You are on page 1of 32

Yeni Trkiye Sinemas: Hseyin Karabey, zcan Alper, nan Temelkuran

Mithat Alam Film Merkezi 2009dan balayarak her yl gittike ivme kazanan ve film says artan Trkiye sinemasna bir zel hafta ayracak ve bir hafta boyunca yeni vizyon bulmu filmleri izleyici ile buluturacak, ardndan da bu filmlerin ynetmenleriyle Trkiyenin yeni sinemasn konuacak. lkini Ekim 2009da gerekletirdiimiz programda Hseyin Karabey Gitmek, zcan Alper Sonbahar, nan Temelkuran Made In Europe ile Merkezin konuu oldular. idem Materin moderatrln yapt, saatten uzun sren syleide bamsz sinemann olanaklarndan, olanakszlklarndan politik sinemaya kadar pek ok konuda konutuk.
zellikle son yl, Trkiye sinemas iin hatta belki corafyann sinemas iin demek daha doru- ok verimli oldu. Bu haftaki programmzda drt film vard. Bunlardan n izledik, hepsi ok kalabalkt. Hepsinde ikinci gsterimler iin baka salonlar amak zorunda kaldk. Sonbaharla baladk, ynetmeni zcan Alper bizimle; Gitmeki gsterdik, Hseyin Karabey bizimle; Made in Europeu izledik, nan Temelkuran bizimle. Yarn Tatil Kitabn izleyeceiz. Seyfi Teoman, Mithat Alam Film Merkezinin yetitirdii ynetmenlerden bir tanesi. Tatil Kitab onun ilk filmi. Seyfi Teoman u anda ikinci uzun metrajn ekmek zere Ankarada olduu iin bugn aramzda deil. Bugn Trkiyede sinema nereye gidiyor, 90lardan sonra 2000lerin banda ne deiti, onlar konualm istiyoruz. Gsterim srasyla gideceim. Pazartesi Sonbahar izledik, o yzden zcanla balayacam. Aslnda Sonbahar her adan zerinde ok konuulacak bir film. Mthi bir rgtlenmeyle Trkiyenin drt bir yannda resmi

158

Mithat Alam Film Merkezi Sylei, Panel ve Sunum Yll 2009

olarak yz elli bine yakn insan tarafndan seyredildi. Gayrresmi sayy bilmiyoruz. Sinemaya nasl baladn? Oradan balayp sonra Sonbahara gelelim. zcan Alper: Bu zor bir soru aslnda. Yaptm her syleide ilk bu soruluyor. Ben de her defasnda dnyorum. niversiteye fizik okumak zere girdim. O zamanlar idealisttim biraz; belki bilim adam olurum, diyordum. Ama zaman iinde bunun ok da mmkn olmadn grdm. Trkiyedeki eitim sistemi insan okuduu blmden, kafasndaki planlardan uzaklatryor. Belki sinema okuyanlar iin de yledir; onlar da sistemdeki eksikler, yanllar yznden sinemadan uzaklayordur. Sinemaya ynelmemin Trkiyede domu olmamla balantl olduunu dnyorum. Trkiyede genseniz, bilimle ve sanatla urayorsanz, politikayla da biraz ilgileniyorsanz bir eylerin mutlaka deimesi gerektiini dnyor, buna katkda bulunmann yollarn aryorsunuz. Sinema, bu imkanszlklar lkesinde yeni bir pencere amak gibi biraz da... Bu yolculuk sonra baka yerlere doru gidiyor. Balangta sinema benim iin aklmdakileri sylemenin bir aracyd. imdi yle dnmyorum. Byle balyormu gibi grnyor ama aslnda kendinizin bile farknda olmad srelerin sizi bu noktaya getirdiini anlyorsunuz sonradan. Ben tarada bydm. ocukluum Artvin ve Trabzonda geti. O dnem oralarda hem 80 sonrasnn politik ortam hem de sinemann iinde bulunduu durum yznden sinema yoktu zaten. Sinemaya ilk kez stanbulda gittim. Ama sonradan farkettim ki, TRTde merakla izlediim Vecdi Sayarn Avrupa sinemasndan rnekler gsterdii ki Film Birden, Atilla Dorsayn Sinema Bys ve Rekin Teksoyun Sinema ve Edebiyat kuaklar sayesinde epey ey biriktirmiim aslnda. Bu programlar benim sinemateklerim olmu. Btn bunlar bir araya gelince fizikten sonra sinema okumak istedim. Sinema okullarna baktm. Hseyin o zaman Marmara niversitesinde okuyordu. Ksa filmci arkadalarla yava yava tanmaya balamtk. Bu arkadalar da sinema blmnde okumuyordu. Farkl alanlarda eitim almalarna ramen sinemaya baka bir pencere aabildiklerini, baka yerlere varabildiklerini grdm. Bunun zerine, dorudan sinema deil de baka bir blm okumaya devam edip sinema kurslarna gitmeye karar verdim. Zaten Trkeyi de sonradan rendiim iin dilbilgim biraz zayft, szel blm kazanmam zor olacakt. Ben de Bilim Tarihi diye bir blme girip, Mezopotamya Kltr Merkezindeki sinema kurslarna balamaya karar verdim. Hseyin Karabey ile o zamandan beri tanyorsunuz, deil mi? zcan Alper: Ondan biraz nce, aray iinde olduum bir d-

Yeni Trkiye Sinemas

159

nemde tantk Hseyinle. Hangi yllardan sz ediyoruz? Hseyin Karabey: 1994, 1995. Bir fotoraf vard aslnda o yllara ait, keke getirseydim. Fotorafta bir ksa film setindeyiz. Ben asistanlk yapyorum, zcan sesilik yapyor, zgr Eken filmi ekiyordu, ynetmendi. Emre Tanyldz grnt ynetmeniydi, Kerem Altu da var. Tabii, hepimiz en az onar kilo zayfz. zgr Eken bu yl Altn Kozada Semih Kaplanolunun filmi St ile en iyi grnt ynetmeni dln ald. Emre Tanyldz Gitmek ve Yaz ve Turann grnt ynetmeni. zcan Alper: Sylemek istediim ey de bu aslnda, kesin kurallar yok. Televizyonlarda arkclara sorduklarnda hepsi Benim mzie eilimim olduu belliydi. Evde aynann karsna geip ark sylerdim, diyor. Bizim sinemac olmamz byle deil. Bu bir sre meselesi. Zaman iinde iinizde biriktirdikleriniz ve hayata bak anz sizi bir yere srklyor. Bir bakyorsunuz oradasnz. Peki nerede ortaklatnz bulduk, senin hikayen nerede balyor? Hseyin Karabey: Aslnda ok benzer bir hikaye. ncelikle, hepsine katldm syleyeyim, nk aa yukar benzer snflardan geliyoruz. Malatyal bir terzinin oluyum. Sadece ben stanbulda doup bydm. Biraz daha erken yata grdm sinemay. stanbulda memurlarn, iilerin hl sinemaya youn gidebildii dnemlere yetimitim. Hatta abimle harlmz biriktirip gidebiliyorduk. Tabii, Kara Murata filan gidiyorduk. Sinemac olmaya karar verdiimde yam yirmi drtt. Ben de nce sinemadan farkl bir blm, iktisat okudum. Yine zcann bahsettii gibi hayata dair bir grnz varsa, politikayla, kendinizi ifade etmekle ilgili bir sorununuz varsa bir yntem aryorsunuz. Sinema benim de sonradan setiim yntemdi. lk bata baka yntemler setim; slogan atmak, ta atmak gibi; ama sonradan baya ceza veriyorlar o yntemler iin. Ksa bir sre cezaevinde kaldm o renci olaylarndan dolay. Sinemay da ok sevdiimi fark ettim. Biz ok kutsamyoruz sinemay ama ciddiye alyoruz; almz yaammz boyunca. Biz ok iyi eittik kendimizi. Ben sinema okulunda okudum ama bana tek katks beraber alacam arkadalarla tanmam oldu. Hocalarm duyarsa alnmasnlar ama ok fazla ey renmedim. Darda, emek vererek uratmzda ok daha fazla ey rendik ya da yle syleyeyim, teneffslerde hocalarmzdan derslerde rendiimizden daha ok ey reniyorduk. Mfredatla ya da akademinin girdi-

160

Mithat Alam Film Merkezi Sylei, Panel ve Sunum Yll 2009

i bunalmla da alakal olabilir ama hep darda reniyorduk. Hatta ben yle baladm sinemaya: 93 ylnda sinema yapmaya karar vediimde Bursadan stanbula geri dndm. Mezopotamya Kltr Merkezine gittim, dedim ki Biz sinema yapacaz ve burada yapacaz. Tabii, ardlar biraz, tanmyorlard nk. Geri bir ksa filmim vard, onu gstermitim ama balarndan ok kt bir deneyim gemi, o yzden biraz temkinliydiler. Birisi daha sinema yapacam diye gelip olanaklar ve insanlar baya ypratm. Bize karma da ne yaparsan yap, dediler. Bana bir yer verin, yeter, dedim ben de. Sonra hoca aramaya baladk. nce Ahmet Sonerle tantm. Ahmet Soner de yolda yrrken Hseyin Kuzuyu grd, Bak bu ocuklar sinema renmek istiyormu. Gidelim unlara biraz ders verelim, dedi. Bu ekilde balad ve sonra mthi bir kursa dnt. 94ten 96ya kadar bir bodrum katnda altk. Oradan epey sinemac, sinemayla direkt ilgilenenler ya da yazarlar kt. Saolsunlar Hseyin Kuzu ve Ahmet Soner ok emek harcad. Haftann drt gn herkes iinden ktktan sonra oraya gidiyordu, yediden ona kadar sinema zerine konuuyorduk. zcan Alper: Kursa dardan hocalar da geliyordu bazen. Mesela, o zamanlar 25. Kare dergisinde yazan Tl Akbal Sualp geliyordu. Uur bak gelip grnt dersi anlatt. Zekiyle (Demirkubuz) Yeim (Ustaolu) birka derse gelip sylei yapt. Natali Yeres geldi, sanat ynetmenlii anlatt. Bir taraftan kendi alannda uzmanlam insanlardan teknik dersler alrken bir yandan da izlediimiz filmleri tartarak film zerine konumay reniyorduk. Hseyin Karabey: Orada yaadmz heyecan hisseden herkes gelip bize bir eyler anlatmak istiyordu. Semir Aslanyrek geldi, Engin Aya geldi, Erden Kral geldi... Merakl bir gen grubun hzla altn duyan herkes geldi. Aka sylemek gerekirse ben sinema okuluna sadece askerlikten kamak iin girdim. En rahat okuyabileceim blm sinema olur demitim. yi de oldu. Hocalarmla ve hl beraber altm arkadalarmla orada tantm. Benden sonra snav sistemi deiti. Eer imdiki gibi SS ile olsayd hayatta giremezdim. Btn bunlar olurken sen zmirde miydin? nan Temelkuran: Ben Ankaradaydm. Babamn dedii gibi temel bir disiplin okuyaym diye hukuk okuyorum. Ben de sinemaseverdim. Mimar Sinana gitmek istiyorduk ama o zaman zel yetenek snav vard, ok on sekiz yanda insan da girmiyordu. Giremiyordu, giremezsin dediler. yi, dedim ben de, gideyim okuyaym. Drt senede bitirip spanyada bir okula gittim, burs

Yeni Trkiye Sinemas

161

kazanmtm. Benim okulum yle bodrum katnda deildi, katlyd. Baya okuldu yani. nan Temelkuran: yi de bir okuldu. Ben her eyi hocalarmdan rendim. ok nemli insanlard spanyol sinemasnda. Kamera arkasnda olduklar iin ok bilinmeyen ama spanya sinema tarihindeki filmlerin jeneriklerine baktnzda hemen hepsinin asistan olarak adlarn greceiniz adamlar ok disiplinli, zor, sert bir okuldu ama bu sayede ok ey rendik. Elinizde ok az olanak varken film yapmay rendik mesela. Sinemaya nasl baladma gelince; ben de ocukken ok sinemaya gittim. Kkken annem gtrrd. Bud Spencer, Red Kit, Asteriks... Ben sinemay hep istiyordum, batan planlyd yani, yaptm ve oldu. idem Mater: Neden spanya peki? nan Temelkuran: Kolaycla katm, kimse yoktur belki diye... Neden spanya? Hem spanyolca rendiim iin spanya hem de burs kazanmtm. letiim Fakltesinde Franco dnemiyle ilgili bir semiyoloji aratrmas yapyordum. Tez / Thesis filmini izlediniz mi bilmiyorum, o filmin getii faklte. Orada ilk defa bir sinema okulunda derse gitmeye baladm. Be yz kiilik A amfisinde Anl eenin zgrlk Nedir? diye ders anlatt hukuk blmnden sonra, derste film izlediiniz ve konutuunuz bir blme girince Oh! diyorsunuz, Okumak ne kadar kolay bir eymi. Hukuk blmnden sonra okumak istiyordum zaten. Asker kaa olduumuz iin bir sonraki sene devlet okuluna da gidemeyecektik. O yzden ben de zel okula gitmek zorunda kaldm. yi de oldu. idem Mater: Hangi yllar arasnda? nan Temelkuran: 1999-2004 aras. Okuldan sonra da Made in Europeu ekmeye baladn, deil mi? Tam da okulda anlattklar gibi ok az parayla... nan Temelkuran: Sfr parayla neredeyse... O srada dnercide altm iin insanlara srekli oradan dner yedirdim. Dnercide altn bir de! Ne kadar srd? nan Temelkuran: Drt yl. Hi kolay deildi, scak havalarda bitirir insan dnercilik. Oras askerlik oldu diyelim, askerlikten sonra da bu ie girdim, byle baladm ben de. Filmlerinizi hemen hemen ayn zamanda ektiniz, deil mi?

162

Mithat Alam Film Merkezi Sylei, Panel ve Sunum Yll 2009

nan Temelkuran: Ben ok uzun srede ektim ama. zcan Alper: Hseyin de benden bir yl nceydi. zcan zaten Gitmekte alt. zcan Alper: Evet, Hseyine asistanlk yaptm. Maddi nedenlerden dolay filmin post-prodksiyon sreci gecikti. O zaman, sraya sokuyorum; Gitmekle balayalm. Hseyin Karabey: Biz 2006nn Kasm aynda baladk ekimlere. ekim bittikten sonra para bulamadmz iin post-prodksiyon gecikti. Sonunda para bulduk ve bitirebildik. Aslnda ben de zcann filminde asistan olarak alacaktm. zcan bana asistanlk yaptn sylyor ama mtevazlk ediyor, aslnda baya yoldalk yapt, beni ok rahatlatt, birden fazla ey yapt. Zaten o tr bir sinema yapma geleneinden geliyorduk. Ben de ayn destei ona vermeyi ok istedim ama olmad. nk o filmi iin para bulmutu ve hemen ekmek zorundayd. Ben de ayn srada post-prodksiyon iin para bulmutum ve yurtdnda bitirmek zorundaydm. Sadece son ekimine yetiebildim, istediim katky sunamadm. Bu ekilde filmlerin bitimi ayn zamana denk geldi, yoksa aslnda arada bir yl var. Sen ok belgesel ektin ve biz aslnda bu l iinde en uzun zamandr senin adn biliyoruz. 90larn sonundan itibaren herkesin ok izledii ve beendii belgeseller yapyorsun. Gitmekle belgeselden yar belgesel bir eye getin. Hseyin Karabey: zcana da katlyorum; biz sinemaya ilk girdiimizde bir eyleri objektif gsterirsek insanlar tepkisiz kalamaz diye dnyorduk nk Trkiyenin ounluunun Trk sinemasnda yeterince yer almadn dnyorduk. Sinemaya giri sebebimiz biraz da buydu. nsan kendini, tank olduklarn, etrafndakileri sinemada grmeyince, Ya biz baka bir Trkiyede yayoruz ya da anlatlan Trkiye baka bir Trkiye, hissine kaplyor. Ben de konumak kolay; sen yap o zaman, dene en azndan, dedim kendime. Becerip beceremeyeceimi bilmiyordum ama denemek istedim. Bunun en objektif yolu da belgesel gibi geldi. Sonra belgeseller kmaya balaynca anladm ki, seyredenler hi de benim anlamasn istediim eyi anlamyor. Sonra objektivizm diye bir eyin olmadn anladm. Biz belgeselleri birazdan gerekleri izleyeceksiniz modunda izliyoruz; seyredilen eyler tartmasz gerek gibi alglanyor belgeselde. Kurmacadaysa drst bir taraf var. En azndan inandrrsa inanyorsun; yoksa ne sama sapan bir film diyorsun. nandrd srece uzayllarla ilgili duygusal bir filmden bile ok etkilene-

Yeni Trkiye Sinemas

163

biliyorsunuz. Ben belgesel ne, gerek ne, dokmanter ne diye ok kafa yordum. Sonra fark ediyorsunuz ki, sinema tarihinde hemen hemen her ey zaten denenmi, her ey tartlm. Ben bizim dnemi karanlk a diye nitelendiriyorum. 90lar iletiimin youn yaand ama entelektalizmin ok s olduu bir dnem; gemie baknca ciddi bir kopukluk var ve aray kapatmak da zor. Luis Bunuelin inanlmaz belgeselleri, Jean Roche, Jean- Luc Godardn denemeleri ok etkiledi beni. Anladm ki, belgesel kurmacadan daha kurmaca. Ben de filmlerimde artk her eyi, her unsuru kullanmaya baladm yava yava; Boran da yledir, Sessiz lm de, Gitmek de. Filmlerimde zaman zaman nitelendirilmesi zor olan her trl eyi kullanyorum nk bizi snrlayan bir ey yok. Formatlarmz kendimiz belirleyebiliyoruz. yklerim artk doksan, yz dakikalkt; krk dakikalk, elli dakikalk ykler bitmiti. Onlar da devam edecekti ama Gitmek gibi bir film yapmak istiyordum. te o dnemde karlatk Ayayla (Damgac). Aya, aslnda, o dnem biraz sinirliydi, kzgnd. ok houma giden, ok naif bir taraf vard: Neden bu byle olmuyor? diye soru sorabiliyordu. oumuz ya sindirildiimiz iin ya da tepkimizin dierlerince aptalca bulunmasndan ekindiimiz iin sormayz bu soruyu, baz eyleri sorgulamayz. Ayaysa Neden? diyordu her seferinde. Benim anlatacam hikayelere ok denk dyordu onun yaad. O belgesel gibi bir ey dnyordu ama ben Bu benim ilk uzun metrajm olacak, beraber yazacaz ve barol sen oynayacaksn, dedim. Biraz rkt bata ama sonra anlad ne yapmak istediimi. Senaryoyu yazma sreci bir buuk yl kadar srd. Ondan neler yaadn birebir yazmasn, kullanabileceim her eyi vermesini istedim. O da, saolsun, gvendi ve her eyi sundu. Ben de senaryoyu olutururken her aamada, her yeni bir eyler yazdmda ona gnderdim. Onun yaamad birok ey de var filmde, hepsi iin onayn aldm. Gerek karakterden ve hikayeden fazla uzaklamadan senaryoyu tamamladk. Filmlerinizin durduu yeri biraz daha sonra konualm istiyorum. nce filmlerin yksn, nasl ekildiini konualm. Gitmek hari dierleri erkek filmleri; onlar da biraz konualm istiyorum ama nce Sonbahar ve Made in Europeun ekim hikayelerini dinleyelim. nan Temelkuran: Bir erkein, bir grup erkein hikayesi anlatlmas gerekiyorsa bu bir erkek filmi olur, burada az bozuk insanlar olur. Ama burada illa kadna yle davranlacak ya da byle davranlmas gerekir, siz de byle davrann diye bir ey yoktur. Aranzda bu ile ilgilenenler biliyordur: zdeleme ve yabanclama kavramlar vardr; kendinizi o karakterin yerine koyarsnz ya da ondan uzak hissedersiniz. kincisi daha

164

Mithat Alam Film Merkezi Sylei, Panel ve Sunum Yll 2009

Brechtiyen bir eydir ve ben yle bir ey yaptm iin hi rahatsz deilim. Neden erkek filmi? ok gmen hikayesi izlemisinizdir siz de, ngilteredeki ikinci kuak Hintli ve Pakistanl genlerin aileleriyle atmas gibi... Annda be alt tane sayabilirim; Oriented Disoriented, I Found Love, Bend it Like Beckham... Bunlarn deiik lkelerdeki versiyonlarn izledik. Biz de ok yaptk; Krkmetrekare Almanya gibi binlerce gmen filmi, binlerce hikaye var. Hikaye ok ama ben bunlarn gsterilmediini ya da ok az gsterildiini dnyorum. Televizyon dnyada olan bitenin ounu anlatyor ama sizin televizyondan ayrlabilmeniz iin biraz daha dibine girmeniz, biraz daha kazmanz gerekiyor oray, o insanlarn iine girmek gerekiyor. Bu lkede yaaynca, biraz yetitirilme tarznzdan, biraz da kendi vicdannzdan kaynaklanan bir politik sorumluluk hissediyorsunuz. Neden bu kadar erkek? Ben orada yaarken etrafmdaki insanlardan beslendim. Bir sr hikaye gerek, geree yakn. Zaten belgesel gibi ekilmeye alld mmkn olduunca. Hepsi oyuncu tabii ki, ama cinema verite dediimiz akma yakn olsun diye, bazen kameray elde kullandk, i diyaloglar olmas gerektiini de dndm. Sonuta bunlar mlteci insanlar ve tek balarna lkelerinden kalkp gelmiler. Mlteci dediiniz insan derin donduruculu bir kamyonun arkasnda tek bana, Almanyadan spanyaya, Trkiyeden Yugoslavyaya gidiyor, biliyorsunuz byle hikayeleri. Bunu bir kadnn yapmas biraz daha zor. Byle rnekler de var tabii; St Kstrmek diye ok gzel bir kitap vardr, 70li yllarda tek bana Almanyaya giden kadnlarn hikayesini anlatr. Bulursanz okuyun, Metin Grn kitab. Ama ounluu erkekti, hatta ilk seksen kadar sadece erkek. Bulgaristan Trklerinden olan kadnlar ok fazla Avrupada nk artk aylk periyotlar halinde girip kabiliyorlar aday lke olduklar iin. Bu da bir detay. Bu detaylar anlatmak istedim. Valenciann gneyinde Ehido diye bir yer vardr. Ben spanyaya ilk gittiimde buradaki Fasl tarm iileri 20 bin pesotaya alyordu. spanyol tarm iisinin ald para ise 120 bin ile 140 bin arasnda deiiyor. Fasl iiler gnde 20 bin pesotaya alp korkun barakalarda kalyorlar. Bahsettiim yer Avrupada kii bana en ok Mercedesin dt yer. Bir Arap ocuk, kadnn antasn almaya alrken kadn direniyor, Arap ocuk da onu baklyor ve ldryor. spanyollar da bunlarn barakalarn atee veriyorlar. Az nce anlattm her ey televizyonlarda haber olarak kyor, u kadar maa alyorlar, yle yayorlar filan diye. Bunlar aslnda herkes biliyor fakat kimse konumuyor. Bunlar gmenliin grnmeyen ksm. Gnter Wallraff diye bir adam duymusunuzdur herhalde En Alttakiler diye bir kitap yazmt 84te. ki yl bir Trk iisi klnda yaad ve bu kitab yazd. O yapm, ben byle bir ey yapmam artk. Ben ne yapabilirim? Bu insanlar kendi aralarnda yle konumalar,

Yeni Trkiye Sinemas

165

yle hikayeler yayorlar ki bizim grmediimiz. Bir Trk patron bir Trk iiye nasl davranr, onlarn bata kurduu arkadalk ilikisi ii-patron ilikisini nasl etkiler, etraflarndaki yabanc kadnlara nasl davranrlar, hibirinin oturma izni olmay o kadnlara davranlarn nasl etkiler ya da etkiler mi gibi eyler Ve bunlarn iinden ok ilgin diyaloglar kyordu. Ben de orada yaadm sre boyunca tank olduum, sokakta yrrken duyduum ve aklmda kalan bu tr diyaloglar zerinden gitmek istedim. Grsel bir ey yok pek. On iki saat bir dkkanda alan sonra kalkp evine giden, hayatnn ou byle geen insanlar bunlar. Dediim gibi, bu Krkmetrekare Almanyada zaten anlatld iin ben o ksmn anlatmyorum. Bunlarn da anlatlmas gerektiini, ilgin bir film olacan dndm iin byle bir ie giritim. yi ki de yapmm. Biraz inat hikayesine de dnd bu filmi yapmak. Drt yl srd ama yaplabileceini de gsterdi. nallah bakalar da byle ilere giriirler. zcan Alper: Akas, ben de filmime dorudan erkek filmi diye bakmadm. Ben bu filmi Yusufun olduu kadar Elkann da hikayesi gibi dnyordum. Hikayeyi btn elikileri, kartlklaryla kurguladm. Sadece cezaevinde geen bir hikaye deil. Yusufun geldii snr kasabas ve idealleri iin Grcistandan, ykmdan gelen bir kadn... Bu yzden erkek filmi olarak grmyorum. Yoksa nann da syledii gibi, hikayeye ille de kadn koyulacak diye bir zorunluluk yok. Bir de, dedii gibi, zdelemeler etkili oluyor herhalde, nk sonuta ilk filminizde, her eyi ok net bilmiyorsunuz aslnda, zaten bilseniz sanat olmazd belki. Bilimle sanat ayran da bu; sanatta hissettiklerinize dokunmaya ve onlar kurmaya alyorsunuz. O yzden daha ok, daha emin olduunuz ve anlatabileceiniz bir karakteri anlatyorsunuz. Belki bir kadn ynetmen olsayd onun da karakteri kadn olabilirdi. Biraz bundan kaynaklanyor diye dnyorum. Sonbahar, bizim yalarmzda olanlarn, otuzlarn srmekte olanlarn btn 90lar yklerini, hem Sovyetleri hem de cezaevlerini anlatyor. ok da naif bir yerden, ok kk bir yerden anlatyor. yle koca koca laflar etmeyen ama yine de herkesi ok sarsan bir film. Bunun biraz bizim kuamzn yks olmasyla da alakas olduunu dnyor musun? imdi otuzlarnda olanlarn filmi bu kadar sahiplenmi olmasnn nedeni bu olabilir mi sence de? zcan Alper: imdilerde 30-35lerinde olan bir kuan hikayesi gibi, evet. Zaten yle de kurduk. Yusufu 96da cezaevine girip 2000li yllarda kan biri gibi dndk nk reelde de yleydi biraz. Sovyetler Birliinin yklmas ve onun buradaki ve btn dnyadaki yansmalar bir sre tartld, ama sonra baka gn-

166

Mithat Alam Film Merkezi Sylei, Panel ve Sunum Yll 2009

demlerden dolay konu kapand. Aslnda bir ara iyiydi. 91, 92, 93te Trkiyedeki politik hareketler ve zneler de nasl bir sosyalizm, Sovyetler deneyimi falan diye tartmaya balamt. Ama Trkiyede zaten her ey ok abuk deitii iin o tartmalar da yarm kald. imdi ya da bundan sonraki srelerde bence tekrar tartlacak. Hikayeyi biraz byle de kurmak istediim iin doal olarak bizim kua anlatan bir hikaye oldu. Sadece Trkiyede deil, baka lkelerde de gsterildiinde ayn kuaktan insanlar daha ok ilgilendi ya da soru sordu. Aslnda benzer bir durum, konuulmayan ama bizim kuamz anlatan ey, Gitmekte de var. Bizim yeni yeni konumaya baladmz, yeni yeni almna baladmz Krt meselesini tersten okuyan, Kuzey Irakta da birilerinin olduunu syleyen bir film. Aslnda biz sinemada ok Krt hikayesi izlemeye de alk deildik. Ylmaz Gneyden sonra yle ok belirgin Krt hikayesi eken ok az film var. Yeim Ustaolunun Gnee Yolculuku var, tam Krt filmi denemeyecek Reis elik filmleri var, bir de Gani Rzgar avata filmleri var. Onun dnda da ok bir ey yok. Hseyin Karabey: Doru sylyorsun. Zaten olsayd ben sadece seyrederdim, yapmazdm. Seyretmek daha kolay, daha keyifli. nallah sadece seyredeceim gnler de gelir. Bu lkede o kadar ok ey yaand ki, hibir dnem yeterince konuulup anlatlamad. Konuulmad srece de yaanmaya devam edecek. Trk sinemasnda Krt karakterleri stereotiptir; ya iyi kaakdr ya kt kaak, ya aadr ya maraba ya da -son dnemde- terristtir, tre cinayeti ileyendir, iportacdr. Trkeyi konumay beceremeyen, Trkeyi aksanl konuunca komik duran ho karakterlerdir. Kendi dilinde konuan bir yal kadnn bilgece szler syleyebilecei hi aklmza gelmez. Hatta o dilde bilgece eyler sylenebilecei hi aklmza gelmez. Bu sadece Trkiyeye zg bir durum deil, birok lkede tekiletirmede kullanlm bir teknik. Ben ninemin ne kadar bilge bir kadn olduunu biliyorum ama o yata bir kadn hi kendi dilinde konumad Trk sinemasnda. Aslnda konuabilse insanlar sayg gsterecek, belki bu dili renmek iin aba da gsterecek. yle ok acayip bir durum var Trkiyede; brakn, Krtler anadilini konusun deniyor. Halbuki bu dilin bir zenginlik olduunu, ayr bir yaam, ayr bir kltr olduunu grp biz de renelim denmeli. Henz o aamada deiliz. Bu da herhalde heves yaratarak mmkn olacak. Yeni filmim biraz dil zerine aslnda. yle bir albeni yaratmak istiyorum ki, seyredenler keke bu dili bilseydik desin. Bir de, zellikle 12 Eyllden sonra ortaya kmaya balayan karakterler var. Adlarn yksek sesle sylemekten ekinmiyorum; Kk Emrahlar, brahim Tatlsesler, Mahsun Krmzgl-

Yeni Trkiye Sinemas

167

ler... Bu karakterler u anlamda nemli: Krtlere Yrtabilirsiniz, byk paralar kazanabilirsiniz ama sadece bu ekilde, deniyor. O karaktelerin sunumuna; medyada, basnda kullanmna bakn. Belki onlarn ahs yle deildir, o ayr, ama ok benzerler birbirlerine. Biraz maodurlar, biraz naif, azlar ok laf yapmaz ama sempatiktirler, sesleri gzeldir ve paray da vurmulardr. Ama ok nl Krt akademisyenimiz yok mesela, hemen kafadan on tane sayamayz. Bilimde, sanatta kendi kimliini de reddetmeden ilerleyen insanlarn ne kmasna ok izin vermiyor bu topraklar. Ben de bunu gstermeye altm filmdeki ressam mlteci karakteriyle mesela. Yanndan getiimizde korktuumuz bir gmenin, aslnda bir ressam olabileceini gstermek istedim. Kendi lkesinde tannm ama bu lkede srnen bir ressam. Ben bile, bilmeme ramen, gmenler hakknda yaratlan imajdan etkileniyorum; apulcu gibi birisi yanmdan geerse korkuyorum. Bu algy krmann ancak bu tr filmler retilmesiyle mmkn olacan dnyorum. O yzden byle bir film yaptm ben de. Krt sinemas ve Krtlerin sinemadaki varln konumaya balyoruz biz artk, Krt sinemas diye bir ey var. Kazm z var, sen varsn; belgesel yapan bir sr gen insan var. Hatta Aralk aynda Diyarbakrda Krt sinemas konferans yaplacak ve dnyann drt bir yanndan Krt sinemas zerine konumak iin insanlar gelecek. Sen, bir Krt sinemas oluturmann bir ihtiya olduunu dnyor musun? Hseyin Karabey: Bence iini doldurmas ok zor bir tanm. Trk sinemas demek de, Krt sinemas demek de ok iddial ve yanl yerlere varabilecek tanmlamalar ama Krtlerin sinema yapmas, kendilerini ekinmeden ifade etmesi bu lkeyi ok zenginletirecektir. Bu tr tanmlamalar ya akademisyenler yapar ya da yapmclar, nk bir kategoriye sokmak ilerini kolaylatrr. Bize devaml bu soru soruluyor, ben de yle diyorum; Krt sinemas sizin kafanzdaki tanmlara bile uymuyor henz. Krt sinemas en kaba anlamda Krdistanda yaplan, Krte yaplan, Krtlerin parasyla yaplan, Krtlerin oynad, Krtlerin hikayesini anlatan ve Krtlere gsterilen ulusal bir sinemadr. Krt kelimesini kullanarak ulusal sinemaya gnderme yapyoruz ama byle bir sinema henz yok. Buna ok az da olsa yaklaan ynetmenler var, Bahman Ghobadi gibi. Ben aramzda en Krtn o olduuna inanyorum. Kat zerindeki tanmlamaya en yakn olabilecek, en heyecan verici ynetmen olarak onu gryorum. Bizse u anda kimlik sorunu yayoruz. Kimliimizi anlamak, kendimizi ifade etmek iin sinemay, hikayelerimizi kullanyoruz. Yeni kavramlar retmemiz lazm. Tanmlamalar hep dayatlan eyler. Ben, Trk ya da Krt sinemas diye ayrmyorum, Trkiye

168

Mithat Alam Film Merkezi Sylei, Panel ve Sunum Yll 2009

sinemas diyorum nk ben burada yayorum, hep buradaydm ve imdi kendimi ifade etmeye balyorum. Bence Trk halk daha ok ve ciddi bir kimlik sorunu yayor. Bizim varlmz inkar ediliyordu. Varl toptan inkar edilen bir halktan bahsediyoruz, tam da o yzden varl ortada. Dieriyse kendini ifade etmeye altnda bir trl tanmlayamyor. Kavram o kadar karmak ki... Belki bizim kendimizi bu kadar rahat ifade etmemiz Trklerin de kendi kimlik sorununu tekrar tartmasna yol aacaktr. Trklerin kendi kimlik sorunlar tartlmad iin bizi yok sayyorlar zaten. Krtler bunlarsa biz kimiz diyecek, baka bir kimlik bulmak zorunda kalacak. Bu yzden ben bu tr abalara ok scak bakyorum. En azndan tartlmasn salyor. Diyelim ki yanl tanmland, nemli deil, hele bir tartmaya balayalm. Geenlerde Krt Sinemas diye bir kitap da kt Mjde Arslannn derledii. ok iddial bir isim olduunun farkndaydm ama buna ramen yer almaktan ekinmedim. Daha ciddi ya da daha derin bir aratrmann balangc olabilir. ksn, tartalm, eminim bir yerde buluacaz. Ben baka hikayeler de anlatmaya devam edeceim nk. Krte bilmiyorum ne yazk ki, annem ve babam kendi yaadklarndan dolay korkmular retmeye. Sadece kavga ederken ya da gizli bir ey konutuklarnda kullanrlard Krteyi, ama ben bunu eksi bir ey olarak grmyorum. Bu dilde de anlatmaya devam edeceim, tank olduum dillerde de... Byle dnyorum. Sizin filmlerinizdeki ykler aslnda bizim ok dinlemediimiz yklerdi. Biraz da bu yzden Yeni Trkiye Sinemas demek istedik, hem yeni filmler yaptnz iin hem de yeni bir Trkiyeyi, bilmediimiz bir Trkiyeyi bize anlattnz iin... Biz gmenleri genellikle komik olarak dinledik, genelde de bildiimiz gibi konuulmayan Trkeye gldk, leheleri komik bulduk. Hseyin Karabey: Dille ilgili son bir ey sylemek istiyorum; bizim siyasi sinema yaptmz syleniyor ama televizyondaki dizilere bakyorum da biz onlar kadar siyasi deiliz. Onlar gereklii bozuyorlar, baka trl kuruyorlar, sonra da yaynlyorlar. Biz en azndan olduu gibi gstermeye alyoruz. Btn Krtlerin, dizilerde gsterildii gibi bozuk bir aksanla da olsa Trke konuabildii sanlrsa anadilde eitim talepleri siyasi bir istek olarak alglanr. Trkeyi gayet iyi biliyor ve konuuyorlar, neden anadil diye zorluyorlar ki, diye dnlr. Ama gerekte durum yle deil. Gerek, ki Dil Bir Bavulda gsterildii gibi. nsanlar doru olann bu olduunu bilirse anadilde eitimin bu insanlar iin ne kadar nemli olduunu daha iyi anlarlar.

Yeni Trkiye Sinemas

169

zcan Alper: Hseyin madem dil meselesine girdi, ben de bir ey anlatmak istiyorum. niversiteden bir arkadam alk grevine girmiti, yz elli beinci gn hastanede mdahele ettiler. O dnemde iki bine yakn tutuklunun yaad Wernicke-Korsakoff sendromunu yaad o da ve ocukluunu unuttu. Sonra kye geldi ve bir yandan tedavi grrken bir yandan da arkadalaryla konutuka tekrar hatrlamaya balad zaman iinde. O zaman bu dil meselesinin ne kadar nemli olduunu dnmtm. Siz bir dille byyorsunuz, babaanneniz size o dilde trk sylyor, masal anlatyor. Sonra okula balyorsunuz mesela ve o yedi yl tamamen unutmaya zorlanyorsunuz. Btn bunlarn stne siz nasl ressam olabilirsiniz, nasl edebiyat olabilirsiniz, nasl sinemac olabilirsiniz, nasl felsefeci olabilirsiniz? Dolaysyla aslnda bu sadece bunu yaayan kiilerin sorunu deil. Btn lkenin bir kayb ayn zamanda. zleyici: Filmlerinizin datm ve datmclarla ilgili problemlerinizden de bahseder misiniz? nan Temelkuran: zcann ki Dil Bir Bavul filmi ile ilgili anlatt bir eyden bahsetmek istiyorum nce: Biliyorsunuz, stanbulda eitim seviyesi ortalamas en yksek ile Kadky. Ekonomik dzeyi de yine ortalamann stnde. Adn vermeyeyim, bir datmc bu filmi Kadkyde hibir sinemaya sokamad, ki en bamsz, bu ie en ok gnl vermi bir datmcdr. Ben bu datmcnn yapt iten biraz phe ediyorum, ncelikle bunu syleyeyim. Baka lkelerdeki datmclar risk alyor ama bu lkede hi kimse hibir riske girmiyor. Yaptklar i filmi depolamak, illere gndermek, sinemalara teklif verip tekliflerin cevabn beklemekten ibaret. Bu lkede g biraz da salon sahiplerinin elinde. Sadece zen Film gibi ok byk datmclar bu gten etkilenmiyor. Mesela, Recep vediki zen Film datyor ve film 12 ubatta gsterime girecek. zen Filmin elinde sekiz-dokuz tane de kk film var. zen Film sinema salonlarna diyor ki, Recep vediki oynatmak istiyorsan bu filmlerin hepsini birer hafta oynatacaksn. Kk filmler ancak bu ekilde gsterilme olana yakalyor. Bir de sinema salonlar asndan bakalm olaya, diyalektik dnelim; salon sahibi de oray hayrna amyor. zellikle bamsz salonlar iin kk bir filmi oynatmak elbette bir risk; insanlar sinemaya star grmeye gidiyor nk. Trkiyede sinemaya insan eken isimler de Ylmaz Erdoan, Cem Ylmaz. Komedi ya da korku filmleri i yapyor. Bunlar olmad srece salon sahibi asndan film byk risk tayor. Dolaysyla, salon sahibi de datmc firmaya bask yapabiliyor. Datmclar da bu salonlarla i ilikilerini riske atmamak iin boyun emek zorunda kalyor. Bu ekilde bir arz talep dengesi oluuyor. Aslnda sistem baka trl olsayd, televizyonlara doru dzgn sat

170

Mithat Alam Film Merkezi Sylei, Panel ve Sunum Yll 2009

yapabiliyor olsaydk, belki de filmlerimizi sinemada gstermek zorunda kalmazdk. Bu lkenin en byk belas 12 Eylln yaratt RTKtr. Bandaki Zahit Akman -Kanal 7nin eski mdrdr kendisi- gitti, daha beteri geldi. Bu lkede televizyonda kfr yasak, sigara, alkol gstermek yasak Byle sama ey olur mu? Tamam, ocuklar koruyalm ama saat 10dan sonra da olmasn bu yasaklar. nsanlar Digitrke para dyorlar ama orada da sansrleniyor. Dolaysyla, filminizi sinemada oynatmak zorunda kalyorsunuz. Bir filmin bir kopyasnn maliyeti, eer dijital ekiyorsan, birinci kopyay basmak ok pahal bir ey. Bilmediiniz daha baka masraflar da var; dolby denen bir sistem var, biliyorsunuz. Biz ona her film iin dokuz kopyaya kadar 800 pound, dokuz kopyadan sonra 4 bin 900 pound dyoruz. ok masrafl bir ey. Biz, sinemada ya da baka yerde bir ekilde filmlerimizin izlenmesini istiyoruz ama sinemadan baka bir yer de yok. Benimki ok kfrl bir film, zor. Ben kanal sahibi olsam, ne yapacam bu filmi, derim. Hseyinin filmine blc diyecekler. zcannkinde seks sahnesi var, Trk aile yapsna aykr. Byle sama sapan bir durum var lkede; krler sarlar birbirini arlar. Halbuki sokakta iinde kfr olmayan cmle yok ama televizyonda olmuyor. yi, tamam, olmasn, siz bildiiniz gibi ynetin lkeyi. Hseyin Karabey: Her ey yzeysel, altyaps yok. Bir altyap oluturulsa bile bir darbeyle dmdz ediliyor. 19781980lere kadar bir sinema kltr vard aslnda, sinematek bile vard. Sinematek 1980de kapatlmasayd muhtemelen byk niversitelerin olduu yerlerde, be byk kentimizde birok ubesi alacakt. zcan Alper: On be bini geen nfuslu yerlerde alrd. Hseyin Karabey: Sinematekler de muhtemelen filmlerimizin gsterimine hemen destek olacaklard. Fransadaki sinematek gsteriyor mesela filmlerimizi. 1980 darbesi olmasayd, televizyon kltr belki de bu kadar yozlamayacakt, nk byk medyann, byk sermaye gruplarnn eline gemeyecekti. Kanal sahipleri de RTKden daha susuz deil, korkunlar, onlar da korkunlar. Yaptklar diziler bizim filmlerimizden kat be kat ahlaksz, tehlikeli, blc ama mthi paralar kazanyorlar. nan Temelkuran: yle gibi grnmyor ama yle. Hseyin Karabey: Datm zerine epey kafa yoruyoruz nk biz her eye ramen film yapmak zorundayz; kendimizi byle ifade ediyoruz. Sinema filmi yapana kadar her ey daha kolayd, datyorduk ya da kendimiz gsteriyorduk, bir ekilde ulatr-

Yeni Trkiye Sinemas

171

yorduk. Ticari bir format deildi, ok fazla para harcamadmz iin ok fazla para da beklemiyorduk. Ama imdi yle deil. Bir sinema filminde, demin anlattmz sebeplerden dolay, maliyetin en azndan yarsnn mutlaka geri dnmesi lazm, kara gemeyi de brak. Ama bu o kadar zor ki, artk ne yapacaz bilmiyorum. nan Temelkuran: Televizyondaki tehlikeli eylerle ilgili bir ey dnyorum; mesela, Avrupa Yakas benim gzmde bu lkenin en tehlikeli dizisidir. Bu lkedeki btn kurumlar bu kadar olumlayan bir baka dizi daha grmedim. Otuz ya da otuz be yanda bir kadn, eitimli, kariyer sahibi ama ailesiyle yayor ve sevgilisi olduunu bile syleyemiyor, yuh yani. Hani kadn ekonomik zgrln kazannca her ey zlecekti? yle deil, diyor bu dizi. ok ok tehlikeli buluyorum dizileri bu yzden. zcan Alper: Biz aslnda yine anslyz. Gnee Yolculuku hatrlyorum, Berlinde dl almt, 1999 ylnda. Gergin bir dnemdi yine. Abdullah calann yakalanp Trkiyeye getirildii zamand. Film aslnda olduka hmanist bir filmdi ama yine de byk datm irketleri gizlice anlap filmi datmama karar ald. Yani, aslnda, Trkiye bir taraftan ok da abuk deiiyor, yle dinamikler de var. Gsterim konusunda bizlerin abas dnda bir kltr politikas da olmas gerekiyor. Bunun en iyi rneini Trk sinemas haftas iin gittiimde srailde grdm. Her ehirde bin kiilik, be yz kiilik, yz kiilik; 35mm, 16mm video gsterimlerinin olduu sinematekler var. Byle yerlere ihtiya var. Sonbahar gsterildiinde ilk hafta ok insan seyretti de yle kurtardk durumu. nann dedii gibi, ki Dil Bir Bavul iin Kadkyde sinema bulunamyordu. Biz de yle bir ey yaptk: Elli-altm kii her gn bir sinemaya giderek Bu film gelmeyecek mi? diye sorup sinema salonlarnn filme talep olduunu dnmesini salamaya alt. Gerekten de ok talep oldu, ok insan seyretti sonradan. Trabzonda da benzer bir ey yaand. Bunu neden anlatyorum? nan, filmlerimiz ille de sinemada izlenecek diye bir ey yok diyor ya, ben buna katlmyorum. Sinemada bizimki gibi alternatif filmlerin gsterilmesini kltr politikalarnn ekillendirilmesi asndan nemli buluyorum. Ayrca izleyici saymz sanld kadar dk deil. Mesela, Trabzonda Sonbahar 6 bin kii izledi ve bu ciddi bir rakamd. Oysa datmclar bu film Trabzonda gitmez, diyordu. Aslnda her ehirde izleyicimiz var. Her ehirde bu salon gibi bir sinematek olsa, bizimki gibi filmler ok rahat 500 bin, 600 bin izlenir. 250 bin bile izlense bizim gibi insanlar hibir kaynaa, Bakanln desteine filan ihtiya duymadan sinema yapabilecek. Hseyinin de dedii gibi tek bir aremiz var: Bamsz sinema yapmak. Bunun iin de retimden datma kadar her admda bamsz olmak gerekiyor. Datmclarn snrn aan bir film yaptn an iin biter. Bir

172

Mithat Alam Film Merkezi Sylei, Panel ve Sunum Yll 2009

daha da gstermezler. Ama, bir taraftan da, datmla uramamz ok byk bir enerji kayb. Mesela, u an bizi destekleyen datm irketinde ki Dil Bir Bavul iin birka kii alyor. Gerekten ok enerji alan bir ey. Ben film yapmakla m uraacam, datmakla m? nann filmi de gsterime girecek birka ay sonra, o da ayn eyi yaayacak. O yzden, diyorum ki; Ankara, zmir, stanbul, Diyarbakr, Mersin, Adana, Trabzon, Samsun, Van gibi ehirlerde, 250 kiilik bile istemiyorum, 100er kiilik salonlar olsun. Tamam, Recep vediki de gstersinler ama bizimki gibi filmler gsterime girdiinde de birer hafta gstersinler ya da gnde alt seans varsa iki seans bizim filmlere ayrsnlar. Doluyor nk, grdm bunu. Bizimki gibi filmlerin izlenmedii doru deil, ulaabildikleri srece izliyor insanlar. O yzden tek are, yine bizim gibi gen insanlarn, belki gen yapmc arkadalar da iin iine sokarak, bamsz bir datm irketi kurmas. Byle zlecek gibime geliyor. zleyici: Made in Europeun kadrosu nasl olutu? Ka tane amatr oyuncu var? nan Temelkuran: Hepsi profesyonel. Elli drt kii oynad filmde, hepsiyle teker teker konuarak oluturdum. Hakikaten ok zor bir sreti. Bangladeli, Kbal, Arap oyuncular bulmak hi kolay olmad. zleyici: Gitmek filmiyle ilgili bir soru sormak istiyorum. Filmin bir blmnden itibaren ofrleri de anlatyorsunuz; olduka sempatik, esprili tipler. Hikayenin bir paras myd yoksa ofrler hakknda sylemek istediiniz bir eyler mi vard? Hseyin Karabey: Blgeye gittiyseniz bilirsiniz, orayla ilgili bir hikaye anlatmak istiyorsanz ofrlerden bahsetmemeniz imkansz gibi. Mesela, stanbul zerine de bir film yapmay dnyorum. stanbul da taksi ofrlerinden bahsedilmeden anlatlamaz. zcanla n hazrlk iin Kuzey Iraka gittiimizde ah Havan diye biriyle tantk. Kendisini oynatmak istedik aslnda ama vize sorununu zemediimiz iin olmad. Onun yerine Volga oynad ama kendisi oynasayd da, herhalde, inanlmazd. yknn getii yerlerde insanlar nasl hareket ediyorsa yle yapmak istedik biraz. zleyici: Yeni Sinemaclarla yakn msnz, nasl bir ilikiniz var? Hseyin Karabey: Onlar bizim abilerimiz, ok izledim onlar. Bana cesaret veren, birok eyin mmkn olduuna inanmam salayan bir gruptur. Sinemada birok nyargy krdlar. Tantktan sonra da bize mmkn olduunca destek olmaya altlar.

Yeni Trkiye Sinemas

173

zleyici: Benzer kayglar olan sinemaclar arasnda dayanma olduunu grmek ok gzel. Hseyin Karabey: Bundan sonra daha ok olacana eminim. Biz zcanla zaten ok eskiden beri birbirimize destek oluyoruz. Kazm da yle. Ksa film dneminde daha da rahat, kolay oluyor destek olmak. biraz byynce biraz daha zorlayor ama, mesela, nan arayp bir ey sorarsa, ki sormad, elimizden geleni yaparz. zcan Alper: mzn dnda Pelin Esmer, Murat Dzgnolu, Seyfi Teoman ve birka isim daha var. Birbirimizi tanyoruz, konuuyoruz, fikir alyoruz. Zeki, Yeim ve Yeni Sinemaclarla da biraz daha fazla grp, konuabiliriz gibime geliyor. Yeni Trkiye sinemasn tartyorsak, mesela, hep beraber tartmalyz. zleyici: 1990larn banda Trkiye sinemas daha bamsz, daha bireysel filmlerle ilerlerdi. Ama sizinle beraber, zcan Alper, Yeim Ustaolunu da katabiliriz, birlikte i yapan bir sinemac kua yetiti Trkiyede. Mesela, eskiden Nuri Bilge Ceylan, Zeki Demirkubuzu ve Dervi Zaimi bir balk altnda toplayp panel yapamazd sinemaclar, ama siz belli bir balk altnda toplanp bunu tartabiliyorsunuz. Bunda MKM1nin, BSK2 evresindeki Grnt dergisinin ve baka eylerin de etkisi vardr ama siz yine de biraz daha farkl bir sinemac kua olarak burada bulunuyorsunuz. Kendinizi nasl deerlendiriyorsunuz ve ileride nasl bir eye dnecek bu? Hseyin Karabey: Bence bizim bu tr panellere davet edilmemiz iin biraz erken aslnda, bazen yle dnyorum. Tamam, belgesel filan yaptk ama ilk uzun metrajmz yani. zcan Alper: Belki uvallayacaz. Hseyin Karabey: Evet. Belki konumay en ok nan hak ediyor aramzda. O ikinci filmini bitirdi, biz bitiremedik daha. Tabii ki farklyz, farkl olduumuz hissediliyor ama o farkll sonraki ilerimizde de devam ettirebilmemiz nemli. Dayanmamz devam edebiliyorsa, yeni ynetmenlerin kmasna destek olabiliyorsak, zcann bahsettii gibi sinema kltrn btn olarak grp yaz, datm ve entelektel tartma anlamnda ona bir katk sunabiliyorsak farkllmz kabul edeceim. Buna hemen inanmak istemiyorum, bizi rahatlatabilir. Birdenbire koltuklar 1 Mezopotamya Kltr Merkezi 2 Boazii niversitesi Sinema Kulb

174

Mithat Alam Film Merkezi Sylei, Panel ve Sunum Yll 2009

deitik ama ok uzun sre oradaki izleyici koltuklarnda oturduk biz. Onu bir sre daha korumak, beklemek lazm. nan Temelkuran: Kendimize isim koyamadmz da anlatr msn? Hseyin Karabey: mz ve aklnza ilk gelebilecek insanlar, drt-be ay ya da daha uzun bir sredir toplanyoruz. Bir trl isim bulamyoruz kendimize. Binlerce alternatif dndk ama birini seemedik. sim zrl de olabiliriz ama daha ok kimlik sorunuyla alakal galiba. nan Temelkuran: Durun daha, bismillah, sadece bir film yaptk, ne oluyor ya, diye dnyorum ben bu konuda. kinci film de bitti ok kr de, ok farkl filmler yapyoruz. Ben birlikteliimizi daha ok politik bir birliktelik olarak gryorum. Bu bir tavr/politik diyeyim, tam ne diyeceimi de bilmiyorum ama biraz yle bir ey gibi geliyor. Hseyin ve zcana direkt politik diyebilirim de dier arkadalarn hepsi iin syleyemem bunu. Ama, dediim gibi, bir tavr bu. Bir de demin eskiden ynetmenleri bir araya getiremezdik diyorsunuz ama Nuri Bilge Ceylan, Zeki Demirkubuz ve Semih Kaplanolu bir ara beraber irket bile kurmulard. Yeni Sinemaclar dediimiz de bir gruptu. Aralarnda Lalelide Bir Azizenin ynetmeni Kudret Sabanc, Gemidenin ynetmeni Serdar Akar ve Aydn Bulut vard. Bir anda byle yedi-sekiz film kt diye Yeni Trkiye Sinemas gibi bir ey kyor, ama bir ey hatrlatmak istiyorum herkese: -drt film ayn anda gie yapt diye ATVde Siyaset Meydannda iki ylda bir Trk sinemas tartmas yaplrd. Bu hale de dnmesin, yle bir ey yok nk. Sinema kltr dediimiz ey, arkadan da dedii gibi, izleyicisinden, festivalinden yazarlarna kadar bir btn. Mesela, bizdeki sinema yazarl kltr daha ok sosyoloji zerinden giden bir ey gibi; herkes hikayeyi anlatr ama kimsenin filmin teknik ya da mhendislik zmlemesi zerine bir ey sylediini grmedim. Hseyin Karabey: Korkuyorlar m? nan Temelkuran: Byk ihtimalle bilmiyorlar. renmek zor olabilir ama ok da nemli bir ey. Sinemay dil yapan, onu tiyatrodan ayran ey yakn plandr. Bu girdikten sonra sinema dili olumaya balar. Bunlarn; byklerin, uzunlarn, ortalarn, hareketlilerin, duraanlarn, unlarn bunlarn bir ekilde birletirilip bir btn oluturulmas, o sahneyi zmleme mhendislii diyelim, tekniiyle ilgili bir ey grmyorum ben sinema yazlarnda. Bu nemli bir eksik. Kendi aramzda da az konuuyoruz. Bir araya geldiimizde daha ok yapm sorunlarndan

Yeni Trkiye Sinemas

175

bahsediyoruz. Biraz da bu son okuduumuz kitaplardan, filmlerden bahsetmeliyiz ama ite bir trl frsat olmuyor. Srekli ne yapacamz, kendimize ne isim vereceimizi konuuyoruz. zleyici: Gitmek filminin ynetmenine sormak istiyorum: Dizilerde Krt karakterlerinin ne kadar yabanclatrldndan bahsettiniz. Filminizdeki Aya karakterinin entelektel olduunu gryoruz, tiyatroda da baarl olduunu gryoruz. Hama Ali ise gln filmlere imza atyor. Krt taksi ofrlerine de glyoruz. Yani, Ayann entelektel, tekilerin gln olduunu gryoruz. Sizce bu da bizi biraz yabanclatrm olmuyor mu? Hseyin Karabey: Ben filmin Krt karakteri yle olacak, Trk karakteri byle olacak diye kurgulamadm, siyasi bir amacm yoktu nk. Film bittikten sonra benim olmaktan kyor, sizin filminiz oluyor. Siz nasl alglyorsanz o oluyor. Bu, ak filmlerinde olan biten her eyi tersine evirmeye alan bir film aslnda. Ak filmlerinde genelde erkek kadnn arkasndan gider; Ferhat dalar deler, vs. Bizim filmimizde ise kadn gidiyor. Ve yine ak filmlerinde genellikle peinden gidilen kii gzel ya da yakkl olur, gl ve baarl olur. Bizde o da yok. zleyicinin Bu adamn peinden mi gidiyor, duygusunu yaamasn istedim nk, bence, sevdiiniz kiinin kim olduu deil, onu nasl sevdiiniz nemli. Bunun altn izmeye alrken Hama Ali karakteri biraz karikatrleti ister istemez. Biz kendi deer yarglarmzla yarglyoruz Hama Aliyi; asla snr geeceine, geleceine inanmyoruz. Ayann bir replii var mesela, Beni hl grmek istiyor musun? Hl hayatn tehlikeye atmay gze alyor musun? diyor. Bu aslnda bir kk burjuva markl. Hayatn ne kadar zor olduunu bilmiyor. stanbulda o da teki; ama baka bir tekiyle karlatnda marlklk yapabiliyor. zleyici: Ben de Gitmek filmiyle ilgili soru soracam. Filmi dijital olarak ektiniz. Uzun metrajda dijitali tercih etmenin mutlaka sebepleri var: Maliyet olabilir, ekimin doas gerei olabilir, kurguda kolaylk olabilir... Sizin sebepleriniz nelerdi? Hseyin Karabey: Bu tr konularda pek konumayz ama aslnda bizim asl bamsz olmamz salayan ey dijitaldir. Gereki olmak gerekirse bize en byk destei o vermitir. Dijital film ktnda her ey daha kolay olmaya, daha rahat olmaya balad bizim iin. Bir kere ok hzl hareket edebiliyorduk. 35 ya da 16 ekseydik bu kadar hzl hareket edemezdik. Siz filmdeki baz sahneleri benim estetik bir tarz olarak zellikle ektiimi dnyorsunuz; ama bazlar zorunluluktan geliiyor. Trkiyede yadsnan baz eyler vardr. Mesela, ben kurmaca bir film eksem ve filmde bir otobs ikide bir polis ya da askerler tarafndan

176

Mithat Alam Film Merkezi Sylei, Panel ve Sunum Yll 2009

durdurulsa, Amma da gze sokmu, Trkiyeyi ktlemek iin illa bir ey yapacak, deniyor. Ama bunu gerekten yakalaynca, dokmanter olarak yakalaynca en eletirel izleyen kii bile aryor, gnlk yaamda o ekilde tezahr ettiini bilmiyor nk. te yle anlar yakalayabilmek iin de hzl bir kameraya ihtiyacnz var. unu hemen ekelim dediiniz zaman 35te yarm saat sryor hazrlklar. Ama dijitalle askerler fark edene kadar oktan ekmi oluyorduk. Bir sahne vard, ok nemserim o sahneyi; rnakta bir Krt dn ekiyoruz, arkadan cemse cemse askerler geiyor. Muhtemelen operasyona gidiyorlar ya da dnyorlar ya da oradalar. te o an birebir yakalaynca ok etkili oluyor, bunu da dijital sayesinde yapabiliyoruz. zcan Alper: Gvenlik asndan da ie yaryor. randa ekim yaparken devrim muhafzlarna yakalanmtk. Bir kadn arkadamz, zaten rtl olmak zorunda, hemen normal kasedi alp kat. Biz de daha nce mekan bakmaya gittiimizde kaydettiimiz kasetleri verdik. Geri yine de gzalt oldu ama negatif olsa onu alp karamazdk, yle faydalar da salyor. Hseyin Karabey: Tabii. Dijital kamera gerekten zgr ve rahat olman salyor. Oyuncularla alrken de istediiniz kadar ekim yapabiliyorsunuz. 35 ya da 16 olunca ok fazla tekrar ekemiyorsunuz, o anlamda da byk bir ans. zleyici: Ben Sonbahar filmi hakknda soru sormak istiyorum. ok sk rastlayamadmz orijinallikte bir film ekmisiniz bence. Bu filmin iki boyutu var; hem sanatsal bir film hem de bir dava anlatyor. O yzden de bamsz sinema evrelerinde ok beenildi. lk filminizle byk bir baarya ulatnz. Belki hikayeyi ok iyi biliyordunuz, gerekten hissettiiniz bir eydi; iler de yolunda gitti, ans faktr yannzdayd... leride bu seviyeyi tutturamazsanz ne yaparsnz? zcan Alper: Demin nann da dedii gibi, daha birinci filmlerimizi yaptk ve ok iddial cmleler kurmak yanl olur. Sonuta Trkiyede sizin dediiniz kategorilerde pek ok iyi film var. Avrupada tannmak konusunda ans yanmzdayd, doru. Her ey yolunda gitti, ok sayda festivale gidebildik. Bir sonraki filmimizde baarl olup olmamak sadece ne yapmak istediimizi bilmemize, yapmak istediimiz eye odaklanmamza ve biraz da yeni olduumuz iin, dersimize iyi alp almamamza bal, yle dnyorum. Hseyinin de dedii gibi, gerekte ne yapp yapamayacamz nc filmlerimizde belli olacak. O yzden mmkn olduunca dersimize daha ok almaya alacaz, gayret edeceiz. Yeni film iin daha ok heyecanlanyorum mesela ama bu kyas gerektirmiyor.

Yeni Trkiye Sinemas

177

Hseyin Karabey: Bir de at yar gibi; yeni filmim ka tane dl alacak? Alacak m, almayacak m? zcan Alper: Bizim iin yle bir tehlike var, belki de en ok konumamz gereken eylerden biri de bu: Asla sinemay bir meslek olarak grmememiz gerekiyor. Byle grrsek srekli retmeliyiz gibi bir yanlgya kaplrz. zleyici: Sonbahar filminin mziklerini nasl setiniz? zcan Alper: Film mzikleri bizi en ok zorlayan konulardan biriydi. Filmin getii corafya olmas itibaryla Kafkasya mziklerini, tnlarn da kullanmak istedim. Orijinal bir alma olmasn istedim, bu yzden son altmz mzisyenlerden nce iki grup mzisyen deitirdik. O en parasz zamanmzda ciddi para da harcamtk aslnda ama buna ramen onlarn almalarn kabul etmedik. En sonunda kurgu srecinde birlikte alabileceim ve farkl alanlardan insanlar bir araya getirebilirsek istediimize yakn bir ey elde edebiliriz diye dndm. Ayenur Kolivar daha nce yapt ilerden dolay tanyordum. Sonra Rusyadan biriyle tantk. Yine Hemin mziklerini alan bir grup vard. Sumru Aryryeni tanrsnz. Bu isimleri bir araya getirerek altk. Drt-be ay filan srd galiba mzik. Post-prodksiyon dneminde en uzun sren almalardan biriydi ama deneye deneye oldu yani. zleyici: Az nce dediniz ya teknik analiz ok fazla yaplmyor diye, ben de imdi yapamayacam da aklma taklan bir eyi sormak istyirorum. Filminiz daha ok i mekanlarda ekilmi. D mekan olsa bile karanlk, gece vakitlerinde ekimler hep. Sadece sanrm Madridden Berline gei ksmndayd, bir Paris grnts var. nan Temelkuran: Paris, sabah. zleyici: Onun zel bir anlam var m? Filmden ok kopuk bir sahne. nan Temelkuran: Ben ekemedim o sahneyi, baka birisi ekti. Orijinalinde benim ekmek istediim sahnede tam ortada Eiffel Kulesi olacakt, yedi-sekiz kiilik bir Perulu aile sabaha kar, yani yine karanlkta yava yava geiyor olacakt amar ykamak iin. Ancak, bu sahneyi kendim ekemedim nk Paris vizem sadece iki gnlkt ve geri dnmek zorunda kaldm. Sonra baka birine ektirdim. eken kii de sinema bilmeyen biri olduu iin ancak byle oldu. Teknik analizi bu. Mecburiyetten byle oldu yani.

178

Mithat Alam Film Merkezi Sylei, Panel ve Sunum Yll 2009

zcan Alper: Sinema biraz da bu ite. Bazen ynetmenin vermek istedii eyden ok farkl bir ey kartabiliyor izleyici. Asl nemlisi de izleyicinin nasl alglad, nasl yorumlad zaten. nan Temelkuran: O sahnede drt tane Arap kadn var, arkada kule grnyor, kadnlar orada ekirdek yiyorlar. stediimiz grnt ama zaman yanl. Anlattm eye hizmet ediyor mu, ediyor. Dolaysyla, bununla devam edebiliriz nk yle gemek istiyorum oradan. Daha neler neler var filmde bir ekilde istediimiz gibi olmayan, yapamadmz... rnein, filmin ilk blmn Madridde ekerken 18-19 tane yabanc lke pasaportu toplayp renkli fotokopilerini aldm ama o srada Amerikaya gitmek zorunda kaldm ve ilk defa gittiim lkeye cebimde on sekiz tane pasaportla gitmeyeyim diyerek pasaportlar bir arkadaa braktm. O arkada bunlarn hepsini kaybetti. Film aslnda deiik lkelerin pasaportlarnn tek tek fotokopilerinin ekilmesi sahnesiyle balayacakt. Bu da filmin iinde anlaml bir ey olacakt ama o da olmad mesela. Byle ok ey var anlatabileceim. zleyici: zcan Alpere bir ey sormak istiyorum. Sonbahar filminin galasnda bu film iin Bir vefa borcumdur, demitiniz diye hatrlyorum, yanl mym acaba? zcan Alper: Biraz aslnda burada konutuklarmzla ilgili eyler. Sinemaya nasl baladmzla, hikayede anlattmz Yusuf gibi birok insan aslnda sadece televizyondan tanmaymz; bu insanlarla yaam, bym, ayn srada oturmu olmamzla ilgili. idemin de syledii gibi, bu film 90l yllarda niversiteye gelen; bizden belki daha tezcanl, daha heyecanl olup yaamlarn baka yerlerde bitiren insanlar anlatyor. Bir taraftan byle bir kayp kuak olma ruh hali de vard. Trkiyedeki bu askeri darbe ve sonrasnda yaananlarla da alakal bir ey. Evet yenilgi ama aslnda otuz sene sonra bizim hl 12 Eyll tartyor olmamzn altnda da baka bir ey var. 12 Eyllden ok daha iddetlisi Latin Amerikada da oldu, Yunanistanda da oldu... nan Temelkuran: Ka defa hem de... zcan Alper: Evet, darbeler ve diktatrlkler tarihi ama orada aslnda bir taraftan baka bir ey de var. Yenilgi olsa da biraz baka trl bir yenilgi olduu iin, hep baka hesaplamalar ve baka bir yere varma var. Bizim kuakla ilgili de, evet, bir taraftan ok ciddi kayplar vard; ama baka trl bir yenilgi de vard aslnda. O yzden biraz arada kayp kuak olma ruh hali de var. Bir ekilde o kuaa dair hikayeler de anlatlmal, o kuan da sesi duyulmal drtsyle vicdan borcu demi olabilirim. Tabii ki kimse kimsenin sesi olamaz ama kendi iimde bu cmleyi

Yeni Trkiye Sinemas

179

kurarak demi olabilirim. Bu filmle ilgili sadece Anadoludaki gsterimlerde gelen sert eletirilerde anlatabildim derdimi biraz. yle kk bir rnek vereyim neden byle olduuna dair; mesela Artvin, ya da Hopa diyelim, Karadenizde biraz daha farkl durur. Farkl etnik kesimlerden insanlar birbirlerini hi teki, aznlk vs olarak grmeden birlikte yaar; okur-yazar oran yksektir; sol gelenei gldr... 12 Eyllden sonra Trkiye solundan farkl olarak, dalara kp kendi bana direnen de bir corafya. ok kt bastrld iin, ok ksa sren bir dnemi var. Ama hep 12 Eyllden sonra direni olmad denir. Oysa ben orada olduunu ok iyi biliyorum. 92-93te Cizrede insanlarn kuruna dizildiinin, sonra ibret olsun diye askeri jipin arkasna balanp srklendiinin anlatld hikayeleri dinledik biz ocukken. Hopa, direniiyle 12 Eyllden sonra solun moralen en azndan iyi hissettii yerlerden biriydi. Ama 90lara, 2000lere geldiimizde solun birbirini sahiplenmesi, o dayanma ruhu bitti. Bizim kuaktan, farkl siyasetlerden de olsa, drt kii cezaevine girdi, kt. Birisi daha nce bahsettiim alk grevine katlan, bir dieri 11 yl cezaevinde yatp kan bir arkada, br ok daha farkl bir sre geirdi falan. Sonra kimse onlara sahip kmad, kimse ilgilenmedi. Koskaca Artvin Hopada deil kii, on be kii gidip on yln byle bir ey iin geirdiyse, onlara sahip kmak gerekir diye dnyorum. En son iki ay nce orada bir toplantya katldm ve orada biri kalkp filmi sert bir ekilde eletirince, biraz bunlar dnerek sinirlendim ve nce bu ilede siyaset yapacaksanz; nce bu insana sahip kmay reneceksiniz. Sonra byk laflar edip dnyay kurtarmay dneceksiniz, dedim. Bizim biraz unuttuumuz eyler bunlar. Benim vicdan borcu derken anlatmak istediim de buydu. Sadece o insan anlatmak bile benim iin nemliydi akas. zleyici: Ben izlerken barol karakterinin isminin neden Yusuf olduunu merak etmitim. Bunun zel bir nedeni var m? zcan Alper: Evet. Geri sonradan ok piman oldum nk Yusuf ismi pek ok filmde kullanlyor ve bir sr kii de bunun zerine yazmaya balad sonradan. Ama hikayenin kendisini dndm zaman, Yusuf peygamberin kuyuya atlmas ile filmdeki karakterin on yl yattktan sonra cezaevinden k ve yaama tutunma abasyla iliki kurduum iin Yusuf koydum karakterin adn. zleyici: Ben de yle dnmtm, ama neden piman oldunuz sonradan? Bence ok gzel bir seim yapmsnz.

180

Mithat Alam Film Merkezi Sylei, Panel ve Sunum Yll 2009

zcan Alper: Bir de tabii Heminde ok yaygn bir isim olduu iin kullandm Yusufu. Heminliler ok ge Mslman oluyorlar. Aslnda yz elli, iki yz yllk bir tarih sadece. Ama benim de ok zemediim bir ekilde Yahudi isimleri de ok yaygn: Yusuf, Mikail, srafil gibi. Bir de 72de doan amcamn olu var, Yusuf Aslan. 91di galiba, o zamanlar Karadenizden genler douya gnderiliyordu askerlik iin daha ok. Bilinli bir eydi bu, bir nevi Diyarbakra kar Trabzon yaratma gayretleri balamt o zaman. Buna paralel genlerde de sol bir duyarllk balamt. Duvarlara Kirli savaa hayr, yaasn halklarn kardelii gibi eyler yazmlard. O zaman ok olay olmutu. Bir gecede Hopadaki yirmi kye ayn anda baskn yapp btn genleri toplamlard. Erzuruma gtrlp ikence yaplan genler arasndayd amcamn olu Yusuf Aslan da. Onunla bir gece ayn evde kaldm yllar sonra ve bir kabus grmesine tank oldum. Biraz amcamn olunun hikayesinin de pay var karakterin isimlendirilmesinde. Hem de Karadenizin sadece Ogn Samastlarla anlmasn istemedim; Karadeniz kendi haline brakldnda ok daha farkl deerleri olan bir yer. Bunu gstermek istedim. Yusuf Aslan ismi verilmi genlerden tutun, Cihan Alptekine... Biraz anlarna saygyla diyeyim, byle koydum isimleri. zleyici: Eletirmenlerle ve sinema yazarlaryla ilikinizi sormak istiyorum. Gnee Yolculuk ilk ktnda Atilla Dorsay, bu film bizi yabanc lkede kt gsteriyor, blclk yapyor, gibi bir eletiri yazmt. Bu tarz daha radikal eylerle karlamadnz. Ama sizin de baka sorunlarnz oldu. Mesela Gitmek bir ak filmi gibi lanse edildi; ne bileyim, Sonbahar solculardan tepki ekti diye... Hem gnlk basnla hem de daha aktivist saylabilecek sinema dergileriyle ilikinizi sormak istiyorum. Ne boyutta bir ilikiniz, nasl bir alveriiniz var, bunlar merak ediyorum. nan Temelkuran: Yetmi be tane SYAD3 yesi yazar var galiba, bunlarn hepsini ayr yere koymak lazm. Atilla Dorsay bambaka bir yere koymak lazm zellikle. Ben onunla ilgili bir anm anlataym madem, ilikilerimizin nasl olduu hakknda da bir fikir verir. likiden ziyade karlamalar yayoruz denebilir. Adanada dl aldktan sonra yanma gelip filmi izlemediini ama ok gzel olduunu duyduunu syledi. Ben o an uyanmadm ama hemen sonra aklma geldi; ben bu filmi Antalya Film Festivaline gndermitim ve Atilla Dorsay da Festivalin n jrisindeydi, nasl izlememi olabilir dedim. Bana bunu syledikten bir dakika sonra da yanmda CNNTrkteki Hayatm Sinema programna rportaj veriyor ve yerden yere vuruyor: On sekiz oyuncuya bilmem ne verilir mi, zaten kk hikayelerden oluan 3 Sinema Yazarlar Dernei

Yeni Trkiye Sinemas

181

bir ey, byle karar olmaz, falan filan gibi. Fakat bu olayn bir yan. Atilla Dorsay ve onun gibi drt kii daha bu ii meslek haline getirmi insanlar Trkiyede. Ama onlarla ilikimle rnein Alin Tayanla ilikimi de kartrmam; ok farkl. Bir de biliyorsunuzdur imdi otuz yan altnda bir sr sinema yazar var; ben bu arkadalarn film okumasna ok gveniyorum nk daha korsan DVDci ocuklar diyeyim, 90lar kuandan. Hem de onlarla daha rahat konuabiliyorum. Az nce sylediim bu eksikliini hissettiim eyi onlara rahata anlatabiliyorum, ama gidip Atilla Dorsaya bunu sylesem ne olur? Deiir mi? Deimez herhalde. Ama bunu meslek haline getirdii iin o ksmna sayg duymak gerekiyor tabii. Benim ilikilerim byle. Ama yle bir soru sordun ki, o kadar birbirinden farkl dnen/yazan insanlar bir kategoriye, bir kutucua sokmak mmkn deil tabii ki. Hseyin Karabey: Aslnda belki kurumsal olarak deerlendirmek lazm. Mesela demin sinema kltr yaratmaktan bahsediyorduk. imdi zcan bizi tetikleyen bir iki eyden, Grntden, Altyazdan falan bahsetti. Ben de zeletiri yapmak istiyorum. Mesela, Trkiyede genel anlamda sanat eletirisi olmad iin ne yazk ki varolan film eletirisi de ok kt. Bir kere bunu kabul etmek zorundayz. Demin nan bahsetti ya, tantm yazs yazyorlar. Filmin hikayesini anlatyorlar. Ve ou zaman irket tarafndan gnderilmi, nlerine gelen bilgilerle yazyorlar ou. Belki seyrediyorlar ama yine de o yazlara sadk kalyorlar. Bu da muhtemelen grnmez ilikilerden dolay byle. Sol ya da entelektel kesim de tam bir cehalet dnemini temsil ediyor artk. Sinema yazar olarak, entelekteller olarak ilericilii temsil etmiyoruz. Sol, genel anlamda 1960lardan sonra ilericilii de temsil edegelmitir. Solcu olmak modadr hatta o dnemlerde, iyi gzkr. Bizse 1990lardan sonra hzla gericileen, milliyetileen, tutuculaan, Ortodokslaan bir dnemi yayoruz genel olarak. Bu, dediim gibi bir zeletiri. nan Temelkuran: Ben katlmyorum buna. Hseyin Karabey: Genel anlamda kyaslama yapnca yle gryorum ben. Bu anlamda bizde zeletiri sreleri yeterince salkl almyor. nk zeletiri ancak kendini eletirmekten ekinmeyen bir kesimden gelebilir. Bizse tutuculamaya baladk. Sizin karnzda byle oturmak ho bir duygu ama ok da tehlikeli bir ey. Bizi abartmaya kalktnz zaman, hi dnmeden biz de buna kanar, kendimizden honut bir ekilde devam edersek yok olabiliriz. nk u salonda eminim filmimizi beenmeyen insanlar da var, ama kimse kp da Ya ne biim film yapmsn, o da yle yaplr m, demiyor. Bunu illa byle

182

Mithat Alam Film Merkezi Sylei, Panel ve Sunum Yll 2009

demek zorunda deil; ama gelitiren eletiri o. yi yaptmz eyleri zaten aa yukar biliyoruz, ama kt yaptmz eyleri pozitif bir ekilde duyamyoruz. Bir arkadamz geri fark etmeden buldu nann filmiyle ilgili bir sahneyi ama... nan Temelkuran: O da bizim filme denk geldi... Hseyin Karabey: Trkiyede film eletirmenleri, ki Altyaz da dahil var olan btn dergileri de katyorum bunun iine, benim hayal ettiim dzeyin ok altnda. Korkun bir boluk var. ok byk bir lkeyiz. ok fazla ey oluyor. O yzden bence ok daha iyilerine layk burada yaayan insanlar. Daha iyisi olmad iin ktnn iyisini semek zorunda kalyoruz. O zaman da bazlar ak ara ok iyi oluyor. Senin demin bahsettiin gen arkadalar gibi. Atilla Dorsayla kyaslaynca ok harika ama bizim ok daha ilerde olmamz lazm. Bazen bir film seyredersiniz, sonra onu birisi yazar, inanamazsnz ayn filmden bahsedildiine. ldrrsnz, bir ey yazmak istersiniz. nk bu yazlara ihtiyacmz da var; en azndan birbirimize faydal olmak iin, birilerinin yksek sesle, Kral plak, demesi lazm. Mesela, Gnei Grdmn galasndan kan Trkiyenin ilericiliini simgeleyen insanlarn kendi sanatlarna bak alarn da yanstyor bir yalan sylemek. Konservatuarn bandaki kadn Muhteem bir ey, diyor ama kendisi de inanmyor aslnda. Bu o kadar tehlikeli bir ey ki. Bu, o zaman bambaka eylerin konuulmasna yol ayor. Halbuki sanat Ya tamam, biz oynadk ama istediimiz gibi olmam, diyebilir; ama yok, demiyor asla. Devaml bir tantm, reklam durumu var. O zavall ynetmen de inanyor, niye bize dl vermiyorlar, diyor. Ona da bir katks olmuyor. nann ho bir laf vardr, O kadar izleyici bana gelse, btn dller senin olsun, gibi. Ama bu salkl bir eletiri ortam olmadndan byle. Eletiriyi hakaret, zeletiriyiyse aalanma olarak alglyoruz. Ya ben lanet bir adamm, ok korkun eyler yaptm, demek deil ki zeletiri. Neden kt yaptmz analiz edemiyoruz. Ya da muhteem bir ynetmen, inanlmaz bir film var ama niye inanlmaz, niye muhteem olduunu anlatmadka, zmlemedike, ya da tam tersi, neden kt olduunu anlatamadnz srece fazla ansnz yok. Bu anlamda, eletiri ve zeletiri asndan ok geriden geldiimizi dnyorum. zleyici: Peki sizce bu durum nasl tam olarak zlebilir? zcan Alper: Eletiri dediimiz ey estetik biliminin bir paras. Trkiyede sadece sinema eletirisi deil, dier alanlarda da genel bir eletiri sorunu var. rnein, Trkiyede edebiyat eletirisiyle ilgili de bu sorun var ama yine de yetmi yla baknca orada en azndan iyi rnekler grmek de mmkn. Trkiyeden kp

Yeni Trkiye Sinemas

183

dnyadaki rneklere baknca edebiyat eletirisinin, estetik biliminin ne kadar nemli olduunu fark ediyorsunuz. Ben sinema yapmadan nce biraz estetik ve edebiyat eletirisi zerine younlam, birtakm kitaplar okumu, aratrmtm. rnein, Rus edebiyat eletirisi geleneinin ne kadar gl olduunu, bunun Rus edebiyatna ne kadar byk katklar olduunu grdm. Film eletirisine geri dnersek, nann da dedii gibi bu yeni kuak gen arkadalar btn dnya sinemasndan filmlere eriimleri olmasnn da getirdii avantajla biraz daha iyiler. Yani, tamamen siyah ya da beyaz olarak grmemek lazm tabii ama bir yandan da estetik bilimi, film eletirisi zerine okumak, aratrma yapmak gerekiyor bu eletiri geleneini glendirmek iin. Film eletirisi sadece sosyolojik temelde konuyla snrl kalrsa film eletirisi olmaktan kyor. Her sanat dalnn estetik ynnn de incelenmesi, teknik detaylar ile de ele alnmas gerek. Bu da bir formasyon; okuma, aratrma gerektiriyor. Estetik zerine en temel kitaplardan biri, Hegelin Estetik kitabnn Trkiyede basks bile yok mesela. Belki sahaflarda bulabilirsiniz. Ya da estetik veya sinema eletirisi zerine yazlm daha gncel kitaplarn evirileri yaplmyor bile. Belki bu alanla ilgilenen gen arkadalarn bu kitaplar bulma ve hatta evirmesiyle kacak daha iyi eletirmenler Trkiyede. Tabii ki benim de ara ara okumaktan keyif aldm, merak ettiim yazlar oluyor. Hatta ben de bir dergide farkl farkl isimlerle birka defa yazdm Hseyinin bahsettii kayglarla. Ama o yazlar yazarken de unu fark ettim ki sinema eletirmenlii gerekten bir i. Diyelim ki ayn dergide yazdm arkadalar bir filmi gnde yazabiliyorlarsa, ben inann bir buuk, iki ayda zor yazyorum. nk n aratrma ksmnda bir sr ey giriyor iin iine... Ynetmenin daha nceki filmleri, tarihsel geliimi, estetik bak vs. Bir yaz iin bir de bakyorsunuz masanzda 30-40 tane kitap birikmi, onlar kartrrken buluyorsunuz kendinizi. nan Temelkuran: Gazete ve dergi eletirisi arasnda fark olmad iin Trkiyede... zcan Alper: Evet, gazete ve dergi eletirisi karyor. Gazete eletirisi belki yle olacak ama sinema dergilerinin iindeki eletirinin ok daha kapsaml, ciddi olmas lazm. Ama tabii bir eyi de gzden karmamak gerek: Mesela, Altyaz 3 bin kadar, Yeni Sinema bin 500, Yeni Film dergisi ise bin civarnda satyor. nsanlar ok emek veriyorlar bu dergilere ama baktnz zaman bu dergileri kartmak iin tam zamanl uraan, bu dergilerin alan olan kii says iki. Dier arkadalar ya bankac ya baka bir irkette alyor ya memur vs. Yani bu dergiler ne zaman ki 20 bin satar ve dolaysyla o dergide de on kii sadece o ii yapp hayatn srdrebilirse, o zaman ierik de daha derin olacaktr.

184

Mithat Alam Film Merkezi Sylei, Panel ve Sunum Yll 2009

O zaman belki o arkadalar bir yazyla bir ay uraabilir, iin aratrma boyutuna eilir ya da gidip evirilerle urar. Bu noktada uvaldz da kendimize batrmamz lazm biraz tabii... Hseyin Karabey: Ben katlmyorum. nk o zaman biz de film yapamazdk. Neden biz bugn buraya davet edildik? Temel sebebi bence ilk filmlerimizin kaliteli olmasndand. lk filmlerimizi yaptk ama bunlar dier kyasladmz, Nuri Bilge Ceylann, Zeki Demirkubuzun ilk filmlerinden daha kaliteli olduu iin geldik. nk nmzde onlar vard alacak. Yani ta ykseliyordu. Aabeylerimizin bu kadar iyi film yapmalar, sinemann daha konuulur olmas bizim de onlar ama zorunluluumuzu getirdi. Bunu farknda olarak da yapm olabiliriz, farknda olmadan da yapm olabiliriz ama sonuta yaptmz i varolan tann stne ekledii iin buradayz. Ayn ey eletirmenler iin de geerli. Eer bir kstas olsayd, bizim zendiimiz birisi olsayd Atilla Dorsay, Ya hibiri Atilla Dorsay gibi deil, deseydik mesela, standart ykselecekti. Yeni gelen, onu gemek zorunda hissedecekti. imdi 80den sonra mesleklerini srdren insanlara dikkat edin. O dneme kadar bakarsak ok deerli insanlar var. niversiteden yola karsak, neden baz hocalar niversitede ders vermeye devam edememi, kendi mesleklerini srdrememi? Kim ne dn vermi, neden yola devam edebilmi? Bu lke srekli kesintilere uruyor. Kstaslar ok belirsiz. Mesela Ylmaz Gney yaasayd ve Trkiyede kalsayd ne olurdu? diye hep sorarm ben. Onat Kutlar hayatta kalsayd ne olurdu? Bu kesintiler, standartlar ok belirleyici oluyor sonradan gelenler iin. Bizim nmzde de Zeki Demirkubuzlar, Nuri Bilge Ceylanlar olmasayd durum farkl olabilirdi diye dnyorum. Her ne kadar onlarn sinemasnn kendimizi ifade ettiini dnmesek de belli bir saygy hak eden, belli bir kalitenin stnde, estetik kaygs olan filmler. Ve biz daha iyisini yapmaya altk. imdi bir film eletirmeni kimi gemeye alsn ki? Tek kstas kendisi oluyor ister istemez. Ama ben yeni sinemayla beraber eletirinin ykseldiini dnyorum. Yani on yl nceki gibi bir durum da yok ortada. Hseyin Karabey: Kesinlikle. Yani ben bir zeletiri olarak syledim zaten. Bu zeletiriyi yksek sesle yapmak zorundayz. Birbirimizi pohpohlamakla bir ey olmuyor. Ben isterim ki Trkiyeli bir gen arkadam, ya da yal, fark etmez, Bak sper yapmsn ama uralar uralar ok sama olmu, sebebi de u, senin zendiin sinema u vs. desin; hatta ben onu kurgu aamasnda gsterme ansn yakalayaym... nk biz buna ok ihtiya duyuyoruz. Bunu mesela birbirimizin senaryolarna yapmaya alyoruz. Ben misal zcann senaryosunu en az drt

Yeni Trkiye Sinemas

185

defa okumuumdur. Her seferinde ok etkilendim ve her ey, ekimler vs. bittikten sonra bir izleyici bir ey syledi ve dedim ki Hakikaten ben nasl grmemiim bunu? Dardan bakan birisi olarak hayflandm, keke onu daha nce farkedebilseydik, dedim. Her trl eletirinin uzun vadede bu trden bir yarar var. Neyi neden iyi yaptnz, neyi neden kt yaptnz alglayp daha iyi yapabilme ansna ularsnz iyi eletiriyle. Biraz nce nann ikinci filmini yaptndan bahsettik. Haftaya Altn Portakal Film Festivaline gidiyoruz ve nan Bornova Bornova ile Antalyada yarmada olacak. Nasl bir film oldu Bornova Bornova? Benzer bir yntemle mi ekildi? nan Temelkuran: Biraz benzer. Sadece alanlar para ald diyebilirim. alanlar para alnca biraz daha zamanlarn satn alm oluyorsunuz ama o da ok fark yaratan bir durum deil. Hzl ve sert bir film oldu. Yine erkek filmi diyebilirim ama barollerden bir tanesi kadn. Hakikaten normal hayat yaamak bu lkede ok zorlat. O normal hayata kavumak iin bir k gren birinin, ona tutunmak iin neler yapabileceiyle ilgili bir film. Filmin bandaki yaz belki biraz daha fikir verir hikayeyle ilgili: Yarnn teminat olan genlerimizin yabanc ideolojilerle yetiip birer anarist olmalarn engellemek iin elimizden geleni yapacaz. Bu Kenan Evrenin 12 Eyll sabah syledii bir cmle ve film bununla alyor. Bununla ilgili bir film yani. Siz ne yapyorsunuz bu aralar? Hseyin Karabey: Benimkisi daha yazma aamasnda. Bir yl daha srecek. Gelecek sene sonbaharda ekmeyi dnyorum. Yine ufak, Gitmekin yolculuundan kan gerek bir hikaye. Bir nine ile kz torununun silah arayyla ilgili. Yani biraz absrt bir hikaye. Bir gn asker kye geliyor ve kyllerin silah sakladn dnyor. Bulamaynca da btn erkekleri gzaltna alyor. Gerek bir hikaye bu ama buradan sonras tabii ki kurmaca. Silah bulmak iin yolculua kyorlar ama legal ve illegal silahlarla dolu bir corafyada baka bir ama iin araynca asla bulamyorlar silah. Byle bir hikaye zerinde alyorum. zcan Alper: Ben de yazma srecindeyim. Yedi aydr daha ok alyorum. Mays ya da Haziran gibi yetitirebilirsem ekeceim, yoksa sanrm bir sonraki seneye kalacak. Hafza zerine; kendi hafzan yaratma zerine bir eyler olacak. Bir yolculuk hikayesi gibi balyor ama ok klasik bir yol filmi de deil. Onun dnda Sonbahardan farkl olarak bu sefer deplasmana gitmeye karar verdim. Karadeniz deil de stanbul, Diyarbakr ve Hakkari arasnda yolda geen bir film olacak.

186

Mithat Alam Film Merkezi Sylei, Panel ve Sunum Yll 2009

zleyici: Kapatyoruz ama son bir soru sormak istiyorum. Sonbaharda Mikaille Yusufun Trke konumasnn bir sebebi var m filmde? zcan Alper: Dille ve o gereklikle ilgili bir sebebi var, evet. Anadili denmesinin kadnlarn dile daha ok sahip kmasyla ilgisi olduunu dnyorum. Erkekler, kyden kente almaya gitmesi, askerlik yapmas gibi nedenlerden dolay iktidarla daha ok temas ediyorlar. Bu yzden de, mesela Heminde erkekler kadnlardan daha iyi Trke bilir. nk kadnlar daha ok kyde kalr. Evin iinde Hemince konuulur ama mesela arda erkekler Trke konuur. Byle bir gereklik olduu iin aslnda filmde de Mikail ve Yusuf Trke konuuyor. Peki, onlarn arda Trke konumalar, mesela stanbul Ermeni toplumunun Kapalarda Trke konumalar gibi bir ey mi? Yani bir gizleme zerine deil gibi sanki... zcan Alper: ok deil aslnda... Gizleme ihtiyac yok aslnda Artvinde. Heminli Heminli olduunu bilir, Laz Laz olduunu bilir. Bir baskdan dolay kimliini gizleme ihtiyac yoktur yani. Kltrel bir ey aslnda bahsettiim. Onun baka okumas varsa da, kadnn dar kamamas ve (bizle) arpmamasyla alakal herhalde zcan Alper: Evet, yle diyebiliriz. ok teekkr ediyoruz katldnz iin. Ayanza salk.

Yeni Trkiye Sinemas

187

Hseyin Karabey kimdir?


1970 ylnda stanbulda dodu. Bursa Uluda niversitesi ktisat Blmn son senesinde sinema okumak iin brakt. 2000 ylnda Marmara niversitesi Sinema-TV Blmn bitirdi; ayn okulda yksek lisans eitimini srdrmektedir. Filmlerinden Bazlar Sessiz lm, 2002 iirden Sahneye Nazma Armaan, 2004 Gitmek: Benim Marlon ve Brandom, 2007 dllerinden Bazlar 6. New York Tribeca Film Festivali, En yi Ynetmen (Gitmek: Benim Marlon ve Brandom) 25. Kuds Film Festivali, FIPRESCI dl (Gitmek: Benim Marlon ve Brandom) 5. Erivan Film Festivali, FIPRESCI dl ve Ekmelik Jri zel dl (Gitmek: Benim Marlon ve Brandom) 21.Tokyo Uluslararas Film Festivali, En yi Asya-Ortadou Filmi (Gitmek: Benim Marlon ve Brandom) Borderlands - 4Filmfestival, En yi Film dl (Gitmek: Benim Marlon ve Brandom)

nan Temelkuran kimdir?


3 Austos 1976da zmirde dodu. 1994 ylnda Bornova Anadolu Lisesinden mezun oldu. 1998 ylnda Ankara niversitesi Hukuk Fakltesini bitirdi. Ayn yl spanyol hkmetinden burs kazanarak spanyada Franco dnemi ile ilgili aratrma yapt. TAI Grsel Sanatlar Okulu Sinema Ynetmenlii Blmden 2003 ylnda mezun oldu. Filmlerinden Bazlar Souk Bir Gecede, Madridde (2005) Made in Europe (2007) Bornova Bornova (2009) dllerinden Bazlar 2005 Madrid Gen Sanat Yarmas, En yi Belgesel dl (Souk Bir Gecede, Madridde) 2008 19. Ankara Uluslararas Film Festivali, Umut Veren Yeni Ynetmen dl

188

Mithat Alam Film Merkezi Sylei, Panel ve Sunum Yll 2009

2009 46. Uluslararas Antalya Altn Portakal Film Festivali, En yi Film dl (Bornova Bornova)

zcan Alper kimdir?


1975te Artvin, Hopada dodu. Trabzon Lisesinden mezun oldu. 1992 ylnda stanbul niversitesi Fen Fakltesi Fizik Blmne balad. 1996 ylnda ise stanbul niversitesi Bilim Tarihi blmne girdi ve 2003 ylnda mezun oldu. 1996 ylndan itibaren Mezopotamya Kltr Merkezi, Nazm Kltr Merkezi gibi yerlerde sinema atlyesi almalarna katld. 2000 ylndan itibaren aralarnda Yeim Ustaolunun filmlerinin de olduu eitli sinema filmlerinde asistanlk yapt. Filmlerinden Bazlar Bir Bilimadamyla Zaman Enleminde Yolculuk, Belgesel (2000) Momi (Bykanne, 2001) Tokai Cityde Melankoli ve Rapsodi, Belgesel (2005) Sonbahar (2008) dllerinden Bazlar 2008 Altn Koza Film Festivali, En yi Film dl, Jri zel dl (Sonbahar) 2008 Sinema Yazarlar Dernei SYAD dlleri, En yi Senaryo dl (Sonbahar) 2009 Ankara Uluslararas Film Festivali, En yi Ynetmen dl (Sonbahar)