You are on page 1of 110

ERICH FROMM UMUT DEVRM

www.iskenderiyekutuphanesi.com Dr. Fromm, Chicago Ruhzmleme Enstits'nn ars zerine 1933'te Amerika Birleik Devletleri'ne gitti. 1934'te, 1938'e kadar kadrosunda bir uzman olarak grev ald Frankfurt Toplumsal Aratrma Enstits'yle birlikte New York'a tand. zel almalarn srdrd ve Columbia niversitesi'nde retim grevlisi olarak alt. 1946'da, William Alon-son White Ruh Hekimlii, Ruhzmleme ve Puhbilim Enstits'nn kurucular arasnda yer ald. Yale'de, New York niversitesi'nde, Bennington Koleji'nde ve Michigan Eyalet niversitesi'nde de retim grevlisi olarak alt. 1949'da, Meksika Ulusal zerk niversitesi'nden gelen bir profesrlk nerisini kabul etti ve niversite Tp Fakltesi Lisansst B-lm'nde Ruhzmleme ubesi'ni kurdu; burada, 1965'te emekli olduktan sonra kendisine Onursal Profesr payesi verildi. Sonra isvire'de yaamaya balad. 1980'de orada ld. Dr. Fromm'un kitaplar, Trke de dahil birok dile evrilmitir. Bunlar arasnda en tannmlar, zgrlkten Ka, Kendini Savunan insan, Unutulmu Dil, Salkl Toplum, Sevme Sanat, Sevginin ve iddetin Kayna, Tanrlar Gibi Olacaksnz, Ruhzmlemeciliin Bunalm ve Sahip Olmak m. Olmamak m? adl yaptlardr.

NDEKLER NSZ......................................................................................... 9 I YOLAYRIMI............................................................................. 15 II UMUT.............................................................'............................. 20 1. Umut Ne Deildir?....................................................... 20 2. Umudun Paradoksu ve Doas................................... 23 3. nan ............................................................................... 27 4. Direnme Gc............................................................... 29 5. Dirili .............................................................................. 31 6. Kendilerini Kurtarc Sayanlarn Umudu .................. 32 7. Umudun Krlmas........................................................ 34 in U ANDA NEREDEYZ VE YOLUMUZ NEREYE VARACAK? ............................. 39 1. u Anda Neredeyiz? ..................................................... 39 2. .S. 2000 Ylnn nsanlktan km Toolumunun Grn................_.............................. 41

3. imdiki Teknoloji Toplumu........................................ 45 IV NSAN OLMAK NE DEMEKTR?...................................... 65 1. nsan Doas ve Deiik Davurumlar.................... 69 2. nsan Varoluunun Koullan ....................................... 73 3. Ynselim ve Ballk Kalplan Gereksinmesi ................................................................. 76 4. Yaayabilme ve Daha yi Yaayabilme Gereksinmeleri .............................................................. 81 5. nsansal Deneyimler.................................................. 88 6. Deerler ve ltler..................................................... 100 V TEKNOLOJ TOPLUMUNUN NSANLAMASI N ATILACAK ADIMLAR........................................................... 106 1. Genel ncller.............................................................. 106 VI 2. nsana Planlama ........................................................... 108 3. Enerjilerin Harekete Geirilmesi ve Serbest Braklmas....................................................... 112 4. nsancl Tketim ............................,.............................. 129 5. Ruhsal-Tinsel Yenilenme ............................................ 145 YAPABLR MYZ?............................................................... 152 1. Baz Koullar................................................................. 152 2. Bir Hareket.................................................................... 161ONSOZ Bu kitap, yazarn, Amerika'nn 1968 ylnda iinde bulunduu duruma tepkisini dile getirmektedir. Kitaptaki grler, bir yol ayrmnda bulunduumuz kansndan domutur: Yollardan biri termonkleer savala yok edilmemisek eer insan, aresiz bir dilisi haline getiren tmyle makinelemi bir topluma ulamakta, di-eriyse, insanln ve umudun yeniden domasna teknii insann hizmetine sokan bir topluma almaktadr. Kitap, iinde bulunduumuz ikilemi iyice grmemi olanlara baz sorunlar aklamak ve insanlar harekete gemeye armak amac gtmektedir. Gerekli yeni zmleri, mantkszlk, usdhk ve kin duygularyla deil, mantn ve tutkulu bir yaam sevgisinin yardmyla bulabileceimiz inancm dile getirmektedir. Deiik siyasal ve dinsel grlere sahip olmakla birlikte, yaama kar, szn ettiimiz bu kaygy duyan, manta ve gereklie saygs olan geni bir okur kesimine seslenmektedir. Daha nceki incelemelerimde olduu gibi bu kitapta da, bireysel ve toplumsal gereklikle, statkoyu, ya da varolan koullan korumak ve desteklemek uruna deerli fikirleri yanl kullanan ve kendilerine maleden ideolojiler birbirinden ayr tutulmutur. Gen kuan, geleneksel dncenin deerini kmseyen pek ok yesine unu sylemek isterim ki, en kktenci gelime bile, gemite ulalan gelimelerin devam olmaldr; insan aklnn en iyi baarlarn bir kenara atmakla geliemeyiz; ayrca, gen olmak, her ey demek deildir! Bu kitap, gemi krk yl iinde gereklemi eitli almalar10 NSZ da ele aldm konulara da deindiinden, zaman zaman ayn fikirleri tekrar dile getirmek

kanlmaz oldu. Bu fikirler, kitabn asl konusunu oluturan insanlktan kmaya ya da makinalamaya kar seenekler erevesinde yeniden dzenlendi. Ama bu kitap, daha nceki dncelerimi aan pek ok yeni fikri de iermektedir. Byk bir okur kitlesi iin yazdmdan, alntlar enaza indirgedim; bununla birlikte, kitab yazarken dncelerimi etkileyen btn yazarlar andm. Burada ele aldm konularla dorudan ilgili olan kitaplarma gnderme yapmadm. Bunlar zellikle u balklar tayan incelemelerimdir: zgrlkten Ka, Kendini Yaratan nsan, Salkl Toplum, Sevginin ve iddetin Kayna. Bu kitaptaki genel yaklam, ele alman ana sorunun zelliklerini yanstmaktadr. Byle olmakla birlikte, okur, zaman zaman az da olsa glklerle karlaabilir. nceleme, ou kez ayr ayr ele alman iki sorunu insann kiilik yaps, nitelikleri ve gizilgleri konusu ile, amzn toplumsal, siyasal ve ekonomik sorunlarm bir araya getirmeye almaktadr. Bu konularn her biri, deiik blklerde deiik llerde vurgulanmtr; bununla birlikte, kitap balamnda bu tartmalar bir btn haline getirmek ve tek bir doku oluturmak amac gdlmtr. nk, ada Amerikan toplumunun sorunlarnn gereki ve baarl bir yaklamla ele alnmas iin, toplumsal dizgemizin btnyle zmlenmesi ve bu zmlemenin bu kitapta sistem adam ya da dzen insan diye andmz oluumu iermesi arttr. Umarm okur, paralara ayrarak dnme alkanlm yenerek bu kitab kavrayacak ve ruhbilimden toplumbilime oradan da politikaya, sonra gene birincisine atlaylarda bana elik etmeyi, bir engel oluturacak denli g bulmayacaktr. Geriye, el yazmasn tekrar tekrar okuyarak, pek ok anlatm-sal neride bulunan kiilere, Ruth Nanda Anshen'e, eime ve ayrca ekonomi dalndaki deerli nerileriyle de bana yardmc olan Raymond G. Brown'a teekkrlerimi sunmak kalyor. El yazmasnn tesliminden on hafta sonra kitabn yaymlanmasn olanakl klan yaynclara da gsterdikleri abadan dolay teekkr etmek isterim.

UMUT DEVRM nsancllam Bir Teknolojiye Doru Yaayan her eye katlan kii iin vardr umut. Eski Ahit 9:4

YOLAYRIMI Yalnzca birka kiinin aka grd bir hayalet dolayor aramzda. u bildiimiz komnizm ya da faizm hayaleti deil bu. Yepyeni bir tehlike... Tek amac maddi retimi ve maddi tketimi en st dzeyde gerekletirmek olan, bilgisayarlar tarafndan ynlendirilen, tmyle makinalam bir toplum eklinde kendini gsteren korkun hayalet. Bu toplumsal sre iinde, insanolu, toplum ma-kinasnn karn tok, gz pek, ancak etkin olmayan, canl olmayan ve duygudan hemen hemen yoksun bir paras haline getiriliyor. Bu yeni toplumun utkuya ulamasyla bireycilik ve zel yaam yok olacak; bakalarna kar beslenebilecek duygular, ruhbilimsel koullandrmalarla ve baka aralarla, ya da yeni bir igzlemsel deneyim olarak deerlendirilen uyuturucularla dzenlenecek. Zbigniev Brzezinski'nin szleriyle: Teknoloji toplumunda yle bir eilim gze arpyor: Birbirinden farkl dzeylerde bulunan milyonlarca yurtta duygular saptrmada ve mant denetlemede en gelimi iletiim tekniklerini baaryla smren ekici kiileri destekleyecek konuma getirmek.1 Bu yeni toplum biiminin doaca, roman trnde Orwell'in 1984 ve Aldous Huxley'nin Brave New World (Yrekli Yeni Dnya) adl yaptlarnda nceden sylenmiti. Belki de u anda iin en kt yan, kendi sistemimizi denetleye-mez duruma gelmi olmamzdr. Bilgisayarlarn bizim admza verdii kararlan uyguluyoruz. Biz, insanolu olarak, daha ok, daha 1 The Technotronic Society Encounter, Cilt XXX, Say 1 (Ocak 1968), s. 19. 16 UMUT DEVRM ok retmek ve daha ok tketmekten baka ama gtmyoruz. Hibir eye kar bir ama beslemiyoruz, ya da her eye kar amaszlk iindeyiz. Karar verme sorumluluundan yoksun brakhm-zn yaratt edilginlik yznden, tinsel lm tehlikesiyle, ve ayrca nkleer silahlarla yok edilme tehlikesiyle kar karyayz. Bu nasl oldu? Nasl oldu da, insanolu, doaya kar kazand utkunun doruundayken, kendi yaratt eylerin tutsa haline geldi, nasl oldu da, ciddi olarak kendi kendini yok etme tehlikesiyle kar karya kald? nsanolu, bilimsel hakikatin aratrlmas sreci iinde, doaya egemen olmada yararlanabilecei bilgiye rastlad. Bu alanda byk baarlar elde etti. Ancak teknie ve maddi tketime tek tarafl arlk vermekle, kendisiyle ve yaamla olan ban yitirdi. Dinsel inancn ve ona bal olan insansal deerleri yitirince, teknik ve maddi deerler zerinde younlat; derin cokular duyma yetisini, bu duygularn getirdii sevin ve znty duyma yetisini yitirdi. nsanolunun ina ettii makina ylesine geliti ki, onun dnme biimini saptayan yeni bir g haline geldi. u anda sistemimizin en tehlikeli ynlerinden biri, ekonomimizin silah retimine (ayrca btn bir savunma mekanizmasn ayakta tutmak iin yaplan almalara) ve maksimum tketim ilkesine dayand olgusudur. ok iyi ileyen bir ekonomik sistemimiz var, ancak bu sistemin ilemesi iin bizi maddi olarak yokolma tehlikesiyle kar karya brakan eyleri retmemiz, bireyi tmyle edilgin bir tketiciye dntrmemiz ve dolaysyla onu lletirmemiz ve bireyin kendisini gsz ve yetkisiz hissetmesini salayan bir brokrasi yaratmamz gerekli oldu.

zmlenmesi olanaksz trajik bir ikilemle mi kar karyayz? Salkl bir ekonomiye sahip olmak iin hasta insanlar retmek zorunda myz, yoksa maddi kaynaklarmz, bulularmz, bilgisayarlarmz, insanolunun yararna hizmet edecek ekilde kullanabilir miyiz? Gl ve iyi ileyen bir dzene sahip olmak iin bireylerin edilgin ve bakalarna baml olmalar zorunlu mudur? Bu sorulara deiik yantlar verilebilir. Megamakina'nn insan yaamna getirebilecei devrimci ve korkun deiiklii grebiYOLAYRIMI 17 lenler arasnda yeni bir toplum dzeninin kanlmaz olduunu, dolaysyla toplumsal deerler konusunda tartmann anlamsz olduunu syleyen yazarlar var. Bu yazarlar, yeni toplumun, gnmz insan zerindeki etkileri konusunda az da olsa kayg duymakla birlikte, ondan holandklarm da gizlemiyorlar. Zbigniev Brzezinski ile H. Kahn, bu anlayn iki temsilcisi rnein. Tayfn dier ucunda, Technological Society (Teknoloji Toplumu) adl kitabnda, olumakta olan yeni toplumun byk gcn ve onun insan zerindeki ykc etkisini betimleyen Jacques Ellul var. Yazar, szn ettimiz hayaleti, insanlktan korkun derecede yoksun nitelikleriyle ele alyor. inde bulunduumuz durumun ierdii olaslklar asndan yeni toplumun baskn kaca kansnda olmasna karn, kesinlikle ya da kanlmaz olarak utkuya ulaaca sonucuna varmyor. Ancak, Teknoloji dnyasnn insanolunun kiisel ve tinsel yaamn tehlikeye attnn bilincine varan insan saysnn artmas ve bu insanlarn, sz konusu evrimin gidiine engel olarak zgrlklerini savunmaya kararl davranmas halinde2 insanlktan karlm toplumun baarsz olabilecei grn dile getiriyor. Lewis Mum-ford'un yaklam da Ellul'unkinin ayndr, denebilir. Yazar Tle Myth of the Machine3 (Makina Miti) adl derin ve esiz incelemesinde megamakinay, Msr ve Babil toplumlarnda ilk ortaya kt dnemden balayarak ele alyor. te yanda, daha nce andmz yazarlar gibi hayaletin varln honutlukla ya da dehetle kabul edenlerin tersine, aydn olsun sradan yurtta olsun, korkun hayaleti fark etmeyen byk bir ounluk var. Bunlar, on dokuzuncu yzyln modas gemi inancn tayor, makinann, insanolunun yknn hafiflemesine katkda bulunacan, insann baarya ulamas iin her zaman gerekli olacan sanyorlar; teknolojinin kendi mantna uygun akn srdrmesine dur denmemesi halinde, bireysel ve toplumsal yaamn kurulmu dizgesini tehlikeye sokacak kanser gibi bir ur haline geleceini grmyorlar. Bu kitapta4 izlenen 2 Franszca basm, 1954; Amerika basm, 1964, Alfred Knopf ve Vintage Books birinci basm 1967, s. xxx. 3 Lewis Mumford, The Myth of The Machine (New York: Harcourt, Brace and World, 1966). 4 zgrlkten Ka'ta ve Salkl Toplm'da olduu gibi. F.:2 18 UMUT DEVRM yaklam, Mumford ve Ellul'un grleriyle akmaktadr. Yalnz, insann toplumsal dizge zerindeki denetimini yeniden salayabilmesi olaslnn byk olduuna inanmam bakmndan onlardan ayrlabilirim belki. Bu konudaki umutlarm u etmenlerden

kaynaklanmaktadr: 1. Dzen nsan, sistemin bir uzants olarak ele alnrsa, u andaki toplumsal dizgemiz ok daha iyi anlalr. nsan doas, bir soyutlama olmad gibi, sonsuz sayda kalba girebilen, istenilen yne ekilebilen, dolaysyla dinamii yokumsanacak bir sistem deildir. Kendine zg nitelikleri, yasalar ve seenekleri vardr. Sistem Adam'mn incelenmesi, sosyoekonomik dzendeki belirli etmenlerin insana neler getirdiini, Dzen nam' ndaki rahatszlklarn nasl btn bir toplumsal dizgede dengesizlikler oluturduunu grmemizi salar. Sistemin zmlenmesinde insan faktrn dikkate almakla, onun ilemeyiinin nedenlerini daha iyi anlar, toplumsal dizgenin ekonomik ileyiinin salkl oluuyla onun paralar olan insanlarn mutlu ve salkl olmas arasndaki ilikiyi oluturan ltleri saptayabiliriz. Elbet btn bunlar, yalnz ve yalnz, insan doasnn kendi yapsnn snrlar iinde maksimal lde gelimesinin, yani insann esenliinin her eyden nemli olduuna herkesin inanmas halinde geerlidir. 2. Umutlarm bir de srdrmekte olduumuz yaam biimine, bunun gizlilikten ve kiisellikten yoksun oluuna, edilginliine ve suskun skclna duyulan honutsuzluktan; insanolunun bilgisayardan olduu gibi hayvandan da ayran bir varolu biimine, tarihin son birka bin yl iinde gelitirdii o zgl gereksinmelerine yant veren sevin dolu, anlaml bir varolua duyulan zlemden kaynaklanmaktadr. Nfusun byk bir ounluunun eksiksiz maddi doyumun tadn tatm bulunmas, ancak tketici cennetinin, vaat ettii mutluluu salamadn anlamas, bu honutsuzluk ve zlemi glendirmitir. (Elbet yoksullar, bir insann isteyebilecei her eye sahip olanlar daki sevinten yoksunluu, neesizlii grerek renmek dnda bu konuda bilgilenme frsat bulamadlar henz.) deolojiler ve kavramlar, ekiciliklerini byk lde yitirdiler; sa, sol gibi, komnizm, kapitalizm gibi geleneksel kalplar YOLAYRIMI 19 anlamlarn yitirdiler. nsanlar kendilerine yeni bir yn, yeni bir felsefe fiziksel ve tinsel adan lmn nemini deil de yaamn nemini konu alan yeni bir felsefe aray iindeler. Birleik Devletler'de ve btn dnyada, giderek byyen bir kutuplama olay grlmekte: Bir yanda zor kullanmay, yasa ve dzeni, brokratik yntemleri ve giderek yaamszl ekici bulan, bunlara doru ekilenler, dier yandaysa yaama bir kalptan km taslaklardan ve bir dierinin tekrar olan kopyalardan ok, yeni yaklamlara zlem duyan insanlar var. Bu yeni cephe, ekonomik ve toplumsal yaantmzla, yaama olan ruhsal ve tinsel yaklammzda kkl deiiklikler yapmak istiyor. ok genel izgilerle bu hareketin amac, bireyi etkin hale getirmek, insann toplumsal dzen zerindeki denetimini yeniden salamak ve korumak, ve teknolojiyi insancllatrmaktr. Bu, yaam adna domu bir harekettir; gnmzde yaama kar boygsteren tehlike, tek bir snfa, tek bir ulusa kar deil, herkese ynelik bir tehlike olduundan, bu hareket ok geni bir ortak tabana sahiptir. Bundan sonraki blmlerde burada zetlenen sorunlardan bazlarn, zellikle de insan doasyla sosyoekonomik dzen arasndaki ilikiyi ayrntlaryla tartacaz.

Ancak her eyden nce akla kavuturulmas gereken bir nokta var: Bugn, tutmu olduumuz yolu deitirebileceimiz konusunda yaygn bir umutsuzluk vardr. Bu, genellikle bilinsiz bir umutsuzluktur; aslnda insanlar bilinli olarak iyimser dir ve daha ileri bir gelimeyi umut etmektedirler. inde bulunduumuz durumu ve ondaki umut yeertme yetisini tartmaya balamadan nce, umut grngsn ele almamz gerekir. II UMUT 1. Umut Ne Deildir? Umut, daha byk bir canllk, daha byk bir duyarllk ve aklclk salamak ynnde gerekletirilmek istenen her toplumsal deiimin, belirleyici esidir. Ne var ki, umudun doas ou kez yanl anlalm ve umutla hibir ilikisi olmayan, hatta umudun tam kart olan yaklamlarla kartrlmtr. Umut etmek nedir? ou kiinin sand gibi, dileklere ve isteklere sahip olmak mdr? Byle olsayd, daha ok ve daha iyi otomobil isteyen, daha iyi ev, daha ok ara-gere isteyenler, umutlu insanlar olacaklard. Ama deiller; bunlar umutlu insanlar deil, daha ok tketimde bulunmaya dkn kiilerdir. Umudun nesnesi bir ey deil de, daha dolu bir yaam srmek, daha byk bir canllk iinde bulunmak, o sonsuz skknlktan kurtulmak olduunda, ya da dinbilimsel adan bakarsak gnahlardan arnma, ya da siyasal adan devrime kavumak olduunda m gerek anlamda umut etmi oluyoruz? Evet, aslnda bu trden beklentiler, umut etmek anlamn tayabilir, ama beklentilerde edil-ginlik varsa ve umut, el-etek ekmenin, teslimiyetiliin bir bahanesi oluyor, yalnzca bir ideoloji haline gelinceye dek beklemek eklinde kendini gsteriyorsa, umut etmekten sz edilemez. Kafka, Dava adl romannda, bu trden teslimiyeti ve edilgin umudu ok gzel betimlemitir. Bir adam cennete (Yasaya) alan UMUT 21 kapnn nne gelir, ve kapcdan ieri girme izni ister. Kapc, u an iin izin veremeyeceini syler. Yasa'ya giden yola alan kap, aslnda ardna dek aktr, ama adam, giri izni alncaya dek beklemenin daha iyi olacana karar verir. Ve oturur, beklemeye balar; gnlerce ve yllarca bekler. Tekrar tekrar ieri girme izni ister, ama her seferinde kendisine henz izin verilemeyecei sylenir. Adam, btn bu uzun yllar boyunca durup dinlenmeksizin kapcy inceler; krk yakasndaki bitleri bile yakndan tanyacak hale gelir. Giderek yalanr; lmek zeredir. lk kez u soruyu sorar: Nasl oluyor da btn bu yllar boyunca benden baka hi kimse girmek istemedi bu kapdan? Kapc, Senden baka hi kimse giremezdi ki bu kapdan, diye yantlar onu. nk kap yalnz ve yalnz senin iindi. imdi artk kapayacam. Adam artk anlamayacak kadar yalyd, gen olsayd da anlayamayacakt belki. Brokratlarn dedii dediktir; hayr dendiine gre ieri giremez. Bu edilgin, bekleyen umuttan biraz daha fazlas olsayd onda, ieri girmi olacakt, ve brokratlar umursamama yreklilii, onu parltl saraya gtrecek olan zgrletirici edim olacakt. ou insan Kafka'nn ihtiyarna benzer. Umut ederler ama yreklerinin sesini, itkisini dinleme ve ona gre davranma yetisinden yoksundurlar; brokratlar onlara yeil k

yakmad srece beklerler de beklerler.1 Bu trden edilgin umut, zamana sahip olmay ummak eklinde betimlenebilecek genelletirilmi bir umut biimiyle yakndan ilgilidir. Zaman ve gelecek, bu trden umudun ana blm haline gelmitir. imdi sreci iinde hibir ey beklenmemektedir, bir sonraki anda, ertesi gn, gelecek yl iinde ve umudun bu dnyada gerekletirilebileceine inanmak ok sama gelirse, bir baka dnyada bir eylerin olaca beklenir. Bu inancn ardnda, gelecee bir tanra gibi tapan Robespierre gibi bir adam tarafndan Fransz Devriminde balatlan bir putperestlik, Geleceke, Tarihe ve Sonraya tapma yatmaktadr: Hibir ey yapmam; edilginh'imi 1 Esperar szc spanyolcada hem beklemek hem de umut etmek-anlamna gelir; bu kavramn, burada betimlemeye altm o zel edilgin umut anlamn ierdii ok aktr. 22 UMUT DEVRM korurum, nk ben hibir ey deilim, gszm, yetisizim; ama gelecekte, zamann gsterecei eyler, benim baaramayacam eylerin gereklemesini salayacak. ada burjuva dncesindeki gelimeye tapmann deiik bir yn olan bu gelecee tapma, umudun yabanclamasnn ta kendisidir. Ben bir ey yapmayacam, ben, bir ey olmayacam, ama tapmlar, gelecek ve sonra, ben hibir ey yapmadan bana bir eyler getirecek2. Edilgin bekleyiin, umutsuzluun gizlenmi bir biimi olduu dorudur, ama bir de bunun tam kart gizldbme biimiyle kendini gsteren szlerle, servencilikle, gereklii grmezden gelerek ve zorlanamayacak eyi zorlayarak gizlemek eklinde grlen bir baka umuttan yoksun olma ve aresizlik biimi vardr. Btn koullar altnda lm yenilgiye ye tutmayanlar horg-ren isyan nclerinin ve sahte Kurtarclarn yaklam buydu ite. Bu gnlerde, bu szmona kktenci umutsuzluk klf ve hiilik, gen kuan en ateli yelerinden bazlar arasnda seyrek rastlanan bir durum deil. Gzpeklikte ve kendilerini ortaya koymada stlerine yok, ama gerekilikten, geni kapsaml tasarlama ve ynlendirme yetisinden yoksun olmalar, bazlar ayrca yaam sevgisi beslememeleri nedeniyle inandrc olmaktan uzaklayorlar.3 2 Neyin doru, neyin yanl, neyin 'iyi ve neyin kt olduuna tarihin karar verdiini savunan Stalin'ci gr dorudan doruya Robespierre'in putuluunun ve sonraclnn devamdr. Bu yaklam, Tarih hibir ey deildir ve hibir ey yapmaz. Bir ey olan ve yapan, insandr, ya da Feuerbach zerine Tezler'de, nsanlarn, koullarn ve yetime tarznn rnleri olduu ve dolaysyla, deimi insanlarn baka koullarn ve deitirilmi yetime tarznn rnleri olduu ynndeki maddeci reti, koullan deitirecek olann insanlar olduunu ve eiten kiinin eitilmeye gereksinimi bulunduunu unutmaktadr, diyen Marx'in grnn tam tersidir. 3 Bu trden umutsuzluk, Herbert Marcuse'n Eros and Civilization (Eros ve Uygarlk) adl kitabyla (Boston: Beacon Press, 1955) One-Dimensional Man'de (Tek Boyutlu nsan'da) (Beacon Press, 1964) ok ak bir ekilde grlmektedir. Ona gre sevgi, sevecenlik, ilgililik ve sorumluluk gibi btn geleneksel deerler, yalnzca teknoloji toplumu ncesinde anlam tamaktaydlar. Yeni toplumda bask ve smrden yoksun olannda yani lm de iinde olmak zere hibir eyden korkmas gerekmeyen, yeni gereksinmeler

gelitirecek yeni insan ortaya kacaktr; bu insann cinsellii ok ynl olacak ve kii, bu yeni cinsellik eklini duyurabilecektir [okura Freud'un Tlree Contributions to the Theory of Sex (Cinsellik Kuram UMUT 2. Umudun Paradoksu ve Doas 23 Umut, kendi iinde elikilidir (paradoksaldr). Ne edilgin bekleyitir, ne de gereklemesi olanaksz koullarn gereki olmayan bir ekilde zorlanmasdr. Atlama an geldiinde srayacak olan -melik bir kaplana benzer umut. Ne yorgun reformculuk umudun bir anlatmdr ne de szmona-kktenci* servencilik. Umut etmek demek, henz domam ey iin her an hazr olmak, ama doumun, bizim yaam;, srecimiz iinde gereklememesi halinde umarszla, umutsuzlua dmemek demektir. Zaten var olan ya da hibir zaman var olmayacak olan bir eyi umut etmenin anlam yoktur. Umutlar zayf olanlar, ya vurdumduymazdrlar ya da iddete eilim duyarlar; umutlar gl olanlar, yeni yaamn tm belirtilerini grr, bundan sevin duyarlar ve domaya hazr olan eyin varlk kazanmasna yardmc olmaya her an hazr bulunurlar. Umut konusundaki yanltc noktalarn en nemlilerinden biri de, bilinli umutla bilinsiz umut arasnda ayrm yapamamaktr. zerine nceleme) adl kitabn neririm]. Ksacas Marcuse, insanolunun nihai gelimesini, bebeksi yaama ekilmede, emzirilmi bebein mutluluuna dnmede grmektedir. Yazarn sonunda umutsuzlua varmasna amamak gerekir: Toplumu dntrme kuram, imdiki zaman ile kendi gelecei arasndaki bolua kpr oluturabilecek kavramlardan yoksun; hibir ey vaat etmiyor, baar umudu tamyor, dolaysyla olumsuz... (One-DimensionalMan, s. 257). Bu alntlar, Marcuse'e bir devrimci nder olarak saldran ya da hayranlk duyanlarn ne byk bir yanlgya dtklerini gstermektedir; nk devrim, hibir zaman umutsuzluk temeli zerine kurulmamtr ve de kurulamaz. Ama Marcuse politikay umursamaz bile; nk insan, imdiki zaman ile gelecek arasndaki basamaklar dikkate almyorsa, ister kktenci, ister baka eyci olsun siyaseti ele almyor demektir. Temelde Marcuse, kiisel umutsuzluunu bir kktencilik kuram olarak sunan yabanclam bir aydn rneidir. Ne yazk ki, anlaytan ve bir lde de Freud bilgisinden yoksun oluu, Freud'uluu, burjuva maddeciliini ve karmak Hegel'cilii zmlemek amacyla zerinde gezindii, ve onu, kendisine ve akldala-n olan kktencilere en gelimi kuramsal yap gibi grnen bir sonuca gtren bir kpr oluturuyor. Bunun toy bir us d, temelden akld, gerekilikten uzak ve yaam sevgisinden yoksun olduunu ayrntl bir ekilde gstermenin yeri buras deRadical szc ABD'de, gnlk konuma dilinde devrimci anlamna kullanlyor. Bununla birlikte bu kitapta btn radicalleri kktenci diye eviriyorum. (.Y.) 24 UMUT DEVRM Elbet bu, mutluluk gibi, kaygllk, ruh knts, can sknts ve nefret gibi, birok dier duygusal deneyimlerle ilgili olarak ortaya kan bir yanltr. Freud'un kuramlarnn bunca yaygn olmasna karm, onun bilinsiz kavramnn bu trden duygusal grnglere bylesine az uygulanmas alacak eydir. Bu olgunun belli bal iki nedeni olsa gerektir.

Birincisi u olabilir: Baz ruhzmlemecile-rin ve baz ruhzmleme filozoflarnn yazlarnda, btn bir bilinalt grngs yani bilinaltna itme, bastrma grngs cinsel istekleri sz konusu etmektedir; buysa, bilinaltna itme kavramn cinsel isteklerin ve etkinliklerin bilinli olarak bilinten gizlenmesi kavramnn eanlamls olarak kullanma yanlna dtklerini gstermektedir. Byle yapmakla, Freud'un bulularn, bu bulularn getirecei baz nemli sonulardan yoksun brakm oluyorlar. kinci nedense, u olgudan kaynaklanyor olsa gerektir: Victoria Dnemi sonras kuaklar iin bilinaltna itilmi ya da bilince kmas engellenmi cinsel isteklerin farknda olmak, yabanclama, umutsuzluk ya da doymakbilmezlik gibi deneyimlerin farkna varmaktan ok daha rahatsz edicidir. ok grnen bir rnei burada vermek gerekirse: ou insan, korku, skknlk, yalnzlk, umutsuzluk gibi duygularn varln kendi kendilerine itiraf etmezler yani, bu duygularn bilincinde deillerdir (ya da bu duygular bilind-dr4). Bunun nedeni ok yalndr. Bizim toplumsal modelimizde, baarl insann korkulu, skkn ya da yalnzlk iinde olmas beklenmez. Baarl insan, bu dnyay btn dnyalarn en iyisi olarak grmelidir; yapt ite basamak atlama frsatn yakalamak iin, korkularn, kukularn, ruhsal kntlerini, skknlklarn ya da umutsuzluklarm da bastrmak, bilinaltna itmek durumundadr. Bilinli olarak umutlu olan ve bilinsiz olarak da umutsuzluk duygularna sahip ok insan vardr da bunun tersi durumda insan ok azdr. Umudun ve umutsuzluun incelenmesinde ele alnacak Burada, bilindndan sz etmenin, yabanclam dnme ve konumann bir baka ekli olduunu vurgulamak isterim. Bilind diye bir ey yoktur, bir organ ya da uzayda-yer kaplayan bir ey deildir bu. Bir insan, dsal ya da isel olaylarn bilincinde olabilir, ya da bilincinde olmayabilir; yani, burada sz konusu olan ruhsal bir ilevdir, belli bir yerde bulunan bir organ deil. UMUT 25 nemli nokta, insanlarn kendi duygulan konusunda ne dndkleri deil, gerekten de ne hissettikleri, ne duyduklardr. Bu, onlarn szlerinden ve tmcelerinden pek anlalmayabilir, ama yzlerinde-ki anlatmdan, yrme biimlerinden, gzlerinin nndeki bir eye kar ilgiyle tepki gsterme yetilerinden ve, mantkl savlar dinleme yetisiyle kendini gsteren tutuculuktan yoksun olularndan anlalabilir. Bu kitapta toplumsal-ruhbilimsel grngye uygulanan devimsel gr as, ou toplumsal-bilim aratrmalarndaki tanmlayc davran yaklamdan kkl bir ekilde ayrlmaktadr. Devimsel (dinamik) adan, kiinin imdi ne dndn, ya da ne sylediini, ya da nasl davrandn bilmek istiyoruz. Kiilik yaps, yani enerjilerinin yarsrekli yaps, bunlarn gnderildii ynler, ve hangi younlukta akmakta olduklar ilgilendiriyor bizi. Davran ynlendiren itici gleri bilirsek, yalnzca imdiki zamanda gerekletirilen davran anlamakla kalmayz, bir kiinin deitirilmi koullar altnda nasl davranabilecei konusunda da akla uygun varsaymlarda bulunabiliriz. Devimsel adan, bir kiinin dncesindeki ya da davranndaki artc deiiklikler, o kiinin kiilik yapsnn bilinmesi kouluyla, ou kez nceden bilinmesi, ngrlmesi olas deiikliklerdir. Umudun ne olmad konusunda daha ok ey sylenebilir, ama gelin hzlanalm ve umudun

ne olduu sorusunu soralm. Acaba szcklerle betimlenebilir mi umut, yoksa yalnzca bir iirde, bir arkda, bir harekette, yz anlatmnda ya da bir edimde mi dile getirilebilir? Her insansal deneyimde olduu gibi, szckler, deneyimi betimlemeye yeterli deildir. Hatta ou kez, szckler bu iin tam tersini yapar: deneyimi apraklatrr, parampara eder ve ldrr. nsan, ne yazk ki ou kez, sevgi zerine, nefret ya da umut zerine konuma sreci iinde, anlatmas gereken konuyla balantsn yitirir. iir, mzik ve dier sanat biimleri, insansal deneyimleri betimlemeye ok daha uygun aralardr; nk onlar, kendi kurallarna tam tamna uygun olmann getirdii bir kusursuzlua sahiptirler ve insan deneyiminin yeterli ve uygun simgeleri olarak kabul edi26 UMUT DEVRM len ypranm bozuk paralarn belirsizliinden ve anlalmazln-dan uzaktrlar. Bununla birlikte, duygu deneyimine, bir iirin dizelerini oluturmayan szcklerle deinmek olanaksz deildir. nsanlar, karlarndaki kiinin szn ettii deneyimleri hi deilse bir lde pay-lamasayd, bu mmkn olmayacakt. Deneyimi betimlemek demek, deneyimin eitli ynlerine iaret etmek ve bylece yazarla okurun, ayn eyden sz ettikleri bir etkileim ortam oluturmaktr. Byle bir etkileim kurmaya alrken, okurdan, benimle birlikte almasn ve umudun ne olduu sorusuna benim yant vermemi beklememesini isteyeceim. Bir diyalog kurmamz olanakl klmak iin, okurdan kendi deneyimlerini harekete geirmesini bekleyeceim. Umut etmek, bir varolma durumudur. Youn, ancak henz harcanmam bulunan etkin olma durumunun5 isel olarak hazr olmasdr. Etkinlik kavram, ada sanayi toplumunda insann en yaygn yanlsamalarndan birine dayanr. Kltrmzn dililerinin tamam etkinlie megul olma anlamnda etkinlie ayarlanmtr; ve bu, meguliyet anlamnda megul olmay (ticari i iin gerekli meguliyeti) kapsamaktadr. Hatta, ou insan ylesine etkin dir ki, bir ey yapmadan duramaz; dinlenme saatleri denilen sreyi bile bir baka etkinlik biimine dntrr. Para kazanmak ynnde etkinlik gstermiyorsanz, arabayla dolaarak, golf oynayarak ya da sadece ene alarak etkinlikte bulunuyorsunuzdur. Yapacak hibir eyinizin bulunmad an, asla olmamaldr. Bu trden davrana etkinlik demek ya da dememek bir terimbilim (terminoloji) sorunudur. in kts, ok etkin olduklarm sananlarn ou, megul 5 [Kullanlagelen etkinlik (activity) terimi yerine] etkin olma durumu (acti-veness) terimini, Michael Maccoby'den aldm kiisel bir mektuba borluyum; etkin olma durumu ya da edilgin olma durumu bir davranla ya da zihinsel durumla ilgili olduunda, edilginlik yerine edilgin olma durumu (passivity/passiveness) terimlerini kullanrm. Etkinlik ve edilginlik sorununu, zellikle retken ynlendirme balamnda birka kitabmda tarttm. Burada, Ernest Schachtel'in Metamorphosis (Deiim) adl kitabnda (New York: Basic Books, 1959) en gzel anlatmn bulan etkinlik ve edilginlik tartmasna okurun dikkatini ekmek isterim. UMUT 27 olmalarna karn, son derece edilgin olduklarnn farknda deillerdir. Bunlar, drty, uyarcy, srekli olarak dardan beklerler bu uyarc bakalarnn ene almas olabilir,

film grntleri, gezi ya da hatta yeni bir kadn ya da erkekle cinsel ilikide bulunmak gibi, dier daha coturucu tketim heyecanlan olabilir. Bunlar drtl-meye, ama dmelerinin evrilmesine, kkrtlmaya, ayartlmaya gereksinim duyarlar. Hep koarlar, asla durmazlar. Her zaman itilirler, eilir ve bir daha asla dorulmazlar. Kendi kendileriyle kar karya geldiklerinde ortaya kan kaygdan kamak iin bir ey yapma tutkusuna kaplmlardr ama kendilerini youn bir ekilde etkinmi gibi grrler. Umut, yaamaya ve bymeye elik eden, onunla birlikte bulunan bir ruhsal edir. Eer gne almayan bir aa, gvdesini gnein geldii yne eerse, aacn, tpk insan gibi umut ettiini syleyemeyiz; nk insandaki umut, bir aa iin sz konusu edilemeyecek duygular ve farknda olmay ierir. Ama gene de aacn gnein gelmesini umduunu, ve gvdesini gnee doru bkmekle bu umudu dile getirdiini sylemek yanl deildir. Yeni domu bir ocuk iin durum farkl mdr? Bebek, farknda olma durumu iinde bulunmayabilir, ama gene de, onun etkinlii, domak ve bamsz olarak solumak umudunu dile getirir. St ocuu anasnn gslerine ulamay umut etmez mi? Bebek ayaklar zerinde dikilip yrmeyi umut etmez mi? Hasta iyilemeyi, tutuklu zgr olmay, a yemek yemeyi umut etmez mi? Uykuya daldmzda ertesi gn uyanmay umut etmez miyiz? Sevime bir erkein iktidarna, eini uyarma yetisine.olan umudunu, ve kadnn ona yant verme ve onu uyarma umudunu iermez mi? 3. nan Umut yok olduunda, yaam olgusal ya da gizil (potansiyel) olarak sona ermitir. Umut, yaamn doasnda, insan ruhunun dinamiinde varolan bir edir. Yaamn doasn oluturan bir baka eye ok yakndan baldr. Bu ge, inan'dr. nan, zayf bir inanma ya da bilgi biimi deildir; una ya da buna iman etmek de28 UMUT DEVRM ildir. nan, henz kantlanmam eyin doru olduuna inanmak, bir olasla inanmak, gebeliin farkna varmaktr. Gerek, ama henz domam olan konusunda bilgi sahibiysek, inan aklcdr; yzeyi delip geen ve ekirdei gren bilgi ile kavrama yetileri zerine kurulmutur. nan da tpk umut gibi gelecek'c ait kehanette bulunmak deildir; imdiki zaman'n gebelik durumundaki grntsdr. nan'in, bir kesinlik ve bir emin olma durumu olduu ksmen dorudur. nan, olasln gerekilii konusunda emin olmaktr ama kesin tahmin anlamnda emin olma deildir. ocuk, gelimemi olarak doabilir; doum srasnda lebilir; yaamnn ilk iki haftas iinde lebilir. te bu, inan'm paradoksudur: nan, kesin olmayn kesinliidir.6 nsann kendi gr ve kavraynn doru ve kesin olduuna inanmaktr; gerekliin ortaya koyaca nihai sonuca kesinlikle inanmak deildir. Bilimsel olarak ngrlebilen eyler iin inan'a gereksinmemiz yoktur, olanaksza inan da olamaz. nan, kendi yaama deneyimimiz ve kendimizi dntrmemiz temeline dayanr. Bakalarnn deiebileceine inan duymam iin benim deime deneyimini yaam olmam gerekir.7 Ussal inan'la usd inan8 arasnda nemli bir ayrm vardr. Ussal inan, kiinin dnsel ya da duygusal adan isel-etkin olma durumunun sonucudur; usd inansa, kiinin, doru olup olmadna bakmakszn doru olarak kabul ettii, kendisine verilmi bir eye boyunemesidir. Nesnesi ister bir tapm olsun ister bir nder ya da bir ideoloji, btn

usd inanlarn temel esi, bunlarn edilgin nitelikte olmasdr. Bilim adam bile, kendi yaratc dncesinin gcne kar ussal inan beslemek iin, geleneksel fikirlere kar duyulan usd inantan arnmak gereksinimi iindedir. Buluu kantlannca, inan'a gereksinmesi kalmaz; artk yalnzca, aklndan geirmekte olduu bir sonraki adma inan duymak ister. nsan ilikileri alannda, bir baka kiiye inan duymak, onun znden, branicede, inan (emunah) szc kesinlik ve emin olma anlamna gelir. Amin kesinlikle demektir. 7 Kesinlik ya da emin olma gereksinmesi III. Blmde tartlacak. 8 Ussal ve usdnn anlam IV. Blmde tartlacak. UMUT 29 yani temel davranlarnn gvenilirliinden ve deimezliinden emin ohnak anlamna gelir. Ayn anlamda, kendimize kar da inan duyabiliriz grlerimizin deimezliine deil, kiilik yapmza ekil veren kalba, yaama kar temel ynselimimize kar inan besleyebiliriz. Bu trden inan, kiinin kendi deneyimleriyle, mantkl olarak, rahat rahat Ben deme yetisiyle, kimlik duygusuyla biimlenir. Umut, inan'a elik eden ruh halidir. Umutluluk hali olmakszn inan ayakta duramaz, dayanaksz kalr. Umut, yalnz ve yalnz inan temeli zerinde durabilir. 4. Direnme Gc Yaamn yapsnda umut ve inanca bal olan ve onlarn bir halkasn oluturan bir ge daha vardr: cesaret, ya da Spinoza'nn adlandrmasyla, direnme gc. Belki de direnme gc belirgin, daha ak bir anlatm, nk gnmzde cesaret daha ok yaama yrekliliini deil de lme yrekliliini gstermede kullanlyor. Direnme gc, umut ve inan', bo iyimserlie ya da usd inan'a dntrerek dolaysyla onlar yokederek bu ikisinden dn verme ynnde batan karlmaya kar koyma yetiidir. Direnme gc, dnya evet szcn duymak istediinde hayr diyebilme yetiidir. Ancak direnme gcnn bir dier ynn dile getirmezsek, onu tam olarak anlayamayz. Bu, korkusuzluktur. Korkusuz kii gzdamdan, hatta lmden bile korkmaz. Ama ou kez olduu gibi, korkusuz szc, tmyle farkl birka yaklam ve davran daha kapsar. Yalnzca en nemli tanesini sylyorum: Birincisi, kii yaamay umursamad iin korkusuz olabilir; ona gre yaam pek deerli deildir, dolaysyla lme tehlikesi karsnda bile korkusuzdur; ama lmden korkmamasma karn yaamdan korka-bilir. Korkusuzluu, yaam sevgisinden yoksun oluundan kaynaklanmaktadr; yaamn tehlikeye atma konumunda olmad zaman, genellikle korkusuz deildir. Hatta, yaam korkusundan kendisin30 UMUT DEVRM den korkmaktan, insanlardan korkmaktan kanmak iin sk sk tehlikeli durumlar arar. kinci bir korkusuzluk tr de, ister bir insan olsun ister bir kurum ya da fikir, bir tapma, onun yaamn paylayormuasna bo-yunemi bir kiinin korkusuzluudur; tapmn buyruklar kutsaldr; bedeninin yaamn srdrmek iin ortaya koyduu buyruklardan ok daha zorlaycdrlar. Bu tapmn buyruklarna uymamay ya da onlar kukuyla karlamay

baarabilse, tapm ile zdeliini yitirmek tehlikesiyle kar karya kalacaktr, buysa, kiinin kendisini son derece soyutlanm bir durumda, dolaysyla deliliin eiinde grme tehlikesini dourmak anlamna gelmektedir. nc korkusuzluk tryse, kendi kendisiyle kalan, kendine gvenen ve yaam seven, tam anlamyla gelimi insanlarda grlr. Doymakbilmezlii yenmi kii, herhangi bir tapma ya da herhangi bir eye tutunmaz, dolaysyla yitirecek hibir eyi yoktur: zengindir nk botur, gldr nk arzularnn esiri deildir. Ta-pmlardan, usd isteklerden ve dlemlerden (fantezilerden) kopa-bilir nk kendi iinde ve dnda gereklikle tam bir iliki iindedir. Byle bir insan tam aydmlanmhka ulamsa, tmyle korkusuzdur. Ereine doru ilerlemi, ancak henz varmamsa, onun korkusuzluu da tam olmayacaktr. Ancak, tam anlamyla kendisi olmaya doru bir adm atmaya alan herkes, korkusuzluk ynnde yeni bir adm atldnda, ok kesin bir g ve sevin duygusunun uyandnldn bilir. Yeni bir yaam evresinin balam olduunu duyumsar. Goethe'nin dizelerindeki hakikati hissedebilir: Evimi bir hiliin zerine kurdum, bu yzden btn dnya benimdir. Umut ve inan, yaam 'in temel nitelikleri olduklarndan doalar gerei statkoya bireysel ve toplumsal olarak yceltme ynnde hareket ederler. Srekli bir deime sreci iinde bulunmak ve asla herhangi bir belirli anda ayn kalmamak, yaamn niteliklerinden biridir.9 Gerek organik yaam ve inorganik madde tanmlamalar, gerek ikisi arasndaki snr tartmann yeri buras deil. Kukusuz, gnmz biyoloji ve genetii asndan, geleneksel ayrmlar tartma gtrr duruma gelmitir; ancak bu ayrmlarn geerliliini yitirdiini kabul etmek yanl olacaktr; yerlerine yenilerini koymak deil, bunlar arndrmak gerekmektedir. UMUT 31 Atl, hareketsiz duran yaam lmeye eilimlidir; eer atllk ek-siksizse, lm gereklemi demektir. Buna gre, yaam, hareket etme niteliinden tr, statko'dan kurtulup kmak ve onu amak eilimindedir. Ya daha gl hale geliriz ya daha zayf, ya daha akll ya daha ahmak, ya daha yrekli ya daha korkak. Her saniye, iyi ya da ktye gtrecek bir karar verme andr. Tembelliimizi, doymakbilmezliimizi ya da nefretimizi ya besleriz, ya da alktan ldrrz. Ne kadar beslersek o kadar glenir; ne kadar a brakrsak o kadar zayflar, gszlesin Birey iin geerli olanlar, toplum iin de geirlidir. Toplum, duraan deildir; gelimezse, kokuur; statko'ya daha iyiye doru ykseltmezse, ktye doru bir deime gsterir. ou kez toplumu oluturan bireyler ya da topluluklar olarak hareketsiz durabileceimiz ve belirli bir durumu u ya da bu ynde deitirmeyebilece-imiz yanlsamasna kaplrz. Bu en tehlikeli yanlsamalardan biridir. Hareketsiz durduumuz an kokumaya balarz. 5. Dirili Bu kiisel ya da toplumsal dnm kavram, diriliin (yeniden ortaya kn) anlamm Hristiyanlktaki dinbilimsel anlamlarna do-kunmakszn yeniden belirlememizi olas, hatta zorunlu klmaktadr. Hristiyanlk'taki anlam, belki de yeni anlamn simgesel anlatmlarndan biri olan dirili, yeni anlamyla bu yaamn gerekliinden bir baka gereklik yaratmak deil, bu gereklii, daha byk bir canllk salamak ynnde

dntrmektir. nsan ve toplum, umut ve inan edimi iinde, her an diriltilmektedirler; her sevme edimi, her farkndalk ve tutku edimi dirilitir; her durgunluk edimi, doymakbilmezlik, bencillik edimi lmdr. Varolu her an bizi dirili ve lm seenekleriyle kar karya getirir; her an bir yant veririz, birini seeriz. Bu yamt, sylediimiz ya da dndmz eyde deil, ne olduumuzda, nasl bir edimde bulunduumuzda ve nereye doru hareket etmekte olduumuzda yatmaktadr. 32 UMUT DEVRM 6. Kendilerini Kurtarc Sayanlarn Umudu nan, umut ve bu dnyasal dirili, klasik anlatmlarn, peygamberlerin mesihi ngrlerinde bulmulardr. Onlar, Yunan tra-gedyasmdaki koro ya da bir Kassandra gibi gelecei nceden haber vermezler; imdiki zamanda varolan gereklii kamuoyunun ve yetkililerin gzba olmakszn grrler. Peygamber olmak isteinde deillerdir, ama hangi olaslklar grdklerini sylemek ve insanlara seenekleri gstermek, onlar uyarmak iin kendi bilinlerinin bilgili akllarnn sesini dile getirmek zorunda grrler kendilerini. Yapmay ama edindikleri tek ey budur. Onlarn uyarsn ciddiye almak ve gidilerini deitirmek ya da kulak vermemek ve de ac ekmek insanlara, onlar dinleyenlere kalm bir eydir. Peygambersi konuma, her zaman iin seenekler, semler ve zgrlk dilidir; ne olursa olsun anlamnda kararllk dili deildir asla. Peygambersi seenekiliin en ksa anlatm, Tevrat'ta, Pentateuch'un beinci kitabndaki ikinci Musa yorumunda dile getirilmitir: Bugn senin nne yaam ve lm koydum, sen yaam setin!10 Peygamber yaznnda, mesihi gr, varolan ya da halen orada bulunan ile, olacak olan ve henz olmam bulunan11 arasndaki gerilime dayanmaktadr. Peygambercilik sonras dnemde, mesihilik fikrinin anlamnda bir deiiklik meydana geldi ve bu ilk kez, 164 yllarnda Danyel'in kitabnda, ayrca da Tevrat'a dahil edilmemi bulunan ve doruluuna inanlmayan Kutsal Kitap yaznnda yansd. Bu yaznda, peygamberlerin yatay tarihsel fikrine kart olarak dikey12 kurtulu fikri ilenmitir. Burada daha ok 10 You Shall Be as Gods (Tanrlar Gibi Olacaksnz) adl kitabmda (New York: Holt, Rinehart and Winston, 1967), peygambersi seenekiliin yapsn geni' lde ele aldm. Ayrca ayn kitapta zgn seeneki mesihilikle ztlk oluturan Musevi mesihi dncesindeki, her eyin Tanr tarafndan bildirildiini kabul etme eilimini inceledim (s. 121 ve devam). 11 Leo Baeck, Judaism and Christianity (Musevilerin Dinsel nanlar ve Hristiyanlk) (New York: The Jewish Publication Society of America, 1958), eviren ve bir giri yazan: W. Kaufman. 12 Bu terimler, Baeck tarafndan yukarda anlan kitapta kullanld. Teilhard de Chardin, The Future of Man (nsann Gelecei) adl kitapta, (New York: Harper and Row, 1964), bu kavramlarn bir sentezini oluturmaya alt. UMUT 33 bireyin dnmesine ve zellikle de tarihin, kyametin kopmasyla kendini gsterecek feci sonuna arlk verilmitir. Tanrdan aktarld ne srlen bu gr, seenekler deil

kehanetler, zgrlk deil gerekircilik iermektedir. Daha sonraki Talmud ya da brani geleneinde o ilk peygam-berci seeneki gr egemendi. Erken Hristiyan dncesindeyse, bir kurum olarak Kilisenin genellikle edilgin bir bekleme durumuna ekilmesine karn daha ok, mesihi dncenin, Tanrdan aktarld kabul edilen eklinin byk etkisi grlmtr. Ama gene de kinci Geli kavrarm'nda, peygamberci kavram canl kald ve Hristiyanlk inancnn peygamberci yorumu, anlatmn tekrar tekrar devrimci ve heretik (muhalif) mezheplerde buldu; bugn, eitli Katolik-olmayan nitelemelerin yan sra Roma Katolik Kilisesindeki kktenci kanat, peygamberci ilkeye, bu ilkenin seenekiliine ve ayrca tinsel amalarn siyasal ve toplumsal srelere uygulanmas gerektii anlayna ok belirgin bir dnn yapldn gstermektedir. Kilisenin dnda, zgn Marx'ci toplumculuk, mesihi bakn dinsel olmayan dildeki en nemli anlatmn oluturdu, ancak bu gr, Mars'n komnistlere arptlmasyla kokuturuldu ve yok edildi. Son yllarda, Marx'cihktaki mesihi ge, birok toplumcu insanclarda, zellikle de Yugoslavya, Polonya, ekoslovakya ve Macaristan'da sesini duyurmaya balad. Marx'cilarla Hristiyanlar, ortak bir mesihi gelenee dayal dnya apnda bir gr al-veriine giritiler.13 Ernst Bloch, Das Prinzip Hoffnung (Umut lkesi) adl yaptnda, Marx'ci dncedeki peygamberci umut ilkesini herkesten iyi dile getirdi. Erich Fromm tarafndan derlenen Symposium on Socialist Humanism (Toplumcu nsanclk Sempozyumu) adl kitaba (New York: Doubleday, 1965) ok sayda ada insanc-toplum-cu yazar katkda bulundu. Ayrca bkz. Yugoslav gazetesi Praxis'in ngilizce basksyla, G. Nenning'in ynetiminde Forum tarafndan yaymlanan ve Hristiyan nsanclarla Hristiyan olmayan nsanclar arasnda bir karlkl konuma ieren uluslararas Dialogue dergisi. Marx'in, toplumculuun kanlmaz olduunu syleyen gerekirci bir tarih grne sahip olduu yolundaki yaygn varsaym, bence doru deildir. Gerekircilik izlenimi, Marx'in, kkleri, ou kez zmlemeci ve bilimsel biemiyle i ie olan propagandac, t verici biemindeki baz kurallarndan kaynaklanmakF.:3 34 UMUT DEVRM 7. Umudun Krlmas Eer umut, inan ve direnme gc yaamla birlikte varolan gelerse, nasl oluyor da bylesine ok sayda insan umut, inan ve direnme glerini yitiriyor, kleliklerine ve bamllklarna sarlyorlar? te insan varlnn belirleyici zellii, bu yitirme olaslnn ta kendisidir. Balangta, umut, inan ve direnme gcyle yola kyoruz bunlar, spermayla yumurtann, onlarn bir araya gelmesinin, ceninin bymesinin ve domasnn bilind dnce-olma-yan zellikleri, nitelikleri. Ama yaam baladnda evredeki dei-iklik-getirici olaylar ve rastlantlar, umut gizilgcn gelitirmeye ya da ketlemeye balar. oumuz sevilmeyi ummuuzdur yalnzca giydirilip beslenmeyi deil, anlalmay, dikkate alnmay, sayg gsterilmeyi bekle-miizdir. oumuz inanabilmeyi ummuuzdur. Kkken, o insan buluu olan yalan henz bilmiyorduk yalnzca szlerle sylenen yalan deil, sesle, mimiklerle, gzlerle, yzsel anlatmla yalan sylemeyi de bilmiyorduk. Bir ocuk,

batan sona insan yaratclnn rn olan bu eye yalana nasl hazrlanacak? oumuz, bazen biraz daha az, bazen de biraz daha ok kaba bir ekilde gzmz am, insanlarn ou kez syledikleri eyi demek istemediklerini ya da demek istediklerinin tersini sylediklerini renmiizdir. stelik, yalnzca insanlarn, unun, bunun deil, en ok gvendiimiz kiilerin anamzn, babamzn, retmenlerimizin, nderlerimizin bu tavr iinde bulunduunu anlamzdr. Gelime sreleri iinde u ya da bu noktada, umutlarnn boa kt bazen tmyle krld yazgsndan kurtulmu kii ok azdr. Bu iyi bir ey belki de. Eer insan umudunun boa kt deneyimini yaamasayd, umudu nasl daha gl ve bastrlmaz hale gelirdi? yimser bir d olma tehlikesinden nasl kanabilirdi? Ancak te yanda, umut ou kez ylesine batan sona knlyor ki, insan hibir zaman onu tekrar bir araya getiremiyor. tadr. Marx'm kuramlarnn belki de en parlak yorumlayclarndan olan Rosa Luxemburg, Toplumculuk ve Barbarlk Seenei ifadesindeki seeneki gr vurgulamtr. UMUT 35 Aslnda, umudun krlmasna gsterilen tepkiler ve verilen yantlar, pek ok koula bal olarak byk farkllklar ierir. Bu koullar yle sralanabilir: tarihsel, kiisel, ruhsal ve yapsal. ou kii, belki de byk bir ounluk, yalnzca iyi olanm baa gelmeyeceini deil, hatta belki de en kt olann baa gelebileceini kabul etme zahmetine katlanmadan en iyiyi uman ortalama bir iyimserlie uyarlandndan, umutlarnn boa kmasna tepki gsterir. Herkes slk ald srece bu tr insanlar da slk alarlar, ve umutsuzluklarm duyumsamak yerine, bir tr pop konserine katlm gibi davranrlar. Taleplerini, elde edebildikleriyle snrlarlar ve eriemeyecekleri yerde olan dlemezler bile. Bunlar, srnn iyi-uyarlan-m yeleridirler ve hi kimse umutsuzluk duymadndan asla umutsuzlua kaplmazlar. Bunlar ada bat toplumunun pek ok yesinde grdmz garip, bir tr teslimiyeti iyimserlik tablosu izerler burada iyimserlik genellikle bilinli, teslimiyetilikse bilinddr. Umudun krlmasnn bir baka sonucuysa, yrein katlamas dr. ocuk sululardan kat ama etkileyici yetikinlere dek birok insann yaamlarnn bir evresinde, belki be yanda, belki on iki, belki yirmi yanda artk incinmeyi, zlmeyi kaldramayacak noktaya dayanm olduunu grrz. Bunlardan bazlar, anszn bir ey grm, ya da bir deiiklie uramasna, artk buralarna geldiine karar verirler, artk hibir ey hissetmemeye, kimsenin kendilerini incitmesine meydan vermemeye, ancak kendilerinin bakalarn incitebileceklerine karar verirler. Kendilerine dost, ya da onlar seven kiiler bulma konusunda anssz olduklarndan yaknabilirler ama bu onlarn ansszl deil, yazgsdr. Sevecenlik duygularn ve bakalarn anlama yetisini yitirdiklerinden kimseye dokunmazlar kimse de onlara dokunamaz. Yaamdaki utkular, kimseye gereksinme duymamaktr. Dokunulmaz olmaktan gurur duyarlar, bakalarn incitebildiklerinden dolay zevk duyarlar. Bu iin su oluturacak ekilde ya da yasal yollardan gerekletirilmesi, ruh-bilimsel etmenlerden ok toplumsal etmenlere baldr. Bu insanlarn ou donmuluklarm korurlar, dolaysyla, yaamlar tkenince-ye dek mutsuzdurlar. Arada bir, bir mucize olur ve buzlarn erime36

UMUT DEVRM si sreci balar. Bunun nedeni belki de kayg ve ilgilerine inandklar bir kiiyle karlam olmaktr; yeni duygu boyutlar almtr. Eer anslar varsa, buzlar tmyle erir ve tmden yokolmu grnen umut tohumlan canlanr. Umut krklnn bir baka ve ok daha ar bir sonucu ykclk ve iddettir. nsanolu, umutsuz yaayamayacandan, umudu tmyle yok olmu kii, yaamdan nefret eder. Yaam retemedi-inden nerdeyse bir mucize olan ancak onu gerekletirmekten ok daha kolay bir eyi, yaam yok etmeyi ister. Yaanmam yaamndan dolay kendisinden almak ister; bu iiyse, kendisini eksiksiz bir ykcln kucana atmakla yapar yle ki, bakalarn yoket-mek ya da kendisinin yokedilmesi pek nemli deildir.14 ou kez umut krklna gsterilen ykc tepki, toplumsal ya da ekonomik nedenlerle ounluun sahip olduu rahatlklardan yoksun kalan ve toplumsal ya da ekonomik olarak snacak bir yeri bulunmayan kiilerde grlr. Nefret ve iddete yol aan durum, her eyden ok ekonomik sknt deil, iddet ve ykcl harekete geirmek konusunda ayn lde etkin olan, umutsuz durumlar, srekli yinelenen ve tutulmayan szlerdir. Hatta, umut denen eyi grememeleri nedeniyle umutsuz bile olamayacak denli yoksun kalm ve kt davranlara hedef olmu kskn gruplarn, umut olasln grebilen ama ayn zamanda umutlarnn gereklemesini olanaksz klan koullar tanyabilen kiilerden daha az iddetli olduu konusunda pek kuku yoktur. Ruhbilim diliyle konuursak, nasl lme istekli olma yaam sevgisinin seeneiyse, nasl sevin skknln seeneiyse, ykclk da umudun seeneidir. Umutla yaayan yalnzca birey deildir. Uluslar ve toplumsal snflar da umut, inan ve direnme gleri sayesinde yaarlar, ve eer bu gizilgc yitirirlerse, ya canllktan yoksun olmalar nedeniyle, ya da gelitirdikleri akld ykclk nedeniyle yokolurlar. Burada u olguyu gzden karmamak gerekir: bir bireydeki umudun ya da umutsuzluun gelimesi, byk lde onun ait olduu toplum ya da snfta umudun ya da umutsuzluun varlyla belirlenir. Bir bireyin umudu ocukluunda ne denli krlrsa krlsn, bir 14 Bu sorun ve ykcln dier belirtilerinin sorunlar, nsandaki Ykcln Kkenleri adl fytabmda ayrntlaryla ele alnmtr. UMUT 37 umut ve inan dnemi iinde yaadnda, kendi umudunun kvlcmlar canlanacaktr; te yanda, deneyimleri onu umutlu olmaya gtren kii, ou kez toplumu ya da snf umutluluk havasn yitirdiinde umutsuz ve kederli olma eilimi gsterecektir. Gnmzde ve Birinci Dnya Savann balangcndan beri giderek artan lde, ve belki de yalnzca Amerika'da geen yzyln sonunda Anti-Emperyalist Birliin yenilgisinden bu yana, umut, bat dnyasnda hzla ortadan kaybolmaktadr. Daha nce de sylediim gibi, umutsuzluk, iyimserlik klf iinde, baz durumlardaysa devrimci hiilik (nihilizm) ad altnda gizlenmitir. Ama bir insann kendi hakknda ne dnd, ne olduu, gerekten ne hissettii ile kyaslandnda pek de nemli deildir; te yanda oumuz, ne hissettiimizin farknda olmayz. Umutsuzluk iaretleri her yerde grlyor. Ortalama insann skkn anlatmna bakn, insanlar arasndaki iliki kurmak iin aresiz abalamalarna karn ilikisizlie bakn.

Kent suyunun ve havasnn giderek artan zehirliliini ciddi olarak gidermeyi amalayan ciddi planlamadaki yetersizlie, yoksul lkelerde bagstere-cei bilinen ala bakn; hepimizin yaamlarn ve tasarlarn tehlikeye sokan gnlk olaylardan kurtulma yetersizliinden vaz getik, termonkleer silahlar ortadan kaldramaymza bakn. Umut hakknda ne syler ya da ne dnrsek dnelim, yaam iin harekete geme ya da tasar oluturmadaki yetersizliimiz, umutsuzluumuzu ele veriyor. Bu byyen umutsuzluun nedenleri hakknda ok az ey biliyoruz. 1914'ten nce, insanlar dnyann gvenli bir yer olduunu, insan yamn tmyle hie sayan savalarn gemite kaldm sanyorlard. Bununla birlikte, Birinci Dnya Sava oldu ve her hkmet kendi ynselimleri konusunda yalan syledi. Sonra, Batl glerden de Sovyetler Birliinden de gelen haksz istekler ve gsteriler komedisiyle spanya sava yaand; Stalin sisteminin ve de Hitler sisteminin terr yaand; sivil halkn yaamn tmyle hie sayan kinci Dnya Sava patlak verdi; ve nihayet, Amerikan hkmetinin, kk bir halk kurtarmak amacyla, onu ezmede btn gcn kullanmaya abalad yllarca sren Vietnam sava sahne38 UMUT DEVRM ye kt. Byk glerden hibiri, herkese umut verecek olan o tek adm atmad: dierlerinin de kendilerini izleyecek kadar akl banda olduklarna gvenerek kendi nkleer silahlarndan kurtulma giriiminde bulunmad. Ama giderek artan bir umutsuzluun yaanmas iin daha baka nedenler de var: tmyle brokratiklemi bir sanayi toplumunun olumas ve bir sonraki blmde inceleyeceimiz, bireyin rgt karsndaki gszl sorunlar. Eer Amerika ve Bat dnyas, bilinsiz umutsuzluk durumlarn, inantan ve direnme gcnden yoksun olma durumlarn srdrrlerse, yaam tmyle ortadan kaldraca iin btn sorunlar nfus art, sknt ve alk sorunlarn sona erdirecek olan nkleer silahlarla byk darbeyi indirme heveslerine engel olamayacaklardr. nsanolunun denetiminde bulunan toplumsal ve kltrel dzenin hangi ynde geliecei, bizim, kendi umutsuzluumuzla urama yetimize baldr. Her eyden nce, onu grmemiz gerekir. kinci olarak da, toplumsal, ekonomik ve kltrel yaammz yeniden umut etmemizi olas klacak ynde deimeye olanak olup olmadn dnmemiz gerekir. Bu ynde bir gerek olaslk yoksa, umut dpedz aptallk demektir. Ama gerek bir olaslk varsa, yeni seeneklerin incelenmesi ve bu yeni seeneklerin gereklemesini salayacak toplu edimler temeline dayal umut olabilir. III U ANDA NEREDEYZ VE YOLUMUZ NEREYE VARACAK? 1. u Anda Neredeyiz? On sekizinci ve on dokuzuncu yzyl sanayiciliinden gelecee giden yrngedeki kesin konumumuzu belirlemek g. Nerede olmadmz sylemek daha kolay. Serbest yatrmcla doru gitmiyoruz, hzla ondan uzaklayoruz. Daha byk lde bireycilie giden yolda deiliz, giderek artan lde bakalar tarafndan ynetilen bir kitle uygarl haline geliyoruz. deolojik haritalarmzn gittiimizi syledii yndeki yerlere doru gitmiyoruz. Tmyle farkl bir ynde uygun adm ilerliyoruz. Bazlar yn ok ak bir

ekilde gryorlar; bunlar arasnda o yolu iyi karlayanlar var, ondan korkanlar var. Ama oumuz, gereklikten farkl haritalara bakyoruz 500 ylndaki dnya haritas kadar gereklikten farkl. Haritalarmzn sahte olduunu bilmek yeterli deil. stediimiz ynde gidebilmemiz gerekliyse, doru haritalar elimizde tutmamz nem tayor. Yeni haritann en nemli zellii, Birinci Sanayi Devrimi evresini getiimizi ve kinci Sanayi Devrimi evresine baladmz belirtmesidir. Birinci Sanayi Devriminin belirleyici zellii, canl (hayvanlardaki ve insanlardaki) enerjinin yerine mekanik (buhar, benzin, elektrik ve atom) enerjinin gemi olmasdr. Bu yeni enerji kaynaklar, snai retimde kkl bir deiimin temeli olmulard. Bu yeni snai gizilgce bal olarak, bugn, sahipleri tarafndan ynetilen, 40 UMUT DEVRM birbiriyle rekabet eden ve iileri smrerek, kr paylar konusunda onlarla savaan ve ounu kk ya da orta apl smai kurulular diye andmz belli bir tip smai rgtlenme ortaya kt. Orta ve st snf yesi tpk evinin efendisi olduu gibi, kendi kuruluunun da efendisiydi ve kendisini, geleceinin de efendisi sayyordu. Beyaz derili olmayan nfusun acmaszca smrlmesi, ev ya-antsndaki yeniliki dzenlemeler, yoksullara kar giderek artan iyiletirici yaklamlar ve giderek, bu yzyln birinci yarsnda, ii snfnn uurumun dibindeki yoksulluktan grece olarak rahat bir yaantya kavumas olgularyla atba gitti. Birinci Sanayi Devrimini, u anda balangcna tank olduumuz kinci Sanayi Devrimi izliyor. Bu devrimin belirleyici zellii, yalnzca canl enerjinin yerine mekanik enerjinin geirilmesi deil, insan dncesi yerine makinalarm dnmesinin geirilmekte olduudur. Sibernetik ve otomasyon (sibernasyon) nemli teknik ve rgtsel sorulara yant vermede, insan beyninden ok daha hzl ve ok daha hassas ileyen makinalar kurmaya olanak veriyor. Siberne-tikleme, yeni bir tr ekonomik ve toplumsal rgt oluturma olasl yaratyor. Grece olarak az sayda dev kurulu, ekonomi maki-nasnn merkezi haline geldi, pek de uzak olmayan bir gelecekte, bu makinay tmyle onlar ynetecek. Yasal olarak yz binlerce hisse senedi sahibinin mlk olan kurulu, kendi kendini srekli yenileyen bir brokrasi tarafndan (ve de salt kolaylk olsun diye, yasal sahiplerden bamsz olarak) ynetilmekte. zel i kurulularyla hkmet arasndaki ibirlii ylesine sk hale gelmekte ki, bu ibirliini oluturan eler giderek artan hzla birbirinden ayrd edilemez hale geliyor. Amerika'da nfusun byk ounluunun karn tok, iyi evlerde oturuyorlar ve iyi elendiriliyorlar; hl standard koullarn altnda yaayan gelimemi Amerikallar sektr de her halde yakn bir gelecekte bu ounlua katlacaktr. Bireycilii, zgrl ve Tanrya inanmay tlemeyi srdryoruz, ancak, hazc maddeciliin ilkelerine uygun olarak gelien ve dzen adamnn tek amac haline gelen ortama uyma gerekliiyle karlatrldnda bizim bu tlerimiz anmakta. Eer toplum durduu yerde dursayd bir birey ne kadar olduu gibi kalrsa o da o kadar az baarabilir bu ii durum imdi U ANDA NEREDEYZ? 41 olduu kadar kt olmazd. Ama u anda yalnzca ucunu grdmz ve hzla ykselmekte

olan yeni bir toplum tr ve yeni tr bir insan yaantsna ulama ynnde ilerlemekteyiz. 2. .S. 2000 Ylnn nsanlktan km Toplumunun Grn Nkleer sava o gne dek insan rkm yoketmemise, 2000 ylnda ne biim bir toplum ve ne biim bir insan ortaya kacak? Eer insanlar Amerikan toplumunun iinde bulunmas olas durumunu bilselerdi, byk bir ounluk deilse de ounluk, ylesine byk bir korkuya kaplrd ki, gidii deitirebilecek nlemler almaya giriirdi. Eer insanlar, gitmekte olduklar ynn farknda deillerse, artk ok ge olduunda ve yazglar iflah olmaz ekilde belirlendiinde uyanacaklard. Ne yazk ki, byk bir ounluk, nereye gittiklerinin farknda deildir. Tarm toplumu, yiyecek toplayc ve avc toplumundan ne kadar farklysa, ulamakta olduklar yeni toplum da, Yunan j/e Roma toplumlaryla orta a toplumlarndan, geleneksel sanayi toplumlarndan o kadar farkldr ve insanlar, bunun farknda deiller. ou kii, hl birinci Sanayi Devrimi kavramlaryla deerlendiriyor toplumu. Elli yl nceki insanohmdan daha ok ve daha iyi makinalara sahip olduumuzu gryor ve bunu gelime olarak deerlendiriyorlar. Dolaysz siyasal bask yokluunun, kiisel zgrle kavumann belirtisi olduunu sanyorlar. Onlarn gzndeki 2000 yl, insanolunun orta alarn sonlarndan beri besledii zlemlerin tam olarak gerekletii yldr. Bunlar, 2000 ylnn, insanlarn zgrlk ve mutluluk elde etme savam verdii bir dnemin tamamlan ve mutlu sonu deil de, insann artk insan olmad, dnmeyen, hissetmeyen bir makinaya dnt bir dnemin balangc olabileceini gremiyorlar. nsanlktan km yeni toplumun getirecei tehlikelerin, ondo-kuzuncu yzyln sezmesini bilen akllar tarafndan aka belirtilmi olmas ilgintir; ve bu kiilerin kart siyasal gr benimsemi insanlar olmas grlerini daha da etkileyici klmaktadr.1 1 Bkz. Burckhardt, Proudhon, Baudelaire, Thoreau, Marx, Tolstoy'un, Salkl Toplum'ia (s. 288 ve sonras) anlan szleri. 42 UMUT DEVRM I Disraeli gibi bir tutucu ve Marx gibi bir toplumcu, retimin ve tketimin denetimsiz bymesinden doacak insana ynelik tehlikeler konusunda aslnda ayn gr dile getirmekteydi. Her ikisi de, insanolunun makmaya ve kendisinin giderek artan hrsna, doy-makbilmezliine kle olarak zayf deceini grmlerdi. Disraeli, yeni burjuvazinin gcn snrlamakla zme ulalacan sylyordu; Marx'sa, ileri lde sanayilemi toplumun, toplumsal abalarn amacnn maddesel eyler deil de insan olaca insansal bir topluma dntrlebileceine inanyordu.2 Geen yzyln en parlak ilerici dnrlerinden biri olan John Stuart Mill, sorunu btn aklyla grd: Yaam srdrme savamnn insanlar iin en doal durum olduunu; varolan toplumsal yaam biimini oluturan ayaklar altnda ezme, un-ufak etme, dirsek vurma, elme takma edimlerinin insan trnn en ok istedii eyler olduunu; ya da bunlarn snai gelimenin evrelerinden birinin sevimsiz belirtileri olmadn sananlarn yaam lksyle donanm olmadm itiraf ediyorum... ktidar zenginlerin elinde. Elden geldiince zengin olmaksa evrensel bir tutku. Ancak bu zenginlie giden yol, tam bir tarafszlk iinde herkese ak olmaldr. Ama en iyisi, hi kimsenin yoksul olmamas, hi kimsenin daha zengin olmak

istememesi ve hi kimsenin, bakalarnn ne gemek iin kendisini iteleyeceinden korkmamasdr.3 Demek byk zeklar, yz yl ncesinden, bugn ya da yarn ne olacam grmler. Oysa o grlen eyleri yaayan bizler, gnlk yaantmz bozmamak, rahatmz karmamak iin gzlerimizi kapatyoruz. Liberaller de tutucular da ayn derecede kr bu konuda. Dourmakta olduumuz canavar aklkla gren sadece birka ileri grl yazar var. nsan yaam Hobbes'un Leviathan'ma deil, ykc bir Moloch'a* kurban edilecek. Bu Moloch en canl 2 Bkz. Erich Fromm, Marx's Concept of Man (Marx'm nsan Kavram) (New York: Ungar, 1961). 3 Principles of Political Economy (Ekonomi Politiin lkeleri), (Londra:Long-mans, 1929,1. basm 1848). * lk ocuun kendisine kurban edildii bir Sami Tanrs. (.Y.) U ANDA NEREDEYZ? 43 olarak Orwell ve Aldous Huxley tarafmdan, ou profesyonel toplumbilimci ve ruhbilimciden daha yetkin bir kavrayla betimlenmi-tir. Brzezinski'nin teknoloji toplumu betimlemesini daha nce aktarmtm, bu kez u szlerini eklemek istiyorum: Genellikle insancl ynelimli, zaman zaman ideolojik kafal entellektel muhalifin yerini... hzla... ya uzmanlar ya da genellemeci-btnleyiciler alacaktr; bu ikinciler, aslnda iktidarda olanlara birbirinden farkl edimler iin zihinsel bir btnleme salayan hkmet meclisi ideologlar haline gelirler.4 amzn en sekin hmanistlerinden biri olan Lewis Mum-ford, geenlerde yeni toplumun engin ve harikulade bir resmini izdi.5 Gelecekteki tarihiler eer gelecekte tarihi olursa onun yaptn zamanmzn en peygambersi uyarlarndan biri olarak deerlendirecekler. Yazarn grne gre gemile gelecei birletiren asl grng, kendi deyiiyle devmakina (megamachine) olacak. Devmakina, toplumun bir makina, ve insanlarn da onun paralan ilevi grd tmyle rgtlenmi ve tektipletirilmi toplumsal dizge. Tam bir egdmle, dzenin, gcn, nceden bilme olaslnn ve her eyden ok denetimin srekli artmasyla gerekletirilen bu rgtlenme, Msr ve Mezopotamya toplumlar gibi eski devmakinalarda olaanst teknik sonular yaratmtr ve ada teknolojinin yardmyla, teknoloji toplumunun geleceinde eksiksiz anlatmna kavuacaktr. Mumford'un devmakina kavram, u anda varloan grnglerden bazlarnn anlalmasn olas klmaktadr. ada dnemde, devmakina bana gre ilk kez byk lde Stalinci sanayiletirme dizgesinde, ondan sonra da in Komnizmi tarafndan uygulanan dizgede kullanlmtr. Lenin ile Troki, Marx'm ngrd zere Devrimin yava yava toplumun birey tarafndan denetlenmesine yol aacan umut ederken, Stalin bu umutlardan ne kaldysa hepsine ihanet etti; ilerinde umudun tmyle yokolmad herkesi ortadan kaldrarak bu ihanetini perinleyen Stalin, ngiltere ya da 4 The Technetronic Society (Teknotronik Toplum), s. 19. 5 Lewis Mumford, The Myth of the Machine (Makina Miti). 44

UMUT DEVRM Birleik Devletler gibi lkelerden ok daha kk de olsa, iyi gelimi bir sanayi sektrnn ekirdei zerinde kendi devmakinasn kurabilirdi. in'deki Komnist liderler farkl bir durumla kar kar-yaydlar. Onlarda sz edilecek bir snai ekirdek yoktu. Tek sermayeleri 700 milyon insann fiziksel enerjisi, tutku ve dnceleriydi. Bu insan malzemesinin tmyle egdm iine sokulmasyla, grece olarak ksa bir sre iinde batdaki gelime dzeyine ulaabilecek bir teknik gelimeyi gerekletirerek balangtaki sermaye birikimine eit gc yaratabileceklerine karar verdiler. Bu eksiksiz egdm, zor kullanma, kiilie tapma ve Marx'm, sosyalist toplumun temel eleri olarak grd zgrlk ve bireyciliin tersini tleyen retiden oluan bir karmla gerekletirilecekti. Ancak unu unutmamak gerekir ki, Marx'm insanc grne ters den, totalitercilik, ulusalclk ve dnce denetimi ile kark da olsa, bireysel dzeyde kendini kayrma ve vmeyi ve ar tketimi yenme lkleri, en azndan u ana dek in dizgesinin eleri olarak kalmtr. Sanayilemenin birinci evresiyle, iinde toplumun kendisinin usuz bucaksz bir makina haline geldii, insann yaayan bir paras olduu ikinci Sanayi Devrimi arasndaki kktenci dnem, Msr'n devmakinasyla yirminci yzyln devmakinas arasndaki baz nemli farkllklar nedeniyle karanlkta kald. Her eyden nce, Msr makinasnm canl paralarnn emei, zorunlu emekti. Msrl iiyi gr evini, yerine getirmek zorunda brakan ey dpedz lm ya da alktan lme korkusuydu. Gnmzde, yirminci yzylda, Birleik Devletler gibi en gelimi sanayi toplumlarnda iinin rahat bir yaants vardr yz yl nce yaam ii atasna akla hayale gelmedik bir lks gibi grnecek bir yaamdr bu. i Marx'm yanllarndan biri de bu olguda yatmaktadr kapitalist toplumun ekonomik gelimesine katlm, ondan kazan salamtr ve de, aslnda zincirlerinden ok daha fazla yitirecek eyi vardr. i ynlendiren brokrasi, eski devmakinamn brokratik sekin tabakasndan ok farkldr. Yaam az ok iiler iin de geerli olan orta-snf deerlerinin gdmndedir; orta smf yelerine verilen cret iiye verilenden fazladr geri ama, tketimdeki farkllk niteliksel deil, nicelikseldir. verenler de, iiler de ayn sigaray U ANDA NEREDEYZ? 45 imektedir; iyi otomobiller ucuzlardan daha sarsntsz gitse de, grn farkl olmayan arabalar srmektedirler. Ayn filmleri ve ayn televizyon programlarn izlemektedirler; karlar ayn buzdolaplarn kullanmaktadr.6 Ynetimi yrten sekinler tabakas da eskisinden baka ynlerden farkldr: Onlar da tpk buyruklar altnda bulunan kiiler kadar makinalarn paralardrlar. Onlar da tpk fabrikalarndaki iiler kadar yabanclam, hatta belki onlardan da fazla yabanclam, onlar kadar, ya da hatta daha bile fazla kaygldrlar. Tpk herkes gibi skkndr onlar da, ve skknla kar ayn ilalar kullanrlar. Eski gnlerin sekinlerine o kltr yaratan gruba benzemezler. Paralarn baya ykl bir ksmn bilimin ve sanatn gelimesi yolunda harcamalarna karn, bir snf olarak bu kltrel hayrn tayclar olduklar gibi tketicileri de oldular. Kltr-yaratan grup, cret alarak deil, ufak tefek paralarla srdryor yaamn. Bunlar yaratc bilim adamlar ve sanatlar; ama yle grnyor ki,

imdiye dek yirminci yzyl toplumunun en gzel iekleri sanat aacnda deil, bilim aacnda ayor. 3. imdiki Teknoloji Toplumu a. LKELER Teknoloji toplumu, gelecein dizgesi olabilir, ama henz varlk kazanmad; u anda yaadmz durumdan gelierek varlk kazanabilir, ve yeterli sayda insamn tehlikeyi grp de gidiimizi deitirmemesi halinde, kazanacaktr da. Bu yn deiikliini gerekletirmek iin, varolan teknolojik dizgenin ileyiini ve onun nisanlar zerindeki etkisini ayrntlaryla anlamak gereklidir. Bugnk haliyle bu dizgeye nclk eden ilkeler nelerdir? Dizge, kendisine bal olarak alan herkesin abalarm ve dncelerini ynlendiren iki ilkeyle dzenlenmitir. Birinci ilke udur: Bir ey mutlaka yaplmaldr nk teknik adan yaplmas mmkndr. Nkleer silahlan yapmak olanaklysa, hepimizi 6 Nfusun gelimemi blmnn bu yeni yaam biiminde yer almad olgusu daha nce belirtilmiti. 46 UMUT DEVRM ortadan kaldrsa bile mutlaka yaplmaldr. Aya ya da gezegenlere gitmek olanakhysa, yeryznde yerine getirilmeyen pekok gereksinim pahasna da olsa, gidilmelidir. Bu ilke, insanc gelenein gelitirdii btn deerlerin yadsnmas anlamna gelmektedir. Bu gelenek, bir eyin, insan iin, onun gelimesi, sevinci ve iyilii iin gerekli olmas nedeniyle gzel olduu, iyi ya da gerek olduu iin yaplmasn ister. Bir eyin, teknik adan olanakl olmas nedeniyle yaplmas gerektii ilkesi kabul edildiinde, btn dier deerler geersiz kalr ve teknolojik gelime, ahlk anlaynn temeli haline gelir.7 kinci ilke, en st dzeyde yetkinlik ve verimdir. En st dzeyde yetkinlik istei, sonu olarak en alt dzeyde bireysellik istenmesine yol aar. Bireylerin, kiilikleri zmbalanm ii kartlarnda dile getirilen, nicelii llebilir birimlere indirgenmesi halinde toplumsal makinann daha yetkin bir ekilde alacana inanlmaktadr. Bu birimler, mesele kartmadklar ya da srtme yaratmadklar iin brokratik kurallar sayesinde daha kolay ynetilebilirler. Bu sonuca ulamak iin insanolu bireyselliinden arndrlmal ve ona kimliini kendisinde deil de irkette bulmas retilmelidir. Ekonomik yetkinlik sorunu, inceden inceye dnmeyi gerektirmektedir. Ekonomik olarak yetkin olma konusu, yani en st noktada etki salamak iin mmkn olan en kk lde kaynak kullanmak, tarihsel ve evrimsel bir balam iinde ele alnmaldr. 7 Bu kitabn msvettelerini gzden geirirken Hasan zbekhan tarafndan yazlm Teknolojinin Zaferi: 'Olabilir' demek 'olmal' anlamn ieriyor balkl bir makale okudum. Massachusets Institute of Technology'de ar zerine yaplm bir konumadan uyarlanan ve Santa Monica, California'da, System Development Corporation tarafndan oaltlm olan bu makale bana Mr. George Weinwurm tarafndan gnderilmiti. Balktan da anlalaca zere zbekhan benim bu metinde sunduum kavram dile getiriyor. Yazs, sorunu, idari bilim alannda sekin bir uzman gzyle ok iyi aklyor; ayn fikrin, zbekhan ve benimki gibi tmyle ayr alanlardaki yazarlann ahmalannda grlmesini ok yreklendirici bir olgu olarak gryorum. Burada sunulan kavramla yazarn kavramnn

aynln gsteren bir tmceyi buraya alyorum: Bu durumda, stratejik bir kavram olan olabilirlik (feasibility), kural saylan bir kavram konumuna ykseltiliyor ve sonuta, teknolojik gerekliin yapabileceimizi gsterdii her eyin, onu yapmamz gerektii anlamna geldii kabul ediliyor. (s. 7). U ANDA NEREDEYZ? 47 Gerek malzeme azlnn yaamn en nemli olgusu olduu toplumlarda bu sorun kukusuz daha nemlidir ve nemi, toplumun retici gleri gelitike azalmaktadr. zerinde dikkatle durulmas gereken ikinci bir konu da, yetkinliin, halen varolan etkinliklerde bilmen bir ge olmaktan te gitmedii olgusudur. Denenmemi yaklamlarn yetkinlii ya da yetersizlii konusunda pek fazla bir ey bilmediimize gre, insanlar diledikleri eylerin, yeterli eyler olmas konusunda dikkatli olmaldrlar. Hatta insan, incelenmekte olan zaman dilimini ve alam belirleme konusunda da ok iyi dnmelidir. Dar bir tanmlama erevesinde yeterli grnen bir ey, tartmann kapsam ve zaman dilimi geniletildiinde son derece yetersiz olabilir. ktisatta, evresel etkiler diye anlan yan etkilerin giderek artan varl sz konusudur; yani, odak noktas olan etkinliin tesinde bulunan ve maliyet ve kr hesaplarnda ou kez ihmal edilen etkilerdir bunlar. yle bir rnek verebiliriz: Belli bir snai tasarmn yeterliliini deerlendirmede o kuruluta varolan etkiler asndan deerlendirme yaplr ve rnein, yakndaki derelere verilen atk maddelerin ve havaya karan gazlarn topluluk asndan pahal ve ciddi bir tehlike yarataca hesaba katlmaz. Zaman ve toplumun karlarn bir btn olarak hesaba katacak yeterlilik ltlerini ak bir ekilde gelitirmek zorundayz. Giderek, incelemeye alacamz dizgenin yeterliliinin llmesinde insan unsurunun temel etmen olarak dikkate alnmas gereklidir. Yeterlilik uruna insan insanlktan karma, her yerde grlen olaan bir olgu haline gelmitir; rnein dev telefon sistemleri, santral grevlisinin aboneyle olan ilikilerini kayt eden ileri teknikler uygulamakta ve abonelerden alanlarn performansn ve davranlarn vd. deerlendirmelerini istemektedir. Btn bunlar, uygun ii davranna, standartlatrlm hizmet ve artan yeterlilik dzeyine ulama amacna ynelik abalardr. irketin hemen ulamak istedii amalar ieren 4ar bak asndan, bu aba sonucu halim selim, ynlendirilebilir santral memurlar oluturulabilir ve dolaysyla irketin yeterlilii gelitirilebilir. alanlar asndan, 48 UMUT DEVRM alanlar insan olduklarndan bu olay onlarda yetersizlik, kayg ve bkknlk duygulan yaratr; bunlar da ya umursamazha ya da dmanla yol aacaktr. Geni kapsamh ele alndnda, irket ve genelde toplum, bu uygulamalar iin ar bir bedel dediklerinden, yeterlilik bile salanamayacaktr. i rgtlemede, uygulanan bir dier genel yaklam da, (tehlike ya da kararszlk esi ieren) yaratclk ve grup almas elerini, grevlerde, artk yarglama ya da kiileraras iliki kalmayncaya ya da gerekmeyinceye dek blmlere ve alt blmlere ayrmaktr. iler ve teknisyenler bu srece kar hi de duyarsz deildir. Bkknlklar ou kez gzle grlr ve aka dile getirilir; Biz de insanz, ya da insana yarar bir i deil bu, gibi szler yaygndr. Grlyor ki, dar anlamda yeterlilik,

bireysel ve toplumsal adan pahal ve yldric olabilir. Eer yalnzca yatrm-verim rakamlarn ele alrsak, bir sistem, yeterliymi izlenimini verebilir. Sistemdeki belirlenmi yntemlerin insanoluna neler yaptn dikkate alrsak, insanlarn skldn, kayglandn, ruhsal knt ve gerilim iinde olduunu vb. grebiliriz. Bunun iki sonucu grlr: (1) nsanlarn imgelemi, ruhsal durumlarnn bozulmas nedeniyle sarslr, yaratc olamazlar, dnme sreleri sradanlar, yalnzca anlk ve brokratik dnrler, ve dolaysyla sistemin daha verimli olmak ynnde gelimesine katkda bulunacak yeni fikirler ve zmler ortaya koyamazlar; ksacas, enerjileri bir hayli der. (2) Gerilim ve basknn sonucu olan pek ok ruhsal hastala yakalanrlar; onlarn salnn bozulmas, sistem iin de bir kayptr. stelik, bu gerilim ve kaygnn, karlar ve ocuklar ile olan ilikilerinde, sorumlu birer yurtta olarak ilevlerinde ne gibi aksaklklar dourduunu incelersek, sistem iin grnte btn olarak yeterli olan eylerin, yalnzca insan asndan deil, salt ekonomik ltlere vurulduunda bile en yetersiz sonucu dourduu grlebilir. zetlersek: bir amaca ynelik her trden etkinlikte, yeterlilik salanmak istenir. Ancak bu, incelenmekte olan sistemin yalnzca bir parasn oluturduu sistemler btn asndan ele alnmalU ANDA NEREDEYZ? 49 dr; sistem iindeki insan faktr hesaba katlmaldr. Ve nihayet, bu haliyle yeterlilik, hibir kuruluta egemen lt saylmamaldr. Ayn ilkenin dier yn, yani en fazla verimi salamak, ok yaln bir anlatmla, retilen ey ne olursa olsun, ne kadar fazla retirsek o kadar iyi, savyla dile getirilebilir. lke ekonomisinin baars, toplam retimindeki ykselile llr. Bir irketin baars da yle. Ford, Edsel gibi pahal bir yeni modelin baarya ulamamas nedeniyle birka yz milyon dolar zarara girebilir, ama retim erisi ykseldii srece, bu olay kk bir talihsizlik olarak deerlendirilir. Ekonominin bymesi, retimin srekli olarak artmas erevesi iinde gzlemlenir; retimin duraan bir noktada seyredebilecei bir snrn varl dnlmemitir henz. lkeler arasndaki kyaslamalar ayn ilkeye dayanr. Sovyetler Birlii, ekonomik gelimede daha hzl bir ykselme salayarak Birleik Devletleri geride brakmay ummaktadr. Srekli ve snrsz ykselme ilkesiyle ynetilen, yalnzca snai retim deildir. Eitim sisteminde de ayn lt geerlidir: Ne kadar ok sayda niversite mezunu olursa o kadar iyidir. Ayn ey sporda da var: krlan her yeni rekor, bir gelime olarak grlr! Havaya ynelik yaklam bile ayn ilkeyle belirleniyor gibidir. Son on yln en scak gn olduu ya da en souk ssnn gzlemlendii zellikle vurgulanr; ve sanyorum, baz kiiler, rekor s derecelerine tank olmann verdii gururla bu elverisiz koulu yaamaktan holanyorlar bile. Niteliin srekli olarak artmas kavramnn, yaammzn amacn oluturduunu gstermek iin sonsuz rnek verilebilir; zaten, gelime dendiinde asl sylenmek istenen de bu niceliksel arttr. Nitelik konusunu ya da btn bu nicelik artnn neye yarayaca sorusunu ortaya atan kii says ok azdr. Toplumun artk insan odak almad ve yalnzca bir etmenin, nicelik esinin tm dier eyleri boduu bir toplumda bu sorularn sz konusu edilmedii ok

ak bir ekilde grlmektedir. Bu, ne kadar ok olursa o kadar iyi ilkesinin tm dier ilkelere egemen olmasnn, btn sistemde bir dengesizlie yol aacan grmek kolaydr. Eer btn abalar daha ok yapma zerinde younlarsa, yaamann nitelii F.: 4 50 UMUT DEVRM btn nemini yitirir ve bir zamanlar ara olan etkinlikler, sonu haline gelir.8 Egemen olan ekonomi ilkesi, daha ok, daha ok retmekse, tketici, daha ok, daha ok istemeye yani tketmeye hazr hale getirilmelidir. Sanayi, tketicinin daha, daha ok meta almak iin kendiliinden istek duymasna umut balamaz. Modas geme denen eyi ortaya atp kanlmaz klarak, ou kez eskileri ok daha uzun sre dayanacakken, tketiciyi yeni meta almaya zorlar. rnlerin, giysilerin, dayankl eyann hatta yiyecein bile ekillerinde deiiklik yaparak, kiiyi, ruhsal olarak gereksinmesi olabileceinden ya da istediinden fazlasn almaya zorlar. Ancak sanayi, retimi artrmak ihtiyacndadr ve bu ihtiyac tketicinin istek ve gereksinmelerine gvenerek deil, byk lde tketicinin ne istediine karar verme hakkna byk bir saldr olan reklama gvenerek belirlemitir. 1966 ylnda, gazete., dergi, radyo ve televizyonda yaplan dolaysz reklamlara 16.5 milyar dolarn harcanm olmas, insan 8 C. West Churchman Challenge to Reason (Usa Kar) (New York: McGraw-Hill, 1968) adl yaptnda soruna ok iyi bir zm getiriyor bence: Bu daha geni, daha geni sistemler modeli pkrini irdelersek, eksiksizliin hangi anlamda usa meydan okuduunu grebiliriz. Eksiksiz/ie iyi bir aday gibi grnen bir model, tahsis modeli diye anlyor; bu model dnyay, kaynaklar kullanlabilir rnler salamak iin deerlendiren bir etkinlikler sistemi olarak gryor. Bu modeldeki akl yrtme sreci ok yaln. Sistem performansnda, bu miktardan ne kadar daha fazla yaparsak o kadar iyi, zelliini ieren bir merkezi niceliksel l aranr. rnein, bir irket ne kadar fazla kr salarsa o kadar iyi olur. Bir niversite ne kadar ok iyi nitelikli renci mezun ederse o kadar iyi olur. Ne kadar ok yiyecek retirsek o kadar iyi. Burada grlecektir ki, sistemin performansnda belirlenen l nemli deildir, yeter ki, sz edilen daha ok koulu yerine getirilsin. Bu istenen performans derecesini alalm ve sistemin olabilirlik ieren etkinlikleriyle ilikisini inceleyelim. Etkinlikler, eitli retim kurulularnn, okullarn, niversitelerin, iftliklerin vb. ileyileri olabilir. Belirlenmi her etkinlik, istenilen nicelie herhangi bir ekilde, gzle grlr ekilde katkda bulunur. Hatta bu katk, ou kez, etkinlik miktaryla istenen nicelik miktarn belirten bir izelgede matematiksel olarak dile getirilir. Belli bir rnden ne kadar fazla satlrsa, irketin kr o kadar ykselir. Ne kadar ok ders verirsek, o kadar ok mezun veririz. Ne kadar ok gbre kullanrsak, o kadar ok rn alrz (s. 156-57). U ANDA NEREDEYZ? 51 yeteneinin, kt ve matbaann akld ve msrife kullanm gibi grnebilir. Ama srekli artan retimin, dolaysyla da tketimin, ekonomik dizgemizin yaamsal zellii olduuna,

bu zellik olmakszn keceine inanan bir sistemde, bu akld deildir. Bu reklam maliyetine dayankl mallarn, zellikle de otomobillerin ve bir ynyle tketicinin itahn kabartmann bir baka ekli olan ambalajlarn yeniden biimlendirilmesi iin harcanan paralan da eklersek, sanayinin retimi artrmak ve satlar trmandrmay garanti altna almak iin yksek bir bedel demeye istekli olduu aka grlr.9 Yaam biimimizin deimesi halinde, ekonomimizin basma gelebilecekler konusunda sanayi kesiminin duyduu kayglar, nl bir bankerin u ksa szlerinde dile gelmektedir: (Bu durumda) Giysiler, kullanlmak iin, kullanlabilirlii lsnde satn alnr; yiyecek, besleyici deeri ve ekonomik olusuna gre alnr; otomobiller, temel paralardan oluur ve yaam sreleri olan 10, 15 yl tek bir kii tarafndan kullanlr; evler koruma amacyla yaplr ve korunur, biimsel kayglar ve evre nem tamaz. Peki, yeni modeller, yeni biimler, yeni fikirler sayesinde ayakta duran bir pazar ne hale gelir?10 b. NSAN ZERNDEK ETKLER Bu rgtlenme biiminin insan zerindeki etkisi nedir? nsan, makinann bizzat kendi dzenek ve talepleri tarafndan ynetilen bir uzants durumuna indirger. Onu, tek amac daha fazla eye sahip olmak ve daha fazla ey kullanmak olan bir Homo consu-mens'e, salt tketiciye dntrr. Bu toplum pek ok yararsz ey retmektedir, ayn lde de pek ok yararsz insan retmektedir. nsan, bir retim makinasnn arknn bir dilisi olarak artk insan 9 retimde ve tketimde snrsz ykselmenin bir ekonomik gereklilik olup olmad sorunu V. Blmde tartlacaktr. 10 Paul Mazur, The Standards We Raise (Ortaya Attmz ltler), New York, 1953, s. 32. 52 UMUT DEVRM olmaktan kar, ey haline gelir. Vaktini, ilgisini ekmeyen insanlarla, ilgisini ekmeyen iler yapmak, ilgisini ekmeyen, onu ilgilendirmeyen eyler retmekle geirir; retim yapmad sre iindeyse tketmektedir. Sonsuza dek emmek zere az srekli ak duran, hibir aba harcamakszn, hibir isel etkinlikte bulunmakszn sknt giderici (ve sknt retici) sanayinin ona zorla kabul ettirdii eyleri sigara, iki, sinema, spor, konferans yalmzca btesinin elverdii lyle snrl olmak zere yutmaktadr. Ama sknt giderme sanayisi yani, yararsz ey satma sanayisi, otomobil sanayisi, sinema, televizyon sanayileri vd., yalnz ve yalmz, skntnn bilinli hale gelmesini nlemede baarl olabilirler. Hatta, tuzlu bir iecek nasl susuzluu artrrsa, bunlar da ayn ekilde skknl artrrlar. Ama bilinsiz de olsa, sknt, sknt olarak kalr. Gnmz sanayi toplumundaki insamn edilginlii, onun en belirleyici zelliklerinden ve hastaln dile getiren elerden biridir. Bu insan almaktadr, yemektedir, doyurulmak istemektedir, ama hareket etmez, kendiliinden bir i balatmaz, yani yediklerini hazmetmez. Kendisine kalt kalan eyleri, retici bir ekilde yeniden kazanmaz, onu yar ya da tketir. Ruhkntsne uram kiilerde daha ar ekline rastladmz durumdan pek farkl olmayan bir ar dizgesel sakatlk vardr bu insanlarda. nsann edilginlii, yabanclama hastal belirtisi diyebileceimiz bir hastalk belirtileri toplam arasnda yalnzca bir belirtidir. Kii edilgin olduundan, kendisi ile dnya arasnda

