You are on page 1of 55

YNTEM VE HAKKAT REJM ZERNE

ABDULLAH CALAN

Abdullah calan Sosyal Bilimler Akademisi Yaynlar

NDEKLER: A- YNTEM VE HAKKAT SORUNUNA GR B- TARHTE ANLAM VERMEYE ALITIIMIZ BALICA HAKKAT YNTEMLER 1- Mitolojik Yntem 2- Dinsel Yntem 3- Felsefi Yntem 4- Bilimsel Yntem C- YNTEM VE HAKKAT ARAYIININ TARHSEL ANLAMI D- EVRENSEL HAKKATN YETKN KAVRANII NSANIN YETKN KAVRANIINDAN GEER 1- Maddenin Yetkin Tr Ve Bileimi Olarak nsan 2- Biyolojik lemin Gelimi Tr Olarak nsan 3- na Edilmi Hakikat Olarak Toplumsal nsan 4- Esnek Ve zgr Bir Zihniyet Doas Olarak nsan 5- Metafizik Yaayabilen Varlk Olarak nsan E- TOPLUMSAL DOA VE HAKKAT 1- Toplumsal Hakikati Tanmlamak a-Toplumsal Hakikat ve Yitimi b-Toplumsal Hakikat ve Yabanclama Biimleri 2-Tarihsel Topluma Yntemsel Yaklam 3-Bir Toplumsal Hakikatsizletirme Felsefesi Ve Yntemi; Pozitivizm (Bilimcilik) 4-Toplumsal Hakikat Yolunda Sosyal Bilimi Yeniden Yorumlamak 5- Hakikatin Temel Birimi; Ahlaki Ve Politik Toplum F- TOPLUMSAL HAKKAT DZLEMNDE YAAMI DORU TANIMLAMAK a- Yaam b-Toplumsal Yaam SONU: Hakikat Yolunda Nasl Yaamal, Ne Yapmal Ve Nereden Balamal?

A-YNTEM VE HAKKAT SORUNUNA GR: Kavram olarak yntem, amalara ilikin en kestirmeden sonuca gtren yol, alkanlk, saduyulu yaklam biimleridir. Hangi yolun hedefe en doru ve kestirmeden gtrecei netletiinde, yntem tutturulmu demektir. Yntemin olumlu yan, denenmi olmas ve sonu vermesindeki baarsdr. Uzun denemelerden sonra belirlenmesi, ilgili yol alclar iin vazgeilmezdir. Mrit-mrit ilikisini artrr. Hedefe en kestirmeden ulatran yol anlamndaki yntem, Bat merkezli bir kavram deildir. En eski alardan beri Ortadou bilgelik ekollerinde denenmektedir. Bilgiye eriimin elverili yollar hep denenmitir. lerinden en sonu alc olanlar temel yntem olarak seilmitir. Dnce ekollerinde en ok younlalan kavramlardan bir mantk, dolaysyla yntem gelitirmek alldk bir usuldr. Dnya uygarlk sisteminin hegemonik merkezi Avrupaya kaynca, birok alandaki stnlk salayc gelimeler bilimsel alanda yntem konusunda da kendini gsterdi. Bacon, Descartes ve Galileonun 16. ve 17. yzyllarda nemli metot yaklamlaryla ortaya klar hegemonik sistemin Avrupaya kayyla yakndan balantldr. En nemli yntem kavramlarndan olan zne-nesne ayrmnn geliimi doaya hkmetmeyle ilikilidir. Sermaye ve iktidarn yeni birikim aygtlar, hem fiziksel-biyolojik hem toplumsal doa kaynaklarna yklendike, bu kaynaklarn ne denli avantajl olduklarn kavramakta gecikmediler. Her iki doa kaynaklar nesneletirildike, sermaye ve iktidar birikimine artan katklar pei sra sunuyorlard. Bu maddi gelimenin dncedeki karl zne-nesne ayrmdr. Bu durum Baconda objektif-sbjektif ayrm halinde kendini yanstrken, Descarteste ruh-beden keskin ikilii biiminde yansma bulur. Galileoda matematik, doann dili olarak en gelimi bir nesne lt olarak kendisini ortaya koyar. Tarihin uzun Mezopotamya yolculuunun Antika Yunanistannda yol at gelimeye benzer bir gelime, zgn farkllklaryla birlikte Avrupann batsnda tekrarlanmaktadr. Smer toplumu da aslnda Yukar Mezopotamyann bin yllarn szgecinden geen yaam pratiklerini Aa Mezopotamyaya tayp, zgn farkllklarn da katarak orijinal biimini yaratmt. Merkezi uygarlk sistemlerinde zne her zaman sermaye ve iktidar kaynakldr. Bilinci, sylemi ve hr iradeyi temsil eder. Bazen fert bazen kurumdur, ama hep vardr. Nesnenin payna den ise, hep iktidar d barbarlar, halklar ve kadnlardr. Ancak doa gibi zneye kaynak hizmeti grdke akla gelirler. Baka tr anlamlarnn olmas doas gerei dnlemez. Smer mitolojisinde insann kul olarak tanrlarn dksndan, kadnlarn ise erkeklerin kaburga kemiklerinden yaratl ykleri, nesneletirmenin boyutlarn tarihin derinliklerinde yanstmaktadr. Bu nesne ve zne yaklamnn Avrupa dncesine tanmas phesiz nemli dnmlerden sonra mmkn olmutur. Ama geliim zincirinin bu dorultuda olduu inkr edilemez. Gnmzde zne-nesne ayrmnn siliklemesi, finans-kapitalin baatlyla balantldr. Merkez uygarlk sisteminde finans-kapitalin simgesel hegemonyas, zne-nesnenin tm eski hallerini zmtr. Herkesin kendisini yeri geldiinde zne, yeri geldiinde nesne yerine koymas, sermaye ve iktidar birikiminin yeni biimleriyle skca balantldr. Toplum hem gerek, hem sanal boyutlarda gibi oaltlan (milliyetilik, dincilik, cinsiyetilik ve bilimcilik kaynakl) sermaye ve iktidar aygtlaryla ahtapot misali sarmalanmtr. Bu koullarda herkes ve her kurum kendini yeterince zne ve nesne konumunda bulabilir. Smer toplumundaki tanrlarn ilevini ideolojik aygtlar devralrken, zne-nesne ayrmnn dnm kanlmaz olduu gibi, tanrlarn yeni simgesel zellikleriyle hkmranlklar da mevcut ayrm elbette gereksizletirecektir. Merkezi uygarlk tarihi boyunca bilmelerin giderek paralanmas ve kutsalln yitirmesi benzer bir ykye sahiptir. Sermaye ve iktidar aygtlar ne kadar oalrsa, bilmelerin de o denli paralanmas tarihte iyice gzlenen bir husustur. Tm klan ve kabile toplumlarnda bilim bir btndr. Temsilcileri kutsal saylr. Bilim tanr vergisi kabul edilir. Herkese arzusu ve abas orannda datlr. Mitolojilerde btnyle, din ve felsefede baat llerde yaklamlar bu ynlyken, ilk paralanma daha ok doa bilimlerinde ve Bat Avrupa bilimsel yapsnda grlr. Toplumdan giderek kopmu ve sermaye-iktidar elitlerinin hizmetine iyice koturulmu yeni 3

bilme organizasyonlar (akademi ve niversiteler), kendilerini aka yeni devletin (Leviathan) gzde kurulular mertebesinde bulurlar. Bilimin sermayelemesi ve iktidarlama sreci, topluma yabanclamasnn da sreci olmutur. Sorun zen bilim kararghlar, mabetleri artk sorun yaratmann, yabanclatrmann, ideolojik hegemonyann merkezlerine dnmtr. Ne kadar doa ve toplum kayna varsa, o kadar bilim blm tretilmitir. Yalnz bana bu gereklik bile bilim-sermaye-iktidar i ieliini kantlamaya yeterlidir. Bilim alan tm toplumun kutsal olarak hizmet etmekten alabildiine uzaklamtr. Bilim merkezleri paral bir meslek, hatta bizzat sermaye olmular; iktidarn en tehlikeli su ortaklna bulamlardr. Nkleer silahlar bata olmak zere, her tr ykm silahlar ve evreyi ykacak boyutlarda tehlike arz eden gelimelerin bilim merkezlerinden kaynaklandn iyi bilmekteyiz. Hakikat kaygsn (toplumun kolektif vicdan) esas almak yerine, en verimli sermaye ve iktidar retmenin akl hocalna terfi ettirilmilerdir. Gnmzde bilim denince ilk akla gelen, Ne kadar para getirir? sorusudur. Hlbuki toplumun bilimden bekledii, kendi temel kayglarna yanttr. Maddi ve manevi kayglar nedeniyle toplum bilimi btnl iinde tanrsalln meslei saym ve bilim byle kabul grmtr. Akademi ve niversitenin yozlamas bu koullarla balantldr. Bilimsel kriz bu koullardan kaynaklanmaktadr. Bilmenin tarihi, uygarlk tarihiyle balantl olarak dnm geirerek, sistemin genel bunalmndan da ayn llerde nasibini almaktan kurtulamamtr. zm arac olaym derken, kendisi en nemli sorun arac haline gelmitir. Sonu bilimsel paralanma, dalma ve kaostur. Farkl doalar, dier bir sylemle birinci, ikinci, nc doalar sorunu kavranmay gerektirir. nsan toplumu dndaki tm doa, Birinci Doa biiminde ayrmlanmaktadr. Bu kendi iinde elikili bir kavramdr. ncelikle canl-cansz, bitki-hayvan, hatta fizik-kimya, bir adm tede grnr-grnmez madde, enerji-madde ayrmlar gibi sonsuz eitlilikte ayrmlarn gelitirilebilecei dnlebilir. Kald ki, her ayrmn da kendine gre bir toplumundan bahsedebiliriz. Doalar sorununa daha yakndan baktmzda, zne-nesne ayrmnn derin etkisini tadn grrz. Bunun salkl bir ayrm olmad, en azndan koullu olarak bu ayrmlara gitmenin gerei vurgulanabilir. kinci Doa olarak insan toplumu, phesiz zgnlkleri olan ok nemli bir doasal gelime aamasdr. Ayr bir doa yerine, farkl bir doa aamas olarak nitelendirilmesi daha anlamldr. Toplum doasnn en nemli ayrt edici karakteristii, zihni kapasitesinin ykseklii, esneklii ve kendini ina edici gcdr. Birinci Doada da phesiz zihin, esneklik ve kendini ina gc vardr. Fakat toplum doasna gre ok ar, kat ve yava bir ilerlie sahiptir. Toplum doasn bir btn olarak teorikletirmek byk nem tar. Her ne kadar ilk sosyologlar bu hususa birincil ncelii vermilerse de, gnmze doru geldike para ve yap analizleri daha ne gemitir: Tpk dier doa analizlerinde gzlemlendii gibi. Ayrca toplum doasn altstyaplar biiminde ayrmak, ekonomik-politik-iktidar blmlenmesine gitmek, ilkel-komnal, klecilik, feodalizm, kapitalizm ve sosyalizm-komnizm gibi tabaka ve aamalara blmek, ancak ok dikkatli bir FARKLILIK yaklam temelinde anlaml sonular dourabilir. Btncl teorik yaklamn yerini hibir katman ve para, yap analizi tutamaz. Denilebilir ki, bu konuda hibir filozof ve sosyolog, Eflatun ve Aristonun btncl yaklamn aamamtr. Hatta Ortadou ve genelde Dou kkenli bilge ve peygamberlerin btncl yorumlar, kapitalist modernite filozoflar ve sosyologlarna gre daha retici ve toplumsaldr. Daha ileri, gelikin bir yaklam deerini ifade ederler. Btncl teorik yaklamn etkisiz klnmasnda en nemli rol sermaye ve iktidar birikim aygtlarnn oynad nemle vurgulanmaldr. nsan toplumu zerine yeniden ve derin teorik yaklam metoduna iddetle ihtiya vardr. Saylarn kalabalna boulmu sosyolojik yntemlerin gerei aa karmaktan ziyade perdelediini nemle kavramak gerekir. Mevcut sosyolojilerin gerei mitolojilerden daha fazla kapattklarn sylemem mbalaa olarak grlmemelidir. Hatta mitolojideki gerei hissedi, kapitalist modernite sosyolojilerindeki anlama gre son derece insanidir ve hakikate daha yakndr.

Toplumsal bilim phesiz nemlidir, ama mevcut haline bilim demek zordur. Ortada duran sosyolojik sylemler resmi moderniteyi merulatrmaktan teye bir anlam pek ifade edememektedir. Bu konuda kkl bir bilimsel devrime ve yntemsel ka ihtiya vardr. nc Doa ile anlamlandrlmak istenen aama, ancak bu bilimsel ve yntemsel devrimle mmkn olabilir. Kavram olarak nc Doa, Birinci ve kinci Doann yeniden st bir aamada uyumunu ifade eder. Toplumsal doann Birinci Doa ile st dzeyde bir sentezi, devrimci teorik paradigma kadar kkl pratik devrim gerektirir. zellikle merkezi uygarlk sisteminin gnmzdeki aamas olan kapitalist dnya-sistemin, yani modernitesinin almas belirleyicidir. Bunun iin demokratik uygarlk inalarnn asgari dzeyde geliimi, daha ayrt edici hususlar olarak ekolojik ve feminist toplum karakterinde gelime, demokratik siyaset sanatnn ilevsellemesi ve demokratik sivil toplum inalar, baaryla atlmas gereken admlardr. nc Doa yeni bir cennet veya topya vaadi deildir; doalar zerinde insann artan bilin gcnn farkn koruyarak, byk uyuma KATILIMINI salayabilmesidir. Bu sadece bir zleyi, ama, topyalar vaadi deil, gncel pratik anlam olan iyi ve gzel yaam sanatdr. Biyolojizmden bahsetmiyorum. Bu yaklamn tehlikesini biliyorum. Sermaye ve iktidar birikimlerinin Allahlk cennet topyalarndan da bahsetmiyorum. Bu yaklamn da derinden neyi ifade ettiini, tehlikeli ve ykc amalarn kestirebiliyorum. Materyalizmin vulger komnizm cennet vaadinin de ilkel olup ilevsel olmadn, bir nevi liberalizmin u varyant olduunu belirtebilirim. Zaten her tr liberalizm vaatlerinin cehennem koktuu, gncel yaam deneyimlerimizden anlalmaktadr. nc Doann gereklemesi uzun bir sreyi gerektirir. Birinci ve kinci Doann st bir aamada farkllklar temelinde eitlik ve zgrln ifade ve gerekleme rejimi olarak demokratik sistem, iinde ekolojik ve feminen toplum zelliklerinin gelimesiyle mmkndr. nsann toplum doas, bu aamann gereklemesinin dinamiklerini tamaktadr. zerinde younlalmas gereken farkl doalar meselesine bu yntemle yaklamak, daha anlaml teorik ve pratik gerekletirimlere gtrebilir. nemli bir yntem sorunu son dnemde evrensellik-grecilik balamnda tartlmaktadr. Bunun anlamn evrensellii ve tikellii biiminde yorumlanmas da ayn ierii ifade etmektedir. Dikkatle zmlenmesi gereken bir yntem sorunuyla kar karyayz. zne-nesne ayrmnn vard yeni aama olarak da bu sorunu tanmlayabiliriz. Sermaye ve iktidar aygtlarndaki kat yaklamlara ounlukla kanun denilmesi, bu tip yntem sorunlarnn temelindeki maddi koullar nedeniyledir. Kanunik yaklama evrensellik yaftas vurulmas, ideolojik merulatrma aralyla yakndan balantldr. Kanun demiri keser deyimi buradan gelir. Kanunun bir iktidarsal imalat olduunu iyi anlamak gerekir. ktidarn sermaye demek olduunu unutmayalm. ktidar hkmranl demek, ayn zamanda kanun demektir. Kanun ise, evrensel olduu lde gldr ve kar klmas imknszlatrlmaktadr. nsan imgesinden tanr inacl byle balamaktadr. ktidar sahibi insan, aka ifade edemedii diktasn tanrsallatrarak, bylelikle dhiyane bir merulatrma arac yaratarak, iktidarn daha rahat srdrlebileceini tasarlamaktadr. Tm evrenselliklerin kkenine de bu tr abalarn tmyle olmasa da- nemli oranda kaynaklk tekil ettiini iyi anlamak gerekir. Grecilik ise, her ne kadar kar kutupsallk gibi yanstlsa da, znde benzer bir sakncay tamaktadr. Aalatrlm insann tmyle kuraldan, yoldan, yntemden uzaklatrlm halini ifade etmektedir. Ne kadar insan varsa, o kadar kural, yntem vardr u anlayna kapy ak tutmaktadr. Pratikte bunun mmknat olmadna gre, sonuta evrensellik kanunlarna tutsak dmesi kanlmazdr. nsan toplumundaki zeknn payn her iki anlay da ya ok abartarak, yani evrensel kanun dzeyine tararak, ya da ok kmseyerek, Herkesin kendi kanunu vardr biimine indirgeyerek saptrmaktadr. Toplumsal zeknn daha gereki yorumlanmas mmkndr. Evrensel kural ve grecilik yorumunu kart kutuplar haline tarmadan, doal gerekliin i ie iki hali olarak kavramlatrmak daha verimli bir anlatma yol aabilir. Deimez evrensel kuralclk dz-izgisel ilerlemecilie varr ki, bunun sonu olsayd, evrende imdiye dek varm olmamz gerekirdi. lerlemeciliin bylesi bir kusuru vardr. Evrenin bir amaca doru srekli ilerledii doru olsayd, sonsuzluk ieren ezelcilik kavram gerei, oktan bu amacna varm olmas gerekirdi. Tersine, grecilik sonsuz dngsellik 5

kavramn ierir ki, bu doru olsayd, mevcut evrensel deime ve gelimelerin yaanmamas, olumamas gerekirdi. Bu nedenlerle evrensel ilerlemecilik ve dngsellik (embercilik), znde birleerek, deierek farkllaan evrensel gelimeyi izahtan yoksun yntemsel anlaylardr. Kusurlar olan yntemlerdir. Doruya daha yakn yntemin farkllaarak deimeyi mmkn klan; anlk, imdilik olduu kadar, iinde sonsuzluu da barndran bir yapda olmas biiminde tanmlanmas gereine inanmaktaym. lerlemenin dngsel, dngselliin ilerleme olmas kadar, sonsuzluun imdiki anda gizli, ikin olmas, anlk oluumlarn btnlnn ise sonsuzluu iermesi, hakikat rejiminin kurulmas asndan daha aklayc ve anlalr klc bir yntemsel perspektif sunar. Diyalektik yntem konusunda da baz hususlara deinmek nem tamaktadr. phesiz diyalektik yntemin kefi muazzam bir kazanmdr. Evrenin diyalektik karakter tad, derin gzlemlerle her an kefedilmektedir. Fakat burada sorun tekil eden husus, diyalektiin nasl tanmlanmas gerektiine ilikindir. Diyalektik konusunda Hegelin yorumuyla Marksn yorumlar arasndaki fark bilinmektedir. Yol atklar ykmlar her iki yorum asndan i ac deildir. Hegelyen yorumun milliyeti Alman Devletine yol amas, faizmin uygulanmasyla dehetli sonularn gstermitir. Marksn ardllarnn dar snf reel-sosyalist pratiklemelerinin, sonular farkl olsa da, birok olumsuzlua ve ykma yol at bilinmektedir. Burada kusuru Marks ya da Hegelde aramak yerine, diyalektii yeterince yanl yorumlayanlarda aramak daha doru bir yaklam olacaktr. Kald ki, diyalektik yaklam Hegel ve Marksa mal etmek doru olmad gibi, Antika Yunan dncesine mal etmek de tam yerinde bir tespit deildir. Dou bilgeliinde diyalektik yorumlara bolca rastlanmaktadr. phesiz Antika Yunanistannda ve Aydnlanma Avrupasnda bu konuda nemli kazanmlar salanmtr. Ne diyalektii ztlarn ykc birlii olarak grmek, ne de deiimi ztsz, ann oluuluu, yaratcl biiminde yorumlamak dorudur. Birinci anlay en kaba, hep kutuplar dmanlatran bir eilime varr ki, evreni kuraldan yoksun ve hep kaos halinde grmekten teye bir sonuca gtrmez. kinci anlay ise, gelimeyi gerilimsiz, ztlardan yoksun, kendi dinamiine sahip olmayan, d bir gcn gereini hep arayan bir sonuca gtrr ki, bunun dorulanmas mmkn grnmemektedir. Metafizie de bu kapdan varld bilinmektedir. O halde diyalektii bu iki ar yorumdan kurtarmak, arndrmak byk nem tamaktadr. Ykc olmayan, yapc bir diyalektik zaten gelimelerde gzlemlenen bir husustur. rnein insann kendisi, belki de evrenin yaklak olarak hesaplanan ya kadar diyalektiksel bir gelimeyi barnda tamaktadr. Atom-alt paracklardan en gelimi atom ve moleklleri olduu kadar, tm biyolojik evreleri de bnyesinde tamaktadr. Bu harikulade gelime diyalektikseldir. Ama yapsal, gelitirici bir diyalektii yanstt inkr edilemez aklktadr. phesiz ok tartlan snf elikileri (Buna kabilesel, etnik, ulusal ve sistemsel olanlar da eklemek mmkndr) belli dmanlklar tarlar. Ama toplumun muazzam esnek akl gcn unutmazsak, katliama varmadan da bu elikileri diyalektiin ruhuna uygun olarak zmek mmkndr. Kald ki, toplum doas bu tip zmlerin saysz rnekleriyle doludur. deologlar gelimeyi daha iyi aklayalm derken, belki de iradeleri dnda tersi sonulara dmekten kurtulamamlardr. En azndan bu durumlara ska dmeleri, diyalektiin de yorumlanmasnn halen nemini koruduunu gstermektedir. Diyalektik konusunda bir yanla meydan vermemek iin metafizikle kyaslanmasn da ksaca yorumlamak gerekmektedir. phesiz metafiziin oluumu dta, yaratcda aramas tarihin en verimsiz yaklam olmutur. Bu yaklamn yol at felsefe, dinler ve pozitif bilimcilikler tam bir zihinsel smrgecilik sistemi yaratmtr. Doann dtan yaratcya belki ihtiyac yoktur veya varsa bile bu yaratc ancak iten olabilir. Ama toplumsal doann zeks zerine metafiziin dtan bir yaratc gibi zihinsel smrgeci rejimleri yerletirdii rahatlkla ileri srlebilir. Bu anlamda metafizii eletirmek ve amak byk nem tar. Fakat metafizie ilikin amak istediim husus onun baka ynyle ilgilidir. nsann metafiziksiz edemeyeceinden bahsediyorum. Bahse konu metafizik, insan toplumunun kltrel yaratmlardr. Mitoloji, dinler, felsefe ve bilimlerin yan sra her tr sanat, politika ve retim teknikleri de buna dahildir. yilik ve gzellik duygularnn fiziki karlklar yoktur. Bunlar insana zg deerlerdir. zellikle ahlak ve sanat metafizik deerlerdir. Burada aydnlatlmas gereken 6

husus metafizik-diyalektik ikilemi deil, iyi ve gzel metafizik yaratmlarla kt ve irkin metafizikleri arasndaki ayrmlardr. Yine din-dinsizlik, felsefe-bilim ikilemi deil, yaam daha ekilir ve ekici klan dinsel, felsefi ve bilimsel inan, hakikat ve dorulardr. Unutmamak gerekir ki, doa insan yaamnn nnde bykl ve eitlilii ok olan bir oyun sahnelemitir. nsann bu sahnedeki rol doann ayns olamaz. O bu sahnede ancak kendi ina ettii oyunlarla yaantsn dzenleyebilir. Tiyatronun yaamn yanss olarak tarifi bu derin gereklikten kaynaklanr. nemli olan, bu sahne yaantsnn kt ve irkin yanlar ve yanllklarnn en aza indirgenmesi; doruluk, iyilik ve gzelliklerinin ise azamiye karlmasdr. yi, gzel ve doru metafizikten bahsederken, bu derin insan karakteristiinden dem vuruyoruz. Yoksa kr, sar ve duyusuz klc metafiziklerden bahsetmiyorum. Ynteme ilikin diyalektik-metafizik mukayesesini yaparken, bu belirlemelerin byk nem tad kansndaym. B-TARHTE ANLAM VERMEYE ALITIIMIZ BALICA HAKKAT YNTEMLER 1-Mitolojik Yntem Tarihin derinliklerinde anlam vermeye altmzda ilk karmza kan yntem, tm olaylar ve anlaylara ilikin mitolojik yaklamdr. Dar anlamda mitoloji de bir yntemdir; hakikati aklama metodudur. Mitolojinin arkasnda bir evren anlay vardr. Doann canl ve ruhlarla dolu olarak deerlendirilmesi gnmz iin her ne kadar ocuksu da grlse, bilimin vard seviye gz nne alndnda, aslnda hi de abartld kadar yanl bir yntem deildir. l, cansz ve dinamizmden yoksun yntem anlaylar mitolojiden daha ok anlam yoksunudur. Mitolojik yaklamn yaamla balants kesinlikle evreci, kaderden uzak, determinist olmayp zgrle aktr. Doallkla uyumlu bu yaam anlay, insan topluluklarn byk dinler ana kadar ok renkli ve cokulu klmtr. Efsane, destan ve kutsallklarla ykl mitolojiler zellikle neolitik dnemin temel yaam zihniyetidir. Sylencenin nesnelle elimesi, ieriinde anlaml yorumlarn gelitirilemeyecei anlamna gelmez. Sylenceler (mitolojiler) zerine anlam deeri hayli yksek yorumlar yaplabilir. Tarih bu ynl yorumlar dnda ok az kavranabilir. En uzun yaam dnemini sylence biiminde geiren insan topluluklarn kavramada temel bir yntem olarak mitoloji vazgeilmez nemdedir. Mitolojik yntemin tam zdd gibi konulan gnmzn bilim yntemlerinin de ounlukla birer mitolojiden ibaret olduklar yeterince kantlanmtr. Tek tanrl dinsel dogmalarla onlarn devam olarak kesin yasalarla alt iddiasnda olan bilimsel yntemin alabildiine gzden drd mitolojik ynteme, mitolojik anlamlara itibar yeniden verilmek durumundadr. topyalarla akraba olan mitolojiler insan trnn vazgeemeyecei anlam, zihin biimidir. nsan zihnini topyasz, mitolojisiz (efsanesiz, destansz) brakmak, bedeni susuz brakmaya benzer. Daha iyi anlalmaktadr ki, btn canl zihinlerinin bir toplam olan insan zihni, bu kapsamdaki bir zenginlii sadece matematik analitik zihniyete indirgeyemez. Bu, yaama aykrlktr. Milyonlarca canl zihni nasl matematik bilmezse, onlarn toplam olan insan zihni de matematie mahkm edilemez. Kald ki, matematik ilk icat edildiinde bir Smer uygarlk buluudur ki, asl ilevi olan artk-rn hesaplamakta kullanlmtr. Gnmzde insan mant neredeyse bir hesap makinesine indirgenmitir. Peki, milyonlarca canlnn zihnini, hatta atom alt paracklarn hareketini, lye gelmeyen astronomik byklkleri nasl ve neyle kavrayacaz? Matematiin gcnn bu mikro ve makro evrenlere yetmedii aktr. En azndan kapy yeni anlam yntemlerine ak tutmak gerekir ki, kendimizi peinen dogmalara bomayalm. Canl sezileri kmsenemez. Yaam adna ne varsa o SEZLERde gizlidir. Bu sezilerin makro ve mikro evrenlerden bamsz olduklar da sylenemez. Anlaya daha yakn olan, bu seziler dnyasnn evrenin temel bir zellii olmasdr. Bu nedenle mitolojik yntem evreni kavramada pek de deersiz saylamaz. Belki de en az bilimsel yntem kadar evreni kavramamza katkda bulunabilir. Mitoloji toplumlarn zemedii olaylar idealize edilmi yklerle anlatma sanatdr ve ilkada yaygndr. Mitolojik anlatm gerein ok gizlenmi ifadesidir. 7

Mitolojik sylemden vazgeemeyiz. zellikle tarih ncesi, neolitik, ilka tarihi ve demokratik uygarlk byk ksmyla mitolojiktir. Efsane ve bilge syleyilerinde kendilerini dile getirirler. Sosyolojik olarak baarl zmleri yaplrsa, tarih anlatmn kesinlikle glendirip renklendirirler. 2-Dinsel Yntem Mitolojinin dogmalamas dini oluturur. Mitolojiye tam din denilemez. Din deimez inan ve tapnma biimlerini gerektirir. Tamamen kurgusaldr. Kurgulara inanmak dinin temelidir. Tek olumlu yan, soyut dnceye geite toplumda derin bir yarlmaya yol aarak bilimsel ve felsefi dnceye zorlamas, istemese de ona ortam hazrlamasdr. Felsefe ve bilim dncesi dinsel dnceyle diyalektik ba iinde geliirler. Dinin derin izlerini tarlar. Mitolojik anlaytan dogmatik dinsel anlaya gei byk bir aamadr. Bu gei toplumda hiyerari ve snflamaya dayal bir dnmn zihinsel alan da igal etmesiyle yakndan balantldr. Hkmeden ve smren ilikisi sorgulanamaz dogmalara ihtiya gsterir. Dogmalara kutsallk, tanr sz ve dokunulmazlk gibi tabu deerler bahedilmesi, gizledikleri ve meruiyet saladklar hiyerarik ve snfsal karlarla, smr ve iktidarla ilikilidir. Bir anlayta ne kadar kat bir hkm varsa, orada o kadar zorbalk ve smr gizlidir. Dinsel yaklamlar insanlk tarihinde mitolojik dnemden sonra en uzun sreli bir dneme sahiptir. Yazl tarihle de balatlabilir. Veya az ncesinde, sonrasnda. Anlalmas gereken, dinsel dogmaya neden bu denli ihtiya duyulduudur. Bu yaklamn bir yntem olduu aktr. Dinsel yaklamda, yaamn hedefi ve geree ulamann yolu olarak, doadan ve toplumdan akn varsaylan ilahlara atfedilen SZe gre hareket esastr. Bu szlerden sap; yaarken angarya, her tr klelik, ldkten sonra cehennemlik olmaktr. Maskeli tanrlarn ina edildii eikteyiz. Bu tanrnn ayn zamanda toplum zerinde buyruk ve smry gerekletiren ef veya despot olduu kolaylkla sezilmektedir. Ar maskeleme insan anlayn aldatmakla yakndan balantldr. Zaten despotlarn ilk klarnda kendilerini tanr-krallar olarak adlandrmalar bu hususu yeterince aklamaktadr. Akabinde kendi szlerini kanunlatrmalar ve kesin hakikat olarak sunmalar yaygnca grlen tarihsel bir durumdur. Bask ve smr derinletike, dinsel dogmatik yntem insan zihniyetinin baat yolu haline getirildi; daha dorusu, bir toplumsal gereklik olarak ina edildi. Tanr maskeli despotlarn yaam kurutan ve boan hkm altndaki uzun sreli klelie insanln bu yntemle boyun emesi saland. Dinsel yntemin bir zihniyet alkanl yolu olarak nemi, binlerce yl kat gelenekler sonucunda insan ynlarnda klece boyun emeyi merulatrmasnda ve kadercilik anlayn kkletirmi olmasndadr. Byk smr ve vahet savalar bu yntem sayesinde mmkn olmutur: Kutsal sze, tanr emrine gre yaamak! phesiz ynetici konumunda olanlar iin bu yntem byk kolaylklar salamaktadr. Sr-oban diyalektii kurulmutur. Klelik toplumlarn vazgeilmez bir gelime aamas olarak sunulmu, hatta ondan teye deimez toplum anlayyla doal gereklik bu temelde dondurulmutur. Bir yandan ok edilgen bir doa ve toplum anlay, dier yandan ok aktif, her eyi yaratan, olduran bir akn yneten ve hkmeden tanr anlayyla zorunlu bir diyalektik balam haline getirilmitir. lk ve ortaalar bu anlay, bu yntem ynetmitir dersek fazla abartya kam olmayz. Dogmatik yntemin en sakncal taraf canl, kendi kendine evrimleen bir doa anlay yerine edilgen, ancak yce buyurgann dtan emirleriyle hareket eden bir yolu insanla dayatm olmasdr. Bunun toplumsal alan zerinde en nemli sonucu, ayn edilgen yaplar ve dtan oban ynetimini ok doal klmasdr. Bu yntemin en eski olduu kadar en akn znellik arz etmesi ortaada doruk noktasna varmtr. Artk nesnel dnya nerdeyse anlalmaz ve yok saylmtr. Dnya geici bir yaam dura iken, kalc ve ebedi idealler esas yaam biimi olarak varsaylmtr. Dogma ve klieleri kim en ok biliyorsa o lim saylm ve en stn mertebeye oturtulmutur. Anti-mitolojik karakterdeki bu dn yolu tarihin, dolaysyla yaamn en dizginleyen ve tutsakla mahkm eden roln baat olarak oynamtr. Dinsel yntemin olumlu yan ise, toplumda ahlak olgusuna byk mesafe aldrmasdr. Bu aamada ve bu yntem altnda iyilik ve ktlk dncesi byk ayrmlara uratlm ve kesin hkmler getirilmitir. Yntemin fark ettii temel husus, insan zihninin esneklii, dolaysyla 8

