You are on page 1of 276

Minima Moralia - Theodor Adorno

MNMAMORALA, Adornonun bayaptdr. lgilendii btn alanlar bu kitapta-bazen birka sayfalk tek bir fragman iinde- bir araya getirmitir: Felsefe, gnlk yaam, siyaset ve ii hareketinin tarihi, edebiyat ve mzik, psikoloji, Faizm, rklk ve sava. Bir polemik kitab olarak da grlebilir: Btn bu konular, karlarnda eletirel bir tutum ald dnce sistemleriyle (rnein varoluuluk veya psikanaliz) ve Heidegger gibi dnrlerle kimi zaman ak kimi zaman rtk bir tartma iinde ilemektedir. Adornonun kendine zg yntemi de bu kitapta en gl ifadesini bulur: lk bakta nemsiz grnebilen tek bir olay ya da nesne (rnein astroloji) Adornonun mercei altnda, byk tarihsel eilimleri aklayan bir ifre olarak belirmektedir. Sunu yazsnda kendisi yle diyor: Kitabn her blmnde de k noktas, en dar haliyle zel alandr... Buradan toplumsal ve antropolojik boyutlar daha belirgin olan dncelere geilir; bunlar, psikoloji, estetik ve zneyle ilikisi iinde bilimle ilgilidir. Her blmn sonundaki aforizmalar da, bu dnceleri felsefeye doru gelitirir. Ama bu paralar kitabna herhangi bir yerinden girmek de mmkndr: Amacnn her noktas merkeze ayn uzaklkta olan bir yazya ulamak olduunu yine bu kitabn bir yerinde Adornonun kendisi sylemitir.

Theodor W. Adorno MNMA MORALA Sakatlanm Yaamdan Yansmalar Theodor W. Adomo (1903-69) "Frankfurt Okulu" ya da "Eletirel Kuram" olarak anlan dnce hareketinin en nemli yelerindendir. Babas, Protestanla gemi Yahudi kkenli bir arap imalats, annesi Fransz/Korsika kkenli bir opera sanatsyd. Katolik bir aileden gelen annesi tarafndan nfus ktne Wiesengrund-Adorno olarak kaydettirilen Adorno, 1943'ten itibaren sadece anne soyadn kullanmtr. Frankfurt'ta mzik ve felsefe renimi grd. Siegfried Kracauer, Gyrgy Lukacs, Ernst Bloch ve Walter Benjamin gibi dnemin radikal yazarlarnn etkisi altnda Marksizme yaklat, ancak herhangi bir siyasal partiye katlmad. Dncesinin oluumunda asl nemli olan figrler, besteci Arnold Schnberg ile Frankfurt Toplumsal Aratrmalar Enstits'nn yneticisi Max Horkheimer'di. Adorno da 1930'larn banda Enstit'ye katld. Nazilerin Almanya'da iktidar almalarndan sonra ngiltere'ye ve ardndan ABD' ye g etti. Burada, kendi ynetimindeki bir alma grubuyla, sonradan ayn balkla yaymlanacak olan Otoriter Kiilik (TheAuthoritarianPersonality, 1950) aratrmasn ynetti. Savatan sonra Frankfurt'a dnerek Horkheimer'la birlikte Enstit'y yeniden kurdu. Dier nemli yaptlar, Philosophie der neuen Musik (1949; Modern Mziin Felsefesi), Dialektik der Aufklaerung (Horkheimer ile, 1947; Aydnlanmann Diyalektii, Kabala), Negative Dialektik (1960; Negatif Diyalektik) ve Asthetische Theorie'dir (1970; Estetik Kuram).

Metis Yaynlan pek Sokak No.9,80060 Beyolu, stanbul MNM A MORAL A Sakatlanm Yaamdan Yansmalar Theodor W. Adorno zgn Ad: Minima Moralia Reflexionen aus dem beschdigten Leben Suhrkamp Verlag, Frankfurt/M., 1951 Metis Yaynlan, 1997 Birinci Basm: Ekim 1998 kinci Basm: Mart 2000 Die Herausgabe dieses Werkes wurde aus Mitteln von Inter Nationes, Bonn, gefrdert. Bu eser Inter Nationes'in (Bonn) katklaryla yaymlanmtr. Yayna Hazrlayanlar: Garo Antikacolu, Mge Grsoy Skmen Kapak Resmi: "Die Geschichte vom fliegenden Robert" adl Alman masalnn resmi. (Der Struwwelpeter''den alnmtr; Esslinger Verlag, 1998 basm) Kapak Tasarm: Semih Skmen Dizgi ve Bask ncesi Hazrlk: Sedat Ate Kapak ve Bask: Yaylack Matbaaclk Ltd. Cilt: Sistem Mcellithanesi ISBN 975-342-207-5

THEODOR W. ADORNO

MNMA MORALA
Sakatlanm Yaamdan Yansmalar
evirenler: ORHAN KOAK AHMET DOUKAN METS YAYINLARI

NDEKLER SUNU 13 BRNC BLM 1944 Marcel Proust iin 21 imenli tmsek 22 Suda balk 2 3 Sonunda huzur 2 5 Allah sizden raz olsun Doktor Bey 25 Antitez 27 They, the people 2 8 Sahteliin ekicilii 29 Her eyden nce, ocuum 3 0 Ayrlm - birlemi 31 Btn malm ve mlkmle 32 Inter pates 3 3 Koruma, yardm ve tavsiye 34 Le bourgeois revenant 3 5 Le nouvel avare 3 6 nceliin diyalektii zerine 3 7 Mlkiyet haklar 3 9 Evsizlere snak 3 9 Kapy vurmadan girin 41

Struwwelpeter 42 Geri alnmaz, deitirilmez 44 Kurunun yannda ya da 45 Plurale tantum 47 Tugh baby Al Zihnimizde onlara yer yok 4 8 English spoken 49 On parle franais 5 0 Peyzaj 5 0 Cce meyve 5 1 Pro domo nostra 5 2 Baklay karmak 5 3 Vahiler daha soylu deildir 54 Ate hattndan uzakta 5 5 Banda-kavak-yelleri-esen-Hans 5 9 Kltre dn 5 9 lme Gtren Salk 60 Haz ilkesinin berisinde 62 Dansa davet 64 Ego iddir 65 Ondan hep sz et, ama hi dnme 67 erde ve darda 69 Serbest dnce 7 0 Haksz yldrma 7 2 Post-Sokratikler iin 73 "Nasl da hastalkl grnyor byyen her ey" Dnmenin ahlak stne 7 6 De guscibus est disputandum 7 7 Anatole France iin 7 8 Ahlak ve zamansal sralan 8 1 Boluklar 83

KNC BLM 1945 Aynann arkasna 8 7 Leylek de bebekleri oradan getiriyor 90 Akllnn ahmakl 90 Haydutlar 91 Cretkrlm balayn 93 Soyaac aratrmas 94 Kaz 94 Hedda Gabler'in gerek yaam 96 Onu ilk grdm andan beri 98 Ahlak iin ksa not 99 Temyiz mahkemesi 100 Daha ksa sunumlar 101 lmszln lm 102 Ahlak ve slup 104 Karn zil almak 105 Mlange 10 5 lszle lszlk 106 nsanlar sana bakyor 108 Kk insanlar 108 Bilgisiz kan 110 Pseudomenos 111 kinci hasat 112 Sapma 117 Mamut 118 Souk konukseverlik 120 Gala yemei 122 Ak artrma 123 Tepelerin zerinde 125 Intellectus sacrificium intellectus 126 Tan 127 Byk ve kk 128

Mesafeyi korumak 13 0 Bakan Yardmcs 13 2 Zaman izelgesi 1 3 4 Muayene 1 3 5 Kk Hans 1 36 Gre kulb 1 38 Saf olan 13 9 antaj 14 0 Sar ve dilsizler okulu 14 1 Vandallar 1 43 Resimsiz resim kitab 14 5 Amallk ve oaltm 14 6 Velvele 1 48 Titreim ayar 1 50 Janus'un saray 15 2 Monad 1 54 Vasiyet 1 5 6 Altn ayar 1 57 Sur l'eau 16 1 NC BLM 1946-1947 S e ra bi tk i si 1 65 A c e l e i e e y ta n k a r r 1 66 F un da l k ta n g e e n o lan 1 67 Golden Gate 1 6 9 G z a p ka p a y n ca ya ka da r 1 6 9 B t n k k i ek l e r 17 0 Ne cherchez plus mon coeur 1 7 1 P r e n s e s K e r t en k e l e 17 3

L'Inutile beaut 1 7 5 Co n s tan ze 1 76 P h i l e mo n v e Ba u k i s 1 7 7 Et dona ferentes 1 7 8 O yu n bo za n 1 7 9 G n e dn e n 1 8 2 S u k a t lm am a ra p 1 8 3 i m di , n a s l k t k a lp li o ldu un u on u n II servo padrone 1 87 A a ya , h ep da ha a a ya 18 9 F a z i le t ti ms a li 1 9 0 Rosenkavalier 1 92 O d e t t e i i n re q ui em 1 94 M on o gr am l a r 1 9 6 K t yo l d a 1 98 Bu lm a ca 19 9 O l et 2 0 1 I.Q. 202 Wishful Thinking 2 0 3 G e r i l em e l e r 20 5 M t e ri y e h i zm e t 2 0 6 M on o to n 2 08 B y ka n n e o la ra k k u r t 2 0 9 P a ha l r p ro d k s i yo n 2 1 3 E n t e l e k t e l ta r i h e k a tk 2 1 4 Ju ve n a li s 'in ya n l 2 1 6 K u r b a n l k k u z u 21 9 T e hi r ci 2 20 K k a c l a r , b y k ar k la r 22 1 Who is who 222 G n der i le n bi li nm i yo r 22 4 Consecutio temporum 2 2 5 La nuance / encor' 2 2 6 A lm an ar k s d a bun u ya pa r 2 2 9

In nuce 2 30 Sihirli Flt 2 3 2 Sanat nesnesi 2 3 3 Oyuncak dkkn 2 3 5 Novissimum Organum 2 37 Sakatatlk 2 39 Abartmayn 2 42 Son bask 24 4 Gizlicilie kar tezler 24 7 Suistimale kar uyar 25 4 Son olarak 25 7 NOTLAR 259

Max iin, kran ve Vaatle

SUNU
Burada dostuma baz paralarn sunabildiim kederli bilim, en eski alardan beri felsefenin asl alan olarak grlm ama onun ynteme dnmesiyle birlikte dnsel ihmale, veciz keyfiliklere ve sonunda unutulua terk edilmi bir blgeyle ilikilidir: Doru yaam retisi. Felsefecilerin bir zamanlar yaam olarak bildikleri ey, nce zel yaamn, sonra da sadece tketimin alan haline gelmitir: Maddi retim srecinin bir eklentisi olarak onun peinden srklenip giden, zerklikten veya kendine ait bir tzden yoksun bir eklenti. Yaamn en dolaysz hakikatini anlamak isteyen kii, onun yabanclam biimini incelemek, bireysel varoluu en gizli, en gzden rak noktalarnda bile belirleyen nesnel gleri aratrmak zorundadr. Dolaysz olandan dolaysz biimde sz etmek, yarattklar kuklalar geip gitmi tutkularn ucuz mcevher benzeri taklitleriyle ssleyen o romanclar gibi davranmak olur. Bir makinenin paralarndan baka bir ey olmayan insanlar, byle romanlarda, hl zne olarak davranma kapasitesine sahip kiiler gibi sunulmaktadr bize - sanki hl onlarn eylemine bal olan bir ey varm gibi. Yaama bakmz, artk yaam olmad gereini gizleyen bir ideolojiye dnmtr. Yaamla retim arasndaki -ilkini ikincinin anlk bir grnne indirgeyen- bu iliki tmyle samadr. Aralarla amalar yer deitirmitir. Ancak, bu ahmak quid pro quo'nun [bir eye karlk bir baka ey; alveri] farknda olan clz bir sezgi de henz yaamdan bsbtn silinmi deildir. ndirgenmi ve alaltlm z, kendisini bir yzeye dntren byye kar inatla direnmektedir. retim ilikilerindeki deimenin kendisi de, byk lde, sadece retimin yansma biimi ve gerek yaamn karikatr olan "tketim alannda" olup bitenlere, demek insanlarn bilincinde ve bilindnda meydana gelen deimelere baldr. nsanlar, ancak retime kar durarak, bu d13

zenin iinde bsbtn erimeyi reddederek insana daha yakan bir dnyann domasn salayabilirler. Tketim alannn kendi kt amalar iin savunduu yaam grn de tmyle silinecek olursa, mutlak retim btn vahetiyle egemen olur. Yine de, yaam grne dnt lde, zneden yola kan bir dn de yanllardan kurtulamayacaktr. Tarihsel devinimin bugnk evresinde kazand kar konulmaz nesnellik imdilik sadece znenin zlmesine yol at ve onun yerini de henz bir yenisi almad iin, bireysel deneyim u anda eski zneye dayanmak zorunda kalmaktadr. Tarihsel olarak bitmi, mahkm olmutur bu eski zne: Hl kendi-iindir, ama artk kendinde deildir.1 zne hl kendi zerkliinden emindir, ama toplama kamplarnn zneye aka gsterdii hileme imdi znellik biiminin kendisini de etkisi altna almaya balamtr. znel dnte, kendine kar eletirel bir uyanklk gelitirdii anlarda bile, duygusal ve ad bir yn vardr: Dnyann seyriyle ilgili bir yaknmay andryordur - reddedilmesi gereken bir yaknma, ama samimi olmad iin deil, yaknan znenin bu yaknma halinde tutulup kalmas ve bylece dnyann seyrine kendi payyla katlmas tehlikesine yol at iin. Kiinin kendi bilin durumuna ve deneyimine sadakati, bireyseli aan ve yaplm olduu maddenin adn koyan o sezii inkr ettii lde, her an sadakatsizlie dnme olaslyla ykldr. te, yntemi Minima Moralia'nnkini de belirlemi olan Hegel de her dzeydeki znelliin srf kendi-iin-varoluuna kar gelitiriyordu savlarn. Yaltlm her eyden nefret eden diyalektik teori, aforizmay da dpedz benimseyemez. En fazla, Tinin Fenomenolojisi'nin nsznden alnma bir deyimle, birer "sylei" olarak ho grebilir byle zdeyisel biimleri. Ama bunun zaman gemitir. Yine de, bu kitap ne sistemin darda hibir eyin kalmasna izin veremeyen btnsellik iddiasn unutacaktr, ne de yine sistemin kendisinin bu iddiay elmelediini. Hegel, baka her durumda tutkuyla savunduu ilkeye zneyle ilikisinde hi sayg gstermemitir: Konunun^iinde olmak ve "hep tesinde olmamak", "konunun ikin ieriine) nfuz etmek." Eer bugn zne kayboluyorsa, aforizmalar da "uucu ve geici olandaki zsel ve zorunlu olan grme" grevini stlenmek durumundadrlar. Hegel'in pratiine kar ama dncesine uygun olarak, negatiftik zerinde srar eder aforizmalar: "Tinin yaam, ancak kendini mutlak paralanmlkta kefettiinde kendi hakikatine eriir.
14

Tin, hir eyin bo, geersiz ya da sahte olduunu syleyip baka bir .eye geen, bir pozitif olarak negatiften yz eviren bir g deildir. Tin ancak negatifin yzne dimdik baktnda, yuvasn orada kurduunda bir g haline gelir." 2 Hegel'in Kendi seziine ters dmek pahasna bireyi kmseyii, bir paradoks gibi grnse de, liberal dnle zorunlu iieliinden kaynaklanyordur aslnda. Btn kartlklar boyunca i uyumunu koruyan bir btnlk anlay, srecin yneltici uraklarndan biri olarak grd bireylemeye, btnn kuruluunda yine de daha nemsiz bir rol vermeye zorlamtr onu. Tarih-ncesinde3 nesnel eilimin insanlar aarak, hatta bireysel nitelikleri ortadan kaldrarak kendini ortaya koymasnn ve genelle tikel arasndaki barn -dncede kurguland halde- tarihte imdiye dein hibir zaman gereklemeyiinin bilinci Hegel'de bir arplmaya urar: Huzurlu bir aldrszlkla bir kez daha tikelin tasfiyesi lehinde kullanyordur oyunu. Yaptnn hibir noktasnda btnn nceliine kukuyla yaklamaz. Hegel'in mantnda olduu gibi tarihte de kendi zerinde dnen yaltlmlktan yceltilmi btne geiin tartmal nitelii ne kadar artarsa, varolann merulatrlmas olarak felsefe de nesnel eilimin zafer alayna o kadar byk bir evkle katlr. Bireyleme denen toplumsal ilkenin sonunda yazgsalln zaferine dnmesi de felsefeye bu adan yeterli vesile sunuyordur. Hegel, hem burjuva toplumunu hem de onun temel kategorisi olan bireyi hipostazlatrrken,4 ikisi arasndaki diyalektii yeterince altrmamtr. Btnln kendini retmek ve yeniden-retmek iin tam da yelerinin birbirine kart karlar arasndaki balantlar kullandn klasik iktisatn yardmyla grebilmektedir elbet. Ama birey kategorisinin kendisi, Hegel iin ou zaman indirgenmez bir veridir: Tam da bilgi teorisinde zd, ayrtrd ey. Oysa bireyci bir toplumda geerli olan, genelin kendini tikellerin karlkl etkileimi araclyla gerekletirmesinden ibaret deildir; birey de znde toplumdan yaplmtr. ^ Bu yzden, toplumsal analizin bireysel deneyimden renecei ok ey vardr, Hegel'in teslim ettiiyle karlatrlamayacak kadar ok; te yandan, byk tarihsel kategoriler de, ilenmesine yardmc olduklar onca sutan sonra, sahtekrlk aibesinden muaf saylamazlar artk. Hegel'in felsefesinin ekillenmesinden bu yana geen yz elli yl iinde, kar k gcnn bir ksm yeniden bireye gemitir. Bireyin deneyim zenginlii, i farkllamas ve canll, Hegel'de
15

karlat o ataerkil ve kmseyici ilgiye samayacak kadar byktr bugn: Toplumun toplumsallamas bireyi ne kadar zayflatm ve temellerini rtmse bu zenginlik ve canllk da o kadar artmtr. Bireyin rme dnemindeki zdeneyimi ve karlatklar, bir kez daha bilginin kaynaklarndan biridir imdi - o birey ki, hi tnmadan kendini pozitif bir biimde egemen kategori olarak kurgulad btn bir dnem boyunca bu bilgiyi sadece karartmak ve bulandrmakla kalmt. Farklln silinmesinin bal bana bir ama ilan edildii bu totaliter korolar dneminde, kurtuluun toplumsal gcnn bile bir ksm geici olarak bireysel alana ekilmi olabilir. Eer eletirel teori orada oyalanyorsa, sadece sulu bir vicdanla yapmyor-dur bunu. Ama byle bir denemenin tartmal bir yn olduunu da inkr edemem. Bu kitabn byk ksm sava srasnda, dnmenin zorunlu olarak dncelere dalmak ve seyretmek anlamna geldii bir dnemde yazlmt. Beni kovan iddet, bylece kendisini tam olarak anlamam da engellemi oluyordu. Sz edilemeyecek kadar korkun kolektif olaylar karsnda bireysel konulardan hl sz aabilmenin de bir su ortakl ierdiini kendime itiraf edememitim henz. blmde de k noktas en dar haliyle zel alandr: Gmen aydnn zel alan. Buradan toplumsal ve antropolojik boyutlar daha belirgin olan dncelere geilir; bunlar, psikoloji, estetik ve zneyle ilikisi iinde bilimle ilgilidir. Her blmn sonundaki aforizmalar da, bu dnceleri felsefeye doru gelitirir, kesin ve kapsayc olma iddias tamadan: Hepsinin amac, kurcalanmas gereken baz noktalar belirtmek veya daha sonraki bir zorlu dnme abas iin kk modeller sunmaktr. Bu kitabn yazlmasnn dolaysz vesilesi, Max Horkheimer'in 14 ubat 1945'te kutlanan ellinci ya gnyd. Kompozisyon, d koullar nedeniyle ortak almalarmza ara vermek zorunda kaldmz bir dnemde yapld. kran ve sadakati, bu kesintiyi yok sayarak gstermeyi amalyor kitap. Bir i diyaloga tanklk ediyor: Hibir dnce yok ki burada, onu kda geirmeye vakit bulmu adam kadar Horkheimer'e de ait olmasn. Minima Moralia'nn zgl yaklam, paylatmz felsefenin kimi ynlerini znel deneyim asndan sunma abas, paralarn, paras olduklar felsefenin taleplerini tam olarak yerine getirmemelerini de zorunlu klyor. Biimin balayc olmayan ve balantsz nitelii,
16

belirtik teorik tutarlln reddedilmesi, bunun bir ifadesidir. Ayn zamanda bu azla yetmi, ancak iki kii tarafndan gerekletirilebilecek bu iin sadece biri tarafndan inatla srdrlmesinin dourduu hakszl da bir lde hafifletebilecektir belki. te yandan, bu ortak abalardan bugn de vazgemi deiliz.
17

BRNC BLM
1944 Yaam yaamyor. Ferdinand Kmberger

1 Marcel Proust iin. Yeteneklerinden ya da zayflklarndan tr, sanat ya da dnr olarak "entelektel" uralara dalan zengin aile ocuklar, "meslekta" gibi tatsz bir szckle anlan kiilerle geinmenin hi de kolay olmadn greceklerdir. Sorun sadece bamszlklarnn kskanlmas, niyetlerinin ciddiyetinden kukulanlmas ya da egemen glerin gizli temsilcisi olarak grlmeleri deildir! ok kkl bir hnc yanstsalar da, bu tr kukularn ou zaman hi de temelsiz olmad ortaya kar sonuta. Ama direncin asl kayna baka yerdedir. Bugn zihinsel konularla uramann kendisi de "pra-tiklemi", departmanlar ve giri kstlamalaryla kat bir iblmnn geerli olduu bir ticari faaliyet haline gelmitir. Para kazanmann getirdii alalmadan tiksindii iin zihinsel ura seen varlkl kii, bu gerei kabul etmeye yatkn olmayacaktr. Bunun iin de cezalandrlr. Bir "profesyonel" deildir; bu yzden, kendi konusunu ne kadar iyi bilirse bilsin, hevesli amatrler snfna yerletirilir rekabeti hiyerari iinde; ve kariyer yapmak iin de at gzl takmak, en kat, en duyarsz uzmandan bile daha uzmanca davranarak kendi konusunun iine hapsolmak zorunda kalr. En ok fke uyandran ey, ekonomik durumu sayesinde bir lye kadar gerekletirebildii iblmn askya alma isteidir: Toplumun dayatt ilemleri onaylamaya ok yatkn olmadn sezdirir bu istek, oysa otoriter yeterlilik anlay da bu trden tuhaflklara izin vermez. Resmi bir szlemeye bal olmadan alan zihni ortadan kaldrmann yollarndan biridir dncenin departmanlatrlmas. stelik hi zor deildir bunu yapmak, nk srf yapt iten zevk almakla bile iblmn yadsm olan kii, bu almann standartlar asndan birtakm ak21

lar vermi olacaktr, kendi stnlyle balantsz olmayan aklar. Bylece korunur dzen: Bazlar baka trl yaayamayacaklar iin oyuna katlmak zorunda kalr, baka trl yaayabilecek olanlar da oyuna katlmak istemedikleri iin darda braklr. Bamsz aydnlarn terk ettii snf, kendi taleplerini tam da kaaklarn snd alann iinden ortaya srerek cn almaktadr sanki. 2 imenli tmsek.1 Anababalarmzla ilikilerimiz, skntl bir dnm geiriyor. Ekonomik iktidarszlk, bir zamanlar sahip olduklar o heybetli, rktc otoriteyi de ald onlardan. Bize zorla benimsetmeye altklar gereklik ilkesine,2 kolay vazgemeyenler karsnda her zaman gazaba dnebilen o ciddiyet ve aykla isyan etmitik. Oysa imdi gen olduunu iddia eden ama btn tepkilerinde eskilerden ok daha yetikin, ok daha kaarlanm olduunu grdmz bir kuak var karmzda - o ask yzl, otoriter ve sarslmaz gcn, hibir atmaya girmeksizin kendi isteiyle teslim olmu, feragat etmi olmasndan alan bir kuak. Belki tarihin her dneminde hissettii bir eydir insanlarn: Babalar kuann fiziksel gc azaldka iktidar da anp zararszlar, ama ayn anda gen kuak da daha genlerin soluunu duymaya balar ensesinde: Dmanca kartlklarla blnm bir toplumda, kuaklar arasndaki iliki, dipteki kaba gcn varln gizleyemeyen bir rekabet ilikisidir hep. Ama bu, Oi-dipus karmaasndan deil, dpedz baba katilliinden esinlenmi bir modele doru geriliyor bugn. Nazilerin simgesel canavarlklarndan birinde, ok yallar ldrlmt. Byle bir ortam, anababalarmzla aramzda, ge varlm ama artk aldantan uzak bir karlkl anlayn domasn salar, tpk mahkmlar arasnda olduu gibi. Bu gecikmi anlay glgeleyen tek ey, gemite henz ellerinde bir eyler varken bize yaptklar yardmn, gsterdikleri efkatin bir benzerini, imdi kendimiz de gsz olduumuz iin, onlara gsteremeyeceimizden duyduumuz korkudur. Onlara uygulanan iddet, onlarn uygulad iddeti unutmamza yol aar. Bavurduklar ussallatrmalar, kendi zel karlarn genel kar olarak aklamak iin bavurduklar o ok nefret ettiimiz yalanlar bile, onlarda hakikate uzanmak is

22

teyen bir eilim olduunu, her trl kukuya kar alanm ocuklarnn byk bir i rahatlyla yadsd bir kartl zmeye abaladklarn ortaya koyar. Yal kuan eskimi, tutarsz, gvensiz dnceleri bile, sonrakilerin parltl budalalndan daha verimli bir diyalog zemini sunar bize. htiyarlarmzn o nrotik tuhaflklar, ruhsal sakatlklar bile, bu hasta salkla, bu kural haline getirilmi ocuksu-lukla karlatrldnda, bir kiilik salaml, insanca abalar sonucunda elde edilmi bir zellik olarak grnr. O zaman dehetle farkna varrz: Gemite, dnyay temsil ettii iin ailemizle atrken, ou kez, kt bir dnyaya kar daha da ktsnn gizli szcln yapmzdr aslnda. Burjuva ailesini amaya ynelen siyaset d abalar, ok zaman, onun daha da dallanp budaklanmasn salamakla kalr; ve bazen de, toplumun lanetli reme hcresi olan aile, ayn zamanda bir baka topluma ulamak iin verilebilecek en dnsz abalarn da besleyici hcresiymi gibi grnr bize. Aile tarihe karr ama sistem ayakta kalrken, aileyle birlikte sadece burjuvazinin en etkili organ deil, bireyi bask altnda tutsa bile onu glendiren, hatta belki onu yaratan diren de ortadan kayboluyor. Ailenin bitii, muhalefet glerini de felce uratyor. Ykselen kolektivist dzen, snfsz toplumun bir karikatrdr: Burjuvaziyle birlikte, bir zamanlar anne sevgisinden g alan topyay da tasfiye etmektedir. 3 Suda balk., Tekelci sanayinin her eyi kuatan datm aygtnca yerinden edilen dolam alan, bu iflastan sonra, tuhaf bir ikinci yaama kavutu. Arac mesleklerin ekonomik temelleri yok olurken, milyonlarca insann zel yaam da acentelerin ve araclarn yaamna dnyor; tm zel alan, ortada balanacak hibir i olmad halde, her bakmdan ticari faaliyeti andran bir srecin iine ekiliyor. sizinden memuruna, yatrmlarn temsil ettii kiilerin her an gazabna hedef olabilecek kamu grevlisine kadar, btn bu tedirgin insanlar, her yerde hazr ve nazr olduunu sandklar yrtme gcne ancak duygudalkla, gayretkelikle, ie yarayarak ve bezirganca davranarak yaranabileceklerine inanyorlar: Bir "balant" olarak grlmeyen hibir iliki kalmayacak yaknda, ilkin "muteber" olup olmadna ba

23

klmayan hibir arzu kalmayacak. Bir dolaym ve dolam kategorisi olan balantlar kavram, gerekte dolamn asl zemini olan pazardan ok, kapal ve tekelci hiyerariler iinde bulmutur gelime ortamn. Ama imdi btn toplum hiyerarikletii iin, gemite zgrln hi deilse grntsnn varolduu her yerde bu kirli balantlarn redii grlyor. Sistemin akldl, bireyin ekonomik yazgs kadar asalak psikolojisinde de ifadesini buluyor. Eskiden, mesleki ve zel yaam arasndaki o ok sulanan burjuva iblmne benzer bir eylerin hl varolabildii bir dnemde -bir iblm ki kayboluuna sevinelim mi zlelim mi bilemiyoruz imdi- zel alanda pratik amalar gden adama yontulmam bir sonradan grme olarak baklrd. Bugnse, belirgin bir art niyet sahibi olmadan zel faaliyetlere dalmann bir terbiyesizlik, "ecnebilik", hatta kstahlk olduu dnlyor. Sulanan bir tutum haline geldi bir eyin peinde olmamak: Bu yamada bakalarna yardm edilmesine de ancak karlnda bir eyin istenmesi kouluyla izin veriliyor. Saysz insan, mesleklerin tasfiyesinden bir meslek yaratyor kendine. yi insanlar bunlar, herkesle kaynaan, herkesin sevdii makul insanlar, btn rezillikleri insanca bir hogryle balayan ve standartlamam her trl drty de derhal duygusal olarak damgalayan saduyulu insanlar. ktidarn btn koridorlarn, btn girdisini ktsn bilirler, en gizli niyetlerini sezerler ve gnll propagandistliini stlenirler, geimlerini de bundan karrlar. Btn siyasal kamplarda rastlanr onlara, hatta sistemin yadsnmasnn fazlaca veri alnd ve bu yzden de kendine zg bir konformizmin, gevek ama incelikli bir konformizmin serpildii muhalif kampta bile. Belli biriyi kalplilikle sempati toplarlar, bakalarnn ilerine gsterdikleri o sevecen ilgiyle - speklasyon haline gelmi dierkmlk! Zekidirler, akacdrlar, duyarl tepkileri vardr: Eski bezirgann zihniyetini, bir gn ncesinin psikolojik keifleriyle sslemilerdir. Her konuda yeteneklidirler, akta bile, ama inanmadan. Aldatrlar, ama igdsel bir tepkiyle deil, ilke gerei aldatrlar: Kendilerini de bakalarna kaptrmak istemedikleri bir kr olarak deerlendirdikleri iin aldatrlar. Bir ekme-itme ilikisi vardr zekyla aralarnda, bir dostluk-nefret balants: Dnceliler iin hem kkrtc bir konudurlar, hem de onlarn en byk dmandrlar. nk direncin son smaklarna da gizlice szarak, aygtn taleplerinden hl muaf kalabilmi saatleri kirletenler de onlardr. Gecikmi bireycilikleri, bireyin son kalntlarn da zehirlemektedir.
24

4 Sonunda huzur. Gazetelerin birinde bir iadamnn lmnn ardndan yazlm bir anma yazsnda u cmle gze arpyordu: "Vicdannn rahatl, kalbinin iyiliiyle yarrd." Kederli dostlarn byle durumlarda kullanlan o atafatl slupla yaptklar bu gaf, iyi kalpli merhumun vicdani kaygdan yoksun olduunun byle bir dil srmesiyle azdan karlmas, cenaze alayn en ksa yoldan hakikatin alanna ulatryor. Eer ya ilerlemi bir insan son yllarnda eritii olaanst huzurlu ruh halinden tr vlmekteyse, yaamnn bir alaklklar dizisi olarak getiine hkmedebiliriz. Heyecanlanma huyundan kurtulmutur. Vicdan rahatl, yce gnlllk olarak sunulur: Her eyi balayan nk her eyi fazlaca iyi anlayan birinin yce gnlll. Kiinin kendi sularyla bakalarnnkiler arasndaki alacak verecek hesab, yar daha nde bitirenin lehine bir sonula kapatlr. nsan bu kadar uzun bir yaamdan sonra kimin kime nasl bir ktlk yaptn ayrt etme yeteneini de yitirmitir. Evrensel yanllk gibi soyut bir kavramn nda her trl somut sorumluluk da silinir. Alakln cisimlemi hali olan adam, kendini adaletsizliin kurban olarak gsterir: Ah delikanl ah, toysun, dnyay daha hi tanmyorsun... Ama sakinlie ve sevecen tavrlara daha orta yalarnda erienler de genellikle byle bir huzurdan avans alyorlardr. Habis olmayan kiinin yaamnda grdmz ey sakinlik deildir; tam tersine, zellikle yaln ve bakir bir katlk ve hogrszlktr. Doru nesneyi bulamayan sevgisi, ancak yanl nesneye duyduu nefretle ifade edebilir kendini ve bu da onun nefret ettii eye benzemesine yol aar. Burjuvazi hogrldr oysa: nsanlar olduklar gibi sever, nk onlarn olabileceklerinden nefret etmektedir. 5 Allah sizden raz olsun Doktor Bey} Zararsz hibir ey kalmad. Kk zevkler, dnme ykmllnden vareste tutulduunu sandmz btn o yaam belirtileri, artk yalnz dikkafal bir bnl, inat bir krl yanstmakla kalmyor, kendi kartlarna da

25

hizmet ediyorlar. ieklerin zerine den dehet glgesi alglanmad anda bahar dal bile yalana dnr; "ne kadar ho!" gibi masum bir nlem bile mide bulandracak kadar naho bir varoluun mazereti olur. Artk gzellik ve avunu yoktur - korkun olan gren, ona dayanabilen ve olumsuzluun avunusuz bilinci iinde yine de daha iyi bir dnya olaslna bal kalan baktan baka. Btn doal, kendiliinden davranlardan, her trl tezcanllktan kukulanmak gerekir, nk varolann daha stn gc karsnda fazlaca bklgen bir tavr anlamna gelir bu. Eskiden yalnz kadeh tokuturma sahnelerinde kendini gsteren rahatlk ve serbestliin dipte yatan o ktcl anlam, daha dostane duygulara da bulamtr artk. Trendeki rastlansal syleide, varaca anlamn cinayet olduunu bildiimiz halde tartmadan kanmak iin onayladmz birka sz bile oktan ihanetin iine ekmitir bizi: Hibir dnce iletiimin dnda duramaz, onu yanl yerde, yanl bir uzlama iinde dile getirmek, doruluunu da yok etmek olur. Gittiim her film, btn uyanklma karn, biraz daha aptallatryor beni, biraz daha ktletiriyor. Kolay kaynama yetenei de, bu souk dnyada hl birbirimizle konuabileceimiz yanlsamasn beslemekle adaletsizliin su orta oluyor. ylesine sylenip geilmi tatl szler ve geliigzel cevaplar, seslenilen kiiye verilen dnlerle onun seslenende bir kez daha alaltlmasna yol aarak, suskunluun srmesine hizmet ediyor. Tatl szlln ve sokulganln iinde gizil bir boyut olarak hep varolan o habis ilke, asl vahetini eitliki zihniyette aa vurur. Alakgnlllk ve tenezzl birdir. Ezilenlerin zaaflarna ayak uydururken, aslnda bu zaaflarda iktidarn nkoulunu onaylam ve egemenliin uygulanabilmesi iin zorunlu olan kabal, duyarszl ve iddeti kendimizde de gelitirmi oluruz. Eer bugn tenezzl jesti bir yana braklmsa ve ortada grnen sadece uyum ve kaynamaysa, bunun bir tek nedeni vardr: iktidarn bu kusursuz gizlenii, yadsd snf ilikisinin daha da amanszca srmesine hizmet ediyordur. Aydn iin, biraz olsun dayanma gsterebilmenin tek yolu kat bir yalnzlktr imdi. Her trl ibirlii, toplumsal katlma ve kaynamann btn insanca deeri, insanlk d koullanl sessizce onaylanmasn rten bir maskedir yalnzca. nsanlarn ektikleri aclardr asl paylalmas gereken: Onlarn haz ve elencelerine doru atlm en kk adm, aclarnn daha da iddetlenmesine yol aacaktr.

26

6 Antitez. nsanlara mesafeli davranan kiiyi bekleyen bir tehlike vardr: Kendisinin bakalarndan daha iyi olduunu sanmak ve topluma ynelttii eletiriyi de kendi zel karn gizleyen bir ideoloji olarak istismar etmek. Kendi yaamn doru bir varoluun elimsiz ve krlgan imgesine uygun olarak kurmaya abalarken, imgenin hem krlganln hem de hibir zaman gerek yaamn yerini tutamayacan aklndan karmamas gerekir. Ama iindeki burjuvann arl, byle bir bilince bal kalmasn zorlatrr. Mesafeli gzlemci de aktif katlmc kadar dolanmtr dnyaya; ilkinin tek avantaj, bunu bilmesinden ve bir de her eit bilginin verebilecei o ok kk, ok snrl zgrlkten ibarettir. dnyasndan uzakl da ancak yine o dnyann sunduu bir lkstr. ekilme ve uzaklama jestinin tam da yadsd dnyann baz zelliklerini tamasnn nedeni de budur. Kendisinde de burjuvannkinden ayrt edilemeyecek bir soukluk gelitirmek zorunda kalr. Monadolojik ilke,1 protesto ederken bile egemen evrenseli iinde tamaktadr. Proust, fotoraflarda, bir dkn bykbabasyla orta snftan bir Yahudininkinin, aralarndaki toplumsal stat farklarn unutturacak kadar birbirini andrdn sylemiti; bu gzlem aslnda ok daha geni bir alanda da geerlidir: Bir an birlii, bireysel varoluun mutluluunu, hatta manevi tzn oluturan btn ayrmlar nesnel olarak siler, ortadan kaldrr. Eitimin gerilemesinden sz ediyoruz, oysa Grimm'inkiyle ya da Bachofen'inkiy-le2 karlatrldnda, kendi dzyazmza da kltr endstrisininkini ok andran baz syleyi zelliklerinin bizden habersiz szm olduunu grebiliriz. Latince ve Yunanca'ya da Wolf ya da Kirchhoff3 kadar hkim deilizdir artk. Uygarln yeniden cehalete dntn belirtiriz, ama kendimiz de mektup yazma sanatn unutur, Jean Paul'dan4 bir metni, yazarn kendi dneminde okunmu olabilecei gibi okuma yeteneini yitiririz. Yaamn kabalamasna, hunharlamasna bakarak rpeririz, ama nesnel olarak balayc bir ahlaktan yoksun olduumuz iin de, her admda, insani ller asndan barbarca olan, hatta iyi ailelerin o ok pheli deerleri asndan bile densizlik saylmas gereken davranlarn, konumalarn ve hesaplarn iinde buluruz kendimizi. Liberalizmin zlyle birlikte, burjuvazinin asl ilkesi olan rekabet de, almak yle dursun, toplumsal srecin nes
27

nelliinden taarak, bu srecin arpan ve itien atomlarnn bileimine ve bylece de bir bakma onun antropolojisine szmtr. Yaamn retim srecine baml klnmas, bizim kendi stn irade ve seiimizin sonucu sanmaya pek yatkn olduumuz o yalnzlk ve yaltlmln bir benzerini zaten herkese bir aalanma olarak tattrmaktadr. Kendi tikel karlar sz konusu olunca her bireyin kendini btn tekilerden daha iyi saymas da, bakalarna btn mterilerin toplam olarak kendinden daha ok deer vermesi kadar eski bir bileenidir burjuva ideolojisinin. Eski burjuva snfnn iflasndan beri bu iki dnce de, hem burjuvazinin son dmanlar hem de son burjuvalar olan aydnlarn zihninde bir tr ikinci yaam srdrmtr. Aydnlar, varoluun plak yeniden-retimi karsnda hl dnmeye yeltenmekle, ayrcalkl bir grup olarak davranrlar; ama ii orada brakmakla da bu ayrcaln boluunu ilan etmi olurlar. zel varolu, insana yarar bir varolua benzemeye almakla ona ihanet eder, nk benzeyii genel gerekleme imknndan yoksun brakyordur ve stelik bu gereklemenin kendisi de bamsz dnceye her zamankinden daha ok muhtatr. Kurtulmak imknszdr bu elikiden. Tek sorumlu davran biimi u olabilir: Kendi bireysel varoluumuzu bir ideolojiye dntrmekten kanmak ve zel yaammz da en alakgnll, en iddiasz ve en grltsz biimde srdrmek ama artk iyi yetimi olmann bir gerei olarak deil, bu cehennemde hl soluyabilecek havay bulabiliyor olmann utancndan tr. 7 They, the people 1 Aydnlar daha ok birbirleriyle ekitikleri iin, kendilerinin insanln geri kalan ksmndan daha kt olduu sansna kaplabilirler; bu bir yanlgdr oysa. Birbirlerini tandklar ortam, ortamlarn en utan vericisi, en alaltcsdr: Rekabet iindeki ricaclarn ortam. Bu yzden en tiksindirici yanlarn gstermek zorunda kalrlar birbirlerine. Baka insanlar, en bata da aydnn hep hayranlkla sz ettii sade vatandalar, satacak bir eyi olan ama mterilerin de kendi yasak blgesine girebileceinden hi endielenmeyen bir kii konumundayken bulurlar onu. Araba tamircisi ya da garson kz, kstahlktan kanmakta fazla zorluk ekmezler: Nezaket za

28

ten ilerinin gereidir, mecburdurlar kibar davranmaya. te yandan, cahil insanlar da mektuplarn yazdrmak iin aydnlara bavurduklarnda olduka iyi bir izlenim edinebilirler. Ama sade vatandalar toplumsal rnden paylarn alabilmek iin kendi aralarnda kavgaya girimeye grsnler, edebiyatlarn ya da mzik ynetmenlerininkini kat kat aan bir haset ve garez egemen olacaktr davranlarna. ahane mazlumlarn yceltilmesi, sonuta, onlar mazlumlatran ahane sistemin yceltilmesinden baka bir ey deildir. Kol emeinden bak olanlarn hakl sululuk duygulan, "krsal yaamn budalal"2 iin bir mazeret haline gelmemelidir. Aydnlar hakknda yazan ve drstlk adna onlar sulayarak kt hretlerini kazandran da yine aydnlardr - ama bylece yalan da pekitirmi olurlar. Bugnk an-ti-entelektalizm ve irrasyonalizmin byk ksm, ta Huxley'ye kadar, ileyiini anlamakszn rekabetten yaknan ve bylece onun ana den aydnlarca balatlmtr. En asli alma alanlarnda, tat twam asi3 bilgeliine uzak kalmlardr. Sonradan Hint tapnaklarna dolumalarnn nedeni de budur. 8 Sahteliin ekicilii. Mutfak personeline duyulan bir amor in-tellectualis [dnsel ak] vardr, kendilerini kuramsal almalara ya da sanatlara adam kiileri hep bekleyen bir tehlike, bir tr gnaha ar: Kendilerine ynelik tinsel taleplerini gevetme, standartlarn drme ve hem konularnda hem de ifade biimlerinde, salim zihinle reddetmi olduklar her trden kt alkanla yeniden dnme ars. Aydn iin, kltr alannda bile artk hibir sabit, garantili kategori kalmamtr, gnn hayhuyu da binlerce talebiyle zihinsel younlamaya mdahale etmektedir, bu yzden bugn biraz olsun kaydadeer bir eyler ortaya koyabilmek iin harcanmas gereken aba nerdeyse hi kimsenin altndan kalkamayaca kadar arlamtr. Uyumluluun btn reticilerce hissedilen basnc da aydnn kendi standartlarn drmesine yol aan bir baka etmendir. En genel anlamyla zihinsel z-disiplinin merkezidir bugn zlme srecine giren. Kiinin dnsel yeterliliini oluturan tabular, btn o yaanm deney birikintileri ve aka dile getirilmemi seziler, her zaman birtakm
29

i drtlere kar mcadele halindedirler; mahkm etmeyi rendiimiz ama ancak sormayan ve sorgulanmayan bir otorite tarafndan kontrol altnda tutulabilecek kadar gl drtlerdir bunlar. gdsel yaam iin geerli olan, zihinsel yaam iin de geerlidir: Belirli bir renk ya da ses bileimini baya ve yavan bularak kullanmaktan kanan ressam ya da besteci de, baz basmakalp ya da bilgie ifade biimlerinden ac duyan yazar da, aslnda kendi iindeki bir blgenin bunlara doru aktn bildii iin bu kadar iddetli bir tepki gsteriyordur. Bugnk kltrel amuru yadsyabilmek iin, parmak ularmzda uyandrd o rahatsz edici kanty duyabilecek kadar ona bulam, ama ayn zamanda onu reddedebilecek gc de yine bu bulama iinde kazanm olmak gerekir. Bu g kendini bireysel diren olarak ortaya koysa da sadece bireysel bir olgu deildir: Gl bir dnsel vicdann iinde, ahlaki sperego kadar, toplumsallk nnn da pay vardr. yi toplum ve iyi yurttaa ilikin bir anlaytan doar byle bir vicdan. Bu anlay snmeye, silinmeye yz tutarsa -kim hl krce inanabiliyor ki ona!- zihnin alalma drts de frensiz kalr ve barbar kltrn getirip bireyin iine yd btn tortu yze kar: Yarm eitim, geveklik, teklifsizlik, kabalk. Genellikle "insanlk" olarak, bakalarnca anlalma istei ya da dnyevi sorumluluk olarak gerekelendirilir bu. Ama zihinsel zdisiplinden vazgei fazla kolay bir fedakrlktr: Bu fedakrla "katlanan" kiinin kendine duyduu gveni ciddiye almamz mmkn olmaz. En arpc rnek de maddi durumlar deimi aydnlardr: Sadece yazyla para kazanmann doru olacana kendilerini szmona zorla inandrdklar anda, gemite tantanal szlerle reddettikleri ucuz eylerden zerre kadar farkl olmayan bayalklar retmeye koyulurlar. Tpk eski-zengin mltecilerin kendi lkelerinde yapmak isteyip de gze alamadklar o bencil cimrilie yabanc topraklarda balamalar gibi, ruhsal ynden yoksullaanlar da kendi cennetleri olan o cehenneme sevinle dalarlar. 9 Her eyden nce, ocuum.1 Yalann ahlak d olmasnn nedeni, kutsal ve dokunulmaz hakikati inemesi deildir. Onlar daha da keye sktrp yok etmek amacyla yelerinin azndan ikenceyle

30

laf alan bir toplum, hakikat zerinde hak iddia edemez. Tmel hakikatsizlik tikel hakikat zerinde srar ederse, onu kendi kartna dntrm olur. Yine de, her yalann iinde itici bir ey vardr ve bunun bilinci, krbala alanm olsa bile, zindanclarn daha iyi tannmasn salayacaktr. Asl yanllk, ar drstlktr. Yalan syleyen adam utan duyar, nk her yalan, hakikat ve drstle vgler dzerken bir yandan da yaamak iin insan yalan sylemeye zorlayan bir dnyann alaltcln retir ona. Bu utan, daha incelmi, daha karmak kiiliklerin yalanlarnda gedikler aar. Beceriksizce yalan sylerler; kardaki kii asndan yalan bir ayba, bir kabahate dntren de bu beceriksizliktir. Yalan syleyenin onu aptal sandn gsterir bu, bir horgr belirtisidir. Bugnn usta pratisyenlerinin elinde, gereklii arptmaktan ibaret olan eski drst ve masum ilevini yitirmitir yalan. Kimse kimseye inanmamakta, herkes her eyin iyzn bilmektedir. Yalan syleyen adamn asl sylemek istedii, karsndaki insana da onun kendisi hakkndaki dncelerine de kaytsz olduunu hissettirmektir. Bir zamanlar liberal bir iletiim arac olan yalan, her bireyin, kendi evresinde buz gibi bir atmosfer oluturarak bu atmosferin sna iinde semirmesini salayan kstahlk yntemlerinden biri haline gelmitir bugn. 10 Ayrlm - birlemi. nsanca gerekelerini yitirmi olduu bir ada yine de yaamaya devam eden evlilik kurumu, bugn genellikle bir sakalma hilesi olarak kullanlyor: ki suorta, aslnda kokumu bir bataklkta birlikte yaarken, birbirlerine yaptklar ktln sorumluluunu da darya yneltiyorlar. Kirden uzak tek evlilik tarz, iki ein de bamsz bir yaam srdrd, cebri bir ekonomik kar ortaklna katlanmak yerine birbirlerine kar sorumluluklarn zgrce kabullendikleri bir evlilik olurdu. Bir kar ortakl olarak evlilik, ilgili taraflarn alalmas anlamna gelir her zaman; ve yle hain bir dnyadr ki bu, farknda olanlar bile kanamaz byle bir alaltan. Bu nedenle, ahlakszlktan uzak bir evliliin ancak zel karlarnn peinde komak zorunda olmayanlara, demek zenginlere zg bir imkn olduu da sylenebilir. Ne var ki sadece biimsel, ii
31

bo bir imkndr bu, nk kar peinde komak tam da bu ayrcalkl kesimlerde bir ikinci doa haline gelmitir - mutluluk da dahil hibir ayrcala tutunmaya almazlard eer byle olmasayd. 11 Btn malm ve mlkmle. Boanma, iyi huylu, yumuak bal, eitimli insanlar arasnda gerekletiinde bile, dedii her eyi kaplayan ve solduran bir toz bulutu kaldrr ou kez. Mahremiyetin alan, paylalm yaamn o biraz dalgn, korunmasz gveni, iliki koparld anda ldrc bir zehire dnmtr sanki. nsanlar arasndaki yaknlk, sabrdr, hogrdr, saplantlar ve tuhaf huylar iin bir snaktr. Aa karldnda iindeki zaaf nn da belli eder ve boanmada da byle bir aa kma kanlmazdr. Gvenin btn envanterine el koyar boanma. Daha nce sevgi ve zenin gstergeleri olan eyler, barn ve karlkl uzlamann imgeleri, bamsz deerler olarak serbest kalrken, ktcl, souk, habis ynlerini de gsterirler. Profesrler, ayrldktan sonra, karlarnn dairelerine gizlice girerek yaz masalarnn ekmecelerinden bir eyler arrlar ve hali vakti yerinde kadnlar da eski kocalarnn vergi kaaks olduunu ifa ederler. Evliliin u evrensel efkatsizlik iinde insanca hcreler kurmann son imknlarndan biri olduu sylenebilir belki; ama evrensel de evliliin bozulmasyla kendi cn alr: Kural d kaldn sandmz eye el koyarak onu haklarn ve mlkiyetin yabanclam taleplerine baml klar, hayali bir gvenlik iinde yaam olanlar alaya alr. Tam da en korunmu olan ey hunharca meydana karlarak tehir edilir. Ayrlm ift daha nce ne kadar "cmertse", mlkiyet ve ykmllk gibi eylere ne kadar az kafa yormusa, alal da o kadar sefilce olur. nk ekimenin, svgnn ve sonu gelmeyen kar atmalarnn asl gelime ortam, tam da bu hukuksal olarak belirsiz, tanmlanmam alandr. Evlilik kurumunun altndaki btn o karanlk temel; karsnn emei ve mlkiyeti zerinde kocann o barbarca iktidar; bir erkei yatmaktan vaktiyle zevk duyduu bir kadnla evlenmeye zorlayabilen ve bir ncekinden daha az barbarca olmayan o cinsel bask - ev yklnca btn bunlar da mahzenlerden ve temellerin arasndan srnerek gn na karlar. Daha nce iyi evrense-

32

li kapal ve kstlayc bir balln iinde bulmu olanlar, imdi toplumun basks altnda, dardaki kstlanmam ktln evrensel dzeninden hi farkl olmayan alaklar olarak grmek zorunda kalrlar kendilerini. Evrensel, evlilikte tikelin utan lekesi olarak aa vurur kendini, nk bu toplumda tikelin, demek evliliin, doru evrenseli gerekletirmesi imknszdr. Interi pares.1 Erotik nitelikler alannda btn deerlerin tersyz oluu! nerdeyse tamamlanmak zere. Liberalizmde, bizim zamanmza gelinceye kadar, varlkl kesimlerden evli erkekler, kapal bir ortamda yetimi mazbut elerinden alamadklar doyumu, arkc kzlarda, bohem kadnlarda, Viyanal ssse Madel'de ["tatl dilberler"] ve cocotte'larda ["hafifmerep kadnlar"] arama alkanlndaydlar. Toplumun rasyonellemesiyle birlikte, bu kaamak mutluluk imkn da ortadan kalkt. Cocotte'lav ortadan kayboldu, ssse M de 1'in de AngloSakson lkelerinde ve teknik bir uygarla sahip teki toplumlarda belki de zaten hibir karl yoktu. Buna karlk, bugn birer asalak gibi kitle kltrne yapan arkc kzlar ve bohem kadnlarn da bu kltrn mantna smsk balandklarn grebiliyoruz; o kadar ki, btn ehvetiyle bunlarn anarisine, kendi mbadele deerlerini zgrce belirleyilerine koan adam, ertesi sabah, kadn asistan olarak kendi yanma almasa bile, hi deilse tand bir film patronuna ya da senariste tavsiye etmeye sz vermi olarak uyanma riskini gze almak zorunda kalyor. Bugn, hesapsz ak andran bir eylere hl istek duyan kadnlar, tatl kaamaklar uruna kocalarnca ihmal edilmi olan o hanmefendilerin arasndan kyor sadece. Kocalarnn kusurlar yznden onlarn gznde anneleri kadar skc olmaya devam etseler bile, kendilerinden esirgenen eyi onlar bakalarna verebiliyorlar hi deilse. oktan frijitlemi hafifmerep kadn i dnyasn temsil ederken, iyi yetitirilmi mazbut e zlemle dolu ama hi de romantik olmayan bir cinsellii stleniyor. Demek sosyete hanmlar da kendi onursuzluklarnn onuruna eriiyorlar sonunda - ortada ne sosyetenin, ne de hanmlarn kald bir anda.

13 Koruma, yardm ve tavsiye. Btn mlteci aydnlar sakat kalm insanlardr ve kendi gururlarnn kapal odasnda bu gerei birdenbire anlayarak daha da sarslmak istemiyorlarsa eer, zayflklarn en bata kendi kendilerine itiraf etmeleri yerinde olur. Sendikalarn ya da otomobil trafiinin yapsn ne kadar iyi bilirse bilsin, kendisi iin her zaman anlalmaz kalacak bir ortam iinde yayordur mlteci aydn; yanlmaya, yolunu armaya yargldr hep. Kitle kltrnn tekelci ortamnda kendi bireysel varoluunu srdrmek iin giritii abalarla nesnel ve sorumlu bir alma arasnda almas imknsz bir uurum vardr. Kendi dili elinden alnm, bilgisini besleyen tarihsel boyut da budanmtr. Bu tecrit durumu, yelerine gvenmeyen, farkl olarak damgalananlara dmanca davranan kapal siyasal gruplarn olumasyla daha da arlar. Toplumsal rnn yabanc uyruklularn payna den ksm her zaman yetersizdir ve bu yzden de genel rekabetin iinde kendi aralarnda umutsuz bir ikincil ekimeye girmek zorunda brakr onlar. Kiide izi kalmamas imknszdr bunun. Dolaysz gdmn alalndan muaf kalabilmi adam bile, zel bir leke olarak tar bu muafiyeti: Toplumun yaam sreci iinde, geree demeyen, hayali bir varolu. Yurtsuzlar arasndaki ilikiler, toplumun yerleik yeleri arasndakilerden bile daha zehirlidir. Btn vurgular yanltr, btn perspektifler arpk. zel yaam, bir vampir gibi, her zamankinden daha hrsl, daha gz dnm bir halde ne kar: Artk varolmad iin, hl canl olduunu kantlamaya abalamaktadr. Kamu yaam, telaffuz edilmeyen bir ballk yeminine indirgenir - genel platforma ballk. Yakalamann, el koymann ve hrsla yiyip bitirmenin manik ama souk bak yerleir gzlere. Tek are, kendimizle ve bakalaryla ilgili tanlar yapmay srdrmektir: Gzlerimizi amak, olup bitenleri anlamak ve bylece kyametten kanamasak bile onu o korkun iddetinden, demek krlkten arndrmaya almak. ok ihtiyatl olmak gerekir bu noktada, zellikle de kiisel dostlarn seilmesinde - seim diye bir ey hl mmknse tabii. Kudret sahiplerine yanamaktan ve onlardan "bir eyler beklemekten" zellikle kanmak gerekir. Muhtemel avantajlara dikilmi gz, btn insan ilikilerinin lmcl dmandr; bu ilikilerden dayanma ve ballk doabilir, ama pratik kar kayglarndan asla. Kudretlilerinin ayna imgeleri de daha tehlikesiz deildir:
34

Uaklar, yaltaklar, dilenciler: Kendilerinden daha iyi durumda olanlara, ancak mlteci ekonomisinin koullarnda gelime imkn bulabilen bir eski zaman rindliiyle yaranmaya alanlar. Bunlar kendi koruyucularna baz kk avantajlar salayabilirler, ama bu avantajlar kabul ettii anda da onu aa ekerler - o da buna ok yatkndr zaten, yabanc bir lkede kendisi de aresiz olduu iin, her gn bu trden avantajlar kollamaktadr. Avrupa'da batini jest ou zaman en kaba kiisel kar iin bir bahaneydi belki; yine de bugnn mltecilik koullarnda, zahitlik dncesi, kendisi de birok yerinden su alan pejmrde bir kavram olsa bile, hl en kabul edilebilir can filikas olarak grnyor. Ama pek az kiinin nnde denize dayankl bir rnek olduunu da teslim etmek gerekir. Yolcularn ou iin, alktan lmek ya da ldrmak tehlikesi demektir byle bir kurtulu. 14 Le bourgeois revenant.1 Yirminci yzyln ilk yarsnn Faist rejimleri, eskimi bir ekonomik biimi pekitirirken, onu srdrmek iin gerekli olan terr de artrdlar; dzenin akld nitelii artk bsbtn gze batar hale gelmiti nk. zel yaam da payn ald bundan. O kapal, havasz zel alan, tikel karlarn partizanl, oktan miadn doldurmu aile biimi, mlkiyet hakk ve kiilikte yansmas - dsal otoritenin glendirilmesiyle birlikte btn bunlarn da vadesi uzad. Ama rahatsz bir vicdan da elik etti buna, yanllk ve sahteliin artk hi bastrlamayan bilinci de elik etti. Burjuva deerlerinde bir zamanlar iyi ve temiz olan her ey, bamszlk, sebat, basiret, ihtiyatllk gibi zellikler btnyle rd, kirlendi. nk burjuva varolu biimleri hunharca korunurken, ekonomik nkoullar anp gitmiti. Mahremiyet, aslnda gizliden gizliye zaten zde olduu mahrumiyete brakt yerini btnyle. Tikel karlara o inat balla imdi bir fke de karyor: Daha farkl, daha iyi bir dnyay artk tasarlayamamann fkesi. Masumluklarn yitirdikleri anda habisleiyor burjuvalar. Kk baheyi sanki epeydir bir "emlak" haline gelmemi gibi u anda bile efkatle sulayan ama girmek isteyebilecek yabancy da korkuyla geri eviren el, siyasal mltecinin snma talebini de reddetmitir oktan. imdi nesnel olarak tehdit altnda olduu
35

iin, yneticilerin ve asalaklarnn znellii de tmyle insanlk d bir ierik kazanmaktadr. Bylece gerekletirir kendini snf: Dnyann gidiine yn veren tahripkr iradeyi stlenerek, kyamet habercisi hortlaklar gibi yaamaya devam etmektedir burjuvalar. 15 Le nouvel avare.1ki eit tamahkrlk vardr. Birincisi, kadim olandr: Kiinin hem kendinden hem de bakalarndan her eyi esirgemesine yol aan tutku. Bu tipin fizyonomik zelliklerini Moliere lmszletirmi, Freud da onu makatsal karakter2 kavramyla aklamtr. nl cimride, masallarn o klk deitirmi halifesinin sofuluk maskesini andran gizli milyoner dilencide buluruz bu tipin en mkemmel rneini. Onun koleksiyoncuyla, manik kiilikle ve nihayet byk kla ilikisi, Gobseck'in Esther'le ilikisi gibidir.3 Gazetelerin yerel haberlerle ilgili stunlarnda, hl zaman zaman rastlanabilecek bir tr antikadr. Zamanmzn cimrisiyse kendisine hibir eyi, bakalarna her eyi pahal gren kiidir. Edeerlik hesaplaryla dnr ve btn zel yaamn o yasaya, kiinin aldndan azn vermesini ama yine de bir eyler almasn salayacak kadarn vermesini ngren yasaya baml klmtr. Btn iyi davranlarna apak bir "gerekli mi, zorunda mym?" sorusu elik eder. Bu tip, grd bir iyiliin "cn almak" iin gsterdii telala ele verir kendini: Her masrafn karlnn alnd mbadele zincirinde hibir kayp halkaya tahamml yoktur. Btn ilerini akta ve rasyonel bir tarzda yrtt iin de, Harpagon ve Scrooge'dan farkl olarak, sulanmas ya da aklnn elinmesi imknszdr.4 nsafsz olduu kadar da dost canls-dr. Gerektii zaman, yadsnmaz bir biimde dorunun yanna geer ve doruyu yanla dntrr. Eski cimrinin o sefil agzllnn kurtarc bir yan vard: Kasadaki altnlar zorunlu olarak hrszlar da ekiyordu. Hatta u da sylenebilir: Tpk erotik bir sahip olma arzusunun ancak kiinin kendini teslim etmesiyle tatmin edilebilmesi gibi, eski pintiliin tutkusu da ancak fedakrlk ve kaypla dindirilebiliyor-du. Yeni cimriler zahitliklerini artk bir gnah gibi deil, bir erdem gibi yayorlar oysa. Sigortalarn yaptrmlar.

36

16
nceliin diyalektii zerine.1 Domakta olan sanayi toplumunda her trl insani ilikinin imknszlaacan sezen Goethe, Willelm Meister'in Yolculuk Yllar'nda, incelii, yabanclam insanlar arasndaki kurtarc uyarlanma olarak sunmaya almt. Vazgeiten ayrlamayacak bir ey olarak grnyordu bu uyarlanma ona; btnsel temastan, tutkudan ve katksz mutluluktan el ekilecekti. nsani olan, Goethe iin, tarihin sorgulanmaz akn, ilerlemenin insanlk d niteliini, znenin snmleniini kendi davas gibi olumlayan bir z-snrlama anlamna geliyordu. Gelgelelim o dnemden bu yana olup bitenler, Goethe'vari bir vazgeiin doyum olarak grnmesine yol aacak trdendir. Bu arada incelik ve insanlk da -bunlar ayn eydi onun iin- Goethe'ye gre bizi gitmekten alkoyacaklar noktaya kendileri gitmilerdir. nk artk bildiimiz gibi kesin bir tarihsel n vardr inceliin. Burjuva bireyinin kendini mutlakiyeti zorun sultasndan kurtard andr bu. zgr ve tek bana, sadece kendine hesap vermektedir birey; te yandan, mutlakiyetin gelitirdii hiyerar-ik sayg ve dncelilik de eski ekonomik temelinden ve korkutucu gcnden syrlmtr ama imtiyazl gruplar iinde bir arada yaamay katlanlabilir klacak kadar da varln korumaktadr henz. Mutlaki-yet ile liberallik arasnda bu ilk bakta paradoks gibi grnen etkileim, sadece Wilhelm Meister'de deil, Beethoven'in geleneksel kompozisyon rglerine kar tavrnda, hatta mantkta Kant'n nesnel olarak balayc fikirleri znel olarak kurgulamasnda bile gsterir kendini. Beethoven'in dinamik ve patlayc sergilemeleri izleyen dzenli zetlemelerinde, Kant'n skolastik kategorileri bilincin birliinden karsamasnda aka "incelikli" olan bir yn vardr. nceliin koulu, eski salamln ve yekpareliini oktan yitirmi ama yine de srp giden konvansiyondur. Onarlmaz bir yknt halinde, sadece biimlerin parodisinde yaayp gidiyordur: Cahillerin yararlanmas iin keyfi olarak dzenlenmi veya gemiten derlenmi bir grg kurallar demeti, gazetelerin gnll "grg danmanlarnn" hep tledii trden - eref saatlerinde bu konvansiyonlara can vermi olan anlamaysa imdi araba sahiplerinin ve radyo dinleyicilerinin gz kapal konformizmine brakmtr yerini. Trensel nn g, ilk bakta incelie yarayacak gibidir. zerk olmayan ve zarar verecek lde dsal
37

kalan her eyden kurtulduunda incelikli davrann da artk sadece her insani durumun kendi zgl gereklerini dikkate almas beklenir. Ama byle bir zgrlemi incelik, nominalizmin her balamda karlat zorluklarn ortasna decektir. ncelik dpedz trensel konvansiyonlara boyun emek anlamna gelmiyordu: Daha sonraki hmanistlerin ironikletirdii de tam bu trden konvansiyonlard. ncelikli tavr, kendi tarihsel zemini kadar paradoksald aslnda. Konvansiyonun yetkisiz kalm iddialaryla bireyin babozuk ynelileri arasnda bir uzlama -gerekte imknsz bir uzlama- istiyordu. ncelikli davrann konvansiyondan baka ls yoktu. Konvansiyon, ne kadar kuruyup solmu bir halde olursa olsun, bireysel hak iddiasnn tzn oluturan evrenseli temsil ediyordu. Farklarn ayrtrlmasdr incelik. Bilinli sapmalardan oluur. Ama zgrlemi -ayrtrlaca bir evrensel kalmam- incelik, bir mutlak olarak karsna dikildii bireyi cezbetmeyi de baaramaz ve sonunda mutlaka hakszlk eder ona. Neyin tartlp neyin tartlmayacan belirleyen hibir kuraln kalmad bir dnyada, artk iyi yetimenin doal gerei saylmayan "salnz nasl" sorusu mtecessislik ya da kt niyetlilie, nazik konular karsnda suskunluksa bombo bir aldrszla dnr. Bylece birey de incelie kar dmanlk -sebepsiz de olmayan bir dmanlk- beslemeye balar: Szgelimi belli bir kibarlk biimi, kendisiyle bir insan olarak konuulduu duygusunu vermekten ok, insanlk d durumunu sezdiriyordur ona ve kibar kii de srf kibarl srdrd, bu alm ayrcal devam ettirdii iin nezaketsiz grnme riskiyle kar karyadr. zgrlemi ve tmyle bireysellemi incelik sonunda sadece bir yalan haline gelir. Bugn inceliin bireydeki sahici ilkesi, hakknda konumay sahiden reddettii eyde sakldr: Her bireyde cisimleen fiili ve daha ok da potansiyel g. Kiilere teklifsiz davranma ve onlar olduklar gibi kabul etme nerisinin ardnda gayretke bir "yerine oturtma" istei yatyordur aslnda: Bireyi ve nndeki olaslklar, azndan kan her szn ierdii zmni kabulleniler araclyla, gittike katlaan evrensel hiyerari iindeki yerine yerletirme istei. nceliin nominalizmi, en evrensel olann, demek kaba dsal gcn, en mahrem durumlarda bile galip gelmesine yardm eder. Konvansiyonu yararsz, gn gemi ve dsal bir ss olarak bir yana atmak, her eyin en dsal olann, bir dolaysz egemenlik dnyasn olumlamak anlamna gelir. Bu incelik karikatrnn bile bugnn laubali ahbapavuluu -ki zgrln kt
38

bir akaya dnmesidir- sonucunda lortadan kalkmasnn yaam daha da katlanlmaz klmas, insanlarn bugnk koullarda birlikte yaamasnn ne kadar imknszlatn gsteren rneklerden sadece bir tanesidir. 17 Mlkiyet haklar. Gemite, pazar ilikilerini hesaplayabilen kiinin kendi yaamn belirlemesi bir lde mmknd. Bugnse byle bir ey iin anlaml bir ereve yok. stelik herkes iin geerli bu. Ne kadar gl olursa olsun, ilke olarak herkes bir nesne durumunda imdi. Generallik meslei bile artk yeterli korunma salayamyor. Faist ada hibir anlama genel kurmay kararghn hava saldrlarna kar gvenceye alacak kadar balayc deil; geleneksel ihtiyatllklarna bal kalan generalleri ise Hitler ipe ektiriyor, an Kay ek kuruna dizdiriyor. Btn bunlara bakarak u sonuca varabiliriz: Sa kmak isteyen kii -sakalmann tuhaf, sama bir yan da var, o arl dleri andryor biraz, dnyann sonunu yaayp da sonradan bir evin bodrum katndan srne srne ktmz dleri- her an kendi yaamna son vermeye de hazr olmaldr. Zerdt'n "zgrce seilmi lm" ngren o cokulu, en doktrininin vard kasvetli hakikat budur. zgrlk daralp bzlerek saf olumsuzlua dnm, art nouveau gnlerinde "gzel lm" olarak bilinen ey de, lmden ok daha korkun eylerin olduu bir dnyada, yaamann sonsuz alalyla lmenin sonsuz azabn ksa kesme isteine indirgenmitir. - nsanln nesnel sonu, sadece baka bir addr bunun: Birey olarak bireyin, insan trn temsil ederken, tr gerekletirmesini salayabilecek zerklii yitirdiini anlatmaktadr. 18 Evsizlere snak. zel yaamn dt durumu, sahnesine bakarak anlayabiliriz. Szcn allm anlamyla barnak, artk imknszdr. inde bydmz geleneksel evler ekilmezlemitir:
39

Orada yaanan her konforun bedeli bilgiye ihanettir bugn, en kk snma duygusuna bile aile karlarnn kfl kokusu karmaktadr. Bir tabula rasa zerinde ina edilen o modern, ilevsel konutlarsa, uzmanlarn zevksizler iin imal ettii, ilerinde yaayanlarla hibir balants olmayan yaama kutulardr, ya da yolunu ararak tketim alanna girmi fabrika tesisleri - zaten snp gitmi olan bamsz varolu zlemine taban tabana zttr btn bunlar. Modern insan tpk hayvanlar gibi yerde uyumak istiyor, demiti bir Alman dergisi, Hit-ler'den nce, kahince bir mazohizmle: Yatakla birlikte, dle uyanklk arasndaki eii de ortadan kaldryor. Uykusuzlar her an greve arlabilirler, her eye hazr ve dirensizdirler, ayn anda hem dikkatli hem bilinsiz. Sahici ama satn alnm bir eski konakta snak arayan kii kendini diri diri mumyalam olur. Bir otel ya da pansiyona tanarak kendi ikametghmzn sorumluluundan kama abas da mlteciliin dardan dayatlm koullarnn bilgece bir seim olarak grnmesini salar. En ar darbeyi yiyenlerse, her yerde olduu gibi, seme imknna sahip olmayanlardr. Kentin knt blgelerinde deilse bile, yarn yerini kmeslere, arabalara, vagonlara, kamplara ya da dpedz ak havaya brakabilecek kulbelerde yaamaktadrlar. Ev, gemite kalmtr. alma ve toplama kamplar kadar, Avrupa kentlerinin bombalanmas da, teknolojinin ikin gelimesiyle eve oktan biilmi olan hkmn sonunda infaz edilmesidir sadece. Evler eski konserve kutular gibi kullanlp atlacak eylerdir artk. Gerekletirilme frsat bir kez karldktan sonra sadece burjuva yaamnn kklerini rtmekle kalan sosyalist toplum da sahici bir barnak imknn yok etmektedir. Bu srece hi kimse direnemez. Kii, dar anlamyla zanaate ne kadar kar olursa olsun, mobilya tasarm ve i dekorasyona ilgi duymaya balad anda bir kitap koleksiyoncusunun o fazla ssl zevklerini de benimsemeye baladn fark eder. Belli bir uzaklktan bakldnda, Viyana Atlyeleri ile Bauhaus arasndaki fark o kadar byk deildir.1 Saf ilevsel izgiler, ilev ve amalarndan kurtularak, Kbizmin temel yaplar kadar sslemeci olmaya balamlardr bugn. Btn bunlarn karsnda, balanmam, askda brakan bir tavr hl en doru davran biimi olarak grnmektedir: Toplumsal dzenle kendi ihtiyalarmz elverdii srece zel yaammz srdrmek, ama onun hl toplumsal bir dayana ve bireysel bir anlam olduu yanlsamasna kaplmamak. "Ev sahibi olmamam, iyi talihimin bir paras bile saylabilir," diyordu Nietzs
40

che en Bilim'de. Bugn eklememiz gerekir: Kendi evimizi ev olarak grmemek, orada kendimizi "evimizde" hissetmemek, ahlakn bir parasdr. Bugn bireyin kendi mlk karsnda dt zor durumu biraz olsun gsterir bu - hl herhangi bir mlk kalmsa tabii. Oynamak zorunda olduumuz oyun udur: Artk zel mlkiyetin kimseye ait olmadn, nk tketim mallarnn bu kadar bollat koullarda hi kimsenin bunlarn kstlanmas ilkesine tutunmaya hakk olmadn, ama yine de srf mlkiyet ilikilerinin krce srdrlmesine hizmet eden o bamllk ve muhtalk durumuna dmemek iin bile kiinin baz eylere sahip olmak zorunda olduunu grmek ve dile getirmek. Ama bu paradoksun tezinin varaca yer ykmdr: Nesneler karsnda, sonunda insanlara da ynelen sevgisiz bir umursamazlk. Antitez ise, telaffuz edildii anda, rahatsz bir vicdanla sahip olduklar eylere tutunmak isteyenlerin ideolojisine dnr. Yanl yaam, doru yaanamaz. 19 Kapy vurmadan girin. Teknoloji, jestlerle birlikte insanlarn da dakiklemesine, kesinlemesine ve hunharlamasna yol ayor, insan hareketlerini her trl duraksamadan, dncelilikten ve edepten arndryor. Onlar nesnelerin amansz ve denebilirse tarih d taleplerine baml klyor. Bylece, szgelimi bir kapy yavaa, sessizce ama skca kapatma yetenei de yitiriliyor. Arabalarn ve buzdolaplarnnkiler arplarak kapatlmak zorunda; kimi kaplarsa kendiliklerinden kapanyor, ieri girenleri arkalarna bakmama ve kendilerini kabul eden evi korumama gibi nezaketsizliklere mahkm ederek. Yeni insan tipini anlamak istiyorsak, onu evresindeki nesneler dnyasnn srekli etkisine maruz kalan, sisteminin en derin noktalarnda bile oradan izler tayan bir varlk olarak dnmemiz gerekir. Artk ieri doru alacak pencerelerin yerinde sadece saa sola itilecek srgl camlarn olmas zne iin ne demektir? Yumuak kap mandallarnn yerinde dner tokmaklarn olmas, avlularn ortadan kalkmas, sokak kapsnn nndeki birka basaman ve bahe duvarnn yok olmas acaba nasl etkilemitir onu? Srf motorunun gcnden tr, sokaklarn haaratn, yayalar, ocuklar ve bisikletlileri ezip geme isteini
41

bir kez olsun iinde duymam src var mdr? Makinelerin kendi kullanclarndan talep ettikleri hareketler de Faist zorbalkta grdmz o vahi, sert, huzursuz savrukluk ve dengesizlii iermitir ou zaman. Yaantnn kuruyup gitmesinin bir nedeni de u olmal: Nesnelerin saf ilevsellik yasasnn buyruuna girmekle aldklar biim, onlarla temas sadece ileticilie indirgemekte ve gerek insanlarn hareket zgrlnde gerekse nesnelerin zerkliinde herhangi bir fazlala, eylem nnn iinde tketilmeyecek ve yaantnn ekirdei olarak varln srdrecek herhangi bir arta izin vermemektedir. 20 Struwwelpeter1 Hume, kendisinden daha dnyevi yurttalarnn karsnda, epistemolojik dn, kibar beylerin hibir zaman iltifat etmedii o "saf felsefeyi" savunmak zorunda kaldnda, u muhakemeye bavurmutu: "Titizlik ve kesinlik her zaman gzellie yararldr, doru akl yrtme de ince duygulara."2 Bu szn kendisi de bir pragmatizm ieriyordu geri, yine de pratiklik konusunda btn sylenmesi gerekenleri rtk bir biimde ve tersten giderek sylyor. Yaamn pratik dzenleri, insana yararl gibi grnseler de, bir kr ekonomisinde ancak insani niteliklerin kreltilmesine hizmet edebilirler ve yaygnlatka da btn efkatli ilikilerin paralanp kopmasna yol aarlar. nk insanlar aras efkat, amasz ilikilerin de olabileceini bilmek demektir aslnda: Amalarn kavgasna batm kiilerin hl sezebildii bir avunu kayna, eski imtiyazlardan miras alnm ama imtiyazsz bir dzen vaadini de ieren bir sezi. mtiyazn burjuva aklnca ortadan kaldrlmas, sonunda bu vaadi de yok ediyor. Eer zaman para demekse, zamandan, en ok da kendi zamanmzdan tasarruf etmek ahlakl bir davran olarak grnr ve byle bir tutumluluk da bakalarna kar dncelilik olarak aklanr: Ak-szl davranm, hibir eyi gizlememiizdir. Birbirleriyle alverilerinde insanlar arasna sokulan her trl rt, sadece nesnel olarak btnlemekle kalmayp bundan gnen de duyduklar aygtn ileyiinde bir arza olarak grlr. Karlkl apka karmak yerine bir "mer'aba"nn aina kaytszlyla selamlamak, mektup yazmak yerine hitapsz ve imzasz ofis ii yazmalar gndermek, insani temasta

42

bagstermi bir hastaln rastgele belirtileridir sadece. Yabanclama tam da insanlar arasndaki mesafenin kaldrlmasnda gsterir kendini. nk ancak birbirlerini alverile, tartma ve uygulamayla, denetim ve ilevle usandrmaktan kanabildikleri srece insanlar arasnda dsal biimlerin o hassas telkri balantlar oluabilir ve isel olan da ancak bu d biimlerde billurlaabilir. Jung'un izleyicileri gibi kimi gericiler bunu bir lde sezmilerdir. G. R. Heyer'in3 Era-nos denemelerinden birinde u cmleye rastlyoruz: "Uygarln ekillendirici etkisine henz fazlaca maruz kalmam topluluklarn ayrt edici zelliklerinden biri, konuya dolayszca yaklamamalar, hatta ondan sz etmekten bir sre kanmalardr; sohbet, byle insanlar arasnda, asl konusuna sarmallar izerek adeta kendiliinden varr." Bugnse dz izgi, iki nokta arasnda olduu gibi iki insan arasnda da en ksa yol saylmaktadr. Tpk son zamanlarda prefabrik ev duvarlarnn tek para olarak imal edilmesi gibi, insanlar arasndaki duvarn harc da onlar birbirinden ayr tutmann basncyla ortadan kaldrlmaktadr. Farkl olan hibir ey artk anlalamamakta, ef garson eli demi bir Viyana spesiyalitesi olarak deilse bile, ocuksu bir gven ya da yersiz bir yaknlama olarak grlmektedir. Faydac dzen, i yemeinin balangcnda hal hatr sormak iin sylenen birka cmleyle, kendi kartn bile devralp sourmutur. nsanlarn birbirleriyle konuma yeteneini yitirmeleriyle iten sz etmenin ayp saylmas aslnda ayn eydir. Her ey zaten i olduu iin, "i" szcn aza almak da yasaktr - aslm bir insann evinde "ip" szcnn telaffuz edilememesi gibi tpk. Merasimin, eski tarz nezaketin, bo gevezelik olduundan -kimi zaman hakl da olarak- kukulanlan amasz sohbetin o szde demokratik tasfiyesiyle birlikte, insan ilikilerinin artk hibir eyi tanmsz brakmayan o szde netleme ve saydamlamasyla birlikte, plak vahet de yaama egemen olmaktadr. Hi duraksamadan, uzun boylu dnmeden ve yan konulara sapmadan sylenen dolambasz szde, Faist ynetimde dilsizlerin suskunlara verdii komutun biim ve tnsn bandan beri andran bir eyler vardr. nsanlar arasndaki ilikilerde her trl ideolojik sslemeyi kaldran yalnln kendisi de insanlara nesne gibi davranmann ideolojisine dnmtr oktan.
43

21 Geri alnmaz, deitirilmez. Hediye verme detini unutuyoruz. Mbadele ilkesinin ineniinde anlamsz ve inanlmas g bir ey var; zaman zaman ocuklar bile kukuyla bakyor hediye verene, sanki hediye onlara sadece fra ya da sabun satmak iin bavurulan bir hileymi gibi. Bunun yerine hayr derneklerimiz var artk, resmi ltufkrlklarmz ve toplumun grnrdeki yaralarn gzlerden saklamak iin yaptmz planl almalarmz var. Bu trden rgtl almalarda insanca drtlere yer yoktur; ve zaten bata her zaman aalayc bir ey vardr: Datlr, haka bltrlr, ksaca onu alan bir nesne durumuna drr. Kiisel hediyenin bile, ngrlm bteye titizlikle bal kalarak, kardaki insan iyice tartarak ve mmkn olan en az abay harcayarak gerekletirilen bir toplumsal ilev durumuna dt, aklc bir nezaketsizlie dnt sylenebilir. Vermenin asl sevinci, alann da sevincini hayal edebilmekten geliyordu. Semek, zaman ayrmak, zahmete katlanmak, tekini bir zne olarak grmek demektir bu: Savrukluun ve geliigzelliin tam tersi. te bunu kimse yapamyor gibi imdi. Olsa olsa, kendilerinin de sevebilecei eyleri veriyorlar, ama tabii birka derece daha ktsn. Vermenin yozlamas, o i karartc icattan, "hediyelik eya" diye retilen eylerden de anlalabiliyor; kiinin ne vereceini bilmedii nk aslnda vermek istemedii varsaymna dayanyor bu yeni icat. Bu rnler de alclar kadar balantsz. Bandan beri birer uyuturucuydular pazarda. Verilen hediyeyi deitirme hakknnsa undan baka anlam yok: "Al bunu, sana ait, ne istersen yap onunla, eer houna gitmediy-se geri verip yerine baka bir ey al, benim iin hi fark etmez." stelik normal hediyeler vermenin yol at skntl mahcubiyetle karlatrldnda, satlabilirlik ilkesinin bu mutlaklatrlmas bile daha insanca seenei temsil ediyor, nk hi deilse alcnn kendi kendine bir hediye almasna imkn veriyor - byle bir ey hediyenin doasna aykr olsa bile. rnleri yoksullarn bile eriebilecei bir yaknla getiren retim patlamas yannda, hediye vermenin yozlamas nemsiz, bu konuda dnmek de duygusallk saylabilir. Ne var ki, bir bolluk ortamnda hediye gereksizlese bile stelik, bu da bir yalandr, hem zel hem de toplumsal bir yalan, nk bugn bile hayal gcmz biraz al
44

trmakla mthi sevindiremeyeceimiz hi kimse yoktur- insanlarda vermemenin yaratt bir boluk olacaktr. Vermeyen insann en vazgeilmez yetileri dumura urar; nk katksz iselliin tecrit hcresinde deil, ancak darda, nesnelerle canl bir temas iinde geliebilir bu yetiler. Vermeyen insanlarn yaptklar her eyden bir soukluk yaylr: Gereken efkat szc sylenmemi, beklenen dnceli davran gsterilmemitir. Bu soukluk, kaynakland kiileri de rpertmeye balar sonunda. Btn efkatli, iyi ilikiler, hatta belki de organik doann bir paras olan o barma bile, bir hediyedir. Fazla mantkl dnd iin bu yeteneini yitiren kii, kendini de eyletirir ve donar. 22 Kurunun yannda ya da. Kltrel eletirinin en eski ve en merkezi motiflerinden biri, yalan konusudur: Kltr, insana yaraan bir toplumda yaand yanlsamasn yaratmakta, btn insan rnlerinin temelinde yatan maddi koullar gzlerden saklamakta ve rahatlatp uyuturarak, varoluun kt ekonomik belirleniminin srp gitmesine hizmet etmektedir. Kltrn de bir ideoloji olduu dncesidir bu ve ilk bakta hem burjuva iddet doktrinince hem de onun muarznca(kar kan) paylald, demek hem Nietzsche hem de Marx tarafndan savunulduu sanlr. Ama ite, insan yalana kar uyaran btn nasihatler gibi bu dncenin kendisi de ideolojiye dnmeye pek yatkndr. zel yaam alannda grebiliriz bunu. Para dncesi ve peinden getirdii btn atmalar, kanlmaz biimde, en efkatli, en erotik, en yceltilmi ruhsal ilikilere bile szar. Bu yzden, kltrel eletiri de, tutarllk mantna ve doruluk ruhuna bal kalmak adna, btn ilikilerin aka ve amanszca kendi maddi kkenlerine indirgenmesini, taraflarn karlarna gre olumu bir maddi balantya eitlenmesini talep edebilir. nk anlam, bildiimiz gibi, kkenden bamsz deildir ve maddi olan rten ya da dolaymlandran her eyde samimiyetsizliin, duygusalln, demek gizli ve bu yzden ok daha zehirli olan karn izini semek de hi zor deildir. Gelgelelim, davranlarmzda bu ilkeye radikal bir biimde bal kalrsak eer, yanl olanla birlikte doru olan da silmi, evrensel pratiin dna -gszce de olsa- tama abalaryla daha soylu bir dnyaya ili
45

kin btn o hayalci tasarlar da yok saym ve bylece kltrn dolayl olarak hizmet ettii sylenen o barbarl en dolaysz biimde arm oluruz. Nietzsche'den sonraki kltr eletirmenlerinde bu kayma aka grlr; Spengler en iyi rnektir. Ama Marksistler de pek kanamamlardr bu tutumdan. Kltrel ilerlemeye duyulan o Sosyal Demokratik inantan arnp da barbarln gleniiyle kar karya kaldklarnda, "nesnel eilim" adna o barbarl savunma noktasna savrulabilmekte ve kendi can dmanlarn kurtarc olarak grmeye balamaktadrlar-bu dman, "antitez" olduu iin, kendisi istemese de yknn iyi bir sonla noktalanmasna gizemli bir biimde hizmet edecektir! Bu bir yana, bir yalan olarak grlen tin'e kar maddi enin vurgulanmas da, daha nce bir ikin eletiriden geirilmi olan o siyasal iktisatla tuhaf, kukulu bir akrabaln domasna yol aar: Yeralt dnyasyla polis arasndaki yaknl andran bir akrabalk. topya bir yana brakldktan ve teori-pratik birlii art koulduktan sonra hepimiz fazla pratikletik. Teorinin iktidarszlndan duyulan kayg, her eye kadir retim srecinin nnde eilmek ve bylece de sonunda teorinin sahiden iktidarsz olduunu kabullenmek iin bir gereke salar. Bu garezin belirtilerine en has Marksist sylemde bile rastlanabilir; bugn de ticari zihniyetle ciddi eletirel yargnn, kaba maddecilikle kaba olmayannn gittike birbirini andrmaya balad grlmektedir, o kadar ki zneyle nesneyi ayrt etmek iyice zorlamtr. - Kltrn gerekten de tmyle yalana dnmeye balad bugnn koullarnda, bu ikisini birbiriyle zdeletirme abas daha da uursuzlamakta ve her trl muhalif dnceyi zayf drmekten baka bir amaca hizmet etmemektedir. Maddi gerekliin sadece mbadele deerleri dnyasndan, kltrnse bu dnyann egemenliini yadsyan her eyden olutuu sylenirse, varolan varolmaya devam ettii srece byle bir yadsmann da bir yanlsamadan ibaret kalaca dorudur elbet. Ancak, zgr ve adil mbadelenin kendisi de bir yalan olduu iin, onu yadsmak ayn zamanda hakikat adna da konumak demektir: Meta dnyasnn yalannn karsnda, onu yadsyan yalan bile bir tr dzeltici haline gelir. Kltrn imdiye kadar baarsz kalm olmas, kurunun yannda ya da ocaa atarcasna bu baarszl srdrmenin gerekesi olamaz. Ayn yazgy paylaan insanlar, kendi maddi karlar konusunu geitirmek ya da bu karlarn dzeyine inmek yerine, kendi ilikileri zerinde dnerek karlar zmlemeli ve bylece amaldrlar.
46

23 Plurale tantum.1 Toplum, ada bir kuramda ne srld gibi, eitli "dolaplar"dan oluuyorsa eer, onu en iyi temsil eden model de kolektifin tam tersi olan eydir: Monad olarak birey. Her bireyin kesinlikle tikel olan karlarnn izini srmekle, sahte bir toplumda kolektifin doasn da incelemi oluruz. Farkl drtlerin gereklik ilkesine cevap veren bir ego'nun nderlii altnda rgtleniini de iselletirilmi bir haydut etesi olarak dnmek mmkndr: efiyle, adamlaryla, trenleriyle, ballk yeminleriyle, ihanetleriyle, kar atmalaryla, entrikalaryla ve btn girdi ktsyla bir haydut etesinin iselletirilmi biimi. Bunu anlamak iin, bireyin evresine hararetle kafa tuttuu o patlama anlarn, fke nbetlerini gz nne getirmek yeter: fkeli insan kendi benliinin ete efi olarak belirir hep: Tongaya basmama emrini vermitir bilindna, iindeki grup adna konumann gveniyle gzleri parldamaktadr. Kii kendi saldrganln ne kadar benimserse, toplumun baskc ilkesini de o kadar iyi temsil eder. Belki de asl bu anlamda dorudur u ilke: En bireysel olan, en genel olandr. 24 Tough baby1 Belli bir erkeklik jesti vardr ki, ister kendimizde fark edelim ister bakalarnda, kukuyla karlamamz gerekir. Bamszln, ynetme gcne gvenin ifadesidir - btn erkeklerin gizli su ortakl. Eskiden, efendinin kaprisi denirdi buna, korkulu bir saygyla; bugnse demokratikletirilmitir ve en sradan banka memuru bile nasl yapldn film kahramanlarndan renmektedir. Byk model, gece ge vakit bekr dairesine dnen ve gizli klandrmay aarak hemen kendine bir viski soda hazrlayan, smokinli, yakkl erkektir: Kstah dudaklarn telaffuz etmekten kandn, maden suyunun dikkatle kaydedilmi kprme sesi syler bize: Sigara duman, deri ve tra kremi kokmayan her eyi, zellikle de kadnlar kk grmektedir - onlar da tam bu yzden dayanlmaz lde ekici bulurlar onu. nsan ilikilerinin ideal biimi bir erkek kulbdr
47

ona gre: O ok zenli vicdanszln arenas. Byle adamlarn -daha dorusu modellerinin; nk gerek yaamda pek az bire bir karl bulunur bu tipin: insanlar bugn bile kendi kltrlerinden daha iyidir- nazlarnda, elencelerinde gizil bir iddet sezilir her zaman. Bakalarn hedef alan bir tehdit olarak grnr bu iddet, koltuuna yaylm adamn oktandr ihtiya duymad kiilere ynelmi bir tehdide benzer. Gemite kendisine ynelttii iddettir aslnda. Her haz-zn eski bir acy kendinde koruduu ve srdrd doruysa eer, burada da ac, ona dayanabilmi olmann gururu biiminde, dorudan doruya, dntrlmemi bir kalp olarak, hazza ykseltilmitir: araptan farkl olarak, her viski yudumu, her puro nefesi, organizmann bu kadar sert uyarmlara almak iin bastrmak zorunda kald tiksinmeyi anmsatr hl ve haz olarak kaydedilen de sadece budur. Sert erkek, sahiden de filmlerde sunulduu gibidir demek ki: Bir mazo-hist. Sadizminin temelinde bir yalan yatar ve ancak yalan syleyerek gerek sadiste, basknn ajanna dnebilir. Ama bu yalan da, kendini ztcinselliin onaylanabilecek tek biimi olarak sunan bastrlm ecinsellikten baka bir ey deildir. Oxford'da iki tip renci sivrilir: Sert erkekler ve entelekteller; ikinciler, srf bu kartlktan tr, otomatik olarak kadnslkla zdeletirilir. Ynetici katmann, diktatrle yol alrken, bu iki uca doru kutuplatna inanmak gerekir. Bu blnme, btnlemesinin de srrdr: Sevinsizlikte birlemi olmann sevinci. Sonuta asl kadns olanlar sert erkeklerdir, onlar gibi olduklarn kabul etmemek iin hanmevlad kurbanlara ihtiya duyarlar. Totalitarizm ve ecinsellik birlikte yrr. zne, kerken, kendi cinsinden olmayan her eyi de yadsmaktadr. Gl erkek ile uysal ocuk kartlar, tahakkmn eril ilkesini en katksz biimiyle uygulayan bir dzende kaynarlar. stisnasz her eyi, szmona zneleri bile, kendi nesnelerine dntrmekle, bu ilke de btnyle edil-ginleir, kadnslktan ayrt edilmez olur. 25 Zihnimizde onlara yer yok. Mltecilerin eski yaamlarnn silindiini biliriz. Eskiden tutuklama emriydi, bugnse zihinsel yaantdr lkeden lkeye tanamayan. eylememi olann, saylp lle-

48

meyenin yaam da son bulmaktadr. Ancak, eyleme bununla da yetinmeyerek kendi kartna, dolayszca fiilileemeyen yaama da yaylyor: Sadece dnce ve anmsama olarak srp giden eylere. Bunlar iin zel bir terim de icat edildi: "zgemi". Soru formunda, cinsiyet, ya ve meslein altnda grlebilir. Yaam, ihlali tamamlansn diye, birlemi istatistikilerin zafer otomobiline balanp srklenmektedir ve artk gemi bile korunamamaktadr bugnden, onu anmsamakla bir kez daha unutulua teslim eden bugnden. 26 English spoken.1 ocukluumda, ailemin ahbaplk ettii baz yalca ngiliz hanmlar sk sk kitap armaan ederlerdi bana: Genler iin hazrlanm, renkli, resimli kitaplar, bir de maroken kapl, kk, yeil bir ncil. Armaan verenlerin dilinde yazlmt hepsi: Okuyup okuyamayacam hibiri dnmemiti. Gz alc resimleri, balklar, vinyetleri ve deifre edilmesi imknsz metinleriyle bu kitaplarn zel eriilmezlii, byle nesnelerin kitap deil de reklam olduunu dndrrd bana; amcamn Londra'daki fabrikasnda rettii trden makineleri tantan reklamlar belki de... Anglo-Sakson lkelerinde yaamaya ve ngilizce'yi anlamaya baladktan sonra da bu izlenimim silinmedi, tersine glendi. Brahms'n bir arks vardr, szleri Heyse'nin bir iirinden alnm: O Herzeleid, du Ewigkeit! I Sel-bander nur ist Seligkeit [Ey yrek yaras, ey sen sonraszlk! / Bentekidir ancak bahtiyarlk]. En yaygn Amerikan basmnda yle olmu bu dizeler: "O misery, eternity! IBut two in one were ecstasy" [Ey ac, sonsuzluk! / ki gnl bir olunca ancak mutluluk]. Asl metindeki kadim, tutkulu adlar, popler bir parann slogan szlerine dntrlmtr, parlatp sslemek amacyla. Bu szcklerin yayd neon klar altnda, kltr de reklamdan baka bir ey olmadn ortaya koymaktadr.
49

27 On parle franais.1 Cinsellikle dilin ne kadar i ie gemi olduunu yabanc dilde pornografi okuyarak anlayabiliriz. De Sade' kendi dilinden okurken szle gerek duyulmaz. gdsel olarak anlalr, hibir okuldan, hibir evden, hibir edebi deneyimden renilmeyecek olan o karanlk, kaygan mstehcen deyimler; tpk ocuklukta cinsellikle ilgili en dolayl sz ve gzlemlerin bile zihinde gereki bir temsil halinde hemen billurlamas gibi. Hapsedilmi tutkular, bu deyimlerle gerek adlarna kavutuklar anda, kendi bastrlmlklar-nn barajndan taar gibi kr dilin bariyerlerini amakta ve kar konulmaz bir iddetle anlamn en irek hcresine kadar szmaktadrlar sanki: Orada yine kendi benzerleriyle karlamak zere. 28 Peyzaj. Amerikan manzarasnn kusuru, romantik yanlsamann ne srd gibi tarihsel anlarn eksiklii deil, insan elinin hibir izini tamamasdr. Sadece ekilebilir topran yetersizliiyle, ou zaman bodur allardan yksek olmayan ilenmemi ormanlarla da snrl deildir bu durum, asl yollarda belli eder kendini. Manzarann iine ylece yerletirilmi gibidir yollar; dzgnlk ve genilikleri ne kadar etkiliyse, parltl izleri de o yabanl ve zengin bitkisel evre karsnda o kadar ilgisiz ve hunhar grnr. fadesizdirler. Ayak ya da tekerlek izini bilmezler, otlaklara ya da aalklara geii salayacak yumuak patikalar yoktur kenarlarnda; demek insan elinin ya da en yakn aletlerinin dokunuunu hissetmi eylerin o yumuam, yattrc, batmayan dokusundan da yoksundurlar. Sanki hi kimse okamamtr manzarann salarn. Rahatlatlmamtr, rahatlatmaz. Alglan da byledir. Hzla giden arabann iinden grd eyi kaydetmez gz nk; silinen manzara da kendi tadndan daha fazla iz brakmaz.

