You are on page 1of 69

BRAHM KAFESOLU

ESK TRK DN

Kltr Bakanl Yaynlar : 37

BB^SB

Trk Kltr Kaynak Eserleri Serisi : 12

ANKARA 1980

Kapak ; Olcay OKAN

Kltr Bakanlnn 7.8.1980 tarih ve 831. 01366 sayl emirleri ile ikinci defa olarak 30.000 adet baslmtr.

MiMetleri millet yapan ve millet olarak yaatan mill kltrlerin temel unsuriarmdan birisi mill terbi yedir. Milletimizin bugn yaad buhrann temelinde, hi phesiz mill kltr ve terbiyenin ihml edilmi olmas vakas yatmaktadr. Nitekim byk Atatrk bu hakikati zamannda gr m ve gerekli tedbirlerin alnmas hususunda, Yeti ecek ocuklarmza ve genlerimize, grecekleri tah silin hududu ne olursa olsun, en evvel ve her eyden evvel Trkiye'nin istikbline, kendi benliine ve an' ant- milliyesine dman olan ansrla mcdele et mek lzumu retilmelidir. Beynelmilel vaziyet-i cih na gre, byle bir cidalin istilzam eyledii ansr- ru hiye lie mcehhez olmayan fertlere ve bu mhiyette fertlerden mrekkep cemiyetlere hayat ve istikll yok tur kazn yapmtr. Atatrk'n bu ok yerinde ikaznn, onun lmn den sonra, eitim ve kltr hayatmzda maalesef dik katlerden kam olmasnn ac neticelerini bugn mil lete ekiyoruz. Mll birlik ve beraberlii temin iin, ortak kltr deerleriyle beslenerek yetimenin lzumunu, atalar mz ok iyi kavramlar ve bunu binlerce yl gelenek hlinde devam ettirmilerdir.

Eskiden, yediden yetmie herkesin mutlaka bildi i, okuduu bz mhim eserler vard: Kur'an- Kerim ve Hadis kitaplar yannda, Sleyman elebi'nin Mevlid'i, Dervi Yunus ilhileri. Vevlna Celleddin-i Ru m'nin Mesnevi'si, Battal Gazi Destan, Dede Korkut Kitab v.s. bunlarn bamda gelirdi. Atalarmz Trkslm ahlk ve an'anesini bu eserler vstasiyle ya yor, yaatyor v e kendilerinden sonra gelenlere intikal ettiriyorlard. Bunun tabi neticesi olarak, ayni deer lere inanarak yetien millet fertlerini mill uur ve lkler etrafnda toplamak iin, ayrca bir gayret sarfedilmesine ihtiya bile kalmyordu. Nitekim bugn de, miHetimiz, her trl ihmle ramen, mill kltr v e irfandan nasbini alm olan geni kitlemiz sayesinde ayakta durabilmektedir. te Kltr Bakanl olarak, biz bandan beri me seleye bu gereklerin altnda bakarak, Trk kl trnn lmez eserlerini her yatan Trk insanna ula trmay sir edinmi bulunuyoruz. Yayn faaliyetlerimizde, yeni yetien nesillerde miHiyetilik uurunun uyandrlmas v e gelitirilmesi ana hedefimizdir. Bilindii zere, Trk milletinin ada mill kltr deerleri, Balkan Sava, Birinci Dnya Sava, stik ll Sava ve Atatrk Devri'nde en kuvvetli ekilde id rk edilmi ve ifdesini bulmutur. Bu devirde yeti mi olan ir ve yazarlarmz, mill varlk ve benlii mizi, Atatrk', onun milliyetilik anlayn, kurduu Cumhuriyet'in mn ve ehemmiyetini dorudan do-

rya gnle ve ruha hitabedecek ekilde ileyen zengin bir edebiyat ve klliyt meydana getirmilerdir. 100 Teme! Eser serisi, esas Ttibariyle btn mil letimize malolmu eski eserlerle bu son devirler eser lerinden meydana gelmektedir. Byk milletimizin hakl rabetine mazhar olmu, bata 1000 Temel Eser serisi olmak zere, Kltr Eser leri, Ara^Tma ve nceleme Eserleri, Trk Dnyasn Tantc Eserler, Dnya Edebiyatndan Tercmeler, Dnya Tiyatro Eserlerinden Tercmeler, Trk Tiyatro Eserleri, Dnya lim Eserlerinden Tercmeler, Trk Halk Kltr Eserleri, Halk Kitaplar, ocuk Kitaplar, Trk Musiksi Eserleri, Ziya Gkalp, Trk Kltr Kay nak Eserleri serileri yannda. Eserler serilerinde, gnn ada Eserler, Sosyal meselelerine k tutacak,

zm getirecek yaynlara ehemmiyet verilmektedir. Kltr ve san'at deerlerimizi, yurt iinde olduu kadar, yurt dnda da tantan san'at yaynlarmz, San' at, Mill Kltr ve Dnya Edebiyatndan Semeler der gilerimiz, trih tablolarmz ve yurt dndaki ii o cuklarmzn ihtiyalarn da gznnde bulundurarak bask saysn yksek tuttuumuz kitaplarmzla zengin bir yayn faaliyetini gerekletirmek yolundayz. ocuklarmzn lkokul andan tibaren z deer lerine bal vatan evltlar olarak yetitirilmeleri iin ocuk kitaplarna ilveten bir ocuk ansiklopedisi de kurmu bulunuyoruz.

6 Btn yayn faaliyetlerimizde, Trk genliine z deerlerimizi sevdirmek, miil duygularmz kuvvet lendirmek, trihinden, vnlecek zengin kltrnden ald ilhamla iinde yaad zaman en iyi ekilde deerlendirip mill istikble gvenle bakmalarn sa lamak ana hedefimizdir. Tevfik Kora tan KLTR BAKAN

GR
Din bir inantr, fakat her inan din deildir. kisinin arasndaki fark kutsallk k a v r a m n d a beli rir. Din inanlarda varlklar h a k k n d a kutsal olan ve olmayan (mesel slmlkta haram, hell) diye ayrm yaplmtr. Kutsal olanlara dokunmak, kar gelmek yasaklanmtr. Tazim etmek saygl davran m a k suretiyle onlar m e m n u n etmee almak l zmdr. Din d s u l a n n trl cezalan vardr. Din yasaklara riayet etmeyen ise gnah ilemi olur ki, cezas daha ok vicdan azab ekmek ve evre tara fndan ayplanmaktr. Kutsallk anlayna dayanan bir inancn t a m m a n sistemi hlini alabilmesi iin art tesbit edil mitir : a Itikad ( m a n m esaslar) b Amel (tapnmalar, zel trenler vb.) c Cemaat (tikad ve amel'in bir ktle tarafn dan kabul ve icras). Bu a r t l a n gerekletiren din sistemleri biri ip tida (veya halk dinleri), dieri yksek (veya semav dinler) olmak zere ikiye ayrlmaktadr, ptida din lerle 3aiksek dinler arasnda en m h i m fark Tanr

telkkisinde grlr. s l m h k , Hristiyanlk, Musev lik gibi semav dinlerde kaadir-i mutlak, yaratc, tek Tanr imann merkez noktasdr. Totemcilik ve ya ok tanrl b t n dier inanlar halk dinleri sa ylrlar'. Trkler trihleri boyunca din mihiyette t r l inanlara balanmlardr. B u n l a r m iinde iptida leri oduu gibi, yksek (semav) olanlar d a vardr. B u yazmzda Trklerin din trihi b a h i s k o n u s u edmiyecek, fakat dorudan doruya asl T r k dininin ne olduu aklanmaa allacaktr.

1 Toplu bilgi iin bk. M. Taplamacolu, M n S o s y o l o j U i (lahiyat Fak. Y a y n ) , Ankara, 1961.

Eski Trklerde Totemcilik var m idi? Sosyolojide din k o n u s u n d a k i a r a t r m a l a r n cid diyet kazand yzylmzm b a l a n n d a ve ihtimal zEimanmzda bile, Avustralya kabileleri, Amerika yerlileri ve Melanezya topluluklar a r a s m d a grlen totemcilik, en iptida cemiyet tipi olarak k a b u l edi len klanm din k a d r o s u n u tekil eder. Bma gre, bir hayvan veya bir bitki bir cisim k l a n ' m atas d u r u m u n d a olup, kutsal saylr ve adna totem de nir (kelime kuzey Amerika'da yaayan b i r kzdderili kabilesi dilinden a i m m t r ) . B t n klan mensuplar o totemden tredikleri keuaatrndedirler. Totemin tatan veya t a h t a paralarndan sembolleri yaplr ki, b u n a uringa a d verilir. Kurt, tavan vb.; her hangi bir bitki ve mesel bir ta paras; yamur, deniz vb. totem olabilir. Onu a t a sayanlar kendileri ni birbirleri ile a k r a b a bilirler, toteme it klan'n a d m tarlar, o toteme m a h s u s trenlere katlrlar; baka totem sahibi k l a n ' l a n n din trenlerine gire mezler. Bir klan'm yeleri arasmda evlenme yasak tr, zira ayn toteme t a p t k l a n n d a n birbirlerine kar mahremdirler ve ayn kutsall tarlar. Halbu ki dier totemler, kendilerince, kutsal olmad iin baka klan mensuplar ile evlenmeleri m m k n d r . Bir gre gre exogamie ( d a r d a n evlenme)nin sebebi b u d u r .

10

BRAHM KAFESOLU

Eski Trk rf ve gelenekleri arasnda totemci liin ksaca akladmz zelliklerine uygun gr nen baz inan ve davranlar dikkati ekmektedir : Trk ailesinde exogamie esastr. Trkler kurt'u ata tanmlardr. Bu nokta Gk-Trklerin menei bah sinde in k a y n a k l a n n d a kesinlikle belirtilmitir^. Ayrca geen yzyln ikinci y a n s m d a Asya Trk zmrelerinden Altayllar ve Yakutlarda tesbit edi len, b a b a ve anay temsil eder mhiyetteki sembol ler (put, idol) totemcilikteki u r i n g a ' l a n hatrlatr. B t n b u n l a r bir ksm aratrcy Eski Trklerin bu klan dini ile ilgileri olabilecei dncesine g t r m olmaldr'. Gerekten Orta Asya Trkleri arasnda grlen ve bazlar keeden, paavradan, kayn aac kabu undan, bazlar da hayvan derilerinden yaplan bu put-fetilere Altayh'lar ts ( t z ) ^ Yakutlar Tangara
2 Bk. L m IVIan-Tsai, Die c b i n e s i s c h e n Nachlctaten zur Gesclichte der Ost- Trken (Tu-ke) I. Wiesbaden, 1958, s. 5 vd. 3 Mesel, Ziya Gkalp, Trk Medeniyeti Tarihi, 1923, stanbul, s. 33 vdd. ( B t n dinlerin e s a s n t o t e m . cie balayan E. Durkheim'in tesiri ile o l s a ge rek). Asya H u n l a n iin: W. Eberhard, inin i m a l Komular, 1942 (TTK) Ankara, s. 118.; Gy. N^meth, A. h o n f o g l a l o m a g y a r s a g klalakulasa, 1930, Budapest, s. 68 (Belki eski bir totemciliin zayf i z l e r i . . . ) . 4 B u k e l i m e Trkede asd, kk, m e n e m n a s m a gelmektedir. (Bk. A. Caferolu, E s k i Uygur Trkesi S z l p , i T D K ) , 1968, stanbul, s. 250).

ESK TRK DM

11

diyorlard. Bunlar duvarlara aslr veya torbalarda saklanr, m h i m bir yolculua veya ava karken zerlerine sa salr, azlarna ya srlrd^ Asya Trklerindeki din inanlar h a k k n d a etnorafik a r a t r m a l a r yapm olan Abdlkadir nan bu konu ile ilgili olarak u izahat vermektedir : Trk rkna m e n s u p amanistlerde ok yaygm olan tz'1er, tilek, kozan ( t a v a n ) , aba (ay), b r k t (kar tal), tiyin (sincap), as ( k a k m ) ve bunlara benzer adlar tayan putlardr. Ayrca byk kamlar (a m a n l a r ) , k a h r a m a n l a r , iyi ve kt ruhlar n a m m a yaplan putlar da vardr... Bu m e h u r tzlerden, Televt boyunun koyucusu olan Tilek tzne aman dualarnda hitap edilir. Bu tz insan eklindedir. Kozan tz ( b u n a Urtnhalar Ak-eren, Buretler Sayan-Ongon diyorlar) aslnda Tuba-ka boyuna mah sus olup boylar arasnda evlenme neticesinde yayl mtr. Aba ts amanistlerin en ok saydklar put lardan biridir, ay tasviridir. or avclar Sanr de nilen p u t u sayarlar, bu da insan eklindedir, zeri ne av hayvanlarnn derilerinden paralar asarlar. nanlarna gre, kendisini m e m n u n eden avclara bol av verir; d a n h r s a o r m a n l a r yakar, avcar has ta eder... Ku gibi tasvir edilen ruhlar daha ziyade Yakutlarla komular Dolganlarda bulunur. Yakut larda en ok saylan ku, kartaldr. lkbahar ve gz mevsimleri, kartaln temsil ettii r u h u n iradesine
5 A. nan, Tarihte ve B u g n a m a n i z m , 1954 (TTK) Ankara, s. 42.

12

BRAHM KAFESOLU

baldr. Kartal kanatlarn bir defa sallarsa buzlar erimee balar, ikinci defa sallarsa ilkbahar gelir. K a r t a l k l t ile ilgili geleneklerden anlaldgma g re, eski zamanlarda b u k u gne ve Gk-Tanr'mn sembol saylmtr... Kartal gelenei son zaman lara k a d a r Bakurtlar a r a s m d a da yaamtr. Kar tal ile aa k l t arasnda m n a s e b e t vardr. Bak u r t l a r d a eski zamanda tanmadk b i r a d a m a rast land zaman, kuunun ve aacnn ne olduu sorulurmu. Bu rivayetteki 1.2 kabile ve 12 ku hikyesi b n Fadlan'n h a b e r verdii 12 Tanr ve baz kulara t a p a n Bakurtlan* hatrlatmaktadr^.... B u r a d a bahis konusu edilen 10, yzyl Bakurtl a n n d a olduu gibi, tarih Trk topluluklarna it baz kaytlarda da yukardaki inanlar andran be lirtilere tesadf edilmektedir. Mehur tarihi Red' d-din (lm. 1318) Cmi't-tevrih'inde 24 ouz bo yunu .sralarken, her 4 boy iin bir kuu ongon
6 M. 921-922 yllarnda Badat'dan t ( V o l g a ) Bul garlar l k e s i n e giden t b n Fadlan'a gre Bakurt lar arasnda 12 ilh'a inananlar vardr. B u ilhlar u n l a r d r : K-yaz, yamur, riizgr, aa, insan, hayvan, su, gece-gndz, l m layat, yer, gk. Gk ilh b t m l a n n e n b y kabul edilir b n Fadlan S e y a h a t n a m e s i (Trke t e r e ) , lahiyat Fakl tesi Dergisi, 1954, M I , s. 67. 7 A, nan, Tarihte v e B u g n a m a n i z m , s. 42-47. B u belirtUerin totemcilik devri h a t r a l a n n d a n olduu bir ok etnograf tarafndan ileri s r l m t r (Ayra eser s. 45).

