You are on page 1of 235

Nietzsche ve Felsefe

EVRMENN SZ

Deleuzen bu nemli almasn 20li yalarmn ilk yllarnda evirmeye girimitim. evirmenlie henz yeni adm atm, dahas bu esere giriecek creti bulmutum kendimde. Tam yedi yl srd. Hem alyordum hem de eviri yapyordum. Sen de kimsin deseler ok da kolay diyemezdim evirmen diye ve zaten evirmenin hakk neydi ki o zamanlar? Eh, telif nedir ne deildir diye tartlmyordu, zaten her ey biraz gnldendi. Rahat gemeyen bu yedi yln ardndan, evirinin bitimine 40-50 sayfa kalmken, bana eviri zaman brakmayacak bir ie girmek zorunda kaldm madd nedenlerden dolay. Tabii yaynevi arayp sormasa da ben birka kere arayp sordum... Az zaman deil, o yedi yln zerinden tam 13 yl daha geti, sene 2010, birka adm atnca 2011. ok sene geti ama bu kitap Trkede yaynlanr m yaynlanmaz m bilemiyorum; galiba baka biri daha evirmi, yle duydum, umarm benim evirimi aan bir eviri yapmtr. Aadaki metin (az nce de belirttiim zere zgn eserin son 40-50 sayfasnn evirisi yok) her ne kadar benim evirmenlikteki acemiliimin tm hatalarn ierse de zerine dnlmemi, eviri kararlarnn hesab verilmemi bir metin deil. Bugn yeniden ele alacak olsam kimi nemli deiiklikler yapardm elbette ama sosyoloji ve felsefeyle har neir olan merakl okuyucunun stesinden rahatlkla gelebilecei bir metin olduu kansndaym. Deleuzen reddiyesini vereli ok oldu. Tarihsel materyalizm asndan deerlendirecek olursam Deleuze sosyolojiyi

Nietzsche ve Felsefe

dnmeye, dahas alan sosyoloji yapmaya ynelik ykc bir etken olarak grmekle birlikte Nietzsche zerine bu deerlendirmesinin okunmas gereken bir alma olduunu syleyebilirim. unu da ayrntya girmeden belirtmeliyim ki, bu evirimi dzeltecek olsaydm ncelikle, Nietzschenin bugn Trkede g istenci olarak yerlemi kavramn (aadaki metinde de ayn ekilde geiyor) g ve yetke isteyen irade olarak iktidar hrs, ksacas iktidar hrs olarak dzeltirdim. Son sz: Bu evirinin ryalarma girdii oldu. Baladm gnden tam 20 yl sonra, konunun merakls birka kii tarafndan okunursa ayet, ne mutlu bana.

Serta Canbolat

Nietzsche ve Felsefe

I TRAJK OLAN 1. Soyktk Kavram Nietzschenin genel tasars felsefeye duygu ve deer kavramlarn yerletirmeye almaktadr. phesiz ada felsefe byk lde Nietzscheden beslendi ve besleniyor ama bu pek de onun istedii biimde olmasa gerek. Nietzsche duyular ve deerler felsefesinin bir eletiri olmas gerektiini hi saklamad. Kant gerek eletiriyi getirmedi nk eletiriyi bir deerler sorunu olarak deerlerin kendisine yneltmedi. Nietzschenin felsefesinin devindirici gcyse tam da bu saldryd. Oysa modern felsefede deerler kuram yeni bir konformizm ve yeni boyunduruklar dourdu. Hatt fenomenoloji zaten kendisinde var olan nietzscheci esinin modern konformizmin hizmetine sunulmasna katkda bulundu. Ama Nietzsche sz konusu olduunda k noktamz bunun tam tersi: Onun temellendirdii ve tasarlad gibi bir deerler felsefesi, eletirinin doru uygulanmasnn, btncl eletirinin gerekletirilmesinin, yani eki darbeleriyle felsefe yapmann tek yoludur. Deer mefhumu gerekte eletirel bir tersyz etme ierir. Bir taraftan deerler birer ilke olarak grnr veya verilir: Deerlendirme fenomenlere deer bimede kulland deerleri varsayar. Ancak dier taraftan daha derinde, deerin kendisini trettii deerlendirmeleri ve deer bime alarn deerler varsayar. Eletirel sorun, deerlerin deerinin bu deerin kaynakland deerlendirmenin ne olduu, yani deerlerin deerini yaratma sorunudur. Deerlendirme, uyuan deerlerin ayn zamanda eletirel ve yaratc da olan ayrmsal esidir. esine ilikin deerlendirmeler birer deer deildir ama yarglayann ve

Nietzsche ve Felsefe

deerlendirenin deerlerinin ilkesi olarak varolma tarzlar, varolu kipleridir. Bundan dolay her zaman varolma tarzmzn ve yaantmzn gerektirdii inanlarmz, duygularmz ve dncelerimiz vardr. Bayaca deerlendirmedike, bayaca yaamadka ve nmedike inanlamayacak deerler, sylenemeyecek, hissedilemeyecek veya kavranlamayacak eyler vardr. in z u: Yksek ve alak, soylu ve aalk birer deer deildirler, ama deerlerin kendi deerinin tredii ayrmsal eyi gsterirler. Eletiri felsefesinin ift ynl hareketi her eyi ve bir eyin tm kaynan deerlerle ilikilendirirken bu deerleri de, bu deerlerin deerine karar veren ve kayna gibi davranan bir eyle ilikilendirir. Nietzschenin, deerleri eletiriden karp, mevcut deerlerin dkmn yapmakla veya eyleri yerlemi deerlerle eletirmekle 1 yetinen felsefe iileri Kant ve Shopenhauer ile deerleri basit szde nesnel olgulardan treterek eletiren veya koruyan yararclara ve akademisyenlere 2 kar verdii ifte savam hatrlanmal. Her iki halde de felsefe kendisi veya herkes iin geerli olann kaytsz esinde yzer. Nietzsche, hem deerleri kaynana kaytszlatran yksek temellendirme dncesine, hem de deerlere kaytsz bir kaynak koyan nedensel tretme veya balang dzlemi dncesine kar durur. Yeni bir soyktk kavramna eklini verir. Filozof soyktkdr. Filozof ne Kant tarz bir mahkeme yargc, ne de yararclarn tarznda bir mekanikidir. Filozof Hesiodosdur. Nietzsche, Kant tmellik ilkesinin yansra yararclarn pek sevdii benzeim ilkesinin yerine de ayrm veya uzaklk duygusunu (ayrmsal

1 2

K, 211. K, VI. Blm.

Nietzsche ve Felsefe

e) geirir: Bu uzaklk duygusunun yksekliinden aldlar deer yaratma veya deer koyma hakkn: Yararllk da ne? 3 Soyktk, hem kkenin deeri hem de deerlerin kkeni anlamna gelir. Soyktk, deerlerin mutlak karakterine olduu kadar greli veya yararc karakterine de kar kar. Soyktk deerlerin ayrmsal esini iaret eder, ki zaten deerlerin kendi deeri ondan trer. O halde soyktk kken veya dou demek olduu kadar kkendeki fark ve uzaklk da demektir. Soyktk kkendeki soyluluk ve bayalk, soyluluk ve aalk, soyluluk ve k demektir. Soylu ve aalk, yksek ve alak, soyktksel veya eletirel e tam da bu. Byle anlalnca eletiri ayn zamanda en olumlu olandr. Ayrmsal deer, deerlerin deerinin eletirisi olmad gibi, eer yaratmann da olumlu esi deildir. Bundan dolay eletiri Nietzsche tarafndan hibir zaman bir tepki olarak deil ama bir etki olarak grld. Nietzsche intikam, kin veya hncn karsna eletirinin edimliliini koyar. Zerdt, kitabn bandan sonuna kadar maymunu soytars ve eytan tarafndan takip edilir, ama maymun Zerdtten ayrdr, tpk intikamn ve hncn eletirinin kendisinden ayr olduu gibi. Maymundan ayrt olmamas; ite Zerdtn en korkun ivalardan biri olarak kendisine ynelmi hissettii ey 4. Eletiri, hncn tepkisi deil ama etkin bir varolu kipinin etkin bir ifadesidir: Saldr, ama intikam deil, bir varolma tarznn doal saldrganl da deil, mkemmelliin onsuz dnlemeyecei, olmazsa olmaz bir tanrsal
AS, I, 2. Z, III, Geip Gitme zerine. 5 Asl metinde hn (ressentiment) ve tepki (raction), re-sentiment (duygu) ve r-action (etki-eylem) olarak yazlmtr. Tekrarla(n)ma anlam veren r, re, r nekiyle zellikle vurgu yaplmtr. Burada ressentimentn (hncn), gemiteki ktlklerin imdide fkeyle hatrlanmas, gemiin duygusal olarak sanki yeniden yaantlanmas olarak dnlmesi etki ve tepki iin de aklayc olacaktr. (.n.)
4 3

Nietzsche ve Felsefe

ktcllk de deil. Bu varolma tarz filozofa aittir, tam bir kesinlikle ayrmsal eyi eletirel ve yaratc olarak kullanmak ister nk, yani ekii ele alr. Nietzsche muhaliflerinin bayaca dndklerini syler. Soyktn byle kavranmasndan Nietzsche ok ey umar: Bilimlerin ve felsefenin yeniden dzenlenmesi, gelecein deerlerinin tanmlanmas. 2. Anlam Bir eyin anlamn (insani, biyolojik, hatt fizik fenomenin) o eyi sahiplenen, kullanan, egemenliine alan ve onda ifade edilen kuvveti bilmeden hibir zaman anlayamayz. Fenomen, bir grn olmad gibi bir grn de deildir, ama anlamn fiili bir kuvvette bulan bir im, bir semptomdur. Felsefe btnyle bir semptomatoloji ve semiyolojidir. Bilimlerin semptomatolojik ve semiyolojik bir dizgesi vardr. Grn ve zn metafizik ikiliinin ve bilimsel neden-sonu balantsnn yerine Nietzsche, grnt ve anlam ballamasn geirir. Her kuvvet, bir gereklik niceliinin sahiplenilmesi, egemenlie alnmas ve kullanlmasdr. Hatt deiik grnmleri iindeki alg, doay sahiplenen glerin ifadesidir. Bu da doann kendi tarihi var demektir. Bir eyin tarihi, genellikle, o eyi egemenliklerinde tutan kuvvetlerin art arda gelmesi ve yine o eyi egemenlik altna almak iin mcadele eden kuvvetlerin ezamanl olarak var bulunmalardr. Ayn nesne, ayn fenomen kendisini sahiplenen kuvvete bal olarak anlam deitirir. Tarih anlamlarn deimesi, yani birbirinden az veya ok iddetli, birbirine az veya ok bal olan uyruuna alma fenomenlerinin art arda gelmeleridir 7. O halde anlam karmak bir kavramdr: Yorumu sanat yapan bir anlam
6 7

EH, I, 6-7. AS, II, 12.

10

Nietzsche ve Felsefe

okluu, bir takmyldz bir art arda gelme btn, bir ezamanl var bulunma her zaman mevcuttur stelik. Her boyun edirme, her egemenlik yeni bir yorum demektir. Nietzschenin felsefesi, zndeki okuluk gznnde bulundurulmadan anlalamaz ve dorusunu sylemek gerekirse okuluk bir dier trl de grgclk felsefenin kendisiyle bir gibidir. okuluk, felsefenin icat ettii tam da felsefeye zg dnce biimidir: Soyut andaki zgrln tek gvencesi, ateli bir tanrtanmazln tek ilkesidir. Tanrlar ldler: ama glmekten, tek olduunu syleyen bir Tanry duyunca. Aka burada deil mi
8 tanrsallk? Tek bir Tanrnn deil de tanrlarn olmasnda. Tek olduunu syleyen u Tanrnn lm kendi bana oul: Tanrnn lm oul anlaml bir olay. Bunun iin de Nietzsche grltc byk olaylara deil, ama her olayn anlamnn sessiz okluuna inanr9. Bir olay, bir grng, bir kelime ve ne de bir dnce yoktur ki ok anlaml olmasn. Herhangi bir ey kendisine egemen olan

kuvvetlere (tanrlara) gre kimi kez byle, yle, kimi kez de ok daha karmak herhangi bir ey olur. Hegel okuluu, tpk bir ocuun en basit ihtiyalarn sylemeye almas gibi bu, u, burada, imdi demekle yetinen basit bir bilinle zdeletirerek gln klmak istedi. Bir eyin pek ok anlamnn olduu oku dncede, pek ok eyin olduu dncede ayn eyin bu ve ardndan u olduu dncede felsefenin en yksek fethini, felsefenin, gerek kavramn fethini, olgunluunu gryoruz, yoksa kendisini feda ediini veya ocukluunu deil. Zira, bylenin ve ylenin deerlendirmesi herbirinin eylerinin ve anlamlarnn hassas tarts, bir eyin grnmlerini ve o eyin dierleriyle bantlarn her an tanmlayan
8 9

Z, III, Dnekler Z, III, Byk Olaylar

11

Nietzsche ve Felsefe

kuvvetlerin saptanmasdr btn byleler (veya yleler) felsefenin en yksek sanatna, yorumlanmaya aittir. Yorumlamak ve hatt deerlendirmek, tartmaktr. z kavram burada ortadan kalkmaz veya kaybolmaz, ama yeni bir imlem alr nk btn anlamlar edeerde deildir. Bir eyin ne kadar anlam varsa o kadar da kendine egemen olabilecek kuvvetler vardr. Ama eyin kendisi de tarafsz deildir, fiilen egemenliinde bulunduu kuvvetle az veya ok yaknl vardr. Herhangi bir eye, o eye snrlayc bir anlam ve olumsuz bir deer vermeden egemen olamayan kuvvetler vardr. z, tam tersine, bir eyin tm anlamlar iinde o eye en ok ilgi gsteren kuvvetin verdii anlam olarak adlandrlr. Nietzschenin tam da byle bir rnei vermeyi sever; din, tek anlama sahip deildir nk srasyla muhtelif kuvvetlerin iine yarar. Peki ama dine en ok yaknl olan hangi kuvvettir? (Kimin hkmettiini bilmediimiz hangi kuvvettir o? 10 Dine kendisi hkmeden veya dinin kendisinin hkmettii? ). Hesiodosu arayn. Tm bunlar, her ey iin yine tartma sorunudur, felsefenin hassas ama etin sanat olan oku yorum sorunudur. Eer yeni bir kuvvetin belirmesinin ve nesneye sahip kmasnn, o kuvvetin balangta ayn nesneyi daha nce elinde bulunduran kuvvetlerin maskesini taknmasyla mmkn olduu dnlecek olursa yorumlama karmakln ortaya koyar. Maske veya kurnazlk doann yasasdr, yleyse art bir ey maske veya kurnazlktr. Yaam balangcnda sadece olabilir olmas iin maddeyi taklit etmek zorundayd. Bir kuvvet eer ncelikle savat nceki kuvvetlerin yzn taknmazsa hayatta kalamaz 11. yle byle hayatta kalma olasl olan filozof da dnyada ondan nce hkm sren rahibin,
10 Nietzsche, dine kendi bana egemen davranma frsat veren kuvvetin hangi kuvvet olduunu sorar (K, 62). 11 AS, II, 8, 9 ve 10.

12

Nietzsche ve Felsefe

ilecinin ve din adamnn derin dnce yolunu stlenmeden doup byyemezdi. Omuzlarmzda byle bir zorunluluun arl varsa da, bu zorunlu hal, felsefeyi sadece u gln imge yapmaya kant tekil etmez: Filozof-bilge imgesi, bilgeliin ve ileciliin dostu imgesi. Dahas felsefe, byd lde ileci maskesini atmyor; bu maskeye bir ekilde inanmas gerek, zira maskesini fethetmekten, fethederken de maskesine nihayetinde din kart gcnn doasnn 12 dile gelecei yeni bir anlam vermekten baka bir ey yapamaz . Gryoruz ki yorumlama sanat ayn zamanda maskeleri yrtma sanat olmal; maskeleneni bulmak, neden ve hangi amala maskenin yeniden biimlendirilerek korunduunu bulma sanat olmal. Demek ki soyktk balangta ortaya kmyor ve doutan itibaren ocuun babasn ararken kart yorumlara girime tehlikesi var. Kkendeki ayrm kkenden itibaren gze arpmyor, belki de zellikle yetkin bir gzn, uza gren bir gzn, bir presbit gznn, bir soyktk gznn dnda... Bu da sadece felsefe kendisinde zn veya soyktn sezilecei kadar bydnde ve balangta bir btn haline gelme eiliminde olduu btn bunlardan her eyiyle ayrt edildiinde olacak. Her eyde sadece yksek dereceler nemlidir Sorunun kken sorunu olmadndan deil, ancak soyktk olarak kavranan kken de sadece yksek derecelere oranla tanmlanabilir. Kendimize Yunanllarn Douya neyi borlu olduunu sorma zorunluluumuzun olmadn syler Nietzsche. 14 Felsefe Yunandr, yle ki ilk yksek biimine Yunanistanda eriir ve yine orada gerek gcne ve amalarna tank olur; stelik bu amalar Dounun din adamnkilerle hibir zaman karmaz, hatt onun tarafndan
12 13

13

AS, III, 10.

FD. 14 FD.

13

Nietzsche ve Felsefe

kullanlsalar bile... Philosophos bilgeliin dostu demektir, bilge deil. imdi de o olaand biiminde yorumlamal dostu: Dost der Zerdt, beni kendimin stne kmaya ve yaamak iin de ste kmaya iten, ben ve benlik arasnda hep bir ncdr. 15 Bilgeliin dostu bize kendisini tantacak olarak bilgelii gsterir, ama yzndeyken sa kalamayacan bir maskeyi gsterir gibi, bilgelii yeni, acayip ve tehlikeli sonulara varmak iin yararlananlar pek az bilgedir aslnda. O bilgeliin kendi kendisinin stne kmasn ve ste km olmasn ister. Halkn burada her zaman yanlmad kesin, filozofun zn skar, onun kart bilgeliini, ahlkszln, dostluk anlayn. Alakgnlllk, yoksulluk, namusluluk: Bu ileci ve bilge erdemlerinin, yeni bir kuvvet olarak felsefe tarafndan ele alndnda ne anlama geldiklerini anlamalyz. 16 3. sten Felsefesi Soyktk sadece yorumlamakla kalmaz, deer bier. imdiye kadar eyleri, neredeyse hareketsiz bir nesneye gre deiik kuvvetler arpyor ve ardllanyorlarm olarak gsterdik. Oysa bizzat nesnedir kuvvet, bir kuvvetin davurumudur. Nesneyle efendisi kuvvet arasnda az veya ok ilgi olmasnn nedeni de budur. nceden sahiplenilmemi bir nesne (fenomen) yoktur nk nesne kendisinde bir grnm deil ama bir kuvvetin grnmesidir. yleyse her kuvvet bir dieriyle zsel bir iliki iindedir. Kuvvetin varl ouldur, onu tekil dnmek olduka sama olurdu. Kuvvet bir egemenliktir ama bir egemenlik kendisini bir nesnede gsterdiinden ite ayn zamanda da o nesnedir. Bir kuvvet okluunun etken olduu ve snd uzaklkta, uzaklk her kuvvetteki ayrmsal edir ve bu eyle her
15 16

Z, I, Dost zerine. AS, III, 8.

14

Nietzsche ve Felsefe

kuvvet bir dieriyle ilikilenir. Nietzcshedeki doa felsefesinin ilkesi byle ite. Atomculuun eletirisi bu ilkeden yola klarak anlalmal; bu da u demek, bu eletiri atomculuun maddeye gerekte sadece kuvvete ait olan zsel bir oulluk ve uzaklk ykleme abas olduunu gstermekten ibaret. Bir baka kuvvetle ilikilenecek olan yine bir kuvvettir sadece. (Marxn da atomculuu yorumlarken dedii gibi: Atomlar kendilerinin biricik nesnesidirler ve kendileriyle ilikilenebilirler sadece 17 Ama soru u: znde atom mefhumu ona yklenen bu zsel ilikiyi aklayabiliyor mu? Kavram, atomun yerine kuvvet konularak dnldnde tutarl olur zira atom mefhumu byle bir ilikinin olumlamasn, gerekli ayrmn, zdeki ve ze gre ayrmn kendinde iermez. Demek ki atomculuk doan grelik iin bir maske olacaktr. O halde Nietzcshedeki kuvvet kavram bir kuvvetin bir dieriyle ilikilendii bir kavramdr: Byle grldnde kuvvetin ad istentir. sten (gcn iradesi) kuvvetin ayrmsal esidir. Bundan da yeni bir isten felsefesi kavram ortaya kar; zira isten kaslarda veya sinirlerde ya da daha az olarak bir madde zerinde gizemli bir biimde deil ama mutlaka baka bir isten zerinde gsterir kendini. Gerek sorun istemenin istendyla ilikisinde deil, egemen istenle ona boyun een az ya da ok istenle olan ilikisindedir. Bir isten elbette ki baka bir istence etkir, bir maddeye deil (sinirler rnein)... Etkilerin grld her yerde bunun bir dierine etkiyen baka bir isten olduu gelmeli akla 18. sten karmak bir eydir nk istedike itaat ettirmeyi ister ama bir isten kendisine egemen olan baka bir istence boyun eebilir sadece. Demek oluyor ki okuluk kesin dorulamasn ve tercih zeminini isten felsefesinde buluyor.
17 18

Marx, Demokritos ve Epikros Doa Felsefelerinin Fark. K, 36.

15

Nietzsche ve Felsefe

Bylece Nietzschenin Schopenhauer ile kopma noktas da belirginleiyor: Sz konusu olan tam da istencin tek mi yoksa oklu mu olduudur. Arkas orap sk gibi geliyor, aslnda Schopenhauer eer istenci reddetmeye gidiyorsa bu ncelikle istemenin tekliine inanmasndan kaynaklanyor. nk Schopenhauere gre isten znde tektir, kendi kurbanyla zde olduunu dnyor cellt: btn davurumlarnda istenci acmann, ahlkn ve ileciliin iinde kendisini reddetmeye, yok etmeye iten onun bu zde vicdandr19. Nietzsche, ona tam anlamyla schopenhauerci gelen yutturmacay koyar ortaya: stence teklik, zdelik yerletirmek, onu kanlmaz olarak reddetmektir. Nietzscheye gre ruh, ben ve egoizm, atomculuun son snaklardr. Ruhu atomculuk fizik olanndan daha iyi deil. Her istemede, pek ok ruhtan oluan karmak ortak bir yapnn iinde 20 ynetmek ve boyun emek sz konusudur sadece . Nietzsche ne zaman egoizmden sz etse, bunu, saldrarak veya polemik slubuyla yapar: Tabii ki erdemlere kar, hele de kar gzetmeme erdemine kar...21 Aslnda egoizm, atomculuun kuvvetin kt bir yorumlamas rneindeki gibi istencin kt bir yorumlamasdr. Egoizmin var olmas iin bir ego gerekirdi. Her kuvvet bir dieriyle ister ynetmek ister boyun emek iin bir iliki iinde olsun, ite bize kkenin yolunu gsteren ey: Kken kkende ayrmdr, kkende ayrm hiyeraridir, yani hkmeden kuvvetle hkmettii kuvvetin, itaat ettiren istenle ona itaat eden istencin oran. Soyktkten ayrlmayan bir hiyerari; Nietzschenin sorunumuz 22 dedii eydir bu ite.
19 20

Schopenhauer, sten ve Tasarm Olarak Dnya. K, 19. 21 Z, III, Ktlk zerine. 22 , nsz, 7.

16

Nietzsche ve Felsefe

Hiyerari ayrm ve kkenin zdelii olarak bir kken olgusudur. Hiyerari sorununun neden aka zgr kafalarn sorunu olduunu daha sonra anlayacaz. Her ne olursa olsun biz, anlamn deerde, yorumlamann deer bimede gelimesini soyktn grevi olduunu gsterebiliriz: Bir eyin anlam o eyle o eyi egemenliine alan kuvvetin ilikisi, bir eyin deeri de, o eyde karmak bir fenomen olarak beliren kuvvetlerin hiyerarisidir. 4. Diyalektie Kar Nietzsche diyalektiki midir? unla bu arasndaki zsel iliki bir diyalektik kurmaya yetmez: Her ey bu bantdaki olumsuzun rolne baldr. Nietzsche tam da unu der: Kuvvetin nesnesi olarak baka bir kuvvet vardr. Kesinkes u var ki, bir kuvvet ancak, baka bir kuvvetle bantya girer. Yaam baka trl bir yaam biimiyle arpr ancak. okuluun bazen diyalektik grnmleri vardr; Nietzsche ne amansz dmandr bunlarn, tek can dman. Bu yzden Nietzsche felsefesinin gz kara antidiyalektik karakterini ciddiye almalyz. Nietzschenin Hegeli iyi tanmad sylendi ama rakibinin iyi tannmad anlamnda. Buna ramen hegelci harekete, deiik hegelci akmlara aina olduuna inanyoruz; birounu Marx gibi kendisine malzeme yapt. Kime kar yneldii ortaya konmadnda Nietzschenin felsefesinin btn soyut ve az anlalr olarak kalr. Oysa kime kar? sorusu pek ok cevab aryor. Ancak bunlardan ikisi bir btn olarak zellikle nemli; diyalektik olarak kavranan insana kar stinsan ve yabanclamann yok edilmesine veya uyumlatrmann
23

diyalektiine

kar

da

tedeer

bime 23.

Transvaluation: Szckteki te, teden ve dntrme anlam tayan trans- nekini uzaklk duygusuyla (kuvvetin dntrc ve ayrmsal -ayrt edici- esi olarak uzaklk) ilgili grndnden dolay burada ayrmsal

17

Nietzsche ve Felsefe

Antihegelcilik Nietzschenin saldrganlk kuvvetler kuramndan beri izleyebiliriz.

damar.

Bunu

daha

Nietzschede, bir kuvvetin dieriyle zsel ilikisi hibir zaman zde olumsuz bir unsur olarak anlalmaz. Dier bir kuvvetle olan orannda, itaat ettiren kuvvet dier kuvveti veya olmad eyi yadsmaz, tersine kendi ayrmn olumlar ve bundan zevk alr. Kuvvetin, bizzat edimliliini ald zde olumsuz mevcut deildir; olumsuz tam aksine bu edimlilikten, etkin bir kuvvetin varlndan ve bu kuvvetin ayrmn olumlamasndan doar. Olumsuz, bizzat varoluun bir rndr: Kanlmaz olarak etkin bir varolua bal bir saldrganlk, bir olumlamann saldrganl... Olumsuz kavramna gelince (yani kavram olarak olumsuzlama) Bu, btnyle yaam ve tutku temel kavrama gre ge domu clz bir kartlktan baka bir ey deil 24. Nietzsche olumsuzlamann, kartln veya elikinin kurgul esinin yerine ayrmn klgn esini geirir: Olumlamay ve haz nesnesini. Nietzscheci bir grgclkten ancak bu anlamda sz edilebilir. Nietzschede en sk tekrarlanan u soru, Ne ister bir isten, ne istiyor bu, unun istedii nedir? ne bir amacn ne bir gdnn ne de bu istence u nesneyi aramak olarak anlalmamal. sten, ayrmn olumlamak ister. Bir dier istenle olan zsel bantsnda, ayrmn bir olumlama nesnesi yapar. Ayrm olarak bilinmenin hazz ayrmn zevki25: te grgcln, diyalektiin ar mefhumlarnn zellikle de diyalektikini dedii olumsuzun iinin yerine koyduu saldrgan ve hava gibi hafif yeni kavramsal e. Diyalektik bir i ve grgclk de bir zevk olsun, ite bu, onlarn belirgin niteliini yeterince ortaya koyar. Bir ite zevkte olduundan daha ok dnce olduunu kim
deer bime karln da nerebiliriz. (.N.) 24 AS, I, 10. 25 K, 260.

18

Nietzsche ve Felsefe

syleyebilir? Ayrm, varoluu oluturan ve zden ayrlamaz klgn bir olumlamann nesnesidir. Nietzschenin eveti diyalektik hayrn kartdr; olumlama diyalektik olumsuzlamann; ayrm diyalektik elikinin; sevin ve zevk diyalektik iin; hafiflik ve dans diyalektik arln; gzel sorumsuzluk da diyalektik sorumluluun kartdr. Ksacas hiyerari, ayrmn grgl duygusudur; btn bir eliki dncesinden ok daha derin ve ie yarar bir kavramn esas mteharrii budur ite. Dahas unu sormalyz: Diyalektikinin kendisi ne istiyor? Diyalektik isteyen bu isten, ne istiyor? Ayrmn olumlamaya hali olmayan bitkin bir kuvvet. Etkimeyen ama boyunduruunda olduu kuvvetlere tepkiyen bir kuvvet: Sadece bylesi bir kuvvet dieriyle temasnda olumsuz eyi n plana geirir, olmad her eyi yadsr ve bu olumsuzlamay kendi z ve varoluunun ilkesi yapar. Soylu ahlk (aristokratik ahlk) kendi kendisinin utkulu olumlamasndan doarken kle ahlk daha ilk anda kendisine mensup olmayana, kendisinden farkl olana, kendi ben-olmayanna hayr der, bu hayr onun yaratc edimidir26. te bu yzdendir ki Nietzsche diyalektii pleb 27 kurgusundan, klenin dnme tarzndan ayrr : Soyut eliki dncesi bylece olumlu somut ayrm duygusuna, tepki eyleme stn gelir, intikam ve hn saldrganln yerini alr. Ve Nietzsche tersine gsterir ki efendideki olumsuz her zaman efendinin varlnn tremi ve ikincil rndr. Zaten kendinde diyalektik olan da bu efendi-kle bants deildir. Diyalektiki kimdir o zaman, banty diyalektik yapan kimdir? Kledir, klenin bak as, klenin bak asndan dnmedir. Efendi-kle bantsnn nl diyalektik yz aslnda
AS, I, 10. PA, Sokrates Sorunu, 3-7 G, I, 70. Diyalektikte, zafer kazanan plebdir... Diyalektikten savunma silah olur ancak.
27 26

19

Nietzsche ve Felsefe

una baldr: Yeter ki isten burada gc, gcn iradesi olarak deil de gcn temsili, stnln temsili, biri tarafndan dierinin stnlnn tannmas olarak iersin. Hegelde istenler glerini kabul ettirmek isterler, temsil etmek isterler. Oysa Nietzscheye gre burada gcn iradesinin ve onun doasnn btnyle yanl bir kavran var. Bylesi bir kavray klenin kavraydr, hn insannn g yerine koyduu g imgesidir. Gc bir idrakn nesnesi, bir temsilin maddesi, bir rekabette ortaya konan ey olarak grr kle ve onu bir atmann bitiminde, yerleik deerlerin basite atfediliine bal klar28. Efendiyle klenin bants, btn gen hegelciler iin bir okulun ilk rnei veya temsilcisi gibi olmak noktasnda hemencecik diyalektik biimi izliyorsa, bunun nedeni Hegelin bize sunduu efendi portresinin balangtan beri kle tarafndan yaplm bir portre, en azndan kleyi, tam da klenin kendisini dledii biimde temsil eden, olsa olsa, baar salam bir klenin portresi olmasdr. Hegelci efendi grntsn hep bir kle delip kar. 5. Tragedya Sorunu Nietzschenin yorumcusu, nietzscheci dnceyi bir bahaneyle diyalektikletirmekten zellikle saknmal. Bu bahane yine de hazr: Nietzscheyi batan baa kateden trajik kltr, trajik dnce, trajik felsefe bahanesi bu. Ancak u var; Nietzsche neye trajik der? Dnyay trajik grmeyi, dnyay dier iki biimde grmenin, diyalektik ve hristiyanca grmenin karsna diker. Ya da daha dorusu eer tam sayarsak tragedya trl lr: lkin Sokratesin diyalektiinde lr, bu onun euripidesi lmdr. kinci bir kez
Gcn iradesinin bir kendine kabul ettirme istenci olmas dncesine kar, yani yerleik deerleri kendine atfettirmeye kar olarak gcn iradesi. K, 261; D, 113.
28

20

Nietzsche ve Felsefe

hristiyanlkla lr. nc bir kez modern diyalektiin ve kii olarak Wagnerin ortak darbeleriyle lr. Nietzsche, u noktalar zerinde srarla durur: Alman felsefesinin ve diyalektiinin batan aa Hristiyan karakteri 29; trajii dnmede, anlamada ve yaamada diyalektiin ve hristiyanln doutan yetersiz olmas. Trajii kefeden benim, hatt Yunanllar dahi trajii bilemedi 30. Diyalektik, trajiin belli bir kavrann ne srer: Trajii olumsuza, kartla, elikiye balar. Acnn ve yaamn, sonlunun ve sonsuzun bizzat yaamdaki elikisiyle kiinin yazgsnn ve tmel zeknn dncedeki elikisi; elikinin hareketi ve zm: te trajik nasl ele alnm. Oysa Tragedyann Douuna bakldnda Nietzschenin diyalektiki olmad kesinkes grlyor, orada daha ziyade Schopenhauerin tilmizi gibidir. Bizzat Schopenhauerin de diyalektie pek az deer verdii hatrlanmal. Bununla birlikte bu ilk kitapta Nietzschenin Schopenhauerin etkisiyle ne srd ema, diyalektikten sadece eliki ve elikinin zmnn kavranma tarzyla ayrlyor. Bu da Nietzscheye daha sonra Tragedyann Douu iin unu syletiyor: Tiksindirici ekilde hegelcilik kokuyor 31. Zira eliki ve zm eserde henz temel ilkeler rol oynar; Orada karsavn birlie dnt grlyor. Nietzschenin sonradan, trajiin yeni bir kavrann nasl oluturacan anlamak iin bu zor kitabn hareketini izlemeliyiz: 1 Tragedyann Douuda eliki, ilkel bir birliin ve bireyselletirmenin, isten ve grnn, yaam ve acnn elikisidir. Bu kkensel eliki yaama kar tanklk tar, yaama sulamada bulunur: Yaam dorulanmaya ihtiya duyar, bu da acdan ve
29 30

D, 10. G, IV, 534. 31 EH, III, Tragedyann Kkeni, 1.

21

Nietzsche ve Felsefe

elikiden kurtulmas demektir. Tragedyann Douu u diyalektik hristiyan kategorilerin glgesinde geliir: Dorulama, kurtulu, uzlama. 2 elikinin yanss Dionysos ile Apollonun kartlndadr. Apollon bireyselletirme ilkesini tanrsallatrr, grnn grnn, gzel grn, d ya da plastik imgeyi kurar ve bylece kurtulur acdan: Apollon, bireyin acsn, ebedi grnle kuatt parlak zaferle galebe alar, acy siler 32. Dionysos bunun tam tersine asal teklie geri dner, bireyi ykar, byk ke srkler ve kkensel varlkta iine alp eritir: Bireyselletirmenin ta kendisi gibi verir acy ama stn bir hazda, bizi biricik varla ve tmel istencin okluuna katarak eritir acy. Dionysos ve Apollon bir elikinin iki ucu deil de daha ziyade bunun zmnn iki karsavl yoludur: Apollon dolayl olarak plastik imgenin temaasndadr; Dionysos dorudan istencin yeniden retilmesindedir, istencin mziksel simgesindedir 33. Dionysos, zerinde Apollonun gzel grn iledii zemin gibi, ama Apollonun altnda homurdanan da Dionysostur. u halde bizzat karsavn gzpek olmaya, birlie dnmeye 34 ihtiyac var. 3 Tragedya; Dionysosun egemenliindeki ite bu hayranlk uyandran ve geici uzlama, geici balama. Zira tragedyada trajiin zeminidir Dionysos. Tek trajik kii Dionysostur: Acl ve ululanm tanr, tek trajik konu Dionysosun aclar, bireyselletirmenin ama kkensel varln hazznda eritilmi bireyselletirmenin aclardr, tek trajik seyirciyse korodur nk dionysosadr, nk Dionysosu beyi
TD, 16. Dolayl imge ve simgenin (bazen istemenin dorudan imgesi olarak da sylenir) TD, 5, 16 ve 17. 34 G, IV, 556: Aslnda, apollonca Yunann neden dionysosa bir zeminde mecburen apollonca oluverdiini kefetmeye abalamadm.
33 32

22

Nietzsche ve Felsefe

ve efendisi gibi grr . Ancak dier taraftan, Apollonca yardm undan ibarettir: Tragedyada, dram iinde trajii gelitiren, trajii dramda ifade eden Apollondur. Tragedya, Apollonca imgelerle dolu bir dnyay dar yanstarak rahatlayan dionysosa korodur Birbirini izleyen patlamalar esnasnda tragedyann asal temeli bu dramatik vizyonu malarla kurar, znde dtr bu gr Dolaysyla dram nesnelletirilmesidir. dionysosa mefhumlarn ve eylemlerin

35

6. Nietzschenin Evrimi Trajik olan btn ierisinde Tragedyann Douunda nasl tanmland: Kkensel eliki, dionysosa zm ve bu zmdeki dramatik ifade. elikiyi yeniden retmek ve zmek, yeniden reterek zmek, kkensel elikiyi kkensel temelde zmek; ite trajik kltrn ve bunun modern temsilcileri Kant, Schopenhauer ve Wagnerin karakteri budur. Belirgin zellii 36, bilimin yerine evrenin yapsna soukkanl bakn diken bilgelii geirmesi ve kendi acsn tand bu noktada evrensel acy aramasdr 37. Ancak Tragedyann Douunda daha bin tane ey sivriliyor, bunlar da bize, bu emaya pek az uygun yeni bir kavray yaklamnn kokusunu aldrtyor. ncelikle de Dionysos, zerine basa basa olumlu ve olumlayc bir tanr olarak gsterilir. Acy stn ve benlikst bir zevke dntrmekten memnun olmaz, acy olumlar ve birisinin zevki yapar. te bu yzden de Dionysos kkensel varlkta erimekten veya asal bir temelde okluyu emmekten ziyade bizzat oklu olumlamaya dnr. Bymenin aclarn olumlar, stelik bireyselletirmenin
35 36

TD, 8 ve 10. Nietzschenin trajiinin... (..n.) 37 TD, 18.

23

Nietzsche ve Felsefe

aclarn yeniden retmediinden dolay da yaam olumlayan tanrdr, ki ona gre yaam olumlanm olsa da ne dorulanm ne de kurtarlmamtr. Bu ikinci Dionysosun birincine galip gelmesini engelleyen ey, benlikst enin her seferinde olumlu eye elik etmesi ve nihayetinde de ondan yarar salamasdr. rnein bengi dne dair bir nsezi bile var: Demeter Dionysosu yeniden dourabileceini renir; ancak Dionysosun bu yeniden douu sadece bireyselletirmenin sonu 38 olarak yorumland. Schopenhauerin ve Wagnerin etkisi altnda yaamn olumlamas daha henz, tmel olann barnda, bireyi aan bir zevkin barnda acnn erimesiyle tasarlanr. nsan bireye stn, kiisiz bir varla, kiiye stn bir varla dntrlmeli. Tragedyann istedii bu ite39 Nietzsche, Tragedyann Douu zerine kendisine soru sorduunda, orada yar diyalektik, yar Schopenhauerci erevenin dna kan iki temel yenilik bulguluyor 40: lki kesinkes Dionysosun olumlayc nitelii, yaamn st zm veya dorulamas yerine yaamn olumlamas. Dier taraftan Nietzsche, sonradan tmden grlemesi gerekecek bir kartl kefettii iin de memnundur. Zira Tragedyann Douunda itibaren, hakiki kartlk Dionysosun ve Apollonun btn bir diyalektik kartl deil, daha derinde Dionysosun ve Sokratesin kartldr artk. Trajik olana kart olan veya trajik olann lmne neden olan ahsiyet Apollon deil Sokratestir; Sokrates dinoysosa olduundan daha apollonca deildir41. Sokrates olaand bir tersyz etmeyle tanmlanr: Btn
38 39

TD, 10. OD, II, Eitmen Schopenhauer, 3-4. 40 EH, III, Tragedyann Douu, 1-4. 41 TD, 12.

24

Nietzsche ve Felsefe

retken insanlarda igd olumlu ve yaratc, vicdan ise eletirel ve olumsuz bir gken Sokrateste igd eletirel ve vicdan yaratc olur42. Sokrates kn ilk dehasdr: Dnceyi yaamn karsna koyar, yaam dnceyle yarglar, yaam dnce tarafndan yarglanm, dorulanm ve kurtarlm gibi koyar ortaya. Bizden, olumsuzun arl altnda kalan yaamn srf yaam olarak istenmesinin ve yaamn yaamda snanmasnn uygunsuzluunu duyacak durumda olmamz ister: Sokrates trajik insann karsndaki tek gerek kuramsal insandr 43. Ancak burada hl sz edilen bu ikinci olgunun zgrce geliimini bir ey kstlyor. Sokrates ve tragedya kartlnn tm deerini kazanmas, hakikaten hayr ve evet kartlna dnmesi iin, ncelikle tragedyadaki olumlu enin kendiliinden dar kmas, kendisi iin ve her bir altsralamadan bamsz olarak sergilenmesi gerekiyordu. Oysa bu yol zerinde Nietzsche hi duramayacak: DionysosApollon karsavnn ilk sray igal etmeyi brakmas, siliklemesi veya hatt hakiki kartlk yararna ortadan kalkmas gerekecek. Yine bununla birlikte hakiki kartln da kendi kendisini deitirmesi, tipik kahraman olarak Sokrates ile yetinmemesi gerekecek; neden? nk Sokrates fazla Yunan, mzii incelerken44 bataki berraklyla biraz apollonca sonunda da biraz dionysosa. Sokrates tm gcn yaamn olumsuzlamasna harcamyor; yaamn olumsuzlamas onda zn bulmaz henz. Demek ki trajik insann, ar olumlamada kendi esini kefettii anda, olumsuzlamann saldrsn hakikaten, kesinkes ve esasen yneten can dmann da kefetmesi gerekecek. Nietzsche bu program harfiyen
42 43

TD, 13. TD, 15. 44 TD, 15.

25

Nietzsche ve Felsefe

uygular. DionysosApollon karsavnn acy zmlemek iin barr bu tanrlar yerini daha gizemli bir DionysosAdriane birliktelii alr; zira yaam dorulamak sz konusu olduunda bir kadn, bir nianl mutlak gereklidir. Dionysos-Sokrates kartlnn yerine de hakiki kartlk geiyor: Anladnz m? saya kar Dionysos 45. Tragedyann Douu diye belirtir Nietzsche, hristiyanlk zerine susuyordu, hristiyanln kimliini saptamamt. Ve ne apollonca ne dionysosa olan da hristiyanlktr: Tragedyann Douunun tand estetik deerleri reddeder; dionysosa simgenin iinde olumlamann u snrna varlmken hristiyanlk en derin anlamyla hiidir.

7. Dionysos ve sa Dionysos ve sada ehit ayn, ac ayndr. kisi de ayn olgudur, 46 ama ayn izgide kart iki ynde iki olgu . Bir taraftan acy dorulayan, acy olumlayan bir yaam, dier taraftan yaam sulayan, ona kar tanklk eden, yaam dorulanmas gereken bir ey haline getiren bir ac. Yaamda ac varsa, hristiyanlk iin ncelikle bu yaam doru deildir anlamna gelir, hatt znde yanl olduu, temel bir hakszl acyla dedii anlamna gelir: Sulu, nk ac ekiyor. kinci olarak da bu yaamn dorulanmas gerektii, yani yanlndan geri alnmas ve kurtarlmas, az nce onu sulayan ayn acnn yaam kurtarmas anlamna gelir: Ac ekmesi gerek nk sulu. Hristiyanln bu iki grnm Nietzschenin huzursuz vicdan ve acnn iselletirilmesi 47 dedii eyi oluturur.
45 46

EH, Neden Bir Yazgym Ben, IX.; G, III, 413, IV, 464. G, IV., 464. 47 AS, II.

26

Nietzsche ve Felsefe

Bu tam anlamyla hristiyan hiiliini yani hristiyanln yaam reddetme yolunu betimliyor: Bir taraftan sululuk reten, ac ve cezann korkun denklemini reten ark; dier taraftan da ayn acy oaltan, dorulamay da yine acyla oaltan ark: Sefil fabrika! Hristiyanlk ak ve yaamdan sz ettiinde bile ne beddua vardr bu szlerde, ne nefret vardr bu akn gerisinde! Yrtc kuun kuzuyu

48

sevmesi gibi sever yaam: Krpeyse, bir yeri sakatsa ve can ekiiyorsa. Diyalektiki, hristiyan ak bir karsav olarak, rnein Musevi nefrete kar bir karsav olarak koyar ortaya. nce deerlendirmelerin yaplaca, egdmlerin yorumlanaca her yerde diyalektikinin ii ve grevi, ortaya karsavlar koymaktr. iek yapran karsav olsun, onu rtr olsun, ite diyalektiin sevdii nl bir bulu. Hristiyan akn iei de nefreti ayn ekilde rtr: Yani btnyle kurgul yolla. Ak, Musevi nefretin karsav olarak geliti sanlmasn sakn. Hayr, tam tersine. Ak bu nefretten dodu, bu nefretin tac, saflk gnein scak nlar altnda yaylan muzaffer tac olarak geliti, ancak n ve yceliin hkmettii bu yeni yerde yine de nefretin amalarn izledi hep: Zafer, fetih, ayartma 49. Hristiyan nee, acy eritme neesidir: Ac iselletirilmitir, bu yolla sunulmutur Tanrya, byle barnmtr Tanrda. armha gerilen bir tanrnn bu parodoksu, aklalmaz bir kymn, son bir kymn muammas 50 te tam anlamyla hristiyan manisi, imdiden btnyle diyalektik bir mani.
deallerin retimi, AS, I, 14. AS, I, 8. Bu genel olarak, Feuerbachn hegelci diyalektie ynelttii bir sulamayd zaten: Hakiki egdmlerin zararna olarak kurmaca karsavlar koyma zevki (Feuerbach, Hegel Felsefesinin Eletirisine Katk.) Ayn ekilde Nietzsche de yle diyecektir: Neden ve sonucun yerine egdm! 50 AS, I, 8.
49 48

27

Nietzsche ve Felsefe

Bu grnm ne kadar da yabanclat hakiki Dionysosa! Tragedyann Douunun Dionysosu daha henz acy eritiyordur; duyduu nee, onu eritmenin bir neesidir henz, onu asal btnlkte tamann neesidir. Ancak Dionysos kendi bakalamlarnn anlamn ve deerini kesinkes sezmitir imdi: Dorulamas olmayan, mutlak suretle doru bir yaamn tanrsdr. stelik, dorulamay bizzat yaam stlenir: En etin acy dahi olumlar 51. unu anlamal: Acy iselletirerek eritmez, drann esinde olumlar. Ve buradan hareketle Dionysos ve sa kartl yaamn olumlamas (u deerlilii) ve olumsuzlamas (u deersizlii) olarak adm adm ilerler. Dionysosa mania hristiyan maniye karttr; Dionysosa esrime Hristiyan esrimeye, dionysosa dorama hristiyan armha gerilie; dionysosa dirili hristiyan Dirilie; dionysosa tedeer bime Hristiyan Kudasna 52; nk iki tr ac ve ac eken vardr. Yaamn dopdoluluundan ac ekenler esrimeyi bir faaliyete dntrdkleri gibi acy da bir olumlamaya dntrrler; dionysosa doramada, bir eyleri karma, istisna etme, seme olasl olmakszn yaamn u olumlamasn tanrlar. Bunun aksine yaamn yoksunluundan ac ekenler acy bir rpnmaya veya bir krelmeye dntrrler; acy yaam bir sulama yolu, bir yalanlama yolu yaptklar gibi ayn zamanda bir dorulama, elikiyi zme yolu da yaparlar. 53 Btn bunlar bir kurtarc dncesine dahil olur; ayn zamanda cellat, kurban ve teselli verici olandan, huzursuz vicdann grkemli d Kutsal lemeden daha gzel bir kurtarc yoktur. Bir kurta2c bakmndan yaam kutsal olana varma yolu olmaldr;
G, IV, 464. Ayindeki arap ve ekmein sann eti ve kanna dnmesi. (Transsubtantion; zlk dnm) (.n). 53 NW, 5 Her esrimenin dionysosa olmad grlecektir: Dionysosa esrimenin kart olarak bir de hristiyan esrime vardr.
52 51

28

Nietzsche ve Felsefe

Dionysos bakmndan bizzat varolu muazzam bir acy dorulamak iin yeterince kutsaldr 54. Dionysosa dorama oul olumlamann dorudan simgesidir; sann ha, ha iareti elikinin ve zmnn simgesidir, yaam burada olumsuzun ellerine teslim edilir. Gelimi eliki, elikinin zm, eliik olanlarn uzlatrm, btn bu mefhumlar Nietzscheye yabanc olur: Zerdt yle haykrr: Her uzlamadan daha yksek bir ey; 55 olumlama. Gelikin, gzpek, giderilmi her elikiden daha yksek bir ey tedeer bime . Zerdt ile Dionysos ortak nokta burasdr: Btn Gayya kuyularnda onu (Zerdt) kutsayan olumlamay tayorum Ama bu, bir kez daha, Dionysos dncesinin ta kendisidir 56. Dionysos veya Zerdt ile sann kartl diyalektik bir kartlk deil, bizzat diyalektiin kartldr: Diyalektik olumsuzlamaya, hiiliin bu zel biimine ve her trl hiilie kar ayrmsal olumlama. Dionysosun nietzscheci yorumuna, daha sonralar Otto tarafndan ortaya konan yorum kadar uzak baka hibir nietzscheci yorum yoktur: Hegelci bir Dionysos, diyalektik ve diyalektiki bir Dionysos! 8. Trajiin z Dionysos ortaya kan her eyi, hatt en etin acy ve olumlanan her eyde ortaya kan olumlar. oul veya oklu olumlama; trajiin z bu ite. Her eyi bir olumlama nesnesi yapmadaki zorluklar dnlrse trajik olan daha iyi anlalr. okuluun aba ve zeks, bakalamlarn gc ve dionysosa dorama gerekiyor buna. Nietzschede i daralmas ve tiksinti belirdiinde, bu hep u noktada olur: Her ey olumlama nesnesi yani sevin nesnesi olabilir mi? Her
54 55

G, IV, 464. Z, II, Kurtarma zerine. 56 EH, Byle Buyurdu Zerdt.

29

Nietzsche ve Felsefe

bir ey iin, o eyin doruland ve olumsuz olmay brakt ona zel yollar bulmak gerekecek 57. Tabii u da var ki, trajik olan ne bu i daralmasnda ve bu tiksintide ne de yiten tekliin nostaljisindedir. Trajik olan sadece oklulukta, byle olan olumlamann eitliliindedir. Trajii tanmlayan ey oklunun sevinci, oul sevintir. Bu sevin bir yceltmenin, temizlenmenin, dnlemenin, yazgya boyun emenin, uzlatrmann sonucu deildir: Btn trajik kuramlarnn iinde esasen estetik bir fenomen olarak tragedya kuramn tanmadn iln edebilir Nietzsche. Trajik, sevincin estetik biimini iaret eder, yoksa tbbi bir reete olmad gibi, ne acnn ne de korku ve acmann ahlki bir zmdr. 58 Trajik olan, sevintir. Bu da tragedya dorudan sevinlidir anlamna geliyor, sadece kt seyircide korku ve acma uyandrr, ahlklatrc ve patolojik durumu olan seyirci, tragedyaya, ahlki yceltmelerinin ve ishal illarnn ie yaramasnn gvencesi olarak bel balar. Tragedyann yeniden douu sanat seyircinin de yeniden douunu getirdi, bugne kadar tiyatroda onun yerini, kaderin garip bir cilvesidir ki, yar ahlki yar aydn savlar olan eletirmen igal ediyordu 59. Aslnda trajii, kt seyircinin huzursuz vicdanndan doan ve yine trajie dk bir anlam veren btn korku ve acmalardan kurtarmak iin hakiki bir yeniden dou gerekiyor. oklu olumlama mant bu da ar bir olumlama
57 Zerdtn bengi dn iin duyduu i sknts ve tiksinme. ada Olmayan Dncelerden itibaren Nietzsche ilkeyi koyar: Yadsnabilecek her varolu varl da hak eder: Hakikate uygun varlk, bu, tastamam yadsnamayacak hakiki ve yalansz bir varolua inanmak demeye gelir. (OD. II, Eitmen Schopenphauer, 1, 4). 58 Tragedyann Douundan itibaren Nietzsche tragedya-katharsisin Aristotalesi anlayna atar. unu syler; katharsisin u iki yorumu da mmkndr: Ahlki yceltme, tbbi i srdrme (TD, 22). Ama hangi yolla yorumlanrsa yorumlansn, katharsis, ykc tutkularn ve tepkin duygularn icras olarak anlar trajii. 59 TD, 22.

30

Nietzsche ve Felsefe

mant demek ve ona elik eden bir sevin etii; byledir ite btn bir Nietzsche felsefesini kateden antidiyalektik ve dine kart d. Trajik olan, olumsuz ve yaam bantsnda deil de olumlu ve okluk, olumlama ve okluk bantsnda temellendi. Kahraman neelidir, ite imdiye kadar tragedya yazarlarnn gznden kaan ey 60. Tragedya, grel neelilik, iten neelilik. te bu yzden Nietzsche, Tragedyann Douunda tad dram 61 anlayna srtn dner: Dram orada henz bir pathos , elikinin hristiyan pathosudur. Nietzsche Wagneri, tamtamna, dramatik bir mzik yapmakla ve mziin olumlayc karakterini yadsmakla sular: Dionysosun flt deil de, bir k mzii olmasndan ac duyuyorum 62. Tragedyann dramatik ifadesine kar, Nietzsche ayn ekilde kahramanca bir ifadenin haklarn ister: en kahraman, uar kahraman, dans kahraman, oyuncu kahraman 63. Bizi uar yapmak, bize dans retmek, oyun igds vermektir Dionysosun grevi. Nietzscheci konulara dman veya kaytsz bir tarihi bile neeyi, uarl, yer deitirmeyi ve her yerde her zaman bulunmay Dionysosa zel grnmler olarak tanr 64. Dionysos Ariadneyi ge
G, IV, 50. Uzaklk. (.n.) 62 EH, Wagner Olay. 63 G, III, 191, 220, 221; IV, 17, 60. 64 M. JEANMARIE, Dionysos: Nee, Dionysosun kiiliinin en belirgin zelliklerinden biri olduu gibi, Dionysos inancnn yaylmasnn gcnn anlalmasnda srekli geri dnlmesi gereken grelii de ona kazandrmaya katkda bulunan bir zelliktir ayn zamanda. (27); Dionysosu kavranmasnn esas zellii, onun, mritlerinin meydana getirdii topluluklarn veya thiaselerin rnekeyi veya imgesi olan bir maiyet alaynn elik ettii, srekli yer deitiren bir tanr olduu, esasen devingen olduu dncesini uyandrmasdr (273-274). Bir kadndan doma olup da onun mitolojik st annelerine denk olmaya alan kadnlar tarafndan elik edilen Dionysos, orada dorudan hazr bulunmasnn duygusunu uyandrd lmllerle birlikte olmaya devam eden, lmllerin ona ykselmesinden
61 60

31

Nietzsche ve Felsefe

tar, Ariadnenin tacnn deerli talar birer yldzdr. Ariadnenin srr burada m? Zar atndan takmyldzn domas m? Zarlar atan Dionysostur. Dans eden, bakalaan, Polygethes, bin sevincin tanrs denen odur. Diyalektik genellikle, dnyay trajik grme deil, aksine tragedyann lm, trajik gryle kuramsal bir kavrayn (Sokrates ile) ya da daha iyisi hristiyan bir kavrayn (Hegel ile) yer deitirmesidir. Hegelin genlik yazlarndan kan ey diyalektiin sonul hakikatidir: Modern diyalektik tamamyla hristiyan bir ideolojidir. Yaam dorulamak ve olumsuzun ileyiine teslim etmek ister. Bununla birlikte hristiyan ideolojiyle trajik dncenin ortak bir sorunu var: Yaamn anlam sorunu. Varoluun bir anlam var m? sorusu Nietzscheye gre felsefenin en yksek, en grgl ve hatt en deneyimsel sorusudur nk yorumlama ve deer bime sorununu ayn anda ortaya koyar. Daha iyi anlalacaksa yle demeli, bu soru u anlama geliyor: Adalet nedir? ve Nietzsche abartmadan unu syleyebilir ki, onun btn ii bu soruyu iyi anlama abasdr. Demek oluyor ki bu soruyu anlamann kt yollar da var: imdiye dek uzunca bir sre varoluun anlamn, varoluu hatal veya kabahatli bir eymi, dorulanmas gereken bir yanlm gibi ortaya koyarak aradlar. Yaam yorumlamak iin bir tanrya ihtiya vard. Yaam sulamaya ihtiya vard, ki bylece kurtarlsn, kurtarlsn ki dorulansn. Varolua deer biiliyordu ama hep huzursuz vicdann bak noktasna yerleilerek. Felsefenin btn saygnln lekeleyen hristiyan esini budur ite. Hegel varoluu mutsuz bilin asndan yorumlad, ancak mutsuz bilin, vicdan huzursuzluunun Hegelci yz sadece. Hatt Schopenhauer Schopenhauer varolu veya adalet sorununu hi duyulmadk bir biimde yanklatt ama acda yaam
ziyade lmllere inen bir tanrdr (339).

32

Nietzsche ve Felsefe

yadsmann bir yolunu ve tabii yaamn olumsuzlamasnda da onu dorulayacak tek yolu bulan da o oldu. Schopenhauer filozof olarak Almanyada, kararl ve bklmez ilk ateistimiz oldu: Hegele kininin srr budur. Varoluun kutsal hibir taraf yok, bu onun iin belli bir hakikt, elle tutulur, su gtrmez bir ey... Hristiyan yorumu bylece elimizin tersiyle ittiimiz andan itibaren karmzda korkun bir ekilde Schopenhauerin sorusunun dikildiini grrz: u halde varoluun bir anlam m var? Bu soru, esrarengiz derinliinde sadece tastamam anlalmasnn mmkn olabilmesi iin yzyllar gerektirecek sorudur. Dahas Schopenhauerin buna cevab, balayn ama mevsiminden erken gelmitir; ham meyva bu, tam bir orta yol; hristiyan ileciliinin marifeti olan bu ahlki bak alarnn tuzana dp arabuk duruveriyor, oysa hem bunlara hem de ayn zaman Tanrya artk inanmak istenmedii iaret edilmiti 65. yleyse soruyu anlamann dier biimi, varoluun acyla bizzat dorulanmasnn, yani kutsallatrlmas ve tanrlatrlmas yerine ac da dahil olmak zere olumlad her eyi dorulad u trajik biim nedir? 9. Varolu Sorunu Varoluun anlamnn uzun bir gemii var. Yunana, hristiyanlk ncesine kadar uzanyor. Acdan, hem varoluun yanlln kantlama yolu olarak hem de varoluun dorulanmasnn yksek ve kutsal bir yolu olarak yararlanld (sulu olduu iin ac ekiyor, madem ki ac ekiyor, kefaret dyor ve kurtarlyor). lszlk olarak varolu, hubris 66 ve su olarak yaam. te daha nce Yunanllarn yaam nasl yorumladklar ve deer bitikleri. Titanc imge (titanca bireye kendini benimseten suun gereklilii) tarihsel
65 66

HB, 357. Yunanca kibir. (.n.)

33

Nietzsche ve Felsefe

olarak, varolua yklenen ilk anlamdr. Bu yorum o denli ayartc ki Nietzsche Tragedyann Douunda buna henz kar koymay bilmiyordur, hatt Dionysosa yardmda dahi tayordur 67 bu yorumu. Yorumun gizli tuzan veya hizmet ettii erei grmesi iin (varoluu, ahlki ve din bir fenomen yapmak!) gerek Dionysosu kefetmesi yetecektir Nietzschenin. Bir su, bir lszlk yaplmasyla yaama fazlas veriliyor; ifte doal olmas veriliyor; lszletirilmi bir adaletsizlik ve dorulayc bir kurtulu olmann ifte doas; sula titanlatrlyor, suun kefaretini demekle kutsallatrlyor 68. Peki btn bunlarn sonunda, yaam deersizletirmenin, onu ahlki bir yargnn zellikle de Tanrnn yargsnn cezals yapmann incelikli bir yolu hari ne var? Nietzscheye gre, varoluun byle kavranmasnn en mkemmel ifadesini veren filozof, Anaksimandrosdur. unu diyordu: an dzenine gre, canllar, yanllarnn cezasn ve tazminatn birbirlerine derler. Bu u demek: 1 Olu bir yanllktr (adikia) ve varolan eylerin oulluu bir yanllklar toplamdr; 2 Varolular aralarnda arprlar ve yanllklarnn cezasn phlora ile karlkl grrler; 3 Varlklarn hepsi de sulu bir oluun, sulu bir oulluun, sulu bir neslin iine dt bir kkensel varlktan

TD, 9. TD, 9: Btn felsefi sorunlarn ilki bylece, derhal insan ve Tanr arasna zahmetli ve uzlamaz bir karsavlk koydu ve bu karsavl her uygarln giriine tpk bir kaya gibi yuvarlad. nsanlk, kendisine den iyi, en iyi ve en yksek olan sonucunu gze alaca bir sula elde edebilir. Nedir bu sonu? Hakarete uram tanrlarn insan soyunu gark ettikleri ve etmelerinin de gerektii btn bir ac tufan. Nietzschenin Tragedyann Douunda hangi noktada henz diyalektik olduu grlyor: Titanlarn kyclklarndan Dionysosu sorumlu yapar, ama bununla birlikte Dionysos yine de kurbandr. Dionysosun lmn bir eit armha gerilmeye evirir.
68

67

34

Nietzsche ve Felsefe

(Apeiron) doar, ki bu varlk bunlarn hepsini yok ederek ebediyen der yanlln kefaretini (Teodise) 69. Schopenhauer bir tr modern Anaksimandrostur. Bu ikisinde Nietzschenin sevdii ve tabii Tragedyann Douunda onun bu ikisinin yorumuna genel olarak sadk kalmasn aklayan ey nedir? Bunun cevab hi phesiz, onlarn hristiyanlkla olan farklardr. Varoluu crme dair bir ey, yani sulu yapyorlar ama varolu orada henz yanl ve sorumlu deil. Hatt titanlar da Smilerin ve hristiyanlarn u inanlmaz buluu huzursuz vicdan, kabahat ve sorumluluu bilmiyorlar. Tragedyann Douundan itibaren Nietzsche ilk gnahn karsna titanca ve prometheusa suu diker. Bunu puslu ve simgesel yollardan yapar Nietzsche, nk nasl ki Ariadne muammas onun olumlu srrysa ite bu kartlk da onun olumsuz srrdr. yle der: lk gnahta merak, eilim, ksnl istek, aldatc grn, ksacas bir dizi kadns kusur ktln kayna olarak grlmtr Dolaysyla Ariler (Grekler) iin su erkektir; Samilere gre de gnah dii 70. Nietzscheci kadn dmanl yoktur: Ariadne Nietzschenin ilk srr, ilk dii g, dionysosa olumlamann ayrlmaz nianls Animadr 71. Dier hepsi cehennemi, olumsuz ve ahlklatran dii gtr, korkun annedir, iyinin ve ktnn, yaam deersizletiren ve yadsyan annesidir. Felsefeye tekrar kazandrmal saygnln, baka yol yok: e, ahlklar asmayla balamal. Sevinten ve erdemden konutuklar mddete felsefe yoluna sadece yal kadnlar sokarlar. Binlerce yln btn bu naml bilgelerine gznz dikerek yle bir bakn: Hepsi de Faust misali konuacak
FD. TD, 9. 71 EH, Byle Buyurdu Zerdt 8; Bilen var m benden baka, kimdir Ariadne?
70 69

35

Nietzsche ve Felsefe

olgun veya yal kadnlardr, annedirler: Anneler, anneler! Ne korkun kelime bu! 72 Anneler ve kzkardeler: te bu ikinci dii g bizi sulamak, sorumlu klmak ilevi grr. Senin kabahatin der anne, daha iyi bir evldm, annesine daha saygl, suunun daha bilincinde bir evldm yoksa bu senin kabahatin. Senin kabahatin der kzkarde, daha gzel, daha zengin ve daha sevilen biri deilsem bu senin kabahatin. Kusurlar ve sorumluluklar isnat etme, sulamaya ac bir sulamayla cevap veri, yaam boyu sren sulama, hn, ite varoluun dindar bir yorumu. Bu senin kabahatin, bu senin kabahatin, ta ki sulanan bu benim kabahatim diyene kadar, zntl dnya btn bu yaknmalar ve bunlarn yanksyla nlayncaya kadar. Sorumluluklarn arand her yerde, arayan, intikam alma igdsdr. Bu intikam alma igds yzyllar boyunca insan ylesine boyunduruuna almtr ki btn bir meta-fizik, psikoloji, tarih ve zellikle de ahlk bunun damgasn tar. Hemen dnd andan itibaren, eylerin iine intikam alma mikrobunu soktu insan 73. Hnta (bu senin kabahatin), huzursuz vicdanda (bu benim kabahatim) ve bunlarn ortak meyvesinde (sorumlulukta) Nietzsche basit psikolojik olaylar deil, Smi ve hristiyan dncesinin temel kategorilerini, bizim genel olarak varoluu dnme ve yorumlama biimimizi grr. Yeni bir ideal, yeni bir yorumlama, baka bir 74 dnce biimi, Nietzsche bunlar grev edinir . Sorumsuzlua olumlu anlamn vermek; Tam bir sorumsuzluk duygusu kazanmak, kendimi vg ve knamadan, imdiden ve gemiten

72 73

G, III, 408. G. III., 458. 74 AS, III, 23.