etkin bir iliki kurmaz, etkin dnyann bir paras olarak grmez kendini, bu nedenle, kendi tapanlarna ve taleplerine boyun emek zorunda kalr. Dolaysyla, kendini gsz, yalnz ve kaygl hisseder. Btnsellik ya da kimlik duygusu pek azdr. Dayanlmaz kaygdan saknmann tek yolu, srye uymaktr ona gre ancak bu evreye uyma bile her zaman bu kaygy gidermez. Bu dinamizmi hibir Amerikal yazar, Thorstein Veblen'den daha ak bir ekilde alglamamtr: Gerek ngiliz, gerek kta iktisatlar tarafndan iktisat kuramnda ortaya konan zmlemelerde, aratrmann ele ald insan malzemeU ANDA NEREDEYZ? 53 si hazc adan deerlendiriliyor; yani, edilgin ve kkl bir ekilde atl, belirlenmi olan ve hibir ekilde deimeyen insan doas temel alnyor... Hazc insan kavram, kiiyi saa sola srkleyen ama onu olduu gibi brakan bir gdnn itkisiyle hareket eden badak kk bir mutluluk arzusu kresi gibi sarka ynnde gidip gelen zevk ve acy len bir hesap makinasnn klan gibidir. Bu insann ne atas olmutur ne de kendisinden sonra gelecek devam. Soyutlanm, nitelikleri belirlenmi bir veridir o; kendisini bir o yne, bir bu yne yerletiren glerin darbe ve yumruklarn saymazsak duraan, sakin bir durumdadr. Asl yerindeyken kendi kendini cezalandran bu insan, kendi ruhsal ekseni etrafnda simetrik olarak dner durur, sonunda bir gler paralelkenar onun zerine kapanr ve kii, akan kart kenarlarn oluturduu izgiyi izlemeye balar. Etkinin gc harcandnda, durur, artk eskisi gibi iine kapal, kendi halinde bir istekler kreciidirgene. Tinsel olarak hazc insan temelde hareket eden ya da ettiren deildir. Bir yaama srecinin merkezi deildir kendisi; ancak, kendisinin dnda ve ona yabanc olan koullarn gerektirdii bir dizi zorunlu deiimlerin nesnesidir, o kadar.11 Edilginlikte kk salm patolojik zelliklerden baka, gnmzn normallik durumunun anlalmas iin nem tayan dier zellikler de vardr. Burada, beyinsel-ussal ilevle eylemsel-cokusal deneyim arasndaki giderek artan blnmeden, duygu ile dnce, akl ile yrek, hakikat ile tutku arasndaki blnmeden sz ediyorum. Mantksal dnce, mantksal olmakla kalyor12 ve yaama kar duyulan ilgi ile btn somutluu ve elikileriyle yaama srecinin tamamnn sorgulanmas tarafndan ynlendirilmiyorsa, aklc deildir. te yanda, yalnzca dnce deil, cokular da aklc olabilir. PascaPn dedii gibi, Yrekte mantn bile bilmedii bir 11 The Place of Science in Modern Civilization and Other Essays (ada Uygarlkta Bilimin Yeri ve Dier Denemeler) adl kitapta (New York: B.W. Huebsch, 1919) ktisat Neden Evrimci Bir Bilim Deildir? balkl yaz (s. 73). (talikler E. Fromm'un.) 12 Paranoid dnmenin belirleyici zellii, tmyle mantkl olmakla birlikte, gereklii somut olarak sorgulamak ya da gereklii dikkate almak kaygsndan yoksun olduu olgusudur; bir baka deyile, mantk, lgnl dlamaz. 54 UMUT DEVRM mantk vardr. Cokusal yaamda aklclk, uyumlu bir dengeyi korumak ve ayn zamanda ruhsal yapnn gelimesine yardmc olmak zere, cokularn, kiinin ruhsal yapma

yardmc olmas demektir. Dolaysyla, rnein akld sevgi, kiinin bamlln, buna bal olarak da kayg ve dmanln krkleyen sevgidir. Aklc sevgi, kii ile bir baka kii arasnda ok yakn iliki oluturan, ayn zamanda da onun bamszln ve btnln korumasna engel olmayan sevgidir. Mantk, aklc dnce ve duygunun karmndan ortaya kar. Eer bu iki ilev birbirinden kopuksa, dnme yozlaarak izoid zihinsel etkinlie, duygu ise yozlaarak yaama zarar veren sinirsel tutkulara dnr. Dnce ile duygu arasndaki blnme, bir hastala, teknotro-nik an yeni insannn ekmeye balayaca hafif kronik usyarlm-na (izofreniye) yol aar. Toplumsal bilimlerde, insansal sorunlar, bu so unlarla ilgili olan duygular dikkate almakszn incelemek moda haline geldi. Bilimsel nesnelliin, insanla ilgili dncelerin ve kuramlarn, insanla ilgili btn cokusal kayglardan arndrlmasn gerektirdii kabul ediliyor. Herman Kahn'n termonkleer sava zerine yazd kitap, cokulan hesaba katmayan bu dnmenin bir rneini oluturmaktadr. Kahn, sava ve bar konusunda, duruma gre retim rakamlarn, nfus artn ve eitli dier olgular ele alyor. eitli bilgilerden ve konuyu derinletiren ayrntlardan oluan ve bir iek dr-bnndeki (kaleydoskop) gibi durmadan deien grntlerde, pek ok okur binlerce kk ayrnty yanl deerlendirdii iin etkileniyor. Yazarn mantk yrtmesindeki temel yzeysellii ve gelecee ilikin betimlemelerinde insan boyutunun bulunmayn gzden karyor. Burada szn ettiim hafif kronik usyarhm ile ilgili ksa bir aklama yapmam gerekiyor sanrm. Usyarlm, tm dier ruhsal durumlar gibi, yalnzca ruhbilimsel adan deil, toplumsal adan da tanmlanmaldr. Usyarlm hastal eken kiilerin (bir tanr, aman, aziz, rahip, vb. konumuna yceltilmemise) hibir toplumsal koul altnda ilev gstermesi olanakl olmayacandan, belli bir U ANDA NEREDEYZ? 55 eiin tesindeki izofrenik edim her toplumda bir hastalk olarak kabul edilecektir. Ancak, milyonlarca insann paylat ve tam tamna belli bir eii amadklar nedeniyle bu kiileri toplumsal ilevlerinden alkoymayan hafif kronik psikoz biimleri vardr. Bu kiiler, hastalklarm milyonlarca baka insanla paylatklarndan, yalnz olmamann verdii doyumu duyarlar; baka deyile, olgunlua ulam ruh hastalnn belirleyici zellii olan tmden soyutlan-mlk duygusunu bertaraf etmi olurlar. Tersine, kendilerini normal kabul eder, yrekle zihin arasndaki ba koparmam olanlara da deli gzyle bakarlar. Btn hafif psikoz biimlerinde, hastaln tanmlanmas, patolojinin bakalaryla paylalp paylalmad sorusunun yantna baldr. Hafif kronik izofreni gibi, hafif kronik paranoya ve depresyon da vardr. Nfusun belli bir kesiminde, zellikle de sava tehlikesinin bagsterdii durumlarda, paranoid eler artar; ancak, bu eler ortak olduu srece hastalk belirtisi olarak gze arpmazlar.13 Bunun pek ok rnei grlmtr. Teknik gelimeyi en yksek deer olarak kabul etme eilimi, zek zerinde ar lde durmamzla deil, her eyden nce, mekanik olan, canl olmayan her eye, insan-yapm olan her eye kar derin bir duygusal ekilme gstermemizle balantldr. Daha ar biimiyle lme ve kokumaya ekilme (nekrofilya) olan bu canl olmayana ekilme, ok daha az

rktc biiminde bile, yaama sayg yerine, yaama kar umursamazlk duymaya yol amaktadr. Canl olmayan ekici, byleyici bulanlar, yasa ve dzeni yaayan yapya, brokratik yntemleri kendiliinden yntemlere, alet 13 Hastalk olarak kabul edilenle normallik olarak kabul edilen arasndaki fark, u rnekte ok ak olarak ortaya kmaktadr: Eer bir kii, kentlerimizi hava kirliliinden kurtarmak iin fabrikalarn, uaklarn, otomobillerin vd. ortadan kaldrlmasnn gerekli olduunu aklarsa, bu kiinin deli olduundan hi kimse kuku duymayacaktr. Ama yaammz, zgrlmz, kltrmz ve kendimizi korumakla ykml saydmz dier uluslarn bu varlklarm korumak iin son are olarak termonkleer savaa bavurmak konusunda bir gr birlii varsa, bu gr son derece salkl saylr. Buradaki fark, uygulanan dnme biiminden deil, yalnzca ilk fikrin paylalmamasndan, dolaysyla anormal saylmasndan; ikinci fikrinse, milyonlarca insan ve gl hkmetler tarafndan paylalmasndan, dolaysyla normal grlmesinden kaynaklanmaktadr. 56 UMUT DEVRM edevat yaayan canllara, tekrar zgnle, halim-selimlii cokunlua, istiflemeyi harcamaya yeleyen kiilerdir. Bunlar, yaamn denetim altna alnamaz kendiliindenliinden rktkleri iin yaam denetlemek isterler; evrelerindeki dnyaya kendilerini ak tutmak ve onunla karmaktansa, onu ldrmeyi yelerler. ou kez, yaamn iinde kk salmam olmalar nedeniyle lmle kumar oynarlar; onlardaki yreklilik, lme yrekliliidir; cesaretlerinin son nok-tasysa Rus ruletidir.14 Otomobil kazalarmzn oran ve termonkleer sava hazrlklar, szn ettiimiz lmle kumar oynamaya hazr olunduunun tandr. Hem, aslnda kim bu heyecan-verici kumar dzen insannn skc canszlna yelemez? Mekanik olmakla yetinen ekilmenin bir belirtisi de, dnen, hisseden ya da tm teki ilevleri yerine getiren insandan fark olmayan bilgisayarlarn yaplacann olanakl olduu fikrinin baz bilim adamlar ve halk arasnda giderek yaygnlk kazanmas ve ho karlanmasdr.15 Bana yle geliyor ki asl sorun, bu trden bir bilgisayar-insa-mn yaplabilip yaplamayaca deildir; sorun, varolan insan daha aklc, uyumlu ve bar-sever bir varlk haline dntrmekten daha nemli hibir eyin olmamasnn gerektii bir tarihsel dnemde bu fikrin neden bylesine popler olduudur. Bilgisayar-insan fikrinin ekici olmasnn, yaamdan ve insansal deneyimden kan ve mekanik, tmyle beyinsel deneyimlere snmann anlatm olduu kukusunu duymamak elde deil. Tpk insanlar gibi robotlar yapabileceimiz olaslnn yeri 14 Michael Maccoby, yorumlayc bir soru formu kullanarak, eitli gruplar-daki yaamsevme belirtileri ile lmii-sevme belirtilerinin varolu derecesini gsterdi. Bkz. yazarn (yaymlanacak olan) Polling Emotional Attitudes in Relation to Political Choices (Cokusal Davranlarn, Siyasal Tercihlerle likileri Asndan Deerlendirilmesi) adl kitab. 15 rnein Rektr E. Wooldridge, Mechanical Man (Mekanik nsan) (New York: McGrawHill, 1968) adl kitabnda, bilinen ekilde (!) retilmi insandan hibir ekilde aynlamayan sentetik bilgisayarlar imal etmenin mmkn olacan yazmaktadr (s. 172). Bilgisayarlar konusunda sz sahibi olan Marvin L. Minsky, Computation (Englewood Cliffs, N.J.:

Prentice-Hall, 1967) adl kitabnda yle diyor Makinalarn, insanlarda bulunmayan herhangi bir snrlama ierdiini varsaymak iin hibir neden yoktur (s. vii). U ANDA NEREDEYZ? 57 varsa eer gelecektir. Ancak iinde bulunduumuz an, robot gibi hareket eden insanlar daha imdiden gstermekte bize. nsanlarn ounluu robot gibi olduuna gre, aslnda insanlar gibi robotlar retmek bir sorun olmayacak demektir. nsan benzeri bilgisayar fikri, makinalarm insansal ve insanlk d kullanm arasndaki seenein iyi bir rneini oluturmaktadr. Bilgisayar, yaamm zenginlemesine birok ynden katkda bulunabilir. Ama insanm ve yaamn yerine getii fikri, gnmz patolojisinin bir davurumudur. Yalnzca mekanik olan eye hayranlk duymay, insanolunun hayvansal doasn, coku ya da edimlerinin gdsel kklerini vurgulayan kavramlarn giderek artan poplerlii tamamlyor. Fre-ud'unki, bu trden gdsel bir ruhbilimdi; ama uyank halde ya da uykudayken bilinalt srecinin varolduu ynndeki temel buluuna kyasla, libido kavramnn nemi ikincil kalmaktadr. Konrad Lo-renz (On Aggression - Saldrganlk zerine) ya da Desmond Morris (Tte Naked Ape - plak Maymun) gibi gdsel hayvan ardllm vurgulayan en popler gnmz yazarlar, zgl insan sorunlarna Freud kadar deerli ya da yeni grler getirmediler; bu yazarlar, pek ok kiinin, kendilerine gdlerin belirledii snrlar erevesinde bakma isteklerini doyuruyor ve bylece gerek ve skc insansal sorunlarn rtbas etmelerine yardmc oluyorlar.16 Pek ok insan bir primatn cokularn bilgisayar benzeri bir beyinle birletirmeyi dlyor. Eer bu d gerekletirilebilse, insan zgrl sorunu ile sorumluluk sorunu ortadan kalkacak. nsamn duygular, gdler tarafndan, akl yrtme ilevi de bilgisayar tarafndan belirlenecek; insan, kendi varlnn ona sorduu sorulara yant vermek durumunda kalmayacak. Bu de rabet etseniz de etmeseniz de, gereklemesi olanaksz; bilgisayar beyinli plak maymun artk insan olmayacak, ya da daha dorusu, o olmayacak.11 16 Lorenz'e ynelttiim bu eletiri, kitabnn hayvan davran ve gd kuramn irdeleyen blmle deil, yalnzca insann ruhbilimsel sorunlarn karlatrma yntemiyle inceleyen blmle ilgilidir. 17 Kitabn msvettesini gzden geirirken, Lewis Mumford'un da 1954 ylnda In the Name of Sanity (Akl Sal Adna) adl kitabnda (New York: Harcourt 58 UMUT DEVRM Teknoloji toplumunun insanda hastalk yaratan etkileri arasnda iki etmenden daha sz etmeliyiz. zel yaamn yok olmas ve kiisel insansal ilikinin yitmesi. zel yaam karmak bir kavramdr. Bunun temelini oluturan zel mekan, pahal olduundan, zel yaam balangta orta ve st snflara ait bir ayrcalkt; imdi de yledir. Ancak bu, dier ekonomik ayrcalklarla birlikte kamuya yararl bir nitelie brnebilir. Sz konusu ayrcalk, bu ekonomik eden ayr olarak, benim zel yaamm, tpk benim evim ve herhangi bir baka mlkm gibi baka hi kimsenin deil, benim'dir, ilkesini ieren bir istifleme eilimi temeline dayanmaktayd. Bu ayrca, yapmack davranlar, ahlaksal grnlerle gereklik arasndaki ztl da beraberinde getiriyordu.

Ne var ki, btn bu zellikleriyle bile, zel yaam, hl kiinin retkenliinin gelimesi iin nemli bir koul gibi grnyor. Her eyden nce, zel yaam, kiinin kendini toparlamas ve ene alan insanlarn kendi zihinsel srecini kesintiye uratan srekli grltlerinden kurtulmas iin gereklidir. Eer btn zel bilgiler kamu bilgilerine dntrlse, deneyimler daha s, daha birbirine benzer hale gelme eilimi gsterir. nsanlar, yanl eyi hissetmekten korkarlar; ruhbilimsel testlerle hoa giden, salkl, normal davran kalplar saptamaya alan ruhbilimsel ynlendirmeye daha ak hale gelirler. Bu testlerin, irketlerin ve kamu kurulularnn, devlet dairelerinin en iyi davran biimini benimsemi Brace and Co.) ayn fikri dile getirdiini farkettim: Dolaysyla ada insan, trajedisinin son perdesine yaklayor imdi; bu trajedinin sonunu ya da korkunluunu isteseydim bile gizleyemezdim. Mekanik hareketle id'in, ok yakn bir iliki iinde bir araya gelmesine tank olduumuz gnleri grdk; bilinaltnn en alt derinliklerinden ykselen bir id ve dier yaam-srdrc ilevlerden ve insansal tepkilerden tmyle kopmu, bilinli dncenin en st noktalarndan aa inmekte olan insan-benzeri makinayla makina-benzeri dnen ey demek olan mekanik hareket... Birinci gcn kiiliin btnnden kurtulduunda, en yabanl hayvandan bile daha hayvans olduunu grdk; ikinci gse, insan cokularna ylesine kapal, insansal kayglardan, insansal amalardan ylesine uzak, aygta balangta yklenen belli sayda sorunlara yant verme ilkesine ylesine bal ki, uygarl olduu gibi bilimi de yokolmaya srklemesine karn, kendi zorlayc mekanizmasnn dmesini kapatmak iin gerekli zeky gsteremiyor (s. 198). U ANDA NEREDEYZ? 59 kiileri bulmalarna yardmc olmak iin yapldm dnrsek, artk i bulmada hemen hemen bir genel koul haline gelen ruhbilimsel test kullanmnn kiinin zgrlne ar bir saldr olduunu grrz. Ne yazk ki, ok sayda ruhbilimci, insan konusunda bildii her eyi, kiinin byk rgtn yeterlilik olarak kabul ettii duruma gelmesi iin ynlendirilmesinde kullanyor. Bu nedenle, etkinliklerinin insanolunun en iyi noktaya ulamasna hizmet ettiini savunmakla birlikte ruhbilimciler sanayi ve ynetim dizgesinin nemli bir paras haline geldiler. Onlarn bu sav, irket iin en iyi olan eyin, insan iin de en iyi olaca mantna dayanmaktadr. irket yneticilerinin, ruhbilimsel testlerden elde ettikleri sonularn pek ounun, bir insann snrl bir grnmne dayandrldm ve aslnda bu zelliklerin ynetici tarafndan ruhbilimciye iletilen ve o kii zerinde yaplm bamsz bir incelemenin sonucuymu gibi onlara geri verilen sonular olduunu ve testin, irketin arad zelliklere deindiini bilmeleri nem tamaktadr. zel yaama karmann bireyin tmyle kontrol edilmesine ve totaliter devletlerin bugne dek uyguladndan daha ykc olabilecek biimde denetlenmesine yol aabileceini sylemeye gerek bile yoktur. OrwelFin 1984'na gerekleebilmesi iin testlerin, koullandrmann ve svazlayp dzeltme iini yklenmi ruhbilimcilerin yardmna gereksinim olacaktr. nsanolunu anlayan ve onun iyiliini erek edinen ruhbilimle, insan, teknoloji toplumu iin daha yararl hale getirme amacyla onu bir nesne olarak inceleyen ruhbilim arasnda ayrm yapmak yaamsal nem tamaktadr.

c. GVEN DUYMA GEREKSNMES Tartmamzn buraya kadarki blmnde, iinde yaadmz toplumdaki insann davranlarnn anlalmasnda en nemli etmen olan insann gven duyma gereksinmesine deinmedim. nsan, davranlarm mekanik bir aygt gibi dzenleyen gdlerle donanm deildir. Seeneklerle yz yze gelir, bu da yaam iin byk nem tayan konularda, doru olam sememise, byk tehlikelerle kar karya kalmas demektir. ou kez ksa srede karar ver60 UMUT DEVRM mesi zorunlu olduu anda iine den kuku, ac veren bir gerilim yaratr; hatta ivedi karar verme yetisini ciddi olarak tehlikeye sokabilir. Bunun sonucu olarak, insanolu youn bir gven duyma gereksinimi iindedir; kararlarn vermede uygulad yntemin doru olup olmad konusunda kuku duymann gereksiz olduuna inanmak ister. Hatta, doru karar verip onun geerlilii konusunda kuku duyarak ikence ekmektense, gven duyarak yanl'' karar vermeyi yeler. nsann tapmlara ve siyasal liderlere inanmasnn ardmda yatan ruhbilimsel nedenlerden biri budur. Btn bunlar insann karar vermesindeki kuku ve tehlike olasln silmektedir; bu, kararn verilmesinden sonra, kiinin yaamnn, zgrlnn vd. tehlike iinde bulunmayaca anlamna deil, bu karar verme ynteminin yanl olmasnn douraca bir tehlikenin olmad anlamna gelir. Gven duyma, yzyllar boyunca Tanr kavramyla garanti altna alnmt. Her eyi bilen ve her eye gc yeten Tanr, dnyay yaratmakla kalmam, kukuya yer vermeyen davran ilkelerini de belirlemiti. Kilise bu ilkeleri ayrntlaryla yorumluyordu; kilisenin kurallarna bal kalarak oradaki yerini salama alan birey, ne olursa olsun, kurtulua ve cennette sonsuz yaama giden yolda bulunduundan emindi.18 Bilimsel yaklamn balamas ve dinsel kesinliin anmasyla insan, yeni bir kesinlik arayna girmek durumunda kald. Balangta bilim, yeni bir kesinlik temeli sunma yetisine sahipmi gibi grnd. Geen yzyllarn aklc insan iin bu byleydi. Ama insansal boyutlarnn tmn yitiren yaamn giderek artan karmakl, bireysel gszlk ve soyutlanmhk duygusunun giderek artmas 18 Hristiyanlk dinbiliminin Luther-Calvin retisine gre insana karar verme srecinde yanl lt kullanma tehlikesinden korkmamas elikili bir ekilde retilmiti. Bu reti insann zgrln ve kiinin yapt iyi eylerin roln olduundan kk gryor ve insann vermesi gereken tek kararn, iradesini tmyle Tanrya teslim, etmek ve bylece kendi bilgi ve sorumluluklanna dayanarak karar verme riskinden kurtulmas gerektiini tledi. Calvin'in anlayna greyse her ey nceden belirlenmi, yazg yazlmt, insann verdii karar aslnda bir anlam tamyordu; te yanda insann baars, seilen kiinin kendisi olduunun bir iaretiydi. zgrlkten Ka'ta, bu retilerde kk salm umutsuzluk ye kaygya dikkat ekmitim. U ANDA NEREDEYZ? 61 sonucu bilim-ynelimli insan, artk aklc ve bamsz insan olmaktan kt. Kendi adna dnme ve yaama kar zihinsel ve coku-sal ballk temeline dayal kararlar verme yrekliliini yitirdi. Aklc dncenin salayabilecei kesin olmayan kesinliin yerine

kesin bir kesinliki, yani ngrye dayanan szmona bilimsel kesinlii geirmek istedi. Bu kesinlii gvence altna alan insann kendi gvenilmez bilgisi ve cokular deil, ngrye olanak tanyan ve kesinliin kefili haline gelen bilgisayarlar oldu. rnek olarak byk bir irketin planlamasn ele alalm. Bilgisayarlarn yardmyla, (insann zihninin ve beenilerinin ynlendirilmesi de iinde olmak zere) yllar sonrasnn planlamas yaplabilir; ynetici artk kendi beyinsel yargsna deil, bilgisayarlarn aklad hakikaf'e gvenecektir. Yneticinin karar, sonucu asndan yanl olabilir, ama karar verme sreci konusunda kukulu olmasna gerek yoktur. Bilgisayar verilerinin sonucunu kabul edip etmemekte zgr hisseder kendini; ama aslnda, dindar bir Hristiyan Tanrnn steine kar davranmakta ne kadar az zgrse, o kadar zgrdr. Bunu yapabilir, ama Tanrdan ya da bilgisayarn ulat zmden daha byk bir kesinlik kayna olmadndan, byle bir tehlikeyi gze almak iin akln karm olmas gerekir. Bu kesinlik gereksinmesi, sonuta, bilgisayar planlama ynteminin yetkinliine kr krne inanmak anlamna gelen bir gereksinim yaratr. Yneticiler kukudan kurtulmutur, irkette alanlar da kuku duyma yk tamamaktadr. Bu aka, bilgisayara dayal planlamaya tanrsal niteliini veren karar verme srecine, insan yargsnn ve duygularnn szmona karmad olgusudur.19 Hkmet politikasnda ve stratejisinde de, ayn planlama sistemi giderek artan llerde popler olmaktadr. Burada ideal olan d politikann gnmzde bu askeri planlama anlamna da gelmektedir insan istenlerinin keyfiliinden arndrlmas ve 19 Bkz. George Fisk'in derledii kitapta (Lund, svire: C.W.K. Gleerup, 1967) Peer Soelberg'in Bireysel Ereklerin Yaps: irket Kuramndaki Yeri, Ynetim Birimi, Karar Verme Psikolojisi balkl yazda, karar vermede bireysel amalar tartmas (s. 15-32). 62 UMUT DEVRM insanolu gibi yanlabilirlik zelliine sahip olmadndan kendine yontacak bir nalnc keseri bulunmamas nedenij'le gerei syleyen bir bilgisayar sistemine teslim edilmesidir. deal olan, btn d politikann ve askeri stratejinin bilgisayar kararma dayandrlmasdr, buysa btn olgularn bilinmesini, llp biilmesini ve bilgisayara verilmesini gerektirir. Bu yntemde, felaket nlenmemi olabilir ama kukudan kurtulunmutur. Kuku gtrmez olgulara dayal kararlar verildikten sonra felaket baa gelirse, bu bir Tanr kelam gibidir, kabul edilmesi zorunludur, nk insan ancak ve ancak varmay bildii en iyi karara varabilir, elinden baka bir ey gelmez. Bana yle geliyor ki bu noktalan dikkate almak u artc soruya yant vermenin tek yoludur: Nasl oluyor da bizim politika ve strateji planlamaclarmz, belli bir noktada, sonucu kendi ailelerinin, Amerikallarn ounun ve en iyi olaslkla sanayilemi dnyann ounun ykm anlamna gelecek kararlan verebilecekleri fikrine gz yumuyorlar? Olgularn onlar adna verdikleri kararlara gveniyorlarsa, vicdanlar rahattr. Kararlarnn douraca sonular ne denli korkun olursa olsun, onlar karara gtren yntemin doruluu ve yasall konusunda kayg duymamalar, vicdan azab ekmemeleri gerekir. Bunlar, Engizisyon Mahkemesinin sorgucular-nn edimlerini dayandrdklar inantan temelde farkl olmayan bir inanca gre davranyorlar. Dostoyevski'nin Sorgu Hakimi gibi, bazlar, ellerinden geleni yaptklarndan emin olmann baka bir yolunu bilmediklerinden

farkl davranamayacak trajik kiiler bile olabilir. Bizim planlamaclarmzn szde aklc nitelii, temelde bilimn-cesi bir ada dinsellie dayanan kararlardan farkl deil. Burada bir noktay belirtmek gerekir: Tanrnn iradesine kr krne teslim olmak anlamna gelen dinsel karar da, olgularm mantna inanmak temeline dayanm olan bilgisayar karar da, insann kendi kavraym, bilgisini, aratrcln ve ister Tanr olsun ister bilgisayar, bir tapma kar olan sorumluluunu teslimiyeti bir yaklamla terk ettii yabanclam karar biimleridir. Peygamberlerin insanc dinleri bu trden bir teslimiyetilik tanmyordu; karar, insann kararyd. Durumunu anlamak, seenekleri grmek ve sonra da karar U ANDA NEREDEYZ? 63 vermek durumundayd. Gerek bilimsel aklclk da bundan farkl deildir. Bilgisayar, insana birka olasl grmede yardmc olabilir, ama karar, yalnzca insann eitli kalplardan birini semesi asndan deil, akl yrtmek, uramakta olduu gereklii dikkate, almak ve ona yant vermek, ve bilgisayardan mantkllk asndan, yani dolaysyla insann canlln korumak ve gerekletirmek asndan uygun olgular semek durumundadr. Bilgisayar kararlarna kr krne ve mantkszca gvenmek, hepsi de kendi bilgi-ilem sistemleriyle alan muhalifler tarafndan yapldnda stratejik planlamada olduu gibi d politikada da tehlikeli hale gelmektedir. Burada kii, muhalifin hamlelerini tahmin etmekte, kendi hamlelerini tasarlamakta ve her iki tarafn X hamle olaslklarna gre senaryolar oluturmaktadr. Oyununu deiik ekillerde kurabilir: kendi tarafnn kazanaca ekilde, her iki tarafn da hibir ey yapamayaca pata'ya ulaacak ekilde ya da her iki tarafn kaybedecei ekilde. Ama Harvey Wheeler'in iaret ettii zere,20 taraflardan biri kazanrsa her ikisinin de sonu olacaktr. Oyunun amac pata salamaktr geri ama, oyunun kurallar patay pek olas klmamaktadr. Oyuncularn ikisi de kesinlie duyduklar gereksinimle ve kendi yntemleriyle, bilgisayar-ncesi diplomasi ve stratejilerinin gerektirdii yoldan vazgeerler; szkonusu yol, diyalog kurma yntemidir; karlkl al glm ver glm ortamnn yaratlmasna, ak ya da st rtl ekilmeye, dn vermeye, hatta eer tek aklc karar oysa, teslim olmaya olanak tanyan yntemdir. imdiki yntemde, felaketi nlemek ynnde birok olaslk sunan diyalog yntemi geersiz klnmtr. Liderler ruhbilimsel anlamda fanatik deillerdir; ancak edimleri fanatiktir; nk bunlar bilgisayar yntemlerinin aklclna (hesaplanabilirliine) duygular ie kartrmadan inanmak temeline dayanmakta ve var noktas kendiniyoketme bile olsa edimler sonuna dek gtrlmektedir. Washington-Moskova arasndaki krmz telefon, bu kiisel olmayan karar verme yntemi konusunda ironik bir yorumu simgelemektedir. Bilgisayar yntemi, iki sper gc taraflarn hibirinin 20 Nigel Calder'in derledii Unless Peace Comes (Bans Olmazsa) adl kitapta (New York: The Viking Press, 1968), s. 91 ve devam. 64 UMUT DEVRM kendisini geri ekemeyecei bir arpma ortamna sokmuken, her iki taraf da siyasal ilemlerin son tartma arac olarak modas gemi kiisel karlkl konuma aygtn kullanyorlar. Kba roket krizi, Kennedy ile Kruev arasndaki birka kiisel grmenin

yardmyla zmlenmiti. 1967'de, Arap-srail Sava srasnda da benzer bir olay oldu. sraillilerin Amerikan haber alma gemisi Li-bertyye saldrlar, Amerikan hava kuvvetlerinin grlmedik etkinliine yol at. Amerika'nn harektn Ruslar gzlyordu; bunu nasl yorumlayacaklard, bir saldr harektna hazrlk olarak m? Bu noktada Washington krmz telefonla Moskova'ya aklama yapt, Moskova aklamaya inand ve olas bir askeri arpma nlendi. Krmz telefon, sistem liderlerinin, artk ok ge olmadan bir saniye nce kendilerine gelebileceinin, insanlarn karlkl konumalarnn, ve tehlikeli arpmalar nlemede bilgisayarlarn belirledii hamlelerden daha gvenli bir yol olduunu kabul ettiklerinin kantdr. Ama eilimin btnn ele aldmzda, krmz telefon, insanolunun yaamn srdrmesini salamada zayf bir nlem olarak kalmaktadr, nk oyunu oynayanlar, aklamann gerekli olduu an, ya da en azndan yararl olaca an karabilirler. ' Buraya kadar yalnzca ekonomik ve siyasal stratejik srelerde gven duyma gereksiniminden sz ettim. Ancak ada dizge, bu gereksinimi baka ynlerde de karlamaktadr. Kiinin meslei artk nceden saptanabilmektedir: lkokulda, orta okul ve lisede, niversitede alnan notlar, ruhbilimsel testler, kiinin mesleinin tahmin edilmesine ekonomik dizgedeki ekonomik dalgalanmalara bal olarak deimek kouluyla elbet olanak tanmaktadr. Hatta, byk bir irketin merdivenlerini trmanma yolunu bulmak isteyen bir insann yaamnda, ona rahat vermeyen byk bir kararszlk duygusu ve kayg vardr. Herhangi bir noktada debilir, varmay ama edindii yere ulaamayabilir, bu nedenle ailesinin ve dostlarnn gznde beceriksiz, bitik bir insan olabilir. Ama bu kayg gven duyma ya da kesinlikle bilme isteini artrmaktan baka ie yaramaz. Karar verme yntemlerinin kendisine sunduu kesinlie karn baarszla urarsa, en azndan kendisini sulamaktan kurtulur. U ANDA NEREDEYZ? 65 Ayn gven duyma gereksinmesi, dnce, duygu ve estetik deerlendirme alannda da vardr. Okur-yazarln, ve kitle iletiim aralarnn gelimesiyle birey, abucak, hangi dncelerin doru hangi davrann uygun, hangi duygunun normal ve hangi zevkledir' moda olduunu renir. Yapmas gereken tek ey, iletiim aralarnn sinyallerine ak olmaktr, bylece yanl yapmayacandan emin olabilir. Moda dergileri hangi giysilerin beenileceini, kitap kulpleri hangi kitaplarn okunacan sylemektedir; bunlar yetmiyormu gibi, yaknlarda ortaya atlan bir ynteme gre, evlenecek kiilere, bilgisayarlarn kararlarna dayal uygun eler bulunmaktadr. amz, Tanrnn yerini alacak bir ey bulmutur: kiisel olmayan hesaplama. Bu yeni tanr, belki de btn insanlarn kendisine kurban edilecei bir tapma dntrlmtr. Yani bir kutsal ve tartma gtrmezlik kavram ortaya kmaktadr: hesaplanabilirlik, olabilirlik, olgusallk. imdi kendimize u soruyu sormalyz: Bilgisayara btn olgular verdiimizde, bilgisayarn, bir sonraki hareket konusundaki olas en iyi kararlar verebilmesi ilkesinde eletirilecek ne var? Olgular nedir? Olgular, kiisel ya da siyasal eilimlerin etkisiyle arptlm durumda olsalar, ve de doruluklarmkorusalar bile, kendi ilerinde anlamszdrlar; stelik,

dikkatleri uygun olandan uzaklatran ya da kiinin dncelerinin ne kadar ok bilgi alnrsa anlaml kararlar verme yetisinden o kadar ok uzaklalmasma neden olacak lde dalmasna ve paralara blnmesine yol aan bir sre olan olgularn seilmesi ilemi sonucu, asl olgu olma niteliklerini yitirebilirler. Olgularn seilmesi, deerlendirme ve tercih gerektirir. Bunun bilincinde olmak olgulardan aklc bir ekilde yararlanmak iin, gerekli bir kouldur. Whitehead, olgulara degin nemli bir sz sylemitir. The Function of Reason (Mantcn levi) adl kitabnda, Btn yetkelerin temeli, diyor, olgunun dnceye stn olmasdr. Bununla birlikte, olguyla dnce ara-' smdaki bu kartlk, yanl alglanabilir. nk dnce, deneyim olgusunun bir etmenidir. Dolaysyla olgunun, ilk elde kendisi olmas, R: 5 66 UMUT DEVRM ksmen, dnme srecinin iin iine girmesi nedeninden kaynaklanr. Olgular uygun ve ilgili olmaldrlar. Ama neye ya da kime uygun, neyle, kiminle ilgili? Bana, A' nn youn bir kskanlk annda bir rakibi yaralamaktan hapiste bulunduu sylenmise, bana bir olguyla ilgili bilgi verilmitir. Ben, ayn bilgiyi, A'nn tutukevinde olduunu, ya da A'nn zorbalk ettiini (ya da zorba olduunu), A' nn kskanlk ettiini (ya da kskan olduunu) syleyerek bir bakasna aktarabilirim; ama btn bu olgular A'ya degin ok az ey sylemek olur. Belki ok hararetli bir insandr A, gururlu bir insandr, ok drst bir insandr; belki de bana verilen olgulara dayal bilgi, A'nn ocuklarla konuurken gzlerinin parlad, onlarla ilgilenen, yardmc olan bir insan olduu bilgisini iletmekten uzak kalmtr. Bu olgu atlanmtr nk bu suun verileriyle ilgili grlmemitir; hem, bilgisayarn bir insann gzlerindeki anlatm kaydetmesi ya da aznn ifadesindeki ince farkllklar gzlemleyip kodlama-s imdilik gtr. Ksacas, olgular olaylarn yorumlandr, yorumlarsa, sz konusu olayda ilgi alann oluturan belli kayglar nceden varsayar. Buradaki nemli soru, benim kaygmn ne olduunun, dolaysyla da kaygmn ilgi alanna girecek olgularn neler olmas gerektiinin bilincinde olmaktr. Ben bu adamn bir dostu muyum, bir dedektif miyim, yoksa bu insan bir btn halinde, bir insan olarak grmek isteyen sradan biri miyim? Kaygmn ne olduunun, konuya hangi amala yaklatmn bilincinde olmaktan baka olayn btn ayrntlarm bilmem gerekir gene de, belki ayrntlar bile bu edimi nasl deerlendirmem gerektiini syleyemez bana. 0'nu, kendi bireysellii iinde, olduu gibi belki de kendisinin bile farknda olmayabilecei eler de iinde olmak zere her eyi iyice bilmez-sem, onun bu edimini deerlendiremem; ama, iyice bilgilenmem iin, kendimi de iyi bilmem gerek, kendi deerler sistemimi, bunun ne kadarnn has, ne kadarnn ideoloji olduunu, bencil ya da bencil olmayan karlarm bilmem gerek. Sadece betimlemek yoluyla 21 Beacon, karton kapakl basm, 1958, s. 80. U ANDA NEREDEYZ? 67 bana sunulan olgu, beni ya daha ok bilgilenmi duruma getirir ya da daha az bilgilenmi

duruma; zaten bir eyi arptmada en etkin yolun da bir dizi olgular sralamak olduu herkese bilinir. Bir insann yaamndaki tek bir epizodun nasl deerlendirileceini gstefen bu rnekte geerli olanlar, siyasal ve toplumsal yaamla ilgili olgulardan sz ettiimizde ok daha karmak,] ok daha birbirine bal bir olaylar rgs eklinde karmza kar. Bir olgu olarak komnistlerin bir Uzak Dou lkesinde iktidar/ ele geirmek yolunda admlar atmakta olduunu sylersek, bu olgu, onlarn Gneydou Asya'nn tmn ya da Asya'nn tmn ele geirme gzdam verdikleri anlamn m ierir? Bu ikincisi, komnistlerin, Birleik Devletlerin varln tehdit ettikleri anlamna m gelir? Birleik Devletlerin varlna ynelik bir tehdit, Amerikallarn, fiziksel varlna, ya da toplumsal dizgemize, konuma ve hareket zgrlmze ynelik bir tehdit anlamna m gelir, ya da o yredeki st dzey yneticimizin yerine kendi yneticilerini geirmek istedikleri anlamn m tar? Bu olas sonulardan hangisi, 100 milyon Amerikalnn ya da yaamn tmnn olas imhasn hakl karabilir ya da talep edebilir? Komnist tehlikesi olgusu, komnistlerin strateji ve planlarnn tamamnn deerlendirilmesine gre deiik anlamlara brnmektedir. Peki, kimdir bu komnistler? Sovyetler Birlii hkmeti mi, in hkmeti mi, kim? Peki, Sovyet hkmeti kim? Kosigin-Brejnev hkmeti mi, ya da bunlarn u andaki stratejilerinin baarszla uramas halinde iktidara gelebilecek ardllarnn hkmeti mi? Burada gstermek istediim u: Balang noktas olarak aldmz bir tek olgu, btn bir dizgenin deerlendirmesi yaplmakszn hibir anlam ifade etmez; btn bir dizgenin deerlendirilmesiyse gzlemciler olarak bizlerin de iinde bulunduu bir srecin zne lenmesi anlamna gelir. unu da belirtmek gerekir ki, belirli olaylar (olular) olgular olarak semeye karar vermi olma olgusunun kendisi bizi etkiler. Bu karar vermekle, biz, kendimizi belli bir ynde ilerlemeye adam oluyoruz; bu stlenme bizim, sz konusu sre iinde daha sonra hangi olgular seeceimizi belirler. Ayn ey, bizim muhaliflerimiz iin de geerlidir. Onlar da, bizim hangi olgu68 UMUT DEVRM lar setiimizden etkilendikleri gibi, kendilerinin semelerine nesne olan olgulardan da etkilenirler. Ama seilen ve deerlere gre dzene konulan, yalnzca olgular deildir; bilgisayarn programlanmas da, kalplatrlm ve ou kez bilinsizce belirlenmi deerlere dayandrlmtr. Ne kadar ok retirsek o kadar iyi ilkesi, kendi iinde bir deer yarglamas-dr. Eer, bu ilke yerine, bizim dizgemizin insan etkinliini ve canlln olas en iyi noktaya getirmek ynnde ynlendirilmesi gerektiine inansaydk, farkl bir programlama sz konusu olacakt ve baka olgular uygun ya da ilgili saylacakt. Halkn byk bir kesiminin ve pek ok karar vericinin paylat bir yanlsama olan bilgisayar kararnn kesin olduu yanlsamas, (a) olgular nesnel verilenler dir ve (b) programlama standard deildir, eklindeki yanl varsaymlara dayanr.22 ster bilgisayar kullanlarak yaplsn, ister kullanlmadan, her trden planlama, planlamann altnda yatan normlara ve deerlere baldr. Planlama, insan rknn att en ilerici admlardan biridir. Ama insann kendi kararndan, deer yargsndan ve sorumluluundan vaz getii kr planlama yaplrsa, planlama bela olabilir. n-sansal amalarn tam bilinli

olduu, planlama srecine yolgsterici-lik ettii ak, canl, sonu verici bir planlamaysa, byk bir baar, bir mutluluk olabilir. Bilgisayar, planlamay korkun lde kolaylatrmaktadr, ama bilgisayar kullanm, ara ve sonu arasnda gerekli ilikinin bulunmas temel ilkesini pek deitirmez, bu ilkeyi bozan tek ey, ilkenin ktye kullanlmasdr. 22 Hasan zbekhan, ok yerinde bir kavram dile getirerek, normatif planlamann, strateji ve taktik planlamasndan nce gelmesi gerektiini belirtiyor. IV NSAN OLMAK NE DEMEKTR? 1. nsan Doas ve Deiik Davurumlar Teknoloji toplumunda insann iinde bulunduu durumu tarttmza gre, imdi, teknoloji toplumunu insancllatrmak iin ne yaplabilecei sorununu inceleyceiz. Ama bu ie balamadan nce, insan olmann ne demek olduunu yani, toplumsal dizgenin ileyiinde temel etmen olarak ele almak durumunda olduumuz insan esinin ne olduu sorusunu sormalyz kendimize. Bu yant oluturmak iin ruhbilim denen alan amak gerekir. Burada ona, tarihin, toplumbilimin, ruhbilimin, dinbilimin, sy-lencebilimin, fizyolojinin, iktisatn ve sanatn verilerini deerlendiren ve bunlar, insann anlalmas iinde uygun ynleriyle ele alan bir bilim dal anlamnda, insan bilimi demek daha doru olsa gerek. Bu blmde yapabileceim, kanlmaz olarak son derece snrl. Bu kitabn balamnda ve seslendii okurlar asndan bana en gerekli gelen ynleri tartmay seiyorum. nsanolu, insan olmann belli, zgl bir biimini, kendi z olarak kabul etmeye kolayca raz edilmitir hl da edilmektedir. nsan, kendi insanln, kendisini zdeletirdii toplum asndan bu kandrmacann gerekletii lde tanmlar. Bu genel kural olmakla birlikte, birtakm ayral durumlar da olmutur. nk kendi toplumunun boyutlarnn tesine bakan insanlar olmutur daima bunlar, kendi yaadklar dnemde aptal ya da sulu damgasn yemi olabilirler, ama gene de insanlk tarihi sayfalarndan ba70 UMUT DEVRM kldnda, bu insanlarn byk insanlar listesini oluturduklar grlr ite bunlar, baktklar ufuklarda evrensel olarak insansal denebilecek, ve o belirli toplumun, insan doas anlayyla akmayan bir ey gren insanlard. Kendi toplumsal varolularnn snrlarnn tesini grebilecek denli gzpek ve dgc zengin insanlar vard her zaman iin. zgl ve kesin olarak insan olan tek bir szckte dile getirebilecek birka insan tanmn anmsamak yararl olabilir. nsan, Homo faber-alet yapan olarak tanmland. Gerekten de bir alet yapcdr insan, ama atalarmz, tam anlamyla insan haline gelmeden de alet yapyorlard.1 nsan, Homo sapiens olarak da tanmland, ancak bu tanmlamada, anlam, sapiens szcyle neyin anlatlmak istendiine bal. Yaam srdrmenin daha iyi yollarn, istediimizi elde etmek iin daha iyi yntemleri bulmak amacyla dnceyi kullanmaksa, hayvanlar da bu yetiye sahip; hem, bu trden bir baar sz konusu olduunda insanla hayvan arasnda olsa olsa niceliksel bir fark olabilir. Ancak, eer sapiens szcyle, grngnn ekirdeini anlamaya alan dnce anlamnda, aldatc yzeysel grnmden,

gerekten de gerek olana nfuz eden dnce, amac ynlendirmek, arptmak deil de anlamak olan dnce anlamnda bilgi anlatlmak isteniyorsa, Homo sapiens, gerekten de insann doru bir tanmlamasdr. nsan, Homo ludens oynayan insan2 olarak da tanmland; buradaki oynamak, yaam srdrmek iin o anda gerekli olan eyleri aan amasz etkinlikler anlamna geliyor. Gerekten de, maara resimlerini yaratanlarn dneminden gnmze dek insanlar belli bir amaca ynelik olmayan etkinliklerde bulunmulardr. 1 Bkz. Lewis Mumford'un The Myth of the Machine (Makina Miti) adl kitabnda bu konuyu tartt blm. 2 Bkz. Johan Huizinga, Homo Ludens: A Study of the Play Element in Culture (Kltrde Oyun esi zerine Bir nceleme). Aynca bkz: Vom Ursprung von den Grenzen der Freiheit; Eine Deutung des Spiels bei Tier und Mensch (zgrln Kkenleri ve Snrlan zerine; Hayvanda ve nsanda Oyunun Bir Yorumu) (Basel: Schwabe, 1945). NSAN OLMAK NE DEMEKTR? 71 ki tanmlama daha eklenebilir bunlara. Bir: Homo negans, yani hayr diyebilen insan geri, yaamm srdrmek sz konusu olduunda, ya da karlar gerektirdiinde insanlarn ou evet derler. nsan davrann konu alan istatistiklere gre, insana evet-i-insan demek gerekir. Ama insansal gizilg asndan, insanolu, hayr diyebilme yetisiyle, hakikati, sevgiyi, btnsellii, fiziksel varoluu pahasna bile kabul ediiyle tm dier hayvanlardan ayrlr. nsann bir baka tanm da Homo espefans umut eden insan olabilir. kinci blmde belirttiim zere, umut etmek, insan olmann temel koullarndan biridir. nsan umut etmekten vaz geerse, nerede olduunu bilse de bilmese de cehennemin kapsndan girmi demektir, kendi insanln geride brakt demektir. Belki de insann trsel zelliinin en nemli tanmlamas, onu zgr bilinli etkinlik3 diye dile getiren Marx tarafndan yaplmtr. Daha sonra bu kavramn anlamn tartacam. Burada andklarmza daha birka tanmlama eklenebilirdi belki, ama gene de, nsan olmak ne demektir? sorusuna yeterli bir yant verilmi olmazd. Bu tanmlamalar, daha eksiksiz ve daha sistematik yamt verme abas gstermeksizin insan olmann yalnzca baz elerini vurguluyorlar. Bu soruya yant vermek ynnde yaplan her giriim, bu trden bir yantn en iyi olaslkla gerekst bir speklasyondan ya da belki iirsel bir speklasyondan baka bir ey olamayaca, ne olursa olsun, kesinlii ve doruluu aratrlmaya ak bir gereklii dile getiren szler deil de znel bir tercihi dile getiren szler olaca gryle kar karya gelecektir. Bu doruluu aratrlmaya ak gereklik szleri, kendi kavramlarm bir nesnel gereklik erevesinde dile getiren ancak konunun doasyla ilgili bir son sz bulunmayan kuramsal fizikileri getiriyor akla. Gerekten de, u anda, insan olmann ne anlama geldii konusunda kesin bir ey sylemek olanaksz; insan evrimi, insann daha yeni yeni tam anlamyla insan Burada Marx'in, Aristoteles'in insan bir siyasal hayvan olarak sunan nl insan tanmn eletirdiine ve onun yerine insann bir toplumsal hayvan olduu kavramn getirdiine, Franklin'in insan alet-yapan hayvan olarak tanmlamasna da, Yankiye zg bir yaklam

diye kar ktna iaret etmek yerinde olacaktr. 72 UMUT DEVRM olmaya balad iinde bulunduumuz tarihsel am ok gerilerde braktnda bile bu konu kesinlik kazanm olmayacaktr belki. Ama insann doas konusunda kesin bir sonuca ulama olaslna kukuyla bakmak, bilimsel yarglara varlamayaca, yani olgular gzlemleyerek sonular karlamayaca anlamna gelmez; daha mutlu bir yaama kavuma isteiyle yola klm olsa da, insan doasna degin doru bulgular dile getirilmelidir. Zaten Whitehead'in szleriyle, Mantn ilevi, yaama sanatn gelitirmektir.4 nsan olmann ne anlama geldii sorusuna yant bulmada hangi bilgilerden yararlanabiliriz? Yanta, bu trden yantlara genellikle ulalan yoldan varlmaz: insan iyi midir, kt mdr, seven bir yaratk mdr, ykc bir yaratk m, kolay aldanr bir tr mdr, bamsz m, vb. sorular bizi yanta gtrmez. ok aktr ki, insanolu, tpk mzie yatkn ya da mzikte perde ayrm yapma yetisinden yoksun, resme kar eilimli, ya da renk kr, bir aziz ya da ktlk dolu olabilecei gibi btn bu saydklarmz da olabilir. Btn bunlar ve daha birok baka nitelikler, insan olmann eitli olaslklardr. Hatta, hepsi de hepimizde vardr. Bir kiinin kendi insanlnn tam anlamyla bilincinde olmas, Terence'in dedii gibi, Homo sum; humani nil a me alienum pto (Ben bir insanm, in-sansal olan hibir ey bana yabanc deildir), kavramnn, herkesin insanla ait her eyi hem bir aziz hem de su ileyen birinin niteliklerini kendi iinde tadnn, Goethe'nin szleriyle, kiinin kendisinin ileyebileceini dleyemeyecei hibir suun olmadnn, bilincinde olmas demektir. nsanln btn bu davurumlar, insan olmann ne anlama geldii sorusuna yant vermez. Bunlar yalnzca, nasl, hem birbirimizden farkl ama gene de insan olabileceimiz sorusuna yant vermektedir. Eer insan olmann ne anlama geldiini bilmek istiyorsak, farkl insansal olaslklar asndan deil, insan varoluunun btn bu olaslklarn, olas seenekler olarak ortaya kmasna kaynaklk eden koullar asndan yant bulmaya hazrlanmalyz. Bu koullar, fziktesi speklasyonlarn bir sonucu olarak deil, insanbilimin, tarihin, ocuk ruhbiliminin, bireysel 4 The Function of Reason (Mantn levi), (Boston: Beacon Press, 1958), s. 4. NSAN OLMAK NE DEMEKTR? 73 ve toplumsal psikopatolojinin (ruh hastalklar biliminin) verilerinin incelenmesiyle aklk kazanabilir. 2. nsan Varoluunun Koullar Bu koullar nelerdir? Temelde birbiriyle ilikili iki koul vardr. Birincisi, gdsel gerekirciliin, hayvann evrimi izgisinde ykseldike azalmas, insanda en az noktaya ulamasdr; gdsel gerekirciliin gc, insanda sfra yaklaacak ve l izgisinin tmyle dnda kalacaktr. kincisi, beynuTboyutlarnn ve karmaklnn, vcut arlna kyasla korkun lde artm olmasdr, bu srecin byk bir blm, pleistosen dnemin ikinci yarsnda gereklemitir. nsan beynindeki bu bym yeni rt, farkndaln, dgcnn ve konuma ve simge yaratma gibi insan varoluunun belirleyici zelliini oluturan btn olanaklarn temeli olmutur.

