ACİL SERVİSTE HASTAYA YAKLAŞIM

MECBURİ HİZMETE GİDECEK PRATİSYENLER İÇİN ÇEŞİTLİ KİTAPLARDAN, İNTERNET SİTELERİNDEN, KENDİMİN VE DİĞER HEKİMLERİN DENEYİMLERİNDEN DERLENEREK HAZIRLANMIŞTIR.

1

Ateş................................................................................................16 Baş ağrısı...........................................................................................3 Baş dönmesi..................................................................................10 Bel ağrısı...........................................................................................9 Bilinç bulanıklığı..............................................................................13 Boğaz enfeksiyonlu hasta.................................................................18 Boğaza yabancı cisim kaçması..........................................................40 Böcek sokması.................................................................................32 CPR.................................................................................................42 Çarpıntı...........................................................................................13 Diş ağrısı..........................................................................................12 Döküntülü hasta...............................................................................19 Eklem ağrısı......................................................................................11 Ele iğne batması...............................................................................37 GİS kanaması....................................................................................14 Göğüs ağrısı......................................................................................5 Göz yaralanmaları.............................................................................25 Hematüri.........................................................................................15 İnsan / hayvan ısırığı........................................................................35 Karın ağrısı........................................................................................7 KİBAS bulguları................................................................................26 Kulağa yabancı cisim kaçması...........................................................24 Nefes darlığı.....................................................................................6 Ölü muayenesi................................................................................50 Pnömotoraks...................................................................................26 Travmalı hasta..................................................................................20 Vaginal kanama................................................................................14 2

Yanık...............................................................................................27 Zehirlenmeler.................................................................................30

BAŞ AĞRISI
Baş ağrısı ile gelen hastada öncelikle ağrının nasıl başladığı öğrenilmelidir. Ani bir başlangıç mı yoksa yavaş yavaş artan bir ağrı mı olmuş. Ani bir başlangıç ciddi bir durum olduğunu gösterir. Ardından muayenede mutlaka ense sertliği ve ateş bakılmalıdır. Bulantı, kusma sorgulanmalıdır. Bunların varlığında hasta acilen subaraknoid kanama ? ve menenjit ? öntanılarıyla sevk edilmelidir.

Kısa bir nörolojik muayene unutulmamalıdır. Mutlaka hastanın pupilleri değerlendirilmelidir. Pupillerin tek tek ışığa tepki verip vermediğine bakılır ve ardından iki pupil arasında ışık gezdirilerek ikisinde de aynı oranda açıklık olup olmadığına bakılmalıdır. İki pupil arasında az da olsa genişlik farkı varsa bu çok önemli bir bulgudur. Ayrıca ışık refleksi alınmayan yani ışığa rağmen genişliği değişmeyen pupil varlığı da sevk gerektirir. Ayrıca acilde yapılacak kısa pratik nörolojik muayenede şu birkaç noktaya daha dikkat edilirse büyük oranda doğru değerlendirme yapılmış olur. Öncelikle daha önce de dediğim gibi pupiller normal mi diye bakılır. Ardından vücutta sağ ve sol yarıda duyu ve kas gücü bakımından uyumsuzluk yani lateralizan bulgu var mı diye bakılır. Yukarıdan başlayarak kaslar arasındaki güç farkına bakılır. Önce kaşlarını sımsıkı yumması söylenir, sonra iki kaşını da tamamen kaldırması, sonra dişlerini göstermeye çalışması, dilini dışarıya çıkararak iki yana oynatması, ellerini havaya doğru avuç içleri kendisine bakacak şekilde kaldırarak bir süre tutması (bu süre içinde iki koldan biri daha önce düşerse o tarafta güçsüzlük vardır. İki tarafın aynı anda düşmesi önemli değildir), aynı şekilde bacaklarını da kaldırması (kalçadan ve dizden fleksiyon yapacak şekilde) ve yaklaşık 10 saniye kadar havada hiçbir yere ve birbirine temas etmeden tutması istenir. Bir bacak daha önce düşerse o tarafta güçsüzlük vardır. Yani önemli olan iki taraftan birinde diğerine göre farklı bir bulgu olmasıdır, iki taraf aynı anda düşerse çok da önemli bir bulgu değildir.

Son olarak hastanın yüzünün iki yanına aynı anda elimizle hafifçe dokunarak iki taraf arasında duyu farkı olup olmadığı sorulmalıdır. Aynı şekilde ellere, ön kollara, ayaklara ve tibiaya da benzer şekilde dokunarak iki taraf arasında duyu farkı araştırılmalıdır.

Bunlar, yani 1.) pupil muayenesi 2.) iki taraflı kas gücü karşılaştırması 3.) iki taraflı duyu karşılaştırması, acilde yapılabilecek en hızlı nörolojik muayene yöntemidir. Eğer gerekli görürsek hastada cerebellumda hasar var mı diye hastayı düz 3

çizgide biraz yürütüp, parmak burun testi de yaparak denge problemi olup olmadığından emin olabiliriz.

Çok uzun bir muayene gibi görünse de aslında birkaç kez yapılınca pratiklik kazanılıyor ve artık düşünmeden her şüpheli hastada kısaca nörolojik muayene yapılabiliyor.

Başağrısında ciddiyeti anlamamızı sağlayan çok önemli bir soru vardır: “ Bu ağrı daha önceki baş ağrılarınıza nitelik olarak benziyor mu? ”

Bu soru aslında sorulması gereken en önemli sorudur. Eğer hastanın bu tür bir ağrısı daha önce de olmuşsa menenjit, SAK ihtimallerini dışlama şansımız daha yüksektir. Çünkü hastanın hayatında ikinci kez menenjit ya da SAK olması çok da mümkün değildir (fakat olabilir tabi ki). Özellikle ek olarak herhangi bir pupil anormalliği, ense sertliği, nörolojik bulgu da yoksa hastaya rahatlıkla ağrı kesici reçete edebiliriz.

Ama genelde bu soruda sorulmak isteneni tam olarak anlayabilen hasta sayısı az oluyor. Hastaların çoğu daha önce böyle bir ağrım olmamıştı derler. Pek çoğu da ağrılarını abartmayı sever. Bu durumda muayene bulgularını da dikkate alarak en doğru kararı vermek gerekir.

Örn: Gerilim tipi başağrıları her zaman benzer ağrılardır fakat her ataktaki yoğunluğu farklı olabilir. Mesele hasta her gerilim tipi başağrısı yaşadığında zonklayıcı tarzda ağrısı olur, yani niteliği benzerdir. Fakat hasta her atakta farklı şiddetlerde ağrı çeker. Bize geldiğinde belki de en şiddetli gerilim tipi ağrıyı yaşıyordur. O yüzden bu sorunun cevabına dikkat edilmelidir. Böyle bir hastaya “daha önce buna benzer bir ağrınız olmuş muydu?” diye sorduğumuzda hasta hayır hiç bu kadar şiddetli olmamıştı der. Dikkat edilirse hasta nitelikten değil nicelikten bahsetmiş oluyor. Daha önce de dediğim gibi, ağrının niteliği önemlidir. O durumda hastaya “ Bu ağrınız öncekilerden daha şiddetli olabilir, ama önceki ağrılarınıza şekil olarak benziyor mu, yoksa ömrünüzde buna benzer bir tür ağrıyı hiç yaşamamış mıydınız? ” şeklinde bir soru sorulabilir.

Başağrılarında bizi en çok yanıltabilecek durum migren oluyor. Çünkü migrenli hastalarda bulantı, kusma, ışığa hassasiyet, çok şiddetli ağrı ve ağrı nedeniyle başlayan görme bozukluğu gibi belirtiler olur. Eğer hasta daha önce benzer bir atak geçirmişse zaten kendisi “Benim yine migren ağrılarım başladı” diye ipucu veriyor. Ama ilk atakla gelmişse durum zorlaşıyor. Böyle bir durumda hiç riske girilmeden, acil şartlarında migren mi yoksa menenjit benzeri bir tablo mu diye ayırıcı tanı yapmaya çalışarak zaman kaybetmeden hasta sevk edilmelidir.

4

Eğer başağrısının herhangi bir organik nedeni olmadığından emin olmuşsak ağrıyı kesmek için hastaya 1 amp dikloron (IM) yaptırılarak hasta yarım saat gözlenerek gönderilebilir. Ayrıca gerekirse hastaya migren reçetesi de yazılabilir. (Yapılan her enjeksiyonda hasta en az yarım saat gözlenmelidir, çünkü her türlü ilaca karşı anafilaksi gelişebilir. Başka bir acil serviste buscopan yapılan hasta anafilaksiye girmiş ve o sırada hazır olarak bekletilen adrenalin sayesinde hasta kurtarılmış.)

Baş ağrılarının bir diğer sebebi de tansiyon yüksekliğidir. Akla gelmelidir. Tansiyon yüksekse 25 mg kapril verilerek hasta takip edilir. Düşmezse tekrar 25 mg kapril, olmazsa lasix, yine olmazsa nidilat ve son çare olarak da perlinganit seçilir.

GÖĞÜS AĞRISI
Göğüs ağrısı ve göğüste sıkışma hissi şikayetleriyle gelen hastalarda ilk akla gelen tanı MI oluyor genelde. Ama başka tanılar da olabilir. Örn: pnömoni, pulmoner emboli, perikardit, aort anevrizması ya da aort diseksiyonu olabilir. Aort diseksiyonunda genelde ani bir ağrı, tansiyon düşüklüğü, senkop, kalp durması gibi bulgular olur. (bizim acile MI tablosuyla gelen hastanın, EKG’sinde ve kardiyak enzim ve elektrolitlerinde anormallik çıkmaması üzerine hasta bekletilmiş. Daha sonra şikayetlerinde artma olması üzerine hasta yine de sevk edilmiş. Ve gönderildiği hastanede aort anevrizması teşhis edilmiş. Bu konuda dikkatli olunmalıdır. Bekletilmemelidir. Hastanın şikayetleri önemsenmelidir, laboratuar bulgularında anormallik olmaması çok da önemli değildir.) Ama şöyle bir durum da var ki bu da önemlidir. Mesela hasta tipik bir reflü veya bel ağrısı şikayetiyle gelebilir. Ama aslında MI geçiriyordur. Özellikle yaşlı hastalar veya diabeti olan hastalar duyu kaybı nedeniyle ağrıyı hissetmeyebiliyorlar. Ve aslında çok ciddi bir MI’ı mide ağrısıymış gibi yorumlayabiliyorlar. (yine benim bulunduğum yerdeki bir doktor arkadaşa, daha önce bypass olduğunu söyleyen bir hasta yeni başlayan hafif bir bel ağrısıyla geldi, tam ağrı kesici verip gönderilecekken son anda riske girmemek için EKG çekti ve çok tipik bir MI görüntüsüyle karşılaştık, hasta hemen sevk edildi. Benzer bir şey benim de başıma geldi. Diabetli bir hastada karın yan taraflarında başlayan ağrı hafifçe toraksta iki taraflı yanlara doğru yayılmış. Çok tipik rahatsızlığı yoktu. Riske girmeden çektiğim EKG’de bariz bir MI tablosuyla karşılaştım. Hasta diabetli olduğu için ağrı duyusu azalmış ve geçirdiği kalp krizini hissedememiş.) Yani kısaca her bel ağrısında, her göğüs ağrısında, her şüpheli karın ağrısında, her diabetlide; EKG + kardiak enzimler + elektrolitler görülmelidir. Ve hastalar sonuçları normal çıksa bile hemen eve gönderilmemelidir.Özellikle yaşlı, diabetli, daha önce kalp şikayeti olan hastalarda daha da dikkatli olunmalıdır.

Bir diğer dikkat edilecek nokta: MI hemen EKG ‘ye ya da kana yansımayabilir. İlk yükselen kardiyak enzimler bile MI’dan 3 saat sonra kanda tespit edilebiliyor. EKG de aynı şekilde 5

Ama verilen tedavi anafilaksiyi yüzde yüz düzeltecek diye bir şart yok. (KOAH’ta oksijen çok verilmemelidir. nefes darlığı. Hastanın daha önceden astım ya da KOAH tanıları varsa.  Tansiyonu düşük değilse 5 mg isordil verilir (tansiyon kontrol altında tutulmalıdır). Hastada 6 . alınan bir ilaç. yenilen değişik bir yiyecek öyküsü akla anafilaksiyi getirmelidir.) (nöbetçiyken tam bir astım krizi gibi duran bir hasta geldi. Ventolin pulmicort’u vermedim ve öykü almaya başladım. Kostaların kıkırdak ve kemik kısımlarının birleşim yerlerinde basınca ağrı artıyorsa kostokondrit olabilir. PPI ile ağrıda azalma olması) gibi durumlar düşünülebilir. solunum merkezini deprese edebilir. Hasta ne kadar uzun süre gözlem altında tutulursa hem hasta hem de doktor o kadar az riske girer. mutlaka CPR yapılabilecek şartlar hazır tutulmalıdır. Bu nedenle bu tür hastalar yarım saatte bir EKG çekilerek takip edilmelidir. Bugün ilk dozu aldıktan sonra böyle oldum dedi. Atak tekrarladığında yine aynı tedavi yapılmalıdır. Hasta biraz rahatladığında durum tekrar değerlendirilerek SF içinde prednol ve antibiyotik eklenerek hastaya takılabilir.hemen yansıtamayabilir kalpteki elektriksel bozulmaları. bu atak da önceki ataklarına benziyorsa ventolin + pulmicort + oksijen verilmelidir. ağrıyı içerden geliyor gibi belli belirsiz tarif ediyorsa o ağrının kaynağı iç organlardır. bu genelde ağrının kas iskelet sistemine ait olduğunu gösterir. En acil durum olan anafilaksi olmadığından emin olunduğunda diğer tanılar üzerine yoğunlaşılmalıdır. Saat başı da kan tahlili istenmelidir. tam ventolin pulmicort takacakken hasta dudaklarım uyuşuyor dedi. MI’dan şüphelenildiği zaman hastaya hemen  300 mg ‘lık aspirin çiğnetilir (coraspin). Özellikle dudaklarda gözlerde ani şişme. daha çok uzanırken olan yanma olur). p. Eğer MI olmadığından eminsek.  Hemen sevk edilir. reflü (ağza doğru gelen acı ekşi tat. Son olarak hasta eğer ağrıyan yerini tam olarak eliyle parmak ucuyla gösterebiliyorsa. Bu durumda hastanın öyküsü önemlidir. kaşıntı gibi bulgular varsa hemen adrenalin + avil + dekort ile anafilaksi tedavisi yapılmalı ve hasta düzelirse en az 12 saat bekletilmelidir.  Oksijen takılır. ürtiker. yemek yenildiğinde azalan veya artan yani yemekle alakalı ağrı. Aynı zamanda damaryolu açılmalıdır. Çünkü ilk atak düzelse bile saatler sonra oluşabilecek geç reaksiyonlar nedeniyle ikinci bir atak olabilir. ya KOAH alevlenmesidir. Veya kas iskelet sistemine ait bir ağrı olabilir.ülser (midede kazınıyormuş gibi olan ağrı. ya da anafilaksidir. bir böcek sokması. yanma. NEFES DARLIĞI Nefes darlığıyla gelen hasta ya astım krizindedir. bir nokta değil de geniş bir alanı tarifliyorsa. ya pulmoner embolidir. Yapılan bir enjeksiyon. Fakat tam yerini gösteremiyorsa. “iki gün önce astım tanısı konuldu ve ağza sıkılan ilaçlardan ve bir tane de antibiyotik verildi” dedi hasta. Ya da derin anemi’dir. ya MI’dır.

Burda önemli olan hastada akut batın olup olmadığıdır. Eğer daha periferdeki bir damar tıkanmışsa hastada çok fazla nefes darlığı olmaz ama tıkanmanın olduğu tarafta yan ağrısı olur. Akut batınla karışabilecek ve oldukça da sık karşılaşılan diğer bir durum renal kolik’tir.) Hasta clexane yapılarak sevk edilmelidir. kan tahlilleri normal çıkar (pek sanmıyorum ama eğer d-dimer bakma şansınız varsa işiniz kolaylaşır. muayenede sağlıklı bulgular elde edemez ağrı azaldığı için. Hastanın prognozu tıkanan damara bağlıdır. Bir süre daha beklettim. Akut batın varsa hasta acilen ameliyata alınması için sevk edilmelidir. Karnına dokunduğunuzda taş gibidir. bir kez gördüğünüzde asla unutmazsınız. Hastayı hemen sevk edin. hastayı gönderdiğiniz hekimi yanıltmış olursunuz. Ventolin + pulmicort vermedim. düşük çıktı. Tansiyonu ölçtüm. Zaten hem hastanın görünüşünden hem de öyküsünden kolayca anlaşılabilir. genelde ilaç bittiği için tekrar yazdırmaya üşeniyorlar ya da sürekli ilaç kullanmaktan sıkıldıkları için doktora haber vermeden ilaçları kesiyorlar. Bunların pek çoğu basit ağrılardır. Aynı zamanda göğüs ağrısı da olabilir. kasar. Hasta dudak uyuşukluğundan bahsetmeseydi benim aklıma sadece astım krizi gelecekti. bir şey yememesini söyleyin. ya gastroenterittir ya da parazitozdur. Uzanmasını söylediğinizde uzanamaz ağrı nedeniyle. Pulmoner embolide pulmoner damarların tıkanması sonucu ani bir nefes darlığı başlar. Hasta 15-20 dakika sonra tamamen rahatladı. hastada hemoptizi olabilir. Akut batınlı hastaların kliniği aslında çok tipiktir. Bu durumdaki bir hastada zaman kaybetmeden damaryolu açılmalı. herhangi bir sorun çıkmayınca gönderdim. kan şekeri normaldi. hastanın oral alımı kesilmelidir. ama pek çok acilde sadece hemogram ve TİT dışında imkan yokken d-dimer biraz imkansız kalıyor. baş dönmesi vardı hastada. Defans vardır. karnını hiç hareket ettirmemeye çalışır. 1000 cc SF taktım. Elinizle bastırıp aniden çektiğinizde hasta çok ciddi bir ağrı ile yerinden sıçrar. Fakat acil cerrahi gerektirmediği için sevk etmeye gerek yoktur. EKG’ler. yani rebound da vardır. Her an tetikte olmak lazım. 1000 cc SF takılmalı (vücut boşluklarına sıvı kaçışı nedeniyle sıvı kaybı olduğu için). Gelen her beş KOAH alevlenmesinden bir tanesinde iyice sorguladıktan sonra hastanın ilacını birkaç gündür bıraktığını öğreniyorum. fakat eğer ağrı kesici yaparsanız. Kendisine de kesinlikle bir yudum bile su içmemesini. Yine ciddi durumlardan olan pulmoner emboli de olabilir nefes darlığının sebebi. Hasta kesinlikle kıpırdayamaz. KARIN AĞRISI Acile karın ağrısı şikayetiyle her gün onlarca hasta gelir. dudaklarımdaki uyuşukluk azaldı dedi.) Hastada benzer şekilde KOAH alevlenmesi de olabilir. 7 . Yani demek istediğim her türlü ilaca karşı anafilaksi gelişebilir. Hasta ya enfeksiyon nedeniyle atak geçirmiştir ya da ilaçlarını bıraktığı için atak geçirmiştir. hasta yarım saat sonra tamamen normale döndü. Hasta ısrarla ağrısını kesmenizi isteyecektir.allerji olduğunu düşünerek ve belki de bu allerjinin ventoline bağlı olabileceğini düşünerek sadece avil + dekort yaptım. Renal kolik ağrısı da çok şiddetlidir.