ESK TRK DN

13

olarak gstermitir^ Bu suretle ahin, kartal, tav ancl, sungur, ku ve akr kular ouzlarn totem leri arasnda grnmektedir". in kaynaklar Gk-Trklerin T a n n ' l a n n kee den keserek iya ile yaladklarn ve t o r b a l a r iin de sakladklarm veya s n k zerine diktiklerini, onun iin yln 4 anda kurban, kestiklerini habe- ve riyorlar'". B i r H u n prensine it b i r altn heykel ( p u t ) b u l u n m u t u " . Rivayete gre, Asya H u n h k m d a r Mo-tun'un soyu ejder idi ve daha ok erken de virlerde ejder etrafnda b i r klt teekkl etmi ol mas muhtemeldi". B t n bunlar eski Trklerde gerekten, hakik bir totemcilik dininin varlna delil saymak mm kn m d r ? Yukardan beri sraladmz vesikala rn, totemciliin mevcudiyetini telkine elverili dur u m l a n n a ramen, bu n o k t a fazla inandrc grn memektedir. nk totem dini yalnz b i r hayvann ata tannmasndan, o n a it baz tasvirler yaplmasm8 Ongon sz, Trklerin ts'ne karlk olaraK Moollarn kulland, Moolca bir tbirdir (A. nan, ayn eser, s. 44). Fakat dier bir fikre gre, tbir Trke o n g (sa, uur) mnasiyle, totem' ifade etmitir. (Gy. N e m e t h , ayn eser, s. 68 v d . ) . 9 Bk. F. Smer, Ouzlar ( T r k m e n l e r ) . 1967, Anka ra, s. 208'e eklenen liste. 10 W, Eberhard, inin imal Komular, s. ft7. 11 A. nan, a y m e s e r , s. 2. A y n c a bk. D e Groot. D l c H u n n e n d e r vorchristlichen Zet I. Berlin - Leipzig, 1921, s. 120. 12 Vl. Eberhard, ayn eser, s. 77.

BRAHM KAFESOLU

dan ibaret deildir. Totemci topluluun bu din an laya paralel olarak teesss etmi olan aile kurulu u, aile h u k u k u , ekonomi vb. b a k m l a r m d a n baka cepheleri de v a r d r " ki, ancak b u n l a r m hepsinin b i r arada meydana kmas hli, eski Trk din inanc nn totemcilik olduunu kabule bizi sevk edebilir. Totemci ailede a n a h u k u k u cridir. Trk ailesi i s e peder k a r a k t e r tamtr. Klan'da akrabalk totem ba zerine d a y a n m a k t a iken, Trklerde kan akrabal temel tekil eder. Klan'da mlkiyet ortak l j T r r l k t e olduu hlde, Trk ailesinde ferd mlkiyet bsTk rol oynar**. Totemli klanda ekonomi parzit vasf tar, yni devirmeye ve avcla da yanr. Halbuki Trk ekonomisi daha ziyade hayvan yetitirme ve t a r m zerine k u r u l u d u r . Totemciliin zelliklerinden biri de h e r k l a n m b i r toteme sahip olmasdr, yni totemsiz klan mevcut deildir. Trklerde ise ata kabul edilen ha5rvan says tek tir: Kurt. Eski alarda T r k iIe ve soylarnn ayr ayr t o t e m - a t a l a n m n b u l u n d u u n a dair b i r ize tesa df edilmemitir. Kurt efsanesinin Trklerde b i r um.umlik gstermesinin, kurt'un totem olmasndan ziyade, bozkrlarn korkulu b i r hayvan olarak, bil hassa hayvan srleri iin bjik tehlike tekil et mesi dolaysyla, ona kar duyulan korku i l e kark bir sayg hissinden ileri geldii anlalyor. Dier ta13 Tafsilen bk. Z.F. Fndkolu, Trk Aile Sosyolojisi, H u k u k Fak. Dergisi, 1946, s. 254 vdd.; M. Tapla macolu, ayn eser, s. 63-69. 14 B u hususlarda bk, . Kafesoglu, Trk Mill Klt r, 1977, indeks.

ESK TRK DN

15

raftan, k u r t efsanesinin Trk ktleleri iin toplayc vasfa sahip oluu, klan'lar Ijirbirinden ayran, bir biri ile kar karya brakan totem'in fonksiyonuna aykr dmektedir'^ Totemci klan'da herkes ayn ad la -totemin ad ile- anld hlde, Trkler ok kere kurt'un asl ismini bile sylemezler. Trkede kurt' un gerek ad bridir. Trkler b u n u n yerine, k k bir haere olan kurtu kullanmlardr. Bu da herhalde briye kar duyulan sayg-korku hissin den ileri gelmektedir. Tekrar edelim ki, b u d u r u m ad anlmayan hayvana din bir mahiyet izafe et mek demek deildir. Trklerde k u r t pek aziz, sayg deer bir mahluk saylm ise de, kendine taplmamtr. Tabgalardaki (M. 3-6. yzyllar) kurtla al kal maara klt Gk-Trklerde atann yaad yerin ziyaret edilmesi ve orada trenler yaplmas'^ kurt'un vcudu ile deil, fakat mazinin karanlklar na karm felketli gnlerin, k u r t ' a sayg duygusu
15 Gee yzyln sonlarna doru tesbit edildiine gre Kazak-Krgzlarda, Kzl-Kurt, Ak-bri, Tanaboa vb., Trkm eni erde Teke, kz, zbeklerde Kulan (Yabani a t ) ; Uygurlarda Boa-su- vb. gibi topluluk a d l a n yayordu. Bunlarda kuvvetli bir Mool tesiri aramak yerinde o l m a k l a beraber, Trk trihinin m a z i s i n e doru gittike azalmakta olan bu tr isimler, Gy, N e m e t h ' e gre, totem cilikle ilgili deildir, zira eski Trk ad v e r m e usu lnde totemci hatralara h e m e n hi rastlanma, maktadr. (Gy. N e m e t h , A. h o n f o g l a l o . . . , s. 70 vd). 16 Bk. W. Eberhard, inin imal K o m u l a n , s. 8Q86 vd.

16

BRAHM KAFESOLU

ile rlm hatralar ile ilgilidir". Nihayet, yalmz totemde deil, toteme bal b t n insanlarda, b t n varlklarda bulrmduuna inanlan ve dokunduu hereyi kutsallatnc mana adl (kelime Melanezya dilinden a h n m t r ) gizli bir kuvvet tasavvurunu ih tiva eden totemcilikte", r u h u n lmezlii, atalar ruh lar, o bir dnya dnceleri olmad hlde, eski Trklerde, bir mana telkkisi hi yer almad gi bi, aada greceimiz zere, kinat ruhlar dnyas olarak t a n n m a k t a , ata ruhlar iin adaklar sunul makta, k u r b a n l a r kesilmektedir. Ts denilen put'lar da t o t e m uringaIan deil, daha ziyade ata ruhla rnn timsalleridir". lve edelim ki, herhangi bir toplulukta baz jayvanlara sayg duyulmas, o topluluun totemci klan dan ibaret olduuna delil saylinamaktadr.
17 Benzer gelenekler eski Roma'da da vard. Bilin dii gibi Roma'nm kurulumda rol oynayan dii kurt'un maaras n n d e h e r yl trenler yaplr d (Lupercale enlikleri). 18 Trklerde totemciliin varln d n e n Ziya G kalp b u mana ile Trk kut kavramn birbiri ne karmtr. Bk. Trk Medeniyeti Trih, s. 33). Eski Trklerde kut kavram iin bk. . Ka fesoglu, K u t a d g u Bilig ve K l t r Tarihimizdeki yeri, Trih E n s t i t s Dergisi, say 1 (1970) s. 20-27. 19 B u n o k t a A. n a n tarafndan da belirtilmitir (T rihte v e B u g n a m a n i z m , s. 42 v d ) . Yukarda ba his k o n u s u edilen altn put, H u n l a n n din ile Ugii olmayp, in sarayndan getirilmiti (K. Shiratori, On t h e Territory.. T o y o B u n k o , 1930 . 61). H u n hkmdai- soymun da ejderle bir alkas y o k t u (De Groot, ayn. eser. s. 59, 103).

ESK TRK DN

17

Nitekim Zerdt dininde inek ve kpek kutsaldr. Baz Hindu dinlerinde hayvan ldrmek yasaktr. Eski Msr dini ha5^ana t a p m a eklinde idi: mehur Apis kz herkese m a l m d u r . Msr'da timsah ve kartal'a da taplrd. Aa Msrda kpek ayn du r u m d a idi. Bu tanr hayvanlar ldrmek, idam gerektirirdi. Eski Yunan inancna gre yer-alt n bal bir kpek (Kerberos) beklerdi^". Fakat Bakrtlarda, Ouzlarda grlen, bilhassa avc kularla ilgili ongun meselesi nasl aklana caktr? Trklerde totemci dinin varln kabul gl karsnda, gerek bir totemciliin izleri saylabile cek olan bu hususu herhalde komu kavimlerin te sirinde a r a m a k icap edecektir. Bakrtlardaki durum da Urall topluluklarn tesirleri dnlebilir. Altayllarn en batsnda o t u r a n ve y u r t l a n Urall (Fin-ugor) kavimlerinkine en yakn bulunan Bakrtlarn, zellikle, asl ksmn Fin-ugor ktlelerinin meydana getirdii Macarlarla, h a t t ihtimal etnik ynden, sk alkas mevcuttur. Bu itibarla Bakrtlarn mene bakmndan Altayl ( T r k ) m veya Ural l m olduklar henz akla kavumamtr^'.
20 Bk. A S c h i m m e l . Dinler Tarihine giri., 1958, An kara, s. 50 vd.; E. Peterich, Kk Yunan Mitologyas (Trk. tere.) 1959, Ankara, s. 55. 21 imdilik bk. Gy. N e m e t h , A h o n f o g l a l o . . . , s. 299315; V. Minorsky, Hudd'l-lem, 1937, s. 318 vd.

18

BRAHM KAFESOLU

Ouzlara gelince, bunlardaki totemcilik izlerinin Moollarla ilgili bulunduu daha sarih grnmekte dir. Moollar hakkndaki aratrmalar ile t a m n m B.Y. Vladimirtsov'un: Eski MooUarda totemizme ve t a b u y a dir m a l m a t yok gibidir. Bununla bera ber Gizli Tarih'e gre Cengiz'in m e n s u p olduu ka bilenin kk brte-ino (Bozkurt) ve Goai Maral (gzel Maral) idi. Fakat bu m a l m a t eski Mool larn totemleri hakknda sz sylemek iin kfi de ildir" demesine ramen, Moollarda totemciliin mevcudiyeti h u s u s u n d a kanaat uyandran b a k a de liller de vardr. Mool aile tipinin ana h u k u k u n d a ol mas, aslnda bir orman kavmi olan bu topluluun iktisadiyat esasnn parazit ekonomiye dayanmas ve mlkiyette ortaklk b u fikri destekledii gibi, on gon ( t o t e m ) telkkisi^ de b u n u gsterir. Bizzat Vladimirtsov, Mool devri tarihisi Red'd-din'den naklen, Cengiz Han'n, Ba'arin kabilesinden bir ahs (tpk at ve dige hayvanlarn ongon olarak ba bo braklm.as gibi) ongon diye zat ettiini, hi kimse nin ona dokunamadn kaydetmektedi-**. B u r a d a kullanlan ongon tbiri meselenin zlmesi bak mndan m h i m d i r . Kelime, yukarda da zikredildii zere, ihtimal Trke ong (sa, doru, u u r ) kkn22 B.Y. Vladimirtsov, Moollarn timai Tekilt?, (Trk. t e r e , TTK) 1944, Ankara, s. 84. 23 Gy. N e m e t h , A h o n f o g l a l o . . . , s. 68 vd. 24 B.Y, Vladimirtsov, ayn eser, s. 80 vd.

ESK TRK DN

19

den" tremitir. Fakat totem m n a s m ifade eden terim olarak yalnz Moolcada yaam olup, Trk dillerinde mevcut deildir. Bu tbire ne Gk-Trk metinlerinde, ne Uygurcada, ne de DLT'de rastlan m a m a k t a d r " . Ouz b o y l a r m a ongen olarak gste rilen ku 1ar da DLT'deki Ouz b o y l a n listesinde yer almam, yalnz boy a d l a n ile damgalar kayde dilmitir". Ouzlara it totem-kular, ilk defa, Mo ol devrinde 14. yzyl balarnda, Red'd^din'in Cmi't-tevarih'inde karmza kar. Osmanl padi ah II. Murad a melliflerinden Yazc-zde'nin Trih-i l-i Seluk'u ile, eserini 17. j'-zjnim 2. yar snda yazm olan-Eb'l -Gazi B a h d u r Han'n Sece re-i Terkime'sinde b u ongonlar belirtilmi ise de-bu iki eserin Cmi't-tevrih'ten faydaland bilin mektedir. Dier taraftan koyu bir Mslman olan b n Fadlan da 10. yzyl Ouzlarnn ne kutsal ku larndan, ne de totemcilii hatrlatan herhangi bir detlerinden bahsetmemitir^. Ouz d e s t a n m d a da
25 Bk. DLT, (ner. B. Atalay), I. s. 41-3.5; A.V. Gabain, Alttrkische Granunatik, Leipsig, 1950, Glossar. 26 Mool Buryat'Iarda hl kullanlmakta olan ongon tbiri (A. n a n , a m a n i z m , s. 46), Trke deil, Moolcadr (bk. G. Doerfer, Die t r k i s c h e und m o n g o l i s c h e e l e m e n t e i m N e u p e r s i s c h e n , Weisbaden, II, 1965, s. 390. 27 Bk. DLT. I, s. 55-58. 28 Bk. F Smer, Ouzlar, s. 268 deki liste v e ayrca, ecere-i Terkime, tpk basm' ( T D K ) , 1937) s. 24b25b. 29 bn Fadlan S e y a h a t n a m e s i , s. 62 vd.

20

BRAHM KAFESOLU

bu m a a d a bir iarete rastlanmaz. Destaada zikredi len altm tavuk - gm tavuk, ak ko5Tin - k a r a koyun szleri^, eski Trk ekonomisinde obanlk ve ifti lii sembolize etmekte olup, kutsallk ve t a p n m a ile ilgili bulunduuna dair herhangi b i r belirti yoktur. Bunlarn yannda -totemcilikle ilgilendirilmemek zere- kartal inancmm m h i m yer t u t t u u grlmek tedir. Altaylarda, M.. 3. bin s o n l a n olarak tarihlnen K u r o t kurgan iinde b i r k a r t a l penesi bulmmutur". Yine Altaylarda M.. 4-3 yzyldan kalma Baadar kurgannda bir k a r t a l iareti ele gemi, ay n c a Tuna Bulgarlar k a b a r t m a l a r n d a (7.-8. yzyl lar) ift bal k a r t a l tasvirine ve Peeneklere it (10. yzyl balar) altm kaplar zerinde k a r t a l motifine rastlanmtr''. 1958 ylnda Orhun kitabeleri blge sinde yaplan arkeolojik kazda b u l u n m u olan Kl Tegin'in niermer b s t n d e serpuun n tarafn kap layan, k a n a t l a n ak kartal tasviri dikkat ekicidir^. Kartaln Yakutlarda da sayg dujrulan kulardan olduunu y u k a n d a grmtk. Abakan ki5alannda o t u r a n Beltirlerde bir tren iin k a r t a l l d r l r ki, b u kartal ruhlar tarafndan gnderilmitir. KazakKrgzlarda da benzer telkkiler vardr'*. Herhalde
30 Ouz Kaan Destan, (ner. W. Bang R.R. Arat) stanbul, 1935, str. 31-33. 31 B. gel, s l m y e t t e n nce Trk-Kltr Trihi, ( T T K ) , 1962, s. 17. 32 B. gel, ayn eser, s. 38, 262, 280, 287. 33 L. Jisi, Kl-Tegin Antnda Arkeoloji Ara^trmalan. Belleten, say 107, 1963, s. 408, r e s i m II. 34 A. nan, amanizm, s. 55, 82, 136, 142.