Hayvandaki gdsel donanmdan yoksun olan insan, hayvanlar gibi kama ya da saldrma iin gerekli donanmdan da yoksundur. Som balnn, yumurtalarn brakmak zere rman neresine dneceini, ou ku trnn kn gneyin hangi yresine gideceini, yazn da nereye dnp geleceini bildii gibi amaz bir ekilde bilmek yetisinden yoksundur. Kararlar, gdsel olarak onun adna verilmi deildir. Kararlar kendisi vermek durumundadr. Seeneklerle kar karya gelir ve verdii her kararda baarszla urama tehlikesi vardr. nsanolunun bilinlilik iin dedii bedel, gvensizliktir. Bu gvensizlii kaldrabilmek iin, insansal koulun farknda olmak ve onu kabullenmek, baarya ulaaca garantisinden yoksun olmasna karn, baarszla ulamayacan ummak durumundadr. Kesinlikten yoksundur, emin deildir; bir tek kesin ngrde bulunabilir: leceim. nsanolu, doann garip bir yarat olarak domutur, doann iindedir, ama buna karn onu amaktadr. Gd ilkelerinin yerini alacak edim ilkeleri ve karar verme ilkeleri bulmak durumundadr. Tutarl edimlerde bulunabilmenin bir koulu olarak, dnyann tutarl bir grnmn oluturmasna izin veren bir ynselim ats74 UMUT DEVRM na sahip olmak durumundadr. Yalnzca lmek, a kalmak ve incinmek tehlikelerine kar deil, zellikle insana zg olan bir baka tehlikeye, akl salndan yoksun kalma tehlikesine kar da savamak durumundadr. Bir baka deyile, yalnzca yaamm yitirme tehlikesine kar deil, aklm yitirme tehlikesine kar da kendisini korumak zorundadr. Burada betimlenen koullar altnda ortaya km olan insanolu, bu dnyada yle ya da byle rahat etmesine, dnyay benimsemesine ve tmyle aresiz kalma, zaman, mekan, kimlik ve nesneler asndan aklnn karmakark olmas, yokolmuluk duygusuna kaplma deneyimleri yaamaktan kamasna izin veren bir bavuru iskeleti bulmam olsayd, gerekten ldrrd. Canl kalma Ve akl saln bozmama ykmllnde insanoluna zm sunan pek ok yol vardr. Bazlar daha iyi, bazlarysa daha ktdr. Daha iyi derken, daha byk bir gle, akla, sevince ve bamszla gtren bir yol, daha kt derken de bunun tam tersi anlatlmak istenmektedir. Ancak, daha iyi zm bulmaktan daha da nemlisi, yaama geirilebilir, tutarl ve uygun bir zm bulmaktr. Yukardaki dnceler, insanm kalba girebilirlii sorununu ortaya karmaktadr. Baz insanbilimciler ve insanolunu gzlemleyen kiiler, insann sonsuz sayda kalba girebilme zellii tadna inanmlardr. lk bakta bu byle grlebilir. Tpk et ya da sebze, ya da her ikisini birden yiyebildii gibi, bir kle olarak da yaayabilir, zgr insan olarak da, ktlk iinde de yaayabilir, bolluk iinde de, sevgiye deer veren toplumda da yaayabilir, ykcla deer veren toplumda da. Gerekten de, insanolu hemen hemen her eyi yapabilir, ya da belki daha dorusu, toplumsal dzen insana hemen hemen her eyi yapabilir. Buradaki hemen hemen nemlidir. Toplumsal dzen insanoluna her eyi yapabilse onu a braksa, ikence etse, hapse atsa, ya da yeterinden fazla besleyebilse bile, insan varoluunun koullar gerei kanlmaz olan baz sonular gze alnmakszn yapamaz. nsanolu onu uyaran, harekete geiren her eyden ve zevklerden tmyle yoksun braklrsa, i yapma yetisinden, hele ustalk isteyen herhangi bir ii yapma yetisinden yok-

NSAN OLMAK NE DEMEKTR? 75 sun kalr.5 Eer son noktaya dek yoksun braklmamsa, onu kle yapmaya kalktnzda isyan etme eilimi gsterecektir; yaam ar lde skcysa iddete bavurma eilimi gsterecektir; onu maki-naya dndrrseniz, btn yaratcln yitirme eilimi gsterecektir. Bu konuda insan, hayvanlardan ya da cansz maddeden farkl deildir. Baz hayvanlar hayvanat bahesine sokabilirsiniz, ama re-mezler, bazlarysa, zgr durumlarnda iddet gsteren hayvanlar olmamakla birlikte, kafeste saa sola saldrmaya balayacaktr.6 Suyu belli bir s derecesinin zerinde strsanz buhar olur; ya da belli bir derecenin altnda soutursanz kat hale gelir. Ama scaklk derecesini azaltarak buhar oluturamazsnz. nsanolunun tarihi, insanoluna SeleT yaplabileceini, ve ayn zamanda nelerin yaplamayacan kesin olarak gstermitir. Eer insanolu sonsuz sayda kalba girebilir nitelikte olsayd, devrimler olmazd; deiiklik olmayacakt, nk bir kltr, insanolunun direnciyle karlamakszm, onu kendi kalplarna boyunedirmeyi baarrd. Ama insan, sadece grece olarak esnek olduundan, toplumsal dzenle onun insansal gereksinimleri arasndaki dengesizlii ar lde ar ya da dayanlmaz hale getiren koullara her zaman iin kar durmayla tepki gsterdi. te, tarihte insann evriminin dinamizminin znde yatan, bu dengesizlii azaltma giriimiyle daha uygun ve daha ho bir zm bulma gereksinmesidir. nsann kar koymas, yalnzca maddesel aclar nedeniyle kendini gstermi deildir; daha ilerde tartacamz, tmyle insana zg gereksinmeler de devrim iin de, deimenin gereklemesini salayacak itici gler iin de aym lde gl bir ynselimdir. 5 Yaknlarda yaplan duyumlardan yoksun brakma deneyleri, insann yant verebilecei uyarmalardan yoksun braklmasnn, ar akl hastal belirtileri ortaya karabileceini gstermitir. 6 iftliklerde ya da tutukevi koullarna benzemeyen koullarda yaayan ruh hastalarnda da benzer bir olgu bulunmutur. Bu baskdan uzak koullarda ok az iddet gstermilerdir; bu da, daha nce tutukevi benzeri yerde tutulmalarna neden olduu n srlen durumun, yani, iddet gsterilerinin, bunlar azaltmay ya da denetim altna almay amalayan tedavinin sonucu olarak ortaya ktn kantlamtr. 76 UMUT DEVRM 3. Ynselim ve Ballk Kalplan Gereksinmesi nsan varoluunun ortaya att soruya verilebilecek eitli olas yantlar vardr. Bunlar iki sorun etrafmda toplanr: biri, bir ynselim (orientation) kalbna duyulan gereksinme, dieriyse, bir balanma, kendini adama kalbna olan gereksinmedir. Bir ynselim kalbna gereksinmeyi karlayacak olan eyler nelerdir? nsann bugne dek bulduu yantlar arasnda en arlkl olam, ve ayrca hayvanlarda da gzlemlenebilen udur: Kme iin en iyi eyin ne olduunu bildii varsaylan, tasarlar yapan, buyruklar veren ve dierlerine, kendisini izlemekle, herkesin karlarna en uygun davran gstermi olacaklarn vaat eden gl bir ndere boyun emek. ndere ball yrrle koymak iin, ya da baka bir ekilde sylemek gerekirse, bireye, ndere inanmasna yetecek inanc vermek iin, nderin, nderlii altndaki tm dier kiilerden daha stn nitelikleri olduu varsaylr. Onun, her eye gc yeten, her eyi bilen, kutsal bir kii

olduu varsaylr; o, tanrnn kendisi, ya da tanrnn vekilidir, ya da evrenin btn gizlerini bilen ve onun devamn salamak iin gerekli kuttrenleri yerine getiren bir byk rahiptir. nderler, boyun emeyi ustalkla gerekletirebilmek iin ou kez vaadlere ve gzdama bavurmulardr kukusuz. Ama yk, hi de bu kadar deildir. nsanolu, kendi evriminin st aamasna varmad srece ndere gereksinme duymutur, ve her zaman iin, kraln, tanrnn, babann, padiahn, rahibin yasalln kantlayan d rn yklere inanmaya dnden hazr durumda olmutur. Bu nder gereksinmesi, gnmzn en bilgili, en aydn toplumlarnda hl vardr. Birleik Devletler ya da Sovyetler Birlii gibi lkelerde bile, herkes iin lm-kalm sorunu olan konularda karar vermek, kk bir nderler kmesine, ya da ister demokratik diye nitelensin, ister sosyalist anayasann resmi mandas altnda hareket eden tek bir kiiye braklmtr. Gvenlik iinde bulunma isteiyle dolu olan insanolu, kendi z bamllna baylr hele bu bamllk, grece olarak daha rahat bir maddesel yaam ve beyin ykamay eitim, boyunemeyi ise zgrlk diye nitelendiren ideolojilerle daha kolay hale getirilmise... NSAN OLMAK NE DEMEKTR? 77 Bu boyuneme, itaat etme durumunun kklerini hayvanlardaki egemen olma-boyuneme grngsnde aramaya gerek yoktur. Aslnda bu durum, ok sayda hayvan trnde insanda olduu kadar ar ya da yaygn deildir, ve insan varoluunun koullar, hayvan gemiimizi tmyle bir kenara attmzda bile boyunemeyi gerektirir. Ancak, belirleyici bir fark vardr. nsan, sonunda koyun haline gelecek deildir. Hatta insan, hayvan olmamas nedeniyle, gerekliin bir paras olmak, gerekliin bilincinde olmak ister, Yunan mitolojisi Antaeus'da* olduu gibi, ayaklarn topraa basmak, ona ayaklaryla dokunmak ister; insanolu, gereklikle ne denli eksiksiz bir iliki iinde olursa o denli gl olur. Yalnzca koyun olduu srece, ve gereklii temelde, kendi toplumunun insanlar ve eyleri daha elverili bir ekilde arptabilmesi ya da ustalkla ynetebilme-si iin oluturulmu bir uydurmacadan baka bir ey deilse, kii zayf bir insandr. Gereklikle olan btn ilikisi, ona gerek gibi gsterilen uydurma gereklik araclyla gerekletiinden, toplumsal kalptaki herhangi bir deiiklik onun iin youn bir gvensizlik hatta delirme tehlikesi oluturur. Gereklii toplumun kendisine sunduu bir veri olarak kabullenmek yerine kendi bana kavramada ne kadar baarl olursa, o denli gven iinde hissedecektir kendisini, nk herkesin ortak grne ne kadar az baml olursa, toplumsal deiiklik, ona o denli az tehlikeli grnecektir. nsanolu, kendi iinde, kendi gereklik bilgisini gelitirmek, dolaysyla hakikati aa yukar bulmak, tahmin etmek eilimi tar. Biz burada fiziktesi hakikat kavramn deil, kurgu ve kuruntunun azalmas anlamna gelen tahmin etmenin artmas kavramn ele alm bulunuyoruz. Bir insann gereklii kavraynn burada szn ettiimiz artnn ve eksiliinin nemiyle kyaslandnda, herhangi bir ey hakknda kesin bir hakikatin bulunup bulunmad tmyle sama ve ilgisiz kalr. Farknda olma halini artrma sreci, uyanma, insann gzn amas ve nnde ne olduunu grmesi srecinden baka bir ey deildir. Farknda olmak demek, yanlgya * Poseidon ile Ge'den olma, ayan toprak anaya dedirdike glenen byk dev. (.Y.) 78

UMUT DEVRM dmemek demektir, bunun baarlmasysa bamszla kavuma srecini oluturur. u anda, sanayi toplumunda akl ile duygu arasnda trajik bir oranszlk vardr; te yanda insan tarihinin, giderek artan farkndal-n tarihi olduu olgusu yadsnamaz. Bu farkndalk, insann kendi z doasyla olduu gibi, kendisinin dndaki doann olgularyla da ilgili bir farkndalktr. Geri, insanolu hl at gzlkleri takmaktadr ama birok ynden eletirel mant evrenin ve insanm doasna degin pek ok ey kefetmitir. Bu kefetme srecinin ok balangcndadr henz; asl nemli olansa, imdiki bilgisinin kendisine verdii ykc gcn, bilgisini bugn dlenemeyecek boyutlara ulatrmasna izin verip vermeyecei, ya da varolan temeller zerinde gerekliin tam anlamyla eksiksiz bir grnmn elde etmeden kendisini yok edip etmeyecei sorusudur. Bu sorulara verilecek yantn olumlu olmas iin bir koul gereklidir: Egemenlii ve boyunemeyi hakl karmak zere insan tarihinin byk bir blm boyunca insana zorla sahte bir bilin veren toplumsal elikiler ve akldlklar ortadan kalkmal ya da hi deilse, varolan toplumsal dzeni srdrebilmek iin ne srlen zrler, insanm eletirel dnme yetisini felce uratmayacak dzeye indirilmelidir. Elbet bu bir tavuk-yumurta sorunu deildir. Varolan gerekliin ve onu gelitirmek iin sunulan seeneklerin farknda olmak, gereklii deitirmeye katkda bulunur, ve gereklikteki her gelime, dncenin akla kavumasna yardmc olur. Bilimsel akl yrtmenin ve bilimsel mantn dorua ulat gnmzde, daha nceki koullarn1 atll yk altndaki toplumun, salkl bir topluma dnmesi, ortalama insann mantn tpk bilim adamlarnda grmeye altmz nesnellikle kullanmasn olas klabilir. Bu, temelde bir stn zek sorunu deil, toplumsal yaamdaki akldln kanlmaz olarak akln karmasna yol aan akl-dhn ortadan kalkmas sorunudur. nsanda yalnzca zek yoktur ve insanolu, yalnzca, evresindeki dnyaya bir anlam vermesine ve onu yaplandrmasna izin verecek bir ynselim kalbna gereksinim duyuyor deildir; cokusal adan dnyaya insana ve doaya balanmak durumunda olan I NSAN OLMAK NE DEMEKTR? 79 bir yrei ve bir bedeni de vardr. Daha nce de sylediim gibi, hayvann dnyayla olan balar, kendiliinden vardr, gdleriyle gerekleir. Kendi kendisinin farknda olma ve kendisini yalnz hissetme nitelikleriyle hayvandan ayrlan insan, kendi z kiisinin tesindeki dnyayla birlemek, onunla bir ba oluturmak gereksinmesini doyuran cokusal balan bulamazsa, rzgrla savrulan aresiz bir toz tanesinden farksz olur. Ancak hayvann tersine, insann nnde, onun bu balarla balanmasn salayacak birka seenek vardr. Akl konusunda olduu gibi cokular konusunda da baz olaslklar dierlerinden daha iyidir; ama akl saln koruyabilmek iin en fazla gereksinmesi olan ey, ona dnyayla olan banm gvenli ve salam olduu duygusunu verecek bir badr. Byle bir badan yoksun olan kii, akl salndan yoksun, trdeleriyle cokusal ba kjrma^yetisinden yoksun bir kii olarak tanmlanr. nsanolunun ballnn en kolay ve en sk grlen biimi, geldii yere kana, topraa, klana, ana-babaya, ya da daha karmak bir toplumda ulusuna, dinine ya da snfna olan

birincil balan dr. Bu balarn yaps temelde cinsel nitelik tamazlar ama kendisi olacak kadar, o dayanlmaz ayr olma duygusunu yenecek kadar gelimemi bir insann zlemini giderirler. nsann ayr olmas sorununun bebein annesiyle olan ilikisinde gerekli ve doal olan birincil balar diye andm balan srdrerek zmlenmesi, topraa tapma, gllere, dalara, ya da ou kez bireyin simgesel olarak hayvanlarla (totem hayvanlarla) zdeletii hayvana tapma olgularyla kendini gsteren ilkel tapmlar incelediimizde aka grlmektedir. Ulu Anaya, bereket ve toprak tanralarna taplan anaerkil dinlerde de grlmektedir bu.7 Ulu baba, tanr, kral, kabile reisi, yasa ya da devletin, tapmann nesneleri olduu ataerkil dinlerde, bu anaya ve topraa olan birincil balar ama giriimi var gibi grnmektedir. Ancak, toplumda, anaerkil tapmdan ataerkil tapma gei, bir ilerleme hareketini, bir gelimeyi simgelemekle birlikte, insanolunun kr krne boyunedii stn bir yetkeye duygusal olarak baland olgusu, her iki toplum biiminin ortak bir zelliidir. Doaya, anaya ya da babaya bir bala bal 7 Bkz. Bachofen'in ve Briffault'nun anaerkil toplumlar zerine incelemeleri. 80 UMUT DEVRM kalmakla, insan gerekten de dnyada bir yabanc olma duygusundan kurtulmay baaryor, ama bu gvenliinin karlnda korkun bir bedel dyor yani boyuneiyor, baml yayor ve akl yrtme dzeneinin ve sevme yetisinin tam anlamyla gelimesini durdurmu oluyor. Yetikin olmas gereken yata ocuk olarak kalyor.8 Anneye, topraa, rka vd., iyicil ya da ktcl nitelikli ar tutkulu ilkel balanmalar, yalnz ve yalnz insann bu dnyada kendisini daha rahat, daha kendi evinde hissetmesiyle; yalnzca zeksnn deil, boyun emeksizin kendisini dnyann bir paras hissetme yetisinin, hapsedilmeksizin kendini evinde hissetme yetisinin, boul-makszn ok yakn olma yetisinin gelimesiyle ortadan kalkabilir. Toplumsal balamda, bu yeni gr, insanlk tarihinin en esiz dnemlerinden biri olan .. ikinci binin ortalaryla birinci binin ortalarna dek uzanan dnemde dile getirilmiti. nsan varoluu sorununun zm, artk doaya dnte, ya da baba imgesine kr krne itaat etmede deil, insanolunun bu dnyada kendisini rahat hissedebilecei, yabanclk ekmeyecei bir ortamda korkutucu yalnzlk duygusunu yenebileceini dile getiren yeni bir grte aranyordu; bu yeni kavrama gre insanolu, insansal glerinin tam anlamyla gelimesiyle, sevme yetisinin, mantn kullanma, gzellikler yaratma ve bunlarn tadn karma, insanln trdeleriyle paylama yetisinin gelimesiyle ulaabilirdi bu amacna. Budachk, Musevilik ve Hristiyanlk bu yeni gr savundu. nsanolunun, kendisini tm dier insanlarla bir hissetmesine 8 Bugn, birok bireysel anaya ballk vakas, tutucu ruhzmlemeciler tarafndan anneye kar cinsel ban zlememi olmasnn bir sonucu olarak aklanmakta. Bu aklama, sz konusu ban, insan varoluunun olumsuz durumunun olas nedenlerinden yalnzca biri olduunu grmezden gelmektedir. Toplumsal ynleriyle insandan bamsz olmasn bekleyen bir kltrde yaayan yirminci yzyln baml bireyinin kafas karktr; ve, kendi toplumunun ilkel toplumlarn yapt gibi bamllk gereksinmesini doyuracak toplumsal ve dinsel kalplar vermediinden, ounlukla sinir hastasdr. Anaya ballk, baz kltrlerin dinsel kalplarda dile getirdii insan varoluuna verilen

yantlardan birinin kiisel bir anlatmdr. Ancak bu, bireyin tamamen gelimesiyle atan bir yanttr. NSAN OLMAK NE DEMEKTR? 81 izin veren bu yeni ba, anaya ve babaya boyuneme bandan temelde ayrlyordu; dayanmann ve insansal balarn, zgrln duygusal ya da zihinsel olarak kstlanmasyla geersiz klnmad uyumlu bir kardelik bayd bu. Kardee duygu ve davran zmnn, znel tercihlerden biri olmamasnn nedeni budur. nsann iki gereksinmesini, yani hem ok yakndan ilikili, hem de ayn zamanda zgr, hem btnn bir paras hem de bamsz olma gereksinmesini karlayan tek zm budur. Kstlanmam bireysellik ve bamszlkla birlikte dayanma balar gelitirmeyi baarm olan ve baaran dinsel ya da dnyasal gruplarla pek ok birey tarafndan uygulanan bir zmdr bu. 4. Yaayabilme ve Daha yi Yaayabilme Gereksinmeleri nsann iinde bulunduu durumun ve kar karya kalmas olas seeneklerin iyice anlalmas iin, insan varoluunun doasnda bulunan dier bir temel eliki biiminden sz etmeliyim. nsan, bedeni ve bedensel gereksinmeleri asndan temelde hayvanla ayndr; ancak, kulland yntemlerde, hayvanlarda daha gelimi olan gdsel ve kendiliinden nitelik bulunmamasna karn, fiziksel olarak yaamn srdrmek ynnde doutan kazand bir aba har-. cama zelliine sahiptir. nsann bedeni, ister mutluluk durumunda .olsun ister mutsuzluk, ister klelik ortamnda olsun ister zgrlk, koullara aldrmakszm, ona yaamn srdrme istei duyurur. Bunun sonucu olarak insanlar almal, ya da bakalarm kendi yerine, kendi adna altrmaldr. nsanolunun gemi tarihinde, insann zamannn ou yiyecek toplamakla gemitir. Burada yiyecek toplama szlerini ok geni anlamda kullanyorum. Hayvanlarda, bu olgu temelde hayvann gdsel aygtnn kendisinden istedii nitelikte ve nicelikte yiyecei toplama anlamna gelir. nsanlarda seebilecei yiyecein trlerinde ok daha fazla esneklik vardr; ama bundan da nemlisi, insanolu, uygarlama srecine baladnda yalnzca yiyecek toplamak iin deil, giyecek yapmak, korunak, barnak yapmak ve daha gelimi kltrlerde, yalnzca fiziksel varlnn srmesi iin kesinlikle gerekli eyleri deil, kltrn gelimesin: E: 6 82 UMUT DEVRM olanakl klan bir yaamn maddi temellerini oluturan gerek gereksinmeler eklinde ortaya km pek ok eyi retmek iin de alr. Eer insan, yaamn, ekmeini kazanarak geirmekle yetinsey-di, hibir sorun olmayacakt. nsanda karncalarn gdleri yoktur ama, karncannki gibi bir varolu, gene de pekl insann kaldrabilecei bir durumdur. Ne var ki, insan, koullan gerei, bir karnca olmakla yetinemez, bu biyolojik ya da maddesel yaam srdrme sorunundan baka, daha iyi yaayabilme ya da daha faydac olabilme sorunu diye nitelendirebileceimiz insana zg bir baka durum da vardr. Bu ne anlama gelir? nsanolunda farknda olma zellii ve dgc bulunduundan, zgr olma gizilgcne sahip bulunduundan, Einstein'm bir keresinde dile getirdii zere,

fincandan frlatlm zar olmama eilimini iinde tar. Yalnzca, yaam srdrmek iin neyin gerekli olduunu bilmek istemekle kalmaz, insan yaamnn ne anlama geldiini anlamak ister. Kendisinin bilincinde olan tek canldr o. Tarihin sreci iinde gelitirdii ve yalnzca biyolojik varln srdrlmesi srecine hizmet etmekten daha ok ey yapan yeteneklerinden yararlanmak ister. Alk ve cinsel yaam, tmyle bedensel bir grng olarak yaam srdrme alanna girer. (Freud'un ruhbilimsel dizgesinde, dneminin mekanik maddeciliinden kaynaklanan ve onu, yaamn srdrlmesine hizmet eden gdlere dayanan bir ruhbilim ortaya atmaya gtren byk bir yanl vardr.) Ama insanda, yalnzca insana zg olan ve yaam srdrme ilevini aan tutkular vardr. Bunu hi kimse Marx'tan daha ak ekilde dile getirmemitir: Tutku, insann, amalarna ulama abas gsterme yeteneidir.9 Bu szlerde, tutku, bir iliki ya da ilgili olma kavram olarak ele alnmaktadr. nsan doasnn dinamizmi, insansal olmas nedeniyle, her eyden nce insann kendi yeteneklerini, dnyay bedensel gereksinmelerinin karlanmas arac olarak kullanma gereksinmesi ile 9 Economic and Philosophical Manuscripts (ktisadi ve Felsefi Elyazmalan) kitabnda, T.Bottomore'n ngilizce evirisiyle, E. Fromm'un Marx's Concept of Man (New York: Ungar, 1961) kitabnda alnt. NSAN OLMAK NE DEMEKTR? 83 olan ilikisi asndan deil de, bu yeteneklerin dnyaya olan ilikisi asndan dile getirme gereksinmesinden kaynaklanmaktadr. Bu, u demektir: Gzlerim olduu iin grmeye gereksinmem var; kulaklarm olduu iin iitmeye gereksinmem var; aklm olduu iin dnmeye gereksinmem var; ve bir yreim olduu iin hissetmeye gereksinmem var. Ksacas, insan olduum iin insana ve dnyaya gereksinmem var. Marx, yaamla tutkulu bir ekilde ba kuran insansal yetenekler szleriyle neyi anlatmak istediini ok iyi aklyor: nsann dnyayla olan insansal ilikileri, yani grme, iitme, koklama, tadalma, dokunma, dnme, gzlemleme, hissetme, arzu etme, edimde bulunma, sevme ilikilerinde onun bireyselliinin btn organlar, ...insansal gerekliinin etkin anlatmdr (Betaetigung) ...Uygulamada, benim kendimle bir ey arasnda ba kurmam iin, o eyin insana insanca bir bala bal olmas gerekir.10 nsan itkileri, faydacl ama eiliminde olduklarndan zellikle insana zg olan temel bir gereksinmenin anlatmdrlar: nsanla ve doayla ba kurma gereksinmesi ve kendisini bu ba erevesi iinde onaylama gereksinmesi. nsan varoluunun bu iki biimi, yani dar ya da geni anlamda yaam srdrmek amacyla yiyecek toplama ile, insann yeteneklerini dile getiren ve faydac ahmanm tesinde bir anlam arayan kendiliinden ve zgr etkinlikler, insann varoluunun znde vardr. Her toplum ve her insan, bu iki yaama biimini ortaya karan kendine zg bir dzenee sahiptir. Burada nemli olan, bu ikisinin sahip olduu ve birini dierine egemen kld grece gtr. Gerek edim gerek dnce bu kutuplamann ifte doasndan paylarn alrlar. almak, ou kez, yaam srdrmeye yetecek dzeyde etkinlikte bulunmak eklinde alglanr. Yaam srdrme dzeyini aan etkin olma durumlarysa, oyun diye nitelendirilen, ya da tapmlara, kuttrene ve sanata bal tm etkinliklerdir. Dnce de iki ekilde kendini

gsterir; biri yaam srdrme ilevine hizmet eder, biri de bilginin anlama ve sezme anlamnda ilev gstermesine hizmet eder. 10 A.g.y., s. 132. 84 UMUT DEVRM Bu, yaam srdrme ve yaam srdrme dzeyini ama dncesi ayrm, bilinlilii ve bilinalt denilen durumu anlamak iin byk nem tar. Bilinli dnmemiz, ilk ocukluk dneminden balayarak dnme srecimize kaznm olan toplumsal dnce kategorilerini izleyen dille balantl olan dnme tipidir.11 Bilincimiz temelde, dil, mantk ve tabularn oluturduu toplumsal szgecin, farknda olmamza izin verdii grnglerin farknda olma durumudur. Toplumsal filtreden geemeyen grngler, bilin-dl-m korur; ya da daha doru bir anlatmla, toplumsal szgecin, giriini engellemesi nedeniyle bilincimize nfuz edemeyen hibir eyin bilincinde ya da farknda deilizdir. Bilinliliin toplumun yapsyla belirlenmesinin nedeni budur. Ancak, bu szler yalnzca tanmlayc szlerdir. nsanolu, belli bir toplumun snrlar iinde almak durumunda bulunduundan, yaamn srdrme gereksinmesi, ona, toplumsal gr ve kavray ilkelerini kabul ettirme eilimindedir, dolaysyla da, bilincinin farkl bir emay iermesi halinde bilincinde olabilecei eyleri bastrr. Bu varsayma ilikin rnekleri vermenin yeri buras deil, ama okur, dier kltrleri incelediinde, kendi rneklerini kolayca retebilir. Sanayi andaki dnce kategorileri, kr ve zarar, yeterlilii ve yetersizlii nicelik asndan lme, soyutlama ve kyaslama kategorileridir. Gnmz tketici toplumunun bir yesi, rnein, cinsel isteklerini bastrma gereksinmesinde deildir, nk sanayi toplumunun bilinlere kazd emada, cinsel yaam yasa yer almamtr. Sermayeyi tketmekten ok biriktirmek ve yatrmlara harcamakla uraan ondokuzuncu yzyl orta snf insan, cinsel isteklerini bastrmak zorundayd, nk bu istekler onun toplumunun ya da daha dorusu orta snflarn agzl ve istifi havasna uymuyorlard. Ortaa ya da Yunan toplumunu, ya da Pueblo Kzlderilileri gibi kltrleri dnecek olursak, bunlarn yaantsnda yaamn baz ynleri yasaklanr, tabular oluturulurken, toplumsal szgelerinin bilinlerine girmesine izin verdii farkl ynlerin bilincine ok iyi vardklarn kolayca grrz. 11 Benjamin Whorfun almas, dil ile dnce ve deneyim biimlerindeki farkllklar arasndaki ok yakn ilikiyi gstermitir. Bkz. Ernest G. Schachtel'in Metamorphosis (Deiim) adl kitabnn daha nce anlan blmnde ve daha nceki yazlarnda bu soruna yapt nemli katklar. NSAN OLMAK NE DEMEKTR? 85 nsanolunun, kendi toplumunun toplumsal kategorilerini kabul etmek zorunda bulunmad en gzel durum, uykuda olma durumudur. Uyku, insann, varln srdrme sorunlaryla uramak zorunluluundan kurtulduu bir varolu durumudur. nsan uyankken, byk lde varln srdrme ilevi ile snrlanmtr; uykudayken, zgr bir insandr. Bunun sonucu olarak, dnme sreci toplumunun dnce kategorilerine uymak zorunda deildir ve dlerde grdmz o garip yaratcl gsterir. nsan dlerde, yiyecek toplamak ve savunmakla uraan yaratk olduu dnemde sahip olamad yaam biimine ve kendi kiilik zelliklerine kavrayc gzle bakar ve simgeler yaratr. Gerekten de bu, toplumsal

gereklikle ilikiden yoksun olma durumu, ou kez, eski alara zg, ilkel, ktcl dnceler ve deneyimler geirmesine neden olur, ama bunlar bile asla uygundur ve toplumunun dnce kalplarndan ok kendisini temsil ederler. Dlerde, birey, toplumunun dar snrlarn aar ve tam anlamyla insan haline gelir. Bu yzdendir ki, Freud'un dlerin yorumlanmas buluu, temelde yalmzca bastrlm cinsel gdleri aram olmasna karn, hepimizin iinde bulunan sansre uramam insanln anlalmasna giden yolu at. (Bazen ocuklar, eitim sreciyle ve de toplumsal dnyayla olan ilikilerin tmn koparan psikozlu kiiler tarafndan yeterince alanmadan nce, uyarlanm bir yetikin olunduktan sonra tekrar ele geirilemeyecek yaratc sanatsal olanaklar ve kavraylar sergilerler.) Ancak dler, insann yaam srdrme dzeyini ama yaantsnda zel bir durum olmaktan te gitmezler. Bunun asl anlatm, kuttrenlerde, simgelerde, resim, iir, drama ve mzikte grlr. Faydac dnce srelerimiz, mantksal olarak, btn bu grnglerin, yaam srdrme ilevine hizmet ettii yorumuna ulamaya altlar (zaman zaman basite indirgenmi bir Marx'cihk, biimde deil de zde bu maddecilik tryle yanda oldu). Lewis Mumford ve dierleri gibi daha ciddi gzlemciler, sanatn daha gelimi biim-leriyle Fransa'daki maara resimlerinin ve ilkel mlekler zerindeki sslemelerin faydac bir amaca ynelik olmad olgusunu vurgu86 UMUT DEVRM NSAN OLMAK NE DEMEKTR? 87 ladlar. Gerekten de bunlarn ilevinin, insann bedeninin deil de ruhunun yaamn srdrmesine yardm etmek olduu sylenebilir. Gzellik ile hakikat arasndaki ba buradadr ite. Gzellik, irkinin deil, yapayu kartdr; gzellik, bir eyin ya da bir kiinin olduu gibiliinin duyumsal anlatmdr, duyumlara seslendiini dile getirmektir. Zen Budac dnceye gre gzellik yaratmak, kiinin, gznde canlandrd ey olmasn olas klmak iin, o eyi doldurmak zere kendisini tmyle boaltt bir zihinsel durum gerektirir. Gzel ve irkin, kltrden kltre farkllk gsteren geleneksel kategorilerden baka bir ey deildir. Gzellii anlamadaki baarszlmzn iyi bir rnei, ortalama insann bazen bedenimiz iin daha az ho olmakla birlikte sanki yamur ya da sis de ayn lde gzel deilmi gibi, gnbatmn, bir gzellik rnei olarak sunma eilimidir. Byk sanatlarn tm, z gerei, birlikte varolduu toplumla atk iindedir. Byk sanat, hakikatin, belli bir toplumun yaamn srdrme amalarna hizmet etmesini ya da bunlar engellemesine bakmakszn varolula ilgili hakikati dile getirir. Byk sanat yaptlarnn tm, insann gerekliine dokunduu ve insan toplumunun eitli geici biimlerinin gerekliini sorgulad iin devrimcidir. Siyasal adan gerici olan bir sanat bile eer byk bir sanatysa kendi toplumlarnn yalnzca belli bir biimini elikileri ile gren toplumcu gereki sanatlardan daha devrimcidir., Sanatn tarih boyunca varolan gler tarafndan yasaklanm olmas ve yasaklanmas artc bir olgudur. Buna armann birka nedeni var belki. Bunlardan biri, insann sanatsz bir ortamda onun aln ekmesi ve belki de kendi toplumunun amalarna

hizmet edecek ynde yararl olamamasdr. Bir baka neden de, byk sanatnn kendine zg biimi ve kusursuzluu nedeniyle ounluun dnda kalan kii olmu olmas ve dolaysyla uyarma ve yaam verme ilevini yrtmesine karn sanatn siyasal dile evirmedii iin tehlikeli olmamasdr. Ayrca sanat, ou kez toplumun yalnzca eitimli ya da siyasal adan daha az tehlikeli snflarna ulamtr. Gemi tarih boyunca sanatlar saray dalkavuu olagelmitir. Hakikati, kendine zg, ama toplumsal adan kstl sanatsal biimde sunduklar iin doruyu sylemelerine izin verilmitir. Gnmzn sanayi toplumu, milyonlarca insann canl ya da plaa, banta kaydedilmi mzikleri dinleme, lkedeki pek ok mzede sanat yaptlar grme, Platon'dan RussePa dek insan yaznnn bayaptlarn herkesin kolayca alabilecei ucuz basklarndan okuyabilme frsatna sahip olduu hatta bu frsatlar deerlendirmekte olduu olgularyla vnmektedir. Kukusuz, kk bir aznlk iin sanat ve edebiyatla karlam olmak, gerek bir deneyimdir. Ancak byk bir ounluk iin kltr, dier bir tketim maddesidir; grlmesi gereken filmleri grmek, dinlenmesi gereken mzii dinlemek ve iyi kitaplar okumak, niversite eitimi grm olunduuna iaret ettiinden bir stat simgesi, dolaysyla da toplumsal merdiveni trmanmada ie yarayan bir ara olarak grlmektedir. En iyi sanat rnleri bir tketim maddesine dntrlmtr, yani bu rnlere, yabanclam bir ekilde tepki gsterilmektedir. Bunun kant, konserlere giden, klasik mzik dinleyen ve Platon'un kitaplarnn ucuz basklarn satn alan kiilerin, televizyondaki zevksiz ve kaba izlenceleri, rahatszlk duymadan izledikleridir. Eer sanatla olan ilikileri itenlikli olsayd, sanattan yoksun banal dra-malar gsterilirken televizyonlarn kapatrlard. Bununla birlikte, insanolunun dramatik olana, insan deneyiminin temellerine deinen eylere olan zlemi lm deildir. Tiyatrolarda oynanan ya da ekranlarda gsterilen dramalann ou ya sanatsal olmayan metalardr, ya da yabanclam bir biimde tketilmektedir; te yanda ada drama, hakikiyse eer, ilkel ve bar-barcadr. Gnmzde dramaya zlem en aslna uygun ekilde, ou kiinin gerek ya da kurgu rn kazalar, cinayet ve iddet olaylarm ekici bulduu olgusuyla dile gelmektedir. Bir araba kazas ya da yangn, olay byk bir dikkatle izleyen kalabalklar ekmektedir. Neden bu tr olaylara ilgi duyuyor insanlar? En yaln biimiyle yaam ve lmle kar karya gelmek, allagelmi deneyimleri yararak yzeye kyor ve dramaya a insanlar bylyor. Gene ayn nedenle, bir gazetenin satnn artmasnda hibir ey cinayet ve iddet haberleri kadar etkili olamaz. Gerek u ki, yzeyde, Yunan 88 UMUT DEVRM dramas ya da Rembrandt'n resimleri ok deerli kabul edilmekteyse de, aslnda televizyon ekrannda dorudan doruya grlen ya da gazetelerde aktarlan cinayet, su ileme olaylar ve' iddet olaylar bunlarn yerini tutmaktadr. 5. nsansal Deneyimler ada sanayi insan, henz snrlarn bilmediimiz bir zihinsel gelime geirdi. Bu zihinsel gelime sreciyle ayn anda, hayvanla paylat cinsel istekler, ykclk, korku, alk ve susuzluk gibi duyumlar ve duygu deneyimlerini ne karma eilimi gstermektedir.

Burada karar etkileyecek soru udur: Yalnz ve yalnz insana zg olan ve kklerinin kk beyinde olduunu saptadmz sylediimiz duyulara kout olmayan duyumsal deneyim var m acaba? Beyin kabuunun ok fazla gelimi olmasnn, insamn durmadan artan bir zihinsel yetiye ulamasn olas kld, ancak kk beyninin, pirimat atalarnnkinden pek farkl olmad, dolaysyla, duygulan asndan bir gelime gstermedii, en iyi olaslkla, gdleri ile ancaV ve ancak bastrma ya da denetleme yoluyla baa kabilecei gr sk sk dile getirilmektedir.12 Yalnzca insana zg olan ve ne zihinsel bir zellik gsteren ne de genelde hayvann duygusal deneyimleriyle benzeen insansal deneyimlerin varln kabul ediyorum. Nrofizyoloji alannda sz sahibi olmadmdan, beyinle beyincik arasndaki belli ilikilerin, zellikle insansal olan bu duygulara temellik ettiini, yalnzca tahmin edebilirim.13 Sevgi, sevecenlik, tutku gibi, yaam srdrme ilevine hizmet etmeyen tm etmenler gibi zellikle insana zg olan etkin deneyimlerin beyinle beyincik arasndaki karlkl etkileim temeline dayand, dolaysyla insan hayvandan ayran zelliin 12 Baka bir retiden yola kmakla birlikte, birok dier konuda, bu kitapta dile getirilenlere benzer sonulara varan Ludwig von Bertalanfy gibi nemli bir biyolog bu gr benimsemitir rnein. 13 Yaknlarda len Dr. Raul Hernandes Peon (Mexico) ile Rockland Eyalet Hastanesi (New York) uzmanlanndan Dr. Manfred Clynes'in uyarc kiisel mektuplarn burada kranla anyorum. NSAN OLMAK NE DEMEKTR? 89 yalnzca zeks deil, beyincikle hayvan duygusallnn temeli arasndaki karlkl etkileimin sonucu olan yeni etkileyici nitelikler olduu varsaymm ne srmenin nedenleri var. nsan doas zerinde inceleme yapanlar, bu zellikle insana zg etkileri deneysel olarak gzlemleyebilir; nrofizyolojinin, deneyimlerin bu blmnn nrofizyolojik temellerini henz gstermemi olduu olgusu vard sonutan kuku duymasna neden olamaz. nsan doasnm birok dier temel sorununda olduu gibi, insan bilimi zerinde alan kii de, nrofizyolojinin henz yeil k yakmam olmas nedeniyle kendi gzlemlerini yokumsama durumuna getirilemez. ster psikoloji olsun ister nrofizyoloji, her bilimin kendi yntemi vardr ve kanlmaz olarak, bilimsel gelimesinin belli bir noktasnda ele alabilecei, znmeyebilecei sorunlar inceler. Ruhbilimci, sinir sisteminin yapsn ve ilevini inceleyen bilim dalnda (nrofizyolojide) varlan sonulardan haberli olmak, bu bulgularla uyarlmak ve ynlendirilmek durumunda olduu gibi, kendi bulgularnn onaylanmasn ya da yadsnmasn nrofizyoloji uzmanndan istemekle ykmldr. Ruhbilim de, nrofizyoloji de ok gen birer bilim daldr, her ikisi de henz-balang noktasndadrlar. Grece olarak birbirlerinden bamsz gelimeli, ama ayn zamanda birbirleriyle yakn iliki iinde bulunmal, birbirlerini uyarmal, zendirmeli, varsaymlarn kantlamaya ya da rtmeye armaldrlar.14 Aada insansal deneyimler diye adlandracam zellikle insana zg deneyimlerin ele alnmasnda, en iyisi, ie hrs ya doy-makbilmezlikin incelenmesinden balayalm. Hrs, insanlar belli bir amaca ulamaya drten arzularn ortak zelliidir. Hrstan yoksun bir duyguda, insan drtlmez, edilgin deil, zgr ve etkindir.

14 Bu arada unu da belirtmek gerekir: yaamn srdrlmesi yolunda ilev gsteren drtlerle ilgili olarak, bir bilgisayarn hissetme duyularnn bu ynne kout ilevler gsterecek ekilde gelitirilebilmesi pek olanaksz grnmemektedir; ama yaam srdrme amalarna hizmet etmeyen, tmyle insana zg hissetme konusuna gelince, bu ilevlere kout iler yapacak bir bilgisayarn retilebileceini dnmek ok gtr. Hatta, insansal deneyimin, bir makinann kopya edemeyecei deneyim diye tanmlanabilecei bile sylenebilir. 90 UMUT DEVRM Hrs ya da oburluk, iki ekilde harekete geirilebilir: (1) Yiyecek, iecek ve benzerlerine kar hrsl arzu uyandran fizyolojik bir dengesizliin sonucu olarak. Yerleik bir dengesizlik sz konusu olmad srece, fizyolojik gereksinme giderildiinde hrs kesilir. (2) Ruhsal bir dengesizlik, zellikle ar lde kayg, kuruntu, yalnzlk, gvensizlik duygusu, kimlikten yoksun olma vb. durumun varl sz konusu olduunda. Bu durumlar, yiyecee kar duyulan istek gibi baz isteklerin doyurulmas, cinsel doyuma ulama, g, n, mlk sahibi olma gibi isteklerin giderilmesiyle hafifletilebilir. Kiinin kaygl vb. durumlar giderilmedii, ya da byk lde azal-tlmad srece, bu trden hrs, ilke olarak doyurulamaz. Birinci hrs tr, koullara tepki gsterir; ikincisiyse, kiilik yapsnn bir parasdr. Hrs ya da oburluk duygusu son derece benmerkezlidir. ster alk sz konusu olsun ister susuzluk ya da cinsel istek, hrsa kaplm kii, yalnz ve yalnz kendisi iin, ve de isteini, yalnz kendi amalarnn bir arac olarak doyuran bir ey istemektedir. Alk ve susuzluk sz konusu olduunda bu aka ortadadr, ama hrs haline gelmi cinsel istek sz konusu olduunda da durum ayndr; burada teki kii, her eyden nce bir nesne haline gelmitir. Hrstan yoksun duyguda, ok az bir benmerkezcilik vardr. Sz konusu deneyim, kiinin yaamn korumas iin, kaygsn gidermesi ya da ben'ini doyurmak ya da zenginletirmek iin gereksinme duyulan bir edim deildir; gl bir gerilimi durultmaya yaramaz, tersine, yaam srdrme ya da kaygy giderme gereksinmesinin sona erdii noktada balar. Hrstan yoksun duyguda, kii kendini brakr, sahip olduu ya da olmak istedii eye smsk, vargcyle yapm deildir, aktr, tepki gstermeye ve etkilenmeye hazrdr. Cinsel iliki deneyimi, bir sevgi derinlii olmakszn da, dikkat ekecek lde hrs olmakszn da duyusal adan ho olabilir. Cinsel canlanma fizyolojik olarak uyarlr; bu canlanma, insansal yaknlamaya yol aabilir de amayabilir de. Bu trden cinsel istein kartnn belirleyici zellii, bunun kart bir olgular sralamasnn sonucu olmas, yani, sevginin cinsel istei yaratmasdr. Daha somut bir anlatmla bu u anlama gelir: bir kadnla bir erkek, birbirlerine NSAN OLMAK NE DEMEKTR? 91 kar gsterdikleri ilgileri, bilgileri, yaknlk ve sorumluluklar erevesinde karlkl olarak derin bir sevgi duyarlar ve bu derin insansal deneyim fiziksel birleme istei uyandrr. Bu ikinci cinsel istek trnn her zaman ve kesinlikle deilse de, ou kez yirmi yan stndeki kiilerde grlecei ve uzun sreli tekeli insan ilikilerinde cinsel istein srekliliinin temeli olduu aktr. Sapklklarnn bireysel yaps gerei iki insan yaam

boyu birbirine balayan cinsel sapklklar saymazsak, bu trden bir cinsel uyanmann gereklemedii durumlarda, fizyolojik olmakla yetinen bir cinsel canlandrlma^ deiiklik isteme, yeni cinsel deneyimler isteme eiliminde olacaktr. Bu tr cinsel canlandrlmalarn her ikisi de, temelde kayg ya da narsisizmin harekete geirdii hrsl ya da doymakbilmez cinsel istekten tmyle farkldr. Hrsl cinsellikle zgr cinsellik arasndaki ayrm karmaktr geri ama, byle bir ayrm vardr. Bu ayrm, cinsel ilikileri Kinsey ve Masters kadar ayrntlaryla aklayan ancak onlarn gzlemlerini esas aldklar yaklamlarnn sln aan bir ciltte anlatlabilirdi. Ama bu kitabn yazlmasn beklememiz gerektii kansnda deilim. Bu farklla duyarl olan ve onun farkna varan herkes, kendisinde eitli cinsel canlanma biimi gzlemleyebilir ve Victoria dnemi orta snfndakilerden daha fazla cinsel deneyim yaam herkesin, byle bir gzlem iin zengin malzemeye sahip olduu varsay-labilir. Varsaylabilir diyorum, nk bu konular zerinde dndnde ayrmn geerliliini belirleyebilecek ok sayda insann varlna inanmakla birlikte, artan cinsel deneyim srelerinin, cinsel deneyimdeki niceliksel farkllklara ynelik daha derin bir kavrayla yeterince birletirilmedii grndtj im. imdi artk, aadaki betimlemenin btn ayrntlar ieren yeterli bir betimleme olduunu ne srmeksizin, dier baz insansal deneyimler i tartmaya geebiliriz. Hrs iermeyen cinsel istekle balantl olan ancak ondan farkl bir durum da sevecenliktir. Ruhbi-liminin tamam yalnz ve yalnz drtleri ele alan Freud, sevecenlii kanlmaz olarak cinsel drtnn bir sonucu, amacn ketlendii cinsel istek olarak aklad. Onun kuram, bu tanmlamay gerekli klyordu ama gzlemler, sevecenliin, amacn ketlendii cinsel is92 UMUT DEVRM tek olarak aklanabilecek bir grng olmadn gsterme eilimindedir. Bu tek bana gerekleen bir deneyimdir. lk belirleyici zellii, hrstan bamsz olmasdr. Sevecenlik deneyiminde, kii, dier kiiden hibir ey, hatta kendisine ynelik sevecenlik duygusu bile beklemez. Duygunun belli bir amac, beklentisi yoktur, grece olarak hrs iermeyen cinsellikte bulunan ama, yani nihai fiziksel var noktas, dorua ulama amac bile yoktur. Herhangi bir cinse ya da yaa zg, ya da bunlarla kstlanm deildir. Belki bir iirde dile getirilebilir ama, szlerle anlatlmas nerdeyse olanaksz bir duygudur. En kusursuz ekilde, bir insanm bir dierine dokunuunda, ona baknda ya da ses tonunda dile gelir. Kklerinin, bir annenin ocuuna kar duyduu sevecenlikte oduu sylenebilir, ama byle bile olsa, insan sevecenlii ocukla kii arasndaki biyolojik badan ve ana sevgisindeki narsisist unsurdan arnm olduundan, ana sevecenliini aar. Yalnz hrstan deil, telatan ve amatan da yoksundur. nsanolunun tarihi boyunca yaratt btn duygular arasnda, yalnzca insan olmann katksz niteliini yanstma asndan sevecenlii aan hibir duygu yoktur belki de. Sevecenlikle ok ak bir ekilde balantl olan, ama tmyle onun ayn olmayan dier iki duygu da, duygu birlii ve duygu sezgi-.yfdir. Duygu birliinin z, insann bir baka kiiyle birlikte ac ekmesi ya da daha geni anlamda birlikte hissetmesi dir. Bu, insann karsndakine dardan bakmad kiiyi kendi ilgi ve kayglarnn nesnesi (unutmayn