Hastalığın uzamasına da sebep olur. semptomlar yeni başladıysa ihtimal daha da yüksektir. askaris reçeteleri) hasta gönderilir. Benzer ağrı olduysa işimiz daha kolaydır. Bu durumda hasta lavman ile genellikle rahatlar. tuzlu bişeyler içmesini söyleyin. kaşıntı olup olmadığı. Yani ağrısı renal kolik ağrısıdır. hastada ishal kusma varsa. 8 . kurt düşürüp düşürmediği. Eğer tahliller normalse hastanın ishal ve kusmasının kesilmesi için kesinlikle ilaç vermeyin.) Hastalardaki ağrı konstipasyona bağlı da olabilir. Önemli olan su kaybıdır.) Karın ağrısı parazite bağlıysa hastaya anüs çevresinde iştah kaybı. uzun süredir mi sürdüğü sorulmalıdır. Bu şikayetlerle gelen hastada idrarda eritrosit varsa çok büyük ihtimalle hasta taş düşürüyordur. Hastada ateş. 4 gün geçtiği halde ishal devam ediyorsa. (gastoenterite yaklaşım ve reçeteler “Reçete Defterim” de yazıyor. ya da 500 cc SF içine buscopan ve arveles katılarak IV olarak verilir ve bir süre gözlem altında tutularak ağrısı kontrol altına alınır. Ailede benzer öykü varsa. Oradan bakılabilir. Hasta akut batın ya da renal kolik değilse gastroenterit olabilir. Çünkü önemli olan hastanın kaybettiği sıvıyı ve elektrolitleri almasıdır. Lökosit de yüksekse enfekte olmuş demektir. Vücut aldığı zararlı maddeleri kusma ve ishal yoluyla atmaya çalışırken bu durumun kesilmeye çalışılması son derece yanlıştır. Renal kolikli hasta ağrı nedeniyle yerinde duramaz. Kesinlikle gastroenterit düşündüğünüz hastada metpamid benzeri ilaçlarla bu durumu engellemeyin ve hastaya bunun bir savunma mekanizması olduğunu. İki gün antibiyotik verilmesine rağmen düzelme olmazsa antiparaziter bir ilaç başlanmalıdır. Gerekli ilaçlar verilerek (oksiyür. İçiniz tamamen temizlenmeden yemek yemeniz doğru olmaz diyerek de hastayı ikna etmeye çalışın :) Çünkü zaten bir süre yemek yenmemesi çok da büyük bir sorun değildir. Hastaya bol miktarda su almasını. vücudun kendi sağlığı için onun iştahının kapanmasına kusmasına sebep olduğunu söyleyin. Hastaya ya IM olarak dikloron + buscopan. kalkar oturur kıvranır. Özellikle temizliğe dikkat etmeyen ailelerde kirli ellerle yenilen yemekler ve kirli sular sonucunda gastoenterit sık görülüyor. (SF içine novalgine katılması da özellikle ilçelerde sıklıkla yapılıyor fakat novalgine’in ciddi yan etkileri olabilir. Hastalar genelde kusmaktan hiçbir şey yiyemiyorum kusmamı keser misiniz diyeceklerdir. Mümkünse hemogram ve biyokimya istenerek lokosit artışı ya da herhangi bir başka anormallik olup olmadığına bakılır. tenesmus varsa antibiyotik başlanmalıdır. Taş düşüren hastaya idrarında kan olup olmadığı ve daha önce de benzer ağrısı oldu mu diye sorulmalıdır. bu nedenle ben hastalarda mümkün olduğunca tercih etmiyorum.Renal kolik ağrısını ve akut batını aynı anda gördüğünüzde hemen farkedilecek şey akut batınlı hastanın hiç kıpırdayamamasına rağmen renal kolikli hastanın kendisini ağrı nedeniyle yerlere atmasıdır. Muayenede defans saptanabilir. Tam idrar tetkiki istenerek idrarda lökosit eritrosit varlığı araştırılır. Rebound farkedilirse hasta akut batın şüphesiyle yine de sevk edilmelidir. Ancak son çare olarak kullanıyorum. Hastayı gözleyin. kanlı mukuslu ishal. ama rebound yoktur. Eğer hasta su bile içemeyecek durumda ve ciddi dehidrate ise mümkünse IV olarak ringer laktat ya da SF takın.

kosta hattının tam ortasına bastırırken hastadan derin nefes alması söylendiğinde ağrısı artıyorsa (murphy bulgusu) akut kolesistit olabilir. (benzer şekilde hastada tanıdan tam emin olunamadığı için hastaya ağrısı arttığında mutlaka gelmesini söyleyen ama bunu kayıt altına almayan bir doktor. safra taşı öyküsü olan hastada. Bu hastalar da sevk edilmelidir. Belirtiler tamamen apandisitteki gibidir fakat sadece hastanın sol tarafındadır. Muayenede iştahsızlık. tanıdan emin olunamayan durumlarda hastaya ağrı kesici vermekten kaçınılmalıdır. ya da hiç ilaç almadan ağrısını takip etmesi söylenir. 9 . ateş. dismenore olarak değerlendirilebilir. Şüpheli tüm karın ağrılarında. öne eğilmekle azalan ağrıda akut pankreatit olabilir. hemogramda lökositoz varsa tanıdan şüphelenilmelidir. daha çok yaşlılarda görülür: akut divertikülit. Akut apandisit ağrısının tam simetriğinde olan ve apandisitle aynı belirtilere sebep bir hastalık vardır. Apandisit farkedilmezse büyük oranda akut batına dönüşebilir. suprapubik bölgede hassasiyet. palpasyonla hassasiyet. Hastada ishal ve benzeri belirtiler de yoksa apandisit ihtimali daha yüksektir. Yaklaşım apandisitteki gibidir. böbrek üzerine vurulduğunda hassasiyet varsa pyelonefrit olabilir. sırta yayılan. hastanın ağrısının artmasına rağmen gelmemesi ve sonucunda da akut apandisit çıkması üzerine bayağı sorun yaşamıştı. Bu durum da akılda tutulmalıdır. Ve hastaya böyle bir öneride bulunulduğu mutlaka yazılı olarak kayıt altına alınmalıdır.  Sol üst kadranda ağrı. sağ üst kadranda karaciğer üstünde palpasyonla hassasiyet varsa akut hepatit olabilir.  Kusma ve ateş varlığında akla menenjit de gelmelidir. bu ağrının daha sonra yer değiştirerek sağ alt kadrana yerleşmesi.) Bazı farklı muayene bulgularına dikkat ederek diğer durumların da ayırıcı tanısı yapılabilir:  Hastada sarılık. sistit olabilir. genellikle yağlı bir yemek sonrasında oluşan. yoksa hiçbir şekilde kendimizi kurtaramayız. başlangıçta göbek çevresinde olan ağrı. Menenjite yönelik muayene yapılmalıdır. kramp tarzında bir ağrı varsa. Ağrıda herhangi bir değişme olduğunda hemen tekrar acile başvurması söylenir. sık idrara çıkma varsa. Hasta sevk edilmelidir.  Genelde adetin ilk günlerinde en şiddetli olan.Hastada akut apandisit de olabilir. Bu kayıt meselesine dikkat edilmelidir.  Sağ üst kadranda. defans rebound yoksa. Bu nedenle başlangıçta farkedilmesi gereklidir. Mümkünse hasta gözlem altında tutulur. İdrarda yanmaya ek olarak sadece mesane üstünde hassasiyet.  İdrar yaparken yanma. Ultrason olan merkezlerde bu durumu anlamak kolaydır fakat ilçelerde tamamen muayeneye ve hemograma bakılarak sadece tanıdan şüphelenmek zorunda kalınıyor.

Ama hastalar bunu kesinlikle kabul etmiyor. Ardından bel fıtığı ekarte edilmelidir. Sırt ağrısı aniden oluşmuş ve çok şiddetliyse aort diseksiyonuna bağlı olabilir. Hastada bacaklarda his kaybı ya da güç kaydı olup olmadığı tespit edilmelidir. hasta tipik bir ağrı ile gelmişse ağrı kesici yapılarak hasta gönderilebilir. Eğer bu bulgulardan biri bile varsa hasta sevk edilmelidir çünkü meydana gelen bir nörolojik hasar erken müdahale edilmediği zaman kalıcı hale gelebilir. Normalde kas gevşetici de yapılıyor ama ben pek tercih etmiyorum. O durumda gerekli tetkiler ve muayene yapılmalıdır. çünkü ağrısı azalan hasta beldeki hasarı tamamen unutarak gereğinden fazla hareket edebilir. Eğer bu tür hastalara kas gevşetici yapılırsa o kaslar gereğinden önce gevşeyerek oluşan hasarın tamirini olumsuz etkiler.BEL AĞRISI Bel ağrısı ile gelen hastada hemen EKG çekilerek yansıyan ağrıya sebep olabilecek bir MI ekarte edilmelidir. Bel fıtığı çok ilerlediği zaman ve nörolojik bulgulara sebep olduğu zaman cerrahi gereklidir. ağrısının aniden mi başladığı sorulmalıdır. Yani kas gevşetici yapmamak daha çabuk iyileşmeyi sağlayabilir. Akut pankreatit de bele yansıyan ağrıya neden olabilir. Bu nedenle hastaya idrarınızı dışkınızı tutabiliyor musunuz. Böylece hasarlı bölge sabit tutulmuş olur. Bunlar dışında beldeki ağrı uzun süreliyse mutlaka akla tümör de gelmelidir. Ayrıca beldeki ağrı böbreklerden de kaynaklanabilir. Çünkü belde bir incinme olduğu zaman o bölgedeki kaslar kasılarak belin hareket ederek daha fazla hasar görmesini engeller. 10 . O bölge zamanla iyileştikçe kasılma azalır ve hasta rahatlar. Eğer bel ağrısı dışında bir sorun yoksa. Hatta eğer hastaların daha da erken iyileşmesini istiyorsak mümkünse ağrı kesici bile yapmamamız gerekir. Hastaya son zamanlarda ağır bir şey kaldırıp kaldırmadığı. Bu sırada hasta ağrı da çekerek hareketini daha da kısıtlar. yürürken sorun yaşıyor musunuz diye nörolojik semptomlar sorulmalıdır. Dikkatli olunmalıdır. Şüphelenildiğinde hasta mutlaka uzmana yönlendirilmelidir.

damar tıkanıklığı. Tansiyon düşükse 1000 cc SF takılmalıdır.BAŞ DÖNMESİ Başım dönüyor diye gelen hastada hemen tansiyon. Ve hastada baş dönmesi. Vertigoya nörolojik muayene bulguları eşlik eder. EKG değerlendirilerek bu durumlar da ekarte edilmelidir. Hasta açısından çok sıkıntı verici bir kliniği vardır.] Hasta KBB polikliniğine yönlendirilmelidir. 2.Şeker düşükse 20 cc %10 dekstroz puşe yapılmalı ve ardından da 100 ya da 250 cc %5 dekstroz takılmalıdır. Kulak çınlaması ve işitme bozukluğu yoktur.) Bunlar yoksa bu sefer de vertigo üzerinde durulmalıdır. Çoğu hasta bu ilaçlarla rahatlar. Sıklıkla pozisyon değişiklikleri ile baş dönmesi artar. [Hastada meniere hastalığı veya benign paroksismal pozisyonel vertigo (BPPV) olabilir. Genelde süreklidir.) PERİFERİK TİP : Şiddetli baş dönmelerine genellikle kusmanın eşlik ettiği tablolardır. Bu durum EKG’de kısa bir duraklamadan sonra diğer QRS’lerden farklı olarak geniş bir QRS oluşması şeklinde farkedilebilir. kalp yetmezliği veya MI sebep olabilir. Horizontal nistagmusun yanısıra vertikal veya rotatuvar nistagmus bulunur. Şikayeti geçmişse kardiyoloji polikliniğine yönlendirilir. Vertigo eğer santral sinir sisteminden kaynaklanıyorsa “santral vertigo”. Burda önemli olan kalpteki duraklamaya sebep olan olayı anlamaktır. Süresi değişkendir.) SANTRAL TİP : Nöbetler halinde gelmez. Uyarı gelmemesi nedeniyle ventriküldeki hücrelerden bir kısmı baskın hale geçerek kendileri uyarı çıkarır ve böylece ventrikül kasılır. Baş dönmeleri kalp nedeniyle de olabilir.] Acil durumdur. kan şekeri ve EKG görülmelidir. Genellikle ani başlar. 1. Herhangi bir aritmi. kulaktan kaynaklanıyorsa “periferik vertigo “ olarak adlandırılır. Nörolojiye sevk edilmelidir. multipl skleroz olabilir. Bazen atriumdaki elektrik uyarısı ventriküle geçemeyebilir ve bu durumda kalpte geçici bir durma olur. (pacemaker takılmalıdır. Ancak dalgalı bir seyir ile şiddetlenme ve hafifleme gösterebilir. Baş dönmesi şikayeti olan hastalara 500 cc SF içinde 2 amp nootropil ve 1 amp metpamid (dramamine de olabilir) katılarak 2 saatte gidecek hızda ayarlanır. göz kararması hatta senkop olabilir. devam ediyorsa sevk edilir. 11 . [Hastada SSS’de tümör.

diz gibi büyük eklemler sık tutulur.Baş dönmelerinde akla gebelik. sadece klinik bulgulardan yola çıkılarak tanı koyulur. 7-10 gün kullanması söylenir. Ayak. ARA demek için hastada mutlaka son bir ay içinde geçirilmiş streptokok enfeksiyonu kanıtı olmalıdır. Eklem aralığında daralma. Gebelik tespit edilirse ve hasta bulantılara dayanamıyorsa 1 amp metpamid IM veya 100 . Grafide herhangi bir kırık ya da tümoral oluşum. Eğer grafi normalse. anemi gibi durumlar da gelmelidir. buna rağmen düzelme olmazsa mutlaka ortopedi uzmanına gitmesi söylenir. septik artrit ya da tümör gelmelidir. Bu bulguya ek olarak:  2 major bulgu ya da  1 major 2 minör bulgu varsa ARA tanısı konur. el. Pek çok hasta osteoartrit denilerek ağrı kesicilerle oyalanmış ve sonunda tümörün etrafa yayılmasıyla telafisi olmayan sonuçlara neden olunmuştur. Ve kadın doğum polikliniğine yönlendirilir. Eğer kırık travmaya bağlı olmamışsa tümör nedeniyle ya da osteoporoz nedeniyle olabilir. Hastalığın en sık karşılaşılan bulgusudur. eklemde şişlik kızarıklık sıcaklık yoksa hastaya ağrı kesici verilir. akla ARA da gelmelidir. Anemi çok derinse hasta sevk edilmelidir çünkü uzun süre derin anemi olursa hasta kalp yetmezliğine girebilir. Çünkü ARA tanısı laboratuar testleriyle konulmaz.(Gezicidir. Bu durumların atlanmaması için hastanın en azından o ekleminin direkt grafisi istenmelidir. Çocukta birkaç eklemde ağrı varsa ve bu ağrı bazen bir eklemde bazen diğer eklemdeyse yani gezici ise. Bazı hastalar gerçekten de osteoartrit olabilir. Eklemde şişlik kızarıklık ısı artışı olur) 12 . subkondral erozyon ve skleroz osteoartrit için klasik radyolojik bulgulardır. MAJOR KRİTERLER:  Artrit . Hasta mutlaka uzmana yönlendirilmelidir.250 cc SF içinde yapılabilir. osteofit varlığı. EKLEM AĞRISI Eklem ağrısı ile gelen hastalarda bu ağrı özellikle tek eklemdeyse akla travma. Çünkü direkt grafinin normal çıkması tümör olasılığını dışlamaz. ARA’nın diğer kriterleri aranmalıdır. kemikte hasar tespit edilebilir. Eğer hastanın ağrıları mesela iki dizindeyse ciddi bir patoloji olma ihtimali düşüktür.

Kalp yetmezliğinden. kalp kapağı rahatsızlıklarına kadar bir çok belirti ile görülebilir)  Kore . Sakarlık.(Kalp kaslarının ya da kapaklarının tutulması sonucu gelişir.(eritema marginatum denir. sadece ağrı kesicilerle diş 13 . ellerde. Tek başına bile ARA tanısı koydurur)  Döküntüler . Kardit . genelde deri altı nodülleriyle birlikte bulunan.(Dirsekte ve el bileğinde sıklıkla görülen sert. Bu nedenle özellikle çocukluk yaşlarından itibaren şeker tüketimi azaltılmalıdır. çürük ilerleyip sinirlere yaklaştığında artık ağrı başlar. kaşıntı yapmayan tarzdadır)  Deri altı nodüller . hareket ettirilebilen. yüzde istemsiz hareketler şeklinde genellikle kızlarda görülen bir durumdur. Ve bu dönemde gerekli önlem alınmazsa. Ortası beyaz etrafı pembe-kırmızı renkte. ağrısız kitlelerdir) MİNÖR KRİTERLER:  Artralji  Ateş  Sedimentasyon ve CRP artışı  EKG’de PR aralığında uzama GEÇİRİLMİŞ STREPTOKOK ENFEKSİYONU KANITLARI:  Boğaz kültürü ya da hızlı antijen testiyle streptokok saptanması  ASO titresinin artması DİŞ AĞRISI Maalesef toplumda diş bakımı çok önemsenmediği ve küçük yaşlardan itibaren çok şeker yenildiği için diş ağrılarına diş abselerine çürüklere sık rastlanıyor. Yani şeker sıfırlanırsa dişler fırçalanmasa bile çürümez. sadece soğuğa sıcağa hassasiyet olur. Dişi çürüten şey şekerdir. İlerleme devam ederse ağrı dayanılmaz boyutlara gelir. Diş ilk çürümeye başladığında ağrı olmaz.(Bu bulgu sinir sistemini etkileyen istemsiz hareketlerdir.

Atriumdan çıkan bu düzensiz ve sayıca çok uyarıların ventriküle geçişini düzene sokmak için hastaya 1 amp digoksin yavaş puşe şeklinde yapılır. Eğer şişlik de eklenmişse artık bu diş absesidir. ağrılar çok şiddetlidir. abse durumunda artık diş kökünde şişlik vardır. dipoksin atriyumdaki uyarıların ventriküle geçişini azaltır. Hipertiroidi de çarpıntıya neden olabilir çünkü. uzun süre devam da edebilir. Bu sayede ağızdaki mikroorganizmaların kana geçerek kalbe zarar vermesi önlenmiş olur. Bu nedenle ağzında çürük olan hastalar mutlaka diş hekimine yönlendirilmelidir. Biyokimya. Hastalar diş ağrısı ile geldiğinde genelde ağrı kesici ve antibiyotik reçete edilerek hastalar hiç bilgilendirilmeden gönderiliyor. 14 . Eğer kullanmıyorsa 300 mg aspirin verilmelidir çünkü atrial fibrilasyon sonucu atriumların kasılamaması sonucu içinde biriken kan pıhtılaşabilir ve embolilere sebep olabilir. Fakat böyle şikayetleri olan her hastadan en azından hemogram istenmelidir. hastaya bu tanının daha önce konulup konulmadığı. Dişte sadece ağrı varsa bu diş çürüğüdür. ellerde titreme vb olur. En güçlü antibiyotik bile verilse çürük düzelmez. Hipertiroidide hastada sıcak basması. Antibiyotik 5 gün süreyle verilmelidir. ilaç kullanımı sorgulanmalıdır. Bu durumda da hastalar antibiyotik bitince tekrar gelerek ağrılarının geçmediğini çürüklerin düzelmediğini söylüyorlar. Nabız 80 olunca durulur. fakat atriumlardan çok sayıda uyarı gelirse ve bu uyarılar ventriküle geçerse ventrikül de çok sayıda kasılabilir. Bu durum da taşikardiye sebep olabilir. Anemide ek olarak hastada solukluk. Ama bu antibiyotik tedavisi çürüğü tedavi etmez. Böylece kalp hızı kontrol altına alınmış olur. gebelik/ düşük öyküsü. Çünkü özellikle anemi çarpıntıya neden olabilir . Diş çürükleri ilaçlarla tedavi edilemez. kanama öyküsü. Normalde atriumlardan gelen uyarı ventrikülü kasar. Diş kanla çok yakın ilişkide olduğu için çekim ve ciddi çürüklere yapılacak dolgu öncesi antibiyotik tedavisi başlanmalıdır. Atrial fibrilasyonun bir diğer sebep olacağı şey taşikardidir. Eğer EKG’de anormallik varsa.uyuşturulup ağrısı farkedilmezse bu çürük daha da ilerleyerek abseye neden olur. mesela atrial fibrilasyon varsa. hormon (bakılabiliyorsa) tahlilleri de istenebilir. Çarpıntı kısa süreli de olabilir.  Yetişkinde amoklavin 625 mg tb 2x1  6 yaş üstünde amoklavin 400 mg süsp 2x1  6 yaş altında amoklavin 200 mg süsp 2x1 ÇARPINTI: Çarpıntı ile yani kalp atışlarımı hissediyorum diye gelen hastada aritmi ihtimali nedeniyle öncelikle EKG çekilmelidir. EKG’de o an anormallik saptanmazsa hasta rahatlatılarak kardiyoloji polikliniğine yönlendirilir. beslenme yetersizliği olabilir. O nedenle hastalara mutlaka bunun kalbi korumak için verildiği ve asıl tedavinin diş hekimi tarafından uygulanacağı anlatılmalıdır. Çürüğün ve absenin tek tedavisi dolgu ya da son çare olarak çekimdir.

BİLİNÇ BULANIKLIĞI: Hastada tansiyon. sevk edilmelidir hemen. Hasta böyle bir ilaç kullanımına bağlı bilinç kaybı yaşamışsa nalokson sayesinde düzelebilir. nörolojik muayene yapılmalıdır. sızıntı şeklindeyse. Bunları yapacak zaman pek yok ise hastanın durumu ciddi ise hemen ampirik olarak puşe dekstroz (örn: 50 ml %20’lik dekstroz) yapılmalı.8 mg yani 1 – 2 amp nalokson IV olarak) yapılmalıdır. Tüm bunlara rağmen düzelme olmazsa CPR şartları hazırlanmalı ve hasta damaryolu açık bir şekilde hemen sevk edilmelidir. Diltizem kalp hızını azaltır. Eğer bir bebek uzun süre ağladıktan sonra morarak bilinci kapandı diye getirilirse buna katılma nöbeti denir. oksijen takılmalı. Narkotik aşırı dozunda pupillerde ileri derecede myozis olur. nalokson (0.4 – 0. Düzelmezse 2 cc daha yapılır (10 dkda bir tekrarlanabilir. Siz yine de hasta istemese bile gebelik testi (beta HCG) yaptırın. Bunlar dışında bilinç problemi olan hastalarda nörolojik muayenede anormallik lateralizan bulgu saptanırsa hemen sevk edilmelidir. Kanama fazlaysa. tansiyon nabız hemogram bozulmamışsa hasta kadın doğum polikliniğine yönlendirilmelidir.Eğer hastada taşikardi farkedilirse 1 amp diltizem 10 cc’ye sulandırılır ve bu karışımın önce 3 cc’si yapılır.) düzelmzse yarım amp beloc yapılır. Bazı hastalarda gebe değilim demelerine rağmen onlara haber vermeden yaptığım tahlil sayesinde gebelik tespit ettim. Bebek zaten kendine gelecektir. kan şekeri. Düzelince de kardiyoloji polikliniği kontrolü önerilerek gönderilir. 15 . Hastada bradikardi varsa nabız 40’ın altına inmişse 2 amp atropin yapılır. hemodinamik durumu bozmuşsa hastaya sıvı takılmalı ve hemen sevk edilmelidir. Bunun dışındaki hastalarda kanamanın miktarı sorgulanmalıdır. Ve gebe olan hastada kanama varsa hasta düşük yapıyor olabilir. Kanama azsa. ve hasta mutlaka monitore bağlanarak gözlemek şartıyla kalp atışları yavaşlatılabilir. Bu nedenle dikkat edilmelidir. endişelenecek bir durum olmadığı ve bu durumun uzun süre ağlamaya bağlı olduğu aileye anlatılmalıdır. EKG görülmeli. Taşikardide önemli olan bu taşikardinin daha da hızlanarak ventriküler fibrilasyona ilerlemesini engellemektir. Nalokson narkotik analjeziklerin (örn: morfin) antidotudur. VAGİNAL KANAMA Vaginal kanama şikayetiyle gelen hastada öncelikle gebelik sorulur. sadece oksijen verilir.

Hastanın genelde kabızlığı da vardır. olmazsa ringer laktat takılarak hasta hemen sevk edilmelidir. nabız gibi vital bulgularına hemogramına bakılmalı ve öncelikle bunlar stabil halde tutulmalıdır. GİS kanaması ağızdansa yani hematemez ise öncelikle bu kanın tam olarak nerden geldiğinden emin olunmalıdır. enfeksiyon nedeniyleyse antibiyotik verilerek gönderilir.) Hematüri yanında idrar sıklığında artma ve idrar yaparken yanma (disüri) sıklıkla idrar yolu enfeksiyonu varlığını düşündürür. Hasta çok kustuktan sonra biraz kan geldi diyorsa özofagustaki mukozanın kusma nedeniyle hasarlanması sonucu kanama olmuş olabilir (mallory weiss). Mümkünse nazogastrik sonda takılarak midedeki kan durumuna bakılabilir. boğazdan da. HEMATÜRİ Eğer hastada anemiye ve volüm kaybına sebep olmamışsa acil serviste acil tedaviye gerek yoktur. Sondayla mideye sıvı verilip tekrar çekilir. Sıvının rengi gittikçe açılıyorsa kanama durmuş demektir. Aslında her iki durumda da GİS kanaması veya şüphesi olan tüm hastalar sevk edilmelidir.GİS KANAMASI Tüm kanamalarda olduğu gibi hemen hastanın tansiyon. Ciddi bir kanama varsa damaryolu açıp mümkünse kolloid. Hematüride ayırıcı tanıda yardımcı olacak belirti ve bulgular: 1. Mide yıkama işlemi arka arkaya birkaç kez yapılarak kanamanın aktif olarak devam edip etmediğine karar verilir. 16 . Kanama anüsten. damla damla ve genelde defekasyondan sonra oluyorsa (hematokezya) hemoroide bağlıdır. parlak kırmızı. hasta hemen sevk edilmelidir. renk hep aynıysa kanama aktif olarak devam ediyor demektir. Durum bu kadar acil değilse genel değerlendirme yapılabilir. Çok şiddetli kanama ise sevk edilir. nasogastrik sonda sadece durumun ciddiyetine karar vermemizi sağlar. yani melena varlığı üst GİS kanaması olduğunu ve miktarının fazla olduğunu gösterir. akciğerden de. Burundan da. Zorunlu bir basamak değildir ilçe acillerinde. Eğer kan varsa kanama GİS’ten kaynaklanıyordur. Piyüri ile birlikte hematüri bulunduğunda daha çok üriner sistem enfeksiyonu akla gelir. mideden de gelebilir. hasta hemen sevk edilmelidir. Şiddetli değilse gerekli reçete verilerek genel cerrahi polikliniğine yönlendirilir. Taş nedeniyle olmuşsa ağrı kesici. Kanama eğer üst GİS’tense ve çok fazlaysa sindirilir ve melena haline gelir.

idrar akımının yetersiz. sağırlık gibi özelliklerin bulunması Alport sendromunu düşündürür.) Tropikal bölgelere seyahat sonrası hematüri gelişmesi mesanenin Shistosoma haematobium enfeksiyonunu akla getirir. Özellikle IgA nefropatisinde hafif bir üst solunum yolu enfeksiyonu ile makroskopik bir hematüri atağının gelişmesi sık karşılaşılan durumlardandır.) Hematürinin özellikle hastanın sağ veya sol yanının belirli bir travmaya maruz kalmasından sonra ortaya çıkması böbrekte arteriovenöz malformasyon gibi doğumsal vasküler anomalilerin varlığını hatırlatmalıdır. bazen karın sağ ve sol üst ve orta kadranda da hissedilebilen ağrı akut glomerülonefrit. ailede hematüri. ancak eritrosit silendirlerini ortaya koymak her zaman kolay olmamaktadır. zayıf olması. tümör veya büyümüş bir prostat aracılığı ile mesane çıkışının obstrüksiyonunu akla getirir. ciltte döküntü gibi yakınma ve bulguların olması Henoch-Schonlein purpurası SLE ve sistemik vaskülitler gibi hastalıkları düşündürür. renal ven trombozu gibi durumlarda da hematüri ile birlikte oluşabilir. Hematüriye eşlik eden proteinüri varlığında glomerüler hastalık düşünülür. 3.) Nefrolitiyazisin ailesel özellik göstermesi nedeni ile ailede böbrek taşı hikayesinin varlığı hematürik olgularda sorgulanmalıdır. akut üst solunum yolu enfeksiyonu veya cilt enfeksiyonu gibi bir rahatsızlığın geçirilmiş olduğunun öğrenilmesi poststreptokoksik glomerülonefrit varlığını akla getirir. 13. 9.) Hematüri yanında artralji. renal infarktüs. 10. 7. 4.) Hematürisi olan bir olguda işitme kaybının olması. 6.) Dismorfik eritrositlerin varlığı renal parenkimal hastalık.) Bilateral. artirit. 14. devamlı veya intermittant asemptomatik mikrohematüri bulunan veya gros hematüri atakları dışında hematürisi olmayan olgularda glomerüler bir patoloji olasılığı daha azdır. 17 . Proteinüri gibi eritrosit silendirlerinin de varlığı glomerüler orijinli hematüriler lehinedir.) Hematüri öncesinde kanlı ishal ile seyreden bir hastalığın geçirilmiş olması hemolitik üremik sendromu akla getirir.) Persistan mikrohematürisi olan bir olguda zaman zaman ataklar şeklinde makroskopik hematürinin görülmesi ön planda glomerüler hastalığı düşündürürken.) İdrar yapmaya başlamada zorluk olması (hesitancy). 8. 5. 11.) Makroskopik hematürinin ortaya çıkmasından yaklaşık 2 hafta önce boğaz ağrısı. böbrek yetmezliği.2. Kahverengi veya kola renginde bir hematürik idrar orijin olarak böbrekleri akla getirirken pembe veya kırmızı renkli bir idrar öncelikle böbrek dışı nedenleri düşündürür. idrarın damla damla gelmesi (dribbling) bir taş.) Yan ağrısı yakınmasının varlığında eğer kolik şeklindeki bu ağrı kasıklara ve uyluğa doğru yayılıyorsa sıklıkla üreteral bir taş veya üreter içerisinde pıhtı olabilir. yanlarda. yokluğu ise ekstra renal kaynaklı hematürileriler lehine değerlendirilmektedir. 12.) Egzersiz gibi ağır fiziksel aktivite sonrası ortaya çıkan geçici (24-48 saat) hematürilerin olabileceği hatırlanarak anamnezde bu durum sorgulanmalıdır.

oksijen takılır ve menenjit? öntanısıyla sevk edilir. yaşı ileriyse ek antibiyotikle durum hızlandırılmaya çalışılmalıdır. Bu sırada da hem kendimizin hem diğer sağlık personelinin hem de hasta ile aynı ortamda bulunmuş kişilerin hastalığı kapmış olma ihtimaline karşı profilaktik tedavi verilir. Bu da bakterilerle savaşmada önemlidir. yanında antibiyotik de başlanarak mikroorganizmalar yapay yollarla dışardan öldürülmelidir. Bu sayede yemek yemediği için vücuda glukoz girişi azalır. Fakat bu 18 . zararsız bakteriler de ölerek floranın bozulmasına neden olur. hem de verilen ilaçlar böbreğe karaciğere toksik etkili olur. yani bir daha karşılaştığında hızlı bir şekilde savaşamaz (normalde vücut ikinci ve daha sonraki seferlerde aynı mikropla karşılaştığında çok daha hızla tepki verir). Hatta ateş yüksekliğinin tedavi edici etkisi vardır. Fakat ne zaman ki vücuda mikroorganizma girer. ateşli halsiz iştahsız hastalarda ağrı kesici ateş düşürücü verilirse tüm bu durumlar engellenir. iştahları açılmaya çalışılmamalı. 2 gr seftriakson (rocephin veya iesef) verilir. Bu sayede bakterilerin kullanabileceği demir azalmış olur. Eğer hastanın vücudunda küçük küçük döküntüler varsa meningokok kaynaklı menenjit ihtimali çok yüksektir. Fakat bu yapay öldürme sonucunda hem vücut savaşmadığı için o mikrobu tanıyamaz. Mikroorganizmalar daha kolay yayılır. Bu nedenle ateş düşürücüler verilmişse. bu sırada hasta yağ yakar ve hastalık süresince yağdan elde ettiği enerjiyi kullanır. Hastayken olan bir diğer durum halsizlik yorgunluktur. Çünkü lökositler yüksek sıcaklıkta daha etkin bir şekilde çalışırlar. Yine inflamasyon durumunda bakterilerin glukoz kullanımını azaltabilmek amacıyla hastanın iştahı kesilir. Bu çocuklarda ateş yükselince beyindeki elektriksel aktivite kontrolsüz bir şekilde yayılır ve epileptik nöbetlere sebep olur. Bu nedenle mümkünse hastaların ateşleri düşürülmemeli. Hastada aynı zamanda fışkırır tarzda kusma. ense sertliği. hasta hiç vakit kaybetmeden sevk edilmelidir. Fakat özellikle 5 yaş altındaki çocuklarda beyindeki yapının tam olarak olgunlaşmaması yüksek ateşe dayanamamaya sebep olur. Flora bozulması ilerisi için iyi değildir. Gerek yoktur. Hasta ile aynı ambulansta gidecek kişilere ve hastaya maske takılır. Herhangi bir inflamasyon durumunda vücutta aynı zamanda ferritin de artarak ortamdaki demiri azaltır. baş ağrısı (hayatındaki en şiddetli başağrılarından biri) varsa hiç vakit kaybetmeden hastanın damaryolu açılır. Bunun dışındaki durumlar için eğer hasta yetişkinse ateş yüksekliğinin herhangi bir yan etkisi olmaz (hasta epilepsi hastası ise dikkatli olunmalıdır). canları istemediği sürece yemek yememeleri. Bakteriler ise glukoz bulamayınca daha çabuk yok olmaya başlarlar. Lökositler yeterli sıcaklıktaki ortamı bulamayınca etkin olarak hareket edemez. inflamasyon çok şiddetliye. Yani ateş yükselince vücutta bağışıklık en üst düzeydedir. Sağlıklı bir insanda normalde ateş yükselmez.Hasta ikinci basamağa yönlendirilir ve ikinci basamakta ayırıcı tanı yapılarak hastanın hematürisinin glomerüler mi yoksa nonglomerüler mi olduğuna karar verilir. Yani. hastanın ek hastalığı varsa. Bu durum da hastanın gereksiz enerji kaybetmeyerek vücudun tamamen inflamasyon ile uğraşmasını sağlar. Aynı zamanda sadece zararlı bakteriler değil. halsizlik çekiyorlarsa dinlenmeleri önerilmeli. ATEŞ Ateş yüksekliği ile gelen hastada öncelikle menenjit olasılığı dışlanmalıdır. Bunun sonucunda vücut aktif olarak çalışamaz. o zaman ateş yükselmeye başlar.

hem de toksik etkisi artar. O yüzden genellikle bu risk göze alınmayarak. Konvülziyon beyinin oksijensiz kalmasına neden olabilir. Veya yine her 10 kg için 125 mg calpol veya tamol verilir. Sebebi de acilde 4 saat önce verilen şurubun etkisinin 19 . yani ateşi daha da düşürmeye yardımcı olmaz. Çünkü bu tür yöntemler ateşi etkin olarak zaten düşüremez. Bir ölçek 5 cc demektir. Ateş düşürücüler 4 saatten önce tekrar verilmemelidir. Her 100 çocuktan sadece 2-3 çocukta konvülziyon görülür. Acillerde kaşık olmadığı için şuruplar enjektöre çekilerek veriliyor. Özellikle uzun sürerse bu ihtimal daha da yüksektir. Her 10 kg için 100 mg yani bir ölçek dolven veya pedifen verilir. çünkü şuruplar ile kimyasal olarak ateş yükselten maddelerin oluşması engellenmektedir. Ateşi asıl düşüren verilen ateş düşürücülerdir. idrar yolunda vb olabilir. Paranox’un içinde 120 mg ya da 250 mg parasetamol ve ek olarak konvülziyonu önlemek için fenobarbital vardır. ailesinde havale öyküsü olanlarda daha da dikkatli olunmalıdır. Calpol – tamol’ün içinde parasetamol vardır. Etkisi de 30 dk içinde görülmeye başlar. Ateşi düşürülen çocuğun ayrıntılı muayenesi yapılarak enfeksiyon odağı aranmalıdır. hangi çocukların konvülziyon geçireceği önceden tahmin edilemediği için ateşi yükselen her çocuğun ateşi düşürülmeye çalışılır. daha önce havale geçirmiş çocuklarda. Yani ilk doz ibuprofen olarak verilmişse 4 saat sonra ikinci doz parasetamol olarak verilir. Çünkü soğuk su ile yaptırılırsa vazokonstrüksiyon daha da artarak ısı kaybını engelleyecektir.her çocukta olmaz. Yani aslında her ateş yüksekliği eşittir konvülziyon demek değildir. Her gelişte de bu çocuğun ateşi yine yükseldi derler. Şuruplar verilirken bir ölçekte ne kadar etken madde olduğuna bakılmalıdır. acil servise ateş yüksekliği ile gelen özellikle 5 yaş altı çocukların ateşi düşürülmeden acil servisten gönderilmemelidir. Bu odak boğazda. Çocuk 15 kg ise 7. Enjektöre 5 cc çekilerek verilir. Böylece yan etki ihtimali azaltılır. Örnek olarak paranox fitil. Çocukların anneleri mutlaka her 4-6 saatte bir tekrar acile gelir. Yani ikisinden de bir kaşık verildiğinde birindeki doz diğerinin iki katı olacaktır. Genellikle ibuprofen ile parasetamol dönüşümlü olarak verilir. Şurup içirmekte zorlanılan çocuklara bu fitil uygulanabilir. ılık. bağırsaklarda. Bunun için çocuğun kilosu sorulur. yani ters etki yapacaktır. Kısaca. Üçüncü doz yine ibuprofen olarak verilir. akciğerde. Dolven – pedifen’in içinde ibuprofen vardır. Ateş düşürmek için bir de fitiller (supozituvar) vardır.) Fakat üstü çıkarılan ılık duşa sokulan çocuklara çok fazla eziyet edilerek soğuktan titremelerine sebep olunmamalıdır. Mesela calpol’de bir ölçekte 120 mg parasetamol varken.5 cc çekilir. Evde de gerekli görüldüğünde ılık banyo yaptırılması önerilir (soğuk değil. calpol – 6 – plus ‘ta bir ölçekte 250 mg vardır. Bu süre içinde çocuğun üstü kalın olsa bile ateşi zaten düşecektir. Hem ek bir etkisi olmaz. Tanıya yaklaşıldığında uygun antibiyotik ve ateş düşürücü verilerek hasta gönderilebilir. Dikkat edilmelidir. Çocuklara acil serviste gerekli miktarda ateş düşürücü verildikten sonra ateş çok yüksekse üstündekilerin bir kısmını çıkarması ve gerek görülürse koltukaltlarına ıslatılmış pamuk koymaları istenir. Yine özellikle epilepsili çocuklarda.

birkaç gün hafif semptomlar hapşırık vb olur. Bunların tersi bulgularda etken bakteriyeldir. çok rahatsız olursa ağrı kesici kullanabileceğini. Yani her kriptte aklımıza streptokok gelmemelidir.) 20 . gözlerde sulanma. Virüsle enfekte olduğunu düşündüğümüz hastaya. bunun tedavisinin henüz bulunmadığını. Mutlaka özellikle de iğne şeklinde ateş düşürücü isterler. ardından hastalık ilerler. Yani ateş 38’i pek geçmiyorsa etkenin virüs olma ihtimali yüksektir. Ve ateş yükselmeden her 4-6 saatte bir düzenli olarak şurupları vermeleri söylenmelidir. fakat kullanmamasının daha iyi olduğunu. burun akıntısından şikayetçiyse en fazla 5 gün olmak şartıyla burun damlası (örneğin otrivine sprey) kullanabileceğini. bu sırada ateş aşırı yükselirse ılık duş yaptırmaları anlatılmalıdır. yani subfebril olur. Eğer hastanın ateşi çok yükselmeye başlarsa. tonsillerde küçük küçük kriptler varsa. fakat bu damlayı 5 günden fazla kullanırsa buna bağımlı olacağı ve o damla olmadan burundan nefes alamayacağı anlatılmalıdır. bu dönemde vücudun enfeksiyona karşı savaşacağını. Boğaz ağrısı halsizlik ateş vb gibi semptomlarla gelen hastalarda. eğer tahlil imkanı yoksa. Bu durumda antibiyotik tedavisi işe yarar. Bu da ipucu olarak kullanılabilir. Yani hastada seröz burun akıntısı.geçmesidir. ya da yeterli zaman yoksa şöyle tahmini olarak tanı koyulabilir. tonsiller üzerinde büyük büyük kriptlere sebep olur. Virüslerden EBV. öksürüğü çok fazla ve akciğerden gelen bir öksürükse. (virüs enfeksiyonlarında hasta hemen kötüleşmez. Ayrıca virüsler hücreleri bozarak fazla sıvı sagılanmasına neden olurlar. öksürüğü artıp balgamlı olursa üzerine bakteriyel enfeksiyon eklenmiş demektir. Normalde hastadaki etken virüs ise öncelikle bağışıklık sistemi çok fazla uyarılamayacağı için ateş çok yükselmez. balgam varsa etken büyük ihtimalle bakteriyeldir. burun akıntısı müköz olursa. BOĞAZ ENFEKSİYONU OLAN HASTA Acile özellikle de hava soğukken en çok gelen hasta grubu boğaz enfeksiyonu olan hastalardır. ilaç kullanmamasının iyileşmeyi hızlandırdığını. kısa kısa olan öksürük varsa bu hastalarda yine etken viraldir diyebiliriz.6 saattir. Bir amp dikloron veya voltaren yaptırılabilir. Bu nedenle bu bilgi ailelere anlatılmalı vurgulanmalıdır. bu nedenle şuruptan sonra yarım saat kadar sabırlı olmaları. Ve yine enfeksiyon odağı aranıp gerekli antibiyotik ve ateş düşürücü verilebilir. hapşırık. Yani gelen hastada ateş çok yüksekse. Ateş düşürücülerin etki süresi 4. Aslında hiçbir antibiyotiği ve ateş düşürücüyü vermesek bile hastalar kendiliğinden birkaç gün içinde hem de bağışıklıkları daha da güçlenerek iyileşeceklerdir. Novalgine riskli bir ilaç olduğu için tercih edilmemelidir. en az 7-10 gün kadar böyle hasta olacağını. prodromal dönem uzun sürmeden hasta bir gün içinde bu kadar ağırlaşmışsa. Onlara şurubu verdikleri anda ateşin bir anda düşmeyeceği. Yetişkinlerde ateş düşürmeye gerek yoktur fakat hiçbir hasta bunu kabul etmez.

Allerji olduğu kesinleşirse yine tedavi verilip gönderilir. Streptokok kriptleri daha küçük noktasal tarzdadır. Fakat diğer etkenlerde de karın ağrısı olabilir. Penisilin tedavisi verilir. Hastanın kaşımaması hastalığın bulaşmasını engeller. Kızıl bakteriyel bir enfeksiyondur. Öncelikle bulaştırıcılık için önlem alınmalıdır. Su çiçeğinde aynı kişide aynı anda hem kabuklanmış hem de vezikül şeklinde döküntü olabilir. Kızıl’da boğaz ağrısı ve boğazda kızarıklık vardır ve lökosit sayısı yükselmiştir. Kızamıkta azalmış olabilir. fotofobi (ışıktan rahatsız olmak) ve öksürük olmamasıyla ayırt edilir. Kızıl da döküntü yapabilir. boğaz ne kadar kötüyse etkenin EBV olma ihtimali o kadar yüksektir. Döküntünün sebebi viral hastalıklar da olabilir. Su çiçeğinde hastanın kaşıntısını engellemek için antihistaminik verilebilir. Eğer anafilaksi ihtimali varsa gerekli tedavi verilmelidir. EBV enfeksiyonlu hastaya yanlışlıkla etken bakteriyel düşünülerek ampisilin verilirse hastada döküntüler başlar. Mesela kızamık. Meningokoktaki döküntüler purpuriktir. Lökosit sayısı kızamıkçıkta normaldir. Kızamıkçık döküntüsü kızamık döküntüsüne benzer fakat daha az yaygındır. kızamıkçık. nezle. DÖKÜNTÜLÜ HASTA Döküntü ile gelen hastalarda öncelikle allerji olasılığı ve meningokok menenjiti olasılığı gözden geçirilmelidir.Tonsillerdeki kriptler ne kadar büyükse. kızamıktan döküntünün daha hafif olması. Allerji ise hastanın durumu incelenmelidir. Ayrıca allerjinin neye karşı olduğu sorgulanmalıdır. Kızamıkçık. yani karın ağrısı olabilir. Yani morarma gibidir. EBV ile enfekte hastalarda hepatosplenomegali olabilir. yiyeceğe karşı veya bir böcek sokmasına karşı olabilir. Bu hastalıkların tedavisi yoktur. Bir süre sonra kabuklanır. su çiçeği. bu ağrı karındaki lenf bezlerinin de enfeksiyon süresince büyümesinden kaynaklanmaktadır. Bu da ipucudur. İlaca karşı. Kızamıklı hasta daha ağır durumdadır ve hastalık daha uzun sürer. Fakat her meningokok menenjitinde ddöküntü olacak diye bir şart yoktur. Eğer menenjit bulguları da varsa yani meningokoksa hasta acilen gerekli ilaçlar verilerek bulaşmaması için önlemler alınarak sevk edilmelidir. Su çiçeğinde döküntüler vezikül şeklindedir. Ateş kontrol altına alınmalıdır. 21 .

yoksa kanama tekrarlayabilir. sıradaki adım olarak aktif kanama varlığı araştırılmalı ve kanayan yerlere basınçlı tampon koyulmalıdır. Tampon kanla dolduğunda. kalp de bir süre sonra duracaktır. Ardından hastanın solunumu ve dolaşımı değerlendirilir. tamponlar kaldırılmamalıdır. Birinden biri durursa. Çevrilmesi gerekiyorsa birkaç kişi tutmalıdır. Boyun travması olan ya da şüpheli hastaları yan çevirmek gerektiğinde çok dikkatli olunmalıdır. O nedenle CPR şartları mutlaka hazır olmalıdır. solunum da yine duracaktır. Tampon ile kanama kontrol 22 . Yani solunum yoksa. Eğer solunum ve dolaşım devam ediyorsa. Aksi kesin olarak ispatlanana kadar her travmada boyun travması varmış gibi kabul edilir. yani hastada nabız düzenli olarak alınabiliyor ve nefes alış verişi de düzenliyse. Başı özel olarak korunmalıdır. Omurga düzlemi bozulmamalıdır. kirli tampon kaldırılmadan üzerine yeni bir tampon koyulmalıdır. Kanama durursa oluşan pıhtıya karışılmamalıdır temizlenmemelidir. Kalp durmuşsa.TRAVMALI HASTA Öncelikle hastanın boynu stabil hale getirilerek boyunluk takılmalıdır. Çünkü en ufak bir hasarda hasta tamamen felç olabilir. diğeri devam etse bile bir süre sonra o da etkilenir ve durur. böylece kanama daha kolaylıkla kontrol edilebilir.

kanama durduktan sonra daha fazla sıkılmaz. başka bir yöntemle kanamanın durdurulamadığı durumlarda uygulanması gerekir. hatta durabilir. kalem gibi malzemeler kullanılabilir. Ve her türlü yarada olduğu gibi tetanoz aşısı yapılmalıdır. nemli ve soğuk bir ortamda muhafaza edilerek götürülmelidir (asla ıslatılmamalı ve dondurulmamalıdır). Hastada arter kesisi mevcutsa ilçede turnike yapılarak. Turnike.altına alınamazsa yarım saatte bir gevşetmek şartıyla turnike yapılabilir. Kişinin üzerine. hangi saatte turnikenin yapıldığı ve vücudun hangi bölgesine yapıldığını anlatan bir yazı konulmalıdır. bacaklarda ise “diz ile kalça arasında” uygulanır. dokularda hasarlar oluşmasına sebep olabilir. Turnikeli bölge açıkta bırakılmalıdır (unutulmasın diye). 23 . Fakat bu son çaredir. uygulandığı bölgenin hemen altına giden kanın tamamen kesilmesine veya deride yaralanmanın meydana gelmesine. Turnike kollarda “dirsekle omuz arasında”. Bu nedenle turnikenin.Turnike kanama duruncaya kadar sıkılır. arterin dikilmesi amacıyla hasta plastik cerrah bulunan bir merkeze sevk edilmelidir. Turnikeyi sıkmak için tahta parçası. Organ kopması (amputasyon) söz konusu ise kopan kısım mutlaka temiz. şekilde görüldüğü gibi sabitlenmek üzere kalın bir pansuman malzemesi kullanılmalı ve hasta o şekilde sevk edilmelidir. Eğer yaraya büyük yabancı cisimler batmışsa bu yabancı cisimler çıkarılmaya çalışılmamalı. hayati tehlikenin olduğu kanamalarda. Tüm kanamalarda kanayan bölge kalp seviyesinden yukarıda tutulmalıdır böylece kanama azalır. ancak çok ciddi.

açmazsa sternuma bastırarak veya burun köküne ağrı vererek ağrılı uyaranla açıp açmadığına bakılır. SF ile nemlendirilmiş steril gazlı beze (yoksa temiz su ile ıslatılarak iyice sıkılmış temiz kumaş parçasına) sarılır.Bunun için. Burada önemli olan nokta organın ıslatılmadan ve dondurulmadan ulaştırılmasıdır. buzlu su içine konarak. “hangi aydayız. 3. koma durumu tespit edilmelidir. Ayrıca hastanın bilinci açık ise yarı oturur pozisyonda oturtulmalıdır Delici karın yaralanması varsa ve eğer bazı organlar dışarıya çıkmışsa içeriye sokulmaya çalışılmaz. travmaya uğrayan hastada hemen acil norölojik muayene yapılarak ilk olarak bilinç durumu. 2. Ve puanlama yapılır.) Öncelikle hastanın gözlerine bakılır. hangi yıldayız” gibi sorular sorularak bizi duyup.) Ardından “beni duyuyor musun”. O nedenle organ doğrudan su içine veya buz üzerine konmaz. “burası neresi”. oryante olup olmadığı 24 . Bunlardan sonra. “adın ne”. Hasta ve kopan organ uygun koşullarda 6 -12 saat içinde gönderildiğinde organın düzelerek eski işlevini yerine getirme şansı çok yüksektir.) Bu naylon torba.) Delik olmayan bir naylon torbaya konularak ağzı sıkıca kapatılır. • Gözler spontan olarak açıksa: 4 • Gözünü aç deyince açıyorsa: 3 • Ağrılı uyaran verince açıyorsa: 2 • Gözler kesinlikle açılmıyorsa: 1 2. dikkat edilmelidir. üzerine geniş ve nemli temiz bir gazlı bez örtülür. Hastanın bilinç durumunu değerlendirmek için pratik olarak şunlar yapılır: 1. Hastanın komada olup olmadığını ve eğer komadaysa derinliğini anlamak için Glasgow koma skalası kullanılır. ısı kaybını önlemek için üzeri örtülür. Hastanın gözü spontan olarak açık mı diye bakılır. anlayıp. hastayla birlikte gönderilir. Delici göğüs yaralanması varsa pnömotoraks ihtimali vardır. Kapalıysa “gözünü aç” denir.) Kopan organ. Hastanın bilinci açık ise sırt üstü pozisyonda bacaklar bükülmüş olarak yatırılır. 1.

Tüm bu tepkiler de puanlanır. • Yer – kişi – zaman olarak tam oryante ise: 5 • Cümle kurabiliyor fakat oryantasyonu tam değilse.) 25 . Bunu da yapamıyorsa ekstremiteye ağrılı uyaran verilir ve ağrıya tepkisi ölçülür. Hasta sadece anlamı olmayan sesler çıkarabilir. Puanların toplamı 8 veya daha düşük çıkarsa hasta komadadır. Bunun daha ileri aşamasında artık tüm beyin etkilenir. yani sternumun ortasına basılır ve ağrı ile ekstremitelerde bilinçsiz olarak fleksiyon veya ekstansiyon olabilir. Hastaya ağrılı uyaran merkezi olarak da verilir. Entübe edilmelidir. (Beyinde önce korteks etkilenir.) Sözel tepki alınabilen hastaya “elini kaldır” gibi komutlar verilerek bunlara uyup uymadığına yani bizimle koopere olma durumuna bakılır. Hasta ağrıdan kaçınmak için o bölgeyi bilinçli olarak çekebilir veya çekemez. Hasta tüm emirlere uyabilir veya uyamayabilir. • Hasta istenen komutlara uyuyorsa: 6 • Komutlara uyamıyor fakat verilen dokunma uyarısına yönelebiliyorsa: 5 • Sadece ağrıdan kaçınıyorsa: 4 • Merkezi ağrı ile ekstremitelerde bilinçsizce fleksiyon oluyorsa: 3 • Merkezi ağrı ile ekstremitelerde bilinçsizce ekstansiyon oluyorsa: 2 • Hiçbir motor yanıt yoksa: 1 Tümünden tam puan alınırsa yani 15 puan alınırsa bu hasta “koopere ve oryante”dir. yer zaman uyumsuzluğu varsa: 4 • Sadece uygunsuz kelimeler söylüyorsa: 3 • Anlamı olmayan sesler çıkarıyorsa: 2 • Hiç yanıt yoksa: 1 3.yani sözel durumu anlaşılmaya çalışılır. Bu durumda hasta “deserebre” olur. veya cümleleri düzenli olarak kurabilir fakat bunlar yer ve zamana uyumsuz cümlelerdir yani hasta içinde bulunduğu duruma adapte oryante değildir. Dekortike olan hasta ağrılı uyarana karşı bilinçsizce içgüdüsel olarak kendisini korumak için fleksiyon hareketi yaparak ekstremitelerini kendine çekmeye çalışır. Böyle bir hasta ağrılı uyarana karşı anormal olarak ekstansiyon cevabını verir. eğer sadece korteks hasar görüp etkilenmişse hasta “dekortike” olur. Eğer hiç bir tepki alınamıyorsa bu hastada sözlü uyarana yanıt yok denir. Veya hiçbir motor yanıt olmayabilir. Veya hastada sorun yoktur ve “yer – kişi – zaman” olarak bulunduğu konuma tam olarak oryantedir. veya cümle kuramasa bile sadece kelimeleri düzgün olarak söyleyebilir fakat bunlar uygunsuz anlamsız kelimelerdir. Tüm bunların sonucunda hastaya yine puan verilir. Eğer dediğimizi yapamazsa ekstremitelerine dokunularak hastanın bu uyarıya yönelip yönelmediğine bakılır.