ESK TRK DN

21

Trklerde ok eski bir kartal k l t n n mevcut ol duu anlalyor. Aratrclara gre, kartal gne (daha ziyade Gk) t a m n n sembol saylm olma ldr''. Yuvasm sarp vadilerde yalm kayalar zerine yapan ve ok ykseklerde uabilen kartaln byle te lkki edilmesi kuvvetle ihtimal iindedir ve bu te lkki eski T r k bozkr hayatnda phesiz bir yeri olan avclk dolayisiyle derece derece teki baz avc kulara da tmil edilmi olabir.

35 M. Eliade, Le c h a m a n i s m e et les t e c h n i g u e s arc-

laigus de rextaM, Paris, 1951, s. 78 vd; A. tnaa,


a m a n j z m , s. 46.

II Eski Trkler aman m idiler? Bozkrlar sahasndaki din i n a n l a n n samanla balanmas det hline gelmi gibidir. B u n a gre, eski Trk dininin ana vasfn da samanlk tekil eder. Bu k a n a a t geen yzyln ikinci y a r s m d a n itibaren Orta Asya Trkleri (balca Altayhlar ve Yakutlar) arasnda, zellikle W. Radloff, AV. Seraevskiy ve V. Verbitski, A. Anohin vb. gibi Rus a r a t n c d a r m yaptklar tesbitle^ sonucunda hasl olmutur. Bu a m a n Trklerin kozmogonisine gre, esas itibariyle, t a n n l a n n en yksei, insan-oullarmn atas olan Tengere Kayra H a n (veya Bay lgen) kiiyi ve bvmun aracd ile de yeryzn, d a l a n , vadileri yzuatm, kii'nin kendisi ile mcadeleye gi rimesi zerine, ona Erlik a d m vererek k diya rndan yeraltna atm ve yerden dokuz daU b i r aa byterek, h e r dalnda b i r cins insan yaratmt!^. Samanlk inancna gre, kinat st-ste k a t l a r d a n k u r u l u d u r . Katlar muayyen eylerle birbirinden ay rlmtr. B u n d a n dolay a m a n san'atm icra eder ken b i r k a t t a n dierine gemek iin b y k kuvvet sarfna m e c b u r kalmaktadr. Y u k a n d a 17 kat vardr ki, k lemini tekil eder. Aada 7 veya 9 kat da
36 Tafsilen bk. W. Radloff, Sibirya'dan (Trk. tere.)

1956, II. 1, s. 5, vdd; A. i n a n , amanizm, s. 19 vd.

ESK TRK DN

23

karanlklar dnyasdr. nsanlar b u iki lem arasmdaki yeryznde o t u r u r l a r . Koruyucu b t n iyi ruh lar, k a h r a m a n l a r ve tanrlar k dnyasmda, zararl ruhlar ve ktiUk tanrlar karanlklarda yaarlar. Gk'n en st katnda bir altm t a h t zerinde oturan Bay lgen'in 9 kz ve 9 olu vardr*^ v b . . . Fakat bu nakledilenleri Trklerin asl inanlar saymakta acele edilm'emedir. nk nce, Radloff un da belirttii gibi, b u hususlarda anlatlanlar o ka dar eitlidir ki, b u n l a r d a n gerek inana yakn ola nn bile tesbit etmek son derecede gtr. kincisi, d n y a n m ve insann yaratl ile ilgili bu rivayetle rin heme hibirisi orijinal, yni aman Trklerin kendi dncelerinin mahsul deildir. Bunlar, e itli dinlerden gelen tesirlerin birbirleri ile karma kark ekilde rlmesinden meydana gelmi bir ta savvurlar k a o s u n d a n ibarettir. Rivayetlerde geen zel isimler (birka m s t e s n a ) , mesel, kuday, kurbustan, k r m s , maytere, mangdaire, m a t m a n vb... yabancdrlar, dem-Havv ve yasak meyve hikye sini andran motiflerle baz terimler (mesel, t a m u : cehennem) de byledir. Bunlara kyamet ve Tu fan rivayetlerini de ilve etmek lzmdr^'. Mtehassslannca belirtildii zere, b u Orta Asya riva yetleri, Hind, Iran, Yunan, Yahudi efsaneleri ile
37 Bk. not, 36. Trklerin h a k k m d a Msrl Trk E b u b e k i r (lm. 1331)'in ayn eser, s. 21. 38 B u yabanc rivayet ve ayn eser, s. 22, 25. ilk babasnm yaratb asll tarihi Aybeg olu rivayeti iin bk. A. nan, isimler iin bk. A. nan,

24

BRAHM KAFESOLU

-belki eski Trk telkki ve menkbelerinden baz k rntlarn da katld- ve Mool devrinde peydahla n a n b i r t a k m hikyelerin k a n m a s n d a n domu ol duklar iin", b u n l a r d a n Altayl ve Yakut amanlmdaki hakik tasavvuru, yni aman Trk'n kendi din dncesini bulup karmak hemen hemen im knsz grnmektedir. Bu b a k m d a n en cidd teebbse, dnya saman lnn kudretli aratrclarndan biri olan M. Eliade'nin eserinde rastlamaktayz*. Byk eserinde Orta -ve kuzey Asya topluluklar sihri- din hayatnn da ha ziyade aman etrafnda merkezletiini kayde den mellif, ancak b u n u n b t n din fealiyetler icra csnn a m a n olduu mnasna gelmediini, birok yerlerde tanrlara k u r b a n sunucularn aman olma dn, h a t t aile reislerinin bile bu ii yapabildikle rini, ayrca, sihr-din hayat samanlktan ibaret bulunmadndam, her sihirbazn aman saylmad n ve, samanlkta hastalara ifa vericilik esas unsur lardan olmakla beraber, her ifa sunucu (medicinem a n ) n u n da aman'lkla vasflandnlamayacam be lirttikten sonra, samanl ksaca vecd ve istirak (extase) teknii diye tarif eder. Bununla b e r a b e r dinler tarihinde ve din etnolojisinde grlen eitli vecd hallerinin hepsi de vecdin amanik tekniine dahil edilmiyor. Eliade'ye gre, aman, hereyden nce, kendi zel usulleri sayesinde ulat estase
39 Kr. A. n a n , ayn eser, s. 13, 21, 25. 40 Mircea Eliade, Le c h a m a n i s m e et les techniques arcllques de r e x t a s e , Paris ( P a y o t ) , 1951.

ESK TRK DN

25

hli iinde r u h u n u n , gklere ykselmek, yeraltna inmek ve oralarda dolamak zere, bedeninden ay rldm hisseden bir akn (transe) ustasdr. Bu esnada bir let d u r u m u n a dmekten uzak, ve tersi ne olarak, kendisi r u h l a n h k m altna alarak, l lerle, tabiat r u h l a n (cinler, periler) ile ve eytanlar la balant k u r m a a muvaffak olur. Ate zerinde hkimiyet kurmas, hastalanan ( r u h u a l m a n ) kim selere ifa vermesi, llerin arzularm yerine getire rek zararlarm nlemesi, dertli i n s a n l a n n ikyet ve dileklerini arzetmek zere, gkteki ve yeraltndaki tanrlarn yanna giderek araclk yapabilmesi by lece m m k n olmaktadr. Bu zellikleri e topluluk zerinde korku ve sayg uyandran ve din otorite k u r a n aman, vasfn ve kaderini bildii insan ru hunun mtehasss olarak, topluluk maneviyatnn dzenleyicisi d u r u m u n d a d r . Fakat fonksiyonu umu m sihr-din inanlardaki temsilcilerin lsnde mull deildir. Ruhun vastasz olarak m d a h a l e et medii, h a s t a h k ( r u h u n kaybolmas) veya lm veya bir talihsizlik bahis k o n u s u olmad, yahut bir kur ban s u n m a treninde herhangi bir extase teknii nin (gk'e veya yeraltna seyahat) yer almad hl lerde aman iin yaplacak i yoktur. Hayat aman'n mdahalesi olmakszn devam eder*'. Halbuki Asya bozkrlar sshasnda ysayan top luluklarn trl din inanlar vard. Mesel GkTrkler ate'in kutsallma inamrlard. 568 ylmda Bizans elisi Zemarkhos, Orta Asya'da Bat Gk-Trk
41 Tafsilen bk. M. Eliade, Bdex.

26

BRAHM KAFESOLU

snrna vard zaman, Trkler o n u ve arkadalarn ate alevleri zerinden atlatmak suretiyle, kt ruh lardan temizlemilerdi*^. Aynca ocaa tazim, bir klt hlinde gelien atalara sayg; yeryzndeki tabiat paralarndan herbirinin b i r ruha sahip olduu dncesinden dolay da, tepe, kaya, vdi, rmak, su kayna, aa, o r m a n , demir, kl vb. ruhlarna inam (Yer-su'lar); gne, ay, yldz," yldnm, gk grlts, imek gibi tabiat-st gler tasavvuru bozkr Trklerinin inanlar arasnda idi. Ruhlar iyikt (iyUik seven ve ktlk yapan) olmak zere iki grupa ayrld gibi, Umay ad verilen a y n bir kutsal g vard'". Orhun kitabelerinde Trklerin faydasna alan manev kuvvetler olarak Yer-su'lar tbiri olduka sk geer ki, b u da Gk-Trk anda Trk topluluunun
42 Menandros'taB naklen: A m a g y a r o k eldeirl e s a hoDoglalasrol, B u d a p e t , 1958, s. 44 v d . Gk-Trk lerin ate'e tazim ettikleri: Th. S i m o k a t l e s ' d e u naklen (R. Grousset, L'Empire d e s s t e p p e s , 1941, Paris, s. 129). S o n zamanlarda Trklerdeki a t e ve o c a k klt h a k k m d a bk: A. nan, ayn eserler; s. 66-71. Ancak daha nceki devirlerde Trklerde bahis k o n u s u e d i l m e y i p ilk defa Gk-Trklerde ortaya kan a t e kltnn trani bir din olan Mazdeizm'in tesirinden d o d u u v e hatt a y m a larda D o u Gk-Trklerince bile bUinmedii ha trlatlmaktadr. ( B k . R. Giraud, L'Empire des Turcs c e s t e s , 1960, Paris, s. 101 v d . ) . 43 Aslen Trk olmayp, sonradan Hind-Iran tikad m d a n intikal e d e n ve a s h Hm olan U m a y iin g e n i bilgi: A. nan, ayn eser, s. 35.39.

ESK TRK DM

27

kutsal (kitabelerde: iduq) sayd yeryz avar zn da ayr birer ruh u n varln kabul ederek onlarn yardmc, iyilik sever kuvvetler olduuna inamldgm ispat eder. Bunlar arasnda en mhimleri: da, orman ve aa, ate ve ocak kltleri idi'". Uygurlardaki Kutlu Da efsanesi*' ile Gk-Trklerde bakent blgesi tkenin kutsal yer olduu telk kisi** b u n u n tipik rneklerini tekil eder. Asya H u n l a n ilkbaharda (Mays ortalarnda) Lung-'eng blgesinde yer-su'lara k u r b a n sunarlard. Tan-hu ( H u n h k m d a r ) gndz gnee, gece do lun aya tazim ederdi. Hunlar, Gk-Trkler, Uygur lar yapacaklar ite b a s a n ansn ayn, yldzlann hareketleri ile kontrol ederlerdi. Tabgalar da, Hun lar gibi, ilkbahar ve sonbaharda atalara k u r b a n ke derlerdi ve t a p m a k yeri olan bir ta-ev iinde sun duklar k u r b a n d a n sonra, civara kayn aac diker lerdi ki, bmlardan kutlu o r m a n meydana gehrdi*'. Gk-Trkler 5. ayn 2. yarsnda Gk-Tann'ya ve ata lara, kurt-ata maarasnn n n d e tanrlara kurban lar takdim ederlerdi. lm hlinde yas trenleri ya plrd, m a t e m srasmda sa-ba datlr, yz ve ku laklar bakla izilerek kan aktlrd. Bundan sonra yemek vermek det hlinde idi. Hunlarda, Gk-Trk44 Bk. A nan, ayn eser, s. 48-71. 45 in kayna Yuan-Shi'den naklen, B. gel, SinoTurcia, 1964, Taipei, s. 11 vd; Daha bk. Cuveyn, T r i h i Cihangua I. (GMS, 1912). s. 45. 46 Kl-Tegin Kitabesi, dou, str. 23. 47 W, Eberbard, inin i m a l Komular, s 80.

28

BRAHM KAFESOLU

lerde, Uygurlarda ve Ouzlarda lnn tertiplenen b u trenlere Yo denirdi*'.

htrasna

Trk h k m d a r l a r ve k a h r a m a n l a r ldkleri zaman kabirlerinin b a s m a , hayatta iken savap l drdkleri t a n m m kimselerin says kadar, insan biiminde yontulmu ta (balbal) dikilirdi*. Ayrca, Orta Asya'dan Tuna kylarma k a d a r uzanan bozkr larda yaygm ekilde grld zere, tanene'ler (g bek hizasmda tutulan sa elde and kadehi tayan kaba ta heykeller) vard^. Zikrettiimiz bu inanlar, semav dinler sis temlerine girmeden nceki hemen b t n Trk top luluklarnda u m u m d i r ve grld gibi, geen yz yln sonlarna kadar, h a t t zamanmzda bile, s t mav veya yksek dinlerin erevesi dnda kaV
48 Eberhard, inin imal K o m u l a n , s. 77, 87 vd; H.N. Orhun, Eski Trk Y a a t l a n I, 1935, s. 52, 70; Menadros'da dokhia ( y o ) , bk. A. magyrok eldeirL. s. 50. Atilla iin yaplan Y o (Yordancs'dcn naklen: B. Szasz, A H u n o k trt^nete..., Budapcd. 1943, . 363 vd.; Altheim, Atilla e t les H u n s , Paris, 1952, s. 192 v d . ) ; F. S m e r , Ouzlar, s. 404 vd. 49 Balbal d i k m e deti Trklerden in'e de gemiti. T'ang imparatoru Tai-tsung'un m e z a n b a s m a diki-' len balballar iin bk A.D. Gra, Tuva'da E s M Trk HeykeUeri ( t a m t m a ) , Trk Kltr, say 47 (1966), s. .47. 50 BalbaUar, tanene'ler ve Trk heykelleri h a k k m d a t o p l u bilgi: B. gel, t s l m i y e t t n c e T r k K ^ tr Tarihi, s. 131, 136, 146, 166, 169. 196, 201 vd, 263, 296, vd. vb.

ESK TRK DN

79

/ni, baka byk Trk ve dnya kltr cersyanlarnn tesirinden uzak den kuzey-dou Asya blge sindeki Yakutlarla, Altay dalarnn kuytuluklarnda oturan Trk zmreleri arasnda varlklarn muha faza etmitir. Ancak bu din mahiyetteki inanlar dan hibiri amanizme dahil deildir. Yukarda be lirtildii gibi, bir inancn amanik k a r a k t e r tamas iin, gayesi tanrlarla balant k u r m a k olan ruh mram temel prensip tekil etmesi ve yine saman la mahsus extase n tatbik yeri bulmas lzmdr. Samanlkta r u h u n uuu (gklere 5aikselmesi, yeraltlarma inmesi) ile '<extase, bir arada ve ayn za manda vki olan bir faaliyet belirtisidir. aman, ev lerin etrafndan ayrlmadklar, fkeli anlarnda, ha yattaki akrabalarna zarar verebilecei sanlan l lerin ruhlarn uzaklatrr, b a z l a n m yeralt katlarne kadar kovalar, kurbanlar yksek tanrlara sun m a k zere kat,kat gklere kar. Gerek semada Bay lgen, gerek karanlklar dnyasnda Erlik gibi tan rlarla dostluk kurar, onliar grr ve onlarla konu ur. Hastann bedeninden kp gitmi olan ruhunu arar, bulur, getirir, yerine koyar (hastal iyi e d e r ) . Bylece, insanlarn ruhlar ile de sk temas halinde dir. aman trenleri de, b u suretle, tanrlar ve ruh lar (esprits) la kendisi a r a s m d a balant kurmaa kabiliyetli amann vecdi hareketlerinden ibarettir. amanlar, b u n u n iin, h e r paras zerine taklan her m a d d e veya yaplan h e r tasvir veya ekil ayr bir mna Fade eden veya ayr bir varln sembol olan garip elbiseler, klahlar giyer, m a s k e takar, yine tr l maddeler takl ve tasvirlerle zel tarzda hazrlan-

30

BRAHM

KAFESOLU

m davulunu veya defini alar. Bu esnada kendin den geinceye -yni tanrlar ve ruhlarla temas salayncaya- kadar zplar, srar, acaip sesler karr, yal varr, sylenir, yerlerde s r n r , bazan da baylr, der. Bylece maksadna ulam olur^'. amann, dier insanlar zerinde garip tesirler uyandran bu davramnda, baar temin eden baz artlara ihtiya olduu aikrdr. Bu artlar aman olma konusunda kendini gstermektedir: Tesbit edil diine gre, aman olabilmenin y o l l a n n d a n biri, bir aman ailesinden gelmek (veraset), teki de ahs kabiliyet sayesinde hidayete ermek dir. Bu ikin cisi dorudan doruya irade mahsul, yahut toplu luk veya klan tarafndan seilme yoludur. Kendi iradeleri ile veya seilme yolu olafi aman olanlara umumiyetle az rastlanmaktadr. Bunlar, mesleini atadan tevars eden veya tanrlarn ve ruhlarn da vet i ile icra eden s a m a n l a r d a n daha zayf saylr ve fazla itibar grmezler. Daha m h i m olan ve eitli gruplara gre, verasetle getii veya dorudan do ruya tanrnn, gk'n ba kabul edilen birinci yol samanlnn o r t a k belirtisi, amann, etrafmdaki in sanlardan farkl bir ruh hli gstermesi, yalnzlktan holanmas, beden bir arza ile mall olmas, sinir hastal araz ortaya koymas, sar'a nbetlerine tu tulmas gibi hllerdir. Herhangi bir aman u iki hu susu kesinlikle ivi bilmek d u r u m u n d a d r .
51 Asya Trkleri ve dier Asyal kavimler arasnda yaayan samanln b u ynlerden tasvirleri iin

bk. A. i n a n ayn eser, s. 72-119; Aynca, S. Bulu A (1968) madde; aman, Samanlk.

ESK TRK DN

31

a Extase'n gerektirdii mnev-ruh tutarllk, b lgili toplulua m a h s u s gelenek ve teknik ler, yni, t a n n l a r m , esprit (peri, cin) lerin adlar, alkanlklar, neler yaptklar, grnmez kuvvetlerin birbirleri ile mnasebetleri ve gizli dil. a m a n ' m tek nik ve gelenekler b a k m n d a n m u t l a k a yal, tecr beli bir aman tarafndan yetitirilmesi icap eder. Kendini aman olmaa hazrlayan kii, ryasn da veya bir hastal annda veya extase balzmgcnda, bir ata ruhu, bir y a n - t a n n varlk, bir^ha5^van perisi ile karlar ki, bu ilk temas ona, mesleinde kesin rol oynayan r u h l a n grmesine, onlarla mah remiyet kul-masna sebep olur ve b u n u meslekdalar olan l aman ruhlar t a m a m l a r . Kendini b tn dier ruhlarla temasa getiren, gkyzne yk selten veya yeraltna indiren l aman r u h l a n saye sinde a m a n aday, yalnz ller tarafndan bilinme si m m k n gerekleri renmek iktidarna kavuur. Ruhlar grmek, onlarn mnevi tabiat l a n n a iti rak etmek m n a s n a gelir. Bu suretle ruhlar ve tan rlar dnyas ile dorudan doruya ve mualha.s ekilde mnasebete girien a m a n b i r sr ruhlara sahip olur ki, bunlirdan bir ksm a m a m korumak la, bir ksm da mahremiyet iinde ona yardm et mekle vazifeli bulunurlar. Bu ruh (esprit) 1ar byk ounlukla hayvan biimindedirler. Bunlar Sibirya kavimlerinde ve Altayllarda : Ay. kurt, geyik tav an ve eitli kular, zellikle kartal, bayku, karga suretinde grnebilirler; ayrca, byk bcek, aa, toprak, ate hlinde de tecell edebilirler. Kendini

32

BRAHM KAFESOLU

dier dayalara (gk'e, yeraltna) tayan ve OHa sr l a n ifa eden ata ruhlarndan baka,aman, vecd se yahati srasnda, ban koruyan ba perisi, yeral tna inerken yannda bulunan ay perisi ve zerine binerek gkyzne kt at ruhu t a r a f l a n n d a n hi maye edilir ve yardm grr, ihtiya annda aman b t n yardmc r u h l a n , hem de dnyann her ke sinden, davet edebilir, onlar da birbiri arkasndan gelerek ie giriirler. Bu daveti aman davulunu veya defini alarak yapar. Trenin balangcnda, yni gklere veya yeraltna seyahat hazrlnda bu yar dmclarn rol byktr. O n l a n n geldikleri ve yar dma giritikleri, amann o hayvanlarn seslerini, bar ve tlerini aynen t a k h d e ve onlar gibi ha reket etmee balamas ile anlalr. Mesel, Tunguz aman, ba yardmclarndan biri ylan olduu iin, yerlerde srnmee alr. Eskimo aman kurt gibi ulur. Japon aman ren geyii olmaa gayret eder. Veya birok yerlerde amanlar kular gibi tmee, uumaa giriirler. amanlar yzlerine bazan mah rem ve yardmc hayvan tasvir eden maskeler tak mak suretiyle ayn sonuca ularlar. aman, davet ettii hayvanlarla konumak iin, rendii o n l a n n gizli dillerini kullanr. Bu daha ziyade, uluma, b rme, meleme vb. eklindedir. Bata kular olmak zere, hayvanlarn gizli dillerini bilen aman dn yadaki b t n tabiat srlarn tanma imknn bulur, nk tanrlarn d grnlerinden ibaret olan bu hayvanlar ona b t n gizlilikleri aklarlar ki, bu da amana gelecekten haber verme yetkisini kazandrr. Artk aman iin, her ruh, peri, cin ile, her cins tanr

ESK TRK DN

33

ile konumak, arzu ve istekleri onlara a k t a r m a k , ke silen k u r b a n l a r m r u h u n u t a k d i m etmek, ricada, efaatta b u l u n m a k ve bu m a k s a t l a r l a k i n a t m 3 koz mik blgesinde (yei-yz, gk, yeralt) serbeste ve rahata gezip dolamak, \'e lleri diriltmek dahil, her trl srra vakf olmak imknn engelleyen hi bir ey kalmamtr. Davulunu alarak cinleri, perileri toplayan a mann elindeki ip veya as b i r kozmik blgeyi die rine balayan yol dur. Esasen aa-yukan h e r var l, her gzle grnen ve grnmeyen kuvveti emri altnda t u t a n a m a n iin mistik seyahatlerinde kul lanaca birok aralar vardr: Kayn aac dalndan yapt dokuz basamakl, merdiven taklidi kertikli veya, k u r b a n edilmi atn derisinin asld srk, a m a n m gezi srasnda yryecei yollardr. Gk kua gkyz ile yeraltm birbirine balayan kp r d r . Dnya aac da b u n l a r d a n bridir. aman, elindeki merdiveni vastasyla, yksek dallar gk' n 17. katndaki Bay lgen'in sarayna dokunan dnya aacnn tepesine kar. Hayat aac ise bunun baka ekli olup, kozmik blgeleri birbirine bala. Baz yerlerde 7 katl gsterilen ve k u t u p yl dz ile ilgili kinat da ve d n y a m n merkezin den geen kinat mihveri veya dnyann direi de ayn vazifeyi grmek suretiyle, a m a n tarafndan kullanlr v b . . . Grlyor ki, samanlk b i r dinden ziyade, temel prensibi ruhlara, cinlere, perilere e m i r ve k u m a n d a etmek, gelecekten h a b e r vermek dncesi olan bir

34

BRAHM KAFESOLU

sihirdir. Yalnz, E s k i - v e Orta alarda ok yaygn b u l u n a n m a l u m sihirden fark, b u n u n ferd ve ahs olmasna karlk, Eimanlgm orta-ve kuzey Asya top luluklarnda ve d n y a n m birok yerlerinde az veya ok kalabalk cemaat lere sahip olmasdr. Ger ekten, belirtelim ki, b u r a d a ksaca tantmaa al tmz zellikleri ile samanlk, zannedildii gibi, yalnz Asyal Trk topluluklarna m a h s u s deildir. Bata M. Eliade olmak zere, birok aratrclarn tesbit ettiklerine gre, hi olmazsa b u tesbitlerin ya pld son y a n m yzyl iinde Tunguzlarda, Moollarda, Manularda, Laponlarda, Eskimolarda, Vogul, Ostiyak ve Samoyetlerde, Kafkaslarda, Hindistan'da, in'de, ndonezya'da, Malezya'da, Melanezya'da, Polinezya'da, .4vusturalya'da, Byk Okyanus'un teki adalarnda, Alaska'da. Groenland ve zlanda'da, Ku zey Amerika'da, Gyan'da, Amazon blgesinde ve Afrika'nl birok yerlerinde hayvan cinslerinin dei mesi ruh, cin, peri, telkkileri, trenlerin icras ba kmlarndan ufak-tefek ayrlklar yannda- temel prensipler deimemek artyla samanlk yaamtr. Tekrara hacet yoktur ki, gerek samanln ta rih Trk topluluklarnda gnilen yer-su inanlar ile bir ilgisi mevcut deildir. Ancak artc bir uygun luk gze a r p a r . Esasen samanln en dikkate deer bir zellii de girdii blgelerdeki halkn maneviya tna, r u h dnyasna b r n m e kabiliyetidir. amanik extase, r u h u n seyahati ve tanrlarla balant kur mas konusunda^ eski Trk topluluunun tabiatta

ESK TRK DN

35

var kabul ttigi esrarl kuvvetleri iyiden iyiye istis m a r etmitir. Bu, zellikle, atalar k l t n n , kartal inancnn, demirciliin ve at k u r b a n m m amanik vasf kazanmasnda grnr. Bylece samanlk eski T r k inan sistemini yava yava ileyerek, b t n maneviyat lemini belirli bir k a d r o iine almaa mu vaffak olarak kendini deta b i r din salamlna ulatrmtr'^. Hemen belirtelim ki, din inanlara d tesirler yalnz bizde grlen bir d u r u m deildir. Din tarih ilerine gre, b t n dinlerde byle yeni unsurlarla birlemeler, yenilemeler o l m u t u r ve olmaktadr. Dnya tarihinde, belki en eski ta-devri'nden nceki zamanlar dahil, hibir yerde asl ve saf bir di nin bulunamayacam, hibir dinin tamamyla yeni olmasnn imknszlm ve tarin, din inanlar ve telkkileri, mitolojik y a r a t m a l a r deiikliklere uratarak, usullere ve trenlere b a k a ekiller vere rek, onlar zenginletirerek veya fakirletirerek akp gittiini syleyen aratrclar h e r dinin iinde sa manlk izlerinin bulunacan, Orta-ve Kuzey Asya samanlnn da esasen orijinal k a r a k t e r tama dn, oralardaki amann dnce ve extase tek niinin o blgeler halk tarafndan ilk defa ortaya konan eyler olmadm, samanln o r t a - v e kuzey
52 S a m a n l k telkkilerinden o u Mslman-Tiirk topluluklar arasnda z a m a n m z a kadar y a a m a a d e v a m etmitir (Bk. A. i n a n , M s l m a n Trk lerde a m a n i z m Kalntlar, i l a h i y a t Fak. Dergisi, IV, Ankara, 1952).

36

BRAHM KAFESOLU

Asya sahasnn gerek dini saylamayacan belirt milerdir''. O halde samanlk nerede domu ve bizim lke lere nasl gelmitir? Samanln menei h a k k n d a balca iki teori yrdr. (Baz samanlk trenlerinin kane sah nelerinden dolay, samanl, cins heyecanlar tat min duygusuna balayan nc b i r fikir, itibar gr memitir.) Bu teorilerden ilki A. Ohimarks'a aittir. Ona gre samanln kknde daha ziyade arctique blgede kendini gsteren bir eit asab hastalk yatmaktadr. Kuzey k u t b u n a yakn veya biraz daha gney blgeler (subartique)deki iddetli souklar, uzun geceler, tenhalk, inziva, vitamin ekliklii gibi hller blgede yaayan insanlarn sinir sistemleri zerinde baz tesirler u y a n d r m a k t a ve onlar zel bir asab rahatszln (hysterie arctique) penesine drmektedir. Samanlarn sk sk sar'a nbetine tutulmalar b u n d a n d r ; hakik s a r a l d a n farklar da ' kendi iradeleri ile akn ( t r a n s e ) gerekletirebil meleridir. amanlm b u aklanmasn takviye eden daha baz m a h e d e ve kaytlar da vardr. Byc53 M. Eliade'den n c e de, samanln aslnda Orta Asya meneli olmayp, s o n r a d a n Trkler arasnda yayldn ileri srenler d e vard. Mesel, W. Sclmidt, R a s s e n u n d vlker., I I , Luzern, 1946 (bk. DTCF Dergisi, V, 3, 1947, s. 348). W. Eberbard d a daha o z a m a n A/V. Schmidt'in b u kanaatine katl dm sylemiti (gst., y r . ) .

