dilimizdeki nefs buradan gelir).
Canl bir yarat canlandran ve ldnde onu terk eden, elle
tutulamaz ruhtur. Smerce, -M-Tden gelen imti, nefes-
rzgr-yaam anlamna gelir. Akadca kelime olan ve benzer

1
Edwin Smith Surgical Papyrus, Case 31. Thebes, c. 1550 BC. Breasted, J. H. (ed.) The Edwin Smith Surgical Papyrus.The
University of Chicago Press, 1930.
2
Kramer SN. Tarih Sumerde Balar. ev: i M. Trk Tarih Kurumu Yay.1998; 63

| 6
anlamda kullanlan napitu kanda ele gemeyen bir eyi ifade
eder. Gerekte, Smerlerde ilahi unsur sadece tanrlarn fledii
deildi. nk daha temel ve kalc bir ey daha vard: TE-E-MA.
Harfiyen hafzay yerinde tutan barndran anlamna gelir.
Akadca ruh olarak evrilen etemunun benzeridir. Bunlara ek
olarak; UR (ruh, esas gvde) N (benlik, beden, birinin kendisi),
Z (soluk alma, yaam soluu, ruh) UR-SA (karacier, ruh)
ifadeleri de Smer dilinde vardr.
3




lm: ayaa kalk lmedin. Yaama gcn (Ka) ebediyen seninle
olacak

Ebediyet: ey dnyadayken benim olan kalbim, bana kar tanklk etme, yce
tanrnn yannda beni dava etme

Hkm: ite hakiki eklimle, yaayan bir ruh olarak gkyzne
ktm. Yreimin emeli sonsuza dek bu topraklarda yaayanlar
arasnda olmak.


Platon
Felsefe tarihi ve hatta bilimsel dn tarihi Platon (M 427-
347) ile balar. Ruh-beden tartmalar esas olarak, Fedon/Ruh
zerine
4
(M 360) adl eserinde gzlenir. Bu eserdeki ifadeleri
hocas olan Sokratesin (M 469-399) grleri olarak
nitelenebilir. Yunanl filozof Sokrates En nem tayan ey,
insann ruhudur; nk bu ruh, evrenin tmel ruhundan bir
paradr, ezeli ve ebedi vasflara haizdir diyerek, onu cisimden

3
John A. Halloran. Sumerian Lexicon, Version 3.0. 1999.
4
Platon. Savunma-Fedon. ev. A.Yardml, D.Canefe. dea yay. 1997.

| 7
ayr tutar. Ona gre, lem ruhunun bir paras olan insan ruhu
lmszdr ve tanrsaldr.
Platon, Fedonda geni olarak ruhu ve bedeni tartma
konusu yapar. Uyankln uykunun kart olmas gibi, yaamn
kart lmdr. Bedenin kart da ruhtur. Bu Platondaki
kartlar dncesidir. Kartlarn her ikisi ruh ve beden gibi
birbirinden yaratlr. Uyankln uykudan, uykunun uyanklktan
yaratldn ve yaratma srelerinin birinci durumda uyanma
ikinci durumda uykuya dalma olduunu ne srer.
Platona gre ruhlarmz biz domadan nce vardr. Tm
ruhlar eit olarak yaratlmtr. Ruh grlemez ve beden
grlebilir olandr. O zaman ruh bedenden daha ok grlemez
olan gibidir ve beden daha ok grlebilir olan gibidir.
Grlemez olan zaman iinde bir deiime uramad halde,
grlebilir olan beden srekli olarak deiime urar. Cisimsel
olan beden tmyle zlebilir-yok olabilir olmasna karn, ruh
btnyle znemezdir. nsan ldnde dnyada kalan
znebilir paras olan bedeni znr ve bozunur. Ama
grlemez olan paramz olan ruh, grlemez ayr bir yere,
Tanrnn dnyasna gider. Oraya vardnda ise mutludur ve
yanlgdan, budalalktan, korkudan, ktlklerden zgrdr. Ruh
kendisiyle birlikte dier dnyaya eitiminden ve
yetitirilmesinden baka bir ey gtrmez. Platon, Fedonda
ruhun baka bedenlere ve hayvanlarn bedenlerine gnden
(ruh g) de bahseder. Ona gre, hayatlarnda kendilerini
oburluk, zorbalk ve sarholua verenler byk bir ihtimalle
eeklerin ya da dier hayvanlarn bedenlerine geeceklerdir.
Dolaysyla ruh birok bedeni eskitir. Ruh herhangi bir yolla
bedeni kullansa, o zaman beden tarafndan hibir zaman ayn
kalmayan eylere ekilir. Ruh ve beden bir arada birlemiken,
doa bedeni hizmet etmeye ve ynetilmeye, ruhu ynetmeye ve
efendi olmaya belirler. Ancak, sadece ruh bedeni kullanmaz,
bedenin de ruh zerine etkisi olur. Ruh bedenin duygularna
boyun mu eer yoksa onlara kar m kar? Demek istiyorum ki,
beden ateli ve susuzken, ruh ona kar kp onu su imekten,
aken yemek yemekten uzaa ekmez mi ve ruhun bedene
saysz baka yollarla kar ktn grmez miyiz? Elbette.

| 8
Platon alglar konusunda pheci davranr. Gzlerin,
kulaklarn ve teki duyularn aldatmacalarla dolu olduunu
belirtir. Varln kendisi konusunda da kendi dncelerinden
baka hibir eye gvenilmemesini ve baka aralarla
grdklerinde ve ilerinde grndkleri eitli nesnelerle
birlikte deienlerde hibir gereklik olmadna, nk bu
trden her eyin grlebilir olduuna ve duyular yoluyla
ayrldna, oysa ruhun kendisinin grlmez olan ve
dnlebileni grdne inanlmasn tler. Bu dnyadaki
nesneler, deien, kendilerinde kart yklemleri barndracak
ekilde, eksikli, greli, baml ve bileik olan eylerdir. Be duyu
yoluyla alglanan bu nesneler, Platon'a gre, gerekten var
deildir. Onlar deimeyen, mutlak ve kalc bir gerekliin
yalnzca grnleridir. inde yaadmz duyusal dnyadaki
eyler her bakmdan deiseler bile, bu dnyann yine belli
ller iinde gerek ve kalc olan ynleri vardr. Her bakmdan
deimeye urayan bu dnyada, en azndan birtakm
matematiksel zellikler deimeden ayn kalr.
arma ve renmeye de deinen Platon, arm
yle ifade eder:

Eer bir insan bir eyi iittii ya da grd ya da baka
herhangi bir yolda alglad zaman, yalnzca o eyi
bilmekle kalmyor, ama ayrca baka bir eyin de algsn
tayorsa ve bunun bilgisi ayn deil ama ayr ise, algnn
tad eyi anmsyor demede hakl deil miyiz?

renme ise anmsamadan baka bir ey deildir ve
imdi anmsadklarmz zorunlu olarak nceki bir zamanda
renmi olmamz gerektiini gsterir.
Ruh ve beden arasndaki birlikteliin nasl olduu
problemini, Plato geometrik esas terimleriyle ifade eder.
Elementlerin kendilerini, geometrik ekillerini temel bir yapsal
birim olarak kabul ederek, bedenin genler gibi geometrik
ekillerden olutuunu ne srd. Bu geometrik ekillerin uygun
olarak bir araya gelmeleri bedeni oluturuyordu ve ruh ile
bedenin bir arada olmasna imkn veriyordu. Bu balanmayla

| 9
oluan ruh-beden ikilisi hareket gibi yaamn gstergesi
oluyordu. Timaeus'ta ruhun kafatas ve omurilik boluklarnda
en saf olarak bulunduunu ne srer. Bu blgeler de "ilik" olarak
grnr ki, biz bunu bugn beyin ve omurilik olarak
adlandrmaktayz. lik birincil yaam malzemesidir ve drt
elementten olumaz. Daha ziyade temel geometrik yaplardan
olan genlerden oluur. Ruhun Tanr tarafndan bedene stn
yaratldn ve ruhun egemen olmak gibi bir istei olduunu da
ne srer: ruh, egemen olmak, buyurmak iin, vcut da boyun
emek iin oluturulmutur... unu aka sylemek gerekir ki,
ruh btn varlklarn iinde zekya sahip olabilecek biricik
varlktr; hem ruh gzle grlmez; oysa ate, su, toprak ve hava,
hepsi de gzle grnen cisimlerdir. Sonuta, Platona gre ruh
bedenden farkl, stn ve ayrdr.
5



Antika Ne Demektir?
Tarihsel alarn balangcndan, Roma
imparatorluunun kne kadar olan dnemi kapsar.
Genellikle, Yunan-Roma uygarlklarn hatrlatr.
nemli yerel ksma ayrlr. 1. Tarihncesi antika;
Bilgilerin dolayl kaynaklara dayand tarihncesi, 2.
Dou antika: Eski Dou ve n Asya uygarlklarnn
tarihi, 3. Hristiyan antika: Ge imparatorluk (284-
385) dnemi iin kullanlr. Antikadan Ortaaa gei
tarihi tartmaldr. Ancak, Dou imparatoru
Ramulusun tahttan indirildii MS 476 olarak kabul
edilir.

Hipokrat
Antikan byk hekimlerinden olan Hipokrat (stanky 460-
Larissa 377) zamannn tp bilgisini zmseyip, klinik
uygulamaya koyan ilk kiidir. Elbette ki, zihin ve beyin adna ilk
sylemleri de Hipokratta aramamz gerekir. unu biliniz ki
keyif, sevin, kahkaha, nee ve znt, ac, mitsizlik ve keder
yalnzca beyinden kar (kaynaklanr). zellikle dnme,
anlama, grme ve iitmeyi, neyin doru neyin yanl olduunu,
neyin tatl neyin ac olduunu reniriz... Daha da ileri olarak

5
Bennett MR. The early history of the synapse: from Plato to Sherrington. Brain Research Bulletin 1999;50: 95-118

| 10
beyinle kzgnlar, saldrgan oluruz, korkar ve endieleniriz,
rya grrz, beklenmedik hatalar yaparz, yersiz skntlar
yaarz, hata yaparz, deneyim yaamak isteriz. Beyin salkl
olmad zaman; ar scak, ar souk, ar nem ve ar
kuruluk gibi eylerin tmnden etkileniriz diyerek tm
deneyimlerimizin beyinden kaynaklandn belirtir.

Aristoteles
Aristotelesin (M 384-322) psikoloji konusundaki iki temel
eseri vardr: varlk konusundaki nl eseri Metafizik ve dieri
Ruh zerine, Peri Psykhe veya Latince De Animadr.
Aristotelesin en nemli zellii, onun saduyuya olabildiince
yakn bir dnr olmasdr. Metafizii ok byk lde mantk
konusundaki grlerine ve biyoloji alanndaki almalarna
dayanr. 'Var olmak' onun gznde, hakknda konuulabilecek ve
tam olarak tanmlanabilecek bir ey olmaktr. Buna karn
biyoloji alanndaki almalar asndan, 'var olmak' dinamik bir
sre, bir deime sreci iinde olmak anlamna gelir. Var olan
her ey somut bir birey olarak var olur ve her ey maddeyle
formun bir birlii olarak ortaya kar.
Aristoteles, beden ve ruhun ilevleri hakknda kkten
farkl bir bak as gelitirmitir. Aristotelese gre, ruh ya da
psyche gz nne alnmas gereken bir yapdr. Bu yap
dnceler iin akldan oluur. Neden yapld, hareketi nasl
yapt, onu ortaya nasl koyabileceimiz ve onun var oluunun
son akl gibi kavramlar oluturmu ve sorgulamtr. Kaslarmz
ele alacak olursak; kas liflerinden yaplr, etkisel neden bu liflerin
bir araya gelmesine neden olur ve kasn kendi yapsn oluturur.
Sonuta oluan bu kas kaslarak uzuvda hareket oluturur.
Organlarn yaps veya ruh bir materyal deildir; fakat organlarn
doasndadr ve organlardan ayr olarak var olamaz. Bu yolla
Aristoteles, Platon'un yapt "zihinsel" ve "fiziksel" ayrmdan
farkl olarak "yaayan" ve "l" ayrmn ne srer. Bu nedenle,
zihin kavram Aristoteleste geni bir tartma alan bulmaz. Ona
gre, ruhun yaayan bir eyden kayb, var oluunun
sonlanmasdr.

| 11
Aristoteles, Ruh zerine adl eserinde konuya geni yer
verir. nce sorularla ve gemi felsefecilerin fikirlerini ele alarak
balar. Ruhun blnebilir ya da blmsz olup olmadnn da
aklanmas gerektiini ne srer ve trleri-cinsleri ile farkl
mdrlar? diye de sorar. Ruh zerine olan tartmalarn ve
incelemelerin sadece insan ruhuna ynelmi olmasndan da
yaknr.
6
Bu nedenle de ruha sahip varlklarnn tmnn ortak
olup olmadn ya da ruhun kendine zg varlk olup olmadn
sorar. Ruhun bedensiz olmadna da deinir: Olaylarn ounda
ruhun, bedensiz hibir duygulanma urayamad veya bunu
deneylemedii grlyor Yine de zellikle ruha zg grnen
bir ilem oluyorsa; bu dnme eylemidir; fakat o bile bir
beden olmakszn var olamaz. Ruh ayn zamanda en stn ve
temel devindiricidir. Bu arada kendinden nceki ya da
dnemda felsefecilere de deinmeden gemez. Anaksagorasn
ruhla zeky ayn ey olarak kabul etmesine dikkat eker ve bu
gre kar kar. Dier felsefecilerin grlerini de ele alarak
ortak kansn syler: yleyse demek oluyor ki, ...felsefecilerin
tm ruhu karakterle belirlerler: devinim/hareket,
duyumlama, cisimsizlik devinimin ruha bal olduu fikrine
iddetle kar kar.
Aristoteles'e gre beyinden ziyade algnn merkez organ
kalp idi. Eer, bir hayvann algs harekete dnecek olursa,
kasn kaslmasn takiben, hareketle unlar ortaya kacaktr:
7

"...kaynan yeri (olan kalp) alglar deitirir, onlar uzanr veya
ksalr, bu yolla hayvann ihtiya duyduu hareket oluturulur."
Aristoteles'e gre, alglama zellikle kalpte onun zel ruhu ile
ortaya kar. Merkezi duyu organ olan kalp, tek tek duyu
organlaryla balantldr. Onlarn nesneleri tarafndan
etkilendikleri zaman, etkileri kan yoluyla kalbe ular. Bylece,
kalbin evresindeki hareketler, kan akm yoluyla uzuvlara
ulaarak hareketlerine neden olur. Eer bir ekilde bedenden
ayrlrsa, onun ruhu var olamaz. Onun ruhunun varlnn devam
etmesi beden ile olan ilikisine baldr.
8


6
Aristoteles. Anima. ev. Grbz C. Ara yay. 1990;4.
7
Everson S. Psychology. In: Barnes J. (Eds.) The Cambridge companion to Aristotle. Cambridge: CUP, 1995; 168-194.
8
Bennett MR. The early history of the synapse: from Plato to Sherrington. Brain Research Bulletin 1999;50: 95-118

| 12
Ruh cismin eklini oluturan bir etmendir. Sonu olarak
ruh, gizil g olarak yaama kudretine sahip doal bir nesnenin,
yani organize bir cismin ilk entelekheiasidir (ikin erek, erek; bir
yanda bedenin amac, dier yanda bu ama iin var olan bir erek
demektir). Ruh zerinede belirsizliiyle nl bir blmnde,
bir ekilde bedenden ayrlabildii varsaylan bir hareketli
zihin kavram gelitirmiti. Aristotelesi bak as ile grme
gzden veya bir baltann odun kesme ilevi baltann yapld
malzemeden ne kadar ayrlabilirse, ruh da bedenden o kadar
ayrlabiliyordu.
Aristoteles dncelerini, Platonik matematiksel ve sanal
bir dnyadan ziyade, doal bir dnya zerine oturtmutur. Drt
elementten yaplan organlara (ate, hava, su ve toprak), beinci
bir element daha ekledi. Bu element, yalnzca dnya ile snrl
deil, ayn zamanda yldzlar ve cennetin de parasyd. Tm
evreni kaplyordu. Bunu "ether" olarak adlandrd. Ether
kavram, yakn zamana kadar hem fizikte hem de biyolojide ok
nemli tartmalara neden oldu. Aristoteles'e gre ether,
solunum esnasnda bedene alnyordu ve akcierlerden kalbe
ulayordu. Daha sonra da "canlandrc nefes/vital pneuma"
veya "canlandrc kalbe" dnyordu. Bu canlandrc nefes
kalpten bedene kan damarlar yoluyla datlyordu. Bu ekilde
kalbin ruhu ile kas gibi organlarn ruhu (psyche) arasnda
balant mmkn hale geliyordu. Canlandrc nefes, kalpten kan
damarlar boyunca kaslara ulayor ve sonu olarak kaslarda
kaslma oluturuyordu. Kaslma da istenilen hareketi salyordu.



| 13


Resim. Descartestan nce sinir sistemine bak. Canlandrc pneumann
aktarm ve iletimi (solda). Bu resim 15. yzylda izilmitir ve Aristotelesin
bak asn anlatmaktadr. Dokunma ve tat duyular kalp ile balantldr.
Kafann zerindeki beyinsel blmlere yerleik olan bellek ve hayal gc
gibi zihinsel yetilerdir. Yine ayn yzylda izilmi olan ve tat, koku, grme ve
iitme gibi organlarnn drt balant yolu grlmekte. Bunlar aln lobu ile
balantldr (sada).

Galenos
Galenos Klaudiosis ya da Galen (zmir, Bergama MS 131-201)
byk lde Hipokrat'tan etkilenmitir. kisi de, varsaymsal
olan drt zsuyun (kan, safra, nem ve tkrk) ve nefesin ya
da pneumann (karacier, kalp, beyinde) varl zerinde normal
ilevleri ve hastalk durumlarn oturtmutur. Galen, zellikle
hayvanlar zerinde yapt anatomi almalar ile sinir sistemi
hakknda birok bilgiler elde etmitir. Aristoteles ile birlikte, 12.
yy ortasna kadar tm tp dnyasn etkisi altna almt.
Galen, Aristoteles'in kavramsal emasn devam ettirdi.
Drt element bedenin doku ve organlarn oluturuyordu. Beinci
element olan "canlandrc nefes", ruh iin arac olarak
davranyor, organlara yaam ve hareket veriyordu. Solunumla
alnan canlandrc nefes soluk yollar ile akciere, akcierler
aras toplayc damarlar ile de kalbe ulayordu. Genilemi kalp

| 14
akcierlerden pneuma'y emiyor ve kaslma kuvvetiyle
bedendeki atardamarlarn iine gnderiliyordu. Kan
atardamarlarla deil de toplayc damarlarla tanyordu.
Canlandrc nefes beyinde "psiik pneuma"ya evrilebiliyordu;
ancak beyine ulamas sinirlerin d boyunca oluyordu. Kalpten
daha ziyade beyin, alglamann nemli merkezi haline gelmiti.
Galen'e gre beyin ve omurilikten doan, duyular ve hareket iin
gerekli olan psiik pneumann zerinde hareket ettii sinirler
hasar grrse ya da kesilirse, hareket ve duyum olmaz. Bylece
sinirleri iki ksma ayrd: hareket ettiren (devinimsel) ve
duyular alan (duyusal).
9
Bu gnmz ayrm ile uyumludur.
Galen "Tm kaslar beyinden veya omurilikten bir sinir
almaya gerek duyar ve bu sinirler incedirler; fakat bu gleri
azdr anlamna gelmez." diyerek modern bir bak as sergiler.
Psiik pneuma'nn etkisinin iletimi iin olaslk ne srmtr.
Birincisi, psiik pneuma bir sv gibi sinirler boyunca akar.
kincisi, beyindeki psiik pneuma sinirlere doru itilir ve bir
ksm sinirlerin sonlarnda salnr. Son olarak, sinirlerde bulunan
psiik pneuma'dan geerek giden yalnzca bir "g" akm vardr.









9
Bennett MR. The early history of the synapse: from Plato to Sherrington. Brain Research Bulletin 1999;50: 95-118

| 15



Yunan Felsefesinde
Zihin-Beyin/Beden Kavram
Var Myd?

Antika felsefesinde Aristoteles, Platon ve Sokrateste, bilin-
beden sorunu yerine ruh, psyche-u_ tartmalar gzlenir.
Daha sonra Yunan felsefecilerini takip eden slam felsefecilerinde
de ksmen ayn kavramsal planda deerlendirilmesine ramen,
ruh kavram farkl dnemlerde farkl bak alaryla ele
alnmtr. Ruh bazen can ile bir tutulmu, bazen de baka bir
eye bal kalmakszn kendi bana, z varlk olarak
tanmlanmtr.
Yunan felsefesini ele alp iledii konular bakmndan
gelimesini grmek istersek, unla karlarz: lk dneminde
Yunan felsefesi tamamyla bir doa felsefesidir. Bundan sonra
insana kar uyanan ilgi klasik dnemin geni sistemlerine yol
amtr. Bu sistemlerde Tanr, insan ve doa, bir dnce
balants iinde kavranmak istenmitir. Aristotelesin kendi
felsefesiyle okulunda gelien ve biriken ok zengin bilgi kadrosu,
tek tek bilimlerin bamszlna her bilgi kolu zerinde ayrca
almalara yol amtr. Hristiyanln ortaya kmasyla bu
dnem kapanm, bylece Antika felsefesi sona ermitir.
Felsefe bir bakma kendi z tarihidir. Bu tarih, tpk felsefi
grler gibi, ulusal veya daha dorusu ulusallatrc vasflarla

| 16
belirlenmitir.
10
Dolaysyla, zihin/beyin ve ruh/beden bak
alarna bir bakma felsefe tarihi olarak da baklabilir.
Balangta yalnzca drt element vard: ate, hava, su ve
dnya. Bunlarn farkl oranlarda bir araya gelmesiyle, kan, kas,
kemik, kiriler ve sinirler vcutta oluur. Kann ierii akl
oluturur ve akl ile zihinsel yaamn temeli de kalptir. M 5.
yy'da Sokrates ncesi dnemin temel iddias buydu. ncelikle bu
dnce Empedokles tarafndan ortaya atlmt ve daha sonra
Demokritus tarafndan gelitirilmiti. Demokritus'a gre,
paracklarn farkl trleri drt elementin farkl birleimlerinden
oluuyordu. Onun dncesine gre, ruh en hafif, en hzl hareket
eden ve byk oranda oval paracklardan oluuyordu. zellikle
beyinde bu oval paracklar younlamt. Daha az deerli
paracklar ise kalpte bulunuyordu ve bunlar duygu
durumumuzdan sorumluydu. Kaba paracklar ise karacierde
yerleikti ve ehvet, arzunun nedeniydi.
11

Antikada bilin ya da daha geni anlamyla
bilin/beyin, zihin/beyin sorununun zerinde durulmamtr.
lyadada dnme, duyumsama, imgeleme, anmsama, zlme
gibi bilinli ilemlere ait bir szck bulunmaz. Neden? Bunun
yantn Neden Zihin-Beden Sorunu Antik Deil? adl
makalesiyle Wallace Matson verir. Matson, zihinle beden
arasndaki ayrma Yunanllarn bak ile 17. yy bak tarzn
birbirinden ayran asl nokta zerinde yle durur:

Yunanllar zihin kavramndan, hatta bedenden ayrlabilir
bir zihin kavramndan yoksun deillerdi. Ama
Homerostan Aristotelese kadar, zihinle beden arasndaki
ayrm izgisi, byle bir ayrm yapld zaman tabii, duyu
algsnn beden tarafnda kalaca ekildeydi. Yunanllarda
zihin-(beyin)beden sorununun bulunmamasnn bir
nedeni budur. Bir baka nedeni de Duyumun zihinle (ya
da ruhla) ilikisi nedir? gibi bir cmleyi Yunancaya
evirmenin ok g, neredeyse olanaksz olmasdr.
Buradaki glk, felsefecilerin kulland anlamdaki

10
Deleuze G ve Guattari F. Felsefe Nedir? YKY. ev: T.Ilgaz. 6.Bask, 2001;88-96.
11
Bennett MR. The early history of the synapse: from Plato to Sherrington. Brain Research Bulletin 1999; 2:95-118

| 17
duyum szcne Yunanca bir karlk bulmakta yatar...
Felsefeye duyum, doay ya da hatta dsal uyaranlarn
varln kabul etmek zorunda olmadan, bilinli bir
durumdan sz etmeyi olanakl hale getirmek iin
sokulmutur

Matson, Yunancadaki ne aistesis ne de aistema
terimlerinin duyum (sensation) szcn karlayamayacan
belirtir. Yunancada bilinli durum ya da bilin durumu ile d
dnyadaki olaylar arasnda ayrm yapmann bir yolunun
bulunmad eklinde zetlenebilir. Yunan ve Ortaa
geleneklerinde bile fikir szcyle akan bir kelime yoktu.
Matsona gre hem arlarn hem de ak seik fikirlerin tek bir
isel gzle incelendii insan zihni kavram yoktu. Ancak,
Platonun eserleri gzden geirildiinde Fedon/Ruh zerine adl
eserinde noeo ifadesi gzlerle alglamak, gzlemek, dnmek,
sanmak ve noetos zihin tarafndan alglanabilir ya da
dnlebilir anlamlarnda kullanlmtr. Yine bu eserinde
ousia (z, toz), psyche-u_ (ruh), dianoia-oivoi (dnce,
us), enantion (kart) ifadelerinin kullanm grlr.
12

Son 30 yl iinde, felsefeciler Aristotelesin bir bilin
kavramnn olup olmadn uzun uzadya tartmlardr.
13
Bu
yaklamlarn temelinde; eserlerinde uyanklk, baylma veya
uykudan uyannca farkndalktan bahsetmesi yatmaktadr. Dier
yanda eserlerinin hibirinde zihin ya da bilinten bahsetmez.
Ancak, bilince atf denilebilecek dnme bir dncenin
dnlmesidir eklinde dolayl gndermeler yapar. Bu trdeki
isel izlenimler, alglamann bir tipidir ve bilinle yakndan
ilikilidir. Aristoteles, Fizik adl eserinde canl ve canszlar
arasndaki farkllklara dikkat eker ve bir ayrm da canszlarn
farknda olmamas, canllarn farknda olmas olarak belirtir.
Canl olanlar, altlarndaki deiikliklerin farkndadrlar ve bu his
olarak ortaya kar (o ov uovci to_ov), ancak bu derin duyu
(propriosepsiyon) olarak yorumlanamaz. Aristoteles bak as
ile duylarn isel anlam daima farkndaln bir tipi ile

12
Platon. Savunma, Fedon. ev. Aziz Yardml, Deniz Canefe. dea yay. stanbul 1997.
13
Caston V. Aristotle on consciousnes. Mind 2002;111(444):751-804

| 18
birliktedir. Bununla ilikili olarak farkndaln geici olduunu
ve algladmz zaman ortaya ktn syler. Bu bak as
Descartesn cogitosunu andrr. Aristotelesin bak bir bakma
grngsel bilin gibi dnlebilir. nk alglarmz bizim
dikkatimizden ( ovuv) kamaz. Ancak evirilerde
problem vardr; duyu/alg=sense (ou) ve alglama
kapasitesi (vo) olarak da eviriler yaplr. Oysa, Aristoteles
bu ikisinin ayrmn yapar: tam olarak gremediimiz zaman
bile karanl dnce ile ayrt edebiliriz der ve bunu kapasite
olarak adlandrr. Ancak btn zorlamalara ramen,
Aristoteleste zihin/bilin kavram tartmalar bulunmaz.

Eter-Spirit-Psyhikon-Pneuma
Eter kelimesi Yunanca aither ve de aietheou/eternal
hareketten gelir. Heraklitus ve Aristoteles tarafndan da bu
kelimeler kullanlmtr. Elastik eter sktrlabilirlii ifade
etmek iin Newtonun kulland bir ifadedir. Elastik, hava ve
gazlarn kendiliinden genilemesi anlamnda kullanlmtr.
Bugnk anlam ise epey farkldr. Newtonun eteri hava ile
benzer olmasna karn, Descartesta sv eklindedir.
Spirit kelimesi, Latince spiritus/soluk kkeninden gelir.
Ortaa tbbnda animal spirits/can ruhunun esasn ifade eder.
17. yzylda arap veya terpentin gibi maddelerin
distilasyonunun rnleri iin kullanld. Descartes, animal
spiriti ok uucu sv olarak tanmlar ve kendi teorisindeki
hidrolik sv olarak ele alr [Burada nemli bir noktaya da
deinmek gerekir. Trke eviri yaplm baz kitaplarda, animal
spirit maalesef hi ilgisi olmad halde hayvan ruhu, hayvansal
ruh olarak evrilmitir. Bkz. Modern Psikoloji Tarihi, Kakns
yay, 2001 ve Ruhbilimin ncleri, dea Yay, 1990]. Bunun
alacak kadar ok rnei var. Animate Latince kknde ve
ngilizcede; canl, canlandrma ve hareket eden anlamndadr.
Dilsel kk olarak canllkla hayvan/animal ayn kken
kelimelerle ifade edilmitir. Canszlar iin ise inanimate
kullanlmtr. Dolaysyla, animal spiritin esas karl
canlandrc - can ruhudur. Thomas Willise gre ise distilasyon
sonras elde edilen uucu sv gibi deildir. Bu zellikle Galenin

| 19
yazlarndan gelir. Galenin tbbnda insan bedeninin esas
ilev, temel pneuma ile ilikilendirilmitir: doal ruh (pneuma
physicon), hayat veren ruh (pneuma zoicon) ve animal spirit
(pneuma psyhikon). Aslnda bu pneuma i ie gemitir. Her
biri pneumann farkl derecelerde ruhsallatrlmasdr. Tbbi
gelenekte, pneuma vazgeilmez materyaldir. Hristiyan Yeni Ahit
kitabnda ise, benzer ifadeler, kutsal ruh (hagiou pneumatos)
veya gnahkr ruh (pneumation poneeron) olarak geer. Burada
somut olmayan akll olu manasndadr.




| 20


Felsefe ve Bilim Kimin i
Olarak Ortaya kmtr?



Felsefe bir Yunan ii olarak dnlebilir mi ya da dnlmeli
midir? Felsefe bir geofelsefe olmasna karn, corafya sadece
fizik ve insan corafyas deildir. Zihinsel bir corafyay da
beraberinde tar. Aslnda Yunanl felsefeciler yurtlarndan
kopmu yabanclar olmasna ramen felsefeyi byten
Yunanldr.
14
Felsefenin Yunan Mucizesi olduu gr tarihsel
sreklilik olgusu ile eliir. Fransz tarihi Emile Brehier, lk
Yunan felsefecilerinin gerekte bir ey icat etmek zorunda
kalmadklarn Mezopotamyallara ait yaratl efsaneleri gibi
metinlerin kopyalandn syler. Bertrand Russelda Tarihte
Yunan uygarlnn birdenbire douunu aklamak kadar g ve
artc bir i yoktur der. Yunan medeniyetinin kkeninde Msr
ve Mezopotamya olduunu belirtir. Farabi de Eskiden Irak halk
olan Kildanilerde ortaya km; oradan Msr halkna ulam;
sonradan Yunanllara, onlardan da Sryanilere gemi ve bylece
Araplara ulamtr tespitini yapar.

