You are on page 1of 58

9 sosyoloji

Ocak 2012 ISSN 1307-6493

notlar

Bar Tun sa Demir Okay Bensoy Cihad zsz Petek Beyazova Elif Gezgin Nesrin Canpolat

SOSYOLOJ NOTLARI
Sosyoloji Notlar 3 Aylk Yaygn Sosyoloji Dergisi mtiyaz Sahibi sa Demir Sorumlu Yaz leri Mdr Cem K. Olgun Genel Yayn Ynetmeni Cihad zsz Bu sayya katkda bulunanlar: Bar Tun Okay Bensoy Elif Gezgin Petek Beyazova Nesrin Canpolat NDEKLER Bu Sayda 2 Michel Foucaultnun Dncesinde ktidar Bar Tun 3 Durkheimn Ahlak Eitimi Adl Eseri zerine Bir nceleme sa Demir Joseph A. Schumpeter: Kapitalizm ve Sreksiz Devamcs(?) Olarak Sosyalizm Okay Bensoy Snf ve Kimlik Cihad zsz Bauhaus Geleneine Bak Petek Beyazova Simone De Beauvorda kinci Cins ve Aknlk Kavram Elif Gezgin
*Kaynak gstermeden alnt yaplamaz. *Yaynlanan yazlarn tm sorumluluu yazarlara aittir. *Derginin tm haklar sakldr.

10

16

letiim www.sosyolojinotlari.com sosyolojinotlari@gmail.com

29

33

39

ktidar Kavramn Halkla likilere Uygulamak ve Halkla likiler irketlerinin Halkla likiler Yorumu Nesrin Canpolat

47

Say: 9 Ocak-ubat-Mart 2012 Ankara

2 Sosyoloji Notlar

Bu Sayda
Ocak aynda kmas planlanan ancak yine geciktirdiimiz dokuzuncu saymzla okurlarmz selamlyoruz. Gecikmenin bamsz/renci dergilerinin kaderi olduu dncesiyle kendimizi avutuyor ama yine de bir gn bu durumu deitirmeyi umuyoruz. Yeni saymz da daha nceki baz saylarmz gibi, belli bir gndemden ziyade eitli kavram ve kuramlar zerine yaplm almalardan oluuyor. Dergimizi elektronik ortama aktardmz ikinci saymz olan dokuzuncu saynn ardndan, daha sonraki saylarn belli gndemler zerine kmas konusunda bir alma yapabilmeyi de umuyoruz. Dergimize okur veya yazar olarak katk salayan herkesten bu konudaki nerilerini sosyolojinotlari@gmail.com adresine yazmalarn bekliyoruz. Bir sonraki saymz, dergimizin beinci yan doldurduu say olacak. Arada verilen molaya ramen bir ekilde bu birlikteliin srmesi bizler iin ok anlaml. Okur ve yazarlarmzn da katklaryla daha uzun yllar retebilmek, retilenleri paylaabilmek midindeyiz.

Sosyoloji Notlar

3 Sosyoloji Notlar MICHEL FOUCAULTNUN DNCESNDE KTDAR Bar Tun

GR Foucault, yaad dneme her anlamyla damga vurmu bir dn adamdr. Teorisinin grkemi kadar iinde bulunduu ve bizzat rgtledii eylemliliklerle adndan ska sz ettiren Foucault, iktidarn hazzetmedii bir dnr olmutur. Foucault da tam anlamyla iktidardan uzak durmak istiyordu. nk iktidarn yannda yer alan, nimetlerinden faydalanan kii bir sre sonra eletirel vasfn yitirecektir, yitirmese de bu nimetlerden faydalanamayacaktr. Bunun ayrdnda olan Foucault, iktidara kar, iktidardakilerin kendi tarihlerini yazmaya almalarna inat ezilen, yok saylan, tekiletirilenlerin sesine kulak vermi ve onlarn tarihini yazmaya almtr. Bunu yapmaya alrken oluturduu btnlk teoride iktidarn ne olduunu tarihsel sre balamnda ele alarak analiz etmitir. Ayrca tavr ve konum itibariyle (doas gerei) sesi kesilenlerin yannda olmas gereken entelektelin niteliklerini ortaya koyarken zaman ierisinde deiime tabi olan entelektel tipinin analizini de yapmtr. Sre ierisinde deiim gsteren entelektelin devinim kazanmasnda bizzat pratik anlamda rol oynayan Foucault, entelektele yklenen anlamlara yeni bir boyut kazandrmtr. ktidara daha farkl bir perspektiften bakarak, ou adandan farkl bir okuma yapan Foucault, klasik

anlamda iktidarn cisimlemi hali olan devletle ok fazla ilgilenmemi, spesifik anlamda birok iktidarn varln vurgulam ve bu iktidarlarn kimsenin tekelinde olmadn belirtmitir. Ayrca iktidarn her yerdeliini vurgulayan Foucault, direniinde her yerde olacan sylemitir. Ancak bu direniin nasl verilecei ynndeki sorulara doyurucu cevaplar vermemesinden kaynakl eletirilmitir. Ancak Foucault, kendisinden istenilen toplumsal anlamdaki peygamberlik roln oynamam, oynamaya kalkt anlarda da eletirildiini belirtmitir. Her ne kadar eletirilse de (zellikle psikiyatrlar tarafndan) yapt tespit ve analizler olduka geerli olmakla beraber sessiz ynlarn iktidar karsnda bir nevi soluk almalarna yardmc olmutur. Bu anlamda herhangi bir kalba, herhangi bir ideolojiye sdrlmaya allmadan anlalmaya allan Foucault, olanca byklyle tekrar tekrar kefedilmeyi beklemektedir. KTDAR VE UYUM Foucault nun, iktidar zerine analizi yalnzca belirli alanlarla snrl kalmam, iktidarn her yerdeliinden ve bir kiiye bal olmamasndan bahsederek birok dnrn iktidar analizinden farkllamtr. ktidar analizlerinin ounun kilitlendii alan devlet olmu ve analizler bu dorultuda yaplmtr. Ancak Foucault iktidarn cisimlemi ekli olan devletin yan sra devleti aan iktidar deil iktidar rntlerinden bahsetmitir.

Afyon Kocatepe niversitesi Sosyoloji Blm Yksek Lisans rencisi

4 Sosyoloji Notlar Ayrca iktidarn tarihsel sre ierisinde gsterdii deiimi anlatan Foucault, iktidarn daha amorf bir hal aldn ve yalnzca iddet mekanizmas zerinden yrmediini belirtir. ktidarn daha incelikli teknikler araclyla egemenlii altnda tuttuu toplumdan bahseden Foucaultya gre verilen mcadelenin ekli de deiime uramtr. ktidar bir iliki, bir eylem biimidir. Ama bu, dorudan doruya bakalar zerinde deil, bakalarnn imdiki ya da gelecekteki eylemleri zerinde bir eylemdir. Bir ilikinin iktidar ilikisi olabilmesi iin her iki tarafn da sonuna kadar eylemde bulunabilecek durumda olmas ve bu ilikide tm bir tepki, cevap alannn var olmas gerekir. Dolaysyla iktidar bir eylemler kmesinin bir baka eylemler kmesi stnde etkili olduu bir btnsel yapdr. ktidar, davranlar ve davranlarnn mmkn sonularna ynlenmektedir. Bu yzden Foucault iktidar, bireylerin ya da gruplarn (delilerin, hastalarn, sulularn, ocuklarn, vb.) davranlarnn ynlendirilme biimi, yani bir ynetim sorunu olarak tanmlyor (Keskin, 2005; 21). Bizimki gibi bir toplumda saysz iktidar ilikisi toplumsal kitleye nfuz eder, onu belirler, oluturur; iktidar ilikileri gerek sylemin bir birikmesi, bir dolam, bir ileyii, bir retimi olmakszn ne ileyebilir, ne yerleebilir ne de ayrt edilebilir. Bu iktidar ierisinde, bu iktidardan yola karak ve bu iktidar yoluyla ileyen belirli bir gereklik ekonomisi olmadan iktidar uygulamas olmaz. ktidar tarafndan hakikat retimine bal klnrz ve ancak hakikat retimi yoluyla iktidar uygulayabiliriz. Bu her toplum iin geerli, ama sanrm bizim toplumumuzda iktidar, hukuk ve gereklik arasndaki bu iliki ok ayr bir biimde dzenleniyor (Foucault, 2003; 38). ktidar ve hakikatin beraber ilediini belirten Foucault, iktidar ve hakikatin atmadn syler. nk iktidar bizzat elinde bulundurduu bilgilerle hakikat retiminde bulunarak hakikat rejimleri oluturur. Ancak Foucault gnmze kadar oluturula gelmi iktidar mekanizmalarnn tarihsel sre ierisinde ekillendiini belirtmitir. Bu anlamda modern devlet iktidarn Hristiyanln ilk dnemleriyle badatran Foucault yeni ve eski iktidar biimlerini karlatrmtr. Modern Bat devletinin kkeni Hristiyan kurumlarnda olan eski bir iktidar tekniini yeni bir siyasi biim altnda benimsemi olmasndan kaynaklanmaktadr. Bu iktidar tekniini pastoral iktidar eklinde adlandrabiliriz. Bu iktidar nihai amac bireyin br dnyadaki selametini emniyet altna almak olan bir iktidar biimidir. Bu iktidar salt emir veren konumundaki bir iktidar biimi deildir. Bunun yannda, srnn yaam ve sefaleti uruna kendini feda etmeye hazr olmak zorundadr. Sadece btn topluluu deil; ayrca zel olarak toplumdaki her bireyi mrnn sonuna kadar gzeten bir iktidar biimidir. Bu iktidar biimi yalnzca bedene deil ruhlara da nfuz eder. Kendine adaycdr, bireyselletiricidir. Bunun yannda modern devlet iktidarn oluturan temellerin pastoral iktidarn yeni bir biim olarak sunabiliriz. Bu yeni iktidar biiminde ama artk insanlar teki dnyadaki selametlerine gtrmek deil; daha ok ayn selameti bu dnyada salamakt. Eski iktidar biiminde dzen aile gibi kurumlar tarafndan uygulanyordu. Gnmzn iktidarnda ise bu ilevi polis gryor.2 zellikle ekillendirilen ruhlarn denetiminin salanmas ok kolay olmaktadr. nk belirli bir prototip zerinden salanan uyum kalplar, belirli davran kalplarnn kullanlmasn nceler. Bu da seslenilecek, ynetilecek bireylerin ayn potada eritilerek benzer klnmasn salar. Benzer klnan insanlardaki lar taks drlerek insan genel ad altnda toplanan kimseler biz olur. Ve ontolojik anlamda var, ancak bireysel farkllk baznda yok olurlar. Bu sre eski alarda bu
2

Ayrntl bilgi iin Bknz. Michel Foucault(2005), zne ve ktidar, sf: 65-66-67.

5 Sosyoloji Notlar biimde srerken ekil deitirerek gnmzde de varln srdrlebilir klabilmitir. Pastoral iktidarn sre ierisinde deitirdii nitelii gzler nne seren Foucault, pastoral iktidarn dinsel anlamlarndan syrlarak daha dnyevi anlamlara brndn sylemitir. Bu deien nitelik Bat toplumlarnn ierisinden getikleri dnm evreleriyle de ilgilidir. Aydnlanma srecinden gemi olan Batda dini sylemle bir hesaplama yaanm ve seklerleme topluma hakim olmutur. Tanrsal hkmranln gkyzne gnderilmesi, dini referanslarla oluturulacak bir iktidarn hkmn geersiz klar. Bu anlamda yeni ve eski pastoral iktidar kalplar temel referanslar deimeden seslenilecek aa uygun hale getirilmilerdir. DSPLN Bir toplum, bir iktidarn, sadece tek bir iktidarn uyguland niter bir gvde deildir; bir toplum, gerekte, farkl ama yine de spesifiklerini muhafaza eden iktidarlarn yan yana gelmesi, ilikisi, koordinasyonu ve hiyerarisidir. Spesifik ve blgesel iktidarlarn ilk ilevi kesinlikle yasaklamak, engellemek, yapmamalsn! demek deildir. Bu yerel ve blgesel iktidarlarn ilk, asl ve srekli ilevi, gerekte, bir verimliliin, bir yetenein reticileri, bir rnn reticileri olmaktr. 17. ve 18. yzyllarda olumaya balayan atlyelerdeki disiplin konusunda da ayn eyi syleyebiliriz. Korporatif nitelikteki kk atlyelerin yerine iisiyle birlikte bir dizi byk atlye getiinde hem birilerinin dierlerinin davrann gzetlemesi ve denetlemesi hem de i blm gerekli hale geldi. Bu yeni atlye disiplinini kefetme zorunluluunun nedeni de i blmyd. Ama tersine atlye disiplinin i blmn salamann koulu olduunu da syleyebiliriz (Foucault, 2005a; 146-147). ktidar elbette yasaklyor ve cezalandryordu. Ama bu iktidar biimlerinin temel hedefi bireylerin etkinliklerini, glerini, yeteneklerini ksacas onlarn toplumun retim aygtnda kullanlmasn salayacak her eyi oaltmalarn salamak, oaltmaya zorlamakt: Bireyleri terbiye etmek, en yararl olduklar yerlere yerletirmek, u veya bu yetenee sahip olsunlar diye onlar yetitirmek; gemite bilinmeyen byk disiplinlerin dayatld 17. yzyldan beri orduda yaplmaya allan da budur. Batl ordular disiplinli deildi. Disipline edildiler. Ayn ekilde ii snf da, her hangi bir meskende oturmaya, ailelerini idare etmeye altrlan iiler de terbiye edildi. Bireylerin retimiyle, bireysel yeteneklerin retimiyle, bireysel retkenlik retimiyle kar karyayz. Bireylerin tm bu disipline edilmesinin z negatif deildi (Foucault, 2005; 235). Foucault iktidarn, disiplini kefederek toplumu en ufak ayrntsna kadar denetleyip, ynlendirebildiini belirtmitir. Bu ynlendirme bir sre sonra gnll olarak benimseme ve hareket etme olarak ekil deitirmitir. ktidarn bu gnlll salamas zne yaratm ve kimlik dayatm olarak ortaya kmtr. ktidarn yaratm olduu bireyler zerinden ilemesi iktidarn uygulad ilemlerin maliyetini azaltacaktr. Hem de kendi sznden dar kmayan uysal bireylerin yaratlmasn salayacaktr. Ayrca yasaklama ve dlama zerinden yrtlmeyen bir iktidarn uygulamaya sokulmas verimlilik ekseniyle alr. Birey iktidarn bir etmenidir ve ayn zamanda, bir etmeni olduu lde de onun aracsdr: ktidar, oluturduu bireyden gei yapar (Foucault, 2003;43). ktidar, karlksz bir iliki a zerinden ilemez/ileyemez. ktidar yaptklarna tepki verecek bireyler arar ve bu anlamda zgr bireyler zerinden ilevlerini yerine getirir. Sonu olarak u sylenebilir: Gnmzn siyasi, etik, toplumsal ve felsefi sorunu bireyi devletten ve devletin kurumlarndan kurtarmaya almak deil; kendimizi hem devletten hem de devletle ilintili olan bireyselletirme trnden kurtarmaktr. Yzyllardan beri zorla dayatlmakta olan bu tr bireysellii

6 Sosyoloji Notlar reddederek yeni znellik biimlerine geerlilik kazandrmak durumundayz. Dayatlan bu bireyselletirmenin reddi ancak durumun ayrtna varmayla olur. ktidarn bireyselletirme mekanizmalarna ilerlik kazandrarak hem uygulamasn kolaylatrr hem de kimlik kazandrd bireyden kukulanmaz. Modern devletin devasa aptaki iktidar algs ve her eyi bilme istei aktan bir totaliterlik deil daha flulatrlm bir modeli ierir. Genel kan ve kabuln dna kamama bir sre sonra otokontrol ve oto sansr mekanizmasnn devreye girmesine yol aar. Oto sansr mekanizmasnn varl bir sre sonra Russelln deyimiyle dnmekten korkmaya deil dnememeye yol aar. Genel kannn tanmlayp snflandrd (aslnda dayatmayla oluturulan) olaylardan uzaklamayan insanlarn damgalanmas iktidar tarafndan deil bizzat toplum tarafndan yaplr. ktidarn ileyiinin getii kalabalk kitleler sapkn, muhalif anlamda hain olarak grdkleri insanlarla bizzat ilgilenerek icabna bakarlar. Eer bir kimlik belli bir deneyim kmesinin zne konumunu kabullenmekle ediniliyorsa, o kimlii bir insana dorudan ya da dolayl olarak dayatmak, o insan o deneyimlerin znesi haline getirmek yani zneletirmek anlamna geliyor. zneletirmek ise tabi klmak, boyun edirmek iin kullanlan etkili, ekonomik ve gvenli bir araca dnyor (Keskin, 2007; 18). Eer Foucault nun srarla syledii gibi znellik, kimlik, bireysellik toplumsal anlamda temel bir sorun oluturuyorsa; kimlik ve znellii kendimizi politik ve toplumsal etkilerin kapal, derin ve doal bilekeleri olarak grmek tehlikeliyse, o zaman mevcut iktidarn dayatm olduu adlandrma ve hakikat rntlerinin sorgulanmas elzemdir. Bu yzden Foucault insanlarn zneye dntrlmesinin tarihini ayn zamanda bir hakikat tarihi olarak da nitelendirmitir (Keskin, 2007; 19). Foucaultya gre iktidar kendi ilerliini bizzat birey zerinden yaparak eskisi gibi bireyi gzetlemeyi ve kontrol altna almay daha rahat yapar. Bu gzetleme, basklama, kontrol altna alma sreci bir anda ortaya kmamtr. ktidar kendisi iin oluturduu laboratuarlar sayesinde toplumun geneline yaylabilecek n grler elde etmitir. Foucault bu ngrlerin toplumda karl bulunarak yaratldn syler. Normalizasyon sreci ierisinde oluturulan dil kalplar, normalanormal ayrm yaparak toplumdaki insanlar kategorize eder. Bu snflandrma abas yerletikten sonra benimsenen kalplar sayesinde toplum daha rahat bir ekilde ynlendirilebilir. KAPATILMA Foucault, normal-anormal snflandrmasnn zihinlerde ald yerden sonra uygulama alannn iktidardan topluma getiini belirtir. yle ki sfatlar bir sre sonra toplum tarafndan verilir. Ayrca anormal olarak belirlenen/damgalanan kapatlmalar, tecrit edilmeler iktidara ayr bir yarar salar. 1656 ylnda Pariste Hopital General(Genel Hastane) adl bir kurum kurulmu ve birka ay gibi ksa bir sre iinde Paris nfusunun azmsanmayacak bir blm bu kurumda gzetim altna alnmtr. Ancak Foucaultya gre Genel Hastanenin ileyii ya da amac bakmndan hibir tbbi dnce ya da amala ilikisi yoktur. Tersine bu kurum o dnemde Fransada rgtlenmekte olan monari ve burjuva dneminin nemli bir paras, hatta makamdr. stelik ayn yllarda btn Avrupada benzer gelimeler meydana gelmi, eitli lkelerde nfusun nemli bir ksm sk resmi denetim altndaki kurumlarda kapatlmtr. Kapatlanlar deliler, hastalar, einseler, fakirler gibi farkl zellikler tayan kiilerin oluturduu kark bir gruptur (Keskin, 2005b; 11-12). Bu insanlarn kapatlmasnn nedenleri oktur. Ancak hepsinin bir ortak zellii vardr. Bu zellik kapitalist ekonominin belirlemi olduu kurallara uymamalar ya da uyamamalardr. Hal byleyken bu durumdan delilerin kapatlmas gerektii sonucuna nasl varlabilir? (Foucault, 2003; 45). O dnemde hi ayrm yapmadan yallar, sakatlar,

7 Sosyoloji Notlar alamayanlar ya da almak istemeyen kimseler, ecinseller, akl hastalar, msrif babalar, hayrsz evlatlar kapatlyordu; hepsi birden ayn yere kapatlyordu (Foucault, 2005b; 106). Ancak kapatlmayla birlikte btn sorunlar bitmemitir. nk bu kapatlma ciddi bir klfet getirmi, bu da iktidar tarafndan pragmatik anlamda yorumlanarak kendi karna uygun ekilde kullanlmtr. Deli olarak adlandrlan kiilerin ahsnda ayn kategorizasyona uram kiiler gelii gzel kapatlmlardr. Foucaultya gre bu byk kapatlma srecinin arkasnda dorudan doruya ekonomik ve siyasi bir neden vardr: Byk bir ihtimalle spanyol ekonomisinde meydana gelen bir kriz sonucunda btn Bat dnyasn etkisi altna alan ve cretlerin dmesine, isizlie, para ktlna neden olan ekonomik bir kriz. Foucault bylece kapatlmann ikili bir ilev yerine getirdiini syler: Byle bir ekonomik kriz annda a kalan isiz ve aylak kesimin ba kaldrmas tehlikesine kar nlem almak ve kapatlm olanlarn kriz getikten sonra ucuz ve kolayca denetlenebilir bir i gc olmasn salamak (Keskin, 2005b; 12). Foucaultya gre bu dneme kadar pratik anlamda hapishane diye bir kurum olmamtr. Sulularn kapatld hcreler kendi bana bir cezalandrma arac deil, bir tr mahkeme bekleme odas olarak ilev grm; insanlar hcrelere baka bir ekilde cezalandrlmay ya da zgrlklerine kavumay beklemek zerine kapatlmtr Kapatlmaya Avrupa toplumlar byk isyanlarla tantnda bavurulmutur. syanlar bastrmak iin bir ordu gndermek, insanlar katletmek, yakp ykmak gibi eski yntemler, ayn zamanda byk toprak sahiplerinin vergi toplamasn da engelleyen genel bir ekonomik felakete yol aacak nlemler haline geldiinde daha ekonomik ve etkili bir nlem ve cezalandrma teknii olarak hapishaneye bavurulmutur; nk hapishaneler nfusun tehlikeli bir blmn feci ekonomik sonulara yol amadan elemeye imkan tanmtr (Keskin, 2005b; 13, Foucault, 2005b; 105). levselliini bu ynde gsteren kapatlma bir sre sonra daha farkl ilevleri de yerine getirerek uysal bir toplumun oluturulmasn salayacaktr. Kapatlmann getirdii maddi klfete ramen iktidar kapatma pratiinden vazgememitir. nk kapatlanlar birer denek olarak kullanlmlardr. Mahkumlarn bedenlerinde kullanlan iktidar sayesinde evcilletirilmi insanlar ortaya km bu da gl bir toplumsal denetimin toplum genelinde uygulanmasn salamtr. Bask sistemi olarak hapishaneler u ey ileri srlerek kuruldu: Hapishane, sulularn yeniden eitim yeri olacakt. Oysa ksa srede hapishane sisteminin ilk zamanlarndan itibaren bu sonuca gtrmedii; ama doruyu sylemek gerekirse, tamamen zt sonu verdii fark edildi: Bireyin hapishanede kalma sresi arttka yeniden eitilmi olma hali azalyor, sua eilimi artyordu. Sadece sfr retkenlik deil negatif retkenlik. Sonu olarak hapishane sisteminin normalde yok olmas gerekiyordu ama yok olmad ve devam etti. Bu kar-retkenlie ramen hapishaneler niin ayakta kalmaktadr? zellikle fiilen sua eilimi olan kiiler rettiinden ve sua eilimli olmann bizim tandmz toplumlarda belli bir ekonomik-siyasi yararll olduunda. Sua eilimli olmann ekonomik-siyasi yararln kolaylkla ortaya koyabiliriz: ncelikle ne kadar ok sua eilimli insan olursa o kadar ok su olacaktr; ne kadar ok su olursa halk arasnda korku o kadar ok artacak, polisiye kontrol sistemi o kadar kabul grr ve hatta arzulanr olacaktr Foucault, sua eilimin 19. ve 20. yzylda grevleri krmak, ii sendikalarna szmak, en saygnlar ve en az saygnlar olmak zere siyasi parti liderlerine i gc ve koruma olarak hizmet etmek gibi bir dizi siyasi operasyona da hizmet ettiini syleyerek hapsetme ve mafyatik ilikiler ba arasndaki duruma gndermede bulunmutur. Birisi hapishaneye girdii

8 Sosyoloji Notlar andan itibaren onu lekeli biri haline getiren bir mekanizma ilemeye balyordu; hapisten ktnda yeniden su ilemeye eilimli biri olmaktan baka aresi kalmyordu. Onu bir muhabbet tellal, polis ya da muhbir haline getiren sistemin iine zorunlu olarak dyordu. Hapishane profesyonelletiriyordu (Foucault, 2007; 26). Sua eilimliler, ekonomik ve siyasi topluma hizmet eder. Bu durum hastalar iin de byledir. lala ilgili rnlerin tketimini, bundan geinen tm ekonomik, siyasi ve ahlaki sistemi dnmek yeter. Bunlar eliki deildir; geride kalan bir ey yoktur; makinede tek bir krnt bile kalmaz. Bu, sistemin mantnn parasdr (Foucault, 2005, 177). te bu olgudan hareket eden Foucault bu kadar verimsizlik ve baarszla ramen sz konusu kurumlarda niin srar edildiini sorgular. Foucaultya gre kapatma pratii zerindeki bu srarn nedeni, kapatma pratiinin gl bir toplumsal denetim salamak ve kapitalizmin ihtiya duyduu igcn retmek iin grnrden ok daha ince ve etkili bir ilev yerine getirmesidir. Foucault nun siyasi modernliin eii olarak adlandrd ve 18. yzyl sonu ile 19. yzyln bana tekabl eden dnem ayn zamanda kapitalizmin ihtiya duyduu emek gcnn kayna olan insan bedeni ve bu bedenin sahip olduu retim gcnn dorudan doruya ekonomik ve siyasi mdahalelerin nesnesi haline geldii dnemdir. Ancak bu emek gcnn fiilen retken hale getirilebilmesi iin kullanlan eski tekniklerin ar pahal ve etkisiz hale gelmesiyle birlikte yeni bir teknik gerekmitir. Bu yeni teknik Foucaultya gre kapitalist retim biiminin gerektirdii disiplin ve uysalln insanlar tarafnda benimsenip iselletirilmesine ve gnll olarak uygulanmasna dayanr. PANOPTKON VE OTO SANSR Disiplinci iktidarn kendini uygulama ekli Foucault nun (Foucault, 2000; 316) Bentham dan ald panoptikon sistemiyle olmutur. Disiplin ne bir kurumla, ne de bir aygtla zdeleebilir: o bir iktidar tipi, iktidar icra etmenin bir tarz olup, koskoca bir aletler, teknikler, usuller, uygulama dzeyleri ve hedefler btnn iermektedir; o bir iktidar fizii ya da anatomisidir, o bir teknolojidir. Ve uzmanlam kurumlar tarafndan veya ondan belli bir amaca ulamak zere esas ara olarak yararlanan kurumlar veya i iktidar mekanizmalarn glendirmenin arac olarak kullanlan bu teknik ve usuller modern zamanlarla birlikte daha ilevsel bir hal almtr. Panoptikon sistemi mimari bir sistem iken hapishanelerde kullanldktan sonra disipline etme, gzetleme amalaryla topluma da uygulanmtr. Panoptikon halka biimli bir binadr, ortasnda bir avlu ve avlunun ortasnda bir kule vardr. Halka hem ieriye hem darya bakan hcrelere blnmtr. Bu kk hcrelerin her birinde, kurumun hedefine uygun olarak yaz yazmay renen bir ocuk, alan bir ii, slah edilen bir mahkum, delilii yaayan bir deli vardr. Merkezi kulede bir gzetmen vardr. Her hcre hem ieriye hem de darya baktndan gzetmenin bak tm hcreyi kat edebilir; hibir karanlk nokta yoktur ve sonu olarak bireyin yapt her ey bir gzetmenin bakna aktr; bu gzetmen kendisinin her eyi grebilecei, buna karlk kimsenin kendisini gremeyecei ekilde panjurlar, yar ak blme pencereleri arasndan gzlemde bulunur. Bentham a gre, bu kk ve harikulade mimari kurnazl bir dizi kurum kullanabilir. Panoptikon, aslnda, bir toplum ve bir iktidar trnn topyasdr (Foucault,2005b; 224). Panoptikonun byk etkisi tutukluda, iktidarn otomatik ileyiini salayan bilinli ve srekli bir grlebilirlik halini yaratmaktr. Bu srekli grlebilirlik halinin verdii mesajlar yle sralanabilir: Gzetim altnda tutmann, eylemi itibariyle kesintili olsa bile sonular itibariyle srekli olmasn salamak; bu mimari aygtn, iktidar icra edeninkinden bamsz bir iktidar ilikisini yaratan ve destekleyen bir makine olmasn

9 Sosyoloji Notlar salamak; ksacas tutuklularn bizzat kendilerinin de taycs olduklar bir iktidar durumunun iine alnmalarn salamak (Foucault,2000; 297). Panoptikonda gzleyenler, gzlenenler tarafndan grlmediklerini bildikleri gibi gzlenenler de gzlendiklerinin farkndadr. Bu farkndalk yaplacak davranlarn kstlanmasna yani gzlenenin dndn yapamamasna yol aar. Dnceye snr konulmas bir sre sonra kiinin kendine ait bir eyi dnmesini de engeller ve bask kurann dayatm olduu davran kalplar uygulanmaya balar yani iktidarn disipline edici uygulanm iselletirilir. Foucault nun da belirttii zere panoptikon, aslnda, bir toplum ve bir iktidar trnn topyasdr. Onun iindir ki panoptikon yalnzca hapishanede ya da akl hastanesinde kullanlmakla kalmayacak toplum zerinde de uygulanacaktr. Bireyler gzetlenerek iktidarn belirlemi olduu davranlar ve dncelerin dna kamayarak aykr hareketlerde bulunamayacaklardr. Hapishane ve akl hastanesindekiler, disipline edici iktidarn ilk uygulamam alandr. Uygulama adm adm mikrodan makroya doru uygulanmtr. Toplumun byk bir cam fanus iinde yayormuasna, en ufak hareketinin dahi gzlendii, denetlenip kontrol edilebildii bir dnemden gemekteyiz. ktidarlarn aznn suyunu aktacak derecede byk bir denetim imkan sunan mevcut durum, sre ierisinde gelierek, dnerek bu dzeye geldi. Orwell n 1984 adl romannda resmettii durumun flulam eklinin yaanmas, iktidarlarn kontrol altnda tuttuu alanlarda itirazlarn da clz kmasna neden oluyor. Ancak Foucault nun bir yerde iktidar varsa direni de olacaktr mottosunun, gelien teknolojinin de yardmyla geerliliini srdrmesi otoriter iktidarlarn en byk sorunu olarak ortada durmaktadr.
KAYNAKA FOUCAULT, Michel (2000) Hapishanenin Douu, ev: Mehmet Ali Klbay, 2. Bask, mge Kitabevi, stanbul. FOUCAULT, Michel (2003) Toplumu Savunmak Gerekir, ev: ehsuvar Akta, 2. Bask, YKY, stanbul. FOUCAULT, Michel (2005) Entelektelin Siyasi levi, ev: Ik Ergden- Osman Aknhay- Ferda Keskin, 2. Bask, Ayrnt Yaynlar, stanbul. FOUCAULT, Michel (2005a) zne ve ktidar, ev: Ik Ergden- Osman Aknhay, 2. Bask, Ayrnt Yaynlar, stanbul. FOUCAULT, Michel (2005b) Byk Kapatlma, ev: Ik Ergden- Ferda Keskin, 2. Bask, Ayrnt Yaynlar, stanbul. FOUCAULT, Michel (2007) ktidarn Gz, ev: Ik Ergden, 2. Bask, Ayrnt Yaynlar, stanbul. KESKN, Ferda (2005) Ozne ve ktidar, (Michel Foucault, zne ve ktidar in Sunu), 2. Bask, Ayrnt Yaynlar, stanbul. KESKN, Ferda (2005b) Byk Kapatlma, (Michel Foucault, Byk Kapatlma in Sunu), 2. Bask, Ayrnt Yaynlar, stanbul. KESKN, Ferda (2007) ktidarn Gz, (Michel Foucault, ktidarn Gz in Sunu), 2. Bask, Ayrnt Yaynlar, stanbul. MERQUIOR, J.G (1986) Foucault, ev: Nurettin El Hseyni, Afa Yaynlar, stanbul.

10 Sosyoloji Notlar DURKHEIMIN AHLAK ETM ADLI ESER ZERNE BR NCELEME sa Demir

GR Klasik sosyoloji geleneinin en nemli figrlerinden olup grleriyle halen birok sosyoloji teorisini etkileyen Durkheim, sosyolojik aratrmalarn alann ve yntemini ilk kez ortaya koyan sosyolog olarak kabul edilmektedir. Toplum tanmlamas, sosyal olgularn yapsna ilikin zmlemeleri ve normal ile anormal durumlara ilikin grleriyle tartlan bir dnrdr. nsana ait hemen her durumun sosyal bir olgu olarak grlmesi gerektiini dile getiren Durkheim bireysel ve psikolojik bir gereklik olarak kabul edilen ntihar zerine yapt incelemede, intiharn esasnda tamamen sosyolojik bir olgu olduunu gstermitir. 1 Toplumun, kendisini oluturan bireylerin toplamndan farkl bir yap olduunu ve kendine zg (sui generis) bir gereklii bulunduunu iddia eden Durkheim, eserlerine genel bir perspektiften bakldnda bir toplum dnr olmasnn yan sra toplumun savunucusu bir dnr olduu da anlalacaktr.2 Bilimin tarafszl kendisi iin ok nemli olsa da inceleme nesnesine ynelik hassasiyeti Durkheimde gzle grnr bir gerektir. Ortaya koyduu eserlerde yapsal btnln kaybetmi toplumlarn karlaaca kuralszlk (anomi)
1

Bu gr destekler yarglar Durkheimin eserlerinde bulunabilecei gibi Coser de ayn dnceyi paylar. (2008: 127) 2 rnein Tiryakian Durkheimin, sosyolojiyi sosyal koullar dzeltmenin bir arac eklinde grdn belirtir. (1997: 196)

durumlarn ve bunun sonularn gstermitir. Fransann yaad ekonomik ve siyasal dnmn topluma nasl uyarlanacana cevap bulmaya alan Durkheim sosyolojiyi bu sorunlara cevap retecek bir mekanizma olarak kullanmtr. ntiharda toplumsal kuralszln yarataca olumsuz durumlar gzler nne sermi, Toplumsal blmnde ekonomik alann korporasyonlar vastasyla bir dzene kavuturulabileceini ileri srm, Ahlak Eitimi adl eserinde de eitim sisteminin toplumun yeni yapsal zelliklerine gre nasl biimlendirilebileceini gstermeye almtr. Biz de bu almada Durkheimin Ahlak Eitimi adl eserini inceleyeceiz. Ahlak Eitimi adl eseri betimlemeye alrken ilk olarak sz konusu eserin zerine ina edildii temel kavramlar ele alacaz. Bu kavramlar toplum, ahlak, ahlak yasas gibi genel nosyonlardr ve Durkheimin tm almalarnda bu kavramlar sklkla ilenir. Belirtilen kavramlarn tanmlanmasndan sonra Durkheimc eitim anlaynn yap talar olan disiplin, gruba ballk ve irade zerklii ilkeleri aklanmaya allacaktr. Bu aklamalar yapldktan sonra okulun ve retmen figrnn ana vazifeleri de ayr bir blmde incelenecektir.

11 Sosyoloji Notlar 1.AHLAK ETMNDE TEMEL NOSYONLAR Durkheim, kendisini bu eseri yazmaya iten temel sebebi henz eserin ilk sayfalarnda dile getirir. Ona gre (2004: 20, 21) yaanlan dnm sebebiyle okullarda dini eitim yerine laik bir eitim anlay tercih edilmitir. Yeni eitim anlaynn gelitirmek istedii fikirsel ve ahlaki yap laik ve rasyonel zellikler iermekte ve bireyleri ulusal kiiliin kusursuz rneklerine dntrmeyi amalamaktadr. Belirtilen amalar Durkheime gre kabul edilmesi gereken yeni temel deerlerdir ve ahlak eitiminin rasyonel bir temele dayanabilecei fikri postula olarak grlmelidir. Tm bu yeni deerler kmesi kiisel tercihler deil ekonomik ve siyasal dnmn toplumsal alana yansmalardr. blmnn artna bal olarak insann insana kar sorumluluklarnda da art olmu bu sebeple gemiin aksine insan dnyasn dini kurallarla ve dine dayal ahlaki yaptrmlarla dzenlemek imkansz hale gelmitir; nitekim toplumlar gelitike ahlaki ile ilahi arasndaki ba kopmu, ilahi olan sadece gnahla anlmaya, ahlaki olan da toplumsal veya kamusal ile karlanmaya balamtr. (Durkheim, 2004: 23-24). te yeni pedagojik anlay, belirtilen gelimeler gz nnde bulundurularak oluturulmutur veya oluturulmaldr. Durkheime gre okullar genel eitim srecini dzenleyen birer arktr ve yeni ahlaki deerlerin topluma benimsetilmesi iin en nemli aratr (2004: 21). Yeni ahlaki deerler bireylere benimsetilirken dine zg olann yerine yeni deerler koymak gerekir, deersel alann bo braklmas bireylerin babo braklmas anlamna gelir ki bu yukarda da bahsedildii gibi anomi (kuralszlk) ortamnn domasna yol aar. Ahlak rasyonel bir ierik kazanrken aknln yitirmemelidir, sadece deersel bir takm deiikliklere gidilmelidir. Durkheimin eitim anlayn oluturan ve ilerde detaylandracamz disiplin, gruba ballk ve irade zerklii ilkeleri bu yeni deerlerin banda gelir. Biz bu durumu Toplumsal blmnde de grrz. Taraya zg tarmsal faaliyetlere dayal retimden kente zg sanayi retimine geite Durkheim toplumu bir arada tutacak yeni deersel kuvvetlere ya da rgtlere ihtiya olduunu dile getirir (2006: 38). blm, korporasyonlar ve yeni alma ahlak bu organlarn banda gelir. Ekonomik alanda olsun, eitim alannda olsun toplumlarn yaayabilmesi iin davranlar ve tutumlar dzenleyen toplumca kolektif biimde benimsenmi ve belli bir kutsalla sahip bir yarglar btn olmak zorundadr (Durkheim, 2006: 77). Okul, eitim alannda modern toplumun rasyonalize edilmi ahlaki deerlerinin bireylere kazandrld yerdir. Nitekim Ahlak Eitimi adl eser ahlaki glerin nasl rasyonalize edilecei sorusuna cevap aramaktadr. Durkheime gre (2004: 37-38) modern yaam dzenleyecek laik ve rasyonel deerlerin kefi insanda ahlaki bir z bulunduunu iddia ederek yaplamaz; Ona gre ahlak bir olgudur ve ona dier olgular gibi yaklalmaldr; ahlak, davranlar dzenleyen kurallar sistemiyse sz konusu kurallar gerek yaamn iinde aranmaldr. Burada baz alnacak kategori toplumsal dzendir. Ahlak da toplum gibi bireyin dnda ve zerinde bir olgudur; ahlaki otorite, toplumun otoritesi gibi bize hakim olmasna kendi irademizle raz olduumuz bir gtr. te yeni ahlaki deerler bu rza mekanizmas gz nnde bulundurularak toplum ierisinde retilir (Durkheim, 2004: 41-42-43; Durkheim, 1994: 49). Genel hatlaryla Ahlak Eitiminin temel nosyonlarn bir araya getirmek gerekirse Durkheim iin ahlakn toplum ile neredeyse ayn anlam tadn grrz; ahlak yasas ise ahlak denilen gerekliin ematik bir karldr. Bu kavramlar otorite, ahlaki dzen ve dzenlenmi eylem kavramlarndan bamsz dnemeyiz. Modern yaam dzenleyecek yeni deerlerin kefi, ahlaki davranlarn her zaman iin dzenlilii ve istikrar artrmasyla beraber anlalmaldr, yeni deerlerin oluturaca dzen ise eitim ortamndaki otorite ile salanacaktr, bu otorite ise her zaman iin bireylerin kendisine egemen olmasna izin verdii trden bir otorite olacaktr. Yani insanlar ahlaki kurallarn

12 Sosyoloji Notlar otoritesine bu kurallara sayg duyduklar iin uyacaklardr yoksa bir zorlamayla karlatklar iin deil (2004: 45). 2.AHLAK ETMNN DAYANDII TEMEL LKELER Giri blmnn sonunda da belirtildii gibi rasyonel ahlak eitiminin temelini tekil edecek temel ilke Disiplin, Gruba Ballk ve rade zerkliidir. imdi bu eyi detaylandralm. 2.1.DSPLN Durkheime gre ahlakn zamana ve mekana gre deimeyen iki temel zellii vardr. Bunlardan birincisi ahlakn dzenleyicilik rol, ikincisi de bireyleri bireylerin rzasyla otoritesi altna almasdr. Ahlaki disiplinin amac da davranlar dzenlemektir (2004: 46-47). Dzenleyici bir ahlak zorunlu klan sebep bu dzenleyici g olmadnda bireylerin arzu ve isteklerinin snrszlnn yaratt kaotik ve kuralsz ortamdr. Ahlak kurallarnn ierisine gizlenip gerekli ahlaki disiplini ortaya kartan otorite, ipin ucunu karabilecek arzularmz ve gereksinimlerimizi ar ulara gitmekten alkoymakta ve ahlak, dzenleyici gerek bir gce dntrmektedir. Snrlarndan arndrlm olma duygusu Durkheime gre (2004: 54) ahlaki disiplinin iradeler zerindeki gcn yitirmesine sebep olur; esasnda bu snrlarndan arndrlma duygusu tam da bireye zarar verir nk insan yapsal olarak uyumlu ve dzenli bir toplumda yaamay arzular. Bireyler disiplini iki temel durum iin ister: dzenli bir yaam, kendine hakimiyet (Durkheim, 2004: 121-124). Eitimin kiisel disiplin anlamnda en kritik grevi de bireyin kendi arzu ve istekleri zerindeki hakimiyetini salamasna yardmc olmaktr. Bu durumu eitim srecine indirgeyecek olursak disiplin, snrlandrma ve uyumlulatrma mekanizmasyla btnleerek ocuun toplumun llerine gre hareket etmesini salayacaktr. Nitekim Cosere gre de (2008: 132) ama bireysel enerjilerin toplumsal hedefler dorultusunda gemlenmesidir. Durkheim iin (2004: 61) eylem her zaman iin toplumsal standartlar baz almaldr; nk bireysel amalara hizmet eden eylemlerin ahlaki deeri yoktur daha nce de belirttiimiz gibi ahlak tamamen toplumsal bir gerekliktir. Durkheimi disiplini bylesine n plana tamaya iten sebep toplumsal olann gcne ynelik gzlemleridir. Ona gre (2004: 72-73) toplumsalln ve ahlaki kurallarn otoriter yapsnn bulunmad toplumlarda uyumsuzluk ve intihar olaylar fazlalar. 3 Bu tespitin kendisi ahlak eitiminde uyumluluk ve dzen reten disiplinin nemini gsterir. bu snrlar olmad ya da ahlak kurallar eylemlerimizi dzenleme gcn yitirdikleri zaman toplumun intihar istatistiklerindeki grafik erilerinde ortaya kan byk bir keder ve hayal krkl yaad grlmektedir. Toplum bireysel iradeler zerinde sahip olmas gereken normal ekim gcn yitirdii, bireyin kolektif amalardan koparak kiisel karlara doru yneldii durumlarda da ayn olayla karlald ve intihar saysnda bir art olduu grlmektedir. (2004: 73) 2.2.GRUBA BALILIK Bireylerin stnde ve dnda var olup, ampirik olarak gzlenebilen ve iradi adan baml olduumuz tek psikolojik ve ahlaki varlk toplum ise ahlaki eylemlerimizin ana amac da yine toplum olmak zorundadr (Durkheim, 2004: 71). Durkheimin insann eylemlerini ahlaki anlamda gruba dayandrmasnn gerekesi bireyin topluma bamlldr. Yani birey kendi varlk sebebi olan topluma eylemleri ile katkda bulunur. Eitim sistemi ierisinde belli bir disiplin iinde yetien ocuklar, kendilerini iinde bulunduklar topluma balayan kurallar renirler. Ahlaki eitimin amac bireyi toplulua balamaktr (2004: 81). Toplulua balanma biimlerinin gnmzdeki versiyonlar ise aileye, vatana ve tm insanla ait olma duygusunun renilmesidir.
3

Durkheimin burada bahsettii intihar davran kendi intihar snflandrmasnda kuralszlk intihar olarak adlandrd kategoriye yakn durmaktadr. (1986: 223263)

13 Sosyoloji Notlar Durkheime gre (2004: 82) okul vatan kavramn ocua yntemli bir biimde retip sevdirecek yegane ahlaki evredir. Eitim sreci ierisinde ocuklara kazandrlacak gruba ballk duygusu ilerleyen srete ocukta grev bilincinin gelimesine kaynaklk edecektir. Gruba ballk duygusu Durkheim iin iyi ve arzulanan, bizi kendine eken bir ama, gerekletirilmesi gereken bir ideal olarak toplumu kartr (2004: 92). Grev, bireye eylemlerinde toplumsal fayday esas almasn tleyen bir nosyondur ve toplumsal olann n planda tutulmas eyleyiciyi iinde yaad toplulua balamakta ilevseldir. Durkheim iin disiplin ve gruba balln kusursuz biimde bir araya gelmesi ideal toplumu ortaya kartr. Disiplinin (dzen ve kendine hakimiyetin) ve gruba balln (grev bilinci ve toplumsaln nceliinin) zgr bir iradeyle kabulu ise rasyonel ahlakn zeminini oluturan temel ilkelerinden birisidir. 2.3.RADE ZERKL Durkheim eseri boyunca dzen, toplumsallk, otorite, disiplin, yap, grev gibi kavramlara pek ok kez yer verir. Bu kavramlar sosyoloji literatr ierisinde bireyi ikinci plana atan imalarla anlr; ancak irade zerkliine ynelik vurgusu Durkheimin eserinin ierisinde zellikle gzlemlenebilir. Durkheime gre (2004: 107), davranmz belirleyen yasalar bize dardan dayatlyor, onlar zgr bir ekilde benimsemiyorsak zgr saylamayz. Ahlaki bilincin eylemin ahlaki boyutunu znenin zerkliine balama eilimini yadsmak yerine ciddiye almak daha doru bir yaklam olacaktr. Durkheim iin disiplin, dzen, toplumsala ynelik inan ve otorite gibi nosyonlarn gerekliliinin bilimsel kefi ya da entelektel farkndal iradi zerklii gelitirir. radi zerklik ahlak kurallarnn doasna hakim olduka, ahlak ve toplum hakkndaki bilgimiz arttka geliir. Kendi koyduumuz kurallara, kurallarn doasna hakim olduka sayg duyarz ve can gnlden uyarz; nk kurallarn var olma sebebini biliyoruzdur. Dolaysyla kr krne, sebebini bilmeden uyulan kuraldan ahlaki eylem kmaz. Durkheime gre bireyler kurallara onlarn nedenlerini bildikleri iin uyar; eer belli lde bizler eylerin sonucuysak, bilim araclyla bu eyleri ve zerimizdeki etkilerini anlayabiliriz. O zaman kendi kendimizin efendisi haline gelebiliriz. radenin zgrlemesini salayan ey insann akldr. (2004: 113) Durkheime gre ahlakl bir ekilde davranmak iin disiplinli olmak ve bir gruba balanm olmak yeterli deildir. Kurala uyarken ve kolektif bir ideal uruna abalarken bilinli de olmak durumundayz. Bir eylemi niin gerekletirdiimizi ok iyi bilmek zorundayz. radi bir zerklikle davranmamz salayan ey bahsettiimiz bilinliliktir. Kamusal bilin dediimiz ey bizden eylemlerimizin farknda olmamz ve bu sayede bilinli hareket etmemizi ister. Toplumun bizim zerimizde uygulad bir takm talimatlarn bulunmas kanlmaz bir durumsa bizim bu talimatlara kendi rzamzla uymamz olmas gereken bir durumdur. Kurallara uyma bilinli bir seimse gerekletirilen eylem de ahlaki bir eylemdir. 3.OKUL, RETMEN VE OCUK blmnn gelimedii mekanik dayanmann baskn olduu toplumlarda dzenli ve bilinli davranlarn gzlemlenmesi nadirdir. Oysa gnmz sanayi medeniyetinde, yani Durkheimin belirttii zere organik dayanmann yaygn olduu toplumlarda, bireysel anlamda keyfilie fazla yer yoktur. Grevler ve davranlar pek ok ayrntya kadar belirlenmitir. Modern rasyonel eitimin misyonu, ocukta ou zaman dengesiz ve anlk olan merak, arzu ve istek duygusunu belli bir dzen ierisine sokup istikrarl hale getirmektir. Yukarda da belirttiimiz gibi disiplin, arzularn ve isteklerin gemlenip dzenlenmesine ve ocuun aidiyet duygusunu tatmin edecei bir gruba balanmasna gnderme yapar. Ahlak eitiminde ama ocuun biimsel anlamda davranlarnn dzenlenmesi olan terbiye

14 Sosyoloji Notlar deil; ocuu bilinli ve iradi davranlara ynlendirecek gerek eitimdir. Bu amac gerekletirmek isteyen bir eitimci ocuktaki iki temel zellikten yola kar. a.ocuksu Gelenekselcilik b.ocuun maya-Emire Duyarll Kar Ancak unutulmamaldr ki ocuk byyp, eitim dzeyi ykseldike imaya kar direnli hale gelmektedir. (2004: 130) Diren mekanizmas ok fazla gelimeden ilk ocukluk ve okul dneminde ocua dzenli ve kendine hakim olabilen bir insan zellii kazandrlabilir. Okul ocuun davrann nceden belirleyen bir kurallar sistemini ierdii iin gerekli disiplinin salanabilecei ilk yerdir. Dolaysyla ocua bir disiplin anlay alamann yolu ona okulda disipline uymay retmekle mmkn olabilir. (2004: 135) Okul kendi oluumunu ifade eden bir ahlak anlayna sahip snflardan oluur. Bylece bir snfta yer alan ocuk toplumun kk bir kopyas olan snfta bakalaryla bir arada, kurallar ierisinde, dzenli yaamann yollarn renecektir. Snf da toplum gibi disiplin altna alnamazsa kalabalk bir insan grubundan farksz olur ve kendisinden beklenilen yararl sonular veremez (2004: 138-139) Tm bu sreci ynlendirecek olan kii retmendir ve ocuklar onun otoritesine tam da retmen olma vasfndan dolay sayg duyarlar; bu nedenle de imaya sonuna dek aktrlar. retmen kurala ne kadar sayg duyarsa ve kurallar ne kadar iler klarsa ocuklar da ayn ekilde karlk verirler; okul sisteminin ileyii retmenin otoritesi ve disiplini ile salanabilir. (2004: 140-141) Kurallardan oluan bir snf kurallardan oluan bir toplumdan ne kadar farkszsa, snfta yaanan hibir ey toplumdaki srelerden farkl deildir. Ceza mekanizmas, kurallara sayg, ayplama, knama, snfa ait kutsallklar gibi faktrler ocuu toplumsal yaama hazrlayan elerdir. Snf toplumun kendisidir. Okulun tpk toplum gibi belli kural ve yaptrmlardan olumas dzen ve disipline gndermede bulunurken, paylamc eilimleri tevik etmesi ve bencil armlar ikinci plana atan uygulamalar iermesi ocukta gruba ballk duygusunun gelimesini pekitirir. Okul kltr Durkheime gre egoiste davranlardan ok paylamc davranlar gelitirmeye ynelik bir katk salar (2004: 194). ocuun bilinci eitim sreci ierisinde gelecekte iinde yer

Durkheimin ocuksu gelenekselcilik dedii durum ocuun edindii herhangi bir alkanln bozulmasna ynelik gsterdii direntir ve tepkidir. Durkheime gre ocuk, gelenekselcilik baz alnp konuulduunda bir alkanlk delisidir (2004: 125). ok hareketli ve yerinde duramayan zellikler sergilese de ocuklar, Durkheime gre gl ve youn olarak nitelenebilecek yerleik alkanlklara eilimlidirler; dolaysyla gelenekselci eilimleri, ocuk zerinde bir sonu elde edebilmek iin bir tr destek olarak kullanlabilir. Alkanln ocuk zerindeki etkisi, onun ruhsal yaamdaki dengesizliini dzeltmenin ve denetim altna almann aracdr. (2004: 128) ocuun imaya kar duyarll, onun, eitiminde sz sahibi olan ailesinin ve retmeninin ynlendirmelerine kar hassasiyetidir. ocuk doas itibariyle zellikle ilk geliim dnemlerinde zihinsel adan pek youn olmadndan ynlendirmelere fazlasyla aktr. Yeni dnceler pek nemli bir direnile karlamadan kolaylkla ocuk tarafndan benimsenir. Bu nedenle ilk ocukluk dneminde taklit davran yaygndr. Ayrca ima eylemindeki emredicilik tonu, aile ile retmenin ahlaki ve entelektel otoritesiyle birleince nemli bir unsura dnr. (2004: 130) Durkheim her iki zelliin ocuk zerindeki etkisini yle zetler: Alkanln ocuk zerindeki etkisi sayesinde onu dzenli olmaya ikna edebilir, bundan holanmasn salayabilir ve imaya ak bir varlk olmas sebebiyle de, eitim araclyla evresinde yer alan ve kendilerine boyun edii ahlaki glerin bilincine varmasn belli bir dzeyde salayabiliriz. (2004: 131)

15 Sosyoloji Notlar alaca toplumsal gruplarn geniliini kapsayacak seviyeye ekilmelidir. ocuk okulda, kolektif yaamdan keyif alacak bir seviyeye getirilmelidir; nk okul da doal bir grup, bir toplumdur (2004: 206). Ayrca ocuun gruba balln pekitirmek iin tarih bilincinin gelitirilmesine ve bu sayede vatan sevgisinin ina edilmesine nem vermek gereklidir. (2004: 237) SONU Durkheimin eseri okulda disiplin ve gruba ballk faktrlerine deindikten sonra bir takm derslerin ocuk iin nemine deinerek ilerlemektedir. Konumuz asndan fazla ilevsel olmayan bu detaylara girmemeyi tercih ettik. Eseri genel hatlaryla dndmzde, Durkheim sosyolojisinin yap talarnn eitim alanna aktarldn grrz. Toplumsal dzen, otorite, anomi, toplumun kendine has (sui generis) bir gerekliinin olduu vurgusu, ahlakn toplumsal bir olgu olduu yargs, kolektiflik, dayanma (solidarite) gibi Durkheim sosyolojisine has kavramlar ve vurgular ska karmza kar. Ahlak Eitimi Durkheimin tm dier eserleri gibi ok farkl kiiliklere ve iradelere sahip bireylerin, karmaklam ilikilerin sergilendii modern sanayi toplumunda ortak ahlaki deerler etrafnda birleebilme imkann aratrr. Bu aratrmada yol gsterici iaretlerini bilim, olgusal hale getirilmi toplumsal ahlak ve eitim gibi kavramlardan alr. Tm dier eserleri gibi Ahlak Eitimi de Aronun (2000: 255-319) Durkheimi tarif ettii ekilde sylememiz gerekirse, dinsel ve ahlaki inanlarn homojenize edilmesine kendini adam bir sosyologu ve onun sosyolojisini gzler nne serer.
KAYNAKA ARON, Raymond (2000) Sosyolojik Dncenin Evreleri, ev. Korkmaz Alemdar, Bilgi Yaynevi, Ankara. COSER, Lewis A. (2008) Sosyolojik Dncenin Ustalar, ev. Himmet Hlr, Serhat Toker, Ahmet Mazman, De K Basm Yaym, Ankara. DURKHEIM, Emile (2004) Ahlak Eitimi, ev. Ouz Adanr, Dokuz Eyll Yaynlar, zmir DURKHEM, Emile (2006) Toplumsal blm, ev. zer Ozankaya, Cem Yaynevi, stanbul. DURKHEIM, Emile (1994) Sosyolojik Metodun Kurallar, ev. Enver Aytekin, Sosyal Yaynlar, stanbul. DURKHEIM, Emile (1986) ntihar, ev. zer Ozankaya, Trk Tarih Kurum Basmevi, Ankara. TIRYAKIAN, Edward E. (1997) Sosyolojik zmlemenin Tarihi, Derleyen: Tom Bottomore, Robert Nisbet, Hazrlayan: Mete Tunay, Aydn Uur, ev. Ceylan Tokluolu, Ayra Yaynlar, Ankara.

16 Sosyoloji Notlar JOSEPH A. SCHUMPETER: KAPTALZM VE SREKSZ DEVAMCISI (?) OLARAK SOSYALZM Okay Bensoy1

Giri Bu yaz, Kapitalizm, Sosyalizm ve Demokrasi adl yapt zelinde Schumpeter'in elit kuramn zetlemek, kapitalizm-sosyalizm karlatrmasnda yazarn sisteme ve sekinlere dayal gzlemlerinde yer alan tarihsel yaklam n plana kartmak iin hazrland. Schumpeter'in Marksizm eletirisini de ieren incelemesi, sosyalizmi kapitalizmin baarlar sonucunda kurulacak bir sistem olarak ngrmesi anlamnda da deer tamaktadr. Bu yorumu anlayabilmek iin kitabn baz blmlerine daha fazla odaklanacaz. Bylece kapitalist retim ilikilerinde ve sosyalizmdeki sreklilik ieren noktalar, olas kopular Schumpeter'in gznden aktarmaya alacaz. Sosyalizme giden yolu zorlayan yapsal, tarihsel sreleri izleyen Schumpeterin kapitalist ve sosyalist toplumlarda elitlere ykledii role zellikle deineceiz. Buradan hareketle, kurucu bir kavram olan etikin sosyalist toplumdaki olas ilevi de almada ilenecek. Marksizm Eletirisi zerinden Kapitalizmi Anlamak Schumpeter, eserine Marksizm analiziyle balar ve Mrit Marx balyla Marksizmin kendisini yeryznde cennet vaat eden bir din biiminde sunmasna eletiri getirir. yle ki baka bir bilimsel kuram kendisini ondan daha iyi aklasa bile, Marksizmin dnya sorunlarna getirdii bak ve sonucu kesin koyan ifade biimi, ihtirasl cmleleri, ithamlar, atmacl onun daha fazla nemsenmesine neden olmutur.2 Marx'
1

anlamann burjuva uygarlnn maddeci mekanik ada yeni yaptlar veremedii ve kltrel yoksunluk yaad bir dnemde eser verdiini bilmekle mmkn olabileceini belirtir. Marx, kltrel fakirlik ortamna doduu iin, ekonomi politik eletirisini ve snf kuramn, tarihsel materyalizmi kendinden nce gelen dnrlerin bilgi birikimi zerine kurmutur. Belki onun yerindekiler deneysel yntemlerini srdrseler, pozitivizmin kurallarn her sosyal olguya uyarlamaya alsalar, analitik bilgilerini 'toplumun kendisi' saysalar daha az baar gsterirlerdi. Marx' Marx yapan, duygulara da hitap eden ve ansszlar kitlesince duyulan hislerin teorik tercmanln stlenen, kalbin isteklerini gz nnde tutan bir analizdir,3 honutsuzluklarn bir tr hmanist bilekesidir. Schumpeter, Marx'n 'snf bilinci'ni yanl biimde, tamamen toplumsal anlamyla kullandn, bunun da genelde ykselme ve kk burjuva olmak isteyen ii psikolojisini sarstn ifade eder. O, basit anlamda bir mistisizme saparak iilerin her ediminden bir snfsallk tretmemitir fakat elde ettii veriler ii kitlelerinin aramadklar amalara ulamay hedeflemiti. Bu anlamda Marx, srf hedeflediine ulaabilmek iin inceledii uygarlklarn tarihsel zgnlklerini es gememi, kapitalist toplumda burjuvazi dahil her tarihsel olguya, figre gereken deeri vermeye alm, lme mahkm ettii bir

Yaync, okaybensoy@yahoo.com 2 SCHUMPETER, J. A. (ev. AKOLU, Tunay) (1974),

Kapitalizm, Sosyalizm ve Demokrasi, Varlk Yaynlar, 3. Bask, c. 1, s. 17 3 age., s. 19.

17 Sosyoloji Notlar sistemin tarihsel gerekliliini teslim etmitir. 4 Marx'n mrit tutumu, teorisinin hlesi saylrsa, Sosyolog Marx' izlemek, bilimsel almalarna daha fazla eilmeyi gerektirir. Marx'ta Alman ekolnn de verdii bir almla felsefi dnme arka plan salamd. Bu tavr, Hegelci diyalektii reddinde de bir miktar izlenebilecei gibi, pozitif bilimleri metafizie tercih etmedi. Sosyal veriler ve maddi yaam sreleri odayd. Sosyal veri Marx'ta geni bir tarihsel perspektife oturdu. Tarihin ekonomik yorumu, insanlarn bilinli ya da bilinsiz tamamen ya da ksmen ekonomik sebeplerle hareket ettiklerini gstermez. Tersine, ekonomik olmayan sebeplerinin, rollerinin aklanmas sosyal gerekliin insanlarn bilinlerinde yer almasn salayan dolamn aratrlmas teorinin nemli paralarndandr. Marx, yalnzca kltrel verilerin geliim ve dlerini aklamaya yarayan ekonomik sreleri aklad: retim biimleri sosyal yapnn ortaya kn salamaktaysa bu hareketler uygarl meydana getirirdi. Ona gre, retim biimleri, kendi sosyal artlarn ve yaam dzeylerini yaratrlard. 5 Schumpeter, tarihsel maddeciliin temel argmanlarn sraladktan sonra rnekler zerinden retim biimindeki bir deiimin sosyal artlar, yapy kendiliinden deitirmeyebileceini anlatr. Bu otomatizasyon, her ne kadar Marksizmin ematik algsnda 'kabul edilebilir' bir styap deikeni uyumsuzluu olsa da, esasnda bu tip sosyal verilerin fazlal altyapnn sanld kadar belirleyici olmayabileceini gsterir. Schumpeter'in dz okumasndan kaynaklanan bu Marksizm tespiti, ona gre retim ve sosyal kurumlar arasnda sanld kadar kesin, izgisel bir iliki olmadn gsterebilir. lerleyen sayfalarda proletarya ile burjuvaziyi kar karya brakmak adna Marx'n retim ilikilerinin, kltr ve siyasi tarihi belirleyecei savyla snflarii bir kltrn de kamplam temelini atacan, bunun sosyal snflar dar anlamda ele almaktan ve analitik bakndaki zorunlu
4

indirgemecilie saplanmaktan kaynaklandn belirtir. Schumpeter'de Marx, kendi analizinin tuzaklarndan dolay kendi kendisinden kurtulamayan, temel ekonomi bilgisini Quesnay ve Ricardo'dan alan bir figr olarak gsterilir. Ricardo'dan temellendirdii deer teorisi, mkemmel rekabet ve denge kouluyla, her maln deerinin bu maln iindeki emek miktarna bal olduunu anlatr. miktar, i saati birimiyle llr ve farkl nitelikteki iler zaman ortak paydasyla tektip haline dntrlmeye allr. Emein ekonomik deerin temeli olmad savna karlk, emein rnn temeli olduunu varsayan emek-deer teorisi ciddi bir cevap bulma sorunu yaayabilir, zira bu teori emein homojen ve tek retim faktr olmas zerinden kurgulanmtr. 6 Ara snflarn oluumu Schumpeter'e gre bu teoride ya pek incelenmemi ya da proleterleme okumasn sekteye uratacak bir gerekle karlaldnda grmezden gelinmitir. rnein, stn zekallk, i retme kapasitelerindeki fark, tasarruf yoluyla kapitalistleme srelerine fazla eilmediini syledii Marx'n bu konuda can skc bir gerei bilerek skaladn anlatr. Halbuki zeka ve enerji, sanayi retimindeki i pozisyonlarnda baary %90 civarnda etkileyebilen, burjuvazinin doal bir eilimidir. 7 Yine Marx'n grece az yer verdii sermaye birikim biimlerinden tasarrufu Schumpeter, klasiklerin kiisel tasarrufu sermaye birikiminden ayrmayan yanllarn gsterdii iin nemser, ancak Marx'n teorisini de abartl bulur. Schumpeter, sermaye birikimiyle tasarruf arasna konan Marx'taki ayrm kabul eder ancak feodal dnemin sonundaki sermaye birikim srelerinde gzlemlenen giriimcinin el emei, kiisel tasarrufu ve doal zekasn da ne karr.8 Marksist teoriye gre; toplam sermayenin sabit blm, zellikle kapitalist sistemin karakteri gerei, gelien retim yznden oalyorsa sermaye veriminin
6

age., s. 21. 5 age., s. 27.

age., ss. 48-53. age., s. 62. 8 age., s. 37.


7

18 Sosyoloji Notlar oran da azalacaktr.9 Sabit sermaye deien sermayeden daha hzl oranda artacak, cretler artma eilimi gsterdikleri takdirde i saatlerinin miktar azalacak ve artk-deer azalacak, kapitalizm emperyalizm aamasyla kendi kendine snmlenecekti. 10 Marksizm, koloniyalizmle balantlandrd ucuz hammadde ve igc akn evrensel anlamda bir snfsal pencereden okumaya alr, fakat Schumpeter iin koloniyal politikann sebepleri, sosyal snflar mcadelesiyle ilikili deildir. Marksizm bu emperyal dnemi bir evrensellik iddiasyla yorumlayarak sosyal snflar mcadelesinin izdmn koloniyalizmde ve beraberindeki krizlerde grme hatasna kaplmtr. Kald ki tm bu faktrler Marx'ta bir kriz ya da da ykseli devrinin nedenleri-sonular zerinden deil, kapitalizme irek ve bir anlamda zsel bir zorlamayla kriz, belli kurgularn belli sonular douraca biiminde 'mantki ynden'11 zorlanmtr. letme ve rgtlenme biimlerinin, zelde brokrasinin kitlelere alm snf perspektifi ya da genel bir kapitalizm okumasndan karsanmaya allmtr. Ne var ki bu yntem, Marx'n kendisinden nceki iktisatlardan farkl olarak, ekonomi teorisinin ne ekilde tarihsel analiz niteliine erieceini kabul eden, tarihsel ettlerin nasl 'mantki tarih' haline gelebileceini gsteren ilk iktisat kimliine12 aykr deildir. Schumpeter'de kapitalizm, dnemler halinde incelenecek sanayi devrimleriyle anlam kazanr. Tarihsel olarak ngiliz kraliesinin giyebildii oraplar, farkl kalitelerde bir kitle retimi yoluyla tm gelir gruplarna satlabiliyor ve bu fabrika retiminde alan da ayn anda potansiyel bir mteri konumuna sokabiliyorsa, kapitalist gelimenin karakterini ite bu rn eitlemesi ve kitle retiminde aramak gerekir.13 1780-1790, 1840-1850, 1897-1911 dnemlemesinde konjonktrel eriler tespit eden Schumpeter, yeni retim yntemlerinin
9

(makineli fabrika, kimyasal sentez vb.), rgt modellerinin ve tketim kalplarnn (elektrikli ara, otomobil vb.), yeni hammaddelerin (Plata yn, Amerika pamuu, Katanga bakr vb.) ve yeni pazarlarn her bir devrede kapitalizmin ileyiini yeniden dzenlediini ifade eder. Genel olarak kapitalist iletmelerin geliiminden ayr seyir izleyen be faktr sralar: Devletin rol (zelde 1870-1914 dneminde devlet mdahaleciliinin oligopol piyasalara, gvenlie, silah harcamalarna etkisi), altnn kapitalist retimde ncelik tayan bir faktr olarak kullanlmamaya (1890'lar) balanmas, nfus art, corafi keiflerin sermaye, hammadde ihtiyalarn ve Avrupa'da snflararas atmadan doan gerginlii azaltmas, teknik ilerlemeler. 14 Tipik bir iftliin retkenlii tarmda makinelemeyle ve snai tarmla artm, enerji sektrnde su deirmeni yerini modern trbinlere brakm, ulatrmada posta arabalarnn yerine uaklar gemi, yeni ulusal ve d pazarlara geni yelpazede rnlerle alnm, youn ve byk iletmelerin seri retimini denetleyecek yeni rgtlenme biimleriyle kapitalist sistemin kr odakl ykselii srekli ieriden devrim yaratarak ilerlemitir. Bu sistemi ilerleten g, 'yaratc ykm' kavramyla anlan kapitalist giriim, her giriimi de er ge kendisine benzetecektir. Bu yaratc ykmn nitelii uzun erimli gzlemlenebilir bir karar sreci olup her gelime dneminin i artlaryla birlikte deerlendirilebilmelidir. 15 Bu devrimler, her defasnda gerek gelirin akn 'derinletiren' ve 'genileten' bir gibi tketim maddelerini artrmakta, nceleri baz skntlara, isizliklere neden olsalar bile refah artn salamaktadr. Kitlelerin eitli mallara kavuabilmesi problemi, kapitalist sistemin aralaryla retildike zmlenmitir. 16 Her ada kitlelerin tketiminin arttn, dolarn satn alma paritesinde ykselme grldn belirtir. 1890'dan itibaren ayn maddelerin
14 15

age., s. 61. age., s. 90. 11 age., s. 76. 12 age., s. 82. 13 age., ss. 116-118.
10

age., ss. 172-174. age., s. 141-142. 16 age., s. 118-119.

19 Sosyoloji Notlar fiyatlarndaki gelime, para birimiyle deil de mallar satn alabilmek iin gereken alma saati miktaryla karlatrlrsa gelimenin hz, rndeki kalite art gibi konular Schumpeter'e gre olumludur. 17 1760-1940 dneminde bir iinin btesi yalnzca eit ve mal bakmndan bymemi, kalite bakmndan da ykselmitir. 18 Ne var ki bu genel deerlendirme, tpk Marx'n devrevi krizleri aklarken kulland genel ktmser yorumu bu kez iyiye evirmekten te bir anlam tamyor. Marx'n ekonomi analizini tarihsel perspektife oturtmasn ven Schumpeter'in, beraberinde devrevi kriz analizinde daha ok deer ykl bir Marx portresi izmesi ve artk-deer teorisini ekonomi balantsnn tesinde kendi kurgusuna gre bir smr sonucu kartmas ona ne kadar bilimd grnyorsa, Schumpeter'in bu devrevi analizi de yine 'her sanayi devriminin sonularnn uzun erimde kitlelere olumlu yaylaca' ynnde bir z barndrmaktadr. Schumpeter, belki de bu zsellii amak adna kapitalist sistemin baz tarihsel zgnlklerini sralamaktadr. lk olarak burjuvazi, i hayatndaki baarlaryla ve hayatn tmn ekonomik bir kazan hedefiyle rd iin baarya ve kra odakldr. Baarnn mkfatnn ncelikli olarak kra yansmasn ister. Ayrca iflas korkusu, her trl cezai dzenlemenin nne gemi olduundan, birikim ve ilerleme dncesi burjuvaziyi yeni rgtlenme modellerine, retim tekniklerine zorlar. Giriimci snfa dahil olmann 'baarl olma' gibi bir kural olsa da burada sosyal evreyle nceden iyi ilikiler kurmann da Millsi anlamda bir ans faktrn dourduu belirtilir. ans, idealist anlamda deil, daha ok kendi ilerleme kanallarn ama becerisiyle ifade edilir. Wright Mills'te st yneticiler iin baarda ans faktr, aslnda ok da mulak bir kavram deildir. ans, zellikle st sosyal evrelerin birbirleriyle yakn balar kurmalar ve ykselme gsteren bir yneticinin baarl olmasnn kriteri
17 18

olarak nne konan st yneticilerden geer not almasdr. ans, bu aamada statlarn yaptklarn izlemek ve sosyal evresinde yine st dzeylerle ilikiye gemekle ilgili bir durumdur.19 Ancak Mills'te ans faktrnn Amerikan toplumunda farkl snflarda ve sosyal tabakalarda farkl elde edilme biimleri belirtilse de Schumpeter ans faktrn kabiliyetli olma ve bunu sosyal ilikilere dkebilme haliyle eler, Mills'ten daha ksa bir yol izleyerek yksek gelir getiren mevkiye erimenin ayn mevkide baarya ulamak olduunu bildirir. 20 Marx, gerekte kapitalizmi aklama gayretindeyken, tarihsel analize dayal rneklerini bazen kapitalist verileri aklarken kkensizlik grd yerlerde nceki retim biimlerindeki geililiklere balamay istemitir. Kapitalist topluma giden yolun kklerini feodal dnemde (Asyatik retim tarz da bu retim biiminin kendisinden ok kapitalizm ncesi biimleri anlamak iin kullanlmt) ararken, kapitalizm analizine uymayan baz verileri feodalizme dn srasnda orada brakmtr. Tarihte sosyal olgularda kiisel roln nemi konusunda yine korsanlar ve yama ekonomisi, ilerideki ticaret iin birikime yol amt. Bunun iin retim biiminin zorlamasndan ok o sosyal gruptaki, rnein korsanlarn kiisel becerileriyle bu talan gerekletirmeleri gerekmiti. 21 Marx, birok adan Ricardo'dan beslense de onun kuramnn zerine eklemelerde bulunmutur. rnein, sermayenin net geliriyle ilgili ayrmlar Marx'n nceki balkta anld zere bir tr ezilmilikleri birletirme kaygsn iinde tayarak ilerlemektedir. Ne var ki bu unsurdan da nemli olan, Marx'n kuramnda retim biimlerine bireysel edimlerden fazla yer vermesinin de bir nedeni oluturan, byk Sistem'i okuma kaygsdr. Burada Marx, bulgularn yegne kurtulu yolunun bilgi'si olarak sunmaya yakn bir didaktik anlatm kullanmakla beraber, asl derdinin
19

age., s. 138. age., s. 140.

MILLS, John Wright (1974) (ev. OSKAY, nsal), ktidar Sekinleri, Ankara: Bilgi Yaynlar, s. 194. 20 Kapitalizm, Sosyalizm ve Demokrasi, c. 1, s. 128. 21 age., s. 40-41.

20 Sosyoloji Notlar sloganlardan uzaklam bir kapitalist mantn aa karlmas olduunu vurgular. Burada patron smrs ya da tek bana bir art-deer sorunundan bahsetmek artk olas deildir, zira Marx'n bireysel, rgtsel eylemlerden ziyade sistemik kavraya uzanmak adna tek tek zgllklere yukardan bakmas bir yntemsel sorun ve ayn zamanda siyasal seim halini almtr. Marx'a gre igc, potansiyel bir i ykn temsil etmektedir. Bu 'stok', kapitalist toplumda mal deerindedir, nk i szlemesi, kleden farkl olarak kiinin bedenini deil ama potansiyel iglerini satn alm olur. Schumpeter ise yine deer kuramndan hareketle, tam rekabet durumunda emein gereken saat miktarna (iiyi yetitirme, giydirme, yedirme, barndrma iin gereken sre) oranla cret alacan savunur ve potansiyel i stokunun deerini piyasa kurallarnn belirleyeceini dnr. Burada Marx, ona gre igc analizinde iinin tam da nasl almaya zorlandn sosyal fikirlerden oluan bir dekor iinde popler sloganlarla ifade etmitir.22 Halbuki ii, i potansiyelinin tam deerini almaktadr ancak daha fazla altrlarak kapitalist tarafndan retim iin harcanan i saatine oranla daha krl biimde satlan mallar zerinden elde edilen ek kazan da kapitaliste kr olarak dnmektedir. Marx'n kesinlik kurarak balad emek-deer denkleminde emek deerinin emek retimi iin harcanan i saatine orantl olduu ispat edilememitir. Emek, deerin z olduuna gre, btn metalarn sahip olduu deerin miktar da onlarda bulunan emein miktaryla llr, fakat bu sre metay meydana getiren bireyin ihtiya duyduu belirli sre ya da emek zaman deil, toplumsal bakmdan gerekli emek zamandr: Deerin miktar, ancak bir kullanm deerini retmek iin toplumsal bakmdan gerekli olan emek zamandr (Kapital, c.1, s. 46)23. Kapitalist sistem, artk-deerin maliyet fiyatna
22 23

oranndan oluan geici kazanlar salamaktadr; Marx'n younlama teorisini Schumpeter de reddetmez. Ne var ki Marx'n deer ve artk-deer modeli tam rekabet ve denge koullarna gre tasarlanmken, kendisinin kapitalizmin mecburi krizler yaayacan ve bunun sistemin doasna yabanc olmadn vurgulamas, bu elikiyi saymazsak kriz ve smr nitelemesiyle olaan ve kriz dnemlerinde de sorunlu olan, iinin hakkn gasp eden bir sistemin iki ynden de ktlemesini salayabilecektir. 24 Elit Teori Balants ve Kapitalizm-Sosyalizm

spatlamaya alacam tez, kapitalizmin ekonomik bir bozgun sonucunda yklaca deil, baarsnn sosyal kurumlarn rtmesi ve bu ekilde kanlmaz bir halde kendini ykacak artlar hazrlamas ve kendi yerine sosyalizmin gelmesini salaydr. Vardm sonu, beni bu sonuca gtren dnce silsilesi deil, hepsi Marksist olan sosyalist yazarlarn eritikleri sonutan farkl deildir. Bununla birlikte bu sonuca katlmak iin sosyalist olmak art deildir. Sosyalizmi iddetle tenkit etmek, ama ayn zamanda bu sistemin dnyaya hkim olacan tahmin etmek, grmek mmkndr. Bu sonu, onu kabul edenleri zorunlu olarak sosyalist yapmaz. 25 Demokratik
24 25

elit

teori26

iinde

age., s. 70. (akt.) VON BOHM-BAWERK, Eugen (2006) (ev. MADENC, Can), Marx ve Marksist Sistemin Bitii, Ankara: Liberte Yaynlar, s. 7

Kapitalizm, Sosyalizm ve Demokrasi, c. 1, s. 59. age., s. 108-109. 26 Elitlerin devletten ve teki elit gruplardan greli zerklii bu teorinin merkezinde yer alr. fade, rgtlenme zgrl, serbest seimler, yalnzca demokrasinin vazgeilmez unsurlar deil, ayn zamanda elit zerkliinin yaratlmasnda ve yaatlmasnda rol oynayan temel etkenlerdendir. Gcn farkl elit gruplarnda dalmas ve elitlerin zerk olmalar yalnzca demokrasiyi koruyup yaatmak iin deil, despotik rejimlerin ortaya kmasn nlemek iin de zorunludur. Gcn toplumda eitsiz dald gereinden hareketle, demokratik elit teorisyenler, nemli olann gcn eit dalm deil, gl bir konuma ulalabilmesindeki frsat eitlii olduunu bildirirler. Tek merkezde veya elit grubunun elinde odaklam siyasal g; bask, despotizm, siyasi kirlenme gibi tehlikeleri beraberinde getirir.

21 Sosyoloji Notlar tanmlanabilecek Schumpeter, kapitalizmsosyalizm balantsn iki retim biiminin karlatrmal ekonomik analizinden ok rgtsel yaplarndaki farkllk ve/veya devamllk zerinden incelemekte, fakat analojiyi n plana karan bir tavr yerine sosyalizmin brokratik kanallarnn tamamyla kendisine ait bir ilkeden domayacan savunmaktadr. rgtn, modern anlamda brokrasiyle uyuan yaplanmasnda Schumpeterin birincil ilev ykledii ynetici elitler, gerek kapitalist, gerekse sosyalist retim ilikilerinde demokratik siyasal yapnn srdrlmesinde karar verici, ilerletici mekanizma olarak yer edinirler. Bu adan rgt sorunu; lek, nfus, istatistik ve toplumsal kurma anlamnda kapitalist dzende kamu-zel ayrmasndaki muhasebe kayt sistemi, emirkomuta zinciri, alveri dengesi ve tketici geri bildirimi; sosyalist dzende ise yine bir ynetim sorunu asndan yeni bir iletme bilgisi27 ve kendine ait piyasa yaplanmas, fiyat ve tketim biimlerinin merkez komitesince saptand, kapitalist toplumun aksine alveri geri bildirimi zerinden yrmeyen, fakat emir zerinden ileyen ve kendisini biricikletiren brokrasi anlay
(akt.)ARSLAN, D. Ali (2007), Elit Sosyolojisi, Phoenix Yaynlar, Ankara, ss. 33-34, 40-41. Schumpeter de bu eitlik vurgusunu sosyalizm zerinden tartrken sosyalizmin eitliki olmas gerekmez ancak sosyalist bir toplumun msamaha ile karlamasn umduumuz hibir gelir eitsizlii miktarnn da kapitalist dnemsel (cyclique) fazlar ortalamasnda hasl eden yatrm orann tutturabilmesi beklenemez demektedir. SCHUMPETER, A. Joseph (ev: TINAZ, Rasin) (1971), Kapitalizm, Sosyalizm ve Demokrasi, stanbul: Varlk Yaynlar, c. 2, s. 35. 27 Schumpeter'in Marx analizinde iletmeye verilen deer ayr bir bal oluturur. Marx'n kapitalistin, birey olarak yatrmna ve bunun sosyal psikolojik bantlarna gereken yeri vermediini dnen Schumpeter, yine makro anlamda iletmeler topluluu olarak kapitalist sistemde iletmeci-kapitalist ayrmna gitmektedir. letme bilgisini kapitalist deneyime zgleme olasl, sosyalist yeni rekabet fikrinin ve rgtn kbuslar olarak gzkr. Gerek kapitalistlerin sosyalist iletme ve piyasa algsnn kapitalist piyasann kt ve duraan bir kopyas olacana dair vurgusu, gerekse insan tarihsel sreklilik iinde deimezlie boan insan doas anakronizmi Schumpeterin kar kaca argmanlardandr.

yoluyla zlecektir. Bir ynetim sorunu olarak ortaya konan brokrasi, znde ne kapitalist ne de sosyalist toplumla milatlaabilir. O, modern dnemin bir tr yaratcs ve varlk nedeni olarak kendi peesini demokratik rejimlere, retim biimleri her ne olursa olsun, lek ve istatistik, karar verme sreleri, bir meruiyet krizi olarak oy kullanma faaliyetleri gibi grnmlerle aacaktr, toplumsal recektir. 'Modern' olan belirleyen vurgu rasyonaliteyle yaplr. Modern ncesi insanla kapitalist akln gnlk yaam rasyonelletirdii ve nceki insan modellerinden ayrd dncesi Schumpeter'de belirgindir. Kapitalizm ncesi inan kapitalist insandan daha az karn dnmez fakat kapitalizm, harekette ve tutumda rasyonellik demektir. Kazan ve gider hesaplamas, rasyonalite zerinde etkisini gsterir, aritmetie zg iletme mantna ayr bir ilev kazandrr. Bu mantk, bir defa ekonomik sektrde tanmlanp kantitatif yer kazand m, felsefeden tbba, estetikten hukuk ve deerlere kadar tm alanlara etkisini gsterir.28 Ekonomik etkinliin daha aa birim olarak grld feodalizmden farkl olarak kapitalizm, alanna tm iradeleri ekmeyi bildi29, ayn zamanda bu iradelerin yaratc teknik admlarn iletmelere aktarmalaryla bilimle ekonomi arasndaki mesafeyi iyice daraltt. radenin metafizik inanlardan; her eit romantik ve mistik dncelerden atlmasnn nedeni ve sonucu olan ruh rasyonalizasyonu, yalnzca amalara eriebilmek iin gereken yntemleri deil, ayn zamanda bu amalar yeniden dzenler. 30 rgt, brokrasi alt balyla birlikte dnldnde, demokratik kaos ortamlarnn almasnda ve rejime bir snr izilerek kurallarn st organlarca saptanmasnda gerekli rol oynayacaktr. Bu, ylesine bir tasarmdr ki gerek merkantil, gerekse sosyalist toplumlarn ihtiya duyaca demokratik bir ynetimin hallince yrmesinde olmazsa olmaz biimlendirme
28 29

Kapitalizm, Sosyalizm ve Demokrasi, c.1, s. 194. age., s. 196. 30 age., s. 200.

22 Sosyoloji Notlar faaliyetlerine imza atacaktr. Burada ynetilenler kapitalist ve/veya sosyalist demokrasiden dlanm, ynetim aygtndan, katlmdan yaltlm deildir. Ancak demokratik bir rejimin ileyebilmesi, genel karar alma mekanizmalarnda elitlerin birbirleri arasndaki egdme balanmaktadr. Halk, siyasal a(o)landa kendisine biilen rol oynayan karakterlere dntrlmez ancak onun yerine, rgtlerce karlan bir toplumda yapsal gerekliliklerin var ettii brokratik kanallarn kararlaryla demokrasiye tutunur. Kukusuz brokrasi derken modern bir kavramdan bahsedip duruyoruz, ancak brokrasinin bir kapitalist tahakkm aracna indirgenmesinin ok tesinde bir lek sorunu olduundan da yola kabilmeliyiz. Schumpeteryen bir gzle, brokrasi ve onu da kapsayan rgt, merkantil toplumdaki kamuzel ayrmasnda sektrel farkllklar tayacak olsa da temelde ayn modern rgtlenmenin demokratik toplum iin zorunlu olan yanna iaret edeceklerdir. Bu, kr gdsyle hareket eden ve iletmenin muhasebe kayt girdilerinde rol alan, temel iletim mekanizmalarn belirleyen elitler iin de, alt kademelerdeki uygulayclar iin de kapsayc, gerek anlamda temel ilkeleriyle toplumun kendisini yukardan kuran ve ynlendiren bir mekanizmann kendisidir. Polanyici bir bakla; bu rgtsel yaam, kapitalist toplumda, tpk kapitalist piyasa ncesinin, arkaikletirilen biimlerinde de olduu gibi mevcuttur, ancak onlardan farkl olarak, gemii bir btn olarak kendi ilkelerine gre uyarlayarak, toplumdan uzaklaarak ve toplumun zerinde ykselerek ona yabanclar ve kendi i krizleriyle bouarak temel bir ilke olarak yaamn nedeni, bireylerin stat simgesi haline geliverir. Daha tesinde piyasa toplumu31 olarak Polanyinin not dt,
31

POLANYI, Karl (ev. BURA, Aye) (2006), Byk Dnm: amzn Siyasal ve Ekonomik Kkenleri, 5. Bask, stanbul: letiim Yaynlar, s. 118; KOVANCI, Onur (2003), Kapitalizm, Yoksulluk ve Yoksullukla Mcadelede Tarihsel Bir Deneyim: ngiliz Yoksul Yasalar, Ankara: Mlkiyeliler Birlii Vakf Yaynlar, ss. 34-48.

Schumpeterin de brokrasinin kendisi olarak belirledii ey, doas itibariyle belli bir sreklilik ve kopu dinamikleriyle dnr. Ancak, kendisini bir ilke zerinden evrensel toplumun bilgisi diye kurmas ve bunu yakn dnemi rnekleyen bir tarihsellik zerinden sunmas (izgisel bir zaman ak iinde deimezlik olarak modern insan insann kurdudur mottosu); istatistik ile nfusu belirlemesi, kaynaklara bu kapitalist kr gds iinden bakmas, onu daha da totaliterletirir, devasa tutarll karsnda bizi cevap veremez hale getirir. ster istemez, kapitalist demokratik krizlerin gerek ekonomik, gerekse siyasal ynden alabilmesinde elitlerin kilit rol teslim edilir, ancak elitlerin toplumu kurmas ile toplumun kendisi arasndaki a fark (tabla ile zemin arasndaki mesafeyi kapatan ve ona masa grnm veren ayaklar da denebilir buna), elitlerin merceinden bu lek ve nfus bilgisinin saptanmasyla azaltlmaya allr. Zahiri bilginin rgtn kendisi tarafndan toplumun ilkesi saylmas ve toplumca onaylanmas demokratik kapitalist sisteme irek bir ynelim olabilir. Bu kriz sarmal demokratik idare iin genel oy ilkesi ve nfus bilgisinin rgt bilgisiyle birletirilmesi sonucu rgtsel kimyann toplumsal fizikle uyumlatrlmas sreci- elitlere daha merkezi rol atfedilmesine, yukarda bahsedilen a farknn azaltlmas iin de kamu ve zel sektr elitlerine karar mekanizmalarnda daha fazla zerklik tannmasna yol aabilmelidir. yle ki rgt -kapitalist manada zel ve kamuda ortak bir ilke olarak zerk elit- kendi iinde barndraca elitlerin giriime ynelik kabiliyetlerini snrlamayacak, onlara daha zgn atlmlar ve hzl karar verme sreleri iin kalplarn dayatmayacaktr. Aksi halde, topluma dnk modern rgtsel yzn, biimlendirme ilkesinin elite de dnmesi; elitin toplumsallatrldka sradanlatrlmas, toplum katna sktrlmas, indirilmesi esasnda rgtn varlk nedenini snmlendirebilecektir. Halk kitlelerinin tek balarna sadece mevcut rejime ynelik fkesini dank biimde seslendirebileceini fakat bunun bir siyasal ierik kazanarak o rejimin grece

23 Sosyoloji Notlar dndan bir ideolojik tasarmla siyasal tepkiye dnebilmesi iin elit kitlenin gerekli olduunu vurgulayan Schumpeter, 'aydn sosyolojisi' adn verdii incelemesinde aydn'n tarihsel izini srer ve gnmzde onun belirleyici zelliini farkl snfsal tabanlardan gelse de yine de kamuoyuna dnk bir rasyonaliteyle olaylara 'mdahil' olmasnda bulur. Nfus art, bo zamann deerlendirilme biimindeki deiim, gazete fiyatlarnn dmesi, retim kapasitesinin genilemesi elitlerin kiisel birikimini ve nicel artn salam olmakla beraber, kendi mesleki formasyonunun dnda da rejime ve gncel olaylara tepkisini kamusal aralarla duyurabilen bir kitle de Schumpeter tarafndan elit diye adlandrlr. Elitlerin rejime kar eletirileri onlarn varlk nedeni iken, bu tepkiyi dank biimde dile getiren ve elit tepkisinden farkl kanaldan geliebilecek kesimlerin eilimleri bir noktada birleebilir. Hatta toplumda uyanan bu tepki, elitlerin kamuoyuna almasnn gerekesi de olabilir.32 Elit, benzer hassasiyetleri temsil edip kartlklar mcadelesini bir mcadele biimine sokarsa, ona ekil verirse, kiisel tepkisini de kamusallatrm olabilecektir. Bu adan elitin verebilecei tepki, ister istemez bir dayanaa muhta kalacak, bu da bir snfsal mcadeleyle ilikiye geebilmesine olanak salayacaktr. Her ne kadar ii hareketi elit etkisi olmadan km ve onlarn demagojiye varan konumalarna direnmise de, byk irketler anda ve kapitalizmin bu evresinde grece dank haldeki sendikal hareketi parti dzeyinde bror hazrlama, sekreterlik, mavirlik hizmetleriyle toparlayacak zne olarak elitlerle alt snflarn ibirliini sisteme kart olanlarn konjonktrel zorunluluu olarak grr. Ayrca Avrupa brokrasisi olarak adlandrd ve kapitalizm ncesi bir tarihsel nitelik atfettii alan, sadece kamu grevlileriyle balantl saylmamakta, kapitalizm ncesi dnemdeki kkleri dnldnde kamu grevlileriyle birlikte elitlerin de bu brokratik alana mdahalesi
32

mmkn grnmektedir. Amerika rneinden hareketle, brokrasiye salt kamu grevlilerin hakim olmasnn bir devlet politikas olarak da engellenmesi ve elitlerin de buraya dahil olmas salanmtr. Bu not, demokratik elit teori iinde gsterdiimiz Schumpeter'in elitlerin devlet brokrasisine olas zerk etkilerini demokratik ynetim altnda gstermeleri bakmndan yararl olabilir. Kald ki elitlerin bu ilevi, sosyalist topluma geite daha fazla anlam kazanacaktr. 33 Elite zg yaratc ykclk34 kapitalist sistemde sermaye birikimini de egdmleyen bir rgtsel devrim yaratabilmitir Schumpetere gre:35 Rejimin geliimci nitelii, nfusun otomatik olarak artmasna, sermayenin ayn ekilde oalmasna ya da para sistemlerinin kaprislerine bal deildir. Bu faktrler, sebepleri deil, artlar tekil eder. Kapitalist mekanizmay altran ve devam ettiren; yeni tketim maddeleri, yeni retim yntemleri, yeni pazarlar, yeni endstriyel rgtlenme tipleridir ve tm bunlar kapitalist teebbs tarafndan yaratlmlardr.
33 34

Kapitalizm, Sosyalizm ve Demokrasi, c. 1, ss. 231233.

age., s. 235. Kapitalist gelime asndan rgt merkezli bir analizi benimseyen Schumpeter, tarihsel analizi ne karan C. W. Millsin eletirisine hedef olur. Mills, Schumpeterin yeniliklerin ve bulularn ncs durumundaki elitlerin rgtsel nderliini, kapitalizmin temel ilerleticisi olarak okuyan tarihsel analizini teknolojik ilerlemelerle mali gdmlemeleri birbirine kartrmak biiminde yorumlar. Ona gre, asl gerek duyulan ey, uzmanlam bilgi deil, milyonlara hkmedebilme yeteneiyle birlemi bir sat teknii; byk bankalar araclyla yatrm satlarna geilmesi ve irketler hukuku ile hisse senedi ilerinden anlayan adamlarn bulunmas, yetitirilmesi olmutur. Mills, Schumpetern teknoloji bilgisini ne alan teorisinde elitlere at alan daha st bir balk olan sanayileme ile yorumlama niyetindedir: Sanayileme srecinden zengin olanlar da zaten bulu sahibi ileri grller veya sanayi yneticileri deil, iin mali yann finanse eden byk sermayedarlardr. MILLS, C. Wright (ev. OSKAY, nsal) (1974), ktidar Sekinleri, Bilgi Yaynevi, Ankara, s. 136. 35 Kapitalizm, Sosyalizm ve Demokrasi, c. 1, s. 140.

24 Sosyoloji Notlar Elitlere tannan bu zerk karar alma ve dnme sreci, onlarn ynetmeyi bir toplumsallkla dolaymlayarak zorunlu olarak toplum adna (Schumpeteryen anlamda topluma ramen deil), toplum iin bu erdeme ulamalarn da salayabilmitir. Rejimin kamusallk hlesini talandran veya tesine geerek bizzat onun zeminini kuran erdem ilkesi, ynetme hakknn ve devinin pathosunu belirleyebilmektedir. Bunun, sosyalist toplumda daha dolaymsz bir biime brnp etik devle birleerek aradaki kapitalist kr ve stat odakl (belli oranda meritokratik) ykselme fetiini geride brakaca dnlr. Ne var ki, etik manada toplumsal kuran ve her yoldaa grev ykleyen bu brokratik sre, kapitalist iblmnn yerine geecek sosyalist ilkelerle yeni bir brokratik mekanizma kuracak olsa da, bu modern rgtlenmenin kendisini belli oranda kapitalizmde de biimlendirmi grnmlerini silemeyecek, yeni demokratik rejimin ilkeleriyle uyumlu olarak bu kez merkez komitesinin emirleriyle ileyecektir. Ne var ki, Schumpeterin ncelikle Weberyen analizin demir kafes bazl izleyicisi ve kapitalist brokratik algsnn sosyalist toplumdaki bir taycs olmadn not dmeliyim. Ona gre, kapitalist demokratik rejimin -ki merkantil toplumun az veya ok deiik bir alt formudur bu kapitalist sistemkendi kendine dntrmek durumunda olduu bu irek kriz sarmal, sosyalist sabaha uyanrken kendisini tamamen terk etmeyecek, demir kafesin farkl fakat yeni bir etik ve gnll iblm anlayna uyarlanacaktr. Daha ileri adm atarsak, sosyalist demokratik brokrasinin karne esasna dayal tketim olgusunun brokratik kanallar tarafndan dzenlenecei, merkez komitesinin karne uygulamasnda somutlaacak emirlerinin kapitalist piyasa ilikilerini yatay keserek bu mteri odakl geri bildirim srecini brokratik modern rgtlenmenin sosyalist versiyonuyla farkl bir etik hedef dorultusunda, zerk elitler eliyle recei varsaylmaktadr. Alveriin geri bildirim ve tekrar piyasaya sunulacak maln ieriini belirleyeceini dleyen piyasa tasarml karar alma mekanizmalarndan, yukarda akland zere, kendi ilkelerinin piyasay kurduuna ve ynettiine, bu anlamda toplumdan yabanclamak durumunda olduuna inanlan krize mahkm piyasadan, geri bildirimsiz ve karar verme merkezli bir rgt tasarmna giriilir. Schumpeterin, zel sektrle sosyalist ynetimin bir yatrmdan bekledikleri sosyal fayda ve kr ayrmnn yanl yorumland zerine notu aydnlatcdr. Baz yazarlarca, zel teebbsn, yeni yatrm olanaklar iin gereken artlar olumazsa yeni tesis ve aralar dnmeyecei ifade edilir. Mevcut tesis ve aralar amorti edilinceye kadar yeni yntemlere ilgi gstermeyecei, oysa sosyalist yneticinin sosyal fayday dnerek eski yntemi, maliyetleri drebilen yeni yntemle hemen deitirebilecei ne srlmtr. Schumpeter ise zel giriimin kazan amacyla hareket ettiinde ancak bir sosyalist idare kadar belirli bir binann ya da makinenin deerini korumaya alacan syler. zel giriimin btn hedefi toplam aktifin net deerini en yksek seviyeye getirmektir. Bunun anlam, tm ynetimlerin yeni retim yntemlerini ancak ileride bu yntem yerine eski yntemi kullandnda elde edebilecei kazantan daha yksek bir kazan salayabilecei zaman uygulayabileceidir. 36 Eski makinelerin kullanlmas, yeni makinelerin sebep olaca giderlerden tasarrufu byk lde salyorsa, bunlarn kullanm deerleri kapitalist olduu kadar sosyalist iletmeci iin de daha uygun olabilir. Belli noktalarda ynetilenlere gzn kapatrcasna bakt dnlebilecek Schumpeter sosyolojisinin esasnda bir kurumsal analizin sosyalist toplumdaki rgt yoklamasn yapt az sonra anlalabilir. Bu yoklamann anlam ve ierii, kapitalist ya da daha geni bir kmede merkantil toplumla basit eklektik balar kurmas kanlmaz bir brokratik ilerlemeciliktir, bir tr devamclktr, diye dnlebilir. Oysaki Schumpeter, Weberin rgtsel odaklanna
36

age., ss. 158-160.

25 Sosyoloji Notlar daha fazla dald oranda bir yandan da rgtn teorik tasarmdan ziyade, zaten doasnda pratii iletmeye dnk olan ilkesine bak atar. Kapitalizm, Sosyalizm ve Demokraside (zellikle 2. cildi Sosyalizm'de) ekonomik ve tarihsel verilerin el abukluuyla geilmesini, gncele kurban edilmesini ve rgtsellie atflarn pratik rnekler zerinden ilenmekte diretilmesini biraz da buraya yormak gerekir. Bottomore ise Mosca, Pirenne, Pareto, Schumpeter karlatrmasnda bu yazarlarn hibirinin toplumdaki bireylerin ve elitlerin dolamlaryla ekonomik, sosyal, siyasal, kltrel sistemdeki deimelerin ls arasnda oranlar da ieren balant sunmamasn, ele aldklar fenomenin eksiksiz lmn vermemeleri nedeniyle kuramsal bir eksiklik kabul eder. Bireylerin snfsal konumlarn deitirdiklerini -ki Marksizm etkisi toplumsal analiz anlamnda olmasa bile bireysel deiimi snfla yorumlama anlamnda bu yazarlarda etkisini gsterir- ya da sekinler ile sekin olmayanlar arasndaki deimeleri gsterebilmilerdir. Ancak bize en ok gereksinim duyduumuz eyi; sekin kesim ya da st snfn oran olarak ne kadarnn toplumun alt katmanlarndan alndn ve alt katmanlardan ykselebilenlerin orann 37 aklayamamlardr. Sosyalizmde rgtsel mekanizmalarn tesine geilerek toplumun kendisinin de kurgulanmas, Schumpeter'e gre, Polanyici manada, kapitalist piyasa toplumunun, toplumun kendisine yabanclamasnn uzun erimli byk admlarn takip etmek anlamna gelecektir. Sosyalist rgt, kendisini kurar ve ileyi mekanizmalarn saptarken, bunun bir toplum mhendisliine evrilmemesine dikkat ekilmelidir. Schumpeterin reel sosyalizm eletirisinde parldayan ve kapitalist toplumsal tahayyllerin nnde sonunda rgt dolaymyla toplum mhendisliine varan izgiselliine kar duruu, sosyalist toplumda zellikle yeniden dnlmeli, elitlerin
37

BOTTOMORE, B. TOM (ev. MUTLU, Erol) (1997), Sekinler ve Toplum, 2. Bask, Ankara: Gndoan Yaynlar, s. 58.

nclndeki karar mekanizmas brokrasinin toplumsal yaratmas ve emiritaat zincirini krmas biiminde iletilebilmelidir. alana rgtsel yaplar iinde uymas beklenen kurallar sosyal yaamda da tekrarlatmak, hazr kta pozisyonu yklemek, sosyalizmin brokratik rgtsel algsnn topluma yanl bir ekilde nfuz ettirilmesi, byk rgtten arndrlm bir hayat klcalnn dnlememesi anlamna gelecektir. Kukusuz Weberyen demir kafes analizinin ktmserlik iinde yorumlan ve sosyalizmin de nihayetinde byle bir modern kapatlmaya mahkm olaca fikri, bizi Schumpeterin arpk bir alglamasna gtrebilir. Schumpeter, bu yzden sadece ve sadece Weberyen analizin basit takipisi ve zorunlu grlen sosyalist aamann kapitalizmin brokratik bir kopyas olduundan ibaret izlenimini de uyandrabilir. Ne var ki, Schumpeterin rgtsel algsn toplumsaln kuruluuna tamamaya, bu anlamda da elitlerin karar mekanizmalarndaki zerklii sayesinde devletin arlklarn trplemeye dnk (sosyal liberalizm anlamnda bir manikrclk deil, daha ieriden ve trna kopartmay gze alarak onu iyiletireceine inanan ykc edim) giriimleri, Benthamc modernizmi sosyalizmdeki gzetleme toplumundan ayrtrma gayretlerini belirler. Ne yapmal?nn pratie odaklanan ve imdi imdi Blochta kavramaya abaladm geni ufuklu okumay gncele feda etme durumunda kalma arasnda bocalamadr belki de Schumpeterin sayklamalar. Kapitalizm, Sosyalizm ve Demokrasinin dertli, hafif akr keyif gvdesi de gn dka gzn hafif ksarak yerinden dorulur: Reel sosyalizm Leninin hz ve teorik arka plan(n) heba etmese dahi pratik rgtsel tasarmlar uruna bir nebze feda etmeye yaklamas, tam da sosyalistlerin bir ey ortaya koyamama, eletirdikleriyle malul olma halleri, rgtn pratie ynelme durumlarnda ne yana decekti? Beyn(i?) ve kol(u?) birbirinden o gne dek, uzun sreli iktidar anlamnda, bamsz38 hareket eden ama siyasal
38

Proletarya ve kylnn emek bilincinin kendisi iin

26 Sosyoloji Notlar tasarmlarda kendi kamusunu dlemekten teye geemeyen bir ideolojik ve etik kayg, iktidar vakti attnda eli aya birbirine dolamasn diye mi rgte bu kadar deer vermeye balayacakt? Bylesi bir etik kayg, hzla balant kurularak okunabilir mi? Nazizmin hzn aarken tekrar kendini yakalamaya abalad39 anda kendi ahlakn kurma benmerkezcilii40, insanlk gemiine
snf anlamnda bir iktidara dntrlmesi srecinde rekabetin kapitalist szlkteki anlamlarndan arndrlmas, zelde rgtsel bir tasarm gerekli klmaktadr ki bu da hz ve eylemi artlad oranda teoriyi pratiin koynuna sokacaktr. Bu balamda Lenin, sosyalist rejimde -burjuva aklnn sosyalizmi yererken kulland skc, rutin, rekabetten uzak ve duraan kla sistemi argmanlarnn aksine- rekabetin snmlenmeyeceini fakat ilk kez rekabetin geni ve kitlesel lekte rgtleneceini haber veriyordu. ()nk sosyalizm; halkn ounluunu, yetkinliklerini gelitirip kendilerinde o kadar bol olup da kapitalizmin ezip bastrd, boup ldrd yetenekleri sergileyebilecekleri emek alanna ekecektir. ()ilerin bu bamsz girikenliini gelitirmek, genel olarak tm emeki ve smrlen halkn bu yeteneini mmkn olan en geni ekilde yaratc rgtsel almaya dntrmektir. LENIN, V. Ilyi (ev: ULHAOLU, Metin) (2003), Rekabet Nasl rgtlenmeli?, Halkn Devlet Ynetimine Katlm zerine, iinde, NK Yaynlar, Ankara, ss. 6371; (zgn metin), Toplu Eserler, c. 26, ss. 404-415, 69 Ocak 1918. 39 Nazi Almanyasnda Yahudilere kar yerel halkn lin giriimleri o denli artmt ki, bir yerden sonra partinin bu plak iddete mdahale etmesi ve iddeti kontrol altna alarak ynetmesi, mcadele formuna sokmas, iddeti merkeziletirmesi gerekmiti. Kontrol edilemeyen g, g deildi. 40 Burada zerinde nemle durulmas gereken, etikin kuruluu ve kitleye ulatrlmas srasnda izlenen yoldur. Blochun sosyalizm eletirisinde Nazilerin kitleyle kurduu kpry ve ezilmiliklerin mobilizasyonunu salayan yntemlerine dikkat ektiini gryoruz. Ona gre, Nazizmin baars kendini kapitalizm iinde yurtsuz hisseden insanlarn tepkilerini, anti-kapitalist kprtlar seferber etme yeteneinde grlebilmelidir. Bora, Blochun Erbschaft Dieser Zeitta yurtsuzluk duygusuna, honutsuzluklara hitap ederek bunlar kar-devrimci bir dorultuda kkrtmay bilen Nazi slubunu hatrlatr ve Nazilerin sadece olumsuz saiklere deil, insanlarn mevcut dzenin tesine uzanan, tanmlayamadklar, kavramsallatramadklar ama tahayyl dnyalarndaki kadim topya eleriyle, dinsel imgelerle, Mesihi izleklerle, mitolojilerle rezonans halindeki zlemlerine de hitap edebilmesini nemser. Naziler, uyguladklar psiik iddetle, bu

kar sorumluluk duymayan arlanmam zgrlnden, srat lksnden mi kaynaklanyordu acaba? Veya sosyalist etiin ideolojik kurgusuna nclk eden, istemese dahi onu boazlayan bir gemie ynelme, gemie sorumluluk duyma, tarihe sahip kt oranda ilerleyeceine dair inan ve buna gre kendine izdii ahlaki tasavvur mu benmerkezciliini engelliyor? Tasavvurun tasarrufu belirleyebilmesi, tarihin hz kesmesi ve hzn tarihe dnlmedii mddete etii hzla kurabilmesi, tpk kapitalist ilkelerin toplumun kendisini bir piyasa toplumuna dntrebilmesi gibi, insanla kar duyulan ahlaki sorumluluun her admda tarihsellie boularak genie okunmas, sosyalizmin hzn snrlad oranda ona hmanist bir umut, Nazizme ise nne, iine, dolaysyla rgtne bakt oranda bir ivme ve pragmatizm mi alyor? Nazizmin tutkunca kulland ve nne katarak ilerledii, sadece kendi rkna zg olduu iin anakronik ve grev odakl etik tasarm, insanlk tarihine hapsolan sosyalist kendi yanda kavrulmaclkla (yanarak ve erevesini tutturmaya alt iin teoriye mahkm kalan) yar edebilir mi? Belki de modern rgtlenmenin Schumpeterin and zere, hem bir i dzen (burada brokratik organn kendi hcreleri) hem de bir kitle mobilizasyonu (tam anlamyla brokrasi ayak ise toplum eldir) yaratma doall sosyalizmin kendi etik kaygsn da biimlendirmitir. Kukusuz bu doallk, piyasa toplumunun kendisini kurarken kulland sembolik, ezeli ve ebedi piyasa yanlsamasndan teye debilir ve
honutsuzluk ve zlemlere deen imgeleri montajlayp -belki de anakronizmann kendisini de dntrebilecek bir tahrifatla- kullanmlard. Komnistlerin, solun yenilgisinin esas nedeni, mekanik bir entelektalizme derek salt akla seslenmeleri, insanlarn kapitalizmin ruhsuzlatrc, gayrinsaniletirici, mekanikletirici etkilerinden muzdarip yanlarn gz ard etmeleriydi. Blochun ifadesiyle; Naziler aldatc konutular ama insanlarla. Komnistler tmyle hakikatten konutular -ama eylerin hakikatinden. (akt.) BORA, Tanl (2007), Peygamberne ve Geveze? Ernst Bloch ve Eletirel Teori: Akrabalklar ve mesafeler, Toplum ve Bilim, S. 110, s. 138.

27 Sosyoloji Notlar hatta bununla vnebilir ama tehlikeli bir durakta beklemekte olduu gereini de gz nnde tutmaldr. Bu gelimeler, kapitalizmin mutlak baarlar olmakla beraber, yenileme imknlarnn snrl olmas, tekrar edilemeyen baarlarn ilerleme odakl retim biimi olan kapitalizmin sorunlu alandr. Kapitalist gelime yukarda saylan etmenlerden tr tesadfi bir ilerleme kaydetmemitir ancak bundan sonras, ilerlemenin snrlar kefedildike kapitalizmin sonunu getirebilecek niteliktedir. Birok iktisatnn zellikle cari yatrm hacminin azalmasnn kapitalizmin son dnemlerinde byk krizlerle karlaarak yklaca ngrs, 1930-40 devresi rakamlarna bakldnda bu kadar kesin konuulmamas gerektiini bildirmektedir. Ne var ki, ayn oranlar yatrm hacmindeki dn kapitalizmin ksa vadede sorunlar yaasa bile uzun vadede bu sorunlar aabilecei ynndeki bir iyimserlikle de yorumlanamaz. Bu adan Schumpeter, tesadf rakamlarn bir ngrnn ieriini belirlememesi adna yakn gelecekteki kapitalizm beklentisini yle sralar: Kapitalist gelime, siyasi g yoluyla, kapitalizme dman hukuki ve idari birtakm tedbirleri bir araya getirdi. Bu birleme daima artacak ve bir gn gelip kapitalist mekanizmann ileyiini baltalayacaktr. Kapitalist mekanizmada kstlayc uygulamalar, fiyat kontrolleri ve katl mevcut sermaye deerlerini muhafaza endiesiyle yakndan ilgilidir (s. 179). (...)Ancak kapitalizmin kmesini yalnzca sermaye nitesinin verimlilik derecesinin dmesinde arayanlar daha uzun zaman beklemeye mahkmdurlar (s. 189). Kapitalist sistemi besleyen mallar iin zel sektrn yatrm ve giriim ans ekonomik sektrlerdeki doyma, nfus art oranndaki azalma, yeni blgeler, teknik yenilikler ve yeni gncel yatrmlarn daha ok kamu sektrnde grlmesi nedeniyle azalmaktadr. Nfus art oranndaki azalma, herkesin ihtiyac giderilmi olsa bile, ancak ek nfusun kmasyla ek talep karlanabilecektir. zel sektrn ortaya kabilecek aklarn kapayamayaca dncesinden hareket edilirse, kamu finansman ihtiyac ortaya kacak demektir. Bu ihtiya ise her eit yatrm iin mevcut olacaktr (s. 190). Arz ynnden de demografik gelime yzdesindeki dn retimde de azalmaya neden olacan syleyebiliriz (ss. 180, 181). Kapitalist sre, byk iletmelerde kurumsal erevede burjuvazinin hkimiyetini sorgular hale gelmitir. Tek ahs ya da aile mlkiyetine dayal iletmeden cretli yneticiler, ef ve ef yardmclarnn arlk kazand yaplanmaya geilmitir. letmelerde bir de byk ve kk aksiyonerler almaktadr. lk grup memur zihniyetine brnmekte, aksiyonerlerin karlarna uymamaktadrlar. Byk aksiyonerler ise irketle balantlarn snrl tutmakta, irkete yn verecek atlmlara girimemektedirler. Kk aksiyonerler, dk bir gelir kayna olarak grdkleri irkete snrl alma saatleri dnda emek harcamay istememektedirler. Hisse senetlerine dayanan birok irketin geliri, ortaklarnn yatrma ve yeni yaratc kararlar almaya dnk hamlelerinin olmamas, alanlarnn kurumsal i akitlerini yaratclk salayan almalar zerinden yrtmemeleri nedeniyle sistemi kilitlemektedir.41 Schumpeter'in kapitalizmin geliiminde temel belirleyicilerden biri sayd giriimcilik ilevi, ilerlemeyi temel ilke edinmi bu sistemin srekli bir durgunluk evresine girmesiyle zayflayacaktr. Giriimci, kazan ve faiz oranlar azalacandan yeni
41

age., s. 219-220.

28 Sosyoloji Notlar yatrmlara ynelemeyecektir. Burjuvazi, geliemedii ve ykc yaratclk ilevini yeni yatrmlar iin kullanamad anda ticari iletmelerin idaresinde personellerin brokratik ilemlere dnmesiyle farklln yitirecektir. nsan enerjisi i hayatndan ekilecek, ekonomi d ve rutin eylemler faal, din zihinleri kendine ekmeye balayacaklardr. Bu durumda sosyalizm, rasyonellemi akln kr gdsyle iletmelerde ynetim modelleri oluturma algsn terk etmesiyle sanki kendiliinden gelecektir. Sistem bir kapitalist retim ilikileri biiminde srse bile, giriimciliin bir mal bulmann ya da iletme iin elverili artlar yaratmann tesinde o ii 'gerekletirmek' olan ilevi, diyalektik biimde, teknik imknlarn artmasyla aykr yeniliklerin getirilmesini zorlatracaktr. Teknik ilerleme, smarlama i yapan, pratik sonulara ulaan uzmanlarn eline 42 kalabilecektir. Ksacas, kapitalist gelime sona erer veya tamamen otomatik hale gelirse, endstriyel burjuvazinin destei, sradan idari iler iin denen cretlerle, baz rant ve tekel krlaryla snrlanacaktr. Dev endstri, yalnzca orta byklkteki iletmeyi deil, mteebbisin gelirini ve varlk nedenini ortadan kaldracaktr. 43
Kaynaka ARSLAN, D. Ali (2007), Elit Sosyolojisi, Ankara: Phoenix Yaynlar. BORA, Tanl (2007), Peygamberne ve Geveze? Ernst Bloch ve Eletirel Teori: Akrabalklar ve mesafeler, Toplum ve Bilim, S. 110, 2007. BOTTOMORE, B. TOM (ev. MUTLU, Erol) (1997), Sekinler ve Toplum, 2. Bask, Ankara: Gndoan Yaynlar. KOVANCI, Onur (2003), Kapitalizm, Yoksulluk ve Yoksullukla Mcadelede Tarihsel Bir Deneyim: ngiliz Yoksul Yasalar, Ankara: Mlkiyeliler Birlii Vakf Yaynlar. LENIN, V. Ilyi (ev: ULHAOLU, Metin) (2003), Rekabet Nasl rgtlenmeli?, Halkn Devlet Ynetimine Katlm zerine, iinde, Ankara: NK Yaynlar; (zgn metin), Toplu Eserler, c. 26, ss. 404-415, 6-9 Ocak 1918. MILLS, John Wright (1974) (ev. OSKAY, nsal), ktidar Sekinleri, Ankara: Bilgi Yaynlar. POLANYI, Karl (ev. BURA, Aye) (2006), Byk Dnm: amzn Siyasal ve Ekonomik Kkenleri, 5. Bask, stanbul: letiim Yaynlar. SCHUMPETER, A. Joseph (ev. AKOLU, Tunay) (1974), Kapitalizm, Sosyalizm ve Demokrasi, stanbul: Varlk Yaynlar, 3. Bask, c. 1. SCHUMPETER, A. Joseph (ev: TINAZ, Rasin) (1971), Kapitalizm, Sosyalizm ve Demokrasi, stanbul: Varlk Yaynlar, c. 2. VON BOHM-BAWERK, Eugen (2006) (ev. MADENC, Can), Marx ve Marksist Sistemin Bitii, Ankara: Liberte Yaynlar.

42

Kapitalizm, Sosyalizm ve Demokrasi, c. 1, ss. 204207. 43 age., s. 210.

29 Sosyoloji Notlar SINIF VE KMLK Cihad zsz1

Giri Snfla ilgili tartmalar sosyoloji literatrnde geni bir yer tutar. ncelenen toplumdaki snflarn hangi deikenler temelinde ele alnaca, birlikteliklerin ya da ayrmalarn hangi noktalardaki benzerlikler ya da farkllklar zerinden kendini gsterdii hep tartma yaratm konulardr. Kimlik kavram da ayn ekilde farkl yaklamlarla ele alnan nemli bir kavramdr. Bu kavramn ele alnnda da ayn kimlik ve farkl kimlik algsn yaratan etkenlerin neler olduu farkl farkl dnrler tarafndan farkl ekillerde ele alnmtr. Bu almada snf ve kimlik kavramlarna dair dile getirilen farkl yorumlar ele alnmaya allacak, aralarndaki farklar ve i ie getikleri alanlar Gkalp, Bradley, Rutherford, Pietsch, Belek, Erba ve Cokunun almalar zerinden tespit edilmeye allacaktr. Snf ve Yeni Sol Klasik snf anlay, Marxn temellerini att bir bilinlilik halinden filizlenir ve sosyal varolu, yani maddi deneyimler bu bilinci oluturan etkinliklerdir. Bireyler gndelik hayattaki gzlemlenebilir gerekliklerle bilinlilik kazanrlar ve bu gereklikleri yaratan da retim aralarna sahipliktir. Ya da baka bir deyile retim aralarn ynetenler, toplumdaki fikirleri de ynetmekte veya ynlendirmektedirler.
1

Anadolu niversitesi Sosyoloji Blm Doktora rencisi

Weberyan gr ise kiilerin gndelik hayattaki pratiklerini ya da bilincini etkileyen faktrlerin maddi faktrlerle snrl olmadn savunmaktadr (Bradley, 1996: 70-71). Webere gre cinsiyet, rk, hiyerarideki stat gibi etkenler ekonomik snf konumunu da belirleyen bir etkiye sahiptirler (Belek, 1999: 215). Bu tanmlar, ii mcadelesi ierisinde yaanan baz atmalarla gzlemlenebilir birer veri haline gelmilerdir. rnein Rutherford, 1983te katld Komnist Partinin btn toplumsal ilikileri snfn belirleyici varlna indirgeyen dar bir ekonomik materyalizm tanmyla hareket ettiinden sz eder (1998: 14). Bu tanm sol hareket ierisindeki baz ayrmclklar da grnr hale getirmitir. Marxist gelenek snf mcadelesini dar bir erevede, yani sermaye sahibi snf ve bu retim srecinde alan yetenekli beyaz erkekler balklar altnda ele alarak eitsizlie maruz kalan baka insanlar grememe yanlgsna dmtr (Bradley, 1996: 73). Snfn tanmlanmasnda ortaya kan sorunlar snfn yeni boyutlarna yaplan vurgularla dile getirilmeye balanmtr. rnein mevcut orta snfn konumunun ne olaca ki bu orta snf sorununa Callinicos da dikkat ekmektedir (Belek, 1999: 231)-, yahut Poulantzasn yapt gibi retken ve retken olmayan emein ayrmnn yaplmas bu vurgularn nde gelenlerindendir (Erba ve Cokun, 2007: 8).

30 Sosyoloji Notlar Poulantzasn yan sra Carchedinin retim aralarna sahip olanlar ve olmayanlar, art deer smrs yapanlar ve yapmayanlar, emek ilevlerini yerine getirenler ve sermaye ilevlerini yerine getirenler zerinden yapt ayrm da bir baka tanm ya da ayrm olarak dikkat ekmektedir. Wright ise retim aralarnn kontrol, emekgcnn kontrol ve yeni yatrmlarn/kaynaklarn kontrol balklar zerinden snfn yeni bir emasn karma abasna girimitir (Belek, 1999: 225-228). Ezilen snfn eitliliine vurgu yapan ve tanmlama glklerine dikkat eken yeni sol yaanan tek problemin sermaye sahibiyle alan erkekler arasnda olmadn gsterme abasna giriti. Ev igalleri, feminizm, cinsel politika gibi ii haklarn savunan ve sol gruplarca da zen gsterilmeyen konular n plana karlmaya baland (Rutherford, 1998: 15). Farkllk vurgusu yapan bu yeni hareketler uzun vadede, herkesin siyasi olarak bir hak talebiyle sesini ykseltmesini beraberinde getirdi. Kimlikler patlamas olarak adlandrlan bu durum farkllklarn dile getirilmesiyle ortaya km ve ayn zamanda farkllklarn oalmasn salamtr (Gkalp, 2004: 60). Snf birliktelii ve dayanmay ncelerken, ortaya kan kimlikler farkllklar vurgulayarak varlklarn ispatlama yoluna gidiyorlard. Bu kimlik patlamas ortamnda snf nceleyenlerin bekledii farkllklarn ortadan kalkt homojen bir birliktelik pek mmkn grnmyordu. Rutherforda gre Komnist Parti ve yeni sol hareketler zelinde sol hareketin yapt yanllk devleti politikann dna kamamalar ve kimliklerin de snf gibi sabit birer kategori olduuna inanmalaryd (1998: 19). Yeni sol, balarda Marxist ereveyi amay baaramad ve farkllklar vurgulanarak yola km olsa da nihayetinde klasik homojenlik vurgusu srd. Yani halen snfn tm farkllklara ramen bir btn olduu kabul ediliyor, herkesin bu btnlkte birlemesi isteniyordu. 1984 madenci grevine kadnlarn verdii destek snf ve cinsiyet ilgisine ynelik baz deiikliklerin olutuunu dndrse de (Bradley, 1996: 73) grev dnemi, kendisinin ahlaki doru olduunu iddia eden bir snf politikasnn egemenlii altndayd. Kadnlarn alan snfn kadnlar ad altnda greve verdii destek vlse de ncelik alan snfta kalm, kadn hareketi destek grmemitir. Arrighi, Wallerstein ve Hopkinse gre rnein kadn hareketinin bu yalnz kalml onun apolitik doasndan kaynaklanmaktadr. Kapitalist sistemden kaynakl bir dlanmlk sz konusudur ancak rgtlenmedeki problemlerden ve eksikliklerden dolay yeni toplumsal hareketler potansiyel gce sahip olsalar dahi gereken etkiyi gsterememilerdir (Erba ve Cokun, 2007: 15). Marxist temelli snf anlaynn farkl kimlikleri dlamasyla ilgili olarak Rutherfordun yapt bir dier eletiri de ekonominin belirleyiciliine verilen nemle ilgilidir. Marxn tarihi insanlar yapar ama kendi setiimiz koullar altnda deil szn hatrlatan Rutherford, bu sz Althussere eletiri mahiyetinde yeniden yorumlar ve Ekonomi Hazretlerinin nihai belirleyici olmadn, koullar etkileyen bir yaps olduunu, ancak bu yapnn sonuca dorudan etki etmediini ifade eder (Rutherford, 2004: 18-20). Kimlik Artk yaplmas gereken farkllklarn da hesaba katld demokratik bir yaklamn gelitirilmesiydi. Bu durum kltrlerin kutsanmasn ve farkl kimliklerin varlnn tannmas taleplerini dourdu. Farkllklarn vurgulanmas yoluyla kimliklerin bir sorunsal haline gelmesi ise ilk olarak dilde kendisini gstermeye balad. Derrida etkisi olarak da adlandrabileceimiz bu durum bir kimliin inasnn nasl gerekletiinin de aklamas gibidir. Bat bilgi sistemlerinin yap bozumu yoluyla hiyerarik yapnn nasl gizlendiini ortaya karma abasna girien Derrida bir kimliin inas inkar ettiini dlamasna dayanr demektedir (Gkalp, 2004: 70). Merkez iktidarn merulatrmak iin, kendisini inkar edeni tekiletirirken, her iki taraf da kendisini dierinin elinden

31 Sosyoloji Notlar ektiklerini anlatarak var etme yoluna gider (Pietsch, 2007: 345). Bu inkar yoluyla teki anti-tez gibi sunulur ancak Siyah Gzeldir gibi zellikle gzellii ve olumluluu vurgulayan baz sylemler bu tekiletirici kat tavr krmay baarr (Rutherford, 1998: 23). Bu noktada kimlie dair yaplm iki temel tanm ele alabiliriz. Gkalpin Grossbergden alntlad bu iki kategoriden biri zc yaklamdr. Buna gre kimlik verili, sabit bir gerekliktir ve bireyi oluturan kendiliinden var olan tzsel bir benlik olarak tanmlanr. Dier kategoriyi ise kimliin ina edilmi olduunu vurgulayan ve arlkl olarak Kltrel almalar okulu tarafndan ilenen kimlik tanm oluturur. Bu tanm kimlii sabit bir kategori ve tamamlanm bir proje olarak grmez. Buna gre kimlik tarihsel sre ierisinde srekli deiim geiren, yeniden retilen ve daima oluum halinde olan bir gerekliktir (Gkalp, 2004: 64). Kimlik, birden ok sylem ile ina olmakta ve bireyler bu sayede birden ok kimlie sahip olmaktadrlar. Bu kimliklerden birisine sahip olan birey dierini her zaman dlamak zorunda deildir (Gkalp, 2004: 67). Szn ettiimiz bu oulcu ve inac kimlik anlayna gre kimlikler yansz deildirler ve kendilerini merulatrma abas ierisindedirler. Bu abalar oulcu bir kimlik anlay dourarak snf merkezli dar bak asn geersizletirmitlerdir (Gkalp, 2004: 71). Demokrasiyi sivil toplum alanna sktran bu anlay bu sefer de kimlik/fark sylemleri dnda kalan etkenleri gz ard ettii iin eletirilmeye balanmtr. Bir nevi snf temelli yaklamlar eletirenler, snf zerinden teori gelitirenlerin dt hataya dmlerdir. Oysa sivil toplumun sylemlerini zgrce dile getirmesinin yannda sosyal adalet ve eitlik gibi nemli dengelerin de kurulmas gerekmekte, ancak az gelimi lkelerde bu konuda ciddi skntlar yaanabilmektedir (Erba ve Cokun, 2007: 21). Farkllklarn kimliklerin savunusu yoluyla korunmas abasnn nne geilemez atmalar tetiklemesi de sz konusudur. Farklla vurgu yapan politikalarn beklenenin aksine gerici ve tekiletirici politikalar rettii grlmtr (Erba ve Cokun, 2007: 23). Pietsch ise snf politikasndan kimlik politikasna geiin Aydnlanmann evrenselletiricilik projesini ortadan kaldrmak anlamna geldiini ve sivil toplumu ypratacan dnmektedir (2007: 345). Gelinen noktada saldrganln ve rkln kendisini gsterdii bir gerektir. nk, Halln de uyard gibi, iktidar varlklar ve bilhassa ulus-devlet kimlikleri de getiklerinde evrelerindekileri de kendi yanlarnda gtrecek kat bir rkla brnmektedirler. zellikle milli kimliklerle ilgili yaplan eletirilerin bu tip riskler ierdii bir gerektir (Gkalp, 2004: 62). Bu yzden bir iyiletirme ve onarma kltr gerekli hale gelmitir (Rutherford, 1998: 27). Kimliklerin vaat ettii demokratik ortamn salanamamas ve aksine ortaya kan iddete dayal kutuplamalar baz zm nerilerini de beraberinde getirmitir. Mungann bu konudaki belirlemelerini Gkalp u ekilde aktarmtr: nemli olan, bir kimlii savunurken, ayn zamanda tarihsel bir kategori olan o kimliin almas srecinin mcadelesini de iermesidir. Kimlikler ancak o zaman hapishanemiz olmaktan kar (2004: 75). Kimliin almasnn kabul demek, onun tarihsel olarak dinamik bir ina olduunun da kabul edilmesi anlamna gelir (Rutherford, 1998: 25). Kimlikle ilgili yaplan nemli baz ayrmlara dikkat ekmek yerinde olacaktr. lk olarak, psikologlarca zerine allan bireysel kimlik ve daha ok sosyologlarn alma alan olan toplumsal (ya da kltrel kimlik) ayrmndan sz edebiliriz. Bireysel kimlik kendiliin inasna gnderme yapar: benzersiz birey olarak kendimiz

32 Sosyoloji Notlar hakkndaki kendi hissimizdir, kendimizi nasl algladmzdr ve dierlerinin bizi nasl grd hakkndaki dncemizdir (Bradley, 1996: 24). Toplumsal (ya da kltrel) kimlik ise: Zaten var olan bir ey deildir; zaman, mekan, tarih ve kltrn tesine geer. Kltrel kimlikler bir yerlerden gelir, tarihleri vardr. Ama tarihsel olan her ey gibi, srekli dnme maruz kalrlar (Hallden akt. Gkalp, 2004: 68). Bu kimlikler yaanm ilikilerin eitliliinden trerler ve (eitsizliklerde olduu gibi) bireyleri etkilerler (Bradley, 1996: 24). Toplumsal kimliin alt balklar olan pasif kimlik, aktif kimlik ve politik kimlik ayrm ise bireylerin eylemlilii noktasna odaklanmaktadr. Pasif kimlikler yaanm ilikiler sonucu edinilen ancak herhangi bir eyleme dnmeyen kimlikler, aktif kimlikler ise bireylerin hakknda bilinli olduklar ve eylemlerine zemin salayan kimliklerdir. Eylemlere sabit bir zemin bulunduunda ve bireyler kendilerini bir kimliin kavramlaryla dnp tanmlamaya baladnda ise bu kimliin artk politik bir kimlie dntnden sz edebiliriz (Bradley, 1996: 25-26). Sonu: Snfn Yeni Konumu Peki kimlik tanmlarnn bu denli eitlendii ve sabit bir snfsal yapdan ziyade dinamik bir kimlikler btnnn ncelendii bu dnemde snf kavram ne durumdadr? ncelediimiz makalelerdeki ortak kan ekonomik ilikilere dayal snf anlaynn da sosyal kategoriler setine dayal snf analizinin de nihayete ermediidir (Bradley, 1996: 79). Her ne kadar eletiri sreci snf teorilerinin d ve yeni toplumsal hareketlerin ykseliine denk gelmi olsa da snf hala toplumsal dinamikleri kavramay salayan toplumsal bir gerekliliktir.. (Rutherford, 1998: 10-11). zellikle Erba ve Cokun bu konuda mitli konumaktadrlar. Onlara gre, yukarda szn ettiimiz gibi, snf teorilerinin dnn ve yeni toplumsal hareketlerin ykseliinin snfn varln maskelemi olmas onun gelecekte de byle olaca anlamna gelmemektedir (2007: 22). Beleke gre ise: Mesleki farkllklardan ileri gelen gruplamalar varln srdrmekte, hatta meslek, genel olarak btn emek piyasas iinde beceri, yaratclk, talep edilirlik, pazarlk gc, hareket yetenei bakmlarndan avantaj ya da dezavantajlar salayabilmektedir (1999: 214). Yaplmas gereken snf analizlerinde toplum ierisindeki farkllamalarn nedenlerini gzlemlemeye almaktr. Bu nedenler salt ekonomik olmad gibi, tamamen ekonomi d da deildirler. Ezenezilen, sermayedar-alan, patron-ii ikilikleri ok farkl alanlarda farkl isimlerle farkl iktidar mcadeleleri olduunu inkar etmemizi gerektirmemektedir. Ayn ekilde farkl iktidar mcadelelerinin varl da ekonomi temelli mcadelelerin olmad anlamna gelmez. Bu konuda zellikle Rutherfordun belirlemeleri ok nemlidir nk hem cinsiyet hem de siyasi kimlik tercihlerinden dolay yaad tecrbeleri makalesinde ayrntl olarak dile getirmitir.

Kaynaka Belek, lker (1999) Postkapitalist Paradigmalar, Sorun Yaynlar, stanbul Bradley, Harriet (1996) Fracturated Identity: Changing Patterns of Inequality, Polity Press Erba, Hayriye ve Cokun, Mustafa Kemal (2007) Snf Kimliinden Kltrel Kimlie: Fark/Kimlik Politikalarnn Ykselii, Fark/Kimlik Snf ierisinde, Der. H. Erba vd., EOS Yaynevi, Ankara Gkalp, Emre (2004) Kimlik, Farkllk ve Kimlik Siyaseti, Anadolu niversitesi Edebiyat Fakltesi Dergisi, Cilt 1, Say 2, S. 59-78 Pietsch, Carl (2007) Snf, Milliyetilik ve Kimlik Politikalar, Fark/Kimlik Snf ierisinde, Der. H. Erba vd., EOS Yaynevi, Ankara Rutherford, Jonathan (1998) Yuva Denilen yer: Kimlik ve Farklln Kltrel Politikalar, Kimlik, Topluluk, Kltr, Farkllk ierisinde, Sarmal Yaynlar, S. 7-29

33 Sosyoloji Notlar BAUHAUS GELENENE BAKI Petek Beyazova* fade, kerameti kendinden menkul bir 'deha'nn keyfi davurumlar deil, her insanda paylalm olarak bulunduu farzedilen, 'doal' bir g olduu anlalan 'dehann' ilenerek, uralarak ve dzenlenerek bir 'sanat eserine' dnmesidir. Ulus Baker

Gelenek ve Teori Birinci Dnya Sava'na giden yolda ulus devletler a- tketim alkanlklarnn deitii dnyada retim tarzlar da deiime paralel olarak farkl evrelerce baka sylemlerle kendilerini var etmeye alt. Bauhaus'un douunun izini burada bulmak mmkndr. Sanat ve zanaat bask altnda tutan siyasi g, sanatnn grevi, slubu gibi znel meseleleri dorudan retim ilikilerine balayarak tartyordu. 1907'de kurulan Deutsche Werkbund adl, yelerinin ounluunu sanat ve mhendislerin oluturduu dernek bu tartmalarn gndem oluturduu ilk yerdir. Dernein yelerinden Hermann Muthesius, demokrat Friedrich Naumann'la sanat politikas ve retim hakknda benzer grleri paylayordu. Devlet nezdinde sanat, tipler oluturarak seri retim ile ticari karlar iin sanaty kstlayan, ulusal bir saduyu ile kuatan, zorlama bir retim neriyordu. Hermann Muthesius da 'Werkbund'un Gelecekteki almalar' adl konumasnda bu fikirleri alenen destekliyordu. Ayn oturumda Henry van Velde1 sz alarak iddetli bir biimde Muthesius'a kar kt (Maciuika, 2009: 38). Van Velde'nin sanatnn zgrln savunan konumasndan sonra Werkbund katlmclar bir anlamda taraflarn seerek yorumlarda bulundular. Takriben birok mektup, makale ve tartmann temel
* Marmara niversitesi, Fen-Edebiyat Fakltesi, Sanat Tarihi Blm 1 Art Nouveau'nun Belika'daki nclerinden.

sorunu haline gelen bu meseleden Bauhaus'u oluturacak dnce ve slup dodu. 1919'da Weimar'da Bauhaus Manifestosu kendini bir nesnel yap olarak var etmeye balad. Bu yap, iinde tasarm eitimi verilecek bir okul binasyd. Al Walter Gropius'a atfedilse de dnsel boyutta ilk admlar atan Van Velde ile de anlmaktadr. H. Muthesius, F. Naumann, Werkbund genel mdr Enrst Jackh ve Werkbund'daki destekilerinin; tipler yaratma/standardizasyon konusunda almalar ve dayatmalar temelde Alman Kltr'n bir emperyal erk, temsilen bir stili, uluslar aras bir model haline getirmek zerine ekillendiinden, politikaclar tarafndan milli duygular perinleyecek szlerle savunulmutur. Ancak terslik de uradadr ki; retim uzun vadede halkn refahn salayacak finans ihracatla elde edecek, ancak satn alma gc ksa vadede iyilemeyen halk halen vergiler veya dk gelir sebebiyle ihtiyac olan ya da ok daha kritik bir mesele olan, tasarmndan dolay beendii lkse sahip olamayacaktr. Bauhaus bu eksende toplumcu bir retim tarz nermektedir; kolay eriilebilir, ucuz, dayankl tasarm. Ancak politik adan deerlendirildiinde Dou'daki devrimlerden etkilendii dnlse de bir sosyalist ideolojiyle toplumcu deil, keza Nazi dneminde milliyeti saduyudan uzak ve ortaya kt zamann politikaclar gibi emperyal kayglar olan bir tutumda da

34 Sosyoloji Notlar deildir. Bu noktada sanat siyasetten ayrmak ok mmkn olmuyor. Bauhaus yeniliin inasdr. Modernizmin bu inadaki rl, evdeki en kk nesneden balayarak tm eyay dntrmek ve bir yaama biimi yaratmak, bu deiimlerden allageldii zere sadece aristokrasinin deil, gittike bir tehdit olarak ykselen orta snfn da ulaabilecei deerler bimektir. Bu haliyle imledii tek ey demokrasinin kendisidir. Baz almalarda gsterilen halk taraf da bata Werkbund'da dile gelmi ihracat karlar hususunda, ayn paradigmay ngrdnden tutarsz grnyor. H. Muthesius standarlatrma nerererek uluslar aras bir markalama neriyorduysa, Bauhaus bir Alman stili iddiasyla kltrel bir yaylma ngrr. Bu byk planlar, rak hegemonyalar bir biimde ayn kulvardadr. Ama niyetlerin farkl olduunu politikaclarla kimlerin kahve itiine bakarak anlayabildiimiz gndelikigdsel noktadayz. Ve bu aktr ki Muthesius cenahyla Gropius cenah birbirine retim-tketim ngrleri konusunda Dou'daki ve Bat'daki devrimler kadar zttr. Bauhaus'un tasarm ve retim tarzna bakarak bu geree ulalabilir. atafattan tamamen uzaklaan, ekiciliini sadeliinden alan ey levsellii tasarmnn nne getii gibi, bir sre sonra tasarm ilevselliine uygun izler tamaya balar. Ama gndelik hayat kolaylatran, bir ey satn alndnda bir benzer dier eyi satn almanz engelleyecek bir dayankllk ve en nemlisi aitlik, modern bir alman stiliyle modern bir Alman gibi hissetmeyi satmaktr. Bu durum gnmzde orta snfn alkanlklarnn deimesine benzetilebilir. Ekolojik bir makine satn alndnda, bir anlamda belli bir entelektel elitin iinde hissedilerek alternatif bir ekilde yine ayn irkete finansal, piyasaya ekonomik bir destek salanm olunur. Bauhaus'un modernizmle, bymeyle, retimle ilikisi bu dorultudadr. Bauhaus bir tasarlama, dizayndan ok bir model yaratr. Bu model bakmaya alagelinen en sradan gndelik eyi dahi estetize ederek, bir gnn her evresinde, bir evin her odasnda yaln, sindirilmi bir stil haline gelmek ister. Bu yzden estetik ile eyi, sanat ile ilevsellii, soyut ile kesinlii buluturan geometrik formdadr (Artun, 2009: 189-190). Bu keskin formlar ayn zamanda Bauhaus derslerinde grmeyle ilgili bir eitim tekniinin formlardr. Bauhaus eyay yaama ve eyay izleme arasnda kurulan bir kprdr. Bu kprnn hatlar geometriktir. Eitim ve Pratikler Bauhaus bir reti olarak deerlendirilirse, tam da bir pedagojik karlk bulacaktr; 'renen merkezli eitim'. Bauhausularn sanatya bakas bu konuda ipucu verebilir; yeteneksiz insan yoktur, her birey nasl yapldn rendiinde bir sanatya dnebilir. Bauhaus'ta genel retmen renci/usta rak ilikisi bu bilincin zerine kurulmu olup zaman iindeki eitmen figrlerine gre muhtelif pedagojik yntemler gelitirmitir. Paul Klee, Johannes Itten, Vasily Kandinsky, Josef Albers gibi isimler Bauhaus'un nemli eitmenleri arasndadr. Temel Tasarm Eitimi'nin yalnzca Bauhaus ekolyle ilikilendirilmesi hakszlk olacaktr. Avrupa'da sanat eitiminin nerede balayaca, nasl srecei zerine felsefi, pedagojik bir tartma srmektedir. Bauhaus'ta Temel Tasarm derslerine Vorkurs deniliyordu. Bu dersler rencilerin sanatla tanma aamasnda aldklar bir n ders mahiyetindeydi. Temelde grsel algy gelitirmek iin 'Gestalt lkeleri'ni benimseyerek, paradan btne varmay retmeyi amalar ve dzen iindeki paralar bir btn halinde grp yorumlard. Bauhaus'un ilk senelerinde Johannes Itten pedagojisi etkindir. Yaklam karakteri yznden mistik bulunur (zkar, 2009: 136). Renklerle, soyutla olan ilikisi ve ders balarnda yaptrd meditatif spor hareketleri yznden byle nitelendirilmesi mmkndr. Bu mistisizmi elbette bireysel geliimi savunduu bir dzlemde, yaklamda kendini gsterir. Itten'in en nemli teknii, resim dzleminde yapt almalarla renciye resmi, geometrik ekiller araclyla saptad anlamlarla retmektir. Bu teknikle soyut dnmeyi retmeyi amalamaktadr. Ayn ama Kandinsky'nin ldoa denen resim/fotoraf zerindeki geometrik

35 Sosyoloji Notlar soyutlamasnda da vardr. Bu trden yntemler direkt olarak bireyin algsna ynelik, metafizik kiisel renme sreleridir. Itten ayrldktan sonra Bauhaus, Walter Gropius'a mal edilebilecek pozitivist tavrn ne karmtr. Snf iinde yaratlan geometrik evrenlere bak as biraz deimitir. Bireysel geliim yerine, eser zerinde allan tekniin anlatlmas, paylalmas, gelitirilmesi daha ak bir anlatmla iletiim ve aktarm nem kazanmtr. Eserin, Itten dneminde zerinde durulan algsal boyutu bir kenara braklm, ilevsellii nem kazanmtr. Bu noktada F. Frbel'in 'hediye setleri'nden bahsedilebilir. Itten ve Gropius'un, iki farkl yaklamn oyunca olabilecek niteliktedir. ocuklar iin gelitirilmi bu ahap oyuncak bir ipe asl olarak durur (bolukta salnan), boyutlu ve geometriktir. Bu haliyle uzayda salnan cismi temsil eder. Temel geometrik biimlerle, bolua ina edilebilecek nesneyi reten yanyla yapsalc, ocuklarn farkl alglarla yaptklar dizaynlar bakmndan bireysel geliimi destekleyen bir retme biimidir. Benzer bir sistematik Bauhaus retmenlerinden Moholy-Nagy'nin 'Yedi Element'idir. Fiziksel dnyann biyoteknik yaptalar, prizma, koni, erit, kre, ubuk, burgu, kpten oluan yedi element yine ayn ekilde kullanlan soyut dillerin, ayn zamanda dzen iindeki hatlar saptamaya yarayacak grsel algnn kuvvetlenmesiyle ilgili eitimin parasyd. Bauhaus eitimi eitmenlerle adlandrlarak dnemlere ayrlabilirse de, aslen iki balk var gibidir; znel ve nesnel yaklam. Son zamanlarna doru nesnel yaklam tarz hkm srmtr. Trkiyede Bauhaus Etkileri Cumhuriyet Trkiyesi'nde modernizm entegrasyonu bir gereklilik halini almt. Brokratlar, entelekteller bir model aray iindeydiler. Sava karkl bir yanda yktn, dier yanda yeni dzende kurulmas gereken prensipler, ilkeler haline getirmiti. Bu noktada Bauhaus Trkiye iin nemli bir modeldir. Tanzimatn modernleme nesnesiyle Cumhuriyetin modernleme nesnesi olduka farkldr. Tanzimat bir tr burjuva yaratp onun ihtiyalar dorultusunda modernleirken, Cumhuriyet Bauhaus normlarna isterik bir ekilde ihtiya iindedir. Tanzimat'ta kendini Pera ve evresi ile snrlayan modern, Cumhuriyet'te tm bir Anadolu'nun, zellikle kylnn modernidir. Bunu karlayabilecek nitelii ftristik tavrndan gelir. Bauhaus'un kurgulad bir gelecek inasdr. Cumhuriyetle beraber tam da yeni'nin yerelletirilmesi, gemile balarn koparlmas, endstriyle sanatn birbirini destekleyen bir biimde gndelik yaam kuatmas gerekmektedir. Bu trden zlemler metazori, dayatlm bir dnm sreci olarak grnebilir. Ancak bu gelimeler 'tali (ikincil) sosyalizasyon': yani kurumsal ya da kurum temelli altdnyalarn iselletirilme srecidir (Berger, Luckmann, 2008: 202). Toplumlar iblm, kent kurallar gibi benzeri anlamalarn bilgi dalm iindedirler. Bu gndelik hayat kabullerinin sanat ve kltrdeki kabulleri de ayn ekilde anlamalarla yaplan, toplumlarn ikincil sosyalizasyon sreleri olarak byk resimde deerlendirilmelidir. Z. Y. Yaman bu ihtiyac kavramsal anlamda olduka net bir ekilde niteleyerek makinenin estetii demektedir. Bauhaus'la beraber modern insan makineye almaktadr. Ayn almasnda Yaman, Trkiye'de Bauhaus'un Osmanl'dan Cumhuriyet'e aydnlar ve sanatlar tarafndan nasl iselletirildii konusunda Nazm Hikmet'in Makinalamak iirini sembolik bir rnek olarak gsterir (Yaman, 2009: 204). Bu bir bakma uzun bir sreci temsil etmekle mkelleftir; takip, sonra yandalk ve ardndan entelektel fikir birliiyle destekleyecek nitelikte rnler ortaya koymak. Benzer etkileimi Bauhaus'un kendisi Arts and Craft ve dier lkelerdeki ada benzer tasarm programlarndan, ya da Henry Bergson gibi dnrlerin yaklamlarndan esinlenerek yaamtr. Dnyann klmeye balad noktada, demokratik rejimlerin hkmnde hemen her corafyada modernizmin sanat temsili makine'nin kendisidir. O noktada din, ahlak, toplumsal gelenekler gibi hassasiyetlere balln esas yerine, modernizmin bu yeni insan iin konfor ve ilevsellik reten

36 Sosyoloji Notlar makinesine ballk her tr kutsallktan ve kltten uzak gereki bir sanat yorumudur. Ky Enstitleri Erken Cumhuriyet Dnemi'nde kylerin kalkndrlmas hususunda ilkin eitim programlarnda dzenlemeye gidilmitir. Hedef ky kalkndracak, nitelikli, nitelii uzmanlndan deil birok alanda i grrlnden gelen bireyler yetitirmektir. Emei belli bir sistematikle, ama bireyin seimleri dorultusunda kanalize eden bir programdr. Bu programla renciler temel sanat eitimden gemekte, yansra mzik, resim, tiyatro, halk oyunlar, iir yazm, yontuculuk, spor, hatta etkili konuma ve yabanc dil alanlarnda eitimler almaktadrlar. Her rencinin ilgi alan ve yetenei dorultusunda geliimleri gzlemlenerek saptanr, bu dorultuda eitim programlarmdan kendilerine en uygun olan semeleri iin ynlendirilirler. Ky Enstitleri'nin Gzel Sanatlar ve Yap ve El sanatlar blmleri direkt sanatla ilgilidir ama bu kollarn birinde eitim alan renci bir dier alanda da bilgi, beceri sahibi olur. Ky Enstitleri'nin kurucusu ve kuramcs olan smail Hakk Tongu Almanya'da bulunduu srelerde Bauhaus ve Okulu pedagojilerini incelemi ve bu modelleri 'Yeni Cumhuriyet'in koullarna gre yerelletirerek bir eitim program haline getirmitir. Tongu'un Almanya'nn pedagojik reformu ile ilgili saptamalar yledir: Tm sanatlar bir at altnda toplanyordu. Resim, grafik, heykel, seramik, tekstil, vitray, ahap ve metal boyutlu objelerin yapm ve dier almalarla bir btnlk iindeydi. Bu okul, endstriye geite rnlerin yozlamasn nlyordu. Yalnz sanat olacaklar iin deil, btn halkn eitimden gemesi gerektiine inanyorlard. Bu nedenle ilk ve ortaretimde sanat eitimi nemli bir yer alyordu. (lk, 2008: 42) Bu saptamadan Bauhaus modelinin Ky Enstitleri'yle ortak noktalarn kefetmek, yeni dzenin ihtiyalarn saptamak mmkndr. Enstitler tpk Bauhaus modelinde olduu gibi sanat ve zanaatn birlemesini, sanatnn zanaat ile kutsal ayrmnn ortadan kalkmasn, zellikle stnde durulmas gereken ifadeyle endstriye geite rnlerin yozlamasn nlemesi gibi hassasiyetlerle modern dnyaya uyumu hedeflemitir. Bir dier etkileim, retme ekliyle ilgilidir; ezberci eitim terk edilmi, i araclyla, yaparken renme, zorunluluk yerine tevik, kiiyi kendinden etkin hale getirmeyi amalayan davran hakim klnmtr. Enstitlerin kurulmasnda dnemin Maarif Vekili Hasan Ali Ycel'in katks byktr. Hmanizmin toplumca iselletirilmesini arzu ettiinden Ky Enstitleri, fikriyatn karlayan nitelikte pedagojik bir program olmutur. lk program olan 1943 program H. A. Ycel ve . Tongu tarafndan hazrlanmtr. Dolaysyla direkt olarak devletin elinde ekillenmi bu programn Bauhaus'a en yakn sistematik olduunu sylemek yanl olmaz. 1947'deki program, nceki programn uzants saylabilecekse de eitli deiikliklerle daha akademik bir yap oluturulmutur. renen Merkezli Eitimden uzaklalmtr. 1953'te ise Enstitlerin ad retmen Okullar ve Ky Enstitleri eklinde deitirilerek, ierii tamamen 'ie, pratie ynelik eitim' mantyla dntrlm ve asli zelliinden uzaklatrlmtr. Bauhaus ve minvalindeki programlarnn sanayi a Avrupas retimine zemin oluturduunu sylemek yanl olmaz. Trkiye'nin ykselen yeni aa ayak uydurma srecinin hem hmanizmi hem makineyi temsil eden, demokrasi zamannn ihtiyalarn karlayacak bu programlardan etkilenmesi kanlmazdr. 1954'te kapatlan Enstitlerin kltrel mirasnn korunmad aka ortadadr. Bu gnk eitim sisteminde srdrlen ya da ona atfedilen bir gelenek olmad gibi, dnemin enstit binalarnn ou, tarihini yanstacak grnmden uzak, ya da harabe biimindedir.