50

25 Cce meyve. Proust nazikti: Kendini yazardan daha zeki sanma mahcubiyetinden kurtaryordu okuru. On dokuzuncu yzylda Almanlar dlerinin resmini yaptlar; sonu her zaman sebzeydi. Franszlarnsa bir sebze resmi yapmalar bile yetiyordu, ortaya kann bir d olmas iin. Anglo-Sakson lkelerinde fahieler, gnahla birlikte, getirecei cehennem azabn da ikram ediyor gibi grnrler. Amerikan manzarasnn gzellii: En kk diliminde bile, ifade olarak, tm lkenin usuz bucakszl belirir. Mlteciliin anlarnda, av eti rostolarnn belli bir tad vardr: Hayvan sanki Freischtz'n1 tlsml kurunlaryla vurulmu gibi bir tat. Psikanalizde sadece abartlar dorudur. Mutlu olup olmadmz rzgrn sesinden anlayabiliriz. Mutsuz insana evinin korunakszlm anmsatr bu ses, onu ku uykularndan, huzursuz dlerinden uyandrarak. Mutlu adam iinse korunmuluu-nun arksdr: fkeli uultusunda, artk ona kar etkisiz olduunu itiraf eden fslty da iitir. Dlerimizden tandmz o sessiz grlt, uyank saatlerimizde gazete balklarndan saldrr bize. Efsanenin kyamet habercisi, radyoda yayor bugn. Zorunlu olarak duyurulan nemli olaylar her zaman felaketlerdir. Solenn szc, ngilizce'de hem trensel hem de tehlikeli anlamna gelir. Spikerin gerisindeki toplumun gc, kendiliinden dinleyicilere ynelmekte, onlar hedef almaktadr. Yakn gemi her zaman felaketlerden artakalm bir yknt olarak grnr bize.
51

'Tarihin eyada beliren ifadesi, gemi azabn davurumudur sadece. Hegel'de z-bilin, kendi benliinden emin olmann hakikatiydi: "Hakikatin doal topra", Fenomenoloji'vAn szckleriyle. Bunu artk anlayamaz hale geldiklerinde de burjuvalarda hi deilse servet sahipliinin gururundan doan bir z-bilin vard. Bugnse z-bilincin tek anlam, ego zerinde dnmenin mahcubiyeti ve iktidarszlnn fark edilmesidir: Kendinin bir hi olduunu bilmek. "Ben" demek birok insan iin daha imdiden bir kstahlk haline gelmitir. Gznzdeki kymk en iyi bytetir. En baya insan, en ycesinin zaaflarn sezebilir; en aptal da en zekisinin dnndeki hatalar. Cinsel ahlakn ilk ve tek ilkesi: Sulayan her zaman suludur. Btn, yanltr.2 30 Pro domo nostra1 Geen savata2 -ki hepsi gibi o da kendinden sonrakilere kyasla sakin, huzurlu grnr- eitli lkelerin senfoni orkestralarnn amatac sesleri susturulduunda, okla sakatlanm seyrek bir oda topluluu iin Askerin yks'n yazd Stravinski. En iyi yapt olacakt bu, tek inandrc gerekstc manifesto: O dsel, sarsntl, dipten vuran iddet, mzii bir negatif hakikatin dolaylarna da ulatryordu. Yoksulluktu parann nkoulu: Resmi kltr parampara edebilmiti nk onun maddi zenginliklerine ulamas yasaklandndan kltr hep zehirleyen gsteriilikten de uzak kalabiliyordu. kinci savatan sonraki dnsel retim iin de bir ders kar buradan - bir sava ki Avrupa'da brakt ykmn derecesini o mziin boluklar bile ngrememitir. lerleme ve barbarlk kitle kltrnde yle i iedir ki bugn, ancak o kltre ve teknik aralar

52

daki ilerlemeye kar barbarca bir perhiz geri getirebilir barbarlk d koullar. Sahte zenginlikleri ve pahal retimi reddetmeyen, renkli filmleri ve televizyonu, milyoner dergilerini ve Toscanini'yi3 geri evirmeyen hibir sanat yaptnn, hibir dncenin sakalma ans yoktur. Kitlesel retim iin tasarlanmam olan eski medya yeni bir deer kazanyor bu koullarda: Bakln ve doalamann deeri. Ancak byle bir medya aabilir trstlerin ve teknolojinin birleik cephesini. Kitaplarn oktandr kitaba benzemekten kt bir dnyada, gerek kitap da bir kitap olamaz artk. Burjuva an balatan, matbaann icadysa eer, imdi ona mimeografia, yaynn bu tek kibirsiz biimiyle son vermenin zamandr. 31 Baklay karmak. Sosyalizmin en onurlu davran biimi olan dayanma da hasta. Eskiden, kardelik sylemini geree dntrmekti dayanmann amac: Onu bir ideoloji olduu genelliin iinden karmak ve sadece tikele, dmanca kartlklarla belirlenmi bir genellik dnyasnn iinde dayanmann tek temsilcisi olan Parti'ye zg bir gereklik olarak srdrmek. Kendi yaamlarn beraberce tehlikeye atan bir grup insan temsil ederdi dayanmay; elle tutulur bir imkn karsnda kendi kiisel tasalarn daha nemsiz sayan insanlar, bylece soyut bir dncenin buyruuna girmeden ama kiisel bir umut da beslemeden yaamlarn birbirleri iin feda edebiliyorlard. z-korunumdan byle feragat edilmesinin nkoulu, bilgi ve karar verme zgrlyd: Bunlar yoksa, o kr tikel kar yeniden ortaya kar hemen. Ancak, dayanma zamanla Parti'nin binlerce gz olduu inancna, gl olduu dnlen ii mfrezelerine -bunlar da oktandr Uniformallamtr- kaydolmaya, tarihin akntsna katlmaya dnmtr. Bylece kazanlan herhangi bir geici gvenliin bedeli de srekli korku, dalkavukluk, kvrtma ve karndan konumadr: Dmann zaafn snamakta kullanlabilecek enerji, kiinin kendi liderinin kaprislerini, olas tepkilerini tahmin etme abalarnda harcanmaktadr; bu lider, eski dmandan daha ok korku salyordur yreklere, nk iki tarafn liderlerinin de kendi astlarna hi danmadan aralarnda anlaabileceklerini gizliden gizliye sezebilmektedir ki
53

i. Bunun baka bir yansmas da fark edilebilir insanlar arasndaki ilikilerde. Gerek mminleri -bunlar, jestlerinin ve konumalarnn tanmlanmas g bir zelliiyle tanrlar birbirlerini, parola yerine geen bir tr tok szl teslimiyetilikle- birletirdii grlen o hayali bildiriyi imzalamad halde bugn geerli olan ablonlara gre peinen ilerici olarak snflandrlan kii hep ayn deneyi yaayacaktr. Ortodokslar da onlara fazlaca benzeyen sapmalar da bir dayanma beklentisi iinde yaklarlar ona. Aka ve gizlice, ilerici antlamay anmsatrlar. Ama ayn dayanmann en kk bir kantn onlardan bekledii ya da toplumsal acdan kendi payna den ksma hi deilse sempatiyle yaklamalarn istedii anda, kendisine srt evirdiklerini grr: Kilise ulularnn eski itibarlarna yeniden kavutuu bir ada maddecilikten ve ateizmden geriye kalan budur. Bu rgt adamlar, drst entelektelin aa kp onlar iin kendini tehlikeye atmasn isterler; ama kendilerinin de aa kabileceini sezer sezmez onu bir kapitalist, ok gvendikleri ve kullanmay umduklar o drstl de gln bir duygusallk ve budalalk olarak grmeye balarlar. Ku-tuplayor dayanma: Bir uta kaacak yerleri olmayanlarn umutsuz sadakati, br uta zindanclardan uzak durmak ama hrszlar da kzdrmak istemeyenlere uygulanan fiili antaj. 32 Vahiler daha soylu deildir. Afrikal ekonomi politik rencilerinde, Oxford'daki Siamllarda ve daha genel olarak kk burjuva kkenli alkan sanat tarihi ve mzikologlarda bir eilim grlr: Yeni malzemenin zmleniini, yerleik, kabullenilmi ve onaylanm olan her eye kar lsz bir saygyla birletirmeye pek heveslidirler. Uzlamasz bir kafa, ilkelciliin, ge kalmln ya da "kapitalist olmayan dnya"nn tam tersidir: Deneyim vardr temelinde, tarihsel bir bellek, titiz bir zek ve en nemlisi de belli bir doygunluk. Radikal gruplara sonradan katlan o deneysiz genlerin bir kez gelenein gcn hissettikten sonra kamp deitirdikleri ok grlmtr. Gelenekten nefret edebilmek iin ona sahip olmak gerekir. Avant-garde sanat hareketlerine proleterlerden ok zppelerin yatkn oluu, siyaset iin de anlaml bir ipucu verebilir bize. Ge kalanlarn

54

ve yeni gelenlerin rktc bir yatknl vardr pozitivizme -Hindistan'daki Carnap mritlerinden Alman ustalar Matthias Grne-vvald ve Heinrich Schtz'n inanl hayranlarna kadar hepsinde grlr bu.1 Psikolojiden hi anlamayanlarn ne srebilecei bir eydir, dta kalmann sadece nefret ve hn uyandrd; fazla sahiplenici ve hogrsz bir ak da doabilir buradan ve baskc kltrn uzakta tuttuu insanlar kolayca onun en inat savunucular kesilebilirler. Bir Sosyalist olarak "bir eyler renmek", kltrel miras denen eyden pay almak isteyen iide bile bir yanks iitilebilir bunun; ve Beherlerin2 zevksiz bilirbilmezlii de kltr anlamamalarndan ok, onu grnrdeki deeriyle kabul etmeye, onunla zdelemeye tene olularnda -ve bylece anlamn da arptmalarnda- belli eder kendini. Sosyalizmin ne byle bir dnme ne de teorik olarak pozitivizme dmeye kar genel bir muafiyeti vardr. Uzakdou'da Marx kolaylkla Driesch ve Rickert'in igal etmedii yeri alabilir.3 Bat d toplumlarn sanayi toplumunun atmalarnn iine ekilmesinin -ki ok daha nce yaplmas gerekirdi- asl kazanlsnn, yaam standardnda beklenebilecek hafif bir ykselii bir yana brakrsak, bamszlna kavumu halkn kendisinden ok, rasyonel olarak gelitirilmi retim ve iletiim olmasndan korkulur. Daha yal uluslar, kapitalizm ncesi halklardan mucizeler beklemek yerine, onlarn onaylanm her eye ve Bat'nn baarlarna duyduklan o ksa grl, enge itaha kar uyank olmaldrlar. 33 Ate hattndan uzakta. Hava taarruzlaryla ilgili haberlerde, uaklar reten firmalarn da ad geiyor ou zaman: Focke-Wulff, Heinkel, Lancaster - imdi bunlar ald konumalarda bir zamanlar Hussar svarilerinin, mzrakl birliklerin, zrhl valyelerin tuttuu yeri. Yaam yeniden-retmenin, ona tahakkm etmenin ve onu yok etmenin mekanizmalar birdir ve bu yzden sanayi, devlet ve reklamclk i ie gemitir. O zaman abartma saylmt, ama "sava ticarettir" diyen kukucu Liberallerin hakl kt grlyor bugn: Devlet, kr dnyasnn tikel karlarndan grnte bile bamsz deil artk; aslnda her zaman onlarn hizmetindeydi, imdi ideolojik olarak da oraya yerleti. Kentlerin ykmndaki ba mteahhitin adnn her anl
55

, her alk, imar zamannda da en iyi komisyonlar almasn salayacak itibar kazandryor ona. Otuz Yl Savalar1 gibi bu sava da -bir sava ki son bulduunda hi kimse balangcn anmsamayacak- bombo aralklarla birbirinden ayrlm kesintili harektlardan oluuyor: Polonya seferi, Norve harekt, Fransa'nn igali, Rusya ve Tunus harektlar, istila. Bu ritmde, corafi olarak ulalabilecek dman bulunmad anlarn mutlak k-prtszh ile apansz eylemler arasndaki bu gidi gelite, askeri aralarn kendilerini anmsatan bir mekaniklik var. Savan Liberalizm-ncesi biimini hortlatan da bu olmal. Ama bu mekanik ritm, insann savala ilikisini de btnyle belirliyor - sadece bireysel bedenin gcyle makinelerin enerjisi arasnda arpc bir oranszlk yaratarak deil, deneyimin en gizli hcrelerine de szarak. Daha bundan bir nceki atmada bile, bedenin mekanik sava teknikleriyle uyumsuzluu, gerek deneyimi imknszlatrmt. Bu sava hi kimse Topu Generali Napolyon'un bir muharebesini anlatr gibi anlatamyordu, anlatmasna imkn yoktu. Bar ilan ile sava anlarnn yazl arasnda uzun bir sre bulunmas da rastlansal deildir: Anlarn canlandrlmas ve bellein kurulmasnn ne kadar sancl bir sre olduunu gsterir. Ve yazarlarn yaad dehet ne kadar tyler rpertici olursa olsun, btn kitaplarda bir yetersizlik, gszlk, hatta sahtelik duygusu karmtr bu anmsamaya. Ama kinci Sava bsbtn kopuktur deneyimden, tpk bir makinenin ileyiinin insan gvdesinin hareketlerinden uzak oluu gibi (ancak patolojik durumlarda makineyi andrmaya balar bu hareketler). Sreklilikten, tarihten, bir "epik" eden yoksundur bu sava, her evresinde sfrdan balar gibidir: Bellekte bilinsizce korunmu, kalc bir an da brakmayacaktr. Her yerde, her patlamayla, uyarm engelini delip gemitir; oysa deneyim, saaltc unutula saaltc anmsama arasndaki sre, bu engelle korunan bir alanda oluur. Kprtsz, bombo aralklarla kesilen, zaman d bir sarslmalar dizisine dnmtr yaam. Ama gelecek iin belki de asl rktc olan, yaknda btn bunlarn zerinde dnlebilecek eyler olmaktan kacadr; nk cepheden dnen savalarn yaad her travma, isel olarak zmlenmemi her sarslma, gelecein ykmlarnn da mayasdr. Kari Kraus hakl olarak nsanln Son Gnleri adn vermiti yazd oyuna. imdi oynanan oyunun bahysa "Kyametten Sonra" olmal.
56

Savan enformasyonla, propagandayla ve medya yorumlaryla grnmez klnmas, ilk tanklarn zerindeki kameramanlar ve kahramanca len gazeteciler, kamuoyunu ekip evirmeye ynelik aydnlatma tekniklerinin hercmerci ve btn o aldrsz, unutkan hareketlilik: Deneyimin, insanlarla yazglar arasndaki boluktan baka bir ey olmayan deneyimin -ki insanlarn gerek yazglar da bu boluun iinde ekillenir- kuruyup bzmesinin bir baka ifadesidir bunlarn hepsi. Olaylarn eylemi, katlam, aldan kalplan, olaylarn yerini almtr sanki. nsanlar, seyircisi olmayan nk herkesin kk bir rolle de olsa ekrana kt bir belgesel canavar filminin fi-granlarna indirgenmektedir. O herkesin tepkisini eken "sahte sava" deyiminin altnda yatan da budur. Deyimin kaynanda, yaanan dehetle ilgili sylentileri "propagandadan ibaret" sayan -ve bylece vahetlerini daha da pervaszca srdrebileceini dnen- Faist aldrmazln yatt dorudur elbet. Ama btn Faist eilimler gibi bunun kklerinde de gerein baz eleri vardr; ve bu gerekler de ancak Faist tavrn onlar habise sezdirmesiyle kendilerini gsterebilmektedir. Sava gerekten sahtedir, ama btn dehetlerden daha tyler rpertici bir sahteliktir bu ve onunla elenenler de ykma asl katky yapanlardr. Hegel'in tarih felsefesi bu a ierebilmi olsayd, Hitler'in robot-bombalan da, dnya-tininin kendini simgeler araclyla dorudan doruya aa kard o seilmi ampirik olgulardan biri olarak, skender'in erken lmnn ve benzeri imgelerin yannda yerini alrd. Faizmin kendisi gibi robotlar da znesiz alyorlar. Tpk onun gibi robotlar da mthi bir teknik kusursuzluu mutlak krlkle birletiriyorlar. Ve yine Faizm gibi onlar da lmcl bir korku yaratyorlar ve tamamiyle etkisizler. "Dnya tinini grdm", ama at zerinde deildi, kanatlanmt ve baszd - ki bu da ayn anda Hegel'in tarih felsefesini rtr. Bu savatan sonra yaamn "normal seyrini" srdreceini, hatta kltrn "yeniden kurulabileceini" -sanki kltrn yemden kurulmas daha en batan onun yadsnmas deilmi gibi- ne sren btn dnceler ahmakadr. Milyonlarca Yahudi katledildi; ve bu da felaketin kendisi deil, sadece bir perdesi. Daha neyi bekliyor bu kltr? Saysz insann hl bekleyecek zaman olsa bile, Avrupa'da yaananla
57

rr hibir sonucu olmayacan dnmek mmkn mdr? Srf kurbanlarn niceliinin bile toplumun yeni bir niteliine -barbarla- dnmeyeceini nereden biliyoruz? Darbeyi kar-darbe izledike felaket de srer gider. Katledilenlerin cnn alndn dnmek bile yeter bunu grmek iin. Kar taraftan da ayn sayda insan ldrldnde dehet de kurumsallaacak ve en eski alardan beri uzak dalk blgelere hapsolmu olan kapitalizm-ncesi kan davalar daha geni bir lekte yeniden ortaya kacaktr - ve artk koca koca uluslardr bu davalarn znesiz zneleri. Ama llerin cnn alnmamas ve yaplanlarn balanmas halinde de Faizmin zaferi yanma kr kalacak ve bu kadar kolay olduu grldkten sonra baka yerlerde srdrlmesi zor olmayacaktr. Tarihin mant, n plana kard insanlar kadar ykcdr: Ald hz onu nereye srklerse gemi belalarn bir eini orada retir. Normallik lmdr. Yenik Almanya'ya ne yaplaca sorusuna yant olarak ancak iki ey syleyebilirim. Bir: Cellat olmay ya da cellatlara meruluk salamay hibir zaman hibir koulda kabul edemem. ki : Gemi ktlklerin cn almaya girien adama engel olmak -zellikle yasal cihaz kullanarak engel olmakistemem. Tmyle yetersiz ve eliik bir yant, ilkeyi de uygulann da glnletiren. Ama belki de kabahat yalnz bende deil, sorunun kendisindedir. Sinemada haftalk dnya haberleri: Mariana adalarnn igali, Guam da dahil. Verdii izlenim, savaa deil inaat mhendisliine ve sonsuz bir ciddiyet ve younlamayla stlenilen bir yol-hafriyat almasna ilikin. Bir de buharl dezenfeksiyona, yerkre leinde balatlm bir bcek ldrme operasyonuna. Operasyon srdrlecektir, toprakta hi ot bitmeyene kadar. Dman burada hasta ve ceset rolnde. Tpk Faist devletteki Yahudiler gibi o da sadece teknik ve idari ilemlerin nesnesi olarak hesaba katlyor imdi; ve savunmaya geecek olduunda kendi davranlar da hemen ayn zellii kazanyor. eytann oyunlarn anmsatan bir ey var btn bunlarda: Eski tarz savalara gre ok daha byk inisiyatif gerektiriyor bu tr operasyonlar: z-nesizlik haline ulamak iin znenin btn enerjisini kullanmas gerekiyor. Mkemmellemi insanszlk, Edvvard Grey'in2 pek insanca dnn gereklemesidir: Nefretsiz sava. Gz 1944

58

34 34 Banda-kavak-yelleri-esen-Hans.1 Bilginin iktidarla ilikisi sadece uaklkla deil, hakikatle de ilgilidir. ou bilgi, eer gler ilikisiyle orantl deilse, biimsel adan ne kadar doru olursa olsun, geersizdir. "Hitler benim iin patolojik bir vakadr" - bir mlteci doktorun bu szleri sonuta klinik bulgularla dorulanabilir, ama o paranoyak adna dnyann bana sarlan nesnel belayla orantszl bu tany glnletirmekte, sadece mesleki bir lafazanla indirgemektedir. Hitler belki "kendinde" bir patolojik vakadr, ama hi kukusuz "kendi iin" deildir. Mltecilerin Faizme kar demelerinin ounda grlen kibirli ikinlik ve zavalllk da bununla ilgilidir. zgr, mesafeli ve karsz deerlendirme kalplaryla dnen insanlar, aslnda bu tr dnceyi geersizletiren iddet deneyimini bu kalplarn iine yerletiremediler. udur nerdeyse imknsz olan grev: Bakalarnn iktidarnn da kendi iktidarszlmzn da bizi aptallatrmasna izin vermemek. 35 Kltre dn. Hitler'in Alman kltrn yokettii iddias, onu telefonlu masalarndan kurmak isteyenlerin kulland bir reklam tekniinden baka bir ey deildir. Hitler'in imha ettii sanat ve dnce zaten uzun sredir kopuk ve dlanm bir yaam sryordu, son snaklarn da Faizm temizledi. Oyuna katlmayanlar, daha nc Reich'tan yllarca nce, kendi ilerine iltica etmilerdi: Alman marknn istikrar kazanyla Davurumculuun sonu ayn tarihe rastlar. En ge bu tarihten itibaren Alman kltr de kendine resimli Berlin magazinlerinin ruhuna ok uygun bir istikrar kazandryordu - o magazinler ki Nazilerin "Neeli Kuvvet"inden, Reich otobanlarndan ve sergi salonlarnn tuzu kuru Klasisizminden aa kalr yan yoktur. Alman kltrnn tamam, stelik de en liberal olduu yerde, hazla gevemi bir halde kendi Hitler'inin yolunu gzlyordu: Mosse ve Ullstein'n1 editrlerini ya da Frankfurter Zeitung'un yeni yneticilerini Nazizme uaklk etmekle sulamak onlara hakszlk etmek olur.
59

Onlar her zaman byleydiler; rettikleri dnsel metalarda benimsedikleri asgari direni izgisi, hi yolundan sapmadan, aptallar tarafndan anlalmann -Fhrer'in kendisinin de belirttii gibi- en deerli ideolojik yntem sayld bir siyasal rejim karsnda asgari direni izgisine dnmtr. lmcl bir kafa karklna yol aan da budur. Hitler kltr yoketmitir, Hitler Bay X'i srgne yollamtr, yleyse Bay X kltrdr. Evet, yledir aslnda. Hem alkanlklaryla hem de nfuz alanlarnn kesin olarak ayrmas sayesinde yurtdnda Alman zihnini temsil etme maharetini gsteren mltecilerin edebi rnlerine ksa bir bak bile mutlu bir yeniden inadan ne beklenebileceini ortaya koyuyor: Broadvvay yntemlerinin Kurfrstendamm'a ithali - ama yirmili yllarda da bu ikisi arasndaki fark, ikincisinin niyetlerinin iyilii deil, aralarnn yetersizliiydi sadece. e Weimar' dan balamak zorundadr kltrel Faizme kar olanlar, "Monte Carlo'nun Bombalan"ndan ve Basn Balosundan - Hitler Almanyasnda Fallada2 gibi kaygan ve aibeli tiplerin szlerinin, kendi prestijlerini baka topraklara tamay becerebilen o pek salam ve namuslu hretlerin sylediklerinden daha fazla doru ierdiini kefetme durumunda kalmak istemiyorlarsa eer. 36 lme Gtren Salk1 Bugnn prototipik kltrnn psikanalizi diye bir ey mmkn olsayd eer; eer ekonominin mutlak egemenlii, koullar kendi kurbanlarnn ruhsal yaamyla aklamaya ynelik btn abalarn iini boaltm olmasayd; ve psikanalistler de oktan o koullara ballk yemini etmemi olsalard - byle bir aratrma, an zgl hastaln normallik olarak tanmlamak zorunda kalrd. Bugn, bireyin bedence ve ruha salkl olduunu kantlamak iin gstermesi gereken libidinal performans, ancak en derin dzeyde sakatlanma pahasna, da dnklerde de isellemi hadmlama pahasna elde edilebiliyor. Bu sakatlanmann yannda, babayla zdelemenin sonucu olan o eski vazgei bile sadece bir ocuk oyunudur, zaten bandan beri oyun olduu bilinen bir oyun... Dzgn adam ve tatl kzn bastrmas gereken sadece arzular ve igrleri deildir imdi; burjuva alarnda o bastrmann sonucu olarak ortaya kan

60

semptomlar da bastrmak zorundadrlar. Tpk n, temiz havann ve salkl yaamn msrife sergilenmesiyle o eski adaletsizliin ortadan kalkmamas, hatta rasyonellemi byk sermayenin parltl saydaml altnda daha da grlmez olmas gibi, zamanmzn isel sal da hastaln nedenlerini ve oluumunu hi deitirmeksizin hastala ka yollarnn tkanmasyla elde ediliyor. Gereksiz bir yer israf olarak grlen karanlk sandk odalar yklp banyoya dahil edildi. Kendi de salkl yaamn bir paras haline gelmezden nce psikanalizin phelendii ey bugn dorulanmtr artk. En aydnlk odalar dknn gizli malikaneleridir. "Sefalet sryor. Grld ki / mknsz onu yoketmek. / O zaman st rtlyor" dizeleri, gittike artan maddi eitsizliin mal bolluuyla geici olarak gizlendii alandan ok, ruhsal ekonomi iin geerlidir. Sonradan gn yzne neeli-lik, aklk, sosyallik, zorunlu olana uyarlanma yetenei ve dengeli, pratik bir kafa yaps olarak kan arplma ve ekilsizlemelerin ilk ilendii cehennem odasn hibir bilim aratrmamtr bugne kadar. Bu zelliklerin temellerinin, nevrozlar hazrlayan ocukluk dneminden bile daha eski evrelerde atldn dnmek ok yanl olmaz: Eer nevroz igdnn yenilgiye urad bir atmann rnyse, andrd sakatlanm toplum kadar normal olan bu yeni durum da atan gleri daha birbiriyle kapmadan nce iktidarszla-tran bir tr tarih-ncesi cerrahi mdahalenin rndr. Bu yzden daha sonraki atmaszlk da bilgiyle gerekletirilen bir iyilemeyi deil, ok nceden belirlenmi bir sonucu, kolektif mercinin nsel zaferini yanstr. Daha imdiden mracaatlarn yksek cretli grevlere atanmalarnn koulu haline gelmi olan o kendinden emin sakinlik, sonradan iverenlerle personel mdrnn siyasal olarak dayataca zorunlu suskunluun imgesidir. Salklnn hastaln tehis etmenin tek nesnel yolu, rasyonel varolularyla yaamlarnn akln yardmyla alabilecei muhtemel yol arasndaki uyumazl ortaya koymaktr. Yine de hastaln izleri ele verir onlar: Derileri, dzenli desenlerden oluan bir dknt tabakasyla kaplanm gibidir bir tr inorganik kamuflaj. Tam da cokulu bir canlln ve grkemli bir gcn belirtileriyle dolup taan kiilerin aslnda tahnit edilmi cesetler olduunu ve tam gerekleemeyen vefatlarna ilikin haberin de sadece nfus politikasnn gerekleri yznden onlardan esirgendiini bile dnebiliriz. lm yatyor bugnn geerli salnn altnda. Saln btn kprdanlar kalpleri oktan durmu varlklarn refleks de
61

vinimlerini andryor. Mutsuz krklaryla oktan unutulmu korkun rpnlara tanklk eden bir aln, mantn dzgn akn sekteye uratan anlk bir budalalk veya yersiz, gln bir hareket - ancak byle eyler koruyor kaybolmu bir yaamn izlerini, belki onlar bile deil. nk toplumsal olarak belirlenmi o fedakrlk, o kurbanlk yaants, bireyde deil de ancak toplumun tmnde aa kabilecek kadar evrensellemitir. Toplum btn bireylerin hastaln kendi stne almtr sanki ve bireyde gml duran znel yazg da ancak orada, Faist eylemlerin tkanm lgnlnda ve bu eylemleri haber veren veya kkrtan saysz olayda, kendi nesnel ve grlebilir karlyla btnlemektedir. - Ama kimi rahatlatabilir ki normalin hastalnn mutlaka hastann salkl olmas anlamna gelmediini ve onun da ok zaman ayn felaketin baka bir ifadesi olduunu dnmek. 37 Haz ilkesinin berisinde.1 Freud'daki baskc eilimlerin cinsellik kuramnda ibilir revizyonistlerin iaret ettii katlkla ve insanca scaklk eksikliiyle hi ilikisi yoktur. Profesyonel scaklk, kr amac gtt iin, insanlar arasnda uurumlara karn yaknlk ve dolay-szlk retmeye kalkr. Kurbann aldatr, nk onun zaafn onaylarken aslnda onu o hale getiren dnyay onaylamaktadr; hakikatten uzaklat lde de ona hakszlk eder. Freud'da byle bir insanca scakla pek rastlanmyorsa eer, bu onun hi deilse bu adan siyasal iktisadn eletirmenlerinin yannda yer almas demektir ki bu da Tagore'la ya da "VVerfel'le birlikte anlmaktan iyidir.2 Asl talihsizlii uydu: Bir yandan, burjuva ideolojisinin basncna karn, bilinli edimlerin bilind igdsel temelini maddeci bir biimde aratryor, ama ayn zamanda igd karsndaki burjuva horgrsn de benimsiyordu; oysa bu horgr de tastamam Freud'un zmeye ve ykmaya alt rasyonalizasyonlarn bir rnyd. Freud, Giri Konferanslarnda aka belirttii gibi, "toplumsal hedefleri temelde bencil olan cinsel amalardan stn gren... genel deerlendirmeye" btnyle katlmaktadr. Bir psikoloji uzman olarak, toplumsal olanla bencil olan arasndaki kartl duraan haliyle ve hi snamaks

62

zn benimser. Bu kartln olumasnda baskc toplumun payn grmedii gibi, kendi betimledii ykc srelerin izini de grmez. Daha dorusu, teorisizlii ve nyarglaryla iki u arasnda salnp durur: gdnn yadsnna gereklie aykr bir bastrma olarak kar kmak zereyken, bir anda br uca savrularak bu yadsmay kltr iin yararl bir yceltim olarak alklar. Bu elikide, kltrn kendi Janus-doasmn3 da pay vardr ve salkl cinsellik vgleriyle savuturulamayacak bir ikiliktir bu. Ama Freud'da, analizin hedefini belirleyen eletirel standardn sulandrlmasna yol aar. Freud'un aydnlanmam aydnlanmas, sonunda burjuva dbozumunun karlarna hizmet etmektedir. kiyzlln ge dnem muarzlarndan biri olarak, bir yanda bastrlm olann apak zgrleme isteiyle te yanda apak bastrmaya mazaret arayan bir tavr arasnda ikircikli bir konum almtr Freud. Akl sadece bir styapdr onun iin; ama bunun nedeni, resmi felsefenin ne srd gibi, Freud'un psikolojizmi deildir - bu psikolojizm, tarihsel hakikat nna yeterince nfuz edebilmitir; asl neden, Freud'un akl denen araca makul olma imknn verebilecek olan amac reddetmesidir. Hazdr bu ama, anlamn uzanda, akln nfuz edemedii bir yerde durur. Ama hazzn doa hizmetkrln aan yn bir kez unutulduunda ve bylece kmsenerek trn devamn salayan oyunlar repertuarna dahil edilip kendisi de akln bir hilesi olarak sunulduunda ratio4 da bayalaarak rasyona-lizasyon durumuna der. Hakikat grecelie ve insanlar da iktidara teslim edilmitir. Ancak topyay kr bedensel hazda -nihai amac tatmin ettii lde kendisi amasz olan hazda- konumlandrabilen kiinin hakikat hakknda salam ve geerli bir fikri olabilir. Ama Freud'un almas, zihne ve hazza kar duyulan ifte dmanlkla maluldr (Freud pek farknda deildir bunun) ve stelik bu ifte dmanln ortak kkenlerini anlama imknn da bize yine psikanaliz vermektedir. Bir Yansamann Geleceinde, gezgin tccarn semavi dnyay meleklere ve serelere brakmak gerektii yolundaki hkmn5 yal ve klyutmaz bir beyefendinin beyhude bilgeliiyle aktard pasaj, Konferanslar 'da hazc toplumun sapk pratiklerini sofuca bir dehet iinde lanetledii pasajn yanma konulmaldr. Haz ve cennet karsnda eit lde tiksinti duyanlar aslnda nesne durumuna dmeye en yatkn olanlardr: Baarl bir analizden gemi olanlarn ounda grlebilen o kof ve mekanik nitelik sadece hastalklarnn deil, zgrletirdii eyi balamndan koparan tedavilerinin de hanesi

ne yazlmaldr. Terapinin en etkili yntemi olarak grlen ve zlmesi de bouna analitik tedavinin candaman saylmayan aktarm,6 bir zamanlar znenin kendini erotik eilimlerine brakmasyla kendiliinden biimde gerekleen ve kiiyi de zenginletiren ama imdi znenin yapay bir ortamda gnll olarak ve ykm pahasna gerekletirdii o benlik ilgas, bugn her trl zekyla birlikte ona ihanet etmi olan analistleri de tasfiye eden ve sadece baz reflekslerden oluan o liderimi-izlerim davrannn modelini oktan izmitir. 38 Dansa davet.1 Psikanaliz, nevrozlarla kstlanan haz duyma yeteneini eski haline getirmekle vnr. Sanki srf bu haz-duyma-yete-nei kavram bile byle bir eyi -eer gerekten varsa- epeyce deer-sizletirmeye yetmezmi gibi. Sanki mutluluk zerine speklasyonla gerekleen bir mutluluk bu szcn anlatt eyin tam kart deilmi, sanki byle bir mutluluk, kurumsal olarak planlanan davran modellerinin zaten srekli klen yaant alanna yeni bir tecavz deilmi gibi. Egemen bilin ne hale gelmi olmal ki gemite sadece Macar operetlerindeki ataelere uygun grlen o ampanya akrakl ve zorlanmal msriflik gsterisinin doru yaama dsturlarndan biri olduuna ciddi ciddi inanlyor bugn. Reeteli mutluluk tam da adna benziyor; bu mutluluktan pay alacak nevrozlunun bastrma ve gerilemenin2 onda brakt son akl krntlarndan da arnmas ve analistini memnun etmek iin de btn baya filmleri grme konusunda son derece hevesli davranmas, Fransz restoranndaki pahal ama kt yemekten, ar ikiden ve "seks" ad altnda bir ila olarak kullanlan sevimeden mthi zevk almas gerekiyor. "Yaam her eye karn iyidir" - Schiller'in daha sylendii anda bile kof bir ses veren bu nermesi, bugn, her yere yaylm reklamclkla ayn koroda yer ald lde, dpedz ahmaklk haline gelmitir; ve psikanaliz de, daha iyi imknlarna karn, yangna krkle gitmektedir. nsanlarn yaad ketlenmelerin says ok fazla deil ok azdr bugn; stelik bunun onlar bir nebze daha salkl kld bile sylenemez. yleyse uyum yetenei ve ekonomik haandan farkl ltlere ynelmek isteyen bir katharsis yntemi de insanlarn genel ve -ayrlmaz bi

64

imde ona bal- kiisel mutsuzluun farkna varmalarn salamak ve bu iren dzenin sanki onlar dardan tutsaklatrmas yetmezmi gibi ilerindeki yaam zerinde de bir ikinci boyunduruk kurmasna yol aan doyum yanlsamalarndan yoksun kalmalar iin almak zorundadr. nsan, ancak sahte hazza doyup da kendisine sunulan .eylerden tiksindii ve sadece mutluluun pozitif vekilinin deil -bu vekile kar gsterdii szmona marazi direnten vazgetiinde mutluluu satn alabilecei sylenmektedir ona- gerekten adna layk bir mutluluun bile yetersizliini sezdii anda deneyimin potansiyel boyutlarn anlamaya balayabilir. Bilimsel epikrc sanatoryum yneticisi ile elence endstrisinin asabi propaganda eflerinin bir azdan seslendirdikleri "mutlu ol!" nasihatnda, iten huzursuz bir halde dnp de kapda kendisini neeli glcklerle karlamadklar iin ocuklarn halayan babann fkesini andran bir ey vardr. Egemenlik mekanizmas, yol at aclarn grlmesini de nler: Mutluluk vaazlaryla balayp srf yurttalarmz ac lklarn iitmediklerine kendilerini inandrabilsin diye Polonya'nn en uzak kelerinde kurulan insan mezbahalarna varan geliim izgisi hi dolambal deildir. Budur ketlenmemi bir mutluluk yeteneinin modeli. Btn bu balonu patlatan kiiye psikanalizin verdii cevapsa bunlarn kendi Oi-dipus kompleksinden ibaret olduudur. 35 Ego iddir. Psikolojinin gelimesiyle burjuva bireyinin hem Antik adaki hem de Rnesans'tan sonraki ykselii arasnda ou zaman bir ba kurulur. Bu, psikolojiyle burjuva snfnn yine paylat ve bugn btn tekileri darda brakmak pahasna gelimi olan kart bir eilimin gzden kamasna yol amamal: Bireyin bastrl ve zl ki, bilgi de tastamam o bireye hizmet etsin diye kendi znesine geri balanyordu. Her trl psikoloji, Protagoras'tan beri, insan her eyin ls yaparak yceltmitir ama, bylece onu bandan beri bir nesne olarak, bir tahlil malzemesi olarak ele alm ve bir kez aralarna kattktan sonra eylerin canszlk ve boluunu ona da aktarmtr. zne adna nesnel hakikatin yadsnmas, znenin de inkr anlamna gelir: Her eyin ls iin hibir l kalmaz ortada; olumsall
65

a den zne, hakikatsizlik haline gelir. Ama bu da toplumun gerek yaam srecine iaret ediyordur, insan egemenlii ilkesi, mutlaklaa-rak, sivri ucunu mutlak nesne haline gelen insana evirmi ve psikoloji de bu ucun daha da sivriltilmesi iin ibirliini esirgememitir. Benlik, psikolojinin ynlendirici idesi ve nsel nesnesi, onun mercei altnda, her zaman geersizlemekte ve gerekte varolmayan bir eye dnmektedir. Psikoloji, bir mbadele toplumunda znenin aslnda zne deil de bir toplumsal nesne olduu gereine mracaat etmekle, topluma bunun byle olmasn ve byle kalmasn salayan silahlan da hediye etmitir. Yetilerine ayrtrlm insan, iblm olgusunun kendi szde znelerine de yanstlm halidir ve bu da onlar daha krl biimde kullanma ve ekip evirme abasnn ayrlmaz bir parasdr. Psikolojinin yozlam bir biimi olarak grlemez psiko-teknik; en bandan beri onun temel ilkesinin ikin bir boyutudur. Gerek bir hmanist olan ve bunu yaptnn her cmlesinde sezdiren Hume, bir yandan da benliin bir nyargdan ibaret olduunu sylyordu - bu eliki, genel olarak psikolojiyi de tanmlar. stelik bu noktada hakikat de Hume'un yanndadr, nk kendini "Ben" olarak ortaya koyan ey gerekten de bir nyargdr, soyut tahakkm merkezlerinin ideolojik bir hipostazlatrlmasdr; ve bu hipostazlatr-mann eletirisi de "kiilik" ideolojisinin yklmasn gerektirir. Gel-gelelim, bu ykm, kalntlar zerinde tahakkm kurulmasn daha da kolaylatracaktr. Psikanalizde apak grlen de budur. Kiilii, yaamak iin gerekli bir yalan olarak katar teorik sistemine. Psikanalize gre kiilik, bireyin igdsel feragatini ve gereklik ilkesine uyarlanmasn salayan sayp rasyonalizasyonlar bir arada tutan o en byk ve kuatc rasyonalizasyondur. Ama srf bunu kantlamakla insann yokluunu da onaylam olur psikanaliz. Onu kendine yaban-clatrarak, i btnlyle birlikte zerkliini de yadsyarak, kiiyi tmyle rasyonalizasyon dzeneine, uyarlanma dzeneine tutsak eder. Bylece egonun gzn budaktan saknmayan zeletirisinin yerini bakasnn egosuna yneltilen "teslim ol" talebi alr. Psikanalis-tin bilgelii de, resimli korku magazinlerinin Faist bilindndaki "psikanaliz" resmine indirgenir sonunda: Her meslein bir "tezgh" gibi grnd bir ortamda, bu "tezghlardan" birine, ac eken ve aresiz insanlar dnszce kendine balama ve bylece onlar denetleme ve smrme imkn veren bir teknik. Psikanalizin bir sahtelik olarak dlad telkin ve hipnoz, panayrda gelip geenleri kendi a
66

dmna ekmeye alan arlatan byc, onun azametli sistemi iinde bir kez daha boy gsterirler - tpk sessiz filmin Hollywood epik'le-rinde yeniden ortaya kmas gibi. Gemite yardm olan ey, daha byk bir bilgi sayesinde yardm etme imkn, bugn dogmatik ayrcalk yoluyla bakalarnn aalanmasna dnmtr. Burjuva bilincinin eletirisinden geriye kalan tek ey, doktorlarn her zaman lmle gizli suortaklklarn aa vurduklar o omuz silkme jestidir. Psikolojide, saf isellik denen o dipsiz sahtelikte (insanlarn "zellikleriyle"1 ilgilenmesi de rastlant deildir), burjuva toplumunun dsal mal-mlk alanndaki btn pratii yansr. Bu mallar, toplumsal mbadele sonucunda artmtr, ama her burjuvann alttan alta sezdii bir provizoyla birlikte. Bireyin sahip olduu, snfn ona emanet ettii bir mlktr sadece; ve denetimi ellerinde tutanlar da, mlkiyetin evrensellemesi sonucunda yine mlkiyetin kendi ilkesi (esirgemekten ibaret olan bir ilke) tehlikeye dt anda bu mlk ondan geri almaya hazrdrlar. Psikoloji de mlkiyete yaplan zellikler bahsinde tekrarlar. Bireye kendi mutluluk payn balayarak onu mlkszle-tirir. 40 Ondan hep sz et, ama hi dnme.1 - Bugn derinlik psikolojisi, filmlerin, ackl TV dizilerinin ve Horney'nin2 de yardmyla en kuytu kelere bile nfuz ettiine gre, insanlarn kendileriyle yzy-ze kalmalarnn ve kendilerini yaamalarnn son olana da rgtlenmi kltr tarafndan ortadan kaldnlm demektir. Paketlenmi aydnlanma, sadece doalama dnceleri deil, (gleri, mal olduklar acya ve emee denk olan) analitik igrleri de fabrika rnlerine dntrr - tpk, Ortodoks yntemin3 formllere indirgemeye zaten yatkn olduu bireysel tarihin acl srlarn birtakm orta mal davran kalplarna dntrd gibi. Rasyonalizasyonlardan arnmann kendisi bylece bir rasyonalizasyon haline gelir. Camia yeliine kabul edilenler, bir z-bilin kazanmaya almak yerine, btn igdsel atklar aalk kompleksi, anne taknts, da dnklk ve ie dnklk gibi kavramlar altnda toplamakta ustalarlar; oysa bu kav-ramlarn szkonusu atklara ulamas imknszdr. Artirit ya da si
67

nzit dertlerinden pek farkl olmayan bir sorunla urald dncesi, benlik uurumu karsnda duyulan dehetin savuturulmasn salar. Bylece atklarn tehdidi de hafifletilmi olur. Yaplan, bu atklarn tedavisi deil, kabullenilmesidir sadece: Standartlatrlm yaamn yzeyine, kanlmaz bir e gibi dahil edilirler. Ayn zamanda, genel bir ktlk olarak, bireyi dorudan doruya toplumsal merciyle zdeletiren mekanizmann da paras oluyordur bu atklar (normal saylan btn davranlar oktandr bu merciye balanmtr). Bylece, baar ans zaten kesin olmayan katharsis'in yerini, kiinin btn zaaflaryla birlikte ounluun tipik bir temsilcisi olmaktan duyduu haz alr. Kii, eski sanatoryum sakinleri gibi, ilgin bir patolojik vaka olmann prestijini kazanmak yerine, srf kendi zaaflarna dayanarak ounlua dahil olduunu kantlamaya ve bylece kolektifin gcn ve enginliini kendine aktarmaya ynelmitir. Benliin ryyle kendi libidinal nesnesinden yoksun kalan narsisizm de artk bir benlik olmamann mazohist hazzna brakr yerini: Benliksizlik, ykselen kuan gz gibi koruduu belki tek maldr, kom-nal ve dayankl bir mal. eyleme ve standartlamalarn lemi bylece kendi nihai elikisini -anormal ve kaotik saylan- ierecek kadar geniler. llmez ve kyaslanmaz olan, tam da bu niteliiyle, llen ve kyaslanabilen bir ey haline gelir; birey, kamusal olarak tannan u veya bu kalbn iinde snflandramad her trl tepki ve drtden nerdeyse bsbtn yoksundur imdi. Ancak, bu dsal olarak benimsenen ve sanki kiinin kendi dinamiinin tesinde gerekleen zdeleme, sonunda drtnn sadece bilincini deil kendisini de oltadan kaldrr. Drt, standart uyarmlar karsnda standart atomlarn verdii reflekstir artk, istee bal olarak balatlp durduruluyordun Dahas, psikanalizin kendisini de etkisizletirip gereksizletirir bu kalplama: Ksmen reddedilip ksmen onaylanan cinsel saikler, bylece tmyle zararsz ama bir o kadar da nemsiz hale gelirler. Uyandrdklar korkuyla birlikte verebilecekleri haz da siliniyordur. Bylece psikanaliz tam da bize anlatmaya alt o ikame ileminin, kiiye uygun bir sperego yerine dsal ve zorla kabullenilmi bir s-peregoyu geiren o srecin kurban olur. Burjuva zeletirisinin byk vizyonlu son teoremi de, bu nihai evresinde, burjuva zyabanc-lamasn mutlaklatrrken, daha iyi bir gelecek umudunun kayna olan o eski yarann soluk ansn da silen bir cihaza dnmtr.
68

41 erde ve darda. Taassup, tembellik ve kar hesaplan, felsefenin gittike daralan bir akademik hendekte de kalka ilerlemesine hl imkn tanyor; ama orada bile onun yerine rgtlenmi totolojiyi koyma abalarnn arttn grmek zor deil. Maal derinlik arkna girenler, tpk yz yl nce olduu gibi, kariyerlerini borlu olduklan meslektalar kadar safdil olmak zorunda kalyorlar. Ancak, byle bir zorunluluktan -ve bunun sonucunda azametli konularla kubeyinli icra arasnda beliren elikiden- kanmak isteyen akademid dncenin yzyze olduu tehlike de daha hafif deil: Pazann basnc, Av-rupa'daki akademisyenlerin hi deilse bir lde muaf olduu o ekonomik bask. Yazarlkla geinmek isteyen felsefecinin her an ar deerli ve nadir bir ey sunmas ve krs tekeline kar sekinlik tekelini karmas gerekiyor. Allamelerin kard o iren "entelektel vecize" pratiinin, muarzlarna da yayldn gryoruz imdi. Kendisinden srekli parlak bulular bekleyen yayn ynetmeninin taleplerini karlamaya abalayan ilkesiz gazete yazarnn1 yapt, Kozmogonik Eros ve benzeri gizem ykleriyle,2 tanrlarn metamorfozuyla ve Yu-hanna'ya Gre ncil'in srryla ilgili btn yaptlarn altnda yatan o sessiz yasay aka seslendirmekten baka bir ey deildir. Akademid felsefecinin yaam tarz olarak benimsemek zorunda kald o gecikmi bohemlik bile, srf kendi bana, antikacln, szde marjinal dinselliin ve yar-tahsilli tekkeciliin dnyasyla felsefeci arasnda lmcl bir yaknln domas iin yeterlidir. Birinci Dnya Sava ncesinde belli bir tinselliin seras olmutu Mnih: Bu tinselliin akademik rasyonalizme kar protestosuyla balayp karnavallardan geerek Faizme varan yol, belki de ihtiyar Rickert'in ruhsuz sistemiyle Hitler arasndaki yoldan bile ksayd. Dncenin gittike artan rgtleniinin gc o kadar byk ki, srecin dnda kalmak isteyenler de hnl bir kibre, giderek kendi reklamlarn yapmaya srkleniyor ve sonunda iyice yenik dtklerinde de dpedz sahtekrla bavurmak zorunda kalyorlar. Akademisyenlerin sum ergo cogito ilkesini savunmalarna ve ak sistemde agorafobiye, Dnyada-Varlk' n Atlmlnda da rksal toplulua kaplmalarna karlk, muarzlar da -eer olaanst uyank deillerse- grafolojiye ve ritmik cimnasti-e srkleniyorlar.3 lkinde hkim figr saplantl tipse eer, ikinci
69

sinde de paranoyak karakterle karlayoruz. Olgusal aratrmalara kar iddetli bir dmanlk, bilimselciliin en deerli eyleri gzden kardna ilikin ok da meru bir eletiri, safdil kald lde, skntsn duyduu blnmeyi daha da arlatrr. Bu tavr, tekilerin kendilerine siper olarak kullandklar olgular kavramak yerine aceleyle eline geirebildii olgulara sarlmakta ve apokrifal bilgiyle,4 balamlarndan koparlp mutlaklatrlm birka kategoriyle ve kendi kendisiyle oyunlar oynamaya kalkrken o kadar eletirisiz ve gz kapal davranmaktadr ki, sadece baz su gtrmez olgular gstermek bile onu mat etmek iin yeterli olmaktadr. Szmona bamsz dncede eksik olan da bu eletirellik esidir. D kabuun iinde gizlenen kozmik srrn vurgulanmas, ikisi arasndaki ilikinin saptanmasna yanalmad lde, kabuun da sorgusuz sualsiz kabullenil-mesine yol aar. Gncel entelektel ortam, boluktan alnan zevkle doluluk yalan arasnda bir nc yola izin vermemektedir. Yine de, denenmi yoldan kanan bak, hunharlktan nefret, henz genel emann iine alnmam taze kavramlar bulma abas, dncenin de son umut kapsdr. Herkesi sorumlu ve emre amade klan bir entelektel hiyeraride, ancak sorumsuz ve bana buyruk tavr hiyerarinin hiyerari olduunu dolambalara sapmadan syleyebilir. Entelektel marjinalleri yara bere iinde brakan dolam alan, satla kard zihne son bir snak ayor - tam da snan aslnda mmkn olmad bir anda. Hi kimsenin almak istemedii emsalsiz eyi sata sunan kii, bunu istememi olsa bile, mbadele yasasndan zgrlemi olmay temsil etmektedir. 42 Serbest dnce.1 Bilimin felsefeyi yerinden etmesi, Hegel'e gre felsefeye ancak birlik halindeyken hayat verebilecek olan iki enin birbirinden kopmasna yol amtr: Dnme ve speklasyon. Hakikat dnyas, hayalden arnm souk bir tavrla dncenin belirlenimlerine teslim edilmekte ve bu geni alan iinde speklasyona sadece hipotezler oluturmasna yetecek ufack bir yer ayrlmaktadr; stelik bu hipotezler de i saatleri dnda tasarlanmal ve bir an nce sonu vermelidir. Ne var ki, speklatif alann, bu bilimd biiminde,

70

evrensel istatistiin hrgrnden uzakta, hi zedelenmeden korunmu olduunu sanmak da byk gaflet olur. Dnceden kopmann bedeli ardr speklasyon iin. Ya geleneksel felsefi emalarn pek uysal bir yanks durumuna der, ya da krlemi olgulardan uzak kalmaya alrken bir zel dnya grnn suya sabuna bulamayan gevezeliine sapar. Ama bununla bile tatmin olmayan bilim, speklasyonu kendi amalarna alet edecektir. Psikanalizin balca kamusal ilevlerinden biri de burada ortaya kar. Ortam ve arac serbest armdr. Hastann bilindna giden yol, onu dnme sorumluluundan vazgemeye ikna ederek alr. Analitik teorinin oluumunda da ayn yol izlenmitir: ster teori kendi bulgularn bu armlarn ilerleme ve tkanmalaryla test etsin, isterse analistlerin (stelik Groddeck2 gibi en yeteneklilerini kast ediyorum burada) sadece kendi armlarna gvenmelerine izin versin, durum deimez. Bir zamanlar krsde Schelling ve Hegel'in mthi bir zihinsel younlamayla yaptklar eyin bu kez divanda gerekletirilen daha gevek bir performans sunuluyordur bize: Grngnn deifre edilmesi. Ama bu gerilim azalmas dncenin kalitesini de etkiler: Fark, vahiy felsefesi3 ile kaynana dedikodusu arasndakinden az deildir. Eskiden "malzemesini" kavram dzeyine karma ykmlln tayan o dnce devinimi bugn kendisi bir kavramsal dzenlemenin malzemesi durumuna drlmtr. Kiinin fikirleri, uzmanlarn ona "zorlantl karakter", "azsal tip" veya "histerik" tans koymasna yaramaktadr sadece. Sistemli dnceden ve rasyonel denetimden uzaklamasnn sonucu olan o sorumluluk kayb yznden speklasyon da imdi bir inceleme nesnesi olarak bilime teslim edilmekte, ama bylece kendi znelliiy-le birlikte biliminki de snp gitmektedir. Dnce, analizin idari mekanizmasnn kendisine bilind kkenlerini anmsatmasna izin verdii iin, dnce olmay da unutur. Doru yarg iken ntr maddeye dnr bylece. Kavramlatrma grevini yerine getirerek kendi zerinde denetim kuracana, acizce doktora teslim olur; doktor da zaten her eyi biliyordur. Bylece ezilir speklasyon: Snflandrlm departmanlardan birinde yerini alr, hibir eyin deimediini kantlayan bir olgudur artk.
71

43 Haksz yldrma. Nesnel dorunun ne olduuna karar vermek kolay deildir, evet; yine de insanlarla ilikilerimizde bu gerein gzmz korkutmasna izin vermemeliyiz. Kiiyi byle yldrmak iin, ilk bakta inandrc da gelen birtakm ltler kullanlr. En sk bavurulanlardan biri, sylediiniz eyin "fazla znel" olduu sulamas-dr. Makul insanlar topluluunun fkeli korosunun da yankland bu sert uyar, bir an iin, uyary yapana bir tatmin duygusu da verebilir. znel ve nesnel kavramlar tmyle yer deitirmitir oysa. Nesnelle kast edilen, olgularn tartma yaratmayan yndr; sorgulamad-mz izlenime, snflandrlm verilerden oluan yzeye, demek aslnda znel olana nesnel deniliyordur imdi; znel dedikleriyse, bu yzeyi delen, konunun zgl deneyimini stlenen, btn hazr yarglan bir yana atan ve nesnenin kendisiyle balanty -hakknda dnmek yle dursun- yzne bile bakmayanlarn ounluk mutabakatna yeleyen, demek aslnda nesnel olan her eydir. znel grecelie yneltilen biimsel itirazn kofluunu anlamak iin onun kendi zgl alanna, estetik yarg alanna bakmak yeter. Bir sanat yaptnn onda brakt izlenimi tam olarak tanmlayabildi kii, bu izlenimden ald gle yaptn disiplinine, ikin biim yasasna, yapsnn zorlayclna gnll olarak boyun emeyi baardnda, yaad deneyimin znel niteliiyle ilgili itirazn da acnas bir yanlsama gibi bir anda silinip gittiini grecektir: ok znel bir tutkuyla konunun merkezine doru att her adm, ancak byle deneyimleri ldrmek pahasna bilimsellik statsne zenebilen "slup" gibi eylerin o pek kapsaml ve pek destekli analizleriyle karlatrlamayacak kadar byk bir nesnel g ierir. Nesnelliin onu yneten zneler tarafndan hesapland u pozitivizm ve kltr endstrisi anda bsbtn geerlidir bu. Bu ortamda, akl da penceresiz bir mizalar hcresine kapamtr kendini. ktidar sahipleriyse ok keyfi bir biimde keyfilikle sulamaktadr bu davran. stedikleri, znenin gsz kalmasdr; nk sadece bu znelerde kendisine bir korunak bulan nesnellikten lmne korkuyorlard!.

72

44 Post-S'okratikler iin. Eskiden adna felsefe dedikleri eyi srdrmek isteyen entelektel iin tartmalarda -hatta kendi akl yrtmelerinde- hakl kmay istemek kadar yakksz bir davran olamaz. Hakl olma istei, en incelikli mantksal dnme biimlerinde bile, o sa kalma ilkesinin ifadesidir; oysa felsefe de tastamam bu ilkenin yenik drlmesini amalamtr. Bir adam tanrdm; epistemolojiyle doa ve insan bilimlerindeki btn hretleri pepee davet edip hepsiyle kendi sistemini tartyor ve hibiri bu sistemin formalizmine daha fazla itiraz edecek cesareti bulamadnda da savnn yzde yz salam olduuna inanyordu. Felsefenin ikna sanatnn jestlerini ok uzaktan bile olsa andrd her durumda byle bir safdillik vardr. kna jestleri, bir universitas literarum varsaymna, birbiriyle ba kurabilen zihinler arasnda bir nsel anlama olduu dncesine, demek apak bir konformizme dayanr. Susma haklarn hi kullanmamakla nl felsefeciler, katldklar syleilerde, tartmay hep kaybetmeye almaldrlar - ama muarzlarnn savnn da yanl olduunu ortaya koyacak bir biimde. Ama, rtlmesi imknsz mutlak dorulara ulamak olmamaldr, nk bunlar sonuta totolo-jiye indirgenir; asl hedef, ne srlen dncelerin doruluunu sorgulayan sorunun kendi kendini de yarglamasn salayacak seziler gelitirmektir. Bunu sylemekle, akldn ycelten bir felsefeyi, meruluunu sadece vahye duyulan sezgisel bir inantan alan birtakm keyfi postlalar savunmu da olmayz. Aksine, tez ve akl yrtme arasndaki farkn ortadan kaldnlmasdr hedeflenen. Diyalektik dn, bu adan, akl yrtmenin bir tez keskinlii kazanmas ve tezin de gerideki mantn tamamna sahip kmas anlamna gelir. Konunun kendisine ait olmayan her trl birletirici kavram, her trl balant ve yardmc mantksal ilem bir yana braklmal, nesnenin deneyimiyle dolu olmayan btn ikincil gelitirmeler dlanmaldr. Bir felsefe metninde her nermenin merkeze eit uzaklkta durmas gerekir. Hegel hi byle bir ey sylememitir, ama alma tarznn tamam byle bir niyete iaret eder. Bu trden bir alma tarz, herhangi bir balang ilkesi tanmadna gre, ikincil veya karsanm olan hibir eye de gnl indirmemek durumundadr; yleyse dolaym kavramn da biimsel balantlardan nesnenin kendi tzne ak
73

taryor ve bylece nesneyle onu dardan dolaymlamaya ynelen dnce arasndaki farklln stesinden gelmeye alyordun Hegel'in felsefesinde byle bir niyetin tam olarak yerine getirilmesini nleyen snrlar, bu felsefenin doruluunun da snrlardr: Prima philosop-hia'nm1 kalntlar: znenin, her eye ramen, "ilksel" ve "ncelikli" olduu varsaym. Diyalektik mantn grevlerinden biri, dncenin her trl savunmac jestiyle birlikte, karsamac bir sistemin son izlerini de silmektir. 45 "Nasl da hastalkl grnyor byyen her ey".1 Diyalektik dncenin eyleme eletirisinin bir baka boyutu daha var: Bireysel olgular kendi yaltlmlklar ve ayrlklar iinde olumlamay reddeder: Yaltlmann kendisini de evrenselin bir rn olarak gryordur. Bylece hem manik sabitlemeye kar, hem de mutlak yarglarnn bedelini konusunun zgl deneyimini yitirmekle deyen paranoid zihnin bo bir kabuk gibi dirensizce srkleniine kar bir panzehir olur. Diyalektiin ngiliz Hegelcilerinin elinde ve daha ok da De-wey'nin gayretke pragmatizminde dnt eye indirgenemeyece-i anlamna da gelir bu: Bir l ve oran duygusu deildir diyalektik, her eyin perspektif iine yerlemesini salayan inat ve kunt bir saduyu felsefesi deildir. Geri Hegel'in de Goethe'yle konumalarnda, kendi dncesini stadn Platonizmine kar savunurken ("[diyalektik] temelde her insann doasnda bulunan bir muhalefet yeteneinin, doruyu yanltan ayrmamz salayan bir yetenein dzenlenmesinden ve yntemli bir biimde gelitirilmesinden baka bir ey deildir"2) byle bir gre yaklat sanlabilir. Ama kendi kendini elen bir hnzrlk da sezilir nerdii formln rtl anlamnda, nk "herkesin doasnda bulunan" eylerden biri tam da saduyunun red-didir; insann en derin zelliklerinden biridir saduyulu davranmaktan kanmak, hatta ona muhalefet etmek. Saduyu, belli bir durumda koullarn doru deerlendirilmesi demektir ve pazarn terbiyesinden gemi bu dnyevi gzn diyalektikle baz ortak ynleri yok deildir: Dogmalardan, dar kafallktan ve nyarglardan azadelik. Saduyunun aykl hi kukusuz eletirel akln bir nn oluturur. Ama onu bu akln yeminli dman yapan bir zellii de vardr: Tutkulu balan

74

malardan uzak durmak. nk btn genelliiyle "kanaat" denen ey her zaman toplumun o andaki haline aittir ve somut ierii de zorunlu olarak karlkl anlama ve kabullenilerden oluur. On dokuzuncu yzylda saduyudan yardm isteyenin hep Aydnlanma karsnda bir vicdan rahatszl yaayan bayat dogmatizm olmas ve J. S. Mili gibi yaman bir pozitivistin bile saduyuya atmak zorunda kalmas bir rastlant saylamaz. l duygusu, kiiyi sadece yerleik ller ve deerler asndan dnmeye de gtrr. Akla davetin ou zaman akldnn ilk bavurduu mazeret olduunu grmek iin, bir egemen klik yesinin "ama bu hi nemli deil" deyiine bir kez bile tank olmak veya burjuvann arlktan, histeriden, lgnlktan tam ne zaman sz amaya baladna dikkat etmek yeterlidir. Hegel, kudretli feodal beyin vergisine ve srek avlarna katlanmay yzyllar iinde renmi olan kylnn inatlyla vurguluyordu eliki ilkesinin salklln. Daha sonraki egemenlerin "devrann deimezliiyle" ilgili pek salkl grlerine dil karmak ve onlarn "llerinde" o muazzam lszlk ve oranszln kltlm bir imgeyle yansdn deifre etmek de diyalektiin grevidir. Diyalektik akl, karsnda egemen akl durduu srece, akld olan eydir: Ancak bu akl iermek ve iptal etmekle kendisi de makulleebilir. Banazlk, hatta sofistlik deil miydi, iinin harcad emek sresiyle kendi yaamn yeniden-retmesi iin gerekli olan sre arasndaki fark tam da mbadele ekonomisinin orta yerinde gzlere sokmak? Eletirilerini ykledii arabay atn nne komam myd Nietzsche? Kari Kraus, Kaf-ka, hatta Proust, her biri kendi tarznda, sahtelik ve nyargy silkip atmak iin dnya imgesine nyargyla yaklamadlar m, onu arptmadlar m? Diyalektik de salk ve hastalk kavramlarnn nnde eli kolu bal kalamaz - onlarn yavrusu olan akl ve akld kavramlarnn nnde de. Egemen evrensel dzenin ve ne srd llerin hasta olduunu -szcn en dz anlamnda paranoya ile, "marazi da-yanstma" ile mall olduunu- bir kez grdkten sonra, iyiletirici hcrelerin de ancak o dzenin ltleri asndan hasta, egzantrik, paranoid, hatta "deli" olan eylerde yaayabileceini anlar. Ortaada olduu gibi bugn de krala doruyu syleyebilecek tek insan sarayn bu-dalasdr. Diyalektikinin grevi de budalann hakikatinin kendi mantn bulmasna, kendi snrlarna ulamasna yardmc olmaktr - aksi halde o hakikat de tekilerin salkl saduyusunun amanszca dayatt hastalk uurumunda yitip gider.
75

46 Dnmenin ahlak stne. Safdillik ile incelikli dnme yetenei o kadar snrszca birbirine dolanmtr ki, birini tekine kar kullanmann hibir yarar olamaz. Akldna tapanlarn ve her trden entelektel madde koleksiyoncusunun yapt gibi, sistemsiz ve rast-lansal bir mahareti yanstan her eyi gklere karmak bayalktr. Safdillii savunan dnce ise kendini mahkm etmi olur: Kurnazlk ve hurafe olduklar yerde kalrlar. Dolayszl kendi iinde dola-ymlanm bir ey olarak grmek yerine- dolayml bir biimde olum-lamak, dnceyi kendi kartnn mazeretine, dolaysz yalana dntrmektir. Byle bir arptma, "hayat byledir" vecizesinde dile gelen kiisel kuntluk ve aymazlktan tutun da toplumsal adaletsizliin bir do a yasas olarak merulatnlmasna kadar her trden kt amaca hizmet eder. Ama buna dayanarak kart ilkeyi yceltmek ve -benim de vaktiyle yaptm gibi- felsefeyi bir incelikli dnme ykmll olarak tanmlamak da daha yelenir bir tutum saylmaz. Sorun, grm geirmi ve klyutmaz bir zekilik anlamnda sofistikasyonun bilgi asndan gvenilmez bir ara olmasndan ibaret deildir. Byle bir zekilik, yaamn pratik dzenlerine yaknl ve teoriye kar kukucu tutumuyla, her zaman kendisi de faydac amalarn arl altnda ezilmi bir safdillie dnebilir, evet - yine de tek sorun bu deildir. Sofistikasyonu teorik olarak daha benimsenebilir anlamyla alp da onu ufuk genileten, tekil olgularn tesine geen ve btn hesaba katan bir dnme biimi olarak tanmladmzda bile gkyznde bir kara bulut kalr. Sorun da bu teye geitedir zaten: Bu gei, tutunma ve oyalanmay bilemeyi, genelin tikel zerindeki egemenliinin byle sessizce onaylan: dealizmin hem kavramlar hipostazla-tran aldatclnn hem de gaddarlnn kaynanda bu yatyordur. Daha tikeli kavrad anda onu geilecek bir duraa indirgemitir idealizm ve sonunda da sadece dnme plannda gerekleen bir barma adna ac ve lmle kolayca uzlaacaktr: Kanlmaza imza atmaya her zaman fazlasyla hazr olan o burjuva insafszl, son tahlilde. Bilgi, ancak tikelde uzun sre kalarak onun yaltlmln giderebilir; ufuk amasnn baka yolu yoktur. Bu da genelle bir iliki demektir, doru; ama burada szkonusu olan, bir kapsama ilikisi deildir-belki tam tersinin geerli olduu bile sylenebilir. Diyalektik dola
76

ymlama, daha soyut olana bavurmak anlamna deil, somutun kendi iinde alp zlmesi anlamna gelir. Kendi de sk sk fazlaca geni ufuklar iinde dnm olan Nietszche yine de farkndayd bunun: "ki gzkara dnr arasnda dolaym kurmaya, araclk etmeye alan kii," diyor en Bilim'de, "kendi kendini bayalatrr: Benzersizi grecek gzler yoktur onda: Her yerde benzerlikler grmek, her eyi ayn klmak, zayf gzlerin iaretidir." Dnmenin ahlakn ne bir noktada sabitlemi ne de fazla mesafeli kalan bir alma tarz temsil eder: Ne krdr, ne ii bo; ne atomistiktir, ne de i tutarllktan ibaret. Makul insanlar arasnda Hegel'in Fenomenoloji'sine bir "dipsiz uurum" hreti kazandran o iki az da keskin yntem, bu ahlak en dolaysz biimde ve elikisinin btn derinliiyle ifade eder: Olgularn d mdahaleden bamsz olarak kendi balarna -"saf bir seyirin altnda"- konumalarn talep ederken, ayn anda zne olarak, dnme olarak bilinle ilikilerinin de her an korunmasn ngren yntemdir bu. Gelgelelim, byle bir ahlaka bal kalmak imdi daha da gtr, nk kiinin kendini zne ile nesnenin zdeliine inandmnas artk imknszdr - oysa Hegel'in gzlemle yorumun elien taleplerini gizleyebilmesini salayan da bu zdelik varsaymyd. Bugn dnrden beklenen, eylerin hem iinde hem dnda olmasdr - Mnchhausen'in1 kendi salarndan tutarak kendini bataklktan ekip kar, bir yanda dorulama te yanda speklasyon seenekleriyle yetinmek istemeyen her trl bilginin modelidir artk. Ama bu noktada maal filozof sesini ykseltiyor ve belirgin bir bak asna sahip olmamakla suluyor bizi. 47 De gustibus est disputandum) Sanat yaptlarnn karlatrlamayacan bildiini sanan kii bile, sk sk, yaptlarn, hem de en st dzeyde yer alan ve bu yzden kyaslanmas daha da g olanlarn birbiriyle tartld ve deerlendirildii tartmalarn iinde bulur kendini. Genellikle zaptedilmez bir takntllkla gndeme getirilen bu trden tartmalarn her eyi endazeyle len bir ticari igdden doduu yolundaki itiraz, aslnda sanattan daha akld bir ey gremeyen akl banda vatandan ciddi dnme abasn ve hakikat aray
77

n yaptta harcamamak isteinin ifadesinden ibarettir ou kez. Gelgeldim, bu deerlendirme takntsnn kayna da yaptn kendisidir. u kadar dorudur: Karlatrlmay reddederler. Birbirlerini silmek isterler. Antik an, uyumlu eyler panteonunu sadece Tannlara veya Idealara ayrp da hepsi birbirinin lmcl dman olan sanat yaptlarn agon'a girmek zorunda brakmas bouna deildir. Kierkega-ard'n hl inanabildii trden bir "klasikler panteonu" kavram, nt-ralize edilmi kltrn bir kurmacasdr. Gzellik deasnn ancak eitli yaptlara dalm bir halde ortaya kabildiine inansak bile, bunlarn her biri yine de uzlamaz bir tavrla gzelliin btnn tek bana ifade etmeye ynelecektir: Btn zerindeki hakkndan vazgeerek onun dalm olduunu kabullendii anda kendini de iptal etmi olur. Gzellik, baka hibir eye yer brakmayan, doru, grnten ve tekillikten kurtulmu haliyle gzellik, kendini btn yaptlarn sentezinde, sanatlarn ve sanatn birliinde deil, ancak fiziksel bir gereklik olarak ortaya koyabilir - bu da tastamam sanatn ykldr. Btn sanat yaptlarnn amacdr bu ykm nk her biri btn tekilerin sonunu getirmek istiyordur. Sanatn amacnn sanata son vermek olduunu sylemekle bunu baka bir ekilde ifade etmi oluruz sadece. Bize ok bo, ok beyhude gelen estetik tartmalarn ateleyip duran da, sanat yaptlarna ikin olan bu kendini yoketme gds, grnten kurtulmu bir gzellie ynelme abasdr. Byle tartmalar, inatla estetik hakikati saptamaya abalar ve bylece kendilerini zmsz bir diyalektiin tuzana srklerken, farknda olmadan asl hakikate de dokunurlar: Sanat yaptlarn kendilerine ait klmak ve onlar kavram katna ykseltmekle aslnda hepsini kstlyor ve bylece sanatn sonunun gelmesine, sanatn kurtuluu demek olan bu sonun gelmesine hizmet ediyorlardr. Sanat yaptlarnn kstlln krmaya ynelmeyen ve onlar bu kstllk iinde ylece kabullenen estetik hogryse onlar ancak sahte bir ykma gtrebilir: Her birinin blnmez hakikat zerindeki hak iddiasn inkr eden bir yanyanalk. 48 Anatole France iin. Yaama ak olmak, en sradan yerlerde bir gzellik bulmak ve hepsinden tad almak gibi erdemler bile pheli bir

78

grnm kazanmaya balyor. Eskiden, znelliin o takn bolluk anda, nesne seimi konusunda estetik bir kaytszlkla birlikte her trl deneyimden anlam karabilme yetenei, nesnel dnyayla balantl olunmasn salyordu; bu dnya, paralarnda bile, znenin karsna elbet bir hasm gibi ama yine de dolaysz ve anlaml bir ey olarak kyordu. Ama eyann yabanclam egemenlii karsnda znenin teslim bayran ekmeye yneldii bir evrede, her yerde deer ya da gzellik bulma hevesi, znenin hem eletirel yetilerini hem de bunlarn ayrlmaz bir yn olan yorumlayc Hayal gcn bir yana braktn gsterir. Her eyi gzel bulanlar imdi hibir eyi gzel bulamama tehlikesiyle kar karyadrlar. Gzelliin evrensellii, ancak tikele mhlanm zneye gsterir kendini. Seyredilen nesnenin dndaki her eye kar aldnszlkla, hatta kmsemeyle dolu olmayan bakn gzellie erimesi imknszdr. Ve varolann hakkn verebilen de sadece karasevdadr: Varolan her eye kar gsterilen o haksz horgr. Varolan benimsendii lde, btn tek-yanllyla, olduu gibi kabul edildii lde, bu tek-yanllktan kurtarlarak btnle bartrlm olur. Grebildii tek gzellikte kendini yitiren gz, aba ve zorunluluun boyunduruundan bir an iin kurtulmu gzdr. Yaratld gne ait bir dinginlii de koruyordur nesnesinde. Ama tek-yanllk dardan dayatlan bir evrensellik bilinciyle iptal edilirse eer, eer tikel o vecd halinden apansz uyandrlp da baka eylerle tartlp deitoku edilebilen bir eye dntrlrse, btnselliin adaletli bak da her eyi birbiriyle mbadele ve ikame edilebilir klan o evrensel adaletsizliin safna gemi olur. Byle bir adalet, mit'in yaratla verdii cezay infaz ediyordur. phesiz, hibir dnce byle balantlardan muaf deildir; hibiri srekli kendi nesnesine mhlanp kalamaz. Ama geiin tarzna baldr her ey. hlle dnm dnceden gelir bela, evrensele ksa yoldan ulamak amacyla nfuz edilmez olan ineyen dnceden - oysa evrensel de ieriini sadece o nfuz edilmezlikte buluyordur, deiik nesneler arasndaki soyut denkliklerde deil. u bile sylenebilir: Hakikatin kendisi de tikelde oyalanmann temposuna, sabrna ve srarna baldr: nce kendini orada tmyle yitirmeden tikelin tesine geen, seyrine dalma suunu ilemeksizin yarglamaya girien dnce, sonunda kendini bolukta yitirir. Hi ayrm gzetmeden hak datan bir liberallik yokolula sonulanr - tpk aznlk haklarn ineyen ve bylece ilkelerine uygun davrand demokrasinin iini boaltan bir
79

ounluk iradesi gibi. Her eye kar ayrmsz bir efkat, her birine kar soukluk ve yabanclk tehlikesini de getirir ve sonunda btn karsnda da ayn aldrszln benimsenmesine yol aar. Gerek adaletin ortam adaletsizliktir. Snrsz hayrseverlik her trl errin de onaylanmasna dnr, nk iyiliin izleriyle ktlk arasndaki fark kmsyor ve onu bir genellik iinde eritiyordur - bir genellik ki varaca tek sonu, u umutsuz burjuva-mefistofelyen bilgelikten ibarettir: Gn yz gren her ey yok olmaya yargldr.1 En sradan ve baya eylerde bile gzelliin tadna varmak, inat bir eletiri ve ayrm dknlne oranla ok daha soylu grnecektir herkese, nk aslnda yaamn dzeniyle daha byk bir uyum iindedir. Byle bir savlamaya, yaamn kutsallnn tam da en irkin ve en arpk eyde dn belirterek kar kmak mmkndr. Ne ki dolayszca deil krlmaya uram olarak gelir bu k bize: Sadece yaad iin gzel bulmak zorunda kaldmz her ey, ite srf bu zorunluluk yznden irkindir. Burada bavurulan soyutlanm yaam anlay, baskc ve insafsz olandan, gerekten lmcl ve tahripkr olandan ayrlamaz. Yaam bal bana bir ama olarak gren ve ona tapnan anlay, varolan baskc glere tapnmaya indirgenmitir hep. Genellikle yaamn ifadesi olarak grlen eyler, o grbz dourganlk, ocuklarn grltl koumalar, ortaya deerli bir ey koyanlarn abas, ve itahn en katksz cisimlenii olduu iin tapnlan anlk hislerinin gdmndeki kadn - btn bu dirim belirtileri, mutlak biimde anlaldnda, kendini krce ne srerken baka bir imknn da snp gitmesine yol ayordur. Takn bir salk, kendi bana, hastalk da demektir her zaman. Panzehiri, kendinin ne olduu bilen bir hastalktr: Yaamn biraz snrlanmas. Gzellik de byle iyiletirici bir hastalktr. Hayat dondururken ryn de durdurur. Ama yaam adna hastalk reddedilecek olursa, kendi kart urandan yoksun braklan ve bylece hipostazlatrlan yaam da bu karta dnr: Ykclk ve ktlk, saygszlk ve yksekten atma. Ykclktan nefret etmek iin insann yaamdan da nefret etmesi gerekir: arptlmam yaamn lmden baka imgesi yoktur. Anatole France, o kendine zg aydnlanmacl iinde, farkndayd bu elikinin. O yumuak bal M. Bergeret'den2 bakas deildir, "Hayr inanmyorum," diyen: "Hayr. Organik yaamn u bizim sevimsiz gezegenimize zg bir hastalk olduunu dnmeyi yelerim. Dayanlmaz bir ey olurdu, bu sonsuz evrende yemekten ve yenilmekten ba
80

ka bir ey olmadna inanmak." Burada dile gelen nihilist tiksinti, bir topya olarak insanln sadece psikolojik deil nesnel kouludur da. 49 Ahlak ve zamansal sralan. Erotik atmann btn psikolojik ynleri edebiyatta ilendii halde, atmann en basit dsal kayna srf aikrlndan tr dikkatlerden kamtr. Daha nce baka birine balanm olma durumundan sz ediyorum: Sevilen kii, baz isel atk ve ketlenmeler yznden deil, fazla souk olduu ya da scak duygularn bastrd iin deil, daha nceden baka bir balants olduu iin, nc bir kiiye yer brakmayan bir ilikisi olduu iin reddediyordur bizi. Kiinin aslnda bir duygular hiyerarisine verecei rol soyut zamansal sralan kapar hep. Daha nce szlenmi olmakta, seme ve karar verme zgrlnn yan sra, zgrln iddialaryla aka elien bir rastlant esi de vardr. Meta retiminin anarisinden kurtarlm bir toplumda bile, hatta asl o toplumda, kiinin bakalaryla tanma srasn belirleyen kurallar olamaz -byle bir dzenleme, kii zgrlne yaplm en dayanlmaz mdahale anlamna gelir. yleyse rastlansal olann nceliini destekleyen gl savlar da var demektir: Yeni gelen biri tarafndan yerinden edilen kii her zaman harcanm, gemite paylalan bir yaam iptal edilmi ve deneyimin kendisi silinmitir. Zaman geriye dndrmenin imknszl, nesnel bir ahlak lt de oluturur. Ama tpk soyut zamann kendisi gibi, bu lt de mitle skca ilikilidir. Zamann bir boyutu olan dlayclk, kendi ikin yasas gereince, kaplarn darya smsk kapam gruplarn ve sonunda byk sermayenin tekelci egemenliine yol aar. Yaad ak ve efkati yeni gelen birine kaptrma korkusu iinde yaayan bir ktan daha dokunakl bir ey yoktur: En deerli mlk olan nk aslnda mlk edinilemeyen sevgiyi yeni birine srf yeni olduu iin brakmak zorunda kalacaktr ve rakibine bu yenilii veren de kendisinin daha eski olmasndan baka bir ey deildir. Ama ite bu dokunakl duygu -stelik bu yoksa her trl scaklk ve korunma da ortadan kalkar- bir kez baladnda geri dnlmesi imknsz gibi duran bir yolun da k noktasdr: Kk erkek ocuun kendinden kk kardeine yz vermemesi ve yatl okul rencisinin "efemine" arkadan horlamasyla balayp Ari rk81

tan olmayan insanlar Sosyal Demokrat Avustralya'nn dnda brakan g yasalarna ve Faist ynetimlerin de rksal aznlklar her trl scaklk ve korunma duygularyla birlikte imha etmelerine kadar uzanan bir yol. Nietzsche sadece btn iyi eylerin bir zamanlar kt eyler olduunu biliyordu: Ama en iyi, en yumuak eyler de, bir kez kendi arlklaryla yol almaya baladktan sonra, akllara smaz bir hunharlkla sonulanma eilimindedirler. Bu dolantdan bir k yolu bulmaya almann kimseye pek yarar olmaz. Ama btn diyalektiin ilemeye balad o lmcl n elbette tanmlayabiliriz. nce gelenin dlayc niteliidir her eyi balatan. lk iliki, basit dolaymszl iinde, soyut zamansal ardkl oktan varsayyordur. Tarihsel olarak, zaman kavramnn kendisi de bir eyin mlk edinili sralamas temelinde olumutur. Ama sahip olma arzusu, zaman bir yitirme korkusu olarak, geri alnamayacak her ey karsnda duyulan bir korku olarak yanstr. Varolan her ey, olas yokluu asndan grlr ve yaanr. Onun tam olarak mlk edinilmesini ve bylece dondurulduktan sonra baka edeerli mlklerle deiilebilecek ilevsel bir ey olmasn salayan da sadece budur. Tam bir mlk haline geldikten sonra sevilen kiinin artk yzne baklmaz. Akta soyutlama, dlaycln tamamlaycsdr; bu dlayclk da, aldatc biimde, soyutun kart olarak, bu tek ve esiz varla ballk olarak gsterir kendini. Ama ite byle bir sahiplenme, srf onu bir nesne haline getirdii iin nesnesine olan balln da yitirir ve "benim" durumuna drd kiiyi yar yolda brakr. Eer insanlar mlk olmasayd, bakalaryla deitirilmeleri de mmkn olmazd. Sahici ak zgl olarak tekine seslenir ve sahipliin yansm imgesi olan kiilik putuna deil, sadece sevilen izgi ve zelliklere balanr. zgllk dlayclk anlamna gelmez: Btnlk hrs yoktur onda. Ama bir baka anlamda yine de dlaycdr: Onunla zlmez bir biimde balantl olan deneyim, kiilerin deitirilmesini yasaklamasa da, ilikinin z byle bir eyi imknszlat-rr. Somut ve zgl olan koruyan ey onun yinelenemez oluudur; farkl olan hogrmesinin nedeni de budur. nsanlarla mlk ilikileri kurulmasnn ve nce gelenin dlama hakk kazanmasnn temelinde u pek derin bilgelik yatyordur aslnda: Hepsi de nihayet insandr ve hangisi olaca nemli deildir. Byle bilgeliklere gnl indirmeyen bir sevginin sadakatsizlikten korkmasna da gerek kalmaz, nk vefaszla kar gvencesi yine kendisidir.
82

50 Boluklar. Dnsel namus ars ou zaman dncenin sabote edilmesi anlamna gelir. Kendisini vard sonuca gtren btn admlar aka gstermeye zorlanmaktadr yazar. Bylece her okur o sreci izleyebilecek ve mmknse -akademik endstride- taklit edecektir. Her dncenin evrensel iletilebilirliine ilikin o liberal kur-macaya dayanan byle bir talep, dncelerin nesnel olarak uygun ifadelerini ketler; ama bunun tesinde, bir sunu ilkesi olarak da yanltr. nk bir dncenin deeri, bilinenin devamllna olan uzaklyla llr. Bu mesafe kapandka dnce de nesnel olarak deer yitirir; varolan standarda ne kadar yaklarsa antitez oluturma ilevi de o kadar azalr - oysa dnceyi dnce yapan ey de kendi yaltlm varl deil, kartyla kurduu bu balantdr. Telala her adm kaydetmeye alan metinler sonunda bayala ve sadece okurda yarattklar gerginlikten deil, daha ok kendi tzlerinden gelen bir monotonlua derler. rnein Simmel'in yazlarnn zaaf, srad konularyla bktrc lde ak anlatmlar arasndaki oranszlkta.1 Mulak derinlikle sradanlk arasndaki ittifak da aa vurur bu metinler - Simmel'in, akl almaz bir yanlgyla, Goethe'de bulduunu sand bir ittifak. Ama hepsi bir yana, dnsel namus talebinin kendisi namuslu deildir. Bu ok aibeli arya bir kez olsun uyarak, dnme srecini sunua da yanstmaya altk diyelim: Bilginin Tanr katndan iniinde ne kadar adm adm ilerleme varsa bunda da o kadar olacaktr. Bilgi, aslnda, nyarglardan, kanlardan, apansz cesaretlenmelerden, kendi kendini dzeltmelerden, n varsaym ve abartlardan oluan bir an iinden gelir bize; youn, skk, kkl, ama yine de her an saydam olmayan o deneyim sreci iinden gelir. "Zihnimizin eriebilecei o ak ve su gtrmez bilgiye ulamak iin" sadece nesnelere ynelmemizin yeterli olduu syleyen Kartezyen kural, varsayd btn dzenlilik ve hedeflilikle, bu deneyim srecinin ok yanltc bir resmini sunmutur bize - tpk karsnda yer alan ama aslnda onunla ok derinden ilikili olan zlerin grlenmesi doktrini gibi.2 Eer bu doktrin her eye karn btn dncelerde etkisini hissettiren mantn hakkn vermiyorsa, Kartezyen kural da mant, bilen znenin bilinli yaamnn tm iinden dolaymlamak yerine, her tekil dnce ediminde belirebilecek bir dolayszlk hali olarak
83

alyordur. Ama burada derin bir yetersizliin itiraf da gizlidir. nk namuslu ve drst dnceler sonuta basit tekrardan baka bir ey deilse eer, ister daha nceden zaten ortada olann tekrar olsunlar ister kategorik biimlerin, o zaman nesnesiyle balantl kalmak adna kendi mantksal srecinin mutlak saydamlndan fedakrlk yapan dnce de hep bir sululuk duygusu tayacak demektir. Mantksal yarg biimini kabullenmekle girilmi olan taahhte ihanet ediyordur. Bu yetersizlik, yaam izgisinin kendi yetersizliini andrr: Sk sk duraksayan ve saa sola savrulan bir izgi, k noktasna oranla hayal krkl yaratan, olabileceinden hep daha az olan, ama boyunduruk-suz bir yaam da varoluun verili koullarnda ancak katetmi olduu bu gerek yolla temsil edebilecek bir izgi. Eer bir yaam kendi misyonunu dolayszca gerekletirseydi, onu karm olurdu. Ge yata ve grnte lekesiz bir baarya sahip olduu bilinciyle len kii, srtnda grnmez bir antayla yaamn btn aamalarndan hi boluk brakmadan ve hibir eyi ihmal etmeden syrlan o rnek renciyi anmsatr. Buna karlk, kof ve beyhude olmayan her dnce, tam olarak merulatrlmasnn imknszln, bir yara izi gibi tayacaktr zerinde: Tpk, yatakta geireceimiz mutlu bir sabah adna kardmz o matematik dersinin hibir zaman telafi edilemeyeceini bize syleyen dlerimiz gibi. Dnce, bir sabah karlm olann ansyla uyandrlmay bekler - ve bylece retiye dnmeyi.
84

KNC BLM
1945 Her eyin kt olduu yerde en kty bilmek iyi olmal. F. H. Bradley

51 Aynann arkasna. Yazarlar iin bir ilk uyan: Her metinde, her parada, her paragrafta, ana motifin aka ortaya kp kmadna baklmal. Bir ey anlatmak isteyen kii anlatmak istedii eye kaplp gider ve zerinde dnmez olur. Niyetine fazlaca yakn durduu, "dncelere dalm" olduu iin, sylemek istedii eyi unutmutur. Hibir dzeltme, denenmeye demeyecek kadar kk veya nemsiz deildir. Yaplacak yz deiikliin her biri, kendi bana, an titizlenme ve kl krk yarma abas gibi grnebilir; topluca, metni bambaka bir dzeye karmalar mmkndr. Metni ksaltmaktan kanmamak, atlan cmlelere hi acmamak gerekir. Yaptn uzunluu nemsizdir, kda dklenlerin miktarnn yetersiz olduu kaygs da ocuka. Hibir ey, srf varolduu iin, srf yazlm olduu iin deerli olamaz. Ayn dncenin eitlemeleri gibi duran cmleler, ou zaman, yazarn henz tam hkim olamad bir eyi kavramaya ynelik farkl abalarn anlatmdr. O zaman en iyi forml semek ve daha da gelitirmek gerekir. Kurgunun gerektirdii durumlarda dnceleri, hatta dourgan olanlar bile bir yana atmak yaz tekniinin nemli bir yndr. Bunlarn zenginlik ve canll, o srada yze kamam olan baka dncelere yarayacaktr. Tpk sofradayken son krntlar yemekten ve bardan dibini imekten kanmaya benzer bu. Aksi halde insann yoksul olduunu dnrler. Klielerden kanma abas, baya bir ivebazla dmek istemiyorsak eer, sadece szcklerle snrl tutulmamaldr. On dokuzuncu yzyln byk Fransz dzyazs bu trden bayalklara kar ok duyarlyd. Tek szck nadiren kaba veya sradandr - tpk mzikte
87

de tek tek notalarn anma veya bayatlamadan muaf olmas gibi. En irkin klieler, Kari Kraus'un terih masasna yatrd o szck bileimleridir: Tayir ve tebdil etmek; afiyet eker bal olsun; hayrl uurlu olsun. Bu trden szlerde, bayat dilin arlam, bulank aknts, yazarn cmlelerinin kesinlik ve hassaslyla bir noktada durdurulup szlmek yerine, amaszca saa sola yaylp durur. Sadece szck bileimleri iin deil, daha byk biim btnlklerinin kurgusu iin de geerlidir bu. rnein bir diyalektiki, dnce silsilesinin dnm noktalarn belirtmek iin her durgudan sonra "Ama" szcne bavuruyorsa eer, yazsnn edebi emas dncesinin ematik olmayan k noktasnn hakkn veremiyor demektir. allk, girilmez hasbahe deildir. Sadece kendi kendini anlamann rahatlndan doan btn karmaklklar temizlemek gibi bir ykmll vardr yazarn. Konunun derinliine uygun den sk rgl bir slup yaratma isteini bulank ve zentili bir savruklua kaplma eiliminden ayran ok belirgin bir izgi yoktur: Kukucu sondajlara her zaman yer olacaktr. zellikle kalplam saduyuya dn vermek istemeyen yazarn aslnda ok sradan olan dnceleri slubun dantelleriyle rtmekten kanmas gerekir. Locke'un yavanlklar, Hamann'n bulanklklarnn mazereti olamaz.1 Bitmi metnin, ister uzun ister ksa, uyandrd en hafif kuku ve tatszlk duygusu bile grnteki nemiyle orantsz bir biimde ciddiye alnmal. Metne duygusal ballk ve kibir ou zaman her trl ilke ve tartnn unutulmasna yol aar. Minicik bir kuku diye kafamzdan savdmz ey, btnn nesnel deersizliinin belirtisidir belki de. Echternach dans alay, Dnya Tininin yry deildir;2 diyalektii temsil etmenin yolu da snrllk ve temkinlilik olamaz. Tersine, arlklar araclyla ilerler diyalektik: Dnceyi snrlandrmak yerine, gzkara bir tutarllkla kendi kartna dnt u noktaya kadar gtrmekle ilerler. Bir cmle iinde fazla risk almaktan bizi alkoyan ey genellikle sadece bir toplumsal kontrol etkenidir: Aptallatrcdr. Bir metne, bir ifadeye "fazla gzel" olduu gerekesiyle sk sk yneltilen itirazlar da kukuyla karlanmal. Anlatlan konuya duyulan

88

sayg, hatta ac karsnda duyulan sayg, ola ki insanln maruz brakld alalmann eylemi dildeki izlerine katlanamayan bir yazar karsnda duyulan kzgnlk ve hasetin de klf ve rasyonalizasyonu-dur. Utansz bir varolu hayali de -ki dil tutkusu da hl bu hayale tutunmaktadr, onu ierik olarak resmetmesi imknsz bile olsa- hunharca boazlanr bylece. Yazarn gzel ve yeterli anlatm arasnda hibir ayrm yapmamas gerekir; byle bir ayrm ne kendi dnsel dnyasnda ho grmeli, ne de eletirmenden byle bir yardm ummaldr. Ne demek istediini tam olarak anlatabilmise gzel yazmtr. Gzellikten baka amac olmayan gzel anlatm hi de "fazla gzel" deildir: Dekoratiftir, sanatkranedir, irkindir. Ama ilenen konuya dierkmca hizmet etmek gerekesiyle anlatmn anln ihmal eden kii mutlaka konuya da ihanet etmi demektir. Gerektii gibi yazlm metin rmcek ana benzer: Gergin, e-merkezli, saydam, sk rgl. Uuan her eyi kendine eker. Arasndan gemeye alrken aa yapp kalan metaforlar, onu besleyen avlardr. Konu ve malzeme kendiliinden ona doru kanat rpyordun Bir tasarmn gc ve doruluu, bir alntnn baka bir alnty davet etmesini salayp salayamadyla llebilir. Eer dnce tek bir gereklik hcresini bile aabilmise, znenin dtan mdahalesine gerek kalmadan, br hcrelere de nfuz etmesi beklenir. Nesnesiyle gerekten iliki kurabilmi olduunun ilk kant, ok gemeden evresinde baka nesnelerin de billurlamasdr. Kendi zgl konusuna ynelttii k altnda baka baka konular da parldamaya balar. Yazar, bir ev kurar metninde. Ktlar, kitaplar, kalemleri ve evraklar bir odadan tekine tayp dururken yol at kargaann aynsn dncelerinde de yaratr. Kh memnun kh huzursuz, iine gmld eyalardr bu dnceler. Onlar efkatle okar, kullanr, eskitir, kartrr, yerlerini deitirir, tahrip eder. Artk bir yurdu kalmam kii iin yaanacak bir yer olur yaz. Orada, tpk vaktiyle baba evindeki gibi, p ve lzumsuz eyann da birikmesi kanlmazdr. Ama imdi bir kilerden veya sandk odasndan yoksundur ve zaten bu artklardan ayrlmak da kolay deildir. O da, sonunda sayfalarn hep vr zvrla doldurmak pahasna, odadan odaya srkleyip durur bunlar. Kii, kendine acma duygusuna yenik dmemek iin bir teknik zorunlulua da dikkat etmelidir: Zihinsel gerilimin geveme olaslna kar
89

her zaman uyank olmak ve yaptn zerinde kabuk balamaya veya hedefsizce oraya buraya srklenmeye balam her eyi atmak - stelik, imdi yavan ve cansz biimde ortalkta dolaan bu artklarn gemite, bir tatl dedikodu gibi, bymeyi kolaylatran o scak atmosferi beslemi olduunu bile bile. Sonunda, yazara kendi yazlarnda bile yaanacak yer kalmamtr. 52 Leylek de bebekleri oradan getiriyor. Masallarda her insan iin bir ilksel imge vardr, yeterince aranrsa bulunur. u dilber, tpk Pamuk Prenses'teki Kralie gibi, en gzel ben miyim diye soruyordur aynaya.1 mrnde bir an bile huysuzluk ve titizlenmekten vazgeemeyen cadaloz, boyuna "o kadar tokum ki, tek yaprak istemem, mee, mee" diye meleyen keinin burnundan dm gibidir. Gailelerden beli bklm ama yine de neesi kamam u yal adam, ormanda odun toplarken yi Prens'e raslayp da tanyamayan ama ona yardm ettii iin cmerte dllendirilen ihtiyar kadn anmsatr. Bir bakas da talihini aramak iin delikanllk anda evinden ayrlm, pek ok devin srtn yere getirmi, ama sonunda New York'ta belasn bulmutur. Bir gen kz tpk Krmz apkal Kz gibi bykannesine bir para kek ve bir ie arap getirmek iin ehrin beton ormanna dalar, bir teki de ayn yldzl gm paralar olan kzn masumluuyla soyunup erkeklerin yatana girer. Ayn zamanda gl hayvan ruhu da tadn sezen zeki bir adam, arkadalaryla birlikte onu da bekleyen kt kaderden kamak ister, Bremen mzik topluluunu kurar, onlar haramilerin maarasna gtrr, orada kurnazlyla sahtekrlarn stesinden gelir ama tam o noktada eve dnme isteine yenilir. Kurbaa Kral, iflah olmaz bir zppe, zlem dolu gzlerini Prenses'e dikmi, kendisini kurtaraca gn bouna bekliyor. 53 Akllnn ahmakl. Schiller'in dil tavr, alt snflardan gelip de ilk kez girdii kibar topluluk iinde ne yapacan aran ve sesini

90

duyurmak iin avaz avaz baran gencin durumunu getirir akla: Gcn ve saygszln karm. Almanlar tumturakl sylevcilii Franszlardan almlar ama provay birahanede yapmlardr. Snrsz ve giderilmesi imknsz talepleriyle bir horoz gibi kabaran kk burjuva, sahip olmad bir iktidarla kendini zdeletirirken, mutlak tin ve mutlak dehete varacak kadar ileri gider. Btn idealistlerin ortak zellii olan ve insanln tmn iermeye ynelen fazlaca grkemli ycelikle -yayor olmaktan baka zellii olmayan kk eyleri canavarca ezmeye her zaman hazr bir ycelik- burjuva iddet adamlarnn kaba gsteriilii arasnda ok yakn bir ibirlii vardr. Tinsel devlerin vakur duruu, bo kahkahaya, patlamaya ve vurup krmaya yatkndr. Byk harfle Yarat derken, benliklerini iirmeye ve btn sorunlar kltmeye yarayan o zorlayc istenci kast ediyordur bunlar: Pratik akln nceliinden teori nefretine giden yol her zaman bir admlkt. Dncenin btn idealist devinimlerine ikin bir dinamiktir bu: Hegel'in dinamii yine kendisiyle dzeltme yolundaki snrsz abas bile o dinamie yenik dmt. Dnyay bir ilkeden karsama istei, iktidara direnmek yerine onu gaspetmek isteyen kiinin tutumudur. Nitekim Schiller de ncelikle gasplarla ilgiliydi. Klasik bir tanrlatrma rnei olan doa zerinde egemenlik dncesi, kaba ve aa olann kendine tuttuu bir aynadr, onu zorlu bir olumsuzlama iinden kendine gsteren bir ayna. dealin hemen arkasnda hayat durur. Elysium'un gl bahelerinin kokusunu anlatan szler, tek bir gln kokusundan alnan zevke indirgenemeyecek kadar ihtiamldr ama daha ok bir mstear odasnn sigara kokusunu artrr. Arka planda duran ok duygulu dolunayn asl modeliyse snavlara alan rencinin clz gaz lambasdr. Kudrete zenen zaaf, ykseldii sylenen burjuvazinin dncesini ideolojiye teslim etmiti - daha snfn istibdata kar esip yad dnemde bile. Hmanizmin en gizli, en i odasnda, onun asl ruhunu oluturan kudurmu bir mahpus dnenir durur: Sonradan Faist adn alarak dnyay da bir hapisaneye evirecektir. 54 Haydutlar. O Kant Schiller, Goethe'ye oranla hem ok daha saduyusuzdur, hem ok daha duyusal: Hem ok daha soyut, hem de
91

cinselliin elinde oyuncak. Seks, hemen karlanmas gereken bir istek olarak, her eyi bir eylem nesnesine indirger ve bylece birbirine eitler."Amalia, etenindir!" - Louise de bu yzden sade suya tirit bir orba gibi yavan kalacaktr.1 Casanova'nn kadnlar -ki ou zaman adlar yerine sadece harflerle anlmalar nedensiz deildir- birbirinden ayrt edilemez; Sade'n mekanik aletinin namelerine uygun olarak eitli piramitler oluturan kadn figrleri de yle. Bu cinsel kabalkla, ayrm yapmay engelleyen bu hamlkla ilintili bir ey, dealizmin byk speklatif sistemlerinin de enerji kaynadr: Btn zorunluluklara meydan okurken Alman zihniyle Alman barbarizmini birbirine zincirlemitir. Ancak papazlarn tehditleriyle kontrol altnda tutulabilen kyl agzll, tpk askerlerin ele geirdikleri kyn kadnlarna yaptklar gibi, yoluna kan her eyi hoyrata en asgari zne indirgemeye hakk olduunu metafizikle ilan etmektedir. Hibir dnce izi tamayan o saf eylem istenci,2 tecavzn yukardaki yldzl gkyzne yanstlm imgesi olabilir ancak. Oysa insanlarn ve eyann kendilerini tam olarak ortaya koymalarn salayan o uzun, dnceli ve dalgn bakta, nesneye ynelen ihtiras her zaman bir krlmaya uramtr. Hakikatin verdii sevincin kayna, iddetsiz bir seyredi ve dntr ve bakan kiinin nesneyi tmyle kendi iine almadn varsayar: Mesafeli bir yaknlk. Adelheid, Klrchen ve Gretchen, onlar el dememi bir tarihin imgelerine dntren o dupduru ve zorlanmam dille konuabilmilerse, bunun tek nedeni, psikanalizin herhalde "ykc bir karakter" olarak tanmlayaca Tasso' nun prensesten korkmas ve dolaysz temas imknszlnn uygar bir kurban olmasdr.3 Goethe'nin kadnlarndan yaylan o dirimsel duygunun bedeli, geri ekilme ve kaak davranlard; stelik sadece dzenin zaferi karsnda teslimiyeti bir tavra da indirgenemez bu. Mutlak kart, ehvetle soyutlamann birliini simgeleyen Don Juan'dr. Kierkegaard, Don Juan'da ehvetin bir ilke olarak kavrandn sylerken, ehvetin srrna da dokunmu oluyordu. ehvetin sabit baknda, kendi zerinde dnmeye balayana kadar, kendi negatifi olan dncenin mutlak egemenliinde de uursuzca ortaya kan o anonimlik ve mutsuz genellik vardr.

92

55 Cretkrlm balayn. Schnitzler'in Atl Karnca^ adl oyununda, yumuak ve efkatli hareketlerle yanamaya alt cilveli yosmadan u cevab alr air: "Hadi ordan! Oturup biraz piyano alsana sen!" Yaplan teklifi pekl anlyor, ama ar bir diren de gstermiyordur. Toplumsal ya da psikolojik ketlenmelerden daha derindedir tepkisinin kayna. ok eski bir soukluu aa vurur: Dii hayvann, ona acdan baka bir ey vermeyen iftleme ediminden duyduu korku. Grece ge bir kazanmdr haz, bilinten pek eski deildir. Hayvanlarn yle efsunlanm gibi kar konulmaz hareketlerle iftlemesini izleyen kii, "mutluluk solucanndr" sznn idealist bir yalan olduunu hemen anlar; en azndan diiler iin byledir bu, esir gibi maruz kalrlar aka, bir iddet eyleminin nesnesidirler. Bunun silik de olsa bir ans, kadnlarn, en ok da kk burjuva kadnlarn bilincinde, ge endstriyel aa kadar srp gelmitir. Uygarlama srecinde fiziksel ac ve korkunun dolaysz biimi alm olsa da eski yaralanmann ans silinemiyordur. Toplum, kadnn teslimiyetini bir kurban ayini olmaktan karp zgrletirirken bir yandan da her defasnda yine ayn deneyime mahkm eder onu. Eer tmyle duyarsz deilse hibir erkek, ksesine drmeye alt aresiz kzn direncindeki o belli belirsiz hakllk nn grmezden gelemez: Ataerkil toplumun kadna brakt tek imtiyaz: Reddetmenin anlk zaferini yaadktan sonra, ikna olup faturay demekten baka aresi yoktur. Kadn, verici olarak, bandan beri "aldatlan" durumunda olduunu biliyordur. Ama kendini vermekten kandnda daha da kt duruma decektir. Wedekind'in bir oyununda, genelev sahibesinin yeni kzlardan birine verdii t de bunu anlatr: "Bu dnyada mutlu olmann tek yolu vardr: Bakalarn olabildiince mutlu klmaya almak."2 Mutluluk deneyiminin koulu, kiinin kendini snrszca savurmaya hazr olmasdr ki, buna da ne kadnn arkaik korkusu, ne de erkein kibri ve kstahl izin verir. Mutluluun yalnz nesnel imkn deil, znel hazrl da ancak zgrlk iinde elde edilebilir.
93

56 Soyaac aratrmas. Ibsen ile Struwwelpeter arasnda derin bir ba vardr. On dokuzuncu yzyln fotoraf albmlerinde bir ailenin btn yeleri arasndaki donmu benzerlii anmsatan bir yaknlktr bu.1 Rahat-durmayan-Philipp aslnda Hortlaklar'n ta kendisi deil midir: Bir aile dram. Ve o "Sofrada annenin sessiz bak / stndeydi herkesin" dizeleri, tam da banka mdrnn kars Frau Borkmann'n yzndeki ifadeyi anlatmaz m? orbac-Kaspar'n eriyip gitmesinin nedeni, atalarndan kalan gnahlar ve sululuk duygular deil de nedir? O halk dman Dr. Stockmann, Kt-kalpli-Friederich'e ac ama etkili bir ila veriyor ve.o da kazcierini kpein yemesine ses karmyordur. Elinde-kibritlerle-dans eden-Pauline, denizden gelen kadnn kz Hilde Wangel'in rtulu bir fotorafdr, vey annenin kz evde tek bana brakt gn ekilmi bir fotoraf; ve kilise kulesinin stne konmu olan Uan-Robert de imdi onun yap ustasdr. Bandakavak-yelleri-esen-Hans'n gneten baka bir istei var mdr? Onu suya girmeye raz eden de Kk Eyolf un Eli-makasl-Terzi'yle akraba olan Fare-Kadn deil midir? Oysa bugnn ciddi airi, resimli ocuk kitaplarn kendi kocaman mrekkep hokkasna daldran ve bylece kararttktan sonra da uyarlm kuklalara dntrd bu imgeleri yarglamaya girien Koca-Nikolas' rnek alyor kendine. 57 Kaz. Ibsen'in izleklerinin artk gnn doldurmu ve eskimi olduu syleniyor. Altm yl nceyse ayn seslerin Nora ve Hortlaklar'n modernist yozluuna ve ahlak d arlna ynelttii itirazlar iitilmekteydi. Ibsen, o sert ve ykc burjuva, fkesini topluma kusuyordu - stelik kendi uzlamazl ve idealleri de o toplumun kurucu ilkesinden tremiti. Tantanal ama kalc bir ant yaratt: Halk dmann yuhalayan salkl ounluu betimleyen bir ant; ama bu tabloyu hl tatsz buluyor o ounluk ve stnde ok durmadan gnn acil ilerine geiyor. Makul insanlarn bakalarnn davranlarn makul bulmamakta birletii her durumda, zlmeksizin ertelenmi bir sorunun, acl bir yara izinin bulunduundan emin olabiliriz. Kadnla

94

rn durumunda da geerlidir bu. "Eril" liberal rekabeti ekonominin zlmesi, kadnlarn erkeklerden ne daha fazla ne daha ok bamszla sahip olduklar maal iler sektrne katlmalar, ailenin byl aylasnn silinmesi ve cinsel tabularn gevemesi sonucunda bu sorun, en azndan grnrde, eski "adiliini" gerekten yitirmitir bugn. te yandan, geleneksel toplumun srp gitmesi de kadnlarn zgrlemesini iten ie arptan bir etkendir. i hareketinin yaad rmenin en ak belirtilerinden biridir, bunun farkna varamamas. Kadnlarn gzetim altndaki btn etkinliklere kabul edilmesi, srp giden insanlktan karlmalarn gizlemektedir. Byk sermayenin denetimindeki rgtl i alanlarnda da devam ediyordur ailedeki konumlar: Birer nesnedirler. Kadnlarn sadece sefil i gnlerini ve endstriyel bir dnyann ortasndaki ev-ii emein koullaryla anlamszca kstlanm ev yaamlarn deil, kendilerini de dnmemiz gerekir. Gnll olarak, kart ynde herhangi bir drt tamakszn, egemenlii yanstmakta ve onunla zdelemektedirler. Erkek toplumu, kadnlarn ezilmesi sorununu zmek yle dursun, kurbanlarn artk soruyu bile ortaya atamayaca lde yaymtr kendi ilkesini. Yeterli miktarda metaya kavuturulmak kouluyla, yazglarna da raz olmakta, dnmeyi erkeklere brakmakta, her trl sk dn kltr endstrisinin ortaya srd diilik idealine bir saldr olarak nitelemekte ve cinsiyetlerinin gereinin yerine getirilmesi olarak grdkleri o esaret durumunu byk bir gnl rahatlyla kabullenmektedirler. Teslimiyetin bedeli olan kusurlar, en bata da o nevrotik budalalk, durumun srp gitmesine yardmc olmaktadr. Ibsen'in zamannda bile, burjuva toplumunda belli bir yere ulam kadnlarn ou, toplumsal zindann drt duvarn onlarn yerine umutsuzca ykmaya uraan histerik kzkardelerinin gzlerini oymaya hazrdlar. Ama o hanmlarn torunlar olan kzlar, kendilerini hi iin iine katmadan ve sorumluluk duygusu tamadan, hogryle glmsyor bu histeriklere ve onlar hayrsever sosyal yardma havale ediyor. Mucizevi olan isteyen histeriin yerine de ykmn zaferi iin sabrszlanan ebleh geiyor bylece. - Ama belki de her trl eskimiilik ve gn gemiliin yazgsdr bu. Sadece aradan geen zaman deil, tarihin verdii hkm de rol oynar burada. Bu hkmn dnyadaki ifadesi, olgunlatrmay ihmal ettii daha eski bir imknla karlatnda ahfadn yzn kaplayan o utan yalmdr. Gemite baarlm olan eyin unutulmas da korunmas da mmkndr. Eskimilikse sadece
95

baarlamam olan ey iin geerlidir: Boa karlm bir yeni balang vaadi iin. Nedensiz deildir Ibsen'in kadnlarna "modern" denilmesi. Modernlikten nefretle eskimilikten nefret birdir. 58 Hedda Gabler'in gerek yaam. n dokuzuncu yzyln este-tizmi, dnce tarihinin isel bir konusu olarak deil, toplumsal atmalar iindeki gerek temeline bakarak kavranabilir ancak. Ahlak diiliin temelinde rahatsz bir vicdan yatyordu. Eletirmenler, burjuva toplumuna sadece ekonomi alannda deil, ahlak alannda da o toplumun kendi kurallaryla kar kmlard. Bu da ynetici tabakann savunma seeneklerini kstlad: Eer saray airleri ve devlet romanclar gibi iktidarsz bir yalancla raz olmayacaklarsa, toplumun yarglanmasn salayan ilkenin kendisini, demek kendi ahlakn reddetmekten baka are yoktu. Ne var ki, radikal burjuva dncesinin ona saldrmak iin benimsedii yeni konum, ideolojik yanlsamann yerine kendi kendini tahrip eden ve sonunda teslim olan fkeli bir isyann benimsenmesinin de tesine gemiti. Gzelliin burjuva "iyi" kavramna kar ayaklan, iyilie kar da bir ayaklanmayd, iyilik, iyinin arptlmasdr: Ahlaki ilkeyi toplumsaldan ayrmak ve kiisel vicdan alanna kaydrmakla onu iki bakmdan kstlam olur. Ahlak ilkesinin ngrd biimde insanlara yakr bir dzeni gerekletirme ykmllnden bylece syrlr, iyiliin btn eylemlerinde belli bir kabulleni ve avunma vardr: Hastaln tedavisini deil de hafifletilmesini amalyordur ve tedavinin imknszlnn bilinci de sonunda bu imknszln safna geirir onu. Bylece iyilik kendi iinde de kstlanm olur. Suu, mahremiyettir, insanlar arasnda dolaysz ilikiler kurulabilecei sansn yaratr ve evrenselin tecavzlerine kar bireyin tek savunmas olan mesafeyi yok sayar. Birey, giderilmemi farklln en acl bilincini tam da en yakn ilikiler iindeyken duyar. Yabanclamann tek panzehiri, yabancln korunmasdr, iyiliin rehavetle benimsedii o pek ksa mrl uyum imgesi, budalaca yadsd uzlamazln acsn daha da iddetlendirir. nce zevke ve hak gzeten dncelilie saygszlk etmeyecek hibir iyilik edimi yoktur; ve bu saygszlk da o gsz gzellik topyasnn

96

kar durmaya alt dzlemeyi tamamlar. Bylece, ktlk retisi, sanayilemi toplumun balarndan beri, sadece barbarizmin habercisi deil, iyinin de maskesidir. iyide deerli olan ne varsa ktye aktarlmtr - o kt ki, ktln tam bir gnl rahatlyla yapabilmek iin iyiyi de kendi saflarna katm bir dzenin btn nefretini kendi stne ekiyordur imdi. Hedda Gabler, Julle Teyze'nin generalin kz onuruna satn ald gln apkann aslnda hizmetiye ait olduunu kastl biimde iddia ederek o ok iyi niyetli teyzenin kalbinde onulmaz bir yara aar; ama tatminsiz kadnn bylece yapt, ac-nas evliliinin acsn savunmasz bir kurbandan karma sadistlii deildir sadece: Kendi yaamndaki en iyi eylere kar da su ilemekte, nk en iyiyi iyinin alaltlmas olarak grmektedir: Beceriksiz yeenini taparcasna seven yal kadna kar, bilinsizce ve sama bir biimde, mutlak temsil ediyordur. Hedda'dr kurban, Julle deil. Hedda'nn sabit fikri olan gzelliin ahlaka kar k, onu alaya alndan bile ncedir. nk genel olan her eyden uzak durur ve yalnzca varoluun belirledii btn farklar -unu deil de bunu kayrm olan rastlanty- bir mutlak olarak grr. Gzellikte, inat ve nfuz edilmez tikellik, norm olarak ne srer kendini: Sadece o geneldir, nk normal genellik fazla saydam hale gelmitir. Bylece meydan okur o normal genellie, zgr olmayan her eyin eitliine. Ama bunu yaparken kendisi de sulu durumuna der: Genelle ilikisini koparrken, o olumsal varoluu ama imknlarn da tmyle bir yana atmtr - oysa tikel varoluun nfuz edilmezliinden yansyan da aslnda sadece kt genelliin hakikatsizliidir. Bylece doruya kar yanln yannda bulur kendini gzellik: Doruya kar haklyken bile. Gzellikte, narin gelecek, imdinin Molok'una1 kendi kurbann veriyordun imdinin evreninde iyi diye bir ey olamayaca iin, kendini kt klar; bylece kendi yenilgisiyle yargc da mahkm etmi olur. Gzelliin iyiye kar isyan, trajik kahramann aldanlarnn laik burjuva biimidir. Toplumun her trl aknln berisinde kalan bugnk hali, kendi olumsuzluunun bilincini de engelledii iin, ancak soyut olumsuzlama hakikatin yerini tutabilir. Anti-ahlak, ahlakta ahlaksz olan eyi, basky, reddederken, ahlakn en derin tasasn da devralmtr: Her trl snrlanmayla birlikte btn iddet ve tecavzn de ortadan kaldrlmas. dnsz burjuva zeletirisinin itici glerinin materyalizminkilerle rtmesinin nedeni de budur birincisi kendi bilincine ancak ikincisine geerek ulaabilir.
97

59 Onu ilk grdm andan beri} Diil kiilik ve model ald kadnlk ideali, erkek toplumunun rnleridir. arptlmam doa imgesi, ancak arptlm bir halde, kendi kart olarak ortaya kabilir. Eril toplum, insani olduunu iddia ettii noktada, kadnlar kendi dzelticisine dntrmekte ve kendini byle snrlarken aslnda efendinin yine kendisi olduunu aa vurmaktadr. Diil kiilik, tahakkmn bir negatif kopyasdr. Ama bu yzden de ayn lde ktdr. Burjuva yanlsamasnn erevesi iinde "doa" olarak adlandrlan her ey, toplumsal sakatlann izidir sadece: Bir yara dokusu. Kadnlarn kendi fiziksel doalarn bir hadmlk hali gibi yaadklarn ne sren psikanalitik teori doruysa eer, maruz kaldklar nevroz da onlara hakikatin hi deilse bir ucunu gsteriyor demektir. Kanadnda kendini bir yara gibi hisseden kadn, kocasnn iine yle geldii iin kendini bir iek olarak gren kadndan daha ok ey biliyordur kendi hakknda. Yalan olan, doann, varlna izin verildii ve uyarland yerde yaamaya devam ettii iddias deildir sadece; uygarlkta doa saylan her ey, srf kendi tz gerei, doadan en uzak eydir: Uygarln kendine nesne olarak setii ey. igdy temel alan diilik, tastamam her kadnn iddetle -erkek iddetiylekendini olmaya zorlad eydir her zaman: Bir kadn-adam. Zeknn zedelemedii o korunakl bilindnn gerek durumunu anlamak iin, byle dii kadnlarn kadnlklarn nasl da parmak ularnda tadklarn -nasl, gz szerek ve kaprisli bir kar konulmazlkla, tam da gerektii yerde kullandklarn- kskan bir erkek olarak bir kez bile grmek yeterlidir. Tam da egonun, sansrn, zeknn rndr bu zedelenmemi doa; rasyonel dzenin gereklik ilkesine o kadar dirensizce teslim olmasnn nedeni de budur. stisnasz btn diil kiilikler konfor-misttir. Nietzsche'nin her eyi inceden inceye tarayan eletirisinin bu noktadan teye geememesi, her zaman o kadar derin bir kukuyla karlad Hristiyanln diil doa imgesini hi eletirmeden devralmas, sonunda dncesini de burjuva toplumunun emrine sokmutur. Kadnlardan sz ederken "Dii" demek gafletine dmt o da. "Kamy hi elden brakmayn" d bunun doal uzantsdr: Diiliin kendisi de kamnn rn deil midir, bir kam efekti deil midir? Doann kurtuluu, onun kendi kendini imal etmesine son ver
98

mekten geer. Diil karakterin yceltilmesiyse onu tayan herkesin alaltlmas demektir. 60 Ahlak iin ksa not. Nietzsche'nin o eski yalann ipliini pazara karmak iin bavurduu ahlak diiliin kendisi de imdi tarihin hkmne boyun eiyor. Dinle birlikte onun maddi dnyaya zg felsefi laik biimleri rrken, kstlayc yasaklar da ikin otoritelerini ve tzselliklerini yitirdiler. Ancak, ilk bata maddi retim henz o kadar azgelimi bir durumdayd ki, dnyada herkese yetecek kadar eyin bulunmad ne srlebiliyordu. Siyasal iktisadn ta kendisini eletirmeyen kii, kstlayc ilkeye balanmak zorundayd ve bu ilke de zayflarn srtndan edinilen ama rasyonelletirilmemi bir biimde edinilen zenginlikte buluyordu ifadesini. Oysa nesnel koullar deimitir bugn. Bolluun hemen eriilebilecek bir imkn haline geldii bir dnyada, kstlamay gereksiz bulanlar, sadece toplumsal uyumsuzlardan, hatta dar kafal burjuvalardan ibaret olamaz. Efendi ahlaknn asl anlamn veren u "yaamak isteyen herkes kendi bann aresine bakmaldr" nermesi on dokuzuncu yzylda vaizlerin nerdii ahlaktan bile daha zavall bir yalana dnmtr. Almanya'da sradan vatanda aslnda bir sarn canavar olduunu ortaya koymusa eer, bunun temelinde birtakm ulusal zellikler deil, sarn canavarln kendisinin, toplumsal etoburluun, apak bolluk koullarnda o taralnn, o aldanm filistenin1 normal tavr haline gelmesi yat-yordur - stelik efendi ahlak tam da bu "madurluk" tavryla mcadele etsin diye icad edilmitir. Eer Cesare Borgia bugn dirilseydi David Friedrich Strauss'a2 benzerdi ve ad da Adolf Hitler olurdu. Ahlak diilik ilkesini Nietzsche'nin pek kmsedii Darvvinistler de savunmutur: O barbarca varolma-mcadelesi iarna, bu trden bir mcadele artk gereksizlemi olduu iin daha da gzkara biimde sahip kyorlard. Bugn gerek soyluluun gstergesi, aslan payn kendine ayrmak deildir artk; tersine, almaya doymu olmak ve Ni-etzsche'de sadece zihinsel bir erdem olan vericilii gnlk pratik iinde uygulamaktr. Bugn ileke ideallerin kr ekonomisinin lgnlna kar sunduu siper, altm yl nce hazc yaamn liberal baskya kar salad korunmadan ok daha salamdr. Ahlaka isyan
99

eden kii, Nietzsche'nin daha o zaman bile olduu kadar yumuak, efkatli, cmert ve ak kalpli olma imknna sonunda sahiptir bugn. Eksilmeyen direncinin gvencesiyse, bu abada bugn de tpk dnyaya kendi normunun sapkln gstermek amacyla ktln maskesine brnd o gnlerdeki kadar yalnz olmasdr. 61 Temyiz mahkemesi. Nietzsche Deccal'de yalnz teolojiye kar deil, metafizie kar da en gl sav ne srmt: Umudu hakikat sanyorsunuz, diyordu; bir mutlak dncesi tamadan mutlu yaamann, hatta dpedz yaamann imknszl, o dncenin meruluunun kant olamazd. Hristiyanln "etkinlik kantn" -inan dorudur nk mutluluk getirmektedir- rtr Nietzsche: "Mutluluk, ya da teknik adyla haz, herhangi bir biimde hakikatin kant olabilir mi? Brakn bunu kantlamay, tam kartnn kant bile saylabilir; ne olursa olsun, ne zaman haz duygulan ie karmsa, 'hakikat'ten kukulanmak iin salam nedenler de var demektir. Haz kant... haz iin bir kanttr, o kadar. Doru yarglarn yanllardan daha ok zevk vermesi ve nsel bir uyum gerei tatl duygulara yol amas iin herhangi bir neden olabilir mi?"1 u var ki amorfati'yi, "yazgn seveceksin" doktrinini savunan da yine Nietzsche'ydi. Bunun kendi kiisel doasnn en nemli esi olduunu sylyordu Putlarn Alacakaranl'nn "Sonsz" blmnde. yleyse unu da sorabiliriz: Umduumuz eyin doru olduuna inanmak iin salam bir nedenimiz yoktur da, bamza gelen eyi sevmek iin, varolan srf varoluyor diye olumlamak iin daha salam bir nedenimiz mi vardr? Bu da, tpk umuttan hakikate doru kendi eletirdii o sramada olduu gibi, talam gereklerin varlndan bu gereklerin en yksek deer olarak yceltilmesine doru yaplm yanl bir karsama deil midir? Eer Nietzsche'ye gre "sabit fikir yoluyla mutluluk" fikri tmarhane klysa, amorfati'nn kkeni de hapishanede aranabilir. Ta duvarlar ve demir ubuklu pencereler, grecek ve sevecek baka bir eyi olmayan kiinin son snadr. "Umut, yleyse hakikat" karsamas da amorfati de, dnyann dehetine dayanabilmek iin dileklere gereklik ve akld zorunlulua da anlam yaktran o alaltc uyarlanmann rnekleridir. Credo

100

quia absrdm [inanyorum nk sama] ilkesi kadar, en sama eyin yceltilmesi olan amorfati'deki vazgei de han egemenlii karsnda diz kmek anlamna gelir. Yine de, gereklii olumsuzlad iin ondan kopmu olan umut, sonuta hakikatin grnmek iin brnd tek biimdir. Umut olmasayd, hakikat fikrinin dnlmesi bile imkanszlard: Varoluun kt olduunu grdkten sonra srf grlm olduu iin onu hakikat ilan etmekse en byk hakikatsizliktir. Ve Nietzsche'nin hibir zaman son yarg makamna kmadan sulad teolojinin asl suu da burada yatyordur, kartnda deil. Eletirisinin en gl pasajlarndan birinde, Hristiyanl bir mitoloji olmakla sular: "Sua karlk kurban, hem de en tiksindirici ve barbarca biimiyle: Sulunun gnahlar iin susuzun kurban edilmesi! Nasl da dehet verici bir putperestlik!"2 Ama yazgnn sevilmesi de bundan baka bir ey midir: Byle kurban ayinlerinin sonsuza dek srmesinin mutlak onaylan. Nietzsche'nin mit eletirisinin hakikate erimesini yine mit nlemitir. 62 Daha ksa sunumlar. Anatole France'n Jardin d'Epicure [Epi-kuros'un Bahesi] gibi derin dnceli kitaplarn yeniden okurken, sunulan aydnlanmaya kran borcuyla birlikte belli bir rahatszlk da duyuyor insan: Ne dnek Fransz irrasyonalistlerin o kadar evkle benimsedikleri o modas gemi pozla, ne de kiisel kibirle tam olarak aklanabilecek bir rahatszlk. Her zek kendini temsil etmeye balar balamaz zorunlu bir kibir nn da aa vurur. Ama kibir hasetin gerekesine dntnde sz konusu rahatszln nedeni de belli olur: Dnme srecinin o fazla dingin, acelesiz seyrinden kaynaklanyordur, zaman zaman beliren o vaiz tavrndan, o sevecenlikle kaldrlm iaret parmandan. Daha nmzde dnecek ve konuacak ok zaman olduunu ima eden ve statko profesrlerinden bildiimiz o pek sakin yaklam, dncenin eletirel ieriini yalanlamakta, beyhude-letirmekte; ve bu Voltaire taklitisinin kitabn balk sayfasnda Aca-demie Franaise yesi olduunu itiraf ederken sergiledii ironi de dnp kendi nkteli yazarn vurmaktadr. Sunum tarznda, ok dengeli bir insaniliin altnda, gizli bir ihlal de vardr: Byle konuabilmektedir, nk hi kimse ustann szn kesemiyordur. Her trl syle
101

vin, hatta her trl sesli okumann doasnda bulunan gasp esi, France'n cmlelerindeki noktalarn yerletirilmesine de szmtr: En huzursuz edici eylere bile sarslmaz bir dinginlik pay kazandrr bu noktalar. nsan haysiyetinin bu son szcsnde insanlara kar duyulan rtk kmsemenin en amaz iareti, en baya klieleri hi tnmadan nmze srmesidir - sanki bayatlklarn fark edebilecek hi kimse yokmu gibi: "L'artiste doit aimer la vie et nous montrer qu'elle est belle. Sans lui, nous en douterions." [Sanat, yaam sevmeli ve bize onun gzel olduunu gstermelidir. O olmazsa, bundan kuku duyarz.] Ama France'n eskimi bir sluplatrma abasn yanstan tefekkrlerinde insana o kadar batan ey, dolaysz amalardan azade olduunu ne sren her dnceye daha da incelikli bir biimde yerlemitir. Amal acelecilik oktan bir yalana dntyse eer, dinginliin kendisi de imdi ayn yalann paras olmaktadr. Bir dnce, ieriiyle, dehet dalgasnn kar konulmaz ykseliine direniyor olabilir; ama sinirler, tarihsel bilincin hassas duyargalar, o dncenin biiminde, hatta hl bir dnce olmaya aba gsteriinde, dnyann sularna gz yummann izini bulabileceklerdir: Kii, dnyay bir felsefe nesnesi haline getirmeye yetecek lde geri ekildii anda ona bir dn vermitir. Her trl dnce iin zorunlu olan mesafede, muafiyete izin veren ayrcalk da srtr. Bunun dourduu tiksinmeyse bugn teorinin nndeki en byk engeldir: Ona kaplan kii susacak, ama tiksinmeyi reddedip hl dnce retmeye alan kii de kendi kltrnn srda durumuna derek kabalaacak ve al-alacaktr. Konumann bir yanda mesleki syleiler te yanda allm sohbetler gibi iren bir iblmne uramas bile, saygszlk etmeden, bakalarnn zamann almadan birtakm szler edemeyeceimizi iten ie sezdiimizin iaretidir. Hi deilse dayankl olmak isteyen her trl sunumun ncelikli grevi, bu tr deneyimleri hep aklda tutmak ve temposuyla, sklyla, younluuyla, ama ayn zamanda balayclktan kanmasyla onlara ifade kazandrmaktr. 63 lmszln lm. - Flaubert, sylentiye gre, elde etmek iin btn yaamn yatrd nden tiksindiini ne srermi; ama bu tr

102

elikilerin bilinci, Madame Bovary'y yazan o tuzukuru burjuvannki kadar kunt bir gnl rahatl iinde yaamaktan alkoymamtr onu. Kari Kraus'la ayn tepkiyi gsterdii yozlam kamuoyu ve basn karsnda gelecee gveniyor, aptallktan kurtulmu bir burjuvazinin kendi sahici eletirmenine sonunda apka karacana inanmak istiyordu. Ama aptall fazla kk grmt: Temsil ettii toplum bugn kendi adn bile telaffuz edememektedir ve toplum topyeknlatka tpk zek gibi aptallk da mutlaklamtr. Aydnn g ald kaynaklan kemiren bir gelimedir bu. Ancak konformizme gmlmek pahasna -bu konformizm, byk dnrlerle anlamaktan ibaret olsa bile yine de konformizmdir- gelecee gvenebilir artk. Ama byle umutlar bir yana brakt anda kendi yaptna da belli bir krlk ve dogmatiklik szar: Onu teki uca, sinik ve ikiyzl teslimiyete savuracak bir dogmatiklik. Piyasa toplumundaki nesnel srelerin rn olan n -her zaman rastlansal ve ou zaman hedeflenmemi, ama yine de belli bir hakllk ve zgr sei aylas tayan n- tasfiye edilmitir. Artk sadece cretli propagandaclarn abasna baldr ve bir adn sahibinin veya onun ardndaki kar grubunun gze ald yatrmla llmektedir. Daumier'nin1 dk olarak grd kiralk alk, aradan yz yl bile gemeden, kltrel sistemin resmi grevlisi olarak saygnla kavumutur. Meslekte ilerlemeye kararl yazarlar, tpk daha eskilerin yaynclarndan sz edii gibi, son derece doal bir tavrla ajanlarndan sz etmektedirler bugn (ama eskilerin de bir ayaklarnn daha o zamandan reklam sektrnde olduunu unutamayz). nl olmay ve bylece bir bakma ldkten sonra da yaamay -nk tmyle rgtlenmi toplumda ancak u anda tannan eylerin gelecekte de anmsanma ans olabilir- bir kiisel sorumluluk gibi stlenmekte ve gemite Kilise'den dilenen lmszlk vaadini trstlerin uaklarndan satn almaya gitmektedirler. Ne ki bunun getirdii bir kutsanma yoktur. Tpk iradi bellekle mutlak unutuun her zaman birlikte gitmesi gibi, rgtl n ve anmsama da kanlmaz biimde hilie, bir nsezisini hretlerin o ok dolu ve telal gndemlerinde bulabileceimiz yoklua mahkmdurlar. nller mutlu deildir. Bir marka olmulardr, kendilerinin de anlayamad yabanc bir meta ve kendi yaayan imgelerine dntkleri lde de ldrler. evrelerinde oluan aylay korumakla urarken, kalcln tek kayna olan karsz enerjiyi boa harcarlar. Kltr endstrisinin yklm putlarnn annda karlat o souk kaytszlk ve horgr, nlerinin
103

hakikatini de ortaya koyar - ama bu n kmseyenlere daha gl bir kalclk umudu da salamakszn. yleyse abalarnn ardndaki gizli saikin gayri meru olduunu kefeden aydnn da bu kefi kayda geirmekten baka k yolu yoktur. 64 Ahlak ve slup. Yazar, kendini ne kadar dikkatli, kesin, drst ve nesnesine uygun bir biimde dile getirirse ortaya kan metnin de o kadar karanlk bulunduunu, oysa gevek ve sorumsuz ifadelerin hemen anlalmakla dllendirildiini grecektir. ileke bir tavrla btn teknik deyimlerden ve artk varolmayan kltr alanlarna yaplan gndermelerden kanmann bir yaran yoktur bu noktada. Szckleri bir araya getirirken gsterilen kesinlik ve katkszlk abas, sonu ne kadar basit olursa olsun, bir boluk yaratr. Kulaklara tandk gelen szlerin akntsna kaplp gitmi alakalem bir bayalk, herkesi ierecek bir anlamllk ve temasn gstergesi saylmaktadr: Kii, bakasnn ne istediini bildii iin kendisinin de ne istediini biliyordur. letiim yerine konunun kendisine dikkat etme abas her trl yazda en ok kuku uyandran zelliktir bugn: Varolan malzeme ve kurgulardan alnmam her trl zgllk, saygszlk olarak grlyor, egzantriklik, hatta bulanklk belirtisi saylyordun Berraklyla vnen gnn mant, gndelik konumann bu saptrlm tanmn hi tartmadan benimsemitir. Bulank anlatm, dinleyenin kendine uygun bulduu ve zaten dnmekte olduu eyi hayal etmesini salar. Oysa kesinlii amalayan sk ifade, geveklie prim vermeyen kesin bir kavray ve bir kavramsal aba gerektirir -her ey bizi bu abadan vazgeirmeye yeminli gibidir bugn- ve insanlara herhangi bir ierik sunmaktan da nce btn hazr kanlar bir yana atma sorumluluuyla, demek iddetle kar durduklar bir yalnzlkla yzyze brakr. Sadece nce anlamak zorunda olmadklar ey anlalr geliyordur onlara; sadece ticaretin dnyasnda ekillenmi ve aslnda tmyle yabanclam olan szler tandk geliyordur. Baka hibir ey aydnlarn cesaretini bu kadar kramaz. Bu cesaretsizlie kaplmak istemeyenler, iletiimin szclerini iletecekleri eye ihanet eden kiiler olarak grmelidirler.

104

65 Karn zil almak. ilerin konuma tarzlarn yazl dile kar ne srmek gericiliktir. Bo zaman, hatta gurur ve kibir, st snflarn diline belli bir bamszlk ve z-denetim kazandrm ve bylece kendi toplumsal alanna kar gelmesini salamtr. Onu sadece bir buyurma ve ynetme aracna indirgeyerek ktye kullanan efendilerin karlarna hizmet etmeyi reddeder bu dil. Oysa ynetilenlerin dili sadece tahakkmn izini tar ve bu yzden de sakatlanmam, zerk szn onu hn duymadan kullanacak kadar zgr olan herkese vaat ettii adaletten bsbtn yoksun brakr onlar. Alk belirlemitir proleter dilini. Yoksullar karnlann doldurmak iin szckleri inerler. Dilin nesnel ruhundan bekliyorlardr toplumun kendilerine vermedii gl besini; azlan szle dolu olanlarn dilerinin arasnda baka bir ey yoktur. Bylece dilden almaya ynelirler. Onu sevmeleri yasaklanm olduu iin dilin gvdesini zedelemeye ynelir ve bylece kendi maruz kaldklar sakatlanmay iktidarsz bir kuvvetle tekrarlam olurlar. Kuzey Berlin veya Dou Londra aznn en iyi zellikleri bile o hazrcevaplk, o gevrek nktedanlk- umutsuz durumlara umutsuzlua kaplmadan katlanabilmek amacyla, kendini dmanla birlikte alaya alma ve bylece dnyann seyrini onaylama ihtiyacyla zedelenmitir. Yazl dil snflarn yabanclamasnn kodlanm ifadesi olabilir; ama bunu onarmann yolu konuma diline dnmek deil, en kesin dilsel nesnellii tutarlca srdrmektir. Sadece yazy zmleyerek aan bir konuma, insan dilini daha imdiden insani olduu yalanndan kurtarabilir. 66 Melange.1 Btn insanlarn ve btn rklarn eit olduunu ne sren u en tandk hogr sav bir bumerangdr. Duyularn en basit tanklyla rtlmeye kar yapabilecei hibir ey yoktur; stelik, Yahudilerin bir rk olmadn gsteren en sk antropolojik kantlar bile, bir pogrom durumunda, totaliterlerin kimi katledip kimi katletmeyeceklerini ok iyi bildikleri gereini zerre kadar deitirmeye
105

ektir. nsan biimine sahip herkesin eitlii bir gerek olarak varsa-ylmayp bir ideal olarak talep edilseydi bile durum pek deimezdi. Toplumun en kirli eilimleriyle uyumlu olmaya fazlasyla yatkndr soyut topya. Btn insanlarn ayn olduu iddias tam da toplumun iitmek istedii eydir. Toplum, gerek ya da hayali farkllklar, iin henz tamamlanmam olduunu, birtakm eylerin hl kendi aygtnn dnda kaldn ve kendi btnl tarafndan tam belirlenemediini gsteren przler olarak grr. Toplama kamplarnn teknii, mahpuslar gardiyanlarna benzetmek, maktulleri katil gibi yapmaktr. Irksal farkllk bir mutlak noktaya karlr ki sonunda mutlak olarak ortadan kaldrlabilsin - bu sadece sonunda farkl hibir eyin kalmamas anlamna gelse bile. Buna karlk, zgrlemi bir toplum da birliki bir devlet biimini almayacak, evrensellii farkllklarn bartrlmas yoluyla gerekletirecektir. yleyse, bu trden bir toplumla hl ciddi olarak ilgilenen bir politika da insanlarn soyut eitliini bir fikir olarak bile ne srmemelidir. Tam tersine, bugnn kt eitliine, filmler ve silahlarla ilgilenenlerin zdeliine iaret etmeli ve daha iyi toplumu da insanlarn hi korkmadan farkl olabilecekleri bir toplum olarak anlamaldr. Siyah adam gerekte yle olmad aka bilindii halde beyaz gibi olduuna inandrmaya almak, ona yaplan hakszl daha da artrmak olur. yiliksever bir aalamadr bu: Sistemin gereklerinden tr zorunlu olarak eksik kaca bir standarda llmektedir ve zaten bu standard tutturmak da kendisi iin hayli ikircikli bir baar olacaktr. Birliki hogrnn szcleri, uyum salamak istemeyen gruba hogrszce saldrya gemeye her zaman hazrdrlar: dnsz bir siyah yanls politika, Yahudilerin tuhaflna fke duyulmasn dlamaz. Eritme potas,2 gemi azya alm sanayi kapitalizminin icadyd. Bu potann iine atlama dncesi de demokrasiyi deil kurban trenlerini artrr. 67 lszle lszlk.1 Almanlarn yaptklar, her trl kavrama abasn, zellikle de psikolojik kavray ayor - tpk bu vahetin igdsel tatmini amalamaktan ok, kr bir planlama ve yabanclam terr nlemi olarak uygulanmas gibi. Grg tanklarnn ra

106

porlarna baklrsa, ikence ve katliamlar herhangi bir haz duyulmadan yaplmt ve belki de bu yzden o kadar lszd. Yine de, sz edilemeyecek kadar korkun olana katlanmak isteyen bir bilin, nesnel olarak srp giden lgnla znel olarak teslim olmak istemiyorsa, tekrar tekrar o vaheti anlama abasna geri dnmek zorunda kalacaktr. Bu noktada, Alman dehetinin bir tr ngrlen olduu dncesi kacaktr nmze. Her eyi, hatta istila ve dnya fethini bile bir avans olarak sunabilen kredi sistemi, kendisinin ve tm pazar ekonomisinin sonunu getirebilecek eylemleri de -diktatrlerin intihar dahilbelirler. Toplama kamplarnda ve gaz odalarnda, Almanya' nn ykntlar sanki iskonto edilmektedir. 1933'te Berlin'de Nasyonal Sosyalizmin ilk aylarn izleyen kii, ynetilmi esriklie, mealeli ve trampetli alaylara elik eden o lmcl keder nn, mahvolua o yar-bilinli teslimiyet jestini de mutlaka fark etmitir. Nasl da ackl geliyordu, Unter den Linden caddesi boyunca o gnlerin favori Alman arks "Silah Bana Ey Ulus"u syleyenlerin sesi. Bugnden yarna kararlatrlan Anayurdun kurtarlmas, caddelerdeki zafer havas btn kt nsezileri boarken toplama kamplarnda prova edilmekte olan felaketin ifadesini bandan beri tamaktayd. Bu felaket nsezisinin kolektif bilindyla aklanmas gerekmez - bu trden bir etken btn olup bitenlerde yeterince grnr bir rol oynam olsa bile. Emperyalist gler arasndaki rekabette Almanya'nn konumu, hammaddelere ulama imkn ve snai gizilgc asndan, hem barta hem savata umutsuzdu. Herkes bunu unutacak kadar aptald ve hi kimse bunu unutacak kadar aptal deildi. Almanya'y bu rekabette nihai bir mcadeleye sokmak bir uuruma atlamak demekti; bu yzden, Almanya bylece kurtarlabilir inancyla, nce tekiler itildi oraya. Nasyonal Sosyalist teebbsn, terr rekoru krarak ve zamansal ncelikler saptayarak toplam retim hacmindeki yetersizliini telafi etme olasl pek dkt. Byle bir olasla daha ok inananlar tekilerdi, Paris'in alnmasna bile sevinemeyen Almanlar deil. Her eyi kazanmaktayken bile, yitirecek hibir eyi olmayanlarn cinneti iindeydiler. Alman emperyalizminin balang noktasnda "Wagner'in Tanrlarn Alacakaranl durur: Ulusun kendi maheri sonunun bu ateli kehaneti, 1870'te Almanya'nn Fransa karsnda zafer kazand gnlerde tamamlanmt. Ayn ruha uygun olarak, kinci Dnya Savandan iki gn nce de Alman halkna Zeplinlerinin Lakehurst'e dp paralannn filmi gsterildi. Gemi, sakince ve hi sapmadan yoluna
107

devam ediyor ve birden dyordu. k yolu kalmaynca ykc drt de kendine hibir zaman aka sormad soruya btnyle aldrszlar: Bakalarna m yneliyordur, yoksa kendi znesine mi. 68 nsanlar sana bakyor.1 Kurbanlar normal okurlara ne kadar az benzerse, ne kadar esmer, "kirli" ve gmen tipliyse, uygulanan zulme duyulan fke de o kadar azalr. zleyiciler kadar sularn da doasn aydnlatan bir etkendir bu. Belki de anti-Semitlerde algnn toplumsal ematizasyonu, Yahudilerin insan olarak grlmesine izin vermeyecek trdendir. u srekli karlatmz iddia, vahilerin, siyahlarn, Japonlarn hayvan gibi olduu, diyelim maymuna benzedii iddias, pogromun anahtardr. lmcl yara alm bir hayvann bak insannkiyle karlat anda, pogromun yaplp yaplmayaca da belli olur. Bu bak reddediindeki zorlama inat -"sonuta sadece bir hayvan"- insanlara uygulanan zulmlerde de kar konulmaz biimde ortaya kacaktr: Sulular onun "sonuta sadece bir hayvan" olduunu tekrar tekrar kendilerine anmsatmak zorunda kalyorlardr, nk bir hayvann bile sonuta sadece bir hayvan olduuna tam olarak inanamyorlardr aslnda. Baskc toplumda, insan kavramnn kendisi de tanrnn suretinde yaratlmann bir parodisidir. "Marazi da yanstma" mekanizmas, iktidardakilerin, insani olan tam da farkl olandan kendilerine geri yanstmak yerine, ancak kendi yanstlm imgelerini insan olarak alglamalarna yol aar. yleyse cinayet de bu sahte algnn lgnln daha da byk bir lgnlk yoluyla manta doru arptma abasdr, hep yinelenen bir aba: nsan olarak grlemeyen ama yine de insan olan, kprtlaryla manik bak artk yalanlamasn diye, bir ey haline getirilmektedir. 69 Kk insanlar. Nesnel tarihsel gleri reddedenler, savan sonularnda kendilerini dorulayan hazr bir sav buluyorlar. Almanlar aslnda kazanacak durumdaydlar: Bunu yapamamalar, liderlerinin

108

aptallna baldr. Sylenen bu. Oysa Hitler'in belirleyici "aptallk" anlarnn, savan en kzgn noktasnda ngiltere'ye sava amamasnn veya Rusya ile Amerika'ya saldrmasnn ok belirli bir toplumsal anlam vardr; bu anlam, kendi diyalektii uyarnca, bir makul admdan tekine ve oradan felakete doru kanlmaz biimde ilerlemitir. Ama her ey aptallktan ibaret olsayd bile tarihsel olarak kavranabilirdi; doal deil, toplumsal olarak retilen ve pekitirilen bir niteliktir aptallk. Alman ynetici klii savaa zorlanyordu nk bir emperyalg konumundan dlanmt. Ama Hitler ve Ribbentrop'un izledikleri d politikann rekabet gcn azaltan ve balattklar sava kumara dntren o kr ve hantal taralln nedenleri de bu dlanmada yatyordu. ngiltere'de genel snf karyla zel karlar arasndaki Muhafazakr denge ve Kzl Ordu'nun imknlar konusunda onlarn da nc Reich'n demir perdesi iine hapsettikleri kitleler kadar habersiz olmalar, Nasyonal Sosyalizmin tarihsel belirleyicilerinden ve hatta gcnden bamsz deildir. Bu hesapsz servende baarya ulamalarn sadece byle bir bilgisizlik salayabilirdi; ama yenilmelerinin nedeni de bu cehaletti. Almanya'nn snai gerilii, yitirilmi olan geri almak iin sabrszlanan ve uluslararas alandaki fuka-ralklaryla bu role ok uygun den Alman politikaclarn kendi dolaysz, dar deneyimlerine dayanmak ve siyasal yzeyin tesine geememek durumunda brakyordu. Alklayan kalabalklardan ve yabanc devletlerin korkuya kaplm temsilcilerinden baka bir ey gremediler karlarnda; ve bu da daha byk bir sermaye kitlesinin nesnel gcn grmelerini engelledi. Hitler, liberal toplumun cellad olsa da, kendi bilin durumu iinde yine de fazla "liberal"di: Almanya'nn dndaki snai potansiyalin liberalizm rts altnda nasl da bu toplum zerinde tahakkm kurmakta olduunu sezemeyecek kadar "liberal". Liberalizmin yalann baka hibir burjuvann gremedii kadar iyi gren bu adam, yine de kendi gerisindeki gc fark edemiyor, aslnda borazancsndan baka bir ey olmad toplumsal eilimi anlayamyordu. Bylece bilinci de ilerini hemen bitirmek iin ilk nce saldrd o daha zayf ve miyop hasmlarnn bak asna geriledi. Almanya'nn zafer n zorunlu olarak byle bir aptallkla akyordu. nk ancak dnya ve kresel ekonomi konusundaki ce-haletleriyle kendi halklarn andran liderler bu kitleleri savaa srkleyip kr inatlarn da dnmenin engeline hi taklmam bir projeye seferber edebilirdi. Hitler'in aptall, akln bir hilesiydi.
109

110 Bilgisiz kan. nc Reich, hi deilse "dzey" denen u yavan liberal talebi karlayacak tek bir sanat yapt karamam, tek bir dnsel yap bile retememitir. nsanln tasfiyesiyle dnce rnlerinin korunmas, bombardman snaklaryla leylek yuvalar kadar uyumsuzdu birbiriyle ve yeniden canlanan sava kltr de daha ilk gnnde ehirlerin son gnne benziyordu: Bir moloz yn. Hi deilse bu kltre kar bir pasif direni gsterdi halk. Ama Nasyonal Sosyalizmle ortala salnd sylenen kltrel enerji, teknik, siyasal ya da askeri alanda hibir zaman tam olarak massedilmedi. Ortaya kan btnsel barbarlk kendi barbar ruhunu bile devre dnda brakyordu. Strateji alannda izlenebilir bu. Faist dnem stratejinin zenginlemesine yol amam, tam tersine sonunu getirmitir. Kurnazlk ve Hayal gc, hatta kiisel sezgi ve giriim yetenei, byk askeri tasarlarn ayrlmaz bir boyutuydu. retim srecinden grece bamsz bir disiplinin rnyd bu doktrinler. Ama, diyagonal muharebe hatlar veya hedefi amayan toplar gibi zel bulu ve teknikleri devreye sokarak belirleyici bir stnlk kazanmakt. Kendi zek ve abasna gvenen burjuvann erdemini andran bir yn vard btn bunlarda. Anibal kahramanlarn deil, tccarlarn ahfadyd; Napolyon da bir demokratik devrimin. Faizm, sava alanndaki burjuva rekabet esini yok etmitir. Faistler, stratejinin u temel fikrini mutlaklatrd-lar: Ynetimi katliam iin rgtlenmi olan bir ulusla dnyann geri kalan ksmnn toplam potansiyali arasndaki geici oranszlktan yararlanmak. Ama bu dnceyi mantksal sonucuna gtrerek topye-kn sava icat etmek ve orduyla sanayi arasndaki fark ortadan kaldrmakla, stratejiyi de tasfiye etmi oldular. Bugn askeri bandolarn sesi ve harp gemisi resimleri kadar eskimi grnmektedir strateji denen ey. Hitler, younlam terr yoluyla dnya zerinde egemenlik kurmak istiyordu. Ama bunun iin kulland yntemler -muazzam glerin belirli noktalarda toplanmas, cepheden yarma gibi en kaba harekt biimleri, yarlm noktalarn gerisinde kalan dmann zrhl birliklerle mekanik olarak kuatlmas- stratejik deildi. Bu tmyle nicel, pozitivist, srprizsiz, bu yzden her noktasnda "kamuya ak" ve reklam-tantm faaliyetleriyle kaynaan ilke artk yetersiz kalyordu. Ekonomik kaynaklar asndan karlatrlamayacak lde zen
110

gin olan Mttefiklerin Hitler'i ezmek iin sadece Almanlarn kendi taktiklerini kullanmalar bile yeterliydi. Savan ataleti ve duyarszl, ykmn uzayp gitmesine yol aan o yenilgici psikoloji, stratejinin ry ile belirlenmiti. Btn eylemler matematiksel olarak he-saplanabildiinde budalaca bir nitelik de kazanrlar. Bu sava, radara ve yapay limanlara karn, bir ocuun haritaya kk bayraklar yerletirmesi gibi yrtlmektedir - herkesin bir devleti ynetebilecei dncesiyle alay edercesine. Spengler Bat'nn knde mhendislere ait bir altn a umudunu da gryordu. Ama yava yava beliren olaslk, teknolojinin kdr. 71 Pseudomenos1 plii pazara km ideolojilerin byk ekim gc, psikolojinin tesinde, mantksal kant denen eyin nesnel olarak belirlenmi ryyle aklanmaldr. Hakikatin yalan, yalann da hakikat gibi grnd bir dnemeteyiz imdi. Her aklama, her haber, her dnce daha nce kltr endstrisinin merkezlerinde biimlendirilmi olarak geliyor bize. Byle bir nbiimlendirmenin tandk izini tamayan eylerse inandrclktan yoksun bulunuyor, nk kamuoyu kurumlar ortaya srdkleri her eyi bin trl olgusal kantla ve topyekn iktidarn el koyabildii her eit makullk aylasyla donatabiliyorlar. Bu trden basnlara direnen dorular, imknsz grnmenin yannda, kltr endstrisinin son derece younlam yaym aygtyla yanamayacak kadar da gsz kalyor. Almanya'nn sunduu u rnek, genel mekanizmay da aydnlatr. Nasyonal Sosyalistler uyguladklar sistematik ikenceyle Almanya iindeki ve dndaki halklara dehet salmlard; ama hunharlklarnn inanlmaz boyutlara varmas onlar tehir olmaktan da kurtaryordu. Eylemlerinin akla smazl, herkesin o pek kymetli bar kurtarmak adna zaten inanmak istemedii ama ayn zamanda teslim de olduu eye inanlmamasn kolaylatryordu. Titrek ve dokunakl sesler iitiliyordu: Zaten her ey ok abartlmyor mu. Savan patlak vermesinden sonra bile toplama kamplaryla ilgili ayrntlar ngiliz basnnda rabet grmemiti. Her korkunluun aydnlanm dnyada bir korku filmine dnmesi kanlmazdr. nk bilindndan itahl bir karlk
111

alan bir nve vardr hakikatin doru olmaynda. Mesele sadece bilindnn vahet eylemlerini beklemesinden de ibaret deildir; Faizm, baka yerlerde gizlenmi durumda kalan tahakkm ilkesini aka ortaya koyduu lde daha az "ideolojik" saylr. Hi fark etmez demokrasilerin ona kar birtakm insani deerleri ne srmesi: Faizm, bu deerlerin insanln tmn temsil etmeyip sadece kendisinin skartaya karmaktan korkmad bir serap olduunu belirterek kolayca rtecektir demokrasilerin savn. Ama uygar dnyada insanlar yle bir umutsuzluk noktasna gelmilerdir ki, dnya kendisinin ne kadar da habis olduunu itiraf etme grevini onlarn kt yanlarna ykledii anda, o pek elimsiz iyi yanlarndan da hemen vazgemeye hazrdrlar. te yandan, muhalefetin siyasal gleri de, ykclk gerekesiyle bsbtn ezilmemek iin srekli yalana bavurmak zorunda kalmaktadrlar. Bir muhalefetin yerleik dzenle -bu dzen daha da karanlk bir gelecee kar ona bir smak salyordur hi deilse- arasndaki mesafe ne kadar alrsa, Faistlerin de onu hakikatsizlie mhlamas o kadar kolay olur. Ancak mutlak yalan doruyu syleyebilir bugn. Doruyla yalann ayrm yapmay nerdeyse imknszlatracak lde birbirine gemesi ve en basit bilgi parasna tutunmann bile bir Sisyphos emei gerektirmesi, sava alannda yenik den ilkenin mantksal rgtlenme alannda zafere ulatnn iaretidir. Yalanlarn uzun bacaklar vardr: Kendi zamanlarnn nnde giderler. Hakikatle ilgili her sorunun iktidar sorununa dnmesi -eer iktidar tarafndan imha edilmeyecekse hakikatin de kanamayaca bir sreeski despotik dzenlerde olduu gibi hakikati bastrmakla kalmyor, doruyla yalan arasndaki ayrmn yreine saldryordun Kiralk mantklarn zaten vargleriyle silmeye altklar bir ayrm. yleyse ld m kat m kimsenin bilmedii Hitler de hl yayor demektir. 72 kinci hasat. Yetenek belki de yceltilmi fkeden baka bir ey deildir: nat nesneleri yok etmek amacyla vaktiyle u noktaya gtrlm enerjileri sonradan sabrl gzlemin younlamasna dntrme ve bylece eylerin gizini ortaya karana kadar urama kapa

112

sitesi - oyuncak bebein son "mga" sesini duyana kadar onu krp dken bir ocuk gibi tpk. Pratik nesnelerle ilikisini kesmi ve dncelere dalm bir adamn yzne bakp da bir saldrganln -baka zaman eyleme dklecek bir saldrganlk- izini grmemi olabilir miyiz hi? Yaratn cokusu iinde kendinden gemi sanat, "fkeden gz dnm gibi almak" sznde de ifade bulan bir hunharla hedef olduunu hissetmiyor mudur? stelik kiinin kendini hem kstllktan hem de kstlanmln sonucu olan fkeden kurtarmas iin tam da byle bir fkeye ihtiyac yok mudur? Sanatn uzlamacl, sadece ykclndan alnm bir dn olamaz m? Bugnlerde ou kii dikenlerle vuruyor.1 Baz nesneler, jestleri ve dolaysyla davran tarzlarn kendi yaplarnda tarlar. Terlik, elin hi yardm olmadan giyilmek zere tasarlanmtr. Eilmeye kar duyulan nefretin antdr. Baskc toplumda zgrln arszlk anlamna geldiini en iyi gsteren ey, genlerin umursamaz tavrlardr: Dnyaya bir ey satmadklar srece, "metelik de vermiyorlardr" ona. Kimseye baml olmadklarn ve bu yzden sayg da borlu olmadklarn gstermek iin elleri ceplerinde dolayorlar. Ama bu srada iki yana alm dirsekleri, yollarna kan herkesi drtp itmeye hazr. Bir Alman, syledii yalana inanma zorunluluunu duyan kiidir. Byk olaslkla yirmilerde Berlin'de dolama girmi olan u "Kommt herhaupt gar nicht in Frage" ["kesinlikle sz konusu olamaz!"] sznde, Hitler'in iktidar al potansiyel olarak vardr. nk bazen gerek haklara ama ou zaman sadece kstahla dayanan zel istencin, dorudan doruya, hibir tartma kabul etmeyen bir nesnel zorunluluu temsil ettiini varsayyordur. Ama temelde, artk kendinden hibir ey alnamayacan bilmenin keyfiyle iinen mflis pazarlknn kar tarafa bir kuru bile yermeyi reddetmesidir. Sahtekr avukatn hilesi, iirilerek kahramanca bir kararlla dntrlmtr: Gaspn dilsel forml. Bu blf, Nasyonal Sosyalizmin hem zaferini hem de kn tanmlar.
113

Ekmek fabrikalarnn varl, "bize gnlk ekmeimizi ver" duasn sadece bir eretilemeye ve umutsuzluun ilanna evirmekte ve Hristiyanln olabilirliine kar sa'nn yaamnn aydnlanm eletirilerinden ok daha gl bir sav getirmektedir. Anti-Semitizm Yahudilerle ilgili sylentidir. Yabanc kkenli Almanca szckler dilin Yahudileridir. aresizce kederli olduum bir akam, bir fiilin gln kaacak kadar yanl art kipini kullanrken yakaladm kendimi; doru Almanca'nn paras deildi, doduum kasabada kullanlrd yalnz. Bu sevgili yanl brakn kendim kullanmay, okulun ilk ylndan beri iitmemitim bile. Kar durulmaz bir gle beni ocukluun uurumuna eken hzn, bu eski sesin iktidarsz zlemini uyandryordu orada. Dil, ne olduumu unuttuum iin mutsuzluun beni arptrd aalayc utanc bir yank gibi geri gndermiti bana. Faust'un karanlk ve alegorik olduu sylenen ikinci blm, Guilla-ume Tell'den sonra gnlk deyilere en ok yer veren oyundur. Bir metnin saydamlk ve basitliinin, gelenee girme olaslyla dorudan ilikisi yoktur. Cmlenin veya yaptn gelecee kalmasn salayan etken, srekli yeniden yorumlanmasn gerektiren bir nfuz edilmezlik de olabilir. Her sanat yapt ilenmemi bir sutur. "sluplaryla" dolaysz varolu karsnda mutlak mesafelerini koruyan trajediler, ayn zamanda, komnal trenleri, maskeleri ve kurbanlaryla ilkel insann eytanilik repertuarnn ansnn da en sadk koruyuculardr. Richard Strauss'un "Alp Senfonisi"ndeki gndoumunun gszl, sadece yavan sekanslarnn deil, grkeminin de sonucudur. nk hibir gndoumu, dalarda bile, kibirli, ikin, buyurucu deildir; zayf ve rkektir hepsi, yine de gerekleebilecek bir umut gibi. Ve zaten ba dndrc olan da bu en gl n bu kadar ekingen olmasdr.

114

Kadnn telefondaki sesi, ekici olup olmadn da syler bize. Ona ynelen baklardaki hayranlk ve istei, zgven, doallk ve zen olarak yanstr geriye. Zarafetin ifte anlamn da vurur: kran ve ba. Gze hitap eden eyi kulak da alglyordur, nk ikisi de tek bir gzelliin deneyiminden beslenmektedir. Daha ilk iittiimizde seeriz onu: Tandk bir alnt, hi okumadmz bir kitaptan. Bir dn iinden geerken uyanan kii, hevesinin kursanda kaldn, dnyann en iyi eyinin kendisine gsterilip de verilmediini hisseder. En kt dlerde bile vardr bu duygu. Ama tatl ve doyurucu dler de ok seyrek grlr, Schubert'in dedii gibi sevinli bir mzik kadar seyrek. En gzel d bile gereklikten farklln ve balad eyin sadece bir yanlsama olduu bilincini bir leke gibi tar zerinde. En tatl dlerde hep bir yank tad olmasnn nedeni de budur. Kusursuz anlatmn Kafka'nn Amerika'snda Oklahoma doa tiyatrosunun betimlendii pasajda bulur bu izlenim. Hakikat iin geerli olan mutluluk iin de geerlidir: Kii ona sahip olmaz, onun iinde olur. Aslnda sarmalanm olma duygusundan baka bir ey deildir mutluluk: Annenin iindeki o ilk snan sonraya kalm imgesi. Ama ite bu yzden, mutlu kii hibir zaman mutluluunun farknda olamaz. Mutluluu grebilmek iin dna kmas, demek yeni domu gibi olmas gerekir. Mutluyum diyen yalan sylyor ve mutlulua bavurmakla ona kar su iliyordur. Ancak mutluydum diyen kii sadktr mutlulua. Bilincin mutlulukla tek ilikisi krandr: Hibir eyle kyaslanamayacak haysiyeti de oradan gelir. Ev, tatilden dnen ocua yeni, canl, neeli grnr. Deien bir ey yoktur oysa. Sadece grevin unutulmu olmas -baka zaman btn eyalar, lambalar, pencereler ona hep grevi anmsatrd- bu mutlak bar havasn kazandrmtr eve; ve birka dakika sreyle, bu hibir zaman geri gelmeyen odalar, girintiler ve koridorlar dnyasnda, oradaki mrnn geri kalan ksmn bir yalana dntrecek kadar evinde hisseder kendini. Bir gn dnya da bundan farkl grnmeyecektir o srekli enlik nn altnda - emek yasasna artk boyun eilmi-yordur ve grev de eve dnenler iin bir tatil oyununun hafifliini kazanmtr.
115

Artk sevdiklerimizi sslemek iin iek koparamayacamza gre -ancak birine tapnmzn baka her eye yaptmz hakszl kendi stne almasyla telafi edilebilen bir fedakrlk- iek toplamak kt bir ey haline gelmitir. Geici olan ebediletirmekle sadece bu geicilii srdrm oluyordur. Ama bundan daha ykc bir ey yoktur: Kokusuz demet, kurumlam anma, srf korumaya almakla ld-ryordur hl yaayp gideni. Uucu an, bir gn stne decek olan nla parldamak zere, unutuun mrltsnda yaayabilir ancak: Sahip olmaya altmz her an oktan yitirilmitir. Annesinin istei zerine ocuun eve tad ar demet, altm yl ncesinin yapma iekleri gibi, aynann kenarna sktrlabilir; sonunda agzl bir tatil fotorafsnn kurban olacaktr: ektii fotoraflarda, manzarann stne, ondan hibir ey anlamayan ve an diye el attklar eyleri zerre kadar anmsamadan hilie gnderen kiiler serpilmitir. Kendinden geerek iek gnderen kiiyse igdsel bir hareketle mr en ksa grnenlere uzanyordur hep. Yaammz ge kapitalizmin ekonomik aygtyla siyasal rts arasndaki farka borluyuz. Teorik eletiri bu fark nemli saymaz: Szde kamuoyunun dzmece nitelii ve gerek kararlarda ekonominin belirleyicilii her yerde apaktr. Ama saysz insann da tek varolu temelidir bu ince ve dayanksz rt. zsel olan sadece deimedir, doru; ama varolularn zsel olmayana, yanlsamaya, hatta tarihsel gelimenin byk yasalar asndan ancak rastlant saylabilecek eylere asl borlu olanlar da dnce ve eylemleriyle deimeyi stlenenlerdir. Ama btn bir "grn ve z" kurgusunu da etkilemeyecek midir bu? Birey, kendi kavramyla lldnde, gerekten de Hegel'in felsefesinin ngrd kadar bo ve geersiz bir konuma dmtr; ama bireyin kendi asndan bakldnda zsel olan da grnte anormal bir durum gibi yaamasna izin verilen o mutlak olumsallktr. Dnya sistematikletirilmi dehettir; ama bu yzden dnyay btnyle bir sistem olarak dnmek de ona fazla deer bimek olur; nk birletirici ilkesi nifaktr ve genelle tikelin uzlamazln olduu gibi koruyarak salyordur uzlamay. Canavarlktr dnyann z; ama grn, srp gitmesini salayan yalan, bugn iin hakikatin vekilidir.

116

117 Sapma. i hareketinin yozlamas, mensuplarnn resmi iyimser-liiyle de kantlanyor. Kapitalist dnya pekitike daha da artar grnen bir iyimserlik bu. Hareketin kurucular hibir zaman baary antada keklik saymam ve bu yzden de ii rgtlerine hep karamsar szler sylemilerdi. Oysa bugn, dmann o dnemle kyaslanmayacak kadar gl olduu ve kitlelerin bilinci zerinde ok daha sk bir denetim kurduu bir ortamda, bu bilince onay vermeyi reddetmekle onu radikal bir dne uratmaya ynelen her aba gericilik saylyor. Kapitalizmin eletirisini proletaryann eletirisiyle birletiren herkese kukuyla baklyor - hem de proletaryann sadece kapitalist gelime eilimlerinin bir yansmasna dnmesinin gittike hz kazand bir dnemde. Dncenin negatif esi snf hudutlarn at anda kalar atlmakta. Kayzer Wilhelm'in "Yeremya'lan1 hogr-mem" iar, ezmek istediklerinin saflarna da szmtr. rnein Alman iilerinin herhangi bir kendiliinden direni gstermediklerini belirtmeye yeltenen kiiler, o gnlerde yaamn byle yarglara frsat vermeyecek kadar oynak ve akkan olduu yantyla karlayordu; o srada tam orada, hava savann zavall Alman kurbanlar -kendilerine ynelmedii srece bombardmanlara pek ses karmayan kurbanlard bunlar- arasnda yer almayan kiinin azn amaya hakk yoktu ve zaten Romanya ve Yugoslavya'da tarm reformlar balamak zereydi. Ama toplumsal kyametten kanlabilecei beklentisinin rasyonellii ne kadar azalrsa, onlar da eski dualar o kadar ciddiyetle yineliyorlar: Kitleler, dayanma, Parti, snf mcadelesi. Siyasal iktisadn eletirisindeki tek bir dnceye bile sol platform iinde artk gl bir inan duyulmad halde; gazeteleri her trl revizyonizmi geride brakan ama hibir ey de ifade etmeyen ve ertesi gn keyfi olarak deitirilebilen tezlerle dolup tat halde, teoriyi berhava etmi sloganlara kar en ufak bir saygszlk szkonusu olduunda, Parti izgisinin sadk bekilerinin kulaklar hemen bir mzisyen duyarll kazanvermektedir. Bu avanti popolo [haydi halkm, ileri!] iyimserlii, uluslararas yurtseverlikte ok uygun bir yol arkada da bulmutur kendine. Sadk taraftar, hangisine olursa olsun mutlaka bir halka mensup olmaldr. Ama insanlar arasnda szmona bir kader ortakln eylemin otorite kayna olarak alan bu dogmatik "halk"
117

kavramnda, doann zorundan kurtulmu bir toplum dncesi de rtk olarak yadsnyordun Bu azgn iyimserlik bile daha onurlu bir gemii olan bir motifin saptrlmasdr: Beklemeyi reddetmek. Teknolojinin imknlarna duyulan gven, insanlarn deimeyi ok yakn ve elle tutulur bir olaslk olarak grmesine yol amt. Uzun zaman aralklarn, nlem almay, kamuyu aydnlatma almalarn ieren anlaylarn hedefi saptracandan kukulanlyordu. lm hie saymak anlamna gelen iyimserlik zerk bir istenci dile getiriyordu o dnemde. Bundan sadece bir d kabuk kalmtr geriye: rgtn gcne ve byklne srf rgt olduu iin inan duyuluyordur - bireysel eylem istencini tmyle darda brakan bir inan. Kendiliindenliin artk mmkn olmadna ama Kzl Ordunun sonunda mutlaka kazanacana ilikin ok ykc bir dnce de bu rgt tapncnn zorunlu bir parasdr. Her eyin iyiye gideceine inanma ykmll, buna inanmayanlarn da bozguncu ve kaak olarak damgalanmasn getirmektedir. Masalda, gln derinliklerinden gelen kurbaa byk sevinlerin mutucusuydu. Bugn, tpk Deccal'in kurtarcya benzemesi gibi topyadan vazgeilmesinin de onun gerekletirilmesine benzedii bir dnemde, batakln sakinleri bir kfr olarak kullanmaktadrlar kurbaa szcn. Solun iyimserlii, eytandan sz etmeyip her eyin iyi yann grmeyi neren o acnas burjuva hurafesinin bir tekrardr. "Beyefendi dnyay beenmiyorlar m? yleyse gidip baka bir dnya bulsun kendine" - sosyalist gerekiliin popler konuma tarz budur. 74 Mamut. Birka yl nce Amerikan gazeteleri Utah eyaletinde iyi korunmu bir dinozorun bulunduunu duyurmulard. Bu dinozorun kendi trnn tkeniinden ok sonra yaad ve bilinen rneklerden milyonlarca yl daha gen olduu vurgulanyordu. Bu tr haberler, tpk King Kong filmi ve Loch Ness Canavarnn yaratt o iren kitlesel heyecan gibi, topyekn Devlet canavarnn da yanstlm kolektif imgeleridir. nsanlar, onun dehetine hazrlanmak iin azman imgelerle har neir oluyorlar. Teslim bayran ekmi insanlk, bu

118

tr imgeleri budalaca bir kolaylkla kabul ederken, her trl deneyimi reddeden eyi yine de deneyime sdrmaya abalyor umutsuzca. Ama hl yaayan veya soyu ancak birka milyon yl nce tkenmi tarihncesi hayvanlarn hayal edilmesi sadece bu abalarla aklanamaz. En eskiyi imdide bulma umudu, hayvan doasnn, -insana ramen deilse bile- insandan grd ktle ramen varkalabilecei ve daha iyi bir trn, sonunda yaamn vaadini yerine getiren bir trn doumuna yol aabilecei umudunun da ifadesidir. Hayvanat baheleri de ayn umuttan kaynaklanr. Nuh'un Gemisi dzenine gre kurulmulardr, nk ortaya klarndan beri burjuva snf tufan beklemektedir. Hayvanat bahelerinin elence ve eitim amacyla, kullanlmas asl gereke olamaz. Trn tamamn yok eden felakete meydan okuyabilmi o tek hayvann veya iftin alegorileridir bunlar. Byk Avrupa kentlerinin ar zengin hayvanat bahelerinin birer yozlama belirtisi gibi durmasnn nedeni de budur: ki filden, iki zrafadan veya bir suaygrndan fazlas hayra alamet deildir. Hagen-beck'in1 plan da ok ie yarayacak gibi grnmyor: Hayvanlar kafes yerine hendeklerle evreleyen bu yeni dzen, ancak Ar Dann vaat edebilecei kurtuluun bir benzeini yapmakla, Gemi'nin ilkesine ihanet etmektedir. Btn bu yeni baheler, ak alan zlemini tututuran snr izgilerini grnmez kldklar lde hayvanlarn zgrln daha da kesin biimde yadsyorlar. Haysiyetli hayvanat baheleriyle bunlar arasndaki iliki, botanik baheleriyle palmiye koruluklar arasndaki ilikidir. Doa, uygarlk tarafndan ne kadar katksz biimde korunur ve tanrsa, o kadar tahakkm altna girmi olur. imdi hep daha geni doal birimler kurmay ve avucumuzun iinde el dememi gibi korumay baaryoruz; oysa eskiden, tek tek rneklerin seilmesi ve ehliletirilmesi doayla baa kma abasnda hl karlatmz gle tanklk ediyordu. Kafesinin iinde boyuna dnenip duran kaplan, yaad aknlk ve fkeyle, insanln da bir imgesini negatif biimde geriye yanstr; ama zerinden atlanamayacak kadar geni bir hendein ardnda keyifle dolaanda bulamayz bu imgeyi. Brehm'in2 Hayvan Yaamnn antika gzellii, hayvanlar demir parmaklklarn berisinden grlm halleriyle betimlemesinden ve en ok da bu betimlemeyi muhayyelesi biraz fazla zengin kaiflerin vahi yaam konusundaki raporlaryla kar karya getirmesinden kaynaklanr. Ama hayvanlarn kafeste ak alana gre sahiden daha byk ac ektikleri ve Hagenbeck'in insanlkta bir ileri adm
119

temsil ettii gerei, hapsedilmenin kanlmazlna da bir k drr. Tarihin sonularndan biridir bu. Geleneksel hayvanat baheleri, on dokuzuncu yzyln smrgeci emperyalizminin rndr. Afrika ve Orta Asya'da vahi alanlarn almasyla zenginletiler bu baheler: Smrgeler simgesel haralarn hayvan biiminde dyorlard. Egzotikliiyle, ulalmazlyla llyordu haracn deeri. Teknolojinin gelimesi buna son verdi ve egzotik kavramn geersiz kld. iftlikte doan ve yetitirilen aslan da oktandr doum kontrol uygulanan at kadar evcildir imdi. Ama beklenen bar binyl hl gelmi deil. Ancak uygarln kendi akldlnn iinde, duvarlar, kuleleri ve kafesleriyle hayvanat bahelerinin sadece bir eklenti oluturduu kentlerin dehlizlerinde ve kuytu kelerinde korunabilir doa. Rasyonelleen kltr, doaya kaplarn amakla onu bsbtn kendine benzetiyor ve aradaki farkla birlikte kltrn ilkesini; bar olasln da ortadan kaldryordun 75 Souk konukseverlik. Schubert'in krk dler romantizmi, merkezinde "btn dlerimi ardmda braktm" cmlesinin bulunduu dizide, karanlk bir nseziyle, otel szn sadece mezarlk iin geerli bir kavram haline getirir.1 Aylak yaamn fata morgana's [serap] rigor mortis'in [lm kaslmas] penesine dmtr. Konuklar da otel sahibi de efsunlanm gibidir. Konuklarn acelesi vardr. Paltolarn kollarndan brakmak istemiyorlardr. Bir ucuna rahatszca ilitikleri sandalyelerde, uzatlan faturalarn ve arkalarnda biriken insan kuyruunun manevi basncyla, sanki alay edercesine hl cafe olarak anlan mekn hzla terk etmek zorunda kalyorlardr. Ama otel sahibi de, btn alanlarla birlikte, aslnda kendisi deildir; o da sadece bir alandr. Otelin d, hanla genelevin kadim birliinin zlmesiyle balam olabilir; bu ayrmann sonucu olan nostalji cmerte sergilenen garson kzlara ve oda hizmetilerinin cilveli jestlerine ynelen her bakta bugn de yansyordur. Ama vaktiyle dolam alanndaki mesleklerin en onurlusu saylan hanclk sanatnn imdi her trl ikizanlamllktan -rnein "iliki" szcnn ierdii trden belirsizliklerden- arndrlm olmasyla durum daha da vahimlemitir.

120

Aralar, adm adm ve hep makul nedenlerle, amalan tahrip etmektedir. blm, otomatikletirilmi kolaylklar sistemi, ortada mterinin rahatyla ilgilenen hi kimsenin kalmamasna yol amtr. Kimse mterinin yzndeki ifadeden onun ne isteyebileceini karamyor-dur, nk artk garson da mny bilmemektedir; birtakm nerilerde bulunacak olduunda da haddini at iin azarlanma olaslna hazrlkl olmak zorundadr. Eer ondan sorumlu olan kii o anda megulse, mterinin yardmna koan kimse de yoktur: Kuruma gsterilen zen -ki doruuna hapishanelerde kar- zneye gsterilen zenden nce gelir: Tpk klinikteki gibi, nesne olarak grlr zne. Odalarn bombo kabuu olarak otelle "Restaurant" arasnda byk husumet uurumlarnn bulunmas da bu srecin doal sonularndan biridir, tpk yemek saatlerinin snrlanmas ve o katlanlmaz "oda servisi" gibi. Btn hepsinden kurtulmak iin kendimizi attmz khne lokantada ekmei, sahanda yumurtay ve ince dilimlenmi salam yzmze bile bakmadan nmze srveren garsondaysa snabileceimiz son anlayl hancy buluruz. Ama otelde btn ngrlmemi sorular resepsiyonistin sinirli bir ba hareketiyle baka bir masaya havale edilir, o masa da ou zaman botur. Btn bunlar bir laudatio temporis acti'rim [gemi zaman vcs] irrete yaknmalar mdr? Bunu kabul edemem. Tuvalete gitmek iin koridora kmak zorunda olduunu bile bile, srf sabahn krnde merkezi stmann o amaz sesiyle uyandrlmamak uruna, Prag'daki "Blauen Stern" veya Salzburg'daki "sterreichischen Hof" otellerini kim tercih etmez ki! Dolaysz fiziksel varolu alanna ne kadar yaklalrsa, ilerleme de o kadar tartmal hale gelir; sonunda elimize geen, fetilemi retimin Pyrrhos zaferidir. Bazen bu ilerleme kendini bile dehete drr ve hesaplamann ayrtrd emek ilevlerini srf simgesel dzeyde olsa bile yeniden birletirmeye abalar. Bu da hostes gibi figrlerin belirmesine yol aar: Sentetik bir hanc kadn. Gerekte hibir i yapmyordur, birbirinden koparlm o souk hizmet ve kolaylklar bir arada tutma yetkisi yoktur, sadece ii bo "hogeldin" jestleriyle ve tabii personelin gzetimiyle ykmldr. Ama grn de tpk gerei gibidir: irinliinin gerisindeki huysuzluu sezilen, genliini ne pahasna olursa olsun korumak iin kendini yoran, vaktinden nce solmu ince ve dimdik bir kadn. Asl ilevi, ieri giren konuun ilemden geirilecei masay bile kendisinin sememesini salamaktr. Hostesin nezaketi, bar fedaisinin onurunun br yzdr.
121

122 Gala yemei. Bugn ilerleme ve gerilemenin nasl da birbirine dolanm olduunu gsteren eylerden biri de teknik imknlar kavramdr. Mekanik yeniden-retim sreleri, yeniden-rettikleri eyden bamsz olarak gelimi ve sonunda zerklemitir. lerici saylmaktadrlar, onlarla ilikisi olmayan her ey de gerici ve antika. Bir sper-makine bir kez bile kullanlmad anda hemen kt yatrma dnme riskiyle ykl olduu lde bu tr inanlarn yaylmas iin daha da byk aba harcanr. Ama gelimelerine yol aan etken, liberalizm dneminde mallar "sata hazrlamak" denen ama ayn zamanda mallarn dnda kalan bir aygt olarak onlar kendi arl altnda ezen eyle ilikili olduu iin, ihtiyalarn bu aygta uyarlanmas da nesnel olarak hakl talebin lmyle sonulanr. Gnn en yeni ilemini bylenmi gibi tketme arzusu, sadece ilemin aktard eyin kendisine kar bir aldrszla yol amakla kalmayp hesaplanm eblehlie de ivme veriyordur. Eski bayal hep yeni tariflerle haute nou-veaute [yksek yenilik] olarak srdrmenin yoludur bu. Teknik ilerlemenin bir uzants da, dar kafal bir kararllkla, revata olmayan hibir ey satn almama ve ne pahasna olursa olsun retim srecinin gerisinde kalmama inaddr - rnn amac ve nitelii nemsizdir. Bakalarndan geri kalmama ve btn kuyruklara girme tela, eskinin bir lde rasyonel de saylabilecek ihtiyalarnn yerini almaktadr. aydr gsterimde olan bir filme duyulan nefret, radikal ve ar modern bir besteye duyulandan az deildir imdi: En son film, ncekinden hi farkl olmad halde, ona kar amanszca savunulacaktr. Kitle toplumunun mterileri, hep birden sahnede olma zorunluluunu duyduklar kadar, hibir eyi de darda brakamyorlardr. On dokuzuncu yzyln sanat erbab beyefendisi, ksmen de hibir gsterinin yemek saatlerinden almasna izin veremeyecei gibi barbarca bir nedenle, operann ancak ilk perdesini izlerdi; imdiyse, yemee kama imknnn ortadan kald bir ortamda, barbarizm yle bir noktaya ulamtr ki, kltre doymas artk mmkn deildir. Her program sonuna dek dinlenecek, btn ok-satarlar okunacak, her film daha Odeon galasnda izlenecektir. Ayrmszca tketilen metalarn bolluu bsbtn zararl ve ykc bir boyuta ulamtr bugn. Kiinin kendi yolunu bulmasn imknszlatrmaktadr; ve tpk devasa bir market
122

te kendine klavuz arayan adam gibi, mallar arasna skm nfus da liderini beklemektedir. 77 Ak artrma. Gemi azya alm teknoloji lks tasfiye ediyor; ama imtiyaz bir insan hakkna dntrerek deil de, bir yandan genel yaam dzeyini ykseltip te yandan doyumu imknszlatrarak. Koca ktay iki gn gecede aan ekspres tren bir mucize, ama train bleu'nn solmu ihtiamn sunmuyor yolcuya. Pencereden sarkarak geride kalanlara el sallamak, bahileri gleryzle kabullenenlerin gsterdii arbal ilgi, yemek saatlerinin seremonisi, bakalarndan bir ey eksiltmeksizin srekli ihsanlar alyor, srekli kayrlyor olma duygusu: Yolculua o tuhaf ehvaniliini veren btn her ey, trenin kalkmasndan nce platform boyunca gidip gelmeyi seven ve bugn en gzde otellerin fuayelerinde bile bouna arayacamz o zarif insanlarla birlikte tarih olmutur. Tren kalkarken vagon basamaklarnn ieri alnma zorunluluu, en pahal ekspresin yolcusuna bile, bir mahkm gibi demiryolu irketinin kat kurallarna uymak zorunda olduunu hissettirir. irket mutlaka biletin hesaplanm deerinin tam karln veriyordur ona; ama bunun iinde aratrmayla saptanm ortalama talebi aan hibir ey yoktur. Kim, btn bunlar bile bile, kafasna esip de sevgilisiyle eskiden olduu gibi bir Paris-Nice yolculuuna kmak ister? te yandan, ortalamadan ayrlan ve bunu aka ilan eden lkse bile gittike artan bir hesaplln, yapay bir gsteri esinin kart kukusundan da kurtulamyordur insan. Ama, Veb-len'in1 syledii gibi, zenginlerin zaten gittike birrnekleen ihtiyalarn karlamaktan ok, statlerini hem kendilerine hem de bakalarna gstermektir. Kuku yok, Chevrolet'den aradaki fiyat fark kadar stndr Cadillac; ama bu stnlk, eski Rolls Royce'unkinden farkl olarak, seri imalat rnnn temel yapsnda hibir eyi deitirmeden Cadillac' daha iyi Chevrolet'yi ise daha kt silindirler, cvatalar ve aksesuarlarla donatan genel bir plandan kaynaklanmaktadr: Bir Chevrolet'yi bir Cadillac'a dntrmek iin retim srecinde bir iki kk deiiklik yeterlidir. Bylece lks de zn yitirir. nk evrensel deitirilebilirlik ortamnda mutluluk ancak deitirilemeyecek eye balanabilir. Hibir insanca aba, hibir mantk zorlamas,
123

gz alc elbisenin yirmi bin deil sadece bir kii tarafndan giyildii gereinden koparamaz mutluluu. Nitel olann topyas (farkllk ve esizlikleriyle yaygn mbadele ilikisi iinde zmlenemeyecek eyler) kapitalizmde ancak fetiist nesne ve davranlarda bir snak bulabilir. Ama lksn bu mutluluk vaadi de imtiyaz, ekonomik eitsizlii, demek deitirilebilirlie dayal bir toplumu varsaymaktadr. Bylece nitel de saylabilir ve hesaplanabilir olann zel bir haline indirgenmekte, satlmaz olan satlabilire, lks de konfora ve sonunda anlamsz bir alete dnmektedir. Gericileri hop oturtup hop kaldran o kitle toplumunun birrnekletirici eilimi olmasayd bile bu ksr dng lks ilkesinin sonunu getirirdi. Yararszn tmyle yarar ve kullanm alanna dahil edilmesi, lksn i yapsn da etkiler. Ondan geriye kalanlar, en kaliteli nesneler de olsalar, imdiden pe benzemeye balamlardr. Zenginlerin evlerini tka basa dolduran deerli eyler mzeye kaldrlmak iin yalvarr gibidir; ama Valery'nin grd gibi orada da heykel ve resmin anlam imha edilmekte ve geriye analar olan mimarlk kalmaktadr sadece: Onlara kendi yerlerini gsteren yap. Ama onlarla hibir ba olmayan kiilerin evinde zorla tutulduklar srece, zel mlkiyetin imdiki varolu biimiyle taban tabana zt eler olarak kalrlar. Milyonerlerin evrelerine doldurduklar antikalar iin Birinci Dnya Savana kadar belki hl bir mazeret ileri srlebilirdi: Burjuva evi dncesini, tmyle paralamakszn, d -ve karabasan- dzeyine ykseltiyorlard. Daha sonra ele geirilen in porselenleriyse kendi sahiplerine sadece keyifsizce tahamml etmektedirler - o sahipler ki, ancak lksn darda brakt ak hava ve kta rahat hissediyorlardr kendilerini. Yeni nesnelliin2 rn olan pratik lks bir terim elikisidir; Hollywood patronlarnn i dekoratr olarak tuttuu sahte Rus prenslerine bir geim kayna salar ancak. Gelimi zevkin farkl noktalardan gelen izgileri ileke bir yalnlkta birleir. Binbir Gece Masallarn okurken elmas ve yakut bolluu karsnda ba dnen ocuk, baka ey almakta kullanlmayp sadece biriktirildiklerine gre btn bu talara sahip olmann niye insan byle kendinden geirdiini merak ediyordu. Bu soru aydnlanmann btn diyalektiini ierir. Mantkl olduu kadar mantkszdr: dolletirmeyi tand lde mantkl, kendi amacnn karsna dikildii lde mantksz: Hibir otoriteye, hatta hibir niyet ve amalla hesap vermek zorunda olmad yerde varolabilir bu ama: Fetiizm yoksa mutluluk da yoktur. Ne var ki ocuun kukucu soru
124

su zamanla her trl lks kapsayacak kadar yaygnlamtr, yaln duyusal haz bile imdi muaf deildir ondan. Yarara kar yararszn yannda yer alan estetik gze, amalardan iddetle koparlm bir estetik de anti-estetik olarak grnr; nk iddettir dile getirdii: Lks, hunharla dnmektedir. Sonunda angaryaya dnecek veya karikatrde srdrlecektir. Dehet ortamnda hl alp serpilebilen bir gzellik, kt bir aka olarak, hatta irkinlik olarak grnr kendine. Uup giden biimiyle, dehetten kanabileceinin iaretidir yine de. Her eit sanat da bu paradokstan bir eyler tar; sanatn hl varln srdrebilmesi ayn paradoksun bugnk ifadesidir. Gzelliin tutuklu ideas ayn anda mutluluu hem reddetmekte hem de ne srmektedir. 78 Tepelerin zerinde. Kedere kusursuz ifadesini kazandran masal Pamuk Prenses'tir. Pencerenin ardndan yaan kara bakan kralie, katksz imgesidir bu ruh halinin: Kar tanelerinin canszca yaayan gzelliine dalm, pencere pervaznn yas siyahna ve iinde kanayan yaraya ramen bir kz ocuk istemektedir: Doum srasnda lecektir. Mutlu son hi azaltmaz bu keder duygusunu. Dileinin balanmas ona lm getirdii lde kurtarlma da bir serap olarak kalr. nk cam tabutta uyur gibi yatann uyandna inanamaz daha derin alg. Yolculuun sarsntsyla boazndan frlayan zehirli elma dilimi, bir cinayet arac olmaktan ok, yaanmayp srgne gnderilmi yaamnn geri kalan ksm deil midir? Ve ancak imdi, sahte mjdecilere inanmas artk imknszlatnda uyanmyor mudur bu yaanmam yaamdan? Nasl da yetersiz kar mutluluun sesi: "Pamuk Prenses ondan holand ve onunla birlikte gitti." Kt kalplilik karsndaki kt kalpli zafer yznden nasl da geersiz klnr! te, kurtarlmay beklerken bize de bir ses umudun bo olduunu syler; ama sadece bu gsz umuttur tek bir soluk bile almamz salayan. Derin dncenin yapabileceinin en ou, kederin ikizanlamlln hep yeni ekillenmeleri iinde izlemektir. Hakikat, gerekdnn ekillerinin gnn birinde bize gerek kurtuluu balayacan syleyen o yanlsamadan ayrlamaz.
125

126 Intellectus sacrificium intellectus.1 Duygularn clzlamasnn nesnellii artrarak dnceye yarad veya dncenin bundan hi etkilenmedii savnn kendisi de aptallama srecinin bir belirtisidir. Toplumsal iblm, insana yklenen ileri ne kadar kolaylatrsa da, bir bumerang gibi dnp onu vurur. Yetiler karlkl etkileim iinde gelimitir; birbirlerinden koparldnda krelmeye balarlar. "Kiinin cinselliinin derecesi ve tr, tinselliinin de en yksek noktasna kadar uzanr": Nietzsche'nin bu aforizmasnn geerlilii sadece psikoloji alanyla da snrl deildir. Dncenin en uzak, en dolayl nesnellemeleri bile drtlerden beslenir; yleyse drt ve duygulan tahrip etmekle kendi koullarn da tahrip ediyordur. Bellek, geip gitmek zorunda olan eyi korumaya alan sevgiden ayrlabilir mi? Hayal gcnn en kk kmltlar bile, varolann elerini yeniden kurgulad lde ihanet etmeksizin onu aan arzunun rn deil midir? En basit algya bile biim veren etken, alglanan ey karsnda duyulan korku -veya arzu- deil midir? Evet, dnya nesnelletii lde bilginin nesnel anlam da altta yatan drtlerden gittike bamszlar; kabul, nesnelletirme abas arzunun sultas altnda kald srece iflas etmeye mahkmdur bilgi. Ama drtler kendilerinden bamszlam dnce tarafndan ayn anda hem alp hem korunmaz-sa bilgi diye bir ey de olmaz: Dnce, onu dourtan istei katlettii anda aptalln cne yenik der. Bellek, kestirilemeyecek, gvenilemeyecek, dolaysyla akld bir g olarak tabu klnyor bugn. Ve bunun sonucu olan zihinsel tknefeslik -ki bilincin tarihsel boyutunun siliniiyle ular doruunadorudan do rya, Kant'a gre "hayalde yeniden kurma" yetisinden, demek anmsamadan ayrlamayacak olan o sentetik alglamann2 giderek krelmesine yol ayor. Her trl yargnn vazgeilmez kayna olan nesneler aras ilikiyi ancak fantezi kurabilir, imdilerde bilindna havale edilen, ocuksu bir toyluk olarak bilginin dna srlen ve bylece kendisiyle birlikte bilginin asl edimi olan yargy da srgne gtren fantezi. Ama algnn ona hibir arzulu bekleyi hakk tanmayan bir kontrol makam tarafndan idi edilmesi, onu zaten bilinenleri yinelemek gibi aresiz bir duruma srkleyecektir. Daha fazla hibir ey grlemedii anda zihin de kurban edilmi demektir. Tpk zerklemi retim srecinin egemen
126

lii altnda akln amacnn gittike belirsizleerek sonunda kendi kendinin ve dsal gcn fetiizmine dnmesi gibi, akln kendisi de bir araca indirgenmekte ve kendi memurlarndan, dnme yetenekleri sadece dnmenin engellenmesine hizmet eden o memurlardan ayrt edilmez hale gelmektedir. Duygunun son izi de silindii anda, dnceden geriye sadece mutlak totoloji kalr. "Bir nesneyi kendi yokluunda bile tasarlama" yeteneinden bsbtn arnm olanlarn amanszca saf akl, bir noktadan sonra saf bilinsizlikle, szcn en dz anlamyla kt zekllkla ayn ey haline gelir, nk "her trl kategoriden arndrlm veri" gibi ar gereki bir ideal asndan btn bilgi yanltr ve ancak doru ya da yanl sorusunun geerli olmad yerde dorudur. Dnyann savunmasz ykntlara indirgenmi son kalntlarn da kendi boyunduruu altna almak zere olan bilimin faaliyetleri, byle eilimlerin epeyce mesafe kazanm olduunun iaretidir. 80 Tan. Dnyann imdi Nasyonal Sosyalist iftirann gevek Wei-mar Cumhuriyetiyle ilgili yanl kurgularna sahiden benzemi olduunu kantlayan ey, kurumlarla hizmet ettikleri arasndaki o pein uyumdur. Herkesin gznden uzakta tremi yeni bir insan tr, tahakkmn artk samalam sreenliinin dayatt zorlama ve kstlamalar oburca benimsiyor. Ne var ki, nesnel toplumsal erevenin kkrtt ve destekledii bu insanlar, aslnda o pein uyuma kar uyumsuzluk ve kakm temsil etmesi gereken ilevleri de adm adm stlendiler. Geersiz klnan ok ey arasnda, "Basn, kar basnc yaratr" deyii de var: Birincisi yeterince arttnda ikincisi kaybolmaktadr ve toplum da gerilimlerin lmcl bir tasfiyesiyle entropi'ye kayda deer bir katk yapmaya ant imi gibidir. Bilimsel endstri, ie kotuu kafalarda ayna imgesini buluyor: Kendilerine hibir iddet uygulamalar gerekmiyor bu kiilerin, nk zaten kendi gnll ve gayretke gzetimcilerine dnm durumdalar. Resmi grevleri dnda hayli insani ve akl banda varlklar olsalar bile, profesyonelce dnmeye baladklar anda marazi bir aptallk fel ediyor onlar. Ama bu adaylar -ve btn bilimciler eitli mevkilerin adaylardr
127

dnmeye getirilen kstlamalarda dmanca bir ey grmek yle dursun, kendilerini daha da rahatlam hissetmekteler. retim srecindeki nesnel konumlar dnmenin ykledii znel sorumluluu yerine getirmelerine izin vermedii iin onlar da dnmekten vazgeiyor ve yle bir titredikten sonra koarak kar tarafa katlyorlar. Dnmeyi sevmemek ok gemeden dnmeyi becerememeye dnr: Bir bilgiyi sabote etmek sz konusu olduunda en ustalkl ve karmak itirazlar hi zorlanmadan ortaya srebilen kiiler, kendi balarna en basit tahminleri yapmaktan acizdir bugn. Speklasyona vurmakta ve onunla birlikte saduyuyu da ldrmekteler. Daha zeki olanlar, dnme yetilerinin hasta olduunu sezmektedir, nk bu hastalk ilkin her yerde deil, hizmetini sattklar organlarda ortaya kar. Birou hastalklarnn kefedilecei gn korku ve utanla beklerken tam tersine kamunun bunu bir ahlaki zafer gibi alkladn grmektedir: Bir bilimsel ilekelik saylyordur iine dtkleri durum; onlarsa bunun ilekelik filan deil, sadece zaaflarnn gizli ierii olduunun farkndadrlar. Hi gemeyen nefret ve hnlar, toplumsal gerekelendiriliini u savda bulur: Dnme bilimsel deildir. te yandan, kontrol mekanizmalar, zihinsel glerinin de birka boyutta adamakll gelimesine yol amtr. Aratrma teknisyenlerinin kolektif aptalln, zihinsel yetilerin dpedz yokluu ya da gerilemesi olarak deil, tam da dnme yetisinin oalmas olarak grmeliyiz: Bu yeti, dnceyi kendi kuvvetiyle tketiyordur imdi. Gen aydnlarn mazohiste hnc, hastalklarnn habisliinden kaynaklanmaktadr. 81 Byk ve kk. Artk btnn zemin planndan ayrt edilemeyen teoriye ekonomik planlama alanndan yaplan en ykc aktarmlardan biri de dnsel almay bir eyle uramann zorunlu veya makul olup olmad ltyle ynetebileceimiz inancdr. Acillik sralamalar yaplmaktadr. Oysa dnceyi kendiliindenlik nndan yoksun brakmak tam da zorunluluunu iptal etmek olur. Dnce, birbiriyle deitirilebilen ve yerine yenisi konulabilen programlara indirgenir bylece. Sava ekonomilerinde hammaddelerin datm ve

128

retilecek silah tr konusunda baz ncelik sralamalar yaplmasn andrr biimde, teori kurma almalarna da zellikle gncel veya eldeki konuyla ilgili olan kayran bir nem hiyerarisi szmaktadr: zsel olmayan her eyi ikincil sayan veya ancak temel olgularn ss ve cilas olarak ho gren bir ayrmclk. lgililik kavram rgtsel kayglarla belirlenmekte, gncellik de nn en gl nesnel eilimiyle llmektedir. Bu nemli ve ikincil kategoriler ematikletirmesi, gnn geerli pratiinin deerler skalasyla ierik asndan elise bile biim ynnden uyum iindedir. nem tapncn ilerici felsefenin k noktasnda, Bacon ve Descartes'ta bile bulabiliriz. Ama sonunda zgr olmayan ve gerilemeci bir nitelik gsterir bu tapn. nemi en iyi temsil eden ey dolamaya km kpektir: Nedensiz bir noktada birden duraklar, gergin ve dikbal bir tavrla havay koklar, son derece keyifsiz gibidir - sonra iini yapar, topra eeler ve aldrszca yoluna devam eder. lkel alarda lm ve kalm belki de byle eylere balyd; ehlilemenin ardndan geen binlerce yldan sonra gerekd bir trene dnmtr hepsi. Ciddi bir komiteyi sorunlarn acilliini tartp sonra da dikkatle tanmlanm ve zaman srasna konulmu grevleri meslektalarnn dikkatine sunarken izleme frsatn bulan kiinin byle tuhaf trenleri anmsamamas mmkn mdr hi? Her trl nemde de zamann dna dm bu takafal inattan bir eyler bulunur: Onu bir dnce lt olarak kullanmak, dnceyi efsunlanm bir sabitlie mahkm etmek ve kendi zerinde dnme imknndan yoksun brakmak olur. Byk temalar, tarihncesinden gelen birtakm ilksel gazlardan ibarettir: Hayvan duraklatan ve onlar bir kez daha karmak iin abalamasna yol aan gazlar. Bu, nem hiyerarisini ihmal edeceimiz anlamna da gelmez. Hiyerarinin dar kafall sisteminkini yanstyorsa eer, sistemin btn gc ve skl da hiyerariye gemitir. Ancak, dnce bu hiyerariyi tekrarlamamal, sonuna gtrerek ortadan kaldrmal. Dnyann nemli ve nemsiz konulara ayrlmas -ki her zaman ar toplumsal adaletsizlik gibi bir kilit sorunun sadece istisna olarak sunulmasna ve ntrletirilmesine hizmet etmitir- kendi yanllyla yzleip mahkm olaca noktaya kadar gtrlmeli. Her eyi nesneye dntren ayrma ilemi, dnceyi ynetmemeli, tam tersine kendisi bir dnce nesnesi haline gelmeli. O zaman byk temalar yine ortaya kacak, ama bu kez o geleneksel "tematik" anlamlaryla deil, prizmadan geerek krlan ve merkezd kalan ynleriyle belireceklerdir. Dola
129

ymsz niceliin barbarizmini, idareciler ve matematikilerle eski ittifakndan kalma bir miras olarak tamaktadr felsefe: O ikin dnya-tarihsel hayhuyun damgasn tamayan her ey, pozitif bilimlerin ilemlerine teslim edilmektedir. Burada, bir yaptn haysiyetinin ve kazand nn ilenen konunun arlna bal olduu inancyla yaplm kt bir resim gibi davranyordur felsefe; Leipzig Savan betimleyen bir resmin, apraz adan grlm bir iskemle resminden daha deerli olduuna inanmaktadr. Bu kt safdillik iin, kavramsal ortamla sanatsal ortam arasndaki farkn hi nemi yoktur. Soyutlama srecinin iinde btn dncelere bir byklk yanlsamas elik eder, doru; ancak, kendi zerinde dnerek salad saydamlk iinde, kendi panzehirini de ierir bu sre: Akln zeletirisi en doru ahlakdr. Bunun tersi, kendi kendini yneten dncenin en son evresinde, znenin ortadan kaldrlmasndan baka bir ey deildir. Teorik alma jesti, temalar nemlerine gre yarglarken, teorik iiyi de ihmal eder. Gittike azalan sayda teknik yetilerin gelitirilmesi, teori iisinin btn tanml grevler iin yeterli olmasn salayacaktr. Ama yukardan dayatlan bir grevler kmesine sdrlamayacak ey de dnen znelliktir: Ancak bu kmenin bir paras olmamak anlamnda onlar iin yeterli olabilir ve bylece kendi varl da nesnel olarak balayc her trl hakikatin bir nkoulu haline gelir. zneyi hakikatin kesinletirilmesine feda eden o zorba szde-gerekilik, ayn anda hem hakikati hem de nesnellii reddediyordun 82 Mesafeyi korumak. Pozitivizm, dncenin gereklikle kendi arasna koyduu mesafeyi yeniden daraltr; zaten gerekliin kendisi de bu mesafeye tahamml edemiyordur artk. Altndaki olgusal malzeme iin geici bir ksaltma iaretinden fazla bir ey olmamay isteme noktasna doru pskrtlen dnce, sadece gereklik karsndaki zerkliini deil, onunla birlikte gereklie nfuz etme gcn de yitirir. Zihinsel yaam ancak yaamdan belli bir uzaklkta srdrebilir varln; empirik gereklikle balant kurmasnn koulu da budur. Dnce olgularla iliki kurar ve onlar eletirerek devinim kazanr, doru; ama devinimi yine de mesafenin korunmasna baldr.

130

Varolan tam ve kesin olarak anlatabiliyordur nk varolan hibir zaman dncenin tam onu anlatt gibi deildir. Her zaman belli bir abart esi bulunur dncede: Nesnesini hedeflerken tesine geer, olgusaln arln stnden atar ve bylece varolan dpedz yeni-den-retmek yerine, ayn anda hem kesin hem de zgr bir tavrla, belirlemeye ynelir onu. Bu adan oyunu da andrr her dnce; Nietzsche kadar Hegel de zihnin almasn oyunla karlatrmtr. Felsefeyi barbarizmden uzaklatran, sorumsuzluk esinin gizliden gizliye farknda olmasdr: Ona canlln veren de yarglad eyden hep kaan dncenin oynakldr. Byle bana buyruk bir tavr pozitivist ruhun hnl fkesine hedef olur ve lgnlk olarak damgalanr. Zihinsel ilevlerin saniyesi saniyesine btn hareketlerinin hesabn vermek durumunda olduklar bir dnyada, olgulardan ayrlmak dpedz yanlla, oyun n da lkse dnr. Ne var ki, kendi dokunulmaz mesafesini yadsyp da bin trl ince savlamayla geree harfi harfine uygun olduunu kantlamaya kalkt anda tkezlemeye balar dnce. Potansiyellik ortamn, herhangi bir fiili gerekle tam olarak karlanamayacak ngr ortamn arkada brakt, yorum olmak yerine yaln dorunun dz ifadesi olmaya alt lde hakikatten de uzaklar. Gvensizlikten ve rahatsz bir vicdandan esinlenen kendini aklama abas iinde ortaya srd her sav, tanmak istemedii ama onu dnce yapan tek e olan zdelik-dna1 iaret etmekle kolayca rtlebilir. Buna karlk, mesafesini bir ayrcalk olarak korumaya almas da ie yaramaz nk byle yapmakla iki eit hakikat olduunu ne srm olur: Bir yanda olgularn hakikati, te yanda kavramlarn hakikati. Hakikat kavramnn kendisini kertmek ve dnceyi lekelemektir bu da. Bir gvenlik kua deil, bir gerilim alandr mesafe. Kavramlarn hakikat iddiasnn gevetilmesinde deil, dnmenin incelik ve krlganlnda gsterir kendini. Pozitivizm karsnda alnacak tavr ne hakl ve doru kmaya almak olmaldr, ne de sekinlik ve farkllk havalarna brnmek. Yaplmas gereken, bilginin eletirisi yoluyla, bir yanda kavramla te yanda onu karlayan ey arasnda tam bir rtmenin imknsz olduunu gstermektir. Eanlaml ve zde olmayan eitleme tutkusu, sonunda kurtulua eren o durmak bilmeyen emekle ayn deildir.2 Sadece safdillik ve deneyimsizliktir. Dnce pozitivizmin ynelttii sulamalar binlerce kez iitip binlerce kez unutmutur; dnce olmasn salayan da bu srekli iitip unutmadr. Dncenin gereklikten
131

uzakl da tarihin kavramlarda brakt keltiden baka bir ey deildir. Onlar mesafesizce kullanmak, ierdii teslimiyete karn ya da tam o yzden, fazlasyla kolaydr. nk dnce srf hedefine hibir zaman tam ulaamayaca iin hep daha teye ynelmek zorundadr. Pozitivizm ise kendisinin o hedefe ulaabileceine inanmakla her trl eletirellikten vazgeer: Yalpalamalarnn sadece drstlk ve her eyin hakkn verme abasndan kaynaklandn sanyordun teye geen bir dnce, kendi yetersizliini, bilimin denetim mekanizmalarnca ynlendirilen bir dncenin yaptndan ok daha fazla dikkate alr. Bilinmeyenle ilgili ngrler yapar: Kanlmaz ok-azn umutsuzca da olsa stesinden gelmek amacyla ok-fazlay ar lde zorlar. Felsefeyi sulayanlarn iaret ettii gayri meru mutlaktk -bu mutlakln her trl felsefi nermeyi lekeledii sylenir- aslnda tam da greliliin uurumundan kaynaklanyordur. Speklatif metafiziin abartlan, kendi zerinde de dnen akln yara izleridir; kantn maskesini indirerek bir totolojiden ibaret olduunu da sadece kantlanmam olan gsterebilir. Buna karlk, greliliin her eye kayt konulmasn fazla kolayca kabullenii, kendisine ayrlm alan iinde kalmaya hemen raz olan o alakgnlllk, bu temkinlilii yznden kendi snrn yaama imknn daha en batan reddetmi demektir; oysa Hegel'in bir yerde syledii gibi, snr dnmek onu amakla ayn eydir. Bu yzden greciler asl -ktmutlaklardr; stelik kt burjuvalar da onlardr, nk bilgilerine bir mlkiyet olarak sahip kma tela iinde onu bsbtn yitirirler. Grelinin hakkn ancak kendi glgesinin zerinden atlayan mutlak verebilir: Hakikatsizlii kendi stne almtr ve insan bilgisinin koullara bamllnn somut bilgisi iinde, hakikatin eiine doru yol almaktadr. 83 Bakan Yardmcs. Aydnlara t: Kimsenin sizi temsil etmesine izin vermeyin. Btn hizmet ve insanlarn birbirinin yerine konulabilirlii ve bunun sonucunda herkesin her ii yapabilecei inancnn yerlemesi, varolan dzende, kiiyi kstlayan bir ayakbadr. Birbiriyle deitirilebilirlik gibi eitliki bir ideal, tabana kar sorumluluk

132

ve grevden alnabilirlik ilkeleriyle desteklenmediinde bir sahtekrla dnr. En kudretli insan, iin azn kendi stne alp ounu bakalarna ykmay beceren ama ie kendi adn verdii iin de btn dlleri cebe indiren adamdr. Kolektivizme benzer bu; ama sadece bir stnlk duygusudur sonuta, bakalarn denetleyebildii iin kendisi almak zorunda olmayan kiiye zg bir duygu. Maddi retimde bu deitirilebilirlik ilkesinin maddi bir temeli olduunu kabul etmek gerekir. srelerinin nicelletirilmesi, bir genel mdrle bir benzin istasyonu alannn grevleri arasndaki fark azaltma eilimindedir. Bugnn koullarnda bir trst ynetmenin bir basnleri okumaktan daha ok zek, deneyim, hatta eitim gerektirdii dncesi sadece iren bir ideolojidir. Maddi retimde bu ideoloji inatla savunulur, oysa tinin maruz kald bunun tam kartdr. Bugn iplii pazara km universitas literarum doktrinidir bu, ilim irfan cumhuriyetinde herkesin eit olduu doktrini - bir cumhuriyet ki sadece herkesi herkesin gzetimcisi olarak istihdam etmekle kalmamakta, herkeste herkesin iini yapmasna yetecek nitelikler bulunduunu da ne srmektedir. Deitirilebilirlik, mbadelenin nesnelere uygulad ilemlerin aynsnn fikirlere uygulanmasna yol aar. llmez olan tasfiye edilir bylece. Dncenin ilk grevi mbadele ilikilerinin sonucu olan o her eyi kapsayan llebilirlii eletirmektir; bu llebilirlik, retici gleri engelleyen ve onlarn karsnda yer alan tinsel retim ilikilerini oluturuyordur. Birbiriyle deitirilebilirlik, maddi alanda, daha imdiden mmkn olan eydir, deitirilemezlik-se sadece bunu nlemenin bahanesi. Ama byle bir quid pro quo'yu [bir eye karlk bir baka ey] pabu brakmamas gereken teori alannda deitirilebilirlik, nesnel antitezinin bulunduu yerde bile sistemin srdrlmesine ve yaygnlatrlmasna hizmet eder. Zihnin istihdam saflarna ekiliini sadece deitirilmezlik durdurabilir. Her dnsel baarnn bir rgtn btn yetkili yelerince tekrarlanmas gerekir apak bir doruymu gibi ne srlen bu talep, en dargrl akademik teknisyeni zeknn ls haline getirir: Bu kii, kendi teknik yeterliliini -onu yetkili klan teknii- eletirme becerisini nerede kazanacaktr? Ekonomi de her eyi ayn dzeye indirme ilemini byle gerekletirir - bir dzletirme ki sonradan kendi arkasndan "Hrsz var! Tutun!" diye baracaktr. Bireyin tasfiyesi anda, bireysellik sorunu yeniden ortaya srlmelidir. Birey, btn bireyci retim yntemleri gibi teknolojinin gerisine dm ve tarihsel a
133

dan miadn doldurmutur ama, galiplerin karsndaki malup olarak da hakikatin emanetisi haline gelmektedir. nk teknik yeterlilii meru klan ama bu yeterliliin gzard ettii eyin bir izini, ne kadar arptlm biimde olursa olsun, sadece birey koruyabilir. Gemi azya alm ilerleme insanln ilerlemesiyle hibir dolaysz zdelik gstermedii iin, gerek ilerleme de ancak bu azgn gelimenin antitezinde bir snak bulabilir kendine. Bir kalemle bir silgi, bir tabur asistandan daha yararldr dnceye. Kendilerini ne dnsel retimin bireyciliine tmyle teslim etmek ne de insan iten ie hor gren eitliki deitirilebilirliin kolektivizmine gz kapal dalmak isteyenler, sorumluluun paylald bir zgr ibirlii ve dayanma noktasna ekilmek zorundadrlar. Baka her ey, zihnin i dnyasndan tremi biimlere ve sonunda o dnyann kendisine satlmas demektir. 84 Zaman izelgesi. Bir aydna uygun den yaam tarzn burjuvannkinden ayran en kesin fark, ilkinin ile zevki birbirinin alma saymamasdr. Gerekliin payn vermek amacyla znenin nce kendisine sonra da bakalarna zulmetmek zorunda kalmayan her i, en umutsuz urama anlarnda bile zevktir. Verdii zgrlk, burjuva toplumunun sadece dinlenme saatleri iin ayrd ve srf byle snflandrd iin ayn anda geri de alm olduu zgrln aynsdr. Buna karlk, zgrl tanm olan herkes bu toplumun hogrd btn elenceleri katlanlmaz bulacak ve burjuvann "kltr" diye i d saatlere havale ettii kendi iinin dnda hibir ikame zevke gnl indirmeyecektir. alrken al, oynarken oyna - baskc z-disiplinin ana kurallarndan biri budur. ocuklarnn eve iyi karne getirmesini onur sorunu yapan anababalar, ocuun gece ge saatlere kadar okumasna ya da an zihin zorlamas saydklar faaliyetlere girimesine en azndan izin verme eilimindeydiler. Bu ahmaklklarnn iinden snflarnn dehas konuuyordu. Ilmllk ve llln makul insana en uygun erdem olduunu ne sren ve Aristo'dan beri kiilerin eitiminde barol oynayan doktrin, baka amalarn yannda, insan birbirinden bamsz ilevlere ayran o toplumsal olarak zo

134

runlu iblmnn iyice perinlenmesine de hizmet eder; o kadar ki, bu ilevlerin hibirinin aklna tekilerin kapsn almak ve onlara insan anmsatmak gelmemektedir. Ama d odadaki sekreterin telefona bakt bir ofiste akam bee kadar masasnda oturup da ii bittiinde golf oynamaya giden bir Nietzsche de dnemeyiz. Toplumun basncna kar gerek deneyimi hl mmkn klan ey, zevkle iin kurnazca birbirbirine dolanmas olabilir ancak. Bu trden bir deneyim gittike toplumun hogr snrlarnn dna itilmektedir. Dnsel denen meslekler iin de geerlidir bu: Ticari faaliyeti andrdklar lde her trl haz esinden de yoksun kalyorlardr. Atomlama, sadece bireylerin birbirinden kopmasnda deil, bireyin kendi iinde blnmesinde ve yaamnn eitli alanlar arasnda duvarlarn belirmesinde gsterir kendini. Hibir ruhsal doyum pay tannmamaldr ie ki, amalar btnl iindeki ilevsel alakgnlln yitirmesin; bo zamann iine de hibir dnce kvlcm karmamaldr ki, i dnyasna srayp onu atee vermeye kalkmasn. Yaplar asndan i ve elence gittike birbirini daha ok andrmaya balad halde, aralarndaki ayrm da grnmez snr izgileriyle srekli pekitirilmektedir. Sevin ve zihin ikisinden de kovulmutur: Hkm sren, vahi ciddiyet ve sahte faaliyettir ikisinde de. 85 Muayene. Gzetilecek karlar ve gerekletirilecek planlar olan "dnyevi kiinin" gznde, karlat insanlar otomatik olarak dost veya dmana dnr. Kendi planlar iinde oynayabilecekleri rol kestirmeye alrken onlar daha en batan nesneye indirgemitir: Bazlar yararldr, bazlar engel. Her farkl kan, nceden belirlenmi hedeflerin -bunlar yoksa pratik adam kendini kaybolmu hisseder- salad yerlemler zerinde, yorucu bir diren, bir sabotaj, bir kumpas olarak belirir; her anlama da, en baya karlara dayand durumlarda bile, bir destek grnm alr, kullanlabilecek bir eye, bir ittifak senedine dnr. Bylece fakirleir bakalaryla ilikiler: Onlar kiinin kendi istencinin ilevleri olarak deil de zerk varlklar olarak grme yetenei kadar, dourgan ztlklar kurma, kart iererek kendi tesine geme kapasitesi de dumura urar. Bunlarn yerini
135

alan, kiilere ilikin hesapl bir deerlendirmedir: En iyi insan sonunda ktnn iyisi olandr bu deerlendirmeye gre, en ktsyse en byk ktlk deil. Gelgeldim, her eit idarenin ve "personel politikasnn" yapsna ikin olan bu tepki biimi, kendi mant gerei ve herhangi bir siyasal eitimden veya zel programdan bamsz olarak Faizme ynelir. nsanlarn yararlln lmeyi det edinen kii, bir tr teknolojik zorunlulukla, llenleri ya "bizden" sayacaktr ya "onlardan", ya rka dahil ya yabanc, ya su orta ya kurban. Dehetin btn nderlerinin ortak zellii olan o sabit, lp bien, ayn anda hem hipnotize edici hem de hipnotize olmu bakn zgn modeli, grmeye gelmi memur adayna oturmasn syleyen iletme yneticisinin projektr andran bakdr: Adayn yzn amanszca aydnlatrken parlak ve kullanlabilir ksmlarla karanlk ve itibarsz ehliyetsizlik blgelerini tasnif ediyordur. Son evre, alma kapasitesiyle tasfiye arasnda bir karara varmak amacyla yaplan tbbi muayenedir. ncil'deki "Benden yana olmayan bana kardr" sz, anti-Semi-tizmin yzlerce yllk tarihini zetler. Tahakkmn bir temel zellii, kendisiyle zdelemeyen herkesi srf farkl olduu iin dman kamptan saymasdr: Raslant deildir Yunanca'dan gelen "Katolik" szcnn Latince'deki "totalite"nin -ki Nasyonal Sosyalistler gerekletirmitir- karl olmas. ster "sapma" olarak tanmlansn ister baka bir rkn yesi olarak, sonuta farkl olann dmana indirgenmesidir bu. yleyse Nasyonal Sosyalizmin de kendi tarihsel bilincine ulatn kabul etmek gerekir: Cari Schmitt politikann zn dost ve dman kategorileriyle tanmlamtr.1 Byle bir bilince doru ilerleme, ayn zamanda, ocuun davran biimlerine doru gerileme anlamna gelir: ocuk ya seviyordur evresindeki eyleri, ya korku-yordur onlardan. A priori biimde dost-dman ilikisine indirgeme yeni antropolojinin en temel olgularndandr. zgrlk akla kara arasnda bir seme yapmak deil, reetesi nceden verilmi byle pein seilerin en batan reddedilmesi olacaktr. 86 Kk Hans.1 Aydn kii, zellikle felsefeye yatknsa, pratik yaamdan kopuktur: Duyduu irenti onu sadece o "zihinsel" denilen i

136

lerle uramaya yneltmitir. Ama maddi pratik sadece onun varolu koulu olmakla kalmaz, ayn zamanda yaptnda eletirdii dnyann da temelidir. Eer bu temel hakknda hibir ey bilmiyorsa, mermisini boa harcyor demektir. Bilgi edinme ya da nefret ettii eye bsbtn srt evirme seenekleriyle kar karyadr. Eer ilkini seerse kendine hakszlk etmi olur: Kendi eilimlerine ters bir dnce tarzn benimsemekte ve ayrca urat eyin dzeyine dme tehlikesiyle yzyze kalmaktadr; nk ekonomi aka deildir ve sadece onu anlamak iin bile insann "ekonomik dnmesi" gerekir. Ama onunla hi ilgilenmeyecek olursa, kendi zihnini bir mutlak olarak hi-postazlatryor demektir; oysa bu zihin de ekonomik gereklikle ve soyut mbadele ilikileriyle temas iinde kmtr ve ancak kendi koullar zerine dnmekle zihin haline gelir. Aydn kii, bylece kendini dncenin ivasna kaptracak ve nesnenin yerine onun dncesini geirecektir. Kamusal kltr endstrisinde zihinsel rnlere verilen o safdilce ama drstlkten uzak nem, bilgiyi ekonomik vahetten ayran duvara yeni tulalar ekler. Zihnin iten yaltlmas, zihinsel iin rahatlatc bir ideoloji haline gelmesine yardm eder. Bu amaz, aydnn davran en ince vurgularna varncaya kadar belirli-yordur. Ancak kendini bir lde saf ve temiz tutan bir insanda dnyaya direnmesine yetecek kadar nefret, cesaret, zgrlk ve hareket imkn vardr; ama ite bu zgrlk yanlsamas yznden bir "nc ahs" olarak yayordur- sadece dsal olarak deil, kendi i yaamnn derinliklerinde de dnyaya yenik der. Buna karlk i dnyasn fazla iyi tanyan kii de onun aslnda ne olduunu unutur; ayrm yapma yeteneini yitirir ve nasl bakalar bir kltr fetiizmine kaplma tehlikesiyle yzyze kalyorsa o da her an barbarizme kayma olaslyla birlikte yaamak zorunda kalr. Aydnlar kt bir toplumun nimetlerinden yararlananlardr, ama yarar dncesinden zgrlemi bir topluma ulalmas da yine onlarn toplumsal adan yararsz almalarna baldr - ylece kabullenilebilecek ve dolaysyla anlamn yitirecek bir eliki deildir bu: Aydnn yaptnn nesnel niteliini durmadan kemirir. Aydn ne yaparsa yapsn yanl yapyordur. Ge kapitalizmin kendisine baml herkese gizlice sunduu alaltc seenei canhra biimde yaar: Ya o da yetikinlerden biri haline gelecek ya da ocuk kalacaktr
137

138 Gre kulb.1 Drst abalar, "entelektel ciddiyeti" ve ou zaman da alakgnll nesnelliiyle ok sevimli grnen ama aslnda sevimli grnd lde hi gvenilmeyecek bir aydn tipi var. Zorluklarla greiyordur, kendisiyle sonsuz bir mcadeleye girimitir, tm varlnn katlmn gerektiren kararlarn ortasnda yaamaktadr. Ama her ey bu kadar da korkun deildir. Yaamlarn radikal biimde ortaya sren bu tr aydnlarn ellerinin altnda ok gvenilir bir cephanelik vardr ve ona hemen bavurmalar da melekle giritikleri boumann foyasn karr: Eugen Diederichs'in ya da zgrlemi olduu izlenimini vermek iin rpnan belli bir teolog tipinin kitaplarna bakmak yeterlidir. Pek kanl canl bir sz daar, iselciliin dzenledii ve katld bu gre turnuvalarnn adillii konusunda kukularn belirmesine yol aar. Btn terimler savatan, fiziksel tehlikeden, gerek ykmdan alnmtr ama sadece dnme srelerini betimliyordur. Bu sreler, greilerin alnt yapmay pek sevdikleri Kierkegaard ve Nietzsche rneklerinde lmcl sonulara varm olabilir; ama tehlikede olduklarn iddia eden kendinden menkul izleyicilerinin durumunda byle bir ey yoktur. Varolu mcadelesini ycelttikleri iin kendilerini iki kere kutlasalar da nce tinselletirmeleri iin, sonra da cesaretleri iin- tehlike esini iselletirmekle ve onu ok zinde, ok itahl ve kendinden memnun bir tavrla temellen-dirilmi bir Weltanschauung'un [dnya gr] tuzu biberi haline getirmekle bu tehlikeyi etkisiz de klyorlardr. D dnyaya kar tavrlar, tepeden bakan bir aldrszlktr - kararlarnn ciddiyetiyle kyaslandnda ok nemsiz kalyordur bu dnya; onlar da onu olduu gibi brakr ve sonunda kabullenmi olurlar. Kullandklar abartl deyimler, greilerin bir araya gelmeyi o kadar sevdikleri cimnastiki kzlarn deniz kabuu kolyelerini andran sanatkrane sslerdir. Kl dans hilelidir, sonucu nceden bellidir. Zafer kazanan Kategorik Ykmllk2 de olabilir, Bireyin Haklan da; talip, kiisel bir Tanrya duyduu inantan kurtaryor da olabilir kendini, bu inanc yeniden buluyor da; Varln uurumuyla da yzlemi olabilir Duyularnkiyle de - ne olursa olsun sonuta dizleri stne kecektir. nk atmalar yneten g, sorumluluk ve doruluk dsturu, her zaman otoriterdir, Devletin maskesidir. Greiler varolann takdisini kabul et
138

tiklerinde zaten mesele kalmaz. syankr kararlara ulatklarndaysa, herkesin kapt o gururlu, bamsz adamlar olarak bir puan daha alrlar. ki durumda da, onlardan hesap sorabilecek otoriteyi iyi evlatlar gibi onaylyorlardr. Aslnda btn mcadele de o otorite adna verilmitir: ki yaramaz okullu gibi itiip kakmalarn izleyen bak, bandan beri atk kaldr. Her gre karlamasnda bir hakem bulunur: Btn bouma, bireyde isellemi olan toplum tarafndan dzenlenmitir; toplum, mcadeleye hem katlmakta hem de denetlemektedir onu. Sonu ne kadar muhalifse toplumun zaferi de o kadar lmcl olur: Vicdanlarnn sesine kulak verdikleri iin balarn kendi otoriteleriyle belaya sokacak inan beyanlarnda bulunmu papazlar ve baretmenler, zulme ve kardevrime sempatiyle bakmlardr hep. Tpk kendini olumlayan her atmada bir hezeyan esinin bulunmas gibi, kendine eziyetin btn o dzmece dinamiinin temelinde de bask vardr. Bu insanlarn hi durmadan btn o ruhsal takm taklavat ortaya dkmelerinin nedeni, hezeyan ve fkelerini baka bir yerde boaltamam olmalardr ve i dnyadaki dmanla mcadeleyi zaten "balangta" varolduuna inandklar eyleme dntrmeye de hazrdrlar.3 Prototipleri, iselliin mucidi olan Luther'dir: Mrekkep hokkasn varolmayan eytana frlatyordur ve eytanla kast ettii daha o noktada bile kyller ve Yahudilerdir. Ancak sakat bir zihin kendi dnsel zn -yalanpazularnn kalnlyla kantlamak iin kendinden nefret etmeye gerek duyabilir. 88 Saf olan. Bireyin hibir iz kalmamacasna tasfiye edilmekte olduunu dnmek ar iyimserlik olur. nk onun kestirmeden olumsuzlan, monadn dayanmayla ortadan kaldrl, ancak genele oranla tikel haline gelen tek varln kurtuluuna da zemin hazrlayacaktr. Bugnk durumsa bundan ok farkl. Felaket, gemite varolann radikal bir tasfiyesi biimini almyor; bunun yerine, tarihin mahkm ettii her ey, cansz, ntrletirilmi ve aalk bir yk gibi iktidarszca oradan oraya srkleniyor. Standartlatrlm ve rgtlenmi insan birimlerinin ortasnda birey hl varln srdrmekte. Hatta korunduu ve bir tekel deeri kazand da sylenebilir. Ama
139

gerekte kendi esizliinin rnnden fazla bir ey deil: O da tpk ocuklarn eskiden hayranlkla, glerek, ama ok da inanmadan seyrettii anormal dltler gibi bir sergi paras imdi. Artk bamsz bir ekonomik varoluu kalmad iin, karakteri de nesnel toplumsal rolyle elimeye balyor. Ve tam da bu eliki yznden, doal park gibi korunakl alanlarda, eylemin uzanda tad karlacak bir ey gibi baklyor ve zen gsteriliyor bireye. Amerika'ya ithal edilen ve bu ithal ilemi iinde bireyselliklerinden de arndrlan bireyler "renkli kiilikler" olarak anlyor. Bu kiilerin hi ketlenmemi fevrilikleri, apansz kaprisleri, zgn bir irenlikten baka bir ey olmasa bile "zgnlkleri", hatta bozuk azlar, tpk bir soytar kostm gibi insani nitelikleri paraya tahvil ediyor. Evrensel rekabet mekanizmasna boyun edikleri ve dondurulmu bakalklarnn dnda pazara sunacak eyleri olmad iin de benliklerinin imtiyazna yle tutkuyla dalyor ve kendilerini yle abartyorlar ki, sonunda insanlarn onlarda var sand ey tmyle silinip yokoluyor. Safdilliklerini -ksa srede rendikleri gibi, iktidardakilerin ok deer verdii bir zellik- kurnazca ortaya sryorlar. Ticaretin souk dnyasnda yrekleri stan scakkanl varlklar olarak satyorlar kendilerini, koruyucularnn mazohist bir zevk ald saldrgan akalarla dalkavukluk yapyor ve haysiyetsiz taknlklaryla evsahibi ulusun deerini ve deerbilirliini kantlam oluyorlar. Roma mparatorluunda graeculi1 de byle davranyordu herhalde. Bireyselliklerini sata karanlar, toplumun onlar hakknda verdii mahkmiyet kararn kendi gnll yarglar olarak benimserler. Bylece kendilerine yaplan hakszl da nesnel olarak hakl karm olurlar. Yaptklar, zel gerileyiciler olarak genel gerilemenin nne dmektir ve grltl muhalefetleri bile zayflktan tr bavurulan uyarlanmann daha ince bir biimidir sadece. 89 antaj. Nasihat almaya yanamayana yardm da edilemez, diyordu burjuva, bedava tle kendini yardm ykmllnden kurtarmay ve ayn zamanda ona bavuran aresiz kii zerinde iktidar kurmay da umarak. Ama bunda akla bir ar vard hi deilse; ricacnn da ona kulaklarn kapatann da ayn ekilde anlad ve uzaktan uza

140

a adaleti de andran bir akl: Uzgrl bir de uymakla belki bir gn bir k yolu da bulabilirdi insan. Gemite kalmtr bu. Yardm edemeyenlerin t de vermemesi gerekir: Btn fare deliklerinin tkalarla kapatlm olduu bir dzende sadece nasihat vermek kiiyi mahkm etmekle birdir. Her zaman tek anlam vardr bunun: Ricacya, benliinin son kalntlarnn iddetle reddettii eyi yapmasn nermek. Oysa doruyu binlerce kez renmitir, alabilecei btn tleri oktan biliyordur, gelmesinin tek nedeni de artk hikmetin deil eylemin gerekli olmasdr. Ama bu bavuru iyi gelmez ona. Bir kez nasihat isteyip de yardm bulamam olan, demek daha zayf taraf, balangtan beri bir antajc trstlerin gelimesi sonucunda kar konulmaz bir hzla oalan bir tip- olarak grnecektir. Bu yneliin en iyi rnei belli bir yardmsever tipidir: Muhta ve gsz dostlarn karlarn koruyor ama bu gayretkelii iinde ar ve tehditkr bir havaya da brnyordur. En byk erdemi olan dierkmlnda bile bir bulanklk, bir ikizanlamllk vardr. Yokolmann eiine gelmi insanlar adna hakl bir mdahalede bulunmakla birlikte, o ok srarl "Yardm etmelisiniz" aasnn ardnda, hi kimsenin kzdrmay gze alamayaca gruplarn ve kolektiflerin stn gcne zmni bir gnderme de sezilir. Duygudaln ve dayanmann szcleri, kat yreklileri kendi aralarndan dlamamakla kat yrekliliin habercileri haline gelirler. 90 Sar ve dilsizler okulu. Okullar trafik kazalarnn kurbanlarna yaplan ilk yardm andran bir konuma eitimi verirken renciler de gittike dilsizleiyor. Bir sylev verme, dinleyici topluluu nnde konuma yapma yeteneine sahipler; azlarndan kan her cmle, ortalamann szcs olarak karsna getikleri mikrofon iin yeterli klyor onlar; ama birbirleriyle konuma kapasiteleri gittike kreli-yor. nsanlarn birbiriyle konumasnn nkoullar vardr: letilmeye deer bir deneyim, ifade zgrl ve kiilerin ayn anda hem bamsz hem de ilikili olmas. Her eyi kapsayan bir sistemde konuma da karndan konumaya dnr. Herkes kendi kendisinin Charlie Mc-Carthy'sidir1 ve zaten bu vantrilokun poplerlii de buradan geliyor
141

dur. Btn szler gemite sadece selamlama ve vedalamalarla snrl tutulan formlleri andrmaya balad. Gnn gzde davranlarna uyacak biimde yetitirilmi bir kzn her an "durumun" gereklerine uygun szler etmesi bekleniyor; ona yol gsteren kurallar da her an elinin altnda. Ama dilin byle uyarlanmayla belirlenmesi onun sonu da demektir: Konuyla ifade arasndaki iliki kopuyordur ve tpk pozi-tivistlerin kavramlar sadece birer fi, birer marka saymas gibi, pozi-tivist insanln kavramlar da szcn dz anlamyla madeni paralara dnmtr. Konumaclarn sesleri de, titreimiyle her trl konumay besleyen vicdann sesinin psikologlarca saptanan yazg-syla karlayor imdi: Toplumsal olarak hazrlanm bir mekanizma, en ince tonlamalarnda bile bu seslerin yerini alyor. Bu ileyi durduu ve yazsz yasa kitaplarnda ngrlmemi bir duraklama belirdii anda panik de bagsteriyor. nsanlarn vicdanla ykl konumalardan kaarak karmak oyunlara ve baka bo zaman faaliyetlerine ynelmeleri de byle. Ama hl kalabilmi konumann stne de korkunun glgesi dmtr. Konularn grlmesinde kendiliindenlik ve nesnellik en samimi evrelerde bile kaybolmaktadr - tpk politikada tartmann yerini oktan g gsterisinin alm olmas gibi. Konuma, iyiye alamet olmayan birtakm el hareketleriyle destekleniyor. Sporlatrlyor. Konumaclar, olabildiince fazla puan toplamak istiyorlar: Tek bir sohbet yok ki bahse tutuma frsatyla zehirlenmi olmasn. Eskinin insana yarar syleilerinde tartlan konuya balanan duygular, sylenen eyden bamsz olarak inat bir hakl kma abasna yatrlyor imdi. Ama sadece bir iktidar aracna dnen ve bybozumuna urayan szler de kullanclar zerinde byl bir egemenlik kuruyorlar. Sk grlen bir durum: Bir gr bir kez dile getirildikten sonra, ne kadar sama, rastlansal veya yanl olursa olsun, srf sylenmi olduu iin, onu syleyenin mlk olarak kendi sahibini boyunduruk altna almakta ve artk ondan kurtulma olasl da ortadan kalkmaktadr. Szckler, saylar, tarihler bir kez azdan ktktan sonra bamsz bir g kazanmakta ve yanlarna yaklaan piman etmektedirler. Bir paranoyak enfeksiyon blgesi yaratmlardr ve bylerini bozmak iin de akln tm gcn seferber etmek gerekmektedir. Btn byk ve kk siyasal sloganlara alanm olan efsun, zel dnyann grnte en yansz nesnelerinde tekrarlanmaktadr: toplumun rigor mortis'i [lm sertlii, lm kaslmas] kendini gvende sanan samimiyet hcresine de yaylmaktadr
142

sonunda. nsann bana reklenen bela sadece dardan geliyor olamaz: Dilsizlik nesnel tindir. 91 Vandallar. Byk kentlerin doumundan beri gzlenen tela, sinirlilik ve huzursuzluk bir salgn hastalk gibi yaylyor imdi, tpk bir zamanlar veba ve kolerann yayld gibi. On dokuzuncu yzyln bir yere yetimek iin seke seke giden kent sakininin hayal bile edemeyecei enerjiler ortaya salnyor bu sre iinde. Herkesin her zaman birtakm projeleri olmak zorunda. Bo zamandan azami yarar salanmas gerekiyor. Planlanyor bu zaman dilimi, eitli giriimlerde bulunmak iin kullanlyor, gezilerle, akla gelebilecek her trl mekn veya gsteriye yaplan ziyaretlerle veya sadece mmkn olan en hzl yolculuk trleriyle tk tk dolduruluyor. Dnsel almann stne de dyor btn bunlarn glgesi. Rahatsz bir vicdanla yaplmakta bu alma, sanki daha nemli bir iten, srf hayali olsa bile daha acil bir iten zaman alnyormu gibi. Dnsel alma, kendini kendi gzlerinde meru klabilmek iin, byk bir basn altnda ve zamana kar yrtlen hummal bir etkinlik havasna brnmek, her trl derin dn ve dolaysyla kendini dlayan bir aba olmak zorunda. Aydnlar ancak ykmllklerden, gezilerden, randevulardan ve kanlmaz elencelerden artakalan vakti asl retimlerine ayrr gibi ou zaman. Kendilerini her zaman ortalkta grnmek zorunda kalacak kadar nemli kiiler olarak gsterenlerin kazand itibarda iren ama bir lde rasyonel bir yn de var. Kastl biimde duygusal ve abartl bir tatminsizlikle tek bir acte de presence [kendini gsterme oyunu] olarak stilize ediyorlar yaamlarn. Daha nce verilmi bir szleri olduunu belirterek bir daveti reddetmekten aldklar haz, rakip karsnda bir zaferin de iareti. ou yerde olduu gibi burada da retim srecinin biimleri, zel yaamda veya bu biimlerden muaf tutulmu alma alanlarnda tekrarlanmaktadr. Yaamn tm bir meslee benzemek zorundadr; bu benzerlik, henz dolayszca maddi kazanca ynelik olmayan eyi de gizleyecektir. Ama burada aa kan korku sadece daha derin bir korkunun yansmasdr. Dnce srelerinin tesinde yer alan ve bireysel varoluu tarihsel
143

ritmlere uyarlayan bilind alg ve deneyimler, dnyann gittike yaklaan kolektiflemesini seziyorlardr. Ama btnc toplum bireyleri pozitif biimde kendi iine almaktansa onlar ezerek ekilsiz ve istenen kalba sokulabilecek bir kitleye evirdii iin her birey de durdurulmaz gibi grnen o zmlenme ve erime srecini dehetle izlemektedir. Bir eyler yapmak ve bir yerlere gitmek, sinir sisteminin yaklaan rktc kolektiflemeye kar bir tr a gelitirme abasdr, grnte zgrle ayrlm saatlerde kendini kitlenin bir yesi olarak eiterek kolektiflemeye imdiden hazrlanma abas. Tehlikeyle yararak onu gemektir burada bavurulan teknik. Kii, gelecekte yaamay beklediinden de daha kt, demek daha benliksizlemi bir yaama dalar. Ayn zamanda, benlik yitiminin bu oyunlu arl, benliksizlii itenlikle benimsemi bir yaayn daha zor deil daha kolay olabileceini de retir kiiye. Ve btn bunlar byk bir aceleyle yaplr, nk an sesleriyle duyurulmayacaktr depremin balad. Srece katlmayan, insani akntya boylu boyunca dalmayan kiiyi kolektifin c bekler; tpk totaliter bir partiye katlmakta geciken ve treni kard iin de hep misilleme korkusuyla yaamak zorunda olan kii gibi. Sahte-etkinlik bir sigortadr, kiinin kendini teslim etmeye hazr olduunun ifadesi: Sa kalmann baka yolu yok gibidir. Gvenliini en byk gvensizlie uyarlanmakta bulur kii: nsan mmkn olan en byk hzla bir baka yere gtrecek bir ka izni. Fanatik araba tutkusunda fiziksel yurtsuzluk duygusunun nemli pay vardr. Burjuvann yanl bir adlandrmayla- kiinin kendi isel boluundan ka olarak niteledii ey de buna dayanr. Zamann gerisinde kalmak istemeyen kiinin farkl olmasna izin yoktur. Ruhsal boluksa sadece yanl bir toplumsal zmlenme biiminin rndr. nsanlarn uzana katklar can sknts, ok nce balam bir uzaa kama srecini yanstyordur sadece. Ucubeyi andran elence aygt, hi kimseyi elendirmedii halde srf bu yzden hayatta kalmakta ve gittike azmanlamaktadr. Eylemin iinde olma drtsn zararsz kanallara yneltir bu aygt; aksi halde, ayrmsz ve babozuk biimde, cinsel arlk veya serke saldrganlk olarak, kolektifin -kendisi de hareket halindekilerin toplam olan kolektifin- stne atlacaktr. Hareket tutkunlarnn en yakn benzerleri uyuturucu bamllardr. Onlar ynelten gd, tam da kentle kr arasndaki ayrmn o uursuz siliniinden ve evin tasfiyesinden balayp milyonlarca isizin yollara dmesinden geerek yerle bir edilmi Avrupa ktasnda
144

halklarn kklerinden koparlmasna varan bir srece, insanln yerinden edilme srecine verilen bir karlktr. Genlik Hareketinden1 beri btn kolektif ritellerin boluu ve ieriksizlii, bu noktadan dnp bakldnda, sersemletici tarihsel darbelerin el yordamyla ngrlmesi olarak belirir. Kendi soyut nicelik ve hareketliliklerine bir anda yenik den, bamls olduklar uyuturucuya koar gibi o hncahn k kapsna en saysz insan da, boalm topraklar zerinde burjuva tarihinin kendi sonuyla karlamaya hazrland uluslarn gne tabur tabur kaydedilen acemi askerlerdir. 92 Resimsiz resim kitab.1 Aydnlanmann nesnel eilimi, imgelerin insanlar zerindeki egemenliine son vermekti; ama bu nesnel eilim znel karln bulamad: Aydnlanm dnce imgelerden kurtulma ynnde ilerlemiyordu. mgelere saldr, metafizik dea'dan sonra, bir zamanlar rasyonel saylan ve dncenin gerek bir abayla ulat kavramlar da kar durulmaz bir zorunlulukla tasfiye etmekle birlikte, Aydnlanma tarafndan ortaya salnan ve dnmeye kar baklk kazanan dncenin kendisi imdi ikincil bir figratiftik ediniyor - ama imgelerden veya kendiliindenlikten yoksun bir figratiflik. nsanlarn birbirleriyle ve eyayla ilikilerinin artk iyiden iyiye soyutlat bir ortamda, soyutlama yetenei silinip gidiyor. ema ve snflandrmalarn kapsadklar verilere yabanclamas ve ilenen malzemenin bireysel deneyime sdrlamayan aklalmaz hacmi, bilginin alm sanlan duyusal gstergelere srekli geri-evirisini zorunlu klyor. statistikleri batan sona kaplayan o hiyeroglif benzeri kk insan veya ev ekilleri, sadece sunumu kolaylatran rastlansal yardmc eler olarak grnebilir her tekil durumda. Ama saysz reklam, gazete ablonunu ve oyuncak figrn o kadar andryor olmalar rastlant deildir. Temsil, bunlarda, temsil edilene stn geliyordur. Gz dolduran, basitletirici ve dolaysyla sahte kavranabi-lirlikleri, dnsel srelerin kendi anlalmazlklarn desteklemektedir; ekillerin sahtelii de -dncesiz ve kr kapsayclklar- bu anlalmazlktan ayr tutulamaz. Her yerde her zaman varolan imgeler aslnda imge deildir; nk genel, ortalama ve standart modeli ben
145

zersiz ya da zel bir ey gibi sunmakta ve bylece onu alaya almaktadr. Tikelin tasfiyesinin kendisi de sinsi bir hileyle tikel bir eye dntrlyordun Tikellik istei henz gereksinim aamasndayken tortulanmaya uramtr ve imdi kitle kltr tarafndan izgi-bant modeline uygun olarak her yerde yenidenretilmektedir. lstrasyonlar almaktadr eskiden adna tin denilen eyin yerini. Sorun, insanlarn kendilerine ksaltlm biimde gsterilmeyen ve zihinlerine kaznmayan eyleri hayal edememelerinden ibaret deildir Eskiden zihnin zgrlnn olgulara arpma ve onlar infilak ettirme yolu olan nkte bile ilustrasyonlarn bir parasdr imdi. Dergileri dolduran resimli nktelerin ou amasz ve anlamszdr. Gz deinilen durumla yarmaya davet etmekten baka ilevleri yoktur. Bu trn saysz rneiyle karlam olan kiinin, "olup biteni", durumun kendi iindeki anlamllk anlarnn almndan daha byk bir hzla kavramas beklenmektedir. Byle resimlerle sahneye konulan ve sonra da dersini iyi renmi izleyici tarafndan durumun bir anda tartlmas ve eyann isiz egemenliine dirensizce boyun eilmesiyle yeniden sahnelenen ey, her trl anlamn gereksiz yk olarak bir yana atlmasdr. Zamanmzn nktesi, amalln intihardr. Bunu en gevrek anlatabilen k kendi gaddarlk hesaplar da hayli kabark olan bir kahkahaclar kolektifine kabul edilmekle dllendirilir. Byle nkteleri dnerek anlamaya abalayan kiiyse, olaylarn drtnala temposunun gerisine der aresizce: En basit karikatrde bile tpk izgi filmlerin sonu gibi lgn bir hzla olup biliyordur her ey. Gerileyici iler-eme karsnda aklllk da aptalla dnr. Dnceye kalan tek kavray, kavranmaz olan karsnda duyulan dehettir. Bir di macunu gzelinin glmseyen afiiyle karlaan dnceli kii, kzn parlayan dilerinde nasl ikencenin srtn gryorsa, her nktede hatta her resimli sunumda da znenin lm fermann okuyacaktr - znel akln evrensel zaferiyle kesinleen bir ferman 93 Amallk ve oaltn. - Kltr endstrisinin slubunu oluturan sahte gerekiliin sinema patronlar ve uaklar tarafndan dzmece tekniklerle imal edilmesine gerek yoktur: Bu sahtelik, bugnk re

146

tim koullar erevesinde, Doalcln kendi slup ilkelerinin dayat-* bir olgudur. Eer sinema, diyelim Zola'nn reetesine uyarak kendini gnlk yaamn gz kapal temsiline adayacak olsayd -hareketli fotoraf ve ses kayd bunu mmkn klmaktadr- sonu da izleyicinin btn grsel alkanlklarna yabanc, dank ve d biimiyle eklemsiz bir kurgu olurdu. Film tekniine ok uygun den radikal doalclk, anlamn btn yzey tutarlln paralar ve allm gerekiliin kart olan bir ey karrd ortaya. Film de bylece imgelerin armsal bir akna dnr ve biimini bu imgelerin katksz, ikin kurgularndan alrd. Ama ticari nedenlerle, hatta herhangi bir karsz amallkla, szleri ve jestleri anlam veren bir fikre balanacak biimde semeye altnda, bu belki de kanlmaz aba, doalcln varsaymyla ayn lde kanlmaz bir eliki iinde bulacaktr kendini. Doalc edebiyatta gerekliin daha seyrek daha az youn yeniden-retimi ereklere ve amallklara yer brakyordu- Sinemann teknik aygtnn elde ettii kesintisiz kopyalamada btn erekler yalana dnyor - hakikatinki bile. izleyiciye konuan kiinin karakterini sezdirmek, hatta btnn anlamn vermek amacyla syletilen sz, yeniden-retiminin geree dmdz ballyla karlatrldnda "gayri tabii" kaacaktr. Bu tutum, ilk kastl sahtekrlktan, ilk gerek arptmadan nce dnyann da ayn ekilde anlaml olduunu varsayarak merulatrr onu. Kimse byle konuamaz kimse byle yryemez - oysa film bandan sonuna kadar herkesin byle konuup byle yrdn ne sryordur. Kurtulamayaca bir tuzaa yakalanmtr kii: Somut anlam ne olursa olsun, konformizmi douran genel olarak anlamn kendisidir; te yandan, olgusal gereklerin saygyla yinelenmesi demek olan konformizmi sarsacak tek ey de anlamdr, bir eyi kast etmektir. Sahici amalar ancak amall bir yana brakmakla gerekleebilirdi: Bununla gerekilik arasnda bir uyumazlk olmas, sentezin bir yalana dnmesi belirginlik kavramnn yaratt bir durumdur. Bulank, ikiz anlaml bir kavramdr bu. Aralarnda bir ayrm yapmadan, hem konunun kendi rgtleniini hem de izleyiciye iletiliini belirtir. Ama bir rastlant deildir bu ikizanlamllk. Belirginlik, nesnel aklla iletiim arasndaki denge noktasn belirtir. Hem yanltr hem doru: Dorudur nk nesnel figr, gereklemi ifade, bu noktada kendi dna dnyor ve konuuyordur; yanltr, nk ifade hep bakalaryla konuan kiileri varsayar. Btn sanatsal hatta teorik yaptlar, byle bir
147

ikizanlamllk tehlikesiyle yzleme gcne sahip olduklarn gstermek zorundadrlar. Belirgin biim, ne kadar irek olursa olsun, tketime odun verir; belirginlii dlamaksa, yaptn kendi ikin ltleri gerei heveskrlk olur sadece, zppelik olur. Kalite, yaptn bu almaklara egemen olmak amacyla onlar kendi iine kabul ettii noktann derinliine baldr. 94 Velvele.1 - Sanatn yaklaan sonu, tarihsel olaylar temsil etmenin gittike zorlamasnda da kendini gsteriyor. Faizm konusunda yeterli bir tiyatro yaptnn bulunmamas yetenek eksikliine balanamaz; yetenei solduran da yazarn en ivedi grevinin zmszlemesidir. Ih ilkeden birini semek zorundadr yazar ve ikisi de konuya ayn lde yabancdr: Psikoloji ve ocuksuluk. Bugn estetik adan miadn doldurmu olan ilki, modern tiyatro asl konularn, siyasette bulmaya baladndan beri, nemli yazarlar tarafndan sadece bir hile olarak ve rahatsz bir vicdanla kullanlmtr. Fiesco'nun nsznde yle der Schiller: "Duyguyu sadece duygunun uyandrd doruysa eer, siyasal kahramann da tiyatro iin ok uygun bir konu olmadn kabul etmemiz gerekir, nk siyasal kahraman haline gelebilmek iin insan ihmal etmek zorunda kalmtr. Olay rgme ancak cokunun rn olan o canllk halesini kazandrmak deildi amacm; devletin souk ve ksr dramn insan yreinden karmak ve bylece onu yine insan yreiyle ilikilendirmek- insana ondaki devlet adam zeksna seslenerek ulamak - ve insani durumlar zekice bir entrika iinden elde etmek - amacm buydu. Ayn zamanda, dnya ile ilikim, meclis salonundan ok insan yreine aina olmama yol amt; bu siyasal zayflk bir iirsel g haline gelmitir belki de " Pek deil. Yabanclam tarihin insan yreiyle ilikisi Schiller'de bandan ben tarihin gayri insaniliini insanlarca kavranabilir bir ey olarak merulatrmann gerekesiydi; ve Schiller'in teknik "insan" ile devlet adam zekasn" zdeletirdii anda foyas da kyordu - tpk Leonore'nn kendi komplosuna ihanet eden adam tarafndan anlamszca ldrld o brlesk(mizahi tiyatro) sahnede olduu gibi. Estetik yenidenzelletirme eilimi, hmanizmi koruma abasnda sanatn dayanaca

148

zemini yok eder. Schiller'in fazla iyi kurgulanm oyunlarndaki komplolarn ilevi, kiilerin tutkularyla toplumsal ve siyasal gereklik arasnda ba kurmakt; ama yapta bir ey kazandrmayan, iktidarsz balard bunlar: Toplumsal ve politik gereklik daha o dnemde bile insann boyunu amaya balam, insani gdlere bavurularak anlalabilecek bir ey olmaktan kmt. Bu eilim, son zamanlarda, hretleri alakgnll okurcuklara yaklatrarak "insaniletirmeyi hedefleyen ucuz bir biyografi edebiyat biimine brnmtr Olay rgsnn hesapl bir biimde yeniden ne karlmasnn ahenkli bir biimde icra edilen tutarl bir anlam olarak eylemin yeniden reva bulmasnn altnda yatan da ayn sahte insaniletirme abasdr. Fotoraf gerekiliinin varsaymlarna gre, sinemada bunun mmkn olmamas gerekir. Anlaml olay rgsn yeniden ortaya srmekle, asalaka yamalad byk romanlarn deneyimini hie saymaktadr sinema: Bu romanlara anlamlarn veren, tam da tutarl anlam zp paralamalaryd. , Ama btn bunlar bir yana itmek ve psikolojik olann aldatc dolaymlarn dlayarak siyasal sahneyi soyut ve insan-st bir durum gibi sunmak da daha iyi bir seenek saylmaz. nk estetik imgeyi geersizletiren de olup bitenlerin zsel soyutluudur ten Yazar, srf bu soyutluu anlatlabilir klmak iin onu bir tr ocuk diline, ilk-rneklere evirmek zorunda kalr ve bylece onu ikinci bir kez evcilletirmi" olur; u farkla ki, yneldii hedef duygular deildir artk: Anlama srecinde, dilin kuruluundan bile nce gelen ve epik tiyatronun bile savsaklayamayaca birtakm kontrol noktalarna sesleniyordur Bu otoritelere bavurulmas, kolektif toplumda znenin tasfiye edildiinin en resmi gstergesidir. Ama bu evirinin nesnede yaratt sahteleme de, szgelimi bir din savan bir kralienin erotik gereksinimlerinden tretmenin sahteliinden daha az deildir. nk bugnn basitletirici tiyatrosunun betimlememeye yemin ettii insanlar da bu tiyatronun kendisi kadar ilkel ve ocuksudur. Oysa bunun yerine betimlemeyi stlendii siyasal iktisat, ilke olarak ayn kalsa da, birtakm ematik mesellere smayacak kadar ayrmlam ve ilerlemitir Byk lekli sanayinin iindeki sreleri sahtekr ve yasad sebze tccarlar arasndaki ilikiler olarak sunmak belki anlk bir ok etkisi yaratmak iin yeterli olabilir, ama diyalektik tiyatro iin yeterli delildir Ge kapitalizmin tarmsal ya da cinai dzlemlere ait imgelerle resimlendirilmesi, modern toplumun tm canavarlnn, onu rten
149

karmak olgular maskesinden syrlarak berrak bir biimde ortaya konulmasn! salamaz. Tam tersine, aslnda kendi zlerinden tretilmesi ve grnr klnmas gereken olgular karsndaki bu umursamazlk zn de arptlmasna yol aar. Bu yaklam, iktidarn en yksek dzeyde ele geirilmesini, toplumun kendini bulmas olarak deil de toplumun dndaki birtakm ebekelerin evirdii dolaplar olarak sunmakla kendini de zararszlatrp etkisizletirmektedir 2 Faizmin portresini yapmann imknszl, Faizmin kendisinde de onu seyretmek isteyen bakta da znel zgrln ortadan kalkm olmasndan kaynaklanyordur. Tmel esaret grlp tannabilir, ama temsil edilemez. Bugn zgrlk motifini ileyen siyasal anlatlarda insan tedirgin eden, hatta utan veren bir yn var; kahramanca direnie dzlen vglerde olduu gibi, iktidarsz bir gven tazeleme abas Bu anlatlarda sonu her zaman yksek politika tarafndan belirlenir ve zgrlk de sadece ideolojik bir grnm kazanr: nsani llerdeki eylemlerin iinden belirmiyor, sadece zgrlk hakkndaki sylevlere klielemi kkreyilere konu oluyordur. Sanat hi kurtaramayacak ey, l znenin iini doldurarak bir mze parasna dntrmektir; bugn sanata layk tek ey olan tmyle gayri insani nesneyse hem arlyla hem de insanszlyla sanatn tesinde kalmaktadr. 95 Titreim ayar. - Zevk, tarihsel deneyimin en dakik sismografdr Baka yetilerden farkl olarak, kendi davranlarn bile kaydedebilir' Kendine tepki gstererek kendi zevksizliinin farkna varr. zleyicileri iddetle sarsan veya nefret uyandran sanatlarn -ki dizginsiz zulmn szcleridirler- miza ve kaprislerini zevk ynetir- sinirli neo-romantiklerin alan olan o ince duyarlk, kendi temsilcilerine bile, Rilkenin u dizesi kadar kaba ve duygusuz gelecektir: "Kayna ite byk bir haledir nk yoksulluk..." O hassas rperti farkl olma duygusu, zulm tapncnda her zaman kullanlmaya hazr bir maskeden baka bir ey deildir bugn. Estetik ynden en gelimi sinirlere imdi en katlanlmaz gelen ey, kendini her zaman hakl gren ikin estetizmdir. Birey, kendi ge burjuva yaralannn ince telkri

150

sinin(gm ileme sanat) yardmyla yine o ge burjuva yaplanmann ince telkarisine kars isyan edebilecek kadar tarihsel bir varlktr. Her trl estetik znelcilikten, davurum ve yceltmeden tiksinen ten, tarihsel incelik [takt] yoksunluu karsnda irkiliyordur en ok - tpk eskiden znelliin burjuva detlerine tiksintiyle srtn evirmi olmas gibi. Sanattaki yeni nesnelci eilimin en byk amac olan mimesis'in [yapt doaya ve geree benzetme abas] yadsnmas bile mimetik bir edimdir, znel d1avurum, dardan -siyasal ya da toplumsal dnm alanndan- deil, dolaysz drt ve tepkilerin iinden yarglanabilir ancak: Bu drtlerin her biri, kltr endstrisi karsnda utanca boulduu iin baklarn kendi ayna imgesinden karyordur. Listenin banda erotik duygusalln reddedilmesi gelir; Kafka'nn yaptlarnda cinsellie getirilen kolektif yasaklama kadar lirik vurgunun geirdii kayma da bunun gstergesidir. Fahie, aslnda gittike snmlenmesine karn, Davurumculuktan bu yana sanatn anahtar figrlerinden biri haline gelmitir, nk cinselliin herhangi bir skntdan uzak biimde ilenmesi ancak utantan arnm figrlerin betimlenmesiyle mmkndr bugn. Tepkilerimizin en derin katmanlarnda gereklesen bu tr kaymalar, sanatn bireyci biiminin zayflamasna ve rmesine yol am, ama onun yerini kolektif bir biimin almasn da salayamamtr. Sonuna kadar davurum alanna bal kalmak ve kolektiflemenin hunhar zorlamasna kar kmak, bireysel sanatnn inan ve bamszln aan bir aba olur. Sanat, eer ad kalm bir hmanizm yoluyla hakikatsiz ve aresiz biimde gayr insani olann da gerisine dmek istemiyorsa, tam tersine yalnzlnn en gizli hcrelerinde bile bu zorlanmay hissetmeli, hatta kendi isteine karn hissetmelidir. En uzlamaz edebi Davurumculukta, rnein Stramm'n iirinde veya Kokoschka'nn oyunlarnda bile, gerek radikalizmlerinin br yz olarak safdil bir liberal gven esi bulunur 1 Ne var ki onlarn tesine geme abas da bir o kadar tartmaldr Zararsz mutlak znellii bilinli olarak tasfiye etmeye kalkan sanat yaptlar, bylece, kendilerinde olmayan ama keyfi biimde sz ettikleri olumlu bir topluluk talebini ortaya atm olurlar. Bu da onlar kyametin szcleri ve mutlak bir safdilliin hl sanat olarak varolabilme safdilliinin- kurbanlar durumuna drr sadece. Sorumlu yaptn kmazlar sorumsuzluun iine yarar. Sinirler, tmyle ortadan kaldrmak bir kez mmkn olduunda, arknn yemden doan baharna kar da hibir bcek ldrc kr etmeyecek ve barbar Fu
151

trizmden sinema ideolojisine kadar uzanan ulusal cepheye kar direnebilen hibir ey kalmayacaktr ortada. 96 Janus'un saray. - Kltr endstrisini geni bir dnya-tarihsel perspektif ime yerletirme arzusuna kaplan kii, insanlarla kltrleri arasndaki kadm atlan sistemli biimde smrlmesi olarak tanmlamak zorundadr onu. zgrln gizilgcyle bask ve zulmn gerekliim her zaman ayn anda gelitiren ilerlemenin iki ynl doas, halklarn bir yandan doa ve toplumsal rgtlenme zerinde gittike daha byk denetim kurmaya yneltildikleri, ama ayn zamanda, kltrn koyduu snrlama ve zorlamalar yznden, tam da kltrn bu trden btnlemelerin tesine nasl getiini anlayamayacak hale geldikleri bir duruma yol amtr. nsanlar iin yabanc bir eye dnen de kltrn aslnda onlara en yakn olan ve onlar dnyaya kar savunan insani esidir. Kendilerine kar dnyayla ibirlii yapmakta ve yabanclamalarn en by de -her eyin metalamas ve kendilerinin de makinenin eklentilerine dnmesi- onlara bu yaknlk serab gibi grnmektedir. Byk sanat yaptlarnn ve felsefi kurgularn anlalmaz kalmasnn nedeni, insan deneyiminin merkezinden ok uzak olmalar deildir - tam tersi geerlidir bunun Bu kavrayszlk da fazla byk bir kavrayla aklanabilir- Kii evrensel hakszlkla kendi su ortakln anlamaya yanatnda kavurucu bir utan duyacaktr. nsanlar da, buna katlanmaktansa, grnnn dzgnlyle kendi zlerini sakatlayan ve bunu da alay eder gibi yapan eye balanmaktadr. te, kentsel uygarln btn evrelerinde varolan dzenin anak yalayclarnn asalaka yerletii nokta da bu trden kanlmaz yanlsamalardr: Ellerinin altnda mekanik oaltm teknikleri ve Pompeii ykntlarnda ilkrneini kolayca grebileceimiz o sanayi aygt olmad halde ge dnem Atina komedisi ile Helenistik ssleme sanatlarnda oktan kendini gstermitir kitsch. Yzyl ncesinin popler romanlarn, rnein Cooper'nkileri okuyan k, Hollyvvood'un btn kalplarnn yeterince gelimemi ilkrnekleriyle karlaacaktr. Kltr endstrisinin bayatln tekellemeye balamak yanltr belki de; bu bayatlk, en bandan beri

152

edence denen eyin ayrlmaz bir zellii olmaldr. Baz deimezlerden olumu bir yapdr kitsch; ve bu klieler felsefi yalann kendi arbal tasarmlarnca da benimsenmitir. lke olarak hibir ey deimemelidir bu kalplarda, nk zaten btn habisliin amac da hibir eyin deiemeyeceini insanlarn zihnine akmaktr. Uygarlk kendi seyrini rastgele ve anonim olarak izledii srece, nesnel tn bu barbarca enin kendi zorunlu paralarndan biri olduunun farknda deildi Aslnda tahakkm dolaymlad halde dolayszca zgrle yardm ettiini sanyordu; ama srf bu yanlsama bile tahakkme dolaysz bir yardm sunmaktan alkoyuyordu onu. Kendisim bir glge gibi izleyen kitsch'i iddetle yasaklamt. phesiz, bu iddetin kendisi de yksek kltrn rahatsz vicdannn belirtisiydi: Tahakkm koullarnda kendisinin de artk kltr olamayacan bulank biimde sezmekteydi ve kitsch de ona kendi alaln hatrlatyordu. Bugn egemenlerin bilincinin toplumun genel eilimiyle rtmeye balad koullarda, kltrle kitsch arasndaki gerilim de kaybolmaya balamtr. Kltr, tiksindii kartn aresizce peinden srklemiyor artk; tersine, onu kendi denetimine alyor, insanln tamunu ynetirken, insanla kltr arasndaki kopukluu da ynetiyor. Ezilenlere nesnel olarak dayatlm kabalk, duygusuzluk ve darlk bile mizah alannda znel bir virtzlkle kullanlyor. Ayn anda hem btnlemi hem de uzlamazlklarla dolu varoluun en tipik gstergesi barbarln bu ieriliidir. Gelgeldim, denetimcilerin istenci bu noktada dnyann istencini tank gsterebilir: Onlarn kitle toplumu mterilere sunaca bayal retmeden nce mterilerin kendisim retmitir. Sinemaya, radyoya ve magazinlere oburca saldranlar onlard- Karlnda vaat ettiini vermeksizin onlardan alan dzen yznden ilerinde doyumsuz kalan her ey, gardiyanlarnn sonunda onlar hatrlamas ve alklarn da sa elinde saklad ekmek yerine sol elinde tuttuu talarla gidermesi iin yanp tutuuyordu. imdi artk yalanm beyler ve hanmlar, farkl bir eyler de yapabilecekken, eyrek yzyl boyunca, kalplerinin aln o kadar iyi hesap eden kltr endstrisinin kucana dtler teker teker. Faizmin iliklerine kadar rtt bir genlie serzenite bulunmaya hi haklan yok imdi. Her trl kltrel mirastan yoksun braklm bu znesiz kuak, kltrn asl mirass.
153

97 Monad. Birey, siyasal iktisadn, zellikle de kentsel pazarn biimlerine borludur billurlamasn. Toplumsallamann basncna kar koyarken bile onun en zgl rn ve sureti olarak kalr. Direnebilmesini salayan o bamszlk damar, monadolojik bireysel kardan ve onun keltisi olan kiilikten kaynaklanyordur. Birey, kendi bireylemesinde,- ne kadar dolayl biimde olursa olsun, smrnn daha nce belirlenmi toplumsal yasalarn yanstr. Ama bu, bireyin bugnk rynn de bireysel etkenlerden deil toplumun eiliminden karsanmak zorunda olduu anlamna gelir: Bireylemenin sadece dman deildir bu eilim, kendini onun araclyla ifade ediyordur. Gerici kltrel eletirinin radikal olandan farkll da bu noktada ortaya kar. Gerici eletiri, bireyin ryne ve toplumun bunalmna iaret ederken ou zaman keskin gzlemlerde bulunur, ama bu durumun ontolojik sorumluluunu da yaltk ve isel bir ey olarak kendinde-bireye ykler; bu yzden de inan ve tz yoksunluu ye derinlik eksiklii sulamalar da syleyebileceklerinin snrn oluturur: Bunlar syledikten sonra rahata gemie dnerek avutur kendini. Huxley ve Jaspers gibi bireyciler, mekanik boluu ve nrotik zayfl yznden mahkm ederler bireyi; ama verdikleri hkmn vard yer, toplumsal bireyleme ilkelinin eletirisi deil, bireyin kendisinin feda edilmesidir. Yrttkleri polemik, ierdii yarm-hakikatlerle, hakikatsizliin tamamdr oktan. Onlara gre, kiileri sadece kuatmak ve arptmakla kalmayp t ilerine, eskiden onlarn bireyliklerini de koullandrm o insaniliin iine bile nfuz eden bir sistem deildir toplum; insanlarn dolaymsz bir topluluu olarak gryorlardr onu ve btn de bu insanlarn davranlarnn toplamdr. Varolan durumun bu sadece insani yorumuyla, insanlar gayri insanilie balayan kaba maddi gereklik de sulanrken bile kabullenilmi olur. Tarihsel dnmeyi baarabildii daha iyi gnlerinde burjuvazi pekl farkndayd bu tr i balantlarn: Doktrini yozlaarak sosyalizme kar ahmaka mazeretlere indirgendike bunlar da unuttu. Jacob Burckhardt'n Yunan uygarl tarihinin gl yn, Helenistik bireyselliin kuruyuunu sadece polis'in nesnel gerilemesiyle deil, tam da o bireysellik tapmayla ilikilendirmesidir: "Ama Demosthenes ve Phokion'un lmlerinden sonra, kentte artc bir
154

siyasal kiilik azalmas grld; azalan, sadece siyasal kiilikler de deildi: Samos'a yerletirilmi Attikeli bir ailenin ocuu olarak M. . 342 ylnda doan Epikuros, herhangi bir dnya-tarihsel neme sahip son Atinaldr." Bireyin yitip gitmekte olduu ortam, ayn zamanda "her eyin mmkn olduu" bir azgn bireycilik ortamyd: "Her eyden nce de, tanrlar yerine bireylere tapnlmaktadr imdi."1 Polisin k sonucunda bireyin serbest kal onun direncini artrmam, tam tersine bireyle birlikte bireyselliin kendisi de despotik devletler iinde tasfiye olmutu - bu, toplumu on dokuzuncu yzyldan Faizme gtren bir merkezi elikinin de modelidir. Beethoven'in toplumdan gelen biimler iinde alan ve zel duygularn ifadesinde ilekee tutumlu davranan mzii, toplumsal atmann ynlendirilmi yanklaryla nlar ve bireyselliin btn zenginlik ve gcn de bu ileci tutumluluktan alr. Richard Strauss'un mzii ise tmyle bireysel iddialarn hizmetindedir ve kendine-yeterli bireyin yceltilmesine adanmtr, ama ite bu yzden de bireyi pazarn bir alc organna indirgemekte, keyfi biimde seilmi fikir ve sluplarn taklitisi durumuna drmektedir. Baskc toplumda bireyin zgrlemesi, yararl olduu kadar zarar da verir ona. Toplumdan zgr olmak, onu zgrleme gcnden de yoksun brakr. nk bakalaryla ilikilerinde ne kadar gerek olursa olsun, mutlak olarak dnldnde sadece bir soyutlamadr birey. eriini oluturan her ey toplumsal olarak kurulmutur; toplumu aan btn drtleri, toplumsal durumun kendini amasna hizmet eder. Mutlak bireysellik dncesinin kkeninde yer alan Hristiyanln lm ve lmszlk doktrini bile, insanl kapsamaya ynelmeseydi eer, ii bo bir kabuk olarak kalrd. Mutlak lmszl isteyen ve sadece kendisi iin isteyen tekil insan, bu snrlamayla, "yaamn yitiren, onu koruyacaktr" buyruuyla dizginlenen o sakalma ilkesini aklalmaz boyutlara karm olur sadece. Bireyin mutlaklatrlmas, toplumsal ilikinin evrensel dolaymndan -bir mbadele olarak, kendi araclyla gerekleen tikel karlarn da her zaman snrlanmasn gerektiren bir dolaym- en kuvvetli olann iktidara el koyduu bir dolaysz tahakkm dzenine geildiini de gsterir. Onu her eye karn toplumsal znenin paras klan btn dolaymlarn bylece bireyin kendi iinde de tasfiye olmasyla, yoksullap kabalaan birey sadece bir toplumsal nesne olmaya doru geriler. Birey, Hegel'deki anlamyla soyuta gerekleen bir ey olarak kaldnda kendini de iptal eder: Kendi kaba ve sinsi kar155

larndan baka bir ey tanmayan insanlar, rgtlenme ve terr onlara yetiip nlerine getii anda teslim bayran ekenlerdir. nsanln sre giden izlerine bugn sadece k halindeki bireyde rastlayabiliyorsak eer, insanlar yaltlmlklar iinde bsbtn ezmek zere bireyselletiren yazgsalla son verilmesi gerektiini de anlamamz gerekir. Kurtarc ilke imdi sadece kendi antitezinde yayordur 98 Vasiyet. ~ Diyalektik dnce, mantn zorbalndan yine onun kendi aralarn kullanarak kurtulma abasdr. Ama bu aralar kulland iin o da her an zorbalama tehlikesiyle yz yzedir- Akln kurnazl, diyalektii de sultasna almak ister. Varolan, ancak yine varolan dzenden tretilmi bir evrenselin yardmyla alabilir Evrensel, varolan zerinde egemenliini yine varolann kendi kavramna dayanarak kurar ve bu yzden dz varoluun gc de onu kerteninkine e b,r iddetle hep yeniden dayatmak ister kendini Tarihin devinimi gibi dncenin devinimi de, olumsuzlamann mutlak ynetimi altnda ve ikin antitez rgsne uygun olarak, hibir kukuya yer brakmayan ve her trl olumsuzluu dlayan bir amanszlkla pozitifleir. Her ey, toplumun ald biimleri tarihsel olarak belirleyen balca ekonomik evrelere ve bunlarn geliimine dahil edilir- dncenin btnnde, Parisli sanatlarn le genre chef d'oeuvre [bayapt uru] dedii eye benzeyen bir yn vardr. Felakete tam da byle bir geliimin kesinlik ve sklnn yol at ve bu skln da tahakkmle balantl olduu gerei, eletirel teoride, en hafif deyimiyle aka belirtilmemitir; o da tpk geleneksel teori gibi aamal ilerlemeye balamtr kurtulu umudunu. Sklk ve btnlk, burjuvann dnsel idealleri olan zorunluluk ve genellik, gerekten de tarihin formln kuatr ve snrlar; ama tam bu yzden toplumun yaps da diyalektik eletiri ve pratiin hedef ald o byk, kmldatlmaz tantanal kavramlarda bulur en younlam keltisini. Benjamin' bugne dek hep yenenler asndan yazlan tarihin artk yenilenler asndan yazlmas gerektiini sylemiti, biz belki unu ekleyebiliriz buna: Bilgi, zaferle yenilginin lmcl biimde dorusal sralann mutlaka temsil etmeli, ama bu dinamiin dnda kalm veya ya

156

na dm eylerle, diyalektiin dna kam atklar ve kor noktalarla da uramaldr. Yenilenler, iktidarszlklar iinde, zorunlu olarak konu d tuhaf, nemsiz ve gln grnrler. Egemen toplumu aan, gelitirdii gizilg deildir sadece; tarihsel devinimin yasalarna tam uymayan btn her ey de bu ama srecine katlr. Teori, apraz kalan, ters, k geirmez ve zmlenmemi malzemeyle de uramak zorundadr. Bu nitelikleriyle bandan beri ad bir zellik gstermitir bu malzeme, doru; ama tarihsel dinamii atlattna gre bsbtn miadn doldurmu da deildir. Sanatta hemen grlebilir bu Alis Harikalar Diyarnda veya Struwwelpeter gibi ocuk kitaplarnn ilerici mi yoksa gerici mi olduklarn sormak sama olur; yine de bu kitaplar, Hebbel'in trajik sululuk, tarihin dnm noktalar, dnyann ve bireyin serencam gibi resmi temalar konu alan yksek tiyatrosuna oranla ok daha zengin tarihsel ifrelerle doludur. Satre nin mark ve ocuksu piyano paralarnda da, btn sklna ve ardndaki mziksel geliimin btn duygusal derinliine karn Schon-berg okulunun hayal bile edemeyecei deneyim parltlar bulunur. htiaml mantksal karmlarn hi farkna varmadan taral bir grnm almas mmkndr. Benjamin de, yazlarnda, byk erekler tarafndan henz tmyle grnmez klnmam eyleri felsefi adan verimli klmaya alyor ve bunun iin hep yeni yollar deniyordu Bize brakt vasiyet, byle bir abay sadece dncenin yabanclatrc bilmecelerine havale etmek deil, ereksiz olan kavramlarn dnyasna sokmaktr: Ayn anda hem diyalektik olarak hem de diyalektie kar dnme ykmll. 99 Altn ayar. Dinsel normlarnn zlmesinden ve zerk olanlarnn da biimsellemesinden sonra burjuva ahlaknn elinde kalan kavramlar arasnda en deer verileni sahiciliktir. nsana yneltilebilecek baka hibir balayc talep kalmamsa bile, en azndan tmyle olduu gibi olmas istenebilir. Her bireyin kendisiyle zde olduu dncesinde, olgusaln yceltilmesiyle birlikte hakikatin rtlmezlii postulas da Aydnlanma bilgisinden ahlak alanna aktarlyordur. Bu dnceye katlanlar da, geleneksel yarglardan ve idealist lala
157

zanlklardan ileri bulanan ve eletirel bamszlklaryla nl o ge- burjuva dnrlerinden bakas deildir. Ibsen'in yaayan yalanla ilgili -phesiz ihlal edilmi- yargs ve Kierkegaard'n varolu doktrini, otantiklik idealini metafiziin bakesine oturturlar. Sahici szc, Nietzsche'nin zmlemesinde, her trl tartma ve kavramsal gelitirmeden muaftr. Faizmin dnm ve dnmemi filozoflar iin de, otantiklik, bireysel varoluun "dnyaya atlmlnn" kahramanca direnci veya snr-durumlar gibi deerler, dinsel-otoriter duygusall en ufak bir dinsel ierik olmakszn gaspetme aralar haline gelir. Bu tr dncelerin vard yer, yeterince ar ve saf olmayan her eyin, demek Yahudilerin sulanmasdr: Richard Wagner, daha o dnemde bile, yabanc crufa kar halis Alman madenini savunmu ve bylece kltr pazarnn eletirisini bir barbarl hakl karma gerekesi olarak ktye kullanm deil miydi? Ne var ki sahicilik kavramna dsal deildir bu istismar. Ypranm giysilerinin satlmakta olduu u gnlerde, byk muhalefet yllarnda gzlerden sakl kalan teel yerleri ve yamalar da gn na kyor. Sahiciliin dayanandadr hakikatsizlik: Bireyin kendisinde. Eer, Hegel ve Schopenhauer gibi iki zt kutbun da farkna vard zere, dnyann seyrinin srr bireyleme ilkesinde saklysa, o zaman benliin nihai ve mutlak tzsellii dncesi de z rrken bile yerleik dzeni koruyan bir yanlsamaya kurban gider. Doruyla sahici eitlenemez. Gzn krpmadan kendi zerinde dnme abas, Nietzsche'nin psikoloji dedii pratik, baka bir deyile kiinin kendiyle ilgili doruyu yakalama srar - tastamam budur, ocukluun ilk bilinli deneylerinde bile, zerinde dnlen drtlerin o kadar da "sahici" olmadn tekrar tekrar gsteren. Her zaman bir taklit ve oyun esi ierir bu drtler, bir farkl olma istei. Kiinin, kendisiyle ilgili toplumsal bir bilin kazanmak yerine, tmyle salam bir eye, bir nihai varla demek zere kendi bireyselliine dalmas, tam da Kierkegaard'dan beri otantiklik kavram sayesinde szmona defedilen o sahte sonsuzlua yol aar. Bunu hi szn saknmadan syleyen kii Schopenhauer'di. Varoluu felsefenin bu huysuz atas ve byk speklasyoncularn kt niyetli mirass, bireysel mutlakln labirentinde herkesten iyi bulabiliyordu yolunu. Eritii sezgiye, bireyin Kendinde-ey deil sadece grn olduunu belirten speklatif tez elik eder. "Her birey," diyor sten ve Temsil Olarak Dnya'nn Drdnc Kitabndaki bir dipnotta, "bir yandan bilginin znesidir, baka bir deyile, tm nesnel dn158

yann varolabilirliinin tamamlayc kouludur, te yandan da kendini her eyde ortaya koyan o stencin tekil bir tezahrdr. Ama varlmzn bu ikilii, kendisi iin varolan bir birlie dayanmaz: aks halde kendi bilincimize, bilginin ve istencin nesnesi olan eylerden bamsz olarak, srf kendimiz araclyla ulaabilirdik: oysa kesinlikle imknszdr bu; byle yapmaya giriip de bilme abamz iimize ynelterek tam bir z-dnme varmaya altmzda, dipsiz bir bolukta yitiririz kendimizi ve iinden bir sesin geldii ama sesin nedenini iermeyen bo bir cam kreye benzemeye balarz; kendimizi kavramaya alrken yakaladmz eyin tzsz bir hayaletten baka bir ey olmadm rpertiyle fark ederiz." Bylece adn koyuyordu saf benlik denen o aldatc mit'in: Boluk, hilik. Bir soyutlamadr bu. Kendini kkensel bir kendilik olarak, bir monad olarak sunan ey, toplumsal sreteki yine toplumsal bir blnmenin rndr sadece. Birey tam da bir mutlak olarak, mlkiyet ilikilerinin bir yansmasdr Biyolojik olarak bir olann mantksal adan toplumsal btnden nce geldii yolundaki kumaca iddia bireyde bir dayanak bulur kendine: Toplumsal btnden ancak zor yoluyla yaltld halde bireyin olumsall bir hakikat standard olarak sunuluyordun Sadece toplumla i ie gemi deildir birey; varln da szcn en dz anlamyla topluma borludur. Btn ierikleri toplumdan ya da nesnesiyle ilikisinden gelir. Bu ilikiyi ne kadar zgrce gelitirir ve yansra o kadar zenginleir; buna karlk, bir kken olarak sahiplendii aylma ve sertleme onu kstlayp yoksullatrr. Kierkegaard n kendi iine ekilerek bolluu orada aramasnn ve benzer abalarn sonunda bireyin feda edilmesine varmas ve tam da Kierkegaard m idealist sistemlerde kar kt o soyutlua yol amas bir rastlant deildir. Sahicilik toplumsal basknn insana dayatt monadolojk biimi inat ve dik kafal bir srarla sahiplenmekten ibarettir. Oysa kuruyup gitmemek iin otantik olmamann lekesini stlenmek gerekir nk mimetik mirastan besleniyordur otantik olmayan, insan olanla yknme arasnda zorunlu bir ba vardr. Bir insan ancak baka insanlara yknerek insan haline gelir. Sahiciliin rahipleri, akn ilksel biimi olan bu trden davranlarda, tahakkm dzenini sarsabilecek topyann kokusunu alrlar. Nietzsche, dnmyle hakikat kavramna bile nfuz edip de sahicilik kavram karsnda dogmatike gen ekilirken tam bir Luther'cidir - hi olmak istemedii ey; rol yapanlara kar esip yamalar da onu baaktr Wagner'de o kadar kplere bindiren
159

anti-Semitizmin izlerini tar. Wagner'e rol yapt iin deil -nk bata mzik olmak zere btn sanatlar tiyatroyla ilikilidir ve Nietzsche nin her cmlesinde de Roma Senatosundan gelen bin yllk retorik seslerin yanks iitilir- rol yapmaya aktrce kar kt iin kzmas gerekirdi. Otantik olmad halde kendini gerek diye satan yalanla sulamak yeterli deildir: Otantikliin kendisi de, otantik olduu anda bir yalan haline gelir: Kendi zerinde dnr ve kendini sahici olarak ne srerken, el koymaya ve tutunmaya alt zdeliin tesine oktan kaymtr. Bir ontolojik temel olarak sz edilemez benlikten; olsa olsa teolojik terimlerle, Tanr'nn sureti olarak sz edilebilir Benlie sarlan ve teolojik kavramlar bir yana iten kii, plak kar demek olan eytani pozitifin merulatrlmasna hizmet ediyordur: O pozitiften bir anlamllk halesi alr ve sakalmac akln kumanda gcn yce bir styapya dntrrken, dnyadaki gerek benlik de Schopenhauer'in geriye bakarken fark ettii eye dnmtr oktan-bir hayalet. Bir yanlsama olduunu sahicilik kavramnn tarihsel ierim erinden de anlayabiliriz. zgn olann tretilmie kar stnl fikrim ieriyordur bu kavram. Ama bu fikir de her zaman toplumsal lejitimizimle1 ilikilidir. Her ynetici katman, blgenin en eski yerleiinin ve en yerli sahibinin kendisi olduunu ne srer. Btn bir isellik felsefesi, dnyaya kar szde tiksintisiyle, ilk gelenin en byk hakka sahip olduunu savlayan o hunhar ve barbarca hikmetin yceltilmi biimidir sadece; ve benliin ncelii de, yaadklar yeri kendi evlen sayan herkesin ncelii kadar hakikat ddr. Otantikliin u eski physei ve thesei kartlna -insan mdahalesinden bamsz olarak varolan eylerin yapay eylerden daha iyi olduu dncesi- bavurmas da burada sylenenleri geersizletirmez. nsan yaps eylerin a dnyay ne kadar sararsa, bu durumun sorumlular da kendi doal ilkelliklerini o kadar tiz perdeden ilan ederler Bireyci ahlakn son smaklarndan biri olarak sahiciliin kefi, kitlesel snai retimin bir yansmasdr. oaltlmaz olann gerekten sahici olduu dncesi, ancak milyonlarca standartlam metann kr amacyla benzersizlik yanlsamasn yaydklar bir ortamda doabilir- Hem bu metalarn antitezi olarak belirmitir hem de onlarla ayn terazide tartlyordur. Dnsel rnlerin otantik olup olmad sorulmazd eskiden, zgnlk de Bach'n anda bilinmeyen bir kavramd. Sahicilik sahtekarlnn kkleri, burjuvazinin mbadele sreci karsndaki krlne gider. Sahici eyler, metalarn ve baka mbadele aralar
160

nn en ok da altnn indirgenebilecei eylerdir. Ama tpk altn gibi sahicilik de kaliteli metalin orants olarak soyutlandnda bir feti haline gelir. Zemin olarak alnyordur ikisi de, oysa toplumsal ilikiden baka zemin yoktur. Altn da sahicilik de eylerin satlabilirliini, karlatrlabilirliini ifade ederler sadece; onlardr, kendinde olmayp sadece bakalar-iin olanlar. Sahicinin sahtelii, mbadelenin ynettii bir toplumda, yerini tuttuu ama hibir zaman olamad eyin kendisi olduunu iddia etme ihtiyacndan kaynaklanr. Sahiciliin havarileri, imdi dolama hkmeden gce hizmet ederken, paradan yaplm duvaklarla sslyorlardr o gcn iflasn. 100 Sur l'eau 1 zgrlemi bir toplumun amacnn ne olduunu soran kii, insann gizilgcnn gereklemesi ya da yaamn zenginlii gibi cevaplarla karlar. Bu kanlmaz soru ne kadar yersizse doksanl yllarn elenmeye km o bol sakall Natralistleri tarafndan savunulan sosyal demokrat kiilik idealini anmsatan cevabn tiksindirici zgveni de o kadar kanlmazdr. Sadece en kaba talepte dile gelir efkat- Artk hi kimse a kalmasn. Baka her talep, insan ihtiyalar tarafndan belirlenmesi gereken bir duruma, bal bana bir ama olarak retime uyarlanm bir davran tarzn uygulamaya ynelir Ketlenmemi, canl, yaratc insan gibi bir hayalci imgenin iine burjuva toplumunda ketlenmeye, acizlie ve hi deimeyenin ksrlna da yol aan meta fetiizmi szmtr. Burjuva tarih dlnn zorunlu tamamlaycs olan "dinamizm" kavram bir mutlak konumuna ykseltilmektedir; oysa zgrlemi bir toplumda, retim yasalarnn antropolojik bir refleksi olarak dinamizm kavramnn karsna ihtiya kavramyla klmas gerekir. Kstlanmam faaliyet, kesintisiz dourganlk, snrsz itahllk, lgnca bir devinim tutkusu olarak zgrlk - bunlarn ardnda yatan anlay her zaman toplumsal iddetin deimez bir veri olarak, salkl bir ebedilik rnei olarak merulatrlmasna hizmet etmi olan burjuva doa kavramndan beslenir. Marx'n kar kt o pozitif sosyalizm reetelerinin barbarlktan kaynakland yer de burasdr, yoksa szde eitlikilikleri deil. Korkulmas gereken, insann lezzetli bir aylakla kaplmas deil, evren161

sel doa maskesi altnda toplumsaln vahice yaylmasdr: Cinnete dnm bir faaliyet olarak kolektif. retimin srekli artt ikircik-siz bir gelime varsaym da, niceliin emrindeki bir btnn paras olduu iin nitel farkllktan korkan ve bu yzden sadece tekynl bir gelimeye izin veren o burjuva zihniyetine zg bir safdilliktir. Ama zgrlemi toplumu tam da byle bir btnlkten zgrleme olarak tasarladmzda, retimin artyla ve bu artn insandaki refleksleriyle hi ilikisi olmayan baz geliim izgileri belirir ufukta. Eer ketlenmemi kiilerin dnyann en sevimli, hatta en zgr insanlar olmad doruysa, zincirlerinden kurtulmu bir toplumun da, retim glerinin bile insann en derin temeli olmayp sadece onun meta retimine uyarlanm tarihsel biimini temsil ettiini dnebilmesi beklenir. Doru toplum belki de gelimeden usanacak ve zgr olduu iin de, onu yabanc yldzlar istila etmeye zorlayan bulank bir drtye boyun emek yerine, baz imknlar kullanmay reddedecektir. Yoksulluk ve eksiklii artk unutmu olan bir insanlk, yoksulluktan kamak iin bugne kadar yaplm olan ve sadece daha geni lekte bir yoksulluk retmek iin zenginlii kullanmakla kalan btn dzenlemelerin aldatc ve beyhude niteliini de bir ucundan anlamaya balayacaktr. Hazzn kendisi de etkilenecektir bundan - tpk elenmenin bugnk biiminin de operasyona, planlamaya, bencil bana buyruklua ve tahakkme bal olmas gibi. Rienfaire comme une bete [bir budala gibi hibir ey yapmadan durmak, bir hayvan gibi hibir ey yapmadan durmak], suyun stnde srtst yatmak ve gkyzne bakmak, "sadece varolmak, baka hibir ey olmadan, hibir ek tanm ve doyuma gerek kalmadan varolmak" - bu, srecin, eylemin, tatminin yerini alabilir ve bylece diyalektik mantn sonunda balad noktaya dnme vaadini de yerine getirebilirdi. Soyut kavramlarn hibiri, ebedi bartan daha yakn dmemitir gereklemi topyaya. Gelimeyi Maupassant ve Sternheim2 gibi yana ekilerek izlemi olan gzlemciler, bu erein kendi ifadesini bulmasna rkeke, onun krlganlna e bir ekingenlikle yardm etmilerdir.

162

NC BLM
1946-1947 Ey , derken alp gtrr msn Baudelaire

101 Sera bitkisi. Erken ve ge olgunlaan kiilerle ilgili szlerde -ki ilkine kar lmcl bir haset iermeyenine pek az rastlanr- hibir doruluk pay yoktur. Erken olgunlaan kii bir bekleyi duygusu iinde yaar. Deneyimleri nselci bir nitelik tar: Sezgici bir duyarlk, imgelerde ve szlerde, eyann ve insanlarn ancak daha sonra gerekletirecei eyleri yakalyordun Deyim yerindeyse kendisiyle dolmu byle bir bekleyi d dnyadan ekilir ve onunla ilikisine nro-tik bir cilvelilik tonu kazandrr. Erken olgunlaan kiide baz becerilerin sahibi olmann tesinde birtakm zellikler varsa eer, her zaman kendi hatalarn yakalama zorunluluunu duyacaktr - normal insanlarn ahlaki bir ykmllk olarak sunmay sevdikleri bir taknt. Hayal gcnn kaplad alanda nesnelerle ilikisine de bir yer amaya abalarken ac duyacaktr: Ac ekmeyi bile renmesi gerekiyordun Ge olgunlat sylenen kiide en ufak bir isel sarsntya uramadan srp giden ben-olmayanla temas, erken olgunlaanda hep son derece acil bir ihtiya durumundadr. Drtlerinin narsisistik ynelii -ki deneyimlerinde Hayal gcnn tuttuu yerin byklnden de anlalabiliyordur- olgunlamasn pozitif olarak geciktirir. Hayal gcnde byk lde yumuatlm durumlar, korkular, tutkular, plak iddetleriyle ancak daha sonra yaar; bu korku ve tutkular, onun narsisizmiyle atma iinde, tketici bir hastala dnrler. Bylece o da vaktiyle fazla klfetsizce am olduu ve imdi bedelini talep eden ocuksulua doru geriler, olgunlaamam bir kiiye dnr -olgunlaabilenlerse her aamada gstermeleri beklenen davranlar gsteren, ocukken ocuksu olan ve imdi de sabk erken-olgunlaan zerinde kurulan lsz otoriteyi balanmaz bulanlardr. Tutku kertiyordur erken olgunlaan kiiyi; kendine yeterliliinin gveni iinde fazla uzun sre uykuya yatmtr ve bir zamanlar havai kprler kurmu olduu uurumlarn nnde aresizce rpnmaktadr. Er165

ken gelimilerin el yazlarndaki ocuksu zellikler bo bir uyar deildir. nk doal dzeni tahri eden ve kzdran sivriliklerdir erken gelimiler; di bileyen salk da onlara ynelen tehditten beslenecektir, tpk toplumun da onlar baary klfete eitleyen denklemin gzle grlr bir yadsn sayarak hi gvenememesi gibi. Hep hak ettikleri dnlen ceza, kendi i ekonomilerinde, bilinsizce ama amanszca, uygulanr onlara. Vaktiyle aldatc bir iyilikseverlikle onlara verilmi olan her ey geri alnr. Psikolojik kaderde bile btn bedellerin sonunda denmesini salayan bir otorite vardr. Bireysel yasa, edeerlerin mbadelesinin yap-boz paralaryla yaplm bir resmidir. 102 Acele ie eytan karr. Sokakta koan kii bir dehet havas yayar evreye. Aya taklan zavallnn dmemek iin yapt hareketler, derken yapaca hareketlere benzemitir oktan. Dik tutulmaya allan kafann konumu, boulmakta olan adamnkini andrr; yz de sanki ikence altndaym gibi burumu ve kaslmtr. leri bakmas gerekiyordur, geriye bakarsa sanki bir dmann glgesine basarak donup kalacak ve decektir. Eskiden insanlar hi bakmadan kaarlard yzlemeye cesaret edemedikleri tehlikelerden, otobse yetimeye alan kii de farknda olmadan eski dehete tanklk ediyor. Trafik kurallarnn vahi hayvanlar hesaba katmas gerekmiyor artk, ama komay hl ehliletirebilmi deil. Komak, burjuva yryne yabanclatrr bizi. Gvenlik bahsinde bir eyin eksik olduu ve yaamn gemi azya alm glerinden -bunlar sadece birtakm tatlar bile olsa- kalmas gerektii gereini bir anda grnr klar. Bedenin yry normal bir ey olarak benimsemesi eski gzel gnlerden kalma bir alkanlktr. Yol almann burjuva biimiydi yry: Trensel admlarn, yurtsuz gezginliin ve soluksuz kalarn efsunundan kurtulmu bir bedensel efsanesizletirme. Yrme hakk zerinde srar ediyordu insan haysiyeti; bedenden zorla alnmayan, buyruun veya korkunun rn olmayan bir ritm istiyordu. Yry, dolama, vakit geirmenin zel biimleriydi, feodal gezintinin on dokuzuncu yzyla brakt miraslar. Liberal ala birlikte yry de

166

gemie gmlyor - insanlarn arabaya pek dkn olmadklar yerlerde bile. O amaz mazohizmiyle bu eilimleri hemen sezen Genlik Hareketi, ailelerin Pazar gezintilerini protesto ederek onun yerine rgtl gnll yryler dzenlemeye giriti; bunlar ortaa anmsatr bir tarzda Fahrt [sefer] olarak adlandrmt ve Ford'un tam da bu ie uygun modeli pazara srlmek zereydi. Bir spor olarak teknik hz tapncnn ardnda, komann dehetiyle -onu hem kiinin kendi bedeninden elerek hem de klfetsizce aarak- baa kma itii yatyordur belki de. Daclarn trmanma rekorlar, kaan korkusunu yattrr. Ama btn admlarmz her zaman sessizce yneten o tarih-ncesi g de kiiye "ko!" diye barld anda duyulur klar kendini - annesinin st katta unuttuu czdan kapp gelmek zorunda-ki ocuun da polisin bir ldrme bahanesi bulmak amacyla "hadi ka!" diye fsldad tutuklunun da ok iyi tand bir ses. 103 Fundalktan geen olan.1 Nedensizce korkulan ve grnte birer sabit fikir olan eyler arszca gerekleme eilimindedir. En ok kandmz soruyu pek gleryzl ve pek haince bir ilgiyle bir astmz ortaya atar. Bin trl kurnazlkla sevgilimizden uzak tutmaya altmz adam, be bin kilometre tedeyken bile baz iyi niyetli araclarn yardmyla onu davet edip en tatsz kiilerle tantrmann yolunu bulur. Bu korkularn gerek olmasna kiinin kendisinin ne lde yardm ettii sorulabilir: Ar kaygl suskunluumuz mudur, sinsi dinleyicinin azna o soruyu koyan? Mahvmza yol aan budalaca bir gvenle aracya araclk etmemesini sylediimiz iin mi gereklemitir temas? Psikoloji, felaketleri dleyenin onlar arzuladn bilir. Ama niye o kadar agzl bir hevesle gelip onu buluyorlardr? Gerekliin iindeki bir ey, paranoid fantazide dokunaca ve arptaca bir bam teli bulur. Herkeste rtk biimde varolan sadizm, herkeste rtk biimde varolan zaafa amaz biimde ynelir. Bulacdr zulmedilme fantazisi: Ortaya kt her yerde izleyiciler de ona yknmeye zorlanr. Kardakinin korktuu eyi yaparak fantaziye yardmc olunduu durumlarda daha da kolay gerekleir bu. "Bir aptal ok aptal eder" - sabuklayanlarn dipsiz yalnzlnda bir kolektif
167

leme eilimi vardr ve sabuklama da zikredile zikredile geree dnr. Bu marazi duygusal mekanizma, bugn geerli olan toplumsal mekanizmayla da uyum iindedir: Umutsuz bir yaltlmann iine toplumsallatrlm olanlar, topluluu zlemekte ve souk kalabalklar iinde toplamaktadrlar. Bylece delilik de bir salgn hastala dnr: lgn mezhepler byk rgtlerle ayn tempoda oalmaya balar. Toptan ykmn temposudur bu. Zulmedilme fantazilerinin doru kmasnn nedeni, kanl gereklie ok yakn olmalardr. Uygarln temeli olan iddet, herkesin herkese zulmetmesi demektir; ve zulmedilme manisine yakalanm olan kii de, llmez olan llr klma abas iinde, btnn iledii suu komusuna ykt iin kendini zor duruma dryordur sadece. Kavrulmasnn nedeni, kendisinin de benzedii o nesnel sanry dorudan doruya, denebilirse plak avularyla kavramak istemesidir; oysa bu sama, akld dzen de kendi kusursuzlam dolayllndan ibarettir. Aldan dokusunu gvenceye almak iin aldanm birey feda edilir. Olaylarn en kt, en sama temsilleri, en aklalmaz kurgu ve yanstmalar bile bilincin bilinsiz bir abasn ierir: Toplumun kendini srdrmesini salayan o lmcl yasay kefetmeye, adlandrmaya alyordur. arptma sadece ksa devreye uram uyarlanmadr: Bir kiinin apak eblehlii, aslnda btne ait olan eblehliin yanl bir yerde aranmasna yol a-yordur ve paranoyak da sadece doru yaamn bir karikatrdr nk yanl olana benzemek iin kendi inisiyatifiyle harekete gemitir. Ama bir ksa devrede kvlcmlar nasl evreye salrsa, yaamda da bir sabuklama bir baka sabuklamayla imek gibi iletiim kurar. Temas noktalar, zulmedilme fantazilerinin boucu bir amazlkla doru kt durumlardr: Hastay hakl kt iin gln duruma drrken, fantazilerinin iine iyice gmlmesine yol aarlar. Yaamn yzeyinde alm olan delik de bylece yine bir anda kapanr: Dnyann her eye karn o kadar da kt olmad, sadece kendisinin delirmi olduu bir kez daha kantlanmtr. Ama nesnel delilikle bireysel aresizliin dolayszca kaynat durumu da znel olarak ngrmtr; kurbanlarnn btn zulmedilme kayglarn gerek klan ve kendisi de zulmedilme-manyaklarnn bir diktatrl olan Faizm tam da byle bir noktadr. Abartl kukularn paranoyak kurgular m olduu yoksa tarihin kargaasnn uzak ve kiisel bir yanks olarak geree mi iaret ettii sorusuna da ancak olaydan sonra cevap verilebilir yleyse. Dehet, psikolojinin eriim alannn dndadr.
168

169 Golden Gate.1 Aalanan, onuru knlan kiide, btn bedeni yakc bir aryla m insannki kadar iddetli bir i aydnlanma olur. Anlar o zaman: Hep unutkan olan akn o kopkoyu krlnde bile bir krlememe, krletirilmeme istei alttan alta srp gitmitir. Hakszlk edilmitir ona; bylece bir tazminat hakknn doduunu dnecek, ama bu tazminat geri evirme zorunluluunu da duyacaktr, nk arzulad eyi ancak zgr bir insan verebilir ona, verip vermemekte serbest olan bir insan. te reddedilmi kiiyi insanlatran da bu sancl i hesaplamadr. Ak genelden tikele bir katr hep; genelin hakk hep tikelde verilebilse de, bu ka her zaman genele bir ihanet olarak gerekleir. Demek genel de bakalarnn zgrl, zerklii biimini alarak tikelden cn almaktadr imdi. Genelin etkisini hissettiren red cevab, genelden dlanma olarak grnr bireye; akn yitiren adam, bylece kendisini aslnda herkesin reddettiini kavrar; hibir avunuya gnl indirmemesinin nedeni de budur. Yalnzlnn duygusuz, akld iddeti, sadece bireysel kalan btn doyumlarn, btn kazanlarn yalan olduunu da retir ona. Ama bylece genelin u eliik hakikatini de anlamaya balar: Sevdii kii tarafndan sevilmek, herkesin devrolunamayacak ve su nedeni saylamayacak insanca haklarndan biridir. Bylece hibir senetten, hibir haktan kaynaklanmayan talebini bilinmeyen bir mahkemeye, hem kendisinin olan hem de olmayan eyi ona bir ba olarak ve^ ren bir mahkemeye gtrr. Akta adaletin sun, akn da dilsizce syledii gibi, her trl hakkn iptal edilmesidir. "Demek hep aldanm / Ve budala kalmaldr ak."2 105 Gz ap kapayncaya kadar. Uykusuz gece: te en ksa forml, ii bo zamann geiini unutmaya alr ve tan aartsn bouna beklerken hi sonu gelmeyecekmi gibi uzayan azap dolu saatlerin. Ama uykusuz gecelerin asl korkun olanlarnda, zaman sanki bzp ufalmtr ve avularmzn arasndan verimsizce kayp gidi
169

yordur. Uzun ve ifal bir dinlenme umuduyla lambay sndrrz. Ama zihnimizde dnceler karmakark uuurken gecenin saaltm haznesi harcanp gider ve yorgun gz kapaklarmzn altndan son grnty de kovduumuzda biliriz ki ok getir artk, az sonra sabahn hoyrat sarsntsn hissedeceizdir. lm mahkmu da son anlarnn byle kullanlmam halde kayp gidiini seyretmi olmaldr. Ama saatlerin bu bzmesinin aa kard ey, vaadini yerine getirmi zamann tersidir. Eer ikincisinde deneyimin gc srenin efsununu zerek gemii ve gelecei imdide topluyorsa, telal uykusuz gecede katlanlmaz bir korku demektir sre. Kiinin yaam tek bir na indirgenir, ama srenin askya alnmasyla deil, yaamn hilie kaymas ve zamann kt ebedilii karsnda kendi beyhudelii-ni fark etmesiyle olur bu. Saatin fazla tiz tkrtsnda, k yllarnn mr sremizle alay eden sesini de iitiriz. duyumuz daha onlar kaydetmeden saniyede uup giden ve bu i duyuyu da kendi akntlarnda srkleyip gtren saatler, her trl bellek gibi i deneyimimizin de kozmik gecede unutulmaya mahkm olduunu ilan eder. Bugn insanlarn kafalarna kaklan bir zorunluluktur bu. Mutlak gszlk konumundaki birey, yaayaca sreyi ksack bir mhlet olarak alglyordun mrnn sonuna kadar yaayabileceini ummamaktadr. Herkes iin geerli olan vahice ldrlme ve ikence olasl, gnlerin sayl ve kiinin kendi mrnn uzunluunun da bir istatistik deikenden ibaret olduu dncesinde, yalanmann ortalamaya kar hakszca elde edilmi bir avantaj haline geldii sezgisinde yanklanyordun Belki de toplum tarafndan verilmi o geri alnabilir mr sresi imdiden dolmutur. Beden bu korkuyu saatlerin uup gidiiyle kaydeder. Zaman kayordur. 106 Btn kk iekler.1 Anlar, kimsenin bizden alamayaca tek mlkmzdr byk olaslkla Jean Paul'un2 syledii bu sz, iktidarsz znenin duygusal avunular haznesinde nemli bir yer tutar: Tevekklle i dnyasna ekilen zne, vazgetii tatmini orada bulduuna inanmak istemektedir. Kendi arivlerini kurarken kendi deneyimine de bir mlk olarak el koyuyor ve bylece onu tmyle kendine d

170

sal klyordun Gemi i yaam bir mobilyaya dnr bylece - tpk, tersinden alrsak, her Biedermeier parasnn da tahtaya dntrlm an olmas gibi. Ruhun anlar ve ilginlikler koleksiyonunu doldurduu i meknn her taraf dklmektedir. Anlar ekmecelerde saklanamaz; gemi, zlmez bir biimde imdiye balanmtr onlarda. Hi kimse, onlara Jean Paul'un takn cmlelerinde vld gibi zgr ve istenli bir abayla ulaamaz. Tam da denetlenebilir hale gelip nesnelletiklerinde, tam da znenin onlardan tmyle emin olduu anda, gnein vurduu ince duvar ktlar gibi solar anlan te yandan, unutuun smanda glerini koruduklar zaman da yaayan her ey gibi lm tehlikesiyle kar karyadrlar. Proust ve Bergson'a gre, imdiki an, dolayszca burada olan, ancak bellein dolaymyla kurulur. Kurtarc olduu kadar cehennemi bir yn de vardr bu seziin. Yaltlm varoluunun lmcl sabitliinden istensiz anmsamayla koparlmam hibir deneyim nasl gerek deilse, hibir an da onu saklayann geleceinden hi etkilenmeyen yzde yz gvenceli bir bamsz varolua sahip deildir: Gemite yaanm olan hibir ey, srf hay algcne tercme edilmi olduu iin, empirik imdinin lanetinden muaf olamaz. Daha sonraki deneyimler, kiinin en mutlu ansn bile koparp alabilir ondan. Sevmi olup da sevgisine ihanet eden, gemiin sadece imgesine deil kendisine de zarar verir. Uyanrken yaplan sabrsz bir hareket, akn bir ses tonu, hazzn iine karm belli belirsiz bir ikiyzllk, kar konulmaz bir biimde anya mdahale eder ve daha nceki yaknl bile imdinin mesafesine dntrr. Umutsuzlukta hep bir dnszlk vurgusu bulunur; ama durum dzelemeyecek olduu iin deildir bu, ry gemii de kendi girdabna ektii iindir. yleyse gemii imdinin amurlu akntsnn dnda tutmaya almak da aptalca bir duygusallk olur. Gemiin tek umudu, ykma savunmaszca maruz kaldktan sonra, onun iinden farkl bir ey olarak kma olasldr. Ama umutsuz len kii btn mrn bouna yaamtn 107 Ne cherchez plus mon coeur.1- Her sosyal daveti onarlm yaam iin bir "al susam" ars olarak alan ve Balzac'n saplantsnn mi
171

rass olan Proust'un bize refakat ettii labirentlerde her trl ihtiamn karanlk srlan dedikoduyla aa kar ve sonunda onun fazla yakn ve zlemli baklar altnda tm parltsn yitirip atlar. Ama bu placetfutile [beyhude dilek, beyhude yakar], tarihin mahkm ettii ve gereksizliini her burjuvann basit bir hesapla ortaya koyabilecei bir snfa gsterilen bu ilgi, msrifler zerinde israf edilen bu sama-sapan enerji, nemli saylan eylere ynelen berrak ve saduyulu baknkinden ok daha ciddi sonular alr. Proust'un kendi toplumunun portresini yaparken iinde alt k erevesi, aslnda gl bir toplumsal eilimin ifadesidir. Charlus'de, Saint-Loup'da ve Swann'da kendi kyle karlaan ey, son airin adn bile bilmeyen bir sonraki kuakta hi olmayan eydir. Yozlamann egzantrik psikolojisi, kitle toplumunun negatif antropolojisini de ortaya karr: Proust, btn aklarn bana reklenmek zere olan belann alerjik bir betimlemesini vermitir. Burjuva a boyunca akn ksmen kar durabildii mbadele ilikisi onu tmyle ieriyordur artk; son dolayszlk da her szlemi iftin btn br iftlerle kendi arasna koyduu mesafeye kurban dmektedir. Egonun kendine verdii deer ak soutur. Sadece sevmek bile daha ok sevmek gibi grnr bu durumda ve daha ok seven kii de hatal duruma dm olur. Metresin kukulanmasna yol aar bu; sevenin nesnesiz kalan duygulan da ar sahiplenici bir zalimlie ve kendi kendini tahrip eden kuruntulara saparak zehirlenir. "Sevilenle iliki," der Proust Le Temps retrouve'de, "kadnn iffetiyle ya da uyandrd akn ehvani niteliiyle hi ilgisi olmayan nedenlerle de platonik kalabilir: k, aknn arlndan tr, kavuma ann yeterince serinkanl ve kaytsz bir tavrla bekle-yemiyordur belki de. Durmadan ona yaklamaya abalyor, srekli mektup yazyor, her yerde ona rastlamaya alyordur; ama kadn onu reddedince o da umutsuzlua kaplr. Bu noktadan sonra artk unun ok iyi farkndadr kadn: Sadece dostluk ya da yan yana bulunma imkn sunmakla bile her trl umudu bir yana brakm olan adama yle byk bir mutluluk ihsan etmi olacaktr ki, artk ona baka bir ey sunma zahmetine girmesi de gerekmeyecektir; bu yzden, artk onu grmemeye katlanamaz olduu ve ne pahasna olursa olsun savaa son vermek istedii bir duruma gelene kadar rahata bekleyebileceini de biliyordur kadn: Dayataca bar anlamasnn ilk koulu, ilikilerinin platonik dzlemde kalmasdr... Bunlarn hepsini igdleriyle sezmitir kadn; k, arzusunu gizlemeyi daha en ba
172

tan beri beceremedii iin, o da kendini na vermeme lksn rahata kaldrabileceini pek iyi biliyordur." rkek ve deneyimsiz Morel, kudretli ndan daha gldr. "Sadece kendini vermeyi reddetmekle bile hep daha stn konumda kalyordu ve onu reddedebilmesi iin de sevildiini bilmesi belki de yeterliydi." Balzac'n Duches-se de Langeais'inin kiisel motifi evrensellemitir.2 Her Pazar akam New York'a dnen binlerce otomobilin her birinin kalitesi, iinde oturan kzn ekiciliine denktir. - Toplumun nesnel zl, erotik drtnn zayflamasnda da znel ifadesini bulur: Kendini srdren monad'lar artk birbirine balayamamaktadr bu drt, sanki insanlk da fizikilerin patlayan evren teorisini taklit ediyordur. Sevilenin buz gibi kaytszl ki oktandr kitle kltrnn ad konulmu kurumlarndan biridir- karlm n "doymak bilmez arzusunda" bulur. Casanova bir kadn nyargsz olarak nitelediinde, herhangi bir dinsel detin onu kendini teslim etmekten alkoymadn kast ediyordu; bugnse nyargsz kadn, artk aka inanmayan ve karlnda daha ok alacandan emin olmakszn herhangi bir ilikiye gz bal duygusal yatrmlar yapmayan kadn anlamna gelmektedir. Btn bu hayhuyu balatt varsaylan cinsellik de eskiden yoksunluun igal ettii alana girerek tpk onun gibi sanrya dnmtr. Yaama dzenleri artk kendinin bilincinde olan hazza izin vermedii ve onun yerine fizyolojik ilevleri geirdii iin, ketlenmemi cinselliin kendisi de cinsellikten arnmaktadr. Hayr, aslnda kendilerinden gemek istemiyorlar artk; tek istedikleri, zaten gereksiz bir gider olarak grdkleri bir harcamann karln almak. 108 Prenses Kertenkele.1 Hayal gcn tututuran, tam da Hayal g-cnden yoksun kadnlardr. Yaln gereklerden bir an bile ayrlmayan tmyle da dnk o "ayaklarm yere basarclarn" aylas herkesten parlak olur. ekicilikleri, kendilerinin farknda olmamalarndan, hatta benlik diye bir ey olduunu bile bilmemelerinden gelir: Oscar Wilde, "bilmecesiz Sfenksler" diye niteliyordu onlar. Kendileri iin tasarlanm imgeyi andrrlar: lerinden gelen herhangi bir drt tarafndan rahatsz edilmedikleri ve her trl zden arnm saf bir g
173

rn haline geldikleri lde, btn bireysellemenin bir yanlsama olduunu hissettiren ama olduklar gibi alndklarnda da insan tekrar tekrar d krklna uratan o ilkrneklerine -Preziosa, Peregrina, Albertine2- benzerlikleri daha da artar. Bir ilstrasyon olarak tasarlanmtr yaamlar, ya da hi bitmeyen bir ocuk leni; ama bu sezgi de yoksunluk ve ihtiyala dolu empirik varolularnn hakkn vermez. Storm'un "Pole Poppenspler" balkl ocuk yksnn daha derin anlam bununla ilgiliydi.3 Frizyal ocuk, Bavyeral gezgin oyuncularn kzna k olmutur. "Sonunda arkama dndmde, kk bir krmz elbisenin bana doru geldiini grdm; sahiden de oydu, sahiden o kk kukla oyuncusu; elbisesinin rengi solmutu ama yine de bir masal parltsyla evrelenmi gibiydi. Cesaretimi topladm ve 'Benimle yrye gelir misin Lizzy?' diye sordum. Siyah gzlerinde kukulu bir ifadeyle bakt bana. 'Yry,' diye tekrarlad yavaa, 'yry. Ne iyi eysin sen!' 'Nereye gitmek istersin yleyse?' 'Kumaya tabii, baka nereye olacak!' 'Kendine yeni elbise mi almak istiyorsun?' diye sordum, budala gibi. Bir kahkaha att. 'Alay etme benimle! Biraz aput, o kadar!' 'Biraz aput mu, Lizzy?' 'Tabii ya. Kuklalara elbise dikmek iin birka para bez art; yle ucuza veriyorlar ki.' " Yoksulluk, pejmrdelii ("aput") bir klavuz gibi, bir yol iareti gibi benimsemeye zorluyordur Lizzy'yi, gnl daha farkl bir eye gidebilecek olsa bile. Pratik bir gerekesi olmayan her eyi tuhaflk olarak grmek ve kukulanmak zorundadr. Hayal gc, yoksulluu rencide eder. nk pejmrdelik sadece dardan bakana ekici gelir. Yine de yoksullua ihtiyac vardr Hayal gcnn; ona mutlaka hakszlk edecektir ama onsuz da yapamyordur: Arad mutluluk, ac ekenin yz hatlarna gizlenmitir. Sade'n bir ikence tuzandan tekine den Justine'i de "ntre interessante heroine" [ilgin kahramanmz] olarak anlr bylece; Mignon da, dayak yedii anda "ilgin bir ocuk" olur.4 Dlerin prensesiyle kamlanan kz birdir ve o kz bunun farknda bile deildir. Kuzeylilerin gneylilerle ilikisinde de bunun izleri grlr: Mreffeh Priten'ler, yabanc lkelerden gelmi siyah sal snmaclardan, denetimlerindeki dnyann serencamnn kendilerine tattrmad ama gmenlerden ve gezginlerden de bsbtn esirgedii eyi almak iin bouna abalyorlardr. Yerleik adam imrenmeyle bakar gebe varolua, yeni otlaklar peinde koanlara; boyal yk arabas da yldzlarn yolunu izleyen tekerlekli evdir onun gznde. Dzensiz ve istikrarsz bir hareketlilik zerinde sabitlemi ocuksu
174

luk, anlk sakalma abalarndan beslenen o neesiz kprtllk, kentlinin zihninde dolu dolu yaamay temsil eder, arptlmam bir deneyim olarak grlr. Oysa byle bir hareketliliin darda brakt da tastamam bu arptlmam deneyimdir - basit z-korunum abasndan sahte bir kurtulma vaadi ki, aslnda iten ie o abay andryordun Burjuvann safdillik nostaljisinin ksr dngsdr bu. Uygarln kysnda kalan ve gndelik ihtiyalarn basnc altnda kendi kendini belirleme gcnden yoksun braklanlarn ruhsuzluu, ayn anda hem ekici hem de azap verici bir ruhsuzluk, uygarln ruhtan utanmay rettii tuzukurular iin bir ruh fantazmas haline gelir. Ak, yaayan tinin ifresi olarak ruhsuza kaptrr kendini; nk yaayanlar, onun sadece yitip gitmilere ynelebilen o ne pahasna olursa olsun kurtarma arzusunun sahnesidir: Ak, ruhu ancak yokluunda sezmeye balayabilir. Demek insani denilen ifade tam da hayvannkine en yakn gzlerden, kendi zerinde dnmeyen, benlii yanstmayan o yaratks gzlerden geliyordur bize. Sonunda ruhun kendisi de ruhsuzun kurtulma zlemidir.
109

L'Inutile beaute.1 Olaanst gzel kadnlar mutsuzlua yargldr. Aile, servet ve yetenekten yana talihli olanlar ve rastlantlarn yardmn grenler bile sanki kendilerini ve girdikleri btn ilikileri tahrip etme tutkusuyla kemiriliyorlardr. Bir khin, iki ykmdan birini se demitir onlara. Seeneklerden birinde, gzelliklerini kurnazca baarya tahvil etmek vardr. Mutsuzluktur bunun bedeli; sevme yeteneklerini yitirdikleri iin kendilerine duyulan ak da zehirleyecek ve bylece elleri bo dneceklerdir. te yandan, gzellik ayrcal, mbadele anlamasn reddetmelerini salayan bir cesaret ve gven de verebilir onlara. Varlklarnn vaat ettii mutluluu ciddiye alacak ve hesapl davranlara gnl indirmeyeceklerdir: Herkesin hayranl, kendi deerlerini peinen kantlamak zorunda olmadklarna inandrmtr onlar. Genliklerinde, her istediklerini yapabilecek, her istediklerini seebilecek durumdadrlar. Bu yzden de seici davranmak zorunda kalmazlar: Hibir ey kesin ve nihai deildir onlar iin, her eyin yerine bir bakasn koyabilirler. nce eleyip sk dokumadan ok
175

gen yalarda evlenirler ve bylece kendilerini sradan ve skc bir yaama mahkm ederler: Sonsuz olaslklar elde tutma ayrcalndan feragat edip insanlarn dzeyine inmilerdir. Ama ayn zamanda, bandan beri akllarn elmi olan o ocuksu kadirimutlaklk dne tutunmaya alr ve -burjuvala en uzak olduklar nokta burasdr-yarn daha iyi bir eyle deitirilebilecek olan imknlar har vurup harman savurmaya devam ederler. Bylece, ykc kiiliin de en tipik rnei olurlar. Vaktiyle hors de concours [yarma st, rakipsiz] olduklar iin rekabette baarl deildirler; tam da bu yzden bir rekabet manisine kaplrlar. Cazibenin kendisi oktan yokolduu halde kar konulmazlk jesti kalr; sihir de sadece umudu temsil etmeyi brakp evcillikte karar kld anda silinip gider. Ama eski gzelin kar konulabilirlii ayn zamanda bir kurban durumuna da drr onu: Bir zamanlar ok ykseinden utuu dzenin tutsa olur. Cmertlii cezalandrlacaktr imdi. Dm kadn da saplantl olan gibi mutluluun kurbandr. erilmi gzellik zamanla varoluun hesaplanabilir bir esi haline gelir - olmayan yaamn bir ikamesi yalnzca, hibir zaman daha fazla bir ey de olmakszn. Kendine ve bakalarna kar mutluluk vaadini yerine getirememitir. Ama szn tutan da bir ykm aylasna brnr ve kendisi de felaketin seline kaplp gider. Aydnlanm dnya da mit'i tmyle zmleyip zm olur bylece. Tanrlarn kskanl, kendilerinden daha uzun mrl kmtr. 110 Constanze.1 Burjuva toplumu her yerde irade kullanm zerinde srar eder; irade d bir duygu dolayszl olarak grlen tek ey aktr. Burjuva ak dncesi, iten baklk anlamna gelen byle bir dolayszl zlemekle burjuva toplumunu am olur. Ama genel bir hakikatsizlik ortamnda hakikati dolayszca savunduu iin de ikincisini birincisine dntrr. Mesele, ekonominin belirleyici olduu bir sistemin izin verdii ller iinde kalan byle bir duygu saflnn tam da bu yzden toplumdaki kar tahakkmn gzlerden saklayan ve olmayan bir insanla tanklk eden bir bahaneye dnmesi deildir sadece. Akn tam da bu irade d nitelii, kendine pein bir pratik kullanm alan bulamad yerde bile, bir ilke olarak ne srld

176

anda btnn bir paras haline gelir. Toplumda ak eer daha iyi bir toplumu temsil edecekse, bunu huzurlu bir gettoya ekilerek deil, bilinli bir kar durula yapabilir ancak. Ne var ki bu da akta doalla asla doymayan burjuvann yasaklad o iradilik esini gerektirir. Dolayszln dolaym ve ekonominin her yerde kendini hissettiren arl altnda ezilmesine izin vermemek anlamna gelir ak ve byle bir sadakat iinde kendisi de dolaymlanarak inat bir kar-basnca dnr. Ancak aka mhlanacak kadar gl olan kii k olabilir. Dorudur, yceltime urayp incelmi bir toplumsal avantaj cinsel drty peinen biimlendiriyor ve dzenin izin verdii bin trl nans kullanarak kh bu kiinin kh tekinin kendiliinden cazibeliymi gibi grnmesini salyordur; yine de, bir kez kurulmu olan bir ballk buna kar kar ve toplumsal basncn deimez biimde devreye soktuu entrikalara kar direncini korur. Duygu, ancak kalclyla duygu tesine geerek kantlar kendini - bu kalclk saplantl bir nitelik tasa bile. Oysa, dnmsz kendiliindenlik klfna brnerek kendi salamlnn gururu iinde sadece kalbin sesi olarak ald eye gvenen ve bu sesi artk duymadn sand anda da kap giden ak, tam da bu mutlak bamszl iinde toplumun aleti olur. Edilgindir ama bunun farknda deildir; karlarn ruletinde gelen btn numaralan kaydeder. Sevilen kiiye ihanet etmekle kendine de ihanet ediyordur. Toplumun dayatt sadakat bir esaret aracdr, ama zgrlk de ancak sadakat yoluyla toplumun buyruuna kar isyan edebilir. 111 Philemon ve Baukis.1 Evin despotu, karsna paltosunu tutturuyor kapda. Kadn da bu ak hizmetini seve seve yerine getiriyor; keyi dnp gzden kaybolan kocasnn ardndan bakarken "Baka ne yapabilirim," diyor gzleriyle, "baz kk zevkleri var, tatsn bunlar, byledir o, hepi topu bir erkek." - Ataerkil evlilik, zevcenin hogrl dnceliliiyle almaktadr efendiden cn, erkein kendine acyna ve yetersizliine ilikin bu veciz yazklanla formle dnm bir dncelilik. Erkein stnln ne sren ve dpedz yalan olan ideolojinin altnda gizli bir ideoloji daha vardr, tekinden
177

daha doru da olmayan bir ideoloji: Zayftr erkek, ekip evirmelerin, manevralarn, yalan dolann kurbandr. Oysa klbk koca da dman dnya ile boumak zere evden kann glgesidir. Kadnn kocasna gsterdii dar kafal anlaylln aynsyla ocuklar da bykleri yarglar. Kocann otoriter iddialaryla zel alanda zorunlu olarak ortaya kan aresizlii arasnda gln bir oranszlk vardr. Birlikte grnen her evli ift komiktir; kadnn sabrl anlayll da bu glnl dengelemeyi amalar. Uzunca bir sredir evli olup da arada bir kocasnn kk zaaflarn tlatarak onu biraz olsun kendinden uzaa yerletirmeyen tek bir kadn yoktur. Sahte yaknlk di bilemeye yol aar ve tketim alannda gl olan da metalar kontrol edendir. Hegel'in efendi ve kle diyalektii, hanenin kadim dzeni iin bugn de her zamanki kadar geerlidir ve zevcenin bu dzeni srdrme inad onu daha da pekitirmektedir. Bastrlm maderah olarak kadn tam da hizmet etmek zorunda olduu noktada hane reisi olur ve pederahin karikatr durumuna dmesi iin de pederah olarak grnmesi yeterlidir. alarn bu ezamanl diyalektii, bireyci gzlere "cinslerin sava" olarak sunmutur kendini. ki taraf da hakszdr. Gcn para kazanmann insani bir deermi gibi sunulmasndan alan kocann maskesini drrken, kendi tm hakikatini arad yer olan evliliin sahteliini de aa karr kadn. Toplumunkinden bamsz bir kurtulu yoktur. 112 Et dona ferentes.1 Dar kafal ve dk zevkli Alman zgrlk tellallar, Tanr ile bayadere [Hint tapnak fahiesi] hakkndaki iire baylrlar; en ok da lmszlerin ahlaksz ocuklar alevden kollaryla gkyzne tad o tantanal son blm severler.2 Bu icazetli ak fikirlilie gvenmemek gerekir. Cinsel aka ilikin burjuva yargsn tmyle benimsemitir; Baba-Tanr'ya zg anlay ve balama duygusu, ancak kurtarn o byleyici nesnesine kara alnmas pahasna elde edilmekte; hayranlk ve dehetin birbirine kart bir bak, nesneyi gnahkr olarak damgalamaktadr. Balama edimine, onu yanlsamaya dntren erhler dlmtr. Kurtarlmaya hak kazanmak iin -hak edilmi bir kurtarlma, sanki gerek bir kurta