ESK TRK DN

37

lerin ve hastalar iyi eden sihirbazlarn ounlukla ayn rahatszla t u t u l m u olduklar grlmtr. B u n a gre samanln k u t u p blgesinden gneye doru yaylm olmas gerekir. Fakat umumiyetle s a m a n l a r d a tesbit edildii sylenen ruh, zihn rahatszlklara d n y a n m h e r ye rinde r a s t l a n m a k t a d r . stelik belirtilmitir ki, a manlar, kendileri h a s t a o l m a k t a n ziyade hastalar tedaviye kabiliyetli kimselerdir. Kendi rahatszlk larn bizzat tedavi eden aman b a k a l a r m d a has-: talik ve huzursuzluktan k u r t a r r . Bu itibarla oun lukla t a m bir shhate sahiptirler. H a t t topluluk iin de zihin salaml b a k m n d a n en ileri durumda drlar. Orta Asya kavimlerinden Buryatlarda aman lar zengin ifah destan edebiyatnn k o r u y u c u l a n olmulardr. Yakut a m a n m n sz haznesi 12 bin kelimeyi bulduu halde, halkn konutuu kelime says 4 bini gemez. Kazak-Krgz aman ( b a k s ) l a n , arkc, ir, mzisyen, khin, hekim, ve halk gelenek ve menkbelerinin yaatclandrlar. B u n d a n dolay, b a t a M. Eliade olmak zere, ikinci teori taraftarlarnca, samanln meneini g neyde, scak blgelerde a r a m a k lzmdr. Gerekten dnyann eitli yerlerindeki ekil ve belirtileri ara snda yaplan a r a t r m a l a r b u grn doruluunu ortaya koymaktadr. a m a n olmanm, y u k a n d a sylediimiz, iki art Gney - Afrika, Gney-Sdan, Malezya, S u m a t r a , Gyan, Amazon topluluklarnda byc ve sihirbazn

38

BRAHM KAFESOLU

a r t l a n d r . Baz Orta Asya topluluklarnda Ak a man, Kara aman ayrmndaki ikilikde r a n te sirini grmek m m k n d r . Yakutlardaki hayvan ana, semav zevce tasavvurlan, a n a h u k u k u n a dayal aile telkkisinin h a t r a l a r m d a n d r . Yine Ya kutlarda, a d m a ilkbaharda ve yazn enlikler tertiplenen, bereket ve doum tanras Ayzt d a yle. Al tayl samanlarn e n ulu tanr saydklar Bay lgen'* in d u r u m u d a b u n u n l a karlatrlabilir. nk 9 erkek, 9 kz evld olduuna inamlan b u tanr d a h a ziyade bereket t a n n s olup r n n bolluu ve iyi va sfl olmas ile ilgilenmektedir ki, topraa bal g ney kltrlerin tasavvurlarndandr. llerin ruhlar ile mnasebetler Kuzey Amerika'da, Eskimolarda, Avusturalya'da, h a t t eski K e k l e r d e grlr. Altayllarda u y u t u r u c u m a d d e (zellikle genevir t o h u m u ) kullanmann kayna eski ranllardr. kozmik blge ile b u n l a r birbirine balayan mihver (dn yann direi) telkkisi eski Germenlerde, Hind'de, Msr'da, eski Yunanistan'da, Bbil'de mevcuttu. Dnyann merkezi, kozmik da aka Hind te siri; dnya aac Hind-Iran; aa-ku terkibi, eski Germen; hayat aac, akbet kitab, canlanan kemik, ran, Hind, bran, Mezopotamya; 7 ve 9 saylar vb., gney tesirleridir. a m a n n kutsal cbbesinin temsil ettii hususlar Eskia hkmdarla rnn ve din adamlarnn elbiselerinde grlr. a m a n aynas d a gney meneli olduu gibi, amann m e h u r davulu da.. Budizm yolu ile, Hindistan'dan gelmitir. Samanlk, sihirli uuu ve dier zel-

ESK TRK DN

39

lkleri ile b t n eski Hind'de ve Hind-Avrupallarda, eski in'de mevcut olmutur**. a m a n kelimesi de b u sihri i n a n c m meneinin gney olduunu gstermektedir. a m a n terimi Tunguzcadan -Rusa yolu ile- Bat ilim d n y a s m a ge mi ise de, aslen Sanskritenin kollanndzm bir dile balanmaktadr. B u n d a n 60 y] k a d a r nce aman kelimesi ile b u n u n Trke karl kabul edilen kam sznn, fonetik b a k m d a n , birbirinin ayn olduu ileri srlmt. Daha sonra bu iddiann ye tersizlii gsterilirken, Hind-Avrupa dillerinden Toharcada ( S a m a n e = Budist rahip) ve Sogdada ( s m n = s a m a n ) kelimelerinin kefedilmesi, teri min Hind menei olduu dncesini destekledi ve bu husus tarih ve etnografik vesikalarla b s b t n kuvvet kazand''. aman kelimesi Tunguzcaya yaban c grnyordu ve samanln gneyden kuzeye do ru yaylnda Budizm (lamaizm) tesiri sezilmekte idi. Budizm 4. yzyda Kore'ye, sonralar Uygurlar arasna, 13. yzylda Moollara, 15. yzylda Amur nehri blgesine nfuz etmiti. Manular a r a s m d a ise Budizm 9. yzylda grnm, fakat Ming sl lesi zamannda (14-17. yzyllar) yaylmt. Ruh adlarndan bir ksm Mool ve Manu dillerinden alnm ise de, ruh l a n n n ounluu Budist m e r eli olan ve a m a n cbbesinin zerindeki tasvirle.
54

55

Samanln menei teorileri iin bk. S. Bulu, X mad. Samanlk. B u bahis ile samanln yayld yerler, bozkrlar blgesine tesirleri vb. iin. M. Eliade ayn. eser, indeks. M. EKade, ayn eser, s. 430 vd.

40

BRAHM KAFESOLU

rin Budist raJipleri kostmlerinin taklidi bulunan Tunguzlar nihayet, k o m u l a n olan Yakutlara tesir etmilerdi. phesiz mrc gibi baz amanik uns u r l a n ihtiva etmekle b e r a b e r Budizm^, samanlk demek deildir. Fzdcat b u gney kltrleri mahsul n n Orta ve Kuzey Asya'ya nfuzunda balca arac roln oynamtr. Gerekten eski Trk topluluklarnda samanla benzer b i r inancn varlna ihtimal verdirecek hi bir kayt mevcut deildir. Altay Trkleri tarafndan b u g n aman m n a s n d a kullanlan K a m sz, Gy. Nemeth'in aratrmalarna gre, hi olmazsa 5. yz yldan beri yaamaktadr. Avrupa H u n l a n tarihinde Atakam ve E k a m adlarnda iki ef den bahsedil mitir". B u r a d a k i kam hecesi din adamn an latan bir tbir ise, bu, aman deil, fakat eski T r k dininin temsilcisi mnasn ifade etmi olma ldr. nk Hunlarn rf ve detleri h a k k n d a ol duka geni bilgi veren Ltin (mesel, A. Marcellinus, 4. yzyl s o n l a n ) ve Germen (mesel, Jordanes, 6. 5rzyl o r t a l a n ) yazarlarn Hunlarn din tren leri yoktur diyecek yerde", garip ye ilgi uyandrc a m a n yinleri ve amanik telkkilerden h a b e r ver meleri beklenirdi. H k m d a r ailesinin Budizmle ya kn ilgisine ramen Tabgalarda (5. yzyl) saman l h a t r l a t a n bir ey yoktur. Uygurlarda (8-11. yz56 Bk. W. Ruben, Buddhistlik ve Samanlk, 1939, An kara, s. 97-107. 57 Gy. N e i m e t h , AtUa s Hunja, 1940, Budapest, s. 224; Ayrca B. Szasz, A H u n o k trt^ncte., s. 515. 58 Bk, Szasz, ayn eser, s. 515,

ESK TRK DN

41

yl) bile bu hususta ak bir delile tesadf edilmez. H a t t Uygurlarda k a m sz, din adam deil, b yc, sihirbaz mnalarnda kullanlmtr''. Orhun kitabeleri dahil, imdiye k a d a r ele geen Gk-Trke yazl metinlerde ne u m u m olarak din adam m nasnda, ne de aman mnasnda k a m kelimesine rastlanmad gibi**", b t n b u vesikalarda saman l ma eden bir kayt b u k m m a m t r . B u n d a n do lay, Gk-Trkler zamannda bile Trk din itikadlarm gelii-gzel samanlk telkki etmenin tehlike si zerine dikkat ekilmi idi'''.

59 A. Caferoglu, E s k i Uygur Trkesi Szl, s. 163. 60 B u h u s u s vaktiyle W. Barthold'un da dikkatini e k m i t i (Bk. Orta Asya Trk Trihi H a k k m d a Dersler, 1927, stanbul, s. 11). 61 R. Giraud, L'Empire des Turcs celestes., s. 110, 114. W. Barthold: Bu akide iptida v e m e d e n dinler arasndaki esas fark ortaya koyar. amanlik gibi iptida insanlarn dinleri b i r t a k t m halhi metkrelerle alkal deildir dedii b u di ni ( D e r s l e r . . . s. 13) kolayca Trklere m etmi ti. S a m a n l n din'den ziyade sihir saylmas gerektiini sezen, fakat Trklerin kendilerine m a h s u s bir dinleri o l m a s lzm geldiini d n e n Ziya Gkalp tasavvur ettii b u asli Trk dinine Toyunizm adn vermiti (Trk Medeniyeti T rihi, 25, 95 vdd.) Fakat b u din aslnda B u d i z m idi (Kr. Cuveyn, T a r i h i Cihangua, I (GMS. 191.2) s. 44 vd., A. i n a n , a m a n i z m , s. 1) v e ra hip d e m e k olan Toyun kelimesi Trkeye in ce ( t a o - j e n ) d e n g e m i t i ( E s k i Uygur Szl, s. 248).

II

Eski Trk DinJ Bozkr Trklerinin din inaniarn} u nokta da toplamak m m k n d r : a Tabiat kuvvetlerine inanma b Atalar klt c Gk-Tann a Y u k a n d a sras geldike iaret edildii ze re, eski Trkler tabiatta birtakm gizli kuvvetlerin varlna inanyorlard. Bu nokta ak ekilde yer-su Cyar-sub) tbiri ile Orhun kitabelerinde ifadesini bulmutur. Ayn inan yir-suv tarznda Uygurlar da da vard^'^ Bunlar iduk yni kutsal idiler. Ta biat kuvvetlerine tikad, h e m e n b t n halk dinleri nde mevcut bulunmaktadr*' ve fizik evrede rast lanan yanarda, deniz, r m a k , ate, frtma, gk g rlts, yldrm, ay, yldzlar, gne v b . . . gibi tabi at ekil ve hdiseleri karsnda duyulan hayret, kor62 E.Id Uygur Trkesi Szl, s. 298. 63 P t tarz inanlarn trl i z a l l a n y a p l m a k isten mitir ki, balca teoriler o l a n : A n i m i z m ( r u h u . hk, canlclk) ve N a t u r i z m (tabiatlk) hakkn da bk. M. Taplamacolu, D n Sosyolojisi, s. 5363; N. . Ksemihal, S o s y o l o j i Tarihi, 1955, stan bul, s. 53-63.

ESK TRK DN

ku, sayg hisleri dolayisiyle bunlarn kutsallatrlm a s m d a n domutur. Eski Trklerde yer-su'lann a y n ayr fonksiyonlarn tyin etmek iin gerekli bilgilere sahip deilsek de, umumiyetle b u nevi halk inanlar n d a m a d d hayat artlarnn, ekonomik ve sosyal millerin de rol oynad kabul edilmektedir. Mesel, ifti kavimlerde daha ok verimlilik ve be reket tanrlar olarak kendine taplan kuvvetler g rlr. Birok eski Dou inanlarnda toprak ana en fazla sayg duyulan bir t a n n a d r . Sava ka vimlerde arpma, zafer tanrlar birinci plnda yer almaktadr. obanlkla u r a a n topluluklarda ise, mesel hayvanlarn yavrulamas ve koyun k r p m a zamanlar husus trenler yaplr. Bu g r u b a giren ok tanrl halk dinlerinin, umumiyetle, iinde zuhur ettii topluluun dna yaylmak temaylnde olmad k l a n m a h e d e edilmitir. Halk dinlerinin b u ma hall olma vasflarna karlk, yksek dinler, b tn insanla hitap etmeleri ile, cihanmul olmak karakterini tar]ar^^ Trklermkine benzer halk dinleri eski kavim lerde u m u m idi. Eski Hind'in kutsal kitab olan Veda'larda t a n r adlar tabiat kuvvetlerini gsterir. Mesel en m h i m Hind tanrlarndan olan Agni, atetir; n d r a , yldrm, yamur ilhdr. Hind-ran mitolojisinde Frangrasyan (Afrasyab) sava tansdr. Yine Sanskritede Dyaus ( = t a n n ) parlak
64 B u h u s u s l a r d a bk. Freyer, Din (Trk. tere.) Ankara, 1964, s. 64-68. Sosyolojisi,

44

BRAHM KAFESOLU

sema mnasmdadr*^ Eski Yunan tanr ve tanr alar h e p tabiat kuvvetlerinin illlatjrlmasmdan domutur: Zeus, gkyznn h k m d a r olup ya m u r yadrn imek aktrr, b u l u t l a n sevk ve ida re eder vb. Apollon, gne, genlik tanrs; Afrodit. ilkbahar, ak tanras; Poseidon, deniz tanrs; Hades, karanlk yeralt (cehennem) tanrs; Ares, sa va tanrsdr vb.. Ancak eski Yunanllar, tpk eski Msrllar ve Mezopotamyahlar gibi, tanrlar, ken dilerine benzer b i r e r insan olarak tasavvur ettik lerinden, a r a l a r n d a beer maceralar hayal etmi ler. Y u n a n mitolojisi de b u suretle vcut b u l m u t u r . Eski Yunanllarda h e r ehrin de bir koruyucu tanrs vard. B t n b u tanrlar m e m n u n etmek iin onlara bal, zeytinya, gzel koku ve a y n c a kanl k u r b a n l a r sunan eski Yunanllar, llerin ruhlar nn, Hades'in lkesi olan t o p r a k altna indiine ina nrlard. Eski Msr'da Nil nehri bereket tanrs idi. ran'da Zerdt dininin ulu t a n n s olan Ahuramazda' n m temsilcisi ate idi. Romallarda h e r yerin ko ruyucu perileri vard, h e r insann da bir koruyucu perisi o l u r d u (erkeklerinkine genius, kadnlarnkne j u n o ad verilirdi). Eski Germenlerde bir soyun, b tn yeleri arasnda ibirliini salayan uurlarn varlna inanlrd**. Mislleri oaltmaa lzum grmeden unu ilve edelim ki, eitli lkelerde b65 Dyaus sznden Yunancaya Zeus, Ltinceye Jovis, g n m z talyacasma Dio, s p a n y o l c a y a Dios, Franszcaya Dieu kelimeleri kmtr. 66 Tafsilen bk. A. Cchimmel, Dler Tarihine Giri, s. 54, 58.