Felsefe ve Bilim Yunan i midir?
Uzun bir zaman boyunca, ada uygarln Roma ve Grek
uygarlklarnn hediyesi olduuna inanld. 1799da Msr
hiyegrolif yazsnn deifre edilmesi ve bunu izleyen arkeolojik
uralar, Yunan uygarlndan ok nceleri Msrda var olmu
daha yksek bir uygarln varln ortaya koydu. M 3000lere

14
Deleuze G ve Guattari F. Felsefe Nedir? YKY. ev: T. Ilgaz. 6.Bask, 2001;81-92.

| 21
uzanan bu uygarlk, Helen uygarlndan 2000 yl daha eskiydi.
Sonraki dnemlerde yaplan arkeolojik kazlar, Hititler gibi
baka uygarlklarn da varln ortaya koydu ve anlald ki, M
5. yzylda, olgunluuna erien Yunan dncesi kkenini daha
eskilerden alyordu: Msr, Anadolu (Kk Asya) ve
Mezopotamya.
nsanolu yrmeye balayal beri corafyada yer
deitirmi ve karlkl ilikilere girmitir. Bu iliki dorudan
ziyaret, ticaret ya da savala igal eklinde olmutur. Trkiyede,
Ka aklarnda bulunan Uluburun bat bir ticaret gemisiydi;
modern analiz yntemleri ile M 1400 yllarna
tarihlenmektedir. Yapld malzeme ve tad yke
bakldnda, Akdeniz evresinde yaam uygarlklarn ok
yakn iliki iinde olduklarna dair kantlar ok ak olarak
grlr. Yaplan incelemelerle, geminin en az yedi uygarln
rnlerini tad anlald: Mikenler (Yunanistan), Kenanllar
(Suriye-Filistin kylar), Kbrsllar, Msrllar, Kassitler (Babil),
Asurlular, Nbyeliler. Bylesi sk ticaret ilikisi, mutlaka bilim-
sanat-felsefe ilikisini de beraberinde tayacakt.
15

M 560-527 yllar arasnda Homerosun eserlerinin,
Yunan yarmadasna getii ve Atinada festivallerde belli bir
sra ile okunmaya baland anlalmtr. yon bilinci,
Anadoluda gelitikten ancak yzyl sonra Yunanistana geti.
Herodot Homeros ile Hesiodos Grek tanrlar hanedann
kurdular, onlara adlarn taktlar, grevlerini ve sanatlarn tayin
ettiler diye yazar ve bu iin, kendi gnnden (M 430) drt
yzyl nce olduunu belirtir.
16
Elbette ki kltr aknn nedeni
sadece ticari geiler deildi. gal ve savalar da dolayl olarak
kltr ve bilim geiine neden oluyordu. Bu olaydan ok daha
nce, M 490 ylnda Yunanistan Persler igal etmiti.
Beraberlerinde dou kltr ve dncesini de gtrmlerdi.
Makedonyal Byk skenderin M 300lerde Hindistana kadar
gittii dnldnde, etkileimlerin kanlmaz olduu daha
kolay anlalr olacaktr.


15
Bass GF. Tun ann ihtiam. National Geographic Trkye. Kasm 2001;79
16
Halikarnas Balks. Anadolu Tanrlar. Bilgi yay. 1985;22.

| 22



Yunan felsefesinin etki altna kald, corafyaya ini de
eklemek gerekir. Yazl kaynaklar olmamasna karn, in
felsefesinin gemii epey eskidir. in felsefesi, M 6. yzylda
ortaya kmtr. Bu dnemde gezgin filozoflar araclyla,
dnceler szl olarak yaylmtr. lk biimsel temsilcisi
konfyusuluk, son temsilcisi ise Taoizm olmutur. Daha
sonralar, nc nemli okul olan Budizm de in felsefesine
dahil olmutur. Konfyusuluk insan yolunu retirken,
Taoizm doann yolunu retir. Konfcyusculuk, mistik-
metafizik aklamalar iermez, politiktir. Taoizm ise geni
lde mistik-metafizikseldir. Bu iki akm daha ok birbirini
tamamlar niteliktedir. Daha sonralar bu iki akma Budizm
eklenmitir. Bu akmn etkisi dorudan deil, inin corafi
olarak daha batsndaki kltrler aracl ile olmutur.
M 322de skenderiyenin kuruluundan nce, Msr
kaynaklar hakknda hibir ey hayatta kalmam denilebilir.
Eer Yunan felsefecilerinin Msr dncesinden sk skya
etkilendiini ne sreceksek, buna ait paralel yazlar veya
dorudan yansmalar grmemiz gerekir. Yunan felsefesi
zamannda bunu bulamayz. Basit olarak, Msrdaki bilgelik/akl
kaynaklar Aristoteles ve Platon felsefi yazlarndan farkldr.
Bunun yannda Yunan felsefesine benzeyen bir Msr felsefesi de
Eski Msr
Frigya-Smer-Hitit
in Felsefesi Hint Felsefesi
Grek ve Roma Felsefesi
slam Felsefesi
Erken Modern Avrupa
Felsefesi
Modern
Felsefe

| 23
yoktur. Dolayl yoldan elde edilen, Yunan felsefesi zerinde Msr
etkisi bilgileri de az deildir. rnein, Platonun Timaeus ve
Critias adl eserinde, Atlantis yksnden bahseder ve atalar
olan Solonun bu bilgiyi, Firavun II. Amasisi (M 569) ziyareti
srasnda Msrl bir rahipten rendiini belirtir. Platonun
eserlerinde Msrla ilgili bilgilerin olmas, Msra gittii anlamna
gelmez. nk Platon hibir eserinde Msrda bulunduunu
yazmaz. Platona kaynaklk eden Solon bir ticaret adam
olduundan, lke lke dolamas mehurdur. Atinal Solon, M
6. yzylda yaamtr ve Yunan kltrnn ilk temsilcisi saylr.
Anadoluya yapt seyahatleri sonrasnda yaz yazmasn
rendi ve sosyal kurumlar grd. Anadoluda rendii yon
lehesi ile iirler yazd.
Yunanllarn, Msrdan aldklar, dnselden ziyade
bilimsel doadaki bilgidir. Thalesin (M 6. yy) ilk element
olarak belirttii su, Babil efsanelerinden gelir. Bunun yannda,
Pisagorun Msr ziyaret ettii ne srlr. Pisagorun
lmnden yzyl sonra Herodot ruhlarn geii fikrini
Pisagora balar. Bunun erken Yunan dncesinden ziyade,
Msr kkeni vardr. Pisagorun bir sre Msrda kald ve Msr
dini zerine almalar yapt, astronomi ve geometri rendii
konusunda iddialar da vardr. Ancak, Msra gitmeden nce,
Suriyeye gidip by konusunda almalar yapt ne srlr.
Pisagor gibi Demokritusun da (M 5.yy) Msrda be yl astroloji
ve Nilin ykselme nedenleri zerine alt ne srlr. Birok
Yunan felsefecisi, Nil ile ilgilenmitir ve bu da, Msr ziyaret
ettikleri kansn glendirir. Dier bir felsefeci Exodusun da
(M 4.yy) astroloji ve geometriyi Msrda rendii konusunda
kantlar vardr.
17


Kk Asya (Anadolu) felsefeci ve dnrleri.
18

ADI YAADII YER
M 9 ve 5. yzyl aras

17
Patter R. Black Athena, Afro-Centrism, and the History of Science. Lefkowitz MR ve Ropers GM (Editr). Black Athena
Revisited. Chapel Hill, NC: University of North Carolina Press, 1996.
18
Halikarnas Balks. Anadolu Tanrlar. Bilgi yay. 1985;34.

| 24
Thales
Anaksimandros
Anaksimenes
Pisagor
Ksenophanes
Herakleitos
Hekataios
Kadmon
Anakharis
Milet
Milet
Milet
Sisam adas
Kolophon
Efes
Milet
Milet
Trakya
M 5. ve 4. yzyl aras
Anaksagoras
Herodot
Hipokrat
Protagoras
Skylaks
Epikr
Diojen
Demokritos
Leukippos
Ktesisas
Kleantes
Herakleidis
Theophrastos
Ephoros
Theopompos
Kilizman
Halikarnas
stanky
Trakya
Mula
Sisam
Sinop
Trakya
Trakya
Knidos
Ayvalk
Ereli
Midilli
andarl
Sakz
Helenistik devir ve Roma devri
Diphilos
Pausanias
Strabon
Galen
Arrianos
Cassius Dio
Epiktetos
Dionysios
Sinop
Salihli
Amasya
Bergama
Bursa
znik
Hierapolis
Halikarnas

Btn bunlara karn, Yunanllarn, felsefelerini Msrdan
aldklarna dair kesin kant ne srlemez. Sonuta, komular olan
Hititler, Fenikeliler, Medlerle ticari-sosyal ilikiye getiler. Ancak, bu
iliki yaklak, M 2000 ile M 600 yllar arasnda, Yunan felsefesi
zerinde Msr etkisini dourdu. Yunan uygarlnn aldklarna ve
nceki esinlenmelerine ksaca gz atacak olursak:
19

1. Eski Greke, yeni Greke ve Latince temel olarak Kenan ve
Fenike alfabesinden gelmektedir. Anadoludan Yunanistana geen
nemli eylerden biri Fenike alfabesidir. Bu fonetik alfabe, ilk olarak
Anadoluda kullanlmtr.

19
Halikarnas Balks. Anadolu Efsaneleri ve Anadolu Tanrlar. Bilgi yay. 1985.

| 25
2. Yunan tanrlarnn kkeni Anadoluya kadar uzanmaktadr.
Zeus Giritten, Afrodit Kbrstan, Poseidon Anadoludan alnmt.
Biraz daha uzaa gidildiinde Smerlerin efsane kahramanlarna
Yunan mitolojisinde ska rastlanr: lleri yeralt nehrinde kaykla
gtren Charon, yeralt nehri olan Styx, Zeus ve Poseidonun kardei
olan yeralt kral Hades (Smerde Kur). Hepsi yer deitirmi
dnce rndr.
3. Anadoludaki Hitit uygarlnn efsanelerinin ounun
temelinde Smerlerin efsaneleri bulunabilir. Mezopotomyadaki
Smer ve Akadlar ile Anadoludaki Hititler arasnda Hurriler
yayordu. Hurrilerin varl Bat Anadoluya kadar uzanmaktayd.
Bununla balantl olarak Yunan mitolojilerindeki Heraklesin kkeni
Smerlilerin Glgam efsanesinde bulunabilir. Heraklesin evlendii
Hebenin de Hitit tanras Hepa olduu ykye bakldnda
grlmektedir.
4. Yunan astronomi bilgisinin kayna, Mezopotamya
blgesindeki Kalde'dir; deimez bir ekilde, daha nceki dnemdeki
Kaldeliler kendilerini izleyen halklardan ok daha fazla ve ok daha
doru bilgiye sahip olmulardr. Kadim dnyann her yerinde, nesiller
boyunca "Kaldeli" ad "yldz gzleyen", yani gkbilimci ile eanlaml
olmutu. Smer mirasndan ciddi ekilde yararlanmlard.
1922 ylnda Uluslararas Astronomi Dernei kkenini Yunanllardan
alan 88 takmyldz kabul etti. Kkenleri Yunanllara atfedilmesine
ramen, takmyldzlarn sembolize edilmesi ve adlandrlmas, Yunan
kltrnden ok daha nce, M 1700lerdeki Mezopotamya kltrne
kadar uzanr. M 1300lerde yalnzca birka takmyldz
tanmlanmken, M 1100lerde Smer tabletlerinde tanmlanan
takmyldz says 30dan fazladr. Bu dnemde Mezopotamya
izlemlerinin ou 33-36 derece enlem arasnda yaplmtr. Btn
bunlar MUL.APIN denilen tabletlerde kaytlanmtr. Yunanllar toplam
20 takmyldz ve adn dorudan Smerlerden almlar, dier 10unun
ise yldzlar ayn olmasna karn isimlerini deitirmilerdir. Peki, en
eski Yunan kaynaklarnda takmyldzlarla ilgili veri yok muydu?
Homerin (M 8. yy) ve Hesiodun yazlarnda sadece iki takmyldz
(Orion ve Byk Ay) ve iki yldz kmesinden (Yedi Kzkarde ve
Hyades), iki yldzdan (Sirius ve Acturus) bahsedilir. Bundan daha
fazlas yoktur. Yaklak M 500den nceki dier tm Yunan kaynaklar
yldzlar hakknda bir eyden bahsetmezler. Yaklak M 400lerde
Smer-Babil zodiyak sistemi Yunanistana geer.
20


20
Schaefer BE. The origin of the Grek constelleations. SciAm Kasm 2006;70-75.

| 26


| 27

2000 Yllk
Kelimeler ve Kavramlar
Kargaas...



i.im.ti, te.e.ma, psyche, pneuma,
z, tz, tin, ruh,
nephesh, nefs, istanza(na),
zihin, bilin




Pneuma
Pneuma, Yunanca pneodan kken alr ve soluk, flemek
kelimesinden gelir. Uyanklk ve yaamak iin soluk almak
gerektiinden, pneuma sadece rzgr ya da soluk deil, dier
yaamsal ilevler olan duyular, dnceleri de kapsar. ncilde
Tanry tanmlamak iin de kullanlr (John 4:24).
21
Erasistratus
(M 304-250) pneumay ikiye ayrr; kalbe canlandrc ve
beyine psiik pneumay yerletirir. Platon, pneumay hem
rzgr hem de soluk olarak kullanr. Thetus, rzgr olan
pneumay kiilerin farkl znel duyusal alglamalarnn (scak,
souk) aracs kabul eder. Diyogenes ise evrensel bir kaynak
grd havay tm yaayan eylerin ruhu (psyche) olarak
grr. Olaslkla vcuttaki toplardamarlar tanmlayarak,
bunlarla bedene daldn syler.

Psyche

21
Stead C. Pneuma E.Craig (Edt). Routledge Encyclopedia of Philosophy. London: Routledge, 1998.

| 28
Psyche, dz anlamda ruh olarak evrilir. En erken yazlarda,
soluk benzeri bir materyaldir ve bir hayalet olarak lmden
sonra da var olmaya devam eder. M 4. yyn balangcyla
birlikte, beden karsnda ilk hatrlanan oldu. Homerde psyche,
yaam veya birinin hayaleti olarak ele alnrken, zihin ve bilin
anlamnda hibir zaman kullanlmaz. Homerde, yaayan bir
kiide var olan ve lmle kaybolan tm yetileri anlatmak iin
kullanlr. M 500lerde Pisagor, Homerin bakn reddederek,
hayvanlarda olduu gibi insanlarda da psychenin baka
vcutlara g ederek ardk ortaya ktn ne srer. Zaman
ierisinde kelime benlik, kiilik anlamna kaymaya balar.
22

Platon ile tekrar psyche tartmalar balar. Bunu Phaheoda
ayrntl ele alr. Epikrclere gre ise yaayanlarn bir
parasdr, gste toplanr ve buradan bedenin organlarna
dalr. Bu bak as beraberinde kalbin tm organlarn ve
bedenin ynetim merkezi olduu dncesini de beraberinde
getirmitir. Aristotelesin bak ile psyche, fiziksel bir para
olmamasna ramen, bedenin organlarnn formu veya
harekete geirici ksmdr. Fakat zihinde (nous) bulunmaz.
Zeno tarafndan kurulan retide ise psyche temel fiziksel
retilerle kaynatrlr. Zenonun tasvir ettii evrenin harekete
geirici esas pneumadr. Her eyin iine nfuz eder. Hayvan ve
insanlara nfuz eden soluk ise onlarn psychesidir. Aristotelesin
aksine Zenonun fikrini savunanlar bitkilere psyche atfetmezler.
O daha ziyade, alglayan ve amal hareket yapan yaratklarn
yaam esasdr. Plotinusun (yakl. 205-270) Neoplatonizminde
ise, fiziksel dnya ve zihinsel oluun daha yksek gereklii
arasnda araclk yapar. Bu reti, psycheyi hem bireysel olua
hem de dnyaya balar.
Pneuma ve psychenin ierik ve anlamsal benzer ifadeleri
ok daha eskilere uzanr. Smer dilindeki .M.Tden gelen
imti, nefes-rzgar-yaam anlamna gelir. Akadca kelime olan
napitu kanda ele gemeyen bir eyi ifade eder. Bunun
yannda, daha temel ve kalc bir ey olan TE.E.MA ifadesi,
harfiyen evirisi yapldna hafzay yerinde tutan barndran

22
Long AA. Psyche E.Craig (Edt). Routledge Encyclopedia of Philosophy. London: Routledge, 1998.

| 29
anlamna gelir. Akadca ruh olarak evrilen etemunun
benzeridir.

Can
ncil de, can ve ruh szcklerinin anlamlar arasnda bir
farkllk vardr; ruh ve can birbirinden ayrlabilir (Heb 4:12).
Ruh iin branice ve Yunanca szckler (ruach ve pneuma),
aadaki ekillerde de tercme edilebilirler: yaam, zihin, nefes,
ruh, rzgr. Tanr kendi ruhunu, insan da ieren doal yaratl
srdrmek zere kullanr. Bu bakmdan, insann iinde olan
Tanrnn ruhu, onun iindeki yaam gcdr. "Ruhsuz beden
ldr" (James 2:26). "Tanr, yaam nefesini (ruh) iine demin
burnuna fledi ve insan yaayan bir can (yaratk) oldu" (Genesis
2:7). Bununla ilikili olarak da Eyp, "Tanrnn ruhu benim
burun deliklerimdedir" demektedir (Job 27:3). Bylelikle, ncil
ifadesine gre iimizdeki yaam ruhu doumda verilir ve beden
canl kald srece kii ile kalr. Tanrnn ruhu herhangi bir
eyden geri ekildiinde ise lm olur. lmde, "Toprak (beden),
nceden paras olduu yeryzne dnecek ve ruh da onu veren
Tanrya geri dnecek" (Ecc 12:7). ncilde can olarak tercme
edilen branice nephesh ve psychedir. Bylelikle can, kii,
beden ya da nefsi ifade etmektedir. Can, kii ya da bir kiiyi
oluturan tm eylerin zetidir. Tanrnn yaratt hayvanlar,
"hareket eden yaratklar Yaayan her yaratk" (Genesis 1:20-
21) ifadesindeki yaratk olarak evrilen branice szck,
nephesh olup; bu, rnein Genesis 2:7deki gibi, can olarak da
evrilebilir: "ve insan yaayan bir can oldu."
23


Ruh
slam dncesinde, ruh farkl anlamlar iermesine karn,
insana canl ve bilinli varlk denilmesine yol aan bir e olarak
kabul edilir. Sk kullanlan ruh ile nefis arasnda bir ayrm vardr.
Ayn ekilde aklla zihin arasnda da bir ayrm yaplmtr. Zihin
(intellect) dnyevi, dolays ile snrl bir akl ifade ederken, akl

23
ncilin Temelleri. Bir alma Elkitab. Gerek Hristiyanln sevgi ve huzurunun aklan
Heaster H. Turkish Edition. Christadelphian Advancement Trust 2000


| 30
(reason) yaratlm ilk ey olarak Allaha ulamann arac olan
klli akldr. Buna gre de vahiy zihinle deil aklla balantldr.
Ruh, iradeli ve iradesiz tm eylemlerin kayna, canlln
belirtisi ve alg olayn gerekletiren yeteneklerin btndr.
slam felsefecisi Hcvirinin Hakikat Bilgisi (Kef l-mahcub) adl
eserinde ruhu iyiliklerin ilkesi sayarak melee, nefsi ktlklerin
ilkesi sayarak eytana atfeder. Bylece bedenden farkl olan ey
ruh ve nefis olarak ikiye ayrlr. Bu ayrm bn Arabde de gze
arpar ve bedenin dndaki z, ruh ve nefis olarak ikiye ayrr.
Bunlarn yaratltan farkl olduunu ne srer. Ona gre,
Ademin vcudu ruhun grld yer, Havvann vcudu
nefisin grld yerdir. Bylece doan demoullaryla ruh-
nefis birleimi ortaya kar. Baz slam bilginlerine gre de nefis,
canl varlktaki yaamn ilkesi, ruh ise dnme ve kavrama
ilevini gerekletiren zdr. slam felsefecileri beden dndaki
zden bahsetmelerine ramen, aklla kavranamayacan ve ne
kadar abalarsak abalayalm, ruh konusunda geree
ulaamayacamz Kuran- Kerime dayanarak ifade ederler: Ey
Muhammet, sana ruh hakknda soru sorarlar. De ki: Ruh,
Rabbimin bir iidir. Onun hakknda size ok az bilgi verilmitir
(sra-85).
slam felsefecilerinden bn Arab ise ruhu syle anlatr:

...Ve ruh kendi zat ile var olup, devamllk hususunda
bedene muhta deildir. Tecrit edilmi olma ynyle
bedenden ayrdr. Fakat idare etme ve tasarruf kullanma
ynyle bedenle ilikisi vardr. Ve beden madde
aleminde ruhun bedeni ve kemalinin aa kt,
grnd yerdir... Nitekim ruh bedenden ayr olmayp,
kemalini aa karmak iin bedene muhtatr ve bedene
yaylmtr. Onun yaylmas, beden iine girme ve beden
ile birleme suretiyle deildir; belki onun bedene nfuz
etmesi btn mevcut olanlardaki nfuz etmesi gibidir. Ve
bu itibara gre, ruh ile beden (cisim) arasnda btnlk
ynyle bakalk yoktur. Nasl ki Hak, bir ynden
hakikatlerin ayn ve bir ynden baka ise, ruh da bir
ynden bedenle ayn ve bir ynden bedenden bakadr...

| 31
Bilinsin ki, Hakkn vcudu biri etken ve dieri etkilenen
olmak zere iki ksmdr. Etken olan tesir eden fiille ait ve
etkilenen, tesiri kabul eden fiilden etkilenmekten
ibarettir. Baka bir deyile vcudun ruhu ve bedeni
vardr; ruhu etken, tesir edici ve beden ise etkilenendir.
rnein, insann bedeni ve ruhu vardr. nsan konuan
bir hayvandr diye tarif ettiimiz vakit, onun ruhu ile
bedenini ele alm oluruz. Konuma onun ruhu, ii ve
hayvan onun bedeni ve d grndr. nsann
konuan ruhu grnmedii halde, d grn olan
bedeninde tesir edicidir ve d grn olan bedeni
tesiri kabul eden, etkilenendir. nsann ruhunda bir yere
gitmek iin bir istek peyda olur. indeki bu
irade/istek/isten ve ynelme, onun Kn [ol] emrinden
ibarettir. Beden bu irade ve emirden etkilenerek
harekete gelip o istedii yere gider. imdi, insann
vcudu tek olduu halde onda biri tesir eden ve dieri
tesirden etkilenen olmak zere iki ksm takdir olmu
olur. (Ksa not: bn Arabnin (1165-1240) bu ifadeleri
neredeyse ayn olarak 300 yl sonra Descartesta (1596-
1650) ortaya kar ve onun ikiciliinin-dalizm en iyi
tasviri budur.]

z
Bunlardan z, bir kimsenin benlii, tinsel varl, zat, nefis
olarak tanmlanr ve bir eyin temel ierii olarak dnlr.
Tanmlamas Aristotelese kadar uzanr. Ona gre, bir eyin temel
zelliini ya da tzn oluturan eydir: lk anlamnda varlk
tz gsterdii lde zdr. Bir tzn zn belirlemek, onun
sonlu sayda olmas gereken temel unsurlarn belirlemektir:
zde bulunan yerine getirilecek fiillerin sonlu sayda olmas
gerekir. Buna karn Platoncu z kavram deiiklie urayarak
Descartesta yeniden ortaya kar. Descartes zleri lmsz ve
deimez sayarak yle der: Bir gen tasarladm zaman,
benim zihnimin dnda, dnyann hibir yerinde byle bir gen
olmasa bile, bu durum, bu eklin belli bir yaps ya da biimi ya
da z olmasna engel deildir; deimez ve lmsz olan bu z

| 32
ne benim uydurduum bir eydir ne de herhangi bir biimde
benim zihnime baldr. Hegele gre z, varlk ile kavram
arasnda yer alan eydir. Husserla gre ise, bir nesnenin,
kendisini ne ise o yapan ve bu nesnenin herhangi bir zelliinden
nce bu zellii olanakl ve anlalr klan zorunlu yapdr.
Heidegger ve Sartreda biraz deiir, var olutan ayr
tutulmamas gereken ve burada varlkta ayrt edilemez olan
kavramdr. Heideggere gre z ve var olu arasnda Yunan
felsefesi tarafndan yaplan ayrmn daha ilerisinde, yani varlka
dnmek gerekir: Burada varln z, onun var oluundan
kaynaklanr... Ancak burada var olu (existentia) ve z (essentia)
arasnda bir kartlk sz konusu deildir. Yani var olu ile z
aslnda ayn eydir.

Tz
Tz ise ze ok yakn, grece ayrmam ve yaplmam, biim
araclyla ortaya konan fiziksel ve ruhsal gereklik kavramdr.
Aristotelese gre, tz (usuia) birinci anlamda, maddedir, yani
kendisinden belirli bir ey olmayandr; ikinci anlamda, maddeyi
belirli bir varlk olmaya zorlayan ekil ya da biimdir; nc
anlamda da, madde ile biimin bileimidir. Bu nc anlam ise
en nemlisidir: Szcn en temel, ilk ve balca anlamnda tz,
ne bir zneye yklenen, ne de bir znede bulunandr: rnein,
bireysel insan ya da at gibi... Spinoza ve Descartesta en stn
tz Tanrdr. Spinoza: Tz deyince kendisinden var olan ve
kendinden kavranan, yani kavram baka bir eyin kavramna
gerek duymayan eyi anlyorum diyerek bir tzn baka bir tz
tarafndan yaratlamayacan ne srer. Var olmak bir tzn
doasnda vardr der. Hegelde ise tz (substanz) somut z
belirtir. Buna gre daha nceki grlerden farkl olarak, tz
deimez deil, kendi kendine hareket edebilen eyin tinsel ilkesi
olarak ele alr: Canl tz aslnda zne olan varlktr, ya da....
somut bir biimde gerek olan varlktr. Belki de tanmlama
kargaasndaki durumun tespitini en iyi Berkeley yapar: Tzleri
bir yana atyorum. Tz zihne uygun dnyann dna atmakla

| 33
sulanmamam gerek. Yalnzca tz szcnn felsefi anlamn
yadsyorum ki gerekte bir anlam deildir.
24


Tin
Gelelim Tine. Tin, insan varlnn, bedene, maddeye kart
olarak, cisimsel olmayan blmdr. Bu etkinliin rn olan
dnce (noesis) ifadesi de ayn kkten gelir. Bazlarna gre,
entelektel yetenekleri belirtir. Genelde ada Alman
edebiyatnda her yerde bulunan tin (geist), tamamen pheli ve
bu yzden nerede karlalrsa ehliyetinin sorulmas gereken bir
arkadatr. Geist kelimesinin kkeni, Arapa ve simya kaynakl
gas, yani spiritus ve daha da eskisi pneuma kelimesidir. Platon,
Aristoteles ve Yunan felsefesinde tin (nus), gerek bir dnsel
etkinlie karlktr. Ya da soluk anlamna gelen anemosla
balantl animus, sis ya da hava anlamn da tar.
Tin ile maddesel olan arasndaki bu kartlk, 19. yya
kadar felsefi tartmalarn balca konusu olmutur. Descartes
yle der: yleyse grdm her eyin yanl olduunu var
sayyorum, yalanlarla dolu belleimin bana sunduu her eyin
gerek d olduuna inanyorum, hibir duyuma sahip
olmadm dnyorum; beden, ekil, uzam, hareket ve yerin
yalnzca zihnimin yapntlar olduuna inanyorum. Dolaysyla,
tin dnda hibir ey gerek deildir: Bundan byle zorunlu
biimde gerek olmayan hibir eyi kabul etmiyorum; yleyse
ben.... yalnzca dnen bir eyim, yani bir tinim. Yine
Descartesa gre tin, bir eyi dnmemizi salayan eydir:
Ruh szc bilgisiz kiilerce kullanldndan iki ayr
anlama geldiini ve bu ilk edim ya da insann bu temel
biimi olarak alndnda, yalnzca dnmemizi salayan
ilke olarak anlalmas gerektiini syledim: bu iki
anlamllk ve belirsizlikten kurtulmak iin onu genellikle
tin diye adlandrdm. nk ruhun bir blmne deil,
bir btn olarak tm dnen ruha tin diyorum.


24
Copleston Felsefe Tarihi. Berkeley-Hume. Cilt 5, blm b. ev.Aziz Yardml. dea Yay. 1998;23-24

| 34
diyerek bu karmak adlandrma ve kavramsallatrmann sorun
oluturduunu ortaya koymaktadr. Tin, dncenin ve insann
bilinli etkinliinin ilkesidir ve maddeye karttr.
Tin, bilgi edinme yeteneinin yan sra, Leibnizin
belirttiine gre bilginin kaynan da oluturur. Leibnize gre
tin ve ruh farkl kavramlardr. Ruhlar Tanr tarafndan yaratlm
ilenmemi monatlar olduklar halde, tinler Tanrnn kendilerine
kar bir hkmdar ya da bir baba gibi davrand zeki
monatlardr ve ikisi beraber Tanr lkesini meydana getirir:
Zeki tzler (tinler) ile zeki olmayanlar (ruhlar) arasndaki fark,
bir ayna ile gren kii arasndaki kadar byktr ve ancak zeki
tinler eylemlerinin bilincindedir. Ruhlara zg tek bir yaam
ilkesi bulunduu halde, tinler dnme yetisine de sahiptirler:
Tin fikirleri bilmekle kalmaz, onlar kendinden bulabilir de...
Zorunlu gereklerin kayna olan, zihne ilikin fikirler
duyumlardan gelmez. Baz fikirler tinin kendi zerinde
dnmesinden doarlar.
Ancak, Helvetius buna kar kar ve tini, eyleri kavrama
ve tanma yetisi olarak grr. Bu yetinin kayna fiziksel
duyularmzdr: Doay ele alalm. Doa bize nesneler sunar; bu
nesnelerin hem bizimle hem de kendi aralarnda balantlar
vardr; balantlarn bilgisi tin denilen eyi meydana getirir. Bu
anlamda bilgimizin az ya da ok olmasna gre tin de az ya da
oktur. Berkeleye gre herhangi bir tin dncemiz olamaz.
Ayn zamanda dnceler gibi de olamazlar. Dolaysyla tin ile
dnce arasnda bir ayrm yapmak zorunludur:

Bir tin, dnen, isteyen ve alglayan olarak
betimlenebilir... Kendi var oluumuzu i duygu ya da
dnme yoluyla biliriz ve baka tinleri us yoluyla...
Baka tinlerin var oluunu onlar tarafndan yaratlan
dnceler olmakszn bilemeyiz... Bir insan gremeyiz,
eer insan ile denmek istenen bizim gibi yaayan, hareket
eden, alglayan ve dnense: grdmz yalnzca
dncelerin belli beklemesidir ki bu bizi ona elik
eden ve onun tarafndan temsil edilen ve bize benzeyen

| 35
ayr bir dnme, devim ilkesi olduunu dnmeye
yneltir.

Burada, anlk kavramndan da bahsetmekte yarar var.
Anlk, Descartesa gre bilinebilir eylere ynelik hayal gcne
kart olarak, kavrayabilen bireye ilikin kavrama gcdr. Anlk,
grn ne olursa olsun bir eyin gerekliini kavramay
olanakl klan dnsel bir ilemdir. Leibnize gre ise kendi
bana yanlmaz olan yarg yetisidir. Humeda, dnme ve
anlama gcdr. Kanta gre anlk (vestand), duyumlar arasnda
sistemli karlkl ba kurmay salar ve sezgiye deil, akl
yrtmeye dayanr.


Akl, Zihin ve Us
Szlk anlam olarak akl ise; 1. Bilip tanmay, yarglamay ve
ilkelere gre davranmay salayan, insana zg yeti, 2. Doru
davranmay, doru yarg vermeyi salayan dnme biimleri ve
ilkelerin btn; saduyu, bilgelik, ayrt etme yetisi, 3. Normal
durumlar ve ileyileri bakmndan ele alnan dnsel yetilerin
btn, ayrt etme yetisi, 4. Bellek, alg, dnme vb. zihinsel
yetilerden her biridir.
25

Zihin (Arapa, zihn): 1. nsann yaam boyunca edindii
bilgileri depolayp saklamasn ve daha sonralar gncel yaama
uygulayarak kullanmasn salayan ilevlerin tm, 2. Hafza,
bellek, 3. Anlay, kavray. 4. Usun eanlamls. Bilinle,
zihin=akln (mind) farkl kavramlar olduunu da belirtmek
gerekir. Akl yani logos, bilgi edinme yetisi, bilip tanma ve
yarglama yetisidir. Akl beynin kontroln ve bilinli algy
yapan, dar yanstan programdr. Bilincin da yansmas akl
araclyla ortaya kar. Akl yalnzca bilinli olduumuz zaman
fark edilebilir. Bilinsiz olduumuzda akl anlamszdr. Bu
nedenle bilin, belirli bir akln, kiiselletirilmi bir beynin o anki
birinci el, birinci ahs deneyimi olarak grlebilir ve elik eden
bilin, akla can katar.
26


25
Byk Larousse Szlk ve Ansiklopedisi, Akl maddesi. Geliim Yaynlar. 1986. s:262, cilt:1
26
Greenfield S. nsan Beyni. Varlk yaynlar. 2000; 154.

| 36








| 37


Douya Bak
slam Felsefesi


El-Kindi
Aristocu slami felsefe okulunun kurucusu ve mantktan
matematie, fizikten mzie kadar uzanan, 270 adet bilimsel
inceleme yazar bir insan; Yusuf Yakub bn shak el-Kindi ya da
sk kullanlan ad ile Kindi (MS 800-870).
27
Kindiye gre
varlklar, duyularla alglanabilenler (tikeller) aklla
alglanabilenler (tmeller) ve vahiy yolu dnda hakknda bilgi
edinilemeyenler (ilahi varlklar) olarak snflanyordu. Kindi, ruh
hakknda belirgin bir yorumda bulunmuyordu ve Aristoteles'in
Ruh zerine (Peri Psykhes) adl eserindeki akl (nous) anlayn
benimsemiti. lk Felsefe adl eserinin nsznde, eriat
bilginlerine kar felsefeyi savundu ve eriatla felsefeyi
badatrmaya alt. Gerek bilginin ancak felsefe ile
bulunabileceini savundu. Felsefe ile edinilen bilgi ile
peygamberler araclyla gelen bilginin ayn olduunu, aradaki
tek farkn felsefecinin geree ulamak iin daha uzun zaman
sarf etmesinden baka bir ey olmadn syledi. Altm yana
geldiinde, kalabaln nnde, grlerinden dolay be kez
kamland. Uzun sreli bir ie dn ve belki de depresyondan
sonra 72 yanda dnyadan ayrld.

Farabi

27
Hodbhoy P. slam ve Bilim. Cep Kitaplar, 2.bask, 1993; 164.

| 38
Trk felsefeci Farabi (MS 870-950), Yunan felsefesinden
esinlenerek slam felsefesini gerek anlamda kuran kiidir.
Aristotelesten sonra ikinci hoca olarak deerlendirilir. bni
Sina ve bni Rt zerinde byk etkileri olan Farabi, bat
felsefesini de etkilemitir. Aristoteles ve Platonun aslnda ayn
eyi sylediini iddiasyla Kitab l-Esolocyay kaleme ald. Bu
dnce bir philosophia perennis (ebedi felsefe) anlayn
glendirmitir. Farabinin temel bilimsel alma yntemi
Vahidi daha iyi anlamak ve kavramak iin, onu alt paralara
(cz) ve her czn daha ufak czlere blerek tahlil etmek
eklindedir. Bu blerek inceleme, Descartesn de iddetle
savunduu ama Farabiye hibir atf yapmad bir yntemdir.
28

Yeni Platoncu olan Farabinin felsefesi iki temel zerinde
kuruludur. lki varlktan kalkarak elere doru ini ve dieri
Tanrya doru ykseli. Farabi, Akl Kitab (Risale fil akl) adl
eserinde karanlkta grlmeyen ve kta grlen renkler
rneini vererek, bunun gibi aklla kavranabilir varlklar,
eylerin ve duyulara dayanan alglarn iinde gizil g biiminde
bulunurlar der. Ortak duyu ve hayal gc araclyla akla
geerek onun iin bir gizil varlk kazanrlar. Farabi Aristoteles'i
takip ederek insan akln Potansiyel Akl (Akl bi'l-Kuvve), Fiili
Akl (Akl bi'l-Fi'l), Edinilmi Akl (Akl Mstefad) ve Faal Akl (Akl
el-Fa'al) olarak drde ayrr. Bunlar akln bilgi edinme srecinde
getii aamalardr. Bilmek, maddi nesnelerin tesindeki soyut
formlar bilmektir ve bu, duyular dnyasyla ilgili bilgi kadar
ahlaki bilgi iin de geerlidir.
Yaratklar, hibir eye ihtiya duymayan Tanrdan kp
varla ularlar. Tanrnn kendi tzn bilmesiyle birincil akl
doar; bu akln da Tanry bilmesi ile ikinci akl trer. Bylece
srasyla ortaya on akl kar. Etkin akl insan ruhunun da
nedenidir. Ruh ve cismani bedenden meydana gelen insanda, ruh
ve beden ilikilidir. Ruhun yetkinlii akldan kaynaklanrken,
bedenin yetkinlii ruhtan kaynaklanr. Farabiye gre canlda
tr ruh vardr: bitkisel, hayvansal ruh ve insan ruhu. Bitkisel
ruhun grevi bireyin soyunu srdrmesi ve gelimesini

28
Farabi. slam Klasikleri: El-Medinetll Fazila. MEB yay. 2001;10

| 39
salarken, hayvansal ruhin ki iyi ile ktnn fark edilmesi ve
iyide karar klnmas, insani ruhun grevi ise yararlnn ve
gzelin seilmesini salar. nsann kendini, evreni anlamas etkin
aklla olur. Dolaysyla da etkin aklla bilginin mutluluuna ular.
Btn bunlara karn Farabide, duygu ve hareketlerin merkezi
organ kalptir:

Cismimizle yaptmz iler isteme kuvvetine hizmet
eden kuvvetler ile ortaya kar. Bu kuvvetler, o ilerin
icrasna tahsis edilmi uzuvlara dalm bulunurlar.
Bunlar, hayvan ve insann arzularn yerine getiren
uzuvlara girimi sinir ve kaslardan ibaret olup eller,
ayaklar ve iradeyle hareket edebilen uzuvlar gibidirler.
Bu eit uzuvlara dalm olan kuvvetler, cismimizin
aletlerinden olup, kalpte oturan reisi isteme kuvvetinin
hadmdrlar. ...kalp bnyemizin hkim uzvudur. Ona
riyaset edecek baka bir uzuv yoktur. Arkasndan dima
gelir ki ikinci derecede olan bir hkim uzuvdur ve dier
uzuvlara, ancak kalbin reislii altnda, reislik eder. Dima
kalbe hizmet eder; dier uzuvlar da ona, tabiatyla kalbin
maksatlarna gre hizmet ederler.
29


Farabi ayn zamanda devinim yapan duyular tayan
sinir liflerinden de haberdardr, bu sinir liflerinin k yeri
olarak beyni gsterir:

Sinirler iki snfa ayrlrlar. Bir snf kalpte bulunan
hkim duyma kuvvetinin tabilerine alet olup, o tabilerden
her birinin kendine mahsus duyguyu duymasna yardm
eder. Dier sinir snf da yine kalpte bulunan isteme
kuvvetine hizmet eder uzuvlarn aleti olup bu uzuvlarn
iradi hareketlerini salar. ...Hareket uzuvlar ancak
kalbimizde yer alan isteme kuvvetlerine tabi olurlar. Bu
sinirlerin ounun bitki tarlas (k yeri), dima olup
onlar muhafaza eden kuvvetler dahi bizzat dimadan

29
Farabi. slam Klasikleri: El-Medinetll Fazila. MEB yay. 2001;56-59.

| 40
beslenirler. Dimada kalbin hararetini nispetle
dzenleyecek ruhi bir kuvvet vardr.


bni Sina
Farabinin fikirlerini gelitiren bni Sinada (MS 980-1037)
deneyci felsefe n plana kar. Modern dnyann sibernetikisi
olan Norbet Wiener olarak da grlr.
30
Aristoteles felsefesinden
yararlanarak cisim ve nefsden bahseder. bni Sina'nn gelitirdii
kuramnn kayna Aristoteles (slam felsefecileri Aristotelese
mantn stad derlerdi) ve Yeni Platonculuktur. bni Sina
varlklar kozmolojik bakmdan akl, ruh (nefs) ve cisim olarak
e ayryordu. Kozmik Akl, lk Varlkt ve zorunluydu. Srasyla
bir sonraki Akl, bu Akla ait gk katnn (felek) ruhu ve bu gk
katnn cismi kar. Btn dnlenler vardr ve var olanlar
tasarlanabilen dnlr biimlerdir. Bu nedenle, dnmekle
var olmak zdetir (sonradan gelen Descartesn dnyorum
yleyse varm ifadesini hatrlatr). Sinaya gre atomcu grn
ileri srd nitelikte bir boluk yoktur. Uzay ise, bir nesnenin
kaplad yerin i yzdr. Varlk kavram altnda toplanan
btn nesnelerin deimeyen, snr ve niteliklerini koruyan belli
bir yeri vardr. Fiziin konusu madde ve biimden oluan
nesnelerdir. Biim, maddeden nce yaratlmtr. Maddeye bir
tz zellii kazandran biimdir. Maddeden sonra ilinek gelir.
Biimler maddeye, ilinekler ise tze katlr. Btn nitelikler de
birinci nitelikler ve ikinci nitelikler olmak zere ikiye ayrlr.
Birinci nitelikler nesnelere baldr, ikinciler ise, nesnelerden
ayr olarak varln srdrr. bni Sina'ya gre, nesnel evrende
bulunan g ve devinimin temelini ikinci nitelikler oluturur.
Nesneler, kendilerinde bulunan gizli gle devinime geerler. Bu
g ise, doal g, znel g, tinsel g olmak zere trldr.
Doal g, nesnede doal biim ve yerlerle ilgili nitelikleri tar.
ekim ve arlk bu trdendir. znel g, nesneyi devingen ya da
duraan duruma getirir. Bunda da, bilinli ya da bilinsiz olma
zellii bulunur. Tinsel g, herhangi bir organn, aracn yardm

30
Hodbhoy P. slam ve Bilim. Cep Kitaplar, 2.bask, 1993; 167.

| 41
olmakszn dorudan doruya bir istenle eylemde
bulunmaktadr. Ona gre, zaman ve devinim kavramlar da
birbirine baldr, nk devinimin bulunmad, alglanmad
bir yerde zaman da yoktur.
bni Sina cismin hibir zaman etmen olamayacan ne
srer. Etmen akln, onun araclyla etkinlikte bulunan bir
kuvvet, form, nefsidir. bni Sina'nn felsefesinde, Aristotelesin
gelitirdii dnce dizgesine uygun olarak, ruh kavramnn
nemli bir yer tuttuu grlr. bni Sina Kuran- Kerime
dayanarak bilmeyi yaratma olarak niteler. Yaratma eylemi
Tanrnn kendi zne kar duyduu sevgiden dolaydr. Tanr
tmelleri bilir. Tikellerle ilgili bilgisi de, tmel nedensellikleri
bilmesindendir. bni Sinann nefs ifadesi Latincedeki animaya
(canlandrc, can verici ya da ruh) yakndr. nsan nefsi, yapc ve
bilici gle donatlmtr. nsanda d alg duyumlarla, i alg da,
beynin n boluunda bulunan ortak duyu ile salanr. Duyularla
alnan izlenimler bu ortak duyu ile beyne gider. Beynin, n
boluunda sonunda, tasarlama yetisi bulunur. Bu yeti duyu
izlenimlerini salamaya yarar. nsan iin en nemli olan dnen
z yapc ve bilici glerle donatlmtr. Yapc g (us) gerekli
ve zel eylemler iin gvdeyi uyarr. Bilici g ise, yapc gc
ynlendirir. zdekten ayrlan tmel biimlerin izlerini alr. Bu
biimler soyutsa onlar kavrar, deilse soyutlayarak kavrar.
nsanda iyiyi ktden, yararly yararszdan ayran yapc gtr,
bu nedenle bir isten niteliindedir. Us (akl) konusunda bni
Sina ayr bir dnce ortaya atmtr. Ona gre us be trldr.
zdeksel us, btn insanlarda ortak olup, kavramay, bilmeyi
salayan bir yetenektir. Bir yeti olarak ilek us, yaln, ak ve
seik olan bilir, eyleme yneliktir, duraan bir g niteliinde
deildir. Eylemsel us, kazanlm verileri kavrar ve ikinci
aamada bulunan ustan daha stndr. Kazanlm us, kendisine
verilen ve dnebilen nesneleri bilir. Aama bakmndan usun
olgunluk basamanda bulunur. Bu aamada usun
kavrayabilecei konular kendi znde de vardr. Kutsal Us, usun
en yksek aamasdr. Btn varlk trlerinin zn, kaynan,
onlar oluturan gc, baka bir aracya gereksinme duymadan,
bir btnlk iinde kavrar. nsan, ayrntlar duyularla alglar,

| 42
tmelleri usla kavrar. Tmelleri kavrayan yetkin us, nesneleri
anlama yetenei olan etkin usa olanak salar. nsan usunun
alglad ayrntlar, kendi varlklar dolaysyla deil, nedenleri
yznden vardr. Us, bu kavranabilir nesneleri kazanabilmek iin
ilkin duyu verilerinden yararlanr. Sonra duyu verilerini usun
genel kurallarna gre ilemden geirir, yarglar ortaya koymada
onlar aar.
31
Bunun dnda hayvansal ve bitkisel nefs de vardr.
Ancak bunlarn melekeleri birbirinden farkldr. nsan ruhunun
iki melekesi vardr: tanma ve icra. Bu iki melekeye akl ad
verilir. Akl da iki trldr: kuramsal/nazari ve ameli akl. Bunlar
bahsedilen bilici ve yapc glere karlk gelirler. nsann
(ruhunun) bir eyi idraki daima akl- faalden gelir. Yine bni
Sinann bahsettii dier bir aklda akl- heyulardr ve insan
zihninin henz ortaya kp gereklememi soyut yatknlklar
olarak bunu tanmlar. Madde (cisim) ise Allahtan domaz. Var
olmak iin kendi dndan baka bir eye gereksinim duymayan
Allah birdir ve birden ancak bir kacandan, Ondan
okluun yani dier maddenin domas imknszdr der.
bni Sina yneticilerin basksndan birka kez katktan
sonra, dostlar ona lml olmasn tavsiye ettiklerinde yle dedi:
Genilemesine ksa bir hayat, uzunlamasna dar bir hayata
tercih ederim.
32




Gazali
Yalnz dneminin deil, btn slm dnce tarihinin en nde
gelen dnrlerinden Gazali (1058-1111) kelmclar, sfiyye,
Batniler ve zellikle Yunan kaynakl felsefe dahil, devrinin btn
dnce ekillerini olabildiince renmi ve eletiriden
geirmitir.
33
El-Munkiz'u-mine'd-Dall, dnce hayatn ve
kendisinin geirdii manev basamaklar anlatt eseridir. Bu
eser deeri bakmndan Augustin'in Les Confessions (tiraflar);
Descartesn Metod zerine Konumalarna ve Rousseau'nun

31
http://www.kultur.gov.tr/kultursanat/tb-sina.html
32
Hodbhoy P. slam ve Bilim. Cep Kitaplar, 2.bask, 1993; 168.
33
De Boer, Islm'da Felsefe Tarihi, ev. Kutlay Y. s.109

| 43
tiraflarna benzetilir.
34
Bu konuda kulland yntem ise,
Aristoteles mantn kabul ederek ve felsefeyi yakndan
tanyarak, felsefe tenkitilii eklinde ortaya kar.
35
Kimyay
Saadet adl eserinin psikoloji bahsinde, gkten aa dt
kabul edilen bir insann, teker teker uzuvlarn kaybetse bile yine
de farknda olacan belirtmitir:
36


nsann kendi varlnda hibir phe yoktur. Onun
varl grnen ceset deildir... Bir kimse gzn
kapayp, bedenini, gkleri, yerleri ve gzle grlebilen
her eyi unutsa dahi, kendi varln zaruri olarak bilir...
Kendinden haberi olur...

Duyulardan yle bahseder:

nsanlar yalnz duyular lemini grrler. Duyular lemi,
z olan melekt leminin kabuu durumundadr. Bu d
lemi geemeyen kimse; narn sadece kabuunu, insann
da sadece derisini grm olur. eriye nfuz edemez.

nsan varln ise ruh ve beden olarak ele alr:

Bil ki iki lem vardr: ruhani ve cismani. stersen bunlara
hissi ve akli veya ulvi ve sufi de diyebilirsin. Bunlarn
hepsinin manas birbirine yakndr, farkllk sadece bak
as ile ilgilidir. Eer sen bunlar kendi varlklar
asndan ele alrsan cismani ve ruhani dersin. Ruhun
zelliklerini be aamaya ayrarak yle aklar: Be
duyunun getirdiklerini alan ilk ruhtur. Hayvani ruhun asl
ve ilk biimi konumundadr. Nitekim hayvan bununla
hayvan olur. Bu ruh st emen ocukta da bulunur. kincisi
hayali ruhtur; bu ruh duyularn getirdiklerini kaydeder,
gerektiinde kendisinden stte bulunan akli ruha iletmek
zere biriktirip saklar. St andaki ocukta bulunmaz.

34
lken HZ. Islm Felsefesi-Kaynaklari ve Tesiri, Istanbul, 1967, s.120
35
Watt M. Islm Tetkikler, Islm Felsefesi ve kelmi, ev. Ates S., Ankara 1968, s.108
36
Bedir Yaynevi. A.Faruk Meyan evirisi. stanbul.

| 44
Bu ruh hayvanlarn bazsnda bulunur bazsnda
bulunmaz. nc sadece insana mahsus bir cevher olup
hayvanlarda ve kk ocuklarda bulunmaz. Drdncs
fikri ruhtur. Bu ruh, salt akli bilgileri alarak bunlar
arasndan telifler ve terkipler yapar, bunlardan deerli
bilgiler karr. Beincisi ise Nebevi ruhtur ve bu
peygamberlerde bulunur.
37


Yine nemli bir eseri olan hya l-ulm id-dinde ruhun,
tp bilginlerine gre can anlamna geldiini, ancak metafizik
varlk olarak nefs, akl ve kalp denilen manevi yetilerin ayn
varl ifade ettiini ve insann gerek benliini oluturan z
olduunu belirtir. Gazali Makasd el-Felasife adl eserinde ise,
madde ve ruh zerinde de grlerini modern felsefenin
balangcndan ok nce ortaya koymutur. Ruh ve bedenden
dorudan deil de, o dnemde anlald ekliyle ruhun asl
zellii olan dnce ve bedenin asl zellii olan cisimden
bahsetmitir. Madde (cisim) iin:

...Cisim, fiili olarak, en, boy, derinlik sahibi
bulunduundan deil, fakat bunlar kabul etmesinden
dolay cisimdir. spat udur ki, ayet bir mum alsak ve
buna, bir kak uzunluk, iki parmak en ve bir parmak
derinlik versek, bu yine de bir cisimdir, fakat bu boyutlar
derinlik, en, boydan dolay deil. nk ayn mum, bu
sefer yuvarlak yahut da baka bir ekle konulursa bu
uzant ortadan kalkar ve onlarn yerine, iki ayr uzant
meydana gelir fakat cisim olu sureti asla deimez. u
halde cisimde bulunan miktarlar cismiyet mahiyetinden
hari arazlardr...

Gazali duyulardan ve onlarn gvenilir olmamasndan
(daha sonra tm felsefesini phecilik zerine kuracak olan
Descartes gibi) ve bu durumun altndan phecilikle nasl

37
Gazali. Mikatl-Envar (Nur Metafizii), Gelenek Yay. 2004;52

| 45
kalklacandan da yle bahseder. nsanlar uykudadrlar,
ldkleri zaman uyanrlar Peygamber sznden ald ilhamla:

...Uykuda birtakm eylerin varlna inanyorsun,
birtakm halleri tahayyl ediyorsun, onlarda sebat ve
istikrar bulunduunu kabul ediyorsun. O durumda onlar
hakknda hibir pheye dmyorsun. Sonra
uyanyorsun, gryorsun ki btn tahayyl ettiin,
inandn eylerin asl yok. O halde uyank iken hissin
yahut akln delaletiyle edindiin itikadn gerek
olduundan nasl emin olabilirsin? Vaka o itikat iinde
bulunduun hale nazaran gerektir. Lakin mmkndr ki
sana dier bir hal arz ola ki, onun uyanklna nispeti
senin uyanklnn uykuya nispeti gibi olsun. Uyankln
o hale nispetle uyku saylsn. O halde sana arz olduu
zaman aklmda tevehhm ettiim her eyin hayal
olduunu, aslsz olduunu kesin olarak anlarsn... der.

bn Arabi
slam felsefeci bn (Muhyiddin) Arab, 1165te Endlsn
Mrsiye ehrinde domu, 16 Ekim 1240te 78 yandayken vefat
etmitir. Fususul-Hikem adl eseri en ilgin yaptlarndan
birisidir. bn Arabi, Fususul-Hikem adl eserinde ruh ve
bedenden, evrenin ve dnyann oluumundan, evrimden, insann
bilinli ve bilinsiz olmas durumundan bahsederek, bilinli
olmann getirdii fark ortaya koyar:

Boulmu, gmlm bir durumda bulunan bir insandan
hibir eser ve oluum ortaya kmaz ve bu hal iinde
onda ne ilim, ne iitme ne grme ne irade, ne de kudret
grnr deildir. Bunlarn hepsi, o kimsenin vcudunda
yok ve helak olmutur. Bu gmlmlk halinden, bilinli
duruma (hl-i ghye) geldiinde bu saylan sfatlaryla
vasflanm olur. Ve onun gmlmlk halinden bilin
dzeyine gelii (hl-i ghye), kendi zatnn ve
vcudunun gereidir. Yoksa kendi istemesi ile deildir.
Ve bilinlendiinde btn fiilleri ve sfat kendisinde

| 46
birlemi, bir olmu, btn bir haldedir. Ve kendinin
btn hep esmasn ve sfatn toplam olan bu insan
bunlarn eserlerini ak etse de, etmese de yine insandr.
nsanln aa karmak iin eserleri ile aa kp,
grnmesine ihtiya yoktur. Onun buna ihtiyac yoktur.

Fuzuli
Trk Divan airlerinden olan Fuzulinin (MS 14801556)
anlayna gre, insan biri gvde, teki ruh olmak zere iki ayr
zden kurulu bir varlktr. Gvdenin toprak, yel (hava), od (ate)
ve su gibi drt oluturucu esi vardr. Ruh ise tanrsaldr,
gvdede, gene Tanr buyruuyla bir sre kaldktan sonra,
kaynana, tanrsal evrene dnecektir. Bu nedenle lmszdr.
nsann yeryznde yaad srece ruhunun kutsallna yarar
biimde davranmas, doruluk, iyilik, erdem, gzellik gibi
deerlerden ayrlmamas, zn bilgiyle sslemesi gerekir.






| 47


slam Dnyasnda
Sndrlen Gne!


Dokuz ve 13. yyda Mslmanlarn zgn felsefi hareketi
canland. nk dnsel almalar devlet adamlarnca
desteklendi, Vahiyin sunduu iletiyi anlama ve anlatma abas
bunu gerektirdi ve oku emri bir anlamda evreni anlamaya
ynelikti. Gerek felsefe Farabi ile kuruldu ve bn Rdn lm
ile (1198) slam felsefesi bitti. Be yz yl boyunca, slam
uygarlnda, bilimin ve felsefenin alevi parlak bir ekilde yand.
Ama bu alev, zaman zaman zerine su sklarak snkleti. lm
deindeki felsefecilere, zorla felsefeye srt evirdiklerine dair
fetvalar verdirttirildi. 885 ylnda, Badatta felsefe kitaplarn
kopya etmeyeceklerine dair, profesyonel kopyaclarn yemin
etmeleri istendi. bni es-Salese felsefe ve mantn incelenmesi
veya retilmesinin serbest olup olmad sorulduunda, u
yant verdi (yl 1251):
[Felsefe] deliliin temeli, tm karmaann, hatalarn ve
doru yoldan sapmann nedeni... Manta gelince...
Felsefeye ulamak iin aratr. Kt bir eye ulamak iin
bavurulan ara da ktdr... Felsefenin retileriyle
uratna dair delil bulunan herkes aadaki
seeneklerle kar karya kalacaktr: Klla idam ya da
slama dn; ancak bu ekilde memleket korunabilecek
ve (b)ilimlerin kk kaznabilecektir.


| 48
Bazen yeni fikirler var olan inanlara kar gelebilir. Tpk
bni Sinann bana geldii gibi. bni Sinann dini inan, bilim ve
mantk arasnda sentez kurma giriiminin ok tepki almas
zerine, sapt ne srld. Kendisi ise yle yant verdi:

Bana sapkn demek o kadar kolay i deildir,
Benim inancm kadar hibir dinsel inan salam deildir,
Eer ben sapmsam btn dnyada emsalim yok,
nk o zaman dnyann herhangi bir yerinde tek
Mslman yok.

Bu dnemlerde El-Seyuti, Halife al-Hadinin Badatta,
5000 (yanl basm deil: be bin) felsefeciyi ldrttn
belirtir. Say abartl olmakla birlikte byle bir katliam olduuna
kesin gzyle baklmaktadr. Bilimi yok etmek iin en iyi yntem
felsefecileri ortadan kaldrmaktr. Kindiyi kamla, el-Razinin
bana, grmesini kaybedinceye kadar kitaplaryla vur, bni
Sinay srgne gnder, bni Rde mantk ve bilimi incelemeyi
yasaklayarak taraya srgne gnder... Halife Mtevekkil
dneminde (847861) Badattaki profesyoneller felsefe
kitaplarn kopya etmeyecekleri konusunda yemin etmeye
zorlandlar. Halife Nasr dneminde (1180-1225) geni bir kitap
koleksiyonu yakld. Medreselerde felsefenin yerini kelam
almtr. Felsefecileri yok etme iinin nereye varacan birok
kii fark etmemiti. Byk felsefecileri olmayan bir ulusun, hibir
zaman byk biliminsanlar da olmayacakt. Felsefe meraka
dayanr ve merak da bilime doru uzanr.
38
Bilim olmayan yerde
de karanlk hkim olur.
Dokuzuncu yzylda slam biliminsanlar arasnda
Dnyann kre biiminde olduu normal ve sradan bir kabuld.
Oysa Batda 200 yl sonra bile Dnya hala dzd. Semerkandl
El-Kai, 1494te evrenin evresini bir at kl pay hatayla lmek
iin pi deerini virglden sonraki on altnc basamaa kadar
hesaplamt. Oysa ayn Batnn anlaynda evrenin snrlarna
asla eriilemezdi. Abdurrahman es-Sfi (903-986), Batlamyus'un

38
Hodbhoy P. slam ve Bilim. Cep Kitaplar, 2.bask, 1993; 153-156.

| 49
Almagest'inden yararlanarak hazrlam olduu yldz katalogu
ile tannmtr. Bu katalogda, 48 yldz takmnda bulunan
yldzlar tantlm, bunlarn gkyzndeki konumlar,
parlaklklar ve renkleri bildirildikten sonra, Almagest'te geen
yldz isimlerinin Arapa karlklar verilerek, bu konuda
Arapadaki nemli bir boluk doldurulmutur. Abdurrahman es-
Sfi'nin nerdii terimler, daha sonra Batl astronomlar
tarafndan kullanld gibi, bunlardan 94' modern astronomi
literatrne de girmitir. Dnyann en byk oniki filozofu
arasnda saylan Trk asll Harezm olup Badat civarnda
yaad tahmin edilmektedir. Harezm gkbilimi konusunda
Ziyc'l Harezm, Kitab al-amal bi'l Usturlab ve Kitap'l Ruhname
adl kitaplar yazmtr. Ayrca, Halife Memun'un istei zerine
yerin ve gkyznn haritasn ieren bir atlasn hazrlanmasna
da katkda bulunup Kitab's Suret'l Arz isimli eserini bu atlasa
ek olarak hazrlamtr. Yine Sabit Bin Kura, Oklid Elementler adl
eserine yazd erh dolaysyla bat bilim dnyasnda "Trk
klidi" olarak tannmtr. Abdulhamid bn Turk, Harezmnin
adadr. Cebir konusunda yazm olduu kitabn ancak kk
bir blm bugn elimizde bulunmaktadr. Burada, zel tipler
halinde gruplandrlm ikinci derece denklemlerinin zmleri,
Harezmninkilerden daha ayrntl olarak verilmitir. rnein,
x+c=bx denkleminin, dier denklem tiplerinden farkl olarak iki
zm olduu ayr ayr ekillerle gsterilmitir.
lk kt fabrikasn kuran bni Fazl iken, matbaa 300 yl
slamn nde giden lkesinde kullanlamamtr. Dier ilkler
yle zetlenebilir: kzamk ve iek hastaln kefeden Razi,
czam bulan bni Cessar, vebann bulacln fark eden bni
Hatip, gzde retina tabakasn tanmlayan bni Rd, gz
ameliyatn ilk yapan Ammar, sfr rakamn ilk kullanan Harezm,
trigonometriyi ilk kuran Battani, tanjant, kotanjant ilk kullanan
Ebul Vefa, trigonometri kitab ilk yazar Nasiruddin Tusi, ilk
trigonometrik dnm formln bulan bni Yunus, binom
formln ilk bulan mer Hayyam, ilk diferansiyel kitabn yazan
Sabit bin Kura, ondalk kesiri ilk kullanan Gyaseddin Cemid, ilk
usturlab yapan Zerkali, Dnyann dndn ilk ne sren
Biruni, Gne zerindeki lekeleri ilk gren Fergani, sibernetii

| 50
kuran smail-El Cezeri, optik ve grme sistemi temellerini ilk
inceleyen bni Heysem, kimya laboratuarn ilk kuran Cabir, saf
alkol ilk elde eden Razi ilk Ama bu ilkler bir sre sonra, yine
bizler tarafndan engellendi.
Batda yeni bir felsefenin balangc iin ilk admlar
atacak olan Ren Descartes (15961650), neyin nemli
olduunun farkndayd:

...bir ulusun bireyleri felsefeyle ne denli ili dl olursa, o
ulusun da o denli uygar ve ince ruhlu olacana inanmak
gerektiine deinirdim. Bylece bir devlette var
olabilecek en byk nimet, o devlette gerek
felsefecilerin bulunmasdr.
39


39
Descartes R. Felsefenin lkeleri. Say Yay. ev: M.Akn,1998;34-35.

| 51


Batdan Doan Gne

Ren Descartes


Ruh/beden hakknda felsefi tartmalarn nemli balangc, 17.
yzylda Ren Descartesn tartmalarndan ve onun
pheciliinden domutur. Bu yzyln bak tam olarak, saat
gibi ileyen mekanik bir evrendir. Descartes dneminde mekanik
dnya gr, Tanrnn bir ihsan olarak grlyordu.
40

Newtonun dinamik felsefesinin tersine, Descartesnki
mekanikti. Descartes felsefeye fiziktesiyle balayarak bu
konuda sregelen kalplarn dna kmtr. Ona gre, Platon ve
Aristotelesten sonra gelenler, onlarn sylediinden daha iyi
eyler aramadlar. Sadece nl felsefecilerin dncelerini
izlemekle yetindiler. Ama Descartesa gre Aristotelesin
yazlarnn anlam bozulmu ve deitirilmiti, hatta Aristoteles
tekrar dnyaya gelecek olsa yazlarn kendine ait olduunu
anlayamazd. Bu nedenle yeni bir felsefe yaratmak gerekiyordu.
41

Ama onda farkl olarak derin bir phecilik vard. Bu
nedenle de felsefecileri iki gruba ayryordu: pheciler ve
kesinlikiler. Kendisi pheciler grubundayd. Kendi
pheciliini en iyi su cmlelerinden anlayabiliriz:


40
Descartes R. Felsefenin lkeleri. Say Yay. ev: M.Akn,1998; 66.
41
Descartes R. Felsefenin lkeleri. Say Yay. ev: M.Akn,1998;8, 10-11

| 52
...Hayatmzn devaml bir uyku olmadndan, duyular
araclyla rendiimiz btn eylerin uyuduumuz
zaman olduu gibi imdi de yanl olmadndan nasl
emin olabilirsiniz?
42
...Btn hayatm boyunca rya grp
grmediimden, zihnime ancak duyular yolu ile girdiini
sandm btn fikirlerin, tpk uyuduum, gzlerim
kapal, kulaklarm tkal olduu, hlasa duyularmdan
hibirinin iliii olmad zaman zihnimde tekabl eden
fikirler gibi zihnimde kendiliinden phe etmeye
varacam. Dolaysyla da yalnz dnyada siz var msnz,
yer var m, gne var m diye phe etmekle
kalmayacam; fakat gzlerim var m, kulaklarm var m,
bir vcudum var m, hatta sizinle konuuyor muyum, siz
benimle konuuyor musunuz diye de phe edeceim...
Gryorsunuz ki, bilgisi ancak duyular yolu ile gelen
btn eylerden hakl olarak phe edebilirsiniz; fakat
phenizden de phe edebilir misiniz? phe ediyor
muyum, etmiyor muyum diye phe iinde kalabilir
misiniz?
43
(Gazali phecilii ile olan benzerliine dikkat
ediniz!).

Descartesa gre, temel cevher dnyay oluturuyordu:
Tanr, ruh ya da zihin ve madde. Bunlardan ruh ve madde sonu
olan, Tanr ise sonsuz cevheri oluturuyordu. Madde uzam
olan ey/res extensa, ruh ise dnen ey/res cogitanstr. Ben
dediimiz dnen ey, bedenden ayrdr ve ondan bamsz var
olabilir. Yani, Descartes ruh ve bedeni birbirinden farkl ya da
ayr olarak dnr. Birbirlerinin zerlerine dorudan etkileri
olmaz. Descartes bunlardan birinin dierine fiziksel bir etki
yapabileceini her zaman reddetmi ve onlar arasnda adeta
mekanik bir ayrm yapmtr. Aralarndaki balant sorununu ise
araya Tanry yerletirerek zer. Tanr, birlii salayan dolayl
bir badr. Bu ekilde beden ve zihindeki deiiklikler birbirine

42
Descartes R. Tabiat I ile Hakikat Arama. ev: M.Karasan. MEB yay. S:19-20, Ankara 1946.
43
Descartes R. lk Felsefe zerine, Metafizik Dnceler. S:22-23, ev:M.Karasan, Maarif Mat.Ankara 1945

| 53
karlk gelir. Ruhta istekler ve niyetler varsa, bunlarn maddi
karlklar da bedende ortaya kar.
44



Descarteste Zihin/Us ve Bilin Kelimeleri
Ruh ve zihin/us szcklerinin birbiri yerine kullanlabilecei
iddias, Descartesn Meditasyonlarnn 1647 tarihli Franszca
evirisinde grlr. 1641deki, daha eski orijinal Latince
metinde ise yalnzca zihinden bahsedilir. Zaman ierisinde
eviriler nedeni ile bir dnm olmu grnmektedir.
Bilin kelimesi ise ngilizceye bile 1625-1635 yllarnda
girmitir. Bu tarihten nce bilin diye bir kelime Bat
dnyasnda grlmez.

Descartes, zihnin maddeden bamsz olup olmadn,
fiziksel mi yoksa fizik d bir uzant m olduu, karar verme
sonucu mu olutuu veya karar verici mi olduunu ok geni
olarak sorgulamtr. Her eyden kukulanmak gerektiini
syleyerek, yalnzca olduu haliyle dnceden yola kmak
zorunda olduumuzu ifade eder; bu mutlak bir balangtr.
Bylece, btn belirlenimlerin reddedilmesini felsefenin ilk
koulu yapar. nceden sahip olduumuz btn kan ve fikirleri
reddedip dncenin kendisinden yola karak, ilk elden salam
bir karm yapmay ister:

Bylece, hakknda herhangi bir kuku duyabileceimiz
her eyi reddettiimiz ya da yanl olarak kabul ettiimiz
iin, hibir Tanrnn, hibir semann, hibir cismin var
olmadn varsaymamz kolaydr. nk dnen eyin
var olmadn sylemek eliki olur. O halde,
Dnyorum, yleyse varm bilgisi, her eyden nce
ulatmz ve dzenli bir ekilde felsefe yapan herkese
kendini sunan en kesin gerektir. Bu, ruhun niteliini ve
bedenden ayr olduunu anlamann en iyi yoludur...
45



44
Hegels Lectures on the history of philosophy. Vol 3, Humanities Press, 1983, s:221-252.
45
Descartes R. Felsefenin lkeleri. Say Yay. ev: M.Akn,1998;59.

| 54
Yani, dnce her eyden nce gelir. Daha sonraki
belirleni varln belirlenimidir. Dnyorum, dorudan
benim varlm gerektirir, varln belirlenimi Bendedir.
Bylece, cogito, ergo sum/dnyorum, yleyse varm
ifadesinde, dnce ile varl bir arada buluruz. Descartesa
gre: Burada hibir karsama yoktur. nk yle bir
karsamann var olabilmesi iin ncln her dnen vardr
olmas gerekir. Yani, burada kullanlan yleyse karsamada
kullanlanla ayn anlamda deildir. Descartesn Dnyorum,
yleyse varm zdeyii, balklara bisiklet gerekmez demek gibi
apak ve sradan bir ey gibidir. Dnyorum, yleyse varm
zdeyii Augustinus (MS 354433) tarafndan kullanldndan,
buna bir yenilik olarak bakmayanlar da vardr.
46

Cogitonun esasen drt bileeni vardr; dnyorum ve
bu balamda etkinim; bir var oluum var; bu var olu ancak
zaman iinde ve edilgin bir benin var oluu gibi belirlenebilir; u
halde ben, kendi z dnme etkinliini, bunu etkileyen bir
bakas gibi grmek zorunda olan, edilgin bir ben olarak
belirlenmiim.
47

Descartesn bu ifadesi bir nermedir. nerme, herhangi
bir yarg bildiren veya hakknda doru mu, yanl m? sorusu
sorulabilen ifadelerdir. Bu nermeye karlk baka nermelerde
ortaya atlmtr. Descartesn ou fikrine kar kan Pierre
Gassendi (1592-1655), unu da syleyemez miydik? diye sorar:
Bilincim tarafndan aldatlyorum, yleyse varm ya da yleyse
aldanyorum. Descartes bu itirazn dnlmeye deer
olduunu belirtmesine ramen, burada korunmas gereken ey
ierik deil yalnzca ben olduu iin sz konusu itiraz
reddeder ve yle devam eder:

Ama ben dnceden, bilincinde olduumuz lde,
bilinli olarak iimizde yer alan her eyi anlyorum;
dolaysyla irade, kavray, hatta duygular dnceyle
zdetir. Gryorum ya da yryorum deyip
arkasndan yleyse varm dersem ve burada bedenle

46
Cogito. yleyse Descartes. Peter Markie, Cogito ve nemi. Yap Kredi Yaynlar 1997;10: 214
47
Deleuze G ve Guattari F. Felsefe Nedir? YKY. ev: T.Ilgaz. 6.Bask, 2001;36.

| 55
ilgili olan grme ve yrmeyi kastedersem, sonu mutlak
olarak kesin deildir, nk ryada sk sk olduu gibi
gzm amadan ve yerimden kprdamadan da grp
yrdm hayal edebilirim, hatta bedenim olmadn
farz etsem bile bunu yapabilirim.
48


Yani, Descartesa gre dnce bedenden daha kesindir.
Dnya ve ben var olmasam da onun var olduu yargsna
varabilirim. Kurallarda znel bili ile asli gereklik arasnda
kesin bir ayrm yaparak unu kabul eder: eyleri, bilincimizde
onlara denk den dzene gre dndmz zaman,
gereklikte nasl var olduklarna gre dndmzde
olduundan farkl grebiliriz. znel bili ile nesnel gereklik
arasndaki ak ise Tanrnn varlnn kantlanmasyla kapatlr.
Descartes alglarn kayna olan d dnyay da
dnmeye balar:

Yalnzca kendisini kesin olarak bilen bilin artk bilgisini
geniletmeye alr ve birok eye ilikin kavraylar
olduunu grr-dardaki benzer bir eyin onlara
karlk geldiini kabul ya da reddetmedii srece, bilin
bu kavraylarda kendi kendini aldatm deildir.
Kavraylarda aldanma ancak dsal var olula ilgili
olarak anlam tar: Bilin dsal kavraylara da ular ve
bunlardan apak kantlar elde eder; rnein bir genin
asnn toplamnn iki dik ann toplamna eit
olduu, baka kavraylardan tartlmaz ekilde kan bir
kavraytr. Ama byle eylerin gerekten var olup
olmadn dnmeye balaynca kuku ortaya kar.
49


Sinir sisteminin ve organlarn yapsn da yorumlayan
Descartes, bu yaplarn basit olduunu dnyordu. Kendisinin
gzlem yapabildii dzeyde, kalp ve beyinde, kaslarda olup biten
her ey temel mekanik itme-ekme ilemlerinden baka bir
hareket ortaya koymamaktayd. Anlald kadaryla, sinir

48
Descartes F. Felsefenin lkeleri. Say Yay. ev: M.Akn,1998;57-58.
49
Descartes. Felsefenin lkeleri. P.I.13 s:3-4

| 56
sisteminin dnce, dil ve davran yeteneklerini oluturabilecek
karmakla sahip olmadn dnmtr: hayatta
karlaabileceimiz her duruma insann sonsuz eitlilikte
yant vermesini salamaya yetecek sayda farkl para ieren bir
fiziksel mekanizmann imknsz olduunu belirtir. Kendi ifadesi
ile bedene baktnda dnce ieren bir eyin kokusunu
alamadndan/nihil prorsus in ea reperio quod redoleat
cogitationem, bedenden ayr bir varla gereksinim duyduunu
belirtir.
50
Yani bedeni, tm davranlar oluturacak yeterlilikte
grmez.
Descartesn bak asna gre, kan paraclar beyine
ulaarak onu besler. Oysaki ince kan paracklar beyinde farkl
paracklara dntrlerek, beyin ve omurilik sinirlerinde
iletim iin kullanlr. Kk paracklarn bu farkl trleri kanda
bulunur ve bu canlandrc ruh olarak adlandrlr. Descartes
yaklak 20 yalarndayken sinir sistemi anatomisini canllarda
incelemeye balamt. Kendisi sinirleri ift d klf olan "bo
tpler" olarak tanmlamtr. ve d klflar beynin i ve d
zarnn devamyd. Her sinir tp merkezi uzunlamasna uzanan
liflerden oluan bir ilik ieriyordu. Beyinden kp gelen
canlandrc ruh (kandan gelen iyi yapl uucu paracklar)
hareketiyle sarlydlar. Ona gre, sinirlerde iletilen paracklar
kaynan kalpten alr. Bu paracklarn iletimi sinirlerin son
ksmlarnda kaslara dorudur. Descartesn bak as
Galeninkine benzer ve kalpten beyne ulaan paracklar
dnme urayarak sinirler yoluyla hareketin iletimi salar.
Galen ve rencilerinin bak asnda, kalpten kan vital
pneuma beyinde psiik pneuma'ya dnerek beyin ve
omurilikten kaslara hareket iletimi iin kullanyordu. Ruhun
ilevi ise Aristotelesin ruhuna gre epey azalmtr. Geleneksel
devinimsel ruh sahneden ekilir ve rasyonel ruha sadece
musluun banda bekleme ii kalr. Bedendeki sularn akna,
can ruhlar/canlandrc ruhlar (les espirits animaux/animal
spirits) yoldalk eder. Hareketin niceliini etkilemeden onlar
uygun ekilde ynlendirir.
51


50
Trusted J. Fizik ve Metafizik. nsan Yay. 1995, stanbul. S:104
51
Bennett MR. The early history of the synapse: from Plato to Sherrington. Brain Research Bulletin 1999;50: 95-118

| 57


ekil. 19. yyda Descartes sinir modeli.
Descartesa gre (Trait de Lhomm)
hareket uyarlar d klf ve borular
arasndaki bolukla ilerlerken, duyusal
uyaranlar i borularla tanr. Bir byk tp
b, c, k, l, gibi kk birok tpkten oluur.
Tpkler en ince zarla sarldr. Sinir
tpleri evresinde bulunan zarlar iki
tanedir ve beyne doru devam ederek (K ve
L) beyni (MNO) dtan sararlar. K, piamater
ve L, duramater olarak bilinen beyin
zarlarn gsterir. Kk tplerin her biri
birok ince tpk ierir. Beyinden (N)
kaynaklanan hareket verici madde (can
ruhu) sinirler boyunca hareket ederek
kaslara ular ve onlara hareket gc verir.




Giovanni Alfonso Borelli
Borelli (1608-1679) matematii yaam olaylarna, zellikle de
hareketlere uygulamaya alt. Borelli'nin sinirlerde ileti iin
kullanlan can ruhu tanm Descartesnkini takip ediyordu:

"Hayvanlarda, kan gibi svlarn yansra, ileri derece
alkolle ilikili uucu (spirituous) sv gibi baka
maddelerde vardr ve canl vcudunun dorudan
hareketinin nedenidir. Bu spirituous hava deildir
Beyindeki kandan oluturulur ve sinirler boyunca
dalr Sinir suyunun kesin yaps ve elemanlar,
bilinmemesine karn, sinirler iinde onun hareketinden
bir dereceye kadar tahmin edilebilir... Bu sinir liflerinin
sngersi boluklar, beyinden gelen ruh veya z ile
imesiyle daima slak ve dolu olur..."

Ayn sinir liflerinin uzak ular kas kitlesinin hemen her
yerine dalr ve onlar daima aktr. Liflerle birlikte sngersi
yap kapakk rol oynar. Gerekten slak bir sngerin

| 58
aslmasyla den damlalar gibi dar akmazlar. Beyinden kan
sarsc kuvvetler bunlarn ortaya kmas iin gereklidir. Bu, sinir
znn, istekle, tm kasn iine salnm ve girmesi iin neden
olabilir. Sinir znn serbestlemesiyle kasta kaslma ve ime
meydana gelir. Durduu zaman ise kasn imesi ortadan kalkar.
Bylece psiik pneuma ortadan kalkm ve yerine ince
paracklardan (korpuskl) oluan z gelmitir.
52


John Locke
John Lockeun (1632-1704) An Essay Concerning Human
Understanding/nsan Zihni zerine Bir Deneme (1690) adl
kitabnda aklad felsefesi, bilgilerin kaynann deneyde ve
duyumlarda olduunu, ruhun da bunlara dayanarak dnceyi
oluturduunu ne srer. Duyum ve dnce Lockeun
ikiciliinin temelini oluturur. Locke tarafndan zihnin atl
maddenin bir unsuru olabilecei zerinde durulmutur. Ancak,
Locke, bunun yaratltan gelen bir unsur olduunu
dnmyordu.
53

Lockea gre, insan bilgi sahibi olan bir varlktr ve
bilgisini sonradan deneyim yoluyla kazanr. Biri d deneyim,
dieri de i deneyim olmak zere iki tr bilgi kayna olduunu
syler. Birincil nitelikler biz onlar alglayalm ya da
alglamayalm nesnenin kendi iinde vardr; bir elmann ekli,
boyutu, arl gibi. kincil nitelikler ise tecrbeye baldr.
Bunlar nesnenin aslnda yoktur. Renk, koku, tat, ses gibi
zellikler sadece alglayan kiinin algsnda vardr. Alglayan
kiinin algsndan bamsz her tr nitelik birincil niteliktir.
Locke ideleri de iki gruba ayrr; basit ve karmak
(kompleks) ideler. Basit ideleri, d dnyadaki cisimlerin ve
onlarn niteliklerinin duyu organlarmz zerindeki etkisi yoluyla
elde ederiz. nsan zihni bu basit ideleri birbirleriyle eitli
ekillerde birletirdii zaman karmak ideleri oluturur. Yani
duyusal girdilerle edindiimiz basit ideleri karmak hale
eviririz. Bylece basit ideleri ilikilendiririz. Zihindeki
birletirme ve ilikilendirme; alg, bellek, ayrt etme ve birbiriyle

52
Bennett MR. The early history of the synapse: from Plato to Sherrington. Brain Research Bulletin 1999;50: 95-118
53
Trusted J. Fizik ve Metafizik. Akl a. nsan Yay. 1995, stanbul. S:182.

| 59
karlatrma, birletirme ve soyutlama yoluyla yaplr. Karmak
ideleri oluturmada en nemli zihinsel etkinlik birletirme
yetisidir. Bylece insan, zihinsel okluktan kurtularak daha basit
ve birleik ekle indirger. Bilgi de temelde alg yoluyla elde edilen
basit idelerin ilenmesiyle elde edilir. Bilgi, basit idelerin
birbiriyle olan balants, uyumsuzluu ya da atmasndan
oluur.
Lockea gre, karmak bir ide olan masay
dndmzde, beraberinde ok sayda basit ideyi de
dnrz. Masa kavram bu nedenle ok sayda basit idenin
ilikilendirilmesinden oluur. Baz basit ideler, masa dncesi
ile ilikili olarak vazgeilmezdir. Bu da o nesneye ait var olula
ilgili olan gerek bir varln bilgisidir. Bunun dnda bilgiye
yolla ulalabilir: sezgi, kantlama ve duyumlar. Gerek bilgiye
sezgi ya da kantlama yoluyla ulalabilir. Sezgi yoluyla sadece
kendimizin var oluuna ulaabiliriz. Kantlama ile Tanrnn
varln biliriz. Duyusal bilgi yoluyla da evremizdeki uzayda yer
alan nesnelerin var olduunu biliriz. Ancak, nesnelerin
doalarna ilikin tm bilgilere ulaamayz.


Jan Swammerdam
Galenden beri hareket eden can ruhu kavram hala geerliini
srdrrken ve canllarn tam olarak makine/otomat olarak
dnld dnemde, ad san birok kitapta olmayan, gen bir
biliminsan ortaya kt: Jan Swammerdam (1637-1680).
54

Galenden beri devam eden 1500 yllk tabu can ruhlarna
(animal spirits) ve kalbin bedenin ynetim merkezi olduu
dncesine kar kt. Ama anlalan, tarihin seyrinde sesini
ok uzaklara ulatramad.
1664 ylnda, canl ve anestezi yaplmam bir kurbaann
kalbini keserek, hareketleri zerinde herhangi bir etkisinin
olmadn, ancak eer beyni karlrsa hareketin kaybolduunu
gsterdi. Bu deneyden yola karak kalbin hareket iin zorunlu
olmadn en azndan bir kurbaada beynin gerekli olduunu

54
Cobb M. Exorcizing the animal spirits: Jan Swammerdam on nerve function. Nat Rev Neursci 2002;3:395-400.

| 60
ne srd. Bu deneyi o dnemin nl bilim insan Olaf Borch
(1626-1690) nnde tekrarlad. Ancak, 1662 ylnda bir eyin
daha farkna varmt: kas ile beyin arasnda herhangi bir
balant olmadan, kas zerinden uyar yapldnda hareket
ortaya kabiliyordu. Animal spiritsi hi devreye sokmad; ancak
konuya da bir aklama getiremedi. Buna ek olarak, kas
kasldnda da hacminde bir art olmadn gsterdi. Bu ikinci
bulgusu da Descartestan beri, kasa gelen svlarn kasn hacmini
artrd dncesinin tam kartyd. Yani kasa sinir lifleri
aracl ile gelen fazladan bir kitle yoktu.
Swammerdam, 1667deki doktora tezinde kendi
fikirlerini ne srd. Sinirlerin, kaslarn kar kaslarn
(antagonist) bir iliki iinde etkilediini, oysa bir ya da birden
fazla kasn balantsnn bilinli kontrol olmadn ne srd.
Swammerdamn bu devrim yaratabilecek bulgularna karn,
animal spirits bir sre daha geerliliini korudu. Ta ki, Luigi
Galvaninin kaslar elektrikle uyarmasna kadar.

Thomas Willis
55

Thomas Willis (1621-1675), nroloji almalarnn modern
zamanlardaki efi ve kurucusudur. Willisin nl eseri olan
Cerebri Anatomenin (1664) 19. blmnde sinir iletimi teorisi
ele alnr. Bu kitapta nroloji (neurologie) kelimesinin ilk
tanmn ve isimlendirmesini yapar. Sinir sisteminin anatomisini,
ana gre ok ileri dzeyde inceler. Yazlar daha ok klinik ve
otopsi deneyimleri zerinedir. Daha sonraki iki esas almas
olan De motu musculari (1670) ve De anima brutorumda (1672)
da sinir iletimine deinir. Willise gre sinir lifleri solid yani ii
doludur. Tp eklinde bo deildirler (bu dnce daha sonra
Newtonun sinir iletimi teorisinde de grlr). Ancak, Willis
eserlerinin hibirinde, hibir zaman sinir liflerinin tam bo ya da
dolu olduunu, kesin bir dille ne srmemitir. Bu takma adlar,
daha sonra gelenler tarafndan Descartesn hidrolik basnla
hareket eden kas fikrine tezat oluturmak iin ne srlmtr.

55
Eadie MJ. A pathology of the animal spirits-the clinical neurology of Thomas Willis (1621-1675). Part I.- Background,
and disorders of intrinsically normal animal spirits. Journal of Clinical Neuroscience 2003;10(1):14-29.

| 61
nk hidrolik bir sistem ancak ii bo tpklerle alabilir, ii
dolu sinir liflerinde alamazd.
Galen zamanndan Willis zamanna kadar beynin ilevleri
beyin ii boluklara (ventrikller) atfedilmiti. Willis beynin
ilevlerini, ilk kez beyin ii boluklardan alp, beyin ve beyincie
yerletiren kiidir. Boluklarn beynin kendisini destekleyen,
koruyan svdan daha fazla bir ilevi olmadn belirtmitir.
Willisin sinir sisteminin isel dzenlenii hakknda en ufak bir
bilgisi yoktu. Ancak, bak asna gre, dardan gelen bilgi
evresel sinirler, omurilik ve beyin sap yolu ile beynin
derinliinde yer alan blgeye (corpus striatuma) girer ve istemli
devinimsel hareketleri oluturmak zere kaslara ulard.
Kaslara ulaan, dnemin vazgeilmesi olan canlandrc ruh idi.
Can ruhunun yeri, Descartestan farkl olarak Williste, her iki
beyin yar kresini birletiren byk orta bilekedeydi.
Beyincikle ilgili olan ise beyin sapna (pons) yerleikti.
Willis, mikroskobik anatomiyi erken kefedenlerdendi ve
mikroskoptaki sinir liflerinin grnn 1664te tanmlamt.
Bu tanmlamaya ramen henz sinir hcreleri grlememiti ve
sinir hcreleri bilinmiyordu (Descartes ise mikroskop
kullanmamt). Ancak, daha sonra Borelli 1681de Willisinkine
benzer bir tanm yapt: Sinir lifleri ne tam olarak dolu, sert ve
geirgen, ne de ileri bo tpkler eklindedir. ...Belli
sngerimsi yaplarla doludur. Willisin szleri ile:

Sinirlerin iindeki gei yerleri, atar ve toplardamarlar
gibi ii bo tpler eklinde deildir... Mikroskopla
bakldnda ilerinin tam bir boluk olmad
grlebilir... Sinirler belirgin olarak youn ve sk madde
ile doludurlar... Bundan dolay ruhun kaslar kasmak
iin sinirler iinde ak bir bolua gerek duymad ne
srlebilir... Sinirlerin kendilerinin ilerinde, birinden
dierine geii salayan delikikler ve kk yollar
oluturur, bylece tp benzeri yaplar olduklar grlr,
tpk eker kam gibi... Bu kk boluklar iinde ruh
veya ok uucu hafif paracklar (corpuscules) en kk
bir uyarda hemen harekete hazrdrlar.

| 62

Buradan anlalmaktadr ki, Willisin sinir lifleri tam
olarak dolu deil, aralarnda boluklar olan sngerimsi
yapdadr. Ancak, una da dikkat etmeliyiz. Willis ve
adalarnn kulland lif tanm, bugn bizim kullandmz
bir sinir lifi ile e anlaml deildir. Kaslar, kiriler ve dier sinir
balantl organlar genus nervorum/sinir eidi olarak
adlandrlmtr. Bunlarn tm sinir lifleri ile beslenmektedir.
Willis, can ruhunun kimyasal temelini de bulmaya alt
ve nitrat ve slfr ierdiini, ileri derecede uucu ve hareketli
bir sv olduunu ne srd. Kas kaslmasn da kimyasal
terimlerle aklamaya alt ve nitro-slfrn paracklarnda
patlama ile kasn kaslarak boyunun ksaldn ne srd.
Patlayan paracklar barut gibi bir anda patlayarak kaslmaya
neden oluyordu. Barut benzetmesi, o dnemde simyann etkisi
ile nitrat (saltpeter veya saltpetre; potasyum nitrat veya sodyum
nitrata verilen eski ad) ve slfrden olumasndan
kaynaklanyordu.
Willise gre, can ruhu k gibi sinir svs iinde znr,
erir. Bu svnn kendisi ya da ok uucu ksmlar can ruhuna
araclk eder. Sinir boyunca ruhun balants dalgalar ve
titreimler yolu ile yaylr. Dalga yaps bizzat titreimin
kendisidir. Willisin bugne uyan en nemli fikri, sinir liflerinin
bilgi tama arac olduklardr. Yani hidrolik sistemdeki gibi, ii
bo tpklerle bir kuvvet tamazlar. Willisin kulland kelime
instinctustur ve bu Latince kelime modern dilde
impulse/uyar ile edeerdir. 1670de yle yazar: can ruhu
yaplacak hareketin semboln tar. Bu ifade amzdaki
tanmlama ile ayndr.

Willisin Bilin Derecelemesi
Willis, bilin konusu zerinde de kafa yormu, bilin dereceleri
konusunda bugnklere benzer bir snflama yapmtr. Willis,
De anima brutorumun konusunu uyku ve bilin
bozukluklarna ayrr. Yapt tanmlamalarla, bugn yaplan
bilin dereceleri arasnda gze arpan benzerlikler vardr. Yine
de Willisin kulland terminoloji, kullandmzdan farkldr.

| 63
Willisin beyin kabuu ve alt ilevlerinin basklanmas
derecelemesi; sommolens, koma, laterji, carus ve apopleksiye
doru gider.
Willis, uyku ve uyanklkla ilikili olan bilin
deiikliklerinin de farkndayd. Uyku ve uyanklnn deiim
nedeni olarak beyin kabuu ve hemen altndaki ak maddeyi
sorumlu tutuyordu. Ancak, bundan ileri bir aklamas yoktu.
zel bir blm olarak bilinli olmay salayan sorumlu
mekanizmalar zerinde durmamtr. Bilinli olmay, devaml
olarak beyin kabuunda dzenli hareket eden can ruhlarna
balamtr. Bu hareketin ana kayna da beyin yar kreleri
arasnda yerleikti. Bu hareketin beyin kabuunda kesilmesi
uykuyu meydana getirirken, beyin kabuu can ruhlarnn beynin
i kesimlerine (corpus striatuma) yaylmnn kesilmesi uykuda
istemli hareketlerin kaybolmasna neden olmaktayd. Uyku, can
ruhlar enerjisini toplayana kadar devam eder. Beyin kabuunda
da normal hareketi salannca uyanklk ortaya kar. Uyku
esnasnda da can ruhlarnn aktiflii devam etmesine karn az
enerjiktir. Bu nedenle de, yaamsal ve otonom ilevler olan
solunum, uyku esnasnda yutkunma devam eder.
Ar kahve ime sonras ortaya kan uyanklk art
durumlar, normal can ruhunun aktivite art ile
ilikilendirmitir. Ar uyanklktan beyin kabuunda can
ruhlarnn artnn sorumlu olduunu ne srmtr. Buna
karn, beyin kabuunda azalma ile uykulu hal, koma ortaya
karken; beynin orta bilekesinde azalma ile apopleksi ortaya
kmaktayd. Beyincikte can ruhlarnn azalmas ise kbuslardan
sorumluydu.
Willis zamannda laterji tanm, sommolens ve koma
durumunun her ikisi iinde kullanlyordu. Ancak, Willis laterjiyi
bilincin orta derecede basklanmasn ifade etmek iin
kullanmtr
56
ve bugn kullandmzdan daha derin komay
ifade eder. Koma tanm ise bugn kullandmzdan daha hafif
bilin kaybdr. Bugnk koma tanm Willisin apopleksi
tanmna denk der (bugn ani beyin olaylar iin kullanlr).

56
Eadie MJ. A pathology of the animal spirits-the clinical neurology of Thomas Willis (1621-1675). Part I.- Background,
and disorders of intrinsically normal animal spirits. Journal of Clinical Neuroscience 2003;10(1):14-29

| 64
Byk bilekeye doru can ruhlar basklandndan, hasta
kendine gelse dahi bellek bozuk olabilir. Sommolens durumunda,
can ruhlarnn aktivitesi beyin kabuunda ve hemen altndaki ak
maddede azalr. Sommolensteki kii uyandnda bellek ilevi
normaldir. nk can ruhlar beyin yarkreleri arasndaki
bilekede normal olarak almaktadr. Bunun dndaki btn
bilin azalmalarnn dereceleri sommolensten fazladr. Koma, can
ruhlarnn basklanmasnn beyin kabuu alt ak maddede
olmasyla ortaya kar. Bilin bozukluu sommolensten daha
fazladr. Byk bileke etkilenmediinden bellek orta derecede
salam kalabilir. Willis, koma durumu ve sommolensten kmak
iin kahve imeyi nerir. Kahvenin paracklar kandan sinir
svsna geer. Sinir svsnda bu paracklarn olmas beyin
kabuu geiinin ak kalmasn salar ve can ruhunun
hareketinin beyin kabuuna doru olmasn kolaylatrr. Carus,
bellek ve hayal gcnn de kaybedildii daha derin bilin
azalmas durumudur. Byk bilekede can ruhlarnn
aktivitesinin kaybolmasna ilave olarak, byk bilekedeyken
beyin kabuuna doru da yaylm olmaz. Carus durumu
genellikle apopleksiye dner. Apopleksi, ani ortaya kan, byk
bilekedeki can ruhlarnn ilevinin ortadan kalkmasdr. Dsal
uyaranlara yantlar tamamen ortadan kalkar. Yaamsal ilevler
devam eder. Can ruhlar uyarm ve yaylm, beyincik, beyin
kabuu, beyin kabuu alt ak madde ve byk bilekede bozulur.

Pierre Gassendi
Gassendi (1592-1655), Descartesn en ateli kart olarak
bilinir. Baz yakn zaman yazarlarnca iyi bir fiziki olmad,
kt bir matematiki olduu ve daha ziyade ikinci snf bir
felsefeci olduu, bilim tarihinde nemli bir kiilik olmad,
herhangi bir kanun bile bulamad ne srlse de
57
mantkl
kar klar asndan deerli bir biliminsandr. Eer
Descartesn ad evrensel koordinat sistemi, Willisinki beyin
anatomisi, Newtonunki lme birimi ve kuvveti artryorsa,
Gassendinin ad Parisin bir arka soka ve Aydaki bir krater

57
Koyr A. Newtonian Studies. Cambridge, MA: Harvard Univ Press 1965; s:176

| 65
olarak hatrlanabilir! Modern kimya, fizik ve zihnin biyolojik
teorileri iin nemli katklar olmutur.
Sinir iletimi hakkndaki fikirleri, dnemda olan Thomas
Willis ile nemli benzerlikler gsterir. Gassendinin, Willisin
kimyasal kas genilemesi teorisini deitirerek ne srd
sylenebilir. Sinir iletimi konusundaki teorisi, Abrg adl
eserinde, 6. kitap, 1. blmde Hayvanlarn Hareketsel Yetileri
Nedir? adl konuda geer. Modern uygulama ile uyumlu ve sade
bir anlatm seer. Bir ksm hayvan deneylerinden yola karak,
sinirlerin hareket iin arac organ olduunu ne srer. Bu
hareket beyinde balatlr, sinirler zerinden de kasa ulatrlr.
Beyinden kasa, sinirler aracl ile ulatrlan eyin bir uyar,
emir olduunu vurgular.


Ruhun Ksmlar
Aristoteles ve Ortaa skolastikleri ruhu temel ksma
ayryorlard. 1. Yaatkan ve besleyen, 2. Sensitive ve apetit,
3. Rational (aklc). Descartes, sensitive (hassas, duyarl)
ruhu nemsemez. Descartesn ruhu, rational minddir.

Gassendiye gre eer sensitive/hassas ruh beden gibi
bir materyale etki edebiliyorsa, kendisi de materyal olmaldr.
Fakat bu ruh kavram, deneysel olarak hayvanlardan kas
paralar alndnda geersiz kalyordu. nk kasn kaslmas
iin bir sinire gerek duyulmuyordu. Bunu takiben, kasn
kendisinde de, benzer bir ruh olduu ve uyarlarla kendi bana
hareket etme ve uyar alma yetenei olduunu ne srd.
Gassendi tam bir vitalist olur ve canl dna tanan paralarda
da ruh olduu fikrini ne srer. Bunlara ek olarak, Newtondan
yarm yzyl nce sinir liflerinin iinin dolu olduunu ne
srm ve k benzeri yaylan sinir iletimini tasvir etmitir.
zetle Gassendiye gre; 1. Sinirler kas kaslmasna araclk eder.
Sinir kesilmesi kas kaslmasn engelleyebilir, 2. Sinir kuvvet
deil uyar tar, 3. Sinir iletimi ortam k veya ate gibidir.
Uyar bir tp veya dolu sinir lifine gre ok daha hzl tanr, 4.
Kasn kendi bana da kaslma yetenei vardr.

| 66

Gottfried Wilhelm Leibniz
Leibniz (1646-1716) bilincin deneyimlerle gelien ve zamansal
olarak ardk bilgilerin bellekte saklanmas, dzenlenmesine
bal olutuunu ne sryordu. Kiilerin dsal uyaranlar
olmadan, ryadaki gibi gereklie inandklarn fakat uyanr
uyanmaz, bilinli olma ile ryalarn gerekliinin ortadan
kalktn dnyordu. Leibniz, salt alglama ve bellekten oluan
monadlar (tekli, birimleri) hayvan olarak tanmlarken, akl
yrtme yeteneini de kendinde tayan varlklar insan olarak
adlandrm ve onlarn monadlarna zihin adn vermitir. nsan
dnda zihne sahip olanlar melekler ve Tanrnn kendisidir.
dealist bir monistti ve nihai gerekliin cismani olmadn ve
monad dedii belirsiz sayda ruhani zn alglanmas ve
anlalmasndan olutuu grn benimsemiti:
58


Gerekte dnce ve alglar olmasa bize hibir ey olmaz
ve gelecekteki tm dncelerimiz ve alglamalarmz
sadece daha nceki dnce ve alglarn sonulardr.

Leibnize gre dnya bizim deneyimlerimizdi ve maddi
nesneler kendimiz ve baka insanlarn bedenleri de dahil olmak
zere alglamadan baka bir ey deildi.

George Berkeley
Bir rahip olan George Berkeley (1685-1753) sradan hibir
insann sorgulamayaca kadar ak olan yadsyor ve ak
olmayan ne sryordu. Kendisi metafizikiydi. Descartes
beenmeyip eletiriyordu. Etkisi altnda kald felsefeci ise
Locke idi. Felsefesi birok ada tarafndan dlemsel bir
samalk olarak grld. Berkeley, bizim dorudan algladmz
her eyin kendi zihnimizdeki dnceler (ideler) olduunu,
doutan dnceler bulunmadn, tm idelerimizin algsal
deneyin sonucu olduunu savunmutur. zet felsefesi esse est
percipidir (var olmak alglanmaktr).

58
Jennifer Trusted. Fizik ve Metafizik. nsan Yay. 1995, stanbul. S:140

| 67
Berkeleye gre duyulur eylerin alglanma ediminden
bamsz olarak var olmadn ve var olmayacan savunur:

zerinde yazdm masa, diyorum, vardr, e deyile
onu grr ve duyumsarm ve odamn dnda olsaydm
masa vard demem gerekirdi ve bu, eer odamda
olmasaydm onu alglayabilirdim, ya da baka bir tin onu
edimsel olarak alglard anlamna gelirdi.

Yani, bir cismin var olduunu sylemek onun
alglanmakta ya da alglanabilir olduunu sylemekle ayn
eydir.
59
Bunu yle bir deyile de ifade eder: Alglar
uzaklatrn, zihni uzaklatracaksnz; alglar koyun, zihni
koyacaksnz.
Berkeley, masa onu alglayan hi kimse yokken
odadadr bildirimine, bu bildirimin odaya giren herhangi biri bir
masa grme dediimiz deneyimi edinecek ya da edinebilecektir
bildirimine edeer olduunu sylemekten oluan anlamdan
daha da te bir anlam vermeyi istiyordu. Bu daha te anlam
Tanr masay her zaman alglar, stelik bunu yapan hibir insan
yokken bile; Duyulur eylere zihnin dndaki bir var oluu
yadsdm zaman. zellikle kendi zihnimi deil tm zihinleri
kastediyorum. imdi aktr ki bunlarn benim zihnime [gre]
dsal bir var olular vardr, nk deneyim yoluyla ondan
bamsz olduklarn bulurum. yleyse onlar alglamam
srasndaki aralklarda iinde var olduklar bir baka zihin vardr.
Buradan her eyi bilen, her yerde bulunan, her eyi kavrayan bir
zihin olduu dncesi ortaya kar. Bu Berkeleye gre Tanrdr.
Var olmak alglanmak ya da alglamak olduuna gre; alglanmak
bir zne tarafndan alglanmaktr ve dolays ile de alglanmak
Tanr tarafndan alglanmaktr. Eer Tanrnn zihninde var olan
nesneleri alglarsak, eyleri Tanrda grmeye ulam oluruz.
Burada, masann var oluunun alglanmaktan olutuu
sonucu kmaz. Odaya girmek ve masay alglamak, odada bir
masa olduu bildirimini dorulamann bir yoludur. Yalnzca

59
Copleston Felsefe Tarihi. Berkeley-Hume. Cilt 5, blm b. ev.Aziz Yardml. dea Yay. 1998;22-37.

| 68
alglayan bir zne odaya girdii zaman belli duyusal deneyimler
ortaya kar. Berkeley, esse est percipi derken yalnzca duyulur
eyler ya da nesneler zerine konuur. kinci olarak, tam
kavramsal forml esse est aut percipi aut percipere/varolu ya
alglanmak ya da alglamaktr. Var olular alglanmaktan oluan
duyusal dnmeyen eylerin yannda, zihinler ya da alglayan
zneler de vardr ki etkindirler ve var olular alglanmaktan ok
alglamaktr.
Dnce hakknda ise yle der; Tm bilgi
dncelerimize ilikindir. Tm dnceler dardan (alglama,
duyum yoluyla) ya da ierden (hayal etme, imgeleme) gelirler.
Doadaki grdmz renkler alglamalarmza bir rnektir.
Bunlar dardan gelen duyumlardr. Alglanmayan bir eyde
dnce gibi bir ey olmaz. Alglanmak alglayan bir ey zerine
bamlla gnderme yapar. Bu nedenle var olmak ya alglamak
ya da alglanmaktr. nsanlar arasnda yaygn bir dnce olan
her eyin var olmasna phe ile yaklar. Evlerin, dalarn,
rmaklarn, tm duyulur nesnelerin zihin tarafndan
alglanmalarndan ayr olarak doal ya da olgusal birer var
olular olduu konusunda, insanlar arasnda tuhaf bir genel
gr vardr. Bu nesnelerin duyulur eylerden (kendi
dncelerimiz ve alglamalarmzdan) baka bir ey olmadn
ve bunlarn alglanmakszn var olmas dncesini tutarsz
bulur.
60
Berkeley daha da ileri giderek kendi bedeninin
varlndan da phe eder: Evler, rmaklar, dalar, talar
konusunda, stelik kendi bedenimiz konusunda ne dneceiz?
Tm bunlar dlem gcnn kuruntu ve yanlsamalar deil
midir? der ve yine yant kendisi verir Grdmz,
duyduumuz, iittiimiz ya da herhangi bir yolda tasarlayp
anlayabildiimiz her ey her zaman olduu gibi gvenlik iinde
kalr ve her zaman olduu gibi olgusaldr. Bir reum
natura/gerek doa vardr... Berkeley sonlu zihinler ve tinlerin
okluuna inanyordu. Berkeley kuramnda alglayan zneler
kadar kiisel dnya vardr. Bunlar arasnda neredeyse hibir
ortak yn bulunmaz.

60
Copleston Felsefe Tarihi. Berkeley-Hume. Cilt 5, blm b. ev.Aziz Yardml. dea Yay. 1998;29-32

| 69
Grlerinden dolay o kadar tepki almt ki,
eletirmenlerinden birinin, bir ta tekmeleyerek Onu byle
rtyorum! diye bard sylenir. Neydi taa tekme
atmasna sebep olan fikirleri? Berkeleye gre, bir cisim ancak
gzlendiinde var olduundan sz edilebilir. Masann onu
alglayacak hi kimse yokken ve onu alglamyorken odada
olduunu sylemek ne demektir? Ya da daha yaygn bir rnekle,
hi alglayann olmad bir ormanda bir aacn yklmas ses
karr m? Ya da duyulur dnya insann var oluundan nce ne
durumda olacaktr? Berkeley retisiyle ilgili eletirileri, insan
ona bakmaktan geri durduu zaman yok olup gittii trnden
itirazlar bertaraf edebilmek iin, Tanr'nn evreni var olu hali
iinde tutan her eyi bilme gcne bavurmu ve d dnyann
Tanr tarafndan tecrbe edilen ideler, izlenimler toplam
olduunu, d dnyadaki nesnelerin Tanr'nn zihninde
bulunduunu, onlarn bizim tarafmzdan alglanmadklar
zaman, Tanr tarafndan alglandklarn ve bu ekilde var
olduklarn ne srer.
Zaman zaman Berkeleyin grgclkten ussalcla
geerek esse est percipi (var olmak alglanmaktr) yerine esse
est concipi (var olmak kavranmaktr) deyimini kullanmaya
balad ne srlr. Ve bir eyi onu anladmz zaman biliriz
ve onu neyi simgelediini yorumlayabilir ya da syleyebilirken
anlarz. Szcn san anlamyla, duyu hibir ey bilmez.
Gerekten de, sesleri iiterek, harfleri grerek alglarz; ama bu
yzden onlar anladmz sylenemez.
61


Isaac Newton
ou kiinin Newtonu (16421727) bir fiziki olarak bilinirse
de, Newton her konu ile ilgilenmitir ve buna sinir sistemi de
dahildir. Sinir iletisi zerine, Newtonun yazlarnn nemli bir
ksm Principia Mathematica ve Opticste bulunur. Yazd
blmler nispeten ksa olmasna karn, 18. yzyl bilimi
zerinde nemli etkide bulunmutur. Newton, Principia
Mathematicann sonraki basmlarna eklemeler yapm, ruh ve

61
Copleston Felsefe Tarihi. Berkeley-Hume. Cilt 5, blm b. ev.Aziz Yardml. dea Yay. 1998;54

| 70
bedenin birleiminden endielendiini belirmitir. Newtona
gre Tanr omnipotenttir (her eye gc yeten). Dier tm
dncelerini de bu ana kabul zerine yerletirir:
Anlatm zor ince/uucu ruh tm bedende yer alr.
Paracklardaki ruhun kuvvet ve etkisi yaknlarndakine de
ular ve edurumlu bir hale gelir; eer birbirine
dokunuyor ise, elektrikli cisimler daha uzaktakilere de etki
edebilir. Ve tm duyular ve uyarlar, hayvan bedeninin
uzuvlar istenilen emre gre hareket ederler; bu ruhun
titreimleri (vibration of spirit), dolu sinir lifleri yolu ile
karlkl olarak, d duyu organlarndan beyne ve beyinden
de kaslara doru yaylr. Fakat bu dnceler birka
kelime ile anlatlamaz... Bu elektrik ve elastik ruh
ilemlerinin kanunlarn uygun ekilde aklayacak
deneylere gereksinimiz vardr.



17.yzylda Zamann Ruhu
Zeitgeist, bir dnemin genel eilimi ve bak asdr. 17.
yzylda bilim, felsefe ve metafiziin snrlar henz belirgin
biimde ayrlmamt. Bilim adna yaplanlar felsefe adna,
felsefe adna yaplanlar da bilim adna yaplm saylyordu.
Bilimsel gelime, insann ahlak ve tinsel dnyasn da
aklama abasndayd ve kilise aydnlar zerinde nemli bir
bask gc kullanyordu. Bunun yannda 17. yzyl temel
dncesi, dinsel anlayla da ilikili olarak, evrenin byk bir
makine olarak hayal edildii mekanik ruhtu. Fiziksel evren
mutlak bir mkemmellik ile Tanr tarafndan yaplm bir
makineydi. Biliminsanlar her fenomeni rakamlarla anlatma ve
tanmlama giriiminde bulundular. Termometreler,
barometreler, srgl hesap cetvelleri, sarka saatler ve dier
lm aralar ile mekanik evrenin tm ynlerini llebilir
kldlar. Bu durum evrenin mekanik olduu dncesini daha
da pekitirdi. Baka karma neden oldu, evren makine
olduuna gre, insan da iyi yaplm bir makineydi.
Bu yzyl felsefesi, dinin ilkelerine ncelik verilmesi
anlayndan tam olarak syrlamam ve klasik kaynaklara
bal kalmtr. Bu nedenle Descartesn ikici ikilemi; felsefe ile

| 71
dinin, metafizik ile fiziin, inan ile ahlakn snrlarnda yer
almtr.
62
Descartes, 1633 ylnda Galileonun Katolik kilisesi
tarafndan sulanp mahkum edildiini rendikten sonra, Le
Monde (Dnya) adl eserini yaymlamaktan vazgeti.
Katolikler Descartes Protestan saym, Protestanlar da tanr
tanmaz kabul etmilerdi. Ancak, Descartes, yaad ada,
eldeki bilgileriyle inandn yazan insan olmutur.
Thomas Willisin makinesi olan beden dnenken,
Descartesnki yryen, konuan, davran sergileyen
makinedir, fakat dnen deildir. Aslnda her ikisi de ikicidir
(dalist). Hem beden hem de bedenden ayr bir varla
inanrlar.
Descartes ve Newton, makinenin nasl olabilecei
konusunda kkten farkl aklamalar yapmtr. Bu onlarn,
bedenin temel yap talarn farkl kabul etmelerinden
kaynaklanr. Descartesa gre, bir makinenin her hareketi,
boluklar tam olarak dolduran, etkilemeyen paracklarn
arpmasndan oluur. Ayn zamanda ruh dnen ey
olarak beden zerine her etkiyi yapabilir, alglayabilir ve
isteyebilir ama bedenin ruha etkisi snrldr. Dnce
dndaki btn ilevler bedene aittir. Descartes, bo uzay
varln ve de maddenin isel kendi dinamikleri olduunu
kabul etmez. Dier yandan Newton, paracklar arasnda bo
uzay olduunu ve dinamik zellikleri olduunu (ekim,
srtnme) ne srer. Bu nedenle Newtoncu beden/makine,
isel olarak aktif ve tam olarak belirlenemezdir. Halbuki
Descartesn makinesi, nceki durumlarn sonucu olarak
ilevleri pasif olarak yerine getirir. sel aktivite kavram
Newtonu Descartesn bak asndan kkl olarak ayrr.
Daha sonra, Descartesn felsefesi Locke, fizii ise Newton
tarafndan alacak ve yeni bir bak as ile zamann ruhu
deiecektir.


Isaac Newtonun sinir iletimi konusundaki teorisinin
Galvaninin almalar zerinde belirgin etkisi olmutu. Newton,
Descartesn hidrolik teorisinin aksine, elektriin sinir
iletiminde olas arac olmas zerinde odaklanmtr. Newton,
elektriksel ve kimyasal mekanizmalarn sinir sisteminin yaps ile
nasl ilikilendirilebileceinin ilk ak teorisini ne srmtr.

62
Bozkurt N. Descartes modern an ncs mdr? Cogito 1997;10:119-130.

| 72
Descartes, ortaya att teoride bedenin hareket ilevinin
sinirlerle kaslara basn, duyusal ilevinin ise gerilimle
tandn syler. Bu teoriye gre, hareket ve duyusal ilevler
ayn sinir lifleri zerinden tanmaktayd. Bu Descartesi kuram
tm vcudun ilk mekanik teorisi olup ve daha sonra
oluturulacak kuramlar iin zemin grevi grmtr.
Newton bu uucu, incelikli ruhu (subtle spirit), kimya,
elektrik ve optik ile ilikilendirmitir. Ve bu ruhun titreimleri,
sinir lifleri boyunca ilerler. Bu ilerleme tm hisler, duyular ve
hareketlerin olumasna neden olur. Bu elastik ruh daha
sonraki basklarda, zellikle 1704-1717 yllar arasnda
deierek, eter (aether) haline dntrlmtr. Ancak bunu
Newtonun yapt konusunda pheler vardr. 1704teki fikirleri
Yunan bakna daha yaknken, 1717deki aklamalar fiziksel
bak asna daha yakndr. Sinir iletimi modeli, bu dnemde
elektriksel hale gelmitir. Ancak, ilgin olan nokta; elektriksel ya
da elastik ruh ifadesi asl Latince metinlerde gemez. Newtonun
lmnden sonra, 1799daki ngilizce evirisinde bu ekle dner.
Newtonun kendisi Principia Mathematicann ikinci basksnda
bunu bir not olarak eklemitir. Ancak bu ek 1726daki nc
baskda bulunmaz. Neden olmad ise bilinmez.
63

Newtonun daha sonraki bak asna gre, sinir iletimi
eter aracl ile tanr. Modeli, eterin nasl olup da dar
szmadn ve eterdeki bir titreimin nasl kas kaslmas
yarattn aklar. sel eterin younlamas veya genilemesine
neyin neden olduu sorusunun cevabn ise bir sihirbaz gibi
verir. Newton, titizlikle Descartes hidrolik sistem baknn
yetersiz olduunu ne srer ve ruhun dorudan tm vcut ve
kaslara beyin zerinden etki edemeyeceini ne srer (1675):

...Bunun gibi bir ruhun olduunu farz ediyorum, bu
canlandrc ruh ne sv, ne uucu ne de arap ruhunun
gazdr (gas of spirit of wine=alkol). Fakat etersel yap
doada, canl svlarna nfuz edecek yeterliliktedir, belki
bir elektrik kadar serbeste veya bir manyetik akm gibi

63
Wallace W. The vibrating nerve impulse in Newton, Willis and Gassendi: First steps in a mechanical theory of
communication. Brain and Cognition 2003;51:66-94.

| 73
yaylr. [...] su ve ya, tahta ve tan iine nfuz eder, girer.
Fakat bir metal olan cva iine giremez. Su ve asit zleri
tuzlara nfuz eder, ya ve arap ruhu ise nfuz edemez. Ya
ve su gibi baz svlar bir dieri ile karabilir, ancak bir
maddenin dierine nfuz etmemesinin gizemli kurallarnn
aratrlmas gerekir, baz zlebilirler bazen zlemez
olabilirler. [...] zlemeyenler, Gne ve Dnya arasndaki
eter gibi etersel doada olabilir. [...] Bu ruhun canl hareketi
iin nasl kullanlabileceini bilmek iin, unu
dnebiliriz; nasl baz zlemezler bir ncnn
yardm ile zlebilir yaplr. Su, bakrda zlemez; ama
bunu eer bakr slfr ile kartrlrsa, aqua fortis oluur
ve bu da altnda zlmez... [...] Ayn anlamda, insana
etersel hareket veren ruh, adi eter ve kas svlar arasnda
arac olabilir, onlarn serbeste birbirlerine karmasn
salayabilir. Herhangi bir kasa bu ruhun az bir miktarda
gnderilmesi ile kasta belirgin gerilme ortaya kmaz; bu
durumda, dsal eter ok znebilirdir, eter kasta dalr
ve znr. znenin araclyla, kas eski halini alr
almaz, dalan eter bir araya gelir.



Simyaclk ve aqua fortis
Simyada, potasyum ya da sodyum nitrattan elde edilen,
metallerin dn eriten, nitrik aside denirdi. lk olarak, 800
ylnda bn Hayyan tarafndan elde edilmitir.

Bu kas kaslmas iin kimyasal bir modeldir. Canlandrc
ruhun kimyasal araclyla, elle tutulamaz eterle, elle tutulabilir
kas birleir. Eter ve kas svsnn birlemesi kimyasal bir
reaksiyondur. Kimyasal reaksiyonla meydan gelen genileme
kasa yansr ve ardndan kas kaslr. Bugnk kas kaslmas
teorimizi ele aldmzda, sadece kullanlan kelimeler farkldr.

Julian Offray de la Mettrie

| 74
Descartesn insann sinir sistemi zerinde bilimsel
almalarnn genel dorultusu, sonraki yzylda la Mettrienin
(1709-1751) ngrecei LHommo-Machine (nsan Bir Makine,
1747)
64
kavramna ve onunda tesinde gnmzde yaygn bir
destek bulmakta olan zihnin nrofelsefesine ok uymaktadr.
Kitapta, insann temelde hayvandan, organizmann bir saatin
almasndan farkl olmadn ileri srmtr. O, maddi
olmayan ruhu yadsyordu. La Mettrieye gre, insann fizyolojik
otomatizmi hayvannkinden farkldr. Hayvanlarla hamurumuz
ayn olmasna ramen, insanda bulunan dnme yetisi ve zihin,
yapsal karmaklk dzeyinin ve onun farkl organize olmasnn
bir sonucudur. Descartesn dalizminden farkl olarak ruhi
olaylarn bile fiziksel-kimyasal yollarla aklanabileceini iddia
ederek, bilimsel olarak bilmemiz gereken her ey mekanik
olmak zorundadr demitir:

nsan bedeni kendi hareketini kendisi salayan bir
makinedir. Kesintisiz hareketin yaayan grntsdr.
Pek az aa kan hareketlerin srmesini beslenme
salar. Gda olmakszn can eriyip gider... Can, kmadan
nceki anda parlayan bir fitildir.

La Mettrie can zel ve ayr bir z yapma abalarn
yadsm ve onun sadece somut bedenimizin bir unsuru
olduunu sylemiti. nsanlar ksmen yedikleri besinlerin bir
rnyd ve bu farkllklar bugnk ngilizlerin tepkisini
ekecek sonulara dahi neden oluyordu:

i et hayvanlar vahi yapar, ayn etkiyi insan zerinde
de yapacaktr. Bu ylesine dorudur ki, bizden farkl
olarak krmz ve kanl et yiyen ngilizlerin, bu besine
bal olan vahilii ve sadece eitim yolu ile etkisiz
klnabilecek dier etkileri aa yukar paylatklar
grlmektedir... Dier taraftan, btn katlarn
sertliinden alm olan beyin ve sinirleri ile erkek sadece

64
http://humanum.arts.cuhk.edu.hk/humftp/E-text/La_Mettrie/machine.html

| 75
daha kuvvetli zelliklere sahip olmakla kalmaz, daha
salam bir zihni vardr.


David Hume
Hume (1711-1776), grgclk (ampirizm) akmnn
kurucusudur. 1748de nsan Zihni zerine Felsefi Denemeler
(Philosophical Essays Concerning Human Understanding) adl
eserini yazd. Eseri geni kapsaml olarak insan zihnini ve onun
zelliklerini gzden geirir. Berkeleyden farkl olarak, Humeda
cisimler insan zihni ya da algsndan bamsz olarak srekli
vardr: Beyaz olarak grdmz ve sert olduunu hissettiimiz
bu gerek masann, alglarmzdan bamsz ve onu alglayan
zihnimiz iin de d bir ey olduuna inanlr. Bizim varlmz
ona bir varlk balamad gibi yokluumuz da onu yok edemez.
Varln tekbiimli ve btn olarak, kendisini alglayan ya da
seyreden akll varlklarn durumundan bamsz olarak korur. ...
Grmekte olduumuz masa biz ondan uzaklatka kaybolur
grnr; fakat bizden bamsz olarak var olan gerek masa
hibir deiim geirmez; bu nedenle zihne sunulan onun
grntsnden baka bir ey deildir. ... Herhangi bir varln var
olmamas, istisnasz olarak, onun var oluu kadar ak ve belirgin
bir fikirdir. Bir eyin var olmadn ne sren bir nerme, yanl
da olsa, onun var olduunu ileri sren nermeden daha az
dnlebilir ve anlalabilir deildir.
65

Bizi cisimlerin srekli ve ayr var oluuna iten us deildir.
Alglarmz dna karak onlar onlardan ayr bir ey ile
karlatramayz, oysa insanlar biricik nesnelerin alglar
olduklarn sanrlar. Alglar ve nesneler arasnda bir ayrm
vardr. Alglar kesintilidir ve alglayan zneye bamldr,
nesneler ise srekli ve bamsz olarak vardr. Ancak, kol ve
bacamza bakarken algladmz ey bedenimiz deil, duyular
yoluyla giren belli izlenimlerdir.
Hume tm zihinsel ierii deneyimden retir. Alg
kelimesini genel olarak zihinsel ierii kaplamak zere kullanr.

65
Hume D. nsan Zihni zerine Bir Aratrma. ev: S.dm. lke yay. 1.Bask, 1998;161, 173.

| 76
Alglar daha sonra izlenimlere (impression) ve dncelere
(idea) ayrr. zlenimler, duyumlar gibi dolaysz deneyim
verileridir. Dnceleri ise, izlenimlerin dnmedeki ve
uslamlamadaki elemleri ya da snk imgeleri olarak ele alr.
Gzlerimi kapadm ve odam dndm zaman,
oluturduum dnceler duyumsadm izlenimlerin
temsiliyetidir (representation)... Dnceler ve izlenimler her
zaman birbirlerine karlk dyor gibi grnrler. zlenimler
ve dnceler arasndaki fark deneyimlendikleri anda yaanan
canllktr (vividness):

Herkes kolayca kabul edecektir ki, bir kimsenin ar
scaktan ac duyduunda veya lml bir scaktan
holandnda ve bu duyumlar daha sonradan hafzasna
geri ardnda ya da hayal gcyle yeniden
canlandrmaya altnda zihninin alglar arasnda
nemli bir fark vardr. Bu yetenekler duyularn alglarn
taklit veya kopya edebilirler, fakat hibir zaman zgn
duygunun gcne ve canllna tamamyla eriemezler
Aralarndaki ayrm zihin zerindeki etkilerindeki ve
dncelerimize ya da bilincimize ilemelerindeki kuvvet
ve canllk derecelerinden oluur. En byk kuvvet ve
younlukta giren alglar izlenimler olarak
adlandrabiliriz ve bu ad altnda, ruha ilk kez kendini
gsterdikleri biimiyle tm duyum, tutku ve
duygularmz anlyorum. Dnceler ile bunlarn
dnmedeki ve uslamlamadaki snk imgelerini
kastediyorum...

Bu ikisi baz durumlarda birbiri ile karr ve ayrm
yaplamaz. Uykuda, bir ate durumunda, delilikte, ya da ruhun
ok youn heyecannda, dncelerimiz izlenimlerimize
yaklaabilirler; dier yandan, bazen izlenimlerimiz ylesine
snk ve zayf olabilir ki, onlar dncelerden ayrt etmek
olanaksz olabilir. Ancak, tm bunlara ramen iirin tm
renkleri, ne kadar grkemli olursa olsunlar, yaptklar
betimlemelerde doal nesneleri hibir zaman gerek bir manzara

| 77
sanlacak kadar renklendiremezler. En canl dnce yine de en
snk duyumdan daha aadadr.
66

zlenimler daima dncelerden nce beynimizde var
olur. Bir ocua bir krmz ya da kavunii dncesini, bir tatl
ya da ac dncesi vermek iin nesneleri sunarm ya da baka
bir ifade ile ona bu izlenimleri iletirim; ama dnceleri uyararak
izlenimleri retmeye alma gibi sama bir davrana girmem.
Bu nedenle Hume doutan dncelerin varln kabul etmez.
zlenimler, duyum ve dnme izlenimlerine ayrlr. Zihin
izlenimleri ald zaman, iki yolla yeniden ortaya karabilir.
Birincisi, bir izlenimin canll ile dncenin snkl
arasndaki bir canllk derecesiyle ortaya kabilir. Bu yolla
izlenimlerimizi yinelememizi salayan belleimizdir. kincisi,
yalnz dnceler olarak, izlenimlerin snk elemleri-imgeleri
olarak ortaya kabilirler. zlenimler zneldir, alglayabilen
zneye zgdr.
Bellek, yalnzca yaln dnceleri deil, ayn zamanda
onlarn sra ve konumlarn da korur. Bellekte dnceler
arasnda ayrlmaz bir balant vardr. mgelem durumunda bu
ayrlmaz iliki bulunmaz; ama gene de dnceler arasnda bir
birletirici ilke, bir dncenin doallkla bir bakasn
getirmesini salayan bir artrma nitelii vardr. Herhangi bir
nesne zerinde dnmek zihni abucak onunla bitiik olan her
eye tar. Fakat stnlk tayan ve en canl olarak kavranan
sadece nesnenin asl varldr. Eer bir yara hakknda
dnecek olursak, kendimizi onu izleyen ar zerinde
dnmekten alkoyamayz. Bir nesnenin varl, onunla ilgili
dierlerinin fikirlerini vermeseydi, btn bilgimiz hafzamzn,
duyularmzn dar kresi iinde snrlanm kalrd ve asla
aralar amalara balayamayacaktk ya da glerimizi ne iyinin
kabul edilmesi iin ne de ktden saknlmas iin
kullanabilirdik. Bu arm douran ve zihni bu yolda bir
dnceden bir bakasna ileten nitelikler tanedir; andrm,
zamanda ve uzayda bitiiklik, neden-etki. Bunlar Humeun yedi
felsefi ilikisinin bir ksmn oluturur. Dierleri; zdelik,

66
Hume D. nsan Zihni zerine Bir Aratrma. ev: S.dm. lke yay. 1.Bask, 1998;20

| 78
nicelikte ya da sayda oran, herhangi bir nitelikte dereceler,
aykrlktr. Bu yedi felsefi ilkeden drd dncelere bamldr:
andrm, aykrlk, nitelikte dereceler, nicelikte ya da sayda
oranlar. Bunlarn ilk ilk bakta bulunacak denli aktr ve
sezgi ile anlalabilir.
67

Bellek, gemi alglarn izlenimlerini uyandrarak,
alglarmz arasnda bir andrm ilikisi retir ve bu yolla alglar
aras nedensel ilikinin bilincine varrz. Bu srekli ve kalc bir
nesne olarak grnr. Alglarmz nedensel iliki araclyla
karlkl olarak ilikilendirilir:

Bu ilikinin bilgisine, hibir zaman a priori (nclsz)
akl yrtmeler sayesinde ulalamaz. Tersine,
tamamyla, belirli baz nesnelerin srekli olarak
birbirleriyle bitimekte olduunu grdmzde
edindiimiz deneyimlerden ortaya kar. Akl yrtme ve
dnme konusunda en gl yeteneklerle donatlm bir
insann dnyaya bir anda getirilmi olduunu farz
edelim; bu durumda gerekten de nesnelerin srekli bir
dizi halinde bulunduklarn ve bir olayn dierini takip
ettiini hemen gzlemleyecektir; fakat daha ileri hibir
ey kefedemeyecektir. ...byle bir insan herhangi bir
somut olgu hakknda, daha fazla tecrbe edinmeden ne
varsaymda bulunabilir ne de akl yrtebilir ve hatta ne
de hafzasna ve duyularna dorudan doruya sunulan
eylerin tesindeki herhangi bir ey konusunda emin
olabilir. ...insan daha fazla deneyim edindi ve dnyada
allm nesne ve olaylarn srekli olarak birbirleriyle
bal olduklarn gzlemleyebilecek kadar uzun yaad.
...deneyimden elde edilen tm karmlar alkanln
sonulardr, akl yrtmenin deil. mgelerimiz onlara
karlk den dnceleri yaratrlar: ve bu dnceler
de kendi paylarna baka izlenimler yaratrlar. Bir
dnce bir bakasn kovalar ve arkasndan bir

67
Copleston Felsefe Tarihi. Berkeley-Hume. Cilt 5, blm b. ev. Yardml A. dea Yay. 1998;82-83

| 79
ncsn eker ki, kendisi de onun tarafndan
srlr.
68


Humeda zihin ve beden olgusu ayrk olarak
grnmektedir. Bir olgu dierini izlerken aralarnda asla bir ba
gzlemleyemeyiz. Bitiik grnrler; fakat asla bal deil. D
duyularmza ya da i duyularmza hi grnmeyen herhangi bir
ey hakknda hibir fikir edinemeyeceimize gre, u sonu
kanlmaz grnyor... Bir insan iki bilardo topunun arpmas
sayesinde hareketin itme tarafndan oluturulan iletiimini
grd ilk seferde bir olgunun dieriyle bal olduunu ilan
edemez, fakat sadece bitiik olduunu syleyebilir. ...bir
nesnenin dieriyle balanm olduunu sylediimizde, sadece
onlarn dierlerinin kantlar durumuna gelmeleri sayesinde,
dncemizde bir ba edinmi olduklarn kastederiz...
69


Felice Fontana
Antoni Leeuwenhoek (16321723) mikroskobu kullanarak
sinirlerin yaplarn tanmlayan ilk kiiydi: "Sklkla ve zevk
almayarak, sinirlerin gzlemlediim yaps ok ince
tanmlanamayan yapda, sinirin tm uzunluu boyunca uzanan
silindirik damarlardan oluur." Bu damarlar ii bo tplerden
ibaretti ve bu dnce bir bakma, sinirlerde akan hayvan
ruhuyla ilikili olan Descartesn dncesi ile uyumluydu. Bu
bo tpler ile sinirler arasndaki iliki Felice Fontana'nn (1730
1805) detayl almalaryla zme kavutu. Mikroskopta 700
kat bytme ile sinirleri inceledi:

"Sinirlerin temel yaps aadaki gibidir: bir sinir, saydam,
tekbiimli ve basit silindirlerin byk saylarda bir araya
gelmesinden oluur. Bu sinirler belli bir biimde ok ince,
tekbiimli duvarl, suda znmeyen jelatine benzer
saydam sv ile dolu grlr. Bu silindirlerin her biri ince
liflerden oluan bir sarg ile sarldr. ok fazla sayda
saydam silindirler birlikte bir siniri oluturabilir, kkler

68
Copleston Felsefe Tarihi. Berkeley-Hume. Cilt 5, blm b. ev.Aziz Yardml. dea Yay. 1998;110.
69
Hume D. nsan Zihni zerine Bir Aratrma. ev: S.dm. lke yay. 1.Bask, 1998;80-85

| 80
ancak dlarndaki beyaz bantlarla grlebilir. Bu sinirlerin
birou bir araya gelerek hayvanlarda grlen daha byk
sinirleri oluturur. Benim kendi gzlemlerimle tam olarak
inandm ki ayn sonular birok kez tekrarladm, bu
silindir eklindeki yaplar daha fazla blemediim iin
bunlar sinirlerin basit ve birincil organik elementleri
olarak tanmladm..."

Bu almalar sonucunda Fontana 1871'de silindirleri "bo
olmayan" olarak belirledi ve sinir hcresi ana uzantsn
(aksonu) keserek iindeki svy (aksoplazma) tanmlad:
"...yapkan, elastik, svda znmeyen saydam bir materyal,
krmz kan hcrelerinden drt ya da be kez daha az apl ok
kk yuvarlak taneciklere znr." Bulgularnn sonucunda,
fizyologlarn canlandrc ruh olarak ve tm hareketlerin
mekanik esas olarak bu kk tanecikleri gz nne
alacaklarndan emin olmadn syler. Kendi teorisinin, hayvan
hareketlerinde gzlenen bir anda hzlanma durumunu
aklayamayacan ifade eder. Kk taneciklerin bu durumda
sinirlerin iinde ok ok ar, tembel kalacan belirtir.
70
letilen
eyin daha farkl bir ey olmas gerektii konusunda sezgiye
kaplr.


70
Bennett MR. The early history of the synapse: from Plato to Sherrington. Brain Research Bulletin 1999;50: 95-118

| 81

ekil. 18. yzylda sinir liflerinin yaps. Leeuwenhoekun kk sinir liflerini
gsteren izimi (solda). Birok damardan oluan sinir lifleri grlmekte.
Felice Fontana tarafndan izilmi sinir lifleri (sada). Lifler, ince, uzun
silindirik yaplardan olumaktadr.

Luigi Galvani
Galvani (1737-1798) sinir biliminin kurucusu olarak kabul edilir.
Bir yldrmdaki elektrii tel ile tayp, bir kurbaann siyatik
sinirini bu elektrikle uyararak ayakta hareket oluturmutur. Bu
nedenle Galvani, biyolojik elektrik ve hareket etme/canllk
arasnda ilk balant gsteren kii olmutur. Kendi dnemindeki
ve nceki biliminsanlar, hayvan davrannda elektriin etkisini
anlamaya daha az aba harcamlardr. Ancak, elektrik bal,
iftlik hayvanlar, ocuklar, ayrlm havyan paralar, garip
biyomekanik birletirmeler ve el gcyle oluturulan elektrik
reteleri Galvaninin dikkate deer almalardr. Buna ilave
olarak da, Galvaninin yeeni olan Aldininin de elektrie olan
ilgisi epey ileri derecedeydi. Aldini, cinayetlerle kesilmi kafalar
elektrikle uyarmak gibi bir n elde etmiti. Mary Shelleyin
kaleme ald Frankenstein (1818) adl yknn, bu gibi

| 82
deneylerden etkilenme sonucunda yazlm olmas artc
deildir.
71


Franz Joseph Gall
Fiziki ve anatomist Franz Joseph Gall (1758-1828), tm yetenek
ve duygularn beyinde yerleimini tanmlamak iin frenolojiyi
gelitirdi. Kendisi her ne kadar Kranioskopi olarak adlandrdysa
da onun takipilerince frenoloji olarak adlandrld. Ona gre
kafatasnn belli ekiller almas, beynin belli blgelerinin zel
geliimini yanstyordu. Frenoloji be temel zerinde ina
edilmiti: 1. Beynin akln yer ald bir organ olduu, 2. nsann
zihinsel gcnn bamsz belli faktrlerle ortaya konulabilecei,
3. Bu yeteneklerin beynin farkl blgelerinde yer almas, 4. Bu
blgelerin byklnn kiinin karakterinde ne kadar yer
tuttuunun gstergesi olmas ve 5. Beynin yzeyi ve kafatasnn
yakn ilikisi nedeniyle, bu blgelerin kafatas yzeyi lmyle
ortaya konabilmesi. Gall yardmseverlik, hissetme, arzu, alk,
zenginlik gibi 20den fazla zellii kafatas yapsnn belli
blgelerine yerletirmeye alt. 1861de Paul Brocann
konuma merkezini ortaya koymasyla, ilevsel yerel alanlarn
beyinde olduu fikrinin doru olduu dnldyse de,
kafatasnn dnn beyin topografisini yanstmad kesin olarak
gsterildi. Galle benzer bir yaklam, daha nce yaam
Erzurumlu brahim Hakknn Marifetnamesinde de gzlenir.

Erzurumlu brahim Hakknn Marifetnamesi
18. yzylda yaam nl bilim adam Erzurumlu brahim
Hakk'nn (1705-1771) Marifetname'si beden ekline, bu eklin
kiilie yansmas ve de sinir sistemine byk yer vermitir.
Olgun bir bilim insan olan brahim Hakk, ok sayda eser
yazmtr. Bu eserler arasnda en mehur olan ise
Marifetnamedir (1756). Bu eser, andaki bilgi ve keiflere
yabanc kalmayan brahim Hakk'nn eski ile yeniyi
kaynatrmaya alt bir kitaptr.

71
Wallace W. The vibrating nerve impulse in Newton, Willis and Gassendi: First steps in a mechanical theory of
communication. Brain and Cognition 2003;51:66-94.

| 83
Ancak, lkemizde, 1700l yllarda dnyadaki bilimsel
akm ve kavramlardan haberdar olmayan kiilerce, brahim
Hakk neredeyse aptal, bilimden haberi olmayan, sadece dinin
etkisinde kalan bir frk olarak gsterilmektedir. Oysa
kendisindeki birok kavram, daha sonraki dnemlerde Franz Gall
ya da dier Batl bilimadamlarnca kendi fikriymi gibi ne
srlmtr. Yine, bu blmde okuyacanz gibi, Descartes ve
Newton gibi gnmzde neredeyse fikirlerine taplan birok
biliminsannn da, bugnk bilgi ile bakldnda samalamalar
olmutur. brahim Hakknn Marifetnamesi, yaad dnemin
btn bilgilerini kapsayan ansiklopedik zellikte bir almadr.
Bizden biri olarak, Batl dnemdalar kadar iyi hatta daha da
ileridir. Nitekim eserde de beden yaps, yz biimi ve bedenin
ayr ayr ksmlar ile insan karakteri arasndaki ilikinin ayrntl
bir ekilde sunulduunu grmekteyiz. Aada, Marifetnameden
alnan beden ve sinir sistemi ile ilgili ksa alntlar bulacaksnz.
nce Frenoloji ile ilgili fikirlerinden bir zetleme yapacak
olursak:

- Ba kk olann akl azdr, gizli eyin varsa ona syleme.
- Bann tepesi yass olan keder ekmez.
- Bann derisi ince olan, hayr yapar, zarar vermez.
- Kel adama yaklama, kt huylu olur, ondan sakn.
- Aln dar olann, i de dar, skntl olur.
- Aln yumru olan, irkin ve kaln kafal olur.
- Aln enli olan kt huylu olur, nk hastadr.
- Aln normal olan emin bil.
- Aln buruuksuz olan, phesiz tembel olur.


38-BLM-Sinirlerin bitme yerleri ve faydalar.
Birinci Madde
Sinirlerin konulu hikmetlerini ve ekillerini bildirir.
...anatomi bilginleri demilerdir ki: Bedende olan sinirlerin
bazsnn faydas, dorudan; bazsnn dolayldr. Faydas udur
ki, sinirler vastasyla dima (beyin), dier uzuvlara his ve
hareket baheder. Sinirlerin kklerinin balang yeri beyin,

| 84
dallarnn biti yeri insan derisidir. Beyin iki ynde sinirlerin
balang yeri olmutur.
Zira beyin sinirlerin bazsna bizzat balangcdr. Bazsna,
omuriliin vastasyla balang yeri olmutur. Ama diman
kendisinden biten sinirlerde ancak ba, yz ve i organlar his ve
hareket bulmutur. Dier uzuvlarn sinirleri, omurilikten his ve
hareket almtr. Allah, ltuf ve inayet edip, dimadan i
organlara inen hareket sinirlerini koruma ve himayede byk
ihtiyat etmitir. Beynin sinirlerinden o sinir ki, onun faydas
azaya his vermektir. Ama balang yeri de bulunan tesiri
kavrayc ve kuvvetli olmak iin o sinir kastedilen uzva en yakn
tarafndan girmi ve bitimitir. Bu his sinirleri yumuak
olduka, his kuvvetini yerine getirirler. Metanete muhta
olduklar iin bunlar, hareket sinirleri gibi sert ve metin olmayp,
latif ve yumuak bulunmutur. Beynin n, br tarafndan daha
yumuak ve ziyade hassas olduundan, his sinirleri nden,
hareket sinirleri arkadan yaratlmtr.

kinci Madde
anatomi bilginleri demilerdir ki: Beynin kendisinden biten
sinirlerin hepsi, yedi ift sinirdir. Birinci ifti koklama balangc
olan, meme ucuna benzer iki knt yaknnda beynin n
boluun iindendir ki (imdiki ad olfaktr sinir), o bir kk
boluktur. kincisi, iftin solundan biten teki sana, sandan
biten teki soluna gelip, biri birine kavuup, apraz ekilde
kesimitir (imdiki ad optik kiazma). Sonra bklp, sadan
biten sa gze, soldan gelen sol gze gitmitir. Cams ad verilen
rutubeti kuatmak iin azlar genitir. Bu kesimenin yarar
vardr: Biri, iki gzn birine akan ruh, brne dahi akmasn.
Birine afet erdiinde, br onun yerini tutsun. Onun iin bir gz
kapandnda, ak gzn gr kuvvet bulur. Zira kapal gzn
nuru ona akar. kinci faydas, iki gzn kavramas birlikte olup,
ikisinin gr, kesime iinde tek gr olsun (imdiki ad 3
boyutlu gr). Ta ki grnen bir nesne mterek izgide bir
ekillensin.

Friedrich Nietzsche

| 85
Felsefi ana fikri nsanst olan Nietzscheye (1844-1900) gre
bilin kavram nemsizdir. Anlalmas gereken temel nokta,
bilin i dnyamz oluturmak yle dursun, o ancak zel (belki
de hastalkl) bir durumudur Yaam, bilin denen bu aynada
kendine bir kez bile bakmadan pekl akp geebilir ve bilinci
hayatn ls, en yce deeri olarak alyoruz, oysa o bir aratan
baka bir ey deildir; bizimkisi, paray btn yerine alan
yanlg bir grtr demektedir. Bedenim ben ve ruh-byle der
ocuk. Peki, neden ocuklar gibi konumamal? Oysa uyank
(bilinli) ve bilen kimse yle der: Tamamyla bedenim ben,
bundan baka bir ey deil, ruh ise beden iindeki bir eyin ad
ancak der.
72
Aslnda bilin zerine olan bu dnceleri onun
insan varlna kar olan, her cmlesinde insan kmseyen
anlayndan farkl deildir: ...nsan krmz yanakl bir
hayvandr, nsann en fena taraf bile kktr. Ve insann en
iyi taraf da pek kktr!, Kardelerim! nsan gelecei
bakmndan en byk tehlike kimlerden geliyor? yilerden ve
hakk gzetenlerden deil mi? yiler yaratamazlar. Onlar sonun
balangcdrlar... yiler ve hakk gzetenleri paralaynz,
paralaynz. Bu szlerin zerine ne sylenebilir ki! Olaslkla
Sifilis hastalnn beynini etkilemesiyle ortaya kan
dncelerdi bunlar. Nietzschenin bilincini elinden aldndan,
bilin zerine ok ey sylemeyi uygun grmyordu! Eer
benim benimde bir birlik varsa, bu birlik, hi phesiz, benim
bilinli benimden, duymamdan, istememden, dnmemizden
oluan bir birlik deildir; bu, baka bir yerde aranmas gereken,
korunmaya, zmsenmeye, tehlikeleri yok etmeye, tehlikelere
kar uyank olmaya alan organizmann tm bilgeliinde
bulunan bir birliktir, benim bilinli benim, bu birliin bir
aracndan baka bir ey deildir.

Gustav Fechner
Gustav Fechnere (18011887) nn psikofizik zerine yapt
almalar kazandrmtr. Yaamnn son zamanlarnda,
byklk sanrlar ile Tanrnn kendisini tm gizemleri zmek

72
Nietzsche F. Zerdt Byle Diyordu. ev. Derinsu O. 1999;35

| 86
zere setiini iddia ettiyse de, bilime byk katklar oldu.
Fechner, yaamnn nemli bir ksmn ruh-beden ikilisi ile
ilgilenerek geirdi. Ruh-bedenin temel olarak farkl ynleri
olmasna ramen, aslnda ayn olduklar yargsna ulat. kisi
arasndaki ak fark, inceleme yollarndan kaynaklanr.
Fechner, bir sabah daha yataktayken, ruh-beden
arasndaki balanty yneten kanun hakknda ani bir igrye
kapld: ruhsal duyumla maddi uyarc arasnda niceliksel bir
iliki bulunabilirdi. Bunu yapmak iin hem znel hem de nesnel
olan lebilmeliydi. Zor olan deneyimi yaayan kiilerin bilin ya
da duyumunun nasl lleceiydi. Fechner bunu da baararak,
duyum (ruhsal nitelik) ve dsal uyarc (bedeni ya da maddi
nitelik) arasndaki u denkleme ulat: S=KlogR. Burada S
duyumun bykln, R uyarcnn bykln gsteriyordu.
K ise sabit bir deerdi. liki logaritmikti, yani bir seri aritmetik
artarken dieri geometrik olarak artyordu.
73
Bu denklem
ardndan psikofizik adn verecei aratrma programnn ilk
admn atm oldu. Fiziksel ve ruhsal dnyalar arasndaki
ilikinin matematiksel ifadesi oldu. 1860 ylnda Psikofiziin
Temelleri/Elemente fer Psychophysici yaymland. abalar
ruhun (zihin) llmesine ilk adm olarak tarihe geti.

Herman Von Helmholtz
Helmholtz (1821-1894) fizik ve fizyoloji alanlarnda pek ok eser
brakm bir aratrmacdr. alma arkadalar arasnda sinir
biliminin dier nclerinden Emile du Bois-Reymond da vard.
Gz optii zerine yapt almalarla oftalmoskopu kefetti.
Laboratuarnda bir akmler gelitirdi. 1852de ilk olarak bir
kurbaa siyatik sinirinde, sinir iletisi hzn lt ve bunu 83
metre/san olarak tespit etti. nsan duyu sinirleri iin yapt
lmlerde de iletim hzn 50 ile 100 metre/san arasnda lt.
O dnemde kabul edilen, dnce ve hareketin ezamanl, sonsuz
hzda olabilecei fikri sahneden silindi. Ardndan 1860ta Julius
Bernstein, sinir iletisini aksiyon potansiyeli olarak adlandrd ve

73
Schultz DP, Schultz SE. Modern psikoloji Tarihi. Kakns yay, 2001;94-99.

| 87
sinir hcresi zarnda kendiliinden ilerleyen akm olduunu ne
srd.
Helmholtzun zihin-beden ilikilerinin aklanmasndaki
katksna gelince Helmholtz, bir anti-vitalist ve bir
materyalisttir; ona gre hayat maddedir ve zihinsel olaylar
maddeye, bedene dayanr. Helmholtzun bu tutumu gcn
korunumu yasas ve sinir impulsunun hz ile ilgili
aratrmalarnda da kendini aka belli eder. Uygun bir deney
dzeni kullanan Helmholtz, sinirsel iletim hzn ilk defa lm
ve uyarlma ile tepki arasnda belirli bir zaman getiini
gzlemitir. Yani dnce ve hareket arasnda llebilir bir sre
gemektedir. Daha nce dnld gibi dnce ve hareket
ayn zamanda meydana gelmemektedir. stelik farkl
uzunluktaki sinirler araya girdiinde, sre de farkllamaktadr.
Zihin maddesel deilse, zihinsel olaylar niye zaman alyor? Ve
zihin maddeyle balantl deilse, niye sinir lifinin uzunluuna
gre deiiyor? Bu sorular Helmholtzun zihin maddedir
vargsna ulamasna yol amtr. Helmholtzun, zihin-beden
ilikilerinin aklanmasnda nemli dourgular olan bir dier
katks da gcn korunumu ilkesidir. Helmholtz Newton fiziinde
mekanik gcn korunumu ile ilgili ilkeyi, fiziksel-fizyolojik
sistemlere uyarlamtr. Sabitlik ilkesinde (constancy
principle) Helmholtz farkl enerji biimlerinin, herhangi bir
kazan veya kayp olmakszn, birbirlerine dntrlebileceini
ne srmtr. Buna gre kapal bir fiziksel sistemdeki enerji,
niteliksel deiimlere (transformation) urasa bile nicelii sabit
kalr. Burada Helmholtzun anti-vitalist veya mekanist olarak
nitelendirilme nedenlerinden birini daha gryoruz. Helmholtza
gre organizmann ileyii karmak, ama yine de enerji alverii
ve dnmn ieren bir mekanik sretir. Organizma duyu
organlarnn uygun enerji tryle uyarlmasyla dardan; yenen
yiyecekler yoluyla ieriden enerji alr. Bu enerji elektriksel
enerjiye dnr ve evresel duyusal sistem-merkezi sinir
sistemi-evresel motor sistemler boyunca iletilir. Sonuta
elektriksel enerji bir hedefe iletilerek burada mekanik enerjiye
dnr. Sabitlik ilkesine gre devrenin duyusal ve motor
ularndaki enerji, niteliksel olarak farkl olmakla beraber

| 88
niceliksel olarak ayn veya birbirine orantldr. Sinir sistemi bir
iletken olduuna ve enerjinin korunumu ilkesi de geerli
olduuna gre; uyarc ne kadar bykse bunun sinir sistemine
etkisi ve sonular da o kadar byk olur.
74









74
Karakas S ve Beki B. Zihin-beden ilikilerini ele alan bilim dallarnn douu ve geliimi. NeuroQuantology
2003; 2: 232-265



| 89

Resim. 18. yzyln ilk yarsnda sinir hcreleri ve sinir hcresi ana uzants olan
aksonun izimleri.
(A) Sinir hcreleri
(B) Beyincikteki Purkinje hcreleri
(C) Ve (D) Kolliker's Handbuch der Gewebelehre des Menschenden bir sinir
hcresi (1852).






| 90


Resim. 19. yzyln sonunda sinir hcreleri ve birbirleri ile balantlar. A ve B.
Golgi metodu ile boyanm beyincik basket hcreleri, C. Sinir hcrelerinin ana
uzants olan akson, D. skelet kasnda sinirin kas zerinde sonland blge,
E.Sinir hcrelerinin daha ayrntl izimi, F. Sinir hcreleri iindeki nrofibriler
a grlmekte, G. Omurilikte bir sinir hcresi zerinde dier sinir hcreleri son
ksm gsterimi.




| 91
Edmund Husserl
Husserl (1859-1938) Her bilin, bir eyin bilincidir diyerek
nemini vurgular. Husserl, zihin oluturucu ilevsellie nem
verir. Zihinsel yaam hem evreni hem de evrenin bir paras
olarak kendisini oluturur. Oluturulan bu nesneler, evren ve
evrene ait kendilik hep daha temel bir eye, bir zneye baldr.
Husserl, zihinsel srecin bir eyin farkndal olduunu
savunmutur. Bununla ilikili olarak da zihinsel srelerle
nesneler arasndaki ilikiyi ynelmilik/niyetsellik olarak
adlandrmtr. Yneltici sreler iki temel tipe ayrlrlar: 1. etkin,
2. edilgin ya da otomatik zihinsel sreler. Etkin zihinsel sreler
ilerinde yaayan bir benlie sahiptir. Edilgin zihinsel srelerin
iinde yaayan bir benlik bulunmaz. Etkin olan benlik, zihinsel
yaamn yalnzca bir parasna yerleiktir. Benlik nesnelere
odaklanan, onlara anlam veren ve ilgilenen edir. Benliin
iinde bulunduu bu sreler tamamen bilin temas ile ilgilidir.
Bu nedenle Husserlda zihinsel yaam ve benlik farkldr. Bireysel
zihinsel yaam byk lde benliksiz zihinsel srelerden
kuruludur. Zihinsel sreler bir kez olutuklarnda var olmay
sonlandrmazlar. Zihinsel yaamn imdiki zaman gemi
tarafndan yenilenir. Zihinsel yaamn gelecek sreleri
olumadan nce, imdiki zamanda yer alan zihinsel sreler
tarafndan a priori ncelenir. Bylece ardklkla bir i zaman
doar ve zihinsel yaamn kesiklikleri bir btn olarak alglanr.

Friedrich Hegel
Hegel (1770-1831) Bilincin iinde tad gerek, kendinin
bilincidir diyerek aklla bilin ilikisini ortaya koymutur. Bilin
ayr kavramdan oluur: deneysel beni oluturan elerin
btn, yani ruhsal yaantlarn dokusu olarak bilin; bu
ruhsal yaantlarn i alglamas olarak bilin; her trl edim
ya da ynetimsel yaantya verilen kavrayc ad olarak bilin.
Husserla gre, bilin ve dnya ezamanl verilerdir. z
bakmndan bilincin dnda olan dnya, yine z bakmndan
ona baldr. Ve Husserl, bilinci hibir eye indirgenemeyecek bir
olgu olarak grr.


| 92
Alphonse Forel
Forel (1841-1912), 1885te zel bellek yetenekleri zerine
tartarak insann bilinsiz belleinin ok byk olduunu ne
srd. Piyano almann da bir eit bilinsiz bellein bir rnei
olduunu belirterek devinimsel bellein balangta tam olarak
bilinli olduunu ve daha sonra bilinsiz tekrar ettiini yazd.
Yine, bunamas olan hastalarn yeni beceriler renme ve
bellekte tutmalarnn zor olduunu, ertesi gn bunlar
kendilerinin nceki deneyimleri olarak bilinli hatrlamalarnn
mmkn olmadna dikkat ekti. Bu fikri ile bellek ve bilin
arasndaki ilikiyi ilk fark edenlerdendi.

Paul Flechsig
Flechsig (1847-1929), Beyin ve Ruh adl kitabnda (1896)
beyni ruhun organ olarak ele ald. Daha nceki felsefecilerden
etkilenerek stn zihinsel yeteneklerin beynin artm
kvrmlarndan kaynaklandn ne srd. Bu dnemlerde,
Korsakoff hastalna yakalanan hastalardan elde edilen
izlenimlerle, zaman algsnn bu hastalarda bozulduunu, orta
beyin yaplar, nbeyin blgesi ve beyin kabuunun bilincin
fiziksel temeli olabileceini ne srd. Flechsige gre bilin
dorudan sinir hcresel almay yanstyordu. nk, ksa da
olsa, oksijen yokluu bilin kaybna neden oluyordu. Tek sinir
hcresinin bir olay yanstabilmesinin akl almaz olduunu,
aslnda binlerce, yz binlerde ve milyonlarca sinir hcresinin
temsiliyetiyle ilikili olduunu ne srd. Yine arm
merkezleri terimini sinir bilimine sokarak, bu merkezlerin
etkisinin bilinsiz olduunu, bilin eyleminin bilinsiz iki
durumun (alt ve st bilin) bir sandvii olduunu yazd. En st
bilin en st armlarn bir temsiliyetini olutururken, alt
bilin basit reflekslerden ibaretti. Bilincin bulunduu yer olarak
da nbeyin loblarn gsterdi ve bilinli deneyim iin duyusal
beyin kabuu alanlarnn da vazgeilmez olduunu ne srd.
zellikle dokunsal duyuyu alan beyin kabuu alanlarnn kendine
farkndalk grevi olduunu belirtti.
75


75
Markowitsch HJ. Cerebral bases of consciousness: A historical view. Neuropsychologica 1995;33:1181-1192.

| 93

Korsakoff Hastal
Bilin bulankl, gemie ait bellek kayb, yeni bellek oluturamama ve
anlamsz-bo konumalarla karakterli beynin bir yozlama hastaldr.
Ani olarak veya yava seyirli olarak tiamin (B1) vitamini eksikliinden
kaynaklanr. Bu eksikliin kayna da genelde ar ve uzun sreli alkol
almdr. Tiamin, beyindeki enerji kayna olan glikoz ykm yollarnda
kullanlan ara maddedir. Eksikliinde, beyin hcreleri ciddi ekilde
zarar grerek yukardaki klinik tablo oluur.

Filibeli Ahmet Hilmi
Filibeli (1865-1914), ok bilinmeyen bu Osmanl felsefecisi
bilimin hibir zaman son szn sylememi olduunu ne
srerken, maddeciliin ruhu beyin ilemi olarak aktarmasn
kabul etmez. Ona gre bedenden bamsz ve ierii ondan ayr
olan bir ruh vardr. Ayrca, lmden sonra ruhun bedenden
ayrlarak varln devam ettirmesi manta aykr deildir.
Mevcut felsefenin her akmnn belli eksiklikleri olduunu ve
btn hakikatleri tek bana ieremeyeceini ne srd.
Aadaki ifadelerine katlmamak mmkn deil:

"Evet azizim! ben hayallerin arkasna gizlenmi olan
hayaletleri aryorum. ne yazk ki bulamyorum. Tam olarak
'bulamyorum' demek de yanl. ... ben bu hayat; dnyaya
niin geldiimizi, ne olacamz, bizi bu dnyaya gndereni
anlamadan terketmemeye niyet ettim. Keke bu sorulara
olumlu ya da olumsuz bir cevap bulabilseydim."






| 94






| 95

Bilincin
Deneysel Dnemine Gei




Wilhelm Wundt
Deneysel ada, hayvan deneyleri bilincin her ynn
aratrmak iin uygun deildi. nsanlardaki aratrmalar znel
deneyimlere dayanyordu. Bilincin deneysel olarak
aratrlmasnn, 1876da psikolog Wilhelm Max Wundt (1832-
1920) tarafndan balatld sylenebilir. Wundtu psikolojinin
ana konusu tek kelimeyle BLNti. Wundt bir gerein
aratrlmasndaki ilk adm bu gerei oluturan unsurlarn tek
tek tanmlanmas olmak zorundadr diyerek ie balar. Bu
yntem aslnda Gazali, sonradan Descartesn yntemiydi:
btn paralara blerek anlamak. Dolays ile bilincin
elemanlarn aramak gerekiyordu. Wundtun sistemi zihin (veya
bilincin) kendi kendini dzenleyebilme yetenei zerinde
younlatndan iradecilik olarak da adlandrld.
Wundta gre psikolojinin konusu dolaysz yaantlar
olmalyd. Dolayl yaantlar ise, deneyimin kendisi hakknda
bilgi vermekten ziyade bir ey hakknda bilgi ve malumat salar.
Bu normal gnlk yaantmzn alagelmi alg eklidir. Oysa bir
iei grdmzde yaadmz krmz deneyimi, zihnin
organize edecei unsur ve bilin durumlarn oluturur. Bir
deneyimi yaayan kiinin dnda bakalarnn gzlemesi
mmkn deildir. Bu nedenle psikolojinin kullanaca yntem
iebak (introception) ya da isel alg (internal perception)
olmaldr.


| 96

znel, Nesnel ve gzlem
Zihinsel etkinlikler znel veya nesnel olarak
gzlemlenebilir. Nesnel gzlemler bir baka bireyin zihinsel
ilemlerinin, bireyin davranlarna yansd kadar ile
anlalmasdr. znel gzlemler ise bir kiinin zihinsel
ilemlerinin kendi tarafndan anlalmasdr. znel gzlem
ounlukla igzlem olarak adlandrlr. gzlem bize
zihinsel olaylar hakknda ok daha kiisel ve detayl bilgi
verir. Kimi zihinsel olaylar nesnel olarak kavranamaz.
gzlem gemiten kaynaklanan ve bizi herhangi bir
olayda etkileyen drt ve dnceleri ounlukla aa
karr. Nesnel yntemin kiiye zel kullanm ile bu
niteliin bilgisini elde etmek ok zordur. Ancak, znel bir
gzlemin geerlilii her zaman test edilemez. nsanlarn
dnme tarzlar farkl olabildiinden sylenen eyin doru
olup olmadna karar veremeyiz. Oysa, herhangi bir nesnel
etkinlik birka kii tarafndan gzlemlenebilir ve verdikleri
raporlar karlatrlabilir.
Harvey A. Carr-Psikoloji (1925, sayfa 1-14den)

Wundt psikolojinin ana yntemini yle sralar: 1. Bilin
srelerinin en temel, basit elemanlarn analiz etmek, 2. bu
elemanlarn nasl organize olduklarn ve sentezlendiklerini
renmek, 3. organizasyonlarn yneten birleme yasalarn
saptamak. Ayn zamanda ruhu bedenden ayr, paralel ve birbirini
etkilemeyen iki yap olarak dnd. Wundt, bilin yaants
elemanlarna younlamasna karn, algdaki btnln de
farkndayd. Yani, baktmz bir aac yapraklar olarak deil de
aa olarak alglyorduk. Dolays ile daha nceden olan tamalg
(apperception) kavram zerine yaratc sentez ve psiik
sonular yasasn ekledi. Buna gre pek ok deneyim yaratc
sentez ile bir btn oluturacak ekilde organize olur: Her psiik
birleim bir ekilde kendini oluturan elemanlarn katksz
zelliklerinin toplamlarnn sahip olduu zelliklere sahip
deildir (1896). Yani deneyimin temel basit paralar yepyeni
ve elemanlarnda olmayan yeni bir ey yapar. Bu sonradan
Gestalt psikologlarnn sylediklerine (1912) benzer: bir btn
kendini oluturan paralarn toplamndan farkldr.
76


76
Schultz Dp, Schultz SE. Modern Psikoloji Tarihi, Kakns yay, 2001.

| 97
Wundt kiinin bir uyarana karlk veriini de aamal
olarak tespit etti: farkna varma (perception), tamalg ve niyet
(will). Bir uyarc olduunda, kii nce onu alglar, daha sonra
gemi yaantlar ierisinde anlaml bir yere oturtur ve son
olarak da tepkide bulunmaya niyetlenir. Wundt dikkati,
herhangi bir zamanda, tm bilin ieriinin sadece kk bir
blmnn en parlak algs olarak ele ald. Bu ada
tanmlardan ok da farkl deildir. Ve Wundt tm zamanlarn en
nemli psikologlarndan biridir. Orijin olarak tp mensubu ve
fizyolog olan Wundt, Principles of Physiological Psychology
kitabnda, anatomik olarak sinir sisteminin birbirleriyle ilikili,
ok sayda eden olumu bir karmak btnlk olduunu
aklamtr. Asrlar boyunca bilin kapsamnn elerine
zmlenebilecei zerinde durulmutu. Yukardaki fikirleriyle
Wundt bu gr sinir sisteminin bilinen gerekleri ile
dnme temelinde kantlama yolunu amtr.
77


Edward Titchener
Titchener (18671927), Wundtun sadk bir takipisi olmasna
karn, sistemi kkten deitirdi ve yapsalclk (structuralism)
ad altnda kendi yaklamn gelitirdi. Wundtun yolundan
giderek bilincin paralarndan ya da atomlarndan bilincin
kendisine ulamay hedefledi. Titchenere gre de, psikolojinin
ana konusu bilin deneyimleri ve yaantlardr. Bilinci, belirli bir
zamanda var olan yaantlarmzn, deneyimlerimizin tamam
eklinde tanmlamtr. Zihni ise bizim mrmz boyunca biriken
yaantlarmzn toplam olarak ele almtr. Bilincin bir anda
ortaya kan zihinsel sreleri, zihnin ise bu srelerin tamamn
kapsamas dnda, zihin ve bilin birbirine benzerdir.
Titchenerin i gzlemi Wundtunkinden tamamen farkldr. Daha
ok paralar zerine vurgu yaparken, hocas Wundt btn
zerinde durmutu.
Titchener temelde bilin durumu varlna
inanmaktayd: duyumlar, imgeler ve duygusal durumlar.
Duyumlar algnn temel unsurlardr. Ses, koku ve grntlerle

77
Karakas S & Beki B. Zihin-beden ilikilerini ele alan bilim dallarnn douu ve geliimi. NeuroQuantology 2003; 2:
232-265

| 98
fiziksel nesnelerin neden olduu deneyimlerle ortaya karlar.
mgeler dncelerin elemanlardr. Duygular ise sevgi, nefret,
mutsuzluk gibi yaantlardr. Bunlara ek olarak da, nitelik
(eleman dierinden ayran zellik), younluk (bir duyumun
parlakl ya da grlts), sreklilik (duyumun zaman iinde
seyri) ve belirginlik (bilinli bir deneyimde dikkatin rol) gibi
zellikleri de bilinli deneyimlere eklemitir. Duyumlar bu drt
ana zelliin tmne sahipken, duygular ne sahiptir.
Duygular belirginlikten yoksundur. Sonuta, bilinen tm bilinli
sreler bu kategorilerden birine indirgenebilir. Aadaki metin
Titchenerin A Text Book of Psychology (1909) alnmtr:

Bilin hangi szle bavurursanz vurun, pek ok
anlam olan bir terimdir. Bu kelimenin iki prensip
kullanmn ayrmak yeterli olacaktr. Birincisinde bilin
ruhun kendi srelerinin, ileyiinin farknda oluu
anlamndadr. Saduyu asndan bakldnda ruhun
tpk dnen, hatrlayan, seen, muhakeme eden,
bedenin hareketlerini ynlendiren bir i ben (innner-
self) olmas gibi, bilin de bu dnce ve idarenin i
bilgisidir (inner knowledge). Siz bir snav sorusuna
verdiiniz cevabn doruluunun, hareketlerinizdeki
sakarln bilincinde (farknda)snz. yleyse, bilin daha
fazla bir eydir, bilin bir insann ruhundan neler
getiinin algsdr, bilin ruhun, dncelerine ve
duyumlarna sahip olduu dolaysz bilgidir.

kinci anlamda bilin ile ruh arasnda, bilinli ile
zihinsel arasnda fark gzetilmemitir. Zihinsel
srelerin devam etmesi art ile bilin orada mevcuttur;
duygunun bilincindeyim demek aslnda sadece o
duyguyu hissediyorum demektir. Bir duyguya sahip
olmak bilinli olmaktr ve bilinli olmak bir duyguya
sahip olmaktr. Bir ine batmasnn bilincinde olmak,
sadece duyuma sahip olmaktr. Bu tanmlamalardan
ilkini reddetmek zorundayz. Bilinci ruhun kendisinin
farknda oluu olarak tanmlamak sadece gereksiz deil,

| 99
ayn zamanda yanltcdr da. Bu kullanm gereksizdir,
nk daha sonra greceimiz gibi, bu farkndalk d
dnyann gzlenmesiyle ayn trde bir gzlem
meselesidir. Bu yanltcdr, nk bu fikir ruhun bir
sreler ak olmak yerine kiisel bir varlk olduunu
akla getirir. Ne zaman bireyin hayat boyunca ortaya
kan zihinsel srelerin btnnden bahsedecek olsak, o
zaman ruhtan konuacaz. Ne zaman verilen mevcut
zamanda, imdide, hali hazrda ortaya kan zihinsel
srelerin btnnden bahsedersek, o zaman bilinten
konuacaz. Bu nedenle psikolojinin alma konusu ruh
olmasna ramen, psikoloji almalarnn dolaysz
nesnesi daima bilintir. Mutlak anlamda biz ayn bilin
halini iki kez st ste asla gzleyemeyiz, ruhun ak
devaml srer, asla geri dnmez. Psikofizik paralellik
ilkesi iki dizi olay ifade eder, sinir sistemindeki sreler
ve zihinsel sreler. Bunlar tam bir uygunluk ierisinde,
birbirine karmadan, yan yana, kendi rotalarnda ilerler.
Biri dierinin sebebi olamaz. Buna karn bizler zihinsel
durumlar bedene, sinir sistemine ve ilgili olduu organa
bavurarak aklarz. Sinir sistemi zihnin sebebi deildir,
ancak onu aklar. Tpk yolculuumuz boyunca
brakmadmz bir lkenin haritas gibi Zihinsel
sreler fiziksel olaylarn tm dizisini karlamaz. Sinir
sistemindeki belli paralara karlk gelirler. Gerekte
eer biz ruhu (zihni) bedenle aklamay reddediyorsak,
ayn derecede yetersiz ve tatmin edici olmaktan uzak iki
alternatiften birini kabul etmek zorundayz: ya zihinsel
deneyimin basit bir tanmna bal kalacaz ya da bilince
sreklilik ve tutarllk kazandrmak iin bilind bir
zihin icat edeceiz. Bizler psikolojiyi bilimsel yapmak iin
zihni tasvir etmekle kalmamal, ayrca onu
aklamalyz

William James
Felsefeci, tp doktoru, fizyolog ve psikolog olan William James
(18421910), The Principles of Psychology/Psikolojinin

| 100
lkeleriinde (1890), bilinten derinlemesine bahsetmitir. Bugn
bile nemini koruyan bilin, farkndalk, duyusal sistem zerine
ok deerli gzlemleri ve almalar vardr. Bunlar en gzel
ekilde ve berrak olarak zetlemitir. Hatta deneyimin
deiikliini anlamak iin kendisine nitrik oksit anestezisi bile
vermiti. Eer, modern anlamda bilincin felsefi tartmasnn
Descartes ile balad kabul edilirse, bilimsel zemine tanmas
ve anlalmas da William James tarafndan salanmtr
denilebilir.
James, bilincin kendini oluturan elemanlara ayrlmasna
karyd. Ona gre bilin, karmak bir ortamda, karmak bir
varln ihtiyalarna yant olarak olumutu. Bu nedenle de
bilin olmakszn insann evrim sreci ortaya kmazd. Bilin
srelerini, organizmann yaamnda deiikliklere sebep olan
organizma faaliyetleri olarak deerlendirdi. Psikolojinin
lkeleriinde ruh ve beden arasndaki ilikiyi ele alan belli bal
tm felsefi kavramlar tartm ve eletirmiti. Bilin durumlar
(ruh) ve beyin srelerini (beden) doal dnyadaki fenomenler
olarak kabul etti. Kitabnda ana tema bilince yeni baktr.
Burada bilin yaantlarnn daha basit elemanlara indirgenmesi
yerine, yeni bir yaklam nermitir. lk zellik olarak, zihinsel
yaantlarn bir btn olduunu ve bilin kavramnn ana
noktasnn da srekli meydana geliyor oluu olduunu ne
srd. Yani bilin bir rmak gibi akyordu. Kendisi bu anlamda
bilin ak ifadesini kullanmtr. Bu srekli ak ve olu nedeni
ile de bilinci paralara blmek bilinci yolundan saptracaktr.
Bilincin ikinci bir zellii daima deimekte oluudur; hi
kimsenin bir durumu veya dnceyi ayn ekilde iki defa
yaamas mmkn deildir. Bir nesneyi birden fazla nedenle
eitli kereler dnebiliriz, ancak her defasnda araya giren
farkl deneyimlerin etkisi ile her dnce farkl olacaktr. Yani,
bilin birikimli bir sretir ve ayn ekilde yinelenmez. gzleme
de nem veren James, bunu yle ifade eder: bizim daima, ilk
olarak en bata gvendiimiz ey olan gzlem, zihinlerimizin
iine bakmak ve orada neler kefettiimizi ifade etmektir. Bu
ekilde bilin durumlarn kefettiimiz konusunda herkes

| 101
hemfikirdir. Buna ramen igzlemin snrllklarnn da
farkndayd.
78

Zihin de bir sreklilik gsterir ve bilin aknda ani
boluklar yoktur. Uyusak bile uyku ncesi bilin durumu ile
balant kurabiliriz. Buna ramen zihin seicidir. Zihin pek ok
uyar arasndan bazlarn szgeten geirerek, birletirerek,
ayrarak, reddederek hangisi ile kar karya kalacamza karar
verir. Bu seim ile bilin mantkl bir tarzda iler:

Zihnin her aamada bir dizi ezamanl imknlar alan
olduunu grrz. Bilin, bu imknlarn kendi aralarnda
karlatrlmasndan ve dikkatin, glendirici yasaklayc
rolyle, bazlarnn seilip geri kalanlarnn
bastrlmasndan oluur. En st dzey ve en gzde
zihinsel rnler herhangi bir yetinin, kendisinin bir
altnda yer alan yetinin sunduu verileri szgeten
geirmesi ile oluur. Bu veriler de, daha ok sayda, daha
basit malzeme arasndan ayklanmtr ve sre bylece
devam eder. Ksacas, zihin ald verileri, tpk bir ta
ktlesini yontan bir heykeltra gibi iler. Bir bakma
heykel en bandan beri orada durmaktadr. Ancak,
ondan baka, binlerce deiik heykel vardr. Dierleri
arasnda bu heykeli ekip karan heykeltran
kendisidir.

Jamese gre bilincin biyolojik bir yarar vard. Bilin,
bizim seimler yapabilmemizi salayarak, evremize uyumu
artryordu. Bu nedenle de, bilinli seimlerle alkanlklar
birbirinden ayrmt. Organizma yeni bir sorunla karlatnda
ve yeni bir uyum yoluna gerek duyduunda bilin sahneye
kyordu.

John Broadus Watson
Daha sonralar, psikoloji alannda Davranlk n plana kt. Bu
hareketin kurucusu psikolog John Broadus Watsondu (1878-

78
Schultz Dp, Schultz SE. Modern Psikoloji Tarihi, Kakns yay, 2001;200-212

| 102
1958). 1913te Psycology as a Behaviorist Views It adl
makalesini yaynlamasyla Davranln tarihi balar. Burada
Watson, Wundtun ne srd de dahil her trl iebaka
(igzlem) kar olduunu ne srer. Psikolojiyi nesnel bir bilim
dzeyine ykseltmek isteyen Watson, snanmas ve
dorulanmas olanaksz, bilin durumlarn inceleyen iebaka
tepki gstererek, DAVRANI, bu bilimin inceleme konusu,
GZLEMi de yntemi olarak kabul eder. Bunun iin de bilin,
imge, ruh kavramn reddeder ve kendi szlnden siler. Bilin
kavramna ise iddetle kar kar. Bilinci asla grlemez,
dokunulamaz, koklanamaz, tadlamaz veya hareket ettirilemez
olarak betimler. Bir yazsnda; inanyorum ki, bir psikoloji
yazarken asla bilin, zihinsel durumlar, akl ve benzerini
kullanamayacaz. diyerek kar kn belirtir. Watson buna
ek olarak, Freudcu psikanalizden, znel duygularn
aratrlmasna kadar btn gemi uygulamalar adeta siler. Ona
gre bunlar, znel, ortaya konulmas mmkn olmayan ve
dolaysyla da bilimsel aratrma tanmna uygun dmeyen
zihinsel durumlarla ilgiliydi. Bilinci de kapsayan zihinsel sreler
llemediinden anlam yoktu. Davranla gre insan bir
makineydi ve elle tutulamayan nesnel davranlarn
dndakilerin nemi yoktu. Watson birok makalesinde ve
kitaplarnda bilin kelimesinin artk sahneden silinmesi
gerektiinden bahsediyordu:

Psikolojinin bilin fenomenini aratrd ne
srlmtr. Bu tek bana bir problemdir, bir yanda
karmak zihin durumlarnn kendilerini oluturan basit
elemanlara analizi; dier yandan basit bileenlerin
karmak yaplar oluturmas sz konusudur.
gzlemin, kendi bana hibir deeri yoktur. Bunlar
sadece bilin durumlarn aydnlatabildikleri derecede
bir anlam ve neme sahiptirler. Eer benim ulatm
sonulara ulaamyorsanz, bu sizin aygtnzdaki veya
uyarcnzn kontrolndeki bir hatadan tr deil,
igzleminizin iyi yaplmam olmasndan kaynaklanr.

| 103
Eletirilecek olan gzlemcinin kendisidir, deneysel ortam
deil.
Psikoloji, artk zihin durumlarn gzlem nesnesi
yapyor olduu dncesi ile kendi kendisini kandrmak
durumunda olmadndan, bilince yapt atflardan
tamamen vazgemesi zaman gelmi grnmektedir.
Zihin elemanlaryla, bilin ieriinin doasyla ilgili
kuramsal sorunlarla aa drlm durumdayz. Ayrca
psikolojinin gncel terimlerini kullandmzda, bu
terimlere yklediimiz anlam asndan ayn eyi
kastediyor olduumuzun bir garantisi yoktur. Ben bilin
durumlarnn gzlem yoluyla ayrlabilir elemanlara
analizi yerine, bilin srelerinin biyolojik anlam
zerine vurgu yapyorum. nanyorum ki bilin, ruhsal-
zihinsel durumlarn ruh, ierik, gzlem yoluyla
doruluunu kantlama, imge ve benzeri terimleri bir
daha asla kullanmayz. bu atlmn imdi yaplmasnn
gerekten ok yararl olacana inanyorum. grmek
zorunda olduum tek yanlg, nesnel sonulara dayanan
bir ifade ok daha deerliyken, onlarn almalarnn
ounun gzlem asndan ifade edilmi olmasdr.
Bunlarn hibirinde bilince niin bavurulduuna dair
sebep yoktur. Zihinlerimizin elli yl akn bir sre
bilin durumlarnn aratrlmasna adanarak
arptlmas sebebiyle, bizler bu problemleri ancak bir
ekilde gzmzn nne getirebiliriz.
79


stedii gibi de oldu ve uzun sre, yaklak 50 yl, bilim
dnyas ve psikoloji alannda bilin kelimesine artk rastlanmaz
zoldu.
Bu akm Wundt ve Hermann Ebbinghaus (1850-1909)
sayesinde, deneysel psikoloji ile domu ve Edward Thorndike
(1874-1949) ile de zellikle hayvan davranlarnda nem
kazanmt. Watson, fizyolog Ivan Pavlov (1849-1936) ve
Bechterevin etkisinde de kalmt. Pavlov her trl davran

79
Watson J. Davrannn bak ile psikoloji/Psychology as the behaviorist views it. Psychological Review 1913;
20:158-177

| 104
bilin kelimesini hi kullanmadan aklayabiliyordu. Clark Hull
(1884-1952), Edward Tolman (1886-1959) ve Frederic Skinner
(1904-1990), bu kuramn etkisinde kalarak, ksmen de
deiiklie uratarak savunuculuunu yaptlar. Davranlk
50li yllara dein egemen psikoloji akm oldu. Bu akm
psikofizyolojinin ve evre etmenlerinin doutan gelen
etmenlerden ok daha nemli olduunun kabullenilmesinde
nemli rol oynad. ounlukla renmenin bir eidi olan koullu
renmeyi ele ald ve armc grleri destekledi.
Frederic Skinner (1904-1990), nce fareler ve
gvercinler, ardndan insanlar zerinde, ilemleyici koullanma
adn verdii zel renme trn inceledi. Bu deneylerinden en
tannm Skinner kutusuna ilikin olandr. Kutu iindeki fare,
ierde bulunan bir kola bast zaman yiyecee kavuuyordu. Bu
deneyden yola kan Skinner, davranlk iinde kalmak zere,
yeni bir davrann deneysel incelenmesi akmn balatt. Bu
akmn temel dncesi, bireyin her trl davrannn,
bireylerin yaamlar boyunca evrelerinin kabul ettirdii
pekitirmeli olumluluklarla aklanabilecei dncesidir.
Daha sonra psikoloji Davranla dnd ve uyar ve
cevap gibi eyleri tanmladklar halde, bilin tanmlamas tam
olarak unutuldu. Watson, bazlarnca psikolojinin dman
olarak ilan edildiyse de, Davranln douu onun suu
deildi. Dnemin bilim ruhunun bir sonucu olarak bilin kelimesi
neredeyse kitaplardan silindi. alma konusu olmaktan kt.
Daha nce ruh teriminde olduu gibi, bilin teriminin de
psikoloji iinde yok olacan, James Angell 1910 ylnda ifade
etmiti. Bu ngrsnde yanlmad. 1930 ile 1950ler arasnda
yazlan 8 temel psikoloji metninden, 5inde bilin balna hi
deinilmemesi, 3nde ise tarihsel bir merak olarak ele alnmas
durumu zetler niteliktedir. 1970lerden sonra ise bilin tekrar
sahneye kt. Bilisel psikoloji (cognitive psychology), ayak
seslerini ok nceden duyulmasna karn (1950), kendisini
ancak 1980lerden sonra gsterdi. Skinnerin 1990da
lmnden sonra ise Davranla sadece gemi zamana ait,
bilincin ihmal edildii zamanlardan bahsederken rastlanlr oldu.


| 105
Francis Xavier Dercum
Dercum (1856-1931), 1925teki bir makalesinde, bilincin beyin
kabuundaki dncelerin aktarmnda sinir hcrelerinin bir
arada oluturduklar bir ilev olduunu yazar. Ek olarak duyusal
girdilerin trafo merkezi olan blgenin (talamus) normal
durumda tm duyusal hislerin yeri olmasndan dolay, bilincin
sinir hcresel merkezi yerinin buradan kalkp beyin kabuuna
giden (talamo-kortikal) liflerle ilikili olduunu vurgulamtr.
Ona gre, beyin kabuu bilgiyi alarak, daha sonra bilinli
hatrlama iin geri aryordu.

Alfred North Whitehead
Whitehead (1861-1947), olaylara ve nesnelere, alglara oranla
ncelik tanyarak doa felsefesini kurmaya alt. Amac, alglar
dnyas ile bilim dnyas arasnda bir uzlama kurmaya yneldi.
Doann ikiye blnmesini kabul etmiyordu. Ona gre doa
ancak kendi oluu iinde kavranabilirdi. 1930lardan sonra
metafiziksel bir bak as kazand ve tarafsz, non-animist,
birleik-deneyselci (panexperientialist) bir tekilii savundu.
Whiteheadin bak asnda, var olmak (gereklemek),
alglamak-alglanmaktr ve btn dier olgular gibi zihinlerin
de uzaysal-konumsal noktalar vardr. Gerek varlklarn, zaman
boyunca devaml eyler deil, oluan anlk olaylar olduklarn
syler. Zaman olaylar arasndaki ilikiler yoluyla meydana gelir.
Kii olay olduktan sonra belli bir srede meydana geldiini
syleyebilir.
Whiteheade gre her vesile/ara iki ekilde olur. lk
olarak deneyimin bir znesi olarak var olur ve bu esnada
deneyimi yaar. Zihni oluturan deneyim vesileleri, baskn
vesileler olarak adlandrlrlar. Bu bak as zihni baskn bir
monat olarak kabul eden Leibniz ile ayndr. Her bireysel olay,
kendi geleceindeki her bir olayn ksmen yaratc gcnn ve
tesirlerinin merkezidir. Her olay, kk derecede de olsa, btn
gemi olaylardan dorudan etkilenir. Nesnel ve znel ayrmn
da yapan Whiteheade gre, nesnel olanlar matematiksel
biimlerdir. znel olanlar ise kzgnlk, fke, arzu ve bilinci ierir.
Bu iki tipi bir arada, her gerek varln yaratc deneyimini

| 106
ekillendirir. Btn deneyimlerin bilinli deneyim olmamas gibi,
btn alglama da duyusal alglama deildir. Hcreler ve
molekllerin, duyu organlar olmasa da kendilerine zg bir eit
alglama kullandklarn ne srer.

Charles Sherrington
Scherrington (1857-1952), Doasndaki nsan (1938) adl
kitabnda, akln canllktan da farkl bir ey olduunu yle ifade
eder: ...Bir akl sorunu olduu zaman, sinir kendisini yadsnamaz
bir hcre zerine merkezletirmekle tamamlayamaz. O, daha ok,
byk bir zenle, her birimi bir hcre olan milyon katl bir
demokrasi oluturur... Ama yine de akla dndmz zaman
bunlarn hibiri yoktur. Tek bir sinir hcresi asla minyatr bir
beyin deildir. Bedenin hcresel yaps onun akldan bir ipucu
olmasn gerektirmez. Madde ve enerji, taneli yapda ve bylece
yaam yapc gibi grnyor ama akl yle deil. diyerek
80

bedensel canllkla akln farkl etmenlere bal olduunu ne
srer.

Modern Dnem: Temele ni...
1949da Giuseppe Moruzzi ve Horace Winchell Magoun

(1907-
1991) beyin sapndaki as yapy (retikler formatio)
kefettiler.
81
Yaptklar almada st beyin sap (mezensefalik)
ann bilin durumuyla balantsn ortaya koydular. As
yapnn hasara uramas durumunda, hayvanlarda hareket
yokluu ve koma durumu olduun gsterdiler. Duyusal, iitsel ve
arl uyaranlar uyanklk yantn elde etmede bu durumda
yetersiz kalyordu. Yine bu durumdaki hayvanlarda elde ettikleri
beyin kabuu elektrii kayd uyku kaytlarna benzemekteydi.
Uyuyan bir hayvanda, beyin sap ana yksek frekansl elektrik
akm uygulanmas durumunda ise hayvan uyanyor ve gzlerini
ayor, gz bebekleri byyor ve kaslar kaslyordu. Bu esnada
beyin kabuu elektriksel aktivitesi uyanklk durumuyla benzer
hal alyordu. Bu bulgularla beyin sap as yap sisteminin

80
Sherrington C. Man on his Nature. Cambridge University Press, 1940.
81
Magoun HW. An ascending reticular activating system in the brain stem. Reprintcd from the A. M. A. Archives of
Ncurologv and Psychiatry 1952;67:145-154

| 107
dardan gelen duyusal girdiler yoluyla uyanklk iin gerekli
temel eleman olduunu ortaya koydular.
82

Magoun, zihinsel aktivite iin uyankllk durumunun her
zaman gerekli olmadn belirterek, hafif uyku esnasnda canl
grlen ryalar buna rnek olarak gsterir. Derin uyku,
bilinsizlik veya koma durumlarnda, zihinsel aktivite
kullanlamaz. Magoun, ikisi arasndaki ilikinin Sherrington
tarafndan yaplm olan ifadesine katlr: Beyin uyanrken,
onunla birlikte, zihin de geri dner. Uyanklk durumunun
duyusal girdilerin beyin kabuu zerindeki etkilerine bal
olduuna deinerek, daha nce yaplan st beyin sap hasar
sonucu kan duyusal yollarn etkisiz hale gelmesiyle uyku
durumu oluturulduunu belirtir. Magoun, daha sonra
ElektroEnsefaloGrafinin (EEG) bulunmasyla uyanklk ve uyku
esnasnda insan ve hayvan beyninde belirgin elektriksel
farkllklar bulunduunu fark eder. EEG bulgular olarak, bir
kedide uyankken dk genlikli hzl boalmlarn uykuya
geite yksek genlikli yava dalga ve dikensi patlamalara
dntn belirtir. Hayvan uyandrlrsa bunun tersinin
olduunu rneklerle gsterir. Kendi almalarnda anestezi
altna alnm kedide uyanmayla ve beyin sapnn elektrikle
uyarma ile olan beyindeki elektriksel deiimleri incelemitir.
Beyin sap elektrik uyarm ile normal uyanklk
durumunda olan beyin kabuu yantlar elde etmitir. ki ilevsel
sistem ayrt etmitir. lkinde yan blgeler kc bedensel ve
iitsel yollar ieriyordu. Buras uyarldnda evresel uyar gibi
uyanklk etkisi yapyordu. kincisi, en iyi yantn elde edildii
yerdi ve bilinen anatomik yollarla ilikili deildi. Yapt kedi
deneylerinde, kan duyusal yollarn st beyin sapnda kesilmesi
durumunda beyin elektrik kaytlarnda normal hayvanlarda
grlen uyankllk durumundan farkllk grmezken, kc as
sistemin ayn seviyelerde kesilmesi durumunda hayvanlar derin
uyku ya da anestezi benzeri duruma geiyorlard. Bu esnada
beyin kabuu kaytlar da uyku iciklerini ve yava dalgalar
gsteriyordu.

82
Winken PJ, Bruyn GW (editor). Handbook of Clinical Neurology. Disorders of higher nervous activity. M.Jouvet. Coma.
Nort-Holland Pub.Co. 1969:64

| 108
1950lerin balarnda, bilimadamlarnn bilince olan ilgisi
tekrar uyand. zellikle deiik bilin durumlarn oluturan
uyku, rya, meditasyon, hipnoz ve ilalarla oluturulan
durumlara ilgi artt. Uyku ve rya durumlarnn aratrlmas
tamamen bilincin doasna ynelikti. Bu yllarda ryann
fizyolojik gstergesi bulundu: yaklak 90 dakika arayla, kiinin
gzlerinde hzl hareketler ortaya kmas (REM) ve ayn
zamanda uyuyann beyin dalgalarnn uyank kii gibi olmas. Bu
srada uyandrlan kii tam olarak ryasn hatrlyordu ve bu
dnem dnda uyanmak rya hatrlamay zorlatryordu. Bu ve
dier aratrmalar, uykunun bilincin aktif bir durumu yerine
pasif durumu olduunu ortaya koydu.
1960l yllarda, Zen Budizm ve Yogann Batda byyen
akmna paralel olarak bilincin yksek seviyelerine ilgi artt. Bu
sralarda yksek farkndalk aratrmalar, fiziksel geveme ve
dikkat younlatrma gibi uygulamalara ynelim oldu. Kan
basnc ve snn istemli kontrolle deitirilmesi iin biyolojik geri
besleme (biofeedback) yntemleri gelitirildi. Yine bu dnemde,
deiik bilin durumlarndan olan ve kiinin kontrolnn
kendinden bir bakasna gemesini salayan hipnoz zerine
aratrmalar ortaya kt. Bu yllarda birok kii halsinasyon
yapan baz ilalarn (Liserjik asit dietilamid=LSD, meskalin ve
psilosibin) bilin deiiklikleri ve bozukluklar oluturmasn
aratrd. Yine bu dnemlerde, duyusal yoksunluk (deprivasyon)
alannda yaplan aratrmalarla ortaya kan bilin deiiklikleri
nedeniyle normal bilin iin duyusal girdilerin devaml olmas
gerektii ortaya konuldu.

Wilder Penfield (1891-1976)
Penfieldin daha ncelere uzanan deneysel almalar (1958)
sinir bilimlerine byk katklar yapt. Penfield bilincin beyinde
bir blgede yerleik olmadn, sinir hcresi almas ile birlikte
topluca olutuunu dnyordu. Orta beyin (diensefalon) ve
talamus blgesinin bilincin yeri olabileceini ne sren Penfield,
bilinci bellekle ilikilendirerek yle diyordu (1968):


| 109
Bilin aknda daha nce kaydedilen bellek kaytlar
(engram) kiinin dikkatinin-farkndalnn
younlamasndan, dnce ve duygu durumlarndan
doan ardk kaytlardr. nsann gemi bilincinin tamam
iin kaytlardan birisi yeterli deildir.

Beyin ameliyatlar esnasnda epileptik hastalara, elektrik
akmlar uygulad ve akak lobunun n-yan kvrmlar (anterior-
lateral temporal gyrus) uyardnda yeniden yaanmlk hissi
olutuunu, bunun bilincin beynin elektrikle uyarmyla kolayca
deiebileceini gsterdiini ne srd (1975). Bu yaanm
halsinasyonlar tanmlayarak, zamanda geriye doru giderek
eskiden kiide bilinli kaytlanm olan olay, yer, ses,
duygudurum ve manzaralarn tekrar canlandn savundu.
Bundan yola karak ta, halsinasyonlar (varsanmlar) bilincin
ak kayt eritlerinin yeniden canlanmas olarak tanmland.
83


83
Markowitsch HJ. Cerebral bases of consciousness: A historical view. Neuropsychologica 1995;33:1181-1192.

| 110



Beyin On Yl Sonras Bilin...


1990li yllarda pozitivist dncenin etkisiyle bak alar
deiti. Nrobiyoloji, felsefe, kuantum fizii gibi birok bilimsel
alanda bilin konusu adeta ilgi oda haline geldi. Bilimin belli
alanlarnda artk olgunluk aamasn da geen birok bilimadam
tarafndan, tartlan iddial kitaplar yaymlanmaya baland.
Bunlar arasnda gze arpanlar, ngiliz matematiki ve kara
deliklerin yaps zerinde nemli keifleri olan Roger Penrose,
DNAnn molekler yapsnn kefi nedeniyle 1962te Nobel
dl alan biyofiziki Francis Crick, sinaptik ileti zerine olan
almalar nedeniyle 1963de Nobel dl alan nrofizyolog
John Carew Eccles (1989), 1972de Nobel dl alan biyokimyac
Gerald Edelman (1989), holografik beyin-bilin teorilerini
oluturan Nobel dll fiziki David Bohm (1917-1992),
nrofizyolog Karl Pribram saylabilir. Kendi alanlarnda bilime
yenilikler getiren bu kiilerin, kendi alanlarnn dnda (!) bilin
konusunda halen tartlan fikirler ne srdler. Bunlar birok
kii iin akademik kariyerlerinin sonunda
84
yolun balangcn
gsteren fikirlerdi. Roger Penrose, bilince kuantum fiziinin
yant verip veremeyecei ve algoritmalarla alan bilgisayarla
modellenip modellenemeyecei sorusuna yant arad. Crick ise
beyinde alglamann nemli bir paras olan grsel sistemden
yola karak bilinci deerlendirdi. David Bohm ve Karl Pribram,
holografik teorilerin bilinle uyumlu aklamalarn ortaya
koydu. Bahsedilen biliminsanlar bilin zerine dnme ve fikir
retmeyle akademik kariyerlerinin balangcnda deil,

84
Current Awareness: Spotlight on consciuosness. The 1996 Ronnie MacKeith Lecture. Developmental Medicine and
Child Neurology 1997;39:54-62.

| 111
kariyerlerinin sonunda, adeta ermilik dnemlerinde
ilgilenmeye baladlar. Yine ayn yllarda, belki bu akmdan
etkilenerek bilin zerine akademik dergiler yaymlanmaya
baland (Journal of Consciousness Studies, Consciousness and
Cognition, Brain and Mind, Behavioral and Brain Sciences, The
Journal of Mind and Behavior, Psyche, NeuroQuantology) ve
onlarca yeni akademik kitap listeye eklendi. Son yllarda bilin
zerine birok disiplinin bir araya gelmesi ile sempozyumlar
yaplmaya baland. Sinir bilimleriyle ilgili yayn yapan nemli
dergilerde bu konuyla ilgili ayrntl makaleler yaymlanmaya
baland. Bu sadece sinir bilimlerini ieren dergilerle de snrl
kalmayarak fizik alanndaki nemli dergilere de konu oldu;
tartlmaya baland. Daha nceki gelenek devam etti ve
teorisyen says kadar bilin teorisi ortaya kmaya balad. Buna
ramen, bugn hala bilin aratrmasnda, anaokulunda kum
havuzunda oynayan ocuklar konumundayz.
Yine son on ylda bilin konusunu deiik ynlerden
inceleyen yzlerce makale yaymland. On yln sonuna doru
alma saysnda logaritmik bir art oldu. National Library of
Medicine, MEDLINEda, sadece balkta bilin ieren (insan
almalar, sosyal anlamda bilin almalar hari) ve ngilizce
yaymlanm makale says 1970-1979 aras 396 iken, 1980-
1990 yllar arasnda 475 saysna ulam ve 1990-2000 yl
aras 709 makaleye kmtr. 2000 ylndan sonra ise adeta bir
srama yaanmtr. zellikle ilevsel beyin grntlemeleri
manyetik rezonans grntleme (fMRG) ve pozitron emisyon
tomografisinin (PET) kullanma girmesi ile almalar daha da
hz kazand. Bilinci ilgilendiren uyku, anestezikler, meditasyon,
hipnoz, dikkat, bellek, alglama gibi konularda PET almas
says hzla artt. 1988-1991 arasnda 15, 1992-1995 arasnda 70,
1996-1998 arasnda 190, 1999-2005 arasnda ise 400e yakn
alma yapld. Bu saylar bilin konusuna olan ve artan ilgiyi
gstermektedir. 1930 ve 1950lerle karlatrldnda, bugnk
ilgi mthitir. 1930-1950 arasnda yazlan 8 temel psikoloji
metninin 5inde bilin balna hi deinilmedii, 3nde ise
tarihsel bir merak olarak ele alnd dnldnde, u an ok
ok iyi noktadayz diyebiliriz.

| 112
Doann bilinen en karmak iki nesnesi, insann bilisel
sreleri ve beynidir; daha da karma, bunlarn ilikisidir.
Asrlar boyunca beden ve dolaysyla beyin, doa bilimleri
kapsamnda ele alna gelmi; bu iki e, canl varlklarn yap ve
sreleriyle ilgilenen temel biyolojik bilimlerin, madde ve enerji
konularyla ilgilenen fiziksel bilimlerin, tp gibi uygulamal
bilimlerin aratrma konusu olmutur. Zihin ise, canllarn
davranlaryla ilgilenen davran bilimlerinin, psikolojinin ura
konusu olagelmitir. Gelenekler ve alkanlk, bu dallarn her
birinin (biyolojik veya fiziksele kar davransal veya psikolojik)
kendi iinde kapal olarak almasna yol amtr. Dier yandan
ada bilim dnyasnn kabul ettii bir husus, mevcut bilim
dallarnn, tek balarna; beyni, bilisel sreleri ve zellikle de
bu iki enin ilikisini anlayabilmede yetersiz kalddr. Ayn
veriler beyni incelemenin btnleik (multidisipliner) bir ekilde
ele alnmas gerektiini aka gstermektedir. Multidisipliner
grubun kapsamna giren dallardan bazlar psikoloji, fizyoloji,
biyofizik, biyokimya, nroloji, ilevsel nroradyoloji,
nropsikoloji, psikiyatri, ayrca felsefe, matematik, fizik, istatistik
ve elektrik-elektronik, bilgisayar ve biyomedikal
mhendisliklerdir.
85

Bilin, bugn artk birok ada biliminsanna gre
bilimsel bir nesnedir ve bilimin alannda incelenmelidir.
1990lardan sonra bu eilim daha da belirgin hale gelmitir.
86

1995ten sonra kuantum fizikileri de iyice bilin konusu iine
girdiler ve fizik dergilerinde bilince atf yapan ya da balnda
bilin kelimesi bulunan birok makale yaymland. Bu eilimden
dolay olacak, artk felsefeciler, fizikiler ve yapay zekaclarca
bilin zerine kitaplar yazlmakta in garip yn ise konuya
nce el atmas gereken nrolog-nrofizyologlardan henz
dierleri kadar ses kmyor ve kendi kabuklarnda incinin
olgunlamasn bekler gibiler. Ancak felsefe ve psikolojinin
syledikleri de yetersizdir. Felsefeci John Searle Felsefe ve
psikolojideki ada tartmalarn, bilinlilik konusunda

85
Karakas S ve Beki B. Zihin-beden ilikilerini ele alan bilim dallarnn douu ve geliimi. NeuroQuantology 2003; 2:
232-265
86
Dekacour J. An introduction to the biology of consciousness. Neuropsychology 1995;33:1061-1074.

| 113
syleyebilecei pek bir ey olmamas bir tr rezalettir
87
derken,
sinirbilimcileri unutmua benziyor.







87
Searle J. Minds, Brains and Science. Harvard University Press. 1984.

| 114



Nrofelsefenin Douu



Nrofelsefe; balangta felsefenin terimleri de olan, bilin ve
durumlar, karar verme (zgr irade/isten), alglama,
dmzdaki dnyann yorumlanmas ve buna verilen hareketsel
yant, yapay zek, sinir alar, dnce srelerini ve zihnin
ilevlerini sinirbilimleri zemininde yorumlar.
Son 30 ylda, bilim felsefesinde artan yerel bir byme
olmutur. Sinirbilimlerinin felsefesi beyin yaps ve almas
hakkndaki yeni keiflerden dolay doal ve beklenen bir
sonutur. Bu alan zellikle sinirbilimlerinde son yllarda olan
ilerlemelerle yakndan ilikilidir. Literatrde uzun zamandr
sinirbilimlerinin felsefesi bal olmasna karn son
zamanlarda bunun yerini nrofelsefe almtr. Nrofelsefenin
amac geleneksel felsefi sorunlar ve zmlerini sinirbilimi
bilgileri zerine ina etmektir.
ki insan nrofizyolojik ya da beyin yaps olarak farkl
deilse, neden alglarnn ierii ya da zihin ierii (qualia)
farkldr? Renkleri alglama durumunda da ayn ey sz
konusudur. Nesnel karlk olan elektromanyetik dalga boyu,
znel olarak ayn ekilde mi alglanr? Beyinlerimizdeki sinir
hcrelerinin yerine, yapay elektronik mikroilemciler
yerletirecek olursak, acy ac olarak alglamamzda fark yaratr
m? Nrofelsefe btn bu sorulara sinirbilimsel yantlar bekler.
Fizikiler fiziin felsefesini, biyologlar biyolojinin
felsefesini yaptlar. Bilim felsefesinde bir boluk olarak,
nrofelsefe yoktu. Zaten nrofelsefe sinirbilimi felsefesi olarak
Descartes ve hatta belki de Platondan beri yaplmaktayd. Ancak,

| 115
Patricia Churchland tarafndan adlandrlan nrofelsefenin
anlam, bir dereceye kadar sinirbilimi felsefesinden farkldr.
Nrofelsefe, ounlukla, zihin felsefesindeki sorunlarn
sinirbilimi sonu ve bulgularna uygulanmasdr. Farkl olarak
sinirbilimi felsefesi, sinirbiliminin kendisinin felsefi sorunlarnn
ve ne srmelerinin ilk elden felsefesidir. Sonulara uygulama
deildir. Nrofelsefe ve sinirbilimi felsefesi baz konularda st
ste binseler de farkl amalar vardr. Belki de nrofelsefenin en
iyi dolayl tanm yledir: felsefe yazlarnda sklkla sinirbilimi
yazlar ya da aratrmalar kaynak olarak gsterilmektedir.
Bal felsefi olan ve kaynaklarnda sinirbilimi makalelerine atf
yaplan makalelere nrofelsefe yazs denebilir.

Tablo. Nrofelsefenin lgi Alanlar
1. Bilin
2. Zihin ierii
3. Renkleri alglama
4. Niyet ve istekler
5. zgr irade
6. gr
7. Kiisel farkllklar, benlik
8. Nrolojik ilevsel kayplar (ayrk beyin, felce umursamazlk, yar uzay
alan umursamazl, yz tanyamama gibi)
9. Karar verme
10. Ar deneyimi
11. znellik

Felsefecilerin sinirbilimlerine ciddi ekilde ynelmesi
Patricia Churchlandn (ve ei Paulun) Neurophilosophy (1986)
adl kitabn yaymlamasyla balar.
88
Churchland, kitabnda son
on yldaki dnceleri szgeten geirerek bilim felsefesi altnda
bunlar birletirir. nemli bir ksmn sinirbilimlerine ve
bugnk beyin almas teorilerine ayrarak felsefeyle bir araya
getirir. Sinirbilimcilere felsefe, felsefecilere sinirbilimini aktarr.
Onun bu birliktelik iin terimi bir arada evrimlemedir.
Churchlandlar aslnda sinirbiliminin ulat son bulgular ile
felsefecilerin balangta syledikleri arasnda ok kesin bir

88
Churchland P. Neurophilosophy. Cambridge, MIT Press. 1986.

| 116
ayrm olmadn ne srer. Bu durumda, nrofelsefecileri her iki
bilim dalndan kendi paylarna decekleri bir araya getirecek
kiiler olarak ele alrlar.
P. Churchland tarafndan nrofelsefe terimi kullanlmaya
balanmasndan beri (1986) enflasyonist bir ekilde kullanm
artmtr. Nrofelsefe ile ilgili farkl ayrm yaplr:
89


1. Bilisel nrofelsefe (fenomenal)
zellikle zgr irade, kiisel kimlik, znellik, hareket ve fantom
hisler zerinde durur. Bunlarn tanm hem felsefi teoriler hem
de altndaki sinirsel, bilisel mekanizmalarn tanm ile yaplr.



ekil. Zihin, zihinsel durumlar olarak belirlenir ve birinci kii tarafndan (znel)
ulalabilirdir (first-person). Farkl olarak beyin, sinirsel durumlarla
belirlenebilir ve bu nc kii bak as ile ulalabilirdir (third-person).
nc kii bak as dier kiiler zerine younlar. Dierlerinin beyin
durumlarn kendi beynini darda brakma ile ele alnr. Birinci kii bak as
yalnzca kiinin kendi beynine ulamay salar (duygularmz hissederiz).
Kendi beyin maddesi ve sinirsel durumlarna ulamay salamaz. Bylece
birinci kii bak as (zihinsel) ile nc kii bak as (maddesel beyin)
bak ayrr.



89
Northoff G. Philosophy of the Brain. John Benjamins Publs, 2003.
Zihin
Felsefesi
Zihinsel zellikler
Ontolojik zihin-beyin
problemi
Zihin ve fiziksel zellikler
aras iliki (monizm, dalizm)
Birinci kii bak as
Epistemik zihin problemi
Bizim kendi beynimize
dorudan erime imknmz
yoktur
Ampirik zihin
Sinirsel durumlar iinde
zihinsel durumlar bulunamaz

| 117
2. Ampirik (deneye dayal) nrofelsefe
Odak noktas felsefi teorilerdeki deneye dayal uyumluluk ve
deneye dayal yalanlamadr. rnein, kiisel kimlik iin
ltleri, felsefenin ne srd gibi deneye dayal
deerlendirme leine evrilebilir. Birinci kii bak asnn
(zne) fenomenal zellikleri, beynin ilevsel grntlemelerinde
(ilevsel MRG, PET gibi) uyar paradigmalarna dntrlebilir.
Bu, felsefi kavramlarn altndaki sinirsel fizyolojik mekanizmalar
aratrmay salar. Son dnemde nrofelsefe terimi
sinirbilimsel kavramlarn, geleneksel felsefi sorunlara
uygulanmas olarak ele alnmaktadr. Bu anlamda, orijinal felsefi
terimlerin (zgr irade, bilin) sinirbilimsel karln bulmak
olarak ele alnabilir ve bu bak as ile felsefenin sinirbilimi
olarak grlebilir. Hem bilisel nrofelsefe hem de deneye
dayal nrofelsefe, felsefenin sinirbilimi iin esas paralardr.

3. Teorik nrofelsefe
Felsefi ve sinirbilimsel teoriler arasndaki balant iin
yntemsel stratejiler ve esaslar gelitirme zerine younlar.
Teorik nrofelsefe sinirbilimi felsefesi ile yakn ilikidedir.
Psikolojinin, fiziin felsefesi gibi sinirbiliminin felsefesi
sinirbilimindeki ana konular zerine younlama giriimidir.
Buna gre teorik nrofelsefe, hem sinirbilimi felsefesi hem de
nrofelsefenin felsefesini kapsar.


| 118

ekil. Nrofelsefenin ve Nrokuantolojinin, kuantum mekanii-sinirbilimi ve
felsefe iindeki yeri. Hepsinin kesiim noktasnda, tam ortada,
Nrokuantolojinin felsefesi yer alr.


Churchlandn felsefi tartmasnn ana temas vardr:
1. kuramsal indirgemelere alternatif mantksal bir yaklam
gelitirmek, 2. znellik ve duyusal znellie (qualia) uygun-ikici
fikirle yant vermek, 3. indirgeme kart fikirlere yant vermek.
Son 10 ylda bu temalar nrofelsefenin ana konusu olarak
kalmaya devam etti.
Eleyici maddecilik/zdekilik, gelecekte ortaya
konulacak baz beyin yaplarnn insan davranlarnn nasl
ortaya ktn aklayacan ne srer. Tpk oksidatif
reaksiyonlarn bir dnem inanld gibi filojiston salnmna
gerek duymamas gibi. Oksijenin kefinden nce, bir nesne
yand zaman filojistonun kaybolduu ne srlrd. Zamanla
bizim bilimsel dncemiz ve kavramlarmzdan filojiston elendi.
Dolaysyla bir halk dncesi bilimsel bak as ile elendi.
Ayn ekilde, bilisel bilimlerde zamanla benzer bir gelimeyle
geleneksel psikoloji ortadan kalkacaktr. Son elli ylda biyolojik
sinir alar, sinir hcreleri aras olaylarn anlalmas, bellek ile
NroKuantoloji NroFelsefe
Sinirbilimi
Kuantum
Mekanii
Felsefe
Kuantum Felsefesi

| 119
ilgili yeni gelimeler eleyici zdekilie doru gidie yn
vermektedir.
90

Biyolojik ya da yapay bir sinir ann temel ilevsel birimi
sinir hcreleridir. Bu bak asna gre sinir hcreleri temel ve
basit bilgi ileme aygtlardr. Girdileri deitirerek, ileyerek
ktlara neden olurlar. Hem girdiler hem de ktlar biyolojik
deikenleri yanstr. Sonuta bir sinir hcresinin toplam girdisi
hesaplanabilir. Toplam girdi ve var olan uyarlma durumu ile
yeni oluan uyarm durumu ya da kts hesaplanabilir. Bu bak
asna gre, hem biyolojik hem de yapay sinir alar
matematiksel olarak vektr-vektr dnmleri olarak
deerlendirilebilir. Churchlandlar bu vektrsel (izgisel uzaysal)
ilemlere beyinde yeni bir bilgi ileme tr olarak bakarlar.
91

Devinimsel beyin kabuu alan istemli hareketten hemen
nce ve istemli hareket esnasnda atelenme gsterir. Bu
hareketin iki zelliini temsil eder: kuvvet ve yn. nce hareket
gerektiren ilemler birincil devinimsel alanda kodlanr. Birincil
devinimsel alanda her sinir hcresinde hareketin ynnn
ayarlamas yaplr. Buradaki baz hcreler hareketin belli
ynnde daha belirgin ateleme yaparlar. Hareketin yn, tek
tek hcrelerin atelemesi ile kodlanmaz. Ve hcreler sadece bir
ynde harekete neden olmaz. Her ynde hareket esnasnda
farkl iddetlerde ateleme yaparlar. Hepsinin bir arada
oluturduu sinir hcresi boalmnn izgisel uzaysal (vektrel)
toplam hareketin ynn belirler. Yani, her hcre hareketin
yn iin farkl iddetlerde bir oy kullanr. Elde edilen ortak
vektrle (oylarla) hareketin yn arasnda belirgin bir iliki
olduu ortaya konulmutur. Bylece, daha hareket olumadan
nce yaplan sinir hcresi kaytlar ile oluacak hareketin yn
nceden tahmin edilebilmektedir.
Hareketin yn, beyin kabuu sinir hcreleri
topluluunca kodlanr. Birok hareket birden fazla eklemi etkiler
ve ardk hareketlere gerek duyar. Apostolos Georgopoulos, bir
ynetme kolu kullanarak, grsel hedeflere doru maymunun

90
Churchland P. Eliminative Materialism and the Propositional Attitudes. Journal of Philosophy. 1981.
91
Churchland Paul and Patricia. Recent Work on Consciousness: Philosophical, Empirical and Theoretical. Seminars in
Neurology. 1997.


| 120
ynetme kolunu hareket ettirmesi esnasnda birincil hareket
beyin kabuundan sinir hcrelerinin almalarn kaydetti.
Ynlerin dar bir snr iinde, tm sinir hcreleri, hareket ncesi
veya esnasnda ateleme yapyordu. Buna gre, hareketin zel
bir yn tek bir sinir hcresinin aktivitesinden ziyade, sinir
hcrelerinin topluluunun net vektrel etkisiyle tespit edilir. Bir
harekete her bir sinir hcresi katkda bulunur ve yn toplam
vektrle belirlenir.


ekil. ekilde iki sinir hcresinin verdii emir ya da bir hareket yn iin
vektrleri (izgisel uzaysal) ve bunlarn oluturduu ortak hareket yn (-----)
grlmektedir.

Sinirbilimi felsefesinden doan ilk nemli adm, bilisel
ilevleri beyindeki zel sinirsel blgelere yerletirme giriimidir.
Joseph Galln frenolojisi (1800 civar) ile balayan bu yaklam
artk modern beyin grntleme yntemleri ile daha kesin ve
ayrntl hale gelmitir. Bunun yannda tmr ve fellere bal
hasar gren kiiler yaarken de klinik ve grntleme ile ilgili
ilevlerin beyinde nerede yerletii daha kesin olarak tespit
edilebilmektedir.
Sinir hcresi retisi (nron doktrini), zihni anlama
asndan sinirbilimi tarafndan alan bir penceredir. Buna gre
zihni aklayabilecek baarl bir teori tam olarak sinirbilimsel
olacaktr. Sinir hcresi retisinin modern savunucular Patricia
ve Paul Churchlanddir. Patricia Churchland ve Terrence
Sejnowskinin kitabnda (The Computational Brain, 1992) bu
kabullere rastlanr. Yine Paul Churchlandin The Engine of
Reason, The Seat of the Soul (1995) adl eserlerinde de ayn
reti savunusu bulunabilir. Psikoloji ve sinirbilimi ilikisini

| 121
anlatrken tarihsel benzetmelerden yararlanr. Keplerin gezegen
kanunlarn Newtonun hareket kanunlarna, snn ortalama
molekler kinetik enerjiye ve n elektromanyetik dalgalara
indirgenmesine benzetme yapar. Buna gre, psikolojinin
sinirbilimine indirgenmesi durumundan, psikolojik grngleri
sinirbilimsel terimlerle anlayabileceimizi ve zihnin baarl
teorisinin saf olarak sinirbilimsel olabileceini umabiliriz. Dier
bir ifade ile sinir hcresi retisini destekler. Patricia Churchland
Nrofelsefe (1986;482) adl kitabnda: phesiz,
sinirbilimindeki keifler, felsefedeki allagelmi ve tutucu
(ortodoks) inanlarmzn tmn deitirecektir diyerek sinir
hcresi retisine dolayl gnderme yapar. Psikolojik ya da
felsefi aklamalar, baarl teoriye ulamak iin yoldaki
duraklardr ve tm bak asn bize sunmazlar. Eer zihinsel
grngleri aklayan teoriler sinirsel teoriler deil ise zaten
sinirsele bir indirgenme yaplamaz. Dorudan bir aklama
mmkn olana kadar sinirbilimi tarafndan dlanacaklardr.


ekil. Nrofelsefi bir hipotez ya da varsaymn oluumu. Nrofelsefik bir
hipotez, felsefi teori ve sinirbilimsel hipotez arasndaki ba hakknda bir
varsaym olarak tanmlanabilir. Byle bir uygulama; simetri prensibi ve iki
ynllk prensibi (), disiplinler aras dnllk prensibini takip eder.
farkl yalanlama modu oluur ve yalanlamalar Karl Poppern yalanlamas ya da
yalanlanabilirlii ltdr. lki, mantksal yalanlama ve mantksal uyumlulukla
Felsefi teori Sinirbilimsel hipotez
Mantksal uyumluluk
Balantsal uyum Ampirik uyumluluk
Mantksal yalanlama
Disiplinler aras
yalanlama
Ampirik yalanlama
Teorik baklar ve birden fazla yalanlama

| 122
ilikili olarak isel geerlilik anlamna gelir. kincisi, deneye dayal (ampirik)
yalanlamadr ve ampirik uyumlulukla ilikili olarak dsal geerlilii sorgular.
ncs ise disiplinler aras yalanlamadr ve apraz disiplinler aras geerlilii
sorgular (Northoff, G. Philosophy of the Brain, 2003).


| 123






Yeni Bilim NroKuantolojinin
Doumu


Anlalaca zere, bahsettiimiz maddeci ve ikici yaklamlar gncel
bir bilin teorisi oluturmak iin yetersizidir. Teki yaklamlarn da
yetersiz olduu grlmektedir. Maddeciliin (ya da monizm) iinde
bulunduu vahamet kadar, maddecilik kart olan ikicilikte yanl
iindedir. Her ikisinin de kendine ait bir kelime haznesi, dili ve
varsaymlar dizisi vardr. Her ikisinin de modas gemitir. Ancak bu iki
gr, bu alanda oluturulacak teorileri tketir ve geriye seenek
brakmaz. kiciliin, yani bedenin yannda olan, bedenden baka bir
eyin bugnk bilimde herhangi bir yeri yoktur. Bu iki grn her biri
kendi deneyimlerimiz ve bilimden elde ettiimiz dnya hakkndaki bilgi
ile uyumsuzdur. Bize yeni teoriler lazmdr.
Btn bu yetersizliklerin temelinde yatan, gemi 300 yln
klasik fiziinin halen devam eden egemenliidir. Dier yandan modern
an kognitif bilimcileri (sinirbilimciler), zihnin kara kutusuna girmeyi
vaat ettiler ancak davranlarn hatalarna dtler. Zihnin zsel
niteliklerini grmezden gelerek sadece nesnel olarak gzlemlenebilir
grngy aratrmakla srar ettiler. Bu sefer iyi bir eyler
bulacaklarn umarken, kutular iinde birden ok kk kara kutu
olduunu grdler.
Bugnn kabul edilen bilin-beyin etkileimi teorileri, henz
deneyimlerimizi tam anlamyla izah edecek yeterlilikte deildir.
Zihinsel etkinlik ve bilin, u ya da bu ekilde belli bir tr fiziksel yap
ve nrofizyolojinin zelliidir. Nrofizyolojik srelerin, zihinsel
grngleri nasl ortaya kard gnmz biliminin en byk cevab
verilmemi sorusudur. Yani benim ya da sizin ar tayan C lifleriniz
uyarlr ve bu elektriksel bir uyarana dnr. Ama bu uyaran ortaya

| 124
ktnda neden ar yaamam gerektiinin yant henz yoktur.
Fiziksel yap derken madde, ktleli nesneler, paracklar, uzay-zaman,
alan, enerji gibi konulardr. Bunlarn oluturduu bileik sistem bizim
krmz bir elmay alglamamz salar. Ayn ey bize, ac, endie, istek,
sevgi, gdklanma, nefret, tat-koku gibi deneyimleri yaatr. Kuantum
fiziinin olaan uygulamas, mikroskobikler de dahil olmak zere,
bileik sistemlerde gzlenen olaylar mikrofiziksel terimlerle
aklamaktr. Kuantum fizii, bu konuda da mthi baarl olmutur.
Kuantum fizii 1900lerde domasna ramen, matematiksel
teori ve formller zemininden kp gnlk yaammzda uygulamaya
girmesi son 2030 yl iinde olmutur. zelikle son 10 yldr, kuantum
fizii ve sinirbilimleri zerinde alanlar, birbirlerinin alanna ilgi
gstermeye baladlar. nce fizikiler, sinir sistemi alanna ilgi
gsterdiler. Daha sonra sinirbilimciler geride kalmayarak, kuantum
fizii alanna ilgi gsterdiler. Uygun platformlarda olmamakla beraber,
garip ekilde kuantum fizii konferanslarnda bilin, bilinli lme,
gzlemci kavramlar zerinde konuulmaya ve tartlmaya baland.
92

Sinirbilimleri konferanslarnda, sinir hcreleri aras iletide kuantum
fiziinin yerinin olup olmayaca, sadece klasik fizik tanmlamalarnn
beynimizin baz ilevlerini aklamada yetersizlik gsterdii
konuulmaya baland. Ve 2000 ylndan sonra, sinirbilimcilerinin ve
kuantum fizikilerinin bir araya geldikleri, Kuantum Zihin balkl
akademik toplantlar yaplmaya baland. Bu toplantlardaki
konumaclar, artk Yeni a yazarlar ya da elle tutulur temeli
olmadan her eye kuantum fiziini sokan amatrlerden olumuyordu.
Tersine, bunlarn ounluu nde gelen fiziki, sinirbilimcilerdi.
Yaptklar ya da yazdklar da bilimin nesnel tanmnn dnda deildi.

Zeitgeist: Zamann Ruhu
Son yllarda zellikle, ilevsel beyin grntleme yntemlerinin
gelimesi ile artk matematiksel ilem yaparken ya da Mozart
dinlerken beynimizin hangi ksmnn altn ayrntl olarak
bilebiliyoruz. Her ne kadar bu teknikler insan bilincini/zihnini
anlamada bize dorudan bir yol amyorsa da, dolayl yoldan birok
bilgiyi nmze seriyor.
Sinir hcreleri ileticileri dzeyinde birok hastaln temelini
renmi bulunuyoruz: depresyon, izofreni, bipolar bozukluk, kiilik
bozukluklar. Yine bu hastalklarda, beynin ilevsel olarak hangi

92
Squires EJ. What are quantum theorists doing at a conference on consciousness? arXiv:quant-ph/9602006v1, 9 Feb
1996.


| 125
blgelerinin daha ok devreye girdiini de rendik. Sadece davransal
deil, beyni ykma gtren (Huntington, Alzheimer) birok hastal
artk daha ince deerlendirebiliyoruz.
Genetiin geliimi ile tamamen yeni bir alan haline gelen
nrogenetik, adeta son hzla ilerlemektedir. Nrolojik ve psikiyatrik
hastalklarn genetik temeli ortaya tam olmasa da adm adm
konulabilmekte... Bununla ilikili olarak da artk, klasik anlamda
psikiyatrinin lmeye baladn ve yerine biyolojik psikiyatrinin
getiini gryoruz.
Beyindeki sinir hcrelerinin rettii elektrik akmlarndan
yararlanlarak, robot kollarn, istenildii yne hareket etmesi ya da
dnce ile ekranda belli harfleri seebilme almalar son on yl iinde
ele alnmaya baland.
Bugnk sinirbilim Zeitgeisti Descartes dneminden ok
farkldr. Solunan havada artk fizik ve sinir sistemi var. Her ne kadar
szckler ve dnceler gemiin dncelerinin kysndan fazla
uzaklaamasa da, artk farkl bir bilgi retim andayz. Descartes
dnemindeki sinirbilim dzeyi, bugnk astronomi ve astroloji
arasndaki fark kadar gerideydi. Bugn, bilimsel sonular, dinsel n
kabuller veya etkiler altnda deil, serbest olarak ortaya konulmaktadr.
ne srlen baz fikirleri, ak ve serbest tartma ortamnda mrleri
ksa olsa da, ardndan yeni bir dncenin ortaya kmasna zemin
hazrlamaktadrlar. Bir bilimsel kabuln sahneden silinmesi ardndan,
mutlaka yerine daha iyisi gemektedir. Ancak, Zeitgeist, yeni bir fikre
hazr olmad srece, bu fikrin sahibi sesini duyuramayabilir. Revata
olan teorik dnceler bir alandaki yeni bak alarnn ele alnmasn
zorlatrr veya engelleyebilir. Yeni dnce, bunlara ramen,
duyurulabilirse bile, ona glnebilir ya da ne sren kii bir
daraacnda sallandrlabilir. Dolays ile her bilimsel gelime, zamann
beklemek zorundadr.

NroKuantolojinin Doumu
Yetmi yl kadar nce, kyda kede balayan kuantum fizii-sinir
sistemi tartmalarna ait ilk makaleler ve fikirler sadece fizik
dergilerinde ya da sinirbilimleri dergilerinde yaymlanmaya baland.
ounluu -ilgin olarak- fizik dergilerinde yer ald. Byk
kopukluklara ve birbirinde habersiz kalmaya neden olan bu tutum,
Trkiyede yaymlanmaya balanan, NroKuantoloji ya da ngilizce
ad ile NeuroQuantology dergisi, sinirbilimleri ve kuantum fizii
fikirlerini tek bir dergide toplamak amal, bu kitabn yazar, Dr. Sultan
Tarlac editrlnde yayma balad (2002). Dergi, ocukluk anda

| 126
olmasna karn, konuya ilgi duyanlarca byk ilgi ile karland. Dergi
2008 ylnda saygn indekslere kabul edildi. Temel oda bilin ve sinir
sisteminde kuantum fiziinin olas ileme mekanizmalar olan dergi,
buna bal olan her trl kavram bilimsel erevede ele almaktadr.
nk bilin ve bilin-beyin sorunu sadece bir dm deil, Gordiyon
dm gibi ok karmak bir dmdr.
Her disiplin bilimsel yntemlerin uygulan asndan ayn
paydada bulusa bile, kendi nne koyduu sorunlar zme yolunda
kendine zg yntemler ve sorun zme yollar gelitirmelidir. Bilimsel
kuramlarn ve varsaymlarn ait olduklar alan ile teki alanlar
arasndaki ilikilerini kurabilme olayna karlkl balant kurma
ilkesine uyma denir. Dolaysyla NroKuantoloji kuantum fizii
kurallarn sinir bilimlerine uygulama asndan korrespondenz bir
alann addr. Ayn zamanda da, NroKuantoloji, nbilim (ProtoScience)
olarak da grlebilir.
Thomas Kuhna gre, eer olaand bilim dnemindeki
aratrma, bilimsel topluluk tarafndan kabul edilen yeni bir kurama yol
aarsa, bu durum bilimde yeni bir evreye yol aacandan, bilimsel bir
devrim gereklemi olur. Yine Her yarm nesilde bilimde bir eyler
yenilenir, ifadesi uyarnca, artk sinir sisteminde kuantum
mekanii/fizii ileyiinin kendini gstermesi gerekiyordu. Sinir
sisteminde kuantum mekanii ileyiini arama, byle bir devrimin ayak
sesleridir.
Zihin-Bilin/Beyin ilikisini aklamak iin bize yeni teorilerin
gerektii aktr. Bu teorilerin, zihni-bilinci tam olarak darda
brakmamas ama ikicilik gibi de elle tutulamayan bir ruhu devreye
sokmamas gerekmektedir. Ya da maddecilik gibi her eyin madde
etkileimlerinden kaynaklandn iddia edip, sonra da ac, endie, istek,
sevgi, gdklanma, nefret, tat-koku gibi deneyimleri nasl
yaayabildiimiz konusunda sessiz kalmamaldr. Yeni teori, ne
monistik (teki) ne de dalist (ikici) olmaldr. Yegne zm
maddeciliin ya da ikiciliin formlar deildir. Bize gereken her iki
teoriyi bir araya getiren bir yaklamdr ve bunu salayacak olan da
modern bilimin gzdesi kuantum fiziidir. Bu konuda umutsuzlua
kaplmaya gerek yoktur ve zihin/bilin-beyin problemi zlebilirdir.
Bu kitabn ardndan gelecek olan devamnda (Kuantum Beyin: Sinir
Sisteminde Kuantum Fizii leyii), bu konudaki bak alar ele
alnacak ve gelecein bilimini, gelecek gelmeden sezinleyeceksiniz.




| 127