ki nesne ve itiraz ayn kkten tremi szcklerdir)* olarak grmedii kendisini, o kiinin iine koyduu anlamna gelir. Bu demektir ki, ben kendi iimde, tpk onun yaad deneyimi yaarm. Bu, benden sene olan bir iliki deil, u tmceyle dile getirilebilecek bir ilikili olma durumudur: Ben, sen'/m (Tat Twan Asi). Duygu birlii ya da duygu sezgisi u anlam ierir: Ben, kendi iimde, teki kiinin yaad deneyimi yayorum, dolaysyla, bu deneyimi yaamak konusunda o ve ben bir'iz. teki insana ilikin btn bilgiler, benim kendi iimde, onun yaamakta olduu deneyimi yayor olmam temeline dayalysa gerek bilgidir. Eer durum byle deilse ve o kii bir nesne olarak * ngilizcede srasyla object ve objection. (-Y.) NSAN OLMAK NE DEMEKTR? 93 kalrsa, onun hakknda pek ok ey bilebilirim, ama onu bilmem, tanmam.15 Goethe, bu tr bilgiyi ok ksa ve zl bir biimde dile getirmitir: nsan, kendisini yalnzca kendisinin snrlar iinde tanr ve dnyann snrlar iinde kendisinin farkndadr. Gerekten tannan her yeni nesne, bizim iimizde yeni bir etkinlik arac oluturur. Gzlemleyen zne ile gzlemlenen nesne arasndaki bu uzakln giderilmesi temeline dayanan bu trden bilgiyi elde etme olasl, elbet, yukarda szn ettiim insansal vaadin (umudun), yani her kiinin, kendi iinde, insanln tamamn tad; kendi iimizde, deiik llerde de olsa, hepimizin aziz ve sulu olduumuz, dolaysyla bir baka kiide, kendimizin paras olarak hissedemeye-ceimiz hibir eyin bulunmad beklentisinin temellerinin varln gerektirir. Bu deneyim, kendimizi, ya bizim kan akrabalarmz olmalar nedeniyle ya da daha geni bir anlamda, ayn yiyecei yememiz, ayn dili konumamz ve ayn saduyuya sahip olmamz nedeniyle yalnzca yakndan tandmz kiilerle ba kurma slndan ya da snrllndan kurtarmamz gerektirir. nsanlar duygu birlii ve duygu sezgisi ieren anlamda tanmak ve bilmek, belli bir toplumun, rk ya da kltrn daraltc balarndan kurtulmamz ve hepimizin insandan baka hibir ey olmadmz olgusunu dile getiren insan gerekliinin derinliklerine nfuz etmemizi gerektirir. nsanolunun gelimesinde insann gerek duygu birlii ve bilgisi, tpk sanat gibi, devrimci bir etmen olarak byk lde kmsenmi,' bunlara hak ettiklerinden daha az deer verilmitir. Sevecenlik, sevgi ve duygu birlii, ok gzel duygu deneyimleridir ve genellikle de byle olduklar kabul edilir. imdi, duygular 15 Ruhzmlemede ya da derinlik ruh saaltmnn benzer biimlerinde, hastaya ilikin bilgi, ruhzmcnn, hasta hakknda pek ok ey bilmesine yetecek verileri toplayabilmesine deil, onu bilme, tanma yetisine dayanr. Hastann gelimesiyle ve deneyimleriyle ilgili veriler, ou kez onu tanmada yardmc olur, ancak bunlar, veri deil de, kendi iinde ve bir dierine kar tmyle ak olmay gerektiren bilgilenmenin asln oluturmayan yardmc elerden baka bir ey deildir. Bu bir kiiyi grdkten bir saniye sonra kendini gsterebilir, uzun bir sre sonra grlebilir ama bu bilginin olumas, kiinin yaam yks zerine giderek artan bilgiler edinmenin sonucu olarak deil, anszn, sezgisel olarak gerekleir. 94 UMUT DEVRM

kadar ak bir ekilde tanmlanmayan, daha ok davranlar olarak adlandrlan baz insansal deneyimlerden sz etmek istiyorum. Bunlarla, u ana dek tarttmz deneyimler arasndaki temel fark, onlarn, bir baka kimseye ayn dolaysz ball dile getirmemesi, daha ok kiinin kendi iinde yaamas ve dier kiilere olan ilgilerinin ikincil nitelikte olmas olgularnda yatmaktadr. Bu ikinci gruptaki birinci deneyimi, ilgi (interest) diye betimlemek istiyorum. lgi szc bugn anlamnn byk bir blmn yitirmitir. una ya da buna ilgi duyuyorum demek, Ona kar zellikle gl duygular beslemiyorum, ama tmyle umursamasz da deilim demekle hemen hemen ayn anlama geliyor. Bu, younluk yokluunu maskeleyen ve belli bir hisse senedinden bir kza kar duyulan ilgiye dek hemen hemen her eyi kapsayacak kadar belirsiz olan genel szcklerden biri haline geldi. Ama ok genel olan bu anlam yozlamas, szckleri zgn ve derin anlamlarnda kullanmaktan alkoyamaz; ayrca bu, onlara kendi z onurlarm geri vermek anlamna gelir, interest szc, Latincedeki interesse yani arada olmak szcnden gelir. Eer ilgiliysem, ben'imi ycelt-meliyim, dnyaya ak olmal ve onun kollarna atlmalym. lgi, etkinlik temeline dayanr. Kiinin d dnyay herhangi bir anda, hem duygusal ve duyusal olarak hem de zihinsel olarak kavramasna olanak veren grece olarak srekli bir davrantr. lginin, ilgiyi yardmsz balatamayanlarda ilgi uyandrma ynndeki bulac nitelii dolaysyla, ilgili kii, bakalarnn gznde ilgin hale gelir. lginin anlam, onun kartn, yani merak kavramn dndmzde daha da ak duruma gelir. Merakl insan temelde edilgindir. Bilgi ve duygularla (cokularla) beslenmek ister ama bilgilenmenin nicelii, bilginin derinlii niteliinin yerini aldndan, hibir zaman doya-maz. Merakn doyurulduu en nemli alan dedikodudur; bu, penceresinin nnde oturup minik drbnyle evresinde olup biteni gzleyen kadnn mahalle dedikodusu olabilir, gazete stunlarm dolduran ve profesrlerin faklte toplantlarnda, brokrasinin ynetim toplantlarnda, yazarlarn ve sanatlarn kokteyl partilerinde NSAN OLMAK NE DEMEKTR? 95 konuulanlarla ilgili biraz daha yksek dzeyli dedikodu olabilir... Merak, kt niyetli bir duygu olmak bir yana, teki kii kim sorusuna aslnda hibir zaman yant vermemesi nedeniyle, doas gerei doyurulmas olanaksz bir duygudur. lginin pek ok nesnesi vardr: kiiler, iekler, hayvanlar, fikirler, toplumsal yaplar... Ve ilgi, belli bir lde, kiinin o bir kiiyi ilgilendiren eylerin ne olduu sorusuna yant veren kiilik zelliine ye duygularna baldr. Ama gene de, nesneler ikincildir. lgi, dnyaya kar her eyi kapsayan bir yaklam ve balantl olma biimidir, bu ok geni anlamda, yaayan kiinin, canl olan ve byyen her eye kar duyduu ilgi eklinde tanmlanabilir. Bir kiideki bu ilgi alam kk saylabilecek lde olduunda bile, eer ilgi haki-kiyse, ilgili bir kii olmas nedeniyle baka alanlarda da onun ilgisini uyandrmakta glk ekilmeyecektir. Burada tartmamz gereken insansal deneyimlerden bir dieri de, sorumluluk'tva. Gene ayn ekilde, sorumluluk szc de asl anlamm yitirmitir ve ou kez, grev szcnn ya da kavramnn eanlamls olarak kullanlmaktadr. Grev, zgr olmama alannda bir kavramdr, sorumluluksa, zgr olma dnyasna ait bir kavramdr.

Grevle sorumluluk arasndaki ayrm, yetkeci bilinle insanc bilin arasndaki ayrm gibidir. Yetkeci bilin, temelde, boyun eilen yetkililerin buyruklarna uymaya hazr olmak durumudur; yceltilmi, fazlasyla bytlm sz dinlemedir, boyun emedir. nsanc bilin, kiinin kendi z insanlnn sesini dinlemeye hazr olma halidir ve herhangi bir bakas tarafndan verilen buyruklardan bamszdr.16 Dier iki insansal deneyim biimini, duygular, davranlar ve davran etmenleri erevesinde snflandrmak gtr. Ama btn bu snflandrmalar, geerlilii su gtrr geleneksel farkllklara 16 Freud'un stben kavram, yetkeci bilincin ruhbilimsel adan dile getirilmesidir. Kiinin babas tarafndan verilen buyruklara ve konulan yasaklara uyulmasn gerektitirir; bu buyrua uyma, daha sonra toplumsal yetkelere boyun eme eklinde 96 UMUT DEVRM dayandndan, onlar nasl snflandrdmz pek nemli deildir. Szn ettiim iki insansal deneyim, kimlik ve btnsellik duygulardr. Son yllarda, zellikle de Erik Erikson'm esiz almasnn katklaryla, kimlik sorunu ruhbilimsel tartmalarda bir hayli ne kt. Erikson, kimlik krizinden sz ediyor ve kukusuz, sanayi toplumunun belli bal ruhbilimsel sorunlarndan birine parmak basyordu. Ama benim grme gre, yazar, kimlik ve kimlik krizi grngsnn eksiksiz olarak anlalmas iin gerekli lde derinlemesine ve ayrntl bilgi vermedi. Sanayi toplumunda insanlar, eylere dnmlerdir ve eylerin kimlii yoktur. Yoksa var mdr? Belli bir ylda retilmi belli bir model Ford otomobillerinin her biri, ayn model Ford arabalarn her biriyle ayn ve dier modellerden ve , de artk kullanlmayan modas gemilerden farkl deil midir? Herhangi bir dolarlk banknotun kimlii yok mudur? Her ne kadar her banknotta ayn izimler varsa, ayn deere ve bir baka lke parasyla deitirilebilirlik zelliine sahipse de, kullanld srenin banknotun kdn niteliinde oluturduu farkllklar nedeniyle herhangi bir baka dolar banknottan farkl deil midir? eyler ayn ya da farkl olabilirler. Ama kimlikten sz ettiimizde, eylere deil, insanlara ait olan bir nitelikten sz ederiz. nsansal anlamda kimlik nedir yleyse? Bu soruya yant vermek ynnde birok yaklam var; ben burada kimliin, bir kiiye, yasal olarak ben benim btn olgusal ve gizil etkinliklerimin yapsn dzene koyan bir etkin merkez olarak ben deme izni veren bir deneyim olduu yaklamn vurgulamak istiyorum. Benin bu deneyimi, yalnzca kendiliinden etkinlik durumunda varlk gsterir, insanlarn, yaantlarm srdrmek, ilerini yrtmek iin yeterli lde uyank olduu, ama kendi ilerinde etkin bir merkez olarak bir ben hissetmeleri iin yeterli lde uyank olmadklar bir durum olan edilginlik ve yar-uyanklk durumunda varlk gstermez.17 Bu ben (1) kavram, benlik (ego) kavramndan farkldr. 17 Dou dncesinde, bu ben meri.ezhnu bazen gzlerin ortasnda bir noktada, mitolojik dilde, nc gz bulunduu noktada yeralds sanlr. NSAN OLMAK NE DEMEKTR? 97 (Bu terimi Freud'u anlamda deil de, rnein, kendini beenmi kii deyiinde olduu

gibi popler anlamda kullanyorum.) Benim benimin deneyimi, bir ey olarak kendimin, sahip olduum bedenin, belleimin, sahip olduum evin, toplumsal konumun, gcn, ocuklarn, sahip olduum sorunlarm deneyimidir. Ben kendime bir ey olarak bakarm, benim toplumsal rplmse, ey-liin bir dier zelliidir. ou kii benlik kimliiyle ben ya da z kimlikleri arasnda ayrm yapmamaktadr. Bunlarn arasnda ok kesin ve temel fark vardr. Benlik deneyimiyle benlik-kimlii deneyimi, sahip olma kavram temeline dayanmaktadr. Ben, kendimin sahip olduu tm dier eylere sahip olduum gibi, kendime sahibim. Benin ya da zn kimlii, sahip olmak kapsamna deil de olmak kapsamna girer. Ben, canl olduum, ilgili, ilikili, etkin olduum lde, bakalarna ve/veya kendime grndm halimle kiiliimin ekirdei arasnda saladm btnlk lsnde benim. Gnmzdeki kimlik krizi, temelde insanolunun giderek artan yabanclamasndan ve maddelemesinden kaynaklanmaktadr ve kiinin tekrar yaama dnmesi, tekrar etkin hale gelmesi lsnde zmlenebilir. Kimlik krizinin zmlenmesinde, yabanclam insann kkl bir dnmle yaayan insan haline getirilmesinden baka bir yol, ruhbilimsel bir kestirme yol yoktur.18 z'e kar ben'e, olmaya kar sahip olma'ya verilen nemin giderek artmas, dilimizin gelimesinde ok belirgin olarak kendini gstermektedir. nsanlarn, uyuyamyorum yerine bende insomnia var demesi, yada znt duyuyorum, dncelerim karmakark demek ya da buna benzer duygulanmlar dile getirmek yerine, bir sorunum var demek, ya da karmla birbirimizi ok seviyoruz, yerine mutlu bir evliliim var (ya da bazen baarl bir evliliim var,) demesi alkanlk haline geldi. Olu sreleri kategorilerinin hepsi, sahip olma kategorilerine dntrlyor. Duraan ve k-mltsz olan ben, dnya ile nesnelere sahip olma asndan ba kurar, z ise, katlma sreci asndan dnyayla ba kurar. ada insan, her eye, otomobile, eve, ie, ufaklklara, bir evlilie, 18, Bu ksa kitapta, burada sunulan kimlik kavramyla, Erikson'n kimlik kavram arasndaki ayrm aynntlanyla tartmaya olanak yoktur. Bu ayrm aynntlanyla irdeleyen bir almay ayrca yaymlamay umuyorum. F.:7 98 UMUT DEVRM sorunlara, dertlere, honutlua sahiptir btn bunlar da yeterli deilse, bir ruh doktoruna sahiptir. Hibir ey olmamtr (hibir ey deildir). Kimliin varln nceden kabul eden bir kavram da btnselliktir. Bundan ksaca sz edebiliriz, nk btnsellik, dpedz, kimliin bozulmasn olanakl klan birok durumda, kiinin kimliini bozmamaya istekli olmas anlamna gelir. Sanayi toplumunda ilerleme frsatlar, gnmzde kiiyi kimliini bozma ynnde zendiren ya da kkrtan temel nedendir. Zaten bir toplumdaki yaant, insann kendisini bir ey olarak yaamasn salama eiliminde olduundan, bir kimlik duygusu, seyrek rastlanan bir grngdr. Ancak, yukarda anlatlan bilinli bir grng olan kimlik'ten baka, bir de bilinsiz kimlik bulunduu olgusu, sorunu karmakarklatr-maktadr. Bununla unu anlatmak istiyorum: Baz insanlar, bilinli olarak eylere dnm olmakla birlikte, toplumsal srecin, onlar tamamen eylere dntrmede baarya ulamamas nedeniyle, bilinsiz olarak bir kimlik

duygusu tamaktadrlar. Bu insanlar, btnselliklerini bozma kkrtmalarna boyun eer, zendirmelere yant verirken, bilinli olmayan ve onlara, nedeninin farknda olmadklar bir rahatszlk, huzursuzluk veren bir sululuk duygusuna kaplabilirler. Tutucu ruhzmleme ilemlerinin, bir sululuk duygusunu, kiinin kandaryla cinsel iliki isteklerinin ya da bilinsiz ecinselliinin sonucu olarak aklamas iin kolayna kamaktr. in asl, kii ruhbilimsel anlamda tmyle l olmad lde btnsellikten yoksun bir yaam srmekten sululuk duyar. Kimlik ve btnsellik tartmamza ek olarak, Monsenyr W. Fox'un ok gzel bir szckle karlad, incinebilirlik diye and bir baka yaklamdan ksaca sz etmek gerek. Kendisi bir ben olarak yaayan ve kimlik duygusu, ben-kimlii duygusu olan kii, doal olarak bu eyi kendisini, bedenini, belleini, mlkn vd... te yanda ben'inin paras haline gelmi olan grlerini ve duygusal yatrmlarn korumak isteyecektir doal olarak. Mumyalam varoluunun srekliliine ve elle tutulurluuna zarar verebilecek herkese ya da herhangi bir deneyime kar srekli olarak savunma halindedir. te yanda kendisini sahip olan deil de, olan, varolan bir NSAN OLMAK NE DEMEKTR? 99 varlk olarak yaayan kii, incinebilir durumda olmaya ak olacaktr. Canl olduundan varolmak dnda hibir ey ona ait deildir. Ama dikkatinin dank olduu bir sre iinde etkinlik duygusunu yitirdii her an, ya hibir eye sahip olmamak ya da hi kimse olmamak tehlikesiyle kar karyadr. Bu tehlikeye gs germek iin srekli tetikte olmas, uyank ve canl olmas gereklidir; bu kii, ol-mak'sv/m sahip olmas nedeniyle gvencede olan beninsanna kyasla incinebilir durumdadr. imdi, dier insansal deneyimler erevesinde, umut, inan ve cesaretten sz etmem gerekir, ama birinci blmde bunlara geni yer verdiimden, burada bu deneyimleri atlayabilirim. nsansal deneyimler grnglerini incelediimiz bu blm, burada tartlan kavramlarn altnda yatan bir grngy, yani ycelme grngsn aklamadan tamamlanm saylmaz. Ycelme, geleneksel olarak dinsel balamda kullanlr, ve ilahi mertebeye ulamak iin insansal boyutlar yceltme anlamna gelir. Ycelmenin byle bir tanmlamas, tek tanrl bir dizgede akla uygun bir tanmlama olurdu; tanrya inanlmayan bir ortamda, Tanr kavramnn, kiinin ben'inin kafesinden ayrlma ve dnyaya ak olma, onunla ba kurma zgrlne kavuma edimi yerine geen iirsel bir simge olduu sylenebilir. te, ruhbilimsel gereklik, ayn bu ekilde dile getirilebilir. Sevgi, sevecenlik, duygu birlii, ilgi, sorumluluk ve kimlik, sahip olmak yerine olmak temeline dayanr ve bu da, ben'i yceltmek anlamna gelir. Ben'i brakma, hrs brakmak, kiinin kendisini doldurabilmesi iin boaltmas, zengin olmak iin yoksullamas anlamu gelir. Fiziksel olarak yaammz srdrmek isteimiz uruna, canl zn doumundan beri iimizde varolan ve milyonlarca yl sren evrim sreci iinde bize kadar ulaan biyolojik gdlerimize boyun eiyoruz. Yaam srdrmenin tesinde canl olma istei, tarihte, insann yaratlmas anlamna gelir, umutsuzluk ve baarszln karsnda bulunan seenektir bu istek. Bu nsansal deneyimler tartmas, u szlerle noktalanyor: zgrlk, tam anlamyla

insan olmann bir zelliidir. Fiziksel olarak yaam srdrme alann atmz (yceldiimiz) lde, kor100 UMUT DEVRM ku, gszlk, yetersizlik, narsisizm, bamllk vd. duygulara kaplmadmz lde zorlayc durumlar aarz, yceliriz. Sevgi, sevecenlik, mantk, ilgi, btnsellik ve kimlik... bunlarn hepsi zgrln ocuklardr. Siyasal zgrlk, tam anlamyla insan olma durumunun gelimesine katkda bulunduu lde insan zgrlnn bir kouludur. Yabanclam bir toplumda varolan ve insann insanlktan uzaklamasna yol aan siyasal zgrlk, zgrlkszlk haline gelir. 6. Deerler ve ltler Bu ana dek insansal durumun temel elerinden birine, insann edimlerine ve duygularna yol gsterecek deerlere olan gereksinmesine deinmedik. Elbet, insanlarn kendi deerleri olarak say-dklaryla onlar ynlendiren ve farknda olmadklar yrrlkteki deerler arasnda ou kez bir farkllk, bir kartlk vardr. Sanayi toplumunda, kiinin bilincinde olduu resmi deerler, dinsel ve insansal geleneklerle belirlenen bireysellik, sevgi, duygu birlii, umut vb. deerlerdir. Ancak bu deerler, byk bir ounluk iin ideoloji haline gelmitir ve insan davrann ynlendirmede etkin rol oy-namamaktadrlar. nsan davrann dolaysz olarak ynlendiren bilinsiz deerler, brokratik sanayi toplumunun toplumsal dizgesinin ortaya kard, mlkiyet, tketim, toplumsal konum, elenme, hoa vakit geirme vb. deerlerdir. Bilinli ve etkin olmayan deerlerle, bilinsiz ve etkin olan deerler arasndaki uyumazlk, kiiliin hasar grmesine yol aar. Kendisine retilenlerden ve bunlarn gerekli kld davranlardan farkl edimlerde bulunmak, kiinin kendisini sulu hissetmesine, kendisine ve bakalarna gvensizlik duymasna yol aar. te, gen kuamzn saptad ve karsnda bylesine dnsz bir tavr ald uyumazlk, budur. Resmi ya da olgusal deerler, btnlkten yoksun, yaplar bozulmu oluumlar deildir; belirli stn deerlerin, bu stn deerin gerekletirilmesi iin gerekli ve ona baml, onunla ilikili olan dier deerleri saptad bir hiyerari olutururlar. Az nce tarttmz zellikle insansal olan deneyimlerin gelimesi, son 4.000 NSAN OLMAK NE DEMEKTR? 101 yl iinde Bat'nm, Hindistan'n ve in'in ruhsal-tinsel gelenekleri iindeki deerler dizgesini oluturmaktadrlar. Bu deerler, gizli olan aa karma, Tanr tarafndan verilen esin temeline dayand srece, bu esinin kaynana yani Bat dnyasnda Tanrya inananlar iin balayc olma nitelii tayordu. (Budachkla Taocu-luun deerleri, stn bir varlk tarafndan verilen esin temeline dayal deildi. zellikle Budacikta, daerlerin geerlilii, temel insansal koullarn ac ekme, onun kaynam, yani hrs tanma, hrs yenme yollarn yani sekiz yol gereini renip kabul etme olgularnn incelenmesi sonucu saptanmta-. Bu nedenle Budac deerler sralamas aklc dnce ve yapay olmayan insansal deneyimden baka hibir ncl olmayan herkese aktr.) Batdakiler iin, Bat dini tarafndan ortaya atlan deerler sralamasnn, Tanr tarafndan esinlendirilme dnda bir temele dayanp dayanmad sorusu ortaya kar.

Ksaca zetlemek gerekirse, Tanrnn yetkesini deerler temeli olarak kabul etmeyenler arasnda u kalplar gryoruz: 1. Btn deerlerin, kiisel zevke bal olduunu ve bu zevk ya da seme dnda hibir temelden kaynaklanmadm ne sren eksiksiz grececilik. nsann zgrce setii tasar yapaylktan uzak olmas kouluyla herhangi bir ey, dolaysyla bir stn deer de olabileceine gre, Sartre'n felsefesi de temelde bu grececilikten farkl deildir. 2. Bir baka deerler kavram da, toplumsal olarak her yerde ve her zaman var olan deerler kavramdr. Bu konumun savunucular, her toplumda, toplumun kendi z toplumsal yaps ve elikile-riyle yaamn srdrmesi, o toplumun btn yeleri iin en byk ama olmaldr, dolaysyla belli bir toplumun yaamn srdrmesinde yol gsterici rol oynayan ltler, en yksek deerlerdir ve her bir birey iin balayc ltlerdir, grnden hareket etmektedirler. Bu grte, ahlaksal ltler, toplumsal ltlerin ayndr ve toplumsal ltler, belli bir toplumun adaletsizlikleri ve elikileri de iinde olmak zere devamlln salarlar. Bir toplumu yneten st tabakann, kendi iktidarnn dayana olan toplumsal ltleri Tanr tarafndan sunulmu ya da insan doasnda varolan 102 UMUT DEVRM kutsal, evrensel ltler olarak gstermek iin elinin altndaki btn aralar, nndeki btn yollan seferber ettii aktr. 3. Bir dier deer kavram da biyolojik olarak her zaman ve her yerde varolan deerler kavramdr. Bu dncenin temsilcilerinden bazlarnn aklamas yledir: Sevgi, ballk, grup dayanmas gibi deneyimlerin kk, hayvanlarda da bunlara karlk gelen duygulardadr: insan sevgisinin ve sevecenliinin kklerinin ana hayvann yavrusuna kar gsterdii davranta olduu grlmektedir; dayanma, birok hayvan trnde grlen kmelemeden kaynaklanmaktadr. Bu grn savunulacak pek ok yn vardr; ancak insan sevecenlii, dayanmas ve dier insansal deneyimler ile, hayvanlarda gzlemlenen deneyimler arasndaki ayrmn ne olduu sorusuna yant vermemektedir. Konrad Lorenz gibi yazarlar tarafndan sunulan benzerlikler, inandrc olmaktan uzaktr. Biyolojik ola-. rak doutan varolan deer sistemleri ou kez, burada tartlan in-sanc-ynselimli deerler sisteminin tam tersi sonulara ulamaktadr. nl toplumsal Darwin'cilik deerler sisteminde, bencilliin, rekabetin ve ykcln, trlerin yaamlarn srdrmesinin ve evriminin dayand temel ilkeler olduklar kabul edilmekte ve bu nedenle en yksek deerler olarak alglanmaktadr. Bu kitapta sunulan bak asn karlayan deer sistemi, Albert Schweitzer'in, yaama sayg diye adlandrd kavram temel olarak almtr. Deerli ya da iyi olan ey, insann zgl yeteneklerinin daha iyi bir ekilde ortaya kmasna katkda bulunan ve yaam gelitiren eylerdir. Olumsuz ya da kt, yaam boan ve insann etkinliini felce uratan her eydir. Budaclk, Judaism (Yahudi Felsefesi), Hristiyanlk ya da Mslmanlk gibi byk insanc dinlerin ya da Sokrates ncesinden ada dnrlere dek btn byk insanc filozoflarn ltleri, bu genel deerler ilkesinin zgl bir ekilde ilenmesi, gelitirilmesidir. Kiinin hrsn yenmesi, komusunu sevmesi, (deerlendirici olmayan bir bilgi saylan olgular bil-mek'ten farkl olarak) hakikati bilmesi, Douda da, Batda da, btn insanc dn dizgeleriyle dinsel dizgelerin ortak amacdr. nsanolunun bu

deerleri kefetmesi iin, maddi varln srdrme NSAN OLMAK NE DEMEKTR? 103 ama ve kayglarm am olarak dnebilmesini olas klacak zaman ve enerji bulmasn salayacak bir konumda olmas, yani, belli bir toplumsal ve ekonomik gelimeye ulamas gerekirdi. Ancak, bu noktaya ulalm olduundan bu deerler onayland ve bir lde brani kabilelerindeki dnrlerden Yunan kent-devletlerin-deki ve Roma mparatorluundaki filozoflara, ortaa feodal toplumundaki dinbilimcilere, Rnesans dnemi dnrlerine, Aydnlanma dnemi filozoflarna ve Goethe, Marx gibi sanayi toplumu dnrlerine, bizim amzdaysa Einstein ve Schweitzer'e dek birok dnr tarafndan birbirinden ok farkl toplumlarda uyguland. Sanayi toplumunun bu evresinde, maddelemi insanolunun yaam deneyimini pek az gerekletirmesi ve bunun yerine makinann kendisi iin programlad ilkeleri izlemesi nedeniyle bu deerlerin uygulanmas giderek glemektedir. nsanc bir sanayi toplumu kurmak iin devmakinann insanlktan uzaklam toplumuna kar zafer kazanma yolunda bir umut varsa eer, bu umut, gelenein deerlerinin yaama geirilmesi ve sevginin ve btnselliin olanakl olduu bir toplumun ortaya kmas kouluna baldr. nsanc diye adlandrdm deerlerin, btn yksek kltr biimleri arasnda bir gr birliini dile getirmeleri nedeniyle saygy ve dikkate alnmay hakettiklerini bylece belirttikten sonra, bunlarn, bizim zel yaamlarmz ynlendirebilecek ve tasarladmz btn etkinliklerle toplumsal kurulular iin yol gsterici ilkeler olmasn zorunlu, ya da en azndan son derece anlaml klabilecek nesnel, bilimsel kantlarn olup olmad sorusunu sormalym. Bu blmde daha nce sylediklerimle ilgili olarak, ltlerin geerliliinin, insann varolu koullar temeline dayandn kabul ediyorum. nsan kiilii tek bir asgari gereklilii olan bir sistem oluturur: lgnln nlenmesi. Ama bu gereklilik yerine getirildik inde, insan seeneklerle kar karya kalr: Yaamn istifilie ya da retmeye, sevmeye ya da nefret etmeye, olmaya ya da sahip olmaya vd. adayabilir. Neyi seerse sesin, iinde baz ynselimlerin egemen olduu ve dierlerinin zorunlu olarak onlar izledii bir yap (kendi kiilii) ina eder. nsan varoluunun yasalar, yalmzca 104 UMUT DEVRM tek bir deerler takmnn olanakl olduu varsaymna yol amaz. Seeneklere gtrr insan ve biz, bu seeneklerden hangilerinin dierlerine stn olduuna karar vermek durumundayzdr. Ama konuya, stn ltlerden sz ederek girmiyor muyuz? Neyin stn olduuna kim karar verir? Baz somut seenekleri ele almakla yola karsak, bu sorunun yantn vermek kolaylaacak. Eer insan, zgrlnden yoksun braklrsa, ya iine kapanr ve canlln yitirir, ya fkeli ve ykc hale gelir. Sklrsa, edilgin ya da yaama kar umursamasz olur. Bir IBM kartna eit duruma indirgenirse, zgnln, yaratcln ve ilgi duyma, zevk verme yetisini yitirir. Baz etmenleri en oka karrsam, bunun karlnda baz etmenleri de en aza indirgerim.

imdi, bu olaslklarn hangisinin yelenmesi gerektii sorusu ortaya kyor: Canl, neeli, ilgili, etkin, huzurlu yapy m, yoksa canl olmayan, snk, ilgisini yitirmi, edilgin, ykc yapy m yele-meli? Burada nemli olan, yaplarn sz konusu olduunun ve bir yapdan yelediimiz blmleri seip alarak, bir baka yapnn yelediimiz blmleriyle birletiremeyeceimizin anlalmasdr. Bireysel yaamda olduu gibi toplumsal yaamda da yaplatrma olgusu, yalnz bana ya da birletirilmi olan tek tek zellikler arasnda deil, yaplar arasnda seim yapmamz olas klacak ekilde snrlanmtr. ou kii, pazarda saldrgan, rekabeti, maksimal lde baarl olmak, herkes tarafndan beenilmek, ayn zamanda da sevecen, sevgi dolu ve btnsel kiilie sahip biri olmak ister. Ya da toplumsal dzeyde, insanlar maddi retim ve tketimi en oa karan, askeri ve siyasal gc en st noktada gerekletiren, ama ayn zamanda bar, kltr ve tinsel deerleri gelitiren bir toplum ister. Bu tr fikirler gereki olmaktan uzaktr ve ou kez, bu karmdaki ho insansal zellikler, irkin zellikleri rtmeye ya da gizlemeye hizmet ederler. Semenin, eitli yaplar arasnda yaplaca kabul edildiinde ve hangi yaplarn gerek olaslklar olduu aka grldkte, seme gl byk lde azalr ve kiinin hangi deer yapsn yeleyecei konusunda pek byk bir kuku kalmaz. Deiik kiilik yaplarna sahip kiiler, kendi kiiliklerine seslenen farkl NSAN OLMAK NE DEMEKTR? 105 deer sistemlerine rabet edeceklerdir. Yani, yaamsever bir insan, canl deerleri semeye karar verecek, lmsever kii, canllktan uzak deerleri semeyi yeleyecektir. kisinin ortas olanlar, ak bir seme yapmaktan kanmaya abalayacaklar ya da zaman iinde, kiilik yaplarndaki egemen glere uygun bir seme yapacaklardr. Nesnel olarak bir deer yapsnn tm dierlerinden stn olduunu kantlamak aslnda hibir ey kazandrmaz; stn deer yapsn, kendi kiilik yaplarnda kk salm taleplerle elimesi nedeniyle onaylamayanlar iin nesnel kant pek bir anlam tamayacaktr. Ama gene de, daha ok kuramsal nedenlerden tr unu kabul etmek gerekir ki, insan, u nclden hareket ederse nesnel ltlere varabilir: yaayan bir sistem gelitirmeye ve maksimum canllkla, kiinin gerek doasnn bir paras haline gelen, d koullardan bamsz bir uyumu, yani, znel olarak iyi-olma durumunu retmeye istekli olmak. Dzen inam incelendiinde, yaamsever ltlerin sistemin gc ve gelimesi zerinde daha etkileyici olduu, lmsever ltlerinse, ilevsizliin (bozukluun) ve hastaln belirmesinde ynlendirici rol oynad grlebilir. ltlerin geerlilii, optimum byme, gelime ve iyilikle, en az hastalk yaratma ilevleriyle llr. Grgl (ampirik) olarak ou kii, eitli deer sistemleri arasnda gider-gelir ve dolaysyla u ya da bu ynde tam bir gelime gstermezler. Bunlarn ne byk erdemleri ne de byk kusurlar vardr. Onlar, bsen'in Peer Gynt'te ok gzel dile getirdii gibi, zerindeki kabartmas ypranm bir metal paraya benzerler; bu kiinin z yoktur, kimlii yoktur, ama bu yokluu kefetmekten korkar. v TEKNOLOJ TOPLUMUNUN NSANLAMASI N ATILACAK ADIMLAR

1. Genel ncller imdi, ikinci Sanayi Devriminde gelimi olan sanayi toplumunun insanlamas olanakllm ele alacak olursak, ruhbilimsel nedenlerle olduu kadar ekonomik nedenlerle de toplumumuzu tmyle bir karklk iine sokmadan kurtulamayacamz, yok edemeyeceimiz kurumlar ve yntemleri dikkate almakla ie balamalyz. Bu unsunlar unlardr: (1) Son onyllar iinde, hkmette, i dnyasnda, niversitelerde, hastanelerde vd. kurumlarda gelimi olan geni lde merkezilemi yatrmlar. Bu merkezileme sreci hl devam etmektedir ve ksa bir sre iinde hemen hemen btn belli bal nemli etkinlikler, byk sistemler tarafndan yrtlecektir. (2) Merkezilemenin bir sonucu olarak ortaya kan, her sistem iindeki geni apl planlama. (3) Kendi kendini yneten ve kendi yanllarm dzelten elektronik makinalama (elektronik be-yinleme), yani sibernetik ve otomasyonun belli bal kuramsal ve klgsal denetim ilkesi haline gelmesi ve bilgisayarn, otomasyonda en nemli ge olmas. Ancak burada sylenecek olanlar yalnzca bu unsur deildir. Btn toplumsal sistemlerde ortaya kan bir baka e daha var: Sistem Adam. Daha nce de iaret ettiim zere, bu, insan doasnn ekle giremez nitelik tad anlamna gelmez; insan doasnn yalnzca snrl sayda yaplarn olumasna izin verme gizilgcTEKNOLOJ TOPLUMUNUN NSANLAMASI 107 ne sahip olduu ve bizi, lp tartabileceimiz belirli seeneklerle kar karya getirdii anlamna gelir. Teknoloji toplumu balamnda bize sunulan en nemli seenek udur: eer insan edilgin, skkn ve duygusuzsa, ve tek-ynl bir manta sahipse, kayg, ruh knts, kiiliksizleme, yaama kar umursamazlk ve iddet gibi patolojik belirtiler gelitirir. Gerekten de, Robert H. Davis'in etkileyici bir yazda dile getirdii zere, ...elektronikletirilmi bir dnya uzun vadede akl salna rahatsz edici etkilerde bulunur.1 ou planlamaclar, insan faktrn, herhangi bir rahatszla neden olmakszn kendisini her koula uyarlayabilen bir faktr olarak ele aldklarndan, bu noktay vurgulamak nem tamaktadr. Kar karya bulunduumuz olaslklar azdr, ve bunlar aratrlmaya, anlalmaya ak olaslklardr. Bunlardan biri, tutmu olduumuz yolda yrmeye devam etme olasldr. Bu sistemin btnnde, ya termonkleer sava ya da ar insan patolojisi sonucunu douracak rahatszlklara yol aacaktr. kinci olaslk, tuttuumuz yolu, zor kullanarak ya da iddet ve saldrganlk ieren bir devrimle deitirmeye girimektir. Bu da btn sistemin paralanmasna yol aacak, sonucunda da acmasz bir diktatrlk ortaya kacaktr. nc olaslk, sistemi, insann iyilii ve gelimesi amacna, ya da baka bir deyile, yaam srecine hizmet edecek ekilde insanlatrma olasldr. Bu durumda, ikinci Sanayi Devriminin merkezi unsurlar aynen korunacaktr. imdi, bu yaplabilir mi, ve bunu baarmak iin ne gibi admlar atlmaldr, sorusunu sormak gerekir. Bu amaca nasl ulalacan gsteren bir plan sunmak niyetinde olmadm sylemeye gerek yok sanrm. Bunun, ksa bir kitap erevesinde yaplamayaca bir yana, byle bir plan, konularnda uzman ve sorumluluk sahibi kiilerin el ele vermesiyle gerekletirilebilecek pek ok inceleme gerektirir. Benim amacm, bana 1 Robert Theobald'in derledii The Guaranteed Income (Garanti Altna Alnm Gelir) adl

kitapta, (New York: Doubleday Anchor Books, 1967), The Advance of Cybernation: 19651985 (1965-1985 Yllan Arasnda Elektroniklemedeki Gelime) balkl yaz. 108 UMUT DEVRM gre en nemli olan admlar burada tartmak. Bunlar yle sralyorum: (1) nsan varlnn en iyi ilevde bulunmasnn incelenmesi sonucunda elde edilmi ltlere dayal olan ve sistem adamm da ieren bir planlama. (2) imdi yrrlkte olan yabanclatrlm brokrasi yntemini insanc ynetim yntemine dntrerek, sradan insanlarn gerekletirebilecei etkinlik ve sorumluluk yntemleriyle bireyi harekete geirmek. (3) Tketim kalplarn, etkinlemeye katkda bulunan ve edilginlemeyi2 zendirmeyen bir tketim salamak ynnde deitirmek. (4) Gemiteki dinsel sistemlerin karl olan yeni ruhsal-dnsel ynselim ve ballk biimlerinin ortaya kmas. 2. nsanc Planlama nc Blmde balattmz planlama tartmasna devamla, bir kez daha belirtmek isterim ki, planlamay yapanlar bunun farknda olsa da, olmasa da, planlamay ynlendiren ey, deer yarglaryla ltlerdir. Bu, btn bilgisayar tasarmlar iin de geerlidir, gerek bilgisayara verilen olgularn seilmesi, gerek program yapma, deer yargdarln gerektirir. Eer ekonomik verimi en fazlaya karmak istiyorsam, olgularm da, programm da, insann iyiliini sevin asndan, ie ilgi duyma asndan vb. en fazlaya karmak istediim durumdakinden farkl olacaktr. Bu ikinci durumda, daha baka olgular dikkate alnmtr ve program farkldr. Burada birka ciddi soru ortaya kyor: Kii, insan deerleri hakknda, hi deilse gr birliinin getirdii geerlilii ieren ya da kiisel zevk ya da eilim balamnda kabul gren geleneksel deerleri kabul etmekten baka nasl bilgi sahibi olabilir? Drdnc Blmde, insann iyiliinin ya da iyi olma durumunun, tpk hastalkl ya da kt olma durumu kadar nesnel ve grgl (ampirik) olarak betimlenebileceine deinmitim; iyi olma durumunu oluturan Bu szc etkinletirme szcne kout olarak ortaya atyorum; bu, szlklerde bulunmamakla birlikte gerekli bir szck; nk insan daha etkin yapan koullar olduu gibi, daha edilgin yapan koullar da var. I TEKNOLOJ TOPLUMUNUN NSANLAMASI 109 koullar da, fiziksel olsun, aklsal olsun, hastalkl duruma yol aan koullar da aratrlabilir, dorulanabilir niteliktedir. Nesnel olarak geerli deerler, sistemin ileyiini optimal dzeye karacandan, ya da hi deilse olas seenekler ortaya konduunda insanc ltler akl sal yerinde kiilerin ou tarafndan kartlarna yelenecek ltler olarak kabul edileceinden, sistem adam zerine yaplan bir inceleme nesnel olarak geerli deerlerin kabul edilmesi sonucunu yaratabilir. nsanc ltlerin geerliliinin kaynann deeri ne olursa olsun, insanlam bir sanayi toplumunun genel amac yle tanmlanabilir: toplumumuzun toplumsal, ekonomik ve kltrel yaamm, insan ktrmletirmek yerine, onun gelimesini ve canlln destekleyecek ve ileri noktalara gtrecek ekilde deitirmek; bylece bireyi edilgin ve

yalnzca alc durumuna getirmek yerine harekete geirmek, etkinleirmek; teknolojik kapasitemizin insann gelimesine hizmet etmesini salamak. Bunun gereklemesi iin, ekonomik ve toplumsal sistemin denetimini yeniden ele geirmeliyiz; kararlar, insann mantna uyan iradesi ve en st dzeyde canlla ulama istei belirlemelidir. Genel amalar bunlar olduuna gre, insanc planlamada hangi yol izlenecektir? Bilgisayarlar, sistemi krp geiren ve giderek ldren bir kanser deil, yasam-ynselimli bir toplumsal sistemin ilevsel bir paras haline gelmelidir. Makinalar ya da bilgisayarlar, insann mant ve iradesi tarafndan belirlenen amalara ulamada ara olmaldr. Olgularn seilmesinde belirleyici olan ve bilgisayarn programlanmasn etkileyen deerler, insan doasnn bilinmesi, bu doann eitli olas davurumlar, optimal gelime biimleri ve bu gelimeyi gerekletirebilecek gerek gereksinimler temeline dayal olarak elde edilmelidir. Yani, deerlerin kesin kayna teknik deil, insan olmaldr; btn planlamada lt, maksimal retim deil, optimal insan gelimesi olmaldr.3 3 Hasan zbekhan bu sorunu ok ksa ve z formle etmi: Btn bu sre iinde yapmay baaramadmz ey, ileyisel anlam, bizi harekete geiren ekici dediimiz eylere, onlarn doalarnda bulunan deerleri sorgulamaya, zlemlerimizin ve edimlerimizin uzun vadede douraca sonularn deerlendirilmesine, 110 UMUT DEVRM Bundan baka iktisat alanndaki planlama, sistemin tamamn kapsayacak ekilde yaplmaldr; ve de, sistem Adam, toplumsal sistemin btnyle btnletirilmelidir. Planlamay yapan insan, insann, sistemin btnn bir paras olarak stlendii roln farknda olmaldr. Kendisinin farknda olan tek canl, insan olduuna gre, bir sistem oluturan ve zmleyen varlk olarak da, kendisini zmledii sistemin nesnesi haline getirmelidir. Bu demektir ki, insan zerine, onun doas ve bu doann davurum olaslklar konusundaki bilgi, herhangi bir toplumsal planlamada temel verilerden biri olmaldr. u ana dek planlama zerine sylenenler, planlamaclarn, temelde kendi istekleriyle toplumun ve onu oluturan bireylerin optimal iyiliini salamaya kararl olduklar kuramsal varsaym temeline dayandrlmtr. Ama ne yazk ki, byle bir varsaym, pratikte yaplamaz. [Elbet burada, planlamaclarn kendi ynselimlerine degin fikirlerinden sz etmiyorum. Onlar da, birok kii gibi kendi ynselimlerinin aklc ve trel olduuna inanrlar. Birok kii, biraz, trel ya da ahlaksal adan hakllk duygusuyla desteklemek amacyla, biraz da kendi gerek ynselimleri konusunda bakalarn aldatmak amacyla kendi edimleri iin bu trden bir ussallatrmaya (ideolojiye) gereksinme duyar.] Hkmet planlamas dzeyinde, politikaclarn kiisel karlar ou kez onlarn btnselliine ve dolaysyla, insanc planlama kapasitelerine ters der. Bu tehlike, ancak ve ancak yurttan, karar verme srecine ok daha etkin bir ekilde katlmasyla ve hkmet planlamasnn, planlamann yapld kiiler tarafndan denetlenme yol ve yntemlerinin bulunmasyla azaltlabilir. yleyse, hkmet planlamas daha da azaltlmal ve kamu TEKNOLOJ TOPLUMUNUN NSANLAMASI 111

beklediimiz sonucun, aslnda zlemini ektiimizi sylediimiz yaam niteliine gerekten karlk verip vermediini dnmeye ve srdrdmz edimlerin bizi oraya gtrp gtrmeyeceini irdelemeye dayandrmamaktr. Baka bir deyile, bu satrlarn yazarnn planlama kavramna gre, biz daha derin anlamda planlamada baarszz. (Bkz. Hasan zbekhan'n daha nce anlan yazs. Ayrca, zbekhan' dan ve Martin K. Starr ve Raymond G. Brown'dan aldm kiisel nerileri de burada kranla anmak isterim.) sektr iin yaplan da iinde olmak zere, planlamann ou byk irketlere mi braklmahdr? Bu fikre kar, byk irketlerin modas gemi ilemlerle uramak zahmetine katlanmad, ve dalgalanma gsteren siyasal basklara baml olmadklar; sistem zmlemede, aratrmalar annda teknie uygulamada daha gelimi olduklar; ve ilerini srdrme hakkm korumak iin her birka ylda bir seim kampanyalarnda savamak durumunda olmadklarndan daha nesnel insanlar tarafndan ynlendirildii yolundadr. En nemlisi, ynetim ve sistem zmleme, imdi en gelimi etkinlik biimlerinden biri olduundan, yalnzca zek asndan deil, insann selametini grme asndan da en gelimi belleklere ekici gelmesi akla uygun grnmektedir. Bunlar ve daha birok sav, son derece kandrc olmakla birlikte iki nemli nokta asndan inandrc deildir: Her eyden, nce, irket, kr amacyla alr, ve kra olan ilgisi, ondokuzuncu yzyl giriimcisinin kra olan ilgisine kyasla ok deiik olmakla birlikte, ou kez, topluluun karlaryla atr. kinci olarak, zel irket, bir demokratik sistemde hkmete ynelik denetim kadar snrl bir denetimden bile yoksundur. (E-er, irketi pazarn, yani dolaysz olarak tketicinin denetlediini syleyerek bu noktaya kar klyorsa tketicinin zevk ve isteklerinin byk lde irket tarafndan, kendi karlarna yarayacak ekilde ynetildii, ynlendirildii olgusu yokumsanyor demektir.) Ynetim birimlerinin aklna ve iyi niyetine inanmak, byk bir ounluun, insann gelimesi hayrna deil de, kiisel olmayan teknik krllk hesaplarna gre planlar yapmayacan gvence altna almaya yeterli deildir. Geleneksel bir zihinsel ileyie ya da gre sahip yneticiler iyi niyetten yoksun olmalar nedeniyle deil, dg-cnden ve insansal yaam tam anlamyla grme yetisinden yoksun olduklarndan, insanc planlama asndan bsbtn tehlikelidirler. Hatta, onlarn kiisel drstl, uyguladklar planlama yntemleri konusunda kuku duymaya daha da bak hale getirmektedir bu insanlar. Bu nedenlerle, John Kenneth Galbraith ve dierlerinin dile getirdii iyimser gre katlmyorum. Ben, irket planlamasnn 112 UMUT DEVRM da hkmet tarafndan ve planlama ediminin znesi olan bamsz birimler tarafndan denetlenmesini neriyorum.5 3. Enerjilerin Harekete Geirilmesi ve Serbest Braklmas nceki blmlerde insan zerine sylenenlerden u sonu kmaktadr: nsann selameti iin gerekli temel koullardan biri, kiinin btn zelliklerini ve yeteneklerini, retken bir ekilde kullanmak, onlardan tam anlamyla yararlanmak anlamnda etkinlik gstermektir, toplumumuzdaki en hastalkl zelliklerden biri de insan, kendi toplumunun meselelerine, alt kurulua ve hatta, daha gizli olmakla birlikte kendi kiisel meselelerine etkin olarak katlma frsatndan yoksun brakma eilimidir. Bu edilginletirme ksmen, btn

merkezilemi kurulularda uygulanan yabanclam brokratik yntemden kaynaklanmaktadr. NSANCI BROKRATK YNTEMLE YABANCILAMI BROKRATK YNTEMN KARILATIRILMASI ou dier durumda olduu gibi burada da insanlar, akl kartran sahte bir ikiye ayrma olgusuyla kar karya kalrlar. Herhangi bir dzen ve denetimden yoksun anarik bir sistemle, hem ada sanayicilie hem de hatta daha ok Sovyet sistemine zg olan brokrasi arasnda seme yapmak durumunda olduklarm sanrlar. Ne var ki, tek seenek bu deildir, daha baka seeneklerimiz de vardr. Burada szn etmek sitediim seenek, insanc brokratik ya da insanc ynetim6 yntemiyle ilerimizi yrtmede uyguladmz yabanclam brokratik yntem arasndaki seenektir. 5 Klasik sosyalizm, bu sorunun yalnzca, byk kurulularn toplumsallatrl-mas (ulusallatnlmas) yoluyla zmleneceini sanyordu. Ama, byle bir adm atmann Birleik Devletlerde siyasal olarak olanaksz olduu olgusu bir yana, soruna gerek bir zm getirip getirmedii de tartlabilir. Sovyetler Birlii rneinin gsterdii zere, devlet tarafndan atanm yneticiler karar vermede, zel irketlerin dikkate ald yeterlilik ve maddi retim ltn temel alabilir. Asl nemli olan, planlamaya yn veren deerler ve aadan gelen denetimin lsdr. 6 Bunu izleyen sayfalarda, insanc brokrasi yerine insanc ynetim terimini kullanacam, nk brokrasi kendi bana zaten ou kez yabanclam bir dizgenin bir belirleyicisi olarak alglanyor. TEKNOLOJ TOPLUMUNUN NSANLAMASI 113 Bu yabanclam brokratik ilemin zellikleri birka ekilde dile getirilebilir. Her eyden nce tek ynl bir sistemdir; buyruklar, neriler, planlama, piramidin tepesinden kar en altna gnderilir. Bireyin giriimciliine yer yoktur. Kiiler, ister iyiliinin salanmas gereken birer olgu olsunlar ister birer tbbi olgu, hangi alana girerlerse girsinler, bir kii ile bir olgu arasndaki fark belirleyen bireysel zellikleri iermeyen bir bilgi-ilem kartna delinebilen olgular dr. Brokratik yntemimiz, bir bireyin gereksinmelerine, grlerine, taleplerine yant vermemesi asndan sorumsuz bir yntemdir. Bu sorumsuzluk, brokrasinin bir nesnesi haline gelen kiinin iinde bulunduu durumun zelliiyle yakndan ilikilidir. nsan, bir olgu'ya yant veremez ama bir kii'ye yant verebilir. Brokratn sorumsuzluunun, uzun zamandr brokrasinin bir zellii olan bir baka yn daha vardr. Brokrat, kendisini brokratik makinann bir paras olarak hissettiinden, her eyden ok, sorumluluk almak ister, yani, eletirilmesine neden olacak kararlar almamak ister. Kendi iinin kurallarnn aka formle etmedii kararlar almaktan kanmaya alr ve eer kafasnda bir kuku varsa, kendisine bavuran kiiyi, gene ayn eyi yapacak olan bir baka brokrata gnderir. Bir brokratik dzene ii dm herkes, bir brokrattan bir dierine gnderilme ilemini bilir; kii bazen de bir yn aba harcadktan sonra, ilk girdii kapya varr; kimse onu gerek anlamda dinlemi deildir; yalnz, o brokratlara zg garip biimde, bazen honutluk iinde, bazen sabrszca ama hemen hemen her zaman, brokratn aresizliinin, sorumsuzluunun ve bavuran nesneye kar duyulan bir stnlk duygusunun yaratt

kark bir tavr iinde dinlemilerdir. Brokratik yntemimiz bireye, brokratik makinann yardm olmakszn hibir giriimde bulunamayaca, hibir eyi dzenleyemeyecei duygusu verir. Sonu olarak da, giriimcilii felce uratr ve derin bir gszlk duygusu yaratr. NSANCI YNETMN VE YNTEMLERNN YAPISI nsanc ynetim ynteminin temel ilkesi, kurulularn byklne, merkezilemi planlamaya ve elektronik beyinlemeye (cyberF.: 8 , 114 UMUT DEVRM nation) karn, bu kurulularda grev alan bireyin, yneticiler, koullar ve makinalar karsnda kendini kabul ettirmesi, haklarn aramas ve srete etkin rol olmayan gsz bir parack olmaktan kmas ilkesidir. Bireyin enerjileri, yalnz ve yalnz iradesinin bu ekilde onaylanmasyla serbest braklabilir, aklsal dengesi ancak byle korunabilir. nsanc ynetimin bu ilkesi, u ekilde de dile getirilebilir: Yabanclam brokraside btn iktidar yukardan aaya akarken, insanc ynetimde, ift tarafl bir yol vardr; yukarda verilen kararm zneleri7 kendi iradelerine, kayg ve ilgilerine gre yant verir, tepki gsterirler; verdikleri yant yalmzca tepedeki karar mercilerine ulamakla kalmaz, karar verenleri, yanta yant vermek durumunda brakr. Karar verme olgusunun zneleri, karar verenlere meydan okuma hakkna sahiptirler. Bu trden bir meydan okuma, her eyden nce, u kural gerektirir: Brokrasinin (u ya da bu dzeyde) ilgili blmnn konuyla ilgili sorulara yant vermesini ya da ileyiini aklamasn talep eden zneler belli bir sayya ulamsa karar verenler, talebe yant verirler. Bu noktada, imdiye dek yaplan nerilere okurun zihninde yle ok itiraz birikmi olmal ki, bu blmde syleyeceklerim konusunda okurun dikkatini yitirmemek iin bu itirazlar hemen imdi tartmalym. nce, kurulularn ynetimini ele alacam. Her eyden nce znelerin etkin katlm biiminin, verimi yksek merkezilemi ynetim ve planlamayla uyumazlk iinde olaca eklinde bir kar kma sz konusu olacaktr sanrm. Eer, (a) yabanclam brokrasinin yrrlkteki ynteminin pato-jenik olduuna, yani hastalk yaratacana inanmak iin zorlayc bir neden yoksa; (b) yalnzca denenmi ve kantlanm yntemler dnlyor ve yaratc yeni zmlerden rklyorsa; (c) yeni yntemlerin bulunabilmesi halinde bile, maksimal verim ilkesinden bir sre iin bile vazgeilmemesi gerektii konusunda srar ediliyorsa, bu kar koyma hakl saylabilir. Ama eer, bu kitapta sunulan kayglar uygun grlr ve brokratik yntemlerimizin toplumumuzun 7 Burada, brokrasinin denetimine tbi olan kiilere zneler (subject: zne, teba, uyruk - .Y.) diyeceim. TEKNOLOJ TOPLUMUNUN NSANLAMASI 115 dizgesinin btnne getirdii byk tehlikeler kabul edilirse, bu itirazlar, ya da kar koymalar, imdiki sistemimizin ileyiinden memnun olanlar iin olduu kadar zorlayc deildir.

Daha da ak sylemek gerekirse, eer kii, glkleri grr ve bu glklerin alamaz olduu inancyla ie koyulmazsa, sorunlar elle tutulur ekilde ve ayrntl olarak incelemeye balayacaktr. Burada gene, kii, maksimal merkezileme ile sorumluluun tmyle datlmas arasndaki iki karlkl seenein (dikotominin) gereksiz bir kutuplama oluturduu, ve optimal merkezileme kavram ile, optimal halk katlmn znmeyebilecei sonucuna varabilir. Optimal merkezileme, geni kapsaml rgtleme ve planlamann etkin olmasna yetecek lde merkezilemedir; optimal kat-lmsa, merkezilemi ynetimi olanaksz klmayan ama bununla birlikte, katlanlara optimum katlm sorumluluu tanyan katlmdr. Elbet bu, genel bir tanmlamadr ve hemen harekete gemede temel olmaya yeterli deildir. Bilimsel bilginin teknie uygulanmasnda bylesine byk bir sorun ortaya ksa, tekniin uygulaycs cesaretini yitirmez, geri ekilmez; sorunun zmlenmesi sonucuna gtrecek aratrmann gerekliliini kabul eder. Ama insan sorunlaryla uratmzda, bu trden glkler, ou kiinin gzn korkutur, onlar d krklna uratr ya da dpedz, bu i olamaz demelerine neden olur. / Gerekten de, teknik sorunlar zmlemede snrsz bir dg-cne ve ba ekme sorumluluuna, ama insan sorunlar sz konusu olduunda son derece snrl bir dgcne sahibizdir. Bu neden byle? Bu sorunun yant ok ak: nsan bilimi alannda, doa bilimleri ve teknik konusunda sahip olduumuz bilgilere sahip deiliz. Ama bu yant, inandrc deil; gerekli bilgimiz neden yok? Ya da, belki u ekilde sylemek daha doru olur: Elimizde olan bilgileri neden uygulamyoruz? Derinlemesine inceleme yaplmakszn hibir ey kantlanamaz, ama eminim ki, optimal merkeziletirme, ya da sorumluluun tek merkezde toplanmas ile btn kademelere optimal lde datlmas olgularnn tmletirilmesi (entegrasyonu), uzay yolculuklar iin teknik zmler bulmaktan daha az zordur. Bu trden bir aratrmann neden yaplmadnn yant, iinde 116 UMUT DEVRM bulunduumuz koullardaki ncelliklerimiz nedeniyle toplumsal dzenimize insancl adan daha uygun zmler bulma isteimizin ok zayf olduu olgusunda yatmaktadr. Ama gene de, aratrmaya olan gereksinimi vurgularken, son onyllar iinde bu sorunlarla ilgili ok sayda deneylerin ve tartmalarn yapldn unutmamamz gerekir. Hem snai ruhbilim alannda hem de ynetim bilimi alannda birka deerli kuramsal tartma ve deney yaplmtr. ou kez bir nceki itirazla bir arada grlen bir dier kar kma da, siyasal dzeyde karar verme srecinde etkin bir denetleme olduu srece, hkmetin yrtme ve yasama organlar tarafndan gerektii gibi ynetilecei ve denetlenecei nedeniyle, bir irketin ileyiine etkin olarak katlmaya gerek olmad yolundadr. Bu kar kmada, gnmzde hkmetle irketlerin, kimin kimi denetlediini anlamay olanaksz klacak lde i ie girdii, ayrca, hkmet kararlarnn, yurttalarn etkin denetimi altnda bulunmad olgusu dikkate alnmamtr. Ama, burada nerildii zere yurttalarn siyasal srece etkin katlmnn doyurucu bir dzeyde olmas halinde bile, irket, yalnzca ynetime katlanlarn isteine yant vermek konumunda olmakla kalmamal, kamuoyunun, irketin kararlarn etkileyebilecek isteklerine de uymaldr. irketlerin bu ekilde dorudan doruya denetlenmemesi halinde, hkmetin, sistemdeki zel sektr zerinde sz sahibi olmas ok

g olacaktr. Bir baka itiraz da, burada nerilen karar verme srecindeki ifte sorumluluun, tepedekilerle zneler arasnda sonugelmez srtmelerin kayna olaca ve bu ruhbilimsel nedenden dolay etkili olmayacana iaret edecektir. Sorun zerinde soyut olarak konuurken, byk bir kolaylkla onu ok g ya da korkun bulabiliriz, ama deiiklikler kabul edildikten sonra ortaya kan atklar, soruna soyut bir ekilde baktmzdakinden ok daha az keskin ve ok daha az zmlenemez nitelikte olacaktr. Ne de olsa, sonuta bir kurulutaki yneteciler de grevlerini yerine getirmek istemektedirler, katlmclar da. Brokratlar incinebilir hale geldikleri an, yani, kendisine tbi olanlarn (znelerin) dilek ve isteklerine yant vermeye baladklar an, yetkili kii de, meydan okuyan kii de, yani her iki taraf da, sorunlara daha byk ilgi duyacaktr. Bunun olaTEKNOLOJ TOPLUMUNUN NSANLAMASI 117 nakli olduu, Birleik Devletlerdeki ve dier lkelerdeki birka niversitede kantlanm, rencilerin ynetime katlmnn kabul edildii durumlarda, ynetimle renciler arasnda pek az srtme olmutur. Yugoslavlarn, iilerin z-ynetimi sisteminde ve btn dnyadaki saysz ibirlii ieren hareketler deneyiminde bu ortaya konulmutur. Brokratik slup deitirilir de yabanclam bir uygulama yerine insanc bir uygulama sz konusu olursa, kanlmaz olarak baarl ynetici tipinde de deiiklik bagsterecektir. Kendi brokratik imajna sman, durumunun sarslmasndan ve insanlarla dorudan doruya ve aka kar karya gelmekten korkan kiilik tipi, dierlerine gre gsz durumda olacaktr. te yanda, yaratc, rkek olmayan, uyumlu ve kar koymalara sar olmayan kii, ynetim ynteminin deimesi durumunda baarl olacaktr. Btn bu noktalar, yneticilerin deitirmek istememesi ya da deitirme yetisinden yoksun olmas nedeniyle deitirilemeyen baz ynetim yntemlerinden sz etmenin ne kadar yanltc olduunu gstermektedir. Burada dikkate alnmayan bir durum, yeni yntemlerin, yneticilerin sekin kiiler olmas ilkesini gerektirecei olgusudur. Bu imdiki yneticilerin yerine yeni ynetici tipinin geecei anlamna gelmez. Kukusuz, varolan sistemde duyarl ve uyumlu olma yetilerini deerlendiremeyen ama sistemin kendilerine frsat tanmasyla becerilerini ortaya koyabilecek pek ok ynetici vardr. Bireyin alt kuruluun ynetimine etkin olarak katlmas fikrine kar ne srlen grlerden belki de en ok dile getirilecek olan, elektronik beyinlemenin artmas nedeniyle, bireyin alma saatlerinin ok az, dinlenmeye ayrlan srenin ok fazla olaca, dolaysyla bireyin alma sreci iinde etkinlemesinin artk gerekli olmayaca, etkinleme iinin, dinlenme sresi iinde yeterince gerekleecei savdr. Bence bu gr, yanl bir insan varoluu ve alma kavramndan kaynaklanmaktadr. nsanolu, en iyi, en gelimi teknolojik koullar altnda bile, yiyecek, giyecek, barnak ve tm dier maddi gereksinimleri retmek sorumluluundadr. Yani almak zorundadr. Bedensel g isteyen ilerin ounu makina-lar stlense bile, insan, kendisi ile doa arasndaki dei-toku srecine katlmak zorundadr; almann tmyle ortadan kalkmas 118 UMUT DEVRM

iin insanolunun fiziksel gereksinimleri olmayan bedensiz bir varlk, ya da melek olmas gerekir. Doa ile btnlemeye, maddi retim, tketim, toplumsal rgtlenme, doal felaketlere tepki gsterme srelerini dzenlemek ve ynetmek ihtiyacnda olan insan, hibir zaman ayak ayak stne atp her eyin kendi bana yrmesini bekleyemez. Teknoloji toplumunda almak artk bir bel olmayabilir, ama insann, kendi maddi gereksinimlerini karlamak durumunda kalmayaca bir cennet yaants teknolojik bir fantezidir. Yoksa zm, Brzezinski'nin8 ngrd gibi, byk bir ounluk tketmekle megulken yalnzca sekinlerin alma ayrcalna sahip olaca sonucu eklinde mi karmza kacaktr? Evet, sorunun zm bu olabilir, ama bu durum, kendi iinde elikili bir tablo oluturacak, yalnzca zgr insanlar, alma da iinde olmak zere, eksiksiz bir yaam srme hakkna sahipken, byk bir ounluun sorumsuz ve yararsz asalaklar halinde, kle konumuna indirgenmesi anlamna gelecektir. Eer insan, retme ve rgtleme srecinde edilgime, dinlenme elenme sresi iinde de edilgin olacaktr. Yaam srdrme srecine katlmaktan ve sorumluluktan feragat ederse, yaamn tm dier alanlarnda edilgin roln benimseyecek, ve kendisine bakan kiilere baml olacaktr. Bugn bile bu durumun gerekletiine tank oluyoruz. nsann, eskisinden daha ok bo vakti var, ama ou kii, yabanclam brokratizm ynteminin kendilerini zorla iine soktuu edilginlii dinlenme zamanlarnda da gsteriyorlar. Bo vakit ya da dinlenme zaman, seyrek olarak etkinlii dile getirme, ou kez de gsteri izleme ve tketme anlamna geliyor. Kiinin salna zen gstermesi, sylemeye altklarm akla kavuturacak bir rnek olabilir. Tp biliminin, tan, tedavi, reete vermek gibi birok ilevinin bilgisayarlar tarafndan yerine getirilebilecei akla uygun gelmektedir. Ama sekin bir doktorun son derece bireysellemi gzlemleme yetisinin, rnein nicelie dntrlmesi ve program diline evrilmesi olanaksz bir yeti olan bir insann gz ya da yz anlatmn gzlemleme yetisinin, bilgisayara braklabilecei kuku gtrr olsa gerektir. Tptaki esiz A.g.y., ayn yerde. TEKNOLOJ TOPLUMUNUN NSANLAMASI 119 baarlar, tmyle otomatiklemi bir sistemde yitip gidecektir.9 Ama bundan da te, birey, makinalara boyun emeye ylesine ko-ullandrlacaktr ki, salna, etkin, sorumlu bir ekilde zen gsterme yetisini yitirecektir. Bir fiziksel sorunu olduunda salk servisi ne koacak, kendi z bedensel srelerini gzlemleme, deiikliklerin farkna varma ve kendisi iin areler belli bir gda rejimi uygulamak ya da uygun beden hareketleri yapmak gibi basit arale-ri bile dnme yetisini yitirecektir. Eer insanolu, retim ve ynetim sisteminin ileyiinden sorumlu olma ykmllnden yoksun braklrsa, tmyle aresizlik iinde, kendine gveni olmayan, makinaya ve onun uzmanna baml bir varlk haline gelir; dinlenme zamanndan etkin olarak yararlanma yetisinden yoksun olmakla kalmaz, sistemin przsz ileyiinde aksama olduunda, bir felaketle kar karya kalr. Bu konuda bir noktadan, hem de ok nemli bir noktadan daha sz etmeliyiz. Makinalar, btn ileri, planlamay, btn rgtsel kararlar ve hatta salk sorunlarn stlense bile, insanla insan arasnda bagsteren sorunlara are bulamazlar. Bu kiileraras ilikiler,

insansal yarg, yant, tepki, sorumluluk alanlarnda, makina insan ilevinin yerini alamaz. Marcuse gibi, maddi adan tmyle doyuma ulam engelleyici olmayan elektronik beyinlemi toplumda, Yunan ya da Shakespeare dramasmda ya da byk romanlarda dile getirilenler trnden insan atklar olmayaca grn savunanlar var geri. Tmyle yabanclam kiilerin insan varoluunun geleceini byle grmesini doal karlyorum ama korkarm bu kiiler, gelecee degin olaslklardan ok kendi duygusal kstllklarn dile getiriyorlar. Karlanmam maddesel gereksinimlerin bulunmamas halinde insanla insan arasndaki sorunlarn, atklarn ve trajedilerin bulunmayaca varsaym, ocuka bir dtr. Byk kurulularn olduu gibi, bir btn olarak lkenin, 9 Tpk, bilgisayara yklenmi satran oyuncusunun ortalama bir satran oyuncusundan daha iyi olduu, ama bir satran ustas kadar iyi olmad, ya da bir bilgisayarn Mozart ya da Beethovenvari mzik bestelemeye programlanabilmesi, ama ortaya kan rnn bir Mozart ya da Beethoven parasnn niteliklerine asla ulaa-may gibi. 120 UMUT DEVRM eyaletlerin ve topluluklarn meselelerine etkin olarak katlmak, kendi aralarnda bilgi al verii yapma, tartma ve karar verme srelerini gerekletirecek, konuma ya da oturum gruplarnn oluturulmasn gerektirir. Bu gruplarn her trden merkezilemi kuruluta ve siyasal karar verme srelerinde nasl bir yapya sahip olmas gerektiini tartmadan nce, gelin szn ettiimiz konuma gruplarnn zelliklerine gz gezdirelim. Her eyden nce, gruplara katlan kiilerin saylar, tartmann dolayszlm koruyacak ve demagoglarn ustalkl konuma ya da arptma abalarnn etkin olmasna izin vermeyecek ekilde snr-lanmaldr. Eer kiiler dzenli olarak toplanr ve birbirlerini tanrlarsa, kime inanabileceklerini, ve kime gvenmeyeceklerini, kimin yapc, kimin ykc olduunu ve kendi katlmlar sreci iinde de kendi z sorumluluk ve zgven duygularnn gelitiini hissedeceklerdir. kinci olarak, konunun temelini herkesin aa yukar ak ve doru bir ekilde anlamas iin, her gruba nesnel ve uygun bilgi verilmelidir. Verilen bilginin yerinde olmas sorunu, konu dna kmamz zorunlu klan pek ok glk iermektedir. D ve i politikada ya da bir irketin ynetiminde ele aldmz konular, yalnzca ok iyi eitim grm uzmanlarn anlayabilecei kadar karmak ve zel konular deil mi? Eer byleyse, yurttan karar verme srecine geleneksel anlamda demokratik olarak katlmasnn pek olanakl olmadn kabul etmek durumunda kalrz; ayrca, Millet Meclisinin anayasal ilevinin geersiz ya da modas gemi olduunu da kabul etmek zorunda oluruz. Bir senatr ya da millet vekili, gerekli olduu kabul edilen uzmanlam bilgiye sahip deildir kukusuz. Bilgili ve eitimli yurttan kavrayamayaca kadar karmak sorunlar anlamas beklenmediinden, bakan da ok iyi eitilmi uzmanlar grubunun nerilerine bamldr. Ksacas, eer verilerin karmaklnn ve glnn alamayaca varsaym doru olsayd, demokratik sre, uzmanlarn i banda olduu bir ynetimi telafi eden ii bo bir kabuk olurdu. Ayn ey, irket ynetimi sreci iin de geerli olacakt. st dzey yneticiler, zerinde karar vermek durumunTEKNOLOJ TOPLUMUNUN NSANLAMASI

121 da olduklar karmak teknik sorunlar anlayamayacak durumda olsalard, teknik uzmanlarnn kararlarn kabul etmek zorunda kalacaklard. Verilerin yalnzca iyi eitilmi uzmanlarn deerlendirebilecei lde karmak ve kavranmas g hale geldii fikri, daha ok, doal bilimlerde uzmanlama lsnn, yalnzca az sayda bilim adamnn meslekdamn kendi alanndaki almalarn tam anlamyla anlayabilecei noktaya ulat olgusuyla beslenmektedir. Neyse ki, siyaset ve irket ynetiminde karar verme srecinde gerekli olan verilerin ou, ayn lde g ya da anlalmas uzmanlk gerektiren trden deil. Aslnda bilgisayarla alma, program yapmada kullanlan ncllere gre deiik sonular gsterebilmesi ve deiik modeller oluturmas bakmndan glkleri . zaltmaktadr. Amerika' nn, Sovyet blokuyla ilgili d politikasn rnek olarak inceleyelim imdi. Burada yarglar, Sovyet blokunun plan ve amalarnn zmlenmesine, amalarna ulamadaki esnekliine ve zellikle de onlarn felaketleri nleme isteklerine baldr. Elbet ayn ey, Amerikan, in, Alman vd. d politikalar iin de, Amerikan d politikasnn plan ve amalarnn, muhalif taraf tarafndan nasl algland ya da alglanabilecei konusu iin de geerlidir. Temel olgularn, verilen haberlerin tmn okuyarak bilgilenen herkese ak olduunu kabul ediyorum. (Geri, yalnzca New York Times gibi birka gazete btn gerekli bilgiyi veriyor ve bunlar bile bazen tarafl bir seme yapyorlar, ama bu ak kapatlabilir ve bu olgu tartmamzn gidiini etkilemez.) Bilgilenmi, dnceli ve eletirici yurtta, olgular temeline dayanarak, temel konularda bir fikir sahibi olmasna yetecek temel bilgiyi alabilir. Gizli bilgilere ulamamamz nedeniyle, edindiimiz bilgilerin son derece yetersiz olduu gr yaygndr. Kba kuatmas rneinde olduu gibi, gizli servisin salad verilerin ou kez dpedz yanl olduu olgusunu saymazsak, bu grte olanlarn, gizli bilgilerin nemini gzlerinde byttklerini syleyebiliriz bence. Baka lkelerin amalarn anlamak iin gerekli olan bilginin byk bir blm, kiinin kendi duygularyla hareket etmemesi, tarafl olmamas kouluyla, bu lkelerin yaplaryla tarihlerinin aklc bir -zmlemesiyle elde edilebilir. Sovyetler Birlii, in, souk savan 122 UMUT DEVRM TEKNOLOJ TOPLUMUNUN NSANLAMASI 123 kkenleri vd. konularnda en iyi zmlemelerden bazlar, gizli bilgileri ellerinin altnda bulundurmayan bilim adamlarnn yaptlarnda bulunmaktadr. Aslnda, kii, verilerin derinlemesine ve eletirel zmlemelerine ne kadar az gvenirse, ou kez bir zmlemenin yerini pek tutamayacak gizli bilgiyi o kadar ok istemektedir. Bir sorun olduunu yadsyor deilim; st dzeydeki karar mercilerine yeni roket alanlar, nkleer patlamalar vb. konulardaki sorularn yantlarn veren gizli askeri haberalma rgt nemli olabilir; ama gene de, eer kii dier lkenin amalar ve glkleri konusunda yeterli bilgiye sahipse, bu trden bilgiler zellikle de onlarn deerlendirilmesi, zmlemenin genelinde ikincil nem tar. Bu tartmada ortaya konulmak istenen, gizli haberalma rgtnn ya da gizli bilgilerin nemsiz olduu olgusu deildir, ama elde bulunan verilerin inceden inceye ve eletirel bir yaklamla zmlenmesi, somut bilgiler erevesinde bir

yargya varma temeli oluturmay olas klar. unu da eklemek gerekir ki, siyasal ve askeri brokrasilerin inanmamz istedikleri kadar ok bilginin gizli tutulmasna gerekten gereksinim olup olmad yant bekleyen bir sorudur. Her eyden nce, gizlilik gereksinmesi brokrasinin dileklerine uygun dmektedir. eitli gvenlik snflandrmalarna girmek eklinde kendini gsteren eitli dzeylerde bir hiyerarinin desteklenmesine yardmc olmaktadr. lkel kabilelerden karmak bir brokrasiye dek her grupta, gizleri elinde bulundurmak, gizlerin sahiplerini zel bir gizemle donattndan ve dolaysyla onlar sradan insana stn kldndan, glerini de perinlemektedir. Ama btn bu kayglar bir yana, karar verme rollerinin oynanabilmesi iin, baz gizli bilgilerin salad stnlklerin (her iki taraf da, kar tarafn gizlerinden bazlarn bildiini naslsa bilmektedir), yurttalara ve ok gizli gizlerin kendilerine ak olduu ok az sayda ye dnda yasama ve yrtme kurullarnn btn yelerine gvensizlik gstermi olmann douraca toplumsal etkilere deip demedii ciddi olarak sorgulanmaldr. Byle bir inceleme, gizlilikle salanan askeri ve diplomatik stnlklerin, demokratik sistemimizin kayplarndan daha kk olduu sonucunu ortaya koyabilir. Bizi konumuzdan ayran bu konudan, yz yze tartan oturum gruplarnda bilgilenme sorununa dnecek olursak, u sorular sormalyz: (a) Gerekli bilgiler, ilgili olduklar gruplara nasl iletilebilir? (b) Eitim dizgemizde renciyi bir bilgi tketicisi haline getirmek yerine onun eletirel dnme yetisini gelitirecek bir eitim nasl salanabilir? Bu trden bilginin nasl iletilebilecei konusunun ayrntlarna inmek yararl olmayacaktr. Yeterli kayg ve ilgi duyulursa, uygun yntemler gelitirmede byk engeller yoktur. Yzyze konuan btn bu gruplarn ilevlerini yerine getirmesi iin gerekli ikinci bir koul da tartma'dr. Grubu oluturan kiiler arasnda bilginin giderek paylalmas sonucu, tartma sert ve sloganc niteliini yitirecek ve insanlar arasnda ekime deil de bir diyalog haline gelecektir. Geri, bu trden bir tartmaya katlmay beceremeyen fanatikler, ahmak ya da az ok hasta insanlar olacaktr ama gene de, hi aba harcamadan, bu gibi kiilerin kme iinde etkileyici hale gelmesini engelleyen bir atmosfer yaratlabilecektir. Bir kme iinde bir diyalogun oluabilmesi iin, kmeyi oluturan her bir yenin savunucu tavr ksmaya ve ak olmaya abalamas yannda, karsndaki kiinin dncesini nasl dile getirdiini deil de neyi anlatmak istediini anlamaya almas gereklidir. Her verimli diyalogda, katlanlardan her biri, karsndakini, kendisinde kuku uyandran formlasyonlar savunmaya zorlamak yerine, dncelerini akla kavuturmasna yardmc olmaldr. Diyalog her zaman iin dncelerin karlkl olarak aklaa kavuturulmas ve kiinin dier kiiyi, ou kez kendisinden bile daha iyi anlamas olgularn ierir. Eer grup, karar verine hakkna sahip deilse ve eer bu kararlar grup yelerinin ait olduu toplumsal sektrn gerek srecinde anlatm bulmazsa, bilgilenme ve tartma, zaman iinde ksrlaa-cak ve gsz kalacaktr. Geri, insann harekete gemesi, edimde bulunmas iin nce dnmesinin gerektii dorudur, ama insana harekete geme frsat verilmediinde, dnme ilevinin zayflay? ca ve gcn yitirecei de dorudur. Kurululardaki oturum gruplarndan ne gibi kararlar almalar bekleneceini tam tamna sylemek olanakszdr. Bilgilenme ve tar-tma srecinin bir eitici etkisi olduu ve

bunlara katlanlar dei124 UMUT DEVRM tirdii aktr. Dolaysyla, bu gruplarn balangta vard kararlar, yllarn deneyiminden sonra verecekleri kararlara kyasla daha byk yanllar ierecektir. Bundan da, insanlar dnmeyi, tartmay ve yarglara varmay renirlerken karar verme alannn da geliecei sonucu kar. Balangta belki ancak kendi brokratlarndan, alnm baz kararlar aklama, istenilen baz zel bilgileri alma, karar mercilerinin incelemesine sunulacak tasarlar, kural ve yasalar hazrlama hakkn elde etme ile sanrlanm olabilir. Bundan sonraki adm, varlan kararlarn grup iindeki yetkin kiiler tarafndan incelenmesi hakkn elde etmek olabilir. Zaman iinde oturum gruplar yaplacak ilerle ilgili belli bal ilkeler konusunda oy verme hakkna sahip olur, ilkelerinin yrtmeye konulmas ve ayrntlar da temelde ynetim birimlerinin grevi olarak kalr. Oturum gruplarnn karar, karar verme srelerini tamamyla btnletirecek, bylece znelerin denetleme ve yeni giriimlerde bulunma ilkesine uygun bir merkezi planlama ilkesi uygulanm olacaktr. Karar veroe srecinde tketiciler de temsil edilmelidir. retim sanayilerinde ii sendikalarnn gelimesi, bu ynde bir adm simgelemektedir. Son onyllardaki olaylar, ne yazk ki, bu rgtleri asl toplumsal amalarndan saptrmtr. Bugn sendikalar, iilerin kuruluun isel koullarn bir lde denetlemesini olas klmaktadr; ne var ki, hareket alanlar ou kez cretler, alma saatleri ve baz i uygulamalar alanlar dna kmamaktadr. Dahas, hepsi de insanlktan uzaklam brokratik izgilerde gelimilerdir ve btn yelerin kararlara katlmas ykmllklerini yerine getirmek iin yeni batan rgtlenmeleri gerekmektedir. Oturum gruplarnda tartlmas gereken temel sorunlar yle rnekleyebiliriz: Diyelim bir fabrikada, gruba katlanlar zerinde karar verilmesi gereken temel sorunlar tartrlar: retim biimi, retim tekniklerindeki deiiklikler, alma koullar, oturuma katlanlarn kalacaklar yer sorunlar, iilerin ya da alanlarn denetlenmesi vd. Bu sorunlarla ilgili olarak yaplmas olas eitli ilemler ortaya konulur ve bu seeneklerin her birini destekleyen ya da uygun bulmayan savlar aklanr. Sz konusu olan ister bir i kuruluu olsun ister eitim ya da TEKNOLOJ TOPLUMUNUN NSANLAMASI 125 salk kuruluu, oturum gruplar btn iletmelerin birer paras haline getirilmelidir. Bir kuruluun eitli blmlerinde birer oturum grubu oluturulmal ve bunlar, o blmn sorunlaryla uramaldr. Tartmalarn btn bir kuruluu ilgilendirmesi halinde, btn oturum gruplar kendi aralarnda tartrlar, sonunda oylama yaplarak tek bir karara varlr. Bir kez daha sylemek gerekir ki, bu trden bir dzenlemenin ayrntlarna burada inmek anlamszdr; nk ayrntlarn yerli yerine konulmas deneyim gerektiren bir beceridir. Her trden kuruluun ynetimine katlmak konusunda sylediklerimiz, siyasal yaam iin de geerlidir. ada ulusal devletin byk ve karmak olmas nedeniyle, halk iradesini dile getirme fikri, eitli partiler ve profesyonel politikaclar arasnda bir rekabete dnm, yozlamtr; bu politikaclardan ou, seim zaman geldiinde, anketlerle elde

ettikleri bilgiler erevesinde oy almalarn salayacak eyleri sylyor, programlarn buna gre dzenliyorlar; seildikten sonraysa, kendilerine oy verenlerin taleplerinin yalnzca birini oluturduu eitli basklara gre hareket etmek durumunda kalyorlar; ancak ok az sayda politikac sorunlara degin bilgileri, kayg ve inanlar dorultusunda alyor. Aslmda, eitimle, semenlerin siyasal gr arasnda arpc bir iliki vardr. En az bilgilendirilmi semenler daha ok akld, fanatik zmlere kaymakta, eitimli olanlarsa daha gereki ve aklc zmlere eilim gstermektedirler. Birok nedenden tr, genel seimleri yalnzca eitimli kesimle snrlamak uygun ve kar yol olmadndan ve demokratik toplum biimi, filozoflarn kral olaca yolunda umutlar sunmayan otoriter ynetim biiminden stn olduundan, demokratik srecin uzun vadede gerekletirmesi gereken tek ey kalyor: Semenlerin, tpk kendi sorunlarn zmlemekle ykml Ky htiyar Heyeti yeleri gibi davranmalarm salamak zere, onlarn bilgilenebilecei, kendi toplumlarnn sorunlaryla ilgilenebilecei ve kayg duyabilecei bir siyasal srele demokrasiyi yirminci yzyln koullarna uyarlamak. letiim tekniklerindeki gelime, bu srete ok yararl olabilir. Ksacas, teknoloji toplumunda sonu verebilecek bir htiyar 126 UMUT DEVRM Heyeti alma yntemi yle uygulanabilir: Ky Heyetleri saysnca binlerce gruptan oluan bir Alt Meclis kurulur; bu meclis iyi bilgilendirilmi, siyasal edimlerin ilkelerini tartacak ve bu konularda kararlar verecek durumda olacaktr, onlarn kararlar, yrrlkte olan yasama, yrtme ve yarg glerinin ayrlmas ve karlkl olarak birbirlerini denetlemesi ve snrlandrmas sistemlerinin kararlarnda yeni bir ge oluturacaktr; bu htiyar Heyetlerinin verdii kararlar oylama iinde bilgisayar tekniinden yararlanlabilir. Siyasal eitim arttka, bunlar ulusal dzeyde ve devlet dzeyinde karar verme srelerine giderek artan lde katlrlar. Bu grup toplantlar bilgilenme ve tartma temeline dayandklarndan kararlan temelde btn halkn oylaryla alnm ya da genel anketler sonucu elde edilmi kararlardan farkl olacaktr. Ancak bu deiikliklerin gereklemesinin olanakl olmas iin bile gerekli bir koul var: Birleik Devletlerdeki iktidarn, Anayasann eitli alanlarda gcn uygulamakla sorumlu tuttuu organlara geri verilmesi. Silah sanayii kompleksi, yasama ve yrtme kollarnn birok ilevini devralma yolunda ilerleyerek bir tehlike oluturuyor. Senato, (Senato D likiler Komitesi Bakan Senatr J. William Fulbright'n yrekli ve yaratc abalaryla elden geldiince rayna oturtulan) d politikay etkilemedeki anayasal roln byk ltde yitirdi; silahl kuvvetler, politikay biimlendirmede her zamankinden daha etkileyici hale geldi. Savunma btemizin boyutlarn dnecek olursak, Savunma Bakanlnn (ve hkmet sisteminin dier blmleri tarafndan etkin bir denetime tabi olmakszn alan CIA'nn) giderek daha fazla bymesine amamak gerekir. Bu anlalabilir olmakla birlikte, demokratik sistemimize byk bir tehlike, semenlerin iradelerini kabul ettirme eilimlerini kesin bir dille anlatmasyla giderilebilecek bir tehlike oluturmaktadr.10 10 Bu msvetteyi dzeltirken, Koramiral Hyman Rickover'n Senato D ler Komitesinde yapt konumay okudum; Koramiral, d lkelerde davran aratrmalaryla toplumsal

bilim aratrmalan yrtmek ve bunlar finanse etmekle d politika sorunlar yarattklar gerekesiyle Savunma Bakanli'nn sivil brokrasisini suluyordu: Kaynaklarnn ok fazla olmas nedeniyle bans dnemlerinde bile Federal hkmetin toplad vergilerin byk bir blmn alan Savunma Bakanlnn, btn yrtme birimleri iinde en etkili bakanlk olmas kanlmazdr. (New York Times, 19 Temmuz 1968.) TEKNOLOJ TOPLUMUNUN NSANLAMASI 127 Siyasal ve ekonomik sorunlardan kltr sorunlarna dnecek olursak, bu alandaki deiikliin' de ayn nitelii gstermesi gerekir: edilgin tketici kltrnden etkin, katlmc bir kltre geilmelidir. Ayrntlara girmenin yeri buras deil, ama ou okur, rnein bir gsteri sanatyla (gsteri sporlar gibi) kk tiyatro gruplarnda, dansta, mzikte okuma ve dier biimlerde dile gelen etkin sanat arasndaki fark anlayacaktr. Gsteri sanatlaryla etkin sanat arasndaki ayrm sorunu, retim alannda da sz konusudur. niversiteye giden renci says lt alndnda ok etkileyici grnen eitim sistemimiz, nitelik asndan pek yle etkileyici deildir. Eitimimiz genelde yozlam, toplumsal gelimeyi salamada kullanlan bir alet haline gelmitir, ya da en iyi olaslkla, bilgi, insan yaamnn yiyecek toplama sektrne uygulama kolayl salayan bir alet olarak kullanlmaktadr. Fransz sisteminde olduu gibi yetkeci bir yntem uygulanmasa da, yksek bilimlerde bile yabanclam ve ussal bir yaklam benimsenmitir. niversite rencilerimizden en iyilerinin, uyarlmak ve ynlendirilmek yerine beslenmek yoluyla eitilmeleri nedeniyle bkm olmalarna amamak gerekir. renciler, ou durumda zihinsel doygunlua ulamyorlar ve bu hava iinde btn geleneksel yazlar, deer ve fikirleri gz ard etme eilimi gsteriyorlar; neyse ki bu btn hepsi iin geerli deildir. te yanda bu durumdan yaknmakla kalmak bounadr. Koullan deitirmek gereklidir ve bu deiikliin gereklemesi iin, duygusal deneyimle dnce arasndaki kopukluk giderilmeli, yerine yrekle akl bir araya getiren yeni bir yntem konulmaldr. Bunun yolu, yaratclk kazandrmayan yz geleneksel byk eseri okumak deildir. Bu ancak ve ancak, reten kiilerin canllktan yoksun olularn; bilginin brokratik vericisi olma rolleri ardnda gizlemeye son vermeleriyle gerekleebilir; eer retmenler Tolstoy'un szleriyle rencilerinin rencileri olursa gerek baarya ulalabilir. renci, felsefe, psikoloji, sosyoloji, tarih ve antropoloji sorunlaryla kendi kiisel yaam ve toplumunun yaam arasndaki ilikinin farkna varmazsa, yalnzca en az yetenekli olanlar derslerine ilgi gstereceklerdir. Bunun sonucu, eitim almalarmzn, uygar tarihin en deerli kltrel baar128 UMUT DEVRM larna kar tepkisizlii gizleyen bombo bir kltr retmi olmasyla kendini gstermektedir. Btn dnyadaki rencilerin, niversitelerin ynetimine ve mfredat programnn oluturulmasna daha byk lde katlma talepleri, deiik bir eitim sistemi isteklerinin yzeysel belirtilerinden baka bir ey deildir. Eer eitim brokrasisi bunun farkna varmazsa, rencilerin ve giderek btn halkn saygsn yitirecektir. te yandan eitim brokrasisi rencilerin karlarna kar ak, duyarl ve etkilenebilir hale gelirse, anlaml etkinliin dl olacak doygunluk ve sevinci

hissedecektir.11 Bu eitimin insancllatrlmas, yalnz yksek okullarla snrl deildir, daha ana okulunda, ilkokulda balatlmaldr. Bu yntemin okur yazar olmayan yoksul kyllere ve gecekondu halkna bile uygulanabilecei, Profesr P. Freire'nin oluturduu, Brezilya'da uygulad ve imdi de ili'de uygulamakta olduu ok baarl okuma yazma eitimi yntemiyle kantlanmtr. Katlmc oturum gruplaryla ilgili bu tartmay kapatrken, okura, yaptm ayrntl nerilerin iyi ynlerini gzden geirmek, onlar zerinde dnmekle yetinmemesini tlyorum. Bu 11 Marx, brokratik olmayan yaklamn halk zerindeki etkisini ok iyi dile getirmitir: imdi insan'm insan olduunu ve onun dnyayla ilikisinin insanc bir iliki olduunu kabul edelim. Bu durumda sevgi yalnzca sevgiyle, gven yalnzca gvenle dei-toku edilebilir. Eer sanatn tadn karmak istiyorsanz, sanatsal incelikleri edinmi, bir sanat ortamnda gelimi olmanz gerekir; bakalarn etkileyen bir kii olmak istiyorsanz, bakalar zerinde gerekten de uyarc, yreklendirici etkisi olan bir kii olmanz gerekir. nsana ve doaya ynelik ilikilerinizin her biri, sizin iradenizin, isteinizin ve asl bireysel yaamnzn nesnesine uygun den, onu dile getiren zgl bir anlatm olmaldr. Eer, karlnda bir sevgi uyandrmakszm seviyorsanz, yani kendinizi seven bir insan olarak dile getirmekle, se\>ilen bir insan olamamsamz, sevginiz aresiz bir sevgidir, bir talihsizliktir. Marx'in insan temelde maddi hrsla harekete geen bir varlk olarak grd yolundaki arptlm grn aklamas iin, Marx's Concept of Man (Marx'in nsan Kavram) adl kitabma (New York: Ungar Publishing Co., 1961) baknz. Ayrca baknz: tarafmdan derlenen The Symposium on Socialist Humanism (Toplumcu nsanclk Sempozyumu) adl kitap (New York: Doubleday, 1965), ve ok sayda insanc Marksistin Avrupa'da, Birleik Devletler'de ayrca Yugoslavya, ekoslovakya, Polonya ve Macaristan'da yaymlanan yazlan. TEKNOLOJ TOPLUMUNUN NSANLAMASI 129 nerileri, onlarn en iyi zm olduuna inandmdan deil, katlmclk fikri ilkesini rneklemek amacyla sundum. Katlmc gruplarn oluturulmasyla ilgili eitli olaslklar ayrntl bir ekilde aklamak iin, bu konu zerine yazlm pek ok kitaptan yalnzca biri olacak bir kitap daha yazmam gerekirdi. Katlm yoluyla etkinleme yntemleri nermekten ama, demokratik sreci yeniden canlandrmaktr. Bu giriim, Amerikan demokrasisinin glendirilmeye ve yeniden canlandrlmaya gereksinim duyduu inancna dayanmaktadr; aksi halde demokrasimiz yitip gidecektir. Duraan halde kalamaz. 4. nsancl Tketim Teknoloji toplumunda insann etkinletirilmesi iin, yabanclam brokratik yapnn yerine insanc ynetim yntemlerini koymak kadar g ve onun kadar nemli bir baka adm daha gereklidir. Burada gene okurdan aadaki nerileri kesin ama ve yntemler olarak deil de, gereklemesi arzulanan olaslklara birer rnek olarak grmelerini isteyeceim. Sanayi sistemimiz bugne dek insann istedii her eyin ayrm (gzetmeksizin kabul edilmesi ve toplumun, mmknse insann btn isteklerini karlamas ilkesine bal kald.

Bu ilkenin dnda kalan birka kural vard; rnein, bir insann diledii kadar iki imek istei dikkate alnmakszn alkoll iki kullanmn kstlayan ya da hatta yasaklayan baz yasalar, uyuturucu kullanmaya kar daha da ar yasalar, (zararllk derecesi hl tartlan) marihuana gibi uyuturucular zerinde bulunduranlara verilen ar cezalar bunlardan bazlar; ayrca pornografi denilen eyin satlmasn ve sergilenmesini de kstlam bulunuyoruz. Yasalarmz, Gda ve Ecza Yasas uyarnca zararl yiyeceklerin satlmasn da yasaklyor. Bu alanlarda eyalet ve devlet yasalaryla billurlaan bir gr birlii var: nsana zarar veren istekler vardr ve kii bunlarn doyurulmas iin kvran-sa bile bu istekler karlanmamaldr. Oysa pornografinin bir tehlike oluturduu tartma gtrr, ayrca reklamlarmzdaki gizli ehvet, ar cinsel istek uyandrmada dolaysz pornografiden hi de F.:9 130 UMUT DEVRM TEKNOLOJ TOPLUMUNUN NSANLAMASI 131 aa kalmamaktadr; bu olgular gndeme getirildiinde, znel isteklerin karlanmas zgrlnn de snr olduu yolunda bir ilke ortaya konmaktadr. Aslnda bu kstlamalar temelde iki ilkeye dayanmaktadr: bedensel salk kaygs ve Priten ahlkn kalntlar. znel gereksinmeler sorununu ele almal ve bunlarn var olmalarnn, karlanmalarn gerekli klan nedeni oluturup oluturmadklarn aratrmalyz artk; kkenlerini ya da etkilerini sorgu sual etmeden btn gereksinmeleri karlama ilkesini, genel kabul gren bu ilkeyi sorgulamalyz. Yeterli zmler bulma abas iinde iki byk engelle karlayoruz. Birincisi, endstrinin karlar. Endstrinin yaratcl, insanolunu edilgin deil de daha etkin duruma getirecek rnleri akllarna getiremeyen ok sayda yabanclam insann almalaryla besleniyor. Ayrca sanayi, reklam yoluyla gereksinmeler ve iddetli istekler^ zlemler yaratabileceini biliyor; gereksinim yaratmak ve bunlar doyuracak rnleri satmak yntemiyle, krm azaltma riskini ortadan kaldrabileceini biliyor. kinci glk, nemi giderek artan belli bir zgrlk kavramnda yatmaktadr. Ondokuzcu yzylda, en nemli zgrlk, mlk edinme ve onu kr getirebilecek herhangi bir biimde kullanma zgrlyd. Kurulular ynetenler, ayn zamanda mal sahibi olduklarndan, agzllk gdleri, bu sermaye kullanma ve yatrm yapma zgrln ne kard. Yirminci yzyln ortalarnda grece olarak ok sayda kii byk servetlerin sahibi olmakla birlikte Amerikallarn fazla bir mlk yoktur. Ortalama Amerikal bir ite almaktadr, nakit, hisse senedi, tahvil ya da yaam sigortas eklindeki grece olarak kk tasarruflarla yetinmektedir. Ona gre sermaye yatrm zgrl pek nemli deildir; hisse senedi alabilecek durumda olanlar bile, bunu bir kumar olarak grmekte, mali danmanlarn sraryla ya da dpedz ortaklk senetlerine gvendiklerinden bu ie girmi bulunmaktadr. Gnmzde asl zgrlk duygusu, bir baka alanda, tketim alannda nem kazanmtr. Standardn altnda yaayanlar dnda herkes, tketici zgrl'nn tadm kartmaktadr.

Bunun sonucu olarak devletin ya da alt kuruluun ilerin-' de nemsizlik dnda hibir etkisi olmayacak kadar gsz bir birey ortaya kar. Onun bir patronu var, patronunun da patronu var, patronunun patronunun da bir patronu var, bir paras olduu ynetim makinasnn programna bal olmayan ve de bir patronu olmayan yalnzca birka birey var. Bir tketici olarak bireyin ne gc var peki? Dzinelerce sigara, di macunu, sabun, koku giderici, radyo, televizyon markas var, dzinelerce film ve televizyon program var. Var olu var. Hepsi de onun beenisini kazanmaya alyor. Hepsi de onun zevki iin ortaya serilmi. lerinden birini seme zgrl var kiinin, ama bu arada temelde hibirinin dierinden farkl olmadn unutuyor. Beendii metay yeleme zgrl onda bir gllk duygusu yaratyor. nsan olarak gsz olan kii bir alc ve tketici olarak gl hale geliveriyor. Tketimde seme zgrln kstlayarak gllk duygusunu tehlikeye atar m insan? nsann byle davranmas iin tek bir koul olsa gerektir: Toplumun btn havasnn deimesi ve kiiyi, kendi bireysel ve toplumsal meselelerine ilgi duyar hale ve etkin duruma getirmesi. nsan ancak byle bir durumda sahte bir zgrle ve s-permarkette bir kral olmaya gereksinim duymayabilir.12 Snrsz tketim modelini sorgulama giriiminde bir glk daha karmza kmaktadr. Zorlayc tketim, kaygy giderir, bir denge unsuru oluturur. Daha nce de belirttiim gibi, bu trden tketim gereksinmesi, isel boluk duygusundan, umutsuzluktan, kafa karkl ve gerilimden kaynaklanr. Tketim maddelerini a-lan birey, var olduunu kendisine kantlam olur. Eer tketim azaltlrsa, byk lde kayg su yzne kar. Kaygnn ortaya kmas olaslna kar direnme, tketimi ksma isteksizlii dourur. Bu mekanizmann en iyi rnei, halkn sigara tketimine gsterdii tutumdur. Sala zararl olduunu bilmelerine karn, byk bir ounluk sigara tketmeyi srdryor. Bunun nedeni zevkten vaz gemektense erken lm tehlikesini gze almalar m? Sigara ienlerin davranlarnn zmlenmesi, bunun byk lde bir Beenisini kazanmaya alan birka aday arasnda seme yapabilecek semende de, ya tapmn yaratabilme ya da yok etme gcn hisseden film yldz hayrannda da ayn trden gllk duygusu vardr. 132 UMUT DEVRM TEKNOLOJ TOPLUMUNUN NSANLAMASI 133 ussallatrma olduunu gstermektedir. Sigara tketimi gizlenmi kayg ve gerilimi bastrr; insanlar, kayglaryla yz yze gelmektense salklarm tehlikeye atmay yelerler. Bununla birlikte, yaam srecinin nitelii, imdikinden daha nemli hale geldiinde, ou kii sigaray brakacak, ar tketimde bulunmayacaktr; bunu salt bedensel salklar uruna yapmayacaklar, kayglandklarnda, daha retken yaamann yollarn bulabilecekleri iin byle davranacaklardr. (Bu arada unu da belirtmek gerekir ki, seks de iinde olmak zere zorlayc zevk kilimlerinin ou, zevk alma isteinden deil, kaygdan kanmak isteinden doar.) Tketimin snrlar sorununun deerlendirilmesi ok gtr; bunun nedeni, Birleik Devletler gibi varsl bir toplumda bile, kesinlikle hakl isteklerin tmyle

karlanmamasdr. Bu, nfusun en az yzde krk iin geerlidir. Optimum tketim dzeyine ulamadan tketimi ksmay nasl dnebiliriz? Bu sorunun yant verilirken iki nokta dikkate alnmaldr: Birincisi, toplumun varsl blmnde zararl tketim noktasna imdiden ulatmz olgusu, ikincisiyse tketimin durmadan artmasn salama amacnn, optimal tketim dzeyine ulalmadan bile bir doymakbilmezlik duygusu yarattdr; bu duyguya kaplan insanlar yalnzca hakl gereksinmelerinin karlanmasn istemekle kalmamakta, isteklerinin ve doyumlarnn da durmadan artmas ynndeki dlerinin gereklemesini beklemektedirler. Bir baka deyile, retim ve tketim erisinin snrsz ykseltilmesi fikri, daha tketimin doruuna ulalmadan nce bile, bireyde edilginliin ve hrsm gelimesine katkda bulunmaktadr. Btn bu olgulara karn, toplumumuzun yaama hizmet eden bir topluma dnmesinin tketimi deitirecei ve bu arada dolayl olarak iinde bulunduumuz sanayi toplumunun retim modelini deitirecei grndeyim. Byle bir deiim brokratik buyruklarla deil, yaam gelitiren ve yaam engelleyen gereksinmeler arasndaki ayrmn farkna varacak ekilde eitilmi bir nfusun, incelemeleri, bilgilenmeleri, tartmalar ve karar veren konumuna ulamalar sonucunda gerekleebilir. Bu yolda atlacak ilk adm, bu iki gereksinim trnn birbirinden ayrlmasna yarayacak incelemelerin yaplmasdr; bildiim kadaryla bugne dek bu yolda ciddi bir alma yaplm deildir. Ruhbilimci, toplumbilimci, iktisatlarla tketimde bulunan halkn temsilcilerinden oluan bir grup, insanolunun gelimesine ve mutluluuna hizmet eden insanc gereksinmelerle, sanayinin ve krl yatrmlarna bir k yolu bulmak zere yaplan propagandalarnn yaratt yapay gereksinmeleri birbirinden ayrd edecek bir incelemeye giriebilir. Birok dier sorunda olduu gibi burada da nemli olan bu iki gereksinim tipi ve ikisi ortasmdaki gereksinmeler arasndaki farklar saptama gl deil, son derece nemli sorularn ortaya atlmasdr; bunun iinse, toplumbilimcilerin, toplumumuzun przsz olduu sylenen ileyiiyle ya da bu toplumun savunucular olarak kendilerinden beklenen ilevlerle uramak yerine insan ele almalar gerekmektedir. Burada mutluluk kavramyla ilgili olarak bir genel noktay belirtebiliriz. Mutluluk teriminin uzun bir gemii vardr; bu kavramn Yunan hazchndan (hedonizminden) gnmze dek geirdii deiiklikleri burada inceleyenleyiz; ancak, gnmzde ounun mutluluk olarak yaad eyin, nitelii ne olursa olsun, isteklerinin tam anlamyla doyurulmas anlamna geldiini sylemekle yetinebili-riz. Bu anlamda alglandnda, mutluluk, Yunan felsefesinin bu duyguya ykledii nemli nitelikleri yitirmi oluyor; bylece, mutluluun, tmyle nesnel gereksinmelerin doyurulmasyla varlan bir durum olmad, insann varoluu ve gizilgleri erevesinde nesnel geerlilii olan gereksinmelerin doyurulmasyla ulalan bir durum olduu tanmlamas geersiz kalyor. yisi mi biz, mutluluu deil de, sevinci ve youn canll ele alalm. Yalnz akld bir toplumda deil, en iyi toplumlarda bile duyarl kii, yaamn kanlmaz trajedilerinin kendisini zmesini engelleyemez. Duyarl ve canl bir insan iin, sevin de, znt de kanlmaz deneyimlerdir. imdiki anlamyla mutluluk, insan varoluunun doluluuna elik eden bir koulu deil de, yzeysel bir doymuluk halini ifade etmektedir; mutlulukun, sevincin yabanclam biimi olduu sylenebilir- '

Tketim ve retim modelinde bylesi bir deiiklik nasl gerekleir? Her eyden nce, birok bireyin, bu tketim modelini de134 UMUT DEVRM itirecek ekilde davranmas yerinde olur. Bu, baz gruplarda belli bir lde denendi. Burada asl olan, dnyadan el etek ekmek ya da yoksullua gmlmek deil, yaam yadsyan tketim yerine yaam onaylayan tketimi gerekletirmektir. Bu ayrm yapabilmek iinse, yaamn ne olduunun, etkin olmann ne anlama geldiinin ve nelerin harekete geirici, zendirici, uyarc etki yaptnn farkna varmak gereklidir; bunlarn kartlarnn neler olduunu bilmek gereklidir. Bir giysi, bir sanat rn, bir ev, birinci ya da ikinci kategoride olabilirler. Modaclarn ve halkla ilikiler grevlilerinin kr amalarnn rn olan modaya uygun bir giysi, kiisel tercih ve zevke uygun, ekici ya da gzel bir giysiden ok farkldr. Birka giysi reticisi, rnlerini, kendilerine zorla benimsetilmeye allan deil de beendiini giymekten holanan kadnlara satmay yeleyebilirler. Ayn ey, sanat rnleriyle estetik duygulara seslenen dier rnler iin de geerlidir. Eer bunlar, birer stat simgesi ya da sermaye yatrm olmak ilevlerini yitirirlerse, gzeli tanma ve seme duygusu yeni bir geliime urama frsat bulacaktr. Gereksiz olan, ya da tembellik yaratmaktan baka ie yaramayan eyler dikkate alnmayacaktr. zel otomobil, bir stat simgesi deil de yararl bir ulam arac haline geldiinde, tad anlam farkl olacaktr. Artk insanlarn her iki ylda bir otomobil deitirmesine, yeni bir otomobil almasna gerek kalmayacak, sanayi, retiminde ok byk deiiklikler yapmak zorunda olacaktr. Ksa ve z sylemek gerekirse, bugne dek tketici, sanayinin beynini ykamasna izin vermi, hatta onu bu ii yapmaya davet etmitir. Sanayiyi yzgeri etmek, ve onu kendi istediklerini retmeye zorlamak, ya da istemedii eyleri reterek byk zararlara uramasn salamak, yani onu denetlemek tketicinin elindedir, ve tketici bu gcnn farkna varabilir. Sanayi egemenliine kar tketici devrimi henz gereklememitir. Sanayi devlet denetimini eline almaz ve devletin tketiciyi saptrma hakkn kendi elleriyle yrtmezse, bu hi de uzak bir olaslk deildir. Tketici devrimi derken, tketicinin, irketleri yok etmek istedii dmanlar olarak grdn sylemek istemiyorum. Sylemek istediim, tketicinin irketleri kendi isteklerine yant vermeye TEKNOLOJ TOPLUMUNUN NSANLAMASI 135 ard ve yneticilerin de bu meydan okumaya karlk vermeye baladdr. Sulamalar durumu akla kavuturmaya ya da dzeltmeye yaramayacaktr. Tpk tketiciler gibi, irket yneticileri de ayn yabanclam dzenin parasdrlar; onun yaratclar deil de tutuklulardrlar. Yneticiler tketiciyi batan karp edilginlie srklemek eilimindedirler, ama tketici de bu edilgin rol ekici bulmakta, batan karma iini kolaylatrmaktadr. Her iki taraf da bir temel deiiklie diren gstermekte, ancak yaratc deiikliin gereklemesine, enerjilerin serbest braklmasna, yeni ya da yaratc zmlerin bulunmasna kar diren de her iki tarafta grlmektedir. Bir baka nlem de mevcut reklam yntemlerini yasalarla kstlamak olabilir. Bu noktay aklamaya pek gerek yok. Son onyllar-da gelimi olan btn akld, yar-uyuturucu

reklamlardan sz ediyoruz. Sigara reticilerinden paketler zerine sala zararl olduu yolunda bir uyar koymalarn zorunlu klan yasa13 gibi, ya da eyaletleraras ticaretle ilgili yanltc reklamlar, zellikle de federal yasalarla yasaklanan yiyecek, ila, kozmetik reklamlarm eyaletlerde de yasaklayan yasalar14 trnden bir yasa karmakla reklam yntemleri deitirilebilir. Reklamclk sanayiinin, gazetelerin, televizyonun, radyonun ve daha da nemlisi uyuturucu reklamdan planlama ve retim alannda byk lde yararlanan sanayilerin gc karsnda bu tr bir yasann gemesi olasl, demokratik sreci-mizdeki baz deiikliklerin yaplmasna baldr; zellikle de yurttaa bu sorundan haberli olma, onu deerlendirme ve tartma frsat verilip verilmemesine, yurttan gcnn, lobilerin gcnden ve lobilerin etkisi altnda bulunan Kongre yelerinin gcnden byk olup olmamasna baldr. Bir de retimin yeniden ynlendirilmesi konusu var. En iyi uzmanlarn ve aydn komuoyunun belirli metalarn retiminin genel 3 Bu msvetteyi gzden geirirken, radyo ve televizyonda sigara reklamlarn yasaklamay amalayan bir yasann bir federal sorumlu tarafndan nerildiini okudum. 14 Bu yasalarla ilgili olarak Basavc Yardmcs Frank W. Wozenkraft'dan bilgi aldm. 136 UMUT DEVRM nfusun karlar asndan daha yararl olduu sonucuna vardn kabul edeh'm; kurulularn en krl, ya da en az dgc, deney ve cesaret gerektiren metay retme zgrl, Anayasamz erevesinde kstlanabilir mi? Yasal adan bu byk bir sorun yaratmaz. Ondokuzuncu yzylda byle bir deiiklik sanayinin ulusallatrl-masn gerektirirdi, oysa bugn, Anayasamzda deiiklik gerektirmeyen yasalarla yaplabilir bu dzenleme. retimlerini, ne olursa olsun kr modeline deil de, salkl bir toplum modeline uydurmaya raz olan sanayilerin lehinde ileyen vergi yasalaryla yararl eylerin retilmesi desteklenirken, yararsz ve salksz eylerin retilmesi ekici olmaktan karlabilir. Hkmet, kredilerle uygun retimi destekleyebilir, ya da baz durumlarda, kendisi yatrm yaparak zel giriimcilere bu trden retimin kazanl olduunu gsterir, onlar zendirir. Btn bunlardan baka, birok yazarn zellikle de John Kenneth Galbraith'in iaret ettii zere, kamu sektrndeki yatrmlarn, zel sektr yatrmlarndan fazla olmas nem tamaktadr. Kamu sektrndeki ulam, konut, okul, park, tiyatro vb. gibi btn kurulularn iki tarafl yarar vardr: birincisi, bunlarn insann canllna ve gelimesine uyarlanm gereksinmeleri yerine getirmeleri, ikincisiyse, kiisel hrs ve kskanlk ve dolaysyla bakalaryla rekabet duygusu yerine bir dayanma duygusu yaratmalardr. Tketimle ilgili olarak dile getirdiim bu grler, son olarak bir konuya daha aklk getirmemi gerektiriyor: gelirle alma ya da i arasndaki iliki. Gemiteki pek ok toplum gibi bizim toplumumuz da almayan yememeli ilkesini kabul etmitir. (Rus komnizmi bu eski ilkeyi gelitirmi, biraz farkl dile getirerek sosyalist anlaya uyarlamtr.) Sorun, bir insann insanlarn ortak selametine katkda bulunarak toplumsal sorumluluunu yerine getirip getirmemesi deildir. Aslnda, bu lt aka ya da dolayl olarak kabul eden kltrlerde, almak zorunda olmayan zenginler, bu ilkenin dnda tutulmu, bir beyefendi, rahat yaamak iin almak zorunda olmayan kii olarak

tanmlanmtr. Btn insanlar, toplumsal bir ykmll yerine getirsin getirmesin, yaama hakkna sahiptir ve bu yadsnmaz bir haktr. alma ve tm dier TEKNOLOJ TOPLUMUNUN NSANLAMASI 137 toplumsal ykmllkler, insan, toplumsal sorumluluktan stne deni kabul etmeye istekli hale getirecek lde ekici klnmaldr ve insan, alk tehlikesiyle kar karya kald iin ahmamahdr. Eer bu ikinci ilke uygulanrsa, toplum, almay ekici klmak ve dzenim insan gereksinmelerine uydurmak zorunda olmaz. Gemite yaayan birok toplumda, nfusla mevcut retim teknikleri arasndaki oranszlk, aslnda zorunlu emek anlamna gelen bu ilkeyi uygulama zgrlne izin vermemitir. Zengin toplumda byle bir sorun yoktur, ama gene de, orta ve st snf yeleri bile, ilerini yitirme korkusuyla, sanayi sisteminin koyduu ltlere uymak zorunda braklmaktadrlar. Sanayi sistemimiz, onlara verebilecei kadar hareket olana vermemektedir. stenilen havada olmamalar nedeniyle yani yeterinden ok bamsz, herkesin benimsedii grleri dile getirmeyen, yanl kadnla evlenen kiiler olmalar nedeniyle ilerini yitirirlerse, ayn koullarda bir baka i bulmakta byk glk ekeceklerdir; daha aa konumda bir ie girmekse ailelerinin kiiliklerinin aa dzeye indii anlamna gelecektir; ykselme sreci iinde edindikleri yeni dostlar yitireceklerdir; karlar onlar azarlayacak, aalayacak, ocuklar sayglarm azaltacaklardr. Bunlar dile getirmemin nedeni, insann yaama hakkna sahip olduunu, bu hakkn devredilmez, kiinin elinden alnamaz bir hak olduu ilkesini savunmaktr. Yaama hakk hibir koula bal deildir ve yaamak iin gerekli temel metalarn alnmas hakkm, eitim ve salk hizmetleri grme hakkm ierir; insan, en azmdan doyurulmak iin hibir eyi kantlamak zorunda olmayan bir kpek ya da kedi sahibinin hayvanna davrand kadar iyi bir davrann nesnesi olma hakkna sahiptir. Bu ilke uygulansa ve eer bir kadn, erkek ya da bir yetikin, her ne yaparsa yapsn, maddi varlnn hibir ekilde tehlikeye dmeyeceinden emin olsa, insan zgrlnn alam byk lde geliecek, genileyecektir. Bu ilkenin kabul edilmesi, kiinin yeni ve ona daha uygun bir etkinlie girimek iin bir yl ya da daha uzun bir hazrlanma sreci yaamasn ve bylece uran ya da mesleini deitirmesini olanakl klacaktr. ou kii, meslekleri konusunda karar verdiklerinde, hangi etkinliin kendilerine daha uygun olacana karar vermek iin yeterli deneyim ve yarg gcne sahip olmadklar yalardadrlar. Belki de otuzlu yala138 UMUT DEVRM rn ortalarna geldiklerinde, imdi artk kendileri iin daha iyi olacan anladklar etkinlie balamak iin ok ge kaldklar olgusuyla karlarlar. Ayrca, hibir kadn, yaamm kazanmasn salayacak bir ite almak iin kendini hazrlama olanandan yoksun bulunmas nedeniyle, mutsuz bir evlilii srdrmek zorunda braklmayacaktr. Daha sevdii bir ii arad sre iinde alk ekmeyeceini bilen hibir ii, ya da alan, kendisi iin aalayc ya da houna gitmeyen koullar kabul etmek zorunda kalmayacaktr. Bu sorun isizlik sigortas ya da yardm fonlaryla zlm deildir. ou kiinin bildii gibi, burada uygulanan brokratik yntemler, ylesine aalayc ki, insanlar nfusun yardm-alan blmne katlmak zorunda kalmaktan korkarlar, ve bu korku, onlar

belli i koullarn geri evirme zgrlnden yoksun brakmaya yeterlidir. Bu ilke nasl gerekletirilebilir? Baz iktisatlar, garanti edilmi yllk gelir formln bir zm olarak nerdiler (bu ynteme bazen olumsuz gelir vergisi de deniyor).15 alanlarda fke ve tepki uyandrmamak iin, garanti edilmi yllk gelirin, kesinlikle asgari cretten az olmas gerekir. Bu yllk gelirin alakgnll ama gene de yeterli bir maddi tabam garanti etmesi iin, varolan cret dzeyinin byk lde ykseltilmesi gerekir. Alakgnll ve yeterli bir maddi temel oluturmak iin, imdiki minimum yaam standard dzeyinde bir asgari yaam standard saptamak uygun olabilir. Daha rahat bir yaanty yeleyenler, daha yksek bir tketim dzeyine ulamakta zgrdr. Baz iktisatlarn da gzlemledii zere, garanti edilmi yllk gelir, ekonomimizde nemli bir dzenleyici ge ilevi grebilir. Talebin srekli artan bir verime ayak uydurabilmesini salayacak, sanayi ekonomisinin bir zellii haline gelebilecek bir ileyi yntemi bulmak gerekli, diye yazyor C.E. Ayres. alrken saladklar gelir ne olursa olsun, imdi yetmi iki yan gemi herkese Sosyal Sigorta emekli ayl verilmesi gibi, topluluun btn yelerine belli bir geliri garanti etmek, ekonominin giderek artan bir aresizlik iinde gereksinim duyduu etkin talep akn salayacaktr.16 15 Bkz. Robert Theobald tarafndan derlenen The Guaranteed Annual Income (Garanti Edilmi Yllk Ger); ayrca Milton Friedman'n, James Tobin'in ve Friedman tasarlarnn ou esini ieren bir yasa tasars sunan Wisconsin Senatr Melvin Laird'in nerileri. 16 Robert Theobald tarafndan derlenen The Guaranteed Annual Income adl kitapta (New York: Doubleday, and Co. Inc., 1967), C.E. Ayres'in Guaranteed Income: An Institutionalist View balkl yazs, (s.170.) TEKNOLOJ TOPLUMUNUN NSANLAMASI 139 Meno Lovenstein, garanti gelir ve geleneksel iktisat zerine yazd bir yazda yle diyor: Bir iktisat, hatta geleneksel olam bile, seenekler mekanizmalarnn zmlemesini ou kiiden daha iyi gzden geirebilmen ve bunun nemli, ancak ok snrl bir ara olduunu grebilmelidir. Yeni ortaya atlan birok neri gibi garanti edilmi gelir kavram da uygulamaya konulmadan nce, kuramsal alanda tartlmaldr.17 Garanti edilmi yllk gelir yntemini neren, insanolunun tembel.olduu ve al ya da alk ek ilkesinin yokedilmesi halinde almak istemeyecei kar koymasna yant vermeye hazr olmaldr. Aslnda bu varsaym yanltr. nsann etkin olmaya doutan eilimli olduunu, tembelliinse, patolojik bir belirti olduunu gsteren pek ok kant vardr. Zorunlu emek sisteminde iin ekicilii pek dikkate alnmamakta ve insan ksa bir sre iin bile olsa ondan kama yollarm aramaktadr. Eer toplumsal dizge, bask ve alk tehlikesinden arnm bir alma ykmll yaratacak ekilde tmyle deitirilirse, yalnzca kk bir hasta insanlar aznl hibir ey yapmamay yeleyecektir. Belli bir aznln, kendilerini manastr yaam gibi bir yalnzla gmmek istemeleri, yalnzca isel gelimelerine, dnmeye ya da almaya, incelemelerde bulunmaya dalmalar olasdr. Orta alar, manastr yaamm kaldrabil-diine gre, bizim bu zengin teknoloji toplumumuz haydi haydi bu tr bir inzivaya olanak salar. Ama gene, birisinin zamann gerekten de iyi kullandm kantlamasn gerekli klan brokratik yntemleri koyduumuz anda, ilke, ilerliini yitirecektir.

Gelir garantisi ilkesinin, u anda kabul grmesi ok uzak bir olaslk olmakla birlikte, nemli bir ilke oluturan deiik bir uygulamas olabilir. Burada, onurlu bir yaam salayacak minimal gerekliliklerin, nakit olarak deil de, bedeva metalar ve deme gerektirmeyen hizmetler eklinde elde edilmesi ilkesinden sz ediyorum. Bu ilkeyi ilkokul eitimi iin kabul ettik, soluduumuz havaya da para vermiyoruz. Bu ilkeyi btn bir yksek retime yayabilir, niversiteleri bedava yapabiliriz; her renciye burs vererek bedava Meno Lovenstein, a.g.y., Guaranteed Income and Traditional Economics, s. 124. 140 UMUT DEVRM renimden yararlanmasn salayabiliriz. Bu ilkeyi bir baka ynde, yani temel metalan bedava datmak ynnde de gelitirebilir, rnein belki ekmei ve ulam parasz sunabiliriz. Zaman iinde onurlu bir yaam iin gerekli minimum maddi tabam oluturmalar lsnde btn metalar bedava datlabilir. Bu grlerin, yakn bir gelecekte gereklemesi dnlemeyecek neriler sunmalar asndan hayalci olduklarm sylemeye gerek yok. Ama ok daha gelimi bir toplumda, ekonomik ve psikolojik adan aklc olduklar da bir gerek. Bolluk iinde yaayan pek ok Amerikalnn, kendilerini sonsuz ve her geen gn biraz daha akld olan, daha-daha ok tketme srecinden koparmaya balamalarn nermek, byle bir nerinin gerektirecei tmyle ekonomik konularda da hi deilse ksaca gr belirtmeyi gerekli klar. Soru, ok yaln bir anlatmla udur: Daha-daha yksek tketim dzeylerinden yoksun bir ekonominin, glln ve yklmazln korumas teknik ve ekonomik adan olanakl mdr? u anda Amerikan toplumu bolluk iinde yaamamaktadr, nk nfusun en az yzde krk, ve geri kalan yzde altmn da byk bir blm an tketim iinde deildir. Dolaysyla u anda sorun, retim dzeyindeki bymenin kslmas deil, tketimin yeniden ynlendirilmesidir. Ama gene de, yle bir soru ortaya atlmaldr: (Yoksul uluslara yardm amacyla yaplan retim de iinde olmak zere) btn nfusa yetecek retim dzeyine ulaldktan sonra, nfus art oranna kout bir retim art da hesaba katlarak retimin hep ayn kalaca bir dnem olacak mdr; yoksa ekonomik nedenlerden tr, tketimde de art anlamna gelecek bir ynteme, yam, bitmez tkenmez bir retim art srecine bal kalmak m zorunlu olacaktr? Uygulama asndan u anda ivedi olmamakla birlikte, iktisatlar ve planlamaclar bu sorunu incelemeye balamaldrlar. nk, planlamamz, retimde durmayan art ynnde yapld srece, dncelerimiz ve ekonomik uygulamalarmz bu erein etkisi altnda olacaktr. Yllk retim art oranlar konusunda karar vermede bu nokta imdiden nem kazanmtr. MaksimaJ ekonomik byme TEKNOLOJ TOPLUMUNUN NSANLAMASI 141 oranna ulama amac, bir dogma olarak kabul edilmektedir; bunun nedeni kukusuz gerek gereksinimlerin ivediliidir, ama ayrca, szmona dinsel bir ilke de bu nedeni oluturmaktadr: bu ilkeye gre yaamn amac gelime dir, bu ama, retimde snrsz

ykselmeyi gerektirmekte ve cennetin sanayi versiyonunu oluturmaktadr. On dokuzuncu yzylda yazan siyasal iktisatlarn, daha-daha ok retim eklinde kendini gsteren ekonomik gelimeyi varlacak bir sonu deil, sona gtren bir ara olarak grmeleri ilgintir. Doru drst bir maddi yaam standardna ulatktan sonra, retken enerjilerin toplumun insansal gelimesi ynne evrilmesi beklenmiti. Onlar, daha ok maddi ey retme amacnn yaam tmyle sona erdirecei fikrini akllarndan geirmemilerdi. John Stuart Mill yle yazmt: ou kez tek bana olmak anlamnda yalnzlk, dncede ya da kiilikte olgunlua ermenin ve derinlemenin temel koullarndan biridir; doal gzelliin ve bykln, yceliin eliinde yaanan bir yalnzlk, yalnzca birey iin yararl olmakla kalmayan, ancak yokluu topluma zararl olan dnce ve esinlerin beiidir. Doann kendiliinden etkinliini gerektiren eylerden yoksun, insanoluna yiyecek yetitirmeye elverili, her bir dnm ekilip biilmi, ieklerle ya da ayrlarla kapl her alan srlm, yiyecek konusunda kendisine rakip olaca gerekesiyle insann yararlanabilecei ekilde evcilletiril-memi btn drt ayakl hayvanlarn ya da ku trnn yok edildii, her alln ya da fazlalk aacn kknden skld ve gelitirilmi tarm adna ot diye sklp atlmayan tek bir yaban ieinin ya da bitkisinin yeerdii bir kar topran kalmad bir dnyada derin dncelere dalmak da doyurucu olmayacaktr. Eer dnya, servetin ve nfusun snrsz art nedeniyle, daha iyi ya da daha mutlu deil de daha byk bir topluluu yaatmak amacyla kknn kaznabilecei gzelliklerin byk bir blmn yitirecekse, gelecein canllarnn selameti iin itenlikle dilerim ki, zorunluluk onlar durdurmadan ok nce belli bir dzeyde kalmaya raz olsunlar. Sermayenin ve nfusun belli bir dzeyde kalmasnn, insan geli142 UMUT DEVRM meinin de belli bir dzeyde kalaca anlamn iermediini sylemeye gerek bile yoktur. Kafalar artk yaam srdrme sanatyla uramay braktnda, her trden zihinsel kltre, ahlaksal ve toplumsal gelimeye, Yaama Sanatn gelitirmeye her zamankinden fazla yer verilebilecek ve yaama sanatn gelitime olasl da her zamankinden fazla olacaktr.18 Yaam daha soylu ya da gerekten mutlu klma ynnde pek az yarar salayan ya da hi yarar olmayan tketim konusunda Alfred Marshall unlar sylyor: alma saatlerini azaltmak, birok durumda ulusal kazanc ve dk cretleri azaltacaktr; ama gene de, ou kiinin daha az almas belki de daha iyi olacaktr; yeter ki, ortaya kan maddi gelir kayb, yalnzca elverisiz tketim yntemleri uygulayan btn snflarn elverisiz tketim yntemlerini terk etmesiyle karlansn ve insanlar bo vakitlerini iyi kullanmasn rensinler.19 Bu yazarlar modas gemi, romantik vb. nitelemelerle geersiz klmak kolaydr. Ama yabanclam insann dnmesi ve planlamas, salt son moda olmas, ya da teknolojimizin programlama ilkelerine uymas nedeniyle daha iyi olamaz. Tersine, bugn iinde bulunduumuz koullar planlamaya ok daha elverili olduundan, bu yzyln ilk yarsnda salt ruh halimize uymad gerekesiyle kk grdmz fikirlere ve deerlere daha ok nem verebiliriz.

imdi u kuramsal soru ortaya kyor: ada teknolojik yntemlere gre grece olarak sabit bir ekonomik sistem yrtlebilir mi, ve yrtlebilirse, bunun koullan ve douraca sonular nelerdir? Burada yalnzca baz genel gzlemlere yer vereceim. Eer bugn, insan insanlktan karan gereksiz tketimi kesersek, daha az retim, daha az i olana, daha az gelir ve ekoniminin belli 18 J.S. Mill, Principles of Political Economy (Politik Ekonominin lkeleri) (Londra: Longmans, Green and Co., 1929), s. 750-51. 19 Alfred Marshall, Principles of Economics, 8. basm (Londra: Macmillan, 1966), s.599. TEKNOLOJ TOPLUMUNUN NSANLAMASI 143 sektrlerinde daha az kazan olgularyla kar karya kalacaz. Elbet bu yalap ap, planlamasz falan yaplrsa, ekonomimizin tamam iin ve de belli insan gruplar iin byk zorluklar douracaktr. Burada gerekli olan, artan bo vakitleri, planl bir sre iinde btn i alanlarna yaymak, insanlar yeniden eitmek ve baz maddi kaynaklan yeni bir plan uyarnca yeniden tasnif etmektir. Bunun iin zamana gereksinme vardr ve elbet, hibir sanayi, tek bana ekonominin geni sektrlerini etkileyecek bir plan oluturamayacana ve uygulayamacana gre, planlama zel deil de toplumsal dzeyde yaplacaktr. Yeterli bir planlama yaplrsa, toplam gelir ve kazancn indirilmesi, almaz bir sorun olmayacaktr, nk tketimi aa ekmekle gelir gereksinmesi de azalm olacaktr. retim potansiyelinin artmas nedeniyle, sabit bir retim ve tketim dzeyini koruyarak daha az alma ile ok daha yksek retim ve tketim yaparak srekli alma arasnda bir seme yapmak durumuyla kar karya kaldk. Belki de biraz kskan bir yaklamla bu ikisinin bir karmn setik. retim ve tketim artrld, ayn zamanda da alma saatleri azaltld, ocuk ii hemen hemen kalmad. Bu tercih teknik gereklilik sonucu yaplm deildir, toplumsal davranlarn deimesinin ve siyasal savamn sonucudur. Bu nerilerin deeri ne olursa olsun, iktisatlarn, Duraan bir teknoloji toplumu olanakl mdr? sorusuna yant olarak ortaya koyabilecekleri nerilere kyasla pek nemli deiller. nemli olan uzmanlarn bu sorunu ele almasdr; bunun iinse sorulan sorunun nemli ve uygun olduunu grmeleri gerekir. unu da unutmamaldr ki, asl glk, sorunun ekonomik ve teknik ynlerinde deil de siyasal ve psikolojik ynlerinde ortaya kabilir. Alkanlklar ve dnme biimleri kolay deimez, birok gl kar gruplar tketim deirmenini dndrmek ve hzlandrmaktan yana olduklarndan, varolan modeli deitirme savam uzun ve g olacaktr. Her zaman sylendii gibi, u anda en nemli ey, bir balang oluturmaktr. Bu konuyla ilgili olarak belirtmek istediim bir nokta daha var: Maddi tketime dkn olan yalnz biz deiliz dier Batl uluslar, Sovyetler Birlii ve Dou Avrupa uluslar da ayn ykc tu144 UMUT DEVRM zaa dm grnyorlar. Ruslar bizi amar makinalarma, buz-dolaplanna boacaklarm ne sryorlar. Aslnda onlara bir baka anlamda meydan okumal ve yanl bir yara girmek yerine toplumsal gelimenin bu evresini amaya, otomobil ya da televizyon

alclarnn saylaryla llp tanmlanmayan gerek bir insan toplumu ina etmeye armalyz onlar. retimi zaman iinde duraan bir dzeye getirmek u anda kuramsal bir sorundur, ancak, tketicilerin, yaayan birer canl olarak gereksinimlerini doyuracak ekilde tketimlerini azaltmalar halinde ortaya kacak bir uygulama sorunu vardr. Eer bu gerekleirse, imdiki ekonomik byme orannn korunmas iin, retimi belli gereksiz zel tketim rnlerinden daha insancl toplumsal tketim rnlerine ynlendirmemiz gerekir. Burada gereksinmeler aka bellidir ve birok ada zm-lemeci ve yazar tarafndan dile getirilmitir. Yaplacak iler listesinin bir blmnde unlar olabilir: Ulusun yaama alann yeniden ina etmek (milyonlarca yeni konut), kamu eitimi ve kamu sal birimlerinin byk lde artrlmas ve gelitirilmesi, kent ii ve ehirleraras ulam sistemlerinin gelitirilmesi, bykl kkl on binlerce elence birimi kurmak (parklar, ocuk baheleri, yzme havuzlar vd.), insan varlnn bu boyutunu henz alglamam olan milyonlarca insana, yz binlerce toplulua, tiyatro, mzik, dans, resim, sinema gibi etkinlikleri getirerek kltrel yaamn gelimesi y- nnde bir balang oluturmak. Btn bu abalar, byk insan kaynaklarnn fiziksel retimini ve gelimesini gerektirmektedir. Bu tr tasarmlar, yoksul aznln sorunlarna seslenmeleri, ve ayn zamanda yoksul olmayanlarn d-gcn ve enerjilerini seferber etmeleri asndan yarar hemen grlecek etkinlikler ierir. Ayrca, tketimi ksmann yaratt sorunlar tmyle ortadan kaldrmasa bile yumuatacaktr. Bu trden byk programlar stlenildiinde, ulusal ekonomik ve toplumsal planlamalar gerekecektir elbet; nk insan ye madde kaynaklarnn kullanlmasnda temel deiiklikler sz konusu olacaktr. Bu abalarn en nemli sonucu, gerekten de hakiki bir insan toplumuna doru ilerlediimizi gstermek olacaktr. Canl ve sorumlu bir toplum TEKNOLOJ TOPLUMUNUN NSANLAMASI 145 yaratma ynnde atlacak bir dier byk adm da, bu programlarn her ynnde sz konusu insan ve topluluklarn tasarmn gelimesinden ve uygulanmasndan sorumlu tutulmalanyla atlm olacaktr. Ulusal dzeyde, uygun yasalarn karlmas ve yeterli finansman gereklidir ama bu nemli asgari koul yerme getirildiinde maksimum halk katlm ve eitli tasarmlarn yaplmas temel ilke olmaldr. zel sektrden kamu sektrne geite, yksek gelire yksek vergi uygulanmasyla zel harcamalar kstlanacak ve insan insanlktan uzaklatran ldrc zel tketimden insanlar yaratc topluluk etkinliklerine yneltecek yeni kamu tketim biimlerine geilecektir. Byle bir deiikliin, ekonomik sistemde ar hasarlar meydana getirmesini nlemek iin zenli planlamalar gerektireceini sylemek bile fazla olur; bu konuda, silah retiminden bar retimine geite karlatmz sorunla kar karya bulunuyoruz. 5. Ruhsal-Tinsel Yenilenme Bu kitap boyunca, sistem adamnn, yalnzca fizyolojik varoluunu salayan maddi gereksinmelerinin doyurulmas, te yanda zellikle insana zg olan gereksinim ve yeteneklerin sevgi, sevecenlik, akl yrtme, sevin vd.nin doyurulmamas halinde, ilevlerini gerektii gibi yerine getiremeyeceini tarttk. Gerekten de, insan ayn zamanda bir hayvan olduundan, her eyden nce maddi

isteklerinin karlanmasn gereksinir; ancak insann tarihi, resim ve heykel, mitoloji ve drama, mzik ve dans gibi varolu-st gereksinmelerinin dile getirilmesi araylar iinde bulunduunu gstermektedir. nsan varoluunun bu ynlerini bir araya toplayan tek sistem, din olmutur. Yeni bilimin gelimesiyle, geleneksel din biimleri, giderek etkisini yitirmi, Avrupa'da, dinsel deerlerin yitirilmesi tehlikesi bagstermitir. Dostoyevski bu korkuyu u nl tmcesinde dile getirmitir: Tanr yoksa, her ey mmkndr. Onsekiz ve ondoku-zuncu yzyllarda, birka kii, gemite dinin temsil ettii eyin yerini alacak yeni bir ey yaratmann gerekli olduunu grmtr. RoR: 10 146 UMUT DEVRM bespierre, yapay bir yeni din yaratmaya alm ancak kanlmaz bir baarszla uramtr; bunun nedeni, nl devrimcinin maddeci bir gemie sahip olmas ve gelecek kuaklara taparcasna inanmas, dolaysyla yeni bir din ortaya atmak (bu mmkn olamazd geri ama) iin gerekli temel eleri grememesiydi. Ayn ekilde Comte da yeni bir din ortaya atmay dnd, ancak olgucu (poziti-vist) bir dnr olmas, doyurucu bir sonuca ulamasna engel oldu. Ondokuzuncu yzylda Marx'in sosyalizmi dnyasal bir ereveye oturtulmu olmasna karn en nemli popler dinsel hareketi oluturmutu. Dostoyevski'nin, artk Tanrya inanlmadmda btn ahlaksal deerlerin bozulaca tahmini, ksmen gereklemitir. ada toplumda yasa ve geleneklerin genelde kabul ettii zel mlkiyete sayg, bireyin yaamna sayg ve dier baz ilkeler gibi ahlaksal deerler aynen korunmutur. Ama toplumsal dzenin gerekleri kapsamna girmeyen insansal deerler, gerekten de arlklarn ve etkilerini yitirmilerdir. Ancak Dostoyevski, ok daha nemli bir adan yanlmtr. Son on yl, zellikle de be yl iinde Avrupa ve Amerika'nn drt bir yannda grlen gelimeler, hmanist geleneklere daha ok deer verme ynnde ok gl bir eilim sergilemitir. Bu yeni anlaml bir yaam aray kk ve soyutlanm kmelerde ortaya kmakla kalmam, Katolik ve Protestan kiliselerde olduu gibi, tmyle farkl toplumsal ve siyasal yaplara sahip lkelerde de byk bir harekete dnmtr. Bu yeni harekete inananlar da inanmayanlar da, bir noktada birlemektedirler: eylemler ve insan davranlar yannda kavramlar nemsiz kalr. Bir Hasid yks bu szlerimizi aklayacak rnei oluturabilir: Bir Hasidci ustann mridine sorarlar: Neden gidip stadla konuuyorsun? Onun zl szlerini dinlemek iin mi? Mridin yant yle: Hayr canm, ayakkablarn nasl baladn grmeye gidiyorum. Sylenmek istenen aka ortada. Bir kiinin kabul ettii fikirler ya da grler nemli deildir, nk ocukluundan beri bu fikirlerle yorulmutur ya da nk bunlar allagelmi dnce kalplardr; asl olan insann kiilii, davranlar, fikir ve inanlarnn kkleridir. Byk Diyalog, paylalan ilgi, kayg ve deneyimin, payTEKNOLOJ TOPLUMUNUN NSANLAMASI 147 lalan kavramlardan daha nemli olduu fikrine dayanmaktadr. Bu, burada sz edilen eitli gruplarn kendi kavram ve fikirlerini terk ettikleri, ya da onlar nemsiz grdkleri anlamna gelmez. Sylenmek istenen, bu gruplarn hepsinin de, paylalmayan kavramlarn

onlar birbirinden ayrd, paylatklar kayglarn, paylatklar deneyimlerin, paylatklar edimlerinse onlar ortak bir noktada birletirdii inancna vardklardr. Abbe Pire, bu olguyu ok yaln ve gl bir dille anlatmaktadr: Bugn nemli olan, inananlarla inanmayanlar arasndaki ayrm deil, umursayanlarla umursamayanlar arasndaki ayrmdr. Bu yeni yaam biimi, daha ak olarak u ilkelerde dile getirilebilir: nsann gelimesi iin kendi ben'inin dar duvarlarn, hrsn, bencilliini, trdelerinden ayr olma durumunu, yani temel yalnzln amas gereklidir. Dnya ile ilikili ve onun bir paras olmak, etkilenebilir nitelikte, ama kimlik sahibi ve btnlk iinde bulunmak, canl olan her eyden zevk duymak, yeteneklerini evresindeki dnyaya boca etmek, ilgili bir insan olmak, ancak ve ancak bu ama'nn gereklemesiyle olanakldr; ksacas, sahip olmak ve kullanmak deil de olmak iin, hrs ve egomaniyi yenmek gerekir.20 Konuya tmyle deiik bir adan bakan radikal hmanistler, her ekil ve biimdeki putuluu yadsma ve onunla savama ilkesini benimsemilerdir. Buradaki putuluk, kiininin kendi ellerinin rnne tapma ve dolaysyla insan eylerin kulu haline getirme ve bu sre iinde insann da ey'e dnmesi anlamnda alnmtr. Eski Ahit Peygamberlerinin kar olduu putlar, tatan, aatan yaplma putlar, ya da aalar, tepelerdi; gnmzn putlarysa liderler, kurumlar, zellikle de devlet, ulus, retim, yasa ve dzen ile insann rettii her eydir. nsann Tanrya inanp inanmad, putlar yadsyp yadsmad sorunu yannda nemsiz kalmaktadr. Yabanclama kavram, Kutsal Kitaptaki putuluk kavramyla ayndr. Her 20 Burada ana hatlar belirtilen ilkenin, Budac dnceyle Yahudi-Hristiyan dncesinin benimsedii temel ilke olduu ok iyi bilinmektedir. Manc' dnr Adam Schaff in, Society and the Individual (Toplum ve Birey) adl kitabnda, benlikilii yenme'yi, Manc' ahlkn temel ilkesi olarak gstermesi de ilgintir. 148 UMUT DEVRM 1 ikisi de, insann kendi yaratt eylere ve kendisinin oluturduu koullara boyunemesi anlamna gelir. Tanrya inananlarla inanmayanlar ayran ey ne olursa olsun, ortak geleneklerine bal insanlar birletiren tek bir ey vardr: putulua kar sava ve hibir eyin ve hibir kurumun Tanrnn yerini alamayaca inanc, ya da Tanrya inanmayan kiinin azyla sylersek, hi-bireye ayrlm olan o boluun yerini hibir eyin alamayaca inanc. Radikal hmanistlerin paylat dier bir gr de, konuya nc bir boyut getirmektedir. Buna gre bir deerler hiyerarisi vardr; aa dzeydeki deerlerin en yksek deere gre belirlendii bir sralamadr bu; bu deerler, bireysel ve toplumsal yaantnn balayc ve zorlayc ilkelerini olutururlar. Tpk Hristiyanlk ya da Budaclkta, manastr yaants srenlerle srmeyenler arasnda ayrm olduu gibi, kktencilikte de, kiinin bu deerleri kendi yaamnda uygulamasn onaylayanlar ve onaylamayanlar ya da deiik llerde onaylayanlar olabilir. Ancak baz deerlerden dn verilemeyecei ilkesi yannda bu farkllklar nemsiz kalmaktadr. nsanlarn On Emir'i ya da Budaclarn Sekiz lke'sini yaamlarn ynlendiren ilkeler olarak gerekten kabul etmeleri halinde, btn kltrmzde dramatik bir deiikliin gerekleecei doru

olabilir; ama bu noktada uygulanmas gereken deerlerin ayrntlar zerinde tartmann anlam yoktur, nk asl nemli olan, bir ideolojiye boyun eme'yi deil de uygulama ilkesini kabul edenleri bir araya toplamaktr. ok grlen bir dier ilke de, btn insanlarn dayanma iinde olmas ve belli bir gruba deil de, yaama ve insanla ballk ilkesidir. Aslnda bunu bu ekilde dile getirmek bile yanltr. Bir baka kiiye kar duyulan gerek sevginin zel bir nitelii vardr: Ben, o kiide yalnzca o kiiyi deil, insanl sevmi olurum, ya da bir Hristiyan ya da Musevinin gryle sylersek, o kiide Tanry sevmi olurum. Ayn ekilde, lkemi seviyorsam, bu sevgi, ayn zamanda insana ve insanoluna kar duyduum bir sevgidir; eer byle deilse, kiinin bamsz olma yeteneinden yoksun bulunmasndan kaynaklanan bir ballk, ve son zmlemede, putuluun bir baka anlatmdr. TEKNOLOJ TOPLUMUNUN NSANLAMASI 149 Asl nemli olan bu yeni-eski ilkelerin nasl yrrle konacadr. Dine bal olanlar, dinlerini, hmanizmi tam anlamyla uygulayacak bir ekle dntrmeyi umuyorlar, ama bir ou da bunun nfusun baz blmleri iin geerli olabileceini, dier bir blmn-se, bilinen nedenlerden tr, bu yeni-eski ilkelerle ayrd edilemeyecek kadar iice gemi dinci kavramlar ve kuttrenleri kabul edemediini bilmektedir. Nfusun yaayan Kilisenin saflarna bile katlamayan blm iin bir umut var mdr? Kutsal Kitaplardaki ya da herhangi bir mitolojide bulunan trden ncllere dayanmayan yeni bir din kurulabilir mi? Dinlerin, somut, tarihsel srecin doasyla, belli bir toplumun, toplumsal ve kltrel koullarnn anlatm olduu aktr. lkeleri bir araya getirmekle bir din kurulamaz. Bir din olmayan Budizm bile, temelde hibir mitolojiye dayanmamasna ve usu ve gereki dnceyle atan ncllere sahip olmamasna karn, Bat dnyasnda kabul grememitir.21 Dinler genellikle olaanst zeki, az rastlanr, karizmatik kiilerce kurulur. Geri, domadn varsaymak iin bir neden yoktur ama, byle bir kiilik, gnmz ufkunda henz belirmemitir. Ama bu arada yeni bir Musa ya da yeni bir Buda bekleyemeyiz; elimizde olanlarla yetinmek zorundayz; aslnda, belki de tarihin bu annda yeni bir din liderin bulunmamas daha iyidir, nk bu lider de gereinden daha ksa srede puta dntrlecek, ve insanlarn yreklerine ve zihinlerine szma frsat bulamayacaktr. 21 nemli bir ekoslovak dnr olan Fiser, Budizm zerine yazd henz yaymlanmam deerli kitabnda, Budizmin, tarihte, Marx'cihk dnda kitlelerin zihnine yerleen ve bir felsefe sistemi olarak, Bat dnyasnda din olarak nitelenebilecek bir oluum gelitiren tek felsefe olduunu vurgulamaktadr. Ama ayrca, Budizmin bir kopyasnn yaplmas ve onu imdiki biimiyle sanayi toplumuna uyacak yeni bir din olarak sunulmasnn olanaksz olduunu da sylemektedir. Dinsel olmayan bir dinin btn biimlerini gelitirmi bulunan, bildiim en incelikli, anti-i-deolojik, usu ve ruhsal-tinsel sistem olan Zen Budizm iin de ayn ey geerlidir. Zen Budizmin aydnlar, zellikle de genler arasnda byk ilgi uyandrmas, Bat dnyasnda derin ilgi yaratabilecei umudunu dourmas bir rastlant deildir. Bence Zen Budizmin fikirleri bu etkiyi yaratabilir, ancak, Batda bir dinin yerini tutabilmesi iin yepyeni, ve beklenmedik dnmlerden gemesi gereklidir.

150 UMUT DEVRM Bu durumda elimizde kala kala birka genel ilke ve deer mi kalm oluyor? Sanmyorum. Sanayi toplumunun yapsnda bulunan, ancak lmcl bir brokrasiyle, yapay tketimle ve zellikle yaratlm can skntsyla boulmu olan yapc gler, yeni bir umtluluk duygusuyla, bu kitapta tartlan toplumsal ve kltrel dnmle harekete geirilirse; eer birey zgvenini yeniden kazanrsa; ve eer insanlar kendiliinden oluan gerek bir kme yaantsnda birbirleriyle iletiim kurabilirlerse, yeni ruhsal-tinsel yaant biimleri ortaya kacak, geliecek ve zaman iinde bu yaantlar birletirilerek toplumsal geerlilii olan tmel bir sistem oluturulacaktr. Daha nce tarttmz dier noktalarn ounda olduu gibi burada da her ey bireyin tam anlamyla canl olma ve kendi varoluu sorununun zmlerini, yantlar brokratlarn vermesini beklemeden arama yrekliliini gstermesine baldr. Hatta baz kuttren biimlerinin yaygn olarak ve anlaml bir ekilde kabul edilmesi bile beklenebilir. Bu srecin balad, We Shall Overcome (Aacaz) gibi bir ezgi olmakla kalmayp, yaayan birer kuttren haline gelen arklarda grlmektedir. Quaker mezhebine bal olanlarn ayinlerinde yapt gibi herkesin bir sre sessiz kalmas eklinde uygulanan bir kuttren, geni kitleler tarafndan benimsenebilir; her nemli toplantnn balangcnda ya da bitiminde insanlara dnme ve bir konuda younlama olana sunan be ya da on be dakikalk bir sessizlik ya da sayg duruu gelenek haline gelebilir. Ayrca gvercin gibi, bir insan figrnn izgileri gibi simgeleri de bar ve insana sayg simgeleri olarak benimsemi bulunuyoruz. Kilise yaants dndaki yaantlarla ilgili dier ortak kuttren ve simgelerin gelitirilmesi olasl konusunda daha ayrntl grler dile getirmenin anlam yok, nk bunlar ortam hazr edildiinde doal olarak ortaya kacaklardr naslsa. Yalnz unu eklemek isterim ki, sanat ve mzik alannda saysz yeni kuttrensel ve simgesel anlatmlar yaratma olasl vardr.22 22 Albert Schweitzer Kolejleri, 1969 ylnda Sanatlar Araclyla Dini Yeniden Canlandrmann Yollan konulu bir haftalk bir Konferanslar dizisi dzenlemiti. TEKNOLOJ TOPLUMUNUN NSANLAMASI 151 Ortaya kabilecek yeni ruhsah-tinsel sistemler ne olurlarsa olsunlar, dinsel bilgilenmeyi ideolojiye, Tanry ise bir tapma dntren eitli dinlere meydan okusalar da, dinle savayor olmayacaklardr. Yaayan Tanri'ya tapanlar kendilerini dinsizlerden ayran eylerin, birletirenlerden daha az olduunu kolayca grebileceklerdir; tapmlara tapmayan ve dindarlarn Tanrnn iradesi dedikleri eye uymaya alanlarla dayanma iinde olduklarn hissedeceklerdir. nsann yeni ruhsal-tinsel gereksinmelerinin belirecei umudu' burada dile getirildii biimiyle birok kiiye ok mulak gelecek, bu gereksinmelerin ortaya kaca umudunu yeertmeye yetmeyecektir. Herhangi bir umuda balanmak iin kesinlik ve kant arayanlar, konuya olumsuz yaklamakta hakldrlar. Ancak u anda elimizde sadece tufann sona erdiini belirten, aznda zeytin dal tutan bir gvercin olmasna karn, henz domam olann gerekliine inanalar, insanolunun yaamsal gereksinmelerini dile getirmenin yeni

biimlerini bulacana daha yrekten inanacaklardr. VI YAPABLR MYZ? 1. Baz Koullar Geride braktmz blmlerde nerilen deiiklikler, yirmi yl sonrasnn dzeninde yaplmas istenen kktenci deiikliklerdir. Buradaki temel soru, btn bu nerilerin, varolan iktidar yaps erevesinde, varolan demokratik yntemlerle ve gnmz kamuoyu ve dnme biimiyle yaama geirilip geirilemeyeceidir. Elbet bunlar gerekletirilemezlerse, birer dua ya da idealist dler olmaktan te gemeyeceklerdir. te yanda, sorunun, istatistiksel bir olaslk sorunu olmad da aka anlalmaldr. Daha nce de belirttiim zere, bireysel ya da toplumsal yaamla ilgili konularda, deiiklik orannn yzde 51 ya da yzde be olmas nemli deildir. Yaam kararsz ve tutarszdr, yarnn neler getirecei bilinemez; yaam yaamann tek yolu, onu, mmkn olduunca ve elden geldiince korumaktr. Demek ki burada, Bu deiiklikleri gerekletirebileceimiz kesin mi? ya da Bu deiiklikler olas m? sorularn deil, Olanakl m? sorusunu sormamz gerekiyor. Gerekten de, Aristoteles'in szleriyle, Olas olmayann gereklemesi, olasln snrlar iindedir. Asl nemli olan, Hegelci bir deyile, gerek olanakh-lk sorunudur. Olanakl burada soyut bir olanakhhk deil, mantksal bir olanakllktr, varolmayan ncllere dayal bir olanaklhk-tr. Gerek bir olanaklhk demek, nicelikleri deilse de, varolmalar deiiklik olanana temellik edebilecek psikolojik, ekonomik, sosYAPABLR MYZ? 153 yal ve kltrel etmenler var demektir. Bu blmde, daha nceki blmde nerilen deiikliklerin gerekletirilmesinde gerek olanaklar oluturan eitli etmenler ele alnacaktr. Bu etmenleri tartmaya gemeden nce, istenen yndeki deiikliin gereklemesi koulu olarak kesinlikle olanaksz olan baz yollara dikkat ekmek isterim. Bunlardan ilki, Fransz ya da Rus devrimleri gibi hkmetin zorla devrilmesi ve iktidarn devrimci liderlerin eline gemesi anlamna gelen iddet hareketleri ve devrim yoludur. Bu zm, birka nedenden tr olanakl deildir. Her eyden nce byle bir devrim iin gerekli kitle taban yoktur. Zenci militanlar da iinde olmak zere btn kktenci renciler byle bir devrimden yana olsalar bile ki deiller bu kitle taban yeterli olmayacaktr; nk bu insanlar Amerika nfusunun yalnzca kk bir aznln oluturmaktadr. Kk, aresiz bir grup bir isyan balatmay ya da bir eit gerilla savana girimeyi denese, ardndan kanlmaz olarak bask ve askeri diktatrlk gelecektir. Kentlerde siyahlarn beyazlara-kar yrtt gerilla savan rnek gsterecek olanlar, Mao Tse-tung'un, gerillalarn ancak ve ancak kendilerini destekleyen bir ounlukla birlikte almalar halinde baarya ulaabilecekleri grn unutuyorlar demektir. Gerek koullarn bu durumun tam tersi olduunu belirtmeye gerek bile yoktur. Dahas, sz edilen iki etmenin varolmas halinde bile iddet ieren bir devrimin baarya ulaaca kuku gtrr. Geni bir usta yneticiler ve ynetim brokrasisi tabanna sahip olan Birleik Devletler gibi son derece karmak bir toplum, ayn lde uzman kiilerin, u anda sanayi makinasn iletenlerin yerini almamas halinde ilevlerini yrtemez. Ne rencilerde ne de zenci

kitlelerde bu trden uzman kiilerin says fazla deildir. Dolaysyla, baarya ulam bir devrim, onu bastracak devlet glerini bir kenara braksak bile, Birleik Devletlerin sanayi makinasnn kmesine yol aacak ve kendi kendisini yenilgiye uratacaktr. Veblen, The Engineers and the Price System (Mhendisler ve Fiat Sistemi) adl kitabnda, bu noktaya krk be yl nce iaret etmiti. Amerika'da, kazanlm haklar geri alma ynndeki bir hareketin geici olarak bile baarya ulamas iin, bu hareketin, lkedeki retim sa154 UMUT DEVRM nayiini btnyle devralacak ve onu ta batan kazanlm haklarn u anda izlenmesine olanak verdii plandan daha yetkin bir plana uygun olarak ynetebilecek yeterlilikte bir rgt tarafndan yrtlmesi gereklidir.1 Yazar, sabotaj ve gerilla savayla devrim yapma konumalarnn srd gnmzde zellikle nem tayan u gzlemi de dile getiriyor: Amerika'da ve Avrupa'daki iki sanayilemi blgede olduu gibi makina sanayiinin belirleyici rol oynad durumlarda, topluluk ylesine kt kanaat geiniyor ki, canll tmyle sanayi sisteminin gnlk almasna bal. Bu durumda, dengeli retim srecinin bozulmas ve dengesiz hale getirilmesi kolaydr, buysa, kanlmaz olarak topluluun byk blmleri iin ani glkler yaratr. Aslnda bu durum, yani sanayi dzeninin kolayca bozulmas ve halkn glkler iinde kalmas, Amerika i Federasyonu gibi partizan rgtlerin arayp da bulamad eydir. Byle bir durumda sabotaj yapmak kolaylar, etkili olur ve derinlik kazanr. Ama sabotaj devrim deildir. yle olsayd. i Federasyonunu, Dnya Sanayi ileri Birliini, ikago Konserve ilerini ve de ABD Senatosunu devrimciler arasnda saymak gerekirdi.2 Ayrca unlar sylyor yazar: Herhangi bir devirme hareketinin etkili olmas ve kendi ayaklan zerinde durmas iin, topluluun maddi selametinden sorumlu olan sanayi sisteminin retkenliinin yeterli dzeyde tutulmas; ve rnlerle hizmetlerin topluluk iinde ustaca datlmas salanm olmaldr. Aksi halde, varolan snai koullar altnda, geici bir huzursuzluktan, zorluklarn daha da ar-lat geici bir sknt dneminden baka bir ey elde edilemez. Snai sistemi iyiletirme yolunda geici bir baarszla urandnda bile, bu baarszlk, gelimi sanayi lkelerindeki ynetimi devirme hareketini anmda baarsz klacaktr. Bu noktada tarihten alacamz bir ders yoktur, nk imdiki sanayi sisteminin ve bu sistemin zorunlu kld iice toplum yaantsnn ei, gemite grlmemitir.3 YAPABLR MIYIZ? 155 1 Thorstein Veblen, The Engineers and the Price System (New York: Harcourt, Brace and World, Inc., 1963), s. 97. 2A.g.y., s. 99. 3A.g.y., s. 100. inde bulunduumuz 1968 ylnn sanayi toplumun teknik ynleriyle, 1917 ylndaki Rus toplumunun, ya da hatta 1918'deki Alman toplumunun teknik nitelikleri arasndaki ayrm dikkate almak gerekir. Bu toplumlar imdiki topluma kyasla ok daha az karmakt; ve gerekten de, hkmet mekanizmasn da, sanayi mekanizmasn da devralma yeteneine sahip zeki ve yetkin kiiler vard. Ama 1968 Amerika's, 1917 Rusya'sndan ok farkldr.

Burada gene iddet sorununa deinmi oluyoruz. iddet, ulus-lararasi ilikilerde termonkleer silahlarn varl nedeniyle, devlet iindeyse yapsnn karmakl nedeniyle mantkllm yitirmektedir; bununla birlikte, kk bir aznlk bile olsa birtakm gruplarn iddeti bir zm olarak grmesi ok artc bir paradokstur. iddetin bu denli popler olmas, ruhsal ve tinsel aresizliin ve boluun ve bunlarn sonucu olan yaamdan nefret etme duygularnn bir anlatmdr. Bu poplerlik, insan, kendisinde doutan varolan ve nerdeyse denetlenmesi olanaksz bir ykclk gdsyle iddete itilen bir varlk olarak betimleyen yazlarla da desteklenmekte ve artrlmaktadr. te yanda bir toplumu deitirmek iin, deiimi savunan kitaplar yaymlamak ya da fikirleri, yetenekleri konumaclar araclyla yaymak da yeterli deildir. Bu fikirler belli tasarlar ve edimler eklinde ortaya konulmad srece, birka kiinin ilgisini ekmek, desteini kazanmakla kalacaktr; stelik bu insanlar, destekledikleri fikirlerin gereklik zerinde hibir etkisinin bulunmadn grdklerinde daha da byk d krklna urayacaklardr. Nedir yleyse gerek olanakn dayanabilecei temel? Genel olarak ya da kaba izgilerle, bu gerek olanak, ok yaln bir ekilde tanmlanabilir: Gerek olanak demek, kamuoyunu, yasama ve yrtme organlarnn karar verme srelerinde kendini hissettirecek lde harekete geirmenin olanakl olmas demektir; kamuoyunun etkisiyle u anda yrtlmekte olan politikalarn daha da gelimesinin engellenmesi; hareketin giderek semenlerin byk ounluunun desteini kazanmas; ve sonu olarak yeni hareketin fikirlerini temsil eden kiilerin lkenin siyasal liderleri haline gelmesi demektir. 156 UMUT DEVRM Bu sonuca ulamada gerek olana oluturacak koullar nelerdir? Her eyden nce, epeydir artmakta olan ve McCarthy kampanyasnda daha da belirgin hale gelen baz psikolojik koullar vardr. Bununla btn smf ve ya gruplarndaki insanlarda yaygn olarak grlen doyumsuzluu, yani can skntsn ve sevinsizlii anlatmak istiyorum. Ama olumlu bir dier koulun varl sz konusu olmasayd, yani yeni ynlere duyulan zlem, deerlerin yeniden belirlenmesi, insanlktan karlm brokratik ynteme son verme, yeni bir ruhsal-tinsel ynselime kavuma istekleri daha nceki blmlerde ayrntlaryla tarttm zlemler olmasayd, bu olumsuz psikolojik koul ok daha az etkin olacakt. kinci koul, demokratik sistemimizin ileyiini srdrmesidir. Demokratik sistem verdii szleri tutmasa da, kamuoyundaki byk dalgalanmalara kar duyarsz deildir. Profesyonel siyasal brokrasimiz bile ou yelerinin yalnzca kendi karn dnmesine karn yeniden seilmek istemektedir ve bu yzden halkn dnce ve isteklerini dikkate almak zorundadr. Bu durumda amacmza ulamada ilk somut koul, elimizde bulunan bu minicik demokratik yapy korumak ve demokrasinin tehlikeye dt durumlarla kyasya savamaktr. Amerikan yaamna yeni bir yn vermek isteyen yeni bir semen kitlesi vardr. Bu semenler, zellikle tek bir siyasal partinin, tek bir sosyal snfn ya da ya grubunun yesi olmamalar, Amerikan nfusunun tutuculardan kktencilere dek geni bir blmn kapsamalar nedeniyle byk bir potansiyel gce sahiptir. Ancak bu blm McCarthy kampanyasnn ve bir lde de Kennedy kampanyasnn

etkilerini dikkate alrsak, tutucu bir varsaymla Amerikallarn yzde yirmi beini olutursa bile, politikamzda kkl bir deiiklik gerekletirmeye yetecek gce sahip deildir. yleyse asl soru, gereksinmemiz olan dier yzde yirmi bei kazanma ansmzn olup olmaddr. Basnn, iletiim sisteminin, eitim sisteminin ve geni kapsaml beyin ykamann gcn dikkate alrsak, varolan aznln ounlua dnmesini beklemek, Donkiotluk olur, denebilir. Ama on yl nce bu yzde yirmi bein bile hayal olduu dnlrse, bu kar koyma pek de yerinde saylmaYAPABLR MYZ? 157 yabilir. On yl nce, ad ulus apnda reklam edilmemi, parasz, halkla ilikiler uzmanlarnn ou kez kesinlikle gerekli olduunu savunduklar yapay ekiciliklerden yoksun bir senatrn, California, New York, New Hampshire ve Oregon gibi birbirinden farkl eyaletlerde Demokrat Parti listesinin banda olabileceini dnmek Donkiotluk olurdu. Ama gene de, bu verdiim rnek etkileyici olmakla birlikte, Birleik Devletlerde bir ounluk kazanmada gerek bir olanak oluturmaz elbet. Yeni bir ynselimin utkuya ulamasn gerekten olanakl klacak koullar arasmda, orta snfn artk dinlemeye ve harekete gemeye balad olgusu da bulunmaktadr. Bunu birka unsur olanakl klmtr: maddi bolluk, orta snfn, daha ok tketimle mutlulua ulalmayacam anlamasma yolamtr. Eitim dzeyinin ykselmesi, insanlar yeni fikirlerle kar karya getirmi ve onlar aklc tartmalara daha duyarl hale sokmutur. Rahat ekonomik durumlar, zemedikleri birok kiisel sorunlarm farkna varmalarna yol amtr. Kafalarnn bir yannda, ou kez bilinsiz olarak u soru bulunmaktadr: Bir insann isteyebilecei her eye sahip olan bizler neden mutsuz, yalnzlk iinde ve kayglyz? Yaama biimimizde, toplumumuzun yapsnda ya da deer sisteminde yanl olan bir eyler mi var? Daha baka ve daha iyi seenekler var m? Ayrca bir nemli etmen daha var: Genlerin ana-babalaryla ilikisi. Son yllarda rneklerini tekrar tekrar grdmz zere, on iki ile yirmi yalan arasndaki genler, ailelerinin tlerinin itenlii ya da yaplanlarn anlam konusunda ana-babalarn sorgulamaya baladlar, ok sayda aile ocuklarndan etkilendi. Ana-baba-larn, ne yetkici bir deere ne de ilerici bir deere bal olmamalarnn zc bir iaret olduu sylenebilirse de, bu inanszlk hi deilse imdi, ok olumlu bir ilev grmektedir: Dknklma uram ama henz yapayla ve anlamszla brnmemi olan ocuklar, kendi yaamlarndaki byk elikileri ana-babalaryla tartmakta, ou kez onlarn gzn amakta, onlar uyarmakta ve dnyaya daha iten, ve daha umutlu bakmalarn salayacak ekilde onlar harekete geirmekte, deitirmektedirler. lerinde daha nce yanma yaklamadklar siyasal etkinliklere ilgi duymaya balayanlar bile vardr. 158 UMUT DEVRM Belki de toplumsal deiiklik iin gerek bir olanak temeli oluturan etmenlerin en nemlisi, genel tartmamz erevesinde zerinde yeterince durmadmz bir etmen, yani fikirlerin gcdr. Fikirler ile ideolojiler arasndaki ayrma iaret etmek burada gerekli olabilir. deolojiler, halk tarafndan tketilmek zere ortaya atlmlardr; kiinin, iyi ya

da olumlu grnen bir eyden yana davrandna inanmakla sululuk duygusundan kurtulmasn salayan, bu yoldaki bir gereksinmeyi karlayan fikirlerden oluurlar. deolojiler, basn tarafndan, konumaclar, ideologlar tarafndan yaylan, hazr halde sunulan dnce-metalardr; halk kitlelerinin, o ideolojiyle hibir ilikisi olmayan ou kez de ideolojinin tam tersi amalar dorultusunda saptrlmasna yararlar. Bu trden ideolojiler ksa bir sre yaamak zere tek bir ama iin rnein bir sava zgrlk sava olarak tanmlayarak popler klmak zere retilirler; ya da bazen bal olduklar dinin gerek fikirleriyle tam bir kartlk iinde olmak pahasna siyasal statkoyu ussallatrmada kullanlan dinsel ideolojiler retilir. deoloji, doas gerei etkin dnceye de, etkin duyguya da ekici gelmez. nsan ya heyecanlandran ya da uyutan bir hap gibidir. Hitler, Mein Kampfda (Kavgam'da) halk toplayp galeyana getirmek iin en elverili zamann, insanlarn yorgun ve etkilenmeye ak olduu akam saatleri olduunu sylerken bu noktay aka grdn belirtiyordu. te yanda fikir, gerek olanla ilgilidir. Gzleri aar. nsanlar uyuuk durumdan uyank duruma geirir. Onlarn dnmelerini ve etkin bir ekilde hissetmelerini, daha nce grmedikleri bir eyi grmelerini salar. Fikirde, o fikirle kar karya gelen kiileri uyandrma gc vardr; ancak bunun iin fikrin insann mantna ve daha nceki bir blmde insansal deneyimler diye tanmladm tm dier zelliklerine seslenmesi gerekir. Eer fikir insanlara seslenebilirse, en gl silahlardan biri haline gelir, nk onlarda heves, adanmhk yaratr, insan enerjisini artrr ve ynlendirir. nemli olan fikrin bulank ve genel deil, zgl, aydnlatc ve insann gereksinmelerine uygun olmasdr. Statko'yn savunanlarn fikirden yoksun olmalar halinde fikirlerin gc daha byk nem tar; ite, iinde bulunduumuz durum tam anlamyla byledir. BrokraYAPABLR MYZ? 159 simizin yaps gerei, ve de destek verdiimiz dzenimizin biimi gerei, en iyi olaslkla brokrasiyi etkin klan eler elde ediyoruz, ama fikirler deil. Eer iinde bulunduumuz durumu on dokuzuncu yzyl ortalarndaki durumla karlatrrsak, on dokuzuncu yzyl romantiklerinin ve gericilerinin fikirlerin vaadettii amalarn dnda kullanlm olsalar da ou kez kkl ve ekici fikirlerle dolu olduu olgusunu yadsyamayz. Ancak bugn, statko'yn savunanlara yardmc olacak fikirler yoktur. Statko, serbest teebbs, birey sorumluluu, yasa ve dzen, lkenin onuru vd. gibi bazlar gereklie dpedz zt den, bazlarysa bulank ideolojilerden baka bir ey olmayan eski formlleri yineliyorlar. Bugn, yeni fikir retenlerin hemen hemen tmyle statko'da temel bir deiiklikten yana olan kiiler, bilim adamlar, sanatlar ve ileri grl i adamlaryla ileri grl politikaclar arasndan kmas ilgintir. Yeni bir ynde ilerlenmesini isteyenlerin en byk ans, kendilerinin ellerinde fikirlerin bulunmas, onlara kar olanlarnsa, insanlar susturabilecek ama enerjilerini uyarma ve artrma gcnden yoksun ypranm ideolojileri savunmalardr. Peki ya kitle iletiim aralar? Yeni fikirlerin yaylmasna engel olacaklar m? Kitle iletiim aralar kurulu dzeni destekledikleri iin, kkten bir deiimi ngren fikirlerin yaymlanmasna engel olacaklar diye dnmek ii baraz fazla basitletirmek olur. letiim aralar kurulu dzenin paralandr geri ama, alcya gereksinmeleri vardr, dolaysyla

basn, haberleri yaymlamak durumunda olduu gibi insanlar ekecek yeni fikirleri de yaymlamak durumundadr, buna gereksinmesi vardr; ayrca yeni haber ve tartma kaynaklarndan gelen rekabeti de dikkate almak zorundadr. Kitle iletiim aralarnn, yeni fikirlerin yaylmasnda kesin engelleri oluturduunu sananlar, ok soyut ve kuramc bir yaklam benimsiyor ve Birleik Devletler gibi bir lkede televizyon, radyo ve basn, i dnyalarnn somut gerekliklerini hesaba katmyorlar demektir. Kitle iletiim aralarnn tmyle devletin denetiminde olduu bir lke iin geerli olanlar, rnlerini satmak gereksiniminde olan kitle iletiim aralar iin ayn lde geerli deildir. 160 UMUT DEVRM YAPABLR MYZ? 161 Neyse ki, fikirlerin yaylmas, yalnz ve yalnz kitle iletiim aralarnn keyfine kalm deildir. Karton kapakl kitap yaymlama yntemleri byk lde deimitir. Yaynclarn pek ou, bazen salt fikri beendikleri iin, ou kez de kitap satma isteiyle btn bir,okur kitlesi iinde kk bir aznl olutursa da yeterli sayda okur bulabilecek fikirleri yaymlamaya hazrlar artk. Altm sentlik bir kitap, ekonomik adan bir dergi kadar ok sayda kiiye ulaabilir ve dikkat ekmesi, metnin ilgin olmas kouluyla fikirleri yaymada bir ara olabilir. Byk lde kullanlm ama gene de yaygnlatnlabilecek bir dier fikir yayma yntemi de, yaymlanmas ve belli sayda kiiye gnderilmesi grece olarak ucuz olan haber bltenleri yntemidir. Baz radyo istasyonlar di, yeni ve ilerici fikirleri yaymada etkin olduklarm gstermilerdir. Genelde, yeni teknik etmenler, yeni fikirlerin yaylmasn kolaylatrmaktadrlar. eitli ucuz bask teknikleri gelimekte, pahal olmayan yerel radyo istasyonlar kurulabilmektedir. Fikirlerin gl olabilmesi iin, somut olarak ortaya km olmas gereklidir, bireyin ve de gruplarn harekete gemesine yol amayan fikirler o da elbet zgn ve uygunsa en iyi olaslkla bir kitabn paragraflarndan biri ya da bir dipnot olarak kalrlar. Kuru bir ortamda korunan tohum gibidirler. Fikrin etkili olmas iin, topraa ekilmesi gerekir, ve burada toprak, insanlardr, insan gruplardr. Bu iin ideal olan, devletin ve kilisenin toplumsal ve dinsel fikirleri oluturmasdr. Ama bu yalnzca ok snrl bir anlamda geerlidir. Bu rgtler, en iyi olaslkla, akladklar fikirlerin enazn somutlatrrlar. te zellikle bu nedenden tr, savunduklar deerlerin gelimesinde ve gerekletirilmesinde bireye yardm etme ilevini yerine getirmezler. Bugn siyasal partiler, devletten daha zgl deer ve fikirleri dile getiriyorlar ancak brokratik yaplar ve dn verme gereksinmeleri sonucu yurttaa zihinsel ve ruhsal olarak rahat edebilecekleri, brokratik ilevleri yerine getirmek dnda etkinlikte bulunabilecekleri bir ortam salamay baaramyorlar. Bu gr, siyasal partiler iindeki etkinliklerin nemini yadsmak eklinde anlalmamaldr; sylemek istediimiz, bu etkinliin, bireye katlma firsat vermede, kendisini rahat hissetmesinde ve fikirlerinin, herkes tarafndan paylalan ve ortak edimlerle dile getirilen ortak bir yaam biimini temsil ettiinin farknda olma frsatn vermeye yetmediidir.

Dahas, bir nceki blmde betimlenen katlmc demokrasi biimlerinin, gerekli deiiklikleri gerekletirmede yeterli olduu kansnda da deilim. Yukarda anlattm karlkl konuma ya da oturum gruplar, sorunlara yeni bir ruhla ve yeni fikirlerle yaklamaldr, ama bu fikirler gruplar etkileyecek ekilde gelitirilmeli ve yaylmaldr. 2. Bir Hareket Etkinletirme, sorumluluk, katlm fikirlerinin yani, teknoloji toplumunun insancdlatrlmas fikirlerinin yalnz ve yalnz, brokratik olmayan, siyasal makinalarla balantl bulunmayan, ve ayn erekleri paylaanlarn etkin ve yaratc abalarnn sonucu olarak gelien bir harekette eksiksiz bir anlam kazanaca sonucuna varmak kanlmaz grnyor. Byle bir hareket, rgtyle, yntemiyle kendini adam olduu amaca ulaacak ekilde etkinlik gsterecek, kendi sreci iinde yelerini yeni topluma hazr hale gelecek ekilde eitecektir. Aada, bu hareketin deiik biimini betimlemeye alacan?* Atlacak ilk adm, Amerikan Bilincinin Sesi diye adlandrlabilecek bir Ulusal Konseyin oluturulmas olmaldr. Btsellii ve yetenei tartma gtrmeyen elli kadar Amerikaldan oluan bir grup dnyorum bunu sylerken. Bu insanlar deiik dinsel ve siyasal inanlara sahip olabilirler, ancak teknoloji toplumunun insan-cllatrlmasnda temel oluturacak insancl amalan ayn lde benimsemi olmalar gereklidir. Bu kiiler kendi arlklarndan dolay ciddiye alnacak, hakikati dile getirmeleri, ieriklerinin aklc olmas nedeniyle Amerikan halknn hi deilse byk bir blmnn dikkatini ekecek bildiriler yaymlamal, konumalar yapmahF.: 11 162 UMUT DEVRM drlar. Yerel dzeyde de bu trden konseyler oluturulmal, bunlar genel sorunlar ele almal, ancak temsil ettikleri kent ya da eyaletle ilgili pratik sorunlara zellikle eilmelidirler. Burada, bir ulus apnda temsilci gruptan ve temelde ayn amalara hizmet eden birok yerel gruptan oluan btn bir Amerikan Bilincinin Sesi Konseyleri rgt gz nne getirilebilir. Ulusal Konsey, ulusal sorunlar geni bir erevede ele alabilir, yani i ve d politikadan sorumlu olur; yerel konseylerse, eyalet ve topluluklarla ilgili sorunlarla urarlar, bunlar da gene yrtmenin ayrntlaryla deil de genel uygulama yntemleriyle ilgilenirler. rnein Ulusal Konsey, Vietnam sava sorununu, Asya'daki d politikamz, yoksul uluslarn gelimesi iin yaptmz yardmlar, kentlerimizin imarn, kltr, eitim ve deerler sorunlarm tartr. Yerel konseylerse, doal kaynaklarn korunmas, kent planlamas, gecekondu blgelerinin ortadan kaldrlp yeniden gerektii gibi inas, sanayi blgelerinin yerlerinin saptanmas ve sanayi kurulularnn bu yrelere aktarlmas gibi sorunlar tartr. Bu tartmalar genel ve soyut bir dzeyde yrtlmez. Tersine, Amerika'nn en iyi kafalarnn en iyi dncelerinden oluur. Konsey, sk sk alt komiteler oluturur, bunlarn zel sorunlar incelemesini ister, uzmanlardan fikir alr. Amerikan Bilincinin Sesi, (1) konular akla kavuturmak, (2) gerek olanaklar ve seenekleri gstermek, (3) zmler nermek, (4) dier nemli toplumsal birimlerin bildirilerine ve edimlerine, ve kendi nerilerine yneltilebilecek eletirilerine yant vermekle ykml

olur. Konularn incelenmesi ve nerilen zmler, Amerikan kltrnn en iyi ynlerinin temsil ettii aklcla ve insancl deerlere dayanacaktr. Bu Konseyler, hkmet, yasama organlar ve siyasal partilerin temsil ettii siyasal gce dayal temeli dengeleyeceklerdir. ktidar organlarna ve bir btn olarak tm nfusa seslenecekler, bilincin ve mantn sesini dile getireceklerdir. Konseylerin bir karar oybirlii ile almamalar halinde bir ya da daha ok kar gr aklamas yaplmaldr. Bu Konseylerin yetkili olmamalar nedeniyle pek bir ey yapamayacan sylemek hi de zor deil. Ancak bu, grnte doru olmakla birlikte znde yanltr. Teknoloji toplumu, daha nce hiYAPABLR MYZ? 163 bir toplumun olmad kadar bilgiye, bilimsel eitime ve aklc dnceye dayanmaktadr. Ortalama bir profesyonel gerek bir bilim adam deil, yalmzca bir teknisyendir geri, ama bilimsel fikirlerin gelimesi, btn bir aklc dnce ve mantk sisteminin gelimesine baldr. Tekniin gelimesi, bilimsel kuramn gelimesi temeline dayamr; buysa, ekonomik ve siyasal gelimenin, uzun vadede kltrn gelimesine dayand anlamna gelir. Kltr temsil edenlerin dolaysz bir yetkisi yoktur; ama toplumun gelimesi bunlarn katklarna bal olduundan kolej dzeyinde eitim grm yeni bir halk topluluu, yani almalar, toplumsal sistemin ileyii iin yaamsal nem tayan retmenler, teknisyenler, programclar, laborantlar, aratrmaclar, meslek sahipleri vb. kltr adamlarnn sesini duyacak ve dikkate alacaktr. Konseyleri oluturan kiilerin niteliine gelince, bunlar yalnzca eitli siyasal, dinsel ve dnsel inanlar deil deiik etkinlik alanlarm da temsil etmelidirler. Doa bilimciler ve toplumsal bilimciler, siyasal bilgiler, i idaresi ve ynetim bilimi uzmanlar, filozoflar, dinbilimciler ve sanatlar da yeler arasnda bulunmaldr. Burada en temel ilke, yelerin btnsellii ve birbirlerini tamamlayc nitelikte olmalar, iyi dengelenmi bir yeler topluluu oluturma ilkesininse belki de ikinci planda kalabilmesidir. Elbet bu konseylere katlanlarn halkn iyiliini dnen ve bu yolda almaya zamanlarn ve enerjilerini vereb'ecek kiiler olmas gerekir. Bu gruplarn ahlaksal ve entelektel arlklarnn Amerikallarn dncelerine byk etkide bulunacam ve yaklamn yepyeni grleri iermesi asndan byk ilgi toplayacan varsaymak zorlama bir iyimserlik olmasa gerektir. Konsey yeleri nasl seilmeli? Elbet bunlar, bir siyasal parti adaylar gibi seilemez. stn bir kii tarafndan seilmeleri de doru olmaz, nk bu tek bir kiiye haketmedii bir yetkiyi vermek olur. Bununla birlikte, Ulusal ve yerel Konseylerin oluturulmasnda byk glk olduunu ne srmek, serbest seim ya da keyfi atama seeneinden baka are olmadn dnmek, o eski bildik yntemlere takl kalmak anlamna gelecektir. Bu seeneklerden kurtulup da yaratc bir ekilde dnlrse geleneksel yntemler kadar ak ve kesin olmamakla birlikte pekl iyi sonu vere164 UMUT DEVRM cek daha baka yntemler bulunabilir. Btnsellii ve baarlaryla nl ok sayda insan var; diyelim, on kiilik bir grubun, zeki ve akll kiilere danarak krk elli ad belirlemesi

ok g olmasa gerek. Doal olarak, saptanan krk elli kii de nerilen yelerden hangilerinin olumlu olduu konusunda gr bildirirler. Bu srecin sonunda oluturulan Ulusal Konsey, hem herkesin onaylad hem de temelde Amerikan bilincini temsil eden bir birim olacaktr. Bu konseyi oluturma yntemi, brokratik deildir; kiisel, somut ve bu nedenle de geleneksel yntemlerden ok daha etkin ve geerli bir yntemdir. Blgesel ve yerel Konseyler de ayn ekilde oluturulur; Ulusal Konsey yelerinin nerileri de bunlarn oluturulmasnda yardmc rol oynayabilir. Elbet bu Konseyler, daha nce szn ettiimiz gereksinmeleri karlamazlar. Bireyin bakalaryla birlikte etkin bir alma iine girmesi, konuma, planlama ve birlikte hareket etme, gnlk yaantnn para kazanma etkinlii dnda anlaml bir eyler yapma gereksinmesine yant vermezler. Kiilerin birbirleriyle olan ilikilerini allagelmiten daha az yabanclam hale sokmak, zveride bulunmak, gnlk yaantnn ltlerini ve deerlerini uygulamaya sokmak, ak ve etkilenebilir olmak, yaratc olmak, kendi z yargsna ve kararma bal olmak ve yalnzca buna gvenmek, yeni bir toplumsal grup oluturmak gereklidir. Etkinliin ve karlarn paylald bu trden bir ortamn, iki dzeyde gerekletirilebileceini dnyorum: birer Klp oluturacak 100-300 kiilik3 byk gruplar ve ayn ilkeye bal, ancak ok daha youn ve sk alan aa yukar 25'er kiilik kk Gruplar. Klpleri, mmknse deiik yalarda deiik toplumsal snflardan kiiler oluturmaldr; uygulamada bu trden bir karm salamada glk olup olmad ancak deneyimle anlalabilir; Klplerin grece olarak ayn dzeydeki insanlardan olumas gerekebilir, ama bu olumsuz nokta, deiik yelerden oluan Klplerin dzenli 3 Bu, rastgele seilmi bir saydr; burada nemli olan, KJbn, ilevlerini yerine getirmeye yetecek sayda kiiden olumasdr. Ayrca bir Klbiin birka ubesi de olabilir. YAPABLR MYZ? 165 olarak bir araya gelmesi, gr ah-veriinde bulunmas ve kiisel ilikiler kurmas eklinde bir dzenlemeyle olumsuz olmaktan karlabilir. Klplerin srekli bir buluma yeri olmaldr; bu bir dkkan n ya da bir bodrum olabilir en yoksul blgelerde bile byle yerler bulunabilir ya da bir okul, kilise, ya da yelerin verdii parayla kiralanabilecek bir baka bina olabilir. Haftada bir yaplabilecek toplantlarn konusu bilgi ah-verii, tartma, ve hareketin yaymay amalad fikirlerin yaygnlk kazanmas planlar olmaldr. Btn yeler ayrca uygun birer grev de yklenmelidir, bu grevler siyasal kampanyalara katlmak, komular ve dostlar arasnda tartma gruplar oluturmak, siyasal nderlerin ak oturumlara katlmalarn salamak, kamu ilevlerinin ve kamu mlknn korunmas, yrtlmesi sorunlarm zmek, halk yallar, ocuklar ve sorunlu insanlar brokratik yntemlerle deil de iten ilgiyle, uyarma, nerme yoluyla korumak vb. olabilir. (Diplomalar uimad- halde yetenekleri ve ustalklar sayesinde uzmanlar kadar, ya da onlardan daha iyi iler baaran pek ok kiinin bulunduu birok rnekte grlmtr. rnek olarak Vali John Lindsay'in New York'taki uyuturucu bamllarnn iyiletirilmesi programn gsterebilirim; bu programda, profesyonel personel deil de, zellikle yetenekli kiiler ve eski bamllar, ok nemli eitici-iyiletirici ilevlerde baaryla

almlardr.) Klplerin kendi kltr yaamlar da olacaktr: filmler gsterebilirler, kitaplar ve fikirleri tartabilirler, dans, mzik, sanat etkinliklerinde bulunabilirler btn bunlar tketicilie ynelik olmayan etkinliklerdir. Bu Klplerin geleneksel siyasal ya da kltrel klplerin niteliinden farkl, kendilerine zg bir sluplarnn bulunmas byk nem tamaktadr. Tartmalar laf salatas ve ideolojilerle soyut hale getirilecek ekilde deil, konular akla kavuturacak ekilde ynlendirilecektir. Her Klpte dilin tuzaklarnn farknda olan, soyutlayc ya da ideolojik dil kullanlmasna kar uyank, gereki bir biimde dnme ve konumay retebilecek kiiler bulunmaldr. Dnceleri gereki bir ekilde aktarabilme sayesinde gereksiz yanl anlamalar ve bunlara elik eden saldrgan ve savunmac davranlar byk lde azalacak, insanlar, kendilerini ilgilendiren 166 UMUT DEVRM konularda younlaacak, konutuklarna zen gsterecekler, bylece grlerin savunulmas gereken bayraklar gibi smsk tutulmas eklinde kendini gsteren benmerkezci davrantan uzak kalm olacaklardr. Bu trden bir yaklam, allagelmi gruplarda ya da hatta kiisel dostluklarda bile sk sk rastlanandan daha ciddi bir kiisel ilikinin gelimesine yol aacaktr. Bu Klplerin rgtlenmesinde hibir brokratik ilemin sz konusu olmayacan sylemeye gerek bile yok. Her birinde bir bakan ve bir sekreter olacak, bu grevler her yl baka yelere verilecektir. Klp temsilcilerinin diyelim her Klpten birer kiinin alt ayda ya da ylda bir ulusal ve blgesel dzeyde bir araya gelmeleri ve deneyimlerini birbirlerine aktarmalar, yeler dndaki kesime bu trden bir rgtlenmenin deerini ve verimliliini gstermesi ok yerinde olur. , Bu Klpler, Klpler arasnda iliki kurulmasnda yardmc olan, neri ve yardm isteklerine yant veren, ortak toplantlar dzenleyen ve Klpleri kamuya tantan serbest ve resmi olmayan bir rgtle bir at altnda toplanabilir. Ama her Klp kendi kendini ynetecek, bu rgtn denetimi ya da ilere karmas hibir ekilde sz konusu olmayacaktr. Bu zynetimin bir sonucu olarak Klpler kendi aralarnda birbirlerinden ok farkl olabilir; ve herkes z ve program kendisine en yakn Klbe katlabilir. Bu klplerin oluturulmasna gelince, en akla uygun yntem, kendiliinden oluma yntemi olsa gerek. Bir Klp oluturmay ciddi olarak isteyen bir iki kii be on kiiyi daha toparlayarak bir ekirdek oluturabilir, bu ekirdekten de 100-300 kiilik byk bir grup geliebilir. Burada, bu Klplerin, rnein Demokrat Parti iindeki Tammany Hall rneinde olduu gibi bir siyasal partinin bir yan kuruluu olabilecei ne srlebilir. Ancak bu iki nedenle yanl bir yaklamdr. Birincisi ve aka ortada olan, varolan partilerin hibirinin Klplerin felsefesini ve yaklamn temsil etmediidir. Her iki partide de (hatta nc bir partide bile) partiyle ilikileri farkl olmakla birlikte Klplerin amalarn benimsemi yeler ve yandalar olacaktr. Klplerin siyasal olarak birletirilmesi, bir baka partinin yanda olan ya da siyasal partilere hibir ekilde katlmay dnmeyen pek ok kiiyi yitirmek anlamna gelecektir: YAPABLR MYZ? 167

kinci nedense, hareketin ve Klplerin yaplarndan kaynaklanmaktadr. Bunlarn ilevi yalmzca siyasal etkinlii etkilemek deil, yeni bir yaklam yaratmak, insanlar dntrmek, yeni fikirlerin birok insanda olumlu gelimelere yolatm gstererek, halk, siyasal kavramlardan daha etkileyici bir ekilde etkilemektir. Yeni hareket, insanlarn ve btn kltrmzn dnmesini amalayan bir kltrel hareket olmaldr; toplumsal-ekonomik ve siyasal konularla ilglencek, ama ayrca kiiler aras ilikiler, sanat, dil, yaam biimi ve deerler konularm da ele alacaktr. Klpler kltrel, sosyal ve kiisel merkezler olacak dolaysyla siyasal bir klbn yapmak isteyeceklerinden ok daha byk grevler yklenmi olacaktr; ayrca bunlar, siyasal klplerin yaratabileceinden ok daha fazla ya da en azndan farkl bir ballk biimi yaratacaklardr. Klpler temelde siyasal rgtlerden farkl olacaktr geri ama siyasete kar ilgisiz olmayacaklardr. Tersine siyasal konular ciddi olarak tartacak, akla kavuturmaya alacaklardr; aldatc sylevlerin altnda yatan gereklikleri ortaya karmaya ve asl konulara dikkat ekmeye alacaklardr; yeleri ait olduklar siyasal gruplar etkilemeye alacak, siyasete yeni bir z kazandrmaya aba harcayacaklardr. Baz dinsel, siyasal gruplar ya da meslek gruplar gibi halen var olan gruplarda birka Klbn ortaya kmas olasl da vardr; bu durumda ilk Klpler temelde bu tr gruplarn yelerinden oluabilir, ya da bu yeler kendi rgtlerinin dndaki insanlarn ilgisini kazanmaya alacak gruplarn ekirdeini oluturabilirler. Ben, bu Klplerin bir kitle hareketinin temelini oluturabilecei kansndaym. Hareketin amalarn gerekten benimseyen, onu gelitirmek isteyen ancak kendilerini kk bir grup kadar tmden ve kkten bu harekete veremeyenler iin bir yuva oluturacaktr bu Klpler. Bunun iin, daha iyi bir szck bulunmadndan Gruplar diye anlabilecek, daha kktenci bir ekilde kendini vermi bir aznlk, baka bir yaam biimi ve farkl bir etkinlik gereklidir. Gruplarda gereklemesi dlenen grup etkinliklerini ya da 168 UMUT DEVRM yeni yaam biimlerini betimleme giriimleri, kanlmaz olarak baarszlkla sonulanacaktr. Bu bir bakma Klpler iin bile geerlidir; ama yem bir yaam biimini, yeni bir bilinci, yeni bir dili Klplerden ok daha kktenci bir ekilde yaratmaya alacak olan Gruplardan sz ederken, doru szckleri bulmak nerdeyse olanaksz; nk Gruptaki yeni yaamn zellikleri de yepyeni ve u anda bize yabanc. Elbet, Gruplarn nasl olmayacan sylemek daha kolay. Son yllarda, grup-terapi'den iliki gruplarna, eitli hipi gruplarna dek pek ok grup etkinlii ortaya kmakta. Bizim szn ettiimiz, dlediimiz Gruplar bunlardan ok farkl. Bunlarn yeleri yeni bir felsefeyi, bir yaam sevgisi felsefesini benimseyecekler, bu felsefenin insan ilikilerinde, siyasette, sanatta ve toplumsal dzende yansmasna tank olacaklardr. Bunlarn belirleyici zellii, bu insan etkinliklerinin hibirinin bir dierinden soyutlanmamas, her birinin tm dierleriyle iliki iinde anlam kazanmas olacaktr. Bu Gruplar, yelerinin, daha byk zverilerde bulunmaya ve kendi kiisel yaantsn da hareketin genel ilkeleri dorultusunda deitirmeye hazr olmalar asndan, Klplerden ayrlmaktadr. Gruplar, kendilerine katlan herkes iin bir yuva, bilgi asndan, karlkl

paylama, ve ayrca verme frsat bulduu bir ortam olmas asndan doyurucu, besleyici bir yuva olmaldr. Gruplarn amalan, yabanclam kiiyi kiisel olarak dntrmek, etkin katlmda bulunan bir kii haline sokmak olacaktr. Elbette bu Gruplar, yabanclam toplumun sunduu yaam biimini eletireceklerdir ama hakszla kar srekli bir fke yeertmeye deil de yabanclamay optimum dzeyde ortadan kaldrmaya abalayacaklardr. Gruplar, duygusal olmayan, gereki, iten, yrekli ve etkin bir yeni yaam biimi gelitireceklerdir. Kinizmin snrna bile dayandn syleyebileceimiz gereki katln, ya da duygusal olmama durumunun, derin bir inan ve umutla birletirilmesinin gerektiini burada vurgulamak isterim. Bu ikisi ou kez birbirinden bamszdr. nan ve umut sahibi kiiler genellikle gereki deillerdir; gerekilerdeyse inan da umut da pek bulunmaz. inYAPABLR MYZ? 169 de bulunduumuz durumdan kurtulmak iin gerekilikle inancn, insanln baz byk retmenlerinde olduu gibi yeniden bir araya getirilmesi gerekmektedir. Grup yeleri yeni bir dil konuacaklardr bu dil ngilizce olacaktr elbet ama soyut eyleri dile getirmeyen bir ngilizce; sahip olmak ya da kullanmak, yararlanmak alanlarnda i eviren yabanclam beceriklilerin deil, kendi etkinliklerinin znesi olan insann dili... yelerin tketim biimi de farkl olacaktr; ille de en az tketimde bulunmalar gerekmez, ama anlaml bir tketim, reticilerin deil yaamn gereklerine hizmet eden bir tketimdir bu. Bu kiiler, kendilerini deitirmeye aba gstereceklerdir. Etkilenebilir, etkin kiiler olacak, dnmeyi, belli bir konuda younlamay, sakin olma sanatm, srklenip gitmemeyi, hrsl olmamay reneceklerdir; evrelerindeki dnyay anlayabilmek iin, onlar harekete geiren, ynlendiren glerini anlamaya alacaklardr. Ben lerini amaya ve dnyaya ak olmaya alacaklardr. Kendi dnce ve duygularna gre davranmaya, yalnzca bunlara gvenmeye, kendi kendilerine akl yrtmeye, kendi setikleri yola koyulmaya alacaklardr; optimum bir zgrle, yani gerek bir bamszla ulamaya alacaklar, han<*i trden olursa olsun putlara tapmai ve onlara bal kalmay brakacaklardr. Gemile, gel-d'kleri yerle, aile ve toprakla olan hastalkl balarn koparabilecek ve bunlarn yerine sevgiyi ve eletirel ilgiyi koyabileceklerdir. Yalnzca kiinin kendi iinde derinlere kk salmasnn, kendine inanmasnn ve dnyayla tam bir balant iinde bulunmasnn verebilecei bir korkusuzluk duygusunu gelitireceklerdir Gruplarn her birinin zerinde younlaacaklar birer tasars olacan sylemeye gerek bile yok; hepsinin kendi kltrel yaamlar olacak, eitim kurumlarmzn vermeyi baaramad bilgileri edinmek ynnde kendilerini eiteceklerdir; yeler arasnda derin bir iliki olacak, bu iliki iinde insanlar birbirlerinin karsna zrhsz olarak, ya da yapmacktan uzak davranlarla kacak, kiilerin ilerine karma isteinden ya da meraktan arnm olarak birbirlerini grecek duyacak ve okuyacaklardr. Bu amalara ulamann deiik yollar zerinde konuacak 170 . UMUT DEVRM deilim. Konuya ciddiyetle yaklaanlar, yollarn bulacaklardr. Ciddi olmayanlara gelince,

syleyeceklerim yanlsamalara ve yanl anlamalara yolaacak szcklerden baka anlam tamayacaktr. Yeni bir yaam biimi zleyen, ve bu trden Gruplar kuracak kadar ciddi ve gl insan saysnn yeterli olup olmadn bilmiyorum. Ama bir konuda hibir kukum yok: byle Gruplar varlk kazanrsa, yurttalar zerindeki etkileri byk olacaktr; nk bunlar, fanatik olmadan derin inanlar besleyen, duygusal olmadan sevebilen, hem gereki, hem yaratc olabilen, yaam kk grmeden korkusuz olabilen, boyun emeden disiplinli olabilen insanlarn sevinli ve gl olabileceini rnekleyecek, gstereceklerdir. Tarihsel olarak, nemli hareketler, kk gruplar iinde domutur. Erken Hristiyanlar, erken Quacker'leri ya da Masonlar rnek gstermenin nemi yoktur. Burada sylemek istediim, bir fikri tm katkszlyla ve dnsz olarak temsil eden gruplarn tarihi yeerttii, yaratt olgusudur. Eer bir fikir, kk bir grupta da olsa canllk kazanmamsa ya da canlln yitirmise, gerekten de lm tehlikesiyle kar karyadr. Gruplar, kendi kendilerini ynetecekler ama gene de Gruplar arasndaki haberlemeyi kolaylatracak ve istenmesi halinde onlara almalarnda yardmc olacak serbest bir ortak rgtle birbirlerine bal olacaklardr. deal olan, Gruplarn deiik ya, eitim ve toplumsal snf ve elbette farkl rklardan kiilerden olumasdr. Gruplarn, yelerin katlmak iin kabullenmek durumunda olduklar belli kavram formllerini temel olarak almamas arttr. nemli olan yaant, yaklam, davran ve amatr, belli bir kavray deil. Bu, Gruplarn, grlerin aka dile getirilmedii, kavram zerinde tartlmad ortamlar oluturaca anlamna gelmez; sylemek istediimiz, Gruplar birletiren eyin kavramsal bir slogan deil, yelerin davranlar ve edimleri olmas gerektiidir. Grubun genel bir amac olacaktr elbet bunu daha nce hareketin genel amac erevesinde dile getirmitik. Ama yntemler konusunda Gruplar birbirlerinden ok farkl olabilirler. Yasalara uymay ve uymamay benimseyen iki Grup dnelim. Her birey, yaklam kendisininkine en uygun Gruba katlabilecek ama gene de, yasalara YAPABLR MYZ? 171 uymak ve uymamak gibi birbirinden ok farkl kavramlar bnyesinde barmdran daha byk bir hareketin iinde bulunabilecektir. Amerikan Bilincinin Sesi, Klpler ve Gruplar arasndaki iliki sorununa gelince, resmi bir brokratik ilikinin kurulmamasn neririm; yalnz, belki Klplerle Gruplar ortak bir bilgi merkezinin ya da hem Klplere hem de Gruplara hizmet veren bir yayn organnn sunduu kaynaktan yararlanabilir. Grup yelerinin, Gruptaki grevlerini yrtmenin yan sra ayrca Klpler bnyesinde almay semesi de olanakl grnmektedir. Burada izdiimiz hareket tasla, nasl balanaca konusunda bir neri denemesinden baka bir ey deildir. Bu nerilerin tartlmas sreci iinde daha iyileri gelitirilebilir. Aslnda, deneyimlerinden ok ey renebileceimiz eitli amalara hizmet eden gnll ok sayda yerel grup vardr. renci derneklerinden ifti rgtlerine dek (Ulusal iftiler Birlii gibi) halkn btn kesimlerinde, toplu etkinliklerde, bireysel giriimlerde bulunmak ynnde giderek artan bir eilim grlmektedir. Ekonomik alanda ve de insn-sal alanda baaryla alan pek ok tarm topluluu vardr, kentlerde yaayan eitli

topluluklar cardr. Aslnda bir ama etrafnda kendiliinden oluan gruplar, Amerikan geleneine kk salm durumdadr. Bu hareketi oluturmada yardmc olacak rnek ve verilerden yoksun deiliz. Hareket, toplumun dntrlmesinde nemli bir etmen olarak ele alnmtr; bireyin, hemen etkinlikte bulunmasn ve katlmn salayacak yolu bulmasna izin verecek, onun Ne yapabilirim? sorusuna yant oluturacaktr. Bireyin, sreen soyutlanmhndan syrlmasn, ortaya kmasn salayacaktr. ada insann tehlikeli dneminin iinde bulunuyoruz. Pek fazla zamanmz yok. Eer imdi ie koyulmazsak, i iten geebilir. Ama umut var nk insann kendisini yeniden kantlayabilecei ve teknoloji toplumunu insancl topluma dntrebilecei yolunda gerek bir olaslk var. Ykmll yerine getirmek bize kalm deil, ama ondan kanmaya da hakkmz yok.6 6 Mischna, PirkeAboth. OkurlarnfHHBH&ok ijHHd ruhbilimci ve toplumbilimci Erich Fromm, Umut Devrimrne ele ald sorunlar yle zetlemektedir: Belki de u anda iin en kt yan, kendi sistemimizi denetleyemez duruma gelmi olmamzdr. Bilgisayarlarn bizim admza verdii kararlan uyguluyoruz. Biz. insanolu olarak, daha ok, daha ok retmek ve daha ok tketmekten baka ama gtmyoruz. Hibir eye kar bir ama beslemiyoruz, ya da her eye kar amaszlk iindeyiz. Karar verme sorumluluundan yoksun brakmmzn yaratt edilgnlik yznden, tinsel lm tehlikesiyle, ve ayrca nkleer silahlarla yok edilme tehlikesiyle kar kar-yayz. Bu nasl oldu? Nasl oldu da, insanolu, doaya kar kazand utkunun doruundayken, kendi yaratt eylerin tutsa haline geldi, nasl oldu da ciddi olarak kendi kendini yok etme tehlikesiyle kar karya kald? nsanolu, bilimsel hakikatin aratrlmas sreci iinde, doaya egemen olmada yararlanabilecei bilgiye rastlad. Bu alanda byk baarlar elde etti. Ancak teknie ve maddi tketime tek tarafl arlk vermekie. kendisiyle ve yaamia olan ban yitirdi. ... Teknik ve maddi deerler zerinde younlat; derin cokular duyma yetisini, bu duygularn getirdii sevin ve znty duyma yetisini vitirdi. nsanolunun ina ettii makina ylesine geliti ki. onun dnme biimini saptayan yeni bir g haline geldi. zmlenmesi olanaksz trajik bir ikilemle mi kar karyayz? Salkl bir ekonomiye sahip olmak iin hasta insanlar retmek zorunda myz, yoksa maddi kaynaklarmz, bulularmz, bilgisayarlarmz, insanolunun yararna hizmet edecek ekilde kullanabilir miyiz? Gl ve iyi ileyen bir dzene sahip olmak iin bireylerin edilgir^imakalanna baml olmala zorunlu mudur? SON www.iskenderiyekutuphanesi.com