ESK TRK DN

45

t n bu tanrlar veya tanralarn tasvirleri, mces sem (plastik) ekilleri yaplyordu. Eski Yunan tan11 heykelleri, Hind putlar; aalarn, maaralarn, pnarlarn, byk kayalarn ruhlarla m e s k n oldu una inanlan, talara tapnlan Chiliye devri (s lmlktan nceki devir) Araplarnda, b a t a Lt, Menat, Uzz olmak zere bir s r put. Eski Trklerde ruhlarm insan biiminde ta savvuru olmad iin, p u t l a r a da rastlanmaz. Trk ler gizli kuvvetin b u l u n d u u n u dndkleri tabiat arzalarn grldkleri gibi kabul etmiler ve sade ce onlara kutsallk atfetmekle yetinmilerdir ki, bu n u n delilini Orhun kitabelerinde iki yer-su iin tasrih edilmesi v e r m e k t e d i r : Iduq tken ( = k u t sal t k e n ) " ve Tamq duq ba*'.
67 Kltein Kitabesi, dou, str, 23, tken, Orhun rj-nann kt yayl.^mn addr. B u r a s eski Trk h a k a n h k l a n b a k e n t blgesidir. T a n n m Fransz orientalisti P. Pelliot, t k e n adn, Mo olca ile aklamak isteyerek, Mool toprak tan ras Atgn veya tugan ile ayn saymtr. (Bk. Toung Pao, 4-.'5, 1929, s. 212.219). R. Giraud'nun da belirttii gibi (L'Emp. d. Turcs cdlestes, s. 107). Trklerde toprak tanr ve tanras m e v c u t olma d iin, bu blge ancak ok sonra M o o l l a r dev rinde t a n n a l g a karlm v e i s i m de olduu gibi Mogolcaya g e m i olabilir. K e l i m e n i n asl Trk e olup (t, tk, t g c ) dilek, dua v e niyaz edilen y e r demektir ( E s k i Trk Y a z l a n , IV, 1941, s. 178; E s k i Uygur Trkesi Szl, s. 154 v d . ) . 68 Yni Kutsal Tamik ( s u y u ) kayna (kltegin, kuzey str, 1, Bilge, d o u 29). B u herhalde Orhun nehrinin kayna yannda bulunan Tamir rma dr (R. Giraud, ayn e s e r s. 107).

46

BRAHM KAFESOLU

Eski Trk dininde r u h l a r a inann dier b i r be lirtisi de khinlik veya fzdchn Trkler a r a s m d a itibar grmesidir. Avrupa H u n l a n n d a k i falcla L tin k a y n a k l a r m d a iaret edilmitir". Uygurlardan kalma m h i m dil yadigrlarndan biri de Irk Bitik adl ve khinlikle ilgili eserdir. Ancak falclk ve k hinlik de btn Eski-ve Orta alarda u m u m idi. Eski Msr, Yunan, Bbil khinleri m e h u r d u r . Ro mallar d a fala ve khinlere inanrlard". b Eski Trk inan sisteminin 2. esasn ata lar klt tekil eder. lm a t a l a r a tazim, onlar iin k u r b a n l a r kesilmesi pederah (patriarcale) aile de b a b a hkimiyetinin inan sahasndaki belirtisi saylmaktadr. Telkkiye gre, b a b a ve umumiyetle atalar, ldkten sonra dahi, r u h l a n vastasyla, aile efraidm k o r u m a a devam ettiklerinden, onlara kar duyulan minnet hissi trl ekillerde ortaya kon m a k t a d r . Din tarihi a r a t n c l a n ve etnologlarn, sosyal ve ekonomik a r t l a n dolayisiyle, eski Ortave Kuzey Asya kavimlerinde atalar k l t n n bulu nabilecei hakkndaki dnceleri Trkler ynnden tarih kaytlarla d a kuvvet kazanmtr. Asya Hunl a r m d a h e r yln mays ay o r t a l a r n d a atalara kur b a n sunulurdu. Atalara it h a t r a l a n n kutlu sayl mas, mezarlara yaplan tecavzlerin ar ekilde ce zalandrlmasndan d a anlalyor. Avrupa H u n ta rihinde Attila'mn 2. Balkan seferinin (447) sebeple69 B k Attila v e H u n l a n (Trk. t e r e ) , Ankara, 1962, s. 119 v d d . 70 Bk. E s k i Trk Yaztlar II, 1939, s. 69-93. 71 A. S c h i m m e l , a y m eser, s. 55.

ESK TRK DN

47

rinden biri olarak H u n h k m d a r ailesi kabirlerinin Margos (Belgrad c i r a r m d a Tuna zerinde ehir-kale) piskoposu tarafuldan alarak soyulmas gsteril mektedir. M.. 79 yhnda benzer bir hdise H u n h k m d a r n Mool Ohuanlarla savaa sevk etmiti'^. Hunlar b a k m m d a n byk h a k a r e t sajnlan b u ha rekete .Asya'da Moollan, Batda mislini grd mz hrsz papas tevik eden dil de eski Trkle rin, 'lerini silhlar, kyn:etli eyas, bazen len babuun altn ve gmle bezenmi tehizatl at lar ile ve kadnlar ss eyas ve mcevherleri ile birlikte gmmeleri idi. nk Trkler b r dnya da ikinci bir hayatn varlna (hiret) ve ruhlarn ebediliine inaiijyorlard. Eski Trkede (Gk-Trk, Uygur) ruh, can m n a s n d a tin kelimesi kullan lyordu. Bu, ayn z a m a n d a nefes demekti, l m nefesin kesilmesi, r u h u n bedenden kp umas ek linde tasavvur ediyorlar, bylece bazen ld yeri ne utu diyorlard". R u h l a n b r dnyaya gen

72 B. Szasz, A H u n o k t r t e n e t e . . . s. 500, 520; F. Alth e i m , ayn eser, s. 146. 73 Mesel, Kl-Tegin, dou, str, 16. W. Barthold, bu Trke tbire dayanarak e s k i Trklerin itikadn, da insann l d k t e n sonra k u yahut b c e k sure tine teiash (transmigration) ettii y o l u n d a bir inann var olduu s o n u c u n u k a r m a k t a ve y le demektedir: Bat Trklerinde, h a t t i s l m i y e t ! kabulden sonra bile ld yerine unkar bold yani ahin oldu ibaresi kullanlyordu (Dere ler, s. 14 v d . ) . Halbuki, burada t e n a s h deil, sa d e c e ruhun b e d e n d e n ayrlmas b a h i s k o n u s u ol duu gibi, unkar bold deyimindeki unkar ke-

48

RRAHM KAFESOLU

atalarn o r a d a rahatsz edilmemeleri, iyi yaamalar lzmd. Aynca atalarn tasvirlerinin yaplp saklan dna dair kaytlar da grlmektedir''*. Atalar kltne sahip b a k a kavimlerde bu inan, len baz kudretli kimselerin sonra ilhlatnlp yan - t a n r saylacak k a d a r ileri gitmitir (mesel, eski Yunanda lieros'ar). lnn gelecek hayatnda daha m u t l u yaayacana inanlan baz Hind - Avnpa kalimesiriin Farsa olduu zerine dikkati e k e n R. Giraud tarafndan, 8. yzyl Trklerinde h e n z m e v c u t o l m a y a n bir gney tesirini ortaya koymak tadr. (L'Emp. d. T u r c s celestes, s. 110). Dier taraftan Trkle-de grlen ekilde ruh'un nefes olarak tasavvur edilmesi de bir u m u m l i k gster mektedir. Mesel, Franszcada ruh (esprit) keli m e s i ltince spiritus ( = nefes a l m a k ) dan gelir. Ingilizcede ayn m a n d a soul veya spirit kelimesi vardr. Eski Yunancada p s u k h e ( p s y c h e = ruh) f l e m e k demektir. Farsada r u h = r e v n drki, y r m e k l e v e rzgrla ilgilidir. Ruh Arapada da y i n e rzgr ile ilgili olarak rh'den tremitir. (Bk. M. Taplamacolu, ayn eser, s. 100). 74 Y u k a n d a n e samanlkla ne de totemcilikle ilgisi olmadn akladmz ts ( p u t ) 1er, atalar: temsil ediyordu cA. nan, a m a n i z m , s. 43). 1253 ylnda Moolistan'a giden rahip-eli Rubruguis, orada bir Uygur tapmanda grd putlarm n e y e dellet ettiini sorduu z a m a n Uygurlardan u cevab almt: Bunlar tanr tasvirleri deil dir. Bizimkilerden biri ldnde y a k n l a n onun suretini yapar, tapnaa koyar. Biz de bunlar l n n hatras olarak, h r m e t l e muhafaza ede riz (A. T'serstevens, Les P-^csrseurs de M a r k o Polo, 1959, Paris, s. 253 v d ) .

ESK TRK DN

49

vimlerinde lnn mezarna eyas konulur, hatt byk ve saygdeer llerin akrabalar da ldr lerek yanna gmlrd. Bu insan kurban deti, zellikle Keklerde dehet verecek k a d a r vahiyane idi". Kuzey Avrupa kavimlerinin, kutsal hayvan er kek domuz olan bereket tanrs Freyr iin yaptk lar trenler a r a s m d a insan k u r b a n etmek de vard. Hind-Avmpal Sogdlarda da insanlar k u r b a n edilirdi^^ Yunan mitolojisinde toprak ana Gea'nin ken di ocuklarn ldrp yemesi, Zeus'un olu gste rilen, sarholuk ve verimlilik tanrs Dionysos (Ko m a d a B a k h u s ) ' u n Titanlar tarafndan keza ldr lp yenmesi ve Zeus'un da o n u n yreini yemek su retiyle yeni bir Dionysos m e y d a n a getirmesi insan kurban detinin izleri saylabilir. Nihayet Troia savalarnda phigenia ile Orestes'in tanrlara kur b a n olarak sunulduu bahis k o n u s u edilmitir". r a n ' d a manihaist kozmolojide hayat anas deni len ilk insann Karanlk devleri tarafndan ldr lp yutulmas da buna benzer. E s k i H i n d dininde savsz ocuk dourup, sonra b u n l a r ldrerek yi yen tanra Kali de yle. skitlerde mevcut olan in san kurban detinin, -0. yzyla k a d a r slvlar ara snda yaygmlaarak devam ettii b n F a d l a n ' m kor kun k a d m kurban tasvirinden anlalmaktadr*".
75 76 77 78 79 80 A. S c h i m m e l , a y m eser, s. 63. A. S c h i m m e l , a y m eser, s. 62. W. Eberbard, TM, V I I - V I I l , 1947, s. 174. A. S c h i m m e l , ayra eser, s. 46 vd. 160, 165. E. Peterich, K k Yunan HOtologyas, s. 114, 119. bn Fadlan S e y a h a t n a m e s i , s. 77, vdd.

50

BRAHM KAFESOLU

n s a n k u r b a n asl Sm kavimlerde ehemmiyet ta yordu. Ken'an blgesinde (Arabistan'n kuzey sa has) bereket ile ilgili olarak, t a b i a t m gidiini idare eden ilhlara insanlar k u r b a n edilirdi. Tanrnn hid detini yattrmak iin, Cliliyye Araplarmca en ky metli evlt olan, erkek ocuk t a k d i m olunurdu^'. Bu insan k u r b a n n n izleri Sm meneli olan semav dinlerde de devam etmitir. Hz. sa'nn insanl kur t a r m a k iin, kendisini feda ettii telkkisi gibi. Biz zat sa Son Yemekinde ekmei kendi vcuduna, arab kendi k a n m a benzetmitir ki, o k a n insanl n selmeti uruna dklecektir. slmiyette kut lanan Kurban bayram dolayisiyle anlatlan Hz. b r a h i m ' i n olu smail'i k u r b a n etme teebbs hi kyesi m a l m d u r . nsan k u r b a n deti Uzak-doguda da vard. in kaynaklar Kore kavimlerinden Fu-y' l a n n byle b i r gelenei olduunu kaydederler"^. Baz Mool kavimlerinde ve in'de de b u detin bulundu una dair iaretler mevcuttur". Eski Trklerde en byk k u r b a n , bozkrl Tr kn kutsal bir duygu ile sarld at'tr. B u n a dair misl pek oktur. Orta Asya eski Trk blgesinde zellikle Altaylardaki kurganlarda, birok at iske-

81 A. S c h i m m e l , a y m eser, s. 103 vd. 82 W. Eberhard, inin $ m a l K o m u l a n , s. 17. 83 B. gel, Trk Kltr Trili, s. 296 vd; W Eber hard, in Tarihi, 1947, s. 61 vd.; M. zerdim, Bel leten. 192, s. 31 vd.

ESK TRK DN

51

leti b u l u n m u t u r " . Dier s t n k u r b a n saylrd".

ha3rvanlardan erkek cinsi

Eski Trklerde de insan k u r b a n olduunu zan nettirecek baz iaretlere r a s t l a n m a k t a d r . Mesel, Asya H u n topluluunda ly takip etme (yakn larnn l ile birlikte gmlmesi)"*, Gk-Trklerin Deniz tanras ile m n a s e b e t t e b u l u n a n dedeleriden birinin avda b i r geyik ldrmesi zerine onun kabilesi mensuplarmn, geyik ldrmelerinden dola y, o gnden itibaren hep k u r b a n iin insan gnder mek zorunda kaldklar" gibi kaytlar vardr. Bun l a r m en sarihlerinden biri, Asya Hunlarna sman bir inli k u m a n d a n n k u r b a n edildiine dair olan haberdir''. Bunlara, Attila'nm l m mnasebetiyle birok kimselerin de ldrlerek mezara gmld n bildiren, 6. yzyl tarihisi, Jordanes'in kayd ile", Gk-Trk hanlarnn mezarlar banda d m a n ordular eflerinin k u r b a n edildii'" eklindeki bir iddia ilve edilebilir.
84 At cesetlcrinini b u l u n d u u m a h a l l e r d e n e n m h i m ve m e h u r u Pazmk'tr. (Bk. B. gel, ayn eser, s. 62-68 V 85 Koyundan ko, d e v e d e n bura, attan a y p r De de Korkut kitab, ner. M. E r g m ( T D K ) , 1958. s. 81 (1. d e s t a n ) . 86 W. Eberhard, inin i m a l K o m u l a r , s. 76, 94. 87 W. Eberhard, ayn eser, s. 86. 88 Bk. B. Szasz, A H m o k trtenete, s. 516. 89 Bk. F. Altheim, a y m eser, s. 193. 90 W. Barthold, Dersler, s. 13.

52

BRAHM KAFESOLU

Ancak b t n b u haberler d a h a yakndan in celenirse eski Trklerde insan kurbannn det h linde mevcut olduunu pheye drecek birok h u s u s l a r ortaya k a r : Asya Huni a r m a ait kaytlar ak deildir. ly akrabalarn nasl takip ettik leri ince metinde iyi aklanmam, fakat terc m e d e yorum yolu ile byle b i r zanna varlmtr. Eer gerek din m n a d a insan k u r b a n bahis konu su olsayd, b u noktay in kaynaklarnn zikretme lerine herhalde b i r engel yoktu. Yorum doru ol sa bile bu det, Trklerden ziyde, byk H u n imparatorluundaki, insan kurbann mubah gren Mo ol veya Hind-Avrupal ktleler iin geerli sayla bilir. Zira inliler ok kere Hiung-nu ad altnda topluca a n d k l a n eitli kavimler a r a s m d a ak bir ayrlk gstermemektedirler. Gk-Trkleri ilgilendi ren kayt ise, grld zere, geyik ile alkaldr. Geyik motifi Trk kaynakl deildir ve Eski Trk inancnda bir deniz tanras (veya herhangi b i r tan ra) da mevcut olmamtr. B u r a d a bir kuzey bl ge veya Ural'I kavimler geleneinin Gk-Trklere yaktnid anlalmaktadr. Esasen Gk-Trklere ada in kaynaklarnda byle b i r rivayete rastlan m a m a k l a ve bahis konusu kayt ok sonraki iki ki t a p t a yer almaktadr". inli k u m a n d a n n kurban edilmesi olduka ilgi ekici b i r maceray ortaya ko91 Kr. W. Eberhard, a y m eser, s. 86.; Yine Gk-Trklerle ilgili Menandros'dafci bir k a y d n y o r u m u n d a da acele edilmi gibidir (bk. Ed. Chavannes, Documents., s. 241). Zira asl m e t i n d e b u k s m nok sandr (bk. A. Magyarok eldeirl... s. 50).

ESK TRK DN

53

yuyor: Bu yksek rtbeli k u m a n d a n (general), Hmlara snm ve in h k m e t i aleyhine tehlikeli bir u n s u r hline gelmi ve d u r u m d a n r k e n in'in bir siyas intikam manevras neticesinde ldrlm tr. H u n idarecilerini b u ie tevik eden de bir wu ( = inli r a h i p ) idi. stelik b u kurban t o p r a k tan rsna sunulmutu. H u n h k m d a r ise, d a h a son ra, kendini sulu liissettii iin Gk-Tanr'nn gaza bndan k o r k m u ve onu teskin iin bir kutsal ma hal* yaptrmt'-. Demek ki, T r k inanc ynnden insan kurban uygun d m e m e k t e idi. Attila'nm lm zerine birok kimsenin de ldrlp g mld haberine gelince, b u r a d a iki ihtimal h a t r a gelebilir : Ya b u gerekten b i r insan kurban dr veya Attila'nm mezarnn gizli kalmas iin, mezarn yerini grenlerin ve g m m e iinde alanlarm ld rlmesi hadisesidir. F a k a t b u ihtimallerden h e r iki sine, bilindii gibi, zellikle byklerin husus kalerde mezarlar saklamak yoluna gidilmemitir. Ter sine, bilindii gibi, zellikle byklerin husus ka birleri yaplm, stlerine bina ( b a r k ) ina edilmi, b a r k ' m i d u v a r l a n n a d a lnn h a y a t t a iken katl d savalara ait sahneler resmedilmitir". Bunun la da yetinilmeyerek, yine bilindii gibi, kabrin veya mezarn etrafna talar ylm, balbal'lar dikilmi, alelade mezarlara da, belirli olmas iin t m s e k bii mi verilmitir. Mezarlarn gizli tutulmas, Douda
92 Tafsilen bk. B, Szasz, ayn eser, s. 516. 93 R. Giraud.L'Emp. d. T u r c s , , . , s. 116.

54

BRAHM KAFESOLU

Bir Mool detidir. Bu maksatla, yni byklerin yatt yerin ifa edilmesini nlemek iin ilgili in sanlarn ldrlmesi Vizigotlarda (Bat - G o t l a n ) da yaygn b i r det hlinde idi'*. Aslen Got meneli bir tarihi olduu sylenen ve eserini Attila'nm lmn den 100 yl k a d a r sonra yazan Jordanes'in ancak me zar gizleme dncesi ile aklanabilecek kaytlar eer doru ise ve eer Attila'nm, l m n hemen ta kip eden karklk devrinde anna lyk bir ant k a b i r ( b a r k ) ina edilmi de, sonralar, bu byk Trk b a b u u n d a n tabiatyla holanmayan Bat H ristiyan t a a s s u b m u n t a h r i p k r faaliyetleri sonucun da yklp yeryznden kaldrlmam ise, hdisenin Mool ve Vizigotlar taklit neticesinde vukua geldii ni kabul etmek zarureti vardr. nsanlar kurban ihtimali de ayn adan deerlendirilmelidir. nk hem MogoUarm, h e m Gotlarm atalarnda insan kur ban etmek deti mevcut bulunuyor, fakat Trklerde, ve elbette Asya H u n l a r m n torunlar olan Attila Hunlarmda, b u n a rastlanmyordu. nsan k u r b a n asln da, bozkr k l t r n n deil, ziraat k l t r n n be lirtisi olup, h e r yer, toprak ve bereket tanrlar ile ilgilidir. Bu m h i m noktay dikkate alan tannm k l t r tarihisi W. E b e r h a r d , Trklerde byle bir detin mevcut b u l u n m a d m ve h a t t insan k u r b a n detinin baz yerlerde Trkler tarafndan yasak edil94 F. Altheim, ays eser, s. 19.'^ vd.

ESK TRK DN

55

djini bildirmektedir". Tabiatyla W. Barthold'un Gk-Trklerle ilgili dayanaksz i d d i a s m m ciddiyetle bir alkas y o k t u r " . c Eski Trklerde Gk-Tanr dini hkimdi. Gk-Tanr bozkr kavimleri inancnda tek yaratc olar&k grnmekte ve din sisteminin merkezinde yer alm b u l u n m a k t a d r . Hunlar, Tabgalar, Gk-Trk ler ve Uygurlar gibi trih Trk topluluklarnda, k u r b a n l a r sunulan kutsal varlklarm b a n d a ve hep sinin s t n d e geliyordu, T a n n t a m iktidar sahibi
95 W. Eberhard, E s k i Cin Kltr v e Trkler, DTCF Dergisi I, 4 (1943) s. 21 vdd; A y n c a bk. W. Schm i d t . Em Trklerin Dini (Trk. tere.) Trk Dili v e Edebiyat Dergisi, X I I I , 1964, s. 87. in kay naklarnda Asya Hun mparatorunun, dman h k m d a n n m k a l a t a s m altm ile kaplatarak iki tas yapt h a k k m d a bir haber vardr. B u da Trk deti deildi. Hind.lranl baz k a v i m l e r d e (Mese l, skitler) v e ok eski devirlerde in'de (T'sin devleti z a m a n ) m e v c u t olan b u det, s o n r a l a n Hunlar arasnda da g r l m olabilir (bk. W. Eberhard, lk, say, 92, 1940, s. 100). D i e r ta raftan Asya kavimleri arasmda b a t a Mool Sivcler o l m a k z e r e p r o t o - Moollar iin tipik olduu tesbit e d i l e n kafatas k l t (Tantari^m) (bk. tnin imal K o m t t l a n , s. 57) n n g n e y kl trlerinden d o d u u v e Lamaiizm'de oynad rol iin bk. M. Eliade, Le chamanisme, s. 383, 398 vd. Attila'mn cenaze treni ile ilgili olarak Jordanes' in verdii bilginin Trk o l m a y a n geleneklere da yand, bk. O. M . - H e l f e n . The Legend of t h e Orlgin of t h e H u n s , B y z a n t i o n X V I I , 1945, s. 244 vd. 96 Bk. R. Giraud, a y m a r , 9. 123.

56

BRAHM KAFESOLU

idi. Ayn zamanda semav mhiyeti lizdi. Bun d a n dolaydr ki, eski Trk vesikalarnda ok kere Gk-Tann ad ile zikredilmitir. T o p r a k ile iliii b u l u n m a y a n Gk-Tann telkkisinin yerleik ka vimlerden ziyade avc, oban ve hayvan besleyen ktlelere m a h s u s olduu, b u itibarla meneinin de Asya b o z k r l a n n a balanmes gerektii etnologlar tarafndan kabul edilmektedir. W. Koppers b u inanc m eski bozkr kavimlerinin sosyal ve ekonomik ha yatlar ile sk ilgisini belirttii gibi, din tarihisi M. Eliade de G k ' d i n i n i n O r t a - v e Kuzey Asya toplu luklar iin, inan asndan, karakteristik b i r sis t e m olduunu sylemektedir". Trk tarih v klt r n e dair aratrlar ile tannan R. Giraud ise, GkT a n n inancn dorudan doruya btn Trklerin a n a klt olarak vasflandrmtr". Gk-Tann itikadnn esaslarn Orhun kitabele rinden az ok tesbit etmek mmkn olmaktadr. Ki tabelerde ok yerde zikredilen Tengri b a z a n Trk Tengrisi eklindeki ad ile, daha o zaman, mill bir t a n n olarak g r n r " . Gk-Trklerin Cinden ay rlarak m s t a k i l bir devlet k u r m a l a n (680-682 yl lar hdiseleri) O'nun istei ile vuk'u b u l m u t u r . Ha kan, Trklere T a n n tarafndan verilmitir, fakat topluluk, h a k a n t e r k ettii iin, Tann tarafndan perianla srklenmitir. Yni Tanr Trk mil letinin hayat ve istiklli ile ilgelenen bir ulu var97 M. Eliade, Le c h a m a n i s m e , s. 27 vd, 182. 98 R. Giraud, L'Emp. d. T u r c s , . . , s. 102. 99 R. Giraud, ayn eser, s. 104, 115.

ESK TRK DN

57

lk d u r u m u n d a d r . Tonyukuk'a d a baarlar iin gereken bilgiyi O ihsan etmi, Gk-Trk hakan lnn kurucular olan Bumin ve stemi'yi, T r k t resini yrtmeleri iin, Tanr t a h t a karm"", Trk b u d u n u yok olmasn... h r ve mstakil olsm diye lteri H a k a n ile hanm l-Bilge H a t u n u o ykseltmitir"'^ Savalarda o n u n iradesi ile zafere ulalr. Tanr T r k ' n haj'atna vastasz olarak mdaha le eder, emreder. radesine boyvm emeyeni cezalan dran Tanr, balad kut (iktidar) ve l ( k s m e t ) ' " lyk olmayanlardan geri ahr'"^. afak sktren (Tan n t r ) , bitkiyi meydana getiren Ulu Tanr dr, yni o, hayat verici ve yaratcdr. lm de, can veren Tanr n m iradesine baldr"". B t n b u n l a r Tanrmn, ei ve benzeri olma yan, insanlara yol gsteren, onlarn varlklarna hk100 Tonyukuk Kitabesi, str. 7, 53; R. Giraud, L'inscription de B a m T s o k t o , 1961, s. 59, 64. 101 Kl Tegin kitabesi, dou, str. 1. 102 Kl-Tegin, dou, str, 11; B e , dou, str. 10. 103 Kl-Tegin, dou, str, 29. 104 Bilge, dou, slr. 34-35. 105 Kl-Tegin, kuzey, str. 10: '<KI-Tegin vdesi ge lince ld. Kii o l u l m e k iin yaratlmtr. Irk-Bitig'e gre d e ( E s k i Trk Yaztlar, II. 1939, s. 71. 73, 83). O, Kara yol (kanun, nizam; h a k ) tanrsdr, krlanlar birletirir, yrtlanlar ular, ilig, ( l g ?) ^ h k m d a r s e e r (veya, ksm e e r i ayrr). n s a n diz kerek Tanrya yalva rr. Kut isterse kut verir, agida atlar oalr, in s a n n can ( m m ) u z u n olur. Kul beyine dud eder, kuzgun'un niyaz bile Tanrya ular. T a n n s t t e o n u iitir, aada ins?n da b u n u bilir...

58

BRAHM KAFESOLU

meden, cezalandran ve m k f a t l a n d r a n b i r Ulu varlk telkkisi olduunu gstermektedir. Aka grlmektedir ki, b u semav Tanr inancnm, yuka n d a izah edilen amanik dncelerle hibir il gisi mevcut olmad gibi, tenash (bedenden ay rlan r u h u n b a k a b i r cisme girmesi) fikri ile de bir mnasebeti yoktur. Dikkate deer ki, d a h a ge za m a n l a r d a Trkler arasnda yaylan samanlk b u Gk-Tann telkkisine idokunamamtr, yni onu, kendi gayesine hizmet ettirecek b i r biime sokmay b a a r a m a m t r . Ulu Tanr nm b a h i s k o n u s u oldu u trenlerde samanln deta snttgm syleyen M. Eliade, T r k topluluklarnda k u r b a n s u n m a t renlerinde amann hi vazife almadm, b u n u n an cak zamanmzda, t o p r a k ve bereket ile ilgili Bay lgene sunulan k u r b a n l a r a m n h a s r kaldm beHrtmekte, ve zellikle at k u r b a n k o n u s u n d a amana den roln ge z a m a n l a r d a grld W. Koppers tarafndan teyit olunmaktadr'*". Nitekim a d m d a d a eski Temr telkkisinin izini tayan Y a k u t yksek varl Tengere Kayra H a n ile de a m a n l a r megul olmazlar"".^ Bu suretle Trklerde, tikad prensipler bak mndan, ulu varlk k a r a k t e r i n i tad anlalan Gk-Tann'nn y a n m d a sk sk dier t a n n l a r da bahis k o n u s u d u r . Bunlar a r a s m d a , yer ehemmi yetli b i r mcA'ki tutuyor gibidir. O r h u n kitabelerinde eski T r k kozmogonisini tek cmle iinde alda106 M. Eliade, aym eser, s. 168, 182. 107 M. Eliade, a y m yer.

ESK TRK DN

59

yan ibare yledir : Yukarda k k tenri, aada yaz yer yaratldkta ikisinin a r a s m d a insan-oglu yaratlm...'"' B u r a d a k i kk teiri deyiminin Ulu Tanr'y deil, dorudan doruya mavi gkyzn, semay ifade ettii bellidir. Yoksa, R. G i r a u d ' n u n da iaret ettii gibi, y a r a t a n n ayn z a m a n d a yaratlm olmas gibi garip b i r eliki bahis k o n u s u olur. Her ne k a d a r Gk dininin o alarnda da, Tajr itikad nn b t n temel prensiplerine ramen, k i n a t kap layan, h e r yerde hazr bulunan, h e r eyi snrsz h kimiyeti altnda t u t a n m a d d gk3alznn, btn hayatn, varln semaya borlu bozkrlmn gzn de Tanr telkki edilmi olmas m m k n ise de, herhalde eski T r k ' n kafasnda, mekn gklerde olan, cisim ( m a d d e ) hline sokulamayan bir tek Tanr inanc mevcut b u l u n u y o r d u . 790'larda Tiflisli St. Abo, Hazar Trklerinin bir yaratc Tanr tan dklarn sylemi, Hazar h k a m 862 ylmda Bizanstan gelen St. Kyrill ile grrken, Hristiyanlarca tanrnn l kiiliine (Trinity) inanld hlde, kendilerinin tek Tanr'ya i m a n ettiklerini bildirmi ti. bn Fadlan ( 1 0 . yzyl) yle d i y o r d u : Ouzlar dan biri, hakszla u r a r veya bana holanmad bir i gelirse, b a m ge kaldrr ve : Bir T a n n der, bu, Bi'Uh vhid (Allah b i r ) demektir. Yi108 Kl Tegin, dou, str 1; Bilge, dou, str. 2. u iba rede daha ak olarak Tanr ile yer eit bir f o n k s i y o n iinde grnmektedirler: ze Tengri, asra y e r yarlkkadug n (Yukarda Tanr, aa da yer irade ettii iin..), Bk. Bilge., . k u z e y str, II.

60

BRAHM KAFESOLU

ne Ouzlardan biri bana : Sizin rabbnzn k a d m var m? diye sordu. Hemen tvbe ve istifar ettim. O da benim gibi yapt, tvbe ve istifar etti"^. 13. yzyl Uygurlarna it dier b i r m a h e d e de b u yn den dikkat ekicidir. Rubruquis, bir budist tapma^ nda bir Uygur ile konuuyor ; Tanrya i n a m p inanmadklarm sordum. Cevap v e r d i : Bir T a n n y a inannz. Devam ettim : T a n n bir r u h m u d u r , yok sa cisim midir? Cevap : T a n n m n n h olduuma inanrz. Sual : Hi insan biimine girdiini tasav vur edermisiniz? Cevap : Asla!". Din olarak mevcudiyeti M.. 5. asra k a d a r tes bit edilen Gk-Tanr'nn Asya Hunlarnda bile tek ulu varl temsil ettiini iaret edelim. Ancak Hun1ar devrinde (sonralar, 6-8. yzyl Trk toplulukla rnda artk fonksiyonlarm kaybetmi olan) gne, ay, yldz kltleri de rol oynamaktadr. H u n hkm dar her sabah doan gnee ve gece dolunaya ta zim etmekte idi. phesiz ok eski bir n a t u r i z m i n izleri olan b u t r davranlar Eski a l a n n h e m e n b t n kavim lerinde vard. Bbil'de a m a s gne tanrs idi. Malakbf^l doan gnei temsil ediyordu. Palmir'de Arso
109 bn Fadlan S e y a h a t n a m e s i , s. 63; Hazarlar iin bk. D.M. Dunlop. T h e H i s t o r y of Kha2ars, 1967, s 182; A. ZajaCzkowski, Khazarlan Culture..., 1961, s. 302. 110 Le pr^curseurs de Marco P o l o . . . , s. 253. Burada Budizmi tesiri aranmaz, zira B u d a dininde Tanr yoktur.

ESK TRK DN

61

ve Azizo sabah ve akam yldzlarmm sembol idi. Yakhibol gne tanrs, Aglibol ay tanrs idi"'. Gklerin sahibi saylan ok yce t a n r Bualsamin -semav vasfna ramen- bereketli y a m u r yadr makla ,vazifeli idi. Eski Msr'da Re gne tanrs idi. Yine Msr'da, inek eklinde tasavvur edilen ve gk ile ilgili, Nut adl bir stn varla inandrd ki, hi bir fonksiyonu bulunmayan ve ancak t o p r a k tanrs Keb ile birleerek sis (kz) ve Osiris ( e r k e k ) o cuklar douran b i r tanra idi. Sonra bu Re ile, Theb ehrinin tar-rs olan Amon birleerek, ikisi bir arada, bir tanr rolnde grnmlerdi. Firavun by le ortaya kan Amon-Re'nin olu saylrd"^ r a n ' d a Ahura (Vedalarda, Asua) ve Zerdt dininde Ahuramazda, dnya nizamn plnlayan, leme hayat ve ren, asl aldatlamayan, er kuvvetleri ile mcadele eden yce t a n n olarak ate ve gnein (gklerde parlayan n u r u n ) , sr ve boann temsilcisi idi. Yine ran'da geliip, R o m a ' d a da yaylan Mithraizm bir g ne dini idi. Eski Hind'de Varuna dnya kanunlar nn koruyucusu ve, baz rivayetlere gre, dnyay yaratan bir tanr olmakla beraber, Mithra ve, dn ya nizamm yaratan, Rta ile birlikle b u l u n u r ve si hirbazlk bilirdi"^ Akadlarda Sin, gklerin ve yer yznn h k m d a r , fakat ay tanrs idi, olu ama ise gne tanrs. Din i n a n l a n b a k m n d a n S111 N. aatay, slndan nceki Arap Tarihi v e Chi liye a, Ankai-a, 1957, s. 48. 112 A. Schin-.mel, Dinler Tarihine Giri, s. 28 vd. 113 A. Cchimmel, ayn eser, s. 65 vdd, 77, 245.

62

BRAHM KAFESOLU

merlerin tesiri altnda kaldklar bildirilen Akadlar ve dier Sm topluluklarnm en m h i m tanrlarn dan biri olan Anu, gklerin sahibi saylyor, b u s fat ile de k r a l l a n t a h t a karyordu ve aslnda bir S m e r t a n n s olmas gerekiyordu"*. Smerler ise Sm veya r (Hind-Avrupal) deil, Mezopotamyaya .. Asya k t ' a s m d a n gelmi b i r kavim idi. Gkyzndeki tabi varlklarn b y k rol oyna d bu eski halk dinleri nde, zellikle dikkati e ken nokta, b t n eski kavimlerin gnei, ay ve yl dzlar t a u n l a r olarak t a n m a l a n , fakat bizzat gk ile ilgilenmem^eleridir. Halbuki bozkr Trk dininde, gkyz belirtileri (gne, ay, yldzlar) de il, yekpare gk'n sembolletirdigi tek Tanr inanc temel tekil etmektedir. Bu suretledir ki, Gk-Tann dini Trklere m a h s u s bir inan sistemi olarak ortaya kmaktadr. Nitekim din inanlarda ulhiyet konusundaki a r a t r m a l a n ile t a n n a n W. Schmidt, Trklerin da h a Asya H u n l a n anda tek tanrlk'a doru geli mi yksek b i r dine sahip olduklar kanaatine var mtr. Ona gre, Gk-Tann yalnz kendisine itaat edilmesi gereken, koru3acu bii' kudret olduu hal de, dier kutsal varlklar (gne, ay, yldzlar, ata lar ve dier n h a r ) iin m h i m b i r fonksiyon mev cut deildi. Gk-Tann ayn zamanda, yukarda sras geldike belirttiimiz zere, yksek b i r ahlk ka r a k t e r e haizdi. B u n d a n dolay, saf bir gk kltne
114 A. S c h i m m e l , a y m eser, s. 34 vd.

ESK TRK DN

63

sahip H u n l a r d a gerek bir din ile kar karya bu lunduumuzu syleyen W. Schmidt'e gre, insan hay a t m a tesir eden ulu b i r varln mevcut olduu o devirde, Trkler arasnda, insanlar tarafmdan yap lan dua, k u r b a n s u n m a v e trenlerden kurulu bir din sistemi teekkl etmi bulunuyordu"^ Gk-Trk1er anda i s e , Gk-Tann b s b t n , mnevi byk bir kudret hline ykselmiti"*, W. Koppers de bu konudaki dncesini yle ifade etmektedir : Hay van yetitirici k l t r n karakteristik Gk-Tanns olan ve incede de T'ien eklinde grnen bu T a n n balangta gk kubbeden kinat idare eden ve gk ile ayn saylan en yksek varlk iken, daha sonra lar, gittike artan b i r derecede panteist (mutlak birlik) gelime gstenni ve kendi ahs seciyesi inhill ederek gayri ahs bir dnya kanununa, dnya ya nizam veren bir kudret olmutur'". Bu h k m , tarih bir kayt ile de perinlenmektedir. Bizansl tarihi Th. Simokattes (7. yzyl), Gk-Trk evre sinde Gk-Tanr'nn tek yaratc varlk olduunu ve Trklerin ate, su gibi baz eylere kutsallk atfet115 W. S c h m i d t , Der Ursprung des Gottesdee, X, 3, Die asiatische Hirtenvlker, Frelburg, 1949, Trk. tere. S. Bulu, E s k i Trklerin Dini, Trk Dili v e Edebiyat Dergisi, X I I I , 1965, s. 81-85. 116 W. Schimdt, ayn eser, Trk. tere. S. Bulu, Trk lerin Dini, Trk Dili v e Edebiyat Dergisi, X I V , 1966, s. 77 vd. Ayrca, W. Schmidt, R a s s e n und Vlker, II, 1946 (Bk. DTCF Dergisi, V, 3, s. 348). 117 W. Koppers, hk Trklk ve lk n d o Germenlik, Belleten, say, 20, 1941, s. 448.

64

BRAHM

KAFESOLU

mekle beraber, aincak yer ile gk'n yaratcs olan Tanr'ya taptklarn kaydetmitir'". Gk-Trklerde yer-su'lann kutsal saylmas, Hunlarda gnee, aya vb. tazim edilmesi, semav mahiyetteki tek tanrlk inancn glgelendirmez. Dinler tarihinde tesbit edilmitir ki, hibir din yal nz bir eit itikat ve amel den ibaret olmam, hibir devirde bir tanr tek bana kalmam ve her t a n n daima kutsal saylan ikinci derecede, yan varhk inanlar ile evrili b u l u n m u t u r . Tarihin en yksek dinlerinde bile d u m m b y l e d i r : Hristi yanlkta b i r yerine olan Tanr kiilii (Trinite)' nden baka, Meyem Ana, melekler, azizler ve l r u h l a n kutsaldrlar. slmiyette hls Sresi'nde Allah'n birlii vc vasflar din felsefesi ve edebiya tnda grlmemi bir caz ile belirtilmi olduu hlde, Ament bi'Uhi de meleklere. Tanr resul lerine (peygamberler), kutsal kitaplara m a n edil mektedir'". Eski Trk dininde de Gk-Tanr'y evreleyen inanlar nihayet, y u k a n d a W. Schmidt'in dedii gi bi, aziz kabul edilen varlklar durumundadr'^.
118 Bk. Ed. Chavannes, Docmets sur les Tou-kiue (Turcs) occidentaux, Paris, 1903, s. 248; F. Alt h e i m , A t l a . . . s. 78. 119 M. Taplamacolu, D i n Sosyolojisi, s. 49 vd. 120 B m d a n dolay olacaktr ki, Orhun kitabelerinin zcs, byk Trkolog V. T h o m s e n , yer-sub tbirini aziz'ler (saints) diye vasflandrmt bk. R. Giraud, L'Emp. d. T u r c s . . . , s. 104).

ESK TRK DN

65

Gk-Tanr dininin Trklere m a h s u s b i r inan olduu T a n n kelimesinden de anlalyor. Bu tbir, Bakrta hari, belirli fonetik farklarla, b t n Trk lehelerinde mevcut olduu gibi, birok Asyal ka vimlerin dillerine de girerek o r t a k bir k l t r terimi hlini almtr*^'. Trkenin asl szlerinden biri olan Tanr kelimesi'^, en sarih ekli, ile, Milddan nceki in kayna -k'de, H u n Tan-hu'su Mo-tun ( M . . ) 209-174)'un unvanlar a r a s m d a gemektedir'". Fakat
121 G. Doerfer, Trkische u n d m o n g o l i s c h e . . . I I , s. 573 vd. Ayrca, lk, say, 88. s. 305; Trkede ulu varlk m n a s m d a k i B a y a t ( k a d m ) , Oan (kaadir), d i (rahip e f e n d i ) , alap ( m e v l ) tbirleri T a n r m m s f a t l a n onaldr. 122 amzn e n t a n m m Trkologu G. N m e t h , T a n n n m Trke bir k k k e l i m e o l d u u n u belirt mitir. (Bk. G. N e m e t h , Trkln E s k i a, (Trk. t e r e ) . lk, say, 88, 1940, s. 306). Zama^ n m z d a n 2500 yl nceleri, b a t a eski Yunanllar o l m a k zere, h e m e n b t n kavimlerin h e n z a n t r o p o m o r f i z m ( t a n n l a n , i n s a n b i i m i n d e ta savvur e t m e ) devrini yaad tarihlerde, Trkle rin y k s e k v e m o n o t e i s t ( t e k t a m h ) bir dini d n c e ortaya koyabilmelerini kabule bir trl yan a a m a y a n bazlar, T a n n k e l i m e s i n e bile bir ba ka mene (MogoI) aramak gayretine d m lerdir. K e l i m e n i n Tih-keden Mogolcaya getii, Mool dilinde, Tanggeri ( h e c e l i ) e k l i n d e sy leniinden ellidir, ink, M o g o l c a n m fonetii icab, Trl'.eden a l m a n iki heceli szler he celi, t e k heceli olanlarda iki heceli (Mesel, Kk' den kke, and'dan anda vb.) h l e girmektedir (Bk. L. Bazin, Appartenances L i n g s t l g u e s . . . cahers d l K s t o r e m o n d l a l e I, 1., 1953, s. 134). 123 De. Droot, Die H u n n e n . . . , s. 81.

66

BeAHM KAFESOLU

T a n n tbirinin d a h a eski 5aizyllara it hatras d a vardr : Konfucius (M.. 5. yzyl)'un eserlerinde gkten, t a n n d a n bahsederken kulland T'ien t biri Trke Temn kelimesinden bakas deildir*^''. Bjdece en k a d m Trke k l t r szlerinden biri olan Tanr Gy. N e m e t h tarafndan eski S m e r di linde aym m n a y a gelen Dingir kelimesi ile kar latrlm, fakat, btucdan 5000 yl k a d a r nce Mezo p o t a m y a ' d a yaayan Smerlerin dili ile, o n l a r d a n 2500 yl sonra Kuzey in'de grnen H u n l a r m dilin de ortak bir kelimenin b u l u n m a s zorluu -daha baz ayrlklara d a dikkat ekilmek suretiyle- ileri sr lerek iki kelimenin aynilii kabiil edilhemitir'^'. Ancak byle b r akrabalk meselesini sadece linguistik ve fonetik adan kesin h k m e b a l a m a k doru olmasa gerektir. Herhalde meselenin tarih ve kl t r cephelerini h e s a b a k a t m a k yerinde olur. Dingir sznn Smercede sadece parlak m n a s n d a de il, t a k a t t a m (veya t a n n a ) y , yni b i r din v a r h k bildiren t e r i m olduu S m e r dili mtehasss Landsberger tarafmdan ifade edihnitir'". Smerlerin As ya'dan Mezopotamya'ya gen bir k a v i m olduu d nlrse, T a n n sznn Smerlerde de mevcut ola bilecei ihtimalinde isabet pay herhalde daha da artacaktr.
124 Tafsilen bk . Kafesolu, K u t a d g u B i l i g v e Kl tr Tarihimizdeki Yeri, s. 37 vd. 125 Gy. N e m e n t h , Trkln E s k i a, s. 306. 126 Bk. T r k l p n Eski a, s. 305, n. 11 (mterci min n o t u ) .

ESK TRK DN

67

Asli Trk inancnda p u t a tapclk olmad iin, putlar muhafaza ve tazim m a k s a d ile yaplan (ta p m a k l a r ) ina deti de yoktu. Eski Trklerin GkT a n n ' y a ibadet uslleri h a k k m d a da ak bilgi bu lunmamaktadr.