37 Sosyoloji Notlar Trkiye tarihinde nemli ve tartmal bir gelenek olan Ky Enstitleri bugnn temel eitim olarak ngrlm tarih/sosyoloji derslerinde nemince ya da hi tartlmamaktadr. Ekole Bal Okullar Osmanl'da Sanayi-i Nefise Mektebi'nin kurulu nedeni yapsal ihtiyalar karlamakt. Zaman iinde gelien bu okul bir elit sanat ve sanat tabakasn besliyordu. Osmanl, Sanayi Devrimi srecini iselletirememi olsa da etkisi altnda kald rzgar onu batl devletlerle ayn gereksinimleri duymaya zorluyordu. Yeni insan yetitirecek eitim programlarna ihtiyac vard. Cumhuriyet dneminde bu ihtiya bir zorunluluk halini alnca Almanya ve eitli lkelere gnderilen renciler baka fikirlerle tanmlar ve birikimleri sayesinde, lkelerine dndklerinde eitimin mhendisleri olmulardr. Bu rencilerden smail Hakk Tongu ilk akla gelen isimdir. Yine Gazi Eitim Enstits'ndeki Resim- Blm'n kurmak iin Bauhaus model kabul edilmitir. Bu srete etkin rol oyanayan smail Hakk Baltacolu'nun da adn anmak gerekir. Blm 1932'de almtr. Bu gn de varln srdren blmn o gnlerde yap itibariyle Ky Enstitleri'nin devam niteliinde olduu saptanabilir. Bauhaus emas, retmen renci ilikisinin henz pek akademik olmayan, derslerin kuramsal olmaktan ok pratie dayand usta rak ilikisine benzemesi, sanat gereki ve ilevsel ynleriyle ele almas ve en nemlisi 'Temel Tasarm Eitim'ini nermesi bakmndan Trkiye'deki teknik ve gzel sanatlar eitiminin nasl olaca sorusuna cevap vermitir. Gecikmeli olarak alan Devlet Tatbiki Gzel Sanatlar Yksekokulu'nun kuruluu Gazi Eitim Enstits (GE) retmenlerinin giriimleriyle 1957'de tamamlanr. Savan zorlayc ekonomik koullar okulun aln biraz geciktirmitir. Organizasyonunda danmanlk yapmas iin, sonradan binann kurulumunda da alacak olacak olan Prof. Schneck'ten yardm istenir. Schneck Bauhaus mimar ve yneticisi Mies van der Rohe'nin yannda i mekan tasarm yapm bir mimardr. Tatbiki'yi, Bauhaus'un temel ilkelerini srarla benimsedii iin GE Resim- Blm'ne gre gelenee ok daha yakn bir okula dntrmtr. Temel Tasarm Eitimi nemsenmi, zellikle serbest sanatlarn ve gzel sanatlarn gelitii Tatbiki, Gazi gibi retmen yetitirmeyi hedeflemekten ok, sanat yetitiren bir kuruma dntrlmtr. Bugn Marmara niversitesi Gzel Sanatlar Blm olarak varln srdrmekte, akademisyenlerinin makalelerinden Bauhausu gelenee sahip ktklar anlalmaktadr. 5 Ekim 1951'de Birlemi Milletler'den konut politikas ve planlama konusunda yardm isteyen Trkiye'ye Prof. C. Abrams eli olarak gnderilir. Abrams, Trkiye'deki mimarlk okullarnn Temel Tasarm lkelerini gz ard ederek mhendislik okulu olarak ilevselliklerini srdrdklerini rapor eder. Ayn zamanda baz yetenekli mimarlar kendilerine uygun alma ortam bulamamaktan ikayetidirler (Uysal, 2009: 378). Tam da byle bir tabloda bu eksiklikleri karlayacak, bir yandan da ekonomi, sosyoloji, hukuk reterek kenti modern insann yasalaryla donatacak bir niversite kurulmasna ihtiya vardr. Bu ihtiyalara cevap veren Orta Dou Teknik niversitesi 1956'da hazrlklar tamamlanarak alr. Amerika'nn destei ile kurulmu olsa da Mimarlk Blm Bauhaus ekolnden etkilenmi ve bu dorultuda geliim gstermitir. Temel Tasarm Eitimi tam manasyla ilk kez burada Mimarlk derslerinde benimsenmi, uygulanmaya balanmtr. Bu nemli okul; temelleri, yatknlklar bakmndan ayrsalar da Bauhaus ilkelerini farkl sanat ve zanaat alanlarnda iselletirdiklerinin grlmesi bakmndan nemli baat rneklerdir. Bunlar dnda Bauhaus model alnarak alm ya da eitim programlar bu ilkeler erevesinde dntrlm okullar arasnda zmir Ekonomi niversitesi Gzel Sanatlar ve Tasarm Fakltesi, stanbul Devlet Gzel Sanatlar Akademisi, T Mimarlk Fakltesi saylabilir. Bu isimlerin sralannda Bauhaus

38 Sosyoloji Notlar eitiminin ada sanat eitimindeki belirleyici rol aka saptanabilir. Sonu Bauhaus Sanayi Devrimi ile ngrlen retim, tketim alkanlklarnn deimesine paralel sanatn standardizasyonu yerine, nitelikli, ekonomik, kalc, dizaynda atafattan uzak, sade, oka geometrik hatl meta, yap, sanat retimini benimsemi, bu eksende makinenin gndelik hayata kabuln sanat ve zanaati, btenleik bir yapyla dntrerek, hayatn en kk nesnesinden balayp ey'i, yapy, yaklam estetize etmitir. Bauhaus pratiklerinin topland bu okulun pedagojik fikirlerinin etkisi de ktalararas kabuller grm, demokrasinin yeniann eitim, retim ihtiyalarna tam karlk verdiinden, ana vatannda ve dier lkelerde ayn eitim programn ngren ok sayda okul alm ya da dntrlmtr. Bu okullar araclyla yetitirilen retmenler, sanatlar, elemanlar dolayl olarak Bauhaus ekolnn gndelik hayata sindirilmesini salamlardr. Endstrilemeyle beraber kendi modernlerini ekillendiren toplumlarda Bauhaus, bugnn demokrasisinde sanat, retim, hatta tketim alkanlklarn da etkileyerek son formunu almtr. Modernin maddi, manevi hatlarna yakndan bakldnda Bauhaus bugn halen eyann zerinde bir soyut etiket olarak grlebilir ekilde durmaktadr.
KAYNAKA ARTUN, Ali (2009)Geometrik Modernlik: Bauhaus Enternasyoneli ve Trkiye'de Sanat, Bauhaus: Modernlemenin Tasarm, 1. bs., 183-199, letiim Yaynlar, stanbul. BERGER, L. Peter., LUCKMANN, T. (2008) Gerekliin Sosyal nas., ev: Vefa Saygn tle, Paradigma Yaynclk., stanbul. MACIUIKA, John V. (2009) Deutscher Werkbund ve Osmanl mparatorluu: Birinci Dnya Sava ncesinde Tasarm Reformu, Ekonomi Politikas ve D Politika, Bauhaus: Modernlemenin Tasarm, ev: Elin Gen, 35-94, letiim Yaynlar, stanbul. ZKAR, Mine (2009) Soyut Dnme ve Yaparak renme: Temel Tasarm Eitiminin Amerika'daki Balanglar Bauhaus: Modernlemenin Tasarm, 135-151, letiim Yaynlar, stanbul. UYSAL, Yeim (2009) ODT Mimarlk Fakltesi Mimarlk Blm'nde 1956-1980 Yllar Aras Eitim SistemiBauhaus: Modernlemenin Tasarm, 375-392, letiim Yaynlar, stanbul LK, Candan (2008) Sanat Eitimi, Sanat ve Ky Enstitleri, Mersin niversitesi Eitim Fakltesi Dergisi, Say.1 YAMAN, Yasa, Zeynep (2009) Bauhaus ve Sylemletirilen Mekan Anlay: Yeni Yaam, Yeni Dekorasyon, Yeni Mobilya, Bauhaus: Modernlemenin Tasarm, 201-240, letiim Yaynlar, stanbul

39 Sosyoloji Notlar SIMONE DE BEAUVOIRDA KNC CNS VE AKINLIK KAVRAMI Elif Gezgin1

I. Giri: kinci Cins Sol eilimli bir kamu entelekteli olarak tannan Beauvoirn 1949 ylnda yaynlanan bu eseri daha yaynlanr yaynlanmaz 22.000 adet satmtr. Bin sayfalk bu kitap Franszca aslndan Trkeye Bertan Onaran tarafndan evrilmi ve Payel Yaynevince 3 cilde blnerek baslmtr. Eser ilk bakta kinci Cins yerine; Gen Kzlk a, Evlilik a ve Bamszla Doru adl 3 ayr cilt adyla ve ieriiyle karlatrldnda gze bu balklardan daha ironik gelen kapak resimleriyle dikkat eker. Ancak, kadnlarmza daha iyi bir anne ya da daha baarl bir e olmay salk veren saysz sradan kitaptan biri gibi grnen bu eserin gerekte o dnemin feminist hareketlerine yn veren temel yap talarndan biri olduunu anlamak iin onu okumaya balamak yeterli. Varoluu bak asnn feminist mcadeleyle eklemlenmesinin ve kadnn tekilii bal altnda kapsaml bir ekilde somutlatrlmasnn Simone de Beauvoirla gerekletii sylenebilir. O, Sartrenin nsan ne ise o deildir, ne olmusa odur szne paralel biimde feminizme mehur kadn doulmaz, kadn olunur szn katar ve bu sz 1970lerde gelitirilen feminist almalarn anahtar kavram olan toplumsal cinsiyetin ve biyolojik cinsiyet/toplumsal cinsiyet ayrmnn temel ifadelerinden biri
1

haline gelir. Beauvoir bu yolla erkek hegemonyasnn neden ve sonucunun varolusal olduuna dikkat ekmekte ve kadnn ikincil konumunun onun bir penisten ziyade var olan patriarkal sistemde varln tanyan bir konumdan yoksun olmasndan kaynaklandn ne srmektedir. Beauvoira gre kadn erkek eitsizlii, kadn cinsiyetinin deil kadnlk durumunun getirisidir. Onun bunu bir durum olarak adlandrmas, varoluu ve kurmac bak alarnn birbirinin iine getii noktadr. Yani sz konusu durum hi bir biyolojik temele dayanmaz. Kadnlar, zgr olma yetilerini snrlandran, ina edilmi, somut bir durumun iindedir. Beauvoira gre kadnn; erkein hkimiyetini ele geirip kimselere brakmad o gerekliine karn rastlantsal, erkein varlna karn hilik ieren ve erkein zne konumuna karn tekileen konumunun deimesi ve kadnn bir cinsiyetle deil yalnzca insan olmayla ilikili olan aknlyla toplumsal hayata dhil olabilmesi, kadn kurtuluu iin arttr. Bu alma, varoluu bak asnn Beauvoirla kinci Cinste ses bulan feminist baka nasl yansdn ve (eserin ok ksa bir zetinden sonra) Beauvoirn almalarnda merkezi bir rol oynayan aknlk kavramn ele almay amalamaktadr.

Anadolu niversitesi, Sosyal Bilimler Enstits, Sosyoloji Blm, Doktora rencisi.

40 Sosyoloji Notlar II. kinci Cinse Giden Yol: Feminizme Varoluu Bak Varoluuluun insann znel btnlyle ilgilenen bir yaam felsefesi olarak ortaya kt sylenebilir. nsan ne ise o deildir, ne olmusa odur diyerek Sartre (ve aslnda genel olarak varoluu bak as) insan varoluunun znelliini, onun tarihsellii ve sonluluu ierisinde ele alr. Varoluuluk bu sebeple insann, yzyllardr sregelen toplumsal kaoslar ve bu ortamda ekillenen kapitalist dnyann tek-tipletirme abasnn beraberinde getirdii yabanclama durumuna kar; kendi varlnn bilincinde olmas ve onun nceliini benimseyen bir birey olarak kendini gerekletirmesi2 gerektiini ne srer. nk kafa eitimimizin bir sonucu olarak bizler bireylerde onlarn ortaklaa tadklar, tiplerini gerekletirmekte kullandklar eyleri alglarz; kendimize zg gzmzden kaar, onlara daha nceden edinmi olduumuz kategorilerle yaklarz ve bildiklerimiz grdklerimize engel olur (Foulquie, 1998: 39-40) ok indirgemeci bir bak asyla da olsa, genel olarak varoluu felsefenin; bireysellik, bir dzen eletirisi olarak ona elik eden bir tr tek-tipletirme dmanl ve bireyin kendi aknlna sahip olma zgrlne odakland sylenebilir. Bu balamda toplumsal dzende gitgide daha da belirginleen benzerleme, yn olma eilimi ve var olmak (ekonomik g elde etmek) iin bir kolektif dzen ierisine girme zorunluluuna dikkat eker. Zira zgr dnce ve kiisel zelliklerin deerini kaybettii toplumlarda benliin yitirilmesi genele uyum salama gerekliliini arttrmtr(Fromm, 1996: 201). Yalnz insan var olma savanda; ekonomik kntlerden,
2

srekli deikenlik gsteren maddi manevi deerlerden yorgun dm, daha fazla gvende hissedebilmek iinse kitleleme yoluna gitmitir. Byle bir ortamda insanlar hayatta kalp ekonomik anlamda varlklarn srdrmek ile kiisel zgrlklerine sahip kmak arasnda seim yapmak zorunda braklmlardr. zetle sz konusu koullar karsnda ideal bir insanlk durumuna odaklanan bu bak as; varoluun zden nce geldiine, kiinin kendine zg bireysel zn seme yeterliliine ve evresinde olan biten eylere hem etki edebileceine hem de onlardan sorumlu olduuna ynelik bir inanc yanstmaktadr. Dolaysyla, byle bir yaklamn, yzyllardan beri dnyada en temel eitsizlik sorunu olagelen kadnn ezilmesi sorunuyla eklemlenmesi ok da artc grnmemektedir. kinci Cinste Biyolojik Temelin Reddi Kadn sorununa varoluu bir bakla yaklaan Beauvoir, doac grleri ve var olan eitsizliin temeliyle ilgili yaplmaya allan biyolojik aklamalar tmden reddetmektedir. nk varoluu felsefeye gre bireyin ne olaca onun btn olanaklarn ieren yumurtada nceden belirlenmi deildir. nsan, zgr olduu iin bu olanaklar arasnda bir seme yapabilir. nsanln z zgrlk iinde askdadr. (Sartreden aktaran Foulquie, 1998: 60) Burada ilk blmde bahsedilen varoluu bak asnn insan kendi snrllklarndan sorumlu tutan ve seme zgrlne odaklanan yaklamn yeniden grme frsat buluruz. Varolu zden nce gelir (Sartre, 1996: 63) diyerek insan varoluuna odaklanmak ve onun nceliine inanmak; insana zgrl kadar kendi zn seme zorunluluu da getirmektedir. nk bu gre gre ilkin insan vardr; yani insan nce dnyaya gelir, var olur, ondan sonra tanmlanp belirlenir; zn ortaya karr(Sartre, 1996: 63). Bu bak asnn kadnn konumu gz nnde tutularak yeniden okunmas ile onun toplum iindeki durumunun da bir ina olduu ve biyolojik temelin kadnn ikincil konumu ile olan

Abraham Maslowla kullanm yaygnlaan kendini gerekletirme kavramnda, kiinin tam potansiyeline erimeden nce karlanmas gereken bir ihtiyalar hiyerarisi bulunduunu iddia edilir ve bu ihtiyalar aadan yukarya doru; fizyolojik, gvenlik, sevgi ve aidiyet, sayg ve stat ile son olarak kendini gerekletirme olarak sralanr. Burada kiinin gerekletirilmemi potansiyeli olduu n kabulnden yola kld sylenebilir.

41 Sosyoloji Notlar ilgisizlii gzler nne serilmektedir. Varolu bir edimse (Foulquie, 1998: 144) ve alternatifler arasndan seimler yoluyla kendini oluturmay ieren yalnzca insana zg bir ayrcalksa bu bizleri, kadnn kendi bedeninin deil onu ikincil konumda hapseden her trl patriarkal etkinin esiri olduu sonucuna gtrr. Var oluundan ve seimlerinden sorumlu ideal insanlk tanmndan yola karak, Beauvoira gre erkein kadn teki olarak dtalamasnn dourduu konumu dorudan doruya kadnn insanln reddetmesi olarak yorumlayabiliriz. Bu balamda Beauvoir kinci Cinste ncelikli olarak toplumsal cinsiyet rolleri arasndaki bu derin dengesizliin kaynan analiz eder ve kadn insanlarn (female humans) toplumdaki ikincil konumlarn tartr. rnein, dllenme srasnda ikincil konumda olduu dnlen kadn rolnn, aslnda yumurtann kendisiyle eit gte olabilecek en uygun spermi seerek iine alan aktif bir rol olarak yeniden tanmlanmas amacyla bunu ispatlayan baz bilimsel alma rnekleri verir ve biyolojik zclkten alntlarla kadn yumurtasnn pasiflii ve erkek sperminin aktiflii gibi yerleik bak alarnn hibir biyolojik temele dayanmadn gzler nne sermeye alr. Sonu olarak her bir yaklamn iki cinsiyet arasndaki farkllklar ele alabildiini; ancak hi birinin kadnn ikincil, aa rolde olmasnn sebebi olamayacan ve bunu iddia eden almalarn yalnzca kadnn ezilmiliini kader olarak adlandrmaya yarayan sistemci bak alarnn rn ya da yardmcs olduunu ifade eder. Ebedi Kadn Kavram ve Annelik Beauvoir ebedi kadnlk (eternal femine) mitini ele alrken kadnn aleyhine ileyen ve insan bilincine yerleen bu mitin, erkein kendi dnyaya geli biimiyle ilgili rahatszlndan kaynaklanan bir temeli olduunu ne srer. Tarih boyunca hem tapnlan hem de ktlenen annelik kavramnn, hayat verirken ayn anda lmn de habercisi olan yapsn irdeledikten sonra Beauvoir, analk kavramnn -bu biyolojik gerekliin- igdsel herhangi bir yan olmadn ne srer. Ona gre analk igds diye bir ey yoktur, hi deilse bu szck insan trne uygulanamaz (Beauvoir, 1993: 145) Tpk kadnn erkek karsndaki teki konumu gibi analk kavram ve annenin ocuk karsndaki tutumu da kadnn toplumsal olarak bu kavramlar benimseme ve bunlardan etkilenme biimiyle paralellik gstermektedir; yani ina edilmitir. Beauvoir kinci Cinste yaratlan mitler yoluyla ideal kadnn kendisini erkei ve ailesi iin feda eden bir prototip olarak tanmladn, bundan daha ktsnn de kadnn yaratlan bu mitleri kadn kelimesinin tanm olarak iselletirmesi halinde kendisini bu kalbn dnda bir baka ekilde tanmlayamamas olduunu ifade eder. Kadnn bu mitleri iselletirmesi onu yarm, edilgen, tanmlanan kadnlk durumdan dar adm att anda yeryzndeki varln tamamyla kaybeden, son derece ikin bir konuma hapseder. Beauvoir tekilik durumunu pekitiren en temel styap kurumlar olan evlilik ve anneliin gnlllk esasna dayal olmas gerektiini ve bundan baka bir doal temele sahip olmadn dnr ve bu kavramlara dair her tr duygunun yerini toplumsal bir dayatmaya brakm olduunu iddia eder. Ezilmenin Toplumsal Tezahrleri Olarak Narsist, Ak ya da Mistik Kadnlar Dorulamalar (Justifications) blmnde Beauvoir kadnn kendisini daha da baml hale getiren yanlarna deinir. rnein kendine hayran kadn, sandnn aksine fahielik yapan kadndan bile daha baml haldedir. Erkek gzellii aknln belirtisidir, kadn gzelliindeyse ikinliin edilginlii vardr (Beauvoir, 1969: 47) derken Beauvoir, erkein vcudunu arzulanacak bir nesne olarak grmediinden bu imgeyle narsist bir iliki kurmadndan, kadnnsa narsist kimliinden dolay aynada kendini grdn sanmasndan ve kendisini gnll bir biimde bir nesne haline getirerek kendi ikinliine daha da gmldnden bahseder. Taplacak bir put

42 Sosyoloji Notlar olmak isteyen Amerikan kadn, hayranlarnn klesi olur, yalnz erkek araclyla ve onun iin giyinip kuanr, yaar, soluk alr. Gerekte, kendine hayran kadn, saray yosmas kadar bamldr. (Beauvoir, 1969: 64) Beauvoir iin kadn kendi ikinliine hapseden bir dier faktr ise aktr. Toplumun tanmlad anlamda ak, kadn dnyasna braklm ve ona zg bir kavramdr. Bilim, sanat, profesyonelleme, kariyer ve somut dnyaya ait dier her ey erkek tekelindeyken, ak daima kadna zg bir olgu olarak kalm, ona atfedilmitir. Bu elbette kadnn zel alan, erkein kamusal alanla zdeletirildii bir dnyada yadrganmadan kabul gren gereklerden biridir. Gerek dnyaya ait olan her eyin erkee ya da kadna deil, insana ait olmas, zel ya da kamusal alana uygun yapya sahip olmak gibi doutan gelen hibir temel zelliin bulunmamas gemiten bugne feminist gruplar dnda gz ard edilmeye devam etmi, sorgulanmasna dahi gerek grlmemitir. Burada Thomas Kuhnun paradigma kavramn kullanmak gerekirse, zaten hangi konularn bilimsel ya da aratrmaya deer olup olmadn belirleyen erkek egemen bir bilim topluluunun, gndemine kendi avantajna olan eitsizlik sorunlarn dahil etmesi ve bu sorunu ele almak iin mesai harcamasn beklemek fazla iyimser bir yaklam olurdu. Kald ki cinsiyet gzetmeksizin, her insann varln anlamlandrmasnn nkoulu olan yaam alanlarn ele geiren erkek karsnda kadnn sahip olduu aka da zaten hi kimsenin ihtiyac yoktur. Erkek kadn srekli onu daha ok sevmeye, akna sahip kp onu yaatmaya ve ondan sorumlu olmaya zorlarken aslnda buna ne ihtiya duyar ne de bundan zevk alr. Aksine bu onu skar, kadnysa daha da ne yapacan bilmez, akn hale getirir. Akn saysz kadn kurban (Beauvoir, 1969: 98) yaamnn daha nce ifade edilen tm ikinletirme evrelerinin ardndan ou kez bir kurtulu yolu olarak atld bu trden bir akn iinde yaamn daha da ktletiren ve onu ulamas gereken aknlk durumundan daha da uzaklatran noktalara doru srklenir gider. Oysa kadn gszl deil, gll iinde; kendinden kamak deil, kendini bulabilmek; var olmaktan istifade etmek deil, varln olumlamak zere sevebildii gn ak, hem o hem de erkek iin korkun bir tehlike olmaktan kp bir yaam kayna haline gelecektir. (Beauvoir, 1969: 98). Bu satrlar birbirine baml olmak yerine bal olmay tercih eden, ilikisini bu zgrlk ve karlkl aknlk snrlarnda yaamaya alan Beauvoirn Sartrela olan ilikisinin bir yansmas ve idealletirilmesi gibi grnr. Son olarak kendini dine ya da benzeri dier doast glere veren kadn gereinden yola kan Beauvoir, bu kadnlarn bazlarnn tanr ak ve onunla ilgili i yaantlaryla yetindiini, bazlarnnsa bu hislerini tm dnyaya yayma isteiyle eyleme getiini ifade eder. Ancak bu duygu ve giriimler olumlu bir eylemle insan toplumuna yanstlmadka (Beauvoir, 1969: 109) tpk narsizm ve ak gibi kadn kendi ikinliinde daha da boan, onu kandrmaca bir zgrlk ve efsaneler ortasnda yine kendi znelliinde bir varlk olarak brakan bir hal alacaktr. Tm bu hallerde kadn, kendi tekiliine hizmet eden suun bir paras olmaktan kurtulamaz. Kadnn Toplumsal nas Bu noktaya kadar tartlanlarla, kadnlk durumunun ve onun toplumsal hayata yansyan pratiklerinin topyekn ina edilmi bir grnm sergiledii sylenebilir. Bu gre gre kadna ynelik tutumlar da kadnn kendisi hakknda sahip olduu duygular da fiziksel bir kaynaktan deil toplumsal yaam biimlerinden etkilenmekte, beslenmektedir. Bu balamda insan kadn olarak domaz; biyolojik, ruhsal, ekonomik hibir yazg toplumun iinde insan diisinin taknm olduu ehreyi tanmlamaz; kadnlkla nitelenen id ile erkek arasndaki bu ara rn hazrlayp ortaya karan uygarln tmdr. (Aktaran Foulquie, 1998: 56) diyerek Beauvoir bu inann failini de madurunu da ilan eder.

43 Sosyoloji Notlar kinci Cinsin Toplum ii Yaay adl blmnde Beauvoir, kadnlk durumunun inasyla ilgili bu somut gerekleri gz nne serme abasndadr. ocukluk, genlik ve cinsel uyanma temalarna deinen yazar; bu geliim alarn analiz ederek Kadn doulmaz, kadn olunur szn daha somut bir temelde ve daha detayl biimde aklamaya giriir. Kadnn yetitirilme srecinin ayrntl bir tasviri bir gen kzn pasiflie, bamlla, tek tiplie ve ikinlie adm adm nasl koullandn gzler nne serer. Bu tr bir bak asndan irdelendiinde toplumdaki her g, kadn zgn zelliklerinden yoksun brakmak ve onu bir objeye evirmek iin bir araya gelmi gibi bir izlenim brakmaktadr. Yetikinlie geen kadn iin ise Beauvoir iselletirilmi durumlar ve rollerden bahseder. Burjuva kadnn annelik, elik ve elence arac olma rollerine deinir ve bu rollerin dardan ne kadar ho grnrse grnsn ve hangi ortamlarda gerekletiriliyor olursa olsun kadnlar ikinlie ve ok derin bir bkknlk hissine srkleyeceini iddia eder. Bu durum varoluu bak asnn daha geni kapsamda ele ald toplumsal yaplar ierisinde ynlamak -bir btnn paras olmakzorunda kalan bireyin yaad bunalm haliyle paralellik gsterir. Burada bahsedilen ise sz konusu bunalm halinin iki farkl toplumsal grup olarak kadn ve erkek arasnda yaanan biimi gibi grnmektedir. Beauvoir, kadnn sz geen annelik ya da elik rollerini kabullenmeyen daha az geleneksel bir konumda olmas durumunda bile toplumdaki varln srdrmek iin hayat boyunca erkekler tarafndan belirlenmi pek ok emre ve kurala uymak zorunda kaldna da dikkat eker. Beauvoir, kadnn fiziksel yaam erisine olan ballndan bahsederek devam eder ve bunun sebebinin kadnn hala diilik grevleri ierisinde hapsolmu olduunudan (Beauvoir, 1993 : 225) ileri geldiini ne srer. Bu balamda kadnn olgunluktan yalla gei travmasnn ne kadar derin olabileceini u arpc szlerle ifade eder: Bu eri erkeinkinden ok daha sarsntl ve kopuktur. Kadn yaamnn tm dnemleri durgun ve tekdzedir; ama bir dnemden brne geiler tehlikeli bir hoyratlktadr; erkeinkinden daha etkili bunalmlara yol aarlar: ergenlik, cinsel yaamn balamas, yadnm bal bana birer bunalmdrlar. Erkek aralksz yaad halde, kadn, anszn diiliinden yoksun kalr; gen saylacak yata kendisini topluma ve kendisine kar dorulayan, mutlu klmaya yarayan cinsel ekiciliiyle doruganln yitirir: gelecekten yoksundur, yetikin bir insann yaamnn aa yukar yarsn yaamak durumundadr artk (Beauvoir, 1993 : 226). Beauvoire gre yeniden retim kapasitesini kaybeden kadn, toplumun ona dayatt ncl amacn ve dolaysyla da kimliini kaybeder. Bu blmn sonunda genel olarak vard sonu; kadnn durumunun karakterinden kaynaklanmad, aksine kadnn karakterinin ona dayatlan kadnlk durumunun bir sonucu olarak meydana geldiidir. Kadnn sradan olmas, baarszl, tembellii, pasiflii, kaytsz hali onun ezilmesinin sebepleri deil, maruz kald ezilmiliin ve tekiliinin ortaya kard sonulardr. Byle bir ortamda kadnn kendi aknlna ulamas mmkn grnmemektedir nk ona gre bireysel zgrlk, insanlar kendilerini ezen bir dzen iinde yaadklar srece asla yakalanamayacak bir eydir. Dolaysyla birbirinden bylesine kopuk ve eitsiz iki grubun bulunduu bir ortamda evrensel ahlak da olanakszdr (Beauvoir, 1991: 63 ). Bu bize bir nceki blmde deindiimiz Thomas Kuhnun paradigma kavramn bir kez daha hatrlatr; zira belli bir grubun hegemonyasnda varln srdren bir topluluun deer ve bilgi birikimlerini sorgulamadan kabul etmek mmkn deildir.

44 Sosyoloji Notlar teki Konumundaki Kadn Beauvoira gre; eitlik kadn kiinin ve erkek kiinin insanl, kadn ya da erkek olarak varlyla atmad zaman vardr (ztrk, 2009). Oysa patriarkal sistemde kadn; kadn ve erkek cinsiyetlerinden (ki Butler ve baz dier feminist dnrler, bu ikili ereveye dahi kardr) biri deil, yalnzca tekidir. Yani kadn kadn deildir, kadn erkek olmayandr. Dolaysyla Hegel gerekliin zt gler arasndaki etkileimle doduundan (Bkz: Kaynaka 1) bahsederken, aslnda bir bakma, erkein kendini zne ve zgr varlk olarak adlandrrken kadn tekiletirdii gereini de yanstmaktadr. Her bir zne iin bir nesne gereklidir mantn da anmsatan bu tr bir iliki, znellik zerindeki erkek hegemonyasna da iaret etmektedir. Kadn, yzyllardr erkek hegemonyasyla dnmekte olan dnyada ve erkein kendisini ben olarak tasarlad hkim dzenin belirlemi olduu konumuna boyun een, baml ve ikin durumdadr. Erkein yzyllardr sregelen her trl ayrcalnn sebebi onun insan olma eiliminin erkeklik yazgsyla atmamasdr (Beauvoir, 1969: 116). Bu noktada insan olma eilimiyle alt izilen eyin Beauvoirin feminist yaklamnn temeline oturan aknlk kavramn aklad sylenebilir. Erkeklik organyla aknlk zde sayld iin, toplumsal ya da zihinsel baarlar ona erkeke bir etki gc salamaktadr. Varl birka paraya blnmemitir. Oysa kadndan, kadn olabilme zerine kendini hem bir nesne hem de bir av haline getirmesi, yani yce, egemen bir varlk olma hakkndan vazgemesi istenmektedir. Erkein boyunduruundan kurtulmu kadnn durumundaki balca elime budur. Varln sakatlamak istemedii iin kadnlk roln benimsemeye yanamamaktadr. Oysa kadnl reddetmek de varln sakatlamaktadr. Erkek; cinsi erkek olan, insani bir varlkt; kadn ayn biimde cinsellii kabul etmi insani bir varlk olduu an erkee eit, eksiksiz bir birey olabilir (Beauvoir, 1969: 116). Kadnn iinde bulunduu eliik konumun zeti niteliindeki bu paragrafla onun iinde bulunduu pasif, ie dnk, duraan yani yazarn tabiri ile ikin yapsn yeniden grm oluruz. Kadnn bu ortamdan; toplumdaki hastalkl zgrlk ifadelerinden, tm gvenlik ve rahatn feda ederek syrlmas yle zordur ki ou kadn bu gvenli ve tandk alandan uzaklamaktansa hayatlarn e ve anne rolleriyle bu ikinlik ierisinde yaamaya devam ederler. Kadnn feragat ettii hayata dair tm etkinliklerin, ekonomik gcn, i hayatnn, -erkee ait grnen oysa sadece insana zg olan tm deer ve tutumlarn- cinsiyet gzetmeksizin haka datlmasyla her insann bamsz, yetkin bir birey olarak kendini gerekletirebileceine inanan Beauvoir; eserinin son blmnde kadn kurtuluunun ekonomik temellerine ve gnlk yaamda kadna engel tekil eden dier pratiklere deinerek eserini sonlandrr. III. kinci Cinste Aknlk Kavram ve zerindeki Erkeksiletirme Yaftas

Eserin tamamna hkim olan aknlk kelimesi, Beauvoirn kadnn kurtuluunun merkezine oturttuu bir kavram olarak literatrde geni yer bulmutur. Ancak baz dnrler Beauvoirin bu kavramn masklen bir zmleme (Bkz.: Kaynaka 2)

45 Sosyoloji Notlar olarak okumakta ve onun yapmaya alt eyi feminizmi masklen varsaymlar iine yerletirme (Stones, 2008: 172) olarak grme eilimindedirler. Bu blmde Beauvoirn bu gr ve aslnda ayn anda, sahip olduu gc ortaya karma gayretindeki kadn da erkeksileme abasndaki kadn olarak gren bak asn eletirmek amalanmaktadr. Aknlk kavramnn erkeksileme olarak anlmas, erkeklerin sahip olduklar tm zgrlk ve aknlk hallerinin, onlarn doutan gelen zelliklerinin bir sonucu olarak grlmesi ve kadn dnyasyla ilikilendirilememesinden kaynaklanyor olabilir. Oysa erkeklerin sahip olduklar zelliklerin, erkeksi ve onlara zg olduu, kadnlarn zgrlemesi ve aknla ulaabilmesi halinde sahip olacaklar bu zellikleri erkeklerden alm olacaklar, kadnlarn bu durumda erkeksilemeye alyor olduklar iddias tarihsellikten olduka yoksun grnmektedir. Oysa ncelikle zerinde konuulan bu aknlk durumunun ve onun sahipleri olan erkekler tarafndan dnyamza yanstlan tezahrlerinin kime ve neye gre erkeksi olduunu yeniden gzden geirmek gerekiyor gibi gzkmektedir. Bu ie erkeksi olarak anlan her eyin sorgulanmas ve hangi kkenden ne tr tarihsel sebeplerle literatre girdiinin incelenmesiyle balanabilir. Her eyden nce, bir eyin, onu ilk ele geirene ait ve zg olarak kabul edilemeyecei iin bu olgularn da tmden erkeklere ait olduunu kabul edemeyeceimiz karmna varlabilir; yani bir eyi bir baka gruptan sonra elde eden edebilen- kiiler o eyin ikincil sahipleri ve taklitileri olarak adlandrlamaz diyebiliriz. Dolaysyla ahsi inancm toplumsal olgular olduu gibi kabul etme yanlgsna, aknlk kavramn erkeksileme abas olarak adlandran kiilerin de dyor olabilecekleri ynndedir. Erkek olma durumu, bugne dek toplum tarafndan herhangi bir mdahaleye uramad ve evrensel bir aknlk tanmyla neredeyse birebir rtt iin erkeklerin mi akn olduu, yoksa aknlk tanmnn m erkeklerin sahip olduklar toplumsal koullarla rtt sorusu eletirel bir bak asndan yoksun ou kii iin cevapsz kalmtr. Hatta maalesef, bu sorunun cevabnn, sorgulanmas gerekli bir olgu olarak grldn dnmek dahi iyimser bir bak as olabilir. Tarihsel bir bak asndan uzak bir analiz bizleri kadnn kurtuluunun bir erkek gibi davranmas ve onun gibi olabilmesi yoluyla elde edilebilecei karmna gtrebilir. Ancak biraz daha derine inildiinde ve cinsiyet kavramnn kendisi sorgulanmaya balandnda grlecektir ki erkeklerin tekeli altnda bulunan ve onlar akn klan her trl zgrlk ve g aslnda sahip olduklar sosyal imtiyazlarn bir sonucudur. Tamamen tarihsel ve toplumsal koullarla ilikili sebeplerden tr meydana gelmi olduu konusunda hemfikir olduumuz bu farkllklarn ortadan kaldrlmas srecini taklit olarak adlandrmann, kadnn teki olarak grlmesine sebep olan sistemin kendisinden baka bir eye fayda salamayacan dnyorum. Kald ki kimlik kategorilerine doutan sahip olduumuza bu kadar emin bir bak asnn; erkei merkeze alan ataerkil sistemin rn de olsa, kadn merkeze alan feminist eylemin rn de olsa, ne kadar kapsayc ve gereki olabilecei de tartlr. Judith Butlern dedii gibi, kimlik kategorilerini seferber etmenin her daim tad tehlikelerden biri, kimliin kiinin muhalefet ettii iktidarn bir arac haline gelmesidir (Butler, 2005: 32). Dolaysyla, kadn erkeksi, erkei kadns olarak anmak kadn, erkek kategorileri ve onlara biilen rollerin insan zgrln snrlad bir dnyann dayand ereveleri glendirmeyi srdrecek gibi gzkmektedir.

46 Sosyoloji Notlar
KAYNAKA Fromm, Eric (1996) zgrlkten Ka, ev.emsa Yein, Payel Yaynclk, stanbul. Beauvoir, Simone De (1993) kinci Cins, Kadn: Evlilik a, ev. Bertan Onaran, Payel Yaynclk, stanbul. Beauvoir, Simone De (1969) kinci Cins, Kadn: Bamszla Doru, ev. Bertan Onaran, Payel Yaynclk, stanbul. Beauvoir, Simone De (1991) Sade Yakmal m? Gnmzde Sac Fikirler , ev. Cemal Sreyya, Broy Yaynlar, stanbul. Butler, Judith (2005) Cinsiyet Belas, Feminizm ve Kimliin Altst Edilmesi, ev: Baak Ertr, Metis Yaynlar, stanbul. Foulquie, Paul (1998) Varoluunun Varoluu, ev.Yakup ahan, Toplumsal Dnm Yaynlar, stanbul. Sartre, J.P. (1996) Varoluuluk, ev. Asm Bezirci, Say Yaynlar, stanbul. Stones, Rob (2008) Sosyolojik Dncede z Brakanlar, ev. Llfer Krkmez, Balam Yaynclk, stanbul. ztrk, eyda (2009) Say 58, Feminizim, Cogito, stanbul. Online Kaynaklar 1.Hegel Felsefe ve Diyalektik Yntem http://www.genbilim.com/content/view/1201/90/ Eriim: 11.11.2011 Saat: 16: 10 2.Changfoot, Nadine. Transcendence in Simone de Beauvoirs Second Sex, http://psc.sagepub.com/content/35/4/391.abstract Eriim: 11.11.2011 Saat: 21:48

47 Sosyoloji Notlar KTDAR KAVRAMINI HALKLA LKLERE UYGULAMAK VE HALKLA LKLER RKETLERNN HALKLA LKLER YORUMU Nesrin Canpolat1

Giri Halkla ilikiler ABDde organizasyon, inandrma ve pazarlama teorileri konseptlerinden bilimsel olarak yaplandrlmaya allmtr. zellikle James Grunigin aratrmalar, Halkla likilerin letiim Modelleri ve Durumsal Teori kabul grmektedir. Amerikan bilim adamlar artan bir ekilde felsefi ve toplumsal yaklamlar da halkla ilikilerin teori oluumuna dahil etmektedirler. Avrupal aratrmaclar ise halkla ilikilerdeki model ve teori oluumuna sosyoloji, politikoloji ve iletiim teorisinden gelen toplumsal yaklamlarla bakmlardr. Oyun teorisi (Murphy 1989), feminist teori (Creedon 1989), Marksist teori (Gandy 1982, Chomsky/Herman 1988), Habermasn konuma eylemi teorisi, halkla ilikilerin aleni olarak grn iletmek isteyen herkesin kullanaca bir sistem olarak tanmlayan Ronnerberger (1977), Ronnerberger ve Rhl (1992)n ve Foucaultcu bilgi/g sylemi nda, halkla ilikiler eyleminin iletiim srecinde ve toplumsal anlay oluturma srelerindeki roln sylem kontrol temelinde aklayan Dorer (1993)in almalar bu balamda Amerika ve Avrupada yaplan almalara rnek olarak verilebilmektedir (Dorer, 1993).
1

stanbul niversitesi Sosyal Bilimler Enstits Doktora rencisi, nesrincanpolat@hotmail. com

Ayrca Public Relations Review Dergisinin 33. Says (2007) halkla ilikilerin sosyal teori ve teorisyenlerin bak asyla deerlendirildii almalara ayrlmtr. Bu almalarda Arild Waeraas (2007) halkla ilikileri Max Weberin meruluk ve egemenlik bak alar temelinde tartrken; Oyvind Ihlen, halkla ilikileri Bourdieunun sermaye formlar ve alan teorisi bakmndan ele almtr. Gnter Bentele ve Stefan Wehmeier de Sosyolojiyi Halkla likilere Uygulamak adl almalarnda halkla ilikileri sosyolojik temelde incelemilerdir. Bruce K. Berger (2005) ve Lee Edwards (2006) n kaleme aldklar makaleler de nemlidir. Trkiyede ise bu anlamda halkla ilikileri felsefi ve toplumsal yaklamlar esas alarak inceleyen, halkla ilikiler iin teori oluturan az sayda makale ve kitap vardr. Akademik ilerleme iin nmzdeki dnemde farkl teorilere, metotlara ve alt yaplara ihtiya duyulmaktadr. Bilimi hedefine ulatran teorilerdir. Snizek ve Fuhrmana gre teorinin nemli zellii vardr: Bir sistemin matematiksel iskeletinin karlmas, kavramlarn tanm, bunlarn gzlem ve deneyimden gelen somut malzemeyle ilikilendirilmesi ve bir kurallar dizininin saptanmasdr (kl, 1996: 245). almada teorilerin bu zelliklerinden yola klarak ilk

48 Sosyoloji Notlar etapta iktidarn, iktidar bak alarnn ve halkla ilikilerin sistematik bir takdimi yaplarak, gerek rza ynetimi gerek de iletiim ynetimi biiminde iktidar alan olarak faaliyet gsterdii ileri srlen halkla ilikiler bu sistem zerine kurularak, iktidarla anlamsal, ilevsel, arasal buluma noktalar saptanacaktr. Bu alma konumlandraca dnceyi asimetrik ve simetrik iktidar temeline yerletirmeyi hedeflemektedir. Bu iki bak as sosyolojide yer alan fonksiyonalist ve atmac teoriler nda da incelenebilecek dncelerdir. Asimetrik iktidar dncesi, toplumu bir btn olmaktan ok ztlaan snflarn zorunlu beraberlii olarak gren atmac teorilerin bir uzants olarak nitelendirilebilecekken, simetrik iktidar da insanlarn birlikte yaamasn uzlama ve btnlemeye dayandran fonksiyonalist teorilerin bir uzants olarak grlebilmektedir. Bunlar Grunigin halkla ilikiler davrannn iki bamsz boyutu olarak tanmlad asimetrik ve simetrik boyutla iliki kurulabilecek bak alardr. kinci aamada ise teorinin gzlem ve deneyimden gelen somut malzemeyle ilikilendirilmesi ve bir kurallar dizisininin saptanmas noktasnda, Grunigin halkla ilikiler davrannn iki bamsz boyutu olarak tanmlad asimetrik ve simetrik boyutla kurulan iktidarn iki noktas arasndaki iliki, literatr taramas ve Grunig ve Huntn ne srd halkla ilikiler modellerinin zelliklerinden yola klarak hazrlanan anketle ortaya karlmaya allacaktr. almada ele alnan iktidar, sylem, ideoloji gibi kavramlar ve fikirleri ele alnan teorisyenler tek tek klliyat oluturabilecek nitelikte kitap yazlma kapasitesine sahiptir. Bu adan alma, derinlemesine bir iktidar yada dier kavramlarn ve teorisyenlerin zmlemesi deil, oluturulacak halkla ilikiler teorisine zemin oluturma amac gtmektedir. ktidar Ann meydana getirdii sonular iktidar saylacak ekilde anlaml klan nedir? Bu soruya verilecek yantlar geni bir aralk iinde yer alr: kimilerine gre iktidarn asli unsuru bir istek veya arzunun gerekletirilmesidir. Kimine gre ise insanlar aras sosyal etkileimin her dzeyinde var olan, bir tarafn dierini etkilemesi (am, 1987: 87) anlamna gelen bir sosyal etkidir. rnein Stephen Moorea gre her trl sosyal iliki bir tr g nosyonunu ierirken; Heywood iktidar arzu edilen yada amalanlan hedefe ulama yetenei olarak tanmlar (Deliba veYiit, 2005: 175-176). ktidar karar verme srecini etkileyebilme yetenei olarak tanmlayan Lukesn grleri de bu balamda nemlidir. Buradan temelle sosyal ilikilerin tm belli bir anlamda iktidar olgusu iermektedir saptamas yaplabilmektedir. Weber, iktidarn nerede ve neye dayal olursa olsun, kendi istencini ve direnleri aabilen bir olasl anlattndan sz eder. Webere gre iktidar, toplumdaki aktrlerden herhangi birinin, gcnn kayna nemli olmakszn, dierlerine ramen kendi iradesini gerekletirmesidir (Weber, 1995: 90-92). Weberin iktidara bakn Nietzschenin bakalarnn isteklerini aan kendi isteklerini gerekletirmeye alan g istenci kavram oluturmaktadr. ktidar kavramsallatrmalar isten, karar ve kar olmak zere sorunsal temelinde tartlmaktadr. nsan eylemliliinin balca esi olarak istenci ne sren isten sorunsal, Nietzscheden Webere devam ederek iktidar bireylerin dierlerinin direncine ramen istenlerini gerekletirme kapasitesi olarak tanmlamaya gtrmtr. Bu sorunsalda iktidar istencin gcdr. Karar sorunsal birey, kme, devlet gibi zneleri betimleyen A ve Bnin A, Bye Bnin iktidar uygulanmadnda yapmayaca bir ey yaptrabiliyorsa Ann B zerinde iktidar uygulad tezi zerinden ilemektedir. kar sorunsalnda ise znel ve nesnel kar ayrm, toplumsal yaplarn, eyleyenleri etkilemedeki gcn vurgulamaktadr (Deveci, 1999: 2326; Russell, 2004). nk sistem insanlarn ne isteyeceini belirleyerek, kiilerin ya da kmelerin gerek karlarna kar ilemektedir. Sosyal teori ve siyaset teorisinde, iktidarla ilgili birok yorum yer alsa da, iktidar iki temel perspektif zerinden

49 Sosyoloji Notlar tartlabilmektedir. Birincisinde iktidar, aktrn istedii eylere dierlerinin direncine ramen ulaabilme kapasitesi, dierinde ise kollektiviteye ait bir zelliktir (Giddens, 2005: 211). Ksaca bir tarafn kudretinin tekinin kudretinden fazla olduu, bundan dolay bu tarafn tekinin kudretinin etkilerine kar koyabilme ve bu etkileri engellemesinin esas olduu, dier tarafta ise bir ksm insann tekilerinin pahasna kazan salayacan ima etmeyen, herkesin birden kazanabileceini syleyen anlay bulunmaktadr. Yukarda sz edilen Weberyen bak as asimetrik olarak adlandrlan iktidar dncesinin birinci perspektifini tanmlarken, ktidar kolektif bak as olarak gren ikinci perspektif ise Arendtn dncelerinde cisimlemektedir. Arendtta iktidar birlikte dnmek birlikte hareket etmekle ilgili, insanlar birlikte hareket ettiinde var olacak bir kavramdr. Arendta gre iktidarn her biri eyleyebilen ve yeni bir ey balatabilen oul insanlar arasnda gerekletii koulu gz ard edilmemelidir. Arendta gre iktidar zel bir mlkiyet olamaz, iktidar insanlar birlikte hareket ettiklerinde meydana gelir ve insanlar daldklarnda kaybolmaktadr (Arendt, 1994: 11; Brunkhorst, 2006). Bu iki perspektif toplumu bir btn olmaktan ok ztlaan snflarn zorunlu beraberlii olarak gren atmac teorilerle, eitli sosyal farkllk ve eitsizliklere ramen insanlar birlikte yaamaya devam ediyorsa uzlama ve btnlemenin temel olduunu savunan fonksiyonalizm, struktralizm yada sembolik etkileimcilik gibi teoriler temelinde de deerlendirilebilmektedir. Halkla likiler Halkla ilikiler iki temel terimden olumaktadr: halk ve ilikiler. Halk szc, ilikilerin doas ve ideolojik biimlendirmelerin meydana getirdii farkl balamlarda, farkl anlamlara gelmektedir. Siyasal anlamda halk, lke olarak betimlenen bir siyasal birimi oluturan insan kitleleri veya semenlerdir; Ekonomik evrelerde ise halk, bir kurumun iinde alan kiilerden ve kurumlarn ilikide bulunduu mterilerden, izleyicilerden, seyircilerden olumaktadr. Ekonomik balamda halk, rasyonel olarak karar veren, seim yapan kullanc ve tketici kitlelerin varln gerektirmektedir. Dier balamlarda halk, siyasal ve ekonomik glerin dnda, o glerle ilikide olan kurulu ve kurumlarn hedefi olan kitlelerdir (Erdoan, 2008: 13; ler, 2007). Bu dncelerin yannda halk kavram irketler, kurumlar ya da hkmetler tarafndan etkilenen ve etkileyen eitli kitleler eklinde karlkl etki temelinde de tanmlanmaktadr. Halk tketiciler, mteriler, yatrmclar, hissedarlar, bata bulunanlar, alanlar veya genel toplum olarak tanmlayan liberal gr, konuyu etki balamnda kabul etmektedir. Halk oluturan insanlar, genel zellikleri olarak bir rgtteki veya bir husustaki menfaatlerinin farknda olup, konu hakknda dier kiilerle iletiimde bulunup, eyleme gemek iin rgtlenebilmektedir (Karadeniz, 2009: 5). Halkla ilikilerdeki halk, kalabalk bir kitle ve btn bireylerin toplam olan genel topluluu anlatmayan, kurumlarn veya rgtlerin ilikilerinde tanmlad, okuyucular, dinleyiciler ve izleyiciler gibi somut birimlerdir. Bu somut birimler halkla ilikilerin potansiyel kitlesini oluturmaktadr. nsann olduu, halk olarak tanmland yada tanmlanmad her yerde insan grubunun kendi iinde ve insan gruplar arasnda her an sre giden bir halkla ilikiler mevcuttur. Bu faaliyetle gelen iliki mutlak bir klelik veya bamllk karakterini tayabilecei gibi son derece zgr bir karaktere de sahip olmaktadr (Erdoan, 2008). Bu balamda halkla ilikiler srekli grlen bir olgudur. nsanlar gnlk ilikilerinde dier insanlarla srekli iletiim iindedir. Bu iletiim srasnda insanlar yzyze veya teknolojiyi kullanarak halkla ilikiler yapmaktadr. Elbette burada akla gelen ilk soru o zaman neden profesyonel halkla ilikilere ihtiya duyulmaktadr. Erdoana gre, piramitleri yaptran gcn profesyonel halkla ilikiler uzmanlarna gereksinimi yoktur. nk halkn rzas klelikten, siyasal gten ve teolojik mitlerden salanmaktadr (Erdoan, 2002:

50 Sosyoloji Notlar 353; ler 2007). Halkn ynetim politikalarnda etkili olamad bu sistemlerde profesyonel irketlerin veya profesyonel bireylerin yrtt blmlerce hazrlanan planl halkla ilikiler o dnemin yneticileri iin bir gereksinim deildir. Demokrasinin gerektirdii vatanda olma hakknn domas, kamuoyunu yaratma ve rzay imal etme sonucunu getirmitir. zellikle kendi halkla ilikilerinin zerinde dnen ve bu ilikileri arzuyla katlm salamak veya katlm gelitirmek iin planl olarak dzenleme gereksinimi duyan, siyasal, ekonomik ve kltrel bir rgtlenme a profesyonel halkla ilikileri gerekli klmtr. Asnaya gre halkla ilikiler kuru bir propaganda bombardman deildir, verici ve alc kitle arasnda karlkl bir akm vardr, verici de bu akmdan yararlanmaktadr. Ama ise kar kitleyi inandrabilmek, etkileyebilmek, onu bir eyleme (kampanyay destekleme, oy verme, askere gitme, toto oynama, bir mal satn alma, Kzlaya yardm etme vb.) drst yollardan itebilmektir (Asna, 1997:230; Asna, 1998:12). Dier bir deyile halkla ilikiler, halk belli bir tutumu kabule ya da belirli bir uygulama yolunu izlemeye inandrma sanatdr. Amerikan Halkla likiler Derneinin (Public Relations Society of America-PRSA) 1982de yapt (aktaran ler, 2007) halkla ilikiler, kamular ve kurumlar arasndaki karlkl anlayn gelimesine katkda bulunarak karmak ve oulcu toplumun hedeflerine ulamasnda ve ilevlerini gerekletirmesinde yardmc olan bir kavramdr tanm bu balamda nemli grlmektedir. Halkla ilikiler belli tarz, younluk ve ynde ilikileri yaratma, tutma, deitirme veya gelitirme amal profesyonel ynetim faliyetleridir. Ksaca halkla ilikiler profesyonel ve rgtl bilin ynetimi etkinliidir. nde gelen ajanslarda halkla ilikilerin ncelikli grevlerini kamuoyunu deitirme, yaratma, kavramlaryla tasvir etmektedir. rnein Burson Marstellerin iki st dzey yneticisi, halkla ilikiler kamuoyunu deitirme, yaratma, glendirme veya stesinden gelme sanat ve bilimidir diye tanmlamaktadr. Ayrca Falkheimern halkla ilikiler dinamik, ideolojik, geici ve uzaysal olan bir iletiim srecidir (Erdoan, 2002: 341, 390; Erdoan 2008: 16; Falkheimer, 2007;Hutton 2004: 5-6;) gibi tanmlamalar alma asndan yol gsterici olmaktadr. Halkla likiler ve ktidar Balants Yukarda ele alnan tanmlarda geen kamuoyu tartmas balatcs ve kamuoyu politikasnn ekillendiricisi gibi yorumlar halkla ilikiler ve iktidar ilikisi hakknda pek ok ipucu vermektedir. Ayrca Asnann bir banka yneticisinin, bir sendika bakannn, bir parti liderinin olduu kadar bir genel mdrn, bir mstearn, bir bakann halkla ilikilerin ne olduunu bilmesi, halkla iki ynl bir balantnn nasl kurulacan anlamas gerektiini, yetien yneticilerin diplomalarn alrken kafalarnda bu bilgilere de yer vermelerinin gelecekteki sosyal dzenin ileyiini gvence altna alaca (Asna1978: 15) ynndeki sylemleri; Weberin herhangi bir kurum yada organizasyonun kendisi hakkndaki zel bir sylence iin destek elde etmelidir ve varolmada kendi hakk iin inan gelitirmelidir dncesi (Waeraas, 2007) halkla ilikiler ve iktidar balantsyla ilgili ipucu veren dier yorumlardr. nk halkla ilikiler kii, kurum yada organizasyonun meruluk kazanmasnn ve bu meruluunun korunmasnn bir yolu olarak grlmektedir. Dier bir deyile bu kurum yada organizasyonun var olmaya devam etmek iin yeterli harici destee sahip olmas ve bunu korumas demektir. Weberin meruluk kavram kurum yada organizasyonlarn yeterli gnll harici destek yaratmas ve bundan memnun olmasn anlatmaktadr. zetle kurumlarn baars evrelerinden gelen gnll uyuma bal bir unsurdur. Ayrca Weberin bireyin karsndakinin neler yapabileceini nceden grerek, buna istinaden karsndakinin davranlarn maniple edebilmesi ve buna gre kendi eyleminin ynn izmesini iktidarn gstergesi olarak betimlemesi bu balama uygun bir saptamadr. ktidar karar verme srecini etkileyebilme yetenei olarak tanmlayan Lukesn ne srd karar alma,

51 Sosyoloji Notlar gndem oluturma ve dncenin kontrol gibi boyutlar da halkla ilikiler ve iktidar ilikisini glendiren ana hatlardr. Lukesn ne srd karar alma boyutu kimin iini yrtt, ne sklkla ilerini yrtebildikleri ve hangi konularda ilerini yrtebildikleri sorunlaryla ilgilidir; gndem oluturma boyutu ise herhangi bir grupta, toplulukta yada toplumda gndemi oluturmak belli bir gce sahip olmay tanmlamaktadr. Bacrach ve Baratzda ktidarn ki Yz adl makalelerinde karar vermeyi/verdirmemeyi iktidarn ikinci boyutu olarak tanmlamaktadrlar. Lukesin ortaya att dncenin kontrol de iktidar ilikiler zerinden tanmlamaktadr (Lukes, 2006). ktidar kavramsallatrmalar temelinde bu sorunsaldaki, iktidarn toplumsal eylem dzeyinde, aktrlerin davranlar, seileri ve etkileriyle olutuu tezi, almann odak noktasndaki toplumsal dzlemde var olmaya alan herhangi bir kurumun hedef kitleleriyle iletiimde kurduklar ilikinin ileti tasarmcs, davran belirleyicisi olan halkla ilikiler uzmanlarnn iktidar aktr olarak deerlendirilebilecei ynnde argmanlar sunmaktadr. Bunun yannda karar alma, gndem oluturma ve dncenin kontrol gibi kstaslar da halkla ilikilerin yabanc olduu unsurlar deildir. Ayrca iktidarn var olabilmek ve varln srdrebilmek iin ihtiya duyduu bilgi, ideoloji, sylem, iddet ve sermaye gibi aralar halkla ilikilerin de vazgeilmez aralarndandr. Bilgi iktidar hareket geiren, onu reten, glendiren, zayflatan veya yok eden bir unsurdur. Bilgi gte ikindir, eylemlerse birer strateji ve taktiktir. Bu balamda iktidar bilgi ilikisinin belirli hakikatlerin retimi ve kabulu araclyla iledii dnldnde halkla ilikilerin merkezi rol ortaya kmaktadr (Leitch, ve Motion 2007: 265). Foucaultya gre iktidar sylemin retimi, toplanmas, dolam, altrlmas ile var olmaktadr. Sylemler olaylar nasl bir ekilde dnmeye baladmz ve olaylar hakknda nasl konuacamz ynetme eklini oluturmaktadr. Foucaultnun sylem teorisinden yola karak halkla ilikiler uygulayclarnn kabul edilebilir cmleleri btn dierlerinin arasndan ayrarak, belirli anlamlar ve anlaylar savunur olduunu karsamak zor olmasa gerek (Bentele ve Wehmeier, 2007; Motion 2005: 506). Dier bir deyile halkla ilikiler uygulayclar baarl sylem stratejileri uyguladklar zaman, sonulanan tutarsz deiim hegemonyac bir stat elde edebilmektedir. Ek olarak iktidar iin ileri srlen sylemin retimi, birikimi, dolam, ileyii olmadan, iktidar ilikileri yerletirilemez, glendirilemez ve retilemez saptamas, halkla ilikiler asndan da ilevseldir. . Halkla ilikilerin de en temel arac sylemdir. Halkla ilikilerde sylemin retimi (basn bltenlerinden, basn toplantlarna, basn makalelerine, kurum szclerinin konuma metinlerine) birikimi, dolam, ileyii olmadan yerletirilemez, glendirilemez ve retilemez. Ayrca iktidarda var olan gc kullanan, isteyen ve sahip olan ile tabi olan (zerinde g kullanlan, bu gcn kullanmndan kar bekleyen) gibi iki taraf unsuru, halkla ilikilerde de kurum/rgt/organizasyon yada kii ve hedef kitle, yada rollerin deitii, etkilenen ve etkileyen olmak zere iki kitle eklinde ilemektedir. Bourdieuya gre dilin ilerinin kalbi olan gazetecilik, politikaclk, halkla ilikiler gibi mesleklerin uygulayclar karlar dntrerek yada nyargsz anlamlar iinde saklayarak ve keyfi g ilikilerini merulatran, sembolik reticilerdir (Bourdieu, 1997; Edwards, 2006; Ihlen, 2007). Bu tespitler halkla ilikiler ve iktidar balants asndan nemli yorumlardr. Halkla ilikiler ve iktidar balantsnda halkla ilikilerin iddetle olan ilikisini ideoloji zerinden tartarak ortaya karmak mmkndr. Halkla ilikilerin tanmlama abalarna yansyan kayganlk ve soyutluk, ideolojinin kayganl ve soyutluuyla denk dmekte, iki kavramda iletiim ortamnda her yerde ve hibir yerde olarak grlmektedir. yi niyeti salama, ikna etme, iki ynl olma kavramlar halkla ilikiler

52 Sosyoloji Notlar tanmlarnn nemli ve dikkate deer unsurlardr. Halkla ilikileri bu kavramlar nezdinde tanmlama almalar, dier bir deyile bir kii, kurum yada rgt hakknda iyi niyetli olmaya ikna etme, ideolojinin har olduu sisteme uyum salamaya ikna almalar olarak ele alnabilmektedir. Bu balamda halkla ilikiler rne, kuruma, bireye onlarn iyi niyeti hak edecek kadar iyi yararl olduuna ikna etme sreci, aslnda ok daha byk bir alana, sisteme rza gstermeyi de retmektedir. Althusserin devletin ideolojik ve bask aralar olarak yapt ayrmn temelinde yatan rzann varl da yokluu da halkla ilikilerde bask aralarn ideolojik aralara dntrme abalar olarak grlmektedir. deoloji birey ile bireyin dnyas arasndaki ilikinin ifadesinden baka bir ey deilse bu durumun pazar ekonomisindeki karl da halkla ilikilerin dntrc rol olmaktadr (Yldz, 2003: 38). ktidarn buyurma biiminde beliren konumas, genellikle ideolojik bir yklem tamaktadr. Bu balamda ideolojik sylem de iddet ykl olabilmektedir. Dier bir deyile iddetin, bir insann yada toplumsal snfn dierleri zerinde, rzalar olmakszn zor aralarn kullanmas olarak tanmlanan fiziki ynnn yannda Bourdieu ve Passeron gibi dnrlerin zerinde durduu yn ileyebilmektedir. Ynetilen snflara belli dnce ve davran kalplarnn alanmasnn temelinde snflar arasndaki g ilikileri yatmaktadr. Buradan hareketle, g ilikilerinin gzard edilerek kurulu dzenin meru olarak benimsetilmesini, ya da bir baka deyile ynetilenlerin zerinde, ideolojik egemenliin kurulmas simgesel iddet olarak tanmlanmaktadr (Koua 1999: 28). ktidarn varln srdrmesinde nemli bir ara olan sermaye halkla ilikiler iinde ayn neme sahip bir olgudur. Ancak halkla ilikiler asndan daha detayl analiz edilmesi gereken bir kavramdr. Klasik iktisadi dnce yaps ierisinde sermaye, retim srecine katlan fiziki deerleri ifade ederken, daha sonralar retime pozitif katkda bulunan maddi ve manevi deerler sermaye kavram iinde deerlendirilmeye balamtr. rnein bireylerin eitim yoluyla elde ettikleri bilgi ve becerilerini tanmlayan beeri sermaye, kltrel sermaye, sosyal sermaye, fiziksel sermaye, simgesel sermaye gibi. Bourdieunun sosyal sermaye tanm incelendiinde Toplumsal sermaye, bir bireyin ya da bir grubun, kalc bir ilikiler ana, az ok kurumlam karlkl tanma ve tannmalara sahip olmas sayesinde elde ettii gerek ya da potansiyel kaynaklarn toplamdr, yani bylesi bir an harekete geirmeye olanak salad sermaye ve glerin toplamdr (Aktan ve oban, 2008: 7-8; an, 2006: 114-116) , ifadesi halkla ilikiler ve sermaye ilikisinin bu makale asndan nemli balantsn gzler nne serecektir. Ayrca simgesel sermaye olarak nitelenen, kiilerin gnlk yaamlarnda kimliklerini ortaya koymasna, g ilikileri iine girmelerinde etkin rol oynamasna yardmc olan, evi, arabas, meslei, eitimi, yapt spor, dans, tatil biimi, gibi yaam tarzn oluturan tketim biimleri (sosyal yaam) (zbilgin, 2006) de bu balamda dikkate deer unsurlar olmaktadr. Bunun yannda sermayenin datlmas srasyla konuma sanat ile ilgili stratejilerin ve g ilikilerinin bir ifadesidir. Halkla ilikiler uygulamalar da eer onlarn ilgilerini izlemede eitli alanlardaki rgtsel aktrlere yardm eden bir uygulama olarak ele alnrsa bu resmin iine uymaktadr . Asimetrik ve Simetrik ktidar Tartmalar Asndan Halkla likilerin Asimetrik ve Simetrik Boyutunun Analizi Halkla ilikiler davran iki bamsz boyutu temel alarak deikenlik gsterir. Bunlar tek yne kar iki yn ve asimetrie kar simetrik boyuttur. Grunigin halkla ilikiler alannda ortaya koyduu tek ve ift ynl asimetrik ve simetrik iletiim ynndeki dnceleri bu balamda nemlidir. Grunig asimetrik iletiimi tek ve ift ynl olarak iki temelde incelemitir. Tek ynl asimetrik iletiimde kurumlarn verdikleri mesajlarda, kaynak ile hedef arasnda bir zne-nesne durumu sz konusudur. Kaynak, hedefle iliki iine

53 Sosyoloji Notlar girmeye alr; ancak ulat kitlenin zelliklerini yeterince dikkate almad iin, kaynakla hedef arasnda arzu edilen bir etkileim kurulamaz. Bu uyumsuz ve dzensiz iletiim, tek ynl asimetrik bir halkla ilikiler olarak kalmaktadr. ki ynl asimetrik iletiim modelinde ise kaynak ve hedef ayn dzlemde deildir. Bu modelde uygulayclar, kamuoyunu, mterilerinin istekleri dorultusunda davranta bulunmaya ikna etmek iin bilimsel aratrmalar yrtmektedir. ki ynl asimetrik modelde uygulamaclar, aratrma yntemleriyle, kurumun hedef kitlesinin tutum ve davranlarnda deiim yaratmay hedeflerler (Tutar, 2009: 124-126). Kii, kurum ve devlet iindeki ve dndaki iletiim ve bunlarn birbirleri arasndaki iletiimin doas genelde, asimetrik sylemsel kategoriler olarak grlmektedir. Fairclougha gre sylemin kontrolne sahip olmann salad g, dier alternatif uygulamalara (kart olanlar dahil) , oranla daha baskn olan belirli ideolojik yatrmlar ieren belirli sylemsel uygulamalar destekleme gc olarak grlmektedir (Fairclough, 1995: 2). Asimetrik anlamda halkla ilikilere yklenen rol daha ok istenilen gerekleri ve bunlar iin takip edilecek eylem ekillerini vmek ve bununla st kapal olarak, istenmeyen veya kabul edilmeyen dier tarafa gnderme yapmaktr. Bu dnceye gre halkla ilikiler fonksiyonunun tasla u yndedir: istenilen gereklerin vlmesi ve yaylmas bir tarafta, istenilmeyen eylemlerin karsndaki olas yaptrmlarn afie edilmesi dier tarafta kalmaktadr. Burada kar dengeleme prosedr olarak halkla ilikilerin ideali, gerek bir denge deil, niyet edilen eylemlerin avantaj ve dezavantajlarn inandrc biimde sunan bir olgu olarak ortaya kmaktadr. Dier bir deyile sz konusu olan gerek denge ve gerek iki ynl etkileim deil, bilakis kitle iletiim teknolojisinin belirli gruplarca tek tarafl kullanlp, kitlelerin dnceleri, istekleri ve fikirlerinin uyarlanmasna alma abasdr. Gcn prosedrler tarafndan daha iyi kontrol edilebilmesi iin birey konumaya zorlanmaktadr. Teknoloji kaynaklar ile halkla ilikiler kendini prosedrlerin (bilim, sosyal aratrma) bilgileri ile glendirerek bu ynlerde buna nemli katklar sunmaktadr (Dorer ve Marschik, 1993). letiimi simetrik ve asimetrik yapan onun balang noktas ve geri bildirim eklidir. Simetrik iletiim taraflarn birbirleriyle eit dzlemde kurduklar iletiimdir. letiim stratejik hedef kitlelerle kurum arasndaki karlkl anlay eit bir dzlemde gelitirmeyi amalyorsa bu simetrik iletiimi rneklemektedir. Simetrik iletiim, hedef kitleyi ynlendirmeye ak nesneler olarak grmek yerine, onlarla grmeyi, onlarn bilgi ve grlerine bavurmay, ortak bir payday birlikte ina etmeyi amalamaktadr. Simetrik iletiim sadece etkilemeyi deil, etkileimi ngren bir iletiim eklidir (Tutar, 2009: 115-120). Tek ynl simetrik model, halkla ilikiler uygulayclarnn kurumu hakknda gereki ve doru bilgi salad Grunigin halkla ilikiler uygulayclarn meskendeki gazeteciler olarak tanmladklar bir modeldir. ki ynl simetrik model ise halkla ilikiler uygulaycsnn, bir kurum veya tketici ve dier rgtl karlar arasndaki mzakereyi ve uzlamay kolaylatrmak iin iletiim programlar tasarlad bir durumu betimlemektedir (Childers, 1989: 88). zetle simetrik halkla ilikiler kuram, diyalog, uzlama ve paylalan g ile karakterize edilen ilikisel bir ynlenmeyi vurgulamaktadr (Berger, 2005). Simetrik teoride ikin olan, hedef kitle ile mesaj arasnda bir tr benzeim daha da ideali zdelik salamaktr. Kurumlar bunu kendi kamularna duyduklar saygya dayanarak yapmaktadr. Simetrik model, mkemmel halkla ilikiler iin nemli bir temel olarak grlse de yllar boyu eletirilere maruz kalm bir olgudur. Van der Meaden ve Murphy gibi pek ok aratrmac gl kurumlarn glerini bireylerle yada kk gruplarla paylamasn gereki grmemitir. Ancak bu dnrlere kar simetrik teorinin var alacan savunan aratrmaclar da olmu, grlerine kant baz olay rnekleri sunmulardr. Tayvanda simetrik

54 Sosyoloji Notlar modele ilikin eitli almalarndan sonra Huang, simetrik dnya grnn var olmakla kalmadn, bunun yannda etkileri farkl kltrlere uygulanabilir, evrensel ve ahlaki ve etik beklentileri de karlayan bir olgu olduunu ne srmektedir. Wakefielde gre internet simetrik iletiimin gerekesini glendirecektir. Friedman da bunlara kout fikirler ile srmektedir. Fikirlerine kant olarak birok hkmetin erken muhalefetine ramen kara maynlarna kar uluslar aras bir yasak konulmasn salamak amacyla dnya apnda bin farkl insan haklar grubunu rgtlemekte elektronik postalar kulland iin Nobel Bar dl alan Jody Williams rneini sunmaktadr (Wakefield: 2009: 103-105). Halkla ilikilerde, kamuoyu, ska diyalog yada ilikide eit katlmclar olarak dnldnde, bir kurumun ve onun kamuoyunun eit artlarda karlanabileceini ve fark edilen problemler iin karlkl faydal sonular gelitireceini varsaymak mmkndr (Johansson, 2007: 279). Simetrik halkla ilikilerin olabilirliine kant olarak kullanlan dier durum Shannon ve Weaver, Laswell, Newcomb, Westley ve MacLean gibi iletiim kuramclarnn almalarnda ileri srd ne iletildii ve neyin/kimin etkilendii arasnda izgisel/dorusal bir ilikinin varl ve bu dorusal iliki araclyla eylemlerimiz ve dier insanlarn tepkileri arasnda bir ban kurulabilme olasldr (Becerikli, 2002). Bu bak asna gre dier insanlardan arzulanan yant alndnda etkili bir iletiim gerekletirilmi olmaktadr. Simetrik halkla ilikilerin olabilirliini ortaya koyan dier kant, halkla ilikilerin aratrma, planlama, uygulama ve deerlendirme ad altnda sralanan drt aamal srecidir. Bu drt aamal srecin ilki hedef kitlenin istek ve beklentilerinin saptanarak, kurumun bu istek ve beklentileri karlama potansiyelinin oluturulmasna zemin hazrlayacak aratrma evresidir. Planlama aamasnda ise bu sre sonrasnda toplanan bilgi etkili bir iletiim programna dntrlebilmektedir. Uygulamada ise bu program yrrle konulmakta, kurumun mesajlar hedef kitle tarafndan almlanmaktadr. Deerlendirme aamasnda da hedef kitlenin zerinde yaratlan etkiler lmlenerek yaplan programn etkisi ve taraflar arasndaki mzakere ve uzlamann derecesi ortaya kmaktadr. ktidar Kavram ve ktidar Aralar Balamnda Halkla likiler irketlerinin Halkla likiler Deerlendirmesi zerine Anket almas Ama ve Yntem Aratrmann evreni Trkiye Halkla likiler Dernei (THD)nin internet sitesinde yer alan 46 halkla ilikiler irketidir. Bu anket almas teorik alt yapda vurgulanan iktidar kavramnn halkla ilikiler fenomeniyle balantlandrlmas aamasnda uygulayclarn bak asn ortaya koymay hedeflemektedir. Bu ama dorultusunda Grunig ve Huntn ABD halkla ilikileri iin ortaya att halkla ilikiler davrannn drt modelinin zellikleri temel alnarak 16 sorudan oluan ( ak-yar kapal-kapal ulu) sorudan oluan anket formu hazrlanmtr. Anketler rneklem grubu olarak alnan halkla ilikiler irketlerine elektronik posta yolu ile gnderilmi ve 14 irketten geri dn alnmtr. Verilerin analizinde SPSS 17. 0 (Statistical Package for Social Sciences) programndan yararlanlmtr. Bulgular Anketi yantlayanlarn yzde 78,6s kadn yzde 21,4 erkektir. Ankete katlanlarn ya ortalamas yzde 35,7 elli ya ve zeri, yzde 14,3 krk alt-elli ya, yzde 7,1i otuz alt-krk ya aralndadr. Bu veriler ankete katlanlarn ya ortalamasnn arlkl olarak (yzde 57,1) 36 ya ve st kiilerden olutuunu ortaya koymaktadr. Anketi yantlayanlarn yzde 85,7si niversite, yzde 14,3 ise master mezunlarndan olumaktadr. Halkla ilikiler faaliyeti yapan kurumlarn yzde 50si halkla ilikiler irketi, yzde 42,9u iletiim danmanl irketi, yzde 7,1i ise reklam ve halkla ilikiler irketi adyla almalarn srdrmektedir. Anketi yantlayanlarn kurumdaki pozisyonlarna bakldnda yzde

55 Sosyoloji Notlar 35,7sinin ajans bakan, yzde 7,1nin genel mdr, yzde 14,3nn genel mdr yardmcs, yzde 21,4nn mteri ilikileri koordinatr, yzde 21,4nn medya ilikileri koordinatr olarak grev yapt grlmektedir. altklar grevdeki sreye ilikin olarak katlmclarn yzde 14,3 yirmi yl st, yzde 28,6s on alt-yirmi yl, yzde 28,6s on bir-on be yl, yzde 21,4 alt-on yl eklinde yant vermitir. Halkla ilikilerin ne olduu sorulduunda, katlmclarn yzde 35,7si karlkl anlay oluturma, yzde 14,3 bilimsel analiz temelinde ikna, yzde 14, 3 etki brakacak bilgi yaylm, yzde 14,3 bilgilerin yaylm, bilimsel analiz temelinde ikna ve karlk anlay oluturmann iinde yer ald bir kavram olarak tanmlarken, yzde 7,1i propaganda, yzde 7,1i ynetim bilimi, yzde 7,1i ise gerek bilgilerin yaylmas ve bilimsel analiz temelinde iknadan oluan tanmlar yapmlardr. Kii, kurum yada rgtn amac sorgulandnda katlmclarn yzde 35,7si evrenin kazanlmas, yzde 28,6s evre ile uyum, yzde 14,3 evrenin kontrol, yzde 14,3 evrenin kontrol, evrenin kazanlmas ve evre ile uyumun bir arada olduu ynnde gr bildirmi, yzde 7,1i ise evrenin kazanlmas ve evreyle uyum amacnn birlikte olduu yantn vermitir. Halkla ilikilerde iletiimin doas zerine dnceleri sorgulanan katlmclarn yzde 92,9u ift ynl dengeli etki, yzde 7,1i ise ift ynl dengesiz etki balamnda yantn vermitir. Halkla ilikilerde kullanlan iletiim modeli ele alndnda katlmclarn yzde 78,6s gruptan gruba geri bildirim, yzde 14,3 kaynaktan alcya geri bildirim, yzde 7,1i ise duruma gre deiir fikrini ne srmtr. Katlmclarn hepsi aratrmann nemli olduunu belirtmitir. Niin aratrma yaptklar sorgulandnda katlmclarn yzde 35,7si hedef kitlenin dncelerini renme, yzde 21, 4 etkinlik yada program iin davran stratejisini belirleme, yzde 14,3 etkinlik ncesi ve sonras tutumlarn kontrol, karlkl anlayn deerlendirilmesi, hedef kitlenin dncelerini renme ve davran stratejisini belirlemenin bir arada olduu dncesini ortaya atm, yzde 7,1i hedef kitlenin dncelerini renme ve davran stratejisini belirleme eklinde yant vermi, yzde 7,1 ise bu soruyu yantsz brakmtr. Halkla ilikilerin rol sorgulandnda katlmclarn yzde 35,7sinin biimlendirme, yzde 14,3nn danma, yzde 14,3nn bilgilerin yaylmas, yzde 14.3nn danma, araclk ve bilgilerin yaylmasn kapsayan tm, yzde 7,1inin araclk, yzde 7,1inin biimlendirme ve araclk, yzde 7,1inin bilgilerin yaylmas ve biimlendirme eklinde yant verdii ortaya kmtr. Halkla ilikilerin aralar sorgulandnda katlmclarn yzde 35,7sinin bilgi ve sylem, yzde 14,3nn bilgi, yzde 7,1inin bilgi ve ideoloji, yzde 7,1inin sermaye ve bilgi, yzde 7,1inin sylem yant verdikleri yzde 28,6snn ise bu soruyu yantsz braktklar grlmtr. Halkla ilikilerde nemli olan gr sorgulandnda katlmclarn yzde 42,9unun hedef kitlenin gr, yzde 21,4nn kurumun, hedef kitlenin ve halkla ilikiler uzmannn grlerinin hep birlikte, yzde 7,1inin kurumun grleri, yzde 7,1inin halkla ilikiler uzmannn gr, yzde 7,1inin yaplacak etkinlik yada programa gre deiecei yantn verdii, yzde 14,3nn ise bu soruyu yantlamad ortaya kmtr. Tartma ve Sonu ktidarla ilgili ileri srlen, iktidarn asli unsuru bir istek veya arzunun gerekletirilmesidir; insanlar aras sosyal etkileimin her dzeyinde var olan, bir tarafn dierini etkilemesi anlamna gelen bir sosyal etkidir; arzu edilen yada amalanlan hedefe ulama yeteneidir gibi tanmlar iktidar halkla ilikiler ile ilikilendirecek argmanlar sunmaktadr. Ayrca halkla ilikiler tanmlar ele alndnda: halkla ilikiler halk belli bir tutumu kabule yada belirli bir uygulama yolunu izlemeye inandrma sanat;kamular ve kurumlar arasndaki karlkl anlayn

56 Sosyoloji Notlar gelimesine katkda bulunarak karmak ve oulcu toplumun hedeflerine ulamasnda ve ilevlerini gerekletirmesinde yardmc olan bir kavram; kamuoyunu deitirme, yaratma, glendirme veya stesinden gelme sanat ve bilimidir gibi tanmlar bu balant noktalarn gzler nne sermektedir. Ayrca Weberin bireyin karsndakinin neler yapabileceini nceden grerek, buna istinaden karsndakinin davranlarn maniple edebilmesi ve buna gre kendi eyleminin ynn izmesini iktidarn gstergesi olarak betimlemesi de bu balamda ilgintir. Dier nokta ise iktidarn var olabilmek ve varln srdrebilmek iin ihtiya duyduu bilgi, ideoloji, sylem, iddet ve sermaye gibi aralarn halkla ilikilerin de vazgeilmez aralarndan olmasdr. Sosyal teori ve siyaset teorisinde, iktidarla ilgili birok yorum yer alsa da, iktidar kavram iki temel bak as zerinden tartlmtr. Aktrn istedii eylere dierlerinin direncine ramen ulaabilme kapasitesi olarak deerlendirilen iktidar dncesinin asimetrik yn ve kollektiviteye ait bir zellik olarak tanmlanan simetrik ikinci yn. Bu iki perspektif toplumu bir btn olmaktan ok ztlaan snflarn zorunlu beraberlii olarak gren atmac teorilerle, eitli sosyal farkllk ve eitsizliklere ramen insanlar birlikte yaamaya devam ediyorsa uzlama ve btnlemenin temel olduunu savunan fonksiyonalizm, struktralizm yada sembolik etkileimcilik gibi teorilerin uzantlardr. Grunigin halkla ilikiler alannda ortaya koyduu tek ve ift ynl asimetrik ve simetrik iletiim ynndeki dnceleri bu balamda nemlidir. letiimi simetrik ve asimetrik yapan onun balang noktas ve geri bildirim eklidir. Asimetrik anlamda halkla ilikilere yklenen rol daha ok istenilen gerekleri ve bunlar iin takip edilecek eylem ekillerini vmek ve bununla st kapal olarak, istenmeyen veya kabul edilmeyen dier tarafa gnderme yapmaktr. Simetrik balamda halkla ilikiler ise taraflarn birbirleriyle eit dzlemde kurduklar iletiim zerinden karlkl anlayn gelitirilmesi ynndedir. zetle simetrik halkla ilikiler, diyalog, uzlama ve paylalan g ile karakterize edilen ilikisel bir durumu betimler. Anket almasnda elde edilen veriler dorultusunda halkla ilikilerin ne olduu sorgulandnda iki tarafl kazancn hakim olduu, iki ynl ve simetrik halkla ilikiler iin balang noktas olabilecek karlkl anlay oluturma dncesinin arlkla ifade edilmesi nemlidir. Kurumun halkla ilikilerdeki amac sorgulandnda evrenin kazanlmas ve evreyle uyum oranlarnn ykseklii halkla ilikiler irketlerinin almalarnn simetrik iktidar davran dorultusunda ilerledii ynnde ipular vermektedir. Ayrca halkla ilikilerde iletiimin doas sorgulandnda yzde 92lere varan ift ynl dengeli etki yantlar ve kullanlan iletiim modelinde gruptan gruba iletiimin arlkl olarak dillendirilmesi halkla ilikiler irketlerinin simetrik temelde adm benimsedikleri ynnde argmanlar sunmaktadr. Halkla ilikilerde iletiimin simetrik olduunu kantlamak iin kullanlan aratrmalarn irketlerce younluklu olarak hedef kitlenin dncelerini renmek amacyla yaplmas bu balamda nemlidir. Halkla ilikilerin rol sorgulandnda irketlerin kendine biimlendirme roln semesi irketlerin yukarda simetrik halkla ilikiler ynnde verdikleri yantlarla elimektedir. Bu yantlar halkla ilikilerin asimetrik temelde iktidar znesi olabileceini gstermektedir. Halkla ilikilerin aralar sorgulandnda, iktidarn var olabilmek ve varln srdrebilmek iin ihtiya duyduu bilgi, ideoloji, sylem ve sermaye gibi aralarn halkla ilikiler iin de nemli olduu varsaym anket almas sonucunda da dorulanmtr. Bu sonular iktidar uygulaycs ve aktr olarak nitelendirilebilecek halkla ilikiler uygulayclarna ideal olan uzlamac, oydamac simetrik bir iktidar aktr rol vermektedir.

57 Sosyoloji Notlar Kaynaka


AKTAN, Cokun Can (2008) Sosyal Sermaye P Dergisi, Say: 26, s. 4-13. ARENDT, Hannah (1994) nsanlk Durumu Seme Eserler1, letiim Yaynevi, stanbul. ASNA, M. Alaeddin (1978) Bankaclar iin Halkla likiler, Trkiye Bankalar Birlii Yayn, Ankara. ASNA, Alaeddin (1997) Halkla likiler, Dnden Bugne Bir Sanat-Meslek yks stanbul: Sabah Kitaplar, stanbul. BECERKL, Yldrm Sema (2002) Halkla likiler Disiplinin Ve Tanmlarnn Eletirel Bir Yaklamla Analizi letiim, Gazi niversitesi letiim Fakltesi Dergisi, 12: 4765. BENTELE, Gnter ve Wehmeier Stefan (2007) Applying Sociology To Public Relations Public Relations Review 33: 294-300. BERGER, Bruce K. (2005) Power Over, Power With And Power To Relations: Critical Reflections On Public Relations, The Dominant Coalition, And Activism Journal Of Public Relations Research, 17 (1) : 5-28. BOURDEU, Pierre (1997) Televizyon zerine, ev. , Turhan Ilgaz, stanbul: Yapkredi Yaynlar. BRUNKHORST, Hauke (2006) The Productivity Of Power: Hannah Arendts Renewal Of The Classical Concept Of Politics Revsta De Cenca Poltca, 26 (2) : 125-136. CHILDERS, Linda (1989) James Grunigs Asymetrical And Symetrical Models Of Public Relations Ieee Transactons On Professional Communication, 32 (2) : 86-93. KL, Y. E. (1996) Halkla likiler Teorisinin Temelleri. stanbul niversitesi letiim Fakltesi Dergisi, 223-250. DELBA, Kayhan ve YT, Emin (2005) Siyaset Kurumu Kurumlara Sosyolojik Bak, (der. ) Sevin Gl, Birey Yaynclk, stanbul. DEVEC, Cem (1999) Foucault, ktidar Kavramsallatrmas Siyasal Boyutun Ayrtrlamazl Dou Bat Dergisi, 9: 23-39. DORER, Johanna ve MARSCHK Matthias (1993) Kommunikation Und Macht. Public Relations -Eine Annherung, Turia & Kant, Wien. EDWARDS, Lee (2006) Rethinking Power n Public Relations Public Relations Review, 32: 229-231. ERDOAN, rfan (2002) letiimi Anlamak, Erk Yaynlar, Ankara. ERDOAN, rfan (2008) Teori Ve Pratikte Halkla likiler, 2. Basm, Erk Yaynlar, Ankara. FALKHEMER, Jesper (2007) Anthony Giddens And Public Relations Public Relations Review, 33: 287-293. GIDDENS, Anthony (2005) Sosyal Teorinin Temel Problemleri, ev. mit Tatlcan, Paradigma Yaynclk, stanbul. HUTTON, James G. (2004) Halkla likilerin Tanm Boyutlar Ve Sahas Halkla likilerde Seme Yazlar, (der. ) Hanife, Gz, Sema Yldrm. Becerikli, Alban Datm, Ankara. IHLEN, Oyvind (2007) Building On Bourdieu Public Relations Review, 33: 269-274. LER, Esra. Kelolu (2007) Halkla likiler, Gazi niversitesi letiim Fakltesi Basmevi, Ankara. JOHANSSON, Catrin (2007) Goffmans Sociology Public Relations Review, 33: 275-280 KARADENZ, Mustafa (2009) Pazarlama Ynetiminde Halkla likilerde Kullanlan Kavram Ve Tanmlamalar Journal Of Naval Science And Engineering, 5 (1) : 1-16. KOUAI, Gltekin (1999) Toplumsal iddet zerine http: //E-Kutuphane. Egitimsen. Org. Tr/Pdf/271. Pdf, (13 Kasm 2009). LUKES, Steven (2006) ktidar Ve Otorite Sosyolojik zmleme Tarihi (der. ) Tom Bottomore Ve Robert Nisbet, Krmz Yaynlar, stanbul. MOTON, Judy ve LETCH, Shirley (2007) A Toolbox For Public Relations: The Oeuvre Of Michel Foucault Public Relations Review, 33: 263-268. MOTON, Judy (2005) Participative Public Relations Public Relations Review 31: 505-512. RUSSEL, Bertrand (2004) ktidar, ev. Gksel Zeybek, lya Yaynevi, zmir. AN, Mustafa Kemal (2006) Bilgi Toplumuna Geite Sosyal Sermayenin Tad nem Ve Trkiye Gerei zmit 5. Uluslar aras Bilgi Ekonomi ve Ynetim Kongresi Bildiriler Kitab, Cilt1 s. 113-140 TUTAR, Hasan (2009) rgtsel letiim, 2. Basm, Sekin Yaynclk, Ankara. WAERAAS, Arild (2007) The Re-Enchanment Of Social nstitutions: Max Weber And Public Relations Public Relations Review, 33: 281-286. WAKEFELD, Robert I. (2009) Uluslar Aras Halkla likiler Teorisi, nternet Ve Aktivizm: Kiisel Bir Dnce Halkla likiler zerine, ev. , Pnar zdemir, (der. ) Fatih Keskin Ve Pnar zdemir, Dipnot Yaynlar, Ankara. WEBER, Max (1995) Toplumsal Ve Ekonomik rgtlenme Kuram, ev. , zer Ozankaya, mge Kitapevi, Ankara. YILDIZ, Nuran (2003) Halkla likilerin deolojik Yntem Olarak leyii Amme daresi Dergisi, 5 (36) : 35-42.