biimlendirilebilir zelliidir. nsann kendi altndaki hayvanlar leminden bu zihniyetle farkllk arz etmesi ahlaksal gelimenin temelidir. Ahlaka bavurulmadan ne toplumsallalabilir ne de ynetilebilir. Yntemde ahlak toplum iin vazgeilmez bir oluum ve ynetim gerei, algsdr. Ahlakn pozitif ve negatif ieriini tartmakszn, bu ynl bir gelime toplumsal alglamann vazgeilmezi olarak saylmak durumundadr. phesiz ahlak metafizik bir algdr, ama bu husus onun varln geersiz ve nemsiz klmaz. Metafizik ahlakn mitolojik dnemdeki ilkel ahlaka gre bir stnlnden bahsetmek abart saylmaz. nsan toplumunu ahlaksz dnmek, belki de yiyecek ot brakmadklar iin nesli tkenen dinozorlar gibi insann kendi trnn ya da dnyann yaanabilir evresinin sonunu getirmesi demektir. kisi de ayn kapya kp, sonuta insann srdrlemez bir tr haline gelmesidir. Nitekim ahlakn byk ykldr ki, gnmzde evre sorunlar felaketin eiine kadar getirilmitir. Sadece temel dinlerde deil, klasik Yunan dncesinde de dogmatik yntem ar basar. Bu dncede diyalektik yntemin, nesnel yaklamlarn yeri ok snrldr. Hkim yntemler olarak Aristo ve Eflatunun idealizmi, ortaadaki dogmatik dinsel yntemin en gl dayanaklar olmutur. dealizmin en byk filozofu, hatta yaratcsnn Eflatun olmas veya yle varsaylmas, onu peygambersel yaklamn gzdesi yapmtr. Peygamberlie en yakn filozoftur. byk dinin peygamberlik yaklamlar da iyi stabilize edilmi dogmatik yntemin kurucu mesafesindedir. Her dinin ar basan yanlar metafizik ahlakn kurucu eleri olmalardr. Buda, Zerdt, Konfys ve Sokrateste ahlak zirveye eriir. zellikle Zerdtlkte iyilik-ktlk temel felsefe olarak aydnlk-karanlk ikilemiyle e tutulmutur. Tarihte deeri yksek olan bu bilgelerin ahsnda insanlk byk bir ahlaki merhale kat etmitir. 3-Felsefi Yntem Uygarlk tarihinde felsefenin yeri dine gre snrl olmakla birlikte nemlidir. Anlambilimin gelimesi, dinsel aklamann yetersizlii felsefeye ihtiyac ortaya karmtr. Din kadar eski bir tarihi olan bilgelik, felsefenin de balangc saylabilir. Dnen insan temsil eden bilge, teolojiden farkl bir anlam kaynadr. Grlerine tanr szcleri kadar bavurulur. Bilgeler devletle, uygarlkla pek bark saylmazlar. Resmi toplumun dndaki topluma daha ok baldrlar. Ahlak ve bilimin gelimesinde rolleri belirgindir. Yazl kaynaklara yansmasa da, neolitik toplumda ana-tanra kadnlar ve hiyerarinin yozlamam kesimi bilgelie yakndr. Smer toplumunda bunun gl izlerine rastlamaktayz. Peygambersel klar bilgeliklerle doludur. Ortadounun bilgelik-felsefe gelenei aratrmay gerektirir. Yunan kltr ncesinde felsefenin varl tartlamaz. Yunan filozoflarnn ans, corafi meknlaryla uygarln st aama ansn birlikte yaamalardr. Nasl ki Smer rahipleri din ve tanr inasyla yeni devlet ve toplum inasn birlikte yrtmlerse, Yunan filozoflar da daha st aamada yeni uygar toplumu yar din, yar felsefeyle i ie ina etmede ve srdrmede rol oynamlardr. Yaplan i ayndr: Kavram sanatn kullanmak. lki din inasyla rol oynarken, dieri felsefi kavramlarla ayn rol oynuyor. Maskeli tanrlar yerlerini maskesiz tanrlar ve plak krallara brakmaya balayacaklardr. Bunda felsefeyle insan dncesinin kaydettii gelime arasnda iliki vardr. Yunan ve Roma toplumunda snrl rol oynayan felsefi dnce, Avrupa kapitalist toplumunda byk bir devrim yaayacaktr. Burada dinler kargaasna benzer bir gelimeyi felsefi kargaada da yaayacaz. Bu kargaada uygarln yeni aamasnda ulusal ve snfsal karlarn sistem gerei ne karlmasnn pay byktr. Din savalaryla elikiler zlmeyince, felsefeye daha ok i dt. 1618-1649 yllar arasndaki savalar son din savalardr. Ayn 17. yzyl felsefi devrimin yzyldr. Yunan ve Roma toplumunda sorumlu rol oynayan felsefe, yeni uygarlk toplumunda baat ideoloji biimidir. Byk felsefi ekoller doar. Bir yandan Tanrnn ld ilan edilirken, dier yandan rtk krallarn balar uurulur. Bizzat tanrlaan ulus-devletle birer plak kraldan baka bir ey olmayan kapitalist devletler devri balar. Birinci byk zellii, ideolojik olarak felsefenin dnce ve inan biimi olarak putperest dinlerden daha ok benimsenmesidir. Felsefe anlam patlamasna yol ayor. Tm felsefi eilimlerin tohumu bu dnemde serpilmitir: dealizm, materyalizm, metafizik, diyalektik 9

muhteval tm dnce biimleri dou ve tartma ans bulmulardr. Sokrates ncesi doa felsefesi ncelikli iken, Sokratesle birlikte sonras toplum felsefesi arlkl olmutur. Toplumsal sorunun bymesi (bask ve smr) bu gelimede rol oynar. u hususu bir kez daha belirtelim ki, toplumsal sorun demek, kent-ticaret-devlet-ynetici zincirinin kurulmas demektir. Ayrca maddi uygarlk olarak kent, felsefi dnceyi zorunlu hale getirmede etkilidir. Kentin kendisi organik toplumdan kopu anlamna gelir. Dolaysyla doadan kopmu bir zihniyet kent ortamnda kolaylkla biimlenir. Her tr soyut, kaba metafizik ve materyalist dncenin ana rahmi, evreye ihanet temelinde kurulan kent uygarldr. Demek ki felsefe bir yandan dncede bir hamle iken, dier yandan evreye yabanclamann bir dier dnce biimidir. Felsefi bilgiyi yayan Sofistler bir bakma dnemin (Avrupada 18. yzyl aydnlar) aydnlardr. Durumlar elverili aile ocuklarna parayla ders verirler. Rahiplerin din icatlar ve tapnak insanlar oluturmalar gibi, filozoflar da kendi okullarn olutururlar. Bir nevi kendi kiliselerini (meclislerini) kuruyorlar. ok tanrl dinler gibi ok sayda felsefi okul oluuyor. Her okul sanki bir din veya mezhepmi gibi yorumlanabilir. Dinler de nihayetinde bir dnce biimi olmalar nedeniyle geleneksel, kurumlam ve inan biimini alm felsefe saylabilir. Aradaki fark birbirine tamamen zt olarak kavramamak gerekir. Din daha ok ynetilen halkn ideolojik gdas iken, felsefe gelikin snftan genler ve aydnlarn gdasdr. Eflatun ve Aristo bir nevi rahiplerin kenti kurma, koruma ve kurtarma grevlerini felsefi gzlkle baarmak isterler. Filozoflarn da esas uras, site devlet ve toplumunun daha iyi nasl ynetilip korunaca, ncelikle en iyi hangi temellerde kurulacadr. Felsefe kurgusal yan ar basan zek kaynakl olsa da, somutu gzlemeyle srekli balantlandrr. Duygusal zekyla ban hepten kopartmaz. Soyutlama gc en yksek dnce biimidir. Bilime katks dinden daha nceliklidir. 4-Bilimsel Yntem Bilimin aslnda felsefeden fazla fark yoktur. Bilim deney temeli daha gelikin felsefe olarak da yorumlanabilir. Her iki doay gzlem ve deneyle anlamlandrmaya alrlar. Dorusu da budur. Fakat dinin sorduu niin sorusuna yantlarnn olmamas en nemli eksikliidir. Doann nasln cevaplandrmak, yaamn yeterli yant olamaz. Koca bir evreni niinsiz, nedensiz, amasz varsaymak pek arzuya ayan bir yaklam olamaz. Yaamn niinine yant olmayan bilim, sonuta kleletirici iktidara ara olmaktan kurtulamaz. Bilimin felsefe ve dinden (niin ve ama sorunsallna ilikin) ayrtrlmasnn kapitalistik zihniyetle ok yakndan balantl olduunu gl bir tez olarak ileri srmek durumundaym. yle kantlayabilirim: Din ve felsefe, hatta mitoloji toplumun hafzas, kimlii ve zihnen savunma gcdr. oka arptlsa, kendine kart klnsa da, sosyolojik bir gerekliktir. Tarihle, hafzasyla ba kopartlm bir toplum ve bylesi bir toplumun bilimi ancak gncel iktidara hizmete koturur ki, bu da kapitalizmdir. Kapitalizmde mitoloji, din ve felsefe neredeyse be para etmez bir duruma indirgenmitir. Neden? Cevap aktr. Binlerce yl din, felsefe, efsane toplumun yarklarnda pusuya yatm kapitalist unsurlar (tefeci, dengesiz fiyat farkn kullanan speklatrler) hep dladklar, kendilerine meruiyet tanmadklar iin. Din, felsefe ve efsane toplum dncesinde yerini koruduka, duygusal zek toplumda arln srdrdke, kapitalizmin baat hal gelmesi olanakszdr. Hibir iktidar bu zihniyet -dolaysyla ahlakortamnda kapitalizme meruiyet kazandramaz. Dayand bir sosyo-ekonomik dzen halinde savunamaz. Kapitalizmin dnya sistemi haline gelmesinde bilimsel metot anlay nemli rol oynar. Roger ve Francis Baconla Descartesin nclk ettii yeni yntem anlaynda zne ve nesne ayrm zenle belirtilir. Ortaan dogmatik ynteminde zne ve nesneye pek yer yoktur. Glgemsi bir ilevleri vardr. Rnesansla ayaa kalkan Bat Avrupa, Hristiyanlkta reformla ve felsefi aydnlanma devrimiyle zne ve nesnenin grnmnde yeni bir a amtr. nsann znelliiyle dnyann nesnellii iki temel faktr olarak yaamda bakeyi temsil ederler. Tanr szn esas alan dogmatik yntem ahlakla birlikte nemini yitirir. Daha dorusu, eskinin rtk krallar ve maskeli tanrlar yerine, plak krallar ve maskesiz tanrlar dnemine geilir. Bunda kapitalistik smr tarz temel drtdr. Kr ad altnda gerekletirilen istismar her bakmdan toplumun 10

alglann deitirme zorunluluunu duyar. Yeni bilimsel yntemin altndaki temel etken bu zorunluluk veya ihtiyatr. nsanlk ve doa ok byk bir istismara uratlmakla kar karyadr. Toplumun bu istismar kolay kolay kabul edemeyecek olan vicdan (ahlak) ancak byk bir zihniyet deiiklii ile yeniden ina edilecektir. te bunun iin temel doruluk yolu olarak ynteme byk ilev decektir. Descartesin kkl bir dnm iin byk bir phecilik hastaln yaad, her eyden phe ettii, bunun sonucunda Dnyorum, o halde varm yargsna snd mehurdur. Baconlarn nesnellik iin byk zen gsterdikleri iyi bilinir. Birincisi bireyin bamsz dnebilmesine kapy aralarken, ikinciler nesne hakknda bireyin diledii gibi tasarrufta bulunabilmesine kapy aralar. Nesne-zne ayrm zihniyet hegemonyasnn adeta kilididir. Grnte bilimsel yntemin vazgeilmezi olan nesnellik ilkesi, aslnda znelciliin hkimiyeti iin gerekli bir n aamadr. Ynetmek iin zne olmak gerekir. Doal olarak ynetilenlere den rol nesne olmaktr. Nesne olmak eyalamak, eya gibi ynetilmektir. Eya, dolaysyla doa olarak nesne, znenin diledii gibi ynetme erki haline geliinin yntemsel ifadesidir. Hem de bilimin aments olarak. znenesne ayrmnn Eflatuna kadar giden bir kkeni vardr. Eflatunun nl idealar dnyasyla basit yansmalar ikilemi benzer tm ayrmlarn temelidir. Bunun mitolojik temelini ise harikulade biimde Smer ve Msr toplumlarnda gzlemliyoruz. st hiyerarinin tanrsal ykselii, yceltilii, altndakilerin ise kullatrlmalar asli kkenidir. Yaratan-yaratlan, yneten-ynetilen ikileminin zihinsel ifadesi tanr-kul, kelam-eya, mkemmel idealar-basit yansmalar biiminde gelie gelie zne-nesne ayrmna varyor. Ruh-beden ayrm da bu kapsamdadr. Bunun siyasi anlam demokrasinin inkr, oligari ve monarinin nnn almasdr. Bilimsel yntemde nesnellik kavramn yeniden ve ok derinlikli olarak yorumlamak gerekir. Analitik dnce dnda, insan bedeni de dahil, tm doann (canl ve cansz) nesne olarak tanmlanmas, esasta kapitalizmin doay ve toplumu smrsnde ve tahakkm altna almasnda kilit bir ileve sahiptir. zne ve nesne ayrmn derinletirmeden ve byk bir meruiyete kavuturmadan, yeniaa ilikin zihniyet dnm salanamaz. zne analitik dncenin en meru geerli faktr iken, nesne de zerinde her tr speklasyonun yaplabilecei maddi edir. Dier bir deyile objektiviteyi temsil etmektedir. Bu ayrm uruna byk kavgalar verilmitir. Kiliseyle bilimin kavgasn salt doruluk hakknda bir ekime olarak grmemek gerekir. Bu kavgann altnda byk toplumsal mcadeleler sz konusudur; bir anlamyla ahlak ykl eski toplumla ahlaki rtden soyunmak isteyen plak kapitalist toplumun ekimesi vardr. Mesele salt kilise ve bilim ekimesi de deildir. Daha genelinde toplum vicdannn tm tarihi boyunca muhafaza ettii, istismar yasaklayan, lanetleyen ve gnah sayan sistemle toplumu hibir yasak, gnah ve lanet tanmadan smrye ve tahakkme ardna kadar amak isteyen kapitalist yeni toplumsal projenin atmas sz konusudur. Nesnel yaklam bu projenin kilit kavramdr. Analitik dncenin nesnellik kavray altnda operasyona yatramayaca hibir deer yoktur. Sadece insan emei deil, tm canl ve cansz doa tasarruf altna alnp mlkletirilebilir. nceleme ve aratrmalara tabi klnp zerinde her trl smrye hak kazandrlabilir. Sekin zneler dnda her ey mekanik olarak deerlendirilip acmaszca tahakkme ve istismara tabi tutulabilir. Doaya ve topluma kar temel zne olarak rgtlenen birey-vatanda-ulus-devlet toplumu, yeni maskesiz tanrlar olarak, soykrmlardan evreyi yaanmaz hale getirmeye kadar her trl lgnl yapma kudretine sahip yeni icatlardr. Eskinin Leviathan artk kudurmu gibidir. Hkmetmeyecei, paralamayaca bir nesne yok gibidir. Nesnel yaklam bilimsel yntemin son derece masum bir kavram gibi alglamann byk felaketlere, sapmalara ve ortaadan kalma engizisyonlardan daha acmasz katliamlara yol at iyi anlalmaldr. Nesnel yaklamn hi de masum bir bilim kavram olmad nemle belirtilmelidir. Bilimsel yntemin kendisi en byk snfsal blnme arac olarak kavranmadka, sosyolojinin gnmzdeki ilevsizlii ve iflas durumu aklanamaz. Aka belirtmeliyim ki, en iddial toplumsal bilim geinen ve bir dnem benim de yle saydm bilimsel sosyalizmin iflas etmesinde de nesnel bilimsel yntemin belirleyici bir rol vardr. 11

Bilimsel sosyalizmin ve tm trevlerinin uzun sreli uygulama ve toplumsal sistem inalarndan sonra iten zlerek yklmalar veya direkt devlet kapitalizminden zel kapitalizmlere dnm geirmeleri, temellerindeki bilimsel yntemden, onun nesnelletirme anlayndan ileri gelmektedir. Yeri geldike bu konular kapsamlca aacam belirtmekle yetiniyorum. Yoksa sosyalizm mcadelesine byk inan ve abayla katlanlarn drst niyetlerinden asla kuku duyulamaz. zne-nesne ayrmna temel rol atfeden tm bilimsel yaplar bamszlklarna ok dkndrler. yle ki, bunlar her tr toplumsal deer yarglarnn stnde hareket ettiklerini iddia ederler. Bilim adna belki de yaplan en byk sapma bu iddialarda gizlidir. Belki de hibir ada kapitalist ada olduu kadar bilimin hkim sistemle btnlemesine tank olunmamtr. Ynteminden ieriklerine kadar bilim dnyas hem sistemin en byk ina gc, hem de meruiyetini salayan ve koruyan gtr. Kapitalist an bilim yntemi ve bu temelde oluan bilimleri, gerek sistemin krsal ileyiinin, gerekse bunun yol at ve toplumun tm i ve d halkalarn kaplayan savalar, krizler, aclar, alk ve isizlik, evre ykm ve nfus patlamalarnn esas salayc, yol ac gcdr. BLM GTR zdeyii bu gerein iftiharla dile getiriliidir. Belki de bunda kt olan ne var denilecektir. Masumiyet ve meruiyet zrhna brnen sistemden bu sesler, yarglar rahatlkla dile getirilirken, en doal tutum ifade edilmi olur. Eer gnmzde kapitalist modernite tm parametrelerinde srdrlemezlik iaretlerini veriyorsa, bunda en byk pay sahibi dayand bilimsel yntemdir. Dolaysyla sistem eletirisini dayand yntemde ve ortaya karlan bilimsel disiplinlerinde gelitirmek yaamsal neme sahiptir. Sosyalist eletiri de dahil, tm sistem eletirilerinin temel zaaf, sistemin dayand ve onu var klan yntemin aynsn kullanmalardr. Hlbuki o ynteme dayanarak ina edilen toplumsal gereklik, ayn yntemle ne kadar eletirilse de, ayn sonula karlamaktan kurtulamaz. oka bilinir, nceden izilen yollarda yryenler, o yollarn vard ky ve kentlere ulamaktan baka bir yere varamazlar. Bilimsel sosyalizm de dahil, sistem kartlarnn bana gelen de budur. Deerlendirmelerimde zne ve nesne ayrmnn snfsal ve toplumsal karakterini temel almaya byk zen gsteriyorum. nk masum gibi gzken bu iki kavram, srdrlemez hale gelen modernitenin ontolojik (varolu) nedenleridir. Sanld gibi bu kavramlarn bilimsel kazanmlarla ilikisi yoktur veya izafi karakterli olmaktan masun deildirler. En azndan ortaadaki dogmatik yntem kadar saplantl bir doa ve zne anlayna sahiptirler. zne ve nesne ayrmn aka yapmakla yaamn kavranmak istenmesi, insan yaamn ortaadan daha geri ve silik klmakta ve maddi bountuya tamaktadr. Dogmatik yntemin nefessiz brakt ve zgrlkten yoksun kld insan yaam, kapitalist modernitede zne-nesne ayrmna dayal olarak parampara edilmektedir. Yaamn tm alanlarnda derinden bir yarlma ina edilmektedir. Bilimsel disiplinlerle btnln hcrelerine kadar paralanmasyla yitirilen en byk deer, toplumsal yaamn mekn ve zamanla kaytl btnl ve blnmezliidir. Gnmzdeki yaam skmas kadar znden, meknsal ve zamansal dayanaklarndan kopartlm yaam trajedisinden daha vahimi dnlemez. Kaderlerin en ktsyle kar karyayz. Toplumsal kanserleme bir alegorik yaklam deil, yaama kar en anlaml bir sistem yorumudur. C-YNTEM VE HAKKAT ARAYIININ TARHSEL ANLAMI Kar eletiriyle yeni bir yntem nermiyorum. Bu tmyle yntemsizlii nerdiim anlamna da gelmez. Sadece insan yaamnda deil, tm canl ve cansz doa yaamnda da bal kalnan yolun, yntemin, yasalarn ifade ettii hususlarn farkndaym. Yol ve ynteme deer bimekteyim. Ama yntem ve yasa anlaynda her zaman deterministik bir z tanrken, bundaki srar ve kalcln gelimenin ve zgrln inkrna varabilme tehlikesi tadn da nemle belirtmek durumundaym. Yntemsiz, yasasz evrenlerin varln dnmyorum. Ama evreni sadece matematik bir dzene sahipmi gibi ele alan Descartes mekanizminin temel olduuna da inanmyorum. Matematik ve yasa mantnn hastalkl olduuna dair derin 12

kukularm vardr. Matematik ve yasa icats Smer rahipleriyle gnmzn bilimsel zihniyeti arasnda byk benzerlik gryorum. kisinin de ayn uygarl temsil ettikleri kansndaym. Yntem kart olmak ne tamamen yntem inkr, ne de alternatif yntem arama anlamna gelir. zgr yaam seeneine daha yakn yorum imknlarna ak olmann daha yksek deer tadn belirtmek gerekir. Eer hedef yaamn anlamna varmaksa, yntem buna araclk etmelidir. Kendi bana byk endstriyel retim ve byk devlet insanla mutluluktan ok sava ve ykm getirmilerdir. retim ve g birleince, anlamdan daha ok uzaklatrmaktadr. Birikim sahipleri yaam karsnda her zaman en byk anlayszlklar sergileyen kesimlerin banda gelmilerdir. Toplumda birikime hep pheyle baklr. Yntem sorunundan kurtulmak veya bu sorunu amak kkl anlamlar ierir; iinde yaanlan a ve uygarlkla hesaplamay gerektirir. Tarihsel zamanlarda bunun arpc rneklerine rastlamaktayz. Kapitalizme, onun tm modern kurum ve kalplara damgasn vuran yntem ve bilim disiplinlerine radikal eletiri getirmeden, bu temelde bilimin zgr yaam daha yakn klan yeniden inasna ynelmeden k aramak beyhude bir abadr. Modernite-postmodernite ikilemine katk sunmak niyetinde deilim. Bu konuda sergilenen birok yaklama sayg gstermekle birlikte, sorunun znden uzak kalnd kans halen yaygndr. Postmodernite, modernitenin yeni klflar altnda kendini srdrmesi olarak da deerlendirilmektedir. Kendi yorumumu HAKKAT REJM kavram ad altnda sunmak durumundaym. Bir alternatif yntem arayndan ziyade, yanlglarla yklenmi ve zgrlk deerinden uzaklatrlm yaam sorunlarndan k yolu aranmaktadr. phesiz insan toplumunda hakikat arayl hep olagelmitir. Mitolojilerden dinlere, felsefeden gnmz bilimlerine kadar birok seenek bu araylara yant olarak belirmitir. Yaam bu seenekler dnda yaamak dnlmedii gibi, sorunlar yumann bu seeneklerden kaynakland gibi bir ironi de inkr edilemez. Yani ne onsuz olunur, ne onunla olunur dilemmas (ikilemi) sz konusudur. Fakat yaadmz modernitenin benzersiz bir fark vardr. Modernite birok alanda srdrlemezlik snrlarna dayanmtr. Bir rpda sayarsak artan nfus, kaynaklarn tkenii, evre ykm, snrsz byyen toplumsal atlaklar, zlen ahlaki balar, yaamn mekn ve zamandan kopuu, byk stresli ve bysn, iirselliini yitirmi yaam, dnyay le evirecek nkleer silah ynaklar, sonu gelmeyen ve tm toplumsal bnyeyi saran yeni sava trleri gerek bir maheri artrmaktadr. Bu aamaya geliin kendisi bile Hakikat Rejimlerimizin iflas ettiini gstermektedir. Umutsuz bir tablo sergilemek durumunda deilim. Ama karmzda, iimizde yiten yaama kar sessiz kalacak, lk atmayacak halde de deiliz. Umutsuz olmayalm, gzyalarna boulmayalm. Fakat bunun iin are gerekir. Hakikat araymz bo bir aba myd, yoksa karanlk gler andan m geiyorduk? Byk yanllklar nerede ve ne zaman yapld; saplantlara nerede ve ne zaman girildi? Kapitalist modernitenin gcn ezici biimde yanlgl toplum inalarndan aldna eminim. Buna kar byk mcadelelerin verildii inkra gelmez. Baar diye sunulan sistemlerin bana gelenler de ortadadr. O halde sistemin hep iddia ettii gibi, yaanlan son ve ebedi dnya mdr? Baka bir dnya mmkn deil midir? Gncel olarak sorulan sorular tekrarladmn farkndaym. Fakat birok noktada dlen yntem hatalarndan bilim disiplinlerindeki yanllklara, iktidar ve ekonomi yorumlarndan hukuk ve estetie hkmeden tahakkmc anlay ve kurumlamalara kadar birok olgunun iyzn sergileyecek durumda olmay kmsememek gerekir. Bu anlamda bir denemeye girime gcn kendimde gryorum. Bunu zgrlk deerlerine kar sergilenmesi gereken bir bor, bir grev olarak da deerlendiriyorum. nsan dncesine hkmeden iki temel kalp olan znel-nesnel, idealist-materyalist, diyalektik-metafizik, felsefi-bilimsel, mitolojik-dinsel gibi blnmeler anlam zayf klm ve arptmtr. Bu ikilemlerdeki derinlemeler, kapitalist moderniteye yol aan temel yntem hatalardr. Uygarlk tarihi boyunca dnce ve inanlarn bu ynl geliimi, gelitirilmesi iktidar ve istismar sahiplerince hep desteklenmi ve kurduklar sistemlerin srdrlmesinde temel meruiyet roln oynayarak kapitalizmde zirvesine tanmlardr. Bu ikilemlerin soyut bir tarih gibi yorumlanmas da esas olarak yrrlkteki iktidar ve smr sistemlerinin yararnadr. Eer insanlk zihniyeti bu ikilemlerle bouturulmasayd, hibir iktidar ve istismar dzeni tarihte bu denli etkili olmazd. Zihniyet savalarn bu ikilemler etrafnda srdrmek, adeta ehvet gibi 13

daha ok iktidar ve smr arzusuna yol aar. Hakikat arayclar, bu ikilemlerdeki baarlar orannda, iktidar sahiplerinin yannda ve smr odaklarnda kendilerine hep sekin yer bulmulardr. Hakikat iktidardr, iktidar hakikattir deyimi byk geerlilik kazanmtr. Buradaki hakikat rejimi, siyasi istismar rejiminin en salam mttefiki konumundadr. Bu ittifakn sonucu ise, daha ok bask ve istismardr. Bunun sonucu ise, zgr ve anlaml yaamn yitimidir. O halde bu hakikat rejimini brakmak, yntem itibariyle yaplmas gereken ilk ciddi iimiz olmaldr. Aslnda negatif bir duru gerekiyor: Sistemin hakikat rejimine her cepheden olumsuz davranmak! Kuru bir cephe altan bahsetmiyorum. Onu zerek kar duruun sergilenmesi gereini belirtiyorum. Sadece iktidar alarna kar deil, smr odaklarna kar da ancak bu odaklarn her yerinde karlarnda anlaml direni ve topluluk ina abalar gelitirilirse, sistem pf noktasndan yakalanm ve zlmeye balanm olacaktr. Tm toplumsal inalar zihniyet rndr. Sylenenin aksine, eller ve ayaklar toplumu ina etmez. yle olsayd, karmzdaki dnya bambaka olurdu. Tarihin tm nemli olaylar, gelime sreleri ve yaplanmalar etkili zihniyetler ve iradelerinin eseri olarak ortaya kmlardr. Marksist yntemin en byk hatalarndan biri, devrimi zihniyet alanlarnda younlatrmadan, yeni toplumsal inay gnlk bask ve istismar altndaki proleterden beklemesidir. Marksistler proleterin yeniden fethedilmi kle olduunu grememilerdir. zgr ii safsatasna bizzat dmlerdir. Dier hatalarla birlikte bunun sonular bilinmektedir. O halde insanln bilimsel kazanmlarna da anlam vererek kazanmamz gereken zihniyet nasl olmaldr? Bu soruya daha ak yant vermek iin znellik ve nesnellikten kaynaklanan, ama sonuta ayn kapya varan iki zihniyet duruunu daha derinliine deifre etmeliyiz. Birincisi, nesnelliin, oka iddia ettii gibi, doa ve toplum yasalarnn olduu gibi ifadesi olmaddr. Derinliine aratrlr ve fark edilirse, nesnel yasallln eski tanr sz deyiminin modern biimi olduu grlecektir. Bu nesnellikte hep doa ve toplumu aan glerin sesi yanklanr. Daha da deilirse, bu sesin zorbann ve istismarcnn hkimiyetinden kaynakland anlalr. Nesnel zihin ve duyduu sesler dzeni, uygarlk sistemleriyle yakn balara sahiptir. Bu sistemlerce terbiye edilmiler ve kulaa aina klnmlardr. Nesnelerden yeni bilgiler kopartlsa dahi, bunlar annda sistemin yerlerine eklemlenirler. Her yeni buluun, teknik sistemdeki sahiplerince ya nceden ya sonradan binbir bala balandklarn iyi grmek gerekir. Aksinde srar edilirse, demden brahime, Maniden Hallac- Mansura, Saint Pauldan Giordano Brunoya kadar gelen tarihsel rneklerinde grdmz gibi sistem tanrlarnn gazabna uratlrlar. Nesnel olma geree ve adalete yakn durduunda binbir dmanla karlar. Nesnel olma eer gerekten algnn, gnl gznn grd eyse ok deerlidir; zgr yaam deerine balandnda gerek bilgelie de gtrr. Ama bunun iin Hallac- Mansur ve Bruno gibi dnce savas olmay gze almak gerekir. Bilimsel yasalar asndan nesnellikten iki ynl sonu karlabileceini zenle bilmek gerekir. Hangisinin kurulu hkim sistemin, hangisinin gerein yansmas olduunu bilmek byk ura ve direni gerektirir. Daha ok analitik dnceye ait olan nesnel dnce tarz duygusal zek kaynakl anlk sezgisel dncelerle bantl klnmazsa, tarihte ikinci bir dinozor roln oynayacaktr. Atom bombasn douran canavar, kapitalist modernitenin analitik dnce yapsyla tehiz edilmi eski Leviathann yeni versiyonudur. Bahsettiimiz olumsuz tablonun sorumlusu da bu yeni versiyondur. Ulus-devlet biimindeki maskesiz yeni tanry incelediimizde, nesnel analitik dncenin neye kadir olduunu daha yakndan greceiz. Nesnelliin kar kutbunda yer tutan znellik, geree igryle, nesnesiz speklasyonlarla varlaca iddiasndadr. Bu, Eflatunculuun bir biimidir. Kendi bana brakldnda, nesnellik gibi yanlma ve saplant yn hemen aa kar: Gerek duyumsand, hissedildii kadardr. Bu bir ynyle varoluulua kadar varr. nsan kendini yarattndan ibaret sayar. Adna birok dnce ekol kurulmasna ramen, nesnellik gibi sistemde yer almakta geride kalmaz. Doa ve toplum anlaynda sbjektivizme (obje inkrcl) dmesi, bireyciliin gl dayana olmasna gtrr. Modernitenin bireyini egoist yapan anlay, znelcilikle yakndan balantldr. Bunun salkl ben yerine bencillie yol amas, tketim toplumuna gtren temel gdmlenime balanr. 14

znellik ne kadar benlik, o kadar hakikat saplantsndan da sorumludur. Kapitalist sistem bu dnce yapsna ok ey borludur. Bata edebiyat olmak zere, sanat alanna yanstlan bu dnce tarz sanal dnya yaratmyla sonulanmtr. Sanat endstrisi araclyla tm toplumu etkisi altnda tutarak, sisteme muhta olduu meruiyeti katmanl olarak salar. Toplum anlk olarak sanal bir dnyann bombardman altnda tutulup, z dnm olanan hep yitirmeyle kar karya braklr. Hakikat bir simlasyon (kopyalama) dnyasna indirgenir. Asl ve kopya arasndaki ayrmn anlam kalmaz. Bir igr olarak znelliin olumlu yan, duygusal dnce ile daha yakndan balantl olmasdr. grde his ve sezgilerle kefetme gl bir yandr. Tasavvuf ve Ortadou bilgeliinde, igr yntemiyle doa ve toplum btnl yakalanmaya allmtr. Bunda epey de mesafe alnmtr. Halen gl bir kaynak olarak ilevsel klnabilir. Batnn nesnelciliine kar Dounun znelcilii doaya ve topluma ahlaki yaklamda stn bir konuma sahiptir. znelcilik de, nesnelcilikte olduu gibi kendini tanrnn sesi olarak yanstma hastalna ska dmtr. Bu ynyle ikisi birleir. sel ve aknsal tanr, doa ve toplum yaklamlar bu ynleriyle sistemlerin maskeli ve maskesiz tanrlar durumundaki rtk ve plak krallklara hizmet aracna dnmekten, eklemlenmekten kurtulamazlar. Gnmzde, daha dorusu kapitalist modernitede nesnelcilik pozitivist okul ve niversite kurumlaryla, znelcilik ise her trl ruhuluk ve dincilik kurumlaryla salam yer tutup iki ynden meruiyet retirler. Birer hakikat ynteminden, rejiminden ok, sistemin yadanl roln oynarlar. ktidar ve istismarn merulatrc kadro ve kurumlar olarak, plak zor ve smr kurumlar kadar ilevsellie sahiptirler. Bir kez daha karmzda iktidar hakikattir, bilim gtr deyiiyle btnleen sistem gleri sz konusudur. Hakikat aray, irket olarak da deerlendirebileceimiz sermaye-bilim-siyaset geninde somutlaan oyunun addr. Bu oyunun dnda her hakikat aray ya sistemin dmandr, yok edilir, ya da ilerine ekilerek eritilmeye allr. Anlamn byk yitimi karsnda maddi uygarln en gelikin aamasyla kuatlm bulunmaktayz. Sermaye-bilim-politik g emberinden kurtulu nasl salanacaktr? Nietzscheden Michel Foucaultya kadar zgrlk filozoflarnn cevabn arad bu soru kolayca cevaplandrlacak cinsten deildir. Modernite karsnda idi edilmi toplum ve insann lm yarglarna giden bu filozoflar anlamak gerekir. lm kamplar, atom bombas, etnik temizlik savalar, evre ykm, kitlesel isizlik, yaamn ar skmas, kanserde art, AIDS tr hastalklar bu yarglar dorulad gibi, kar hakikat araylarn da o denli ivedi ve gerekli klmaktadr. Tarihsel dnemin yeni deiik yntemler ve hakikat kurgulamalar asndan verimli olduunun tespiti, toplumun topluluklar dzeyinde yeniden ina edilme ansn arttrmaktadr. zgrlk ve eitlik topyalarnn ina edilmi toplumsal yaplanmalar halinde somutluk kazanmalar gnn pratik grevleri mesafesindedir. Gerekli olan, girilen yolun bilimsel deeri ve zgrlk iradesinin gcdr. Hakikat aknn zgr yaama yaklat dnemden bahsediyoruz. zdeyiimiz udur: HAKKAT AKTIR, AK ZGR YAAMDIR! O halde hem yntem, hem hakikat rejimi olarak akla zgr yaamn peine dmeden ne gerekli olan bilgiye eriebiliriz, ne de yeni ncllkler ve toplumsal dnyamz ina edebiliriz. Varsaymlarmz nda bilgilenmeyi ve nc yaplanmalar daha yakndan aratralm. D-EVRENSEL HAKKATN YETKN KAVRANII NSANIN YETKN KAVRANIINDAN GEER Aratrmamza Bacon ve Descartesin ncllerini reddederek balayalm. zne-nesne ve ruh-beden ikilemini reddettikten sonra insan temel almak, her bakmdan daha uygun bir balang olabilir. nsan merkezli bir dnyadan bahsetmediimiz gibi, hmanist bir yaklam da konu edinmiyoruz. nsandva younlaan gereklikler toplamn konu edinmekteyiz. 1-Maddenin yap talar olarak atomlar, hem say hem dizili olarak insanda en zengin bir varla ve bileime sahiptir. 15