Lateralizan bulgu yüz kaslarında da aranmalıdır. duyu yönünden karşılaştırmalı olarak değerlendirilmelidir. Son olarak Babinski bulgusuna bakılır. Kollar bacaklar ve yüz. Pupil yanıtı değerlendirildikten sonra hastalarda vücudun iki yarısını birbiriyle karşılaştırarak iki yarı arasında farklılık aranmalıdır.) Hastanın Glasgow koma skalasına göre puanı belirlendikten sonra hızlıca pupillerine bakılır. Bu nedenle bir pupilin ışık yanıtı incelendikten sonra hastanın iki gözü birkaç saniyeliğine kapatılarak pupillerde karanlık sayesinde tekrar midriazis olması sağlanır. anlar. ardından da iki pupilde ışığa reaksiyon aranır. Yani babinski mutlaka negatif olmalıdır. veya ayak parmakları dışa doğru kıvrılarak açılırsa (buna babinski pozitif denir) hastada santral sinir sisteminde ciddi bir patoloji var demektir. Bu muayenelerde hiçbir anormallik saptanmayan hasta eğer kafa travması almışsa yine de mümkünse sevk edilmelidir. Hasta tüm söylenenleri duyar. Veya aynı şekilde kalçadan ve dizden fleksiyon yapılarak bacakları havada birkaç saniye bekletilen hastada bir bacak daha erken yoruluyorsa ve düşüyorsa yine lateralizan bulgu vardır. Babinskide anormallik saptanan her hasta başka anormal bulgu saptanmasa bile hemen sevk edilmelidir. O nedenle hastanın göz kapakları kendi ellerimizle açılarak göz hareketleriyle verdiği tepkilere dikkatle bakılmalıdır. Pupil yanıtları nörolojik sistemi değerlendirmede çok önemli ve pratik muayene bulgularıdır. Mesela avuç içleri kendisine bakacak şekilde kolları havaya kaldırılarak bekletilen hastada bir kol daha önce düşüyorsa bu hastada lateralizan bulgu var demektir. ilgisiz olması bile önemli bir bulgudur. Aynı şekilde duyu muayenesi de iki vücut yarısında değerlendirilmeli ve karşılaştırılmalıdır. Normalde bir pupile ışık tutulduğunda diğer pupilde de myozis olur. Bu farklılığa lateralizan bulgu denir. gözlerini sımsıkı yumması. Hastanın o an bilincinin normal olması beyinde patoloji olmadığı anlamına gelmez. dişlerini göstermesi istenerek iki yüz yarısı karşılaştırılır. öncelikle iki pupil arasında genişlik farkı aranır. Kaşlarını kaldırması. Anormallik varsa yine çok önemli bir bulgudur. Pupillerdeki herhangi bir anormallik ciddiye alınması gereken bir durumdur ve başka bir bulgu olmasa bile acilde pupil anormalliği saptanan her hasta hemen sevk edilmelidir. Ve bazı durumlarda belirtiler saatler sonra başlar ve hastanın bilinci zaman içinde kapanabilir. 26 . Böyle hastalara çoğu zaman beyin ölümü teşhisi bile konulabiliyor. fakat gözünü bile açamaz. Hastanın yapabileceği tek hareket gözlerini vertikal yönde yani aşağı yukarı yönde oynatabilmektir. Sağlıklı bir insanda ayak tabanı lateralden ayak parmaklarına doğru gelecek şekilde künt bir cisimle çizildiği zaman koruma refleksiyle parmaklar ayak tabanına doğru içeriye kıvrılır ve hasta ayağını kendisine çekiyor gibi olur. Eğer bu durum bozulursa yani hastanın ayağında hiç tepki olmazsa (buna babinski ilgisiz denir).(Not: Locked İn Sendromu’nda hastanın bilinci tamamen açıktır fakat tüm kasları felçlidir. Ve ardından gözler açılarak ikinci pupildeki ışık yanıtı da değerlendirilir. tepki veremez. Hastanın mesela iki el sırtına aynı anda dokunularak aynı şekilde algılayıp algılamadığı değerlendirilmelidir.

Hastaya gliserin damla (4x1) reçete edilerek KBB’ye başvurması önerilir. Gliserin. 4. 8. Nohut vb kaçmışsa su damlatmamaya dikkat edilmelidir çünkü suyu çekerek daha da şişerler ve çıkarılmaları daha zor olur. BT varsa BT çekilmelidir. yoksa eğer şüpheli durum varsa hasta mümkünse hemen sevk edilmelidir. hastadaki tüm bulgular yazılmalıdır.Boynu stabil hale getir. 7. nörolojik bulgu. ayrıca kulağa el feneri tutulduğunda ışık böceğin bulunduğu yerden dışarı çıkmasını sağlayabilir. uyandırılamama gibi durumlarda CPR şartları hazır tutularak hemen sevk edilmelidir. 5. Kulağa böcek kaçmışsa ve kulak zarına yakın bir yerdeyse ilçe şartlarında onu çıkarmak mümkün değildir. KULAĞA YABANCI CİSİM KAÇMASI Kulağa yabancı cisim kaçmalarında eğer cisim dışarıya çok yakınsa çıkarılabilir.Aktif kanamaya müdahale et.” şeklinde açıklama yazılmalıdır. hastanın bulguları tamamen yazıldıktan sonra “Hastada kafa travması olduğu için hayati tehlikesinin olup olmadığına beyin cerrahı bulunan bir merkez tarafından karar verilmesi uygundur.Adli rapor tut. kusma. damaryolu açıp sıvı takarak sevk et. Fakat derinse KBB’ye sevk edilmelidir.Solunum ve dolaşımı kontrol et. sevk edilemiyorsa yine en az 6 saat hastanede gözlenerek yukarıdaki bulgular oluştuğunda hemen sevk edilmelidir.Gerekliyse. 2.Babinski bulgusunu değerlendir.Lateralizan bulgu ara. tarih.Pupil muayenesi yap. 6. 9. baş dönmesi. böceğin ölmesini sağlayacaktır. 3. İlçe şartlarında kesin rapor verilmemeli. Trafik kazası ya da şüpheli her travmada adli rapor tutulmalıdır ve rapora olayın olduğu ve hastanın acile geldiği saat. Basit travmalarda bile mesela düşme gibi durumlarda da öncelikle yine kafa ve boyun travması yönünden hasta incelenmelidir. KBB’ye gidene kadar böceğin olduğu kulağı aşağıya gelecek şekilde (yerçekimi için) uzanması önerilir. bilinçte bulanma.Glasgow puanını değerlendir. Gerekirse entübe edilmelidir. Durumu bildirir geçici hekim raporudur. Sevk edilirken iki damar yolu açık tutularak.Anormal bulgu saptanmayan hastayı sevk etme imkanı yoksa hasta en az 6 saat müşahade altında tutulmalı ve yakında gözlenerek bulantı. 27 . Yani özet olarak: 1. 1000 cc ringer laktat takılmalıdır.

aşırı gözyaşı salgılanması görülebilir. Penetran bir göz yaralanmasında en önemli şey göz ve kapaklara bası yapılmamasıdır. Hastaya kesinlikle anestezik damla reçete edilmez. Daha sonra her iki göz de kapatılarak hasta sevk edilmelidir. Ve hasta sevk edilmelidir. yaralı gözün daha fazla zarar görmemesi için. Eğer çıkarılamamışsa. Yabancı cisim batmışsa / yırtılma veya delinme olmuşsa : Göze batmış olan cisimler çıkarılmaz. göz kapağı ters çevrilerek pamuklu çubukla uzaklaştırılabilir. Hastanın gözünü silmesine izin verilmemelidir. Kaynak yapmak. çıplak gözle güneş tutulmasının izlenmesi. Yıkamak için serum fizyolojik tercih edilmelidir. Kimyasal Yanıklar: Tek ve ilk acil tedavi yıkamaktır. Göze kaçan yabancı cisimler yüzeyi bozarak enfeksiyona sebep olabilir bu nedenle bu tür hastalarda yabancı cisim çıkarıldıktan sonra antibiyotikli damla ve pomad reçete edilmelidir. O nedenle her iki göz yıkandıktan sonra ıslak pansumanla kapatılarak sevk edilmelidir. Yıkama süresi en az 15 dakika olmalıdır. Isı (alev) yanıkları: Göz kapakları genellikle kapanır ve yapışabilir. yaralı gözün yanı sıra sağlam göz de mutlaka kapatılmalıdır. (Not: Hangi tip göz yaralanması olursa olsun. Mutlaka göz kapağının altına da bakılmalıdır. ağrı kesici damla (voltaren damla). özellikle sevk edilmeyen evlerine gönderilen hastalara. Sevk edilemiyorsa suni gözyaşı. Ve antibiyotik mümkünse eklenmelidir. Eğer cisim göz kapağının altındaysa.GÖZ YARALANMALARI Göze yabancı cisim kaçması: Göz kesinlikle ovuşturulmamalıdır. lazer ışını. Gözde kanama olsa bile bası yapılmamalıdır. İlk anda fazla belirti görülmezken. çöl. Işın yanıkları: Kızılötesi ışınlar. uzun süreli güneş lambasına. durgun deniz gibi) maruz kalmak gözde yüzeysel yanıklara neden olabilir. Gözü yıkarken suyun akış yönü içten dışa doğru olmalıdır. Çünkü bunu yaparken göze basınç yapılırsa gözün boşalmasına neden olur. Lokal anestezik damla (alcaine damla) damlatıldıktan sonra birkaç dakika beklenir ve göz SF ile yıkanır. Çünkü bunları kullanan hastalar bir süre alışkanlık haline getirerek aşırı dozda kullanmaya 28 . 3-5 saat sonra kızarıklık. şişlik. Gözler birlikte hareket ettiğinden sağlam göz de kapatılmalıdır. yabancı cisim şüphesi varsa antibiyotikli damla ve pomad yazılır ve hastadan gözlerini kapalı olarak dinlendirmesi istenir. Kağıt bir fincanın yarısı kesilip kenarlarını aşağıya doğru kestikten sonra yanlara doğru açarak bir kapak yapılabilir. yoksa sağlam göz de etkilenebilir. Hastalara KESİNLİKLE anestezikli damlalar (alcaine veya novesin) reçete edilmemelidir. Mümkünse bir kapakla göz kapatılmalıdır. retinada ağrısız ancak kalıcı görme kaybına neden olur. Kırpma ile çıkmayacak kadar gömülmüş ise çıkarılması için lokal anestetik gerekir çünkü kornea dokunmaya ve ağrıya çok hassastır. Gözler yine ıslak pedlerle kapatılarak mümkünse sevk edilmelidir. Göz kırpma ve göz sulanması yabancı cismin çıkmasını sağlayabilir. bulanık görme veya korneada hasar olduğu düşünülüyorsa hasta göz hekimine sevk edilmelidir. sabitlenir. ultraviyole ışınlarına ve parlak ışınlara (karla kaplı alanlar.

Bu nedenle hemen açık pnömotoraksa dönüştürülmelidir. Hastaya ekspiryum yaptırılarak çekilirse minimal pnömotoraksların da görülme ihtimali artar. Bu durum da nefes darlığını azaltır. Böylece giren havanın çıkması sağlanır. Giren hava çıkamayacağı için akciğerlere baskı yaparak solunumun kısa sürede daha da zorlaşmasına neden olur. Tanı için akciğer grafisi çekilmelidir. KOAH' lı bir hastada nefes darlığının artması ile birlikte tek taraflı göğüs ağrısı mutlaka pnömotoraks düşündürmelidir. Nefes darlığı pnömotoraksın miktarına yani çöken akciğer miktarına bağlı olarak değişir. Yani akciğerde hava gitmeyen bir yere bir süre sonra kan da gitmeyeceği için dengesizlik azalır. Göğüs ağrısı pnömotoraks tarafına lokalizedir. bu örtünün çıkarılmasıyla plevral boşlukta basınçlı olarak biriken hava yaradan dışarı çıkacaktır. Eğer tansiyon pnömotoraks açık pnömotoraks yarası örtüldükten sonra oluştuysa. Küçük pnömotorakslarda ağrı varsa tedavi edilmese de 24 saat içinde ağrı azalır.başlıyorlar. Kollabe olan akciğer miktarı ile paralel olarak gelişen ventilasyon perfüzyon dengesizliği hipoksemiye ve bu da nefes darlığına yol açar. Bunların yapılması için hasta sevk edilmelidir. o bölgeye gidip oksijenlenemeyecek kan öbür akciğere giderek oksijenlenebilir. Normalde küçük pnömotorakslarda hava yaklaşık bir haftada emilir. KİBAS BULGULARI  Fışkırır tarzda kusma  Başağrısı 29 . Pnömotoraksın büyüklüğüne göre pnömotoraks olan tarafta solunum seslerinde azalma ya da kaybolma olabilir. bu da korneada ciddi hasara hatta körlüğe neden olabilir. Bu tür damlalar sadece hastane koşullarında acil müdahale etmek için kullanılmalıdır. Eğer hastada nefes darlığına neden olmamışsa istirahat önerilerek grafilerle hasta takip edilerek havanın emilmesi beklenir. Pnömotoraks devam etse bile kollabe olan akciğerde zamanla gelişen hipoksik vazokonstrüksiyon nedeniyle ventilasyon perfüzyon dengesizliği düzelir ve düzelen hipoksemi ile birlikte nefes darlığı şikayeti de azalır. Bunun için etkilenmiş tarafta ikinci interkostal aralıktan büyük delikli bir iğne ile girilerek dekompresyon yapılır. Tansiyon pnömotoraks acil bir durumdur. Kapalı sualtı drenajı sayesinde içerideki hava boşalırken dışarıdaki hava içeriye giremez. Pnömotoraks küçükse hiçbir belirti olmayabilir. Eğer büyükse iğne aspirasyonu ile boşaltılabilir veya kapalı sualtı drenajı (tüp torakostomi) denilen yöntem uygulanabilir.) PNÖMOTORAKS Pnömotorakslı hastaların büyük bir kısmında göğüs ağrısı ve nefes darlığı görülür.

ya da su varsa suyla söndürülür. giysi vb ile sarılır. Yıkama işlemi en az yarım saat sürmelidir. Ağır yanıklı hastalarda. ya pulmoner yaralanmalar ya da solunan zehirli gazlardır. YANIK YÜKSEK ISI YANIKLARI: Hasta alev almışsa. yangın ortamında kalan herkese oksijen verilmelidir. Mümkünse hiperventilasyon yaptırlmalıdır. 30 . İkinci derece yanıklarda büller patlatılmamalı. alevlerin havayla teması kesilecek şekilde hasta (ya da alevli bölge) battaniye. Birinci ve ikinci derece kaynar su yanıklarında. yüzük. kolye vb) ve sıkı giysiler. Yangınlarda meydana gelen ölümlerin nedeni genellikle yanık değildir. kişi yerde yuvarlandırılarak alev söndürülür. Saracak bir şey yoksa. Baş 30-40 derece eğimle tutulmalıdır. Distal nabızların tümü ve kapiller geri dolum zamanı değerlendirilmelidir. hem deri yoluyla hem de hasar gören damarlardan hücreler arasına sızıntıdan dolayı aşırı sıvı kaybı oluşur. Kişi giysisinde alev varken asla koşturulmaz ve ayakta durmasına izin verilmez (aksi halde alev şiddetlenir. yarayı enfeksiyonlara karşı pansuman malzemesinden daha iyi korurlar. 5 yaş altına 150 ml ringer laktat takılmalıdır. Karbonmonoksit gibi zehirli gazlar zehirlenme sonucu ölümlere yol açar. Hastada hipoksi önlenmelidir. Bu nedenle mümkünse iki ayrı damaryolu açılarak yetişkinlere ve 5 yaş üstü çocuklara saatte 500 ml. Takı (künye. Papilödem  Bilinç bulanıklığı  Anizokori (iki pupil arasında genişlik farkı) KİBAS acil bir durumdur. vücut veya organ hemen soğuk musluk suyuna tutulur. Hemen sevk edilmelidir. oluşacak ödemde dolaşımı engellememeleri için mutlaka çıkarılmalıdır. Çünkü hipoksi beyindeki kan akımını arttırarak kafa içi basıncı daha da arttırır. bilezik. deri soyulmamalı çünkü bu deriler en iyi yanık pansumanıdırlar. Çünkü hastada herniasyon olabilir. saçlar tutuşabilir ve hatta duman solunabilir). O nedenle. Ödemin artmasını önlemek için yanan ekstremiteler yükseğe kaldırılmalıdır. saat. bronşiyollerin ve alveolerin zarar görmesi sonucu pulmoner yaralanmalara neden olur. Özellikle doğrudan solunan çok sıcak buhar alt solunum yollarının.