36

Nietzsche ve Felsefe

bamszlatrmak istedim . Sorumsuzluk, Nietzschenin en soylu ve gzel srr. Hristiyanln yannda Yunanllar ocuksu kalyor. Yaam deersizletirme biimleri, hiilikleri, hristiyanln mkemmelliinde deil. Yaama sulu derken onun yanl ve sorumlu olduuna da hkmetmekten ibaret olan bu inceliklii daha icat etmi yaratm deillerdi. Yunanllar, varolutan, crme ve kibre dair bir ey olarak sz ederlerken insanlar tanrlarn delirttiini dnrler: Varolu suludur ama kabahatin sorumluluunu tanrlar stlenir. Suun Yunanl yorumuyla gnahn hristiyan yorumu arasndaki fark bylesi byk bir fark. Tragedyann Douunda Nietzschenin, henz varoluun crme dair niteliine inanmasnn nedeni de budur nk bu crm en azndan mcrimin sorumluluunu iermiyordur. lgnlk, aklszlk, kafadaki biraz bir bulanklk, ite en gl, en gzpek an Yunanllar pek ok ackl ve yazgsal eyin kkenini aklamada bunu kabul ediyorlard. Bu sadece lgnlk, gnah deil! Anlyor musunuz? Mutlaka bir tanrdr onu krletiren diye syleniyordu Yunanl, ban sallayarak te o sralarda tanrlar insanlar belli bir yere kadar bu biimde dorulamaya yaryorlard; insanlarn kendi er hareketlerinde bile tanrlar, ktln nedeninin aa vurmasna yaradlar bu srada da cezay deil daha soylu olan gnah stlendiler 76. Ancak Nietzsche bu byk farkn temmlle kapandn fark edecektir. Varoluu sulu olarak ortaya konduunda onu sorumlu da yapmak iin bir adm gerekiyor, elbet cinsiyet deiimini de yapmak gerek, titanlarn yerine Havva geecek, bir de tanrlar deiecek; Olympos yargc seyirci tanrlarn yerine adalet datan, oyuncu tek bir tanr. nsanlar, kendini armha geren bir
75 76

75

G., III., 383 ve 465. AS, II, 23.

37

Nietzsche ve Felsefe

tanrnn lgnlndan sorumlu olacaklarna, onlara esinledii lgnln sorumluluunu tek bir tanr alsn stne. kincisi ok daha iyi olsa bile, bu iki zmn biri dierinden daha farkl deil nk aslnda soru u deil: Sulu varolu sorumlu mu deil mi? Ancak, varolu sulu mu yoksa masum mu? u halde Dionysos kendi oklu gereini buldu: Masumiyet. oulun masumiyeti, oluun ve olu olan her eyin masumiyeti 77. 10. Varolu ve Masumiyet Neyi anlatyor masumiyet? Nietzsche, acnas sulama hastalmz, kendimiz dnda sorumlular arama veya sorumluyu kendimiz olarak grme hastalmz ortaya koyarken, eletirisini be 78 neden zerine kurar. lki udur: Her eyin dnda bir ey yok . Ancak daha derin olan sonuncusu ite: Her ey diye bir ey yok; 79 Tmeli ufalamak gerek, btne saygy kaybetmek gerek . Masumiyet, oklunun hakikatidir. Dorudan doruya kuvvet ve isten felsefesinin ilkelerinden doar. Her ey, onu yorumlamaya muktedir bir kuvvetle bantldr; her kuvvet, ayrlmaz bir paras olarak bizzat yapabildiiyle bantldr. Bu bantlanma tarz, olumlama veya olumlanma tarzdr zellikle masum olan. Ne bir kuvvet tarafndan
TDnun kuramlarn Nietzschenin sonradan eleyecekleri veya dntrecekleriyle birlikte be grupta toparlayabiliriz yleyse: a) elikinin ve zmnn bak alarnda yorumlanan Dionysosun yerine olumlayc ve oklu Dionysos geer; b) DionysosApollon kartl DionysosAriadne btnl yararna iyice silikleir; c) DionysosSokrates kartl giderek nemsizleerek, daha derin bir Dionysossa kartln hazrlar; d) Tragedyann dramatik anlay yerini kahramanlk anlayna brakr; e) Varolu henz sulu olan niteliini kkten masum bir nitelik almak zere yitirecektir. 78 G, III, 458. Her ey ne yarglanabilir, ne llebilir, ne karlatrlabilir, ve zellikle ne de yadsnabilir. 79 G, III, 489.
77

38

Nietzsche ve Felsefe

yorumlanmaya ne de bir isten tarafndan deer biilmeye kendini brakmayan ey, ona deer biebilecek baka bir istenci ve yorumlayabilecek baka bir kuvveti i bana ister. Ancak biz, kuvvetlerimize uygun den yorumlamay kurtarmay ve yorumlamamza uygun dmeyen eyi yadsmay yeliyoruz. Kendimize grotesk bir temsilini yapyoruz kuvvet ve istenci: Yapabilecei eyden ayryoruz kuvveti, yapamayaca eyden vazgetii iin de onu kendimize faziletli olarak alrken, kuvvetini aka ortaya koyduu eyde sulu olarak gryoruz. stenci ikiye ayryoruz, etkime ve kendini saknma gcn yklediimiz zgr 80 iradeye sahip tarafsz bir zne yaratyoruz . Varoluun yanndaki durumumuz yle: Ne dnyaya deer biebilecek (onu tartabilecek) istenci tandk daha, ne de varoluu yorumlayabilecek kuvveti. Bylece bizzat varoluu yadsyoruz, yorumlamann yerine deersizletirmeyi geiriyoruz, deersizletirmeyi de yorumlama ve deer bime tarz olarak icat ediyoruz. Dierleri arasnda bir yorumlama boulup gitti ama olas tek yorumlama diye getiinden, varoluun hi anlam yokmu, her ey bomu gibi geliyor 81. Yazk ki kt oyuncularz. Varoluun, kuvvet ve istencin oyunudur masumiyet. Olumlanan ve deer biilen varolu, yapabileceinde ayr drlmeyen kuvvet, ikiye ayrlmayan isten; ite masumiyetin ilk yakn tahmini 82. Herakleitos trajik dnrdr. Doruluk sorunu iine ilemitir yaptlarnn. Herakleitos iin yaam kesinkes masum ve dorudur. Bir oyun igdsnden kalkarak anlar varoluu, varoluu ahlki veya dini deil estetik bir fenomen yapar. Nietzsche Schopenhaueri kendi
80 81

AS, I, 13. G, III, 8. 82 G., III, 457-496.

39

Nietzsche ve Felsefe

karsna koyduu gibi Herakleitosu da noktas noktasna Anaksimandrosun karsna diker 83 Herakleitos dnyalarn ikiliini reddetti, bizzat varl reddetti. Dahas oluu bir olumlama yapt. Oysa oluu bir olumlama yapmann neyi ifade ettiini anlamak iin uzun sre dnmek gerekiyor. Kukusuz ncelikle u demek: Sadece olu vardr. Bu da phesiz oluu olumlamak demek. Ancak ayn zamanda oluun varl da olumlanr, olu varl olumlar veya varlk oluta olumlanr. Herakleitosun ifre gibi iki dncesi var: lki, varlk olmadndan her ey olutur; ikincisi bunu izler, varlk, olu olarak oluun varldr. Oluu olumlayan zanaatkr dnme oluun varln onaylayan temaac dnme. Ayn enin dnmesi olarak bu ikisi ayrlabilir deildir, tpk Ate ve Dike, Phusis ve Lagos gibi. Zira oluun tesinde bir varlk yok, oklunun tesinde tek yok; ne okluk ne de olu, grn ya da yanlsama deildir. Ancak, grnn tesinde de sralar geldiinde hepsi birer z olacak oklu ve ebedi gereklikler de yok. Tekin ayrlmaz grn, zsel bakalam, deimez semptomu: oklu. oklu, tekin olumlamas, olu da varln olumlamas. Oluun olumlamas bizzat varlktr, oklunun olumlamas da tekin ta kendisidir, oklu olumlama tekin olumlanma tarzdr. Tek, okludur. Aslnda eer tek okluda doruca olumlanmyorsa, oklu tekten nasl kabilecek ve uzun bir zaman sonra da kmaya nasl devam edebilecektir? Eer Herakleitos sadece ve sadece biricik bir e gryorsa, bu Parmenidesinkine (veya Anaksimandros) taban tabana zttr Biriciin nesilde ve ykmda olumlanmas gerekiyor. Derinlemesine bakt Herakleitos: oklunun hibir cezasn, oluun hibir kefaretini, varoluun hibir sululuunu grmedi. Oluta hibir olumsuz grmedi, tam tersine; oluun ve oluun varlnn ifte olumlamasn, ksacas varln
83

Herakleitosu kapsayan btn blm karlatrma iin TD.

40

Nietzsche ve Felsefe

dorulanmasn grd. Herakleitos karanlktr nk bizi karanln kaplarna gtrr. Oluun varl nedir? Olmakta olann ayrlmaz varl nedir? Olann varl dnp gelmedir. Bizzat oluun varldr dnp gelmek, oluta olumlanan varlktr. Olu, doruluk ve varlk yasas bengi dntr 84. Buradan da varoluun ne sorumlu ne de sulu olmad kar: Haykrmaya kadar gitti Herakleitos: Saysz canlnn mcadelesi ar doruluktur sadece! Tek, okludur stelik. okluyla tekin, olula varln ballamas bir oyun meydana getirir. Oluu olumlamak, oluun varln olumlamak, oyunun iki evresidir. Bu ikisi nc bir
85 e olarak oyuncu, sanat veya ocukla birleir. Oyuncu-sanatocuk, ocuk Zeus: Dionysosu tanrsal oyuncaklaryla tantr bize mitoloji. Oyuncu geici bir sre yaama teslim eder kendisini ve yine geici bir sre gzlerini diker yaama; sanat geici bir sre nce eserine sonra da eserinin zerine yerleir; ocuk oynar, oyunu brakr sonra geri gelir. Oysa bu olu oyunu aslnda kendi kendisiyle oynayan

oluun varldr: Aion (zaman) der Herakleitos kaydrak kayan bir ocuktur. Oluun varl, bengi dn oyununun ikinci evresidir ama ayn zamanda her iki zamanla da zde ve btn iin geerli olan nc edir. Zira bengi dn gitmekten bamsz bir dn, eylemden bamsz bir temaadr ama ayn zamanda da bizzat gitmenin dn ve bizzat eylemin dndr: Hem zaman evrimidir
Nietzsche, yorumlamasna ayrtlar katar. Herakleitos bir taraftan cezann ve sululuun grnmlerinden tmyle syrlm deildir (karlatrma iin Herakleitosun atele tmden anma kuram). dier yandan yapt ey bengi dnn gerek anlamn nseziyle bilmektir. te bu yzde Nietzsche FDda Herakleitosdaki bengi dnten antrmalarla sz eder sadece; ve EH.da (III, Tragedyann Douu. 3) kansnda ekincesiz deildir. 85 FD: Dike veya ikin gnome; Polemos, oradaki yer ve btn, oyun olarak; yaratc sanat her eyi yarglayarak kendi eseriyle zde olacaktr.
84

41

Nietzsche ve Felsefe

hem de an. Herakleitosun yorumlamasnn srrn anlamamz gerekiyor: Kibrin karsna oyun igdsn koyar. Sulu bir kibir deil bu, srekli uyandrlan ve yeni dnyalar a karan oyun igds. Bir teodise deil, bir kozmodise; kefareti denecek bir yanllklar toplam deil, bu dnyann yasas olarak doruluk; kibir deil oyun, masumiyet. Kibir, bu tehlikeli szck her Herakleitosu iin denek tadr. Burada gsterebilir retmenini iyi mi kt m anladn. 11. Zar Atma Oyunun iki evresi zarlarn iki evresidir: Atlan zarlar ve den zarlar. Zarn, iki ayr masada oynandn gstermek Nietzscheye ksmet oldu: Yeryz ve gkyz masalar. Zarlar yeryznde atlyor, gkyznde dyor: ayet tanrlarla yeryznn ilhi masasnda zar atsaydm, yer sarslr, yarlr ve alev rmaklar fkrtrd: Zira yeryz, yaratc yeni szlerle ve ilahi zarlarn gmbrtsyle sarslan ilhi bir masadr 86 Ey stmdeki gk, ey saf ve yce gk! Bu imdi benim iin senin saflndr, ne ebedi akl rmcei ne de onun a var sende. lahi rastlantlarn dansettii masa olmalsn sen, zarlar ve onlarn ilahi oyuncular iin ilahi bir masa 87 Bu iki masa iki ayr dnya deildir. Ayn dnyann iki ayr saati, ayn dnyann iki ayr vaktidir; geceyars ve ledir, zarlarn atld ve dt saatler. Nietzsche yaamn iki masasnda srarla durur, bunlar ayn zamanda oyuncunun veya sanatnn iki ayr vaktidir: Geici olarak kendimizi yaama teslim etmek, ki daha sonra geici olarak baklarmz stne dikelim. Zar atma oluu ve oluun varln olumlar.
86 87

Z, III, Yedi Mhr. Z, III, Gne Domadan nce.

42

Nietzsche ve Felsefe

Ayn kombinezonu, gelen saylara gre bir daha verecek zar atlar sz konusu deildir. Bunun tam tersi geerlidir: Tek bir at var, retilen kombinezon says sayesinde kendisini tekrar bu kombinezon says olarak retiyor. Bir kombinezonunun tekrarn ok saydaki zar at deil bizzat kombinezon says zarn tekrarn salyor. Bir kez atlan zarlar rastlantnn olumlamas, dtklerindeki kombinezon ise zorunluluun olumlamasdr. Zorunluluk, tam da varln olula ve oklunun da tekle olumland anlamda rastlantyla olumlanr. Rastlantsal olarak atlan zarlar, at geri getirecek muzaffer kombinezonu, alt alty zorunluca retemeyecektir denmesi nafile. Bu doru ama sadece oyuncunun ncelikle rastlanty olumlamay bilmedii lde doru. Nasl ki tek okluyu ortadan kaldrmyor veya yadsmyorsa, zorunluluk da rastlanty yok etmiyor. Nietzsche rastlanty okluyla, doramlarla, uzuvlarla, kaosla zdeletirir: Sallanan ve atlan zarlarn kaosu. Nietzsche, rastlanty bir olumlama yapar. Gkyznn ad rastlant g 88, masumiyet gdr89, Zerdtn saltanat da byk rastlantdr. Rastlant sonucu; yeryznn en eski soyluluu ite bundadr, bunu geri kazandrdm her eye, hedefin boyunduruundan kurtardm her eyi Her eyde bu mutlu pekinlii buldum, yle ki, rastlantnn ayaklar dibinde raksetmeyi sever her ey; Benim szm u: Brakn gelsin bana rastlant, kk bir ocuk kadar masumdur o 90. Nietzschenin zorunluluk (yazg) dedii ey, hibir ekilde rastlantnn ortadan kalkmas deil, bizzat rastlantnn kombinezonudur. Bizzat rastlantnn olumland kadaryla zorunluluk da rastlantyla olumlanr. Zira
Z, III. Gne Domadan nce. Z, IV. Bal Sunumu ve III. Eski ve Yeni Levhalar: Zerdtn ad Bahtn Kurtarcsdr. 90 Z, III. Gne Domadan nce ve Zeytin Danda.
89 88

43

Nietzsche ve Felsefe

rastlant olarak tek bir rastlant kombinezonu, rastlantnn paralarn biraraya getirecek tek bir yol vardr, okluda tek olan olarak bu yol, rakam veya zorunluluktur. Artan ve azalan olaslklar uyarnca pek ok say varsa da rastlantnn btn doramlarn, tpk geceyarsnn btn dank paralarn biraraya toplayan le gibi birletiren tek bir has rastlant says, tek bir kader says vardr. te bu yzden, oyuncunun, at geri getirecek sayy yapmak iin rastlanty bir kez olumlamas yeter 91. Rastlanty olumlamay bilmek ayn zamanda oynamay da bilmek demektir. Ancak biz oynamay bilmiyoruz: Sray boa gitmi bir kaplan gibi ekingen, utanm, beceriksiz: Ey stinsanlar! te ben sizi byle bir yerlere svrken ne ok grdm. Boa gitti attnz zar. Ama bunun ne nemi var siz dier barbutular iin! rendiniz 92 gerektii gibi oynamay ve nemsememeyi . Kt oyuncu, ok saydaki zar atna bel balar: Arzu ediyorum diyebilecei kombinezonu getirmek iin nedensellii ve olasl ancak bu ekilde tasarrufuna alr; kombinezonun kendisini nedenselliin gerisinde sakl, ulalacak bir hedef olarak ortaya koyar. Nietzsche ebedi akl rmcei ve onun andan sz ederken bunu sylemek ister. Bir tr buyruk rmcei, ereklik rmcei nedenselliin byk ann ardnda saklanr XI. Louis ile savaan Yiit Karl gibi syleyebiliriz:
91 yleyse Nietzscheye gre zorunluluun rastlanty yadsm olduu dnlemeyecektir. tednm gibi bir ilemde yadsnm pek ok ey ortadan kaldrlr: rnein arlk zihni dans tarafndan yadsnr. Bu bakmdan Nietzschenin genel zm yledir: Yadsnabilecek her ey yadsnd (yani olumsuzun kendisi, hiilik ve hiiliin davurumlar). Ancak rastlant, arlk zihni gibi hiiliin bir davurumu deil, saf olumlamann nesnesidir. tednmn kendisinde, olumlamalarn ballamas vardr: Rastlant ve zorunluluk, olu ve varlk, oklu ve tek. Ballamal olarak olumlanan ile tednmle yadsnan veya ortadan kaldrlan kartrlmamaldr. 92 Z, IV. stinsan Hakknda.

44

Nietzsche ve Felsefe

Evrensel rmcekle savayorum 93. Rastlanty nedensellik ve ereklik kskacna alarak yok etmek, rastlanty olumlamak yerine zar atmann tekrarna bel balamak, zorunluluu olumlamak yerine bir hedefi beklemek; ite kt oyuncunun tm ii budur. Hepsinin kk akldadr ama ya akln kk? ntikamc zihin , intikamczihninden baka bir ey deildir rmcek! 94 Zar atmalarn tekrarndaki hn, bir hedefe inanmadaki huzursuz vicdan. stelik bu ekilde, az ya da ok olas rakamlar elde edilir ancak. Evrenin nasl ki bir hedefi yoksa, bilinecek nedenlerden baka umut edilecek bir hedef de yoktur; iyi 95 oynamak iin bunu kesinkes byle bilmeli . Zar gelmiyor nk rastlant tek bir kerede yeterince olumlamad. Kendisinde kanlmaz olarak btn doramlar toplayan ve yine kanlmaz olarak zar atn geri getirecek kader saysnn gelmesi iin yeterince olumlamad. Demek ki en ok nemi u karma vermemiz gerekiyor: Nedensellik-ereklik, olaslk-ereklik iftinin, bu terimlerin kartlnn ve bireiminin, bu terimlerin rmcek ann yerine Nietzsche, rastlant ve zorunluluun dionysosa ballamas ile rastlant-kader iftini, bir de dionysosa olan bu ifti koyar. ok kereye yaylm bir olaslk deil, tek kerede btn bir rastlant; arzulanan, istenen, heveslenilen bir erek olarak kombinezon deil de yazgsal, yazgsal ve sevilen kombinezon, amor fati; zar atmalarn saysyla ayn kombinezonun geri gelmesi (dn) deil, yazg gerei edinilen saynn doasyla zarn tekrar. 96
AS, III, 9. Z, II, Tarantulalar zerine. 95 G, III, 465. 96 G stencinin her iki metninde de Nietzsche, bengi dn olaslklar perspektifinde ve pek ok zar atndan km olarak vermektedir: Eer bir yn durum varsayacak olursak, ayn zar atnn rastlantsal tekrar mutlak bir zde olmamadan daha olasdr (G, II, 324); dnya belli bir kuvvet bykl ve zaman da sonsuz bir zemin olarak ortaya konduundan Her
94 93

45

Nietzsche ve Felsefe

12. Bengi Dn in Sonular Atlan zarlar rastlanty bir kez olumladlar m, den zarlar tekrar zar attracak sayy veya yazgy zorunlu olarak olumlarlar. Bu anlamda da oyunun ikinci zaman zaten bu iki zamann da tmdr veya ayn ikinci zaman bu iki zamana denk den oyuncudur. Bengi dn ikinci zamandr, zarn sonucu, zorunluluun olumlamas, rastlantnn btn uzuvlarn birletiren saydr, ama ayn zamanda ilk zamann dn, zarn tekrar, rastlantnn retilmesi ve tekrar olumlamasdr. Bengi dnteki yazg ho gelen rastlantdr: Rastlant olan her eyi kaynatrm tenceremde. Rastlant iyi pimi olmaldr ki ben ona onu am yapmak iin ho geldin dileinde bulunaym. Ve aslnda nice rastlant bama efendi kesilmeye geldi; ancak benim istencim daha buyurgan konutu onlara, o vakit diz ktler nmde, snmak ve samimi bir karlama grmek iin yalvardlar bana, yaltaklana yaltaklana konutular: Haydi dn Zerdt, bir dosta byle yine ancak bir dost gelir 97. Bu u demek: Srf kendileri iin geerli olmaya niyetlenen rastlant doramlar var; olaslklarndan dem vururlar, her biri oyuncudan ok sayda zar at ister, ok zara yaylan, basit olaslklara dnen rastlant doramlar efendi gibi konumaya kalkan klelerdir 98; ancak Zerdt unu bilir ki ne budur oynamak ne de byle oynanlr, tam tersine btn rastlanty
olas kombinezon en az bir kere gereklemi olacaktr, dahas sonsuz kere gereklemi olacaktr (G, II, 329). Ancak; 1 Bu metinler bengi dnn sadece varsaymsal bir aklamasn veriyor; 2 Yine bu metinler, kimi kez Pascala isnat edilene yakn bir anlamda dini vc metinlerdir. nemli olan ey, Mekanikilik szcn alrken mekanikiliin zorunlu olarak mekaniki olmayan bir sonuca vardn da gstermektir. 3 Bunlar polemiktir; kt oyuncuyu saldrgan bir tavrla kendi mecrasnda yenmek sz konusudur. 97 Z, III, Kltlen Erdem zerine.

46

Nietzsche ve Felsefe

tek bir kerede olumlamak (zarlar elinde alkalayan oyuncu gibi onu kaynatp iyice piirmek) gerekir ki rastlantnn btn doramlar atta toplansn ve olas olmayan ama yazgsal ve zorunlu olan say olumlansn; rastlant ancak o zaman dostunu grmeye gelen dosttur, grlen dost da bir kader dostunu dndrp getirir ki bizzat o kaderdir bengi dn salayan. Daha karanlk, tarihsel imlemlerle ykl bir metinde Nietzsche yle yazar: Erek niteliindeki btn edimlilii bir yana brakan tmel kaos evrim dncesiyle eliik deildir zira bu ayn evrim dncesi akld bir zorunluluktur sadece 99. Bu u demek: Kaos ve evrim, olu ve bengi dn sk sk, bunlar birbirlerine kart terimlermi gibi yanyana getirildi. Grld zere Platon iin olu bizzat snrsz bir olutur, deli, kibirli ve sulu bir olutur, evrime girmek iin onu zorla dize getiren, ona dncenin snrn veya biimini koyan bir demiurgosun ediminin boyunduruuna girmeye ihtiyac vardr: Ve ite! Olu veya kaos, karanlk bir mekanik nedensellikten tarafa doru iteleniverdi ve evrim de kendisini dtan koyan bir tr ereklie baland; kaos evrimde yaamaz, evrim de oluun ona ait olmayan bir yasaya zoraki itaatini ifade ediyor. Belki de Sokrates ncesi filozoflardan sadece Herakleitos biliyordu ki olu dorulanmad, dorulanamaz ve dorulanmas gerekmez, yasasn 100 baka yerden almaz, dorudur ve yasasn kendinde barndrr . Kaos ve evrimin hibir bakmdan kart olmadklarn sadece Herakleitos sezdi. Aslnda kaosu (rastlant ve nedenselliin olmazl) olumlamak yeterli, ki bu arada o kaosu getirecek (akld zorunluluk
Nietzsche doramlardan, korkun rastlantlar olarak sadece bu anlamda sz eder: Z, II, Kurtarma zerine. 99 G., II. 326. 100 FD.
98

47

Nietzsche ve Felsefe

ve erekliin olmazl) say veya zorunluluk da olumlansn. nce bir kaos yoktu ama sonra gitgide tm biimlerin dzenli ve evrimsel hareketi vard: Btn bunlar aksine ebedi idi, olutan kurtarlmt, eer kuvvetlerin kaosu hi olmadysa, bu, kaos sonsuz olduundan ve evrimlerin hepsinde tekrar grndndendir. evrimsel hareket olumad; kkensel yasadr bu hareket, ayn ekilde kuvvet kitlesi de istisnas ve inenmesi olanaksz kkensel yasadr. Her olu, evrim ve kuvvet kitlesi iinde cereyan eder 101. Nietzschenin, kendi bengi dn dncesini Antik dnemdeki seleflerinde bulamad anlalyor. Onlar, bengi dnte olu olarak oluun varln, oklunun tekliini, yani zorunlu olarak tm bir rastlantdan doan bu zorunlu sayy grmyorlar. Hatt bunun tam tersine oluun itaatini, yanlln itirafn ve bu yanlln kefaretini gryorlar bengi dnte. Belki de sadece Herakleitosun dnda hibiri yasann oluta, oyunun da zorunlulukta bulunduunu 102 grmemiti. 13. Nietzschenin Simgecilii Zarlar yeryz masasna dtnde, bu masa sarslr ve yarlr. Zira zar atma oklu olumlama, oklunun olumlamasdr. Ancak btn paralar, btn doramlar tek zar atnda saldlar: Bir kerede tm bir rastlant. Bu g, okluyu ortadan kaldrma gc deil, onu bir kerede olumlama gc, ate gibi: Ate, oynayan edir, bakalamlarn, kart bulunmayan esidir. Dolaysyla zarlarn altnda yarlan yer alev rmaklar fkrtr. Zerdtn dedii gibi, oklu ve rastlant pimiken, kaynamken iyi olur. Kaynatmak, atee koymak ne rastlanty ldrmek ne de oklunun ardnda teki bulmaktr. Tam tersine: Tenceredeki kaynama oyuncunun elindeki
101 102

G, II, 325 (dairesel hareket= dng, kuvvetler yn= kaos). FD.

48

Nietzsche ve Felsefe

zarn alkalanmas gibidir, okluyu veya rastlanty olumlama yapmann tek yoludur. O halde atlan zarlar, zar tekrar attran sayy meydana getiriyorlar. Zar getiren say rastlanty tekrar atee koyuyor, rastlanty yeniden piiren atei besliyor. Zira say varlktr, nk say tek ve zorunluluktur; ancak, oklu olarak oklu tarafndan olumlanan tek, olu olarak olu tarafndan olumlanan varlk ve rastlant olarak rastlant tarafndan yazg. Varlk ve yasann oluta bulunmas gibi say da rastlantda bulunur. te atei besleyen bu saydr, oklu olumlandnda oklunun olumlad tek de budur, zar atndan doan danseden yldz veya daha ziyade takmyldz da budur. Oyunun kalp cmlesi u: Kendinde tadn kaosla danseden yldz dourmak103. Nietzsche kendisine, Zerdt karakterini semeye gtren nedenleri kendisine sorduunda, btnyle ayr ve farkl deerde gereke bulacaktr. lki, Zerdtn bengi dn 104 peygamberi olmasdr , ama Zerdt tek peygamber olmad gibi bildirdii eyin hakiki doasn nceden en iyi sezen de deildir. kincisi polemiktir: Zerdt metafizie ahlk sokan ilk ahsiyettir, ahlk her eyden nce bir kuvvet, bir neden, mkemmelen bir hedef yapar; demek ki bizzat ahlk yutturmacasn, yanln en iyi gsterecek olan da odur 105. (Ancak benzer bir neden sa iin de geerlidir, Zerdt veya Deccal roln bizzat sadan baka kim daha iyi oynayabilir?) 106 ncs geriye dnk ama tek yeterli gerekedir, rastlantnn en gzel gerekesi: Bugn rastlant sonucu Zerdtn ne

Z, n Konuma, 5. G, IV, 155. 105 EH, IV, 3. 106 Z, I, Gnll lm zerine; nann bana kardelerim, ok erken ld! Benim yama gelmi olsayd, kendi retisini kendisi inkr ederdi!
104

103

49

Nietzsche ve Felsefe

demek olduunu rendim, ki o da u: Altn yldz. Ne mutlu bu rastlantya 107. Btn bu kaos-ate-takmyldz imgeleri oyunu Dionysos mitosunun tm elerini andryor. Tam anlamyla dionysosa olan oyunu meydana getiren de daha ziyade bu imgelerdir. ocuk Dionysosun oyuncaklar; paralanan Dionysosun uzuvlarnn veya doramlarnn oklu olumlamas; Dionysosun pimesi veya oklunun olumlad tek: Dionysosun tad takmyldz, dans eden yldz olarak gkteki Ariadne; Dionysosun dn, bengi dn efendisi Dionysos. Dier taraftan Nietzschenin, dneminin fizik bilimini, erkecilii ve termodinamiini nasl kavradn da grme frsatmz olacak. uras ak ki o daha imdiden buhar makinesinden btnyle farkl bir ate makinesi dlyor. Nietzschenin belirli bir fizik anlay vardr ama fizikinin tutkusu yoktur. Bir gn bilimin kendi olanaklaryla gerekletirecei makineleri dlemenin felsefi ve iirsel hakkn verir kendisine. Rastlanty olumlama, piirme, zar attran sayy retme, pek ok kk srarn altnda byk kuvvetleri harekete geirme, gk cisimleriyle oynama makinesini, ksacas herakleitosu ate makinesini ister 108. Ancak Nietzsche iin bir imgeler oyunu, daha derin bir oyunun, kavramlar ve felsefi dnce oyununun yerini almad hibir zaman. iir ve aforizma Nietzschenin imgelerle dolu iki anlatm biimidir, ancak bu ikisi de felsefeyle belli derecede bantldr. Biimsel olarak
Gasta Mektup, 20 Mays 1963. G, II, 38 (buhar makinesi zerine); 50, 60, 61 (kuvvetlerin harekete gemesi zerine: nsan, karma doal kk bir varlk tarafndan seferber edilebilecek duyulmadk glerin kantdr... Gk cisimleriyle oynayan varlklar; Molekln iinde patlamalar, atomlarn yn deitirmesi ve glerin anszn harekete gemesi meydana gelir. Btn gne dizgemiz tek ve ksa bir anda, sinirlerin kaslar zerindekine benzer bir uyarm duyacaktr).
108 107

50

Nietzsche ve Felsefe

tasarlanan bir aforizma doram olarak kar ortaya, oku dncenin biimi vardr onda; ieriinde ise bir anlam sylemeyi ve bunu bir kalpta vermeyi ister kesinkes. Bir varln, eylemin, eyin anlam; ite aforizmann nesnesi budur. Maksim yazanlara olan hayranlna ramen Nietzsche bir tr olarak maksimdeki eksiklii grr: Sadece gdleri kefeder maksim tr, bundan dolay da genellikle insana ilikin fenomenleri konu alr. Oysa Nietzscheye gre en gizli gdler bile, eylerin sadece insanbiimci bir grnm deil, ayn zamanda insan edimliliinin yzeysel grnmdr. Sadece aforizma anlam syleyebilir, sadece aforizma yorumlamadr ve yorumlama sanatdr. Ayn ekilde iir de deer bimedir, deer bime sanatdr: Deerleri syler. Ancak akas u da var: Mefhumlarn deer ve anlamlar yle karmaktr ki bizzat iire deer biilmesi ve bizzat aforizmann da yorumlanmas gerekir. iir ve aforizma, srayla bir yorumlamann ve bir deer bimenin nesnesidirler. Gerektii gibi dklen ve ekilenen aforizma ilk okunduunda henz zmlenmi olmaz, 109 daha fazlas gerekir, zira yorumlama daha ancak balar . Bu da oku asndan, tpk deerlerin, kendi deerlerinin tredii ayrmsal eye gnderme yapmalar gibi bir anlamn da kendi imleminin tredii ayrmsal eye gnderme yapmasdr. Her zaman var bulunan ama iir veya aforizmada her zaman rtk ve gizli olan bu e, anlamn ve deerlerin ikinci boyutu gibidir. Felsefe, bu eyi gelitirerek ve bu ede gelierek, iir ve aforizmayla olan temel bantsnda tmden yorumlamay ve deer bimeyi meydana getirir, yani dnme sanatn, stn dnme veya gevi getirme yeteneini 110. Gevi getirme ve bengi dn: ki mide, dnmeye fazla gelmez. Yorumlamann ve deer bimenin iki boyutu var,
109 110

AS, nsz, 8. AS, nsz, 8.

51

Nietzsche ve Felsefe

ikincisi zaten birincinin dn, aforizmann dn veya iirin evrimi. Demek ki her aforizma iki kez okunmal. Bengi dnn yorumlamas zar atmayla balyor, ama yapt ey sadece balamak. Daha zar atmann kendisini, ayn anda yorumlamak gerek. 14. Nietzsche ve Mallarm Nietzsche ile Mallarm arasnda birincil dereceden benzerlikler bulmak abartl olmayacaktr 111. Bunlar drt ana noktada toplanyor ve btn bir imgeler arkn sryor orta yere: 1 Dnmek, bir zar at karmaktr. Rastlantdan balayarak zorunluluu ve baka bir say olamayacak biricik sayy retmeyi sadece tek bir zar at olumlayabilir. Tek bir zar at sz konusu, ok kereyle bir baar sz konusu deil: Sadece tek keredeki de, zar atnn dnn salayabilir 112. Atlan zarlar deniz ve dalgalar gibidir (ama Nietzsche yer ve ate diyecektir). Den zarlar takmyldzdr, yldz doumlu sayy verir zerlerindeki noktalar. Dolaysyla zar masas ikilidir, rastlant denizi ve zorunluluk g, geceyars-le. Geceyars, zarlar bu saatte atlr; 2 nsan oynamay bilmez. stinsann dahi zar at karmaya gc yetmez. Usta yaldr, zarlar denizde ve gkte atmay bilmez. Yal usta bir kprdr, alm olmas gereken bir eydir.
111 THBAUDET, Stphane Mallarmnin iirinde (s. 424) bu benzerlie iaret eder. Birinin dieri zerindeki her etkisini hakl olarak bir yana brakr. 112 Thibaudet, ilgin bir sayfada (433), Mallarmye gre zar atnn bir kez yapldn belirtir, ama Thibaudet, ok kere zar at ilkesini daha anlalr bularak bunu reddediyor gibidir; Dncelerinin geliiminin onu bu konuda bir iir yazmaya gtrm olacandan oka kukuluyum; ok zar at rastlanty kaldrr. Bu her naslsa kesin ve aktr. Byk saylar yasas hatrlanmal... uras zellikle ak ki byk saylar yasas bir tefekkr geliimi deil de sadece bir kart anlam getirecektir. M. Hyppolite, Mallarmci zar atmay byk saylar yasasna deil de sibernetik makinaya yaklatrrken daha derin bir grs vard. (Felsefe Dersleri, tudes Philosophiques, 1958). Bu ayn yaklatrm Nietzsche iin de geerlidir.

52

Nietzsche ve Felsefe

ocuksu bir glge, bir ty veya bir kanat, zarla yeniden oynayabilecek olan ufak tefek, gizemli ve bir sirenin bel kavisiyle dik duran bir yetikinin balna sabitlenir. ocuk Dionysosun veya mutlu adalarn ocuklarnn, Zerdtn ocuklarnn dengi deil midir bu? Mallarm, atalarn yardma aran ocuk gituru takdim eder, bu atalar insan soyundan deil de Elohimlerdendir: Ar olan bu soydu, yine ayn soy mutlan arln varlk iin kaldrd, zorunlulua varan dnceyi brakt onda sadece; 3 Zarlar atmak aptalca ve akld, sama ve insanst bir edim olmakla birlikte yine de trajik giriimi ve trajik dnceyi mkemmelen meydana getiriyor. Mallarmci tiyatro dncesi, dram, mister, hymnus ve yartanrlar arasndaki nl uyuumlar ve denklemler grnrde Tragedyann Douunkine benzer bir teemmle kanttr, ikisinin de ortak selefi olarak Wagnerin byk glgesinin marifeti vardr bunun arkasnda; 4 Say-takmyldz dnyann akbeti ve dorulamas olarak aslnda sanat kitab, sanat eseridir veya yle olacaktr. (Nietzsche, varoluun estetik dorulamas konusunda unu yazyordu: Sanatda zorunluluk ve oyun ile atma ve ahengin, sanat eserini dourmak zere birletii 113 grlr) Oysa zar atn dndren yazgsal ve yldzsal saydr, yle ki kitap hem biricik hem de deikendir. Anlamlarn ve yorumlamalarn okluluu Mallarm tarafndan aka olumlanr; ancak bu, dier bir olumlamann, yasa kadar bozulmaz kitabn veya metnin tekliinin olumlamasnn balladr. Ne kadar kesin olsalar da bu benzerlikler yzeysel kalr nk Mallarm zorunluluu hep rastlantnn kaldrlmas olarak tasarlar. Mallarm zar atmay, rastlant ve zorunluluk iki kart terim olacak biimde tasarlar, ikinci ilkini yadsr, ilki ikinciyi g duruma sokamaz. Zar atma ancak rastlant sfrlandnda baarl olur;
113

FD.

53

Nietzsche ve Felsefe

kesinkes baarsz nk rastlant bir biimde varln srdryor: Tek bir olguyla gerekleirken (insann eylemi) izledii yolu rastlantya borludur te bu yzden zar atmadan doan say yine rastlantdr. ou zaman fark edildii zere Mallarmnin iiri, dnyalar ikiliinin o eski metafizik dnmesinde yer alr: Rastlant yadsnmas gereken varolutur, zorunluluk ise, ar dncenin veya bengi zn niteliidir. yle ki zar atmann son umudu kendi makul rneini teki dnyada, rastlantnn olmad bo ve st bir sath zerinde bir takmyldznn onun sorumluluunu stlenmesiyle bulmasndadr. Nihayetinde takmyldz, baka bir dnyaya veya snrdan gemesinden daha az zar rndr. Mallarmde hangi grnmn, yaamn deersizletirilmesinin mi yoksa makul olann yceltilmesinin grnmnn m galip geldii burada sorulmayacaktr. Nietzscheci bir bak asnda bu iki grnm birbirinin tamlayandr ve bizzat hiiliktir, yani yaamn suland, yargland ve mahkum edildii tarz kurar. Gerisi de buradan geliyor; giturun soyu stinsan deil de br dnyann bir trmdr. Ufak tefek kalb, mutlu adalarn ocuklarnn kalb deil ac ziyafetin prensi Hamletin kalbdr; Mallarm Hamletten baka bir yerde de oluu olmayan gizli senyr olarak bahseder. Hrodiade Ariadne deil, hncn ve huzursuz vicdann souk yaratdr, yaam yadsyan tindir o, Nourricei 114 ac ac azarlamasnda kaybolmutur. Mallarmde sanat eseri dorudur ama bu doruluk varoluun doruluu deildir hl, yaam yadsyan, onda yenilgi ve gszlk varsayan bir doruluktur
114 115

115

. Mallarmnin garip tanrtanmazcl,

Stanne (.n.) Nietzsche varoluun estetik dorulamas dediinde, sz konusu olan tam tersine yaam uyarcs olarak sanattr: sanat yaam olumlar, yaam sanatta olumlanr.

54

Nietzsche ve Felsefe

dlenen tiyatronun rnekesinin missada arar: Missada, Dionysos misterinde deil Aslnda yaam deersizletirmenin ebedi giriiminin her ynde ve stelik bu kadar ileriye gtrlmesi pek seyrektir. Mallarmninki de zar atmadr ama hiilikle tekrar grlen, huzursuz vicdann veya hncn yelpazesinde yorumlanan bir zar atmadr. Olumlayc ve deer biici balamndan, rastlantnn masumiyeti ve olumlamasndan koparlm zar atma hibir eydir. Eer onda rastlant ve zorunluluk kar karya konmusa yine hibir eydir. 15. Trajik Dnme Psikolojik bir ayrm m bu sadece? Mizacn ve ses tonunun ayrm m? Genel olarak Nietzschenin felsefesine bal bir ilke koymalyz: hn, huzursuz vicdan vs, bunlar psikolojik tanmlar deildir. Nietzsche hiilii yaam yadsma, varoluu deersizletirme giriimi olarak adlandrr; hiiliin temel biimleri olarak hnc, huzursuz vicdan, ileci ideali inceler; hiiliin btnn ve bunun biimlerini intikamc zihin olarak adlandrr. Ancak hiilik ve biimleri hibir zaman psikolojik tanmlara indirgenemeyecekleri gibi ne tarihsel olaylara veya ideolojik akmlara ne de metafizik yaplara 116 indirgenebilir. ntikamc zihin elbette ki biyolojik, psikolojik, tarihsel ve metafizik olarak ifade ediliyor; intikamczihin bir tiptir ve bir tipolojiden ayrlabilir deildir, ki o tipoloji de Nietzscheci felsefenin dama tadr. Ancak btn soru udur: Bu tipolojinin nitelii nedir? Psikolojik bir zellik olmann uzanda, intikamczihin psikolojimizin
Heidegger bu noktalar zerinde durmutur. rnein: Hiilik, Bat halklarnn yazgsnda daha henz tanlan temel bir sre gibi hareket ettirir tarihi. O halde hiilik, dierleri arasnda tarihsel bir fenomen veya Bat tarihi erevesinde baka bir takm tinselci akmlarla birlikte grlen tinselci bir akm deildir. (Holzwege: Nietzschenin Tanr ld sz, Arguments, 15)
116

55

Nietzsche ve Felsefe

bal olduu ilkedir. Hn, psikolojinin paras deildir ama bizim tm psikolojimiz, farknda olmadan hncn bir parasdr. Ayn ekilde, Nietzsche hristiyanln hnla ve huzursuz vicdanla dolu olduunu gsterdiinde hiilii tarihsel bir olaydan ziyade tarihin tarih olarak esi, tmel tarihin mteharrii ve unu da eklersek, bir ara tamtamna uygun grnn hristiyanlkta bulan nl tarihsel anlam veya tarihin anlam yapar. Ve yine, Nietzsche metafiziin eletirisini yrtrken hiilii zel bir metafiziin deil, her metafiziin nkabul yapar: Varoluu duyulurst bir dnya adna deersizletirmeyen ve yarglamayan bir metafizik yoktur. Hiiliin ve hiiliin biimlerinin, dnmenin kategorileri olduu da sylenemez; zira akll dnme olarak bizzat dnmenin kategorileri zdelik, nedensellik, ereklik bir kuvvet yorumunu ama kuvvetin hn tarafndan yorumlanmasn varsayarlar. Btn bu nedenler iin, Nietzsche unu syleyebilir: ntikam alma igds yzyllar boyunca insanl ylesine ele geirmitir ki btn bir metafizik, psikoloji, tarih ve zellikle de ahlk bunun izini tar. Dnd andan itibaren, eylerin iine intikam alma mikrobunu soktu insan 117. unu anlamalyz: ntikam alma igds bizim psikoloji, tarih, metafizik ve ahlk dediimiz eyin zn meydana getiren kuvvettir. ntikamczihin bizim dnmemizin soyktksel esi ve yine bizim dnce tarzmzn akn ilkesidir. yleyse Nietzschenin hiilik ve intikamczihinle mcadelesi metafiziin devrilmesi, tarihin insanlk tarihi olarak sonu, bilimlerin deiimi anlamna gelecektir. Hakikaten sylemek gerekirse hntan yoksun bir insann neye benzeyeceini daha bilmiyoruz. Varoluu sulamayacak ve deersizletirmeyecek olan bir insan hl insan olacak mdr, hl bir insan gibi mi dnecektir? Dahas insandan baka bir ey, handiyse stinsan
117

G, III, 458.

56

Nietzsche ve Felsefe

olmayacak mdr? Hnl olmak ya da hnl olmamak: Burada psikolojinin, tarihin ve metafiziin tesinde ok byk ayrm yok. Hakiki akn ayrm veya akn tipoloji, soyktksel ve hiyerarik ayrmdr. Nietzsche, felsefesinin hedefini aklyor: dnmeyi hiilikten ve bunun biimlerinden kurtarmak. Oysa bu, yeni bir dnme biimini, dnmenin bal olduu ilkede bir bunalm, soyktksel ilkenin bizzat kendisinin bir slahn, bir tednmn kapsyor. Uzunca bir zaman, hncn ve huzursuz vicdann azndan dnmeyi brakmadk. ileci idealden baka idealimiz de olmad. Yaam yarglamak, onu sulu, sorumlu ve yanll bir ey yapmak iin bilginin karsna koyduk onu. stenci kt bir ey, kkensel bir elikiye tbi klnan bir ey yaptk: stenci dzeltmek, gemlemek, snrlamak ve hatt yadsmak, ortadan kaldrmak gerektiini de sylyorduk. Bu fiyata mutlaka alnr. Bir yerlerde zn kefedip de kendi kefinin altnda inim inim inlemeyen veya rkek bir kahin gibi hem gelecein kt almetlerini hem de gemiteki ktlklerin kaynan grmemi tek filozof yoktur. Schopenhauer bu eski anlay u sonulara vardrr: stencin zindan der, xionun tekerlei der. Nietzsche, istencin kefinin altnda inildemeyen tek filozoftur; ne cinlerini kovmaya alr ne de etkisini snrlamaya. Yeni dnme biimi u demek: Olumlayc dnme, yaam ve yaamdaki istenci olumlayan ve sonuta btn olumsuzu kovan dnce. Gelecein ve gemiin masumiyetine, bengi dne inanmak. Ne varolu sulu olarak ortaya konabilir ne de isten varolmaktan dolay kendisini sulu hisseder: Nietzschenin neeli haberim dedii ey budur ite. sten, kurtarcnn ve sevin habercisinin ad budur ite 118. Neeli
118 Z, II, Kurtulma zerine EH, IV, 1: Olumsuzlayc bir zihnin kartym ben. Benden nce kimsenin olmad gibi neeli bir haberciyim.

57

Nietzsche ve Felsefe

haber trajik dnmedir nk trajik olan ne hncn yaknmalarnda, ne huzursuz vicdann i atmalarnda, ne de kendisini sulu ve sorumlu hisseden bir istencin elikilerindedir. Hatt hn, huzursuz vicdan veya hiilik ile savamada da deildir trajik olan. Nietzscheye gre, trajik olan hi anlalamad: Trajik=neeli. Byk denklemi kurmann dier biimi: stemek=yaratmak. Trajiin saf ve oklu olumluluk, grel sevin olduu anlalmad. Olumlamadr trajik: nk rastlanty olumlar, rastlantdan da zorunluluu olumlar; nk oluu olumlar, olutan da varl; nk okluyu olumlar, okludan da teki. Zar atmadr trajik. Geri kalann hepsi hiiliktir, diyalektik ve hristiyan pathostur, trajiin karikatrdr, huzursuz vicdan komedisidir. 16. Mihenk Ta Nietzscheyi trajik filozoflar ile (kendilerine trajik filozof diyen veya byle denilen filozoflarla; Pascal, Kierkegaard, Chestov) karlatrma isteine kaplmsak tragedya szcyle yetinmememiz gerekiyor. Nietzschenin son bir istencini de hesaba katmalyz. Bir dierinin dnd nedir, Nietzscheninki ile karlatrlabilir mi diye sormak yeterli deildir. Ama u olur: Bu dieri nasl dnyor? Dncesinde hncn ve huzursuz vicdann kalc pay nedir? Trajii anlama tarznda ileci ideal ve intikamczihin sryor mu? Pascal, Kierkegaard ve Chestov eletiriyi dahice, daha nce olmad kadar ileriye tamay bildiler. Ahlk askya aldlar, akl devirdiler. Ancak, hncn tuzana dm olarak glerini henz ileci idealden alyorlard. Onlar bu idealin airleriydiler. Ahlkn ve akln karsna koyduklar ey, iinde akln boulduu yine o ayn ileci idealdir, bu mistik bedende de isellik rmcek kk salar. Felsefe yapmak iin

58

Nietzsche ve Felsefe

ihtiya duyduklar ey isellik, sknt, inleme ve sululuun, tm bu honutsuzluk biimlerinin btn kaynaklar ile bunlarn klavuz ipidir119. Kendi ayaklaryla giriyorlar hn iminin altna: brahim ve Eyb. Onlarda, olumlamann ve dsalln anlam ile masumiyet ve oyun eksik. Felsefeyi honutsuzluktan douranlar gibi mutsuzluk iinde olmay beklememeli der Nietzsche. Erkeke bir olgunlukla dolu olarak sevin iindeyken balamal felsefe yapmaya, ergen ve 120 muzaffer yan o yakc en akrakl iindeyken . Pascaldan Kierkegaarda kadar, bahse tutuluyor ve balanyor havaya zplamaya. Ancak bunlar ne Dionysosun ne de Zerdtn beden altrmalar; zplamak dans etmek deildir, bahse girmek de oyun oynamak deildir. Oynamak bahse tutumann ve dans etmek de zplamann karsna Zerdt tarafndan karlr, bunu nasl nyargszca yapt fark edilecektir: Kt oyuncu bahse tutuur, soytar zplar; zplamann dans etmek, amak, teye gemek olduuna inanr 121. Pascaln bahsini de sylyorsak, bu elbette, bunun zar atmayla hibir ortak yannn bulunmad sonucuna varmak iindir. Rastlanty, btn rastlanty olumlamak sz konusu bile deildir bahiste ama tam tersine rastlanty olaslklara doramak, kazankayp rastlants olarak paraya evirmek vardr. Bu yzden de bahsin gerekten teolojik bir anlam m yoksa sadece dini vc bir anlamm var diye sormak bounadr; zira Pascaln bahsi hibir zaman
G, I, 406: Neye mi saldryoruz hristiyanlkta? Gllerin mahvedilmek, cesaretlerinin krlmak istenmesine, kara gnnden bkknlarndan yararlanlmak, marur bir zgvenlerinin vicdani bir kayg ve skntya dntrlmek istenmesine saldryoruz. 120 FD. 121 Z, III, Eski ve Yeni Masalar: nsan almas gereken bir eydir. Pek ok yolla ve arala alabilir: Bunu baaracak olan sensin. Sadece bir soytar yle dnr ki, insann stnden atlanabilir. Z, n Konuma, 4: Zar, lehine dtnde utanan ve Hile mi yaptm yoksa? diye soran severim.
119

59

Nietzsche ve Felsefe

Tanrnn varln veya yokluunu iermez. Antropolojiktir, sadece insann varoluunun iki biimine, Tanr var diyen insann varoluuna ve Tanr yoktur diyen insann varoluuna dayanr. Tanrnn varoluu bu bahiste ortaya konmamakla birlikte bahis tarafndan varsaylan bak as, rastlantnn kazan ve kayp rastlants olarak dorand bak asdr. Tm bir seenek, ileci idealin ve yaamn deersizletirilmesinin elindedir. Nietzsche, kendi oyununu Pascaln bahsinin karsna dikmekte hakldr. Eer hristiyan inanc olmazsa kendiniz iin, tpk doa ve tarih gibi bir canavar ve bir kaos olacanz dnr Pascal: Biz bu kehaneti gerekletirdik 122. unu sylemek istiyor Nietzsche: Baka bir oyun bulmay, baka bir oynama tarz bulmay bildik; insanca-ok insanca iki varolu kipinin tesinde stinsan kefetmeyi bildik; rastlanty dorayp, bunun bir doramn yetkili azla konumaya brakmaktansa btn bir rastlanty olumlamay bildik; kaosu yadsnacak bir ey yapmak yerine onu bir olumlama nesnesi yapmay bildik 123 Nietzsche, Pascal ile (ya da Kierkegaard veya Chestov ile) karlatrldnda her seferinde ayn sonu gerekir, karlatrma u noktada geerlidir: Nietzscheye gre esas olandan yaplan soyutlamada, dnme tarzndan yaplan soyutlamada. Kk mikroptan, yani Nietzschenin tmel olanda tehis ettii intikamczihinden yaplan soyutlamada. yle diyordu: Kibir her herakleitosu iin mihenk tadr, ite burada gsterir ustasn iyi mi kt m anladn. Hn, huzursuz vicdan, ileci ideal ve hiilik de her nietzschecinin mihenk tadr. te burada gsterir trajiin anlamn iyi mi kt m anladn.

G, III, 42. ...Pascaln balatt akm: Bir canavar ve bir kaos, o halde yadsnmas gereken bir ey (G, III, 42).
123

122

60

Nietzsche ve Felsefe

II ETKN VE TEPKN 1. Beden Spinoza bilimlere ve felsefeye yeni bir yol at: Bir bedenin ne yapabileceini bile bilmiyoruz diyordu; bilinten, zihinden sz ediyoruz, btn bunlar zerine gevezelik ediyoruz ama bir bedenin neyi yapabilir olduunu bilmediimiz gibi, hangi kuvvetlere sahip 124 olduunu ve bu kuvvetlerin ne hazrladklarn da bilmiyoruz . Nietzsche vaktin geldiini sylyor: Bilincin llletii bir evrendeyiz.125 Bilinci, zorunlu bir llle davet etmek onu daha derin bir deiimin belirtisi, tinsellikten apayr bir dzenin kuvvetlerinin edimliliinin belirtisi saymak demektir. Belki de zihnin her geliiminde sadece beden sz konusudur. Bilin nedir? Freud gibi Nietzsche de bilincin d dnyann duygulandrd benlik alan olduunu dnr. 126 Yine de bilin, dsallktan (gerein deyimiyle) ziyade stnle (deerlerin deyimiyle) gre tanmlanr. Genel bir bilin ve bilind anlaynda bu ayrm arttr. Nietzschede bilin hep, buyruuna girdii veya yekvcut olduu bir ste gre bir astn bilincidir. Bilin hibir zaman bir kendi bilinci deil, bizzat bilin olmayan bir kendi ile ilikili olarak bir benlik bilincidir. Bir efendi bilinci deil, bizzat bilin olmas gerekmeyen bir efendiyle ilikili
Spinoza, Etica III, 2 G, II., 261. 126 G, II, 253; Neeli Hayat Bilgisi, 357. (Le Gai Savoir Provence dilindeki orjinaliyle La Gaya Scienza Trkeye Neeli ya da en Bilim olarak evrilse de Provence dilindeki yazlyla trobadorlarn (Fr. Troubadour; szcn kk bulmak fiilidir; bulan, icat eden anlamnda) iirlerine verilen addr. Savoir szcn bilmek olarak aldmzda eer yanlmyorsam bunun neesi de trubadurlarda sakldr! (.n.)
125 124

61

Nietzsche ve Felsefe

olarak bir kle bilincidir. Bilin genellikle sadece bir btn stn olan dier bir btnn buyruuna girmek isteyince ortaya kar... 127 Bilin, bal olabileceimiz bir varla gre doar . Byledir bilincin uakl: stn bir bedenin ekillenmesinin kantdr sadece. Nedir beden? Biz onu, bir kuvvetler alan, pek ok kuvvetin att besleyici ortamdr diyerek tanmlamyoruz nk ortada ne ortam vardr, ne kuvvetler alan, ne de sava alan. Gerekliin nicelii yoktur nk tm gereklik zaten kuvvet niceliidir. Birbirleriyle karlkl bir gerilim bantsnda olan kuvvet
128 nicelikleri haricinde bir ey yoktur . ster boyun emek ister kumanda etmek iin olsun, her kuvvet dierleriyle ilikidedir. Bedeni tanmlayan ey de hkmeden ve hkmedilen kuvvetler arasndaki bu ilikidir. Her kuvvet ilikisi kimyasal, biyolojik, toplumsal ve siyasi bir beden oluturur. Denk olmayan herhangi iki kuvvet ilikiye girer girmez bir beden tekil ederler: te bu yzden beden, nietzscheci

anlamda hep bir rastlantnn meyvesidir, bilince ve zihne nazaran 129 hakikaten en beklenmedik ey olarak ortaya kar . Ancak rastlant, iki kuvvetin ilikisi olduu kadar ayn zamanda da kuvvetin zdr; her beden, onu meydana getiren kuvvetlerin iradi rn olarak canldr, demek ki u halde canl bir bedenin nasl doduu sorulamaz. 130 Beden, yenilmez kuvvet okluundan meydana gelen
G, II, 227. G, II, 373. 129 G, II, 173: nsan bedeni, az nceki ruhtan ok daha artc bir dncedir.; II, 226: En artc olan ey daha ziyade bedendir; insan bedeninin olas hale geldii dncesine hayran olmatan hi bkp usanlmad. 130 Bir yaam balangcnn sahte sorunu zerine: G, II, 66 ve 68 Rastlantnn rol zerine: G, II, 25 ve 334.
128 127

62

Nietzsche ve Felsefe

oklu bir fenomendir; bedenin teklii oklu bir fenomenin tekliidir, egemenliin tekliidir. Bir bedendeki st veya hkmeden kuvvetler etkin, ast veya hkmedilen kuvvetler tepkindir. Etkin ve tepkin, bir kuvvetin dier bir kuvvetle olan ilikisini ifade eden kkensel birer niteliktir. Zira her birinin kendi nicelik ayrmna uygun den nitelii olmadka, ilikiye giren kuvvetlerin bir nitelii yoktur. Niceliklerine uygun nitelenen etkin ve tepkin kuvvetler ayrmna denecektir. 2. Kuvvetlerin Ayrt Edilmesi taat eden ast kuvvetler itaat etmekle, kendilerine kumanda eden kuvvetlerden ayr birer kuvvet olmalarn kaybetmezler. taat etmek kuvvetin yine bir kuvvet niteliidir ve kumanda etmek kadar yine gle ilgilidir: Hibir kuvvet kendi gcnden vazgemez. yle ki kumanda etmek de bir dn ierir, rakibin mutlak kuvvetinin yenilmi, sindirilmi ve geersizletirilmi olmad kabul edilir. taat 131 ve kumanda etmek bir turnuvann iki biimidir . Ast kuvvetler tepkin olarak tanmlanr: kuvvetlerinden, kuvvet niceliklerinden hibir ey kaybetmezler, mekanizmalar ve ereklikler salayarak, yaama koullarn gerekletirerek, korunma, uyum ve yarar salamann ilev ve grevlerini yerine getirerek kullanrlar bunlar. Nietzschede nemini greceimiz tepkin kavramnn k noktas ite buradadr: Ast ve hkmedilen kuvvetlerin btn gcn ifade eden ayarlamalar, mekanik ve yararc uyum salamalar... Oysa modern dncenin, kuvvetlerin bu tepkin grnmne dair lsz beenisini aka grmemiz gerekiyor. Organizmay tepkin kuvvetlere gre anladmzda yeterince ey yaptmz sanyoruz. Tepkin kuvvetlerin
131

hiyerari

G, II, 91.

63

Nietzsche ve Felsefe

doas, bunlarn titreklii bizi cezbediyor. te bu nedenledir ki yaam kuramnda mekanikilik ve ereklik karttrlar; ama yine bu ikisi, bizzat tepkin kuvvetler iin geerli olan yorumlamadrlar. En azndan, organizmay kuvvetler yoluyla anladmz doru. Ancak u da doru ki, eer tepkin kuvvetleri, onlara hkmeden ama tepkin olmayan bir kuvvetle ilikilendirirsek, bu ayn kuvvetleri, olduklar ey olarak yani birer kuvvet olarak kavrarz, mekanizmalar veya ereklilikler olarak deil. Kendiliinden, saldrgan, fetihi, gasp edici, dntrc bir dzenin her daim yeni dorultular salayan kuvvetlerinin temeldeki mutlak stnl grmezden geliniyor, hem de uyum salama ncelikle yine bu kuvvetlerin nfuzuna boyun edii halde: Organizmann en soylu ilevlerinin hkmranl bylelikle yadsnyor 132. Etkin kuvvetlerin belirgin niteliini ortaya koymak kukusuz daha zor. Zira, doalarndan dolay bilince dmezler: Byk temel edimlilik, bilind edimliliktir 133. Bilin sadece baz tepkin kuvvetlerin, onlara egemen olan etkin kuvvetlerle olan ilikisini ifade eder. Bilin esas olarak tepkindir; 134 bu yzden de bir bedenin ne olabileceini, hangi edimlilie muktedir olduunu bilemeyiz. Bilin iin sylediimizi bellek ve alkanlk iin de sylemeliyiz. Dahas, ayn eyi beslenme, reme, koruma ve uyum salama iin de sylemeliyiz. Bunlar tepkin ilevler, tepkin uzmanlamalardr, u veya bu tepkin kuvvetin ifadesidirler 135. Bilincin organizmay kendi bak asndan grmesi ve kendisi gibi, yani tepkin olarak anlamas kanlmazdr. Bilime de bilincin yolunu, baka tepkin kuvvetlere
132 133

AS, II (Aslnda I yazyor, bask hatas), 12. G, II, 227. 134 GS, 354. 135 G, II, 43, 45, 187, 390.

64

Nietzsche ve Felsefe

btnyle yaslanarak yrmek der: Organizma hep kk taraftan, tepkilerinin olduu taraftan grlr. Nietzscheye gre, organizma sorununu mekanizmle dirimselcilik arasnda tartmak gerekmez. Tepkin kuvvetlerde yaamn zglln ortaya kardna inand srece dirimselciliin ne deeri var ki, stelik bir de bu kuvvetler mekanikiliin baka trl yorumlad ayn kuvvetlerse? Gerek sorun etkin kuvvetleri kefetmekte yatyor, yle ki bu etkin kuvvetler olmadan tepkin kuvvetler bizzat birer kuvvet olmasn 136. Bilindlklar kanlmaz olan kuvvetlerin edimlilii; bedeni btn tepkilerden, zellikle de bilin olarak adlandrlan u benliin tepkisinden stn bir ey yapan ite budur. Bedenin btn bu fenomeni entelektel adan, cebirin arpm tablosuna stn olmas gibi, bilincimize, zihnimize, bilinli dnme, duyumsama ve isteme biimlerimize stndr 137. Bedenin etkin kuvvetleri, ite bunlar bedeni bir kendi yapar ve kendiyi stn ve artc olarak tarif eder: daha gl bir varlk, bilinmeyen bir bilge Kendi derler ona. 138 Bedeninde oturur senin, bedenindir o senin . Gerek bilim, edimliliin bilimidir ama edimliliin bilimi ayn zamanda zorunlu bilindnn bilimidir. Bilimin bilincin admndan ve ayn ynlerde gitmesi gerektii dncesi samadr. Filizlenen ahlkn kokusu duyuluyor bu dncede. Aslnda, bilincin olmad ve bilinli olunamayacak yerde bilim olur ancak.

Nietzschenin okuluunun zgnl buradadr. Organizma anlaynda Nietzsche, bir kurucu kuvvetler okluunda diretmez. Onu etkin ve tepkin kuvvetlerin eitliliiyle etkin kuvvetlerin kendisini bulmak ilgilendirir. Butlern okuluuyla da karlatrlabilirse de Butlernki bellek ve alkanlkla yetinir. 137 G, II, 226. 138 Z, I, Bedeni Horgrenler.

136

65

Nietzsche ve Felsefe
139 Nedir etkin olan? Gce ynelmek . Kendine ait klmak, zaptetmek, boyunduruuna almak, hkmetmek etkin kuvvetin nitelikleridir. Kendine ait klmak demek biimleri zorla kabul 140 ettirmek, koullardan yararlanarak biimler yaratmak demektir . Nietzsche Darwini eletirir nk Darwin geliimi, hatt geliimdeki rastlanty btnyle tepkin bir biimde yorumlar. Lamarcka ise

hayrandr nk Lamarck hakikaten etkin bir yorumsal kuvvetin, uyum salamaya nazaran bir ilk kuvvetin varln hissetti: Bir bakalam kuvveti. Dnmeye yetenekli erkeye, erkecilikte olduu soylu denmesi gibi Nietzsche de byle der. Edimliliin ilk tanm bu dnme gcdr, yani dionysosa g. Eylem ve eylemin soyluluunun tepkiye stnln belirttiimiz her seferinde, tepkinin eylem gibi bir kuvvet biimi olduunu da unutmamalyz: u kadar da basit; btnyle farkl bir biimden olan st kuvvetlerle ilikilendirilmedike, tepkiler ne duyumsanr ne de bilimsel adan kuvvet olarak anlalr. Tepkin olma kuvvetin kkensel niteliidir ama byle yorumlanabilmesi ancak, etkin olanla ilikisinde etkinden yola klarak olur. 3. Nicelik ve Nitelik Kuvvetlerin bir nicelii ama ayn zamanda da bu nicelik ayrmlarna uygun den bir de nitelii vardr: Etkin ve tepkin olma kuvvetlerin iki niteliidir. Kuvvetlerin ls sorununun nazik olduunu biliyoruz nk bu sorun nitel yorumlamalarn sanatn ortaya sryor. Sorun yle ba gsteriyor: 1 Nietzsche kuvvetlerin hep nicel olduklarn ve nicel olarak tanmlanmalar gerektiine inand. Bilgimiz der, say ve l kullanabildii derecede bilimsel
139 140

G, II, 43. K, 259 ve G, II, 63.

66

Nietzsche ve Felsefe

oldu. Saysal ve nicel bir kuvvet leine gre bilimsel bir deerler dzeni ina edilip edilemeyeceini grmeye almak gerekecektir. Btn dier deerler nyarg, bnlk ve yanl anlamadr. Hepsi de her yerde saysal ve nicel bir lee indirgenebilir 141; 2 Nietzsche hem soyut, hem tamamlanmam, hem de anlalmaz kalan kuvvetlerin srf nicel bir belirlemesine da bundan daha az inanmad. Kuvvetleri lme sanat iin iine niteliklerin btn bir yorumlamasn ve deerlendirmesini sokuyor: Mekanist anlay sadece nicelikleri kabul etmek ister ama kuvvet niteliktedir; mekanizm, fenomenleri betimler, ancak onlar aydnlatmaz; 142 Btn niceliklerin, niteliin tek tek semptomlar olmalar mmkn deil mi? Btn nitelikleri niceliklere indirgemek aptallk 143. Bu iki metin arasnda bir eliki var m? Eer bir kuvvet niceliinden ayrlabilir deilse, ilikide olduu dier kuvvetlerden bundan daha fazla ayrlabilir deildir. u halde niteliin kendisi de nitelik ayrmndan ayrlabilir deildir. Nicelik ayrm kuvvetin ve tabii kuvvetin kuvvetle ilikisinin temelidir. ki eit kuvvet hayal etmek, bunlara anlamca bir kartlk veriliyor olsa dahi tahmini ve fasarya bir hayaldir; canlnn dald ama kimyann datt istatistiksel bir hayaldir. u halde, Nietzschenin, nicelik kavramn eletirdii her seferinde biz unu anlamalyz: Soyut bir kavram olarak nicelik her zaman ve esasen, onu oluturan btnn bir zdelemesine ve eitlemesine, bu btnde ayrmn giderilmesine ynelir. Nietzsche
G, II, 352. G, II, 46. Handiyse ayn metin, II, 187. 143 G, II, 86 ve 87: Kimya dnyasnda kuvvetler arasndaki ayrmn en keskin alglan vardr. Ancak kendisi bir kimyasal kuvvetler okluu olan protoplazma yabanc bir gerekliin kesin olmayan ve bulank bir algsna sahiptir; norganik dnyada alglarn, hele de mutlak bir kesinlikteki alglarn olduunu kabul etmek var ya: te hakikat buradadr! Belirsizlik ve grn organik dnyayla birlikte balar.
142 141

67

Nietzsche ve Felsefe

kuvvetlerin her trden tmden nicel belirlenimlerini knyorsa, bu, nicelik ayrmlarnn o btnde giderilmesinden, eitlenmesinden veya dengelenmesinden dolaydr. Nietzschenin nitelii eletirdii her seferde ise, tam tersine, unu anlamalyz: En azndan aralarnda bir iliki olduu varsaylan iki kuvvetin nicelik farkna uygun denleri hari, nitelikler hibir ey deildir. Ksacas Nietzscheyi ilgilendiren ey hibir zaman niceliin nitelie indirgenebilir olmas deildir; veya demek ki bu onu daha az ve semptom olarak ilgilendirir. Onu asl olarak, nicelik farknn, bizzat nicelik asndan eitlie indirgenemez olmas ilgilendirir. Nitelik nicelikten ayrlr ama srf nicelikte eitlenemez ve nicelik ayrmnda geersiz klnamaz olduu iin. O halde nicelik ayrm bir anlamda niceliin indirgenemez esi, bir anlamda da niceliin kendisine indirgenemez olan edir. Nitelik, nicelik ayrmndan daha baka bir ey deildir ve ilikideki her kuvvette yine nicelik ayrmna uygun der. Basit nicelik ayrmlarn ,bunlar sanki nicelikten bsbtn farkl bir eymi gibi, yani birbirlerine indirgenemez niteliklermi gibi hissetmekten alkoyamyoruz kendimizi 144. imdi burada hl antropomorfik olan ey, artk neyse ki antropomorfik deil de kozmik olan evrenin bir znellii var diyen nietzscheci ilkeyle dzeltilmeli 145. Btn nitelikleri niceliklere indirgemek lgnlk... Rastlantyla tm kuvvetlerin ilikisini olumluyoruz. Ve uras kesin ki btn bir rastlanty da tek kerede, bengi dn dncesinde doruluyoruz. Ancak btn kuvvetler kendi hesaplarna ayn anda ilikiye gemiyorlar. Bunlarn her birinin kendi gc aslnda bu iliki iinde az sayda kuvvetle dolar. Rastlant bir continuumun 146
144 145

G, II, 108. G, II, 15. 146 Continuum (sreklilik) zerine, G, II, 356.

68

Nietzsche ve Felsefe

kartdr. yleyse u veya bu nitelikteki kuvvetlerin rastlamalar rastlantnn somut, olumlayc ve byle olmakla da her yasaya yabanc paralardr; Dionysosun uzuvlardrlar. Oysa her bir kuvvet kendi niteliine uygun den nicelii, yani sahip olduu gc bilfiil dolduran duygulanm bu rastlamadan alr. Demek ki Nietzsche kapal bir metinde evrenin iradi niteliklerinin mutlak oluumunu varsaydn syleyebilir, ancak bizzat niteliklerin oluumu da nicelik oluumunu (greli) varsayar 147. ki oluumun ayrlmaz bir btn olmas, kuvvetleri soyut olarak hesaplayamayacamz, dolaysyla her bir durumda bunlarn her birinin kendi niceliini ve bu niceliin de farkn deerlendirmeliyiz anlamna gelir. 4. Nietzsche ve Bilim Nietzschenin bilimle ilikileri sorunu yanl ortaya kondu. Bu ilikileri sanki bengi dne balym gibi ortaya koydular, Nietzschenin bilimle ancak bengi dn destekledii kadaryla, hatt bu kadaryla bile belli belirsiz ilgilenip, bengi dne kar kt noktada da ilgilenmediini ileri srdler. Bu byle deil: Nietzschenin bilime nazaran eletiri konumunun kkeni bambaka bir ynde aranmal, yle ki bu yn bize bengi dne bir bak as versin. Nietzschenin bilime kar ne bir istidadnn ne de hevesinin olmad doru. Ama onu bilimden ayran ey bir eilim, bir dnce biimidir. Doru ya da yanl, Nietzsche bilimin, nicelikleri kullanrken onlar srekli eitlemeye altna, eitsizlikleri giderme eiliminde olduuna inanr. Nietzschenin bilim eletirisi nicelie kar niteliin haklarna hibir zaman bavurmaz; eitlie kar niteliin haklarna, niteliklerin eitlenmesine kar da eitsizliin
147

K, 259 ve G, II, 63.

69

Nietzsche ve Felsefe

haklarna bavurur. Saysal ve nitel bir lek tasarlar Nietzsche ama bu lein blmleri birbirlerinin katlar ve blenleri deildir. Saldrd ey de budur ite: Denkletirmeler arayan bilimsel mani, 148 tam anlamyla bilimsel yararclk ve eitilik . Bu yzden btn eletirisini u dzlemde yrtr: Mantksal zdelik, matematiksel eitlik, fiziksel denge. Ayrmszlatrlm olann bu biimine kar149. Nietzscheye gre bilimin, kuvvetin hakiki kuramn tehlikeye drmesi, becerememesi kanlmazdr. Nitelik ayrmlarn azaltmak eilimi neyi ifade ediyor? ncelikle bilimin, modern dncenin hiiliinin bir paras olma biimini. Ayrmlar yadsma abas, evrenin, ayrmszlatrlm olanda yok olduu daha genel bir abann, yaam yadsmaktan, varoluu deersizletirmekten ve ona bir lm (vcut ssyla veya baka trl) sz vermekten ibaret genel bir abann parasdr. Madde, yerekimi ve s fizik kavramlarn, niteliklerin eitlenmesinin etmenleri olmakla, bir terlemezliin 150 ilkeleri olmakla sular Nietzsche. te bu anlamda da bilimin ileci ideale ait olduunu ve kendi usulyle ona hizmet ettiini gsterir 151. Ancak bizim de ayn zamanda, bilimde bu hii dncenin vastas nedir diye aramamz gerekir. Bunun cevab u: Bilim, fenomenleri tepkin kuvvetlerden kalkarak anlar ve de bu bak asndan yorumlar. Biyolojiyle ayn ayardaki fizik tepkindir; eyler hep kk yanndan, tepkimeler yanndan grlr. Hii dnmenin vastas da ite budur; tepkin glerin zaferi. Bu ayn zamanda hiiliin grnlerinin de ilkesidir: Tepkin bir fizik bir hn fiziidir, tpk tepkin bir biyolojinin bir hn biyolojisi olmas gibi.
148 149

Gasta mektuplarnda Mayer hakkndaki dnceleri. Bu tema G I ve IIde nemli bir yer tutar. 150 Adiaphorie: Patolojik terleme azalmas veya terleme durumu. 151 AS, III, 25.

70

Nietzsche ve Felsefe

Tepkin kuvvetlerin mlahazasnn ki bunun sonu kuvvetteki ayrm yadsmaya kyor neden biricik yolu budur ve hnca ilke olarak nasl hizmet ediyor, bunlar henz bilmiyoruz. Bakt yere gre, bilimin, bengi dn olumlad ve yadsd oluyor. Ancak bengi dnn mekanist olumlamasyla termodinamik yadsmas arasnda ortak bir ey var: Her ikisinde de erkenin korunumu sz konusu, ki bu erke korunumu hep erke niceliklerinin yalnzca sabit bir toplam olarak, stelik de nicelik ayrmlarnn tmyle ortadan kalkmas olarak yorumland. Her iki durumda da, bir sonlanma (bir toplamn sabiti) ilkesinden hii (toplam sabit olan nicelik ayrmlarn ortadan kaldrmak) bir ilkeye geiliyor. Mekanist dnce bengi dn olumluyor ama nicelik ayrmlarnn tersinir bir dizgenin balang ve son durumu arasnda dengeleneceini veya bunlarn birbirlerini karlkl gtreceklerini varsayarak olumluyor. Ara durumlara nazaran bizzat ayrmszlatrlm olarak varsaylan bir son durum balang durumuyla zdetir. Termodinamik dnce bengi dn reddeder ama nicelik ayrmlarnn dizgenin yalnzca son durumunda snn zelliklerine bal olarak sfrlandn kefettii iin reddeder. zdelik, ayrmszlatrlm olan son durumda tesis ediliyor ve balang durumunun ayrmlatrlmasnn kart yaplyor. ki kavray ayn varsaymda ortaklayor, bir sonlanma veya biti durumu, oluun biti durumu varsaymnda. Varlk veya hilik, var olan veya var olmayan da ayrmszlatrlmtr: Her iki kavray bir son durumu olan olu dncesinde birleiyor. Metafizik 152 deyile, eer olu, varla veya hilie varabiliyorsa te bu yzden nasl ki termodinamik, bengi dnn varoluunu yadsmay beceremiyorsa aksine mekanikilik de ortaya koymay beceremiyor.
152

G, II, 329.

71

Nietzsche ve Felsefe

kisi de yanndan geiyor, ayrmszlatrlm olana dyor, zdein iine tekrar dyor. Nietzscheye gre bengi dn, hibir ekilde bir zdelik dnmesi deildir, ama bireimsel bir dnmedir, bilim dnda yeni bir ilkeyi isteyen apayr bir dnmedir. Bu ilke deiiin deiik olarak retilmesinin, ayrmn tekrarnn dncesidir, terlemezliin kartdr153. Ve aslnda, bengi dn bir sonu veya zdeliin bir uygulamas yaptmz lde bengi dn anlamyoruz. Bengi dn bir ekilde zdeliin karsna koymadka da anlamyoruz. Bengi dn ne aynnn sreklilii ne denge durumu ne de zde olann yuvasdr. Bengi dnte ayn veya tek dnmez, deiik olana veya ayrmlaan eye dair olan bengi dn bizzat tektir. 5. Kozmolojik ve Fizik Bir reti Olarak Bengi Dnn lk Grnm Nietzschenin varsaym olarak bengi dnn aklamas biti durumunun veya denge durumunun eletirisini gerektirir. Eer evrenin bir denge duruu, oluun bir hedefi veya son durumu olsayd buna oktan ulalrd der Nietzsche. Oysa imdiki an, gemi an gibi buna 154 ulalamadn kantlar: Demek ki kuvvet dengesi olanakszdr . Eer denge ve biti durumu olanaklysa neden buna ulalmak zorunda? Nietzschenin gemi zamann sonsuzluu dedii ey gereince ulalmak zorunda. Gemi zamann sonsuzluu oluun olmakla balamadn ve yine oluun, olmu bir ey olmadn ifade ediyor yalnzca. Oysa, eer olu olmam bir eyse geriye bir eyin oluunun olmad kalr ancak. Eer olu bir ey olacaksa ve eer olmamsa, imdiye dek olaca ey olurdu. Bu da u demek: Eer
153 154

G, II, 374: Kafada hayal edilebilse de terlemezlik yoktur. G, II, 312, 322-324, 329-330.

72

Nietzsche ve Felsefe

oluun bir son durumu olsayd gemi zamann sonsuzluunda o son durumuna erimi olurdu. Ve aslnda olu eer tek bir son duruma sahip olmu olsayd o son duruma eriecekti demekle eer olu tek bir balang durumuna sahip olmu olsayd o balang durumundan kamayacakt demek ayn kapya kyor. Olu eer bir ey oluyorsa, neden oktan beri olmay bitirmedi? Eer olmu bir eyse olmaya nasl balayabildi? Eer evren sregelmeye ve sabitlilie elveriyorsa, btn seyrinde tam anlamyla tek bir varolma an olmusa, bu 155 demektir ki herhangi bir oluu dnemeyiz ve gzleyemeyiz . 156 Nietzschenin eski adamlarda bulduunu syledii dnce budur ite. Eer, der Platon, olan her ey imdiden asla kaamyorsa, orada varolduu andan itibaren olmay brakr ve o ey o srada olmakta olduu eydir 157. Antik bir dnme bu ve Nietzsche unu diyor: Bununla her karlatmda genellikle teolojik olan baka art dncelerle ortaya konmu oluyor. Zira oluun nasl balayabildiini ve neden hl bitmediini sormada srar eden antik 158 filozoflar kibiri, suu ve cezay ne sren yalandan trajiktirler. Herakleitos dnda hibiri ne saf olu dnmesiyle ne de bu dnmenin bir frsatyla karlarlar. Tam anlamyla bir varolma veya imdi an olmayp da geen an olan fiili an bizi oluu dnmeye zorlar ama bu, oluu yle dnmektir: Ne balayabildi, ne de bitebilir.
G, II, 322 Benzer bir metin, II, 330. G, II, 329. 157 Platon, Parmenides, ikinci varsaym Nietzsche her seferinde daha ziyade Anaksimandrosu dnr. 158 FD: u halde Anaksimandrosun nne u sorun geliyor: Sonsuz bir zaman getiine gre olmu olan her ey oktandr bitmedi? Her daim yenilenen olu seli nereden geliyor? Yeni gizemci varsaymlar haricinde bu sorunun stnden gelemez.
156 155

73

Nietzsche ve Felsefe

Saf olu dnmesi bengi dn nasl kuruyor? Oluun, olutan ayr ve olua kart klnan varlna inanmaktan vazgemek yeterli bunun iin veya oluun bizzat varlna inanmak da yeterli. Olann varl, olmaya balamayan ve olmay bitirmeyen eyin varl nedir? Dnp gelmek, olann varldr. Her ey dnp gelir demek, oluun ve varln dnyasna en ok yaklamaktr: Temaann doruu bu 159. Bu temaa sorunu da baka bir biimde sylenmeli: Zamanda gemi nasl yer alabiliyor? imdi, nasl geebiliyor? Geen an eer imdi olarak henz gememise ve imdi olarak da hl gelmemise hi geemeyecektir. Eer imdinin kendisi gemiyorsa, imdinin gemi olmas iin yeni bir imdi beklemek gerekiyorsa, zamanda genel olarak bir gemi yer alamayacaktr, sz konusu imdi de gemeyecektir: Bekleyemeyiz, ann hem imdi hem gemi, hem imdi hem de gelmekte olan olmas gerekiyor ki gesin (dier anlarn yararna gesin stelik). imdinin, gemi ve gelmekte olan olarak kendisiyle e varbulunmas gerekiyor. Ann dier anlarla ilikisini ann imdi, gemi ve gelmekte olan olarak kendisiyle bireimsel ilikisi kuruyor. u halde bengi dn gei 160 sorununa yanttr. Ve bu anlamda bengi dnn, varolan, tek veya ayn olan ey gibi yorumlanmamas gerekir. Bengi dn ayn eyin dn olarak anladmzda, bengi dn ifadesini bir kart anlam yapyoruz. Bu dnp gelen varlk deildir ama dnp gelmenin kendisi olula veya geen eyle olumland lde bizzat varl meydana getirir. Ayn ekilde tek de dnp geliyor olan deildir ama dnp gelmenin kendisi deiik veya oklu olanla olumlanan tektir. Baka bir deyile, bengi dnteki zdelik dnp gelenin doasn gstermez,
G, II, 170. Bengi dnn geen ana bal olarak ortaya konmas Z, III, Grme ve Bilmece zerine.
160 159

74

Nietzsche ve Felsefe

bunun tam tersine, ayrmlaan ey iin dnp gelme olgusunu gsterir. Bundan dolay da bengi dn bir bireim gibi dnlmeli, yle ki: Zamann ve zamann boyutlarnn bireimi, deiiin ve deiiin yeniden remesinin bireimi, oluun ve olula olumlanan varln bireimi, ifte olumlamann bireimi. yleyse bengi dn, zdelik olmayan bir ilkeye deil ama hakiki bir yeter nedenin gereklerini her bakmdan da yerine getirecek bir ilkeye bizzat baldr. Mekanikilik neden bengi dnn bu kadar kt bir yorumlamasdr? nk zorunlu ya da dorudan olarak bengi dn kapsamyor. nk bir son durumun yanl sonucunu douruyor sadece. Bu son durum balang durumuyla zde olarak konuyor ortaya ve bu lde de mekanik srecin ayn ayrmlardan bir daha 161 getii sonucu karlyor. Nietzschenin o kadar eletirdii evrimsel varsaym ite byle ortaya kyor. Zira birtakm ayrmlardan bir defa bile gemeye gc olmayan bu evrimin, ne balang durumundan kma olaslna nasl sahip olduunu anlyoruz, ne son durumdan yeniden kma olaslna ne de ayn ayrmlardan tekrar geme olaslna sahip olduunu. evrimsel varsaymn aklamakta yetersiz kald iki ey var: E varbulunan evrimlerin deiiklii ve zellikle de evrimde deiiin varoluu te bu yzden bengi dnn kendisini, deiiin ve deiiin remesinin nedeniyle ayrmn ve ayrmn tekrarnn nedeni olan bir

162

ilkenin ifadesi olarak anlayabiliriz. Nietzsche sadece bylesi bir ilkeyi felsefesinin en nemli bulularndan biri olarak tantr. Buna bir ad verir: Gcn iradesi. Gcn iradesiyle bizzat mekanik dzeni
G, II, 325 ve 334. G, II, 334: Dngnn iindeki deiik nereden gelecek? Evrenin tm kuvvetlerinin merkezinde eit bir zeklenme erkesi olduu kabul edilerek yle birazck deiiin nasl doaca sorulmal...
162 161

75

Nietzsche ve Felsefe

darda brakmadan ayn mekanik dzenin darda braklamayacak zgl eyi ifade ediyorum 163. 6. Nedir G stenci? Nietzschenin gcn iradesinden ne anladn aklamak iin yazdklar iinde en nemlilerinden biri udur: Fizikilerimizin, Tanry ve evreni, sayesinde yarattklar bu muzaffer kuvvet kavramnn bir tmleyene ihtiyac var; benim gcn iradesinin dediim bir i irade yklemeli ona 164. yleyse gcn iradesi kuvvete yklenmitir ama ok zel bir biimde: Kuvvetin bir tmleyeni ve ayn zamanda isel bir eydir. Ancak, kuvvetin yklemi olarak bulunmaz kuvvette. Aslnda, kimdir isteyen? sorusunu sorarsak, isteyenin kuvvet olduunu syleyemeyiz. steyen sadece gcn iradesidir, baka bir znede bu zne bir kuvvet dahi olsa , istemeyi devretmeye veya istemeden vazgemeye brakmaz kendisini 165. Peki u halde kuvvete nasl yklenmi olacak? Kuvvetin kuvvetle zsel bir ilikide olduunu hatrlayalm. Yine hatrlayalm ki kuvvetin z, onun dier kuvvetlerle olan nitelik ayrmdr ve bu ayn ayrm da kuvvetin nicelii olarak ifade ediliyor. Byle anlalan nitelik ayrm, zorunlu olarak ilikideki kuvvetlerin ayrmsal bir esine gnderme yapar, ki bu ayrmsal e ayn zamanda da kuvvetlerin niceliklerinin oluuma ilikin esidir. udur gcn iradesi: Gcn iradesi, kuvvetin, hem ayrmsal hem de oluuma ilikin soyktksel esidir. Gcn iradesi, hem ilikiye geirilen kuvvetlerin nicelik ayrmnn hem de bu ilikideki her kuvvete den niteliin doduu edir.
G, II, 374. G, II, 305. 165 G, I, 204 II, 54. O halde gc isteyen nedir? Ne sama olur bu soru, eer varlk, kendisiyle gcn iradesiyse...
164 163

76

Nietzsche ve Felsefe

Gcn iradesi burada doasn aa vurur: Kuvvetlerin bireimi iin ilkedir. Zamanla ilikilenen bu bireimde kuvvetler ayn ayrmlardan tekrar geerler ya da deiik ite burada retilir. Bireim, kuvvetlerin bireimi, bunlarn ayrmnn ve bunlarn remesinin bireimidir; bengi dn, ilkesi gcn iradesi olan bireimdir. sten szcne armamal: Kuvvetin kuvvetle ilikisini saptayarak bir kuvvetler bireimine ilke olarak isten dnda baka ne hizmet edebilir? Ama ilkeyi hangi anlamda almal? Nietzsche ilkeleri, koullandklar eye gre fazla genel olmakla, yakalayacaklarn veya dzenleyeceklerini ileri srdkleri ey iin a gzeneklerinin hep fazla ak olmasyla sular. Gcn iradesini schopenhauerci yaama isteinin karsna koymay sever, bu da yaama isteinin u genelliine bal olarak yapar. Eer gcn iradesi tam tersine iyi bir ilkeyse, ilkeleri grgclkle bartryorsa, st bir grgclk ina ediyorsa, bunun nedeni, temelde yorumsal bir ilke olmasdr. Bu da u demek: Koulladndan daha geni deildir, koullandrlmla bakalar, belirledii eyle belirlenir her seferinde. Aslnda gcn iradesi belirlenmi u veya bu kuvvetlerden, bunlarn niteliklerinden, niceliklerinden ve ynlerinden hibir zaman ayrlabilir deildir; bir kuvvet ilikisinde yapt belirlemelerden hibir zaman stn deildir, her zaman yorumsaldr ve bakalam ierisindedir 166. Ayrlamaz, zdei ifade etmez. Gcn iradesini kuvvetten ayrmak, ancak ve ancak metafizik soyutlamaya dmekle olur. Kuvvetle istenci birbirine kartrmak daha tehlikelidir. Kuvvet, kuvvet gibi anlalmaz, yeniden mekanikilie dlr, kuvvetin
G, II, 23: Benim ilkem udur: nceki psikologlarn istenci, dorulanamam bir genellemedir, bu isten yoktur, deiik biimler altnda belirlenmi bir istencin deiik ifadelerinin kavranmas yerine, yn ve ierii karlarak istencin belirgin nitelii silindi; ite tastamam Schopenhauerdeki durum bu; onun, isten dedii ey kof bir kalp ifade sadece.
166

77

Nietzsche ve Felsefe

varln meydana getiren kuvvetler ayrm unutulur, kuvvetlerin karlkl olumasnn tredii e bilinmez. Kuvvet yapabilen, gcn iradesi isteyendir. Byle bir ayrt etme neyi ifade eder? Daha nce yazdklarmz bizi her kelimeyi aklamaya davet ediyor. Kuvvet kavram doas gerei muzafferdir nk kavramdan anlald zere, kuvvetin kuvvetle ilikisi bir egemenlik ilikisidir: ki kuvvet ilikidedir, biri hkmeder dieri hkmedilir (Hatt Tanr ve evren de bir egemenlik ilikisi iinde ele alnr, yine de u durum iin byle bir ilikinin yorumu tartmaldr). Ancak, kuvvetin bu muzaffer kavramnn bir tmleyene ihtiyac var ve bu tmleyen isel bir ey, bir i isten. Byle bir ilve olmakszn muzaffer olmayacaktr. Bunun nedeni de, kuvvetin kendisine, kuvvet ilikilerini ifte bak asyla belirleyebilecek bir e eklemedike kuvvet ilikilerinin belirlenmemi olarak kalmasdr. likideki kuvvetler ezamanl ifte bir oluuma gnderme yapar: Nicelik ayrmlarnn karlkl olumas, her birinin kendi niteliinin mutlak olumas. yleyse gcn iradesi kuvvete, ayrma ve oluuma ilikin e olarak, kuvvetin remesinin i esi olarak eklenir. Doasnda insanbiimci hibir ey yoktur. Daha akas u: Gcn iradesi, kuvvete, bir ilikide (x+dx), bu kuvvetin niteliinin belirleniminin i ilkesi olarak ve bizzat bu ilikinin (dx/dy) niceliksel belirleniminin yine i ilkesi olarak balanr. Gcn iradesi, kuvvetin ve kuvvetlerin soyktksel esidir denmeli. Bir kuvvet dier kuvvetlere her zaman gcn iradesiyle galip gelir, onlara hkmeder ve onlar itaat ettirir. Dahas, bir ilikide bir kuvvetin itaat etmesini de gcn iradesi (dy) salar; kuvvet gcn iradesiyle itaat eder167.
167 Z, II, Kendini Yenmek zerine. O halde nasl oluyor bu? diye sordum kendime. Canly itaat etmeye, hkmetmeye ve hkmederken bile itaatkar olmasna karar veren ey nedir? Dinleyin imdi szlerimi ey bilgelerin bilgeleri! Bakn bakalm, yaamn kalbine, kalbinin de kklerine girmi miyim

78

Nietzsche ve Felsefe

Bengi dnle gcn iradesinin ilikisine bir ekilde rastladk ama bunu ne aydnlattk ne de zmledik. Gcn iradesi hem kuvvetin oluuma ilikin esi hem de kuvvetlerin bireiminin ilkesidir. Ancak, bu bireim bengi dn meydana getiriyor olsa da bu bireimdeki kuvvetler bireimin ilkesi zerine zorunlu olarak reseler de bunu anlama olanamz henz yok. Buna karlk bu sorunun varl Nietzschenin felsefesinin tarihsel olarak nemli bir yzn ortaya koyuyor: Kantla gre karmak konumunu. Bireim kavram kantln tam gbeindedir, kantln kendi kefidir. Zira bilindii gibi postkantlar, Kant, bu kefin deerini drm olmakla iki bakmdan knarlar: Bireimi dzenleyen ilke asndan ve bizzat bireimdeki nesnelerin yeniden retilmesi asndan. Sadece nesnelere gre koullanan deil de gerekten olumaya ilikin ve retken bir ilke (ayrmn veya i belirlenimin ilkesi) isteniyordu; Kantta, dta kalan terimler arasnda mucizevi uyumlarn srmesi mahkm ediliyordu. lek bir ayrm veya i belirlenimden sadece bireim iin deil ama bireimde bireim olarak deiiin retilmesi iin de bir neden isteniyordu 168. Zira, eer Nietzsche, kantln tarihi iinde yer alyorsa, bunun nedeni, bu postkant istekleri zgn bir biimde paylat iindir. Nietzsche bireimi bir kuvvet bireimi yapar, zira bireim bir kuvvetler bireimi olarak grlmedii takdirde anlam, doas ve de ierii yanl anlalr. Nietzsche kuvvet bireimini bengi dn olarak anlad, dolaysyla da bireimin gbeinde deiiin
hele! Nerede yaamla karlatysam orada gcn iradesi de buldum ve hatta itaat edenin iradesinde efendinin iradesi buldum (G, II, 91). 168 Kanttan sonra ortaya konan bu sorunsallar iin bkz. M. Guroult, Salomon Maimonun Akn Felsefesi (La Philosophie Transcendentale de Salomon Maimon), Fitchede Bilim retisi (La Doctrine de la Science chez Fichte); ve M. Vuillemin, Kant Miras ve Koperniki Devrim (LHritage Kantien et la Rvolution Copernicienne).

79

Nietzsche ve Felsefe

yeniden remesini buldu. Bireim ilkesini, gcn iradesini ortaya koydu ve bunu mevcut kuvvetlerin ayrma ve oluuma ilikin esi olarak belirledi. Bu varsaym daha sonra daha iyi dorulanacak olsa bile, inanyoruz ki Nietzschede sadece Kant bir soyaac deil ayn zamanda yar ak yar sakl bir rekabet var. Nietzsche, Kant ele alndnda Schopenhauerin konumunda deil: Schopenhauer gibi, kantl diyalektik servenlerinden kurtarp ona yeni k yollar amaya niyetlenen bir yorumlamaya girimez, zira Nietzsche iin, diyalektik avatarlar 169 dardan gelmez ve bunlarn birincil nedeni, eletirinin yetersizlikleridir. Kantl kkten dntrmek, Kantn dnd anda ihanet ettii eletiriyi yeniden yaratmak, ar tasary yeni temeller zerinde ve yeni kavramlarla yeniden ele almak; Nietzschenin arad ve grnte bengi dn ile gcn iradesinde bulduu eyler ite bunlardr. 7. Nietzschenin Terminolojisi Kalan zmlemelere el atarken, u an Nietzschenin terminolojisindeki baz noktalar iyice yerletirmenin tam zaman. Dizgesel belirginliinden haksz yere phelenilen bu felsefenin btn amazl buna bal. Bu phe ne olursa olsun haksz yeredir, ister sevinmek, ister zlmek iin olsun. Aslnda Nietzsche ok belirgin yeni kavramlar iin ok belirgin yeni terimler kullanr: 1 Nietzsche kuvvetin soyktksel esine gcn iradesi der. Soyktksel szc ayrma ve oluuma ilikin (ayrmsal ve oluumsal) demektir. Gcn iradesi kuvvetlerin ayrmsal esi, yani ilikide olduu varsaylan iki ya da daha ok saydaki kuvvetin nicelik ayrmn reten edir. Gcn iradesi kuvvetin oluumsal esidir, yani iliki iindeki her bir
169 Hindu dininde, tanr Vinunun dnyaya her seferinde yeniden baka bir biimle gelmi hali.

80

Nietzsche ve Felsefe

kuvvete den nitelii reten edir. Gcn iradesi ilkesi rastlanty ortadan kaldrmaz, tam tersine onu ierir nk rastlant olmadan ne yorumsall kalr ne de bakalam. Rastlant, kuvvetlerin ilikiye geirilmesidir, gcn iradesi bu ilikinin belirleyici ilkesidir. Gcn iradesi zorunlu olarak kuvvetlere eklenir ama ilikiye geirilen bu kuvvetlere ancak rastlantyla eklenir. Gcn iradesi rastlanty kalbinde duyar, muktedirdir. btn bir rastlanty olumlamaya sadece o

2 Soyktksel e olarak gcn iradesinden hem ilikideki kuvvetlerin nicelik ayrm hem de bu ayn kuvvetlerin her birinin nitelii kar. Nicelik ayrmna gre kuvvetler ya hkmeden ya da hkmedilendir. Niteliklerine gre de etkin ya da tepkindirler. Tepkin veya hkmedilen kuvvette de tpk etkin ve hkmeden kuvvette olduundaki gibi gcn iradesi vardr. u halde, nicelik ayrm ortadan kaldrlamayacandan dolay, eer mevcut kuvvetlerin nitelikleri yorumlanmyorsa bu nicelik ayrmn lmeyi istemek de bounadr. Kuvvetler esasen ayrmlamlardr ve nitelenmilerdir. Kuvvetler, nicelik ayrmlarn, her birine den nitelikle ifade ederler. Yorumlamann yle bir sorunu var: Verilen bir fenomende veya olayda, kuvvetin, kuvvete anlam veren niteliini kestirmek ve buradan da mevcut kuvvetlerin ilikisini lmek. Unutmamalyz ki yorumlama her durumda, her trden gle ve nazik soruna arpmaktadr: Burada, kimyasal elementlerde bulunan trden son derece keskin bir alg gerekiyor; 3 Kuvvetlerin niteliklerinin ilkesi gcn iradesidir. Eer kim yorumluyor? diye sorarsak gcn iradesi diye cevap veririz; 170 yorumlayan gcn iradesidir . Ancak, bylelikle kuvvet
170

G, I, 204 ve II, 130.

81

Nietzsche ve Felsefe

niteliklerinin kayna olmak iin bizzat gcn iradesinin de nitelikleri, stelik kuvvetinkinden daha uucu, zellikle de daha akkan nitelikleri olmaldr. Hkm sren, gcn iradesinin tmden anlk niteliidir171. Demek ki gcn iradesinin dorudan oluumsal veya soyktksel eyle ilikili nitelikleri, ilk olana dair, dle dair bu akkan bu niteliksel eler kuvvetin nitelikleriyle kartrmamaldr. Nietzsche tarafndan kullanlan terimler zerinde durmak da bu yzden nemlidir: Etkin ve tepkin, kuvvetin kkensel niteliklerini gsterirken, olumlayc ve olumsuz gcn iradesinin ilksel niteliklerini gsteriyor. Olumlamak ve yadsmak, deer bimek ve deersizletirmek gcn iradesini ifade ediyor, tpk kuvveti ifade eden etkimek ve tepkimek gibi. (Nasl ki tepkin kuvvetler daha hl birer kuvvettirler, yadsma istenci, hiilik de bir gcn iradesidir: bir yokolma istenci, yaama bir dmanlk, yaamn temel koullarn kabul etmeyi bir reddedi ama bu en azndan bir istentir ve hep yle kalr172). Bizim en byk nemi bu iki tr niteliin ayrt edilmesine vermemizin nedeni, bunun, Nietzschenin felsefesinin her zaman tam gbeinde bulunmasdr; etki ve olumlamayla birlikte tepki ve olumsuzlama arasnda derin bir ilgi, sessiz bir anlama vardr ama hibir karklk yoktur. Dahas, bu ilgilerin belirlenmesi tm bir felsefe yapma sanatn sokar iin iine. Bir taraftan her etkide olumlama ve her tepkide olumsuzlama olduu apakken dier taraftan etki ve tepki daha ziyade olumlayan ve yadsyan gcn iradesinin aralar veya aletleri gibidir: Tepkin kuvvetler hiiliin aralardr. Ve yine dier taraftan, etkinin olumlamaya tepkinin de yadsmaya ihtiyac vardr, bu onlar aar ama kendi amalarn gerekletirmeleri gereklidir. Sonuta, daha derinde, olumlama ve
171 172

G, II, 39. AS, II, 28.

82

Nietzsche ve Felsefe

yadsma etki ve tepkinin tesindedir nk bunlar bizzat oluun dorudan nitelikleridir: Olumlama etki deildir ama etkin oluun gcdr, bizzat etkin olutur; yadsma basite tepki deildir, tepkin olutur. Her ey olumlama ve yadsma sanki etki ve tepkiye gre hem ikin hem de aknm gibi cereyan ediyor; olumlama ve yadsma, kuvvet a sayesinde olu zincirini meydana getiriyor. Olumlama, oluun varl, bizi Dionysosun muzaffer dnyasna sokar; yadsma da tepkin glerin kt o kayg verici dibe frlatr; 4 Btn bu nedenlerden dolay Nietzsche unu syleyebiliyor: Gcn iradesi sadece yorumlamakla kalmaz, ayn zamanda deer de bier173. Yorumlamak, eye bir anlam veren kuvveti belirlemektir. Deerlendirmek ise eye bir deer veren gcn iradesini belirlemektir. Demek ki deerler, deerlerini saladklar yer bakmndan soyutlanmazken, anlam, imlemini ald yer bakmndan soyutlanyor. Anlamn imleminin ve deerlerin deerinin tredii soyktksel e ite bu gcn iradesidir. nceki blmn bandan beri adn vermeden yine bu gcn iradesinden bahsediyoruz. Anlamn imlemi, kendisini eyde ifade eden gcn niteliine dayanr: Bu kuvvet etkin mi yoksa tepkin midir ve tabii hangi ayrtdan dolay? Deerin deeri, uygun eyde kendisini ifade eden gcn iradesinin niteliine dayanr: Gcn iradesi burada olumlayc m yoksa olumsuz mudur ve hangi ayrtdan dolay? Bu yorumlama ve deer bime sorunlar, birbirine gnderme yaptka, birbirinin iine daldka felsefe yapma sanat daha da karmaklar. Nietzschenin soylu, yksek, efendi dedii ey kimi zaman etkin kuvvet kimi zaman da olumlayc istentir. Aa, baya, kle dedii ey de kimi kez tepkin kuvvet kimi kez de olumsuz istentir. Neden bu terimleri kullandn sonra anlayacaz. Ancak, bir deerin her zaman bir soykt vardr ve bizi inanmaya,
173

G, II, 29: Her isten bir deerlendirme ierir.

83

Nietzsche ve Felsefe

hissetmeye veya dnmeye davet ettii eyin soyluluu veya aal bu soykte baldr. Hangi aalk kendi ifadesini bir deerde bulur veya hangi soyluluun ifadesi bir dier deerdedir, bunu sadece bir soyktk aa karmaya becerebilir nk o ayrmsal eyi elinde tutup kullanmay bilir: Deerlerin eletirisinde ustadr174. Deerlerde, en soylu eyi mi yoksa en aa eyi mi ierdiklerini bulmak iin delinmesi gereken kaplar veya krlmas gereken heykeller grmedike deer mefhumuna btn anlamn kaybettiririz. Sadece soyluluun heykelleri tpk Dionysosun salm uzuvlar gibi yeniden birleebilir. Genel olarak deerlerin soyluluundan bahsetmek, kendi aaln saklamas fazlasyla yararna olan bir dncenin kantdr: Btn deerlerin anlam ve kesinkes de deeri, yine bu deerlerin aa, baya, kle olan her eyin sna ve grn olmasndan kaynaklanmyor sanki... Deerler felsefesinin kurucusu Nietzsche daha uzun yaasayd, en nazik mefhumunun en dz ayak, en aa ideolojik konformizme dndn, buna yaradn grecekti; deerler felsefesinin eki darbeleri yac svazlamalara dnr; polemik ve taknln yerini hn alr; yerleik dzenin titiz gardiyan, yrrlkteki deerlerin kpei... Ve soyktk de klelerin elindedir: Niteliklerin unutuluu bu, kkenlerin unutuluu 175. 8. Kken ve Tersyz Edilmi mge
174 AS, nsz, 6: Ahlki deerlerin eletirisine zorunluyuz ve her eyden nce de bu deerlerin deeri sorgulanmal. 175 Deerler kuram, deerlendirmek=yaratmak ilkelerini grmez olduu oranda kknden uzaklar. Nietzscheci esin zellikle M. Polininki gibi deerlerin yaratlmasn ieren aratrmalarda diriliyor. Bununla birlikte Nietzsche iin deerlerin yaratmnn ballamas, hibir durumda, bu deerlerin temaas deil, geerli olan btn deerlerin kkten eletirisi olmaldr.

84

Nietzsche ve Felsefe

Kkende, etkin ve tepkin kuvvetlerin ayrm vardr. Etki ve tepki bir art ardalk ilikisi iinde deil, bizzat kkende bir evarbulunma iindedirler. Etkin glerin olumlamayla, tepkin glerin de olumsuzlamayla birliktelikleri u ilkede ortaya kar: Olumsuz her zaman tmden tepkinin yanndadr. Bunun tam tersine, sadece etkin kuvvet kendisini, ayrmn olumlar, ayrmn bir zevk ve olumlama nesnesi yapar. Tepkin kuvvet boyun edii zaman bile etkin kuvveti snrlar, ksmi snrlama ve kstlamalar dayatr, etkin kuvvet oktan olumsuz zihnince ele geirilmitir 176. te bu yzden kkenin kendisi, bir anlamda kendisinin tersyz edilmi imgesini ierir: Tepkin kuvvetler tarafndan bakldnda, soyktksel ayrmsal e tersten grnverir, ayrm olumsuzlama olur, olumlama eliki olur. Kkenin tersyz olmu bir imgesi kkene elik eder: Etkin kuvvetler asndan evet olan, tepkin kuvvetler asndan hayr oluverir, kendini olumlamak dierini olumsuzlamak oluverir. Nietzsche buna deer biici bakn tersine dnmesi 177 der. Etkin kuvvetler soyludurlar ama tepkin kuvvetlerden yansyan plebce bir imgenin karsnda bulurlar kendilerini. Soyktk ayrm veya ayrt etme sanatdr, soyluluk sanatdr ama tepkin kuvvetlerin aynasnda bu tersten grnr. O zaman da soyktn imgesi bir evrim imgesi gibi ortaya kar. Ve bu evrim kimi kez Alman geleneindeki gibi diyalektik ve hegelci olarak, elikinin geliimi olarak, kimi kez de ngiliz geleneindeki gibi, yararc bir tretmenin, kazancn ve karn geliimi olarak anlalr. Ancak hakiki soyktk, znde tepkin olan evrimciliin verdii imgede hep karikatrn bulur: ster ngiliz olsun ister Alman,
AS, II, 11. GM, I, 10. (Kendini olumlamak veya basite bir olayn sonucunda olumsuzlamak yerine, tepkin gler, onlardan farkl olan olumsuzlamakla balarlar ie, kendilerinden olmayana kar karlar ncelikle).
177 176

85

Nietzsche ve Felsefe

evrimcilik, soyktn tepkin imgesidir 178. Daha kkenden itibaren, onlar meydana getiren ayrm kkende reddetmek, tredikleri ayrmsal eyi tersyz etmek ve onun bozulmu bir imgesini vermek, tepkin kuvvetlerin bir zelliidir. Ayrm nefret dourur 179. te bu yzden tepkin kuvvetler kendilerini kuvvet olarak grmezler ve bunu byle anlayp ayrm kabul etmektense kendilerinin aleyhine dnerler. Nietzschenin saldrd dnce vasatl, fenomenleri tepkin kuvvetlerden itibaren yorumlama ve deerlendirme manisini yanstr, her ulusal dnce tr kendi tepkin kuvvetlerini seer. Ancak bizzat bu maninin kkeni yine kkendedir, tersyz olmu imgededir. Vicdan ve vicdanlar bu tepkin imgenin irilemesidir. Bir adm daha ileri giderek varsayabiliriz ki elverili i ve d koullar sayesinde tepkin kuvvetler etkin kuvveti yener ve onu etkisiz hale getirirler. Kkenden ktk artk, tersyz edilmi bir imge deil de bu imgenin gelimesi sz konusu, bizzat deerlerin tersyz edilmesi sz konusu 180; alttaki ste kar, tepkin gler galip gelir. Eer yeniyorlarsa, bunun nedeni, olumsuz istenci, imgeyi gelitiren hilik istencidir; ama bu zafer hayli bir zafer deildir. Soru u: Tepkin kuvvetler nasl yeniyorlar? yle ki: Tepkin kuvvetler etkinlere galip geldiklerinde, hkmedici, saldrgan ve boyunduruku olma sras onlarda m, bunlarn toplam zaman geldiinde etkin olacak daha byk bir kuvvet oluturuyor mu? Nietzschenin cevab udur: Tepkin kuvvetler, biraraya gelirken bile etkin olacak daha byk bir kuvvet meydana getirmezler. Bambaka davranrlar: Ayrtrrlar; etkin
178 Evrim olarak soyktn ngiliz kavran zerine: AS, Giri, 7 ve I, 1-4. ngiliz dncesinin vasatl zerine: K, 253. Evrim olarak soyktn Alman kavran ve bu kavrayn vasatl zerine: GS, 357 ve K, 244. 179 K, 263. 180 AS, I, 7.

86

Nietzsche ve Felsefe

kuvveti yapabilecei eyden ayrrlar; etkin kuvvetten gcnn bir ksmn veya tmn karrlar; byle etkin olmazlar ama tam tersine etkin kuvveti kendilerine katarlar, etkin kuvvet yeni bir anlamda tepkin olur. Kkeninden itibaren ve geliirken, tepki kavramnn imlem deitirdiini grebiliyoruz: Etkin bir kuvvet tepkin (ilk anlamyla) kuvvetler tarafndan yapabilecei eyden ayrldnda tepkin duruma (yeni anlamda) geliyor. Nietzsche byle bir ayrmann nasl olabileceinin zmlemesini ayrntlaryla yapacaktr. Ancak unu imdiden belirtmeliyiz ki Nietzsche, tepkin kuvvetlerin zaferini tepkin kuvvete stn olan bir birleme olarak deil, bir karma veya blme olarak gstermekte titizdir. Nietzsche beer dnyadaki tepkin zaferin yzlerinin zmlemesine tm bir kitap harcayacaktr: Hn, huzursuz vicdan, ileci ideal; her bir durum iin, tepkin kuvvetlerin stn bir kuvvet meydana getirerek deil de etkin gc ayrarak yendiklerini gsterecektir 181. Bu ayrma, her durumda bir kurmacaya, bir yutturmacaya, bir arptmaya dayanr. Olumsuz ve ters imgeyi gelitiren, etkin kuvvetten gc ayran hep hilik istencidir. Zaten karma ileminde, saynn olumsuz (eksi) kullanmnn da kantlad hayli bir ey vardr. imdi, eer tepkin kuvvetlerin zaferinin saysal bir evriyazsn vermek istiyorsak, tepkin kuvvetlerin hep beraber etkin kuvvetten daha kuvvetli olacaklar bir toplama ilemine deil, etkin kuvveti yapabilecei eyden ayran ve o etkin kuvveti bizzat tepkin yapmak iin de onun ayrmn yadsyan bir karma ilemine bavurmalyz. u halde, tepkinin tepki olmay brakmasna galip gelmesi yetmez; tam tersine, etkin kuvvet, yapabilecei eyden tepkin kuvvet tarafndan kurmacayla ayrldnda bu yzden hi de gerekten tepkin olmuyor deildir, hatt gerekten bu yolla tepkin olur. Nietzschenin baya, soysuz, kle szcklerini kullanmas
181

Bkz. ASnn almas.

87

Nietzsche ve Felsefe

uradan geliyor: Bu szckler ste kan, etkin kuvveti tuzaa eken ve efendilerin yerine klelii brakmayan kleleri geiren tepkin kuvvetlerin durumunu gsterir. 9. Kuvvetlerin llmesi Sorunu te bu yzden kuvvetleri ne soyut bir birimle lebiliriz, ne de bir dizgede gerek durumlarn lt aldmz kuvvetlerin her birinin nicelik ve niteliini belirleyebiliriz. Dedik ki, etkin kuvvetler stn kuvvetlerdir, hkmedici ve en kuvvetli kuvvetlerdir. Ancak, ast kuvvetler de nicelikteki astlklarn, nitelikteki tepkinliklerini ve kendi tarzlarnda klelii elden brakmadan onlara galip gelebilirler. G stencinin en nemli cmlelerinden biri de udur: Zayflara kar her daim savunulmaldr kuvvetliler 182. unlar etkindir, unlar tepkindir sonucunu karmak iin bir kuvvetler dizgesinin olgu durumuna veya kuvvetlerin kendi aralarndaki mcadelenin akbetine yaslanlamaz. Darwine ve evrimcilie kar Nietzsche unu koyar ortaya: Tut ki byle bir mcadele var (ve gerekten de var), bu mcadele ne yazk ki Darwin okulunun arzulad veya onlarla birlikte bakalarnn da belki arzulamaya cesaret edecekleri eyin tam tersine sonulanyor; yani kuvvetlinin, imtiyazlnn, o bahtiyar istisnann aleyhine 183. Yorumlama sanat ncelikle u anlamda zordur: Galip gelen kuvvetlerin ast veya st, tepkin veya etkin olduuna, hkmedilen mi yoksa hkmeden mi olarak galip geldiklerine karar vermeliyiz. Bu alanda olgular yoktur, yorumlamalar vardr. Kuvvetlerin lmn soyut fiziin bir yntemi olarak deil, somut bir fiziin temel edimi olarak dnmeli; yle byle bir teknik olarak deil, ayrm ve nicelii olgu durumundan bamsz olarak (Nietzsche buna bal
182 183

G, I, 395. OD, acl Olmayan Aylaklklar, 14.

88

Nietzsche ve Felsefe

olarak bazen varolan toplumsal dzenin dnda sanat olarak dnmeli.

184

der) yorumlama

Bu sorun eski bir polemii, Sokrates ile Kalikres arasndaki nl tartmay yeniden ayor. Nietzscheyi Kaliklese hangi noktada yakn buluyoruz, bundan da te, Kaliklesin dorudan Nietzsche tarafndan tamamlandn hangi noktada dnyoruz? Kalikles doa ve yasay ak seik grmeye alr. Kuvveti, yapabilecei eyden ayran her eye yasa der; ve yasa bu anlamda zayflarn kuvvetlilere zaferini ifade eder. Nietzsche buna, tepkinin etkiye zaferini ekler. yle ki, bir kuvveti soyunduran her ey tepkindir, yapabilecei eyden ayrlm olan kuvvetin durumu da tepkindir. Bunun tam tersine sonuna kadar giden her g etkindir. Bir kuvvet varsn sonuna kadar gitsin, bu bir yasa deildir, hatt yasann zdddr 185. Sokrates Kaliklese yant verir: Doa ve yasay ak seik grmek yersizdir, zira eer zayflar zayf olarak galip geliyorsa, hepsi birleip kuvvetliden daha kuvvetli bir kuvvet oluturduklarndan dolaydr; yasa, bizzat doann bak asndan muzafferdir. Kalikles anlalmam olduundan yaknmaz, tekrar girer sze: Kle, zaferle birlikte klelii brakmaz, zayflar zafer kazandklarnda, bu, daha byk bir g meydana getirdiklerinden dolay deil, kuvveti, yapabilecei eyden ayrdklarndan dolaydr. Kuvvetleri soyut olarak karlatrmamaldr, doa bakmndan somut kuvvet, nihai sonucuna varan, gcnde veya arzusunda sonuna kadar giden kuvvettir.

G, III, 8. G, II, 85: Kimyada her elementin, kendi gcn, yapabildiince uzaa yayd grlr; II, 374: Yasa yok; her g her an kendi nihai sonularn da beraberinde getirir; II, 369: Kimya yasalarndan konumaktan kanyorum, bu yasa szcnn arkasnda hep bir ahlk tad var. Sz konusu olan daha ziyade g bantlarn mutlak bir ekilde saptamaktr.
185

184

89

Nietzsche ve Felsefe

Sokrates ikinci kez itiraz eder: Seni ilgilendiren ey Kalikles, haz Sen btn iyiyi hazla tanmlyorsun Sofistle diyalektiki arasnda ne getii, yani hangi tarafn iyi niyetli ve kesin bir aklyrtmesi olduu fark edilecektir. Kalikles saldrgan, ama hnc yok. Konumaktan vazgemeyi yeliyor nk ak ki Sokrates ilk sefer anlamyor ve ikincisinde de baka ey konuuyor. Sokratese arzunun, hazzn ve acnn birliktelii olmadn, bu haz ve acnn da o arzuyu tecrbe etmenin acs veya onu doyurmann hazz olmadn nasl aklamal? Haz ve acnn sadece birer tepki, tepkin kuvvetlerin birer zellii ve uyum salama veya salamamann kayd olduunu ona nasl aklamal? Ve yine ona, zayflarn daha kuvvetli bir kuvvet meydana getirmedikleri nasl kavrattrlacak? Sokrates bir lde anlamad, bir lde de dinlemedi; diyalektik hn ve intikamczihinle dopdolu. Bakasna gelince mklpesent, kendisine cevap verilince ineleyici 10. Hiyerari Nietzsche de Sokratesleriyle karlayor. Bunlar zgr kafalardr186. Neden yaknyorsunuz? Eer stn bir g oluturmuyorlarsa, zayflar nasl zafer kazanacaklar? derler. Olan biten budur. Bunun nnde eilelim 187. Modern pozitivizm byledir: Deerlerin eletirisi yrtlmek istenir, akn deerlere her bavuru reddedilir, geersiz ilan edilir bunlar ama yanl anlalmasn, byle yaplmasnn nedeni ayn deerleri gndelik dnyay yneten kuvvetler olarak tekrar bulmak iindir. Kilise, ahlk, devlet, vs; bunlarn deeri, bunlardaki insani kuvvet ve ierie hayran olmak iin
186 Libre penseur: dini konularda sadece akla bel balayan ve hibir yerleik dogmann etkisinde kalmak istemeyen kimse (free thinker). (.n.) 187 AS, I, 9.

90

Nietzsche ve Felsefe

tartlr sadece. zgr kafalnn, her olumlu ierii ve olumlu her eyi ele almak istemek gibi balbana bir manisi vardr ama ne bu szmona olumlu ieriklerin doasn sorar kendisine, birbiriyle uyuan insan kuvvetlerin niteliinin kkenini. Nietzschenin faitalisme 188 dedii ey budur. zgr kafa dinin ieriini tekrar ele almak ister ama kendisine hibir zaman, Din, daha ziyade darda kalmalar yelenecek en baya kuvvetleri, tam da insann en baya kuvvetlerini iermiyor mu? diye sormaz. Bu yzden zgr kafann ateizmine gven olmaz, demokrat ve sosyalist olsa da: Kilise bizi tiksindiriyor ama zehiri deil 189. zgr kafann pozitivizminin ve hmanizminin karakteri ite budur: Olguculuk, yorumlama zayfl, kuvvetin niteliklerini bilmedeki cahillik. Herhangi bir ey, insani bir kuvvet veya insani bir olgu olarak ortaya ktndan itibaren zgr kafa bunu alklad, hem de bu kuvvetin soyu baya mdr, bu olgu yksek bir olgunun kart mdr diye sormakszn (nsanca, ok nsanca); nk zgr kafa dncesi kuvvetin niteliklerini gz nnde bulundurmaz, tepkin glerin hizmetine yatkndr, onlarn zaferini dile getirir; nk olgu her zaman, gllerin karsndaki zayflar olgusudur; Hep aptaldr olgu, bir tanrdan ziyade bir danay andrr olmutur her zaman 190. Nietzsche zgr kafann karsna zgr zihni, yani kuvvetleri, onlarn kkeni ve nitelii bakmndan bizzat karar veren yorumlama zihnini koyar: Olgular yoktur, sadece yorumlamalar vardr 191. Nietzschede temel bir konudur zgr kafa eletirisi. Kukusuz byle nk bu eletiride kefedilen bak asnda pozitivizm, hmanizm ve diyalektik ayn anda saldrya
AS, III, 24. Fatalisme: kadercilik; faitalisme: (fait: olgudan) olguculuk, pozitivizm; Nietzschenin sz oyunu. (.n.) 189 AS, I, 9. 190 OD, I, Tarihsel ncelemelerin Yararlar ve Sakncalar, 8. 191 G, II, 133.
188

91

Nietzsche ve Felsefe

uruyor; pozitivizmin olgu beenisi, hmanizmin insani olguyu yceltmesi, diyalektiin insani ierikleri tekrar ele alma manisi. Nietzschede hiyerari szcnn iki anlam vardr. Hiyerari ilkin, etkin ve tepkin kuvvetlerin ayrmn, etkin kuvvetlerin tepkin kuvvetlere gre stn olmalarn ifade eder. Nietzsche bylelikle, hiyerarideki deimez ve doutan gelen sradan 192 ve hiyerari sorununun bizzat zgr kafalarn sorunu olduundan 193 bahsedebilmektedir. Ancak hiyerari, ayn zamanda tepkin glerin zaferinin, bu ayn tepkin kuvvetlerin salgnnn ve bunun ardndan gelen karmak rgtlenmenin de addr. Nerede zayflar yendiyse, nerede gller mikrop kaptysa, nerede hl kle olan kle artk efendi olmayan efendiye galip geldiyse, yasann ve erdemin hkmdarldr oras. Bu ikinci anlamda ahlk ve din yine hiyerarinin kuramlardr 194. Bu iki anlam karlatrldnda grlr ki ikinci birincinin ztt gibidir. Biz Kiliseyi, ahlk ve devleti her hiyerarinin efendileri ve zilyetleri yapyoruz. Biz ki esasen tepkiniz, biz ki tepkin olann zaferlerini etkin olann bir bakalam ve kleleri yeni efendiler gibi alyoruz, biz ki hiyerariyi tersten tanyoruz; sahip olduumuz hiyerariye mstahakz. Nietzsche daha az kuvvetli olana deil, kuvveti ne olursa olsun, yapabileceinden ayr drlm olana zayf veya kle der. Daha az kuvvetli olan, eer sonuna dek gidiyorsa, kuvvetli olan kadar kuvvetlidir nk daha az olan kuvvetini tamamlayan kurnazlk, keskin zek, nktedanlk ve htt ekicilik kesinkes ona aittir ve bunlar da onu daha az kuvvetli yapmaz 195. Kuvvetlerin llmesi ve nitelenmesi hibir bakmdan mutlak nicelie bal deildir, greli olan
192 193

K, 263. , nsz, 7. 194 G, III, 385 ve 391.

92

Nietzsche ve Felsefe

fiili hale baldr. Mcadelenin sonucu veya baar lt alnarak kuvvetlilie veya zayfla karar verilemez. Zira zayflarn galip gelmesi bir olgudur, htt olgunun zdr. Kuvvetlere karar vermek ilkin bunlarn nicelii (etkin veya tepkin), ikinci olarak, gcn iradesinin (olumlu ya da olumsuz) bu nicelie karlk gelen kutbuyla arasndaki ilgi, nc olarak da kuvvetin, ilgisine gre bizzat geliiminin u veya bu annda ortaya koyduu nitelik ayrts gz nne alndnda mmkndr. u halde tepkin kuvvet: 1) Yararc kuvvettir, uyum salama ve ksmi snrlama kuvvetidir; 2) Etkin kuvveti yapabilecei eyden ayran ve onu yadsyan kuvvettir; 3) Yapabilecei eyden ayrlm olan, kendini yadsyan, kendisinin aleyhine dnen kuvvettir (zayflarn veya klelerin hkmranl).
196 Buna kout olarak da etkin kuvvet: 1) Yorumsal kuvvettir, hkmedici ve boyundurukudur; 2) Yapabilecei eyde sonuna dek giden kuvvettir; 3) Ayrmn olumlayan, ayrmn bir zevk ve olumlama nesnesi yapan kuvvettir. Eer bu l karakter zellikleri hesaba katlrsa, kuvvetler, somut ve tam olarak tanmlanm olurlar.

11. G stenci ve G Duygusu Gcn iradesinin ne olduunu biliyoruz: Gcn iradesi, kuvvetin kuvvetle ilikisini belirleyen ve kuvvetin niteliini reten ayrmsal, syktksel edir. Dahas, gcn iradesi bir kuvvette kuvvet olarak grn etmelidir. Gcn iradesinin grnleri zenle incelenmelidir nk kuvvetlerin grelilii btnyle gcn iradesine baldr. Peki ama gcn iradesinin grn ne demektir? Kuvvetlerin ilikisi her
Zerdtn iki hayvan kartal ve ylandr: Kartal gldr ama ylan da kurnaz ve ekici olarak ondan daha az kuvvetli deildir. Z, Zerdtn n Konumas, 10. 196 ekillendirici.
195

93

Nietzsche ve Felsefe

durumda, bir kuvvetin, ondan aa veya stn kuvvetler tarafndan duygulandrlmas kadaryla belirlenir. Buradan da gcn iradesinin bir duygulanma yetisi olarak grn ettii ortaya kyor. Bu yeti, soyut bir olaslk deildir: likide olduu dier kuvvetler tarafndan zorunlu olarak her an doldurulmu ve fiile geirilmitir. Gcn iradesinin u ifte grnm artmayacaktr: Gcn iradesi bir taraftan kuvvetler arasndaki ilikiyi, bu kuvvetlerin oluumu veya remesi bakmndan belirlerken dier taraftan da ilikideki kuvvetlerce kendi grn bakmndan belirlenir. Bu yzden gcn iradesi her zaman, belirledii anda belirlenir, niteledii anda da nitelenir. u halde gcn iradesi ilkin, duygulanma yetisi olarak, bizzat duygulanm kuvvetin belirli yetisi olarak grn ediyor. Burada Nietzschedeki spinozac esini inkr etmek zor. Spinoza derin bir kuramda, her kuvvetin niteliine bir duygulanma yetisinin karlk geldiini sylyordu. Bir beden, ne kadar fazla biimde duygulanabiliyorsa o kadar da kuvvetli oluyordu; bir bedenin kuvvetini len veya gcn ifade eden de bu ayn duygulanma yetisiydi. Dier taraftan da bu yeti basit bir mantksal olaslk deildir zira ilikide olduu bedenlerce her an fiile geiriliyordur. Bu yeti ayrca, fiziksel bir edilginlik de deildir; belli bir bedenin tam uygun neden olmad duygulanmlar edilgindir sadece 197. Nietzschede ayn zamanda u da vardr: Duygulanma yetisi zorunlu olarak edilginlii deil de duygulanrl, duyarl ve duyumu ifade eder. Nietzsche ite bu anlamda, hatt gcn iradesi
Yorumumuz eer doruysa Spinoza, bir kuvvetin, duygulanma yetisinden ayrlmaz olduunu ve bu yetinin o kuvvetin gcn ifade ettiini Nietzscheden nce grd. Nietzsche Spinozay daha az eletirmez ama bunu baka bir nokta zerinde yapar: Spinoza bir gcn iradesi kavrayna ykselememiti, gc basit kuvvetle kartrm ve kuvveti tepkin biimde kavramt.
197

94

Nietzsche ve Felsefe

kavramn hazrlayp bu kavrama tm bir imlemini vermezden nce bir g duygusundan bahseder: G, Nietzsche tarafndan, bir isten meselesinden nce bir duygu ve duyarlk meselesi olarak ele alnr. Ancak, gcn iradesi kavramn bir kez tam olarak hazrlad m da ite bu ilk duygu ve duyarlk zellii bsbtn kaybolmaz, aksine, gcn iradesinin grn oluverir. te bu yzdendir ki Nietzsche, gcn iradesine mtemadiyen, dier tm duygularn tredii ilkel duygulanm biimi 198 veya daha iyisi gcn iradesi ne bir varlktt ne de bir olu, pathostur o 199 der. Yani gcn iradesi kuvvetin duyarl olarak grn eder; kuvvetlerin ayrmsal esi bunlarn ayrmsal duyarl olarak belirir. Gerek u ki, gcn iradesi inorganik dnyada da hkm srer, veyahut inorganik dnya yoktur. Uzaktan eylemi yadsmak olmaz; bir ey, baka bir eyi kendine eker, bir ey ekildiini hisseder. Temel olgu ite budur... Gcn iradesinin grn edebilmesi iin grd eyleri alglamaya ve zmlenebilir olann yaklatn hissetmeye ihtiyac vardr 200. Bir kuvvetin duygulanmlar, ona direnen eye sahip olduu ve ast kuvvetleri kendine itaat ettirdii srece etkindir. Kuvvet, itaat ettii st kuvvetlerce duygulandrldnda ise duygulanmlar o kuvvetlere tbi olur, duygulanmlarna o kuvvetler etkir. taat etmek burada da gcn iradesinin bir grnmdr. Ancak ast kuvvet, st kuvvetlerin ufalanmasna, blnmesine, bnyelerinde biriktirdikleri erkenin patlamasna yol aabilir. Nietzsche tam da bu anlamda olmak zere atomun paralanmas ile protoplazmann blnp canlnn remesi arasnda koutluk kurmay sever
198 199

201

. Gcn iradesini sadece ufalamak,

G, II, 42. G, II, 311. 200 G, II, 89. 201 G, II, 45, 77, 187.

95

Nietzsche ve Felsefe

paralamak ve ayrmak ifade etmez; ufalanma, paralanma ve ayrma da gcn iradesini ifade eder: Blme, gcn iradesinin bir sonucu olarak ortaya kyor 202. Biri ast dieri st olmak zere belli iki kuvvette, her ikisinin de zorunlu olarak duygulanma yetisiyle nasl dopdolu olduu grlr. Ancak bu duygulanma yetisi, uygun kuvvet bizzat bir tarihin veya duyarlkl bir oluun iine girmedike dolmaz: 1) Etkin kuvvet; etkime veya hkmetme gc. 2) Tepkin kuvvet; itaat etme veya etki alma gc. 3) Gelimi tepkin kuvvet; ufalama, blme, ayrma gc. 4) Tepkin hale gelen etkin kuvvet; ayr drlme gc, kendi aleyhine dnme gc 203. Duyarlk, kuvvetlerin oluundan baka bir ey deildir: Bir kuvvet evrimi vardr ve kuvvet bu evrim boyunca olur (rnein etkin kuvvet tepkin olur). Hatt kuvvetlerin pek ok oluu vardr, ki bunlar da birbirleriyle mcadele edebilirler 204. Bu yzden, etkin ve tepkin kuvvetlerin zellikleri arasnda koutluk veya kartlk kurmak yeterli deildir. Etkinlik ve tepkinlik, kuvvetin gcn iradesinden gelen nitelikleridir. Ancak, bizzat gcn iradesinin de nitelikleri, sensibilialar205 vardr, ki bunlar, kuvvetlerin olular gibidir. Gcn iradesi ilkin kuvvetlerin duyarlklar, ikinci olarak da kuvvetlerin duyulur oluu olarak grn eder: Pathos, bir oluun doduu en temel olgudur206. Kuvvetlerin oluu, kuvvetin nitelikleriyle kartrlmamaldr: Kuvvetlerin oluu bizzat kuvvetin niteliklerinin
G, II, 73. G, II, 171. ... doruundaki bu kuvvet, kendi aleyhine dndnde, hele bir kez rgtlenecek bir eyi olmasn, gcn rgtszletirmek iin kullanr. 204 G, II, 170: Sebep ve sonu yerine olularn mcadelesi; ounlukla rakip harcanr; olularn sabit bir says yoktur. 205 Duyarlk. (.n.) 206 G, II, 311.
203 202

96

Nietzsche ve Felsefe

oluudur, bu olu bizzat gcn iradesinin niteliidir. Ancak dorusu u ki, kuvvet, gcn iradesinden soyutlanamadka kuvvetin nitelikleri de kuvvetin oluundan soyutlanamaz: Kuvvetlerin somut bir incelemesi zorunlu olarak bir greyi iin iine sokar. 12. Kuvvetlerin Tepkin Oluu Aslnda kuvvetlerin gresi bizi zc bir sonuca gtryor. Tepkin kuvvet etkin kuvveti yapabilecei eyden ayrdnda etkin kuvvet de tepkin olur. Etkin kuvvetler tepkin olurlar. Olu szc en esasl anlamyla anlalmal: Kuvvetlerin oluu tepkin bir olu olarak ortaya kar. Peki baka trl olular yok mu? Duyumsadmz, deneyimlediimiz, tandmz olular ne yazk ki tepkin olulardr. Biz sadece, tepkin olularn varln deil ayn zamanda onlarn zaferini de gryoruz. Neyin sayesinde zafer kazanyorlar? Hilik istenci sayesinde, tepkinin olumsuzlama ile olan ilgisi sayesinde. Nedir olumsuzlama? Gcn iradesinin bir niteliidir, gcn iradesini hiilik veya hilik istenci olarak niteleyen, kuvvetlerin tepkin oluunu meydana getiren odur. Etkin kuvvet tepkin olur nk zaferi tepkin kuvvetler kazanyor dememeli; tam tersine, zafer kazanyorlar nk etkin kuvveti yapabileceinden ayrarak onu kendilerinkinden daha derin bir hilik istencine, dahas bir tepkin olua terk ediyorlar. te bu yzden tepkin kuvvetlerin tasvirleri (hn, huzursuz vicdan, ileci ideal) ncelikle hiiliin biimleridir. Kuvvetin tepkin oluu, hii oluu; kuvvetin kuvvetle olan ilikisinde esasen bu var ite. Baka trl bir olu var m? Belki de her ey bizi bunu dnmeye itiyor. Ancak, baka trl bir duyarlk, Nietzschenin de oklukla dedii gibi baka trl bir duyma biimi art. Bu soruya henz cevap veremiyoruz ama olabilirliini de gz nnde tutuyoruz. Ancak,

97

Nietzsche ve Felsefe

neden yalnzca tepkin oluu duyumsadmz ve tandmz sorabiliriz. nsan tepkin olu meydana getirdiine gre bu durumda insan esasen tepkin deil midir? Hn, huzursuz vicdan, hiilik psikolojik zellikler deil de insanda insancln esasdrlar. Bunlar, insan olma sfatyla insann ilkesidirler. nsan; yeryznn deri hastal, yeryznn tepkisi... 207 Zerdt, insanlara kar byk horgrsnden, byk tiksintisinden bu anlamda sz eder. Baka bir duyarlk, baka bir olu hl daha insana m ait olacaktr? Bengi dn iin insann bu durumu en nemlisidir. Bu durum bengi dn o derece ciddi biimde tehlikeye atar ve kirletir gibidir ki insan bizzat bir i sknts, irenme ve tiksinti nesnesi olur. Etkin kuvvetler geri gelseler de tekrar tepkin olurlar, ebediyen tepkin olurlar. Dahas tepkin kuvvetlerin bengi dn kuvvetlerin tepkin oluunun geri gelmesidir. Zerdt, bengi dn dnmesini sadece bir gizem ve sr olarak deil ama ayn zamanda mide bulandrc ve katlanlmas zor olarak da tantr 208. Bengi dnn ilk kez ortaya konmasn garip bir gr izler; azndan ar ve kara bir ylan karken kvranan, hrltlar karan, rpnan, yz gz arplm bir haldeki oban. Zerdt bu grsn daha sonra bizzat aklar: nsandan duyulan byk tiksinti, ite bu bodu beni, boazma bu girdi... Seni usandran insan, kk insan ebediyen geri gelecek... 209 Yazk! nsan ebediyen geri gelecek... Ve ebediyen geri geli , en kk insann bile geri gelii. Tm varolutan usanmamn nedeni 210 budur ite! Yazk! Tiksinti, tiksinti, tiksinti! Kk, aalk, tepkin insann bengi dn, bengi dn dnmesini katlanlmaz
207 208

Z, II, Byk Olaylar stne. G, IV, 235. 209 Bengi dn. (.n.) 210 Z, III, Nekahetteki Kii.

98

Nietzsche ve Felsefe

yapmakla kalmyor sadece, bengi dn bizzat imknszlatryor, bengi dne elikiyi sokuyor. Ylan bengi dnn bir hayvan; ancak, bengi dn tepkin kuvvetlerin bengi dn olduu lde ylan serpiliyor, ar ve kara bir ylan oluyor ve konumaya hazrlanan azdan dar salyor kendini. u halde oluun varl olarak bengi dn, hii bir olula nasl olumlanabilecektir? Bengi dn olumlamak iin ylann ban srp koparmak ve tkrp atmak gerekiyor. yleyse oban ne oban ne de insandr; deiti, aylaland, glyordu! nsanolu, onun gld gibi glmemiti yeryznde 211. Baka bir olu, baka bir duyarlk: stinsan. 13. Anlam ve Deerlerin Kartlar Birlii Bildiimizden farkl bir olu: Kuvvetlerin etkin bir oluu, tepkin kuvvetlerin etkin bir oluu. Byle bir oluu deerlendirmek pek ok soru ortaya karr ve yine ayn deerlendirme, bize, kuvvet kuramnn nietzscheci kavramlarnn dizgesel bantllklarnn son bir kant olarak da yaramaldr. lk varsaymdan balayalm. Nietzsche, kendi sonularnn sonuna dek giden kuvvete etkin kuvvet der; tepkin kuvvet tarafndan yapabilecei eyden ayr drlen etkin kuvvet u halde tepkin kuvvet olur; peki bu tepkin kuvvet yapabilecei eyde kendi tarznda sonuna dek gitmi olmuyor mu? Eer etkin kuvvet bu ayr drlmeden dolay tepkin hale geliyorsa bunun tam tersi olarak tepkin kuvvet de ayr drmekle etkin olmuyor mu? Etkin olma tarz bu deil mi? Somut olarak u: Yapabileceinde sonuna kadar gitmek sayesinde etkin olanda bir aalk, bir kahpelik, bir ahmaklk, vs. yok mu? Kaskat ve devasa ahmaklk 212 der Nietzsche. Bu varsaym sokratesi itiraz anmsatyor ama ondan bir hayli farkl. Aa
211 212

Z, III, Gr ve Gizem zerine. K, 188.

99

Nietzsche ve Felsefe

kuvvetlerin daha byk bir kuvvet oluturarak galip geldii sylenmiyor Sokrates gibi; deniyor ki, tepkin kuvvetler kendi sonularnda sonuna dek giderek, yani etkin bir kuvvet oluturarak galip geliyorlar. uras kesin ki tepkin kuvvet farkl bak alarndan anlalabilir. rnein hastalk. Hastalk beni yapabileceklerimden ayr drr; tepkin bir kuvvet olarak hastalk beni tepkin klar, olanaklarm azaltr ve beni uyum salamaktan baka bir ey yapamayacam, daraltlm bir yere hapseder. Ancak, baka bir tarzda da bende yeni bir gc ortaya karr, ahsma ait klabileceim yeni bir istenle donatr beni, ki bu isten garip bir yapabilirliin sonuna dek gidiyordur. Bu u yeti pek ok eyi ortaya srer, rnein unu: Daha salkl kavram ve deerlere hastann gzyle bakmak... 213. Nietzsche iin nemli bir kartlarn birliini kefediyoruz: Nietzschenin, tepkin zelliini if ve bylendiini de birka satr veya sayfa sonra itiraf ettii btn kuvvetler, bize atklar bak noktas ve kant olduklar kayg verici gcn iradesi dolaysyla soyludurlar. Bunlar bizi yapabilirliimizden ayr drrler ama bize ayn zamanda baka bir yapabilirlik, hem nasl da tehlikeli, nasl da ilgin bir yapabilirlik verirler. Bize yeni duygulanmlar verirler, duygulanmann yeni yollarn retirler. Kuvvetlerin tepkin oluunda tehlikeli ve hayranlk uyandrc bir eyler var. Sadece hasta adam deil, din adam da bu ifte grnm sergiliyor: Bir taraftan tepkin insan, dier taraftan yeni bir gcn insan214. Dorusunu sylemek gerekirse, eer gszler olmasayd
EH, I, 1. AS, I, 6: te bu esasen tehlikeli varolu biiminin, bu rahipe varolu biiminin topranda insan garip bir hayvan olmaya balad; ite tam da burada, insan ruhu ilhi anlamda derinlik ve ktcllk kazand. AS, III, 15: Kendisinin de hasta olmas, hastalarla, nasipsizlerle yakndan ilgisi olmal ki onlar anlasn, onlarla anlasn; ancak, dier taraftan da kuvvetli
214 213

100

Nietzsche ve Felsefe

insanlk tarihi budalaca bir ey olacakt, zeky gszler diriltti insanlk tarihinde 215. Nietzsche Sokratesten, sadan, musevilikten, hristiyanlktan, bir k veya soysuzlama biiminden sz ettii her seferinde, eylerin, varlklarn ve kuvvetlerin meydana getirdii bu kartlarn birliini kefedecektir. Bununla birlikte, beni, yapabileceimden ayr dren kuvvetle, beni yeni bir yapabilirlikle donatan kuvvet yine ayn kuvvet midir? Hastalnn klesi olan hasta ile bunu bir kefetme, hkmetme, gl olma yolu olarak kullanan hasta yine ayn hasta mdr? Meleyen koyunlar gibi olan inanllarn dini ile yeni yrtc kular misali baz rahiplerin dini yine ayn din midir? Aslnda, tepkin kuvvetler ayn tepkin kuvvetler deildir ve hilik istenciyle ilgilerinin derecesini az ya da ok gelitirmelerine bal olarak ayrtlar deiir. Hem itaat eden hem de diren gsteren tepkin kuvvet; etkin kuvveti yapabilecei eyden ayr dren tepkin kuvvet; etkin kuvveti bozup, onu, tepkin oluunun sonuna hilik istenciyle vardran tepkin kuvvet; nceden etkin olup da yapabilme yetisinden ayr dmesiyle tepkin olan, ardndan da kendi aleyhine dnen ve kendi ykmna varan tepkin kuvvet: te baka hi kimsenin yorumlamay bilemeyip de soyktknn yorumlamas gereken farkl ayrtlar, farkl duygulanmlar, farkl trler. ke ilikin ne kadar mesele varsa hepsinde tecrbem olduunu sylememe bilmem gerek var m? Asndan Zsine bilirim ben bunu, dzden de okurum, tersten de. Bu telkri sanat, bu dokunma ve anlama ii, ayrty sezme igds, bu kesine bakma psikolojisi, yani benim belirleyici niteliklerimin

olmal, bakalarndan ziyade kendisinin efendisi, kendi gcn iradesinde sarslmaz olmal ki hastalar ona kar hem gven, hem de kayg duysunlar. 215 AS, I, 7.

101

Nietzsche ve Felsefe

hepsi... . Yorumlama sorunu: Tepkin kuvvetlerin durumunu her seferinde yorumlamak, yani olumsuzlamayla, hilik istenciyle olan ilikide eritikleri gelimenin derecesini yorumlamak. Ayn yorumlama sorunu etkin kuvvetler bakmndan da ortaya kyor. Her seferinde, ayrtlarn veya durumlarn, yani eylem ve olumlama arasndaki ilikinin geliim derecesini yorumlamak. Hilik istencini izleyerek devasa ve byleyici olan tepkin kuvvetlerin yan sra olumlamann glerini izlemeyi bilemeyip devrilen etkin gler de var (greceiz ki bu, Nietzschenin kltr veya stn insan 217 dedii eyin sorunudur). Sonuta deerlendirme, yorumlamann sergilediinden ok daha fazla bir kartlar birlii sergiliyor. Olumlamann kendisine bizzat olumsuzlamann gzyle ve olumsuzlamaya da olumlamann gzyle karar vermek; olumlayc istence hii istencin ve hii istence de olumlayan istencin gzyle karar vermek: Soyktknn sanat budur ite ve soyktk bir hekimdir. Daha salkl kavram ve deerleri bir hastann gzyle incelemek ve bunun tam tersi olarak da takn bir yaamn dopdoluluunun ve kendine gven hissinin bilinciyle k igdsnn esrarl ileyiine daldrmak baklar... Ancak, anlam ve deerlerin kartlar birlii ne olursa olsun, biz bundan, tepkin kuvvetin yapabilecei eyde sonuna dek gitmesiyle etkin olaca sonucunu karamayz. Zira sonuna dek gitmek ve nihai sonulara gitmek cmlelerinin, olumlamaya veya olumsuzlamaya, kendi ayrmn olumlamaya veya ayr olan olumsuzlamaya gre iki anlam vardr. Tepkin bir kuvvet nihai sonularn gelitirirken, bunu, ona muharrik grevi gren olumsuzlamayla, hilik istenciyle yapar. Etkin olu ise, tam tersine,
216 217

216

EH, I,1. Surhomme karl olarak deil, lhomme suprieur karl olarak...

102

Nietzsche ve Felsefe

eylemi olumlamayla ilgili sayar; bir kuvvetin, etkin olmak iin yapabilecei eyin sonuna dek gitmesi tek bana yeterli deildir, yapabilecei eyi bir olumlama nesnesi klmaldr. Nasl ki tepkin olu olumsuzlaycdr ve olumsuzlama ieriyorsa, etkin olu da olumlaycdr ve olumlama ierir. 14. Bengi Dnn kinci Grnm: Etik ve Ayklayc Bir Dnme Olarak Bengi Dn Ne hissedilen ne de bilinen bir etkin olu, ancak bir ayklamann rn olarak dnlebilir. Ezamanl ifte ayklama: Kuvvetin faaliyetinin ve istenteki olumlamann ayklamas. Ancak ayklamay yapacak olan kim? Ayklayc ilke ne olacak? Nietzsche yle cevaplyor: Bengi dn. Az nce tiksinti nesnesi olan bengi dn tiksintiye galip gelir ve Zerdt nekahetteki, avunmu kii yapar218. Peki bengi dn hangi anlamda ayklaycdr? ncelikle, bir dnme olma sfatyla istence, klgsal bir kural verir 219. Bengi dn, iradeye, tpk Kant kural gibi kat bir kural verir. Grdmz o ki bengi dn, fizik bir reti olarak, kurgul bireimin yeni bir biimidir. Etik bir dnme olarak da bengi dn, klgn bireimin yeni bir biimidir: Ne istiyor olursan ol, istediin eyi, onun bengi dnn isteyecek ekilde iste. Yapmak istediin her eyde, bunu sonsuz kere kesinkes istiyor muyum diye sormakla bala ie; bu senin 220 iin en kararl arlk merkezi olur . Dnyada bir ey var ki Nietzschenin midesini bulandryor: Kk tavizler, kk zevkler, kk sevinler, bir kez ama sadece bir kez uzlalan her ey. Bir nceki gn sylenmesi kouluyla bir sonraki gn tekrar yaplabilecek
218 219

Z, III, Nekahetteki Kii. G, IV, 229, 231: Byk ayklayc dnme. 220 G, IV, 242.

103

Nietzsche ve Felsefe

her ey: Yarn artk hi yapmayacam; takntl kiinin tm merasimi budur. Hatt, kendilerine bir kerecik bir arla izin veren u yal kadnlar gibi davranyoruz ve onlar gibi dnyoruz. Yazk ki ne yazk! Vazgeemeyecek misiniz btn u yarm istemelerden, eylemde olduu kadar tembellikte de karar klmayacak msnz! Yazk! Anlamayacak msnz u szm: Hep istediinizi yapn ama nce isteyebilen kiiler olun 221. Bengi dnn isteyen bir tembellik, bengi dnn isteyen bir ahmaklk, bir aalk, bir tabanszlk, bir ktcllk... Bengi dnn burada ayklamay nasl yerine getirdiini daha iyi grelim. Bengi dn dnmesidir ayklayan. stemeyi, btncl bir ey yapar. Bengi dn dnmesi, bengi dnn dna den her eyi istemenin de dnda brakr, istemeyi bir yaratma yapar ve u denklemi kurar: stemek=yaratmak. Bylesi bir ayklamann Zerdt'n hrslarnn daha aasnda kald apaktr. Bu ayklama belli baz tepkin durumlar ayklamakla, en az gelimileri arasndan belli baz tepkin kuvvetleri ayklamakla yetiniyor. Ancak, yapabileceklerinde kendi tarzlarnda sonuna dek giden ve hii istente gl mteharriihi bulan tepkin kuvvetler ilk ayklamaya direnirler. Bengi dnn uzana dmenin tesinde bengi dnn tam da iine girerler ve onunla birlikte geri geliyormu gibi gibidirler. Bundan tr de ikinci bir ayklama belirlenmelidir. Ancak bu ikinci ayklama Nietzsche'nin felsefesinin en karanlk noktalarn iin iine katyor ve bengi dn retisinde handiyse gizemci bir e tekil ediyor. O halde bizim, nietzsheci izleklerin bir dkmn yapp ayrntl bir kavramsal aklamay daha sonraya brakmamz gerekiyor: 1) Bengi dn iin neden "hiiliin en u biimi" 222 deniyor? Ve eer bengi dn hiiliin en u
221 222

Z, III, Klten Erdem zerine. G, III, 8.

104

Nietzsche ve Felsefe

biimiyse dier taraftan bengi dnten ayrlm veya soyutlanm hiilik ne kadar da uzaa gitse, ne kadar da gl olsa kendisinde hep bir "tamamlanmam hiiliktir 223. Sadece bengi dn hii istenci tam ve btncl bir isten yapar. 2) Hii isten, bizim de buraya dek ilediimiz gibi, bize hep tepkin kuvvetlerle olan birlikteliiyle grnm olan hii istentir. z de buradayd zaten: Etkin kuvveti yadsyor, etkin kuvveti kendini yadsmaya, kendisinin aleyhine dnmeye gtryordu. Ancak ayn zamanda da tepkin kuvvetlerin korunmasn, zaferini ve bulamasn salyordu. Hii isten tmel tepkin olutur, kuvvetlerin tepkin oluudur. Hiiliinn, kendisinden dolay hep tamamlanmam olmas ite bu anlamdadr. ileci ideal de sanlann tam tersine "yaamn korunmas iin bir kar yoldur. Zayf, dm ve tepkin bir yaamn korunmasnn ilkesidir hiilik. Yaamn deersizletirilmesinin, olumsuzlamasnn meydana getirdii ayn ilkenin glgesinde tepkin yaam kendisini korur, sa kalr, galip gelir ve bulac olur 224. 3) Hilik istenci bengi dnle ilikilendirilince ne oluyor peki? Hilik istenci tepkin glerle birlikteliini sadece bu noktada kryor. Sadece bengi dn, hiilii tam bir hiilik yapar nk ayn bengi dn olumsuzlamay bizzat tepkin kuvvetlerin olumsuzlamas yapar. Hiilik bengi dnle ve bengi dnte zayflarn korunmas ve zaferi olarak deil, zayflarn yok edilmesi, kendilerini yok etmeleri olarak ifade bulur. "Bu ortadan kaybolma yok edici gcn igdsel bir ayklamas, bir yok edii olarak gsterir kendisini... Yok etme istenci daha derinde bir igdnn ifadesidir; hilik istencinin" 225. te bu yzden Zerdt, n konumasndan itibaren "kendi kn isteyenden bahseder, nk
223 224

G, III, 7. AS, III, 13. 225 G, III, 8.

105

Nietzsche ve Felsefe

byle isteyen "telef olmak istiyordur", "kendisini korumak 226 istemiyordur", "nk hi duraksamadan kprden atlayacaktr" . Zerdt'n n konumas bengi dnn sanki vakitsiz srrn tayor. 4) Kendi aleyhine dnmek ile kendini yok etmek, kendi kendini yok etmek birbirine kartrlmamaldr. Kendi aleyhine dnmede, tepki srecinde, etkin kuvvet tepkin olur. Kendini yok etmede, tepkin kuvvetlerin kendileri yadsnmtr ve hilie varr. Kendini yok etmeye etkin ilem, "etkin yok etme" denmesinin nedeni de budur 227. Sadece ve sadece bu yok etme, kuvvetlerin etkin oluunu belirtir: Tepkin kuvvetler, daha az nce korunmalarn ve zaferlerini salayan bu ilke uyarnca kendilerini yadsdklar, intihar ettikleri lde kuvvetler tepkin olurlar. Etkin olumsuzlama ya da dier deyile etkin yok etme, tepkin olan kendilerinde yok eden byk zihinlerin durumudur; tepkin olan ve bizzat kendilerini bengi dnn ileyiine stelik bu ileyi onlarn dn istese bile sunarak yaparlar bunu: "Gl zihinlerin ve gl istenlerin durumu byledir, olumsuz bir dorulamayla yetinmeleri mmkn deildir, doalarnn derininde vardr etkin olumsuzlama" 228. Tepkin kuvvetlerin etkin olduklar tek yol budur. Hem dahas, kendini, bizzat tepkin kuvvetlerin olumsuzlamas yapan olumsuzlama sadece etkin deildir, adeta tebakalamtr. Olumlamay ve olumlama gc olarak etkin oluu ifade eder. Bylelikle Nietzsche "oluun bengi neesi, yok etme neesini de yine kendisinde tayan u needen, "yok etme ve imhann olumlanmas, dionysosa bir felsefedeki belirleyici"den sz ediyor229. 5) O halde bengi dnteki ikinci ayklama bengi dnn
226 227

Z, n Konuma, 4. G, III, 8; EH, III, 1. 228 G, III, 102. 229 EH, III, Tragedyann Douu.

106

Nietzsche ve Felsefe

etkin oluu retmesinden ibaret. Tepkin kuvvetlerin geri gelmediklerinin farkna varmak iin hilik istencinin bengi dnle ilikilendirmek yeterli. Ne kadar uzaa da gitseler ve tepkin olular ne kadar derin de olsa tepkin kuvvetler geri gelmeyeceklerdir. Kk, baya, tepkin insan geri gelmeyecektir. Bengi dnle ve bengi dnte, gcn iradesinin nitelii olarak olumsuzlama olumlamaya tebakalar, olumsuzlamann kendisinin bir olumlamas olur, bir olumlama gc, olumlayc g oluverir. Nietzche'nin, Zerdt'n ifa bulmas ve Dionysos'un srr olarak verdii ey de budur: Bengi dn sayesinde "kendini yenilgiye uratan hiilik" 230. Dahas bu ikinci ayklama birincisinden ok farkldr; bengi dn dnmesi yoluyla yine bu dnmenin dna deni istemden de elemek deildir sz konusu olan, varla kendi doasn deitirmeden giremeyecek olan bengi dn yoluyla sokmak sz konusudur. Ayklamac dnme deil de ayklamac varlk iin iindedir nk bengi dn varlk ve varlk da ayklamadr. (Ayklama=hiyerari). 15. Bengi Dn Sorunu Btn bunlar metinlerin bir dkm olarak almal. Bu metinler ancak u noktalarla aydnlatlm olacaktr: Gcn iradesinin iki nitelii olarak olumsuzlama ve olumlamann ilikisi; bizzat gcn iradesinin bengi dnle ilikisi; yeni bir duyma, dnme ve zellikle de yeni bir varlk tarz (stinsan) olarak bir tebakalama olasl. Nietzsche'nin terminolojisinde deerlerin tersyz edilmesi, etkin olann tepkin olanla ikame edilmesi demektir (bu da akas bir tersyz etmenin bir daha tersyz edilmesidir, zira eylemin yerini almasyla birlikte tepkin olan balamtr), ancak deerlerin
230

G, III.

107

Nietzsche ve Felsefe

tednm ya da dier deyile tedeer bime, olumsuzlamann olumlamayla ikame edilmesi, olumlama gcne dnen olumsuzlamann (en st dionysosa bakalam budur!) yerine olumlamann geirilmesi demektir. Henz zmlenmemi olan btn bu noktalar bengi dn retisinin zirvesini meydana getiriyor. Bu zirvenin yerini uzaktan zar zor da olsa gryoruz. Bengi dn oluun varldr. Ancak, iki olu var: Etkin olu, tepkin olu; tepkin glerin etkin oluu ve etkin glerin tepkin oluu. Oysa sadece etkin oluun bir varl vardr; oluun varlnn bir tepkin olula olumlanmas, yani bizzat hii bir olula olumlanmas elikili olacaktr. Bengi dn de eer tepkin kuvvetlerin geri gelmesi ise elikili olacaktr. Bengi dn bize, tepkin oluun varlnn olmadn retir. Bizi, etkin bir oluun varoluundan haberdar eden de odur. Bengi dn oluu retirken mecburen de etkin oluu retir. te bu yzden olumlamann iki aya var: Etkin oluun varoluunu olumlamadan oluun varln tmyle olumlamak mmkn deildir. u halde bengi dnn iki grnm var; bengi dn oluun tmel varl ama tek bir oluun tmel varl. Sadece etkin olu tm bir oluun varl olan varla sahip. Geri geli her eydir ama her ey tek bir anda olumlanyor. Bengi dn, oluun tmel varl olarak, etkin olu da tmel bengi dnn semptomu ve rn olarak olumland lde, olumlama ayrt deitirir ve daha da derinleir. Fizik bir reti olarak bengi dn oluun varln olumlar. Ancak ayn zamanda ayklamac ontoloji olarak da bu ayn oluun varln etkin olula "olumlanarak" olumlar. Grlyor ki, Zerdt' ve hayvanlarn birletiren rtk anlamann tam gbeinde bir yanl anlama belirir, Zerdt'n tiksintisinin ve iyilemesi sorununu hayvanlar anlayamyordur, bilmiyordur: "Sizi maskaralar sizi, nasl da tekrarlyorsunuz ayn eyleri! diye cevap verdi Zerdt

108

Nietzsche ve Felsefe

glmseyerek... imdiden nakarat yaptnz bile" 231. Nakarat evrimdir ve her ey de tmel varlk. Ancak, olumlamann tam forml yle: Her ey, evet tmel varlk, evet ama tek bir oluun tmel varl, tek bir andaki her ey demeli buna.

231

Z, III, Nekahetteki Kii.

109

Nietzsche ve Felsefe

III ELETR 1. Beeri Bilimlerin Deiimi Bilimlerin bilanosu Nietzsche'ye zc bir bilano gibi gelir: Her eyde edilgen, tepkin ve olumsuz kavramlar baskn. Her yerdeki aba, fenomenleri tepkin kuvvetlerden kalkarak yorumlama abas. Bunu fizik ve biyolojide daha nce grmtk. Ancak, beeri bilimlere ne kadar ok girilirse o lde de fenomenlerin tepkin ve olumsuz yorumlamasnn geliimine tank olunuyor: "Yararlk", "uyum salama", "dengeleme", hatt "unutma" aklayc kavramlar olma grevi gryorlar 232. Her yerde, beeri bilimlerde, hatt doa bilimlerinde kuvvetlerin kken ve soyktklerindeki cahillik ortaya kabilecektir. Denecektir ki, bilimadam kendisine tepkin glerin zaferini rnek ald ve arada da dnmeyi zincire vurmak istiyor. Bilimadam olgulara saygl olduundan ve iindeki hakikt akndan dem vurur. Ancak, olgu bir yorumlamadr; ne trden bir yorumlamadr? Hakikat bir istenci ifade eder; kim ister hakiki olan? Peki "Ben hakikati istiyorum" diyen ne istiyordur? Bilimin, doay ve insan kefetmede bugnk kadar ilerledii grlmedi ama ayn bilimin ideale ve yerleik dzene gnmzdeki kadara boyun emesi de grlmedi. Bilimadamlarnda, demokrat ve sosyalist olsalar dahi dindarlk eksik olmuyor; yaptklar ey kalbin sesine bal olmayan bir teoloji yaratmak oldu sadece 233. Bir halkn tarihinde bilimadamnn n plana getii dnemlere bakn, btn bunlar hep yorgunluk ve ounlukla da gerileme ve k dnemleridir" 234.
232 233

AS, I, 2. AS, III, 23-25. Aydnn Psikolojisi zerine, K, 206-207. 234 AS, III, 25.

110

Nietzsche ve Felsefe

Eylem ve etkin olan her ey konusundaki yanl anlama beeri bilimlerde patlak veriyor; rnein, eyleme yararlyla karar veriliyor. Yararcln, bugn, alm bir kuram olduunu sylemekte gecikmiyoruz. Alm olmas ncelikle ksmen de olsa Nietszchenin sayesindedir. Hem sonra bir reti kendi ilkelerini geniletip, bu ayn ilkeleri halefi retilerde son derece iyi gizlenmi birer koyut yapmadan almaz. Nietszche sorar: Yararlk kavram neye gnderme yapyor? Yani, bir eylem kime yararl veya zararldr? u halde eylemi yine eylemin yararl veya zararl, nedenleri veya sonular itibariyle kim tartyor? Eyleyen deil; eyleyen "tartmyor" eylemi. Bir nc, hasta veya izleyici tartyor. Girimedii eylemi yine ayn eylemden salayaca kar bakmndan deerlendirecei bir ey olarak tartar o; elbette, nk eylemiyor. Eylemeyen kii olan kendisinin, eylem zerinde doal bir hakknn olduu ve hak ettii eyin de bu eylemden kr veya yarar salamak olduu kansndadr 235. "Yararln" kaynan dnelim: Genelde btn edilgin kavramlarn, tam da hncn, hncn gerekliliklerin kayna. Yararlk burada bize rnek oluyor. Ancak, kuvvetlerin gerek ilikilerinin yerine bunlarn hepsini bir "l" olarak ifade eden soyut tek bir ilikinin geirilmesi zevki her ne olursa olsun bilime ve hatt felsefeye ait grnyor. Bu bakmdan, Hegel'in nesnel zihni bundan az "nesnel" olmayan yararlktan daha iyi deildir. Oysa sz edilen bu soyut ilikide bu iliki ne olursa olsun gerek edimliliklerin (yaratmak, konumak, sevmek vb.) yerine bir ncnn, yine bu ayn edimliliklere bak asnn geirilmesine varlyor: Edimliliin z ile yine bu ayn edimlilikten yarar salamas gerektii veya bundan sonular elde etmeye hakk olduu varsaylan bir ncnn (Tanr, nesnel zihin, insanlk, kltr ve hatt proletarya) kar birbirine kartrlyor.
235

AS, I, 2 ve 10; K, 260.

111

Nietzsche ve Felsefe

Baka bir rnei, dilbilimi rneini ele alalm: Dil zerinde oklukla iiten asndan bir kanya varlr. Nietzsche baka bir filolojinin hayalini kurar, etkin bir filolojinin... Szcn srr onu duyann tarafnda deildir; tpk istencin srrnn istence itaat edenin, kuvvetin srrnn da kuvvete tepkide bulunann tarafnda olmad gibi. Nietzsche'nin etkin filolojisinin tek bir ilkesi vardr sadece: Sylenen szck, syleyen o szc sylemekle bir ey istedii lde bir ey sylemek ister. Ve tek bir de kural: Sylemeyi gerek bir edimlilik sayarak syleyenin bak asna yerlemek. "Efendilik hakk olarak ad verme o kadar ileriye varyor ki, dilin kendisinin kayna hkmedenlerden doan bir otorite edimi olarak dnlebilir. yle dediler: Bu budur ve byledir. Bir nesneye veya olguya bir nlem taktlar ve ite denebilir ki sanki bylelikle sahiplendiler bunlar"236. Etkin dilbilim syleyeni ve adlandran bulmaya alr. Kim yararlanyor bu szckten, nce kime uyguluyor, kendine mi yoksa duyan baka birine mi, yoksa baka bir eye mi ve hangi niyetle yapyor bunu? Bir szcn anlamnn deiimi, baka birinin (baka bir kuvvet ve baka bir isten) o szc ele geirdii ve yine onu baka bir eye uygulad nk farkl bir ey istedii anlamna gelir. Etimoloji ve filolojinin oklukla yanl anlamann kurban olmu tm bir nietzscheci kavran bu ilkeye ve bu kurala baldr. Nietzsche, Ahlkn Soykt zerine'de bu ikisinin parlak bir uygulamasnn sergiler; "iyi" szcnn etimolojisini, bu kelimenin anlamn ve deiimini sorgular: "yi" szcnn, ilkin bu szc kendilerine uygulayan ("biz iyiyiz") efendilerce nasl yaratldn ve tabii ardndan da efendilere "bunlar ktdr" diyen klelerin, efendilerin azndan bu szc nasl aldn... 237
236 237

AS, I, 2. AS, I, 4, 5, 10, 11.

112

Nietzsche ve Felsefe

Bu yeni filolojideki gibi, iine etkin kavramlarn nfuz ettii etkin bir bilim nasl olacaktr? Sadece etkin bir bilim etkin kuvvetleri bulgulayabilir, ancak bu kadarla da kalmaz, tepkin kuvvetleri de ne olduklaryla, yani birer kuvvet olmalaryla tanr. Sadece etkin bir bilim gerek etkinlikleri ve dahas kuvvetler arasndaki gerek ilikileri yorumlayabilir. Demek ki byle bir bilim biimde gsterir kendisini: Bir semptomoloji olarak; nk fenomenleri birer semptom sayar, dolaysyla bu semptomlarn anlamlarnn yine bunlar reten kuvvetlerde aranmas gerekir. Bir tipoloji olarak; nk kuvvetleri bizzat nitelikleri, yani etkin veya tepkin olmalar asndan yorumlar. Bir soyktk olarak; nk kuvvetlerin kkenine soyluluklar veya aalklar asndan deer bier, nk kuvvetlerin soylarn gcn iradesinde ve bu istencin niteliinde bulur. Farkl bilimler, hatt doa bilimleri bylesi bir kavrayta bir btndr 238; tabii felsefe ve bilimin birlii de bu ayn yerdedir. Bilim edilgen kavramlar kullanmay bir yana braktnda bir pozivitizm olmay da brakm olur ama felsefe byle yaptnda bir topya olmay brakr, bu pozivitizmi telfi eden etkinlik zerine bir d olmay brakr. Filozof olarak filozof, bir semptomatolog, bir tipolog ve bir soyktkdr. "Gelecein filozofunun" nietzscheci lemesi biliniyor: hekim filozof (semptomlar hekim yorumlar), sanat filozof (tipleri sanat biimlendirir), yasakoyucu filozof (sray, soykt yasakoyucu belirler)239. 2. Nietzschede Soru Biimi Metafizik, ze dair soruyu yle biimlendirir: ... nedir? Belki de biz bu soruyu doal karlamaya altk, bunu da Sokrates'e ve Platon'a
238 239

AS, I, Not. FD; G, IV.

113

Nietzsche ve Felsefe

borluyuz. Bu sorunun nereye kadar zel bir dnme biimi varsaydn grmek iin Platon'a geri gitmek gerekiyor. Platon, "gzel denir, doru nedir? vs. diye sorar. Bu soru biimini dier btn soru biimlerinin karsna koyma kaygsndadr. Sokrates'i kh ok gen olanlarla, kh inat ihtiyarlarla, kh nl sofistlerle kar karya getirir. Hem btn bu kiilerin ortak bir noktalar var gibidir soruya cevap verirken, doru olan, gzel olan sayarken: Gen bir bakire, bir ksrak, bir piirme kab... Sokrates galip gelir; nk gzel olan sayarak "Gzel nedir?" sorusuna cevap verilmez. Bundan dolaydr ki Platon, sadece rnek olma itibariyle, raslantsal olarak ve olu uyarnca gzel olan eyler ile zorunlu olarak gzel, yani gzelin varl ve z uyarnca olduu ey olarak gzeli birbirinden ayrr. Bu yzden Platon'da z ve grn, varlk ve olu kartl ncelikle bir soru sorma tarzna, bir soru biime baldr. Bununla birlikte Sokrates'in galibiyetinin bir kez daha hakl bir galibiyet olup olmadnn sorulmas yerinde olacaktr. Zira bu sokratesi yntem meyve veren bir yntem gibi grnmyor; akas bu yntem, hiiliin kral olduu u "aporetik" denilen diyaloglara hkim. Size "Gzel nedir?" diye sorulduunda gzel olan eyleri saymak kukusuz ahmaklktr. Ancak, "Gzel nedir?" sorusunun kendisinin bir ahmaklk olduu da bundan daha az kuku gtrr deildir. Hatt bir esas bulmaya bal olarak yerinde ve iyi sorulmu bir soru olduu da su gtrr. Diyaloglarda bazen, bize, bir anlna sofistlerin dncesini gsteren bir imek akyor ve kayboluyor. Sofistleri yallarla ve ocuklarla birlikte karmak bir tr amalgam reetesi. Sofist Hippias, "nedir?" diye sorulduunda, kim diye sorarak cevap sralayan bir ocuk deildir. Nedir? sorusunun z belirtmeye en elverili soru olduunu, en iyi soru olduunu dnyordur. Zira soru Sokrates'in zannettii gibi soyut rneklerle deil, olular iinde ele alnan

114

Nietzsche ve Felsefe

nesnelerin srekliliine, yani rnek verilmi veya verilecek btn nesnelerin gzel olularna gnderme yapyor. Demek ki gzel olan ey ne, doru olan ey ne diye sormayp gzel nedir, doru nedir diye sormak zn zgn bir kavrann ve diyalektie kar kan tm bir sofizm sanatn, oulcu ve grgc bir sofizm sanatn iin iine katan, yava yava hazrlanm bir yntemin meyvesidir. "Nedir o halde? diye bir lk attm merakla. Hangisi diye sormalydn. Byle cevap verdi Dionysos, sonra o kendine has tavryla, o kvrandrc tavryla sustu" 240. Kim, Nietzsche'de unu ifade eder: ncelediimiz eyi elde eden kuvvetler (kimdir) hangi kuvvetlerdir, o eye sahip olan isten (kimdir) hangi istentir? Bu eyde kendisini ifade eden, gsteren ve hatt gizlenen kuvvet (kimdir) hangi kuvvettir? Ancak u soruyla ze yneliriz: Kim? Zira z, eyin sadece anlam ve deeridir; z, eyle ilgili olan kuvvetler ve kuvvetlerle ilgili olan isten tarafndan belirlenir. stelik, nedir? diye sorduumuzda en ktsnden metafiziin iine dmekle kalmayz, aslnda beceriksizce, krlemesine, bilinsizce ve belli belirsizce Kim? diye soruyoruzdur. "Nedir? sorusu baka bir bak asndan grlen bir anlam sormaktr. z, varlk, perspektif bir gerekliktir ve bir oulluk varsayar. Daha derinde o soru aslnda hep u sorudur: "Bu benim iin nedir (veya bizim iin, yaayan herkes iin vs.)?"241 Gzel nedir diye sorduumuzda eylerin hangi bak asndan gzel grndn sorarz; bize gzel grnmeyen ise dier hangi bak asndan byle gzel olacaktr? Ve belli bir ey iin syleyecek olursak, o eyi sahiplenerek gzel klan veya klacak olan hangi kuvvetlerdir ve bu kuvvetlere boyun een ya da direnenler hangi kuvvetlerdir? oulcu sanat z yadsmaz: oulcu sanat her bir
240 241

GVG, nsz Tasars, 10. G, I, 204.

115

Nietzsche ve Felsefe

durumda z, fenomenlerin ve kuvvetlerin arasndaki bir ilgiye, kuvvetin ve istencin bir egdmne bal klar. Bir eyin z o eyi elinde bulunduran ve o eyde kendisini ifade eden kuvvette kefedilir, yle ki szn ettiimiz kuvvetin dier kuvvetlerle olan ilgisi iinde gelimi olan ey, ona kar kan ve onu ele geirebilecek kuvvetler tarafndan tehlikeye drlr veya mahvedilir: z her zaman anlam ve deerdir. Kim? demek her eyde ve her ey iin nlyor: Hangi kuvvetler, hangi isten? te trajik soru bu. Daha derinde bu soru tmden Dionysos'a gidiyor nk Dionysos kendisini gizleyen ve gsteren tanrdr, nk Dionysos istemektir, Dionysos odur ki... Hangisi? sorusunun en yksek timsali Dionysos veya gcn iradesidir. Dionysos, dememiz o ki gcn iradesi, bu soru her sorulduunda cevab doldurur. "steyen kim?", "yorumlayan kim?", "deerlendiren kim?" diye sorulmayacak zira bu her zaman ve her yerde gcn iradesidir 242. Dionysos; bakalamlarn tanrs, oklunun "teklii", okluu olumlayan ve oklukta olumlanan tek. "Kim?" Hep o. te bu yzden o ayartc tavryla susuyor Dionysos: Gizlenme zaman, baka bir biim alma ve kuvvetleri deitirme zaman. Nietzsche'nin edebiyatndaki o hayranlk uyandrc Ariadne'nin Yaknmas iiri, bir soru sorma tarzyla btn sorularn altnda yatan ilahi kiilik arasndaki oklu soruyla dionysosu ve trajik olumlama arasndaki bu temel banty dile getiriyor 243. 3. Nietzschenin Yntemi Szkonusu soru biiminden bir yntem kyor. Verilmi bir kavrama, bir duyguya, bir inana bir ey isteyen bir istencin semptomlar olarak baklacaktr. Bunu syleyen, unu dnen veya
242 243

G, I, 204. DD, Ariadnenin Yaknmas.

116

Nietzsche ve Felsefe

hisseden ne istiyor? Belli bir istenci, belli kuvvetleri, belli bir varlk tarz yoksa o eyi syleyemeyeceinin, dnemeyeceinin veya hissedemeyeceinin gsterilmesidir burada sz konusu olan. Konuan, seven veya yaratan ne istiyor? Ve tam tersine, gerekletirmedii bir eylemden yarar talep eden ve "kar gtmemeden medet uman ne istiyor? Ya ileci kii? Ya yararclar, ne istiyorlar o yararclk kavramlaryla! Ya Schopenhauer, o garip istencin olumsuzlanmas kavramn yaratrken ne istiyor? Hakikati? Hakikati arayanlar, "Hakikati istiyorum!" diyenler sonuta ne istiyorlar? 244 stemek, dier edimler gibi bir edim deildir. stemek btn eylemlerimizin, duygu ve dncelerimizin hem oluumsal hem de eletirel timsali. Yntem una dayanyor: Bir kavram bir gcn iradesiyle ilikilendirmek, yle ki o kavram bylece bir istencin semptomu haline gelsin ve o isten olmakszn dnlmesin, hatt ne bir duygu hissedilebilsin, ne de eyleme giriilebilsin. Bylesi bir yntem trajik soruya uyuyor. Yntemin kendisi trajik yntem. Veya daha ak syleyecek olursak, eer "dram" szcnden szcn anlamn bozan tm bir diyalektik ve hristiyan pathos darda brakldnda, bu, dramatikletirme yntemidir. Adriadne Dionysos'a "Ne istiyorsun?" diye sorar. Bir istencin ne istedii, uygun eyin sakl ierii bu ite. stencin ne istedii bizi yanltmamal. stencin istedii ey bir nesne deil bir hedef, bir erektir. Erekler ve nesneler, hatt gdler yine semptomdur. stencin, kendi niteliine bal olarak istedii, ayrmn olumlamak ya da farkl olan yadsmaktr. stenen yene nitelikler arlk ve hafifliktir. Bir istencin istedii ey, her zaman iin z nitelii ve kendisine uygun kuvvetlerin niteliidir. Nietzsche'nin hafif ve olumlamac olan soylu ruh hakknda da dedii gibi:
244 Bu, Nietzschenin btn kitaplarndaki sabit yntemdir. ASde bunun zellikle dizgesel tarzda verildii grlr.

117

Nietzsche ve Felsefe

"Kendisinin bilmem hangi temel kesinlii ki aramas, bulmas ve hatt yitirilmesi imknsz olan bir ey 245. O halde biz; yle dnen ne istiyor diye sorduumuzda temeldeki "Hangisi? sorumuzdan uzaklamyor, bu soruya sadece yntemsel bir kural ve geliim vermi oluyoruz. Gerekte soruya, rneklerle deil de bir tiple cevap verilmesini istiyoruz. Bir tip, kesinkes gcn iradesinin nitelii, bu niteliin ayrtlar ve uyuan kuvvetlerin bantsndan meydana gelir, geri kalan her ey semptomdur. Bir istencin istedii ey bir nesne deil, bir tip, konuann tipi, dnenin, eyleyenin, eylemeyenin, tepki verenin, vesairenin tipidir. Bir tipin tanmlanmas, o tipin rneklerinde istencin ne istediinin belirlenmesiyle olur. Hakikati arayan ne istiyor? Hakikati kimin 246 aradn bilmenin en iyi yolu budur. Demek oluyor ki dramatikletirme yntemi Nietzsche'nin tasarsna ve sorduu sorularn biime tam uygun olan tek yntem; ayrmsal, tipolojik ve soyktk yntem. u bir gerek ki bu yntemin, ikinci bir gl, yani kendi antropolojik niteliini geride brakmas gerekiyor. Ancak, bizzat insann tipinin ne olduunu gz nnde bulundurmamz bizim iin yeterlidir. Eer tepkin kuvvetlerin zaferinin insann bir yapta olduu doruysa tm bir dramatikletirme yntemi de baka kuvvet ilikileri ifade eden baka tipler bulunmasna ve kendisindeki ok insani ayrtlar dntrebilecek baka bir gcn iradesi niteliine ynelir. Nietzsche, insand ve insanst der. Bir ey, bir hayvan, bir tanr, bir insandan ve insani belirlemelerden daha az dramatize edilebilir deildir. Bunlar da Dionysos'un bakalamlardr, bir ey isteyen bir istencin semptomlardr. Bunlar da bir tip ifade eder; kuvvetlerin, insanolunun bilmedii bir tipini. Dramatikletirme yntemi her
245 246

K, 287. Hangisi sorusuyla eanlaml olarak, zne olarak kim.

118

Nietzsche ve Felsefe

ynden insan amaktadr. Yeryznn bir istenci, yeryzn olumlayabilecek bir isten olabilir? Yeryznn kendisi bir anlamszlk olarak durduu bu isten ne istiyor? Bu ayn istencin, ayn zamanda yeryznn de nitelii olan nitelii ne? Nietzsche yle cevaplyor: "Hafif..." 247 4. Seleflerine Kar Ne demek gcn iradesi? stencin gc istemesi, gc bir erek olarak arzulamas ve ard sra gitmesi demek olmad gibi, gcn, istencin drts olmas demek de deil. Gc arzulamak ifadesi yaamak istemek ifadesi kadar samadr en azndan: Yaam istencinden bahseden phesiz ki henz hakiktle karlamamtr; yok byle bir isten. Zira varolmayan varolmay isteyemez ve zaten yaayan daha nasl arzulayabilir yaam?; Hkmetmeyi arzulamak, peki ama kim buna bir arzu demeyi isteyebilir? 248 te bu yzden, gcn iradesinin daha nceki bir takm grnlerine karn, Nietzsche buna, yeni bir kavram olarak, kendisinin bulup felsefeye soktuu bir kavram olarak itibar eder. Olabilecei kadar alakgnlllkle der ki: Psikolojiyi benim yaptm gibi bir gcn iradesi morfolojisi ve oluumu cinsinden kavramak Kada dklm bunca eye bakarak sylenilmeyenlerin de tahmin edilebileceini varsayarsak, bu imdiye dek kimsenin aklna gelmedi 249. Yine de Nietzscheden nce bir gcn iradesinden veya benzeri bir eyden bahsedenler yok deildi,
Z, n Konuma, 3: stinsan yeryznn anlamdr. stencimiz desin ki stinsan, yeryznn anlam olsun. III, Arln Ruhu zerine: Bir gn insana umasn retecek olan kii btn snr talarn yerinden oynatm olacak, snr talar havalanacak ve o, yeryzn yeniden vaftiz edecek, hafif diyecek yeryzne... 248 Z, II Kendini Yenmek zerine; Ktlk zerine 249 K, 23
247

119

Nietzsche ve Felsefe

ayn ekilde ondan sonra da bundan bahsedenler oldu. Ancak ne onlar Nietzschenin tilmiziydi, ne de Nietzsche onlarn stad. Gcn iradesinden hep Nietzschenin mahkm ettii anlamda bahsettiler, yle ki; gc, istencin nihai hedefiymi ve sanki onun temel gdsym gibi aldlar. Gc, istencin istedii ey yaptlar. Oysa byle bir kavray, isten felsefesini tmden dinamitleyecek en azndan ylesi yanl anlama demektir: 1) u halde g, bir temsil nesnesi olarak yorumlanmaktadr. sten gc ister veya sten hkmetmeyi arzular ifadelerinde temsil-g ilikisi o derece yakn ki her g temsil edildii gibi, her temsil de gcn temsili. stencin hedefi ayn zamanda da temsil nesnesi veya temsilin nesnesi istencin de hedefi. Hobbesta, insan, doal durumda bakalarnca temsil edildiini ve tanndn grmek ister. Hegelde bilin, bir dierince tannmak ve onun tarafndan bir kendi bilinci olarak temsil edilmeyi ister. Adlerda da temsil edilen ey yine bir stnlktr, ki bu stnlk gerektiinde organik bir zayfl telfi eder. Yukardaki seeneklerin hepsinde g, hep, bilinlerin maddeten karlatrlmasn varsayan bir temsilin, bir idrkin nesnesidir. O halde gcn iradesine uygun decek ve karlatrma yapmann da lokomotifi olacak bir gd art; kendini beenme, gurur, zsayg, gsteriilik ve hatt aalk duygusu. Nietzsche sorar: Gcn iradesini, kendine kabul ettirme istenci olarak kim tasarlar? Kim bizzat istenci bir idrk nesnesi olarak tasarlar? Esasen kim ister stn olarak temsil edilmeyi, hatt kim astln bir stnlk olarak temsil etmeyi ister? stnl herhangi bir biimde temsil etmeyi 250 hasta ister. Kendisi hakknda iyi kan sahibi olmaya bizi iknya alr kle. Sonra da, sanki bunu salayan o deilmi gibi bu kan karsnda diz ker. Tekrarlyorum, kendini beenmilik bir
250

AS, III, 14

120

Nietzsche ve Felsefe

soyaekimdir . Bize bizzat gcn iradesi diye sunulan ey, gcn kledeki temsilidir sadece. Bize efendi diye sunulan da klenin efendi dncesi, klenin, kendisini efendi yerinde olarak dledii zamanki efendi dncesidir. Bu efendi fiilen galip geldiinde tam da klenin kendisi galip gelmi olur. Bu aristokrasiye ykselme ihtiyac, aristokratik ruhun zlemlerinden batan ayrdr ve bu ayn ihtiya aristokratik ruhun yokluunun da en aklayc ve en tehlikeli semptomudur 252. Filozoflar, sadece muzaffer kleye benzeyen bu sahte efendi grntsn neden kabul ettiler? Fazlasyla diyalektik bir el abukluu iin her ey hazr; efendinin iine kle yerletirilmi olduundan efendi hakiktinin de klede olduunun farkna varlr. Aslnda her ey muzaffer veya malup kleler arasnda olup biter. Temsil etme, temsil edilme ve kendine temsil ettirme, temsil edenlerinin ve edilenlerinin olmas manisi btn klelerde ortaktr. Bu, kendi aralarnda dnebildikleri ve kendileriyle birlikte benimsettikleri tek bantdr, zaferleridir bu bant. Temsil mefhumu felsefeyi zehirliyor; ayn mefhum dorudan klenin ve klelerin bantsnn rndr ve gcn en marazi, en sradan ve en baya yorumudur 253.

251

251 K, 261; TK, Ayrt Etme Sevdas zerine,113: Ayrt etme sevdasnda olann gz hep bakalarnn zerindedir, onlarn ne hissettiini bilmek ister. Ancak bu eilimdeki kiinin kendisini tatmin etmek iin ihtiya duyduu canayaknlk ve kendini kapp koyverme duygular masumiyet, acma ve iyi yreklilikten kaynaklanmaktan bir o kadar uzaktr. Tam tersine, karmzdakinin nasl bir ruhsal ve fiziksel ac ektiini, kendisine hakim olamayp dokunuumuzun veya grnmzn ondaki tesirine kendisini nasl braktn grmek veya kestirmek isteriz. 252 K, 287. (Dipnotun cmlesi kitabn eitli Trke evirilerinde bulunamamtr.) 253 G, III, 254.

121

Nietzsche ve Felsefe

2) sten felsefesinin bu temel yanl neye dayanyor? Gc bir temsil nesnesi yaptmzda, onu ayn zamanda da zorunlu olarak, bir eyin temsil edilmesi veya edilmemesi, idrk edilmesi veya edilmemesi etmenine bal klyoruz. Oysa zaten genel geer ve kabul edilmi deerler idrkin ltlerini verir. Kendine kabul ettirme olarak anlalan gcn iradesi, mecburen, belli bir toplumdaki geerli deerleri (para, mevki, g, saygnlk) kendine atfettirme istencidir 254. Ancak burada hl kim gcn iradesini atfedilecek deerleri edinmek olarak dnr? Sradan insann, ona atfedilenden baka bir deeri yoktur elinde; deerleri kendisi saptama alkanl hi yoktur, bakalarnca nasl kabul edildiinin dnda bir deer atfedemez kendisine255 ve tabii kendine kabul ettirdiinin dnda da Rousseau, Hobbesu, doal durumundaki insann toplumu ngren bir tasvirini yapmakla sular. Bambaka bir niyetle ama benzer bir sulamay Nietzschede buluruz: Hobbestan Hegele gcn iradesinin tm bir kavrannda, istenlerin sadece ve sadece kendilerine atfettirmeye altklar yerleik deerlerin varl esastr. Gcn iradesini, yeni deerler yaratma olarak bilememek ve konformizm; yukarda saylan isten felsefesinde semptomatik olan ite bu ikisidir. 3) Yine sormalyz; yerleik deerler nasl atfediliyor? Bu hep bir vurumann, biimi ne olursa olsun -gizli ya da ak, drste ya da sinsice- bir mcadelenin sonunda olur. Hobbestan Hegele, gcn iradesi bir mcadeleye balanr. Bu tam tamna byle nk genel
254 G, IV, 522: Bir demagogda stn bir doann aka temsil edilmesinin olanakszl nereye dek varyor! Sanki stn insanlarn asl zellii ve hakiki deeri kitleleri ayaklandrma becerilerindeymi, ksacas, rettikleri etkiymi gibi... Ancak, byk insann stn doas, baka bir seviyedeki dierlerinden ayran, o paylalamayan eyde bulunur. (rettikleri etki=ciddiye alnan demagojik temsil=onlara atfedilen yerleik deerler). 255 K, 261.

122

Nietzsche ve Felsefe

geer deerlerin yararn grecek olanlar mcadeleyle belli olur. Bir mcadelede yerleik deerlerin ortaya srlmesi bu ayn deerlerin belli edici zelliidir, yerleik deerlerle srekli ilikilenmesi de mcadelenin belli edici zelliidir; g iin sava, tannmak iin sava veya hayatta kalmak iin sava. ema hep ayndr. Oysa mcadele, sava, rekabet ve hatt karlatrma mefhumlarnn Nietzscheye ve onun gcn iradesi dncesine ne kadar da yabanc olduu zerinde durulabilecektir. Mcadelenin varln yadsdndan deildir bu, Nietzsche, mcadeleyi deer yaratc olarak grmez. Zaten en azndan, mcadelenin yaratt deerler bir tek galip gelen klenin deerleridir: Mcadele, hiyerarinin ilkesi veya devindiricisi deil, klenin, hiyerariyi devirmesinin tek aracdr. Mcadele ne kuvvetlerin etkin bir ifadesi ne de olumlayan bir gcn iradesinin grndr. Sonuta, efendinin veya kuvvetlinin zaferi kmaz. Tam tersine, zayflarn kuvvetlileri galebe ald aratr mcadele, zira daha fazla olan zayflardr. te bu yzden Nietzsche, Darwine kar kar: Darwin, mcadele ve doal ayklamay birbirine kartrd. Mcadelenin, onun sandnn aksine bir sonucu olduunu gremedi. Evet mcadele ayklyordu ama kuvvetlileri ayklayp zayflarn zaferini pekitiriyordu 256. Nietzsche kendisinin, mcadele iin fazla kibar olduunu syler 257. Hatt gcn iradesinin mcadelenin soyutlamas olduunu da syler 258. 5. Ktmserlie ve Schopenhauere Kar
G, I, 396. EH, II, 9: Tm hayatmda tek bir mcadele izi bulunmaz, kahraman bir doann kartym ben. Bir ey istemek, bir eye i geirmek, kafasndan bir ama geirmek, arzusu olmak; ben bunlar tecrbe etmedim. 258 G, II, 72.
257 256

123

Nietzsche ve Felsefe

Gcn iradesinin yukarda da saylan bu kart anlam, isten felsefesine son derece talihsiz bir biimde belli bir renk tonu, duygusal bir renk tonu katmam olsayd hi nemli deildi. stencin z hep keder ve ruhsal kntde kefedilir. stencin zn bir gcn iradesinde veya buna benzer bir eyde kefedenler, bundan saknmann veya sonularn bertaraf etmenin tuhaf bir yolunu bulmak zorundaymasna bu bulularndan yaknp dururlar. Sanki her ey gcn iradesi bizi yaanmaz, katlanlmaz, aldatc bir duruma drecekmi gibi cereyan eder. Bylece u da kolayca anlalyor: Filozoflar, istenci, hkmetme arzusu anlamnda bir gcn iradesi yaparak, bu arzuyu, bitmez tkenmez bir arzu olarak, sonsuz bir arzu olarak grrler; gc bir temsil nesnesi yaparak, byle temsil edilenin gerekd niteliini grrler; gcn iradesini mcadeleye balayarak, bizzat istente eliki grrler. Hobbesa gre gcn iradesi, sadece lm kaygsyla kurtulabilecei bir dte gibidir sanki. Hegel, efendinin durumundaki gerekdlkta srarldr, zira efendi, byle kabul edilmek iin kleye muhtatr. Hepsi de elikiyi istencin, istenci de elikinin iine yerletirir. Tek bir grn vardr, o da temsil edilen gcn iradesi; istencin z, grnte kaybolmadan isteyecei eyde var edemez kendini. Hepsi de elikiyi istence, istenci de elikiye yerletirirler. Bu filozoflar istence bir snrlama, elikiyi zecek ve istenci yaanabilir klacak akli veya akdi tek yol olarak bir snrlama sz verirler. Yukarda sylenenler asndan Schopenhauer yeni bir isten felsefesi kurmu deildir. Onun dehas, tam tersine bu eskisini u sonulara, gidip gidebilecei nihai sonulara vardrmasndadr. Schopenhauer istencin zyle yetinmez, istenci eylerin z, ierden grlen dnya yapar. sten burada genelin ve tabii kendisinin z oluverir. Ancak, buradan itibaren de istemesi (nesnelletirmesi)

124

Nietzsche ve Felsefe

genellikle temsile, grne dnr. elikisi temel eliki oluverir: z olarak isten, yansd grn ister. stencin yansd dnyada bekleyen yazg elbette bu elikinin strabdr. Yaama istencinin kalb udur: sten ve temsil olarak dnya. Burada Kant ile balayan aldatmacay fark ediyoruz. sten, eylerin z veya ierden grlen bir dnya yaplarak, iki dnyann ayrt edilmesi ilke olarak yadsnyor: Duyulur ve duyulur olmayan u halde ayn dnyadr. Bu ikisinin ayrt edilmesi btnyle yadsnp, yerine i ve d ayrm ikame ediliyor; ne var ki bu da bilhassa z ve grn gibi, yani bizzat iki dnyaym gibi duruyor aslnda. stenci dnyann z yaparak, Schopenhauer, dnyay bir yanlsama, bir grn, bir temsil 259 olarak grmeye devam eder. Denek oluyor ki istencin snrlandrlmas Schopenhauere yetmez. stencin yadsnmas, kendi kendisini yadsmas gerekir. Schopenhauerci seim: Bizler aptal ya da nihayetinde kendin ldren yaratklarz 260. Schopenhauer bize, istence akli veya akdi bir snrlamann yeterli olmadn, mistik bir yokolua varmak gerektiini retir. Schopenhauerden alnacak ey budur, rnein Wagnerin ondan ald da budur: Onun ne metafizik eletirisi, ne yrtc gereklik duygusu, ne hristiyanlk kartl, ne insann sradanlnn derin zmlemeleri ne de fenomenlerin bir istencin semptomlar olduunu gsterdii yol; tam tersine, istenci gitgide daha ekilmez, daha yaanlmaz kld ve ayn zamanda da yaama istenci olarak takdis ettii yol. 6. sten Felsefesi in lkeler Nietzscheye gre isten felsefesi eski metafiziin yerine gemeli, onu ykmal ve stne kmaldr. Nietzsche, isten felsefesini ilk
259 260

K, 36; G;I;216; III; 325. G, III, 40.

125

Nietzsche ve Felsefe

olarak ahsnn yapt kanaatindedir; dierlerinin hepsi de metafiziin son avatarlardr 261. Onun tasarlad biimiyle isten felsefesinin en iletiyi oluturan iki ilkesi vardr: stemek=yaratmak, isten=nee, Benim istencim, zgrletirici ve nee habercisi olarak kp gelir. Azat edilmi isten: stencin ve zgrln has retisi budur, Zerdt de size byle retiyor 262; sten; zgrletirici ve nee habercisi olann ad budur. Dostlarm size rettiim budur. Ancak unu da 263 belleyiniz; istencin kendisi tutsaktr henz. stemek kurtarr stemek istememek olsun hele, siz bilirsiniz bu aptallk masaln kardelerim! unu rettim ya, uzaklatrdm sizi bo lakrdlardan: sten yaratcdr264; Efendinin hakiki hakkdr deerler yaratmak 265. Nietzsche yaratma ve neeyi, bu iki ilkeyi neden Zerdtn retmesinin temeli olarak, bir keserin akan ve sken kafas misali tantr? Bu ilkeler bulank veya belirsiz grnebilse de bunlarn can alc taraf, yani istencin nceki kavranlarna hangi bakmdan ters olduklar anlaldnda apak bir imlem kazanrlar. Nietzsche yle der: Gcn iradesini, isten sanki gc istermi, gc de istencin istedii eymi gibi tasarladlar; bylece gc temsil edilen bir ey yaptlar; bylece istenci bir kle ve iktidarsz dncesi yaptlar; bylece gce, yerleik hazr deerlerin atfedilmesiyle karar verdiler; bylece de elbette gcn iradesini, aslnda ortaya srlenin tam da bu ayn yerleik deerlerin olduu bir mcadeleden bamsz olarak tasarlayamadlar; gcn iradesini elikiyle ve bu elikinin strabyla zdeletirdiler. stencin byle zincire vurulmasna karlk Nietzsche, istemenin kurtardn, istencin strapl olmasna karlk
261 262

Bkz. dipnot no. 168. Z, II, Mutlu Adalarda. 263 Z, II, Kurtarma zerine. 264 Z, II, Kurtarma zerine. 265 K, 261.

126

Nietzsche ve Felsefe

istencin sevinli olduunu, kendine yerleik deerleri atfettirme hayalindeki bir isten grntsne karlk da istemenin yeni deerler yaratmak olduunu iln eder. Gcn iradesi, isten gc ister demek deildir. Gcn iradesi ne kkeninde, ne znde ne de imlem olarak en ufak bir insanbiimcilik iermez. Gcn iradesi bundan btnyle farkl yorumlanmaldr: G, bir isteme olarak istente isteyendir. G, istenteki ayrmsal ve oluumsal edir. te bu yzden gcn iradesi esasen yaratcdr. G, ite bu yzden asla temsille llmez: Asla temsil edilmez, hatt yorumlanmaz ve deer biilmez. Yorumlayan, deer bien, isteyen odur. Peki ama ne ister? Oluumsal eden treyeni ister. Oluumsal e (g) kuvvetin kuvvetle olan ilikisini belirler ve ilikideki kuvvetleri niteler. G, yorumsal e olarak belirledii anda belirlenir, niteledii anda nitelenir. Gcn iradesi byle bir kuvvetler ilikisini, byle bir kuvvet niteliini ve gcn de bylesi bir niteliini ister: Olumlamak, yadsmak. Her durum iin farkllk gsteren bu btn, verili fenomenlerin uygun dt bir tip meydana getirir. Her fenomen kuvvetlerin ilikisini, kuvvetlerin ve gcn niteliklerini, bu niteliklerin ayrtlarn, ksaca bir kuvvet ve isteme tipini ifade eder. Nietzschenin terminolojisiyle unu demeliyiz ki; her fenomen kendi anlam ve deerini meydana getiren bir tipe gnderme yapt gibi, gcn iradesine yani kendi anlamnn imlemini ve deerinin deerini tredii e olarak gcn iradesine de gnderme yapar. te bu yzdendir ki gcn iradesi znde yaratc ve donandrcdr: Bir eye i geirmez, aramaz, arzulamaz ve zellikle de gc arzulamaz. Verir: G, istente aklamasz bir eydir (devingen, deiken, yorumsal); g, istente verici erdem olarak

127

Nietzsche ve Felsefe
266 vardr; isten, g vastasyla bizzat anlam ve deer donatcdr . Gcn iradesinin yine de tek mi ok mu olaca sorusu sorulmamaldr; bu soru Nietzschenin felsefesinin genel anlamda yanl anlaldna kanttr. Gcn iradesi yorumsaldr, belirlendii her durumun ayrlmazdr. Bengi dn varlktr, ancak olula olumlanan varlktr; gcn iradesi ite tpk buradaki gibi tektir, ancak

okluyla olumlanan tektir. Onun teklii oklunun tekliidir ve sadece oklu iin sylenebilir. Gcn iradesinin teklii, oul bir tipolojiden ayrlmaz. Anlam ve deerlerin yaratc esi, mutlaka ve mutlaka da eletirel e olarak belirlenir. Bir kuvvet tipi sadece bir kuvvet niteliini deil, ayn zamanda da nitelenen kuvvetler arasndaki bir ilikiyi gsterir. Etkin tip de sadece etkin kuvvetleri deil, etkin kuvvetlerin tepkin kuvvetlere stn geldii ve tepkin kuvvetlerin eyledikleri bir btn; tam tersi olarak tepkin tip de tepkin kuvvetlerin galip geldikleri ve etkin kuvvetleri yapabilirliklerinden ayrdklar bir btn ifade eder. te bu anlamdadr ki tip, baz kuvvetlerin dierlerini zaptettikleri g niteliini ierir. Yksek ve soylu; bunlar Nietzsche iin etkin kuvvetlerin stnln, bu kuvvetlerin olumlamayla ilgilerini, ykselmeye olan meyillerini, hafifliklerini ifade etmektedir. Aa ve baya ise tepkin glerin zaferini, bunlarn olumsuzla ilgilerini, arlklarn veya hantallklarn ifade eder. u halde birok fenomen, tepkin glerin hantal zaferi olarak yorumlanabilir sadece. Btnnde insan fenomeni de byle deil midir? Tepkin gler ve bunlarn zaferi olmakszn varolamayacak eyler vardr. Sadece tepkin kuvvetlerin hayat vermesiyle sylenebilecek, hissedilebilecek veya dnlebilecek eyler,
266 Z, III, Ktlk zerine: Hkmetme arzusu, peki ama kim buna bir arzu diyebilir? Ah, kim byle bir arzunun hakiki adnn vaftiz ?

128

Nietzsche ve Felsefe

inanlabilecek deerler vardr; Nietzsche kesinkes syler: Eer kiinin ar ve aa bir ruhu varsa. Yanlgnn, sersemliin tesinde belli bir ruh aal 267 vardr burada. Deerlerin soyktn, soyluluunu veya aaln belirleyecek bir eletiri ite bu yzden nce bir kuvvetler tipolojisinden sonra da gcn iradesi retisinden ayrlamaz. Dorudur ki u sorulacaktr: Soylu aadan, yksek alaktan neden ve hangi anlamda daha deerlidir? Hangi hakla? Bizzat gcn iradesini veya soyutlamasn, sadece iki kart nitelie, olumlama ve olumsuzlamaya sahip olarak dnmedike bu soruya cevap yoktur. Neden olumlama olumsuzlamadan daha deerlidir? Greceiz ki bunun zm bengi dn kantyla bulunur: Geri gelen, geri gelmeye katlanan, geri gelmek isteyen daha deerli,

268

kesinkes daha deerlidir. Zira bengi dn kant, ne tepkin kuvvetleri ne de yadsma gcn, bunlar srgitsin diye brakmaz. Bengi dn olumsuzu dntrr: Ar, hafif bir ey yapar; olumsuzu, olumlamadan tarafa geirir; olumsuzlamay bir olumlama gc yapar. Eletiri tam tamna bu yeni biimindeki olumsuzlamadr: Ykma, olumlamaya derinden bal bir saldrganlk olarak etkin olur. Eletiri nee olarak ykmadr, yaratcnn saldrganldr. Deer yaratc bir ykcdan, kyacdan ve eletiriciden ayrlabilir deildir; yerleik deerlerin, tepkin deerlerin, aaln eletiricisinden 269

267 Nietzschenin Flaubert hakkndaki yarglar: Onda ruh aal deil de aptallk kefeder. 268 Daha deerliye karar verecek olanda yerleik deerler bulunamaz: VP, II, 530: Hkim bir yaam tipi ve bir k, bir rme, bir ayrma, bir zayflk tipi gryorum. Bu iki tip arasndaki ncelik hakk sorunu hl belirsiz zannedilecektir. 269 Z, n Konuma, 9: ... Ykc, sulu Oysa yaratc olan odur; I, 15: Her kim yaratmak zorundadr, her zaman ykacaktr.

129

Nietzsche ve Felsefe

7. Ahlkn Soyktnn Plan Ahlkn Soykt Nietzschenin en dizgesel kitabdr. ki ynden ilgintir: Birincisi, bir aforizmalar btn veya bir iir olarak sunulmamasna ramen aforizmalarn yorumlanmas ve iire deer biilmesinin 270 anahtar olarak verilmesi. kincisi de Nietzschenin burada, tepkin tipi, tepkin glerin galip gelme tarzn ve bu galip gelmelerinin ilkesini ayrntl olarak zmlemesi. Kitaptaki ksmn ilki hnc, ikincisi huzursuz vicdan, ncs de ileci ideali ele alr: Hn, huzursuz vicdan ve ileci ideal tepkin kuvvetlerin suretleri ve ayn zamanda da birer hiilik biimleridir. Ahlkn Soyktnn bu ifte manzaras genelinde yorumlamann anahtar ve zelinde de tepkin tipin zmlemesi olmas rastlant deildir. Aslnda, yorumlama ve deer bime sanatna engel koyan, soyktn doasn bozan ve hiyerariyi deviren bizzat tepkin kuvvetlerin basks deil midir? O halde Ahlkn Soyktnn bu iki yn, eletiriyi meydana getirmektedir. Ancak eletirinin ne olduu ve felsefenin hangi anlamda bir eletiri olduu sorunu zmlemeye kalyor. Biliyoruz ki tepkin kuvvetlerin galip gelmesi bir kurmacaya dayanyor. Bunlarn zaferi, imgesel bir ey olarak hep olumsuzun zerine kuruludur: Tepkin kuvvetler etkin kuvveti yapabilirliinden ayrr. Bylece etkin kuvvet bir yutturmaca vastasyla tepkin olur. 1) lk almadan itibaren Nietzsche hnc bir imgesel intikam olarak, aslen bir tinsel cezalandrma 271 olarak sunar. stelik, hncn bu ekilde tesisinin bir bozuk mantk, kuvvetin yapabilirliinden ayrlmasnn bozuk mantn 272 ierdiini yine Nietzsche ayrntsyla zmler. 2) kinci alma, hemen ardndan, huzursuz vicdann
270 271

G, nsz, 8. G, I, 7 ve 10. 272 AS, I, 13.

130

Nietzsche ve Felsefe

imgesel ve tinsel olaylardan ayrlmaz olduunun altn izer. Huzursuz vicdan atkl doasyla, kendi aleyhine dnen bir kuvveti ifade eder 273. te bu anlamda da Nietzschenin tersyz olmu dnya 274 dedii eyin temelidir. Genelde Nietzschenin, atklarn kant kavrannn yetersizliinin altn izmeyi ne ok sevdii fark edilecektir: Kant, atklarn ne kaynan ne de gerek yaygnln anlad275. 3) Son olarak ileci ideal en byk yutturmacaya, ahlk ve bilgi zerine dier tm yutturmacalar iine alan ideale gnderme yapar. Nietzsche, elegantia syllogismi 276 diyor buna. Ancak bu sefer hii isteyen bir isten sz konusu; ama yine de en azndan, bir isten hep var277. Yapmaya altmz ey, Ahlkn Soyktnn biimsel yapsn ortaya koymak. Bu ksmn kitapta bu ekilde dzenlenmi olmasnn rastlant sonucu olduuna inanmay bir kenara brakyorsak u sonuca varmak gerekiyor: Nietzsche, Ahlkn Soyktnde Mutlak Akln Eletirisini yeniden yapmak istemitir. Ruh bozuk mant, dnya atks, ideal yutturmacas; Nietzsche, eletiri dncesiyle felsefenin ayn ey olduunu dnr, ki Kant da tam tamna sadece uygulamada deil kuramsal olarak da bu noktay atlam, tehlikeye atm ve heba etmitir. Chestov, Dostoyevskinin Yeraltndan Notlarnda salt akln hakiki eletirisini bulmaktan memnundu. Kant, ncelikle nietzscheci bir dnce olan eletiriyi skalamt. Ancak Nietzsche, kendisinin dnda bir bakasna, hakiki
273 AS, II, 18: kar gtmeme, feragt, kendini feda etme gibi elikili mefhumlar... Bunlarn tadyla kyclnkinin mayas ayndr. 274 AS, III, 14. 275 atknn kayna huzursuz vicdandr (AS, II). atk, ahlk ve yaamn kartl olarak ifade edilir (G, I, 304; FD, II; AS, III). 276 AS, III, 25. 277 AS, III,28.

131

Nietzsche ve Felsefe

eletiriyi tasarlamak ve gerekletirmek konusunda gvenmez. Hem bu tasar felsefe tarihi iin byk nem tayor; sadece rakibi kantlk karsnda deil, iddetle kar koyduu kant k karsnda da tayor bunu. Kanttan sonra Hegel ve Feuerbacha kadar, u nl eletirel eletiriden geen eletiri ne oldu? Zihnin, kendi-bilincinin ve bizzat eletirinin eyleri ve dnceleri sahiplendii ve hatt insann, yoksun brakldn syledii belirlenimleri tekrar sahiplendii bir sanat oldu; yani ksacas diyalektik. Ancak bu diyalektik, bu yeni eletiri, nceden sorulmas gereken u sorudan titizlikle kanyor: Eletiriyi kim yrtmeli, bunu yrtmeye kim yetkin? Bize akl, zihin, kendi-bilinci, insan deniyor ama kimden bahsediyor bu kavramlar, kimdir bunlarn muhatab? nsan ve zihnin kim olduu sylenmiyor. Zihin, herhangi bir gle kilise veya devlet uyumada acele eden kuvvetleri saklyor grnyor. Kk insan kk eylere tekrar sahip olduunda, tepkin insan tepkin belirlenimlere tekrar sahip olduunda sanlyor mu ki eletiri byk ilerleme kaydetmitir ve hatt bylece de etkin olduunu kantlamtr? nsan tepkin bir varlksa hangi hakla eletiri yrtecektir? Dini geri kazanmakla dinle iliiimizi kesmi olur muyuz? Teolojiyi bir antropoloji yaparak, Tanrnn yerine insan geirerek z, yani mevkii ortadan kaldrm olur muyuz? Byle her anlama ekilebilecek belirsizliklerin k noktas kant eletiridir 278. Eletiri Kantta, yryebilecei hakikten etkin bir usul kefedememitir. Orta yol bulmayla tkenmitir; insanda, kendibilincinde, zihinde, ahlkta, dinde ifadesini bulan tepkin glerin hibir zaman stesinden getiremez bizi. Hatt tam tersine, bu tepkin
278 D, 10: Felsefe, teologlarn kanyla kirlenmitir dediimde, beni, Almanlar arasndan derhal anlayanlar olacaktr. Protestan papaz, Alman felsefesinin bykbabasdr, bizzat protestanlk da peccatum originale... Kantn baars, bir teologun baarsdr sadece.

132

Nietzsche ve Felsefe

kuvvetleri biraz daha bizim yapar. Sonuta, Marx ve Hegelin durumu neyse, Kant ve Nietzschenin durumu da odur; Marx iin nasl ki diyalektii ayaklar zerinde durdurmak sz konusuysa ayn ey Nietzschede eletiri iin geerlidir. Ancak bu benzetirme Marx ve Nietzscheyi birbirine yaknlatrmaz, bilakis uzaklatrr, zira diyalektik, eletiri olarak kant eletiriden kagelir. Eer eletiri bizzat yzkoyun kapaklanm deilse ne diyalektii ayaklar zerinde dorultmaya ne de herhangi bir biimini yapmaya gerek vardr. 8. lkeler Ynnden Nietzsche ve Kant Kant, eletiriyi en bandan btncl ve olumlu eletiri olarak gren ilk kiidir. Btncldr nk ondan hibir eyin kaamamas gerekir; olumludur, olumlamacdr nk nceden gzard edilmi gleri serbest brakmadan bilme gcn snrlamaz. Peki ama sonular nelerdir byle byk bir tasarnn? Okuyucu cidden, Salt Akln Eletirisinde, Kantn, teologlarn dogmalarna (Tanr, ruh, zgrlk, lmszlk) galip gelmesinin, bu dogmalarla uyuan ideale zarar verdiine inanyor mu? Ve hatt Kantn byle bir niyeti olduuna inanlabilir mi 279? Salt Akln Eletiriside, Kant daha ilk sayfalardan itibaren bu kitabn hi de bir eletiri olmadn itiraf etmiyor mu? yle grnyor ki Kant, eletirinin olumluluunu eletirilenin haklarn alakgnllkle kabul etmeyle kartrmtr. Hi bu kadar uzlamac, bu kadar saygl bir btncl eletiri grlmemitir. Hem tasaryla sonular arasndaki (dahas genel tasar ile ahsi niyetler arasndaki) bu kartlk kolayca aklanabilir. Kant khne bir eletiri kavrayn varabildii en u noktaya gtrmek
279

AS, III, 25.

133

Nietzsche ve Felsefe

dnda bir ey yapmad. Eletiriyi, bizzat bilgi veya hakikte deil de bunlara ilikin iddialara yaslanmas gereken bir kuvvet yapt. Ahlka ilikin iddialara yaslanan bir kuvvet yapt, bizzat ahlka yaslanan deil. Byle olunca da btncl eletiri bir uzlama taktiine dnveriyor; savaa gitmeden nce nfuz alanlar oktan paylalm. ideal arpyor gze: Ne bilebilirim? Ne yapmalym? Ne umut etmeliyim? Bu nn de snrlar iziliyor, ktye kullanmlar ve ihlaller ifa ediliyor ama her nn de eletirilemez zellii elmadaki kurtuk misali kantln kalbinde yerleik kalyor: Hakiki bilgi, hakiki ahlk, hakiki din. Kant bir de olgu der; ahlk olgusu, bilgi olgusu diye Alanlara snr ekme yolundaki Kant eilim en sonunda zgrce, kendi oyununu oynayarak Yargnn Eletirisinde kagelir; burada, batan beridir bildiimizi reniriz: Kantn eletirisinin dorulamak dnda bir amac yoktur, eletirdii eye inanmakla balar ie. Bildirilen byk siyaset bu mudur? Nietzsche bunda daha henz byk siyasetin olmadn saptyor. Eletiri, gerek ahlk ahlkla dalga geer demekle yetindiinde bir hitir ve hibir ey de sylemez. Kendi hakiktine yaslanmadka, hakiki bilgiye, hakiki ahlka, hakiki dine dayanmadka hibir ey yapmaz 280. Nietzsche, erdemi hkmsz kld her seferinde, sadece sahte erdemleri veya erdemin maskeleri deil bizzat erdemin de bir hkm kalmaz, yani hakiki erdemin kkl, hakiki ahlkn inanlmayacak sradanl ve zgn deerlerin bayal hkmn yitirir. Zerdt burada en ufak bir kukuya yer vermez; iyileri, mkemmelleri bilmenin, onda, insana
280 HB, 345: En kafal olanlar... bir halkn, kendi ahlk hakkndaki veya insanlarn tm bir insan ahlk hakkndaki, ite bu ahlkn kkeni, dinen tasvip, zgr irade nyargs vesaire hakkndaki sama dncelerini ortaya koyup eletirir, bylelikle de bizzat ahlk eletirdiklerini sanrlar.

134

Nietzsche ve Felsefe

kar iine bir rperti verdiini, kanatlarnn kmasnn ite bu tiksinmeden dolay olduunu syler 281. Sahte ahlk veya sahte dini eletirmekle zayf eletirmenler, majestelerinin muhalifi, gaml mminler oluruz. Taraflar uzlatran sulh hukuku hakiminin eletirisi bu. ddia sahiplerini eletiriyoruz, bu iddia sahiplerinin bu alanlardaki tecavzn mahkum ediyoruz ama bu alanlarn kendisi bize kutsal geliyor. Ayn ey bilgi iin de geerli; adna lyk bir eletiri, bilgi takma adnda bir bilinemeze deil, bilinebilir olan hakikten bilgiye yaslanmal 282. te bu yzden Nietzsche, bu alanda olduu gibi dier alanlarda da btncl bir eletirinin olas tek ilkesini kendi perspektivizminde bulduunu dnr. Ahlki olgu, ahlki fenomen yoktur ama fenomenlerin ahlki bir yorumlamas vardr 283. Bilginin yanlsamalar yoktur ama zaten bilginin kendisi bir yanlsamadr; bilgi bir yanlgdr, daha da kts bir arptmadr 284. (Nietzsche bu son nermeyi Schopenhauere borludur. Schopenhauer, kantl ite byle, kkten dntrerek, diyalektikilerin aksi ynnde yorumlamtr. Schopenhauer, eletirinin ilkesini de hazrlamay bilmitir; ama ahlk ayan tkezletir, budur zayf noktas). 9. Eletirinin Gerekletirilmesi Kantn Salt Akln Eletirisindeki dehas, akn bir eletiri tasarlam olmasndadr. Akln eletirisi olarak eletirinin duyguyla, deneyimlemeyle, d bir merci ile yaplm olmamas gerekir. Dahas, eletirilen, akln dnda deildir; aklda, dtan beden, duyu veya
EH, IV, 5. G, I, 189. 283 G, II, 550i 284 G, I ve II (Bilgi organik ve organize hale gelen yanlg olarak tanmlanmtr).
282 281

135

Nietzsche ve Felsefe

edilgiler gelen yanlglar deil de tam da akldan doan yanlsamalar aramak gerekir. u halde bu iki talebin kskacnda, Kant, eletirinin, bizzat akln yrtt bir eletiri ve elbette akln eletirisi olmas gerektii sonucuna varr. Kant eliki de bu deil mi; akl hem yarg hem de sulu yapmak, onu hem yarglayan hem de yarglanan olarak tesis etmek? 285 Kantta, hibir ekilde kendinin yargc olma grevini emanet etmeden akl ierden yarglayacak yntem eksik. Dorusu Kant, akn eletiri tasarsn gerekletirmiyor. Akn felsefe koullanann hl dndaki koullar kefediyor. Akn felsefenin ilkeleri birer koullanma ilkesi, yoksa isel bir oluumun ilkeleri deil. Biz bizzat akln, anln ve anln kategorilerinin oluumunu istiyoruz: Nelerdir akln ve anln kuvvetleri? Aklda gizlenen ve yine aklda kendisini ifade eden isten nedir? Akln gerisinde ne duruyor, akln kendisindeki nedir? Gcn iradesi ve bundan doan yntemle, Nietzsche, isel bir oluumun ilkesini dzenliyor. Gcn iradesini akn bir ilkeyle kyasladmzda, a priori yapda bir gcn iradesindeki hiilii anladmzda her eyden nce bunlarn ayrmn psikolojik saptamalarla ortaya koymak isteyeceiz. Zaten her hl ve krda Nietzschenin hi akn ilkeleri olmamtr; onda bunlarn yerini tam olarak soyktk alr. Oluumsal ve soyktksel ilke olarak, yasa koyucu ilke olarak sadece gcn iradesi isel eletiriyi gerekletirmeye yeteneklidir. Sadece gcn iradesi bir tednm olanakl klar. Nietzschede filozof-yasa koyucu, gelecein filozofu olarak belirir; yasa koymak deerlerin yaratlmas anlamndadr. Hakiki filozoflar, 286 buyuran ve yasa koyanlardr . Chestovun harika metinlerini ateleyen de bu nietzscheci esindir: Bizim iin btn hakiktler, hatt
285 286

G, I, 185. K, 211 - G, IV,104.

136

Nietzsche ve Felsefe

metafizik olanlar dahi, parereden doar. Ancak yine de metafizik hakiktlerin kayna juberedir ve insanlar jubereyi paylamadklar lde metafizik onlara olanaksz grnr; Yunanllar, ortaya karak hakiki varl insann gznden karan her ey karsnda bu boyun emeyi, bu itaatkr kabullenmeyi hissediyorlard. Hakiki gereklie ulamak iin dnyann efendisi gibi grmeli, buyurmay ve yaratmay renmeli Yeterli akln olmad yer burasdr. Bize gre, dnmenin tm olana burada ortadan kalkyor, onlar ise burada 287 metafizik hakiktin balangcn gryorlar . Filozofun kendi faaliyetlerine yasa koyucunun faaliyetini eklemesi diye bir ey yok, zaten bunun iin en elverili yerde durmakta; nasl ki bilgelie boyun eii, filozofu, olas en iyi yasalar bulmaya yetkili klyorsa, insanlara da bunlara boyun eme sras dyor. Hayr, ite sylenen ey bu deil, tamamen baka bir ey sylenmek isteniyor. Filozof olarak filozof bir bilge deildir; filozof, filozof olarak itaat etmeyi keser, eskimi bilgeliin yerine buyurmay geirir, eski deerleri parampara eder, yenilerini yaratr. Tm bilgisi, tecrbesi ite bu anlamda yasa koyucudur. Filozof iin bilgi, yaratmadr. Onun bu yaratma ii yasa
288 koymaktan ibarettir, onun hakikt istenci, gcn iradesidir . Filozofun byle dnlmesinin kkleri Sokratesin ncesine dayanyorsa da modern dnyada tekrar ortaya k kant ve eletirel grnmektedir. Parere yerine jubere; koperniki bakaldrnn znn ve eletirinin, eskimi bilgelie, dogmatik ve teolojik boyun eie kar k yolu bu deil midir? Yasa koyucu felsefe olarak felsefe

dncesi isel eletiri olarak eletiri dncesini tamamlar; bu ikisi, kantln temel katksn, zgrletirici katksn meydana getirir.

287 288

Chestov, Dnmenin kinci Boyutu, NRF, Eyll 1932 K, 121; K, 120.

137

Nietzsche ve Felsefe

Ancak burada da, kendi felsefe-yasa koyma dncesinden Kantn ne anladn sormamz gerek. Nietzsche, kant dnceyi ele alr ve gelitirir grnrken, Kant neden, yrrlkteki deerlerin bir dkmn yapmakla yetinen ve gelecein filozoflarnn tam ztt olan felsefe iilerinden sayar? Kant iin sonuta, yasa koyucu (bir alanda) olan her zaman iin bir yetimizdir; anlk, zihin. Bunu iyi kullandmz ve dier yetilerimize, bu yetiye uygun bir grev saptadmz lde bizzat yasa koyucuyuzdur. Ancak, hangi yeti altnda neye, hangi kuvvetlere itaat edeceiz? Anln ve akln uzun bir gemii var; bu ikisi, biz kimseye inanmak istemediimizde bizi itaat ettiren merciler. Tanrya, devlete, ebeveynimize itaat etmeyi kestiimizde, akl kagelip bizi hl uysal olmaya ikna ediyor: Buyuran sensin! Akl, klelik edilerimizi, boyun eilerimizi, bizi aklc bireyler yapan stnlkler olarak gsteriyor. Klgn akl ad altnda bir akl, Kant, akldan kayglanmaya ihtiya olmayan durumlar iin bilhassa yaratt. Yani yrein ihtiyacnn, ahlkn, devin konutuu durumlar iin... 289 Ve son olarak da yasa koyucuzne birliinin, bu nl kant birliin ardnda ne yatyor? Yenilenmi bir teoloji yatyor sadece, protestan tarz bir teoloji: Hem inanan hem rahip, hem yasa koyucu hem de zne grevi grmemiz ykleniyor bize. Kantn hayali, duyulur ve duyulurst dnya ayrmn ortadan kaldrmak deil, bu her iki dnyada kiiselin tekliini kantlamakt. Yasa koyucu ve zne, zne ve nesne, numen ve fenomen, rahip ve mmin ayn kii. Bu dzenleme teolojik bir baardr: Kantn baars bir teologun baarsdr 290. Kendimize en nce rahip ve yasa koyucuyu yerletirince, her eyden nce inananlar ve zneler olmay bir kenara braktmz m sanlyor? Bu yasa koyucu ve rahip yerleik
289 290

G, I, 78 Ayn Metin, D, 12. D, 10.

138

Nietzsche ve Felsefe

deerlerin vekletini, yasamasn, temsilini icra ediyor: Yaptklar ey, yrrlkteki deerleri iselletirmek. Kantta, yetilerin iyi kullanlmas ilgin bir ekilde u yerleik deerlerle badayor: Hakiki bilgi, hakiki ahlk, hakiki din 10. Sonular Bakmndan Nietzsche ve Kant Nietzscheci eletiri anlaynn kant eletiri anlayna kart oluu zetlenecek olursa, bunun be noktada toplandn grrz: 1) Szde olgularn basit koullar olarak akn ilkelere kar inanlarn, yorumlamalarn ve deerlendirmelerin anlam ve deerini aa koyan oluumsal ve yorumsal ilkeler. 2) Kendini yasa koyucu olarak gren bir dnme deil de nk bu sadece akla itaat eder akln karsnda dnen tek dnme: Aklc varlk, hep olanaksz olacaktr291. Akla, dnmeden baka bir eyle verinin, yrein, duygunun, hevesin veya tutkunun haklarna kart olarak anlaldka, akldclk yanl anlalr. Akldclkta, dnme dnda, dnmek dnda bir ey sz konusu deildir. Akln karsna dnmenin, aklc bireyin karsna da dnrn kendisi karlr 292. Zira akl, kendi hesabna, dnmenin yine dnmeye boyun ediren haklarn eline alr ve bunlar ifade eder; dnme de haklarn geri kazanr ve akl iin yasa koyucu olur: Zar at. te zar atnn anlam budur. 3) Kant yasa koyucu deil de soyktk olmak. Kantn yasa koyucusu mahkeme yargcdr, alanlarn taksimini ve yerleik deerlerin tahsisini gzeten sulh hukuk hakimidir. Soyktk esin, adli esinin kartdr. Has yasa koyucu soyktkdr. Soyktk
Z. OD, I, David Strauss, I; II, Eitimci Schopenhauer, I : Dnr ile halk dnrnn kartl (halk dnr, akl temsil eden eitimli bir odundur). Kierkegaard, Feuerbach ve Chestovda benzer konu.
292 291

139

Nietzsche ve Felsefe

biraz khindir, gelecein filozofudur. Bize, sallantda bir bar deil 293 tanmadmz, bilmediimiz savalar haber verir . Ona gre dnmek yarglamaktr ama yarglamak da deerlendirmek, deerleri yaratmaktr. Yarglama sorunu doruluun sorunu, hiyerarinin sorunu olur. 4) Aklc varlk olarak deil de yrrlkteki deerlerin memuru olarak, ayn zamanda rahip ve inanan, ayn zamanda yasa koyucu ve tebaa, kendi kendisinin hizmetindeki ayn zamanda galip ve malup kle; tepkin insan. Pekiyi u halde eletiriyi kim yrtyor? Nedir eletirel bak as? Eletirel eyletke, gerekletirilmi insan deil, insann, zihnin, akln ve kendi bilincinin yceltilmi biimleri de deil. Ne Tanr ne insan; zira insan ve Tanr arasnda henz yeter ayrm yok, birbirlerinin yerini pek l alyorlar. Eletirel eyletke gcn iradesidir, eletirinin bak as da gcn iradesinin bak asdr. Ancak, hangi biimde eletiri? Bizzat eletirinin olumlu rn olarak stinsan biiminde deil rnein. Ama yine de bir grece stinsan tipi 294 var: Eletirel tip bu; insan geilmeyi, almay istedii lde kendinizi stinsann babas, atas haline 295 getirebilirsiniz; yapacanz en iyi ey de budur . 5) Eletirinin hedefi insann veya akln amalar deil stinsandr, geilmi insan, alm insandr. Eletiride dorulamak deil, baka trl hissetmek, baka trl bir duyarlk sz konusudur. 11. Hakikt Kavram Hakikt her zaman z olarak, Tanr olarak, stn mercii olarak ortaya konmutur Ama hakikt istencinin bir eletiriye ihtiyac var. Bylece grevimizi de belirleyelim- hakiktin deerini kesinkes
293 294

EH, IV, 1. EH, IV,5. 295 Z, II, Mutlu Adalar zerinde.

140

Nietzsche ve Felsefe

sorgulamalyz . Kant bu noktada klasik filozoflarn sonuncusudur; hakiktin deerini asla sorgulamam, hakikiye boyun eiimizin nedenlerini asla ele almamtr. Bu bakmdan baka herhangi bir filozof kadar dogmatiktir. Ne o ne de dierleri unu sormaz: Hakikti kim aryor? Yani, hakikti arayan ne istiyor? Tipi nasldr, gcn iradesi nasldr? Felsefenin bu noksanlnn doasn anlamaya alalm. Herkesin iyi bildii gibi, aslnda insan hakikti pek az arar; bizi yanlglarmzdan ziyade ilgilerimiz ve de ahmaklmz ayrr hakiktten. Ancak filozoflar, dnme olarak dnmenin hakikti aradn, hakikti hak olarak sevdiini, hak olarak istediini ne srerler. Felsefe, dnme ve hakikt arasnda bir hak bants kurarak, has bir dnrn istencini hakikte balayarak, hakikti kendisine ait soyut bir istence, bir kuvvet tipine, gcn iradesinin bir niteliine balamay nlyor. Nietzsche, sorunu, yine sorunun ortaya konduu yerde kabul eder; Nietzsche iin hakikt istencinden kukuya kaplmak, insanlarn bir kez daha aslnda hakikti sevmediklerini hatrlamak sz konusu deildir. Nietzsche, hakiktin bir kavram olarak neyi imlediini, yine hakiki olarak nitelenen hangi kuvvetleri ve hangi istenci bir hak olarak nkabul yaptn sorar. Hakikt zerine aslsz iddialar eletirmez Nietzsche ama hakiktin kendisini ve bir ideal olarak hakikti eletirir. Nietzschenin yntemine gre hakikt kavram dramatikletirilmelidir. Bizi daha hl nice tehlikeli maceraya srkleyen hakikt istenci, btn filozoflarn saygyla sz ettikleri u nl hakiktseverlik, oktandr ne sorunlar koydu nmze! Hakikti bulmak isteyen nedir, iimizdeki? Aslnda, biz bu istencin kkeni sorunu nnde uzunca bir zaman bekledik ve yine bundan daha temel bir sorunun karsnda bulduk kendimizi. Hakikti istediimizi kabul edelim, peki neden hakikt olmayan istemiyoruz?
296

296

AS, III, 24.

141

Nietzsche ve Felsefe

Veya belirsizlii? Ve hatt cahillii? nanr msnz, bize kesinkes yle geliyor ki imdiye dek sorun 297 hi ortaya konmad; bunu gren, gz nnde bulunduran ve buna cesaret eden ilk biziz 298. Hakikt kavram hakiktli bir dnyay niteler. Hatt bilimde de fenomenlerin hakikti, fenomenlerin dnyasndan ayr bir dnya meydana getirir. Oysa hakiktli bir dnya, kalbine oturttuu hakiktsever bir insan varsayar 299. Kimdir bu hakiktsever insan? Ne ister? lk sava gre aldatlmamak, kendisini buna brakmamak ister. Zira aldatlmak zararl, tehlikeli ve uursuzdur. Ama bylesi bir sav dnyann zaten bizzat hakiktli olduunu varsayyor. Zira hepten yanl bir dnyada, kendini aldatlmaya kaptrp koyvermeme istenci uursuz, tehlikeli ve zararl olur. Sonuta hakiktin tehlikesine ve gereksizliine ramen, her ne pahasna olursa olsun, hakikt istencinin olumas gerekti. Dier sav kalyor geriye; Hakikt istiyorum, kandrmak istemiyorum demek oluyor ve kandrmak istemiyorum demek, zel bir durum olarak, kendi kendimi kandrmak istemiyorum demeyi ieriyor 300. Eer biri hakikt istiyorsa, dnyann olduu ey adna deil de olmad ey adna istiyordur bunu. Anlald zere yaam yoldan karmak, kandrmak, gizlemek, gz boyamak, krletirmek ister. Ancak, hakiki olan isteyen, nce yanln bu yksek gcn deersizletirmek ister; yaam bir yanl, dnyay da bir grn yapar. Yaamn karsna bilgiyi, bu dnyann karsna da baka bir dnya, bir tednya, tam tamna hakikte uygun dnyay koyar. Hakiktli dnya, bu dnyay bir
Hakiktin deeri sorunu (.n.). K, I. 299 G, I, 107: Hakiki olann ve varln bir dnyasn imgelemek iin nce hakikte uygun insan yaratmak gerekir (hakikte uygun olarak dnlen olgu da var bunun iinde). 300 GS, 344.
298 297

142

Nietzsche ve Felsefe

grn olarak tasarlayan bu istenten ayrlabilir deildir. u halde bilgi ve yaam kartl, dnyalarn ayrt edilmesi, bunlarn gerek zelliini ortaya koyuyor: Bu, ahlk kkenli bir ayrt etmedir, ahlk kkenli bir kartlktr. Aldatmak istemeyen insan, mkemmel bir dnya ve mkemmel bir yaam ister; aldatmak istememesinin tm nedenleri ahlkidir. Hakikti isteyenin erdemciliine toslarz hep: En gzde uralarndan biri kusurlarn insanlar arasnda datlmasdr; sorumlu klar, masumiyeti yadsr, yaam sular ve yarglar, grn geersiz iln eder. unun doruluuna inanyorum ki, tm bir felsefede, ahlki (veya ahlki olmayan) hesaplar tm bitkinin kt asl tohumu meydana getiriyor Bu yzdendir ki felsefenin babas olacak bir bilgi igdsnn varlna inanmyorum 301. Ahlki kar duru her zaman bizzat bir semptomdur. Baka bir dnya, baka bir hayat isteyen, daha derin bir ey istiyordur: Yaama kar yaam 302. ster ki yaam erdemli hale gelsin, hem kendini hem de grn dzeltsin, baka bir dnyaya geit versin. ster ki yaam kendini yadssn ve kendinin aleyhine dnsn: Kuvveti kurutmak iin kuvveti kullanmaya kalkmak 303. Ahlki kar duruun arkasnda baka trden bir eliki duruyor; dini veya ileci eliki bu. Kurgul konumdan ahlki kar durua, ahlki kar durutan ileci elikiye Ancak ileci eliki de srasnca yorumlanmas gereken bir semptomdur. ileci ideal insan ne ister? Yaam yadsr, aalam bir yaam, soysuzlam ve aalam kendi yaamn isteyen odur, kendi tipinin ve tabii bunun gcnn ve zaferinin muhafazasn, tepkin kuvvetlerin zafer ve sirayetinin muhafazasn ister. te bu noktada tepkin kuvvetler onlar zafere gtrecek o kayg uyandrc
301 302

AS, 6. AS, III, 13. 303 AS, III, 11.

143

Nietzsche ve Felsefe

mttefiklerini bulurlar; hiilik, hilik istenci 304. Yaam, onun tepkin haliyle yklenen hilik istencidir sadece. Tepkin kuvvetleri, yaamn kendi kendisiyle elimesinin, kendini yadsmasnn ve yok etmesinin gerektii yol olarak kullanan da ayn hilik istencidir. Yaamdan stn olarak adlandrlan deerlere can veren en bandan beri hilik istencidir. Schopenhauerin en byk yanlgs da budur: O zannetmitir ki yaamdan stn deerlerde, isten yadsnyordur. Aslnda, yaamdan stn deerlerde yadsnan, isten deildir; yaamdan stn bu deerler bir yadsma, yaam silme istenciyle ilikilidirler. Bu yadsma istenci stn deerlerin deerini belirliyor. Silah da u: Yaam tepkin kuvvetlerin egemenliine devretmek; yle ki yaam btnyle ileriye doru, hilie doru, hiliinin delip geici duygusuna doru, yapabilirliinden ayrlm ve daha az yapa yapa yuvarlanmaktadr. Hilik istenci ve tepkin kuvvetler; ileci idealin temelinde bu ikisi yatar. Yorumlama u halde kefini, katman delerek yapar: Bilgi, ahlk ve din; yaama stn deerler olarak hakikt, iyi ve kutsal. de birbirine balanyor: ileci ideal burada nc zamandr, hem de ilk ikisinin anlam ve deeridir. O halde nfuz alanlarn paylatrmak bounadr, dahas bu zaman birbirinin karsna da yerletirilebilir. Btn alanlar az ya da ok youn elinde bulundurmasyla ileci ideale rast gelinir; kimseyi tehlikeye atmayan bir arlktr bu. Bilginin, bilim ve hatt zgr dnrn biliminin, ne pahasna olursa olsun hakiktin, ileci ideali tehlikeye atacana kim inanabilir? Zihin ciddiyetle, cesaretle ve drste i banda olduundan beri, ideallerden tmden vazgeiyor: hakikt istemesi hari. Ama bu isten, idealin bu artakalan, bana inanmak isteyecek
304

AS, III, 25.

144

Nietzsche ve Felsefe

olursanz, kendi en sert, en tinsel, en irek, tm d grnnn en sade ileci idealidir 305. 12. Bilgi, Ahlk ve Din Her eye ramen, belki de bilgi, ahlk ve dinden ayrt etmeyi ve hatt bunlarn karsna yerletirmeyi seveceimiz bir akl vardr belki. Hakikt kavramnn kaynan kefetmek iin hakiktten ilece ideale doru kyorduk ama bir an soykte deil de geliime dikkat edelim: ileci veya dini idealden hakikt istencine geri iniyoruz. O halde ahlkn, bir dogma olarak dinin yerini aldn ve bilimin de gitgide ahlkn yerini aldn teslim etmeliyiz. Dogma olarak hristiyanlk kendi ahlk tarafndan ykld; Hristiyanln Tanrsna galip gelen hristiyan ahlkn kendisidir; veya Sonuta
306 hakikt igds Tanrya inanma yalann yasaklar kendine . Bugn, inanl birinin veya bir papazn syleyemeyecei ve dnemeyecei eyler vardr. Bunlar sadece birka piskopos ve papaya aktr: nyet ve hayr, ilhi akl, ilhi ereklik; te artk zaman gemi dnme biimleri bunlar, karlarnda bilincimizin sesinin durduu dnme biimleri, bunlar ahlkd307. Dinin

ounlukla, kendini devam ettirmek ve bir biimde uyum salamak iin zgr dnrlere ihtiyac olur. Ahlk dinin devamdr, ancak baka bir yoldan devamdr; bilgi, ahlkn ve dinin devamdr, ancak baka bir yoldan devamdr. Her yerdeki ileci idealdir ama yolu hep deitiinden bunlar farkl tepkin kuvvetlerdir artk. te eletiri bu yzden farkl tepkin kuvvetler arasndaki bir hesaplamayla pek de kolay kartrlyor.
305 306

AS, III, 27. AS, III, 27 ve GS, 357. 307 AS, III, 27.

145

Nietzsche ve Felsefe

Dogma olarak hristiyanlk kendi ahlk tarafndan ykld Ama Nietzsche ekliyor: Bylece ahlk olarak hristiyanln da kendi ykmna srklenmesi gerekir. Nasl ki ahlkn dinin ykm olmas gerekiyorsa, hakikt istencinin de ayn ekilde ahlkn ykm olmas gerekir mi demek istiyor? Bu pek kazanl olmaz, zira hakikt istenci yine ileci idealin bir paras, yntem hep hristiyanc. Nietzsche baka bir ey istiyor: dealin deimesi, baka bir ideal, baka trl hissetmek. Peki ama modern dnyada bu deiim nasl olasdr? ileci veya dini ideal nedir diye bu soruyu idealin kendisine sorduumuzda, ahlk veya erdem onun yerine cevaplandrmak iin ne kyor. Erdem der ki: Sizin saldrdnz benim, o halde bu soruya idealin yerine ben cevap vereyim; dinde kt de vardr iyi de. Ben bu iyiyi biraraya getirdim, bu iyiyi isteyen benim. Ve biz kp peki ama bu erdem nedir, ne istiyor diye sorduumuzda ayn hikye tekrar balar. Hakikt beri gelir ve cevap verir; Erdemi isteyen benim, erdemin yerine cevaplyorum; o benim anamdr ve gayemdir. Eer erdeme gtrmyorsam ben bir hiim. Benim de bir ey olduumu kim inkr eder? Hakiktten ahlka, ahlktan dine katettiimiz soyktksel evreler var ya, geliim bahanesiyle bunlar bamz nde, gerisin geri inmemiz isteniyor. Erdem dinin yerine, hakikt erdemin yerine cevap veriyor. u halde hareketi srdrmemiz yeterlidir. Ayn zamanda da srama tahtamz olan balang noktamz biz yeniden bulmadka bu basamaklar indiremezler bize: Hakiktin kendisi ne eletirilemezdir ne de ilhi yasann bir paras; eletiri bizzat hakikt eletirisi olmaldr. Hristiyanc hakikt igds tmdengele tmdengele, hep byle celse celse, sonunda, en rktc tmdengelimini de yapacak, kendisine kar hkm tayan celseyi aacak; bu ancak u soruyu sorduunda olur: Hakikt istenci ne demektir? Ve ite sorunuma geri dndm ey siz bilmediim

146

Nietzsche ve Felsefe

dostlarm (zira hi dost tanmadm): Bizdeki u hakikt istenci, kendisinin bilincine bir sorun olarak varyorsa btn bir hayatn anlam ne olacak bizim iin? Hakikt istenci bir kez kendisinin bilincine vardnda, bu hi kuku yok ki ahlkn lm olacaktr. Avrupa tarihinin gelecek iki yz ylna mahsus yz perdelik bu en grkemli gsteri, bizim iin pek bir korkutucu da olsa, belki de byk beklentilerin en dourgandr 308. Bu son derece kesin ifadeli metinde sylenen her sz tartl. Tmdengele tmdengele, celse celse ifadeleri inilen basamaklar gsteriyor; ileci idealden ileci idealin ahlki biimine ve ahlki bilinten kurgul bilince. Ancak, en rktc tmdengelim ve kendisine kar hkm ifadeleri ise u demek: ileci idealin hakikt istencinden te saklanacak yeri yoktur, onun yerine cevap verecek kimse de yoktur. Tmdengelime devam etmek, daha fazla inmek, bizi indirmek istedikleri olduklar yere inmek yeterlidir. Bylece ileci ideal kovuundan karlm, maskesi drlm olur; onun roln stlenecek, ne ahlki ne de dnsel, kimse yoktur artk. Sorunumuza geri dndk ama bizim kmza yn verecek andayz; baka trl hissetme zaman, ideali deitirme zaman. Nietzsche, elbette, hakikt ideali ileci veya ahlki idealle yer deitirsin demek istemiyor; tam tersine, hakikt istencini sorgulama (yorumlama ve deerlendirme), ileci idealin yerine onu baka biimlerde srdrecek ideallerin geirilmesini nlemelidir demek istiyor. ileci idealin hakikt istencindeki srekliliini geersiz kldmzda, onu bu ayn srekliliinin koulundan veya son defadaki tebdili kyafetinden yoksun brakm oluyoruz. Bu anlamda biz de hakikte uygunuz veya bilgi araycsyz 309. Ancak, ileci idealin
AS, III, 27. Biz, bilgi arayclar. Hem Nietzsche, efendilerin hakikte uygun olduklarn, bunun hemen ncesinde farkl bir anlamda syleyecektir: AS, I,
309 308

147

Nietzsche ve Felsefe

yerine bir baka ey geirmiyoruz, onun yerinde herhangi bir eyi devam ettirmiyoruz, o yeri yakmak istiyoruz, baka bir yerde baka bir ideal istiyoruz, baka bir bilgi 310 tarz, baka bir hakikt kavram, yani bir hakikt istencinde varsaylan deil ama bambaka bir hakikt istenci varsayan bir hakikt kavram istiyoruz. 13. Dnme ve Yaam Nietzsche bilgiden sz ederken, onu, yaamn karsnda olmaya, yaam lmeye ve yarglamaya can atmakla, bizzat kendini erek olarak almakla sular. Tragedyann Douunda Sokratesi tersyz etme ite bu biimde belirir. Ve Nietzsche devam eder: Yaama bal basit bir ara olarak bilgi, kendisine ama ss, yarg, yksek mercii ss verir 311. unlarn nemini de deerlendirmemiz gerek: Bilgiyaam kartl ve bilginin, kendisini yaamn yargc yapma ilemi, bunlar birer semptom ve sadece semptomdur. Bilgi yaama karttr ama yaamn tersini syleyen bir yaam, bizzat bilgide kendi tipini koruyup bunu galip getirecei bir yol bulan tepkin bir yaam ifade eder. (Bylece de bilgi, bilimsel olarak gzlemlenebilir tepkilerin dar erevesinde tutarak, yaama, onu yapabilecei eyden koparacak, eylemesini engelleyecek ve eylemesini yasaklayacak yasalar verir. Yani hemen hemen hayvanat bahesinde bir hayvan misali. Ancak, yaam len, snrlayan ve biimleyen bu bilginin kendisi de, tepkin bir yaam rnekeyi zerine, tepkin bir yaamn snrlar iinde kuruludur). Nietzschenin baka metinlerinin, semptomlarla yetinmeden yorumlamaya inerek ok daha karmak olacana
5.
310 "Savoir" karl olarak deil, bilginin (connaissance) edinilmesi (connaitre) olarak bilmek. 311 G, I ve II.

148

Nietzsche ve Felsefe

armamal. u halde, Nietzsche bilgiyi, kendisini bir erek olarak grmekle deil, dnmeyi, yaamn hizmetinde basit bir ara klmakla sular. Nietzschenin, Sokratesi de benzer biimde, yaam bilginin hizmetine deil de tam tersine, dnmeyi yaamn hizmetine vermekle sulad olur. Sokrateste dnme yaamaya yarar, oysa tm eski filozoflarda yaama dnmeye yarar 312. Bu iki tr metin arasnda, yaam szcnn farkl ayrtlarna kar duyarl olunduunda hibir eliki grlmez: Sokrates, yaam dnmenin hizmetine verdiinde, bundan, bu yolla tmden tepkin hale gele yaam anlalmaldr. Sokrates dnmeyi yaamn hizmetine verdiinde ise, zellikle, tm yaamn ve bizzat dnmenin rnekeyi olan u tepkin yaam anlalmaldr. Ve yine, iki tr metin arasnda, bilgi ve dnme arasndaki ayrma duyarl olunduunda daha da az eliki grlr. (Burada, adamakll dntrlm ve Kanta kar evrilmi kant bir izlek yok mu?) Bilgi yarg yapldnda, dnme en byk itaatkrdr. Bilgi dnmenin ta kendisidir ama dnme, akla ve aklda ifade olan her eye boyun eer. Demek ki bilgi, dnme igdsdr ama kendisini fetheden tepkin glerle olan ilikisi iindeki dnmedir sz konusu dnme. Aklc bilginin yaam iin belirledii snrlarla aklc bir yaamn dnmeye belirledii snrlar ayndr; yaam bilgiye itaat ederken, dnmenin de yaama itaat etmesi sz konusudur. Her hal ve krda akl bizi bir takm snrlar amaktan bazen vazgeirir bazen de men eder; nk bu gereksizdir (bilgi burada, bunu nceden grmek iin vardr), nk bunu yapmak ktdr (yaam burada erdemli olmak iin vardr), nk bu imknszdr (hakiktin ardnda ne grecek, ne de dnecek bir ey vardr) 313. Peki u halde, bizzat bilginin eletirisi olarak tasarlanan eletiri, dnmeye baka bir
312

FD.

149

Nietzsche ve Felsefe

anlam verebilecek kuvvetleri ifade etmiyor mu? Yaam neyi nereye kadar yapabiliyorsa, onda sonuna kadar gidecek bir dnme, yaam, yapabileceinin sonuna dek gtrecek bir dnme. Yaama kar kacak bir bilginin yerine yaam olumlayacak bir dnme. Bylece yaam, dnmenin etkin kuvveti ama dnme de yaamn olumlayc gc olacak. kisi de yine bylece ayn yne doru, birbirlerine destek olarak ve engelleri yararak, biri bir adm atarken dieri de atarak, grlmedik bir yaratma gayreti iinde yol alacaklar. u demek olacak dnme; yeni yaam olanaklar kefetmek, yaratmak. ok byk zorluklarn olduu yaamlar vardr, bunlar, dnrlerin yaamlardr. Onlar hakknda bize anlatlana kulak vermeliyiz, zira bunda yeni yaam olanaklar bulabiliriz, ki bu da bize sevin ve g veren, sz konusu dnrlerin tilmizlerinin yaamlar stne k tutan tek yk olur. Bu hayatlarda tpk byk gezginlerin seyahatlerinde olduu kadar ok bulu, gzlem, yreklilik, umutsuzluk ve umut vardr; doruyu sylemek gerekirse bunlar, yaamn en cra, en tehlikeli corafyalarna yaplan yolculuklardr. Yine bunlarda artc olan ey, zt yne eken birbirine dman iki gdnn, ayn boyundurukta yrmeye zorlanm grnmesidir: Bilgiye ynelik gd srekli, insann yaamaya alk olduu yeri brakmaya ve belirsizlie atlmaya zorlanr; yaam isteyen gd de yerleecek yeni bir yeri el yordamyla aramaya zorlanyor gibi grnr314. Dier bir deyile yaam, bilginin ona izdii snrlar ama 315 dnme de yaamn ona izdii snrlar aar. Dnce bir ratio
313 Daha Tragedyann Douunda, Apollon insanlarn evresine snr izer, yle ki hemen ardndan insanlara hi durmadan bu snrlar, insann kendini tanmas ve ll olmasna ilikin buyruklar dahilinde tmel ve kutsal yasalar olarak hatrlatr (TD, 9). 314 FD. 315 Akl. (.n.)

150

Nietzsche ve Felsefe

olmay brakr, yaam bir tepki olmay brakr. Dnr, bylece, akl ile yaam arasndaki o gzel ilgiyi ifade eder: Yaam, dnmeyi etkin bir ey yaparken, dnme de olumlamac bir ey yapar yaam. Bu genel ilgi Nietzschede, ncelikle ve ncelikle Sokrates ncesi bir sr ve ayn zamanda da sanatn z olarak ortaya kar. 14. Sanat Nietzscheci sanat anlay trajik bir anlaytr. ki ayak, iki ilke zerine oturur. Bu iki ilkeyi ok eski ama ayn zamanda da gelecein ilkeleri olarak kavramak gerek. ncelikle sanat, kar gtmeyen bir faaliyetin, hayr iinin kartdr: yiletirmez, sakinletirmez, yceltmez, tazmin etmez; ne arzuyu, ne gdy ne de istenci tatmin eder. Tam tersine, sanat, gcn iradesinin uyarcsdr, istemeyi tahrik eder. Bu ilkenin eletiri anlam meydandadr; tm tepkin sanat anlaylarn mahkm ediyor. Aristoteles tragedyay tbbi bir i srdrc veya ahlki bir yceltme olarak kavradnda, tragedyann o dakika bir kar olmu olur ki, bu da tepkin kuvvetlerin karyla karyordur. Kant gzellii her trl kardan, hatt ahlki kardan da ayrt ettiinde, gzel iin sadece karsz bir gze sahip ama donanmsz m donanmsz bir izleyicinin tepkilerinin bak asna yerleir. Schopenhauer karszlk kuramn ortaya attnda, ahsen de onaylad zere kiisel bir tecrbeyi, sanatn cinsel bir yattrc etkisi uyandrd gen adamn tecrbesini geneller (bu, bakalar iin spordur)316. Nietzschenin sorusu hi olmad kadar hissettirir arln: Gzellie kim karsz bir gzle bakar? Sanata hep izleyicinin, hem de sanat olmayan izleyicinin bak asndan karar verilmitir. Nietzsche bir yaratm estetiinde, Pygmalion estetiinde
316

AS, III, 6.

151

Nietzsche ve Felsefe

srar eder. Peki ama esasen bu yeni bak asnda sanat neden gcn iradesinin uyarcs olarak belirir? Gdye, amaca veya temsile ihtiya duymayan gcn iradesinin neden bir tahrike ihtiyac var? nk gcn iradesi, olumlayc olarak sadece etkin kuvvetler ve etkin bir yaamla ilikili biimde ortaya konabilir. Olumlama, kendisinin koulu ve ezamanl esi olarak etkin bir yaam ngren bir dncenin rndr. Nietzscheye gre, bir sanatnn hayatnn ne demek olduu henz anlalmamtr: Sanatnn yaam faaliyeti, bizzat sanat eserindeki ve sanatnn sanat olarak gcn iradesindeki olumlama iin bir uyarc grevi grr. Sanatn ikinci ilkesi udur: Sanat, sahtenin en st gcdr. Dnyay bir yanlg olarak yceltir, yalan kutsar, aldatma istencini yksek bir ideal yapar 317. Bu ikinci ilke neyi getiriyor? Bir bakma ilkini; yaamda etkin olan, daha derin bir olumlamayla ilikili olarak gerekletirilebilir ancak. Yaamn etkinlii sahtelik gc gibidir, aldatma, kendini gizleme, gz kamatrma, batan karma gcdr. Ancak, etkilenmek iin bu sahtelik gcnn ayklanm, ikiye katlanm veya tekrarlanm, dolaysyla da daha yksek bir gce erimi olmas gerekir. Sahtelik gc bir aldatma istencine, ileci idealle kavgaya tutuup bunda da sonuca varabilecek biricik bir sanat istencine varm olmal 318. Sanat, kesinlikle ve kesinlikle, sahtelii bu byk olumlama gcne ykselten yalanlar icat eder, aldatma istencini sahtelik istencinde olumlanan bir ey yapar.
317 GVG (nsz tasla, 6): Kendinde ey olarak dnya deil de (bu bo bir dnya, anlam olarak bo ve homerosa bir glmenin yakaca bir dnya) imlem asndan bir o kadar zengin, derin ve olaanst olan, yanlg olarak dnya. G; I, 453: Sanat bize hakiktten lmeyelim diye verildi AS, III, 25: Sanat hayal rnn kutsayarak ve yanlma istencini saduyunun yanna yerletirerek, ileci ideale bilimden ilkece daha karttr. 318 AS, III, 25.

152

Nietzsche ve Felsefe

Grn, sanat iin, gerein bu dnyadaki bir olumsuzlamas deil, bu szn ettiimiz ayklamadr, dzeltmedir, ikiye katlamadr, olumlamadr 319. O halde hakikt de yeni bir anlam kazanyor. Hakikt, grntdr. Hakikt, gc etkililetirmedir; en yksek gce erimedir hakikt. Nietzschede yledir: Biz sanatlar=biz bilgi veya hakikt arayclar=biz yeni yaam olanaklar yaratclar. 15. Dnmenin Yeni Sureti Dnmenin dogmatik sureti asl olarak kuramda ortaya kar: 1) Bize bir dnrn, dnr olarak hakikti istedii ve sevdii (dnrn hakiktseverlii); dnmenin, dnme olarak hakikt tad veya biimsel adan bunu ierdii (dncenin doutan gelmesi, kavramlarn a priori olmas); dnmenin, bir yetinin doal temrini olduu ve dolaysyla da hakiktle dnmek iin hakikten dnmenin yeterli olduu (dnmenin dosdoru doas, saduyunun tmellii) sylenir. 2) Dnmenin yabancs glerle (ten, edilgiler, duyuma bal ilgilenmeler) hakiktten caydmz da sylenir. Zira biz sadece dnen varlklar deilizdir, yanlgya deriz, yanl hakikt gibi alrz. Dnmeye kart glerin dnme olarak dnmedeki tek etkisi budur: Yanlg. 3) Bize bir de son olarak, iyi dnmek iin, hakikten dnmek iin bir yntemin yeterli olduu sylenir. Yntem bir dalaveredir ama onun sayesinde dnmenin doasna yeniden kavuur, bizi oyalayan ve dnmeyi de saptran yabanc kuvvetlerin etkisini savar, dnmenin doasn benimseriz. Yntemle yanlgy savarz. Eer yntem uyguluyorsak
319 PA, Felsefede Akl, 6 : Burada grn, gerekliin bir kez daha ama ayklama, ikiye katlanma ve dzelme biimindeki tekrarn ifade ediyor. Trajik sanat asla karamsar deildir. Sorun olan, korkun olan her eye evet der o, dionysosudur o.

153

Nietzsche ve Felsefe

saat ya da yer pek bir nemsizdir zira ayn yntem bizi her yerde ve her zaman geerli olann alanna dahil eder. Bu dnme imgesinde en ilgin olan ey, hakiktin tmel bir soyutlama olarak kavranma biimi. Dnmeyi meydana getiren gerek kuvvetlerle hibir zaman ilgilenilmedii gibi dnmenin kendisi de, dnmenin dnme olarak var sayd gerek kuvvetlerle ilikilendirilmiyor. Ayn ekilde hakiki olan da kendisinin nkabulyle ilikilendirilmiyor. Oysa hibir hakikt yoktur ki, hakikt olmadan nce bizzat bir anlamn etkililemesi veya bir deerin gereklemesi olmasn. Kavram olarak hakikt tmden belirsizdir. Her ey, dndmz eyin anlam ve deerine baldr. Kavradmzn anlamna ve inandmzn deerine bal olarak lyk olduumuz hakiktler vardr. Zira dnlebilir veya dnlen bir anlam, dnmede bu ayn anlama uygun den kuvvetler dnme dnda bir ey ele geirdike, bir eye sahip olduka etkililemektedir. Apaktr ki, dnme kendisiyle dnmez, dahas hakikti de kendisiyle bulmaz. Bir dnmenin hakikti, dnmesini ama undan ziyade bunu dnmesini belirleyen kuvvetlere veya gce gre yorumlanmal ve deerlendirilmelidir. Bize apak bir 320 hakiktten, hakiktin kendi olarak hakiktten, kendi veya bizim iin hakiktten sz ediliyorsa, bu hakikt dnmesinin ardnda hangi kuvvetlerin saklandklarn, dolaysyla bu hakiktin anlam ve deerinin ne olduunu sormalyz. Tmel soyutlama olarak kavranan hakiktin ve saf bilim olarak kavranan dnmenin kimseye bir zararnn olmamas hayret vericidir. u da var ki, kurulu dzen ve yrrlkteki deerler, en ok destei ite byle kavranan hakiktte bulurlar. Pek alk, pek ehli keyif grnen hakikt, kurulu tm iktidarlara kimsede sknt yaratmayacann gvencesini verir. O
320

Kendinde hakikt. (.n.)

154

Nietzsche ve Felsefe

sadece saf bilimdir ne de olsa 321. te, dnmenin dogmatik suretinin altnda, dnmeyi saf bilim olarak saptayan hazrdaki 322 kuvvetlerin ii yatyor, hakiktin kendi olarak hakiktte esizce ifade edilen hazrdaki glerin ii yatyor. Leibnizin garip aklamas felsefede hl arln korur: Yeni hakiktler retmek ama yerlemi duygular tersyz etmeden retmek. Kanttan Hegele filozof, haliyle pek medeni ve dindar kii olarak durur; kltrn amalarn dinin, ahlkn veya devletin yararyla kartrmay sever. Bilim, eletiri olarak vaftiz eder kendisini, zira dnya glerini huzurunda karlatrr, ancak, onlara borlu olduu eyi onlara geri verebilsin diye yapar bunu; kendinde hakikte, kendi veya bizim iin hakikte onay323. Dnmenin yeni grnm ncelikle unu ifade ediyor; hakikt, dnmenin esi deildir. Dnmenin esi, anlam ve deerdir. Dnme kategorileri hakiki veya yanl deildir, bu kategoriler, dnmenin kendisini ele geiren kuvvetlerin doasna gre soylu ve aa, yksek ve alak kategorileridir. Hakiktte de tpk yanlta olduu gibi hep lyk olduumuz paymz alrz: Bayaln, aaln hakiktleri, yani kleye ait olan hakiktler vardr. Bunun tam tersine de en yksek dncelerimiz yanln bir parasdr. stelik yanl yksek bir g yapmaktan, etkililemesini, dorulamasn, hakiki-oluunu sanat eserinde bulan olumlamac ve sanat bir g yapmaktan asla vazgemezler 324. Buradan bir ikinci sonu daha kyor; dnmenin olumsuz hali yanlg deildir.
OD, II, Eitimci Schopenhauer, 3. Kurulu, yerleik, tesis edilmi, var bulunan. (.n.) 323 OD, II, Eitimci Schopenhauer, 3, 4, 8. 324 , 146: Hakiktin bilinmesine gelirsek, sanatnn bu konudaki ahlki tavr bir dnrden daha zayftr; o ayn dnr yaamn parlak yorumlarna kaptrp koyvermek istemez kendisini...
322 321

155

Nietzsche ve Felsefe

Felsefedeki yanlg kavram ikinlii, dnmenin dogmatik suretinin srekliliini kantlyor. Bu surete gre, dnmeye kart her eyin aslnda bizzat dnmede tek bir etkisi olur; onu yanla srklemek. Demek ki yanlg kavram dorudan doruya, dnmeye en kt ne olabileceini, yani hakiktten ayrlan dnmenin durumunu ifade ediyor. Nietzsche burada da sorunu dorudan ortaya konduu ekliyle kabul ediyor. Yanlgy aklamak iin filozoflar tarafndan yaygn olarak ileri srlen ciddiyetsiz rnekler (Theodoros ile karlanca Merhaba Thaetetus demek 2+3=6 demektir), tam da bu yanlg kavramnn ocuka, yapay veya grotesk bir takm olaylarn, durumlarn hesaplamalarndan baka bir ey olmadn gsteriyor. 3+2=6 kim diyecek? Okul ocuu mu? Merhaba Thaetetus diye kim diyecek? Bir miyop veya bir akn m? Yetikin ve gayretke akln baka dmanlar, baka trl derin olumsuz durumlar var. Budalalk ylesi bir dnme yapsdr; budalalk bir aldanma biimi deildir ve ayn budalalk dorudan dnmedeki anlamszl ifade eder. Budalalk bir yanlg veya yanlglar rgs deildir. Tmden hakiktten meydana gelme budalaca dnmeler, budalaca sylevler biliyoruz; ancak bu hakiktler aa hakiktlerdir, aa ve kurun gibi ar bir ruhun hakiktleridir. Budalalk ve daha derinde u semptomu olduu aa dnme tarz; ite dorudan tepkin glerce hkmedilen bir zeknn durumunu tam da bu ifade ediyor. Yanlgda olduu gibi hakiktte de budalaca dnme sadece en aa olan kefeder; demek ki klenin zaferini, soysuz deerlerin saltanatn veya kurulu bir dzenin gcn aklayan aa deerleri ve aa hakiktleri kefeder. Dnemiyle mcadele eden Nietzsche mahkm etmekten vazgemez: Bunu syleyebilmek iin, unu dnebilmek iin ne de bayalk gerekir!

156

Nietzsche ve Felsefe

Hakikt kavram ancak ve ancak oulcu bir tipolojiyle belirlenir. Tipoloji de bir topolojiyle balar. u veya bu yanlg veya hakiktlerin hangi alandan ve tiplerinin ne olduuyla, bunlar kimin kalplayp akla hayale getirdiinin bilinmesidir asl olan. Hakikiyi aayla snamaya ama yanl da yksekle snamaya tbi tutmak: te nerede hakiktle ilikili olunduunun bulanacann tek yolu ve gerekten en bak srt grev. Birisi, felsefenin neye hizmet ettiini sorduunda cevap saldrganca olmal, zira soru ironik ve ineleyici olmak istiyor. Felsefe, ne baka kayglar olan devlete ne de dine hizmet eder. Hibir kurulu gce yaramaz. Felsefe, rahatsz etmeye yarar. Kimsenin rahatn bozmayan, kimseyi kzdrmayan felsefe, felsefe deildir. Budalala zarar vermeye yarar felsefe, budalal utan verici bir ey yapar325. Dnmenin tm aa biimlerini geersizletirmek dnda bir kullanm yoktur felsefenin. Felsefe dnda, kaynaklar ve hedefleri her ne olursa olsun yutturmacalar eletirmeyi grev edinmi baka bir dal var mdr? Tepkin kuvvetlerin, onlarsz asla galip gelemeyecekleri kurmacalar geersizletirmek; kurbanlar ve failleri arasndaki garip su ortakln meydana getiren u aalk ve budalalk karm yutturmacalar geersizletirmek; sonuta dnmeyi saldrgan, etkin ve olumlamac yapmak; zgr insanlar, yani kltrn amalaryla devletin, ahlkn veya dinin karlarn kartrmayan insanlar vcuda getirmek; bizde, dnmenin yerini tutan hn ve huzursuz vicdanla savamak; olumsuzu ve onun sahte
FDOD, II, Eitimci Schopenhauer, 8: Diogenes, onun nnde bir filozofun vlmesine kar kar: Kendini bu kadar mddet, byle kimsenin rahatn karmadan felsefeye adam olan onun, byk olacak nesi var? Aslnda niversite felsefesinin mezar tana yazmal bunu: Kimseyi zmedi! HB, 328: Antik filozoflar budalalk hakknda sylev verdiler, Bu sylev egoizm zerine sylevden daha m iyi diye sormuyoruz burada ama ak olan u ki budalal iyi niyetlilikten ayryor; bu filozoflar budalala zarar verdiler.
325

157

Nietzsche ve Felsefe

ekiciliini yenmek: Felsefe dnda bunlarla baka ilgilenen var m? Eletiri olarak felsefe bize en olumlu yann, yani yutturmacadan arndrma giriimini de sylyor bize. Ancak tam da bu konunun stne basldnda felsefenin baarszlnn bildirilmesinde bir an olsun gecikilmiyor. Bu giriimler ne kadar byk olursa, budalalk ve aalk bunlardan bir o kadar daha byk olacaktr. Tabii eer bunlarn her ada istedikleri gibi daha uzaa gitmelerine engel koyacak, hepsinin kendi hesabna o kadar aptal ve o kadar aa olmak istemesini yasaklayacak (ite bu ikincisi, halk arasndaki dedikodulara gre sadece) birazck bir felsefe olmasa... Bunlara baz arlklar yasaktr, peki felsefe dnda var m bunlara yasak koyan? Bunlar maske takmaya, soylu ve zeki havalar taknmaya, dnr geinmeye zorlayan nedir peki? Felsefeye zg, felsefi yutturmaca da var kukusuz; dnmenin dogmatik sureti ve eletirinin karikatr bunun bir kant. Ancak felsefenin yutturmacas, yutturmadan arndrc rolnden cayp, budalala zarar vermeye ve aal geersizletirme srtn dnerek, kurulu glerin bir paras olduunda balar. Nietzsche, gnmzde filozoflarn birer kuyrukluyldz326 olduu dorudur der. Ama Lucretiustan XVIII. yzyl filozoflarna kadar, bu kuyrukluyldzlar gzlemlemeli, mmkn olduunca izlemeli, onlarn esiz yolunu yeniden bulmalyz. Kuyrukluyldz-filozoflar oulculuu bir dnme sanat, bir eletiri sanat yapmay bildiler. nsanlara huzursuz vicdanlarnn ve hnlarnn neler gizlediini sylemeyi de, yerleik deer ve glere kar kmay da bildiler, zgr insann grnts de ite budur. Lucretiustan sonra daha hl Felsefe neye yarar? diye sormak nasl mmkn oluyor?
TD OD, II, Eitimci Schopenhauer, 7: Doa, filozofu bir ok gibi insanla frlatr; nian almamtr ama okun bir ekilde hedefi bir yerlerinden vuracan umut eder.
326

158

Nietzsche ve Felsefe

Bunu sormak mmkn, zira filozof imgesi hep karanlkta braklm. Bir bilge yaparlar filozofu; o sadece bilgeliin dostudur ama epey belirsizdir dost szc, sann karsndaki Deccal misali deccal-bilgedir filozof 327, varln srdrmek iin bilgelik maskesi takmak zorunda kalan birisidir. Hakiktin dostu yaplr filozof ve ayn filozofumuz hakiki olan en sert snava, anlam ve deer snavna tbi tutar; buradan da Dionysos gibi paralanm kar hakikt. Filozof imgesi btn bu zorunlu klklarla kararr ama onu asl dinin filozofu, devletin filozofu, yrrlkteki deerlerin koleksiyoncusu ve tarih memuru yapan ihanetlerle kararr. Filozofun zgn imgesi, bu imgeye bir sre iin, kendi dnemi iin cismini verebilenden sonraya canl kalmaz. Yeniden ele alnmas, canlandrlmas, bir sonraki ada baka bir etkinlik alan bulmas gerekir. Felsefenin bak srt grevine her dnemde etkin bir ekilde yeniden drt elle sarnlmazsa felsefe, felsefeyle birlikte de filozof imgesi ve zgr insan imgesi lr. Budalalk ve bayalk srekli yeni ittifaklar kurar. Budalalk ve aalk, zamanmza, adalarmza aittir, bizim budalalmzdr, bizim aalmzdr 328. Zamana bal olmayan yanlg kavramndan farkl olarak aalk kavram, zamandan, yani imdinin taycsndan, vcut bulduu ve devindii bu etkinlikten ayrlmaz. te bu yzden filozof ve zaman arasnda esasen bir ilgi vardr: Hep zamanna kardr o, zamannn dnyasn eletirir. Filozof, ebedi veya tarihsel kavramlar deil, acl olmayan kavramlar, vakitsiz kavramlar meydana getirir. inde felsefenin gerekletii kartlk, acl olmayanla acl olann
Bu benzetme, yazarn anti-sage (bilgeliin, bilgenin kart) tanmlamas karsnda teklif edilen kiisel bir benzetmedir (.n.). 328 D, 38: Her basiretli insan gibi ben de gemie byk hogryle bakarm, yani asil bir tavrla kendimi dizginlerim gemi karsnda... Ama amza girdiimizde, bugne girdiimizde bu duygularm tersine dnerek coar hemen, patlar.
327

159

Nietzsche ve Felsefe

kartldr, vakitsiz olanla amz arasndaki kartlktr 329. Vakitsiz olanda, biraradaki tarihsel ve ebedi hakiktlerden daha kalc hakiktler, gelmekte olan zamann hakiktleri vardr. Etkin olarak dnmek, ann dnda eylemek, yani zamann karsnda ve zamann zerinde gelecek bir zamann lehine (byle umuyorum) eylemektir 330. Filozoflar zinciri bir bilgeler zinciri deildir, htt tarihsel bir zincir hi deildir; aksine krk bir zincirdir, art arda geliin kopmasdr, kuyrukluyldzlarn ardllanmasdr. Kuyrukluyldzlarn kopukluu ve tekrarlanmas ne katettikleri kozmosun sonsuzluuna ne de zerinden getikleri dnyann tarihselliine indirgenebilir. Ebedi felsefe de, tarihsel felsefe de yoktur. Felsefenin ebedilii, tpk felsefenin tarihsellii gibi yine gelir felsefenin her adaki vakitsizliine dayanr. Dnmeyi anlam ve deer esine yerletirerek ve etkin dnmeyi budalaln ve aaln eletirisi yaparak, Nietzsche, yeni bir dnme imgesi sunar: Dnme, kesinlikle bir yetinin doal ileyii deildir. Dnme hibir zaman kendisiyle ve bir bana dnmez, yine hibir zaman, onun dndaki kuvvetler tarafndan basite bulandrlm da deildir. Dnmek, dnmeyi ele geiren kuvvetlere baldr. Dnmemiz tepkin kuvvetlerce igl edildike, anlamn tepkin kuvvetlerde bulduka henz dnyor olmadmz da akyreklilikle itiraf edelim. Dnmek, dnme edimliliini belirtir. Ancak, dnmenin, kendine zg etkin-olmama yollar vardr. Hem bu etkin-olmama ve buna ait kuvvetler tmden kullanlabilir. Sayelerinde tepkin kuvvetlerin zafer kazand kurmacalar, dnmede en aa olan, yani dnmenin kendisinin etkin-olmama durumunda kald, dnmemekle urat yolu
329 330

OD, I, Tarih almalarnn yarar ve sakncas zerine, nsz. OD, II, Eitimci Schopenhauer, 3-4.

160

Nietzsche ve Felsefe

meydana getirir. Heidegger, henz dnmyoruz dediinde bunun bir kk Nietzschedeydi. Dnmeyi etkin, tamamen etkin bir ey haline getirmeye muktedir kuvvetler ile dnmeyi bir olumlama yapacak gc bekliyoruz. Bir etkinlik olarak dnmek, dnmenin her zaman hep ikinci bir gcdr; bir yetinin doal ileyii deil de bizzat dnmedeki ve bizzat dnme iin de hrikulde bir olaydr. Dnmek, dnmenin sl okluk gcdr. Ne var ki bu gce eritirilmesi, hafif, olumlamac, dans olmas gerekmektedir. Ancak, kuvvetlerin zor kullanmas olmadan bu gereklemez. Bir cebir, dnme olarak onda belirmeli ve dnme kuvveti olarak bir g de onu bir etkin-olu iine frlatmal ki yukarda sylenen olsun. Byle bir baskya, eitmeye Nietzsche kltr ad veriyor. Nietzscheye gre kltr, znde eitme ve ayklamadr 331. Dnmeyi etkin ve olumlamac bir ey haline getirmek iin ele geiren kuvvetlerin bu zorlayc tavrn ifade eder. Kltr kavram, ynteme kar durduu tm yollar kavradmzda anlalabilir. Yntem her zaman iin dnrde iyi niyet varsayar, onun nceden dnlm kararn varsayar. Kltr tam tersine, dnmenin bir cebre maruz kalmasdr, ayklayc glerin ileyii altnda dnmenin bir biimlenmeye uramasdr, dnrn bilindn btnyle ortaya sren bir nevi hayvan terbiyesidir. Yunanllar yntemden deil ama paideiadan bahsederler, nk bilirler ki dnme bir iyi niyetten doru deil de onu dnmeye zorlamak zere onun zerinde eyleyen kuvvetler gerei dnr. Platon dahi dnmeye zorlayan kuvvetle dnmeyi hareketsiz brakan kuvveti birbirinden ayrt eder: Maara mitinde, paideiay, maaradan kmak veya maaraya dnmek isteyen bir mahkmun maruz kald cebre
331

OD, II, Eitimci Schopenhauer, 6. G, IV.

161

Nietzsche ve Felsefe

bal klar . Nietzschenin nl metinlerde bulduu, ite bu kltr dncesidir; kltr, ayklayc cebirdir. u yeryznde bir dnr milleti meydana getirmenin zorluklarn anlamak iin eski ceza dizgemize bakmak yetecektir...; hatt eziyet zorunludur burada. Dnmeyi renmek; okullarmzda tmden yitirdik u dnme mefhumunu... Garip olan ey u ki zgrlk, incelik, cesaret, dans ve ustaca zgven konusunda dnyada varolmu ya da varolmam her ey, keyfi yasalarn zulmnde yeerebildi, meyva verebildi. 333 phesiz ki bunlarda bir ironi var; Nietzschenin bahsettii dnr milleti Yunanllar deil, i Almanlara dnyor. Peki ama ironi nerede? Dnmenin, ona zor kullanan kuvvetlerin etkisiyle dnmesinde deil. roni daha ziyade kltrn oluu zerine bir phede yatyor. Yunanllar gibi balanyor ve Almanlar gibi bitiyor. Birok garip metinde Nietzsche, Dionysos veya Ariadnenin hayal krkln srer ortaya: Bir Yunanl isterken bir Almanla karlamak 334. Kltrn kendine zg faaliyetinin sonul bir amac
332 Platon, Devlet, VII: Sadece maara miti deil, metnin parmaklar hakkndaki nl paras da (dnmeye zorlayanla dnmeye zorlamayann ayrt edilmesi)... Platon dier metinlerdekinden ok daha farkl bir dnme imgesi gelitiriyor. O dier metinler bize zaten dogmatik bir kavray sunar: Hakikt, gzellik, iyilik ak ve istei olarak dnme. Platondaki bu iki dnme imgesini, ki ikincisi zellikle Sokratesidir, birbirinin karsna koymak uygun olmayacak mdr? Nietzsche, Platonu Sokrates olmadan m nitelemek? (TD) dediinde, aslnda sylemek istedii de byle bir ey deil midir? 333 AS, II, 3. PA, Almanlarn Kaybetmek zere Olduu ey, 7. K, 188. 334 a) G, II, 226: O dakika Ariadne sabrn kaybetti...: Ama baym dedi, Almancay domuz misali homurdanarak konuuyorsunuz!. Bir Alman gibi dedim kzma belirtisi gstermeden, Bir Alman gibi sadece...; b) GG, nsz Tasla, 10: Uzun zamandr tandm Tanr nmde belirdi ve yle demeye koyuldu: Yar cizvit, yar mzisyen ve handiyse tam bir Alman olan sen, fare avcs, eh syle bakalm ne yapyorsun buralarda?; c) Ariadnenin Yaknmas iiri de hatrlanacaktr. Zerdtte Byc blm iire atftr, ancak byc

332

162

Nietzsche ve Felsefe
335 vardr: Sanaty, filozofu biimlendirmek . Kltrn btn o ayklayc cebri ite bu amacn hizmetindedir; u anda uratm insan trnn teleolojisi bir devletin esenliinden biraz daha yksee vardryor336. Bununla birlikte dier taraftan kiliselerin ve devletlerin temel etkinlikleri daha ziyade kltrn, bizzat kltrn upuzun ehit listesini oluturur. Bir devlet kltr desteklediinde, aslnda kendi

ahsn desteklemek iin destekler kltr. Hibir zaman da kltrn amacnn, devlet olarak kendi ahsnn esenlii ve varlnn daha stnde olduunu hatrna getirmez. Ancak yine de, dier taraftan kltr edimliliinin devletin esenliiyle iie girmesi somut bir eye dayanyor. Etkin kuvvetlerin kltr etkinlii, her an, ynnden saptrlma tehlikesiyle kar karyadr ve bu edimliliin tepkin kuvvetlerin kesinkes lehine dnd de olur. Devletin veya Kilisenin, kendi ereklerini gerekletirmek iin yine kendi hesaplarna kltrn bu cebrini kullandklar olur. Kendi kuvvetleriyle, kendi cebirleriyle kltrn cebrini kardklar olur 337. Nietzsche bu srece kltrn bozulmas der. Bu sre hangi nedenlerle ve hangi yollarla ne lde nlenebilir veya nlenemez buna daha sonra gz atacaz. Her ne olursa olsun Nietzsche kltrn bu kartlar birliinin, Yunan iken Alman olmasnn altn izer. Dnmenin yeni imgesinin hangi noktada, bilhassa karmak kuvvet ilikileri ierdiini bir kez daha vurgulayalm. Dnme kuram bir kuvvetler tipolojisine baldr. Burada tipoloji, bir topolojiyle balar. Dnmek belli bir yer koordinatna, konuma baldr. Varoluumuzu, gzetlediimiz vakti, ilikilendiimiz eyi
kltrn bir yutturmaca kurucusu, bir kalpazandr. 335 OD, II, Eitimci Schopenhauer, 8. 336 OD, II, Eitimci Schopenhauer, 4. 337 OD, II, Eitimci Schopenhauer, 6.

163

Nietzsche ve Felsefe

tadmz yere bal olarak lyk olduumuz hakiktlerimiz vardr. Hakiktin kaynaklarnn olduu dncesinden daha yanl bir dnce yoktur. Hakikti yerinde, vaktinde ve esinde buluruz. Her hakikt bir enin, bir vaktin ve bir yerin hakiktidir: Minotaures labirentten kmaz 338. Hakiktlerin dnmeye yol at yere, dnmeyi etkin ve olumlu bir ey yapan kuvvetlerin i banda olduu yere varmaya zorlanmazsak, dnemeyiz de... Bir ynteme deil paideiaya, biimlenmeye, kltre ihtiya var. Yntem genellikle byle bir yere gitmemizi engellemek veya bu yerden kma olanamz (labirentte ip) sakl tutmamz iindir. Ve biz, biz sizden srarla rica ediyoruz, asn kendinizi o iple! Nietzsche, bir dnrn hayatn tarif etmek iin anekdotun yettiini syler 339. Elbette bir tanesi yer, dieri zaman, dieri de e iin. Aforizma dnce iin neyse anekdot da yaam iin odur: Yorumlanacak bir eydir. Empedokles ve yanarda; ite bir dnr anekdotu. Yksek doruklar, maaralar ve labirent; geceyars-le; hava ve ayn zamanda da seyrek yeralt esi olarak halkion. En yksek, en derin hakiktlerin yaad, estii u yerlere, u vakitlere gitmek bize bakar. Dnme yerleri, tropikal insann gezip dolat tropikal yerlerdir, yoksa ahlknn, yntemcinin veya lml insann lman yerleri deil... 340

338 339

G, III, 408. TD. 340 K, 197.

164

Nietzsche ve Felsefe

IV HINTAN VCDAN HUZURSUZLUUNA 1. Tepki ve Hn Normal veya salkl durumda tepkin kuvvetler, eylemi srekli snrlanma ilevi grrler. Etkisine maruz kaldmz bir baka eyleme bal olarak eylemi paralar, geciktirir veya ona engel olurlar. Ancak bunun tam tersine de etkin kuvvetler tepkiyi patlatrlar; elverili bir zamanda ve kararlatrlan anda, belli bir ynde, hzl ve kesin bir uyum salama grevi iin hzlandrrlar tepkiyi. Bylece bir karlk doar. te bu yzdendir ki Nietzsche, Gerek tepki etkinin tepkisidir341 der. Bu anlamda etkin tip srf etkin kuvvetleri kapsamaz; etkin tip daha ziyade eylemi geciktiren bir tepkiyle tepkiyi hzlandran bir eylem arasndaki normal ilikidir. Efendi tepki verir denebilir zira efendinin, tepkilerini eylemesi sz konusu. O halde etkin tip, tepkin kuvvetleri, bir itaat etme veya eylenme gcyle tanmlanm olmalar halinde ierir. Etkin tip, etkin kuvvetlerle tepkin kuvvetler arasnda bir ilikiyi, hem de bizzat tepkin kuvvetlerin eylenmeleri asndan bir ilikiyi ifade ediyor. u halde buradan da, hnc tek bir tepkinin meydana getirmeye yetmeyecei anlalyor. Hn, tepkin kuvvetlerin etkin kuvvetlere galip geldii bir tipin tanmdr. Tepkin kuvvetler de tek bir ekilde galip gelirler: Eylemeyi brakarak. Elbette ki hnc bir tepkinin gcyle tanmlamamalyz. Hnl insan kimdir diye soruyorsak u ilkeyi unutmamalyz: Hnl olan tepkimez 342. Hn szc kesin bir
AS, I, 10. Ragir (tepkimek, tepki vermek) asl metinde r-agir (agir: eylemek) vurgusuyla geiyor. Dolaysyla burada, hnl olan kar-eylemez gibi bir nermeden de bahsedebiliriz. (.n.)
342 341

165

Nietzsche ve Felsefe

ifadeyi belirtiyor: Tepki, eylenmeyi keser ki hissedilen bir ey haline gelsin. Tepkin kuvvetler etkin kuvvetlere galip gelirler zira eylemden kanrlar. Bu noktada iki soru ortaya kyor: 1) Nasl galip geliyorlar, eylemden nasl kanyorlar? Bu hastalk nasl iliyor? 2) Ve tam tersine, tepkin kuvvetler normal olarak nasl eyliyor? Normal burada sk sk veya her zamanki anlamna deil, aksine normatif ve nadir anlamna geliyor. Norm ve salk neyi ifade ediyor o halde? 2. Hn lkesi Freud, topik varsaym dedii bir yaam emas ortaya koyar sk sk. Bir uyarm alan dizgeyle bunun kalc izlerini koruyan dizge ayn dizge deildir: Bir dizge ayn zamanda hem geirdii deiimleri bunlara sadk biimde koruyup hem de hep taze bir alrlk sunamaz. O halde, alglanabilir uyarmlar alacak ama bunlar tutmayacak, dolaysyla da belleksiz bir d ara ve bu dizgenin gerisinde de bu d aracn anlk uyarmlarn kalc izlere dntrecek baka bir aracn bulunduunu varsayyoruz. Bu iki dizge veya tek balk altnda kayt dizgesi, bilincin bilindndan ayrt edilmesine denk dyor: Anlarmzn doas bilinddr; ve tersinden ifade edecek olursak; Bellek izinin durduu yerde bilin balar. Bilin dizgesinin meydana gelii, bir evrimin sonucu olarak kavranmaldr. ve d olann, i ve d dnyann snrnda durmakszn ald uyarmlarla olduka esnek olarak biimlenen bir kabuk kendisini yalnz ve yalnz yeni uyarmlar almaya yetenekli klacak zelliklere sahip olacak, nesneleri de, bilind dizgedeki kalc ve hatt sreklilik arz eden izden tamamen farkl, dorudan ve deiir bir imge olarak tutacaktr343.
343 FREUD, Rya Bilgisi; 1915in bilind zerine olan makalesi (Metapsikoloji); Zevk lkesinin tesinde.

166

Nietzsche ve Felsefe

Freud bu topik varsaym hibir ekince gstermeden kabul etmekten uzaktr. Asl olan u ki, biz bu varsaymn elerini Nietzschede buluyoruz. Nietzsche tepkisel aracn iki dizgesi olduunu gryor: Bilin ve bilind 344. Bellekteki izler, sreen kalntlar tepkisel bilindn ortaya koyar. Bitkisel ve gevi getirmeli bir sindirim dizgesidir bu; bir kez izlenim edindikten sonra, artk bundan kamann tmden edilgin olanakszln ifade eder. Hi kuku yok ki bu sonu olmayan sindirimde dahi tepkin kuvvetler paylarna den bir grevi yerine getirirler: Silinmez bir izde sabitlenmek, ize reklenmek. Bu birinci tr tepkin kuvvetlerin yetersiz olduunu grmeyen var m? Tepkin aygt eer elinde baka bir kuvvet dizgesi bulundurmuyorsa herhangi bir uyum salama mmkn deildir. Tepkinin, gemiin izlerine tepki olmay brakaca ama imdiki uyarma veya nesnenin dorudan grntsne tepkiye dnecei baka bir dizge gerekiyor. Bu ikinci tr tepkin kuvvetler, bilincin ayrlmaz bir parasdr. Bilin: hep tazelenen alrlkla hep yenilenen kabuk; yeni eylerin hep yeni bir yerinin olduu bir mecra. Nietzschenin, bilinci, sradanla gereksinimiyle akla getirmek istemesi hatrlanmaldr; kkeni, doas, ileyii sadece ve sadece tepkindir. Ancak ikinci tr bilincin grece bir soyluluu da yok deildir. kinci tr kuvvetler, bize, tepkinin hangi koullarda ve hangi biimlerde eylenebileceini gsterirler: Tepkin glerin nesnesi bilinteki uyarm olduunda buna ilikin tepki de eylenen bir ey olur. ki tepkin kuvvet dizgesinin veya trnn ayrlmas gerekiyor. Bilinci izlerin istil etmemesi de gerekiyor. Etkin, seik ve yetkili bir kuvvet, bilinci desteklemeli ve yine bilincin tazeliini, akcln,
AS, II,1 ve I, 10. Nietzschede birden fazla bilind olduu grlecektir. Doa tarafndan yrtlen etkinlik bilinddr ama bu, tepkin kuvvetlerinkiyle kartrlmamaldr.
344

167

Nietzsche ve Felsefe

devingen ve hafif kimyevi eyi her an iin tekrar tekrar diriltmeli. Bu stn bilinli etkin yeti unutma yetisidir. Psikolojinin kusuru, unutmann etkin ve olumlu niteliini kefedemeyip onu olumsuz bir saptama olarak ele almasdr. Nietzsche unutma yeteneini yle tanmlyor: Yzeysel zeklarn sand gibi unutma bir vis inertiae deil kelimenin tam anlamyla bir ket vurma yetenei, bir telfi aygt, slahat, saaltc ve yorumsal bir kuvvettir 345. u halde tepki eylenen bir ey olduunda nk bilinteki uyarm nesnesi yapyor gemiin izlerine tepki de bilindnda duyulur olmayan bir ey olarak kalyor. Sindirim halinde bedenimizde oklu srecin getii sindirme halinde, besinimizi sindirirken massettiimiz ey bilincimizde pek az canlanr... Buradan da, iinde bulunulan anda, imdide, hibir mutluluun, esenliin, umudun, vncn ve zevkin unutma yetenei olmadan varolamayaca sonucuna varlacaktr arabuk. Ancak bu yetinin ok zel durumu fark edilecektir: Tepkin kuvvetlerin yannda edimlilikle yetkilendirilmi etkin bir kuvvettir. Tepkin aygtn iki dizgesinin karmasn engellemek zere nbeti veya gzetmen grevi grr. Etkin kuvvetin, ilevsel olma dnda bir edimlilii yoktur. Edimlilikten doar ama onun soyutlamasdr. Bilinci yenilemek iin ikinci tr tepkin kuvvetlerden kendisine srekli erke devirmesi, bilince aktarmak iin de yine bu erkeyi kendisine mal etmesi gerekir. te bu yzden deiimlerle, bizzat ilevsel olan karklklar ve aksaklklarla baka herhangi bir etkin kuvvetten ok daha fazla kar karyadr. Bu telfi aygtnn zedelendii ve ileyemedii insan sindirim gl eken biriyle kyaslanabilir ancak, hatt kyaslamadan da te tpatp ayndr bu ikisi! Hibir eyi sonuna
345 AS, II,1 ve I,10. Bu konuya daha nce de rastlarz; OD, I, Tarihi ncelemelerin Yarar ve Sakncas zerine.

168

Nietzsche ve Felsefe

erdiremez byle biri. Unutma yeteneinin tkenmeye yz tuttuunu varsayalm: Balmumu iyice sertleen bilinteki uyarm, bilindndaki iziyle karma eiliminde olacaktr. Bunun tersi olarak da tepki sz konusu izlere kararak bilince kar ve bilinci kaplar. u halde izlere tepki duyulur hale gelirken uyarma tepki de ayn zamanda eyletilmeyi keser. Bunun da sonucu kalabalktr: Bir tepki eyleyemeyen etkin kuvvetler yapp-etmelerini gerekletirme frsatlarnn maddi koullarndan yoksundurlar, yapabilecekleri eyden soyundurulmulardr 346. Demek ki nihayet tepkin kuvvetlerin etkin kuvvetlere nasl galip geldiini grmekteyiz; tepkin aygtta uyarmn yerini iz aldnda, tepkinin kendisi de etkinin yerini alm oluyor, tepki etkiyi galebe alyor. Burada her ey tepkin kuvvetlerin arasnda olup bitiyor; tepkin kuvvetler etkin kuvvetlerden daha byk bir kuvvet oluturmalar sayesinde ulamyorlar zafere. Hatt unutma yetinin ilevsel tkenii dahi, bu ayn yetinin, bir tr tepkin kuvvette dier bir tr bask altna alacak ve bilinci yenileyecek erkeyi bulamamasndan kaynaklanyor. Her ey tepkin kuvvetler arasnda olup bitiyor; bazlar bazlarnn eylenmesini engelliyor, bazlar bazlarn imha ediyor. Garip, karanlk bir sava tepkin aygtn iinde cereyan ediyorsa da bunun sonucu tmyle edimlilii kapsyor. u noktada bir kez daha hncn tanmn buluyoruz: Hn, hem duyulur olan tepkidir hem de eylenmeyi kesen tepkidir. te hastal tanmlayan genel kalp; Nietzsche, hncn bir hastalk olduunu sylemekle yetinmez sadece, hastaln hastalk olarak bir hn biimi olduunu da syler 347.

346 Daha nce birok defa gemi olan, kuvvetin, yapabileceinden ayrlmas, ayr drlmesi. (.n.) 347 EH, I, 6.

169

Nietzsche ve Felsefe

3. Hncn Tipolojisi

348

u halde hn ilk olarak topolojik bir grnme sahiptir. Tepkin kuvvetler topolojisi var ortada; hnc, tepkin kuvvetlerin yer deitirmesinin meydana getirmesi var. Bilincin bellekteki izlerle istil edilmi olmas ve hatt bellein, bizzat bilinte trmanmas hnl insann ayrt edici zelliidir. Bellek zerine her ey kukusuz bu kadarla sylenip bitmi olmuyor. Bilincin nasl oluyor da tam da kendi apnda, izlere yaslanmayan, handiyse etkin ve eyleyen bir bellek olduunu sormak gerekiyor. Freudda olduu gibi Nietzschede de bellek kuram iki bellein kuramdr 349. Biz ilk bellekte kaldmz srece saf hn ilkesinin snrlarnda da hapis olur kalrz; hn insan sadece izlere tepki gsteren bir kpektir, bir av kpeidir. zleri kuatr sadece: Uyarmn yer yer izle kart hn insan, tepkisini eyleyemez. Bu topolojik tanm bizi hncn tipolojisine sokmaldr
348 Nietzsche ve Freud zerine Not: ...Nietzschenin Freud zerinde etkisi olduu sonucunu karabilir miyiz? Jonesa gre Freud bunu kesinlikle inkr ediyor. Freudun topik varsaymyla nietzscheci emann rastlamas her ikisindeki erkeci takntlarla yeteri kadar ifade ediliyor. Bu ikisinin eserlerini birbirinden ayran temel farkllklara kar daha hassas olabiliriz. Eer Freudun yerinde olsayd, Nietzschenin ne dneceini kestirebiliriz: Psiik yaam kavraynn fazlasyla tepkin olduunu ve hakiki edimliliin yadsndn, hakiki tednmn salanmasnda ve bunu kavramadaki iktidarszl ifa edecekti. Nietzscheyi byle dnebiliyoruz zira Freudun tilmizleri arasnda katksz bir nietzcheci vard. Otto Rank, Freuddaki, yavan ve kt yceltme dncesini eletirdi. Freudun, istenci vicdan huzursuzluundan ve sululuktan kurtarmay bilememekle itham etti. Freuduluun bilinmeyen bilindnn etkin kuvvetlerine yaslanmak, yceltmeyi yaratc ve sanat bir istenle yer deitirmek istiyordu. Bu da onu unu demeye getiriyordu: Schopenhauer Nietzsche iin ne ise, Freud da benim iin o. RANK, Mutluluk stenci. 349 Bilincin bu ikinci bellei sz zerine kuruludur ve sz verme yetisi olarak ortaya kar: AS, II, 1. Freudda da, bellee ilikin izlerden ayrlan ve ola ki zel bir bellek kaydna uygun den szl izlere bal bilinli bir bellek vardr.

170

Nietzsche ve Felsefe

zira tepkin kuvvetler etkin kuvvetleri byle dolambal yoldan bastrdklarnda bizzat bir tip olutururlar. te bu tipin semptomunun ne olduunu gryoruz: Olaanst bir bellek. Nietzsche bir eyleri unutamama yetersizlii zerinde ve hibir eyi unutmama yetisinin derinden tepkin doas, her adan baklmas gereken bu tepkin doas zerinde duruyor 350. Bir tip aslnda biyolojik, psikolojik, tarihsel, toplumsal ve siyasi bir gerekliktir . Hn neden bir intikam alma anlaydr? Burada hn insannn tesadfen akland dnlebilir; ok gl bir uyarmla rnein acyla birlikte tepkiden vazgeebilir, karlk vermek iin yeterince gl deildir. u halde intikam almak isteyecektir ve genelletirme yoluyla da tm dnyadan intikam almak istiyordur. Bylesi bir yorumlama yanltr zira sadece nicelikleri gz nne alyor, uyarmn nicelii ile alrl olan bir znenin kuvvetinin niceliini nesnel olarak karlatryor. Oysa Nietzsche iin soyut bir ekilde dnlen kuvvetin nicelii deil, znenin kendisinde zneyi meydana getiren doas farkl kuvvetler arasndaki belli iliki ki tip de buna denmektedir nemlidir. Alnan uyarm ne denli kuvvetli olursa olursun, znenin kendisinin toplam kuvveti ne olursa olsun, hn insan, bu kuvveti uyarmn izini belirlemek iin kullanr, yle ki, eylemekten ve hatt uyarma tepki vermekten acizdir. ok byk bir heyecan duymasna gerek yoktur. Byle olabilir ama olmas art deil. Tm dnyay intikam nesnesi olarak tasarlamak iin genelletirmeye ihtiyac yoktur. Tipi uyarnca hn insan tepki gstermez; onun tepkisi sreklidir nk bu tepki eylenmez, hissedilir. Demek ki bu tepki, nesnesinin zerine, bu nesne her ne olursa olsun, intikam alnmas ama bunun srekli ertelenmesinin de apak detilmesi gereken bir nesneymi gibi ullanr. Heyecan gzel ve iyi bir heyecan
350

AS, I, 10 ve II, 1.

171

Nietzsche ve Felsefe

olabilir ve hn insan da bunu byle hissedebilir: Bu heyecan byk olaslkla hn insannn kuvvetini amayacaktr, o da bir bakas kadar byk, soyut bir kuvvete sahip olabilir. Sz konusu nesneyi kiisel bir saldr ve hakaret nesnesi olarak hissedecektir zira o ayn nesneyi, sadece iziyle donanml olma gszlnden, bu niteliksel veya tipik gszlkten sorumlu tutar. Hn insan her varl veya nesneyi, kendisindeki etkisiyle orantl bir saldr olarak deneyimler. Hn insan iin gzellik ve iyilik, deneyimledii bir keder veya bir znt kadar hatr saylr ve mecburi birer musibettir. nsan hibir eyden yakasn kurtaramaz, iinden atamaz. Her ey yaralar. nsanlar ve nesneler yersiz yere ok yaklayorlar; btn olaylar bir iz brakr; an cerahat toplam bir bandr 351. Hn insann kederli bir varlktr: Vicdan sklerozu yahut vicdann katlamas, her uyarmn onda katlamas ve donmasndaki ivedilik ve izlerin arl da ayn derecede dayanlmaz straplardr. Daha derinde izge, kendisinde ve kendisiyle kincidir. Hnl ve deersizletiricidir nk uyarmlarn malum izlerinden kurtulmadaki kendi gszln gidermek iin nesneyi sular. te bu yzden hncn intikam, gerekletiinde dahi, ilke olarak tinsel, hayali ve simgeseldir. ntikam ve izge arasndaki bu iliki freudu sadist-anal kompleksle az benzemiyor deil. Bizzat Nietzsche, bellei bitmeyen bir sindirme ilemi olarak ve hn tipini de anal bir tip 352 olarak ortaya koyar. Nietzschenin rmcek, tarantula ve intikam alma zihni dedii ey ite bu sinsi bellektir, barsaklarla bir olan bu bellektir. Nietzschenin bylelikle nereye gelmek istediini gryoruz; hakikten bir tipoloji olan bir psikoloji yaratmak,
EH, I, 6. EH, II, I: Alman zihni bir sindirim bozukluudur, hibir eyin stesinden gelemez... Btn nyarglar barsaklardan gelir. K yaymak, daha nce de syledim, Kutsal Ruha kar ilenen hakiki gnah budur. AS, I, 6: Hn insannn barsak yetmezlii zerine.
352 351

172

Nietzsche ve Felsefe

psikolojiyi zne dzleminde 353 temellendirmek. Bir saalmann olanaklar bile tiplerin deiimlerine (tersyz olma ve tednm) baldr. 4. Hncn Nitelikleri ntikam alma zihni ifadesi bizi aldatmamal. Zihin, intikam, gereklememi bir niyet, bir erek yapmyor. Tam tersine, intikama bir ara veriyor. Hnc, yine hnta bir intikam alma arzusu, bir bakaldr ve galip gelme arzusu grmedike anlayamayz. Hncn topolojik ilkesi, kuvvetlerin gerek bir durumunu, kendilerini eylemeye brakamayan ve etkin kuvvetlerin de eyleminden kaan tepkin kuvvetlerin durumunu beraberinde getiriyor. ntikam almaya bir ara veriyor; etkin ve tepkin kuvvetlerin olaan ilikisini devirme aracn... te bu yzdendir hncn kendisi bir bakaldr ve hemen de bu bakaldrnn zaferidir. Hn, zayfn zayf olarak zaferi, klenin de kle olarak bakaldrs ve zaferidir. Klelerin bir tip meydana getirmesi zaferlerindedir. Efendinin tipini (etkin tip) unutma yetenei olduu gibi tepkileri eyleme gc de belirleyecektir. Klenin tipi ise (tepkin tip) muhteem bellek ve hn gcyle belirlenecektir; buradan da, yani hnla birlikte bu ikinci tipin pek ok nitelii orap sk gibi gelir. Hayran olamama, sayg duymama, sevmeme gszl 354. zge kincidir. Hatt en duygulu, en ak dolu anlarda bile hn ve intikam gizlidir. Bellei gevi getirenler ite bu hnca ustaca bir hareketle pee takarlar; kendilerini her ne ekilde, nelerle suluyorlarsa, aslnda
Freudu psikolojinin nesnelci karakterini ifa ederken ki Junga aina bir ifade. Ancak Jung, aka Nietzscheye, psikolojiyi zne dzlemine oturttuu, yani bir tipoloji olarak tasarlad iin hayrandr. 354 K, 260 ve AS, I, 10.
353

173

Nietzsche ve Felsefe

ansna balym gibi yaptklar kiidir suladklar. Bu yzden gzel ve iyi bir eyin nnden kendilerini sulayanlara, anlamadklarn, lyk olmadklarn ileri srenlere temkinli yaklamamz, bunlardan saknmamz gerekiyor; korkutuyor bunlarn sradanlklar. Aa olduklarnn beyannda nasl da gzellikten nefret etme sakldr. Sevgi ve hayranlk hissedilen her eyden nefret etmek, her eyi maskaralkla veya aa yorumlamayla kltmek, her eyde iine dlmemesi gereken bir tuzak grmek, Yok, bana kurnazlk gstermeyin demek. Hn insannn en arpc yan ktcll deil, tiksindiren kt niyetlilii, deersizletirme yeteneidir. Hibir ey direnemez ona. Arkadalarna sayg duymaz, dmanna sayg duymaz. Hatt felkete 355 veya felketin nedenine de sayg duymaz . Helena konusunda felketlerini ve felketlerinin nedenini takdir edip buna sayg duyan Truvallar bir dnelim. Ancak hayr, hn insannn, felketin kendisini sradanlatrmas gerekir, kar sulamada bulunmas, kabahati paylatrmas, datmas gerekir: Nedenleri deersizletirme, felketi bakasnn kabahati yapma eilimindedir. Felketin nedenleri karsndaki aristokratik sayg ise, tam tersine, kendi felketini ciddiye almamann ayrlmaz parasdr. Klenin kendi felketini ciddiye almas, bir hazm zorluunu, sayg duygusundan ciz aa bir dnmeyi kantlar. Edilginlik. Hncn iinde mutluluk bir uyuturucu biiminde, uyuklama, dinlenme, huzur, abat, zihinsel ve bedensel geveme 356 biiminde, ksaca edilgin biimde ortaya kar . Nietzschede edilgin demek, etkin-deil demek deildir. Etkin-deil olan tepkindir Nietzschede, edilgin de eylenmeyen anlamna gelir. Tepki,
355 Jules Valls, etkin devrimci, felketin nedenlerine bu sayg gstermenin gereklilii zerinde durur (Tableau de Paris). 356 AS, I, 10.

174

Nietzsche ve Felsefe

eylenmedii lde edilgin olan tek eydir. Edilgin terimi tepkinin galibiyetini gsterir zira eylenilmesi kesildii anda tepki tam tamna hnca dnr. Hn insan sevmek istemez ve sevmeyi bilmez ama sevilmek ister. Sevilsin, karn doyurulsun, suyu iirilsin, okansn, uykuya yatrlsn ister. Aciz, hazmsz, frijit, uykusuzluk hastas ve kledir o. Bunlardan baka bir de ok byk bir hassasiyeti vardr: Girimeye muktedir olmad iler karsnda, bari kk bir telfinin, bunlardan en azndan bir kar salamasnn ona borlu olunduu kansndadr. u halde hn insan, sevilmemesini ve karnnn doyurulmamasn ak bir ktclln kantn sayar. Hn insan kar insandr, yarar insandr. stelik hn ancak, kar galip getirerek kendini benimsetebilir dnyada; hem de kar sadece bir arzu veya dnce deil, iktisadi, toplumsal ve dini bir dizge, btncl bir dizge, ilhi bir dzenek yaparak... kar tanmamak; ite dini su ve tine kar tek su. te bu anlamdadr ki klelerin bir ahlk vardr ve bu, yararclk ahlkdr 357. unu soralm; eylemi, yarar veya zarar asndan kim lp bier? Dahas eylemi kim, iyi ve kt asndan, vme ve svme asndan grr? Ahlkn, rnein pek de aklc olmayan kar gtmeme mefhumu gibi kendilerinde vlesi ve iyi olarak deerlendirdii nitelikleri gzden geirelim. Fark edilecektir ki bunlar edilgin bir ncnn talep ve kar sulamalarn gizlemektedir: Yapmad eylemlerden srarla kazan isteyen bu ncdr; yarar salad eylemlerin hayrna olma niteliini ver358. Ahlk, yararc bak asn kendisinde saklar ama yararclk

K, 260. HB, 21: Kiiolu kar gtmemeyi ver zira bundan yarar salar. Eer o kiiolu bizzat kar gzetmeden akl yrtse bu zoraki feday, istifade ettii bu zarar istemeyecek, eilimlerinin domasna kar duracak ve asl bunlarn iyi olmadklarn syleyerek ortaya koyacaktr kar gzetmemesini.
358

357

175

Nietzsche ve Felsefe

da edilgin bir ncnn, efendilerin arasna giren bir klenin muzaffer bak asn saklar. Kabahatlerin isnat edilmesi, sorumluluklarn datlmas, daimi sulama. Btn bunlar saldrganln yerini alr: ntikam ve kin duygusu nasl ki zayfla aitse, saldrgan olma eilimi de sk skya gcn bir parasdr359. Yarar kendisine hak gren, yapmadklarndan yararlanmay da hak gren hn insan, beklentisi boa ktnda ar sulamalar yadrr. Peki hsran ve intikam, hncn a priorisi iken bu nasl boa kmasn? Kimsenin beni sevmemesi senin kabahatin, hayatta baarsz olmam da senin kabahatin, senin baarszln da kendi suun; senin ve benim bama gelen felketler dahi ayn ekilde senin kabahatin. Burada cn, korkun dii gcn buluyoruz; suu ve sulular ifa etmekle yetinmiyor, kabahatli istiyor, sorumlu istiyor. Bir hn yaratnn ne istediini anlayalm; bakalar kt olsun istiyor, kendisini iyi olarak grebilmesi iin bakalarnn kt olmasna ihtiyac var. Sen ktsn, o halde ben iyiyim; klenin temel forml budur ite. Bu forml tipolojik adan hncn zn ifade ettii gibi hncn yukardaki dier niteliklerini de derleyip zetliyor. imdi de bunu efendinin u kalbyla karlatralm: Ben iyiyim, o halde sen ktsn. kisi arasndaki fark klenin bakaldrsn ve zaferini lyor: Deer bien bakn tersyz olmas hncn kendisine aittir; kle ahlk var olmak iin her zaman ve her eyden nce d ve dman bir dnyaya ihtiya duyar. 360 Kle ncelikle, bakasnn kt olduunu ortaya koyma ihtiyacndadr. 5. yi mi, Kt m?
359 360

EH, I, 7. AS, I, 10.

176

Nietzsche ve Felsefe

te iki kalp: Ben iyiyim, o halde sen ktsn, Sen ktsn, o halde ben iyiyim. Dramatikletirme yntemini kullanalm. Bu iki kalb kim dile getiriyor? Bu ikisi ne istiyor? Her ikisini ayn kii dile getiriyor olamaz zira birinin iyisi tam tamna dierinin kts. Tek bir iyi mefhumu yok 361; iyi, kt ve hatt o halde szcklerinin pek ok anlam var. Esasen oulcu ve akn olan dramatikletirme ynteminin, burada da, bizim bu cevap bulma aratrmamza kural koyduu teyit edilecektir. Bu yntem, onu bir semiyoloji ve deer kuram olarak meydana getiren, szcn anlam ve deerini belirlemesini salayan bilimsel kuram baka bir yerde bulmuyor. Ben iyiyim diyerek konumaya balayan kimdir diye soruyoruz. phesiz kendisini bakalaryla kyaslamayandr, eylemlerini ve eserlerini stn ve akn deerlerle kyaslamayandr, buna kalkmayandr. Ben iyiyim diyen, kendisine iyi denilmesini beklemez. Eyledike, olumladka ve zevk aldka byle adlandrr kendisini ve byle der. yi, unlar niteler; icrasnda kendini tecrbe eden etkinlik, olumlama ve zevk. yi, belli bir ruh niteliidir; bir ruhun kendi kendisi konusunda sahip olduu, aranmas, bulunmas ve
362 hatt yitirilmesi mmkn olmayan belli bir temel kesinlik ... Nietzschenin sk sk ayrt etme dedii ey, olumlamann (olumlamay aramak gerekmez), eyleme geirilenin (bu bulunmaz) ve zevk alnann (bu kaybedilmez) i niteliidir. Olumlayan ve eyleyen her kimse, burada ayn zamanda; esthlos szc kkeni itibariyle var olan, gereklii olan, gerek olan, hakiki olan ifade ediyor 363. eylere

onur bahettiini, deerler yarattn bilir bylesi. Kendinde bulduu her eyi onurlandrr; kendini yceltmeye dayanr byle bir ahlk.
361 362

AS, I, 11. K, 287. 363 AS, I, 5.

177

Nietzsche ve Felsefe

Eksiksizlik duygusunu, kabarmak isteyen, tamak isteyen g duygusunu, yksek bir i gerilimin huzurunu, vermeyi arzulayan, datmay arzulayan bir zenginlik bilincini n sraya koyar bu ahlk364. yiler, yani ayrt etme insanlar, yani gller, konumlaryla ve ruh soyluluklaryla bu stn olanlar, kendilerini ve eylemlerini iyi, yani birinci snf grp bunu da aa, soysuz ve baya olana kar byle ortaya koyanlardr 365. Bu ilkede herhangi bir karlatrmann rol yok. Dierlerinin olumlamadklar, eylemedikleri ve zevk almadklar srece kt olmalar ancak ikincil bir sonu ve olumsuz bir karmdr. yi, ncelikle efendiyi belirtir. Kt ise sonucu iaret eder ve kleyi belirtir. Kt olumsuzdur, edilgin, fena ve znt vericidir. Nietzsche, Theognisin tmyle u lirik temel olumlamaya dayal gzelim iirine bir yorumlama erevesi getirir: Biz iyiler, o uursuzlar, o ktler... Bu aristokratik deerlendirmede en kk bir ahlk krnts aramaya kalkmamz bounadr; bu deerlendirmede bir etik ve bir tipoloji, birbiriyle uyuan varolu biimleri etii ve kuvvetler tipolojisi sz konusudur. Ben iyiyim, o halde sen ktsn: Efendilerin aznda o halde szc sadece olumsuz bir karm iin iine katar. karmdr burada olumsuz olan ve sadece btncl bir olumlamann sonucu olarak ortaya konmutur: Biz aristokratlar, biz yksek olanlar, biz mutlu olanlar... 366 Efendide, olumlu olan her ey ncllerdedir; hi de temel ve nemli olmayan herhangi bir eyin olumsuzluuna karar vermek iin eylemin ve olumlamann ncllerine ve bu ncllerden

364 365

K, 260 (bahedici erdem olarak gcn iradesi) AS, I, 2. 366 AS, I, 10.

178

Nietzsche ve Felsefe

zevk almaya ihtiyac vardr. Bu bir eklenti, tamamlayc bir ayrntdr 367. Tek nemi ise eylemin ve olumlamann kapsamn geniletmek, bunlarn ittifakn perinlemek ve uygun zevki ikiye katlamaktr: yi, kendi kartn, kendisini daha byk bir sevinle olumlamak iin arar 368. Saldrganln durumu da udur; saldrganlk olumsuzdur ama olumlu ncllerin karm olarak, edimliliin rn ve bir olumlama gcnn sonucu olarak olumsuzdur. Efendi, bir olumsuzlama, hem de sadece nclleri glendirmenin arac olarak sonul bir olumsuzlama meydana getirmek iin iki olumlu nermenin gerektii bir kyasta tanr kendini. Sen ktsn, o halde ben iyiyim. Burada her ey deiiyor: ncllere bu kez olumsuz geiyor ve olumlu ancak karm olarak, olumsuz ncllerin karm olarak var. in zn olumsuz meydana getiriyor ve olumlu ancak olumsuzlamayla var oluyor. Olumsuzlama u halde temel bir dnce, bir balang, mkemmelen bir edim olmutur. Grnte olumlu bir karm iin kleye, tepkinin ve olumsuzlamann, hncn ve hiiliin nclleri gerekir. Dahas, kle, olumlulua grnte sahiptir sadece. te bu yzden Nietzsche hncn ve saldrganln birbirinden ayrt edilmesinde bu kadar srarc; bu ikisi, doalar itibariyle birbirinden farkl. Hn insannn bir ben-olmayana ihtiyac var, yle ki sonuta ahsn kendi olarak ortaya koymak iin bu benolmayann da karsnda olmal. Klenin garip kyasna bir bakalm; grnte bir olumlama iin iki olumsuzlamaya ihtiya duyuyor. Biz zaten klenin kyasnn hangi biimde felsefede bunca kabul grdn biliyoruz; ite diyalektik. Hncn ideolojisi olarak diyalektik.

367 368

AS, I, 11. AS, I, 10.

179

Nietzsche ve Felsefe

Sen ktsn, o halde ben iyiyim. Bu kalpta kle konuuyor. Burada daha henz birtakm deerlerin yaratlmadndan bahsedilemez. Ancak ne de ucube deerler bunlar! Bakas kt yaplarak ie balanyor. Kendisine iyi diyen iin u halde kt denmekte. Eylemekten kendisini saknmadan eyleyene, dolaysyla da eylemlerinin nc ahslar asndan sonularn dnmeyene deniyor kt diye... yi de eylemekten saknandr; iyidir nk her eylemi, eylemeyenin, yani o eylemin sonularn tayann bak asna ve bundan da iyisi, eyleyenin niyetini gzleyen ilahi bir ncnn ustalkl bak asna tar. Zor kullanmayan, can yakmayan, saldrmayan, misillemede bulunmayp intikam alma iini Tanrya brakan, tpk bizim gibi ortaya kmayan, ktden saknan, yaamdan tpk bizim gibi pek az ey bekleyen, sabrl, alakgnll ve doru olan iyidir 369. te iyinin ve ktnn douu: yi ve kt zerine etik saptamann yerini iyi ve kt zerine ahlki yarg alyor. Etikteki iyi ahlktaki kt, etikteki kt ahlktaki iyi oluverdi. yilik ve ktlk 370 iyi ve kt deildir. Tam tersine, u son iki saptamann dei-toku hali, devrik hali, tersyz halidir. Nietzsche unun zerinde duracaktr: yiliin ve ktln tesinde, iyinin ve ktnn tesinde demek deildir. Tam tersine... 371 yilik ve ktlk yeni kavramlardr, ancak yaratlma biimleri ne de gariptir! Bunlar, iyi ve kt tersyz edilerek yaratlyor. Eylemeyle deil eylemekten saknmayla yaratlyor. Olumlamayla deil olumsuzlamayla balanarak yaratlyor. te bu yzden iyilik ve ktlk yaratlm deildirler ama ilahidirler, akndrlar ve yaama stndrler deniyor. Ancak bu deerlerin neyi sakladn, hangi yolla yaratldklarn bir
369 370

AS, I, 13. Biz buna hayr ve er de diyebiliriz. (.n.) 371 AS, I, 17.

180

Nietzsche ve Felsefe

dnelim. Bu ikisinde byk bir nefret, yaama kar, yaamda etkin ve olumlamac her eye kar byk bir nefret sakl. Hibir ahlki deer yoktur ki karm olduu bu ncllerden ayr drldnde bir an olsun hayatta kalabilsin. Daha da derinde, hibir dini deer yoktur ki karm yaptklar bu nefret ve intikamten kopartlabilir olsun. Dinin olumluluu grnte bir olumluluktur: Kuvvetliler kt ve lnetli olduklarna gre sefiller, fakirler, zayflar, kleler iyidir karm yaplr. yi mutsuz, iyi zayf uydurmacasndan daha byk bir intikam olamaz kuvvetlilere ve mutlulara kar. Hristiyanca sevgi, kendisine hayat veren ve komuta eden hncn musevice gc olmasa ne eder acaba? Hristiyanca sevgi musevice hncn kart deil 372 ama sonucudur, karmdr, talandrlmasdr . Din, dorudan kaynakland ilkeleri az ya da ok saklar (ve genellikle de kriz dnemlerinde hi saklamaz): Nedir bunlar? Olumsuz ncllerin arl, intikam alma zihni, hncn gc. 6. Bozuk Mantk Sen ktsn; ben senin olduun eyin kartym, o halde ben iyiyim. Bozuk mantk neye dayanr? Mantk bir koyun varsayalm. Bu meleyen koyunun kyas udur: Etil kular ktdr (yani tm etil kular ktdr, tm ktler etil kutur); oysa ben etil kuun kartym, o halde ben iyiyim 373. uras aktr ki kk nermede etil ku neyse odur, yani etkilerinden veya grnlerinden ayrlmam bir g olarak alnmtr. Ancak byk nermede etil kuun kuvvetini gstermeyebilecei, etki etmekten kanabilecei ve kendisini,
372 373

yapmaya

muktedir

olduu

eyden

ayrabilecei

AS, I, 8. AS, I, 13: Bu alc kular ktdr ve her kim ki en az yrtc kutur, hatt ve hatt tam zttdr, bir kuzudur, u halde iyi olan da o deil midir?

181

Nietzsche ve Felsefe

varsaylmtr. Ktdr nk kendisini geri ekmiyor. O halde, erdemli koyunda hakikten kendisini tutup da kt etil kuta kendisini salveren kuvvetin bir ve ayn kuvvet olduu varsaylyor. Kuvvetli eylemekten kendisini alkoyabileceine gre, kendisini alkoymadktan sonra zayf olan da eyleyebilecek birisidir. te hncn bozuk mantnn dayana: Yapabilirliinden ayrlm bir kuvvet kurmacas. Bu kurmaca sayesindedir ki tepkin kuvvetler galip gelir. Etkinlikten kamak da onlara yetmez; kuvvetlerin ilikisini tersyz etmeleri, etkin kuvvetlerin kart olup kendilerini stn gstermeleri gerekir. Hntaki sulama sreci u grevi gryor: Tepkin kuvvetler, kuvvetin soyut ve etkisizlemi imgesini yanstyor; etkilerinden ayrlan byle bir kuvvet eylediinde sulu ve tam tersine eylemediinde de deerlidir. stelik, eylemekten saknmann eylemekten daha fazla kuvvet (soyut kuvvet) gerektirdii dnlecektir. Bu kurmacann ayrntsyla zmlenmesi de daha bir nemli, zira tepkin kuvvetlerin bu yolla hastalkl ve hastalklarn bulatrc bir g sahibi olurlarken, etkin kuvvetlerin de gerekten tepkin olduklarn gryoruz. 1) Nedensellik evresi; kuvvet ikiye blnyor. Kuvvet kendi grnnden ayrlmad halde bu grn, ak ve ayr bir nedenmi gibi bu ayn kuvvete mal edilen bir etki yaplyor: Ayn fenomen nce bir neden, sonra da bu nedenin bir etkisi yaplyor. Fizikiler kuvvet hareket ettiriyor veya kuvvet u ya da bu etkiyi yapyor dediklerinde bundan daha iyi bir ey yapmyorlar 374. rnein k yor dediimizde, bellee yardmc basit bir imi, zet bir kalb, tutup bir neden yapyoruz. Gerek bir imlem bants hayali bir nedensellik bantsyla ikme ediliyor 375. Kuvvet bir kez kendi iine bastrldktan sonra kuvvetin ortaya k
374 375

AS, I, 13. PA, Drt Byk Yanlg; nedenselliin ayrntl eletirisi.

182

Nietzsche ve Felsefe

de ak ve etkili bir nedeni kuvvette bulan baka bir ey haline getiriliyor. 2) Tz evresi; yukarda sylenildii biimde ikiye blnen kuvvet, onu ortaya koyup koymamakta zgr olacak bir dayanaa, bir zneye veriliyor. Etkisizletirilen kuvvet, eylemeyebilen bir znenin edimi yaplyor. Nietzsche srekli olarak zneyi bir kurmaca veya dilbilgisel bir ilev olarak ortaya koyar. ster epikrclerin atomu, ister Descartesn tz, ister Kantn kendinde eyi olsun, btn bu zneler hayali eytancklarn 376 yansmasdrlar. 3) Karlkl saptama evresi; Etkisizletirilen kuvvet bylelikle ahlkllatrlr. Zira bir kuvvetin sahip olduu kuvveti gstermeyebileceini varsaylyorsa, tam tersine, bir kuvvetin sahip olmad kuvveti gsterebileceini varsaymak da sama olmaz. Kuvvetler kurmacal bir zneye yanstlnca da bu ayn znenin sulu ya da deerli olduu, yani etkin kuvvet sahip olduu etkinlii uyguladndan dolay sulu veya tepkin kuvvet sahip olmad etkinlii uygulamadndan dolay deerli olduu ortaya kyor; ...sanki zayfn zayfl, yani z, kanlmaz ve deitirilemez biricik gereklii olarak zayfl, gnllce yerine getirilen seilmi bir eymi, erdemli bir edimmi gibi377. Kuvvetler arasndaki somut ayrmn, nitelenmi (iyi ve kt) kuvvetlerin yerine tze kavuturulmu kuvvetlerin ahlki kartl (iyilik ve ktlk) geiriliyor. 7. Hncn Geliimi: Musevi Rahip zmleme bizi hncn birinci grnmnden ikinci grnmne vardrr. Nietzsche huzursuz vicdandan sz ettiinde onun iki grnmn de aka tanr: Ham halde olduu, ar madde veya ancak hayvan psikolojisinin sorunu olduu ilk grnm; onu
376 377

AS, I, 13; kartezyen cogitonun eletirisi zerine, G, I, 98. AS, I, 13.

183

Nietzsche ve Felsefe

kendisine ilk madde yapan ve ekillenmeye gtren bir zaman olarak ikinci grnm ve bu ikincisi olmadan huzursuz vicdan imdi olduu ey olmaz. Bu ayrt etme, topolojiye ve tipolojiye uygundur. Her ey, bu ayrt etmenin hn iin oktan geerli olduu ynnde. Hncn da iki grnm veya iki zaman vardr. lki, ham ierik olarak hnc meydana getiren ve hayvan psikolojisi sorunu olan topolojik grnm; hncn bu grnm, tepkin kuvvetlerin, etkin kuvvetlerin eyleminden saknmalarnn yolunu ifade ediyor (tepkin kuvvetlerin yer deitirmesi, vicdann izge tarafndan istils). kincisi ise hncn ekillendii yolu ifade eden tipolojik grnm: Burada izge tipik nitelik halini alyor nk intikamc zihni canlandrp daimi bir sulama giriimine srklyor; bylece de tepkin kuvvetler etkin kuvvetlerin kart oluyor ve onlar yapabilirliklerinden ayryorlar (kuvvetler ilikisinin tersyz edilmesi, tepkin bir imgenin yanstlmas). Bu ikinci grnm olmadan tepkin kuvvetlerin bakaldrsnn bir zafer olmayaca, yle diyelim, yerel zaferlerini tam bir zafere eviremeyecekleri fark edilecektir. Hatt yine fark edilecektir ki yukarda belirtilen iki durumda da tepkin kuvvetler etkin kuvvetlerden daha byk bir kuvvet oluturarak galip gelmiyorlar: lkinde her ey tepkin kuvvetler arasnda olup bitiyor (yer deitirme); ikincisinde ise tepkin kuvvetler etkin kuvvetleri yapabilirliklerinden ayryorlar ama bunu bir kurmacayla, bir yutturmacayla (yanstma yoluyla tersyz) yapyorlar. u halde hnc btnyle anlamak iin zmemiz gereken iki soru kalyor: 1) Tepkin kuvvetler bu kurmacay nasl retiyorlar? 2) Hangi etki altnda retiyorlar? Dier bir deyile tepkin kuvvetleri ilk zamandan ikincisine ne geiriyor? Hncn zn ne hazrlyor? Hnc ne biimlendiriyor, sanats ne bunun? Kuvvetler, deerlerinin tredii ayrmsal eyle tmleiktirler. Ancak tepkin kuvvetler bu ayrmsal enin tersyz olmu

184

Nietzsche ve Felsefe

grntsn verirler; kuvvetlerin ayrm, tepkin kuvvetler tarafndan bakldnda, tepkin kuvvetlerin etkinlerle olan kartl oluverir. O halde tepkin kuvvetlerin, kuvvetler ilikisinin ve bu ilikiye uygun den deerlerin srayla tersyz olmas iin u bahsedilen grnty gelitirme veya yanstma frsatn bulmalar yeterli olacaktr. Tepkin kuvvetler etkinlikten kamann yolunu bulduklarnda bu frsat da yakalam oluyorlar. Eylenmeyi keserek de tersyz grnty yanstyorlar. te Nietzsche, tepkin olan bu yanstmaya der kurmaca diye; duyulurst ve bu dnyaya zt bir dnya kurmacas, yaamla elien bir Tanr kurmacas. Nietzsche bu tepkin yanstmay da dn etkin gcnden ve hatt yaam olumlayan ve ycelten tanrlarn olumlu grntsnden ayr bir kefeye koyar: Madem ki dler dnyas gerekliin bir yansmasdr o halde kurmacalar dnyas bunu yalanmaktan, deersizletirmekten ve yadsmaktan baka ey yapmayacaktr 378. te bu kurmacalar dnyas hncn tm bir geliimine, yani hem etkin kuvvetin yapabilirliinden ayrlp (kalpazanlk) suland ve sulu muamelesi yapld (deersizletirme), hem de uyuan deerlerin tersyz edildii (olumsuzlama) ilemlere yn verir. Tepkin kuvvetler bu kurmacada ve bu kurmacayla kendilerini stn olarak temsil ederler. Bir deha olan hn igds, yaamn ykselen devimini, soyluluu, gc, gzellii, dnyada kendini olumlamay temsil eden her ne varsa, bunlara cevap olarak hayr diyebilmek iin baka bir dnya icat etmeliydi ki yaamn olumlamas bize ktlkm gibi, knanacak eymi gibi grnsn 379. Hncn deha olmas elbette gerekiyordu. Frsattan istifade edip yanstmay ve sulamay ynetecek, tersyz etmeyi gerekletirecek yetenekte kurmacal bir sanat gerekiyordu. Hncn ilk evresinden
378 379

D, 15, 16, 18. D, 24.

185

Nietzsche ve Felsefe

dierine geiin, ki bu ne kadar sratle ve zahmetsiz olursa olsun, basit bir mekanik zincire indirgenebileceini dnmemeliyiz. Burada dahi bir sanatnn mdahalesi gerekiyor. u nietzscheci kim? sorusu her zamankinden daha gr imdi. Ahlkn Soykt, ilk nce rahibin psikolojisini ierir 380. Hnc ekillendiren, sulamay yneten ve intikam alma giriimini hep uzaktan takip eden, deerleri tersyz etmeye cesaret eden kimdir? Rahiptir. Hatt zellikle de Musevi rahiptir, eski Musevilerdeki biimiyle hani u rahip 381... Diyalektiin stad olarak, tepkin kyas dncesini kleye o verir. Hristiyanlarn kendileri hesabna bir karm, bir talandrma ve inanlmaz bir nefretin zehirli iei olarak stlendikleri ak, bu yeni ak o tasarlar. yle demekle ie balayan da odur: Sadece sefiller iyidir; yoksullar, gszler, zavall yalnzlar iyidir sadece; sadece ac ekenler, muhtalar, hastalar, ucubeler dindardr, sadece ve sadece onlar Tanr katnda makbldrler, ahiret mutluluu hep onlaradr. Tam aksine de siz soylu ve gl olanlar, ebediyen kt, kyc, agzl, dinsiz olan sizler; cehennemin odunlarndan olan sizler ebediyen de lnetli ve cehennemlik olarak kalacaksnz! 382 Musevi rahip olmadan, kle, hncn ham halinden daha yksee kamaz. u halde rahibin mdahalesini doru deerlendirmek iin onun hangi yoldan tepkin kuvvetlerin yardmcs, ancak onlarla karmadan sadece yardmcs olduuna baklmaldr. Tepkin kuvvetlerin zaferini salar, bu zafere ihtiyac vardr ama onlarnkiyle karmayan bir amacn peinden gider. Onun istenci gcn iradesidir, onun gcn iradesi hiiliktir 383. Hiiliin, yadsma gcnn tepkin kuvvetlere ihtiyac olduu temel
EH, III, Ahlkn Soykt. Nietzsche, Yahudi toplumunun tarihi zerine olan yorumunu Deccalde zetler (24, 25, 26): Daha orada dahi Yahudi rahip srail krallarnn ve Eski Ahitin geleneklerini bozunuma uratan kiidir. 382 AS III, 7.
381 380

186

Nietzsche ve Felsefe

nermesini ve elbette bu nermenin karlkl olduunu da buluyoruz: Yadsma gc olarak hiilik tepkin kuvvetleri zafere gtrr. Bu ifte oyun Musevi rahibe eriilmez bir derinlik, bir ift grnmllk verir. Derinden bir korunma igdsyle aka her trl k igdsnn tarafn tutar; bunlarn egemenliinde olduundan dolay deil, bunlarda kendisini dnyaya kar sonuca ulatracak bir g bulduundan dolay 384. Nietzschenin Musevilii ve Musevi rahibi ele ald bu pek nl sayfalara geri dnmemiz gerekiyor zira ayn sayfalar sk sk ok kayg verici yorumlamalara yol amtr. Nazilerin Nietzsche klliyatyla olan ilikileri mulaktr, bunu biliyoruz. Mulak nk Naziler Nietzscheye bavurmay sevseler de iyice budanm alntlarla, tahrif edilmi basklarla ve balca metinleri yasaklayarak yaptlar bunu. Dier taraftan Nietzschenin Bismark rejimiyle veya Panalmanclkla, Musevi dmanlyla olan ilikisi mulak deildir. Nietzsche bu saylanlardan nefret ediyordu, tiksiniyordu. Irklar zerine u utanmaz oyuna bulaan kimseyle grmemeli 385. Ve yrekten bir haykr: Yani sonuta Zerdt szcn Musevi dmanlarnn azndan duyduumda siz ne hissettiimi sanyorsunuz? 386 Musevilik zerine
383 D, 18: Tanr adna yaama, doaya, yaama istencine sava amak. Tanr; tm tednya iftiralarnn, tm tednya yalanlarnn kalb. Tanrda tanrsallatrlan hilik, kutsallatrlan hilik istenci... D, 26: Rahip, Tanrnn adn ktye kullanr: Deerleri kendisinin tayin ettii duruma Tanrnn hkmranl, u ya da bu durumu elde etmek veya korumak iin bavurduu aralara da Tanrnn iradesi der... 384 D, 24. AS, I, 6, 7, 8: Bu papaz kleyle karmaz, ondan ayr bir kasttr. 385 Yetim Eserler (Bolle evirisiyle, Mercure) 386 Fritschee mektuplar, 23 ve 29 Mart 1887. Tm bu noktalar ve Nietzschenin Naziler tarafndan tahrif edilmesi zerine M.P. Nicolasn Nietzscheden Hitlere (Fasquelle, 1936) adl eserinde bu iki mektup yer almtr. Nietzschenin yine bir metni de (K, 251) ayn ekilde Yahudi

187

Nietzsche ve Felsefe

nietzscheci dnceleri anlayabilmek iin hegelci okulda Musevi sorununun mkemmelen diyalektik bir konu haline geldii hatrlanmal. Nietzsche sorunu yeniden ele alyor ama kendi yntemiyle. yle soruyor: Musevi halknn tarihinde rahip nasl ortaya kt? Btn bir Avrupa tarihi iin belirleyicilii grlecek olan hangi koullar altnda ortaya kt? Nietzschenin srail krallarna ve Eski Ahite duyduu hayranlk ok arpcdr 387. Musevi sorunu bu ayn srail dnyasnda rahibin ortaya kmas sorununun ta kendisidir; bu da hakiki bir tipoloji sorunudur. te Nietzschenin u noktadaki 388 bunca srarnn nedeni budur: Rahibin psikolojisini ben buldum . Nietzschede rka ilikin dnceler yok deildir ama rk sadece melezlemedeki bir e, fizyolojik ve hatt psikolojik, siyasi, tarihi ve toplumsal kompleksteki bir etmen olarak nemlidir. Nietzschenin tip dedii de ite byle bir komplekstir. Nietzsche iin rahibin tipinden baka bir sorun yoktur. Ayn Musevi toplumu, kendi tarihinin bir yerinde varoluunun koullarn rahipte buldu ve imdi de bu toplum yeni koullar yaratarak Avrupay kurtarmaya, Avrupay yine Avrupaya kar korumaya en elverili durumdadr 389. Nietzschenin Musevilik zerine yazdklarn okurken Musevi dman ve rk yazar Fritschee yazdklarn gemek olmaz: ok rica ederim yazdklarnz bana yollamayn, sabrmdan endieliyim.

aleyhtarlar tarafndan, tam da zt anlam iermesine karn kullanlmtr. 387 K, 52: Eski Ahite duyulan beeni, ruhlarn bykl ve bayalklar iin bir mihenk tadr... Her bakmdan rokoko beenisinin zaferi olan Eski ve Yeni Ahit, tek bir kitab, Kutsal Kitap, mkemmel kitab meydana getirmek iin ayn ciltte birlikte balanr; edebi Avrupann ruha kar en kstah, en kt gnahdr bu. 388 EH, III, Ahlkn Soykt. 389 K, 251 (Yahudiler, Ruslar ve Almanlar zerine nl metin).

188

Nietzsche ve Felsefe

8. Huzursuz Vicdan ve sellik te iki grnmyle hn nesnesi: Etkin kuvveti, uygulamadaki maddi koullarndan yoksun brakr; yine etkin kuvveti yapabilirliinden biimsel olarak ayrr. Ancak eer etkin kuvvetin yapabilirliinden kurmacayla ayrld doruysa, bu kurmacann sonucu olarak kuvvetin bana gerek bir eyin gelecei de dorudur. Bu adan u sorumuz hl yanklanyor: Etkin kuvvet gerekten ne oluyor? Nietzschenin cevab son derece kesin: Tahrif olmasnn, ilemesinin koullarndan yoksun braklmasnn ve yapabilirliinden ayrlmasnn nedeni her ne olursa olsun etkin bir kuvvet kendi iine geri dner, kendisinin aleyhine dner. selletirmek, kendi aleyhine dnmek; etkin kuvvetlerin gerekten tepkin olmalarnn yolu ite budur. Baskc herhangi bir kuvvetin dar patlamay engellemesiyle k bulamayan btn igdler, ie dnerler: Ben buna insann iselletirmesi diyorum... Huzursuz vicdann kkeni de burasdr 390. Hn iini ite bu anlamda huzursuz vicdan stlenir. Hn bize byle grndnde korkun bir ardan, bir giriimden ve salgn yayc bir istenten ayrlmaz. Ayartc bir akn himayesinde sakl tutar nefretini: Senin iyiliin iin seni affediyorum; bana katlrsn diye seni seviyorum, bana katlncaya dek seveceim seni, bizzat sen de acl biri oluncaya, hasta, tepkin ve iyi biri oluncaya dek... Hncn insanlar intikamlerinin o en yksek, kesin ve parlak zaferine ne zaman kavuacaklar? Kendi bedbahtlklarn, btn bedbahtlklar, mutlu olanlarn vicdanna drdklerinde hi kukusuz, yle ki bunlar mutlu olduklarndan dolay yzleri kzarp birbirlerine Bunca 391 bedbahtlk varken mutluluk utan verici diyecekler . Tepkin kuvvet hnta sular ve hnta yanstlr. Tepkin kuvvet kendisini
390 391

AS, II, 16. AS, III, 14.

189

Nietzsche ve Felsefe

sulayarak kabahatlerini kabul etmeyecek, kendi iine dnmeyecek olsayd hncn zaten bir anlam da kalmazd. Etkin kuvvetin ieyanstmas, yanstmann tersi deildir ama tepkin yanstmann sonucu ve ayn zamanda devamdr. Huzursuz vicdanda yeni bir tipi grmyoruz; olsa olsa tepkin tipi, kle tipi, hncn handiyse saf halde olduu somut trleri gryoruz. yice serpilmi huzursuz vicdann hnc kaplad durumda da baka trler gryoruz. Tepkin kuvvetler, zaferlerini basamak basamak kazanmaya devam ederler: Huzursuz vicdan hnc uzatr, yayar; bizi daha da ileri, salgnn kaplad bir yere vardrr. Etkin kuvvet tepkin, efendi kle olur. Etkin kuvvet, yapabilirliinden ayrld diye buharlap kaybolmaz. Kendisinin aleyhine dnerek ac retir. Kendinden zevk almak deil ama ac retmek: Tyler rpertici bir neeyle dolu u garip i yok mu! Kendisiyle gnll olarak bozumu bir ruhun, ac ektirmenin zevkiyle kendisine ac ektirmesi yok mu!; strap, hastalk, irkinlik, gnll mahrumiyet, bedene mdahale (kesme, delme, koparma), nefsi kreltme, kendini feda etme bir zevk derecesinde isteniyor 392. Ac, tepkin kuvvetlerce dzenleneceine, sabk etkin kuvvete retiliyor. Buradan da akl sr ermez bir fenomen ortaya kyor: Acnn oalmasnda kendi kendisini dllemesi ve ar remesi. Huzursuz vicdan, strabn oaltan vicdandr. Acy retmenin yolu da belli ya bu rezil fabrikann; etkin kuvveti kendisinin aleyhine dndrmek. Kuvvetin iselletirmesi ve ieyanstmas yoluyla acnn oaltlmas; ite huzursuz vicdann birinci tanm. 9. Ac Sorunu

392

AS, II, 18 ve III, 11.

190

Nietzsche ve Felsefe

Huzursuz vicdann ilk grnmnden sz edilecekse, bu, onun ham veya maml haldeki topolojik grnmdr. selletirme karmak bir mefhum. lk nce etkin kuvvet iselletiriyor, ancak iselletiren kuvvet ac retir hale geliyor ve acnn daha bir bollukla, daha bir fazla retilmesiyle de iselletirme derinlik, genilik, ykseklik kazanyor, agzl dipsiz kuyuya dnyor. Demek ki ikinci olarak ac da iselletiriliyor, tenselletiriliyor, tinselletiriliyor. Ne anlama geliyor bu ifadeler? Ac iin yeni bir tanm icat ediliyor anlamna geliyor; en derinlere ait isel bir tanm bu. Bir gnahn, bir kabahatin sonucu yaplyor ac. Kendi acn reten yine sensin nk gnah iledin, ac ekerek kurtaracaksn ruhunu. sel bir kabahatin sonucu ve isel bir esenlik dzenei olarak kavranan ac, retildike iselletirilen, kabahat, endie ve cezalandrlma duygusuna dntrlen ac 393; ite huzursuz vicdann ikinci grnm, tipolojik grnm. Ksacas, sululuk duygusu olarak huzursuz vicdan. Bu icadn doasn anlamak iin daha genel bir sorunun nemini deerlendirmeliyiz: Nedir acnn anlam? Varoluun anlam tmyle bu sorunun cevabna baldr; hatt acnn varolutaki anlam kadaryla vardr varoluun anlam 394. Oysa ki bir tepkidir ac. Acnn tek anlam da bu tepkiyi eyleme olaslnda veya en azndan snrlandrma, brakt izi yaltma, bir daha tepki verinceye dek tm yaylmay nlemede yatyor. u halde acnn etkin anlam dsal bir anlam olarak grnyor. Ac zerinde etkin bir bak asndan karar vermek iin acy, onun dsall esinde tutmak gerekir. Bu btnyle ustalk ister. Bir sanattr bu ve efendilerin sanatdr. Efendilerin bir srr vardr. Acnn bir tek anlamnn olduunu bilirler. Ac, birine zevk vermektir; acya neden veya tank olana zevk
393 394

AS, III, 20. OD, Eitimci Schopenhauer, 5.

191

Nietzsche ve Felsefe

vermektir. Etkin insan kendi acsn ciddiye almyorsa, bunun her zaman iin nedeni, birine zevk vereceini dnmesidir. Yunan dnyasn dolduran tanrlara inanmada byle bir dn bulmamz boa deildir: zlemekten holanyor olan bir tanr varsa her ktlk o an dorulanr... Son tahlilde Truva Savann veya dier trajik ykmlarn anlam neydi? Hibir kuku yok ki bunlar, tanrlarn gzlerini enlendirecek oyunlard 395. Bugnlerde acy varolua kar bir kant olarak ileri srme eilimi var; bu kantlama, bize pahalya patlayacak bir dnme biiminin, tepkin bir dnme biiminin iareti. Ac ekenin bak asna yerlemekle kalmyoruz sadece, ayn zamanda da tepkilerini eylemeyen hn insannn bak asna yerleiyoruz. unu bir anlayalm; acnn etkin anlam baka perspektiflerde ortaya kar. Ac, yaama kar bir kant deil, tam tersine yaam iin bir uyarcdr, yaam iin bir zokadr, yaamn lehine bir kanttr. Ac ekmeye ahit olmak ve hatt ac ektirmek, etkin yaam olarak yaamdaki bir yapdr, yaamn etkin bir grndr. Ac, yaamn lehine dorudan bir anlama sahiptir; dsal anlam. Kibarlmz ya da daha dorusu riyakrlmz kaldrmyor bunu... yani zulmn, eski insann en tercihli enlii ve tm zevklerinin de harc olduu noktaya kadar capcanl bir istekle tasavvur etmeyi... Zulmsz enlik olmaz. nsanln o en eski ve uzun tarihinin rettii ey bu ite. Hatt cezalandrmann bile bir bayram havas var 396. Haydi haydi hayran olmak gerekiyor huzursuz vicdann kayg uyandran icadna; ac ekmeye yeni anlam, isel anlam. Istrab eylemek veya keder zerine etkin adan bir kanya varmak sz konusu deil. Tam tersine, tutku araclyla acya kar hissizleiliyor. Tutkularn en vahisi: Bir kabahatin sonucu ve ruhun bir kurtulu
395 396

AS, II, 7. AS, II, 6.

192

Nietzsche ve Felsefe

yolu yaplr strap. Daha fazla strap reterek, strab daha fazla iselletirerek kurtulunur straptan; uyuulur, yani acdan, yara iltihaplandrlarak kurtulunur 397. Daha Tragedyann Douunda, Nietzsche temel bir sav ortaya koyar: Dram bir i atmaya dnp strap da iselletirildiinde tragedya lmtr. Peki ama acnn isel anlamn icat eden ve bunu isteyen kimdir? 10. Huzursuz Vicdann Gelimesi: Hristiyan Rahip Kuvvetin iselletirilmesi, sonra bizzat strabn iselletirilmesi; huzursuz vicdann ilk evresinden ikincisine gei hncn iki grnmnn birbiri ardna zincirlenmesi gibi kendiliinden deildir. Burada yine rahibin araya girmesi gerekiyor. Rahibin bu ikinci douu hristiyandr: Kabahat duygusunun hakiki ustas rahibin ellerinde sululuk duygusu gelimeye balad 398. Huzursuz vicdan ham veya hayvani halinden karan hristiyan rahiptir ve strabn iselletirilmesini dzenleyen de odur. Yaray iltihaplandrarak strab rahip-doktor iyiletirir. Huzursuz vicdan en st biimine rahip-sanat ulatrr: Bir gnahn sonucu olarak strap. Peki nasl hareket ediyor bu rahip? Rahibin varlnn deeri ksaca zetlenmek istenecek olursa yle demek gerekiyor: Rahip, hncn ynn deitirendir 399. Esasen strap ekmekte olan hn insan bu strabna bir neden arar. Yaamdaki etkin olan her eyi sular. Rahip u durumda ve imdiden bir ilk haliyle belirir: Sulamann ban eker, sulamay dzenler. te kendilerine Biz iyiyiz diyen insanlar, ben sana diyorum ki bunlar kt. Hncn gc btnyle bakasna, bakalarna ynlendirilmitir.
397 398

Ancak

hn,

patlayc

bir

maddedir;

etkin

AS, III, 15. AS, III, 20. 399 AS, III, 15.

193

Nietzsche ve Felsefe

kuvvetlerin tepkin kuvvetler olmalarn salar. O halde hncn bu yeni koullara uyum salamas, yn deitirmesi gerekir. Tepkin insan, acsnn nedenini imdi kendisinde bulacaktr. Huzursuz vicdan ona unu telkin eder; bu nedeni kendinde, gemi zamanda yaplm bir kabahatte aramal, acsn bir cezalandrlma olarak anlamaldr 400. Ve rahip, bu yn deiimini ynetmek iin ikinci kez ortaya kar: Evet doru, koyunum 401, ektiin acdan biri sorumlu. Ama btn bunlarn sorumlusu sensin, ektiin acnn sorumlusu bizzat sensin! 402. Rahip, gnah mefhumunu icat eder: Gnah, hastalkl ruhun tarihinde imdiye dek en nemli ey olarak kald; gnah bizim iin dini yorumun en uursuz hnerinin temsilidir 403 Kabahat szc imdi, ilediim kabahate, benim kabahatime, sululuuma gnderme yapar. te strap byle iselletiriliyor; bir gnahn sonucu yapldnda geriye sadece isel anlam 404 kalyor. Hristiyanlkla deerlendirilmeli. museviliin ilikisi iki Bir taraftan, hristiyanlk, bak asndan museviliin son

noktasdr. Onun yolunu takip eder, eserini nihayete erdirir. Hncn tm gc hastalarn, gnahkrlarn ve seflet iinde olanlarn Tanrs ile sonulanr. Mlum metinlerinde, Nietzsche, Aziz Paulusun kinci karakterinin, Yeni Ahitin bayal zerinde durur. Hatt sann lm bile Musevi deerlerine geri gtren bir kavistir: Bu lmle, ak ve nefret arasnda bir yalanc-kartlk tesis edilir, sanki bu nefretten bamszm, sanki bu nefretin kartym, sanki bu nefretin
AS, III, 20. oban'na (Le Bon Pasteur; "yi (Mmtaz) oban anlamnda; sa) sadk hristiyan, mmin.(.N) 402 AS, III, 15. 403 AS, III, 20. 404 Vicdani bir nitelik yklenmesi, vicdan meselesi yaplmas kastedilmektedir. (.N)
401 400

194

Nietzsche ve Felsefe
405 kurbanym gibi ak daha ayartc klnr . Pontius Pilatusun 406 ortaya koyabilmi olduu hakikat sakl kalyor: Hristiyanlk museviliin bir sonucudur, tm ncllerini musevilikte bulur, bu ncllerin bir sonucudur sadece. Ancak bir baka bir adan da hristiyanln yeni bir not dt de dorudur. Hnc tamamlamakla yetinmez, hncn ynn deitirir. Yeni buluunu da benimsetir;

huzursuz vicdan. imdi, burada dahi, huzursuz vicdandaki hncn yeni ynnn ilkinin aksi dorultuda olduu dnlmemelidir. Burada yine ilveten bir iva, ilveten bir ayartma sz konusudur. Hn senin kabahatin diyordu, huzursuz vicdan benim kabahatim der. Ancak, kesinkes u var ki, hn, salgn yaylmadka yatmaz. Hncn hedefi, btn yaamn tepkin olmasdr, salkl olanlarn hastalanmasdr. Sulamakla yetinmez, sulanan kendisini sulu hissetmelidir. Hn, huzursuz vicdanda kendisini ortaya koyar ve salgn gcnn zirvesine ular: Yn deitirerek! Benim hatam! Benim hatam! Ta ki herkes bu hznl nakarat yineleyinceye, yaamdaki etkin her ey bu ayn sululuk duygusunu bytnceye kadar... Rahibin gc iin baka koullar gerekmez: Rahip, tabiat gerei, ac ekenlerin ustas klar kendisini407. Btn bunlarda Nietzschenin tutkusunu yeniden buluyoruz; diyalektikilerin karsavlar veya kartlklar grdkleri yerde, kefedilecek en ince farkllklar, deerlendirilecek en derin egdmler ve ballamalar gsterir: Bir semptom olan Hegelci
AS, I, 8. Pontius Pilatus: Yahuda Krall'nn Romal valisi, lm MS. 39. Bir ayaklanmadan korkarak sa'y Yahudi din adam-yarglarn eline teslim etti. Yahudilere, sann lmnden sorumlu olduklarn anlatmak iin bir tas su getirtmi ve ellerini ykarken yle demitir: Onun lmnden ben sorumlu deilim. Hesabn siz vereceksiniz. (.N) 407 AS, III, 15.
406 405

195

Nietzsche ve Felsefe

mutsuz bilin deil de vicdan huzursuzluu! Huzursuz vicdann ilk grnmnn tanm uydu: Kuvvetin iselletirilmesiyle acnn oaltlmas. kinci grnmnn tanm da udur: Hncn ynnn deimesiyle acnn iselletirilmesi. Huzursuz vicdann, hncn vardiyasn devralma tarz zerinde durduk. Yine ayn ekilde huzursuz vicdan ve hn arasndaki koutluk zerinde de durmak gerekiyor. Her ikisinin de iki zaman, topolojik ve tipolojik zaman olmasnn yan sra bir zamandan brne gei, rahibi de iin iine katar. Ve rahip hep kurmacayla hareket eder. Hnta deerlerin tersyz edilmesinin dayand kurmacay daha nce zmlemitik. Ancak yine de bir sorunumuz var: Acnn iselletirilmesi, huzursuz vicdanda hncn ynnn deimesi hangi kurmacaya dayanyor? Nietzscheye gre bu en karmak sorun olduundan dolay, kltr denen tm bir fenomeni devreye koyar. 11. Tarihncesel Bak Asndan Kltr Kltr, eitmeyi ve ayklamay ifade eder. Nietzsche, kltrn hareketine trenin ahlkll 408 der. Bu da insan terbiye etmek iin kullanlan boyun halkalarndan, ikencelerden ve acmasz yntemlerden bamsz deildir. Ancak bu korkun terbiye etmede, soyktknn gz iki e ayrt eder 409: 1) Bir toplum, bir rk veya bir snfta itaat edilen ey, her zaman tarihi, keyfi, acayip, aptalca ve dardr; bu da oklukla en kt tepkin kuvvetleri temsil eder. 2) Ancak, itaat edilen ey ne olursa olsun, bir eye itaat etmede, toplumlarn, rklarn ve snflarn zerine kan bir ilke belirir. Yasaya, yasa olduu iin itaat etmek: Yasann biimi unu iaret eder; belli bir etkinlik, belli bir etkin kuvvet, terbiye etmeyi grev sayd insan zerinde bir
408 409

TK, 9. K, 188.

196

Nietzsche ve Felsefe

takm yapp-etmelerde bulunuyordur. Her ne kadar tarihte birbirinden ayrlamaz olsalar da bu iki grnm birbirine kartrlmamaldr: Bir taraftan bireyler zerinde bir devletin, bir Kilisenin vs.nin tarihsel basks, ki burada bireyleri zmlemek sz konusudur; dier taraftan da cinsil bir varlk olarak insann edimliliinin, insan trnn edimliliinin, insan trnden birey zerindeki yapp-etmesi. Nietzschenin ilkel ve tarihncesi szcklerini kullanmas bundan dolaydr: Trenin ahlkll evrensel tarihinden nce gelir 410; kltr trsel bir etkinliktir, insan trnn varoluunun en uzun devresi boyunca insann kendi zerine hakiki almas(dr), tm bir tarihncesi almas(dr), ona zg kycln, zorbaln, aptalln ve enayiliin derecesi ne olursa olsun... 411 Tarihsel her yasa keyfidir ama keyfi olmayan, tarihncesi ve trsel olan yasa, yasalara uyma yasasdr. (Bergson ki Kaynakta her alkanln keyfi ama alkanlklar edinmenin doal olduunu gsterdiinde bu sav tekrar yakalar). Tarihncesi, trsel demektir. Kltr, insann tarihncesi etkinliidir. Ancak bu etkinlik neye dayanr? Burada insana srekli alkanlklar kazandrmak, yasalara itaat ettirmek, insan terbiye etmek sz konusudur. nsan terbiye etmek, insan, tepkin kuvvetlerini harekete geirebilecei ekilde ekillendirmeye iaret eder. Kltrn etkinlii, ilke olarak, tepkin kuvvetler zerinde kendini gsterir; bu ayn tepkin kuvvetlere eylenebilmeye yetenekli klmak iin onlara alkanlklar kazandrr, rneke benimsetir. Kltr, kltr olarak pek ok ynde ifa edilir. Hatt bilindnn tepkin kuvvetlerine, sindirime ve barsaklara ilikin en karanlk kuvvetlere dahi saldrr (diyet veya

410 411

TK, 18. AS, II, 2.

197

Nietzsche ve Felsefe

Freudun bzgen kaslarn eitimi dediine benzer bir ey) 412. Ancak kltrn temel amac bilinci zorlamaktr. Uyarmlarn geici niteliiyle tanmlanan ve unutabilme yeteneine bizzat dayanan bu bilince, onda kendiliinden olmayan bir istikrar ve kesinlik verilmelidir. Kltr, unutabilme yeteneine grnte kart olan yeni bir yetenekle donatr bilinci: Bellek 413. Ancak burada sz konusu olan bellek, izge deildir. Bu kkensel bellek gemiin deil, gelecein ilevidir. Duyarln deil, istencin belleidir. zin deil, szn belleidir414. Sz verme yeteneinin, gelecek vaadinin, gelecek hafzasnn ta kendisidir. Verilmi sz hatrlamak, szn falan bir gemite verildiini deil, falan bir gelecekte tutulmas gerektiini hatrlamaktr. Kltrn ayklayc amac aka udur: Sz verebilen, dolaysyla da gelecei elinde tutan bir insan, zgr ve gl bir insan ekillendirmek. Ancak yle bir insan etkindir; tepkilerini eyler, onda her ey etkindir veya eylenmitir. Sz verme yetenei, insann insan zerindeki etkinlii olarak kltrn etkisidir; Sz verebilen insan, trsel bir etkinlik olarak kltrn rndr. Kltrn, neden iddetin hibir grnm karsnda gerilemediini anlyoruz: nsann tarihncesinde, belki de bellek eitiminden daha korkun daha kayg verici baka bir ey yoktur...
EH, II: "Neden byle kurnazm". AS, II, 1: "Unutmann bir kuvvet ve grbz salkllnn belirtisi olduu, zorunluca unutkan olan bu hayvan, bunun kart bir yetenek yaratr kendi kendine, bellei yaratr ve bu bellekle de unutmay belli hallerde engeller". 414 AS, II, 1. Bu noktada Freud ile Nietzsche'nin benzerlii dorulanyor. Freud "nbellee", bilind dizgesine zg belleksel izlerden ayr szel izler atfeder. Bu ayrt etme Nietzsche'nin u soruyu sormasna izin verir: "Bastrlm eler nasl (n)bellekli klnr?" Cevap udur: "nbellekli arac eleri szel anlar olarak tekrar kurarak". Nietzschenin sorusu da yle olacakt: Tepkin kuvvetleri eylemek nasl mmkn oluyor?
413 412

198

Nietzsche ve Felsefe

nsan, bir bellek yaratmann zorunlu olduuna karar verdiinde, bu hibir zaman, ne ikencesiz, ne ehitsiz ne de kurbansz olmamtr 415. Kltr hedefine ulamadan nce (zgr, etkin ve gl insan), tepkin gleri terbiye etmek, onlar eylenmeye zorlamak iin ne denli ikence gerekiyor. Kltr hep u yolu kulland: Acy bir dei-toku arac, bir para, bir karlk yapt; bir unutmann, neden
416 olunan bir zararn, tutulmayan bir szn tam karl . Kltr, adalet denen yol ile ilikilendirildiinde bu yolun kendisine ceza denir. Neden olunan zarar=ekilen ac, ite insann insanla ilikisini belirleyen ceza denklemi. nsann insanla ilikisi, bu denkleme gre, bir alacaklyla bir borlunun ilikisidir: Adalet, insan, bir borcun sorumlusu klyor. Alacakl-verecekli ilikisi, kltrn kendi terbiye

ve ekillendirme srecindeki edimliliini ifade ediyor. Tarihncesi etkinlie uygun olarak bu iliki, birey olarak en ilkel, hatt herhangi bir toplumsal rgtlenmenin kkeninden bile eski insann insanla ilikisidir 417. stelik en ilkel ve en ham toplumsal yaplara rneke tekil eder. Nietzsche, toplumsal rgtlenmenin arketipini dei-tokuta deil veresiyede grr. Neden olduu zarar ektii acyla deyen insan, bir bortan sorumlu tutulan insan, tepkin glerinin sorumlusu gibi davranlan insan: te hedefine ulamak iin kltrn kulland yol budur. u halde Nietzsche bize u oluumsal soyaacn verir: 1) Bir terbiye etme ayklama giriimi, tarihncesi veya trsel bir etkinlik olarak kltr; 2) Bu etkinlik tarafndan kullanlan yol, ceza denklemi, bor ilikisi, sorumlu insan; 3) Bu edimliliin rn: Etkin, zgr ve gl insan, sz verebilen insan.
AS, II, 3. AS, II, 4. 417 AS, II, 8 Alacakl-borlu ilikisinde kii, ilk defa bakasyla kar karya gelir, kii olarak bir bakasna gre deerlendirilir.
416 415

199

Nietzsche ve Felsefe

12. Tarihsonras Bak Asndan Kltr Huzursuz vicdanla ilgili sorunu ortaya koyuyoruz. Kltrn oluumsal izgisi bizi bir sonuca yaklatracaa benzemiyor. Tam tersi: Burada en ak sonu, ne huzursuz vicdann ne de hncn, kltr ve adalet srecine mdahale etmediidir. Huzursuz vicdan, yeryz floramzn bu en tuhaf ve ilgin bitkisinin kk bu toprakta deil 418. Bir taraftan adaletin de kkeni intikam deil, hn deil. Ahlklarn, hatt sosyalistlerin, adaleti tepkin bir duygudan, hissedilen saldr duygusundan, bir intikam alma zihninden veya yarglk tepkisinden trettikleri olur. Ancak bylesi bir tretme hibir eyi aklamaz, bakasnn acsnn nasl bir intikam alma tatmini olabildiini, intikam almann bir tazmini olabildiini gstermekle kalr. Ac vermekten veya ekilen acy izlemekten alnan zevk, eer nc bir e olarak iin iine katlmazsa, u kyc denklem de, neden olunan
419 zarar=ekilen ac denklemi de hibir zaman anlalamaz . Ancak, acnn dsal anlam olan bu nc enin, intikam alma veya tepkiden bambaka bir kkeni vardr: Etkin bir bak asna, tepkin gleri terbiye etmeyi zevk ve grev edinen etkin kuvvetlere gnderme yapar. Adalet, insann tepkin kuvvetlerini terbiye eden, bunlar eylenmeye yetenekli klan ve bizzat bu yeteneklerinden de

insan sorumlu tutan trsel etkinliktir. Adaletin karsna hncn ve huzursuz vicdann olutuu yol konacaktr; tepkin glerin zaferi, eylenmeye dair yeteneksizlikleri, direnleri, temel adaletsizlikleri ile
AS, II, 14. AS, II, 6: Her kim burada intikam alma dncesini araya sokarsa, koyu karanl datacana daha da katmerletirir. ntikam alma ayn soruya tekrar gtryor: Ac ektirmek, nasl oluyor da bir tazmin olabiliyor? te pek ok kuramda eksik olan ey budur: Ac ektirmenin, hangi bak asndan zevk verdiini gstermek.
419 418

200

Nietzsche ve Felsefe

olutuklar yol. Hn da ayn ekilde adaletin kkenine yakn olmann tesinde adalet zihni tarafndan fethedilmi son alandr... Etkin, saldrgan, hatt son derece saldrgan insan, tepkin insandan yz kere daha yakndr adalete 420. Adaletin kkeni hn olmad gibi ceza da huzursuz vicdann rn deildir. Cezann anlamlarnn okluluu ne olursa olsun, cezann bir anlam hep eksik kalr. Cezann, suluda kabahat duygusu uyandrma zellii yoktur. Hakiki vicdan azab, zellikle de crm ilemi olanlarda son derece nadirdir; hapishaneler, zindanlar bu kemirgen kurtuun kabuk atlatmasna elverili yerler deil... Genel bir sav olarak, ceza, insan souk ve kat yapyor; iine atyor insan, ceza yaptryor bunu; tiksinti duygularn keskinletiriyor; direnme gcn artryor. Eer cezann, kiinin gcn krp sefil bir bitkinlii getirdii oluyorsa, byle bir sonu, hi phesiz cezann yle byle etkisinden yine ok daha az eiticidir; bu vasat etki de oklukla kuru ve i karartc bir ciddiyettir. imdi eer insann tarihinden nceki binlerce yl gz nne alacak olursak hi ekinmeden unu savlayabiliriz ki, en azndan, baskc otoritelerin kurbanlarnda sululuk duygusunun geliimini ok byk lde ceza engellemitir 421. nsann, ektii acnn pahasna kendi tepkin kuvvetlerinden sululuk duyduu kltrn durumuna ve bunun tam tersine de insann, etkin kuvvetlerinden sululuk duyduu ve ayn etkin kuvvetlerinin sululuunu hissettii huzursuz vicdann durumuna tmden kar klabilir. Kltr veya adaleti ne kadar

AS, II, 11: Yeryzndeki hukuk.... tepkin duygulara kar kavgann, bu ayn tepkin duygulara kar etkin ve saldrgan glerin verdikleri savan iaretidir. 421 AS, II, 14.

420

201

Nietzsche ve Felsefe

dnecek olursak olalm her daim hncn ve huzursuz vicdann kart olan ekillendirici bir edimliliin uygulandn grrz. Kltrel edimliliin rn olan etkin ve zgr insan, sz verebilen insan gz nne aldmzda bu izlenim daha da pekiir. Nasl ki kltr insann tarihncesi esidir, kltrn rn de insann tarihsonras rndr. Kendimizi bu muazzam srecin sonuna koyalm; aacn en sonunda meyve verdii, toplumun ve onun 422 tresinin ahlklnn en sonunda neden ara olduklarn sergiledikleri bu yerde aacn en olgun meyvesinin egemen bireyi, kendisinden baka hibir eye benzemeyen, trenin ahlklndan kurtulmu, zerk ve ahlkst bireyi (zira zerk ve ahlk birbiriyle badamaz) buluruz; szn ksas kendi srekli ve bamsz istenci olan, sz verebilen bireyi... 423 Nietzsche burada bize, kltrn rnyle kltrn aracn birbirine kartrmamay retir. nsann trsel etkinlii yine insan tepkin kuvvetlerinin sorumlusu yapar: Borlu sorumluluu. Ancak, bu sorumluluk bir terbiye etme ve aykla aracdr; tepkin glerin eylenebilme yeteneklerini adm adm ler. Trsel edimliliin bitmi rn bizzat sorumlu insan veya ahlk insan deil, zerk ve ahlkst insan, yani tepkin glerini bilfiil eyleyen ve kendisinde tm tepkin glerin eylendii insandr. Tam tamna bu insan sz verebilir, evet zira hibir mahkeme nnde sorumlu deildir. Kltrn rn, yasaya itaat eden deil, egemen ve yasa koyucu bireydir: Kendini, kendisinin zerinde, yazgnn ve yasann zerinde tanmlayan egemen ve yasa koyucu birey; zgr, hafif, sorumsuz. Nietzschede sorumluluk mefhumu, en stn biiminde dahi, basit bir aracn snrl deerine sahiptir; zerk birey adalet nnde kendi tepkin glerinden sorumlu deildir, tepkin
422 423

Kltrn arac (.N) AS, II, 2.

202

Nietzsche ve Felsefe

glerinin efendisidir, egemen, yasa koyucu, yazar ve oyuncu. Konuan odur, artk cevap vermek zorunda deildir. Borlu sorumluluunun, insann zgrletii devimde kaybolmak dnda etkin bir anlam yoktur: Alacakl zgrleir nk efendilerin hakkna itirak eder, borlu eti ve acs pahasna da olsa zgrleir; her ikisi de zgrleir, onlar terbiye eden sreten kurtulur 424. Kltrn genel devimi udur: Ara rnde kaybolur. Yasa nnde sorumluluk olarak sorumluluk, adalet yasas olarak yasa, kltrn arac olarak adalet, bunlarn hepsi de bizzat kltrn rnnde kaybolur. Trenin ahlkl, yasalarn ruhu yasadan kurtulmu insan retir. te bu yzden Nietzsche adaletin kendi kendisini ykma uratmasndan bahseder425. Kltr, insann trsel etkinliidir; tm bu ayklayc etkinlik, nihai hedef olarak bireyi retir, ki bu nihai hedefte trsel ortadan kalkar. 13. Tarihsel Bak Asndan Kltr Kltr sanki tarihncesinden kalkp tarihsonrasna gidiyormu gibi ilerledik. Kltr trsel bir etkinlik olarak, bu trsel edimliliin, tarihncesinin uzun ibayla kendi tarihsonras rnne varr gibi bireye geldiini dndk. Gerekten de kltrn z, etkin kuvvetlerin tepkin kuvvetlere stn olmasna uygun olarak budur. Ancak nemli bir noktay atladk; aa ve tepkin kuvvetlerin zaferini... Tarihi ihmal ettik. Kltr zerine unu sylememiz gerek; oktan beridir kayp ve henz balamad. Trsel etkinlik gemiin gecesinde, ayn edimliliin rn de gelecein gecesinde kayboluyor. Tarih iinde kltr, bambaka tabiatl yabanc kuvvetler tarafndan
AS, II, 5, 13 ve 21. AS, II, 10: Adalet bu dnyadaki esiz her ey gibi, kendi kendisini ykma uratarak son bulur.
425 424

203

Nietzsche ve Felsefe

yakalanm olarak, aslndan ok daha farkl bir anlama brnyor. Tarihteki trsel etkinlik, onu ve onun rnnn doasn bozan bir devimden ayrlmaz. stelik tarih bu bozulmann bizzat kendisidir, kltrn soysuzlamas ile katr. Tarih bize trsel edimliliin yerine rklar, halklar, snflar, Kiliseler, devletler gsterir. Trsel edimliliin zerine onu rten ve souran parazitler, tepkin nitelikte toplumsal rgtlenmeler, ortaklklar, cemaatler eklenir. Tepkin kuvvetler trsel etkinlik sayesinde u parazitler yine ayn etkinlikle devimi bozarlar Nietzschenin srler 426 dedii cemaatler meydana getiriyor. Tarih yine bize, adalet ve adaletin kendi kendisini ykma uratma srecinin yerine telef olmak istemeyen ve kendi yasalarndan stn hibir eyi imgeleyemeyen toplumlar gsterir. Zerdtn nerisini hangi devlet dinler: Haydi brakn kendinizi devrilmeye! 427 Yasa, onu belirleyen ierikle tarihe katr; yasay tka basa dolduran, daha aptal ve daha ar baka ieriklerin yararna olmas kayd hari, ortadan kalkmasn nleyen ierikle. Kltrn rn olan egemen birey yerine tarih bize kendi rnn, evcilletirilmi insan takdim eder; tarih, tarihin malm dorultusu da ayn insanda bulur: Yce dk, srcl hayvan, uysal, marazi, vasat yaratk, bugnn Avrupals 428. Tarih bize kltrn tm iddetini, halklarn, devletlerin ve Kiliselerin yasal nitelii gibi, kuvvetlerinin bir grnym gibi gsterir.stelik tm terbiye etme uslleri de kullanlmtr ama ters evrilmi, tersyz edilmi, yn deitirilmilerdir. Bir ahlk, bir Kilise, bir devlet hl ayklamann teebbs, hiyerarinin kuramdr. En aptalca yasalarda, en mahdut cemaatlerde hl insan terbiye etme ve tepkin glerini kullandrtmak sz konusudur. Ancak, ne iin
426 427

AS, III, 18. Z, II, Byk Olaylar zerine. 428 K, 62. AS, I, 11.

204

Nietzsche ve Felsefe

kullandrtmak? Hangi terbiye etmeyi, hangi ayklamay gerekletirmek? Terbiye etme yntemleri sklkla kullanlr ama insan srcl hayvan yapmak iin, uysal ve evcil yaratk yapmak iin yararlanlr. Ayklama yntemlerinden yararlanlyor ama glleri mahvetmek, zayflar, ac ekenleri veya kleleri semekte, ayrmakta yararlanlr. Ayklama ve hiyerari tersine dndrlyor. Ayklama, edimliliin bak asndan ayklamann tersine dnr ve artk sadece tepkin yaam oaltmann, rgtlemesinin, korunmasnn bir yoludur. Demek ki tarih, tepkin kuvvetlerin, kltr ele geirmelerinin veya kendi yararlarna ynn deitirmelerinin edimi olarak akla geliyor. Tepkin glerin zaferi tarihte bir kaza deil, evrensel tarihin ilkesi ve dorultusudur. Kltrn tarihsel soysuzlamas dncesi Nietzschede baskn bir yere sahiptir; Nietzsche bunu, diyalektik ve tarih felsefesi ile kavgasnda kant olarak kullanr. Nietzschenin d krklnn da nedenidir: Kltr Yunan iken Alman olur. Gncel Olmayan Dncelerden itibaren Nietzsche, kltrn, onu bozan tepkin kuvvetlerin hizmetine neden ve nasl getiini aklamaya abalar429. Zerdt daha derinde karanlk bir simge gelitirir: Ate kpei430. Ate kpei trsel edimliliin imgesidir, insanla yeryznn ilikisini ifade eder. Ancak yeyznn tam da iki hastal vardr; ite bu ate kpei ve insan. Burada insan da evcilletirilmi insandr; trsel etkinlik, biimi ve doas bozulmu, tepkin glerin hizmetine verilmi, Kilise ve devlet ile katan etkinliktir. Kilise mi? Kilise bir tr devlettir ve en yalanc trdr. Sus iki yzl kpek seni! Sen kendi
OD, II, Eitimci Schopenhauer, 6. Nietzsche, kltrn ynnn deimesini bencillikten yardm alarak aklar: Alclarn bencillii, devletin bencillii, bilimin bencillii. 430 Z, II, Byk Olaylar zerine.
429

205

Nietzsche ve Felsefe

trn herkesten iyi tanrsn! Devlet de senin gibi ikiyzl bir kpek, gerein ikembesinden sz sylediine inandrmak iin o da senin gibi dumanla, brtyle konumay seviyor nk ille de dnyann 431 en nemli hayvan olmak istiyor ve yle de olduuna inanlyor . Zerdt baka bir ate kpeini rnek verir: te o gerekten de yeryznn yreiyle konuur. Bu hl trsel etkinlik mi? Bu kez tarihncesi ede zaptolmu trsel etkinlie, insan, tarihsonras ede retildii lde uygun der, deil mi? Yetersiz olsa bile bu yorum gz nne alnmak zorunda. Gncel Olmayan Dncelerde 432 Nietzsche kltrn tarihsel olmayan ve tarihst esine (Kltrn Yunan anlam dedii ey budur) olan inancn oktan teslim eder. Asl u ki, henz cevaplayamayacamz baz sorular var. Kltrn bu ifte esinin durumu nedir? Bir gereklik mi? Zerdtn bir grsnden baka bir ey mi? Kltr, onu bozan ve tepkin kuvvetlerin hizmetine koyan devimden, tarih srecinde ayrlmaz; ancak kltr bizzat tarihten de ayrlmaz. Kltrn etkinlii, insann trsel etkinlii; yaln deil mi? Eer insan z itibaryle (yani trsel olarak) tepkin bir canlysa nasl oluyor da bir tarihncesinde trsel etkinlie sahip olabilecekti ve htt sahip oldu? Dahas etkin bir insan bir tarihsonrasnda nasl ortaya kabilecektir? Eer insan z itibariyle tepkinse, o halde etkinlik de insandan farkl bir canlyla ilgilidir. Tam tersine eer insan trsel bir etkinlie sahipse, o halde bu ayn etkinlik sadece ve sadece kazara bozulmaya urayabilir gibi grnyor. Nietzschenin savlarnn anlam ieriklerini arama iini sonraya brakarak, bunlarn imdilik sadece bir dkmn yapabiliyoruz: nsan esasen tepkindir; insann trsel etkinlii yok
431 432

Z, II, Byk Olaylar zerine. (.N) OD, I, Tarihsel rdelemelerin Yarar ve Sakncas zerine, 10 ve 8.

206

Nietzsche ve Felsefe

deilse de bu zorunlu olarak bozulmu, hedefini karan ama evcilletirilmi insan tutturan etkinliktir; bu ayn etkinlik baka bir dzlemde, insandan baka bir ey rettii dzlemde ele alnmaldr. Tm bunlara ramen, trsel edimliliin neden zorunlu olarak tarihe dtn ve neden tepkin kuvvetlerin lehine dndn aklamak zaten mmkn. Gncel Olmayan Dncelerin emas yetersiz kalrsa, Nietzschenin klliyat, bir sonu bulunabilecek baka ynler arz ediyor. Kltrn etkinlii insan terbiye etmeye, yani tepkin kuvvetleri hizmet etmeye, eylenmeye yetenekli klmaya niyetlenir. Ancak terbiye etme seyrinde, bu hizmet etme yetenei son derece belirsiz kalyor zira bu ayn yetenek ayn zamanda tepkin kuvvetlerin, baka tepkin kuvvetlerin hizmetine girmelerine, bunlara bir etkinlik grn, bir adalet grn vermelerine ve bunlarla bir kurmaca meydana getirip etkin kuvvetlere galip gelmelerine izin veriyor. Hnta, baz tepkin kuvvetlerin baka tepkin kuvvetlerin eylenmelerini engellediklerini hatrlayalm. Huzursuz vicdann ayn erek iin kulland ara bunun hemen hemen tam tersidir: Huzuruz vicdanda, tepkin kuvvetler baka tepkin kuvvetlere eyleniyorlarm grnts vermek iin kendi eylenebilme yeteneklerini kullanrlar. Buradaki kurmaca, hncn yntemindekinden daha az deildir. Tepkin kuvvetlerin ortaklklar, trsel etkinlik sayesinde ite byle meydana gelir. Bu ortaklklar trsel etkinlie gelip eklenir ve zorunlu olarak ynn saptrrlar. Tepkin kuvvetler terbiye etme sayesinde u mthi frsat yakalarlar, trsel etkinlii gasp ederek ortak bir tepki meydana getirme frsatn. 14. Huzursuz Vicdan, Sorumluluk, Sululuk

207

Nietzsche ve Felsefe

Tepkin kuvvetler gelip trsel etkinlie eklendiklerinde onun soyaacn durdururlar. Burada yine bir yanstma ie karr: Bor yanstlr, borlu-alacakl bants yanstlr ve bu yanstmada doas deiir. Trsel edimliliin bak asnda insan kendi tepkin kuvvetlerinden sorumlu tutulur; bu ayn tepkin kuvvetleri de etkin bir mahkeme nnde sorumlu addedilirler. imdi tepkin kuvvetler, baka tepkin kuvvetlerle karmak bir itirak kurmak iin terbiye edilmelerinden yararlanrlar; bu dier tepkin kuvvetlerin nnde kendilerini sorumlu olarak hissederler, bu dier tepkin kuvvetler de kendilerini onlarn yargc ve efendisi olarak hissederler. Tepkin kuvvetlerin itirakine borcun ylesi bir dnm elik eder; bor, tanrsalla, topluma, devlete kar, tepkin mercilere kar bor olur. u halde her ey tepkin kuvvetler arasnda olup biter. Bor, insann zgrlne katld etkin niteliini kaybeder; bu yeni biiminde artk daimi ve denemezdir. Kesin bir zgrleme ihtimalinin, ktmser bir sisin iinde ilk ve son kez kaybolmas, umutsuz bir bakn sarslmaz bir olanakszlk karsnda ylmas gerekiyor, bu bor ve dev mefhumlarnn evrilmesi gerekiyor. Peki kime kar? lk elde hi kuku yok ki borluya kar... ikinci elde de alacaklya kar evrilmesi gerekiyor 433. Hristiyanln kurtulma dedii eyi incelemeli. Bu kurtulma, bortan kurtulma zgrleme deil, borcun derinletirilmesidir. Borcun, acyla denmesi sz konusu deildir, tam tersine ekilen acyla borca zincirlenme, ekilen acyla daimi olarak borlu hissetme sz konusudur. Ac sadece borcun karlarn der; ac iselletirilmitir, sorumluluk-bor da sorumluluk-sululuk olmutur. Bu yzden de bizzat alacaklnn, borcu zerine almas, bor ykn stlenmesi gerekmektedir. Nietzsche, hristiyanln dahice buluu der buna: nsann borcunu demek iin
433

AS, II, 21.

208

Nietzsche ve Felsefe

kendisini kurban veren Tanr, kendine deyen Tanr, insann kendisi iin balanamaz 434 olandan insan kurtaracak tek kurtarc... 435. Sorumluluun iki biiminin, sorumluluk-bor ve sorumluluk sululuun doasnn farkl olduu grlecektir. lkinin kkeni kltrn etkinliidir; bu edimliliin bir aracdr sadece, acnn dsal anlamn gelitirir, gzel sorumsuzlua yerini terk etmesi iin rnde kaybolmas gerekir. kincisinde her ey tepkindir: kkeninde hncn sulamas vardr, kltrn zerine eklenir ve ynn saptrr, darda bir sulu aramayan hncn ynndeki bir deiiklii bizzat besler, acy iselletirdike kendisini ebediletirir. unu syledik: Rahip, hncn ynn deitirerek acy iselletirendir; buradan da huzursuz vicdan biimlendirir. unu sorduk: Hn nasl oluyor da nefret ve intikam zelliklerini tmden koruyarak ynn deitirebiliyor? nceki uzun zmleme bize bir cevabn elerini veriyor: 1) Tepkin kuvvetler trsel bir etkinlikten yararlanarak ve bu etkinlii gasp ederek ortaklklar (srler) meydana getirirler. Baz tepkin kuvvetler eyliyormu gibi grnrken baka tepkin kuvvetler de bunlarn malzemesi olur: Srlerin olduu her yerde, bunlar isteyen zayflk igds vard, rahibin hneri bu srleri rgtledi 436; 2) Huzursuz vicdan bu ortamda ekillenir. Bor, trsel etkinlikten soyutlanm olarak tepkin ortakla yanstlr. Bor, bunu demeyi bitiremeyecek bir borlu ile bortan faydalanmasnn sonu gelmeyecek bir alacakl arasndaki bant olur: Tanrsalla kar bor. Borlunun acs iselletirilir, borcun sorumluluu bir sululuk duygusu olur. Rahip hncn ynn byle deitirir: Tepkin canllar olan bizlerin darda
434

Ac ekme bedeliyle dahi denemez, lk Gnah kastedilmektedir AS, II, 21. AS, III, 18.

(.N).
435 436

209

Nietzsche ve Felsefe

sulu aramas gerekmiyor, hepimiz ona kar suluyuz, Kiliseye kar, Tanrya kar suluyuz 437; 3) Ancak rahip sadece sry zehirlemekle kalmaz, sry rgtler, sry savunur. oklanan, iselletirilen acya katlanmamz salayan aralar icat eder. Zerk ettii sululuu ekilebilir klar. Bizi szde bir etkinlie, szde bir adalete katar: Tanrya hizmet. Bizi ortakla dahil eder, bizde cemaatin esenliini grme arzusu uyandrr. Uaka kstahlmz huzursuz vicdanmzn panzehiridir. Ancak hn anlam deitirmesiyle kefaret kaynaklarndan, bakalarna kar kyclndan, nefretinden hibir ey kaybetmez. Benim kabahatim, ite biz yeni sirenlerin bakalarn cezbettiimiz ve yollarndan evirdiimiz ak l. Huzursuz vicdann insanlar hncn ynn deitirmekle intikam almay tatmin etmenin, salgn daha iyi yaymann yolunu bulmu oldular: Kefaret detmeye hazr bunlar, cellt olmaya susamlar... 438; 4) Btn bunlarda huzursuz vicdann biiminin, tpk hncn biimi gibi bir kurmaca ierdii fark edilecektir. Huzursuz vicdan, trsel edimliliin anlamnn deitirilmesine, bu edimliliin gasp edilmesine, borcun yanstlmasna dayanr. 15. ileci deal ve Dinin z Nietzschenin, iki htt daha fazla tipte dini ayrt etmekte haklym gibi yapt olur. Bu anlamda din, esasen hnca ya da
AS, II, 20-22. AS, III, 14: Kanl canl ithamlar gibi dolayorlar aramzda, hani sanki varlklar bir ihtar olsun istiyorlar salk, grbzlk, gurur ve g duygusu ac bir ekilde kefareti denmesi gereken birer kusur sanki; zira daha derinde kefaret detmeye hazr bunlar, cellt olmaya susamlar! Aralarnda yarg klna girmi bir dolu kinci var; sinsice gerilmi dudaklaryla, azlarndaki, adalet dedikleri zehirli balgam honutsuz grnmeyen, yrei hafif, yolunda yryen herkese her an atmaya hazrlar.
438 437

210

Nietzsche ve Felsefe

huzursuz vicdana bal olmayacaktr. Dionysos bir tanrdr. eit eit tanr olduundan kukuluyum. Belli bir huzurdan, tasaszlktan ayrlmaz gibi grnenleri de yok deil. Hafif ayaklar belki de tanrsalln z niteliklerinin bir parasdr 439. Nietzsche bkmadan usanmadan, etkin ve olumlayc tanrlar ile etkin ve olumlayc dinler olduunu syler. Her ayklama bir din ierir. Nietzsche en sevdii yntem uyarnca, dini zapt edebilecek kuvvetlere bal olarak yine dindeki anlam okluunu ortaya koyar: Derinden ayklayc, eitici anlam gllerin dini de vardr. stelik, eer bireysel tip olarak sa, ortak tip olarak hristiyanlktan ayrt edilirse, onda hangi noktada hn ve huzursuz vicdan bulunmadn da teslim etmek gerekir. O kendisini sevinli bir mutuyla tarif eder ve nasl ki hristiyanlk sann dini deilse yine hristiyanln olmayan bir yaam sunar bize440. Ancak bu tipolojik belirlemelerin, iin zn gzmzden karmas tehlikesi var. Bunun nedeni de tipolojinin iin z olmamas deildir ama kuvvetlerin stnlk derecesi veya kuvvetler arasndaki ilgi ilkesini sadece iyi bir tipoloji gz nnde bulundurur. (Her eyde sadece stn dereceler nemlidir) Din, onu ele geirebilecek kuvvetler kadar anlam kazanr. Ancak bizzat din de onu ele geiren kuvvetlerle veya kendi kendisini ele geirdii bu ayn kuvvetlerle az
G, IV, 580. Gllerin dini ve anlam: K, 61. Hii ve tepkin dinlerin kart olan olumlayc ve etkin dinler: G, I, 332; D, 10. oktanrcln din olarak olumlayc yn: G, IV, 464. Yunan tanrlarnn etkin yn: AS, II, 23. ntikamczihnin ve kabahat duygusunun bulunmad, hii bir din olarak Budizm: D, 20-23; G, I, 342-343. sann bireysel tipi, hncn, huzursuz vicdann ve gnah dncesinin olmay: D, 31-35, 40-41. Nietzschenin, kendi din felsefesini zetledii nl kalp: Aslnda sadece ahlki Tanr rtld: G, III, 482; III, 8. Nietzschenin tanrtanmazcln lml bir tanrtanmazclk yapmak isteyen veya Nietzscheyi Tanr ile uzlatrmaya alan yorumcularn hepsi de ite bu metinlere srtlarn dayamaktadr.
440 439

211

Nietzsche ve Felsefe

ya da ok ilgisi olan bir kuvvettir. Din, doas farkl kuvvetlerce zapt edildike, tek nem arz eden st derecesine ulaamaz, ite burada bir ara olmay brakacaktr. Tam tersi olarak da doas ayn kuvvetlerce zapt edilir veya byrken bu kuvvetleri kendisi zapt eder ve ocukluunda onu gden boyunduruklarn krarsa, ite o zaman en stn derecesiyle zn kefeder. Oysa Nietzschenin bize etkin bir dinden, gllerin dininden, hnsz ve huzursuz vicdansz bir dinden bahsettii her seferinde, dinin, kendisininkinden bambaka bir doaya sahip kuvvetlerce kesinkes egemen olunduu ve maskesini karamad bir durum sz konusudur: Filozoflarn elindeki ayklama ve eitme yntemi 441olarak din. Htt sa ile dahi, bir inan 442 veya iman olarak din, ilhi olma duygusu veren bir klgnn gcnn, bu duyguyu veren tek klgnn 443 gcnn tmden boyunduruunda kalr. Buna karlk din kendi kendisiyle bamszca eyleyebildiinde ve sa kalmak iin bir maske takmak baka kuvvetlere dtnde, bu her zaman, dinin zn bulmasyla ayn anda ar ve korkun bir bedel ile denir. Nietzscheye gre ite bu yzden bir yanda din ve dier yanda huzursuz vicdan ile hn arasnda zsel bir ba vardr. Hn ve huzursuz vicdan ham halleriyle dnldnde, dinin elerini etkin kuvvetlerin boyunduruundan almak iin ele geiren tepkin kuvvetleri temsil ederler. Yapsal hallerindeyse, dinin, kendi kendisini fethettii ve bu yeni hkmranln kullanarak gelitii tepkin kuvvetleri temsil ederler. Hn ve huzursuz vicdan, dinin din olarak stn dereceleridir.

441 442

K, 62. D, 33. 443 Yaam klgs (.N).

212

Nietzsche ve Felsefe

Hristiyanln mucidi sa deil, huzursuz vicdan insan, hn insan Aziz Paulustur. (Kim sorusunun hristiyanla uygulan 444). Din bir kuvvet deildir sadece. Tepkin kuvvetler, dini st derecesine tayarak hibir zaman zafer kazanamazlar, tabii eer din bir isten tarafndan, tepkin kuvvetlerin ban eken bir isten tarafndan harekete geirilmediyse. Hn ve huzursuz vicdann tesinde, Nietzsche nc safhay, ileci ideali iler. Ancak ileci ideal zaten bandan beri mevcuttur. ileci ideal ncelikle hn ve huzursuz vicdan btnln belirtir: Birini bryle aprazlar, birini bryle takviye eder. ileci ideal ikinci olarak, hn hastaln ve huzursuz vicdan acsn ekilebilir klan, dahas bu ikisinin rgtlendii ve yayld yollarn tmn ifade eder; ileci rahip ayn zamanda da bahvan, eitmen, oban ve tabiptir. ileci ideal nihai olarak en derin anlamyla tepkin kuvvetlere zafer kazandran istentir. ileci ideal bir istenci ifade eder 445. Tepkin kuvvetler ile bir gcn iradesi biimi arasnda yapsal bir btnlk (zdelik deil btnlk) dnebiliyoruz 446. Tepkin kuvvetler, yanstmalar gelitirecek, gerekli kurmacalar rgtleyecek bir isten olmadan galip gelemeyeceklerdir. ileci idealdeki bir dnyad kurmacas: Hn ve huzursuz vicdann seyrine elik eden ite budur, yaam ve yaamdaki
444 D, 42: Sevinli mutunun peinden hepsinin en kts geldi: Aziz Paulusun mutusu. Aziz Paulusta sevinli mutucunun zt tipi cisimleir; Nefretin dehas, nefretin gznn, nefretin acmasz mantnn dehas. Bu szde incilci neler kurban etmedi bu nefrete! Her eyden nce Kurtarcy: Onu haa iviledi. Kabahatin anlamn icat eden Aziz Paulustur: sann lmn, sanki sa bizim gnahlarmz yznden lm gibi yorumlad (G, I, 366 ve 390). 445 AS, III, 23. 446 Rahibin, tepkin kuvvetlerle karmad hatrlanacaktr: Rahip bu tepkin kuvvetlere nderlik eder, zafer kazandrr, onlardan yararlanr, onlara gcn iradesi alar (AS, III, 15 ve 18).

213

lke Apollon ve Dionysos Unutma yetenei (dzenleyici ilke olarak) Soylu Sanat

rn Gcn iradesi

Tepkin kuvvetlerin zaferi zge: zgenin yukar kmas; uyarmn izle karmas Hibir eyi zme balayamayan insan

OLUMLAMA

Bellekolarak). Sz bellei (erekbilimsel ilke yetenei:

Egemen birey, yarg

lk KURMACA: Tersyz edilmi imgenin tepkin yansmassulayc (Soylu olmayan) Daimi

Nietzsche ve Felsefe

214
Yapabileceinden ayrlan etkin kuvvet

Acsn oklayan insan

OLUMSUZLAMA

gasp edilmesi ve srlerin olumas Borcun tepkin yansmas; kltrn insan: (yarg kinci KURMACA: Evcilletirilmi Sulu insan: acnn isel anlam, olmayan) sululuk-sorumluluk

nc KURMACA: Dnyadnn konumu ileci insan (Sanat olmayan)

Tip Etkin tip: Efendi D ve esrime Yaamn uyarmlar, gcn iradesinin uyaranlar (Etkin Bilin: Tepkin kuvvetlerin z ve uyarmn ayrt edilmesi (izgedeki ylmas) kuvvetlerin tepkin kuvvetlere uyarmlara tepki verdikleri tepkin aygtn dizgesi galip gelmesi; tepkin Kltr: Tepkin kuvvetlerin iddet mekanizmas; acnn dsal anlam; borlu-alacakl ilikisinin tesisi; kuvvetlerin terbiye dildikleri ve evcillesorumluluk-bor eylenmesi) tirildikleri trsel etkinlik

Tipin eitlilii

Mekanizma

Hn

Topolojik grnm: Yer deitirme (tepkin kuvvetlerin yer deitirmesi)

Tepkin tip: Kle (Tepkin kuvvetler etkin kuvvetlere galip gelir; daha byk bir g meydana getirmeden zafer kazanrlar) Huzursuz vicdan (selletirme)

Tipolojik grnm: Tersyz etme (deerlerin veya kuvvetlerin ilikisinin tersyz edilmesi) Topolojik grnm: Geri dn (kuvvetin iselletirilmesi)

Nietzsche ve Felsefe

etkin her eyi deersizletirmeye, dnyaya bir grn deeri, bir hilik deeri vermeye izin veren de ite budur. Baka bir dnya

kurmacas zaten dier kurmacalarda da mevcuttur nk bu dierlerinin olanakllnn kouludur. Buna karlk hilik istenci tepkin kuvvetlere ihtiya duyar: Yaama sadece tepkin biimiyle tahamml etmenin yan sra yaamn kendisiyle elimesini, kendisini
Tipolojik grnm: Yn deitirme (hncn yn deitirmesiyle acnn iselletirilmesi) ileci ideal Hilik istencinin ifadesiHuzursuz vicdan ve hnc ekilebilir klan aralar

215

Nietzsche ve Felsefe

yadsmasn, kendisini yok etmesini gerektiren ara olarak tepkin yaama ihtiyac vardr. Hilik istencinden ayr den tepkin kuvvetlere ne olur? Peki tepkin kuvvetler olmadan hilik istencine ne olacaktr? Belki de bizim onu grdmzden bambaka bir ey olacaktr. Demek ki ileci idealin anlam udur: Tepkin kuvvetler arasndaki ilgiyi hiilikle, hiilii de tepkin kuvvetlerin devindiricisi olarak ifade etmek. 16. Tepkin Kuvvetlerin Zaferi Nietzscheci tipoloji, btn bir derinlikler veya maaralar psikolojisini iin iine katar. zellikle de tepkin kuvvetlerin zaferinin her anyla ilikili olan mekanizmalar, freuduluun btnyle karlatrlmas gereken bir bilind kuram meydana getirir. Ancak yine de nietzscheci kavramlara sadece ve sadece psikolojik bir anlam atfetmekten saknlmaldr. Bir tip ayn zamanda da biyolojik, sosyolojik, tarihsel ve siyasal bir gereklik olan bir tip deildir sadece; bilin kuram ve metafizik, tipolojiye bal deildir sadece. Ancak Nietzsche bu tipolojiden hareketle, kendi deyimiyle eski metafiziin ve akn eletirinin yerini alp beeri bilimlere yeni bir temel vermesi gereken bir felsefe gelitirir: Soyktk felsefe, yani gcn iradesi felsefesi. Gcn iradesi, sanki isten bir gd adna gc istiyormu gibi psikolojik erevede yorumlanmamaldr; yine ayn ekilde soyktk de basit bir psikolojik oluum gibi yorumlanmamaldr (Bkz. zet tablo).

216

Nietzsche ve Felsefe

V STNSAN: DYALEKTE KARI 1. Hiilik Hiilik szcndeki hilik, varln hiliini deil, bir hilik deerini ifade eder. Yaam, yadsndka, deersizletirildike bir hilik deeri alr. Deersizletirme her zaman bir kurmaca gerektirir: Yaam kurmacayla tahrif edilir ve deersizletirilir, yaamn kartn 447 retmek de yine kurmacayla olur . u halde yaam tmyle gerekd olur, grn olarak temsil edilir, tmyle bir hilik deeri edinir. Baka bir dnya dncesi, tm biimleriyle (Tanr, z, iyi, hakiki) duyulurst bir dnya dncesi ve yaamdan stn deerler dncesi, kurmacaya birer rnek deil her kurmacann yapsal esidir. Yaamdan stn deerler, etkileriyle tmleiktir; bu etki de yaamn deersizletirilmesi, bu dnyann olumsuzlanmasdr. Etkilerinden byle ayrlamaz olularnn nedeni, bu deerlerin ilkesinin, yadsma istenci olmas, deersizletirme istenci olmasdr. Bu ayn stn deerleri, ilahi olan karnda istemenin zorlamasndan kurtulmamza benzer ekilde istencin durduu bir eik olarak grmekten kanmalyz. stn deerlerde yadsnan ey isten deildir, bizzat bu deerler bir yadsma istenciyle, yaam silme istenciyle ilikilenirler. sten hilii: Schopenhauerin bu kavram sadece bir semptomdur; ncelikle bir yok etme istencini, bir hilik istencini ifade eder... Ama yine de bir istentir ve hep bir isten olarak kalacaktr 448. Hiilikteki hilik, gcn iradesinin nitelii olarak olumsuzlamay ifade eder. Demek ki hiilik ncelikle ve temel olarak yaamn ald hilik deeri, yaama bu hilik deerini
447 448

D, 15 (D ve kurmacann kartl) AS, III, 28.

217

Nietzsche ve Felsefe

veren stn deerlerin kurmacas, kendisini bu ayn stn deerlerde gsteren hilik istencidir. Hiiliin ikinci bir anlam, daha gndelik bir anlam da var. Buna gre hilik istenci bir istenci deil bir tepkiyi ifade eder. Duyulurst bir dnyaya ve stn deerlere kar tepki gsterilir, varolular, geerlilikleri yadsnr. stn deerler adna yaamn deerinin yitimi deil de bizzat bu stn deerlerin deerinin yitimidir. Deer yitimi de yaamn ald hilik deeri deil, stn deerlerin hiliidir. Byk haber yaylyor: Perdenin arkasnda grecek bir ey yok, eylerin hakiki zne verilen ayrdedici imler, var olmamann, hiliin karakteristik imleridir 449. Demek oluyor ki hii Tanry, iyiyi, htt hakikiyi, duyulurstnn bu btn biimlerini yadsr. Hibir ey hakiki deildir, iyi deildir, Tanr ld. sten hilii bir hilik istenci iin sadece bir semptom deil, eninde sonunda her isten iin bir olumsuzlamadr, bir taedium vitaedr. Ne insana ne de yeryzne ait hibir isten yoktur. Burada her yerde kar var, yaam dilsiz burada; Son kuzgunlarn gaklamas duyuluyor: Neye yarar ki? 450 Bouna! Nada! Burada hibir ey boy atmaz ve oalmaz . Bu ikinci anlam daha bildik kalacaktr ama ilkinden nasl tredii ve ilkini nasl n kabul yapt bilinmediinde bir o kadar da anlalmaz olacaktr. Az nce yaam stn deerlerin zerinden, yine bu deerler adna deersizletiriliyordu. Burada tam tersine, yaam tek banadr ama yine deersizletirilmi bir yaamdr; deerlerin olmad bir dnyada devam eden, anlam ve hedefi olmayan, hep daha uzaa, kendi hiliine doru yuvarlanan bir yaam. Az nce zn karsna grn karlyor, yaam bir grn yaplyordu. imdi z yadsnyor ama grn tutuluyor: Her ey sadece grntr, bize
449 450

PA, Felsefede Akl, 6. AS, III, 26.

218

Nietzsche ve Felsefe

kalan bu yaam da kendisi iin grnr olarak kalyor. Hiiliin ilk anlam, kendi ilkesini, gcn iradesi olarak yadsma istencinde buluyordu. kinci anlam zayfln karamsarl ise, kendi ilkesini, yapayalnz ve rlplak tepkin yaamda bulur, kendilerine indirgenmi tepkin kuvvetlerde bulur. Hiiliin ilk anlam olumsuz hiilik; ikinci anlam ise tepkin hiiliktir. 2. Acmann zmlemesi Hilik istenciyle tepkin kuvvetler arasndaki temel ortalk udur: Tepkin kuvvetleri hilik istenci galip getirir. Tmel yaam hilik istenci altnda gerekd olduunda, tikel yaam olarak yaam da tepkin olur. Yaamn tmel gerekdl ve tikel tepkinlii ezamanldr. Hilik istenci, yaam yadsma giriiminde bir taraftan tepkin yaam hogrr, dier taraftan ona ihtiya duyar. Sfra yakn bir yaam durumu olarak ona hogr gsterir, yaamn, kendisini yadsmaya, kendisiyle elimeye varmasnn arac olarak ona ihtiya duyar. Tepkin kuvvetler kazandklar zaferde ite bylelikle bir tank, daha kts bir klavuz edinirler. Ancak bu ayn muzaffer tepkin kuvvetlerin bu klavuza, bu tana daha az tahamml ettikleri de olur. Tepkin kuvvetler tek balarna galip gelmek isterler, zaferlerini kimseye borlu olmay istemezler. Belki de onlarn galibiyetine srtn veren gcn iradesinin eritii karanlk hedeften ekiniyorlardr. Belki de bu gcn iradesinin onlarn aleyhine dnmesinden ve sonra da onlar yok etmesinden korkuyorlardr. Tepkin yaam olumsuz istenle ittifakn bozar, tek bana hkmetmek ister. Tepkin kuvvetler ite bu yzden imgelerini yanstrlar ama bu kez onlar gden gcn iradesinin yerini almak iin bunu yaparlar. Peki bu yolda nereye kadar giderler? Hla son derece gl, hl son derece canl olan bu

219

Nietzsche ve Felsefe

istenten ziyade istencin olmamasna. Bizi daha uzaklara gtren obandan ziyade tl srlere. Artk ihtiyacmzn kalmad bir istenten ziyade kendi gcmz kuvvetimize. Tepkin kuvvetler nereye varr? Edilgen halde snp gitmeye! Tepkin hiilik, bir ekilde olumsuz hiilii srdrr: Muzaffer tepkin kuvvetler, onlar zafere gtren bu yadsma istencinin yerini alr. Ancak edilgen hiilik, tepkin hiiliin u noktasdr: Dardan gdlmekten ziyade edilgen ekilde snmek. Bunun baka trl anlatlmas da mmkn. Tanr ld ama neden ld? Nietzsche, acmaktan ld der. Kimi kez bu lmn, kazara lm olarak da sylendii de olur: Yal, yorgun ve istemekten bkm Tanr bir gn o ok byk acma duygusunda boulur 451. Bu lm kimi kez cinai bir eylemin sonucudur: Acmas utanma nedir bilmiyordu; en kirli srlarma dek nfuz etmiti. Merakllarn bu en meraklsnn, bu haddini bilmezin, bu merhametlinin lmesi gerekiyordu. Beni her daim gryordu, byle bir ahitten intikam almam ya da benim lmem gerekiyordu. Her eyi gren Tanr, hatt insan dahi: Bu Tanr lmeliydi! nsan tahamml edemez byle bir ahidin yaamasna 452. Nedir acma? Yaamn sfr noktasndaki durumlarna gsterilen ite bu hogrdr. Acma yaam akdr ama zayf, hasta, tepkin yaam akdr. Kavgacdr ve zavallarn, ilelilerin, gszlerin, kklerin nihai zaferini haber verir. lhidir ve bu zaferi onlara balar. Kim acma duyar? Hi kukusuz, tepkin olan dnda yaama tahamml edemeyen, bu ayn yaama ve bu zafere ihtiyac olan, tapnaklarn bylesi bir yaamn bataklk zeminine kuran acma duyar. Yaamdaki etkin her eyden nefret eden, yaam, yaam yadsmak ve deersizletirmekte kullanan, yaam,
451 452

Z, IV, Emekli: Son Papann anlat. Z, IV, nsanlarn En irkini; Tanrnn katilinin anlat.

220

Nietzsche ve Felsefe

yaamn kart yapmakta kullanan acma duyar. Acma, Nietzschenin simgeciliinde her zaman, hilik istencinin ve tepkin kuvvetlerin birlikteliini, birinin dierleriyle ilgisini, dierinin brlerine hogrsn ifade eder. Acma, hiiliin fiiliyatdr... Acma, hilie inandrr! Hilik denmiyor, ahiret ya da Tanr deniyor, hakiki yaam deniyor; ya da Nirvana, kurtulu, ahiret mutluluu deniyor. Dini ve ahlki ideosenkrazi alanna giren bu masum retorik, burada ulvi szlerden harmani giyenin eilimi anlaldnda daha daha az 453 masum grnecektir: Yaama kar kin duymaktr bu eilim . Yksek deerler adna tepkin yaama duyulan acma, tepkin insana Tanrnn duyduu acma: Yaam bu ekilde sevmenin arkasnda, bu merhametli Tanrnn, bu stn deerlerin arkasnda ne tr bir istencin sakland tahmin edilebiliyor. Tanr, acmakta boulur: Hani bu sanki boazna tepkin yaam takld gibi olur. Tepkin insan Tanry lme mahkm eder nk artk onun acmasna tahamml edemez. Tepkin insan ahide katlanamaz, zaferiyle ve kudretiyle bir bana olmak ister. Tanrnn yerine kendisini geirir: Yaama stn deerler tanmaz ama bu yaam, kendinden memnun, kendi deerlerini retiyormu gibi grnen tepkin bir yaamdr. Tanrnn ona verdii silahlar, hnc, hatt huzursuz vicdan, zaferinin tm suretlerini Tanrnn aleyhine evirir, karsna koyar. Hn ateist olur ama bu ateizm hala hntr, hep hntr, hep huzursuz vicdandr 454. Tanrnn katili tepkin insandr, insanlarn en irkinidir, safras guruldayan ve gizliden gizliye utan doludur 455. Tanrnn acmasna tepki verir: Acmakta bile bir
D, 7. Hncn ateizmi: G, III, 458; EH, II, 1: Nietzsche dine kar olan kendi saldrganln hncn ateizminin karsna koyar. 455 Z, IV, nsanlarn En irkini.
454 453

221

Nietzsche ve Felsefe

ince beeni vardr; bu beeni de nihayetinde yle der: Aln bu Tanry bamzdan. Tanr hi olmasn daha iyi, kaderi tek bana belirlemek daha iyi, deli olmak daha iyi, Tanrnn kendisi olmak daha iyi456. Peki bu yolda nereye kadar gidecektir? Byk tiksintiye kadar... Deerlerin hi olmamas, stn deerlerin olmasndan iyidir, istencin hi olmamas, bir hilik istencindense istencin hilii daha iyidir. Edilgen biimde snp gitmek daha iyidir. Tanrnn lmnn sonularn byk yorgunluun khini haber verir: Geriye sadece tepkin yaam kalr, o da edilgen bir yokoluu dler, yitip gitme istenci dahi yoktur. Hepsi bo, hepsi bir, hepsi bitti!.. Btn pnarlarmz kurudu ve deniz ekildi. Her toprak kyor ama derinlikler bizi yutmak istemiyor. Heyhat! Hl boulabilecek bir deniz nerededir?.. Aslnda, lmek iin ok yorgunuz 457. Son insan; ite Tanrnn katilinin soyundan olan odur: sten hi olmasn daha iyi, sadece tek bir sr olsun daha iyi. Ne zrt ne zengin olunur artk, bu ok zahmetli. Hkmetmeyi hl kim ister? taat etmeyi hl kim ister? Bu ok zahmetli. obansz tek bir sr! Herkes ayn eyi istiyor, herkes ayn... 458. Byle anlatlan hikye bizi yine ayn sonuca gtryor: Olumsuz hiiliin yerini tepkin hiilik alr, tepkin hiilik edilgin hiilie varr. Tanrdan Tanrnn katiline, Tanrnn katilinden son insana. Ancak bu sonucu khin bilir. Buraya gelinceye kadar hii izlek zerine pek ok cisimletirme, pek ok eitleme vardr. Tepkin yaam uzun sre kendi deerlerini retmeye abalar, tepkin insan
Z, IV, Emekli. Z, II, Khin. NHB, 125: Bitmez tkenmez bir hilikle savuruluyor gibi deil miyiz? Yzmzde boluun nefesini hissetmiyor muyuz? Hava daha ok soumad m? Hep gece olmuyor mu, hep daha fazla gece olmuyor mu?. 458 Z, n Konuma, 5.
457 456

222

Nietzsche ve Felsefe

Tanrnn yerini alr: Uyum salama, evrim, ilerleme, herkesin mutluluu, cemaatin iyilii; nsan-Tanr, ahlki insan, doru szl insan, toplumsal insan. stn deerlerin yerine bize nerilen yeni deerler, Tanrnn yerine bize nerilen yeni kiilikler bunlardr. Son insanlar unu da sylerler: Mutluluu icat ettik 459. nsan Tanry neden ldrecek olsun, eer onun henz soumayan yerine gemeyecekse? Heidegger, Nietzscheyi yorumlayarak unu belirtir: Tanr duyulurst dnyadaki bu yerini terk ettiyse de boalan yeri kalr. Duyulurst ve ideal dnyann sahipsiz yeri muhafaza edilebilir. stelik bu bo yer yeniden doldurulmaya, kaybolan Tanrnn yerini 460 baka bir eyin almasna zorunludur deta . Dahas u var: ncelikle, yaamn tmden deersizletirilmesinden kar salayan, zafer elde etmek iin hilik istencinden yararlanan, stn deerlerin himayesinde Tanrnn tapnaklarnda galip gelen yaam, hep bu yaamdr. kinci olarak, kendisini Tanrnn yerine koyan, kendi zaferinin ilkesinin aleyhine dnen ve kendisininkiler dnda deer tanmayan yine bu ayn yaamdr; istememeyi yeleyecek olan bu bitkin yaam, nihayetinde, onun tesine geen bir istenle canlanmaktan ziyade edilgen biimde snecektir. Bu yaam hep ayn yaamdr: Deersizletirilmi, tepkin biimine indirgenmi yaam. Deerler deiebilir, yenilenebilir ve htt yok olabilirler. Deimeyen ve ortadan kalkmayan ey, bandan sonuna dek bu tarihi gden hii bak asdr. Bu deerlerin ve htt bu deerlerin yokluklarnn kayna da ayn hii baktr. Bu yzden Nietzsche hiilii, tarihte bir olay olarak deil de evrensel tarih olarak insann tarihinin mteharrii olarak dnebiliyor. Olumsuz, tepkin ve edilgen hiilik: Nietzsche iin musevilik, hristiyanlk, reform, zgr
459 460

Z, n Konuma, 5. Heidegger, Holzwege (Nietzschenin sz: Tanr ld).

223

Nietzsche ve Felsefe

dnce, demokratik ve sosyalist ideoloji vs. tarafndan hizalanan, iaretlenen tarih, tek ve ayn tarihtir. Son insana kadar... 461 3. Tanr ld Kurgul nermeler Tanr dncesini, Onun biimi itibaryla ortaya koyar; Tanr dncesi eliki ierdii ya da iermedii kadaryla Tanr var deildir ya da vardr. Oysa Tanr ld nermesinin bambaka niteliktedir: Tanrnn varln bir bireime bal klar, Tanr dncesinin bireimini zaman, olu, tarih ve insan ile yapar. u ikisini ayn anda syler: Tanr vard ve ld ve tekrar dirilecek, Tanr nsan oldu ve nsan da Tanr oldu. Tanr ld kurgul deil tam anlamyla dramatik bir nermedir. Tanrya lm yerletirmediimiz srece onu bireimsel bir bilginin nesnesi yapamayz. Varolu ve var-olmama, Tanr dncesinden gelen mutlak belirlenimler olmaktan kar, ancak yaam ve lm de Tanr dncesiyle veya Tanr dncesinde bireen kuvvetlerle uyuan greli belirlenimler haline gelirler. Dramatik nerme bireimseldir, yani z itibaryla oulcu, tipolojik ve ayrmsaldr. Kim lr ve Tanry lme kim koyar? Tanrlar lrken farkl biimlerde lrler462. 1 Olumsuz hiilik asndan: Musevi ve Hristiyan bilinci devresi. Tanr dncesi yokluk istencini, yaamn deersizletirilmesini ifade eder; Yaam, yaamn arlk merkezine deil de teye, yoklua yerletirildiinde yaamn arlk merkezi yaamdan alnm olur
463

461 Nietzsche Avrupa tarihiyle yetinmez. Budizmi, bir edilgen hiilik dini olarak dnr; htt budizm edilgen hiilie bir soyluluk kazandryordur. Bu yzden Nietzsche, Dounun, Avrupann nnde olduu kansndadr: Hristiyanlk hiiliin henz olumsuz ve tepkin aamasndadr. 462 Z, IV, Emekli. 463 Deccal, 43.

224

Nietzsche ve Felsefe

Ancak, yaamn deersizletirilmesi ve yaamdan nefret, btnnde, tepkin bir yaamn zellikle yceltilmesini de beraberinde getirir: Onlar kt, onlar gnahkr Bizler iyiyiz. lke ve sonurgu. Musevi bilinci veya hn bilinci (srail krallarnn altn andan sonra) u iki grnme sahiptir: tmel olanda yaamdan nefret, tikel olanda da eer hasta ve tepkinse yaama duyulan ak. Ancak, bu iki grnm ister ncl ve varg, ilke ve sonurgu ilikisi iinde olsun, ister bu ak bu nefretin sonurgusu olsun, en nemlisi bunun saklamaktr. Bir grnm dierinin kart yaparak, ak nefretin karsav haline getirerek hilik istencini daha batan karc hale getirmek gerekir. Musevi Tanr olunu kendinden ve Musevi halkndan bamsz klmak iin onu lme koyar: Tanrnn lmnn ilk anlam budur

464

Satrn bile gdlerinde bu kurnazla sahip deildir. Musevi bilinci Tanry olunun ahsnda lme koyar: ncllerini ve ilkesini nefrette bulaca yerde nefretin acsn eken sevgi dolu bir Tanr icat eder. Musevi bilinci, Tanry kendi olunda Musevi ncllerinden kurtarr. Tanry lme koyarak kendi Tanrsn evrensel bir Tanr, herkesin ve her yerin Tanrs yapar 465. Hristiyan Tanrs demek ki artk her yerin Tanrs olan (ncllerinden kopuk varg) Musevi Tanrsdr. Tanr armhta Musevi gibi grnmez artk. Aslnda armhta eski Tanr lr ve yeni
464 (1) AS, I, 8: lerisini kestiren, ktcl, admlarn grmekte ve tartmada hi aceleci davranmayan bir almann devasa siyasetinin kara bysyle deil midir ki bizzat srail cnn gerek aracn sanki bu ara can dmanym gibi, btn dnya yani srailin tm dmanlar bu yemi yutmakta daha az tereddt etsinler diye yadsmas ve dnyann nnde armha germesi gerekmedi mi? 465 Deccal, 17: Eskiden Tanrnn sadece halk, seilmi halk vard. O zaman bu zamandr halk gibi o da yabanc diyarlara gitti, hibir yerde kalmadan seyahat etmeye koyuldu bu byk gezgin konak; sonunda her yerde evindeydi artk.

225

Nietzsche ve Felsefe

Tanr doar. Yetim doar ve kendi suretinden yeniden bir Baba yapar: Bu sevgi dolu Tanrdaki sevgi yine tepkin bir yaamn sevgisidir. te Tanrnn lmnn ikinci anlam: Baba lr, Oul bize tekrar bir Tanr ile gelir. Bizden sadece ona inanmamz, onun bizi sevdii gibi bizim de onu sevmemizi, nefretten saknmak iin tepkin olmamz ister. Bizi korkutan bir baba yerine, biraz gven ve iman isteyen bir oul466. Nefretli ncllerinden kopmu grnse de tepkin yaam sevgisini bizzat onda deerlenmesi ve Hristiyan bilinci iin de evrensel olmas gerekir. Tanrnn lmnn nc anlam: Aziz Paulus bu lme el koyar ve ona, Hristiyanl oluturan yorumu getirir. nciller balamtr, Aziz Paulus byk bir arptmay dorua karr. ncelikle sa bizim gnahlarmz iin lm olacaktr! Olunu vermi olan alacaklya yine olu denmi olacakken vereceklinin borcu devasadr. Baba olunu onu zgr klmak iin deil, bizim iin, bizim yzmzden ldrr 467. Tanr, olunu sevgiyle koyar armha; biz bu
466 Babann lmesi olarak yorumlanan Tanrnn lmesi konusu Coumculuk tarafndan hayli sevilmitir: rnein Jean-Paul (Dlerin SeimiLa Choix de Rves). Nietzsche bunun hayranlk uyandrc rneini Gezgin ve Glgesinde (84) verir: Gardiyann yokluunda mahkmlardan biri sradan karak yksek sesle yle der: Ben gardiyann oluyum onun zerinde etkiliyim. Sizi kurtarabilirim, sizi kurtarmak istiyorum. Ancak, u iyice anlalmal, aranzdan sadece onun olu olduuma inananlar kurtaracam. Ardndan, gardiyann anszn ld haberi yaylmaya balar. Oul tekrar konuur: Size dediim gibi, bana inananlar zgr klacam, nasl ki babamn hl hayatta olduunu kesinlikle sylyorsam, bunu da ayn kesinlikle sylyorum. nananlarn olmas gerekliliini, bu Hristiyan gerekliliini Nietzsche sk sk aa vurur. Z, II, Ozanlar: nan kurtarmaz, hele de bana inanmak hi kurtarmaz. EH, IV, 1: nanan istemiyorum, sanrm bunun iin fazla ktym, htt kendime bile inancm yok. Kitlelere asla hitap edemem Gn gelip de beni de ermilerden saymak istemelerinden ok korkuyorum. 467 Aziz Paulusun yorumunun ilk esi, Deccal, 42, 49; G, I, 390.

226

Nietzsche ve Felsefe

sevgiye kendimizi sulu hissettiimiz lsnde cevap veririz, kendimizi sulayarak bunu onarrz, borcun faizini deriz. Tanr sevgisi altnda, olun kurban edilmesi altnda btn yaam tepkin olur. Yaam lr ama tepkin olarak tekrar doar. Tepkin yaam, sa kalmak olarak sa kalmann ieriidir, diriliin ieriidir. Sadece tepkin yaam ilhidir, sadece tepkin yaam Tanr karsnda, bu yokluk istenci karsnda ltuf bulur. armhtaki Tanr dirilir: Aziz Paulusun dier arptmas budur, sann dirilii ve lmszl, sevgi ve tepkin yaamn birlii. Ne baba olunu ldrmtr ne de oul babasn ldrmtr. Baba oulda lr, oul da bizim iin ve bizim yzmzden babada dirilir. Aziz Paulus aslnda Kurtarcnn yaamndan yararlanmyordu, onun armhtaki lmne ve bir eye daha ihtiyac vard; dirilie 468. Hristiyan bilincinde hn sadece saklanmaz, ayn zamanda da yn deitirir: Musevi bilinci hn bilincidir, Hristiyan bilinci de vicdan huzursuzluudur 469. Hristiyan bilinci tersyz edilmi, ters evrilmi Musevi bilincidir: Yaam sevgisi tepkin yaam sevgisi olarak evrenselleir; sevgi ilke olurken bengi nefret sadece bu sevginin sonurgusu olarak, bu sevgiye direnene kar bir ara olarak ortaya kar. Sava sa, sevgiden Nefretli sa, sevgiden 2 Tepkin hiilik asndan: Avrupa bilinci devresi. Buraya kadar, Tanrnn lm, hilik istenci ile tepkin yaamn Tanr dncesindeki bireimini ifade etmektedir. Bu bireimde farkl
468 Deccal, 42. Aziz Paulusun yorumunun ikinci esi, Deccal, 42, 43; G, I, 390. 469 Vicdan huzursuzluu, burada, bizdeki vicdan-bilin ayrmndan doan sorular akla getirmemelidir. Buradaki eviri zorluunun ayrntlarna girmeden yle syleyebilirim; hncn yn deitirmesinin, yani znenin hnc kendisine duymasnn sonucu olarak vicdan huzursuzluu veya huzursuz vicdan.

227

Nietzsche ve Felsefe

yzdeler sz konusudur, ancak ibre tepkin yaama kayd lde Hristiyanlk bizi garip bir ka yneltir. Bize, Tanry lme koyann yine biz olduunu retir. te buradan da kendi tanrtanmazln, vicdan huzursuzluunun ve hncn tanrtanmazln salglar. lhi isten yerine tepkin yaam, Tanrnn yerine tepkin nsan, Tanr-nsan deil de nsan-Tanr, Avrupal nsan. nsan Tanry ldrd ama Tanry ldren kim? Tepkin nsan; insanlarn en irkini. lhi isten, hilik istenci tepkin yaamdan bakasna hogrl olmayacaktr ve tepkin yaamn Tanrya bile tahamml yoktur, Tanrya merhamet etmez, daha sz almadan diyetini ister, Onun merhametinin tuzanda boar Onu. Dirilmesine engel olur, tabutun stne oturur. lhi isten ve tepkin yaam ballamaz ama bir yer deitirme vardr; tepkin insan Tanr ile yer deitirir. te Tanrnn lmnn drdnc anlam: Tanr tepkin yaam sevgisinde boulur, en ok sevdii eyin nankrl boar Onu. 3 Edilgen hiilik asndan: Budist bilinci devresi. nciller ile balayan arptmalar ve bunlarn, kesin biimlerini Aziz Paulusta bulduklarn hesaba katarsak, sadan geriye kalan nedir, kiisel tipi nedir, lmnn anlam nedir? Burada bize, Nietzschenin ncilin uurumlu elikisi sz yol gsterecek. Kutsal metinler hakiki sa hakknda bize unlar dndrtr: Getirdii sevinli mutu, gnh dncesinin ortadan kalkmas, hncn ve zihniyetinin olmay, varlan sonu bile olsa her trl savan reddi, Tanrnn dnyevi krallnn her insann kendi yreinin vahiy edilmesi ve zellikle de retisinin kant olarak lm kabullenii470.
Deccal 33, 34, 35, 40. Nietzscheye gre hakiki sa bir inanca bavurmaz, bir uygulama getirir: Kurtarcnn hayat bu uygulamadan farkl bir ey deildir, lm de yle Direnmez, hakkn savunmaz, en kty
470

228

Nietzsche ve Felsefe

Nietzschenin nereye varmak istedii grlebiliyor: sa, Aziz Paulusun onu yapt eyin kartdr. Hakiki sa bir eit Budadr; 471 Pek de Hindistan olmayan topraklardaki bir Budadr . Kendi yresinde zamannn ok ilerisindeydi: Tepkin yaama serinkanllkla lmeyi, edilgen bir biimde snmeyi retiyordu, hl gcn iradesiyle mcadele etmesi gerekiyor olan tepkin yaama gerek k yolunu gsterecekti. nsanlar kendilerine Tanrnn yerini alp alamayacaklarn sorarken o en aa olana soyluluk veriyor, tepkin yaam bir hazclk yapyordu. nsanlar daha henz olumsuz hiilik devresindeyken, tepkin hiilik henz yeniyken o edilgen hiilie bir soyluluk atyordu.Vicdan huzursuzluu ve hncn tesinde sa tepkin insana bir ders veriyordu: Ona lmeyi retiyordu. Dekadanlarn en yumuak bals, en ilginciydi 472. sa ne Musevi ne de Hristiyandr ama Budisttir; Dalay-Lamaya Papadan daha yakndr. Kendi lkesinde, kendi yresinde o derece ileri ki lmnn saptrlmas, tm hikyesinin arptlmal, dahas geriye adm attrlmal ve nceki evrelerin hizmetine sunulmalyd. Aziz Paulus tarafndan bir Pagan gizemleri retisine dntrlm olarak her siyasi rgtlenmeyle badar duruma gelmitir sava yapmay renmitir, mahkm etmeyi, ikence etmeyi, yarglamay, nefret etmeyi renmitir
473

kendisinden uzak tutmak iin hibir adm atmaz, dahas tahrik eder. Ona ktlk yapanlarla yakarr, ac eker ve sever. Ne kendini savunur, ne fkeye kaplr ne de sorumlu tutar. Ktye de asla direnmez, kty de sever sa, lmyle, kendisine retisinin en prltl kantn vermekten baka bir ey isteyemezdi. 471 Deccal, 31. Deccal, 42: Acy Budiste yattrma giriimine doru tastamam kendiliinden yeni bir gayret; VP, I, 390: Hristiyanlk, Budist edilgenciliinin cematten doan ve dahas nefrete de can veren saf bir balangcdr. 472 Deccal, 31. 473 G, I, 390.

229

Nietzsche ve Felsefe

Nefret, bu yumuak bal sann arac oluverir. te Budizm ve Aziz Paulusun resmi Hristiyanl arasndaki fark udur: Budizm edilgen hiiliin dinidir, Budizm, ereindeki uygarln yorgunluunun dinidir; Hristiyanlk bu uygarl bulamad bile ama eer gerekiyorsa yaratr.474 Hristiyan ve Avrupa tarihinin z, darda zaten verilmi ve doalnda eriilmi durumdaki bir erei kan ve atele gerekletirmektir: Hiiliin talanmas. Budizmin, gerekletirdii erek ve ulat mkemmellik olarak yaadn Hristiyanlk sadece gd olarak, devindirici olarak yaar. Bu eree varmas hi de olaslk d deil; Paulusun hurafelerinden syrlm bir uygulamaya varabilir, sann hakiki uygulamasn kazanabilir. Budizm sessizce tm Avrupada ykseliyor. 475 Ancak oraya varmak iin yle ok nefret, yle ok sava gerekir ki. sa ahsen bu en son eree yerleir; Budizmin olmad yerde Budann kuu tek bir kanat rpyla varmtr oraya. Hristiyanln da tam tersine, bu erei kendine ait klmas iin uzun ve korkun bir siyasetinde hiiliin btn evrelerinden tekrar gemesi gerekir. 4. Hegelcilie kar Bu tarih ve din felsefesinde Hegelin kavramsallatrmalarnn yeniden ele alnmasna ya da karikatrne rastlanmaz. Arada derin bir iliki ve derin bir ayrm vardr. Tanr ld, Tanr nsan oldu, nsan Tanr oldu: Nietzsche, ncellerinden farkl olarak, bu lme inanmaz. armha gerilme zerine bahse girmez. Bu da u demek; o lm, anlamn yine kendinde ierecek bir olay yapmaz. Tanrnn lmnn, say zaptedip ve onu ldrebilecek kuvvetler kadar anlam vardr; ancak uras kesin ki biz hl bu lm en st
474 475

Deccal, 22. G, III, 87.

230

Nietzsche ve Felsefe

derecesine tayarak onu apak ve somut bir lmden farkl bir ey haline getirecek kuvvetleri veya gc bekliyoruz. Nietzsche, her cokunculuk ve diyalektik karsnda Tanrnn lmnden kukulanr. Onunla birlikte, kh insan ile Tanrnn uzlamasnn kh insann Tanr ile yer deitirmesinin selmland safiyne gven a biter. Nietzschenin grltl patrtl byk olaylara inanmaz 476. Bir olayn, sonunda ona zn kazandran kuvvetleri bulmas iin sessizlik ve zaman gerekir. Hi kukusuz Hegelde de bir olayn hakiki zn bulmas iin zaman gereklidir ama bu kendinde zaman ayn zamanda kendi iin olsun diye gereklidir. Hegelin yorumlad sann lm, kartln almasn, sonlu ile sonsuzun uzlamn, Tanr ile bireyin, deimeyen ile tikelin birliini ifade eder. Oysa Hristiyan bilincinin, daha imdiden kendinde birlik olan bu birliin ayn zamanda kendi iin birlik de olmas iin kartln baka suretlerinden gemesi gerekmektedir. Nietzschenin bahsettii zaman, bunun tam tersine, Tanrnn lmne kendindelii iermeyen bir anlam veren, dran gz kamatrc bir hediyesi olarak bir z kazandran kuvvetlerin biimlenmesi iin gereklidir. Hegelde anlamlarn deiikliinin, z seiminin, zamann gerekliliinin grnmleri, sadece grnmleri vardr 477. Tmel ve tekil, deimeyen ve tikel, sonsuz ve sonlu. Nedir btn bunlar? Sadece semptom bunlar. Tekil, tikel, sonlu olan kimdir? Nedir
Z, II, Byk Olaylar stne: Fazlasyla bar ar, fazlasyla sis reklendiinden beridir stlerine, kaybettim inancm byk olaylara haydi kabul et! Grlt patrtn bittiinde, bulutlarn daldnda pek az ey olup bitti, HB, 125. 477 Tanrnn lm ve bunun Hegeldeki anlam zerine, M. WAHLn (Le Malheur de la Conscience Dans la Philosophie de Hegel-Hegelde bilincin felketi) ve M. HYPPOLITEin (Gense et Structure de la Phnomologie de lEsprit-Zihnin Fenomenolojisinin Oluumu ve Yaps) yorumlarna baknz.
476

231

Nietzsche ve Felsefe

bu tmel, sonsuz ve deimez olan? Bunlardan biri zne ama kimdir bu zne, hangi kuvvetler? Dieri yklem veya nesne ama hangi istencin nesnesi? Diyalektik, semptomlar alanndan dar asla kafasn uzatmaz, yorumlamann kenarndan dahi gemez. Yorumlama ile yorumlanmam semptomun geliimini birbirine kartrr. te bu yzden de geliim ve deiim konusunda, znenin yklem, yklemin de zne haline geldii soyut bir dei-tokutan daha derine inemez. Ancak zne ve yklem olan ayn kaldndan, bunlar sonunda da balangta olduu kadar az belirlenmitir, mmkn olduunca az yorumlanmtr: Bunlar hep sradan alanlarda olup biter. Diyalektiin kartlk, kartlk veya elikinin gelitirilmesi ve elikinin zmyle hareket etmesine armamal. Diyalektik, kuvvetlerin ve bu ayn kuvvetlerin nitelikleri ile ilikilerinin tredikleri gerek eden habersizdir; bu gerek enin soyut olarak hesaba katlan semptomlarda yansyan ters yanssn bilir sadece. Kartlk, soyut retimlerin ilikisinin yasas olabilir ama oluumun veya retimin tek ilkesi ayrmdr; bir grnm olarak kartl reten de yine ayrmdr. Diyalektik kartlklarla beslenir nk ok daha sinsi ve habis ayrmsal mekanizmalar, topolojik kaymalar ve tipolojik eitlemeleri bilmez. Nietzschenin ok sevdii bir rnekte bunu grebiliriz: Onun tm bir vicdan huzursuzluu kuram, Hegelci mutsuz bilincin yeniden yorumlanmas olarak anlalmaldr; bu grnte yrtlm olan bilin , sahte kartlklarda saklanan ayrmsal kuvvetlerin ilikilerinde bulur anlamn. Ayn ekilde Hristiyanln Musevilikle ilikisi, sadece bir klf ve mazeret olarak devam ettirir kartl. Btn arzularndan koparlan kartlk biimleyici, devindirici ve egdmleyici olmay brakr: yorumlanacak bir belirtkendir artk. Ayrm hesaba katt iddiasndan koparlan eliki olduu ey olarak grnr: Bizzat ayrm zerine srekli bir kart-anlam, soyktn

232

Nietzsche ve Felsefe

karmak bir tersyz. Aslnda soyktkye gzyle bakldnda, olumsuzun ii sadece, gcn iradesinin oyunlarnn stnkr tahmininden ibarettir. Tm bir diyalektik, soyut bir biimde belirtkenler gzeterek, grnteki hareketi eylerin oluumsal esi yaparak, ilkeyi sadece tersyz edilmi bir grnt olarak barndrarak kurmacann esinde i grr ve hareket eder. Sorunlar bizzat kurmacalyken zmleri nasl kurmacal olmaz? Btn kurmacalar zihnin bir ndr; hem de ona zg nlarndan biridir. Bir diyalektiki bir baka diyalektikiyi tepest yrmekle sulamaz zira diyalektiin temel nitelii bizzat budur. Bu konumda eletirel bir gze hl nasl sahip olabilir? Nietzschenin eseri koldan diyalektie kar ynelir: Diyalektik, anlam yanl yorumlar nk fenomenleri somut biimde sahiplenen kuvvetlerin doasn bilmez; z yanl yorumlar nk kuvvetlerin, bunlarn niteliklerinin ve ilikilerinin tredii gerek eyi bilmez; deiimi ve dnm yanl yorumlar nk soyut, gerekd terimlerin permtasyonunu yapmakla yetinir. Btn bu yetersizliklerin kkeni ayndr: Kim? diye sormay bilmemek. Sofistlerin sanatna kar ite o hep ayn Sokratesi horgr. Bize Hegelci tarzda, insan ve Tanrnn, ayn ekilde din ve felsefenin de uzlat duyurulur. Feuerbach tarzda da insann, Tanrnn yerini ald, kutsal olan, iyelii ya da z gibi kazand, teolojinin antropoloji olduu duyurulur. Pekiyi ama nsan kimdir ve Tanr nedir? Tekil kimdir, tmel kimdir? Feuerbach, insan deiti, Tanr oldu der; Tanr deiti, Tanrnn z insann z oldu ama insannki deimedi: Tepkin insan, yani kendini Tanr olarak tantsa da klelikten kmayan bu daimi kle, kutsal reten makinedir. Tanrda fazla deimeyen ey udur: Daima kutsal, daima stn varlk, kle retme makinesidir. Deien ey ya da yle demeli,

233

Nietzsche ve Felsefe

belirlenimlerini dei-toku eden ey orta kavramdr, hem Tanrnn hem de nsann zne veya yklemleri olabilen orta terimlerdir 478. Tanr nsan olur, nsan da Tanr. Kimdir nsan. Daima tepkin varlk, daima temsilci, daima zayf ve tepkin bir yaamn znesi. Tanr nedir? Yaamn deersizletirmenin arac olarak daima stn varlk, daima hilik istencinin znesi, daima hiiliin yklemi. Tanrnn lmnden nce ve sonra, insan kimdiyse odur, Tanr da neydiyse odur: Tepkin kuvvetler ve yokluk istenci. Diyalektik bize nsan ile Tanrnn uzlatrmn duyurur. Pekiyi ama bu uzlatrm, hilik istenci ve tepkin yaamn arasndaki o eski su ortakl, o eski ilgi deilse nedir? Diyalektik bize, Tanr ile insann ornatldn duyurur. Pekiyi ama bu ornatma, hilik istencinin yerine geen tepkin yaam deilse, imdi kendi deerlerini reten tepkin yaam deilse nedir? Bu noktada tm bir diyalektik tepkin kuvvetlerin snrlar iinde hareket eder, tmden hii grngde geliir. Kartln, kuvvetin oluumsal esi olarak grnecei bir bak as vardr; bu da tepkin kuvvetlerin bak asdr. Tepkin kuvvetler tarafndan asndan bakldnda ayrmsal e tersyz edilmitir, tersi yanstlmtr, artk bir kartla dnmtr. Kurmacay gerein karsna koyan, tepkin kuvvetleri zafere ulatran bir ara olarak gelitiren bir grnge vardr; bu da hiiliktir, hii grngedir. Olumsuzun ii bir istencin hizmetindedir. Bu hangi istendir? diye sormak diyalektiin zn anlamaya almak iin yeterlidir:
Stirnerin eletirileri altnda Feuerbach unu kabul eder: Brakyorum, Tanrnn yklemleri kalsn, ama byle yaplmak zorunda (zorundaym), bunlar olmadan doa ve insan da var olsun diye braklamaz (brakamam) zira Tanr gerekliklerden, yani doann ve insanln yklemlerinden meydana gelmi bir varlktr.(Biricik ve onun iyelii ile olanla ilikisinde Hristiyanln z, Felsefi Manifestolar, eviri ALTHUSSER-Lessence du christianisme dans son rapport avec lUnique et sa proprit, Manifestes Philosophiques (Presse Universitaire de France).
478

234

Nietzsche ve Felsefe

Diyalektiin en sevdii bulu mutsuz bilintir, mutsuz bilincin derinletirilmesidir, mutsuz bilince ait zmdr, mutsuz bilincin ve kaynaklarnn ululanmasdr. Kartlkta tepkin gler, olumsuzun iinde de tepkin kuvvetler ifade edilir. Diyalektik, hncn ve vicdan huzursuzluunun doal ideolojisidir. Hiiliin grngesindeki ve tepkin kuvvetlerin bak asndaki dnmedir. Batan sonra Hristiyanc dnmenin temelidir diyalektik: Yeni dnme tarzlar, hissetme tarzlar yaratamaz. Tanrnn lm byk ve grltl bir diyalektik olaydr ama tepkin kuvvetlerin hayhuyuyla, hiiliin dumanyla gelip geer. 4. Diyalektiin Farkl Klklar Diyalektiin tarihinde Stirnerin yeri bambakadr, en sonda ve en utadr. Stirner, diyalektik ile sofistlerin sanatn badatrmaya alan o cesur diyalektikidir. Kim? sorusunun yolunu tutabilmitir. stelik hem Hegele, Hem Bauere, hem de Feuerbacha kar bunu temel soru yapabilmitir. nsan nedir sorusu nsan kimdir olur. Cevap verecek olan da Sensin. Nedir sorusu kavram gereklemeyi hedefliyordur, kimdir ile balaynca byle olmaz nk cevap soruyu soranda kiisel olarak bulunuyordur 479. Denebilir ki, kim sorusu diyalektii asl kaynana gtrr: Saltus mortalis. Feuerbach Tanrnn yerine nsann geeceini bildiriyordu. Ancak ben ne insanm, ne cinsil varlm artk; Tanr olmadm, Tanrnn z olmadm gibi insann z de deilim. nsan ve Tanr; birinin yerine dieri konur ama olumsuzun ii bir kere balatldnda bize hemen unu syler: Bu yine Sen deilsin. Ben ne Tanrym ne de
STIRNER, Biricik ve yelii, s. 449. Stirner ve Feuerbach ile olan ilikileri iin M. ARVONun eserleri: Varoluuluun kaynaklar: Max Stirner; Ludwig Feuerbach veya kutsaln dnm.
479

235

Nietzsche ve Felsefe

nsan, yce z deilim, zm deilim ve aslnda zmde veya zmn dnda kavradm her ey bir. nsan baka bir yce varlk olduundan, yce varlk sonuta basit bir bakalam geirir. nsann 480 kaygs da Tanrnn kaygsnn farkl bir grnmdr sadece . Nietzsche yle diyecektir: nsann en irkini, merhametine katlanamad Tanry ldrr ama bu kez de insanlarn merhametine maruz kalr 481. Diyalektiin kurgusal devingeci, eliki ve elikinin zmdr. Ancak klgsal itkisi devretme ve devretmenin kaldrlmasdr, devretme ve edinmedir 482. Diyalektik, hakiki doasn burada aa vurur: dier sanatlar arasndaki hilekrlk sanat, iyelikleri tartma ve iyelikleri deitirme sanat, hn sanat. Stirner, byk eseri Biricik ve yeliinin daha balnda eriir diyalektiin hakikatine. Hegelci zgrln soyut bir kavram olarak kaldn dnr; zgrle kar deilim ama senden, zgrlkten fazlasn bekliyorum. Sadece istemediin eyden kurtulmakla kalmamal, istediin eyin de iyesi olabilmesin. Sadece zgr insan olmamal ayn zamanda da iye olmalsn. Pekiyi ama iye olan ve edinen kim? Edingen eyletken nedir? Hegelin nesnel tini, mutlak bilmesi mi, ki bu da yine bir devretme, devretmenin tinsel ve incelikli bir biimi deil mi? Bauerin kendinde-bilinci, ar veya insanca eletirisi mi? Feuerbachn cinsil varl m; tr, z ve duyarlkl varlk olarak insan m? Ben bunlarn hibiri deilim. Stirner hi zorlanmadan unu aa vurur; dnce, bilgi veya tr birer devretme olduklar gibi ayn zamanda da geleneksel teolojiye aittirler. Grece edinmeler de yine mutlak
STIRNER, s.36, s.220. Z, IV, nsanlarn En irkini. 482 Burada bir tekrar sz konusudur, ancak iyeliine alan iin deil de iyelie alnan asndan sz konusu olan bir tekrar, tekrar ele geiren olarak deil de tekrar ele geirilen olarak bir tekrar (.n).
481 480

236

Nietzsche ve Felsefe

devretmelerdir. Teolojiyle rekbet eden antropoloji, beni nsann iyelii yapar. Ancak diyalektik, ben sonuta iye olmadan durmaz. Eer gerekirse brakr hiilie varsn. Edingen eyletken uzunluk, genilik ve derinlik olarak klrken, gitgide daralan bir temelde eyletilen edinme ediminin anlam deiir. Hegelde bir uzlatrm sz konusudur: Diyalektik dinle, kiliseyle, devletle, kendin gcn besleyen her kuvvetle uzlamaya hazrdr. Bu nl Hegelci dnmlerin ne anlama geldii biliniyor: Sofuca muhafaza etmek. Akn olan, ikin olann barnda akn olarak kalr. Feuerbach ile edinmenin anlam deiir: Uzlatrmdan ok telfi olur, akn iyeliklerin insani telfisi. Mutlak ve kutsal bir varlk olarak insan hari hibir ey korunmaz. Ancak bu koruma, bu son devretme Stirner ile birlikte ortadan kalkar: Devlet ve din, bu arada da insann z, Bende yadsnr. Bu Ben hibir eyle uzlamayan nk kendi zevki iin, kendi ticareti iin, kendi gc iin her eyi yok eden Bendir. u halde, devretmenin stesinden gelmek saf ve souk yok etme anlamna gelir, bu bir yeniden ele altr, yeniden ele ald ey dnda hibir eyin varln srdrmesine izin vermez: Ben her ey deildir ama her eyi ortadan kaldrr 483. Her eyi yok eden Ben, undan baka bir ey deildir: Bu Ben kendi kendisine ayrr, bu Ben hibir zaman gerekten Ben deildir. Gcmn iyesiyim ve biricik olduumu bildiimde byleyim. Biricikte, elindelikli olan kt yere dner, yaratc hie dner. ster Tanr, ister nsan olsun, Benden stn her varlk biriciklik duygumun nnde gszleir, biriciklik bilincimin gneinin altnda solar. Eer nedenimi 484 kendime, biricie dayandrrsam, o kendi kendisini yiyen, yarnsz ve kalmsz yaratcsna yaslam olurum; o halde unu
483 484

STIRNER, s.216. nsana zg bir edim ya da olayn nedeni olarak neden (.n)

237

Nietzsche ve Felsefe

diyebilirim: Nedenimi Hie dayandrdm 485. Stirnerin kitab u sacayanda ykselir: Edinmenin ncellerindeki yetersizliinin derinlikli bir zmlemesi; sadece Benin edingen eyletken olduu bir ben kuram ile diyalektik arasnda temel bir ilikinin kefi; diyalektiin, Benle Bende vard noktaya dair derin bir uzgr. Genellikle tarih ve zellikle de Hegelcilik, yengili bir hiilie varrlar ama buras ayn zamanda eridikleri yerdir, en tml yitileridir bu. Diyalektik tarihi sever ve denetler ama onun da bir tarihi vardr, stelik ona ok ektiren ve denetleyemedii bir tarih. Birlemi bir diyalektik ve tarih ikilisinin anlam akln, zgrln ya da bir tr olarak insann deil, hiiliin, sadece hiiliin gerekletirilmesidir. Stirner, diyalektiin gereinin hiilik olduunu anlayan diyalektikidir. u soruyu sormas yeter: Kim? Bircik Ben, kendisi dndaki her eyi hilie teslim eder, bu hilik onun hiliidir, bizzat Benin hilii. Stirner iyelik, devretme ve edinme kavramlaryla baka trl dnmek iin fazla diyalektikidir. Ancak bu dncenin, hibir ey olmayan Bene, hii Bene vardn grmemek iin de fazla titizlenir.

Serta Canbolat

485

STIRNER, s 216, s.449.

238