You are on page 1of 140

A R s G AS TANED A

r0
Eski Meksika $anrun|arrnrtt Sonuttc'usu

Kr:tIderiIi Btit'iiciisii

Yaqui Krzrlderililerinin Bilgi Ytintemi

Don Juan'rn Ogretileri

Carlos Castaneda, doladrqr gi.iglerinden ottirti Gtineybatr Amerikl halkrnrn korkup gekindigi bir Yaqui Krzrlderilisi olan don Juan'll ilk kez 1960'ta tanrgtr. itt< Ueq yrl boyunca don Juan'm gtzhbilgisi. Castaneda'yr, batr uygarhfrnda rastlanmayan kimi kavramlur' aracrhfryla, bir gtizellikler ve korkungluklar Alemine gotiircli,i.

Castaneda, sanrrlandrrrcr bitkileri-peyote, jimson otu, vt' "humito" denilen mantarr-kullanarak birtakrm tinsel varhklilrla. kurt krhlrna girmiq gamanlarla, ve karga krhfrna girmiq "oli.inr"lt' karqrlaqtrlr deneyimler yaqadr. Peyote tannsr Mescalito'yla tig kez kargrlaqtr. Sonunda, yafamlr-un. bugiine dek kendisinin de agrklayamadrlr gtigler tarafindan tehdit edildigini gordti[i.i dehqetli bir geceden sonra, bft Bilgi Adamt olrnu g abalarrndan v azgegtr.
Castaneda, bu olalantistii kitabrnr, aylar stiren bir kararsrzhktan sonra yazdt.

ISBN q7 E? [qn3.q_?

gI7gg757'|1g1356tl

llll llllllltllllllllil illll

lr

qAGDA$ OcnErilER (NEw AGE) eNntizisi

vunnx

TA$IYAN YOL

12 kitaphk CARLOS CASTANEDA Ozgiin Adr:

OiZiSi: t

CARLOS CASTANEDA

THE TEACHINGS OF DON JUAN A Yaqui Way of Knowledge


Copyright @ 1968 Regents of the University of California Press ONK Ajans Ltd. $ti. Aracthfryla Yayrn Hakkr O 1998, 2002 Soz Yayrn Oyunajans Ltd. $ti. Bu Qevirinin Yayrn Hakkr O 1998, 2002 Nevzat Erkmen

Don Juan'rn

OIretileri
YAQUi KTZILDERiLiLENiNiX eil-ci YoNTEMi

SOZ

YIYIN OYUNAJANS
, C-2D:8, Levent
80630 istanbul

Qeviri: NEVZAT ERKMEN

YAYIMCILIK VE ZEKA OYUNLARI TiC. LTD. $Ti.


. 4. Gazeteciler
Sitesi

. P.K. 7 Levent
Tel: (0212) 280 67

80622 istanbul

0l . Fax: (0212) 280 68 03

sozyayin@turk.net

ISBN 975 -7190-35-7


4. Baskt: 2002

Kapak Tasartm

Ali Erkmen

Baskr ve Cilt: Mart Matbaacrhk Sanatlarr Tic. ve San. Ltd. $ti. istanbul (0212) 212 03 39-40 Tel: (0212) 212 03 39 (Pbx)

Don Juan'm Ofretileri


Carlos Castaneda, Los Angeles'teki Califomia Universitesi'nde insanbilim (antropoloji) dahnda uzman bir <ifrenciydi. Yagh bir Yaqui K.rzrlderilisi olan Don Ju-

Don fuan'tn

bilyiilii zarnan duyusunu benimle payla{an o iki kiEinin antsrna


ve onun

an'la tanrgtrlr zaman, Meksika'run Sonora ydresindeki Krzrlderililerce kullarulan gegitli hbbi bitkileri incelemekteydi. Don Juan'tn )gretileri, bu iki insantn usta ve Osrenci olarak gegirdikleri ilk beg yrhn iiykiisiiydti.
Carlos Castaneda, sonralan, bu incelemelerinin oykiisi.inii siirdtirerek toplam gu 12 yaprtr bizlere armafian etmigtir:
L

DON JI]AN' IN OGNgTiMNi : Yaqui Ktalderililerinin B il gi Y dntemi


2

BiR BA;KA GERQEKL|K


3

IXTLAN YOLCULUGU: Yaqui Ktzilderili Bilyilctisii Don Juan'tn Yeni Ofiretileri


4

ERK OYKULERI

irixci

5 ERK QEMBER| 6 7

KARTAL'IN ARMAGANI

igrew GELEN ArEg


8

SESSiZLiGiN NNXi
9

RUYA CONVS SANATI


10

sininri

GEQi$LER
11

ZAMANIN QARKI
12

SONSUZLUGUN ETKiN YANI

DON JUAN'IN OGRETILERI : yAQa r Krzr LDERiilnnniN ir,t n v hNrnm i'NiN YAYIMLANMASININ OTUZUNCU YILD ONUIVTU NEDENiYLE YAZARIN YORUMLARI

irci

Don Juan'tn O{retileri: Yaqui Ktzilderililerinin Bilgi Yontemi'nin ilk baskrsr 1968'de yaprldr. Kitabrn yayrmlanmasrnln otuzuncu yrlddniimii nedeniyle, yaprta iliqkin birkag agrklama yapmak, ve yrllar si.iren ciddi ve tutarh gabalardan sonra kitabrn konusu tizerinde varmr$ oldufum kimi genel sonuglan ifade etmek istiyorum. Kitap, Arizona eyaletinde ve Mexico'nun Sonora eyaletinde yapmlg oldufum insanbilimsel alan gahqmasrnrn bir sonucu olarak ortaya Erktr. Los Angeles'teki California Universitesi'nin (UCLA) insanbilim Boliimi.i'nde doktora gahgmasr yaparken, Mexico'nun Sonora eyaletinden bir Yaqui Ktztlderilisi olan yagh bir gamanla tanlqtlm. Adr Juan Matus'tu. insanbilim Bciliirnti'ndeki geqitli profescirlerle, o yaqh $amanl anahtar bilgi kaynalt olarak kullanrp insanbilimsel alan gahqmasr yapma olasrh[r tizerinde gcirtiqtiim. O profescirlerin her

biri beni caydrrmaya gahgtr; genelde gerekli

ve oldukga genig gaptaki akademik konulara ve yazit ve s6zli.i srnavlar gibi doktora gahgmamrn formalitelerine dncelik vermeliymiqim. Profesorler son derece hakhydrlar. Verdikleri dfiiidiin mantrksalh[rnr gorebilmem igin rsrarh

Igindekiler
7

davranmalarrna hig gerek yoktu. Ne var ki, beni alan gahgmasr yapmam igin agrkga ytireklendiren Dr. Clement Meighan adh bir profesor vardr. insanbilimsel araqtrrmalarrmr stirdiirmem igin bana esin kaynakh[r eden tek insanrn o oldulunu soylemek isterim. Onijmde agrlmrq olan olasrhklara en derin bir bigimde dalmam iEin beni feqvik eden tek kigiydi o. Bu rsran, onun bir arkeolog olarak kendi alan deneyimlerinden kaynaklanryordu. Kendi gahgmalarr srasrnda, zamanln temel bir oz oldulunu, ve ondan kalan az miktannrn da, Eafdaq teknolojinin ve felsefi hareketlerin garplcr etkisiyle, gdkmekte olan ktilttirlerin devasa ve kompleks bilgi

Don Juan' m 0 lretileri : Yaqui Krcilderililerinin Bilgi Y dntemi'nin Yayrmlanmasrnm Otuzuncu Yrldontimii Nedeniyle Yazarrn Yorumlan
16

Onsdz
20

Sunuq
34

eoLUN4 sin OIretiler


207

alanlanna ulagmalanndan once, ebediyen yok olacalrnr bulguladr[rnr bana anlatmrqtr. Bana, ornek olarak, gegen yiizyrlrn sonunda ve ytizyrhmrzrn baqrnda Amerika ktrlarrnda ya da California'da yaqayan Krzrlderilerin kiilttirii iizerinde alelacele ama metotlu bir bigimde budunbilimsel veri toplayan kimi saygn antropologlarrn yaprtlannr cirnek olarak gostermiqti. Onlarrn hrzh davranmalart gerekiyordu, gi.inkti bir kuqakhk bir stire iginde, o yerli ktilti.irlere, ijzellikle California Krzrlderili ki.iltiirlerine iliqkin bilgi kaynaklarrnrn hepsi yok edilmiqri.

gOLUN4

iri

Yaprsal Qoziimleme
251

Biittin bunlarrn yer aldr[r srralarda, UCLA'nrn Toplumbilim Bciliimii'nde Profesdr Harold Garfinkel'in derslerine katrlabilme $anslnr elde etmiqtim. O, bana, gi.indelik yaqamrn srradan edimlerinin felsefi agrdan gergek inceleme konusunu olugturdufu-ve aragtnlmakta olan herhangi bir olayrn kendi rgrfrnda ve kendi kural ve tutarhfr uyannca incelenmesi gerekti[i bigimindeki son derece olalandrqr etnometodolojik modeli d[retmiqti. $ayet ortaya grkarrlabile-

Ekler

DoN JUAN'IN Ocnprit-gni

YAZARIN

YORUMLARI

cek herhangi bir yasa ya da kural var idiyse, bu yasa ve kurallar o olayrn kendisine tizgti olrnak zorundaydrlar. Bu nedenle, kendi kural ve bigimlenmeleri olan tutarlt bir dizge olarak bakrldr$rnda, gamanlarrn snadan edimleri, ciddi inceleme ballamrnda rinemli konular olugturuyorlardr. Boylesi bir incelemenin a priori (onsel = denemeye dayanmadan ve yalmz us yoluyla) kurulan kuramlara giire, ya da farkh bir felsefi temel uyannca edinilmig verilerle kargrlagtrrrlarak yiiriitiilmesi kogulu yoktur.

dilerini igine soktuklan yeni durumun ilk kez olarak hep, drqtan gciriinmese de gizliden gizliye var olan giiglii yanlan igeren, salt bir kavram imig gibi gciriinen bir geye zihinsel bir baflrhk bigiminde meydana geldigini bulgulamrqlardtr. Don Juan bunu gu sozleriyle en iyi Eekilde dile getirmiqti: "Gtindelik yagam dtinyasl, asla, tizerimizde etkisi olan kiqisel bi qey, bizi yapan ya da yrkan bi gey olarak goriilmemelidir, zira insanm savaq alanr, gevresindeki di.inyayla

giriqti[i kavgasmtn

Bu iki profesortin etkisi altrnda, kendimi alan gahgmalanma derinlemesine verdim. Bu iki insan sayesinde kazanmrg oldu[um iki itici gi.ictim qunlardr: birincisi, her geyin gafdag teknoloji karmagasmda yok olup gitmesinden rince hentiz ayakta kalan Yerli Amerikan ktilttiriin{in dtigi.ince stiregleri igin gok az bir zaman kalmrq olmast; ikincisi de, her ne olursa olsun gcizlem altrndaki olaytn, gergek bir inceleme konusu olmasr ve olanca dikkat ve ciddiyetimi hak etmig bulunmasr.

alanr defildir. Onun savag alanr ta ufukta, srradan bi insanrn diiqi.inemeyecefi bi alandadrr-insarun insan olmaktan vazgeEti{i alan.

Don Juan bu scizlerini agrklayarak, insanollu igin bu tek cinemli qeyi, ya-

ni, sonsuzlukla karqrlaqmayl kavramasrnrn enerji baflamrnda qart oldu[unu


sciylemigti. Don Juan, sonsuzluk terimini daha anlagrlabilir bir taruma indirgeyemiyordu. Sonsuzlufiun enerji baflamrnda indirgenemezli[inden strz ederdi. Lo infinito (ey sonsuzluk) glbi belirsiz kullanrm bigimleri drqmda, onun kigiselleqtirilemeyecek, hatta anrgtnlamayacak bir gey oldu[unu sdylerdi.

Alan gahpmama ciyle derinlemesine dalmrgtrm ki, sonunda eminim beni destekleyen kimseleri bile hayal krrrkhfirna ufratmrgtrm. Hig kimsenin bilmedi$i bir alana ulaqml$tlm. Antropolojinin, toplumbilimin, felsefenin, hatta dinin ilgi alantna girmeyen bir alan. Ben bu olaylarrn kendi kurallarrnr ve bigimlenmelerini izlediysern de, emin bir yere grkabilecek yetenele sahip defildim. Bu nedenle, tiim gabalanml, onun defierini ya da ondaki defer yoklulunu 6lgecek yeterl i akademi k cil gti tlerden uzakl arda ar amay a yo[unlag trrdrm.
Alandayken yaptrlrm son derece karmagrk gahqmalarrma gelince, bunu en ktsa bir qekilde, Yaqui Krzrlderili btiytictisti don Juan Matus'un beni kadim Meksika gamanlartnrn biligiyle (cognition) tanrgtumrg olmasr geklinde cizetle-

O zamanlar don Juan'rn bana srf gekici bir entelekttiel tanrm vermemiE oldufunu pek kavrayamamr$trm; o, enerji ba{lammdaki olgu dedili bir qeyi tantmlryordu. Enerji hadlamndaki olgular, onun igin, onun ve onun gizgisindeki obi.ir qamanlann gdrme adrnr verdikleri bir iglevi siirdi.irerek vardrklan sonuglardr: yani, ernerjinin evrende akadurdu[u bigimde gciriilmesi edimi. Enerjiyi bu bigimde algrlayabilme yetisi, qamancrhlrn erdi[i doruk noktalarrndan biridir.
Don Juan Matus'a gdre, bana kadim Meksika gamanlannrn biligini tanrtmadaki krlavuzluk grirevi geleneksel bir ycintem imiq, yani bana yaptrfr her gey ga$ar boyunca gomezlik agamasrndaki her bir qaman igin yaprlagelmiq imig. Farklrbir biliEsel dizgenin stireglerinin igselleqtirilmesi, her zaman, 96mezlik agamasrndaki qamanrn topyek0n dikkatini bizlerin cilme yolumuzdaki varhklar oldulumuzu kavramaya gekmekle baglar. Don Juan ve onun gizgisindeki obiir qamanlar, bu enerji ba{lammdaki olgunun, bu indirgenemez gergekli$in tam olarak kavranmasrnm, bu yeni biligin kabul edilmesine yol agaca!rna inanagelmiglerdir.

yebilirim. BiliE rle, giindelik ya;am farkrndah[rndan sorumlu siireg-belle[i, deneyimi, sezgiyi ve herhangi belli bir scizdiziminin uzmanca kullanrmrnr igeren siiregier-anlagrlrr. BiliE l;avramr, o srralarda, benim igin agrlmasr en gi.ig engeldi. EEitim gormiiq Batrh bir insan olarak benim igin, biliS, gtiniimi.iz felsefi diliyle tanrmlandrfr bigimiyle, topyek0n insanhk igin homojen, her qeyi kucaklayan bir kavram olamazdr. Batrh insan, kimi olaylann tanrmlanmaslndaki birtakrm tuhaf ydntemlerin kiilti.irel farkhhklarla agrklanmasrnr kabul etmeye haztr ise de, ktilti.irel farkhhklarrn, hepimizin bildi[i stireglerden baEka bir gey olmayan bellek, deneyim, sezgi, ve dilin uzmanca kullanrmr stireglerini agrklamast olanakstzdrr. Bir bagka deyiqle, Batrh insan igin genel stiregler grubu olarak yalmzca &i/ip vardrr.
Ne var ki, don Juan'rn gizgisindeki bi.iytictiler igin, gagdag insanrn biligi oldufiu gibi, kadim Meksika'gamanlannm bilisi de vardrr. Don Juan, bu ikisine, dzlerinde birbirinden apayn, gtindelik ya$amln topyek0n di.inyalarr olarak bakar. Herhangi belli bir anda, ben farkrnda olmaksrzrn, gorevim gizemli bir gekilde salt antropolojik veri derlemekten qamanlarm dtinyasrndaki yeni biligsel siireglerin i gselle gtirilmesine dcini.i gmtiq tti.

Don Juan Matus gibi gamanlarrn izdeglerinin erigmelerini hedefledikleri son agama, basitli[inden dolayr son kerte zor bir kavrayrgtr: gergekten dlecek olan varltklar olugumuz. Bu nedenle, insanrn gergek miicadelesi bagka insanlarla olan kavgalan defiil, sonsuzlukla olan kavgasrdrr-hatta buna kavga bile denilemez, oziinde bir teslimiyettir bu. Bizler goniillii olarak sonsuzlu[u kabul etmeliyiz. Btiyticiilerin tanrmryla, bizim yagamlanmrz sonsuzluktan qrkar ve gftmrg olduklarr yerde biter: yani, sonsuzlukta.
Yayrmlanmrg yaprtlarmda anlatageldigim si.ireglerin go!u, yeni durumlarrn etkisi altrnda benim kiEisel ve toplumsal varh$rm arasrndaki dogal ahEverigle ilgili olmak zorundaydr. Alan gahgmalanmda, geliqmekte olan durum, yeni Eamanul* bilisi siireglerinin igsellegtirilmesine salt bir davetiye olmaktan ote, bir gereksinmeydi. Kiqisellifimin srnrlarmr zedelenmeden koruyabilmek igin yrllardrr verdi[im savaglm, sonunda gciktti. Onlan korumaya gahgmak,

Bu tiirden ussalltklarrn iEsellegtirilmesi bir dcintiqtimti, gtindelik yagam dtinyasrna farkh bir tepkiyi gerektirir. $amanlar, bciylesi bir ddniiqiimtin ken-

10

DoN JUAN'IN ocnBrir-nni

YAZARIN YORUMLARI

l1

don Juan'rn ve onun gizgisindeki qamanlann yapmak istedikleri geyin rgrfrnda gdriildtifiiinde, anlamsn bir edimdi. Oysa, benim gereksinmemin-ki btittin uygar insanlann gereksinmesiydi-rqrlrnda gok onemli bir edimdi bu: bilinen di.inyanrn srnrrlarrnr korumak.

ki bir enerji kiitlesine-karanl* farkmdal* denizi adtnr verdikleri bir ki.itleye-ba$h oldulu da onlann dikkatinden kagmamrqttr. Bu btiyi.ictiler bu toplardan her birinin o karanltk farkmdal* denizine, rgrkh topun kendisinden daha
da parlak bir noktadan ba$anmrq oldu[unu gcizlemlediler. Bu qamanlar o ba[lantr noktasna birleSim noktast diyorlardr, gi.inki.i algtlamanrn o noktada ger-

Don Juan, kadim Meksika qamanlannrn bilrginin temeltagr olan enerji baflammda, evrenin en ince aynntrsrnrn dahi bir enerji ifadesi oldu[unu sciylemiqti. Enerjiyi dolaysrzca gdrme dtizlemlerinden, bu gamanlar ttim evrenin aynl zamanda birbirine hem kargrt hem de birbirini tamamlayrcr gift gi.iglerden oluqtu[u enerji ba{lamndaki olguya ulagtrlar. Bu iki gice canh ve cansz enerji adrnr verdiler.
Canstz ernerjinin farkrndahktan yoksun oldulunu gnrdiller. $amanlar igin farkrndahk, canh enerjinrn titreqimsel bir durumudur. Don Juan, Yeryiizti'ndeki ttim organizmalarn titreEimsel enerjiye sahip olduklarrnr ilk gdrenlerin kadim Meksika qamanlarr oldu[unu sdylemigti. Bu qamanlar onlara, organik varl*lar adrnt vermigler, ve bu tiir enerjinin baflrhfrnr ve srnrlannr belirleyen qeyin organizmanln kendisi oldufiunu gormtiglerdi. $amanlar, ayrrca, titregimsel c'anh enerji toplagrmlannln, bir organizmaya baflr olmaksrzln, kendine ozgi.i bir baglrlt[a sahip olabilecefiini de gdrdtiler. $amanlar bunlara inorganik varItklar dediler, ve onlan insan goztiyle gdrtilemeyen toplu enerji yr[rntrlarr, kendinin farkrnda olan ve bir organizmanln birlegtirici giiciinden bagka bir birleqtirici giigle belirlenen bir birlife sahip enerji diye tanrmladrlar.

gekleqtifiini gozlemlemiqlerdi. Baqrbog enerji aktgt, o noktada, duyusal veriye dontiqi.iyor, ve bu veri de sonra bizi saran dtinya olarak yorumlanryordu. Don Juan'dan, bu enerji akrgmrn duyusal veriye doni.iqmesi si.irecinin nasrl cereyan

ettifini

bana agrklamasrnl

istedifimde, gamanlarrn bildifi tek geyin,

karanltk farkmdaltk denizi denilen bu devasa enerji kiitlesinin insanlara, bu enerjiyi duyusal veriye gevirmelerini olasr krlmaya yeterli her neyse onu sundufiu bigiminde oldufunu, ve orijinal kaynafrnrn enginlifinden oti.irti bdylesi bir stirecin asla gdziilemeyecefiini sdyleyerek yanrt verdi'

Kadim Meksika qamanlarr gdrmelerini, karanlft .farhndaltk denizi izerinde odakladrklarr zaman bulguladrklan gey, ti.im evrenin, kendileri de sonsuza dek uzayrp giden rgrkh iplikgiklerden meydana gelmiq oldufu esinlenmesiydi. $amanlar bunlarr, birbirlerine asla defmeksizin her bir yana do[ru uzanrp giden rqrkh iplikgikler olarak tanrmlarlar. Onlar, bunlartn birbirlerinden ayn ayn iplikgikler olduklarrnr, ancak hepsinin de akrl almaz boyutlardaki ktitleler halinde kiimelenmiq olduklarrm gdrmiiElerdir. K ar anl tk far kmdal * de niz i dr grnda gamanlarrn gozlemlemig ve titreqirn inden dolayr hoglanmrg olduklan bir baqka iplikgik kiitlesi de niyet dedikleri bir qeydi; qamanlarrn dikkatlerini bu ti.ir kiitlelere odaklarnalan edimineyse niyetIenme denirdi. Onlar, biiti.in evrenin bt niyet evreni oldufiunu gi)rmiiElerdi, ve niyet, onlar igin, anlakia egti. Evren, bu nedenle, onlar igin en i.isttin bir anlak evreniydi. Onlarrn vardrklan, bilissel dtinyalarmn bir pargasl haline gelen bu sonuq, kendisinin farkrnda olan titreqimsel enerjinin anlafrn en ug noktast oldufuydu. Evrendeki niyer ki.itlesinin, bi.iti.in olasr dontigrimlerin, evrende meydana gelmiE ttim olasr defiEimlerin nedeni oldu[unu gdrmiiSlerdi-yani, bijtiin bu ddniiqi.irn ve de[iqirnler rastlantrsal, diizensiz koqullann defiil de, titreqimsel enerjinin, enerji akrqr dtizeyinde yaptrfr niyetlenmenin tiriini.iydti.

Don Juan'rn gizgisindeki gamanlar, organik ya da inorganik canh ener-

jinin temel koqulunun, evrendeki bagrbog enerjiyi duyusal veriye gevirmek oldufiunu gdrdtiler. Organik varlftlar durumunda, bu duyusal veri, baqrboE enerjinin stntflandnldrfr ve bu srnrflandrma ne olursa olsun, her srnrflandrrmaya belli bir tepkinin atandrfr bir agrklama dizgesine gevrilir. Btiyticiilerin
savr, inorganik varhklar ileminde, baqrbog enerjinin inorganik varlklar tarafrndan ddntigttiri.ildii[i.i duyusal veri, tanrmr gerefii, onlar tarafrndan kendi yep-

ledikleri akrl almaz bir bigimde yorumlanrr.


$amanlartn mantr$rna gdre, insanlann durumunda, duyusal verinin agrklama dizgesi bizim bilisimizdir. Onlar, hilisimize gegici olarak ara verilebilece!i goriiEi.indedirler-zira bu salt, tepkilerin, duyusal verinin yorumlanmasryla birlikte stntflandrtldr[r bir srnrflandrrma dizgesidir. Bi.iyiic{iler, bu ara verme meydana geldifi zaman, enerjinin dolaysrzca, evrende aktr[r gibi algrlanabildigini ileri stirerler. Btiyiictiler, enerjinin dolaysrzca algrlanmasrnr, gdzlerin pek kullanrlmamasrna kargrn, onu gdzleriyle gortiyormug etkisini yarattr[r bigiminde tanrmlarlar.

Enerjinin dolaysrz olarak algrlanmasr, don Juan'rn gizgisindeki biiytictile-

rin insanlarr, tgrkh toplara benzeyen enerji alanlan toplaqrmlan grbi gormelerini sallamrEtrr. insanlarrn bu bigimde gcizlemlenmeleri, bu qamanlarrn ola[andrgr enerji bafrlamnda sonuglar grkarmalarrnr da saflamrgtrr. Bu rgrkh toplardan her birinin bireysel olarak, evrende mevcut olan inanrlmaz boyutlarda-

Don Juan, gtindelik yagam dtinyasrnda insanlartn niyet ve niyetlenmeden diinyayr yorumlama amacryla yararlandrklanna dikkatimi gekti. Don Juan, 6rne[in, benim gi.indelik di.inyamr algrlarrmla delil de, algtlartmr yorumlaytqrmla dtizenlenmekte oldu[um konusunda beni uyardr. Ornek olarak da, o zamanlar benim igin en biiytik dnemli kavram olan tiniversile kavramrnr verdi. Gorme, igitme, tat alma, dokunma ve koku alma duyularlmln higbirinin bana tiniversiteye iliqkin herhangi bir ipucu vermedili igin, tiniversirenin duyulanmla algrlayabilecefim bir gey olmadrlrnr soyledi. Universite yalntzca benim niyet' lenmemde cereyan etmekteydi; onu orada kurabilmek igin uygar bir kiqi olarak bildi[im her geyden bilingli ya da bilingaltr yoluyla yararlanmam gerekiyordu.

t2

DoN JUAN'IN

ocnpril-eni
da-kendi

YAZARIN YORUMLARI

t3

Evrenin rgrkh iplikgiklerden meydana geldifi enerji baflamrndaki olgu, gamanlart, sollsuza dek uzayagiden bu iplikgiklerden her birinin bir enerji alanr oldufu sonucuna gtitiirdti. $amanlar bu rqfth iplikgiklerin ya da, daha do[rusu, enerji alanlartnm, birleEim noktasndan gegecek bigimde ycinlendiklerini gdzlernlemiglerdi. BirleEint noktasmrn boyutu, ga[daq bir tenis topuna eqit olarak belirlendi[inden, yalntzca srnrrh sayrda-gene de pek bi.iytik bir sayrdaenerji alanr ycinlenip o noktadan geqebilir.

Kadim Meksika btiyi.iciileri birleEim noktasmr gdrdtikteri zaman, enerji alanlarrnrn birleEim noktastdan gegerken neden oldufiu garpmanln, daha sonra giindelik yafam dtinyastntn bilisine gevrilecek olan duyusal veriye drintiqtiiriildti[tinii kegfettiler. Bu qamanlar, insanlar arasrndaki bitiEin homojenli[ini, biitijn insan soyunda birleEim noktasnrn, enerji ba$amrndaki rqrkh ki.ireler olan bizlerin aynr bcilgelerinde yer almasr gergefiine ba[larlar: kiirek kemiklerinin ytikseklifiinde, onlann bir kol kadar arkasrnda, rqrkh topun slnrnna karqr. B irlegim noktasm gdrme-gozlemleri kadim Meksika biiyiici.ilerin in hirleEim noktaslnln normal uyku, agln yorgunluk, hastahk ya cla psikotropik bitkilerin yenilmesi kogullannda yer degiqtirdifiini keEfetmelerine yol agml$trr. Bu btiytici.iler, birleEim noktasntn yeni bir pozisyondayken, onun iginden farklr bir enerji alanlart demetinin gegti[ini, birleEim naktasnn o enerji alanlarrnr duyusal veriye gevirmeye zorladr[lnr ve sonug olarak gergek bir yeni di.inya algrlamasrna yol agtrfirnt gordtiler. Bu gamanlar bu qekilde ortayagrkan her bir yeni dtinyanrn, gtindelik yagarn diinyasrndan farkh bir tam-kapsamh diinya oldu[unu, ama iqinde yaEanabiiecek ve orada cili.inebilecek olmasr bakrmmdan ona son derece benzedifini ileri stirdiiler. Don Juan Matus gibi gamanlar igin, en onemli niyetlenme ahgtrrmasr, birleEim noktasllttn bizi oluqturan topyek0n enerji alanlan toplaqrmrndaki 6nceden belirienmiq noktalara ulagmak amacryla istengli devinimlerle yaprlrr; bunun anlamr gudur ki, binlerce yrlhk arayrqlardan sonra, don Juan'rn gizgisindeki btiyi.ici.iler, bizleri oluqturan topyek0n rqrkh topun iginde, birlesim noktastnrn yerinin belirlenebilece[i ve onun iizerinde, yofunlaqfrrrlacak enerji alanlan bombardlmanl sonucunda yepyeni bir gergek diinyanrn yaratrlabilece[i anahtar noktalartn yer aldr[rnr bulgularnrqlardr. Don Juan bu dtinyalardan herhangi birine. ya da hepsine, yolculuk olasrhlurn enerji ballamrnda bir olgu oldulu ve her insantn bunu gergeklegtiriebilecek kapasitesi bulundufu i.izerinde beni temin etti. Don Juan bana, o diinyalara gitmenin son derece kolay oldulunu, bir btiyiit"riniin ya da srradan bir insanrn oraya ulagmasr igin yapmasl gereken tek qeyin birleSim noktasnun devinimini niyet etmekoldulunu anlatmrgtt.

olmast, bir enerji ba{lamtndaki olgu idiyse de, bu, evrenin bildi[imiz anlamgrkarr igin ya[malama, galma, yaralama ya da baEkalannr scimtirme gibi-yrrtrcrh[r demek defildi. Kadim Meksika Eamanlarrna g6re, evrendeki bu vahqet, niyetlenmenin si.irekli olarak farkrndahfr srnadr[r anlamrna gelmekteydi. Onlar evrenin pek biiytik sayrlarda organik varlrklar ve gene pek btiytik saytlarda inorgani,k varl*lar yarattr[rnr gordiller. Onlarrn hepsinin tjzerinde baskr uygulayarak, evren onlarr, farkrndahklannr arttrrmaya zorlamaktadrr; ve gene bu yolla, evren kendisinin farkrnda olmaya gahqmaktadrr. Bu nedenle, gamanlann biliEsel dilnyasnda farkrndahk son aqamadr. Don Juan Matus ve onun gizgisindeki gamanlar/a rkmdal$a, srrf, roli.i iz-

deglerinin algrsal kapasitesini krsrtlamakmrg gibi gcirtinen herhangi belli bir kiilti.irtin buyurdufiu algrsal olasrhklarrn defil, insanrn bi.ittin algrsal olasrhklartnrn cilgtinmeli olarak (yani kasten, biie bile) bilincinde olma edimi diye bakmtglardrr. Don Juan, insanlann topyektn algrlama kapasitelerini cizgiir krlma ya da cizgtir btrakmantn, onlarrn iqlevsel davranrqlannr higbir Eekilde bozmadr$rnr soylerdi. Aksine, yeni de[erler kazanacafrndan dolayr, iglevsel davranrglar olafandrgr bir niteiile bi.iri.iniirmtig. iqlevler de en kagrnrlmaz gereksinmeler haline gelirler. idealciliklerden ve di.izme-amaglardan kurtulan insanrn, yol gosterici gtig olarak yalmzca iglevleri kalrr. $amanlar buna kusursuzluk derler. Onlar igin, kusursuz olmak, insanrn yapabilecefinin en iyisini arh biraz daha fazlaslnr yapmasr demektir. Onlar iElevi, enerjiyi evrende akarken gormekten Erkarmtqlardrr. $ayet enerji belli bir bigimde akryorsa, enerjinin akrgrnr izlemek, onlar igin, iglevsel olmak demektir. iqlev, bu bakrmdan, enerji hilissel diinyalanntn enerji haglamtndaki olgulartyla ytizlegmelerini sallayan
ortak paydadrr.

Biiyilc'lilerin biliEinin biittin birimlerinin yerine getirilmesi sayesinde, don Juan ve onun gizgisindeki btittin cibiir qamanlar, ilk bakrgta yalnnca onlara ve onlann kigisel koqullarrna cizgtiymtig gibi goriinen, ama dikkatle incelendiklerinde, herhangi birimiz igin de gegerli olabilecek birtakrm yabansr enerji
baflamrnda sonuglara varabilmiglerdir. Don Juan'a gore, gamanlarrn arayrqla-

rtntn doruk noktast, onun yalnrzca biiytictiler igin de[il, Yerytizi.i'ndeki insanlarrn hepsi igin nihai enerji hadlamnda olgu diye baktrfir bir geydir. Don Juan buna dofiru yolculuk adrnr vermiqti.
Dogru yolculuk, bireysel farkrndahfrn, bireyin Eamanlarm biliEine ba$lanarak iist smtrma dek artrrrlmasr yoluyla, organizmanrn birleqik bir birim olarak iqlev gtirebildi$i noktanrn otesinde si.irdi.iriilmesi olasrhfrdr. Bu akrqrn farkrndalft, kadim Meksika Eamanlarrnca insan farkmdahfrnrn bilinen her qeyin dtesine gitmesi ve bu gekilde evrende akan enerji dtizeyine ulaqmasr olasrh$r diye anlaqrlmrgtr. Don Juan gibi qamanlar, arayrglannl, sonunda bir organizmast olmaksurn birleqik bir birim gibi davranabilme anlamrnda btr inorganik varl* olma araytgr diye tanrmlarnrglardrr. Biliqlerinin bu yanrnr, farkrndalr$rn, toplumsallagmanln ve sdzdiziminin ytiklerinden azade bir durumda var okna-

Kadirn Meksika qamanlart igin niyete iligkin ama onun evrensel niyetlenme dizeyine dciniiqti.iri.ilmesi baflamrnda bir bagka konu da, bizleri oluqturan enerji bafilamutdaki olgunun, evrenin kendisi tarafindan siirekli olarak itilmesi, gekilrnesi ve srnanmasrydr. onlara gcire, genelde evrenin son derece vahgi

t4

DON JUAN'IN OGRETILERI


adl-l..ir.

stna, topyekfin ozgtirliik

verdiler.

Bunlar, benim kadim Meksika qamanlannrn biligine dahgrmdan grkarmrg oldufum genel vargrlardrr. The Teachings of Don Juan: A Yaqui Way to Knowledge'in (Don Juan'm Ofiretileri: Yaqui Kutlderililerinin Bilgi Ydntemi) yayrmlanmasrndan yrllar sonra, don Juan Matus'un bana sundu[u Eeyin topyek0n bir biliqsel devrim oldulunu kavramtq bulunuyorum. Bunu izleyen yapttlanmda, bu biligsel devrimi uygulayabilmenin ycintemleri iizerinde bir fikir vermeye gahEtrm. Don Juan'rn beni yalayan bir dtinya ile tanrqhrmakta oldu[u gerge[inin rqr$rnda, bciylesi yagayan bir diinyada de[igim siiregleri asla son bulmaz. Bu agrdan, vargrlar sadece, yeni bilis ufuklanna gottirecek slgrama tahtalarr iglevini griren hatulatrcr araglar ya da uygulayrmsal yaprlardrr.

Don Juanttn

OIretileri

tr

YAZARIN YORUMLARI

t7

Onsoz

zaman, stirekli tek yorrlii akrg gostermiyor; neden-sonug iligkisi, Aristocu mantrla uymuyor. insanlar insandrgr qeylerden, yaqam, oliimden ayrrt edilmiyor. Kimi insanbilimcilerin yerel dillerin mantrfir, soylenceleri ve dinsel tcjrenleri tizerine yazdrklanndan, bu bagka diinyalarrn bigimlerini az gok grkarabiliyoruz. Don Juan brze yer yer bir yaqui btiytictistintin dtinyasrndan gcirtinttiler vermigtir. Bunlan sannlandrncr maddelerin etkisiyle gcirdiili.imtiz igin, cibiir kaynaklardan edindiklerimizden btisbtittin farkh bir gergeklikle algrlayabiliyoru z. Bu incelemenin kendine cizgti erdemi de buradadrr. castaneda dolru olarak bu diinyanrn, biittin sezgi farklarrna karqrn, kendi igsel mantr[r oldu[unu cine siirmektedir. castaneda bunu kendi mantrfrmrza dayanarak incelemek yerine, igerden-don Juan'rn vasili$indeyken edindi[i kendi zengin ve yofun kiqisel deneyimlerinden yararlanarak-do[rudan do[ruya anlatmaya galrqmrqtrr. Bunda tam baqarr sa[layamlyorsa, kendr kiilttiriimiizi.in, kendi dilimizin sezgiye koydulu stnrrlamalardan cittir, idiir; onun kiqisel yetersizlifinden tittirti degil. Gene de gabalanyla bir Yaq.'.: l'''tiviictisiini.in dtinyasryla bizim dtinyamrz arasrnda bir kdprii kurdufunu gcirUyoruz.

Kendimizinkinin drqrnda bulunan di.inyalan tanrmanrn, ve en baq-

Bu kitap hem budunbetimdir (etnografya), hem de cimek oykti (alego-

ri).
Carlos Castaneda, don Juan'rn vasili[inde, bizi o alacakaranhktan

ta insanbilirnin asrl onemi, bunlann bize kendi di.inyamrzrn da bir kiiltiirel kurgu oldu[unu gcistermesindedir. Oyleyse, obiir diinyalan algrlayarak kendimizinkinin ig yiiztinti anlamrq ve boylece kendi ktiltiirel kurgumuz olan dtinya ile obiir diinyalar arasrndaki gergek diinyanrn nasrl olabilecelini bir an igin gcirmiiq oluruz. Bu nedenle hem cirnek
tiykti, hem de budunbetim diye nitelendirmiqtim bu yaprtr. Don Juan'rn bilgelifi ve giiri ile yazarn ustahlr ve qiiri bize hem kendimizin hem de gergeklifin bir cinsezisini sunuyor. Biitiin etkili ornek ciykiilerde ol-

evrenin o giin rqrlryla karanhlr arasrndaki yanktan-gegirip, yalmzca tanrdrlrmrzdan baqka bir dtinyaya delil, iistelik biitiini.iyle deligik bir gergeklik d[izeninin egemen oldulu bir Aleme giitiiriiyor. Kendisi oraya, mescalito, yerba del diablo ve humito-peyote, datura ve mantarIarrn yardrmryla ulagmrgtr. Ama bu inceleme, salt sannh deneyimlerin oyki.isti de[il. Qi.inki.i don Juan'rn ustaca yonlendirmeleri, araqfirmacrya krlavuzluk etmig; yorumlan da, olaylan btiyuci.iniin gdmezi aracrhfryla, algrlamamrzr sallamrgtrr. insanbilim bize dtinyanrn, de[igik yerlerde baqka baqka tanrmlandr[rnr rifretmiqtir. Bu, yalnrzca insanlann delipik gelenekleri olmasr, insanlann deliqik tannlara inanmasr, oltimden sonra defiqik yazgrsal beklentileri olmasr agrsrndan de[ildir. Demek istedi[im Eu ki, de$igik insanlann diinyalarrnda de[igik bigimler vardrr, Farkh olan qey, do[atitesi varsayrmlann ta kendisidir: uzay, Otctitgi geometriye uymuyor;

dulu gibi, gririilen


sanlnm.

gey

gorenin igindedir; baqkaca yoruma da gerek yok

carlos castaneda don Juan'la goriigmelerine Los Angeles'teki California Universitesi'nde insanbilim ofrencisiyken baglamr$tr. ikisi de zor olan bu gcirevleri iistlenmekte ve deneyimlerinin aynntrlannr bize aktarmakta gosterdili sabrr, yiireklilik ve anlayrqa gontil borcumuz
vardrr. Bu incelemede iyi budunbetimin baqhca uzlu[u sergilenmektedir. Yabancr bir dtinyaya girebilme yerisi. Yiirek tagryan bir yol bulmuq

Carlos Castaneda. Walter Goldschmidt

Para mi solo recorre los caminos que tienen corozotx, cualquier camino que tenga corazon. Por ahi yo recomo, ! la unica prueba que vale es atravesar todo su largo. Y por ahi yo recorro mirando, mirando, sin aliento.

(Yalnrzca ytirek tagryan yollarda yiirtiriim ben, yi.irek taqryan herhangi bi yolda. O yolda ilerlerim; ve inanrnm ki u[runa bag komaya deler tek u[raq bi yolu biittintiyle aqmaktrr. Ve, solulum tutulmuq, bakarak, bakarak ilerlerim o yolda.) -4on Juan
... gok uzun bir yolda insanrn yapabilecefi tek qey, yola nereden girece[ini ve yciniini,i kestirmektir. Kendini tam

Te;ekkilr

anlamryla ve btittin ytinleriyle yetkinli[e eriqmiq gibi gcistermeye gahqmak, en azrndan kendini kandrrmaktrr. Burada yetkinlile, ancak, oznel anlamda gorebilmiq oldulu her qeyi aktaran Olrenci eriqebilir.

--4eorge Simmel
insanbilimsel araqtrrmalanmr baqlatrp yiinlendiren Profes or Clement Meighan'a, bana cirnek olup derinlemesine aragtrrma solufu veren Profesdr Harold Garfinkel'e, baqlangrcrndan beri gahqmamr elegtiren Profesdr Robert Edgerton'a, eleqtiri ve yiireklendirimlerinden ottirU Profesdr William Bright ve Profesor Pedro Cctrrasco'ya, gciztmleme Eahgmalanmrn agrkhla kavuqturulmasrnda bana gok deferli yardrmlarda bulunan Profesiir Lawrence Watson'a derin qtikranlarrmr bildirmek isterim. Bayan Grace Stimson ile Bay F. A. Guilfurd'a da yaprt metninin hazrrlanmasrndaki yardrmlarr igin tegekktir ederim.

SUNU$

2t

nu sciyledi. Konuqurken ispanyolcantn saygl gosteren bigimini kullanryordu. Elimi tzatttm. Tokalaqtrk. Bir stire ciyle sessiz durduk. Gergin bir sessizlik degildi bu; ikimizin de yap-

Sunug

1960 yazrnda, Los Angeles'teki California Universitesi'nde insanbilim cifirencisiyken, gtineybatrya birkaE kez o ycire Krzrlderililerinin kullandrfir trbbi bitkilerle ilgili bilgi derlemek igin gitmigtim. Burada anlattrfrm olayiar bu gezilerimden birinde baqladr. Bir smrr kasabasrnda Greyhound otobi.istinti bekliyor, krlavuzlu$umu yapan ve aragtrrmama yardrm eden bir arkadagla konuquyordurn. Arkadaqrm birden bana do[ru efilerek pencerenin ontinde oturan yaqh bir Krzrlderilinin bitkileri, ozellikle peyoteyi gok iyi bildifini fisrldadr. Arkadaqrma beni bu adamla taiuqtrrmaslnl soyledim Arkadaqrm onu selamladl, sonra yantna gidip tokalaqtr" Bir stire konuqtuktan sonra da yanlarrna ga[rrdr; ama daha bizi tanrgtrrmadan, beni yagh adamla baq baqa brrakarak, gekip gitti. Adamrn pek aldrrdrfr yoktu bu duruma. Adrmr soyledim. O da admrn Juan oldu[unu, yardrmrma hazr bulundufiu-

mactksrz, gev;emig oldu[u bir dinginlik.. . YaPv ytiztindeki ve boynundaki krrrgrkhklar yaqrnr belli ediyordu, ama bedeninin gevik, kaslanrun gtigl'ri oldu$u da besbelliydi. Sonra ona, fibbi bitkilerle ilgili bilgi derledifimi sciyledim. Oysa gergekte peyote konusunda kara cahil sayrlrdrm, ama iqte pek gok qey bilirmiq gibi gortinmeye kalkrqmrqfim. Ustelik, benimle gortiqmesinin ona yararh olaca$rnr bile ant$ilrmrgtrm. Ben sagmalayrp dururken, o ytiztime bakrp belli belirsiz baqrnr efiyor, ama bir qey demiyordu. Scizi.im bitince ikimiz de oyle kaldrk. Gcizlerine bakmaktan kagrnryordum. Sessizlik tirktingtti. Bana gok uzun gelen bir stireden sonra don Juan kalktr, pencereden drqarrya baktr. Otobtisti gelmiqti. Hoggakal deyip ayrrldr. Ona anlattr[rm abuk sabuk qeylerden, bir de o benzersiz gcizleriyle zihnimin ta iglerini gakmasrndan tedirgindim. Arkadaqrm dcindtigtinde, don Juan'dan bir qeyler o[renmekteki bagartsrzhfrm igin beni avutmaya gahgtr. Yaqh adamm gogu zaman sessiz durdu$unu, dtiqiincesini agrla vurmadr$rnl anlattr. Ama bu ilk karqrlaqmanrn tasalandncr etkisi kolay kolay silinece[e benzemiyordu. Don Juan'rn oturdufu yeri bulmayr akhma koydum ve sonralan birkag kez onunla gcirtiqttim. Her buluqmamrzda scizii peyoteye getirmeye ulraqtrm, ama baqaramadrm. Ote yandan arkadaqh[rmrz ilerledi. Bilimsel araqtrrmalanm unutuldu, daha dofrusu ilk dtiqtindi.i[timden biisbtittin bagka yonlere gevrildi. Beni don Juan'la tanrgtuan arkadaq sonralan, bu yaqh adamrn, tamgtr$rmfl yer olan Arizona'nrn yerlilerinden olmadtftnt, Meksika'nrn Sonora yoresindeki Yaqui Krzrlderililerinden oldu$unu agrklamrqtr. Onceleri clon Juan'a, peyoteyi iyi bilen, ispanyolcayr gok iyi konugan yabansr bir adam diye bakmrqtrm. Ama gevresin-

22

DON JUAN'IN OGRETILERI

SUNU$

?3

deki kimseler onun elinde bir ttir "gizli bilgi" bulundu[una, onun bt "brujo" oldufuna inanryorlardr. Brujo sozcti[ti ispanyolcadrr. Safaltrcr kigi, otacr, btiytileyici, btiyi.icti anlamrna gelir. Bu sozctik, kokeninde, cizellikle kotii gtiglere egemen bir kiqi demeye gelir. Don Juan'rn gtivenini kazanilirmda, tanrqrkhfrmrz birinci yrhnr doldurmuqtu. Bir gi.in, yanrnda bir ttir gcimezlik yapmlg oldulu bir ofretmenden, onun deyimiyle bir "velinimet"ten, kimi bilgiler edindifini soyledi. Don Juan da buna karqrn beni kendine gcimez segti[ini, ancak kendimi tamamryla bu iqe ba$amam gerekti[ini soyledi; yetiqmemin uzun srireli ve getin olaca[r uyansrnda bulundu. Don Juan, kendi velinimetini anlatrrken, " diablero" sozctiffinti kullanryordu. Sonradan olrendim kr diahlero yalnrzca Sonorair Krzrlderililerce kullanrlan bir sozctikmtig. Karabtiyti uygulayan, kendini bir hayvana, rirnefiin bir kuqa, bir kdpefe, bir gakala ya da bagka bir yaratrfa dontiqttirmeye muktedir bir kotii kigiye denirmiq. Sonoro'ya gidiqlerimden birinde Krzrlderililerin diablerolara kargr neler duyduklannr gcisteren gaqrlasr bir deneyimim oldu. Geceleyin, yolu karqrdan karqlya geqen kopele benzer bir hayvan gordtim. Arkadaqlardan biri bunun bir kopek degil de gok iri bir gakal oldufunu soyledi. Yavaqlayrp yolun kryrsma yanaqtrm. Hayvanr iyice gormek istiyordum. Farlarrn gortiq slnrn iginde birkag saniye daha kalan hayvan, gahlarrn araslna daldr. Kuqkusuz bir gakaldr bu; bildi[imiz gakallarrn iki katr btiytiklti[tinde. Ytirekleri oynayan arkadaqlanm, bunun pek ola[andrqr bir hayvan oldu[unda birleqtiler. Biri de onun btr diablero olabrlecefini ileri stirdti. Bu olayr anlatarak, o yoredeki krzrlderililerin diahlerolarm varhfrna iligkin inanglarrnr sorugturmayl akhma koydum. Birgok kimseyle goriiqtip bu olayr anlattrm, sorular sordum. $u tiE gcirtigme onlann neler duyduklannr belirtiyor:
Olayr anlattrktan sonra, bir delikanhya sordum:

"Choy, sence o bir gakal mtydt?" "Kimbilir? Bir kopekti kuqkusuz. Oyle kocaman gakal olur mu ki?" "Ya bir diablero ise, ne dersin?" "Hadi canlm sen de! Yok oyle bir qey..." 'oNerden biliyorsun Choy?" "Herkes bir qeyler uyduruyor. Yakalasaydrn o hayvant gortirdtin o zaman bir kcipek oldulunu. Bir gtin baqka bir yerde iqim vardr. Gtin dofmadan kalktrm. Vurdum ata eyeri. Tam yola grkryordum ki, baktrm yolun i.izerinde hayvan bigiminde koyu bir golge. Atrm geri geri bastyor, nerdeyse yere atacak beni. Korkmadrm defil hani! Ama bakttm, kasabaya giden bir kadrnrn golgesiydi..." "Demek diablerolara inanmryorsun, Choy?" "Diablerolar! Neymi$ $u diablerolar! Sen soyle bakahm diablero dedifin qey neymiq!" "Ne bileyim, Choy. O gece arabada bulunan Manuel, o gakalrn br diablero olabilecefini soylemiqti. Peki sence nedir diablero?" "Dediklerine bakrlrsa diablero, segtili bir krhla girebilen bir brujoymug. Ama milletin karm tok bu palavralara. Buradaki yaqhlar anlatrp dururlar bt diablero masallarrnr. Biz gengler arasrnda pek bulamazsln ciylesini."

"Bu hayvan nasrl bir qeydi sence, dofla Luz?" diye orta yaqh bir kadrna sordum. "Anca Allah bilir boyle geyleri kesinlikle, ama bence gakal delildi o. Qakalmrq gibi gortinen qeyler vardtr, ama defildir. Koguyor muydu bu gakal, yoksa bir geyler mi yiyordu?" "Oyle duruyordu, ama onu ilk gordti[timde bir qeyler yiyordu." "A[zmda bir gey taqryor muydu? Anrmsamaya galtq." 'oEvet, olasr bu. Ama ne cinemi var bunun?" "Oyle bir var ki! Afzrnda bir qey taqryorduysa, gakal ola-

24

DoN JUAN'IN ocnprit-pnl


sordum.

SUNU$

25

mazl" "Ya neydi, peki?" "Bir adamdr, ya da kadrn." "Ne denir bciyle kimselere dofla Luz?" Yanrt alamadrm. Bir stire daha soru yonelttimse de, sonug srfir... En sonunda, bilmedi[ini sciyledi. Bu ti,ir insanlara diablero denip denmedifini sorunca da, diableronun onlara verilen adlardan biri oldu[u yanrtrnr verdi. "Tanrdrfn diablero var mr hig?" diye sordum. "Bir kadrn vardr bildi[im," diye yanrtladr. "Anla cildtirtildti. Qok ufaktrm. Bu kadrn, kancrk bir kopek olurmuq. Bir gecebeyaz bir adamrn evine kopek girmiq peynir galmaya. Beyaz adam av Eiftesiyle vurmuq kope[t Beyaz adamrn evinde kopek ciltir olmez, kadrn da kendi kultibesinde cilmtig. Yakrnlarr toplanrp beyaz adamrn evine gitmiqler, kan akgesi istemigler. Beyaz adam da kadrnr oldtirdtigti igin di.inyanrn parasmr cidemiq."

"O ydredeki giftliklerden birinin kopeli derim. Baqka ne diyeyim?" "Bir diableroydu diyemez misin?!" "Diablero mu? Delisin sen! Diablero diye bir gey yok-

tur!"
"Gi.intimtizde mi yoktur, yoksa hig mi olmamtqttr?" "Bir zamanlat vardt, evet. Herkes bilir bunu. Kime sorsan

bilir. Ama onlardan gok korktuklarrndan, hepsini oldtir-

dtiler."

"Kim cildiirdti onlarr, Genaro?" "Uruktaki herkes... Bildigim son diablero S- idi. Btiytistiyle bir stirii, belki de ytizlerce kigiyi oldtirmiigtii. Bir giin geldi, artrk dayanamadrk. Toplanrp bir gece evini bastilar, onu diri diri yaktllar."
zaman olmuqtu bu, Genaro?" "Dokuz yiiz krrk ikide." "Sen de orada mrydrn?" "Defildim. Ama bugiin bile anlatrrlar. Kiilti mi.ilti kalmamrq derler. Ustelik de yakmak igin ba$adrklan kazrk ya$ alagtanmrg. Sonunda yerde kala kal kocaman bir ya[ birikintisi kalmrq."
o'Ne

"Adam bir kopek cildtirmtiq yalnrzca; nasrl para isterler


ondan?"

"Beyaz adam kopefin kcipek olmadrfrnr biliyormug, derler. Qtinkti yanrnda baqkalan da varrnrq da, hepsi kcipelin gatrya asrh tepsideki peyniri almak igin insan gibi iki ayafir izerine dikilmig oldufunu gormtiqlerrniq. O adamlar da hrrsrzr beklerlermiq giinkti her gece beyaz adamrn peyniri gahnr dururmu$. Demek ki adam hrrsrzr, kcipek olmadrlrnr bile bile oldtirmtiq." "Gtintimizde de diablero var mrdrr, dofla Luz?" "Qok gizl: qeyler bunlar. Artrk diablero kalmadr diyorlar ama bence do!ru de$il. Qtinkti bunlann ailelerindeki birisi diablerolann bildiklerini cifrenmek zorundadn. Diahlerolarn kendi yasalan vardrr. Bunlardan birisi de bir diableronun gizlerini bir yakrnrna o[retme zorunlulufiudur."

"Neydi bu hayvan sence, Genaro?" diye gok yaqh bir adama

Don Juan kendi velinimetine diablero diyorduysa da bilgisini nerede edindifine ya da cifretmeninin kimli$ine iliqkin bir ipucu vermemiqtir. Kendi ozel yaqamrndan bile gok az sciz ederdi. 1891'de gtineybatrda do$muq oldufunu, yaqamrnln hemen hemen btiti.in{inti Meksika'da gegirdifiini, 1900'de ailesinin Meksika hiiktimetince binl erce Krzrlderiliyle birlikte tilkenin iglerine stirtildi.i[tinti, bir de I940'a kadar Orta ve Gtiney Meksika'da yagadrfrnr anlatmrqtt yalnrzca. Boylece don Juan epey gezmig. Edindi[i bilgi, birgok etkenin tiriini.i olsa gerektir. Kendisini Sonorah bir Krzrlderili olarak gormesine karqln, onun bu bilgisinin salt Sonorah Krzrlderili ktil-

26

DoN JUAN'IN Ocnnrir-eni

SUNU$

27

ttiriinden kaynaklandr[rnr sanmlyordum. Ama amacrm burada onun kesin ktilti.irel ortamrnr saptamak defil. 196l Haziranrnda don Juan'a gcimezlik etmeye baqladrm. o tarihten once onu birgok kez gcirmtiqttim. Ama ona hep bir insanbilim gozlemcisi olarak bakmrqtrm. Bu ilk gortigmelerimiz srrasrnda, notlanmr gizlice tutuyordum. Sonra, bellelime gtivenerek btittin konugmayr yeni bagtan yaayordum. Ama gcimezlik iqine baqlayrnca bu not tutma ycintemi gok giigleqti. Qtinkti soyleqilerimiz gok geqitli konulara definiyordu. Ben dayattrm; don Juan da nice takrqmalardan sonra sciylenilenlert yazmama olur verdi. Foto$raf gekmeyi, konugulanlan banda almayr da isterdim ama, bunlara kesinlikle karqr Erktr. Qomezligimi cinceleri Arizona'da sonralan da-don Juan e[itimim srrasrnda Meksika'ya gegtilinden-sonora'da ytirtitti.im. Kullandrlrm ycintem srk srk ona gitmek ve her defasrnde birkag gtin onunla kalmaktr. 1961, 1962, 1963 ve 1964'inyaz ayrannda daha srk gitmiq, daha uzun stireler kalmrqtrm. $imdi o gtinleri dtigtindti[timde, gomezli$imi bu yontemle stirdtirmemin efitimimin bagansrnr kcistekledi[ine inanryorum, zira bir btiyticti olmam igin qart olan kendimi bu iqe bi.ittintiyle adayabilmem geciktirilmig oluyordu. Gene de bu yontem, az da olsa bir uzaktahk saflamasr ve boylece ttim olaya eleqtirel gozre bakabilme olanafrnr vermesi agrsrndan bana uygun dtiqtiyordu. Arahk vermeden, si.irekli olarak birlikte olsaydrk, bu olanaklarr bulamayacaktrm. 1965 Eyliiltinde kendi istefimle gcimezli$ime son verdim. Qekiliqimden aylar sonra, tuttulum notlan dizgeli bir bigim-

ytik bir oylumdaydr, ve gok da[rnrk bilgileri kapsryordu. Bu y{izden cince bir srnrflandrma dizgesi kurmaya gahqtrm. verileri baldagrk kavram alanlanna ve ycintemlerine aynp bu kavramlan oznel onemlerine gcire-yani her birinin beni etkileme derecesine gcire-bir agama srrasma soktum. Sonugta gciyle bir srnrflandrrma grktr: sannlandrncr bitkilerin kullanrmr; btiytici.iltikte kullanrlan yontemler ve regeteler; erk nesne-

de dtizenlemeyi diigtinmeye baqladrm. Derledigim veriler bti-

lerinin kazarulmasl ve kullanrm yollarr; salaltrcr bitkilerin kullanrmr; qarkrlar ve sciylenceler. Yaqadrfrm olaylan dtiqtindi.ikge, stntflandrrma gabalarrmrn bir kategoriler doki.imti olmaktan bagka bir iqe yaramadtlrnr anladrm; yaptrfrm taslafr sadeleqtirmek igin ne yapsam, aynntrlan daha da karmagrklaqtrrmaktan baqka bir ige yaramayacaktr. Bunu istemiyordum. Qomezlifi brraktrktan sonraki birkag ay boyunca deneyimlerimi anlamak, bu deneyimlerimin tutarh bir inanglar dtzgesinin olretisi olup olmadrklannr, pragmatik (yararcr) ve deneysel bir yontemle agrkhla kavuqturmak gerelini duydum. Don Juan'tn olretilerinin igsel tutarlrlr$rm ta ilk buluqmamtzdan beri agrkga gormtiqttim. Bilgisini bana aktarmaya kesin karar verir vermez de agrklamalarrnr diizenli basamaklarla sunmaya baqlamrqtr. Bu dilzeni bulgulamak ve kavramak getin bir ufraq oldu benim igin. Ddrt yrl stiren gomezlifim sonunda bile iqe daha yeni baqlamrq gibi olmamdtr, diyorum bu kesin bir anlayr$a varamayr$rmrn nedeni. Belli ki, don Juan'rn bilgisi ve bilgiyi aktanq yontemi, kendi velinimetininkinin ttpktsrydr; demek ki onun cilretisini kavramakta gektilim zorluklar, onun kendi karqrlaqtrklarmrn benzeri oluyordu. Don Juan ara slra kendi gomezlifi srrasmda o[retmenini anlamaktaki gtigltiklere delinerek toyluk donemindeki benzerlilimizi antqttrmaktaydr. Onun bu sozlerinden iyice anladrm ki, bu deneyimlerin gaqrrtrcr ozellikleri, Krzrlderili olsuu olmastn bu iqe yeni baqlayan bir kimseye, btiyi.ictiltik bilgisini iginden grkrlmaz bir durum gibi gosterirdi. Bir batrh olarak bu cizellikler beni oyle qaqkrna geviriyordu ki, onlan gtindelik yaqamrmlzrn olgiitleriyle agrklayabilmek gergekten olanakstzdt. Bu da beni, araqtrrma verilerini kendi olgtitlerime gore srruflandlrmaya gahgmamrn boquna olacalr sonucuna stirtikltiyordu. Bciylece $unu anladrm: don Juan'rn bilgisi, onun bu bilgiyi kavrayrq bigimine gore incelenmeliydi. Bu yaprlusa ancak, bu bilgi agrklanabilir, inandrnct olabilirdi. Ne var ki, kendi gori.iglerimi don Juan'mkilerle uzlagtrrmaya gahqtrken onun, bilgisini bana anlatmaya ufraqtrPt zamanlar kendisinin

zB

DoN JUAN'IN

Ocnnrilpni

kolayca anlayabileceli kavramlar kullandr[mr aynmsadrm. Bu kavramlara yabancr oldu[umdan, onun bilgisini onun anladr$r bigimde anlamaya gahgmakla bagka bir bogluga iriliyordum. Bu nedenle ilk gorevim, onun kavramlaqtrrma dizenini belirlemek olmahydr. Bu ycinde gahgrrken baktrm ki don Juan da, cilretilerinin belirli bir yanrna alrrhk vermektedircizellikle, sannlandnlcr otlar tizerinde durmaktadrr. Bu gozlemime dayanarak, daha cince yaptrEm ulamlar (kategoriler)
taslafirnr yeniden dtizenledim. Don Juan degiqik amaglarla ve ayn ayrr tig sannlandrrcr (halusinojenik) bitki kullanryordu: Peyote (Lophophora williamsii), Jimson otu (Datura inoxia-D. meteloidesle eqanlamlr) ve bir mantar (olaudm ki Psilocybe mexicana) Amerika Krzrlderilileri Avrupahlarla tanrqmadan once de bu tig otun sanrtl andtnct rizelliklerini bilirlerdi. B u cizelliklerinden cittirti bu otlar eflence, iyileqtirme, bakr ve esrime durumuna gegme

SUNU$

2e

geklik durumlanyla do[rudan do[ruya ilintisi bulunmayan her geye kargr don Juan'rn tutumunu belirliyordu. Araqttrma
notlanm, don Juan'm konurnunu gcisteren gtindermelerle dolu. Ornelin, bir sciylegisinde kimi nesnelerin belli bir oranda erk taqrdrlrnr sdylemigti. Kendisi bu erk nesnelerini cinemsemiyordu ama gapsru brujolann srk stk bunlann yardtmtna bagvurduklannr da eklemigti. Bu ttir nesnelerle ilgili epey soru sofinugsam da, onun ilgisini bir ttirli.i gekememigimdir bu yone. Bir giin gene bu konu agrlmrgtr. O da yanm a{rzla anlatmaya baqladr.
nesneler vardrr, erk dolu..." diye soze baqladr. "Erk dolu kiqilerin iyi ruhlann yardrmryla benimsedikleri ttirden bi stirti nesne var. Bu nesneler bi ttir alet ya da aragtrr, 6yle bildi[imiz aletlerden defil; oltim aractdr bunlar... Ama eninde sonunda bi aragtrr bunlar, cilretecek bi qeyleri yoktur. Dofirusunu istersen, bunlan savaglm geregleri smtfina sokabiliriz; oldi.irmeye, saldrrrnaya y ararlar." "Nasrl oluyor bu nesneler don Juan, btaz anlattr mlstn?"

"Kimi

amaglanyla yaygrn olarak kullanrlagelmiqlerdir. Don Juan, cilretilerinin bu ballamrnda Datura inoxia ile psilocybe

landrrdrfr erkle birlegtiriyordu. Lophophora williamsiinin kullanrmrnr da bilgelik ya da dofru ya$am bilgisinin kazanlmasrna baflryordu. Don Juan'a gcire bu otlarrn cinemi, insanda yabansr sezgi evreleri yarutma gtiglerindeydi. Bilgisini 96z cini,ine sermeyi ve do$rulamayr amaglayarak bu evreleri art arda denememi salladr. Gtindelik yagamrmrzda ahqtr$rmrz gergeklife kargrt olarak ola[antisti.i gergeklik anlamrnda "ola$andrgr gergeklik durumlarr" diye adlandrnyorum bunlan. itisi arasmdaki aynm, olafiandrgr gergeklik durumlannln igsel anlamma dayanmaktadrr. Ahqtr[rmru gergeklikten ayrt edilmesine kargrn bu durumlarrn gergekli[i don Juan'rn bilgisi bafilamrnda gergek sayrhyordu. Don Juan, olalandrgr gergeklik durumlanna, yararcr bir ci.[renimin tek yolu, erk kazanmanln tek aracr diye bakryordu. olretisinin cibiir bciltimlerinin, erk kazanrlmasrna balh cilretiymiq izlenimini veriyordu. Bu bakrq aglsr, olalandrgl ger-

mexicanantn kullanrmmr erk kazammtyla, bir "dost" diye ad-

"Gercek nesneler de[ildir bunlar, daha do$rusu bi ttir erktir." "Nerde bulunur bu ttir erkler, don Juan?" "Hangi ttir bi nesne istedi[ine baflrdrr bu." "Kag tiirti var ki'?" "Dedim ya! Bi stirti var. Her gey bi erk nesnesi olabilir." "En gok erki olanlar hangileridir?" "Kimdeyse ona gore deligir erki. Adamrna gcire defiqir. Onemsiz brujolarrn benimsedifi erk nesnelerine pek bakrna, onemsizdir onlar; ne var ki erk sahibi, ye[in bi brujo gereglerine bu niteliklerini aktarrr." "En gok bulunanlarr hangileridir bu erk nesnelerinin? Brujolann e.t gok tuttuklan hangisidir?" "Ne tutmasr? Hepsi erk nesnesidir iqte, ayrlrn yaprlmaz." "Sende var ml bunlardan, don Juan?"

30

DoN JUAN'IN ocnEril-Eni

SUNU$

3l

Yanrt alamadrm; bana bakrp giildti, o kadar. Bir stire sessiz kaldrk. Sorularrm onu srkmrqtr anlaqrlan. Don Juan, "Bu erk ttirlerinin de var bi srnrn kuqkusuz,"

diye stirdtirdii. "Ama anlayacafrnr sanmlyorum iqin bu yanlnr. Bi dostun kendi bagma, cinemsiz erklerin gizlerini agrpa vurup gi.iliingleqtirdigini anlamak igin kendim bi yaqam ttikertim. Benim de vardr ciyle gereglerim bi zamanlar, gok gengken..." "Neydi seninkiler?" " M aiz-p into, blllur ve ti.iyler. " "Maiz-pinto nedir don Juan?" "Ortasr yollu darr taneleridir." ooTek bir tane mi?" "Yoo. Bi brujo krrk sekiz dan tanesi bulundurur." "Ne yaprlrr bu tanelerle, don Juan?" "Her biri, bi insanrn bedenine girerek onu cildtirebilir." "Nasrl girer bunlar insarun igine?" "Erk nesnesidir bunlar, erkleri arasrnda bedene girmek de vardtr." "Peki, bedene girdikten sonra ne yapar?" "Ytirtir insanrn iginde, gider bdlrtine ya da ba$rrsaklanna yerleqir. Adamr saynlandur. Eger bu adamr kollayan bru7o, btiyiiyi.i yapandan daha gtiglti delilse tanenin bedenine girdigi andan sonra tiE ay iginde ciltir adam." "iyileqtirilmesi igin bir gare gok mudur?" "Tek gare, taneyi emerek grkarmaktrr. Ne var ki bunu gcize alacak brujo pek grkmaz. Qiinki.i taneyi ptisktirtecek erke Sahip defiilse, igine girip bu kez onu cildtirtir." "Nasrl oluyor da bir dan tanesi insanrn bedenine girebiliyor?" "Bunu anlaman igin sana dan bi.iytistinti anlatmam gerek. Benim bildilim en erkli btiytilerden biridir dan btiytisti. iki tane alrrsrn. Birini san bi gigegin tomurculuna yerlegtirirsin. Sonra bu gigeli kurbanrna de[ebilecek bi yere koyarsm; her

gtin gegtifi yola ya da stirekli kaldrlr bi yere... Kurbarun basmayagdrsiin bi tanenin tisttine! Ya da bi dokunuversin! Biiyii tutmuqtur. Tane giriverir adamtn bedenine." "Adam taneye dokunduktan sonra ne oluyor yant?" "Btittin erki adama geger; tane ozgtir kalrr. OUtir tanelerden bi farkr kalmaz. Ya btiyii yerinde durur, ya da stiprtiltir gider-hepsi bir... Ama bi gah dibine stiptirmek daha iyidir. Bi kuq gelsin yesin diye..." "E, kuq, adam taneye dokunmadan yerse?.." "Yemez ki! Kuqtan oyle avanak grkmaz! inan! Kuqlar fellik fellik kagarlar ondan." Don Juan ardmdan, bu erk tanelerinrhaznlamak igin gok karmaqrk bi yontemi anlattr. 'olJnutma kr maiz-pinto yalntz bi aragttr, bi dost de[il," diye stirdtirdti. "Bu aynml yaptrn ml sorun kalmaz. Ama bu gereglere ytice bi qeymiqler gibi bakarsan, aptalstn." "Erk nesneleri de bir dost denli erkli midir?" Don Juan ktigtimsercesine gtildti yanrtlamadan once. Sanki bana katlanmak igin zorluk gekmekteydi. "Maiz-pinto,brllur, ttiyler, bunlarm hepsi bi dost yanrnda oyuncak kalrrlar," dedi. "Bu erk nesneleri ancak bi dostu yoksa gerekebilir bi kimseye. Bunlann peqine dtiqmek, hele senin gibi biri igin, boguna vakit harcamak olur. Bi dost edinmeye gahqmahsrn; baqarlrsan, qu anda ne dedifimi anlarsm. Brrak gocuklar oynasm erk nesneleriyle." "Yanhg anlama, don Juan," diye kargrhk verdim, "isterim bir dostum olmasml; ama her qeyi de bilmek istiyorum olabildilince. Sen kendin demedin mi bilgi erktir diye?" "Hayrr!" diye vurguladr. "Erk kiqideki bilgi tiiriine ba!hYararsrz qeyleri bilmenin anlaml var mr?" dr.
Don Juan'rn inang dizgesinde, bir dost kazanmak demek, yalnrz ve yalntz, onun bana sannlandtnct otlarm yardtmryla gosterdili olalandrqr gergeklik durumlarrnt kendi grkanma kul-

32

DoN JUAN'IN ocngrit-pni

SUNU$

JJ

lanmak demekti. Bilgisinin cibilr yanlarma gegip ilgimi bu duruml ar i.izerinde yofunl a gtrrmakl a, edindilim gcirtingtilerin beni tutarh bir gciriiqe ulaqtuaca[rna inanryordu. O nedenle bu kitabr iki bciliime ayrdrm. Birinci bciltimde, gomezhpim silresince gordti[tim olalandrqr gergeklik durumlanna iligkin tuttulum araqtrma notlanndan segmeleri sunuyorum. Notlarlml, anlatrmrn stireklililine uyacak bigimde dtizentedilimden, her vakit zamandizinsel srrasrnda olmayabilir. Ola$andl$r gergeklik durumlannr betimlemeyi hep birkag gi.in sonraya brrakmrgrmdrr. Boylece bu deneyimlerimi daha serinkanhhkla ve yansz olarak yazmayt yellemiqimdir. Olafandtgl gergeklik durumlannrn hemen ardrndan don Juan'la yaptr$rmrz sciylegilere gelince, soylenilenleri anrnda yazryordum. Bu yi.izden burada sundu[um sciyleqiler, yer yer, deneyimimin ayrrntrh bir betiminden cince verilmiq olabilir. Araqtrrma notlarrm, deneyimlerimi gegirirken algrladrklarrmr oznel tarumlarla agrla vuruyor. Bu tarumlamalar, trpkr onlan don Juan'a anlattr[rm biqimiyledir. Don Juan, her bir deneyimimin bi.iti.in aynntrlannr eksiksiz ve dofru olarak anlmsamaml ve hepsini teker teker anlatmamr isterdi. Olafandrgr gergeklik durumlannln her birinin ortamrnr yeniden ttimtiyle yaratma amacryla kimi ikincil aynntrlarr da, bu deneyimlerin yaztml sffaslnda ekledim. Algrladr[rm cogkusal etkiyi elimden geldifince eksiksiz betimlemek istedim. Araqtrrma notlanm, don Juan'rn inang dizgesinin igerilini de agr[a vurmaktadrr. Don Juan'la benim soru ve yanrtlarrmrzr igeren birgok sayfayr, sciylegileri yineleyip durmamak igin, cizetledim. Ne var ki, karqrhkh gortiqmelerimizin havasrnr btiti.intiyle ve do!ru olarak yansrtmak istedilimden, Erkardrlrm pargalar, onun bilgi yontemini anlamama higbir katkrsr bulunmayan konugmalardan oluganlardr yalnrzca. Don Juan'rn, cifretilerine iligkin verdili bilgi hep dalrruk olmuq, tistelik apzndan grkacak her sciz iEin onu saatlerce itelemek zorunda kalmrqrmdrr. Gene de, bilgisini ccimerlge agrmladr[r birgok gi.inler olmuqtur. Bu kitabrn ikinci bdltimtinde, yalnrzca birinci boltimde

anlatrlan verilerden kaynaklanan yaprsal gcizi.imleme sunuluyor. Amaclm, yaptrfrm bu gozi.imlerneyle qu savlan ileri stirmektir: (tr) don Juan, cilretilerini mantrksal bir dtiqtince drzgesiyle sunmuqtur; (2) bu dizge, ancak, kendi yaprsal birimlerinin rqrfrnda incelendilinde ussalhk taqrr, ve (3) bu dizge, yetiqmekte olan birini, bu kimsenin yaqadrfr olaylann nitelilini agrklayacak bir kavramlaqtrrma dtizeyine ulagtrrmak igin kurulmuqtur.

OGRETILER

35

noruu nin
*

iliqkin bilgilerinden yararlanmama olanak saflanacafrnr di.i,stinmi.iqttim. Oysa, don Juan benim istefimi harfi harfine alrnr$ ve peyoteyle ilgili bilgi istememdeki amag onu kaygrlanclrrmrqtr.

Ofretiler
23 Hazir"an 1961, Cuma

1
Don Juan'la ilk oturumumuz strasrnda tuttu[um notlar 23 Hazkan 196l tarihli. Olretilere o gtin baglamrq ru. O gi.ine dek onu birgok kez salt bir gozlemci olarak izlemiqtim. Her dengine getiriqimde, bana peyote tizerinde bilgi vermesini ister dururdum. O da bu isteklerimin her birine kulak ttkar, am4 konuyu ti.imden boglamazdr da. Ben de bunu, duraksamaslnln tizerine daha da vanrsam bilgisini agrklamaya yanaqabilece[i anlamrna gekiyordum. Bu ilk oturumumuzda, ona sorduklanmt duru bir us gtictiyle ve igtenlikle izleyecek olursam istelimi gciz ontinde tutabilecefini belli etmiqti. Bdyle bir kogulu yerine getirmeme

"Peyoteyi ofretir misin bana, don Juan'?" "Neden istiyorsun boyle bi ofrenime giriqrneyi?" "igimden o[renmek geliyor da ondan, Salt istemiE olmak yeterli bir neden de[il midir?" "De[ildir! Yiirefiini bi yokla bakahm, senin gibi bi delikanh boyle bi o[renime neden girmek istermiq, cjnce bunu yanrtla." Sen kendin neden ofrendin oyleyse, don Juan?" "Nigin soruyorsun?" "Olasrdtr ki ikimizin de nedenlerimiz birdir." "Hig sanmam. Ben Krzrlderiliyim. Yollanmrz bi olalnaz." "Ofrenmek isteyiqimin tek nedeni, bilgi edinmektir. inan bana don Juan, koti.i bir amacrm yok." "Sana inanryorum. Dumarunr gekmiqtim." "Efendim? !" o'Neyse, onemi yok. Amaglannr biliyorum." "igimi mi okudun yani?" "Eh, ciyle de denilebilir." "Demek ki ofreteceksin?"

olanak yoktu; giinkii bana peyoteye iliqkin bilgi vermesini yalmzca onunla bir iliqki kuraytm diye istemiqtim. Bu konudaki bilgisinin, onu daha agrk ve istekli bir biEimde konugmaya aruk krlacaftnt, boylece onun bitkilerin ozelliklerine

"Haytr!" "Krzrlderili degilim diye mi?" "Hayrr. Kendi ytirefiini tarumadr[rn igin! Onemli olan, bi iqe neden girmek istedi[ini kesinlikle bilmendir. Mescalito'yu olrenmek gok ama gok afrr edimdir. Krzrlderili olsay-

36

DON JUAN'IN OGRETILERI

OGRETILER

37

dtn, yeterdi istekli olman bi baqrna. Pek az Kntlderili boyle bi qeyi istemiqtir."

25 Haziran 1961, Pazar Cuma gtinti don Juan'Ia kalmrqtrm. Akgam izerr saat 7:00'de

ayrrlacaktrm. Evinin cintindeki sundurmanln altlnda birlikte otururken, cilreti konusunu gene agaytm dedim. Soruyu sorarken pek ciyle tizerinde durmamrq, nasrl olsa gene tersler diye geginnigtim. Ona, sanki bir Krzrlderiliymigim gibi, ofrenme iste$imi onamasr igin bir yol olup olmadrfrnr sordum. Yarutlamadan once uzun uzun dtiqtindti. Bir karara ulaqrr gibi gortindii[i.inden sonucu beklemek zorunda kaldrm. Sonunda bir yol bulundu[unu soyledi ve bir soruna degindi. Yerde oyle oturup dunnamrn beni gok yordu[unu ve yaprlacak qeyin o taban tizerinde yorgunluk duymadan oturabilecelim bir "nokta" (sitio) bulmak oldulunu belirtti. Dizlerim kalkrk, geneme dayah, kollanmr baldrrlarlma dolayarak, kenetlemig oturmaktaydrm. Yorgun oldulumu soyleyince, srrtrmrn afndrlrnr, bitkin durumda oldufumu aynmsadrm. Bir "nokta" ile demek istedifini agrklamaslnl bekledimse de, bu konuyu aydrnlatacak higbir $eye yeltenmedi. Belki de oturuq bigimimi deliqtirmem gerekiyordur diye, kalkrp ona btaz daha yakrn bir yere oturdum. Bu hareketime karqr grkrp, bir "nokta" demekle bir insanrn do[al bir mutluluk iginde ve dipdiri bir durumda olaca[r bir yeri anlatmak istedifini iyice vurguladr. Oturdulu yere eliyle vurarak orasrnrn kendi yeri oldu[unu soyledi, daha fazla tartrgmaya girmeden bu bilmeceyi kendi baqrma gciziimlemem gerekti[ini ekledi. Qoztimlemek izere verdifi bu sorun da ne bilmeceydi ya! Nasrl baqlayacalrmr bir t{irlti kestiremiyor, onun ne diigi.intip de bu sorunu grkardr[rnr anlayamtyordum. Mutlu, dipdiri olacafrm bir noktayr aramakta tutulacak yola iligkin bir ipucu versin, bir geyler grtlatsrn diye birkag kez asrldrm. So-

runu kavrayamadr$rmdan otilrti, ne istedifini anlamarun olanaksrzh[rnr anlatmaya gahqrp durdum. Don Juan, o yeri bulana dek biraz gezinmemi sciyledi. Kalkrp sahanhfr argmlamaya baqladrm. Durumumu gok gtili.ing buluyordum. Don Juan sinirlenerek, beni, anlattrklarrnl dinlememekle sugladr; belki de ofrenmek istemedigimi soyledi. Bir stire sonra durgunlaqarak, her yere oturmanrn dofiru olmadrfmr, sundurmantn altrndaki bu sahanhkta benzersiz tek bir noktanrn varh[lnt, en iyi durumuma o noktada kavugacalrmr anlattr. Benim gorevim o noktayr bi.ittin obtir yerlerden ayrrt etmekti. Yapmam gereken iq orada var olan btitiin noktalan duyumsayrp, hangisinin dolru yer oldulunu belirlemekti. Oturdu[umuz sahanhfrn pek geniq olmamasrna karqrn (4 x 25 metre), olasr nokta saylslnln iirktingltiltinti, hepsini denememin gok uzun si.irecefini, tistelik bu nokta denilen qeyin boyutlanrun da verilmedigini sayrp dcikerek boyle bir iqin olanaksrzh$rnr sergilemeye ufraqtrm. Higbirini dinlemedi. Ayala kalkarak, gok katr bir bigimde, o noktayr bulmamm gtinlerce stirebilecefii, ama sorunu goziimlemek istemiyorsam gekip gitmemin daha iyi olaca[r, gtinkti arlrk bana diyecek bir geyi kalmamlq olaca[r uyansrnda bulundu. Benim noktamm nerede oldufunu bildigini, bu bakrndan ona yalan soyleyemeyece[imi de vurguladr. Mescalito'yu ofrenme istefiimi onamasl iEin gegerli tek nedenin bu yol oldufunu belirtti. Bu dtinyada hiEbir qeyin arma[an gibi verilmedi[ini, her qeyin zorluklarla ofrenildifini de ekledi. igemek igin evin arkasrndaki gahhga gitti. Eve arka kaprdan girdi. O scizde mutluluk noktasmr bulma gorevini, beni kovmak igin verdi[ini dtigiiniiyordum. Sonra kalkrp sahanhfr bir agalr bir yukan adrmlamaya baqiadrm. Hava agrktr. Sahanhktaki ve gevresindeki her geyi gorebiliyordum. Bir saate yakrn 6yle gezinmiq olmahydrm. Ama noktamrn bulundufu yeri gosterecek higbir qey olmamrqtr. Yi.irtimekten yorulup, otur-

38

DoN JUAN'rN

ocnnrilpni

ocnsriLER

39

dum. Birkag dakika sonra bir baqka yere oturdum, sonra bir baqka yere, derken tiim sahanhk tabarunl yan-dizgesel bir bigimde tarayarak oturmayr stirdiirdiim. Oturdu[um yerler arastnda bile bile farkh duyumsamaya qahqtrmsa da bu farklarrn olgtitlerini bilmiyordum ki! Sagma geylerle u[raqtrfrmr dtiqtintiyordum, ama kaldrm. Ta uzaklardan srrf don Juan'r gcirmeye geldifimi ve nasrl olsa baqk a yapacak bir qey bulunrnadrlrnr dtiqtinerek yaptrklarlml usa uygun gormeye gahqryordum. Srrttistti uzanarak ellerimi yastrk gibi baqrmrn altrna koydum. Ardrndan yuvarlanrp bir stire ytiztikoyun uzandrm. Bu yuvarlanma eylemini tiim tabanr kapsayana dek yineledim. Ilk kez, belirsiz bir olgtitti yakalar gibi olmugtum. Srrttistti yatarken daha bir rhkhk duyuyordum igimde. Gene yuvarlanarak ttim tabanr kapsadrm. Ama bu kez itk dciniiqtekinin tersine, ytiztikoyun de[il de srrttistti yata yata durakhyordum. Yiiztikoyun ya da srrttistti duruquma gore bir serinlik ya da rhkhk duymam stirtiyordu ya, degiqik noktalar arasrnda herhangi bir aynm sezemiyordum. Sonra parlak buldufum bir diiqtince geldi akhma: don Juan'ln noktasr! Oraya oturdum, ardrndan yattrm, cince ytiztikoyun sonra srrtiistii; ne var ki cibiir yerlerden bir farkr yoktu bu yerin. Ayafa kalktrm. Artrk burama gelmiqti! Don Juan'a gidecefimi soylemek istiyordum, ama onu uyandrnnaya gekiniyordum. Saatime baktrm. Sabahrn ikisi olmuqtu! Altr saattir yuvarlanrp durmu$um. O anda don Juan grkageldi, arka gahhfa do[ru gitti. Doniince, kaprnrn oniinde durdu. Karamsarhfrm sonsuzdu. Ofkemi boqalttrktan sonra gekip gitmek istiyordum. Ama onun sugu olmadr[rnr da seziyordum; btitiin o sagmahklan kendi iste[imle yapmamrg mrydrm? Btitiin gece ahkEasrna orada yuvarlanrp durdufiumu, daha bilmecesinden bir anlam bile Erkaramadrfrmr, krsacasr bu igi beceremedifimi soyledim. Gtilerek, hig qaqmadrfirnr, gtinkti do[ru yol tutmamrq oldufiumu soyledi. Gozlerimi kullanmryormugum. Hakhydr.

Ama duyumsayarak ayrt etmeye gahqmamr soylemiq olduistediysem de, infunu gof iyi biiiyordum. Bunu ileri stirmek iunrn bir qeye gozlerini dikerek bakmadan da gozleriyle duyumsayaUitecegini soyleyerek beni susturdu. Bu problemi gor*"1 igin olinaklanmr-yani gozlerimi kullanmaktan bagka bir Earem olmadrfrnr ekledi. Don Juan soztinti bitirdikten sonra iEeri girdi. Beni gozetleyip durmuq olacaktr kuqkusuz. Yoksa gozlerimi kullanmamrq oldufumu baqka nastl bilebilirdi? Yuvarlanmaya bagladrm gene. Bu yontem bana en kolay geleniydi. Ama bu kez genemi ellerime dayayrp her tiirlti ayrrntrya bakryordum. Bir stire sonra gevremdeki karanlrk defiqti. Bakrqlanmt tam ontimdeki noktada yofunlaqtrrdr[rmda, goriiq alantmtn gevresindeki alan pasparlak ve yeknesak bir yeqilimttrak sart i"ng. btirtindti. $aqrnp kalmrgtrm. Gozlerimi ontimdeki noktaya Oitmeyi siirdtirerek ve karntmtn iizerinde stirtinerek azar
azar yana dofiru ilerlemeye baqladrm.

Birden doqemenin ortalarrnda bir yerde defiiqik bir renklenme gdrdiim. sa[ yanrmda, gene gortiq alantmtn Eevresindeki y"giti-ttrak sartltk bu kez kopkoyu ama parlak bir morlufa iontiqmtiqtii. Dikkatle bakmayr stirdiirdtikqe de, renk oyle kahyordu. Ceketimi koyarak o noktayr imledim ve don Juan'r ga[rrdrm. Sahanh[a grktr. Qok heyecanftydtm; renklerdeki defiqimi oyle agrkga gorrniiqtiim ki! Don Juan pek onemsemedi bunu. Yalnr zca o noktada oturmamt ve neler hissettifimi ona anlatmamt soyledi. oturdum. Srrtiistii uzandrm. o, yantmda duruyor ve boyuna neler hissetti[imi soruyorclu; ama bir qey duydugYyoktu! on beq dakika kadar bir qeyler duyumsamaya ya da kimi ayrrntrlarr gormeye gahqtrm. O da sabrrla yarumda dikildi durdu. Brkkrnhktan, tiksintiden baqka duydufum $ey yoktu. Afzrmda metalimsi bir tat vardt. Baqrm zonklamaya baqla*iqtt. Midem bulanryordu. Bu manyakqa gabalar beni grldrr-

40

DON JUAN'IN OGRETILERI

OCNETILER

41

tacaktr herhalde. Kalktrm. Don Juan, garesizlik iginde krvrandrlrmr gormtiq olacak gi.ilmeden, afrrbaqhhkla, e[er bir geyler cilrenmek istiyorki, san, kendimi gok esnek tutmam gerekti[ini soyledi. Oniimde yalnrzca iki yol bulundufunu belirtti: ya vazgegip evime dcinmeliymiqim, ki bu durumda ofrenmeyi akhmdan grkarmahymrglm; ya da bilmeceyi gozmeliymiqim. Don Jun gene igeri girmigti. Hemen orada gitmek istedim, ama gok yorgun oldufumdan araba kullanacak gtici.im kalmamrqtr; i.istelik o renkleri gormek oyle qaqrrtrcrydr ki on-

lann bir tiir olgiit oldu[una emindim. Belki de daha baqka bir defiqiklik olabilirdi. Zaten oyle yorgundum ki, gitmeyi gciztim yemedi. Oturdum , uzattrm bacaklanmr, sil baqtan baqladrm.

Bu kez her yeri gabucak bir deneyiverdim. Don Juan'rn yerinden gegip dogemenin eve do[ru olan ucuna, sonra da aviu ycintindeki ucuna dolru yoneldim. Ortaya vannca renklenmelerde bir defiiqim daha oldu. Gene gortiq alanrmrn hemen srnrnnda. Tiim gevremde gcirdi.i[iim bu likor yeqili gitgide salnnda bir noktada koyu bir bakrr pasr yeqiline dontiqtii. Bir siire oyle kaldr, sonra birden daha oncekilerden bambaqka bir renge gevrildi ve oyle kaldr. Ayakkabrmr grkanp o noktayr da imleyerek sahanhfr kapsayana dek yuvarlanmayl stirdtirdilm. Renklerde de[iqiklik olmuyordu artrk. Ayakkabrmr koydu[um yere dcindtim ve orayr inceledim. Ceketimi koydu[um yerden, gi.ineydo[u dofrultusunda, bir
buguk metre uzakhkta bir yerdi bu. irice bir kayanrn dibinde bir yer. Bir stire orada uzarup kaldrm, bir ipucu bulmaya gahgtrm. Ne kadar aynntr varsa hepsini gcirmeye gabaladrm. Ama hissedebildifim yeni bir qey olmadr. Baqka bir noktayr denemeye karar verdim . Dtz goktip ceketimin tizerine uzanacaktrm ki birden igimi tanrmsrz bir korku kapladr. Sanki bir qeylerin gergekten karnrmr fiziki olarak itmesi gibi bir duyumsama igindeydim. Bir hamlede kendimi

da hafif bir afn vardr; bedenim one do[ru efildi, kollarrm dntimde kaskatr uzandt, parmaklanm hayvan pengesi gibi krvrrldr. Bu cin garpml$a benzeyen halimi sezinleyerek daha da korkmaya bagladrm. Bir robot gibi gerileyerek ayakkabtmtn bitiqifindeki kayarun dibine Eokttim. Kenclimi kayanrn dibinden sahanhfa atirm. Beni bu denli korkutan qeyi grkarrnaya Eahqryordum. Belki de yorgunlu[umun etkisiydi bunlar. Gtin afarmaya baqhyordu. Aptallaqmrqtrm, utang duyuyordum. Beni korkutan geyin ne oldufunu, don Juan'rn ne istedifini bir ttirlii grkaramryordum. Diqimi srkrp son bir deneyime girigmeye karar verdim. Yavaqgi kalkarak ceketirnle imledifiim yere yaklaqtrm. Korku gene iut.nuyu baqlamrqtr. Bu kez kendimi kontrol etmek igin ion guytetimi kullandrm. Oturdum. Sonra yiiztikoyun yatmak -dizlerimin tisttine kalktrm; ama ttim istencime karqrn buigin nu yupu-ryordum. Ellerimle one yaslandrm. soluk ahq veriqlerim hrzlanmrqtr. igim bulanryordu. Urktiye kaprldrlrmr gordiim. Kagmaktan baqka bir gey diiqiinmtiyordum artrk. Don Juan o anda beni gozetliyormug gibi geldi. Yavaq yava$ obiir yana stiriindiim ve arkamt kayaya yasladrm . Buaz zihnim agrlsrn diye dinlenmek istedim. Ama uyuyakalmrqttm' Dol Juan'rn tepemde gi.ilerek konuqtufunu igitip uyandrm.

geriye firlattrm. Tiiylerim diken diken olmuqtu. Bacaklanm-

"Noktanr bulmuqsun," diYordu. Once ne dedifini anlayamadtm. Ama uyuyakaldrfirm yerin o nokta oldufunu yineledi gene. Orada yatmaktan hoqlanlp hoqlanmadrlrmr sorunca, ben de pek bir fark duymadrlrml soyledim. Sonra don Juan'ln, bu noktayr obtir noktada yatrqrmla karqrlaqttrmamt istemesi, geceleyin nastl bir korkuya kaprldrfrmr akhma getiriverdi. Gidip bir de obtir noktaya oturmamt ioyt"ai. Agrklanmasr zor bir nedenle obtir yerden korkuyordum ve oraya oturmadtm. Don Juan da bunu ayrt edememesi igin insarun ahmak olmast gerek, diye soyleniyordu'

#,

42

DON JUAN'IN OGRETILERI

DON JUAN'IN OGNETILERI

43

. Bu iki yerin 6zel adlarl var mrdrr, diye sordum kendisine. Iyi olanura sitio, kotti olanrna da dtiqman dendifini, bu iki yerin ozellikle bilgi peqinde koqan bir insanrn esenlifinin agkrsr oldufunu soyledi. Bir kiqinin kendi yerinde srrf oturmug olrnasr tistiin bir gtiE yaratrrmrq, oteki yerde ise dtiqman o kiqiyt zayrflatlrmtg, hatta oli.imtine neden olurmuq. $imdi sabaha dek bol keseden harcadr[rm enerjimi, kendi noktamda kestirerek fazelemekte oldufiumu anlattr. Bir de bu belirli noktalarda gordtigi.im renklenmelerin enerjirni artrmak ya da yok etmek gibi etkilerinin oldu[unu ekledi. Bulguladr[rm bu iki nokta drqrnda bagka noktalar olup olmadrfirnl, varsa onlan nasrl bulabilecefimi sordum. O da, diinyadaki go[u yerin br-r iki noktaya benzedifini, onlan belirlemede en dofru ycintemin bunlann grkardrklan renkleri incelemek oldu$unu soyledi. Sorunu gozrimlemiqim gibi gelmiyordu bana hig. Brrak gcizi.imii, ortada sorun oldufuna bile inanmrq defildim. Btittin bu deneyimlerin zoraki ve yapay oldu$unu dtiqtinrnekten ahkoyamryordum kendimi. Don Juan'rn bi.ittin gece beni gozetledilini, sonra da gelip uyuyakaldr[rm yerin aradrfrm nokta oldufunu sciyleyerek gonltimii almak istedifini sanryordum. Ama Uclylg bir qey yapmasr igin akla uygun bir neden bulamryordum. Obiir noktaya oturmamr soyledifinde, bunu yapabiimiq miydim!? "Obtir nokta"dan, korku bigiminde ortaya grkan kendimi kollama durumuyla, olayrn tiimi.ine iliqkin ussal dtiqtincelerim arasrnda yabansr bir aynhk vardr. Oysa don Juan kesinlikle baqardr[rmr, bu baqanm karqrhfrnda da peyoteye iliqkin bilgi verecefini soyltiyordu. "Mescalito'yu ci[retmemi istemiyor muydun! Onunla yuz yize gelmeyi goze alabilecek saflamhktamrsrndrr, diye srnadrm seni. Qocuk oyuncafr delildir Mescalito. Ttim olanaklanna egemen olmahsrn. Artrk, istemini, tek baqrna yeterli bir cilrenme nedeni sayabilirsin." "Demek peyoteyi ofreteceksin bana?"

"Mescalito derim ben ona. Sen de ciyle de." "Ne zaman bagiry oruz?" "Kolay mr oyle birdenbire? Hazrc ol bi bakaltm." "Flazrrrm ben... Herhalde." "Oyun oynamlyornz burda. Higbi kuqkun kalmayana dek beklemen gerekir. Sonra tanrqrrstn onunla." "Kendimi hazrrlamam mr gerekiyor?" "Hayrr. Yalnrz bekleyeceksin. Belki vazgegersin bu sevdadan bi si.ire sonra. Hemen yrhyorsun. Dtin gece iqler btraz sarpa sarlnca kaErp gidecektin. Mescalito, amagta srkrhk ister."

OGRETILER

45

orda duran bir kamyonete doluqtuk. Ben, don Juan ve Krzrlderililerin daha geng olan ikisiyle arkada oturuyordum. Minder, srra falan olmadrfrndan, anayoldan grkrp da toprak yola saprnca, aracrn metal tabanr canlmlzr iyice acrtmaya baqlamrgtr. Don Juan, bir arkada$lrun evine gitti[imizi, arkada$lrun bana yedi tane Mescalito verecelini kulalrma fisrldadr. "Sende yok muydu ki, don Juan?" diye sordurn. 'oVar. Ama sana veremem ki! Bi baqkasrnln vermesi gere-

kiyor." "Nedenini aErklar mrsrn ltitfen?" "E, belki de hoqlanmayacak 'o' senden, belki de 'o' sevmez seni. O zaman duygularrnr 'ona' ycineltemeyeceksin. Qiinkti 'onu' tanrmryorsun ki! Oysa duygulannr belirtmen gerekir; bu da arkadaqh[rmrzm sonu olur." "Neden sevmesin beni? Ona bir gey yapmrq de[ilim ki!" "Gerekmezbi gey yapman belenilmek ya da be[enilme-

2
7

A{ustos 1961, pazartesi

Ispanyolca bilmererine karqrn, suiuguf, duruyorlardr. . Saat yedi buguk srralarrnda hepsi birden kalkrverdiler, evin arkasrna do!ru ytirtidtiler. uzun bir stire kimseden bir ses grkmadr. Don Juan gelmem igin bir igaret yaptl. Hepimiz

Don Juan'rn Arizona'daki evine cuma akgamr saat yediye do[ru vardrm. Beq Krzrlderiliyle evin ,urr*iii,nda otur;t;r_ du. Don Juan'r selamlayarak bturdum niiq"vler demelerini bekliyordum. sofiuk bii sessizlikten sonra'adamlardan biri kalkarak bana dofru ytirtidti, "Brenas noclhes,, dedi. Ben kalktrm ve " Buenas noche.s" diye yanrtlalim. Ardrndan cibiir adamlar da kalkrp. yaruma getoiler, "Brenas noches,, diye Tl"ld.u1p parmaklannrn_uglunn, qciyre bir degdirerek y;e; elimi bir an turup hemen briakrver6r"t tokalagirrar. * Hrpimiz oturduk. eok srkrrgan gorunriyorlar, hepsi de,

mek igin. Ya yana$lr sana, ya da teper." "Beni sevmedi diyelim... Kendimi sevdirmek igin bir geyler yapamaz mryrm?" - Yarumrzdaki iki adam bizi iqitip gtiltiqttiler. Don Juan, "Hayrr, yaprlabilecek bi gey oldulunu sanmryorum," diye yanrtladr. Sonra bagka ycine dolru gevirdi baqrnr; ben de konuqmayr kesmek zorunda kaldrm. Bir saat kadar gittikten sonra ktigi.ik evin cintinde durduk. Hava kararmrqtr. Stirticti farlan scindtiriince, yapmrn karaltrsrnt zar zor segebildim. Konuqmasmdan Meksikah oldulunu grkardr[rm geng bir kadtn, havlamayr kesmesi igin bir kopefe ba[rnp duruyordu. Kamyonetten inip eve dogru yi.irtidtik. Adamlar, kadrmn yarundan gegtikge, a$rzlarmn iginde geveleyerek "Buena\ noches" diyorlardr. O da karqrhk verip gene kcipelin ardrndan yrtrnryordu. Bir stire e$ya ile trka basa doldurulmu$ genig bir odaya girdik. Qok ufak bir elektrik lambasrrun donuk rqrlr odaya

46

DON JUAN'IN

ocngrilnni

OGRETILER

47

insanrn igini karartrcr bir hava veriyordu. Ayaklan krnk, oturacak yerleri bel vermig birkag iskemle duvara yaslanmrq duruyordu. Adamlardan tigti odarun en iri egyasl olan bir kanepeye oturdular. Qok eski, minderleri yerlere kadar goktik bir kanepeydi.bu. Donuk rqrlrn altrnda krrmrzr ve pis bir gori.intiqti vardr. obtirlerimiz iskemlelere oturduk. Uzun bir stire oyle sessiz durduk.

Adamlardan biri birden kalkrp baqka bir odaya gegti. Ellisinde gcirtinen, uzun boylu, ding bir adamdr bu. Az sonra bir kahve kavanozuyla dondti. Kapafrnl aglp kavanozu bana uzatil. iginde yedi tane yabansr gortintiqiti bir madde varcfi. Boylan ve gortiniiqleri birbirini tutmuyordu. Kimileri yuvarlafrmsr, kimileri uzuncaydr. Dokununca ceviz igini ya da qige mantarrnr andrnyordu. Kahverengimsi renkleri onlara sert, kuru ceviz kabulu gortintimti veriyordu. Avucuma ahp bir siire yiizeylerini ovuqturdum. "Bunlar gifnenecek (esto se mescaJ," diye frsrldadr clon
Juan.

da?" diye sordu. Ben de hig bciyle bir qey iqitmedigirni soyledim. Gtiney Amerika onlarm ilgisini Eekmiqe benziyordu; bir stire de Krzrlderililerden soz ettik. Sonra adamlardan biri neden peyote yemek istedifimi sordu. Ben de nastl bir qey oldu[unu o$renmek istedi[imi soyledim. Hepsi utangag utangag gtiltiqttiler. Don Juan yumuqak bir sesle "Hadi gifne, gifne (mesca,

Bunu s<iyleyene dek yanrmda oturmakta oldufunu falk etmemiqtim. obtir adamlara baktrm, affla hiEbiri bana bakmryordu; algak sesle aralarrnda konuquyorlarct. o anda kararsrzhk ve korkunun son kertesindeydirn. Kendimi kontrol edemez durumdaydrm"

"Ayakyoluna gitrnem gerek," dedim don Juan'a, ,'Qrkrp biraz dolaqayrm." Kahve kavanozunu elime verdi, ben de peyote pargalannr igine koydum. Tam drgan Erkarken kavanozu getiren adam aya[a kalkarak yanrma geldi ve ayakyolunun cibiir oclada oldufiunu sciyledi. Ayakyolu, kaprnrn kargrsma geliyordu. Bitigifinde de nerdeyse odarun yanslnr kaplayan geniq bir yatak vardr. Gelirken gcirdtiliirniiz kadrn yatakta uyuyordu. Kaprda gakrh kaldrm bir siire. sonra adamlann bulundufiu odaya clondiim. Evin sahibi olan adam bana ingilizce olarak: "Don Juan, senin Griney Amerikah oldti[unu soyledi. Mescal yok rnu or-

mesca)," diyordu. Ellerim terden strtlstklam olmuqtu, karrum kasrlmtqtr. Peyotelerin bulundufu kavanoz iskemlenin yanrnda yerde durmaktaydr. E[ilip, geliqigtizel bir tanesini aldtm, alztma koydum. Bayat bir tadr vardt. Isrnp ikiye boldtim ve bir pargasml gilnemeye baqladrm. Keskin, yaktcr bir acrhk duydum; a$zrm birden uyuguverdi. Qifinedikge acrhk arttyordu; bu da gegmeden boqanrrcastna salya salmama neden oluyordu. Diqetlerimde ve alztmrn iginde brraktrfr etki, tuzlu kuru et ya da bahk yerken oldufu gibi insant ha bire gifinemeye zorluyordu. Biraz sonra obtir pargayr da gifnedim. A[zrm ciyle uyugmu$tu ki artrk acrh[r da duymaz olmuqtum. Peyote pargalart, portakahn ya da qekerkamtqrrun lifli boltimleri gibi lime lime oluyordu. Bunlart yutmam mt yoksa ti.ikiirrnem mi gerektilini de bilmiyordum. O strada ev sahibi aya$a kalktr ve herkesi drqarrya, sahanh[a ga[rrdt. Hepimiz grkrp karanhkta oturduk. Hava gok gtizeldi. Ev sahibi bir qiqe kakttis likorti getirdi. Adamlar srtlart duvara dayalt, yan yana oturuyorlardr. Ben sa[ ugta oturmuqtum. Yarumda oturan don Juan peyotelerin bulundu[u kavanozu bacaklartmtn araslna yerleqtirdi. Sonra elden ele gezen giqeyi bana uzatarak afizrmdaki acrh$t almast igin biraz kakttis likorii igmemi sciyledi. ilk peyotenin liflerini tiiktirtip bir yudum aldrm. Don Juan igkiyi yutmamamt, salgryt btraz olsun kesmek igin yalnrzca a$zrmr galkalamaml soyledi. Bir parga kayrsr kurusu (yosa kuru incir miydi?) vercli-

48

DON JI.]AN'IN OGRETILERI

OGRETILER

49

karanhkta segemiyor, tadrnr da alamryordum-ve acele etmeden yavag yavag Eifnememi istedi. Bir ttirlti yutamryordum gi[nediklerimi; bofazrmdan gegmesi olanaksrzdr sanki.
Krsa bir duraklamadan sonra, qiqe gene dolagmaya baqladr. Don Juan bir parga kurutulmuq et verdi. Kamtmtn tok oldufunu soyledim. 'oBu yemek de[il ki," diye dayattr.

medilini dtiqtinerek sustum. O anda algrladrklanm gok karrgrktr. Iyice gori.iyordum ki diiqtincelerimin zihnimde apagrk durmalarrna karqrn, onlan dile getirmek olanaksrzlaqmrqtr. Suyun yabansr nitelifine iliqkin bir geyler sciylemek istiyordum ama konu$amlyordum. Sanki dtiqtinceler seslendirilmeden, apzrmdan srvr gibi akmaktaydr. Diyaframrmda kasrlma olmadan zorlamasrubtr kusma duygusuydu bu. Srvr sozci.ik.lerin tath tath akrqr gibi. igtim. Artrk kusma istelim gegmiqti. O srrada btittin gtirtilttiler kesilmiqti. Gozlerimi bir noktada toplayamryordum. Don Juan'r aradrm. Tam baqrmr geviriyordum ki, gortig alarumrn gozlerimin ontindeki yuvarlak bir boltime indirgenmiq oldufunu aynmsadrm. Urkiitticti, tedirgin edici bir duygu deEildi bu; tersine, bir yenilikti; gcizlerimi bir yone gevirerek yerleri bile stipiirebilirmiqim gibi geliyordu bana. Sahanh[a ilk gftnfrm zaman, kent rqrklannrn uzak prnltrlan drqrnda, her qeyin ka-ranhk oldu[unu gormtigttim. Oysa goriiq alanrmlr] gevresi iginde kalan her geyi iyice segebiliyordum. Don Juan'la obiir adamlan unutup kendimi btittintiyle, ifne ucu gibi keskinleqen gortigtimle. yerleri incelerneye verdim. Sahanhfrn tabanryla duvann birleqtifi yeri gordtim. Duvan izleyerek, baqrmr alrr a[rr sala Eevirdim ve don Juan'r duvara yaslanmrq otururken gordtim. Bu kez baqrmr sola d6ndiirtip suyu odakladrm, tencerenin dibini buldum. Baqrmr biraz kaldrnnca orta boyda siyah bir kopefin yaklaqtrfrnr gcirdtim. Suya do[ru geliyordu. Kopek, igmeye koyuldu. Elimle ittim kopefi. Gcizlerimi odaklayarak kope[e dikmeyi ve onu ciyle itmeyi gegiriyordum. Birden kopefin saydamlaqtrfrnr gcirdtim. Su, parlak ve macunumsu bir srvr gibiydi. Kope[in bo[azrndan igine gidiqini izledim. Hayvanrn ttim govdesine eqit olarak akryor ve her bir krhna dek ulaqryordu. Yanardoner srvlnrn, krllann her birini boydan boya gegerek uzun, beyaz, ipek gibi bir yele olugturdu[unu gcirdtim. O anda yefin sarsrntrlar gegirmekteydirn; bir de baktrm, gevremde bir tiinel oluqmuq; gok algak, dar, sert ve soluk bir tiinel... Dokununca, sanki aliiminyum varaktan yaprlmrq gi-

Bu stireg altr kez yinelendi. Altrncr peyoteyi gi$nedifimde soyleqmelerin iyice canlandt[tnt antmslyorum . Ne dilden konuquldulunu kestiremiyordum ama herkesin katrldtfr konuqmalann konusu gok ilgingti. Ben de katrlayrm, diye dikkatle dinlemeye gahqtrm. Ama bir qey soylemeye gabalayrnca baktrm ki konuqamryorum. Sozctikler kafamrn iginde dolanrp duruyorlar.

Srrtrmr duvara dayayrp adamlann neler soylediklerini dinledim. italyanca konuguyorlar, kcipekbahklarrnm aptalh[rna iligkin bir sozti yineleyip duruyorlardr. Ussal, tutarh bir konu gibi geldi bana konuqtuklarr qey. Daha onceleri don Juan'a Arizona'claki Colorado Nehri'ne, oraya ilk giden ispanyollarrn " el rio de los tizones (komtirle$mi$ odun nehri)," dediklerini anlatmrqtrm; birisi de " tizones" i yanhq hecelemiq ya da yanlrq okumuq ve nehre " el rio de los tiburones (kopekbahlr nehri)," demi$. Bu ciykiiyti anlattrklarmdan emindim ya, higbirinin italyanca bilmedi[i akhmrn kryrsrndan bile gegmemigti. Kusmak igin can atryordum. Ama bu eylemin nastl yaprldrfirnr anrmsayamryordum. Birine su getirmesini soyledim. Dayanrlm az btr hararet basmrqtr. Don Juan geniqge bir tencere getirdi. Duvann dibine brraktr. Bir de fincan ml maqrap.a ml ne getirmiqti. Maqrapayr tencereye daldrrrp bana uzatfi.Igmememi, yalruzc a apzrmr tazelememi soyledi. Suda yabansr bir parlakhk vardr; crva gibi yolun gori.ini.iyordu. Don Juan'a bunu sormak istedim ve dtigtincelerimi Ingilizce olarak toparlamaya gahgtrm. Ama onun ingilizce bil-

50

DON JUAN'IN OGRETILERI

OGRETILER

5l

biydi duvarlarmm her yant. Ttinelin iginde oturuyordum.


Kalkmaya gahqtrm, ama baqrmr metal tavana garptrm. Ti.inel, beni bofacak gibi daralmaya baqladr. Ttinelin ucundaki bir yuvarlak noktaya dofru siirtinmek zorunda kaldr[rmt anlmstyorum. Ucuna geldifimde, geldiysem e[er, kopeli, don Juan'I, kendimi falan unutmuqtum. Bitkindim. Giysilerim soEuk, yaprqkan bir srvrya batmrqtr. Dinlenebilecefim, ytirefiimin bciyle aclmaslzca vurmayacaflr bir yer bulmak igin oraya buraya dontip durdum. Bu doni.iqlerimden birinde gene gcirdtim kopegi. Ttim anrlar dontiverdi birden; zihnimde her qey yerli yerine oturuverdi. Don Juan'a bakrnak igin dondtim, ama kimseyi, higbir qeyi ayrrt edemiyordum. Kopefiin yanardcinerli bir renge blirtinmesinden, govdesinden yolun bir rgrk grktrfrndan baqka bir qeyi segmek olanakstzdr. Suyun gene kopefin iEine aktrfrnr, yanglna stkrlan kortik gibi onu nastl canlandrrdrfrnr gcirtiyordum. Suya uzanlp ytiztimii tencerenin igine daldrrdrm; kopekle beraber igtik. Ellerim ontimde yere dayahydr; igerken slvlnln damarlartmdan ktrmtzt, san, yeqil renkler yayarak akrqtnt izledim. igtikge igtim. iEtikge alevleniyor, rqryordum. Sular bedenimdeki biittin gozeneklerden ipek lifleri gibi grkasrya dek igtim" Arttk, benim de parlak, yanardcinerli bir yelem vardt. Kope[e baktrm; yelesi benimkine benziyordu. Benlifimi gok btiyiik bir mutluluk sartyordu. Belirsiz bir yerden gelen sanrnsr bir rlrkhfa do[ru koqtuk ikimiz de. Oyna$maya baqladrk. Ben onun, o da benim isteklerimizi bilesiye dek oynaqrp giireqtik. Kukla oyunlarrndaki gibi srrayla birbirimizi oynatryorduk. Ben, ayak parmaklartmt ktmrldatrnca onun kuyru[unu, bacaklartnr oynatttrabiliyordum. O da baq sallayrnca, dayanrlmaz btr zrplama iste[i duyuyordum. Ama en qeytanca numarast, otururken ayafrmla baqtmr kaqrtmasrydr. Kulaklarrnt safia sola sallayarak yaptrnyordu bunu. Bundan daha gtilting bir gey olamaz gibi geliyordu bana o zaman. Beni saran bu aqrrr dirilik duygusunu tantmlayabilmem olanaksrzdrr. Soluk alamayacak kerteye gelinceye dek gtildtim.

Gozlerimi agamryormugum gibi gok belirli bir duygu igindeydim; sanki bir sarnrg dolusu suyun iginden bakryordum. Uzun si.iren, acl veren bir durumdu bu; tistelik uyanrkmr$rm ama bir ttirlii uyanamryormugum gibi bir tasa igindeydim. Sonra yavaq yavag ortahk belirgin gizgileriyle gcirtinmeye baqladr. Gcirtiq alanrm gene yuvarlaklagrp geniqledi ve ola-

[an bilingli bir eylem yaptrm; dontip o olafaniistii yaratrfa


baktrm. Degiqimimin bu noktasrnda aqrlmaz bir giigliikle kargrlaqtrm. Ola[an durumumdan bu duruma gegiqim kendilifin-

den oluvermiqti. Farkrndaydrm; dtigtince ve duygulanm bu farkrndahfrn gerekli sonuglanydr; ve gegiq dtizgtin ve agrkga olmuqtu. Ama bu ikinci uyanlq gergekten garplcrydr. Bir insan oldulumuzu unutmuqtum ! Boylesine uzlaqtrrrlamaz bir durumun tizgtisii oyle derindi ki, afladrm.

5 Agustos 1961 , Cumartesi

O sabah, daha sonra, kahvaltr bitince evin sahibi, don Juan ve ben kamyonetle don Juan'rn evine yollandrk. Qok yorgundum ama bu kamyonette de uyunmazdr ki! Ancak eve vardrktan ve adam gittikten sonra don Juan'rn evinin sahanhfrnda

uyuyabildim. Uyandr[rmda hava karanyordu; don Juan tizerime bir battaniye ortmtiqtti. Onu aradrm. Evde yoktu. Az sonra bir gomlek kuru fasulye ile bir yr[rn tortilla (Meksika pidesi) getirdi. Oyle agtrm ki! Yemekten sonra dinlenirken onceki gece baqrma gelenleri anlatmamr istedi. Duyurnsadrklarrmr btittin aynntrlanyla ve elimden geldifiince ozenli bir bigimde anlattrm. Bitirdifimde, bagrnr salladr ve "iyi gidiyorsun; $u anda nasrl, neden, anlatmam zot, aml, anlattrklanna bakrlrrsa, qok iyi gitmiq. Qiinkti kimi zamangocuk gibi oynaqrr, kimi zaman da tirkiinEttir, korkungtur. Ya boyle oynaglr, ya da suratrndan dtiqen bin parga olur. Bi yabanclya nasll davranaca$rnr once-

52

DON JUAN'IN OGRETILERI

ocneriLER
dik.
Sonra baktrrn, sorumu yanrtlamadan uyuyakalmrq.

53

den kestirmek olana[r yoktur. Ama onu iyi tanrrsan, o zaman belki... Oynadrn onunla diin gece. Senden baqkasrna bdyle davrandr$rnr gcirmi.iq de[ilim." "Benim gegirdiklerim, bagkatrannrnkinden ne bakrmdan farkh?" "Sen Krzrlderili de$ilsin; bu bakrmdan kesin olarak belirleyebilmem zor. Gene de bi kimseyi, Krzrlderili olup olmadrfrna bakmakstztn, tutar ya da teper. Bu kesin. Qok gcird{im... Oynagtrfrnr da biliyorum. Kimi insanr gtildtirtir; ama bugtine dek kirnseyle bciyle oynadrlrnr gormiiq defilim.' "Peyotenin insanr nasrl korudufunu gimdi anlatrr mtsln,

ikimiz birden giilmeye baqladrk. Bir siire kendimize geleme-

6 Agustos 1961, Pazar

don Juan?" Soztim{i bitiremedim. Don Juan, gokertircesine omzuma vurdu.

"O adr kullanma demiqtim. Daha onu yeterince gormtiq


de$ilsin." "Mescalito nasrl korur insanlan?" "Yol gosterir. Btittin sorulannr yanrtlar." ' "Demek ki Mescalito, gergek bir varhk? Yani goriiiebilen

bir qey?' Bu sorulanm onu $a$trtmrqa benziyordu. Dalgrn dalgrn


ytiztime baktr.
o'Demem
qu ki, Mescalito..." "igittim ne dedifiini. Sen dtin gece gormedin mi onu?" Sadece bir kopek gordtigtimti sciyleyecektim , ama gaqkrn gaqkrn ytiztime baktr[rnr gor,iip, sustum. Sonra, "Sana gore dtin gecd gord{ifrim qey o muydu?" dedim.

Ktigiimsercesine bakmaktaydr bana. Iqittiklerine inanmamrq gibi gtilerek baqrnr salhyordu. Sesinde kavgacr bir titremle, ,"A'poco crees que era tu ---:-mama (Ya anantn ----- mr gor-

'"Manta" dtigiinii sandrn)?" diye patladr. demeden once duraklamrqfibiraz. qtinkti "tu chtngada madre" demeyehaznlandr$r belliydil.Bu, birisinin anasrna saygrsrzhk belirten bir deyimdir. "Mama" scizcti$ti ciyle uyumsuz bir durumdaydr ki,

Don Juan'r arabamla, peyote gifinedi[im eve gottirdtirn. Yolda, "bana Mescalito sunan" adamrn adrnrn John oldu[unu soyledi. Eve vardrfrmrzda John, sahanhkta iki geng adamla birlikte oturmaktaydr. Qok neqeli gcirtintiyorlardr; gtiltiqtip sciyleqiyorlardr. Ugi.intin de ingilizcelerr gok gtizeldi. John'a, yardrmrndan citi.irti tegekktir etmeye geldi[imi sciyledim. Sannlanma deneyimim srrasrndaki davranrglarrma iliqkin gortiqlerini almak istedifimi, cinceki gece neler yaptrfrrnr anlmsamaya gahgmr$sam da bir ttirlti baqaramadrfirmr sciyledim. Gi.iltiqti.iler. Ama pek gontillti gortinmtiyorlardr. Don Juan'rn yanrnda agrlmak istemedikleri belliydi. Olumlu bir igaret vermesini beklercesine ona bakryorlardr. Ben gormedim iuna, don Juan iqaretini vermiq olacak ki, birdenbire "lohn geceleyin neler yaptr[rmr anlatmaya baqladr. Dtin gece kustu$umu duyar duymaz "yakayr ele verdifimi" anladr[rnr soyledi. Otuzkezkadar kustufumu da ekledi. Don Juan onu dtizelterek yalnz on kez grkarmrg oldufumu belirtti. John si.irdtirdti; "Sonra hepimiz yaruna geldik. Kaskatr kesilmiqtin, gupmrp duruyordun. Srrt iistti uzanmlg, a}.rznr boyuna konugur gibi oynatryordun. Ardrndan da bagrnr yere vurmaya bagladrn; don Juan baqrna eski bir gapka gegirdi ve oyle durdun. Saatlerce yerde yatarak titredin, srzlandrn. O srralarda herkes uyuyordu, ama uykumun arasmda senin poflalnalannr, iniltilerini igitebiliyordum. Sonra bastrrdm grflr$r da, uyanrverdim. Baktrm ki, havalara ztplamaktasm, ba$rnp ga[rrmaktasm. Suya kogtun, tencereyi devirdin; baqladtn su birikintisinde ytizmeye.

DON JUAN'IN OGRETILERI

OGRETILER

55

"Don Juan brraz daha su getirdi. Oturdun tencerenin ba$lna. Sonra gene zrpladrn; bi.ittin giysilerini grkardrn. Suyun ontinde diz gokiip, kurbafialar gibi su iEmeye baqladrn. Bir ara durdun, gole baktrn. Hep oyle duracaksrn sandrk. Don Juan'rn da, herkesin de uyukladrklan bir srrada, birden gene ulumaya baqladrn. Kopefin ardrndan sefiirttin. Kopek korkup uiumaya baqlanrasrn mr! KaEtr, evin arkasrna gitti. O zaman
herkes uyandr.

"Hepimiz kalktrk. Bu kez obtir yandan, kopefii kovalayarak geldin. Kopek onde havlayarak, uluyarak koquyor, senden kagryordu. Evin Eevresinde yirmi turdan fazla attrn. Bir yandan da kopek gibi havlamaktaydrn. Qevredekiler ne diyecek diye tasalandrm. Yakrntmtzda oturan kimse yok ama oyle yilksek sesle haviryordun ki, gok uzakta oturanlar bile iqitmiqlerdir." yakaladrn, kucafrna ahp Genglerden biri ekledi: sahanhla getirdin." John siirdtirdii: "Sonra da oyuna baqladrn kcipekle. Gtireqtiniz. Birbiriniz rsrrarak oynaqtrnrz. Qok gtili.ingtti haliniz. Kopefim pek oyle oyuncu defiildir. Ama al takke ver ktilah yuvarlanrp durdunuz. 'oSonra da suya koqtun ve kopek de seninle su igti," diye atrldr geng adam. "Ikiniz de beq alnkez su igmeye gittiniz." "Ne kadar stirdii bunlar?" diye sordum. "Saatlerce," dedi don Juan. "Bi kezinde baktrk, ikiniz de yoksunuz. Arka yana kagmrqtrn sanlnm. Srrf uluma ve inilti sesleri geliyordu. Senin sesin trpkr kopek sesi gibi Erkryordu. O ytizden hangisi kimin sesidir, bilemiyorduk." "Belki de kopelindi bu sesler yalnrzca" dedim. Gtiliigmeye baqladrlar. John, "Sen de havhyordun evlat, sen de!" diye bastrrdr. o'Ee, sonra lle oldu?" Daha sonra neler oldufiunu anrmsamakta giigliik gekercesine, iig adam da birbirlerine bakrp kaldrlar. Hentiz soze kan$mamr$ olan geng adam, sonunda, konuqtu.

"Trkanrp kaldtn," dedi John'a bakarak. "Eveto hem de nastl tlkandrn ya! Katrla katrla a[hyordun. Oylesini hig gormemiqim. Sonra yere yrkrldrn. Dilini mi tstnyordun, nedir! Don Juan geneni agti, doktti suyu yi.iziine. Bir titreme aldr seni. Sarsrhp durdun. Ardrndan, bir stire devinmeden oyle kaldrn. Don Juan arttk gegti, diyerek, bir battaniye orttti iizerine. Eh, arttk sabah olmuqtu. Uyuyasrn diye seni sahanhkta brraktrk." Burada kesip, gi.ilmemeye gahqtrklart besbelli olan obtir iki adama baktr. Doniip don Juan'a bir qeyler sordu. Don Juan onu giiliimseyerek yanrtladr. John da bana donerek, "Seni burada brrakilk, iEerisini tslatmandan korktuk." Hepsi birden kahkahayt bastrlar. "Ne yapmtqttm?" diye sordum. "$ey mi..." John, bana oyktintircesine, "$ey mi de soz mti?" dedi. "Sana soylemeyecektik, ama don Juan onemi yok dedi. Kopelimin tistiine iqedin! " "Ne yaptrm?" "Kcipek, senden korktufu igin mi kagrlrsldu sandtn? Usttine igiyordun da ondan kagtyordu." Bu noktada kahkahalar tazelendt Delikanlilardan birine bir qey sormak istiyordum, ama gtilmekten beni iqitebilecek durumda defiildi. John stirdtirdii: "Ama kope[im grkarttr aclslnl; o da senin tistiine iqedi!" Don Juan'tn evine dcinerken, arabada sordum: "Bu anlattrklan gerEekten oldu mu, don Juan?" o'Evet," diye yanrtladr, *ama onlar senin gordti[tn qeyi bilmiyorlar ki! 'O'nunla oynadrfrnt nerden bilsinler? Bu ytizden, o vakit, seni tedirgin etmedim." "Oyle de, ben qu kopekle birbirimizin tizerine iqememizi sormuqtum." "Kopek de[ildi ki o! Kag kez soylemem gerek sana? 'Onu' anlamanrn tek yoludur bu. Tek yolu! Seninle oynayan,

56

DON JUAN'IN OGRETILERI

ocneriLER
di[im, gordtigi.im,

57

'o'ydu." de bunlarrn oldulunu biliyor muydun?" Yanrtlamadan cince bir an bocaladr. "Hayr, anrmsadrm, sen bana anlattrktan sonra, oyle tuhaf gortintiyordun ki! Ama korkmuq de[ildin. Ben de bi qey demedim-gerekme z drye..." "Kcipek, gerEekten benimle, ciyle anlattrklarr gibi oynamrq mrydr?" "Hay Allah! Kcipek defildi o!"
'oSana anlatmadan once

Yalntzca bu.' ,,Korkmak kotti bi qey defildir ki! Korktufun zaman deEigik gcirtirsi.in her geYi." "Ne yapayrm ben her qeyi defiqik gormeyi, don Juan? En iyisi, tvteicitito'yu cifrenmeyi bir yana brrakayrm. Beni aqryor bu ig. Vaziyetim berbat, desene!" 'oBerbat ya! Benim de oyle. Aprqrp kalan, tek sen defil-

sin."

17 Agustos 1961, PerEembe

ki, don Juan?" "Akhm hep dtin gece gordi.iklerinde. Mescalito seninle oynadr yahu! iqle buna qaqtrm. Bi belirti (yora) bu'" "Nastl bi belirti, don Juan?" "Mescalito seni bana gostermeye gahqryordu'" "Nigin?"
'oSana ne olmuq

Don Juan'a, deneyimlerimin bana neler duyumsatmrq oldulunu anlattrm. Amagladrlrm gahqmalar agrsrndan talihsiz bt olaydr bu. Bir daha Mescalito'yla buna benzer bir "karqrlaqma"yr pek istemedilimi belirttim. Baqrmdan gegenlerin btittintiyle ilging olmaktan cite oldulunu dofrulamakla birlikte, igerifindeki higbir qeyin beni yeniden kendisine gekebilecelini sanmadrlrmr da ekledim. Bu ttir u[raqlar igin yaratrldr[rma gergekten inanmryordum. Peyote deneyimim, bende, ahqrk olmadrlrm bedensel bir tedirginlik brrakmrqtr. Kesin olarak tanrmlayamayacalrm bir mutsuzluk ya da korkuydu bu; bir ttir melankoli. Do[rusu bunlan pek yticeltici bulmuyordum.

grk. Senin, 'r.gil"n kiqi' (escogido) oldu[unu belirtiyordu. Mescalito, seni bana itiyordu; boylece, senin 'seqilen kiqi'olclufunu anlatmak istemiqti bana." "Yani bir siirti insan arasrnda bula bula beni mi bulmuq? Bu gcirevi ytiklenmek igin bir beni seEmiq, oyle mi?" ,,De[il. Demem qu ki, Mescalito bana, aradr[rm kimsenin sen oldufunu sciYledi." "Ne zaman dedi bunu, don Juan?" 'oseninle oynayarak anlattr bunu bana. Sen de segilmiq kiqim oluyorsun bciYlece." "Ne demek bu segilmiq kiqi?" "Bildi[im kimi gtzler var (Tengo secretos). Seqilen kiqimi bulmadrkga, hig kimseye agrklayamayacalrm gizlerim var. Geg"n ge"" Mlscalito'yla oynadrfrnr gortince, senin o kiqi oldu[unu anladrm. Krzrlderili de de[ilsin, ama. olur gey

"O

zaman pek anlayamamtqttm, ama, qimdi her qey apa-

Don Juan gtilerek, "Ofirenmeye baqhyorsun.o' decli. "Eksik olsun boyle olrenim. Bana gore de[il bu iqler, don Juan." "Hep de abartrrsul." "Abartma falan degil bu." "Abarhyorsun. Yalnrz qu var, hep kdtti yanlannr abartrrsrn bi qeyin." "iyi bir yaru yok ki, bana gdre! Bana korku veriyor. Bil-

de[il!"

,,Benimle ilgisi ne bunun, don Juan? Ne yapmam gerekiyor?" "Karartmr verdim; bi bilgi adammm nasibi olan gizleri

58

DoN JUAN,IN

ocngrilEni

OGRETILER

59

gcire, ci$renmek buydu igte! s_onra, qunlan sciyledi:

olretecelim sana." "Mescalito'yla ilgili gizreri mi demek istiyorsun?,, "Evet. Ama, bildigim gizlerin hepsi bu de$il. Baqkala. da var. Birisine vermek isteoi$im oegiqitr i,iro"n gizler. Benim de bi ci[rermenim vardr. vetinimeii-. ;uqrlasr 6'i iq baqar_ mrqtrm; onun segiren kigisi olmuqrum. o da btittin uitiittlri_ ni bana cilretti.', Bu yeni roltimtin bana neler ytikleyece$ini sordum. o$renmekten bagka yapmam gereken bir qeyin- olmadrlrn, sciiledi. Yapfilrmrz iki oturu- ,rru'ndaki deneyimrerim bigi_ minde bir cilrenme olacakmrg. iqlerin bu bigim.e dcintiqmesi ne tuhaftr! Ben, peyoteye iligkin cilrenimi brrakaca[rmr akrrma koymugtum; bu diyesi_ mi tam ona anratacalrm srrada, adam g,iryor, bana,,bilgi,,sini sunuyor! Ashnda, ne demek istedigini de anlamu*rqtri, fu, gene de ortaya grkrveren bu y;i durumun afrrh[rnr hissermekteydim. B6yle bir gcirev igin yeterli niteliklerimin bulunmadr[rnr; bu iqin, bende olmayan ttirden ender rastlanan bir ytireklilili gerekrirdigini ileri s{irdtim. yaradrrrqrmrn, ancak baqkala.nrn yerin" g"tirdili edimleri inceleme'"tili_ minde oldu[unu anrattrm. onu srli srk ziyaretedip, onun her qeyle ilgili g6riiqlerini, dtiqtincelerini dinlemek isredi$imi sdyledim. Yalmzca orada otlrup, gtinlerce onun konugmala_ nnr dinlemenin beni daha mutiu Llaca[rnr belirttim. Bana

;tinmen gereken qey, igte budur. Korku yerine, bu noktaya versene akhnr birazt" "Bu, gok mu ola[antistii bir $ey?" "Senden baqka onunla oynayan kimse gormemiqtim. Sen, bizim ya$am bigimimize ahqrk defilsin; o nedenle, bu belirtiler seni rgalamryor. Oysa, afrrbaqh bi kimsesin. Ama, ne yazrk ki, hep kendinle hagrr neqirsin. Kendi drqrnda olup bitene bakmryorsun bile! Sorun burda. Yorar bu, adamt." "Baqka yaprlacak ne var ki, don Juan?" "Baqrnr kaldrrrp bak; gevrendeki tansrklan gor. Yalnrzca
kendisine bakmasr, adamr yorar. Yorgun adam da korleqir, her $eye kargr safrrlaqrr." "Do[ru diyorsun don Juan, ama nasrl defigebilirim." "Mescalito'nun seninle oynamasrnr dtigiin, qaq, tiqper. Bagka bi qey dtiqtinme. Gerisi, kendilifinden gelecektir."

20 Agustos 1961, Pazar

Dtin gece don Juan beni yepyeni bir bilgi alanrna gottirmeye baqladr. Evinin ontinde, karanhkta oturuyorduk. IJzun si.iren bir sessizlikten sonra, birden anlatmaya baqladr. Bana ofreti-

Konugmamr kesmeden dinledi. rJzunuzun anratryordum. "Zor degil btitiin bunlan anlamak. Korku, bilgi yolunda yenmemiz gereken birinci dolar dtigmanrmrzdr. Dahasr var. Merakh biiisin sen. Al bakal

sini, velinimetinin onu gomezlile aldrfr ilk giin kullandrlr srizctiklerin trpkrsryla verece[ini sciyledi. Don Juan bu scizci.ikleri ezberlemiqe benziyordu. Qtinkti higbirini kagrrmayayrm diye birkag kez yinelemiqti onlan: "Bi insan bilgiye, sava$a gider gibi yaklaqrr: Apagrk, korkulu, saygrh ve tam bi gtivengle. Bilgiye giderken ya da sava$a giderken bagka tiirlii davranmak, hata olur. Her kim bu hataya dtiqerse, piqmanhlr yaman olur." Bunun nedenini sorunca, gciyle bir yanrt verdi: "Bi insan bu dcirt zorunlulufu yerine getirince, higbir hatasrnrn hesabtnr vennesi gerekmez; bu koqullar altrnda ne yaparsa yapsln, ahmakga davranrq ve niteliklerden annmrqtrr. Boyle bi kimse,

Bir s[ire daha koyarak, onu caydrrmaya ga'gtrm. Ama, cigrenmekten \argr yipabilecefim oo baqka i", ormadrgrna ciyle inanmrg gcirtintiyordu kij... "Yanhg di.igtiniiyorsun," diye stirdiirdti konugmasmr. .._ _ "Mescalito seninle oynasrn ha! $agrracak q"y oog*su. Dti_

istemesen de cilreneceksin. Bu igin yasast U,iyt"...,,

rm! zaten

ri*

60

DoN JUAN'IN

Ocnnrileni

OGRETILER

61

ister giigten dtiqsi.in, ister yenilgiye u[rasrn, yalmzcakoca sa_ vaq iqinde ufak bi garprqmayr kaybeimiq sayrrrr. Acrnrp, piqmanhk duymasr gerekmez.,,

tem,in trpkrsryla" scizctiklerini iyice uurguloyurut birkag kez sciylemiqti.

sonra bana, kendi velinimetinin ona ci$rettifi ycintemin trpkrsryla, bi "dost"u cilretmeyi amagladr$rir soyteai. ,,ycin_

"Bi 'dost', insanrn yagamma, kendisine yardrm etsin, akrl versin, btiytik-ktigtik, do$ru-yanhg btittin eylemlerini stirdri_ rebilmek igin gtig versin diye, sokiulu bir erktir. Bu dost, insanln, yagamrru varsrllaqtlrrnasl, edimlerine krlavuzluk etme_ si, bilgisini ilerletmesi igin gereklidir. zatendost ormadan bilgi edinilemez." Don Juan bunlan biiytik bir inang ve ytirek gtictiyle sciylemekteydi. sozciiklerini ozente segtigini goni_ yordum. $u ttimceyi dcirt kez yinelemiqti: "Bi dost, sana her qeyi, higbi insanollunun aydrnlatamayaca4t denli agrk bigimde gcisterir u" unlu*un, ,uglur." "Koruyucu melek gibi bir qey oluyor demek bi dost?,' "Koruyucu evet, ama, melek de$il. Bi yardrmcrdrr o.,o "Senin dostun Mescalito mu?" "Defil! Mescalito bagka ttir bi erktir, benzersrzbi erk! Bi koruyucudur, bi cilretmendir." "Mescalito nasrl ayrrt edilir bir dostt an?', "Bi dost gibi uysallaqtrnhp kullanrlamaz o. Mescalito ki_ qinin drqrndadrr. Karqrsrna grkan ister bi brujo olsun, ister bi giftgi, kendisini defigik bigimlerde gcisterir onrara." Don Juan, Mescalito'nun dofiru yagam yolunun o[reticisi oldu$unu, btiyi.ik bir gogkuyla antattr. ona, Mescalito,nun yagam yolu"nu nasrl OErettiEini sordum. Don Juan, -'do!ru Mescalito'nun, nasrl yaganmart g"r"Ltigini gosterdigini soyledi. "Nasrl gosterir?" diye sorrnayl stirdtirdiim. - "Suyrsrz ydntemleri vardrr bunun. Kimi zamanelinde, ya da kayal arda, alaglarda gcisterir; kimi zaman da bakmrgrrn

burnunun dibinde gosteriverir. " "Bir resim gibi mi gtkarrr ontine?" 'oHayrr. Ontinde cifretir." "Mescalito konuqur mu insanlarla?" "Konuqur, ama sozciik kullanmaz." "Ya nasrl konuqur?" "Adamrna gore defiqir bu." Sorulartmln onu tedirgin ettifini sezmiqtim. Sormayr brraktrm. Don Juan, Mescalito'yu o[renmenin belli bir formiilii olmadr[rnr agrkladr. O ytizden Mescalito drqrnda hig kimse onu ofretemezmig: henzersiz bir erk olmastntn nedeni de buymuq. Herkese ayn bigimde gortiniirmtiq. Oysa, bir dost edinmek iEin gok i),i belirlenmiq bir o[reti oldu[unu ve bunun agamalartnt tek bir sapma yapmadan adrrn adrm izlemek gerektifini sciyliiyordu don Juan. Di.inyada bu ttir birEok dost erkler oldulunu, ancak bunlardan yalnLzca ikisini iyi bildigini soyledi. Yol gosterip beni onlara gottirecek ve gizlerini gcisterecekrniq. Ne var, yalmzca bir tanesini alabilirmiqim. itisinden hirini segmekte ozgiirmtiqtim. Kendi velinimetinin dostunun, la yerbe del diebloda (qeytan otu) oldufunu soyledi. Ama, velinimeti ona bu otun gizlerini o[retmiqse de, don Juan pek be[enmemig. Sonra kendi dostunun humitoda (ktigi.ik duman) oldu[unu soyledi; ama bu dumanln niteliklerine pek de[inmedi. Ben sordum. Don Juan, sessiz, durdu. Uzun bir aradan sonra gene sordum: o'Ne tiir bir erktir bir dost?" "Bi yardrmcrdrr demiqtim ya!" "Nasrl yardrm eder?"

"Dostlar, insanr kendi srnrrlannrn otesine gotiirmeye yetenekli erklerdir. HiE kimsenin agrklayamayacafr qeyleri iqte boyle gosterebiliyor bi dost"" "E... Mescalito da insanr srnrrlarlnln dtesine gottirtiyor. O da mr bir dost sayrlrr?"

62

DON JUAN'IN OGRETILE,RI

"Hayrr. Mescalito, insanrn kendisini aqrp o[renmesini saflar. Dost ise insanr drqa grkarrp ona erk verir." Bu noktayr daha aynnhh olarak agrklamasmt ya da ikisi arasrndaki aynmr tam olarak anlatmaslnl istedim. Ama, uzun uzun bakrp giildti. Soyleqilerle cilrenmenin yalnrzca zaman savurganhfr defil, tistelik aptalhk da oldugunu, gtinkti cilrenmenin bir insanrn tistlenebilece[i en zor gorev oldufunu soyledi. Kendi noktamr buhnaya gahgtrfirmzaman, biittin bilgileri onun bana haztrca vermesini bekledilim iEin, o noktayr hig ufraqmadan bulmak istedifimi anrmsattr. Oyle yapmrg olsa, asla cifirenemeyecefiimi belirtti. Kendi noktamr bulmamrn ne denli zor oldufunu bilmek bir yana, en baqta boyle bir noktanrn varhfrnr olrenmek bile, benzersizbir gtiven duygusu verirmig bana. "Iyi nokta"ma adamakrlh sanlrrsam, higbir qeyin bana bedensel zarar veremeyecefini, giinkti o cizel noktamda en emin durumda bulundu[um inancrna sahip bulunaca[rmr soyledi. Zararh ne varsa ptisktirtebilecek erkim olurmuq o zaman. Oysa, o noktanrn nerede oldufunu bana sdylemis olsaymrq, bunun gergek bir bilgi oldulu savrnda bulunabilme inancrm olamayacakmrq. Bu nedenle, bilgi, gergekten erk demekmi$.

3
Don Juan, bana dost erklere iligkin bilgi vermeyi kararlaqttryachktan sonra, bu konularl gergek tifirenme yontemi dedifi bigimde ofrenrarcr (pragmatik) ve benim de katrlaca[rm bir ,rr.y"'i,uri, oldufum kanrsrna vardrfr zamanakadar geEen iki yrlian fazlabir stire boyunca, soz konusu iki dostun genel niieliklerin I azat azat tanrmlamrqtr. Beni, btittin sozlli aulattmlarrnrn ttim ofretilerinin ere[i olan, olafandrqr gerEeklik durumlann ahaztlamrqtt. Onceleri dost erklere iliqkin konularr geliqigtizel bir bigimde anlatmrqtr. Aqa[rdakileri, obtir konulardaki soyleqi notlanmdan grkardtm.

Don Juan daha sonra bir qey ofirenmek igin yola Erkan bir kimsenin, benim o noktayr bulmaya gahgrqrm denli zorlu brr gabaya girmesi gerektifini; ofrenebileceklerinin de o kiqinin kendi yaradrhqryla srnrrlr oldufiunu anlattr. Bu nedenle, bilgiye iliqkin lakrrdr etmekle bir yere varrlamazmtg. Don Juan, kimi ttir bilgilerin, benim gtictimti aqtr[rnr, bunlardan soz etmenin, benim igin zararh olaca[rnr da soyledi. Bagka bir qey sciylemek istemedi[ini seziyordum. Nitekim kalktr, eve do[ru yiirtidti. Ben de bu iqlerin beni bunalttrfrnr soyledim. Ta-

sarlamrq oldulum, istedifim qeyler bunlar defildi. O da korkulann do[al oldu$unu soyledi; hepimizin zaman zaman korkuya kaprldrlrnr, bu konuda yapacak bir qey bulunmadrlrnr anlattr. Ama beri yandan, cifirenme iqi ne denli iirkting olursa olsun, bir insanrn dostsuz ya da bilgisiz kalmasrnrn daha da korkung oldu[unu ekledi.

23 Agustos

I96l

, QarSamba

64

DON JUAN'IN OGRETILERI

Ocnn'ril-ER

65

"$eytan otu (Jimson otu) velinimetimin dostuydu. Benim de olabilirdi, ama pek befenmedim ben." "$eytan otunu neden be[enmedin, don Juan?" "Onernli bi sakrncasr vardr da..." "6btir dost erklerden daha aqalr mr kalr?" "Hayrr. Yanhq anlamayasln. En iyi dostlar denli erklidir. Ama, kiqisel olarak tutmadr[rm yanlan var da!" "Anlatrr mlsln, neymiq onlar?" "$rmartrr insanlan, erki vakitsiz tattrnr onliira. Daha ytirek giicii kazanmadan edindifii bu erkle, baskrcr olur grkar adam. Kestirilemez ne yapacafr. Koca erklili[inin ortasrnda dermansrz kahverir." "Onlenemez mi bu durum?" "Onleyemezsin, ama tistesinden gelecek bi yol vardrr. Bu otun dostu oldun mu, bedelini boyle cidersin." "Bu etkisinin i.istesinden nasrl geliniyor, don Juan?" "Ddrt baqhdrr qeytan otu: Kokii, sapryla yapraklan, gigekleri, bi de tohumlan. Her biri de[igiktir" Onunla dost olan kimsenin bunlan bu srrayla ofrenmesi gerekir. En onemli baq, koklerdir. $eytan otunun erki koklerinden geger insana. Sapryla yapraklan sayrrhklan sa[altrr; iyi kullanrhrsa, insanhla mutluluk bafrqlayabilir bu ot. Ugi.incti bag, giEeklerindedir; insaniarr grldrrtmaya, onlara boyun e[dirtmeye ya da onlan oldiirmeye yarar. Bu otun dostu olan kimse, gigeklerini yutmaz. Yalnrzca kokleri ve tohumlan kullanrlr bunlarm. En gok da tohumlan. $eytan otunun dordtincii baqrdrr tohumlar, dordii arasrnda en erklisi iqte bu tohumlardrr. "Velinimetim bu tohumlara ayrk bag' derdi-insana yiirek gtictinti yalnrzca bu baq verir. $eytan otu, korudufu kimselere karqr ye[inin ye[inidir. Qtinkti daha onlar 'ayrk baq'm gizlerine ermeden, bakmrqsrn oldtiri.ivermiq onlan bi grrprda. Srk srk yaparmr$ bunu. Gergi ayrk bagrn gizlerini gozenlerin de Erktr[rnr sciylerler. Bi bilgi adamr igin ne yaman bi baqano

"Velinimetin bu gizleri gOzmtiq mti?" "Haytr, gozmemiq." "Sen gordiin mti hig Eozen birisini?" ..Haytr. o adamlar, bu bilimin gegerli oldufu vakitler ya.
qamtqlar."

..E, bu adamlart g6ren bir kimseyle de mi tanrqmadtn?''


o'Tantgmadlm."

..Velinimetinrastlaml$mrboylebirilerine?''
"Rastlamtq." "$eytan otunu uysallaqtrrrp dost durumuna getirmek \ayitOr zlarrmrz barrqmadr bi tiirlti; da, zor gey yoktur ddnyaOa. onu sevemedim diYe mi ne!"

"Aytk baqrn gizlerini neden ci[renmemig?"

DonJuan,umursamadrlrnrgOsterircesineomuzlartnt "geytan silkti ve bir siire sessiz kaldr. sonunda, ona qimdilik otunun otu,, dedi[imi zi (su nombre de leche) belirtti. $eytan gebagka adlarrnrn da oldufunu, ama bunlan kullanmamak rekti[ini, hele bir dostun erkini uysallaqtrmayl ofrendi[i stiyledi' srada bu adlan ga[rrmanrn gok sakrncalt olacafrnr sordum' Bu adlar, gagrrmarirn n" gibi sakrncalan oldufunu srkrntr iginDon Juan da yanrtrnda, iniarun ancak btiyi'ik bir deyken,yardlmagalrrmakamacrylabuadlartalznaalmast -nlgi arayan bir kimsenin yaqamrnda .er geiekti[ini soyledi. U6;1. anlar gelece[Ini iyi bilmem gerektifini de ekledi' Eeg

Eylill

1961 , Pazar

bitkisi toplaBugtin ofleden sonra don Juan, ktrlarda Datura


dr.

dtr!"

Durup dururken lafi qeytan otuna getirmig' tepelere.g:\uyoredeki da[larak bu ottan aramamlzr onermiqti. Arabayla o bir ktirek grkanp bir dere ra yollandrk. Arabamrn bagajrndan srklaqan yuiugrrru indim. yumuqak, kumlu toprakta gittikge

-*
OCNBTiLER
61

66

DON JUAN'IN OGRETILERI

gahlara takrla takrla epey ytirtidtik.

Don Juan, koyu yeqil yaprakh, gan bigiminde koca koca gigekler agmr$ ufak bir bitkinin yanrnda durdu. "iqte bulduk," dedi. Ve vakit gegirmeden bitkinin dip gevresini kiirekle agmaya baqladr. Ben de yardrm edecektim, ama, baqrnr sertge sallayarak kanqmamamr belirtti. Bitkinin gevresinde yuvarlak bir gukur agtr: koniye benzeyen, drq kryrsr derinde olan, gemberin ortasrna dofiru e[iklegerek bir ki.ime oluqturan bir gukurdu bu. Kazmasr bitince, bitkinin saprna doni.ip, diz goktti ve parmaklarryla gevresindeki yumugak topralr ayrkladr. Qelimsiz saprna oranla, iyice enli olan kocaman, yumrulu, gatal gatal koktintin on santimetre kadannr ortaya grkardr. Don Juan bana dontip, bitkinin "erkek" oldu[unu sciyledi; koktin, sapla birleqti[i noktada gatallaqmasr, bunu gosterirmiq. Sonra kalkarak uzaklaqtr; bir qey arryordu. "Ne anyorsun, don Juan?" "Qomak gibi bi gey arlyorum." Ben de aramaya koyuldum, ama durdurdu. Be$ altr metre otedeki bir kayah[r gostererek, "Sen arama! Git otur qurda. Ben bulurum," dedi. Az sonra baktrm, elinde uzun, kuru bir dalla dcinmekte. Bu dah, iki koldan inen kcikteki topraklan temizlemek igin, sokup grkarmaya baqladr. Kokler, qimdi, 60 santimetre dibe dek iyice temizlenmig durumdaydr. inclikge, kokti saran toprak katrlaglyor, elindeki dal pargasryla kazrmasr olanaksrzlaqryordu.

"Ne sopaslymlg o oYle?" "Palot,er"de a$acrntn kuru dallan iyi gelir bu iqe' Kurusunu bulamazsan, yaglnl kesersin. O da olur'" "Obtir afaglarrn dallarr olmaz m1?" "Yalntz palot'ertle dedik a! Baqkast olmaz!"

..E...$eytanotunundavardrrarkadaqlart.Buyoredeiyi gegindif r bi- paloverde a[acr var-baqkastnt tutmaz (lo turico -quL pr*de1. wauri kiirekle bozarsan, gene ektilinde tutmaz' Arna bu sopa onu incitse de, aldrrmaz pek'" "Peki ne yapacakstn qimdi bu kokii?" "Kesecefiim. Brrak beni artrk. Git baqka bitki bul kendine, gaftrtrtm ben seni."
"Yardtm edeYim?" "Gerekirse ben sana soYlerim'" Uzaklaqtrm. Bagka bir bitki arar gibi yaptrrn. Qaktrrmadan onu gozetleme istegimi zar yeniyordum. Az sonra, don Juan yanlma geldi. "$imdi de 'diqi'sini arayallm," dedi' "Nastl aytrt ediyorsun diqisini erkefini?" ,.Digileri epey yiikselir yerden; ufacrk bi afag gibi olur. Erkekleii yana do[ru bi.iytir, galt gibi yayrlrr. Diqisini ErkannE'rca goreceksin, koktintin gatallagmadan dibe nastl indifini" gatallagrverir'" te$inAe kok, saptan sonra "Bu Beraberc e Datuyalarl inceledik. Bir bitki gosterip, digisi," dedi. Bunun da gevresini, oteki gibi kazdr. Kok ortaya grkar grkmaz, demin soylediklerine uygun oldufunu gorOti*. O, kdkti kesedursun, ben yarundan uzaklaqtrm. Daha biiytik olan erkefini aldr, genig bir tepside.yrkadr. Koktindeki, sapmdaki, yapraklapndaki tozu toprafir iyice sildi. Bu titiz temiziikt"n ,orrru, kokle sapm birleqtikleri yerin Eevresini krsa, testereii bir gakryla enlemesine genterek, bir krnqta aytrdr' Sapr ahp yapriklulnr, giEeklerini, dikenli tohum zarflartnt uyit uyri obekter halinde yrfdr. Kurumuq ya da kurtlann ye-

"Neclen acaba, don Juan?"

Baktrm, Don Juan durmuq. Oturmuq, soluk almakta bir ara. Gidip ben de oturdum yamaclna. Hig konuqmadan durduk.

"K{irekle kazrp grkanversene! " dedim dayanamaylp. "Fidanr zedeler, incitir bi yerini. Bu yorede yetigen bi a[acrn dahnr buldum ki, yabancr bi nesneyle hrrpalamaktan daha az incinsin kokgefiiz diye."

j-

{r-

68

DoN JUAN'IN

ocnprilpni

OGRETILER

69

etti.

mig oldu$u krsrmlannr atlyor, yarnrzca bozulmamrg, sa[lam p.argalarr topluyordu. Kciktjn iki dahnr yan yana getiiip ik] ye_ rinden sicimle ba[ladr. K6k dailarmrn- birieqtifii notiuya irafifge bir gentik attr ve kr'p ayrrarak, boylarieqlt il.i kcik elde
Sonra bir parga kaba guval bezi ahp igine cince beraberce

iki kok dahnr, onlann tisttine de dtizgiince yerlegtirerek yapraklannr, sonra da gigekleri, tohu nt zarflan_ nl ve saprnr koydu. tsezi yukan katlayrp kcigelerini dtiliimle_ di. Digi olan oreki bitkiyi de trpkr bu bigimde iqlemeye baqladr. Yalmz, kcil<tinti kesmeyip ters y harfi gibi gatai ouru_ munda brraktr. Bunlan da bagka bir beze ,urdr. nitirdiginoe, akgam olmugtu.
ba$lanmrg olan

Sonra eve girip guval bezinden yaptr$r bohgalardan birini getirdi. Yere oturdu, bohgayr agtr. Baktrm, erkek olanrydr. Koki.in de yalnrz bir pargast duruyordu. Ilk koyaca[r iki pargadan kalarunr ahp ytiztime tuttu. "Senin ilk pargan bu iqte," dedi, "sana verdim. Senin yerine ben kestim. Kendim olgttim; qimdi de onu sana veriyo-

rum."

Bir

an, havug gibi kemirmem

mi gerekecek bunu, diye

gegirdine; ama qtiktir ki, don Juan pargayr ktigtik beyazbtr bez

torbaya yerleqtirdi.

Eyltil

1961 , QarSamba

Bugi.in akqama

an, durup dururken,

do[ru geytan otu konusuna dondiik. Don "$u otra baqrasak bugtin!" dedi.

Ju-

incelik gcisterip biraz bekledikten sonra, ,,Ne yapacaksrn qimdi onlan?" diye sordum. "Kazrp grkardr[rm, kestilim o bitkiler benim," diye yanrtladr, "ciztimden sayrhrlar; geytan otunu uysallaqtrr*uy, ogretece[im onlarla sana. " "Nasrl yapacaksrn bunu?" "$eytan otunun tohumla' iki pargadan (partes) olugur. Birbirine benzemezle4 ikisinin de amal, gcirevi baqkadrri' sol elini agarak, yerde, bagparmafryla ytiztikparmafrnrn ucu arasl kadar bir boli.im cilgtti. "Bu, bu benim payrm. sen kendininkini kendi elinle 619. Evet, qeytan otu tizerinde egemenlik kurmak igin, kctkijn ilk pargaslnr alarak baqlamahsrn. Ancak, seni ona ben gcittirdti_ $time gcire, benim pargam olmug oluyor."

Evin arka yaruna gitti. Yere bafdaq kurup yuvarlak bir manoyla torbadaki kokti dcivmeye baqladr. Havan iqini gciren geniq, yassr bir taq tizerinde gahgryordu. Ara srra iki taqr yrkryor, grkan suyu, ktittikten oyma yassl, ufak bir kapta biriktiriyordu. Bir yandan vuruyor, bir yandan da gok yumugak bir sesle dua mt, qarkt mt anlayamadrfrm bir ezgi sciyltiyordu. Torbadaki k6k, dovtile doviile yumuqak bir lapaya dcintiqtince, torbayr a$ag kaba oturttu. Yasst taqla dovme ta$tnr da a$ag kaptaki torbarun tizerine yerleqtirip, kabr suyla doldurdu. Sonra bunlan ahp, arka bahgedeki parmakhfa dayalt duran dikdcirtgen bigimindeki y ala$a gotiirdti. Kciktin, sabaha dek suda kalarak, gece havastnt (el sereno) Eekmesi gerektifini soyledi. "Yann, hava gtineqli olursa, srcak olursa bu gok iyi bir belirti saytltr," dedi.

I0 Eylill

1961 , Pazar

Eyliil) hava agrk ve stcakh. Don Juan bu iyi yoraya gok sevinmiq, durup durup qeytan otunun beni sevmig oldufunu yinelemigti. Kok, sabaha dek suda kaimrqtr. Saat 10:00 sulannda arka bahgeye gittik. AEUE kabr yalaktan grPergembe gtinti (7

karrp yere koydu ve yaruna goktii. Torbayr ahp, kabrn dibine bastrra basttra ezdt. Torbayr su dtizeyinin birkaE santim tize-

70

DoN JUAN'IN Ocnprir_nni

OGRETILER

71

na.

danhkla, sa'mtrrak bir kay'ar su da getirmiqti. Agag taui ur_ raz yana devirerek ozenle tistteki suyu bogalttr. oipt" yo[un bir gokelek kalmrqrr. Srcak suyu uu gotet.gin tizerine ddktLi ve alag kabr gene gLineglenmeye brraktr. Bu iglemi birer saati a$an arahklarla tig kez yi'eledi. so_ kaptaki suyun gofiunu boqartarak, aicqam grineqini gci'u'da recek biEimde egik olarak orada brraktr. Birkag saat sonra dondti[iimiizde, hava kararmrqtr. Kabrn _._ dibinde macunumsu bir tabaka oluqmugtu. ya' piqmiq, beyazrmsr ya da agrk gri renkli nigasta gorrintimiindbycli. 'ni, guy kaqrlurr dolduracak kadar uurdr. Ka-br eve gottirdti ve biraz su kaynatmaya bagladr. Ben de, rizg6,rn ka-ptaki macunumsu rnadde tizerine ugurdu[u pislikleii ayrklamaya koyuldr_rn-r. Alayh bir sesle: "Yok br zarart, brrak!', cledi don Juan. sonra, kaynayan sudan bir bardak kadar ahp tarrta kabrn igine doktti. Daha once kullanchfr sanmtrrak suclandr bu da. Kaptaki macun eridi, si.itiimsti bii duruma geldi. "Ne suyu koydun igine?,,cliye sordum. "Dereden toplacrrfirm yemiqlerin, Eigeklerin suyu,,, credi. Kabrn igindekileri saksryabenzeyen eski bir toprak maqrapaya boqalttr. srvr hfild srcakrr. Don Juan, i.ifleyeiek sofui_ maya galrqtr. Bir yudum igti; sonra magrapayr bzura uzattl, "ig bakallm," dedi. ig.yim mi igmeyim mi derneye kalmadan, dikiverdim hepsini. Belli belirsiz bir acrh[r vardr suyun. Ama kokusu keskin mi keskindi. Hamambocegi kokuyoi.uq gibi geldi ba-

rinde tutarak igindekileri srkmaya bagladr. sonra torbayr suya daldrrdr. Arr arda yineredi bu igiemi tig kez. igindekil.l tuLu bogaltrp, torbayr yala[a attr. Kibr gtineqin alnrna brraktr. iki saat sonra clo'tip baktrk. Don Juan orta boy bir gay-

baqlamrqtr. Qok gegmeden tiqtimeye baqladrm. Terden srtlsrklam olmuqtum. Acr duyuyordum. Don Juan, gozlerimin cintinde bir karahk ya da kara leke-

ler gcirtiniip gortinmedifini sordu. Ben de her qeyi ktrmtzt gtirdii[timii soyledim.
Diqlerim birbirine vuruyor, denetleyemedi[im bir sinirlilik, ba[rlmrn ta ortasmdan btittin bedenime do[ru dalga dalga yayrhyordu. Sonra da korkup korkmadrfrmr sordu. Don Juan'tn bu sorusu anlamsrz geldi bana. Korku iginde oldufumu soyledim. Ama don Juan, ondan korkuyor musun, diye tsrarla sorunca, ne dedi[ini tam anlamadrm. Evet dedim. Gtildii. Ashnda korkmadrfrmr soyledi. Krmrzrhk stirtiyor mu, diye sordu. Koskoca bir krrmrzrhktan bagka bir gey gordtiftim yoktu ki! Bir stire sonra daha iyi hissetmeye baqladrm kendimi. Sinirsel kasrlmalar gegmiqti. Yerini hafif afrtlt, tath bir yorgunlu[a, dayanrlmazbir uyku isteline brrakarak. Gozlerimi agamryordum. Arna, don Juan'rn sesini iqitebiliyordum. Uyuyup kaldrm. Kendimi koyu bir krrmrzitpa batmrq gibi algtlamam btitiin gece stirmtiqtti. Diiqlerim bile ktrmrzrydr. Cumartesi giinii ofleden sonra 3:00 stralartnda uyandtm. Nerdeyse iki gtin uyumuqtum. Baqtmda belirsiz bir alrr vardr. Midem bozulmuqtu. Bafrrsaklarrm, krsa arahklarla, delici bir sancrya tutuluyordu. Bunun drqrnda, her gey olalan bir uyanrqtaki gibiydi. Baktrm, don Juan evin ontinde kestirmekte. Bana bakrp giildii: "iyi gitti cinceki gece," dedi, "srrf krrmrzr gcirdi.in. Onemli olan da budur." "Krrmlzr gcirmeseydim ne olurdu?" "Karahk gori.irdtin o zaman O da kotti bir belirtidir." "Ne bakrmdan kcitti?" "insan karahk gortirse, qeytan otuna gcire defildir demektir. Kusar, igi drgrna grkar-yeqil ve siyah." "Oltir mti?"

Birden terlemeye baglacLm. Bir srcakhk basryordu. Kanrm baqrma hticum etmiqti. Goztimtin cjntinde krrmrzr bir be_ peyda olmuqtu. Kann kaslanm acr verircesine kasrlmaya

'ek

12

DoN JUAN'IN ocngrit-pni

OGRETILER hlara, hatta agk delisi kadrnlara." "Bu kcikler erk kazanmaya yarar demigtin; demek ki baqka iqlere de yarryormuq."

"Olmez ama, uzun siire hasta kalr." "Krrmrzr gcirtirsen?" o'a zaman kusmazsrn. K6k, zevkli gelir bu kimselere. Bu da o kimselerin giiglti ve zorlu oldu$unu gcisterir. ot sever bunu. Bciyle ayartm onlan. igin tek kcttti yoni, otun verdi[i erk kargrhfirnda, insan tutsak olur grkar ota. Ama yapacak ui quyimiz yoktur bu konularda. Biz yalnruca opren-"t igin yaqarn. ryi ya da kotti bi qeyler cifrenirsek, krsmetimizde oldu[u igindir bu." "$imdi ne yapmam gerekiyor, don Juan?" "$imdi de kciktn ilk bciltimtini,in obtir yansrnrJan kesti$irn stirgini (brote) drkeceksin. yansrnr, cjnceki gece igmiqtin. $imdi de cibtir yansrnr dikmek gerekiyor. Airl gclievin olan bu bitkiyi uysallagtrrma iqine giriqmeden once, b[yiimesi ve tohurnlanmasr gerekir onun.', "Nasrl uysallaqtrracafrm? " "$eytan otunun uysallagtrrrlmasrn a koktinden baqlanrr. Koktin her bi boltimtiniin gizini adrm achm ofreneclksin. Gizlerini o$renmek, erkini elde etmek igin, iqmek zorundasrn bunlan. " "Obijr boltimler de ilki gibi mi hazrlanacak?" "Haylr, her bciltimti baqka baqka ycintemlerle hazrlanrr." "Bu farkh bciliimlerin etkileri nelerdir?', "Demiqtiffl ya, her biri ayrr bi erk biEimini ofretir. Gegen gece iEtilin, daha bi qey sayrlmaz. l{erkes iEebilir onu. Ama koktin obtir bciltirnlerini arrcak brujorar igebiiir. Bunlann sendeki etkileri ne olur, bilemem. $eytan otu seni be$enir mi, be$enrnez mi? Gcjr ecepiz." "Ne vakit?" "Bitkin btiytisiin, tohumlansur... " "Ust bol,iimi.inti herkes igebildifiine gcire, bu ne yarar sa!lamrq oluyor?" "sulandrnhp igilirse, her ttirlti erkeklik gticti sorununa iyi gelir. Dingliklerini yitirmig yaqhlarla sertiven arayan delikan-

Ytizi.ime uzun uzun baktr. Bakrqr uzadrkga, srkrlmaya bagladrm. Sorum, onu krzdrmrqh sanki! Ama nedenini kestiremiyordum. Sonunda, kuru bir sesle 'oBu ot, yalnrzca erki igin kullanlhr," dedi. Biraz durakladrktan sonra da, "yeniden dingleqmek isteyen adam, aghfa, yorgunlula katlanmayl rizleyen geng, birisini oldtirmek isteyen bi kimse, ategini kcirtiklemek isteyen kadrn-bunlann hepsi erk pegindedir. Ot, veriyor onlara istediklerini! h{asrl, begendin mi bu otu qimdi?" diye sordu.

"Yabansr bir dinglik duygusu verdi bana bu ot," dedim. GerEekten de ciyleydi. Uyandrlrm srrada dikkatimi gekmiqti bu. Qok tuhaf bir rahatsrzhk, hrzrnr alamamrqhk duygusu sarmrqtr Lreni; btittin bedenim, olalantistii bir hafiflik ve zindelikle krprrdryor, geriliyordu" Kollarrm, bacaklanm kaqrnlyordu. Omuzlarrn qiqmig gibiydi. Srrt ve boyun kaslanm sanki beni itiyor ya da bana apaca siirtiin0yormuqum duygusunu veriyordu. Tos atsam, duvarlarr yrkanm gibi geliyordu.

Artrk konuqmuyorduk. Sahanhkta bir siire daha oturduk. Don Juan'rn uyumak i.izere oldufunu gcirdtim. BirkaE kez,bagt oniine dtiqmtiq; sonra da bacaklarmr uzatrverrnig ve uyuyakalmrqtr. Ben de kalkrp evin arkasrna do$ru gittim. Fazla enerjimi yakmak igin, bahgedeki gcipleri, gereksiz yr[rntrlan

temizledim. H"p,

bir gtin qunlan temizleyelim, dedi$ini

anrmsamrgtrm, don Juan'rn.

Epey sonra don Juan uyarup da yaruma geldifi zaman, iyice rahatlamrg durumdaydrm. Oturup bir qeyler yedik. Yerken, don Juan, nasrlsrn, diye sordu tig kez. Her zaman boyle sorular sormadr$mdan dayanamachm, "Neden soruyorsun, don Juan? Kok suyunu igtim diye kotti bir geyler mi olmasr gerek?" Gi.ildi.i" Bir geytanhk yapmrg da, ara srra? bu qeytanhfrnrn

DoN JUAI{'IN

ocnBrilpni

OGRETILER

75

ne sonug verdifine bakrp duran haylaz bir gocuk gibi davraruyordu. Gi.ilmesini stirdiirerek: "Pek hasta gortinrntiyorsun. Az once sert bile grktrn ba-

na," dedi. "Yok valla!" diye karqr grktrm. "Sana oyle bir qey dedifimi arumsamlyorum." Bu konuda gok ciddiydim, gtinkti ona igerledifimi falan anlmsamryordum. "Ona arka grkryordun," dedi. "Kime arka Etktyorum?" "Koruyordun qeytan otunu. Ona qimdiden Agrk oldun demek." igimden, karqr grkrp soylediklerini yalanlamak geldi,
ama Yazgegtim.

"Onu kullanmayr falan diigiinmemiqtim," dedim. "E,, dtiqiinmezsin elbette. Sen dediklerinin farkrnda bile defilsin, di mi?" "Galiba ciyle, hakkrn var." "Gcirdiin mii! Boyledir iqte qeytan otu. Kadrn gibi yanaqr adama. Farktna bile varmazsln. Srrf zevk versin, erk versin istersin: zindelik taqsrn kaslanndan, bileklerin zonklastn, birsini ezmek iEin tabanlartn kaqtnstn. Onu tantyan adam, istekle, igtahlarla dolar taqar. Velinimetim derdi ki, qeytan otu erk arayan adamt tutar, erki kullanamayanlart teper. O za' manlar gok gegerliymiq erk, daha bi doymazltklan varmtq insanlarrn erke. Velinimetim erki yiiksek bi adamdt. Bana anlattrfirna gcire, kendi velinimeti ondan da daha fazla erk merakhsrymrq. Ama o gi.inlerde erk sahibi olmak, zorunluydu." "Arttk erk sahibi olmaya gerek kalmadr mt yani?" "Bugtin igin erk gerekir sana. Gengsin. Krzrlderili defiilsin. $eytan otu iyi ellerde saytltr herhatrde. Baksana, sevdin onu! Dingleqtirdi seni. Bana da oyle olmuqtu. Ama ben sevemedim iqte." "Neden acaba don Juan?" "Verdi[i erki befenmedim! $imdi de bi iqime yatamaz.

Velinimetimin anlattr[r zamanlarda, erk aramak zorunluydu. Hayret verici eylemleri vardr insanlarm; gtiglerine hayran olurdu herkes. Bilgilerine saygl duyulurdu gtiqlti adamlann; onlardan korkulurdu. Velinimetim oyle qagrrtrcr qeyler anlatmrqtrr ki gook Eok eskilere iliqkin, soylesem akhn durur. Ama artrk bizKrzilderililer, aramlyoruz o erkleri. Krzrlderililer, o otla, kendilerini ovmaktan bagka bi qey yapmryorlar. Yapraklarryla gigeklerini de bagka iqler igin kullanryorlar; piqiklere bile iyi geldi[ini soyltiyorlar. Erkini istemiyorlar ama. Koklerinin dip taraflartna dofru inildikge insant geken, kapan; gittikge giiglenip adamr altiist eden erkini. Bu otun kokti dcirt metreyi buldumu-gorenler varml$-o zaman insan ti.ikenrnez erke kavuqurmuq. Sonu olamayan erke. Gegmiqte bunu gok az sayrda kiqi yapabilmiqtir. $imdi ise hig yoktur. Demiqtim y a, btz Krzrlderililerin gereksinmerniz yok artrk qeytan otunun erkine. Gtin gegtikEe azaidr ilgimiz. Erk falan istemez hale geldik. Ben kendim isterniyorum erk merk. Ama bi vakitler, sen ya$tayken, benim igimi de kaynatmrqtr o. Senin qu haline gelmiqtim. $u farkia ki, ben senden beg ytiz kat daha fazla gtigle dolmuqturn. Bi vuruqta oldiirtivermigtim bi adamr. Koskoca kayalaru tutup firlattverirdinr havaya-yirmi kiginin birlikte yerinden ktmrdatamadrklarr kayalarr. Bi defasrnda oyle yLikse$e zrplamrqtrm ki en yi.iksek afaglarrn tepelerindeki yapraklan biEip geEmigtim. Ama ne yararr oldu ki bunlarrn! Krzrideriliieri korkutmuq oluyorduffi, o kadar. Yalntz Krzrlderilileri! Baqkalart, bu iqleri bilmeyenler, inanmazlardr bile. Onlar, deli bi Krzrlderili gordiiklerini ya cla afaglartn tepesinde devinen bi qey gcirdtiklerini sanrrlardr." Uzun stire sessiz oturduk. Bir qeyler soylemek istiyordum. zamanlar bambaqkaydr bu iqler," diye siirdiJrdii don "Adamrn bi puma, bi kuq haline gelebildifiini ya da, ne Juan. diyeyim, uEabildi[ini bilen insanlar varken di.inyada. Ben de artrk kullanmryorum geytan otunu iqte. Neden kullanayrm? Krzrlderilileri korkutmak igin mr? (Pat'aqLte? Para asustar a

"Bi

-,
76

DoN JUAN'IN Ocnprir-nni

OGRETILER 'oBrrakmadrm. Ugarak girdi." o'Anlamadrm!"

los indios? )" Onu ciyle tasah gcirtince ytire$im erir gibi oldu. Basmakahp da olsa bir qeyler sciylemek geldi igimden. "Ola ki, don Juan, bilmek isteyen herkesin yazgrsrdrr
bu!

"Bi karatavuk (chanate) bu kadrn. Hem de nasrl! Boq bulundum. uzun siiredir beni yok etmeye gahgryordu. Bu kez
Eok yaklaqtr amaclna."

"
"Belki de," dedi algak
sesle.

23 Kasm 1961 , PerEembe


Arabamr evin ontine gekerken baktrm, don Juan ortahkta yok. Tuhaf, diye dtiqtindtim. Ytiksek sesle onu gafrrdrm. Evden

gelini grktr. "iEerde," dedi. Birkag hafta cince ayak bile[i burkulmug. Kakttisle kemik tozundan yaptr$r bir iapa igine batrrdrfir bez qeritleri sararak kendi baqrna aya[rnr algrya almrq. Ayak bilefine srkrca sardr[r qeritler kurumuq; hafif, aya[rnrn kivnmlannr kavrayan bir alqr oluqturmugtu, GerEek algr sertlifindeydi, ama algmln kaba-sabah[r yoktu bunda. "Nasrl oldu?" diye sordum. Ona bakan, Yukatanh bir Meksikah kadrn olan gelini yanrtladr sorumu: "Kaza olmuq! DtigmiiE, az daha ayafirnr krracakmrq!" Don Juan giildti. Kadrnrn evden grkrnasrnr bekledi yarutrnr vermeden cince.

"Ne kazasr be! Bu ycirede bi dtiqmanlm var. Bi kadrn'La Catalina!' Zayf bi anrmda itiverdi; dtiqtiim." "Niye yaptr bunu?" "Okltirmek istedi beni, neden olacak!" "Burda mrydr o da?"

"Evet!" "Niye brraktrn igeri?"

"Karatavuk mu dedin bu kadrna? Yani bt kuE mu bu kadrn?" "Gene sorulara baqladrn. Bu kadrn bi karatavuktur! Benim bi karga oldulum gibi. Ben insan mlyrm, ku$ muyurn? Kuq olmayr bilen bi insanrm ben. Ama 'I-acatalina'ya gelince, aclmasrz bi biiyticti-cadrsrdr o! Beni oldtirme iste[i oyle kuvvetlidir ki onu bagrmdan savmak olanaksrz. Karatavuk, ta evin igine girrnig. Onleyemedim." "Gergekten kuq olabiliyor musun, don Juan?" "Evet! Ama sonra gcirtigtirtiz bunu." "Neden cildtirmek istiyor seni?" "Haa, aramrzda eski bi sorun var da! O duruma geldi ki o beni cildtirmeden benim onun iqini bitirmem gerekecek." "Btiyti mti yapacaksrn?" diye merakla sordum. "Sagmalama. Btiyti miiyti iqlemez ona. Bagka tasanlarrm var! Anlatrnm bi giin." "Dostun koruyabilir mi seni ond an?'o "Hayrr! Bizim kiigtik duman yalmzca ne yapmam gerektifini sciyler bana. Sonra da korursun kendi kendini." 'oYa Mescalito? O koruyabilir mi seni o kadrndan?', "Hayrr! Mescalito bir cilretmendir, kiqisel nedenlerle kullanrlacak bi erk delil:" "Ya qeytan otu?" "Dedim ya! Kendi kendimi korumam gerek, diye... Dostum dumanrn gcisterdi[i yolu izleyerek... Benim bildigime gcire dumarun bi gey yaptr[r yoktur. Bilmek istedifin bi nokta varsa, duman anlatrr sana. Yaluz bilgi delil, ige girigmek igin gerekli araglan da saflar. Bundan daha giizel bi dost olur rnu?"

78

DoN JUAN'IN Ocngrir-Bni

OGRETILER

79

"Herkese en uygun dost bu dumandrr, diyebilir miyiz?" "Ee, herkese uymaz. Qok kimse ondan korkar, ona dokunmaz bile... Yaruna bile yakla1maz. Her qey de boyle defil midir? Kimine uyar, kimine uymaz!" "Ne ttir bir dumandrr bu acaba?"

"Onbilicilerin dumanr! " Sesinde belirli bir kutsama vardt-hig bciyle gcirmemiqtim onu. "Velinimetimin, bana dumant o[retmeye baqladrpl zaman, anlattrklartnr soyleyim sana cince. Gergi o zamanlar, dediklerini anlamam olanakstzdr; senin gimdiki durumun gibi. '$eytan otu erk arayanlara goredir. Duman ise bakrp gormek isteyenler igindir!' Kantmca, eqi yoktur bu dumantn. Insanlar onun alantna girmesin bi kez! Ttim obtir erkler buyrufundadrr artrk o insanlann. $aqrlasr bi qeydir bu! Yaqam boyu gaba gerek, kugkusuz. Qok onemli iki qey var bu duman konusunda ki srrf bunlan tanryabilmek yrllar alrr: pipo ve ttitttirtilen harman. Pipoyu velinimetim verdi bana. Yrllarca avucumda dura dura benim oldu grktr. Elimin ktvnmlanyla btittinleqti. $imdi tutup senin eline vermek onu, ornefiin, benim igin gergekten zor bi gorev olacak. Bu, senin igin de btiyi.ik bi baqart olacak-efier baqanrsak! .Bar;ka birisinin elinde bulunmantn gerilimini duyacak pipo. Ikimizden biri yanhq bi hareket yapacak olursa, bakmrqsrn, pipo kendi zoruyla paramparqa oluvermiq; ya dafirlayrp elimizden, ktrtltvermiq. Samanh[a diiqse bile tuz buz olur pipo, o vakit. Boyle bi qey olursa, ikimizin de sonu gelmiq demektir. ozellikle benim . o zaman dumanln beni nastl garpaca[tnt anlatsam, akltn almaz." ooNasrl oluyor da senin dostun oyle garplyor seni?" Sorum, don Juan'rn di.iqtincelerini bozmuq olacak ki, bir
stire konuqmadan durdu.

bi.iytik bi ozenle bakmak gerekir. O[renmek isteyen kimsenin de, kendisini zor, yahn bi yaqam stirdtirerekhazrlamasl gerekir. Bu dumarun etkileri ciyle korkungtur ki, ancak gok giiglii bi kimse dayanabilir en ufak bi nefes gekmeye. BaqlangrEta. her gey tirktitticti ve gapragrktr, ama gekilen her nefesle her qey daha keskinleqir. Ve birdenbire dtinya yepyeni agrhverir! Hayal etmesi bile olanaksz bi bigimde! Bu olunca, duman artrk o kiqinin dostu olmugtur; akla hayale gelmez dtinyalara sokar insanr; her ttirlii sorununu gozer. Dumarun en btiytik ozelli$i, en btiytik yarcrr budur. Bu iqlevini yerine getirirken en ufak bi acr bile vermez. Gergek bi dosttur bu duman!" Her zamanki gibi evin ciniindeki temiz, sert toprak yerde oturuyorduk. Don Juan birden kalktr ve eve girdi. BirkaE saniye sonra elinde kiigtik bir torbayla dcindti.

Sonra birden, "Bu dumanrn bileqimindeki bitkilerin toplanmast en belah iqlerden biridir," dedi. "Ktlavuz olmadan kimse haznlayamaz onu. Dumantn korudufiu kimse drqrnda herkese oldtiriicti bi zehir etkisi yapar! Pipoya da, harmana da

"Pipomu getirdim." dedi. Bana dofru uzanarak yeqil Eadrr bezinden yaprlmrq bir krhftan grkardrlr piposunu gosterdi. Yirmi beq santimetre kadar bir uzunluktaydr. Sapr krrmrzrmsr bir a$agtan yaprlmrq, sade, stisstiz bir pipo. APzr da afagtandr; ince saptna oranla gok btiytik gcirtini,iyordu. Drq ytizeyi ptirtizsiizdii ve kcimtir rengindeydi. Pipoyu ytiztime do[ru tuttu. Bana veriyor sandrm onu. Almak igin elimi uzattrm; ama gabucak geri gekti. "Bu pipoyu velinimetim verdi bana," dedi. "$imdi de onu sana veriyorum. Ama cince tanrman gerek onu. Buraya her geliqinde onu sana verece[im. Once dokunursun. Azar azar tutarsrn. Pipoyla birbirtnize iyice ahqana dek... Sonra koyarsrn cebine ya da gomlefinin igine, koynuna. En sonra da a{zna alrrsrn. Btittin bunlar azar azar, yavag ve dikkatli bi bigimde olmahdr. Aranrzdaki baf pekigince (la amistad esta hecha), artrk ttitttiriirstin piponu. Beni dinler de acele etmezsen, duman senin de en iyi dostun olur grkar." Pipoyu elime verdi, ama bir ucunu kendi tutuyordu. Sa! kolumu uzatmrq, pipoya dokunacaktrm.

80

DON JUAN'IN OGRETILERI

OGRETILER

8l

"Iki elle dokunacaksln,"

dedi.

etimte pipoya goyle bir dokunuverdim. Turabilecefiim kadar uzatrnryordu zaten pipoyu. Ancak dokunabilecefiim bir uzakhkta tutuyordu" Sonra pipoyu geri gekti. "ilk adrm, pipoyu sevmektir. Bu da zaman alrr!"

iti

"Pipo beni sevmeyebilir mi?" "Hayrr. Pipo sevmemezlik etmez seni. Ama sen onu sevmeyi cifirenmelisin ki onu tiitti.irme zamanr geldifinde pipo seni higbi qeyden korkmaz duruma getirsin." "Sen ne ttitttirtiyorsun, don Juan?"
o'Bunu
!

"

Yakasrnr agtr; koynunda sakladrfr ktiEiik bir kese asrhydr boynuna. Qrkardr. Alzrnr agtr ve kesenin igindeki qeyden avucuna bir tutam kadar doktii. ince klyrlmrq gay liflerine benzettim bunu; koyu kahverengi aErk yeqile defiiqen, yer yer parlak san benekli bir harman.

Avucundakileri geri koydu, keseyi bir deri ba[crkla bagladr" Boynuna astr. "Nasrl yaprhyor bu harm an?" "Qok gey var iginde. Bileqimine giren geylerin hepsini bulmak, gok zor bi iqtir. Diyar diyar gezmek gerekir. Bu karqtmdaki ufak mantarlar (los honguitos) sadece yrhn belirli zamanlannda ve belirli yerlerde yetiqir." "istedilin yardrm ttirtine gcire degiqik harmanlar mt yaprhyor?" "Hayrr! Bi tek duman vardr. Benzeri de yoktur." Gcigstine sarkan keseyi gostererek bacaklan araslnda duran pipoyu kaldrrdr. "Bu ikisi, bi btitiindtir! Biri olmadan obtirti bi iqe yaramaz. Bu pipoyla bu karrqrmrn gizlerini, bana, velinimetim vermigtir. O bana nasrl aktardrysa bunlan, ona da oyle vermigler. Hazrlanmasmdaki zorlu[a kargrn, bu karrgrml gene yapmak olana[r vardrr. Oysa bu pipo, yagam boyu stiren bi

u[raqrn tirtintidtir. Son derece dikkatli olunmahdrr onun bakrrnlnr yaparken. Dayanrkhdu, serttir, ama oraya buraya ga{pmamak gerekir. Onu tutarken, eller kuru olmahdrr; terli olmamahdrr. Yalnrz bagrnayken grkanlmahdrr pipo ortaya. Kimse, evet kesinlikle hig kimse gcirmemelidir onu. Birine vereceksen, tabii o zaman bagka... Velinimetim bana bu bigirnde verdi ogtidiinti; ben de yaqamrm boyunca 6yle yaptrm." "Ya kaybedersen, krrarsan pipoyu? Ne olur?" o'Oltirsi.in o zaman!" "Btittin bi.iytictilerin pipolan ciyle midir?" "Hepsinin, benimki gibi pipolan yoktur. Ama boyle pipolarr olan kimi adamlar gordtim." 'oSen kendin boyle bir pipo yapabilir misin, don Juan?" diye uzattrm" "Orne[in, bu pipo olmasaydt, o zaman nasrl verirdin bana bir pipo?" "Pipom olmasaydt, o zaman vereme zdim ki sana pipo falan; vermek iste$im de olmazdr ki! O zaman baqka qey verirdim sana." Bana kiismtige benziyordu. Pipoyu dikkatle krhfina yerleqtirdi. Pipoyu srklca saran krhfin igi yumuqak astarhydr, pipoyu sokar sokrnaz rahathkla igeri kayrvernliqti. Sonra pipoyu yerine koymak igin eve girdi. "Krzdrn mr bana, don Juan?" diye sordum, dondii[timde. Bu soruma $agrffnlq gciriindti. "Hayrr! Hig kimseye krzmam ben! Hig kimse o denli cinemli bi qey yapamaz ki. insanlann edimleri cinem tagryorsa senin igin, o zamafi krzarsrn. Benim igin boyle bi qey sciz konusu olmaktan grkrnrgtrr artrk."

26 Aralrk 1961, Salt

Don Juan'rn "si.irgiin" diye adlandrrdrfr kokti yeniden ekmek igin en iyr zamanr hentiz saptamamrqtrk, ama bitki-erkini uy-

il-

82

DON JUAN'IN OGRETILERI

OGRETILER

83

sallaqtrrma stirecinde bu a$amaya gelmigtik.

23 Araltk Cumartesi gtinti o$leden sonrao don Juan'rn evine vardrm. Hep yaptrlrmrz gibi, bir si.ire konuqmadan oturduk. Ihk bir giindii, hava bulutluydu. Kcikiin ilk boltimi.inii bana igirteli birkag ay olmuqtu. "Bitkiyi toprafa dikme zamanr geldi," dedi birden. "Ama {ince, seni korumak igin bi $ey verece[im. Qok iyi sakla onu; kimseye gosterme. Ben verece[im igin, ben gorebilirim. Pek
hoqlanmlyorum bu iqten ya! Demigtim sana, qeytan otunu pek sevmem diye. Uyuqamadrk bi ttirlti. Ama belle[imde tutamam uzun stire; Eok yaqlandrm. Baqkalarrnrn goztinden sakrn

heykelcili grkmrqtt ortaya. Kollannt gofistinde kavuqturmuq bir adam heykelcigi. Don Juan kalktr ve sundurmanln yanrndaki duvarrn dibinde yetiqen mavi bir agaveye dolru gitti. Ortadaki etli bir yapralrn sert dikenini tutarak biiktti; tig dort kez gevirdi. Di
ken, gevrile gevrile yapraktan kopacak duruma gelmiq, sarkrnrqtr. Don Juan dikeni rsudt: daha do[rusu diqleri araslna krstrrarak hrzla gekiverdi. Diken, yapra[rn etli dokusundan ayrrhrken, ucunda 60 santimetre uzunlufunda beyazbt kuyru[u da birlikte grkarmrqtr. Dikeni hAlA diqleriyle tutarak, lifleri, iki elinin ayalan arasrnda birleqtirip bir iplik haline gelesiye kadar ova ova btiktti. Sonra bu iplifi, heykelcifiin iki baca[rnr bir araya getirecek biEimde dolamaya baqladr. Govdenin alt yanlnr, iplik bitesiye kadar sardr. Sonra dikeni, biiytik bir ustahkla bir biz gibi govdenin kavuqmuq kollarr altrnda kalan arahfrna yerleqtirdi. Dikenin sivri ucu, heykelcifin ellerinde tutuluyormuq gibi grkmrqtr ortaya. Gene diqlerini kullanarak ve hafif hafif gekerek dikeni iyice drgarr gekti. $imdi heykelcik, bir mtzra$t tutar gibi goriintiyordu. Don Juan, heykele bakmadan, bir deri torbaya koydu onu. Bu gaba, don Juan'r epeyce yormuqa benziyordu. Yere uzandt ve uyumaya
baqladr.

onu; gcirenler onu unutuncaya dek otun koruma erki yok olur." Odasrna girip eski bir saman minderin altrndan, guval bezinden tig bohgayr gekip aldr. Sahanhla dcindti, oturdu. Uzun bir sessizlikten sonra bohgalardan birini agtr. Beraber grkardt$rmrz drsi Daturaydr bu; tist tiste yrfdrfir yapraklar, gigekler, tohum zarflan iyice kurumuqtu. Y harfine benzeyen uzun kok parEasrnl gekti ve bohgayl gene ba$ladr. Kok kurumuq ve kartlaqmrqtr. Qatahn uglart iyice ayrrlmr$ ve krvrrlmrqtl. Kokti kuca[rna uzattt., gakrsrnr deri krnrndan grkardr. Kuru kokii bana dofru uzatfi. "Bu krsrm baq igindir," dedi ve Y'nin kuyrufiuna ilk genti[i attr. Kokii ters tutunca, iki bacafrnr agml$ duran bir adama benziyordu.

"Burasr da ytirek igindir," diyerek Y'nin bofumuna yakrn bir gentik daha attr. Ardrndan kokiin uglannr, Y'nin her bir gubu[u onar santime inesiye kadar kesti. Sonra yavag yava$ ve sabrrla yontarak, elindeki kokti bir insan bedenine benzetmeye baqladr.

Kuru ve lifli bir koktti bu. Don Juan onu yontarken iki yerini kesiyor ve kesik yerlerin arasrnda kalan lifleri derinlemesine soyuyordu. Gene de kollar ve eller gibi aynntrh yontulan yaparken bir afag keskisi kullanryordu. Sonunda, srlrn gibi bir adam

Uyandrfrnda ortahk kararmrgtr. Getirdi[im geylerden yedik biraz ve bir si.ire daha oturduk sahanhkta. Sonra don Juan elinde tig bohgayla evin arkasrna do[ru gitti. Qah grrpr, kuru dal falan toplayrp bir ateq yaktr. Rahatga ateqin ontine gokttik. Don Juan bohgalarrn iigtinii de agtr. Diqi bitkinin kuru pargalannr taqryan bohgalann yanrnda erkek bitkinin artrklannr tutan bohga, onun yanrnda da Daturantn yeni kesilmiq yeqil krsrmlannrn bulundulu btiyiik bohga duruyordu. Don Juan domuz yala[rna giderek bir taq havanla dondti. Dibi yuvarlak krvnmh derin bir tencereye benziyordu bu havan. Sr[ bir gukur kazarak havanr toprafa yerleqtirdi. Ateqin iizerine btraz daha gah koydu ve erkek ve diqi bitkilerin kuru pargalarrnrn bulundufu bohgalan birlikte havanrn iEine boqalttr. Kmntrlann bile havana doktilmesi igin, guvallan dik-

84

DoN JUAN'IN

ocnprilpni

OGRETILER

85

katlice silkti. Ug{incii bohgadan rkr taze Datura k6kti pargasl


aldr.

igine soktu. Daha gok kan aksrn diye de salar gibi srktr, srktr.

"Sana hazrrhyorum bunlatr," dedi. "Ne yapryorsun qimdi, don Juan?" "Bu pargalardan birini erkek bitkiden, obtirtinti diqi bitkiden aldrrn. Ancak boyle bi durumda, bu iki bitkiyi bi araya getirebiliriz. Bi metre derinden grkar bu parEalar."

Kolum uyuqmugtu. Qarprlmrq gibiydim-bir sofukluk


basmrq, katrlaqrnrgtrm sanki. Gci[stimde, kulaklanmda ezici

bir duygu vardr. Yer kayryormug gibi oluyordu. Bayrhyordum! Don Juan elimi brrakarak tenceredeki hamuru kangtrrmaya koyuldu. Kendime geldi[imde, ona karqr bir ofke uyanmrqtr igimde. Ofkemi yenebilmem igin uzun stire geEmesi gerekti.

Havanelini eqit arahklarla vura vura havancla ezmeye baqladr bu pargalan. Bir yandan alEak bir sesle tiirkri tutturmuqtu. Tartrmsrz, tekdtize bir mrnldanmaya benziyordu bu. sdzlerini anlamam olanaksrzdr. Don Juan kendini iyice vermigti bu iqe. Kokler lapalagrnca, bohgadan birkag Datura yapra[r aldr. Temiz ve yeni kopanlmrqtr bu yapraklar; hepsi sapasallamdr. uzerlerinde kurt yeni[i, kopuk falan yoktu. Don .Iuan bunlarr birer birer havanm iEine attr. Bir avug Datura gigefi de alarak aynr kararhhkla havandaki karrgrma kattr. saydrm: tam on dort gigek koymugtu. Sonra, baqaklarr daha tizerlerinde duran agrlmamrq tohurn zarflartndan bir demet aldr. Hepsini birden havanrn igine atrverdi. Kag tane olduklanru sayamadrm, ama on dort tane olduklannl sanlyorum. Ug tane de yapraksrz Datura sapr koydu. Koyu krrmrzr renkte ve gok temrzdi bu saplar. Qok kollu olmalarrndan, bunlann biiyiikge bitkilerden kesilmiq olduklan sonucuna varmlqtrm. Biitiin bu qeyler havana konduktan sonra, don Juan, aynl uyurlllu vuruqlarla hamurlaqasrya dek ezdi onlan. Bir ara havanr yana eferek, igindeki kanqrmr, elini kepEe gibi kullanarak, eski bir tencereye aktardr. Elini bana dofru uzath. Ben de elini kurulamamr istiyor sandrm. oysa don Juan, sol elimi tutup qok hrzh bir hareketle ortaparmafirmla yi.iztikparma$rmr aynlabilecefi kadar ayrrdr. Sonra, Eakrsrnrn ucunu, agrlan iki parmafrnrn tam orta yerine batrrarak derimi aqaE ya do[ru yardr. Oyle ustahkla ve gabucak yapmrgtr ki bu iqi, sarsrlarak elimi gekti[imde derin bir yara agrlnuqtr ve kanlar figkrrryordu. Elimi gene yakalayrverdi ve tencerenin

Ateqin gevresine tig tane tag yerleqtirip, tencereyi bunlann tisttine oturttu. Btitiin koyduklarma ek olarak bir de tutkala benzettigim bir nesneyle bir kap su koydu tencereye. Kaynatmaya baqladr. Datura bitkilerinin kendilerine ozgi Eok tuhaf bir kokusu vardrr. Tencere kaynarken, bu koku, tutkahn keskin kokusuyla birlegince, grkan bu[unun kokusu oyle dayanilmazdr ki kusmamak igin zor tutuyordum kendimi. Biz orada oyle oturmuq dururken, uzun bir siire kaynadr durdu tenceredekiler. Ara srra yel esip de buluyu bana do[ru gonderince, solufiumu tutuyor, pis kokular iginde bolulur gibi oluyordum. Don Juan deri kesesinin igindeki heykelcifi grkardr; cizenle bana uzatfi ve ellerimi yakmadan, heykelcifi, tencerenin igine koymamr soyledi. Yavaqga brrakrverdim elimdekini tencerenin iginde. Don Juan gakrsmr grkardr. Beni gen,e dograyaca$rnr sandrm. Oysa, gakrsmrn ucuyla heykelci[i iterek batmasrnr salladr. Ertesi sabah gtin dofarken, don Juan, heykelcili yaprqkan eriyilin iginden grkarmamr, gatrnrn dofuya bakan yanrna asarak giinegte kurutmamr istedi. O[leyin, kemik gibi kaskatr olmugtu heykelcik. Yapraklann yeqil rengi, tutkahn igine kanqrp donmuqtu. Bu, heykelcife parlak, tekin olamayan bir gcirtintim veriyordu. Don Juan, heykelci$i indirmemi istedi. Sonra da gok cince getirmig oldulum eski bir stiet ceketten keserek yaptrgr bir deri keseyi tutugturdu elime. Kendi kesesine benziyordu bu.

86

DON JUAN'IN OGRETILERI

ocneriLER

87

Tek farkr, onunkinin kahverengi, yumuqak bir deriden yaprlmrq olmasrydr. "Bu senin 'suret'indir. Koy onu bu keseye, kapat," dedi. Bana bakmryordu. Bile bile baqrnr ote yana geviriyordu. Ben heykelci[i keseye koyar koymaz, don Juan bir file verdi ve kil kabr fileye koymamr sciyledi. Arabama dofru ytirtidti, fileyi elimden aldr ve arabanrn torpido goztintin aErk duran kapa[rna astr. "Gel benimle," dedi. Onu izledim. Evin gevresinde, saat akrebinin dcindiifti yonde, tam bir tur attrk. Sahanh[a dondtiftimiizde, durduk; bir tur daha attrk. Bu kez deminkinin tersi yonde gidiyorduk. Gene varmrgtrk sahanhfia. Bir stire orada durduk, sonra oturduk. Yaptrlr her qeyin bir anlamr oldufu inancr yerleqmiqti bende. Ben, evin gevresindeki dolanmamtzln anlamrnr grkarmaya gahqrrken, don Juan, "FIey! Nereye koydufumu unuttum," dedi. Ne aradrfrnr sordum. Yeniden dikecefim kcikti koydu[u yeri unuttu[unu soyledi. Sil baqtan dcinmeye bagladrk evin gevresinde de oyle anrmsadr koydufu yeri. Qatrnrn altrnda duvara givilenmiq bir tahta rafta duran kiigiik bir cam kavanozu gosterdi. iginde, Datura koktini.in ilk boltimiintin obtir yansr duruyordu. Tam tepesinde yeni yapraklar stirmeye baqlamtqtr. Kavanozdabtaz su vardr, ama toprak yoktu. "Neden toprak koymadrn?" diye sordum. "Toprak toprafa benzemez. $eytan otuna yalnrzca izerinde yetiqece[i, biiytiyece[i toprafrn defmesi gerektir. $imdi de kurtlar iigtiqmeden dikmek gerekir onu." "Buralara, eve yakrn bir yere dikemez miyrz?" "Hayrr! Hayrr! Buralarda olmaz. Senin befenecegin bi yere dikilmesi gerektir." "Nerde bulacalrm be[endifim yeri ben?" "Ne bileyim? Onu istedilin yere dikebilirsin. Ne var ki,

rumda ruhatsrz etmemelisin onu arttk. Onunla bi baf kuramadrn demektir bu. O nedenle, btiytimesi igin Eok iyi bakman gerek ona, koruman gerek. usti.ine de pek fazla diiqmeye gelmez, ha!" "Neden?" "E, kendi btiyiimek istemezse, zotla bi.iytitemezsin ya! Ama, gene de onu sevdifini kanrtlaman gerekiyor. Kurtlartnt ayrklayacakstn, her gidiginde sulayacakstn. Tohumlanastya dek stirekli olarak yapman gerekir bunlan. Ilk tohumlar ortaya grkrnc a, anlartz o zaman seni tuttu[unu." "Ama, don Juan, bu koke senin dedi$in bigimde bakmam olanaksrz." "Onun verece$i erki istiyorsan, bunlan yapman gerek! Baqka yolu yok bunun!" ,,Ben burda yokken sen bakabilir misin ona, don Juan?" "Haytr! Olmaz! Ben yapamam bunu! Herkes kendi koktinti yetiqtirmelidir. Ben kendiminkine nastl baktrysam, sen de kendininkine oyle bakmahsrn. Tohumlanmcaya dek, dedim ya, o[renmeyehaz:r sayamazsn kendini." "Nereye diksem acaba onu?" ,.Bu kararr ancak sen verebilirsin! Kimsenin o yeri bilmemesi gerektir; benim bile! iqte boyle dikilir gene kok. Kimse, ama hig kimse bitkinin yerini bilmemelidir. Yabanct birisi seni izlerse ya da gortirse; hemen al kokti, kaE baqka bi yere. qiinkti, birisi bitkini ellerse, baqrna ummadrk belalar getirir. gerekir Qarprlrrstn, ciltirstin. O ytizden, benim bile bilmemem bitkinin yerini." Don Juan, kokiin bulundufu ktigtik kavanozu bana verdi. "Al bunu." Aldrm. Sonra, stirtiklercesine arabama gottirdti beni. "$imdi gitmen gerek. Git, bitkini dikecefin yeri bul. Yumugak bi toprak olsun, sulak bi yerde. Derin bi gukur kaz.

iyi bakrlmast, korunmasr gerekir; iyi yetigsin ki, gereksindifin erke kavuqastn. Kurursa, seni istemiyor demektir. O du-

88

DoN JUAN'IN

ocnBrilnni

OGRETILER

89

Ama ellerinle kazacaksrn gukuru; ellerin kanasa da! Kokii Eukurun tam orta yerine sok; yap bi ktime (pitdn) gevresine. Sonra adamakrllh sula koki.i. Su dibe gekildikge, doldur gukuru yumuqak toprakla. Ardrndan, koktin iki adrm otesinde bi yer seg, (parmagryla gtineyi gostererek) qu yone dofru. Orada da derin bi gukur kaz, elerinle. o gukura filedeki kabrn igindekileri boqalt. Tencereyi de, git bi baqka yerde derinlere gdm. Kokten uzak bi yere. Tencere gomi.ildiikten sonra git gene kcikiin bulundu[u yere; bi daha sula. Sonra Erkar 'suret'ini; iki parma[rnrn arasrnda, yaranln tizerine gelecek bigirnde tut. Tutkalh harnuru gomdtiftin yerde durarak dikenin sivri ucunu koke dokundur. Dcirt kez dolaq koktin gevresinde. Her dontiqte ayn yerde durup dikeni koke dokundur." "Hangi yone dolru dcinmem gerekiyor kcikiin Eevresinde dolaqrrken?" "Ne yone istersen. Ama tutkalh hamuru ne yone gorndt[iini"i, koktin gevresini hangi yonde dolandr[tm unutmaman gerek. Her dontiqte dikenin ucuyla hafifEe dokunacaksrn koke; son dontiqrindeyse iyice batrracaksrn derine. Ama dikkat et; diz Eokerek yap bunu ki elin titremesin. etinkti koktin igindeki noktayr degmemen gerekir. Bi bozarsan o noktayr, sonun geldi demektir. Kokten hayrr gelmez artrk." "Kciktin gevresinde dolarurken bir qeyler soyrenecek mi?" "Havlr, o iqi ben yapanm senin yerine."

"Bu ktigtik agaEgrlrn yapraklartnt, giEeklerini kopar," de-

di. "Bunlart toplamak igin en uygun zaman Btittin Ruhlar


Yortu Gtintidtir (el dia de las animas)." Qakrsrnr Erkardr ve ince bir dahn ucunu kesti. BaEka benzer bir dal daha seEti; onun da ucunu kesti. Bu uglardan bir avug dolusu toplayana dek bu iglemi stirdiirdii. Sonra yere oturdu. "Bak buraya," dedi "saplarla bikag yapra[rn oluqturdufu gatallann tist bol{imlerini kestim. Gordtin mi.i? Hepsi aynr. Her dahn ucundakt taze, kcirpe yapraklart kestim. $imdi golgeli bi yer arayaltrm." Yiirtidtik. Bir yerde, aradrllmtzt bulmuq gibi, durdu. Uzun bir sicim grkardr cebinden; iki fidanrn govdesiyle alt dallannr bafladr. Qamaqrr ipi gibi gerilen sicimin tizerine kesmig oldu[u filizleri baq aqafr dizmeye baqladr. Diizenli arahklarla astyordu filizleri; yapraklarla saplann oluqturdufu gatah ters gevirip sicimin iizerine koyarak... Upuzun bir yegil athlar kervantnt andtnyordu gortinti.isti. "Bu filizlerin golgede kurumasr gok cinemli," dedi. "Issrz, ulaqtlmast zor bi yer olmah. Boylece, yapraklan korumuq oluruz. Onlart, kimsenin bulamayaca[r bi yerde kurumaya brrakmahdrr. Kuruduktan sonra bi araya konur ve iyice sarmalanlr." Filizleri sicimin tizerinden srytrtp Eahh[rn tizerine attr. Demek ki bu iqin nasrl yaprlacalrnr gtistermek istemigti yalnrzca. Ytiriimeyi stirdtirdiik; don Juan iiE de[igik giEek kopardr. Bunlann da bilegime girdifini ve aynt anda toplanmasr gerektigini soyledi. Yalnrz, gigekler ayrl ayrl kil kaplara konmalt ve karanhkta kurutulmahymrq. Kaplann igindeki gigeklerin ktiflenmemesi igin de {izerlerine kapaklar konulmahymrq. Yapraklarla Eigeklerin iqlev inin, ttitti,irme harmanrnl tatlandrrmak oldulunu da soyledi. Dereden grkrp nehir yata[rna dofru ytirtidtik. Sonra baqka uzun bir yoldan eve dondtik. Akqam geg vakit, odastnda

27 Ocak I962, Cumartesi

Bu sabah don Juan'rn evine gittigimde, ti.itttirme harmanrnrn nasrl hazrlanaca[rnr gosterecelini soyledi. Tepelere dofru ytirtidtik; epey gittikten sonra derin derelerden birine indik. Qevredeki bitkilerden apayrr renkteki uzun, ince bir fidanrn yarunda durdu. Qevredeki bitki cirttisti (chaparral) sanmsl renkteydi; oysa bu fidanrn parlak yeqil bir rengi vardr.

90

DoN JUAN'IN ocnBrir-gni

ocnsriLER

9l

oturduk. Odasrna pek sokmazdr beni. Bilegimin son maddesi olan mantarlan anlatmaya baqladr. "Bu harmanln en gtzlt yanr, mantarlardadrr," dedi. "Toplanmasr en zor olan madde de bu mantarlardr. Bunlann yetiqtifi yere gitmek gok zaman alrr; tistelik tehlikelidir. Hele uygun ttirlerin segilmesi iqi daha da tehlikelidir. Bunlann bulundufu yerde iqe yaramaz bigok bagka ttir mantar vardr. Beraber kurutursan, iyilerini de bozarLar. Mantarlan tanrman ve hata yapmaman igin uzun stire ufira$man gerekir. OUtir mantarlarr kullanrrsan, etkileri gok, ama gok kdtti olur. Senin igin de, pipon igin de kotti olur. Yanrhp da baqka mantarlarr ttitttirdtigii igin hemen dtiqtip olen kimseler gormtiqi.imdiir. "Mantarlar toplanrr toplanmaz sukaba[rndan bi kaba konur. Bu yi.izden onlara gene bakrp aylrma olana[r yoktur. Anladrn ya, sukaba[rnrn daracrk boynundan gegebilmeleri igin ince ince krymak gerekir mantarlan cince." "Ne kadar kalacak mantarlar sukaba[rnda?" "Bi yrl. OUtir maddeler de iyice sanh durumda bi yrl bekletilir. Sonra, her birinden eqit cilgtilerde ahnarak ayrr ayrr dovtiltir ipince bttoz haline gelene dek. Ktigtik mantarlar doviilmek istemez. Zaten kendililinden tozarrclar. iri pargalan ezmek yeterlidir. OUtir maddelerden birer cilgii ahnrr, dcirt olgti mantar tozuyla kanqtrrrlrr. Benimki gibi bi keseye konur." Gobe[inin altrnda, boynuna asrh duran, ktigtik kesesini gdsterdi. "Sonra btittin bu qeyler gene toplarur, kurutulmaya brrakrlrr; ondan sonra ilk topladr[rn kanqrmr igmeye baglayabilirsin. Ornefin, sen ancak gelecek yrl ttittiirmeye baqlayabileceksin. Obtir yrl, duman tamamryla senin olacak, gtinkti kendin toplamrq olacaksrn onlan. Pipoyu ilk tiitttirtiqtinde, ben yakacalrm onu. Pipodaki kanqrmrn hepsini igince, bekleyeceksin. Duman kendisini gosterecek. Duyumsayacaksm onu. O zaman bi bagrna brrakacafrm seni; ne gormek istersen goreceksin. inan ki eqi yok bi dosttur bu. Ne var ki, onu arayan kimsenin saflam bi niyeti ve istenci olmahdrr. Onlara

etmen ve gereksinmesi vardtr; z\ra geri donmeye niyet istengliolmangerekir,yoksa,geriyedotremez"sinbidaha.Bir gok iyi J" qu var: Bu fimrenin, dumanrn ona.gosterdiklerini gerekir' Yoksa' anlmsamak istemesi, unutmamaya qahqmasr kaltr'" akhnda kalanlar, bi sisten ibaret

8 Nisan 1962, Cuntartesi


bir bigimde-"bilgi Gori.iqmelerimiz strastnda don Juan tutarlt kavrama gondermeadamr,, stizciiklerini kullanlyor ya da bu leryapryordu.AmabununlangdemekistedifinihigaErklamamtqtt. Bunu, ona sordum'

..Bilgiadamt,dfreniminzorluklarlnakatlanmayrgozealbocalamamrq bi kimsedir,'; diy. yanrtladr. "Acele etmeden, gdziilmesi yolu'da gidan, erk ve blgi gizierinin soktilmesi, debilece[i son aqamaya varml; olan bi kiqidir'" "Her isteyen bilgi adamt olabilir mi?" "Haylr, herkes olamaz'" "Bilgi adamt olmak igin insan ne yapmahdtr iiYleYse?" "Dort dofal di.iqmanrna meYdan okuyup onlart Yenmelidir."

..odortdtiqmanrnlyenenbirkimse,bilgiadamtolur
..Evet. Anca, dort di'iqmanlnrn her

mu?"

birini yenebilen adama

bilgi adamt denir." ..Budiiqmanlartyenenherkesbilgiadamtolurmu? "Hepsini yenen herkes bilgi adamt olur'"

,,Bu dtigmanlarla sava$lma gegmeden once yaprlmasl gereken baqka qeYler Yok mudur?"

"Yoktur. Her isteyen, bilgi adamr olmayr deneyebilir; bi gey bu' Bilgi ama gok a^ ger1ekten baqartr bu iqi-doEal gergekten koradamr olma yolilnda kargrlaqrlan dtiqmanlar
Lung qeylerdir; goEu insan yenik dtiqer onlara"'

,92
DON JUAN'IN OGRETILERI "Nasrl dtigmanlar bunlar, don Juan?" Di.iqmanlar konusunda konuqmak istemedi. Bu konuyu anlamam igin daha gok zaman oldulunu sciyledi. Lafi degiqtirmemek amacryla, benim bir bilgi adamr olup olamayaca[rmr sordum. Bunu kimsenin kestiremeyecelini bildirdi. Ama, bir bilgi adamr olup olamayaca[rrnr gcisteren herhangi bir ipucu bulunup bulunmadrfrnr rsrarla sorunca, bunun, o dcirt dtiqmanla sava$lmlmln sonucuna balh oldulunu-onlan yenebiliyor muyum yoksa onlara yeniliyor muyum-ama o sava$lmln sonucunu qimdiden bilmesinin olanaksrzh[rnr belirtti. Savaqrmln sonucunu gorebilmek igin btiyti yapmak ya da fala bakmak mi.imktin mtidtir, diye sordum. Hig kimsenin, ne arag kullanrrsa kuliansrn, bu savaglmrn sonucunu onceden bilemeyecefini kesin bir dille anlattr. Neden olarak da bilgi adamhfrnrn gegici bir qey oluqunu gosterdi. Bu noktayr aErklamasrnr istedi[imde, yanrtr qoyle oldu: "Bilgi adamr olmak stirekli defildir ki! Bi insan tam olarak bilgi adamr olamaz zaten. Ancak gok krsa bi an igin olunuverir bilgi adamr, dort dtiqmanr yendikten sonra." "Sciylesene, don Juan, nasrl diiqmanlar bunlar?" Yanrt vermedi. Gene tisteledim; ama konuyu de[iqtirdi ve bagka bir geyler anlatmaya baqladr.

ocnr,rLg,n

e3

odtiller umlirgin de[ildir. Higbi zaman gerEekle$"m:{?cek bilmiyordur heni1z' maktadrr. Qtinkti ti gr"rr-"ninloituklannt ,,Yavaq yavaq ofrenmeye baqlar-onceleri,azat azat' sondtiqiinceleri 9ara da biiyiik p"rg.l^r halinie. Qot gegm"g".n grkmamtqtrr' Bu OE;."aisi i.j, u-ouEu., otiqt"oigi siqi gibi olrnadurum, onu korkuiur. ogrenim, hig d" beklendifi

il;.

;;;;.'Ogt.ni*in

her adrrnr yepyeni gorevler.yi'ikler insana; -Uiiit irler, baq kaldtrtrlar' Bi satiginin klrkularl aclmastt.u vaq alantna doner Yaqaml' karqrlaqrlrr: "iqte, dofal diiqmanlarrn birincisiyle boyle

korkuyla!Yenmesigtig,hain,korkunEbidi.i-qmandtrkolku. yerlerde sinsi sinsi Btittin yol boyun.u iuklanlr, umrnadrlrn Zaman, kaqmaya bekler seni. E[er, onu kargrnda gtirdii[tin baqlarsan, unuiartrk bilgiye falan ulaqmayt'" ..Biqeyolmaz.Amaofrenemezbtdaira.Korkusunugo. karqin dfrenme yolunda bi adrm daha fi.islemesi, korkusuna daha, bi adrm daha. ilerlemey r gozi almasr geretir. Bi adrm ilerlemeyi stirdiirKorkuyla dolma1... nvJt Ama, korksa da Bu birinci dtiqmeli, durmamah. Bu iqin yontemi boyledir! gi.iven duygusu *unrn pes edece[i bi ln getecektir. Adama oyle korkutucu bi gelir. Niyeti daha"da giiglJnir' Ofrenmeyi qey gibi gdrmez artrk' o.BusevinEliangelince,birincidofaldtiqmanrnryendi[ini gok iYi bilir insan." azar ml?" 'oHemen mi olur bu, don Juan' yoksa azar ,,AZarazarolur'amakorkusununkaybolmastEabucak olur. Birdenbire olur." ml "Ama yeni bir qeyler gelirse baqma' gene korkmaz
adam?"

"KorkuP kagan kimsel'e ne olur?"

I5

Nisan 1962, Pazar

Gitmeye hazrrlaruyorken, birden bilgi adammrn diigmanlannr

gene sormak geldi igimden. Uzun si.ire uzakta kalacafrmr, soyleyeceklerini yazarsam bu konularr di.iqtinme firsatmr bulabilecefimi falan anlatarak onu kandrrmaya gahqtrm. Bir siire, ikircikli, bekledi; sonra konuqmaya baqladr: "Bi insan olrenmeye baqlaylnca, amaglannrn neler oldufunu kesin olarak bilmez. Baqka bi niyeti vardrr, amaglan be-

..Haytr.Korkusunubikezyitirmeyegbrsijninsan,arttk (orkunun yerini zihin berrakyaqamrnda korku nedir bilmez. ne i,ti *rr_t ortuyu silen bi 1i-hin benakh[r. Artrk, o kimse nastl doyuracafrnr da biliistedifini UliyoiJut; o isteklerini nastl atyorarri. yeni 6gr"ni*lert kazanmak igin adrmlarmr

e4

DoN JUAN'IN

ocnprilnni

OGRETILER

95

Tasr gerektiginl qeler; her qey apagrk grkmrqrrr ortaya. Artrk ] higbi qey sakh defildir bu adamdan. "Bu da ikinci di.iqmanrn karqrsrna grkarrr onu: berrakhk! ulagrlmasr o denli zor olan zihin uenattrgr korkuyu kovar, ama kcir eder insanr aynL zamanda. "insanrn kendisinden kuqku duymamaslna yol agar; istedili qeyi yapabilecefi inancrnr verir ona. o tiqi urQtinlu trk her qeyi apagrk gbrebilmektedir. Berrakh[rn ytireklendirdigi kiqi, bi riirhi dunnak bilmez. Ama buyiil biirata yap_ maktadrr. Bu iqin bi eksik yanr vardrr. Aclam kenclisinl bu sozde erke brrakrrsa, ikinci cltiqmanrna boyun e[mig sayrlrr" ve ci[renme diye bi qey karmaz. Sabrrh ormasr g.r.k.n-y.rde aceleci olacak ya da acele edilmesi gereken yerde sabrrh olmayr segec.ektir. Taman gelecek, urtl yeni bi qey ci[renme yetisini yitirecektir." "Bu ttir bir yenilgiye u[rayan kimseye ne olur, don Juan? 6ttir mti?" "Hayff, rihnez. ikinci d{iqmanr, bu adamrn bi bilgi adamr olma gabasrnr krjsteklemiqtir; artrk bu adam, bilgi alamr ol_ istemek yerine, devingen, krvrak bi savaqE, olrnuy, yeg_ Tuyl leyebilir. Ya da soyta' olmayr. Ne var ti, teniirin" p.L pi_ hahya mal olan o berrakhk higbi vakit kara'hla u. fo.tryu doniiqmeyecektir. yaqamr boyunca her geyi agrkEa gorecektir; ama yeni bi qey cifrenemeyecektir, o[renme drte-igek'reyecektir."

hata olmayacaktrr. Bu, gergek bi erk olacaktrr. 'oBu yere ulaqrnca, ardrndan koqtufu erke sonunda kavuqtufunu bilecektir. Ne isterse yapff artrk bu erkle. Dostu, onun

buyrufundadrr artrk. Ne isterse, yasa odur. Qevresinde ne varsa gormektedir. Ne var ki, tigi.incti dtiqman dikiliverir karqrsrna: erk!

"Ama, ye'ilmemek igin yapabilecefi bir gey yok mudur?" "Korkuyu nasrl a$mlqsa yine ciyre yapmahdrr; berrakh$a meydan okumahdrr. Elde ettigi berakli[,, ,intinti daha iyi g'o_ rtip yeni adrmlannr ona gcire atmak igin kullanmahdir. -En onemlisi de, berrakhlrnrn, bi yanhghk io'ucu ortaya grktrlrnr dtiqtinmelidir. ve ciyle bi an geiecektir ki bu uenaHr[in, gcizleri ontindeki bi nokfadan baqka bi qey olmach[rn, anl{,a_ caktrr" Bciylece ikinci diiqmanrnr da yenmiq olacaktrr; uit,k hiEbi qeyin ona zarar veremeyecefi bi yere uiaqacaktrr. Bu, bi

"Di.igmanlarrn en gtigltistidtir erk. En do[al gey, ona boyun epmektir. Oyle yE, o kimsenin buyru[unda delil midir erk!? Buyurur; kimi sakrncalan goze ala aIa kendi yasalartnt kendi yapar. Qi.inkii buyruk ondadrr. 'oBu durumdaki birisi yaklaqmakta olan tigtincti diigmanrn pek farkrna varmaz. Bi bakmrqsrn, birdenbire, haberi bile olmadan yitirivermiq savaqrmr. Diiqmanl, onu, ktytct, tutarstz bi adam haline getirivermi$..." "Erkini yitirir mi?" "Hayrr, berrakh[rnr da erkini de higbi vakit yrtirmez." "Bilgi adamrndan farkr nedir, oyleyse?" "Kendi erkine yenilen bi kimse, onu dolru dtirtist yonlendiremeden oliir gider. Yazgrsrnrn tisttine yiik gibi biner erki. Boyle birisi kendini yonetemez ve bilmez erkini ne zaman ya da nasrl kullanmasr gerekti[ini." "Bu diiqmanlardan birine yenilirsen, bu kesin bir yenilgi mi demektir?" "Evet, kesin yenilgi olur bu. Bu dtiqmanlardan biri adamr yenmeyegcirstin, artrk yapacak bi qey kalmaz." "Ome[in, erke yenilen bi adam yanhqrnr gorerek durumu diizeltebilir mi?" "Di.izeltemez. Bi yenilmeyegorstin, iqi bitmiqtir artrk." "Ya gegiciyse erke aldanmasl; ya erki teperse zalnanlnda?"

"Savaqrm stiri.iyor sayrlrr o halde. Hala bilgi adamt olmaya gahqryor demektir bu. Artrk hig cabalamtyorsa, kendini koyuverirse yenilmiq olur bu kimse ancak." "Ama don Juan, bir insan yrllarca korkuya yenik diiqebi-

96

DON JUAN'IN OGRETILERI

kaprlrrsan, korkuyu yenemezsin; giinki.i olrenmekten tirktiyorsundur, ofrenmek igin gaba gostermiyorsundur. Ama korkusunun iEinde yrllar boyunca siirdi.irtirse olrenme gabasrnr, ola ki korkusunu yenebilir. Qi.inkii kendini korkuya biittintiyle brrakmamrqtrr." "Ugiinci.i di.igrnanr nasrl yeneriz, don Juan?" "Ona karqr Erkarak. Bile bile... Kendimizin gibi gortinen erkin, gergekten kendimizin olmadr[rnr kavrayarak... Btittin ofrendiklerimizi dikkatle ve inanEla kullanarak, stirekli olarak srnrrlartmrzt zorlamayarak... Kendimizi denetleme durumunda, berakh[rn ve erkin hatalardan da k6tti oldulunu gcirebilirsek, her qeyi denetimimiz altrnda bulundurdu[umuz bi noktaya eriqebiliriz. iqte o noktada erkimizi nasrl ve ne zaman kulanabilece[imi zi bil\riz. Ugtincti diiqmanr boylece yenmig oluruz. "Bu da insanr ci[renim yolculu[unun sonuna getirir. Bi de ne gcirtirstin! Sonuncu di.iqman karqrna dikilmiq durmaktadrr: yaqhhk! Dtiqmanlann en acrmasrzrdrr bu. Higbt zaman biittintiyle yenemeyece$imrz br dtigman... Stirekli olarak savaqrp uzak tutmaya gahqmaktan baqka yaprlacak bi gey yoktur.

lir ve sonunda korkusunu yenebilir." "Haylr, dolru defildir bu. Korkuya

4
Don Juan, Mescalito'nun soziinti etmezdi pek. Ne vakit bu soruya iliqkin sorular sorsam, hig yanrt velrnez, ama Mescalito';un nitelifini sezdirmeye yeterli bir qeyler soylerdi. insanbigimsel (antropomorfik) bir havast olurdu hep aqrlamaya gahqtrfr bu nitelilin. Kullandrlr sozctikler, dilbilgisi kurallanna gore Mescalito'nun erkek cinsten oldulunu belirtmekteydi. Bu bir yana, onun hep bir koruyucu ve bir olretici olarak nitelendirilmesinden de bu sonug grkryordu. Ne vakit bu konu agtlsa, don Juan bu cizellikleri de[iqik bigimlerde yineler dururdu.

"igte bu donemde insan higbi qeyden korkmaz; zihni berraktrr, sabrrsrz de[ildir-btittin erkleri denetimi altrndadrr. Ne var ki, bu dcinem ayru zamanda boyun elmeyen bi dinlenme arzusunun ortaya grktr[r bi donemdir. Bi yere uzanmak, unutmak istefine brrahrsa kendini; yorulur yorulmaz stirdi.irdi.i[ti gabayr brrakrrsa, son raundu kaybetmiq olur. Titrek, yagh bi yaratrk haline sokuverir onu dtiqmanr. Qekilme arzusu, ttim berrakh[rnr, erkini ve bilgisini bastrrrr. "Ama insan silkinir de yorgunlulundan srynlrr, yazglslrun gerektirdigi yagaml siirdiirtirse, bu son yenilmez dtiqmanryla savaqrmda bir an dahi olsa baqarrh olursa, iqte o zaman bilgi adamr olmuq demektir. Benakh[rn, erkin ve bilginin egemen oldulu bu an, yeterlidir onun igin."

24

Aralft I96I , Pazar

"$eytan otu kimseyi korumaz. Yalntzca erk verir o. Oysa Mescalito, bi bebek denli yumugaktrr."

98

DoN JUAN'IN ocnBrit-eni "Ama Mescalito'nun kimi zaman korkung olabilece$ini

OGRETILER

99

soylemigtin." "Elbette korkungtur, ama onu tanrrsan ne kadar yumuqak ve sevecen oldulunu anlarsln." "Nasrl gosterir sevecenli[ini?" "Koruyarak, bfireterek..." "Nasrl korur?" "Onu yarundan hig ayrrm azsan, o da senin baqrna kotti qeyler gelmesini onler. " "Nasrl aylrmazsan yanlndan?" "Ktigtik bi keseye koyarstn, sicimle koltuk altma ya da boynuna asarsrn." o'Sen taqryor musun onu?" "Hayrr, Ei.inkti bi dostum var benim. Ama baqkalart taqrlar." "Ne ofretir?" "Uygun bi yagam stirdtirmeyi ci[retir insana." "Nastl ofiretir?" "Her qeyi gosterir, neyin ne oldufunu soyler (enzetta las cosas y te dice lo que son)." "Nastl yani?" "Bi gtin gelir, kendin bulgularsln."

30 Ocak 1962, Salt

"Mescalito gotiirtince insanr, neler goriirsiin, don Juan?" "Bciyle qeyler ulu orta konuqulmaz.Br qey soyleyemem." "sdylersen kotti bir qey falan mt olur?" "Mescalito bi koruyucudur; yumuqak' sevecen bi koruyucu. Ama, bu onunla dalga gegebilecefin anlamma gelmez. Sevecen bi koruyucudur, ama sevmediklerine kargr dehqet kesilir."

"Dalga gegesim yok, don Juan. Mescalito'nun baqka insanlara neler gosterdifini, onlara neler yaptrrdrftnt merak ediyorum yalntzca. Bana gosterdiklerini sana anlatmrqttm, biliyorsun?" "Senin durumun farkh; belki de onu iyi tanimtyorsun da ondan. Qocu[a ytirtimesi ofretildifi gibi sana da onu oyle tarutmak gerekecek." "Ne kadar stirer bunu cilrenmem?" "Onu taruyana dek herhalde." "Sonra?" "Sonra, kendilifiinden anlarstn. O zaman bana soru sormana falan gerek kalmayacak." "Nereye gotiirtir insanr Mescalito, don Juan? Bir bunu sciylesen olmaz mr?" 'oKonuqulmaz bciyle qeyler. " "insanlan gcittirdii[ii baqka bir dtinya ml var? Bunu lnerak ediyorum da." "Evet, var baqka bi dtinya." "Cennet mi?" (ispanyolca cennet sozci.i[O cielodrtr; ama "gdk" anlamrna da gelir.) "Gciklere (cielo) grkartrr seni." o'Yani Tann'nrn bulundufu cennete mi (cielo) gcittirtir?" "Aptal mlsrn, nesin! Ne bileyim Tanrt'nln nerede oldu!unu! " "Mescalito Tann mrdrr?.. Tek Tann o mudur? Yoksa tanrrlardan biri midir?" "Yalnrzca bi koruyucu, bi ofreticidir. Bi erktir o." "igimizdeki bir erk mi yani?" "Hayrr. Bizimle hiEbi iliqkisi yoktur Mescalito'nun. Bizim drqrmtzdadn." "Oyleyse Mescalito igen herkes onu aynl bigimde algrlar." "Hayrr. Hig de oyle defil. Herkese aynr etkiyr yapmaz."

IOO

DON JUAN'II{ OGRETILERI

OGRETILER gimde Erkar; ama onu rtini.ir."

101

I2 Nisan 1962, PerSembe


ooBiraz

iyi tanryanlara,

de$iqmez bigimde 96-

daha anlafir mlsrn Mescalito'yu, don Juan?"

"Anlatacak bi gey yok." "Onunla gene buluqasrya kadar o$renmem gereken bir

vardr herhalde. " "Hayrr. Belki de cifirenrnen gereken bi qey yoktur. Demiqtim ya! Herkese baqka baqka etkileri vardrr onun." "Evet, ama gene de baqkalarr nasrl algrhyor onu, bilmek istiyorum. " "Ondan soz agmaktan hoglananlarm diiqtinceleri bi defer taqrmaz ki! Goreceksin. Bi yere kadar bu konuda konuqacaksrn belki; ama sonra brrakacaksrn ondan soz etmeyi." "Senin ilk deneyimlerin nasrl olmuqtu, anlatrr mrsln?" "Ne diye?" "Ben de Mescalito'ya nasrl davranrlacafirnr ofrenmig
qeyler

"Nasrl defiqmez bigimde?" "Onlara bazen, bizler gibi, bi adam olarak ya da bi rqrk olarak gortini.ir." "Mescalito'nun, kendini tanryanlara karqr, si.irekli bigimini de[iqtirdili olur mu?" "Deligtirmez sanlnm."

6 Temmuz 1962, Cuma

olurdum"" 'oBenim bildifimden fazlaslnr biliyorsun sen $u anda" Oynadrn yahu sen onunla! Bi gtin koruyucunun sana ne kadar iyi davrandrfirnr anlayacaksrn. O ilk defasrnda sana pek gok qeyler soylemigtir, ama sen safrr ve kormi.iqsiin o zaman."

l4 Nisan

1962, Cumartesi

"Mescalito kendini gosterdifinde herhangi bir kfila girer mi?" "Evet, her krh$a girer." "En gok hangi krh[a girer?" "En gok girdifii krhk diye bi qey yoktur." "Yani, don Juan, onu iyi tanryanlarrn kargrsma bile herhangi bir krhkla mr grkar?" "Hayrr. Onu biraz tanryanlarrn karqrsrna herhangi bi bi-

23 Haziran Cumartesi gtinti olleden sonra don Juan'la bir yolculu$a grktrk. Chihuahua eyaletinde honguitos (mantarlar) arcyacallmLzt soylemiqti. Uzun, zorlu bir yolculuk olacakmrg. Do!ru grktr dedi$i. Yirmi yedi Haziran Qarqamba giini.i saat onda Kuzey Chihuahua'daki ktigtik bir madencilik kasabasma vardrk. Kasabanrn drgrnda arabamr park etti[im yerden, don Juan'rn arkadaqlan olan bir Tarahumara Krzrlderilisi ile karrsrnrn evine ytirtiyerek gittik. Orada uyuduk. Ertesi sabah, saat beq srralannda, adam btzi uyandrrdr. Yulaf lapasryla fasulye getirdi. tsiz yerken, o da don Juan'la konuquyordu; ama yolculu[umuzdan hig soz etmediler. Kahvaltrdan sonra adam matarama su doldurdu, srrt gantama ekmek koydu. Don Juan mataramr bana uzattr, srt gantasrnr omzuna gegirdi, yardrmlarr iEin adama teqekktir edip bana dcindti ve, "Artlk gidelim," dedi. Toprak yolda bir buguk kilometre kadar ytirtidiik. Oradan tarlalara girip iki saat daha gittik; kasabanln gtineyindeki tepelerin etefiine ulaqtrk. Gtiney do[rultusunda clik olmayan bir yamaca trmanmaya bagladrk. Yamag diklegince don Juan yon defigtirdi ve derin bir vadiden doluya dofru ytirtidtik. Ileri yagrna karqm don Juan'm ciyle akrl almazbir hwla gidiqi vardr ki, rifle oldufunda tamamen bitkin durumdaydrm! Oturup ekmek gantasmr agtrk.

IO2

DON JUAN'IN OGRETILERI


olmuqgasrna

OCNBTiLER

103

"Sen ye hepsini istersen," dedi don Juan.

dilini grklattr. Geceyi orada geqirecefimizi soy-

"Ya sen?" "Ben acrkmadrm. Sen qimdi ye, sonra bunlar gerekmeyecek zaten."

ledi.

Qok yorgundum, gok da agttm. Onerisini kabul edip yemeye koyuldum. Yolculufumuzun amaclnt sormanrn zamant' drr, diye gegirip, sakin sakin sordum: "Burada Eok kalacak
mtyl^z acaba?"

"Biraz Mescalito toplayaca!.tz. Yartna kadar burada kalaca!.t2."

"Mescalito nerede?" "Ttim Eevremizde." Her yarumrz birgok tiirde kakt{isle doluydu, ama peyote falan gormtiyordum aralannda. Gene yola koyulduk ve saat tigte yanlannda sarp tepeler bulunan uzun, dar bir vadiye geldik. Peyote bulacafrmtzt dtiq{indtikge yabanst bir goqku kaphyordu igimi. qiinkti onlart dolal ortamlarmda hig gormemiqtim. Vadiye girdik, ytiz elli metre kadar ytiriidtik; birden tig tane peyote mantart goriiverdim karqrmda. Tam oniimde, gegiqin solunda, yerde dort beq santim arahklarla bir arada duruyorlardt. Yuvarlak, etli, yeqil giillere benziyorlardr. Mantarlara do$ru sefirterek don Juan'a goster{im onlan. Beni iEitrnezlikten gelerek bile bile baqrnr ote yana gevirdi, yiirtimesini stirdtirdii. Yanhq bir qey yaptrfirmt anlamtqttm. OgteOen sonra hig konuqmadan ytirtidi.ik. Kiigiik, keskin kayalarla kaph vadi tabanmda yavag yava$ ilerliyorduk, Kaktiislerin arasrndan gegiyor, siir{i stirti kertenkeleleri, yer yer de tek baqrna dolaqan bir kugu iirktittiyorduk. Y{izlerce peyotenin yarundan gegiyor, ama higbir qey diyemiyordum. Saat altrda vadinin sonunu belirleyen dallann dibine geldik. Dtiz bir kayahfa trrmandrk. Don Juan gantasmt yere attp oturdu. Gene acrkmrqtlm; ama yiyecek bir qey kalmamtqtr. Mescalito'lan toplayrp kasabaya gidelim diyecek oldum. Tedirgin

bi. Sa[da da heniiz gegti$imrzvadt uyaruyordu. BaktLm, zan' nettilimden daha genlq ve engebeli goziiktti vadi bana. Oturdu[um yerden bakrltnca, ktigtik tepeciklerle, tiimseklerle dolu oldufu gori.ili.iyordu. Don Juan vadiyi gostererek, "Yann geri donece$r2," dedi ytiziime bakmadan. Geri donerken ve tarlayr gegerken toplayacaprz onu. Yani, yolumuza grkarsa kopataca$n. E[er isterse, o bulur b\2i." Don Juan srrtrnr tag duvara yasladt, sanki orada benden baqka biri varml$casma baqr obiir yana dontik, konugmastnt stiiOtirdti. "Bi de qu var; yalntzben koparacafrm onu. Belki de torbayl sen taqtrstn, onden gidersin. Bilmiyorum henliz' Ne var ki, yarm da bugiin yaptrfrn gibi parmafrnla gosterme onu!" "Uzgtintim, don Juan." t 'oOnemi yok. BilmiYordun." "Mescalito'ya iliqkin btittin bu qeyleri velinimetin mi o[retti sana?" ,,Hayrr! Kimse ofretmiq de[il. Koruyucunun kendi o!retti bana bunlart." "O halde, Mescalito'yla bir insan gibi konuqulur?" "Oyle bi qey yok." "Nastl ofiretir oYleYse?"
,,onunla oynadrfirn zamanl anlmslyor musun? Ne dedifini anlamrqttn o zaman, di mi?"

Sessizce oturduk. Solda bir kaya ytikseliyordu duvar gi-

Bir stire sessiz durdu.

"Dofru!"
,'igte boyle ofretir. O zaman onu tantmtyordun, ama biraz dikkat etseydin, seninle konuqacaktt." "Ne vakit?" "Onu ilk gordtiltin vakit."

104

DON JUAN'IN OGRETILERI


qum.

OcnnriLER

105

Sorularrmrn onu iyice tedirgin ettifii belliydi. Bi.ittin bu sorularr sormam gerekti[ini, gtinkii ilgili her qeyi o$renmek istedi[imi soyledim. "Bena de[il!" diye yan yan bakarak gtiltimsedi. *ona sor! Bi daha gord{i$tinde, sor sorabildi[ince." "Demek ki Mescalito'yla bir insanmrg gibi konuSabi-

lir..."
Sozilmti bitirmeden yarumdan uzaklaqtr; matarasrnr ahp indi. Kayanrn ardmda kayboldu. Tek baqrma orada kalmak istemedim. Beni gafrrmamrgtr ama, gene de onu izledim. iti yi.iz metre kadar ytirtidtik; ktigtik bir dereye vardrk. Don Juan ellerini yrkadr ve matarasrnr doldurdu. Suyu afizrnda galkahyor, ama igmiyordu. Avucurnabiraz su ahp igmeye baqladrm. Don Juan beni engelledi ve igmemin gereksiz oldufunu sciyledi. Matarayr bana rrerdi. Kayamrza do$ru ytiriidtik. Kayaya vardrfrnnzda gene oturup srfirmrzr duvara dayadrk. Ontimi.izde vadi uzanryordu. Ateq yakabilir mryiz, diye sordum. O gece Mescalito'nun konu$u oldufiumuzu, onun bizi rLrk tutacafimr sdyledi. Hava iyice kararmrqtr. Don Juan gantasmdan iki ince pamuklu battaniye grkardr, birini kucafrm a ati;^. Obtiri.inii omuzlanna atarak ba[daq kurdu. Altrmrzda, vadi kapkaraydr; vadinin uzaktaki kryr gizgileri akqam pusunda dafrhyordu. Don Juan ytiztinii peyote tarlasrna gevirmiq, hareketsiz duruyordu. Siirekli bir yel esmekteydi ytiziirne. "Alacakaranhk, iki dtinya arasrndaki yarrktrr," dedi yumuqak bir sesle ve bana donmeden. Ne demek istedifini sormadrm. Gozerim yorulmuqtu. Birden btiytik bir sevingle kabardr iEim; tuhaf, dayanrlmazbn aflama isteliyle doldum! Ytiztikoyun uzandrm; altrmdaki kaya sertti, rahat edemiyordum. Srk srk doni.ip durumumu deliqtiriyordum. Sonunda kalktrm ve ba[daq kurdum. Battaniyeyi srrtrma ortttim. Hayretle bu duruqun gok daha rahat oldulunu gordiim. Uyumuka1,n61un aqafirya

Uyandrfrmda don Juan'rn bana bir qeyler soyledifini iqittim. Hava karanhktt. Onu segemiyordum. Ne dedifini anlamryordum. o, kayadan inmeye baqlayrnca, ben de ardrndan gittim. Onu bilmem ama, ben dikkatlice ytirtiyordum. Her yer karanhktr. Kaya duvann dibinde durduk" Don Juan oturdu ve benim de soluna oturmamr soyledi. Gomlefini agrp bir kese grkardr; agarak cintinde yere koydu. Kesenin iginde birkag tane kurutulmuq peyote vardt. Uzun bir sessizlikten sonra bir parga ahp safi elinde tuttu. Baqparmalryla iqaret parmafir arastnda ovalayarak bir ttirkti soylerneye baqladr. Birden, kulaklarrmt ttrmalayan bir 9r[hk attr:

"Ahiiii!"
Garip, beklenmedik bir qeydi bu. Korkmugturn. Karanlrkta, peyote pargasmt a$zna yerleqtirip gifnemeye baqladrfrnr hayal meyal gorebildim. Bir an sonra keseyi ahp bana do!ru eEildi; keseyi almamr, bir mescalito segrnemi, keseyi gene ontimtize btrakmaml, sonra da onun yaptrklartntn ttpktslnl yapmalnr fisrldadr. Bir peyote alchm ve onun gibi ovalamaya baqladrm. O' bir yandan bir cine bir arkaya sallanryor, bir yandan da ti.irki.istini.i Ea[rrryordu. Birkag kez mantart aLztma koyn-laya gahqtrm ama aflayacafrmdan gekiniyordum. Sonra bir dtiqteymi$ gibi inantlmaz bir grfihk koptu ba[rrmdan: ahiii! Bir an iqin bir baqkaslylm sandtm. Gene karnrmda sinirsel bir sarsmttntn etkisini duydum. Arkaya. dofiru diiqtiyordum. Baythyordum. Peyoteyi a|ztmakoydum ve gifnedim. Bir stire sonra don Juan keseden bir parga daha aldr. Krsa bir ttirkti gafirrdrktan sonra onu a$zna koydufiunu gordtim, ve rahatladrm. Keseyi bana uzattt, iginden bir parga ahp gene ontimtize brrakttm. Be$ altr kez yinelemiqtik bu iqlemi. Susadr[rmr farkettim. Su i9mek igin matarayt aldrm. Ama, don Juan yalnrzca a{nn'n galkalamamt, igersem kusacafrmr sciyledi. Afzrmr birkag kez galkaladrm. Bir an geldi, suyu igmek

r06

DON JUAN'IN OcnErir-Bni

OCNBTiLER

r07

iste$i yenmesi giig bir cizleme dcintiqtti. ve bir yudum kadar yuttum. Yutar yutmaz da karnrmda yo[un bir sancr baqladr. ilk peyote deneyimimdeki gibi ruyun a$nmdan aprisruca kendili[inden dciktilecelini sanryordum. Ama ciyle olmadrfrnr gortince, qagtrm. Sadece ola[an bir kusma hissi duymuqtum. $tiktir, gok stirmedi bu. Don Juan bir peyote daha ahp keseyi bana :uzatn On dort peyote pargasl gilneyene dek stirmtigtti bu harekettmtz. Artrk susuzluk, i.igtime, rahatsrzhk falan duymuyordum. Bunlann yerine yepyeni bir rhkhk ve cogkunluk duymaktaydrm. Apnmr tazelemek igin matarayr aldrm, ama boqtu. "Dereye gidelim mi, don Juan?" Sesimin trnrsr aflztmdan drqan grkmadr; gitti, damalrma garptr. sonra geri zrplayrp bog azrma kagfi, oralarda bir ileri bir geri yankrlandr. Yumuqak, garklmsl bir yankrydr bu. Bolanmda kanat gryprp duruyordu. Her dokunuqunda sanki beni okguyordu. Yankrrun bir oraya bir buraya yaptr$r devinimi, yitip gidene dek izledim. Sorumu yineledim. Bir taq mezann iginden sesleniyormu$um gibi oluyordu. Don Juan yanrt vermedi. Kalktrm, dereye dogru dcindtim. Gelecek mi diye ona baktrm. Ama, o, dikkatlice bir gey dinler gibiydi. Eliyle sert bir hareket yaparak susmaml istedi. "igre Abuhtol (?) geldi!" dedi. Bu sozci.ilti hiE iqitmemiqtim daha cince. Bunun ne demek oldulunu sormak tizereydim ki birden kulaklanmrn iginde bir vmlama duydum. ses, gittikge yiikseldi ve dev bir eqekansrnrn vrzrltlsrna ddntiqtii. Birkag saniye stirdtikten sonra, gittikge azalarak kayboldu. Gtirtilti.intin qiddeti, yolunlulu korkutmugtu beni. Tir tir titriyordum; ayakta durmam zorlaqmrqtr. Ama her geyi rahatga diigiinebiliyordum. Birkag dakika cince bastrrmrg olan uykum, birdenbire yok olmugtu. Dinginleqmigtim; zihnim agrlmrgtr. Bu gi.irtiltti bana, bir bilimkurgu filmindeki atomik radyasyon bcilgesinden kagrp gelen dev bir

annln kanatlarrnr titreqtirmesini anrmsatmrqtr. Gtilmeye baqladrm. Don Juan'tn gene gevqeyerek yere gokti.i[tinti gordtim. Birdenbire o dev arlrun imgesi gene geldi akhma. Olafan dtiqtincelerimden gok daha gergekti bu. Ola[aniistii berrakhktat i uit gergeve iginde durmaktaydr. Baqka higbir $ey kalmamrqtuihni*d". Daha cinceki yagamrmda higbir qeyi bu agrkhkia gormtiq defildim. Bu da aynca korkutmaya baqlamtqtt beni. Terliyordum. Korktufumu sciylemek igin don Juan'a dofiru egitOim. Ytiziiyle yi.iziim arasmda beg on santim kadar uuidt. Bunu bakryordu; gozleri trpkr an gozleriydi. Yuvarlak camlara benziyordu-koyu renkli ve rgrkh... Dudaklarrnt dtga do[ru uzatmrg, tuhaf sesler grkarryordu: "Pe-tu-pe-tu-pe-tu." Geiiye srEradim; az kalsrn duvara garpacaktrm. O srada duy<lufum diyanrlmaz korku hig bitmeiecekmiq gibi geliyordu. Sofut solufaydrm, inliyordum. Terler derimin tizerinde donup kahyoiAu-Uuz kesilmiqtim. Sonra don Juan'tn sesini iqittim: "Kalk! Yiirti btrazl Kalk!" Deminki imgeler yok olmuq, ahgtrfrm ytizti ortaya grkmrqtt.

Bitmez gibi gelen bir an gegti; don Juan'a"Bitaz su igeyim," dedim. Sesim gatlak grkryordu. Sozctikler zorlukla 9ticryordu a$zrmdan. Don Juan baqrnr e[ip, onayladr. Giderken korkumun, geldi$i gibi, yrldrrrm htzryla yok oldufunu fark ettim. Dereye yaklaqrrken yol tizerindeki btittin nesneleri teker teker gcirebildiEimi anladrm. O anda az once don Juan'r da gok belirgin olarak gormtiq oldu[um akhma geldi; onu ti.im gizgtlerryle, o bigimde hig gormemiqtim onceleri. Durdum, itikluru baktrm; ttim vadiyi gorebiliyordum. Vadinin obtir Sabah oluyor , yantndaki kayalan bile agrkga segebiliyordum. 'sandrm. akrqryla ilgili duygularrmr yitirmiq oldufuZamanrn mu sezdim. Saatime baktrm. On ikiye on vardt! Saatim gahgryor mu diye kontrol ettim. ogte vakti olamazdr! Demek ki g"r" yarrsrydr! Bir koqu suya gidip, kayaya doneyim, dedim. A-u don Juan'm gelmekte oldu[unu gcirtince' onu bekledim.

r08

DoN JUAN'IN

ocnnrilnni
ki

ocneriLER

109

ril

ill
r{

du.

karanhfrn ise sistola (yi.irekle damarlarrn kasrlmurr) t"kubtil ettifiini kavradnn. Kalbimin her qarprqrnda dtinya aydrnhktan karanh$a sonra gene aydrnh[a gLEip duruyordu. bu yeni bulgumla hagir neqirken, daha cince iqitti[im .Bgn o tuhaf sesi gene igittim. Kaslarrrn gerildi. "Anuhctal (bu kez sozctigti bu bigimde iqitmigtim) gel_ di," decli don Juan. Gtirtiltiiyti ciyle gtirlercesine, oyle ezici bir bigimde algrhyorurn ki, biittin 6btir qeyler aklmclan silinip gitmiqti. Gtir.iiltti dinince, suyun hacnrinde birdenbire bir artma sezdim. ontimde akan ruyrn, daha bir dakika cince otuz galtimden az gdrtinen geniqligi, qirndi ugsuz bucaksrz bir gcil imiq gibi goriintiyordu. yuku.tluidun ruyun ytizeyine bir rlrk vuruyordu. Sanki bir afaghktan stiitileiet gltiyordu tu .srk rqrk. su, ara slra, bir saniye kadur altrn sarrsr u. ,iyut renkler_ le parrldryordu. sonra da, kara'yor, rgrk yoklu[unda gcizden kayboluyordu; gene de garip bir bigimbe vartr[ri, ouyrirryoi-

ne[i. Kurndaki e1 lfak gakrl ranelerini bile ,ugJuitiyoriu*. Bazgn her qey tiyle iyi goriintiyordu ki, gtineq doguyt, ya da yeni batryor, sanryordum. Sonra karanltk burryor, ardrndan gene aydrnhk oluyordu. eok gegmeden aydrnrrlrn, kalp atrqlarrmdaki diyasrola (kairncrkrarrn g"n4t"mesii,

Ona, karanhkta gcirebildigimi sciyledim. Bir qey demeden bana baktr uzun uzun; belki de bir gey_ ler demiqti, ama onu duymamrqfim. Qtinkii, bu yeni, guqitu., yetene[ime vermektel,6[ip1 kendimi: karanhkta gcirme y.t._

bir yaprsr vardr... Btiytik bir davulun pes vuruqlan eqlifindeinsan seslerini andrnyordu. Ttim dikkatimi bu ezgiye ver-

ill'

/lrl

lrilr

iill

liirr

rii

'll,
rllilll

kara gciltin kryrsrnda gomeqik ne kadar uzun bir stire bakrp durdum, anrmsamryorum. cilrtittti dinmig olacaktr ki, ye.n-r.den igittilim korkung bir gtirtilrtiyle irkilip geriye, gergeklile dcindtim. Arkama baktrm, don Juan', i.idr*. K"aya dtizltifitine rrrmanrp, kayah$rn arkasrna dofiru kaybolup gitii_ fini gordtim. Yalnrz kalmak korkutmuy"r?u beni; tesii ui, qtiven duygusu iginde, kendimi brrakaiak, oraya gdmeliverdim. Giirtiltri gene yaklagryordu. Bu kez ciyle yogunou ki, fir_ trna sesine benzettim onu. Kulak kesilerek diniedim; belirli bir ezgi fark ettim bu gtirtilttintin iginde. Tiz seslerden oluqan

dim. Ytirek vuruglanmln, davulla aynr ana rastladr[rnr farkettim. Aya[a kalktrm, ezgi duruverdi. Ytrek vuruqlanmr dinlemeye gahgtrm, ama duyamryordum. Ola ki bu sesler, bedenimin duruqundan kaynaklaruyordur, diye gegirip, gene gomeldim! Ama higbir qey iqitmedim! Trk grkmryordu! Ytiregimin sesi bile! Artrk bu kadan yeter deyip oradan gidecektim ki, birden yerin sarsrldrfrnr hissettim. Ayalrmrn altrnda yer sallanrp duruyordu. Dengemi yitirdim. Srrttistti yere dtiqttim. $iddetle sallanan topralrn tizerinde ciyle yatrp kaldrm. Bir ta$a ya da gahya tutunmak istedim; ama altrmdan bir qeyler kaymaktaydr sanki. Zryladlm ve bir an ayakta durdum; sonra gene yere yrkrldrm. Uzerinde oturdulum toprak deviniyor, bir sal gibi suya dofru ilerliyordu. Krmrldamadan oyle kaldrm; btittin obiir geyler gibi bu egi goriilmedik, kesintisiz, yolun korkuyla sersemlemiqtim. Kilden yaprlmrg bir ktiti.i[e benzeyen bu bir parEa topratizerine ttinemiq, kara goltin suyunda devinip duruyorfrn dum. Akrntrlar beni geriye dofru stirtikli.iyor gibiydi. Qevremdeki suyun krprrdadrfrnr, burgag gibi dondtigtinti gorebiliyordum. Suya dokununca, sofuk ve kopkoyu bir krvamda oldu[unu hissettim; canhymrq gibi geldi bana. Gortintirlerde kryr ya da belirli bir igaret yoktu; bu yolculuk boyunca neler diiqtindti[timii, duydu[umu da anrmsamryorum. Saatlerce stirtiklenmigim gibi geliyordu bana. Bir ara sahm doksan derece sola, dofiuya dondti. Krsa bir gidiqten sonra bir qeye toslayrverdi. Bu sarsrntr beni one firlatmrqtr. Dizlerim ve iki yaruma agrlan kollanm yere garprnca keskin bir acr duyarak gozlerimi kapadrm. Az sonra yukanya baktrm. Karadaydrm. Sanki topraktan ktitiifiim karayla birleqmiqti. Oturdum ve dondtim. Su gekiliyordu! Geriye koqan bir dalga gibi ters ycine do[ru akryordu. Sonra kayboldu. Uzun bir stire orada oturdum; btittin olanlan dtigtintip tutarh bir bigimde incelemek istedim. Her yanrm alrryordu.

il0

DON JUAN'IN OGRETILERI

ocneriLER

111

Sanki bo$azrmda kanayan bir yara vardr. "Karaya grktrfrmda" dudalrml lslrmlq olmahydrm. Kalktrm. Yel esiyordu,
i.igiimtigttim. Giysilerim srrrlsrklamdr. Ellerim, genem, dizle-

rim tir tir titremekteydi. Gene yere uzanrnam gerekti. Ter


damlalan gcizlerimin igine stiztihiyor,, gozlerimi acrtryordu. Sonunda dayanamaylp aclyla bafrrdrm. Az sonra bir parga durgunlagarak aya$a kalktrm. Sabah karanh[rnda her geyi segebiliyordum. Bir iki adrm attrm. Birkag kiqinin konugma seslerini duydum. Ytiksek sesle goriiqtiyorlardr. Seslere do[ru yoneldim. Elli metre gittikten sonra birden duraladrm. Bir gtkmaza girmiqtim. Koskoca kayalann kuqattrfr bir yerde buldum kendimi. Kayalann ardrnda daha ytiksek kayalar, onlarrn ardrnda da daha yiiksekleri srralanryor, koskoca bir daf oluguyordu. Yi.ikseklerden gelen gok gtizelbir ezgi duyuluyordu. Su gibi akan, kesiksiz, yabansr seslerdi bu iqittiklerim. Koca bir kayanrn dibinde yere oturmug bir adam gcirdtim. Ytizi.i yandan goriintiyordu. Adama dofru yi.irtidtim. Ug metre kala, adam bagrnr Eevirip bana baktr. Durdum-gozleri az cince gcirmtiq oldufum suydu! Aynr ugsuz bucaksz gol biiytiklti!{inde, altrn renkli ve siyah prrrltrh... Kafasr gilek gibi sivriydi; sayrsrz sigil dolu derisi yeqildi. Sivriligi drqrnda, trpkr bir peyote mantarrna benziyordu kafasr. Ontinde durup oyle ytiziine baktrm; gozlerimi bir tiirlti ondan ayanmlyordum. Gcizlerinin olanca a[rrhlryla bile bile ba$nml ezmekteydi sanki. Sabah oluyordu. Dengemi yitirip yere yrkrldrm. Grizlerini citeye gevirdi. Bir qeyler sciyltiyordu bana. Onceleri sesi hafif bir yelin yumuqak hrgrtrsr gibiydi. Sonra mtizi[e dciniiqti.i-yumuqak hrgrrtrlarrn oluqturdu[u bir ezgiye... "Ne istiyorsun?" dedifini anlamrqtrm-anlamrq da degil, "bilmiqtim". Oniinde diz gokrip hayatrmr anlattrm ona, afiiadrm. Gene baktr bana. Gcizlerinin beni gektigini hissediyordum; bu arun benim ciliim anlm olacalrnr sandrm. Yanrna gideyim diye el etti. Oni.ine dofru bir adrm atarken sallanmaya baqladrm. Ben ona yaklaglnca, o gozlerini otelere geviriyor ve bana elinin

tersini gcisteriyordu. Ezgi, "Bak!" dedi. Elinin ortasmda yuvarlak bir delik vardr. Ezgr, gene, "Bak!" dedi. Delife bakhm. Kendimi gordtim. Qok yagh ve gtigstizdtim; kamburlaqmrgtrm, gevremi saran krvilcrmlar arasrnda koqup duruyordum. Sonra krvrlcrmlardan tigii bana garptr. itisi baqrma, biri omzuma... Delikteki imgem bir an igin dimdik olastya dek dikildi, sonra delikle birlikte kayboluverdi. Mescalito gozlerini gene bana gevirdi. oyle yakrnrmdayki gozleri... O gece birgok kez iqitti[im o yabansr sesle hadr fif hafif gtimbtirdtiyorlardr! Sonra gittikEe dinginleqtiler ve altrn sansl, siyah rqrltrlar sagan bir gcilctik gibi sessizleqtiler. Gozlerini bir kez daha otelere gevirip bir gekirge ztplayv qryla yirmi metre kadar gitti. Gene zrpladr; bir daha, bir daha... Ve gozden kayboldu. sonra ytirtidti[timti arumsryorum. Yontimti bulmak igin, manfikh bir bigimde, gegti[im yerleri belirleyen iqaretler anyordum. Ttim deneyimlerim boyunca gordtiftim birkag belir-

gin noktayt araylp duruyordum. Solumun kuzey olmast gerekti[ine inanryordum. Bir stire o ycine do[ru ilerlediysem de, vaktin gtindtiz oldu[unu gcirerek, arttk "gece imgelem"ime gerek kalmadr[rnr dtiqtindtim. Saatim oldufunu anrmsayarak, baktrm. Sekizi gosteriyordu. Onceki gece bulundufumuz dtiz kayaya ulaqtrfrmda saat ondu. Don Juan yere uzanmlq, uyuyordu. "Nerelerdesin?" diye sordu. Rahat bir soluk almak igin oturdum. Uzun bir sessizlikten sonra sordu: "Onu gordtin mi.i?" Olanlan, baglangrcmdan beri, bir bir anlatmaya baqladrm; ama don Juan soztimi,i keserek tek onemli qeyin onu gciriip gormemem oldufunu soyledi. Mescalito'nun bana ne kadar yaklagtrfrnr sordu. Ona dokunacak kadar yaklaqtr[rmr
soyledim.

oyktimtin bu yanl onu ilgilendirmiqti. Higbir qey demeden, ttim ayrrntrlarr dinliyor; soztimti yalnrzca,, gordiiftim varhlrn biEimi, davrantqr ve obtir aynnttlarryla ilgili sorular

n2

DCN JUAN'IN

Ocnnrilpni

OcnsriLER

113

sormak igin kesiyordu. Don Juan olleye kadar dinlemigti anlattrklarrmr. Ogle iizeri ayafa kalkrp gadrr bezinden torbayr go[si.ime dolru astr; kendisini izlememi soyledi. Mescalito toplayacafrnr, verdiklerini elime ahp incitmeden torbaya yerlegtirmemi de ekledi. Btaz su igip yi.iri.imeye baqladrk. Vadinin bitimine vardrfrmrzda hangi yone gidecefiini kestirmek igin bir an duraladr. Segimini yaptnca, dosdo!ru o ycine ilerledik. Her peyote bulugumuzda, mantann cintinde gomeliyor; krsa, testere diqli gakrsryla, i.ist krsmlru yavagga kesiyordu. Yatay olarak kestifi yere, kendi deyiqiyle "yara" iyileqsin diye, bir deri kesede bulundurdufu saf ktiktirt tozunu serpiyordu.Taze mantarrn bagmr sol elinde tutuyor, tozu saf eliyle serpiyordu. Sonra kalkrp mantan bana veriyordu. Onceden ofretti[i gibi, mantan iki elimle ahyor ve torbanrn igine koyuyordum. Srk srk, "Dik dur ki, torba yere ya da gahlara falan defimesin!" diyordu. Sanki yinelemese unutacakmrgrm gibi... Altmrq beq mantar topladrk. Torb a aflzna dek dolunca, onu slrtrma gevirdi ve cintime yeni bir torba astr. Yaylayr gegtifimizde her iki torba da dolmuq, toplam ytiz on peyote mantarr toplamrgtrk. Torbalar oyle a[rr ve qiqkindi ki, bu afirr ve btiyi.ik yiikiin altrnda ytirtimem gok gtig oluyordu.

rimsi ve hafif bir ytike dontigtii tagrdrklarrm. Rahat rahat yi.irtiyerek cinde giden don Juan'r yakaladrm. Ona, ytiktin artrk beni yormadr$rm soyledim. O da, artrk Mescalito'nun yurdundan grktrlrmrz rgrn bciyle oldu[unu sciyledi.

3 Temmuz 1962, Salr

Don Juan kulalrma fisrldayarak, Mescalito'nun topra[a donrnek istemesinden cittiri.i torbalarrn alrrlaqtrlrnr soyledi. Yurdundan ayrrlmasrna tiziildti[ilnden ottirii Mescalito'nun a[rrlagtrgrnr; benim baghca gorevimin torbalan yere degdirmemek oldufunu, giinkii de[dirirsem Mescalito'nun bir daha onu almama hig izin vermeyece[ini anlattr. Bir an geldi, torbalann ipleri omzuma dayanrlmazbirbasrng olugturdu. Bir geyler btiytik bir gtig harcayarak beni yere gekmeye gahqryordu. Qok korkmuqtum. Ytirtimemi hrzlandrrdrlrmr sezdim. Nerdeyse koquyordum. Don Juan'rn ardmda, trnsa kalkmrq gibiydim. Birden srrtrmdaki ve bagnmdaki a$rrhk azaldr. Siinge-

"Mescalito artrk seni kabul etti sayrlrr," dedi don Juan. "'Kabul etti sayrlr' ne anlama geliyor, don Juan?" "E, seni oldtirmedi, bi yerini incitmedi. Evet, seni iyice tirktittti ama pek fazla denemez. Eger seni kabul etmeseydi, sana canavarca davranrr, cifkesini gdsterirdi. Kimi insanlar onunla karqrlaqrp da onun tarafindan kabul edilmeyince dehgetin ne anlama geldifini olrenmiqlerdir." "Oyle korkungsa o, neden yola grkmadan cince soylemedin bana?" "Kendi baqrna onu arayacak denli ytirekli de$ilsin de ondan. Bilmemenin daha uygun olacalrnr dtiqtinmi.igtiim." "Ama cilebilirdim, don Juan!" "Evet, cilebilirdin. Ama bu iqten kazastz belasrz grkaca$rna emindim. Seninle oynamrgtr bi zamanlar. Seni incitmemiqti. Bu kez de seni tutaca[rnr sanryordum." Mescalito'nun bana karqr gergekten sevecence mi davrandrlrnr sordum. Deneyimim oyle iirktitmiiqtii ki beni! Korkudan cilecelimi sanmrgtrm. Don Juan, Mescalito'nun bana karqr gok yumuqak davrandr[rnr; bir sorumun yanrfi olarak bana bir sahne gcisterdifini soyledi. Mescalito'nun bana bir ders verdi[ini anlattr. Bu dersin ne oldulunu, ne anlama geldilini sordum. O da, bu soruyu yanrtlamamln olanaksz oldu$unu, giinkti Mescalito'ya tam olarafr ne sordulumu bilemeyecek denli korku iginde bulundufumu sciyledi.

114

DON JUAN'IN OGRETILERI

ocngriLER

115

Don Juan, Mescalito bana elindeki sahneyi gcistermeden cince benim ona ne sorrnug olabilecefimi anlmsamaya gahqmamr istedi. Bir ttirlti arumsayamryordum. Arumsadr[rm tek qey, dize gelip gilnahlartmt itiraf etti{im rdi. Don Juan artrk bunlan anlatmamla ilgilenmiyordu. Ona sordum, "Qafrrdrfrn ttirktilerin scizlerini cifretebilir misin bana?"

"Haylr, 6[retemem. O sozler bana aittir, koruyucunun bana ofrettifi sozler... Giin gelir, sana da kendi ttirki.ilerini cifretir, eminim. O gtine dek bekle; baqkalanndan da kendi ti.irktilerini sana o$retmelerini, sen sen ol, isteme! Kimsenin ttirktistine de ciyktinme ! " "Qafrrdrlrn o ad neydi? Onu sciyler misin, don Juan?" "Hayrr. Onun adr hig ahnmaz a\za; ona seslenmek drqrnda."

lanmadan ondan yararlanmak isterler. iqte o zaman Mescalito'yla karqrlaqmalan hep dehqetli olur." "Bir kimseyi tam olarak kabullenince ne olur?" "Bi insan ya da bi rqrk bigiminde gortintir ona. Bu ttir bi kabulle karqrladrlr kimseye hep aynr kalrr arttk Mescalito' Bi daha defiqmez. Otu ki sen onunla karqrlaqtr[rnda sana bi rqrk olarak g-,iitintir; seninle ugar da ttim gizlerini serer gozlerinin cintine." ,,o noktaya ulaqmak igin ne yapmam gerekir, don Juan?" ,'GtiElti bi insan olman gerekir; ya$amlnrn gergekgi olmasr gerekir."

"Nastl olur gergekgi bir Yaqam?" "Ozenle ya$anan bi yaqam; iyi, giiglti bi yagam'"

"Ya ben ona seslenmek istersem?" "Bi gtin gelir de o seni kabul ederse, admr sciyler o zaman sana. O adr yalnrz sen bilirsin; onu gafrrrrken ya da kendi kendine sessizce soylersin. Belki de sana adrrun Jos6 oldufunu sciyler. Kim bilir?" "Ondan soz agarken, adrnr kullanmak neden yanhq oluyor?" "Gcizlerini gordi.in, di mi? Komyucuyla dalga gegilmez. Bu ytizden ya, bi ttirlti anlayamlyorum seninle nasil oynadrinsanlarr inciterek nasrl koruyucu olabiliyor?" "Yanrtr gok kolay. Onu arayan herkese agrk oldu[u igin, Mescalito bi koruyucudur. " "Ee, zaten dtinyadaki her qey her arayan kimseye agrk

lrnr!" "Kimi

degil midir ki?"

"De[ildir. Dost erkler yalnrzca brujolara agrktrr;


herkes Mescalito alabilir. "

oysa

"Peki, neden kimilerini incitiyor?" "Herkes sevmez Mescalito'yu; ama gene de hig zorakat-

OcnBriLER

lt7

rekirmiq. Ancak bundan sonra tigtincti adtma geqilebilirmiq. Sordum, "Bu ikinci boliim ne yapar?" "$eytan otunun ikinci btjliimil gormek igin kullarulrr. Onunla, insan ytikseklere ugar ve istedi[i yerde ne olup bitiyor, gcirtir." "sahiden insan havada ugabilir mi, don Juan?" "Tabii ugar. Demigtim ya, qeytan otu erk atayanlar igindir. ikinci bcili.imde ustalagan kimse, daha fazla erkkazanmak amacryla akla hayale gelmedik qeyler yapmakta kullanabilir geytan otunu." "Nasrl qeyler, don Juan?" "sciyleyemem. Herkes igin farkhdrr bu."

28 Ocak 1963, Pazartesi

')
Don Juan ara slra, akhna geldikge Datura bitkimin ne durumda oldulunu sorardr" Kokti yeniden dikiqimden beri gegen bir yrl iginde, bitki kocaman bir fidan olup grkmrqtr. Tohum vermiq ve tohurn zarlan kurumugtn. Don Juan da geytan otuna iliqkin yeni bilgiler edinmenin zamanr geldiline karar verdi.

17 Ocak 1963, Pazar

Bugiin don Juan bana Datura kok{iniin "ikinci boltimi.i"ne iliqkin ilk bilgileri verdi-bu gelenelin o[renimindeki ikinci adrm imiq bu. Gergek ci[renimin, kokiin ikinci bciltimtiyle bagladr[rnr sciyledi don Juan; bu bciltimUn yarunda birinci b6li.im gocuk oyunu gibi kalrrml$. iyice ustalaqmak gerekirmiq bu ikinci boltimde; en azrndan yirmi kez falan yutulmasl ge-

Don Juan qunlarr soyledi: "ikinci boltimil baqanyla tamamlarsan, yalruzca bi adrm daha gosterebilirim sana. Ben qeytan otunu tifrenirken anladrm ki bana gore bi qey de[ilmiq; ben de daha fazla izlemedim bu o[renim yolunu." "Neden brakttn, don Juan?" "Her kullanmak isteyiqimde geytan otu, az kalstn, oldtirecekti beni. Bi kezinde oltiyorum sanmrqtrm. Ama gene de btitiin o actlardan kagrnabilirdim." "Nastl? Actlarr gidermek igin cizel bir yontem mi var?" o'Evet, var bi yol." "Bir formtil m[i var, bir qey mi yaprhyor?" "Brakmamak, asrlmak diye bi yol var. Orne[in, ben geytan otunu olrenirken oyle istekliydim ki! Qocuklar tuttuklarr gekeri brakmazlar ya, ben de ciyle tutuyordum her qeyi! $"ytan otu, milyonlarca yoldan bi tanesidir yalntzca. Zaten neyi alrsan al, milyonlarca qeyin iginden segmig olursun onu (un camino entre cantidades de caminos). O nedenle, bi yola salt bi yol olarak bakmayr unutma sakrn! Tuttufun bi yolu brrak-

118

DON JUAN'IN OGRETILERI

OcnnriLER

119

mak istersen, brrak gitsin; higbi gey baflamasln seni orda kalmaya! Bu tiirden bi agrkhfa kavuqmak igin dtizenceli bi yaqam stirmelisin. iqte ancak o zaman bi yolunyalmzca herhangi bi yol oldu[unu anlayabilirsin; ytire[ini dinleyip yolu brrakmakla ne kendine ne de bagkalarrna ytizkarasr getirmi$ olmayacafrnr bilirsin. Ama bi yolda kalma ya da ondan cayma karannr, korkunun ya da doymazhfrn etkisiyle verme. Uyanyorum seni. Bi.ittin yollan araqtrr, incele. istedifin kadar dene onlarr. Sonra da qu tek soruyu sor kendine; ama yalnrzca kendine... Ancak gok yaqh birisinin sorabileceli bi sorudur bu. Ben gengken velinimetim bi giin bana bunu anlatmrqtq ama karumm kaynadrfir o dcinemlerde pek anlamamrqtrm ne dedi[ini. $imdi anhyorum. Sana da sciyleyeyim: bu yolda yi.irek var mrdrr? Ttim yollar cizdeqtir; bi yere gOttirmezler. Qahhklardan gegen ya da gahhklara gottiren yollar. Diyebilirim ki kendi yagamrmda gok uzun yollardan gegtim; ama bi yere varmrg de[ilim. Velinimetimin sorusu anlam taqryor qimdi.

Akgama dofru odasmda oturmuqtuk; prrrl prrrl bir havan getirdi. Havarun ig gapr 15 santimetre kadardr. Biiytik bir 6ohgayr agrp iginOen-Uirtag ufak demet grkardr. ikisini ayrnp yerde serili hastrtn fizerine, yanr baqrna koydu. Sonra da eve getirdifi bohgadan aynl boyda dort demet grkardt. Bunlarm tohum oldu[unu soyledi ve ince toz haline gelene dek havanda dovmemi istedi. ilk bohgayr agarak igindekilerden bttaztnr havana boqalttr. Yanrk qeker renginde yuvarlak, kupkuru

Bu yolda ytirek vardrr, cibiirtinde yoktur. Birinde eflenceli, seving dolu bi yolculuk yaparsrn; tisti.inde ytirtidtikge onunla bir olursun. Obi.irti seni do[dufuna piqman ettirir. Biri sana giig verir, obiirti kcireltir."

lB Nisan 1953, Pazar


16 Nisan Sah akqamr, don Juan'la Datura bitkilerinin bulundufu tepelere grktrk. Kendisini orada yalntz bagrna brakmaml ve oralarda beklememi istedi. Ug saat kadar soffa elinde krrmrzr beze sarrh bir qeylerle dondi.i. Eve dcinerken bohgayr

gosterip, igindekilerin, bana verecefi son armalan oldufunu soyledi. Bunun, artrk bana bir qey ci[retmeyece[i anlamrna mr geldilini sordum. O da agrklayarak benim yetiqmig bir bitkimin oldufunu ve onun bitkilerine gereksinimemin kalmadrlrnr sciyledi.

tohumlardr bunlar. Havanelini ahp dovmeye baqladrm; gok gegmeden don Juan di.izeltti beni. Havanelini cince havarun bir yanrna basttrmaml ve kaydrrarak karqr yana dofru stirmemi soyledi. Tohumlart ne yapaca[rnr sordum. Bu konuda konuqmak istemedi. ilk tez tohumlarr o[titmek gok zor geldi. Dort saat si.irdti igi bitirmem. Oturuq bigimimden citiirti strttm a[nmrgtr. Yere uzanlverdim; oractkta uyumak istiyordum. Ama don Juan cibtir bohgayr agarak bir pargastnr havana bogalttverdi. Bu tohumlar, deminkilerden az daha koyuca renkteydi, ve topak topaktr. Bohgada kalan qeyler toz durumundaydr; ufacrk yuvarlak koyu renkli parEacrklar... Karrum acrkmrqtl; ama don Juan, olrenmek istiyorsam, kurallara uymam gerektifini soyledi. Ikinci boltimtin gizletrni cifirenirken yalntzcabraz su igebilirmigim kurallara gore. Uqtincti bohgadaysa bir avug canh, kara renkli bufday biti vardl; sonuncu bohgadan da taze, ak renkli, lapamst yumuqakhkta tohumlar grktr. Ama yumuqak gciri.intimlerine karqrn lifliydiler; ince ktvamh bir hamur durumuna getirebilmem gok zor olmuqtu bunlart. Ama don Juan boyle istemiqti. Dort bohganrn igindekileri ezme iqi bitince, don Juan ye$ilimtrrak bir sudan iki fincan doldurarak bir gtivece boqalttr; gtiveci atege koydu. Su kaynar kaynamaz ilk ogi.itttiEi.im tohum tozunu igine bogalttr. Deri kesesinde taqrdrfl uzun, sivri uglu bir tahta ya da kemikle karrqtrrmaya baqladr. Su gene kaynayrn ca, haztladr$rmrz obiir geyleri birer birer, ayil yolu izleyerek, koydu. Sonra aynt sudan bir fincan daha ekledi.

120

DON JUAN'IN OGRETILERI

ocnerLen

r2t

Hafif ateqte yavag yavag kaynamaya brraktr. Artrk kokti ezme zamanrmn geldi[ini bildirdi. Eve getirdigi bohgadan ozenle uzun btr Datura kokti grkardr. Aqalr yukarr krrk santimetrelik bir kciktti bu. Kahndr; on iki on tig santimetre gaprnda... Bunun, ikinci bciliim oldu[unu, heni.iz kendi k6ki.i oldu[u igin bu ikinci bciltimti de kendisinin olgti.iftinii soyledi. Gelecek kez qeytan otu igerken kendi koktimti
kendim olgmem gerekecekmiq. Koskoca havanr ontime itti; ben de trpkr onun ilk bciliimii ezdi[r gibi ezmeye bagladrm. Ben ezerken o, ne yapaca[rmr anrmsatryordu. Bu yeni kok hamuruna da su doki.ip gece serinlifinde kurumaya brraktrk. Bu srrada gtivegte kaynamakta olan bulamag iyice katrlaqmrqtr. Don Juan gtiveci ateqten indirip bir fileye yerleqtirdi; fileyi odarun tavanrndaki bir kiriqe
astr.

tr. Ellerim terlemeYe baqladr. Sonuncu torbayr alarak, ve aynl hareketleri yaparak bir kertenkele daha grkardr. Onu da yiiztime tuttu. Baktrm; gozkapaklarr birbirine dikitmiqti. Bu kertenkeleyi de saf elimle

On yedi Nisan giinti sabah saat sekiz sularmda don Juan'la birlikte kcik ciztinti suyla si.izmeye koyulduk. Agrk, gtineqli bir gtindti; don Juan bunu, qeytan otunun beni sevmesine yordu. Beni gordiikge, geytan otunun ona nasrl kdtti davrandrfirnr anrmsadrfirnr sciyledi.

Kok oztintin stiztilmesi de trpkr birinci boli.imdeki gibi oluyordu. Akqama do[ru tist suyunu sekizinci kez dcikttikten sonra bir kaqrk dolusu sarrmtrrak bir madde kaldr kabrn dibinde.

Don Juan'rn odasrna dondtik; orada daha agrlmamrg iki torba duruyordu. Birini agarak elini igine daldrrrp torbanrn a[znt cibtir eliyle bilelinin gevresinde btizdii. Torbanrn igindeki elinin durugundan bir gey tuttufiunu grkarabiliyordum. Birden torbayr elinden, bir eldiven gibi, ters ytiz edip slynverdi. Elini ytiztime uzatfi. Bir kertenkele tutuyordu. On santimetre kadar yaklaqtrrdr hayvarun baqrnr gcizlerime. Alzrnda bir tuhaflrk vardr kertenkelenin. Bir iki saniye baktrrn; irkilerek geriye firlayrverdim. Kertenkelenin alzr kaba ilmiklerle dikilmiqti. Don Juan kertenkeleyi sol elimle tutmamr buyurdu. Yakaladrm. Avucumu ite ite krvranryordu. igim bulanmrg-

tutmamt buyurdu. Bayrlacak duruma gelmiqtim. ikisini de yere attp ordan kagmak igin dayan :Irmaz bir istek duyuyordum' ,,srkma hayvancaptzlart!" dedi don Juan; hig olmazsa sesi beni rahatlatmr$ ve yonlendirmiqti. Neyim oldufunu sordu' ciddi gortinmeye gahgryordu ama dayanamaylp gi.ilmeye baqladr. Parmaklanml gevqetmeye gahqryorduysam da ellerim stnlsrklam tere battr[rndan kertenkeleler kaya kaya kurtulmaya gabahyorlardr. Kiigtik keskin pengeleriyle elerimi trrmalamilutt; sonsuz bir tiksinti ve stktnfiya bo[uyordu beni" Gozlerimi kapadtm, diqlerimi stkttm. Kertenkplelerden biri bile[ime trrminmaya baqlamrqtr bile; baqrnr htzla bir gekiverse, elimden kurtulacaktr. Bedensel bakrmdan tuhaf bir umutsuzluk, dayantlmaz bir tedirginlik duygusuna kaprlmtqtrm. Diglerimin arastndan don Juan'a homurdanarak bu u[urru, q"yi.ri benden almastnr soyledim. Baqrm, elimde olmayurut,-rullanmaya baqlamrqtr. Don Juan gaqkrn qagkrn gozlemekteydi beni. Ayr gibi homurdanlyor, ktvrantyordum. Don Juan kertenkeleleri torbalanna koyarak giilmeye baqladt' Ben de giilmeye gahqttm, ama midem sanclyordu. Yere gokttim. gok, kerienkelelerin pengeleriyle avuglartmt trmalaBeni "n etkiledilini anlattlm ona. O da, efer ofrenim igin malarrnrn gerekli kararhhk ve erekten yoksunsa, bir insant grldrrtacak gok qeyin bulundulunu; ama duygularm, kesin ve efilmez u*ugiu.t olan bir insan iEin engel olamayacafrnt; gtinki'i boyle bir insarun duygularmt denetim altrnda tutabilece[ini soyledi. Don Juan braz bekledi ve aynl hareketlen yaparak kertenkeleleri gene avuglanmrn igine yerleqtirdi. Baqlarrnr yukanya dofiru iutarak okqar gibi gakaklarrma siirecekmiqim; buttu yup-ken de onlara bilmek istedilim ne varsa sorabilirmiqim.

t22

DoN JUAN'IN Ocngrir-Bni

ocnsriLER

123

Ne yapmamr istedigini pek anlamamrqtrm. Kendi kendime sorup yanrtlayamadr$rm ne varsa kertenkelelere sorabile-

ce[imi yineledi. Birkag tane de ornek verdi: gtinltik

ya$a-

mrmda gcirmedifim kimselere iligkin sorular sorabilirmigim; yitirilmiq nesnelerin nerede bulunabilecelini, gcirmedi$im yerlerle ilgili sorular falan sorabilirmiqim. Sonunda kehanetten soz ettilini gakmrqtrm. Ytirefim oynamrq, gtim giim vuruyordu. Soluk alamryordum.

Beni uyararak bu igin baqlangrcmda kiqisel sorunlarrmr sormamamr sciyledi. Kendi drqrmdaki konularla ilgili sorular sorrnamr cifiitledi. Qabucak ve agrkga dtigtinmeliymiqim, yoksa dtiqtincelerimi geri geviremezmiqim. Qrlgrnlar gibi bilmek istedilim bir gey dtigiinmeye gabaladrm. Don Juan beni zorlayrp duruyor, ama her nedense bir ttirli.i kertenkelelere os ormak" is tedilim bir qey dtiq tinemiyoro

dum. Srkrntrh bir stireden sonra akhma bir qey gelmiqti. Bir zamanlar bir kitaphkta gok sayrda kitap gahnmrgtr. Kiqisel bir sorun defildi bu, ama gene de merak ediyordum. Kitaplan alan kimse ya da kimselerin kimler olabileceline iliqkin higbir cinyarglm yoktu. Kertenkeleleri qakaklarrma stirterek hrrsrzlann kim oldu[unu sordum. Bir stire sonra don Juan kertenkeleleri torbalarrna koyup, koklerle ve bulamaglarla ilgili agrklanacak pek gok ciyle derin gizler bulunmadr$rnr soyledi. Bulamag, ycinlendirirmig; k6kler de her qeyi apaErk gcisterirmiq. Asrl hikmet kertenkelelerdqymig. ikinci bciliimdeki biittin btiytilerin gizleri onlarda saklrymrg. Bunlar ozel bir kertenkele ttiri.i mtidiir, diye sordum. Oyleymiq. insanrn kendi bitkisinin gevresinden gelmeleri gerekirmiq; onlarla arkadaq olmak gerekirmig. Arkadaghk

kurana dek de uzun stire trmar edilmeliymiqler. Onlarr iyi besleyerek kurulabilirmig bu arkadaghk. Bu arkadaghlrn neden bu denli cinem tagrdr[rnr sordum. o da bu kertenkelelerin kendilerini ancak iyi tanrdrklan kimselere yakalattrrdrklannr, geytan otunu ciddiye alan bir kim-

senin kertenkeleleri de ciddiye almast gerekti[ini anlattt. Kertenkelelerin, bulamagla koktin hazn ediliginden sonra yakalanmalarmm bir kural oldu[unu belirtti. Ofleden sonra geg saatlerde yakalamahymrq onlan. Kertenkelelerle dostluk kuramayan kimselerin gtinlerce ufraqtrklarr halde onlan yakalayo*uyu"aklannr, oysa bulamacrn bir gtinden fazla dayanmayacagtnt da ekledi. Ardrndan da kertenkeleler yakalandrktan rottti neler yaprlacalrna iliqkin uzun uzadrya bilgiler verdi' "Kertenkeleleri yakaladrktan sonra onlan torbalara koymaltsm. Sonra birisini altp onunla konuqursun. Onu incittifin igin ciztir dilersin; sana yardrmcr olmast igin yalvanrsm' Bi tintai[neyle a$znt dikersin. Dikiq igin agavenin liflerinden iplik, 6i .troyu dikeninden de ifne yaparsln. Ilmikleri gergin tutarsrn. Sonra obtir kertenkeleye de aynl qeyleri soylersin ve gozkapaklarrnr birbirine dikersin. Gece olana dek bitirirsin bu -A$zr dikili kertenkeleyi alrr ve ona neyi bilmek istediIqteri. lini soyiersin. Gidip senin adma gormesini istersin' Gordiikl"erini baqka kimselere anlatmasm da hemen geri donsi'in diye a$zrm Oit<tigini anlatrsm. Kertenkelenin baqrna bttaz bulaniag stirersin; sonra bulamacrn igine koyarsm. O debelenip durur bulamagta. Sonra alr yere koyarsm. Senin igin ufurlu olan ycine do[ru giderse, biiytik baqanyla sonuglarur; ters ycinde giderse buquittt, olur. Kertenkele sana do[ru (gtineye) ytiriitt.-, krsmetin ola[antistii bigimde agrk sayrlrr; ama senin Lulundulun yerde n iza$a do!ru (kuzeye) yonelirse, btiytik srkrntrlarla karqrlaqacaksm demektir. olmen bile olasrdrr! Bu nedenle, baktrn ki ienden uza$a do[ru gitmekte... En iyisi btrakmaktrr bu igi. Hemen! Hemen o anda karar vermelisin btiyiiyti bozmayi. Bozarsan, kertenkelelere sciz gegirme erkini yitirirsin, ama olmekten iyidir bu. Ote yandan, bu uyanma kurgrn btiytiyti stirdiirtirsen, o zaman da cibtir kertenkeleyi aLfi', krz kardeqinin oykiisiinii dinlemesini ve sana anlatmastnr sciylersin." APzt dikilmiE bir kertenkele nasil olur da gordiiklerini anlatabilir? Konu$masmt engellemez mi dikili afirz?" "Afzmm dikili oluqu, ciyktisiini.i yabancilara anlatmasmt

r24

DoN JUAN'IN

ocnrrLpni

OcnBriLER

r25

cinler. Herkes kertenkelelerin konuqkan oldulunu bilir; her yerde durup konugur bu hayvanlar. Her neyse, {ince baqrnrn arkasma biraz bulamag stirersin. Sonra da qakafima stirersin. Ama dikkatli ol, alrunrn ortasrna bulagmasm bulamag. ogreniminin baqlangrcmda kertenkeleyi bi sicimle ortasmdan ba!layrp sa[ omzuna asarsrn. Bciylece yitirmemiq ve incitmemig olursun kertenkeleyi. Ama ilerleyip de qeytan otunun gtici.iyle iyice tanrgtrktan soffa kertenkeleler buyruklannr dinlemeyi cilrenirler, omzunda ti.inerler. Kertenkelenin bagrndaki bulamacr sa! qakalrna stirdtikten sonra iki etinin parmaklannr bulamaca sokarsm; cince gakaklanna, sonra da ytizi.intin iki yaruna stirmeye baglarsln. Bulamag gabucak kurur; sen bikag kat srvarsrn yiiztinti bulamagla. Ama her kezinde cince kertenkelenin bagrna stirersin, sonra parmaklarrnr kullanlrsrn. Gcirmeye giden kertenkele, eninde sonunda dciner ve yolculufunu krz kardeqine anlatr. Kcir kertenkele de dinlediklerini sana, seninle ttirdeq imiqgesine, aktanr. Btiyti bitince, kertenkeleyi yere brrakrsrn gitsin diye. Ama nereye gitti$ine bakmahsm. Ellerinle derin bi gukur agarsln; kullandrfirn her qeyi oraya gomersin." Saat alh sulannda don Juan kok oziinti kabrndan slymp yassl bir gist pargasmrn tizerine koydu. Sanmtrrak niqastamsr bir gori.ini.imti vardr ve bir gay kagrlmdan azdr. Yansmr ahp bir fincana koydu, i.izerine sanmtrrak bir su dciktti. Fincanr sallaya sallaya ciztin suda gciziilmesini sa[ladr. Fincanr bana uzatank igmemi soyledi. Tatsz bir geydi ama az bir acrhk brraktr a4ztmda. su gok srcak oldu[undan apztm yanmrgtr. Bir ara ytirek vuruqlanm hrzlandr, ama gok gegmeden gene gevqedim.

Don Juan iginde bulamag bulunan cibtir kabr aldr. Bulabir yiizeyi vardr. parmabastrmaya gahqtrm kabuluna; bunu gciren don Juan firfrmr layarak geldi elimi gekti. Qok tedirgin olmugtu. Bunu yapmamrn gok dtigtincesizceblr hareket oldu[unu, gergekten ci[renmek istiyorsam dikkatsizlikten v azgegmem gerekti$ini sciyledi. Bulamacr gcistererek, onun bir erk oldu$unu ve hig kimsemag katrlagmrga benziyordu; parlak

nin onun ne ttir bir erk oldufunu bilemeyece$ini anlattt; ancak insan oldulumtrza gore bunu yapmadan edemedi[imizi, ama hig olmazsa ona yaragan saygryr gcistermemiz gerektilini belirtti. Yulaf unundan yaprlmrga benziyordu kanqrm. Bu krvamr bulmasr iEin epey niqasta olmasr gerekti iginde. Don Juan, kertenkele torbalarrnr getirmemi istedi. A$zr dikili kertenkeleyi grkararak ozenle bana verdi. Kertenkeleyi sol elime vermigti; parma[rmla bir parga bulamag ahp kertenkelenin bagrna si.irmemi stiyleyerek, dedi$ini yaptrm. Don Juan, $imdi de, kertenkeleyi kaba sokarak tiim gdvdesini bulamaglamaml istedi. Sonra da kertenkeleyi kaptan grkarmamr soyledi. Kabr altp, evinden pek uzak olmayan kayahk bir yere gottirdti beni. Bi.iyiicek bir kayayr gOstererek, o kaya sanki benim Datura bitkim imiq gibi, cini.inde durmamt, kertenkeleyi yiiztime do[ru tutarak ona bilmek istedifim qeyi sorrnamr, gidip yanrtrnr bulmasr igin ona yalvarmamr sciyledi. Kendisini rahatsrz ettifim igin kertenkeleden ozi.j,r dilememi ve karqrh[rnda bi.ittin kertenkelelere karqr sevecence davranacaftma iliqkin sciz vermemi istedi. Sonra onu sol elirnin, daha once bir yara agml$ oldu[u, ytiztikparma[rmla ortaparmalrm arastnda tutmaml; ve o kayanrn gevresinde, daha cinceleri qeytan otunu ikinci kez diktiPrm zaman yaptrfrm gibi, dans ederek doianmaml buyurdu " O zaman yaptrfrm her qeyi anrmsaylp anlmsamadr[rmr sordu. Ben de antmsadrfirmr soyledim. Her qeyi trpkrsr trpkrsma yinelemeliymigim; e[er anlmsayamazsam, her qey zihnimde apagrk olana dek beklemeliymigim. Iyice dtigtinmeden gabucak yaprverirsem bunlarr, sonumun kotti olaca[rnr btiyiik bir ciddiyetle agrkladr. En son iq de a$zr drkili kertenkeleyi yere brrakmak ve ne yone gitti$ine bakmakmrq. Bu deneyimin sortucunu bciyle anlayabilirmiqim; gtinkti insarun dikkatini da[rtrr da stvtqtverirmiq bu kertenkeleler. Hentiz hava kararmamrqtr. Don Juan gcige baktr. "Seni yalnrz brrakacaErm," dedi ve yiirtiytip gitti. Btittin anlattrklarlru uyguladrm ve kertenkeleyi yere brraktrm. Kertenkele, braktrlrm yerde hareketsiz duruyordu.

r26

DON JUAN'IN OGRETILERI

OGRETILER

t27

Sonra bana baktr ve do[udaki kayahklara do!ru sefirterek kayboldu gitti. Kayarun dibine oturdum bitkime bakarcasrna. Derin bir tasa sarmrqtr benlifimi. A$zt dikili kertenkeleyi di.iqtindtim. Onun bu yabansr yolculu[unu, gitmeden cince bana oyle bakrqrnr dtiqiindtim. Korkutucu, tedirgin edici dtiqtincelerdi bunlar. Kendimi kertenkelenin yerine koyuyor, bir baqka yabanst yolculula grkryordum. Ola ki benim yazgrm, salt, gcirmekti; o anda gordtifiimii higbir zaman anlatamayaca[rmt sezmiqtim. Artrk iyice kararrntqh hava. Oniimtizdeki kayalarr zor segebiliyordum. Don Juan'rn sozlerini anrmsadrm: "Gtin tqrfir-iki diinya arastndaki o yarrk!" Uzunca bir duraksamadan sonra yapmam gereken qeyleri yapmaya baqladrm. Bulamag, yulaf unundan yaprlmrq gibi gortiniiyorsa da, dokununca, bagka bir krvamdaydr. Qok ince ve soluk bir krem gibiydi. Tuhaf, keskin bir kokusu vardt. Degdigi yerde bir serinlik brrakryor, hemen kuruyuveriyordu. $akaklanmr on bir kez ovaladtm. Herhangi bir etkisini hissetmedim. Sezgi ya da duygularrmdaki en ktigiik de[iqiklikleri bile dikkatle izlemeye gahqryordumo ama ne bekledifimi ben de bilmiyordum. Gergekten bu duyumsamamrn niteligini kavrayamlyor, ipuglarr araylp duruyordum. $akaklanmdaki bulamag kurumuq, pul pul soyulmaya baqlamrqfi. Btaz daha stirmeye baqhyordum ki, baktrm Japonlar gibi topuklanmtn lizerinde oturmuqum. Hem de uzun bir stireden beri durumumu de[iqtirmeden. Yerdeki ttimsek duvarrmsr bir qeyin tizerinde oturmakta oldu[umun farkrna varmam igin epey zaman gegmiqti. Bunun tu[ladan yaprlmrq oldulunu sanmrqttm, ama inceleyince, taqtan oldu[unu gcirdiim. Bu gegiq iyice sarsmtqtt beni. Oyle ansrzm olmuqtu ki, izleyebilmem olanakstzdt. Bir dtiqteymiqim gibi, gordtiklerimin olelerini da[rnrk bigimde algrlayabiliyordum. Ne var ki, btittini.i olugturan pargalar defigmiyordu. Oylece kahyorlardr; onlan yakalayrp teker teker inceleyebiliyordum. Peyote yuttu[um zamanlar oldufu gibi gok agrk ve gergek bir bigimde

delildi grirdiiklerim. Biraz sisli, okqaytct,

si.islii bir nitelikleri

vardr. Kalkrp kalkamayacalrmr bilemiyordum; derken, baktrm, bir baqka yerdeyim. Bir merdivenin baqrnda duruyordum; H. de, bir krz arkadaqtm, alt yanda duruyor. Ateqli gozlerle bakmakta. Delice bir parrltr var gozlerinde. Qtfilt[rmsr bir kahkaha attr. Korkmuqtum. H. merdivenden grkmaya baq-

ladr. Saklanmak igin kagmak istedim; gtinki.i "btr zamanlar gene saprtmrgtl." Bu dtiqiince gelmiqti akhma. Bir stitunun arkasma saklandrm, beni gormeden gegti ordan. "$imdi de uzun bir yolculu[a gtktyor" dtigtincesi geldi akhma bu kez. Arumsadrlrm son dtiqtince de quydu: "Her saprtrgrnda cince boyle gi.iler." Birden sahne iyice belirginleqti; dtiqe benzer yanr yoktu artrk. Olafan bir sahneydi gcirdii[tim, ama pencere camrnrn ardmdan izliyordum onu sanki. Stitunlardan birine dokunayrm dedimse de hareket edernedi[imi anladrm. Gene de, sahneyi diledilim kadar izleyebilecefimi bilmekteydim. Olanlarrn igindeydim ama onlardan bir parga defildim. Ussal di.iqtinceler ve tezler iigi.iqtti baqrma. Kantmca olafan ve ayrk bir bilinglilik durumundaydtm. Her o!e, benim olalan stireglerimde oldu[u gibiydi. Gene de bunun olafan bir durum olmadr[rnr biliyordum. Sahne birden deligiverdi. Gece vaktiydi. Bir binanrn giriqindeydim. Binanrn igindeki karanltk, bir onceki sahnede havanrn gi.inegli, agrk ve gizel oldulunu anrmsattt bana. Ama o zaman bana ciyle dofal goziikmtigtti ki, farkma bile varmamrgfim. $u anda gordtiklerimi inceledikge, geng bir adamrn srrtrndaki torbayla bir odadan grkmakta oldufunu bulguladrm. Birkag kez gormtiqttim bu kimseyi, ama tarumtyordum. Yarumdan gegip merdivenlerden indi. O srrada kuruntularlml, ussal ikilemlerimi unutmuqtum. "Kim bu herif?" diye dtiqiindtim. "Ne diye gcirtiyorum onu?" Sahne gene defigti; qimdi de o adamr, kitaplan bozarken, kimi yapraklarrnr kesip yaprqtrrrrken, kimi iqaretleri silerken falan gortiyordum. Sonra baktrm, kitaplarr dtizgi.in bir bigimde bir sandr[a yerleqtirmekte... Ust tiste konulmuq birkag san-

r28

DoN JUAN'IN

ocnnril-nni

OGRETILER

129

"Ama benim kendi dtiqi.incelerimdi onlar, don Juan!" "De[ildi. Btiytintin igyiizti boyledir iqte. Dinlemek gerekir bu goriinen geyleri, onlara bakrp izlemek yerine. Aynrsr bana da olmugtu. Tam seni uyaracaktrm ki, velinimetimin beni bu konuda uyarmadrlrnr anrmsadrm." "Senin deneyimin de benimki gibi mi olmugtu, don Juan?"

drk vardr. Burasr, adamrn odasr falan delil, bir ambardr. Baqka imgeler takrldr kafama, ama pek belirgin de[ildi bunlar. Sahne bulandr, baqrm dcinmeye baqladr. Don Juan omzumu sarsarak uyandrrdr beni. Kalkmama yardrm etti. Birlikte evinin yolunu tuttuk. Bulamacr gakaklanma siirmemle uyanmam arasmda tig buguk saat gegmiqti. Ancak gcirdtiklerim on daki-

ka igine srlmrqtr. Oldukga iyi hissediyordum kendimi. Yalntzca agtrm ve uyumak istiyordum.

2I Nisan

1963, Pazar

Don Juan dtin gece bu son deneyimlerimi anlatmamr istemiqti; ama konuEamayacak denli uykum vardr. Dtiqtincelerimi toparlayamryordum. Bugtin, uyarur uyanmaz, gene istedi anlatmaml. Anlattrklanm bitince, "Bu H. adh krzrn saprtmrq oldufunu kim sciyledi sana?" diye sordu. "Kimse soylemedi. Yalnrzca akhma gelen dtigtincelerden biriydi bu." "Bunlarr kendi dtiqtincelerin sanryorsun degil mi?" Bunlann kendi dtigiincelerim oldufunu, ancak H.'nrn hastahlrnr nereden grkardrlrmr anlayamadrlrmr soyledim. Tuhaf dtiqtincelerdi bunlar. Oyle, yoktan gelivermiglerdi akhma. Don Juan ytiztime bakarak qciyle bir si.izdti beni. Dediklerime inanrp inanmadrfrnr sordum; o da gtilerek hareketlerimde dikkatsizli[in zaten benim huyum oldu[unu sciyledi. "Ne yanhghk yaptrm, don Juan?" "Kertenkeleleri dinlemen gerekirdi. " "Nasrl dinleyecektim? " "Omzundaki ktigtik kertenkele, krz kardeginin gcirdtilti geylerin hepsini anlafiyordu sana. Sana sesleniyordu. Her geyi anlatryordu sana, ama senin dinledilin falan yoktu. Kertenkelenin sozlerini kendi dtiqtincelerin sandrn."

"Hayrr. Benimkisi cehennem yolcululuna benzemisti. Az kalsrn oltiyordum." "Nasrl olmuqtu?" "Belki befenrnemiqti qeytan otu beni; belki de sormak istedilim qey yeterince agrk defildi kafamda! Senin dtinkti sorundaki gibi. Kitaplara iliqkin soruyu sordu[unda, ola ki o krzr gegirmiqtin akhndan." "Anlmsamtyorum." "Hig yanimaz kertenkeleler; akhndan gegirdi[in her geyi soru sanrrlar. Kertenkele dontip sana H.'yla ilgili, kimsenin anlayamayacaflr qeyler anlattr. Sen bile anlayamazstn: Eiinkti akhndan neler geEirdifiini bilmezsin ki!" "Ya gcirdtifi.im obiir $ey?" . "O soruyu sordufunda, dtiqtincelerin dinginmiq demek. Iqte bu btiyti oyle yaprlrr; agrk, dingin bi zihinle." ooYani o krzla ilgili gordtiklerimi onemsememem mi gerekir?" "Nasrl onemsersin ki? Kertenkeleci[in hangi somlan yanrtladrfirnr bilmeden?" 'oYalnrzca bir soru soruldu[unda kertenkele daha agrk olarak mr yanrtlafl" "Evet, oyle. Tek bi dtigtinceyi si.irekli olarak tutabilirsen
akhnda...

"

"Ama o tek diiqtince yahn bir dtigi.ince defilse, ne yaparsrn o zaman, don Juan?"

"Di.igtinceyi degiqtirmeden siirdtirebilirsen, bagka qeylere atlamazsan, o zaman agrkga anlar kertenkelecikler seni; sen

r30

DON JUAN'IN OGRETILERI

OGRETILER

131

de onlarrn yanrtlannr agrkga anlarsrn."

lLl

"Gcirtilen geyler stirdtifti srrada kertenkelelere daha baqka sorular da sorulabilir mi?" "Hayrr. Kertenkelenin anlattrklanna bakmak igindir bu gortilen geyler. Onun igin, bakrlacak degil de dinlenecek qeylerdir bu gortinttiler, demiqtim sana. Kiqisel olmayan konularr ele almanr o nedenle soylemigtim sana. Genellikle, soru, insanlarla ilgiliyse onlara dokunmak, onlarla konugmak ozlemin ciylesine gtiglti olur ki, kertenkele susar ve btiyi.i bozulur. Seni kiqisel olarak ilgilendiren geyleri gormeye gahqmadan cince qu anda olrendiklerinden gok daha fazlastnt bilmen gerekecektir. Gelecek kez daha dikkatle dinle. Kertenkeleler, eminim, sana gok, pek gok qey anlatmrqlardrr; ne var, sen dinlemiyordun."

"YaInrzca bir tanesini bulursan ne olur?" "Yalnrzca bi tanesini bulursan, oradan aynlrrken brrakrrsrn onu. itt gtin bulursan onu, nasil olsa obtiriinti de yann yakalanm deyip, sakm gottirme yanrnda! Aranrzdaki dostlu[u bozar bu hareket." "Ya hig bulamazsam onlan?" "En iyisi de budur zaten senin igin. Her btiyti yaprqrnda iki kertenkele yakalaman gerektifiini gosterir bu; bi de senin bafrmsrzh[rnr belirtir. " "Nasrl ba$rmsrz yanr?"

ilrl

l9

Nisart 1963 , Cunta

"Bulamag yapmak igin ogiittiigiim qeyler nelerdir, don Juan? "$eytan otu tohumlanyla, tohumlarla yaqayan kimi bugday bitgikleri. Her birinden birer avug..." Ne kadar konulacalrnr belirtmek igin saf avucunu gosterdi. Bunlardan birini tek baqrna alrsak ne olur, diye sordum. O da, boyle bir qeyin qeytan otuyla kertenkelelere kargr grkmak olaca[rnr anlattr. "Aman karqrna alma kertenkeleleri," diye ekledi, "O zaman, ertesi gtinti akgam geg vakitte bitkinin bulundu[u yere gitmen gerekir. Btitiin kertenkelelere seslenip sana yardrm eden iki kertenkelenin ortaya grkrnalannr dilersin. Her yanr ararsln ortahk iyice kararana dek. Onlan bulamazsan, ertesi akqam sil baqtan ararsrn. Yeterince gtigltiysen ikisini de bulursun. O zaman hemen yersin onlarr, hemen oracrkta. Bilinmezi gorme yetisine kavuqursun bdylece, hem de stirekli olarak. Bu btiytiyii yapmak igin kertenkele falan yakalaman gerekmeyecek bi daha. Ondan sonra, yaqamlannl senin iginde siirdtirtirler."

"$eytan otuna kole olmuyorsun demektir bu. Kertenkeleyagasalardr, qeytan otu brrakmazdr yakanr higbi zaman." "E, k6tii mi.i yani bu?" "Elbette kotiidtir. Senin baqka her qeyle olan iliqkini kopartrr. Yaqamrn boyunca onu dost olarak yetiqtirmen, ona bakman gerekir. Oyle avucunun igine alrr seni. Onun egemenlili altrnda tek bi yol kalrr sana; o da onun yoludur." "Ya dlmiiglerse bu kertenkeleler?" "Birini ya da her ikisini olti olarak bulursan, bi stire bi.iyti yapmaman gerekir. Bi slire uzak durursun. "Baqka diyecek bi qey kalmadr. Kurallan anlattrm sana. Bu bi.iytiyti kendi bagrna her uygulayrqrnda, bitkinin ontinde oturdufun zaman sana ogretti[im btitiin qeyleri dikkatlice yaparsm. Bi gey daha var. Btiyti tamamlanana dek yemek igmek yok."

ler senin iginde

OGRETILER

133

"$eytan otunun sana karqr besledi[i duygularr o[renmek igin en iyi ycintem budur. O boyuna srnar durur seni; sen ne diye slnamayasm onu? Bu yolcululun herhangi bi noktasrnda qu ya da bu nedenle artrk ilerlemek istemezsen, durursun; brakrverirsin o yolu."

29 If aziran 1963, Cumartesi

6
I)atttra kok[inin ikinci boltimtinti hazrrlamadaki yeni bir ycjntemi cifiretecekti qimdi don Juan bana. Bu iki olreti arasrnda gegen stire iginde don Juan yalnrzca bitkimin nasrl geliqtigini sormakla yetinmiqti.

27 tlazir^an 1963, PerEembe

f)on Juan, "$eytan otunun yoluna btittintiyle girmeden cince, onu slnamakta btiytik yarff vardlr," dedi. "Nasrl olur bu stnama, don Juan?" "Kertenkelelerle bi bagka btiyti daha yapman gerekir. Kertenkeielere bi soru daha sormak igin gereken tiim ci!elere
sahipsin; bu kez benim yardmum olmadan..." "Bu btiytiyti yapmam Eok mu gerekli, don Juan?"

$eytan otu konusunu attrm gene ortaya. Don Juan'rn bu konuyu derinlemesine anlatmasrnr istiyordum, ama beni btiyii iglerine sokmadan... Konugmaya baqlatmak igin, "ikinci boltim salt onbili amacryla kullanrlrr, defil mi, don Juan?" diye sordum. "Salt onbili amacryla degil. Kertenkele briytisti ikinci bcil{imtin yardrmryla olrenilir; boylece qeytan otu da srnanml$ olur. Ama gerEek qu ki, ikinci bolilm baqka amaglarla kullanrlrr. Kertenkele btiytsti yalntzca baglangrcrdr iqin." "Peki, baqka nasil kullanrlrr, don Juan?" Yanrt vermedi. Konuyu de[igtirerek kendi bitkimin gevresindeki Datura bitkilerinin ne btiytikliikte oldufiunu sordu. Don Juan, "Erkefinin nasrl ayrrt edilecefini ofretmiqtim l3na," dedi. "$imdi bitkilerine git ve ikisinden de getir bana. Once eski bitkine gidip ya[murun agtrfir su yoluna dikkatlice bak. Yagmurun tohumlarl epey otelere si.irtikiemiq olmasr gerek. Yalmur suyunun akrqryla oluqan yanklara (zanjitas) bakarak akrg ycintinti bul. Sonra kendi bitkine en uzak olan bitkiyi belirle. Arada yetiqen ttim geytan otu bitkileri senindir. Sonra, bunlar tohumlanlnca, her bitkiden grkan su yolunu izleyerek, bu yolun tizerindeki bitkilerden kendi bcilgeni geniqletebilirsin." Bir kesme aleti yapmak igin ayrrntrh bilgiler verdi. Kdktin kesilmesi qu biEimde yaprlmahymrq: once kesecefiim bitkiyi segmeli ve kciktin sapla birleqtifi yerin gevresindeki toprafr agmahymrqrm. Sonra, k6kti dikerken ettifint dansrn trp-

134

DON JUAN'IN OGRETILERI

ocnnriLER

135

krsrnr yapmahymr$lm. Ardrndan, sapl kesip kokti toprakta brrakmahymrqlm. Son olarak da, koktin gevresini krrk santimetre kadar kazmahyml$lm. Bunlan yaparken hiE konu$mamam ve duygulanmr agr[a vurmaman gerekirmiq. "iki bez pargaslyla gidersin bu iq.," dedi. "Yere serer, bitkileri tizerlerine koyarsm. Sonra bitkileri keserek demetler yaparsln. Srrasrnr kendin belirlersin; ama hangi srrayla gittiIini unutma sakrn! Qok onemlidir bu. iqin bitince bitkileri hemen bana getir."

6 Temntuz 1963, Cunmrtesi


1 TemmuzPazartesi gtinti don Juan'rn istedi!.r Datut'a bitkilerini kestim. Kimse beni gormesin diye bitkilerin gevresinde dansrmr yapmak igin havanrn kararrriasrnl bekledim. IEirnde bir korku vardr. Birisi bu tr-rhaf hareketlerimi gozetliyormuq gibi geliyordu bana. Daha once biri erkek biri diqi oldufunu sandr[rrn iki bitkiyi segmi;tim. Her ikisinin koklerini krrk santimetre kadar kesmem gerekiyordu. Bir tahta qubukla o derinli[e ulaqana kadar kazmak kolay iq defildi. Saatlerce ufiragtrm . Kazma iqini bitirdifimde her yer karanlrkti. Ancak el fenerimi kullanarak kesebildim kokleri. Birisinin beni gcizetledifi korkusu, Eahlann arasrnda rqrfr gorecekleri korkusu

"Obtir kez kendi bitkindeki bocekleri kullanman gerekecek," dedi don Juan. "LJzerlerinde kiiqtik delikler bulunan tohum zarlanm yararsm; bit doludur bunlarrn igleri. Tohum zarlarrnr agarak igindekileri bi kavanoza slylrlrsm. Bi avug dolusu bocek toplayrp ayrr bi kavanoza koyarsm. Hrrpalamaktan gekinme onlan. Saygrh olaytm, incitmeyim diye falan dtiqtinme. Boceklerin yemiq oldu[u topaklanmrq tohumlardan bi avuf , bocek tozundan da bi avug aylrff, kalanlarr bitkine gore $u yanda bi yere (parma[ryla gtineydofuyu gosteriyordu) gomersin. Sonra da saflam, kuru tohumlan toplayrp ayrr bi yerde saklarsm" istedifiin kadar toplayabilirsin. Her zaman kullanrlabilir bunlar. Tohumlart tohum zarlarrndan orada gtkarrrsan iyi olur; o zaman her qeyi birden gommtiq olursun." Don Juan, once topaklanmrq tohumlarr; sonra bitgikleri, en sonra da saflam, kuru tohumlarr dcivmemi soyledi. Hepsi ince bir toz haline geldifiinde, don Juan, kesip bohgaladrfrm Datura parEalannr aldr. Erkek kokti aylrlp ozenle bir beze sardr. Kalantnt bana vererek hepsini ufak pargalara dilmemi ve iyice ezerek grkan suyu, damlastnr yitirmeden, bir kaba biriktirmemi soyiedi. Bohgaya koydu[um sraya gore
ezmem gerekiyormu$ bunlarr. Dediklerini yaprnca, bu kez kaptakilerin iizerine bir fincan kaynar su dokmemi; sonra da iki fincan su daha eklememi soyledi. Uzeri cilah bir kemik verdi ve kaptakileri bununla kangtrrmaml istedi. Kaptaki lapayr iyice karrqtrrdtktan sonra ateqe koydum. O zaman da, arttk kokii haznlayabilecefiimLZr sciyledi; erkek kok kesilemeyecefinden onu biiyiik havanda ezmek gerekiyordu. Arka bahgeye gittik. O, havanr hazt ettr, ben de daha cinceki gibi bagladrm kokti dovmeye. Kokti suya yatrrrp gecelemeye brraktrk. Eve girdik.

yarunda hig kalmrqtr. iki Temrnuz Sah giinii bitkileri don Juan'rn evine goti.ir-

dtim. Don Juan, bohgalan agarak igindekileri inceiedi. Kendi bitkisinin tohurnlanndan da verecefiini soyledi. Oni.ime bir havan slirerek bir kavanozun iEindeki topaklagmrq kuru tohumlan havanrn igine boqalttr. Bunlar bufday bitlerince yenmiq tohumlarmrq. Tohumlann araslnda yr[rnla bu ktigiictik yegil-siyah boceklerden vardr. Bunlar ayn bir ttir bitgikmiq; onlan grkanp baqka bir kavanoza koymahymrqrz. Elime tigte biri aynr bitgiklerle dolu baqka bir kavanoz tutuqturdu. Bocekler kagmasrn diye bir kAfrt trkrlmrqtr kavanozun igine.

Don Juan kalkrnca ben de uyandrm. Hava, glineqli, prrrl prrrldr. Kuru, srcak bir gtin baqhyordu. Don Juan gene, qeytan otunun beni belendigine emin oldufunu soyledi. Gene kokti iqlemeye baqladrk. Akqama dogru kabrn dibinde sanmtrrak cizden epey birikmiqti. Don Juan iistteki su-

136

DON JUAN'IN OGRETILERI

OGRETILER

t37

yu boqalttr. Tam bu ig bitti diyordum ki, o, kabr gene kaynar


suyla doldurdu. Lapa kabrnr gatmm altrndan ahp geldi. Lapa kaskatr kesilmiqe benziyordu. Kabr eve gottirtip ozenle yere koydu. Yere oturdu. Sonra anlattr. "Velinimetim, bitkinin domuz yafryla karrqtrnlabilecelini soylerdi. Sen de oyle yapacaksrn. Velinimetim domuz ya[rnr benim adrma kendisi grkarrrdr; demiqtim ya, bi ti.irlti sevememi qtim bu bitkiyi- y tldlr,larnnrz b an q mamr qtr hig. Velinimetirn onun edkine sahip olmak isteyenlerin en iyi sonuglarr, bitkiyi yaban domuzunun ya[ryla kanqtrrarak alabileceklerini soylerdi. En iyisi de ba[rrsak ya$rymrq. Ama, istedilini seg. Kim bilir! Bakarsrn, qeytan otu dostun olur Erkar senin. O zaman, velinimetimin bana onerdifii gibi, ben de sana bi yaban domuzu avlamanr, bafirsaklarrrun ya[rnr (sebo de tripa) grkarmanr oneririm. Eskiden, herkesin qeytan otu tutkunu oldufiu zamanlarda hrujolar yaban domuzlanndan ya[ grkarmak igin ozel avlar dtizenlerlerdi. En iri, en gtiglti erkek yaban domuzlannr ararlardr. Yaban domuzlarlnln kendilerine ozgy btiytileri vardrr; bambagka bi erk geger bunlardan insana. Inarulmaz bi erk! O giinlerde bile... Ama boylesi bi erke rastlanmryor artrk! Qok bildi$im bi konu clefil zaten. iyi bilene de rastlamrg delilim. Ola ki bitki kendisi anlatr sana bti-

mek yiyemezmiqim. Ertesi gtin, 4 Temmuz Perqembe gi.ini.i, don Juan ktikti tig kez si.izdtirttti bana. Kaptaki suyu son dokiigtimde hava kararmaktaydr. Sahanltkta oturduk. Iki kabr oni.ine yerleqtirdi. Kok ozi.i bir gay kaqrfr kadardr; beyazrmsr bir nigastaya benziyordu. Bunu bir fincana koyup. i.isttinii suyla doldurdu. Fincant eliyle Eevire gevire salladr. Igindeki 6z suyla iyice kartqmca fincanr bana uzattr. Hepsini igmemi soyledi. Fincandakini bir dikiqte igip, fincanr yere brraktrm. Brrakmamla arkaya yrkrhvermem bir oldu. Yiirefim giim gtim ailyordu. Soluk alamtyordum. Don Juan, sakin sakin, iistiimdekilerin hepsini grkar-

maml buyurdu. Nedenini sordum; macunun bedenime stirillmesi gerekiyormu$" Duraksadrm. Soyunaylm mr, diye di.iqtind{im. Don Juan elimi gabuk tutmamr, bunun savsaklama
zamanr olmadr[rnr sciyledi. Qrnlgrplak soyundum.

I(emik gubufunu alarak macuna bafirdt, iki yatay

grzgL

gekti. Kabrn igindeki ozti iig egit pargaya ayrrdr. Sonra tist gizginin ortasmdan baglayarak ilk iki gizgiye dik olarak bir dtiqey gizgi Eekti. Macun beq pargaya bciliinmiigtti. Sa! alttaki bciliimti gostererek bunu sa[ aya[lma, onun tizerindekini sol bacafrma stirmemi soyledi. En alttaki parEa sa[ bacaftma, dip soldaki parga da saf aya$rma si.lriilecekmiq. Sol ayafrma

ttin bunlarr." Don Juan bir avug dolusu domuz yafrnr olgiip, iginde kuru laparun bulundufu kaba boca etti; sonra eline bulaqmrg olan yafr kabrn kenarrndan igine dofru sryrrdr. Kaptakileri, yedire yedire, piirtiiksiiz bir krvama gelene dek kanqtrrmamr soyledi. Karrgrmr tig saat kadar grrptrm. Don Juan ara srra kabrn igine bakryor, daha dolmadrlrnr soyliiyordu. Sonunda tamam oldufunu sciyledi. Qrrprlrrken igine karrgan havayla agrk gri bir renk almrq, macunlaqmrqtr bulamag. Qatrdaki cibtir kabrn yaruna astr bunu da. Yanna kadar orada brrakaca[mr, ikinci bciliimtin iki gtinde hazl;'landrlrnr soyledi. Bu stire boyunca bir qey yememem gerekiyormuq. Su igebilirmigim arna ye-

stirecelim boltimti ayafrmrn tabaruna iyice yedirmeliymiqim. Sonra da don Juan'tn krlavuzlulunda macunu sol bacaflm1n ig yanrna ve cinsel organlanma stirdtim. Oradan agafr vzanarak saf bacalrmrn ig yarunt tamamen macunladrm. Sa[ ayalrmrn tabarunr da macunlaymca bu iq bitti. Don Juan'tn soylediklerini oldufu gibi yapmrqtrm. Macunu stirmem bitince qoyle bir do!ruldum. Macunun kokusu burun deliklerimden girer gffmez bolulur gibi olmuqtum. Qok keskin bir kokuydu bu. Bilmem ne gazr gtbr... Afizrmla soluk almaya gahqarak don Juan'la konuqmak istedim. Ne gezer?..

Don Juan bakrp duruyordu. Bir adrm attrm ona do!ru. Lastikleqmiq gibiydi ayaklartm, hem de upuzun, gok uzun olmuglardr. Bir adtm daha atflm. Dizkapaklanm atletlerin srtk-

r38

DON JUAN'IN OGRETILERI

OGRETILER

r39

larr gibi yaylanryor, sallantyor ve titriyordu. Az daha ilerledim. Tiirn bedenimin hareketleri yavaq ve sendelercesineydi. Aqa[rya baktnn; ta aqafirlarda oturan don Juan'r gordtim. Kazandrfrm hnla bir adrm daha atryordum; bu da beni daha esnek ve titrek bir duruma sokuyordu. igte o srrada ytikseldim. Yere bir daha indifimi arumsryorum. iki ayafrmla yere vurarak geriye zrpladrm. Srrtiistti kayrp gittim. Ust yanda kararan gokytiztinti gortiyordum, bulutlar yanrmdan gegiyorlardr. Aqa[rya bakabilmek igin silkindim. Kara kara da$ar uzanlyordu alt yanda. $agrlasr bir hrzla gidiyordum. Kollarlm hareketsiz iki yanrma uzanmlq duruyordu. Baqrmla yonetiyordum kendimi. Baqrmr arkaya bi.ikersem dikey daireler giziyordum. Yon defiqtirmek igin baqrmr safa sola geviriyordum. O ana dek boylesi bir balrmsrzhk ve hafiflik tatmamrqtrm. Havanln gorkemli karanh[r igirni tiziingle, belki de ozlemle dolduruyordu. Sanki kendi yerimi bulmuq gibiydim: gecenin karanh[r... Qevreye bakayrm dedim; ancak gecenin durgunlulundan baqka bir qeyi algrlayamryordum. Bu da ciylesine erk vericiydi ki! Birden aqafirya inme zamanlnrn geldifini anladiln; uymam gereken bir buyruk almrqtrm sanki. Yan yan hareketlerle bir yaprak gibi yere indim. Bu tiir hareketler baqrmr dondtirmiiqtti. A[rr afirr ve silkine silkine, makarayla indiriliyormu$um gibi hareketler... lgime bir karanhk Eoktti. O karanhfrn igine asrhp kalmrgtrm sanki. Anrmsadrlrm obi"ir gey, uyanrgrmdr. Kendi yatak odamda yatmaktaydrm. Kalkrp yatakta oturdum. Odamrn imgesi yok r-rldu. Kalktrm. QrnlErplaktrm! Ayakta durmak hasta ediyordu beni gene. Kimi yerleri tanrmrqtrm. Don Juan'rn evinden ytizlerce metre otede, onun Datura bitkilerine yakrn bir yerdeydim. Birden dank etti kafama; don Juan'rn evine kadar grplak olarak gitmek zorundaydrm. Giysisiz kalmak biiytik bir psikolojik tedirginlik vermiqti bana; ama yapabilecefim bir gey yoktu bu sorunu gcizmek igin. ince dallardan kendime bir etek yapayrm dedimse de bu dtigtincemi pek befenmedim. Ustelik az

sonra giin afaracaktt. Tedirginli[imi, bulanttmr falan unutup eve dofru yola koyuldum. Gortilmek korkusu kaplamrqtr iEirni. Gozlerim insan, kopek artyordu. Koqmayr denedim. Ne var ki, ufak sivri taqlar ayaklanma batryordu. YavaE yavaq ytirtidi.irn. Hava iyice aydrnlanmtqtr. Bakttm, yolda birisi bana dofru gelmekte. Hemen gahlarrn arkasrna saklandrm. Oyle uygunsuzbir durumdaydrm ki! Az once ugmanln o inantlmaz tadrnr duyuyor; qimdi de, grplakh[rmdan utana stktla, kendimi saklamaya gabahyordum. Yola firlayrp uzaklaqmak isteclim. Adam irkilip yantndan grplak bir adamtn ko;arak gegtifini anlayana kadar ben goktan uzakla$mr! olurdum. Bi-it[in bunlar akhmdan geEiyor, ama krmrldanrayr Lrile goze alamtyordum. Yaklaqmakta olan adam tam yantmdan geqerken, duruverdi. Achmrn gafnldrfrnr iqittim. Don Juau'dt bu, giysileri-

mi getirmiqti. Ben giyinirken o da gliliiyordu; oyle ytiksek


ki, ben de gtilmeye baqladrm. Aynr gi.in, 5 Temmuz Cuma gtinti akqama dofru don Ju&il, deneyimimi ayrtntrlt olarak anlatntamr istedi. Ben de elirnden geldifince hepsini anlatttm. "$eytan otunun ikinci boltimti r-rgmakta kullanrlrr," dedi don Juan, ben soztimi,i bitirince. "Merhem tek baqrna yetmez buna. Yonlendiren ve bilgelifi safilayan ti[enin kok oldu[unu soylerdi velinimetim; Llgurtan da merhemmiq. Bilgin arttrkEa, srk srk uqunca, her qeyi biiytik bi agrkhkla gormeye baqlarsrn. istecligin yere ugarsln ytizlerce kilometre otedeki;
sesle giilmekteydi

oralarda ne var ne yok, gortirstin. Qok uzaklardaki diiqmanlarrnt vurur oldi.irtirstin. $eytan otu, onu daha yakrndan tanrdrkEa, boyle qeylerin nurti yaprlacafrnr o[retecektir sana. Orne-

fin, nastl yon defiiqtirilecefini

ofiretmiq bile sana. Aynr bi-

gimde, akhna hayaline gelmeyen qeyleri de o[retecektir." "Nasrl qeyler don Juan?" "Bilemem. Herkes farkhdrr. Velinimetim, bana, neler o!rendifini anlatmazdr hig. Yalntzca ne yapmam gerektifini

soylerdi; neler gord{i[tinti anlatmazdr hig. Bunlar yalnrz o

140

DON JUAN'IN OGRETILERI

oGNBTiLER

141

kimseye aittir." "Ben anlatryorum ama btittin gcirdtiklerimi sana, don Juan!" "$imdi anlatryorsun. ilerde anlatmayacaksrn. $eytan otunu obtir ahqrnda, haz,rhfl kendi bitkilerinle tek baqrna yapacaksm. Bunu unutma! Bu kez benimkilerin yanrna geldim; gtinkti oraya inecefini biliyordum." Baqkaca bir $ey demedi; uyuyahalmrgrm. Akqamleyin uyandrfrmda, dingleqmiqtim. Her yanrmdan bir ttir fiziki diyebilecefim bir krvang, ering fiqkrrmaktaydr. Mutluydum,
doyurnsamrqtrm.

soru gok anlamstz! Kuqlar kuq gibi, qeytan otunu kullanan insanlai da iqte boyte ugarlar (el enyerbado vuela asi)" ' "Kuglann ugtulu gibi mi? (Asi como los pd.iaros? )" ' o'Haytr, otu almtq insanlarrn ugtu[u gibi (No, ast como

Don Juan, "Befendin mi dtin geceyi, yoksa iirkttin mi.i?" diye sordu. Gergekten gcirkemli bir gece gegirdi[imi soyledim. "Ya bag afrrn? Kdtti mtiydti?" diye sordu. "Baqrmrn alrrsr da obiir duygularrm gibi dayanrlmazbigimdeydi. Yaqamrmda gekmedim oylesine afrrlar," dedim. "$eytan otunun erkini yeniden tatmanr engelleyecek kadar mr?" "Bilemiyorum. $u anda istemem; sonra, belki... Hig bilemiyorum, don Juan?" Ona sormak istedilim bir soru vardr. Kagamak yanrtlar verecelini biliyordum; o ytizden konuyu onun aEmaslnt bekledirn. Btittin gtin bekledikten sonra, akqam vzeri oradan ayrrlmadan once, sormak zorunda kaldrm. "GerEekten ugtum mu ben, don Juan?" "Kendin sdyledin ya ugtulunu! Di mi?" o'Evet, don Juan, sciyledim; ama bedenimle mi ugtum yani? Bir kuq gibi yerden havalanarak?.." "Yanrtlayamayacalrm sorular sormakta ne ustasrn ya! Ugtun. Ugmak igin ahnrr geytan otunun ikinci bciltimti zaten. Bikag kez daha aldrktan sonra, gor bak, nasrl kusursuz ugu$lar yapacaksrn! Kolay qey mi? $eytan otunun ikinci bcili.imtintin yardrmryla insan uQar. Baqka ne diyeyim sana! Sordu[un

,,oyleyse, gergekten ugmadrm ben, don Juan. Dtiqsel bir ugu$ yaptrm; salt zihnimde... Bedenim nerdeydi?" "Qafufi[rn orda," diye yanrtladr sertge; ama kendini tutamayrp bir kahkaha kopardr. "$u her qeye yalnrz tek yandan bakma huyun yok mu senin! Bi insanrn ugabilecefine inanmazsrn; oyru brujolar goz agrp kapayrncaya dek binlerce kilometre otelere gidebilirler, orada ne olup bitmektedir, goriirler. Qok uzaklardaki dtigrnanlartna oldtirtic{i vuruqlar gakabilirler. E,, gimdi uEuyor mu, ugmuyor mu?" ..Bak, don Juan, senle ben ayn bigimlerde diiqtintiyoruz. Diyelim ki, dfrenci arkadaqlanmdan biri ben qeytan otunu alriken burda benimle birlikteydi; o zanlan beni ugarken gcirmtiq olur muydu'?" ,.Gene baqladrn, efier qoyle olsaydr, efer boyle olsaydr sorulanna... Bu qekildeki konuEmalann bi yararr olmaz ki! E[er arkadaqrn ya da bi baqkast, qeytan otunun ikinci boltimiinti alsaydt, o da ugardr" Ama sait bakrnakla kalsaydt sana, seni ugarken gdrtirdti; belki de gormezdi.Adamrna gtire de[iqir bu." ,.Ama demern qu ki, don Juan, yani sen ve ben bir kuqa bakarsak, o kugun ugtu[unu gortirsek, o kuqun ugtufiunda bir leqiriz. Ne var ki, iki arkadaqrm beni diin gece ugtufum gibi gorselerdi, ugtufiumda birleqirler miydi?" "Beiki cle birleqirlerdi. sen kuqlar ugar diyorsun, gi.inki.i onlan ugarken gdrmtiqstindiir. Kuqlann ugmasr olafan bi qeydir. Ama kuqlarrn yaptrklarr baqka qeyler i.izerinde birleqmeyebilirsiniz; Etinkti o qeyleri yaparken gormemigsinizdir ku$iarr. Arkadaglarrn qeytan otuyla uqutabildi[ini bilselerdi, o zaman onlar da insan ugar derlerdi." o'Yani, don Juan, benim sciylemek istedi[im qey $u: ken-

los enyerbados)?"

142

DoN JUAN'rN

ocngrilnni

dimi kahn zincirlerle bir kayaya ba$lasaydrm, gene de ugmuq olurdum. Qtinkii bedenimle bir ilintisi yok bu ugugun" De$il mi?" Don Juan qagkrnhkla baktr bana. "Kendini kayaya baglarsan," dedi, "korkanm, kaya zincir ne varsa kucaklar, ciyle
ugarstn."

7
Dumarun kanqrmma giren maddeleri toplamak, hazrlamak btittin yrh kapsayan bir siiregti. Birinci yrl don Juan bu stireci ci[retti. 1962 ytlmm Arahk aymda, yani ikinci yrhn baqrnda, yeni bir dcinem baglarken, don Juan, yalntzcakrlavuzluk yaptr; hammaddeleri kendim topladrm, kendim hazrladtm, ve ertesi yrla kadar bekletmek igin bir yere kaldrrdrm. 1963 yilmrn Arahk ayrnda i.igiincti donem baqhyordu. O zaman don Juan bir yrl once toplayrp kurutarak hazrrladr[rm maddeleri nastl kartgttracalrmr gosterdi. Duman harmanmt kiigtik bir deri keseye koyarak, erteki yrl igin gerekli qeyleri toplamaya koyulduk. Don Juan, iki toplama dcinemi arasmda gegen bir yrlltk stire iginde gok az sciztinii etmigti "ktigtik duman"ln. Gene de, ona her gidiqimde, tutmam igin piposunu bana veriyor, pipoyla "yakmhk kurma" si.irecim onun belirtti[i bigimde geligi-

144

DoN JUAN'IN Ocneril-Eni

OGRETILER

145

yordu. Pipoyu bana azar azar tutturuyordu her kezinde. Bunu yaparken kesin ve tttrz bir dikkatle davranmamr istiyor, uzun uzadrya agrklamalarda bulunuyordu. Pipoyu tutarken yapaca[rm herhangi bir beceriksizlifin eninde sonunda onun ya da benim oltimi.imtize neden olacalrnt antmsatryordu. Ugtinci.i donem baqrndaki toplam a ve hazrrlama iqi biter bitmez don Juan, bir yrh aqkrn bt zamandan beri ilk kez, bir dost olarak dumanr anlatmaya baqladr.

Bu noktada uzun uzadrya bir tartrqmaya gegtik. Ben tam istedi[im gibi soramryordum sorulanmr; onun verdi[i yarutlar da akhmr iyice karrqtrrryordu. Ben ona kangrmrn bir yrl sonra sannlandncr ozelliklerini ya da erkini yitirip yitirmeyecelini; yitiriyorsa, o nedenle mi her yrl yeniden hazrrlandr[tnr soruyordum. Oysa o, karrqrmrn erkini higbir zaman yitirrneyecelinde dayatrp duruyordu. Ancak bir kimse yeni kanqtmt hazrrlayrnca, eskisine gerek kalmazml$ o zaman. Belirli bir ycintemle atmasr gerekirmiq eski kanqlml. iqin bu yanlnl
da o anda agrklamak istememiqti.

23 At'alrk 1963, Pazartesi

Harmana katrlan kimi san giEekleri derledikten sonra arabamla eve donmekteydik. Gerekli bir katkr maddesiymig bunlar. Bu yrl bitkileri toplarken, gegen yrlki srranln trpkrsrnr izlemedigimizi soyledim ona. Gtildti ve dumarun qeytan otu gibi kiiselen olmadrfirnr, boyle ufak tefek qeylere aldrrmadrlrnr soyledi. "Bitkileri devqirme slrast bir cinem tagrmaz duman igin; harmanr kullanan kimsede aradrlr qeyler duyarhhktr, kesinliktir," dedi. Don Juan'a, hazrrlayrp saklamak igin bana verdifi karrgrmla ne yapac a$tmrzt sordum. Onun, artrk benim oldufiunu, Eok yakrnda onu kullanaca[rmr soyledi. Her kezinde ne kadannr kullanaca[rmr sordu. Bana verdifi kesecikte, ktigi.ik boy bir ttitiin kesesinin alacafir miktarrn tig katr kadal'kanqrm bulunuyordu. Kesenin igindekileri bir yrl boyunca kullanmam gerekti[ini, her igiqte istedilim kadar tiitrtirebilecefiimi belirtri.

24

Aralft 1963, Salt

"Don Juan, artrk duman tiitttirmen gerekmiyor demiqtin, de[il mi?" "Evet, duman, benim dostum oldu[undan, artrk ttitttirmem gerekmiyor. Her zaman, her yerde ga[rrabilirim onu." "Yani ttittirmesen bile sana geliyor, oyle mi?" "Ozgtirce gidebiliyorum ona, yani." "Ben de o duruma gelecek miyim acaba?" "Onun dostlulunu kazanmayr baqanrsan, sen de o dururna gelirsin.o'

3I Araltk 1963 , Salt


26 Aralk Perqembe gtini.i don Juan'rn dostu olan dumanla ilk deneyimimi yaptrm. Bi.ittin giin don Juan'r arabamla oraya buraya gotiirmiiq birgok angaryalannr yapmrqtrm. Akrsama dofiru eve dcindtik. Btittin gtin bir qey yemedilimizden sciz aEtrm. Onun aldrrdrfr falan yoktu buna; yanrt olarak dumanla tanrqmamln gok cinem taqrdrfrnr anlatmaya baqladr. Onun ne denli onemli bir dost oldufunu kavrayabilmem igin mu-

Kesemdekilerin hepsini bitirmezsem ne olaca[rnl sordum. Don Juan higbir qey olmayaca[rnr, dumanrn higbir qey istemedifini sdyledi. Kendisi artrk dumanr kullanmadr[r halde her yrl yeni bir kanqrm yaplyormug. Sonra di.izelterek seyrek olarak ttittiirdtiftinii soyledi. Artan karrqrmr ne yaptrlrnr sordum. Ama yanrt alamadrm. Bir yrl iginde kullanrlmayan kanqrmm bir iqe yaramadr[rnr yineledi.

r::=_

146

DON JT]AN'IN OGRETILERI

ocnnriLER

141

hakkak denemem gerekti[ini belirtti. Bana bir gey deme firsatr bile vermeden, hemen piposunu benim igin ateqleyece[ini sciyledi . Hazr olmadrfrmr ileri stirerek onu caydlrmaya gahqtrm. Pipoyu yeterince uzun bir stire tutmuq olmadrfrmr falan soyledirn; gene de ofrenmem igin gok bir zaman kalmadrfrnr soyleyerek gok krsa bir siire iginde pipoyu kullanmam gerektifinde diretti. Pipoyu kesesinden Erkararak okqamaya baqladr. Yanr baqrna gokerek onleyemedifim bir bela gibi hastalanmayr, baytlmayr goze ahp ne olursa olsun diyerek bu kagrnilmaz iqi baqrmdan savmtq olmak igin istedi[ini yapmaya razt oldum. Oda oldukga karanhktr. Don Juan gaz Iambaslnl yakrp bir kogeye yerleqmigti. Genellikle bu lamba odayr huzurlu bir loglufa btirtirdr"i, sartmtrrak rqrfr baua bir rahathk verirdi. Ama bu kez, gok donuktu rgrk; eskisinden daha krzrldr. Pek ytireklendirici bir durum defildi bu. Don Juan, kanqtmtn bulundufu keseyi, ipini boynundan grkarmakstztn, agtr. Pipoyu kendisine yaklaqtrnp gomlefinin alttna soktu; piponun a$n' na karrgrmdan biraz koydu. Bu siireci izlememi isteyerek, bir parqa kanqrm sagrlsa bile, bunun, gomlefinin iginde kalacaIrnr belirtti. Don Juan pipo afzmtn dortte tigtinti doldurdu. Sonra pipoyu bir eliyle tutarak obtir eliyle keseyi bagladr. KtiEiik bir kil tabak alarak bana verdi. Drqarda yanmakta olan ateqten birkag ufak parga kor komiir getirmemi istedi. Evin arka bahgesine gidip kerpig ocaktan birkag korlaqmrq komtir pargasr ahp iEeriye koqtum. Qok mu gok kaygrhydtm. Onceden sezmekteydim sanki baqrma gelecekleri. Don .Iuan'rn yanlna oturarak taba[r onauzattrm. Komtirlere bakarak onlann gok iri oldufunu soyledi. Piponun a[zrna srfabilecek denli ufak pargalar gerekmiq. Gene gidip ocaktan ufak pargalar aldrm. Yeni getirdigim tabafr ahp ontine koydu. Bacaklarrnr altrna almtq, bafidaq kurarak oturuyordu. Goz ucuyla bana bakarak efildi, e[ildi; neredeyse yanan komiirlere delecekti genesi. Pipoyu sol elinde tutarken, saf eliyle son derece hrzh bir hareket yaparak yanan komiirlerden

birisini aldrlr gibi piponun a[zrna koyuverdi. Sonra gene dik oturarak, ve pipoyu iki eliyle tutarak alztna yerleqtirdi, iiE nefes gekti. Kollannr bana uzatarak pipoyu iki elimle alrp igmemi kesin bir bigirnde fisrldayarak soyledi. Pipoyu aldrm, ama az kalsrn dliqiirtiyorclum. Oyle srcaktr ki ! Btiyrik bir dikkatle a[zrma yerleqtirdim.Dudaklanmr yakacafrndan korkuyordum. Ama a[rzhgr srcak defildi.
Dcrn Juan dumanr iEime gekmerni istedi. Duman alzrma akrp orada dolagmaya baqladr. Qok yo[undu ! Alzrrna hamur trkrlmrg gibiydi. Gergi o giine dek a{ztma hamur falan trkrlrnrg defildi, ama bu benzetmeyi Eok do[ai bulmuqtum. Du-

rlan, naneliymiq gibiydi, alzrmrn igi sopsofuk kesiliverdi.

SerinlemiE, tazelenmiqtim. "Gene! Gene!" diye fisrldadrfrnr iqittim don Juan'rn. f)uman bedenimin her yanutn slzntaktaydr sanki. Artrk don Juan'rn bir qei demesine gerek kahnadan

gekip durdum dumanr. Don Juan birden e[ilip pipoyu elimclen Eekti. Kornlir taba[rna hafifEe vurarak ktjllerini boqalttr. Sonra parmerlrnr agzrnda rslatrp pipo afinnn igine soktu; dondtire dondiire pipoyu temizledi. Afrzh[rndan birkag kez tifledi. Sonra krlrfrna soktu pipoyu. Hareketlerini ilgiyle izlemekteydinr. Pipoyu temizleyip kaldrrdrktan sonra bana baktr; iqte o anda ttim hedenimin uyugmug, sanki mentollenmiq oldu[unu kavradrm. Yiiztim a[rrlaqmrgtr, genelerim afinyordu. Afizrmrn igi kupkuruydu, yanryordu. Ne var ki, susatnl$ degildim. Tepemde tuhaf bir srcakhk vardr. Sofuk bir srcakhk! Her soluk veriqimde solufum burun deliklerinri ve i,ist dudalrmr keser gibi geliyordu. Ama yanma hissi yerine buz de[dirmenin verdifii bir acr duyuyordum. Don Juan saf yanrma oturdu; hareketsiz durarak elini pipo krhfrnn iizerine, kuvvetlice bastrnrcaslna, koydu. Ellerim alrrlaqmrqtr. Kollanm omuzlanmr gekercesine sarkmrgtr. Burnum akmaktaydr. Elimin tersiyle bulnumu sildim, tlim yiiz kaslanm dciktildii! Eriyordum! Kaslanm gergekten eriyor sanryordum. Ayafa frrlayrp bir qeylere tutunmak, ne olursa

148

DON JUAN'IN OGRETILERI

OcnBriLER

149

olsun, kendime bir destek aramak istedim. Hig bilmedi[im bir korku igindeydim. Odanrn ortasrndaki dire[e sarrldrm. Bir an ciyle kaldrm, sonra doni.ip don Juan'a baktrm. Hale piposunu tutarak hareketsiz oturuyor, bana bakryordu. Solu[um dayanrlm az bir srcakhktaydr (yoksa soluklukta mrydr?) Bofuluyordum. Bagrmr one elip dire[e yaslamak istedim. Ama rskalamrq olacalrm ki bagrm one do[ru dtigmeye bagladr. Tam yere garparken durdum. Kendimi toparlayrp baqrmr kaldrrdrm. Direk, gozlerimin cintinde durmaktaydr! Gene yaslarnak istedim bagrmr direle. Bu kez kendimi kontrol ederek, bilingli olarak gozlerimi agrk tutup baqrmr eldim, ve alnrmla direfe dayanmaya gahqtrm. Gcizlerimle direk arasrnda beq altr santimetre ya var ya yoktu. Ama baqrmr dire[e dayar dayamaz dwefin iginden gegip gittigimi gdrmeyeyim mi! Umutsuzcaslna ussal bir agrklama ararnaya gahqtrm ve gozlerimin, derinlifi bozuk olarak algrladrll yarglstna vardrm. Burnumun ucundayml$ gibi gormeme karqm, tig metre otemdeydi herhalde direk. Ardrnda da direfin yerini tam olarak saptarnak igin usa mantrfa uygun bir yol diiqtindi.im. Dire[in gevresinde krsa adrmlarla yan yan yiirtimeye baqladrm. Direfin gevresini bu bigimde dolaqmakla Eapr olsa olsa bir buguk metrelik bir daire gizmiq olacaktrm. Direk gergekten tig metre Otemdeyse, ya da ulaqamayacalrm bir uzakhktaysa, arkamm direfe doniik olacafr bir an gelecekti. O zaman, direk arkamda kalaca[r igin, onu gciremeyece$imden emindim. Sonra baqladrm direlin gevresindeki yiirtiytiq{ime; ama ben yiirtidtikge direk gozlerimin cintinde kalmaktaydr. Ofkeye kaprlarak iki elimle sanldrm dire[e. Ama ne gcireyim ki! iki elim de dire[in iginden gegmesin mi! Dire[i degil, havayr tutuyordum. Direkle aramdaki uzakhfr iyice olgmeye gahqtrm. Bir metre kadardr. Yani gcizlerim onu bir metre uzaktaymrq gibi algrhyordu. Baqrmr bir yandan bir yana sallayarak, gozlerimi teker teker cince direfe sonra da arka plandaki egyalara odaklayarak derinli[i algrlayrgrmla oynadrm bir stire. Direlin bir metre kadar rintimde oldu[una kesinlikle emindim. Baqrmr korumak amacryla kollarrmr uzattp olanca gtictimle

rine atrldrm. Gene aynl gey-direlin iginden gegip gitmiqtim. Bu kez kendimi yerde buldum. Gene kalktrm. Bu kalkrg belki de o gece yaptr[rm en olafandrqr hareket olmugtu. Kendimi dtiqtinerek kaldrrmrqtrm! Kalkmak igin her zaman yapmaya ahgrk oldufium biEimde kaslarrmr ve iskelet yaprmr kullanmamrqtrm. Qiinkti bunlan kontrol edemiyordum artrk. Yere garptrlrm anda anlamrqtrm bunu. Ne var, direfe oyle takmrqtrm ki kafamr, bir ttir tepki hareketiyle "kendimi dtigtinerek kaldrrdtm". Ve hareket edemedifim gergegi daha kafama dank etmeden, ayaktaydrm. Don Juan'a yardrm etmesi igin seslendim. Bir ara grlgrn gtbt avazrm grktr[rnca balrdrm; ama don Juan krmrldamadr bile. Yan yan bana bakryor, baqrnr benden yana gevirmek istemiyordu sanki. Ona dolru bir adrm attrm; ama ona dogru ilerleyece[im yerde sendeleyerek arkaya yrkrldrm, duvara garptrm. Srtrmr duvara garptrfrml biliyordum ama duvar sert gelmiyordu bana. Yumugak, stingerimsi bir nesnenin iginde astltp kalmrqa benziyordum. Bu nesne, duvardr. Kollanm yana do[ru agrlmrq tiim bedenimle, yavag yavag duvann igine batryordum. Don Juan hA10 bana bakryor ama bana yardrm etmek igin bir gey yapmryordu. Canrmr diqime takrp bedenimi duvardan scikmeye gabaladrm; oysa daha da derinlere batmama yaramrgtr bu devinmelerim. Duvann ytiz[irnti kapladr[rnr farkederek tanrmsrz bir korkuya kaprldrm. Gcizlerimi kapamak istedim; ne var ki, apagrk kaldrlar.

Baqka neler oldu, anrmsamlyorum. Birden don Juan'r gordtim az cintimde. Obtir odadaydrk. Masastnl ve yanmakta olan kil sobasrnr gordtim. Goz ucuyla evin cintindeki parmakhlr bile fark edebiliyordum. Her qeyi apagrk goriiyordum. Don Juan gaz lambaslnl getirmiq tavanrn ortasrndaki kiriqe asmrqtr. Yana do!ru bakmak istedim; ancak gozlerim yalmzca cine bakryor, sala sola dcinmtiyordu. Bedenimin higbir yarunt hissedemiyor, aynt edemiyordum. Soluk ahp veriglerirn gok yavagtr. Ama dtiqtincelerim son derece berraktr. Goztimtin cintinde olup biten her geyin bilincindeydi. Don Juan bana dofiru ilerledi; o anda zihnimdeki berrakhk kalmamrqtr.

150

DOI{ JUAN'IN OGRETILERI

OGRETILER

151

Don Juan bana yaklaqtr-ondan nefret ettim. ParEalamak istiyordum onu. O anda bldi"irebilirclim onu; am;r hareket edemiyorclum. Once bagrmcla hafil bir basurE hissettitn. ama Eabuk geEti bu. Yalruz bir qey kalmrgtr**don Juan'a karqr igirnclen taqan tlir ofke. On-on beq santinretre kadar onlimde gorrnekteydim onu. Kollftrlnl, bacakiannr kolxrrmak igin tr-rtuquyordum. F{omurclanryor olmahydrm. igirn katrlinaya baqlamlqtr. Don Juan'rn sesini igittirn. Bir qeyler soyliiyordu bana. Yurnuqak ve okqayrcr bir sesle.." Mutlulufum sonsuzdu. iyice yaklaqarak Ispanyolca bir nir-rni soylerneye baqiadr:

"Oy sevgili Santa Ana, Bebefi a$atrnasana! Yitirmiq ehnasrnr Sana verem bi tane,
Ona ver yarlstnr. (Seliora Sarttcr Ana, pot'(!trc ilora el ninoT Por una nlailzotla que s( le perdiclo. Yo le dard ttna. Yo le tlttre clos. Una para e.l nino y 0tra porl \)os.)

yordum. "Bafrrmrn igine gir,l' dedigini iqittim. Onun iEinde kayboluyorum sandrm. Duvann stingerimsi yumuqakhfrnr hissetim bir kez daha. Sonra, yalmzca bakmamr ve gormemi buyuran sesini igitebildim. Artrk onu goremiyordum. Krzrl bir ortam iginde yanrp sonen krvrlcrmlar gcirebildi[ime gcire gozlerimin agrk o1masl gerekirdi. Gozkapaklanm kapahyken rqrfa bakar gibi bir gey. Sonra diigtinceler gene baqladr. Birbirini tutmayan sahneler beliriyor, sonra yitiveriyordu. imgelerin iist i.iste geldiEi, defiqiverdi[i hrzh bir dtiqte oldulu gibi... Sonra, diiqtincelerin saylsr, keskinli[t azalmaya baqladr. Qok gegmeden hepsi kayboldu. Sevecenlik ve mutluluk duygulartna btraktt yerini. Ne bigimleri ne de rqr[r birbirinden aytrt edemiyordum. Birden yukarrya do!ru gekildifimi hissettim. Evet, kaldrrrlmaktaydrm. Ozgtirdtim artrk; olafiantistti bir hafiflik ve htzla suda, havada dolaqrp duruyordum. Bir yrlanbah$ gibi yiizilyor, istersem yukanya istersem aqafrya dofru stiztiliiyordum. Qevremi so[uk bir yelin sardrlrnr farkettim, ]tizen bir tiiy gibi dalgalara brraktrm kendimi-ileri geri, aqaltlara,
aqa[rlara, aqa!rlara.

28 Araltk 1963, Cuntartesi

Bir rhkhk kapladr her yanrml. Ylirek rhkh[r, duygu lhkhfirydr bu. Don Juan'rn sozleri neler anrmsatryordu bana!
Unutulmuq gocukluk anrlanml... Daha once hissettifim ofke Lrgup gitmiqti. Onun yerine qimdi bir cizlem, seving dolu bir yakrnhk duyuyordum don Juan'a. Don Juan uyumaya gahqmamr soyledi; $u anda bedenim yokmuq, ve ne istersem olabilirmigim. Don Juan geriledi. Onun ontinde duruyormuq gibi, gcizlerim normal bir seviyedeydi. Kollannt bana dolru uzatarak onlann igine girmemi sciyledi. Ben mi ilerledim yoksa o mu yaklaqtr, bilemiyorum. Elleri ytiztimtin, gcizlerimin tizerindeydi; ama bir qey hissetmi-

Dtin, akqama do[ru uyandrm. Don Juan iki giine yakrn mrqrl mrqrl uyumakta oldufumu soyledi. Baqrm gatlayacakmrq gibi alrryordu. Biraz su igeyim dedim, midem alttist oldu. Yorgundum, bitkindim. Yemekten sonra gene yatrp uyudum. Bugiin gok iyi hissediyordum kendimi. Don Juan'la, ktigtik dumanla ilgili deneyirnimden sciz aEtrk. Her zaman oldu[u gibi baqrmdan gegenleri ayrrntrh olarak dinlemek isteyece[ini dtiqtinerek, izlenimlerimi anlatmaya baqladrm. Ama lafimr keserek bunun gereksiz oldufunu belirtti. Gergekte bir gey yapmadan uykuya dalmrq oldufumu, o nedenle konuqacak bir qey bulunmadrfirm sciyledi.

152

DoN JUAN'IN Ocnerir-nni

OGRETILER

153

"Ama btittin o baqrma gelenler? Onemsiz mi yani bunlat?" diye uzattrm. "Evet, cinemsiz. Hele bi gezmeyi cifren de, o zaman konuguruz; nesnelerin igine girmeyi bi olren de..." "GerEekten'girilir' mi nesnelerin igine?" "Anrmsamlyor musun? Duvann igine girdin, duvann iginden gegtin." "LJsumu yitirdim galiba." "Yok cantm!" "Sen de ilk igiqinde benim gibi mi yapmrgtrn, don Juan?" "Yoo! Benimkisi farkh olmuqtu. Karakterlerimiz farkh
giinkti.

"E, ne bileyim! Ancak duyumsadrklanmr bilebiliyorum.'o "Gergeklikte de cinemli olan budur-neler duyumsadrEtn."

"

"Seninkisi nasrl olmuqtu?" Don Juan yanrt vermedi. Sorumu yineledim. O da anlmsamadr[rnr; sorumun bir bahkgrya ilk bahlr gekti$i zaman neler duyumsadr$rnr sormaya benzedi[ini sciyledi. Dumanrn eqsiz bir dost oldu[unu soyleyince, ben de Mescalito'yu da eqsiz diye nitelendirdifini anrmsattrm. O da, ikisinin de eqsiz oldufunu ama nireliklerinin de[iqik oldu[unu ileri stirdii. "Mescalito insana bi geyler soyler, onun edimlerine krlavuzluk eder; bu bakrmdan bi koruyucudur o," dedi. "Mescalito do$ru yagam bigimini ci$retir. insanrn drqrnda bi varhk oldufu igin de onu gorebilirsin. Oysa, duman, bi dosttur. Kendi varhlrnr sana hiE gostermeden seni krhktan krhfa sokar ve sana erk verir. onunla konuqamazsln. Ama bilirsin onun var oldufunui gtinki.i bedenini alrr gottirtir, havalarda ugurur seni. Ne var ki, onu goremezsin. Gene de oradadrr o; dtiqe srfimaz qeyler yapabilmeni sallayan erki verir 5ana-epefin bedenini ahp gottirmesi gibi..." "Gergekten, bedenimi yitirdifimi sanmrgtrm, don Juan."

"Ama, sen nasrl gcirtiyordun beni, don Juan? Nasrl gortintiyordum sana?" o'Seni nasrl gordtiltim cinemsiz. Direfi yakaladr!.n zaman oldulu gibi... Sanki orda direk yokmug gibi gelmiqti sana da, dire[in gevresinde dolanmrqtrn onun varh$rnr karutlamak iEin, hani." o'Ama sen beni qimdi oldu$um gibi gortiyordun, degil mi?" "Hayrr! $imdi oldufun gibi DEGILDIN!" "Do!ru! Delildim. Ama, bana yokmuq gibi gelmesine karqrn bedenim vardr, de$il mi?" o'Yoktu! Allahrn belasr! Bugtin oldu[u gibi bi bedenin yoktu o zaman!" "Bedenim neredeydt o zatnan?" "Anladr[rnr sanmrqtrm. Dumancrk ahp gottirmtiqtti bedenini." "Ama nereye gotiirmtiqtii'?" "Ulan, ne bileyim ben nereye gdtiirdtiltinti?" "LJssal" bir agrklama elde etmeye direnmem boqunaydr. Tartrqmak ya da aptalca sorular sormak istemedilimi; ama bedenimi yitirmig olabilecefiim dtiqtincesini varsaymakla ttim ussalh[rmr yitirecelimden korktufumu soyledim ona. O da, her zamanki gibi durumu abarttrfrnr; dumancrk ytiztinden ne o zaman, ne de ilerde higbir qey yitirrniq olmayacalrmr belirtti.

"Yitirmigtin." "Yani bedenim yok muydu o zaman diyorsun?"


"Ya sen kendin ne diyorsun?"

28 Ocak 1964, Salt Don Juan'a, her isteyene duman kullandrtmarun do[ru olup

154

DON JUAN'IN OGRETILERI

OGRETILER

155

olmayacafrnr sordum. igerlemiqcesine, dumarun krlavuzsuz igilemeyece[i, her isteyene duman vermenin o kimseleri oldtirmekle bir olacafir yarutrnr verdi. Don Juan'dan bunu agrklamasrnr istedim. O da, o anda orada diri ve onunla konugur durumda bulunuquffiu, onun beni geri getiriqine borglu oldufumu soyledi. Bedenimi eski durumuna getirmi$miq. O olmasaymlg, kendime gelmem olanaksrzmrq. "Bedenimi eski durumuna nasrl getirdin, don Juan?" "Sonra olrenirsin bunu; ama o zarnankendi baqrna yapacaksrn bu iqi. igte bu nedenle, ben daha buralardayken, elinden geldifince gok qey cifrenmeni istiyorum. Sagma sapan sorularrnla yeterince zaman yitirdin. Ama ola ki dumancrkla ilgili her geyi olrenmek yoktur yazgrnda." "O zaman ne yaparrm?" "Ofrenecefini ofretsin bakahm duman sana..." "Duman da mr d[retir?" "Elbet ofretir." "Mescalito gibi mi cilretir?" "Hayrr, Mescalito gibi cifretmez. Aynr qeyleri gostermezler." "PekdlA, neleri o[retir duman?" "Verdi[i erki nasrl kullanaca[rnr ofiretir; bunu cilrenmek igin de bigok kez igrnen gerekir onu." "Qok tirkiinE bu senin dostun, don Juan, hig bciyle bir qeye rastlamamrqtrm. Usumu yitiriyordum, az kalsrn." Her nedense bu inrge akhmdan hig grkmryordu. Bu deneyimimi birkag kez obtir sannlanma deneyimlerimle kargrlagtrrmaya gahqmrg ve yalnrzca $u sonuca varmrqtrm: bu duman insana usunu yitirtiyordu. Don Juan bu gortiqtimti befienmiyor, duyumsadrfrm $eyin, dumanrn dtiqlere sr[maz erkt oldu[unu sciyltiyordu. Bu erki ycinetebilmek igin kiqinin sa$rkh, giiglti bir yaqam stirdtirrnesi gerekirmiq. Bu saflrkh, gtiglti yagam zorunlulu[u

yalnrzca hazrrhk doneminde defil, deneyirnleri gegirdikten sonra da gerekliymiq. Duman oyle gtigltiymi.iq ki, kiqinin bu giicii taqryabilmesi iEin kendisinin de pek gtiElti olmasr gerekiyorrnu$; yoksa adamrn bu yiik altrnda ezilip gitmesi iqten

bile defilmig. Dumanrn herkesi aynr bigimde etkileyip etkilemedifiini sordum. Dumanrn insanda bir defiqim yaratttftnt, ancak kimi insanlarda bu defiqikli[in olmadrlrnr soyledi. "O halde, dumanrn bende defiqim yaratmasrnln ozel bir nedeni mi var?" diye sordum. "Kanlmca Eok sagma bi soru sordun. Gere[ini teker teker yerine getiriyorsun. Dumanrn sende de[iqim yaratmaslnl anlamak zor de[il ki!" Sonra gortini.iqiimle ilgili bir qeyler soylemesini istedirn. Akhma soktu[u o bedensiz olma imgesini kabul etmek beni oyle tedirgin ediyordu ki, o srrada nasrl goriindti[timti bilmek istiyordum. Don Juan, gergekten o srrada bana bakmaktan iirktti[iinti; kendisi dumanr ilk igti[inde, velinimetinin onu gdrd:j$ij zaman duyumsamrq olabilece[i duygulara benzer duygulara kaprlmrq oldufunu soyledi. "Neden tirkttin? Qok mu korkung gortini.iyordum?" diye sordum. "Daha once duman igen bi kimse gormemiqtim de..." "Velinimetini gormemiq miydin, igerken?" 'oGormemiqtim." "Kendini de mi gormedin?" "Nasrl gortiriim ki?" "Ayna oniinde igerek, cirnefin." Yanrt vermedi. Yalnrzca bana bakrp baqrnr salladr. Aynaya bakrlabilir mi, diye iisteledim. O da, bakrlabilecefini, ama bunun bir yararr olmayaca[rnr; gtinkti baqka bir qey olmasa bile insarun korkusundan olebilecegini sciyledi. Ben de, "Demek ki insan korkunElaqryor," dedim.

'-.--

156

DON JUAN'IN OGRETILERI

"Yaqamrm boyunca hep bunu merak etmigimdir," dedi don Juan, ve ekledi: "Ama sormadrm, aynaya da bakmadrm. Akhma bile getirmedim bciyle bi qeyi." ooNasrl cilrenebilirim acaba?" "Senin de, benirn gibi beklemen gerekecek. Sen de durnanl bi baqkasrna verince, gdrmtiq olursun-o denli ustala$rsan tabii. .. O zaman duman igen adamln nasll gori.indtigtinti anlarsrn. Bciyledir iqte bu iqler." "Duman igerken tilmini gekseler, ne olur acaba?" "Bilmem. Ola ki duman seni karqrsma alr o vakit. Ama onunla oyle oyunlar oynamayr dtigtindtifitine gdre pek zararsrz buluyor olmahsrn onu." Oyun oynamak istemedi[imi, ama onun daha cinceleri bana dumanm fazla "merasim" istemedi[ini sciylemig oldu!unu, insarun o srrada nasrl gortindtigtinti merak etmenin bir zaran olabilece$ini akhmln ucundan bile gegirmemiq bulundufiumu aniattrm. Buna kargrhk o da, qeytan otunda oldu[u gibi izlenecek belirli aqamalar olmadrfirnr anlatmak istedilini, ama gene de dumana karqr titrzce davranmak gerektigi biEiminde bir diizeltme yaptr. Bu bakrmdan kurallara uyrnantn cinemi btiytikmtiq. Don Juan bir ornek vererek, karrqrma giren maddelerin belirli bir sraya uymaksrzrn toplanabilecefini, ancak olgtilerinin do[ru olmasr gerektilini soyledi. Deneyimlerimi baqkalarma anlatmamda bir sakrnca olup olmadrfirnr sordum. Don Juan da, hig agrklanmamasl gereken tek gizin, kangrmrn nasrl yaprldr[r, etrafta nasrl dolagrlaca[mr, ve nasrl geriye dontildi.igii oldulunu; konunun cibtir yanlarmrn pek cinem taqrmadrlrnr belirtti.

I
Mescalito'yla son kargrlagmam, art arda dcirt gtin iginde dort buluqma bigiminde oldu. Don Juan bu uzun buluqma-oturumlara mitote diyordu. Peyoteras denilen peyote ustalarryla gomezlerinin katrldrklan bir peyote toreniydi bu. Don Juan'rn yaqrnda iki adamla, benimle birlikte beg geng vardr; yagh adamlardan biri baqkanhk yapryordu. . Toren, Meksika'da Teksas slnlrma yakrn bir yer olan, Chihuahua'da yaprldr. Geceleyin ezgilerin soylendigi, peyotelerin mideye indirildigi bir torendi bu. Gtindiiziin, tciren yerinin drqrnda tutulan kadrnlar her birimize su yetiqtiriyorlardr; her gtin yalnrzca azbir tciren yemeli yeniyordu.

12

Eyliil 1964, Cumartesi

158

DON JUAN'IN OGRETILERI

OGRETILER

159

Torenin ilk gecesi olan 3 Eyltil Pergembe gecesi sekiz peyote mantan yedim. Pek etkilemedi bu beni; etkilediyse bile belirsiz bir bigimdeydi bu. Btittin gece gozlerim kapali oyle oturdum. Gozii kapah durmak daha iyi geliyordu bana. Uyumuyordum, yorgun da defildim. Oturumun sonunda ezgi sdyleniqi olafandrgr bir bigime btirtinmtiqtti. Bir an yiirefim kabardr, aflamak istedim; ama ezgi bitiverdi, ve bu duygurn yok oldu. Hep birlikte kalkrp drqanya grktrk. Kadrnlar su verdi bize. Kimilerimiz afrzlannr galkaladr, kirnilerimiz igti" Erkekler hig konugmuyorlardr; oysa kadrnlar btittin gtin konu$up gi.iltiqtiyorlardr. Toren yemefi o$eyin yeniyordu" Rir mrsrr
agrydr bu.

aynr qeyleri gortiyordum. Sonra birden gortintti yok oldu, silindi ve yerine Mescalito'nun iki yrl cince gordtiliim insan bigimindeki gcir{.inttisii belirdi. Bvaz citede yan donmtiq oturmaktaydr. Bakakalmrqhm. Ama o bana bakmryordu, bir kez bile bana dofru bakmadr.

4 Eyltil Cuma giinti gtineq batarken ikinci oturum baqlamrqtr. Baqkan peyote ezgisini soyledikten sonra srrayla ezgiler soylenmesine ve peyote mantarlannrn yenmesine yeniden baqlandr. Herkesin teker teker soyledifi kendi ezgilerine obiir iiyeler de katrhyordu. Bu, sabaha dek siirdtj. Drgan grktr[rmda bir gtin once orada buiunan kadtnlann sayrsrnda azalma gcirdiim. Birisi bana su uzattt; ne var, artrk gevremle ilgilenmiyordum. Bir sekiz mantar daha yerniqtirn. Bu kez etkisi de[iqik oluyordu. O anda herkesin birlikte soyledifir ezgi birden hizlanrnca oturumun sonuna gelindi[ini anladrm. Evin drqrndaki bir qeyin ya da bir kimsenin igeri girmek istedifini sezinliyordum. Ezgilerin, "onun" igeri dalmasrnr onlernek iEin mi yoksa "onu" iEeri Eekmek igin mi soylendi[ini kestiremiyordum. Kendine ozgi"i bir ezgisi olmayan bir ben vardtm. Hepsi, ozellikle gengler, sorarca bakrqlar atryorlardr" Srkrlarak gozlerimi kapadrm. Sonra baktrm, gcizlerim kapahyken gevrede olup bitenleri gok daha iyi bigirnde algrlayabiliyorum. Ttim dikkatirni bu diiqtinceye verdim. Gozlerimi kapatryor ve ontimdeki adamlan gorebiliyordum. Gozlerimi aErnca da aynr gcirtintti stirtiyordu. Gozlerim agrk da olsa kapah da olsa trpktst ttpktsma

Yanhq bir qeyler yapmr$rm da, o ytizden bana yaklaqmryormug saruyordum. Kalkarak ona do[ru ilerledim. Benden neden uzak durdu[unu soracaktrm. Ama bu deviniqim, Mescalito'nun imgesini bozmuqtu. Mescalito'nun yavag yava$ gcizden yiten goriinttisiintin yerine gene oradaki adamlann gortinttisti gegmeye bagladr. Qrlgrncasrna ytiksek sesle sciylenen ezgiyi iqittim gene. Yakrndaki bir gahhfa giderek bir siire dolaqtrm. Her qey belirgin ve apagrk gortintiyordu. Karanhkta gordtifi"imii farkettim; ama bu kez pek cinemsemedirn bunu. Onemli olan gey, Mescalito'nun benden neden kagtr[rydr. Arkadaqlann yanlna gitmek igin geri dondtim. Tam eve girmek tizereydim ki korkung bir giimbrirtii iqittim ve korkuyla tirperdim. Yer sarsrhyordu. Iki yrl once peyote vadisinde iqitti[im giirtilttiniin trpkrsrydr bu. Yeniden gahhfa dopru koqtum. Mescalito'nun orada oldu[unu, onu bulacafrmr biliyordum. Ama bulamadrm. Sabetha dek bekledim, oturumun bitmesine az kala da obiirlerinir-r yaruna vardrm. '... Ugtincti gtinti de aynr qeyler yinelendi. Yorulmamr$rrni, ama olleden sonra yatrp uyudum. 5 Eyliil Cumartesi akqamr yaqh adam iigtincii oturumu agmak igin peyote ezgisini soylemeye baqladr. Bu oturum boyunca yalmzca bir mantar yedim ve ezgtlerin higbirini dinlemedim. Olan biteni de izlemiyordum. Daha baqlangrcrndan beri ttim varh[rm olalantistti bir biginide tek bir noktada yofunlaqmrgtr. Esenli[im igin gerekli olan gok ama Eok onemli bir qeylerin eksiklifini duyumsuyordum. Obtirleri ezgilerini soylerken, Mescalito'ya, bana btr ez-

160

DoN JUAN'IN

ocneril-nni

OGRETILER

l6r

gi ri[retmesi igin ytiksek sesle yakardrm. Yakarrm, adamlarm ytiksek sesle sciyledikleri ezgiye kanqtr. Birden bir ezgi duydum kulaklanmda. Oradakilere srrtrmr dcintip dinledim. Scizleri ve ezgiyr birgok kez dinledim. Ttim ezgiyi iyice o$renene dek kendi kendime soyleyip durdum. Scizleri ispanyolca olan uzun bir ezgiydi bu. Ezgimi birkag kez sciyledim; herkes dinliyordu. Qok gegmeden bir bagka ezgi daha belirdi kulaklanmda. Sabaha dek bu iki ezgimi birgok kez soyledim. Taptaze, sapasallam yapmrqtr beni bu ezgiler. Sulanmrzr igtikten sonra don Juan bana bir torba verdi; hep birlikte tepelere do!ru ytirtimeye bagladrk. Ustii yasst, yanlarr dik bir tepeye (mesaya) varana dek uzun ve zorlu bir yi.irtiytiq yaptrk. Orada birgok peyote mantarr gcirdi.im. Ama her nedense onlara bakmak istemiyordum. Mesayt gegince krimemiz dafirldr. Ben ve don Juan biraz geriye dcini.ip, peyote mantarr toplamaya baqladrk. Onceki gibi, ben yaln:zcayaldrm ediyordum ona. 6 Eyltil Pazar akgamma do[ru toren yerine donmtigttik. Akgam olunca baqkan oturumu agtr. Kimse bir qey dememi$ti ama, bunun son oturum oldulunu gok iyi biliyordum. Bu kez yaqh adam yeni bfu ezgt tutturmuqtu. Taze mantarla dolu bir torba elden ele dolaqtrrrldr. Taze mantan ilk kez yiyordum. Tazesi etlice oluyordu ama zor gifneniyordu. Sert, ham bir yemiqe benziyordu; kurutulmuq mantarlara oranla daha keskin ve acl bir tadr vardr. Bu taze mantarlarr Eok daha be[enmiqtim. On dcirt mantar yedim. Dikkatle saymaktaydrm yediklerimi. sonuncusunu bitiremedim. Qtinkii Mescalito'nun varh$rnr gcisteren o artrk iyice tanrdr[rm gtimbtirttiyti iqittim. Baktrm, herkes grlgrnlar gibi ezgi ga$rrmakta. O zaman don Juan'rn da Obtirlerinin de gtimbtirttiyti gergekten iqittiklerini anladrm. Bu tepkimelerinin, iglerinden birince salt beni aldatmak igin verilen bir iqaretten kaynaklandrlrnr dtiqtinmek istemiyordum. iqte o anda ulu bir bilgelik dalgasrnrn beni yutarcasrna sardr[rnr duyumsadrm. UE yrldrr kafamr kurcalayan bir varsa-

yrm o anda kesinlik kazanmrq oluyordu. Lophophora williamsii kakttisiiniin iginde bulunan o her neyse nesnenin kendi kendine ozvarhLtnr stirdtirtiqtini.in benimle higbir ilintisi olmadrprnr; orada kendi baqrna bafrmsrzca var oldufunu kavrayabilmem, daha dofrusu bulgulayabilrnem iEin tig yrl beklemem gerekmigti. Ama qimdi anlamrqtrm. Ateqli ategli ezgr soyledim durdum solulum kesilene dek. Ezgilerim sanki bedenimin igindeydi de beni sarsa sarsa drga fiqkrnyordu. Hemen grkrp Mescalito'yu bulmak zorundaydrm; yoksa patlayabilirdirn. Peyote tarlasrna dofru ilerledim. Ezgilerimi soyltiyordum bir yandan da. onlann benim oz ezgrlerim olduklarrnr-benim kimseye benzemezlifimin kesin kanrtlan olduklarrnr biliyordum. Her adrmrmr duyun-lsuyordum. Yere bastrkga trnLyorlardr; yankrlan t-lir insan olmanln tanrmsrz dipdiri taqkrnh$urr clofuruyordu. Tarladaki peyote mantarlannrn her biri mavimtrrak, balkryan bir lqrk yayrnaktaydr" Mantarlardan birinin Eok parlachfrnr gordi"im. Yanrna oturup ezgimi soyledim ona. Ben soylerken, Mescalito mantann iginden Erktr-daha onceleri gordiigiim insan krhfryla... Bana bakryordu. Yaradrhqrna ters cltiqen bir ytireklilikle ona ezgi soylemeye baqladrrn. Fltitten mi, yelden mi gelen t;rnrqrk bir mtizi[in titreqimleri clolaqryorclu. iki yrl cince oldufiu gibi, bu kez de, "Ne diyorsun?" diyordu sanki. Sesirni ytikselterek konuqmaya bagladrm. yaqarnrmda, edimlerirnde eksik bir yan oldufunu bildi[imi; ama bunun ne oldufunu bir tiirli.i bulamadrfrmr sciyledim. Bendeki bu eksiklilin ne oldu[unu, aynca, gereksindi[imde gafrrabilmek amacryla adrnr sdyiemesi igin yalvardrm. Bana baktr ve afzrnr kulaklanma de$ecek kadar zuma gibi uzatarak adrnr sciyledi. Birden peyote tarlasrnrn orta yerinde babamr dururken gdrdtim. Ama tarla ortadan kalkmrq, sahne gocuklufiumdaki evimize dontiqmtiqtti. Babamla birlikte bir incir a[acrnrn altmda duruyorduk. Babamr kucakladrm; ona, gabuk gabuk, soyleyememiq oldu[um ne kadar gey varsa anlatmaya baqla-

r62

DoN JUAN'IN ocnerir-Eni

OGRETILER

163

drm. Dtiqtincelerimin her biri ozltiydti, tam yerindeydi. Sanki hig zamanlmlz kalmamr$ da, her qeyi birden soylemek zorundaymrgrm gibi bir durumdaydrm. olafan kogullarda hig soyleyemecefiim afallatrcr qeyler soyliiyordum ona olan duygu-

lanma iliqkin. Babam bir qey demiyordu. Dinledi, dinledi, sonra bakttm gekilip bir qeyce emilircesine gitti. Gene yalmz kalmrqtrm. Vicdan azabtyla, iiziinttiyle afiladrm. Mescalito'nun bana ofrettifi adr gaprra 9afrra peyote tarlasrnda dolaqtrm durdum. Bir peyote mantarlnln tizerinde yrldrz bigiminde yabanst bir rqrktan bir qey grkmaya bagladr. uzutt, parlak bir nesneydi bu-bir adam boyunca bir rqrk demeti... Bir stire btittin tarlayr koyu sarl ya da kehribar renkli bir rqrkla aydrnlattr. Ardrndan da gokytiziinti, mucizevi, $a$rtrcr bir gbriintim yaratacak bigimde, aydtnlattr. Bakmayt stirdi.irtirken kor olaca[rm gibi geliyordu; gozlerimi kapayrp, bagrmr kollanmln araslna gomdiim. Mescalito'nun, bir peyote mantal daha yememi soyledio'Ama mantart kesmek igin brgafrm fini agrkga algr|yorum. yok; nastl yerim ki?" diye gegirmekteydim. "EEil yere, oyle ye," diye seslendi aynr yabansr bigimde' Karrn tistti uzanrp, bir mantarrn tepesini tstrdtm ve gi[nedim. Tutuqmuq gibiydim. Bedenimin ttim gozelerine bir rhkhk, bir akrm dolmuqtu. Dipdiriydi her qey. Neye baksam, reyi gorsem en ince, en gapraqrk ayrrntilan gozlerimin ontine seriliyor, ama o clenli de yahn gortintiyordu. Her yerde ben vardrm; bir anda hem iisttinti, hem alttnt, hem gevresini gorebiliyordum geylerin. soztini.i etti[im bu son duygu, iyice ayrlmsayabilecefim denli uzun stirmtiqtii. Bu duygu az sonra ezicr bir korkuya doniiqtiverdi; hrzla .geliveren ama beni garpmayan diyebilecefim bir korku... Once o mucizevi diinyarun sessizll[i keskin gtittitttit"rle sarstlmaya baqladr, ama bununla ilgilenmiyordum pek. Ama gtiriilttiler gittikqe i.izerime yrkrlrrcasrna arttyot u" srklagryordu. Yavaq yava$, o aynmsrz, aldtnquz, gizel

dtinyada uguyormugum duygusunu yitirmekteydim. Giirtilttller, bir devin adrm atrqlanna dontiqmtigtti. Koskoca bir varhk gevremde dolagryor, soluyordu. Beni anyordu kesinlikle. Koqtum, bir kayanrn alhna sr[rndrm, oradan beni izleyen qeyin ne oldulunu gcirmeye gahqtrm. Bir ara saklandrfrm kovuktan uzanrp drqanya baktrm. Beni arayan varhk gelip tepeme dikilmiqti. Deniz yosunu gibi bir qeydi. Qciktiverdi tizerime. Alrrhfryla beni ezece[ini saruyordum ki, baktrm, boru ya da Eukur gibi bir qeyin igindeyim. Yosunun gevremdeki ttim yerleri kapsamamlg oldufunu aErkga gordtim. Kayanrn altrnda azbir aErk yer kalmrqtr. Stirtinerek oraya gitmek istedim. Yosundan koca srvr obekleri damlamaktaydr. Beni erit-

mek igin sindirim asidi salgrladrfrnr "biliyordum". Koca bir damla, koluma bulaqmrqtr; asidi toprakla silmeye Eahgtrm, bir yandan da tizerine salyamr akrtarak ovahyordum. Bir an igin buharlaqtrfrmr sandrm. Bir rqrfa dofiru itilmekteydim. Yosun beni eritmiqti sanki. Gittikge btiytiyen bir rqr[a takrlrr gibi oldu goztim. Yerin altrndan toprafr itercesine grkmaya gahqan bu rgr[rn, daflann ardurdan dolmakta olan giineq oldu[unu anladrm sonunda. Yavag yavag, olafan duysal stireglerim donmeye baqhyordu. Qenemi krvnk kolumun tizerine yaslamrq, ytiziikoyun uzanmrqtrm. Ontimdeki peyote mantarrnrn yeniden rgrklandrlrnr gordtim. Daha gozlerimi ayrrmaya firsat bulamadan, o uzun rqrk gene belirdi. Tepemde dolaqrp durdu. Oturdum. Iqrk tiim bedenime dingin bir gtigliiltikle dokundu, sonra gcizden
uzaklagtr. Koqa koqa arkadaqlarm bulundugu yere gittirn. Sonra birlikte kasabaya dondtik. Don Juan'la, peyote baqkanr don Roberto'nun evinde bir gtin daha kaldrk. Oradaki btit{in zamanrml uyuyarak gegirdim. Tam ayrrlaca[rmrz srrada, peyote oturumlanna katrlan gengler bana dofm geldiler. Teker teker beni kucakladrlar; bir yandan da Eekingen gtiltiyorlardr. Her biri kendini tanrttr. Peyote toplantrlan drqrnda definmedifimiz konu kalmadr onlarla saatler stiren soyleqilerrmiz arasrnda.

Don Juan ayrrhk zamanrnrn geldifiini soyledi. Delikanh-

164

DoN JUAN'IN

ocnBrilBni
OGRETILER
r65

lar gene kucakladrlar beni. iglerinden biri, "Gene buyurun," dedi. "Bekleriz," drye atrldr bir oteki. Arabaml yavaqqa siirerek oradan aynlrken yagli adamlan aradt gozlerim; ama higbir yoktu ortahkta.

l0 Eyllil

1964, PerEembe

Deneyimlerimi don Juan'a anlattrken onlarl hep elirnden geldifince aqama agama anlmsamak zorunda kalmrqrmd.rr. FIer geyi anrmsamak igin en iyi yontern buydu kuqkusuz. Bugiin, ona, Mescalito'yla karqrlaqmamrn aynnttlannt anlattrm. Oyktimii, Mescalito'nun bana adtnt soyledifi noktaya kadar dikkatle dinledi. Ama tam o anda sozi.irnti kesti. "Artrk kendi bagtnastn," dedi. "Koruyucu seni kabul etmiE. Bundan sonra sana pek yardlmtm dokunmaz. Onunla olan itriqkilerini bana anlatman gerekmez. Onun adtnt biliyorsun artrk; adtnr da, birlikte yaptrklanntzr da higbi kimseye soylememen gerekir." Deneyirnimin biitiin aynnttlarlnr ona anlatmak istedifimi, gtinkii bunlardan bir anlam gtkaramadrfrmr belirttim. Gordtiklerirnin bana agrklanmastnda yardtmct olmastnt istedim. O da, bunu kendi baqrma yapabilece[imi, artrk kendi kendime dtiqtinmeye baqlama zamanrnrn gelCifini soyledi. Ben hdld, onun dtiqiincelerini olrenmek istedifimi, kendi kendime bir sonuca varmamin uzun zaman alaca[rnr, tistelik cie nasrl bir yol tutacafrmr bilmedi[imi saylp dokerek onunla tartrqryordum. "Ornefin, o ezgiler,.. Ne anlama geliyor?" diye sordum. "Bunu yalntz sen bileceksin," diye yanrtladr. "Ne bileyim ben ne anlama geleceklerini! Yalruzca koruyucun aErklayabilir bunu sana; trpkr o ezgileri sana ofretti[i gibi... Onlann ne anlama geldiklerini sana ben anlatacak olursarn, btt, bi baqkasrnrn ezgilerini ofrenmiqsin demek olur." "Bununla ne demek istiyorsun, don Juan?"

"Koruyucunun ezgilerini sciyleyen kimseleri dinleyerek, hangilerinin dtizmece oldu[unu hemen gakabilirsin. Yalnrzca ruh taqryan ezgiler onundur ve onun cifrettifi ezgidtr. Obtirleri ise bagkaiarmrn ezgilerini kopyalandrr. Igte boylesine aldatrcr olabiliyor insanlar kimi kez. Baqkalarmrn ezgilerini, onlann neyi anlattrklarrnr bilmeden, soylerler." Ben, agrklayarak, bu ezgilerin ne amagla soylendiklerini ofrenmeyi istemiq oldulumu soyledim. Don Juan yanrtlayarak, cifrendifim ezgilerin koruyucuyu ga[rrmaya yaradrfrnr agrkladr. Bu ezgiler, koruyucunun adryla birlikte, yalntzca onu ga$rrmak igin kullanmahymrq. Don Juan, Mescalito'nun, daha sonralan ola ki, bana baqka amaglara yonelik baqka ezgiler de ofretecefini sciyledi. Koruyucunun beni tam olarak kabul edip etmemiq oldufunu sordum. Don Juan, sorumu sagma bularak, giildti. Koruyucunun beni kabul etmig oldulunu, ve onun beni kabul etmiq oldufiunu bana kanrtlamak igin de kendisini iki kez rqrk bigiminde gcistermiq oldu$unu soledi. Don Juan, benim rqr[r iki kez gcirmtiq olmamdan gok etkilenmiqe benziyordu. Mescalito'yla kargrlaqmanln bu yanrnr onemle vurguluyordu. Koruyucu tarafindan kabul edilmig oldu[um halde, neden oylesine korkmakta oluqumu bir ttirlti aniayamadrfrmr sciyledim don Juan'a. Uzun stire yanrt vermedi. Sorum, onu afallatmrqa benziyordu. Sonunda, ooBu gok agrk bi gey," dedi. "Onun istedifi $ey o kadar agrk ki, bunu nasrl gciremedigini bi ttirli.i anlayamtyorum!" "Biitiin bunlara akrl erdiremiyorum, don Juan." "Mescalito'nun ne demek istedi$ini anlamak elbette zaman alrr; dersleri iyice anlayana dek onlar iizerinde dtigtinmen gerek."

ll

Eyltil 1964, Cuma

166

DON JUAN'IN OGRETILERI

OGRETILER

r67

Diiqsel deneyin-rlerimi agrklamasr igin gene asrlmaya bagladrm don Juan'a. O da, sanki o srrada Mescalito'yla ilgili gortiqme yapmakta imigiz gibi konu$maya baqladr. "O, kendisiyle konuqulabilecek bi insan gibi midir, diye o'O sormanln sagmalrfrnr kavrayamlyor musun?" diye sordu. senin gormtiq oldufun higbi $eye benzemez.Bi insan gibidir, ama ayw zamanda insana benzer bi yanl da yoktur. Ona iliqkin higbi qey bilmeyen, ama onu gabucak o[renivermek isteyen kimselere bunu anlatmak gtigti.ir. Derslerine gelince, onlar da kendisi gibi gizlerle doludur. Hig kimse onun ne yapaca[rnr cinceden kestiremez. Ona bi soru sorarsln, o da sana yol gcisterir; ama o bu iqi seninle benim konuqtufiumuz bigimde yapmaz. $imdi anhyor musun ne yaptrfirnl?" "Eh, bunu anlamak pek zor defiil. Ama bunun ne anlama geldifini anlamryorum. " "Sen ona sende ne gibi eksiklikler oldulunu sordun, o da sana tam bi tablo gosterdi. Bu nokta su gotiirmez! Bunu anlamadrfrnr soyleyernezsin ya! Karqrhkh bi gortiqme degildi yaptrfrnrz; ama bi bakrma oyleydi. Sonra baqka bi soru sordun ona, ve o da gene aynr bigimde yanrtladr seni! Ne demek istedifine gelince, pek anladr[rnl sanmlyorum. Qiinkii ne sormug oldu[unu bana sciylememeyi ye$emig bulunuyorsun." Sordufiumu anlmsadrfirrn sorulan dikkatlice yineledim. "Yaptrfrm qey dolru mu? Dofru yolda mryrm? Yaqamrmla ne yapmahyrm?" Don Juan, sorrnu$ oldu[um sorulann yalnrzca sozctiklerden olugtufunu; sorularr, sozci.ikler]e seslendirerek de[il de, igten sormanrn daha iyi oldugunu soyledi. Koruyucunun bana bir ders vermek istedi[ini; ve amaclnln beni korkutup kagrrmak de[il de bana bir ders vermek oldufunu kanrtlamak igin de, kendisini iki kez bir rgrk demeti bigiminde gcistermiq oldulunu anlattr. Ben hdlA, Mescalito'nun beni kabul etmesine karqrn ne diye beni korkuttufiunu anlayamadrfirmr soyledim. Don Juan'a, bana anlattrlrna g6re, Mescalito tarafindan kabul edilmenin onun bigiminin de[igmez kahqryla sonuglanaca[tnt,

mutlulukla karabasan arastnda de[iqip durmayaca[ml anlmsattrm. Don Juan giilerek, Mescalito'yla konugurken yiire[imde bulunan gergek soruyu dtiqtinecek olursam, verilen dersi anlayabilece[imi soyledi. "Ytirefimdeki" gerEek soruyu dtiqiinmek gtiE bir iqti. O srrada akhmdan gegen Eok qey oldufunu soyledim don Juan'a. Ornefin, "Do[ru yolda mtytm?", diye sorarken, gergekten sormak istedi[im soru quydu: Acaba birer ayafrm iki ayrr dtinyaya ml basmaktadrr? Bu di.inyalardan hangisi daha gergektir? Yaqamrm hangi yone yonelmeli?" Don Juan bu agrklamalartmr dinledi ve aqrk segik bir dtinya gortiqiimi.in olmadt[mt, koruyucunun bana gok gtizel ve agrk bir ders vermiq oldufunr"r bildirdi. 'oSana gore iki dtinya oluyor," dedi. "Yani iki yol... Gergekte yalntzca bi yol vardtr. Koruyucu sana kuqku gotiirmez bi agrkhkla gostermig. Senin igin tek diinya, insanlarrn diinyasrdtr; ve sen o dtinyadan gekip gidemezsin ki! Qi.inkti bi inSansln sen! Koruyucu sana mutluluk diinyasrnt gostermiq; o dtinyadaki qeyler arastnda ayrlm olamaz, gtinkti bu ayrtmt soracafrn bi kimse yoktur orada. Ama insanlann dtinyasr defildir ki o! Koruyucu seni sarsarak o dtinyadan grkarmlq ve sana bir insantn nastl dtiqtinece[ini, nastl savaglm verecefini gostermiq. iqte budur insanlann dtinyasr! Ve insan olmak demek, bu dtinyada yaqamak zorunda kalmrq olmak demektir. Sen, iki diinyada da ya$ryormugsun gosterigi, boq dtiqiincesi igindesin. Bizler igin yalnrucabi dtinya vardtr. Bizler insantz, ve insanlar diinyasmt izlemek zorundayu seve seve. "iqte ders buydu kantmca!"

OGRETILER

r69

19 Arahk Cumartesi gtinti Datura koki.inti kestim. Bitkinin gevresinde dansrmr yapmak igin hava iyice kararana dek bekledim" Geceleyin de kcik oztinti hazrrladrm ve pazar gi.ini.i sabah altrda Daturanrn bulundufu yere gittim. Bitkimin oniinde oturdum. Don Juan, neler yapmam gerektifiini anlatrrken, her ayrrntryr ozenle not etmiqtim. Notlarrml gene okuyunca, tohumlann orada oEi.ittilmeyecefini anrmsadrm. Bitkinin ontinde ciyle oturmuq olmak bile ayn bir duygusal dengelilik kazandrrryordu bana. Genel olarak elde edemedifirn di.iqtince

q )
Don Juan, gahqmalanml olabildi[ince qeytan otuna yoneltmemi ister gortintiyordu. Onun erke karqr tutumunu bildifimden, bu isteli bana braz ters geliyordu. Dumant yeniden i9me zamanlntn yaklaqtrflnl, ve bu arada qeytan otunun erkiyle ilgili bilgilerimi arttrmam gerektifini aqrkladr. Hig olmazsa kertenkelelerle bir btiyti daha yaprp $eytan otunu bir kez daha denememi srk srk oneriyordu. Uzun stire bu konuyu diiqiindtim durdum. Don Juan'rn bu konudaki baskrsr o duruma gelmigti ki, sonunda bir deneyim daha yapmayr goze almak zorunda kaldrm. Bir gt-in, yitirdifim kimi nesnelerle ilgili bir bakr yapmaya karar verdim.

28

Aralk

1964, Pazartesi

agrkh[rna, dikkatimi devinimlerinin iizerinde yo[unlagtrrma erkine kavuqturuyordu beni. Ti.im istenen qeyleri titizlikle yaplyor, bularnagla koktin, akgam geg bir saatte hazn olabilecegi bigimde zamanlamayr ayarhyordum. Saat beq srralarrnda, iki tane kertenkele yakalamaya gahqryordum. Bir buguk saat kadar dtiqtinebildi[im tiim yontemleri denedimse de her kezinde baqansrzhfa u!ruyordum. Datura bitkisinin cintinde oturmuq amaclma ulaqmak igin kestirme bir yontem anyordum ki, birden don Juan'rn kertenkelelerle konuqma dtiqtincesi, once Eok gtilting gortindii bana. Bir topluluk oniinde konuqmantn verdi[i srkmtryr duyrnaktaydrm. Ama toparlandlm ve konuqmaya baqladrm. Hava oldukga kararmrqtr. Bir kaya pargaslnr kaldrrdrm. Altrnda bir kertenkele vardr. Uyuquk bir durumdaydr. Elime aldrm. Sonra bir baqka kayarun altrnda gene uyuquk gortintiglti bir kertenkele daha buldum. itisi de krmrldamadan duruyorlardr. A$rzlarrnr ve gozlerini dikmek iqin en giig yanrydr. Don Juan'rn, edimlerime defigm ez br nitelik kazandrmrq oldufunu dtiqtindiim. O, bir insan bir edime bagladrktan sonra artrk durmarnrn olanaksrz oldulunu soylerdi hep. Gergi durmak isteseydim, kimse onleyemezdi beni. Ama zaten durmak istemiyordum ki ! Kertenkelelerden birini brraktrm; kuzeydo[u yoniinde uzaklaqtr. Bu da, iyi olmakla beraber zorlu bir deneyimin belirtisiydi. Oteti kertenkeleyi omzuma balladrm ve qakaklanmr, ycinteme uygun bigimde srvadrm. Krmrldadrfr falan yok-

r70

DON JUAN'IN OGRETILERI

OCNETiLER

111

tu kertenkelenin; bir ara onu olti bile sandrm. Bciyle bir durumda ne yaprlacafrnr soylememigti don Juan. Ama kertenkele diriydi; yalnrzca uyuquktu. Hazrrladrfirm slvryl igerek bir si.ire bekledim. Ola[andrqr bir qey duyumsamryordum. $akaklanmr bulamagla ovalamaya bagladrm. Yirmtkez siirdi.im. Birden, bulamacr birkag kez alnrma da siirmekte oldu[umu gordi.im. Hatamr anlayrp gabucak alnrmdaki bulamacr sildim. Alnrm ter iginde kalmrqtr; ategim grkryordu. Don Juan bulamacr alnrma kesinlikle stirmememi sciyledifinden, epey tasalanmrqtrm. Tasam, az sonra tam bir yalnrzhk, sanki artrk sonumun geldifi duygusuna doniigtii. Orada bir bagrmaydrm. Baqrma bir durum gelecek olsa, bana yardrrn edecek kimse yoktu. Kagrp uzaklaqmak istedim ordan. Korkung bir kararsrzhk igindeydim; ne yapmam gerektifini bilemiyordum. Baqrmrn iEi bir dtiqtince seliyle galkalanryordu; ne diiqiindti[timti anlayamadan, bagka dtiqiinceler tigiiqtiyordu kafama. Bunlarrn oldukga yabansr d{iqtinceler oldufunu sezdim bir ara. Bu di.iqiinceler, ahqageldi[im gibi degil de bambaqka bir bigimde geliyorlardr. Baqka zamanlar nasrl dtiqtindtiftimti biliyorum. Dtiqtincelerim, kendime ozgi.i bir dtizenle ortaya grkarlar, herhangi bir sapma olursa
hemen anlarrm bunu. Bu yabansr dtiqiincelerden bir tanestbr yazann scizleriyle ilgiliydi. Anrmsayabildifim kadarryla, bu, sesli bir qeydi ve sanki birisi arka palanda yazann scizlerini soylemekteydi. Oyle gabuk olmaktaydr ki bunlar, irkilip kalmrgtrm. Dikkatle dinlemek istedirn; ama dtiqtince yitiverdi. igittifiim srizleri bir yerde okudu[umdan emindim, ne var, yazannrn adr akhma gelmiyordu bir ttirli.i. Birden onun Alfred Kroeber oldulunu anrmsadrm. Sonra bir baqka yabansr diiqi.ince geldi akhma. Ve o yazartn Kroeber degil de Georg Simmel oldufunu "soyledi". Kroeber diye direttim, ve bir baktrm, kendi kendimq.tartrqmaktaylm. Dtinyanrn sonu gelmiq gibi duyumsamam gbE-

miqti bile.

Uyku hapr igmigim gibi gcizkapaklanm afrrlagmrgtr. Yoksa hap falan igmiq defildim; yalnrzca bu imge geliver-

miqti akhma. Uyuyor gibiydim. Arabama ulaqtp, stirtintircesine igine girmek istedim. Ama yerimden krmrldayamtyordum. Sonra birden uyandrm. Daha do[rusu uyandr[rmr agrkEa anladrm. iU< Atiqtincem giintin hangi saati oldufiuydu. Qevreme baktndrm. Datura bitkisinin oniinde defildim. Kayrtstzhkla, gene biiyiilti bir yaqantrntn iginde bulundufum gerqefini kabullendim. Baqtmrn tizerinde duran bir saat 12.3'5'i gosteriyordu. Demek olleden sonra olmuqtu. Geng bir adamm koca bir deste kdfrdr taqrmakta oldufunu gordtim. Ona dokunacak kadar yakrndrm. Boynundaki damarlann attqmt gorebiliyor, yi.irek vuruqlannt iqitebiliyordum. Kendimi, gordtiklerime ciylesine vermiqtim ki, di.iqtincelerimin niteli[ini inceleme olana$rnt bulamamtqttm. Sonra kulafirmrn dibinde o sahneyi tanrmlayan bir ses iqittim, ve bu "ses'oin akhmdaki yabansr dtiqiince oldu$unu anladrm. Kendimi, dinlemeye oylesine kaptrrmtqttm ki, sahnenin gorsellifiyle ilgim kalmamtq gibiydi. Ses, saf kulaftma, omiu*un iizerinde bir yerden gelmekteydi. Bu sesin anlattrfir qeylerin bigimine btirtintiyorclu sahne. Ama benim istencime de uymaktaydr gorlinttiler; istersem onlart durdurabiliyor ve soylenilenlerin aynnhlannr istedifim kadar inceleyebiliyordum. Geng adamrn edimlerinin ttim aqamalannr "iqitiyor-goriiyordum". Ses, her qeyi en ince ayrlntrlanyla agrklamayt stirdiirdti. Ama pek onemli goriinmiiyordu bana bu edimler. Onemli olan qey bu ktigtik sesti. Deneyimim stiresince tig kez baqunr gevirip kimin konuqtu[unu gormeye gahqttm. Baqtmt, donebilece[i kadar sala geviriyor, ya da birden arkaya dontip orada kimse var mr diye bakryordum. Ama bunlan her yaptqrmda, gordii[tim geyler bularuyordu. "Arkaya bakamamamtn nedeni, bu sahnenin olalan gergeklik alantna girmemesinden ileri geliyof," diye diigiindilm. Ve bu, benim di.igiincemdi. o andan baqlayarak ilgimi yalntzca sesin tizerinde yofunlagtrrdrm. omzumdan geliyor gibiydi ses. Agrkga anlaqrlan ince bir sesti bu. Ama bir gocuk sesi ya da bile bile tizleqtirilen bir ses defildi. Minyattir bir erkefin sesi gibiydi. Be-

uz

DoN JUAN'IN ocnnrir-Bni

OGRETILER

173

nim sesim olamazdr bu. igittiklerimin ingilizce oldu[unu varsayryordum. Ne zaman sesi bile bile yakalamak istediysem, hep iqitilmez oluyor ya da anlaqrlmaz bir duruma dontiqtiyor ve buna karqrt olarak gdrtinti.iler de solgunlaqryordu. Bir benzetr yapmak gerekirse, bu sesin, insanrn kirpiklerine takrlan toz pargacrklarmm ya da goz korneasrndaki kan damarlarmrn neden oldufu gori.intiileri anrqtrrdrlrnr soyleyebilirim. Bunlar, do[rudan do$ruya bakrlmadr[rnda gortilebilen, ama gozlerimizi onlara dikip izledikEe goztin devinimiyle birlikte sala sola kagrqan kurtguk gori.intimi.indeki gekillerdi. Ben de, brraktrm bu izleme iqini. Dinledikge ses daha karmaqrk bir duruma dontiqtiyordu. Bana, sesmig gibi gelen qey, daha gok, bir qeyin kulalrma dtigi.inceler fisrldamaslna benziyordu, ama tam bciyle de delildi. Bir qey benim adrma dilstinmekteydi. Dtiqtinceler benim drqrmdan geliyordu. Bunun boyle oldu[unu biliyordum, g{inkti kendi diiqtincelerimle birlikte "6btir" dtiqtinceleri de ayru anda izleyebiliyordum. Bir an geldi, sesin yarattrlr, geng adamm edimlerini gosteren gortinttilerin, grkrg noktasr olan yitirilmiq nesneler hakkrndaki sorumla ilintisi kalmadr. Geng adam gok kanqrk goriinen qeyler yapryordu. $imdi onun edimleri bana daha ilging gortindtifiinden, sesi izlemeyi brrakmrEhm. Bir yandan da sabnm ttikeniyordu. Bitmesini istiyordum bu iqin. "Nasrl durduracafrm bunu?" diye gegiriyordum. Kula[rmdaki ses, dereye inmemi soyledi. Nasrl inece[imi sorunca da, ses, bitkimi diigtinmemi sciyledi. Bitkimi dtiqtindiim. Gene onun oniinde oturuyordum. Bunu oyle gok yapmrqtrm ki, gciztirni.in cintine getirmesi gok kolay oluyordu. O anda onu gcirmenin de baqka bir sann oldulunu sanryordum. Ama, ses, "geri" dondiiftimti sciyledi! Kulak kabarttrm; higbir qey duyamadrm. Datura bitkisi btittin gergekli$iyle ontimde duruyor gibiydi. Ona dokunabiliyor, gevresinde dolaqabiliyordum. Ayala kalkrp arabama dolru ytirtidtim. Bu gaba beni bitkinlegtirince, yere oturup gcizlerimi kapadrm. Baqrm donmekteydi, kusmak istiyordum. Kulaklanm ufulduyordu.

Bafnma do[ru bir qey kayrverdi. Kertenkeleydi bu. Don Juan'rn, onu brrakmam gerekti[ine iliqkin uyarlsml anrmsadrrn. Bitkimin bulundulu yere doniip kertenkeleyi gozdtim. Otti ya da diri midir, diye bakmadrm bile. Bulamag gomlefiini krrrp, aya[rmla kazdr[rm topra[r tizerine orttiim. Arabaya girip uykuya daldrm.

24

Araltk I964, PerSembe

Bugtin btittin olanlan don Juan'a anlattrm. Her zamanki gibi sciztimti kesmeden dinledi. Ardrndan qoyle bir konugma yaptrk: "Qok yanhq bi qey yaptrn." "Biliyorum. Qok salakga bir yanhq; kazayla oldu." "$eytan otu kaza maza dinlemez; seni her yonden slnayacafrnr soylememiq miydim sana! Ya gok giigltistin, ya da ot seni gok be[eniyor. Alnrn ortasr, yalnrzca onun erkini kaldrrabilen usta brujolar igindir." "Alnrna bulamag siirenlere ne olur, don Juan?" "Usta bi brujo de[ilse, o yolculuktan donemez bi daha." "Sen hig alnrnr bulamagladrn mr, don Juan?" "Hayrr! Velinimetim bunu yapanlardan gok azrnrn o yolculuktan dcinebildi[ini soylerdi. Aylar geger, adam hAlA donmez: bagkalarr bakarlar artrk ona. Velinimetim, bu kertenkelelerin isterlerse insanr di.inyanrn sonuna gottirebileceklerini, ve o insan istedifi takdirde de ona en gorkemli gtzleri gosterebileceklerini anl atrrdr. " "Oyle bir yolculufu yapmr$ olan kimse tanrdrn rnr?" "Evet, velinimetim... Ne var ki, bana, nasrl doni.ilecefini cifiretmedi." "Dcinmek o denli zor mu oluyor, don Juan?" 'oEvet. iqte bu ytizden senin davranrqlann beni qaqkrna geviriyor ya! Ne yaprlaca[mr, yolunu yordammr bilmiyor-

174

DoN JUAN'IN

Ocnerileni

OcnnriLER

175

dun; oysa belirli agamalarr bilmemiz gereklidir. Qtinkii insan gtici.i, bu agamalarda bulur. Onlarsrz bi higizdir." Saatlerce oyle sessiz oturuqtuk. Qok derin dtigtincelere dalmrq grirtintiyordu don Juan.

"Bu duruma diiqen kimse gordi'in mi.i hig?" "Gordtim . Benim baqrma gelmiqti boyle bi qey. Kertenkelelerin yardtmt kesilince, delirmiqtim." "Neler gormtiqttin o zarnan, don Juan?" "Bi siirti sagmahklar iqte. Yonlendirilmeyen insan baqka
ne gortir

26

Aral*

ki!"

1964, Cumartesi
de

Don Juan kertenkeleleri arayrp aramadrfrmr sordu. Ben


aradrfrm

ri, ben onlarr tutarken, olmtiq olsaydr ne olacafrnr sordum. Bir kertenkelenin olmesinin kotti bir qey olacafr yarufinr aldrm. Afizr dikilen kertenkele btiyti srrasrnda ciltirse, biiytiyti siirdtirmenin bir anlamr kalmazmrq. Boyle bir durum, kertenkelelerin dostluklannr geri aldrklarr anlamrna da gelirmiq. O zaman, uzun siire qeytan otuyla ilgili cilrenime ara vermem
gerekirmiq.

ama bulamadrfrmr soyledim. Kertenkelelerden

bi-

28

Aralk

1964, Pazartesi

"Ne kadat ara vermem gerekir?" diye sordum. "iki yrl, ya da daha fazla." "Ya obtir kertenkele oli.irse ne olur?" "Gozkapaklan dikili kertenkele ciltirse, baqm dertte demektir. Yalnrz bagrna kalrsrn; krlavuzsuz, dostsuz. Btiytiye baqlamadan ciltirse, bilyiiyii o anda kesersin; ama bu da qeytan otunu hepten unutmak demektir. Ama kertenkele, bi.iytiye baqladrktan sonra, omzundayken ciltirse, btiyiiyii stirdi.irmen gerekir ki bu da delilile yol agar." "Neden delilile yol agar?" "Qtinkti boyle bi durumda higbi qeyin anlamr kalmaz. Hig kimse krlavuzluk edemez artrk sana; korkung, sagma sapan geyler gormeye baglarsm." "Nasrl'sagma sapan' qeyler?"

"Kendi kendimize gordtiltimiiz geyler... HiEbi ycinlendirme olmadan gordiigtimtiz qeyler. $eytan otunun senden kagmaya gabaladrfmr gcisterir bu; seni firlatrp attrfrnl..."

,,Don Juan, qeytan otunun insanr srnadr[rnr sdylemiqtin. Bununla ne demek istemiqtin?" "$eytan otu bi kadrn gibidir; bi kadrn gibi pohpohlar adamt. Tuzaklar kurar onlara durmadan. Bulamact alntna stirmekle onun bi tuza[rna dtiqmi.iq oldun. Daha nrce tuzaklar kuracaktr sana. Ve gene onun oyununa geleceksindir. Uyartyorum seni. Tetikte dur. Onunla iligkin tutkuya dontiqmesin; qeytan otu, bilgi adamr olmarun gizlerine gottiren yollardan yalntzcabirisidir. Bagka yollar da vardtr. Ama kendi yolunun tek yol oldufuna seni inandtrmast, zaten onun oyunlartndan biridir. Yaqamrnr bi tek yolda garqur etmemeni ofiitlerimhele yi.irek taqrmayan bi yol ise bu!" ,,Bi yolda ytirek bulunmadrfrnr nasrl anlanz, don Juan?" ,,Herkes bilir bunu. Ama ne yazrk ki kimse sormaz bu soruyu. Ytirek tagrmayan bi yola girdifini eninde sonunda anlar insan; ama arttk o yol o insant oldtirmeye hazrrdtr. O noktadan sonra durmak, durumu deferlendirip o yolu brrakmak pek az kiqinin gergekleqtirebilecepi bi qeydir." ,,sorumu ne bigimde soracafrmr bi tiirli.i bilemiyorum, don Juan." "Sor gitsin." ,,Demem qu ki, kendi kendime yalan soylemememin bir yontemi var mtdtr? Yani yarufi gerEekten hayrr olan bir soruya evet dememi nasrl cinleyebilirim?"

176

DON JUAN'IN OGRETILERI

"Ne diye yalan soyleyecekmiqsin ki?" "8, bir yol insana eflenceli, zevkli gelebilir. O zaman..." "Sagma bi qey bu. Ytire[i olmayan yol nasil zevkli olur ki? Oyle bi yolu tutmak bile zorluklaria doludur. Oysa ytirek tagryan bi yola girmek kolayca yaprhveren bi qeydir. Onu
sevmeye gahqmak soz konusu olamaz." Don Juan birden gcirtiqmemizin yontinti defiqtirerek pat diye, benim, qeytan otunu belendifimi soyledi. $eytan otunu bir bakrma befendi$im do[ruydu. Bunu don Juan'a soyledim. O da bana kendi dostu olan dumanr nasrl buldufunu sordu. Dumanr diiqiinmenin bile beni korkuttu[unu soylemek zorunda kaldrm. "Bi yol seEmek iqin insan korkulardan, aEgozltiltikten arlnmr$ olmahdrr. Ne var ki, duman, korkuyla; qeytan otu da tutkuyla kcir ediyor adaml," dedi don Juan. Bir kimsenin bir yol aramasr igin bile tutkuya gerek bulundufunu ileri siirdiim. insarun tutkulardan annrnrq olmasr dtiqiincesine katrlarnayaca[rmr, ofrenmek igin tutkuya gerek bulundufuna inandrlrmr soyledim.

10
1964 yrhnrn Arahk ayrnda don Juan'la birlikte ttitttiri.im harmaru yapmak igin gerekli birkag bitkiyi toplamaya gitmiqtik. Bu, dordtincti donem oluyordu. Don Juan igleri bana yaptrrr-

.. "Ogrenme istefine tutku denmemeliclir," dedi don Juan. "Ofrennre istefi insanrn dofal bi davranrqrdrr; ama qeytan otuna sanlmak, erk aramak demektir. Iqte bu da tutku olur. Qiinkti ulaqmak istedifin qey bilgi degildir. $eytan otunun gozlerini ba$amasrna olur verme. Zaten qu anda kancasrnr takmrg bulunuyor sana. insanlan ayartrp, onlara bi ttir erklilik duygusu verir; olafan kiqilerin yapamayacafir qeyleri yapabilirmiq duygusuna kaptrrrr onlan. Ama bi tuzaktrr bu. Qok gegmeden bakmrqsln, ytirekstz yol adama ters dtiqmiiqttir, onu ylkrvermiqtir. Artrk olmiiq sayrlrr o kimse-oliimi.i aramak ise hiEbi qeyi aramamakla birdir."

yor, kendisi yalnnca beni gozl{iyordu. Bitkileri kopanrken acele etmememi, cince iyice bakmamr, uzun uzadrya dtiqtinmemi soylemigti. Harmana girecek bitkileri topladrktan, bohgaladrktan sonra hemen dostuyla yeniden karqrlagmamr istedi.

3l Aral*

1964, Pergembe

Don Juan, "$eytan ofunu ve dumanr qimdi braz tarumrq durumdasm. Hangisini daha gok be[endifini soyle bakahm!" dedi.

"Duman gok korkutuyor beni, don Juan. Nedendir bilemiyorum, ama pek olumlu sayrlmaz ona karqr duygulanm."

178

DON JUAN'IN OGRETILERI

OGnPTiLER
sallanmaktaydr.

17e

"Yaltaklanrlmaktan hoglanlyorsun da ondan; qeytan otu yaltaklanlyor sana. Bi kadrn gibi, sana zevk vermeye gahqryor. Oysa duman, en soylu erktir; en temiz y{irek onunkisidir. Insanr ayartmaz, tutsak etmez; aqk ve nefret de bulunmaz onda. Tek istefi, giiglti oimandtr. Evet, qeytan otu da gtigltiltik ister, ama baqka ttir bi gtgliiliik o. Kadrnlartn erkekte aradrfr tiirden bi giigliiltik. Oysa dumantn aradr[r gtig, yi.irek giictidtir. O da sende yok! Qok az kimsede bulunur o. Bu ytizden istiyorum dumant btraz daha cifrenmeni. Ytirefi berkitir duman. $eytan otu gibi tutkularla, ktskanghklarla, qiddetle dolu defildir. Duman oynak defiildir, insana balh kahr. Bi qey unuttum diye tedirgin olman gerekrnez onunla iliqkin si.irdtikge."

20 Ocak 1965, QarSamba


19 Ocak Sah gtinii sanrtlandtrtct kart$lmt gene igtim. Don Juan'a dumandan gok korktufumu, kuruntulanml yenemedigimi soylemiqtim. O da, bana, dumant hakEasrna defierlendirebilmek igin bir kez daha igmemi soylemiqti. Don Juan'rn odastna gittik. Saat, olleden sonra iki falandr. Pipoyu grkarttt. Ben de komiirleri getirdim. Sonra yere karqrhkh oturduk. Don Juan once pipoyu tsttmast, onu uyandrmasr gerekti[ini soyledi. Dikkatlice bakarsam piponun nasil rqrmakta oldu[unu gorebilecefimi de ekledi. Pipoyu birkag kez dudaklanna gotiirerek emdi. Onu sevecence okqadr. Sonra birden, piponun uyanr$ma dikkatimi gekmek igin, bana ve pipoya baktr. Pipoya bakttm, ama bir qey goremedim. Pipoyu elime verdi. Piponun a$zm kendi hazrrladrfrm harmanla doldurdum. Daha once bir tahta maqayla bir kor komtir aldrm. Don Juan tahta ma$ama bakarak gi.ilmeye baqladr. Bir an sendeledim. Komtir maqaya taktlmtqtr. Dtiqmesi igin, magayl piponun a|ana vurmak istemedim; koru sondtirmek igin iizerine ttiktirdiim.

Don Juan baqrnr gevirip elleriyle yiiztinti kapadr. Bedeni Bir an igin a$ladr[rnr sandrm. Ama sessizce giilmekteydi. Uzun siire yitirmiqtim bu nedenle; sonra don Juan parmaklarryla bir kor pargasrnr tutup , hrzla piponun alzna yerlegtircli. iEmemi soyledi. Pipoyu apztma aldrm. Dumanr gekmesi gok zor oluyordu. igindeki karrqrm gok srkrydr herhalde. ilk Eekiqimde a$zrma ince tozlar gelmiqti. Birden a$zrmtn igini uyuqturmuqtu bu tozlat Afirzhktaki kanqrmrn yanmakta oldulunu gcirebiliyordum. Ama sigara igmeye benzemiyordu bu iq. Gene de her gekigte bir qeylerin soluluma kanqtrfrnr, ciferlerimi doldurdufunu, ardrndan da bedenimin obtir yanlarrna dofru itercesine yayrldr[rnr duyamsamaktaydrm. Yirmi gekiq saydrm. Sonra brraktrm saymayl. Terliyordum; don Juan gozlerini dikmiq bana bakryor ve korkmamamr, anlattrklannr oldu[u gibi yerine getirmemi soyltiyordu. "Peki" demeye gahqryor, ama yerine yabansr bir inilti grkanyordum. A[zrmr kapadrktan sonra bile ortahfr grnlatan bir inilti... Don Juan bu sese gok qaqmrqtr; gene gtilmeye baqladr. Baqrmla "evet" demek istiyordum. Ama higbir yanlmr krmrldatamryordum. Don Juan, yava$Ea ellerimi agtr ve pipoyu qekti. Yere uzanmamr ama uyumamamr soyledi. Bir de kalkrp beni yatlracak mr diye, meraklanmrqtrm. Ama merakrm boqunaymrq. Bana, arahksrz bakmaktan baqka bir qey yapmadr. Birden odanrn tepetaklak dondrigtinti gcirdtim; don Juan'a yandan bakar bir durumda buldum kendimi. iqte o andan baqlayarak, ttim gortinttiler, bir dtigteki gibi bulanrklaqtr. Krmrldayamaz durumdayken, don Juan'ln uzun uzadrya bir qeyler anlattrlrnr hayal meyal anlmslyorum. O durumdayken korktu[um falan yoktu; tedirgin de de[ildim, ertesi gtin kendime geldilimde, hasta falan da olmamrqtrm. Tek olalandrqr gey, uyandiktan sonra uzun stire dtiqtincelerimi toparlayamayrgrmdr. Dort beq saat geEince, o da
gegti.

180

DON JUAN'IN OGRETILERI

OGRETILER

181

27 Ocak 1965, QarEamba


Don Juan, deneyimlerimle ilgili bir qey soylemedi; bir gey anlatmamt da istemedi. Tek sozi.i, hemen uyuyuvermiq oldu[umu sciylemek oldu. "Uyantk kalmak igin tek grkar yol, bi kuqa dontigmektir; ya da bi crrcrrboceli, ya da onun gibi bi $eye..." dedi. . "O da nasrl yaprlrr ki, don Juan?" diye sordum. "iqte ofiretiyorum ya! D{in, sen bedensizken sana anlattrklanmt anrmsamlyor musun?" "Ben bi kargayrm. Sana da, karga nastl olunur, onu o[retiyorum. Bi olren de bak, nastl uyamk kalrrstn; nastl ozgi.ir olursun! Bunu dfirenemezsen, dtiqtti[iin yerde ciyle gakrh ka-

hrstn."

7 $ubat 1965, Pazar

Dumanr ikinci kez gekiqim 31 Ocak Pazar gtinti o[lene rastladr. Ertesi gtin akgamiisti.i uyandrm. Deneyimim boyunca don Juan'rn bana anlattrfr her geyi biliyormuqum gibi kendimi olafantisti.i erkli hissetmekteydim. Sozleri beynime iqlemiqti. Olalandrgr bir agrkhk ve si.ireklilikle iqitip durmaktaydrn anlatmrq olduklartnt. Bu srada baqka bir gerEek garptt goztime: Pipoyu her gekigimde a$zrma giren tozlan yutmaya baqladrktan hemen sonra btittin bedenim uyugmugtu. Demek, yuttufum yalnrzca duman de[ildi; bir de toz halinde karrqrmr yutmaktaydrm. Deneyimimi don Juan'a anlatmaya gahqtrm; ama o, yapmrq oldufum geyin onemsiz oldu[unu belirtti. Btitiin olanlart arumsadt[rmr soyleyince de; kulak falan asmadt. T{im arular keskindi, taptazeydi. Dumanr igme stiresi trpkr ilk seferindeki gibiydi. Sanki her iki deneyimim, ara vermemiqim gibi' birbirine bitiqmigti. ilk deneyimimin bitiminden baqlatabili-

yordum anlmsamayr. Yan tisti.i yere di.igtiigiimden bu yana duygu ve di.iqtincelerimi btittintiyle yitirmig oldulumu agrkga anrmsayabiliyordum. Gene de bu agrkhk higbir bigimde eksilmiyordu. Odanrn dtigey bir dtizlem haline doniiqmesiyle birlikte, dtiqtincelerimin de sonuncusunu dtiqtindti$timii anlmslyorum: 'oBagrm yere mi yaprqtr, ne? Ama a[rr srzr duymuyorum." iqte o andan sonra yalntzca gortiyor ve iqitiyordum. Don Juan'rn her sciyledigini sozcii[ti scizctifii.ine yineleyebiliyordum. Ttim buyruklarmr yerine getiriyordum. Bunu yapmak gok agrk, mantrkh ve kolay geliyordu bana. Bedenimin yok olacalrnr, yalntzca baqrmrn kalacaltnl, ve bciyle bir durumda uyanrk kahp dolaqabilmek igin tek garenin karga olmak oldulunu anlatryordu bana. Gcizi.imti krrpmaya gayret etmemi, ancak goz krrpmay a hazn oldufum takdirde obtir qeylere gegebilece[ini sciyltiyordu. Sonra da bedenimin btittintiyle ortadan kalktr[rn4 yalnrzca bagrmrn kaldrfrnr sciyledi. Baq, hig kaybolmazmrg; gtinkti kargaya dontigen qey, baqmrg. Don Juan goziimti krrpmamr buyurdu. Bu buyru[u ve btittin obtir buyruklarrnr birEok kez yineleyip durmuqtu. Hepsini de gok agrkga arumsryordum. Gciziimti krrpmrq olacalrm ki, hazu oldulumu bildirdi ve baqrmr kaldrnp tiim dikkatimi geneme vermemi buyurdu. Kargarun bacaklarr Eenede olur dedi. Bacaklan duyumsamaya gahqmamr ve onlann yava$ yavag grkrqlannr izlememi istedi. Ardrndan da daha karga olmadrfrmr, kuyruk grkartmamr sciyledi. Kuyru[un enseden Erkaca[rnr belirtti. Kuyrufiu yelpaze gibi agmamt, yerleri taraylgml hissetmemi buyurdu. Sonra da kargarun kanatlanna gegti. Kanatlar gok uzun olmahymrq, onlarr iyice germeliymigim. Yoksa ugamazmtgrm. Az sonra don Juan kanatlanmrn grktrfmr, uzun ve Eok gtzel olduklarml, gergek kanatlara dcintigene dek onlarr grpmamr sciyledi.
Srra baqrmrn tepesine gelmigti. Don Juan bagrmrn tist yanlnln gok geniq ve afrr oldu$unu, bu oylumuyla ugmayt engelleyecegini sciyledi. Bagrmr kiig{iltmek igin gene gozlerimi

t82

DON JUAN'IN OGRE,TILERI

OGRETILER

183

krrpmamrn gerektifini; her goz krrprqta baqrmrn azar azar k.jEtilecefini anlattr. Rahatga ugabilmem igin, iist yarun a[rrhfr yok oluncaya dek goztimti krrpmamt buyurdu. Sonra da, ba$rmrn bir karga bagr kadar kiigiilmiiq oldu[unu bildirdi ve kaslanm gevgeyene dek ortahkta dolaqrp sekmemi istedi. Don Juan, ugmadan cince, son olarak defiqtilrnem gereken bir gey daha kaldrfrnr soyledi. Bu da defiiqtirmesi en gtig olan qeymiq; bunu baqarabilmek igin de uysal olmam, bana soylediklerini harfi harfine yerine getirmem qartmrq. Bir karga gibi gormeyi ofrenmeliymiqim. Afzrmla burnum, iki goztimi.in arasrnda gtiglii bir gaga oluqturana dek uzayacakmrq. Kargalar yanlanna bakarlarmrg; don Juan da baqrmr gevirip ona tek gozle bakmamr buyurdu. Obtir goztimle bakmak istersem, gagamr aqafrya do[ru sallamahymlqlm. Bu hareket, obtir goztimle bakmama yol aEarmrq. Bakrqrmr bir goztimden obi.iriine gegirerek Eahqmayr siirdtirmemi buyurdu. Sonra, artrk trEuqa hazr oldufunu belirtti; ugabilmek igin de onun beni havaya firlatmasr gerekirmiq. Buyruklannrn her birini istenen bigimde yerine getirmek gtig olmamrqtr. Onceleri biraz zayff ve sendeliyor olsalar da kuq bacaklarr grkarchfrmr algrlamtqttm. Ensemde bir kuyruk, elmacrk kemiklerimden de kanatlar grktr[rnr hissetmiqtim. Kanatlar, katlanmrq olarak ve azar azar grktyorlardt. Zor btr slireEti bu ama afn vermiyordu. Sonra goz krrprqlarrmla bagrmr, karga baqr bliyiikliigi.ine dtiqtirdtim. Ama en qaqrrtrcl $eyi gozlerimle baqarmrgtrm. Kuq gortiqti yani! Don Juan, gaga Erkartmamr buyurdufunda, havastz kalmr$gaslna tedirgin olmuqtum. Sonra bir qiqkinlik gtktt ortaya, ve ontimti kapatrrcasrna 6yle kaldr. Don Juan'tn beni yanal olarak gormem igin ycinetmesinden sonradrr ki, yantmt tam olarak gcirebilme yetisine kavugabilmiqtim. Her seferinde gozlerimden birini krrpryor ve bakrqrmr bir gciztimden obtirtine gegirebiliyordum. Ne var ki, odarun ve igindeki eqyalann higbiri ahqtrfrm gcirtinttide defildi. Gene de hangi bakrmlar-

ren bir qeyler vardr havasrnda. Sonra bu imgeler bularuverdi; ana hatlarrnr yitirdiler ve bir stire titreqip duran koqeli soyut bigimlere doniiqtiiler.

28 Mart 1965, Pazar

dan defiqik gori.indtiklerini soyleyebilmem olast defildir. Don Juan Eok btiyiimiiq ve ktzarmrgtr. Ering veren, gtiven ve-

gelebilecek denli kullanabilecek durumda defiildim. Kollanmr oynatmak igin btiyi.ik gaba harcamam gerekiyordu. Ke* semde bir dolumluk harman kalmrqtr. Don Juan keseme bakarak, harmanlm tiikendifinden, bunun gelen yrla dek dumanr son gekiqim olaca[rnr sciyledi. Ktigiik keseyi ters ytiz edip, igindeki tozlan, yanan kcimtirlerin durdu$u kaba silkti. Tozlar, portakal rengi krzartrlar grkararak yandr; korlann tizerine ince, saydam bir zar serilmigcesine... Sanktbuzar tutugmuq, sonra da labirentimsi gizgiler oluqturacak biEimde gatlamaya baqlamrqtr. Qizgilerin iginde bir qeylerh:.zh hrzh zrkzaklar gizmekteydi. Don Juan, gizgilerdeki devinime bakmamr soyledi. Krzartrh yerlerde ileri geri devinen kiigtik bir bilyeye benzeyen bir qey gordtim. Don Juan egilip elini ateqe soktu ve bilyecifi tuttu[u gibi piponn alzrna yerleqtirdi. Sonra, pipoyu igrnemi soyledi. Kiigtik topgufu piponun igine, onu igime Eekip yutayrm diye koymuq oldu[u kanrsr vardr zihnimde. Bir anda oda, yatay durumunu yitirdi. Yo[un bir uyuquklufa, afirrhga gomiildtim. Uyandt[rmda sr! bir sulama arkrrun tabanrnda srrtiistti yatmaktaydrm. Qeneme kadar sulara gcimtilmtiqttim. tsirisi baqrmr tutmug, kaldrrmaktaydr. Don Juan'dr bu. itt< dtiqtincem, arktaki suyun olafandrqr nitelikleri lizerineydi. Sofuk,

18 Mart Perqembe giinii sannlandrncr karqrmr gene igtim. Baqlarken, kimi ufak ayrrntr farklan dikkatimi gekti. Pipoyu yalmzca bir kez doldurmam gerekiyordu. itt toyau[um harman bitince, don Juan piponun apnm bana temizlettirdi. ikinci dolumu kendisi yaptr. Qtinkti kaslanmr bu iqin tistesinden

184

DoN JUAN'IN

ocngrileni

OGRETILER

r85

koyu bir suydu; hafif hafif ytiztime Earpryor, her devinimi


dtiqiincelerimi btraz daha agrklaqtrnyordu. Once suda parlak yeqil bir rqrk halkasr ya da bir floresan bir r$lma vardr; rqrk, gok gegmeden dafrldr; su, bildiftmlz suya dontiqtti. Don Juan'a saati sordum. Sabah erken bir vakitte oldulumuz yanrtrnr verdi. Az sonra iyice ayrlmrqtrm; sudan grktrm. Evine vardrfrmtzda, don Juan, "Btittin gcirdtiklerini anIat bakahm" dedi. Ug giindtir "beni geri getirmeye" ufragtrfrnr, baqarana dek akia karayr segti[ini Ae eneai.-Birkag klz, gordriklerimi anlatmaya gahqtrm. Ne var ki, dtigiincelerimi toparlayamryordum. Biraz aradan sonra, akqama dofiru, don Juan'la konuqmayahazrr oldu[umu gorerek, yan tistti dtiqttigiim andan beri anrmsadrklanmr anlatmaya bagladrm. Gelin gori.in ki, dinlemek istemiyordu. Onu ilgilendiren boltimtin, "beni havaya frrlattrktan, ve uzaklara ugtuktan" sonra gcirmtiq ve yapmrg oldufium qeyler oldu[unu soyledi. Btittin anrmsadrklanm, bir dizi dtige benzer imgeler ya da sahnelerdi. Ardrqrk bir dtizende defiildi bunlar. Sanki her biri ayn bir kabarcrkml$ da, odafa dofru ytiztiyor, sonra da uzaklaqryormu$ gibi geliyordu bana. Bunlar, salt bakrlacak gortinttiler defildi. ilk kez anlmsamaya gahqtr[rm zaman, onlann yayrlmakta olan belirsiz rgrnlar olduklan duygusuna kaprlmrqtrm; arna dtiqtindtikge her birinin son derece belirli oldufiunu, ancak olafian gorme eylemiyle higbir ilintisinin bulunmadr[rnr anlattrm. tsu yi.izdendi belrisizlik duygusu. Yoksa imgelerin saylst gok defiildi, hepsi de gok yahndr. Don Juan, 'obeni havaya firlattr$rnr" sciyler soylemez son derece belirgin bir sahneyi hayal meyal antmsamrqtrm. Bu sahnede uzak bir yerden ona dofru bakmaktaydrm. Yalnrzca yi.iztine bakryordum. Bir anrt kadar kocamandr ytizti. Biraz dtiz gortintiyor ve yo$un bir prrrltl saglyordu. Saglarl sanmtrraktr, ve krmrldamryordu. Ytiztintin her yanl kendi baqrna oynuyor, kehribar renginde rqryordu. OUtir imgede ise don Juan beni gergekten ileriye ve bir

dofrultuda havaya attyor, ya da firlatryordu. "Kanatlartmt


aErp ugtufiumu" arumslyorum. Acr gekerek havayl yanp dos-

do[ru ileri giderken, yalnrzhk duymaktaydrm. Uqmaktan

Illi

gok ytirtirneye .benziyordu bu. Bedenimi yoruyordu. ozgtirce aktq duygusu, goqkunluk falan yoktu. Sonra da hareketsiz durdufum bir anl anlmsadrm; donuk, tirkiing bir rqrk yayan bir bolgede yer alan bir yr[rn keskin, koyu gizgiler... Ardrnda da bin bir geqit rqrkla bezenmiq bir alan gordiim. Iqrklar oynagryor, parlakhklan azahp goEahyordu. Igrktan gok renge benziyorlardt. Yofiunluklarr oldukga qaqrrtmrqtr beni. Bir bagka anr da qoyleydi: burnumun dibinde bir nesne durmaktaych. Kahn, sivri uglu bir qeydi bu; kendine ozgi pembemsi prnltrh... Bedenimin bir yerinde birden bir i.irperme oldu ve bir yrlrn pembe cismin bana dofru gelmekte oldufunu gordtim. Hepsi de tisttime doluqtu. Frrlayrp kagtrm.

23 Mart 1965, PerSentbe

;lllii

Deneyimimi anlattrfrm gtintin ertesinde qu gori.iqmeyi yapttk: Don Juan: "Karga olmak o kadar zor de[il. Bak iqte sen de karga oldun. Artrk hep karga olarak kalacakstn-" "Ben karga olduktan sonra neler oldu, don Juan? Uq gtin oyle ugup durdum rnu?" "Haylr, gece basttrtnca doniiyordun; oyle demiqtim sana." "Ama nastl dontiyordum?" "Qok yorgun oluyordun hemen uyuyordun. Hepsi o kadar!

"

"Yani ugarak mr dontiyordum?" "soyledim ya! Buyrufiumu dinleyip eve doniiyordun. Ama takma kafanr bu konuya. Onemli defil !" "Onemli olan ne oyleyse?"

f-

186

DoN JUAN'IN

ocngrilgni

OGRETILER

187

"Yolculufiun boyunca btiytik deleri olan yalmzca bi qey vardr-gtimi."tq renkli kuqlar! " "8, ne varml$ bunda? Eninde sonunda, kug onlar." "Kug, ama ne kuqu? Kargaydr onlar!" "Beyaz karga rnr yani?" "Karganrn kara tiiyleri, gergekte gtimiiq rengindedir. Kargalar oyle yofiun parlarlar ki, cibtir kuglar onlan tedirgin edemezler"" "Tliyleri neden giimtiq renginde gortintiyor?" "Bi karga gibi goriiyordun da ondan! Bize koyu renkte goriinen bi kuq, kargaya beyaz gortintir. Ornefin, beyaz gortinenler, kargalara pembe ya da mavimtrrak, martrlar da sarr gortini-irler! Haydi, qimdi onlara nasrl katrldrfrnl anlmsan]aya
gahg!

Bu imgeyi don Juan'a anlatttm. O da, kuqlann hangi yonden geldiklerini sordu. Bunu belirleyemeyecefimi soyledim. Bu yantttm onu sinirlendirmiqti. Diiqtincelerimde esneklik bulunmadrfirnr soyledi. Istersem, pek6lA antmsayabilece[imi, kendirni insanlar ve kargalar diye ayrlm yaparak diiqiinmeye zorladr[rmr, oysa al]lmsamak istedifffn zaman ne insan ne de karga olmadr[rmt anlatfi . Ardrndan, kargalann bana neler soyledi[ini antmsarlamr istedi. Diiqtinmeye gahqttm; ama, bu konuda baqka ne varsa akhma tiqtiqtiyordu. Bir ttirlti toplayarntyordum di.igiinceleri-

mi istedifim noktada.

"

lr,lisan 1965, Pazar

Btraz dtigiindiim, ama kuqlar si.ireklilifi olmayan srintik, kopuk imgeler halindeydi. Ben de don Juan'a, yalntzca, onlarla ugmll$ oldufum duygusunu anlmyasabildi[imi sciyledim. Onlara havada mr yoksa yerde mi katrlmrg oldu[urnu sordu. Ama bunu yanrtlamam olanaksrz. Don Juan krzar gibi olmr"rgtu. Biraz daha diiqiinmerni istedi. "Dolru olarak anrmsayamazsan, biiti.in bunlarrn beq parahk deferi kalmaz; grlgrnca bi dtiq olarak kalrrlar," dedi. Anrmsam aya zorladrm kendimi; ama boquna...

3 Nisan 1965, Cumartesi

Bugtin "rtiya"mda gtimtiq renkli kuglarla baqka bir imgeyi anrmsadrm. On binlerce i[ne delifi gibi ktiEtik deliklerden oh"rqan salkrm salkrm koyu renkli bir ki.ime gcirmiig oldu[um geldi akhma. Her nedense, yumuqak bir qey saruyordum bu yrfrnr. Ben bu ktimeye bakryordum ki, tig kuq iizerime dofru ugtu. Bir tanesi yaygarayr basryordu; sonra baktrm, tig kuqla birlikte yerdeyim.

Bugiin uzun bir yiirliyiiqe grktrm. Don Juan'rn evine dondtiftimde hava kararmtqtr. Kargalan dtiqtintiyordum ki, birden gok tuhaf bir "diiqtince" geldi akhma. Dliqtinceden gok br tzlenime ya da bir duyguya benziyordu bu. Yaygarayl basan karga kuzeyden gelip gtineye gittiklerini, yeniden buluqtufumuzda gene aynr yoldan geleceklerini soylemiqti. Don Juan'a dtiqtindiiEiim ya da antmsadtfrrn geyi anlattrm. O da, o'Btrak dtiqtinmtiq nti"isiin, anlmsamlq mlsln, diye incelemeyi! insanlar u[raqrr boyle qeylerle! Kargalartn nesine gerek bunlar? Hele senin gordtiftin kargalar... Onlar senin yazgrrun gizmenleri, yani gtzli ajanlandrr. Artrk bi kargasrn sen. Bunu deliqtiremezsin. Bundan sonra kargalar, uguqlarryla, yazgrntn tiim donemeglerini bildireceklerdir sana. Hangi yone do[ru ugmuqtun onlarla?" "Ne bileyim ben, don Juan?" "Dofru dtirtist di.iqtini.irsen, anlmsarsln. $imdi yere otur ve kuqlar ugarak sana dofru gelirlerken sen ne yana do[ru bakryordun onu sciyle. Gozlerini kapa, yere br gtzgr 9r2." Dedifi gibi yaprp yerde bir noktayr imledim. Don Juan, "Daha agma gozlerini!" diyerek stirdtirdti, "Bu

188

DoN JUAN'rN

Ocngrileni

OGRETILER

189

noktaya gore hangi yone ugmuqtunuz hepinrz?" Yerde bir nokta daha gosterdim.

Don Juan, bu ycineltme noktalanndan hareket ederek, kargalann benim kiqisel gelecefimin ya da yazgrmrn onbilisini bana sunmalan igin izleyecekleri uguq yollannr yorumladr. Pusulanrn dcirt dofrultusunu, kargalarrn ugu$unun ekseni olarak yerleqtirdi. Kargalar, insanrn yaz#slnr anlatrken, hep ana yonleri mi izlerler diye sordum" Yoneltmeyi benim yapacafrmr sciyleyerek, kargalarla ilk kez bulugtu$umda onlann yaptrklan qeylerin hayati cinem taqrdrlrnr ekledi. Her bir ayrmtryr anlmsamam tizerinde de durdu . "Grzmenlerin" bildiri ve yonlerinin kigisel, ozel bir sorun oldulunu belirtti. Anrrnsamam gereken bir qey daha varmlg; o da bu gizmenlerin benden giini.in hangi vaktinde ayrrldrklanymrg. Don Jun, "ugmaya baqlayrqrmla" gtimiiq renkli kuqlann "benimle uguqlan" arasrnda gegen zaman iginde Eevremdeki aydrnhkta ne gibi de[iqiklikler oldu[unu dtigtinmerni istedi. Bana acr gektiren o ilk uqu$u yaparken ortahk karanhk gibi gelmiqti. Ama kuqlar geldi[inde, hava krzrhmsr, agrk klrmlzl-claha do$rusu turuncu bir renge biirtinmiigti.i. Don Juan: "Yani akqam tizeriydi; gtineq batmamrqtr. Kargalar, zifirt karanhkta beyazhklan griremezler, oysa koyu renkleri seEerler; biz de oyleyizdir geceleri, bu zamanlandrrmaya gcire, gtini.in bitiminde gelmigler. onlar seni ga[rrmca, tepende ugarlarken gtirnrig renginde goriineceklerdir. Go[e baktrfrnda, panldadrklarrnr goreceksin; bu da sonunun gelclilini gosterir. Olece[ini, karga olacafrnr gosterir." "Ya sabahleyin gortirsem onlan?" "Onlan sabahleyin gcirmeyeceksin ki! " "Ama, kargalar btittin gtin ugarlar." o'Senin gizmenlerin de[il ama, sersem kafa!" "Ya senin gizmenlerin, don Juan?" "Benimkiler sabahleyin gelirler. Benimkiler de tiE tane. velinimetim, insanm, olmek istemiyorsa, balrrarak onlarr ka-

ranh[a dofru gekebilece[ini sciylerdi. Ama bunun olamayaca[rnr cifrendim artrk. Velinimetim bafrrmaktan, qeytan otunun pattrfistndan yefinli[inden hoqlanm azdr. Duman gok farkhdrr; tutku falan yoktur onda. Di.irtisttiir. Senin gi.imtiq renkli gizmenlerin seni bulunca, onlara balrrman yersiz bi davranrq olur. Ilk seferindeki gibi onlarla ugman yeterlidir. Onlar seni aldrktan sonra ters ycine ugacaklardrr; o zaman
dort karga olarak gideceklerdir."

I0 Nisan

1965 , Cumartesi

Krsa stirelerle kiqilifimin goztildtifi-inii, ya da ytizeysel olafandrqr gergeklik durumlannr algrlamaktaydtm. Bu algrlamalar birden Eakrp yiten krvrlcrmlar gibiydi. Mantarlarla yaptr[rm sannlandtncr deneyimlerimin bir ofiesi, zihnimi kurcalayrp duruyordu: yumugak, koyu renkli, ifne deligi gibi deliklerle dolu o ktime. Ben onu, beni ta ortasrna gekmeye baglayan bir yag kiimesi ya da ya! kabarcr[r bigiminde imgelemeyi siirdtirtiyordum. Sanki ortasr agrlacakmrq da beni yutacakmrq gibi geliyordu bana, ve qok krsa stirelerle olafandrqr gergeklik durumlartna benzer bir qeyler algrlamaktaydrm. Bunlar, krsa da si.irseler, derinlemesine bir sarsrntr ve tedirginli[e stiriikli.iyordu beni. Bu nedenle, bu durumlar baglar baqlamaz, biittin istencimle onlardan kurtulmaya gabahyordum. Bugi.in, don Juan'la bu konuyu gortiqttim. Kendisinden ogiit istedim. Oysa, don Juan pek ilgilenmiq goriinmedi; bu durumlara pek aldrrmamaml, gtinkti pek bir anlam taqrmadrklannr, yani onemsiz olduklarrnr soyledi. Deneyimlerim arasrnda yalnrzca iginde bir karga gordiiklerim tizerinde .gaba harcamaml ve onlarla ilgilenmem gerektigini anlattr" Obiir ttirlti "sezi"lerimin hepsi salt korkunun Uriinleriymig. Dumana baqlayan kiqinin giiglti, dingin bir yaqam stirdiirmesinin gereklili[ini arumsattr bir kez daha. Qekinceli bir evreye gir-

190

DON JUAN'IN OGRETILERI

r90

OGRETILER

191

mek tizereydim herhalde. Don Juan'a, artrk bu iqi stirdiireme-

yecefimi anlattrrn; bu mantarlarda gergekten tirkiit{icti bir


qeyler vardr.

Sannh deneyimlerimden anrmsadrlrm imgeleri gozden gegirdigimde, dtinyayr olafan goriiniimtimden farkir bir yaprda gormtiq oldufium sonllcuna kesinlikle vanyordum. Daha once algrlamrq bulundufum obtir olafandrqr gergeklik durumlarrnda, gozlerimin cintinde canlanan bigimler ve goriinti.iler hep, di"inyayr gorsel algrlayrqrma koqut bigirnde olmuqlardr. Oysa sannlandrncr dunran kanqrmlnrn etkisi altrnda gordtifiim imgeler bambagka oluyordu. Btittin gordiiklerim, cintimde, dofru bir gortiq gizgisindeydi; onun ijzerinde ya da altrnda hiEbir qey bulunmuyordu. tstittin imgelerde sinir bozucu bir yavanhfrn yanrnda qaqtrtrcr bigimde bir derinlik de bulunuyordu. Belki de imgelerdeki son kerte bir keskinlikte yer alan bu ayrrntrlann defiiqik rgrk alanlarrna yerleqik bulundu[unu soylemek daha dofiru olur. Bu alanlardaki rqrk deviniyor, bir dcingii izlenirni veriyordu. incelemelerimi stirdtiriip, kendimi, "gormiiq" oldu[um qeyleri "anlamak" amacryla, anrmsamaya zorladrkga bir dizi cirneksemeler ya da benzetmeler yapmaya itiliyordurn. Orne[in, don Juan'rn ytizii suya gomiilmtiq gibi gciriinmiiqtti. Su, ytiziiniin ve saglannrn tizerinde sijrekli akrp durur gibiydi. Onlan btiytiteg altrndaymlq;caslna kocaman gosteriyordu; dikkatimi toplayarak bakrnca, derisindeki gozenekleri, sag tellerini ayn ayn gorebiliyordum. Ote yandan birtakrm Eok kenarh madde yrfrnlan da gcirmekteydim; ama Erkardrklan rgrnlarda titreqim olmadr[rndan, devinrniyorlardr. Don Juan'a, bu gordriEtim qeylerin ne olduklannr sordum. Bir karga olarak ilk kez gormekte oldufum igin, imgeleri iyice goremedifim, zaten bunlann onemi olmadr[r, ileride ahqtirmalar yapa yapa her qeyi tanryabilece[im yanrtrnr
verdi.

Iqrfrn deviniminde gordiifiim degiqiklik konusunu da agtrm don Juan'a.

Don Juan, "Canlt qeyler igten ige devinirler. Kargalar bi geyin olti mti olmek tizere mi oldufunu kolayca anlarlar. O devinimin durmuq ya da durmak tizere oldufunu gorebilirler. Kargalar bi qeyin aqrrr hrzla devindi[ini de anlayabilirler. Bi qey yeterince deviniyorsa, onu da sezebilirler," dedi. "Bir qeyin aqm hrzla devinmesi ya da yeterince devinmesi ne demek oluyor?" "Yani bi karga nelerden kagrnaca$tnt, neleri aradrfrnr dofru olarak kestirebilir. Bi qeyin iginde aqrrr hrzda bi devinim varsa, bu, o qeyin yegin bi bigimde patlamak iizere oldu!unu, ya da ileri dofru firlamayahazrclandr[rnr anlattr. Karga uzaklagrr boyle qeylerden. Ama bi qeyin igindeki devinim yeterliyse, kararhysa, bu hoq bi gortintti verir; karga da yaklaqrr boyle bi qeye." "Kayalann igi de devinir mi?" "Devinmez. Kayalar, olti hayvanlar, olti afaglar devinmez. Ama gok gtizel gor{intirler bunlar. Bu yiizdendir kargalann olti geylerin gevresinde dolaqrp durmalan. Hoqlanrrlar bciyle qeylere bakmaktan. Iqrk falan devinmez onlann iginde." "Bir ceset gtiriirken, de[iqime uframaz mr?" "Ufiramasrna ufrar, ama defigik bi devinimdir bu. Karga cesedin iginde milyonlarca qeyin kendi rqrnlanyla devindilini gortir. Karga da iqte bunlara bakmaktan hoqlarur. Unutulmazbi manzaradrr bu gerEekten." "Sen gordtin mti hig, don Juan?" "Karga olmayr ofrenen herkes gorebilir bunu. Sen de goreceksin." Bu noktada don Juan'a kaErnrlmaz sorulxu sordum: "Gergekten karga oldum mu ben? Yani beni goren olsaydr, bildifimtz bir karga mr gcirmtiq olurdu?" "Hayrr. Dostlarrn erkiyle ulragrrken bu dofrultuda dtiqi.inmek almaz. Anlarnsrz sorulardrr bunlar. Ama gene de karga olmak gok kolay bi iqtir. Giiltip eflenmek gibi, pek yararr olmayan bi iq... Demiqtim ya: duman, erk arayanlara gore de-

t92

DoN JUAN'IN Ocnnrit-nni

fildir! Yalntzca, gormek igin yanrp tutuganlar igindir. Ben karga olmayi cifrendim, Etinkti bu kuqlar hepsinden daha etkili de, ondan! Higbi kuq tedirgin etmez onlar\ belki onlardan iri olanlar, ag kartallar falan harig... Ama kargalar toplu halde ugarlar, kendilerini savunabilirler. Insanlar da dokunmaz kargalara; bu da cinemli bi noktadrr. Herkes bi kartah, ozellikle btiyi.ik kartallarr, y3 da obtir btiytik yrrtrcr kuqlarr merakla izIer; ama kim takar bi kargayr? Gtiven igindedir karga. Boyu da, yaprsr da kusursuzdur. Dikkat gekmeksizin her yere girer grkar. Ote yandan, bi aslan ya da bi ayr olmayr da di.igiinebilirdik. Ama oldukga gekinceli bi qey olurdu bu, di mi? Qok btiytik olur bu yaratrklar; crcrbcicefi de olunabilirdi. Ama o zaman baqrn iyice belaya girerdi. Qiinkii btiytik hayvanlar kiigtik hayvanlarla beslenirler. " Ben bu anlattrklannln, insarun gergekten bir kargaya, bir cucrrboceline ya da baqka bir qeye dontiqttifti anlamtna geldifini ileri stiri.iyordum; o da benim yanhq anladrfrmr ileri stirtiyordu. "Gergek bi karga olmayr dfrenmek igin uzun bi stire gegmesi gerekir", dedi. "Ama defiqmiq de[ilsin; bi insan olman da defigmig defil. Baqka bi qey oldu." "Neymiq bu baqka qey, ltitfen soyler misin?" "Ola ki artrk sen kendin de bilmektesin bunu! Delirmekten ya da bedenini yitirmekten o denli korkmamrq olsaydrn, bu gorkemli gizi anlamrq olacaktm. Ama, ne dedi[imi anlaman igin belki de korkunu yenene dek beklemen daha iyi olur."

11
Bu gezilerim boyunca tuttufum notlardaki son olay 1965 EyItil'tinde gegmiq. Don Juan'rn olretilerinin sonuncusu olmuqtu bu. Daha once kullandr[rm bitkilerin etkisinde olmadan or* taya grktr[r igin, bunu, "ozeI bir olafandrqr gergeklik durumu" diye nitelendirmiqtim. Bana oyle gelmiqti ki, don Juan, kirni sciz ve davranrqlannr ustaca kullanarak bciyle bir durumu sa$amrqtr. Yani, gciztimtin ontinde ciyle bir beceriyle davranryordu ki, sanki don Juan, kendisi degilmiq de ona oykiinen bir baqkasrymrq izlenimini aErk segik bir bigimde yaratmrqtr. Bu nedenle derin bir igsel gekiqme igine di.iqmtigttim. Onun don Juan olduluna inanmak istiyordum; ama bir ttirlti ernin olamryordum. igsel gekiqmem, beraberinde bir de bilingli bir korku getiriyordu. Bu korku haftalar boyunca sa$hfrmr bozmugtu. igte o srralarda, don Juan'a gcimezlik etmeye son vermenin en akrlhca iq olaca[rnr dtigtinmekteydim. O

t94

DON JUAN'IN OGRETILERI

OGRETILER

195

gtinden bu yana higbir $eye katrlmadrm. Ama don Juan rbeni gomezi olarak gcirmekten vazgegmig de[ildi. Qekiliqimi salt, gerekli ve gegici bir kendimi toparlama donemi olarak de[erlendiriyor, cifrenimimin stiresi belirsiz bir aqamasr olarak gortiyordu. Gene de, o gtinden bu yana, ofretisi tizerinde her-

ya da bir rrma[tn sesi, ruhunu yitirmig btiyiilii birisini tuzala diiqtiriir, oliimiine stirtiklermiq. Sonra cla, sanrtlanmadan hemen once neler yaptrfrmr bir bir anlatmamr istedi. Arumsayabildi[im biltiin faaliyetlerimi sayrp doktiim. Don Juan, bu an-

hangi bir yorum yapmamrqtrr. Bu son deneyimimin en cinemli noktal arryla ilgili sayfalar dolusu notlan hemen ertesi gtinti, btiytik korkum doru$una vaffnadan once derin ruhsal galkantrlar gegirdi[im saatlerde tutmuqtum. Bir ay sonra da ayrrntrh bir bigimde yeniden
yazmrgtrm.

29 Ekim 1965, Cuma


1965 Perqembe giinti don Juan'r gcirmeye gittim. Ne denli onlemeye gahqmr$sam ve don Juan'rn onerdi[i gibi silkip bagrmdan atmaya ufragml$sam da, bu krsa, yiizeysel ola30

Eyliil

[andrqr gergeklik durumlan yakamr brrakmryordu. Durumum

gittikEe kottileqiyordu; giinkii bu durumlarrn stireleri daha da uzamaktaydr. UEak gtirflttilerini keskin bigimde algrlamaya baqlamrqtrm. Ugaklar tepemde ugup gegerlerken motorlannrn grkardr[r gtirtilttiler dolalhkla dikkatimi gekiyor ve onlara takrhp kahyordum. Neredeyse ugaklann iEindeymiqim ya da onlarla birlikte uguyormu$um sanrsl vardr igimde. Qok tedirgin edici oluyordu bu algrlamalanm. Silkinip de bu duygulardan kurtulamaymca, igim kuruntularla doluyordu. Biittin aynntrlan dinledikten sonra, don Juan, bana acr veren qeyin ruh yitikli[i oldufiu sonucuna vardr. Bu sannlar1n, mantarlan aldrfirmdan bu yana bana musallat olduklannr sciyledimse de, o bunlarrn yeni bir geliqme oldu[u kanrsrndaydr. Daha onceleri, korktu[um igin, yalnrzca "sagma sapan qeyleri dtiqledifimi", ama artrk gergekten kendimi btiytiye kaptrrmrq oldufiumu sciyledi. Ugak gtirtilttilerinin beni stiriikleyip gcittiriiqti de bunun kanrtrymrq. Genellikle, bir derenin

lattrklanmdan, ruhumu yitirmiq oldufum yeri Erkarml$ oldufunu soyledi. Don Juan, gormeye ahqrk olmadrfrm bir bigimde, kafasrnr bir $eye takmrq goriintiyordu. Onun bu durumu kuruntulanmr daha da artttrtyordu. Ruhumu tuzafa dtiqiirenin kim oldufiunu bir ttirli.i gftaramadrfirnr; arna, bunu kim yaptrysa yapsln, niyetinin kuqkusuz berti old{irmek ya da afrr hastah[a ufratrnak oldugunu soyledi. Ardrndan da bana kesin agrk bir yonerge vererek "savaq duruqu" diye adlandrrdrfr belli bir duruq bigimini ofiretti. Bedenimi o duruqta tutarak, haytrlt noktam oldu[unu soyledifi belli bir yerde oyle duracakmtqrm. Savaq duruqu (una fornta para pelear) dedifi bu durumda kesinlikle kalmam gerekirmiq. Bunlart ne diye yapacalrtnt, kimle savaqacafrmr sordum. Don Juan, yanrtrnda, ruhumu galanr bulmak igin bir stire uzaklaqacafirnr, ruhumu geri almantn olasthklannl ara$tlracalrnr soyledi. Bu arada ben, haytrlt noktamda onun doni.iqiini.i bekleyecekmiqim. Savaq duruqunu almakla, bir bakrma cinlem almtq olurmu$um. Onun yoklu[unda bir qeyler olursa, bir saldrnya ufrarsam, bu duruq beni korurmuq. Savag duruqu dedifi qey de, saldrrganr karqrma ahp saf bacafrmtn baldtrtnt sa[ elimle qaklattrken sol aya[rmt dans edercesine yere vurmaktan oluquyordu. Bu duruqu yalntz ve yalnrz btiytik bir tehlikeyle karqt kargrya kaldrfrmda uygulamahymrqrm. Goriintirlerde herhangi bir tehlike yoksa, yerimde yalntzca ba[daq kurup oturmaltymlglm. Ama son kerte gekinceli durumlarda, son bir savunma yontemine daha bagvurabilirmiqim-o da dtiqmana bir qey firlatrp atmakmtq. Genellikle bir erk nesnesi attltrmtq, ama benim boyle bir qeyim olmadrfr igin saf avucuma srfan herhangi bir tagr atabilirmiqim. Taqr atmadan once de, baqparrnafrmla avucuma iyice basttrmahymrqrm. Boyle bir uygulama-

196

DoN JUAN'IN ocnnrir-eni

OGRETILER

r97

ya, ancak, yagamlmr yitirme gekincesi su gottirmez bir kerteye gelmiqse baqvurmahyml$lm. Taqr atarken bir de savaq gr[hfr atmahymrgrm; bu grflrk, taqr hedefe ycineltici bir ozellikte olmahymr$. Qrfhk atarken gok dikkatli ve telaqsrz olmamr ve geliqi gizel grflrk atmarnamr, yalntz ve yalnrz'ogok srkrqrk koqullarda" buna bagvurmamt vurguladr.

"Srkrqrk koqullar"la ne demek istedi[ini sordum. Qrfhk atmanrn ya da sava$ grlhlrnrn, insanrn iginde yagaml boyunca kalan bir qey oldufiunu; o ytizden daha baglangrcrndan iyi bir bigimde yaprlmasr gerektigini soyledi. Qrfhgr do[ru bir bigimde baqlatmak igin tek yontem de, insanrn salt erkle dolana dek dolal korkulanna ve telaqrna gem vurrnaslyrnrq. igte o zaman grlhk erk kazanrr, hedefini bulurmu$. Qrghk atmak iEin gereken en onemli koqullarmrq bunlar. Qrflrk atmadan once insanr doldurdufunu soyledigi erki bvaz daha agrklamasmr istedim. o da, bunun, insanrn bastr[r yerden grkarak bedeninden gegen bir qey oldu[unu soyledi. Bn, daha do[rusu, hayrrh noktadan fiqkrran bir ti.ir erkmiq. Qrghfir attrran erk de iqte buymuq. Bu erk gerektifiinde kulianrlrrsa, sava$ grflrlr kusursuz olurrnuq. Bana bir saldrn mr olacak diye sordum gene. Bu konuda hiEbir qey bilmedi$ini soyleyerek, gerekti[inde uzun bir stire yerimde gakrlmrg gibi kalmamr garprcr bir bigimde cigiitledi. Herhangi bir saldlnya karqr kendimi en etkin bir bigimde ancak bciyle koruyabilirim.

Korkmaya baqiamrqtrrn; daha agft konugmasml istedim" Ne olursa olsun yerimden krmrldamamak gerektigi drqlnda baqkaca bir qey bilmedi[ini soyledi; eve girmemeli ya da Eahh[a gitmemeliymigim. En onemlisi de, kendisi dahil kimseyle bir tek sozctik bile konu$mamahymrgrm. Qok korkarsam, Mescalito ezgilerini sciyleyebilirmiqim. Sonra da, zaten bu konulan yeterince bildi$imi, her qeyi do!ru diir{ist yapmanln cinemini bana boyle bir qoculu uyarrr gibi anlatmasma gerek olmadrfrnr ekledi. Uyanlarr beni epey tasalandrrmrqfi. Bir geyler olmasrnr

bekledi$ine emindim. Mescalito ezgilerini soylememi hangi nedenle onerdifini, beni korkutacak qeyin ne oldu[unu sordum. Gtilerek, tek bagrma tirkebilecefimi dtiqtindii[tinti sciyledi. Eve girip, kapiyt arkastndan kapattr. Saatime baktrm; akqamrn yedisiydi. Uzun siire sessizce oturdum. Don Juan'm odasrndan higbir ses gelmiyordu. Ortahk sessizdi. Bir yel esmekteydi. Bir koqu arabama gidip hrrkamr alayrm diye gegirdiysem de, don Juan'tn sciztinden dtqarr grkmayr goze alamadrm. Uykum yoktu, ama yorgundum; sofuk yel ytiztinden rahat edemiyordum. Dort saat sonra don Juan'tn, evin Eevresinde dolaqtrfrnr iqittim. Arka yandan grkrp gahhla iqemeye gitmiqtir diye diiqtintiyordum. Baktrm, ytiksek sesle beni ga[rnyor: "Hey oflan! Hey oflan! Gel yardtm et!" Tam kalkmrq gidecektim ki; bu sesin onun sesi oldu$unu, ama sesin tonunun onunki olmadr[rnr ayrrmsadtm. Ustelik bana higbir vakit "Hey oflan!" diye seslenmemiqti. Oldu[um yerde kaldrm. Srrtrmdan sofuk bir tirperti ytikseldi. Gene aynr scizctiklerle, sonra da benzer sozciiklerle ba[rrarak beni gafrrmayr stirdiirdti. Evin arkasmda ytirtidiigiinti iqitiyordum. Bir ara arkadaki bir odun yr[rnrna tokezledifini igittim; oysa odunlann orada oldugunu bilmesi gerekirdi. Sonra sahanltfa gelip kaptnrn yaruna oturdu, strttnt duvara yasladr. Her zamankinden daha a[rr davraruyordu. Devinimleri yavag ya da hantal defildi, yalruzca daha afrrdr. Her vakit yaptrlr gibi yere gevikge oturuverrnemig, yeri k0tletircesine Eokmtiqtti. Ustelik oturdulu yer, onun yeri de[ildi. Don Juan, ne olursa olsun, baqka bir yere oturmazdt hig. Sonra gene baqladr benimle konuqmaya. Niye yardrma koqmadr$rmr sordu. Yiiksek sesle konuquyordu. Ytiztine bakmak istemiyordum, ama igimdeki bir dtirtti ona bakmam igin zorluyordu beni. iki yana dofru hafif hafif sallanmaya bagladr. Hemen kalkrp bana ofretti[i sava$ duruquna gegtim. Kaslarrm kaskatr kesilmiqti, yabansr bir gerilim igindeydim. Sa-

198

DON JUAI{' tN OGRETILERI

ocnnriLER

t99

vaq duruguna hangi nedenle geEmiq oldu$umu bilmiyorum; belki de don Juan'rn, bile bile, bagka birisiymiq gibi davranarak beni korkutmaya gahqtrfrnr dtiqtinmtig olacafrm. Zihnim-

de kuqkular yaratmak amactyla boyle ahqrk ohnadrfrm bigimlerde davranmaya gahqryor gibi geliyordu bana. Evet, korkuyordum; ama blittin bu qeylerin i.istesinden gelebilecegi* kanrsrndaydrm. Qiinkti tiim olanlan izleyebiliyor, goziimleyebiliyordurn" Tam o srrada don Juan kalktr. Devinimleri son kerte ahgrlmrqrn drqrndaydr. Ellerini yere dayadr; once ktgrnr kaldrrarak kendisini yukanya dofiru itti. Sonra da kaprya tutunarak bedeninin iist yannu kaldrrdr. Onun davrantqlartna ne denii ahqmrq oldufumu, ve girndi de bana don Juan gibi davranmelyan bir don Juetn gostermesiyle, bende ne denli korkunq duygular uyandrrdr[rnr qaqkrnhkla diiqiindiim. Bana dofru bir iki adtm attr. Dofrulmak istermiq ya da acr gekerrnig gibi iki elini beline dayadr. Srzlantyor, oflaytp pufluyordu. Burnr"r trkahymrg gibi konugulzordu. Beni gotiirece[ini, kalkrp onu izlememi soyledi. Evin batr yanrna dofru ilerledi. Duruq defiqtirip ona dofru dondlirn O da bana bakryordu. Yerimden krrnrldamadtm; orada gakrh kaldrm. Birden bofi.irlircesine; "FIey ollan! Sana benirnle gel dedirn. Sen gelmezsen ben stirliklerirn seni!" dedi. Bana dolru geliyordu. Baldrrlrla, kalgama vurmaya, oldufum yerde dort donrneye baqladrm. Sahanhltn ktytstna gelip tarn oni-imde dikildi. Baua dokunmaslna ramak kalmrEtr. Kendimden geEercesiue, ona bir qeyler firlatmak igin hazrrlandrm. Ama yon defiqtirip benden uzaklagmaya, soluma di.iqen gahhfa clo[ru gitureye baqlamrqtr. Epey ilerledikten sonra, bir ara hrzla doniiverdi; ama ona doniik durdufumu
gordti. Gozden kayboyup gitti. Bir stire daha savag duruqurida kaldnn. Ama artrk ortahkta gciriinmedifinden, gene bafdaq kurup srrtrmt kayaya dayayarak yere oturdum. Korkum sonsuzdu. Oradan kaqmak istiyordum; ama bu daha cla artttrtyor-

du korkumu. Arabama gidirken beni yakalarsa iqte o zaman hepten onun eline dtiqece[imden korkmaktaydrm. Bildifiim peyote ezgilerini soylemeye baqladtm. Ama etkilerini yitirmiqler gibi geldi bana. Salt avutmaya yanyorlarml$ gibi... Ama gene de sinirlerim yatrqmrgtr. Ben de soyledim durdum ezgileri. Saat 2.45'te evin iginden bir trkrrtr geldi. Hemen duruqumu de[iqtirdim. Kapr savrularak agrldr ve don Juan sendeleyerek drqart grktr. Soluk solu[aydr, elleriyle bo[azrnt tutmaktaydr. Ontimde diz gokiip bir stire inledi. Tiz, aflamakh bir sesle kendisine yardtm etmemi istedi. Ardrndan gene bogtirtircesine ba[rrdr ve onu izlememi buyurdu. Homurtular grkarryordu. Gidip ona yardrm etmem igin yalvanyor, bir qeylerin onu bo[makta oldufiunu soyltiyordu. Ellerini yere dayayrp bir iki metre kadar emekledi. Ellerini bana dofru uzatatak, "Gel buraya!" dedi. Sonra kalktr. Elleri hAld bana dofru uzaruktt. Beni yakalam ayahazrlarur gibiydi. Gene ayafrmr yere vurup baldrrrma kalgama vuffnaya baqladrm. Tantmstz korkulara kaprlmrqtrm. Don Juan durdu ve evin yanlna dofru ytirtidti, ve gahhfa girdi. Yon defiqtirip yiiztimti ona dofru gevirdim. Sonra gene oturdum. Artrk ezgi soylemek falan gelmiyordu igimden. Gticiim gittikge ti.ikeniyordu. Her yanrm afirryordu. Ttim kaslanm kopacak gibi gerilmiqti. Kafam bombogtu, dtiqtinemiyordum. Pon Juan'a krzmam ml gerekir, karar bile veremiyordum. Uzerine attlmayt dtiqiini.iyordum; ama beni bir bocek gibi eziverecefini iyi biliyordum. Aflamak istiyordurn. Dayanrlmaz bir umutsuzlufa kaprldrm. Don Juan'tn beni korkutmak igin iqi boylesine uzatmast bana btiytik ezing veriyordu. Gosterisini bu denli aqrrr bir bigimde stirdiirmesine higbir neden bulamryordum. Roli.inti oyle gizel oynuyordu ki, aprqrp kalmrqttm. Bir kadrn gibi davranmaya gahqmastndan ote, sanki bir kadrn don Juan gibi davranmaya gahqmaktaydr. Sanki bu kadrn don Juan'tn davrantqlartna oyktin{iyor da, kendisi hantal oldu[u igin don Juan gibi gevikEe devinemiyordu. Ontimde duran kiqi kim olursa olsun, geng ve qiqman

200

DoN JUAN'IN

Ocnerileni

OGRETILER

20t

bir kadrnrn, gevik ve yaqh bir adamr oyktindtifiti izlenimini


veriyordu. Bu gozlemlerim beni iirktiye stiriiklemiqti. Yakrnlarda bir yerde bir crcrbocegi citmeye baqladr. sesinin titremindeki dolgunluk, bariton sesini andrnyordu. Az sonra ses yavagladr. Birden ttim bedenim silkindi. Yeniden sava$ duruguna gegerek crrcrrbcicelinin citttifti yana dondtim. Ne yazrk ki ses beni si.irtiklemeye baqlamrqtr bile; sesin gergekte crrcrrboce[i sesi oyktinmesi oldu[unu anlayamadrm, o beni tuzafia dtiq{irmtiqtti. Baktrm, ses gittikge yaklaqmakta... Kula$rmrn dibindeymiqgesine grnlatryordu ortahfir. Hemen ytiksek sesle peyote ezgilerimi soylemeye bagladrm. Avazrm grktrfrnca ba[rnyordum. crrcrrboce[i susuverdi. Hemen yere goktip ezgtyr stird,iirdtim. Az sonra crrcrbcjcelinin otttigti yerin tam karqr yarundan bana dolru koqarak gelmekte olan, adama benzettiEi*, bir karaltr gcirdi.im. Ellerimi baldrrrmda ve kalgamda qaklatrp deliler gibi yeri tekmelemeye baqladrm. Karaltr hrzla yaklaqtr, yaklaqtr ve sryrrrcaslna yanrmdan gegti. Bir kcipefi andrnyordu. Korkum 6yle bir kerteye ulaqmrqtr ki, uyuqmakta oldufumu anrmslyorum. Bunun citesinde higbir qey duydulumu ya da diiqiindtigtimti anrmsamryorum. sabahleyin dtiqen gi! igimi tazelemiqti. Biraz olsun kendime gelebilmigtim. Gordtigi.im o olalantisri.i qey gitmiqe benziyordu. Saat 5:48'de don Juan sessizce kapryr agrp drqarrya grktr. Gerinip esniyor, bir yandan da bana bakryordu. Esnemesini stirdtiri.irken bana dofru iki adrm attr. yan kapah gozkapaklannrn arasmdan gcizlerini gord{im. yerimden firladrm. o anda bu cintimde duran kiqinin don Juan olmadr[rnr kesin-

nm vtz geliyordu bana. Dolu dolu, yrldrncr bir gr$rk atmrgtrrn besbelli. Uzun, delici bir gr$rk! Tagr gergekten hedefine goti.irmtiqtii. Oniimdeki gey haykrarak iki yana sallandr, sendeleye sendeleye evin yaruna oradan da gahhklara kagtr. Yeniden dinginleqmem saatler si.irdti. Artrk oturamryor-

likle anlamrqtrm.
Yerden keskince bir taq aldrm. Taq sa! elime yakrn bir yerdeydi. Taga bakmadrm bile. Yalnrzca, taqr sa[ avucuma krstrmrq, baqparmalrmla, iyice gerili obtir parmaklarrm arasrnda bastuarak tutuyordum. Don Juan'rn cifrettili duruqa geEtim gene. Bir iki saniyede yabansr bir kudret doldurmugtu her yanrmr. sonra bastrrdr$rm grlhllml ve tagr ona firlattrm. Yaman bir savag grlhlr attr[rmr sanryorum. o anda oliim di-

dum. Aynr yerde zrylayrp duruyordum. Yeterince hava gekmek iEin a[zrmla soluyordum. Ogleden sonra saat 11:00'de don Juan gene grktr kaprdan. Tam yerimden firlayacaktrm ki, baktrm, devinimleri don Juan'rnkiler... Do!ruca yerine gidip gcirmeye ahgtrfrm bigimde oturdu. Bana bakrp gtiltimstiyordu. Evet, don Juan'dr bu! Yanlna gidip, krzacak yerde, elini opttim. O zaman, onun bana oyun falan oynamadr[rnr; bir baqkaslnln beni oldiirmek ya da bana kdttiltikte bulunmak amacryla onun krh[rna girmig oldulunu kesinlikle anladrm. Gortiqmemize, sozde ruhumu galmrq olan bu diEi kiqinin kimligini tartrgmakla baqladrk. Don Juan deneyimimin ttim aynntrlannr anlatmamr istemiqti. Olaylarr, afrr a[rr, srrasiyla aktarmaya baqladrm. Ben anlatrken, don Juan boyuna gtiliiyordu. Sanki fikra anlatryordum ona. Soztim bitince, 'oGtizel anlattrn. Ruhun igin verdi[in savaqr kazandrn. Bu sorun, di.iqtindtiftimden de onemliymiq. Diin gece oltimtin eqi$inden donmiiqsiin sen! iyi ki bi geyler cifirenmiqsin daha cince. Boyle bi efitimden gegmemiq olsaydrn, qimdi olmiigttin. qUnkii dtin gelen kimse senin iqini bitirmeye gelmiq." o'Nasrl olur bu, don Juan? Bir kadrn nasrl girer senin krho denli?" lrna "Kolaydr bu. O kadrn br diableradn, ve cite yanda iyi bi yardrmcrsr vardrr. Ama bana oykilnmekte pek baqanh olamamrq ki hilesini gabuk yakaladrn." "Ote yanda dedi$in yardrmcr, bizim dost dedilimiz gibi bir qey midir?" "Hayrr, yardrmcr demek diableroya yardrm eden qey demektir. Dtinyanrn obiir yanrnda yagar bunlar; diablerolann

l,

DON JUAN'IN OGRETILERI


bela ve k6t{ili.ik ya[drrmalarma yardrmct olurlar. Oldiirmele-

OcnBriLER

203

rine yardrmcl olurlar." "Bu diablerolarn dostlan da olur mu?" "Dostu olan diablerolardrr. Ama bi diablero bt dostu uysallaqtrrmadan once iqlerini gormek igin bi yardtmct edinebi-

gezmek onemlidir, ytirek taqryan herhangi bi yol... Gezerim orda; btittintiyle aqmak bi yolu... igte tek istedifim qey bu! Gezerim orda; baka baka bi oraya bi buraya... Soluk solula!" Sustu. Yi.iziinde yabansr bir ifade vardt. Ahqmadrfrm bir

lir."
"Ya senin bigimini alan kadm, don Juan? Onun yalnrzca bir yardrmcrsl mr vardrr? Dostu yok mudur?" "Dostu var mrdtr, yok mudur, bilmem. Kimi kigiler bi dostun erkini istemez, bi yardrmcryr yeflerler. qfinkii bi dostun uysallaqtrrrlmasr, gok zorbi iqtir. Oysa, kolayca edinilebilir bi yardrmcr." "Ben de bir yardtmct edinebilir miyim?" o'Bunu o[renmen igin bilgilerinibiraz daha arttrman gerekir. Biz daha iqin baqlangtcmdayrz. Nerdeyse trpkr ilk giinti grkagelip de, sana Mescalito'dan stiz etmemi istedilin zaman oldu[u gibi. O zaman sana sciyleyemezdim; gtinkti higbi qey anlamayacaktrn. Ote yanlar dedifi miz y er; di ablerolann di.inyasrdrr. Sanrnm ki en iyisi sana kendi duygulartmt, velinimetimin bana kendi duygularmt anlattrft bigimde anlatmam olacak. O, bi diableroydu, bi savaqgrydr. Yaqamt, dtinyanrn baskrlanna, yefinliklerine yonelikti. Ama ben oyle de[ilim. Yaradrhqrm baqka. Baqrndan beri gcirdtn benim dtinyamr. Sana velinimetimin diinyasrnr gcistermeye gelince, yapabilice[im tek qey, seni o dtinyanrn eqiline gcittirmek olabilir. O zaman kendin verirsin kararrnr. YaInz kendi gabalarrnla o[renirsin ne cifrenirsen. Bi hata yapmrg oldufumu kabul ediyorum. $imdi, artrk daha iyi anlamrg bulunuyorum ki, benim baqladrlrm gibi baqlamrq olmak gok daha iyiymiq. O zaman farkmtn ne denli az ama o denli de derin oldu[unu anlamak gok daha kolay olurdu. Bt diablero,br diablerodur; savaqgr da, sava$gr... insan ikisini de birden olabilir. Her ikisini de olmuq insan, gok... Ne var ki, yalnrzca yagam yolunu tutmuq olan bi kimse, her qey demektir. Bugtin ben ne savaggl saytltnm, ne de diablero. Benim igin yalnrzca ytirek taqryan yollarda

afirrbaqhhk gelmiqti iizerine. Ne diyecefimi, ne soracaltmt bilemiyordum. O stirdtirdii: "Ozellikle ofrenmemiz gereken qey, iki dtinya arasmdaki yarrla nastl ulaqrlacalrdrr; obi.ir dtinyaya nastl girilece[idir. Bu iki dtinya arasmda nastl bi yank vardtr: diablerolann dtinyasryla, ya$ayan insanlann dtinyasr arastnda... Bu iki diinyanrn, .itt iiste geldili, birbirlerinin iElerine girdikleri bi yer vardrr. iqte ordadrr yarrk. Yelin salladrfr kapr gibi agrlrr, kapanrr bu yarrk da. Oraya ulagmak igin insarun istencini pekiqtirmesi gerektir. Higbi qeyin caydramayaca$r bigimde gtigli.i bi istefi olmah, zihninde baqka higbi qey bulunmamalrdrr. Ne var ki, bunu herhangi bi erkin ya da kimsenin yardrmr olmadan yapmahdrr. Bedeninin bu yolculufu kaldrrmaya hazrc olaca[r ana dek, tek baqrna dilgtintip taqrnmah, istefini stirdiirmelidir. O arun geldigini de, kollarryla bacaklan stirekli olarak sallanmaya, ve qiddetli kusmalar baglayrnca anlar. Artrk ne yer, ne uyur o adam; zaytflat, solar... Adam, titreme nobetlerinin gegmedi[ini goriince, gitmeye hazrcdrc. Ve diinyalar arastndaki yarrk da burnunun dibinde goriintiverir. 'Bi oraya bi buraya giden arutsal bi kapr gibi... Yank agl/'drft zaman, insarun hemen igeri kaytvermesi gerekir. Sarurtm cite yanlnl gormek zordur. Kum firtmalartnt andran qiddetli yeller esmektedir orda. Done dcine, her qeyi birbirine katarak... iqte o zaman insantn bi ycin bellemesi gerekir. istenciyle orantilt olarak krsa ya da uzun bi yolculuk olur bu. Istenci gi.iglti kimselerin yolculuklarr ktsa olur. Kararstz, zaytf bt kimsenin yolculufu ise uzun siirer, dolambaghdrr. Bu yolculufun sonunda ytiksek bi dtizli.ife gelinir. Artrk bu yerin kimi yanlannr agrkga gormek olastdr. Yerden epey ytiksekte bi dtizltiktiir burasr. Orda esen yeller daha bi yefindir; ortah[r birbirine katarak ufuldayan yeller... Bu dtizli.i$.in dorufu, oteki dtinyaya agrlrr. iki dtinyayr birbirinden ayran btzat var-

DoN JUAN'rN

Ocngrileni

OGRETILER

205

drr orada. Oltiler, sessizce gegerler ordan. Ama, bizler, ancak grfh$r bastrarak gegebiliriz. Dtizltikte ye[in esen yeller burda iyice kudurmuqtur. Yellerin en giiglii estikleri bi anda, insan bi grflrk koparrr; ve yeller onu siirtikler. Bu noktada btik{ilmez bi istence gereksinme vardr; ancak ciyle durulabilir yellere karqr. Kendisini hafifge itmesi yeterlidir; yellerin onu dtinyanrn cibtir ucuna ugurmasr gerekmez. Obtir yana bi gegti mi, dolaqrp duracaktu artrk adam. $ansr varsa iyi bi yardrmcr bulur gok gegmeden-hemen oracrkta, giriqe yakrn bi yerde. Adam, yardrm ister ondan. Kendi diliyle, ondan, kendisini bi diablero yapmasmr ister. Yardrmcr razt gelirse, adamr oracakta oltidtirtiverir; adamrn ciltisiine o$retmeye baqlar. Sen de bu yolcululu yaptrlrnda, $ansm varsa, seni cildtirtip sana ofretecek yardrmcrda ulu btr diablero bulursun. Ama goEu kez, pek fazla cilretecek bi geyi bulunmayan cinemstz hrujolara rastlanr. Ama ne sende ne de onlarda birbirinizi yadsryacak erk kalmamrqtrr. En iyisi, insana onulmaz acrlar gektirecek olan br diablerenrn tuzaigna dtiqmemek igin bi erkek yardrmcr bulmaktrr. Kadrnlar hep bciyledir. Ama btittin bunlar $ansa ba$hdrr. insanrn velinimeti btiytik bi diahteroysa o zaman ig defiiqir. O zaman gok sayrda yardrmcr bulacaktrr oteki diinyada, Ya da belli bi yardrmcryr bulmasr igin onu yonlendirecektir. Benim velinimetim iqte boyle biriydi. Yardrmcr tini bulmam igin beni yonlendirmiqtir. O d{inyadan dondti[tinde, artrk aynr adam delilsindir. Srk srk geri dcini.ip yardrmcrm gormen boynunun borcudur. Ve artrk her gidiqinde girigin daha da citelerinde dolagman koqulu vardr. Ta ki bi gtin iyice uzaklaqrp geri donemeyene dek. Kimi kez br diablero bi ruhu yakalayrp giriqten iEeri iter ve yardrmcrsrna teslim eder. Adamrn tiim istenci ttikenene dek tutuklu kalrr orda. Kimi kez de, cirne[in senin durumunda, ruh, istenci gi.igl{i birine ait olabilir. o zaman da diablero onu kesesinde saklar. Qiinkti onu baqka ttirlti taqrmasr gok zordur. Bciyle durumlarda, senin durumunda oldulu gibi, sorunu bi savag vererek goztimlemek olasrdrr. Bu savag sonunda diablero ya hepten kazantr, ya da her qeyi yitirir. 6rne[in, bu kez yenilgiye ulradr

ve ruhunu serbest brraktr. Kazanmtg olsaydr, yardrmcrsrna teslim edecekti ruhunu. Sonsuza kadar onda kalacaktl ruhun." "Ama nasrl oldu dakazandrm?" "Noktandan krmrldamadrn. Ordan bi santim uzaklagsaydm, hapr yutmuqtun. Sana saldrrmak igin, benim olmadrfrm bi anr segti. Bunu iyi hesaplamrqtr. Yenildi, gtinkii senin gok ye[in olan kendi yaradrhqrnr hesaba katmamrqtr. Ustelik yerinden krmrldamadrn; o nokta tizerinde kaldrkga, yenilemezdin." "Yerimden aynlsaydun, nasil cildiirecekti beni?" "Yrldrnm gibi garpacakh seni. En kcittisii, ruhunu kurtar amay acaktrn; eriyip gidecektin. " "Ya qimdi ne olacak, don Juan?" "Higbi qey. Ruhunu geri aldrn. iyi bi sava$ verdin. Qok gey ofrendin dtin gece." Daha sonra atmrq oldu[um tagl aradrk. O taqr bulursak, bu i.gin kesinlikle sonuglandrlrna emin olabilecelimizi soyledi. Ug saat aradrk tagr. Taqr gorsem tanrrrm sanryordum. Ama tanryamadrm. Aynr gtin akqama dofru don Juan beni evin gevresindeki tepelere gcittirdti. Orada bana birtakrm savag yontemleri 0zerinde ayrmtrh bilgiler verdi. Ofrettifi hareketlerden birini yaparken, yalmz oldu[umu gordiim. Bir yamaqtan yukarrya koqmuqtum, soluEum kesilmigti. Her yarumdan ter boganryordu, ama tiqtiyordum. Birkag kez ga{rdrm don Juan'r. Ama higbir yanrt vermedi. Tuhaf bir korkuya kaprldrm. Qahlarm dibinden ayak sesleri geliyordu. Dikkatle dinledim. Ama sesler kesildi. Sonra gene iqitildi, gittikge yaklagmakta olan ayak sesleri. O anda, dtin geceki olaylarrn yeniden baqlayabileceli geldi akhma. Birkag saniye iginde korkum son kerteye ulaqmrqtr. Qahhktaki hrqrrtr yaklaqhkga gtigsi.izlegiyordum. Dizlerim artrk taqryamryordu beni; yere yrkrldrm. inliyordum. Gozlerimi kapayacak gtictim kalmamrqtr. Bundan sonra yalnLzca, don Juan'rn bir ateq yaktrlrnr ve tutulmuq olan kol ve

l-

DoN JUAN'IN Ocnprir-Bni


bacak kaslartmt ovuqturdufunu arumstyorum. Birkag saat ciyle a[rr hasta gibi yattrm. Sonralart, don Juan benim bu aqrrr tepkimemin olafian bir qey oldulunu soyledi. O denli i.irktiye kaprlmama manttksal bir neden bulamadr[rmr soyledim. O da, bunun, oliim korkusu olmadr[rnt, ruhumu yitirme korkusu oldulunu belirtti. Sarsrlmaz bir azim sahibi olmayan kimseler arasmda srk srk baq gosterirmiq bu

BOLUM
{<

iri

Yaprsal

Qtlztimleme

korku. Bu deneyim, don Juan'tn olretilerinin sonuncusu olmuqtu. O gtinden beri onun derslerinden uzak tutmaktayrm kendimi. Don Juan, bana karqr h6ld bir velinimet gibi davranmayr stirdtirmekteyse de, bir bilgi adamtrun birinci dtigmanrna yenik dtiqttim sanlnm.

Bu gahqmanln birinci boltimtinde sunulan ola[andrqr gergeklik durumlarma iliqkin verileri cizetleyen bu ikinci yaprsal dtizen boltimi.i, don Juan'tn cifretilerinin igsel tutarh[ryla inandrncrhlrnr agrklamak igin bir deneme olarak diigtiniilmiigtiir. Bu boltimdeki yapmm, ana birimleri olan dcirt kavramdan oluqmasrnr uygun bulmaktayrm: (1) bilgi adamt; (2) bir bilgi adamrnrn bir dostu vardu; (3) bir dostun kurallan vardtr; ve (4) bu kural cizel oybirligiyle do!rulanmtqtr. Bu dort birim, ayrtca, birgok ikincil diiqtincelerden olugmaktadrr; boylece tiim yapr, Eomezlikten ayrrldr[rm zamana kadar sunulan btittin anlamh kavramlarr kapsamaktadrr. Bir anlamda, bu birimler, gciziimlemenin ardrqrk aqamalartnt betimlemektedirler. Her a$ama da bir cincekini bigimlemektedir.*
*
Yaprsal giiziimlemedeki birimlerin taslalr iEin, Ek B'ye baktntz.

l-

DoN JUAN'rN

ocnprirBni

YAPISAL QOZUMLEME
gene don Juan'rn dtizenli cifretisinin her bir pargaslnln qu ya da bu bigimde bu amaca yonelik oldufu da yadsrnamaz. Bu

Bu kavramsai yapr bi.iti.intiyle birimlerinin anlamlanna ba$r oldu$undan, aqafrdaki agrklamayr bu aqamada vermeyi
uygun bulmaktaylm: ttim gahqma boyunca, anlamlirn benim onlan anladr[rm bigimde vermeye gahqtrm. Burada sunduEum bigimiyle don Juan'rn bilgisinin tamamlayrcr kavramla11, onun bana anlattrklannln trpkrsr trpkrsma yinelenmesi olamazdr. Bu kavramlan elimden geldigince asrllarrna uygun bir bigimde verebilmek igin gosterdi$im bi.ittin gabalara karqrn, anlamlarr, benim onlan srnrflandrrmaya gahqmam ytiztinden, deliqmiqtir. Ne var ki, bu yaprsal diizenin dort ana biriminin drizenlenmesi, bir drq etken sayrlabilecek kendi srnrflandrrma ycintemlerimden etkilenmig gdziiken mantrksal bir sonug olarak ortaya grkmaktadrr. Ancak, her birinin tamamlayrcr dtigtincelerine gelince, kendi kiqisel etkimi drqlamak olanakszlaqryordu. Bir drg etken olarak bu srnrflandrrma iqlemleri, belirli yerlerde olaylann anlaqrlmasr bakrmrndan kagrn ilmazdr. Burada bciyle bir ig baqanlabilmigse, bu sonuca gottiren ogeler, temel amacrn gevresinde zikzaklarrn yaprlmasr, o$reticinin anlamlan srruflanduma dtizeni ve o[rencinin srnrflandrma yontemleri olmuqtur.

qALr$MAMA OuzENi

BiRiNci siniira
NirCi ADAMI
Qcimezlilimin ilk aqamalarmda don Juan olretilerinin amacrnln "nasll bir bilgi adamr olunacafrnr gcistermek" oldu[unu
ifade etmiqti. Bu ifadeyi hareket noktasr olarak kullanacafirm. Bir bilgi adamr olmarun yararh bir amag oldulu ortadadrr. Ve

gahqmadaki uslamlamam, bu kogullarda "bilgi adamr"nln, yararh bir amag olarak belli bir "uygulama dtizeni"nin agrklanmasrnda kagrntlmaz bir iqlevi olduludur. O halde bu noktadan hareket ederek, bu uygulama dtizenini anlayabilmek igin, burada soz konusu olan hedefi-yani "bilgi ndn61"n1anlamak gerektili sonucuna ulaqmak yanhq olmaz. Birinci yaprsal birim olarak "bilgi adamr"nrn niteli[ini belirledikten sonra, bunu tamamlayan gu yedi kavramr da ruhatga stralamak olanalrnr bulmug oluruz: (1) bilgi adamr o1mak bir o$renim sorunudur; (2) bir bilgi adamrrun sarsrlmaz bir niyeti olmahdrr; (3) bir bilgi adamr zihinsel berrakhla sahiptir; (a) bir bilgi adamr olmak igin zorlu bir gaba gerekmektedir; (5) bilgi adamr bir savaqgrdrr; (6) bilgi adamr olmak arahksz bir stiregtir; (7) bilgi adamrrun bir dostu vardr. Bu yedi kavram, ci$retide stirekli olarak iglenen temalardrr. Bunlar don Juan'rn trim bilgisinin karakterini belirlemektedir. Don Juan'rn olretilerinin uygulayrmsal ere$i bir bilgi adamr yaratmak oldufundan, dtiqiindiifii her qey bu yedi temadan her birinin belirli karakteristi[ini taqrmaktaydr. Bir araya gelince de, insanrn kendi davranrqlannr ycinlendirmesinin bir ycintemi, uzun ve tehlikeli bir e[itimin son iiriinii olan bir davranrq yontemi olan "bilgi adamr" kavramrnr grkarmrqlardrr. Ne var ki, "bilgi adaml", nasrl davranrlaca[rnr ci!reten bir krlavuz degildir; cifretilmekte olan bilgiye iligkin btittin ola[andrqr durumlarr kuqatan bir ilkeler dizisidir. Ote yandan bu yedi temarun her biri, yaprsrndaki degigik yanlan igeren birgok kavramr daha taqrmaktaydr. Don Juan'rn scizlerinden, bir bilgi adamrrun bt diablero, yani bir karabtiyiicti olabilecelini grkarmak olasrydr. Kendi olretmeninin ve gegmiqte kendisinin bir diablero oldu[unu; ama btiytictili.ik iqinin kimi uygulamalannr brrakmrq oldulunu sciylemigti. Olretisinin ere$i, nasrl bilgi adamr olunacafrnr gcistermek oldulundan ve kendi bilgisinin igerifini diableroluk oluqturdu$undan, bilgi adamryla diablero arasrnda do-

l-

210

DON JTJAN'IN OGRETILERI

YAPISAL QOZUMLtsME,

2|

GerEi don Juan bu iki teriyerine kullanmamtqttr, ama onlami higbit zaman birbirinin rrn birbirine balh bulundufu varsayrmr, "bilgi adamt"ntn yedi temasryla bu temalan tamamlayan kavramlartn, kuramsal olarak bir diablero olma dofrultusunda ortaya grkabilecek biitiin durumlarr kapsadrfr olasrhfrnr arttrrmaktadtr.

fal bir bafrn varhfir dtiqtintilebilir.

Bitgi Adamt Olmak Bir Ogrenint iEidir

Birinci tema, bilgi adamt olmaya gottiren tek yolun o[renim oldu[unu; erefe ulaqabilmek igin de kararh gabada bulunma gerefini kesinlikle belirtmektedir. tsilgi adamhfr, insana bir anda bir li.ituf olarak verilemez ya da dofatistti gtiglerce ihsan edilemez; tersine, bir siirecin sonunda ulaqrlabilecek bir qeydir. Bilgi adamr olmayt ofrenme olasrhft, bu ere[e varmasl igin bir kimseye cifretilecek bir dizgenin varlt[rnr kanrtlamaktadrr.

Birinci temayr tamamlayan iiE kavram vardtr: (1) bilgi adamr olmak igin agrk seEik bir koqul yoktur; (2) kimi orttilti koqullar vardrr; (3) kimin bilgi adamt olmayr ofrenebilece[ine kiqinin drqrndaki bir erk karar verir.

Bilgi adamt olma yontemini o[renmeye kimin yeterli kimin yetersiz oldufunu belirleyen herhangi agrk seEik bir onkogul olmadrfr anlaqrhyor. Kuramsal olarak bu yol, onu tzlemek isteyen herkese agrktrr. Ama uygulamada, boyle bir durum, bir ofretmen olarak don Juan'rn gomezlerini segmesi gergefiyle uyuqmamaktadrr. Herhangi bir ofretmenin bu koqullarda gomezlerini, kimi orttilti cinkoqullar arayarak segmesi do[aldtr. Bu onkoqullann neler oldufiu agrkga ortaya konmuq defildir; don Juan bir gomez adaylnln belirlenmesinde unutulmamast gereken kimi ipuglarrnrn bulundufunu iistti kapah soylemiqtir. Anrqtrrdrfr ipuglan arastnda, adayrn yaradrhgtnda, don Juan'tn "sarsllmaz bir istek" dedifii ttirden bir efilim olup olmadrfir dururnunu sayabiliriz.

Ciene de, kimin bilgi adamt olmayr ofrenebilecefi konusundaki son karar, don Juan'ca bilinen ama onun istenci dr,srnda kalan bir erke brrakrlmrqtrr. Kiqinin drqrndaki bu erkin, uyglln kimseyi, ona olafiantistti bir iq yaptrrarak ya da ontt birtakrm yabanst olaylartn igine sokarak segtifine inantltr. Demek ki, gozle gortinen onkoqullartn olmastyla, agrfa vurulmamtq ortiilti onkoqullann varlt[t arastnda bir uyuqmazhk soz konusu de[ildir. Bu yolla segilen kimse gomez olur. Don Juan escogido der buna: "seqilen kiqi". Ama bt escogido olmak, yalntzca bir gomez olmaktan ote bir anlam taqrr. Salt, bir erk tarafindan seEilmig olmak, bir escogidoya, obtir. insanlardan farkh bir gozle bakrlmastna neden olacakttr. Olrenirnle artacalr varsayrlan, ufak gapta bir erke arttk kavugmuq goztiyle bakrlrr kendisine. Ne var ki, o[renim, sonu gelmez bir arayrqttr, ve ilk karan veren erkten escogidotrun o[renimini stirdtjnneyi baqarabilmesi ya da yenilgiye uframast konulartnda da benzer kararlar vermesi beklenecektir. Bu kararlar, ofrenimin herhangi bir aqamastnda ortaya grkan belirtilerle kendini gosterirler. Bu bakrmdan, bir gcimezin bagrna gelen irerhangi tuhaf bir olay, bu ttirden bir belirti sayrlmaktadrr.

Bilgi Adamrnda Sarstlmaz Bir" Niyet

Varclu'

Bir bilgi adamtnda sarstlutaz bv niyet bttlunmast, istencini kullanabilmesi anlanrrndadrr. Sarsllmaz niyeti olrnak detnek, kiqinin kendisini, ofretilmekte olan bilgi stntrt iginde stktca tutarak zorunlu bir yontemi uygulayabiiecek istence (yani iradeye) sahip olmast demektir. Bilgisi baflarnrnda yerine getirecefi edirnlerin her birinde aranan zorunltt nitelikleri koruyabilrnesi iEin bilgi adamtntu sarstlm az bir istence gereksinmesi vardrr. tsoyle bir baflamda yerine getirecefi biitiin edirnlerin zo-

DoN JUAN'IN ocneril-gni


runlu nitelikleri, ve bunlarm katr ve cinceden belirlenmiq olmalan, kim olursa olsun kuqkusuz insana oldukga srkrcr gelecektir; iqte bu ytizden, insanda yeterince sarsrlmaz bir niyet bulunmasr bir gcimez adayrnda aranan tek orttilti dnkoquldur. Sarsilmaz nryet gu o[eleri kapsar: (1) yahnhk, (2) do!ru yargrlama, ve (3) degiqiklik yapma ozgtirliili.intin yoklufu. Bilgi adamrnrn yahn bir yaqam stirdtirmesi gereklidir, gtinki.i yapmak zorunda oldu[u qeyler gi.indelik yaqamda ahgrlagelmigin drqrnda olan edimlerdir. Bu nedenle onlarr her yaprqrnda ola[antistti bir gaba gcistermesi gerekmektedir. Bir kimsenin bu denli ola[aniistti bir gabayr stirdtirebilmesi igin cinceden belirlenmiq bir ttir etkinliklerle do[rudan iligkisi olmayan baqka ttir edimlerden kagrnmasr gereklidir. Btittin edimler cinceden belirlenmiq ve zorunlu olduklartndan, bilgi adamrrun do!ru yargrlamaya gereksinmesi vardrr. Bu kavramla, safduyu defiil, bir edimin iginde yer aldrfr koqullan delerlendirebilme yetisi denmek istenmektedir. Bciyle bir de$erlendirmeyi yapabilmek amacryla, temel olarak, edimin yerine getirileceli anda elde edilmiq bulunan ttim bilgi bciltimlerini bir aruya getiren bir krlavuz verilmektedir. Boylece bu krlavuz, yenl boltimler ofrenildikge stirekli degiqime ulrarsa da; kiqinin yerine getirmesi gereken herhangi zorunlu bir edimin o anrn koqullarrnda en uygun edim oldu[u kanrsrnr da o kigiye sa$amaktadrr. Btittin edimler onceden belirlenmig ve zorunlu olduklarrndan, bunlann yerine getirilmesi, de[iqiklik yapma cizgtirltifitintin yoklufu demeye de gelmektedir. Don Juan'rn bilgisini verme dizgesi 6yle sa$am kurulmugtur ki onu $u ya da bu ycinde defiqtirme olanalr bulunmamaktadrr.

YAPISAL qOZUHALEME

213

sine dlretilen bilgilerle kendisini yrinlendirmesi de onceden

Bilgi Adamt Zihinsel Berakhda Sahip Olmaldrr Zihinsel berrakhk, insana yonlenme veren temadr. Biittin edimler onceden belirlenmig olduklanna gcire, kiqinin kendi-

belirlenmig demektir. Bunun sonucu olarak da zihinsel berrakhk yalnrzca insana ycinlenme duygusu verir. Bu kavramr tamamlayan gu dtigiinceler de, tutulmuq olan yolun gegerlililini stirekli olarak sallar: (1) bir yol arama cizgtirltiEn, Q) belirli amacrn bilinmesi, ve (3) akrcr olma. insarun bir yol arama cizgtirlii[ti olduluna inarulrr. Segme cizgtirltifiti, defiigiklik yapma ozgiirliiftintin yoklufiuyla ba$daqmaz de[ildir. Bu iki dtiqtince, birbirinin zrttr olmadrlr gibi gatrgmalan da sciz konusu de[ildir. Bir yol arama cizgtirli.i[tinden, eq yararhhklarda etkinlik ve kullanrqhhklardaki gegitli olanaklar arasmdan birini segme ozgiirltigii anlaqrlmaktadrr. Segmedeki cilgtit de, kiqinin olanaklardan birini cibtirlerinden tisttin gortip ye$emesidir. Gergekten de bir yol segme ozgi.irltilti, kiqisel efilimlerin belirlenmesine yol agarak kigiye ycinlenme duygusu verir. Ycinlenme duygusunun yaratilmasmda bir baqka yol da, ci[retilmekte olan bilgi ba$amrnda yerine getirilen her edimin belirli bir ereli oldulunu ileri stirmektir. Buna dayanarak, bir bilgi adammrn, kendi cizel amaglarrnr, her edimdeki belirli erele uygun tutabilmesi igin zihinsel berrakhkga gereksinmesi bulundulunu soyleyebthrrz. Her edimin belirli bir amaclnrn oldufu bilgisi, herhangi bir edimi gevreleyen kogullan deferlendirmede, ona krlavuzluk eder. Zihinsel benakh[rn bir baqka iglevi de, bilgi adamrnrn zorunlu edimleri yerine getirebilmesine yardrmcr olmak i.jrzere, ci[retinin ona sundu$u ttim kaynaklarr bir araya getirme gereksinmesini karqrlamasr konusundadrr. Akrcr olma kavramr bunu anlatrr. Kiqiye bir krvrakhk ve beceriklilik duygusu vererek ycinlenme duygusunu pekiqtirir. Bir bilgi adammda akrcrhk aranmasaydr, btittin edimlerindeki zorunlu olma niteligi o kigiyi kah ve krsr bir duruma sokmuq olurdu.

Bilgi Adamt Olmak iEin Yogun QahEma Gereklidir

DON JUAN'IN OGRETILERI


sin kantst vardrr.

YAPISAL QOZUMLEME

2t5

Bir bilgi adamrntn, efitimi stiresince yo[un gaba harcamak iEin, Eok yanh bir yetenefe sahip olmast ya da onu geliqtirmesi gerekmektedir. Don Juan, bilgi adamr olmak iEin yolun gahgma gereklidir, demiqti. Yolun galtqma, qu yetenekleri belirtir: (1) zorlu bigimde gaba harcayabilme; (2) istenen sonucu alabilme; ve (3) savaqtmdan kagmama. Bilgi adamhfr yolunda yofun Eaba harcanmast kuqkusuz ki goze garparl tek nitelik olarak ortaya grkmaktadrr. Zorlu bigimde gabayr gerektiren koqullara kargthk verebilmek igin defiiqik ttirden bir Eaba harcanmasr kagmrlmazdtr. Bu da, bilgi adamrnrn zorlu bigimde gaba harcamasr demektir. Don Juan'ln davrilnrqlannr ornek alacak olursak, ilk baktgta onun garylcl bigimdeki gabalart, roltinii oynamada salt ona ozgii ye$emeler olarak gortinmtiq olabilir. Ir{e var ki, onun zarlu bigimdeki gabalan, her zaman rol yapmanln gok otesinde olagelmiqtir. Onun bu gabalart, gok derin bir inang durutnunun anlafimlarrdrr. Qarprcr biqimdeki gabalanyla, yerine getirmekte oldufu btitiin edimlerin o ahgrlmadrk nihai nitelifini aktarmaktadrr. O halde sonug olarak, onun davranrqlanna, oltimtin bagrolti oynadrfir bir sahnede gegiyormu$ gibi bakmak gerekmektedir. Bilgi adammm u[raqtr[r geylerin do[asrndaki tehlikeli niteliklerden ottirti, cifirenim si.iresince ciltivermek olasrh$r oldukga kuvvetlidir. O halde, oliimtin her yerde hazr ve nazrr bulundu[una iliqkin kesin karurun neden oldufu Earprcl ve zorlu bigimdeki gabalartntn yalnruca rol yapmak olmadrfr agrkhfia kavuqmaktadtr. Yo[un gabalar yalntz zorlu olmaktan baqka bir de istenen sonucu alabilecek bigimde olmahdrr. Yofiun gabalarrn etkili olmasr beklenir; dofru bir bigimde yonlendirilmiq ve uygun olma nitelikleri bulunmaktadrr. Kesintisiz olarak ol{imle burun buruna bulunmak, yalmzca genel tutumu vurgulayan bir Earprcrh[r delil, her edimin yaqamrn si.irdi.iri.ilmesi amactyla bir savaqrm demek oldu[u kesin kantstnt da zorunlu krlmaktadrr. Qi.inkti, kiqinin yo[un gabalan, istenen sonucun altnmasr koqulunu yerine getirememiqse, o kiqinin yok edilece$i kei

Yo[un gaba harcanmasl, savaqrmdan kagmama kavramtnr da iEermektedir. Bu da, bir kimsenin bir edimi, o[retilmekte olan bilgilerin ttimtinti krh krhna inceledikten sonra, do[ru bir bigimde yerine getirebilecek gi.igte olup olmadrfrnt denemesi ya da kanrtlamast anlamrna gelir.

Bilgi Adamt Bir SavaSEtdr Bir bilgi adammtn yagaml sonu gelmez bir savaqtmdr. Onun bir savaqgr oldu[u, bir savagEl ya$amrnr stirdtirdii$ii dtiqtincesi o kiqinin duygusal dengeye kavuqmaslna neden olmaktadrr. Savaqan bir adam olma dtiqtincesi dcirt kavramt kapsamakta-

drr: (1) bir bilgi adammtn saygrh olmast gerekir; (2) korku duymast gerekir; (3) son kerte uyaruk olmast gerekir; (4) ozgtiveni olmast gerekir. Demek ki, bir sava$Er olmak, kiqisel baqarryr vurgulayan bir oz-dizence (self-discipline) bigimidir. Ama aynt zamanda kiqisel Erkarlartn en az dtiqi.iniildtifiti bir durumdur bu. Birgok orneklerinde gortildi.igii gibi, kiqisel grkarlar, onceden belirlenmiq ve zorunlu edimlerin yerine getirilmesi igin gerekli olan drg etkenlere karqr tepkilerinde dengeli olma niteli[iyle uyuqmamaktadtr. Savaggr roliindeki bir bilgi adamt, iliqki kurdulu her qeye kargr derin bir saygryla davranmak zorundadrr. Her qeyi anlamh bir perspektife oturtmak igin bilgisiyle ilgili herqeye derin bir saygl gdstermesi gerekir. Saygr duymak, Bilinmeyen'e baktrfrnda kiqinin kendi cinemsiz kaynaklanrun delerini iyi bilmesiyle eqanlamhdrr. Kiqi, bu diiqtince gergevesi iginde kaldrkga saygrh olma dtiqtincesi manttksal olarak kiginin kendisini de igerir. Qilnkti kiqinin kendisi de o Bilinmeyen kadar bilinmezdir. Boylesine a[rrbaqh bir saygrhhk durumuna gegilmiq olunmasr, aksi taktirde gok anlamslz gcirtinebilecek olan bu belirli bilginin gcimezlilini, oldukga ussal bir baqka duruma dontigttirmektedir. Bir savaggrrun yaqamrndaki baqka bir gereksinme de kor-

DoN JUAN'IN

Ocnprilnni

YAPTSAL

qoZUULEME

2t7

mesindeki kesinlik olmaktadrr. Beklenen deIigimlerin farkrndahlryla, kigi, de[igikliklerin en ince ayrrnfilarmr seze-

ku duygusunun yaganmasl ve dikkatlice defierlendirilmesi olmaktadrr. Aranan nitelik, korkuya karqrn kiqnin kendi edimlerini yerine getirmeyi siirdtirmesi olmaktadrr. Korkunun yenilmesi gerektifine, ve bir bilgi adamrrun yaqamrnda, korkunun artrk onu tedirgin edemeyece[i bir gtintin gelece[ine inarulrr. $u var ki, kiqi baqlangrgta korktufiunun bilincinde olmahdr, ve bu duyguyu layrkryla deferlendirmelidir. Don Juan, bir insanrn korkuya ancak onu ytireklilikte kargrlayarak yenebilecefini sciylemektedir. Bir savaggr olarak kiqinin, son kerte uyanrk olmasr da gerekir. Savagan bir kimse farkrndahlrn gu iki kagrnrlm az ozelli[ine iligkin etkenlerin go[undan haberdar olabilmek amacryla tetikte bulunmak zorundadr: ( 1) niyetlerin farkrndahlr ve (2) beklenen deliqimlerin farkrndahfr. Niyetlerin farkrndah[r, herhangi bir zorunlu edimin belirli ere[iyle, kiqinin edimden bekledigi kendi belirli amacl arasrndaki iligkileri ballayan etkenlerin farkrnda olmak derirektir. Btittin zorunlu edimlerin belirli bir amacr oldu[undan, bilgi adamrnrn son kerte uyanrk olmasr gerekmektedir. Yani, biit{in zorunlu edimlerin belli amaglannr, kendisinin o edimleri yerine getirmekle amaglamrq oldufu belli niyetlerle s{irekli olarak eglegtirebilme yetisine sahip olmasr gerekmektedir. Bu iligkinin farkrnda olan bir bilgi adamr, beklenen defiqimler diye tanrmlanan geylerin de farkrnda olabilmektedir. Burada "beklenen deliqimlerin farkrndah[r" diye nitelendirdigim qey, kiqinin, her edimin belirli amacryla kendisinin o edimi yerine getirmekle amaglamr$ oldulu niyet arasrndaki iligkiyi baflayan rinemli degiqimleri si.irekli olarak sezebil-

tedigi bir edimin belirli amaclnln, o edimi yerine getirmekle bekledi[i kendi ozel amaclna en uygun tek segenek oldu[una iliqkin gtivengtir. Oz-gtiveni olmayan bir kimse, o[retilerin en cinemli cizelliklerinden birini yerine getirmekte bagarrszh!a u[rayacaktrr: Ki bu da bilginin erk oldu[unu kavrayabilme yetisidir.

Bilgi adamt olmak aralftstz bir silregtir Bilgi adamt olmak, stirekli olarak bilgi adamt kalmak anlamtna gelmiyor. Kiqinin, o[retilmekte olan bilgisinin onceden belirlenen aqamalanna gegerek bir bilgi adamt olabilecefine iliqkin higbir kesinlik bulunmamaktadrr. Bu aqamalarln iqlevinin, yalntzca, nastl bir bilgi adamt olunabilece[ini gcistermek oldufu anlaqrlmaktadrr. Bu nedenle, $u tig dtiqiinceyi igeren araltkstz bir stireg ortaya grkmaktadrr: (1) insanrn bilgl adamr olma araylgmr stirekli yenilemesi gerektifi diiqtincesi; (2) kiqinin gegicilifi dtiqiincesi; ve (3) kiqinin ytirek taqryan bir yol izlemesi gerekti[i dtigtincesi. Bilgi adamr olma araylgmln durmaksrzrn yenilenmesi, cifrenim yolunda kargrlaqrlan dcirt simgesel dtigman temasrnda iqlenmiq bulunmaktadrr: Korku, berrakhk, erk ve yaqhhk. Arayrqrn yenilenmesiyle anlatrlmak istenen qey, kiqinin kendi kendini denetleme ahgkrs rm kazanmasl ve bu ahqkryr siirdtirebilmesidir. Gergek bir bilgi adamtndan, bir bilgi adamt olma ulraqrnr etkin bir bigimde stirdtirebilmesi igin, ya$amlnln son anrna dek, dcirt dtigmanmdan her birisine karqt art arda savaqlm vermesi beklenir. Ne var ki, araytqrn her an igtenlikle yenilenmesine kargtn, olastltklar kagrntlmaz biEimde insana karqrttrr; insan sonuncu simgesel di.iqmanrna yenik dtigecektir. Gegicilikten anlagrlan gey budur.

bilmektedir. Degiqimlerin telaqszca farkrnda olunmasr, gelece[i bildiren igaretlerle cibtir olafandrqr olgularrn tanrnmaslnl ve yorumlanmasmr da agrklamrg olmaktadrr. Bir savaggmm davranrglarma iligkin dtigtincelerin sonuncusu, ciz-gtiveni olmasr gerelidir. Yani, yerine getirmeyi yeg-

Kiginin gegici olma eksi de[erini dengeleyebilmesi igin, "ytirek taqryan bir yol" izlemesi kavramt getirilmektedir. Yiirek taqryan bir yol demek, kiginin gegici olmasma kargrn iler-

DoN JUAN'IN ocnBrir.gni


lemesini stirdiirmek zorunlulufunda bulundulunu mec az yoluyla anlatmaktrr; en yaklagrk uygun segenefe yonelerek kendisini o segenekle btiti.intiyle cizdeqleqtirmesi gerekti$inin mecaz olarak ifade edilmesidir. Don Juan, ttim bilgisinin temeliyle, kendisi igin cinemli olan geyin ytirek taqryan bir yol bulmak ve bu yolu sonuna dek izlemekte oldu[u mecazrnrn bir birleqimini yapmrqtrr. Bu da en uygun segenekle cizdeqlegmesinin onun igin yeterli o1dulu anlamrna gelmektedir. Ytirek taqryan yolda yaprlan yolculuk, kendi baqrna yeterli olmaktadrr; deliqmez bir alana ulaqmak umudu, bilgisinin srnrrlan drgrnda kalmaktadrr.

YAPISAL Q6Z6MLEME

2t9

kavramr, bu kurguya uygun bir yaqam si.irdtirmek isteyen bir kimse igin, ancak bir dosta sahip olmakla bir anlam taqr. Bilgi adamhfrrun bu son tamamlayrct temastnt ikinci ana

yaprsaliiti* otirat
i"tiru olmadan bilgi
laqrrdr.

adamrrun

smrflandrmrq bulunglorum; giinkii bu niteli[ini agrklamak olanakstz-

iriNCi niniu
nin B|IGI ADAMININ nin nosTu VARDIR

Bilgi adamrrun dostu olmasr dtigtincesi yedi tamamlayrcr temarun en onemlisidir. Qtinkti bu tema olmadan, bir bilgi adamrnrn ne oldufunu agrklamak olasr defildir. Don Juan'rn srruflandtrma dtizeninde bir bilgi adamrnrn bir dostu vardr; oysa herhangi bir kimsenin boyle bir dostu yoktur. Bir dosta sahip olmak, bilgi adamrnr herhangi bir kimseden ayur. Don Juan, bir dostu, "kiqiyi kendi srnrrlarrnrn otesine taqryabilen bir erk" olarak tarumlamaktadrr. Yani, bir dost, kiqinin olalan gergeklik Alemini agmasrnr saflayan bir erktir. Bu bakrmdan, bir dosta sahip olmak, erk sahibi olmakla eqanlamhdrr. Bir bilgi adamrnrn bir dostu oldufu gergeli de, kendi baqma, ofretilerin uygulayrmsal erefine ulagrldr[rnrn bir kanrtr olmaktadrr. Bu erek, kiqiye bilgi adamhlrrun yontemlerini gcistermek oldu$una gcire, don Juan'rn ci$retilerinin uygulayrmsal ere$ini tanrmlamarun bir baqka yolu da, bu ci$retilerin bir dost sahibi olma ycintemini de gcisterdilini sciylemek olacaktrr. Bir briyiictintin felsefi kurgusunda "bilgi adamr"

Don Juan'rn ofretilerinde iki dost bulunmaktadrr. Birincisi yaygm olarak li.nton otu diye bilinen Datura bitkilerindedii. Don Juan bu dostun ispanyolca adlanndan birisini, yerba det diabloyl (qeytan otu) kullanmaktadrr. Ona gore Datu' ranLnbtittin tiirlerinde dost bulunmaktadrr. Yine de her btiyi'icti, kendisinin oldufunu ileri stirdi.ifti bir tiirti belli bir yerde yeiiqtirmek zorunOiOrr. Bu, yalnLzca' o bitkilerin onun ozel iyetiginoe oldufunu belirtmek igin defil, onlartn kendisiyle ozdegleqtifini belirtmek igindir de. Don Juan'rn kendi bitkileri inoxia ti.irlerindendi. Ne var ki, bu konuyla, onun kolayca buldufu ikr Datura ttirti araslnda rastlanabilecek farklarrn higbir iliqkisi yoktur. Psilocybe cinsinden oldu[unu taruladrfirm ikinci dost, bir mantarda bulunuyordu. Bunlartn Psilocybe mexicana olduk' lannr saruyorum; ama bu srruflandrma kesin saytlamaz, ginkti laboratuvar Edztimlemesi yapabilmek igin ornek getirememiqtim. Don Juan bu dosta humito (ktigiik duman ya da dumancrk) adrnr takmrqtr; boylece bu dostun, bir dumana ya da bu mantarlarla yaptift harmana olan benzerlilini vurgulamak istiyordu. Ceigetcte dostun dumanda oldu[unu ileri siirmiiqse de, erkin yalinca Psilocyhe ttirlerinden birisiyle ilgikili oldutoplarkgn' aynl funu ortaya koymuqtur. Bu bakrmdan, onlart y-"tiq"tt ayni cinsin on beq tiirtinden birisiyle kanqttrEotgeOe mamak igin ozen gcistermek gerekmekteydi' Anlamh bir kavram olarak duman, gu dtiqtince ve di.iqiince kollarrnr igerir: (1) bir dostun bigimi yoktur; (2) bir dost, bir nitelik olarak sezilebilir; (3) bir dost uysallaqtrrrlabilir; (4) bir dostun kurallan vardr.

DoN JUAN'IN Bir Dostun BiEirni Yoktur

ocnBrimni

YAPISAL qOZUMLEME

22r

drqrnda ve kiqiden bafirmsrz olarak var olan bir qey oldu$una inanrlmaktadrr. Ne var ki, ayn bir varhk olmasma karqrn bigimsiz oldufuna da inarulmalctadrr. Bu

Bir dostun, kiqinin

"bigimsiz oluq" niteli[ini, "belirli bir bigimi olma"nrn kargrtr olarak saptamrg bulunuyorum. Bu aynm, bir dosta benzeyen ama belirli bir bigimi oldulu sezilebilen erklerin de bulunmasmdan dfiiru yaprlmaktadrr. Bir dostun bigimi yoktur demek; onun agrk, belirli ve tanrnabilir bir bigimi yoktur anlamrna gelmektedir. Bciyle bir durum da, bir dostun higbir zaman gortilemeyecefini belirtrniq olur.

Bir Dost, Bir Nitelik Olarak Algilanrr Bir dostun bigimi olmayrqrndan baqka bir cizelli$i de, bir dostun yalnrzca duyulann bir nitelili olarak algrlanabilecegi dtiqtincesidir. Yani, bir dostun bigimi olmadrfrna gore onun varh[r yalnrzca btiyticiiye olan etkileriyle algrlanabilmektedir. Don Juan bu etkilerden kirnilerinin insanbigimsel niteliklerinin oldulunu ileri siirmtigt'iir. Bir dostu, bir insan nitelifine sahipmiq gibi tanrmlamrqtrr. Bciylece bir btiyticti, kendi yaradrhgrnr bir dostun insanbigimsel oldu[u sciylenen nitelikleriyle eqleyerek, kendisine en uygun dostu segme durumunda olabilirdi. Don Juan, olretilerinde, sciz konusu bu iki dostun, birbirine zfi birtakrm niteliklerinin bulundulunu sciylemiqtir. Don Juan Datura inoxiada bulunan dostun gu iki niteliEi oldulunu belirtmiqtir: Kadrn gibidir, ve gereksiz bir erklilik verir. Don Juan, bu niteliklerin kesinlikle sakmcah oldu[una
inanmaktadr. Bu konudaki sozleri oldukga kesindir. Bununla beraber, bu konudaki deler yarglsrrun yalnnca kendi kigisel belenisini yansrttr[rnr da eklemigtir. Don Juan'rn "kadrn gibidir" diye tanrmladrlr nitelik, ku$-

kusuz, Datura inoxiadaki dostun en cinemli nitelifi olmaktadr. "Kadm gibi" tarummdan, bu dostun bir diqi erk oldulu anlammr grkarmamak gerektir. Don Juan, herhalde, bu dostun nahoq buldufu etkilerini mecaz olarak bir kadrnrnkine benzetmiq olacaktrr. Aynca, bitkinin ispanyolca adt olan yerba, digi cinsi belirtmektedir ve bu dostu, bir kadrnabenzetmede bir rol oynaml$ olabilir. Her ne hal ise, bir dostun kadrn-gibi diye kigilegtirilen erki, qu niteliklerine dayandrrrlmaktadrr: (1) baskrcrdrr; (2) yegindir; (3) ne yapacafr kestirilemez; ve (4) zararh etkileri vardrr. Don Juan bu dostun, izdeqlerini koleleqtirdi[ine inanmaktadrr. Bu da onun baskrcr nitelilini gostermektedir; bu ytizden de bir kadma benzetilmiqtir. Bu dost, izdeqlerini erke bolarak onlan kendisine ba[rmlt krlar, onlara bedensel gtig ve salhk bahgederek kendisine kole eder. Bu dostun aym zamanda yelin olduluna da inanrlmaktadrr. Onun, bir kadrnrnkine benzetilen yeginligi, izdeqlerinin, kaba kuvvet kullanarak yrkrcr eylemlerde bulunmalanna yol agmaktadrr. Onun bu nitelili, ozellikle kigisel erklerini yeginlikle kanrtlamak isteyen sert yaradrhqh erkeklere gok uygun dtiqmektedir. Kadrn-gibi olan bir baqka nitelik de ne yapacafrrun kes-

tirilememesidir. Don Juan'a gcire, bu dostun etkileri tutarszdr; yani, kararsrzca defiigip durmaktadrr. Ne yapaca-

[rnr kestirmek olanakstzdrr. Bu dostun tutarstzlt[t, ancak, b{iytictintin her aynntryr btiyiik bir titizlikle ele almasryla etkisiz duruma getirilebilir. Herhangi bir hata ya da cinceden hesaplanamayan bir talihsizlik, bu dostun kadrn-gibi olan onceden ne yapaca[mm kestirilememesi niteli[inin bir sonucu olarak de!erlendirilmekte dir. Baskrcrh[r, yefinli[i ve ne yapacafirnrn onceden kestirilememesi ytiztinden bu dostun, izdeglerinin i.izerinde zararh etkileri oldufuna inanrlr. Don Juan bu dostun kadrn-gibi niteliklerini bile bile yaydtfma, ve bu gabalarrnrn amagl arrna ulagtrlrna inanmaktadrr. Ne var ki, bu dostun, kadrn-gibi yaradrhqmrn yanl srra bir

DON JUAN'IN OGRETILERI

YAPISAL qOZUMLEME

223

nitelik olarak algrlanan bir baqka yanl da bulunmaktadrr. Gereksiz bir erklilik vermesi. Don Juan bu konu tizerinde cinemle durmaktadrr, ve comertge bir erk verici olarak eriqilmez bir konumda bulundufunu vurgulamrqtrr. Dostun buradaki amacr, izleyenlerine bedensel giig, atakhk ve ola[antistti iqler gorebilmeleri igin ytireklilik saflamaktrr. Ne var ki, don Juan'a gcire boylesine a$ln bir erk, gereksizdir; en azrndan kendisi igin artrk buna gerek olmadrlrnr soylemiqtir. Gene de, don Juan, erk kazanma e[ilimindeki bilgi adamr adaylarrnrn bu dostu tanrmasrnr sahk vermiqtir.
Ote yand an, Psilocyhe mexicanoda bulunan dostun ise qu en yetkin ve en deferli ozelliklere sahip oldufiunu ileri stirmek, don Juan'rn cinemli bir gcirtiqti olmaktadrr: (1) erkek-gibidir, ve (2) insanr agm sevingle kendinden gegirir (ekstaz). Don Juan, bu dostu , Datura bitkilerindekinin tam karqrtr olarak betimlerniqtir. Onun erkek-gibi, yifit bir dost oldufunu sciyler. Onun bu erkeklik durumunun, obiir dosttaki kadrngibi olama durumuna koqut oldu[unu belirtmektedir. Yani, bu erkek-gibi olma niteligi, bu dostun bir erkek erk oldu[u anlamma gelmez. Burada, don Juan'rn bu dostun etkilerini, onun erkek-gibi diye nitelendirdi[i kimi davranrqlannrn tirtinti olarak. gordti$ti anlaqrlmaktadrr. ispanyolcada humito scizctiltintin erkek cinsini belirtmesinin de, bir erkek erki anrqtrrdr[r diiqtintilebilir. Bu dostun don Juan'ca erkek-gibi diye nitelendirilen insanbiEimsel ozellikleri qunlardrr: (1) serinkanhdrr; (2) yumuqak huyludur; (3) ne yapacafr kestirilebilir; ve (4) yararh et-

sunu yarattr[r soylenmektedir; bu nedenle, don Juan onu din-

gin, yumuqakbaqlt ve bartqgrl olarak tarumlar. Ne yapacalr da onceden kestirilebilmektedir. Don Juan, bu dostun, btitiin izdeqlerinin gegirdikeri deneyimlerin hep defiqmez kaldrfrnr soylemiqtir; yani, etkileri defigmemiqtir; defigmiqse bile, bu defiqiklikler pek az olmuqtur; bu bakrmdan aynr diye nitelendirilebilir. Serinkanlt, yumugakbaqh ve ne yapaca$rnrn kestirilebilir olmasr, bu dostun erkek-gibi bir niteli[ini daha oluqturur. O da izdeqlerinin tizerinde yararh etkilerinin olmastdr. Humitonun erkekge nitelikleri, onlarda, gok ender rastlanan bir 9ogkusal dengelilik durumu yaratmaktadrr. Don Juan, bu dostun krlavuzlufunda, kiqinin ytirek gi.ictintin pekiqtirilecefine, dengeye kavuqturulacalrna inanmaktadrr. Bu dostun erkekge niteliklerinin dofial bir sonucu da, insanl a$rr sevingle kendinden gegirtmesidir. Yaradrltqtrun bu yanr da bir nitelik olarak defierlendirilmektedir. Humitonun, izdeqlerinde, bedenlerini yitirmiq gibi bir duygu yarattr[r bilinir. Boylelikle, onlartn, bedensiz olmanrn sa[ladr[r kimi belirli edimleri yerine getirebilmelerine yol agrlmrq olur. Bu belirli edimler de, don Juan'a g{ire, insarun a$lrl bir sevingle kendinden gegmesi durumunu dofurur. Psilocybede bulunan dostun, yaradrhqmda tefekktire yonelik e[ilimler bulunan kimseler igin en uygun dost oldu[u kabul edilmektedir.

kileri vardrr. Don Juan'rn, bu dostun serinkanh yaradrhqta oldulunu sdylemesinin nedeni, bu dostun dtiriist olmasr ve izdeqlerinden asla gereksiz edimler beklememesidir. Bu dost, insanlarr kendisine kcile etmez, gtinkti onlara bol keseden erkler vermemiqtir. Tersine, humito izdeqlerine sert ama hakgaslna davranlr. Bu dostun yefin davranrqlarda bulunmamasr, onun yumuqakbaghhfrnr gosterir. Insanda, bedenin yitirilmesi duygu-

ir

D ost Uy

sallasnnlabilir

Bir dostun uysallagtrnlabilmesi dtiqtincesi, kendisinden, bir


erk olarak yararlanrlabilecefi anlamrna gelmektedir. Don Juan, bu iqe yarama nitelifinin igsel yaprsrnda var oldufunu ileri stirmtigttir. Bir btiyiici.i, bir dostu uysallaqttrmakla, ondaki ozel erklere egemen olmuq saytlrr. Bu da, o erkleri kendi grkanna kullanabilecefi anlamtna gelir. Bir dostun uysallaqtrrrlabilmesi, cibiir erklerde bulunmayan bir nitelik olarak belir-

224

DoN JUAN'IN

ocnnrir-eni

YAPTSAL qOZUVTLEME

225

lenmektedir. Obtir erkler, bu uysallagtrrrlamaylp, kendilerinden yararlarulamama cizellikleri drgrnda bir dosta benzemektedirler. Bir dosttan yararlanmanln iki yolu bulunmaktadr: (1) bir dost bir arag yerine geger; (2) bir dost bir yardrmcrdrr. Bir arag yerine gegen bir dost, btiytictiyti ola[andrqr gerEeklik Alemine gottirmeye yarar. Kendi kiqisel bilgime gore, bu araghk etme iqlevi, her bir dost igin ayrr anlamlara gelmekteyse de, her ikisinin ortak bir yanrdrr. Datura inoxianrn iEerdigi dostun genel olarak sakmcah bilinen nitelikleri, ozellikle ne yapacalrnrn cinceden kestirilememe nitelifi, onu gekinceli ve gtivenilmez bir araca dcini.iqttirmektedir. Onun bu tutarslz,h$na karqr tek korunma Earesi torenler olarak goztikmektedir. Ama bu tcirenler de, onda bir kararhhk sallamaya yeterli olamamaktadrr. Bu dostun araghk etme iqlevinden yararlanmak isteyen btiytictiler, herhangi bir girigimden once olumlu belirtileri beklemek zorunda kalrrlar. Oysa, Psitocyhe mexicanadaigerilen dost, clengeli niteliklerinden 6ttirii, tutarh ve ne yapacafir onceden kestirilebilen bir araghk etme iqlevini sunmaktadr. Onun bu kararhh[r, bu dostun araghk etme iglevinden yararlanmak isteyen bir biiyiictintin, herhangi bir hazrhk toreni yapmasma gerek brakmaz. Bir dostun, kendisinden yararlarulabilme ozelliklerinden biri de, bir dostun yardrmcr olma ozellilidir. Bir yardrmcr olmanrn anlamr, bir dostun, bir btiyiiciiye araghk etmesidir; yani, o btiytictiniin olalandrgr gergeklik 0lemine gitmekle amagladr[r herhangi bir qeyi elde edebilmesine yardrmcr olmak ya da krlavuzluk etmektir. Yardrmcr olma iglevlerinde, her iki dostun ayn ve kendilerine cizgti nitelikleri bulunmaktadrr. Kigi, ofrenim yolunda ilerledikge, bu niteliklerin karmagrkh[r ve uygulanabilirlifii de artar. Ama, genel olarak, Datura inoxianrn igerdifi dostun olafantisti.i bir yardrmcr oldu$u, ve bu durumun, onun agrrl erk sa$amasmdan kaynaklandr[r dtiqtintilmektedir. Psilocy-

be mexicanada bulunan dostun gok daha ytiksek bir yardrmcr

oldu[u karusr yerleqiktir. Don Juan, onun yardtmcthk iglevinin eqi bulunmadrfirna; ve bunun da, btitiin cibtir de[erli niteliklerin bir uzantrsr oldu[una inanmaktadrr.

uQUNCti einiN4
BiR DOSTUN KURALLARI VARDIR

"Dost" kavramrnrn bileqenleri arastndaki bir dostun kurallarr oldufu dtigi.incesi olmadan, bir dostun ne oldufunun agrklanmasl olanaksrzlaqrrdl. Bu oneminden oti.irti bu dtiqiinceye, bu yaprsal dtizenin iigtincii birimi olarak yer vermiq bulunuyorum. Don .Iuan'rn yasa diye de adlandrrdr$r kurallar, bir dostla iliqki kurulmasrnda yerine getirilmesi gereken tiim edimleri ve gosterilmesi gereken tiim davranrglan yonlendiren srkr diizen

kavramrdrr. Kurallar, o[retmenden gomeze ikisi arasrndaki karqrhkh iliqkiler stirecinde, defiqtirilmemeye Eahqrlarak ve sozlti olarak aktanlrr. Demek ki, kurallar, bir yonergeler toplamrndan ote bir qeydir; bir dostla iliqki stirdtiriiliirken izlenecek yontemleri dtizenleyen bir dizi edim taslaklandrr. Don Juan'ln, bir dosta iligkin "bir insanr kendi stnrrlannrn otesine taqryabilen bir erk" diye yaptrfir tantm, kuqkusuz ki, birgok ofeler igin de gegerlidir. Bu tanrmr temel alarak, iqlevi yerine getirebilecek olan herhangi bir qeyin, bir dost oldufunu ileri stirrnek olasrdrr. Mantrksal olarak, aglft, yorgunluk, hastahk ve bunun gibi durumlann neden oldulu bedensel defiqimlerin bile bir dost olarak nitelendirilebilecelini savlayabiliriz; gi.inkii bunlar da insant ola[an gergeklik durumundan uzaklaqtrrabilecek gtigtedirler. Ne var ki, bir dostun kurallanrun bulunmasl, btittin bu olasrhklan ortadan kaldrrmaktadrr. Bir dost, kurallan olan bir erk olmaktadrr. Ttim obtir olasrhklara, dost denilemez, Etinkti onlartn kurallarr bu-

226

DON JUAN'IN OGRETILERI

YAPTSAL qOZUVTLEME

227

lunmamaktadrr.

Kurallar kavramr qu dtiqiinceleri ve bu dtiqiincelerin qu gegitli bilegenlerini igermektedir: (1) kurallar katrdrr; (2) kurallar artmaz; (3) kurallar olafan gergeklikte do[rulantr; (4) kurallar ola[andrqr gergeklikte dofrulanrr; (5) kurallar ozel oybirli[iyle do[rularur. Kurallar Kandrr

Kurallar toplamrnr oluqturan edim taslaklart, ofretilerin uygulayrmsal erefine ula;abilmek igin izlenmesi gereken zorunlu agamalardrr. Kurallann zorunlu olma niteligi, katr oluquyla belirtilmektedir. Kurallann katrh[r, etkinlik kavramtyla yakrndan iliEkilidir. Olafaniistti gaba harcanmasl, yagama sava$rnrn kesiksiz olarak stirdtirtilmesi sonucunu do[urur, ve bu koqullar altrnda yalnrzca kiqinin en etkin edimleri o kiqinin yagamrnr stirdtirmesini saflayabilir. Kiqisel efiilimlere yer verilmedifinden otiirii de, yagamak igin tek grkar yol edimlerin kurallann buyrufuna uygun olmastdrr. Bu nedenle kurallann katr olma zorunlulufu vardr; ve hiiktimlerine kesin olarak uyulmasr da bu yiizdendir. Ne var ki, kurallara uyulmasl, defiqmez bir koqul olarak gosterilmemektedir. Olretiler boyunca, notlarrm arasrnda, kurallann bu katrhfirnrn yumuqatrldrfr bir durum yer almaktadrr. Don Juan bu sapma ornefini, dostla dofrudan dofruya karqrlagmanrn tirtinti olan azel bir ltituf diye agrklamrqtrr. Olay quydu: Datura inoxiantn igerdifii dostun kullanrmmda istemeden yaptr[rm bir hatadan oti.irti, kurah bozmuq oluyordum. Don Jun bu olayt, bir dostun dofrudan dofiruya iqe el atarak, kuraldrqr bir edimin genellikle ollime yol agan zararlr etkilerini yok edebilme gticiine yorrnuqtu. Kurallardaki bu esneklik durumunun, bir dost ile izdeqi arastndaki gi.iglti bagdan kaynaklandrfrna inanrlmaktadrr.

Buradaki varsayrm, bir dostun kullanrmrnda akla gelen ti.im ycinternlerin uygulanmrq bulundufudur. Kuramsal olarak kurallar artmaz; ve onlan golaltma olasrhfir yoktur. Kurallarrn artmazh$r, yararhhk kavramryla da iliqkilidir. Qiinkti kurallar, kiqinin yaqamrnr stirdtirmesi iEin tek grkar yol buyurmaktadrr, ve bu akrqr herhangi bir biEimde defiigtirme giriqimi, boquna olmaktan ote, cildiiri.iciidtir de. Kiqi kurallara iliqkin kiqisel bilgisini, ancak, bir o[retmenin ya da dofrudan dofruya dostun krlavuzlulunda artrrabilir. Dostun krlavuzlufiunda bilgi dolaysrz edinilrniq olur ki, bu da kurallar derlemenin artmasr anlamrna gelmez.

Kurallar Olagan GerEeklik Duruntlarmda Do{rul anrr


Kurallann dolrulanmasr demek, geEerliliklerinin cleneysel ve olumlu bir bigimde kanrtlanmaslna yol agan edimlerin uygulanmasr demektir. Kurallar hem olafian hem ola[andr$l gergeklik dururnlannda uygulanabildiklerinden, dofirulanrnalarr da bu her iki durumda gortilebilir. Kurallarrn uygulandrfir olafan gergeklik durumiarr, gofu kez seyrek rastlanan durumlar olsa bile, bu durumlar ne kadar az rastlanan durumlar olurlarsa olsunlar, kurallar gene de do!rulanmrq olurlar. Bu nedenle, bu konu gahqmanrn kapsamr drqrnda kairyor, ve baqka ttir bir aragtrrmayr gerektiriyor. Kurallann o boltimti, dostlan igeren erk verici bitkilerin tanrnmasl, toplanmasr, harmanr, hazrrlanmasr ve bakrmrnda kullanrlacak yontemlerin aynntrlanyla, bu tlir erk verici bitkilerin kullanrmrna iliqkin obiir yontemlerin aynntrlanyla ve buna benzer birtakrm baqka cinemsiz aynntrlarla ilgilidir.

Kurallat'
Kurallar"Artmaz

lagandty GerEeklik Durumlannda Dofirulanrlar

DON JUAN'IN OGRETILERI

YAPTSAL

qoZUULEME

229

Kurallarrn ola[andrgr gergeklik durumlarmda dofrulanmasl, trpkr ola$an gergeklik durumlarmda oldulu gibi yararcl ve deneysel uygulamalarla olur. Yararcr dolrulanma kavramr, gu iki kavramla iliqkilidir: (1) dostla kargrlaqmalar, ki buna olalandrqr gergeklik durumlarr diyorum; ve (2) kurallann belirli
amaglan.

grkmalanna karqtn, bu ulamlar, don Juan tarafindan, kendi bilgisinin temel ilkeleri rgrlrnda pekigtirilmig ve geliqtirilmigtir; don Juan olretisini, bu karakteristikler, olafandrqr gergekligin do[al pargalanymrggaslna veregelmiqtir: (1) olalandrqr

Olagandty ger7eklik durumlan.-Dostlan igeren iki bitki, igerdikleri dostlann kurallarrna uyarak kulandrklarmda, don Juan'rn dostla karqrlaqmalar, diye adlandrrdr$r yabansr algrlama durumlarrna yol agmaktadrrlar. Don Juan bu durumlara girmeye btiyiik cinem vermekte, onlann kurallarrnl yararcr ve deneysel bir bigimde dofrulayabilmek igin dostlarla elden gelindilince srk srk karqrlagrlmasr gerefiini yorulmadan vurgulamaktadrr. Dostla karqrlaqmalann saylsl arttrkga, bu kurallarrn dolrulanmasr da o kadar fazla gergekleqebilir denilmektedir. Kigiyi dostla kargrlagna durumuna getiren tek ycintern, do[aldrr ki, dostu igeren bitkinin ozel bir bigimde kullanrlmasr olmaktadr. Gene de, don Juan ci[renimin ileri aqamalannda bu karqrlaqmalarrn, bitki kulanrlmaksrzrn da yer alabilecefini sezdirmiqtir; yani salt istengle bu kargrlaqma sa$anabilmektedir"

gergeklikten yararlanrlabilir; (2) ola[andrgr gergekli[in bilegen cifeleri vardr. Birinci ayrrtkanhk (karakteristik) olan ola[andrqr gergeklikten yararlantlabilir-bunun grkarlanmrz igin kullanrlabilece[ini belirtmektedir. Don Juan, brkrp usanmadan, bilgisinin en agrk amacrnrn yararlt sonuglar elde etmek oldu[unu vurgulamrgtrr. Bilgisinin, olalan gergeklikten oldu[u kadar, olalandrgr gergeklikten de yararlanmak igin bir arag oldulunu ileri stirmi.iqttir. Onun savlna gore, dostlar, insanlarda bu durumlarr, yararlanrnalan igin yaratmaktadrrlar. Don Juan'tn mantt$tna gore, kiqinin dostlarla karqrlaqmasr, onlann gizlerini cilrensin diye diizanlenmektedir; ve olalandrqr gergeklik
durumarrnr kendi birtakrm bagka kiqisel amaglanna alet etme niyetlerini onlemeyi hedef almaktadrr. ikinci ayrtkanhk, olalandrqr gergeklilin kimi bileqen ofielerinin bulunmastdr. Bu bilegen o[eler de, kiginin duyularr aracrhfryla, olafandrqr gergeklik durumlannrn igerifi diye algrladr[r edimler, olaylar gibi kimi ozelliklerdir. OlaEandrqr gergeklik tablosunun btiti.ini.inti oluqturan bu ci[eler birbirleriyle uyuqmaz gortinseler de hem ola$an gergekli[in hem de bildigrmrz dtiqlerin ozelliklerini taqrr niteliktedir. Benim kendi kigisel de[erlendirmeme gcire, bu olafandr$r gergeklik olelerinin tig belirgin ozelli[i bulunuyor: (1) dengelitik, (2) benzersizlik, ve (3) i.izerlerinde fikir birliline varrlamama. Bu tig cizellik, bu durumlann kendilerine ozgi apayn birimler olarak sivrilmelerine neden olmaktadrr. Olafandrgr gergeklifin olelerinde de[iqmez oluglarr aglsrndan bir dengelilik bulunuyor. Bu bakrmdan bu cileler, olaEan gergeklik cifelerine benzemektedirler; gtinkti olalan rtiyalarrn cileleri gibi defiqken de[illerdir, ve yok olmazlar Ola$andrgl gergeklik ci[elerini olugturan ttim aynnttlann son kerte dengelilik taqrdrfmt sezdilim kendilerine ozgti somut

Dostla kargrlaqmaya, ola[andrqr gergeklik durumlarr demekteyim. "Ola$andrqr gergeklik durumlan" terimini ye$ememin nedeni, don Juan'rn bu tiir kargrlaqmalann gtindelik yagamlmndakt gergeklikten yalruzca biraz farkh bir gergeklifin si.irelenli[i iginde ortaya grktr[rnr belirtmesi olmuqtur. Bu bakrmdan, olalandrqr gergeklikte herkesin birlegtifi kimi belirli karakteristikler bulunmaktadrr diyebiliriz. Don Juan bu karakteristikleri dtizenli bir bigimde siruflandrrmaya gitmemigtir, ama onun tutumu, her kiginin kendi bilgisinin kendine ozgi bir nitelik tagrdrlrna olan inancmdan kaynaklanmaktadrr.

Kendi kiqisel deneyimlerimden grkardrlrm aqa$rdaki gu ulamlar (kategori), olafiandrqr gergeklile ozgi ayrrtkanhklarr sergilemektedir. Ne var ki, gcirtintirde pek rizel kaynaklardan

DoN JUAN'IN ocnBrir-gni


ve belirgin nitelikleri bulunmaktadrr. Bu dengelilik oyle kesin bir bigimde kendisini gcistermektedir ki, benim diizenledi[im cilgtite gcire, olalandrqr gergeklikte, insan, bu durumlara ozgti ci$eleri krsrtsrz imiggesine uzun bir stire boyunca durup inceleyebilme yetisine sahip olabilmektedir. Bu olgtitti uygulayarak, don Juan'rn kullandr[r olafandlgl gergeklik durumlannr, ola[andrqr gerEeklik imiq gibi algrlanan ama bu olgiite uymayan kimi rjbtir yabansr durumlardan ayrrt edebiliyordum.

YAPISAL QOZUMLEME
ne varrna gereksinmesini ortaya grkarmrq olur.

231

Kurallarm belirli amau.-Kurallann ola$andrgr gergeklikte dofrulanmasl kavramtnrn bir bagka yanl da kurallann belirli amaglara yonelik olufu kavramtdtr. Bu amag, bir dostu kullanarak, yararct bir amaca ulagabilmektir. Don Juan'rn
cifretilerinin baflamrnda, kurallarrn o[renilmesi, bu kurallarrn olafan ve ola[andrgr gergeklikte dofrulanmastyla gergekleqiyor. Bununla birlikte, cifretilerin en cinemli yanl, kurallann olafandrqr gergeklikte algrlanan edimler ve o[elerden do$rulanrr oluqudur; ve olafandrqr gergeklikte algrlanan edim ve o[elerde dofrulanan qey de kurallann belirli amacl olmaktadrr. Bu belirli amag dostun erkiyle iliqkilidir; yani, bir dosttan once bir arag sonra da bir yardtmct olarak yararlarulmasr... Ne var ki, don Juan, her zaman kurallann belirli amaqlarmr bu her iki alant da kapsar bigimde tek bir birim olarak ele
almrqttr.

Ola[andrgr gergeklige ozgti ikinci o[e de-yani benzersizlikleri-bunlann tek, kendi baqrna bir kigitigi bulunan oEeler olmalandrr. Bu durumlarrn ayrmtrlanndan her birisi tiim cibtirkilerden apayrrdr-bunu, bu ayrrntrlarrn zaman iginde teker teker ortaya grktrklarrnr soyleyerek de anlatabilirim. O[elerin bu benzersizli[i ayrrca bir de, ola ki herkesge bilinen, gu Eok defigik gereksinmeleri yaratmaktadrr. Ayrr ayn beliren ttim aynntrlan tek bir sahne bigimine, btittinlegmiq bir alaqrm haline getirmek igin kesin bir zorunluluk, bir dtirtti... AqikAr ki, don Juan bu gereksinmeyi gok iyi biliyordu ve her firsatta ondan yararlanmaktaydr. Bu olelere ozgti i.igtincti ve en onemli ayrrtkanhk da, tizerlerinde fikir birlifine vanlamama durumudur. Kiqi bu cifieleri tam bir yalnrzhk iginde algrlayabilmektedir; bu durum bir insanrn 4iya goriirkenki yalnrzhfirndan gok o kimsenin ola[an gergeklikte tek bagrna bilinmedik bir sahneye tanrk olmasrna benzer. Ola$andrgr gergeklifin bu ci$elerindeki dengelilik, kiqiye, durup bunlan teker teker ve kendisine gok uzun bir zamanml$ gibi gelen bir stire boyunca incelemek olanalrnr verdi$inden, gozlemlenen ayrmtrlar gtindetik ya$amrn o[elerini gokga andnrlar. Ne var ki, bu iki gergeklik durumunun ofieleri arasrndaki aynm, bunlar tizerinde fikir birli[ine varrlabilme konusunda kendini gostermektedir. "Fikir birlili" demekle, insanlarrn, gtindelik yaqamrn ci[eleri tizerinde birbirleriyle $u ya da bu yolla orttilti ya da agrk olarak bir anlaqmaya varmalannl anlatmak istiyorum. Ola[andrqr gergekli[in o$eleri kigiyi bu durumlan gergek imiq gibi algrlamaya iter ki bu da onlarrn varh[r tizerinde bir ttir fikir birli[i-

Belirli amag, dostun erkinden yararlanmayla iliqkili oldu[u igin, bu konunun aynlmaz bir pargast olarak kullanrm yontemlerini de birlikta{etirir. Kullanrm yontemleri, bir dostun erkinden yararlanma o1gularmrn her birinde girigilen gergek uygulamalar ve ycintemlerdir. Bir dosttan yararlanabilme dtiqiincesi, yararct amagla-

rrn elde edilebilirli[ini ve kullantm ycintemlerinin uygulanmastyla bir dosttan yararlanrlabilece[inin kesin oldufunu belirtmektedir. Betirli amaglar ve kullantm yontemleri, bir biiyiiciiniin dostunu etkin bir bigimde denetimi altrnda tutabilmesi igin bilmesi gereken tek bir birim oluqturur" Don Juan'm ci[retelieri her iki dostun kurallarryla ilgili az sonra verilen qu belirli amaglan igeriyor. Bunlart, don Juan'rn bana sundulu srayla vermekteyim: Olafandlgl gergeklikte do[rulanan birinci belirli amag, Datura inoxiantnigerdifi dostla yaprlan deneyimlerdir. Burada kullantm yonteml, Datura bitkisinin koktinden yaprlan bir karrgtmm yutulmasrdrr. Bu kanqtmtn yutulmasr yiizeysel bir

DON JUAN'IN

ocnEril-Bni
maktadrr.

YAPISAL qOZUMLEME

233

ola$andrgr gergeklik durumunun ortaya grkmasma neden olur; don Juan bu kanqrmr bana, bir gomez adayt olarak bu bitkinin igerdigi dostla ba[dagrp baldagamadr[rmr bulgulamak igin iEirtmiqti. Bu karrqrm ya belirsiz bir bedensel ering ya da btiytik bir tedirginlik yaratmaktadrr ki, don Juan bu durumlara gore bafdagma olup olmadr[rnr kararlaqtrrabilir. ikinci belirli amag onbilidir. Bu, Datura inoxianrn igerdidostun kurallannrn bir pargasr olmaktadrr. Don Juan, bir [i btiyticiintin, dostu tarafindan olafandrqr gergeklifiin belli bir kafina grkarrldrlr ve orada bilmedifi kimi olaylarr gcirme yetisine kavugturuldu$u varsayrmrndan hareketle, cinbiliyi bir uzmanla$ml$ devinim bigirni olarak ele almaktadrr. ikinci belirli amacrn kullanrm ycintemi, bir yutma-emdirme stirecidir. Datura kciktinden yaprlan bir karrqrm yutulur, ve Datura tohumlanndan yaprlan bir merhem de bagrn gakak ve ahn boltimlerine ova ova stiriiltir. "Yutma--emdirme" terimini kullanmamm nedeni, ola[andrqr gergeklik durumunun, yutulan karrqrmrn deriye stirtilen merhemle desteklenerek ya da derinin merhemi emmesinin, yutulan karrqrmla desteklenmesi sonucunda ortaya grkmrq olabileceginin belirtilmesidir. Bu kullanrm ycintemleri Datura bitkisinin drqrndaki kimi canlilann kullanrmrnr da gerektirmektedir: orne[in bu durumda iki kertenkele kullanrlrr. Bu kertenkelelerin btiytictiye devinirn kazandrcdrklarrna inanlhr; bunun anlamr da kertenkelenin konuqmasrnr igitebilme, ve anlattrklarrnr gozi.intin oniinde canlandrrabilme yetisinin kazanrldrfr belli bir yabansr sezgileme katma ulagrlmasr demek olmaktadrr. Don Juan bu gortingriyti, onbili amacryla kertenkeleye sorulan sorulann yanrtlanmasr, diye agrkhyor. Datura bitkilerinin igerdili dostun kurallannrn tigtinci.i belirli amacr da baqka ttir bir uzmanla$mr$ devinim bigimidir: yani bedenin ugmasl. Don Juan'rn agrkladrfr iizere, bir btiyiicii bir dostu kullanarak ugabilir, ve bedenini gok uzak yerlere gcittirebilir; bedensel uEuq biiyticiiniin olalandrgr gergeklikten gegerek istedigi anda ola$an gergeklile donebilme yetisi ol-

Ugtincti belirli amacln kullanrm ycintemi de gene bir yutma-emdirme stirecidir. Datura bitkisiyle hazrlanan bir karlgrm yutulur, Datura tohumlarmdan hazwlanan bir merhem de ayak tabanlanna, bacaklann ig yanlarlna, ve cinsel organlara stirtiltir. Ugtincii belirli amag, derinlemesine bir dogrulanmadan gegirilememiqtir; don Juan, kullanrm ycinteminin, bir btiytictiye devinimi srasmda kendisini yonlendirebilme yetisini kazandn an kimi boltimlerini agrkl amamr $ oldufunu belirtmiq tir. Kurallann dcjrdiinca belirli amact, Psilocybe mexicanadaki dostun denenmesidir. Bu deneme, dostla bir ba[daqlmm var olup olmadrfrnr belirlemek amacrnr taqrmaz; yerine, kagtnrlmasr olanaksrz bir ilk deneyimdir ya da dostla iki karqrlagmadrr.

Dcirdtincii belirli amacln kullanrm yontemi, kurutulmuq mantarlarla, higbiri sannlandrncr ozellikler taqtmayan kimi baqka bitkilerin gegitli boltimlerinin karrqtrnlmastyla elde edilen bir tiitttirtim harmanlnln kullanrlmastdr. Kurallara gore, bu harmanr igerken dumanrn ige gekilmesi koqulu vardtr, cifretmen bunun igin bu karrqrmrn igerdi[i dosta humito (dumancrk) adrnr vermigtir. Bana gcire bu olgu bir "yutma-ige gekme" stirecidir, giinkti duman cince yutulmakta sonra da iyice ige gekilmektedir. Mantarlar yumuqak olduklanndan kurutulurlar ve son-ra gok ince bir toz haline getirilirler; bu tozun yanmasr gok giig olur. Harmana katrlan cibtir bitkiler kurur kurumaz kolayca emilip tozya da lifgikler haline getirilebilirler. Bu lifEikler piponun a[zrnda yanarken, kolay kolay yanmayan mantar tozlan pipodan a$za gelir ve yutulur. Bu nedenle yutulan kurutulmuq mantar tozu, yanarak ige gekilen iibtir bitki lifgiklerinden daha fazla olmaktadrr. Psilocyhe mexiacanantn yarattr[r ilk olafandrqr gergeklik durumunun etkileri, don Juan'rn, kurallarrn beqinci belirli amaclna definmesine yol agmrqtrr. Bu, devinimle ilgiliydiyani, Psilocybe mexicananrn igerdili dostun yardrmryla cansrz nesnelerin igine girip grkma ve sonra da canlt varltklarm

DoN JUAN'IN ocneril-Bni


igine girme ve grkma bigimindeki bir devinimle. Kullanrm yonteminin ttimti, yutma-igme gekme stirecinden baqka ipnotik telkinleri de igermig olabilir. Qtinkti don Juan bu belirli amacr yalnrzca krsa bir gortigme yaparak sunmu$ ve aynca do[rulanma deneyimi yaprlmamrqtrr. Bu bakrmdan konuyu dofiru bir bigimde iqlememe olanak bulunmamaktadr. Kurallann, ola[andrqr gergeklikte do!rulanan altrncr belirli amacr da Psilocybe mexicananrn igerdili dostla ve devinimin bir baqka yanryla iligkilidir-baqka bir krh[a girerek devinme. Bu devinim olgusu gok yofun bir do[rulanmadan gegirilmiq bulunuyor. Don Juan, bu konuda ustalaqmak igin gok btiyiik bir gaba gcistermenin gereklili[ini vurgulamaktadrr; ve Psilocybe mexicanada igerilen dostun bi.iyi.iciiniin bedenini yok edici bir ozellile sahip oldufunu ileri stirmektedir. Bedensizleqme durumunda da bagka bir krh$a girerek devinme olasrh$r manfiksal bir dtiqtince olarak ortaya grkmaktadrr. Devinim kazanrlmaslnrn yarattr[r bir baqka manhksal olasrhk da, do[aldrr ki, nesnelerin ve canh varhklarrn igine girip grkma durumudur ki don Juan bu konuya krsaca de!inmiqtir. Kurallarm altrncr belirli amacryla ilgili kullanrm yontemi, yutma-ige gekmeden bagka bir de, gcizlemleyebildifim kadarryla, ipnotik telkinleri de igermektedir. Don Juan, ola[andrqr gergekli[e gegiq aqamalarr srrasrnda bciyle bir qeyi iistii kapah bir bigimde anrqtrrmrqtr. Bir ipnotik stireci andran bu davraru$mr salt kendine 6zgii bir tutum olarak nitelemig, yani o anda uyguladrfr kullanrm yonteminin ti.imtinti bana agrklamamrq bulundulunu belirtmigtir. De[igik bir krh[a girmek demekle bir btiyi.ictiniin, akhna estikge istedi[i bir bigime girivermesini anlatmrg olmuyoruz; tersine, bu, onceden belirlenen bir bigime girebilmek igin yaqam boyu stiren bir e[itimi gerektirmektedir. Don Juan'rn kendisi igin segmig oldulu bigim bir karga bigimiydi; ve bu nedenle, ofretileri si.iresince hep bu bigimi iqleyegelmiqtir. Yalnrz, karga krhlrna girmenin onun kendi kiqisel segimi oldufunu, ve daha girilebilecek pek gok krhk bulundufunu da
vurgulamrqtrr.

YAPISAL QOZUMLEME

235

DORnUNcU

sinivl
O G RU LAI\T I

KT] RALLAN OZNT OYB iRLi CiV TN D

RLAR

Kurallart oluqturan kavramlar arastnda, bu kurallarr aErklamakta en gok cinem taqryant, kurallarrn ozel oybirlifiyle do[rulanmasr diiqtincesidir; obtir kavramlarrn hepsi, tek baqlarrna, kurallann anlammt agrklamada yetersiz kalmaktadtrlar.

Don Juan bir dostun bir btiytictiye

bir ihsan

gibi

sunuluvermedifini, btiyi.ictilerin dostlardan yararlanmalartntn ancak onlann kurallarrnr dolrulama stirecinden gegerek gergekleqtirilebilece[ini gok agrk olarak belirtmiqtir. Ofrenim stirecinin ttimti, kurallarrn hem olafandrqr gergeklikte hem de ola[an gergeklikte dofrulanmastnr igerir. Ne var ki, don Juanoln ofretilerinin en can altct noktast, kurallarrn yararcr ve deneysel bigimlerde, ve kiqinin sezgiledi[i olafandrqr gergeklik oleleri ba$amtnda dolrulanmastdtr. Ancak, bu ofeler, iizerlerinde fikir birli[ine varrlabilen ttirden ofieler de[illerdir, ve bunlann varhfir tizerinde bir anlaqmaya vartlamtyorsa, bunlarrn algrlanan gergeklikleri salt bir yanrlgr da olmuq olabilir. Bir insan olalandrqr gergeklikte yapayalntz bulunmaktadrr; onun bu yalnrzhfr, algrladrfr her qeyin ciznel olmastnt gerektirir. Yalruz olma ve oznellik, bir kimsenin kendi sezgilerine baqka higbir kimsenin tanrk olmayacafr gerge[inin bir
sonucudur.

Don Juan bu agamada cifiretisinin en onemli ci[esini getiriveriyor Ontimtize: olafandr$l gergeklikte algrladrltm ve kurallarr do[ruladrlrna inandr[rm edimlerin ve ofelerin tanrkhlrnr yapryor. Don Juan'rn cilretilerinde ozel oybirlifi kavramr, agrk ya da orttilti olarak olalandrqr gergeklik o[elen izerinde fikir birliline varma demeye geliyor; ve don Juan, bir o[retmen olarak, gcimezi olan bana bu tanrkhfr yapryor. Ve

DoN JUAN'IN ocnerit-nni


onun bu cizel grbirliEi hileli ya da yapmacrk bir bigimde ol_ muyor; yani, iki kiginin birbirlerinin rtiyalannrn ci$eierini be_ timlemig olabilecekleri gibi olmuyor. bon Juan'ri salladr$r cizel oybirlifi dizgeli bir bigimdeydi, ve bunu ancak ttim bilgisini kullanarak yapabilmekteydi. Dizgesel bir ozel oybirliEing kavugunca, olafiandrqr gergeklikte iezgilenen edimler ve cifeler aramrzda ortak bir gergeklik kazairyordu, ve bu da don Juan'rn srnrflandlrma diizeninde, dostun kurallannrn dolrulanmasl 1l-1mrna geliyordu. Kurallar, ancak bir baqka kimsenin fikir birlili oldulu takdirde anlamh bir kavram olabilirdi ve do[rulanmala' iizerinde bir fikir birligi olrnadrkga bu kurallar o kimsenin salt ciznel bir yaratrsr olarak kalacak-

YAPISAL QOZUMLEME

237

Ozet Oybirli{inin Hazrrlanmast

tr.

.oybirligi saflanan kirnseden oluguyor. - _ ogretilenlerin uy.gulayrmsal ereline ulaqmada baqarr ya dalqga'srzhk, bu birime ytiklen-Jktedir. bu agrda i, oiet oybirligi, gu siirecin kesinlik tagrrnayan bir ronuc, olmaktay_ dr: bir biiy{ic{iyti suadan insanlirdun gy,tu' belirgin bir ciiilik vardrr, o da b.ir dosta sahip bulunmasrdrr. Bir?ost, kurailan olma cizellilini tagryan bir erktir. ve kurallann kendisine tt-qi ayrrtkanlrpr, ozel.oybirli[i aracrhlryla ola$andrgr gergeklikte do$rul anmasrdu.

cizel

Kurallann agrklanma zorunlululundan cittirti, kurallann ozel.oybirliliyle dolrulanmasr dtiqrincesini bu yaprsal dtizenin dcjrdlincti ana birimi olarak sunmug bulunuyorum. Bu bi_ rim temelinde.iki kiqi arasmdaki etkifeqim oldufundan, (l) velinimet, ya da.ci[rerilen bilgiye ulaqrrian krlauir, oi"i iyl birligi !{S!ayan kimseyle; (2) gctmerinden, ya da kendisine

Velinimetin ilk gcirevi kurallarrn dolrulanmasr {izerinde cizel oybirlili sa$amak igin gerekli hazrrhklarr yapmaktadrr. O[retmenim olarak don Juan (1) dostun kurallannln do[rulanmasryla sonuElananlann drqrnda kaldrlrnr agrkladr[r olalandrqr gergeklik durumlarryla ilgili deneyimler yapmamr saflamrq; (2) kendisinin neden oldu[unu sandr[rm kimi ozel olalan gerEeklik durumlarrna katrlmamr sa[lamlq; ve (3) deneyimlerimden her birisini aynntth olarak deferlendirmiqtir. Don Juan, tizel oybirlifi saflama g6revini, bu yeni gergeklik durumlannrn ti[eleri tizerinde cizel oybirligi saflayrp pekiqtirerek yapmaktaydr.

Don Juan'rn krlavuzlulunda yaptrlrm obiir olalandrqr


gerEeklik durumlarr deneyimlerimi, peyote diye bilinen Lophophora williamsii kakti.isiinii yutarak gegirmigtim. Genellikle bu kakttistin tepe boltimti kesilerek kuruyana dek bekletilir, ve sonra bunlar gilnenerek yutulur, kimi ozel koqullarda bu tepe boliimleri tazeyken de yenebilir. Don Juan, Lophophora

williamsii kullanarak ola[andrgr gergeklik durumlartna girebildifini, ancak bu durumun bu bitkinin igerdifi erkin bir ltitfu olarak de[erlendirilmesi gerektifini sciylemiqtir. Lophophora wiliamsiinin neden oldufiu ola[andr$l gergeklikte tig belirgin ozellik vardrr: (1) bu durumun "Mescalito" denilen bir varlft tarafindan yaratrldr$rna inantltr; (2) bu durumdan yararlanrlabilir; ve (3) bu durumun da ci[eleri vardrr.

Velinimet

velinimet,.kendisi olmadan kurallann dolrulanamayacalr bir kimsedir. 6zet oybirligi sa[lamak u-u.,iiu, uit ti*r", fri iti g:ry.-"j yapar: (1) kuralla'n do[rulanmuit iizerinde 6;"i oy.bitligi sa#amak igin gerekli hazrrhkran yapar, ve (2) ozer oybirligini ycinlendirir.

Mescalito'nun eqi bulunmazbir erk oldu[u soylenir, olalan gergekli[in srnrrlannr a$mamlz, sa$lama aglslndan o da bir dosta benzer; ancak bir dosttan gok farkhdrr. Mescalito da, bir dost gibi belli bir bitkinin igindedir-lophophora williamsii kakttistintin iginde... Ne var ki, salt bir bitkinin iginde olmaktan dteye geEmeyen bir dosta karqrn, Mescalito'yla bu

DON JUAN,IN

ocnEril-Eni

YAPISAL QOZUMLEME

239

bitki ayru $eydir. Bu nedenle bu bitki ulularur ve kendisine biiyiik bir saygr gosterilir. Don Juan, kimi koqullarda, ornelin bu bitkiye derin bir saygryla yaklagrldr[r zamanlarda kakti.ise
yakrn bir yerde durmanrn ola[andrqr gergeklik durumunu yaratabileceline inanmaktadrr. Ne var ki, insanr olalan gergeklik srrurlannrn drqrna gcittirebilme gtici.ine sahip olmasrna karqrn, Mescalito bir dost de[ildir, ve kurallan yoktur. Kurallan bulunmadrlrndan ottirti Mescalito bir dost olarak kullanrlamaz, gtinkti kurallarr olmadan denetim altrnda tutulabilmesi olanaksrzdrr. Bu ytizden Mescalito'nun erki, bir dostun erkinden gok degiqik bir niteliktedir. Kurallarr olmamasrnrn dofial sonucu olarak, Mescalito uzun bir gomezlik dcinemini gerektirmeksizin, ve bir dostta oldufu gibi kullanrm yontemlerine bakrlmakszrn herkesge kullanrlabilir. Herhangi bir e[itim gormeden de ulaqrlabildi[inden, Mescalito'ya koruyucu denmektedir. Koruyucu demekle, herkese aErk oluqu belirtilmek istenmektedir. Ne var, Mescalito bir koruyucu olarak herkese agrk defiildir, ve kimi insanlarla da uyuqmadr$r bir gergektir. Don Juan'a gcire bu ttir uyuqmazhklar, Mescalito'nun "katr yaprsryla" bir kimsenin zaylf karakteri arasrndaki tutarsrzhktan kaynaklanmaktadrr.

Mescalito ayru zamanda bir cilretmendir. Birgok konuda yararh bilgiler verir. insan tizerinde egemenlik kurar, davranrqlannr di.izeltir. Mescalito do!ru yolu o$retir. Don Juan'a gcire do[ru yol, bir bakrma safduyu sahibi olmaktan geger ki bu da ahlaki bir do!ruluktan cite Mescalito'nun ofiretileri rqr[rnda davranrglarrmrztn yahnlaqtrrrlmasr demeye gelmektedir. Don Juan, Mescalito'nun, davranrq yahnh[rnl ctErettigi inancmdadr. Mescalito'nun bagh baqrna bir varhk oldufuna, her za.man cinceden bilinen aynr bigimlerde delilse bile belli bir bigimde olduluna inamlr. Bu cjzelli[i, Mescalito'nun yalntzca, bagka bagka kimselerce baqka baqka algrlanmasrna neden olmakla kalmaz, i.istelik bir tek kigi tarafindan ayn ayn zaman-

larda baqka baqka bigimlerde goriilmesine de yol aQaL Don Juan bu durumu, Mescalito'nun herhangi bir krh[a girebilme yetisine ba$lamaktadrr. Ancak, Mescalito, baldaqabildigi kimselere, uzun stire Mescalito kullanrmmdan sonra defiqmez bir krhkta gortintir. Mescalito'nun yarattrlr ola[andrqr gergeklikten yararlanrlabilir. Bu agrdan bir dost gibidir. Tek ayrlm, don Juan'tn olretilerinde sundu[u Mescalito'yu kullanma nedenidir: yani, Mescalito yalntzca "Mescalito'nun dofru yolu gosteren dersleri"nden yararlanma amaclyla kullanrlmahdrr. Mescalito'nun neden oldulu olalandrqr gergekli[in de kimi cifeleri vardtr, ve bu konuda Mescalito'yla dostlartn neden olduklan olalandrqr gergeklik durumlart aynrdrr. Her ikisinde de ofelerin ayrrtkanhklarr dengelilik, benzersizlik ve fikir birli$i yoklufudur. Don Juan'rn ozel oybirlifii sa[layrcr koqullarr haztlamada kullandrfr bir baqka yontem de ozel olafan gergeklik durumlarrna katrlmamr saflamaktr. 6zel olafan gergeklik durumlan demekle, gtindelik yaqamrn niteliklerini taqryan durum anlatrlmak istenmektedir. Ancak, bunlar, cifelerinin izerinde fikir birligine vartlamayan ozel durumlarr igerir. Don Juan, cizel ola[an gergeklik durumlartrun bilegen o[eleri izerinde ozel oybirli[i saflayarak kurallarrn do[rulanmasrna iligkin ozel oybirli[i sallayrcr hazrrhklarr yapmrqtrr. Bu bileqen o[eler, varhklart yalnrzca don Juan tarafindan ozel oybirli[iyle onaylanabilen gtindelik yagam o$eleriydi. Bu benim bir varsaylmlm rdt, zira olalan gergeklik durumlannda bir ortak-katrhmcr olarak ben, oteki ortak-katrhmct olarak yalnrzca don Juan'tn hangi bilegen o[elerin ozel ola$an gergeklik durumunu meydana getirdi[ini bildi[ine inanmaktaydrm. Kendi kiqisel kanrma gore, ozel ola[an gerqeklik durumlarr, kendisinin bu konuda herhangi bir qey soylememesine kargm, don Juan tarafindan ortaya grkarrlmaktaydr. Bana ciyle geliyor ki, don Juan bu durumlan, davrantglartmt ustaca manevralarryla ve telkinleriyle yonlendirerek elde ediyordu.

240

DON JUAN'IN OGRETILERI

YAPISAL

QOZUMLEME

24t

Ben bu siirece, "gizli yonlendirme" admr takmrqtrm. Bu stirecin iki yanr var: (1) gevrenin sa$ladr$r ipuglarmrn ycinlendirilmesi; (2) davr anrql ardan kaynaklanan ipuglan. Don Juan ci[retileri boyuncabana her iki durumun deneyimlerini safilamrqtrr. Birincisini, Eevrenin safladrfr ipuglarrnr kullanarak baqardrllnl saruyorum. Don Juan, bu durumu yaratmasrnrn nedeni olarak, kendi iyi niyetlerimi slnamam gerefini gcistermiqtir. Qtinki.i ancak bu durumun o[eleri i.izerinde cizel oybirlifii safladrktan sonra cifretmeye baqlamayr

ola[an gergeklik durumu deneyiminden son_ra, bu deneyimlerimi kendisine ayrmtrh olarak anlattrrmasr, ve ardrndan, anlattrklarrmrn arasmdan kimi onemli birimlerin segilerek
derinlemesine iqlenmesi bigiminde olmuqtur. Bunu yaparken temel etken, olalandrqr gergeklik durumlannrn sonuglannr yonlendirmekti. Kanrmca, olalandrqr gergeklilin ayrrtkan o[eleri-dengelilik, benzersizlik ve fikir birlilinden yoksunluk-bu durumlarda dogal olarak bulunmaktaydr ve don Juan'rn krlavuzlu[undan kaynaklanmaktaydr. Bu varsayrm,

kabul etmigtir. "Qevrenin safladr$r ipuglan"ndan, don Juan'ln telkinler yoluyla o andaki fiziksel gevremizin bir pargast olan o gergeklik o[elerini segip ayrarak beni ozel ola[an gergeklik durumuna sokmasmr kastetmekteyim. Bu yolla ayrrlan 6!eler, br-r cirnekte ozel bir gorsel renk sezgisine neden olmaktadu ki, don Juan bunu sonradan do[rulamrqtr. ikinci olafan gergeklik durumu da davranrqlanmdan kaynaklanan ipuglanyla ortaya grkanlmrq olabilir. Don Juan, benimle stirekli iqbirli[i yaparak, ve tutarh bir bigimde davra-

narak, bende kendisiyle ilgili bir imge yaratmayr


bagannrq[11-e11u tanryabilmeme neden olan kendisine cizgii

tanrk oldu[um birinci olafandrgr gergeklik durumunun olelerinin bu tig cizdeq niteliEi tagrdrfrnr gcizlemlememin bir sonucudur. oysa, don Juan o srralarda ycinlendirmesine baglamrq bile de$ildi. O halde, bu niteliklerin, genel olarak olalandrqr gergeklik ci#erine 6zgii ayrrtkanhklar olduklarrnr varsayarsak, don Juan'rn gorevi, bunlan, Datura inoxia, Psilocyhe mexicana ve Lophophora williamsiinin neden olduklarr ola[andrqr gergeklik durumlannln her birinin sonuElannr denetlemede bir hareket noktasr olarak kullanmaktan ibaret oluyordu.

Sonralarr, bende yarattr$r imgelere hiE uymayan bigimlerdeki davranrglarryla en bagta edindi[im imgeleri bozmugtn. Ozel olalan gergeklik durumlanna katrlan bir kiqi olarak don Juan, bunun olelerini bilen tek kimse oluyordu. Ve boylece bunlann varhklanna iligkin tanrkhfr yapabilecek tek insan da oydu. Don Juan cilretilerinin son aqamast olarak ikinci bir cizel olafan gergeklik durumu srnamasr daha hazrlamrqtr. Bu her iki ozel olafian gergeklik durumlarr ofretilerinin bir dciniim noktasrnr oluqturuyordu. Olretilerin iki yan yanlnr birleqtiren bir ozellik bulunuyordu bu noktada. Bu ikinci durumla, yepyeni bir cilrenim agamasma girmekteydim. Bu aqamada o$retmenle gcimezi arasrnda, ozel oybirliline varmak amacryla daha srkr bir iqbirlifi baqlatrlmrg oluyordu. Don Juan'rn ozel oybirligi sa$lamada uyguladrlr tiEi.incti yontem, bana, her ola[andrqr gergeklik durumu ve her cizel

bir dtzi imgeler...

Don Juan'rn bana her ola[andrqr gergeklik durumu deneyiminden sonra ayrrntilr olarak anlattrrdrklarr da deneyimin bir ozeti oluyordu. Her durum sonunda algrladrlrm her qeyi anrmsamaya gahqarak anlatmamr istiyordu. Bu cizetlerin bellibagh iki niteli$i var: (1) olaylarrn anlmsanmasr ve (2) algrlanan cifelerin betimlenmesi. olaylann anrmsanmaslo deneyimim boyunca algrlamr$ oldufiuma inandrlrm hususlarrn, yani, baqrma geldilini ve yaptrlrmr sandrlrm edimlerin anlatrlmasrydr. Algrlanan o[elerin betimlenmesi, benim algrladr$rma inandrlrm o[elerin ayrmtrlannr belli bir biEimde anlatmam anlamrna gelmektedir. Deneyimlerimin ozetini yaptrktan sonra, don Juan bunlann arasrndan belli birimleri qoyle bir si.iregle segiyordu: (1) anlatrmrn uygun gcirdti$ti boltimlerini cinemseyerek ve (2) anlatrmrn obrir bi.iltimlerini hig onemsemeyerek. ola[andrqr gergeklik durumlarr arasrnda gegen zaman arah[r, deneyimlerimin ozetr tizerinde don Juan'rn yorumlamalar yapmak

DON JUAN'IN OGRETILERI

YAPISAL QOZUMLEME

243

igin gereksindifi zaman kadar oluyordu. Birinci stirece "vurgulama" adtnr vermiq bulunuyorum; gtinkti bu bciltimde don Juan'rn ola[andrgr gergeklik durumlannda ulaqmamr istedifini sandrfrm aqamalarla kendi algrladrklanm arastnda srkr bir kryaslama yapmak gerekiyordu. Vurgulamanrn anlamr, o halde, don Juan'tn anlattrklanmln bir bciliimtinti segerek kendi kurgusunu onun iizerine bindirmesi olarak ahnabilir. Vurgulama, olumlu ya da olumsuz olmaktadrr. Olumlu vurgulama, don Juan'tn sezgiledi[im husustan olafandrqr gergeklik durumlan iginde beni gtitti.ilii hedefe ulaqtrfrnr gcirerek memnun olmast demeye geliyor. Olumsuz vurgulama ise atrgrladrklartmtn, ona gore yetersiz olmastndan ya da gosterdi[i hedefe ulaqmamtq olmamdan cittirti don Juan'rn memnuniyetsizli[i anlamma geliyor. Ama bu durumda da don Juan kendi kurgularmt, algrmrn olumsuz yarunl vurgulamak amacryla, sundufum ozettn o bciltirnii i.izerine yerleqtiriyordu. Don Juan'tn kullandrlr ikinci segme siireci, anlattrklanmln kimi boli.imlerine hig onem vermeme bigimindeydi. Buna da "vurgulama yoklufu" adtnt veriyorum; giinkti bu, obtir si.irecin tersi oluyor ve kargrt bir denge kuruyordu. Don Juan'tn deferlendirmesine gore dlretilerinin amacl aErsmdan gereksiz bulunan bu Ofelere herhangi bir ilgi gostermeyi$i, benim daha sonraki olafandrqr gergeklik durumlarrndaki aynr ofelere iliqkin sezgilerimi de yoksamasr bigiminde siirmtiqttir.

asal agamalannr dtizenli bir bigimde iqleyerek yonlendiriyordu.

Olafandrgr gergekligin ar:,zi aqarnalan, kendi uygulaym-

sal dtizenlemesiyle ilgilidir. Bu iq, ola$andrqr gergekli[in


kendisine gcittiren adrmlan, bir diizene[i gerektiriyordu. Arrzi agamanrn tig belirgin ozellili bulunuyor: (1) hazrrhk dcinemi, (2) gegi$ donemi, ve (3) ofretmenin denetimi. I{azrrhk donemi, bir olalandrqr gergeklik durumundan obtirtine kadar gegen zamandt. Don Juan bu zamanr bana yonergeler vererek ve o[retisinin genel akrqrnr geliqtirerek kullanrrdr. Hazrrhk dcinemi, ola[andrqr gergeklik durumlanna gegigte btiytik cinem taqrr, ve aynca iki belirgin ozelli$ vardrr: (1) olafandrqr gergeklik cincesi dcinem, ve (2) olalandrqr gergeklik sonrasr dcinem. Olafiandrgr gergeklik cincesi donem oldukga krsa bir siiredir, en fazla yirmi dcirt saat stirer. Datu.ra inoxia ve P silocyhe mexicananrn yarattrlr olalandrqr gerEeklik durumlannda, don Juan bu siireyi kurallann belirli amaglannl ve igine girece[im ola[andrqr gergeklik durumunda uygulanmasr gereken kularum ycintemlerini agrklayan garplcr ve hrzlandrnlmrq ycinergeler vererek kullanrrdr. Lophophora u,illiamsiide ise bu dcinem, Mescalito'nin kurallarr bulunmamasmdan ottirti, ciztinde bir dinsel tcirene benzerdi. Ote yandan, olalandrqr gergeklik sonrasl ddnem, uzun bt zamanr igerirdi; kimileyin aylarca stirdii[ii olurdu. Bu dcinemi don Juan, olalandrqr gergeklik durumundan cinceki aqamada yer alan olaylan tartrqmak ve agrklamak igin kullanml$tr. Lophophora williamsii ahndrktan sonra, bu donem daha da onem tagrmaktadrr. Mescalito'nun kurallan bulunmadrlrndan, ola[andrgr gergeklikte izlenen amag, Mescalitoonun ozelliklerinin dofrulanmast olmaktadrr; don Juan bu cizellikleri, ola[andrgr gergeklik durumlannm her birisinden sonra uzun uzadry a incelemigtir. Arrui a$amarun ikincisi, gegi$ donemidir; ki bu da bir ola[an gergeklik durmundan bir olafandrqr gergeklik durumuna gegiqi ya da bunun tersini belirlemektedir. Bu iki ger-

zet Oybirli ginin

Y dnlendirilmesi

Don Juan'rn bir olretmen olarak gorevinin ikinci yanl, her bir olafiandrqr gergeklik durumunun ve her bir cizel ola[an ger-

geklik durumunun sonucunu ycinlendirerek ozel oybirli[i saflamaktr. Don Juan bu sonuglart, ola[andrgr gergeklifin
arrui ve asal aqamalarryla ozel olalan gergeklik durumlarmm

DON JUAN'IN OGRETILERI

YAPISAL QOZUMLEME
miqtir.

245

geklik durumu, gegi$ donemlerinde tist tiste gelerek cirti.igtirler; bu gegi$ donemlerini bu iki ayn gergeklik durumundan ayrmada kullandr[rm olgtit, gene bu durumlarla ilgili cifelerde algrladr[rm bulanrkhk olmuqtur. Bu nedenle olanlarr higbv zaman agrk segik olarak sezebilmi$ yu da arumsayabilmiq defilim. Algrlama zamant bakrmrndan bu gegi$ donemleri ya gok gabuk ya da gok yavaq olmaktaydr. Datura inoxia aldrfrm zamanlar, olalan ve olalandrgr gergeklik durumlannr bitigik imiqgesine algrhyordum; ve bir durumdan obtiri,ine gegig gok gabuk oluyordu. Ozellikle ola[andrqr gerEekli[e geEi$ gok daha dikkat gekiciydi. Ote yandan Psilocybe mexicananrn neden oldu[u gegiq donemlerini gok yavaqlamr$casma algrlamaktaydrm. Olafan gergeklikten olalandrqr gergeklile gegiq ozellikle Eok uzuyor ya da ciyle seziliyordu. Ola ki o durumlardaki deneyimlerin beni epey i.irktitmesi, bu dcinemi hep daha gok aynmsamama neden olmuqtur. Lophophora williamsiinin neden oldu[u gegi$ donemleri ise obtir ikisinin cizelliklerinin bir kangrmr olarak ortaya grkmrgtr. Bu durumda ola$andrqr gergeklile giriq ve grkrglar oldukga belirgindi. Olafandrqr gergeklile girig yava$ oluyordu ve ben bunu gok agrk bir bigimde, ama bununla ilgili ayrtnttlarr tam olarak belirleyemeden algrlayabiliyordum. Arrui a$amanln tigtincti ozellifi, ofretmenin denetimi ya da bilfiil yardrm etmesidir. Ben, bir gomez olarck, bir ola[andrqr gergeklik durumunun igindeyken siirekli olarak don Juan'rn bu ttir yardrmlarrndan yararlanmaktaydrm. Onun bu denetimini baqh baqrna bir ulam (kategori) olarak sunmamrn nedeni, bunun, ofretilerin belirli noktalannda olretmenin gcimeziyle birlikte olafandrqr gergeklife girme zorunlululunu
gostermesidir.

Psilocybe mexicananrn neden oldulu olalandrqr gergeklikte bu denetim gok daha degiqikti; gtinkti don Juan'a gcire bu durumlarda gcimezin krlavuzlu[a ve yardrma gereksinmesi pek fazladrr. Kurallann do!rulanmasl baqka bir krh[a girmeyi gerektirdilinden, o durumlarda gevremi algrlayabilmem igin bana gok giig gelen bir dizi uyumlar gostermek zorunda
kalmrqrmdrr.

Don Juan, olalandrqr gergeklile gegiq dcinemleri srasmda bu uyumlan algrlayabilmem igin, scizle buyruklar verir ve telkinlerde bulunurdu. Denetiminin bir baqka ozelli$ de, ola$andrqr gergeklik durumlannrn ilk aqamalarr arasmda, dikka-

timi bir cinceki ola[an gergeklik durumunun cileleri tizerinde yofunl aqhrmaya ycineltme s iydi. Gcirtintiqte, dikk atimi tizerlerine gektigi bu oleler geliqigtizel segilmiq gibiydiler; gtinkii burada cinemli olan qey segilen krhla girme eyleminin yetkinleqtirilmesiydi. Ycintemlerin neler oldu[unu tam olarak anlmsamlyorsam da, bu iglemin, don Juan'rn yakrn denetimini ge-

rektirdifi ortaya

grkmaktadrr.

Datura inoxianrn neden oldufu olalandrqr gergeklik durumlarr srasmda, bu denetim en aza iniyordu. Don Juan hazrrhk donemelerindeki iqlemlerin yerine getirilmesine gok biiytik onem vermigtir, benim, gerekli iglemleri yerine getirmem durumunda ancak, kendi bagrma ilerlememe izin ver-

Lophophora williamsiinrn neden oldulu durumlar igin gerekli olan denetim cibtir ikisinin bir karrgrmr bigimindedir. Don Juan bu durumlarda uzun stire yanrmda kalu, ama higbir bigimde olafandrqr gerEeklile gegig ya da o durumdan grkrqlanma kangmazdr. Olafandrgr gergeklikteki ayrrtkanhk di.izeninin ikinci aqamasmrn, bu durumlara ozgti cilelerin igsel standartl an ya da igsel dtizenlemesi oldulu kanrsrndaydrm. Buna "asal aqama" demekteyim; ve bu konudaki varsayrmrma gore durumlardaki ci$eleri genel olarak tig stirece ballamaktayrm (ki bu da don Juan'rn krlavuzlulunun etkisiyle ortaya grkmrq olabilir): (1) cizele do!ru bir gidiq; (2) daha geniq bir deferlendirmeye do[ru gidiq; ve (3) ola[andrqr gergekligin daha yararcr bir kullanrmrna do$ru gidig. 6zele do!ru gidig, birbirini izleyen olafandrgr gergeklik durumlarr ci[elerinin gittikge daha belirgin ve kesinlegmekte oldufunu gcisterir. Bunda da iki yan gcirtiyoruz: (1) belirgin

DON JUAN'IN OGRETILERI

YAPISAL qOZUH,TLEME

247

tekil bigimlere dofru bir gidig; ve (2) belirgin toplam sonuglara dofru bir gidiq. Belirgin tekil bigimlere dofru bir gidiqle, durumlara iligkin o[elerin, onceki olafandrqr gergeklik durumlarmda rastladrfrm bana yabancr gelmeyen belirli bigimlerde ortaya grkmalarrna kargrn daha sonraki durumlarda belirli ve yabancr bigimlere dciniiqmtiq bulunmalarrnr belirtmek istiyorum. Bu gidiq, olalandlgr gergeklik cigelerinde iki degigim aqamasryla oluquyor: (1) algrlanan aynntrlarrn giderek karmaqrklaqmasr, ve (2) yabancr olmayan bigimlerin giderek yabancr bigimlere dontiqmesi. Ayrrntrlarrn giderek karmagrklaqmasr, bir sonraki olalandrqr gergeklik durumunda bir oncekine oranla o durumlara iliqkin ayrmtrlan daha karmaqrk bir biEimde algrlamrq bulundufum anlamrna gelmektedir. Karmagrkhk, burada, ofelerin yaplslrun giderek daha garpragrklaqtrfrnr, ama aynntrlann zihni iyice kanqtracak kertede dolambagh bir duruma gelmediklerini gosterir. Artan karmaqrkhkla anlatrlmak istenen gey, algrlanan aynntrlarm uyumlu olarak gofialmasrdrr; ve deneyimlerimde bunlarm cinceki durumlarda algrladrfrm belirsiz bigimlerden sonraki durumlarda inceden inceye iqlenmiq, kiigtik ktigtik ayrrntrlardan olugan btiytik yapr s al d iizenlemelere donii gtiifiinti gcirm ti g timdtir. Yabancr gelmeyen bigimlerin giderek yabancr bigimlere dcintiqmesi ise cinceki o[elerin bigimlerinin olafan gergeklikte ya da gtindelik yaqamda rastlanan bildi[imiz bigimler oldu[unu anlatr. Ancak, daha sonraki durumlarda ortaya grkan belirli bigimlerle bu bigimleri oluqturan aynntrlar ve cilelerin bir araya gelerek kurdu[u dtizenlemeler gittikge yabancr olarak gcirtiniirler. Ve bu konuda, delerlendiremeyecefiim, ve ola[an gergeklikte algrladrfrm herhangi bir $eye benzemeyen bigimlere doniiqi.irler. Ofelerin bu belirli toplam sonuglara do[ru gidigi, ola[andrgr gergeklik durumlanrun her birisinde, don Juan'rn da amaglamrg bulundulu izere, kurallarrn do!rulanmasl agtsrndan daha kesin ve toplu bir sonuca yaklagmamr

sallamaktaydr; yani, olalandrqr gergeklik deneyimleri, kurallann dofrulanmasl amacrna yonelikti ve bu do[rulanma, birbirini izleyen her deneyimimde daha da belirginleqiyordu. Olafandrqr gerEeklilin asal agamasrndaki ikinci genel si.ireg, daha geniq bir deferlendirme alanma do[ru gidiq olmaktaydr. Bunun anlamt da qudur: her bir sonraki olafandrgr gergeklik durumunda ulaqtr[rm algrlama diizeyi, dikkatimi yoIunlagtrrabildiIim alantn daha genig bir bciltimiinti izleyebilecek bigime eriqiyordu. Burada sorun quydu: ya var olan belirli bir alan daha geniqleyerek kendisini gcisteriyordu, ya da her izleyen durumda algrlama yetimin kendisi artryordu. Don Juan'tn ofretileri, genigleyerek kendisini gcisteren belirli bir alanrn varltfmr desteklemektedir ki ben boyle bir alant, onun iginde kalan olalandrqr gerEeklik o$elerinin duyusal deferlendirilmesinin bir sonucu olarak gcirmekteydim. Bu ofeleri, ciyle sanryorum ki, duyulartmla deferlendirip goztimlemiq oluyordum; ve her izleyen durumda ortaya grktrklan alant daha bir geniqlemiq ve kapsamh olarak algrhyordum. Bu de[erlendirme alanr iki ttir oluyordu: (1) ba[tmh alan ve (2) ba$rmsrz alan. Ba[rmh alan, daha onceki olalan

gergeklik durmunda aynmsayabildifim doIal

gevre ayrrntrlanndan olugan durum tilelerinin bir alant olmaktaydr.

Bafirmsrz alan ise, olafandrqr gergeklik cifelerinin kendiliklerinden ortaya grkrvermiq gibi gortindtiklerini ve onceki olalan gergeklikteki dolal gevremden etkilenmemiqe benzeyen bir alan olmaktaydr. Don Juan, bu deferlendirme alanlanna iliqkin yaptrfr agrklamalarda dostlann ikisinin de, ve Mescalito'nun da her iki tiir sezgileme bigimini yaratma yetilerinin varhlrnr belirtmigtir. Ne var ki, kantmca Datura inoxia daha da garprcr bir bafrmsrz alana neden olmaktaydr; buna kargrn yeterince de[erlendirebilecek denli uzun bir stire sezgileyememiq oldufum bedensel ugu$ orne[inde delerlendirme alant bana oldukga balrmh gibi gelmiqti. P silocybe mexicanantn balrmlr alan yarctma yetisi vardr; Lophophora williamsii ise

248

DoN JUAN'IN

ocnerireni
lik durumuna

YAPISAL QOZUMLEME
sonuglara kolayca ulaqma durumu,

249

her ikisini de yaratabiliyordu.

Don Juan'rn, bu degiqik nitelikleri, ozel oybirlili


saflamak amacryla kullandr[lnl varsaymaktayrm. Baqka bir deyimle, Datura inoxiantn neden oldufu fikir birli$inden yoksun durumlann 6[eleri deneyim cincesi olafan gerEeklikten balrmsrz olarak ortaya grkmaktaydr. Psilocybe mexicanada ise fikir birlifi yoklu[u, deneyim cincesi ola$an gergeklikteki gevreye dayanan o[elerle ilgili oluyordu. Lophophora williamsiide ise kimi ci[eler gevreye balh olabiliyor kimileri ise gevreden ba$rmsrz olabiliyorlardr. Bciylece, bu tig bitkinin bir arada kullanrlmasr, olalandrqr gergekli$in ci[eleri tizerinde fikir birligi yokluguna iligkin kapsamh bir algr yaratma amacma ycinelikmig gibi gciziikmektedir.

ikinci cizel ola$an gergekgegmeyi oldukga gabuklagtrrmrqtr.*

KAVRAM DUZENI
EOu

nz

Olalandl$l gergekligin asal aqamaslnln son stireci, birbirini izleyen durumlann her birindeki algrlarrmrn, olalandrqr gergeklilin daha yararcl bir bigimde kullanrlmasrna dolru bir gidiqi olmaktadrr. Bu gidiq her yeni durumun daha da karmagrk bir ci[renim dtizeyi oldufu dtigtincesiyle iliqkili gortinmektedir; ve her yeni a$arnanm artan karmaqrkhlr, ola[andrgr gergeklifin daha da kapsamh ve yararct bir bigimde kullanrlmasr gerektifini gosterir. Bu giderek hrzlanma en gok Lophophora williamsiide dikkati geker durumdadrr; her bir durumda rastlanan ve bir arada ortaya grkan balrmh ve ba[rmsrz delerlendirme alanlarr, ola[andrqr gergeklifiin daha geniq bir yararcr kullanlmtna olanak vermektedir, gtinkti aynr anda her iki alanr da iEine almaktadrr. 6zel olafian gergeklik durumlannrn sonuglanrun denetlenmesiyle, asal aqamada durum olelerinde cizele do!ru bir gidiq diye belirlenebilecek bir dtizen olugtulu kanrsmdaytm; yani, dzel olafan gergeklik durumlarmm her bir sonrakindeki cilelerin sayrsr artmakta ve birbirlerinden daha kolayca aynt editebitmektedir. O[retileri boyunca don Juan bana yalnrzca bunlardan ikisini gostermiqtir; ancak, ikincisinde don Juan'rn daha gok sayrda cileyi daha bir kolaylrkl a aynt edebildiline tanrk olmugtum; ve bu belirli

Qomez, uygulayrm dtizenindeki son birim olmaktadrr. Qomez, don Juan'm cifretilerini kesin bigimde ortaya doken birimin ta kendisidir, giinkti bu ola[andrqr gergeklik durumlannrn ve tiim cizel olalan gergeklik durumlarrnrn o[eleri tizerinde vanlan cizel oybirlilini topluca onaylayacak kimse, kendisidir. Qtinkti o bunu yaptrktan sonradr ki ancak cizel oybirli!i anlamh bir kavrama dontiqebilir. Ne var ki, ozel oybirlifi, olafandrqr gergeklikte algrlanan devinim ve olelerle ilgili bulundulundan kendisine ozgi bir kavramlaqtrrma dtizenini gerektirmektedir. Bu da, bu ttir algrlanmrq devinim ve cifelerin, kurallann do!rulanmaslna uyar bigimde bir dtizen olmahdrr. Bu bakrmdan, ozel oybirliginin onaylanmasmda gcimezin, don Juan'rn cifretilerinin btittiniintin rqrfrnda geEerli sayrlabilecek bir gdrtig agrsrru benimsemesiyle olabilir kanrsmdaytm; yani, orne[in benim kavramsal bir dtizeye gitmem gerekiyordu. Bu dtizey de, ci[retileri, kendi kogullarr iginde anlaqrlrr krlan bir kavramlaqtrrma diizenini igeriyordu. Ben buna "kavram di.izeni" demekteyim; gtinki.i, don Juan'rn bilgisini oluqturan olafan olmayan gortingtiye anlamhhk kazandrran di.izen buydu. Don Juan'rn cilretilerinde ortaya konulan kavramlann her birisini iginde saklayan bir temel anlam dtizeniydi
bu.

O halde gcimez, kendi amacrnln kendisini bu kavramlaqtrrma dtizenine uydurmak oldufunu dtiqtinerek, iki durumla karqr karqrya kalmaktadrr: gabalarmm baqansrzhklarla sonuglanmasr, ya da bagarrya ulaqmasr.

* Ozel oybirli[inin

onaylanma siireci igin, Ek A'ya bakmrz.

250

DON JUAN'IN OGRETILERI

YAPISAL QOZIJMLEME

25t

Birinci durum, yani kavram diizenine kendisini uyduramamasr durumu, gcimezin, ci[retilerin uygulayrmsal ere[ine ulaqmada baqansrz oldulu anlamrna geliyor. Bu baqanszhk dtiqtincesi, bir bilgi adamrnrn dcirt simgesel dtiqmaruyla ilgili temada agrklanmrqtrr; bagarrsrzhk, salt amaglan arayrgm buakrlmasr edimi olmamakta, buna karqrn, dcirt simgesel dtiqmandan herhangi birisinin yarattr[r baskryla arayrgtan btitiiniiyle vazgegme edimi olarak anlaqrlmaktadrr. Bu tema aynr zamanda ilk iki diiqmanr-korku ve berrakhfr--kiqinin Eomezlik a$amaslndaki baqansrzhlrnrn nedeni olarak gcistermektedir; bu aqamada bagansrzhk, bir dostu ycinetmeyi Ogrenmede baqansrzhfir belirtir. Ve boyle bir baqarrsrzhfirn sonunda gomezin kavram dtizenini slE ve yarultrcr bigimde uyarlamrq oldu[u ileri stiriil{ir. Yani, kendisini kavram dizenine uydurma ulraqrnda cilretilerin ongordtifiii anlamda bir baf kuramayarak yanrlgrya dtiqmtiqtiir. Burada anlatrlmak istenen qey bagansrzh[a u[rayan bir gomezin, bir dostu ycinetimi altrna alamamasl yanrnda, yalnrzca kimi kullanrm yontemlerini ofrenmekle, ve algrladr[r ola[andrqr gergeklifiin ci[elerine iliqkin arulanyla kalmasrdrr. Boyle bir gcimez, bunlan kendi baglarrna anlamh krlan mantrkla cizdeqleqememiqtir. Bu koqullar altrnda kim olursa olsun, deneyimlerindeki gcirtingtilerin kiqisel olarak segilmig bulunan yanlarma iliqkin kendine ozgi agrklamalarda bulunmasr pek olasrdrr. Ve bu siireg de, don Juan'rn cilretilerinin ongordtigti bakrg aglslnln yanhg bir yorumu olmak durumundadrr. Ne var ki, kavram dtizeninin yanhg bigimde yorumu, yalnrzca gcimeze ozgi.i olmamaktadrr. Bir bilgi adammm dtiqmanlan temasrnda, bir kimsenin bir dostu ycinetmeyi cilrenme hedefine ulaqsa bile, cibiir iki dtiqmanrnln-erk ve yaghhlrn-saldnsma ufrayabileceli belirtiliyor. Don Juanorn ulamlar dtizeninde bu tiirden bir yenilgi, o kimsenin yenilgiye ulramrq olan bir gcimez gibi, kavram di.izenini sr$ ve yarultrcr bigimde uyarlamr$ oldulunu gcisterir. Ote yandan, kavram diizeninin baqanh bigimde uyarlanmasl, gomezin uygulayrmsal erefe ulaqmrq bulunmasr-olre-

tilerde cingcirtilen bakrq aglsml dolru olarak benimsemesi anlamma geliyor. Yani, kavram diizenini dolru olarak yorumlaml$ ve boylece bu kavramlagtrma dtizeninde ortaya konulan anlamlarla tam bir balhhk ve yakrnhk igine girebilmigtir. Don Juan bir gomezin gomezlifinin hangi noktada ve kesin olarak nastl son buldu[unu hig aErklamamrqttr. Ne var ki, gomezin, dizgedeki uygulayrmsal ere[e ulaqmakla-yani bir dostun nasrl yonetilece[ini cilrenmekle-artrk bir olretmenin krlavuzlu[una gereksinmesi kalmayacafrnr ortiilti de olsa belirtmiq olmaktadrr. O[retmenin denetimlerinin bir gtin gelip gereksizleqecegi dtigtincesi, gomezin kavram dtizenini baqanh bigimde yorumlamastna, ve ci[retmenin yardtmt olamadan da anlamr grkarsama yetisini elde etmesine ba$lanmaktadrr.

Don Juan'tn cifretileri agrsrndan, ve gomezlifi brraktr$rm zamanakadar, onun sundulu ozel oybirli[ini kabul etmiq o1mam, kavram dtizeninin $u iki biriminin bir sonucudur: (1)

ozel oybirli[inin gergeklifi dtiqtincesi; (2) olafan, giindelik yaqamla ilgili fikir birli[inin gergeklifiiyle ozel oybirli[inin gergeklili eqit yararcr de[erlerdedir.

Ozet Oybirti ginin Gergekli gi

Don Juan'tn ofretilerinin ana boltimti, kendisinin de soyledi!i i.izere olalandrqr gergeklik durumlarrnt yorumlamakta kullandrlr tig sannlandtrtct bitkiyle ilgilidir. Bu tiE bitkiyi kullanmasrna, don Juan'rn keninin niyet etmesiyle giriqtili bir stireg olarak bakmak gerektir. Kugkusuz, don Juan bunlan, her birisinde farkh sanrilandncr nitelikler bulundufu igin kullanryordu, ve o bu nitelikeri bu bitkilerin igerdigi erklerin degigik belirtileri olarak yorumluyordu. Don Juan ola[an gergekli[in arnive asal aqamalannt, bu degiqik sanrtlandtrtct niteliklerin, onun grimezi olarak bende, olafiandrqr gergeklili, tagrdrklan ozellikleri gahqmalarrm ilerledikge daha da rahat-

252

DoN JUAN'IN OcnEril-pni

YAPISAL qOZUMLEME

253

ga anlayabildilim ola[an gergekliktekinden ve gtindelik yaqamdakinden apayn ve son kerte kesin bir alan olarak algrlamama neden olacak bigimde ycinetmiqtir.

6zel oybirli[inin gergeklilinin apayn bir alan olarak kabul


edilmesi sonucuna gcitiirdti[tine inanrlan ola$andrgr gergekli$in drqrnh (arvi) ve asal aqamalarrnm ycinetilme siireci aynr zamanda benim o cizel oybirli[i gergeklilini yararh ve kullanrlabilir olarak sezgilememe yol agmr$a benzemektedir. Ttim ola$andrgr gergeklik durumlanyla cizel ola[an gergeklik durumlan tizerinde ozel oybirli[inin kabul edilmesi, bu alarun olafan gergeklikteki, gtindelik yagamdaki fikir birli[ine eqit bulundulu bilincinin pekiqmesi amacrna yoneliktir. Bu egitlik, ozel oybirli[inin rtiyalarla bir tutulabilecek bir alan olmadrlr izlenimi tizerine dayandrrrlrnaktadrr. Tersine, bu alanda, cizel bir uzlaqmaya balh dengeli o$eler bulunmaktadrr. Bu alan, aslmda, insarun gevresini inceden inceye algrlayabildigi bir alan olmaktadrr. Ve bu alarun cileleri kiqiye gore de[iqen birtakrm uygulamalar olmayrp, varhklarr olretilerin bttiintiyle savlanan ve kanrtlanan ozlti ayrmtrlar ya da olaylardrr. Bu egit olma durumu don Juan'ln, yararcr ve pek dolal bir geliqme olarak ele aldrfr ozel oybirli$inin gergekli[ine olan tutumunda da agrkga gortilmektedir; don Juan higbir zaman bundan sciz etmiq degildir, ve benim buna karqr yararcl ve dolal bir bigimde davranmam da istenmiq de[ildir. Ne var ki, bu her iki dlemin eqit olarak ele ahnmasr, her iki alanda da kiginin trpatrp aynr bigimlerde davranabildigi anlamrna gelmiyor. Tersine, bu gergeklik alanlanndan her birisinin nitelikleri, bunlann kendilerine 6zgii bigimlerinde kulanrlmalarrnr gerektirdilinden, bir btiytictintin davranrqlarmm da bu iki ayn alanda baqka baqka olmasr gerekmektedir. Anlam bakrmrndan belirleyici etkenin, bu ttir bir egitlifiin yararcr bir kullarum agrsmdan olgtilebileceli dtiqtincesi oldulu soylenebilir. Bdylece, bir btiytictintin, bir alandan otekine gidip gelinebileceline, her iki alanrn da do$al olarak kullanrlabilir bulundu[una, ve bunlar arasmdaki tek benzemeyen yarun bu iki alandaki kullanrlabilme oylumu oldufuna, yani, de[iqik amaglara yaradrklarrna inanmasl gerekmektedir. Gene de bu alanlann ayfi ayfl oluqlanna, salt, gomezlilimin o zamanki diizeyinin gerektirdigi yerinde bir dtizenleme

Don Juan'rn ofretilerinde, bu her bir bitkinin igerdi[i erkin birbirinden de[iqik olalandrqr gergeklik durumlanna neden oldu[unu belirtmesine kargrn, farkh olduklarr ileri stirtilen bu defiiqik niteliklerin, salt olafandrqr gergeklifin asal
aqamalannln, don Juan'rn kendi ycinetim silrecine ozg;d oldu-

da dtiqiintilebilir. De$erlendirme alanlanndaki ayrrmlariki aqamah ve son kerte kesin bir alanrn algrlanmasrna neden olmaktadrlar; kertenkelelerin alanr ya da Mescalito'nun dersleri diye bilinen bafrmsrz alan; ve insarun kendi olanaklarryla devinebildigi bcilge diye tanrmlanan bafirmh alan. $imdiye dek anlaqrlmrg olaca[r izere, "ola[andtgl gergeklik" terimini olafiantistti, pek az rastlanan gergeklik anlammda kullanmaktayrm. Bu ufraqa yeni baqlayan bir gcimez bu ttir gergeklili elbette pek olafian gormeyecektir; ne var ki, don Juan'rn bilgisini ofrenen bir gcimez olmak benim cilrendifim her konuya yararcr ve deneysel bir bigimde yaklagmamr gerektimiqtir. bu da benim, bir gomez olarak bir dizi ola[andrqr gergeklik durumunu denememi ve dolaysrz olarak edindi$im bu bilgileri eninde sonunda o'olalan" ve "olalandrqr" diye srruflandlrmanln anlamsrz oldulunu gcirmemi sa[lamrqtrr. Kavram dtizeninin birinci biriminin igtenlikle benimsenmiq olmasr, o halde, bizi giindelik yaganttmtza hig benzemeyen bambagka ayrr bir gergeklik Alemfns-"g7el oybirlifinin gergeklifii"ne gottirtir. Ozel oybirlifinin gergeklifiinin ayrr bir Alem oldufunu btiytik cinerme olarak kabul edersek, dostla ya da Mescalito'yla kargrlaqmalann da aldatrcr bir Alemin tirtinleri olmadrklan anlamh bir bigimde ortaya grkmrg olur.
dan cittirti, her tigti de

!u

Ozel Oybirti{inin Gergekliginin Yararct Dederi Vardrr

DON JUAN'IN OGRETILERI


diye bakrlabilir. Don Juan bu durumu, baqka bir gergeklik alanlnln var olabilecefini aynmsayabilmem amacryla kullanmrq olabilir. Ne var ki, don Juan anlafllanndan gok edimleriyle, bir biiyticii igin yararctltk agtsmdan iki, belki de daha gok sayrda, de$er taqryan bdltimleri bulunan kesiksiz tek bir gergekiigi.t scii konusu olduluna beni inandtrmrqtrr. Ozel oybirlifi gergekli[inin yararcr de[erler taqrdr[r di.iqtincesinin igtenlikle benimsenmesi, bu inanct anlamlt bir bigimde gcirmeyi sallamrq olabilir.

YAPTSAL qOZUULEME

255

ler birikimiyle ycineltildigi dtigiincesi; ve (4) kurallarrn do!rulanmasmm cizel oybirli[ine balh oldulu dtiqiincesi. 3. Bu dcirt birimin birbiriyle iliqkileri qdyledir: uygulama dtizeninin ereli bir kimseye nasll bilgi adamt olunacaftrun cilretilmesidir; bir bilgi adamr sradan bir kimseden, bir dostu olmasr agrsrndan, farkhdrr; bir dost, kurallarr bulunan cizel bir erktir; bir kimse, bir dosta, o dostun olalandrqr gergeklik alanrndaki kurallannr do!rulama stirecinden gegerek ve bu do[rulama tizerinde rizel oybirli$i elde ederek sahip olabilir
ya da onu uysallagtrrabilir. 4. Don Juan'rn ofretileri ballamrnda, bir bilgi adamr olmak kahcr bir ergi delil, daha gok bir siiregtir. Yani, bir bilgi adammr oluqturan etken salt bir dosta sahip olmak delil, aynca o kimsenin kendisini ttim yagaml boyunca bu inanglar dizgesinin smularr iEinde tutmasrdr da. Ne var ki, don Juan'ln o$retileri, uygulanabilir amaglara ycineliktir, ve don Juan'rn bir bilgi adamr olmayr ci$retmesindeki amag da, kurallarm o[renimi yoluyla bir dostun nasrl elde edilebilecefinin ci[retimidir. O halde, uygulama dtizeninin ereli bir kimseye, olafandrgr gergeklikte algrladr[r cileler tizerinde ozel oybirli[i sallanmasrdrr ki buna da dostun kurallarlnln dofrulanmasr diye bakrlmaktadr.

6zel oybirlili gergekli[ini de, gtindelik fikir birlili gergeklilinde rastlanan dofal bigimdeki nitelikler gibi yararct olarak kullanrlabilir diye kabul etmiq olsaydrm, o zaman don Juan'rn ozel oybirlifinin gergeklipi tastmmr ne diye bu denli derinlemesine iqlemiq bulundu[u da bana mantrklt olarak gcirtinecekti. Bagka bir gergeklifin yararct varhfirm kabul ettikten sonra bir btiyticti igin bununla ilgili dtizene[i o[renmekten baqka yapacak bir gey kalmamaktadrr. Kuqkusuz, bu durumda uzmanlaqmlq bir yakla$lma gereksinme vardtr; gtinkti konu ozel oybirlifi gergeklilinin do[al, yararcr nitelikleriyle ilgilidir.

ZET

Qciztimlememdeki inceleme konulart qunlar olmugtur: 1. Don Juan'tn cifiretilerinin burada sunduEum bciltimiini.in iki yaru vardrr: uygulama di.izeni ya da o[retilerindeki

kavramlann birer birer birbirine ba[landrklarr anlamlt bir srra, ve kavram dtizeni ya da ofretilerindeki kavramlann her birisini kapsayan bir anlam temeli. 2. Uygul ama dizeninde qu dcirt ana birimle bunlann bileqimindeki dtiqtinceler vardr: (1) "bilgi adamt" kavramr, (2) bilgi adamrmn, dost denilen ozel bir erkin yardrmrndan yararlandrlr dtigtincesi, (3) bir dostun kurallar denilen bir ytinerge-

5. Dostun kurallannln dofrulanmasl i.izerinde cizel oybiramacryla don Juan, rifretileri boyunca ortaya grkan olafandrqr gergeklik durumlarryla ozel olalan gergeklik durumlannrn cileleri tizerinde cizel oybirli[i sa$lamak zorunlululunu duymugtur. O halde, ozel oybirlili, gi.indelik yagamda rastlanmayan gcirtingiilerle iliqkilidir ve bu gergek benim herhangi bir gcimeze, kendisine sa$lanan ozel oybirli$inin kabul ettirilmesiyle o gomezin ofietilmekte olan bilginin kavramsal dtizenini benimsemesine neden olundu[una inanmama yol agmrqtrr. 6. Benim kendi kiqisel ci$renim a$amam agrsmdan, gcimezlikten gekildifim ana dek, don Juan'rn ci[retilerinin gu iki kavramsal diizen birimini benimsememi amaglamrq oldu[u sonucunu grkarmaktayrm: (1) apayrr bir gergeklik Alemi, bir

ligi sallamak

DON JUAN'IN OGRETILERI

varhlr diiqi.incesi ki ben buna "ozel oybirlifinin gergeklifi" admr vermiq bulunuyorum; (2) ozel oybirligi gergekli$inin, ya da bir bagka dtinyanrn, trpkr gtindelik yagam dtinyamr z g\bi kull anrlabilir oldufu dtiq tince s i. Qomezlile bagladrktan altr yrl kadar sonra, don Juan'tn bilgisi ilk kez olarak tutarh bir btittinli,ik kazanmrqfi. O zaman don Juan'rn bana, kiqisel bulgulartm i,izerinde tizel oybirligi saflamayr hedef tuttufunu kavrayabilmiqtim. Bu denli yelin bir efitimi kaldrrabilecek durumda olmadr[rmdan, ve higbir zaman da olamayaca[rmdan, gomezlikten aynlmrg bulunmama karqrn, don Juan'rn ortaya koydulu kendisine cizgi.i standartlara uymaya gabalamamln nedeni, onun dlretilerini anlamaya gahqmam olmugtur. Bunlann sagma geyler olmadrlmr, srrf kendime bile olsa, kanrtlamak zorunlulufunu duymuqbagka dtinyanrn

Ekler

tum. Yaprsal diizenimi kurduktan, ve don Juan'rn o[retilerindeki inandmcrh[r ortaya grkarmadaki ilk gabalanma herhangi bir katkrsr bulunmayan birgok ayrrntryr grkarabildikten sonra, bu o[retilerde bir igsel tutarhk bulundulunu agrkga gormtiqttim. O ana dek deneyimlerimde rastladrfrm btittin gortingtileri "garip ve tuhaf' olarak damgalamama neden olan duygularrm defiqivermiq, onlan mantrksal bir dizi olarak gcirtir olmuqtum. Iqte o zaman gcimezlilimin, gok uzun bir yolun ancak baglangrcr olmuq bulundulunu kavramtqttm. Ve bana son kerte bunalficr gelen ve don Juan'rn, iginden gtindelik yagamrmrzda kullandrfrmrz anlamh sonuglar grkarttr[r o zorlu deneyimlerin, gok genig ve karmaqrk bir inanglar dizgesi igindeki bir mantrksal dtigi.ince dizgesinin pek ufak bir pargasmdan baqka bir qey olmadrlrnr anlamrqtrm. Ve bu geniq inanglar dizgesi igindeki araqtmlar, biiyiik bir cogkuyla sonuglanan yaqantrlann baqlanglcl olmaktaydr.

EKA
OznT oYB iRLiciNiN oNAYLANMASI SURECI
6zel oybirliginin onaylanmasr her noktada don Juan'rn 6$retilerinin btittinli.igii iginde ele almmasrnr gerektirmektedir. Bu btittine do!ru gottiren stirecin agrklanmasr amacryla, cizel oybirligi onaylamalannro olalandrgr gergeklik ve cizel ola[an gergeklik durumarrnrn srralamaslnl, yer ahq slraslna gore dtizenlemig bulunuyorum. Don Juan olafandrgr gergeklikle ozel olalan gergeklilin asal aqamalarmr ydnetme si.irecini belti bir bigimde tasarlamrg gciri,inmemektedir; o daha gok bu birimleri daha akrcr bir bigimde ycinetebilmek igin, birbirinden ayrrmr$a benzer.

Don Juan, ozel oybirligi igin gerekli ortamrhaznlamaya, gevreyle ilgili ipuglanndan yararlanarak uyguladrlr bir

258

DON JUAN'IN OGRETILERI

EKA
rrn ayrrtkanhklarr olan dengelilik, benzersizlik ve fikir birligi yoksunlufu gibi nitelikleri daha baglangrgta, daha sonrakilerde oldulu gibi agrk bigimlerde gciriinmemiglerdi diyebilirim. Bu ayrrtkanhklarrn gok belirgin olmayrqlanna neden olarak belki de benim bu alanda ustalagmamr$ bulunmam gosterilebilir; gtinkti o zamaq bu, ola[andrgr gergekliEi ilk deneyiqim oluyordu. Don Juan'rn daha cince bu deneyimimin nasil bir geligme izleyeceline iliqkin verdili bilgilerden, nasrl bir durum igine girecelimi grkarmam olanaksrz bir geydi; gene de, o noktadan baglayarak don Juan'rn sonraki ola$andrgr gergeklik durumlanndan grkan sonuglarr yonetmedeki ustahlr bu durumlarr pek agrk olarak gormeme neden olmuqtur. Deneyimimden sonra yaptrlrmrz gcirtigmeler srrasrnda, don Juan, anlattrklanm arasmdan, beni giderek tek tek belirginlegen bigimlere ve belli toplam sonuglara yonlendirebilecek olanlarmr segiyordu. Bir kopekle yaptr[rm devinimleri ona anlattrktan sonra, don Juan bu anlattrklanmr, Mescalito'nun gozle g6rtilebilen bir varhk oldulu diiqtincesiyle birleqmiqtir. Mescalito herhangi bir krhfa girebilmektedir ve daha ilginci, Mescalito, insarun kendisi drqrndaki bir varhkfir. Deneyimlerim srasmdaki devinimlerimi anlatmrq o1mam, don Juan'm daha da kapsamh bir delerlendirme alanrna do!ru gidigi hazrlamasrna da yarryordu; bu verdilim cirnekte, gidig, balrmh bir alana do!ru olmugtu. Don Juan, benim olalandrqr gergeklikte devinmig, edimlerde bulunmu$ olmaml, sanki gtindelik yaqamda yer almrggasma, olumlu olarak vurguluyordu. Olalandrgr gergekligin daha yararcl kullanrmrna iliqkin gidiq, algrlanan olelere gerekli dikkati veremedigimi agrklayan scizlerin olumsuz olarak vurgulanmasryla yonlendiriliyordu. Don Juan, bu o[eleri, duygusalhktan annarak ve do[ru bir bigimde inceleyebilmemin olasrhlrnr ileri siirmekteydi; bu dtiqtinceden, olalandrqr gergeklilin iki genel ayrrtkanhlrnr grkarabTlirrz, yani yararcrhlrnr ve duygularla algrlanabilecek cifelerinin bulundufunu.

"gizli yonlendirme" stireciyle, ilk ozel olafan gergeklik durumunu yarataruk baglamrqtr. Bu yontemle olafan gergeklik alarunrn kimi ofelerini aylrlyor, ve bu ayrmalart yaparak, beni giderek ozeli algrlayabilecelim bir bigimde ydnlendiriyordu-ornefin bu olayda yerdeki iki ktigiik bcilgeden grkar gibi gortinen renkleri algrlamrgtrm. Aynlmrq olarak izlenen bu renklenme bcilgeleri, olafan fikir birli[ini yitirmig oluyorlardr; sanki onlan yalnrzcaben gcirebiliyordum, ve bu bakrmdan bu bolgeler ozel bir olalan gergeklik durumu yaratmrq oluyordu. Yerdeki bu iki bolgenin ola$an fikir birli[ini yitirme yoluyla obtir bolgelerden ayrtlmrq bulunmast, ola[an gergeklikle olalandrgr gergeklik arasmdaki ilk ba$ kurma amacmt gtidi.iyordu. Don Juan, beni, ola[an gergeklifiin bir bciltimtinti ahqrlmadrk bir bigimde gcirebilece[im bir bigimde ytinlendirmiq oluyordu; yani, kimi olalan cifeleri, cizel oybirlifi gerek-

tiren cifeler gevirmig oluyordu ilk cizel olafian gergeklik durumundan sonra, slra, benim bu deneyimimi don Juan'a anlatmama geliyordu; don Juan anlattrklarrmrn arastndan kimi bolgelerin renklenmesine iliqkin sezgilerimi ayrrrp gtkarryor ve olumlu vurgulama birimleri olarak inceliyordu. Korkuma, yorgunlu$uma ve iginde bulunmuq olabilecelim sebatstzhk durumuna iligkin anlattrklanmr ise olumsuz vurgulama birimleri diye ayrkhyordu. Bunu izleyen hazrrhk donemi srrasrnda don Juan kurgusunu go[unlukla ayrrmrq oldulu birimlerin tizerine kuruyor ve insanln gevresinde, ahgrlageldilinden gok daha fazlasmt bulgulayabilecefi diigtincesini agrlamrg oluyordu. Don Juan, anlattrklartmdan grkardrlr birimleri kullanarak bana bilgi adamrrun kimi obtir birimlerini sunuyordu. Kurallarrn do!rulanmasrn da ozel oybirlili hazrlanmastnrn ikinci adrmr iseo don Juan'tn beni Lophophora williamsiinin yarattrlr ola[andrqr gergeklik durumuna sokmasr olmuqtur. Olafandrgt gergeklik durumunun bu ilkinin ttim igerili gok belirsiz ve da$rnrk bulunmakta ise de bu durumdaki ci!eler oldukga kesin bigimlerde ortaya grkmrqlardr. Bu durumla-

DON JUAN'IN OGRETILERI Ofieler tizerinde fikir birli[ine varrlamamastnl, o ilk ola[andrqr gergeklik durumu deneyimim srrasrndaki davranrqlarrmr gozlemleyen taruklann gortiqlerindeki olumlu ve olumsuz vurgulamalarm ortaya koydu[u tutarszltktan da anlayabrlirrz. Birinci ola[andrgr gergeklik durumunu izleyen hazrrhk dcinemi bir yrldan fazla siirmtiqtti. Don Juan bu zamanr bilgi adamryla ilgili baqka kavramlan sunmakla ve iki dostun kurallanyla ilgili kimi bciliimleri agrklamakla gegirmigti. Datura inoixanrn igerdili dostla aramdaki uzlaqabilirlik durumunu srnamak igin srf bir olalandrqr gergeklik durumuna girmemi de sa$amrqfi. Don Juan, bu sr! durum srasmda algrlamtg bulundu[um belirsiz duyulart, Mescalito'nun algrlanabilir diye belirlemiq oldufiu ayrrtkanhklanyla kryaslayarak, dostun genel ayrrtkanhklannt vurgulamada kullanmrqftr. Kurallarrn do!rulanmast amactyla ozel oybirlifii hazrclarurken tigi.incii adtm da, beni, Lophophora williamsii ile baqka bir olalandrqr gergeklik durumuna sokmak olmuqtur. Don Juan'rn deneyim cincesi hazrrhk donemindeki ycinergeleri benim bu ikinci olafandrgr gerEeklik durumunu gu bigimde algrlamama neden olmugtur: 6zete dofru gidiq, gortintimti garprcr bigimde deliqmiq bulunan bir varhlt, yani stradan bir kcipek yerine, kendi drgrmda var imiqgesine algrladrftm insanbigimsel bir varhk bigimini gormem sonucunu dofurmuqtu. Daha ileri bir defierlendirme alaruna do[ru gidiq, bir yolculukta algrladrklanmla ortaya grkmrqtrr. O yolculuk boyunca delerlendirme alant hem balrmh hem de ba[rmsz olmuqtur. Durum olelerinin go[unun, olafandrqr gergeklik durumundan onceki gevreyle iliqkili olmasrna karqrn bu gene de bciyle olmuqtur. Olafandlgl gergekligin daha yararcl bir kullanrmlna dogru gidiqi, ola ki, bu ikinci deneyimimin en belirgin yanr olarak ortaya grkmrqtrr. Ve bu bana, karmaqrk ve ayrrntrh bir bigimde de olsa, kiginin ola[andrgr gergekligin iginde birgok dofrultuda devinebilecefini gcistermiqtir.

EKA

261

Durum rilelerini yansz ve dofru bir bigimde inceleme olanalrnr da bulmugtum. Bunlardaki dengeliliEi, benzersizli!i ve fikir birli[i yoklulunu gok agrk olarak algrlayabilmigtim. Bu deneyimimi anlattrfrmda, don Juan qunlan vurgulamrqtr: ozele dofru gidig agrsmdan, Mescalito'yu insanbigimsel bir varhk olarak gordtiltimti belirtmemi olumlu vurgulamtgtt. Bu alandaki kurgularm goEu, Mescalito'nun bir cilretmen ve ayru zamanda bir koruyucu oldulu dtigtincesinde toplanmaktadr. Daha kapsamh bir de[erlendirme alaruna do[ru gidiq sallamak igin, don Juan balrmh alan iginde yer almrq olmasr gereken yolcululuma iliqkin anlattrklarmr olumlu olarak vurgulamrgtr. Mescalito'nun elinde gcirdti[tim sahnedeki deneyim cincesi olalan gergeklilin ci[eleriyle iliqkisi olmayan gori.ileri de olumlu olarak vurgulamrqh. Y. olcululumla ve Mescalito'nun elindeki sahnede izlediklerim, don Juan'ln, ola[andrqr gergekli[in daha yararcr bir bigimde kulanrlmasrna do[ru gidigimi ycinlendirmesine de yardrmcr olmugtur. Don Juan, cince ycinlenmenin olasrhlr dtiqi.incesini ileri stirmtiq, sonra da bu sahneleri, do!ru yagam bigimiyle ilgili dersler olarak yorumlamrqtrr. Deneyimlerimle ilgili anlattrklanmln kimi boltimleri gereksiz varhklann algrlanmastna iligkindi, ve bunlar higbir bigimde vurgulanmamaktaydrlar; gtinkii bunlann asal aqamaya ulaqmada higbir iqlevi bulunmuyordu. Bir sonraki, tigiincti olafandrgr gergeklik durumu, Datura inoxianrn igerdi[i dostun kurallannrn dolrulanmasr igin yer almrgfl. Hazrhk donemine ilk kez olarak gok cinem verildifini gcizlemlemiqtim. Don Juan, kullanrm yontemlerini gcistermiq ve bunda cizellikle do!rulanacak amacln onbili oldu[unu agrklamrqtrr. Daha cince, asal aqamanrn iig yanrnr ycinetmesi qu sonuglarr vermiqe benzer: ozele dogru gidiq, dostu bir nitelik olarak sezgileyebilme yetimle ortaya grkmrqtrr; yani, bir dostun go-

262

DoN JUAN'IN ocnEril-Bni

EKA
6zele do!ru gidigin yonetilmesinin bir sonucu da bedensel olarak havalara yi.ikselmenin algrlanmasr olabilir. Bu olalandrqr gergeklikte bulundufiunu sandrlrm davranrqlarda ilgili daha cinceki algrlamalenmdan gok daha Ea{plcl bir duyumsamaydt. Bedensel ugug sanki balrmh bir delerlendirme alarunda yer almaya benzemekteydi, ve insarun kendi erkiyle devindifi izlenimini vermekteydi ki bu da daha geniq bir delerlendirme alanrna do$ru gidigin bir sonucu olmuq olabilir. Havada ugma duyumsamaslnln obi.ir yant da ola[andrgr gergeklilin daha yararcr bir bigimde kulanrmrna dolru gidiqin ycinetilmesi sonucu ortaya grkmrq olabilir. Bunlardan birincisi, gergekten uguyormug hissini veren, uzakhlrn algrlanmasl, ikincisi de sciz konusu devinim srrasrnda insarun kendisini yrinlendirebilmesi durumudur. Bu deneyimimi izleyen hazrrhk donemi srasmda don Juan Datura inoxianrn igerdi[i dostun zararh etkilerinden sciz etmiqtir. Ve anlattrklanm arasrndan gu bdli.imleri ayrrmrgfir: Ozete do[ru gidigin yonetilmesi igin, don Juan havaya yiikselmig olmamr arumsayl$lml olumlu olarak vurgulamrqflr. Olalandl$l gergeklik durumunun cifielerini o srralarda pek ahgtrlrm gibi agrk bigimde algrlamrqtrm, ama, devinimi duyumsamam gok kesin olmuqtu. Ola$andrgr gergeklifin daha yararcr bir kullanlmrna do!ru gidiq, kurgu alrrhfirnrn, btiytictilerin gok uzak yerlere ugabilecegi diigtincesi iizerinde yolunlagtrrtlmastyla elde ediliyordu; ki bu kurgu, bir kimsenin ba[rmh de[erlendirme alarunda devinmesinin ve bu ttir bir devinimi olalan gergeklile gevirmesinin olasrhfirnr ortaya koymaktaydr. Beqinci ola[andrqr gergeklik durumuna, Psilocybe mexicanantn igerdi$i dost ile gegilmiqti. Bu bitkiyi ilk kez kullanmaktaydrm; ve yarattrlr durum, kurallarrn do!rulanmasrndan gok bir deneye benzemiqti. Hazrrhk dcineminde don Juan yalntzca bir kullanrm ycintemi cifretmiqti. Kanrtlanacak herhangi bir belirli amacr agrklamadrlrndan cittirti bu durumun kurallann do!rulanmasr sonucunu do$urmadr$r kanrsrndaydrm. Gene de daha once belirfrlen ola[andrgr gergekli$in asal aqa-

rtinmezlili savrnr kamtlamrg oluyordum. 6zele do!ru gidig, aynl zamanda, Mescalito'nun elinde izlemig oldu[um imgelere gok benzeyen bir dizi yabansr algrlara neden olmugtu. Don Juan bu sahneleri, cinbili olarak ya da kurallann belirli
amaglarrnrn do!rulanmasr diye yorumlamrgtr. O art arda gcirtinen sahnelerin algrlanmasl, aynl zamanda, daha kapsamh bir delerlendirme alamna do!ru gidigi de gerektiriyordu. Bu kez bu alan deneyim cincesi gevremden ba[rmsrz bulunuyordu. Sahneler, Mescalito'nun elinde izledi[im imgeler gibi, durum o[elerinin tizerine gakrqmrq gciriinmtiyorlardr; hatta sahneleri olugturan durum oleleiinden baqka herhangi bir ole bile yoktu. Baqka bir deyigle, ttim delerlendirme alanr balrmsrzdr. Btittintiyle ba[rmsrz bir alarun algrlanmasl, aynl zamanda, olalandrgr gergeklilin daha da yararcr bir kullantma dogru gidiqini sergilemekteydi. Onbili olgusu da, gciriinen her qeyden yararlarulabilece[i di.iqtincesini destekler bigimdeydi. 6zele dogru gidiqi ycinetmek amacryla don Juan, insanrn kendi olanaklanyla ba$rmsrz dtigi.incesini olumlu olarak vurguluyordu. Don Juan bu alandaki devinimin dolayh ve ustahk isteyen bir gey oldulunu agrklamrqtrr; bu arulan cirnekte,

bu devinim, kertenkele aracrh[ryla baqarrlabilmiqtir. Asal agamadaki ikinci yan olan daha kapsamh bir delerlendirme alaruna dolru gidigin yonetimi igin don Juan kurgusunun a[rrh[rnr, bu algrlamrq bulundufum sahneler dtiqtincesi izerinde odakhyordu ki bu da onbiliyle edindi$im ve istediEimce uzun bir stire incelenebilen yanrtlar olmaktaydr. Olalandrqr gergekligin daha yararcl bir kullanlmrna do!ru gidigin yci-

netimi igin don Juan, kullanrlabilir sonuglarrn elde edilebilmesi igin cinbili konusunun yahn ve dolaysrz olmasr gerekti!i dtig{incesini olumlu olarak vurgulamrgtr. Dordiincti olafandrgr gergeklik durumu da, Datura inoxiantn igerdili dostun kurallarrnrn do!rulanmasr amacryla baglatrlmrqtrr. Do!rulanmasr beklenen kurallarrn belirli amacr, burada, devinimin bir bagta bigimi olan bedensel ugugla ilgiliydi.

264
mrqtrr.

DON JUAN'IN OGRETILERI

EKA
canh varhklarrn iginde devinilmesi, bir btiytictiye, ola[an gergeklikte gergekle gtiremediEi, kesin bir tistiinltik s afl am aktadrr diye ahnabilir. Don Juan bundan sonra beni Lophophora williamsiinin yarattr[r iig olalandrgr gergeklik durumuna daha sokmuqtur. Buradaki amacr, kurallann dofrulanmasr tizerinde cizel oybir-

masrnln ycinetilmesi qu sonuglarr verecek bigimde tamamlanOzel toplam sonuglara dofru gidiqin yonetilmesi, bende, bu iki dostun birbirinden farkh olduklannl ve higbirisinin Mescalito'ya benzemedi[i algrsrnr yaratmrqflr. Psilocybe mexicanada rgenlen dostu, bir nitelik-bigimsiz ve grirtinmeyen ve bedensizleqme duygusu uyandran bir nitelik olarak algrlamrgtrm. Daha kapsamh bir delerlendirme alaruna do[ru gidig, ayrlmsamayr stirdtirdiiltim deneyim cincesindeki ttim gevremin olafandrqr gergeklikte kullanrlabilir olmasr sonucunu do[urmugtu; yani, balrmk alan yayrlarak her qeyi kapsa-

lili saflamarun ilerletilmesiydi. Bu tig durumu tek bir birim

mrqtr. Olalandr$r gergekligin daha yararcl bir kullanlmtna do$ru gidig ise, giindelik yagam rifieleriymiq gibi gcirtinmelerine kargm, bafrmh delerlendirme alanrnrn cifeleri iqinden gegebildifim algrlamasrnr yaratmrqtrr. Don Juan, bu deneyimimle ilgili ahqrlan konuqmayr yapmama gerek gcirmemiqti; sanki belirli amacln yoklufu, bu ola[andrqr gergeklik durumunu salt uzafilmrq bir gegiq dcinemi bigimine sokmugtu. Ancak, bunu tzleyen hazrrhk dcinemi srrasrnda don Juan, deneyimim srrasrnda gozlemledi[i davraruqlanmrn kimileri iizerinde durmugtu. Don Juan, bir insarun nesnelerin ya da canh varhklann iginden gegebileceline inanmamr engelleyen mantrksal grkmazr olumsuz olarak vurgulamrqtr. Bu kurgusuyla, bafrmh de[erlendirme alarunda algilanan olalandrqr gergeklik oleleri igindeki devinimlerin belirli toplam sonucuna dofru gidiqi yonetmigti. Don Juan bu gcizlemlerini aynca asal aqamanrn daha kapsamh bir de[erlendirme alanr olan ikinci yanml ycinetmede de kullanmrqfir. E[er nesneler ve canh varhklar iginde devinilmesi olasr bulunuyorsa, o halde bununla birlikte ba[rmh alarun da yayrlmasr sciz konusu olacaktrr; devinim, gevrenin siirekli olarak de[igmesine yol agtrfrndan, bu durumun, bir kimsenin herhangi bfu zamanda farkmda oldu[u deneyim oncesi olalan gergeklik gevresinin ttimtini.i kapsamasr gerekir. Aynr kurgudan ola[andrqr gergeklifin daha yararc;, bir bigimde kullanrlabilecefi sonucunu da grkarabiliriz. Nesnelerin ve

olarak iglemekteyim, gtinkii iigti de art arda dcirt gtin iginde yer almrg, deneyimlerim arasmdaki birkag saat iginde don Juan'la higbir gcirtigmemiz olmamrgtrr. Bu tig durumun asal aqamalannr da gu ayrrtkanhklan tagryan tek bir birim olarak ete almaktayrm. ozele do!ru gidiq, Mescalitoonun gorsel ve ci!retme yetisine sahip insanbigimsel bir varhk olarak sezgilenmesine yol agmaktadrr. Ders verebilme yetisinden, Mescalito'nun insanlarla iletigim kurabildi[ini grkanyoruz. Daha kapsamh bir de[erlendirme alaruna do!ru gidiq, her iki alanr aynt zamanda algrlayabilecelim bir noktaya kadar ulagmrgtr. Bu noktada, devinimleri drqrnda, bunlar arasrnda higbir aynm yapamamrqtrm. Ba[rmh alanda, kendi ola-

naklanmla ve istencimle devinme olana[rm bulmaktaydrm, ama balrmslz al.anda, ancak Mescalito'nun yardrmryla devinebiliyordum. ornefin, Mescalito'nun derileri, bakmaktan bagka bir gey yapamadrlrm bir dizi sahneden olugmaktaydr. ola$andrgr gergekli[in daha yararcr kullanrmrna do!ru gidig, Mescalito'nun gergekten do$ru yagam bigimine iligkin dersler verebildili di.i gtince sinden grkmaktadrr. Bu dizideki son olalandrqr gergeklik durumunu izleyen hazrrhk dcinemi srrasmda, don Juan qu birimleri segmiq bulunuyordu. ozele dopru gidig igin, donJuan, Mescalito'nun ba$rmsz de$erlendirme alanr igindeki devinmede baghca etken oldu[u ve onun, insamn rinsezisel bir varhk oldulu dtigtincelerini olumlu olarak vurgulamrgtrr. Don Juan, aynca, Mescalito'nun kendi admr sdylemesini ve bana kimi ezgtler olretmiq olmasmr da yorumlamrq, bu iki olgunun, Mescalito'nun koruyuculuk yetisinin cirnekleri oldufiunu belirtmiqtir. Don Juano Mescalito'yu bir rgrk bigiminde algrlamrq olmamr, onun bana

DON JUAN'IN OGRETILERI


sonunda soyut ve siirekli bir bigimde gcininmeyi kararlagtrrmasrna baflamrgtu.

EKA
alandan yararlanabilmeyi olasr krhyordu. Buradaki ozel yonlendirme don Juan'm balrmsz alandan kimi cizelliklerini ala-

Bu birimleri vurgulayan don Juan, onlan, daha kapsamh bir delerlendirme alanrna dofru gidiqi ycinetmede kullanmr$tr. Bu tig olafandrqr gergeklik durumu stiresince, ba[rmh alanla bafrmsrz alanrn, olafandrgr gergekligin aynr kertede cinem taqryan iki ayrr yanr oldufunu agrk segik algrlamrgtrm. Bafrmsrz alan, Mescalito'nun derslerini verdili alan olmaktaydr, ve bu olalandrqr gergeklik durumunun tek amacr bu derslerin o[renilmesi oldufu igin de, bu balrmsrz alan mantrksal olarak gok bi.iyiik onem taqryan bir alan oluyordu. Mescalito bir koruyucu ve bir o[retmendi; bu da onun gortilebilir oldu[u anlamrna geliyordu. Ancak Mescalito'nun bigiminin, o deneyimin oncesindeki gevreyle higbir ilintisi bulunmuyordu. Ote yandan, Mescalito'nun derslerini ofirenebilmek igin kiqinin bir yolculula grkmasr, olalandrqr gergeklikte devinmesi gerekiyordu; ve bu dtiqi.ince de ba$rmsrz alarun rinemini belirtmig oluyordu. Ola[andr$r gergekligin daha yararcr bir bigimde kullanrlmaslna do!ru gidig, kurgularmda ttim afirrhlrn Mescalitoonun derslerinde odaklanmasryla sallanryordu. Don Juan bu derslerin, insanrn yagammda son kerte gerekli olduklarrnr ileri siirtiyordu; onun bu tutumu, olalandrqr gergekli[in, olalan gergeklikte de delerli olabilecek bigimde daha yarurcl olarak kullanrlabilecelini agrkga gostermekteydi. Ve don Juan boyle bir dtigtnceyi scizlti olarak ilk kez dile getirmiq oluyordu. izleyen olalandrqr gergeklik durumu, ki cifiretilerde dokuzuncu yeri almaktadrr. Datura inoxiantn igerdi[i dostun kurallarrnrn dolrulanmasl amaclyla baglatrlmrgtr. Bu durumda do[rulanacak belirli amag, onbiliye iligkindi ve daha cinceki as4l a$ama ycineltmesi qu noktalarla sona ermiq oluyordu. Belirli ve toplu bir sonuca do!ru gidiq, bir dizi tutarh sahnelerin algrlanmaslna neden olmugtu; ve bunlarrn rinbili konusu olaylan anlatan kertenkelenin sesi oldu[u ve bu sahneleri gergekten betimleyen ses duyularr olduklarr ileri stirtili.iyordu. Ba[rmsrz bir de[erlendirme alamna do[ru gidiq, bafirmsrz

rak bunlarrn olalan gergeklikte kullanrlabileceklerini belirtmesi bigiminde olmaktaydr. Bu bakrmdan, onbilisel sahnelerin yararcr deleri ortada olmak gerektir; gtinkti bunlann, ba$kalanna yaprlan edimleri, ola[an yollarla gcizlemleyemeyecelimiz qeyleri agrkladrklarr dtiqiintilebilir. Bunu izleyen hazrrhk doneminde don Juan, bilgi adamryla ilgili cibtir tamamlayrcr temalan vurgulamrqtrr. Don Juan,

ulragrmrzr iki dostun yalmzca biri tizerinde, humito dostu tizerinde yo$unlagtrrmaya ybneltmiqti. Ancak, Datura inoxiantn igerdili dostla yakrn iliqkiye girebilmemi de olumlu olarak vurgulamayr stirdiirtiyordu. Qi.inkti bu sonraki dost, kullarum ycinteminin uygulanmasmda yaptrlrm bir hatadan cittirti, kurallarrn esnekliline tanrk olmama olanak sa$lamrgtr. Don Juan'rn Datura inoxiann igerdi[i dostun kurallannr o$retmekten vazgegeceline iliqkin varsaylmrm, onun, deneyimimle ilgili anlattrklanmln higbir boltimtinti, izleyen olalandrqr gergeklik durumlanndaki asal agamalann ycinetiminde kullanmak tizere ayrmamrq olmasr sonucunda daha da pekigmiqti. Ardrndan, Psilocybe mexicanantn igerdi[i dostun kurallanmn do!rulanmasl amacryla tig olalandrqr gergeklik durunlunun uygulanmaslna gegilmigti. Bunlan burada tek bir birim olarak ele almaktayrm. Bunlar arasrnda oldukga uzun stireler gegmiq bulunmasrna karqrn, don Juan bu aralar boyunca, onlarrn asal agamalannr agrklayacak herhangi bir giriqimde bulunmamrgtr. Bu dizideki ilk durum oldukga belirsiz olarak ortaya grkmrqtr; birdenbire sonuglaruvermig ve cileleri kesin bigimlerde algrlanamamrgtrr. Gergek bir olalandrqr gergeklik durumundan gok, bir gegig dcinemine benziyordu. ikinci durumda daha bir derinlik vardr. Olalandrgr gergeklile gegi$ drinemini ilk kez ayn olarak sezgilemigtim. Bu gegi$ dcinemi srrasmda don Juan, benden do[rulanmasr beklenen kurallarrn belirli amacrrun, devinimin don Juan'm yo-

DoN JUAN'IN Ocnerit-nni


bagka yamyla ilgili oldu[unu agrklamrgtr. Ben buna "baqka bir krhfa girerek devinim" demekteyim. Bunun sonunda ilk kez olarak, olafandrqr gergeklifin asal aqamaslnln iki yam ortaya grkmrq oluyordu: Gegiq donemleri ve ci[retmenin denetimi. Don Juan ilk gegig dcinemi suasmdaki denetimiyle asal aqamadaki tiE yanrn denetimini saptamrg oluyordu. Qabalarrnl, en baqta, benim bir karga bigimine girme duyusunu algrlayabilecefim bir belirli toplam sonuca ulaqma tizerinde yo-

EKA
neminde don Juan deligik bir deneyim sonrasr soylegi tiiriinii

[un denetimini gerektiren bir

lunlagmrgfi. Ola[andrgr gergeklikte baqka bir krhla girebilme olasilt!r, cite yandan, bu ttir devinimlerin yer alabildifi tek alan olan balrmh deferlendirme alanrnrn yayrlmasrna yol agryordu. Ola[andl$l gergekli[in yararcl kullanrmt, don Juan'm beni, devinim igin gerekli veriler olarak kullanabilmem igin, dikkatimi, bafrmh alantn kimi belli dfelerinde yo[unlaqtrarak yonetmesi bigiminde olmaktaydr. Dizinin ikinci durumunu izleyen hazrrhk donemi slraslnda don Juan deneyimimin herhangi bir bdltimti tizerinde konu$mamayr ye[lemigtir. ikinci durumu sanki salt bir uzun si.ireli gegig donemi gibi ele almrgtrr. Ancak, dizideki i.igtincii durum, o[retilerin en can altct noktasmr olugturmuqtu. Bu, asal agamamn ycinetimi si.irecinin $u sonuglara ulaqtrlr bir durum olmugtu: ozele dolru gidig' bagka bir krh[a girme olarak ortaya grkan rahat bir sezgilemeye yol agmrg, ve bundaki baqanm gozlerimi karga gozlett gibi odaklayabilmeme bile olanak sa[lamrgtr. Bu uyumlar sonucunda da, balrmh delerlendirme alarunrn yepyeni'bir yanlnr algrlayabitmigtim-tileleri olugturan birtakrm aynnfi141-, ve bu sezgilerim delerlendirme alarunt'kesinlikle geniqletmigti. Olafiandrqr gergeklifin daha yararcr bir bigimde kullanrmrna do!ru ilerleme, baprmh alanda da olafan gergeklikteki kadar yararcl bigimde devinebilecefiine iligkin ayrrmsayrgrmla en yi.iksek noktasma ulagtyordu. Son ola[andrqr gergeklik durumunu izleyen hazrrhk do-

baglatmrgfl. Bu, daha anlatacaklanmr dinlemeden, arumsamam gereken bciltimleri segmesi bigimindeydi; yani, yalnrzca olalandrgr gergeklilin yararcl kullanrmr ve devinim tizerinde konuqmamr istiyordu. Don Juan, bu ttir anlafilanmdan, karga bigimine nasrl girdi[imi agrklayan bciltimiini.i olumlu olarak vurgulamr$ ve ozete do!ru gidig sa$amrqfir. Ne var ki, yalntzca o krh[a girmemden sonraki deviniqim dtiqtincesini cinemli bulmaktaydr. Olumlu ve olumsuz vurgulamalan, anlattrklarrmrn iginden yalntzca devinimle ilgili olanlan tizerindeydi. Anlattrlrm bir gey olalandrgr gergekli[in yararcr nitelifiini artrryorsa ya da ba[rmh deferlendirme alarunda devinir gdztikmelerine kargrn kendimi ycinlendirmede bana yardrmcr olan ofelere de$iniyorsa, bunu olumlu olarak vurguluyordu. Bu devinimlerimin niteliklerini ya da yciniinti agrkga arumsayamayrqrmr da olumsuz olarak vurguluyordu. Daha geniq bir delerlendirme alaruna do$ru gidiqi ycinetmedeo don Juan, kurgusunu, ba[rmh alan igindeki ci[eleri olugturan o birtakrm ayrmfilara iligkin yabansr' sezgilerim tizerinde yolunlaqtrrmrgtr. Kurgusuyla, beni, e[er dtinyayr bir karganrn gcirdi.ili.i gibi gcirme olasrh[l varsa, balrmh delerlendirme alanrrun derinlemesine yayrlmasl ve ttim olalan gergeklik yayrlgrsrnr kapsar bigimde geniqlemesi gerekti$i varsayrmrna ulagtrrmrqtr. ' Olalandrqr gergekli$in daha yararcl bir kullantmlna doEru gidiqi ycinetirken, don Juan, ona anlattrlrm bu yabansr bigimde algrladrlrm ci$elerin, kargalann dtinyayr gortiq bigimi oldulunu ileri stirmiigttir. Ve mantrksal olarak o bigimde gcirmenin, ola[an gergeklikte rastlananlann citesinde bir gcirting{i alaruna girmig olmayr gerektirdi$i ileri si.irtilebilir. Aragtrrma notlanmdaki son deneyim, bir cizel olalan gergeklik durumuydu; don Juan bu durumu, kendi davranrqlarryla ilgili grzli bir stiregte olafan gergeklik ci[elerini ayrrarak elde etmiqti. Olalandr$l gergeklifin asal agamasrnl ycinetmede kulla-

270

DON JUAN'IN OGRETILERI

rulan genel stiregler, bu ikinci cizel ola[an gergeklik durumu srasmda $u sonuglarr do$urmuqtur: ozele do!ru gidiq, olafan gergeklik cifielerinin kolayca aymlmast sonucunu yaratmtqtr. Birinci cizel olafan gergeklik durumunda, gevrenin gizh y6nlendirilmesi stireciyle ayrrlan gok az sayrdaki ci[eler, aynt zamanda olafan fikir birlifinden yoksun di.izensiz bigimlere dcini.iqi.iyordu; ancak, ikinci ozel olapan gergeklik durumundaki 6[eler gok daha fazla sayrdaydtlar, ve tamnabilen cifeler olma niteliklerini yitirmemiq olmalanna kargrn, fikir birli$i sallamaz duruma dontigmtiqlerdi. Bu tiirden oleler, ola ki, aynm s ayabildi gim ttim gevreyi kap s am aktaydr. Don Juan bu ikincr ozel durumu, olafan ve ola[andrqr gergeklikler arasmdaki balr pekigtirmek amacryla ortaya 91karmrg olabilir. Ve bunu yaparken de, olafan gergeklik ci[elerinin hepsinin delilse de golunun, olalan fikir birlili sallama yetilerini yitirmiq olabileceklerini gcistermiqtir denilebilir. Ancak, kendi gortigtime gore, bu son cizel ola[an gergeklik durumu, gcimezlilimin son bir ozeti olmaktadrr. Apayrr bir bilinglilik durumunda o denli yrldrrrcr bir korkuya kaprlmamm yarattr$r qagkmltk, giindelik yagamm gergeklifinin tartrqrlmaz oldu[u konusunda beni kugkuya dligiirmiigtii. Oysa, ben olafan gergeklife iligkin konularda, o tarttqilmaz diye bildi[im kesin gergeklikten hep kendime fikir birlifi saflamada yanrlanagelmigtim. O ana dek, gcimezlifimin aktgt, o kesinli$in gciktiqtine dofru stirekli bir kurgulama olmuga benzer. Don Juan'tn o son cizel durumda kullandrlr ttim garplcl yontemler, hep, bu goktiqti gergekleqtirmeye yonelikti. Ve bu olgunun amacr da, o kesinli[in qagrtrcr gciki.iqiini.in amacr dao beni bir baqka gergeklilin varhlrnr kabul etmekten ahkoyan son engelin ortadan kaldrnlmastydt: o bagka gergeklik de, ozel oybirlilinin gergeklifiydi.

EKB
YAPTSAT q)ZVMLEME TASLAGT

qALr$MA nUzeNi

ninixci niniu
BiLGi ADAMI Bilgi Adamt Olmak Bir O{renim iEidir
Agrk segik kogullar yoktur Kimi Ortiilti kogullar vardrr Qcimez, kiqisellifii olmayan bir erk tarafindan segilir Segilen kiqi (esc ogido) Erkin kararlarr yoralarla anlagrlu

Bilgi Adamtnda Sarsilmaz Bir niyet Vardtr


Yahnhk Do!ru yargilama Yenilik yapma cizgiirliiliiniin yoklugu

Bilgi Adamrntn Zihni AEtk Olmaltdr

DON JUAN'IN OGRETILERI

EKB
Serinkanhdrr Yumuqak huyludur.

273

Bir yol arama cizgiirltifti Belirli amacrn bilinmesi Akrcrhk Bilgi Adamt Olmak iEin Yogun Qalryma Gereklidir Zorlu bigimde gaba harcayabilme
istenen sonucu alabilme Savagrmdan kagmama

Ne yapacalr kestirilebilir izdegleri tizerinde yararh etkileri vardtr insant agm sevingle kendinden gegirir

Bir

Bncr Apaur Bn SavngQlDrR Bir bilgi adammrn saygrh olmast gerekir Korku duymast gerekir
Son kerte uyanrk olmast gerekir Niyetlerin farkrndahlr Beklenen deliqmelerin farkrndahlr Oz-gtiveni olmasr gerekir

UysallaEtrilabilir Bir dost bir arag yerine geger Datura inoxiantn igerdigi dostun ne yapaca[r
D ost

cinceden kestirilemez Psilocybe mexicanantn igerdili dostun ne


y

ap acapt cinceden ke

stirilebilir

Bir dost bir yardrmctdr

Bilgi Adamt Olmak Aral*stz Bir Silregtir Bilgi adamr olma araylgml stirekli yenilemesi gerekir Gegicili[inin bilincinde olmast gerekir Ytirek tagryan bir yol izlemesi gerekir

uqu\cu niniu
Bir Dostun Kurallan Vardr Kurallar Kattdr Dostun do!rudan do!ruya iqe karrqarak kuraldrgr durum yaratmasr bigimindeki istisna Kurallar Artmaz Kurallar O la{an GerEeklik D urumlarmda D o firularurlar Kur al I ar O I a g andt y G er g eklik D ur uml ar mdn D o ! r ul antr lar
Olalandr$r gergeklik durumlarr Olalandr$r gergeklikten yararlantlabilir Olalandrql gergekligin bileqen oleleri vardr Ofelerde dengelilik vardr O[elerde benzersizlik vardrr Ogeler i.izerinde fikir birli[ine vanlamaz Kurallarrn belirli amaglan Birinci belirli amag, (Datura inoxia)ntn srnanmasl Kullanrm ycintemi, yutma ikinci belirli amag, onbili (Datura inoxia)

irciyci niniu
Bilgi Adammtn Bir Dostu Vardtr Bir Dostun BiEimi Yoktur Bir Dost Bir Nitelik Olarak Algilarur Datura inoxianrn igerdili dost Kadrn gibidir
Baskrcrdu

Ye!indir
Ne yapacafr kestirilemez izdeqleri tizerinde zararh etkileri vardtr Gereksiz erklilik verir P sy locybe mexicanantn igerdifi dost Erkek gibidir

274

DoN JUAN'IN OcnBriI-pni

EKB
yonlendirilmesi Deneyimlerin cizetlenmesi Olaylarrn anlmsanmasl B ilegen ci$elerinin betimlenmesi Vurgulama Olumlu vurgulama Olumsuz vurgulama Vurgulama yoklu[u 6zel oybirli[i sallanmasr Olalandrqr gergekli[in arzi a$amasr Hazrrhk dcinemi Olafiandr$r gergeklik durumu cincesi dcinem Olalandrgr gergeklik durumunu izleyen donem Gegig dcinemleri Olretmenin denetimi Ola[andrgr gergeklilin asal agamast 6zele do!ru gidig Belirli tek tek bigimler Algrlanan ayrmfi lann giderek karmagrklagmast Bilinen bigimlerin giderek yabancr bigimlere drintiqmesi Belirli toplam sonuglar Daha genig bir delerlendirme alanrna dofru gidiq

K ullantm y d nt e mi, yutma-emdirme Ugtincti belirli amag; bedensel ugu$ (Datura inoxia) Kullamm yontemi, yutma-emdirme Dcirdi.incii belirl i am ag ; ( P s i I o cy b e m exi c ana)nrn stnanmasl Kullanrm ycintemi, yutma-ige gekme Beginci belirli amag, baqka bir krhla girerek devinim (Psilocybe mexicana) Kullanrm ycintemi, yutma-ige gekme Altrncr belirli amag, bagka bir krhla girerek devinim (Psilocybe mexicana) Kullanrm ycintemi, yutma-ige gekme

nonojwcj ninint
Kurallar Ozet Oybirtifiiyle Dogrularurlar
Velinimet

zel

oybirli[inin hazrlanmasr

Bagka olafandrqr gergeklik durumlarr Mescalito'nun neden oldu[u durumlar

Mescalito bitkinin igindedir. Mescalito, bitkinin igindeki erkin kendisidir Kurallarr yoktur Qcimezlili gerektnmez Bir koruyucudur Bir cifretmendir Belirli bir bigimi bulunur Olalandr gr gergeklikten yararlanrlabilir Olalandrgr gergekli[in bilegen oleleri vardu Ozel olafan gergeklik durumlan Olretmenin ortaya grkardrlr durumlardrr Qevrenin salladr$r ipuglarmm ycinlendirilmesi Davranrqlardan kaynaklanan ipuglarlntn

Balrmh alan Balrmsrz alan Olalandlgr gergeklilin daha yararcr kullanrmrna do$ru
gidig

6zel ola[an gergeklik durumlanndaki ozele do!ru


gidig.

DON JUAN'IN OGNETiINNI


KAVRAU nuzgNi

qounz
Kavram diizeninin yanrltrcr bigimde benimsenmesi Kavram dtizeninin igtenlikle ve do[ru bigimde benimsenmesi OzeI oybirli[inin gergekligi 6zel oybirli[inin gergeklifiinin yararcr delerleri vardr.