2- nsan biyolojik dnyann tm bitkisel ve hayvansal yaplarn temsil etme avantajna sahiptir. 3- Toplumsal yaamn en gelikin biimlerini gerekletirmitir. 4- ok esnek ve zgr bir zihniyet dnyasn temsil etmektedir. 5- Metafizik yaayabilmektedir. Tm bu zelliklerin insanda i ie, btnlk dhilinde ayn anda yaanmasnn rnei olmayan bir bilgi kayna olduu aktr. Btnlk iinde bu kayna anlamak, bilinen gereklemi evreni anlamakla zdetir. En azndan anlamak iin doru bir balang deerindedir. Bilimin en son vard snrlar olarak kuantum ve kozmos bize hayli ilgin yaklamlar sunmaktadr. Atom alt parack ve dalga fizii olarak kuantum bambaka alanlar amaktadr. Sezgili, zgr tercihli dzenlerden tutalm, ayn anda farkl iki ey olmak, insan yapsndan tr belirsizlii asla tam aamama kuralna kadar tespitlere ulalmaktadr. Kaba, cansz madde anlay tamamen bir tarafa braklmaktadr. Tersine son derece canl, zgr bir evren karmza kmaktadr. Burada asl muamma insanda, zellikle zihniyet durumunda yaanmaktadr. dealizme, sbjektivizme dmekten bahsetmiyoruz. oka ilenen benzer felsefe tartmalarna girmiyoruz. Evrende bu kadar eitlilie kuantum snrlarnda yol ald tamamen anlalmaktadr. Artk atom paracklarnn da tesinde, dalga-parack evreninde olup bitenlerin bata canllk zellii olmak zere, varlklarn her eidini oluturduunu grmekteyiz. Kuantum sezgisellii derken bunu kastediyoruz. Kaba, cansz maddeden nasl bu kadar bitki, iek, canl ve insan zeks treyebilir? Her ne kadar canl metabolizmas molekler temelde olumaktadr denilse de, molekllerin atom ve atomlarn parack, paracklarn dalga-parack dzeni ve tesinde olup bitenler izah edilmedike, doal eitlilii yetkin izah edebilmemiz mmkn grnmemektedir. Ayn zmleme tarzn kozmosa ilikin de yrtebiliriz. Evrenin byklnn son snrlarnda (eer varsa) olup bitenler de kuantum alanndaki olup bitenlere benzemektedir. Burada karmza canl bir evren anlay kmaktadr. Evrenin kendisi zihni ve maddesi ile bir canl varlk olamaz m? Kozmolojide gittike tartlacak bir sorudur bu. Kuantumla kozmosun orta yerinde duran insana da mikro kozmos diyoruz. kan sonu udur: Her iki evreni, kuantumu ve kozmosu anlamak istiyorsan insan z! Gerekten insan tm alglamalarn znesidir. Ne kadar bilgimiz varsa insan rndr. Kuantumdan kozmosa kadar tm alanlarn bilgisi insanlarca gelitirilmitir. Esas incelenmesi gereken, insann alglama srecidir. Bu bir anlamda evrenin imdiye kadar llebilen yaklak 20 milyar yllk evrim tarihidir. nsan gerekten bir mikro kozmostur. nk onda kuantum dzeni ilemektedir. Atomalt parack ve dalgalardan en gelimi DNA molekllerine kadar maddenin geliim tarihini grmekteyiz. laveten bitki ve hayvanlarn en alt evresinden insana kadar tm geliim srelerinin tarihini de grmek mmkndr. Dolaysyla insann evrenin bir zeti olduu bilimsel bir yargdr. nsan yorumumuzu daha da gelitirirsek u varsaymlar ileri srebiliriz: nsann olutuu tm materyallerin canllk, sezgisellik, zgrlk zellikleri olmasayd, tm bu zelliklerin toplu ifadesi olarak insan canll, sezgisi ve zgrl de gelimeyecekti. Olmayan bir eyden yeni bir ey domaz. Bu tespit cansz madde anlaymz rtmektedir. phesiz insan tr bir organizasyon ve toplum olmadan, bilgili varlk gelimez. Ama bu organizasyon ve toplumda rol oynayan materyalin bilgisel, sezgisel, anlamsal, zgrlksel zellikleri olmadan da bilginin vcut bulamayaca anlalr bir husustur. Doruya daha yakn gr, kozmos ve kuantum evrenindeki oluum zelliklerinin insanda da yaanddr. Tabii kendi zgnl temelinde bu yasalar ilemektedir. Evrenler insanda dile gelmektedir. kan sonu, evrenin yetkin kavran insann yetkin kavranndan geer. 1-Maddenin Yetkin Tr Ve Bileimi Olarak nsan Maddenin yap talar olarak atom ii ve atomlar aras oluumlarla canllk arasndaki ba en iyi insanda tehis edilebilir. nsan bir anlamda dnen canl madde dizilii olarak tasarlamak mmkndr. phesiz tasarmlamamz insan madde toplamndan ibaret saymad gibi, maddeyi de tmyle canllk hissi olmayan bir yap olarak grmemektedir. Kendine gre 16

canl hissi olan maddeyle, madde toplamn aan bir insan anlamn ilikilendirmek etin bir anlam sorunudur. Metafiziin kaynan da bu alglamada aramak gerekir. Alglamada younlamamz snrsz esneklikte olup, madde-anlam ikilemini aabilir. Belki de canl ve cansz her eyin amac bu ikilemi amak olabilir. Maddenin amac anlamlamak, anlamn amac da maddeyi amaktr. Akn en lgn soluunu bu ikilemde bulmak mmkn olabilir. Belki de itmeekme ilkesinin kendisi, madde-anlam olarak dnm geirmi olabilir. Evrenin temelinde ak vardr denirken bu ikilemler kastedilmi olabilir. nsanda bu ak en gl temeline oturmu gibidir. Evrenin temel talar olarak parack-enerji ikilemini dndmzde, enerjinin zgrlk demek olduunu ekinmeden vurgularm. Maddi paracn ise, mahkm haldeki enerji paketii olduuna inanrm. Enerji, madde olmayan gerekliktir; bir anlamda maddenin ruhudur. nsandaki maddeyi aratrmak bana doruya en yakn yntem gibi gelmektedir. Modernitenin mthi izole edilmi laboratuarlarnda maddenin doruya daha yakn yorumuna ulamak pek mmkn grnmemektedir. Kald ki, kuantum fiziinde gzlemlenenle gzlemleyen ilikisi asla lye mahal vermemektedir. Gzlemleyen maddeyi deitirdii gibi, gzlemlenen de laboratuar koullarnda gzlemleyenden kendini kurtarabilmektedir. O halde doru alglama ancak insanda i gzlemle mmkn olabilir. Kald ki, insandan daha yetkin bir laboratuar dnlemez. Bu yntemle Demokritos atomu kefedebildii gibi, doru yntemi de ok nceden belirlemi oluyordu. Laboratuarlar ie yaramaz demiyoruz; temel ilkelerin yeri insana ilikin igrdedir demek istiyoruz. lkemizi daha da gelitirebiliriz. Fizik ve kimyann tm yasalarn insanda mkemmele yakn gzlemek mmkndr. Hibir fizik ve kimya laboratuar insandaki zengin dzenek seviyesine yaklaamaz. Doruya daha yakn fizik ve kimya bilgisine insan yapsnda eriilebilir. Gerek madde-enerji dnm, gerek en zengin kimyasal bileikler insan yapsnda alglanabilir. Enerji-madde ilikisinden anlam retmek, yine en zengin biimleriyle insanda mevcuttur. nsan beyninde madde-enerji-dnce birliini yakalamak imkn dahilindedir. nsanda gerekleen bu birlik acaba evrenin de bir zellii olabilir mi gibi dev bir soruya da bizi gtrebilir. nsan esas almada birinci ilkemizin son derece zengin bir alglama potansiyeline sahip olduu anlalmaktadr. Dolaysyla bilgilenmenin esasl bir yolu ve hakikatin neliine (ne olduuna) ilikin salam bir rejim ilkesi olarak dnlebilir. 2-Biyolojik lemin Gelimi Tr Olarak nsan nsanda canllk-canszlk ikilemini en zengin rnekler dahilinde gzlemleyebiliriz. nsandaki canllk gzlemleyebildiklerimiz iinde en gelikin zellikleri ihtiva etmektedir. Canllk geliimi insanda zirve yapmtr. Bununla birlikte madde ksm da bu canllk gelimesiyle i ie, paralel en gelikin bir dzeyi sunmaktadr. Beyin maddesindeki dzenlenile canllktaki gelikinlik halen srlarla doludur. Bilim beyin konusunda ok snrl bir bilgiye sahiptir. Maddenin beyindeki dzenlenme yeteneiyle en soyut dnmeye kadar yetenek kazanm canllk arasndaki balantlar, byk bir keif sorunu olarak nmzde durmaktadr. rnek zenginlii derken bu muhteem organ kastetmekteyiz. Ayrca bata kalp olmak zere dier vcut organlar bal bana birer mucizedirler. Hemen unu da belirtelim ki, insann organ incelemeleri tbba braklamayacak kadar komplekstir. Tm bilimin birlemi haliyle daha anlaml aratrmalara konu edilmek durumundadr. nsan beden-ruh ikilemi halinde tp ve psikoloji sahasna brakmak en byk cehalettir ve cinayet kadar su tekil eder. nsan rneinde gzlemlememiz gereken canllk-canszlk ilikisini aklama konusunda baz varsaymlar aklayabiliriz. Her eyden nce maddede potansiyel olarak canllk yeteneini kabul etmek gerekir. Eer bu yetenek olmasayd, insandaki maddi dzenleni ondaki son derece gelikin duygu ve dnceli canlla elik edemezdi. O halde maddedeki canllk potansiyeline daha gl alglamalarla nasl ulaabiliriz? Birinci cevap, itme-ekme ikilemini potansiyel canllk kavramnn bana oturtmak gerektiidir. Tm evrende gzlemlenen bu asli ilkenin kendisini potansiyel canllk olarak yorumlamak anlaml olabilir. kinci olarak, bu ilkeyle balantl olarak dalgann parack karakterli olmasn gsterebiliriz. Evrendeki varlk-boluk ilke ve ikilemini de bu yaklama dahil edebiliriz. Boluksuz varlk, varlksz boluk 17

dnlemez. Dnce snrlarmz zorlarsak, aslnda varlk-boluk ikilemi aldnda ikisi de ortadan kalkar. Oluan yeni eye ne ad verilebilir? te ikinci dev soru budur. Bazlar buna hemen alageldikleri gibi tanr cevabn verebilir. Oysa bu konuda acele etmemek bizi daha anlaml dncelere gtrebilir. Belki de yaam srrmzn anlamna, cevabna eriebiliriz. Bilindii gibi, itim ve ekim iin dalgann parack karakteri gereklidir. Her ma dalgasnda mevcut bulunan parack karakteri, en yksek hz olan 300.000 km/saniye rakamnn da nedenidir. I yutan kara delik alglamas muammay daha da arttrmaktadr. Inmn hz gc yutulduktan sonra ulalan gereklik nedir? Yantlanmas en zor sorulardan biri de budur. Kara deliklere saf enerji adalar dersek, ma halindeki enerjiye ne diyeceiz? Acaba evren koca bir kara delik-madde ikileminden mi ibarettir? Bu durumda madde, madde olmayann kendini grnr klmas mdr? O halde kendini grnr klan evrene byk bir canl gzyle bakamaz myz? Yaamdaki tm ikilemler acaba bu evrensel ikilemi mi armaktadr? rnein sevgi-nefret, iyilik-ktlk, gzellik-irkinlik, doru-yanl bu evrenselin yansmalar olabilir mi? Sorular sonsuz klnabilir. Daha yakndan tandmz ve bilimini yaptmz sorularla uramak daha retici olabilir. Maddenin younlam enerji birikimi olduu kantlanmtr. Einsteinn mehur denklemi bilinmektedir. l insanla canl insan arl arasnda on sekiz gramlk bir enerji farkndan bahsedilmektedir. Canllk bu durumda zel bir enerji ak sistemi mi olmaktadr? Bu enerji boalm varln koruyarak m kmaktadr? O zaman animizm inancndaki ruhuluk dorulanm veya en azndan dikkate alnmas gereken bir inan olmuyor mu? Evrenin ruhlarla dolu olduu veya Hegeldeki evrensel zeknn (Geist), enerjinin maddenin canllk ruhu olarak deerlendirilmesi ciddiye alnmas gereken bir anlay, alg, yorumlama olmuyor mu? Bu tip sorular daha da oaltabiliriz. Mhim olan canllk-canszlk ilikisinin ne ortaa dogmatizmindeki metafizik yorumlarla, ne de kapitalist modernitenin ruh-beden, zne-nesne ayrmyla hakikate yakn olarak deerlendirileceidir. Ne dtan can veren yaratc g ilkesi, ne de batan beri evrende ruh-madde ikileminden kaynakl yaklamlar yaam zenginliimizi izah edebilirler. Ortaya koyduumuz sorular ve rnekler, insandaki yaam zenginlii zerinde ne kadar younlarsak, gzlem gcmz ne kadar yetkinletirirsek, canl-canllk dahil tm gelimeleri -mucizevi olanlar da dahil- kavrama ansmz arttrabileceimizi gstermekte ve aklamaktadr. Evrende bir adalet ilkesi olduuna inanmak gerekir. Hibir oluum, koullar ve izah olmadan domaz. Doa, oluumda grebildiimizden daha adildir. artlm ve arptlm gzlem yeteneklerimizin kaybndan uygarlk toplumunu sorumlu tutmak daha yerinde bir deerlendirmedir. nsan oluumu da adil gerekleen bir gelimedir. Denebilir ki, tm evrensel dzen, biyolojik lem ve toplumsal kurulularn kendileri insan oluumunun hizmetindedir. Bundan daha byk adalet olabilir mi? Eer toplumdaki byk hiyerarik ve devlet arptmalar bu gerei rtbas etmise, bunun sorumluluu bizzat bu insani arptma glerinde aranmaldr. O zaman da grev bizzat adaletin peindeki insana ait olacaktr. Adalet iin her tr anlam ve eylemi gelitirebilecek olan insandr. Tabii Adalet aryorum diyen insanlar bu greve talip olabilecekleri gibi, gereklerini de anlaml, rgtl ve eylemli klabilecek, srdrebilecek olanlardr. Biyolojik lemdeki byk eitlilii ve evrim kademelerini deerlendirmek ana perspektifimiz dahilinde mmkn grnmekte ve kolaylamaktadr. Bitkilerle hayvanlar lemi arasndaki geii canl ve cansz molekller arasndaki geiler sayesinde daha kolay alglayabiliriz. Bilim bu konularda epeyce mesafe kaydetmitir. Tm yetersizliklerine ve akta kalan sorulara ramen, ciddi anlam zenginliklerine kavumu durumdayz. Bitkiler evreni bal bana bir mucizedir. lkel bir yosundan harikulade bir meyve aacna, imenli ortamdan dikenli gllere uzanmak canllk yeteneinin gcn gstermektedir. Hele gln gzellii orannda dikenleriyle kendini koruma ba arasndaki iliki, en anlamaza bile bir eyler anlatabilir. Evrimin en arpc yan udur ki, bir sonraki aama bir ncekini kendinde tamakta, zenginlemenin paras, yesi olarak korumaktadr. yle ki, en sonul bitki tm bitkilerin bir zeti olarak ana rolnde varlk srdrmektedir. Yani sanld gibi evrim birbirini yok ederek (Dogmatik Darwincilik) deil, zenginletirip oaltarak srmektedir. Tek trden ok tre, ilkel yosundan sonsuz eitlilie kadar geliim sz konusudur. eitlilik ve okluluu bitkilerin dili, 18

yaam olarak grmek gerekir. Onlarn da aileleri, yaknlar, hatta bazen dmanlar vardr. Ama her trn kendine gre bir savunmasnn olmas da ilke dzeyindedir. Savunmadan yoksun bir varlk neredeyse yok gibidir. Gzlemlenmesi gereken dier bir zellik eeyli ve eeysiz remedir. Eeysiz reme ok ilkel bir hali ifade ederken, eeyli yani farkllam tr cinsleri arasnda birleerek reme hkim ilke durumundadr. Ayn birimdeki erillik ve diilik bize gei aamalarndan kalmaktadr. oalmak ve trlere ayrmak iin cinsiyetlerin farkl birimlerde temsili gerekir. Diilik ve erillik halinde farkl birimlere ayrmadan eitlilie ulalamaz. Burada da bir doa harikasyla karlayoruz. Ayn birimdeki diilik ve erilliin bir devam gibi olan akraba evlilik tarz birlemelerde ska rastladmz elimeli, felli trlerin ortaya kmas evrimin gerei olmaktadr. Erillik-diilik farkllamasn, tm evrendeki geliim ilkesi olan olumlu temelde elierek, farkllaarak geliime (pozitif diyalektik de diyebiliriz) balayabiliriz. ok ak ki, ayn kalmakta srar etme gelimenin inkrdr. Her tr mutlak hakikat arayndaki (metafizik dnce) aynlk ilkesinin evreni yorumlayacak yetenekte olmad iyi anlalmaktadr. Evrende her zerredeki ikilem nasl hibir varlkta sorun olarak ele alnmazsa, insan varlndaki ikilem de sorun olarak ilenemez. Varlk neden ikilemlidir? sorusuna verilecek cevap ancak felsefi olabilir. Ontolojik (varlk bilimi) zmleme bu soruya (sorun deil) yant arayabilir. Benim cevabm udur: Varln ikilem dnda baka trl varoluu salanamaz. kilem, varoluun mmkn tarzdr. Kadn ve erkek mevcut haliyle olmayp eeysiz (ei olmayan) olsalar bile, bu ikilemden kurtulamazlar. ift cinslilik denilen olay da budur. armamak gerekir. Fakat ikilemler hep farkl olumaya eilimlidirler. Evrensel zekya (Geist) kant aranacak temel de bu ikilem eiliminde aranabilir. kilemin iki taraf da ne iyi ne ktdr; sadece farkldr, farkl olmak zorundadr. kilemler aynlarsa varolu gerekleemez. rnein, iki kadn veya iki erkekle toplumsal varln reme sorunu zmlenemez. Dolaysyla Niin kadn veya erkek? sorusunun deeri yoktur veya bu soruya ille cevap aranacaksa, evren byle olumak (zorunda, eiliminde, aklnda, arzusunda) durumundadr da ondan diye felsefi bir cevap verilebilir. Daha dikkat ekilmesi gereken bir soru, evrenin neden gelimek istediidir. Daha dorusu, evrenin gelimeci zellii bizzat canllnn bir kant deil midir? Canllk yetenei olmayan bir ey geliebilir mi? Biyolojik lem bu sorunun cevabn daha da kolaylatrmaktadr. Biyolojik gelime iin dier nemli bir sorun, Dnya gezegeninin istisnailiine ilikindir. Gzlemlenen evrende imdiye kadar baka bir canl gezegene rastlanmad sylenmektedir. Bu yaklam epey sorunludur. Bir defa insann tm gezegenleri tespit etme kapasitesi ok snrldr. Sivrisinek ne kadar Dnyay yorumlayabilirse, insan da evreni o denli (belki?) yorumlayabilir. nsann her eyi bilebilecei iddias metafizik dncenin bir kuruntusudur. Bu, tanr yaratmna benzeyen bir yaklamdr. Evrenselde gereklemi bir oluumu saysala bomak pek aklayc olmamaktadr. Kald ki, dnyann hikmetlerini henz kavramann balangcndayz. Kavrayn bizi neyle buluturaca henz mehuldr. Ska sylenen Her canlnn bir evreni vardr anlayn gz ard etmemek gerekir. Yine paralel evrenler anlayn dnmenin de izah edici yanlar olabilir. yle bir rnek verirsek, merammz daha iyi anlatm olabiliriz: nsann bir dokusundaki canl hcre kendine gre bir varlktr. Hatta beyin hcrelerinde dnce gereklemektedir. Bu nitelikte hcreler, evren dndmz kadardr diyebilirler mi? Dier bir yandan bu hcreler insan ve insan dndaki muazzam evrenden habersizdir. Ama bu durum insan ve dier makromikro evrenlerin varln ortadan kaldramaz. Acaba insan da makro evren iinde bylesi bir hcreye kadar indirgeyemez miyiz? Eer buna rahatlkla cesaret edebilirsek, farkl adan evrenlerin varlna hkmedebiliriz. Paralel evrenden kastmz, her evren bir faza (evreye, safhaya), dalga boyutuna balysa, byle yorumlanyorsa, o zaman saylamayacak evren gereklemeleri olabilir. nsan da douran dalga sistemi bu evrenlerden sadece biridir. Bu anlatmlardan kastmz speklasyon gelitirmek deildir. Dar grll amaya alyoruz. Yntem hastalklarnn ve ou hiyerarik ve devlet dzenli zorlamalarn rn olan bilin ve inan arptmalarnn tuzandan kurtulmak istiyoruz. Dnce yapmz sanldndan daha fazla yalan ve arptma makinesi olan hiyerarik ve devlet mekanizmalarnn rndr. Ayrca bunlar birok doru dnceyi de yok etmilerdir. 19

Hayvanlar lemi bal bana bir sistemdir. Balangcnda bitki ve hayvan hcresini ortaklaa temsil eden tre rastlanmtr. Zaten dikkatli bir gzlem, bitkisel lem olmadan hayvanlar lemine gei olamayacan gsterebilecektir. Bitkisel yaam hayvansal yaamn nkouludur. Daha da nemlisi, gelikin bir bitki varl gelikin bir hayvan varlnn kouludur. Potansiyel canllk hayvanlar leminde grme, duyma, ac, arzu, kzma, sevme gibi daha gelikin hislere, duygulara yol aabilmektedir. Srekli yiyecek peinde koma, alk ihtiyacn daha yakndan incelemeyi gerektirmektedir. Aln yoksun kalnan enerji ile ba rahatlkla kurulabilir. Bir kez daha enerjiyle canllk arasndaki iliki karmza kmaktadr. Alk giderildiinde gereklemi olan ey, ihtiya duyulan enerjinin depolanmasdr. Cinsellik ihtiyac da yakndan gzlemlenmeyi gerektirir. Kendini son derece arzulu ve iddetli hissettiren bu ihtiya, yaam srdrme gibi bir fonksiyonu ifade etmektedir. Enerjinin cinsellik oluumundaki younluu yine yaamsallkla ban dndrtmektedir. Fakat cinsellii yaamn tek srdrc etkeni olarak dnmemek gerekir. Belki de en ilkel yaam srdrme olgusu cinsel tarzdr. Bu tarz, niceliksel temelde yaamn srdrlmesidir. eitlenme ve evrim yaamn daha zenginlemi biimlerine yol aar. Ayrca cinsel birleme sadece yaam tutkusunu, gdsn deil, lm korkusunu, daha dorusu lmn kendisini birlikte tar. Her cinsel birleme ksmen lmdr. Baz hayvanlar birletikten sonra hemen lrler. O halde cinsellie youn ballk, yaamn en ilkel halini ve lmn gereklemesini de artrr. Sadece cinsellie mahkmiyet, lm seeneini glendirir. Cinsellik dier sevgi ve gzellik duygularna ne kadar dnr ve yaanrsa, o kadar lmszle yaklar. Sanat eserlerindeki lmszlk bu algnn sonucudur. Cinsel remeyi bir savunma tarz olarak da yorumlayabiliriz. Ne kadar rersen o kadar kendini varm, srecekmi ve savunacakm gibi hissedebilirsin. Yaam tekrarlama niteliinde srdrme garantisi veren cinsel eylemdeki hazz ak olarak deerlendirmek byk hatadr. Tersine, cinsel eyleme dayal haz akn inkrdr. Kapitalist modernite cinsiyetilii kanser gibi oaltarak, ak ad altnda toplumu ldrmektedir. Gerek ak evrenin oluum dilinden duyulan byk heyecandr. Mevlanann lemde ne varsa ak imi, gerisi kyl u kal imi sz hakiki bir ak yorumu olabilir. Ak cinsel hazzn almasna, daha dorusu insan ahlakndaki karlkl zgrlk dzeyinin geliimine baldr. Cinsel ehvet zgrlk yitimiyle, maddi hareketsizlikle de balantldr. Sadece kadn-erkek arasnda deil, tm evren unsurlar arasndaki ak oluum ahengine balamak en dorusudur. Hissin, duygunun geliimi bal bana bir mucizedir. rnein grmeyi nasl yorumlamalyz? Grmenin canlln en gelikin bir esi olduu kesindir. Iksz grmenin dnlemeyecei de aktr. Grm olmak bir dncedir. Cinsellik bata olmak zere, tm canllk zelliklerini bir dnce biimi olarak grmek nemlidir. Canlln kendisi bir anlamda renme yetisidir. Bu anlamda Descartesin Dnyorum, yleyse varm deyii yerindedir. Daha da genelletirirsek, evrenin kurallar dahilindeki dngsn de renme olarak yorumlayabiliriz. Kurallar renmeyi hatrlatr. Fakat yine gze dayal renme muhteem bir gelimedir. u sz anlalrdr: Tanr kendini gzlemek iin evreni yaratt. Hegeldeki kendi farkna varmak iin Geistn maddeletii yargs da grmeyle balantldr. Grmek, grlmek belki de oluumun esas gayelerindendir. Zevk ve ac duygular da havyan canllnda kendini hissettirir. ki his de yaamn farkn hatrlatr. Ne kadar zevklenilirse yaam o denli fark edilir, benimsenir; ne kadar ac duyulursa, yine o denli yaam fark edilir ve bu sefer benimsenmez ve srdrlmek istenmez. kisi de renmenin keskin okullardr. Zevkin ve acnn retici deeri yksektir. Zevk byk retir, fakat uruna her tr lgnla da yol aabilir. Ac yine byk reticidir, dolaysyla yaamn deerinin gl takdirine yol aar. Zevkin sonu acya olduka yaknken, acnn da sonunda zevkli yaam ans yksektir. Yaamlar kendi aralarndaki fark daha iyi grmek, daha ok zevklenmek, ac ekmek biimindeki renmelerle ortaya koyarlar. lmle yaam arasndaki iliki olduka metafizik karakterde olduu iin, insan toplumunda ele almak daha doru bir yaklam olacaktr. Hayvanlar bahsinde ilgilenmeyi gerektiren nemli bir husus etle beslenme meselesidir. Hayvanlar leminin hepsi bitkilerle beslendiinde yaamlarn gerekletirebilirler. Et yeme ihtiyalar zorunlu deildir. Fakat yaygn bir etoburlular kmesi vardr. Bunlar nasl izah etmeliyiz? Burada karmza kan ar 20

remenin yaam zerindeki tehdidi, zmleyici bir unsur olabilir. Cinsel reme yaam garanti altna almak iin bir yol iken, ars eitli yaam olanaklarn yok edebilir. rnein farelerin oalma hz bitkileri yok edebilir. Koyun, kei, sr gibi hayvanlar da bitkileri yok edebilir. Ayrca kular leminde de dengesiz oalmalar vardr. Bu durumda devreye ylan, aslan ve ahinin girmesi, sadece yok etme amal olmayp, hayvanlar leminin srdrlebilirlii asndan bir zorunluluk olarak ortaya kmaktadr. Bylesi bir iblmn doada byk adaletsizlik olarak grmek sakncal olabilir. Fakat burada ince bir denge vardr. Bu denge alp ortal ylan, aslan ve ahin doldurursa, geriye ok az canl hayvan kalr. Doal sistemlerin kendilerini dzenlemesi ok mthi bir eydir. Cinsel remenin insan toplumundaki dzenlenmesinin byk nemini, yaamn srdrlmesindeki yerini ve ahlakla balantsn kapsamlca deerlendireceiz. nsan temel aratrma konusu almakla biyolojik lem arasndaki ilikiye yeniden dnersek, bu lemdeki tm gereklemeler insanda zetlenmi gibidir. Bitki ve hayvanlar leminde tandmz tm yaam zelliklerini insanda gzlemek mmkndr. Bir anlamda insan bitkiler ve hayvanlar leminin hem geliim amac, hem de mirass durumundadr. nsanst bir canl ancak varsaym olarak dnlebilir. Zaten insan beynindeki dnme yeteneinin muazzam gc yeni bir oluumu belki de gereksiz klmaktadr. Canllarn temel zellii olan renmenin, dnmenin yetisi olarak beyinsel gelime zirveseldir. Evrenin kendini tanmas insanda gereklemektedir. Kutsal Kitapta geen Tannmak iin insan yarattm ayeti belki de bu anlamdadr. phesiz insan tm bitki ve hayvan canllnn birikimi iken, tersi doru olamaz; yani tm bitki ve hayvanlar toplasanz da bir insan etmez. Burada karmza insan ayr bir lem olarak alma gerei domaktadr. Kastettiimiz insan merkezli bir evren anlay deildir. Panteizmden (doa-tanr birlii) de bahsetmiyorum. Kendine zg tr olarak insann farkn aklamak gereini duyuyorum. nsan ayr bir lem olarak ele alnmay gerektirecek kadar nemlidir. 3-na Edilmi Hakikat Olarak Toplumsal nsan O halde insan kendine zg bir toplumda kendini gerekletirmi tr olarak aratrma konusu yapmak anlaml bir yntem olup hakikat aray ve rejimi asndan nemlidir. nsann primatlardan kopuu, trsel gelime evreleri konumuz asndan nemli deildir. Antropoloji yapmyoruz. phesiz sadece hayvanlar leminde deil, bitkiler leminde de toplum veya topluluklara benzeyen bir arada yaama rneine bolca rastlamaktayz. Doas gerei, her tr birbirine yakn, hatta topluluk olarak yaamak durumundadr. Aalar ormansz, balklar srsz olmaz. Fakat insan gibi toplumu da niteliksel bir farka sahiptir. Toplumun kendisi belki de st insandr. Veya st insan yaratm, yaratacak olan organizasyondur. nsan toplumdan ormann iine (doduktan hemen sonra yaamn da gvenceleyerek) attmzda, bir primata dnmekten kurtulamayacaktr. Yanna birka benzer insan verdiimizde de balayacak olan sre, primatlarda balayan srece ok benzer olacaktr. Ayn ey hayvan topluluklar iin geerli deildir. Bu durum bile insan toplumunun apayr deerini ortaya koymaktadr. Toplumun insan, insann toplumu inadaki rol de benzersiz olmaktadr. phesiz insan olmadan toplum olmaz. Ama toplumu insanlarn toplamndan ibaret grmek nemli bir yanlgdr. Toplumsuz insan, primat olmaktan teye gidemez. Toplumlu insan ise mthi bir g olabilmektedir. Byk bir dnce gcne erimektedir. Belki de bir insann karar (nkleer bombalar patlatmak gibi) tm dnyay le evirebilir. Bu insan uzaya kabilmektedir. Snrsz keif ve icatlar yapabilmektedir. Toplumsalln gcn belirtmek iin bu rnekleri veriyoruz. Toplumsal kurulu her ne kadar sosyolojinin konusu ise de, zmeye altmz konu bambakadr. Bilgiye ulamann ve hakikat rejimini kurmann yolu toplumsuz mmkn grnmemektedir. nsan bireyinde gerekleen her ey toplumsal olmak durumundadr. Burada sadece bitki ve hayvann, hatta fiziki ve kimyasal evrenin bir kalts olarak insandan bahsetmiyoruz. Toplumda gerekleen insandan bahsediyoruz. Kapitalist modernite de dahil, tm uygarlk sistemleri insan tarih ve toplumdan kopuk olarak incelediler. Daha dorusu, insana dair tartlan, oluan tm dnce ve yaplar tarih ve toplumdan kopuk, hatta toplum st bireylerin eseri olarak ortaya konuldu. Buradan da rtk ve plak krallarla maskeli ve maskesiz tanrlar icat edildi. Hlbuki topluma ilikin anlaymz derinletirirken, tm bu krallar ve tanrlar zmleyebileceimiz gibi, hangi dncelerden, bu 21

dncelerin doduu toplumsal yaplardan, zellikle zorbalk ve smr reten toplumsal sistemlerden kaynaklandklarn da aklayabileceiz. nsan-toplum ilikisini anlamlca ortaya koyabilmek en temel yntem sorunudur. ok bilimsel geinen Bacon ve Descarteslar yntem sorunlarn tartrken, iinde hareket ettikleri toplumdan habersiz, bantsz gibi grnmektedir. Bugn ok iyi bilmekteyiz ki, onlarn etkilendikleri toplum, kapitalizmi bir dnya sistemi olarak ina eden, bugn adna ngiltere ve Hollanda dediimiz lkelerin toplumudur. na ettikleri yntemler de kapitalizme ardna kadar kapy aralayan toplum balantl dncelerdir. O halde insan toplumunu temel bir kategori olarak aratrmaya balarsak neler gzlemleyebiliriz? a-Toplum, insan hayvandan niteliksel olarak ayran bir oluumdur. Bu hususu yeterince akladk. b-Toplum insanlarca oluturulduu gibi, kendisi de insan bireylerini ina eder, oluturur. Burada anlalmas gereken temel husus, toplum veya topluluklarn insan eliyle, yeteneiyle ina edildikleridir. Toplumlar insanst kurulular deildir. nsan hafzalarn derinden etkiledikleri iin, kendilerini totemden tanrya kadar bir kimlik olarak yanstsalar da, insan kurgulamalar olduklar aktr. nsan olmadnda, totem veya tanrlarn srdrecekleri bir toplum yoktur. c- Toplumlar tarihsel ve meknsal kstlamalar altndadr. Dier bir anlatmla toplumlarn iinde ina edildikleri bir zamanlar ve corafya koullar vardr. Tarihten ve corafyadan kopuk toplum inalar yoktur. Her koulda ve sresiz toplum topyalar bo dlerdir. Tarih konusu genelde canllar iin, zelde insan iin baml klan zaman ifadeleridir. Bata mevsimler olmak zere birok zaman dngs ve sresi tr oluumlar iin zaruridir. Kald ki, sresi olmayan hibir oluum yoktur. Ebed-ezel kavramnn sadece deiime has olduu anlalmtr. Yani deimeyen, zamansz olan tek ey deiimin kendisidir. Tarihle toplum balants daha sk ve ksa srelidir. Evren iin milyarlarca yldan bahsederken, toplumlar iin binlerce yl amak ancak uzun sre kavramnda geerli olabilir. Yaygn zaman sreleri gnlk, aylk, yllk, yzyllk gibi srelerdir. Toplumlarn mekn esas olarak bitkisel ve hayvansal varlklarla balantldr. Kutuplarda ve ekvatoral blgelerde toplumlar ok istisnaidir. En zengin bitki ve hayvan rts, en verimli toplumlar iin de zemin oluturabilir. Hiyerarik ve devlet gelenekleri iinde oluan, ina edilen birok dnce ekol ve dinsel yaplar, toplumsal tarihten ve mekndan kopuk bir sistemi kadermi gibi insan zihnine egemen klmaya alrlar. Nasl ki baz kahramanlar tarihi yapmlarsa, baz dnce ve din vaazclarnn da ylesine tarihsel toplumdan kopuk dnce ve din sistemleri kurduklar habire ilenir. Kapitalist dnce bilime ok yer verdii halde, zellikle topluma ilikin birey bazl dnmeye byk zen gsterir. Hangi toplum biimleniinin hangi dinsel ve felsefi dnce sistemine yol at srekli karanlkta braklr. Toplumun zaman ve mekn bireyi ina ettii gibi, bireylerin de zellikle aldklar formasyonla gelecei ekillendirmede ina roln oynadklar yeterince kantlanmtr. Dolaysyla yntem sorunlarnda ve hakikat alglamalarnda tarihsel ve meknsal boyutlar gerekli koullarn banda gelmektedir. d- nemli bir husus da toplumsal gerekliklerin ina edilmi karakterde olmalardr. nsanlarn ska iine dtkleri bir yanlg toplumsal kurumlara, yaplara doal gereklik atfetmeleridir. Toplumsal sistemlerin meruiyet rejimleri kendilerini hi deimezmi ve kutsalm gibi sunarlar. Tanrsal kurululara sahip olduklarn, ylece tayin edildiklerini sistemlice vaaz ederler. Kapitalist modernitede toplumda nihai szn sylendii, liberal kurumlarn alternatiflerinin olmad, hatta tarihin sonuna varld enjekte edilmeye allr. Deimez, deitirilemez anayasalardan, siyasi rejimlerden ska bahsedilir. Hlbuki ksa bir tariheyle bu deimezlerin ve sarslmaz yaplarn mrnn yzyla bile smadn grrz. Burada nemli olan, gnlk olarak insan dnce ve iradesini balayacak ideolojik ve siyasi sylemlerdir. ktidar ve istismar odaklar iin bu ideolojik ve siyasi retoriklere iddetle ihtiya vardr. Gl bir ideolojik ve siyasi retorie bavurmadan, gnmz toplumlarn ynetmek ok zordur. Medya organlar bu nedenle ok gelitirilmilerdir. Yine bilimsel ve dnsel kurulular ezici biimde iktidar ve istismar odaklarna balanmlardr. Toplumsal gereklerin ska ina edilmi gerekler olduunun ne kadar bilincinde olursak, yklmalar ve yeniden ina edilmelerinin gereine o lde daha iyi hkmedebiliriz. Yklmaz, 22

deimez toplumsal gereklikler yoktur. Hele hele baskc ve smrgen kurumlarn yklmalar, andrlmalar zgr yaamn vazgeilmez gereidir. Toplumsal gerek derken, toplumun tm ideolojik ve maddi kurumlarn kastetmekteyiz. Dilden dine, mitolojiden bilime, ekonomiden siyasete, hukuktan sanata, ahlaktan felsefeye kadar tm toplumsal alanlarda uygun zaman ve mekn koullarnda srekli toplumsal gereklikler kurulur, yklr, restore edilir ve yenileri oluturulur. e- Toplum-birey ilikisine soyut bakmamak nemlidir. Bireyler tarih iinde ekillenmi, belli bir dili ve oturmu gelenekleri olan saydmz tm toplumsal alanlardaki kurulu yaplara katlrlar. Diledikleri gibi deil, toplumun ok nceden ve zenle hazrlanm kurumlarna ve onlarn geleneklerine gre katlm gsterirler. Bireyin toplumsallamas muazzam bir eitici abay gerektirir. Bir anlamda toplumun tm gemii olan kltr zmsendikten sonra birey toplumun yesi, mensubu haline gelir. Toplumsallama srekli abayla gerekletirilir. Her toplumsal eylem ayn zamanda bir toplumsallama eylemidir. Dolaysyla bireyler diledikleri gibi deil, toplumlarnn istedii gibi ina edilmekten kurtulamazlar. phesiz zellikle snfl ve hiyerarik toplumlar bask ve smrye ak toplumlar olduklar iin, bireyin direnme ve zgrlk talebi hep var olacaktr. Klelii ina eden toplumsallamalar gnl rzasyla kabul etmeyecektir. Yine yabanc, farkl, smrgen toplumlarla btnleme ve asimile edilmeye kar da daha fazla direnecektir. Ama yine de toplumlarn bask ve eitim kurumlarnn arklarnda dntrlmeye, hatta yok edilmeye allacaktr. Toplumsal arklar deirmen gibi terek, kendilerine gre un ve hamurdan malzeme olutururlar. Gerek kurumlar aras elikiler, gerek direnen insan her zaman toplum iinde uzlamaya dayal dengeler kapsamnda bir yer edinecektir. Ne toplumun mutlak eritme gc, ne de bireyin toplumdan tamamen kopma ans vardr. zcesi, toplumu doruya yakn bir yaklamla temel alan insan rnei zerinde yntemli alma ve hakikat rejimleri daha anlaml sonular verebilir. 4-Esnek Ve zgr Bir Zihniyet Doas Olarak nsan nsan zihniyetindeki esneklik en gelikin dzeyde olup, aratrmalarmzn anlaml olma ansn en ok etkileme durumundadr. nsan zihniyetinin doasn tanmadan, yntem ve hakikat idealar havada kalr. nsan zihniyetini tanmaya alrken ska ikili yapsndan bahsettik. Duygusal dncenin gelikin olduu ve evrim asndan daha eski olan ksmla (beynin sa lobu oluyor) analitik dnceye daha yatkn ve srekli gelimeye ak olan yeni ksmdan (beynin sol lobu) oluan dnce yaps, bu zellii nedeniyle byk bir esneklie sahiptir. Hayvanlar leminde duygu ve dnce birbiriyle e dzeye yakndr. Duygular artl ve artsz reflekslerle rendiklerini yantlarlar, yani gereklerini yerine getirirler. Bunlar anlk tepkilerdir. Bu yaplarn ayns insanda da vardr. rnein vcut atee annda cevap verir. Burada analitik dnmeye gerek yoktur. Ama bir Everest tepesine k iin yzlerce koulun analize tabi tutulmas gerekir. Ancak tm ilgili koullar analiz edildikten sonra yola kmak iin karar verilir. Duygusal dncede yanlg pay aranmaz. gd nasl tepki veriyorsa yle davranlr. Analitik dnce ise yllar alabilir. Yntem, alma ve hakikat aray bylesi bir dnce yapmza dayanmak durumundadr. Zihnimizin alma dzenini tanmadan, doru yntem ve hakikat bilgisi rastgele olmaktan kurtulamaz. O halde zihnin kendisini iyi tanmak ncelik tamaldr. Zihnimizin birinci zellii, ok esnek bir yap sergilemesidir. Denilebilir ki, zihnimiz dnda bilebildiiniz tm evren yaplanmalarnda zgrce seim yapma ans ok snrldr. zgrlk alan ok dar aralklarla dnlebilir. Atom alt paracklarla makro evrendeki yaplarda zgr seimin nasl cereyan ettiini bilmiyoruz. Ama mevcut evren eitliliine bakarak, bunun ancak paracklar dnyasyla, makro evrendeki esnek davranabilme ve zgr seme yeteneiyle mmkn olabileceini yol atklar sonulardan karabiliyoruz. nsan beyninde ise, bu esneklik aral ok genilemi bulunmaktadr. Snrsz hareket zgrlne en azndan potansiyel dzeyde sahibiz. Tabii bu potansiyelin ancak toplumsallkla aktif hale geebileceini unutmuyoruz. Zihnimizin ikinci zellii, zihniyet esnekliimizin geni bir doru alglamalar kmesi kadar, yanl alglamalara da ak bir yap sergilemesidir. Bu zellik temelinde esneklik, bask ve 23

duygu anda her an saptrlabilir. Bu nedenle bask ve ikence mekanizmalaryla duygular avlamay esas alan havu politikalar, aldatma ve yanl yaptrmlarla birlikte kullanlr. Hele binlerce yldr insan zihni zerinde bask kuran hiyerarik ve devlet dzenlemeleri muazzam etkiler yaratmlar, adeta kendilerine gre bir zihniyet yaps ina etmilerdir. dllerle de zihnin oka avland iyi bilinen zelliklerindendir. Buna karn, direnme zelliine de sahip zihniyet yapmz, doru yolu tutturmada ve byk hakikatlere ulamada esiz zellikler sergilemektedir. Byk insanlarn bu vasflarnda bamsz zihinlerinin rol belirleyicidir. zgr seimler en ok zihinler bamsz kaldnda gerekleir. Zengin alglamalarla bamsz olma arasnda yakn iliki vardr. Zihnin bamszlyla kastedilen, daha ok adalet llerinde davranabilmedir. Gerekle adalet arasndaki ilikinin altnda evrensel dzenin yattn syledik. O halde adil olabilen zihin, evrensel dzene gre zgr seim ansn en ok kullanma duruunu yakalamtr denilebilir. Bunun iin zgrlk tarihi, en byk eitici g olarak zihnimizi eitmekle (toplumsal tarih) onu doru seimlere hazrlar. Psikoanalitik yaklamlar zihnimizin derinliini artan bir hzla lmeye almaktadr. Psikoanalizm yeni bir bilgi alan olarak giderek nem kazanmaktadr. Fakat psikoanalizm kendi bana doru ve yararl bilgiye ulamada yetersizdir. Bunda bireyi bamsz ele almasnn byk rol vardr. nsan toplumdan kopuk ele almak ok yetersiz ve salksz bilgiye yol aabilir. Sosyopsikolojinin bu eksii kapatmas imdilik pek verimli olamamaktadr. Sosyoloji doru kurulmamtr ki, psikososyoloji doru sonular versin. Psikoloji ile hayvan zihinlerini iyi tanyabiliriz. Sper hayvan olarak da psikoloji ile insan tanyabiliriz. Ancak sosyal bir hayvan olarak insan tanmann henz balangcndayz. Yntem ve bilgilenme sistemini kurgularken, zihnimizin yapsn iyi tanmadan baarl sonu almamzn tesadflere kaldn daha iyi anlamaktayz. Ancak zihnin doru ve derinlikli tanm ve zgr seme pozisyonu salandnda (toplumsal zgrlk), yntem ve bilgi rejimimiz doru alglamalara yetkin cevaplar verebilir. Bu koullar altnda yntemli almalarmz daha doru bilgi birikimiyle daha zgr bir toplum ve birey olma ansmz arttrrlar. 5-Metafizik Yaayabilen Varlk Olarak nsan nsann metafizik karaktere sahip olma zellii, yntem ve bilgi sistematii asndan esiz bir rnek sunmak durumundadr. Yntem ve bilgiye ulama bilimi (epistemoloji), insann metafizik zellikleri zmlenerek daha yetkin klnabilir. Bizzat metafizik yaratma ve ina etmede insan kavramak nemli bir aratrma konusudur. En az zmlenen toplumsal sorunlardan birisi de, metafizik insan tanmlama dzeyinden bile yoksun oluumuzdur. nsan nasl metafizik olabiliyor? Bu hangi ihtiyatan kaynaklanyor? Olumlu ve olumsuz yanlar nelerdir? Metafiziksiz yaamak mmkn mdr? Belli bal metafizik zellikler nelerdir? Metafizik sadece dnce ve dinsel alanda m geerlidir? Toplumla metafizik arasndaki iliki nedir? Metafizik sanld gibi diyalektik kartl mdr, onunla snrlandrlabilir mi? Sorular daha da oaltabiliriz. Madem insan temel bilgi znemizdir, o halde bu znenin en temel vasflarndan olan metafizik dnce ve kurumlarn tanmadan, bu kaynaktan yeterli bilgiye erime iddiamz eksik kalacaktr. Gerek sosyolojinin, gerek psikolojinin kendine hi sorun yapmad bir alandan bahsediyoruz. Bata dini olmak zere birok dnce ekolnn metafizik olarak deerlendirilmesi, metafizik sorununu daha da iinden klmaz hale getiriyor. Metafizik sorununa yaklammzn temelinde, onun toplumsal insann temel bir zellii olmas yatmaktadr. Metafizik, toplumsal insann onsuz edemeyecei bir toplumsal ina gereidir. nsan metafizikten soyutlarsak, onu ya sper bir hayvana (Nietzschenin Almanlar iin kulland bu kavram Faizm -Nazi- Almanyasnda kantlanmtr), ya da sper bir bilgisayara dntrm oluruz. Bu duruma gelmi bir insanln ne kadar bir yaam ans olabilir? Gelelim metafizik insann ne olduuna. a-Ahlak metafizik insan zelliidir. b-Din nemli bir metafizik zelliktir. c-Tm kollaryla sanat ancak metafizik olarak tanmlanabilir.

24

d-Kurumsal toplum, hatta toplum bir btn olarak metafizik tanma daha uygun dmektedir. Daha da sralayabileceimiz bu zellikleriyle acaba insan neden ve nasl metafizik olabilmektedir? Birincisi, insandaki dnebilme kapasitesidir. Bir nevi kendi farkna varan evren olarak insan, duyduu deheti (hem acs, hem sevinci ynyle) gidermek iin kendini fizik st ina etmek zorundadr. Baka trl fiziki ac ve sevinlerin stesinden gelemez. Savalar, lm, ehvet, tutku, gzellik vb. alglar karsnda dayanabilmek iin metafizik dnce ve kurumlar vazgeilmesi zor bir ihtiya durumundadr. Tanr yoksa icat edilmek, sanat oluturulmak, bilgi gelitirilmekle ancak bu ihtiyalar tatmin edilebilir. Daha deiik bir adan metafizii fiziin tesi olarak dnmek, ne ok mahkm etmeyi ne de vg dzmeyi gerektirir. nsan gerekten fiziin snrlarn en ok zorlayan varlktr. Fiziin tesi olarak metafizik yaamas, insann ontolojik karakteri gereidir. Sadece fiziki olarak kalabilmeyi savunmann bir anlam yoktur. Daha dorusu, fiziki kalmak ancak mekanik insan tanmna yol aabilir. Bu, Descartesin oktan tanmlad, ancak bilimsel izah olmayan bir ruh kavramyla kurtulmaya alt bir yaklamdr. kincisi, ahlak olmadan toplumun srdrlmeyecek olmas metafizik olmay gerektirmektedir. Toplum ancak zgr bir yarglama olarak ahlakla dzenlenebilir. Sovyet Rusyasnn, Firavun Msrnn tm rasyonelliklerine karn zlmelerini ahlak yoksunluuna balayabiliriz. Rasyonalite tek bana toplumu srdremez. Belki robotlatrabilir, gelikin hayvanlar haline getirebilir, ama insan olarak tutamaz. Ahlakn baz niteliklerini sayalm: Acya dayanma gc ve gereini karlayabilmesi, zevk, arzu ve ehvete snr koymas, remeyi fiziki deil toplumsal kurallara balamas; geleneklere, dine, yasalara uyma ve uymama tercihine ilikin karar vermesi. rnein ahlakn remeye yol aan cinsel ilikiyi kurallara balamas insan trnde zorunlu bir ihtiyatr. Nfusu kontrol altna almadan toplumu srdremeyiz. Tek bana bu konu bile ahlaki metafiziin byk gereini ortaya koymaktadr. ncs, sanatla insan kendine has bir evren yaratmaktadr. Toplum ancak ses, resim, mimari gibi temel alanlardaki yaratmlarla srdrlmektedir. Mziksiz, edebiyatsz, mimarisiz toplum dnlebilir mi? Tm bu alanlardaki yaratmlar metafizik anlamndadr. Bu yaratmlar toplumun srdrlmesinin vazgeilmezleridir. Sanat tam bir metafizik kurgulama olarak insann estetik olabilme ihtiyacn gidermektedir. nsan nasl iyi-kt seimiyle ahlak davranna anlam biiyorsa, gzel-irkin yargsyla da sanatsal davrana anlam bimektedir. Drdncs, politik ynetim alan da metafizik yarglarla doludur. Alann kendisi en gl metafizik inalardan ibarettir. Politikay fizik yasalarla izah edemeyiz. Fizik yasalarla ynetmenin azamisi robotsallktr; dier yzyle faizmin sr gdmdr. Politik alann seme, zgr davranma anlamn da tadn belirtirsek, politik insann metafizik karakterine bir kez daha varm oluruz. Aristonun nsan politik hayvandr belirlemesi daha ok bu anlam artrmaktadr. Beincisi, hukuk, felsefe, din ve hatta bilimciliin metafizikle ykl alanlar olduunu zenle belirtmeliyiz. Tarihsel toplumda tm bu alanlarn niceliksel ve niteliksel ynleriyle metafizik eserlerle dolu, ykl olduunu bilmekteyiz. Birey-toplum yaamnda metafiziin arlkl konumunu tespit ettikten sonra, hakknda daha anlaml yaklamlar gelitirebiliriz. 1-Tarihsel geliiminde metafiziki yaklamlar kendilerini ya tmden yceltip temel hakikat gibi aklamlardr, ya da kartlar tarafndan eletirel yaklamlarla tam bir dzmece alan biiminde grlp, gereklii olmayan, insan aldatma sz ve aygtlarndan ibaret saylmlardr. Her iki yaklamda da tarihsel toplum alglamasndan ya habersiz olunduu ya da bu konuda abartya kald rahatlkla ileri srlebilir. Her iki anlayn da farknda olmadklar husus, metafiziin hangi toplumsal-bireysel zellik ve ihtiyatan kaynaklanddr. Yceltici kesim metafiziin fiziksel lemle ban bir tarafa brakm olup, sonsuz zgrmesine bir yanlgy tamaktadr. Bu kesimdekiler dnce ve ruhun maddi lemle ya ban inkr etmiler, ya da saptrp akn tanr dzenlerinden bizzat insann tanrlamasna kadar saplantlar ve abartlara younca dmlerdir. phesiz bu gelimelerde hiyerarik ve devlet dzeninin etkisi byktr. 25

Metafiziin nemini inkr eden kesim ise, materyalist lemi, maddi uygarl, son dnemde rasyonalite ve pozitivizmi bayrak edinerek saldrya gemitir: Metafizik kokan her ey hastalktr, aldatma aracdr, toptan reddedilmelidir. Fakat sonradan daha iyi fark edildi ki, zellikle kapitalist modernitenin sahip olduu rasyonalite ve pozitivizminin faist sr, robotmekanik insan ve simlasyondan ibaret yaam alglamalarna yol aarak, evreyi de yok ederek bir tarihsel toplum ykmna yol amas sz konusudur. Fizik yasalarna ar ballk, toplumun ykm ve zlnden kendini alkoymamaktadr. Bilimcilikin en kt metafizik olduu da bylece kantlanm oluyordu. Eer toplumsal yaamn bir anlam varsa tabii! Bilimciliin en s materyalizm olduunu, iktidar ve istismarn en iyi eitilmi uzman olduunu, dolaysyla bilerek veya bilmeyerek kendini en ok aldatan konumunda tutarak metafiziin bu en tortu biimini temsil ettiini nemle belirtmeliyim. 2- Hibir tarafta yer almayan, nihilist olarak da deerlendirebileceimiz kmede yer alanlar ise, her iki tarafta yer almak zorunda olmadklarn, metafizik yanls ve kartlnn gerekmediini, tam bamsz yaanabileceini iddia etmektedirler. Grnte zararsz gibi duran bu kmenin, znde ise en tehlikeli kme olduunu belirtmek gerekir. Dier iki tarafn hi olmazsa byk idealleri vardr. Temsil ettikleri deerlerin farkndadrlar. Toplumu ekillendirmede ve bireyi yeniden ina etmede iddialdrlar. Tam bamsz kme ise, aslnda toplumun iinde ve toplum deerleriyle yaad halde, nihilist (inkrc) bir tutumla oral olmayan bir yaamn mmkn olduuna inanmaktadr. Bilimci metafizikilere en yakn kesimdir. Kapitalist modernitenin saylarn gibi arttrd bu kesim yklm, zlm toplumun deklase (bolua, lama atlm) unsurlarndan olumaktadr. Tersinden buna hayvanlamaya en yakn kesim de diyebiliriz. Futbol holiganlar bu kesime en yakn duran, grnr bir rnei sergilemektedir. Benzeri gruplar hzla oalmaktadr. Kapitalist modernitenin kanseri arttrd bu rneklerle de kantlanabilir. Metafizie ilikin her iki tarihsel yaklam da sonuta modernitenin pozitivist bilimciliki anlaynda birleirler. Dinleri klk deitirmi metafizik olan pozitivizm dini iken, tanrlar da ulus-devlettir. Maskesini atan tanr, bizzat ulus-devlet biiminde tm modern toplumlarn iinde kapsaml ritel ve simgeleriyle kutsanmaktadr. 3- Daha dengeli bir yaklamn gelitirilmesinin hem gerekli hem de mmkn olduunu dnyorum. Daha dorusu, metafiziin bir toplumsal ina olduunu bilerek ahlak, sanat, politika ve dncede iyi, gzel, zgr ve doruya yakn bir metafiziin gelitirilmesini temel grev saymaktaym. Ne toptan kabul edici, ne de reddedici ve ukalaca tam bamszlk safsatalarna dmeden; tarihsel toplumda hep izlendii gibi, iyi gzel, zgr ve doru araymz srdrmek erdemli yaamn zdr. Toplumda anlaml yaam mmkn klann da bu erdemli yaam sanat olduuna inanmaktaym. phesiz metafiziklere mahkm deiliz. Ama en iyisini, gzelini, zgrn ve dorusunu bulmaktan ve gelitirmekten de vazgeemeyiz. Ktye, irkine, klelie ve yanla mahkm olmak ne kadar kader deilse; iyi, gzel, zgr ve doru bir yaam tarz da imknsz deildir. En kt seenek olarak, aresizliin ve sorumsuzluun (kapitalist modernite bata olmak zere, tm hiyerarik ve devletli dzenlerin) yol at nihilist yaama da mecbur deiliz. Bu konuda kavga tarih kadar, toplumun ilk ina andan beri srmektedir. Gnmzdeki zgn yan, kapitalist modernite gibi bir sistemin zl dneminde yaamamzdr; bunun iyi, gzel, zgr ve doru olann mcadelesi iin zgn dnce ve eylem durularna, toplumsal yeniden inalara ihtiya gstermesidir. Bu ynl youn abalara ak dzeyinde bir tutkuyla girimek kadar, en bilimsel araylara (yntem ve hakikat rejimine) ihtiya vardr. E- TOPLUMSAL DOA VE HAKKAT 1-Toplumsal Hakikati Tanmlamak na edilmi gereklik olarak toplumsallk, esas olarak insan yaratm demektir. phesiz ondaki madde miktar, biyolojik geliim gz ard edilmiyor. Bunlarn fizik, kimya ve biyoloji gerekleri olarak aratrldklarn biliyoruz. Ayrca insan tr ve zihin olarak inceleyen antropoloji ve psikoloji kendi alanlarnda anlam retmektedirler. Eletirilerimiz olsa bile, yine de bilimin paralanm halinden de renebildiklerimiz vardr. Toplumsal gerekliin farkl bir 26

alglama dzeyi olduunu ska belirtmemiz, dier bilimlerle aradaki fark iyi kavramak iindir. Bu fark yakalamadan, pozitivistlerin dt byk hataya dp bilimcilik hastalndan kurtulamayz. Toplumsal doann kendisi doa zeksnn en youn olduu varolutur. Ayr zihniyet unsurlarn dnmek belki abes karlanabilir. Ama bilimin tarihsel-toplumdan koparlp resmi uygarln hizmetine koturulmas ve iktidar iin en verimli g kayna rolne drlmesi, demokratik uygarlk yaamnn zihniyet ve yaplanmasn gzden geirmeyi nemli klmaktadr. Tarih boyunca resmi uygarln ideolojik hegemonyas ve bilimi olarak zihniyet ve yaplanmasna kar srekli bir kar duru ve alternatif oluturma eylemi srdrlmtr. deolojik mcadele ve alternatif bilim hareketleri her zaman var olagelmitir. Klasik uygarlklar zeknn analitik geliimini en ok istismar eden sistemler olmulardr. Kendi istismarc gereini rtbas etmek iin ipe sapa gelmez her tr kandrmac, korkutucu, hayalperest klc imge ve simge dzeneklerinden ok yararlanmlardr. Mitoloji, din, felsefe ve bilimcilik alannda kendi maddi gerekliklerini genel toplumsal gereklik olarak sunup, baka hakikatleri aramann bo aba olduunu hep yaymak istemilerdir. Bu teki ideal, sermaye ve tekelin kendini tek doru yol olarak dayatmalarnn izini tar. Birinci ve kinci Doann muazzam farkllk iindeki renklerini adeta griye boyayarak, tek rengin gri olduunu ispata kalkmlardr. Art-deerden topladklarndan czi bir miktar entelektel sermaye olarak kullanp, ideolojik hegemonyay hi eksik etmemilerdir. Okul-eitim sistemleri yaam tarzlarnn ezberletildii yerler haline getirilmitir. niversiteyi hakikati ve toplumsal kimlii zmlemenin alan deil, dlamann ve inkrn alan olarak kullanmlardr. Bilimin ierii ve yaps, objektiflik adna toplumsal doann tarihsel-toplum gerekliini nesneletirip zne rolnden karmak iin zenle dzenlenmitir. Kat bir uygarlk izgideki dzenekler ideal evrensel kural ve formlar olarak sunulmutur. Toplumsal doann tarihinin hem paradigmatik hem ampirik olarak anlam bulduu kansnda deilim. Adna toplumsal tarih denen tarih yazmlar, pozitivist sosyolojinin en paral blmleri olmaktan te anlam ifade etmezler. Vcudun, btnn bir parasnn tasviri olmaktan teye gitmezler. Kapitalist modernist paradigma tmyle almadan, tarihsel hakikatin anlalmas urada kalsn, dinler tarihinden daha ok hakikati perdeleyici rol oynayacan ve anlamszlk ykl klacan ska belirtmem de bu nedenledir. Marksn bu paradigmatik baknn tarihsel sonular gnmzde daha iyi anlalyor. Yanl tarih, yanl pratik demektir. Genelde uygarlk, zelde kapitalist modernitenin paradigmatik ve ampirik yaklamlar almadan, toplumsal doann paradigmatik ve ampirik yaklamna varlamaz. Tarih toplum biimini veya tarzn tanmaktadr: lkel klan toplumu, snfl devlet veya uygarlk toplumu ve demokratik oklu toplum. lkel, kleci, feodal, kapitalist ve sosyalist toplum gibi izgisel ilerlemeci yaklamlar fazlasyla dogmatiktir. Dier bir deyile idealist ve kadercidir. Daha da nemlisi, tanmlamamda toplum tarz da dz izgisel bir dorultuda ilerlemez. Derinleen ve genileyen dngsel bir sisteme daha yakndr. Diyalektik ileyii kabul etmekle birlikte, ularn birbirini yok ederek ilerlemesi gibi bir yorumu doru bulmadm aka belirtmek durumundaym. Tez, antitez ve sentezci yaklamlar evrenin ileyi esaslarn aklamada elverili bir mantk arac olabilir. Ama ok zengin, farkll mmkn klan, karlkl beslenmeyi tanyan (simbiyotik iliki) bir diyalektik iliki tarz veya kavray doann diyalektik ileyiine daha yakndr veya aklayc niteliktedir. Unutmamak ve farknda olmak gerekir ki, evrende en kk zerreciklerden tutalm kozmos seviyesindeki btnle kadar, oluumu mmkn klan ikilemler ve bunlarn karlkl iliki ve etkilemelerinden doan, her ikisini barnda tayan, fakat ikisinin de toplamndan farkl olan bir oluum tarz esastr, evrenseldir. Tm deiimin ve geliimin temelinde bu tarz oluumu grmekteyiz. Toplum da bu oluum tarznn dnda bir varlk deildir. Ayn tarzn oluum diline sahiptir. zcesi, ikilemleri srekli oluturur. Bundan ikisini de barnda tayan, ama toplamlarn aan yeni farkl oluturmalara imkn tanr. Toplumlarn deiim ve geliimlerindeki diyalektii byle alglamak, somutun bilgisine daha fazla sahip olmamz salar. En kk toplumsal birimlerden btnlemi biimlerine kadar bu diyalektik anlayyla yaklatmzda, 27

yorumlama ve alglama gcmzn daha insani zelliklerimizi (zgr insan potansiyeli) harekete geireceini belirtebilirim. Hem toplumu bireyde somutlatrarak sorumlu zgr bireyi gelitirebiliriz, hem de zgr bireylerden etkilenmi toplumu daha ok zgrletirebiliriz. zgrleme imkn en iyi eitlik ve demokratikleme potansiyeline ve ansna sahiptir. Tekrar belirtmeliyim ki, toplumsal gerekliin l dinamiini belirtirken bir keifte bulunmuyorum. Sadece evrensel oluum dinamizmini topluma uyarlamaya alyorum. Neden l dinamizmler diye bir soru sorulursa, VAROLUtan tr derim. Eer var olmak da bir sorun olarak cevabn bulmak isterse, o zaman neden varz sorusuna atlamak gerekir. Fakat var olmak bence tartlmaz. Varlk olmasayd, zaten bu soru ve sorunlara da hi gerek kalmayacakt. Olmayan bir eye yer olmaz. Olmayanlk durumunda sadece oluumsuzluk, hibir ey olmamaktan bahsedilebilir ki, bu da samalk dediimiz eydir. Eer varl, varoluu kabul ediyorsak, oluum tarzndan bahsetmek anlamldr. Yaamn tm anlam, dncenin tm geliimi, deiim ve geliimin oluumdan kaynaklandn sezmilerdir. Bu temelde mitolojik, dinsel, felsefi ve bilimsel dnme kategorilerinde muazzam bir klliyat oluturmulardr. Herhalde bu klliyatlar inkr edemeyiz. Hepsi de esasta oluumu cevaplandrmak istemitir. Bunun iin kimi mitolojik, kimi dinsel ynteme bavurmu, bunlar yetmemi, imdada felsefe ve bilim kategorileri yetimitir. levsellikleri ayndr, fakat cevaplar farkldr. Oluumun nedeni, nasl ve amalar hep sorulmu, her kategori kendi disiplinine gre cevaplar retmeye almtr. En iddial disiplin olan bilim, oluumun l dinamiini nemli oranda aydnlatmtr. Madde-enerji, parack-dalga mekanii kuantumlar dzeyine tarldnda (hem teorik hem deneysel) ikilemin hep oluumlara yol atn, bu oluumlarn rn olan sonucun hep iinden kt ikilemin (Madde-enerji, parack-dalga akmlarnn evrensellii vardr) izini tadn, ikisinin nc iinde devamn srdrerek farkllatn, deiimin gelime veya ters-gerileme biiminde olduunu, varlk dinamizminin temel karakteristiinin bu tarz olduunu kantlamtr. Yeniden kantlamaya da gereksinim yoktur. Kendimize bakalm. Baba ve annenin ocuu, anne ve babaya ok benzeyen, ikisinin kaltn srdren, ama bunu farkllaarak (Bu farkllama ok yava seyreder. Doann her olaynda farkllama byledir) yeni bir biimde temsil eden bir olutur. Ezeli oluun bir zerrecii olarak da yorumlanabilir. Oluum ancak bu tarzda olmakla aslnda varlk savan kazanyor. Nedir varlk sava? Var kalmak nasl oluyor? Var kalmak, kendini deitirerek srdrmektir. Niin? Belki de var olduunu kantlamak iin. Deierek var olmann tanrsalln, muhteemliini seyre dalmak iin! Samalk uradadr: En yaknmzdaki olular gzleyerek salam bir mantk edinmemiz gerekirken, neden bu asli hakikatten bu kadar uzaklaabildik veya uzaklatrldk? Eer bu samal aydnlatrsak, esas meseleye gelmi olacaz. Toplumsal olgunun ileyi karakterini daha douundan itibaren saran anlatm alarn, rntlerini, rtlemelerini sz konusu ediyorum. Toplumsallk neden bu rtlemelere ihtiya duydu? Zek bu gelimeler karsnda neden duygusal ve analitik boyutlara blnd? levleri neler oldu? Verilecek cevaplarla toplumsallmz olduu gibi, olmasn istediimiz gibi yorumlayp deitirebileceiz. nsan, zne olarak, YORUMLAYIP STED BMDE DETRME deeri olan bir varlktr. Yorumlama ve arzu (dier bir deyile dnme ve duyumsama, isteme) ne kadar oluum dinamizmine denk derse, yeni biimin gelime ans da o denli yksek olur. Ne kadar uzak derse, toplumsallkta ya tutuculuk ya gerileme yaanr. Duygusal ve analitik zeknn geliimi bu sorunlar etrafnda gerekleir. Toplumu ilkel-modern, kapitalist-sosyalist, sanayi-tarm, ileri-geri, snfl-snfsz, devletlidevletsiz ikilemler halinde sunmak, toplumsal doann hakikate yakn tanmn daha ok perdeleme eilimindedir. Bu tr ikilemler toplumsal hakikatten uzaklatrrlar. Toplumsal Doay mitolojik, dinsel, metafizik ve bilimsel (pozitivizm) anlam rntleriyle kat evrenselci hakikat olarak sunmak yerine, sre ve mekn kouluna bal zengin farkllklarla temel evrensel varolularn en esnek bir biimi olarak anlamlandrmak, hakikate daha yakn sunumlara yol aar. Toplumsal Doann niteliklerini iyi tanmadan yaplacak her yorum, sosyal bilim ve pratik deiim hamlesi ters tepmelere yol aabilir. Tanrsal yaklamlardan pozitivist yaklamlara kadar uygarlk tarihi boyunca gelitirilen anlatmlar sermaye ve iktidar tekellerinin 28

zirve yapmasn engelleyememilerse, kkl bir zeletiriyle kendilerini daha insani bir yoruma uratmalar, ahlaki ve politik topluma hizmet asndan vazgeilmez grevleridir. Toplumsal Doann hem tarihsel hem btnlkl anlamn veren ey, farkllama iinde birliini temel varolu zellii olarak temsil eden ana unsuru ahlaki ve politik toplumdur. Toplumsal Doaya karakterini veren, farkllk iinde birliini srdren, tarihselliini ve ana btnln ifade eden belirleyici unsur roln oynayan ahlaki ve politik toplum tanmdr. Topluma ilikin ok kullanlan ilkel, modern, feodal, kleci, kapitalist, sosyalist, sanayi, tarm, ticari, paracl, devletli, uluslu, hegemon vb. nitelemelerin hibiri Toplumsal Doann belirleyici niteliini ifade etmez. Tersine perdeler ve paral bir anlam sonucunu dourur ki, bu da topluma ilikin hatal teorik ve pratik yaklam ve gerekletirmelerin zn oluturur. Toplumsal hakikat rejimi daha da gelitirilebilecek eletiriler temelinde yeniden dzenlenmeyi gerektirmektedir. phesiz yeni bir tanrsal yaratmdan bahsetmiyorum. Ama insan aklnn en yetkin zelliinin hakikati arama ve ina etme gcnde olduuna da inanyorum. a-Toplumsal Hakikat ve Yitimi Toplumsal doalar zihinsel yan gelikin esnek doalardr. Anlam ykldrler. Genelde canllardaki anlam yk canszlardakinden fazladr. En basit atom paracndan en karmak bileimlerine doru bir anlam artm sz konusudur. Anlam artmnn zgrlkle ilikisi vardr. Enerji-madde ikilemindeki katlam maddi parack denilen yan hep anlam engellemekle ykmldr. Tpk duvar gibi. Duvar iindekileri korur, ama ayn zamanda hapseder. Evrende bu ikilem her olguda vardr. Duvar bazen tam bir savunma arac olurken, bazen de hapishane arac halini alr. Madde ksmnn bu ynl bir zellii hep vardr. Toplumsal doada (evrende, maddede) ok gelikin bir anlam birikimi bulunmaktadr. Toplumsal rgler, organlar, yaplar, sistemler znde anlamca belirlenirler. Anlamn en iyi dile, sze, yaplanmaya kavuturan toplumlar en gelimi toplumlar tanmna kavuurlar. Bunlar zgrleme dzeyi gelikin toplumlardr. zgr toplumlar kendilerini anlamlandran, dillendiren, konuturan, ihtiyaca gre ok ynl yaplandran toplumlardr. zgrlkten yoksun toplumlar ise tersine dillerini gelitirememi, aka konuturamam, kendilerini ok ynl yaplandramam toplumlardr. Bu tanm erevesinde alar boyunca toplumsal anlam, hakikat geliimini deerlendirmek sosyal bilimin zdr. Hakikat, esasta alar boyunca gelien toplumsal anlamlln insan bilincine km halidir. Kendini mitolojik, dinsel, felsefi, sanatsal ve bilimsel yollarla ifadeye kavuturma iine hakikati aratrma, dile getirme ii diyebiliriz. Toplumlar sadece hakikat rgs deildirler, ayn zamanda aklama gcdrler. Hakikatini aklayamamak en ar klelik, asimilasyon ve soykrm durumunu ifade eder ki, bu da bir nevi varolutan kopma ve gereklik olmaktan kma durumuna dmek demektir. Hakikatsiz toplum, hatta birey anlamsz klnm, baka znelerin hakikati iinde erimi ve kimliini yitirmi varlk anlamna gelmi, daha dorusu anlamszlam varlk haline uram demektir. Bu durumda anlamla hakikat arasnda sk bir iliki vardr. Anlam bir nevi hakikatin potansiyelidir. Bu potansiyel dile geldike, zgrce konuulup yaplandrldka hakikat haline eriilmi olacaktr. Hep iimdeki hakikat demek hep iimdeki konuamayan ocuk demektir ki, bu durum en kt toplumsal durumu, birey haline dml ifade eder. Toplumsal anlamllklar (mitolojik, dinsel, felsefi, sanatsal, bilimsel yntemlerle) hakikat haline gelmedike, bu aamaya ve aktiflie (potansiyelden entellegyaya) erimedike yaamsallk kazanamazlar. ocukluktan kurtulamamak Ezop dilini aamamak demektir ki, bu durum da hakikat haline eriememeyi ifade eder. Bask altna alnm toplumsal gereklikler bu durumu younca yaarlar. Hakikat asndan toplumsal gereklie baktmzda, ancak bu gereklikler (toplumsal doalar, yaplar) herhangi bir hakikat yntemiyle (mitolojik, dinsel, sanatsal, felsefi ve bilimsel) dile geldike, aktifletike, yeniden rgtlenip yapsallatka anlaml toplumdan hakikatli topluma erieceimizi grrz. Toplumsal alar hakikat asndan gzlediimizde unlar belirtebiliriz: 1- Toplumsal Klanlar a: Bu ada karmak bir anlam kazanamamlktan tr klan topluluklarnda hakikatler ok snrl bir kapsamda, gelimemi bir dille, bazen szel anlatmlar ve ounlukla beden diliyle ifade edilirler. 2- Tarm-Ky Toplumu a: Barnma, beslenme, giyinme, reme ve korunma konusunda daha karmak bir yapsallk yaandndan, anlam kapasitesi ok artm toplumsal 29

gereklikler sz konusudur. Anlam kapasitesine denk gelen bir hakikat a gelimeye balar. zellikle ana-kadn etrafnda gelien mitolojik, dinsel ve sanatsal bir hakikat a (iman anakadn heykelcikleri a) tm kutsallyla sahneye kar. Diller geliir. Mitolojik, dinsel ve sanatsal ifade gc, orijinal deeri yksek bir a balatr. Prehistoryann en grkemli adr. Toplumun ilk defa kendini kutsal hakikatler halinde (mitolojik, dinsel, sanatsal yntemlerle) aklad adr. nsanlk halen bu dnemin mirasn yemektedir. Felsefi bilgelik ve tbbi bilim bata olmak zere, dier iki hakikat biimi de bu ada temel kazanmtr. Kadn bilgelii ve tbb bu dnemin etkin hakikatleri olarak yaamda nemli yer bulmulardr. Kadn-tanraln bu ada egemen olmasnn nedeni, kadnn be nemli hakikat alannda kazanm olduu gten ileri gelmektedir. Bu g kazanmann altnda phesiz tarm ve ev ekonomisini gelitirmede baat rol oynamas yatmaktadr. 3- ehir ve Uygarlk Toplumu a: ehirlemeyle birlikte artan toplumsallama diyalektik gerei zddn da gelitirmitir. Bu ada diyalektik ztlk toplumsal snflama ve devleti dourmutur. Bir toplumsal sapma olarak gelien snfsallk ve devletleme, toplumsal hakikat konusunda derin bir yarlma ve blnmeye yol amtr. Yarlma ve blnmeler iddet ieren ztlklar temelinde olutuundan, hakikatlerin iddetle bastrlmas a da balam olur. Somutta bu durum kendini hakikatler sava olarak da aa vurur. Hakikatlerin snf ve devlet anlamn yklenmesi tarihin z haline indirgenmitir. Tarih nasl ve hangi yntemle ifade edilirse edilsin, snf ve devlet damgasn tayacak biimde ina edildi, yazld. Toplumsal gerekliin, dolaysyla toplumsal hakikatin yarlmas her trl yabanclamann temelidir. Yabanclama, toplumsal anlamn saptrlmasna bal olarak hakikatinin de gerei ifade etmekten alkonulmasdr. Hatta gerekliin tersyz edilmi olarak ifade biimlerine tarlmasdr. Toplumsal bireyin kkl yabanclamas tarihteki en byk ktlktr. Toplumsal yabanclama tarihsel ihanet olarak da yorumlanabilir. Yabanclama her dzeydedir. Toplumun tm maddi ve manevi kltrel alanlarn kapsar. Emek yabanclamas zihniyet yabanclamasyla birletirildiinde, hegemonik uygarlk sistemi kendini srdrebilir. Dolaysyla snfl, devletli toplum sistemi olarak uygarlk a, ancak toplumsal alanlarn derinliine yarlmas ve yabanclamas temelindeki gerekleme olarak tanmlanabilir. Uygarlk toplumsall blnm ve srekli atmay mmkn klan bir gerekliktir. Derin bir hakikat aray, atmas olarak da kendini var klar. Smr ve zor tekelini elinde tutan tahakkmc gler, toplumsal hakikati bastrp arpklatrdklar oranda ezilen ve smrlen gruplar, bireyler ve halklardan oluan toplumlar ina ederler. Bu kesimler anlamn, dolaysyla hakikatini kaybetmi ynlar, srler halinde gdlrler. Sz edilen kesimler ancak hakikatlerini yitirdiklerinde gdlmeye elverili konuma gelebilirler. Uygarlk tarihi dar anlamda bu gdlenimin hem anlam hem de hakikat olarak ina edilip srdrlmesinin tarihidir. b-Toplumsal Hakikat ve Yabanclama Biimleri Toplumsal gereklik gerek kendi iinde gerek dnda bask ve smrye alan brakmadka, anlam ve hakikatinin zgr gerekleiminden bahsedilebilir. Bu durumda anlam ve hakikat zgrdr. zgr olmak, anlaml ve hakikatli olmakla mmkndr. zgrl olmayann kimlii, dolaysyla anlam ve hakikati de olmaz. Doal koullardan kaynaklanan tehditlerle (ktlk, vahi hayvanlar, iklimsel zorluklar, bulac hastalklar) bolluklarn (bol yiyecek taneleri, meyveler, av hayvanlar, elverili iklimler, gvenlikli ve salkl ortamlar) egemen olduu koullardaki hakikat biimleri ile toplumsal bask ve smrnn srdrld toplumlardaki hakikat biimleri farkl oluur. Ana hatlaryla bu biimleri yle sralayabiliriz: 1- Henz toplumsal tahakkmn (hiyerari ve devlet) gelimedii koullarda hakikatin balca ifade biimleri mitoloji, din ve sanatlardr. Hakikati aklamada felsefe ve bilimin pay snrldr. Ar basan ifade biimi ise mitolojidir. Mitoloji bilindii zere sylence, efsane, masal, yk biimindeki anlatlardr. Mitolojilerde mutlaka bir hakikat gizlidir. Daha dorusu, mitoloji hakikatin bir sylem biimidir. Uygarla batrlmam din de mitolojiye gre inan yan daha ar basan, hakikat deerliliine kesinlik katan bir biimdir. Din kesin olduuna inanlan mitolojilerdir. Dinin inan ve yarglarnda hakikatle eitlenme, zdeleme vardr. Bilgelik 30

(felsefe) ve bilim mitoloji ve dinin ar etkisini tar. Sanat bir hakikat biimi olarak dinsel ve mitolojik zihniyetle sk ba iindedir. Mzik ve izim olarak anlam ifadelendirmek ister. Mzik, resim ve heykele yklenen anlam aratrmak nemli bir hakikat almasdr. nemli olan mziin, resmin, heykelin kendisi deildir; ifade ettikleri anlam ve hakikat olarak deerleridir. Mitoloji ve dinin dilinin iirsellii esastr. Dilin kendisi douundan itibaren uzun sre iirsel anlatmldr. Dolaysyla iirle hakikat arasnda sk bir iliki vardr. iir tahakkm tanmayan eski zgr toplumun dili ve hakikatidir. lk ozanlar bilgelerden, peygamberlerden nceki hakikat aklayclardr. Bir toplumun dilinin iirsellii ve ozan anlatml gc, o toplumun ne denli zgr ve anlaml bir toplumsal gereklie sahip olduunu gsterir. 2- Snfl ve devletli toplum sistemi olarak uygar toplum hem kendi iinde hem dnda tahakkme urad ve yarld iin, anlam ve hakikat olarak da paralanr. Mitolojik ve dinsel anlatma tahakkm kartndan hakikat yabanclar. Yabanclama uygar toplumun zne, varlna ilikindir; sadece syleme dayanmaz. Tahakkm rgtlenmeleri ierdikleri anlamlar hakikat olarak sunduklarnda, toplumsal yaam paradigmalar kkl deiimler geirir. Toplumda elikili yaam ve ona yn veren paradigma biimleri oluur. Yabanclama hakikati kemirerek, yontarak, eriterek yaanr. Yabanclamann hakikat olarak deeri arptlma, bastrlma ve karartmalarn kabul iin giriilen abalar sonucunda srekli azalr. Savalacak bir hakikati kalmadnda, yabanclamay yaayan toplum anlamsz bir yaplar yn haline gelir. Sz konusu yaplar toplum iin sadece bir yktr; bir nevi toplumsal hastalktr. Tutuculuk, softalk, faizm biiminde patolojik adlarla anlr. Yabanclama hastalk halindeki toplumsal gereklik olarak artk anlamszdr. Anlam yitimi en tehlikeli toplum halini yanstr. Toplumsal doasnda hakikatin yaad yarlma ve atmalar uygarln btn biimlerinde izlenebilir. Mitoloji ve dinin hakikat deeri dtke, anlaml ve canl len havasnda tapnlan tanra ve tanrlar yerlerini deerden dm putlara brakrlar. Grkemli, kutsal, mkfatlandran tanra andan cezalandran, kullatran tanr ana geilir. Aslnda toplumsal dnm (komnal toplumdan snfl topluma) kendini hakikatte byle ifade etmektedir. Smer toplumunda bu dnm ok canl olarak izlenebilir. Ayrca tanrlar arasnda da sava kar. Dionysosu gelenek, tarmsal komnal toplumun hakikati olarak kendini yanstrken, Zeusu gelenek bu toplumun ilk yarlmaya ve dnme uram tahakkmc kesiminin hakikati olarak yanstlr. Bu gelenekler atmas bile orijinal anlamn Smer toplumunda bulur. Bu iki gelenek, a sanatlarnda arpc olarak yanstlr. Tanra a sann anas Meryeme kadar yanssn srdrr. Kapitalizmin hkim sistem haline gelirken, tanra ann son temsilcileri olan cad kadnlar yakarak modernitesini ina etmesi son derece dndrc ve reticidir. Uygarlk anda felsefe ve bilim, hakikatin ifade biimleri olarak nem kazanrlar. Bunda hakikat aray ve mcadelesi temel rol oynar. Mitolojik ve dinsel anlatmla kendini eskisi kadar gizleyemeyen maskeli tanr-krallarn yerini metafizikle rtnmeye alan sistemler alr. Metafizik, nesnel idealizm olarak tek tanrl dinlerin yetmezlie dmesi sonucunda hkim uygarlk sistemlerinin znellii olarak gelitirilir. Tanr yerine hakikat olarak idealar ikame edilir. dealizm, devletleen tanr olarak daha ok hakikatmi gibi sunulur. Bu nedenle idealizmle yabanclama arasnda sk bir iliki vardr. Toplumsal hakikatler tanrlarla deil, idealarla ifade edilmeye allr. Toplumsal hakikatin anma, erimeye ve arptlmaya uramas idealizmle nemli bir aama kaydeder. Hegemonik iktidar ve smr sistemi olarak uygar geinen saysz devlet, gittike daralan toplumsal anlamlln gizlemek iin abartl, sslemeli ve heybetli sanatsal biimlenilere de arlk verir. rnein Roma ve Grek uygarl mimar, heykel, mzik, mozaik alannda hakikat olarak bylesi bir sunuma ok byk nem vermitir. Sistem kendini ne kadar abartl sunarsa, toplumsal anlam (smrlen ve ezilenlerin gereini) o denli gizlemeye, arptmaya alr. Bilim, felsefe ve sanat, mitolojik ve dinsel ada olduu gibi iktidara balanr, devletletirilmeye allr. Dolaysyla toplumsal yarlmaya karlk gelen bir bilim ve felsefi mcadele sreci yaanr. Anlam yitimine kar direndikleri oranda bilim ve felsefenin hakikati ifade etme gleri de artar. ktidar ve devlet sahiplerinin emrine girdike dogmalap hakikatle ban yitirir, yabanclamann bir sylem arac olarak rol oynarlar. Hakikatle ban yitiren mitolojik ve dinsel ifadelere kar hakikat ifadesi olarak gelien bilim ve felsefe, toplumun kendisi iin deil, bask 31

ve smr tekellerinin kar iin rol deitirdiinde, tpk eski mitolojik ve dinsel yabanclamalar gibi dogmalap hakikatle olan balarn yitirme srecine girerler. Sanatlarda da benzer sreler yaanr. Hakikatle ban yitiren sanatlar abartl duruma derek ve minimalize olarak toplumsal gereklii ifade etmekten uzaklarlar. Uygarlk anda tahakkm nedenli toplumsal sorunlar, hakikatin btn ifade tarzlarnda kendini sorgulamay ve zme kavuturmay dayatrlar. Hakikat sorunlarnn kayna toplumsal olduu kadar, zmleri de toplumsal bilim kapsamndadr. Toplumsallkla ban yitiren bilimin yabanclamas, dolaysyla hakikatle ban yitirmesi kanlmazdr. Kendini hakikatin tm yntemlerinde yetkinletirmi toplumlar, sorunlu olmaktan ve yabanclamadan kurtulmu, eitliki, zgr ve demokratik (ahlk ve politik) toplumlardr. 2-Tarihsel Topluma Yntemsel Yaklam Toplumsal Doaya uygulanacak yntemler ve paradigmalar, Birinci Doaya ilikin olanlarla aynlatrlamaz. Birinci Doaya ilikin evrenselci yaklam hakikate daha yakn sonulara (Ama mutlak hakikat diye bir ey dnemiyorum) yol aarken, Toplumsal Doaya ilikin grecilik geree daha yakn durur. Evren ne sonsuz evrenselci dz izgisel anlatmla ne de sonsuz benzer dairesel dnglerle izah edilebilir. Evrenselci, dz izgisel-ilerlemeci yaklam yntemi, sosyal bilimlerde en az dinsel dogmatizm kadar gerei alglama sorunlarna yol aar. Yarglarnn da dinsel kesinlikten fark yoktur: Evren sonsuz ilerleme halindedir; Levhi Mahfuzda kaytl olan neyse o gereklemektedir. Dier deyile gerekleen ey, gereklemesi gereken tek eydir. Her ey ngrld gibi gereklemektedir. Tarihin dz izgisel yorumuna gre, tarmc ky toplumundan sonra ykselen ehir toplumu son sz hkmndedir. ehir etrafnda gelitirilen uygarlk yklemeleri gerein ta kendisidir. ehirde ynetimi ele geiren ve dinsel devlet olarak rgtleyen g, egemen snf olarak tarihin motor gcdr. Ne yaptysa doru ve kutsaldr; alnyazsndakinin mukadder gereklemesidir. Bunun iin tanrsal ideolojik hegemonyalar ykseltilir. Her aykr ses, ezeliebedi sze ve onun hayat ifadesine ihanet saylarak tanrnn gazabna uratlr. Despotun btn onursuz ileri (en aalk bask ve smr dzenleri), tanr veya tanrlarn en kutsal szleri halinde rahiplerin azndan dklr. Artk kullarn tanr kanunlar nnde boyunlar kldan incedir. Boyun kesilse bile acmaz. Orijinal haliyle mitoloji veya din olarak kabaca anlat haline getirilip sunulan sermaye ve zor rgtlenmesi olarak ehir a, uygarlk, eitli dnmler geirerek gnmze kadar tanr. z ayn kalmakla birlikte, retorik ve formu (rgtlenme biimi) deitirilerek sunula sunula artk dklen btn cilalar karsnda kendini kaskat bir ulus-devlet faizmi olarak ebedi ilan etmekten kanmaz. ehrin sermaye ve zor rgtlenmesi olarak brokratik demir kafes iindekilerle birlikte AIDS ve biyolojik kanserlemeleri oaltrken, daha vahim bir gelime olarak tm i yaplanmalar ve doal evresiyle toplum doasnn kanserlemesi evresine girilmitir. Bu ok kaln izgilerle anlatmn abartma olmadn anlamak iin, dnya sisteminin son drt yz (azami son be bin yllk) ylndaki savalara, smrgecilie, toplumun tmne yaylan sava durumuna ve evre felaketinin gncel haline bakmak yeterlidir. Liberal ideolojik hegemonyann tm biimlerine ve daha ok da resmi (devlet ideolojileri) alanlarna baktmzda, tarihin sonu byle noktalanmtr. Dier deyile kresel an zirvesinde kapitalist sistem son szn ebedi halidir. Bu anlatnn yeni olmadn, her nemli sermaye ve zorbalk alarnn sonunda bylesine ebedilik ilanlar yapldn biliyoruz. te be bin yllk uygarlk bilimlerinin binlerce klfa brndrerek yntemselletirdii hakikat budur. Yntem hakikat, hakikat yntem olmutur. Baka tr dnyalarn, bilimlerin, metotlarn olabilecei kulaklara fsldandnda, cehennemlik, sapknlk, kfirlik sylemlerinin yan sra, snr tanmaz terrn her biimi (Ba kesilme en basitidir. armha gerilme, atete yaklma, ipe ekilme, mr boyu krek cezasna arptrlma, ikenceye yatrlma, lnceye kadar altrlma, hapishanelerde rtlme, karlatrlma, smrgeletirmenin snrsz biimleri, asimilasyon vb.) devrededir. Be bin yldr ykmaya alt tarm-ky toplumundan adeta intikam alrcasna hareket eden merkez uygarln, 2000li yllarda bu toplumu tmyle iflas ettirip son izlerini de silmeye 32

altna tank olmaktayz. evrenin ykm, aslnda TARIM-KY TOPLUMUndan intikam almann son biimidir. ok ilgintir, susturulan Toplumsal Doann yerine, Birinci Doa yol at eitli felaketlerle (iklimin snmas, kuraklk, kutup buzlarnn hzla erimesi, trlerin hzla yok olmas, sel ve hortum felaketleri vb.) bu ykma cevabn vermektedir. Bazen insanlk (susturulmu insanlk) en dilsiz doa kesilebilmektedir. Bunun ac ama gerek olduunu kim inkr edebilir ki? Tarih paradigmasndaki en temel deiiklik, tarm-ky toplumu (M.. 10000 - gnmze kadar) olmadan ehir temelli sermaye ve iktidar tekelciliinin geliemeyeceine ilikin olmaldr. En temel yntemsel deiiklie bu noktadan gidilebilir. Rosa Luxemburgun ok yzeysel biimde dile getirdii Kapitalist olmayan toplum olmadan, kapitalizm, sermaye birikimcilii, tekelcilii olmaz biimindeki tanmn tm tarihe ve sermaye biimlerine yaymak daha doru bir anlatm tarzdr; sermayenin zmlenmesinin tarihsel-toplum boyunca ifadesidir. K. Marksn saf kapitalist toplum modeli, yapt en temel yanllktr. nk byle bir toplum ne pratik, ne de teorik olarak mmkndr. spat basittir: Diyelim ki, bir toplumda sadece kapitalistler (brokratlaryla birlikte) ve iiler (isizleriyle birlikte) vardr. nk saf kapitalist toplum bunu ngrmektedir. Sermayenin fabrikalarnda toplam yz mal biriminin retildiini varsayalm. Yirmi be mal birimi creti karlnda iilerin olmaktadr. Yirmi be birim ise sermayedar snfn kullanmna kalsn. Peki, geriye kalan elli mal birimine ne olacak? Geriye kalanlar ya ryecek, ya bedava datacaktr. Saf kapitalist toplum modeline gre baka trls mmkn deildir. Rosa, bu noktadan kalkarak, elli mal birimi ancak kapitalist olmayan topluma kr amal satlrsa sistemin mmkn olabileceini sylerken, dorunun kylarnda gezinmektedir. Toplumsal gereklik daha kapsamldr. Ayrca krn ve ona dayal sermaye birikiminin karl denmeyen toplumsal art olduunu ok iyi bilmek ve hi unutmamak gerekir. Kapitalist olmayan toplum kimdir? Bata tarihsel tarm-ky toplumudur; evlere kapatlm kadn toplumudur; ehrin yoksul, emeiyle geinen zanaatkr ve isiz (ianeyle geinen) kesimidir. Gereklik byle konulunca, be bin yllk uygarlk ve en sistematik dnemi olan son drt yz yllk kapitalist dnya sistemini daha iyi zmlemek imkn dhilinde olacaktr. Tm tarih boyunca sermaye ve iktidar olarak rgtlenen ebeke (aristokrasi, efendi, burjuvazi, devletl, iktidarl vb.) toplam nfusun tahminen hibir zaman yzde onunun stne kmamtr. Dolaysyla toplumsal doann ana gvdesi her zaman yzde doksann stndedir. O halde yntem asndan soralm: Yzde onun tarihselletirilmesi, sistemletirilmesi, dncenin temel objesi klnmas m daha bilimsel doru bir yoldur, yoksa yzde doksanndan fazlasnn tarihselletirilmesi, sistemletirilmesi, dncenin temel objesi klnmas m daha doru bilimsel bir yntemdir? Cevab aranmas gereken temel gereklik budur. Belki dnce, bilim ve yntem younluu yzde onun tekelinde olduu iin baka trls mmkn olmaz denilebilir. Ama bu tekel son tahlilde toplumsal artnn gasp, andrlmas zerine kurulmam mdr? En rgtl ve ideolojik grup olmas bu ayrcaln hakl klar m? Yzde bir bile olsa, iyi rgtlenmi bir zor, milyonlar hkm altna alabilir, milyonlar bile ynetebilir. Sylediklerini en temel bilim ve yntem olarak dayatabilir. Bu gerek, hakikat anlamna gelebilir mi? Bir avu zorbay ve tekelciyi kim hakikat olarak ilan ediyor? lan edenlerin, mitoloji, din, felsefe, bilim ve sanat olarak sunanlarn, sermaye ve zorba ebekenin iktidarna balanmas toplumsal hakikati (yzde doksann hakikatini) deitirebilir mi? Sorunu byle koymak gerektii gayet aktr. Hibir ideolojik, bilimsel, dinsel, felsefi ve sanatsal hegemonyann bu gerei deitirmeye gc yetmez, yetmemelidir. Tarihsel-toplumu bu ana yntemin nda yapsal olarak incelediimizde, eitli dnce biimleriyle (mitolojik, dinsel, felsefi, bilimsel ve sanatsal) ifadeye kavuturmak istediimizde, hakikatin boyutlar ok daha grnr klnacak ve anlam bulacaktr. Demokratik uygarlk, tarihsel-toplumun bu iki ynl (yani yapsall, nesnellii ve ifade tarz olarak znellii iinde) anlatm olan ok daha gelikin bir sistematiklie kavuturulabilir. Toplumsal doann daha kapsaml tarihsellii ve btnl iinde sistemletirilmesi mmkn ve gereklidir. Bilimsel devrimin, sosyal bilimin paradigmatik temeline bu sistematik analiz oturtulmaldr. Yntem sorununa bylesi bir yaklam, toplumsal doay tm tarihsel zenginlii ve btnl iinde daha ok sunma yeteneindedir. lk bakta grlyor ki, 33

a- Sermayesiz ve iktidarsz toplum mmkndr, ama toplumsuz sermaye ve iktidar mmkn deildir. b- Sermayesiz ekonomi mmkndr, ama ekonomisiz sermaye mmkn deildir. c- Devletsiz toplum mmkndr, ama toplumsuz devlet mmkn deildir. d- Kapitalistsiz, feodalsiz, efendisiz toplum mmkndr; ama toplumsuz kapitalist, feodal ve efendi mmkn deildir. e- Snfsz toplum mmkndr, ama toplumsuz snf mmkn deildir. f- ehirsiz ky-tarm mmkndr, ama ky ve tarmsz ehir mmkn deildir. g- Hukuksuz toplum mmkndr, ama ahlaksz toplum mmkn deildir. h- Kendi alp kendi oynayan kii misali toplumu politikasz ve ahlaksz duruma drmek mmkndr. Ama o zaman toplum yeni Leviathan (ulus-devlet faizmi) tarafndan paralanp yutulmaktadr ki, toplumun ve insann lm an da byle seyirlik olmaktadr. Soykrmn gerekletirildii andr bu an. Michel Foucaultnun insann lmn ilan ettii andr bu an. Friedrich Nietzschenin toplumun ve insann idiletirilip cceletirildiini, karncalatrldn syledii, sr ve kitle olarak ilan ettii andr bu an. Toplumun M. Weberin demir kafesine kapatld andr bu an! Sermaye ve iktidar tekeli olmadan toplumun doal hali, ahlaki ve politik toplumdur. Tm insan toplumu douundan snne kadar bu nitelii yaamak durumundadr. Kleci, feodal, kapitalist, sosyalist toplum kalplar toplumsal doaya giydirilmek istenen elbise misali gerei ifade etmezler. Byle iddialar olabilir, ama byle toplumlar yoktur. Toplumlarn esas hali ahlaki ve politik olup, tarih boyunca sermaye ve iktidar tekelleriyle hep sktrldklarndan, smrldklerinden, smrgeletirildiklerinden tr tam gelime imkn bulamamlardr. Toplum srekli tekelci smr savalarna (iinde ve dnda) dayanmak durumunda olmadndan, eitli biimler altnda kendi demokratik uygarln (hem tarm-ky zemininde, hem kentin emekileri iinde) gelitirmek durumundadr. Tarih sadece iktidar ve devletler ynnn (en insanlk d ve khne yaplar ve savalarn arac) toplam olmayp, onlardan katbekat (her zaman toplumsal doann yzde doksann stndeki varl) daha fazla demokratik uygarlk rnekleriyle doludur. Tm aile, kabile ve airet sistemleri, konfederasyonlar, kent demokrasileri (Bilindii kadaryla en arpc rnek Atinadr) ve demokratik konfederalizmleri, manastrlar, tekkeler, komnler, eitliki partiler, sivil toplumlar, tarikatlar, mezhepler, iktidarlamam din ve felsefe topluluklar, kadn dayanmalar, yazya geirilmemi saysz dayanmac cemaat ve meclisleri gibi devasa toplumsal gruplar demokratik uygarln hanesine kaydedilmelidir. Ne yazk ki, bu topluluklarn tarihi sistemlice yazlmamtr. Hlbuki gerek insancl tarih bu gruplarn sistematik ifadesi olabilir. Resmi iktidar uygarlklar sermaye ve silah tekelleriyle ideolojik hegemonyay i ie srdrdklerinden, demokratik uygarln ideolojisi hep zayf ve sistemsiz kalmtr. ktidarlarca srekli bastrlm ve saptrlm, ounlukla yok edilmitir. Nice bilge, bilim, felsefe, din, mezhep ve sanat teslim olmadklarnda, zgr vicdann sesini dinlediklerinde en ar cezaya arptrlm ve susturulmulardr. Bunun tarihinin yazlmam olmas var olmad anlamnda deildir. Demokratik uygarl sistematik bir tarihsel-toplum ifadesine kavuturmak bata gelen entelektel grevlerimizdendir. Dnya kapitalist sisteminin son drt yz ylndaki tm ideolojik, idari, askeri, ekonomik, iktidar tekeli olarak ulus-devlet uygarlk sistemine karlk, demokratik uygarln kent demokrasisi (talyada) ve konfederasyonlar (Almanyada), kyl isyanlar ve komnleri, ii isyanlar ve komnleri (Paris Komn), reel sosyalizm deneyleri (dnyann te birinde), ulusal kurtulu sreleri (devlet ve iktidar olmayan halleri), ok sayda demokratik partiler, sivil toplumlar, en son ekolojik ve feminist hareketler, tm demokratik genlik hareketleri, sanat festivalleri ve iktidar amalamayan yeni dinsel hareketlere kadar uzanan geni yelpaze iinde yer alan hareketlerin, tam btnlememi de olsa, kmsenmemesi gereken bir sistematii vardr. Avrupa merkezli sosyal bilimlerin hakikati aratrma metotlar z gerei hegemonisttir. Hakikatin alternatif yollarn iki temel yntemle adeta imknszlatrrlar: Birincisi, monist (bireyci) evrenselci yaklamdr. Hakikat her zaman bire indirgenmektedir. kincisi, snrsz greselci modeldir. Herkesin kendine gre bir hakikatinin var olduunu sylerken, znde 34

hakikatin olmadn ifade etmeye almaktadr. Hibir eyin deimediini iddia etmek iin her eyin deitiini sylemek gibi bir eydir bu. ki yntemin de indirgemecilikte birletikleri aktr. Gerek evrenselci bircilik, gerek greselci tekillik hakikati teke indirgemekle hegemonik karakterlerini aka yanstm oluyorlar. phesiz bu yntemlerin arkasnda uygarlk tekelcilii yatmaktadr. Temelleri Smer rahiplerinin en byk tanr olarak Eni ina ettikleri dnemlere kadar uzanmaktadr. Enin yceltilmesinin nedeni, ykselen hiyerari ve ehir-snf-devlet tekelciliini merulatrma, toplumsal zihniyete egemen ve hegemon (Egemen ve hegemonun ayn kkenli olduunu dnmekteyim) klma ihtiyacdr. Yunan felsefesindeki ilk neden, en byk icat olarak tanr (Eflatun ve Aristoda tanr anlay) hep ayn kaynaktan gelmektedir. Tek tanrl dinlerde Enin brnd biim, lemlerin tanrs olan Allahtr. El, Ellahiden gelir. Roma ykseliinde karmza Jpiter olarak kar. Tanr-krallk ve imparatorluk rejimlerinin ina edildikleri her toplumun stnde bu tip dinler veya mitolojik kavramlarla merulatrlmaya alldklar oka gzlemlenen bir husustur. Hemen her krallk, imparatorluk ve despotik rejimde benzer bir kavram yceltilmesi, bir ideolojik hegemonya abas grnmektedir. Zira bu ynl bir zihni hegemonya olmadan, bu rejimlerin kalc olmalar zordur. Avrupa kapitalist tekelcilii (uygarln yeni hegemonik merkezi ve biimi olarak) 16. yzylda ykselirken, benzer bir aba olmadan egemen olmay baaramayacann aka farkndadr. Tarihte ilk defa o dneme kadar kendini toplumun yarklarnda, dehlizlerinde saklam para-sermaye (tarm, ticaret ve bizzat iktidar aygt olarak sermayeden farkl bir sermaye biimi), hegemonik g olarak toplumun stnde ve giderek tm gzeneklerinde ykselmek durumundadr. Hristiyan kkenli (dolaysyla Ortadou Smer kkenli) teolojiden gelme Francis ve Roger Baconla Rene Descartesin yeni metot araylar bu maddi hegemonik kla yakndan balantldr. Gerek yntemsel, gerek ierik olarak peinde olduklar hakikat, sermayenin bu yeni tryle hegemonik ykselite ortaktr. Kapitalist tekel hegemonyasn salamlatrdka, ideolojik hegemonyas da bununla i ie kendini salamlatrmakta ve kalc klmaktadr. Yeni metot, felsefe ve bilim devrimleri ancak bu maddi koulun dntrc etkisiyle bilimsel izahn bulabilir. phesiz her eyi kapitalizme balamak krle yol aar. Bylesi bir yaklam oyuna gelmek ve en kaba indirgemecilie dmek olur. Ama aralarndaki ban nemi gz ard edildiinde hakikat aratrmalar sakat kalr, metafizik anlatmlar iinde deerini yitirir. ster metafizik ister pozitivist yntemlerle ilensin, bu ynl tarih ve toplum anlatmlarn yntem olarak benimsemediim gibi, birbirine benzer sonular rettiklerini, gerek, hakikat yorumlarnn iddia ettiklerinin aksine tutarl olmadn da en az kendi amdan belirtmek durumundaym. Tarih malzemesinin deneyimlerini dnmek asndan kesin gerekli buluyorum. Sadece tarih malzemesini deil, doa malzemesi ve deneyimlerini de gerekli buluyorum. Bu konuda tipik bir ampirist (deneyimci) gibi yaklam iinde deilim. Kart olarak doal ve tarihsel malzeme ve deneyimlerden bamsz dnce retebileceini iddia eden idealist (mutlak fikircilik) yaklam iinde de deilim. Bu yntemlerle tm uygarlk tarihi boyunca devasa klliyatlarn oluturulduunu biliyorum. Bunlardan haberdar olmann gerekliliine inanmakla birlikte, hakikati yorumlamak asndan vazgeilmez olmadklarna da kaniyim. Hakikati bunlar olmakszn yorumlamann mmkn olduunu belirtmek istiyorum. zellikle tarihin malzeme bolluuna gmlm pozitivist aratrmac ekol ok zavall ve acnacak durumda buluyorum. Ayn biimde ar malzemesiz, kerameti kendinden menkul eyhlerin gaipten haber vermelerinin de hakikatle pek irtibatl olduunu sanmyorum. Onlar da acnas, sefil bir durumu yaarlar. Sadece ampirik ve idealist yaklamlar eletirmek yetersiz kalr. Bu iki yntemin daha farkl biimleri olan evrenselci, dz izgisel ilerlemecilikle grecilik yntemlerine de eletirel yaklamak nemlidir. Genelde hakikat ne izgisel ilerlemeci, ne de greci yntemle ina edilebilir veya kefedilebilir. phesiz toplumsal doann esnek yksek zek dzeyi toplumsal gerekliin inasna geni bir zgrlk seenei sunar. Fakat bu durum greci (izaficilik) yntemin iddia ettii gibi Herkes kendi gereini istedii gibi ina edebilir anlamna gelmez. Ayn gerekler idealistlerin sand gibi Levhi Mahfuzda yazl olduu gibi zaman gelince gerekleir anlamna da gelmez. Toplumsal gerekleri (toplumsal doalar; klandan ulusa kadar, 35

snf, devlet vb.), verili zaman ve mekn koullar dahilindeki toplumsal malzemeyi yeni fikirlerle yeni gereklikler olarak ina etme zihniyeti, yolu en gereki yntem olarak grnmektedir veya yle kabul edilebilir. Tekraren de olsa, aklamaya altm, yntemin mutlaka toplumsal doaya, zellikle onun temel varolu hali olan, yle olduuna inandm ve emin olduum ahlaki ve politik topluma dayanmas gerektiidir. Ahlaki ve politik toplumla balants olmayan tm dnce ekollerinin, bilim, felsefe ve sanat yaptlarnn sakat dou yaptklarn ve er ge sakncalara yol aacaklarn belirtmeye alyorum. Bal kalnmas gereken tm yntem sorunlarnn ve bilgi, etik ve estetik rnlerinin mutlaka ahlaki ve politik toplumu esas almalarn ilk koul olarak belirliyorum. Bu ilk koulun dnda oluan tm yntem, bilgi, etik ve estetiin gvenilmez ve sakat olduuna, yanllklarla ykl, irkin ve ktlklerle dolu olacana dikkatleri ekmek istiyorum. Bu hususlarn sadece kendime ilikin ahsi kan ve dnceler olmadklarn, hakikat yolunda temel norm deerinde olduklarn srarla aklyorum. Toplumsal doalar da biyolojik doalara benzer biimde genetik kodlara sahiptir. Biyolojizmin farkndaym. Bunun toplumsal doalara tanmasnn Darwinizm olduunu ve en kaba materyalizm olarak toplumsal mhendisliklere fikr malzeme saladn biliyorum. Bahsettiim husus, zek dzeyi en yksek doa olarak zgrlk seimine o denli ak olsa bile, yine de tarihsel-toplumlarn hafza ve temel yapsal zelliklerini deitirmenin kendine zg hususiyetleri taddr. Genetik kodlarn deitirip farkl bitki ve slah edilmi hayvan yetitirir gibi toplumlar deiime uratamayz. Toplumsal doann hafzas, bunu zaten ahlaki ve politik toplum olarak bouna belirlememitir. Deiimin toplumsal yolunun ancak ahlaki ve politik toplumsal dzeyi ykseltmesi halinde meru kabul edilebileceini, aksinin ise her trl totaliter ve otoriter yntemlerle ahlaki ve politik toplum dzeyini dreceini, dolaysyla sonular ne olursa olsun meru kabul grmeyeceini belirtmek byk nem tar. 3-Bir Toplumsal Hakikatsizletirme Felsefesi Ve Yntemi; Pozitivizm (Bilimcilik) Uygarlk ncesi ve dnemindeki kart toplumlarda bilgi ve bilim, ahlaki ve politik toplumun parasyd. Toplumun hayati karlar gerektirmedike, bilimin baka trl kullanlmas mmkn deildi. Bilgi ve bilimin tek amac toplumun varoluunu srdrmek, korumak ve beslemek olabilirdi. Baka amac dnlemezdi. Uygarlk bu durumu kkten deitirdi. Bilgi ve bilim zerinde tekelini kurarak toplumdan kopard. Toplum bilgi ve bilim yoksunu klnrken, iktidar ve devlet gleri bilgi ve bilimle alabildiine glendiler. Bilgi retenleri ve tayanlar hanedanlklara ve saraylara balayarak tekellerini salamlatrdlar. Bylelikle bilimin toplumdan, zellikle kadndan kkl koparl, yaam ve evreyle bann koparl anlamna da geliyordu. Ayn zamanda analitik zeknn duygusal zekyla bann kkl kopuu ve aralarndaki mesafenin srekli bymesi de birlikte geliiyordu. Bilimin toplumsal doadaki anlam tanrsallkt. Toplum kendi doasna ilikin bilgi ve bilin dzeyini kendi kimliinin ifadesi olarak tanrsallatryor, tanrsallkla bir tutuyordu. Uygarlk bu konumu da deitirdi. Bilim hanedan ve ortaklarna geince, tanrsallk da konum deitirdi. Artk topluma kulluk, tanrsal olmayanlar payesi biilirken, hanedan ve yakn evresi tanr soylusu olarak mitolojiye ve dine geirilmi oldu. Tanr-krallar, tanr soylular bylesi bir srecin rnyd. Bilim ve bilgi reticilerinin ve tayclarnn toplumla balarnn bu tr koparl tm uygarlk alar boyunca devam etti. Buna kar direnen olduysa da, kolayca tasfiye edildiler. Bilgi ve bilim adeta bir kast oluturdu. Avrupa uygarlna gelince, zellikle kiliseyle kralln ekimesi ve yine manastrlarn ksmen zerk havas nedeniyle bilgi ve bilim reticileri snrl bir bamsz dnem yaadlar. Youn iktidar savalar aratrmalarna zarar vermeden daha kolay koruyucu bulmalarna frsat sunuyordu. Rnesans, Reform ve Aydnlanma bu iktidar savalarnn yol at zerk ortamla yakndan balantlyd. in ve Osmanl tarz bir mutlakyetin olmamas zerklie katk sunuyordu. Sonu, felsefesel ve bilimsel devrim oldu. Fakat bir yandan kapitalizmin hegemonik ykselii, dier yandan ulus-devletin oluumu, 19. ve 20. yzylda bilim zerinde sermaye ve iktidar tekelinin kurulmasn beraberinde getirdi. Bilim artk sermaye ve iktidarn ayrlmaz parasyd. Zaten uygarlk tarihi boyunca ahlaki ve politik toplumun aleyhine gelien bu durum Avrupa modernitesiyle zirve yapt. 36

Demek oluyor ki, Avrupa merkezli bilimsel paradigmalar ok nceden toplumdan kopmulard. Bilgi ve bilimle uraanlar arlkl olarak sermaye ve iktidar perspektifi iindeydiler. Ahlaki ve politik toplum oktan gzden dmt. Kilisenin yenilgisiyle bu sre daha da hzland. Temel kaygs ahlaki ve politik toplum olmayan bilim, artk sermayenin ve devletin hedeflerine kilitlenmekten baka bir ura alan bulamazd. Artk bilim iktidar ve sermaye retirken, sermaye ve iktidar da bilimi kendine iyice mal ediyorlard. Bilimin ahlak ve politikayla bann sonuna kadar koparl kapy ardna kadar savalara, atmalara, kavgalara, her tr istismara ayordu. Nitekim Avrupa uygarlk tarihi ayn zamanda savalarn en youn olduu tarih oldu. Bilime biilen rol artk mkemmel ve zafer getirecek sava aralar icadna younlamakt. Bylece sonuta nkleer silahlara kadar bir trmanma yaand. Ahlaki ve politik toplum kurallarnn egemen olduu bir toplumda deil nkleer silah, bir mantar tabanca bile icat edilemezdi. Edilse bile en azndan topluma kar kullanlamazd. Ahlaki ykl savalar en nemli balang etkenidir. Bilim ile ahlak ilikisinin kopuu ise, her tr ykc ara icadnn temelidir. Bilim ile iktidar ve toplum arasndaki bu ilikinin temel paradigma ve ynteme yansmamas dnlemezdi. Toplumun devreden karlmas, nesneletirilmesi anlamna da geliyordu. Tpk daha nce kadn ve klelerin nesneletirilmesi gibi. Ardndan Baconla, Descarteslerle balayan nesne-zne ayrmlar tm bilimlere tanm oldu. Bilimde nesnel olma ok vlr. Hlbuki en temel felaketin kaps nesnelik-znellik ayrmnn keskinlemesiyle ald. Ardndan ben-teki ayrmyla derinleti. Ardndan birbirini yok eden diyalektik ulara dnt. Bu ikilemler kesinlikle ahlaki ve politik toplumla sermaye ve iktidar ayrmasnn, elikisinin bir yansmasdr. Doann, ardndan kadn ve klenin, en son tm toplumun nesne konumuna indirgenmesi, bilimde halen kullanlan ok nl nesnellik kural olarak karmza kt. Eskinin tanr-kul ilikisi, zne-nesne ilikisine dnt. Daha eskinin canl doa anlay yerini l nesne doa ve zerinde tanrsal zne insana brakt. Bu paradigmatik yaklamlarn bilim, zellikle toplumsal bilimler zerinde etkisi ykc olmutur. rnein tamamen nesnel olan fiziki doay esas alan fizik bilimi, doa zerinde snrsz deneyim ve tasarrufta bulunma zgrlne sahip olduuna inanr. Nkleer deneyimden her tr otodinamikleri harekete geirmeye kadar kendini zgr sayar. Bunu yaparken herhangi bir ahlaki endie duymaz. Nesnel doa anlay madde zerinde snrsz tasarrufunu dourunca, sonu atom bombasna kadar gider. Tanrsal bilim arasal bilime dnnce toplumla ba kalmaz. ktidar ve sermayenin elinde azami kr kanununa bal bir arasallk kazanr. Grnte fizik tamamen tarafsz olup, nesnel doayla ilgilenen bir bilimdir. znde ise iktidarn ve sermayenin temel g kaynaklarndan biri olduu aktr. Aksi halde fizik bilimi mevcut halini koruyamazd. Toplum-kart bir gce dnm yle tarafsz nesnel bir bilim bulunmadn gstermektedir. Fizik kanunlar denilen g ilikileri de son tahlilde insan gcnn yansmalarndan baka anlama gelmez. nsann ise mutlak anlamda bir toplumsal varlk olduunu biliyoruz. Modernitenin tm bilimsel yapsna damgasn vuran pozitivist felsefeyi yorumlaynca, uygarlk-iktidar-bilim ilikisinin iyzn daha iyi aa karabiliriz. Pozitivist felsefenin kesin nesnel olgulardan yola ktn, bunun dnda hibir bilimsel yaklama yer vermediini biliyoruz. Yakndan baknca, nesnelerin ilikisi olarak bilimin tm eski puta tapclardan ve metafizik glerden daha putu ve metafiziki olduu kavranacaktr. Bu konuda tarihsel diyalektii ksaca hatrlatrsak daha ok aydnlanrz. Nasl tek ve soyut tanrl dinler, paganizmi (putuluk, bir nevi olgular tanrsallatrma dini) eletirme temelinde ortaya kp kendilerini ekillendirmilerse, pozitivizm de bir nevi kar atak olarak yeni putuluk biiminde ortaya kmtr. Din ve metafizik eletirisi, yeni putuluk (Olgulara dayal hakikatilik kesinlikle neopaganizmdir) olarak, neo-metafizik olarak ekillenmitir. F. Nietzschenin bu gerei ilk tespit eden filozoflardan olmas son derece nemlidir ve deerlendirmeleri hakikat aratrmalarnda katk niteliindedir. Nesnel olgu denilen kavramn hakikatten uzak bir kavram olduunu belirlemek byk nem tar. Olgular kendi bana hakikate ilikin ya hibir anlaml bilgi sunmazlar ya da sunduklar kadaryla ok yanl sonular beraberinde getirirler. Yakn dneme kadar hkmranln srdren pozitif bilimlerin hi de lanse edildikleri gibi anti-metafizik ve anti-din perspektifli olmadklar, en azndan metafizik ve din kavramlar kadar dinsel ve metafizik bir boyut tadklar aa kmakta ve tartlmaktadr. Avrupa sosyal 37

bilim hegemonyas, uzun sre kat pozitivist metafizikle bu gerei yadsyarak, belki uygarlk hegemonyasna hizmet etmitir. Ama sosyal bilimde de byk kargaaya yol amtr. Bilim esas olarak kendini bilmekse, sanldnn aksine, en ok da sistemin resmi ideoloji olarak benimsedii pozitivizm bu gereklikten uzaklatrc rol oynar. ok eletirdii din ve metafizik aamalar, belki de pozitivizmden daha fazla bilime yakndrlar. Tabii ki bata insani bilimler. Kald ki, tabii bilimler denilen disiplinlere de derinliine bakldnda, onlar da son tahlilde insani bilim kategorisinden saylr. nsanlk tarihin hibir aamasnda bu denli zincirlerinden vahice boalmamt. Yine bu denli kskvrak balanmamt. Doa ve toplum zerine bu denli iktidar icrasna girilmemiti. Bunlar ancak pozitivist din ve metafizikle gerekleir oldu. Pozitivizm dinsel niteliini olguculuundan alr. z itibariyle pozitivizm iin olgu en temel gerekliktir. Olgusal olmayan gereklik yoktur. Hlbuki aratrmalar ve felsefe (bir btn olarak) olgunun algyla ayn olduunu (yani olgu=alg) gstermektedir. Algclk ise, en basit zihni ilemdir. Nesnenin en yzeysel gzlemlenmesi sonucu oluup kaba bilgilenmenin (bilimsel olmayan en yanlgl bilgi tr) yntemidir. Olguyu olguculuk haline getirmek, nesneye temel gereklik rol bahetmektir. Paganizmin (putuluun) temelinde de ayn yaklam vard: Nesneyi tapnma konusu yapmak. Bu durumda pozitivizm istedii kadar din bata olmak zere metafizie saldrsn, kendisi de nesne hakikatilii nedeniyle en kaba materyalist bir din haline gelmitir; yani nesnelci putuluun modernitedeki yeni bir trevi, temsilcisi olarak metafiziktir. Pozitivizm zden, derinlikten yoksun, yzeysel, olgular lp bimekten tesini grmeyen, karlar gerei grmek istemeyen yapdadr. Pozitivizmi bilimcilik klfyla sunmasna ramen, tarihin en putperest (Heykel bolluu, bu snf dneminde gibi bymtr) snfdr. Grnte laik ve dnyevidir, zde en dinci ve hayalperesttir. Buradaki dincilii, banazlk derecesinde olgucu inan ve dnceleridir. Olguculuun asla gerein btnl olmadn biliyoruz. Szde laiklii, zde ise laik kartl en hayali projeleri (bir nevi ahiretlik projeler) toplumun nne utanmadan habire sunmasdr. Hem de en yzeyselidir. Olguculuk olarak tercme edebileceimiz bu din, bizzat insan zihniyetinin rn olma karakterinden tr zaten metafiziktir. Olguculuk (pozitivizm), toplumsal yaklam sz konusu olduunda, bir nevi ada putuluktur. Putuluk, anlamsalln yitirmi tanrsalln bo erevesidir. Bir dnemler toplum iin byleyici, kutsal bir ilevi olan bir kavramsallk olarak tanrsallk bu ilevini yitirince, geriye putlam hali kalr. Putlara ise anlambilimden yoksun kesimlerin tapnmas anlalr bir husustur. Onlar putun ilevsellikten kaynaklandn bilmedikleri gibi, tersine putuluun anlam reteceini, eski ycelie, kutsalla erieceini sanmakta ya da gafletinde bulunmaktadr. Anti-put dinleri bu balamda zmek hayli aydnlatc olacaktr. Olguculua mahkm pozitivistlerin ada putuluklarndan phe etmiyorum. ada putuluk da diyebileceimiz bu modern putularn en iyi tketim nesnelerine bir put gibi sarldklarn bizzat modernizm sahasndaki filozoflar sylemektedir. nsann zihniyet itibariyle metafizik karakterli bir varlk olduunu bu amala yntem konusunda uzunca iledim. Pozitivizm, farknda olmadan, bu olguculuun eski dnemin en s putuluu olduunu gremiyor. Olguculuk = putuluk ideam nemle ileri sryorum. Olguculuk bir gerei yorumlay biimi deildir. Ne kadar tersini iddia etse de, olgulara dayal bilimin felsefesi de deildir. nk byle bir felsefe olamaz. Gze arpan, kula titreten her grnt ve ses olgudur. Her hissedi de olgudur. Evren gerekliinin bunlardan ibaret olduunu hangi lgn veya cahil idea edebilir? Ne yazk ki, modernite olguculuk zerine ina edilmi bir yaamn resmidir. Bilinli olarak resmidir kelimesini kullanyorum. nk modernite yaamn zyle deil, en yzeysel biimiyle ilgilidir. Olgular eer karmak balantlar kapsamnda anlam bulamazlarsa, ya hi bilgi sunmazlar ya da en yanl sonulara yol aabilirler demitik. Fizik, kimya, biyoloji olgularn bir tarafa brakalm. Yalnz bir toplumsal olgu rnei zerinde durarak yol at sonular yakndan grelim. Pozitivizme gre ulus-devlet bir olgudur. Onu oluturan btn eler de birer olgudurlar. Binlerce kurum, milyonlarca insan hepsi birer olgudur. Aralarndaki ilikileri de katnca resmi tamamlam oluruz. Pozitivizme gre bilimsel kavram oluturduk demektir. Artk mutlak bir hakikatle kar karyayz: Ulus-devlet hakikati! Pozitivizm bu tanma bir yorum olarak bakmaz, mutlak hakikat olgusu olarak bakar. Dier tm toplumbilim olgularna da bu anlayla bakar. Tpk birer fizik, kimya, biyoloji olgusu gibi bunlar da birer olgudur. Hakikat 38

tanmlamas byledir. Grnte masum, hi tehlike iermeyen bu yaklamn hi de yle olmadn, zellikle etnik temizlik-soykrm hareketlerinde btn dehetiyle fark etmeye baladk. Hitlerden tutalm szde en lml ulus-devlet liderine kadar hepsi, yaptklarnn bilime gre son derece doru (pozitif bilimlere gre) olduunu, ulus gereklerini arndrdklarn, daha homojen bir ulus oluturmann sadece hak deil, doal evrim yasasna uygun bir gelime olduunu syleyeceklerdir. Esas aldklar bilime gre doru sylyorlar. Onlara bu gc pozitif felsefe ve bilimleri vermektedir. Nitekim tm modernite dneminde bu pozitivist anlay gerei snrsz vatan, millet, devlet, etnisite, ideoloji, sistem savana giriildi. nk bu kavramlarn hepsi kutsald ve uruna sonuna kadar sava gerekirdi. Bilindii zere bu anlay sonucunda tarih kan deryasna dnt. Grnte masum olan pozitivizmin znde kanl ehresi byle srtyordu. Konuyu biraz daha aklamaya alalm. Dnyada gnmzde yaklak iki yz ulus-devlet vardr. Yukarda belirttiimiz kurum ve vatanda kitlesi ve ilikiler yeknuyla bu devletlerin hepsi kar karya gelirse, en az iki yz tanrl, binlerce mabetli, snrsz tarikatl bir dzen veya hercmerlik durumunun domas kanlmaz olacaktr. nk temsil ettikleri tm olgular kutsal ve uruna lmeye deerdir. Dikkat edelim, karmzda gerek toplumsal doay yanstan ahlaki ve politik toplumdan ad dzeyinde bile bahis yoktur. Gerekten saldrya uramas halinde urunda lnecek bir gerek varsa, o da ahlaki ve politik toplum gerekliidir. Ulusdevlette ise, herkes kendi kendine oluturduu ve oluturulup nne sunulan olgu putlar adna savamaktadr. Eskinin putlar uruna savamndan bin kat daha aztm bir putlar uruna savalar dnemiyle kar karyayz. Sonu sermaye ve ulus-devlet tekellerinin azami kr kanununun ilemesidir; mutlu aznla firavunlarn bile yaamad yaantlarn peke ekilmesidir. Modern yaam denilen, pozitivizmin bu gereinin, daha dorusu gerekleri katletmesinin sonularndan baka bir ey deildir. Bugn sanal toplum ana eritik. Hibir gerek, sanal toplum kadar olguculuu aklayamaz. Olgucu toplum sanal toplumdur. Sanal toplum olgucu toplumun gerek yz, yznn tesinde hakikatin ta kendisidir. Olgularn anlamszl (daha dorusu kan banyosu, hayali toplum, tketim toplumu anlamnda anlamszlk anlalmal) sanal toplumla zirve yapyor. Medyatik toplum, ov toplumu, magazinel toplum hep nesnel, olgucu anlayn, pozitivizmin aa km hakikatidir. Bu da aslnda hakikatin inkrdr. Konumuz gerei fazla incelemeye gerek duymadan, benzer sonular daha da sralayabilirim. slam, Hristiyan, Musevi, Budist, kapitalist, sosyalist, feodal, kleci toplum kavramlar ayn yaklamn gerekleridir. Pozitivizmin metafizik yz burada da karmza kyor. Evet, slam toplumu, kapitalist toplumu ayn yaklamn sonucudur. Yani bunlar olgu kavramlardr; baka deyile yaktrma, grnt kavramlardr. Ayn ey ulus aidiyetleri iin de sylenebilir. Alman, Fransz, Arap, Trk, Krt ulus kavramlar pozitivist karakterde birer hakikattirler. zde ise, hakikatin silik grntleridir. Peki, gerek, hakikat nedir diye sorulabilir. Bence cevap basittir. Toplum gereinde doal olan ahlaki ve politik toplum hakikati ile bunu srekli andrmak isteyen uygarlk hakikati vardr. Bunun dndaki sfatlar, isimler hi gerei temsil etmez demiyorum. zn deil, grntsn, basit ve sk deikenli formunu temsil eder diyorum. rnein Arap ulus gereine bakalm. ok zayf da dm olsa, Arabistan denilen meknda ahlaki ve politik zellikleri olan bir toplumla, bu toplumun srtndan binlerce yl sulta srm ve gnmzde rme noktasna getirmi iktidar gerei dnda Araplk ok az ey ifade eder. Binlerce farkl, elikili, hatta birbirinin can dman Arap vardr. Yani binlerce elikili hakikat! Pozitivizme gre byle olmas gerekir. Ama ok iyi biliyoruz ki, Arap gerei zde bu olmasa gerekir. Daha anlalabilir bir rnek aalardr. Bir de aacn olgu olarak binlerce dal ve saylamayacak kadar ok yapra vardr. Eer rn bilinen ve deerli olan bir aasa, ona gre anlam bulur; dallarna ve yaprana gre deil. Pozitivizm hepsine ayn arl verme krldr. Evet, dallar ve yapraklar da gerektir. Ama anlaml gerek deillerdir. Bir salkmn, bir kilo zmn deeri, anlam vardr. Ama bir yaprann ancak bir grnts, zn yanstmayan, biimsel gr kazandran bir olgusal gereklii vardr. Bilim gibi pozitivizm (bilimcilik) de en kaba olguculuk felsefesidir. Olgu gerein grntsdr; pozitivizmde ise gerein kendisidir, dolaysyla olgu olmayan hibir ey gerek deildir. Kuantum fizii, astronomi ve biyolojiden, hatta dncenin z olarak kendisinden 39

biliyoruz ki, gerek azami olarak gze grnen olaylarn tesindeki lemlerde cereyan eder. Gzlenen ve gzleyen ilikisinde gerek (hakikat) en srl bir mahiyete brnmtr ki, hibir fiziki lee ve tarife smama noktasndadr. Pozitivizm bu derinliin inkr olarak, en ok ilkadaki putulua (paganizm) benzemektedir. Put bir olgu olarak grnm kazand iin, paganizm ile pozitivizm arasndaki ortak ba yanstr. Bilimlerin olguya boulmas, her gn yeni bir bilimsel disiplinin domas, hepsinin kendini ayn arlkta hakikat saymas bilimsel krizin ana nedenidir. Sistemle ban bata da belirledik. Hakikatin zne-nesne, biz-teki, beden-ruh, din-bilim, mitoloji-felsefe, tanr-kul, ezen-ezilen, hkim-mahkm vb. gibi srekli ve gittike derinleen biimde kart ikilemler halinde paralanmas, znde ahlaki ve politik toplum zerinde kurulu uygarlk tekel ebekelerinin yaratt andrma ve smrgeletirme eyleminin sonucudur. Kapitalist modernite bu uygarlk ikilemini snrszca oaltp derinletirerek, toplumu bugnk dalma ve rme noktasna getirmitir. Bunda sistemin ibirliki biliminin de byk pay vardr. Kriz, ideolojik zle arasal yaplanma arasndaki elime can ekime noktasna gelince, farkna varlan hal oluyor; isizlikle, savala, alk ve yoksullukla, bask ve krmla, eitsizlik ve zgrlkszlkle kendini ezici okluklarn etinde, ruhunda lklara dntrmesini ifade ediyor. Pozitivist olgucular toplumu bilimsel olarak tanmladklarn iddia etmelerine ramen, pozitivist olguculuk toplumun gerek akn en az tanyan dnce okuludur. Toplumu tarihsiz, kaba materyalist bir yn gibi yorumlayarak, en arpk, eksik bir tanmyla en tehlikeli toplumsal operasyonlarn yolunu aarlar. Toplumsal mhendislik kavram pozitivizmle balantldr. Bunlar dtan mdahaleyle topluma istenilen ekli verebileceklerini sanrlar. Modernitenin de resmi anlay olan bu yaklamlar, toplumun iinde ve dnda yrtlen iktidar ve istismar savalarnn meru gerekelerini olutururlar. Pozitivistlerin en byk gnah, toplumsal gereklikleri fiziki gereklikler gibi olgular niteliiyle ayn kategoriye koymalar olmutur. Toplumsal olguyu deimez gereklikle bir tuttuumuzda, byk yanlglar ieren toplumsal paradigmalara kapy ardna kadar aralam oluruz. Ekonomiye pozitivist adan baktmzda, bu sakncalar grmemek mmkn deildir. O zaman milliyetilikler nesnel gerein ifadesi olarak anlaldnda, deiik konumlarda da olsalar, felsefi bakmdan ayn olan Hitler ve Stalin konumuna dersiniz. Bu ikisi de, yani tm pozitivistler de, kaba materyalistler de toplumda kabul ettikleri gereklere mutlak olgu deeri vermekten kurtulamazlar. Para konusunu son derece nazik klan bir etken de topluma bu pozitivist yaklamla bakan anlaytan gelir: Paray tam gerek saymak. Dolaysyla onun araclyla el deitirme, giderek tam gerek alglamasna dnr. Pozitivist bilim anlayyla, dier bir deyile paradigmasyla gelitirilmek istenen toplumsal bilimler tamamen kmaz iinde kalmtr. Aksi halde bu denli ykselen smr ve sava olgusunu izah edemeyiz. Bilim adam topluma kar bir din adam veya ahlakiyatdan daha az sorumlu olamaz. Madem bilim; mitoloji, din ve felsefeye kar daha yksek bir anlam gcdr, o halde neden kendi devrimini yapp (17. yzyl) zaferini salad halde, bu stnln ei grlmemi sava ve smr olgularna kar gsteremedi? Bilimin iktidarlamas buna neden olarak gsterilebilir. ktidarlaan bilim zgrln kaybeder. Bilimi en gelikin anlam yorumu olarak tanmlarsak, bu kadar hzla iktidarla btnlemesi ya bilim adna bir yenilgidir ya da bilim diye tanmlanann ciddi bir anlam sorunu vardr. Bu sorunu pozitivizmle balantlandrmak istedim. Kendisi ok eletirmesine ramen, pozitivizmin din ve metafiziin de gerisinde, en kaba materyalizmle i ie bir din ve metafizik olduu, pozitivist bilimler denen disiplinlerin sorumsuzluk (Smr ve savaa kar bir ey yapmadlar. Kendi sorunlar saymadlar. Daha sonra iktidarn bilimi idiler) dzeyinden aka ortaya km bulunmaktadr. Bundan karlmas gereken en nemli bir sonu, bilimin yeniden bir anlam yorumuna iddetle ihtiya duyduudur. Bilimin yeni bir paradigmatik devrime ihtiyac vardr. Yorum gcm anlam yeteneimin uygulamas olarak bu almada snadm. Sonular bu snamayla ilgilidir Sanldnn tersine pozitivizm, anti-metafizik ve anti-dinsellik olmayp, zerine hafif bilimsellik cilas vurulmu en kaba materyalist dindir. Daha dorusu, modernite putuluudur. Her iki dogmatik yntem arasndaki temel benzerlik, doaya hkmeden kanun denen bir gcn varlna ilikindir. Tanr kanunlar yerine sadece bilim kanunlar sz geirilmitir. Gerisi ayn 40

anlatmdr. Pozitivist dnce ynteminin en vahim yan, yarglarndaki bu kanun gcndeki yaklamdr. Yorum yoktur. Kesin, objektif, herkese ayn gelen hkmsel bak, znde bilime de terstir. Keskin zne-nesne ayrmna dayanmann sonucu olarak yanlma payna da yer brakmaz. Burjuva snfn ortaa teolojisini pozitivizm cilasyla boyanm sekler ve bilimci bir felsefe olarak sunma abas anlalabilir. O elbette rahminde doduu sosyal gerekliin izini tayacaktr. Ortaadan beri, hatta tm uygarlk tarihi boyunca zihinlerimize yklenen imgesel yaklamlardan kurtulmadan, pozitivist dalgann zihinlerimizi adeta esir almas kanlmazd. Bu durum ar tekrarlayc, ii bo, kuru bir retorii (sz ustal, cambazl) gerek sanmaktan te bir gelimeye frsat tanmad. Eskiden mam ne derse dorudur tavr yerine, retmen, filozof ne derse dorudur tekerlemesi geti. Zihin verimsizliimizin temelinde bu gereklik yatar. Dolaysyla kendi toplumsal doamza ilikin tek bir yorum yapma hakkndan bile yoksun kaldk. Bu ok vahim bir durumdur. Kendi kendine beyinsel krleme ve esarettir. Dinsel dogmatizm hi olmazsa gelenein bir nevi tayc gcyle baz tarihsel gerekleri anmsatr. Pozitivizmde bu da yoktur. Gereklerimizle aramza kocaman bir yabanclama bendi rer. Batnn ideolojik hegemon gc olarak, bir nevi silah skmadan (beynini kullanmadan) teslim almaya benzer. Ak ki, bu dogmatizmi krmadan, genelde resmi uygarl, zelde kapitalist modern paradigmay krmak mmkn olamad. Dolaysyla zgr yorumlama gcne eriilemedi. u dncemde ikna olmu durumdaym: deolojik silahlar askeri silahlardan daha fazla yasaklayc rol oynar. Pozitivizmi eletirirken baz yanl anlamalara dlmemesi konusunda uyarma gerei duyuyorum. Birincisi, olgularn hibir deerinin olmad, gereklikle balarnn bulunmad gibi yaklam iinde deilim. Sadece olduka snrldr diyorum. Olgusalln bir felsefe dzeyine tandnda byk sakncalara yol aacan belirtiyorum. Avrupa dnce sisteminde bu durumun fazlasyla aa ktn vurguluyorum. kinci yanl anlama hususu, belki bir nevi Eflatunculua kaydm ynnde bir eletiri getirilmesi olacaktr. zn belirleyici olduunu sylerken, zellikle aa rneinde bu eletiri beklenir. Fakat belirtmek istediim ey aa fikri, ideas deildir. Aacn toplum asndan ihtiva ettii gereklii dile getiriyorum. Faydaclk bir yaklam da sunmuyorum. Sadece gerekliinin ancak ahlaki ve politik toplumca belirlenmesi gerektiini sylyorum. Aa bir birey veya grup iin ok faydal olabilir. Ama eer bu durum ahlaki ve politik toplumca ayn biimde yorumlanmyorsa, gerek fayda deeri yoktur demek istiyorum. O halde daha da nem kazanan soru veya sorun u olacaktr: Hakikati nerede ve nasl bulmalyz? ok basit bir kural hatrlatarak cevabm vermek isterim: Bir eyi nerede kaybettiysen, ancak orada arayarak bulabilirsin. Yoksa baka yerlerde, tm dnyay aratrsan da bulamazsn. nk yntemi yanltr. Kaybettiin yerde deil, baka yerde arama yntemi sadece zaman ve enerji kaybettirir. amzn hakikat aratrmalarn da bu rnee benzetiyorum. Korkun aratrma laboratuarlarna, fonlarna ramen, varlan gerekler belirttiim gibi kriz ve ac ykldr. nsanln peinde kotuu hakikatin bu olamayaca aktr. Cevabm ska tekrarmn tekrar olacaktr. Hakikat ancak toplumsal olabilir. Uygarlk srecinde ahlaki ve politik toplum andrlp smr ve iktidar tekelinin sk egemenlii altna alndnda, toplumsal hakikat yitirilmi demektir. Yitirilen, ahlak ve politik deerlerle birlikte yitirilmitir. Tekrar bulmak istiyorsan, kaybettiin yerde arayacaksn. Yani uygarlk ve moderniteye kar ahlaki ve politik toplumu, onun gerekliini arayacaksn, bulacaksn. Bununla da yetinmeyeceksin; tannmaz hale getirilen varoluunu yeniden ina edeceksin. O zaman greceksin ki, tarih boyunca kaybettiin altn deerindeki btn hakikatleri tek tek buluyorsun. Bu temelde daha mutlu olacaksn. Bunun da ahlaki ve politik toplumdan getiini anlayacaksn. 4-Toplumsal Hakikat Yolunda Sosyal Bilimi Yeniden Yorumlamak Bilin evrensel varolula ilgilidir. Mevcut evrensel dzenlilik ancak bilin kavramyla izah edilebilir. lgin olan, bilincin kendini dile getiri tarzdr. yle anlalyor ki, tm evrensel eitlilik, bilincin kendini dile getirme tutkusunun sonucudur. Bilincin ok bilinlilii hakknda hibir ey bilemiyoruz. Neredeyse sonsuz eitlilikteki aray bir neden sorusunu dndryor. Niin sorusu daha mphem kalyor. nl filozoflar, hatta Kutsal Kitaplardan bazlar, bu sorular evrenin kendini hatrlama isteine veya tanrnn kullarnca bilinme arzusuna balarlar. Farkna varma kelimesi bana daha byleyici ve aklayc geliyor. En kk 41

zerresinden en kozmik varoluuna kadar farkna var, neden ve niin sorularnn yant olabilir. Farkndala ykleyeceimiz anlam, yaamdan baka kavramlarla tanmlanamaz. Yaamn doruya en yakn tanm, farkna varma olarak belirtilebilir. Daha da nemli olan, farkna varmak neden bu kadar nemli oluyor? Farkna varmadan da yaamn mmkn olduunu biliyoruz. Fakat derinden sezinlemeye altmzda, bu mmkn olmann pek mmkn olmadn anlyoruz. Uzun sre farkna varlmadan geen srenin yaam deerinin gittike dt, hatta eridii bile sylenebilir. lm olgusu bile kesinlikle yaamn farkna var, yani yaam mmkn klmak iin doann bir oyunu veya ustal gibi geliyor. rnein sonsuz yaamla cezalandrlm bir varln, acaba Sisyphos trajedisinden (ta tepeye vardracak iken, srekli drp yeniden yuvarlama cezasna tanrlarca arptlm kii) fark kalr m? lme zlmek sadece yaamn deerini arttrr ve hatrlatr. Bilmek, yaama ilikin farkndalklardan baka anlama gelmez. Bilinen ey, farkna varlan eydir. Fiziksel varlklar iin bir ey diyemezsek bile, biyolojik varlklarda bilinmeye doru sanki bir akn yaandn hissetmemek mmkn deildir. nsan trne doru geldiimizde, sanki bu ak gereklemi olur. Bilmenin ok gelimi hali en iyi ak kelimesiyle tanmlanabilir. Fakat insan ylesine tuhaf bir varlktr ki, onun bilmeye ilikin en byk arptmay ve ihaneti yapmaktan ekinmeyen zellikleriyle de karlaabiliyoruz. nsann bu gereini daha ok kinci Doa dediimiz toplumsal doann iinde olup bitenlerle izah etmek daha doru gibi geliyor. Fizik bilimleri ne sylendii kadar salt fiziki doayla (buna kimya ve biyoloji de dahildir) balantldr, ne de beeri bilimler denen edebiyat, tarih, felsefe, ekonomi-politik ve sosyoloji salt toplum doasyla ilgilidir. ki bilimin kesime noktas olarak sosyal bilim kavramn geni anlamyla olumlu karlamak mmkndr. nk her bilim sosyal olmak durumundadr. Sosyal bilim, kavram olarak Avrupa merkezli uygarlkla birlikte geliti. phesiz toplumsal doa boyunca bir tr sosyal bilim diyebileceimiz disiplin hep var olageldi. Tarih ncesinin sosyal bilimine rahatlkla animizm diyebiliriz. Avrupa merkezli sosyal bilimin bir kavram olan animizm (canlclk), acaba sylendii kadar ilkel insanlarn ilkel bilinci mi oluyor? Bugnk sosyal bilimin zne-nesne ayrmna dayal yapsnn animizmden daha stn olduuna ilikin fetvay kimler veriyor? Yine ayn sosyal bilimciler! Ama gittike anlalyor ki, canlclk ekol zne-nesne paralanmasndan, dolaysyla nesneyi canszlatrmaktan daha deerli bir paradigmadr. Evrenin canlclkla tanmnn canszlatrc tanmndan daha doru sonular verdii aktr. Tm bilimsel gelimeler bu hususu doruluyor. Atom-alt paracklarn mthi ve henz bir sr olan hareketleri olmazsa, bir tek eitliliin oluamayaca gerei canlclktan (animizmden) baka nasl izah edilebilir? Pozivitizm (olgular bilimcilii) ok tehlikeli bir metafizik tr olarak (her ne kadar zddn idea etse de) sosyal bilimi de derinden yaralamtr. Tarih alar dediimiz uygarlk sreci, animizmden mitolojiye doru bir bilim tarzn da beraberinde getirmitir. Mitoloji tmyle uygarla mal edilmese de, birok ynyle uygarln damgasn tar. Sosyal bilime ilk bilin arptmasn ve ihaneti szdrma, uygarlk srelerinin ideolojik hegemonyasyla ilgilidir. Toplumsal doa zerinde gerekletirilen iktidar ve sermaye tekeli yalansz, arptmasz ve sze ihanetsiz olmuyor. Mitoloji, byk ksmyla animizmle ykldr ve deerlidir. Fakat hiyerarik sistem ve rahip + ynetici + komutan lsnden oluan dzenin mitolojik yansmas olarak kahramanlatrlma (yar-tanrlatrma) ve tanrlatrlma masallar devreye girince, arptlma ve yozlatrlma kanlmaz oldu. Mitoloji, bu ikili nitelii dikkate alnmak kouluyla, yine de olduka retici bir sosyal bilimdir. Gittike nem kazanaca kansndaym. Tarihi renmede kesinlikle ok daha fazla rol oynayacaktr. Mitolojinin din olarak katlamas, ikinci bir sosyal bilim trne yol amtr. Din phesiz yalnzca mitolojiyi miras almaz. Kendi dogmalar da vardr. Uygarlk glerinin ar damgasn tasa da, uygarlk kart glerin dinsel yorumu daha yaln, doasall dolaysyla daha gerekidir. ada bilime alan yolun temel kazyclarndandr. Tek tanrl dinlerde de her iki kart gcn yansmalarn izlemek mmkndr. Buyurgan, cezalandrc, kullatrc teolojik boyut uygarlk glerini yanstrken, katlmc, dllendirici ve zgrletirici boyut uygarlk kart glerin inan ve dncelerini yanstr. Ortaa bu iki anlay arasndaki dinler ve mezhepler atmasyla dolu gemitir. Bu dinler ve mezhepler atmas olmasayd, Avrupa sosyal bilimi kesinlikle oluamazd. Sadece slamn etkisini dnmek bile bu gerei daha iyi 42

anlamamz salar. Bir de alar boyu bilgelik ve filozofik prltlar vardr. Bunlarn sosyal bilimin deerli kaynaklarn tekil ettiklerine phe yoktur. Avrupa uygarlk ann (modernitesinin) sosyal bilimi tm bu tarihi mirasn rnlerinden kaynakland gibi, yaad byk sosyal mcadelesinin de bir gerei olarak dodu. Esas olarak problem zc bir disiplin, bir ara olarak dnld. Kapitalizmin yol at snrsz istismar ve bask sistemi, moderniteyi batan itibaren kriz ykl olarak olumaya zorlad. Genelde tm bilimler, zelde sosyal bilimler bir yandan istismar ve bask sisteminin hizmetine sokulurken, te yandan sosyal bilimlere ayrca sistemi olumlu izah ettirici, yani merulatrc rol yklendi. Yeni iktidar ve sermaye tekellerinin retorii sosyal bilime de damgasn bast. Pozitivist sosyoloji, sosyal bilimin batan sakat domasna yol at. Fransz Devriminden burjuvazinin karlarn kollayan bir cumhuriyet karma pozitivist sosyologlarn temel kayglaryd. ngiliz ekonomi-politikileri kapitali rasyonelletirmenin, merulatrmann peindeydi. Alman ideologlar her alanda devasa Alman ulus-devletinin oluumuyla ilgiliydiler. Sistem kartlarnn ban eken bilimsel sosyalizmin kurucular K. Marks ve F. Engelsin yapmak istedikleri, sermaye retoriinden proleter damgal bir bilim yaratmakt. Kapitalizme kartlk ve bu temelde Kapital zmlemesi sosyal bilime katk olabilirdi. Fakat k kaynaklar ve sistem kartln kapitalizme kartlkla snrlamalar, sistemin tm yaplarn kapitalist moderniteye kar savunmasz brakyordu. Anaristlerin iktidar zmlemeleri ileri bir adm olsa da, politik alan adeta bo brakmlard. Avrupa sosyal bilimi, her iki kanat asndan da toplumsal doay aratrmaktan ziyade, sistemin yol at sorunlarla bouuyordu. Bir nevi kriz zme uzmanlna soyunmulard. Dnya, tarih ikinci plandayd. Sosyal bilimin Avrupa merkezli olmasna armamak gerekir. Yzlerce yllk birikimi bir rpda amalar beklenemezdi. Liberal ideoloji ilerinden en aklls kt. Hepsini sisteme entegre etmenin yolunu buldu. Sadece Fransz Devrimini deil, Rusya Devrimi de dahil, an tm devrimlerini ve sistem kartlarn etkisizletirmesini bildi; bilimi iktidar ve sermaye bilimine baaryla dntrd. Fakat uygarlk srecinin en istismarc ve iktidarc sistemi olarak Avrupa modernitesinin kartlarn tmyle yok etmesi ve susturmas dnlemezdi. Geliimiyle birlikte bu modernite sadece ideolojik cephede deil, politik ve ahlaki cephede de byk direnilerle karlat. Sistem kartl da en az sistem kadar kendini yeniliyordu. Sistem kreselletike, kart sistem de kreselleiyordu. Bilim zerindeki hegemonyas giderek krlyordu. Tarihin ancak dnya tarihi olabilecei, Avrupann ksa sreliine hegemonyasnn ancak bu tarihin kk bir parasn oluturabilecei anlalmaya balanmt. kinci Dnya Sava sonras Fransz filozofisi, 1968 Genlik Kltr Devrimi, Sovyetik sistemin iten zl, refah devletinin iflas, postmodernist araylar ve klasik smrgeciliin tasfiyesi sosyal bilimde yeni bir dnemin balamasna zemin sundu. Pozivitizm engelinden ve Avrupa merkezciliinden kurtulmu olarak, hakikat aratrmalar daha olumlu bir seyir izliyor. Sosyal bilimin toplumsal doay bir btn olarak tm mekn ve zamanlarda aratrma konusu yaparken, sadece kriz ve problem zmekle yetinmeyip, bir yandan esas itibariyle toplumla balantl fizik, kimya, biyoloji ve kozmolojiye, dier yandan felsefe, edebiyat ve sanat gibi beeri bilimlere nclk etmesi, kralie bilim roln oynamas gerekir. Bilimin soyaac ancak sosyal bilimin kkenliinde izilebilir. Bylece hem ar paralanmlktan kurtulunur, hem de ok soyut kalma sakncas giderilmi olur. Genel krizle birlikte sosyal bilim alanndaki krizin almas ncelik tar. Yaam farkndaln zgrlk, hakikati zgrlk aratrmas olarak yorumlayan bir sosyal bilim, ahlaki ve politik toplumun vazgeilmez aydnlanma ve gelime klavuzudur. Avrupa merkezli bir bilgi yaps olan sosyoloji, aslnda pozitif bilim heveslilerinin fizik, kimya ve biyolojide olduu gibi, toplumu da benzer bir olgu sayp, ayn yaklamlarla izah etme iddiasndan teye gitmemektedir. ok farkl bir doaya sahip olan insan toplumunun nesnelletirilmeye cesaret edilmesi, sanldnn aksine aydnlanmaya deil, daha s bir putlamaya yol amaktan kurtulamamtr. Ulus-devletlerine bilgi yaplar sunmak iin ie koturulan Alman ideologlarnn felsefe almlarnn, ngiliz ideologlarnn ekonomi-politik bilimiyle Fransz filozoflarnn sosyolojilerinin iktidar ve sermaye birikim aygtlarnn birer merulatrma aralar olduunu, gnmz bilim tartmalar yeterince akla kavuturmaktadr. Alman felsefesi, ngiliz ekonomi-politii ve Fransz sosyolojisi, son tahlilde 43

ykselen ulus-devlet milliyetiliine zemin oluturmaktan kurtulamamlardr. Bir btn olarak Avrupa merkezli bu sosyolojilerin, Avrupa merkezli kapitalist dnya sisteminin bilgi yaplar olduklarn rahatlkla syleyebiliriz. Bat Sosyolojisinde (Dou sosyolojisi diye bir bilim henz sz konusu deildir) toplum ve uygarlk sistemi kavramlar ok problemlidir. Unutmamak gerekir ki, sosyoloji sermaye ve iktidar tekellerinin yol at muazzam bunalm, eliki ve atma-sava sorunlarna zm ihtiyacndan kaynaklanmt. Her koldan dzeni kurtarmak ve yaanr klmak iin tez stne tez retiliyordu. Hristiyanlk retisinin tm mezhepsel, teolojik ve reformist yorumlarna ramen toplumsal sorunlarn her geen sre daha da arlamas zerine, toplum sorunlarna bilimsel (pozitivist) bakla yorumlar ne kt. Felsefe devrimi ve Aydnlanma dnemi (17. ve 18. yzyl) esasta bu ihtiyacn sonucudur. Fransz Devrimiyle beklenen zm yerine, sorunlarn daha da karmaklamas, sosyolojiyi bamsz bir bilim dal olarak gelitirme eilimlerini daha da younlatrd. topik sosyalistler (Saint Simon, Fourier, Proudhon), Auguste Comte ve Durkheim bu dorultuda n aamalar temsil ederler. Hepsi de Aydnlanmann ocuklardr. Bilime sonsuz inanlar vardr. Toplumu da bilim yoluyla istedikleri gibi yeniden yaratabileceklerine inanyorlard. Tanrnn rolne soyunmulard. Hegelin deyiiyle, ne de olsa Tanr yeryzne inmiti. Hem de ulus-devlet olarak. Yaplmas gereken, incelikli toplum mhendislii proje ve planlamasyd. Ulus-devlet araclyla hayata geirip baarlamayacak hibir proje ve planlama yoktu. Yeter ki pozitivist bilimsel olsun ve ulusdevlet kabul etsin! ngiliz sosyal bilimcileri (ekonomi-politikiler) Fransz sosyolojisine ekonomik zm yoluyla katkda bulunurken, Alman ideologlar felsefi yoldan katk sunuyorlard. Adam Smith ve Hegel katk sunmada bata gelirler. 19. yzyl sanayi kapitalizminin toplumu korkun llerde istismarndan kaynaklanan sorunlara bulunan reeteler sadan ve soldan olmak zere ok eitliydi. Kapitalist tekelciliin merkez ideolojisi liberalizm, tam bir eklektizm ile her fikirden yararlanp yamal boha misali sistemler yaratmakta en pratik olanyd. Sa ve sol ematik sosyolojiler ise, gemie (san altna aray) ya da gelecee (topik toplum) ilikin projeler gelitirirken, toplumsal doadan, tarihten ve gncelden sanki habersizdiler. Tarih ve gncel yaam ile karlarken habire paralanyorlard. Hepsinin tutsa olduu gerek ise, kapitalist modernitenin ar ar rd ve hepsini zihnen ve pratik yaam tarzyla iine kapatt demirden kafesti. Filozof Nietzsche hepsini pozitivizm metafizikileri, kapitalist modernizmin hadm edilmi cceleri olarak deerlendirirken, toplumsal hakikate daha yakn duruyordu. Toplumun kapitalist modernizmle yutulmas tehlikesine ilk dikkati eken ender filozoflarn banda geliyordu. Dncesiyle faizme hizmet etmekle sulanmasna ramen, faizmin ve dnya savalarnn geliini haber veren yorumlar da dikkat ekiciydi. Fakat bunlar sylemek sorunu zmyor. Kart gr olarak ortaya kan Marks-Engels sosyalizminin veya sosyolojisinin de toplumun en kaba (vulger) bir yorumu olduu yeterince aa kavumu bulunmaktadr. Tm kartlk iddialarna ramen, bunlarn kapitalizmin resmi ideolojisi olan liberalizmden daha fazla kapitalizme hizmet etmekten kurtulamadklarn, reel sosyalizm, sosyal demokrasi ve ulusal kurtulu akmlar, hareketleri ve devlet sistemlerinden yeterince anlayabilmekteyiz. ok soylu mcadele geleneklerine ramen, hem de ezilen snf ve uluslar adna bu duruma dlmesi, bilgi yaplanmalaryla yakndan balantldr. Dayanlan bilgi yaplanmalar olumlu ve olumsuz yanlaryla bir btn olarak arzu edilenin hilafna sonular retmilerdir. Temel paradigma ve yaplanmalarnda ciddi bir kusur ve yanllklar zinciri olmasayd, bu sonular kolay ortaya kmazd. Dier bir kart akm olarak kendini dayatan ar grecilik kuramlar da, kapitalist dnyasistemin bilgi yaplar olmaktan kurtulmalar urada kalsn, belki de ar bireyselliklerinden tr kapitalizmin bireyciliine en fazla hizmet etme mazhariyetine eritiklerini syleyebilirler. Anarist yaklamlar da buna dahildir. Kapitalizmi eletirmek, kapitalizme ok kar olduunu sylemletirmek, ska grld gibi ona hizmetin etkin bir yolu olmaktadr. Bunda da temelde paradigmatik bak, bilgi yaplarndaki yetersizlikler ve yanllklar rol oynamaktadr. Sosyal bilim tanmnda anlamakla sorun halledilmiyor. Daha da nemli olan neyin temel model olarak alnaca, dier bir deyile toplum zmlemesinde hangi birimin esas alnacadr. Temel birim tmyle toplumsal doadr demek, sosyal bilim iin fazla anlam ifade etmez. Saysz toplumsal iliki iinde belirleyici nemi olanlar semek, anlaml teorik bir yaklam iin 44

ilk yaplmas gereken tercihtir. Seilecek toplumsal birim geneli izah ettii oranda anlaml bulunacaktr. Bunun iin; 1-Entelektel abalar, bilgi ve bilim almalar toplumsal doann temel varolu hali olan ahlaki ve politik toplum kapsamnda gelitirilmelidir. Uygarlk tarihi boyunca kopulan ve gittike andrlan bu toplum gereklii, kapitalistin damgasn vurduu modern ala birlikte tamamen paralanm, rmeye terk edilmi ve yok olmann eiine getirilmitir. 2-O halde entelektel aba, bilgi ve bilim almalar ncelikle bu gidiat durdurmay amalamak zorundadr. nk yok edilen bir eyin bilimi olamaz. Belki hatras olabilir, ama hatra bilim deildir. Bilim yaayan, var olanla ilgilidir. Bu durumdaki toplum tmyle yok olmak istemiyorsa, kapitalistik moderniteye (tm unsurlaryla birlikte) direnmek zorundadr. Direni artk varolula ayn dzlemde olup zdetir. Entelektel sermaye ve hamallk olarak deil, gerek aratrcnn onuruyla yaamak, ayakta kalmak isteniyorsa, entelektelin tm abalarnda hem direnii olmas hem de aratrma unsurlarnn direni boyutlu olmas kanlmazdr. Hem entelektel hem de bilimi bu anlamda direniidir. Baka trls ya kendini aldatmak ya da sermaye veya hamal kimliini gizlemek olur. 3- Gelitirilecek bilim ncelikle sosyal bilim olarak dzenlenmek zorundadr. Sosyal bilim tm bilimlerin ana kraliesi olarak kabul edilmek durumundadr. Ne Birinci Doa ile ilgili dier bilimler (fizik, astronomi, kimya, biyoloji) ne de kinci Doayla ilgili dier beeri bilgiler-bilimler (edebiyat, felsefe, sanat, ekonomi vb.) asla nclk misyonu tamaz; bunlar hakikatle anlaml ba kuramazlar. Her iki alan sosyal bilimle ban ancak baaryla kurabilirse hakikatten pay alabilir. 4-Sosyal bilimin ana konusu olarak ahlaki ve politik toplumu nesnel bir obje olarak deil, zne-nesne, biz-teki, beden-ruh, tanr-kul, l-canl gibi insan alglamasnda derinletirilmi ve aralarna uurumlar sokulmu ikilemler olarak deil, bu ikilemleri aan bir yntemle aratrmas esas olmaldr. Farkllama evrenin yaam tarz olup, toplum doasnda da geerlilii ok daha esnek, zgr ve younlam halde bulunan bir nitelemedir. Fakat bu farkllamay uygarlk ve modernitenin tm ideolojik yaplanmasnn temeli haline getirilen zne-nesne dzeyine tarmak, kesinlikle hem evrensel hem de toplumsal hakikatin yitirilmesi, paralanmas anlamna gelecektir. 5-Zirvesine Avrupa modernitesinde erien, genelde bilimin zelde sosyal bilimin zerinde ykseldii bu nesnelliin genel felsefesi olan ve halen tm iddetiyle devam eden pozitivizm, kapsaml eletiriler temelinde tarihin p sepetine atlmadan, anlaml bir sosyal bilim paradigmas (kkl anti-uygarlk bilim felsefesi) gelitirilemez. ok paralanm olsa ve hakikati yitirme tehlikesi bulunsa da, Avrupa merkezli bilimin, zellikle sosyal bilimin olumlu kazanmlarn ve hakikat paylarn anlamak ve zmsemek arttr. Pozitivizm ne kadar eletirilip almak durumundaysa, aa karlm hakikat paylarnn zmsenmesi de o denli benimsenmek durumundadr. Hakikat aratrmasnda toptan anti-Avrupaclk en az toptan Avrupaclk kadar olumsuz sonulara yol aabilir. 6-Her ne kadar postmodernizm denilen bu hakikat aratrmalar pozitivizmi eletirip Avrupa merkezli sosyal bilimi reddediyorlarsa da, bu yaklamlarn kolayca liberalize edilmesi ve daha anti-hakikati olan bir anti-Avrupaclk olarak biim kazanmas mmkndr. Sosyal bilimin krizli halinden yararlanan bu postmodern aratrmalar toptan reddedilmese de, son derece eletirel yaklamak nem tar. Modernist pozitivizmin evrenselci, ilerlemeci, izgisel yntemi ve perspektifi ne denli saptrc ise, birok postmodernistin ar greci (izafi) dngsel yntemi de benzer sapmalara aktr. Bu ulara savrulmamak iin bal kalnmas gereken temel ilkeleri (sralamaya altmz) iyi zmsemek arttr. Krizli ortam neredeyse herkese gre bir hakikat yolu aramaya msaittir ki, bu husus bile hakikat aratrmalarn kendi bana birok ynden saptrabilir, boa karabilir. Hakikati aratrmada ana yntemimiz ne pozitivist nesnelcilik, ne de greci znellik olabilir. kisi de zde liberalizmin iki yz olup, bolca birbirine kartrarak piyasaya sunup entelektel sermaye ve hamallk retmede kulland yntem enflasyonudur. Hakikati olanakszlatrmann en etkili yn bu yntem enflasyonudur. Bu da ancak nesnelci ve znelci yntemlerin birbirlerine kartrlmasyla neredeyse kii says kadar yntem bolluu demektir. 45

Hakikatin bozuk para misali deerden drlme eylemi olarak, bu yntem bolluklarna aldanmamak nem tar. phesiz gerein nesnel ve znel yanlar vardr. Bilin, hakikat son tahlilde gzlemlenen-gzlemleyen ikilisinin akmasn (Aynlamasn kastetmiyorum, daha ok zdelik olarak kavranmas olumlu olabilir) ifade eder. Bu konuda ne kadar derinleme, younlama yaanrsa, o denli daha ok hakikat paylar ortaya kar. Bu durumda ne gzlemleyen zne, ne de gzlemlenen nesne konumundadr. Daha ok ikisinin birbirine yaklamas, aynlamas denilemezse de, zdeleme konumunu yakalamas demektir. Hakikatin azamiletii sre, bu ynl zdeleme olanan yakalamaktr. imdilik bir ad verme gerei duymadan, yntem konusunu byle tanmlamak durumundaym. phesiz ana gzlemleyen ve gzlenen birimin ahlaki ve politik toplum olduunu hibir zaman ve meknda gz ard etmiyoruz. 7-Temel aratrma meknlar, niversiteler bata olmak zere, uygarlk ve modernitenin resmi kurumlar olamaz. Gemite de, gnmzde de bilimin iktidarlatrlmas ve resmi devlet kurumlarnda retilmesi, hakikatle bann yitirilmesi anlamna gelir. Bilimin ahlaki ve politik toplumla bann koparlmas, topluma yararl olmaktan karlmas, tersine toplum zerine bask ve smr tekellerinin gelitirilmesine yardmc olmas demektir. Tpk zel veya genelevlere kapatlan kadn zgr gerekliini, hakikatini nasl kaybediyorsa, resmi kurumlara kapatlan entelekteller ve bilim de o denli zgrln, gerek kimliini yitirir. phesiz bu demek deildir ki, bu kurumlarda hi entelektel yetitirilmez ve bilim retilmez. Anlalmas gereken, iktidarlaan entelektel ve bilimin toplumsal gereklikle ilgili aratrma ve bulu amacndan kopacadr. stisna kabilinden entelektel olunma ve bilimsel deeri olan yaptlarn ortaya karlmas ana gerei deitirmez. 8- Sosyal bilim iin kurumsal devrim, dier deyile yeniden yaplanma arttr. Nasl ki Grek-onya aydnlanmasnda bamsz felsefe ve bilim akademileri olutuysa, yine ortaada hem slami hem Hristiyanlk geleneinde tekke, dergh ve manastrlar benzer bir rol oynadysa, Avrupa Rnesans, Reform ve Aydnlanma hareketlerinin ayn zamanda birer entelektel ve bilim devrimi olduklar gerek ise, benzer devrimlere mevcut krizden k iin gnmzde de ihtiya vardr. Modernitenin drt yz yllk ideolojik hegemonyas en az maddi kltr hegemonyas kadar derin ve sreklileen krizini ama yeteneinde deildir. erik ve biim olarak demokratik modernitenin mdahalesi olmadan, krizin daha da rtc ve datc rol oynamas kanlmazdr. topik sosyalistlerden bilimsel sosyalistlere, anaristlerden Frankfurt Okuluna, 20. yzyln ikinci yarsndaki Fransz felsefi kndan 1968 genlik kltr devrimine ve en son 1990lar sonras postmodernist, feminist ve ekolojik klara kadar bu ynl kn zengin bir entelektel ve bilim miras vardr. Demokratik modernite hem uygarlk dnemi entelektel prlt ve devrimlerini, hem modernite kart entelektel klarnn olumlu zelliklerini zmseme temelinde kendi entelektel ve bilim devrimini yapmak durumundadr. Bu ana zellikleri derinliine aratrma ve inceleme konusu yaparak gelitirilmesi gereken sosyal bilim, ne evrenselci dz izgisel ilerlemecilii ne de sonsuz dngsel tekilci grelilii esas alabilir. Son tahlilde uygarlk tarihindeki sermaye ve iktidarn kmltif birikimlerini merulatrmaya hizmet eden bu dogmatik kalpsal yaklamlar yerine, analitik ve duygusal zeknn uyumunu ifade eden, kat znellik ve nesnellik kalplarn aan, yok edici olmayan bir diyalektik yntemi esas alan sosyal bilim gelitirilmelidir. Demokratik modernitenin kkl bir aydnlanma devrimiyle i ie kendini ina etmesi, gemiten renilmesi gereken derslerin banda gelir. Bununla birlikte hemen vurgulamalym ki, gemi imdidir. Toplumsal doann asli varolu biimi olan ahlaki ve politik toplumun tm gemiinden fazla sz etmesek de (Ama zellikle neolitik toplumun, ky-tarm toplumunun, gebeliin, kabile ve airetin, dinsel cemaatlerin halen yaamsallklarn inatla srdrdklerini gz ard etmemeliyiz), son be bin yllk sermaye birikim ve iktidar tekellerince kaybettirilen deerlerini yeniden kazanmak iin devrimsel nitelikte entelektel ve bilim retimi en ok ihtiya duyulan destei oluturacaktr. Olmazsa olmaz kabilinden bu ihtiya iin entelektel grevlerimiz zerinde younlama, zmleme ve zme abalarmz her zamankinden daha fazla hayati nem tar.

46

5- Hakikatin Temel Birimi; Ahlaki Ve Politik Toplum Toplumsal alana ilikin eitli modellerin gelitirildii bilinmektedir. Bilinen ve en ok kullanlan birim olarak genelde devleti, zelde ulus-devleti esas alan yaklamlar daha ok burjuva orta snf perspektifine dayanmaktadr. Tarih ve toplum devletlerin ina, ykl ve blnme sorunlar etrafnda incelenir. Tarihsel-toplum gerekliinde en s yaklam modellerinden biri olan bu eilim, devletlerin resmi eitim anlay olmaktan teye rol oynamaz. Devleti merulatrma ideolojisi roln oynamak esas amacdr. Aydnlatc olmaktan ziyade, karmak tarih ve toplum sorunlarn perdelemeye hizmet eder. En itibarsz sosyolojik yaklam durumundadr. Snf ve ekonomiyi temel birim olarak seen Marksist yaklam, devlet birimine kar kendisini alternatif model olarak formle etmek istedi. i snf ve kapitalist ekonominin temel toplumsal inceleme modeli olarak seilmesi, tarih ve toplumu ekonomik ve snfsal yaps ve nemi asndan izah etmeye katkda bulunsa da, ok nemli kusurlar beraberinde tamtr. Bu yaklamn devlet ve dier styap kurumlarn altyapnn rn saymas ve basit yansmalar olarak deerlendirmesi, ekonomizm denilen indirgemecilie kaymasna yol at. Ekonomik indirgemecilik de tpk devlet indirgemecilii gibi ok karmak ilikiler btnlne sahip tarihsel-toplum gerekliini perdeleme kusurundan kurtulamad. zellikle iktidar ve devlet analizinin yetersizlii, adna hareket ettiini iddia ettii ezilen emeki snf ve halklarn yeterince ideolojik ve politik donanma eriememesine yol at. Dar ekonomik mcadeleyle frsat devlet komploculuu biimindeki iktidar ve devleti ykma ve ina etme anlay, kapitalizme en az has ideolojisi olan liberalizm kadar hizmet etti. in ve Rus gerei bu hususu ok iyi aydnlatmaktadr. Tarih ve toplumu sadece iktidar gc, erki olarak yorumlamak isteyen anlaylara da ounlukla rastlanr. Fakat bu yaklamlar da devlet modeli seimi kadar kusurludur. Her ne kadar iktidar daha kapsaml bir inceleme birimi ise de, kendi bana toplumsal doay aklamaktan yoksundur. Toplumsal iktidar ok nemli bir inceleme konusu olmakla izah edici yanlara sahiptir. Fakat iktidar indirgemecilii de her trl indirgemeci anlayta gzlemlenen kusurlara sahiptir. Toplumu kuraldan yoksun, sonsuz tekilci ilikisel gelimeler halinde incelemek de ska karmza kan bir yaklam trdr. Neredeyse tasvirci edebi yaklam modeli olarak da niteleyebileceimiz bu ar greci yaklamlar, ancak toplumsal ormanlar iinde kaybolmaya gtrr. Tersi gibi grnen, ama zde ayn rol oynayan ar evrenselci yaklam modelleri ise, toplumu fizik yalnl iinde birka kanunla tarif etmeye alrlar. Toplumun zengin eitlilii karsnda en ok krlemeye hizmet eden yaklam bu olsa gerek. Pozitivist toplum anlay hem ar grecilii, hem de ar evrenselcilii barnda tayan en kaba model olarak anlmaya deerdir. Toplumsal doann varolu halinin ve geliiminin ahlaki ve politik toplum temelinde incelenmesini varsayan sosyal bilim okulunu demokratik uygarlk sistemi olarak tanmlamak mmkndr. eitli sosyal bilim ekollerinin farkl inceleme birimleri vardr. Teoloji, din toplumu esas alr. Bilimsel sosyalizm snf temellidir. Liberalizmin temel birimi bireydir. Devlet ve iktidar temel alanlar olduu gibi, uygarlklar esas alan yaklamlar da az deildir. Tm bu birim temelli yaklamlar, oka deindiim gibi, tarihsel ve btnlkl yaklamlar olmamalar nedeniyle eletirilmilerdir. Anlaml bir inceleme toplum asndan hayati noktalarda younlamak durumundadr. Tarih ve gncellik esas olarak o noktalarda anlatm bulmaldr. Aksi halde incelemeler yksel olmaktan teye gitmez. Temel birimimizi ahlaki ve politik toplum olarak belirlememiz, tarihsellik ve btnsellik boyutlarn kapsamas asndan da nem tamaktadr. Ahlaki ve politik toplum en tarihsel ve btnlkl toplum anlatmdr. Ahlak ve politikann kendisi tarih olarak da okunabilir. Ahlaki ve politik boyut tayan toplum, tm varoluunun ve geliiminin btnlne en yakn toplumdur. Devlet, snf, smr, kent, iktidar, ulus olmadan toplum var olabilir. Ama ahlak ve politikadan yoksun toplum dnlemez. Belki baka glerin, zellikle sermaye ve devlet tekellerinin smrgesi, hammadde kayna olarak var olabilirler. Bu durumlarda ise, kendisi olmaktan km toplum kalntlar, miras sz konusudur. 47

Toplumun doal hali olarak ahlaki ve politik topluma kleci, feodal, kapitalist ve sosyalist etiketler, sfatlar takmann anlam yoktur. Daha dorusu, bu sfatlar altnda toplumlar tanmlamak, toplum gerekliini perdelemek, toplumu unsurlara (snf, ekonomi, tekel) indirgemek anlamna gelecektir. Toplumsal gelimenin teori ve pratiinde bu kavramlar temelindeki zm anlatmlarnda rastlanan tkanklk, zlerinde tadklar yetersizlik ve yanllktan kaynaklanmaktadr. Tarihsel materyalizme yakn duran bu sfatlarla anlan tm toplum analizleri bu duruma dtkten sonra, bilimsel deerleri hayli zayf olan anlatmlarn daha da zmsz kalacaklar aktr. Dinsel boyutlu anlatmlar ahlakn nemini younca anlatmalarna ramen, politik boyutu oktan devlete havale etmilerdir. Burjuva liberal yaklamlar ise, ahlaki ve politik boyutlu toplumu sadece perdelemezler; ayn zamanda frsat bulduklar her noktada bu topluma kar sava amaktan da ekinmezler. Bireycilik en az devlet ve iktidar kadar topluma kar sava halidir. Liberalizm, esas olarak toplumun gszletirilerek (ahlaksz ve politikasz toplum) bireyciliin her tr saldrsna hazr klnmas anlamna gelir. Liberalizm en anti-toplumcu ideoloji ve pratiktir. Paradigmatik ve ampirik (teorik ve pratik) olarak erevesini bylesi varsaymlar halinde sunabileceimiz Demokratik Uygarlk Sisteminin ana birimine ilikin zellikleri bir kez daha ana balklar halinde sunarsak: 1-Ahlaki ve politik toplum, insan toplumunun balangcndan bitimine kadar devaml aranmas gereken temel zelliidir. Toplum esas olarak ahlaki ve politiktir. 2-Ahlaki ve politik toplum, kent-snf-devlet (daha nceleri hiyerarik yap) ls zerinde ykselen uygarlk sistemlerinin kar kutbunda yer alr. 3-Ahlaki ve politik toplum, toplumsal doann tarihi olarak demokratik uygarlk sistemiyle uyum iinde geliir. 4-Ahlaki ve politik toplum, en zgr toplumdur. 5-Ahlaki ve politik doku ve organlarn almas kadar toplumu zgrletiren, zgr tutan baka bir belirleyici dinamik sz konusu deildir. Devrimler ve kahramanlarn hibiri ahlaki ve politik boyut kadar toplumu zgrletirme yeteneinde olamazlar. Kald ki, devrimler ve kahramanlar ancak ahlaki ve politik topluma katkda bulunduklar oranda belirleyici rol oynayabilirler. 6-Ahlaki ve politik toplum demokratik toplumdur. Demokrasi ancak ak ve zgr toplum olan ahlaki ve politik toplumun varoluu temelinde anlam kazanabilir. Birey ve gruplarn zneletikleri demokratik toplum, karlk olarak ahlaki ve politik toplumu en ok gelitiren ynetim biimidir. Daha dorusu, politik toplumun ilevselliine zaten demokrasi diyoruz. Gerek anlamda politika ile demokrasi zde kavramlardr. Eer zgrlk politikann kendini ifade ettii iklimsel alansa, demokrasi de bu alanda politikann icra tarzdr. zgrlk, politika ve demokrasi ls, ahlaki temelden yoksun olamazlar. Ahlaka zgrlk, politika ve demokrasinin kurumsallam geleneksel hali de diyebiliriz. 7-Ahlaki ve politik toplumlar sermaye, mlkiyet ve iktidarn her biiminin resmi ifadesi olarak devletle karlkl diyalektik eliki iindedirler. Devlet srekli ahlak yerine hukuku, politika yerine brokratik idareyi ikame etmek ister. Tarih boyunca devam eden bu elikinin iki ucunda resmi devletli uygarlkla gayri resmi demokratik uygarlk sistematii geliir. ki ayr anlam tipolojisi ortaya kar. elikiler ya ok iddetlenerek savaa, ya da uzlamaya girerek bara yol aabilir. 8-Bar ahlaki ve politik toplum gleriyle devletli tekel glerinin silahsz, ldrmesiz bir arada yaama iradeleriyle mmkndr. Toplumun devleti, devletin toplumu yok etmesinden ziyade, demokratik uzla denilen koullu bar durumlar tarihte yaanan durumlardr. Tarih ne tmyle ahlaki ve politik toplumun ifadesi olarak demokratik uygarlk, ne de tmyle snfl ve devletli toplumun ifadesi olarak uygarlk sistemleri biiminde yaanr. ie youn iliki ve elikilerle sava ve bar durumlarnn birbirlerini kovalad haller olarak yaanr. En az be bin yldan beri sren bu durumu acil devrimlerle hemen ortadan kaldrmak topik olmakla birlikte, gemiten beri sregelen ak kader olarak benimseyip ak seyrine mdahale etmemek de doru ahlaki ve politik durumlar olamaz. Sistemlerin mcadelesinin uzun sreceini bilerek, ahlaki ve politik toplumun zgrlk ve demokratik alann geniletecek stratejik ve taktik yaklamlar daha anlaml ve sonu alcdr. 48

9-Ahlaki ve politik toplumu birbirini takip eden komnal, kleci, feodal, kapitalist ve sosyalist sfatlarla tanmlamak, aklayc olmak yerine perdeleyici rol oynar. phesiz kleci, feodal ve kapitalist sfatlara ahlaki ve politik toplumda yer olmamakla birlikte, ilkeli uzla iinde bu sfatlara mesafeli, snrl ve kontroll olarak yaklamak mmkndr. nemli olan, ne onlar yok etmek ne de onlar tarafndan yutulmaktr; ahlaki ve politik toplumun stnlyle srekli onlarn alan ve glerini snrlandrmaktr. Komnal ve sosyalist sistemler demokratik olduklar oranda ahlaki ve politik toplumla zdeleebilirler. Devlet hali olarak zdeleme olamaz. 10-Ahlaki ve politik toplumun acil hedef olarak ulus-devlet olmak, bir dinsel tercih yapmak, demokrasi dnda rejim peinde komak gibi hedefleri olamaz. Toplumun hedef ve niteliklerini belirleme hakkn ancak ahlaki ve politik toplumun zgr iradesi belirler. Gncel tartma ve kararlar kadar, stratejik kararlar da toplumun ahlaki ve politik irade ve ifadesi belirler. Esas olan, tartmak ve karar gc olabilmektir. Bu gc elinde bulunduran toplum, tercihlerini en salkl ekilde belirleyebilir. Hibir fert ve g, ahlaki ve politik toplum adna karar alma yetkisinde deildir. Ahlaki ve politik toplumlarda toplum mhendislii geerli olamaz. eitli alardan genie sunduum bu tanmlamalar nda bakldnda, Demokratik Uygarlk Sisteminin znde toplumsal doann ahlaki ve politik btnlk halinde resmi uygarlk tarihinin dier yz olarak hep var olageldii ve kendini srdrd grlecektir. Resmi dnya sisteminin tm bask ve smrsne ramen, toplumun teki yz yok edilememitir. Zaten yok edilmesi de mmkn olmaz. Nasl ki kapitalizm, kapitalist olmayan toplum olmadan varln srdremezse, resmi dnya sistemi olarak uygarlk da demokratik uygarlk sistemi olmadan varln srdremez. Daha da somut olarak, tekelli uygarlk tekelli olmayan uygarlk olmadan varln srdremez. Bunun tersi doru deildir. Yani ahlaki ve politik toplumun tarihsel ak sistemi olarak demokratik uygarlk, resmi uygarlk olmadan varln daha engelsiz ve rahat srdrebilir. F- TOPLUMSAL HAKKAT DZLEMNDE YAAMI DORU TANIMLAMAK Sosyal bilimin temel grevi yaam tanmlamaktr. Smer ve Msr rahiplerinden Avrupann pozitivist sosyal bilimcilerine kadar bilim yaptklarn iddia edenler, yaamn toplumsal anlamn tanmlamadklar gibi, bu en temel grevin yerine en saptrc ve bilin karartc mitolojik ifadeler gelitirmilerdir. Hlbuki yaam sosyal balamnda tanmlanmadka, sosyal bilimden bahsedilemez. Tanm yaplmayan bir eyin bilimi de gelitirilemez. phesiz bu durum hakikatin uygarlk sistemlerindeki arpk inasyla ilgilidir. Uygarlk sistemlerinde balang anlarndan gnmze kadar sosyal yaamn hakikati aklanmad gibi, mitoloji, dincilik, felsefecilik ve bilimcilik kategorileriyle muazzam lde arpk ve yanl ina biimlerine brndrlm ve anlatma kavuturulmutur. Ayrca bu anlatlar sanatlarla cilalanmtr. Uygarln maddi kltr manevi kltryle diyalektik ilikiye sokularak, bilinen veya bilinmesine msaade edilen tarih anlats ile plak ve maskeli tanrlarn karlar, inan ve arzular dorultusundaki bir yaam tarz kullara belletilmitir. Hegemonik yaamn bu ina ve belletilme tarz saysz bilgelikler, hareketler ve topluluklar tarafndan itiraz ve direnile karlam olsa da varln srdrebilmitir. Bana gre kapitalizmin en byk tahribat yaamn tanmn yok etmesidir. Daha dorusu, yaamn toplum ve evresiyle olan ilikisine en byk ihaneti gerekletirmi olmasdr. Tabii bunda arkasndaki uygarlk sistemi de kendisi kadar sorumludur. Bilim ve iletiimin en gl anda yaadmz sylenir. Fakat bilimin bu olaanst gelimesine ramen, halen yaam ve toplumsal balamn tanmlamamas olduka tuhaf gelmektedir. O zaman sormak gerekir: Neyin bilimi ve kimler iin bilim? Bu sorularn yant verildike, sosyal bilimcilerin neden en temel soruya, yani Yaam nedir ve toplumla ba nasldr? sorularna yant vermedikleri anlalacaktr. Belki ok basit gelebilir bu sorular. Ama insan denilen varlk yaam kadar anlamldr. Bunu da anlamadktan sonra insann ne deeri olabilir! Bu durumda belki de bir hayvann, hatta bitkinin yaantsndan daha deersiz bir mahlka dnmesinden bile bahsedebiliriz. Anlamn, hakikatini bilmeyen insanlk ya olamaz, ya da olursa en alakas, en barbarcas olur. 49

a- Yaam Yaam belki de tanmlanmayabilir; daha dorusu izafi (grece) olarak hissedilebilir, ksmen anlalabilir. Evrimsel gelime gerek olsa bile, Darwinist evrim yorumunun yaamn ve trlerin geliimini izah hakikati aklamaktan uzaktr. milyar yl nce okyanus ilerinde daha hcre olamam bir canldan gnmz insanna kadar zincirleme biimde srp gelen bir yaam izlemenin de yaamn anlamna katks snrldr. Bilim imdi yaamn srlarn atom-alt paracklarn oluumlarnda aramaktadr. Ak ki bu yntemle de yaamn snrl bir izahndan teye gidilemez. Yaamn bu anlatlarla mutlaka ilikisi vardr. Ama bunlar sorunu tam zmyorlar. Yaam lmle kyaslamak da anlam iin yeterli deildir. Yani Yaam lmden ncesidir demek pek de tatminkr bir aklama tarz olmamaktadr. Daha doru olan, yaamn ancak lmle mmkn olabildiidir. lmsz bir yaamn olamayacan biliyorum. Fakat lmn anlamn da bilmekten uzaz. lm de en az yaam kadar tanmlanamaz. Bu belki de yaammzn izafi bir sonucudur; belki de yaamn bir imkn, bir gerekleme tarzdr. lm korkusu, daha sonra kapsaml tanmlayacam gibi, bir sosyal ilikidir. lm belki de bu korkudan ibaret bir ey gibidir. dealizm-materyalizm ikilemini tutarl ve aklayc bulmuyorum. Uygarlksal karaktere sahip bu ikilemin yaam izahnn deeri yoktur. Gelitirmek istediim yorum iin bu ikilemin hakikatle ilikisinin snrl olduunu belirtiyorum. Benzer biimde canl-cansz kavramlar da yaam konusunda aklayc olmaktan uzaktr. Hakikat 1: Yaam kavramak isteyen insan dnda, her canl-cansz varlk sadece kendi anlarn yaayabilir. Bir kurdun kapt kuzu ile bir kara deliin yuttuu galaksi belki de ayn evrensel kaderi paylamaktadr. Bu bile yaam kavramak iin bir sr deerindedir sadece. Hakikat 2: Yavrusu iin kendini paralayan canlyla atom-alt paracklarn inanlmaz hzda diyalektik oluumlar gerekletirmesi de ayn evrensel kuraln gerei olarak ilemektedir. Hakikat 3: nsan toplumunda bu evrensel kural kendini sorgulama durumuna erimitir: Ben kimim? Bu soru evrensel kuraln ilk defa kendini dillendirmeye almas sorusudur. Hakikat 4: Ben kimim? sorusuna yant, evrenin nihai amac olabilir. Hakikat 5: Canl-cansz tm evrensel yaam belki de Ben kimim? sorusuna eriim salamak iindir. Hakikat 6: Ben benim, ben evrenim, ben ncesi-sonras, yakn-uza olmayan zaman ve meknm! cevab nihai ama olabilir. Hakikat 7: Fenafillh, Nirvana, Enel-Hak mutlak bilgelikleri insann toplumsal yaamnn temel amacn aklam olabilir veya toplumsal yaamla ilgisini ortaya koyabilir. Bu yedi hakikatle yaam tanmlam olmuyorum. lgi alann aratryorum, aratrmak istiyorum. Yaam yaanrken anlalmaz. Anlamla yaam arasnda bu ynl bir eliki vardr. Bir k makla iken ayn zamanda anlamn bittii yerdedir. Mutlak anlayabilmek mutlak yalnzlkla, yani maksuz olmakla mmkndr. Ya yardan ya serden olmak deyii, fiziki anlamda deil de metafizik anlamda bu gerei ifade etmek ister. Mutlak yalnzla dayanabilmek, mutlak anlamaya yatkn olmakla mmkndr. Mutlak yalnzlk ancak sadece anlam gc haline gelindiinde, yani maddi g ilikisi olmaktan kldnda gerekleebilir. Varlk-yokluk ikilemi anlam-madde ikilemine benzer. Her iki ikilem de bir soyutlama olup gerekte yaanmaz. Yaam byk ihtimalle bu ikilemin sonsuz dzenlenme kabiliyetidir. Dzenlenme aralklar kaos anlar olarak lm gibi gelse de, yaamn gereklemesi iin zorunlu gibi grnmektedir. Bu ksa zmlemede yaamn neden tam tanmlanamayacan snrl da olsa anlatmaya altm: Yaamn mutlak tanm mutlak yalnzl, hilii, maddesizlii gerektirir ki, bu da sadece bir soyutlama dzeyinde kald iin, gerek yaam gerekse onun anlamna eriim ancak ikilemli ve izafi olarak gerekleebilir. b-Toplumsal Yaam Toplumsal yaam ok basit bir kavram olmasna ramen, tm bilimlerin temel kavram olarak aklanmas gereken bir kavramdr. ok kullanlmasna ramen, sanldnn aksine, 50

anlamna eriilmemi bir kavram durumundadr. Sosyal yaamn ne olduunu bilmiyoruz. Bilseydik, hegemonik sistemler altnda lime lime edilen sosyal yaammzn amansz savunucular olurduk. Sosyal yaamda bilgelik deil cehalet egemendir. Zaten hegemonik yaamn kar kutbunda cahilce yaam geerlidir. Toplumsal yaamlarn stnde cehalet perdeleri gerilmeden hegemonik sistemler srdrlemez. Yaamn izafi karakterini gz nne getirerek sosyal yaam tanmlamaya alacam. ncelikle tekdze, snrsz, her yerde benzer sosyal yaamlar yoktur. zafi yaam demek biricik, tekil yaam demektir. Tekillik, bilindii ve bilinmesi gerektii gibi, evrensellii reddetmez. Ne salt tekillik vardr, ne de salt evrensellik. Tekillik-evrensellik, anlam-madde kadar geerli bir ikilemdir. Tekil olmadan evrensellik gereklemez. Her tekil de evrensel olmadan yaayamaz. Daha anlalr olmas iin bir rnek sunabilirim: Yzlerce farkl gl birer tekildir. Fakat tm bu gllerin gl olarak adlandrlmalarn gerektiren ortak bir yanlar vardr. Bu ortak yan evrenseli ifade eder. Tm evren eitlemesinde bu kural iler. Afrikann dousunda yaad varsaylan ve yaklak iki yz bin yl ncesine dayanan, ondan sonra bir anadan doduu ve elli bin yl ncesinde simgesel dile kavutuu sanlan, yirmi bin yl nce Toros-Zagros eteklerinde son buzul dneminin sona ermesiyle birlikte tarm ncesi toplumdan kp yaklak on be bin yl ncesinden itibaren kabilesel tarm ve toplayclkavclkla i ie bir sosyal yaam dzenine getii genel kabul gren Homo Sapiens (Dnen nsan) yklemesi nemli gereklik pay tamaktadr. Tarm-ky toplumu olarak gelien bu yaam tarznn zerine be bin yllk bir dnemle merkez uygarlk eklendi. Tarm-ky toplumu ile ehir-ticaret-zanaat ve sanayi toplumu diyebileceimiz bir ikilemle gnmze kadar etkili olan hegemonik bir yaam kltrnn geliimini kaln izgiler veya dnem-dngler halinde anlatmaya almtm. Bu hegemonik kltrn son be yz yllk Avrupa aamasn da bundan nceki blmde sundum. Ak ki oluumu ve olgunlamasyla, hatta yapsal bunalmlaryla bu kltr esas olarak Ortadou toplumunun damgasn tamaktadr. Anlamn sunmaya altm kltr, toplum budur. Tekillikleri ok olsa ve en nemli bir tekilini Avrupa modernitesi tekil etse de, tekiller tekili anlamnda bir soyutlama, kategoriletirme dnem ve mekn itibariyle her zaman mmkndr. Bir tekil olarak toplum hali, insan trnn yaamn belirler. Afrikadaki insan yaam ile Ortadoudaki insan yaam arasndaki fark, tekillii bu toplum hali belirler. Irk veya dier fiziksel zellikler belirleyici deildir. Hzla lmezse, toplumsuz insan bireyi yalnz bilge insana deil, iaret dili ile konuan hayvanlara da yakn bir tr olabilir. Toplumsuz insan anti-insandr. Bir insan toplumun dna atmak, toplumsuz kalan insan olmak uranlacak en byk cezadr. nsan tm gcn toplumdan alr. En gelikin bilimler ve bilgelerin dzeyi toplumla balantldr. Toplumsal yaam basit fiziksel nicelikler ve grngler olarak deerlendirmek pozitivizmin insana en byk ihanetidir. nsan toplumu dzeyine gelebilmek ancak evrensel bir hamle olarak anlam bulabilir. Toplumsal yaam doru tanmlamak ve bu bilinle yaamak, yaamn kendisi kadar nemlidir. Belki de yaam doru tanmlanmak iindir. Hemen belirtmem gerekir ki, genelde yaam, zelde insan yaam kendine zg bir mimarinin, bir inann sonucudur. Bu inann iine nelerin girdiini belirlemek toplumsal bilimin temel grevidir. Belirlemek istediim hususun daha iyi anlalmas iin, aylk mr olan kelebei rnek olarak gsterebilirim. yaps ve evre ekolojisi kelebein bu aylk yaamn belirlemitir. Eer bir kazaya kurban gitmezse, kelebek bu ay yaayacaktr. Onun iin ncesizlik ve sonraszlk (ezel-ebed sorunu) bu ayla snrldr. Bunu sorun yapmay da hi dnmez. Bu ynl bir arzusu da olamaz, olsa da fazla mesele yapmaz. rnek iinde rnek: Glgame gibi. Glgamei olumsuz rnek olarak sunuyorum. zahn yapacam. Tm doa ve evren znde kelebek kuralna bal olarak yaar. Sadece insanda yaam bu kurala ters der. Muazzam sorunlu bir hal alr. nsan tr mr iin ebedi-ezeli araylar iine girmekten gkte cennet, yeraltnda cehennemler dnmeye kadar pek ok lgnca aba gelitirir. Kendini tanr-krallar halinde sunmaktan en alaka klelikte tutmaya kadar lgnlklar peydahlar. Her gn cinsel sapklk iinde yaamaktan kendini ntr bir cins halinde tutmaya kadar kural tanmayan tutumlar da sadece insana zgdr. Planl soykrmlar gelitirmekten sonsuz yaam iksiri peinde komaya kadar bu tutum hibir canl trnde grlmeyen hastalklar halinde srer gider. nsan iin, snr 51

tanmayan bu lgnlklar iin, bunlarn anlalmas ve nlenmesi iin yaamn tanmna ihtiya vardr. Doru bir tanm doru yaamn ilk adm olabilir. nsan yaamnn olmazsa olmaz toplumsalldr. Bu konu zerinde ok srarla durmamn birinci nedeni henz sosyal bilimce bir tanmlanmasna giriilmemesi, giriim denemeleri olsa bile anlam ve hakikat deeri olan bir bilimselliinin salanamamas, rgtsel inasnn ve toplumsallatrlmasnn baarlamaydr. kinci ve daha nemli neden, kapitalist modernite liberalizminin bireyi ve bireycilii anti-toplumsal temelde yere ge smayacak denli abartl inas ve canavarlatrmasdr. Mevcut haliyle bireycilik sadece srdrlemez deildir, yaanlamazdr da. Hibir canl trnde gzkmeyen, her trl sapkla ak bireyci yaam iin ne toplumun ne de gezegenimizin dayanma gc kalmtr. Bu bireycilik yle bir sapk haline getirilmitir ki, gnn yirmi drt saatinde insan ldrmekten, seks, spor ve sanat yapmaktan, kr salamaktan ve ikence yrtmekten usanmaz. ok ak ki bu bireyciliin sonu kanser ve AIDS tr hastalklardr, nitekim onlar da hzla remektedir. Peygamberlerin ok nceden haber verdikleri maher denilen gnler bu bireycilikli dnemi ifadelendirir. O halde yaama saygnn gerei olarak, birinci grev olan toplumsal yaam tanml sosyal bilimin inasn, ikinci grev olan bireyci yaamn ve arkasndaki sistemin durdurulmasyla btnletirmek k iin arttr. phesiz toplumsallk bireysel yaamn rgtllne ve inasna dayanr. Bireyden kopuk toplum olamaz. Bireyle toplum kyaslamasn hidrojenle uranyum elementlerinin kyaslamasna benzetebiliriz. Hidrojen atomu tek bana olduunda basit bir yapdr. Baz trlerinde enerji ve parack yaym olsa bile ok snrldr. Uranyumda ise sentezlenen ayn atomlardan ok sayl bileim srekli enerji ve parack yayar. Nitekim atom bombas uranyumun bu zelliinden kaynaklanr. Toplumda da ok sayda birey sentezlenmitir. Ama yaydklar enerji ve paracklar (eski ve yeni topluluklar) bireyci insana gre (kendisini yaamaktan baka ilevi olmayan atom) kyaslama kabul etmez llerdedir. Birey toplumsalln yitirdiinde, fiziki olarak yaasa bile, ya bir hain ve alaktr ya da bir serseridir. Her iki anlamda da lmcldr. Evrensel hamle olarak toplumsal yaamn temel karakteristik zelliklerini sralayalm. 1- Tarih olarak toplum. nsan topluluklarnn milyonlarca yl sren, zorlu meknlarda ok acl geen ve byk mcadele isteyen abalar sonucunda daha gelikin tekil topluluklar oluturulmutur. Baz meknlar ve dnemler toplumsal sramalarda belirleyici olmutur. 2- Tarih olarak toplum zek dzeyini gerektirir. nsan trnn zek dzeyi toplumsalln belirlemitir. Toplumsallk da bu zek dzeyini zihniyet halinde almaya, gelimeye zorlamtr. Toplumsal doa zihniyet dzeyi gelikin esnek bir yap arz eder. 3- Dil toplumsal zihniyetin sadece arac deil, ayn zamanda yaplandrc bir unsurudur. Dil bir toplumu var eden temel zelliklerdendir. Kolektif zek arac olarak toplumsal doann esnekliini ok hzl gelitirir. 4- Tarm devrimi toplumun maddi ve manevi kltrnde tarihin en kkl devrimidir. nsan toplumu esas olarak tarmn etrafnda ekillenmitir. Tarmsz toplum dnlemez. Tarm sadece beslenme sorununun zmn salamakla kalmaz; zek, dil, nfus, ynetim, savunma, yerleme, din, teknik, giyim, etnik yap bata olmak zere, temel maddi ve manevi kltr aralarnda kkl dnm ve gelimelere yol aar. 5- Kadn toplumsal sreklilii salamada en youn abann sahibi olduundan, erkee nazaran toplumsallkta daha baat rol oynar. Doum, ocuklarn bytlmesi ve savunulmas toplumsalln anacl dorultuda gelimesini salar. Toplum arlkl olarak ana-kadn kimliini tar. Dilin ve dinin kkeninde diil enin varl bu gereklii dorular. Tarm-ky toplumunda kadnn kimlii ve sesi gcn korumaya devam eder. 6- Toplumsal doa zde ahlk ve politiktir. Ahlk toplumun kural dzenini, politika da ynetimini belirler. Ahlk toplumun dzen ve kalcln salarken, politika yaratc geliimini salar. Ahlksz ve politikasz toplum dnlemez. Ahlk ve politik dzeydeki anma her trl klelik ve eitsizliin geliimi ile i ie yaanr.

52

SONU: Hakikat Yolunda Nasl Yaamal, Ne Yapmal ve Nereden Balamal? Ortadou kltrnde hakikat, hakikat uruna yaam ve lm nemli kavramlardr. Avrupa kltrnde teorik-pratik ikilem olarak yanstlan bu kavram giderek znden boaltlm, paralanm ve btnln kaybetmitir. Ge modernitede bu husus daha belirgindir. Hakikat ekonomizme mahkm edilmitir. Hakikat aray en ok toplumsal sorunlar ba gsterdiinde gndeme girmitir. Bu dnemlerde bir sylem ve eylem mutlaka kendini hakikat olarak sunmaya almtr. Hakikatin sosyolojik zmlemesi hakszlklarla balantsn aka ortaya koyar. Toplumsal emein, deerin gasp hakszlk olarak tanmlanrken, bunun aratrlmasna ve gereinin yaplmasna da hakikat almas denilmi ve hep yceltilmitir. Hakszln hak, hakn tanr ile zdeletirilmesi, her iki kavramn toplumsallkla ban yanstr. Tanr kavramnn metafizik soyutlama dnda toplumsal vicdanla ba bylelikle bir kez daha dorulanr. Hakikatin peine dmek hakszln hesabn sormay beraberinde getirir. Kendini en yce varlk olarak tanr diye sunan toplumsal kimlik kendine ynelik hakszl bylelikle yantlam ve tanr cezas olarak mahkm etmitir. Toplumsal kimlie ynelik toplumun iinden ve d doadan tehditler ve hakszlklar arttka kimlie daha ok vurgu yaplm, uruna byk nazarlar (tanrsal gr = teori) ve byk eylemler (tanrsal iler) gelitirilmitir. Dinin ve felsefenin kaynanda toplumsal kimliin yattn kavramak bu nedenle nemlidir. Dolaysyla dinin ve felsefenin kaynan baka yerde aramak bo bir abadr. Kapitalist modernitenin ideolojik hegemonyaclnda salanmaya allan amalarn banda hakikat kavramna ve eylemine ilikin tarihsel toplumsal gerekliklerin karartlmas ve bastrlmas gelir. Din ve felsefe milliyetilie ve ulus-devletin tanrsallatrlmasna dntrlmtr. Teori ve pratik ulus-devletiliin kavram ve uygulamalarnn yceltilmesine ve lmszletirilmesine hasredilmitir. Bilim pozitivist felsefenin gdmnde modernitenin sacayandan kaynaklanan sorunlarn zmlenmesine ve zmne indirgenmitir. nsanlk tarihi kadar eski hakikat saval basit menfaatlerin teminine yneltilmitir. Esas sorun olan toplumsal kimlie ynelik tehditler hakikatin konusu olmaktan drlrken, yerine bireycilik ikame edilmeye allmtr. nsan haklar bu balamda istismar konusu edilmitir. Kendini dorucu ideoloji olarak sunan sistem kart grler bile modernite paradigmasn ama cesaretini gstermeye yanamazlar. Liberalizm sistemin resmi ideolojisi olarak sa ve solu zerinde tekelini gnmze kadar srdrebilmitir. Modernitenin ideolojik tekeli olarak liberalizm bir yandan gr enflasyonu yaratrken, dier yandan en byk vurgunu enflasyonda yapt gibi, gr enflasyonunda da iine en ok yarayanlar kullanp medyas araclyla zihinleri bombardmana tabi tutarak azami sonucu almaya alr. Gr tekelini salama almak, ideolojik savann nihai amacdr. Temel silahlar dincilik, milliyetilik, cinsiyetilik ve pozitivist din olarak bilimciliktir. deolojik hegemonya olmadan, sadece siyasi ve askeri baskyla moderniteyi srdrmek olanakl deildir. Liberalizm dincilik yoluyla kapitalizm ncesi toplum vicdann kontrol etmeye alrken, milliyetilik yoluyla ulus-devlet vatandaln ve kapitalizmin etrafnda gelien snfsallklar kontrol edip denetim altnda tutar. Cinsiyetiliin hedefi kadna nefes aldrmamaktr. Hem erkei iktidar hastas yapmak, hem de kadn tecavz duygusu altnda tutmak cinsiyeti ideolojinin etkili ilevidir. Pozitivist bilimcilikle akademik dnyay ve genlii etkisizletirirken, sistemle btnlemekten baka seeneklerinin olmadn gsterip tavizler karlnda bu btnlemeyi salama alr. Liberalizmin ideolojik saldrs karsnda nasl yaamal, ne yapmal ve nereden balamal sorular aciliyet kazanr. Sistem kartlarnn bu sorulara verdii yantlar en azndan gnmze kadar etkisiz klnmlardr. nemli soruya da modernitenin verdii yantlar etkili olmutur. Modernitenin son be yz yldr gelitirdii yaam tarz nasl yaamal sorusuna ezici biimde damgasn vurmutur. Kapitalist modernite anda belki de tarihte hibir ada gelitirilememi bir zmsetilme ve kabul ettirme gcyle yaam tarzlar homojenletirilmitir. Herkesin yaam kalplar evrensel kurallar altnda tek tipletirilmitir. Farkllklar tek tipletirmeler karsnda clzdr. Modern yaam denilen yaam tarzna bakaldr, delilik olarak damgalanp annda 53

sistem dna srlmeye mahkmdur. Bu srgn tehdidi karsnda ok az kii bakaldry srdrme cesareti gsterir. Ne yapmal sorusu da ok nceden, be yz yldr ayrntl cevaplaryla yantlanmtr: Bireyci yaayacaksn, hep kendini dneceksin, Tek yol modernite yoludur deyip zerine deni yapacaksn. Yol belli, usul bellidir: Herkes ne yapyorsa, sen de onlar gibi yapacaksn. Patronsan kr yapacaksn. Emekiysen cret peinde koacaksn. Baka tr ne yapmalar peinde komak aptallktr. Israr edilirse sonu sistem dna srlmedir, isizliktir, aresizliktir, rmektir. Yaam korkun bir at yarna dntrlmtr. Ne yapmal grmeye dursun, nereden balamal sorusu sistem asndan Kendini sk eittiin yerden bala biiminde bir yant alr. Okul ve niversiteler sistem iinde baarl olmak iin vazgeilmez balama meknlardr. Demokratik modernitenin sistem karsnda hakikat aray, ideolojik duruu ve temel soruya verdii yantlar ak ki alternatif sistem deerindedir. Toplumsal kimlii tm ynleriyle aramak, zmlemek, zmlerini sunmak hakikat savann zdr. Savunma kaln izgiler halinde de olsa bu arayn ve savan sonularn sunmutur. Tekrarn anlam yersizdir. deolojik duru hkim modernitenin ideolojik hegemonyasn kapsaml eletirilerle amay ifade eder. Eldeki toplumsal hakikatlerin savunulmas ideolojik durutur. Kapitalist modernitenin hakikatten yoksunluunu (bireycilii topluma tercih etme, toplumsal kimlii saldr altna alma) gsterme, ekonomik, ekolojik ve demokratik toplumun, ulusun hakikatini, hakikat gcn yanstma bu durula ilgilidir. Nasl yaamal, ne yapmal ve nereden balamal sorularna verilecek ilk ortak cevap sistemin iinden ve sisteme kartlk temelinde balamaldr. Fakat sistemin iinden sisteme kartlk, eski bilgeler dzeyinde her an lm pahasna hakikat savaln gerektirir. Nasl yaamal nereden balamalyla i ie olacak ekilde, modernitenin bir zrh gibi giydirdii deli gmleini karr misali nefret ederek bu yaamdan vazgeeceksin. Gerektiinde her an kusarak mideni, beynini ve bedenini iindeki bu yaamdan arndracaksn. Sana kendini dnya gzeli gibi sunsa bile, iindekini kusarak yant vereceksin. Dier iki soruyla i ie olarak, ne yapmal sorusuna sisteme kar hep eylemlilik biiminde bir karlkla yant vereceksin. Ne yapmalnn cevab bilinli ve rgtl pratiktir. Demokratik modernite sistemi asndan sorunun yant sistemin unsurlaryla ideolojik ve eylemsel bulumay ifade eder. Eskiden nc parti kavram denilen misyon demokratik modernitenin kuramsal ve eylemsel ncl olarak yetkinletirilmitir. Sistemin temel aya olan ekonomik, ekolojik ve demokratik toplumun (kent, yerel, blgesel, ulusal ve ulus tesi demokratik konfederalist ynetim) zihinsel ve iradesel ihtiyacn karlamak yeni ncln temel misyonudur. Bunun iin yeterli sayda ve nitelikte akademik yaplarn inas gereklidir. Modernitenin akademik dnyasn sadece eletirmekle yetinmeyen, bununla birlikte alternatifini gelitiren yeni akademik birimler ieriklerine gre eitli adlarla ina edilebilir. Ekonomikteknik, ekolojik-tarm, demokratik siyaset, gvenlik-savunma, kadn-zgrlk, kltr-kimlik, tarih-dil, bilim-felsefe, din-sanat bata olmak zere, nem ve ihtiyalara gre toplumun her alanna ilikin olarak ina etmek grevdir. Gl bir akademik kadro olmadan demokratik modernite unsurlar ina edilemez. Akademik kadro demokratik modernite unsurlar olmakszn nasl anlam ifade etmezse, akademik kadrolar olmakszn demokratik modernite unsurlar da anlam ifade etmez ve baarl olamazlar. ie btnsellik, anlam ve baar iin arttr. Kapitalist modernitenin srttaki lanetli elbise gibi duran fikri, zikri ve eylemi ayr anlayn mutlaka terk etmek, amak gerekir. Fikir-zikir-eylem birbirinden asla ayrlmayan, hakikatin hep srtta tutulmas, btnlk iinde giyilmesi ve yaanmas gereken ycelik nianeleridir. n bir arada nasl yaamalda, ne yapmalda ve nereden balamalda temsil edemeyen kimse hakikat savana kmamaldr. Hakikat sava kapitalist modernite arptmasn kabul etmez. Onunla yaayamaz. zcesi akademik kadro beyindir, rgttr ve bedende (toplumda) klcal damarlarla yaylandr. Gerek btndr. Hakikat, ifade edilen btnsel gerektir. Kadro rgtlenmi ve eylemsel klnm hakikattir. Ortadou kltr kendini yenilerken, bunun yolunun hakikat devriminden getiini de bilmek durumundadr. Hakikat devrimi bir zihniyet ve yaam tarz devrimidir. Kapitalist modernitenin ideolojik hegemonyasndan ve yaam tarzndan kurtulma devrimidir. Gelenee 54

sarlan sahte dinci ve soycu-ovenistlere aldanmamak gerekir. Onlar kapitalist moderniteyle savamyorlar. Beki kpeklii iin biraz pay istiyorlar. Bunlar iin asla hakikat sava dnlemez. Kald ki, modernite karsnda sadece yenik deil, yaltaklanma durumundadrlar da. Eski sol, feminist, ekolojik, kltralist hareketler de tutarl anti-modernist olmak istiyorlarsa, hakikat savan btnsellii iinde ve yaam tarzlarna dek indirgeyerek yrtmeyi bilmek durumundadrlar. Hakikat sava yaamn her annda, tm toplumsal alanlarda, komnalist ekonomik ve ekolojik birimlerde, demokratik kentlerde, yerel, blgesel, ulusal ve ulus-tesi meknlarda yrtldke anlam ve baar kazanr. Dinlerin ilk doduklar dnemdeki eli ve havarileri gibi yaamay bilmedike, hakikat peinde komadka hakikat sava verilemez, verilse de baarlamaz. Ortadounun yenilenmi kadn tanra bilgeliklerine, Musa, sa ve Muhammedlere, Saint Paullara, Manilere, Veysel Karanilere, Hallac- Mansurlara, Shreverdilere, Yunus Emrelere, Brunolara ihtiyac vardr. Hakikat devrimi, eskilerin eskimeyen ama yenilenen mirasna sahip olmadan baarlamaz. Devrimler ve devrimciler lmez, sadece miraslarna sahip klarak yaanlabileceini kantlar. Ortadou kltr fikri-zikri-eylemi btnletirmenin kltrdr ve bu ynden ok zengindir. Demokratik modernite uygarln ve kapitalist modernitenin eletirisini bu kltre ekleyerek katksn sunacak, tarihsel roln oynayacaktr. Demokratik uygarlk bireyi kapitalist modernitenin maheri atlsna (kapitalizm, endstriyalizm ve ulus-devletilik) kar srekli fikri-zikri-fiili mcadele birliktelii iinde yaamak kadar, demokratik modernitenin kurtulu meleiyle (ekonomik toplum, ekolojik toplum ve demokratik toplum) birlikte srekli fikri-zikri-fiili yaam mcadelesi vermedike kendini gerekletiremez; hakikat nderi halinde ina edemez. Akademiya birimi kadar, toplumsal komn biriminde mcadele ve yaam birlikteliini srdrmedike, adaletin, zgrln ve demokrasi dnyasnn gerekletirici nderi (mridi) olamaz. Kutsal Kitaplarn ve tanra bilgelerinin eletirisi (ancak egemen uygarlk ve modernite iin arasallatrlmalarna kar yapldnda) deerlidir. Geri kalan eskimeyen yaam mirasmz, toplumsal kimliimizdir. Demokratik an hakikat militan bu kimlii kiiliine kazyan, yaam mirasn zgrce yaayan ve yaatandr.

55