178

rlma olabilirmi gibi- kzn kendisinin de "divann tatl kutlamalarndan" nasiplenmesine izin verilmektedir - ama "zevk ya da kazan iin deil." yi ama baka ne iin? Kza kurulan saf ak ksesi, Goethe'nin dans ritmlerinin onun bedenini saran bysn -phesiz, derin pimanlk szlerinin bile sonradan tam olarak silemedii bir by- hoyrata sarsmyor mudur? Ama ne olursa olsun, kzn balanmas iin, aslnda iffetli olup da sadece bir kez akl bandan giden o iyi ruhlardan biri diye sunulmas arttr. Fahie, insanln bahesine kabul edilmek iin nce fahielikten vazgemelidir - stelik insanlk da fahieye gsterdii hogryle iiniyordur. Tanrlar nedamet getiren gnahkrlara sevecen gzlerle bakarlar. Son fuhu evlerinin bulunduu yere yaplan yolculuk da bir tr metafizik gecekondu ziyaretidir; ataerkil ktln kendini st ste iki kez iirmek iin sahneye koyduu bir gsteri: lki, eril tin ile diil doa arasndaki mesafeyi alabildiine aarak; ikincisi, bu kendinden menkul fark en byk iyilik olarak yceltmesini salayan topyekn iktidar eitli sslerle donatarak. Burjuvann bayadere'ye ihtiyac vardr, ama sadece ondan ald ve stelik haset de duyduu haz iin deil, ayn zamanda kendini bir tanr olarak grebilmek iin. Burjuva kendi mntkasnn snrna ne kadar yaklar ve haysiyetini ne kadar unutursa, iktidar trenleri de o kadar kabalar. Gecenin hazlar vardr, ama fahie yine de yaklr. Geri kalan, dea'dr. 113 Oyunbozan. Amatr psikolojinin ilecilikle esrime arasnda saplad yaknlk, azizlerle fahieler arasndaki ak-nefret ilikisi, u olguda bir nesnel temel buluyor: ilecilik, doyumun hakkn verirken, demelerini taksit taksit yapan kltrden ok daha cmerttir. Haz dmanl, doas gerei verdiinden daha ounu isteyen bir toplumun disipliniyle bir su ortakln ierir elbet. Ama haz karsnda duyulan bir baka kuku daha vardr ki, bu dnyadaki hazzn aslnda haz olmad sezgisinden kaynaklanr. Schopenhauer'in bir kurgusu, bu seziin bir ynn ortaya koyar. Yaama istencinin evetleniinden yadsnna gei, stencin "kendisiyle nihai amac arasna giren btn engellerin ac verdii; buna karlk, bu amaca eriilmesinin do
179

yum, memnunluk, mutluluk olduu" yolundaki dncenin daha da gelitirilmesiyle gerekleir. Ne var ki, bu trden bir "ac", Schopen-hauer'in dnsz sezgisine gre, lmn kolayca arzulanabilir olduu bir dzeye kabilse de, "doyum" halinin kendisi de tatminkr deildir, nk "ihtiya ve tehlikenin kiiyi rahat brakt noktada can sknts da o kadar yakna sokulur ki, eitli elence trleri vazgeilmez bir ihtiya haline gelir. Yaayan her eyi hareket halinde tutan etken, varolu abasdr. Ama varolu bir kez gvence altna alndktan sonra kiiler ne yapacaklarn bilmez olurlar: Bylece onlar hareket halinde tutan ikinci etken devreye girer: Varoluun yknden kurtulma, varoluu alglanmaz klma, 'zaman ldrme' abas, yani skntdan kama abas."1 Ancak, daha nce hi bu kadar haysiyetli bir dzeye karlmam olan bu can sknts kavram yine de -Schopen-hauer'in tarih d zihninin kabullenemeyecei ey de budur- her ynyle burjuvadr. Yabanclam emein tamamlaycsdr can sknts, negatif bir "bo zaman" deneyimidir - ister bu bo zaman ite harcanan enerjinin yeniden kazanlmasna ayrld iin, ister bakasnn emeinin mlk edinilmesi o bo zamann zerinde bir bor senedi gibi asl durduu iin. Bo zaman, zneye dardan dayatlan ve yorgun duraklama anlarnda bile zorla srdrlen bir retim ritminin refleks hareketi olarak kalr. Tm varoluun zgrlkle hibir ilgisi olmadnn bilinci -kiinin yaamn kazanma zorunluluu nedeniyle, demek tam da bu esaretin kendisi nedeniyle, bastrlan ve yze kmas nlenen bir bilin- ancak perde arasnda oynanan tasa zgrlk oyunlarnda ortaya kabilir. Pazar zlemi, alma haftasna deil, almadan kurtulmu olmaya duyulan bir zlemdir; Pazar gnnn de kiiyi tatmin etmeyiinin nedeni vaktin iten uzak gemesi deil, tatilin kendi vaadini tutmad duygusudur; tpk ngiliz Pazarlar gibi, her Pazar ok az Pazardr. Zamann ac verecek kadar uzadn hisseden kii bouna beklemi olandr: Yarnn oktan dnn devam olmadn anlamak hayal krklna uratmtr onu. Ama almak zorunda olmayanlarn can sknts da temelde bundan farkl deildir. Bir btn olarak toplum, iktidardakilere de bakalarna yapt eziyeti uygular; iktidar sahipleri, tekilere yasak olandan ou zaman kendileri da kanma eilimindedirler. Burjuvazi, aslnda erince yakn olabilecek doyum kavramn bir kfr szcne dntrmtr. Bakalar a dolat iin ideoloji de aln olmad bir durumun bayalk olarak grlmesini gerektirir. Bylece burjuva burjuvay mahkm etmi
180

olur. Onlarn almadan bakl, aylakln vgsnn de yasaklanmasna yol ayordur: Aylaklk, can skc bir deneyim olarak sunulur. Schopenhauer'in deindii hercmerc, hep bir eyler yapma ihtiyac, ayrcalkl bir durumun katlanlmazlndan ok, bu durumun iddial gsterililiinden geliyordur, bir gsteri olarak ortaya srlmesinden: Gsteri, tarihsel duruma bal olarak, ya toplumsal mesafeyi daha da amak iin kullanlr ya da nemli olduu sylenen birtakm trenler yoluyla onu azaltmak iin, efendilerin yararl olduunu kantlamak iin. Eer tepedekilerin can sahiden sklyorsa, fazla mutluluk onlara sknt verdiinden deil, genel zavalllk onlar da belirlediindendir bu. Elenceyi eblehlie indirgeyen metalama; egemenlerin neesinde rktc bir yank bulan o gaddar buyurganlk; ve nihayet kendi gereksizliklerinin bilinci: Bunlar, tepedekilerin de erincini budayan etkenlerdir. Kr sisteminden kr eden hi kimse, onun iinde utan duymadan yaayamaz ve bu da arptlmam hazlar bile arptr - filozoflarn hasetle baktklar arlklar kimi zaman hi de onlarn bizi inandrmaya alt kadar skc olmasa bile. Uygarlk tarihine rastgele baktmzda bile, gereklemi zgrlk koullarnda can skntsnn ortadan kalkacana inanmamz salayan birok deneyimle karlarz. Omne animal post coitum triste est [iftlemeden sonra btn hayvanlarn zerine bir hzn ker] slogan, burjuvazinin insan hor grmesinin rndr. nsanln yaratms kasvetten daha uzak olduu bir nokta yoktur oysa. Kendinden gemeyi deil, toplumsal olarak onaylanm sevimeyi izler tiksinti: Ibsen'in deyimiyle, yapkandr. Derin erotik duygu, yorgunluu bir efkat yakarsna dntrr ve geici cinsel ilevsizlik de tutkunun kendisiyle hi ilgisi olmayan rastlansal bir durum olarak grnr burada. Baude-laire de erotik saplantnn esaretiyle tinsellemi aydnlann birlikte dnm ve pmenin, kokunun ve konumann eit lde lmsz olduunu sylemiti. Hazzn geicilii -ki ileciliin asl dayanadr- n unutulmu yaamnn sevilenin eklemlerinde parldayarak ona geri yansd o minutes heureuses [mutluluk dakikalar] dnda, imdilik haz diye bir eyin olmadnn da kantdr. Tolstoy'un Kreutzer Sonatnda. cinselliin Hristiyanca yadsn bile, btn keie vaazlarna karn, o anlarn ansn tmyle silmeyi baaramamtr. Tolstoy'un tensel aka kar ne srd ey, teolojik kendini yadsma motifinden ibaret deildir; mkemmel bir tersyz edile, hibir insann bir bakasn kendi nesnesi haline getiremeyecei dn
181

cesine de -ataerkil denetime kar bir protestodur bu aslnda- ulamaktadr. Ama tensel aka kar knda, seksin her trl maddi karla i ie girmi o arpk burjuva biimini kollama kaygs da alttan alta srp gider: Hazza kar Rousseau'vari bir hn, dnme sreci iinde daha da younlaan bir hn, Tolstoy'un o ac eletiri ve yasaklamalarna ne kadar szm olursa olsun, aalk bir uzlama olarak evlilii yine de gzetiyordur. Nianllk dnemine saldrs, o "damat" szcn anmsatan aile fotorafna da ynelir. "ikolata getirmek ve ortal her trden tatlya bomak gibi tiksindirici detler de btn bu iren dn hazrlklarnn zerine ty dikiyordu; herkes evden, yatak odasndan, yataklardan, rt ve yorganlardan, amar ve tuvalet malzemelerinden sz ediyordu." Balaym da ayn ekilde alaya alr Tolstoy; hep girmek istediimiz ve "son derece ilgin" olduu iddia edilen bir sirk "adrna girdikten sonra duyduumuz hayal krklna benzetir balay deneyimini. renmenin nedeni, yorgun dm duyulardan ok, hazzn kurumsal, izinli, zmlenmi niteliidir: Hazz kalba dken ve tam da zorunlu kld anda onu lmcl bir kasvete brndren bir dzen iindeki sahte kendindelii. Byle bir tiksinti gittike artarak sonunda yle bir noktaya ulaabilir ki, coku da kendi ilkesine kar gerekleerek gnah ilemek yerine tmyle feragatin iine ekilmeyi yeleyebilir. 114 Gnednen. Bir aile dostu evlerinde kalmaya geldiinde ocuun kalbi ylba ncesindekinden bile daha iddetli bir bekleyi duygusuyla arpar. Gelen armaanlar deildir bunun nedeni, dnm varolutur. ocuk kapda durmu onun valizini an seyrederken konuk hanmn ifoniyerin stne yerletirdii parfmden anya benzeyen bir koku gelir, oysa ilk kez duyuyordur o kokuyu. Suvretta Ho-tel'in ve Madonna di Campiglio'nun etiketlerini tayan kutular, ocuun obur dikkati iin, Alaattin'in ve Ali Baha'nn deerli kumalara -konuun kimonolar- sarlm mcevherlerinin svire ve Gney Ti-rol kervansaraylarndan tahtrevanlarla tand sandklardr. Ve nasl masallarda periler ocuklarla konuursa, ziyareti de evin ocuuyla ona hi tepeden bakmadan ciddi ciddi konuur. ocuk, lkeler
182

ve insanlarla ilgili akllca sorular sorar; kadn da, ocukla ok aina olmad ve yznde de bylenmeden baka bir ey grmedii iin, bir enitenin beyninin sulan veya bir yeenin eiyle kavgalar hakknda tekinsiz ykler anlatmakta hibir saknca grmez. Bylece, kendini byklerin kudretli ve gizemli topluluuna, akl banda insanlarn byl evresine bir anda kabul edilmi hisseder ocuk. Gnn yeni dzeniyle birlikte -belki de ertesi gn dersleri karmasna gz yumulacaktr- kuaklar birbirinden ayran snrlar da askya alnr ve saat gecenin on biri olduu halde hl yatana gnderilmemi olan ocuk da gerek ruhsal ve tensel hazzn ne olabileceini ilk kez sezmeye balar. Bir tek bu ziyaret bile Perembe'yi bir tatil gnne dntrmeye yetmitir ve btn bu neeli grlt ocua sofraya tm insanlkla birlikte oturmu olduu sansn vermektedir. nk konuk uzaktan geliyordur. Birden ortaya kyla, ailenin tek ve nihai dnya olmadn hissettirerek daha tesinde bir yaam vaadi sunar ona. ocuk, henz biimlenmemi sevincin iine, semenderlerin ve leyleklerin glnn iine atlma isteini, korkun kara adam imgesiyle, onu karmak isteyen eytan imgesiyle gemlemeyi ve bastrmay renmitir acyla - ayn imge burada da kar karsna, ama bu kez korku duymuyordur artk. Ona en yakn olanlarn arasnda, onlarn dostu olarak, her trl farklln figr belirmitir. ingene falc, eve n kapdan kabul ediliyor ve ziyareti hanmn ahsnda temize karak bir kurtarc melee dnyordun Kadn, en yakndakinden alnan hazzn zerindeki laneti, onu en uzaktakine balayarak kaldrmtn ocuk da tm varlyla beklemitir bunu, tpk daha sonra ocukluun en iyi anlarn unutmayan kiinin de beklemeyi bilecei gibi. Gn sayar ak, ziyaretinin eikte belirip de yaamn solmu yzn yeniden aydnlatt ana kadar: "te buradaym yine / sonsuz dnyadan dndm."' 115 Su katlmam arap. Bir kiinin bize kar iyi niyet besleyip beslemediinin amaz bir ls vardr: Bizimle ilgili zalim ve dmanca szleri bize nasl aktard. Bu tr ayialar ou zaman yersizdir; kt niyetin hibir sorumluluk almadan, hatta iyi niyet adna yoluna devam edebilmesinin bahanelerinden baka bir ey deildir. B
183

tn tandklar, ksmen tankln skcln sarsmak iin, zaman zaman herkes hakknda kltc bir eyler sylerler ama hepsi de bakalarnn yarglarna kar duyarldrlar ve sevmedikleri kiilerce bile sevilmeyi iten ie isterler: nsanlar arasndaki yabanclama kadar genel ve ayrmsz bir ey varsa o da bu yabancl krma arzusudur. te haber yayclar da tehlikeli malzemenin hibir zaman eksik olmad bu ortamdan beslenirler: Herkes tarafndan sevilmek isteyenlerin bunun tersini gsteren kantlara doyamadn ok iyi biliyorlardr. nsann iftiralar aktarmasn hakl gsterebilecek tek koul, bunlarn ortak kararlarla, insann gvenmek zorunda olduu kiilerin, rnein alma arkadalarnn deerlendirilmesiyle aka ve dolayszca ilgili olmasdr. ayia ne kadar tarafsz ve karszsa, ac vermekten duyulan o arpk arzu da o kadar iddetli demektir. Kt sz aktaran kiinin sadece iki taraf birbirine drmek istedii ve bu arada kendini de gstermeye alt durumlar daha zararszdr. Ama laf tayc daha ok kamuoyunun atanm szcs olarak ortaya kar ve serinkanl nesnelliiyle kurbann boyun emek zorunda olduu anonimliin gcn ona daha da iyi hissettirir. Yaralandndan habersiz olan yaral tarafn onuru iin duyulan gereksiz kayg, her eyin apak olmas iin gsterilen gereksiz zen, i temizliine verilen o abartl nem - btn bunlarda daha da srtr yalan. Bu deerler arpk dnyamzn Gregers "Werle'leri1 tarafndan ne srldnde arpklk daha da artar. yi niyetliler, ahlaki sofuluk adna hareket ederken yok edicilere dnrler. 116 Duy imdi, nasl kt kalpli olduunu onun.1 Beklenmedik ve ciddi bir kazada yaamlarn yitirme tehlikesi geirenler, olay sonradan anlatrken, o srada hi korku duymadklarn sylerler ou kez. Genel dehet zel olarak onlara ynelmiyor, sadece bir ehrin sakini olarak, byk bir topluluun yesi olarak etkiliyordur onlar. Sanki onlar aslnda ilgilendirmeyen, arzi ve deyim yerindeyse cansz bir yazgya raz olmulardr. Korku yokluu, psikolojik ynden, ar bir darbe karsnda korku duymaya hazrlkl olmamakla aklanr. Mutlak duyarszla ok benzeyen bir sakatlk vardr, kazada gz-

184

Iemci gibi kalann zgrlnde. Beden gibi ruhsal organizma da ap kendisiyle orantl deneyimleri alglamaya yatkndr. Deneyimin konusu bireye oranla fazla bydnde birey de onu deneyimlemek yerine sezgisel bilgiden tmyle kopuk kavramlarla dorudan doruya kaydeder: Yaanan, dsal bir eydir artk, llemeyen, karlatrlmayan bir ey: Facia ona kar nasl kaytszsa, o da ona yle kaytszdr. Ahlaki alanda da buna benzer bir durum grlr. Kabullenilmi normlar asndan pek makbul saylmayan davranlar gsteren, rnein dmanndan almaya gnl indiren ya da ona acmay reddeden bir kiinin iten gelen bir sululuk duygusu hissetmesi de zordur; ancak kendini zorlayarak sululuk duyabilir byle bir insan. Bu durum, ahlakn politikadan koparlmas anlamna gelen devlet kar doktriniyle de ilikisiz deildir. Kamusal ilerle zel varolu arasndaki mutlak kartlk da byle kurgulanr. Byk bir su ou zaman basit bir konvansiyon ihlali olarak grnr bireye. Bunun tek nedeni, inenmi normlarn dpedz konvansiyonel ve kirelemi olmas ve birey asndan bir balayclk tamamas deildir: Bu normlarn nesnellii, temelde bir tzsel ierie dayandklarnda bile, onlar ahlaki duygulanmlarn uzanda, vicdan alannn dnda tutmak iin bal bana yeterli bir nedendir. Oysa baz tikel tatszlk ve kabalklar, ola ki baka kimsenin fark etmedii hata mikro-organizmalan -rnein, bir yemek davetinde sofraya herkesten nce oturmak ya da bu sadece akam yemeklerinde yapld halde bir ay davetinde konuklarn oturaca yerlere adlarn belirten kartlar koymak-bu trden nemsiz ayrntlar, kural bozmu olan kiinin yeise varan bir pimanla boulmasna, vicdannda bir kara lekenin belirmesine neden olur ve bazen de bunlar kendine bile itiraf etmesini nleyecek kadar yakc bir utan duygusuna yol aar. Herhangi bir soylu yan yoktur bunun, nk utanca kaplan kii, gayri insani davranlara hibir itiraz olmayan toplumun tam da bu yzden yakksz davranlar hi hogrmediini ok iyi biliyordur: Metresini kap dar eden ve bylece ne kadar deerli bir insan olduunu kantlayan adam mutlaka toplumun onayn alacak, iyi bir evreye mensup ama biraz fazla gen olan bir kzn elini saygyla ptndeyse alay konusu olacaktr. Ancak, bu fazla lks ve narsisistik tasalarn bir ikinci yn daha vardr: Nesnellemi dzene arpp geri dnen deneyim iin birer snaktrlar. zne, hatal ve doru davrann bu ufack ayrmlarna uyup bylece geer not alabilir; ama ahlaki su karsndaki kaytsz
185

lnda, kiisel karar yeteneksizliinin kararn nesnesiyle doru orantl olarak arttn sezmesinin de pay vardr. Kavgal ayrld sevgilisine yine telefon etmedii iin onu gerekten ortada brakm olduunu sonradan akl eden insann durumunda komik bir yn vardr; Portici'nin dilsiz kzn anmsatr.2 "Cinayet gazetelerde kanlara o kadar benzer ki," diyor polisiye yazar Ellery Queen bir romannda, "sizin banza hi gelmeyecek gibidir. Gazetede veya bir detektif romannda karnza kar, sizde irenme veya sempati duygular uyandrr. Ama bir anlam yoktur." Bu yzden Thomas Mann gibi yazarlar da haber olmu btn facialar -tren kazasndan ak krgn kzn iledii cinayete kadar- en sakil ynleriyle betimlemilerdir: Onu iirsel bir konuya ilikin klarak, aksi halde bir cenazenin ar tantanal ciddiyetinin yol aaca o bastrlmaz kahkahay kendileri retmeyi deniyorlardr, tpk eytan karr gibi. Buna karlk, en ufak mnasebetsizlikler de onlara glp gemeden iyi ya da kt olmamza izin verdikleri iin o kadar nemlidirler - bu noktada ciddiyetimiz biraz aldatc da olsa. Byle densizlikler, ahlak duygusunu derimizde hissetmemizi -kzardmz zamanve onu zneye btnletirmemizi salar; o zne ki, kendi iindeki devasa ahlak yasasna yldzl gkyzne bakar gibi aresizce bakmaktadr ve zaten yasa da o gkyznn zayf bir taklidinden ibarettir.3 Byle olaylarn temelde ahlaka ilikin olmayan bir ierik tamas, te yandan iten gelen iyiliksever tepkilere ve herhangi bir dstura dayanmayan baz insanca duygudalklara da her eye karn rastlanyor olmas, edepli davrann deerini azaltmaz. nk iyicil tepki yabanclamaya hi kulak asmadan dosdoru geneli ifade ederken, znenin de kendine yabanclam olduunu, ok kendine ait sayd ahlaki buyruklarn -iyi bir yurtta olarak- aslnda sadece bir taycs olduunu kolayca aa vurabilir. Oysa ahlaki tepkileri tmyle dsal olana -fetilemi detlere- cevap veren kii, isel ve dsal arasndaki almaz ayrln sknts yaar ve stelik bu talam ayrma smsk bal kalrken, bylece kendini ve deneyiminin hakikatini feda etmeksizin geneli kavrama imknn elde eder. selle dsal arasndaki uurumu daha da vurgulayan davranlar, bu ayrmn almaya balad bir noktaya da iaret ediyordur. Dahas, monomanyak kiinin davranlarn hakl karan ey ou zaman kendi nesnesidir. Yanl ve sahte yaamn btn eriilmez sorunlar, monomanyakn o tuhaf ve saplantl dikkatinin topland toplumsal adap alannda da kendilerini gsterir ve onu yine btnle uramak
186

zorunda brakrlar; u farkla ki, bu alann dndayken onun eriemeyecei bir noktada duran atknn burada paradigmatik bir model iinde her ynyle ve zgrce ilenmesi mmkndr. Buna karlk, tepkileriyle toplumsal gereklie uyum gsteren kiinin zel dnyas tmyle ekilsizdir, nk ona kalbn veren ey sadece iktidar ilikileridir. D dnyann gzetiminden kaarak kendi benliinin genileyen emberi iinde rahatlad anda zalim ve kaba davranmaya yatkndr. Uzaktakilerin ona dayatt btn disiplinin, dolayszca da vurulmu saldrganln gerektirdii btn feragatin cn o da en yaknndakilerden alacaktr imdi. D dnyaya kar, kendi nesnel dmanlarna kar saygl ve dosta davranr, ama dostane ortamlarda bir ta yreklilik ve kzgnlk antna dnr. z-korunum olarak uygarln ona insanlk olarak uygarl dayatmad anlarda, bu ikinci uygarla kar btn kzgnln aa vurur ve kendi "ev, aile ve cemaat" ideolojisini yine kendisi rtr. Mikrolojik ahlaki miyopluun savat da budur. ekilsiz samimiyet ve geveklik, sadece iddet iin bir bahanedir onun asndan: Sonradan rahat rahat tatszlaa-bilmek iin bavurulan bir nezaket gsterisi. Samimiyet alann kl krk yararcasna tartar ve eletirir, nk samimilikler onun zneliinin koulu olan teki'nin tartya gelmeyecek kadar hassas aylasn ihlal ediyor ve yabanclatryordur. Yabanclk ancak komunun mesafesini tanmakla hafifletilebilir: Bilince dahil edilebilir. Oysa balangtan beri hi deimeden srp giden bir yaknlk varsaym, yabancln dpedz yadsnmas, hakszl hi azaltmadan br uca gtrr: tekinin tikelliini ve dolaysyla insanln pratikte olumsuzlu-yor, onu "bizden biri" sayyor ve mlkiyet envanterine katyordun Dolay sizliin kendini ortaya srd ve pekitirdii her yerde toplumun kt dolaymll da sinsice gsterir kendini. Dolayszln davasn ancak en temkinli dn savunabilir bugn. Ve bu da en kk lekte snanr. 117 II servo padrone.1 - Otoriter kltrn baml snflara ykledii dncesiz grevler ancak srekli gerileme pahasna yerine getirilebilir. Biimsizlikleri tam da toplumsal biimin rndr. Gelgelelim kltr de kendi rettii barbarlar her zaman yine kendi barbar doas
187

n canl tutmak iin kullanmtr. Tahakkm, dayand fiziksel iddeti hkmedilenlere devreder: arptlm igdlerini kolektif olarak onaylanm yollardan da vurmalarna izin verilirken, soylunun kendi soyluluunun tadn karmas iin gerekli olan ileri yapmay da renirler. Ezenler, bakalarna uyguladklar basknn bir blmnn, ezilenler iinden setikleri uaklar araclyla kendilerine de uygulanmasna raz olmasalard eer, ierdii btn o disiplinle, kendiliinden tepkilerin boulmasyla, kinik kukuculukla ve o kreltici kumanda ehvetiyle birlikte ynetici kliin z-eitimi de imkanszlard. Snflar arasndaki psikolojik mesafenin nesnel ekonomik farkllktan ok daha az olmasnn nedeni de budur elbet. Uzlatrlmazlarn uyumu kt btnln srdrlmesine hizmet eder. stn bayal, onu yeniyetme astyla ayn dzeye koyar. Yaamn ne menem bir ey olduunu retmek iin st snf ocuklarna azap ektiren hizmeti ve mrebbiyelerle balayp, yabanc szcklerin kullanmn yasaklarken ocuklarn btn dil cokusunu da ldren Westerwald' l2 hocalardan geip onlar kuyruklarda bekleten memurlar ve mstahdemlerle, eitim alanlarnda kafalarna basan baavularla devam eden bir dz izgi vardr: Dosdoru Gestapo ikencecilerine ve gaz odalarnn brokratlarna ular. Gcn alt katmanlara emanet edilmesi, st katmanlardan da olumlu bir cevap alr hemen. Ailesinin edepli ciddiyetinden rken ocuk mutfaa snacak, ann aslnda gizliden gizliye aile terbiyesi ilkesini yanstan canllnn yaratt scak ortamda geveyecektir. ncelmiler, incelmemilerin ekimini hissedip onlara doru giderler: Onlarn kabal, kendi kltrlerinin vermeyi reddettii eyi aldatc biimde vaat ediyordur. st katmanlarn incelmi bireyleri, onlara anarik doa gibi grnen kabaln aslnda tam da direnmeye altklar zorlanmann dourduu bir refleksten ibaret olduunu bilmezler. st katmanlarn kendi snf dayanmalar ile alt katmanlardan gelen emanetilere yaltaklanlar arasndaki dolaym an, yoksullar karsnda hakl bir sululuk duygusudur. Ama dersini alm ve "burada ilerin nasl yrdn" iliklerine kadar renmi isyanc da st katmanlarn bir yesine dnm demektir. Bruno Bettelheim,3 Nazi kamplarndaki kurbanlarn kendi infazclaryla zdeletiklerini kaydetmiti toplumsal baheciliin ngiliz zel liseleri ve Alman askeri akademisi gibi daha yksek fidanlklarn da mahkm edecek bir olgudur bu. Ba aa dnya, kendi kendini srdrr: Tahakkm, hkmedilenlerce yaylyordun
188

189 Aaya, hep daha aaya.1 nsanlar arasndaki zel ilikiler snai darboazlar rnek alm gibidir. En kk toplulukta bile en alt basamaktaki yedir dzeyi belirleyen. Sohbetlerde edeceiniz sz sadece bir kiinin anlamamas bile inceliksiz saylmanza yeter. Masada tek bir gayri insani sima olduunda bile konumalar, insanlk adna, en aikr, en skc ve bayat konularla snrl tutulur. Dnya arlk insanlar dilsizletirdiine gre, kiiler de birbirleriyle konumadklar srece hakl konumda olacaklardr. Dilsizin hedefine ulamas iin kendi karlarna ve doasna smsk sarlmas yeterlidir. Bizimle bou bouna temas arayan biri yalvaran hatta rica eden bir ton benimsedii anda bize kar avantajsz konuma der. Dnme ve konuma her zaman yaln gerei aar, oysa darboazn tand en yksek bavuru makam plak olgudur; bylece zek safdillik haline gelir ve kaln kafallar da su gtrmez bir gerek olarak hemen sarlrlar buna. Olumlu olana verilen genel onay, her eyi aaya eken bir yerekimi kuvvetidir: Kart eilimle hesaplamay reddederek ondan stn olduunu gsterir. Aa ekilmeye yanamayan daha karmak kiilik, dncesizlere kar son derece dnceli davranmak zorundadr; tekilerinse huzursuz bir vicdanla kvranmalarna gerek yoktur artk. Evrensel bir ilke haline gelen dnce aczi, dirimsel bir g olarak grlyordun Sorunlarn ekilci ve idari bir yolla zlmesi, anlamlaryla birbirine bal olan eylerin koparlarak farkl kompartmanlara yerletirilmesi, keyfi grlerin hibir kant gstermeden kr bir inatla savunulmas, deneyim srecinden geri ekilip nihai bir "Benbyleyim-ite" tavryla ne srld iin dumura urayan ve ekilsiz kalan bir benliin btn zellikleriyle eyletirilmesi - bunlar yeterlidir, en sk mant bile etkisiz klmak iin. Byle davranan kiiler, elde edecekleri avantajn yan sra, tpk kendileri kadar kusurlu olan bakalarnn onayn alacaklarndan da emin olabilirler. Kendi zaaflarn sinike ilan edileri, bu ada nesnel tinin znel olan tasfiye ettiini sezebildiklerini de gsterir. Henz arka bacaklar stnde dorulamam zoolojik atalar kadar yere yakn ve gerekidirler.
189

190 Fazilet timsali. gdsel doyumdan feragat olarak ahlak ile bastrma arasnda bir balant olduunu herkes duymutur. Ama ahlaki dnceler sadece btn br dnceleri bastrmakla kalmazlar: Dorudan doruya baskclarn varlndan tremilerdir. Yunan dilinde iyilik ve servet kavramlar Homeros'tan beri iie gemi durumdadr. Hmanistlerin modern topluma bir estetik-ahlaki ahenk modeli olarak sunduu kalokagathia'a. [gzel-iyi] her zaman mlkiyetin zel bir arl olmutur ve Aristo'nun Politika metni de soyluluu "miras alnan servet art mkemmellik" olarak tanmlamakla isel deerin toplumsal stat ile kaynamasn aka onaylamaktadr. Hem isel hem dsal varoluu kuatan, bireyin hem kent-devletteki konumunu hem de bir btnlk olarak benliini kuatan klasik an polis kavram, zenginlie ahlaki bir deer yaktrlmasn mmkn klyordu, stelik doktrinin daha o dnemde bile hak ettii kaba kukular uyandrmadan. nsann deeri varolan devlet zerinde grlebilir bir etki yapabilmesiyle llecekse eer, nfuzlu olmasn salayan maddi zenginliin de kiiliinden kaynaklandn sylemek gerekir, nk ahlaki tz, tpk Hegel'in ge dnem felsefesinde olduu gibi, bu yaklama gre de kiinin nesnel sosyal gereklie katlmyla belirlenmektedir. Bu zdelii ilk yadsyan, devenin ine deliinden gemesi zengin adamn cennete girmesinden daha kolaydr nermesiyle Hristiyanlkt. Ama yoksullua verilen bu zel teolojik prim, mlkiyet ahlaknn genel bilin zerindeki etkisinin derinliini de ortaya koyar. Sabit mlkiyet, gebe varolutan ayrmann yoluydu ve btn normlar da byle bir varolua kar gelitiriliyordu; iyi olmak ve iyelii olmak bandan beri zdeti.1 yi insan, kendini de mlkn ynettii gibi yneten insandr: zerk varl, maddi g modeli zerinde kurulmutur. yleyse zenginleri de ahlakszlkla sulamamak gerekir -byle bir talep her zaman siyasal basknn nemli silahlarndan biri olmutur- yaplmas gereken, bakalar iin de ahlak temsil ettiklerini onlara anlatmaktr. Ahlakta iyelikler yansr. Dnyann cephaneliinin bir esidir iyilik olarak servet: kisinin zde olduuna ilikin inat yanlsama, ahlaki fikirlerin zenginlerin hakl olduu dzenle yzlemesini nlemektedir; ama te yandan da ahlakn zenginlikten tretilmi olanlarn tesinde baka somut tanmlarna ulamak
190

da mmkn olmamtr. Daha sonraki dnemlerde karlarn rekabeti bireyle toplum arasndaki mesafenin almas ve bireyin kendi bana kalmasna yol aacak, bu da onu zenginliin ahlaki olduu fikrine daha da inatla sarlmaya gtrecektir. Blnm olan -ii ve d- yeniden birletirme olaslnn kefili gibi grnyordur servet. Dnyevi ilekeliin, i adamnn ad maiorem dei gloriam [Tanrnn ann arnmak] adna giritii -Max Weber tarafndan yanl biimde mutlak-I atrlan- snrsz abann srr da budur. Maddi baar, bireyle toplumu, zengin adamn yalnzlktan kurtulabilecei gibi rahatlatc ve arlk ok aibeli bir dncenin tesinde, bsbtn radikal bir anlamda da birletirir: Yaltlm ve gzkara biimde savunulan bireysel kar bir noktada ekonomik g olarak toplumsal egemenlie dnr ve her eyi birletiren ilkenin cisimlenii olarak ortaya koyar kendini, /engin olan ya da zenginlie sonradan ulaan kii, nesnel tinin -demek hoyrat bir ekonomik eitsizlikle bir arada tutulan bir toplumun gerekten akld yneliinin- amalad eyi kendisinin yine "kendi giriimiyle", bir benlik olarak gerekletirdii duygusuna kaplr. Bylece aslnda iyiliin yokluundan baka bir ey olmayan da ona iyiliin ta kendisi olarak grnr. Hem kendisi hem de bakalar onu genel ilkenin gereklemesi olarak grrler. Ve bu da bir adaletsizlik ilkesi olduu iin haksz adam haklya dnr - sadece bir yanlsama da deildir bu tersyz olu, toplumun kendini yeniden retmesini salayan yasann kar konulmaz gcyle de desteklenmektedir. Bireylerin zenginlii toplumun "tarih-ncesi" ilerleyiinden ayr tutulamaz. retim aralarn zenginler kontrol eder. Btn toplumun katld teknik gelimeler de bu yzden "onlarn" -gnmzde sanayinin- ilerleme hanesine kaydedilir ve Ford'lar da varolan retim ilikileri erevesinde sahiden yle olduklar lde zorunlu olarak toplumun velinimeti gibi grnrler. retim srecinin balangcnda zaten imtiyazl konumda olmalar, sanki kendilerine ait bir eyden -artan kullanm deerinden- vazgeiyormu gibi grnmelerini salar; oysa krn bir blmnn kendi kaynana geri dnmesine izin vermekten baka bir ey deildir yaptklar. Ahlaki hiyerari de bir sanrdan ibarettir bu yzden. phesiz, yoksulluk her zaman ilecilik olarak gklere karlm, ahlakn cisimlenii olan o zenginlikleri kazanmann toplumsal koulu olarak yceltilmitir; yine de hepimizin bildii gibi deerli bulunmayan kiiler iin "be paralk adam" trnden deyimler kullanlmakta ve Alman ticari jargonunda da "adam iyi" sz kiinin
191

deme kapasitesini belirtmektedir. Kadirimutlak bir ekonomik mantn bu kadar sinike itiraf ettii ey, bireylerin davrannda ok daha ak bir anlatm kazanr. Zenginlerin gze alabilecei farzolunan kiisel cmertlik, onlar evreleyen mutluluk aylas, yanlarna sokulmasna izin verdikleri kiilere de ksmen yansyan o bahtiyarlk - btn bunlar zenginleri perdelemeye, gzlerden gizlemeye yarar. Temiz ailelerdir onlar ve hep yle kalrlar: yidirler, daha iyidirler. Servet, aikr adaletsizlie kar bir yaltm salar. Polis grevcileri coplarken fabrikatrn olunun ilerici bir yazarla iki kadeh viski imesinde saknca yoktur. Zengin adam, kiisel ahlakn en yaman kstaslar asndan bile, yoksul adamdan gerekten daha iyi olabilirdi - olabilseydi eer. Gereklikte hep savsaklandn bildiimiz bu imkn, ona sahip olmayanlarn ideolojisinde nemli bir rol oynar: Dolandrc bile -ki byk irketlerin yasal patronlarna rahatlkla yelenebilir- tutuklandktan sonra, ok zevkli denmi evi sayesinde nleniyor ve yksek cretli irket yneticisi de verdii cmert ziyafetlerle insani bir scaklk kazanyordur. Gnmzn barbarca baar-dini de ahlaka dpedz kar deildir yleyse: Bat'nn eve dndr, atalarmzn saygdeer ahlakna geri dn. Bugnk dnyay mahkm eden normlar bile onun gnahlarnn meyvesidir. Her trl ahlakn modeli ahlakszlktr ve bugne kadar da birincisi ikincisini hep yeniden retmitir. Sahiden ktdr kle ahlak: Efendi ahlaknn sona ermeyiidir. 120 Rosenkavalier.1 Zarif kiileri cazip klan ey, kendi stnlklerini kiisel ilikilerinde kullanmaya kalkmayacaklarna ve kstlayc koullarn rn olan o dar grllkten uzak kalacaklarna dair bir beklenti uyandrmalardr. Dnsel servenlerden ekinmeyen, kendi karlarn umursamayan ve hep incelmi tepkiler gsteren kiiler olarak hayal ederiz onlar; zulmn kurbanlar kendilerini bu hale dren eyi alglama imknndan bile yoksunken, onlarn, duyarllklar sayesinde, hi deilse dnce dzeyinde, kendi ayrcalklarnn da temelini oluturan bu zulme iddetli bir tepki gstereceine inanrz. Ama retimin zel alandan kopukluunun kendisi de sonuta zorunlu bir toplumsal yanlsamaysa eer, bu tinsel genilik beklentisi boa

192

kacak demektir. En ince snobizm bile kendi nesnel koulu karsnda tiksinti duymaz, tersine snobun o koulu grmesini nler. Erdemin terristlerinden nefret edenler, on sekizinci yzyl Fransz aristokrasisinin Aydnlanma'da ve Devrim hazrlklarnda ok oyunbazca mntehi r bir rol oynadn hayal etmeyi seviyorlar, ama bugn de tartmaya ak bir noktadr bu. En azndan burjuvazinin ge dnemlerinde bile byle oyunbazlklardan uzak durduunu biliyoruz. Yanardan tepesindeyken declasse'letin [snfszlamlar] dnda hi kimse kalkp oynamaz. Toplum yaamnn znel olarak da ekonomik ilkeyle belirlenmi olmas ve ekonominin kendi rasyonalitesini btne yaymas, yaamn bencil karlardan zgrleimine bir zihinsel lks ola-lak bile imkn vermiyor. Nasl kendi muazzam boyutlara varm servetlerinden zevk alamyorlarsa, kendi aleyhlerinde dnmeyi de beceremiyorlardr. Beyhudedir hafiflik abas. st ve alt katmanlarn bilin tarzlar arasndaki farklarn silinmesi, aralarndaki gerek farkn srp gitmesine hizmet ediyor. Yoksullarn dnmesini nleyen ey bakalarnn disiplinidir, zenginleri nleyense kendilerininki. Yneticilerin bilinci, daha nce dinin maruz kaldn her trl zekya uyguluyor bugn. Kltr haute bourgeoisie [yksek burjuvazi] tarafndan bir gsteri esine dntrlyor. Kiinin zeks veya eitimi, onu evlenmeye veya davet edilmeye deer klan nitelikler arasnda saylyor, tpk usta binicilik, doa sevgisi, cazibe veya bedene kusursuzca oturan bir smokin gibi. Bilgiyi ise merak etmiyorlar. Bu en ruhlar ou kez tpk kk burjuvalar gibi tmyle gndelik ilere gmlm durumdadrlar. Evlerini derler, partiler verirler, otel ve uak rezervasyonlarnda virtzce davranrlar. Kalan vakitlerini de Avrupa irrasyonalizminin sakatatlaryla beslenmeye ayrrlar. Zihne duyduklar dmanl hi saklamazlar: Dncenin verili her eyden, her varolan'dan zerkliinde bir nifak eilimi seziyorlardr ve bunda haksz da saylmazlar. Eitimli filistenler Nietzsche'nin zamannda ilerlemeye, kitlelerin tereddtsz yceltilmesine ve olabildiince ok sayda insan iin olabildiince byk mutluluk fikrine inanyorlard; bugn de pek farknda olmadan tam tersine inanyorlar: 1789'un ilgasna, insan doasnn dzeltilmezliine, mutluluun antropolojik imknszlna - ksaca, iilerin fazla cret aldna. Bir nceki dnemin en derin sezilerinin daha tesi olmayan bayalklara indirgendiini gryoruz bugn. Toplumca kabullenilmi son filozoflar olan Nietzsche ile Bergson'dan geriye kalan, kendi mazeretileri tarafndan kirletil
193

mi bir doa adna ne srlen bir anti-entelektalizmden baka bir ey deil. "nc Reich'ta beni en skan ey 'toprak' szcn artk kullanamayacak olmamz, nk Naziler msadere ettiler bu sz" -1933'te byle diyordu, bir genel mdrn sonradan Polonya'da katledilecek olan Yahudi ei. Ve Faistlerin yenilgisinden sonra bile, bir kokteylde herkesin radikal sand bir ii lideriyle karlaan zarif bir Avusturyal hanm, bu zata duyduu hayranl ancak u canavarca szlerle ifade edebiliyordu: "Hem sonra entelektellikten o kadar uzak, o kadar uzak ki!" Almanca'y yapmack bir yabanc vurguyla konumakta srar eden kkeni biraz bulank bir aristokrat kz bana Hitler'den holandn itiraf ettiinde kapldm korkuyu da unutmuyorum. Kzn grn Hitler imgesiyle badaacak gibi deildi. Pek tatl bir bo kafallk kzdan kendi gereini gizliyor olmal diye dnmtm o tarihte. Oysa benden daha kurnazd kz, nk temsil ettii ey artk ortadan kalkmt ve kzn snfsal bilinci de bireysel yazgsn silmekle kendinde-varlnn, toplumsal karakterinin ortaya kmasn salamt. Tepedekilerin saflarn bsbtn sktrdklar byle bir ortamda her trl znel sapma imkn ortadan kalkyor ve farkllk da sadece bir gece elbisesinin daha sekin kesiminde aranabiliyor. 121 Odette iin requiem.x Kta Avrupasndaki st snflarn Anglo-manisi, kendilerine yeterli olmalar amalanan birtakm feodal uygulamalarn adada trenselletirilmi olmasndan kaynaklanmaktadr. Kltr orada nesnel zihnin ayr bir alan olarak, sanat ve felsefe heveskrl olarak deil, empirik varoluun bir biimi olarak srdrlr. Yksek yaam, ayn zamanda gzel yaam da olmaya zenir. Katlanlara ideolojik bir haz pay salar. Yaamn biimsellemesi kurallara bal kalmay gerektiren bir greve dnt, bir slubun yapay olarak srdrlmesini, doru davranla bamszlk arasnda hassas bir dengenin korunmasn zorunlu kld iin varoluun kendisi de anlamla yklym gibi grnyor ve bylece toplumsal olarak gereksiz bir grubun huzursuz vicdann rahatlatyordun nsann hep kendi mevki ve durumuna en uygun szleri syleme ve en uygun jestleri yapma ykmll bir ahlaki abay da zorunlu klar. Kendi kiisel
194

e ilimlerine kaplmasnn zorlatrlmas, ataerkil bir noblesse oblige'nin [soylu domu olmann getirdii ykmllkler] gerektirdii gibi yayor olma duygusunu verir insana. Ayn zamanda kltrn nesnel tezahrlerden dolaysz yaam alanna kaydrlmas da kiinin dolayszlnn zmleyici akl tarafndan sarslma tehlikesini ortadan kaldrr. Gururlu zgvene yakmayan bir zevksizlik olarak burun kvrlr akla - ama Dou Prusyal bir Junker'in yz kzartc kabalyla deil, grnte aydnca bir lt adna, gnlk yaamn estelikletirilmesi adna yaplr bu. Bylece yaratlan pohpohlayc yanlsama, kendisinin styap/altyap veya kltr/madde blnmesinden mnezzeh olduunu sylyordur insana. Yine de btn aristokratik bezemelerine karn trenselliin vard ve varaca nokta, kendi iinde anlam olmayan bir performans anlam olarak hipostazlatran ve zihni de zaten orada olan eyin kopyas durumuna dren o ge burjuva tavrdr. Bal kalnan norm bir kurmacadr; toplumsal nkoullar da tpk rnek ald saray seremonisi gibi oktan silinmitir yeryznden. Kabullenilmesinin nedeniyse herhangi bir nesnel ahlaki balayclk deil, gayri meru bir kar dzeninin merulatrlmas-a hizmet etmesidir. Nitekim Proust, kendisi de kaplmaya pek yatkn olan adamn o amaz sezgisiyle, Anglomaniye ve kuralc yaam tarznn yceltilmesine daha ok aristokratlarda deil de ykselmek isteyenler arasnda rastlandn saptamt: Zppeden hacaaya giden yol bir admlktr. Bu, snobizm ile art nouveau arasndaki ilikiyi de aklar: mbadeleyle tanmlanan bir snfn kendini mbadeleden arnm bir sebze gzellii imgesine adama abasdr art nouveau. Bu benlik leninin yaam hi zenginletirmediinin kant da kokteyl partilerinin skcl, kr evlerindeki hafta sonu davetlerinin bunaltcl ve btn bu toplumsal alveri alannn simgesi olarak golf oyununun yavanldr. Hi kimseye gerek bir haz vermeyen imtiyazlardr bunlar; tek ilevleri, hibir haz imkn iermeyen bu sevin-siz btnn paras olduklarn imtiyazllarn kendilerinden gizlemektir. Gzel yaam, en son evresinde, dpedz gsterie, sadece sekin olmaya indirgenmitir -ki Veblen'e gre bandan beri byleydi- ve parkn sunduu tek tatmin de darda kalanlarn burunlarn dayadklar parmaklklardr. imdi zaten kar durulmaz biimde demokratlatrlan st snflarn kabahatlerinde, toplumu oktandr tanmlayan ey btn plaklyla ortaya kyor: Yaam, kendi yokluunun ideolojisine dnmtr.
195

122 Monogramlar. Odi profanum vulgus et arceo [baya halktan nefret eder ve kanrm], diyordu azatl klenin olu.1 ok kt insanlarn lebileceini dnmek zordur. "Biz" derken aslnda "ben "i kast etmek, hakaretlerin en rtlsdr. "Dmde bana x grnd" ile "dmde x'i grdm" arasnda dnyann alan vardr. Ama hangisi daha dorudur? D gnderen ruhlar olmad kadar, d gren de ego deildir. Her adan iyi baklm bir adamn seksen beinci ya gnnden nce grdm bir dte onu gerekten sevindirmek iin ne armaan etmeliyim diye sormutum kendime ve sorumun cevabn da hemen vermitim: ller dnyas iin bir rehber. Leporello'nun paraszlktan ve az yemek yiyebildiinden yaknmas, Don Juan'n gerekten yaayp yaamad sorusuna yol ayor. 2 ocukluumda, kar kreyen adamlar ilk kez grdm gn anmsyorum. ncecik pl prtlar iindeydiler. Ne yaptklarn, kim olduklarn sormutum byklere. siz adamlar olduklarn ve ekmek paralarn karsnlar diye onlara bu iin verildiini sylemilerdi. yleyse layklarn bulmular, diye barmtm hrsla, kar kreyenlerin lay budur! Sonra da kendimi tutamayp hkrklara boulmutum. Ak, farkl olanda benzerlik grme gcdr. kinci Dnya Savandan nce Paris'te bir sirk ilan: Plus sport que le thetre, plus vivant que le cinema. [Tiyatrodan daha sportif, sinemadan daha canl.] Hays Brosunun btn kurallarna kesin biimde uyan bir filmin byk bir sanat yapt olmas da mmkndr - ama Hays Brolarnn bulunduu bir dnyada deil.3
196

Verlaine: Balanabilir lmcl gnah. Evelyn Waugh'un Brideshead'e Son Gidi'i: Toplumsallatnlm zppelik.4 Zille, yoksulluun kna bir aplak atar. 5 Scheler: Le boudoir dans la philosophie. 6 Liliencron'un bir iirinde askeri mzik betimlenir.7 iir yle balar: "Geliyor meydandan bandonun sesi, Kyamet Gnnde tubalar gibi"; ve yle biter: "Kanatlar alaca bir kelebek gelir mi / Meydandan buraya kanat rparak imdi?" ktidarn airaneletirilmi tarih felsefesi, Kyamet Gnyle balayp kelebekle biten. Trakl'n "Yolda" iirinde u dize vardr: "Syle, nice zamandr lyz biz"; Dubler'in "Altn Soneler"inde de u: "Nasl da doru hep l olduumuz."8 Davurumculuun btnl, birbirine tmyle yabanclam ve yaam sadece kendi i dnyalarnda kabul eden kiilerin tam da bu yzden l olduklarn da vurmasndan kaynaklanr. Borchardt'n denedii ynla biim arasnda gne uyarlanm halk arklar da eksik deildi.9 "Popler tarz" deyimini reddediyor ve "Halk tarznda" diye niteliyordu bunlar. Ama "Kanun namna" deyimini artryor bu da. Tadilatairin postunun altnda, Prusyal polis kmldyor. Bugn dnceyi bekleyen grevlerden biri de Bat kltrne yneltilen btn gerici savlar ilerici aydnlanmann hizmetine komaktr. Ancak kendilerini anlamayan dnceler dorudur. Hus,10 kendisini yakacaklar odun ynna al rp tayan zavall yal kadn grdnde, "Sancta simplicitas!" [kutsal basitlik] diye barmt. Ya onun her iki biimiyle de Son Yemei andran kurban edilme gerekesine ne demeli? Her dnce kendinden bir basamak stteki dncenin yannda safdil grnr ve aslnda hibir ey de ok
197

saf deildir, nk unutuluun ssz ufkunda her ey basitleip gidiyordur. Ancak erki kkrtmakszn zayf grnmeyi baardnda bulacaksn ak. 123 Kt yolda.1 Faizmi ok somut bir anlamyla ocukluk anlarmdan karsayabilmem gerekir. Bir fatihin en uzak blgelere eliler yollamas gibi, faizm de istilann ok ncesinde-nc birliklerini gndermiti oraya: Snf arkadalarm. Burjuva snf herkesin herkesi ezdii gaddar bir ulusal cemaat dn en bandan beri beslemise eer, daha imdiden Horst Bergenroth, Jrgen Bojunga veya Horst Eckhardt gibi adlar tayan ocuklar da yetikinlerin onu gerekletirecek tarihsel erginlie ulamasndan ok nce bu d sahnelemeye koyulmulard. Erimek iin kendilerini zorladklar dehetin gcn yle berrak bir biimde hissedebiliyordum ki, daha sonra yaanacak olan btn mutluluklar her an geri alnabilecek borlar olarak grnyordu bana. nc Reich'n gelii siyasal yarg gcm iin bir srpriz oldu, evet; ama bilind korkularm iin deil. Sonu gelmeyen ykmla ilgili her trl motif yaammn o kadar derinlerine szm, Alman uyannn btn tehlike sinyalleri beni o kadar kavurup zerimde o kadar silinmez izler brakmt ki, Hitler'in diktatrlnde grr grmez tanmtm onlar: ou zaman aptalca bir dehete de kaplyor ve topyekn Devletin srf bana kar icat edildiini, ocukluumda ilksel biimlerinden geici olarak muaf tutulduum her eyi bana uygulamak amacyla kurulduunu dnecek gibi oluyordum. Tek bir rencinin zerine ullanp onu pataklayan ve hocaya ikyet edince de onu snf haini ilan eden be yurtsever yabanclarn tutuklulara ikence yapld iddialarn rtmek iin tutuklulara ikence yapanlar da bunlar deil miydi? En iyi renci bir yanl yaptnda onu saatlerce yuhalayanlar - bunlar deil miydi kendini asmay deneyip de beceremeyen Yahudi tutuklunun evresinde toplanp alay edenler? Kendileri tek bir doru cmle kuramadklar halde benimkilerin ok uzun olduunu syleyenler - Alman edebiyatn ortadan kal

198

drp da yerine kendi "yazn"larn bunlar koymadlar m? Bazlar gslerini esrarengiz iaretler ve madalyalarla kaplyor ve denizden ok uzak bir yerde, donanmann oktan ortadan kalkt bir tarihte, donanma subay olmak istiyorlard: Mfreze ve birlik komutan ilan etmilerdi kendilerini, gayri merunun lejitimistleriydiler. Ters, huysuz, skm bir zekya sahip olanlar vard bir de; snftaki baar anslar, liberalizm anda yetenekli ama mtevaz bir evreden gelen amatr mucitinkinden fazla deildi ve bu yzden ailelerini sevindirmek iin ders saatleri dnda marangozluk renmeye alyor, hatta kendi zevkleri iin uzun leden sonra saatlerinde snfta kalarak izim defterlerini karmak ve incelikli desenlerle dolduruyorlard - nc Reich'n o zalim etkinliine ulamasna yardm ettiler ve bugn bir kez daha aldatlyorlar. Hocalarla durmadan kavga ederek derslerin kesilmesine yol aanlara gelince, mezuniyetlerinin daha ilk gnnde, hatta ilk saatinde, svdkleri hocalarla sofraya oturup onlarla ayn biray ve ayn erkek dnyasn paylamaya baladlar: Gnll yasallard bunlar da, daha yumruklarn masaya indirirken bile efendilerine tapacaklarn sezdiren isyanclar. Bir st snfa gemeyi baaramamalar, geenlerin tepesine kp onlardan almalar iin yeterliydi. Bugn resmi grevlileri ve gnll memurlaryla btn bu figrler dlerimden darya frlayarak beni gemi yaammdan ve dilimden yoksun brakm olduklarna gre, artk dlerimde grmem de gerekmiyor onlar. Faizm, ocukluun karabasann gerekletirmitir. 1935 124 Bulmaca. Oligari noktasna varan bir tarihsel gelimeye karn neden iiler kendi konumlarn gittike daha az anlar hale geliyorlar? Yararl olabilecek baz gzlemler var. Sahiplerin ve reticilerin retim aygtyla nesnel ilikisi gittike katlarken, znel snf aidiyeti daha da byk dalgalanmalar gsteriyor. Ekonomik gelimenin kendisi de bu eilimi glendiriyor. Sermayenin organik bileimi, sk sk belirtildii gibi, denetimin fabrika sahiplerinden teknik uzmanlara kaymasn gerektirir. Birinciler, canl emein muadili gibiydi; ikincilerse sermaye iindeki makine paynn karldr. Ancak, teknik s
199

relerin hesaplanabilir niceliklere indirgenmesi, eitim ve deneyimden byk lde bamsz kck ilemlere ayrtrlmas, bu yeni iletme yneticilerinin uzmanln da bir yanlsamaya, atanm olma imtiyazn gzlerden saklayan bir gsterie dntryor. Teknik gelimede her ilemin gerekten herkese ak olduu bir noktaya varlm olmas - ilerlemenin bu ikin olarak sosyalist esi ge kapitalizmde arptlm ve kendi ereinden saptrlmtr. Herkes sekinler arasna katlabilecek gibidir imdi. Dahil edilmek iin biraz beklemek yeterli grnyordur. Kiilerin uygunluunu ve seilebilirliini tanmlayan ey bir yaknlk ve akrabalk duygusudur: Dnen dolaplarn libidinal katklarla sslenmesinden salkl teknokratik zihniyete ve kanl canl realpolitik'e, kadar uzanan bir duygu. Byle adamlar sadece denetimde uzmanlamlardr. Onlarn yaptn baka herkesin de yapabilecek oluu bu denetimcilerin gereksizlemesine deil, herkesin grevlendirilme imknnn belirmesine yol amtr. Kukusuz, en iyi uyum salayanlar yeleniyordur. Sekinler hl ok kk bir aznlktr, evet; ama yapsal imkn, herkese eit frsat yanlsamasnn, bu yanlsamadan beslenen serbest rekabeti ortadan kaldrm bir sistem altnda da srp gitmesini salamaktadr. Teknik glerin imtiyazdan arnm bir dzene imkn tanmas, herkese, hatta glgede kalanlarca bile, aslnda bunu nleyen toplumsal glerin salad bir gelime olarak grlyordur. Genel olarak, znel snf yelii bugn ekonomik dzenin kendi katlnn unutulmasn salayan bir akkanlk iindedir: Kat eyler her zaman baka bir yere tanabilirler. Bireyin kendi ekonomik yazgsn nceden hesaplamasnn imknszl bile bu rahatlatc akkanla kendi katksn yapar. Kiisel yetersizlik deildir k belirleyen etken, hi kimseye, en tepedekilere bile gven duygusu vermeyen k geirmez bir hiyerarik yapdr: Eitliki bir tehdit. Yln en baarl filminde kahraman pilot savatan dnp de kk burjuva karikatrleri tarafndan bir birahane serserisi yerine konularak taciz edildiinde, seyircilere sadece bilind bir "Oh olsun!" vesilesi vermekle kalmyor, ayn zamanda onlarn "insanlar kardetir" inancn da destekliyordun Mutlak adaletsizlik bylece adaletin aldatc bir kopyasna, deersizlemi eitlie dnr. Bu arada sosyologlar da u komik bilmece zerinde kafa patlatmaya devam ediyorlardr: Proletarya nerede?

200

201 Olet.1 Avrupa'da burjuva-ncesi gemi, kiisel hizmet veya yardmlar karlnda cret almaktan duyulan utanta srdryor varln. Yeni ktada byle bir eye rastlanmaz. Eski dnyada da karlksz hibir ey yaplmazd, yine de bir yara gibi yaanrd bu. Kukusuz, toprak tekeli gibi pek de ulvi saylamayacak bir ayrcalktan kaynaklanan bir ahlaki sekinlik dpedz ideolojidir. Ama kiiliin derinlerine nfuz etmiti ve pazara kar balarn dik tutulmasn salyordu. Alman egemen snf, yirminci yzyln ortalarna kadar, imtiyazn veya retim kontrolnn dnda kalan aralarla para kazanmay hep kmsedi. Sanatlarn ve akademisyenlerin hor grlmesinin nedeni, kendilerinin de en ok isyan ettii eydi: Yaptklar i karlnda para almak. zel retmen Hlderlin ile piyanist Liszt, egemen bilince kar kmalarna yol aan deneyimleri tam da cretli alma srasnda yaamlard. Yakn dnemlere kadar bir insann alt ya da st snf yeliini para kabul edip etmemek gibi ok basit bir lt belirtiyordu. Zaman zaman sahte gurur bilinli eletiri haline de geldi. Avrupa st snflarnn her ocuu, akrabalarn kendisine armaan olarak verdii paray alrken kzaryor ve burjuva faydaclnn daha stn gc bu trden tepkilerin almasn ve fazlasyla telafi edilmesini salasa da "biz sadece mbadele iin mi yaratldk?" sorusu insanlarn iini kemirmeye devam ediyordu. Eskinin kalntlar, Avrupa bilincinde, yeninin mayalaryd. Oysa Amerika'da, zengin aile ocuklar bile gazete satarak be kuru kazanmaktan yksnmez; yetikinlerin tavrlarna da szm bir aldrszlktr bu. Yeni gelmi Avrupalya btn Amerikallarn paral hizmetlere yatkn haysiyetsiz kiiler olarak grnmesinin nedeni budur; buna karlk Amerikallar da prenslere zenen bir haneberdu(evi srtnda gezen) diye bakarlar ona. alma ayp deildir dsturunun apakl; pazar ilikilerinin feodal anlamyla al-altc olabilecei gibi zppece bir endieden bsbtn azade bir saf-derunluk; emein hakkn alma ilkesinin demokratiklii - bunlar, en antidemokratik koullarn, ekonomik adaletsizliin ve insann alalmasnn srp gitmesine yardm ediyordur. Hi kimsenin aklna gelmez, mbadele deeriyle ifade edilemeyen hizmetler de olabilecei. te, sadece kendi ikin ilkesi gerei balayc olabilecek bir hakikat tasarlamaktan aciz olan ve hakikati sadece baka eyler iin, bakalar
201

iin, demek mbadele iin varolan bir ey gibi gren o znel akln zaferinin asl nkoulu da budur. Atlantik'in dou yakasnda ideoloji gururdu, bu yanndaysa mallarn teslim edilmesidir. Bu, nesnel tinin rnleri iin de geerlidir. Mbadele ileminde iki tarafn da avantaj beklemesi, baka bir deyile znel olarak en basit, en snrlayc tavr, znel davurumu da engeller. Her trl pazarlanabilir retimin nsel koulu olan krllk, znellie, demek kendinde-ey'e duyulan kendiliinden ihtiyac daha balarken dumura uratr. retim ve datmlarnda yaplan masraf azami lde sergileyen kltrel rnlerde bile, nfuz edilmez bir mekanizmann etkisiyle olsa gerek, patronlarnn en sevdii melodiyi bininci kez alarken bir yandan da piyanonun stndeki taba yan gzyle szen bar piyanistini anmsatan bir eyler vardr. Kltr endstrisinin btesi trilyonlar buluyordur mutlaka, ama performanslarnn biim yasasn belirleyen olgu bahitir. Endstrilemi kltrn fazla cilal, hijyenik nitelii, ilksel utancn tek kalntsdr bugn - bir arnma veya eytan kovma imgesi ki, ef garsona benzememe telayla zarafet bahsinde aristokratlar bile geride brakan ve bylece aslnda bir ef garson olduunu aa vuran otel menecerinin frak ceketini andryor.

126 l.Q. En ileri teknik gelime evresine uygun den davranlarn grld yerler, sadece gerekten gerekli olduklar sektrlerle snrl deil. Dnce de kendi performansna konulan toplumsal snrlamalara sadece mesleki olarak dayatldktan alanda boyun emekle kalmyor, her ynyle gnll olarak uyarlanyor bunlara. Kendisine grev olarak verilen sorunlar zme noktasna hapsedilip yozlatrld- iin, grevli olmad konulan bile bir sorun gibi ilemden geiriyor. zerkliini yitirdii iin, gereklii zgr biimde ve bal bana bir ama olarak kavrama konusunda kendine gvenemiyor. Bunu, pek saygn bir aldan iinde, en yksek creti alanlara brakyor ve bylece kendini llebilir klyor. Davranlar, srekli olarak formda olduunu kantlama zorunluluunu duyan bir adamn tavrlar -kendi gznde bile. Dnme, krlacak herhangi bir cevizin olmad anlarda bile srf idman olsun diye yaplan bir temrine dnm du

202

rumda. Nesnelerine sadece birer yar engeli olarak, formunu snayaca aralar olarak yneliyor. Konularnn ve dolaysyla kendilerinin sorumluluunu stlenmek isteyen dnme abalarnnsa kibirli, havai ve bencil kiisel doyumlar olduundan kukulanlyor. Yeni-pozi-tivistler iin bilgi nasl bir yanda birikmi duyu-alglar te yanda mantksal biimcilik diye blnmse, btnsel bilgiyi smarlama bir eya olarak gren tipin zihinsel faaliyeti de bir uta zaten bildiklerinin envanterinin karlmasyla br uta dnme gcnn llmesi biiminde kutuplamtr: Her dnce ya bir bilgi yoklamasdr bu tip iin, ya da bir yetenek testi. Doru cevaplar bir yerde zaten kaydedilmi durumdadr. Pragmatizmin en son versiyonu olan arasalclk, bandan beri, dncenin sadece uygulanyla deil, biiminin nsel kouluyla da ilgilidir. Muhalif aydnlar, bu etkilerin snrlan iinde topluma yeni bir ierik tasarlamaya giritiklerinde, peinen bu toplumun ihtiyalarna uyacak biimde kurgulanm olan bilinlerinin biimine taklarak hareketsiz kalrlar. Dnce kendini dnmeyi unuturken ayn zamanda kendi bekisi haline de gelmitir. Dnmek, kiinin her an gerekten dnp dnemediini kontrol etmesinden te bir ey deildir artk. Grnte bamsz dnsel retimlerin -gerek teorik gerek sanatsal- verdii o boulma duygusu da buradan gelir. Toplumun kendisi mahpus olduu srece zihnin toplumsallamas da onu bir cam kafese hapsedip yaltyordun Daha eski bir tarihte dnce dtan dayatlan grevleri nasl iselletirmise, imdi de onu kuatan aygtla btnleme iini stlenmekte ve bylece onunla ilgili ekonomik ve siyasal hkmleri bile beklemeden kendi kendini mahkm etmektedir. 127 Wishful Thinking.1 - Zek bir ahlak kategorisidir. Duygu ile anlamann birbirinden ayrlmas -ki ahman aklanmas ve aziz mertebesine karlmas da bylece mmkn olur- insann birbirinden kopuk ilevlere blnmesini hipostazlatrr. Mankafaya dzlen vglerde gizli bir kayg da vardr: Koparlm paralarn yeniden birleerek bu sakatla son vermesinden korkuluyordur. "Bir zihnin ve bir kalbin varsa eer," der Hlderlin bir iirinde, "yalnz birini gster. kisini de
203

mahkm ederler, ikisini de gsterirsen." Snrl anlak' sonsuz akla2-ama sonsuz olduu iin de snrl znenin hibir zaman kavrayamaya-ca akla- oranla hor gren yaklamda, eletirel iddialarna karn, u bayat ezgiyi ok andran bir yn vardr: "Hep daha drst ve doru ol."3 Hegel anlak'n aptalln gsterdiinde, yaltlm alanlar iinde alan dnmn ve bylece her trden pozitivizmin ierdii hakikatsizlii btn boyutlaryla ortaya koymakla kalmaz sadece; ayn zamanda dncenin yasaklanmasyla da su ortakl yapm olur, kavramn negatif emeini -ki onun yntemi de tam bunu icra ettii iddiasndadr- snrlar ve ynettii srnn-kendi zayf klarna gvenmelerine izin vermeyip onlar bir araya gelmeye aran Protestan ky rahibini speklasyonun doruuna ykseltir. Oysa felsefenin yapmas gereken, duygu ile anlak'n kartlnda, bunlarn -tam da ahlaki olan- birliklerini aramaktr. Zek, yarg gcn kullanrken, nceden verilmi her eye ayn zamanda onu dile de getirerek kar kar, igdsel drtleri dlayan yargnn kendisi, toplumun basksna bir kar-basnla cevap vererek telafi ediyordur bu drtleri. Benliin btnlk ve tutarllyla llr yargnn gc - ama ite bu yzden, ruhsal iblmnn duygulara emanet ettii o igdsel dinamikle de llr. gd, dayanma istenci, mantn anlamna ikindir. Mantkta yarglayan zne kendini unuttuu, hibir dn ve uzlamay kabul etmedii iin kazanyordur zaferlerini. Tersinden alrsak, en dar ufuklu insanlar da karlarnn balad noktada aptallar ve aslnda pek de iyi anlayabilecekleri iin anlamak istemedikleri eye kusarlar fkelerini: Bugnk dnyay kendi dzeninin samaln anlamaktan alkoyan gezegensel aptallk da yneticilerin yceltime uratlmam ve alamam karlarnn sonularndan biridir sadece. Bu ksa erimli ama kar durulmaz sre, kemikleerek tarihin seyrinin anonim emasna dnr. Bireyin aptall ve inatl da bunun karldr, nyargnn gcyle i dnyas arasnda bilinli olarak balant kurmay beceremeyii de bunun karl. Bu tr aptallk her zaman ahlaki yetersizlikle, zerklik ve sorumluluk yoksunluuyla birlikte gider; buna karlk, Sokratik rasyonalizmin yle ok doru yan vardr ki, dnceleri biimselci bir tavrla kendi evrelerinde dnmeyip de gerekten nesnelere ynelen gerekten zeki bir insann kt olabileceini dnmek bile zordur. nk kiinin krlemi biimde kendi olumsal karlarna gmlmesi demek olan ktlk, dnce ortam iine girdiinde itici gcn yitirmeye balar. Scheler'in "btn bilgi
204

nin temelinde ak yatar" dsturu bir yaland, nk dnlen eyden hemen ve dolayszca ak talep ediyordu. Ama ak eer her trl sahte dolayszl zmeye ynelir ve bylece hi phesiz bilginin nesnesiyle de badamaz hale gelirse bu dnce de bir hakikate dnebilir. Birbirine yabanclam ruhsal blmelerin senteziyle giderilmez dncenin kopukluu, teraptik yntemlerle akla akld eler alamakla da giderilemez; tek are, dnceyi antitezci dnce olarak kuran o istek esi zerinde bilinli olarak dnmektir. Bu e, ancak hibir dsal tortu kalmayacak lde dncenin nesnellii iinde eritildii anda topya'ya ynelen bir drtye dnebilir. 128 Gerilemeler. "Beiktekine ark" Brahms'la ilgili ilk anmdr, phesiz bakalarnn da. Tam bir yanl anlama: Orada karanfil iin kullanlan szcn Nglein- iei belirttiini bilmiyordum, ivi ya da toplu ine [nagel] anlamna geldiini, ocuk sonu gelmeyen bir huzur iinde korkusuzca uyusun diye karyolasnn -benimki- evresine gerilmi o k szdrmaz perdeleri tutturan inelerden sz edildiini sanmtm. Nasl da souk ve efkatsiz kalyordu iekler, o perdelerin yannda. Eksiksiz aydnln bizdeki yeri ancak bilind karanlkla doldurulabilir; vaktiyle olabileceimiz eyin yeriyse, domam olduumuz ryas dnda, hibir eyle. "Rahat uyu / kk gzlerin kapansn, / yamur damlalarn dinle karanlkta, / komunun havlayan kpeini duy. / Kpekik dilenciyi srm, / paltosunu koparm, / kayor ite dilenci, / sen rahat uyu imdi." rktcdr Taubert'in ninnisinin ilk beyti. Oysa son iki dize bir huzur vaadiyle kutsar uykuyu. Ama sadece burjuva duygusuzluundan, davetsiz misafirin kovulduunu bilmenin getirdii rahatlamadan da kaynaklanmaz bu. Uykuya dalmak zere olan ocuk, yabancnn kovulduunu -ki Schott'un arklar kitabnda bir Yahudi'yi andryordur- oktan unutmu gibidir ve "kayor ite dilenci" dizesinde de bakalarnn sefaletinden uzak bir huzur sezebiliyordur. Dnyada tek bir dilenci bile kald srece, der Benjamin bir fragmannda, mit de varln srdrecektir; ancak son dilencinin de kaybolmas yattrabilir
205

mit'i. Ama o zaman iddet de tpk ocuun uykuya dalndaki gibi unutulmayacak mdr? Dilencinin yokoluu, ona o gne kadar yaplm ve onarlmas imknsz btn ktlkleri de onarmayacak mdr sonunda? Kpekikle birlikte tm doay da zayflarn stne salan insan soyunun btn zulm ve eziyetlerinde, kendisi de doann bir paras olan eziyetin son izlerinin silinmesi umudu da gizli deil midir? Dilenci, uygarln dna kovulmakla yeryzndeki srgnlnden kurtulmu ve sonunda kendi yurduna kavumu olmayacak mdr? "Rahat uyu artk, dilenci evini buldu." Bir arta, kendimi bildim bileli mutluluk verdi bana: "Da ile derin, derin vadi arasnda" diye balyor ve ayrda serilmi yatarken bir avc tarafndan vurulan ve hl canl olduklarn anlaynca da hemen oradan seirten iki tavann yksn anlatyordu. Ama kssadan hisseyi ancak ok sonralar karabildim: Saduyu ancak umutsuzlukta ve u durumlarda srdrebilir varln; nesnel lgnla kurban gitmemek iin samalk gerekir. rnek alnmal o iki tavan: Ate edildii anda kendini yere at, korkudan sersemlemi bir halde bekle ve akln bana toplar toplamaz da halin kaldysa btn gcnle tabanlar yala. Korku kapasitesiyle mutluluk kapasitesi birdir: Deneyime snrszca ak olmak, srt yere gelenin kendini yeniden kefettii o kendini brakma yaantsna denk der. Varolan karsnda duyulan lsz bir kederle llmeseydi mutlulua mutluluk denebilir miydi? nk ar hastadr dnya. Ona temkinli bir tavrla kendini uyarlayan, srf byle yapmakla onun lgnlna da katlm olur; oysa egzantrik kii direniyor ve dnyaya "yeter, kes artk!" diyebiliyordur. Felaketin yanlsamal nitelii zerinde, "umutsuzluun gerek diilii" zerinde durup dnebilen ve sadece kendisinin hl canl olduunu deil, dnyada hl yaam olduunu fark edebilen de sadece odur. Donup kalm tavanlarn kurnazl, kendileriyle birlikte avcy bile kurtarr: Kaarken onun sululuunu da armlardr. 129 Mteriye hizmet. Kltr endstrisi, mterileri tarafndan ynlendirildiine ve onlara kendi istedikleri eyleri sunduuna yeminle

206

inandrmaya alr bizi. Ama zerk olduunu kesinlikle yadsr ve kurbanlarn yarg ilan ederken, zerk sanatn btn arlklarn kendi rtl otokratlyla fersah fersah geride brakr. Kltr endstrisinin yapt, mterilerinin tepkilerine uyarlanmaktan ok, onlar kalpazanca imal etmektir. Kendisi de onlardan biriymi gibi davranarak biimlendirir mterilerinin tavrlarn. Btn bu uyarlanma ideali bir ideolojidir aslnda: nsanlar, toplumsal iktidarszln kamusal gstergesi olan abartl bir eitlikilik tavryla iktidardan ne kadar pay almaya alr ve bylece eitlii ne kadar arptrlarsa bakalarna ve toplumsal btne uyarlanmaya da o kadar istekli davranrlar. "Mzik, dinlemeyi dinleyenin yerine yapyor" ve sinema da ocuklara bir eyler sokutururken azlarna kendi istedikleri szleri de koyan ye deeri genellikle pek tartmal armaan, ocuklardan iitmek istedikleri az aprdatmalaryla birlikte sunan byklerin iren sahtekrln trst leinde srdryordur. Kltr endstrisini dndren ark, yknmeci gerilemeye, bastrlm taklit drtlerinin istismarna ayarldr. Yntemi, izleyicinin kendisini taklit ediini ngrmek ve bylece yaratmak istedii anlamay zaten varm gibi gstermektir. stelik hi zorlanmadan baaryordur bunu, nk istikrara kavuturulmu bir sistemde bu anlama zaten ondan bamsz olarak da kuruluyordur ve ona den de bu anlamay yoktan varetmekten ok, trensel bir biimde ve hi durmadan tekrarlamaktr. Bir uyaran da deildir ortaya koyduu rn; varolmayan uyaranlar karsnda bir tepki modelidir. ou filmlerde karlatmz o fazla enlikli mzik, diyalog denen o ocuksu budalalklar, o laubali teklifsizlik, hatta filmin en bandaki o yakn plan grnt - hepsi de "harika!" diye barr gibidir. Kltrel aygt, bu teknikleri kullanarak, sinematik gerilimin doruk noktasnda son srat yaklaan bir trenin iddetiyle saldrmaktadr seyirciye. Ama btn filmlerin benimsedii ton, bylemek veya yemek istedii ocuu besleyen cady andrr: "Bak, ne gzel, ne leziz orba! Baylacaksn!" Sanatta bu mutfak bycln icat eden kii, kendi dilsel itenliklerine ve mziksel baharatlarna doyamayan Wagner'di; "Yzk"te Mime'nin Siegfried'e zehirli iksiri sunduu sahnede bu sreci btn plaklyla ortaya koymutu, bir dahinin zaptedilmez itiraf tutkusuyla. Ama sar peremli canavarn kendisi de artk hlamur aacnn altna uzandna gre, kellesini kim uuracak imdi?1
207

208 Monoton. Kendi huzursuz vicdan bile yardm edemiyor kltr endstrisine. Onu yneten tin o kadar nesnellemitir ki, kendi znelerinin yzne bir tokat gibi inmektedir; onun aralar olan bu zneler de artk her eyi bildikleri iin daha ekimser davranmakta ve yol atklar pislikle kendi aralarna bir mesafe koymaya abalamaktadrlar. Sinemann ideolojilerin yaylmasna hizmet ettii teslim ediliyor bugn - oysa bu itirafn kendisi de kastl olarak yaylan bir ideolojidir. Temelinde, birtakm idari cihazlarla gvence altna alnan kat bir ayrm yatyordur: Bir yanda sentetik gndz dleri, gndelik hayatn gelgitlerine kar bir snak salayan "ka" rnleri; te yanda "bir mesaj tayan" ve bizi doru toplumsal davranlara aran iyi niyetli rnler. Hemen ka ve mesaj kategorilerine dahil edilebilmeleri, iki trn hakikatsizliinin de gstergesidir. Ka filmlerinin kmsenii, yzeysellie kar gsterilen o standartlam kzgnlk, egemen pratikte oyunu iyi oynayamad iin kumara fke duyan o ok bildik anlayn acnas bir yanksndan baka bir ey deildir. Mflis varolua srtlarn dnmeleri deildir ka filmlerinin o kadar mide bulandrc olmasnn nedeni; asl neden, bu srt evirmeyi yeterince enerjik bir biimde yapamamalardr, nk kendileri de ayn lde mflistir, nk sunduklar doyum gerekliin kepazeliiyle, inkrn alaltclyla rtmektedir. Dlerin herhangi bir d yoktur. Beyaz perdenin kahramanlar kendilerinin de normal insanlar olduunu, birer yatrm olarak imal edilen kamusal simalardan ibaret olduklarn nasl bir an bile unutturamyorlarsa, emalara uygun olarak retilen fantezilerin ince cilasnn altndan da sinema ontolojisinin plak iskeleti btn bir mecburi deerler hiyerarisiyle ve iyi/kt kodlaryla srtyordun En pratik eydir ka, byk sermayenin en hararetle benimsedii ey: Uzaklara karlrz, ama kan empirik imknna hi kulak asmayan empirik yaamn yasalar ta uzaktan beynimize aklmaya devam eder. Mesajla doludur ka. Kart olan mesaj da gerekte olduu eye benzer: Katan kama istei. eylemeye kar direnci eyletirir. Bunu anlamak iin, uzmanlarn bir selloid bayapta baka erdemlerin yannda ahlaki ciddiyet de ierdii iin dzdkleri vgleri iitmek yeter: Tpk ahane bir film yldznn ayn zamanda kiilik sahibi de olduunu belirtirken kullandklar ses tonuyla
208

konumaktadrlar. Ynetim kurulu, ka filminin iine, birtakm pahal aksesuarlarn yan sra bir de ideal yerletirmeye karar verebilir: nsann soylu, yardmsever ve nazik olmas gerektii yolunda Goethe'gil bir ar. Yaptn ikin mantndan ve konu malzemesinden bylece koparldnda bu idealin kendisi de gerektiinde stoklardan karlacak bir malzemeye dnr: aresi bulunan bozukluklarn slahndan, yceltilmi sosyal yardmdan teye gemeyen, ayn anda hem ok somut hem de tmyle bo ierikler. Bu tr filmlerin en gzde izlei, sefil esrikliklerine imrenmeyle de baktklar ayyalarn rehabilitasyonudur. imdi anonim yasalar uyarnca tallamakta olan toplumun kusurlarn dzeltmek iin sadece iyi niyetin yeterli olduu dncesi, drste knand noktada bile bu toplumun savunulmasna yol aar. Btn doru-dnceli insanlarn bir tr Halk Cephesi kurmas isteniyordur. Mesajn pratik ruhu, her eyin nasl yoluna konulabileceinin somut olarak gsterilmesi: Bu pratik ruh, herkes bir araya gelip de sorunun kkeninde ne yattna karar verdiklerinde toplumun tmn kucaklayan bir znenin -ki u anda yoktur- her eyi dzeltecei masaln yayarak sistemin ileyiine bir dili daha salyordun Kiinin bylece kendi yeteneklerini kantlamas da ok keyifli bir eydir. Mesaj kaa dnr: Yaad evi yeterince gayretke bir enerjiyle temizlemeye girien kii, evin zerinde ykseldii temeli unutur. Gerek ka, btnn en derin biimsel yasalarndan bile tiksintiyle geri duruun imgesi, srf pratik neriler karsndaki dnsz ilecilii sayesinde, herhangi bir mesaj dile getirmeksizin kendisi bir mesaj olabilirdi. 131 Bykanne olarak kurt. Sinemann mazeretilerinin cephaneliindeki en gl sav ayn zamanda en kabasdr: Sinemann kitlesel olarak tketilmesi. Kltr endstrisinin bu vahi aracn popler sanat olarak nitelemektedirler. Filmlerin zerk yaptn normlarndan azadeliinin onlar estetik sorumluluktan da kurtardna inanlyordun nk bu gr savunanlara gre byle standartlar zaten gericidir. Filmleri sanatsal olarak soylulatrma abalar sahiden de ereti durmaktadr; sahte bir ycelik izlenimi veren ve biimin kendisine aykr
209

olan bu tr rnler, iin erbab iin getirilen ithal mallarn andrrlar. Film sanat olmaya ne kadar zenirse o kadar sahteleir. Sinemann savunucular buna iaret edebilir ve stelik artk kitsch'lemi bir iselliin eletirmenleri olarak da kendi kaba dsal kitsch'leriyle sanatsal avant-garde olarak grebilirler kendilerini. Kii bir kez bu zemine srklendikten sonra, teknik deneyim ve mesleki beceriyle pekitirilen bu trden savlara kar direnmesi de nerdeyse imknszlar. Filmin bir kitle sanat olmayp sadece kitleleri ekip evirmek iin kullanldn m sylediniz? Ama pazar zaten halkn isteklerinin srekli olarak belirtilmesini ve ne srlmesini salyordun kolektif retim, bal bana, filmin kolektif niteliinin garantisidir; ancak gereklerle ban tmyle koparm bir insan, film yapmclarn maniplatr olarak grebilir; phesiz, birou yeteneksizdir, ama gerekli yetenekler bir araya geldiinde sistemin btn snrllklarna ramen baar mmkndr. Filmin yanstt kitle zevkinin aslnda kitlelerin kendilerine ait olmayp onlara bin trl hileyle yutturulduunu mu syleyecek oldunuz? Cevap yine hazrdr: Kitlelerin gerek yaamda sergilediklerinden farkl bir kitle zevkinden sz etmek samadr ve bugne kadar halk sanat diye grlen her eyin iinde de tahakkm vardr. Bu manta gre, ekilsiz genel iradeye biim verilmesi de retimin topik bir izlerevreye deil, verili ihtiyalara gre ynlendirilmesiyle mmkn olur ancak. Sinemann yalan klielerle dolup tatn m belirttiniz? Ama halk sanatnn da zdr bu klie; nasl masallarda kurtarc prensle eytan varsa filmlerde de kahramanla kt adam vardr, hatta dnyay iyi ile kt diye blen barbarca gaddarlk bile filmin en byk masallarla ortak yndr: vey anne, kzgn demirden iskarpinler iinde dans ederken kendi lmne gitmiyor mudur? Btn bu savlar ancak mazeretilerin varsayd temel kavramlar zerinde uzun uzadya dnlerek cevaplanabilir. Kt filmlerin varlk nedeni dpedz yeteneksizlik deildir; i dnyasnn dzeni en yeteneklileri bile yerle bir eder ve yeteneksizler de oraya yalanla sahtekrlk arasndaki yaknlktan tr rler. Kafaszlk nesneldir; personelin kalitesini ykseltmekle bir halk sanat kurulamaz. O sanatn kavram, tarmsal ilikilerden ya da basit meta retimi ekonomisinden tremiti. Bu trden ilikiler ve onlar dile getiren karakterler de efendiler ve hizmetkrlardr, kazananlar ve yitirenler - ama dolaym-sz, tmyle nesnellememi bir biimde yaparlar bunu. phesiz, bu ilikiler ve biimler de en az ge sanayi toplumu kadar snf farklaryla
210

damgalanmtr, ama yeleri tmelci yap tarafndan btnyle kapanmamtr henz. Bu yapnn bireysel zneleri nce toplam srecin anlarna ya da bileenlerine indirgemesi gerekiyordur ki, sonradan unlan bu aciz ve yaltlm halleriyle kolektif iinde yeniden birleti- ehilsin. Ancak, artk bir halkn olmay, Romantiklerin iddia ettii gibi kitlelerin daha kt olduu anlamna da gelmez. Aslnda, eskinin hakikatsizlii, tam da bu kkl biimde yabanclam yeni toplumda ortaya kyordur ilk kez. Kltr endstrisine gre halk sanatnn miras olan zellikler, yine bu endstrinin faaliyetleri iinde, aibeli bir grnm kazanmaktadr. Geriye dnk bir etkisi vardr filmin: yimser deheti, masalda her zaman adaletsizlie hizmet etmi olan eyi gn na karmakta ve eskinin cezasn bulmu gnahkrlarnda da btnlemi toplumun mahkm ettiklerinin toplumsallamann en batan beri mahkm etmeyi dlediklerinin- yzlerini gstermekledir. Bu yzden, bireyci sanatn d, znesini ve ilkel tepkilerini doalm gibi sunmaya alan bir yeni sanata da gereke olamaz: Bu ikincisinin asl znesi, birka byk irketin -kukusuz bilind- ortaklk ve dayanmasdr. Kitlelerin mteri olarak sinema zerinde bir etkisi bulunsa bile, takdir alklarnn yerini alm olan gie haslatna kadar soyut bir eydir bu etki: Sunulana sadece Evet ya da Hayr deme seenekleri arasndaki farkllk ki, younlam gle dalp seyrelmi gszlk arasndaki oranszln da ok temel bir boyutudur. Son olarak, bir filmin yapmnda ok sayda uzmann ve basit teknisyenin de sz sahibi olmas, o filmin insani niteliinin gvencesi saylamaz - tpk nitelikli bilimsel danma kurumlarnn varlnn bomba ve zehirli gaz imalatna insani bir nitelik kazandrmaya yetmemesi gibi. Bir sanat olarak film zerine yksek perdeden sylenen szler kendilerini gstermek isteyen yeteneksizlerin iine yaryordur elbet; ama safdillii savunmak deildir bunun seenei, hizmetkrlara zg sayld halde oktandr efendilerin dncesine de szm olan o kalnl ne karmak deildir. Bugn kendini sanki paralarymasna insanlara balayan sinema, ayn zamanda onlarn bir gnden tekine gerekleebilen yazglarna da en uzak olan faaliyettir ve bu antinominin zerinde dnmeyi reddetmek de sadece sinema mazeretlilerinin iine yaramaktadr. Film yapan insanlarn kumpas olmamas da bu gerei deitirmez. ekip evirmenin nesnel ruhu, zel bir sansre gerek kalmadan da, deneyim kurallarnda, durum deerlendirme
211

lerinde, teknik ltlerde, ekonomik adan kanlmaz hesaplamalarda ve snai aygtn btn bir zgl arlnda kendini zaten dayatmaktadr ve kitlelere sorulacak olsa bile onlardan geri yansyacak olan da sistemin hibir yerde eksikliini hissettirmeyen varldr. Yapmclar zne olarak davranma imknna sahip deildir; tpk iileri ve mterileri gibi onlar da kendi kendini yneten bir makinenin dilileridirler. te yandan, kitle sanatnn her eyde kusur bulan aydnlarn deil de kitlelerin gerek zevkini yanstmas gerektii yolundaki Hegelci haval nermeyse tam bir gasptr. Her eyi kapsayan bir ideoloji olarak sinemann insanln nesnel karlarna aykrl, kr gdsnn, kendini aldatmann ve yalann statkosuyla iie gemi oluu, hibir yanl anlamaya imkn brakmayacak biimde kantlanabilir. Fiili bir bilin halini bahane ederek yaplan hibir itiraz, bu bilincin hem kendisiyle hem de nesnel koullarla elikisini kavrayan ve bylece onu aan sezileri veto edemez. Faist Alman profesrnn hakl olmas da mmkndr: Gerek halk arklar daha o dnemde bile st katmandan aa szm deerlerden besleniyordu belki de. Btn halk sanatnn atlaklarla dolu olmas ve tpk film gibi "organik" bir btnlkten ok uzak bulunmas da bir rastlant deildir. Gelgeldim, bir yanda kendini ycelttii noktada bile sesinde bir yaknma tonu iitilebilen eski adaletsizlikle te yanda kendini birliktelik olarak sunan, hoparlrlerin ve reklamclk psikolojisinin yardmyla sahte bir insani yaknlk grnts yaratan yabanclama arasndaki fark da, clerden korkan olunu yattrmak iin ona iyilerin dllendirilip ktlerin cezalandrld bir masal anlatan anne ile onlara eski korkuyu bir kez daha ve adamakll retmek amacyla btn lkelerdeki btn dnya dzenlerinin adaletini seyircilerin gzlerine ve kulaklarna sokan sinema rnleri arasndaki fark kadardr. Yetikinin iindeki ocua o kadar kolayca seslenen masals dler, topyekn aydnlanma tarafndan rgtlenmi gerilemeden baka bir ey deildir; ve seyircinin srtn en itenlikle svazladklar noktada da ona en mutlak biimde ihanet ediyorlardr. Dolaymszlk, filmlerin uydurduu halk cemaati, geride bir kalnt bile brakmayan dolaym anlamna gelir: nsan ve insani olan her eyi o kadar kusursuzca eyaya in-dirgiyordur ki, insanlarla eyler arasndaki farkllkla birlikte eyle-menin efsunu da alglanmaz hale geliyordur. Sinema, zneleri toplumsal ilevlere dntrme abasnda o kadar baarl olmutur ki, tmyle kapsanm ve ierilmi olanlar artk hibir atknn farkn
212

da deildir ve kendi arptlmalarn, insanszlatrlmalarn da ok scak ve insani bir ey gibi zevkle izlemektedirler. Kltr endstrisinin topyeknluu, darda hibir ey kalmayacak biimde btn elerinin birbirine balanm olmas, topyekn toplumsal aldanla birdir. Kar savlan da bu yzden o kadar hafife alyordur. 132 Pahal rprodksiyon. Toplum, totaliter ynetim altna girmeden nce bile tmlemitir. rgtll sayesinde, kendisiyle savaanlar bile, bilinlerini biimlendirerek kuatr. Burjuva ideolojisine kar btn siyasal savlar bir solukta sayabilen aydnlar bile bir standartlama srecinden gemekte -apak kar ve dnce ztlna ramen ortama uymaya heveslidirler- ve bak alarnn ierii de gittike rastlansallat, dpedz kendi tercihlerine ya da nlerindeki frsatlarla ilgili deerlendirmelerine bal hale geldii lde de gnn geerli zihniyetine ayak uydurmaktadrlar. Radikal sandklan ey, onlar gibiler iin ayrlm olan kompartmana nesnel olarak o kadar denk dmektedir ki, radikalizm de bayalaarak soyut prestije, bugnlerde bir aydnn neye kar ve neye yanda olmas gerektiini bilmenin verdii bir merulua dnmektedir. Vaktiyle semi olduklar eyler, oktandr renci kardelik gruplarnnki kadar kabullenilen, sayca onlarnki kadar snrl ve deerler hiyerarisi asndan da onlarnki kadar katlam bir durumdadr. Resmi kitseh'e veritirmekte ama grlerini olutururken de tpk uslu ocuklar gibi sadece onlar iin nceden seilmi yiyeceklere el srmektedirler: Klieye kar klie. Bu tr gen bohemlerin oturduklar yerler de dnsel hanelerine benzer. Duvarlarda "Ayiekleri" veya "Arles'daki Kahve" gibi nl Van Gogh'larn aldatc biimde sadk renkli rprodksiyonlar, kitap rafnda suyunun suyu sosyalizm ve psikanalizle birlikte baz ketlenmeleri olan mahcup hovardalar iin bir miktar seksoloji. Buna Proust'un Random House basks da eklenmeli. Scott Moncrieff in gzel evirisi buna mstahak deildi oysa: Bir edisyon ki kapanda bile indirimli fiyat sekinliini hissettirmekte ve "btn kitaplar bir arada" diye baran kaskat biimiyle de bu her cmlesi bir hazr dnceyi etkisiz klan yazarla sanki alay etmekte: Demek Alman evle
213

rindeki orman hayvanlar ve Kuzey Kutbu seferleriyle ilgili kitaplarn yerini genler iin imdi dll bir ecinsel olarak Proust dolduruyor burada. Sonra bir gramofon ve yannda berisinde baz plaklar: Belli ki tren istasyonlarna derin bir ilgi duyan salkl ve yiit bir ruhun Lincoln-kantatas, yeri geldiinde mutlaka huu iinde dinlenen Oklahoma folkloru ve kendinizi ayn anda hem kolektif, hem cretli, hem de rahat hissetmenizi salayan birka tane de grltl caz pla. Ortaya, atlan her gr dostlarn onayn kazanyordur burada, ileri srlen her sav nceden biliniyordun En aykrlar da dahil btn kltrel rnlerin byk sermayenin datm mekanizmalarna balanm olmas, bu en gelimi lkede seri retim damgasn tamayan hibir rnn okura, seyirciye veya dinleyiciye ulama imknnn bulunmamas - bunlar, farkl yollara sapma zlemlerini daha iin banda kendi konularndan yoksun brakyor. Kafka bile bir ucuz stdyo demirba olmak zere. Aydnlar kendi zel dnyalarnn onayn alm eylere daha imdiden o kadar ballar ki, entelektel sekinlik etiketi tamayan hibir eyi arzulayamyorlar artk. htirasn hedefledii en yksek nokta, kabul grm eyler zerinde uzmanlk: Doru slogan bulmak. Yeni balayanlarn darda kalmasysa bir yanlsama: Sadece sralarn bekliyorlar. Onlar dnek olarak grmek fazla deer bimek olur; sradan yzlerini "parlak zeknn" iareti olan gzlklerle maskeliyorlar: Mercekler numarasz, sadece kendi kendilerine nemli grnmek ve yarta ne gemek iin takyorlar bunlar. Onlarn da tekilerden hibir fark kalmad. Muhalefetin znel koulu olan egdmlendirilmemi yarg snp giderken, gerektirdii jestler hl bir grup treni gibi tekrarlanyor. Stalin'in hafife ksrerek boazn temizlemesi, bunlarn Kafka'y da Van Gogh'u da derhal pe atmas iin yeterli. 133 Entelektel tarihe katk. Bendeki 1910 tarihli Zerdt edisyonunun arkasnda yayncnn baz notlar var. Tm de Nietzsche-okurlar kabilesinin zevklerine uyacak biimde arptlm - Leipzig' li Bay Alfred Krnerkonunun uzmanym anlalan. "Yaamn deal Amalar, Adalbert Svoboda. Svoboda, en uzak yreleri tan bir ay

214

dnlanma feneri yakmtr bu kitapla, aray iindeki insan zihninin btn sorunlarna parlak bir k drmekte, akl, sanat ve kltrn gerek ideallerini berrak bir biimde sunmaktadr bize. Bu dev lekli ve etkileyici eser, batan sona heyecan verici bir slupla kaleme alnmtr. Okuru skca kavramakta, uyarmakta, retmekte ve btn gerekten zgr zihinler zerinde canlandrc bir etki yapmaktadr, tpk sinirleri elikletiren bir banyo ya da ruhu tazeleyen da havas gibi." mza: "nsanlk" - ve nerdeyse David Friedrich Strauss kadar tavsiyeye ayan. "Zerdt'e Dair, Max Zerbst. ki Nietzsche var. Biri dnyaca nl 'son-moda-filozof, parltl air, ad imdi dillerden dmeyen gz kamatrc slup ustas ki, eserlerinden alnm ve yanl anlalm be slogan 'okumularn' aibeli ortak mlkiyeti haline gelmitir. teki Nietzsche ise derinliklerine bir trl varlamayan tkenmez dnr ve psikologdur. En uzak gelecek de insann derinliklerini yoklayan ve yaamn deerini veren bu ikinci Nietzsche'ye aittir. Bu Nietzsche'yi modern insanlarn alg dzeyi yksek ve ciddi olanlarna daha yaklatrmak, bu kk kitapta bir araya getirilmi iki konumann da amacdr." Yine de biri bana yeter de artar bile, nk ikincisinin bal yle: "Filozof ve Soylu nsan, Friedrich Nietzsche' nin Kiilik ve Eserlerinin Tanmlanmasna Bir Katk, Meta von Salis-Marschlins. Kitap, Nietzsche'nin kiiliinin kendinin farknda olan bir kadn ruhunda uyandrd btn duygular drste kaydetmesiyle dikkatimizi ekiyor." Kamy unutma, diyordu Zerdt. Bunun yerine, u neriliyor bize: "Nee Felsefesi, Max Zerbst. Dr. Zerbst k noktas olarak alyor Nietzsche'yi, ama ondaki belli bir tek-yanll amaya alyor... Serinkanl soyutlamalara ilgi duymuyor bu yazar; bir ilahidir seslendirdii daha ok, neeye adanm felsefi bir ilahi." Bir renci cmb gibi tpk. O tek-yanlla hi mi hi yer yok. Ateistin cennetine kestirmeden kan bir yol: "Drt ncil, Almanca, Dr. Heinrich Schmidt'in nsz ve Notlaryla. Edebiyatn bize sunduu o defalarca arptlm ncil yerine, bu yeni edisyon kaynaklara dnyor ve bu ynyle sadece dindar insanlara deil, toplumsal eylem arzusunu ilerinde duyan o 'Deccallere'de ok yararl olabilir." Semek zor ama, bu sekin gruplarn ikisinin de hemen hemen sinoptistler1 kadar tahamml edilebilir olduunu varsaymakla ok yanlm olmayz: "Yeni nsann ncil'i (Bir Sentez: Nietzsche ve sa), Cari Martin. ok ho, ok retici bir kitap. Gnmzn bilim ve sanatnda gemiin hayaletlerine kar savaan her ey, bu olgun ama yine de
215

ok gen ve diri zihinde kk salm ve iek vermitir. Ve en kayda deeri de, bu 'yeni', son derece yeni insann, diriltici iksiri kendine ve bizlere ok eski bir tazelenme pnarndan getirmekte oluudur: Uzaktan uzaa gelen kurtarlma mjdeleri ki, en saf notalar Dadaki Vaaz'da iitilmiti.... Biime, cmlelerin yaln ihtiamna da dikkat ekmek isterim." mza: Ahlaki Kltr. Mucize, krk yl kadar nce ayrlmt aramzdan, hatta altm, Nietzsche'deki dehann dnyayla alverii vaktinde kesmeye ok hakl olarak karar verdiini de dnrsek.2 Ama ne gam - vaktiyle rahat bir yaam sren gmen hanmefendilerin kariyerlerini New York'ta garsonlukla tamamlamalarna yol aan o rgtl ahlaki kltrn en ve inansz rahipleri, yalnz kaldnda mrldand "gizli gondolcu arksnn" iitilmesinden korkan adamn terekesini kendilerine geim kayna yapabilmilerdir. Daha o tarihte bile bir yanlsamayd, Avrupa'y istila etmek zere olan barbarizm tufanna ie iinde mesaj brakma umudu: Mektuplar, tazelenme pnarnn amuruna bulayor, Soylu nsan eteleri ve benzeri sprntler tarafndan son derece sanatsal ama ok da pahal olmayan duvar sslerine dntrlyordu. letiimdeki ilerleme de ancak o tarihten sonra asl hzn kazanmtr. Ama zgr ruhlarn en zgrnn bile artk hayali bir gelecek kuak kendi adalarndan bile daha saf, daha kolay inanan bir kuak, byle bir ey mmknse eer- iin deil de sadece l Tanr iin yazyor olmas kimi gcendirebilir imdi? 134 Juvenalis'in yanl1 Yergi yazmak zor. Onu her zamankinden daha ok gerektiren amzda alayclk bile kendi karikatrne dnp gln duruma dt iin de deil sadece. roni ynteminin kendisi imdi hakikatle eliki iindedir. roni, olduunu iddia ettii ey olarak sunmakla mahkm eder nesnesini; ve bunu bir yargda bulunmadan yapar: Gzleyen znenin yerinde sanki kimse yoktur ve ironi de nesneyi kendinde-varlyla lyordur. Pozitifin karsna onun kendi pozitiflik iddialaryla karak gsterir negatifi. Tek bir yorum cmlesi ekledii anda kendini iptal etmi olur. Bunda, her eyin apak olduu fikrine yaslanyordur, en ok da toplumsal anlamann

216

apaklna, ortak bir zihinler-aras ritm dncesine. znel dnm, kavramsal edimin icrasn, ancak yaptrm gcne sahip bir zneler-aras mutabakat varsaym gereksiz klabilir. Yanna kahkahay alm olann kanta ihtiyac yoktur. Bu yzden de yzyllar boyunca, t Voltaire'in zamanna kadar, daha gl tarafn yannda, otoritenin yannda yer almay yeledi yergi. Genellikle, aydnlanmann daha yeni evreleri tarafndan tehdit edilen ve bu yzden kendi gelenekselciliklerini aydnlanm yntemlerle desteklemek zorunda kalan daha eski katmanlar adna hareket ediyordu: Hi tketemedii konu, ahlak bozulmasyd. Eskinin zarif hanerinin sonraki kuaklara epeyce hantal bir kazma gibi grnmesinin nedeni de budur. Grnlerin bu iki yzl ve atal dilli tinselletiriliinin amac, yergiciyi ilerlemenin rzgrn arkasna alm latif bir ruh gibi sunmak olmutur hep. Her ey ilerlemenin tehdidi altndakilerin deer ve karlaryla llyordur oysa; yine de geerli ideoloji olarak ilerleme o kadar benimsenmitir ki, yozlam olduu sylenen olgular hemen mahkm edilmekte ve rasyonel bir tartma iinde kendilerini savunma imknndan yoksun braklmaktadr. Sefih yaam mstehcenlik yoluyla tehir etme iddiasndaki Aristophanes komedisi, modernist bir laudatio temporis acti [gemi zaman vgs] olarak, kara ald gruha gveniyordu. Hristiyanlk anda burjuvazinin ykseliiyle birlikte ironinin ilevi de gevedi. Erken bir dnemde ezilenlerin safna geti, zellikle de aslnda artk pek ezilmeyenlerin. phesiz, kendi biiminin tutsa olarak, otoriter mirasndan, isyankr olmayan hasetinden tam vazgemedi hi. roninin kendini ycelterek artk yerleik dzenle ve onun bilinciyle herhangi bir uzlamaya yanamayan insanlk dncelerine bavurmaya ynelmesi ancak burjuvazinin gerilemesiyle birlikte gndeme gelmitir. Ama bu dnceler bile kendi aikrlklarn bir an olsun yanlarndan ayrmazlar: Nesnel, dolaymsz apaklk konusunda hibir kuku beslenmiyor, kimin mazbut kimin alak, neyin zek neyin aptallk ve neyin dil neyin gazetecilik olduuna karar verilirken bir Kari Kraus nktesinin suyu bulandrmasna asla izin verilmiyordum O da zaten bu akl banda insanlarn saduyusuna borludur kendi formlasyonlarnn gcn. Gndemdeki konuyu annda kavrarken nasl hibir soru sormuyorlarsa, kendilerine de hibir sorunun yneltilmesine izin vermezler. Gelgeldim, Kraus'un dzyazs da kendi insaniliini bir sabit gibi ne srd lde geriye dnk bir nitelik kazanr. Yozlama ve rmeyi, edebiyat zppelerini ve Ftrist
217

leri mahkm eder, oysa entelektel bir doal yaam halinin2 softalarna kar bunun deersizliini sezmi olmaktan baka bir stnl yoktur. Kraus'un Hitler karsndaki uzlamaz tavrnn sonunda Schuschnigg'e3 kar epeyce yumuayabilmesi, bir cesaret eksikliine deil, yerginin antinomilerine iaret eder. Tutunacak bir dala ihtiyac vardr yerginin; ve bu kendinden menkul tatminsiz de sonuta onun pozitifliine boyun emek zorunda kalmtr. Ucuz gazetecinin tehir edilmesinde bile, bir hakikat paynn, bir eletirel enin yan sra, ikin palavracya katlanamayan o yavan saduyudan bir iz vardr. Olduklarndan fazla grnmeye abalayanlar karsnda duyulan nefret, onlar tartmasz bir gerek olarak kendi asl doalarna mhlar. iirilmi her eyi hemen saptayan, temelsiz ama ticari entelektel zentileri hemen yakalayan bak, kendi daha yksek standartlarnn gereini yerine getiremeyenleri tehir eder. ktidar ve baardr bu daha yksek standart; ve ona erimek isteyenlerin beceriksizliinde kendisinin de bir yalan olduunu aa vurur. Ama bu dzmece kiilikler her zaman topyay da cisimlendirmilerdir: Sahte mcevherlerde bile aresiz bir ocukluk d prldyordur ve bu da baarsz kald iin baar mahkemesinde mahkm olmutur. Yerginin her eidi, rmeyle zgr kalan enerjilere kar krdr. Topyekn rmenin yergiye ait enerjileri zmleyip kendine mal etmesinin de nedeni budur. nc Reich'n nderlerinin gmenlere ve liberal devlet adamlarna kar alayc horgrs -ki sadece paz kuvvetine dayanyordu-bu tavrn son rneiydi. Yerginin gnmzdeki imknszlnn sorumlusu, deerlerin grecelii ve balayc normlarn eksiklii deildir; suu oraya atmak, duygusallk olur. Daha ok, ironinin biimsel koulu olan anlamann, yerini ierikler dzeyinde bir evrensel anlamaya brakm olmasndan sz edilmelidir. Bu hem ironiye en uygun den hedeftir hem de ironinin dayanan yoketmektedir. roninin ortam, ideoloji ile gereklik arasndaki fark, ortadan kalkmtr. deoloji, gereklii kopyalamak ve bylece onaylamakla yetinmektedir. roni unu derdi: O yle olduunu iddia ediyor, ama aslnda byle. Oysa gnmzde dnya, en radikal yalanlarnda bile, durumun ite byle olduu savna snmaktadr ve bu basit bulgu da ona gre iyilikle zdetir. Yerleik dzenin sarp kayalnda, ironistin parmaklarn geirebilecei tek bir gedik bile yoktur. Uurumdan derken, onu iktidarszlatran o sinsi, hilekr nesnenin alayc kahkahasn da iitiyordur. Dnmeyi reddeden Ne-yapalmdurum-byle jesti, dn
218

yann kurbanlarn lme gnderirken kulland yntemdir ve ironiye ikin olan akn anlama da saldrmas gerekenlerin gerek oybirlii karsnda gln duruma dyordur. Topyekn toplumun -ki muhalif sesi de, daha nce ironinin zaten iptal ettii o iktidarsz itiraz da kendi iine ekerek zmlemiti- lmcl ciddiyeti karsnda bugn sadece anlalm hakikatin lmcl ciddiyeti durmaktadr. 135 Kurbanlk kuzu. Yazy bir katibe yazdrmann, rahatlk ve younlama kolaylnn yannda bir nemli yarar daha vardr. retimin ilk evrelerinde yazarn kendini eletirmen konumuna geirmesini salar. Yazdrd eyler kesinlememitir henz, gzden geirilecek bir deneysel malzemedir, ama bir kez kda getikten sonra da yabanclam ve bir lde nesnel bir ey olarak grnr ona. Yetersiz bir metin yazmaktan korkmasna gerek yoktur, nk onu kaleme alacak olan kendisi deildir: Sorumluluu yine sorumluluun kendi karlar adna mat ediyordur. Bir dnsel yap kurma riski, nce not aldrmak sonra da zaten varolan bir ey zerinde almak gibi tehlikesiz biimlere brnr, bu da yazarn kendi pervaszln tam olarak alglamasn nler. Her trl teorik sylevin bugn umut krc boyutlara ulam zorluu karsnda bu tr hileler bir merhem gibidir. nermeleri hem geri ekmek hem de smsk bal kalmak zere ortaya sren diyalektik ilemin teknik destekleridir bunlar. Ama yazy kda geiren kii tam gerektii anda yazan eliyorsa, ironiyle, sinirlilik, sabrszlk veya saygszlk belirtileriyle kendine getiriyorsa, asl ona kran duymak gerekir. Gazab kendi stne ekmekte ve bylece vicdan rahatsz yazarn yazdndan kukuya kaplarak o szmona kutsal metni daha da kr bir inatla savunmasnn nne gemektedir. Sorun karan yardmcy nankrce hedef alan duygu, sanki baka bir dzlemde iyilikle zdemi gibi, yazarn kendi konusuyla ilikisini artmasn salyordur.
219

220 Tehirci. Sanatlar yceltim yapmazlar. Arzularn tatmin etmek veya bastrmak yerine toplumca onaylanan ilere -yaptlarna- dntrdkleri dncesi bir psikanalitik yanlsamadr. Ve zaten bugnn meru sanat yaptlarnn istisnasz hepsi toplumca onaylanmayan eylerdir. Psikanalitik nermenin tam tersi geerlidir aslnda: Sanatlar, yzer gezer durumda olan ama gereklikle de att lde nev-rotik bir nitelik kazanan iddetli igdleri da vururlar. Zevkleri incelmemi dar grl adamn kafasndaki o piyanist ya da aktr imgesi bile -"insanlarn gnl tellerine dokunmay biliyor ammavelakin kendi de bir sinir yuma"-, feragatin gzde ocuklarnn romanlar ve senfoniler yazarak drtlerin basncndan kurtulduklarn ne sren u ayn lde dar grl ekonomik igdler teorisine1 oranla daha byk bir hakikat pay ierir. Sanatlarda grlen, ekinme duygusunun eksikliidir daha ok: Hibir korkunun bastramad, histerike an bir ketlenmemilik, paranoya snrna vardnlm bir narsisizm. Yceltilmi her eyin karsna kendi mizalarn ve takntlarn karrlar. Estetlere kar amansz, zenle gelitirilen ortamlara kar aldrszdrlar ve insanlarn yaamlarn zevkli bir biimde srdrme abalar da, onlarn gznde, daralma ve klme eilimindeki yaama kar yine daralm ve klm bir tepkidir - bunu saptamakta, onlar yanl anlayan psikologlar kadar insafszdrlar. Mozart'n Augs-burg'daki kuzenine yazd mektuplara veya kskn zel retmenin rencisi ve ailesi hakkndaki akalarna bakldnda, kaba, sama ve terbiyesiz olan eylerin onlar hep kendine ekmi olduu grlr. Freud'un teorisine uymuyorlardr, nk dlerin ve nevrozlarn simgesel ileyiiyle ilgili btn nemli sezilerine karn yeterli bir davurum kavram yoktur bu teorinin. Sansrszce da vurulduu halde artk amacna ulamay da istemeyen bir igdsel drtnn bastrlm olduunu ne sremeyiz elbet. te yandan, motor ("gerek") doyum ile sanrsal doyum arasndaki analitik aynn da doyum ile gizlenmemi davurum arasndaki ayrmn bir uzantsdr. Ama davurum sanr deildir. Grntr, evresinden dolanmaya alt gereklik ilkesiyle llen grn. Ancak, znel malzeme grn araclyla kendini gerein yerine de koymaz; byle bir hezeyan tam da semptoma zgdr, znel yaant ierikleri kendilerini semptom aracyla
220

gerekliin yerine koyuyorlardr. Davurum, karsna ona benzemeyeni kararak olumsuzlar gereklii, ama onu hibir zaman yadsmaz; kendini grmedii iin semptoma dnen atmaya gzn krpmadan bakar. Davurumun bastrmayla ortak yn, deviniminin gereklik tarafndan engellenmesidir. O devinimin -ve paras olduu btn bir deneyim ann- kendi nesnesiyle dorudan iletiim yolu tkaldr. Davurum olarak, kendini ve dolaysyla karlat direnci sahtelememi bir biimde aa vurmasnn yolu duyusal yknmedir. O kadar gldr ki, sa kalmasnn bedeli olarak sadece bir imgeye dnrken bile dsal yrngesinde herhangi bir sakatlanmaya uramaz. Amacn ve znel, sansrc "ilemenin"2 yerine koyduu ey, nesnel ve polemiksel bir tehirdir. Bu da onu yceltimden ayrr: znenin her baarl davurumu, kendi psikolojisindeki basnlara kar kk bir zaferdir. Sanatn duygu gc, tam da Hayal gcnn iine ekilerek gereklie kendi hakkn vermesinden ama bunu yaparken de uyarlanmaya teslim olmamasndan, dsal iddeti isel ekilsizleme iinde srdrmemesinden gelir. Ve bunu baarmann bireysel bedeli de ok yksektir: Her baarl sanat, kendi psikolojisini oktan am olan davurumunun ardndan aresizce bakakalm gibidir. Ama bylece yaptlar kadar kendileri de sanat yaptlarnn tanmlar gerei birer kltrel baar olduu konusunda kukular uyandrrlar. Hibir sanat yapt, toplumsal rgtlenme iinde, kltrle alveri iinde olmaktan kanamaz; ama yine de basit eliinin tesine gemi her sanat yaptnda kltre burun kvran bir yn de vardr: Sadece bir sanat yapt olmakla kltr dlamtr. Sanat da "sanata" sanatlar kadar dmandr. gdnn amacndan feragat ederken ona sadk kalr ve Freud'un safdilce yceltim olarak ycelttii o toplumca onaylanm davrann da maskesini drr. te yandan, belki yceltim diye bir ey de zaten yoktur. 137 Kk aclar, byk arklar} ada kitle kltr sadece tm yaamn dev iletmelerce kuatlm olmas nedeniyle deil, bugn geerli olan bilin standartlamasna grnte en ok kar olan ey -estetik znelcilik- nedeniyle de bir tarihsel zorunluluk kazanyor.
221

Evet, sanatlar i dnyaya doru yol aldka dsal gereklie yknmenin ocuksu zevkinden feragat etmeyi de renmilerdir. Ama ayn zamanda, ruhsal yaam zerinde dnmek, kendilerini gittike daha ok denetim altna almay da retmitir onlara. Onlar hep daha zgr klan ve kendi dlarna kar bamszlk kazanmalarn salayan teknik ilerleme, iselin kendisinin de eylemesine, teknikleme-sine yol amtr. Sanatnn kendini davurmakta ustalamas lsnde, davurduu eyin kendisi olmas gerei de azalmakta ve da vurulan eyle birlikte znelliin ierii de sadece retim srecinin bir trevine dnmektedir. Nietzsche, davurumun ehliletiricisi olan Wagner'i ikiyzllkle sularken bu dnmn bir ucunu sezmi gibiydi; ama bunun bir psikoloji meselesi deil, bir tarihsel eilim rn olduunu kavrayamyordu. Davurumsal ieriin ynlendirilmemi bir drtden ekip evrilecek bir malzemeye dnmesi, onu elle tutulabilir, sergilenebilir ve satlabilir klmaktadr. rnein Heine'nin lirik znelcilii, kiiliinin ticari zellikleriyle dpedz bir kartlk iinde deildir; satlabilir olann kendisi de znellik tarafndan znelce ynetilmektedir. On dokuzuncu yzyl sanatlarnda grlen o virtzce "lek" kullanm, herhangi bir ihanete gerek kalmadan, sadece kendi isel eilimiyle, gazetecilie, seyirlie, hesaba dnmektedir. Sanatn hareket yasas, znenin kendini denetim altna almas ve dolaysyla nesnelletirmesi anlamna gelir ki bu da sanatn k demektir: Btn malzeme ve duygular kamuya en etkin biimde satmak zere idari bir incelemeden geiren ve bylece dsalln ikinci evresini kuran sinemann sanat dmanlnn kayna yine sanatta, isel doa zerinde gittike glenen egemenliktedir. Modern sanatlarn ok alklanan pozculuu, tehircilikleri, kendilerini pazara mal olarak sunmalarn salayan jesttir. 138 Who is who.1 Sanatnn ya da akademisyenin kendi safdillii ve karszlyla ilgili hsnkuruntusunun bir uzants da karlat glkleri hizmet ald kiilerin dolak karlaryla, pratik ve hesapl zihniyetiyle aklama eilimidir. Ama kiinin kendini temize ka

222

rp da dnyay mahkm eden her kurgu, kendi yeterliliine ilikin her iddia, nasl tam da kiinin kendisi araclyla yine dnyay temize karrsa, saflk ve iyi niyetlilikle kurnazlk arasndaki ilikide de byle bir tersyz olu vardr. Bin trl siyasal ve taktik endieyle rlm temkinli ve kukucu bir hesapllk - ne beklemesi gerektiini bilen dta kalm aydnn gnmzde benimsedii tavr budur. Buna karlk, parti snrlarn oktan aarak tek bir "yaama meknnda" toplanm olan ierdekilerin onlara yaktrlan hesaplla ihtiyac kalmamtr artk. Akln oyununun kurallarna amaz biimde adandklar ve karlar da zihinlerine tam anlamyla nfuz edip orada keldii iin imdi bir kez daha itenletikleri grlmektedir. Onlarn uursuz hesaplarnn dnyann karanlk seyriyle bir olduunu dnen kii metafizik anlamda hakl olabilir, ama psikolojik olarak geersiz bir noktada duruyordur: Zulmedilme manisinin nesnel artna boyun emitir. levlerinin gerei olarak baya ve haince davranlarda bulunanlarn, kendilerini ve dostlarn iktidara satanlarn kurnazla ya da artdnceye ihtiyac yoktur, egonun herhangi bir ince plan yapmas gerekmez: Bakalarnn ancak aklalmaz tertiplerle baarabildii eyi klfetsizce elde etmek iin sadece kendi tepkilerini kstlamamalar ve nn gereklerini hi dnmeden yerine getirmeleri yeterlidir. Srf gven szn telaffuz etmekle gven uyandrrlar. Nerede avantajl olduklarn ok iyi grrler; kt kanaat geinir ve kendilerini bencillikten uzak ruhlar olarak sunarken, hibir eylerini eksik brakmayan bir dzenin de yandaln yapabilirler. Kendi zel karlarn hibir atmaya girmeden savunduklar iin bu karlar da evrensel ve dolaysyla karsz grnr. Jestleri samimi, kendiliinden ve dostanedir. Onlar tatl, kartlarysa tatszdr. Kendi karlarna aykr bir davranta bulunacak kadar bamsz olmadklar iin bakalarnn iyi niyetine gvenir ve bu iyi niyeti evreye yayarlar. Soyut kar, tmyle dolaymlanm olduu iin, ikincil bir dolayszlk yaratr, buna karlk henz tmyle ierilmemi adamsa doallktan uzak grnr. Yenilmemek iin dnyevilik oyununda dnyay mat etmek zorundadr ve bu da "kifayetsiz muhteris" diye damgalanmasn kolaylatrr. phecilik, iktidar hrs, yoldalk eksiklii, riya, kibir ve tutarszlk -karlaaca ok haksz da olmayan sulamalar bunlardr. Toplumsal cadlk oyuna katlmayan bir bencile dntrrken, benlii olmad iin gereklik ilkesine uygun yaayan da dierkm olarak niteleniyordun
223

139 Gnderilen bilinmiyor. Kltrl zevksizler bir sanat yaptnn onlara bir ey "vermesi" gerektiini dnrler hep. Radikal yaptlara artk kzmyor ve u utanmazca alakgnll mazerete snyorlar-dr: Anlamyorum. Bu tavr, hakikatle son negatif ilikileri olan muhaliflii bile ortadan kaldrr ve tacizkr nesne de tatl bir glmsemeyle kendi benzerleriyle birlikte kataloglanr: Reddetme veya yelenme sorumluluu bile stlenilmeden reddedilebilecek veya yelenebilecek tketim mallardrlar artk. "Ben fazla aptalm", "Ben biraz eski kafalym", "Ben yetiemiyorum" - kii kendini ne kadar kltrse vox inhumana populi'nn [halkn insanlk d sesi] gr korosunu, talam Zeitgeist'n [zamann ruhu] yarglama gcn daha da iireceinden o kadar emin olabilir. Kimseye yararl olmayan anlalmazlk eskiden insanlar celallendiren bir sutu: imdi acnacak bir lgnlktr o kadar. Uyarmla birlikte, uyarlma ve batan kma olasl da savuturulmaktadr. Doluluun ve tzselliin nkoulu gibi sunulan o kiiye bir eyler verme zorunluluu aslnda ikisini de baltalar ve verme edimini yoksullatrr. Ama bu noktada insan ilikileri de estetik gibidir. Acnas bir zavalllk olur bir insan bize hibir ey vermiyor diye yaknmak. liki ksrlamsa kesilmelidir. Ama hem ilikiye skca sarlan hem de yaknan kii alma ve kabullenme organndan her zaman yoksundur: Fantezi. ki tarafn da mbadele ve yaknmay dlayan bir ey vermesi gerekir ve bu da ancak mutluluk olabilir; ama byle bir verme de almadan ayr dnlemez. Kiinin teki iin bulduu ey ona geri dnmyorsa her ey bitmi demektir. Bir yanklanma olmayan ak yoktur. Mitlerde ban koulu fedakrln kabullenilmesiydi; fedakrlk ediminin yeniden sahnelenmesi olan ak da lanetlenmek istemiyorsa bu kabullenmeyi bulmak iin yakaracaktr. Bugn verme ediminin rmesine alma konusunda da bir serdik elik ediyor. Ama bu da gerek mutluluun, kiilerin kendi zgn mutluluklarna sarlma imknlarnn yadsnmas demektir. Duvar, kiinin yzn ekiterek kendinden esirgediini bakalarndan almay kabul etmesiyle yklabilir ancak. Ama almann gerektirdii zorlu abaya katlanamyordur insanlar. Tekniin basnc altnda bunalm bir halde, varolularnn bouna srp gitmesine duyduklar nefreti, varlklarnn bir an olarak hazzn btn yceltimlerinde bile
224

istedii enerji sarfiyatna aktarmaktadrlar. Bin trl kolaylkla donatldklar halde, btn pratikleri sama bir klfet olarak kalr; oysa yaamlarnn gizini oluturan mutlulua erimek iin kuvvet harcamaya katlanamyorlardr. Burada parola "rahatla ve sakin ol"dur - coku ve taknln deil, huzur evinin dilinden alnm bir forml. Miadn doldurmutur mutluluk: Ekonomik deildir. Mutluluun ideas, cinsel birleme, gevekliin tam tersidir nk, kutlu bir gerilmedir -tpk btn baml emein ideasnn da bahtszlk olmas gibi. 140 Consecutio temporum.1 Benim atonal samalklarma bir son vermek isteyen ilk kompozisyon hocam, bu amala anlatt yeni bestecilerin erotik skandallaryla ilgili yklerin etkili olmadn grnce taktiini deitirmi ve saldrlarn benim asl zaafm sayd noktaya yneltmeye karar vermiti: Kendisinin de en az onlar kadar yeni ve yeniliki olduunu gsterecekti. u savlan sryordu nme: Ultramodern artk modern deildi, aradm uyarmlar oktan hissizlemiti, beni heyecanlandran davurumsal figrler modas gemi bir duygusalla aitti, oysa yeni gen kuak, onun ok sevdii bir deyile, damarlarnda daha fazla alyuvar tayordu. Oryantal izlekleri her zaman kromatik skalayla gelitiren kendi paralarysa rahatsz vicdanl bir konservatuar mdrnn o ar incelikli ve temkinli yntemini ele veriyordu. Ama ok gemeden anlayacaktm: Benim modernliime kar kard moda, byk salonlarn tarih-ncesi atmosferinde, adamn tarada edindii alkanlklara benziyordu aslnda. Neo-klasisizm, kendini bir gericilik olarak grememekle kalmayp gerici esini sanki kendi andan ileri bir eymi gibi sunan o gericilik tr, sanatlarn o sonsuz yorucu duyarllklarn bandan atmay ve Courths-Maler'in2 ruhuyla teknik ilerlemeninkini birletirmeyi Faizm ve kitle kltr anda hemen renen o kapsayc eilimin nc koluydu. Modern gerekten de modern-olmayana dnmtr. Kronolojik deil niteliksel bir kavramdr modernlik. Sadece soyut biime indirgenemeyecei gibi, allm yzey tutarllna, uyum grntsne, srf kopyalamayla salanan dzene de ayn lde srtn dnmek zorundadr. Faist sava birliklerinin yiitleri, Ftrizme ate
225

pskrrken, zel mnasebetsizliiyle kolektif an gereklerine uyamyor diye Kbizmi listeye alan Moskova sansrclerinden ve bir Strindberg veya Wedekind oyununu eskimi bulup da bir yeralt rportajn ada sayan yzsz tiyatro eletirmenlerinden daha iyi sezmilerdi neyin ne olduunu. Yine de bunlarn bkkn ve umursamaz zevksizlii bir gerei ortaya koyuyor: Her trl davuruma kendi rgtlenmesini dayatmak isteyen topyekn toplumun ilerleyii, Lind-bergh'in3 karnca gelecein dalgas diye adlandrlan eyin gcn, baka bir deyile varln eletirel kurgulann geride brakmaktadr. Szkonusu olan, bunun yozlam bir kamuoyunca yasaklanmas deildir sadece; egemen samalk bu eletirinin de tzn etkilemektedir. Zihni de kendi modelini benimsemeye zorlayan varolann gc o kadar ezicidir ki, protestonun henz tmyle ierilmemi ifadesi bile bu ortamda ev yapm, amasz, deneyimsiz bir nitelik almaktadr -modernliin geriliinden vaktiyle o kadar kahince kukulanm olan tarall andran bir nitelik. Benliksiz yaayan bireylerin ruhsal gerilemesinin br yz, nesnel tinin gerilemesidir: Kalnlk, ilkellik ve pazarlkl satlar oktan rm olan en yeni tarihsel g diye ortaya srmekte ve gerilemenin uygun adm yryne cokuyla katlmayan her eyi gemie havale etmektedir. lerleme ve gericilik arasndaki bu bire bir alveri, ada sanatta yn bulmay nerdeyse siyasetteki kadar zorlatrmakta ve stelik retimi de fel etmektedir: Ar amalar gden kii kendini bir orman kakn gibi grmeye zorlanmakta, buna karlk konformist de eskisi gibi mahcup bir tavrla edebiyatn ve bahenin ardaklarna4 ilimek yerine bir roket hzyla ileri frlayarak en geriye doru yol almaktadr. 141 La nuance / encor'.1 Dnme ve bilginin ince ayrmlar ve vurgu farklarn bir yana brakmas talebi, sadece egemen kalnla boyun emek olarak savuturulamaz. Dilsel nans artk alglanmaz olduunda, sadece onu iitemeyen deil, dilin kendisi de sulu demektir. Dil, kendi nesnel tz gerei, toplumsal ifadedir - kendini birey olarak toplumdan iddetle kopard yerde bile. Dilin iletiim iinde geirdii deiiklikler, yazarn iletilemeyecek malzemesini de iin

226

iine eker. Kullanmla bozulan szcklerin ve deyimlerin alma odasnn kuytuluuna sapasalam ulamalar imknszdr. Ve tarihsel hasar da orada onarlamaz. Tarih sadece dile dokunmakla kalmaz, ayn zamanda onun iinde gerekleir. Geerli kullanma karn hl srarla kullanlan szlerde dar kafal taralln veya en akrak restorasyonun izleri grlebilir. Btn nanslar o kadar saptrlm ve birer "eni" olarak sunulmutur ki, gelimi edebi incelikler bile "guruba dalmak", "mutantan", "zmrt yeili", "rayihal" gibi deersizlemi szleri artrmaktadr. Bayala kar alnan nlemlerin kendileri de bayalamakta, tasannuya,[yapmack] bezemecilie dnmekte, lavtalar, geleneksel kyafetleri ve btn takm taklavatyla birlikte ruhani atmosferi de Almanya'da siyasal olarak rgtlenmi o kadns dnyadan gelen gaml bir avunu tonu kazanmaktadr. Orada yaamlarn srdrmeyi becermi aydnlarn sahipsiz kalm kltr mevkilerini byk bir gnl rahatlyla kapmak iin ortaya srdkleri o pahal sprntlerde, daha dn bir dilsel bilinlilik havas tayan, gelenee dman eylerin bugn zenti bir "Ah! dnn dnyas!" bezemeciliine dnt kolayca grlebilir. Alman kltrnn karsnda grnte iki seenek vardr: Ya iren bir ikinci Biedermeier1 ya da zevksiz bir idari krtasiyecilik. Ama sadece pazar karlarnn deil, inandrc siyasal programlarn ve nihayet dilin kendi tarihsel durumunun da nerdii bu basitletirme, nanslar amaktan ok, daha da rmelerine yol ayordur. Yapt, kadirimutlak topluma kurbanlar vermektir. Ama o toplum, tam da kadirimutlaklyla, gndelik konuma dilini kmsedii o daha yumuak gnlerdeki kadar aykr ve yabancdr bilginin ve ifadenin znesine. nsanlarn insani bakmdan denk olmadklar btnlk tarafndan zmlenmesi, kurumsallam dilsel biimleri de safdilce bireyci ton farkllklar kadar bo klar. Kurum dilini edebi ortama dahil ederek kendi kazd kuyuya drme abas da sonusuzdur: Bir grafii bile okumaktan aciz insanlarn mhendis havalar taknmasna benzer bu. Kendi yaltlmlnn romantizm koktuundan kayglanan yazara ekici gelen kolektif dil de daha az romantik deildir: Yazar, aralarndan biri olarak dorudan doruya adlarna konuamadklarnn sesini gaspediyordur bylece; onlarn adna konuamamaktadr nk kendi dili, eyleme srecinde, hepsinin birbirinden kopuk olduu kadar kopmutur onlarnkinden; adlarna konuamamaktadr nk kolektifin bugnk biiminin kendi de dilsizdir. Bugn zneyi dile getirme grevini stlenmi olmak hibir
227

kolektifi zne yapmaya yetmez. Totaliterlerin gzetiminde dzenlenen zgrlk enliklerinin resmi ilahi tonuna uyum gstermeye almayan ve Roger Caillois'nn3 epeyce mulak biimde nerdii ari-dite'yi [oraklk] gerekten benimseyen kii, karlnda somut ve genel hibir ey almakszn yoksunlua raz olur gibi bir nesnel disipline boyun emi olmakla kalr. Burjuva znelciliini giderme iddiasndaki bir dilin soyutluuyla yine bu dilin son derece somut nesneleri arasndaki eliki bir tarihsel antinomiden kaynaklanr, yazarlarn yetersizliinden deil. zne, kendini kolektife teslim etmek istiyor ama orada iptal edilmeye de raz olmuyordur. Bylece zelden vazgeii bile zel ve gerekd bir nitelik alr. Oluturduu dil, toplumun smsk kurgusunu sadece kendi gcne dayanarak taklit ederken, betona nihayet konuma imkan kazandrdna inanr. Ama cezasz kalmaz byle bir sevecen safdillik: Bu kendinden menkul komnal dil durmadan faux pas'ya. [yanl adm, gaf] decek, ne gerein ne de yerin hakkn veren bir "ayaklarm-yere-basar" gerekiliine kaplacaktr - bir burjuvann lgat paralamasndan o kadar da farkl olmayan bir durum. Nansn rynden karlacak ders, rm biimlere inatla sarlmak veya bsbtn kklerini kazmak deil, onlar daha da nansl bir biimde amaya almak, nans bir znel ton farkll olmaktan kp nesnenin arnm ve zgl bir tanmna dnt yere kadar gtrmek olmaldr. Yazar, szcn yan gzle baka eylere bakmadan sadece konuya deinmesini salayan ok sk bir denetimi, btn deyilerin ayklanmasyla, neyin kendi bana dilsel bir anlam olduunu neyinse olmadn saptamaya ynelik sabrl bir abayla birletirmelidir. Ama her eye karn Zeitgeist'n gerisine dmekten, skartaya karlm znelliin p ynna atlmaktan korkanlara kariyerist bir zamana uygunlukla ilerici ieriin artk ayn ey olmadn anmsatmak gerekir. Moderni gerilik olarak tasfiye eden bir dzende, bu mahkm edilmi gerilik, tarihsel srece zerinde unutkanca yol ald bir zemin salayan hakikatin de emanetisi olabilir. zneyi doldurabilecek olandan baka bir hakikatin dile getirilmesi imknsz olduu iin, adlk da modernliin sna haline gelir.

228

229 Alman arks da bunu yapar} Stefan George gibi sanatlar serbest vezni l domu bir biim olarak, vezinle dzyaznn bir melez rn olarak reddetmilerdi. Hlderlin'in ge dnem ilahileriyle Goethe'nin iirleri bu sav rtyor. George gibilerinin fazlaca teknik gzleri, serbest vezni sadece d grnyle alglar. Tarihin darbelerinin serbest vezinde yanklanan sesine tkaldr kulaklar. Serbest ritmler, sadece yozlatklar dnemde alt alta dizilen "yksek" tonlu dzyaz cmlelerine indirgenmilerdir. Bal bana bir biim dzeyine kabildii her durumda vezinli bentten treyen ve znellii aan bir tarz olarak belirir serbest vezin. Veznin ruhunu kendi iddialarna kar yneltir: Mutlak kesinliin kesin bir olumsuzlandr, tpk sekiz vurulu ritmin simetrisinden kurtulan mziksel dzyaznn da kendi varln tonal dzenliliin gelitirilmesi srecinde olgunlaan ok kat konstrksiyon ilkelerine borlu olmas gibi. Serbest ritmler-de, sanatl bir biimde uyaksz olan klasik bendin ykntlar yeni bir ifade gc kazanr. Kendi keli ve yabanc ekillerini daha yeni dillerin iine sokarken, bu yabanclk onlara iletiimin tketemedii eyleri dile getirme imkan kazandrr. Ama bir zamanlar iinde dimdik durduklar dillerin taknna da direnememilerdir. letiim dnyasnn sszlnda kalakalm ve ondan ayrt edilmelerini salayacak hibir kaprisli kvran da yapamadan, sanki kimliklerini gizler gibi ve btn imtiyazlarndan uzakta, mesafenin ve sluplatrmann krk dkk delilleri olarak dururlar - ta ki, Trakl'nki gibi iirlerde, dn dalgalar aresiz vezinlerin stn bsbtn rtene kadar. Nedensiz deildi serbest ritmler ann Fransz Devrimine rastlamas: nsan haysiyetinin ve eitliin arbal jestlerle sahneye kt a. Ama bu tr vezinlerin bilinli uygulan, bir btn olarak dilin bilind tarihinde izledii yolu andrmyor mudur? Dikkatle tasarlanm her dzyaz da aslnda bir serbest ritmler sistemi, mutlak'n bysn yine o mutlak'n grnnn yadsnyla zdeletirmeyi amalayan bir giriim, zihnin kendisini laikletirmek yoluyla ifadenin metafizik gcn koruma abas deil midir? Byle olsayd, mitin tasfiyesinin imdi dilin kendisinin de ykmna yol at bu ortamda, her dzyaz yazarnn stlendii Sisyphos emeinin zerine de bir k huzmesi derdi. Dilsel Kiotizm bir zorunluluktur bugn, nk kurulan her
229

cmle, en bandan beri belirsiz ve ikizanlaml olan dilin ticarileme-ye ve onun paras olan kutsanm yalana m teslim olaca yoksa beslendii kutsal eden yz evirerek kendini bir kutlu metine mi dntrecei karar zerinde belirleyici bir etki yapar. Dzyaz kendini iirden o kadar ileci bir biimde ayryorsa, amac arknn ansn kurtarmaktr. 143 in nuce.1 Bugn sanatn grevi kaosu dzene getirmektir. Sanatsal retkenlik: iradi biimde irade d davranma yetenei. Sanat, hakikat olma yalanndan kurtarlm sihirdir. Sanat yaptlar, iyi de olsa kt de olsa fetilerden doduuna gre, yaptlarna kar tavrlar hafife fetiistik diye ayplayabilir miyiz sanatlar? En eski alardan beri dealarn temsili olarak tinsellik zerinde en byk hak iddiasnda bulunan sanat biimi, tiyatro, ayn zamanda en ikin varsaymlaryla bir seyirciye de bel balar. Nasl Benjamin'e gre resim ve heykel eylerin dilsiz dilini daha yksek ama yine de kendine benzeyen bir dile evirirse, mziin de adlan saf ses olarak kurtard sylenebilir - ama onlar eylerden koparmak pahasna. Sanatn kesin ve saf kavram belki sadece mzik iin geerlidir: Byk iirde ve byk resimde -tam da en byk olanlarnda- estetik snrlar aan, biimin zerklii iinde erimeyen bir konu esi bulunur. Bir estetik teorisi ne kadar derin ve nemliyse, on dokuzuncu yzyln byk romanlar trnden sanat yaptlarnn da o teori iinde anlamlandrlmas o kadar zorlar. Hegel, Kant'a kar polemiinde kendisi iin bir avantaja evirmiti bunu.

230

Bir sanat yapt sadece kendi terimleriyle, bir dolaysz alg ve dn nesnesi olarak anlalmaldr - estetik teorisyenlerinin ne srd bu sav pek salam grnmyor. Byle bir dolaysz kavray imkann snrlayan tek etken, her yaptn kendi kltrel varsaymlar ve en bata da sadece ii bilenlerce anlalabilecek o zel "dil" deildir. Byle glklerin olmad durumlarda bile, sanat yapt sadece kendimizi ona teslim etmenin tesinde bir eyler de bekler bizden. Yarasa'y2 gzel bulmak isteyen kii, onun Yarasa olduunu bilmek zorundadr: Annesi, o kanatl hayvanla deil bir karnaval giysisiyle ilgili olduunu sylemi olmaldr ona; kendisine yle denmi olduunu aklnda tutabilmelidir: Yarn Yarasa'y grmeye gidebilirsin. Gelenek iinde olmann anlam uydu: Sanat yaptn onaylanm, geerli bir ey olarak grmek ve yaamak: Yapt araclyla, onu daha nce grm olanlarn btn tepkilerine de katlmak. Bu bir kez yklnca yapt da btn plakl ve yanlabilirliiyle ortaya kar. Olay rgs bir ritelken budalala dnr, mzik bir anlaml figrler kanonu olmaktan kp yavan ve bayat bir ezgi durumuna der. Artk o kadar gzel deildir. Kitle kltr de uyarlama hakkn buradan almtr. Kendi geleneinin dnda her geleneksel kltrn dt zaaf, onu dzeltmenin ve bylece vahice sakatlamann gerekesi olur. Byk sanat yaptlarndan taan rahatlk duygusu, dile getirdiklerinden ok, zorlu bir mcadele iinde varoluun dna km olmalarnn rndr. Umut, rahata ermemiler arasnda bulunur en abuk. Kafka: Benliksiz tekbenci.3 Sk bir Kierkegaard okuru olmasna karn, Kafka'nn varoluu felsefeyle ilikisi, tutunamayanlardan sz ederken kullanlan "tkenmi varolular" deyimiyle snrldr. Gerekstclk promesse du bonheur' [mutluluk vaadi] yerine getirmez. Herhangi bir btnsel biimin ilettii mutluluk grnne, bu biimin hakikatiyle ilgili kaygy feda eder.
231

232 Sihirli Flt. Aydnlanma ile sanat dpedz kart sayan kltrel tutuculuk ideolojisi, baka nedenlerin yan sra, gzelliin douundaki aydnlanma ann gremedii iin de yanltr. Aydnlanma sadece gzelliin baland btn nitelikleri bir bir zp eritmekle kalmaz; en bata gzellik niteliinin kendisini ne sren de odur. Kant'a gre sanat yaptlarnn uyandrd karsz haz, her estetik nesnede hl ilemekte olan tarihsel antitezlerin yardmyla anlalabilir ancak. kar gzetmeden seyredilen nesnenin zevk vermesinin nedeni, bir zamanlar en iddetli karlara seslenmi ve bu yzden de sakince seyredilememi olmasdr. Seyredebiliyor olmak, aydnlanm z-disiplinin bir zaferidir. Gzellik ve lksn imgesini bugn bile ayrmam biimde sunan altn ve deerli talara byl bir g yaktrlrd. Yansttklar ltnn onlarn kendi z ya da cevheri olduu dnlrd: Iklarnn dedii her ey onlarn etkisi altna girmi saylyordu. nceleri, doann denetim altna alnmasnda kullanld bu. Mcevherler, dnyann seyrine yine dnyann kurnazca gaspedilmi kendi gcyle hkim olmay salayacak aralar olarak grlyordu. By, kadirimutlaklk yanlsamasyla balantlyd. Bu yanlsama zihnin z-aydnlanmasyla giderildi; ama bynn kendisi parlak nesnelerin insanlar zerindeki etkisinde srdrd varln: Bir zamanlar karsnda kapldklar dehet, bu bynn tahakkm iddiasn zmlemeyi baardktan sonra bile gzlerini kamatrmaya devam etmektedir. Fetiist tapnmann bir kalnts olan seyredici dnce, ayn zamanda onun almasnn da bir evresidir. Parlak cisimler sihirlilik iddialarn bir yana brakr ve znenin hem onlara yaktrd hem de kendi kullanmay umduu gten vazgeerken, sevecenlik ve yumuaklk imgelerine, doa zerindeki tahakkmn yaralarndan arndrlm bir mutluluk vaadine dnrler. Lksn tarih-ncesi tarihidir bu ve uzun bir g yoluyla her trl sanatn anlamna da szmtr. Kendini mutlak gszlk iinde ortaya koyan eyin, ayn anda hem kusursuzluk hem de hilik olan gzelliin bysnde, kadirimutlaklk yanlsamas kendi negatif yanssn bulur: Umut. Btn kuvvet snavlarndan kamtr. Btnsel amaszlk, tahakkm dnyasndaki btn bir amalln yalann yzne vurur. Varolan toplum da bugne kadar ancak bu olumsuzlama sayesinde, sonucu kurulu dzenin
232

kendi akl ilkesinden kararak o dzeni u noktasna gtren bu yadsma sayesinde baka bir toplumun olabileceinin farkna varmtr. Seyretmenin erinci, by bozumuna uram bir byden gelir. Parlt, mitin yattrlmasdr. 145 Sanat nesnesi. Evlerde birikmi ucube nesneler, hazrlksz seyirciyi sanat yaptlarna benzerlikleriyle afallatabilir. Umasnlar diye ktlarn zerine konulan ve iinde am aal bir manzara bulunan Bad Wildungen hatras yarmkre biimindeki cam arln bile Stifter'in yeil Fichtau'suyla1 belli bir benzerlii vardr; rengarenk bahe ccesi bile Balzac veya Dickens'da karlalan bir yarat andrr. Bunun sorumlusu ne sadece znelerdir ne de her trl estetik grnn soyut benzerlii. Byle sakillikler daha ok u olgunun ifadesidir: nsanlar, onlar meakkate mhlayacak eyin bir parasn kendi ilerinden tretmeyi ve korktuklar eyi kendileri yaratarak uyarlanma zorunluluunu simgesel olarak krmay sonunda baarmlardr. Ve ayn zafer en gl sanat yaptlarnda bile uzaktan uzaa yanklanr - onu unutmak ve kendilerini herhangi bir modele bal olmayan katksz benlikler olarak grmek isteseler de. ki durumda da doadan zgrleme kutlanmaktadr ama bu zgrlk yine de mit'in kapanna yakalanmtr. nsanlar gemite onlar korkudan titren eyi imdi kendi hizmetlerine kouyorlardr. Byk tablolarla kartpostal resimlerinin ortak yan, tarihten bile eski imgeleri dokunabileceimiz kadar yaknmza getirmeleridir. Ders kitabndaki L'automne [sonbahar] ilstrasyonu bir dej vu [sanki nceden yaanm] duygusu uyandrr; Eroika senfonisi, btn byk felsefeler gibi, ideay tmel bir sre olarak ama yine de btn duyusallyla dolayszca buradaym gibi temsil eder. Kitsch'in uyandrd fke, artk tabu olduu halde yknmeden hl utanmazca zevk alnyor olmasna duyulan kzgnlktr sonuta; oysa sanat yaptlarnn gc de yknmeden hl gizlice beslenmeye devam ediyordur. Varoluun ve amalarnn nfuzundan kaan tek ey, ona kar kan daha iyi bir dnya deildir sadece: Kendini ne srmekten aciz daha aptal bir dnya da kap gidiyordur bu yetki alanndan. zerk sanat, kendi gerek -sulu ve mtehak
233

kim- iddiacl yerine yaltlm ve szmona masum iddialln ne kadar yceltir ve putlatrrsa, bu aptallk da o kadar artar. znel edim, kendini nesnel anlamn baarl bir kurtuluu olarak sunmakla hakikatini yitirir. Otlu bundan tr mahkm eden de kitsch'tir; kitsch'in yalan, hakikat klna girmeye bile gerek grmyordur. Uyandrd dmanln nedeni, sanatn srrn ve kltrle vahetin akrabaln azndan karmasdr. Kant'n estetik tanm olan "amasz amallk" her sanat yaptnn da zmsz elikisini oluturur: Yapt, yapmann talandr, bir ikinci yarat olarak kendini mutlak, amasz ve kendi iinde varolan bir ey gibi ne sren doa-ynetme kapasitesinin doruk-rndr; oysa yapma edimi ve yaplm eyin yceltilmesi, sanatn kopmak istedii rasyonel amallktan ayrlamaz. Olanla yaplan arasndaki eliki sanatn yaamsal esidir ve onun gelime yasasnn snrlarn izer; ama sanatn utan kayna da budur: Varolan maddi retim yntemini ok dolayl biimde olsa da izledii ve nesnelerini "yapt" lde retimi andran sanat, olumsuzlamaya alt "ne iin?" sorusundan da yakasn kurtaramaz. Yaplm eylerin retim tarz maddi rnlerin seri-retimine ne kadar yaklarsa bu lmcl soruyu da o kadar safdilce kkrtr. Ama sanat yapdan bomaya, susturmaya alrlar onu. "Kusursuzluk," Nietzsche'nin dedii gibi, "meydana gelmi olmamaldr", baka bir deyile, yaplm grnmemelidir. Ama kusursuzluk sayesinde yapmla kendi arasnda ne kadar mesafe koyarsa, kendi yaplm varoluu da o kadar krlganlar: Yapmn izlerini silmek iin bavurulan o sonu gelmez abalar ve klfetli yntemler sanat yaptlarn zedeler ve parasalla mahkm eder. Bynn snnn ardndan, imgelerin gelecee aktarlmasn sanat stlenmitir. Ama bu grevi yerine getirirken imgeleri tahrip etmi olan ilkeyi kullanmaktadr: Sanatn Yunanca adnn kk, teknik szcnn de kkdr. Uygarlk sreciyle paradoksal balants sanatn kendi idesiyle elikiye dmesine yol aar. Zamanmzn ilkrnekleri, sinema ve popler mzik sektrnce ge endstri ann tketimine sunulan kasvetli seyirlikler ve "hit" paralar, sadece sanat tasfiye etmekle kalmamakta, avaz avaz baran ahmaklklaryla, en eski sanat yaptlarnn iinde her zaman sakl durumda olan ve en olgunlarna hl g vermeye devam eden o hezeyan da bir anda gn na karmaktadrlar. Sonun irkinlii, kkendeki aldan esini de aydnlatyordun - Fransz sanatnn hem talihi hem de kstll, kk resimler yapmann gururundan hibir zaman tam vaz
234

gememesidir, nitekim Alman sanatndan en ak biimde ayrld nokta da kitsch'in varln grememesidir. Fransz sanat, yzlerce nemli rnekte, ustaca yaplm olduu iin zevk veren eye hogryle bakmtr: Byk iilik, bienfait'den [iyi yaplm olan] zararsz bir zevk alma anyla, duyusal yaam denetim altnda tutuyordur. Meydana geliten bamsz kusursuzluun mutlak iddias -hakikat ve grn diyalektii- bylece bir yana braklm olsa da, Haydn'n "Muhteem Moollar" adn taktklarnn hakikatsizliinden de uzak durulmutur. Bunlar, sevimli vinyetlere ve heykelciklere burun kvrr ve her trl fetii kovarken asl kendilerini fetiizme mahkm edenlerdir. Zevk, yaplm olanla grnte meydana-gelmemi-olan arasndaki elikiyi dengede tutma yeteneidir; ne var ki, hibir zaman zevkle tam zde olmayan gerek sanat yaptlar da bu elikiyi en ar noktaya gtren ve kendilerini bunun sonucu olan kte gerekletirenlerdir. 146 Oyuncak dkkan. Hebbel, gncesinin artc bir paragrafnda, "mrmzn sonbaharnda yaamn bysn" alp gtren eyin ne olduunu sorar. "nk dnp duran btn o alacal kuklalarda onlar harekete geiren ark grrz ve bu da yaamn soluk kesici eitliliini dmdz bir tekdzelie indirger. p cambazlarnn ark sylediini, kavalclarn kaval aldn, kzlarn su dattn, arabaclarn kupa arabalarn srdn gren ocuk, hepsinin srf yle yapmak zevkli olduu iin yapldn sanr; bu insanlarn da karnlarn doyurmak, uyumak ve uyanmak zorunda olduunu dnemez. Ama biz, asl amacn farkndayzdr." Geinmektir bu ama ve btn o faaliyetleri bir ara durumuna sokar, mbadele edilebilir soyut emek srecine indirger. eylerin nitelikleri onlarn z olmaktan kar ve deerlerinin rastlansal grn haline gelir. "Edeer biim"1 btn alglar sakatlar: Artk kendi z-belirleniminin masyla bir "yapma sevinci" olarak yaylmayan ey gzlere de soluk grnr. Organlarmz duyusal hibir eyi yaltlm biimde alglamaz; ama bir rengin, bir sesin, bir devinimin orada kendisi iin mi, yoksa baka bir ey iin mi varolduunu fark ederler. Sahte bir eitlilikten usanm,
235

temellkn amalarna uyum gsterdikleri, hatta varlklarn da byk lde ona borlu olduklar halde hl bal balarna bir amam gibi davranan duyusal niteliklerin aldatc iddialarndan hayal krklna kaplmlardr ve bu yzden her eyi griye boyuyorlardr. Seyredilen dnyadan sklmak ve bysnn bir cila olduunu sylemek, duyular dnyasnn bir "metalam-dnya" olarak kendi nesnel rolne gsterdii tepkidir. eyler, ancak temellkten arndrldklarnda ayn anda hem renkli hem de yararl olacaklardr: Evrensel zorlanma dnyasnda bu ikisinin uzlatrlmas imknszdr. Ancak, ocuklar da "soluk kesici eitlilik" yanlsamasna Hebbel'in sand kadar kaplm deillerdir; teslim olmu yetikinin artk grmedii o elikinin, grng ile satlabilirlik arasndaki elikinin farkndadrlar ve onu kabullenmezler. Oyundur savunmalar. ocuun amaz gz, "edeer biimin tuhafln" hemen grr ve aknla kaplr: "kullanm deeri, kendi kartnn, deerin, aa kma biimine, grngsel biimine dnmtr." [ Kapital, 1. cilt] ocuk, amasz etkinlii iinde, her eyi tersyz eden bir atlatmayla, mbadele deerine kar kullanm deerinin yannda yer alr. Tam da oynad eyleri dolaymlanm yararllklarndan yoksun brakt iin, hem insanlar hem de eyleri eit lde arptan mbadele ilikisini deil, insanlara kar iyicil olan kurtarmaya ynelir bu oyuncaklarda. Kk tanklar hibir yere gitmiyordur ve stlerindeki minik namlular da botur; yine de sadk kalrlar kendi yazglarna, grev yapmadklar, o yazgy indirgeyen soyutlama srecine katlmadklar ve bunun yerine kendilerine yklenen zgl amalarn alegorisi olarak durduklar iin sadk kalrlar. Belki dalp salm ama kseye dmemi bir halde, sessizce bekliyorlardr: Toplumun kendi zerlerindeki toplumsal lekeyi sonunda silip silmeyeceini, insanlarla eyler arasndaki yaamsal srecin, praksisin, sonunda pratiklikten kurtulup kurtulamayacan grmek iin. Oyunlarn gerekdl, gerekliin de henz gerek olmadnn iaretidir. Doru yaamn bilinsiz provalardr oyunlar. ocuklarn hayvanlarla ilikisi, Marx'n bile birer ii olarak art-deer retmeyi ok grd bu yaratklarda gizlenmi topya'ya baldr btnyle.2 Hayvanlar, insanlarn tanyabildii herhangi bir amacn dnda durmakla, mbadele edilmesi kesinlikle imknsz olan adlarn sanki bir davurum gibi sunuyorlar-dr bize. ocuklarn onlar o kadar sevmesinin, onlar seyretmekten o kadar zevk almasnn nedeni de budur. Gergedann biimi, ben bir
236

gergedanm der. Masallar ve operetler byle imgeleri tanrlar ve "Orion'un adnn Orion olduunu nereden biliyoruz?" diye soran kadnn bu gln sorusu da yldzlarn katma ykselir. 147 Novissimum Organum1 cretli emein modern an kitlelerini oluturduunu, hatta iinin kendisini de yarattn oktandr biliyoruz. Bir genel ilke olarak birey sadece biyolojik temel deildir, toplumsal srecin bir yanssdr; kendini bir kendinde-ey olarak gren bilinli bir yanlsamadr, nk bireylemi eyler modern ekonomide sadece deer yasasnn tayclar olarak ilev grrler. Bireyin sadece toplumsal rol deil, isel yaps da bundan karsanabilir. Burada belirleyici olan, zellikle imdiki evrede, sermayenin organik bileimidir. Birikim teorisi bununla "retim aralar kitlesinin, onlar canlandran emek gc kitlesine oranla artmasn" kast ediyordu [Kapital, 1. cilt]. Toplumun btnlemesi, zellikle totaliter devletlerde, zneleri maddi retim anda ksmi anlar olmakla snrlyorsa eer, "sermayenin teknik bileiminin deimesi" de retim srecinin teknolojik gerekleri tarafndan kuatlan, hatta oluturulan insanlarda kendini tekrarlayacaktr. nsann organik bileimi artyor. zneleri yaayan amalar deil de retim aralar olarak belirleyen etken, makinelerin deiken sermaye oranyla birlikte bymektedir. nsann "makineletiini" sylemek de yanltc olur, nk bu deyim insann duraan bir ey olduu ve srf dsal bir "etki" yznden, kendi dndaki retim koullarna uyarland iin baz ekilsizlemelere urad varsaymn ieriyordur. Oysa bu trden "ekilsizlemelerin" altnda deimez bir temel, toplumsal mekanizmalarn sadece dtan etkiledii bir varlksal i mekn yoktur: Deformasyon, insanlarn deil, ocuklarn biyolojistik ideolojinin doaya yanstt o "kaltmsal kumla" birlikte douran toplumun hastaldr. Yaamn kendini varolan retim ilikileri iinde yeniden-retmesi, ancak emek gcnn bir metaya dnmesiyle balayan sre insanlarn tm varolularna szd ve btn drtlerini mbadele ilikisinin biimsel bakmdan llebilir eitlemeleri olarak nesnelletirdii anda mmkn olur. Bu ilikilerin en yksek dzeyde rgtlenmesi, lm insanlarn da eg
237

dmn gerektirir. Yaama istenci, bylece yaama istencinin yadsnmasna baml hale geldiini grr: Benlii srdrme drts, znelliin btn canlln iptal etmektedir. Buna oranla, uyarlanmann btn baarlar, sosyal psikoloji ve kltrel antropolojinin betimledii btn uyumluluk edimleri, sadece birer glgeolgudur. nsann organik bileimi sadece uzmanlam teknik yetileriyle de ilgili deildir; bunun kadar -ve allm kltrel eletirinin hi kabul etmeyecei nokta da budur- teknik yetilerin tersiyle, kendileri de bir zamanlar toplumsal diyalektikten domu olan ve imdi bir kez daha ona boyun een doallk anlarn da ierir. nsanda teknolojiden farkl olan ey bile imdi bir tr makine ya gibi ona dahil ediliyordur. Balangta hem insan retim srecinin sektrlerine gre ayrtran iblmnn hem de zgrln rn olan ruhsal farkllamann kendisi de sonunda retimin hizmetine girmektedir. "Uzmanlam 'virtz'", diye yazmt bir diyalektiki bundan otuz yl nce, "nesnellemi ve eylemi yetilerinin satcs... kendi nesnellemi ve eylemi yetilerinin ileyii karsnda seyirci konumuna der. Bu olgunun iyice grotesk bir grnm kazand yer gazeteciliktir. Burada, soyut bir mekanizmaya indirgenen ey, znelliin kendisidir: Bilgi, miza, ifade gc. Bunlar hem kendi 'sahiplerinin' kiiliinden hem de eldeki konunun maddi ve somut doasndan kopmu, zerk bir ileyi kazanmtr. Gazetecinin 'gl kanlardan arnm' olmas, deneyimlerini ve inanlarn peke ekii, kapitalist eylemenin doruudur."2 Burada burjuvazinin "yozlamasnn bir tezahr" olarak saptanan ama o dnemde burjuvazinin kendisinin henz yadsd ve knad olgu, bugn artk bir toplumsal norm haline gelmi, ge endstriyelizm ann geerli ve onaylanm karakterine dnmtr. Sadece canlln, yaayan eyin satlmasyla da snrl bir olgu deildir artk. Satla-bilirliin bir nsel haline geldii koullarda, canl da, bir canl olarak, bir eye, bir alete dntrmtr kendini. Ego, bilinli bir biimde tm insan3 bir aygt olarak kendi hizmetine komaktadr. Bu yeni-den-rgtlenmede, iletme yneticisi olarak ego, kendi varlk ve etkinliinin ok byk blmn i mekanizmas olarak egoya devreder ve bsbtn soyutlap sadece bir referans noktas haline gelir: Benlii srdrme abas, kendi benliinden vazgeiyordur. Gerek nezaket ve yumuakballktan histerik fke nbetlerine btn kiilik zellikleri istendii gibi ekip evrilebilir hale gelir ve sonunda belli bir durumun gereklerine tam ve kesin olarak cevap veren gerelere
238

dnr. Seferber edilmek, mizalar ve duygulan deitirmitir. Geriye kalan, arlksz, kat ve bo duygu kabuklandr, herhangi bir kiisel zellikten yoksun, istendii gibi tanabilecek malzeme. Bu duygular ve mizalar artk zne deildir; tersine, zne onlara kendi isel nesnesi gibi davranmakta ve karlk vermektedir. Ego karsnda snrsz uysallklarnda ayn zamanda ona yabanclamlardr: Tmyle pasif olduklar iin artk onu de besleyemiyorlardr. izofreninin toplumsal treyiidir bu. Kiilik zelliklerinin hem kendi igdsel temellerinden hem de benlikten kopmas ve eskiden onlar sadece bir arada tutan benliin imdi onlara komuta etmesi, insann gittike artan isel rgtllnn bedelini gittike artan bir zlmeyle demesine yol aar. blmnn bireyin iinde doruuna ulamas, bireyin kkten nesnellemesi, kiiliin marazi paralanyla sonulanr. Btn totaliter kitle hareketlerinin antropolojik nkoulu olan "psikotik kiilik" de byle doar. Kkl ve salam kiilik zelliklerinden otomatik davran kalplarna bu gei tam da insann organik bileiminin artdr. Dolaymlayc bir kiilik yapsnn dengeleyici arlndan yoksun hzl tepkiler, itenlik ve kendiliindenlii geri getirmez, sadece kiiyi bir merkezi otorite tarafndan ileri geri srlen ve ayarlanan bir lm aleti haline getirir. Bireyin tepkileri ne kadar abuk ve dolayszsa, aslnda dolaym da o kadar derinlemi demektir: Annda verilen o dirensiz karlklarda zne tmyle snyordun Bugnk toplumsal reflekslerin asl modeli olan biyolojik refleksler de -znelliin leine vurulduunda- nesnellemi ve yabancdr: Bouna deildir ou zaman "mekanik" olarak nitelenmeleri. Organizmalar lme yaklatklar lde davranlar bir seirmeyi andran bu trden devinimlere doru geriler. yleyse kitlelerin iki tr totaliter devlette de infilak eden ykc eilimleri, lm arzusundan ok, imdiden gelmi olduklar durumun belirtileridir: Onlara canl grnen her eyi kendilerine benzetmek iin ldryorlardr. 148 Sakatatlk. - Metafizik kategoriler sadece toplumsal sistemi gizleyen bir ideoloji deildir; ayn zamanda onun doasn, onunla ilgili hakikati dile getirirler. Toplumun en merkezi deneyimleri de bu kate
239

gorilerin geirdii dnmlerde kelmitir. te lm de bylece tarihin kapsam iine girer ve tarih de ancak lm araclyla anlalabilir. Eskiden lmn haysiyeti bireyinkini andrrd. Bireyin temelde ekonomik olan zerklii, gemite onu greceletirmi olan teolojik lmszlk umudu bir kez snmeye baladktan sonra, bireyin mutlakl anlayyla doruk noktasna kt. ok youn ve iddetle hissedilmi bir lm imgesi de buna denk dyordu: Btn burjuva davran ve dncesinin temeli olan bireyin tmyle silinip yok olduu bir lm tarz. lm, mutlak deerin mutlak fiyatyd. imdi o da toplumsal olarak iflas etmi bireyin yazgsn paylayor. Eski haysiyet klna brnd yerlerdeyse her zaman rtk biimde ierdii yalan da szdrmakta: Nfuz edilmez olan adlandrabiliyor olma yalan, znesiz olan yklemlendirme, zmlenmez olan ierme yalan. Ne var ki, lmn haysiyetinin hakikati ve hakikatsizlii sorusu ada bilinten tmyle kovulmusa eer, bunun nedeni te dnyaya ilikin birtakm umutlar beslenmesi deil, imdi-ve-burada'nn umutsuz sefaletidir. "Modern dnya," diyordu radikal Katolik Charles Peguy daha 1907'de, "dnyada alaltlmas belki de en zor olan eyi alaltmay baarmtr. Bu eyin sanki dokusunda zel bir haysiyet vardr, baka hibir eyde olmayan bir alalma yeteneksizlii. Ama modem dnya onu da alaltmay baarmtr: lm alaltmtr." lmn yok ettii bireyin kendisi de bir hise, kendini ynetme yeteneinden ve kendi varlndan yoksunsa, o zaman yok edici g de -sanki Heidegger'in hiletiren hilik formlnn fazla akac bir uygulamas gibi- bir hi haline gelir. Bireyin bir bakasyla tmyle deitirilebilir oluu, lmn de pratikte -ve mutlak bir kmsemeyle- geri alnabilir bir adm haline getirir: Tam da, bir zamanlar paradoksal bir duyguyla Hristiyanln da dnd gibi. Gelgelelim, "ihmal edilebilir bir nicelik" olarak lm btnyle zmlenip eritilmitir. Herkesin, btn ilevleriyle her insann yerine, toplumun hazr bekleyen bir yedei de vardr ve zaten bu yedek de kendi iini ve yerini igal etmi biri olarak, bir l aday olarak gryordur onu. Bylece lm deneyimi de memurlarn birbirinin yerine atanmasna dnr ve insann lmle doal ilikisinin bu toplumsal ilikiye tmyle dahil edilememi baz ynleri hl kalmsa onlar da salk hizmetlerine havale edilir. Bir canlnn toplumsal sistemin dna kna indirgenmekle lm nihayet evcilletirilmitir: lmek, toplumsal mutlak'n karsnda doal organizmann mutlak anlamszln dorulu
240

yordur sadece. Eer kltr endstrisinin toplumun organik bileimindeki deimelere tanklk ettii bir yer varsa, o da bu durumun hi de rtl olmayan kabulleniliindedir. Kltr endstrisinin mercekleri altnda glnlemeye balar lm. Kukusuz, belli bir rn tarznda onu karlayan kahkaha ikizanlamldr. Doann tm zerine toplumun serdii an altndaki ekilsiz eyden duyulan korkuyu dile getirmektedir hl. Ama bu a o kadar sk ve kalndr ki, doann rtlmemi halinin anmsan da ocuksu ve duygusal grnyordur. Ed-gar Wallace'n nasyonellik pay pek dk kurgulan, zme ulatrlmayan dmleri ve kaba abartmalaryla sanki okurla alay eden ama byle yapmakla totaliter terrn kolektif imagosunun muhteem bir nsezisini de sunan kitaplar, polisiye trnn k ann temsil ediyordu; ardndan, cinayet komedisi olarak nitelenebilecek bir tarz ortaya kt. Bu yeni tarz, dzmece rpertiyi alaya almay srdrmekle birlikte, lm imgelerini de rtmekte ve ykmaktadr. Ceset, zaten dnm olduu eydir burada, bir sahne aksesuar. Hl insana benziyordur ama sadece bir cisimdir, tpk cesetlerin oktan dntkleri eyin alegorileri olarak oraya buraya tand A Slight Case of Murder [Hafif Bir Cinayet Vakas] filminde olduu gibi. Komedi, yllarca nce Kafka'nn "Avc Gracchus" yksnde panik iinde betimledii lmn o sahte ilgasn son zerresine kadar smryor: Yine bu yzden olmal, mzik de komiklemeye balyor. Nasyonal Sosyalistlerin milyonlarca insana yaptklar, canllarn l madde gibi llp dzenlenmesi, ardndan lmn seri-retimi ve fiyatnn krlmas, cesetlerin karsnda ilhama gelip kkrdamaya balayanlarn zerine kendi ekillendirici glgesini oktan drmt. Belirleyici olan, biyolojik ykmn bilinli toplumsal irade tarafndan zmleniidir. Ancak lme kendi yeleri kadar kaytsz kalan bir insanlk, kendisi de lm olan bir insanlk, lm saysz insana idari yntemlerle uygulayabilir. Rilke'nin "kiinin kendi lm" iin duas, bugnlerde insanlarn sadece kuyruu titretmekle kaldn gizlemeye ynelik acnas bir abadr.
241

242 Abartmayn. - Modern toplumun eilimlerini eletirmeye kalkan kii, daha cmlesini bitirmeden, bu iler hep byledir veya devran deimez trnden otomatik bir itirazla karlar. Eletirmenin heyecan -ki derhal sndrlmelidirsadece tarihin deimezliini anlayamamasnn, herkesin histeri tehisini yaptrd bir mantkszln ifadesidir. Davacya, saldrsnn gerisindeki amacn kendini yceltmek olduu da sylenir: Kendisi iin zel imtiyazlar istiyordur, oysa kzd eyler zaten herkesin malumudur, aslnda pek de nemsizdir ve bu yzden kimsenin bunlara vakit harcamas beklenmemelidir. Felaketin apakl, mazeretileri iin bir artya dnmtr (herkesin bildiini kimsenin sylemesine gerek yoktur) ve suskunluk rts altnda hibir direnle karlamadan srp gitmesi salanmaktadr. Onaylanan, her merepten felsefenin insanlarn kafalarna akt eydir: Varoluun inat ekim gcn yanna alan her ey hakldr. Huzursuz olmanz bile dnyay terbiye etmeye alan bir reformcu olduunuz yolunda kukular uyandrmaya yeter. Dzenle su ortakl, kartna gerici ve tutarsz bir k teorisi yaktrma -dehet btn alara zg deil midir zaten?- hilesine bavurur ve dncesindeki szde hatay gstererek negatif olanla ilgili somut sezi ve saptamalarn da lekelemeye alr: Karanlktan yaknana "karanlk simsar" damgas vuruluyordun Bu ilerin hep byle olduu varsaylsa bile -ki ne Cengiz Han, ne Timur ne de Hindistan'daki ngiliz smrge ynetimi milyonlarca insann cierlerini sistemli biimde gazla doldurarak patlatm deildir- vahetin ebedilii yine de her yeni biiminin bir ncekini fersah fersah geride brakmas gereinde ifade etmektedir kendini. Deimeyen ey, sabit bir strap miktar deil, bu strabn cehenneme doru ilerleyiidir: Antagonizmalarn iddetlenmesi tezinin de anlam budur. Bu teze baka bir anlam vermek onu evcilletirmek ve nitel sramay bir yana brakarak uzlama araylarna girmek olur. lm kamplarn uygarln kvanl ilerlemesinde bir teknik arza ve Yahudilerin kurban edilmesini de dnya-tarihsel adan nemsiz bir ayrnt olarak gren kii, sadece diyalektiin ufkundan geri dnmekle kalmaz, kendi politikasnn anlamn da tersyz eder: Nihai ykm nlemek deil miydi bu politikann anlam? Sadece retici glerin gelimesinde deil, tahakkmn gittike artan basncn
242

da da nicelik nitelie dnr. Toplum iilerin yaamn yeniden retmeye devam ederken Yahudiler bir grup olarak imha edilirse, ikincilerin burjuva olduu ve yazglarnn da tarihin byk dinamii asndan hi nemli olmad sav bir iktisadi sofizme dnr - stelik, kitlesel katliam tam da kr orannn dyle aklanabilecek bir ey olduu iin. Dehet, her zaman ayn kalyla belirlenen eydir -"tarih-ncesinin" srp gidii- ama her zaman da farkl, ngrlmemi, her trl beklentiyi aan bir ey olarak, gelien retici glerin sadk glgesi olarak gerekleir. Marx'n maddi retimde saptad ikilik iddeti de tanmlar: "retimin btn evreleri iin geerli olan baz zellikler vardr, zihin de bunlar genel zellikler olarak alr; ama her trl retimin genel nkoullar denen eyler... retimin hibir gerek tarihsel evresinin anlalmasn salamayacak birtakm soyut anlardan ibarettir." [Grundrisse] Baka bir deyile, tarihsel olarak deimeyen eleri soyutlayarak ekip karmakla tarafsz bilimsel nesnellie uyulmu olunmaz; tersine, bu soyutlama, yanl olmad durumlarda bile, elle tutulur ve dolaysyla saldrlabilir olan gizleyen bir sis perdesi yaratr. Mazeretilerin de kabul etmedii budur. Bir yandan derniere nouveaute [son yenilikler] diye sayklarken bir yandan da tarih denen o cehennemi makineyi yadsmaktadrlar. Auschwitz, Yunan ehir devletlerinin ykmndan sadece vahetin derecesi asndan farkl olan ve bu yzden de serinkanl bir nesnellikle seyredilebilecek bir ey deildir. Kukusuz, sr arabalarna doldurularak kamplara gtrlenlerin yaad ei grlmemi ikence ve aalanma, en uzak gemie de kuruni bir k drr ve eskinin dncesiz, plansz iddetinde bilimsel yntemlerle hazrlanan vahetin ideolojik biimde ierilmi olduunu gsterir. Ama zdelik de zdelik-d olanda, henz tamamlanmam olann oktan tamamlanm olan tehir ediinde yatyordur. Devran deimez nermesi de bu dolaym-sz biimiyle yanltr; ancak btnselliin dinamii iine sokulduunda doruluk kazanr. Dehetin artn grmekten kanan kii, sadece tayrekli bir seyirci durumuna dmekle kalmaz; en yenisiyle bir nceki arasndaki farkla birlikte, bitimsiz dehet demek olan btnn gerek zdeliini de gzden karm olur.
243

244 Son bask. Poe ile Baudelaire'in merkezi pasajlarnda yenilik kavram belirir. lkinde, Maelstrom'un ve yaratt rpertinin betimleniinde -daha nce yeterli bir anlatma kavumad belirtilen bu rperti, "yeni" olann kendisidir-, ikincisinde, Ktlk iekleri'nde, cennet mi cehennem mi diye dnlmeden uuruma atlma kararnn verildii o "lm" blmnn son dizesinde: "au fond de l'inconnu po-ur trouver du nouveau" [bilinmezin dibine, yeniyi bulmak iin]. Bilinmeyen bir tehdittir ikisinde de znenin barna bast, badndrc bir tersyz olula sevin ve haz da vaat eden bir tehdit. Bilinte bo, yazsz bir yer olan ve sanki kapal gzlerle beklenen yeni, korku ve umutsuzluktan bir uyarm karmann formldr. Ktlk iekleri yaratr. Ama glkle seilebilen izgileri, en kesin, belirsizlikten en uzak tepki iin de bir ifredir. Soyutlam bir dnyaya, sanayi ana, znenin verdii kesin yantn snrlarn izer. Yenilik tapnc ve dolaysyla modernlik dncesi, artk yeni bir ey olmad gereine kar bir bakaldrdr. Makineyle retilmi mallarn hi deimeyen nitelii, hem nesneleri hem de seyredililerini kendi ana eken ve zmleyen toplumsallama, karlalan her eyi hep olmu olana, bir trn rastgele rneklerinden birine, bir modelin kopyasna dntrr. Planszlk katman, ereklerin de besleyici topran oluturan o ereksizlik dzlemi, artk tketilmi gibidir. Yenilik dncesi de bu ereksizliin dn gryordur. Kendisi de eriilmez olan yenilik, deneyimin ryne ilikin ilk sezi kmltlarnn belirdii bir ortamda, yklm tanrnn yerine koyar kendini. Ama soyutluunun da gsterdii gibi, kavram o hastala bal kalmtr, hep geri ekilen bir somutlua dokunmaya abalyordur iktidarszca. "Modernliin tarihncesi"1 zerinde alrken, Baudelaire'in noveau'sunvtn zahiri eanlamls olan duyum szcnn geirdii anlam deimeleri zerinde dnmek yararl olabilir. Avrupa'nn eitimli katmanlar bu szckle epistemoloji araclyla tant. Locke'da, dnmenin kart olarak, basit, dolaysz alg anlamna geliyordu. Daha sonra byk Bilinmeyen haline geldi, sonunda da kitlelerin uyarcs oldu: Tahripkr esritici: Bir tketim mal olarak ok. Niteliklerine bakmadan bir eyi hl alglayabiliyor olmak bylece mutluluun yerine gemektedir, nk kadirimutlak nicelleme alg imkannn kendisini ortadan kaldrmaya
244

ynelmitir. Deneyimin kendi konusuyla youn ilikisinin yerinde imdi fiziksel olarak yaltlm ve sadece znel bir ey kalmtr: Basn-lere bakmakla tamam kavranabilen duygu. Kendinde-varln egemenliinden tarihsel zgrleim bylece alg dzemine de tanmaktadr. On dokuzuncu yzyln duyu-psikolojisi, deneyim zeminini basit bir "temel uyanma" indirgeyerek iermitir bu sreci; buna gre, zgl duyu-enerjileri de bu temel uyarmlarn kendi tikel yaplarndan bamszdr. Oysa Baudelaire'in iiri, yedii darbeyle kapanm bir gzn grd imek akmlaryla doludur. te, yenilik dncesi de tpk bu akmlar kadar hayaletimsidir. Serinkanl ve mesafeli seyrediin ancak eylerin toplumca ekillendirilmi al kalplarna eriebildii bir ortamda, bylece akann kendisi de tekrardr. Bal bana bir ama olarak benimsenen, bir tr laboratuar rn olarak, soyut bir kavramsal ema olarak alnan yeni, bu apansz hayaletimsi belirilerinde, travmatik nevrozlar da andran bir biimde, eskinin kar durulmaz bir geri dn haline gelir. Kamam bak zamansal ilerleme rtsn yrtyor ve sreen aynln deimez ilkrneklerini aa karyordur: Yeninin kefediliinin hep eytani bir nitelik tamasnn, sonsuza kadar tekrarlanan bir lanetlenme deneyimi olmasnn nedeni de budur. Poe'nun "yepyeni" alegorisi, Maelstrom'un gbeinde son hzla dnerken bir bakma da sabit kalan o aresiz teknedir.2 Mazohistin kendini yeniye teslim ederken hissettii duyumlarn hepsi birer gerilemedir. Psikanaliz de unun anlalmasna imkn tand lde dorudur: Baudelaire'gil modernlik, onu izleyen btn modernlikler gibi, ocuun ksmi drtlerinin betimlenmesine yarar.3 Hu modernliin oulculuu, burjuva aklnn monizminin gznde kendi z-ykmnn aldatc biimde umut gibi parldamasn salayan ok-renkli fata morgana'dr [serap]. Modernlik dncesi bu sahte vaatten oluur; ve modern olan her ey, hi deimeyen nvesinden tr, ortaya kar kmaz ad bir grnm kazanr. On dokuzuncu yzyl ortasnda bir modernlik yazt gibi ykselen Wagner'in Trislan' ayn zamanda tekrar zorlants adna dikilmi devasa bir anttr. Yceltildii anda ikizdeerli nitelii de aa kar yeninin: Gittike katlaan bir kurulu dzenin tekliinin tesine gemeye abalayan her eye kucak ayordur; ama yeninin iinde zmlenmek, bu tekliin arl altnda znenin aldatc yaama anlar arasnda paralanarak daha da zlmesine ve bylece yeniyi modaya uygun biimde tasfiye eden topyekn toplumun glenmesine neden oluyordur. Baudela
245

ire'in o cinsellik ehidiyle, cinayet kurbanyla ilgili iiri, suun rktc biimde zgrletirici bir l-doasn sunarken hazz da alegorik biimde kutlar; ama basz plak gvdeye bakarken yaad ba-dnmesinde, Hitler rejiminin olas kurbanlarnn kendi sonlarn ilan eden gazeteleri kapmalarndaki o sakat ve aresiz itah ok andran bir ey de vardr. Mutlak duyusallkt faizm, nihai sansasyon: Gbbels, ilk pogromlarn balad gnlerde yaymlanan bir duyuruda, hi deilse Nasyonal Sosyalistler skc deil diye vnyordu. nc Reich'ta haberlerin ve sylentilerin soyut deheti, kitlelerin snklemi duyu dnyasnda anlk bir parlt yaratabilecek tek uyarm olarak yaanmaktayd. Skntdan boulan yrekler her eyin ncesinde yer alan ilksel bir dnya bulmak iin manetlere sarlyorlard: Bu manet alnn nerdeyse kar durulmaz gc olmasayd gzlemcilerin hatta faillerin bile aza alnmayacak kadar korkun olana katlanmas imknsz olurdu. Sava ilerledike felaket haberleri bile Almanya'da tm aklyla basna yanstlmaya baland ve yava yava kesinleen askeri kn de st rtlmedi. Sadizm ve mazohizm gibi kavramlar artk yeterli deildir. Teknik iletiimin geerli olduu kitle toplumunda, sansasyonalizm ile dolaymlanmaktadr bu olgular, kuyruklu yldz andran, uzak ve nihai bir yenilik dncesinin dolaymn-dan gemektedir. Art arda yaad oklarla kvranan ve zulme kimin maruz kaldn, kendisinin mi yoksa bakalarnn m ac ektiini unutan bir toplumu tmyle etkisi altna alyordur bu sansasyonalizm. Bu durumda, uyarm-deerine oranla okun somut ierii de sahiden nemsizleir, tpk balangta airlerin ideallerinde olduu gibi; hatta belki de Poe ile Baudelaire'in tadna bakt dehet, diktatrlerce gerekletirildiinde, duyum zelliini yitiriyor ve snp gidiyordur. Btn niteliklerin iddetli bir atlmla yeni iine alnarak kurtarlmas abasnn kendisi nitelikten yoksundu. Kendinden arndrlarak yeni haline getirilen her ey hazza dnebilir - tpk duyarszlam morfin bamllarnn sonunda atropin zehiri de iinde her trl uyuturucuya ayrmszca sarlmalar gibi. Sansasyon, nitelikler arasnda ayrm yapma yeteneiyle birlikte her trl yargy da bomutur: Onu gerekten ykc bir yozlama etkeni haline getiren de budur. Gerileyici diktatrln terrnde, modernlik, ilerlemenin diyalektik imgesi, sonunda infilak etmitir. Yeniliin kolektif biimi -Wagner'in yaygaracl kadar Baudelaire'deki gazetecilik damarnda da bunu haber veren bir izgi oktan belirmiti- gerekte dsal ya
246

amdan imal edilmi uyarc ve fel edici bir narkotik karmdr: Bouna deildir Poe'nun, Baudelaire'in, Wagner'in hep madde bamls olmalar. Yenilik ancak totaliter format iinde basit bir ktlk haline gelir: Orada, bir zamanlar yenilik kategorisinin domasna da yol am olan bireyle toplum arasndaki gerilim tmyle geveyip yiter. Bugn, sadece yeterince ad olmas kouluyla her trden yeniliin alklanmas evrensel bir durum haline gelmitir: Sahte mimesis'in evrensel ortam. znenin zlmesi, kendini durmadan deien bir aynla teslim etmesiyle dorua kmaktadr. Kiiliin btn salamln yok eden bir sretir bu. Baudelaire'in imgelerin gcyle denetim altna ald ey, iradesiz bylenmeye kendiliinden geliyordur. nanszlk ve kimlik eksiklii, her trl duruma marazi bir uyarlanma eilimi, yeniliin uyarmyla gerekleen hallerdir ve yenilik de sadece bir uyarm olarak artk uyaramamaktadr. Belki de bu geveklikte insanln artk ocuk istemedii ilan ediliyordur, nk imdi en ktnn kehaneti herkese aktr: Yeni, domam olan herkesin gizli amblemidir. Malthus on dokuzuncu yzyln atalarndan biridir ve Baudelaire'in ksr gzellii yceltmesi de nedensiz deildir. Kendini yeniden-retmekten umut kesen insanlk, bilind bir mekanizmayla, varkalma arzusunu hibir zaman bilinmemi olann o gz kamatrc ejderha figrne yanstmakta, ama bu da lm andrmaktadr. Byle bir figr, artk kendi yelerine gerek bir ihtiyac da kalmam olan kapsayc bir yapnn kne iaret eder. 151 Gizlicilie kar tezler.1 I. Gizlicilik eilimi bir bilin gerilemesinin belirtisidir. Bilin, koulsuz olan dnme ve koullu olana katlanma gcn yitirmitir. Birlikleri ve farkllklaryla birlikte ikisini de kavramsal emek yoluyla tanmlamak yerine ayrmszca birbirine kartrr. Bylece koulsuz olan ey olgu haline gelirken, koullu olan da dolaysz bir ze dnr. Tektanrclk zlerek ikincil bir mitolojiye indergenir. "Astrolojiye inanyorum, nk Tanr'ya inanmyorum" Amerika'da yaplan bir sosyo-psikolojik aratrmann deneklerinden biri byle diyordu. Kendini tek Tanr konumuna ykselt
247

mi olan sagrl akl da o Tanr'nn dnn ksesine yakalanm gibidir. Tin paralanarak tinlere blnyor2 ve bylece onlarn varolmadn grme imkanna srt eviriyordur. Toplumun ykma gitme ynndeki rtl eilimi felaketin kurbanlarn sanrl bir olgunun yardmyla sahte bir vahiy iinde uykuya yatrr. Felaketin paralanm apaklnda kendi topyekn kyametleriyle yzlemeyi ve ona katlanmay bouna umarlar. nsanlar zerinde denetim olarak doa zerindeki denetimi, insanlarn doadan duyabilecei her trl korkuyu kat kat aan bir dehete dnm bir insanlk, binlerce yllk bir aydnlanmadan sonra bir kez daha panie kaplmtr. II. kinci mitoloji ilkinden de daha hakikat ddr. Birincisi, art arda gelen alarn bilgi dzeyinin bir keltisiydi; bu alarn her biri, doa karsnda gz kapal bir teslimiyetten bir ncekine oranla daha zgrlemi bir bilince sahip olduunu ortaya koyuyordu. kincisiyse, dengesini yitirmi ve efsunlanm bir halde, zorlukla edinilmi z-bilincini bir yana atmakta ve bunu tam da gizlicilerin egemen olduklarn iddia ettikleri o katksz ilksel gc her yere yaylm mbadele ilkesiyle tasfiye eden bir toplum iinde yapmaktadrlar. Gemi dmencisinin Dioskuros'lara3 bakmas veya aacn ve pnarn ruh sahibi olduuna inanlmas gibi davranlar, aklanamayan ey karsnda dlen btn o akn aldana karn, znenin nesneler zerinde alrken yaad deneyime tarihsel olarak uygun dyordu. Oysa rasyonellemi topluma kar tepkinin ok rasyonel bir istismar olan bugnn yeniden-domu animizmi, her aptan bilicinin adrnda ve muayene odasnda, kendisinin de rn ve kant olduu yabanclamay yadsmakta ve olmayan deneyimin yerini tutacak ikameler retmektedir. Gizlici, nihai kantn metalarn feti niteliinden karr: Nesnellemi emek, eytani bir srtla kendisine bakan nesnelerle drt bir yandan tehdit ediyordur onu. rnler halinde phtlam bir dnyada unutulan ey, bu dnyann insanlar tarafndan yaratlm olduu gerei, bilinten blnp ayrlmakta4 ve nesnelerin dnyasna dardan eklenen ve onlarla edeer olan bir kendinde-varlk olarak yanl-hatrlanmaktadr. Nesneler akln souk nda donarak zaten bir yanlsama olan canlarn yitirdikleri iin de imdi onlara can veren toplumsal nitelie bamsz bir varlk yaktrlmaktadr: Hem doal hem de doa-st bir varlk, eyler arasnda bir ey.
248

III. Dnce, ge kapitalizm anda byye gerilemekle, ge kapitalist biimlerle btnlemi, onlarn bir paras olmutur. Sistemin kenarlarndaki toplum-d "alacakaranlk olgular", duvarlarndaki kk atlaklardan dar bakma abalar btn bu acnas aranlar, darda ne olduunun grlmesine hi yardm etmezken, ierdeki rme eilimlerini daha da aydnlatmaktadr. Billur kreleriyle mterilerinin yreklerine dehet salan kt kk falclar, insanln yazgsn elinde tutan daha byk sahtekrlarn oyuncak modelleridir. Toplumun kendisi de ruh ve madde aratrmalarnn rmcek kafallar kadar dmanla ve tertiplere yatkndr. Gizli ve karanlk eylerin ipnotik gc totaliter terr andrr: Bugnn srelerinde i ie gemilerdir. Khinin glmseyii, ruhlarn dolaysz maddi smrsn eytanca bir hazla seyreden toplumun kendi kendisiyle alay ediinin minyatrdr. Basndaki fal stunlar halklara verilen resmi talimatlara denk dyordur ve say mistisizmi de idari istatistikler ve kartel fiyatlar iin bir hazrlktr. Btnlemenin bile birbirini imha eden iktidar gruplarna blnmenin ideolojisi olduu aa kmaktadr imdi. Btnleen kii, yitip gidiyordur. IV. Gizlicilik, her trl anlamn znellemesinin -ki bu da eylemenin tamamlaycsdr- dourduu bir refleks davrandr. nsanlar nesnel gereklii her zamankinden de sar bulduklarnda, abrakadabra diyerek ondan bir anlam karmaya abalarlar. Her ehven-i ere ayrm gzetmeksizin anlam yaktrlr: Gerein artk ok inandrc olmayan rasyonelliinin yerini zplayan masalar ve toprak ynlarndan yaylan nlar almaktadr. Grngsel dnyann sakatat ve sprntleri, hasta bilin iin, mundus intelligibilis'tiv [kavranabilir dnya] imdi. Nerdeyse speklatif hakikat de olabilecektir bu, tpk Kafka'nn Odradek'inin nerdeyse bir melek olabilecei gibi; ama dncenin dolaymn dlayan bir pozitivite iinde, sadece kendine yabanclam barbarca bir arptmadr, kendini nesnesiyle kartran znellik. "Tin" diye yutturulan eyin boluu ne kadar mutlaksa -ve ruhsal ynden daha az yoksul herhangi bir eyde aydnlanm zne hemen kendini grecek ve tanyacaktr- orada kefedilen anlam da o kadar ykl olur. Oysa hibir anlam yoktur orada, klinik olarak deilse bile tarihsel olarak zlmekte olan bir zne, bilindnda kendini oraya yanstma zorlanmasn duyuyordur, o kadar. stiyordur ki dnya da kendi ryn andrsn: Bylece irade d gler ve kem gzlerle
249

alverie girecektir. "ncs avucumu okuyor, / Kt sonumu okumak istiyor!" Gizlicilikte zihin kendi efsunlannn arl altnda inler, tpk karabasan gren birinin skntsnn, d grd ama uyanamad duygusuyla daha da artmas gibi. V. Gizliciliin gc, anti-Semitizm trnden dnce tarzlar araclyla balantl olduu Faizmin gc gibi, sadece marazi olmakla kalmaz. Bu gcn asl kayna, hakikat al eken bilincin, her trden resmi ilerlemenin kendisinden kurnazca esirgedii bulank bir bilgiyi o her derde deva basit reeteler araclyla -tpk stste bindirilmi resimlerde olduu gibi- ele geirdiini sanmasndan gelir. Kendiliinden deime olasln dlamakla toplumun topyekn felakete ynelmekte olduunun bilgisidir bu. Yabanclam elerin -yldzlardan daha yabanc bir ey var mdr?- anlalmaz balantlarn zne hakknda bilgi gibi sunan astrolojik hokus pokus gerek samaln minyatr bir rprodksiyonudur. Yldz kmelerine bakarak ortaya karlan tehlike, kendini tam da bilinsizlik araclyla, znelerin yokluu araclyla srdren tarihsel tehdidi andrr. Hepsinin de sadece kendilerinden oluan bir btnn olas kurbanlar olduu gereini katlanlr klmak iin, o btn benzer ama dsal bir eye aktaryorlardr. Kendilerini adadklar o elemli budalalkta, yaadklar o ii bo dehette, nafile elemlerini, lm karsnda duyduklar o hissizletirici korkuyu boaltma imkan bulurlar; ama bir yandan da bastrmaya devam ederler onu, eer yaamlarn srdrmek istiyorlarsa baka areleri de yoktur. mr izgilerindeki bir krlmaya bakarak gizlice gelien bir kanserin onlar beklediini syleyen falc bir sahtekrdr; ama sahtekrl sadece felaketi saptadn iddia ettii yerle, avula snrldr: Mterilerinin tehisten asl kandklar yerde, kolektif alanda, tmyle geerli olacaktr bu kehanet. Gizliciler ocuksu bir korkunluk tayan bilimsel fantezileri hakl olarak ok severler. Her yerde bulduklar ruhlarla uranyum izotoplar arasnda yarattklar kafa karkl aslnda mutlak berraklktr. Mistik nlar da teknik olanlarn alakgnll habercileridir. Batl inan bilgidir, nk toplumsal yzeyde dalm bir halde duran ykm ifrelerini bir btn olarak grr; lgnlktr, nk lm arzulad btn bir sre boyunca yine de yanlsamalara bal kalmtr: Toplumun yanl bir yere, gkyzne yanstlan ekil deitirmi imgesinden ancak gerek toplumun incelenmesiyle elde edilebilecek bir cevab bekliyordur.
250

VI. Gizlicilik kaln kafallarn metafiziidir. Medyumlarn basitlii, aklanan hakikatlerin sradanlndan daha rastlansal deildir. Ruhuluun erken dnemlerinden beri, Gayb leminin ilettii en nemli mesajlar rahmetli bykannenin selamlar ve yakn tarihli yolculuk mjdeleri olmutur. Tinler dnyasnn zavall insan aklna ierebileceinden fazla bir ey veremeyecei mazereti de ayn lde samadr ve paranoyak sistemin hipotezinin bir uzantsdr; ne de olsa lumen naturale [doal k] bizi bykanneye ziyaretin daha tesinde bir yerlere gtrebilmitir ve bu gerei kabullenmek istemeyen tinleri de edepsiz gulyabaniler olarak grp her trl alverie son vermek gerekir. Doa-st mesajn ieriinin basmakalp doall, sahteliini de ele verir. nsanlar, yitirdiklerini telerde ararken, sadece sahip olduklar hilikle karlarlar. flah olmaz gerekiler olarak kendilerini evlerinde hissettikleri o i karartc gndelik sradanlkla balanty koparmamak iin, pek bayldklar anlam, uzana kamaya altklar anlamszla uyarlarlar. Deersiz sihir, aydnlatt deersiz varolutan baka bir ey deildir. Heyecansz sradanlklar o kadar scak ve keyifli klan da budur. Gerekte varolandan sadece gerek olmamalaryla ayrlan gerekler bir drdnc boyut olarak tezghlan-maktadr. Tek qualitas occulta'lan [gizli, esrarl nitelikler] da bu varolmaylardr ama ahmaklara bir dnya gr salarlar. Astrologlar ve ruhular, her soruya verdikleri dmdz ve kesin cevaplarla sorunlar zmyor, sadece baz kaba dayanak ve k noktalarnn yardmyla her trl zm imkannn tesine atyorlardr. Bir tr uzay olarak tasarladklar yce lemlerinin dnlmeye hi ihtiyac yoktur: O da tpk sandalyeler ve vazolar gibi doaldr ve orada duruyordun Bylece konformizmi de pekitirir. Orada olan, dpedz orada olmann kendi bana anlam olmas kadar memnun eden bir ey yoktur.5 VII. Byk dinler, ya suretlerin yasaklanmasndan sonra Yahudilikte olduu gibi llerin kurtarln bir sessizlik perdesiyle rtmler ya da etin diriliini vazetmilerdir. Tinsel ve fiziksel olann birbirinden ayrlamayaca nermesi her dinin ciddiye ald bir dncedir. Onlar iin ayn zamanda u ya da bu bedensel algda temellenmeyen ve bedensel tatmini aramayan hibir "tinsel" olgu, hibir amallk yoktu. Dirili dncesine gnl indirmeyen ve aslnda kurtarlmay da istemeyen gizliciler iin fazla kabadr bu. Huxley'nin bile metafizik
251

ten ayrt edemedii gizlici metafizik u aksioma dayanr: "Ruh sonsuz ykselebilir, ya ya! / Beden aada sedirde uzand yerde kalr." Ruhsallk ne kadar canl, ne kadar neeli ve itense, o kadar mekaniktir: Descartes bile ayrm izgisini bu kadar net izememitir. blm ve eyleme u noktaya gtrlyor, beden ve ruh sanki srekli yenilenen bir canl terihle birbirinden koparlyordur. Ruh onu ilgilendirmeyen ileri bir yana brakacak ve daha kl bir lemde kendi hummal faaliyetine tam da yarda kald noktadan devam edecektir. Gelgeldim, bu bamszlk ilannda ruh da sahte bir zgrleimle kendini ayrt ettii eyin ucuz bir taklidine benzemeye balar. En kat felsefenin bile kabul ettii karlkl etkileimin yerine semavi beden oturtulur -hipostazlatrlm tinin kendi kartna verdii alaltc bir dn. Saf tin dncesi bedenin kendisinde deil beden metaforunda kavranabilir ancak - ve yine orada iptal olur. eyletirilmi tinler, oktan olumsuzlanmlardr. VIII. Maddecilie yklenirler. Ama semavi bedenin arln lmek de isterler. lgilerinin yneldii nesnenin ayn anda hem deneyim alannn tesinde yer almas hem de deneyimlenebilir olmas gerekiyordun zledikleri yol kesinlikle bilimseldir; hurafe ne kadar btlsa, deney de o kadar zenle hazrlanr. Bilimsel kontrollerin ikin ciddiyeti, artk kontrol edilecek hibir eyin bulunmad bir samalk noktasna vardrlr. Ruhlar kovan rasyonalistik ve empirisist aygtn ayns, imdi onlar artk kendi akllarna gvenmeyenlere bir kez daha kabul ettirmek iin kullanlmaktadr: Sanki herhangi bir ilksel ve katksz ruh, doa zerindeki egemenliin bu trden uucu varlklara kurduu tuzaklar karsnda cesaretini yitirip gerisin geri kamayacakm gibi. Ama bunu bile bir avantaja evirmeye alr gizliciler. Ruhlar kontrol sevmedii iin, btn gvenlik nlemlerinin ortasnda minicik bir kap ak braklr ki engelle karlamadan girebilsinler. nk pratik bir topluluktur gizliciler. Amasz bir merakn tutsa deillerdir: Bahi bekliyorlardr. Yldzlarla avans ilemleri arasndaki mesafe bir admda alnr. Elde edilen bilgi de bir zavall tandn en gzel umutlarnn boa km olduundan teye gemez ou zaman. IX. Gizliciliin en byk gnah tinle varoluu birbirine bulatrmas ve bylece ikincisini tinin bir sfatna indirgemesidir. Tin, bir sa kal
252

ma organ olarak, varolutan tremitir. Ama varolu zerinde dnrken ayn zamanda baka bir ey haline de gelir. Varolan, kendi hakkndaki dnce olarak olumsuzluyordur kendini. Byle bir olumsuzlama, tinin asal esidir. Ona pozitif bir varolu yaktrmak, bu varolu daha yksek bir dzeye ait olsa bile, tini kendi kartna teslim etmek olur. Ge dnem burjuva ideolojisi, onu bir kez daha animizm-ncesinde bulunduu noktaya geri dndrmtr: Toplumsal iblm modeline gre kurulmu, kol emei ile tinsel emek arasndaki blnmeyi, ilki zerindeki planl tahakkm model alan bir kendinde-varlk. Bilin, kendinde-tin kavramnda, tini kendi kurucusu olan toplumsal ilkeden bamszlatrarak imtiyaz ontolojik olarak merulatryor ve srp gitmesine hizmet ediyordur. Bu trden bir ideolojinin patlama noktasna ulat yer gizliciliktir: yz altm derece dnm dealizm. Varlkla tinin bu kaskat kartl, tini de varln bir departman yapar. Eer dealizm varln tin olmasn tinin de varolmasn sadece btn adna, dea adna istediyse, gizlicilik bundan varoluun belirlenmi varlk olduu gibi sama bir sonu karr: "Varolu, meydana geldikten sonra, her zaman bir varlk-olmayanla birlikte varlktr ve bu varlk-olmayan da varlkla basit bir birlik iinde alnr. Varlk-olmayann varln iine alnmas, somut btnn varlk biiminde, dolayszlk biiminde olmas, bizatihi belirlenmilii oluturur."6 Gizliciler, "varlkla basit birlik" iindeki varlk-olmayan dz anlamyla alrlar; benimsedikleri somutluk tr, btnden belirlenmi olana doru hrszlama bir kestirme yoldur ve bunu da daha nce bir kez belirlenmi olduuna gre btnn artk btn olmadn iddia ederek savunurlar. Metafizie yle seslenirler: Hic Rhodus hic salta [Halep oradaysa arn burada]: Eer tine felsefe tarafndan varolu yaktrlmas belirlenebilir bir eyse, oraya buraya salm herhangi bir varolu parasnn da sonuta tikel bir tin olarak merulatrlabileceini sezmektedirler. yleyse tinin varolduunu ne sren doktrin, burjuva bilincinin nihai yceltilii, tinlere inanmak gibi nihai bir alalmay da teleolojik olarak barndryordu kendi iinde. Varolu zerinde odaklanma, her zaman "pozitif" ve dnyay merulatran bir ilem olarak, ayn zamanda tinin pozitiflii tezini de ierir: Tini bir noktaya mhlar ve mutlak bir anda grne evirir. Bir "rn" olarak nesnel dnyann btn m tindir, yoksa belirli bir ey belirli bir tin midir - bu ayrm nemsizleir ve Dnya-Tini de tinsizlemi yerleik dzenin koruyucu melei olarak en yksek Ruh haline gelir.
253

Gizlicileri besleyen de budur: Mistisizmleri, Hegel'deki mistik ann enfant terrible'idir. [arsz ocuk]. Speklasyonu mflis bir sahtekrlk noktasna vardrrlar. Belirlenmi varl zihin olarak ya da tin olarak tezghlarken, nesnellemi zihni de mutlaka baarsz kalaca varolu snavna sokarlar. Varolan bir tin yoktur. 152 Suistimale kar uyar. Diyalektik, sofistlerden kaynaklanr; dogmatik iddialarn sarsaland ve savclarla komedya yazarlarnn syledii gibi zl szn daha etkili olduu bir tartma tarzyd. Sonralar, philosophia perennis'e [ebedi felsefe] kar sreen bir eletiri yntemine dnt, ezilenlerin btn dnceleri iin, hatta dnmedikleri dnceler iin de bir snak haline geldi. Ama kiinin kendini hakl karma arac olarak bandan beri de bir tahakkm aletiydi: erikle ilgili olmayan biimsel bir mazeret teknii, masrafn deyen herkese hizmet edebilecek bir ara, srekli ve baarl biimde durumu tersine evirme ve hakl konuma geme ilkesi. yleyse diyalektiin hakikati veya hakikatsizlii de yntemin kendisine ikin olmayp tarihsel sre iindeki ereinden kaynaklanyordur. Hegelci okulun sa ve sol kanatlara blnmesi, 1848 devriminden nceki siyasal durum kadar, teorinin bu ikizanlamllna da balyd. Diyalektik dnce, sadece tarihin mutlak nesnesi olarak proletaryann onun ilk toplumsal znesi de olabileceini ve bylece insanln kendini bilinli olarak belirlemesini gerekletirebileceini syleyen Marx'n doktrinini deil, Gustave Dore'nin1 eski rejimin parlamentodaki bir temsilcisinden aktard u nkteyi de ierir: 16. Louis olmasayd devrim de olmazd, insan haklar iin ona teekkr borluyuz. Negatif felsefe, her eyi zerken, zcy de zer. Ama bu felsefenin zleni de zeni de hem askya alp hem koruduunu iddia ettii yeni biimin dmanca kartlklarla belirlenmi bir toplumda saf haliyle ortaya kmas imknszdr. Tahakkm kendini hep yeniden-rettii srece, eski nitelik de zcnn zlmesinde rafine olmam haliyle yeniden belirir: Radikal anlamyla hibir sray yaplmamtr. Bu ancak zgrletirici olayla gerekleebilir. Yeni niteliin diyalek

254

tik belirlenimi, tahakkm srdren o nesnel eilimin iddetine de bir ucuyla hep bal olduu iin, olumsuzlamann olumsuzlanmasn kavramsal olarak baarabildii her durumda, kanlmaz olarak kt eski dzeni varolmayan alternatifin yerine koyma -dncede bile olsa- zorunluluuyla karlar. Nesnellie derinlemesine nfuz etmesinin bedeli, nesnelliin hakikat olduu yalann bir su orta gibi kabullenmek zorunda kalmasdr. mtiyazdan arnm bir dnya imgesini sadece bir olumsuzluktan, varolma imtiyazn tarihsel srece borlu olan bir dnyadan tretmekle snrlar kendini - ama bylece restorasyona boyun emi olur. zel varolu kaydetmitir bu zorlanmay. Hegel onu bolukla suluyordu. Sadece kendinden ibaret kalan znellik, diyordu, kendi ilkesinin katkszl zerinde diretmekle antinomilere taklp kalr. Toplumda ve devlette nesnellemedii srece, kendi kabahatinin kurban olur, ikiyzlle ve ktle yenik der. Kiisel ahlak, srf isel bir kesinlik duygusuna ve zgvene dayanan zerklik, bir yanlsamadan ibarettir. Eer "ahlaki bir gerekliin olmad"2 doruysa, o zaman Hak Felsefesinde evliliin vicdandan daha yksek bir dzleme yerletirilmesini ve Hegel'in romantiklerle birlikte ironiyle ayn dzleme yerletirdii vicdann da kendi dzleminde bile "znel kibir"le sulanmasn bununla tutarl saymak gerekecektir. Sistemin her dzeyinde etkisini gsteren bu diyalektik motif hem dorudur hem yanl. Dorudur nk tikelin maskesini drerek zorunlu bir yanlsama olduunu ortaya koyar, kendilerini sadece kendileri sanan ve btnn anlar olduklarn anlamayan yaltlm eylerin yanl bilinci olduunu aa karr; ve bu yanl bilinci de btnn gcyle krp paralar. Yanltr, nk dncenin kt znelliin kart olarak grd nesnelliin kendisi zgr olmad ve znenin eletirileriyle yzlemedii srece, nesnellik motifi, "yabanclama", znenin kendini burjuva biimde ne srmesinin bahanesine dnerek sadece bir rasyonalizasyon olma durumuna decektir. zel istencin boyun emesi yoluyla zelin keyfiliinin buyruundan kurtulma beklentisini ifade eden yabanclama [Entausserung] szc, yabanc dsal dnyay kurumsal olarak znenin karsna dikmekteki inadyla -btn barma arlarna karn- zneyle nesnenin sregiden uzlamazln kabul etmi olur. Bu uzlamazlk diyalektik eletirinin balca izleidir. znenin kendine yabanclamas, Goethe'nin "ruhun kurtuluu" diye niteledii feragattir ve dolaysyla eskiden olduu gibi imdi de statkonun merulatrlmas anlamna
255

gelir. dnszce gereki tutum alan diyalektiki, tam da en keskin sezi ve kavraylarndan -rnein ataerkil toplumda kadnlarn sakatlanmasna ve bu antropolojik arplmann da ancak toplumsal n-koullaryla birlikte ortadan kaldrlabileceine ilikin dncelerinden^ bir hane reisi bak as tretebilir ve ataerkil ilikinin srp gitmesinin szcs haline gelebilir. Bu noktada geerli nedenleri de yok deildir: Varolan koullarda farkl ilikilerin imknszlna iaret edecek, hatta ezilenlere duyduu efkatten tr onlar sahte bir zgrleimin kt sonularna kar uyaracaktr - ama btn bu hakikatler eril karn elinde bir ideolojiye dnr. Diyalektiki, yal kzn mutsuzluk ve krlganln, boanmann caniyane sonularn biliyordur. Ama paylalm bir yaamda korunmayan gelip geici tutkulara kar nesnellemi evlilii anti-romantik bir tavrla savunmakla da sevmeden evlenenlerin ve evlenmi olduklar eyi sevenlerin, baka bir deyile soyut mlkiyet ilikisine k olanlarn szcs durumuna der. Byle bir bilgeliin mantksal sonucu, verili ilikiler ana uyum gsterdikleri ve kendilerinden isteneni yaptklar srece insanlarn da fazla nemli olmaddr. Aydnlanm bir diyalektik, kendini bu trden ayartmalardan koruyabilmek iin, incelikli dnme tavrnn iinde her zaman varolan mazereti ve restorasyoncu eye kar srekli tetikte olmak zorundadr. Dnmn dnlmemilie kayma eilimi, diyalektik ilemin, sanki kendisi btnn o dolaysz bilgisiymi gibi, eitli savlar arasnda fazlasyla klfetsizce mekik dokuyuunda ele verir kendini: Diyalektiin ilkesi tam da byle dolaymsz bir bilgiyi dlyordur nk. Btnn bak as, baretmence bir "ama-kast ettiim-bu-deildi" jestiyle, tartlan kiiyi her trl somut negatif yargdan yoksun brakrken bir yandan da kavramlarn hareketini zorbaca durdurmak, olgularn almaz ataletine iaret ederek diyalektii kskvrak balamak zere benimsenir. Hasarn kaynanda thema probandum [kantlayc tema] vardr: Dnen, kendini diyalektie teslim edeceine onu kullanmaktadr. Bylece, ustaca diyalektik olan dnce de diyalektik-ncesi evreye geri dner: Byk bir huzur iinde, her eyin iki yannn bulunduunu gsterme abas.

256

257 Son olarak. Umutsuzluk karsnda sorumlu bir biimde srdrlebilecek tek felsefe, her eyi kurtarlmann bak asndan grnecekleri biimleriyle dnme abasdr. Kurtarln dnyaya sat ktan baka yoktur bilginin; baka her ey kurgudur, tekrardr, sadece tekniktir. Perspektifler oluturulmal, yle perspektifler ki dnyay yerinden uratsn, yadrg klsn, onu btn atlaklar, krklklar, yara izleriyle birlikte bir gn mesihin nda grnecei gibi sefalet ve arpklyla gstersin. Keyfilie ya da cebre kaymadan, sadece nesnelerle temas yoluyla byle perspektiflere ulamak -dncenin grevi sadece budur. En kolay eydir bu, nk durum bunu istemektedir bizden, nk sonuna kadar gtrlen negatiflik, ad konduunda ve gz krpmadan yzleildiinde, kendi kartnn ayna imgesini verir. Ama ayn zamanda en imknsz olan eydir, nk varoluun menzilinin dnda duran, bir milim bile olsa dnda duran bir bak asn gerektirir; oysa hepimiz biliyoruz ki herhangi bir geerli bilgi ancak varolandan elde edilebilir, ama byle olduu iin de kamaya alt sefalet ve arpkln izlerini tar. Dnce, koulsuz olan adna kendi koulluluunu ne kadar yadsrsa, dnyaya da o kadar bilinsizce ve dolaysyla o kadar ykc biimde teslim eder kendini. Sonunda kendi imknszln bile mmkn olan adna kavramak zorundadr. Ama dncenin bylece altna girdii ykn yannda, kurtarlmann gereklii ya da gerekdl sorunu da pek nemsizdir.
257

NOTLAR
Sunu 1. "Kendinde" (veya "kendinde-olmak") ve "kendi-iin" (veya "kendi-iin-olmak"). Hegel bu terimleri ou zaman bir kartlk ilikisi iinde kullanmtr. Bir ey, baka eylerle veya kendisiyle ilikilerinden bamsz olarak alndnda "kendinde-ey"dir. Bu durumda, belirlenmi bir nitelii de yoktur; en fazla, henz ilikiler iinde gereklememi olan gizil bir nitelii veya nitelikleri olabilir. "Kendi-iin-olmak", fiilen veya zihinsel olarak bir ilikiler dnyasna adm atmakla gerekleir. Bu ilikiler bir snrlanma veya belirlenme de getirir. rnein bir insann manav olmas, manav olmayan bakalarnn bulunmasna baldr; herkes manav olsayd hi kimse manav olarak belirlenmi olmazd. Bu, manavln bir meslek olarak bakalar tarafndan tannmas demektir. Ama daha nemlisi, kiinin kendini (bakalarna oranla) manav olarak tanmas, kendi-iin de manav olmas, manavlk gizilgcn gerekletirmesi demektir. "Kendinde" ve "kendiiin" kartl bylece "gizil-gereklemi", "rtk-belirtik" ve "bilinsiz-bilinli" gibi kartlklarla da rtn Hegel'de "kendinde-ey", mantksal ve kronolojik adan temeldir ve "kendi-iin-ey"den nce gelir. Oysa burada Adorno bir tersyz olma durumuna iaret etmektedir: zne (ve ierdii zgrlk deneyimi) hl kendi-iindir, kendini bir zne saymaktadr (sanmaktadr), ama bu zneliin gereklemesini salayan temeli (nitelikleri) oktan yitirmitir. 2. Phanomenologie des Geistes, Werke 3, Frankfurt 1970: 52 ve 36. 3. Adorno, "tarih-ncesi" kavramn Marx'taki anlamyla kullanr. Buna gre tarihncesi, yazl tarihten nceki zamanlar deil, insanln henz "zorunluluk alanndan zgrlk alanna" gemedii komnizm-ncesi btn alan belirtir. 4. Hipostazlatrma: Yunanca hypostasis szc, dayanak veya temel anlamna gelir. Felsefede de yine temel veya tz anlamnda kullanlmtr: Kendisine oranla her eyin ikincil veya trevsel olduu bir mutlak dayanak. Adorno, szcn fiil haline olumsuz bir anlam ykler: Hipostazlatrma (a) greli ya da ilikisel olan eyin mutlaklatnlmas ve (b) belli bir sre iinde sadece bir an ya da bir boyut olan eyin sreten kopa-nlarak hareketsizletirilmesidir.
259

2. 1. yi bilinen bir Alman arksnn szlerine gnderme: Der liebste Platz den ich auf Erden hab', /das ist die Rasenbank an Elterngrab [Yeryznde sahip olduum en sevgili toprak / Anababamn mezar olan i-menli tmsektir]. 2. Freud'un metapsikolojisinde, zihnin ileyiini yneten iki ilkeden biri. teki -ve daha temel olan- haz ilkesidir. Gereklik ilkesi, haz ilkesinin ileyiini snrlar ve deitirir: D dnyann gerekleri (ki buna bireyin sa kalma zorunluluu da dahildir) hazzn ve doyuma ulama abasnn en dolaysz ve kestirme yollara girmesini nler, doyumu erteler ve/veya dolayl yollara zorlar. Haz ilkesi, bilindnda hkm sren ilkedir; gereklik ilkesiyse zihnin bilinli kesiminin bilindndan ayrmasnn ifadesidir. 5. 1. Herr Doktor, das ist schn von Euch: Goethe'nin Faust'unda (1. Blm) yal bir kyl, mtevaz halkla bir araya gelmeye gnl indirdii iin Faust'a teekkr ediyor. 6. 1. Monadolojik ilke. Yunanca "bir" veya "birim" anlamna gelen monas szcnden gelen terim, Leibniz'in Monadoloji adl yaptnda, daha fazla blnemeyecek kadar kk psiko-fiziksel birimler anlamnda kullanlr. Her monad, bilinlilik derecesine gre tekilerden ayran tek, btnsel ve dinamik bir tzdr. Monadlar arasnda gerek bir alveri ya da nedensellik ilikisi yoktur, ama her biri kendi iinde bir deime ilkesi barndrr. Hibiri tekilerden etkilenmez ama her biri gerekliin tmn yanstr. Adorno'da monad, hem rekabeti toplumun burjuva bireyini hem de zerk sanat yaptn belirtir. Adorno, kavramn i elikisini belirginletirir. Monadolojik ilke, toplumla ve bakalaryla ilikisizlik iddiasyla sadece bir ideolojidir: Tarihsel olarak zorunlu bir yanlsama. Ama btnsellik iddiasyla da her trl ksmi konumun eletirisini ierir: Henz varolmayan bir evrensel barn nsezisidir. 2. Jacob Grimm (1785-1863) Alman filolojisini sistematik bir disiplin olarak kuran yazar ve masal derlemecisi. Johann Jakob Bachofen (181587) hukuk ve mitoloji tarihiyle uram romantik tarihi. 3. Friedrich-August Wolf (1759-1824), Homeros destanlarnn kkenleriyle ilgili ilk aratrmalar yapan klasik filolog. Goethe'nin arkada. Adolf Kirchhoff (18561905) Antik a kltr zerine aratrmalaryla tannan Alman filolog. 4. Jean Paul [Richter] (1763-1825) Alman romantizminin nclerinden. Romanlaryla etkili olmutur. 7. 1."Onlar, halk" (veya halkmz): ABD Anayasasndaki "Biz, halk" sznn dntrlm biimi. Amerikan poplizminin deimez sz kalplarndan biri.
260

BOLUM 2 -16

2. Marx'n Komnist Manifesto 'da ky yaam iin kulland niteleme. 3. "Sen busun": Upaniadlar'da geen panteist forml. 9. 1. Vor allem eins, mein Kind: Ge Romantik air Robert Reinick'in (180552)" Vor allem eins, mein Kind, sei treu und wahr, /lass nie die Lge de-inen Mund enlweihen" dizelerine gnderme. (Her eyden nce, ocuum, vefal ve drst ol, / yalan hi kirletmesin azn.) 11. 1. Hegel'de evrensellik, belirlenmemi ve niteliksiz bir basitlikten somut ve zengin bir kapsaycla doru geliir ve bu noktada yine bireyselle zde olur. "yi evrensel" de, bireysel ve zgl olan iererek soyutluktan ve belirlenmemilikten kurtulmu olan evrenseldir. 12. 1. Interpares: Eler arasnda. 14.1. Le bourgeois revenant: Hortlam burjuva. 15. 1. Le nouvel avare: Yeni cimri. 2. Makatsal karakter: Freud'un cinsel geliim emasndaki ikinci evre olan makatsal evrenin (ilki, azsal evre) zelliklerinin sabitlemesiyle oluan kiilik tipi. Bebein kas yapsnn dksn tutmay salayacak lde glendii bu evrede cinsel drt, makatsal erojen blgenin egemenlii altnda rgtlenmitir. Nesne ilikisine de dklama ileviyle (ierde tutma / dar atma) ve dknn simgesel deeriyle balantl anlamlar yklenmitir. Bylece fantazmatik bir "makatsal denklem" oluur: Dk = anneye verilen (veya verilmeyen) hediye = ocuk = penis = deerli cisimler = altn = para. Freud, makatsal evrede kas denetiminin glenmesine bal olarak sadist zelliklerin de belirdiini syler ve bu evreyi kimi zaman makatsal/sadistik evre olarak adlandrr. Yetikin kiide srp giden baz kiilik zellikleri (tertiplilik, ar tutumluluk, inatlk), kiinin makatsal evrede sabitletiini gsterir. 3. Gobseck ve Esther: Balzac'n htiam ve Sefalet ile Tefeci Gobseck gibi romanlarndaki cimri tefeci ve kibar yosma tipleri. Esther, Gobseck'in kk yeenidir. 4. Harpagon: Moliere'in Cimri oyununun bakiisi. Scrooge: Dickens'n Bir Ydba arks (1843) kitabndaki cimri ve kt karakter. 16. l."Takt" szcn "incelik" olarak Trkeletirdik. Szcn Trke'de kart-anlamllar daha oktur: Dncesizlik, densizlik, hesapszlk. Ama btn bunlardan "-siz" ekini karp yerine "-li" ekini koyarak elde edilecek szckler, takt'\ tam olarak karlamaz. Takt, Adorno'nun da aklad gibi, taraflar arasndaki ortak zeminin kt ve karlarn ya da konumlarn uzlamaz hale geldii bir durumda, iki tarafn da te261

mel konumlarn tehlikeye atmakszn yine de bir ilikinin srmesini salayan son aredir. 18. 1. Viyana Atlyeleri: 19. yzyl sonuyla 20. yzyl balarnda Viyana'da egemen olan mimarlk, i mimarlk ve mobilya tasarm akm. Otto Wagner ve Joseph Hoffmann gibi mimarlarn balatt akm, Art Nou-veau'dm etkilenmiti, Gustav Klimt gibi ressamlarn yaptlarnda da kendini belli eden an sslemeci bir anlaya balyd. Bauhaus ise Almanya'da 1919'da Walter Groupius'un ynetiminde kurulan ve Nazi dneminde kapanan tasarm ve el sanatlar okuludur. Viyana'nn beliren sslemeci slubuna kar, daha yaln, ilevselci ve seri retime ncelik veren bir anlay savunmutur.' Klee ve Moholy-Nagy gibi sanatlar da okulla balantldr. 20. 1. Struwwelpeter: "Sa ba dank ocuk". Ayn zamanda Alman yazar Heinrich Hoffmann'n 1845 ylnda yaymlanan masallar kitabnn ad. Minima Moralid'da bu kitaba birok gnderme vardr. 2. David Hume, An Enguiry' Concerning Hunan Understanding, Chicago 1963:6-7. 3. Gustav-Richard Heyer (1890-1967): Psikolog, Jung'un izleyicilerinden. 23. 1. Plurale tantum: Sadece oul kipiyle. 24. 1. Toughbaby: Sert ocuk. 26. 1. English spoken: ngilizce konuulur. 27. 1. On parlefranais: Franszca konuulur. 29. 1. Romantik Alman besteci Cari MaravonVVeber'in operas (1821). 2. Tinin Fenomenolojisinn (Hegel) nszndeki cmlenin tersyz edilmi biimi: "Doru, btndr [ya da, btn olandr]. Ama btn de kendi geliimi iinde kendini kusursuzlatran zden baka bir ey deildir." 30. 1. Pro domo nostra: Kendi atmz iin, kendi evimiz iin. 2. kinci Dnya Sava. 3. ArturoToscanini (1867-1957): talyan orkestra efi. Son derece cokulu ve atafatl Beethoven, Verdi ve V/agner yorumlaryla tannr. 32. 1. Rudolf Carnap (1891-1970): Neo-pozitivist felsefenin nde gelen temsilcisi. 1936'da ABD'ye g etmitir. Matthias Grnewald (1470/801528): Ge dnem Gotik ressam. Heinrich Schtz (1585-1672): Erken dnem Barok besteci. Grnevvald da Schtz de yaptlarndaki koyu din-

262

BOLUM 16-37

sellikle tannrlar. 2. August Bebel (1840-1913): Alman Sosyal Demokrat Partisinin kurucularndan ve krk yl boyunca en etkili ve popler nderlerinden. 3. Hans Driesch (1867-1941): Biyolog ve Alman "yaama felsefesinin" temsilcilerinden; Organizmann Bilim ve Felsefesinin yazan. Heinrich Rickert (18631936): Neo-Kant felsefeci. znelci bir epistemolojinin savunucularndan. 33. 1. Otuz Yl Savalan: 1618-48 arasnda, Kutsal Roma-Cermen mparatoruyla Protestan Alman prenslerini ve Habsburglarla Bourbonlart kar karya getiren sava. Komutanlarn aklalmaz apulculuklaryla da tarihe gemitir. 2. Sir Edvvard Grey (1862-1933): 1905-16 arasnda ngiltere dileri bakan, ngiltere tarihinde bu grevde en uzun kalan kii. nce Liberal Parti'deyken, Boer Sava nedeniyle bu partinin ikiye blnmesi zerine yaylmac kanatta yer yer ald. Birinci Dnya Sava ncesinde ve sonrasnda byk gler arasnda, bu olmaynca da ngiltere ve Fransa arasnda ittifak yanls bir politika izledi. 34. 1. Hans-Guck-in-die-Luft: Der Struwwelpeter'de yks anlatlan ocuklardan biri. Hep ge bakarak yrd iin srekli der. 35. 1. Mosse-Verlag ve UUstein-Verlag, Weimar Cumhuriyetinde AlmanYahudi sermayesine dayanan iki byk yayn grubuydu. Bnyelerinde gazeteler, dergiler ve yaynevleri bulunan bu iki grup, 1933'ten sonra Nazi ynetimince devletletirildi. 2. Hans Fallada (1893-1947): Toplumsal konular rportaj gerekiliiyle ileyen romanc. Romanlar Weimar Cumhuriyetinin son yllarnda ok popler olan Fallada, Nazi ynetimi altnda da kitap yazmaya devam etmitir. 36. 1. Die Gesundheit zum Tode: Kierkegaard'n yapt lme Gtren Hastalk'n balnn tersyz edilii. 37. 1. Diesseits des Lustprinzips: Freud'un Haz lkesinin tesinde kitabnn balnn tersyz edilii. 2. Rabindranath Tagore (1861-1941): Halk bir boyut da tayan mistik eilimlere sahip Bengalli air ve denemeci. Franz Werfel (1890-1945): Dinsel-hmaniter duyarlyla tannan Davurumcu Alman air. Ermeni krmnn bir safhasn anlatt Musa Da'da Krk Gn kitabyla nlenmitir. 3. Janus: Roma mitolojisinde bir tanr; biri ne br arkaya bakan iki yz vard.
263

4. Ratio: Akl, muhakeme yetenei. Hem rasyonellik (akla uygunluk) hem de rasyonalizasyon (gerekeklendirme, olmayan nedenler icat etme) terimlerinin kkdr. 5. Heine'nin Deutschland. Ein Wintermrchen iirine gnderme. 6. Aktarm (bertragung): Psikanalitik teoriye gre, bilind arzularn aktelletii ya da yeniden yaand bir durum. Aktarm, belirli nesneleri kullanr ve bu nesnelerle kurulmu belirli bir ilikinin erevesi iinde geliir. En tipik rnei, analiz sreci iinde hastann analistle kurduu ilikidir ve "aktarm" terimi de psikanalitik teoride daha ok bu tera-ptik anlamyla kullanlr. Aktarmda, bebeklik dneminin ruhsal prototipleri yeniden ortaya kar ve sanki ilk kez yaanyormuasna gl bir etki kazanr. Klasik psikanaliz, hastann analiste kar aktarmnn nce gelitirilmesi, sonra zmlenmesi ve sonunda da krlmas (ya da "sonlardrlmas") evrelerini ngrmtr. 38. 1. Auffordemng zum Tanz: Napolyon-sonras dnemin ilk modern dans mzii olan ve 1819'da Cari Maria von Weber tarafndan bestelenen bir piyano solosunun ad. 2. Gerileme (Regression): oktan ulalm bir evreden daha eski bir evreye geri dn. Gerileme kavram, psikanalitik teori erevesinde, oluumsal bir sralan varsayar ve znenin kendi geliimindeki daha eski evrelere (nceki cinsel geliim aamalarna, nesne ilikilerine ve zdelemelere) geri dnn belirtir. Bu geri dne, karmaklk, yap ve farkllama asndan daha dk bir ifade dzeyine gerileme de elik eder. Terapi srasndaki gerilemeler, aktarmn belirtisi saylr. 39. 1. Almanca orijinalinde "properties" olarak geiyor. Bu ngilizce szck, hem "zellikler" hem de "mal-mlk" anlamna gelir. Psikanaliz pratiinin ticarilemesine bir gnderme. 40. l.Immerdavon reden, nie daran denken: Sava-ncesi Avusturya'da Nazi Almanyasnn paras olmak isteyenlerin slogannn tersyz edilii: Nie davon reden, immer daran denken (ondan hi sz etme ama hep onu dn). 2. Karen Horney (1885-1952) Alman kkenli ABD'li psikanalist. Kiiliin belirlenmesinde ruhsal drtlerden ok evresel ve toplumsal koullarn rol oynadn ne srerek Freud'un "libido" ve "lm igds" gibi kavramlarn reddetmitir. Alfred Adler ve balangta Frankfurt Okuluna bal olan Eric Fromm gibi analistlerle birlikte psikanaliz iindeki "revizyonist" akm oluturur. 3. Adorno, "ortodoks yntem" nitelemesiyle, Horney ve Fromm gibi "revizyonistlerden" farkl olarak, grnte Freud'un radikal bulu ve yntemlerine bal kalan Anna Freud, Ernest Jones, Heinz Hartmann, Otto 264

BLM 37- 47

Fenichel gibi analistleri ve dolayl olarak da Freud'un kendisini kast etmektedir. 41. 1. Gustav Freytag'n Die Journalisten (1854, Gazeteciler) adl komedisindeki Schmock tipine gnderme. 2. Vom Kozmogonischen Eros (1922) Viyanal tutucu ve irrasyonalist felsefeci Ludvrig Klages'in (1872-1956) yaptyd. Sonradan Nazi ynetimiyle anlamakta zorluk ekmeyen Klages, Adorno'nun arkada Wal-ter Benjamin'i de ilk genliinde etkilemiti. 3. "Atlmlk" (geworfenheit) Varlk ve Zaman'da Heidegger'in trettii szcklerden ve dncesinin kilit kavramlarndan biri. "Varolusal aa-k" olarak da geer. Grafoloji ve ritmik cimnastik (Ritmin z stne, 1933), Klages'in ortaya att uralardand. 4. Apokrif. Sonradan eklendikleri ve sahih olmadklar gerekesiyle kutsal kitaplara alnmayan, daha ok mistiklerin, heterodoks yorumcularn ve kimi zaman da arlatanlarn ne srd metinler. Burada, dzmece bilgi. 42. 1. Gedankenfreiheit: Adorno, bu pasajda, Almanca terimin ifte anlamyla oynamaktadr. Terim Almanca'da hem kiinin siyasal anlamda dnce zgrln hem de psikanalizdeki serbest arm yntemini belirtmek iin kullanlabilir. 2. Georg Groddeck (1866-1934): Psikiyatrik almalarna bamsz olarak balayp 1910'dan sonra Freud'un etkisi altna giren Alman hekimi. Das Buch vom Es'i (1923; O'nun Kitab) yazmtr. Freud "d" ("O") terimini Groddeck'ten almtr. 3. Vahiy felsefesi: Schleiermacher ve Jacobi'nin tann bilgisinin dolaysz deneyimden tretilebileceini savunan yaklamlar. Adorno, bu izgiye Schelling'i de dahil eder gibidir. 44. 1. lksel veya temel felsefe. Her trl felsefi nermenin indirgenebilecei nihai dayanak veya hipostaz. 45. 1. Wie scheint doch alles Werdende so krank: Davurumcu air Georg Trakl'n "Heiterer Frhling" iirinden bir dize. 2. Johann-Peter Eckermann'n Goethe ile Konumalar adl yaptnda geen bir pasaj. 46. 1. Baron Kari Friedrich Hieronymus Mnchhausen (1720-97): Savalarda bandan geenleri anlatt gln ve son derece abartl ykleriyle tannan Alman soylusu. Osmanllara kar Rus ordusunda savamtr. 47. 1. Latince De gustibus non est disputandum (zevkler tartlmaz) deyiinin tersyz edilii.
265

48. 1. Alles was entsteht, ist wert, dass es zugrunde geht: Faust'un birinci cildinde Mephistopheles'in dsturu. 2. Anatole France'n drt ciltlik roman dizisi Histoire Contemporaine'n (1897-1901) kahraman. 50. 1. Georg Simmel (1858-1918): Mare'n etkisi yanstan Parann Felsefesi (1900) adl kitabyla tannan felsefeci ve sosyolog. Gyrgy Lukacs'n da hocas olan Simmel, Alman "yaama felsefesinin" (Lebensphilosophie) en nemli temsilcilerindendi. 2. zlerin grlenmesi: Husserl'in fenomenolojik ynteminin temel ilemi. Bir "z"n tarihsel koullarndan bamsz olarak deneyimlenmesi ve dnlmesi. 51.1. Johann Georg Hamann (1730-88): Alman felsefeci ve teolog. Kant'n arkada. Rasyonalizm ve soyutlamaya tepki duyarak felsefeyi dinle uzlatrmaya almtr. Sylediklerini gizleyen ve ssleyen son derece ifreli slubuyla tannr, ama Herder, Goethe, Hegel ve Kierkegaard zerinde nemli bir etkisi olmutur. 2. Echternach, Lksemburg'da bir kasaba. Paskalya bayramndaki dans alay, adm ileri iki adm geri ritmiyle ilerler. 52. 1. Bunu izleyen btn gndermeler, Grimm Masallarnn figrleriyle ilgilidir. 54. 1. Amalia ile Louise, Friedrich Schiller'in Die Rauber (Haydutlar) ve Kabak undLiebe (Hile ve Ak) adl oyunlarnn kadn kahramanlardr. 2. Die reine Tathandlung: Fichte'nin bir deyimi. 3. Adelheid, Klrchen ve Gretchen, Goethe'nin Gtz von Berlichingen, Egmont ve Faust oyunlarnn kadn kahramanlardr. talyan air Torqu-ato Tasso, Goethe'nin ayn adl oyununun kahramandr. 55. 1. Artur Schnitzler (1862-1931): Viyana burjuva yaamn konu alan ve erotik izlekleri ileyen Avusturyal oyun yazan ve romanc. 2. Frank VVedekind (1864-1918): Sonradan Brecht'i de etkileyecek olan radikal Davurumcu oyun yazan. 56. 1. Gndermeler, srasyla Ibsen'in Hortlaklar, John Gabriel Borkman, Bir Halk Dman, Denizden Gelen Kadn, Yap Ustas Solness, Brand ve Kk Eyolf adl oyunlarnadr. Rahat-durmayan-Philipp, orbac-Kas-par, Kt-kalpli-Friederich, Elinde-kibritlerle-danseden-Pauline, Uan-Robert, Banda-kavak-yelleri-esenHans, Eli-makasl-Terzi ve Koca-Nikolas da Der Struwwelpeter'den baz figrlerdir.

266

BLM 48-73

58. 1. Avustralya'da yaayan ve gvdesi tmyle dikenlerle kapl olan iri l kertenkelesi. 59. 1. Fransz kkenli Alman Romantik air Adelbert von Chamisso'nun (1781-1838) "Seit ich ihn gesehen /glaub' ich blind zu sein" (Onu ilk grdm andan beri / kr olmu gibiyim) dizelerine gnderme. 60. 1. Philister. Dar kafal, kendi snrl karlarndan baka bir ey dnmeyen, zevksiz orta snf mensuplar. 2. David Friedrich Strauss (1808-74): ncil eletirileriyle tannan ve Hristiyanln yerine evrim felsefesini neren Alman yazan. Bismarck'n destekilerinden. 61. 1. Nietzsche, Deccal, ev. Oru Aruoba (Hil: stanbul 1995: 76; burdaki eviri biraz farkl). 2. Nietzsche, Deccal: 60. 63. 1. Honore Daumier (1808-78): Fransz karikatrist ve ressam. Keskin eletirelliiyle nlenmiti. 66. 1. Melange: Karm. 2. Eritme potas, Amerikan toplumunun farkl kkenlerden topluluk ve insanlar kaynatrd iddiasnn metaforudur. 67. 1. Unmafifr Unmafi: Shakespeare'in "lye l" olarak da evrilebilecek olan Ksasa Ksas oyununun balnn tersyz edilii. 68. 1. Hayvan ykleri yazan Paul Eipper'n (1891-1964) Tiere sehen dich an (Hayvanlar Sana Bakyor) kitabnn balnn dntrlm biimi. 71. 1. Pseudomenos: Yunanca'da "yalanc". Eubulides'in ortaya att mantksal paradoks da ("Btn insanlar yalancdr") bu adla anlr. 72. 1. Heute lken die meisten mit dem Stachel. Almanca bir deyimin ters yz edilii. Lcken gegen den Stachel (dikenlere vurmak), muhalefet etmek, kiisel zgrl snrlayan eyleri kabul etmemek demektir. Adorno bunu "lcken mit dem Stachei'e (dikenlerle vurmak) dntryor. 73. 1. Yeremya: Tevrat'n kitaplarndan biri. Kitaba adn veren peygamber Yeremya, ehrin Babillilerin eline getii dnemde Kuds'te yaamaktayd. ehrin ve tapnan yklmasndan sonra, Yeremya'nn dncelerinde ulusun yerini giderek birey almaya balad. nancn kayna, Ye267

remya'ya gre, tapnak deil, kiinin kendi kalbiydi. Yeremya, srailoullarnn gnahlarm ve Tanr buyruuna kar aldrszlklarn eletirdii iin talanarak ldrlmtr. 74. 1. Kari Hagenbeck (1844-1913): 1907'de Hamburg yaknlarnda ak bir hayvanat bahesi kuran kii. 2. Alfred Brehm (1829-84): 19. yzyln nemli zoolog ve kaiflerinden. 75. 1. Schubert'in Winterreise'sindeki (1827) Das Wirtshaus (Meyhane) arksndan. 77. 1. Thorstein Veblen (1857-1929): ABD'li iktisat ve sosyolog. The TheoryoftheLeisure Class (1889, Aylak Snf Kuram) adl yaptnda, zenginlerin yaam biimini betimlemek amacyla gelitirdii "gsterii tketim" kavram sonradan sosyolojik aratrmalarda ska kullanlmtr. 2. Neusachlichkeit: Yeni Nesnellik (veya Yeni eysilik). Davurumculuun duygusallna bir tepki olarak ortaya kan ve nesnelci bir yalnl savunan akm. Oskar Schlemmer gibi ressam ve tasarmclar tarafndan ne srlen anlay, asl uygulama alann Bauhaus'un i mimarlk ve tasarm almalarnda bulmu, ama Paul Klee, Otto Dix ve Max Beck-mann gibi eski davurumcular da etkilemitir. 79. 1. Akl akla feda etmek. Ignatius Loyola'nn formle ettii Cizvit dsturun dntrlm biimi: Dei sacrificium intellectus (Akl itaate baml klmak, Tanr iin yaplacak en iyi fedakrlktr). 2. Btn alg ieriklerini "ben dnyorum" tavrnn nesnesi klan ve her trl tekil ve somut algdan nce gelen yeti. Kant'ta "akn alglama" olarak da geer. 82. 1. Nichtidentitat: Adorno'nun felsefesinin temel kavramlarndan biri. Adorno, "zdelik dncesi" adn verdii egemen felsefeyi, btn tikel nesneleri genel kavramlarn veya btnsel bir kavramlar sisteminin iine sokma abas olarak tanmlar. Kavramla nesnesinin zde olduunu varsayan bu dncenin temelinde, insann doaya egemen olma abas vardr ve Adorno'ya gre her trl tahakkmc dnce de temelde ayn anlay srdrr. Eletirel felsefenin grevi, Adorno'ya gre, zdelik-d olana yer amaktr. Ancak, zdelik-d da, dpedz kavrama smayan veya kavramlarla yaklalamayacak olandan ok, kavramla nesnesi arasndaki gerilimdir. 2. Faust'ta (2. blm, son sahne) meleklerin okuduu arkya gnderme: Wer immer strebend sich bemht, / den knnen wir erlsen (durmak bilmeyen bir emekle abalayan / halas edebiliriz).

268

BLM 73-97

85.1. Cari Schmitt (1888-1982): Nazi dneminde resmi stat kazanan otoriter hukuk ve siyaset kuramcs. 86. 1. Hnschen klein /ging allein / in die weite Welt hinein (Kk Hans tek bana koca dnyaya gitti) diye balayan bir Alman arksna gnderme. 87. 1. Ringverein: Terim, bilinen gre kulpleri kadar, 1. Dnya Savandan sonra Berlin'de evreye dehet salan ve "gre kulb" diye anlan haydut etelerim de belirtir. 2. Kategorischer Imperativ: Kant'n ahlak felsefesinin temel kavramlarndan biri. Yaplmas gereken, bu dnceye gre, hem zgr iradenin hem de zorunluluun rndr. 3. Goethe'nin oyununda, Faust'un nl szne gnderme: m Anfang war die Tat (Balangta eylem vard). 88. 1. Graeculi: Eski Yunan ehirlerinden Roma mparatorluu'na snm olanlar. 90.1. ABD'de krkl yllarn popler bir vantriloku. 91. 1.19. yzyldaki Gen Almanya hareketinin bir yenilenii olarak 20. yzyl balarnda oluan akm. mr ksa srm ve yandalarnn bir blm Nazi hareketine, bazdan eitli mistik gruplara, ok kk bir ksm da sol hareketlere katlmtr. Walter Benjamin, bu son gruptand. 92. 1. Hans Christian Andersen'in bir kitabnn ad. 94. 1. Staatsaktion: Almanca Staatsakt sz, devlet treni anlamna gelir. Buradan tretilen Staatsaktion sznn mecazi anlamysa "ortal velveleye vermek"tir. 2. Bu pasaj, Brecht'in Arturo Ui'nin nlenebilir Ykselii adl oyununun bir eletirisidir. Adorno daha sonra bu eletiriyi gelitirerek "Balanma" balkl makaleyi yazmtr. Bkz. Edebiyat ve Eletiri, stanbul, 1980. 95. 1. August Stramm (1874-1915): Savata len Alman Davurumcu air. Szdizimini askya alan ksa, sert iirleriyle akmn en gl temsilcilerindendir. Oskar Kokoschka (1886-1980) ressam olarak ne kmadan nce, 1907-19 yllarnda bir dizi Davurumcu oyun yazmtr. En nls Cinayet: Kadnlarn Umudu 'dur. 97. 1. Jacob Burckhardt, Griechische Kulturgeschichte, Berlin 1902, Cilt IV: 51516
269

99. 1. Lejitimizm: Genel olarak tahttan indirilmi bir hkmdarn (zel olarak da Fransa'da 1830 devriminden sonra Bourbon hanedannn) miras haklarn savunma amacyla oluan siyasal hareket. 100. 1. "Su stnde / Suya Dair": Maupassant'n deniz yolculuklaryla ilgili bir skeler kitabnn ad. 2. Cari Sternheim (1878-1942): 1. Dnya Sava ncesi Alman toplumunu konu alan, Maupassant'n yklerini de andran bir dizi yergici oyun yazmtr. 103. 1. Der Heideknabe: Hebbel'in bir balad (1844). ocuun korktuu her eyin bana geldiini anlatr. 104.1. Altn Kap. 2. So muss bervorteilt, / Albern doch berall sein die Liebe: Hlderlin'in Trnen (Gzya Dkmek) balkl iirinden dizeler. 106. 1. Schubert'in Die Schne Mllerin dizisindeki Trockne Blumen (1823) arksna gnderme. Ihr Blmlein aile, die sie mir gab (Bana verdii btn kk iekler) szleriyle balayan arknn temas, ieklerin ve temsil ettikleri duygunun solmasdr. 2. Jean Paul [Richter] (1763-1825): Alman romancs. 107. 1. "Artk aramayn, kalbimi": Baudelaire'in "Causerie" ("Konuma") iirinden. 2. Duchesse de Langeais, Balzac'n ayn ad tayan romannn kadn kahraman; ivelilik, Langeais'de souklukla birlemitir. 108. 1. Kuzey Alman folklorunda, byclerin kibirli prensesleri kertenkeleye dntrerek cezalandrdna inanlr. 2. Preziosa: Pius-Alexander Wolffun ayn ad tayan oyununun (1821) kadn kahraman; oyun, Carl-Maria von Weber tarafndan mzie uyarlanmtr. Peregrina: Eduard Mrike'nin (1804-75), Maler Nolten adl romannda yer alan ak iirleri dizisinde seslenilen kadn. Albenine: Proust'un Yitik Zamann zinde romannda, anlatcnn sevgilisi. 3. Theodor Storm (1817-88): Mrike'nin arkada olan Frizyal yazar. Kederli ksa romanlaryla tannr. 4. Mignon: Goethe'nin Wilhelm Meister'in rencilik Yllar adl romannn en nemli kadn karakteri. 109. 1. Faydasz Gzellik: Maupassant'n son yk kitabnn ad (1890). 110. 1. Mozart'n Saraydan Kz Karma operasnn kahramannn ve kendi karsnn ad.
270

BLM 99-121

111. 1. Yunan mitolojisinde, Zeus ile Hermes'i tanmadan evlerine kabul eden yoksul kan koca. Bu iyilie karlk olarak Zeus da iftin kulbesini bir tapnaa dntrr ve kendilerine birlikte lme ltfu bahedilir. 112. 1. Et donaferentes: "ve hediyeler sunuldu"; Vergilius'un bir dizesine gnderme. 2. Goethe'nin Tanr ile Bayadere adl iirine gnderme. 113. 1. Schopenhauer, Die Welt als mile und Vorstellung: 369. 114. 1. Da bin ich wieder, /hergekommen aus weiter Welt: Mrike'nin Peregrina iirlerinden. 115. 1. Ibsen'in Yaban rdekleri oyununun bakiisi. 116. 1. Undhre nur, wie bos er war. Struwwelpeter'den bir dize. 2. La muette de Portici (Portici'nin Dilsiz Kz): Daniel Franois Auber'in yapt olan ilk byk Fransz operas (1828). 3. Kant, ahlaki yasay (Kategorik Emir) nereye gidersek gidelim bizi hep gren, gzeten ve gzaltnda tutan yldzl gkyzne benzetmi-, Freud da Kant'n bu mecazna, ahlakn ve dolaysyla speregonun bizi hep gren bir baba figrnn iselletirilmesiyle olutuunu anlatmak iin bavurmutur. 117. 1. Hizmeti patron. Giovanni Pergolesi'nin nl operas La Serva Padrone'ye (1733, Hanm Hizmeti) gnderme. 2. Westerwald: Almanya'nn batsnda, Ren rmann sa yakasnda dalk blge. 3. Bruno Bettelheim (1903-1990): Otistik ocuklarla ilgili almalaryla tannan Avusturya kkenli ABD'li psikanalist. "U Durumlarda Bireysel ve Kitlesel Davran" (1943) adl makalesinde, toplama kamplarn-daki insanlarn davranlarn ve Nazi terrnn bireyler ve topluluklar zerindeki psikolojik etkilerini incelemitir. 118. 1 Hinunter und immer weiter: Schubert'in bir arksnn bal. 119. 1 Almanca gut szcnn iki anlam: Gut haben (iyelii olmak, bir mala sahip olmak) ve gut sein (iyi olmak). 120. 1. Gll valye: Viyanal besteci Richard Strauss'un operas (1911). 121. 1. Proust'un romannda, Swann'n kans olan kibar fahie.
271

122.1. Latin airi Horatius. Azatl bir klenin oluydu. 2. Leporello: Mozart'n Don Giovanni operasnda Don Giovanni'nin ua. 3. Will Hays (1879-1954). ABD'li Cumhuriyeti politikac ve Amerikan Sinema Birlii bakan. Bu dernein sansr dairesi zerindeki etkisinden tr, daire "Hays Brosu" olarak tannd. Hays, Amerikan sinema endstrisinde kara listelerin hazrlanmasna ve oyuncularn szlemelerine ahlaki koullar konmasna nayak olmutur. 4. Evelyn Waugh (1903-66). ngiliz romanc. Brideshead'e Son Gidi (1945) romannda, ilahi takdiri ve toprak sahibi bir Katolik ailenin yeniden inanlarna balanmasn konu alr. Genellikle, ngiliz st snfnn yaamn "ngilizlik" esini ne kararak anlatrken gnlk yaamdaki " Amerikanizm" belirtilerine keskin bir yergici tavrla yaklar. 5. Heinrich Zille (1858-1929): Alman karikatrist. Yirminci yzyln balarnda Berlin'in plebyen yaamn konu alan neeli karikatrleriyle tannr. 6. Felsefedeki Yatak Odas: Marki de Sade'n La Philosophie dans le Bou-doir (Yatak Odasnda Felsefe) kitabnn balnn tersyz edilii. Max Scheler (18741928). Fenomenoloji akmna bal Alman felsefeci ve bilgi sosyolojisi kuramcs. 7. Detlev von Liliencron (1844-1909): Doalc air ve ykc. 8. Georg Trakl (1887-1914): Davurumcular arasnda anlan Avusturyal air. Karamsal ama tutkulu iirleriyle akmn en byk ismi saylr. Savata lmtr. Theodor Daubler (1876-1934): Avusturyal air. 191519 yllarnda yazd mistik esinli iirleriyle Davurumculuk akmna katlmtr. 9. Rudolf Borchardt (1877-1945): Tutucu ve anti-rasyonalist air ve deneme yazar. Yzyln ilk yarsnda Alman orta snfnn en sevdii airlerden. 10. Jan Hus (1372-1415): ek din reformcusu. Reform hareketinin ncs saylan grleri yznden nce aforoz edildi (1411) sonra da Konstanz Konsili tarafndan mahkm edildikten sonra yaklarak ldrld. 123. 1. Der bse Kamerad: Nazilerin poplerletirdii Der gute Kamerad (yi Yolda) arksna gnderme. 125. 1. Olet: Kokar. Juvenalis'in pecunia non olet (para, kokmaz) zdeyiinin tersyz edilii. 127. 1. Hsn- kuruntu. 2. Anlak (Verstand) ve akl (Vernunft). Kkleri Platon'a kadar giden bir ayrm. Platon'da dianoia ("mantk, muhakeme yetisi"), alg ile nous ("zihin, zek") arasnda yer alr. Dianoia matematikle, nous ise felsefey272

BLM 122-136

le ilikilidir. Kant'ta Verstand kavramlatrma yetisini, Vernunft ise karsama yetisini belirtir; ancak Vernunft'un daha yksek bir rol de vardr: dea'lar anlama yetisini belirtir ve metafizik kavramlarn kaynan oluturur. Hegel'de (ve Schelling'de) bu dnceler farkl bir vurgu kazanr. Schelling'e gre, Verstandn z berraklk ve yzeyselliktir: Sonsuzluk ve sonluluk gibi kavramlar sabitletirir ve birbirinden soyutlar. Bu, zihnin ilk ve pozitif aamasdr. Bundan sonra, negatif Vernunft (veya diyalektik) aamas gelir: Vernunft, btnsel akldr; Verstandn soyutlamalarna ikin elikileri aa karr, kaskat aynmlarn nasl eridiini ve kartlarn nasl iie getiini gsterir. Hegel'in bu noktada Schelling'den ayrlan yan, anlak ve akl, bir d gzlemcinin nesnelere uygulad ilemler olarak deil de nesnelerin kendilerine ikin hareketler olarak grmesidir. Adorno, Hegel'in btnlk fikrini kabul etmekle birlikte, anlak' (ve anlamay) kmseyen tavrna katlmaz: Anlama, ksmi bir konuma skm znenin, onu ksmiletiren yanl btne kar yine de tek silahdr. Bylece Hegel'e kar Kant' oyuna srer. Tpk varoluularla pozitivistleri birbirine krdrd gibi. 3. b' immer Treu und Redlichkeit: Mozart'n besteledii arkdan bir dize. 129.1. Ihlamur Aacnn Altnda: Berlin'in ana caddesi. Wagner'in Nibelungen Yz adl opera dizisinde, kahraman Siegfried hem kendisine zehir sunan cce Mime'yi hem de ejderhay ldrr. Ama Adorno'nun bu metni yazd tarihte, bu sarn peremli canavar (Nazi devleti) oktan yenik dmtr. 133. 1. Sinoptistler: ncil'in drdnc kitabm darda brakp sadece ilk kitaptan alman bilgilere dayanan bir dinsel aklama tarznn uygulayclar. 2. Nietzsche 1900'de, Adorno'nun bu satrlar yazndan krk alt yl nce lmt. Ama ldrarak toplum yaamndan kopuu, 1888'dedir. 134. 1. Latin yazar Juvenalis'in difficile est satyras non scribere (yergi yazmamak zordur) szne gnderme. 2. Doal yaam hali: Locke ve Hobbes'un liberal toplum kuramnda, henz toplum szlemesinin yaplmad, iktidarn bir kamusal otoriteye devredilmedii ve "herkes herkesin kurdudur" ilkesinin geerli olduu hipotetik vahet hali. 3. Kurt von Schuschnigg: 1930'larn muhafazakr Avusturya politikacs. Hitler'le iyi geinmeye alarak Avusturya'nn bamszlm korumaya abalamtr. 136.1. Psikanalizde, zellikle Ortodoks Freudgil kuramda, "ekonomik" terimi,
273

ruhsal srelerin bir igdsel enerjinin dolamndan olutuunu belirtmek iin kullanlr. Bu, hesaplanamasa da, nicel terimlerle ifade edilebilen, yani azalan, artan ve denge durumuna ulaan bir enerjidir. 2. Adorno'nun da trnak iinde kulland "Bearbeitung" terimi, Freud'un "sekundre Bearbeitung" (ikincil ileme) kavramna bir gndermedir. Freud'a gre, dler, ancak grece tutarl ve izlenebilir bir senaryo olarak belirebildiklerinde bilin eiinden geebilirler. Bu tutarllk ve y-kselliin salanmas iin de bir "ikincil ileme"ye tabi tutulurlar. Bu ilemi gerekletiren, speregonun bir paras olan sansr mekanizmasdr. 137. 1. Heine'nin dizelerinin tersyz edilii: Aus meinem grossen Schmerzen / mach' ich die kleinen Lieder (Byk aclarmdan kk arklar yaparm). 138.1. Kim kimdir. 140. 1. Zaman kiplerinin sralan. 2. Hedvrig Courths-Maler (1867-1950): ok satan duygusal romanlarn yazan. 3. Charles Lindbergh (1902-74): New York ile Paris arasnda ilk uuu tek bana gerekletiren ABD'li pilot. 4. On dokuzuncu yzyl sonunda milliyeti-muhafazakr eilimli bir aile dergisi olan Die Gartenlaube'ye. gnderme. 141. 1. Car nous voulons la nuance encor',/Pas la couleur, rien que la nuance (nk biz sadece nans istiyoruz, / Rengi deil, sadece nans!): Ver-laine'in Simgeci manifestosu olan "iir Sanat"ndan iki dize. 2. Biedermeier. Alman edebiyatnda 1815-48 yllar arasnda egemen olan bir eilim. Almanya'nn byk blmnn baskc muhafazakr rejim-lerce ynetildii bir dnemde ortaya kan bu akm, genellikle, Romantizmin ve Heinrich Heine tarafndan temsil edilen Gen Almanya hareketinin kart olarak grlr. Bunlarn dncede eletirel, slupta kimi zaman gereki kimi zaman cokulu tavrlarna kar, Biedermeier yazarlar dncede tutuculuu ve slupta didaktiklii benimsemitir. Ancak Adorno, genellikle bu akmla zdeletirilen Mrike ve Stifter gibi yazarlar, akmn geri kalanndan ayr tatar. 3. Roger Caillois (1912-1978): Fransz yazar. Antropolojik bir anlayla yazd metinlerde, toplumda kutsaln ve oyunun yeri zerinde durmu, ilkelliin modern yaamda sregiden izlerini aratrmtr. 142.1. Demfolgt deutscher Gesang: Hlderlin'in "Patmos" iirinin son dizesi.

274

BLM 136-151

143. 1. Innuce: Ksaca. 2. Johann Strauss'un opereti (1874). 3. Der Solipsist ohne ipse. 145. 1. Fichtau, Adalbert Stifter'in Die Narrenburg ve Prokopus yklerindeki gzel ve huzurlu vadi. 146. 1. Auivalentform: Marx'n ekonomi politik eletirisinin temel kavramlarndan. "Mbadele (veya deiim) deeri" olarak da adlandnlr. "Bir metann edeer biimi, onun baka metalarla dolayszca deitirebildii biimdir" (Kapital). Edeer biim, bir rnn ya da nesnenin, kendini zsel olarak farkl klan btn somut zelliklerinden arndrlarak baka her eyle llebilmesini salayan soyut biimdir ve gnlk yaamdaki karl da paradr. 2. Marx'a gre, deerin kaynanda iki ey vardr: Doa ve insan emei. Ama arti-deerin tek kayna emek gcdr. 147. 1. "Daha Yeni Organon": Francis Bacon'n Novum Organum'unm (1620) balnn dntrlm biimi. 2. Georg Lukacs, History and Class-Consciousness [Tarih ve Snf Bilinci], Londra, 1971: 100. 3. nsann, bilinli varlnn (yani Egonun) tesindeki maddi ve ruhsal ynlerini de ieren btnsel varl. 150.1 Walter Benjamin'in bir kavram. Btn bu fragman, Benjamin'in Baude-laire ve "yenilik" ile ilgili yazlarna rtk bir eletiri olarak tasarlanmtr. "Baudelaire'de Baz Motifler zerine", Son Bakta Ak, der. Nurdan Grbilek, stanbul, 1993: 116-55. 2. E. A. Poe'nun "Maelstrm'e ni" yksnde, Norve aklarndaki Ma-elstrm girdabna yakalanan denizci, dne dne denizin dibine gmlrken, yzyllarn birikintisinin de kendisiyle birlikte orada dnp durmakta olduunu grr. 3. Partialtrieben: Psikanalizin cinsellii ayrtnnay baarabildii en kk birimler. Freud'un cinsel geliim kuramna gre, cinsel drt ergenlik anda reme ilevinin egemenlii altnda btnlemeden nce, birbirinden bamsz ileyen birtakm ksmi drtlere blnm durumdadr. Bu drtlerin her biri belli bir kaynak ya da erojen blgeyle (rnein, azsal drt, makatsal drt) ve belli bir amala (grme/gzetleme drts, boyun edirme drts) belirlenir. Ve cinsel olgunlamadan sonra bile bu daha eski deneyimlere gerilemek mmkndr. 151. 1. Okkultismus terimini gizlicilik olarak Trkeletirdik. 2. Bu blmde geen Geist ve Seele terimlerini, srasyla, tin ve ruh olarak / 275

Trkeletirdik. Seele, Yunanca psike ve Latince anima terimlerine tekabl eder ve "ruh" olarak evrilebilecei gibi "can" olarak da karlanabilir. Ruh, Yunan felsefesinde yaamn ilkesidir: Yaayan her eyin ruhu vardr. Hegel, ruh teriminin bu kullanmn kabul eder, ama kapsamn snrlar: Ruh, btn zihinsel faaliyetleri deil, insanlarn br canllarla ortak faaliyetlerini iermektedir sadece: bedensel nitelikler ve hareketler, duyumlar, duygular, alkanlklar. Bunun karsnda, sadece insana zg olan bilin ve tin (Geist) vardr (Ruh, Hegel'in emasnda, beden ile tin arasnda bir yerde durur). Geist, Alman Romantiklerinin fazla rasyonel bularak kmsedikleri bir kavramdr. Latince'de spiritus ve Franszca'da Esprit szcklerini karlayan bu kavrama kar Alman Romantikleri Gemt (duygu, gnl) kavramn karmlardr. Buna karlk Hegel, Kantn insan zihnine aktif ve kurucu bir rol ykleyen tavrn benimseyerek Geist' en yksek dzeye koyar. Hegel'e gre her "ben" bir tindir, ama znel bir tindir; her birinin hem iinde hem de tesinde bir Nesnel Tin vardr. te yandan, tinin de "hayalet szcyle ayn kkenden geldiini belirtmek gerekir. 3. Dioskuros'lar: Yunan mitolojisinde Zeus ile Leda'nn ikiz oullar Kastor ile Polydeukes'in ortak adlar. 4. Abgespalten: Freud'un Ichspaltung (ben'in blnmesi) kavramna gnderme. Bu terim, Freud'a gre fetiizmin ve psikozlarn kkeninde yatan bir zihinsel olguyu belirtir: Ben'in iinde yanyana duran iki ayr tavr vardr; bunlardan biri, igdsel taleplerle atsa bile gereklii yine de hesaba katar; teki, igdsel taleplerle atan btn gereklik elerini gr alannn dna atar ve onlarn yerine arzunun trevi olan bir fantazmatik olguyu koyar. Freud'un Melanie Klein gibi baz izleyicileri, kavram Adorno'nun kulland biimiyle (blp ayrmak iin) kullanmlardr. 5. Heidegger'in Dasein ("urada-olan) kavramna rtk eletiri. 6. Hegel, Wissenschaft der Logik, Werke 5: 116. 152. 1. Gustave Dor (1832-83): Fransz ressam ve ilstrasyoncu. 2. Phnomenologie des Geistes, Werke 3:452.
276