) 1. 3. Eğer derinse iz kalır.Yanık derinliğine göre üçe ayrılır: 1. derece yanığa dönüşebilir. dikkat edilmezse büller patlatılırsa enfekte olarak 3. Diğerleri aynıdır.) • Baş: % 9 • Her bir kol: % 9 • Her bir bacak: % 18 • Gövde ön kısım: % 18 • Gövde arka kısım: % 18 • Genital: % 1 Çocuklarda baş-vücut-bacak oranları erişkine göre farklı olduğundan dokuzlar kuralındaki oranlar da farklıdır. Çok ağrılıdır. Vücut yüzeyi % 100 e tamamlanacak şekilde % 9’ luk bölümlere ayrılmıştır. 31 . bir haftada düzelir. Derece: Yanık ciltaltı dokuya kadar ilerlemiştir.) 2. derece yanıklar. Yanığın şiddetini değerlendirirken derinliğinin yanı sıra kapladığı alanın saptanması da çok önemlidir. Derece: Artık dermisin de bir kısmı yanmıştır. Eğer ağır ise aşırı sıvı ve elektrolit kaybı olur. Genelde ağrı olmaz. Bül oluşur. (Örn: güneş yanıkları) 2.) 3. Geniş alanların yüzdesi bu yöntemle hesaplanabilir. iz bırakmaz. Deri grefti olmadan düzelmez. (bu kural yetişkinler ve sadece 10 yaş üstü çocuklar için geçerldir. Ağrılıdır. Deri sert soluk kuru bir haldedir. Bunun için “dokuzlar kuralı” geliştirilmiştir. Yüzeyel ya da derin olabilir. Derece: Sadece epidermis etkilenir. Derin 2. kızarıktır. Fark sadece baş ve bacaklardaki oranlarda görülür.

yalıtkan bir madde ile (kuru giysi.) %20 ’den fazla 2.) Ek hastalık varlığı. Bu sayede hastanın avuç içinin boyutunu yanık yeri ile karşılaştırarak yanık yüzdesini kabaca hesaplayabiliriz. Evde ve işyerinde ise. kuru tahta.) % 10 ‘dan fazla 3. lastik. ya da elektrik kaynağı (kablo vb ) kişiden uzaklaştırılır. Gerilim hatlarında ve yüksek enerji kablolarında elektrik dağıtım şirketi aranarak akımın kesilmesi sağlanır. Eğer sigorta ve şaltere ulaşma olanağı yoksa.) Yanıklarla birlikte kemik kırıklarının olması.) El. Giriş yarası küçük ama çıkış yarası tam tersine çok geniş ve derin olabilir. organ amputasyonu gerektirecek ölçüde harap edebilir. yine öncelikle akım kesilir. plastik) akıma kapılan kişi elektrik kaynağından.) <10 yaş ve >50 yaş 3. 6. duman inhalasyonu. Doku hasarı.) Solunum yolu yanıkları. dıştan görülen kısmın küçüklüğünün aksine iç kısımda (derin dokularda) çok fazla olabilir. 5. Aksi halde yardım etmek isteyen kişi devreyi tamamlayacağından kendisi de akıma kapılabilir. 32 . Yüksek voltajlı elektrik enerjisi kasları ve deriyi.derece yanık 8.• Baş: % 18 • Her bir bacak: % 13. 4. yüz.) Elektrik yanığı ELEKTRİK YANIKLARI: Akıma kapılmış kişiye kesinlikle dokunulmamalıdır. bunun için şalter indirilir veya eski tip sigorta ise tamamen çıkartılır. Aşağıdaki durumlarda yanık ciddi demektir ve hasta hemen sevk edilmelidir.derece yanık 7.  Yanığa ilaveten (birkaç saat sonrasında bile) oluşabilecek kardiyak aritmi (ventriküler fibrilasyon) nedeniyle kalp durabilir. solunum organları.5 Daha pratik hızlı değerlendirme için küçük bir yanık alanının yüzdesini saptamak üzere kullanabileceğimiz “avuç içi” yöntemi vardır. Hastanın kendi avuç içi. vücut yüzeyinin ortalama % 1’ i kadardır. genital organ yanıkları 2. 1. Bu nedenle her hastada EKG çekilmelidir. ayak tabanı.

Tüm konuşma ZDM tarafından sesli kayıt altına alınmaktadır. koşulmamalıdır. EKG ‘si sürekli takip edilir 4.) Yanık yaraları varsa kuru steril pansumanla kapatılır. Yukarı doğru uzanan nesnelerden (ağaç.  Kas hasarına bağlı ortaya çıkan myoglobin. 5. Oksijen verilmelidir. Şiddetli tetanilerde boyunluk takılmalıdır. Öneriler not edilerek yerine getirilmelidir. (acilde yoksa verilmeyebilir. soyadı. 2. 3. Yıldırım çarpması da elektrik çarpmasının aynısıdır.5 – 1 g mannitol verilir. bulunduğu şehir. Oluşan tetanik kasılmaların solunum kaslarını tutması sonucu asfiksi meydana gelebilir.) Olası kırıklar tespit edilerek atellenir. kliniği. kırıklar oluşabilir.) Hasta monitöre bağlanarak. ve aldığı maddenin türü.  Şiddetli tetaniler sonucu çıkıklar.) 0. yaşı. zehirli maddeyi aldığı saat. Arabada bulunuluyorsa camlar kapalı tutulmalıdır.) Sevk edilir. Su birikintilerinden uzak durulmalıdır. Bu bilgiler alındıktan sonra uzmana bağlanılarak arayan hekimlere öneriler sunuluyor. ilçe sorulmaktadır. KİMYASAL MADDE YANIKLARI: Yapılacak en önemli tedavi lezyon bölgesini su ile bolca ve uzun süre (yarım saat) yıkamaktır ve hemen sevk etmektir. çit) uzak durulmalıdır.5 – 1 g mannitol verilir. böbrek hasarına neden olabilir.) 6. Aradığında 9'a basılması istenecek. Diürezi sağlayarak myoglobinin atılımını kolaylaştırması için kg başına 0. Telefonda arayan hekimin adı. Hastalara yapılacaklar: 1. Ayrıca hasta bilgileri de ayrıntılı olarak istendiği için aramadan önce hastanın adı. 33 . ZEHİRLENMELER Tüm zehirlenmelerde 114 Zehir Danışma Merkezi (ZDM) aranmalıdır. ismi bir kağıda yazılarak hazırlanmış olmalıdır. Yıldırımdan korunmak için açık alanda bulunulduğunda yere uzanılmalıdır. aldığı miktar.  Akımın girdiği ve çıktığı yerlerde olmak üzere en az iki yanık alanı olur.) Damar yolu açarak Ringer Laktat başlanır.

Tiaminle birlikte verilmelidir. tiamin” ‘dir.) hasta mümkünse kusturulmalıdır.. 3....trimesterda olan bir gebe ise Hastalara “koma kokteyli” denilen yani bilinç kapalılığı olan hastalarda ampirik olarak verilen bir kaç madde vardır. özofagusa ve mideye daha çok zarar verilebilir. mobilya cilası vb) içilmişse  Striknin içeren madde (örnek: fare zehri) içilmişse (kusturma konvülsiyona yol açabilir)  Hasta 3. nalokson.. Bebekler yüz üstü uzandırılmalıdır..) Hastanın bilinci kapalıysa aspire etmesini önlemek için yan yatırılmalıdır.. Nalokson. Bunlar “yüksek konsantrasyonda dekstroz.... Bilinci açıksa kusma sırasında aspire etmemesi için mümkünse dik oturtulmalıdır. morfin gibi narkotik ilaçların (opioidlerin) yüksek dozlarda meydana getirdiği komplikasyonları düzelten bir antidottur.) Öncelikle hemen damaryolu açılmalı ve damar yolu açık kalacak şekilde yani yavaş hızda SF veya Ringer laktat takılmalıdır.. Narkotikler solunum merkezini etkiler ve aşırı dozda alındığında solunum depresyonu yapar. fakat Türkiye’de bu şuruptan yoktur.. 1 . 2. öğürme refleksini uyararak kusabilir..) Hastalara nazogastrik sonda takılarak mide yıkanmalıdır (not: kostik madde içimlerinde takılmalıdır. ayrıca pupiller toplu iğne başı büyüklüğünde yani ileri derecede daralmış olur.. Dekstroz da hipoglisemi ihtimaline karşı verilmelidir.Ulaşılamadığı durumlarda zehirlenme vakasıyla karşılaşıldığında şu durumlara dikkat edilmelidir: 1. Bunun için zehirlenen kişi kendi parmağını boğazının arka kısmına (yumuşak damağa) değdirerek. Şu durumlarda hasta kesinlikle kusturulmamalıdır:  Bebek 6 aylıktan küçükse  Hasta stupor veya komada ise (kusmuk akciğere girerek pnömoniye neden olabilir)  Hastada öğürme refleksi yoksa  Hasta nöbet geçiriyorsa veya daha önce nöbet geçirmişse  Hastada akut MI belirtileri varsa  Korozif madde (kuvvetli asit veya baz) içilmişse  Petrol ürünü = hidrokarbon türevi (gaz yağı.. Normalde bu iş için ipeka şurubu kullanılır.... benzin... Tiaminin verilme amacı olası bir alkol bağımlılığı ya da beslenme yetersizliği gibi bir durum varsa oluşabilecek wernicke ensefalopatisini önlemektir. O nedenle kusturma işlemi manuel olarak yaptırılmalıdır.2 amp IV 34 .... • Dekstroz. 50 ml % 30 veya % 50’lik dekstroz • Nalokson..

. Ciddi zehirlenmelerde karında kramplar. tükürük salgısında artış vardır. halsizlik gibi genel semptomlarla gelebilir ve bu belirtiler ÜSYE sanılarak çoğu zaman hasta atlanabilir. aşırı terler. Yendikten en geç iki gün sonra belirti vermeye başlar. mutlaka monitorize edilmeli veya EKG görülmelidir.. Bu nedenle oksijen hemen verilmemeli ve hemen en kısa zamanda zehir danışma merkezi aranarak danışılmalıdır.. Hastaya yavaş hızda %5’lik dekstroz takılır ve eğer konvülziyonlar başlarsa diazem (çocukta 5 mg. Hastaların yarısı en geç on gün içinde solunum kaslarının felci ve dehidratasyon nedeniyle ölür. 100 mg IV Besin zehirlenmesi gibi bir durum söz konusuysa yine öncelikle hasta hidrate edilmelidir. Hastaların diğer şikayetleri: bulanık görme.) Hastada atropin etkileri yani pupillerde genişleme.• Tiamin... Karbonmonoksit tatsız. Organik fosfat zehirlenmesinde parasempatik bulgular görülür: aşırı tükürük salgılanması. bradikardi ve kaslarda fasikülasyonlar. sigara dumanı. renksiz. İnhalasyonla yani zehirli gazların solunmasıyla oluşan zehirlenmelerde yüksek yoğunlukta oksijen verilir fakat bazı tarım ilaçlarının inhalasyonunda yüksek yoğunlukta oksijen ölüme neden olabilir.. bulantı.. bazı durumlarda idrar ve gaita kaçırması (inkontinans) görülür. bradikardi vardır. kusma. Çocuk dozu: 0. Hastanın sendeleyerek yürüyebilir. böcek öldürücü ilacın ve tarım ilaçlarının yapısında bulunur. 35 .05 mg/kg’dır..10 dakika aralıklarla tekrarlanabilir. kokusuz ve tahriş etme özelliği olmayan bir gazdır. Bütan gazı.. otomobil egzosu (küçük ve kapalı bir garajda çalıştırılan bir araba. yetişkinde 10 mg IM ya da SF içinde yavaş infüzyon ile) Hastada aritmi olabilir.. Botulizm iyi sterilize edilmemiş konservelerin yenmesiyle bulaşır. baş dönmesi. Organik fosfat zehirlenmesi erken dönemde fark edilmeyebilir.. paratifo. ishal. ağız kuruluğu. çünkü tipik olmayan belirtileri vardır. nabız artışı meydana gelene kadar IV dozu 5 . şigella olarak karşımıza çıkabilir. Bunlar arasında en ciddi olanı botulizm’dir. Hiç zaman kaybetmeden oksijen verilip damaryolu açılarak hasta sevk edilmelidir. Bu nedenle suicid amacıyla veya farkedilmeden zehirlenmelere yol açabilir. 15-30 dakika içinde öldürücü düzeyde karbonmonoksit üretir) karbonmonoksit salınımına sebep olurlar. Ayrıca stafilococcus aerus’un ve Clostidium botulinum (botulizm)’un toksinleri de zehirlenmeye yol açar. tifo. Bu durumlar sorgulanmalıdır.. Besin zehirlenmelerinde gerekli önlemler alınarak vital bulgular takip edilerek sevk edilmelidir. Hasta baş ağrısı. Besin zehirlenmeleri kolera... Organik fosfat. pupillerde daralma. göğüste sıkışma hissi ve solunum güçlüğüdür.. Bu nedenle organik fosfat ile zehirlenmelerde bu parasempatik etkiyi ortadan kaldırmak için antidot olarak hemen atropin (2 mg IM ve 1 mg IV aynı anda verilmelidir. kömürlü ocak ve ısıtıcılar..

) Anafilaksiye karşı hastayı 6 saat gözlem altında tut AKREP SOKMASI (scorpionizm): 36 ....) 1 amp avil + 1 amp dekort ‘u aynı enjektöre çekerek IM olarak yap. Olay.  Hastalara damaryolu açılarak SF veya RL verilmelidir. 2...  Gerekli görüldüğünde antibiyotik reçete edilebilir. 3. açıkta bıraktığı şekerli içecekleri kesinlikle içmemesi gerektiği hatırlatılmalıdır... • Yetişkin.. 114’ün arandığı eklenmelidir. klinik vb ayrıntılı olarak yazılmalıdır.. Arı sokmalarını önlemek için hastaya arının bulunduğu bölgeden uzaklaşması.... Etkilenen bölgeye soğuk uygulama yapılır ve bulunduğu kol veya bacak hareket ettirilmemeye çalışılır. BÖCEK SOKMALARI  Her türlü böcek sokmasında anafilaktik şoka hazırlıklı olunmalı ve el altında avil + dekort + adrenalin hazır olarak enjektöre çekili halde bulundurulmalıdır............ Künt bir cisimle iğne yavaşça dokudan sıyrılarak çıkarılabilir. (yılan ısırmalarında avil yapılmamalıdır)  Tüm böcek sokmalarında tetanoz aşısı yapılmalıdır.... Çünkü böyle yapılırsa iğne içinde kalan zehir dokuya salınmaya başlar... parlak giysiler giymemesi. (Kısa süreliğine bir yere gittiği için kutu kolasını balkonda bırakan.Amoklavin 200 mg süsp 2x1 (5 gün) ARI SOKMASI: Arının iğnesi dokunun içinde kalmışsa çekerek çıkarılmamalıdır...Amoklavin 400 mg süsp 2x1 (5gün) • 6 yaş altı. tatlımsı kokular kullanmaması. alınan maddeler. dışarda tatlı şeyler yememesi içmemesi.Amoklavin 625 mg tb 2x1 (5 gün) • 6 yaş üstü.. döndüğünde içine girmiş olan arıyı farketmeyip kolayı içen ve anafilaktik şok nedeniyle ölen hasta vardı.  Soğuk uygulama yapılmalıdır.) 1.Adli rapor tutulmalıdır.) Tetanoz aşısı yap...

Aşırı yükselmeler olabilir. pıhtılaşma zamanı. Bazı türleri çok zehirlidir. PZ.Sokulan bölgede genelde kızarıklık. Akrep sokmasında. Üzerinde bulundukları hayvanın kanıyla beslendikten sonra.) EKG çek. bilinç kapanmasına neden olabilir. hasta yara çevresinde çok ağrı olduğundan bahsediyorsa anestezik pomad reçete et (anestol pomad 2x1) ÖRÜMCEK SOKMASI: Zehirleri nörotoksik etkili olup solunum organlarında felçlere yol açabilir. Kramplara. Bu durumda hemen panzehir yapılmalıdır. kardiyotoksik ve nörotoksik bir zehire sahiptir. dişisi yumurta bıraktığında bir hafta içerisinde yüzlerce kene oluşur 37 .) Tetanoz aşısı yap. 2. yetişkinde 10 mg diazem sulandırılarak IV olarak yapılır. KENE SOKMASI: Keneler hayvanlar aracılığıyla evlere girerler. 1.) İlçelerde örümcek panzehiri bulunamıyorsa hastada en ufak bir sistemik bulgu olduğunda CPR şartları hazır bulundurularak sevk edilmelidir. Bu nedenle hastalarda kalp ve sinir sistemine ait bulgular olabilir. kalan yarısını IM olarak yap. APTZ gibi tüm kanama testlerini gör.) Isırılan yere soğuk uygulama yapılmalıdır. felçlere. 5. Hastayı gönderirken ağrı kesici reçete et (parol tb 4x1 çocukta calpol süsp 4x1 veya 4x2) 7. şişlik hissizlik veya kısmi ağrı olabilir.) 1 amp avil + 1 amp dekort ‘u aynı enjektöre çekerek IM olarak yap.) Tansiyon takip edilmelidir. 2. oradan ayrılarak kapı pencere kenarları ve süpürgeliklerde barınırlar.) Hastada kasılmalar varsa çocukta 5 mg.) Hastayı anafilaksiye karşı 6-12 saat müşahade altında tut. gelince aynı testleri tekrar etsin.) 3 gün sonra kontrole çağır. konvülziyonlara. 1.) Hemogram. Bütün akrepler. 3. 4. kanama zamanı. Ev içindeki bir çatlağa veya yarığa. Solunum depresyonu yapabilir dikkat edilmelidir. 4.) Akrep serumunun yarısını yara çevresine. İğnenin sokulan bölgede bıraktığı deliğin derinliği zehirlenmenin şiddetini etkiler. 6. 3.

Çıkarılan kene tür tayini ve KKKA virüsü tayışıp taşımadığını test etmek için alkolle doldurulmuş bir tüpün içinde hastaya teslim edilmeli ve incelemeye gönderilmelidir. Kesinlikle karnından tutulmamalıdır. Enjektörün uç kısmı bıçakla kesilerek kenarları düzeltilir ve içine 3 damla sabunlu su koyulur. baş ağrısı. kanama. Vücuda yapışmış keneler . Deri keneyle birlikte vakumun etkisiyle şişer ve yapışan kene bir süre sonra basıncın etkisiyle yapıştığı yerden çıkar. 38 .Başta köpekler olmak üzere birçok diğer hayvanın ve insanlar üzerinde yaşarlar. ağızdan veya başından tutularak bir cımbız veya pens yardımıyla sağa sola oynatarak alınmalıdır. üzerine koruyucu bir poşet vb koyulmalıdır. bulantı.     Kene çıkarmak için diğer bir yöntem yandaki gibi enjektör kullanmaktır. kas ağrısı. Çıkarıldığı esnada etrafa fırlamasını önlemek için dikkatli olunmalı. kusma. Daha sonra ucu kesilmiş enjektör kenenin bulunduğu bölgeye koyularak vakum etkisi yaptırılır. hastaya bu belirtiler olduğunda hemen gelmesi söylenmelidir. Kene çıkarıldıktan sonra hasta 10 gün boyunca halsizlik. Hiç beslenmeden sekiz aya kadar yaşayabilirler. oradan geçecek bir hayvanın üzerine atlarlar. Bu yöntem de denenebilir. karın ağrısı ve ishal gibi belirtiler yönünden takip altında tutulmalı.  Ezilmeden. Isırılan yer alkolle temizlenmelidir. Doğada bitki ve otların üzerinde durup. Ve bu belirtilerle gelen hasta hemen sevk edilmelidir. belirgin iştahsızlık.

çoğu kez insanlar zehirsiz yılanlar tarafınsan ısırılır. Risk grubundaki sağlık çalışanları bu hastalara müdahale ederken çok dikkatli olmalı.Son bir yöntem de herhangi bir röntgen filminin V şeklinde kesilerek kenenin araya alınarak çıkarılmasıdır. ve gür otların bulunduğu yerlerden uzak durulmalı bu alanlardayken böcek kaçırıcı kremler spreyler kullanılmalı. İNSAN / HAYVAN ISIRMASI YILAN ISIRMASI: Hiç bir yılan rahatsız edilmedikçe insanlara saldırmaz ve ısırmaz. Pıhtılaşma sistemini de etkilediğinden. Yani en önemli etkisi kangrene sebep olmasıdır. Türkiye’de ki zehirli yılanların çoğu engerek yılanıdır. Kenelerin yoğun olabileceği çalı. Her yılan ısırması zehirli yılan ısırması anlamına gelmez. paçalar pantolon içine koyulmalıdır. Bu nedenle ısırılan bölgenin kan dolaşımına çok dikkat edilmeli. Zehirlenme derecesine bakılmaksızın bütün hastalar en az 3 saat boyunca gözlem altında tutulmalıdır. Aslında ısıran yılanın cinsini tayin etmek önemli değildir çünkü tedavi cinsine göre değişmemektedir. lastik çizmeler giyilmeli. Keneden korunmak için. doku nekrozu ve infarkt oluşur. mutlaka eldiven önlük maske gözlük kullanmalıdır. tersine insanlardan kaçar. Hatta zehirli yılan ısırsa bile her zaman zehir enjekte etmeyebilir. sokulan yerde. dolaşımı daha da bozacak girişimlerden kaçınılmalıdır. Bu alanlardayken vücut belirli aralıklarla kene varlığı açısından kontrol edilmelidir. 39 . Ölüm genelde yılan sokmasından en erken 24 saat sonra olsa da şiddetli bir sokma sonucu oluşan şoku takiben 30 dakika içinde de ölüm görülebilir. Yılan zehiri özellikle eritrositleri ve diğer doku komponentlerini parçalar. kanama.

şiddetli kanama.. (5 amp serum IV yapılmalı) e.. Ayrıca ağızla emme... Çünkü arteriyel akımın durması iskemiyi arttırır.) 2.. Ancak hayvan durup dururken saldırmışsa.Yılan ısırması ile karşılaşıldığında .. Zehirin ağızla veya bir pompayla emilmesi işe yaramaz ve etkilenmiş bölgeye zarar verebilir.. Burada amaç lenf akımını durdurmak fakat kan akımını durdurmamaktır.) 0..... Dolaşımı kötüleştirir... • Damaryolu açılmalıdır.derecenin daha da ağırlaşmış halidir... Serum nedeniyle anafilaksi olabilir...... • Yaralı kol ya da bacağın hareket etmesi engellenmelidir... Derece:. Türkiyedeki yılanların zehirleriyle olmaz..) 3..) 1. Sadece anafilaksi olursa uygulanır.(yok).(orta).. yarasa. Derece:.........(hafif). • Hastaya kesinlikle antihistaminik (avil) uygulanmaz.. ağzın mukoza dokusu yoluyla yeni zehirlenmelere yol açabilir. 3... ağzından 40 . Derece:... ısırık bölgesinde hafif ağrı veya hassasiyet. Böylece kanın kalbe ve diğer organlara geri dönüşü azaltılmış olur. Hastaya hiçbir tedavi uygulanmasa bile ölüm genelde 24 saatten önce gerçekleşmez. • Sızıntı şeklinde olan kanama durdurulmaz....... Derece:....(çok şiddetli). sadece ısırık bölgesinde ağrı ve şişme vardır. doku nekrozu.. KÖPEK ISIRMASI: Köpek ısırığı. fok. b. • Kol ve bacaklarda ısırığın 5 . • Yaraya buz uygulanmamalıdır.. • Yara baş ve boyunda ise yara çevresine baskı uygulanır.. özellikle hayvanın sahibi var ve aşısı düzenli yapılmışsa bu ihtimal azdır.. diş izleri.... ödem yok. (1 amp serum IM yapılmalı) c. dikkat edilmelidir.....) 4... fare.. belirtiler sistemik hale gelmiştir. kuduz bulaşmasına neden olabilir. • Isırılma derecesine göre yeterli miktarda yılan serumu uygulanır... bu nedenle acele edip hareket ettirmekten kaçınılmalıdır... şok ve diğer sistemik semptomlar olur.. sincap. • Yara üzerine herhangi bir girişimde bulunulmaz..... a.. Koldaysa radial arterden bacaktaysa dorsalis pedisten nabızlar kontrol edilmelidir... Derece:.. Sadece köpek değil... Her köpek ısırması tehlike yaratmaz..(şiddetli).. rakun gibi evcil olan ve olmayan hayvan ısırmaları ile de kuduz virüsü bulaşabilir.... • Isırılan bölge kalbin aşağısında tutulmalıdır. kokarca. kedi....10 cm yukarısından dolaşımı engellemeyecek şekilde (nabız alınacak şekilde) bandaj uygulanır (Turnike uygulanmaz). (1 amp serum IM... • Yara bol su ile yıkanmalıdır.. 1 amp serum IV yapılmalı) d.

Yakalanan köpek 10 gün yiyecek.) Köpek durup dururken mi ısırdı? Yoksa karışıldıktan sonra mı? 2. Sabun virüsteki lipit yapıyı bozarak inaktive olmasını sağlar.salya akıyorsa. günlerde uygulanır. İmmunglobülinin bir kısmı yara içine ve çevresine bir kısmı da kas içine (gluteus) olacak şekilde yapılır. 41 . içecek verilerek gözetim altında tutulur. Ve her 6 ayda bir tek doz olarak tekrarlanır. Risk altındaki kişilere (veterinerler hayvan bakıcıları postacılar kuduz merkezlerinde çalışanlar) profilaksi olarak da kuduz aşısı yapılabilir. Köpeğin gözaltına alınması. İki çeşit Ig vardır. eğer 10 gün içinde ölmezse. Çünkü kuduzun tedavisi yoktur ve antibiyotikler etkisizdir. ancak cilt bütünlüğü bozulduğunda vücuda girerek sinir sistemine ulaşır. Yara temizliği yapıldıktan sonra ısırıktan sonra 72 saat içinde kuduz immunglobulini uygulanmalıdır. Ig’ler bu dozlardan daha fazla uygulanmamalıdır çünkü fazla uygulanması vücutta aktif antikor sentezini azaltır. Kuluçka süresi bazen 8 haftaya kadar uzayabilir. Yaraya sütur atılmamalıdır. Çünkü hayvanın tükürüğünde bulunan virüs.) Köpeğin sahibi var mı? Aşıları yapılmış mı? 3. biri insan kaynaklı diğeri at kaynaklıdır. kuduz olup olmadığının saptanması açısından önemlidir. Isırılan bölge hareket etmeyecek şekilde sabitlenerek bol su ve sabunla köpürtülerek yıkanır.) At kaynaklı olan kullanılmak zorunda kalırsa 40 IU/kg dozunda uygulanmalıdır. sahibi belli değilse ve ısırıp kaçmışsa. Ardından yara batticon ile silinmelidir. Böylece pasif bağışıklık sağlanır ve aşı ile aktif antikor yanıtı ortaya çıkıncaya kadar yeterli koruyucu antikor düzeyi sağlanmış olur. günlerde 1 ml deltoid kas içine veya 0.) Köpek şimdi nerde? Kaçtı mı sahibinde mi? Isırılan bölge incelenir ve yara var mı diye araştırılır. Kuduz aşısı 0 – 3 – 7 – 14 – 28. İmmunglobulin uygulandıktan sonra aşılama yapılmalıdır. Bir ay içinde beş doz aşı yapılır. o zaman hemen gerekli önlemler alınmalıdır. Mutlaka atılması gerekiyorsa yara çevresine ve içine Ig uygulanmış olmasına dikkat edilmelidir. (çocuk ve yetişkin dozu aynıdır. Eğer virüs bulaşmışsa kuduz belirtileri 2 hafta sonra görülmeye başlar. Şu soruların cevabı aranmalıdır: 1. 0 – 7 – 28. çünkü atılan her sütur virusun nöronlara yerleşmesine sebep olabilir. kuduz değildir ve aşılamaya daha fazla devam edilmesine gerek yoktur.1 ml subkutan olarak uygulanır. At kaynaklı olanın yan etkileri daha fazla olduğu için insan kaynaklı olan 20 IU/kg dozda uygulanmalıdır.

Sabun batticondan daha iyi temizlik sağlayacaktır. AntiHbs. Isırılan kısım. Böylece hastanın ve kendimizin durumunu görebiliriz. İNSAN ISIRMASI: İnsan ısırması köpeğinkinden daha tehlikelidir. insan ısırığı vakalarında erken dönemde etkin bir tedavi gerekir. hemen su ve sabun ile köpürtülerek yıkanır. İğne batması durumunda yara yeri hemen bol su ve sabun ile köpürtülerek yıkanır ve ardından batticon ile iyice temizlenir. cilt altına veya daha derin dokulara indiği takdirde ısırık bölgesi ve civarında selülit başlar. (ilçe şartlarında bunlar yapılmamalı. Kozmetik açıdan önemli olan baş ve yüzdeki yumuşak doku yaralar gereken şekilde temizlenip debridman uygulandıktan sonra ilk 6 saat içerisinde dikilebilir. Yıkama işleminden sonra hem hastaya hem de kendimize HbsAg.Tüm hayvan ısırıklarında antibiyotik reçete edilmeli ve tetanoz aşısı da yapılmalıdır. Eğer hastanın tüm testleri normal çıkarsa endişelenecek bir şey yok demektir. HIV bulaşmasına sebep olabileceği için önemsenmelidir. hasta plastik cerrahi olan bir hastaneye sevk edilmelidir. AntiHCV ve AntiHIV teslerini yaptırmalıyız. 42 . Tetanoz aşısı yapılmalı ve antibiyotik tedavisi başlanmalıdır.) Adli rapor tutulmalıdır. Bunun dışında kalan diğer bütün insan ısırığı yaraları genellikle açık bırakılarak sekonder iyileşme tercih edilir. Isırık. Bu nedenle. Özellikle anaerob bakterilerin etkisiyle enfeksiyon tehlikeli boyutlara ulaşabilir. HCV. Sadece iğne batması değil mukozalara göze kan veya vücut sıvılarının sıçraması da bir o kadar önemli ve bulaştırıcıdır. Yaranın primer dikiş ile kapatılmasından mümkün olduğu kadar kaçınmak gerekir. birkaç gün içinde abseleşir ve tedavi edilmezse yaygın nekrozlar oluşur. Yıkama süresi uzun olmalıdır. ELE KULLANILMIŞ İĞNE BATMASI Sağlık çalışanlarının büyük çoğunluğunun eline kazayla hastaya kullanılmış iğne batmaktadır. Yara sabunla yıkadıktan sonra batticon ile temizlenir. fakat yine de kendimize bir ay sonra aynı testleri tekrar yaptırmakta fayda vardır. İğne batması HBV.

(0 – 1 – 6.  Eğer bizim korunma düzeyimiz yani AntiHbs düzeyimiz 10 ‘un altındaysa bu durumda risk altındayızdır ve hastanın hepatit B ile ilgili diğer testleri yapılarak bulaştırıcılık düzeyi anlaşılmalıdır. HbeAg’si negatifse bile bulaştırıcılık vardır fakat daha azdır. 43 . İkinci doz 1 ay sonra. Eğer hastanın HbeAg’si pozitifse bulaştırıcılığı çok yüksek demektir. Aynı anda hepatit B aşısının diğer dozları da diğer koldan yapılmalıdır.  Bu durumlarda ilk 7 gün içinde tek doz olarak 0. Hastanın HCV RNA düzeyine baktırarak bulaşma ihtimalinin çok mu az mı olduğu anlaşılabilir.1.  Bu durumda hastalığın bize bulaşma ihtimali % 7 ‘dir. bu durumda kendi korunma düzeyimizi anlamak için AntiHbs düzeyimize bakmalıyız.) Karşı tarafın HbsAg testi pozitif çıkarsa. aylarda)  Bu tedaviye başlanmasıyla % 75 oranında korunma sağlanabilir. 2. üçüncü doz 5 ay sonra yapılmalıdır.) Karşı tarafın AntiHCV testi pozitif çıkarsa.06 ml/kg Hepatit B Immünglobulin (HBIG) yapılmalıdır.  Hastada dolaşımda hepatit B virüsü var demektir. sadece bekleyerek izlem yapılmalıdır. hastadan kapsak da bizde zaten virüs var demektir. Hepatit C ‘nin profilaksisi olmadığı için bizim için yapılabilecek bir şey yoktur. böyle iğne batmasıyla bulaşma riskinin olduğu durumlarda Hepatit B Immünglobulin (HBIG) 1 ay ara ile iki doz şeklinde yapılmalıdır. hepatit B kapma yönünden tedirgin olmamıza gerek yoktur. HbsAg düzeyimiz yüksek çıkarsa yine tedirgin olmaya gerek yoktur çünkü o durumda biz zaten hepatit B taşıyıcısıyız demektir. AntiHbs’miz 10 ‘un üzerindeyse yeterli koruma mevcut demektir. HCV RNA yüksekse hastanın kronik hepatit C hastası olduğu kesindir.  Aşılamalara rağmen aşılar tutmuyosa.

 İlk 3 hafta içinde kendi HCV RNA’mıza. Bu tedaviye yanıt çok iyidir.  Hastada HIV pozitifliği saptandığında kendimize hemen ilk iki saat içinde antiretroviral tedavi profilaktik olarak başlanmalıdır.) Karşı tarafın AntiHIV testi pozitif çıkarsa. 44    . AST değerlerimize baktırarak karaciğerin etkilenme düzeyini düzenli olarak takip ettirmemiz gerekmektedir. 3. bulaşmışsa ALT. ilk 12 hafta içinde de AntiHCV’mize baktırarak bulaşıp bulaşmadığını. (0 – 1 – 6. Hepatit C için ilk 3 hafta içinde HCV RNA ve ilk 12 hafta içinde AntiHCV bakılmalıdır. Çünkü enfeksiyon gelişirse yani Hepatit C virüsü kesin olarak bulaşmışsa ve erken enfeksiyon döneminde tedavi alırsak kronikleşme durumu ortadan kalkabilir.ay) Ayrıca bulaşmanın olup olmadığını tam olarak anlamak için HbsAg veya HBV DNA baktırarak takip altında olmalıyız.  HCV kaptığımız kesinleşirse öncelikle 2-4 ay kadar hiçbir tedavi verilmeden izlem yapılır. HIV için 6 hafta içinde antiHIV bakılmalıdır. Hepatit B ‘ye karşı korunmasız çıkarsak hemen aşılama programına başlamalıyız. Bu süre sonunda virüs miktarı negatifleşebilir.   Bu durumda sadece kendi hepatit ve HIV tahlillerimizi yaptırmalıyız.) Karşı tarafın kim olduğunu bilmiyorsak. Profilaksi süresi 4-6 haftadır. İğne batmasından 72 saat sonra başlanacak profilaksinin yararlı olmadığı düşünülmektedir bu nedenle böyle bir durumda zaman kaybedilmeden enfeksiyon hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır. Eğer negatifleşmemişse bu durumda 6 ay boyunca interferon tedavisi verilir.  4.

Karnın bu şekilde 45 . Mümkünse iğneler kapatılmadan güvenli enjektör çöp kutularına atılmalıdır. çünkü yanlışlıkla iğne. Eğer böyle bir şey mümkün değilse ve kapatılması gerekiyorsa bir ele kapak diğer ele enjektör alınarak kapatılmamalıdır. yani kapak bir yüzeye bırakılmalı ve iğne kapağa değdirilerek tek elle kapatılmalıdır. Heimlich manevrasını uygularken hastanın arkasına geçilerek ellerimizi hastanın karnında şu şekilde kenetlememiz gerekir. Doğru kapatma şekli aşağıdaki gibi olmalıdır. Bu sırada hasta öne doğru eğilmelidir. BOĞAZA CİSİM YABANCI KAÇMASI Mümkünse hasta öne eğilerek öksürebildiği kadar öksürmelidir. Buna rağmen çıkmazsa hasta öne eğdirilerek sırtına 5 kez vurulmalıdır. Yine çıkmazsa 5 kez Heimlich manevrası uygulanmalıdır.İğne batmalarından korunmak için en önemli şey iğneleri kapatırken dikkat etmektir. Yani kesinlikle aşağıdaki gibi kapatılmamalıdır. Eller böyle kenetledikten sonra hastanın karnına aşağıdan yukarıya gelecek şekilde güçlü bir şekilde 5 kez basılır. kapak olan elimize batabilir.

Ancak yabancı cisim görülebiliyorsa elle çıkarılmalıdır. Cisim henüz çıkmamışsa çıkana kadar işlem tekrarlanır. Bilinci kapalı olan hastalarda öncelikle hastanın ağzında bulunan yabancı cisimler görülüyorsa çıkarılır. Bebeklerde başarılı olunacağından emin olmadıkça ağıza parmak sokarak cismi yakalamaya kalkışılmamalıdır. görülen bir şey yoksa hasta yere yatırılır. ve bir elle öbür elin yumruğu kavranır. Tıkanma açılmazsa hasta düz bir zeminde başı biraz yana çevrilir . 46 . eller hastanın yüzüne doğru itilerek karnına güçlü ve ani bir şekilde 5 kez basılır. Bebeklerde uygulanan heimlich manevrası biraz daha farklıdır. çünkü bu hareket cismi daha derine itebilir. Nabız ve solunum kontrol edilir. Bu manevra çocuklara da yapılabilir. Uzun süre nefes alamayan hastada kalp her an durabileceği için CPR’a hazır olunmalıdır. Yoksa elle çıkarmak için uğraşılmamalıdır. hastanın önünde ata biner gibi durulur.sıkıştırılmasıyla 1 litre kadar hava hızla boşaldığından solunum yolundaki yabancı cisim kolayca atılabilir. Daha sonra ağız kontrol edilir. yan pozisyonda sırtına 5 kez vurulur.

Yukarıdaki iki işlem cisim çıkana kadar tekrarlanır. Kendimizin boğazına yabancı cisim kaçmışsa. Her döngüde ağız kontrol edilmelidir. Daha sonra sandalyeye doğru hızlıca aşağı eğilerek yumruğumuzun karın boşluğuna ve yukarıya omuzlara doğru bir baskı yapmasını sağlamalıyız. aspirasyon olmasın diye recovery pozisyonuna getirilir. bir sandalyenin arkasına doğru durup yumruğumuzu umblikusla sternum arasına yerleştirmeliyiz. Ve sol omuzdan ve sol dizden tutularak hasta sağa doğru çevrilir. Ardından elimizin üzerinde bebek. Nesnenin fırlamasına.Eğer elle çıkarılamamışsa bebek şekildeki gibi bacağımızın üzerine uzatılarak hafifçe öne doğru eğilir ve bebeğin sternumunun ortasına 5 kez basılır. 47 .) Nabzı var mı? (yetişkinde karotisten bebekte brakiyal arterden) Hem nabız hem solunum varsa. yüzü yere bakacak şekilde ve aşağı eğimli olarak ters çevrilerek sırtına 5 kez vurulur. Soluk alıp almadığı kontrol edilir.) Solunumu var mı? (bak – dinle – hisset) 2. Bilinç kapanırsa tüm hastalarda CPR’a başlanmalıdır. Sol eli başının altına sıkıştırılarak destek yapılır. sol kolu sağa doğru kıvrılarak başının altına doğru getirilir. Bu pozisyona getirmek için aşağıdaki resimde görüldüğü gibi sağ kolu yana doğru açılır. sol bacağı dizden fleksiyona getirilir. CPR Bilinci kapalı hasta karşımıza geldiğinde şu iki soruya 10 saniye içinde yanıt bulmalıyız: 1. Eğer cisim ağızdaysa dikkatle alınmalıdır yoksa yanlışlıkla yine içeriye itilebilir. hasta. normal nefes alana veya yardım gelene kadar hareketi tekrarlamalıyız.

Çünkü solunumun olmaması bir süre sonra kalbin de durmasına neden olacaktır.Bebeklerdeki recovery pozisyonu daha farklıdır. Mümkünse hasta entübe edilmelidir. Baş ekstansiyona getirilip çene öne çekilerek solunum yolu açılır. Bu sırada nabız her 2 dakikada bir kontrol edilmelidir. Eğer bebek bilinçsiz fakat nabzı ve solunumu normalse şekildeki gibi başı aşağıya gelecek şekilde eğilerek tutulur. 48 . Nabız var fakat solunum yoksa her 5 saniyede bir suni solunum yapılır.

içinde 10 cc hava bulunan enjektör gereklidir. Laringoskop hastanın ağzının sağ tarafından yerleştirilmeli ve dil sol tarafa çekilmelidir.Entübasyon için laringoskop. 49 . endotrakeal tüp. Endotrakeal tüpün daha rahat ilerletilmesi için stile de kullanılabilir. Hastanın başının altına yükselti koyulur ve boynu arkaya doğru eğilerek soluk yolunun açılması sağlanır. Tüpün ucunda balon vardır. Daha sonra vokal kordları görmek için laringoskop öne doğru değil yukarı doğru hareket ettirilmelidir. Laringoskop sol elle ilerletildikten sonra vokal kordlar görüldükten sonra endotrakeal tüp sağ ele alınır ve trakeaya doğru ilerletilir ve bu sırada laringoskop çıkarılır. trakeaya yerleştirildikten sonra balon 10 cc hava ile şişirilmelidir. Yoksa hem vokal kordları görmek zorlaşır hem de dişler zarar görebilir. LARİNGOSKOP ENDOTRAKEAL TÜP Laringoskop sol el ile tutulmalıdır.

Eğer hiç sistol görülmüyorsa (asistoli) veya nabza yansımayacak kadar 50 . İki akciğerden de ses geldiğinden emin olunmalıdır. Birkaç ventilasyondan sonra tekrar 30 saniyeliğine entübasyon denenmelidir. Ses sadece birinden geliyorsa tüp biraz dışarıya çekilerek tekrar dinlenir.Tüp takılırken bir kişi de hastanın önden krikoid kıkırdağına bastırarak (Sellick manevrası) entübasyonu kolaylaştırabilir. Endotrakeal tüp takıldıktan sonra ambu ile hava verilir ve akciğerler dinlenerek tüpün doğru yerde olduğundan emin olunur. Eğer hiç ses yoksa tüpün özofagusa gitmiş olma ihtimali vardır. Hastada hem solunum hem nabız yoksa hasta hemen entübe edilmeli ve hemen defibrilatör hazırlanarak kalp ritmi kontrol edilmelidir. Entübasyon denemesinde 30 saniye içinde başarılı olunamamışsa durulmalı ve hasta ambu ile bir süre ventile edilmelidir. çünkü tüp çok ileriye gidip sadece bir akciğeri havalandırıyor olabilir. Çıkarılmalıdır. Defibrilatörü yerleştirmek için sağ klavikula altına ve solda kalp apeksine jel sürülür. Bu yöntem boyun travması düşünülen hastalarda boynun ekstansiyona getirilmeden entübasyonun yapılabilmesini de sağlar. Öncelikle defibrilatör ile ritm değerlendirilir. Her iki akciğer de dinlenmelidir. Defibrilatör kaşıkları bu bölgelere yerleştirilir.

 Her 30 kompresyondan sonra 2 solunum verilir. fakat burada elektrik akımı yok denecek kadar az hatta yoktur. Bu işleme döngü halinde 2 dk boyunca devam edilir.  Eğer IV yol açılamıyorsa endotrakeal tüp içine IV verilen dozun iki üç katı dozda adrenalin verilebilir.)  Adrenalinden sonra damar içine 10 cc SF verilmelidir.001 mg//kg dozunda verilir. Yukarıdaki durumlarda şok vermeyip hemen göğüs kompresyonlarına başlanmalıdır. (Çocukta adrenalin 0. 2 dk sonra yine ritm değerlendirilir. Yine benzer ritmler çıkarsa aynı döngüye 2 dk boyunca devam edilir. Yani şok. Bir süre sonra bu elektrik de bitecektir. (her seferinde 1 mg verilir. elektrik olmayan bir kalbi çalıştıramaz fakat elektriği düzensiz olan kalbin elektriğini düzene sokabilir. NABIZSIZ ELEKTRİKSEL AKTİVİTE ASİSTOLİ Nabızsız elektriksel aktivite asistoliden bir önceki dönemdir. Ventrikülde elektrik akımı oluşuyor fakat bu çok zayıftır ve ventrikülün kasılmasını sağlayamaz. Çünkü şok.  CPR boyunca her 3 dakikada bir 1 mg adrenalin IV olarak verilir.hafif elektriksel dalgalanmalar (nabızsız elektriksel aktivite – NEA) varsa defibrilatör ile şok vermek işe yaramaz. kalp asistoli durumuna geçecektir.) 2 dk sonunda yine defibrilatör ile ritm değerlendirilir. Eğer herhangi bir anda. O nedenle şok verilmeyip kalp masajına başlanır. varolan düzensiz elektrik akımını düzene sokar. CPR süresince de mutlaka 3 dk’da bir adrenalin IV yoldan verilmeye devam edilir. NABIZSIZ VENTRİKÜLER TAŞİKARDİ (düzenli dalgalar) 51 . hastada ventriküler fibrilasyon ya da nabızsız ventriküler taşikardi farkedilirse hemen elektrik şoku verilerek ventriküldeki bu dağınık şekilde titreşmeye sebep olan düzensiz elektrik düzene sokulur ve ventrikül titreşmek yerine düzenli olarak kasılmaya başlar.

2 dk sonunda tekrar ritm değerlendirilir. Bu genişlik. Bir dögüde üç soktan daha fazla tekrarlanmaz. yani fibrilasyon veya taşikardi dirençliye uygulanır. fakat. Not : CPR 'da normalde sadece adrenalin kullanılır. 52 . Göğüs kompresyonları yapılırken eller birbirinin üzerine kenetlenmelidir. Nabızsız ventriküler taşikardi ile ventriküler fibrilasyon birbirine benzese de arada şöyle bir fark vardır: Taşikardide dalgalar birbirine çok benzer. Her dalganın şekli normal ince QRS gibi olmasa da hepsi aynı kaynaktan gelmiştir ve bu yüzden de birbirine tamamen benzer. Fakat fibrilasyon ya da taşikardi varsa yine ardarda 3 şok verilir. 3 şok verildikten sonra yine 30 göğüs kompresyonu ve 2 solunuma devam edilir. olmaları gerektiğinin aksine çok geniştir. Amiodaron’un ikinci kez verilmesi gerekirse bu kez 150 mg verilir. bu miktar yetişkinlerde yetersizdir. eşiği geçemez. Maksimum doz 1 saatte 3mg/kg’ı geçmemelidir. elektriğin ventrikülden kaynak aldığını gösterir. Kollar dirsekten bükülmemeli tamamen düz tutulmalıdır. Fazla verilirse aritmilere ve myokard hasarına neden olabilir. Hemen şok verilerek bu düzensizlik düzeltilmeye çalışılır. Bu miktarın vücut büyüklüğü ile orantılı olması gerekir. Çocuklarda ve bebeklerde kg başına 2 joule’luk enerji verilirken. eğer asistoli veya nabızsız elektriksel aktivite oluşmuşsa şok verilmeden 2 dk’lık CPR ‘a devam edilir. Ve bir daha asla verilmez. Toraks 5 cm kadar çöktürülmelidir. Eğer amiodaron yoksa yerine lidokain kullanılabilir. Bu seferki şok verilmesinden sonra IV olarak amiodaron da verilir (300 mg). Eğer az verilirse etkisiz olur. Lidokain 100 mg IV uygulama sonrası gerekirse ikinci doz olarak 50 mg daha uygulanabilir. Eller hiçbir zaman hastanın üstünden kaldırılmamalıdır. (fakat yine de 3 dk’da bir adrenalin verilmesi aksatılmamalıdır). Yani amiodaron tüm CPR süresince sadece iki kez verilebilir. Şok verileceği zaman 3 kez arka arkaya verilir.VENTRİKÜLER FİBRİLASYON (düzensiz dalgalar) Ventriküler taşikardide de ventriküler fibrilasyonda da QRS dalgaları vardır. Şok için verilecek elektriğin belli bir düzeyi vardır. güçsüzdür. Tekrar ritm değerlendirilir. Amiodaron eğer adrenalin işe yaramazsa. Yetişkinlerde 200 joule ile başlanır. Bunlardan sonra tekrar 2 dk’lık CPR yapılır. Fakat fibrilasyonda elektrik kalbin farklı bölgelerden geldiği için kasılma düzensizdir. Dalgalar birbirine hiç benzemez. Eğer işe yaramazsa tekrar 200 joule ve yine olmazsa son kez 360 joule daha verilir.

kan kaybetmişse. Tekrar amacıyla ritmleri arka arkaya koyuyorum: 53 . Çünkü kaybedilen her dakikada kalbin düzelme şansı çok çok azalır. Yoksa etkili olmaz. Bu darbe elektroşok kadar etkilidir. Fakat daha uzun süreler devam eden CPR'la dönen hastalar da vardır. Yasal CPR süresi 45 dakikadır. Not: CPR’da önemli olan defibrilasyon ihtiyacını hemen belirlemek ve gerekliyse hiç vakit kaybetmeden şok vermektir. O yüzden kalbi duran hastalarda bu nedenler dikkatle gözden geçirilmeli ve hemen düzeltilmeye çalışılmalıdır.Bebeklerde göğüs kompresyonu iki parmakla yapılır. Bu sayede kalp normale dönebilir. Fakat önemli olan bunu arrestin üzerinden zaman geçmeden yapmaktır. Nabız alınması resüsitasyonun başarılı olduğunu gösterir. Asistoli ve nabızsız elektriksel aktivite yani kalp durması. genelde geri döndürülebilen bazı nedenlerden kaynaklanmaktadır. Yani mesela hasta aşırı soğukta kalmışsa. kardiyak tamponad ya da tansiyon pnömotoraks varsa hastada kalp durabilir ya da nabızsız elektriksel aktivite olabilir. Ya aynı elin iki parmağı ile ya da iki elimizin de başparmağı ile yapılabilir. koronerlerde ya da pulmoner damarlarda tromboz varsa. oksijensiz kalmışsa. PREKORDİYAL DARBE: Eğer hasta gözümüzün önünde arrest olmuşsa hemen sternumun üstüne 30 cm yukarıdan sert bir şekilde vurarak kalbi yeniden çalıştırmak mümkündür. Resüsitasyon sırasında hastanın nabzı solunumu mutlaka kontrol edilmelidir. potasyum düzeyi artmış ya da azalmışsa.

NABIZSIZ VENTRİKÜLER TAŞİKARDİ NABIZSIZ VENTRİKÜLER TAŞİKARDİNİN FİBRİLASYONA DÖNÜŞMESİ VENTRİKÜLER FİBRİLASYON VENTRİKÜLER FİBRİLASYON NABIZSIZ ELEKTRİKSEL AKTİVİTE VENTRİKÜLER FİBRİLASYON ASİSTOLİ P DALGALI ASİSTOLİ VENTRİKÜLER FİBRİLASYON (İNCE) 54 .

Fibrilasyonda daha sivridir. Mesela birkaç jilet izi varsa "en büyüğü 4 cm uzunluğunda olmak üzere 4-5 adet kesi izi vardır" şeklinde yazılabilir. Çünkü bunlar ölmeden önce birileriyle boğuştuğunu saldırı aldığını gösterebilir. ameliyat izi. skarlar da yazılmalıdır. Aynı şekilde parmaklar da tek tek incelenmelidir. Bu sıyrık da not edilmelidir. Vücuttaki tüm kesi izleri yaklaşık cm olarak belirtilmelidir. Mesela ası ile ölmüştür fakat sağ dizde de hafif bir sıyrık vardır. Ayrıca dövme. İnce ventriküler fibrilasyon nabızsız elektriksel aktivite ile karışabilir. Fakat yine de ayrım yaparken dikkatli olunmalıdır. Nabızsız elektriksel aktivitede dalgalar daha düzdür. Çünkü birinde şok gerekirken diğerinde şok işe yaramaz. Ölü muayenesinde önemli olan şey vücutta görülen her lezyonun kaydedilmesidir. ÖLÜ MUAYENESİ Adli nöbetlerde pratisyenlerin otopsi yapması istenmese de ölü muayenesi istenmektedir.VENTRİKÜLER FİBRİLASYON ASİSTOLİ VENTRİKÜLER TAŞİKARDİ VENTRİKÜLER TAŞİKARDİ Eğer dalgalar birbirine tamamen benziyorsa bu kesinlikle ventriküler fibrilasyon değildir. 55 .

Ölü lekeleri ile ekimoz karıştırılmamalıdır. Yaranın üzerindeki kan tazeyse yani kırmızıysa bu yara yenidir. bunlar da eklenmelidir. 56 . mesela ası ise vücudun alt yarısında. Ölü muayenesine giderken mutlaka eldiven bulundurulmalıdır. Gözlere de bakılmalıdır. Kesinlikle eldivensiz dokunulmamalıdır. uçlara doğru yüzeyelleşip yüzeyelleşmediği yazılmalıdır. Çünkü yaklaşık 36-48 saatte çürüme başlar yani katılık bitmeye başlar. Gizli bir kurşu deliği olabilir mesela. Kabuk bağlamışsa eskidir.  10 saatte tüm vücudu tutar. Ölü katılığı. dili dışarıda mı. Fazla yazılırsa kimse niye çok yazdın demez ama az yazılırsa ileride sorun olabilir.. bir bölgede başlayıp sonra tüm vücuda yayılıp çürümenin başlamasıyla sonlanır. Kafatası elle yoklanarak kemik kırığı var mı diye bakılır. Cümle olarak “vücudun alt yarısında ölü katılığı başlamıştır” ya da ” tüm vücutta ölü katılığı vardır” şeklinde yazılabilir. Açık kırmızı. Ölü morluklarının vücudun hangi bölgesinde oluştuğu. Not: Ölü katılığı  3 saatte başlar. ağzı açık mı. uzunluğuyla şekliyle lokalizasyonuyla.  36 saatte çözülmeye başlar. Kesinlikle kesin ölüm tarihi veya kesin ölüm nedeni diye bir şeyden bahsedilmemelidir. Aynı şekilde genital organlar da incelenmelidir. önemlidir. Asıda boyunda oluşan telemi (ip izi) de tarif etmek gerekir. Gözler kapalı mı yarı aralık mı. telemin uçlarının açıklığının nereye baktığı. ya da diğer durumlarda vücudun arka tarafında olur. Yani ölümün üzerinden daha bir gün bile geçmemişse vücudun sadece yarısında katılık varsa bu ölü katılığının çözülmeye başladığını değil oluşmaya başladığını gösterir. Rengi de belirtilmelidir. Koltuk altları da bakılması gereken alanlardandır. Her şeyi belirtilmelidir.Yara varsa bunların eski mi yeni mi olduğu tahmin edilmeye çalışılmalıdır. Ölüm tarihi için katılaşmaya çürümeye bakarak "tahmini ölüm zamanı yaklaşık 12 saat öncedir" denilebilir. koyu kırmızı vb. Aynı şekilde vücuttaki diğer kemikler de yoklanmalıdır. Ölümden sonra oluşan ölü katılığı da tarif edilmelidir. Düğümün boynun neresinde kaldığı.

com.  10 saatte belirginleşir.com/cpr.org/managete/fu_folder/2005-03/html/2005-5-3-147161. *************************************************************************************** AŞAĞIDAKİ SİTELERDEN BAZI KONULARDA ÇOK YARARLANDIM. Ve sabitlenir.htm  http://reptile.html 57 .tr/ilkyardim. EMEĞE SAYGI OLARAK LİNKLERİNİ EKLİYORUM.com/acilbakimmenu.  http://www. Ölü lekeleri  3 saatte başlar. Artık ölü hareket ettirilse bile yeri değişmez.acilveilkyardim. böylece çürüme sağ iliak fossadan başlar.fisek.htm  http://anesteziseminerleri.htm  http://yogunbakimdergisi.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful