ISBN, 975 - 551 - 035 - 4

dizgi ve içdüzen Anajans'ta hazırlatıldı. baskı Umut Matbaacılık ve cilt işleri ise İstanbul Ciltevi'nde yaptırıldı.nehir yayınlan: 6 0 inceleme araştırma dizisi: 9 Kapak. Kapak baskısı Orhan Ofset'te. © ATLAS & NEHİR İLETİŞİM A. İSTANBUL. 1991 .Ş.

Atillâ Şentürk Taşdirek Çeşme Sokak 9/5 Çemberlitaş-lstanbul Tel: 518 04 21 .TAHIR'UL-MEVLEVI HAYATI ve ESERLERİ Dr.518 41 35 Fax: 518 41 34 . A .

.

XVI 31 VII-VIII IX .XIV 1 .İ Ç İ N D E K İ L E R ÖNSÖZ BİBLİYOGRAFYA TÂHİR'ÜL-MEVLEVÎ'NİN HAYATI Doğumu ve Ailesi Çocukluğu Tahsili ve İlk Memuriyeti Neşredilen İlk Şiirleri Mevleviliğe İntisabı. Hac ve Çile Tâhir Dede Kütüphanesi Orman ve Ziraat Nezareti Yılları Mahfil Mecmuası ve Fatih Camii Mesnevihânlığı İmam ve Hatip Mektebi Hocalığı ve İstiklal Mahkemesine Şevki Ankara Dönüşü Sonrası Yıllar Vefatına Düşürülen Tarihlerden Bazıları TÂHİR'ÜL-MEVLEVÎ'NİN E S E R L E R İ İNDEKS FOTOĞRAF VE VESİKALAR 38 44 59 61-115 117-128 1 .60 1 4 9 11 15 20 V .

.

1979 . Farsça ve Türkçe ile eski nazım formların­ da yazılmış yüzlerce manzumeden oluşan bir dîvân sahi­ bi olmak hasebiyle eski edebiyatımızın da son temsilcilerindendir. muharrir.1980 ders yıb içerisinde İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk DiU ve Edebiyatı Bölümünde Prof. Osmanb ile Cumhuri­ yet nesilleri arasında adeta bir kültür köprüsü teşkil eden âbide şahsiyetlerimizdendir.ÖNSÖZ Şâir. müderris. Ö. gazeteci. Mevlevi dedesi. mesnevî-hân ve edebiyat tarihçisi gibi çok yönlü bir kişi­ liğe sahip olan Tâhir'ül-Mevlevî. Genç yaşlanndan itibaren yetmiş beş yıla varan öm­ rünün son günlerine kadar yoğun bir tehf faaliyeti göste­ rerek ardında irili ufaklı yüze yakın yazılı eser bırakan Tahir Olgun. Şöyle ki: Tâhir'ül-Mevlevî'nin basılmamış eserleri­ nin ellerinde bulunduğunu öğrendiğim Merhum Fethi Sezai Türkmen'in ailesine müracaatımda beni alâka ile VII . Faruk Akün yönetiminde mezuniyet tez ça­ lışması o l a r a k metnini Latin harflerine çevirdiğim Dîvân-ı Tâhir'ül-Mevlevî 'nin başına şâir ve eserleri hakkında kısa bir bilgi verme maksadıyla başlayan bu çalışma. sene sonunda derlenen malzemenin güzel bir tâUh eseri ümid edilmedik miktarda zenginleşmesi üze­ rine bir kitap halini aldı. Dr.

Çalışmalarım sırasında karşılaştığım müşkillerin halb için her fırsatta kendilerine müracaat ettiğim ho­ cam Prof. Dr. Nezâhet Türkmen ve Adalet hanımefendilere bu vesileyle burada minnet ve teşekkürlerimi bir kere daha ifâde etmek iste­ rim.karşıladılar. ayrıca Tâhir'ül-Mev levî'nin Süleymâniye kütüphanesine nakledilen kitapla­ r ı n ı n t i t i z l i k l e t a s n i f ve k a y d ı n a emeği geçen kütüphaneci arkadaşım Hasib Barış'a ve tezimle ilgi:i buldukları hususlardan beni zevkle haberdar eden diğer arkadaşlarıma burada teşekkürü bir borç bihrim. Daha son­ ra gerek hocamın gerekse Sa3fin Muammer Ülker'in tel­ kinleriyle Tâhir'ül-Mevlevî'den Fethi Sezai Türkmen'e intikal eden büyük bir kitap koUeksiyonunu günümüzde eşine ender rastlanır bir âlicenaplık örneği göstererek Süleymâniye Kütüphanesi'ne bağışladılar. itimada lajak görerek ellerindeki malzeme­ leri en rahat şekilde incelememe müsaade ettiler. B u sayede o güne kadar kayıp olarak bilinen Matbuat Ale­ mindeki Hayâtım b a ş t a olmak üzere müellifin bütün metrukatını elden geçirme imkanını buldum. F a r u k Akün'e. Yeşilköy 1981 VIII . Ö.

2 0 Safer lU 3 2 8 . Edebiyat Alemi. nr. nr. Tahsin Yazıcı.Teşrin 1938. Ahmed. nr. Çığır. Dersaâdet 1333. ş. 24. 14. Hayâtı ve Eserleri". s. Cemâleddîn Server Arşivi.8 Cemâdiülâhir 1344.2 Cemâdiülâhir 1344.3 0 Temmuz 1920. —. 13 Zilhicce 1338 . Şa'ban 1333. —. Cumhuriyet. IX . "Tâhir'ül-Mevlevî. İslâmın Nuru Beyânülhak. Zilka'de 1336.BİBLİYOGRAFYA Ali Kemal. Cerîde-i İlmîye. Aytan.9-16. 8 Kânunievvel 1341 .LU 3 2 5 . I^ârüşşafaka Türkiyede İlk Halk Mektebi. —.597. c. Hayâtı ve Eserleri". 69.H.37. 133. Sâdi. Dâiretü'lmaârif. 2 9 Eylül 1949.50. Eflâkî.21 Cemâdiülevvel 1344.569. tere. Dârülhilâfetilâlîye 1332. Mesnevi. Prof. nr. 23 Kânumevvel 1341 . nr. (Tercüme ve şerh eden Tâhir'ül-Mevlevî). s. "Mahfil-i İrfan". —. nr. nr. 582.B. 21 Kânumevvel 1341 . Cemiyet-i Tedrisiye-i İslâmîye Salnamesi. Konya İ 9 6 3 .L cüz.l. s. l. s. dosya 193 ve 245. 585. c. "Tâhir'ül-Mevlevî. İstanbul 1927.75. 146. Peyâm-ı Sabah.1378-1379. nr. Ariflerin Menkıbeleri. nr. İstanbul 1 9 7 3 . Galata mevlevî-hânesi.

Reşid Süreyya.I-III. —. vr. 29 Arahk 1957.l-lI. c.lOl. İstanbul 1953.291-292. Gökyay. Sefine-i Evliya. Orhan Şâik. —. Kostantınîye 1306. Hey'et-i Idâre ile Mu'aUimîn ve Müstahdeminin Kayıd Defteri (113189 Târihinden İtibaren). Ankara 1951.30. —. Gürsoy. (1318).223. Hâtimctü'l-efâr. İstanbul. vr. 9 Haziran [IJ 328. Dr. Süleymâniye kütifphânesi. Fatin. Süleymâniye kütüphanesi. c. Mart 1970-nr. Ergun. 18 Receb 1344 . c. nr. Es'ad-nâme. "Tâhir'ül-Mevlevî Merhum".4 Şubat 1926. n r . 19 Receb 1344 . n r . Y B 2305 (yazma). Türk Mûsikîsi Antolojisi.I. nr.II. Mevlânâ'dan sonra Mevlevilik. Türk Dili. İs­ tanbul 1 9 4 1 . "Gazâh (Deh Birader)". Hak. İstanbul 1946. 12 Receb 1 3 4 4 . —. l 6 4 9 . Hat ve Hattâtân.2 7 Kânunısânî 1926. l 2 0 0 7 . İbrahim Alaaddin. c. Hâkimîyet-i Millîye. Y B 2098 (yazma).lO. 2 2 4 . "Tâhir Olgun'un Hayâtı ve Eserleri". Saâdeddin Nüzhet. Türkiye M a â r i f Târihi. Dârüş-şafaka arşivi. —. Hüseyin Vassaf. ( 1 3 3 9 ) . İkinci Kânun 1940. Göktulga. —. Osman. Abdülbâkî. . F a h r i Celal. Habîb. Gövsa. Mevlânâ Müzesi Yazmalar Katalogu. Türk Meşhurları Ansiklope­ disi. n r . Nâmık Kemal'in Şiirleri.3 Şubat 1926. Türk Şâirleri.Ergin. İstanbul 1943. s.l-Il. Cumhuriyet. l 6 4 8 . 1 6 4 2 . [İstanbul] 1269. Bilgi Yurdu. Gölpınarlı. İstanbul 19391941. nr.321-330. c. nr. Nisan 1970.

İstanbul 1955. İstanbul 1355. —. nr.715-717.4. n r .1801. Biyografiye Ait Diğer Eserler.37. Son Asır Türk Şâirleri.239. İbnülemin Mahmud Kemal. İstanbul 1 9 4 0 . Kurun. 4 Temmuz 1938. nr. İlmiye Salnamesi. l 9 0 8 . istanbul Kütüphaneleri Târih-Coğrafya Yazmaları Ka­ talogları. İstanbul 1338. Son Hattatlar. nr. —. 1 Mart 1922. Akdes Nimet. IV-KVHI. İstanbul 197.64. Eukâf-ı Hümâyûn Nezâretinin Târihçe-i Teşkilâtı ve Nüzzânn Terceme-i Ahvâli. 22 Aralık 1949. l 4 4 . l 9 1 0 . Din Mçızlumları. nr. Kurat. s. İstanbul 1974. s. 12 Cemâdiülâhire 1317 . Dârülhilâfetilâlîye 1334. İstanbul 1975. n r . —. İstanbul Kütüphaneleri Türkçe Yazma Dîvanlar Katalo­ gu.14 Teşrinievveli Rûmî 1315 . —. İz. 16 Haziran 1949 .2 8 Teşrinievvel-i Efrencî 1899. Islâm-Türk Ansiklopedisi Muhîtü'l-maârif. Necib Fâzıl. 10.13 Şa'ban 1363. 8 . s. İstanbul 1948. n r . İstanbul 1941. 3 Rebiülev\'el 1317 .26 Teşrinievvel-i Efrencî 1899.I. İnal. c. 14 Cemâdiülâhire 1317 . Mahir. Yüzyıllarda Karadeniz Kuzeyindeki Türk Kavimleri ve Devletleri.İçtihad. C Ü Z . —.15.16 Teşrînievvel-i Rûmî 1 3 1 5 . 7556-1446. "Mahfil" Mecmuası Sahibi Tâhir'ül-Mevlevî İve! Erkânı Harb Binbaşısı Mehmed Emin Beylere Açık Mektub. Kaya Nuri.2 9 Haziran 1315 11 Temmuz-i Efrencî 1899. İslam Yolu. nr. İkdam. AnkcU^a 1972. Kısakürek. Yılların İzi. 1857-1862. XI . cüz.

. Türk Edebiyatı Târihi. Me'mur ve Muallimlere Mahsus Sicil Defteri (U).5-16 —. c.IV. Osmanlı Müellifleri. Osmanlı Şâirleri.4. Nekregû.II-III. Külliyât-ı Ziya Paşa. c. Mole. Esâmi. İstanbul 1974. İstanbul 1308.21. Mahfil.4. Levend. Süley­ man Nazif. Ebulûlâ. Necdet İşh Arşivi. nr. Olguii. 2 5 4 numarah mezar taşı negatifi. 27 Şa'ban 1 3 2 6 . Huzur Dersleri. M. 4 Receb 1331 .lO. İstanbul 1326-1924. nşr. Zilhicce 1340. nr. Mehmed Tâhir'ül-Mevlevî. Musavver Terakki. XII .I-II. Edebiyat Lügati. —. Mehmed Süreyya. vr. "AH b. s. (1352). 2 6 Haziran 1938. nr. İstanbul 1961. "Merhum Es'ad Dede Efendi'ye Dâir Bâzı Hâtırat".26. Şarkiyat Mecmuası. Ord. Hahi Nihad. Ankara 1973.33-72. 31 Ağustos 1322. s. nr. İstanbul 1333. Şihâbeddîn-i Hamadânî'nin Risâla-i Futuwwatiyya'si". İstanbul 1340. Mehmed Tâhir.III.— nr. nr. Medrese. Mardin. c. Ramazan 1 3 4 1 . Üniversite kütüphanesi. Mahfil. İstanbul 1307. İstanbul 1966. 7548-1438. —.35. Mualhm Nâcî.27 Mayıs 1329. Türk Dilinde Gelişme ve Sadeleşme Evreleri. Nedim Dîvânı. Agâh Sırrı. Prof.10 Eylül 1324. —. T Y 9 3 6 7 (yazma). Dîvânı Tâhir'ülMevlevî. nşr. Sicill-i Osmânî. (1311). Dârüşşafaka arşivi. Ankara 1960. c.

nr. "Şükûfe-i Bahaıistan". 13 Zilka'de 1338-30 Temmuz 1920. nr.597. Matbuat Alemindeki Hayâtım. Yeni Gazete. Mesnevi Dersleri.39. Receb 1342. "Mehmed Es'ad Dede Efendi'ye Dâir Hüseyin Vassaf Bey'e Yazılan Mektubdan" Mahfil. İbnülemin kitapları. Beyânülhak. —.12 Temmuz 1326. s. 8 Temmuz 1949. Sezgin. —. İstanbul 1974. "Mehmed Es'ad Dede Efendi Merhûm'a Dâir^. —. Şâir Ali İffet. c. —. Salnâme-i Nezâret-i Maârif-i Umûmîye. 7 0 . (1943). nr. Hakkı Süha. s. Ağustos 1936. cüz. (1937). Yücel. —.45. —. Mahfil. Peyâm-ı Sabah. Muhar­ rem 1342. "Es'ad Dede Efendi Hakkında". emaneten şahsî kütüphanemde (yazma).4. İstanbul 1971.654. Mecmua-i Eş ar. Mehmed Zeki.—. s. —. Lİstanbul] 1326. Süleymâniye kütüphanesi. 1 8 Receb 1328 . 4 6 . içindeki perakende evrak. "Tâhir Olgun'un Yeni Himmetleri".36. T 2 9 3 1 (yazma). Dârülhilâfetilâlîye 1319. Şevval 1341. F. Pakahn. nr. (1345).l. Üniversite kütüphanesi. Mahfil. Mah­ fil.675.Türkmen 72. XIII . Şeyh Celâleddîn Efendi Merhum.I. —.S. —. n r . —. Osmanlı Târih Deyimleri ve Te­ rimleri Sözlüğü. nr. Müslümanlığın Medeniyete Hizmetleri. "Pencere Önünde Târihi bir Gezinti". nr. Şa'ban 1342. İstanbul 11 Şubat 1949. —.5-7. (dördüncü se­ ne). "Es'ad Dede Hakkında Hüseyin Vassaf Bey'e Mektubdan".

Behçet.Türkmen 180. nr.32. Vakit.. Tâhir'ül-Mevlcvî'ye Ait Bâzı Vesikalar. F. 28 Mayıs 1940. İstanbul 1974. Edebiyatçılarımız ve Türk Edebiyatı. Halil Can. Unat. "Teblîgât-ı R e s m î y e " . "Tâhir Olgun". Prof Tahsin. bk.5637-1876. 22 Haziran 1951. İs­ tanbul 1938. Sünbülzâde Vehbî. İstanbul 1315. Bulak 1253. XIV . Eflâkî. Yazar. Faik Reşid. T a n k Z. Yücel. İstanbul 1952. Mecmua-i Medâyih-i Hazret-i Mevlânâ. nr. 181.16 Teşriniewel-i Rûmî 1315 28 Teşrîniewel-i Efrencî 1899. nr. Süleymâniye kütüphanesi. nr.Son Posta. nr.1214-1362. Yazıcı. nr. Dr. Tezkire-i Rızâ. s. Tunaya. Bedi N. Şehsuvaroğlu. Yedigün. Dîvân. Vâsıf.S. 23 Haziran 1951.427-432.. Hicrî Târihleri Milâdî Târihe Çevir­ me Kılavuzu.l910. 15 Sonteşrin 1958. 129. İkdam. Ankara 1964. —.377. Varlık. Dersaâdet 1316. İlk Teşrin 1937. 14 Cemâdiülâlıire 1317 . Türkiyede Siyâsî Partiler 18591952.

.

Üniver­ site Kütüphanesi. Vücûduna felç gelerek bir hafta sonra 8 Haziran 1928 târihinde vefat etti. (1352). fakat resmî kayıdlarda "1292" olarak geçmektedir. Mezar kitabesi: Hû Tâhir'ül-Mevlevî'nin validesi Emine Hanım'm rûhiyçün fatiha 19Zû'l-hicce 1346 cuma 1 Rûmî takvime gnre bu târih ] Kylül 1293'e tekabül eder. Kabri Yenikapı mevlevî-hânesi "Hâmûşân" mezarhğındadır. 2 Daha sonra sokağın adı "Dede Paşa" olarak değiştirilmiş}. 7 a . 2 a . 9 3 8 7 . Bu gün evin arsası üzerinde "Tarçıncı" Apartımanı yükselmektedir.TAHİR'ÜL-MEVLEVİ'NİN HAYATI D o ğ u m u ve Ailesi El-Hâc Mehmed Tâhir'ül-Mevlevî (Olgun) 5 R a m a ­ zan 1294' (13 Eylül 1877) târihinde İstanbul'un Taşkasap semtindeki Mehter sokağımn 3 numarab hanesinde^ doğdu. vr. hâl tercümesi kısmı. hâne numarası 3'ten 5'e tebdîl edilmiştir. 119a. . TY. Annesi Sultan Abdülaziz'in Çerkeş cariyelerinden E m i n e E m s a l H a n ı m Kafkasya'hdır. Tâhir'ülMevlevî'nin bir müddet vekilharçlık hizmetinde bulun­ duğu Nâzıme Sultan binti Abdülaziz Hân'ın dadısı idi'. 3 Divân-ı Tâhir'ül-Mevlevî.

Meh­ med Süreyya Bey -her halde.417.erdiven'de m. İran'h Habîb Efendi "Eyüb'de Kırkm.edfûndur'' diyor ki doğrusu bu olmalıdır^. . (1331). 168-169. 2a. H a t t a t M e h m e d T â h i r E f e n d i'nin kabri hak­ kında iki mühim kaynak^ arasında tezat vardır.Yahya Efendi dergâhı hazîresinde bulunan ve Mehmed Nûrî Şemseddîn Efendi hulefâsından olup 1263 (1842) te vefat eden başka bir "Hattat Mehmed T â h i r Efendi"'nin mezar taşını esas olarak medfeni orada göstermiştir.smâm. onun babası da İstanbullu Hacı Mustafa Reşid Ağa'dır''.Ill. Mustafa Saffet Bey'in babası ihtisab kâtiblerinden Ahmed Efendi. İstanbul 1955. 6 MchmcdSürcyyâ. Son Hattatlar. 8 İbnülemin Mahmud Kemal İnal. Habîb. vr. aynı eser. Hat ve llallâlân. vr. üstâd-ı hat Mahmud Celâleddîn'in tilmizi meşhur İlacı Tâhir Kfcndi'nin kerîmezâdesi olduğu için hâkân-i müşârun-ileyhin irâdeni mücehince Uademe-i hâssa silkim. Mezar kitabesi şudur: Hüve'l-bâki Hâce-i meşk-i Hazret-i Şehr-yârî merhum. idhâl edilmişdı" (Aynı eser.420. s. Mustafa Saffet Bey'in ana tarafından dedesi. 1262 .242. 5 Aynı eser. Hattat Mahmud Celâleddîn Efendi'nin talebesi ve Sultan Abdülmecid Hân'ın yazı hocası Seyyîd Hacı Mehmed Tâhir Efendi'dir (ölm. 2 a ) . Bu hususta bk.1846). c. s. 7 S. Üçü de Merkez Efendi mezarlığında yan yana medfûn olmalarına rağmen t a ş l a n kaldırıldığın­ dan kabirleri kaybolmuştur.//-/O.Babası Hademe-i hâssa başçavuşlanrxdan* H a c ı M u s t a f a S a f f e t B e y 1307 Şa'banında(1890) vefat et­ ti. ve magfûrun-leh el-Hâc 4 "Mumaileyh Sultan Abdülmecid Hân'ın yazı mu'allimi ut-. Kostantınîye 1306. s. SK:.

Bir de ölümüne "Rıhlet-i 'Aliye""' mersiyesini nazmettiği F a t m a A l i y e adında ikinci bir kız kardeşi daha vardır ki Yenikapı mevlevî-hânesi "Hâmûşân" mezarlığındaki kitabeden anlaşıldığına göre 1311 yıllarında doğmuştur. ol nev-civânın nâgehân gaybubeti Sinede bir yâre açdı bulmaz aslâ iltiyâm Etdi on altı yaşında rıhlet-i dâr-ı bekâ Gene iken zehr-âbe-i mevt ile oldu telh-kâm Hüsn-i ahlakıyla fer vermişdi evc-i 'iffete Düşdü hâk-i tireye mâned-i nûr-ı bedr-i tâm Mesken etdi bezm-gâh-ı dil-nevâz-ı vuslatı Sırr-ı Mevlânâ'dan erdi ruhuma işbu peyâm Cilve-gâh etdi harim-i lâ-yezâl-i vahdeti Eyledi hem-sâye-i Hayr'un-nisâ Rabb'ül-enâm Çekdi bir âh eyledi inşâd târihin Bahâ Cennet-i 'âlîyi yâ Hû Aliye etti makam sene 9 10 1327 Necdet İşli arşivi. 50. 20 Safer 1328-22 Şubat 3 2 5 . Beyânülhak. Ah min'el-mevt Şâir-i mu'ciz-heyân Tâhir Bey'in hemşiresi Terk edip dünyâyı oldu 'âzim-i Dâr'üs-selâm Ah kim. nr. . 254 numaralı mezar taşı negatifi.es-Seyyîd Mehmed Tâhir Efendi rûhiyçün rızâenli'llâhi'l-fâtiha sene 1262 fi 28 Zi'l-ka'de ketehehu Rıfat Mısri ^ Tâhir'ül-Mevlevî'nin 1305 (1888) te doğan kız karde­ şi A f î f e G ü l i s t a n H a n ı m hakkında elimizde olduk­ ça fazla malumat bulunmaktadır.

mektubun bir hulâsası mevcuttur.. 13 Bu mektup Tâhir'ül-Mcvlevî'nin hocası Ks'ad Dede ile ilgili gençlik hâtıralarından bahs eder. Hüseyin Vassaf Bey'in. Es'ad-nâme'nin Süleymâniye Kütüphanesindeki ( Y B . nr. Hürrem Sultan camii hatibi ve aynı zamanda Topçu S a n Mûsâ mescidi imamı Hâfiz Hasan Efendi idi^^. . 18 Safer 1328-15 Şubat 11325) ta Fatma Hanım'ın vefatına dâir neşrettiği Urih kıt'ası "1328^' tekabül etmektedir." ibaresi de bunu te'yid etmekte­ dir..ve 326^^ [hicrîj târihinde -li-ümmin hemşirem Fatma Aliye Hanım'm irtihâli dolayısıyla-. Ks'ad Dede'nin menâkıbına dâir kaleme aldığı Es'ad-nâme adlı esere konmak üzere yazılmıştı. Hüseyin Vas­ saf Bey'e yazdığı bir mektuptan'^ babası Mustafa Saffet Bey'in çok küçük yaşlarda oğlunun tahsîH ile ilgilendiği 11 Bu ve mezar taşındaki târihlerin biribirine uymadığı görül­ mektedir. 4 9 .18. B u yıllarda aile çevresinden de tahsili hususunda yakın alâka görüyordu..Devletli! îsmetlü Nâzıme Sultân Hazretleri'nin kahvecibaşısı Mustafa Efendinin kerlme-i muhteremesiFatma Hanım'm ruhuna fatiha 'Aliye M u s t a fa S af f e t B e y 1307 (1890) senesinde vefat ettiğine göre. Ağustos 1936. Üstelik Tâhir'ül-Mcvlevî'nin Heyâfiülhak. Dîvân'da geçen ". kitabeden Emine E m s a l Hanım'm daha sonra Nâzıme Sultan'm kahvecibaşısı Mustafa Efendi ile evlendiği anlaşılıyor. B u mektepteki hocası. 2 0 9 8 ) müclliT hattı müsveddesinde -tebyîz edilecek nüshaya tamâmının yazılacağı kaydıyla. nr. 12 Yücel.. Tâhir'ül-Mevlevî sonradan bu mektubu Mahfil 'de neşrctmiştir. Ç o c u k l u ğ u Tahsili ve İlk M e m u r i y e t i Mehmed Tâhir ilk tahsiline evlerinin yakınında bu­ lunan Hekimbaşı Ömer Efendi mekteb-i ibtidâîsinde başladı.

3 6 . Gayretimin mükâfatı olmak üzere Arabca okutmağa kalkışdı ve alı­ nan Emsile kitabından. nr. 15 Medrese. 4 Receb 1331-27 Mayıs 1329. Şu kadar ki Cenâh-ı Pîre fevkalâde hürmetkar idi ve lisân-ı Mesnevî'yi bir parça anlardı.büyük validemin çalışdırması sayesinde Kuran-ı Kerlm'i hatmeyledikten mada Ahmedîye. bizim hoca efetıdinin hayret ve istihsânını mücib oldu. V a r l ı ğ ı n d a n a n c a k y u k a r ı d a k i m e z a r kitabesi vasıtasıyla haberdâr olabildiğimiz üvey babası K a h v e - 14 "Bahamı sikkeli olarak hiç görmedim. Hattâ pek çocukken bana (Pend-i 'Allar) mukaddimesinden birkaç be­ yit ezherlelmişdi.anlaşıbyor'''. Muhammedîye. hattâ Battal Gâzî gibi harekeli basılmış kitabları -ta'hır-i mahsüsiyle. balmumunun birini (nasara) nın evveline. Onun bu yıllardaki aile durumu şimdilik müphem kalmaktadır. nr.söküp çıkarıyor­ dum. . "Kuran hususunda gösterdiğim terakki. Ahmed Ş î r â n î ' y e medreselerin ı s l â h ı hususunda yazdığı diğer bir mektuptaki şu satırlar bü­ yükannesinin de-muhtemelen A f î f e Ş e f î k a H a n ı m onun yetişmesinde mühim bir payı bulunduğunu göster­ mektedir: "Sekiz dokuz yaşlarında bulunduğum ve mahalle mektebine devam ettiğim sıralarda idi ki -ruhu şâd ol­ sun. 1307 Şa'banında (1890) babasını kaybeden T â h i r 13 yaşında öksüz kaldı. Mehmed T â h i r daha sonra "GüUıâne Rüşdî-i Askerî" sine girdi. emsile-i muhtelifeyi başdan başa ezberlemeyi emr etmek suretiyle derse başlatdı"^^. 4. birini de (ve ensurhihi) nin sonuna yapışdırmak. Ne demek olduğunu bilemediğim lâkin âheng-dâr bu­ lunduğunu pek âlâ idrâk ettiğim o sözleri ben tekrar ederken o da hazin hazin ağlardı" (Mahfil. Envâr'ül-âşıkîn. 1341 Şevvaline mahsus nüsha).

Buradaki vazifesi "piyade dâiresi" 3.'}7). 18 S.10.1857.595.. Yalnız bir yerde rastladığımız çocukluğun­ dan beri Nâzıme S u l t a n ' ı n "lutuf-dîdesi"^^ olduğu ifâdesine istinaden Mehmed Tâhir'in aile dışından da himaye gördüğü kanaatına varıyoruz. 17a. Geride bıraktığı evrakı arasından çıkan "me'mmüyet sicih"nden anlaşıldığına göre aynı vazifedeki maaşı 3 1 Haziran 1310 (12 Temmuz 1894) târihinde 60 kuruş zammıyla 140 kuruşa çıkarıldı. Türkiye Maârif Târihi. İstanbul 1955. T. 17 İbnülemin Mahmud Kemal İnal. 2 a . (19. İbnülemin Mahmud Kemal İnal kitapları.ll.tahsîhni tamamladıktan sonra 1 Haziran 1308 (13 Haziran 1892) târihinde 80 kuruş maaşla -daha ziyâde bu mektep mezunlarının alındığı-^ ^ Bâb-ı Seraskerî'de ilk memuriyetine başladı. 19 s.ll. içindeki varaklar. şube jurnal kısmı mülâzımlığı idi"*. Son Hattatlar. ona karşı"me'murluk değil evladlık hissi''^^ ile bağlandığını söy­ lüyor. s. c.459). Gülhâne Askerî Rüşdiyesi'nden mezun olduktan sonra "Menşe'-i Küttâb-ı Askerî"ye girdi'^. Osman Ergin. İs­ tanbul 1940.9. 8. Üniversite Kütüphanesi. İstanbul 1940.10. vr.c i b a ş ı M u s t a f a E f e n di den yazılarında hiç bahsetmemektedir. Tâhir'ül-Mevlevî'nin "22.Buradaki -iki yıllık. 16 Tâhir'ül-Müvlüvî. O vakit jurnal kısmı mümeyyizi meşhur hattat Y a h y a H i l m î E f e n d i'''" (ölm. Son Asır Türk Şâirleri. 17 Şevval 1325 = 23 Ekim 1907) idi ki Tâhir'ül-Mevlevî kendisini bu zâta sevdirdiğini. CÜ/. 21 Mecmua-i Eş'âr.'U" tarihli me'muriyet sicili. vr. 2ü "2 Rehiülâhir 1297 de lenkihal-ı umumiyede meaşı "UiOO"guruşa tenzil ve Piyade dairesi üçüncü şube jurnal kısmı mümeyizliğine tahvil olundu" (İbnülemin.293I içinde İbnülemin'e teslim edilmiş hâl tercümesi varaklan. . Mecmûa-i Eş'âr.

c.. Bu günlerini aynı mektupta şöyle anlatıyor: ""Bulunduğum mekteblerde Fârisî öğrenmeğe fazla gayret eder ve Ra­ mazanda vakit buldukça Fâtih camiine Es'ad Dede Merhûm'un dersine gider.Filibeli Mehmed Râsim. krş. Es'ad-nâme. c. 25 Mahfil.II-lII. Dâirel'iU-ma'ârif.onları nazmen tercüme etmeye kalkışıyor­ dum. 9 3 0 . .1378-1379.h â n M e h m e d E s ' â d Dede'nin''*''(ölm.326-329. 1341 Şevvaline mahsus nüsha. s. Son Asır Türk Şâirleri. c.Receb 1356 = Eylüll937)ile M e s n e v î . bir tarafdan da Fâtih câmi'-i şerifinde -şimdiki imâm-ı evvel.I. 8. Dersaâdet 1333."''^ 22 Kbulûlâ Mardin.'söylemesi kötülük' diye bir ta'bir vardır ki burası tam yeridir. (1318). nr.260-61. 2 3 0 5 . Alel-ekser sahifelerini karışdınyor. 23 Mehmed Tâhir. 24 " Bir Tarafdan Fâlih'de cami derslerine devam ile Filibeli Mehmed Râsim Efendi'den tedris ederek icâze aldığı gibi mevlevl Es'ad Dede Merhum'dan da Fârisi dersine ve Mesnevî-i şerîf ta'lîmine devam ile kezâlik mücâze olmuşdur" (Hüseyin Vassaf. (1339). Y B .Bâb-1 Seraskerî'deki vazifesinin yanı sıra F â t i h dersiâmlanndan F i l i b e l i M e h m e d R â s i m E f e n di'-^^ (ölm. ( 1 3 1 1 ) . İbnülemin. sâde fakat pek müessir olan o takriri anlamaya çalışırdım. Siym. s.. Y B .2.325. CÜZ. 2 0 9 8 . Süleymâniye Kütüphanesi. Sefıne-i Evliya. Osmanlı Müellifleri. c.87. Hüseyin Vassaî. Efendi Hazretleri'nin dersine müdâvemetle CAvâmil Şerhi Adalı) okuyor. Mehmed İzzet.. Ali Reşad. Ali Seydî.II. mamafih kendi kendime Fârisî'ye çalışıyor ve ufak tefek bâzı ibârâtın tefhiminden Fârisî biliyor vehmine düşüyordum.9 Ağustos 1911) derslerine de devama başlamıştı^"*. Ktp.87b. Huzur s.II. /. 13 Şa'ban 1329 . İstanbul 1966. O sıra­ da elime bir (Hafız Dîvânı) geçdi./ "Bir tarafdan kaleme gidiyor. ötesini berisini anlamak zannmda bulunu­ yor. 36. vr. De.rsleH. İstanbul 1931. s.

. 27 "1310 sene-i hicrlyed idi ki fartza-i hancın ifâsına niyet etmiş. Ertesi gün Hind basması bir Mesnevi alıp câml-i şerife gitdim. n r .. F a r s ç a ve edebî bir üslupla kaleme alınmış bu uzun i c a z e t n a m e metninin aslı muhtemelen y a n m ı ş olup Tâhir'ülMevlevf nin el yazısı ile istinsah edilmiş bir nüshası bugün SIym. Ktp. Taltif ve teşviki hâvî bâzı kelimâttcn sonra o gazeli beyit beyit okuyub Izâh etdi. I.. F. 3 9 .Türkmen 179'da kayıtlıdır. 26 vr. krş.Şemseddln Tâhir tahharallah" kalben" 'ammâsivâh"" cümle-i du'âîyeslni de ilâve eylemişdi' (Mahfil.IOsene Ramazanında muntazaman derse devam etdim ve pek çok müstefid oldum. ve lâyık olmadığım halde 'abd-i âc'ıze de bir icazet­ name i'tâsı lulfunda hulunmuşdu. nr. hattâ icâzel-nâmeye ". M u h a r r e m 1342.45.. Bayram ziyaretine gitdiğimde fakir-hânenin nerede olduğunu sordu ve Molla Gürânl'de olduğunu öğrenince haftada iki gün Dâvud Paşa mektebinde dersi olduğunu. sonraları dedenin Tâhir'i "kârî'-i Mesnevi" tâjrin ettiği anlaşılıyor.Lklb etmiş ve o Unvanı hâvî bir mühür hâkk et­ tirmiş..Daha önceleri Bayezid camiindeki Fârisî müzâkerelerini takip ederken Es'ad Dede'nin dersine ara sıra devam eden Mehmed Tâhir. Mahmudiye ve Dâvud Paşa mektehlerindeki derslerini Ilâfız Hayrı Efendi'ye -ki o da vefat etli. Ve derse devamım hakkında tergîbâtda bulundu. (1339). asıl derse 1309 sene­ si Ramazan'ında (1892) Hâfız'dan manzum olarak tercü­ me ettiği bir gazeUni Es'ad Dede'ye gösterdikten sonra başladı. oraya giderken eve uğrayıb bana Hafız Dîvânı okutacağını tebşir etti. 8 . Es'ad-nâme. Mektubun devamında o günü şöyle anlatıyor: "Karşısında diz çökdüm."Mek­ tubun devamından Es'ad Dede'nin derslerini bu şekilde üç-dört yıl takip ettiği. kendisine bu icâzet-nâmede teberrüken "Ş e m s e d d î n" lakabı verilmişti^^.terk eylemiş ve talebesinden bâzılarına birer icâzet-nâme vermiş.«7b. Receb 1342). Mahfil.S. Parlak bir teveccüh eseri olmak üze­ re fakiri (Şemseddın) te. Mehmed Tâhir 1310 (1893) senesi sonlarında Es'ad Dede'den icâzet-nâme aldı.

1345 (1926). Mahfil. nr. Meselâ Hafız 'ın: Kunûn ki her kefigül câm-ı hâde-i sâfest Be sad-h£zâr zeban bülbüleş der evsâfest matla'lı gazelini Bahar eyyamı gül elde dutar peymâne-i safı Olur bin dil ile bülbül onun gûyâ-yı evsâfı Alıp dîvân-ı eş'ârı ele çık sen de sahraya Bırak endîşe-i dersi düşünme keşfi Keşşafı Fakîh-i medrese dün mest idi verdi bu fetvayı Şarâba hürmet et yutma sakın emvâl-i evkafı diye tercüme etmişti^".N e şr e di1e n i 1k Ş i ir1e r i Mehmed Tâhir'in şiire ne zaman ve nasıl başladığı meçhuldür. 30 Tâhir'ül-Mevlevî. not. Mehmed T â h i r bu yaşa kadar kendi kendine şiir yazmaya gayret sarf ederken Es'ad Dede'nin derslerine başladıktan sonra ashnda şâir olma­ yan fakat şiirden iyi anlayan bu zâttan çok istifâde etti. 3 9 . Kocasıyla bir arada bulunduğu zaman evde. medresede.304a. 14. Farsçayı ilerlettikten sonra hac yolculuğu sırasında 28 29 Bk. küçültken babasının kendisine Pend-i Attar mukaddi­ mesinden birkaç beyit ezberlettiğini biliyoruz^". 1341 Şevval'ine mahsus nüsha. Matbuat Alemindeki Hayâtım. İlk karşılaştığı manzum eserler hakkında. 9 . vr. yolda devamb olarak Dîvânı Hafız ve Mesnevi takriri ile dîvân edebiyatının inceUklerine hâkim olmaya başla­ dı. On altı yaşındayken Hâfız'ın gazellerinden bâzılarını manzum olarak tercüme etmeyi denedi'^".

Fakat edebî bir mecmuaya göndereceğim bir yazının dere olunmaması.mecmuada gördüğüm gün duyduğum sevinci tarif edecek ta'bir bulamıyorum. l a . izzet-i nefs-i şâirânemi kı­ racağı için 'takdîm-i eser'e pek de cür'et gösteremiyordum. yine bu müddet zarfında mümârese ile irticalen şiir söylemeye de başlamıştı'".. Mündercâtı meyânında kıymetli yazılar görülüyor ve ağır başlı kimseler taraftndan oku­ nuyordu.. gazeteler­ de benim için yazılacak 'genç ve muktedir şâir­ lerimizden. Bunların muhteviyatını topdan yâhud perakende olarak bast ırmak emelini besliyor. ilk imzamı -ki Bâb-ı Seraskerî'ye mensub Tâhir diye atılmışdı. Bidâyeten çocuklara mahsus ol­ mak üzere çıkmışken sonradan ilmî ve edebî bir mecmua şekline inkılab etmişdi. Çünkü manzum lakırdılarla sahlfelcri kabarmış müteaddid defterim vardı. "O vakitki mevkut mecmualar arasında (Mekteb) un­ vanlı bir risale vardı. O günleri Matbuat Alemindeki Hayâtım 'da şöyle anlatıyor: "Hicretin 310. "Bin türlü tereddüt ve heyecan içinde gönderdiğim iki eser.!' tavsîf-i umûmîsine kendimi müstehak gö­ rüyordum. Ve her ikLsi de nazire olmak üze­ re yazılmışdı. 31 Aynı eser.Câmî'nin bir gazeline hocasının da takdirini kazanan F a r s ç a bir nazire yazmış. bu mergûb mecmuada neşr edildi ki biri (na't-ı şerif) diğeri de gazel idi. 1894 senesinde ilk olarak bir manzumesini neşre te­ şebbüs etti. 311 târihlerinde idi ki ben de genç idim ve şâir olduğumu tevehhüm ediyordum. 10 . Hangisinin intişârı tekaddüm etmiş oldu­ ğunu unutmuşum. vr.

İs­ tanbul 1 9 4 0 .35. Bin üç yüz on iki sâli Cumâd'el-âhirc içre Cehîn-sây-ı dehalet oldu Tâhir bâb-ı Mullâ'ya İlâhî lutf u ihsanınla ol cûyende-i feyzin Külâh-ı bı'ati hem-pâye olsun 'arş-ı a'lâya k ı t ' a s ı n d a n da a n l a ş ı l d ı ğ ı n a göre 1 3 1 2 C e m â ziyülâhir'inde (Aralık 1894) Şeyh Osman Salâhaddîn Dede-zâde Şeyh Ebu'l-Burhân Mehmed C e l â l e d d î n D e d e E f e n di'ye^^ (öhn. Kendisinin Mevlevîliğe intisabına bu ailevî bağlar yanında "'Mesnevî-i şerîf tederrüsünden Cenâh-ı Mevlânâ'ya ve Mevlevîliğe karşı bir incizab"'^* duymasını da sebep olarak gösterebiliriz. Mahfil.J41 Ramazan'ına mahsus nüsha. 11 . vr. 1304 = 1886) süt kardeşi ol­ duğunu söylüyor. Tir. s. Son A. s. 2 a . B a b a s ı Mustafa Saffet Bey'in amcası Mehmed Efendi. H a c ve Çile Tâhir'ül-Mevlevî büyük dedesi H a t t a t Mehmed Tâhir Efendi'nin Mevlevi dervişi. içindeki varaklar.13 Mayıs 1908) intisâb etti. i. "'^'^ M e v l e v i l i ğ e İ n t s â b ı . îmânımı da eserlerimin/Mekteh)e dere edilmesiyle itminan derecesine çıka­ rıyordum. onun kızı Afife Şefîka Hanım'm ise Yenikapı mevlevî-hânesi şeyhi Osman Salâhaddîn Efendi'nin (ölm.1 8 3 5 . 3 5 İbnülemin Mahmud Kemal İnal.II. l a . Mevlevi sikkesini dâima başında taşır bir zât imiş'''. Aşağıda ifâde olundu­ ğu üzere M e h m e d T â h i r ' i bizzat elinden t u t u p 3'2 33 34 Aynı eser.sır Türk Şâirleri. (İstanbul). cüz. 3 Rebiyülâhir 1326 . Mecmua-i Eş'âr. Türk Şâirleri. Saâdeddin Nüzhet Ergun. 1 8 3 3 . vr.939-946. c. 10.Hakîkaten şâir olduğuma inanıyor.

İskenderiye. Bunlardan sonuncusu kendisine teberrüken Kâdirî ve Rufâ'î tarikatlarından birer de icazet­ name v e r m i ş t i H a c c ı îfâ ettikten sonra Es'ad Dede Harem-i Ş e r i f t e okutmaya başladığı Mesnevi derslerine 36 Mahfd.Celâleddîn Efendi'ye bî'at ettiren Es'ad Dede'dir: "Hoca Efendi'nin avdetiyle derslere başlanmış.46. 12 . O senenin Cemâdiyelâhiresi içinde mesârif-i seferiye elde edilebildiği için hazrete refakat ve delâletde bulunmasını rica etdim. Ramazan'm başında da (Şubat 1885) Mekke'ye vardılar. Şa'ban 1342. nr. Süveyş. Medine ve Mek­ ke'de Şeyh Ahmed Denderâvî.45. Es'ad Dede'nin delaletiyle Kahire. Yanbu' yoluyla Medine'ye. Ramazan 1 3 4 3 . vr. Es'adnâme. hulefâsından İbrahim er-Reşîd ve Mekke şeyhü'lmeşâyihi Ahmed er-Rufâ'î gibi zatların sohbetlerinden istifâde etmişti. Şeyh Celâleddîn Efendi merhumdan feyz alacağımı söylemişdi.88. türbe ve benzeri yerleri ziyaret imkânını da bul­ muş."'^^ Mevlevîliğe intisabından h e m e n sonra Mısır'ın "Tevfîk-i Rabbânî" vapuruyla hac yolculuğuna çıktılar. Bilâ-tereddüd kabul eyledi ve cvvel-be-evvel beni Yenikapı mevlevî-hânesine götürüb Merhum Şeyh Celâleddîn Efendi Hazretleri'nden sikke giydirtdi ve mürşîd-i müşârün-ileyhe bi'at etdirdi Hoca merhum kendisinden me'zûnen zikir ve semâ etdiğim halde bana bîat vermemiş. 37 Mahfil. meşhûdât-ı Hicâziyesinin istimal da bende hac seferi arzusu uyandırmışdı... Mek­ ke Sülejmıâniye medresesi müderrislerinden ve İdrisî meşâyihinden Şeyh İsmail Nevvâb. nr. Kahire. benim kendisinden değil. Receb 1342. yine Ahmed el-İdris Hz. 59. nr. krş. İmâdullah el-Hindî. Mehmed Tâhir bu yolculuğu sırasında yol üzerindeki dergâh.

devam ile bir müddet daha orada kaldı. Ahmed Remzî Efendi'nin yıllar sonra Hüseyin Vassaf Bey'e yazdığı mektuptaki şu satır­ lar bu karşıhklı muhabbetin ifadesidir: "Bin üç yüz on bir nenesinde Yenikapı mevlevîhâne-i irfân-lânesinde bulunuyordum. Siym."''° Hac dönüşünden sonra Yenikapı mevlevî-hânesi semâ-zenbaşısı K a r a m a n l ı H â l i d D e d e 'den semâ 38 39 40 vr. Leyâl-i mübârekeden birinde bi's-selâm avdet­ leri haberi dergâh-ı şerîfde beşaretle söylendi. Hüseyin Vassaf. Ol zaman külâh-ı muhabbet ber-ser kitâb-ı celıl-i Mesnevi der-ber Merhum Es'ad Dede ile beraber 'abîr-i cisr-i mecaz ve 'âzim-i Hicâz-ı mağfirettırâz olan Tâhir'ül-Mevlevî'nin evsâf-ı dervişanesini ihvân-ı bâ-safâdan işide işide semâ'en âşık-ı sohbeti olmuşdum. Şehsuvaroğlu. vr. s. İstanbul 1974. H a t t â M e h m e d Tâhir'in Hz. Ktp. Y B . Mevlânâ'nın medhine dâir nazm ettiği bir kasidesinin Ahmed Remzî Efendi tarafından tahmisi de 30 Receb 1313-4 Kânunısânî 1311 târihU Mekteb mec­ muasında neşredilmişti. (1339).39-44. Bcdi N. Mehmed Tâhir aynı yolla İstanbul'a döndü. Osu-adaŞeyhAtâullahEfendi-zâdeAhmed R e m z î E f e n d i ^ * * sonraları "dede" ve Üsküdar mevlevî-hânesi şeyhi dergâhda misafir bulunuyordu. 4 a . Mecmua-i Eşar içindeki varaklar. Tâhir'le birinci mülâkatda Her du cân bî-dûhten ber-dûhte sırn tecellî etmiş idi. Es'ad-nâme. 13 .. Halil Can.36b. 2 0 9 8 . Biribirlerini daha iUc görüşmelerinde çok seven bu iki genç şâir eski tarzda karşıhklı şiir söylüyorlar ve bu hususta Şeyh Celâleddîn Efendi'den teşvik görüyorlardı'^.

üivân-ı Tâhirul-Mevlevl. Tâhir'ül-Mevlevî'nin "22.I. Ktp. Ünv. Fâtih harîk-i kebîrinde onlar da muhterikoldu.327. Yenikapı mevlevî-hânesi neyzen basısı Cemâl Efendi'nin vefatından sonra. 42 s. paDüşdü dal ikrarıma Mathah-ı Munlâ'da 41 Saadcddîn N ü z h c t E r g u n . sonraları devrinin en iyi semâ-zenleri arasında yer aldı'". 3a. 14 .H. Hüse­ yin Vassaf Bey çileye giriş târihini 12 Şa'ban 1313 olarak göstermektedir'*''.10. Siym. muahharen Şeyh Celâleddîn Efendi merhumla diğer bâzı meşâyihin mühriyle tasdik ve tevsik edilmişdi. B u n a dâir h â l t e r c ü m e s i n d e şöyle bir haşiye bulunmaktadır: "IH Bu icazet-nâmeler Mekke Şeyhü'l-meşâyihi Seyyîd Ahmed er-Rufaî tarafından yazılmış. 2 3 0 5 . aynı zaman­ da Kâdirî ve Rufâ'î tarîkatlerinden de iki icâzet-nâmeye sahipti.i. TY. 9387. Türk lslanbuM94.. (1351).931" tarihli memuriyet K İ c i l i . 43 44 Mûsikîsi Antolojisi.. Seftne-i Evliya.672. Yaklaşık bir yıl sonra 13 Ocak 1896 (27 Receb 1313-1 Kânunısânî ISll)"*^ da Bâb-ı Seraskerî'deki vazifesinden istifa ederek -Divân-ı Tâhir'ül-Mevlevî'nin başındaki hâl tercümesine göre. Ktp. (1318). c. s. S.1 Şa'ban 1313 (17 Ocak 1896) de Yenikapı mevlevî-hânesinde çileye girdi. c. Y B . Şeyh Celâleddîn Efendi'nin "kâri'-i Mesnevî"liğini ve bazen kâtipliğini yapmış. 11. vr.çıkardı."^* Tâhir'ül-Mevlevî çile esnâsmda dergâhdaki mükellef hizmetinin yanı sıra ilmî ve edebî faaliyette de bulunu­ yordu. târîh-i cevher Tâhirâ oldum çille-keş derviş ben 1313 beyti ile çileye girişine târih düşüren Tâhir.

Hk.1898 senesi Ekim ayı içinde biten Tâhir'ülMevlevî o sırada 22 yaşını henüz doldurmak üzere idi*".v:. B i r müddet Konya'da kaldık- Me. Çile â l e m i n e ve o â l e m d e k i ihtisâsâtına dâir tahrîr ettiği bir defterin yanmış olması dolayısıyla onun bu yıllan halikında etraflıca bir bilgiye sahip değiliz'''''. i4.( eser. vr.cmua-i Eş'âr. Adet olduğu üzere çileden sonra Konya'ya Hazret-i Mevlânâ'yı ziyarete gitti.zartesı günleri dergâhda Tunuslu Şeyh Mustafa Efendi tarafından takrir edilen Futuhât-ı Mekkîye derslerine de i ş t i r a k e t m i ş t i . daha çile müddeti dolduğu sırada 2 3 yaşına girmemişti. Mirat-i Hazret-i Mevlânâ adlı eserinde neşrettiği "Hilye-i Hazret-i M e v l â n â " ile â ş ı k a n e ve dervişane pek çok gazel de o yılların mahsûlüdür''^. Nihayetine Mathah-ı Mullâ'da itmama reşide çillemiz Acizane etdik itmama rcsîde çillemiz Yazdı târihin mücevher beyt ile kilk-i sürür Olmasıyla vaz'-ı erhâma reşide çillemiz Lutf-ı Mullâ müncelî oldukda serde Tâhirâ Feyz-i Hak'la oldu encama reşide çillemiz târihini düşürdüğü çile müddeti -1001 gün üzerinden he­ saplanırsa. içindoki varaklar. aynı yer. 45 46 47 48 15 . ()a-7a. 8 8 . Çileye girdiği ilk aylarda Şâh Abdurrahman'mKur'an ve Magz-ı Kuran adh eserini de tercüme­ ye başladığını biliyoruz''*'. s.. Çilesinin bitişine düşürdüğür diğer bir târihte Yirmi üç yaşındayım ki nûz-ı 'aşk Kcynıamışdır hâlime kat'â beni demesine rağmen.

İstanbul 1333. 51 Tâhir'ül-Mevlevî. s. 1164 = 1751) 4 9 iWecmua-J A>ar. İbnülemin. aynı zaman­ da neşriyat da yapmak üzere bir sahhaf dükkanı açmaya karar verdi. 16 .86. İstanbul 1 3 1 5 (1899). 5 0 . Maârif Nezâret-i Celîlesi'nin 3 Ha­ ziran 1315 (15 Haziran 1899) târihü ruhsat-nâmesiyle çıkan bu eserin ardından 6 Temmuz 1315 (18 Temmuz 1899) tarihli diğer bir ruhsat-nâme ile Nâyî Osman Dede-zâde Sırrî Abdülbâkî Dede'nin^" (ölm. 8b. Bk. Tâhir Dede K ü t ü p h a n e s i Tâhir'ül-Mevlevî kendi geçimini kendi temin etmeyi dergâhda hücre-nişîn olmaya tercih ederek. Tâhir'ül-Mevlevî'nin "Tâhir Dede Kütüphânesi''nden ilk neşrettiği kitabın ruhsat-nâmc târihi ile çile müddetinin bitiş târihi arasında sâdece 6-7 aylık bir zaman vardır. önceden biriktirdiği ve daha sonra Hicaz ve Kâhire'den getirdiği kitaplarla™ Bayezid'de "tramvay yolu"ndaki 34 numaralı''' dükkanda "Tâhir Dede Kütüphânesi''ni açtı. c. S . Mir'ât-i Hazret-i Mevlânâ. İ l k olarak "Hilye-i Hazret-i Mevlânâ" ile bâzı t a r savvufî manzumelerini ihtiva eden Mir'ât-i Hazret-i Mevlânâ'yı^'^ çıkardı. vr. Ktp. (1937).31 içindeki İbnülemin'in el yazısıyla muharrer bulunan kısa bir hâl tercümesinde "SlG'da dede olmuşu iki sene sonra şeyhinin müsaadesiyle dergâhdan ayrılarak Bayezid'de Tâhir Dede Kütüphanesini açdı" denilmiştir ki yanlıştır. 9 4 . dış arka kapak îlânı. neşriyattaki gayesi bâzı Mevlevi büyüklerinin unutul­ muş eserlerini yeniden meydana çıkarmaktı''^. (1352). nr. T. hâl tercümesi kısmı. 50 Mahfil. 52 53 54 Divânı Tâhir'ül-Mevlevî. Osmanlı Müellifleri.tan sonra tekrar İstanbul'a dönerek Yenikapı mevlevîhânesindeki hücresine çekildi. Ünv.I. Çile çıkardıktan 5-6 ay sonra'*'' Şeyhi Meh­ med Celâleddîn Efendi'den aldığı muvafakat üzerine.29. 1 3 4 2 Zilhicce.

s. 126. İstanbul 1315 (1899).II. Mecmua-i Medâyih-i Hazret-i Mevlânâ. 17 . Burada kütüphanenin üçüncü kitabı olarak her hafta 16 sahifelik bir forması neşr olunmak üzere yaklaşık 100 forma hâhnde çıkacağı mukaddimesinde bildirilen. c. T â h i r ' ü l . liunlardan istanbul Üniversitesi Kütüphânesi'ndeki TY. Karşılığında red cevâbı ahnca. Ankara 1 9 7 1 . Mevlânâ müzesinde 2 1 6 3 numarada kayıth bulunan hicrî 1316 tarihli (bk. o günlerde neşriyatına ara veren Resimli 5 5 "(Tâhir Dede Kütüphanesi) nâmıyla Bâyezid'de tıramvay yolunda te'sîs etmiş olduğum kütüphâne-i âcizânem Bâb-ı Alî civanında Cemâl Efendi matbaası ittisâlindeki dükkana naki edilmişdir' (Vâsıf. Abdülbûki Gölpınarlı. 57 Osmanlı Müellifleri. Rüsumat Emânet-i Celîlesi muhasebe kalemi ketebesinden V â s ı f E f e n d i 'nin tertib ettiği'''*'Mccmua-ı Medâyih-i Hazret-i Mevlânâ neşre başlandı. F o r m a hâlinde tamâmının neşrine teşebbüs edilen mecmua bu olmalıdır. ( 1 3 3 3 ) . 1 1 8 6 n u m a r a d a kayıtlı bulunan t a r i h s i z n ü s h a l a r m u h t e v a bakımından biribirinden pek az farkhdır. ve birçok şiirlerine y e r verilmektedir. s. İstanbul'daki nüshalarda Tâhir'ül-Mevlevî'den "Derviş Tâhir" diye bahsedilirken bu nüshada "Tâhir Dede" diye b a h s e d i l m e k t e . c.mi'râciye'sini Manzûme-i Mi'râc adı ile neşretti. Mevlânâ Müzesi Yazmalar Katalogu.II.) muhtemelen daha .M e v l e v î " T â h i r Dede Kütüphanesi" neşriyatının yanı sıra bir de müstakil haftalık gazete çı­ k a r m a k için m ü r a c a a t t a bulundu. B u ara­ da bâzı sebeplerden "Tâhir Dede Kütüphanesi" Bâb-ı Alî caddesinde -daha önce Mir'ât-i Hazret-i Meulâna mn ba­ sıldığı.sonra tertip edilmiştir.Medresetü'l-hattâtîn karşısındaki 57 numaralı Cemal Efendi matbaasının yanma taşındı''''. 1065 = 1655) Hilye-i Çâr-yâr-ı Güzin'ini bir mukaddime ilâvesiyle neşr etti. 56 Kütüphanelerde bu zâtın Mecmua-i Medâyih adı altında Mevlânâ ve Mevlevîliğe dâir t e r t i p ettiği bâzı şiir mecmuaları mevcuttur. Tâhir'ül-Mevlevî aynı yıl için­ de kendi neşriyat serîsi dışında Ç e v r i İ b r a h i m Ç e l e b i 'nin^"'"^ (ölm.237-239. Tâlıir'ül-Mevlüvî'nin yazdığı mukaddime).

vr.Î4Î5 1926). 59 Tâhir'ül-McvlC'VÎ'nİTi çıkardığı Resimli Gazele 1 0 0 0 adet basılmıştı.Gazete 'yi sahibi K a r a b e t ' e her hafta 2 0 0 kuruş ver­ mek şartıyla kendi çıkartmak üzere anlaştı'""*^. vr. (Aynı eser. 28 Ekim 1899 günü çıkan gazetele­ rin "İrâde-i senîye" sütunlanndaki ilânlar Resimli Gaze­ te 'nin tatil edildiğini haber veriyordu: SK Maihual Alemindeki. 1 9 0 8 .Cib). nr. HaynUm.en itibaren bi­ rinci nüshası neşr olunmuşdur fi.6b. 18 . 1.6b. neşrine yeniden başlanacağı ilân edilen Resim­ li Gazete 'nin çıkışını 26 Ekim 1899 târihü bir ilândan öğreniyoruz''''': Resimli Gazete Bir kaç haftadan beri ihtiyâr-ı ta'til eden Resimli Ga­ zetenin umûr-ı idare ve tahrirlyesi ahiren Tâhir Dede Efendi'ye intikâl etmiş olmağla bu günd. Gl Aynı eser. 6 0 İkdam. İdâre-hânesi ve merkez-i tevzii (Tâhir Dede Kütübhânesi) dir^\ "Pâdişâh-ı 'avâtıf-güster" ibâresindeki "'avâtıf'ın '"avâ'if' şekHnde dizilmesi gibi bâzı mürettip hatalarıyla çıkan bu iUc nüshanın kapağına bir de Mevlevi sikkesi resmi konulmuştu**'. B i r hafta önceden. Büyük bir kısmı toplatıldığı için ç-ok nâdir olan bu nüshayı göremedik. 12 Cemâdiülâhire 1317-14 Teşrinievvel-i rûmî 1315-26 Teşrînievvel-i efrencî 1899. vr. 1 guruşdur.

s.9a. nr. Malûmat gaze­ tesi sahibi Baba Tâhir ile Şûrâ-yı Devlet âzasından Nazif S u r û r î tarafından Tâhir'ül-Mevlevî'nin "İttihâd-ı Mevlevîye Komitesi" teşkil etme gayesiyle gazete çıkar­ dığına dâir verilen bir jurnal neticesinde kapatılmış'"'. vr.717-718. Ş<y/ı Celâleddîn Matbuat Alemindeki Efendi Merhum. velihad lehine propaganda yap­ makla da itham edilen Tâhir'ül-Mevlevî. 14 Cemâdiiilâhire 1317-16 Teşrinievvel-i rûmî 1315-28 Teşrinievvel-i efrencî 1899. 17 Nisan 1943) den bahsederken*''* onun bir müddet Bâb-ı Alî'de Tâhir'ülMevlevî ile birlikte kitapçılık yaptığını ve daha sonra N â 62 İkdam. İstanbul 1326. 63 64 66 Bk.Tehlîgât-ı Resmiye Ta'til-nâme suretidir Resimli Gazete mugâyir-i usûl ü kaide harekete cür'et eylemesine mebnî külliyen ta'til kılınmışdır^^. fi 22 Cemâziülâhire 317 ve fi 15 Teşrinisani 315 Sonradan anlaşıldığına göre gazete. 1 9 1 0 . Türk Mûsikisi Antolojisi. Bu arada Mecmua-i Medâyih-i Hazret-i Mevlânâ 'nın ruhsat­ namesi ehnden alınarak henüz yedi formasını çıkarabil­ diği bu eserin neşri de engellenmişti'''''. Celâleddîn Efendi'nin de kefaletiyle tevkiften kurtuldu'"^.6. 19 . O vakit veliahd bulunan Mehmed Reşad'ın da Mevlevi mu­ hibbi olması dolayısıyla. İstanbul 1943. Saadeddîn Nüzbet Ergun. Gazetesi kapatıl­ dıktan sonra devamlı göz altında bulundurulmaktan sı­ kılan Tâhir'ül-Mevlevî nâşirlikte devam edemeyeceği kanaatine vararak dükkanını kapatmak zorunda kaldı. Şerâfeddîn Yaltkaya'nın kardeşi H a f ı z K e m a l (ölm. s. Hayâtım.

68 s. Son Asır Türk Şâirleri. İstanbul 1973. İstanbul 1940. 9 3 1 " tarihli memuriyet sicili esas alınmıştır. Tâhir'ül-Mevlevî'nin vekilharç­ lık yaptığı bu dört yıl içinde matbuatla alâkası kesilmek­ le beraber bu arada bâzı dostlarının ısrarıyla 1318 (1900)de Dîvânçe-i Tâhir 'i neşretti. 1 0 . 20 . s.z ı m e S u l t a n ' ı n Ortaköy'deki yalısına imam olarak gittiğini ifâde ediyor. 1858. O r m a n ve Z i r a a t N e z â r e t i Y ı l l a r ı Nâzıme Sultan'ın hizmetinden çekildikten sonra Or­ man ve Ziraat Nezâreti'nde açılan bir imtihanı kazana­ rak 19 Kasım 1319 (1 Şubat 1904) târihinde 3 7 0 kuruş maaşla*"^ defter-i kebîr kalemine kâtip tâyin edildi. s. Burada ken­ disine "Dede Efendi" diye hitâb ediHyordu. Tâhir'ül-Mevlevî de Nâzıme Sultan binti Abdülaziz Han'ın vekilharçhk dâvetine uyarak dükkanını kapattıktan hemen sonra sultan dâiresinde vazifeye başladı*'".10.675. Dîvân-ı Tâhir'ül-Mevlevî 'nin başındaki "Terceme-i hâl"den sultanın hizmetinde de okuma-yazma ile meşguliyetinin devam ettiğini öğreniyoruz. Umûmîye (dördüncü sene). 1325 (1907) de Rehnümâ-yı Füyûzât mektebi külhyâtının ilk kitabı olarak çocuklar için hazırladığı 67 Salnâme-i Nezâreti Maârifi nârülhilâfetülâliye 1319. cüz. Aynı yıl "Burhân-ı Terakki" ve "Rehnümâ-yı Füyûzât" adında­ ki husûsi mekteplerde Farsça ve İslâm târihi okutmaya başladı^".9. 70 Edebiyat Lugalı. Önceleri işine kitapçılıkta olduğu gibi Mevlevi kıyafetiyle devam ettiy­ se de daha sonra yakışık almayacağını düşünerek tekrar sivil kıyafete girmişti'*''. İbnülemin. 69 B u ve bundan sonraki memuriyet h a y â t ı n d a geçirdiği safhaların târihlerinde Tâhir'ül-Mevlevî'nin " 2 2 .

Bk. Oldukça fazla mürettip hatasıyla çıkan birinci sayıyı tâkib eden ikinci nüsha da yine tecrübesizhk sebe­ biyle hatalı olarak hazırlandığından baskısı yarıda kesildi^'. Ziraat Nezâreti'ndeki vazifesinde 1 Ocak 1322 (14 Nisan 1906)da 4 3 0 kuruş m a a ş l a m u â m e l â t . Tâhir'ül-Mevlevî'nin şeyhinin vefatı üzerine neşr ettiği Şeyh Celâleddîn Efendi Merhum (Matbaa-i Mekteb-i Sanayi' 1326) risalesinde.ı nakdîye muavinliğine.5 yıl sonra da Şeyh Celâleddîn Efendi vefat etmişti (17 Mayıs 1324 = ' 13 Mayıs 1908). Meşrûtiyetin ilanıyla (10 Temmuz 1324 = 23 Tem­ muz 1908) matbuat âleminde görülen harekete birkaç arkadışının ısrarlarıyla Tâhir'ül-Mevlevî de katıldı. Tâhir'ül-Mevlevî' nin 1330'da neşr ettiği Teşebbüs-i Şahsî "^'^ adh romanının' konusu tamâmiyle bu ga- 71 72 Matbuat Alemindeki Hayâtım.Farsça gramer kitabını Dest-âvîz-i Fârisl-hânân adı ile neşretti. 1345 (1926). 8 Teşrinisani 1322 (21 Kasmı 1906)da Yenikapı Mevlevî-hânesi yanmış. S. bu yıllar­ da şiddetli bir hürriyet taraftarı olduğu görülmektedir. bundan 1. 21 . Ara­ larında kurdukları bir şirketten hâsıl olan sermâye ile Rehher-i Vatan adını verdikleri gazetenin ilk sayısını çı­ kardılar. 14. vr. Tâhir'ül-Mevlevî'nin "dede" olduktan sonra 1908'e kadar geçen zaman zarfinda Yenikapı Mevlevî-hânesi ile münâsebetinin ne şekilde devam ettiğine dâir bir kayda rastlayamıyoruz. Aynı risalede istibdada ağır bir dille ç a t m a k t a ve mevlevî-hâne yangınından müstebidleri mes'ul tutmak­ tadır.109. oradan da 6 0 0 kuruş maaşla Hi­ caz ve T a ş r a Masası kâtipliğine terfi' edildi (16 Ağustos 1324 = 29 Ekim 1907).

Meşrûtiyetin ilâmndan sonra kurulan C e m i y e t . dost ol73 74 Aynı eser.zetecilik macerasından alınmıştır. T â h i r ' ü l . aynı yer. Büyük ümitlerle neşrine başladığı Resimli Gazete 'nin daha ilk sayısında kapatılması. Tâhir'ül-Mevlevî daha İstanbul'da İttihad ve Teraidd'nin şubesi kurulmadan bu cemiyete girmiş. ve o zamana kadar İslam târihine dâir yapmış olduğu ça­ lışmalarını "Târîh-i İslâm Sahâifınden" ser-levhası al­ tında neşr etmeye başladı. l ü s a bir müddet sonra kapanan Nekregû ga­ zetesinin yerine yine Midhat Rebiî tarafından kurulan Nekregû ile Pîşekâr adlı mizahî gazeteye de yazı yazma­ ya devam etti.n ilk sayısından itibaren (4 Şa'ban 1326=18 Ağustos 1324) 'Tâhir Saffet" imzasıyla kaleme aldığı mizahî yazılannda istibdadı. yine bilemediğimiz bir sebepten 1325 (1909) senesi Mart ayı içinde -yâni 31 Mart'tan biraz evvel. Rehber-i Vatan gazetesinin kapanmasından hemen s o n r a M i d h a t R e b i î kurduğuNekregû gazetesinin ser-muharrirliğini Tâhir'ül-Mevlevî'ye teklif etti^''.i İ l m î y e .37. Nazif Surûrî ve Malûmâtçı (Baba) Tâhir'i hicv etmeye başladı. ha­ fiye teşkilâtını.M e v l e v i de Nekregû'nu. Aynı eser. Tâhir'ül-Mevlevî Orman ve Ziraat nezâretinde Mehmed Akif ile de tanışmış.cemiyetten istifa etmişti^"*.i İ s l â m î y e ' nin haftada bir neşretti ği Beyânülhak mecmuasının 13. ken­ disinde derin bir iz bırakmış olmab ki bu hâdisenin müsebbiblerini aradan yıllar geçtiği halde unutmamış görü­ nüyor. vr. 22 . sayısından (4 Zilhicce 3 2 6 = 1 5 Kânunievvel 324) itibaren bâzı manzumelerini. Nekregü'dakı yazılarında asıl dikkatimizi çeken n o k t a İ t t i h a d v e T e r a k k i cenoiyetini medh eden par­ çalardır.

b. ölümünden sonra en liyakatli olana intikâl etmek üzere Şeyh Gâhb'e verilen "A'ref bi'lMesnevî"lik ciheti. III. Ilak. 105. 101.nazm etmiş ise de bunları neşretmemiştir. Türk donanmasının güçlendirilmesi hakkındaki yazıları bu kabildendir. kaleminin kuvvetine ve dînî mes'elelerdeki hassasiyetine dâir birer nümûne teşkil etmektedir. "İstanbul'a bir Adam" (v. B u mecmuada çıkan "Zebh-i İsmail". Girit'in Osmanlı topraklarına katılması. 9 Haziran 3 2 8 . Selim tarafından. 13 Haziran 3 2 8 . "Eü Baltah Çocuk". nr. Şahâbeddin Süleyman tarafından tersleyici bir cevap^*" verilmesi üzerine çıkan münâkaşada yazdığı şiddetli yazılar. Aynı mecmuadaki gayri-ahlâkî neşriyat aleyhine peş peşe yazdığı yazılar ayrıca dikkate değer. nr. 23 . Beyânülhak mecmuasmın yanı sıra Mehmed Akif in neşr ettiği Sırâtımustakîm mecmuasına da ara sıra şiirleri çıkıyordu.muştu. 12 Rebiülevvel 1 3 3 0 (24 Ş u b a t 1327= 8 Şubat 1912) den itibaren Sırâtımustakîm!\n yerini alan Sebîlürreşad 'da da yazılarına devam eden Tâhir'ül-Mevlevî'nin Şeyh Gâlib'in vefatının sene-i devriyesi münâsebetiyle 27 Re­ ceb 1330 (12 Temmuz 1912) günü türbesi önünde yapıla­ cağı îlân edilen^'' Batılı usullere göre tertiplenmiş bir ihtifâl-i edebînin u y g u n s u z l u ğ u n a dâir yazdığı makaleye. Hal­ buki bu yıllarda da önceden olduğu gibi dîvân edebiyatı tarzında pek çok şiir -bilhassa gazel. Tâhir'ül-Mevlevî'nin bir yıl kadar sonra (30 Muhar­ rem 3 2 8 = 28 Kânunısânî 325) Sırâtımustakîm 'deki ya­ zılarında günlük mes'eleleri de ele almaya başladığını görüyoruz. sonraları unutulmuşken Üsküdar 75 76 Hak.) gibi manzumeleri Akif tarzındadır. "Sa'dî ile Şeyhi".

mevlevî-hânesi şeyhi A h m e d R e m z î E f e n d i tara­ fından evkafta kaydı bulunarak, Galata Mevlevî-hânesi Şeyhi Ahmed Celâleddîn Efendi'ye tevcih ettirilmiş idi^^. Ahmed Celâleddîn Efendi 'nin ilk ve son yazdığı inhâ Ka­ sımpaşa mevlevî-hânesi mesnevîham M e h m e d E s ' a d D e d e 'nin^« 13 Ş a ' b a n 1 3 2 9 (9 Ağustos 1911) de vefatından sonra onun yerine Tâhir'ül-Mevlevî'nin geti­ rilmesine dâirdi. Ancak kendisi meşguliyetini öne süre­ rek bu vazifeden affını istemiş, bunun üzerine o vazifeye Dîvân-ı hümâyûn başkâtipüğinden emekli şâir ve hattat İsmet Bey™ getirilmişti"". Kasımpaşa mevlevî-hânesi mesnevî-hânlığı vazifesinden affını istemesinin -meşgu­ liyetinin yanı sıra- asıl sebebi olarak Mehmed Es'ad Dede gibi o zamanlar bâzı mevlevîlerce kutub sayılan**' bir zâtın -ki kendisinden yıllarca feyz almıştı- yerine geç­ mekten teeddüb etmiş olması düşünülebihr. Tâhir'ül-Mevlevî'nin 1 9 0 4 ' t e girdiği "Burhân-ı Terakki" mektebi 1908'de kapatılmıştı^^. "Rehnümâ-yı Füyûzât" adlı husûsî mektepteki derslerinin h a ı g i târihe kadar devam ettiğini bilemiyoruz. 1 Kânunıev^rel 1325 (14 Aralık 1909) da ise D â r ü ş ş a f a k a t ' i l - i s i âm î y e 'nin edebiyat ve usûl-i tahrir derslerine tayin

77 Sözlüğü, 78

Mehmed Zeki Pakahn, Osmanlı Târih Deyimim ve Terimleri İstanbul 1971, c.I, S.79. Bk. 23. not. Şâirleri,

79 İbnülemin Mahmud Kemal İnal, Son Asır Türk İstanbul 1937, cüz.4, s.715-716. 80 M.Z. Pakahn, aynı eser, aynı yer.

81 Abdülbâkî Gülpınarlı, Mevlânâ'dan Sonra Mevlevîlik, İstanbul 1953, s.410. 8 2 Osman Ergin, Türkiye Maârif Târihi, İstanbul 1941, c.lll, S.834.

24

edilmişti"'. Uzun yıllar devam edecek olan hocalığının yanı sua, 1914'de kurulan D â r ü 1 h i 1 â f e t i ' 1-â 1 i y e medreselerine Mehmed Akifin tavsiyesiyle Şeyhiilislan Hayrî Efendi tarafından müderris tâyin olundu""*. Bu hu­ susta Tâhir'ül-Mevlevî'nin verdiği bilgilerde bâzı tutarsızhklar görülmektedir. Şöyle ki birinci sene 6 0 0 k u m ş maaşla "Üsküdar Atik Valide" medresesine İslam târihi müderrisi tâyin edildiğini ifâde ettikten sonra "İlk seneki muvaffakiyetim üzerine İstanbul'a naki ve Ayasofya ile Sokollu Mehmed Paşa medreselerine tâyin edildim. Oralarda da muvaffak olmuşum ki; üçüncü sene (İhtida­ yı hâriç) kısmının bütün m.edreseleri, yâni Ayasofya, Sultanahmed, Sokollu ve Soğukkuyu ders-hânelerinin İslâm, târihi dersleri bana verildi. Dördüncü sene Fâtih'teki (İhtidâ-yı dâhil) kısmının Karadeniz yönün­ deki (Tetim.m.e Medresesi) ne İslâm târilü ve İslâm mede­ niyeti târihi müderrisi oldum. Bu ikinci dersin müfredatı yoktu. Gösterilecek dersler tamâmı ile hana bırakılmışdı. I...I O sırada kabine değişdi. Şeyhülislam­ lığa meşhur Mûsâ Kâzım Efendi geldi. Onun tâyini üze­ rine ben de azl olundum. Bunun sebebi, benim ittihadcı olmayışım idi ""''şekUnde hocabk ettiği medreseleri an­ latıyor. Aynı satırlardan ders yıh sonunda m e ş i h a t makamından bir takdir-nâme aldığını da öğreniyoruz. Ş e y h ü l i s l a m H a y r i E f e n d i 'nin Dârülhilâfe medreselerini tedrisâta açması (Muharrem 1333 = Teşrinisani 1330 = Kasım 1914)"** ile şeyhühsiamhktan
83 Iley'et-i İdare ile Muallimin ve Miisdahdemîn (98 tarihinden itibaren), vr.lO, Dârüşşafaka Arşivi. 84 Tâhir'ül-Mevlevî Olgun, llizmelleri, İstanbul 1974, s.5. 85 Müslümanlığın Müslümanlığın s.5. Kayıd Defteri,

Medeniyete

Medeniyete Hizmetleri,

86 Osman Ergin. Türkiye Maârif Târihi, tsUnbuI 1939, c.I, s. 111.

25

istifa etmesi (Receb 1334 = Mayıs 1916)"'' arasında ancak 1,5 ders yık kadar bir zaman vardır. Hâlbuki yukarıdaki satırlardan Tâhir'ül-Mevlevî'nin müderrisUğinin en az dört yıl devam ettiği anlaşıbyor. Dârülhilâfe medresele­ rinde T e ' â l î - i kısm-ı evvel" üçüncü sınıflarının 1, 2, 3 ve 4. şubelerinde T â r i h - i enbiyâ ve İslam" derslerinin 1915 - 1 9 1 6 yıllarında kendisine âit olduğunu kat'î olarak biliyoruz****. Matbuat Alemindeki Hayâtım'da Mahfil mecmuasının neşir hakkını aldığı sırada (27 Şevval 1338 = 14 Temmuz 1336) "İbtidâ-yı dâhil" medreselerindeki derslerinin devam ettiğini söylemesinden 1919 senesin­ de de müderrisliğe devam ettiği anlaşılıyor. MahfiTin 1. sayısındaki bir yazısından da takdirnamenin kendisine M û s â K â z ı m E f e n d i ' n i n şeyhülislamlığı sırasında verildiğini öğreniyoruz. Buna göre Mûsâ Kâzım Efen­ di'nin şeyhülislamlığa gelmesinden hemen sonra değil epeyice bir zaman sonra azl edilmiş olmalıdır. Tâhir'ül-Mevlevî 11 Ağustos 1331 (24 ekim 1915) de 1000 kuruş m a a ş l a terfi ettiği maâdin me'mûriyet-i umûmiyesi birinci sınıf kitâbetliğinden 9 Ekim 1334 (2 Kasım 1918) târihinde 1500 kuruş maaşla maâdin mü­ düriyeti ruhsat-nâmeU maâdin masası baş kâtipliğine getirildi. 7 Nisan 1335 (22 Nisan 1918)de aynı vazifedeki maaşı 1600 kuruşa yükseltildi. O yıllarda, Nâmık Kemal-zâde A i i E k r e m B e y ' i n (Bolayır) başkanlığında kurulan "Tedkîkât-ı Lisâniye Hey'eti"**** bünyesinde çalışmalarını devam ettiren "Lu87 İbnülemin Mahmud Kemal, Evkâf-ı Hümâyun Nezâretinin Târihçe-i TeşkÜâlı ve Nüzzânn Tercüme-i ahvâli, İstanbul 1335, s. 88 Cerîde-i İlmîye, nr.l4, Şa'ban 1335, s. 133; İlmiye [İstanbul I 1334, s.239'. 8 9 Bk. Agâh S ı r n Ijevend, Türk Dilinde Gelişme ve Evreleri, Ankara 1960, s.387-388. Salnamesi, Sadeleşme

26

Hind İhtilâli gibi bâzı tercüme eserlerinin te'lif hakkını İkbal gazetesine sattı"'. 27 .49.gat Encümeni''nden A h m e d R â s i m ' i n istifa etmesi üzerine onun yerine m a â r i f nezâretince 3 0 Mart 1334 (1918) tarihinde Tâhir'ül-Mevlevî getirilmişti. Efgan Emîri Abdurrahman Han. vr. Tâhir'ül-Mevlevî 22 Eylül 1335 (1919) de 2250 kuruş m a a ş l a "4 Haziran 1 3 3 5 " tarihli bir karar-nâme ile Mâliye nezâretine bağlı o l a r a k kurulan "Tevhîd-i Mubâyehât Komisyonu"na girmişti. vr. Hayatım. Y i n e M a â r i f nezâretince kurulan sarf. A l i K em a 1 'in maârif nâzın olmasıyla da hey'etle birhkte "Lü­ gat Encümeni"nin de lağv edilerek müsveddelerin bir odaya t e r k edildiğini öğreniyoruz. imlâ ve edebiyat komisyonla­ rından üçüncüsüne tâyin olundu. daha sonra yanan yere küçük bir ev yaptırıp oraya taşınmıştı. 31 Mayıs 1334 (1918)de çıkan büyük Fâtih yangının­ da Taşkasap'taki evi ile birlikte büyük bir kütüphanesi ve te'lifâtı da yanmış. Böylece bu tarihten itibaren yukarıdaki eserler Trabzon'da tefrika hâhnde neşr edilmeye başlanıyordu.40-41. ancak birkaç celseden sonra azaların ehliyetsizhği dolayısıyla komisyonun bir iş y a p a m a y a c a ğ ı n a k a n a a t g e t i r e r e k o r a d a k i vazifesinden çekildi^'. Matbuat Alemindeki Hayâtım 'dan komisyonun hazırladığı lüga­ tin " e ü f fashnın mükemmelce hazırlandığını. Bir yıl kadeu. bir müddet Beşiktaş'ta kiraladığı bir evde ikâmet ederek. M i d h a t R e b i î vasıtasıyla Trabzon'da çıkan /AfeaZ gazetesi sahibi O s m a n N u r i B e y ile tanışarak.sonra 90 91 Matbuat Alemindeki Aynı eser. talep üzerine ehnde hazır bulunan Futuhât-ı Islâmîye. 1345 (1926). f^v yaptırma işleriyle uğra­ şırken.

26 Nisan 1336'da komisyonun lağvı üzerine bütün me­ murlar gibi kendi de açıkta kaldı.47.k u z â t ' a kitâbet-i resmîye mualümi olarak tâyin olundu: Hû Bâb-ı Fetva Dâire-i Meşîhat-i İslâmîye Mektûbl Kalemi aded248 Muharrirln-i Osmâniyeden Tâhir'ül-Mevlevî Beye­ fendiye Sa'âdetlü Efendim Mcdreset'ül-kuzât kitâbet-i resmîye muallimliği uh­ denize tevfiz edildiğinin memurin kalemi müdüriyeti ifâdesi [yırtık] tezkire-i muhibbi terkîm kılındı.>8 . . Ancak Orman ve Ziraat nezâretine müracaatı üzerine 28 Nisan 1336 (1920) tari­ hinde 2 0 0 0 kuruş maaşla İktisad hey'eti başkâtipUğine getirildi''^ 1335 senesinde devam eden "İbtidâ-yı dâhil" medre­ selerindeki derslerinin yanı sıra. fi 29 Zilhicce 1337 fi 25 Eylül 1335 Şeyhülislam nâmına Müsteşar Abdullah Medresetü'l-kuzat'taki dersleri. Eylül 1335 (1919) de 600 kuruş maaşla M e d r e s e t ü ' l . bu mektebin 1340 sene­ si Mayıs'ında (1924) lağvına kadar devam etti**^. vr. Aynı eser. 92 93 Aynı eser. vr.yS3-'i34.

bir beyan­ name bastırılmıştı. bu beyan-nâme aley­ hinde şiddetli konuşmalarda bulunarak bir rey farkıyla da olsa tasdikine İskihbh Atıf Efendi ile birhkte mânî oldular"**.462-463.1335 senesinde "îbtidâ-yı dâhil" medresesi umum müdürlüğüne getirilen İskilibli Mehmed Atıf Efendi. Hayalım. vr. Tâhir'ül-Mevlevî bunu haber aldığında Şeyhülislam Mustafa Sabrî Efendi ile mes'eleyi münâkaşa etmiş ve cemiyetin bu beyannameyi kat'iyyetle mühürleyemeyeceği fikrini müdâfaa etmişti. s. Türkiye'de Siyâsî Partiler 18591952.i İ s l â m 'a*''* çevri­ lerek dînî ve ilmî bir cemiyet hâlini aldıktan sonra vâkî olan ikinci bir teklifi kabul ederek bu cemiyete girdi"'''. 95 96 Matbuat Alemindeki Aynı eser. Beyannamenin gayesi ilmî bir cemi­ yetin telkiniyle halkın fikrini "Kuvâ-yı Millîye" aleyhine çevirmeyi hedef tutuyordu. İstanbul 1952. kendi kurduğu C e m i y e t . ?9 .51-52. B e y a n n a m e n i n reddinden bir gün sonra Ziraat Nezâretindeki vazifesine aşağıdaki tezkere ile son veriUyordu: 94 Bk.48. Daha sonra mes'elenin c e m i y e t içinde reye sunulması esnasında çıkan müzâkerelerde. Tank Zafer Tunaya.i m ü d e r r i s i n ' e âzâ olması için Tâhir'ül-Mevlevî'ye teklifte bulunmuş ise de o bu teklifi siyâsî bir cemiyete girmemeye kararlı olduğu ve a y n c a kendisinin müderris olmadığı gerekçesiyle red­ detmişti. Fakat cemiyetin a d ı T e â l î . 1338 senesi Zilhicce'si içinde (1920) hükümetin bir k a r a n üzerine meşihat tarafından "Teâlî-i İslâm" cemi­ yeti nâmına -cemiyetin haberi olmaksızın. Dr. ver.

vr. Tâhir'ül-Mevlevî 26 Eylül 1336'da Alî S a ü ş Komisyo­ nu başkâtipliğine getirildi. 16 Kânunievvel 338 Ali Satış Komisyonu Riyaseti 'Abuk Ahmed 97 Aynı eser. 24 Teşrinievvel 1336'da ise m a a ş ı 7 5 0 0 k u r u ş a çıkarıldı. 30 Ağustos 336 F a k a t hâdiseden birkaç gün sonra müracaatı üzerine nezâret encümeninin "26 Eylül 1326" târihü cevâz-ı is­ tihdam k a r a n ile tekrar vazifesinin başına döndü''^. 30 .iktisad Hey'eti muamelâtı dâimi surette bir kâtib istihdamını icâb eylem.ediğinden hey'et-i mezkûre kitabetini ifâ etmek üzere kalem-i mahsûsda baş kitabete ta'yin kılınmış olan Tâhir'ül-Mevlevî Bey'in vazifesine hitâm verilmişdir. Mumaileyh komisyondaki vazifesini dâire-i sıdk u istikâmetde hüsn-i ifâ eylemişdir. Tâhir'ül-Mevlevî Bey'e 30 Ağustos 336 tarihli emir-nâme-i nezâret-penâhî sureti bâlâya naklen tebliğ olunur. T i c â r e t ve Z i r a a t nezâretinde münhal bulunan sicil mümeyyizliğine tâjdnini istemesi üzerine teklifi kabul edilerek kendisine şu tezkere verilmişti: Ahiren Ticâret ve Zirâat nezâret-i celîlesi sicill-i me'mûrîn kalemi mümeyyizliğine ta'yin edilmiş olan Tâhir'ül-Mevlevî Bey 27 Eylül 336 târihinde 3000guruş maaşla Alî Satış Komisyonu baş kitabetine ta'yin ve 24 Teşrinievvel 336 târihinde maaşı bilâ-tahsîsât 7500 guruş ücret-i şehriyeye tahvil ve 27 Eylül 337 târihinde baş kitabetin lağvı üzerine beş bin guruş ücret-i şçhrîye ile tahkik ve teslim me'murluğuna ta'yin kıhnmışdır.54.

99 Mesnevî-hân Ahmed Efendi. Medreselü'l-irşad'da ise siyer-i enbiyâ müderrisi bulunuyordum. "Evkaf matbaası idare me'muru Karahisarlı Ahmed Efendi "" bu evde kira ile oturur idi ki ara sıra ziyaretine 9 8 "Me'muriyeiden ınfisâl eylemekle beraber Dârülhilâfe medresesinin thlidâ-yı dâhil İıısmında edebiyat. İsparta'da bir me'muriyete ta'yinini kabul etme­ mesi üzerine ma'zuhyet maaşı da kesildi. Evkâf-ı İslâmîye 31 . 28 Şubat 1923'te bir miktar ma'zuliyet maaşı bağlana­ rak vazifesinden azl edilmesiyle. Mahfil M e c m u a s ı ve F â t i h Camii Mesnevihânlığı Tâhir'ül-Mevlevi 1338 Zilka'desinden itibaren Mah­ fil mecmuasını neşre başladı. Karahisar Sahib'de doğdu. Uzun yıllar Ayasofya camiinde Mesnevi okutan Fâtih d e r s i â m l a n n d a n osman Efendi'nin oğludur. Matbaa-i Amire. Tetebbu've tedrise hasr-ı meşâgil ederek ilmî bir hayat geçirmek emeliyle me'muriyet talebine kalkışmadım" (Matbuat Alemindeki Hayâtım. Medresetüikuzât'da kitâbet-i resmîye. müderrislik dışındaki me'muriyet hayâtı sona ermiş oluyordu."" Bir yıl kadar sonra.105). Oluz seneden fazla Fâtih ve Ayasofya camilerinde Mesnevi takrir etmiştir. Bu­ nunla ilgili olarak memuriyet sicilinde şu kayıt bulun­ maktadır: İnkılâb-ı ahire üzerine umum meyânında 1/11/338 târihinden itibaren m. Matbuat Alemindeki Hayâtım'da mecmuanın kuruluşunu şöyle anlatıyor: "Cerrahpaşa'nın Haseki caddesine Keçihâtun sokağının içinde ve sol tarafındaki ikinci hanede Mahfilin neşrine karar verilmişdi.Daha sonra sicil mümej'yizhğinden azl olundu. Sarf.e'muriyetinin lağv edilmesinden dolayı açıkda kalmış ise de görülen lüzuma mebnî vazifesinde faal olarak 28/2/339 târihine kadar istih­ dam kılmmışdır. vr. Malbaa-i Osmaniye. nahiv gibi Arabî ilimleri babasından tahsîl etli.

Mesele latife derken ciddîleşdi. Evkaf matbaasının idare memuru olduğu cihetle mesârif-i tablanın nisbeten ehven olacağını. Ferid Bey tara­ fından da (Mahfil) ismi bulundu. Matbaa-i Amirc'de tab'edilen Müslim' in muteber şerhlerden tahşiyesi Dede Efendi tarafından yapılmıştır. Sohbet esnasında müştereken bir mecmua çıkanlfnası Ahmed Efendi tarafından teklif olundu. Bâzı dostlarının yardımıyla 14 Temmuz 1336'da aldığı yeni bir ruhsat-nâme ile Mahfil 'in ilk sayısını çıkarttı'™ (12 Zilka'de 1338 = 29 Temmuz 1920)'°'.n te'min edileceğini söylüyor­ du. 5 Ramazan 1 3 4 r d e vefalında vasiyeti üzerine "cl-müflis fi cmânillâh' ibaresi bir kağıda yazılarak tabutu üzerindeki mevlevî dcstânna iliştirilmişti. 13 Zilka'de 1338 . vr. gibi büyük matbaalarda birçok dînî eserin basılmasma delâlet etmiştir. ruhsatnâme târihinin üç ayı geçmesi dolayısı ile mecmuanın çıkmasına izin verilmedi. nr. Ahmed Efendi. teklifinin cemiyetçe kabulü üzerine iUt sayıyı hazırlayıp kiliselerini sansüre gönderdiğinde. Abdülbâkî Dede'nin Mesnevî-hân Dede göçdü yâ Hû mısraı irtihal târihidir. 100 101 Aynı eser.gider ve görüşürdük Bir gece ziyaretine gitmişdim ki Darülfünun müderrislerinden Ferid Bey de beraberdi. üç kişi ayda üçer dör­ der lira verirse bu me." 1335 Mâlî yalı sonlarında şimdilik ayda bir.597.İslâm cemiyeti''nin Şehzâdebaşı'ndaki merkezinin bir müddet için Mahfil idâre-hânesi olabileceğini düşenen Tâhir'ülMevlevî. Peyâm-ı Sabah.49.3 0 Temmuz 1920. 'Teali. ileride haftada iki defâ çıkmak üzere Mahfil 'in neşir hakkı ahnmıştı.^ârifı. fakat idâre-hâne bulunamadığı için bir müd­ det mecmuanın neşri te'hir edildi. Benim matbuat idaresine müracaatla muâmele-i lâzımeyi ifâ etdirmem kararlaşdı. 32 .

1 Mart 1922. "Kamerî Aylara Dâir". 22. 15. edebî ve felsefî bahislere ağırlık verilmiştir.98. gibi şahsi­ yetlerin yazıları yanında büyük yer işgal eden Tâhir'ülMevlevî'ninkiler daha ziyâde önceden hazırladığı eserle­ rinin tefrika hâlinde neşrinden ibarettir (msl. İskihbli Atıf.Mahfil. 28. Dr. matbuat âlemine çıkışını müjdeleyen bâzı ilânlardan başka Ali Kemal tarafından da "Peyâm-ı Ey­ yam" lardan birinde'"^ okuyuculara takdim edilmişdi.b. 13 Zilka'de 1338 . Tâhir'ül-Mevlevî.3 0 Temmuz 1920. "Teâh-i İslâm" cemiyetinden meş­ guliyetini bahane ile istîfâ ettikten sonra 19. 23. n r . nr. İctihad. dînî akideleri zedeleyici mâhiyetteki bir konferans aleyhine Ömer Rızâ (Doğrul) Bey'i müteakiben yazdığı "Mâhud hezeyan konferansı hakkında" (nr. O sırada Mahfil 'in o zamana kadar çı- 102 103 104 Peyâm-ı Sabah. Safer 1341) Tâhir'ül-Mevlevî'nin ilk iki sene içinde Mahfil 'de girdiği ilmî münâkaşaların mevzuunu teşkil eder. Feıid (Kam) v. Cevdet Nasuhî tarafından Dârülmuallimîn'de verilen. Muharrem 1340) adlı makalesi -ki bu makaleler yüzünden birhkte mahke­ meye sevk edilmişlerdi-'"'. Ramazan 1340-nr. sayıdan itibaren mecmuanın idâre-hânesini cemiyetin Şehzâdebaşmdaki merkez-i umûmîsinden Taşkasap'ta­ ki evine nakletti. Matbuat Alemindeki Hayâtım. Şa'ban 1340) ve Tedkîk-i Müellefât-ı Osmânî hey'eti ile "resm-i Osmânî" hususunda çıkan anlaşmazlığa dâir yazdığı serî makaleler (nr. l 4 4 . Mecmuanın ilk sayılarından itibaren hemen tamâmiyle dinî. Abdullah Cevdet'in Bahaîlik lehindeki makalesine""'karşı kaleme aldığı "Benî Kureyze Mes'elesi" başlıklı makalesi (nr. vr. 33 . AksekiH Ahmed Hamdi.597. "Büyüklerimizden Bâzı Zevat").

5 yıl kadar idâre-hâne olarak kul­ lanıldıktan sonra (Şevval 1341 . Medresetü'l-kuzât. haşiye. 37. gönderilen Mahfil nüshaları 11 sayfalık bir hülâsa ile Fransız neşriyat âlemine tanı­ tılmıştı. Cemâdiülâhire 1341. llcbiülâhir 1340. Dârülhilâfe. mecmuayı 4 6 . nr. Taşkasap'taki ev 1. Mahra. o aylarda Anadolu'yla irtibat ku­ rulması sebebiyle buradaki vilâyet ve kasabalarda da ta­ nıtılarak oldukça geniş bir okuyucu kitlesine hitâb etme imkânı buldu. 22-23. 4 2 . nr. sayı dan (Şa'ban 1342) itibaren orada çıkardı. Mecmua burada 5 sayı çıkarılarak 1342 senesi Rebiülâhir'inden itibaren (Ekim 1923) med­ rese binasının boşaltılması sebebiyle Beyazıt câmiinin türbe kapısı karşısındaki bir kahvehanenin üst od ısı Mahfil idarehanesi olarak tutuldu'"". Revue du Monde Musulman ile mübadele edil­ mek suretiyle F r a n s a ' d a da o k u n m a y a b a ş l a m ı ş oluyordu'"*'. Bk. Mahfil. nr. Zilka'de 1341. B u tanıtma yazısından kısa bir müddet sonra Mahfil. 9 8 . daha sonra bu mecmuanın bir sayısında. 1924 sonesi biişlannda Babıâli'de hattat Su'ûd'ül-Mevlevî ile müşterek bir yer kiralayan Tâhir'ül-Mevlevî. 18. 34 . Rebiülâhir 1342. Medresetü'l-irşâd ve Dârüşşafakatü'l-İslâmîye'deki dersleri ve mecmua ile olan meşgalesine'"^ 1923 senesi Eylül'ünden itibaren bir 105 106 107 108 109 Mahfıi.karılan bütün sayıları Paris'te çıkan Revue du Monde Musulman mecmuasına gönderilmiş'"'''. nr. Mahfil. Mecmua.Mayıs-Haziran 1923) Beyazıt'ta e ski Darülfünun karşısındaki Hasan Paşa medresesinin (şimdiki Türkiyat Enstitüsü'nün bulundu­ ğu binâ) bir odası tutularak mecmuanın idâre-hânesi oraya nakledildi"".

Bakî veffakinallâh veiyyâküm ve'l-hamdulillâh ve selâmün 'alâ ibâdihillezîne istafâ fî Curnâdelûlâ sene ihdâ ve erbain ve selâse mie ve elf.h â n l ı ğ ı ilâve ediliyordu.I. İstanbul 1971. s. c. Tarih Deyimleri Sözlüğü. Câ-nişîn-i Hazret-i Mevlânâ Mesnevî-hân eş-Şeyh'ül-fakîr 'Abdülhalim bin Hazret-i Mevlânâ 110 Krş. ve "" Terimleri 35 .d e F â t i h c a m i i m e s n e v î .ürselin Cenâb-ı Mevlânâ Celâleddîn 'azzemallâhu zikruhu ve radıyallâhu 'anhu efendimiz hazretlerine.432. Üsküdar mevlevî-hânesi şeyhi Ahmed Remzi Efendi vasıtasıyla A b d ü l h a l i m Ç e l e bi tarafından gönderilen şu icâzet-nâme ile mesnevîhânlara mahsus destar sarma me'zûniyeti verilmişti: Dâhil-i tarlkü'z-zevk ve'l-vicdân sâlik-i meslek ü'şşevk ve'l-i'rfân rûh-ı pür-fütûhum 'arâfetlu Mehmed Tâhir'ül-Mevlevî Dede Efendi dâme feyzuhû tahiyyât-ı vâfıye ve teslîmât-ı safiye ihlâgıyla inhâ olunur ki fıtrat-ı zâtiyenize mevhibe-i Rabbânî ve tevfikât-ı samedânî olan fazi u irfân-ı hakîkîniz îcâbınca cedd-i emcedim kuth-ı 'arşü'l-hilâfe ve şems-i semâü'r-re'fe kıbletü'lâriftn ve Kâbetü't-tâifîn sultânü'l-kâmilin vâris-i ekmelul-m. Mehmed Zeki Pakalın. Mevlevîliğe intisabından (Cemâziyülâhir 1312) yaklaşık 30 sene sonra kendisine. ezelî ve ebedî intisabla tarîkat-ı alîyemize der-kâr olan rabıta ve teslimiyet ve kıdeminize binâen neseben ve tarîkaten dâı-i fakire mevrûs ve mevhûb icâze üzerine mesnevî-hânlara mahsus olan destâr-ı şerîf misillû ke­ narı açık destâr-ı şerif sarınmağa bu kerre tarafımızdan destur ve icazet verilmiş olmağla eyyam ve leyâlî-i mühâreke ve resmîyede hâme-i fezâil-'alâmenizi tâc-ı imâmedâr-ı evliyâullah ile tezyin ve tenvir eyliyesiz.

99. Mesnevi derslerinin başlangıcından tâm iki yıl sonra İstanbul Müftülüğü'ne hitaben Galata mevlevîhânesi Şeyhi Ahmed Celâleddîn Efendi taraftndan kale­ me alınan şu satırlar. Mesnevi Dersleri. not. 36 . Ancak dostlarının ısrarlarına daha fazla itiraz ede­ meyerek 30 Ağustos 1339 (17 Eylül 1923) pazartesi gü­ nünden itibaren bu camide Mesnevi takrirlerine başladı"'"^. adı geçen hanım tarafından Lâleli camiinde haftada bir gün va'z edilmek üzere senede 1200 kuruş vakfedilmiş. Sonraları cemaatın fazlalığı sebebiyle dersler Fâtih camiine nakledilmiş. B u zâtın 1341 senesi Ramazan'ında (1923) vefatı üzerine boş kalan Fâtih camii mesnevî-hânhğı kendisine teklif edildi ise de -daha önce olduğu gibi. İstanbul 11 Şubat 1949. s. 3 0 seneden fazla Fâtih camiinde Mesnevi okutmuş. 1.bu teklifi red­ detti. onun vefatından sonra yerine getirilen K a r a h i s a r l ı Ah­ m e d E f e n d i " ' de yaklaşık 12 sene aynı vazifeyi ifâ et­ mişti. cüz. 113 Matbuat Alemindeki Hayâtım' daki ifâdeden anlaşıldığına göı'e.4. Tâhir'ül-Mevlevî'nin Ümmügülsüm Hanım v a k f ı " ' mesnevî-hânlığına getirilmesine dâirdir: İstanbul vilâyeti müftülüğü cânib-i fâzılânesine Uhde-i dervişanemde bulunan mesnevî-hânhk dolayısiyle İstanbul ve civarında vâki' selâtîn-i maziye ve vüzerâ cevâml-i şerîfesindeki mesnevî-hânhk cihetleri­ nin intihalinde mevlevîden ehil ve erbabını inhâ bin iki yüz dokuz Safer'inin onuncu günü sâdır olan ferman muktezâsmdan bulunmağla Fâtih câmi-i şerifinde Merhume Ümmügülsüm Hanım vakfından mesnevîhânlık ciheti elyevm mahlûl bulunduğundan iki seneyi mütecaviz câmi-i şerîf-i mezkûrda Mesnevi-i şerif 111 112 Bk.Tâhir'ül-Mevlevî'nin 13 Ş a ' b a n 1 3 2 9 (9 Ağustos 1911)devefâtedenhocasıMehmed E s ' a d D e d e .

39. S. cüz. s. 1345 (1926).l. vr. Mesnevi Dersleri. 37 .4. İstanbul.118. 11 Şubat 1949.tedrisiyle kifayeti müberhen ve ehliyet ve liyâkati nezd-i fâzılânelerinde dahi müsellem olan efâzıl-ı urefâdan Mehmed Tâhir'ül-Mevlevi Efendi dâllerine tevcih buyurulmasını hasbelvazlfe inhâ ve niyaz eylerim efendim Galata mevlevî-hânesi post-nişîni ve mesnevî-hânı es-Seyyîd Ahmed Celâleddîn 26 Ağustos 341 Tâhir'ül-Mevlevî'nin kendisine vakıftan iki defâ üc­ ret ödendiğini söylemesinden"'* yukarıdaki istidanamenin k a b u l edildiği a n l a ş ı l m a k t a d ı r . Matbuat Alemindeki Hayâtım'da bu bahsi gayet kapalı geçmekle beraber bâzı ifâdelerinden ve elimizdeki bir vesikadan"**. Fâtih camii mesnevî-hânlığına başla­ dığı ilk iki yıl bir çok mâlî güçlüklerle karşılaştığı halde vakfa tabî olmayarak kendinden önce gelen Mehmed Es'ad Dede ve Karahisarh Ahmed Efendi'nin her yıl al­ dıkları vakıf parasını almamıştı. Bk. B u vesikanın tarihiyle Fâtih camiindeki Mesnevi derslerine -İstiklal mahkemesine şevki sebebiyle.son verilmesi (7 Kânunievvel 1341 = 1 9 2 5 ) " ' ' a r a s ı n d a 3 ay gibi kısa bir zaman bulunduğundan bu ücret geçen üd yıla âid olmalı­ dır. mesnevî-hânlık cihetini o devirde kıyafet hususunda 114 115 116 Matbuat Alemindeki Hayâtım. Daha çocukluğunda Hâfız'dan tercüme ettiği Fakîh-i medrese dün mest idi verdi bu fetvayı Şarâba hürmet et yutma sakın emvâl-i evkafı beytiyle vakıf lokması yememeyi kendine prensip edinen Tâhir'ül-Mevlevî.

Aşağıdaki vesika metni onun daha önce de ajmı camide va'z ettiğini göstermektedir: Türkiye Cumhuriyeti İstanbul Vilâyeti Müftülüğü îbâdât ve tâata müteallik ahkâm-ı âliye-i dînîyeyi ta'lîm ve mesâil-i itikâdiye ve ahlâk-ı fâzıla-i Islâmiyeyi telkin ile halkı vazlfe-i ubudiyetlerini ifâya terglb etmek üzere Medresetü'l-irşad müderrislerinden Tâhir'ülMevlevî Beyefendi Fâtih câmi-i şerifinde cum. 38 . nr.37. Zilka'de 1336'deki "Mesâlik-i celîle-i sûfiyenin esâsâlı ile gâyât ve makâsıdı hakkında haftada birer saat va'z etmeleri Meclis-i Meşâyin'ce tensih ve makâm-ı âlî-i hazrei-i fetvâpenâhlce tergih buyurulan zevât-ı kiram ile va'z edecekleri tekâyâ-yı şerife ve eyyâm-ı leyâlî-i mahsû. Kasımpaşa mevlevî-hânesi. Meselâ 1336 (1918) senesi Zilka'de­ sinden itibaren h e r hafta pazar günleri Kasımpaşa nievlevî-hânesinde halka va'z ediyordu"^.bâzı haklardan istifâde etme maksadıyla kabul ettiği -veya istediği. pazar. vakt-i zuhr" ibaresi bulunmaktadır.ıaları" başlığı altındaki listenin bir satırında On sekizinci merkez.neticesine varılmaktadır. 23 Şa'ban 342 Mehmed Fehmi [mühür] İ m a m ve H a t i p M e k t e b i Hocalığı ve İ s t i k l â l M a h k e m e s i ne Şevki 1924 senesi Mayıs ayında medreselerin lağvı üzeri­ ne Tâhir'ül-Mevlevî yaklaşık 2500 kuruşla devam ettiği medreselerdeki derslerine mukabil 1500 kuruşla İstan] 17 Cer'ule-i İlmiye.â günleri ba'del'casr vaz ve nasihat etmekle me'zundur. O zamana kadar birkaç yerde va'z vermiş ol­ ması muhtemeldir. Tâhir'ülMevlevî Efendi. Tâhir'ül-Mevlevî Fâtih camiindeki Mesnevi takrirleriyle halka cami kürsüsünden ilk defâ hitâb etmiş ol­ muyordu.

39 . 120 Matbuat Alemindeki Hayâlım. Yılların İzi. s. 1 3 4 5 (1926). İlk senelerde fakülte derslerine devam eden eski medrese talebesinin me'zuniyetinden sonra gelen lise ve İmamHatip'te okumuş lise me'zunları hazırlıksız oldukların­ dan dersleri tâkib etmeleri oldukça zorlaşacaktı. c. l 2 6 . Türkiye Maarif Tarihi. v r . Talebe­ yi İlahiyat Fakültesi'ne hazırlama maksadıyla aynı sene içinde Tâhir'ül-Mevlevî'nin de aralarında bulunduğu İs­ tanbul İmam ve Hatip mektebi muallimleri encümenin­ ce. tedrisat programına birkaç yıl daha ilâve edilerek mektebin lise seviyesine çıkarılmasına dâir bir mazbata hazırlanmıştı. hâdisenin mek­ tep kâtipliği tarafından yapılan bir hatâdan kaynaklan­ dığını ifâde etmektedir. hitabet ve irşad muallimliğine getirilmişti' 3 M a r t 1 3 4 0 (1924) târihU bir kânun hükmünce İlahiyat Fakültesi'nin yanı sıra M a â r i f vekâletine bağlı bir meslek mektebi olarak kurulan ve orta seviyede tah­ sil yapan İmam ve Hatip mektepleri"^ ile fakülte arasın­ da lise tedrisâtı yapan bir müessese bulunmuyordu.bul İmam ve Hatip Mektebi edebiyat. B u hususta bk Mahir İz. Bk. eski medrese teşkilâtının yeniden kurulmaya çahşıldığı vehmine kapılarak 1341 Teşrinievveh (1925) içinde maz­ batada imzası bulunan 15 kadar mualHmi azletti. Osman Ergin.185. 118 119 s. Tâhir'ül-Mevlevî Matbuat Alemindeki Hayâtım'da mes'eleyi tafsilatıyla anlatarak kendisinin suçlu olmadığını. Mazbata hükümete sunulduktan bir yıl kadar sonra mes'eleyi ele alan devrin Maârif Vekâleti. Daha sonra yapılan soruşturmada lâyihanın Tâhir'ül-Mevlevî tarafından hazırlandığı söylendi'^". İstanbul 1340. İstanbul 1975.

hanlığını -Ahmed Celâleddîn Efendi'nin bir istid'âsıyla-'^' resmen üzerine almış. Arkadaşı Şinfisi Akbatu'nun tabiriyle "hatt-ı celî-i Cemâlî. not. hatip ve diyanet işleri mensupları dışın­ da bütün devlet me'murlarının şapka giyeceğine dâir çı­ kan 25 Ağustos 1341 (1925) tarihli hey'et-i vekile karârı üzerine Tâhir'ül-Mevlevî. sarık s a r m a h a k k ı n d a n istifâde etme maksadıyla o zamana kadar gayri-resmî olarak devam ettirdiği Fâtih camii mesnevi . Tâhir'ül-Mevlevî'nin muhtemelen 3rukandaki vesikayı alana kadar geçen müddet zarfında da şapka yerine şapka şeküne sokulmuş Mevlevi külahı giy­ diğine delâlet etmektedir: I fotoğraf-mühür/ Bâlâda fotoğraflsi di'nin Lâleli câm.i-i mübeyyîn vesikadır. mesnevî-hanlık dolayısıyla da sarık sara­ rak gezebileceğine dâir kendisine. 121 122 123 Bk. ilmîye kıyafeti olarak kabul edilen siyah lata ile fes üzerine beyaz sarıkla çekil­ miş bir fotoğrafının bulunduğu şu vesika verilmişti: Türkiye Cumhuriyeti istanbul Vilâyeti Müftülüğü aded 9/29 mülsak Tâhir'ül-Mevlevi Efen­ şerifinde '''^^^ vaiz olduğunu İstanbul Vilâyeti Müftüsü Eylül 1341 Mehmed Fehmi Cemâleddin S e r v e r ' i n fevkalâde karışık hattıyla'^' yazılmış şu satırlar -kıt'anın kime âid olduğu­ nu bilemiyoruz-. Bk.imam. vaiz.s." 40 .30. 113.

193 numaralı dosya. Bir hafta kadar orada tutuklu kal­ dıktan sonra 13 ICânunnıewel pazar günü Aksaray mer­ kezine. n r .5 41 . Müftü Ali Rızâ.21 1345 (1926). kitapçı Abdülaziz ve M i h r a n efendilerin de bulunduğu'^^ tutuklularla birlikte bir hafta kadar alıkondu. bir gün sonra da polis müdüriyetine götürülerek ifâdesi alındı''^*'. 5 8 2 . Cemâdiülevvel 1344 126 127 Cumhuriyet. 7 Kânunievvel gecesi evindeki kütüphanesi tarandıktan sonra şüpheli görülen bâzı evrakla birlikte Tâhir'ül-Mevlevî de Ahmedîye ka­ rakoluna sevk edildi. n r . Dağıstanlı Seyyîd T â h i r . Tâhir'ülMevlevî'nin sikke uzunluğuna yakın Konya külahından bozma şapka giymesi üzerine: işi hep kaşkariko âlemde Madik etmekde kemâli zahir Bu nevin şapka-i tülâniyle Portakal oğluna döndü Tâhir^^'* 1341 Kânunievvel başlarında şakpa ve inkılaplar aleyhinde tavır takınan yaklaşık 25 kişi İstanbul polis müdüriyetince tevkif edilmişti''^''.l47. 125 Cumhuriyet. Ankara İstiklâl Mahkemesi'nin Karadeniz dönüşünde İstanbul'a uğrayacağı yolun­ daki haberler yaygın hâle gelmişti. O günlerde matbuatta. Mahkeme hey'etinin İstanbul'a gelmesi hâhnde polis müdüriyetinde bulunan yaklaşık 15 kişinin kısa zamanda muiıâkeme edilmesi mümkün olacaktı. Burada aralarında Ömer Rızâ (Doğrul). 2 1 Kânunievvel günü İstanbul'da kar124 Galata mevlevî-hânesi. 21 K â n u m e v v e l 1341 ( 1 9 2 5 ) . Suûd'ül-Mevlevî. Cemâdiülâhir 1344. vr. Matbuat Alemindeki Hayâtım.Külah inkılâbının ilk günlerinde. Cemâleddîn Server arşivi. 8 Kânunievvel 1 3 4 ] ( 1 9 2 5 ) . 5 6 9 .

8 129 26 Ocak 1926 tarihli mahkemede reis Ali Çetinkaya ile Tâhir'ül-Mevlevî arasında geçen muhavere için bk. 2 4 Kânunievvel sabahı trenle Ankara'ya götüreleceğini ha­ ber veriyorlardı'''". 42 . 131 Hâkimiyeti Hâkimiyeti Millîye. Necip Fâzıl. Atıf Efendi'nin teklifi üzerine müdâfaanâmelerin hazırlanması için mahkeme bir gün sonraya bırakıldı. s. 3 K â n u n ı s â n î sabahı yeniden m a h k e m e 128 Cumhuriyet. Frenk Mukallidliği adlı risalenin dağıtılmasına yardım ettiği ve T e ' â l î . Müftü Ali Rızâ Efendi hakkında îdam. Karardan bir gün sonra İstanbul gazeteleri şehirle­ rinde t u t u k l u bulunan mürteci g u r u b u n u n . 2 Şubat 1926 sah günü tekrar toplanan mahkemede müddeî-i umûmî.lOl-102.27 Kânunısânî MUlîye. mevkufların bir kısmının serbest bırakılmasına. 5 8 5 .l642. Atıf Efendi hakkında 3 ilâ 15 yıl kürek cezası. 1648. Kısakürek.3 Şubat 1926. nr. nr. Burada tam bir ay mevkuf kaldıktan sonra ilk olarak 26 K â n u n ı s â n î 1 3 4 2 ( 1 9 2 6 ) tarihinde ç ı k a r ı l d ı k l a r ı mahkemede'^" Tâhir'ül-Mevlevî. İstanbul 1974. KIO 1926.şılanan mahkeme he}''eti birkaç gün içinde o zamana ka­ dar yapılan soruşturmaları gözden geçirip. 2 3 Kânunievvel 1341 ( 1 9 4 5 ) . diğerlerinin ise An­ kara'da muhakeme edilmesine karar verdi. Ccmâdiülâhir 1344. 18 Receb 1344 . Tâhir'ülMevlevî hakkında ise 2 3 . n r . 12 Receb 1344 . Şapka kânununun çıkarılmasından bir yıl önce bastırdığı Frenk Mukallidliği adlı risalesinden dolayı tevkif edilen İskilibli Atıf Efendi'nin de dâhil edildiği inkılap aleyhtarları. maddenin tatbikini t a l e b e t m i ş t i ' " . 25 Kânunievvel cu­ martesi günü Ankara hapishanesine teslim edildiler.i İslâm" cemiyeti azalarından bulunduğu iddiasıyla muhakeme ediliyordu'™. Din Mazlumları.

de nev'-i cürm yazılı olmadığı gibi dünki iddi'â esnasında da tasrih buyurulmadı. Hakkında tatbiki taleb edilen cezayı anlamakla beraber cürmümiin ne ol­ duğuna kesb-i vukuf edemedim.huzuruna çıkarıldığında Tâhir'ül-Mevlevî bir gün evvel hapishanede hazırladığı şu müdâfaa-nâmejd okumuştu: Reis Beyefendi Hazretleri Uzun uzadıya ma'rûzât ile hey'et-i celllenizi tasdi'et­ meyeceğim. Bendenizin mağduru bu­ lunduğum Teâlî-i islâm cemiyetine ancak saf bir emel ile intisabı bir cürm olsa bile cerâim-i sabıka meyânında 43 . Yine muhakeme sırasında ifâde etdiğim veçhile 'azl-i vâki'i ticâret vekâleti memurları arasında bilenler pek çokdur. Daha sonra da siyâsî ağrâza âlet edilmek is­ tenilen Teâlî-i İslâm cemiyetinden çekilmiş. ki icâbı nefy cezası imiş. Sonra­ dan öğrendim. Yalnız cereyan eden muhakemeden anladığıma göre iki cürm ile müttehem bulunuyorum ki anlayışım doğru ise biri vaktiyle Te'âlî-i İslâm cemiyetine girmiş. mâhud beyannamenin kabul ve tasdikine elimden geldiği kadar mâni' olmaya çalışmış ve muvaffak olmuş. Müdde'î-i umûmî beyefendi 23. Bendeniz hukuka âşinâ olmadığım için o maddenin mazmununu ve ne gibi bir cürmün failine tatbik olunduğunu bilmiyordum. madde mücehince tecrînumi taleb buyuruyorlar. hattâ mümanaatım dolayısıyla me'muriyetimden 'azl edilmişdim. Çünki tevkif müzekkirem. diğeri de şapka risalesinden beş nüsha satmış olmaklığımdır. Af ve atıfetinize dehalet eyleyerek kısaca istirhâmâtta bulunacağım. çekildiğimi de mecmuada îlân etmişdim. Muhakeme esnasında da arz ve îzâh eylemişdim ki Teâlî-i İslam'a sırf ilmî bir cemiyet diye girmiş.

19 Receb 1344 . Tâhir'ül-Mevlevî'nin ise beraat kazandığı­ nı haber veriyordu'"'^. Ertesi gün Ankara gazeteleri İskLUbli Atıf Efendi'nin sabık Babaeski Müftüsü Ali Rızâ Efendi ile birlikte îdâm edildiklerini. 44 .onun da millet ve memleket tarafından affedilmiş oldu­ ğunu müddeî-i umûmî bey dün beyân buyurdular. Ankara Dönüşü Sonrası Yıllar Mahfil idâre-hânesi Tâhir'ül-Mevlevî'nin tevkifini müteakip polisler tarafından arandıktan sonra mühür­ lenmiş.4 Şubat 1926.ı mahkeme-i celîlenin şefkat ve re'fetine sığınarak istirham ederim. bir de o müzevvir beyannamenin reddi için has bete nlillâh gösterdiğim mümanaat yüzünden mâzuriyetin mükâfatı olmak üze­ re aff u atıfete mazhar buyurulmaklığım. beraatından sonra Ankara'da geçirdiği 10 günlük zaman zarfında h a k k ı n d a cevâz-ı istihdam k a r a r ı verilmesi için müracaatta bulundu ise de müsbet bir cevap alamaya­ rak 15 Şubat günü İstanbul'a döndü.l649. nr. Tâhir'ül-Mevlevî. kurulduğundan beri muntazaman çıkan mec132 Hâkimtyei-i Millîye. Kitab mes'elenine gelince: Şapka risalesinin bey'ü şirâsı memnu' olmadığı ve kânûnl cürm sayılmadığı bir zamanda tarafı kemterânemden beş nüsha satılmışdır ki bu hususda bütün kitabcılar bendenizle hem-hâl bu­ lunmuş hattâ aynı sebeble mahkeme-i celîleye sevk edil­ miş olan kitabcı Mihran ve Aziz efendilerin de müddeî-i umumîlik makâm-ı âlîsince berâatleri taleb olunmuşdur. Binâen 'aleyh biri cürm sayıldığı halde esasen mağfuv olan diğeri ise işlenildiği vakit cürm sayılmayan iki fiil için mes'ul tutulmaklığımı.

F.S. İstifası kabul edilerek talebi üzerine kendisine şu vesika verildi: 133 Bu vesîkalann bir kı. v r . 181. Ankara'yla uzunca müddet devam eden yazışmalar'"'' neticesinde Şâir Halil Nihad Bey'in (Boztepe)de aracılığı ile 6 Aralık 1927'de h a k k ı n d a cevâz-ı istihdam k a r a n çıkarıldı. (11).5 yıl sonra Maltepe Askerî Lisesi'ne edebiyat muallimi olarak tâyini üzerine 29 Ağustos 1929'da buradaki vazifesinden affını istedi''"'''. sayıdan sonra mecmua çıkmadı. 1 3 4 Tâhlr'ül-MevlevVye âit vesikalar Kütüphanesi. 135 Aynı a/6üm. İstanbul'a dönüşünden sonra da -kanunsuz olduğu hal­ de.srm Süleymâniye Kütüphanesine gelen evruk arasındadır. M a r t ayı içinde Mahfil 'in yeniden çıkarılması okuyucular arasında mecmuanın neşre devam edeceği zannım uyandırdı ise de bilemediğimiz bir sebepten 68. Hocahğının yanı sıra Ankara'dan aldığı bir emir­ n a m e ile Defter-hâne'deki tapu dâiresi kuyûd-ı umûmiye idaresine müracaat ederek 22 Şubat 1926'da 150 kuruş yevmiye ile me'muriyete başladı. aynı yer. Böylece Dârüşşafaka'dalsi derslerine rahathkla devam edebilme hakkına yeniden sahip oluyordu. İstanbul İmam ve Hatip mektebin­ deki vazifesinden azledilmekle beraber "Cemiyet-i Tedrisîye-i İslâmîye" kendisini Dârüşşafaka'daki dersle­ rine devanı etmekten men'etmenıişti.derslerini kendi devam ettirmişti. l 4 . Tâlıir'ül-Mevlevî. S ü l e y m â n i y e 45 . 2 6 M a r t 1929'da 2 5 kuruş ilâvesiyle yevmiyesi 175 k u r u ş a çıkarıldı'"^l Yaklaşık 2. Mevkûfiyeti müddetince bu mektepteki derslerine arkadaşları girmişler. Türkmen.mua bu üç ay zarfında neşredilmemişti.

fadl-ı istikâmetde memcûzen ifâ eylediği fart-ı mesâisiyle idaremizi müte­ şekkir kılmış olan mîr-i mumaileyhin bir güne ilişiği ol­ madığını miibeyyin işbu [vesikaj istidaname talebine mebnî müstedî-i mumaileyhe itâ kılındı.V. aynı yer.20. 46 . Müdürlüğü Edebiyat öğretmeni Bay Tâhir Olgun 15/8/929 tari­ hinden 1/8/931 târihine kadar Maltepe askerî lisesinde edebiyat öğretmenliği yapmış ve 1 Ağustos 1931 târihinde M. 20/Mayıs/1944 '^^ 136 137 Aynı albüm. " Mazhar 14/9/929 15 Ağustos 1929 târihinden itibaren 80 Ura ücretle Maltepe Askerî Lisesi'nde derslerine başladı. Maltepe As. vr. M.Müstedl Tâhir Bey istifası veçhile 22 Şubat 926 târihinden 29 Mayıs 1929 târihine kadar fevkalâde bir sa'y u gayretle idaremizde çalışmış ve bu kere kendi arzu­ suyla vazifesinden infıkâk etmiş. Aynı albüm. Lis. Okulu­ nuzda bulunduğu müddetçe Bay Tâhir Olgun'un vazifesinde ehliyeti görülmüş ve hüsn-i niyet ile îfâ-yı hizmet eylemiş olduğuna dâir işbu vesika talebi üzerine verilmişdir. vekâletinin emriyle Kuleli Askerî Lise­ si'ne tâyin edilerek mektebimizden ayrılmışdır. Aşağıdaki vesîka metninden Tâhir'ül-Mevlevî'nin bundan tam iki yıl sonra (1 Ağustos 1931) Maârif vekâletinin emriyle Kuleli Askerî Lisesi'ne tâyin edildiği anlaşılmaktadır: TC.M. aynı yer.M.

Tâhir'ül-Mevlevî İstiklar M a h k e m e s i dönüşünde Mahfil mecmuasını bir nüsha (nr. O yıl­ larda biri birini takip eden inkılaplar neticesinde teşek­ kül eden yeni hayat düzeni de kendisi için bir yıkım ol­ muştu. Annesinin vefatından son138 Vefatına diişürdügii târih: Terk edip gildin nihayet kimsesiz evlâdını Ayrılıkmış mihr-i hî-pâyâmnın âhir sonu Nüh ftdekden gûşuma lârih-i menkûlün gelir Ellisinden sonra öksüz koydun anne oğlunu Vİ46 Kendini mâdâm aldın rahmeti Sühhûh'una Nazil olsun lutf-ı rahmani dem-â-dem ruhuna 47 . Meselâ bir gaze­ linde kendi vatanında gurbet hissettiğini ifâde eder: Vatan mı bilmiyorum.hemen tamâmiyle neşriyat âleminden çekil­ mişti.b. Dîvân 'ındaki bu yıllarda nazm ettiği müteaddid parçalar bunu açıkça göstermektedir.F a t m a Vedi'atuUah'm veremli yatağında vefatı üzerine (23 Şa'ban 1347 = 3 Şubat 1929) Tâhir'ülMevlevî yapayalnız kahverdi. müstesna. Yakın dostu H ü s e y i n V a s s a f Bey. 68) çıkardıktan sonra k a p a t m ı ş ve -Tecridi Sarih m u s a h h i h l i ğ i v. diyâr-ı gurbet mi Serinde memleketin başka bir hevâ duyarım Gözümde oldu benim kâinat bigâne Bakıp bakıp da ona meyl-i inziva duyarım 8 Haziran 1928 cuma günü hayatta tek varlığı olan vâMdesi E m i n e E m s a l H a m m ' m k a y b ı ' ^ " ve ardın­ dan da evlâdı yerine sevdiği -kardeşi 'Afîfe Gülistan Hanım'ın kızı.Seftne-i Evliya 'da hakkında el-yevm hiç bir neşriyat ile meşgul olmayıb kûşe-nişin-i uzlet olmuştur" diyor.

Kaderin garip dlvesidir ki o da 1928 senesi Kasım'ında hayâta gözlerini jrummuştu'"'". 1934 senesi başında Maârif Vekâleti'nce bir edebiyat lügati yazdırılmak istenmiş ve tahrîrine A l i E k r e m ( B o l a y ı r ) v e F e r i d ( K a m ) beyler vazîfelendirilmişlerdi''*".makaleler hâlinde neşre başladı. vr. K.9387. Edebiyat Lügati. Uzunca bir aradan sonra o zamana kadar yaptığı a r a ş t ı r m a l a r ı Yücel mecmuasında -nr. B u yazıların okuyucular arasında fazlaca alâka görmesi üzerine Fuzûh hakkındaki makalelerini "Edebiyat Tari­ himizde Araştırmalar " serîsinin ilk kitabı olarak Fuzûlî 'ye Dâir (İstanbul 1936) adı ile çıkarttı.Temmuz 1935'den itibaren. Bunu birer yıl arayla Şâir Nev % ve Suriye Kasidesi (İstanbul 1937) ile Bakî 'ye Dâir (İstanbul 1938) adh eserleri tâkib etti. 15 Ağustos 1929'da Maltepe Askerî Lisesi'ne tâyini kendisini nispeten faal vaziyete getirmiş ve ceıniyete yeniden bağlayıcı bir unsur olmuştur. Kürkçüoğlu. dola­ yısıyla neşriyatta yeni bir safhaya girmesine sebep ola­ caktır.E.5.ra hizmetine. 13.l31a-137b. nşr. İstanbul 1973. s. 48 . Divânı Üniversite Kütüphanesi. TY. yıllardır evlerinde kalan Kâfiye Hanım adında ihtiyar bir kadıncağız bakıyordu. 140 Tâhir-Ul-Mevlevî. İki yıl sonra Kuleli Askerî Lisesi'ne naklederek burada geçirdiği on yıllık edebiyat hocalığı devresi. Ferid Bey'in mazeret göster­ mesi üzerine 8/1/1934 târih ve 179 sayılı şu yazıyla 139 Bu hususta aynntıh bilgi için bk. çalışmalarını hemen tamâmiyle edebiyat târihi sahasına yöneltmesine. İmam ve Hatip mektebinden azhnden itibaren yuka­ rıda bahsi geçen bütün bu üzücü hadisler Tâhir'ülMevlevî'yi bezgin ve mükedder bir halde inzivaya sürük­ lemişti.

14-16.eserin bir an evvel hazırlanması için komisyonun çahşmalannı aceleye sür­ mesi işleri iyice karıştırdığından Tâhir'ül-Mevlevî 6 Ma­ yıs 1934 târihU bir tezkireyle komisyondan çekildiğini bildirdi''*''^. Edebiyat lügati çaUşmalarında 5 ay kadar bulunduktan sonra diğer azalarla anlaşamayarak ayrıl­ masının Edebiyat Istılahları adlı eserini hazırlamasına büyük ölçüde te'siri olmuştur. Maârif vekâletinin de -nedense. Tezkire ve isUrânâme melinleri için bk. B u e s e r i n t e r t i b i vazifesinden ayrıldıktan tam 7 ay sonra nihayete ermiş.Tâhir'ül-Mevlevî'nin de komisyona girmesi isteniyordu: Tâhir Bey Kuleli Askerî Lisesi Edebiyat Muallimi İstanbul Mülga Darülfünun müderrislerinden Ali Ekrem ve Ferid Beyler tarafından vücûda getirilecek lügat işinde sizin de mesâinizden istifâde edilmesi muvafık görül­ müştür. 49 . Aynı eser. 9. Maârif Vekili Hikmet Tâhir'ül-Mevlevî'nin iştirâkıyla çahşmalara başlan­ dı ise de komisyon âzalarının eserin mulitevâsı ve hazır­ lanması sırasında tâkib edilecek usul hususunda anlaşa­ mamaları yüzünden bâzı aksaklıklar meydana gehyordu. Mumaileyh Ali Ekrem Bey'le temas ederek lüga­ tin bir an evvel vücûda gelmesine himmet buyurmanızı recâ ederim efendim. aynı yer. bir yıl sonra da içinden seçtiği bâzı maddeleri kısaltarak 141 142 Aynı eser.

Saâdeddin Nüzhet'in tenkidlerini ise yersiz ve çok sert bulduğunu ifâde etti. B u n a k a r ş ı l ı k o l a r a k T â h i r ' ü l Mevlevî'nin.1 4 4 6 . Bâkî'nin İstanbul'un Fâtih semtinde doğduğu iddiâsıTürk Şâirleri 'nin o aylarda basılan "Baki" maddesinde tenkid edilmişti. Gittikçe şiddeti artan ve gayesinden sapan buyazılara son vermek maksadıyla H a k k ı S ü h a S e z g i n araya girerek Tâhir'ül-Mevlevî'nin çalışmalarını takdirle karşıladığını. 15 Sonteşrin 1 9 3 8 . 2 9 Haziran ]938'o kadar çıkan nüsha. Yukarıda bah­ si geçen münâkaşa dolayısıyla iki müellif arasında mey­ dana gelen husûmet her fırsatta kendini belh etmiştir.Edebiyat Lügati (İstanbul 1936) adı ile neşretmişti. 50 . nr.7351-1441. Saâdeddin Nüzhet bu cevâba karşı bâzı kırıcı ifâde ve ithamların da bulunduğu bir yazı ha­ zırlayarak gündelik gazetelerden birinde dört gün arka arkaya neşretti'*^. nr. 144 145 146 Kurun. Varlık. eserinin son formasına "Mecburî bir kaç söz" başlıklı bir kısım ilâve ederek bu itirazlara cevap verdiğini görüyoruz. Tâhir'ül-Mevlevî de aynı gazetede ve aynı üslupla 3 gün arka arkaya Saâdeddin Nüzhet'e ce­ vap verdi''*'*. Çığır. n r . 1938 senesinde tabedilmekte olan Bakî 'ye Dâir risalesi daha baskıdayken S a â d e d d i n Nüzhet Ergun tarafından görülmüş ve bâzı tarafları -msl. 70. 7348-1438.Teşrin 1 9 3 8 . I. l 2 9 .B. Yine aynı yıl içinde Tâhir'ül-Mevlevî'nin Şeyh Gâhb'e dâir yazdığı bir makalesinin''*''' tenkidi''**' üzerine çıkan yeni bir m ü n â k a ş a n ı n Bilgi Yurdu mecmuasının 143 Kurun. 2 6 Haziran 1938'dcn nr. 4 Temmuz 1938'den itibaren 3 nüsha. 7 3 5 6 . nr.

vr. 148 Tâhir'ül-Mevlevî'ye Aid Bâzı Vesikalar (11). limzâl 147 Tâhir'ül-Müvlevî'nin cevâbı nr.21. Kuleli askeri lisesinde geçirdiği on yıllık edebiyat hocahğı devresinde pek çok talebe yetiş­ tirmiş. Elimize geçen şu vesikadan 1941 se­ nesi içinde Kuleli askeri Usesinin Konya'yı nakh üzerine Tâhir'ül-Mevle\'i'nin mektepteki vazifesinden istifa etti­ ği anlaşıbyor: T. Saadcddin Nü/het.yapraklannda'"*^ aynı şiddetle aylarca sürüp gittiği gö­ rülür. mektebin Konya'ya naklinde mekteple beraber gitmesine aslî vazifesinin Dârüşşafaka Lisesinde olması mâni teş­ kil ettiğinden ayrıldığını bildirir bu vesîka isteği üzerine verildi. t a l e b e l e r i n e h e m kendisini hem de T ü r k edebiyatını sevdirmişti. Çengelköy Kuleli Askerî 30/4/1941 Lisesi Müdürlüğü Askerî liseler müfettişliğinin 13 Ağustos 1931 gün ve s. Bugün hayatta bulunan talebe­ lerinin ifâdelerinden bu muhabbetlerinin hâlen devanı ettiğine ve hocalarını adı geçdikçe rahmetle yâd ettikle­ rine şâhid oİuyoı-uz.C. 51 .II.2.M. 4698 sayılı kuyruklarıyla lisemizin edebiyat öğret­ menliğine tâyin edilen Tâhir Olgun 30 Nisan 1941 târihine kadar mektebimizdeki vazifesini îfâ etmiş olup. M. l"Rylül 1938'dcn itibaren 4 nüsha devam etti.V. Tâhir'ül-Mevlev-î. mecmuanın sahip ve direktörü Niyazi Erenbilge'ye bir mektup yazarak kendi yazısının da Bilgi Yurdu' nda neşrini istemiş ve daha Tâhir'ül-Mevlevî'nin cevâbı bitmeden aynı nüshalarda cevâba karşılık vermişti.

Bk. 1. Tâhir'ül-Mevlevî.IV. Türkçe tarihyazmalan. Kalkandelenli Sabrî Bey'in 9 Nisan 1943'te vefatı üzerine 26 Nisan 1943 t a r i h i n d e onun yerine 1 2 0 lira ü c r e t l e komisyon âzâlığına terfi edildi'^'. 1943.Coğrafya Yazmaları 1.Kuleli Askerî Lisesi'nden ayrıldıktan 4 ay sonra (1 Eylül 1941) Beşiktaş'daki Mûsikî Mektebi'nde Türkçe öğretmenliğine başladı. Aynı albüm. Yaşının ilerlemesi -dolayısıyla kulaklarının ağır işitme­ si. no.22. seri: 1. 1927 senesinde kütüphânelerimizdeki yazmaları tasnif gayesiyle bir komisyon kurulmuş. 13 I ^ s ı m 1941 tarihli bir tezkire ile de Kadıköy Saint Joseph Lisesi'ne aynı vasife ile tâyin edilerek 25 Aralık 1941'de derslere başladı ise de talebe­ nin aşırı şımarıkhğı karşısında daha fazla tahammül edemeyerek bir ay sonra (22 Arahk 1941) buradan istifa etti'«. 2 M a r t 1935'te kurulan yeni bir tasnif komisyonu ise uzunca bir müddetten beri çalışmalarını devam ettirmekte idi. s. fasikül.l.sebep gösterilerek mektep müdüriyetince Maârif vekâletine müracaatta bulunularak emekliliği istendi. Vekâlet bu teklifi uygun bularak kendisine şu yazıyla bil­ dirmişti: 149 150 Katalogları. İstanbul 52 . Râgıb Paşa kütüphanesinde bulunan heyette 31 Mart 1943 târihinden itibaren 60 hra ücretle komisyon kâtipliği vazifesini üstlendi. Tâhir'ül-Mevlevî 1325 (1909) ten itibaren 35 sene ka­ dar Dârüşşafaka'da hocahk vazifesini devam ettirmişti. vr. İstanbul Kütüphaneleri Tarih . ancak 6 ay ka­ dar faaliyet gösterdikten sonra dağılmıştı.

üdürlüğünün teklifi Maarif vekilli­ ğince uygun görülmüş olduğunu ve uzun seneler Dârüşşafaka gibi bir hayır müessesesine ve memleket maarifine hizmet etmiş olmanız hasebiyle zâtınıza vekil­ lik makamının şükranlarını sunduğunu saygılarımla bildiririm istanbul Maarif Müdürü y. 53 . 151 Aynı albüm.C. ardından kendi­ sine "Türk Okutma Kurumu" tarafından 4 0 0 liralık ikramiyesini alması için müracaatta bulunulduğunda bu teklifi derhal reddederek parayı aynen iade etti'"''''. vr... limzâl Tâlıir'ül-Mevlevî. 13 Eylül 1944'de Dârüşşafaka'dan ayrıldı.23. emekliliğine şiddetle karşı çıktı. 153 Dîvân' ındaki lerceme-i hâle sonradan düşürülen bir haşiyede makbuz târihinin 18 Kânunievvel 1944. Süleymâniye 152 Hu y a z ı ş m a l a r ı n asıl ve müsveddelori külüphânesindedir. İl­ gili mercî'lere ard arda yazdığı müteaddid istidalarla emekliliğe şevkine hiç bir sebep bulunmadığını ısrarla tekrar etti'"''^ ise de bunlardan hiç biri fayda vermedi. numarasının ise cilt 44/varak 11 olduğu belirtilmiş.T. İstanbul Maarif Müdürlüğü 12 Şubat 1944 kısım: VII sayı: Tahir Olgun Dârüşşafaka Lisesi Türkçe ve Edebiyat Öğretmeni Yaşınızın ilerlemiş olması ve istirahate ihtiyâcınız bulunması hasebiyle bu okuldan ayrılırken münâsip ikramiye verilmek suretiyle taltif edilmeniz yolundaki Dârüşşafaka lisesi m.

Tâhir-ül Mevlevi'nin vefatının sene-i devriyesi münâsebetiyle kaleme aldığı bir yazısında üstadın türlü cephelerini a n l a t ı r k e n Süleymâniye camiindeki Mesnevi dersleri hususunda şu ifâdeleri kul­ lanıyor: "/. bu zâtın Tâhir'ül-MüVİcvî'yc t e k r a r t e k r a r m ü r a c a a t ederek mesnevîhanlığın kendisine bırakılması için fevkalâde ı s r a r d a bulunduğuna şâhid oluyoruz. vr.27 54 .si'ndoki muktuplarda. İmtihana girenler­ den hiç biri muvaffak olamadığı halde bunlar arasında bulunan Cemâleddin adh bir şahıs ilahiyat Fakültesi me'zunu olduğunu ve vaiz olduğunu öne s ü r e r e k m e s n e v î . 155 Aynı atbum. Tâhir'ül-Mevlevî'nin tam bir vukuf ve selâhiyetle Mesnevi 'nin birinci cildinden itibaren devam ettirdiği dersler o yıllaıda fevkalâde alâka uyandırmış.. Tâhir'ül-Mevlevî de o imtihanda davet üze­ rine miimeyyiz sıfatıyla bulunmuştu.Süleymâniye camiinde Kub'ad Çavuş adlı bir şahsa âid bulunan mesne\i-hânlık cihetinin ehline tevcihi için Vakıflar Umum Müdürlüğü tarafından 1947'de bir imti­ han açılmış./ Mesnevi derslerine her tabaka halk geldi154 Süleymâniyu KüLüphâne./ Mesneviyi takrir ederken söylediği bâzı derin sözler "arif olmayan bir kimsenin ağzından çıkacak söz­ ler değildi.. B u n u n üzerine Tâhir'ül-Mevlevî 10 Aralık 1947 târihh bir istida ile Va­ kıflar Umum Müdürlüğü'ne müracaatta bulunarak adı geçen ciheti fahrî olarak idâme ettireceğini bildirdi''''''' ve bir müddet sonra Süleymâniye camiinde Alesneuî takri­ rine başladı (29 Mayıs 1948).h â n l ı k c i h e t i n i n k e n d i s i n e âid olduğu hususunda iddi'â ve ı s r a r etti'"''''. /... seçkin bir cemaat tarafından titizlikle takip edilmişti. R e ş i d M az h a r A y d a .

târihden. Arap.490. ilmi kelâm ve tasavvuf âlemine ge­ çer. s.6.2a3. s. Aşağıdaki ilândan takrirlere Süleymâniye camiinde başlandığı. 158 Mehmed Zeki P a k a l ı n ."'"^ Tâhir'ül-Mevlevî'nin Mesnevi takrirlerinden bahse­ dilirken. felsefe. Muhammed Şahin adh bir şahıs kaleme aldığı Mesnevi 'nin Tenkidi (İstanbul 1946) adlı kitabında bulduğu bazı ifâde ve debilerle Mesnevi 'nin 156 157 İslam Yolu.15. Fa­ kat hemen hemen her derste rahmetli üstad karşısındakileri unutur. derslerin önce Lâleli camiinde başlayıp sonra Süleymâniye'ye nakledildiği'"'^ veya sonuna kadar Lâleli camiinde devam ettiği'™ gibi bâzı hatalı ifâdeler sık sık kullanılmıştır. İslanbul 1975. Temmuz 1952. İstanbul 1971. 55 . bir kış mevsimi bo­ yunca -muhtemelen R â g ı b P a ş a kütüphanesindeki vazifesine yakınlığı sebebiyle. 16 Haziran 1949 . 1946-47 senelerinde Mesnevi hakkında uzunca bir münâkaşa cereyan etti. Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü. nr. 11 Kasım 1948 . Mâhir İz.13 Ş a ^ a n 1 3 6 8 . takrir herkesin anlayacağı bir lisanla olurdu.ği için. dinleyenleri vecd içinde mest edip bırakırdı.dersini kış münâsebetiyle Lâleli camiine naki etmişti.37. İran ve Türk edebiyatlarından mi­ saller getirir. İslâmın Nuru. 159 İslam Yolu.9 Muharrem 1968.Lâleh camiinde devam et­ tirildikten sonra yazın tekrar Süleymâniye'ye geçildiği anlaşılmaktadır: Süleymâniye camii mesnevî-hânı olan Üstad Tâhir Olgun orada okuttuğu Mesnevi . Ahiren hava­ lar açmakla 11 Haziran 1949 tarihine rast gelen cumar­ tesi gününden itibaren öğle namazından sonra yine Süleymâniye camiinde okutulacaktır^^. nr. Yılların İzi. cüz. l 5 . n r .

Yaşının ilerlemiş olmasına rağmen 1948 senesi Ekim ayından sonra Es'ad Ekicigil'in sahibi bu­ lunduğu İslam Yolu mecmuasını çıkarmaya başlamıştı. müslümanla- 56 . bu eserin yıllarca üzerinde çahştığı X I I ve XVII. 9 Nisan 1948) teşebbüs ettiği fa­ kat te'lîfine ömrünün elvermediği İstanbul kütüphânelerindeki yazma dîvanların katalogunu te/tip vazifesini üzerine almış. S e r t ve alayb ifâdelerin bulunduğu bu risaleyi karşı tarafın hırçın bir dille kaleme aldığı Mesnevi 'nin Tenkidini Beyenmeyene Cevap (İstanbul 1947) adlı müdâhalesi takip etti.b. asır şâirlerinin dîvânlarını içine alan birinci kısmı 1947'de Maârif vekâleti tarafından tabettirilmişti.münekkide bir cevap olmak üzere Mesnevi 'nin Eski ve Yeni Muterizleri (İs­ tanbul 1946) adıyla bir risale neşretti. Şâir Refi'-i Kâlâyl v. kitabı tetkik ettikden sonra -aslında oldukça dindar ve mutaassıp olan. Sab­ rî Kalkandelen'in (ölm. Muhammed Şâhin'in hiç bir tâviz vermeyerek iddiasında ıs­ rar ettiği ve edeceği anlaşıldığından devamı faydasız gö­ rülen münâkaşaya Tâhir'ül-Mevlevî Mcsnevi'nin Yeni Muterizine İkinci Cevap (İstanbul 1947) adh bir kitap­ çıkla son verdi. Tefrika hâhnde neşrettiği edebî ve târihî te'lîfatının (msl.efsâne ve hurafelerden ibaret olduğunu iddia ediyordu. Tâhir'ül-Mevlevî ömrünün son yıllarını İstanbul kütüphanelerini t a s n i f komisyonundaki vazifesi ve Süleymâniye camiinde başlattığı (29 Mayıs 1948) Mesnevi takrirlerini devam ettirmekle geçiriyordu. İlk sayılardan itibaren mecmuanın nüshaları tetkik edi­ lecek olursa sayfaların hemen tamâmının Tâhir'ülMevlevî'nin yazılarıyla yüklü olduğu görülür.) yanısıra gündelik mevzularda kaleme aldığı. Tâhir'ül-Mevlevî. Nef t 'nin Hotin Kasidesi ve Şerhi.

duvarları tavana kadar kitap dolu odasında tadına doyulmayan vakitler geçerdi. tez hazırlarken ne yapacağını şaşırmış üniversiteliler. Süleymâniye camiindeki Mesnevi takrirlerinin kitap hâline getirilmesi hususunda îslam Yolu mecmuası sahibi Es'ad Ekicigil tarafından gelen teklifi kabulü üzerine bu takrirlerin Mesnevi Dersleri adıyla 11 Şubat 1949 cuma gününden itibaren 15 günde bir 16'şar sayfalık formalar hâlinde neşredilmek üzere.. İstanbul'da iznini geçiren her seviyede memurlar. Ancak hakkında yazılıp söy­ lenilenlere ve husûsi mektuplarına bakılacak olursa dostları ve eski talebeleri kendisini bir an olsun yalnız bı­ rakmıyorlardı. eski talebeleri. doktorlar. beyitler okur.J Orada. Buna rağmen ömrünün sonu­ na kadar hocalığın ve bilhassa Dârüşşafaka'daki talebe­ lerinin hasretini çekmiştir. İhtad fıkralar anlatır. Hepsi de oradan manen daha zengin olarak ayrüırlardı..91-93. 161 Reşid M a z h a r Ayda bu sohbetleri şöyle anlatıyor: "[.s. 1940 senesi Şubat'ında uzun za­ mandır rahatsız olduğu prostattan arka arkaya iki ağır 160 Bk. öğretmenler.in gelmiş olanların dertlerine derman olur. ikram etmekten de bir an boş durmazdı. 73-74 yaşlarında olduğu göz önünde bulundurulacak olursa yukarıda verdiğimiz son iki yıllık çabşma progra­ mı oldukça ağır sayılabıbr. Oraya kimler gelmezdi ki: Müşkülünü halledemiyen profesörler." 57 . dînî ve edebi müşküllerini halt ix... Tâhir'ül-Mevlevî. Haftanın belirli günlerinde evinde tertib ettiği sohbetlerle'"' talebelerini ve oraya gelenleri irşada devam ediyordu. yüksek rütbede subaylar.r a dînî ve içtimaî sahada yön verici mâhiyetteki makaleleri aynca dikkate değer. Aynı mecmuada müslüman aleyhdân bâzı teşekküllere karşı islâmı şiddet ve cesaretle müdâfaa etmiştir.tab'ına başlanmıştı"*".

diğer yandan ise 5. F. cildin yarısına kadar getirdiği ve 117 fasikülünü neşrettiği Mesnevi şerhini ikmâle çahşıyordu. 2 2 Haziran 1951. 164 Vakit.sto. Zîrâ Tâhir'ülMevlevî mübarek gufran ayının 16. Beynel­ milel Müsteşrikler Kongresi" münâsebetiyle açılacak 3 5 0 0 . Sünbül Efendi camiinde kılınan öğlen nama­ zından sonra vasiyeti üzerine şeyhi Celâleddîn Efen­ di'nin k a b r i önüne getirildi.kdim durdum Yine. hattâ İstanbul ve İzmir'de. daha sonra Y e n i k a p ı mevlevîhânesinin "Hâmûşân" mezarlığına götürülerek orada medfun bulunan ananesi Emine E m s a l Hanım'ın yanına defn edildi"**.Türkmen 145.16 Ramazan 1370) hasta yatağında r a h m e t i Rahmân'a kavuşmuştu. 58 .4 0 0 0 kitaplık yazma eserler sergisine konulacak kitapların kütüphanelerden seçilmesi ve bunların kata­ loglarının hazırlanması için Z e k i V e l i d î T o g a n başkanhğında kurulan heyette fa'al vazifesini devam ettiri­ yor. B u haliyle dahî bir yan­ dan 1951 senesi Eylül ayında yapılacak olan "22. Ecel bunların hepsine mânî oldu.Son Po. 163 vr. cuma akşamı (21 Ha­ ziran 1951 .5085. nr. Son yıllarında ise tutul­ duğu müzmin bir ülser dolayısıyla zaman zaman olduk­ ça sıkıntılı günler geçiriyordu. 162 Ameliyatlıyken söylediği şu kıt'a meşhurdur: Doğduğumdan beri çe. vefatı haberini duyan -çoğunluğunu vefakâr t a l e b e l e r i n i n t e ş k i l ettiğimütevâzî bir cemaat tarafından Taşkasap'taki evinden kaldırıldı. Cenazesi. de gelmedi pâyân çileye Bu nefer karnıma marpuç geçirip Beni döndürdü felek nargileye Şâir Ali İffel. nr.12114-1362.56371876. 2 2 Haziran 1951. 2 3 Haziran 1951. Süleymâniye kütüphanesi. Yeni Sabah.S. nr. vefat et­ tiğine dâir bir şayia çıkmıştı"''.ameliyat'''''' geçirmiş.

Kabir taşına kazılmasını vasiyet ettiği rivayet edilen şu kıt'a dillere peleseng olmuştur: Eli boş gidilmez gidilen yere Rabbim boş gelmedim ben. merhuma bir kabir taşı yapılması için Vakıflar'a pek çok müracaatta bulunmuş ise de bunlann hepsi cevapsız kalmıştır.est-i cemâl Oldu en son nefesi illâ Hû Ah u eyvah ile yazdım târih Mesnevî-hân dede ğöçdü yâ Hû 1380 Rusûhî Baykara 165 Cemâleddin Sürvcr Rovnakoglu.tsâs idi Ehl-i dildi pâk idi alâyişinden zahirin Geldi "yâ Hû" m.suç getirdim Dağlar çekemezken o ağır yükü İki kat sırtımla pek güç getirdim Vefatına D ü ş ü r ü l e n Târihlerden Bâzıları Hafız Yusuf Cemil Ararat'ın târihi Mevlevi Mesnevî-hân şâir i ha. 18/3/1956'da yazdığı bir istidâ-nâmenin kopyesi Galata mevlcvî-hânesindeki arşivinde 193 numaralı dosya içinde bulunmaktadır. 59 .üjde-i gufranıdır târihine Sadr-ı illiyyînedir pervâzı rüh-ı Tâhirin 1380 Târih-i Berâ-yı Ufûl-i Tâhir'ül-Mevlevî Mevlevî bendesi Tâhir Dede bu Bezm-i canandan alınca bir bû Lâilâhe dedi ol ser-m.

Udebâdan Târihi Tâhir'ül-Mevlevî Bey Merhûm'un Vefatı Şâiri sâhib-fazîlet sohbeti hoş bir edîb Mâh-ı gufranda bekaya hayfrıhlet eyledi Mcvlevîden Kâdiriden ahz edip feyz-i müdâm Aşkını izhâr edip pîrâna nishet eyledi Bir mücerred pâk idi hem de mücâhid nefsine Çille-keş oldu cihanda tcrk-i rıhlet eyledi Ders okutdu Mesnevî'den hayli canlar aldı feyz Pek latif takrir ile ihvana hizmet eyledi Alemi irfana hasbî çok eserler bahş edip Mâsivâyı terk edip tercîh-i uzlet eyledi Bin dokuz yüz elli bir târih-i lafzî Tâciyâ Mevlevi Tâhir Dede âh Hak'ka vuslat eyledi 1951 Şeyh Hayrullah Tâceddîn-i Üsküdârî 60 .

Kitâb-ı mezkûr müellifi muktedirin bir çok tetebbuât ve tedkîkâtı neticesinde yazılmış ve geçen sene okuyan talebenin istifâde-i fevkalâdesi imtihân-ı umûmîde mümeyyizîn-i kiramın mazhar-ı takdiri ol­ muş bulunduğundan muallime hacet bırakmayacak de­ recede sâde ve selîs bir ibare ile muharrer ve mevcud 166 MüeHifımizin hayâtı bahsinde yeri geldikçe eserlerinden de bahsedilmişti. Nesre Amazgâr-ı Fârisî B u eseri göremedik. B u başhk altında ise matbu ve gayri-matbû eserleri alfabetik sıraya dizilerek tanıtılacaktır.166 TAHİR'ÜL-MEVLEVİ'NİN ESERLERİ Ahmed Paşa Dîvanı'nm Nesre Çevrilişi Bk. Veliyüddîn Oğlu Ahmed Paşa Dîvânının Çevrilişi. Aşağıdaki ilandan 1322 (1906) de "kısm-ı evver'inin neşredildiğini öğreniyoruz: Amuzgâr-ı Fârisî Orman ve maâdin ve ziraat nezâret-i celîlesi muhasebe kalemi hulefâsmdan (Rehnümâ-yı Füyûzât) mektebi Fârisî muallimi Tâhir Beyefendi tarafından ter­ tib ve matbaamızda nefis bir surette tab'olunan bu kita­ bın kısm-ı evvelinin intişârını heveskârân-ı lisân-ı Fârisî'ye tebşir ederiz. 61 .

5 ebadında 312 ve 382 şer sayfahk iki cilt hâÜnde neş­ redilmiştir. s 2 4 . nr. câhiliye devri örf ve âdetleri ile asr-ı saadette temelleri atılan İslam mede­ niyetinin mukayesesi yapılarak bu yeni medeniyetin zuhuru ve Hulefâ-yı Râşidîn devrine kadar geçirdiği tekâmül safhaları anlatılmıştır. Müellif bu eserini önce t'tisam gazetesinde.kavâid-i Fârisî kitaplarının kâffesine müreccah nan (Amuzgâr-ı FârisDden birer nüsha edinmeleri bulu­ . daha sonra 1338 Zilka'desinde (Haziran 1920) neşre başladığı Mahfil mecmuasında -ilk ayından itibaren.. Vefatından yıllar sonra ash Bahar yayınevine teslim edilerek -ki bu nüsha kaybolmuştur. 167 168 169 Musavver Terakki. 31 Ağu.tab'a teşeb­ büs etti ise de pek az bir kısmı intişâr edebilmiştir. Süleymâniye kütüphanesine gelen kitapları arasında kendi hattıyla bâzı müsveddeleri çıktı. Naşir. Bk.5 x 13.'^"^ Asr-ı Saadette Müslümanlığın Medeniyete Hiz­ metleri Dârülhilâfe medreseleri kurulduğu sırada Tâhir'ülMevlevî bu mekteplerde İslam târilü ve İslam medeniye­ ti târihi okutmakla v a z î f e l e n d i r i l m i ş t i T a l e b e y e tut­ t u r a c a ğ ı ders n o t l a n için yaptığı a r a ş t ı r m a l a r neticesinde meydana getirdiği eserde.21.stos 1322. kitabın asıl adı olan "Asr-ı Saadetle Müslümanlığın Medeniyete Hizmetleri" ibaresini kırpmış vc farkında olmadan eserin adını sâhib olduğu çerçevenin dışına çıkarmıştır 62 .1974'te Abdullah Sert tarafından Müslü­ manlığın Medeniyete Hizmetleri^^^ adı altında 19.

Zatî ile görüşmesi'™. san'atı. E s e r 29 Mart 1920'de bi­ tirilmiş. tez­ kiresine geçirdiği şâirleri nasıl değerlendirdiğine dâir bir misal vermek maksadıyla Zâtî'ye dâir yazdıklarının sâdeleştirilmesinden meydana gelmiştir. Sadeleştirmede Millet kütüphanesinin Pertev P a ş a bö­ lümünde 4 4 0 numarada kayıtlı bulunan Meşâirü'şşuarâ nüshası esas ahnmıştır.Afik Çelebi Tezkiresi ve Şâir Zâti Aşık Çelebi'nin kısaca hayâtı. 21. mecmuasında müstakil 63 . bir gazeline taştir. bir gazeUne nazire. BâkVnin Kânûnî Mersiyesi ve Şerhi Bk. Dîvân Edebiyatından Birkaç Parça BâkVnin Sünbül Kasidesi Bk.5 ebâdındaki 96 sayfahk eser 1938 senesinde Aydınlık ba170-71 Bu iki kısım daha önce Yücel makale olarak çıkmıştı.. 2 2 va­ rak -daha önce daktilo ile üzerine yazılmış 11 aded dosya kağıdı katlanarak arkalarında kalan boş sayfalar kulla­ n ı l m ı ş . ilmi. kırmızı karton kapakh. Bakî Türklüğü hoş görmüş mü idi?'^' 19 x 13. şahsiyeti ve eserinin emsalleri arasındaki yerinden bahsedildikten sonra.Türkmen 150 nunıaıada kayıth bu­ lunmaktadır.5 ebadında.S. ahlâkı.5 X 13. Dîvân Edebiyatından ve Şerhi Birkaç Parça ve İzahı ve İzahı BâkVye Dâir "Edebiyat Tarihimizde A r a ş t ı r m a l a r " serîsinin üçüncü kitabı olarak çıkan eser şu kısımlardan müteşek­ kildir: Bâkî'nin hayâtı. s a t ı r adedi 18 c i v a r ı n d a d e ğ i ş i y o r . Süleymâniye kütüphanesinde F.

nr. Süleymâniye kütüphanesinde F. Rık'a (müelhf hattı) ile birinci hamur kağıtlara yazıhp ortadan dikilmiş. Rûmî ve Cafer Çelebî'nin "cevab-nâme"leri Nuruosmâniye kütüphanesindeki 4968 numaralı mec­ muadan aynen aktarılmış: Te'lif târihi 8 Mayıs 1944. Sonra Gazâlî'nin Mekke'den İstanbul'a gönderdiği mektupla' Zâti.' 173 Eserin adı müellifin kendi tertibettiği bir listede "lîursalı Gazâlî Yâni Deli Birader" şeklinde geçmektedir. kitabının sununda "Mecburî bir kaç söz" başlığı altında bu tenkidlere verdiği cevap iki müdekkik arasında önce Bâkî'nin doğduğu semt hakkın­ da çıkan daha sonra gittikçe şiddetlenerek b a ş k a mevzulara da sıçrayan edebî münâkaşaların başlangıcı­ nı teşkil ediyordu'^^. Bursalı Gazali Bursah Gazâlî'nin hayâtı ve şahsiyetine'^* dâir kale­ me ahnmış bir eserdir. 64 sayfa. s.sımevinde (İstanbul) tabedilmiştir. Eserde Gazâh'den bahseden târih ve şuarâ tezkirelerinden istifâde edilmiş.2Xİ. 172 Hk. kırmızı karton kapaklı. Saâdeddin Nüzhet Ergun kitabın ilk basılan fasiküllerinden bir kısmını görme imkânı bulmuş. Nisan 1970. aynı aylarda neşrettiği Türk Şâirlrri 'nin "Bakî" maddesinde (İstan­ bul 1 9 3 8 . 64 . Belleten.Y.697-715) eser hakkında hafife ahcı ifâdeler kullanarak bâzı noktalarını tenkid etmişti. 19 X 13 ebadında. Tâhir'ül-meylevî'nin. Orhan Şâik Gökyay. M a r t 1 9 7 0 . 18 satır.Türkmen.DA. 224. 8.S. "Gazali (Deli Birader)". Ankara 1974. 174 Bk. nT. Tark Dili. 175 Günay K u t (Alpay).223-252. 146 numarada kayıthdır. s. c. T.I.41-42. "Gazâlî'nin Mekke'den İstanbul'a Yolladığı Mektup ve Ona Yazılan Cevaplan.

a) gibi şahsiyetlerin bahis mevzuu edildiği yazı dizisi bu eserden bir parça olmalıdır. Cengiz.Büyüklerimizden Bâzı Zevat Tâhir'ül-Mevlevî'nin basılmamış eserleri listesinde adı geçen bu kitabın tam bir nüshasını göremedik. Umeyr. Türkmen 29) 27 x 2 1 ebâdındaki kağıtlara yazılmış vaziyetteki 87 varakhk müsveddelere "îslam Büyükleri" başbğı konulmuştur. Ebû Zerrilgıfârî. o 3allarda Türkçülük cereyanının te'siriyle yay­ gın hâle gelen Timur. Şu maksad-ı hâlisâneye binâen (Habbâb b. Tefrikaya başlarken şöy­ le deniliyor: "Bu ser-levha tahtında ekâhir-i ümmete dâir bâzı ya­ zılar yazılarak ve büyüklüğü ile fedâkârlığı nisbetinde iştihar etmemiş olanların tercemesi tercîhan takdim olu­ nacaktır. el-Erett. Mus'ab b. Mahfil'in ilk sayısından itibaren (Zilka'de 1338) "Büyükleri­ miz" serlevhasıyla neşre başladığı ve müteakip sayılarda sahâbî-i kiramdan Habbâb b. Abdullah b. Reyyâb el-Esedî (r. Tercümelerim." Süleymâniye kütüphanesine gelen kitapları arasın­ da bulduğumuz (F. Tercümesi Cengiz ve Hülâgû Mezâlimi Eser. elErett) Hazretlerinin yâd-ı hürmeti ile ibtidâ ediyorum.S. Hülâgû gibi şahsiyetler hususunda nesep gütme âdetini tenkid için kaleme ahn­ mıştır. Cahş b. Câm-ı Cihân-nümâ Bk. gençlere ancak Müslüman Türk büyüklerinin anlatılma- 65 . eserinde bu gibi kimselerin T ü r k l e r e mefâhir-i millîye olamayacağı. Doğulu kaynaklarda Moğol istilâsından bahse­ den parçalan derleyerek bu kavmin müslümanlara yap­ tığı zulümleri anlatan Tâhir'ül-Mevlevî.

Matbuat Ale­ mindeki Hayâtım 'da Darülfünun edebiyat müderrisli­ ğine kabul edilmesine ve yıllar sonra İmam ve Hatip mektebinden azline bu kitabın sebep olduğunu söyle­ mektedir. 1322 senesinde "Sebilürreşad Kütüphanesi Neşriyatı" serîsinden (aded: 22) çıkan kitap beklenilen itirazlara zamanında uğramadı ise de yaklaşık 8 sene ka­ dar sonra eski bir talebesi tarafından "19 Haziran 1338" tarihli bir m e k t u p l a tenkid ve reddedilmiştir'™. "MahCtl" Mecmuası Sahihi Tâhir ulMeulevî. Mualhmhğe intisabının 4. 177 Mahfd. senesjnde ( 1 3 2 5 = 1 9 0 7 ) "Rehnümâ-yı Füyuzât" mekteoi külliyâtının ilk kitabı olarak neşredilmiştir. Dest-âvîz-i Fârisî-hânân İbtidâî sınıflarındaki talebelere F a r s ç a öğretmek gayesiyle yazılrmştır. bütün F a r s ç a manzumelerini içinde topladığı e s e r i d i r . Erkân-ı harb Binbaşısı Mehmed Emin Beylere Açık Mektub. İ s t a n b u l Ü n i v e r s i t e s i kütüphanesinde T Y . 1 3 4 0 Zilhiccesine mahsus nüsha. nr. Tâhir'ül-Mevlevi de bu mektuba cevap vermeyip sâdece ibret için okunmasını Mahfil okuyucularına tavsiye et­ mekle yetinmişti'^^.26. Cengiz ve Hülâgû Mezâlimi dolayısıyla o yıllarda bâzı çevrelerce Tâhir'ül-Mevlevî hakkında Türk düşma­ nı olduğu söylentileri etrafa yayılmıştı. Divânçe-i Fârist-i Tâhir Tâhir'ül-Mevlevî'nin. 9 3 8 7 numarada kayıtlı bulunan Dîvân-ı Tâhir'ül-Mevlevî'nin arkasındaki boş yaprakla176 1338. İstanbul 66 .sının faydalı olabileceği fikrini ortaya kojrmuştur. Kaya Nuri.

Süleymâniye kütüphanesinde F.b 211a-218b) müeUif tarafından rık'a ile yazılmış­ tır.ra (vr. Türkmen 77 nu­ marada kayıtlı bulunmaktadır.675. Her sayfanın iki kenarı­ na kurşun kalemle cetvel çekilmiş. Türkmen 82 numarada kayıtlı bulunan birincisi 32 x 10 (27 x 7. Mir'ât-i Hazret-i Mevlânâ 'dan sonra neşrettiği ikinci manzum eseridir. 67 . B a ş tarafındaki F a r s ç a "Dibâçe"den sonra kıt'a. Çizgili kağıtlara siyah mürekkep kullanılarak rik'a (müelUf hattı) ile yazılmış. Bunlardan F. B u nüshanın asıl h u s u s i y e t i h e r sayfanın k a r ş ı s ı n a gelen sayfada manzumelerin nesir hâlinde tercümelerinin bulunması­ dır.S. Umûmîye (dördüncü sene). İkincisi ise Tâhir'ül-Mevlevi'nin 29 X 21 (20 X 14) ebâdındaki kareU kağıtlara yazarak 8 Ma­ yıs 1946'da Fethi Sezai Türkmen'e hediye ettiği defter­ dir. rubâ'î ve çoğunlukla gazellerin bulunduğu 40'a yakın manzumeden ibarettir. Hicrî 1318 senesinde Nâzıme Sultan'ın vekilharçhğını yaptığı yıllarda "Mehmed Tâhir" imzasıyla neşretmiştir 178 ' 178 Salnâme-i Nezâret-i Maârifi Dârülhilâfetil âliye 1319.5) ebadında. 9. F e t h i S e z â î T ü r k m e n ' i n S ü l e y m â n i y e kütüp­ hanesine gelen kitapları arasından dîvânçenin iki nüs­ hası daha çıktı. Bunun dışında Üniversite kütüphanesinden fazla olarak eserin başında 4 sayfahk "Bir iki söz" başlıklı bir takdim yazısı bulunuyor ki bu satırlardan müellifin. dîvânçesini Türkçe tercümesi ile birlikte neşretmek iste­ diği anlaşılmaktadır.S. Divânçe-i Tâhir Tâhir'ül-Mevlevî'nin gençhk yıllarında nazmettiği Türkçe ve Farsça şiirlerini ihtiva eder. sırtı açık kahverengi bez ve san mukavva kapakh olup 61 va­ raktır.

M e v l â n â ' y a dâir-kasâid. Bu hareketimle zevk-i millîden behre-dâr olduğumu isbât ettim. kahverengi mu­ kavva kapakh (kapaklar müelhf tarafından iki kat kağıt­ la kaplanmıştır). kıtaat ve müfredat kısımlarından müteşekkil­ dir. naat. tevârih. Tamâmiyle eski tarzda yazılmış şiirlerden mürettep bulunan bu eserin "İfâde-i mahsûsa" kısmındaki şu sa­ tırlar Tâhir'ül-Mevlevî'nin bu yıllarda şiirde takip ettiği yolu açıkça ifâde etmektedir: "Ben Fuzûlî. Sülejonâniye kütüphanesinde F.S. Satır adedi 18 ile 21 arasın­ da değişmektedir. 3 2 9 sayfa. Nedim. müseddes. Kitabı teşkil eden parçalar gerek müelhf tarafından hazırlanmış listelerde.5 X 9 ebâdındaki 156 sayfahk eser umûmî olarak münâcât. şarkiyat. (20 X 13. Bundan hazzı olmayanlar varsınlar udebâ-yı efrencin pey-revi olsun­ lar. Naci ve şâir gibi esâtiz-i edebi taklide çahşdım. tevhid. gazeliyât. Süleymâniye kütüphanesinde bulunan müellif 68 .16. murabba." Divân Edebiyatından Birkaç Parça ve İzahı Dîvân edebiyatımızın en çok tanınmış ve okunmuş metinlerinden yedisinin izah ve şerhini ihtiva eder. Sezâî. B i r kısmı F a r s ç a olan bu manzumelerin çoğu daha sonra bâzı değişikliklerle Dîvân-ı Tâhir'ül-Mevlevî 'ye de girmiştir. Rık'a ile (müellif hattı) sarı ambalaj kağıtlarına yazılnuş olan eser 9 formahk bir def­ ter şekhnde tertib edilmiştir. -Hz.5) ebadında. Türkmen 9 2 numara­ da kayıtlı bulunmaktadır. gerekse Kemal Edib Kürkçüoğlu'nun hstesinde müstakil birer eser şeklinde gösteril­ miştir. yeşil bez sırtlı. muhammes. Nep.

s a j ^ a l a r d a k i Nefî'nin Hotin Kasîdesi^^^ kısmında kaside ve kasîdecilik hakkında al­ tı sayfalık bilgiden sonra Hotin seferi anlatılıp metnin izahına geçilmiş.35-75) şerhden önce manzumenin yazıhş sebebi hakkında bâzı târihî malûmat bulunmak­ tadır. sayfalar arasında Sabrî'nin Ebûsaid Efendi Vasfındaki . Üçüncü sırada bulunan Taşlıcalı Yahya'nın Şehzade Mustafa Mersiyesi^*^'^ adh eserde ilgili kaynak­ lardan istifâde edilerek şehzadenin katU hâdisesi anla­ tıldıktan sonra mersiyenin şerhine yer verilmiş.Kai-îdesi^**^ bulunmaktadır. 1-30) "Sünbül" kasidesinin nazireleri ve yazıhş sebepleri hakkında bilgi verildikten sonra metnin şerhine geçilmiş. 181 İslam Yolu. 179 Müellifbu esefini Bilgi Yurdu mecmuasının 12. Te'lif târihi 9 Ağustos 1 9 4 1 . Altıncı olarak Fuzûli'nin Bağdat Kasidesi adlı eser yer alıyor. 2 5 . İkinci kısım­ da bulunan Bâkî'nin Kânûnî Sultan Süleyman Hakkın­ daki Mersiyesi 'nde (s. 182 Bk. s. bunların hepsi bir arada mütâlâa edildi. 2 4 Şubat 1949 . 199-231. 100. 69 . 3 0 Ağustos 1939'dan itibaren 7 sayıda tefrika hâlinde neşredilmiştir. sayısından itibaren (Temmuz 1938) "Uâkî'nin Sünbül Kasidesi" başlığı ile 3 parça hâlinde neşretmiştir. 180 B u eser Bilgi Yurdu mecmuasında n r .2 5 Rebiülâhir 1368'den itibaren bu şerh neşredilmiştir.hattı nüshada aşağıda adlan zikredilecek eserler Dîvân Edebiyatından Birkaç Parça ve İzahı adı altında bir cilt­ te derlendiğinden.21. l ü t a p Fuzûli'nin Şikâyet-nâmesi başbğı altında "Şikâyetname" hakkın­ da bâzı bilgiler ve metnin tahlîU ile bitiyor -Te'lif târihi 1941-. nr. Şöyle ki: Bakinin Sünbül Kasidesi ve Şerhi ™ ad­ lı eserin bulunduğu birinci kısımda (s. Bunu t â k i b eden 1 1 4 .1 6 1 .

rubâî. Eserin muhtevası kıt'a. tevhid cinsinden 36 parça manzume.M e v l e v î ( 1 8 8 2 .1948) tarafından kareli kağıtlara. s. Mustansihin 211. Son IfaUaÜar. İstanbul 70 .Dîvân-ı Tâhir'ül-Mevlevî Tâhir'ül-Mevlevî'nin Dîvânçe-i TâAir'dekiler de dâhil olmak üzere hemen bütün şiirlerini içinde topladı­ ğı eseridir. 32 nuût-ı şerife. 32 X 21 ebadında.her sajfaya numara verihniş olduğu halde XIIX -ı345 sayfa. Hâlen T Y . siyah mürekkep kullanılarak -şüphesiz ki müellif hattı bir nüshadan. Hattat S u ' û d ' ü l . 219 gazel. başındaki kayıttan. 183 İbnülomin Mahmud Kemal İnal. Dîvân 'ın üst kapağı içinde müellifin kendi hattıyla yazılmış basılan ve basılmayan eserlerinin Üstesi bulun­ maktadır. 18 nuût-ı mevlevîye. siyah meşin sırth ve kahn mukavva kapaklı olan cilt sonradan tamâmiyle parlak siyah bir muşamba ile kaplanmış. varaktaki 'Takdîme-i ihlâs" başbkb bir sayfalık manzum takrizinin sonunda ferağ kaydı olarak 4 Teşrinievvel [1)348 (1932) tarihi bulunmakta­ dır. satır adedi ise 27 dir. Baştaki XI1X sayfa Tâhir'ül-Mevlevî'nin tercüme-i hâli ve eserlerinden bahseder. 7 Teşrinisani 1950'de yâni vefatından 8 ây önce. 9 3 8 7 numarada kayıth bulunmaktadır. Bunu takib eden ilk sayfada "İfâde" başlığı altında bir mukaddime bulu­ nuyor ki burada müelhf kısaca şiir hakkındaki görüşleri­ ni belirtmiştir. İstinsah sırasında -sonradan ilâve olunan varaklar dı­ şında. 12 nât-ı çâr-yâr. 1955. yan kağıtlar renkli ve desenhdir.374-376. münâcât.İ s t a n b u l Ü n i v e r s i t e s i kütüphanesine hediye ettiği anlaşıhyor. 9 murabba.n k ' a ile istinsah edilmiş­ tir. Tamâmı 218 varak tutan cildin 211 varağı Dîvân 'a geri kalan 7 varağı da Dîvânçe-i Fârisî-i Tâhir'e aittir.

Dîvânçe-i Fârlsî-i Tâhir 'in Süleymâniye kütüphanesinde. İs­ tanbul Üniversitesi kütüphanesindeki dîvânı müellif nüshası olarak kabul edebibriz.13 koşma. T ü r k m e n 4 0 . 1 terkib-bend. 3b) adı geçen kütüphanede bu­ gün böyle bir divân mevcut değildir. S . Dîvân-ı Tâhir'ül-Mevlevî (2) nin içinde bulunan "İbrahim'e verilen Dîvân nüshasına ithâfîye" başhklı manzumeden 27 Mart 1946 da asıl dîvânın bir nüshasının da İbrahim Kutluk'a verildiği an­ laşıbyor. müelhf hatü olmayan bir nüshası da Edebiyat Fakültesi mezunlarından Halil Açıkgöz ar­ kadaşımızda bulunmaktadır. Tâhir'ül-Mevlevî 20 Rebiülâhir 1364 (3 Nisan 1945) den itibaren nazmettiği şiirlerini ayrı bir divânda tertib etmiştir ki bu ikinci dîvânın hem müellif nüshası hem de sonradan istinsah edilmiş iki nüshası Süleymâniye kütüphânesinda F . S. Suûd'ül-Mevlevî tarafından tebyiz edildikten sonra 20 yıl kadar Tâhir'ül-Mevlevî'nin eünde kalarak bu müd­ det zarfında birçok ilâve ve tashihlere uğradığından. 9 6 kıt'a ve rubâ'î ile 63 parçalık hiciv ve hezeliyattan ibarettir. 19 muhammes. 7 8 ve 8 3 n u m a r a l a r d a kayıtlı bulunmaktadır'"'*. Esas dîvânın. F . 9 5 târih-mersiye. S . 71 . 11 şarkı.58. Başında: 184 Bk. Türkçe dîvânının bir nüshasını Millet Kütüphanesine bıraktığı­ nı ifâde ediyorsa da (vr. Tüı-kmen 82 nu­ marada kayıth bulunan nüshasında müellif. Dîvân-ı Tâhir'ül-Mevlevî (2) Tâhir'ül-Mevlevî'nin 20 Rebiülâhir 1364 (3 Nisan 1945) den sonra nazmettiği şiirleri için tertib ettiği dîvânıdır. 131 parça muhteUf manzume.

Dîvân tertibinde tâkib edilen sıraya riâyet edilmemiştir.S. 2 9 X 10. Edebî Mektuplar Ç a n k ı n Milletvekîh Tal'at Onan tarafından dîvân edebiyatının bâzı güç beyitleri hakkında îzâhat almak üzere 1942 senesi içinde Tâhir'ül-Mevlevî'ye gönderilen sorulara 9 cevâbın bir araya getirilmesinden müteşekkil bir eserdir. kahverengi ambalaj kağıtlarına nk'a ile yazılmış.Birinci defter-i eş'ârı ikmâl eyleyih hâmem İkinci defteri tahrire âgâz eyledi billâh Muvaffak eyle hüsn-i hatmine Tâhir kulun Rabbim Bu bir dîvân-ı sânîdir dedim bed'ine bismillah kıt'ası bulunmaktadır. Çizgili kağıtlara n k ' a (müellif hattı) ile yazılmış. Eserde çeşitli nazım şekillerinden 174 parça manzume bulunmaktadır.5 (24 X 7) ebadında siyah bez sırtlı. Türkmen 72 numarada kayıtlıdır. B u ikinci dîvânın Tâhir'ül-Mevlevî'nin vefatından sonra istinsah edilmiş iki nüshası da yine ay­ nı kütüphanede F. 51) "Damga matbaası müdürlüğünden mütekâid Nüzhet" Bey'in. Türkmen 78 ve 83 numaralarda ka­ yıtlıdır. 113 varak. Son yaprakta (vr. 72 . Türkmen. Süleymâniye kütüphanesinde F. 168 numarada kayıthdır.S. sırtı soluk kahverengi bez.5 ebadında. Bazen siyah bazen de mavi mürekkep kullanılmış. Tâhir'ül-Mevlevî'nin vefatına düşürdüğü iki târihi bu­ lunmaktadır. Manzumelerin bir kısmı önce başka kağıtlara yazıhp sonradan boş yaprak­ lara yapıştırılmış. s a n mu­ kavva kaplı. 28 X 19. yeşil kareh kağıtla kaplanmış mukavva kapaklı. satır adedi 26. S . Müellif nüshası Süleymâniye kütüphanesinde F .

Eğer bu çalışmalar devam etseydi. Vazifesinden ayrıldıktan 1. Bir yıl sonra ise (1254 .Edebiyat Istılahları Bu eserin nüvesini. Edebiyat Istılahları. 185 Edebiyat Lügati.5 ay zarfında.5 yıl sonra tesbit edebildi­ ği edebî ıstılahları h a r f sırasına göre tertib ederek 5 Ra­ mazan 1354 (1 Kânunievvel 1935) de hepsini bir ciltte topladı. belki de edebiyat araştırmalarımız sahasında varlığı hâlâ hissedilen bü­ yük bir boşluk kısmen de olsa daha o zamandan doldu­ rulmuş olacaktı. te'üfinden yaklaşık 4 0 yıl ka­ dar sonra Kemal Edib Kürkçüoğlu tarafından içindeki maddeler latin harflerine göre tertip edilmek ve bâzı kü­ çük değişikhkler (msl. Kemal Edib Kürkçüoğlu. Araştırmalarda tâkib edilecek usûl hususunda Ah Ekrem (Bola>ar) ile aralarında çıkan anlaşmazbk üzerine komisyondaki vazifesinden 6 Mayns 1934'te ayrılmıştı'"'"'. İstanbul 73 . Tâhir'ül-Mevlevî'nin 1934 senesi başında getirildiği "Edebiyat Lügati Komisyonu"ndaki çahşmaları teşkil eder. Merhum Fethi Sezai Türkmen'in kütüphanesinde görebildiğimiz fiş kalıntılarından.5 . nsjr. S. divânlar ta­ r a n m a k suretiyle dîvân şâirlerimizin kullandıkları kelime ve tâbirlerin tesbiti ile bunların îzâhına dâir fevkalâde geniş bir çahşılmaya giriştiği anlaşılmaktadır. Tâhir'ül-Mevlevî'nin komisyonda bulunduğu 4.1936) bu eserinden seçtiği tanınmış ıstılahları k ı s a l t a r a k Edebiyat Lügati '"^ adı altında neşretti.15. 1973. Tâhir'ül-Mevlevî'nin her madde başına koyduğu parantez içindeki Fransızca başlıkların kaldırılması) yapılmak suretiyle neşre hazırlanarak 1973 senesinde "Enderun Kitabevi" nce tabettirildi.

45. ön kapağın içindeki varak. (28. (1352). mecâz-ı mürsel) bir biri ardınca mütâlâa edilerek aralarındaki fark ve benzerliklerin mukayesesi yapılımştır. istiare. İstanbul 1973.61. Edebiyat Kaideleri Tâhir'ül-Mevlevî'nin Edebiyat Istılahları 'ndan baş­ ka Edebiyat Kaideleri adlı bir eseri daha vardu.5 ebâdındaki kitabın sırtı siyah muşamba. sayfa­ dan itibaren halk ve dîvân edebiyatındaki nazım şekille­ rine yer verilmiş. 29 satır. Türkmen 111 numarada kayıth bulunmaktadır. Eserin hususiyeti. 188 Edebiyat Lügati. 187 Divânı Tâhir'ül-Mevlevî. 6 Şubat 1935" kaydından Edebiyat Istılahları ile aynı târihde hazırlandığı anlaşılmaktadır.daktiloya çekilmiş ve müellifin tashihinden geçmiş vaziyettedir. Kemal Edib Kürkçüoğlu. alâka.Eserin müellif nüshasmdan istinsah edilmiş diğer bir nüshası Süleymâniye kütüphanesi.s. s. Eserin sonundaki "İstanbul. edebî san'atlaiı kolayca anlaşıhr şekilde izah edebilecek mâhiyette olmasıdır. F . nşr. S . 32 X 23. teşbih. kapaklar lâcivert cilt kağıtlarıyla kaplanmış.5 X 19) ebâdındaki daktilo sayfaları cildin asıl sayfa­ larını teşkil eden ambalaj kağıtlarına dörder köşesinden yapıştırılmış. 92 saj^alık eser -muhtemelen matbaaya verilmek üzere.ki gerek kendi tertib ettiği Üstede'"^ gerekse Kemal Edib Kürkçüoğlu'nun hstesinde'"** adı geçmemektedir.9-11. 74 . Aynı cins­ ten edebî sanatlar (msl. 186 Bk.

c.43-44) aynen aktarıyor. 4112 numarada kayıth bulunmaktadır. Edebiyat Sözlüğündeki Uydurma Tâbirler Türk Dil Kımımu'nun neşr ettiği Edebiyat ve Söz Sa­ natı Terimleri Sözlüğü (Ankara 1 9 4 8 ) adlı kitabın tenkididir. M. nr. S. 191 Bk. 75 . Edebiyat Lugalı.Edebiyat Kâmüsu^'^^ Bk.Kürkçüoğlu. Lügat. basümamış olan Edebiyat Kâmâsu'nda aşağıdaki kıymetli tafsilatı veriyor" diyerek Edebiyat Istılahları ndaki "Fahriye" maddesini (Bk. Tânh Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü' de (İstanbul 1971. Edebiyat Istılahları.E. 190 Kemal Edib Kürkçüoğlu neşri. Demek oluyor ki Edebiyat Kâmûsu gibi farkh bir adla zikredilen eser. müellifin Edebiyat l. Edebiyat Lügati T â h i r ' ü l . s. İlk Teşrin 1937. Edebiyat Istılahları. Burian"^^ ve Abdülkâdir Karahan'ın'^'' bi­ rer tanıtma-tenkid yazıları çıkmıştır. 192 Yücel. Edebiyat Lugatı^^" Bk. 5 R a m a z a n 1 3 5 4 (1 Kânunievvel 1935) de tamamladığı Edebiyat Istılahları '^'ndan bâzı kısaltma ve değişikhkler yaparak bir yıl sonra ( 1 3 5 5 . Eylül 1 9 3 8 . K. nr. ashnda Edebiyat Istılahları adlı kitaptır.I.32.1 9 3 6 ) "Asâr-ı İlmîye K ü t ü p h a n e s i Neşriyatı" arasında tabettirdiği eseridir. Zeki Pakahn.59 .6 0 .M e v l e v î ' n i n . S. sahasmda o zamana kadar karşılanmamış mühim bir ihtiyâca cevap veriyordu. Edebiyat Lügati hakkında O. 189 Tâhir'ül-Mevlevî'nin basılmamış eserleri listesinde sık sık geçen bu isim.69.583) "Fahriye" maddesini anlatırken: "Üslad Tâhir Olgun.sldahlan -veya Edebiyat Lugatıadlı kitabından başka bir eseri daha olduğu zonnını uyandırmaktadır. İstanbul 1 9 7 3 . Râgıp Paşa kütüphanesinde. 193 Çığır.

Türk­ men 111 numarada kayıth bulunan Edebiyat Istılahları 'nin 4 4 8 . 81 sayfa. Tenkitte daha ziyâde eski edebî ıstılahlarımızın yeri­ ne getirilmek istenilen yeni kehmeler hedef alınmış. sarı mukavva kapaklı. 1.5 X 16 (19 X 11) ebâdındaki kitabın sutı lâcivert bez kapb. 18 satır. Her sajrfaya kırmızı mürekkeple cetvel çekihp. Yer yer alayh ifâdeler kullandığı eserini müellif şu bejdtle bi tiriyor: Takılmış olsaydı Böyle yazılmazdı bilgiden gözlük edebî sözlük Tâhir'ül-Mevlevî. Eserde hece vezni ve sâde Türkçe kullanılmıştır. Vezinh sözlerin kolayca zihne gireceği ve uzun müddet ha­ tırda kalacağı fikriyle manzum olarak tertip edilmiş. M ü e l l i f " B a ş l a n g ı ç " kısmında eseri h a k k ı n d a şu 194 İslâmın Nuru. Kabn ve kareli ka­ ğıtlara siyah mürekkep kullanılarak n k ' a (müelhf hattı) ile yazılmış.Receb 1370. 76 .522. Edebiyat Târihimize Dâir Manzum Bir Muhtıra Başlangıcından Tanzimâta kadar geçen devreleri içi­ ne alan muhtasar ve manzum bir Türk edebiyatı tarihi­ dir. nr. Râgıb Paşa kütüphanesindeki nüshadan istinsah edilmiş diğer bir nüsha ise Süleymâniye kütüphanesinde F .23. tenkidi yapılan maddelerin üzerleri yine aynı mürekkeple çizilmiş. Bâzı maddelerin parantez içinde Fransızca karşıhklannm verildiği görülüyor. üzerindeki te'hf târihi 1 Mayıs 1950 olan bu eserini bir mecmuada'•'^tefrika hâhnde neşre te­ şebbüs etti ise de devamına ömrü vefâ etmemiştir. 20 Nisan 1951 . varakları arasındadır. S .

İkinci kısımda Çağatay. el yazı­ sıyla kalmıştır: Millet Ktp. manzum No. Adı geçen kütüphanede ise bugün eserin müsveddesi bulunma­ maktadır.. Tanzimat devresinde ise sâdece Şinâsî'den bahsedilmektedir." şekhnde yanhş bir bilgi vermiştir.I.mütâlâada bulunuyor: "Öyle zannediyorum ki şu muhtasar eser (Güftî tezki­ resi) ile (Hârâbat mukaddimesine nisbetle üçüncü olu­ yor. eserin bir nüshasım M e h m e d 195 196 Ben stizü tamâma erdirdim bunda Dokuz yüz otuz bir Ağustosunda Türk Edebiyatı Tarihi.şâirlerinden 120 kişinin kısa tercü­ me-i halleri verilmiş. Çağatay şâirlerinden 24. Ankara 1973. İngilizce ve R u s ç a y a tercüme edilen hatıratının Farsçadan dihmize tercümesidir.487. kitabında bu eserin mâhiyetini anlattıktan sonra "İdSl'de tamamlanmış olan bu eser basılmamış. 77 . Os­ manb -halk ve dîvân. c." Türk edebiyatı tarihi İslamdan önce. Birinci kısımda Türk lehçeleri. Agâh Sırrı Levend. 1931 senesi Ağustos'unda'*' tamamlanan eser aynı yıl 19. 1222/1. Emlrl. Efgan Emiri Ahdurrahman Han Emir Ahdurrahman Han'ın ana diliyle kaleme aldığı ve F a r s ç a . İslamdan sonra ve Tanzimat olmak üzere üç kısımda ele ahnmış. yazısı ve eski nazmı şekilleri üze­ rinde durulmuş. Fakat milli vezin ile ve gayet sâde yazılmış olması itibariyle birinciliği kazanıyor. s. A b d ü r r e ş i d İ b r a h i m E f e n d i . Azerî ve Os­ manb edebiyatı anlatılmış.5 X 14 ebadında 158 sayfahk bir kitap hâlinde İtti­ fak matbaasında (İstanbul) basılmıştır.

2 6 Şevval 1 3 2 9 . 1935-1936 yıllarında tefrika hâlinde neşrettiği yazıların. Birinci cildi Sırâtımustakîm 'de tefrika edilmiş. nr. Yücel. Kitabı teşkil eden parçalar şunlardır: I.6 Teşrinievvel (1933). İkinci Teşrin 1 9 3 5 . I I . Dîvân Edebiyatından ve İzahı. -nr. 163. nr. ve Şerhi Birkaç Parça ve İzahı. Birinci Teşrin 1935. okuyucular tarafından alâka görmesi üzerine Fuzûlî'ye Dâir (İstanbul 1936) adı altında topluca neş­ rinden ibarettir. vr. Akif de meşguliyetini öne sürerek bu işi Tâhir'ül-Mevlevî'den rica etmişti'"^. 199 200 Yücel.ikinci cildinin müsveddeleri ise Trab­ zon'da çıkan İkbal gazetesine dere olunmak üzere gaze­ te sahibi Osman Nuri Efendi'ye verilmiş'"".8. ( B e n g ü b â d e ) Neden Bahseder'"".A k i f 'e getirerek tercüme etmesini teklif etmiş. Dîvân Edebiyatından Birkaç Parça FuzûlVnin Şikâyet-nâmesi Bk. SırâUmuslakîm. ( F u z û l î ) n i n (Şikâyetname) Gönderdiği (Nişancı) Kimdi?^°°. İstanbul 198 Dîvân-ı Tâhir'ül-Mevlevî 1352 Üniversitesi Kütüphanesi. TY. n r . İkbal kolleksiyonunu göremediğimizden ikinci cildin adı geçen gazetede neşredilip edilmediğini bilemiyoruz.9387. 78. FuzûlVye Dâir "Edebiyat Tarihimizde Araştırmalar" serisinin ilk ki­ tabıdır.9. Yine 197 1327. . FuzûlVnin Bağdat Kasidesi ve Şerhi Bk.lOa. l 2 3 . 2 6 Şevval 1329 .6 Teşrinievvel 1327'den itibaren. III.

l l . edebî kudreti ve Har-nâme 'nin izahından ibarettir. nr.l2. 5 X 1 3 . Şubat 1936. Fuzûlî (Leylâ ve Mecnun)u lümin Adına Yazmıştı'''''''. 1 9 . Nisan 1 9 3 6 . Germiyanlı Şeyhi ve Hârnâmesi "Edebiyat Târihimizde Araştırmalar" serîsinin son kitabıdır. 202 Yücel. 79 . / Şeyh Gâlib'in 26yaşında tertib etti­ ği tumgi dîvandı? / Fiatı 20 kuruş.'iî neşredilecektir. 5 ebâdındaki 6 2 sayfalık kitabın dış arka ka­ pağında şu îlân bulunmaktadır: İkinci kısımda şu bahisler bulunacaktır: /(Şeyhî) ve (Harnâme)si/ (Hümâyunnâme) hulâsası. 201 yüce. /(iskender Çelebi) ve bir şâirin kahramanlı­ ğı. E s e r i n sonunda "Türk Dil Kurumu" tarafından 1 9 4 2 ' d e faksimile olarak neşredilen Şeyhî Dîvânı hak­ kında müellifin-İstanbul kütüphaneleri tasnif komis­ yonu nâmına.bir tenkid yazısı ve Şeyhî'nin bir beyti hakkında Ah Nihad Tarlan'la aralarında cereyan eden muhaberenin metinleri bulunmaktadır. 66-HI sayfahk kitap hâlinde tabedilmiştir. /(Bakî) türklüğü küçük görmiiş mü idi?/Sultan Ahmed Çeşmesi ve üstündeki târih. 1 9 4 9 ( 1 3 6 5 ) da Yeşil Gresun matbaasında (Giresun). IV. / Şâir (Bâkî)nin üstad (Zatî) ile görüşmesi. 5 ebadında. nr. 10. eserleri. İkinci Kânun 1936./ (İntihal) ve (Tevârüd).Fuzûlî'nin (Nişanci)sı Hakkında^*^". n r . nr. İçindeki bahisler yukandaki şekilde bildirilen eserin ye­ rine serînin ikinci kitabı olarak Şâir Nev'î ve Suriye Kasîde. Şeyhî'nin hayâtı. 2 0 x 1 3 . Birinci Kânun 1935.. 14.

Müellifin el yazısı ile tebyiz ettiği nüsha Sülejonâniye kütüphanesinde F. Te'hf için Mişkâtü'l-envâr. Biyografiye Dâir Diğer Eserler (İstanbul 1948.20). siyah bez sırth. vişne rengi mukavva kapakh (kapaklar ambalaj kağıdı ile kap­ lanmıştır). Hazret-i Peygamber'in Hayâtı B k . Mansur el-Beyzavî (857 922) hakkındaki şüpheleri giderme gayesiyle kaleme alınmıştır. "İlmin nevileri ve ilm-i ledünnî" (s.5 X 6. s. 1 Şubat 1945'de ön­ sözü yazılan eser 14 Şubat'ta bitirilmiş. soluk düz beyaz kağıth. Ali Emîrî kütüphanesindeki bu nüshanın İstanbul Kütüphaneleri Târih-Coğrafya Yazmaları Katalogları. Türkmen 79 numarada kayıthdır.2). B u nüshanın so­ nunda "26 Ağustos 1947" târihi bulunmaktadır. cüz. 24. 18).716) de bir tavsifi yapılmıştır.3). Hallâc-ı Mansûr'a Dâir E b û Mugîs el-Huseyn b. Milh Eği­ tim basımevi. Satır adedi 15-17 arasında değişmektedir.S. 15). "Kurb" (s. 80 .5) ebadında. Eserdeki kısımların başlıkları şöyledir: "Hallâc-ı Mansur kimdi? (s.5 (17. mavi bez sırth ve mukavva kapaklı olan 80 varakhk bu nüsha çizgih kağıtlara siyah mürek­ kep kullanılarak rik'a ile yazılmıştır.8. Vefayâtü'l-âyân. Nefahâtul-üns gibi Jcaynaklardan istifâde edilmiş. "Hallac'ın katline asıl sebeb ne idi?" (s. Mustafa Nuri b. Mehmed Şâkir tarafından rik'a ile istinsah edil­ miştir.5 ebadında. Siyer-i Peygamberi.5 x 11. 21 X 15. Ali Emîrî kütüphanesi (Şer'iye 1168) de ka­ yıth bulunmaktadır. "Hallac-ı Mansur nasıl îdâm edildi? (s. 23 sayfa.

iUc girdiği günlerde. O yıllarda basılmayıp daha sonra ders kitabı olarak oku­ t u l m a s ı k a b u l edilince 1 9 2 3 E k i m i b a ş l a r ı n d a neşredilmiştir^"''. Ş e r ' i y y e ve E v k a f V e k â l e t i t e d r i s a t müdir-i umûmîliğince Dârüşşafakati'l-âliye'de okutulması ka­ bul edilerek "Cemiyet-i Tedrîsîye-i İslâmîye" tarafından tabedilmiştir. sayı ise "Safer 1342" (1923 Ey­ lül/Ekim) tarihini taşımaktadır. nüsha­ sının intişâr ettiği haberi mevcuttur. İlk tespit edilen hizmetler arasında maârifin henüz mektep açamadığı köylerde imamların okutabileceği cinsten basit kitapların neşri de yer alıyordu^"''. 4 0 . Divân-ı Tâhir'ül-Mevlevî 'nin Üniversite kütüphanesindeki nüshasının (TY. 1926. 19 x l 3 ebâdındaki 4 6 sayfalık kitap. 9387) ba­ şındaki malûmatı aynen aktarıyoruz: "Hind ihtilâli: Hindistan'da İngilizlere karşı zuhur eyleyen ihtilal esnasında bir İngiliz kadınının sergüzeş­ tine dâir İngilizceden Fârisîye mütercem Sergüzeşt-i Yek Hânım-ı Engilisî der-Hindûstân isimli eserin tercü- 203 Matbuat Alemindeki Hayâlım. cemiyet her cuma İbrahim Paşa medresesinde İskiliph Mehmed Atıf Efen­ di'nin odasında toplanıyordu. 4 8 ^ 9 .Hazret-i Peygamber ve Zamanı Tâhir'ül-Mevlevî "Teâlî-i îslam"a -önceleri "Cemiyeti Müderrisin". E s e r böyle bir karardan sonra kaleme alınmıştır. Hind İhtilâli B u eseri göremedik. 204 Kitabın dış arka kapağındaki bir ilânda Mahfil'in 4 0 . Yenilenen cemiyet önce yapacağı işleri kararlaştırdı. 81 . M ü e l h f kitabının hâsılatının tamâmını adı geçen mektebe bağışlamıştır. v r .

mesidir ki bu da İkbal gazetesine dere edilmiş ve Trabzon'un Ruslar tarafından istilâsında matbaanın yağma edilmesi dolayısıyla müsveddâtı ve matbu aksamı ziyâa uğramışdır. IEse­ rin aslı: on ikinci asr-ı hicrîde yaşamış ve Dehli hükümdarı (Muhammed Şah) ile Iran sâhibzuhûru (Nâdir Şah) devirlerini idrâk ederek on seneden ziyâde Hindistan'da oturmuş olan (Gemsin Frîzer) nâmında bir İngiliz tarafından yazılmış. S. İstanbul kütüphıânelerinde İkbâl koUeksiyonunu bulama­ 82 . muahharen (Nâsırüddîn Şah)ın emri ve Kürdistan valisi (Nâsırülmülk Ebulkâsım Han)ın himmetiyle İngilizceden Fârisiye terceme edilmiş.!) tavsiyesine kalkışacak kadar gaflet gösterdiğimiz ve şarklı olduğumuzu unutacak de­ recede ahvâl-i şarklyeden bi-haber bulunduğumuz bir zamanda şarka dâir epeyice ibret-âmiz vekâyi'i hâvi olan şu eseri Fârisîden lisânımıza naki ediyorum. daha sonra da İran (nâibüssaltana)sı (Mecîdüddevle Ali Muhammed Han)ın kalemiyle tashih ve tenkîh olunarak basılmışdır. Mütercim kitabın başına sonradan ilâve ettiği "İfâde" kısmında şöyle diyor: Garbiılardan gördüğümüz bunca hakarete rağ­ men hâlâ.49. (garblılaşalım. 206 Bk. Önce mez­ kur gazetede tefrika edildikten sonra 1329-30'da 25 x 17 ebadında 1 + 8 6 sa^-fahk kitap hâlinde neşredilmiştir. 1918 yıllarında te'lif hakkını Trabzon'da çıkan İkbal gazetesi sahibi Osman Nuri B e / e sattığı tercüme eserlerinden biridir^"*'. 205 dık." Hind'in Moğol Hükümdarları ve Nâdir Şah Tâhir'ül-Mevlevî'nin.

S . 19 x l 3 ebadında. hem lisân bilenlerimizi azacık da şarka dâir kitab nakli­ ne teşvik eylemekdir. bu hususda erbâb-ı kaleme şevk olmak muvaffakiyetini kazanırsa benim ve memleketim için ne mutlu 11 Kânunısânî 328. Zilhicce 1 3 3 9 . Hind'li Şeyh İnâyetullah'm Bahâr-ı Dâniş ad­ lı F a r s ç a eserinin Hind Masalları adıyla yeniden tercü­ mesidir. Hind Hitabet Dersleri Tâhir'ül-Mevlevî." Masalları Daha önce Nâmık Kemal'in aynı adla dilimize tercü­ me ettiği. I Terceme-i nâçizim. Birinci kısım 207 MahCd. hitabet derslerinde talebeye okutulmak üze­ re hazırlanmıştır. 83 . sırtı ve köşebentleri lâcivert cilt be­ zi kaplı kitap "Hitâbet-i dînîye" ve "Hitâbet-i resmîye" ol­ m a k üzere iki kısımdan müteşekkildir. n r . 1926'da ise ikinci cildi çıkmak üzere 20 x l 4 ebadında 120 ve 80 er sayfalık iki cilt hâlinde Mahfil neşriyatı arasın­ da tabettirerek piyasaya çıkarmıştır. Türkmen 173 numarada kayıth bulunmaktadır. l 4 . Tâhir'ül-Mevlevî daha önce baştan bir kısmını Peyâm-ı Sabah 'ın 646. Eser.ıza Hind ve Iran hakkında biraz ma'lûmât vermek. medreselerin lağvı iizerine maârif vekâletinin açtığı mekteplerden İstanbul İmam ve Hatip mektebine Türkçe ve hitabet mualhmi olarak tâyin edil­ mişti.Bunu Türkçeleşdirmekden maksadım: hem zavallı halkım. sayısından (6 Muharrem 1339 = 20 Eylül 1920) itibaren tefrika hâhnde neşrettiği bu ter­ cümesinin okuyucular tarafından fazlaca rağbet görmesi üzerine 1 9 2 0 senesi Ağustos'u başlarında'^"^ birinci. Süleymâniye kütüphanesinde F .

İbni Kemal'in Yavuz Hakkındaki Mersiyesi Yavuz S u l t a n Selim'in sefer esnasında Çorlu'da vefatı üzerine Kemal Paşa-zâde'nin nazmettiği mersiye­ nin şerhidir. 19 X 13.b. 5b'den lO'ar bejatten 7 bentlik mersiye- 84 . Satır adedi 16-18 ara­ sında değişiyor. cenaze.Türkmen 174 ve 177 numaralarda kayıtlı bulunmaktadır. Hz. kırmızı karton kapakh. ilk çağlardan itibaren tarihçesi. Câhihye devri hatipleri ve bu devir hitabetinin esasları. ikinci kısım ise kareli kağıtlara rik'a ile (müellif hattı) yazılmıştır. Müelhfîn hitabete dâir kaleme aldığı Konferans adh bir risale ile Hitabet Dersleri adlı diğer bir eseri de Süleymâniye kütüphanesinde F. Peygamber'in hitabeti. 2a'da "Mersiyenin nâzımı İbni Kemal" başhğı altında şâirin hayâtı hakkında malumat verilmiş. îslamdan sonraki hitabet. bay­ ram v. Kağıtlar iki forma hâlinde ortadan dikili. "İçtimâi hitabet" kısmında ise nutuk. Süleymâniye kütüphanesinde F . Türk­ men 88 numarada kayıthdır. icabları. vr. Eserin ilk varağında "1 Eylül 1948" târihh bir mu­ kaddime bulunuyor.5 ebadında. vr. çeşitleri. vr. Krem rengi kahn kağıtlara rik'a (müellif hattı) ile yazıl­ mış. Eserin içindeki mevzuları şöyle hulâsa edebiliriz: Hitabetin tarifi. başhklar daha kahnca bir hatla behrtilmiş. Satır adedi muhteliftir.) vaazlar. S . erkânı ve hatibin tavrı gibi kısımlar­ dan ibarettir. cuma hutbesi ve diğer dînî hutbeler (nikâh. 4a'da ise "Yavuz'un ölümü" başlığı altında hükümdarın rahatsızhğı ve sefer sırasında vefatından bahsedilmiş.l-78) çizgisiz beyaz kağıtlara. 22 varak.(\T.S.

yeri geldikçe edebî sanatlar îzâh edilmiş. Türk­ men 164). neşredilmeyen tarafları ise kendi hattı ile vr. Kafkasya Mücâhidi Şeyh Şâmilin Gazavâtı (Dârülhilâfe 1333) 85 .sjin Hal Tercümesi Bk. Şerh için Târih-i Osmânî Encümeni Mec­ muası'n\n 22 numaralı (1 Teşrinievvel 1329) nüshasın­ da neşredilen metin esas ahnmış. bâzı nüsha farkları da yeri geldikçe behrtilmiş. Mu­ İslam Askerine Harb-i Umûmî yıllarında askerin şecaatim arttıra­ cak tarzda yazılmış bir eserdir. 76'dan itibaren tamamlamış. Müellif. İnsanlığın Büyük Önderi Resûl-i hammed (s. Büyük bir kısmı Sebilürreşad'da n e ş r e d i l e n bu e s e r i S ü l e y m â n i y e kü­ tüphanesine gelen kitaplar arasında islam. mecmuada çıkan kısımların kupürlerini ke­ serek 34 x l 2 . 148 varak. 5 ebâdındaki kahn beyaz kağıtlara yapıştır­ mış. Kafkasya Mücâhidi Şeyh Şâmil'in Gazavâtı Dağıstan ulemâsından Muhammed T â h i r el-Karâhî tarafından Arapça o l a r a k t e ' l i f edilen Bârikatü'ssuyûfi'd-Dâgıstâniyye fi ba'zı gazavâti'ş-Şâmiliyye adh eserin gayrimatbû bir nüshası şeyhin Medine'de ikâmet eden evlâdından biri tarafından Mehmed Akif e hediye edilmiş.S. siyah bez sırth ve kahve­ rengi mukavva kapakhdır.nin tahlil ve şerhine girilmiş. Siyer-i Peygamberi A'zam Hz. Askerine is­ lam Târihinden Bâzı Vak'alar adı ile bulduk (F. Mehmed Akif de eseri tercüme ve neşre hazırla­ ması için Tâhir'ül-Mevlevî'ye havale etmişti. Kitap.

için Tâhir'ül-Mevlevî'den bildiği fıkraları istemesi üzerine eskilerden duyduklarını derleyerek Pakahn'a takdim ettiği defterdir.b. Kaili Bilinen Fıkralar Mehmed Zeki Pakahn'ın fıkralara dâir tertib ettiği bir kitap -muhtemelen Târihe Mal Olmuş Fıkralar (İs­ tanbul 1946). kağıt parçala­ rına yazılmış vaziyette bir zarf içinde bulunmaktadır. ehemmiye­ tine. 1339 Muharremi­ ne mahsus nüshadan itibaren-. 26 Mart 1940'dan itibaren her sayıya bir kısmı dercedihnek suretiyle hemen tamamı neşredil­ miştir. Daha sonra müsveddeleri gören Bilgi Yurdu mecmuası sahibi ve yazı işleri müdü­ rü M. 32. Niyazi Erenbilge. Eserin derh toplu bir nüshasını göremedik. bunların mecmuaya konmasını rica etmiş ve nr. eserin Arapça ashmn dalıa önce Abdüüıamid b.unvanıyla Matbaa-i Amidî'de tabedilen kitap Sebilürreşad kütüphanesi serisinden (aded: 23) neşredilmiştir.) dâir yazdığı makalelerin tamâmı 86 . 3. 5 ebadında ve 2 1 6 sayfadır. Kamerî Aylara Dâir Malûmat B u isimle tertip edilmiş müstakil bir yazma nüshaya rastlayamadık. Oldukça orijinal olan fıkraların büyük bir kısmı Süleymâniye kütüphanesine gelen mektuplar arasında. Eser. AbduUalı el-Şekevî tarafın­ dan ağır bir dille O s m a n l ı c a y a tercüme edildiği. 19 x l 2 . mecmuanın her nüsha­ sında çıktığı kamerî ayın târihî hâdiselerine. Mezâkuhervâh fi Şa'şa'ati's-salâh adlı bu gayrimatbû tercümenin de istifâde etmesi için Tâhir'ül-Mevlevî'ye emânet edildiği anlaşılmaktadır. Tercümenin mukaddimesinden. Mahfil 'de -nr. âdetlerine (v.

Safer 1339). 5. Recebü'l-ferd (nr. Çıkan makalelerin başbkları ve çıktığı nüshal a n n listesi şöyledir. Receb 1339). 3. Ramazânü'l-mübârek (nr. 4 Kasım 1948= 2 Muharrem 1368'den itibaren. Tahsin Yazıcı. İstinsah esnasında hatı­ rıma bir şey geldi: Eflâkî Dede yazdığı menkabelerden çoğunu kimlerden naki etmişse râvîlerinin adını da yaz­ mıştır. 4. not). Saferü'l-hayr (nr. Cemâdilûlâ 1339). 7. Onun için kitabda adı geçen ruvâtm esâmisini hece harfleri sırasına göre bir deftere geçirdim. Yüz elli kadar isim toplandı. Şevvâlü'l-mükerrem (nr. Yıllar sonra İslam Yolu mecmuasında da -nr. Binâen aleyh o râvîlerin isimleri bile toplanmış olsa VII ve VIII. Muharremü'l-harâm.bâzı deği­ şikliklerle her ay neşredilmiştir. 87 . Rebiülevvel 1 3 3 9 ) . Şa'ban 1339). Bunla­ rın müsemmâlan hakkında bulabildiğim malûmatı top208 Prof. 9. Şa'bânü'l-muazzâm (nr. Cemâdiülûlâ ve'l-âhire (nr. "Müellif eserinin mukaddime­ sinde şöyle diyor: "Eflâkî Ahmed Dede'nin (Menâkıbü'l-âriftn) unvanlı eserini istinsah etmiş 2 Ramazan 1365 ve 21 Ağustos 1944 târihinde hitirmiştinı^'^'^. Rebiülevvel ve Mevlîd-i ş e r i f (nr. 12. Mu­ harrem 1339).75 ve 176. Hazret-i Mevlânâ ile Sultan Veled'in oğlu Ulu Arif Çelebi'nin müridi olmuş zevatın epeyicesi tanınmış olacakdı. Ağustos 1973'te neşrettiği Ariflerin Menkıbelerinde Tâhir'ül-Mevlevî'nin bu n ü s h a y ı S ü l e y m â n i y e k ü t ü p h a n e s i n d e Nafiz P a ş a 1 2 0 5 n-umarada kayıtlı bulunan Menâkıbü'l-ârifin'den çok güzel bir nk'a ile istinsah ettiğini bildiriyor (s. 5. Şevval 1339). 1 1 . (nr.olmabdır. asırda yaşamış. Kudemâ-yı Mevlevîye Menâkıhü'l-arifin 'de adı geçen 114 râvînin tercü­ me-i hallerinden bahseder. Ramazan 1329). 10.

5) ebâdındaki 150 vr. Bu nüshanın kabı parçalanmış. Müsvedde olduğundan îtinâsız bir hattı vardır. İkinci defter Süleymâniye kütüphanesinde F.1 (Menâkıh)ın neresinden aldığımı göster­ mek için bendeki nüshanın sayfa numaralarını fıkrala­ rın altına yazdım. l l ) . 'Alâeddîn-i Kırşehrî (s.5 X 14.6). Yazdıklarım. Türkmen 161 numarada kayıtlıdır. Ahî Muhammed 88 . Kırmızı mukavva kapaklı ve altın yaldızlı meşin cilthdir. Müracaatta bulunduğum bir iki eseri de işaret ettim. 'Alâeddîn-i Amasyavî Veled-i B a y r a m (s. Eserin sonradan istinsah edilmiş bir nüshası da bende bulun­ maktadır. 'Alâeddîn-i Siryânus (s. 13). 13).her varağın tek jTizü kullanılmış-. 28 X 19 (20.7). Ahi Çoban (s. 15).lamakla bir (Kudemâ-yı Mevlevîye Tarihçesi) vücûda ge­ tirmek istedim. He­ men bir ay içinde yâni 11 Şevval 1363 ve 29 Eylül 1944 târihinde tesvidini bitirdim. B u nüshanın sa3^a numaralarına göre eserde adı geçen râvîlerin listesi şöyledir: Ateş-bâz-ı Velî Ş â h M u h a m m e d Hadim (s. 12). dolayısıyla Hazret-i Mevlânanın bir kısım menâkıb ve hevârıkı da meydana konuldu." Eserin iki parça defterden ibaret olan müellif nüshasmın birinci kısmı kayıptır. 15 Ramazan 1363 ve 3 Eylel 1944'den itibaren mütevekkilen 'alallah yazmaya başladım.'hk bu nüsha çizgih beyaz kağıtlara siyah mürekkep kullanıla­ rak nefis bir rık'a ile yazılmıştır . sayfaları fersudedir. Ahi Ahmed Ş a h ( s . Şu muhtasar kitab ile hicretin VII ve VIII.S.6). 'Alâeddîn-i Erzincânî (s.3). Âhî Mûsâ-yı Akşehrî (s.8). "Asıl me'hazım: Eflâkî Dede'nin (Menâkıb)ıdır. asırlarında Mevleviliğe müntesib zevatın bâzıları olsun unutulmakdan kurtuldu. Ahi Muhammed Dîvâne (s. Ahi Ahmed Şâh Kazzâz (s.

82).69).99). Alıî Nâtur (s. 19).71). Gürcü Hâtûn ( s . M e v l â n â Efsâbiddîn Mu'îd (s.94). Ekmeleddîn Tabîb (s. İmâdeddîn Veled-i Kurdî (s. Kadı Sırâceddîn Urmevî (s. Aıab Nuyin (s. Sırâceddîn (s.Seyyîd Abâdî (s. Kadı Necmeddîn Taştî (s. Hacu E m î r e (s. Kadı İzzeddîn-i Sivâsî (s.96). Kira Hâtûn (s. Çelebi Celâleddîn Feridun b. Bedreddîn-i Tebrizî (s. 2 7 ) . 19). Girây-i Büzürg (s.lOl).91). Hoşhkâ-yı Konevî (s. Emir Bedreddîn Gevhertaş (s. Hâce Şerefeddîn Semerkandî (s. Emir Nûreddîn Veled Cica (s. Kutbeddîn-i Şîrâzî (s. Gerâ Hâtûn (s. Hâce Mecdeddîn-i Merâgî (s. Hüsâmeddîn Begî (s. 16).33).16). Kerîme Hâtûn binti Şeyh Muhammed 89 . Emir Necmeddîn Dizdar (s. Bedr Kemâl Hors a f ( s . Fahreddîn-i Ab-germi (s. Çelebi Bedreddîn ve Şemseddîn (s.91).27).82).41). Habib F a k î h .86).62). İnanç Şücâeddîn Beg (s.78).34).69). 103). Emir 'Âhm Çelebi (s. Fahrunnisâ (s.64).22).44). Fahreddîn La­ la (s. 17). Kemâl-i Kavval (s.70).95). Fahreddîn-i Sivâsî (s.96).69).93). Ahmed Fakih (s.51). 101). S i p e h s â l â r ( s .91). F â t ı m â Hatun (s. Bedreddîn-i Ma'denî (s.38).40). Kerîmeddîn Veled-i Begtimur (s. Aynüddevle (s. E m i r Celâleddîn Karatâyî (s. 100). Gumaç Hâtûn (s.63). Emir Mu'iddîn Süleyman Pervane (s.74). Fahreddîn-i Dîv-dest (s.78).76).24). Mevlânâ Bedreddîn-i Şang-i Müneccim (s.95). Kadı İmâdeddîn b. E m i r Bedreddîn Yahya (s. Emir Alâmeddîn Kayser (s. 18).22). Hamza-i Nâyî (s. Hâce Kamereddîn Nâib (s. 2 1 ) .82). AU Polad (s.99).66). 7 7 ) . Evhededdîn Çelebi (s.i Akşehrî ( s .76).74).39). Ahî E m i r Ahmed Bayburtî (s.83). Kemâl-i Mu'arref (s. Hâce Mecdeddîn Atabeg (s. E m i r Tâceddîn Mu'tez el-Horasânî (s.92). Kemâleddîn Kâbî (s. E m i r Tuman Beg (s. Kaluyan (s. İhtiyâreddîn F a k i h (s.81). 7 7 ) . 17). Pervane Oğullan (s.37). Kadı Kürd-i Konevî (s.

143).Hâdrnı (s. Şeyh Haccâc-ı Nessâc (s. 145). l l 2 ) . Şeyh Bedreddin Yavaş-i Nakkaş (s. Salâhaddîn-i Maletî ( s . Şeyh Hâcegî (s. 135). 128).143). Salâheddîn-i Edîb ( s . 132). Şeyh Bedreddin Neccâr (s. 118). S â y ı n e d d î n M u k r î (s. Ş e r e f Hâtûn binti Sultan Veled (s. 127). Dîvân 'daki Şeş cild Mesneviden almış da feyz-i unvan Târihi cevher olmuş Kur'ân u Magz-ı Kur'ân 1313 târihinden çileye girdiği ilk aylarda üzerinde çahştığı 90 . Mecdeddîn Cendî (s. Kimya Hâtûn (s. Şemseddîn-i Maletî (s. 137). Şemseddîn-i Attar (s. Şeyh Mecdeddîn Veled-i Çâğâ (s. 1 1 0 ) . 122). 105). Şeyh Mahmûd-ı Sâhibkaran. Şerefeddîn-i Kayseri (s. 117). Eflâkî 'Arifi Ahmed Dede (s. 105). Şecâeddin-i Hanâkî (s. 138). (s. Nâsıreddîn-i T î z b â z â r î (s.l4*2). Şihâbeddîn Gûyende (s. Şeyh Emîn Beg Ab-germî (s. 108). Sirâceddîn-i T a t a r î (s. 108). S u l t a n R u k n e d d î n ( s . 142). 135). 119). Şeyh Gehvâreger (135). Şeyh Mecdeddîn-i Aksarâyî (s. 140). 141). Şemseddîn-i Mual­ hm (s. Mahmude Hâtûn (s. 138). Şeyh Cemâleddîn-i Kamerî (s. 115). l l 3 ) . Şeyh 'İzzeddîn Köse (s. Şeyh Saâdeddîn-i Mesnevî-hân (s. Mehke Hâtûn (s. Zeyneddîn 'Abdülmü'min Tokâdî (s. 110). 136). Şemseddîn-i Mardini (s. 135). Zekeriyyâ-yı Tokâdî (s. 105). 129). Şeyh Bahâeddîni Bahrî (s. Şeyh Kemâleddîn-i Tebrizî el-Hâdim (s. 126). Şerefeddîn Osman Gûyende (s. 133).130). Sirâceddîn-i Mesnevî-hân (s. Şeyh Nâsıheddîn-i Sebbâg (s. 138). Çelebi Polad B e g (s. 126). 104). 1 1 1 ) . Şeyh Mahmûd-ı Veled-i Neccar (s. Kur'ân ve Mağz-ı Kur'ân Ş a h Abdurrahman'ın aynı isimdeki Farsça eserinin Tâhir'ül-Mevlevî tarafından tercümesidir. Tâceddîn-i Mutasaddık (s. 141). 106).

Türkmen 90 numarada kayıth bulunmaktadır. 79 sayfa (sonda bir miktar boş yaprak vardır). S . M u h a m m e d e l .5 X 14 (16 X 9. Eser 3 0 Teşrinisani 944'te bitirilmiş. 25' ten sonrası met­ nin şerhine âiddir.59. Çizgih kağıtlara siyah bazen mavi mürekkep kullanılarak rik'a (müelhf hattı) ile ya­ zılmış.5) ebadında. S. 91 . D a h a sonra bu k a y n a k l a r d a k i tenakuzlar göz önünde bulundurularak şâirin hayâtı ve şahsiyeti yeniden kaleme ahnmış. asır şâirlerinden Ahmed M a n t ı k î b. Tezkire-i Rızâ. 209 Muallim Nâcî. Şeyh Celâleddîn Efendi'ye takdim ettiği diğer bir nüshası da Yenikapı mevlevî-hânesi yangınında kaybedilen bu tercümenin günümüze ulaşıp ulaşmadığı mechûlümüzdür. Levâmi' Bk. soluk yeşil kartonla kap­ lanmış kırmızı mukavva kapaklı. Süleymâniye kütüphanesinde F .anlaşılan eserin.M u h i b b î ' n i n Hulâsatü'l-eser'mdeki mühim malûmat ise tercüme edi­ l e r e k a k t a r ı l m ı ş . Bir nüshası Fâtih yangınında. Tâhir'ül-Mevlevî'nin Farsça'dan yaptı­ ğı ilk tercüme olması sebebiyle ayn bir ehemmiyeti olsa gerektir. Molla Zeyneddîn el-Acemîyü'l-Nahcuvânî'nin^"" h a y â t ı ve "İmam Pendî Efendi"ye dâir söylediği bir hezeliyesinden bahseden bir eserdir. s. İstanbul 1307. Osmanlı Şâirleri. Eserde önce Türkçe kaynaklarda Mantıkî'den bahs eden y e r l e r a y n e n . Dersaâdet 1316. 20. Tercümesi Tercümelerim Mantıkî ve Bir Hezeliyesi X V I . s. S a j ^ a l a n n her iki yamna mürekkeple cetvel çe­ kilmiş.86-91.

teşviki üzerine yazdığım ferzend-i ruhum. şapka mes'elesinden tutuklanan­ lar -bilhassa İskiliph Atıf Efendi. Müellif hatıratını 6 Muharrem 1345 . B u bahisler. "b" yüzle­ rine sonradan yapılan bâzı tashih.5 X 11. İsmi Matbuat Alemin­ deki Hayâtım olmakla beraber neşriyat sahasındaki hâtıralarına ayırdığı sayfalar eserin mahdut bir kısmını işgal etmektedir. Hatıratın mühim bir ciheti de Anka­ ra İstiklal Mahkemesine sevk edildiğinde geçirdiği iki ayhk mevkûfiyet hayâtının günü gününe anlatılmış ol­ masıdır. Kaliteh beyaz kağıtlara eflâtun mürekkep kullanılarak rık'a (müellif hattı) ile yazılmıştır. hocası Es'ad Dede'nin menâkıbına dâir 12 Şa'ban 1341 . 92 .kesilerek yapıştırılmıştır. Bâzı sayfalara yeri geldikçe iktibas edilen neşredilmiş yazılar -gazete ve mecmualardan.hakkında şimdiye ka­ dar söylenilen ve anlatılanlara ışık tutacak mâhiyette ol­ duğundan ayrı bir ehemmiyeti hâizdir. me'muriyet ve neşriyat hayâtında başından geçenleri anlatmıştır. İçinde Tâhir'ül-Mevlevî'nin gençlik hâtıralarından genişçe bahsedildiğinden. Girdiği edebî ve ilmî münâkaşalara ge­ nişçe yer ayırmıştır.lb'de şu ibare bulunmaktadır: "Şu eseri. 365-378). ilâve ve haşiyeler kay­ dedilmiştir.5 ebâdındaki kitabın sırtı siyah bez kaph.Matbuat Alemindeki Hayâtım Tâhir'ül-Mevlevî bu isim altmda k a l e m e aldığı hatıratında mektep.16 Temmuz 1126'dan itibaren yazmaya başlamıştır.30 M a r t 339'da Hüseyin Vassaf Bey 'e yazdığı mektubun Mahfil' de neşredilen siitunları kesilerek eserin sonuna ilâve edilmiş (vr. kapakları kahverengi mukavva ve yeşil cilt bezinden köşebentlidir. vefakâr evlâdım Sa'dî Bey'e ithaf ediyo­ rum" 29. Varakla­ rın "a" jrüzleri kullanıldığı halde 378 varaktır. vr.

E s e r neşrinden sonra Süleymâniye kütüphanesine verilmek üzere elimde bulunmaktadır. Medâris-i İslâmiyye Talebesine Târih Hulâsaları Dalıa önce mecmualarda intişâr eden İslam târihine dâir birkaç makalesinden ibarettir. 1331 senesinde Mat­ baa-i Amidî'de (İstanbul) 19 x 13,5 ebadında 47 sayfalık kitap hâlinde tabedilmiştir. Menâkıb'ül-ârifin'de Münderic "Makâlât-ı Şems-i Tebrîzî"den On Faslın Tercümesi Eser, Süleymâniye kütüphanesinde F . S . Türkmen60 numarada kayıtlıdır. 20,5 X 13 (14 X 8,5) ebadında, yeşil mukavva kapaklı, kareli kağıtlara siyah mürekkep kullanılarak rik'a (mü­ elhf hattı) ile yazıhnış. Metinde geçen âyetler harekelen­ miş, yer yer mavi tükenmez kalemle tashihler yapılmış, 36 sayfa. Tercüme 12 Temmuz 1947'de bitirilmiş. Mesnevi Dersleri Tâhir'ül-Mevlevî'nin Mesnevi şerhine dâir ilk dene­ melerini, 2 0 Ağustos 1 3 3 9 (1929) dan itibaren F â t i h camiindeki mesnevî-hânhğı müddetince ders esnasında kürsüde bulundurmak üzere 7 Muharrem 1342 - 2 0 Ağustos 1339'dan itibaren tuttuğu defterler teşkil eder. Mesnevi Takrirleri adını verdiği bu defterlerden bir kıs­ mı hâlen Süleymâniye kütüphanesinde bulunmaktadır. Uzunca bir zaman sonra Süleymâniye camiinde başlattı­ ğı Mesnevi takrirleri, İslam Yolu mecmuası sahibi Esad Ekicigil tarafından Mesnevi Dersleri adı ile 11 Ş u b a t 1949'dan itibaren periyodik olarak neşredilmeye başlan­ dı. Naşir, "Okuyucularımıza" başhkh takdim yazısında 93

şöyle diyor: "Üstad Tâhir Olgun'un Süleymâniye camiinde verdiği derslerin ehemmiyeti dolayısıyla onla­ rın kitap hâlinde neşrini kendisinden rica ettim. Muvafakat gösterdi. Lâkin bu mühim ve değerli eseri, ki­ tap hâline getirmek uzunca süreceği ve bir an evvel mütâlâasından hakikat taliplerini mahrum edeceği için forma forma neşrini münâsip gördüm. "Mesnevi Dersleri"nin beher forması şimdilik 15 günde bir çıkacak ve her forma 15 kuruşa satılacak ve 26 forması bir cilt olacak­ tır. Altı aylık abone ücreti 375 kuruştur /.../." 123 forma neşredilen bu dersler müeUifin 2 1 Haziran 1951'de vefâtmdan sonra ancak 6 defâ çıkarılabilmiştir. Son yıllarında en büyük arzusu Me.s'ncı;t şerhini ta­ mamlamak olan Tâhir'ül-Mevlevî, kesif bir çalışmayla 5. cildin hemen y a n s ı n a kadar gelebilmişti""". Ömrü vefâ etmediğinden müsveddeler hâlinde kalan bu çahşmalar yıllar sonra Merhum Fethi Sezai Türkmen Bey'in teşeb­ büsleriyle 1963'ten itibaren şu şekilde neşredilmiştir: c.I, k . l , İstanbul " C.I, k . 2 . " C.I, k . 3 . " c.I, k . 4 . " C.I, k . 5 , c.H, k . l . " c.H, k . 2 . " " cII, k . 3 , " cin, k.ı. c.III, k . 2 , "
210

1963, Ahmed Said matb. 1-328 s. 1964, IV -H 329-630 s 6 3 1 - 9 5 2 s. 1965, 1966, IV -^ 953-1312 s. 1966, IV + 1313-1829 s. 1967, IV + 1 - 3 7 4 + [1] s. 1967, II + 375-744 s. 1968, IV + 7 4 5 - 1 1 0 3 s. 1968, IV + 1-416 s. 1969, I V + 417-816 s.

Şerhini yaptığı son beyit şudur : Kasd-ı hün-ı tu künend u kasd-ı ser Ne'z-berâ-yı hamiyyel din ü hüner

94

c.III,k.3, c.IV,k.l, c.IV,k.2, c.V, k . l ,

" " " "

1970, 1972, 1973, 1975,

" " " "

IV + 817-1232 s. I V + 1 - 5 1 5 s. I V + 517-994 s. IV + 1-318 s.

MesnevVnin Eski ve Yeni Muterizleri Muhammed Şahin adh Hz. Mevlânâ ve Mesnevi 'ye muânz bir şahsın neşrettiği Mesnevi 'nin Tenkidi (İs­ tanbul 1946) adh 20 x 14,5 ebâdındaki 224 saj-fahk kita­ bın sâdece önsözüne cevap olmak üzere kaleme alınmış 224 sayfalık bir risaledir (İstanbul 1946). "eski muteriz1er" ibaresinin sebebi eserin başında Hz. Mevlânâ'nın sağhğında kendisine itiraz edenlerden bahsedildiği için­ dir. Tâhir'ül-Mevlevî'nin bu tenkidi hoşa gitmemiş ola­ cak ki kısa bir müddet sonra aynı şahıs tarafından neşre­ dilen Me.s'«eüt 'nin Tenkidini Beyenmeyene Cevap adlı bir risaleyle karşıhk gördü^". MesnevVnin Yeni Muterizinc İkinci Cevap Tâhir'ül-Mevlevî, Muhammed Şâhin'in MesnevVnin Tenkidi (İstanbul 1946) adh kitabına aynı sene içinde Mesnevinin Eski ve Yeni Muterizleri unvanıyla bir ce­ vap yazmış; Muhammed Şahin de bu cevaba karşıhk ol­ mak üzere MesnevVnin Tenkidini Beyenmeyene Cevap 'ı kaleme almıştı. E s e r cevâba cevap olmak üzere 14 x 20 ebadında 16 sayfalık bir risale hâhnde 1947'de Güven basımevinde (İstanbul) tabedilmiştir. Mesnevi Şerhi Dersleri.

Ek^Mesnevi
211 Bk. s.

95

214 Mir'âtü'l-akâid' in bir tercümesi de 1277'de Samatyalı Hafız Ahmed Efendi'nin dest-gâhında (İstanbul) basılmıştır. "Tâhir Dede Kütüphanesi" neşriyatının birinci k i t a b ı o l a r a k 1 8 9 9 senesi T e m m u z ayı başında tabedilmiştir'^'^.11 Temmuzı efrencî ]H99.Dlvân-ı Tâhir'ül-Mevlevî' nin başındaki Terceme-i hal" de ve İbnülemin'deki müsveddelerde eserin neşirtârihi olarak hicrî 1 3 1 2 ve 1 3 1 5 gibi farklı ve yanlış iki ayrı t â r i h gösterilmiştir. nr.2 9 Haziranırûmî 1815 .27 Receb 1368'den itibaren. 1345 (1926). 96 . 3 İtebiülevvel 1317 . 215 nr. Eserin diğer kısımlarında Hz. 1946'da Abdullah Işıklar tarafından -mecmuada tefrika edilirken yapıldığı gibi. Mir'at'ül-akâid Molla Câmî'nin akaide dâir yazmış olduğu "Mir'âtü'lakâid'*'"' adlı manzum eserinin tercümesidir. 212 İkdam. 20 X 14 ebâdmdaki 30 + [IJ sayfahk kitabın esâsım çi­ lede bulunduğu yıUann mahsûlü olan^'^ "Hilye-i Hazreti Mevlânâ" teşkil eder. 213 "Çile esnasında epeyice okumuş yazmış. 2 6 Mayıs 1949 . husûsiyle Cenâb-ı Pîr'in hilye-i şerifesini nazm eylemişdim" (Matbuat Alemindeki Hayâtım. v r 5 a .F a r s ç a ibareler latin harfleri ile imlâ edilerek 16. Tâhir'ülMevlevî bu eseri ve tercümesini İslam Yolu'^'' mecmua­ sında neşretmişti. Edebiyatımız da Lutfî Çelebi ve Rızâ Dede'nin Mevlânâ'ya dâir yazdıkları bilyelerden sonra üçüncü manzum bilye olması ve araştırmaya da­ yanılarak yazılması dolayısıyla ayrı bir ehemmiyet taşı­ maktadır.Mir'at-i Hazret-i Mevlânâ Tâhir'ül-Mevlevî'nin kitap hâhnde neşredilmiş ilk eseridir.34. Mevlânâ için yazılmış manzumeler bulunmaktadır.1801.5 x l 2 ebadında 48 sayfahk kitap hâlinde bastırılmıştır.

bu münâcâta hatime olmak üzere yazdı­ ğı Farsça manzumesi her beytin altına tercümesi ile bir­ hkte yazılmış. 18 sa­ tır. 63. daha sonra İslâmın Nûru'nda 1 Haziran 1951 . Eserin ilk satırlarından bâzı Mevlevi muhiblerinin Münâcât-ı Hazret-i Mevlânâ 'nin tercümesini Tâhir'ülMevlevî'den istedikleri anlaşılıyor. 65. İlk 16 say­ fası matbu olmak üzere 69 sarfadır.4. 10 Temmuz 1932" 97 . Ah Emîrî kütüphanesinde (Şer'iye 1320) kayıtlı bulunmaktadır^'" 21 X 14 ebâdındaki kitabın sırtı siyah muşamba." 217 Bu tercümenin ilk 5 0 beyti önce Mahfil' e ilâve olarak (21 x 14) ebadında 16 sayfalık bir forma hâlinde neşredilmiş. 2 1 6 Mahfil. Müellif kareh kağıt­ lara siyah dolmakalem kullanarak nk'a ile yazmış. 5 0 . mu­ kavva kapaklar desenh kağıtlarla kaplanmış.1 Kylül 1951 tarihleri arasında tefrika edilmiştir.Münâcât-ı Hazret-i Mevlânâ 'tercümesi Üsküdar mevlevî-hânesinin son şeyhi A h m e d R e m z i D e d e 'nin Mesnevi 'den seçme beyitleri derleyerek meydana getirdiği Münâcât-ı Hazret-i Mevlânâ 'mn'^'^ tercümesidiı^'^. nr.Cemal Parlakışık tarafından tercüme edilmiş. 218 Kitabın ilk sayısında şu kayıt vardır: "Mütercim-i eser Tâhir'ül-Mevlevî Beyefendi tarafından Millet kütüphanesine ihdâ olunmuştur. beyitten sonrası rherhalde müellifin vefatından sonra müsveddeler mecmuaya ulaşamamış olacak. Aynı sayfanın so­ nunda "Hitâm-ı terceme 25 Ramazan 1343 cumartesi ge­ cesi ba'de's-sahûr" kaydı bulunmaktadır. sayfada ise "Hâtime-i Mütercim" başh­ ğı altında yine her beytin altında tercümesiyle yazılmış Farsça bir manzume bulunmaktadır. Safer 1339'da şöyle bir îlân bulunmaktadır: "(Münâcât-ı Hazret-i Mevlânâ) unvanıyla Mesnevî-i şcrifden bi'lintihab tab'edilmiş olan ilâvenin mevzî'lcrden istenilmesi rica olunur. sayfada Ahmed Remzî Dede'nin.

oruç. Mukaddi­ mesinde: "[."İbâdât-ı İslâmîye Tarihçesi"""^'^ ser­ levhasıyla neşredilmişti.J Tefsir. şu değersiz eser meydana çıktı" deniliyor. Siym.birinden^'^" anlaşıldığına göre eser.29.. zekat ve hac tarihçelerinin de ikmâliyle tertibi tamamlanmış oldu.Müslümanlığın Medeniyete Hizmetleri B k . hadîs. l 9 . zekat ve haccın tarihçelerinden bahseden mühim bir eserdir. siyer ve fikıh kitaplarından bâzılarına müracaatla bulabildiğim tafsilâtı bir araya getirdim. 1941 sene­ sinde Diyanet işleri riyaseti müşavere heyeti tarafından tetkik edilmiş ve devrin diyanet reisi Kâmil Miras'm.5 x 17. müellifine 100 lira te'hf ücreti ödenmek suretiyle tabedilmesi teklifi 17 Temmuz 1941 tarihli bir mektupla Tâhir'ül-Mevlevî'ye bildirilmişti.Türkmen 181. 220 Tâhir'ül-Mevlevî'ye F. v r . 1947'de İstanbul'da 24.. Aid Bâzı Evrak (II).S. Asr-ı Saadette Müslümanlığın Medeniyete metleri Hiz­ Müslümanlıkta İbadet Tarihi İslâmî ibâdetlerden namaz. Süleymâniye kütüphanesinde bulunan husûsî mektuplardan. Rebiülevvel 1341'den itibaren. Ktp. 219 Kscrin asıl adı budur. 98 . Kakat 1947'de tabedilirken Müslümanlıkta İbâdet Târihi şeklinde sadeleştirilmiştir. Müteâkib senelerde oruç. İlk bahsini teşkil eden "Namaz Tarihçesi" kısmı daha 1922'lerde Mahfil 'de -nr.5 ebadında xx -h 332 sayfa­ lık k i t a p hâlinde b a s ı l a n e s e r aslında T â h i r ' ü l M e v l e v î ' n i n y ı l l a r Önce y a p t ı ğ ı ç a l ı ş m a l a r ı n mahsûlüdür. Teklifin niçin kabul edilmediğini veya niye anlaşma te'min edilemediğini bi­ lemiyoruz.

1338.Kitabın.'da -Nâmık Ke­ mal'in. K. 221 Nedim Dîvânı. İstanbul'un ileri gelenlerinden birinin yaptırdığı bir kasrın tarifine dâir y a z m ı ş olduğu kasîde^^' ile Nâmık Kemal ve Ziyâ Paşa'nın bu kasideye yazdıkları nazirelerin şerhidir.Kemalin kasideye nazire olarak yazdığı "Sâkî-nâme"^^^ nin ş e r h i başlıyor. edebiyatımızda sâkî ve şarap hakkında söylenmiş şürler hakkında bilgi verildikten sonra SO. 27. Tcdrisât-ı Edchîyeden Nazım ve Eşkâl-i Nazım Nedim'in Köşk Kasidesi ve Nâmık Kemal ile Ziya Paşa'nın Naziresi Nedim'in. ö.vr. 222 Saâdeddin NüzJıet E r g u n .'da Nedim'in kasr vas­ fındaki kasidesinin şerhine başlanmış. vr. Nâmık İstanbul 1941. Varak­ ların yalnız bir yüzüne rik'a ile (müellif hattı) yazılmış.'da "Birinci nazire" başlığı altında Nâmık. Nedim'in bu manzumesi için "kıt'a" demesi üzeri­ ne. Süleymâniye kütüphanesinde F.'da "sâkî-nâme"nin tarifi yapıla­ rak.77.S. 21 satır. İslanbul 1340 . şerh edilecek mısralar ve kelimeler tırnak içine alınmış. l 6 . 99 . Eserde geçen kelimeler. mukavva kapakh 57 varak. edebi san'atlar ve mazmunlar bütün teferrua­ tıyla îzâh edihniş. Nazım ve Eşkâl-i Nazım Bk. 1963'de Bilmen basımevi tarafından ikinci baskısı daha yapılmıştır. s . 26 x l 5 ebadında.Türkmen 9 1 numarada kayıthdır.vr.kıt'anın tarifi yapılarak bu manzumenin kıt'a değil kaside olduğu izah edilmiş. 4.vr. Eserin başında "nazire" ve "nazîrecihk" hakkında misaller gösterilerek bilgi verilmiş. Kemal'in Şiirleri.

Eserin bitiş târihi olarak sonunda "13 Şu­ bat 1937" ibaresi bulunmaktadır.8.S.SO. İngihz. Daktilo edildikten sonra müelhf tashihinden geçmiş biribirinin aynı 3 nüshası da Süleymâniye kütüphânesindedir.vr. İspanyol ve Rus. nşr. (F. Fransız. Paşa'nın nazire olarak yazdığı 19 beyitlik "Bahâriye"nin^''^^ şerhi­ ne başlanıyor. Alman.'da "İkinci nazire" başbğı altında Ziyâ Paşa'nın naziresi hakkında bir fikir beyânından sonra. İstanbul 1326 1924. Asrın Yansına Kadar Garp Edebiyat Tarihine Dâir Manzum Bir Muhtıra Tâhir'ül-Mevlevî'nin Edebiyat Târihimize Dâir Manzum Bir Muhtıra adlı eserine zeyl olarak tertip etti­ ği manzum eseridir. asır­ dan itibaren kronolojik sıra tâkib edilerek her asırda ye­ tişen garplı ediblerin -daha ziyâde İtalyan. 5 X 20 ebâdındaki 36 sayfalık eserin başında giriş olarak Yunan edebiyatına değinildikten sonra XIII. 2 2 3 KüUiyât-ı Ziyâ Paşa. 2 8 .Türkmen 138140). 19. Yeri gel­ dikçe Avrupa'daki edebî akımlar ve mümessilleri üzerin­ de durulmuş. Süleyman Nazif.215 -217.tercüme-i halleri ve getirdik­ leri yenihkler hakkında kısaca bilgi verilmiş. 100 .

1 3 8 5 ) te'lif ettiği Risâle-i Fütüvvetiyye 'nin^^* Tâhir'ül-Mevlevî tarafından tercümesidir. S a t ı r adedi 16-17 arasında değişiyor. yapraklar boş).S. 19 satır. "Kubrawîyât II. soluk yeşil karton kapakh. 7 8 6 . Türkmen 62 numarada kayıthdır. ortadan dikil­ miş. c. 101 . S ü l e y m â n i y e kütüphanesinde. 3 1 va­ rak (her yaprağın tek yüzü kuUamImış). Şarkiyat Mecmuası. s. 21 X 13 ebâdındaki kitabın sırtı fesrengi bez. Sülejmıâniye kütüphanesinde. "Ali b. İstanbul 1961. Nefî'nin "Hotin Kasidesi" Bk. İlk 6 yaprak Ahi-zâde'den daha sonraki yapraklar Hoca-zâde Mes'ud Efendi'den bahseder. Şihâbeddîn el-Hemedânî'nin (ölm. 224 F a r s ç a metni için bk.Mole. mavi mürekkep kullanarak dolma kalemle yazmış (rik'a).S.C. E s e r 15 Ağustos 1950'de bitirilmiş. F. 12 varak (13-23.IV. Rik'a ile (müelhf hattı) birinci hamur kağıtlsu-a yazılmış. mukav­ va kapaklar düz s a n kağıtla kaplanmış. Her iki şeyhülis­ lamın kısaca hayat ve şahsiyetleri anlatıldıktan sonra idamlarına sebeb olan halleri ilgih kaynaklara dayanıla­ r a k hikâye edilmiş.Türkmen 148 numarada ka3atlıdır. Dîvân Edebiyatından ve Şerhi Birkaç Parça ve İzahı Risâle-i Fütüvvetiyye Tercümesi Mir Seyid Ah b. M. F. Sihâbeddîn-i Hamadânî'nin Risâla-i Futuvvatiyya'si". 18 X 11 ebadında.33-72. Müellif T. ay-yıldız fihgranh kağıtla­ ra.Osmanlı Devletinde İdam Edilen İki Şeyhülislam Şeyhülislam Ahi-zâde Hüseyin ve Hoca-zâde Mes'ud e f e n d i l e r h a k k ı n d a bir e s e r d i r .

Eserin ilk sayfalarında Nâmık Kemal ile Ziyâ Pa­ şa'nın Sabrî hakkındaki münâkaşalan nakledilmiş. Murad ve FV. T e r c ü m e için S ü l e y m â n i y e kütüphanesi. Mütercim: "içinde ahîhk târihine dâir bihnmeyen epeyice malumat bulunduğu için o risaleyi tercüme et­ mek istedim.Risale asLnda müellifin Ahî Şeyh Hacı b. 5 ve 19. sayfalar arasında ise Şeyhülislam Ebûsaid Efen­ di'nin hayâtı ve şahsiyeti hakkında mufassal malumat verilmiştir. s. (Ayasofya 2873) numarab nüsha esas ahn­ mıştır. sajrfada metnin şerhine başlanmış ve 4 2 .n â m e s i d i r . 43 sayfa. W .kalın s a n kağıtlara siyah mürekkep kullanı­ larak rik'a ile (müellif hatü) yazılmış. sayfada bitirilmiş.S. 3 0 xlO ebâdındaki -ortadan dikilerek defter hâline getirilmiş. Cenâb-ı Hak hüsn-i hitâmını nasib eylesin" diyerek tercümeye başlıyor.34 . İstanbul 1296. 20. 225 Dlvân-ı Sabrii Şâkir. sayfada Sabrî hakkında kısa bir bahis bulunmaktadır. 4 3 . 102 . Satır ade­ di 35 civarında değişiyor.Türkmen 87 numarada kayıth bulunmaktadır. Süleymâniye kütüphanesi F. el-Merhûm Tûtî Ah Şâhî el-Itlânî adında birine verdiği külah ve şal­ var i c â z e t . Sabrî'nin Ebûsaid Efendi Vasfındaki Kasidesi Sabrî'nin (Şâkir).3 9 . Mehmed devirle­ rinde 3 defâ şeyhülislamlık etmiş olan Ebûsaid Efendi vasfında yazmış olduğu kasîdenin^'^''' Tâhir-ül-Mevlevî tarafından şerhidir. Tâhir'ül-Mevlevî'nin eser üzerindeki çahşması 6 Kânunievvel 9 4 6 tarihinde ta­ mamlanmış.

Türkmen 147 numarada kayıtlıdır.47. Müelhfîn eserleri hstesinde bazen "Târih-i Enbiyâ" ola­ rak geçen bu eserin.Türkmen 128 numarada kayıthdır.Sâdî-i Şîrâzî'ye Dâir İran'da 1310 senesinde Talıran Meclis matbaasında yeniden tabedilen Gülistan 'ın baş kısmına Mirza 'Abdül'azîm Hân Garakânî tarafından ilâve edilen. 1346 senesi Muharreminin ilk ge­ cesi (Temmuz 1927) müslümanlara yeni yıhn başında güzel bir hizmette bulunmak maksadıyla Seyyid Ahmed Zeynî D a h l â n ' ı n es-Sîretü'n-nebevîye ve'l-Asârü'lMuhammedîye adh eserini tercümeye teşebbüs etmişti. 31. orijinal nüshasından bâzı değişikhklerle İslam Yolu.S.Türk103 . defter k a y ı p t ı r .5 X 12 ebadında. S a t ı r adedi ortalama 35'tir. Müsveddeleri 11 parça defter h â l i n d e . yeşil mukav\'a kapaklı. Müsveddeleri Süleymâniye kütüphanesinde F. 25 Ağustos 1949 . sırtı eflâtun bez kaph.S. Şeyh'in hayâtı ve eserleri hakkındaki oldukça geniş bir tetkikin Tâhir'ül-Mevlevî tarafından tercümesidir. nr. Siyer-i Peygamberi Tâhir'ül-Mevlevî.6 . Süleymâniye kütüphanesinde F. -her kağıdın bir yüzü kullanıldığı halde62 varak. Sarı kağıtlara rik'a (müeUif hattı) ile yazılmış ve ortadan dikilmiş. Tercü­ me 25 Eylül 1937'de nihayete ermiş.S ü l e y m â n i y e kütüphanesinde F.S. Siyer-i Enbiyâ Tâhir'ül-Mevlevî'nin Siyer-i Peygamberi 'den başka bir de Siyer-i Enbiyâ unvanlı bir eseri daha vardır ki Medresetül-irşâd'da talebeye okuttuğu târih-i enbiyâ dersleri için tertip edilmiştir.1 Zilka'de 1368'den itibâne neşredildiğini görüyoruz.

İstanbul 1937. 104 . yakın dostu Girit'h Şâir Ah İf­ fet Gençarap'a^^*" dâir kaleme aldığı bir eserdir.2 5 1 . S a n kağıtların yalnız bir yüzüne. Mütercim bir müddet sonra eserin tercümesini yan­ da bırakarak bu ve diğer siyer kitaplanndan da istifâde ile yeni bir eser kaleme aldı ve İslam Yolu.I. mor mürekkep kullanılarak n k ' a ile yazılmış. Son Asır Türk Şâirleri.S. Peygamber'in Hayâtı (İstanbul 1 9 7 1 ) adlanyla Abdullah Işıklar tarafından bâzı kısaltma ve sadeleştirmelere tâbi tutularak iki defâ neşredilmiştir.4. Tercümenin baş tarafına bir mu­ kaddimeden sonra müellifin Mu'cemü'l-matbuâti'lArabîye ve'l-muarrebe (Mısır 1346 . Di­ ğer bir n ü s h a s ı da Süleymâniye k ü t ü p h a n e s i n d e F. Şâir Ali İffet Tâhir'ül-Mevlevî'nin. fesrengi kartonla kaplanmış mukavva ka­ pakh.5 (14 x 10) ebadında. formalar aynı kağıttan yapılmış bir zarf içine konulmuş ve zarfın üzerine müter­ cimin mührü basılmış. S a t ı r adedi muhtelif.)in Hal Tercümesi (İstanbul 1946) ve Hz. 63 sayfa -her varağa önlü arkah sayfa numarası 226 Saâdeddin Nüzhet Ergun. Vefatından sonra İnsanlığın Bü­ yük Önderi Resul-i A'zam Hz.441-444.225 . nr. c. 19. Muhammed (S. s. 10 Şu­ bat 1 9 4 9 . Bir nüs­ hası Ah Emîrî kütüphanesi (târih 1246) da kayıthdır.11 Rebiülâhir 1366'dan itibaren tefrika hâlinde neşre başladı. Ah Emîrî kütüphanesindeki nüsha: 2 1 x 17.men 117 n u m a r a d a k a y ı t b bulunan eser 17 x 15 ebadında 5 forma hâlinde ve 90 varaktır. s. İbnülemin. Türk Şâirleri. cüz.S.Türkmen 145 numarada kayıth bulunmaktadır.1 9 2 8 ) deki tercüme-i hâli ilâve edilmiş.

32 va­ rak.8. Süleymâniye'deki nüsha Ah Emîrî'dekinin müsved­ desi durumundadır. Çizgisiz kağıtlara siyah ıjiürekkep kullanılarak rik'a (müelhf hattı) ile yazılmıştır. İstanbul 1948. cüz. 15 satır.birinci hamur kağıtlara mavi mürekkeple ke­ sik uçlu kalem kullanılarak n k ' a (müelhf hattı) ile yazıl­ mış. Müs­ veddede eserin te'hf târihi behrtilmemiş. kenarlar cetvelh. s. Şâir Anıtları Tâhir'ül-Mevlevî'nin görüştüğü yahut tanıdığı şâirlerden 30 kadannın hal tercümelerini ve ölümlerine düşürdüğü tarihleri ihtiva eden bir eserdir. MiUî Eğitim Basımevi. hastalanması ve ölümü anlatılıyor. ambalaj kağıtlanna siyah dolmakalem kullanılarak n k ' a ile yazılmış 3 0 satır. 58 sayfa-sondan birkaç sayfa boş-. ambalaj kağıdı kaplan­ mış mukavva kapakh.716-717'de eserin Ah Emîri kütüphanesindeki nüshası tanıtılmıştır.konulmuş. İstanbul Kütüphaneleri Târih-Coğrafya Yazmaları Katalogları. "İffet Bey'in Nazire Y a z d ı r m a k ve Y a z m a k Merakı" başlığı altında uzunca bir bölüm yazdığı şiirler ve nazireleri. dışı kahverengibeyaz çizgih bir kağıtla kaplanmış karton kapakh. Ali Emîrî kütüphanesi (Şer'iye 1168) de kayıth bulunmaktadır.5 X 10. B a ş h k l a r kahnca bir ka­ lemle belirtilmiş. 105 . Daha sonra Ah İfFet'in İstanbul'daki evinde yapılan edebî sohbetler.5) ebadında. Eserde sırayla Ali İfFet'in Tâhir'ül-Mevlevî ile tanış­ ması. onun edebî kişiliği.5 x 12 ebadında. Türkçe ve Farsça şürleri. 2 1 X 17 (15. satır adedi muhtelif. Biyografiye Ait Eserler. 33. Her iki nüsha arasında bâzı cümle ve yer değişiklikleri bulunmaktadır. Ali Emîri nüs­ hasının sonunda "4 Şubat 1943" târihi bulunmaktadır.

Kitabın başında bir "İfâde" den sonra "Divân Edebiyatında Târih ve Ebced Hesabı" başlığı altında târih düşürme ve çeşit­ leri hakkında bilgi veıilmiş. İstanbul Kütüphaneleri Tarih-Coğrafya Yazmaları Katalogları. 19.27). Girith Ali İffet Bey (s.33). Şeyh Elif Efendi (s.31).44).5 ebâdındaki 4 8 sayfahk risalede Nev'î'nin kıSaca tercüme-i hâünden bahsedildikten sonra (s. Ahmed Midhat Efendi (Alımed Remzi Efendi'nin kardeşi) (s.Bir çeşit şuarâ tezkiresi diyebileceğimiz bu eserde şâirler ölüm jnllanna göre sıralandırılmışlardır.3-12) 106 . Kalkandelenh Sabrî Bey (s. Bergamalı Cevdet Efendi (s. s. İstanbul 1948.42).35).39). Babanzâde Ahmed Naim (s.717'de eserin Ali Emîrî kütüphanesindeki nüshasının bir tanıtması mevcuttur. 15). 13). Ebu'l-Burhan Mehmed Celâleddîn Dede Efendi (s. İhsan Mahvi Bey (s.58).51). 18).34). Rızâ Saffet Bey (s.28). Yaşar Şâdî Bey (s. Cenah Şahâbeddîn Bey (s.56). Şeyh Ahmed Remzî Efendi (s. Şeyh Abdül Efendi (s. Şâir E ş r e f Efendi (s. ŞâirNevt ve Suriye Kasidesi "Edebiyat Tarihimizde Araştırmalar" serîsinin ilk kitabı olarak çıkan Fuzûlî'ye Dâir (İstanbul 1936) adh eseri bir yıl sonra Şâir Nevi ve Suriye Kasidesi tâkib et­ ti. Biyografiye Ait Eserler.29). Ömer Ferid Bey (s. Eserde yer alan şâirler -say­ fa sırasına göre. Mehmed Akif (s.54).şunlardır: B u r s a h E ş r e f P a ş a (s.46). Ahmed Tevfik Bey (Mehmed Emin Paşa'nın oğlu) (s. Sezâî Bey (s. 19).36). Abdülaziz Mecdi Efendi (s.55).8. Tokâdîzâde Şekib Bey (s. Elmalıh Mehmed Hamdî Efendi (s.30). Şeyh Ali Fakrî Efendi (s. Hüseyin Vassaf Bey (s. Millî Eğitim Basımevi. eüz. Eserin üzerindeki târih "6 Kânunievvel 1944"tür.26).5 X 13.45). Ah Emîrî Efendi (s.53).

san ve yeşil kartonla­ ra n k ' a (müellif hattı) ile yazılıp ortadan dikilmiş. Eserin başında Kâlâyî'nin Diyarbekirli Refî' (ölm.5 X 33. vr. Şerîf Sabrî'nin Ebû Sa'îd Efendi Kasidesi ve Şerhi B k . 107 .S.1582'de Sultan III. s. şahsiyeti ve dîvânından bahseden bir eser­ dir. Te'lif târihi belirtilmemiş. Mehmed Süreyya.53. Muallim Nâcî. Dîvân Edebiyatından Birkaç Parça ve İzahı. şeyhi Osman Salâhaddîn Efendi-zâde E b ü l .413. 6 Ekim 1949 . Sicill-i Osmânî.5 ebadında. Süleymâniye kütüphanesinde F. Şeyh Celâleddîn Efendi Merhum Tâhir'ül-Mevlevî'nin. FaÜn. 160162.4a'dan sonrası 1284 (1867) senelerinde taşbasması olarak tabedilen dîvânının incelenmesine ayrılmıştır. 12.149.Türkmen 89 nu­ marada kayıth bulunmaktadır. islam Yolu mecmuasında nr. Tercümelerim. 3. İstanbul 1 3 0 8 ( 1 8 9 0 ) . llâümel'ül-eş'âr. 1327 1821) hayâtı. Şerh-i Rubâiyât Tercümesi Bk. Şâir Refi'-i Kâlâyî^'^ Şâir Mehmed Emin Refî'-i Kâlâyî'nin^^" (ölm. Murad'ın büyük oğlu Şehzade Meh­ med için yapılan meşhur sünnet düğünü vasfında naz­ mettiği kaside şerh ve îzâh edilmiştir. 1123 = 1711) ve Adanah Surûrî ile hicivleşmeleri anlatıhr. 2 2 8 m. Esâmi. c.II. 8 yaprak.B u r h â n Mehmed Celâleddîn Dede Efen- 2 2 7 tç başlık "Şâir Refî-i Kâlâyî ve Dîvânı" şeklindedir.13 Zilhicce 1368'den itibaren hemen tamâmı tefrika hâlinde intişâr etmiştir. s. [İstanbul] 1269 (1857).

Şeyh Sadi'nin bir Sergüzeşti 'da Şeyh Sadî'nin Bostan Bütî dîdem Murassa'çü ez-'âc der Somenât der câhiliyet Menât beytiyle başlayan. Türk Şâirleri. Son Asır Türk Şâirleri. 108 . (İstanbul) c. s. Saâdeddin Nüzhet Ergun. "Somenat" macerasından bahs eden manzumesinin eski usullere göre şerhidir. Şeyh Şâmil'in Bk. 1327'de Asır matbaasında basılmıştır. aynı za­ manda Tâhir'ül-Mevlevî'nin hayâtı ve şahsiyetine dâir mühim ip uçları vermektedir. s. cüz. Daha önce Temâşâ gazetesinde şeyhi hakkında yaz­ dığı yazılara bâzı ilâveler yaparak 1326'da Mekteb-i Sanâyi'matbaasında bastırılmıştır.939-946. 1833-1835.13 Mayıs 1908) vefatı üzerine neşr ettiği (12 x 23) ebadında 48 saj^alık bir risaledir. (16 X 11) ebâdındaki 48 sayfalık eserin sonunda Sadî'den manzum olarak tercüme ettiği birkaç şiiri yer almaktadır. İstanbul 1940. Celâleddîn Dede'nin oğlu Abdülbâkî Efendiye takdim edilen eser. 10.di'nin=^29 (^jjj^ 3 Rebiülâhir 1326 . Tâhir'ül-Mevlevî'nin metin şerhine dâir yapmış olduğu ilk çalışma hüviyetini taşıyan bu eseri. Kafliasya Gazavâtı Mücâhidi Şeyh Şâmilin Gazavâtı Şükûfe-i Bahâristân Tâhir'ül-Mevlevî'nin gençhk yıllarının mahsûlü olan 229 İbnülemin Mahmud Kemal İnal.II.

4 Zil­ hicce 3 2 6 . sa­ yısından itibaren (18 Receb 1328 . Vehbi'nin Tannâne Kasidesi Târih-i Enbiyâ Bk. Molla Câmî'nin Bahaıistan 'ındaki T e d i n c i ravza''da adı geçen kırk şâirin tercüme-i halle­ rinden bahseder. Siyer-i Enbiyâ Târîh-i İslâm Sahâifınden MüelMün. Müsveddeler uzun bir müd­ det bekletildikten sonra bozulmuş ve çizilmiş olarak gönderilince Tâhir'ül-Mevlevî de neşrinden vaz geçmişti^^". 1899 3allarında bir talebesine Baharistan okuttuğu sırada hazırlamış. Beyânülhak mecmuasında-nr../ Tahririni tasavvur eylediğim târih-i mufassala medhal olabilecek kadar ma'lumâtı ihtiva eylediğinden kitap halinde neşri münâsib görüldü" deniliyor. ve Şerhi 109 . 2 0 x 15 ebâdındaki 88 sayfahk eser 1911 (1326) senesi başlarında Mekteb-i Sanayi' matbaasında (İstanbul) tabolunmuştur. 13. Yıllar sonra ilk hâhyle Beyânülhak mecmuasının 70.15 Kânunievvel 324'ten itibaren. Kitabın takdim kısmında: "/. baş tarafını Terakki mecmuasında neşrettikten sonra kitap hâlinde çıkartmak üzere "Encümen-i M a â r i f e göndermişti.eserlerindendir.12 Temmuz 1326) tef­ rika hâhnde neşr olunan eserin ash yangında zayi olmuş­ tur."Târih-i İs­ lam Sahâifinden" serlevhasıyla neşrettiği makalelerinin derlenmesinden meydana gelmiştir.. Tannâne Kasidesi Şerhi Bk.

Tayyare Kasidesi Şerhi Bk. Vehbî'nin Tayyare Kasidesi

ve Şerhi

Tedrisât'i Edebiyyeden Nazım ve Eşkâl-i Nazım Dârüşşafaka'da okuttuğu edebiyat derslerinde tale­ beye tutturduğu ders notlandır. 1911 senesi başlarında 13,5 X 19 ebadında 88 ve l l l ' e r sa>'fabk iki kısım hâbnde neşredildi (1. kısım Mehmed Bey matbaasında, 2. kısım ise Yeni Osmanlı matbaasında tabedilmiştir). Müellif, eserin baskısı yapılırken bir kısmım -nr. 9 1 , 1 Muharrem 1329 - 20 Kânunievvel, 1326'dan itibarenBeyânülhak mecmuasına dercetmiştir. 1. kısmın kapağında eserin münderecâtı şöyle hulâsa edilmiştir: "Nazım, bizde ve­ zin, vezn-i Türkî, aruzun keyfiyeti, tedvin ve intişârı, evzân-ı meşhûre ve tatbikatı, kafiye ve tafsilâtı, aksâm.-ı nazm, eşkâl-i nazm. ve her biri hakkında malumat ve mütâlaat ile bâzı üdebânın muhtasar terâcim-i ahvâli." Terceme-i Tefsîr-i Hüseynî Hüseyin Vâiz'in^^' Mevâhib-i Aliyye adh Farsça tefsirinin "Bakara" sûresinin sonuna kadar tercümesi­ dir. Tercümede eserin Hindistan baskısı esas alınmış idi^^^. Tâhir'ül-Mevlevî'nin eseri hangi yıllarda tercüme ettiğine ve eserin bugün ne vaziyette olduğuna dâir bir ip ucuna rastlayamadık. Tercümelerim B u eseri göremedik. Dîvânı

Tâhir'ül-Mevlevî

'nin

231 Hüseyin Dâgud Sebzdârî, sünnî ulemâdan olup, aynı zamanda Molla Câmî'nin mürididir. 232 Ali Şir Nevâî nâmına yazıldığından bu isim verilmiştir; Tefsîr-i lliiseynl de denir. 233 İslam Yolu, nr.64, 2 2 Aralık 1949.

110

b a ş ı n d a şöyle deniliyor: ''Tasavvufa dâir Molla Câmî'nin Şerh-i Rubâiyât ve Levâmi ' tisâleleriyle muhtesib Münâcât-ı Hazret-i Mevlânâ 'nın bir de Câm-ı Cihân-nümâ unvanlı risâle-i ârifânenîn tercümeleri­ dir." Teşebbüs-i Şahsi Tâhir'ül-Mevlevi'nin yazdığı yegâne romandır. Meşrûtiyetin ilânından sonra müşterek bir gazete çıkar­ maya teşebbüs eden -aralarında kendisinin de bulundu­ ğu- birkaç acemi gencin düştükleri gülünç halleri alaycı bir ifâde ile anlatır. Eserde geçen hâdiseler şahıs adları değiştirilmek suretiyle tamamen gerçek hayattan ahn­ mıştır. Mizahî romanın kahramanı "Neşâtî Efendi" as­ hnda Tâhir'ül-Mevlevî'yi, "Rehnümâ-yı Memleket" gaze­ tesi ise 1908'de çıkarma teşebbüsünde bulunduğu/^t'/jber-i Vatan gazetesini temsil etmektedir. Eserdeki "Neşâtî Efendi" tasvirleri müellifin kendi hakkında kul­ landığı ifâdeler olması cihetiyle bizim için ayrı bir değer taşımaktadır. Tâhir'ül-Mevlevî bu romanını 1908'de kaleme alarak kendisinin de yazı yazdığı mizah gazetelerinden birinde^^'* "Gazetecilik" ser-levhasıyla tefrika etmeye başlamış, ancak gazetenin kapanması sebebiyle devam ettirememişti. 1330'da 19 x 13 ebadında, 2 2 1 -t- [3] sayfa­ lık musavver^"'^ kitap hâhnde neşretmiştir.

234 Nekregû, nr.4, 27 Şa'ban 1326 - 10 Eylül 1324. 235 Cumhuriyet, n r . l 2 0 7 , 2 9 Aralık 1 9 4 8 ' d e çıkan bir mülakattan bu resimlerin ressam Hâlid Bey tarafından yapıldığını öğreniyoruz.

111

Türk Edebiyatı Tarihi Muhtırası Başlangıcından X I I I . asra kadar geçen devreyi içine alan muhtasar bir Türk edebiyatı târihidir. Süleymâniye kütüphanesinde F.S.Türkmen 121 numarada kayıth bu­ lunmaktadır. 2 1 X 13,5 ebadında, kırmızı bez sırth, mor mukavva kapakh, 266 + 73 varak. Müelhf bu eserim latin harfli iş­ lek bir yazı ile kahnca bir kareli deftere yazmış, 18 satır. İçindeki bâzı cümlelerden ashnda bu eserin Tâhir'ülMevlevî'nin talebesine okuttuğu ders notları olduğu an­ laşılmaktadır. BMnaEdehiyat Tarihimize Dâir Manzum Bir Muhtıra (İstanbul 1931) adlı meşhur manzum eseri­ nin nesir hâlindeki müsveddesi de diyebiliriz. Orhun â b i d e l e r i n d e n i t i b a r e n bütün s a h a l a r d a k i T ü r k edebiyatı mümessilleri, edebî akımlar, şâirler, naşirler, yer yer eserlerin içinden misaller de verilerek lasaca an­ latılmış. 2 8 6 . varaktan itibaren "Garbi Türk Lehçesine Ait Edebî Parçalar" başlığı altında manzum eserlerden seçilmiş parçalar yer almaktadır. Eserde bir târih kaydı­ na rastlayamıyoruz. {Vehbî'nin) Tannâne Kasidesi (ve Şerhi) Sünbül-zâde Vehbî'nin, Sultan I. Abdülhamid'in kendisi hakkında idam fermanı vermesi üzerine'^" afhnı t e ' m i n e t m e k için h a m i l e r i n i n ' t e l k i n i y l e yazıp hükümdara gönderdiği "Tannâne"^^** kasidesinin şerhi2 3 6 Eserin adı Tâhir'ül-Mevlevî'nin kendi hazırladığı bir listede "Vehbî'nin T a n n â n e Kasîdesi ve Şerhi" şeklinde geçmektedir. Kapaktaki ibare ise "Tannâne Kasîdesi" şeklindedir. Listedeki ismin fazlalıklarını parantez içinde belirtmeyi faydalı gördük. 237 B u hususta bk. Ömer Faruk Akün, "Sünbül-zâde Vehbî', İslâm Ansiklopedisi, c.XI, s.239. 2 3 8 Sünbül-zâde Vehbî, Dîvân. Bulak 1253, s. 12-17.

112

vr.'da bitirilmiş. Kağıtlar ortadan dikilmiş. 7 9 y a p r a k l ı k eserin tamâmı "Tannâne kasîdesi"ne aittir.dir. Süleymâniye kütüphanesinde F.5 ebadında. Kitabın dışındaki k a p a k vazifesini gören k a ğ ı t t a "Sünbül-zâde Vehbi'nin Tannâne ve Tayyare Kasideleri" ibaresi bulunmasına rağmen.S. Abdülhamid tarafından Kerîm Hân Zend nezdine ihtilâfı görüşmek üzere elçi gönderihşi ve daha sonra vukû'bulan hâdiseler anlatıl­ mıştır. vr. vr. 2-4. eski harflerle yazılmış. Vehbi'nin Tayyare Kasîdesi ve Şerhi Sünbül-zâde Vehbî'nin Rodos kadıhğı şurasında 1201 (1787) de Şahin Girayın îdâmma dâir^^^ I. "Tayyare kasîdesi" başka kağıtlara yazıhp aynca dikilmiştir.'larda Mehmed Zeki Pakahn'ın -daha o zaman basılmamış olan. 79 yaprak. Kasidenin be­ yitleri yeri geldikçe latin harfleri ile tesbit edilmiş. satır adedi 35 civarında değişiyor. Abdülhâmid'e 239 Akdes Nimet Kurat. 4. Pembe kağıtlara rik'a (müellif hattı) ile yazılmış.'ta "Tannâne kasîdesi" başbğı altında şerhe başlanmış ve 77. keh.vr.Türkmen 93 nu­ marada kayıthdır. Yüzyıllarda Karadeniz 113 . Eserin te'hf târihi beürtilmemiş. Son 3 varakta ise Sünbül-zâde'nin affından sonraki hayâtından bahsedihyor. s a n ambalaj kağıdı kaph. Her yaprağın yalnız bir yüzü kullanılmış. vr.'a kadar devam eden bir bö­ lümde Sünbül-zâde Vehbî'nin I. IV-KVIll."Târihî Tâbirler ve Istılahlar Ansiklopedisi"nden "sefâret-nâme" maddesi bu hususda bir bilgi vermek için iktibas edilmiş. 31. Eserin ilk yap­ rağında "Başlangıç" bölümü yer alıyor. meler ise şerh edilirken parantez içine -bu sefer. 7.'da "Tannâne Kasidesinin Tanzimi Sebebi" başbğı altında 7.5 X 12.

Bulak 1253. kağıtlar ortadan dikilmiş.'ya ka­ dar kasidenin şerhi yer alıyor. 241 Ciltlerin üzerinde eserin belli bir ismi yoktur Başlığı Kemal Edib Kürkçüoglu'nun listesinden aldık. Veliyüddin Oğlu Ahmed Paşa Divanının Nesre Çevrilişi Müellifin. 114 . Ankara 1972. 34 va­ rak. Burada Sünbül-zâde Vehbî'nin Adanalı Surûrî ile Eski Zağra'da geçen maceralarından bahsedilmiştir. "Tannâne kasidesi"nin dış kapağındaki ibareye göre her iki eser de bir arada mütâlâa edilmeliydi. sarı renkteki kağıtlara rik'a (müellif hattı) ile yazılmış. 17-21.sunduğu "Tayyare'^''" a d h k a s i d e n i n şerhidir. kırmızı karton kapaklı.Türkmen 94 numara­ da kayıtlıdır. şerh edilecek kehmeler parantez içine alınmış. a. Eserin te'lif târihi behrtilmemiş.5 X 12. Her yaprağın yalnız bir yüzleri kullanılmış. muteber birkaç nüshasını karşılaştırarak te'sis ettiği Ahmed Paşa (? . 31. Kasidenin beyitleri yeri geldikçe latin harfleriyle tesbit edilmiş. 29'dan itibaren "Zeyl" baş­ hğı altında 6 yaprak devam eden bir kısım var.'tan itibaren 29. Süleymâniye kütüphanesinde F. Süleymâniye kütüphanesinde Kuzeyindeki Türk Kavimleri ve Devletieri. vr. 240 Sünbül-zâdeVehbî.1497) Dîvân 'ının beyit beyit nesre çevrilmiş hâlidir. Eserin ilk yapraklarında "Tayyare k a s i d e s i " h a k k ı n d a bilgi v e r i l m i ş ve devamında ilgih kaynaklardan Şahin Giray hakkındaki malumat aynen aktarılmış. Fakat hem muhteva ayrıhkları hem de ayn ayrı defterlere yazılmış olmaları göz önünde tutularak müstakil başlıklar altın­ da tanıtma yoluna gidildi. Satır adedi 35 civarında deği­ şiyor.flîudn.5 ebadında. 5.S.

Yahya Bey'in Şehzade Mustafa Mersiyesi ve Şerhi B k Divân Edebiyatından Birkaç Parça ve İzahı.yazılmış bir mek­ tuptan 1946 senesi sonlarında eserin basılmak üzere matbaaya gönderildiği.S. Belli bir satır adedi ve te'lif târihi yoktur. Eser müsvedde hâhnde bulunduğundan hattı (rik'a) ve tertibi son derece karışıktır. biri 75 diğeri 1 1 5 + 1 6 varak ol­ mak üzere iki cilttir. Türkmen 85 ve 86 numaralarda kayıtlı bulunmak­ tadır. sol tarafta ise her beytin hizasına gelen satırda manzumenin düz yazıya çevrilmiş hâli bulunmaktadır. yeşil kağıtla kap­ lanmış mukavva kapakh. Tâhir'ül-Mevlevî'nin evrakı arasında çıkan "Türkiye yayınevi" sekreterine -adı verilmiyor. İbareler önce beyaz kağıtlara yazı­ hp daha sonra kahn ve kahverengi ambalaj kağıtlarına yapıştırılmış. siyah bez sırth.F. sonradan müellif ile yayınevi arasında meydana gelen bir anlaşmazbk sebebiyle bas­ kıdan vazgeçildiği anlaşılmaktadır. İkinci cildin 115. varağından itibaren ''Ahmed Paşa'nın Arabi ve Fârisî Şiirleri" başlığı altında 16 varakhk ayrı bir bölüm bulunmaktadır. 115 . Her sayfanın sağ tarafında Ahmed Pa­ şa'nın manzumelerinin metni. Aynı mektupta dîvânın te'sîsi sırasında dört mühim nüshadan istifâde edildiği ifâde edilmektedir. 34 X 24 ebadında.

.

Eser ve Kurum Adlan) Abdullah (meşihat müsteşarı) 28 Abdullah b. Sultan 1. Molla Zeyneddîn el-Acemîyü'lNahcuvânî 91 Ahmed Midhat Efendi (Remzî Dede'nin kardeşi) 106 Ahmed Paşa 114. Cahş b. Abdullah elŞekevî 86 Abdül Efendi. 24. 77 Ahî Ahmed Şâh 88 Ahî Ahmed Şâh Kazzâz 88 Ahî Çoban 88 Ahî Emir Ahmed Bayburdî 89 Ahî Muhammed Dîvâne 88 Ahî Muhammed Seyyîd Abâdî 88 Ahî Mûsâ-yı Akşehrî 88 Ahî Nâtur 89 Ahî Şeyh Hacı b. 113 Abdülhamid b. Aksekili 33 Ahmedîye karakolu 41 Ahmed Mantıkî b. Mesnevî-hân 31. 47 Afîfe Şefîka Hanım 5.14 Ahmed Fakih 89 Ahmed Hamdî. 40 Ahmed Denderâvî 12 Ahmed Efendi (ihtisab kâtibi) 2 Ahmed Efendi. 24 Abdülhalim Çelebi 35 Abdülhamid. 36. 117 .İNDEKS (Şahıs. Reyyâb el-Esedî 65 Abdullah Cevdet 33 Abdullah Işıklar 96. el-Merhûm Tûtî Ali Şâhî el-Itlânî 102 Ahi-zâde Hüseyin 101 Ahmedîye 5 Ahmed Celâleddîn Dede Efendi 24.115 Ahmed Paşa Divam'mn Nesre Çevrilişi 61 Ahmed Râsim 27 Ahmed Remzî Dede 13. 104 Abdullah Sert 6 2 Ahdurrahman 14 Abdurrahman Han 77 Abdülaziz (kitapçı) 41 Abdülaziz . 41 Abdülbâki Dede 3 2 Abdülbâkî Efendi 108 Abdülbâki Gölpmarh 17. Sultan I. 37. Şeyh 106 Abdülaziz Mecdî 106 Abdülkâdir Karahan 75 Abdülmecid Han 2 Abdürreşid İbrahim Efendi 77 Adalet HammVIII Abuk Ahmed 30 Afîfe Gülistan Hanım 3. 112. Karahisarlı. 37 Ahmed el-İdris 12 Ahmed er-Rufa'î 12.11 Agâh Sırrı Levend 26.

63. Şeyh 90 Bahâr-ı Dâniş 83 Bakî 50. Emin Paşa'mn oğlu) 106 Ahmed Zeynî Dahlân 103 Akdes Nimet Kurat 113 Alâeddîn-i Amasyavî Veled-i Bayram 88 Alâeddîn-i Erzincânî 88 Alâeddîn-i Kırşehrî 88 Alâeddîn-i Siryânus 88 Alî Satış Komisyonu 30 Ali b. 7 Babanzâde Ahmed Naim 106 Baba Tâhir . 50. 92 Avâmil Şerhi Adalı 7 Ayasofya camii 31 Ayasofya Medresesi 25 Aydınhk basımevi 63 Aynüddevle 89 Aziz efendi 44 Bâb-ı Seraskerî 6. 105. 94 Ahmed Şîrânî 5 Ahmed Tevfik Bey (M. 104. 64. 44. 98 ve Şâir Bayezid camii 8 Bedi N. 106 Ali Fakri Efendi.. Müftü 42. Şeyh 106 Ali İifet Bey. 104. 33 Ali Nihad Tarlan 79 Ali Polad 89 Ali Reşad 7 Ali Rızâ 41 Ali Rızâ Ef. Mâlûmâtcı 19. 97. Şihâbeddîn el-Hemedânî 101 Ali Çetinkaya 42 Ali Ekrem Bolayır 26. İskilipli 29. 44 Ali Seydî 7 Ali Şir Nevâî 110 Amuzgâr-ı Ariflerin Fârisî Menkıbeleri 61 87 Zâti 62 AtâuUah Efendi 13 Ateş-bâz-ı Velî Şâh Muhammed Hadim 88 Atıf 33 Atıf Efendi.106 Ahmed Said matb. 73 Ali Emîri Efendi 105. 69 Bâkî'ye Dâir 48. 69 Bâkî'nin Sünbül Kasidesi ve Şerhi 63. 49. Gencarap 58. Ali Emîri kütüphanesi 80. Şehsuvaroğlu 13 Bedr Kemâl Horsaf89 Bedreddîn-i Ma'denî 89 Bedreddin Neccâr 90 Bedreddîn-i Tebrizî 89 Bedreddin Yavaş-i Nakkaş 90 Belleten 64 Aşık Çelebi 62 A^ık Çelebi 118 Tezkiresi Bergamah Cevdet Efendi 106 . 79 Bâkî'nin Kanunî Mersiyesi ve Şerhi 63. 42. 63 Bârikatü's-suyûfi'd-Dâğıstâniyye fı ba'zı gazavâti'ş-Şâmiliyye 85 Battal Gâzî 5 Arab Nuyin 89 Asâr-ı İlmîye Kütüphanesi 75 Asır Matbaası 108 Asr-ı Saadette manlığın Hizmetleri Müslü­ Medeniyete 62. 106 Ali Kemal 27. 22 Bahar İstan 109 Bahâ (şâir) 3 Bahâeddîn-i Bahri .35. 48.106. 80. 105.

78. 66 Dârülhilâfe medreseleri 25. 81. Ebulûlâ Mardin 7 Ebûsaid Efendi 102 Ebû Mugîs el-Huseyn b. 115 Dîvân-ı Dîvân-ı Dlvân-ı Hafız 9 Sabrî Şâkir 102 Tâhir'ül-Mevlevî 14. 75 Öâire-i Meşîhat-i İslâmîye 28 Dâiretul-ma'ârifl Bilmen basımevi 99 Burhân-ı Terakki 20. 31. 74. XXII. 24 Bursalı Gazâlî bk. 71. 96. 59 Cemiyet-i İlmîye-i İslâmîye 22 Cemiyet-i Müderrisin 29. 81 Cemsin Frîzer 82 Cenab Şahâbeddîn 106 Cengiz 65 Cengiz Ccrîdc-i ve. Büyüklerimizden Bâzı Zevat 64 Cafer Çelebi 64 Cârn-ı Cihân-nümâ 111 Câm-ı Cihân-nümâ Tercümesi 65 Darülfünun 34. Molla Câmî. Câmî bk.58 Celâleddîn Karatâyî 89 Cemal Parlakışık 97 Cemâl Elendi (neyzen başı) 14 Cemâl Efendi matbaası 17 Cemâleddîn-i Kamerî 90 Cemâleddin 54 Cemâleddîn Server arşivi 41 Cemâleddin Server Revnakoğlu 40. 69. Yüzyıllarda Karadeniz Kuzeyindeki Türk Kavimleri ve Devletleri 117 65. 34.110 Dâvud Paşa mektebi 8 Defter-hâne 45 Dest-âvîz-i FârİNİ-hânân 21. 80 Cemiyet-i Tedrisîye-i İslâmîye 45. 23. 67. 81. 58 Bilgi Yurdu 50. 71 Dîvânçe-i 70. 52. 53. 111 Dlvân-ı Tâhir'ül-Mevlevî Fârisî-i Tâhir (2) 66. 26. 68 69. 14. 107. 78. Gazâlî. Hülâgû İlmîye Mezâlimi 26.21.71 Dîvânçe-i Tâhir 20. 38 66 (Neâim) 99 Dîvân (Sünbül-zâde Vehbî) 112 Divân (Ahmed Paşa) 114 Dîvân Dîvân Edebiyatından Birkaç Parça ve İzahı 63.Beyânülhak 3. 34.101.16. 57. 110 Beynelmilel Müsteşrikler Kongresi. Celâleddîn Efendi. 51. Şeyh 12. 90. 15. 66 Cevdet Nasuhî 33 Cevrî İbrahim Çelebi 17 Cumhuriyet 4 1 . 68. 42. 48.109. 69 Din Mazlumları 42 TV-XVIU. 49. 20.111 Çelebi Bedreddîn 89 Çelebi Celâleddîn Feridun b. 69 Sipehsâlâr 89 Çelebi Polad Beg 90 Çığır 50. Mansur el-Beyzavî 80 119 . 45. 62 Dârüşşafaka 24. 86. 22.

48. 79.76. 99. 5 Es'ad Dede .106 Encümen-i Maârif 109 Enderim Kitabevi 74 Envârül-âşıkln. 33. 64. 92 Es'ad-nâme 4. 37. 83. 68. Türkmen kütüpha­ nesi 8. 74. Esâmi 107 Edebiyat Fakültesi 71 Edebiyat Edebiyat Edebiyat Edebiyat Eşref Paşa 106 Evhededdîn Çelebi 89 Evkâf-ı Hümâyun Nezâretinin Târihçe-i Teşkilatı ve Nüzzânn Tercüme-i ahvâli 26 74. Söz Sanatı Terimleri Sözlüğü 75 Efgan Emiri Ahdurrahman Han 27. 103. 78 Fuzûlî'ye Dâir 48. 24. 93 Fatih medresesi 31.hân . 94 Fethi S. 107 Fatma 'Alive Hamm 3. 78 Fuzûlî 'nin Şikâyet-nâmesi ve Şerhi 69. 73. 73. 8. 4 Fatma Vedı'atullah 47 Ferid Kam 32. 4. 91.Ebû Zerrilgıfârî 65 Edebi Mektuplar Istılahları Kaideleri Kamunu Lügati 72 49. 102. 100. 35. 40.41. Bir Muhtıra 76. 93. 71. Bursah 64 . 65. Mesnevî. 50. 36. 58. 93 120 Galata Mevlevî-hânesi 24. 78. 7. 74 75 20. 90 Ekmele<ldîn Tabîb 89 Elif Efendi 106 Elmalıh . Mehmed Hamdî 106 Emin Beg Âb-germî 90 Emine Emsal Hamm 1. 75 Edebiyat Lügati Komisyonu 73 Edebiyat Sözlüğündeki Uydurma Tâbirler 75 Edebiyat Tarihimize Dâir Manzum. 37. 47. 13 Esad Ekicigil 56.101. Şevh Gahb Gazâlî. 77 Eflâkî Ahmed Dede 87.112.104. 113 Frenk Mukallidhği Futuhât-ı İslâmîye Futuhât-ı Mekkîye 42. 112 Edebiyat ve. 68 Fuzûli'nin Bağdat Kasîdesi ve Şerhi 69. 49 Fethi Sezâî Türkmen 67. 36. 44 27 15 Fuzûh 48.72.100. 9. 63. 36. 59 Gâlib bk. Mehmed 4. 88. 31. Deh Birader. 12. 38. 75. 48. 58 Emir 'Ahm Çelebi 89 Emir Alâmeddîn Kayser 89 Emir Bedreddhin Yahya 89 Emir Bedreddîn Gevhertaş 89 Emsile 5 Evkaf-ı İslâmiyye matbaası 31 Fahreddîn-i Âb-germî 89 Fahreddîn-i Dîv-dest 89 Fahreddîn Lala 89 Fahreddîn-i Sivâsî 89 Fahrunnisâ 89 Fâtımâ Hâtûn 89 Fâtih camii 7.84. 7. 76 Edebiyat Komisyonu 27 73.12.107.

el-Erett 65 Habîb Efendi 2 Habib Fakîh-i Akşehrî 89 Haccâc-ı Nessâc 90 Hâcegî 90 Hâce Mamereddîn Nâib 89 Hâce Mecdeddîn Atabeg 89 Hâce Mecdeddîn-i Merâgî 89 Hâce Şerefeddîn Semerkandî 89 Hacu Emîre 89 Hâfız 8.11. 104 İbni Kemal'in Yavuz Hak­ kındaki Mersiyesi 84 İbnülemin Mahmud Kemal İnal 2. 3.108 İbrahim er-Reşîd 12 121 . 20.Gehvâreger 90 Gerâ Hâtûn 89 Germiyanlı Şeyhî ve Hâr­ nâmesi 79 Girây-i Büzürg 89 Gumaç Hâtûn 89 Güftî tezkiresi 77 Gülhâne Askerî Rüşdivesi 5. 44 Hakkı Süha Sezgin 50 HâhdBey (ressam) 111 Hâlid Dede . 70. Karamanlı (semâzen başı) 13 Hahi Açıkgöz 71 Halil Can 13 HaUl Nihad Boztepe 45 Hallâc-ı Mansûr'a Dâir 80 Hamdî Efendi bk. 16. 47. Elmalılı Hâmûşân 1. 6 Gülistan 103 Günay Kut (A]pay)'64 Gürcü Hâtûn 89 Güven basımevi 95 Habbâb b. S \ Hind Masalları 83 Hind'in Moğol Hükümdar­ ları ve Nâdir Şah 82 Hitabet Dersleri 83. 7. 26. 9. 58 Hamza-i Nâyî 89 Hârâbat mukaddimesi 77 Harem-i Şerîf 12 Harnâme 79 Hasan Paşa medresesi 34 Hasib Barış VIII Hâtimet'ül-eş'âr 107 Hayrî Efendi 25 Hayrullah Tâceddîn-i Üskükârî 60 Hazret-i Peygamberin Hayatim Hazret-i Peygamber ve Zamanım Hekimbaşı Ömer Efendi mekteb-i ibtidâîsi 4 Hicaz ve Taşra Masası 21 Hikmet. (maarif vekili) 49 Hilye-i Çâr-yâr-ı Güzin 17 Hind İhtilâli 2 1 . 8 Hâfiz Hasan Efendi 4 Hâfiz Hayrî Efendi 8 Hâfiz Kemal 19 Hak 23 Hâkimiyet-i Millîye 42. 106 Hz. 14.13. 86. 24. 7. 104. 37 Hafız Dîvânı 7. Peygamber'in Hayâtı . 6. 84 Hoca-zâde Mes'ud 101 Hoşlikâ-yı Konevî 89 Hulâsatü'l-eser 91 Huzur Dersleri 7 Hülâgû 65 Hümâyunnâme 79 Hürrem Sultan camii 4 Hüsâmeddîn Begî 89 Hüseyin Dâgud Sebzdârî 110 Hüseyin Vaiz 110 Hüseyin Vassaf Bey 4.

75. 104 İskender Çelebi 79 İslam Askerine 85 İslam Târihinden Bâzı Vak'alar 85 İslam Yolu 55. 108 Kaili Bilinen Fıkralar 86 Kaluyan 89 Kameri Aylara Dâir Malûmat 86 Kâmil Miras 98 Karabet 17 Kasımpaşa mevlevî-hânesi 24. 76. 66. 73. 41. 66. Kaya Nûrî 66 Kemal Edib Kürkçüoğlu 48.103. 54 ilmiye Salnamesi 26 İmâdeddin Veled-i Kurdî 89 İmâdullah el-Hindî 12 İmam Pendî Efendi 91 İmam ve Hatip Mektebi 38. 80. 110 İslâm Ansiklopedisi 112 İslâmın Nuru 55. 40 İstanbul tJniversitesi Kütüphanesi 17.ibrahim Kutluk 71 İbrahim Paşa medresesi 80 İbtidâ-yı dâhil medresesi 28. 83 İmlâ Komisyonu 27 İnanç Şücâeddîn Beg 89 İnâyetuUah 83 İnsanlığın Büyük Önderi Resul-i A'zam Hz. 87. 70. 93. 38.104. 29 İctihad 33 İhsan Mahvî Bey 106 îhtiyâreddîn Fakih 89 tkhal 27. 30 İlahiyat Fakültesi 39.38 . 122 71. hattat) 24 İstanbul Kütüphaneleri Tarih • Coğrafya Yazmaları Katalogları 52. Sırâceddîn 89 Kadı îzzeddîn-i Sivâsî 89 Kadı Kürd-i Konevî 89 Kadı Necmeddîn Taştî 89 Kadı Sırâceddîn Urmevî 89 Kâfiye Hanım 48 Kafkasya Mücâhidi Şeyh Şâmil'in Gazavâtı 85. 68. 97 İsmail Nevvâb 12 İsmet Bey (şâir. Muhammcd'in Hal Tercü­ mesi 35. 38. 96. 82 İkdam 19. 45. 114 Kemal Paşa-zâde 84 Kemâl-i Kavval 89 Kemâl-iMu'arref89 Kemâleddîn Kâbî 89 Kemâleddîn-i Tebrizî elHâdim 90 Kerîm Hân Zend 113 Kerime Hâtûn binti Şeyh Muhammed Hadım 89 Kerîmeddin Veled-i Begtimur 89 Kırkmerdiven mezarhğı 2 Kimya Hâtûn 90 Kira Hâtûn 89 . 39. 106 İstanbul Müftülüğü 36. 69. 96 İktisad Hey'eti 28. 78 İstiklal Mahkemesi 37. 78.105.47. 48. 92 t'tisam 62 İttihad ve Terakki 22 İttihâd-ı Mevlevîye Komitesi 19 İzzeddîn Köse 90 Kadı İmâdeddîn b. 56.107. 74.

106. 81. 48. Filipeli 7 Mehmed Reşad . 1 2 . 2 9 . Mecdeddîn Cendî 90 Mecdeddîn Veled.Konferans Kudemâ-yı 84 Mevlevîye 87 Kubad Çavuş 54 Kuleli Askeri Lisesi 46. 13.26. 85. 3 3 . 48 Mantıkî 91 Mantıkî ve Bir Hezeliyesi Manzûmc-i Mi'râc 17 91 Malbaa-i Amidî 86. 10. 11 Mehmed Zeki Pakahn 24. 31. 3. 16. 93 Matbaa-i Amire 31 Matbaa-i Osmaniye 31 Matbuat Alemindeki Hayâtım 9. 8 . 84. 47. 56 Mahfd 5 . 33. 55 Uvâmı 111 Levâmi'Tercümesi 91 Lügat Eincümeni 26 Lutfi Çelebi 96 Ma'lûmât 19 Maârif nezâreti 16. 39. 16. 90 Kurun 15. 27. 98 Mahir îz 39. 97. 75. Sultan 19 Mehmed Süreyya 2.27. 1 1 . 86. İstanbul Müftijsü 38. 52. 13.91. 108 Mehmed Efendi (Mustafa Saffet B.92. 81. 106 Mehmed Bey matbaası 110 Mehmed Celâleddîn Dede 11. 35. 107 Mehmed Tâhir 7 Mehmed Tâhir Efendi (hattat) 2. 34 Mehmed . 44. 55.i Çâğâ 90 Mecîdüddevle Ali Muhammed Han 82 Meclis-i Meşâyih 38 MccmiM'i Eş'âr 6 . Sultan IV. 102 Mehmed Akif 22. 55 Mahmud Celâleddin Efendi (hattat) 2 Mahmûd-ı Sâhibkıran 90 Mahmûd-ı Veledi Neccar 90 Mahmude Hâtûn 90 Mahmudiye mektebi 8 Maltepe Askerî Lisesi 45. 113 Mekteb 10. 26. 3 1 . 31.13 123 . 3 6 . 25. 66. 3 9 . 38.16 Mecmua-i Medâyih-i Hazret-i Mevlânâ 17. 96 Mazhar 46 Mecdeddîn-i Aksarâyî 90 Medreset'ül-hattâtîn 17 Medresetii'l-irşad 31. 1 1 . 19 Medâris-i İslâmiyye Talebesine Târih Hulâsaları 93 Medrese 5 Kutbeddîn-i Şîrâzî 89 Kuvâ-yı MiUîye 29 KülUyât-ı Ziyâ Paşa 100 Lâleli camii 36. 40 Mehmed İzzet 7 Mehmed Nûrî Şemseddîn Efendi 2 Mehmed Paşa medreseleri 25 Mehmed Râsim Efendi. 49. 6 6 .'in amcası) 11 Mehmed Emin Paşa 106 Mehmed Fehmî. 86. 9 . 19. 21. 46. 34. 3 7 . 62. 103 Medresetü'l-kuzât 28. 49. 65. 51 Kur'an ve Magz-ı 50 Kur'an 15. 77. 4 1 . 18. 34. 32.

13.58.55. 71. 38. Sultan III. 106 Mir'at'ül-akâid 96 Mir'at-i Hazret-i Mevlânâ 15. M. 95. Mehmed Şâkir 80 Mustafa Reşid Ağa 2 Mustafa Sabri Efendi 29 Mustafa Saffet Bey 2. Umeyr 65 Musavver Terakki 61 Mîisâ Kâzım Efendi 25 Mûsikî Mektebi 52 Mustafa Efendi 4 . 93. 56. 87. 16. Sultan IV. 6. 101 Molla Câmî 19.97 Mesnevi Dersleri 36. 108. 44 Millet kütüphanesi 63. 98 Müslümanlıkta İbadet Tarihi 98 Midhat Rebiî 22. 110.95. 111 Mu'cemü'l-mathuâti'lArabîye ve'l-muarrebe 36. 94. 88. 107 Muammer Ülker VIII Muhammediye 5 Mevlânâ 13. 9.Mekteb-i Sanâyi'i matbaası 21. 12.h-i Yazmalar Katalogu 17 Mevlânâ'dan Sonra Mevlevîlik 24 Mezâkü'l-ervâh fi Şa'şa'ati's-sdâh 86 Muhammed el-Muhibbî 91 Muhammed Şah 82 Muhammed Şahin 55. 102 Mus'ab b. 8. 96 Mirza 'Abdül'azîm Hân Garakânî103 Mişkâtü'l-envâr 80 Menşe'-i Küttâb-ı Askerî 6 Merkez Efendi mezarlığı 2 Mesnevi 5. 57. 107 Murad . Müze.37. 11 Münâcât-ı Hazret-i Mevlânâ 97 Müslim 32 Müslümanlığın Medeniyete Hizmetleri 25. 95 Mcşâiruş:şuarâ 63 Mevâhib'-i Aliyye 110 104 Mu'iddîn Süleyman Pervane 89 Muallim Nâcî 91.97 124 . 67. 31. 96 MesnevVnin Eski ve Yeni Muterizleri 56. 15 Mustafa Nuri b. 93. 54. 35. 37. 77. Mole. 27 Mihran (kitapçı) 41. 109. 62. 96 Mevlânâ Bedreddîn-i Şang-i Müneccim 89 Mevlânâ Efsâhüddîn Mu'îd 89 Mevlânâ. 95 MesnevVnin Tenkidini Beyenmeyene Cevap 56. 68. 4. 95 MesrıevVnin Yeni Muterizine ikinci Cevap 56. 95 Muhammed Tâhir el-Karâhî 85 Murad . 109 Melike Hâtûn 90 Menâkıhü'l-ârifîn 81 Menâkıh'ül-ârifîn'de Münderic "Makâlât-ı Şemfs-i TebrIzî'den On Faslın Tercümesi 93 MUlî Eğitim Basımevi 105. 95 Mesnevi Şeriri 96 Mesnevi Takrirleri 93 MesnevVnin Tenkidi 55.16. 96.

39 Osmanlı Müellifleri 7. Asrın Yansına Kadar Garp Edebiyat Tarihine Dâir Manzum Bir Muhtıra 100 O. 67 Nazif Surûrî 19. 83 Portakal oğlu 41 Râgıb Paşa kütüphanesi 52. 90. 55.108 Sabrî 102 125 .18.19. Nâyî 16 Osmanlı Devletinde idam Edilen İki Şeyhülislam 101 Osman Ergin 6.102 Nâmık Kemal'in Şiirleri 100 Nâsıheddîn-i Sebbâg 90 Nâsıreddîn-i Tîzbâzârî 90 Nâsırüddîn Şah 82 Nâsırülmülk Ebulkâsım 82 Nazım ve Eşkâl-i Nazım bk. 57 Revue du Monde Musulman 34 Rızâ Dede 96 Rızâ Saffet Bey 106 Risâle-i Fütüvvetiyye 101 Risâle-i Fütüvvetiyye Tercümesi 101 Rûmî 64 Rusûhî Bay kara 59 Rüsumat Emâneti 17 Sa'dî Bey 92 Saâdeddin Nüzhet Ergun 11. Tedrisât Nâzıme Sultan binti Abdülaziz Han 1.111 Rehnümâ-yı Füyûzât 20.Nâdir Şah 82 Nâmık Kemal 99. 25. 33.76 Refî'-i Kâlâyî 107 Rehber-i Vatan 21. 107 Osmanlı Şâirleri 91 Osmanlı Târih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü 24 Ömer Faruk Akün. 63. 24. 78. 22.111 Nekregû ile Pişekâr 22 NeVî 79 Nezahet Türkmen VIII Niyazi Erenbilge 51. VIII. 41 Pend-i Attar 5. 28 Osman Dede. 24. 86 Nûreddîn Veled Cica 89 Nuruosmâniye kütüphanesi 64 19. Prof VII. Burian 75 Orhan Şâik Gökyay 64 Orman ve Maâdin ve Ziraat nezâret 61 Orman ve Ziraat Nezâreti 20. 17 Osman Nûrî Bey 27. 100. 6. 16. 22 Necdet İşli arşivi 3 Necip Fâzıl Kısakürek 42 Netmeddîn Dizdar 89 Nedim 99 Nedim'in köşk Kasidesi ve Nâmık Kemal ile Ziya Paşa'mn Naziresi 99 Nefî 68 Nefî'nin "Hotin Kasidesi" ve Şerhi 101 Nefahâtü'l-üns Nekregû 22. 50. 22 Reşid Mazhar Ayda 54.14. 82 Osman Salâhaddîn Dede 11. 4.66 Resimli Gazete 17. 9 Pervane Oğulları 89 Peyâm-ı Sabah 32. 20. 112 Ömer Ferid Bey 106 Ömer Rızâ Doğrul 33.

113. 98. Sultan III. 70 6. 47 Sebm .93.Sabrî Bey.83-88. 79. 67 Samatyab Hafız Ahmed Efendi dest-gâhı 96 Sarf Komisyonu 27 Sâymeddîn Mukrî 90 Scbîlürreşad 23 Süleymâniye camii 54. KalkandelenH 52.24.109 Peygamberi 80. 11.106 Sabrî'nin Ebûsaid Efendi Vasfındaki Kasîdesi 69. 112. 102 Sâdl-i Şîrâzî'ye Dâir 103 Saint Joseph Lisesi 52 Salâhaddîn-i Maletî 90 Salâheddîn-i Edîb 90 Salnâme-i Nezâret-i Maârifi Umûmiye 20. 78 Sırn Abdülbâkî Dede 16 Sîretü'n-nehevıye ve'lAsârü'l-Muhammedîye 103 Sicill-i Osmânî 2. 15. 63.99. 104. 70 Sultanahmed medresesi 25 Sultan Rukneddîn 90 Sultan Veled 87 Surûrî 107.20. 101-104. 6. 103 Soğukkuyu medresesi 25 Son Asır Türk Son Hattatlar Şâirleri 2.108 Su'üd'ül-Mevlevî 34. 67. 85. 113. 106 Şâir Refı'-i Kâlâyî 107 Şapka risalesi bk. 68. 56. 65. 71. 86 Sep. 114 Sünbül Efendi camii 58 Sünbül-zâde Vehbî 112. 71 Süleyman Nazif 100 126 Şecâeddîn-i Hanâkî 90 Şemseddîn 8 Şemseddîn-i Attar 90 Şemseddîn-i Maletî 90 Şemseddîn-i Mardinî 90 Şemseddîn-i Muallim 90 Şer'iyye ve Evkaf Vekâleti 81 Şerâfeddîn Yaltkaya 19 Şeref Hâtûn binti Sultan Veled 90 Şerefeddîn-i Kayseri 90 Şerefeddîn Osman Gûyende 90 Şerh-i Şerh-i Şerif Rubâiyât Rubâiyât 111 Tercümesi 107 Sabrî'nin Ebû Saİd Efendi Kasidesi ve Şerhi 107 Şeyhî 79 . 23. 58.107. 23 Sezâî Bey 106 Sırâtımustakîm 22.72. 56 Süleymâniye Kütüphanesi 45. 55. Frenk Mukallidliği Şarkiyat Mecmuası 101 Sebilürreşad Kütüphanesi 65.107 Sirâceddîn-i Mesnevî-hân 90 Sirâceddîn-i Tafarî 90 Siyer-i Siyer-i Enbiyâl03. 114 Şah Abdurrahman 90 Şahâbeddîn Süleyman 23 Şahin Giray 113 Şâir Ali İffet 104 Şâir Anıtları 105 Şâir Eşref 106 Şâir Nevi ve Suriye Kasi­ desi 48. 53. 114 Suûd'ül-Mevle^â 41. 91.ne-i Evliya 7.

Teâlî-İslâm cemiyeti 29. 39 Mûsikisi 86 Târihi Tâbirler Istılahlar Ansiklopedisi 113 Taşhcalı Yahya'nın Şehzade Mustafa Mersiyesi 69 Tayyare Kasidesi Şerhi 110 19 Türk Okutma Kurumu 53 Türkiye'de Siyâsi Partiler 29 Türk Şâirleri 11. Şahsi 21. 80 Tecrîd-i Sarih 47 Tedkîkât-ı Lisâniye Hey'eti 26 Tedkik-i Müellefât-ı Osmânî heyet 33 104. 107. 17. 32. Türk Dil Kurumu 75 .43. 96 Tâhir Saffet 22 Tahran Meclis matbaası 103 Tahsin Yazıcı 87 Tal'at Onan 72 Tannâne Târîh-i Kasîdesi İslâm Şerhi 109 111 Teşebhüs-i Tetimme Medresesi 25 Tevhîd-i Mubâyehât Komisyonu 27 Tezkire-i Rızâ 91 Ticâret ve Ziraat nezâreti 30 Tokâdî-zâde Şekib Bey 106 Topçu San Mûsâ mescidi 4 Tuman Beg 89 Türk Türk Dili 64 Dilinde Gelişme vc Sadeleşme Evreleri 26 Tarihi 77 Tarihi 112 Târihi Antolojisi 6. 79 Şeyh Sadî'nin 99. 79 Türk Edebiyatı Türk Edebiyatı Muhtırası Türkiye Türk Maârif 55. 33. 75 Târih-i Enbiyâ 109 Târih-i Osmânî Encümeni Mecmuası 84 Târihe Mal Olmuş Fıkralar Türkiyat Enstitüsü 34 25. 50. 42. 91. 64. Tank Zafer Tunaya 29 Sahâifînden 109 Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü 35. 81 Üsküdar Atik Valide medresesi 25 Üsküdar mevlevî-hânesi 13. 107 bir Sergüzeşti Tedrîsât-ı Edebîyeden Na­ zım ve Eşkâl-i Nazım Şeyh Gâlib 23. Dağıstanlı Sej^id 41 Tâhir Dede Kütüphanesi 16. 50.Şeyh Celâleddîn Efendi Merhum 19.110 Tefsîr-i Hüseynî 110 Temâşâ 108 Terakki 109 Terceme-i Tefsîr-i Hüseyni 108 Şihâbeddîn Gûyende 90 Şinâsi Akbatu 40 Şûrâ-yı Devlet 19 Şükûfe-i Bahâristân 109 110 Tercümelerim 65. 24. 127 . 14. 111 Tâceddîn Mu'tez el-Horasânî 89 Tâceddîn-i Mutasaddık 90 Tâhir .108 Türkiye yayınevi 115 Ulu Arif Çelebi 87 Üniversite kütüphanesi 67.

79 Zekeriyyâ-yı Tokâdî 90 Zeki Velidi Togan 58 Zeyneddîn 'Abdülmü'min Tokâdî 90 Ziraat Nezâreti 29 Ziyâ Paşa 99. 2 1 . 1 5 .13. 79 Yusuf Cemil Ararat 59 Zatî 63. 114 Yahya Bey'in Şehzade Mustafa Mersiyesi ve Şerhi 115 Yahya Efendi dergâhı 2 Yahya Hilmi Efendi (hattat) 6 Yaşar Şâdî Bey 106 Yavuz Sultan Selim 84 Yenikapı mevlevî-hânesi 1.102 128 . 97 Vakıflar Umum Müdürlüğü 54 Vakit 58 Varlık 50 Vâsıf Efendi 17 Vefayâtü'l-âyân 80 Vehbî'nin Tannâne Kasîdesi ve Şerhi 109. 1 4 . 75. 112.35. Vehbî'nin Tayyare Kasîdesi ve Şerhi 110. 78. 63. 91 Yeşil Gresun matbaası 79 Yılların Yücel İzi 39. 11. 64. 55 48. 113 Veliyüddîn Oğlu Ahmed Paşa Dîvanı'nm Nesre Çevrilişi 61. 5 8 .

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful