You are on page 1of 106

PSKOLOJ ve DN

Cari Gustav JUNG

eviren Raziye KARABEY

O K Y A N U S

1938- Cari Gustav JUNG Okyanus Yaynclk ve Yapmclk Ltd. ti. I. Basm 1998 STANBUL evren:Raziye Karabey Kapak Tasarm: Nare ztrk Dzelti: Esra Bilal ISBN - 975 - 7200 - 44 - 1 Ofset Hazrlk, Kapak Bask, Bask ve Cilt: ZGE Matbaaclk; Ltd. ti. Tel.: (0212) 647 34 93 OKYANUS YAYINCILIK VE YAPIMCILIK LTD. T. Ankara Cad. Konak han 34/304 3440 Caalolu/stanbul Tel: (0212) 513 42 59

BLNDII AKLIN BAIMSIZLII

Anlaldna gre, Terry Konferanslarnn kurucusunun, bu giriimi balatmaktaki amac, bilim adamlarnn ve ayn zamanda felsefecilerle insan bilgisine ilikin dier alanlarda alanlarn , her zaman gndemde bulunan din sorununa kat kda bulunmalarn salamaktr. Gerek bu nedenle, gerekse Yale niversitesi 1937 yl Terry Konferanslarn verme onu runu bana tand iin, psikolojinin , daha dorusu tbbi psi kolojinin benim altm bu zel daimin dinle olan ilikisi ni ya da dine ilikin grlerini ortaya koyma grevinin bana dt sonucuna vardm. Din, insan aklnn en eski ve en yaygn uralarndan biridir, bu nedenle insann psikolojik yapsna demen her psikoloji dal, dinin sadece toplumsal ya da tarihsel bir olay (grng) olmayp, ok saydaki insan iin olduka kiisel bir ilgi alan olduu gereini gzlemlemeden edemez. ounluk bana filozof dese de, ben bir ampiristim (de neyciyim) ve fenomonolojik (doal olaylar inceleyen bilim sel) bir tutumdan yanaym. nanyorum ki, ara sra deneyi

min, yaantnn salad birikimin tesine geen baz fikirle rin ileri srlmesi, bilimsel ampirizmin ilkeleriyle elime mektedir. Hatta, bence, i duyum (reflection) aamas bulun mad srece, deneyim de szkonusu olmaz, zira deneyim bir sindirme ilemidir ve bu ilem olmazsa anlama sreci ger ekleemez. Bu ifadeden de anlalaca gibi, benim yakla mmda, psikolojik konular, felsefi adan deil, bilimsel a dan ele alnmaktadr. Dinin psikolojiyi ilgilendiren yn ok nemli olmakla birlikte, ben dine salt ampirik adan yakla yorum, dier bir deyile, fenomeni (olay) gzlemlemekle ye tinip, onun metafizik ya da felsefe uygulamalarndan kan rm. Uygulama konusundaki yaklamlarn deerini reddet miyorum, ancak bunlar yetkin ekilde kullanmada yeterli de ilim. Farkndaym, ou kii, psikoloji konusundaki her e yi bildiini sanmaktadr, nk onlara gre psikoloji, kendi lerine ilikin bilgilerin toplamndan baka bir ey deildir. Ancak, psikoloji bundan ok daha fazlasn kapsar. Psikoloji, felsefeyle fazla ilikili deildir, fakat ortalama deneyim sahi bi kiilerin sklkla karlamayaca trden ampirik olgular la ok yakndan ilikilidir. Benim bu kitaptaki amacm, pra tik psikolojinin din sorunuyla kesitii ynlere hi olmazsa bir gz atabilmektir. Szkonusu sorunun tm derinlii ve ge niliiyle kapsanmas, kukusuz bizim konferansmzdan ok fazlasn gerektirir, nk somut ayrntlara inmek iin, hem ok zamana hem de ok aklamaya gereksinim vardr. almamn ilk blm, pratik psikoloji ile din sorununa bir giritir. kinci blm, bilind akldaki otantik din ilevinin (fonksiyonunun) varln kantlayan olgulara ilikindir. nc blm ise, bilind sreteki dinsel sembolizmi ele alr.
4

Olduka allmadk bir sav ileri sreceim iin, dinleyici nin, temsil etmekte olduum psikoloji dalnn yntemsel yak lamn iyi bildiini varsaymam doru olmaz. Szkomsu yaklam, salt fenomolojiktir, dier bir deyile, olan biten eylerden, olaylardan, deneyimlerden, tek kelimeyle, gerek lerden hareket etmektedir. Sahip olduu gereklik, bir olgu dur, yarg deil. rnein, bakire doum motifini ele alrsak, psikoloji, sadece byle bir dncenin varolmas durumuyla ilgilenir, doru mu yoksa yanl m olduu sorunuyla ilgilen mez. Byle bir dnce, mevcut olduu srece psikoloji a sndan gerektir. Psikolojik adan varolu, sadece bir birey de meydana geliyorsa zneldir (sbjektiftir). Fakat, psikolo jik varlk toplumdan kyorsa, dier bir deyile kayna kamuoyuysa, nesneldir (objektiftir). Bu bak as doal bilimlerin yaklamyla ayndr. rne in, zooloji farkl hayvan trleriyle nasl urayorsa, psikolo ji de fikirleri ve farkl kafa yaplarn ayn ekilde inceler. Bir fil gerektir, zira varlk olarak mevcuttur. Dahas, fil, ne bir so nutur, ne bir ifadedir, ne de bir yaratcnn znel (sbjektif) yargsdr. O bir fenomendir. Fakat biz psiik olaylarn istee ve keyfe bal olduklar, hatta insan yaratan gcn icatlan o l duu fikrine o kadar almz ki, psikenin (ruh) ve onun ie riinin kendi keyfi icadmzdan ya da varsaym ve yarglarm zn sanal rnnden baka bir sey olmad nyargsndan kendimizi kurtaramayz. Oysa gerek udur : belirli baz fikir ler neredeyse her devirde ve her yerde bulunur, hatta gelenek lerden ve glerden bile etkilenmeyebilir. Bunlar, birey tara fndan oluturulmaz, kendiliklerinden ortaya kar- hatta b i reylerin bilincine kendilerini kabul ettirir. Bu durum ise, pla tonik felsefenin deil, ampirik psikolojinin ilgi alanna girer.
5

Dinden szederken, bu terimle ne anlatmak istediimi en bata akla kavuturmam gerekir. Latince anlamnn da ifade ettii gibi, din, Rudolf Ottonun (1) deyimiyle numinosum a, yani istence bal keyfi hareketlerin bir sonucu olma yan dinamik bir varla veya etkiye, dikkatli ve zenli bir e kilde uymaktr. Din, dinin yaratcs olmaktan daha ok onun bir kurban durumundaki insan znesini (sjesini) kavrar ve kontrol altna alr. Numinosum, nedeni ne olursa olsun, z nenin iradesi dndaki bir durumunu gsterir. Gerek dini retilere gerekse kamuoyuna gre, byle bir durum, her zaman ve heryerde, bireyin dndaki nedenlere baldr. Numino sum, ya grnr bir nesnenin (objenin) niteliidir ya da g rnmeyen bir varln etkisidir ve sonuta, bilincin zel bir ekilde deiiklik geirmesine yol aar. En azndan genel ku ral budur. Ancak, ritei (tren, ayin) ya da din kurallarn uygulama konusuna gelince, baz istisnalar mevcuttur. Ritellerin pek ou, istee bal olarak, salt numinosum etkisi yaratmak amacyla gerekletirilir ve bu srada da ruh arma, kurban etme, meditasyon ve dier yoga hareketleri, eitli dereceler de kendine ikence yapma vb. sihir ve by ieren belirli ara lardan yararlanlr. Fakat dsal ve nesnel bir yce davaya du yular dinsel inan, daima bu tr eylemlerden nce gelir. r nein Katolik kilisesinin, ekmek-arap ayinini yapmaktaki amac, inananlar kutsamaktr; fakat bu hareket yce gcn ayindeki varln byye dayal bir ilemle ortaya koymak anlamna geldii iin, mantkl bir bak asyla yaklaldn da, bu dini ayinlerde hi kimsenin yce gc orada hazr bu lunmaya zoriayamayaca ileri srlebilir. Ne var ki,bu ayin ler Tamn onaylamad takdirde yaplmalarn salamaya
6

ca ilahi kurumlar olduu iin, yce gcn kanlmaz ekil de ayinde hazr bulunaca da ileri srlebilir mantkl olarak. Din bana, insan akimn zel bir tutumu olarak grnmek tedir; bu tutm religio teriminin zgn kullanmna dayana rak tanmlanabilir. Terimin zgn anlam, ruhlarn, eytanla rn, tanrlarn, yasalarn, fikirlerin, ideallerin ya da insann kendi dnyasnda candan hayran olup sevecek kadar anlaml, gzel, byk bulduu, ya da dikkate almaya yetecek kadar yardmsever, tehlikeli veya gl bulduu dier faktrleri de kapsayan tm glerde oluan belirli baz dinamik faktr lerin dikkatli ekilde gzetilip, bunlara uyulmasn ierir. Gndelik konuma dilinde, belirli bir davaya heyecanl bir il gi duyan kiiler iin, taparcasna bal deyimini kullanrz; rnein, W illiam Jam esin belirttiine gre, bilim adamlar genellikle bir eye iman edip inanmazlar, onlarn zellii ballk duygusudur.(2) Din terimiyle, bir itikad, inanc kastetmediimi aka belirtmek isterim. Buna ramen, uras da dorudur ki, her inan, aslnda bir taraftan numinosum deneyimine dayanmak tadr, dier taraftan da, kesinlikle yaanm bir numino sum un etkisine ve bunun sonucunda bilinte meydana gelen zel bir deimeye duyulan gven ve balla dayanmakta dr ; Pauln hristiyan oluu bu konuda arpc bir rnektir. u sylenebilir: Din, numinosum deneyimi sonucunda de iiklie uram bilince zg bir tutumu tanmlayan bir te rimdir. tikadlar, inanlar, ilk dini deneyimlerin belirli kalplara sokularak kurallara balanm ve dogma haline getirilmi biimleridir. (3) Deneyimin, yaantmn ierii kutsanmtr

ve genellikle atk deimez ve oklukla da ssl bir yapda dondurulup katlatrlmtr. lk deneyim, bir ritel ve dei tirilemez bir kurum halinde tekrarlanmakta ve yeniden ya anmaktadr. Bu olay, zorunlu bir talatrma anlamna gel meyebilir. Tersine, deitirmek iin hayati bir neden bulun mayan ve milyonlarca insann asrlarca uygulad deneyim ekilleri halini alabilir. Katolik kilisesi belirli katl nede niyle sk sk sulanmasna ramen, dogmann da bir hayat ol duunu ve bu nedenle deiikliklere ve gelimelere ak oldu unu kabul eder. Hatta, dogmalarn says snrlanm deil dir ve zaman iinde artabilir. Ayn durum, riteller iin de geerlidir. Yine de tm bu deiim ve gelimeler, balangta yaanan deneyimlerle snrldn-, bu nedenle de belirli bir dog matik yapya sahiptir ve belirli duyumsal (emotional) deer ler ierirler. Protestanlk bile - ki grne gre, dogmatik ge lenekten ve kodlanm ritellerden snrsz bir zgrle ge en ve bu nedenle de drtyzden fazla kola ayrlm protestanlk bile - en azndan Hristiyan olmak zorundadr ve Tanr nn insanlk adna ac eken sada kendini gsterdii eklin deki inan kapsamnda kendini ifade etmek zorundadr. Ke sin ereve budur, bunun ierii, de kesindir ve Budist ve Mslman gr ve duyumlarla geniletilip deitirilemez : yine de uras kuku gtrmez ki, dinsel fenomenleri sadece Buda, Muhammed, Konfys veya Zerdt deil, Mithras, Attis, Kibele, Mani, Hermes ve dier birok egzotik kltler de temsil etmektedir. Bir psikolog, bilimsel bir tavr sergiledii srece, her inancn kendini tek ve ebedi gerek olarak grme savn kulak ard etmelidir. Dikkatini dinsel sorunlarn insani boyutlarnda younlatrmal ve bunu yaparken de itikadlara bal olarak ok farkl grnmlere brnen dinsel deneyi min ilk halini ele almaldr.
8

Bir doktor ve sinir ve akl hastalklar uzman olarak be nim hareket noktam, itikad, inan deil, dinsel insann, yani kendisine ve kendisi araclyla da genel konumuna etki eden belirli faktrleri dikkate alp gzeten insann psikolojisi dir. Bu faktrleri tarihsel gelenee veya antropoloji bilgimi ze gre adlandrp tanmlamak kolaydr, fakat ayn eyi psi kolojik yaklamla yapmak ok zordur. Benim din sorununa tm katkm, hem hastalarmla hem de, deyim yerindeyse, nor mal bireylerle yaadm pratik deneyimlerimden kaynaklan maktadr. nsanlarla olan deneyimlerimiz byk lde, on larla yaptmz eylere dayand iin, profesyonel alma larmda izlediim yol konusunda, size en azndan genel bir fi kir vermek durumundaym. Her nevroz (sinirce) bireyin en zel hayatyla ilgili olduu iin, tedavi srasnda bir hasta kendini marazi (hastalkl) du ruma sokan ilk koullar ve komplikasyonlar tmyle anlatr ken hep baz tereddtler yaanacaktr. Peki, hasta niin ser beste konuamaz? Niin korkak, ekingen ve ar titiz dav ranr? Bunun nedeni, bireyin, kamuoyu veya saygnlk veya hret denilen kuramlarn nemli elemanlarn oluturan baz dsal faktrlere dikkatle uymakta oluudur. Hasta artk doktoruna gvense ve ondan ekinmese bile, sanki kendi bi lincine varmak tehlikeli bir eymi gibi, belirli eyleri kendi kendine kabul etmek istemeyecek, hatta bundan korkacaktr. nsanlar genellikle kendilerine ezici gelen, kendilerini aan eylerden korkar. Fakat bir insanda, kendinden daha gl olan bir ey var mdr? Unutmamalyz ki, her nevroz, belir li boyutta bir moral knts iermektedir. Birey nevrotik olduu srede, kendine gvenini kaybeder. Nevroz, insan iin alaltc bir yenilgidir ve kendi psikolojisinin tam olarak bi9

lininde olmayan kiilerce byle anlalmakladr. Birey, ger ek olmayan bir ey tarafndan yenilgiye uratldn sanr. Doktorlar, ok nceleri, kendisinde herhangi bir sorun bulun mad , gerek bir kalp ya da kanser hastas olmad konu sunda hastay ikna etmi olabilirler. yleyse, diye dnr hasta, belirtileri hayal gcnden kaynaklanmaktadn. Hasta, hastalk hastasolduuna ne kadar ok inanrsa, aalk duygusu o kadar ok benliini kaplar. Eer belirtilerim ha yaliyse, bu lanet olas hayal gcn nereden buldum ve bu babelas neden bana musallat oldu diye kendi kendine d nr. Gerekten de, akll birinin karnza gelip de, neredey se yalvaran biimde bir bansak kanserinden muzdarip oldu unda srar etmesi ve ayn zamanda da mitsiz bir ses tonuy la kanserinin sadece hayali bir ey olduunu tabii, ki bildiin den szetmesi acnacak bir durumdur. Bizim her zaman maddeci bir adan oluturduumuz psike kavram, nevrotik vakalarda ne yazk ki faydal olma maktadr. Eer ruh kolayca farkedilmeyen bir bedenle evril mi olsayd, o taktirde, maddesel bedenin kansere yakalana bilmesi gibi, bu belli belirsiz bedenin de gerek ama hafif bir kansere yakaland sylenebilirdi. O zaman, en azndan ger ek bir eyden bahsedilmi olurdu. Bu nedenle, tp bilimi, psi ik zellikteki eylerden hi holanmaz - ona'gre, beden ya hastadr ya da hi sorun yoktur. Ve yine tbba gre, eer be denin gerekten hasta olduu kamtlanamyorsa, bunun nede ni, elimizdeki aralarn dzeyinin, kukusuz organik kkenli olan sorunlarmz doktorun saptamasna olanak vermemesi dir. f Peki ama psike nedir? Maddeci bir nyargya gre, psike, beyindeki organik srelerin fenomenler st bir yan rn

dr sadece, Her psiik rahatszln kkeni, organik veya fi ziksel olmak zorundadr ve eer tan koyulamyorsa bu du rum, sadece tan aralarmzn yetersizliinin bir sonucudur. Psike ile beyin arasndaki reddedilemez iliki, maddeci bak asn belirli ekilde glendirmekte, ama yeterince salam klmamaktadr. Bir nevroz vakasnda, beynin organik sre lerinde gerek bir rahatszlk olup olmadn bilmiyoruz; eer salglara bal sorunlar varsa, bu sorunlarm nevrozun bir sonucu deil nedeni olduunu sylememiz olanakszdr. te yandan uras da kuku gtrmez ki, nevrozlarn ger ek nedeni psikolojiktir. Gerekten de, .organik veya fiziksel bk rahatszln sadece itirafta bulunmak suretiyle bir anda tedavi edilebileceini dnmek ok zordur. Bununla birlik te, isterik bir ate ykselmesi olayn biliyorum, hastann ate i 39 dereceye kadar ykselmi ve psikolojik bir nedenin iti raf sonucunda bir ka dakika iinde dmt. Ya aka fi ziksel nitelikteki baz rahatszlklarn, hastaya ac veren baz psikolojik atmalarn sadece tartlmasndan bile etkilendi i, hatta bu yolla tedavi edildii durumlar nasl aklayabile ceiz? Bir psoriasis (sedef hastal) olayna ahit olmutum; bu cilt hastal neredeyse tm bedeni kaplamt ve bir ka haftalk psikolojik tedaviden sonra onda dokuz oramnda iyi leme salanmt. Baka bir durumda, kolon gerilmesi nede niyle yakn zaman nce ameliyat geiren bir hastann barsamm 40 santimlik ksm alnm, fakat bundan som a yine olaand bir kolon (kaln barsak) gerginlii olumu tu. Hasta artk mitsizdi ve doktora kamlmaz grmesine ramen, ikinci bir ameliyat reddediyordu. Baz zel psikolo jik gerekler ortaya karlr karlmaz, kolon (kaln barsak) normal ilevine dnmt.
11

Hi de az olmayan bu tr olaylara bakldnda, psikenin bir hi olduuna veya hayali bir olgunun gerek olmadna inanmak giderek glemektedir. Yalnzca yakn evresinde ki eyleri grmeye alm, miyop diyebileceimiz kafa yap sna sahip birinin arad yerde deildir psike. O vardr, fakat fiziksel bir biimi yoktur. Varolmann sadece fiziksel bir bi imde olabilecei varsaym, neredeyse gln bir nyargdr. Aslna baklrsa, yakndan bildiimiz tek varolu biimi, psi iktir. Tam tersine unu da syleyebiliriz : fiziksel varolu sa dece karsamadr (inference), nk ancak duyularmzn bi ze ilettii psiik imgeleri (imajlar) algladmz srece mad de hakknda bilgi sahibi olabiliriz. u basit ama temel gerei unutmakla kukusuz byk bir hata yapyoruz. Nevrozun, hayal gc dnda baka hi bir nedeni yoksa , yine de, hastaln varl bir gerektir. Eer birisi, benim kendisinin ba dman olduumu sanyorsa ve beni ldrmse, ben salt bir hayal gc yznden lm olu rum. Hayaller vardr ve fiziksel koullar kadar gerek ve on lar kadar zararl ve tehlikeli olabilirler. Hatta una inanyo rum ki, psiik tehlikeler, salgm hastalklardan veya deprem lerden daha tehlikelidir. Ortaadaki veba ya da iek salgn lar bile, 1914 ylndaki belirli fikir ayrlklarnn ya da Rus yadaki baz politik grlerin neden olduu kadar kadar ok insann lmne yol amamta. Aklmz kendi varolu biimini kavrayamaz , nk kendi dnda bir Arimed noktas yoktur, buna ramen varolan bir eydir. Psike vardr, hatta varoluun kendisidir. yleyse, hayali kanseri olan hastamza ne yant verece iz? Ben yle sylerdim: Evet arkada, gerekten de kan
12

ser-benzeri bir eyden strap ekiyorsun, ldrc bir kt lk barndryorsun iinde, ancak bu ey senin bedenini ldr mez nk hayalidir. Fakat o, en sonunda senin ruhunu ld recektir. Daha imdiden insanlarla olan ilikilerini ve kiisel mutluluunu bozmu, hatta zehirlemitir ve tm psiik varl n emip bitirinceye kadar da bunu artrarak srdrecektir yle ki sonunda, insan olmaktan kacaksn ve kt bir t mre dneceksin. Hastamzn teorik akl, hayal gcnn yaratcsnn ve sa hibinin kendisi olduunu ileri srmesine ramen, hastamz bilmektedir ki, bu lmcl hayal gcn balatan kendisi de ildir. Eer kii gerekten kanserse, kanser kendi bedeninde bulunmasna ramen, bu ktle yol aan sorumlunun ken disi olduuna asla inanmaz. Fakat konu psikeye gelince, san ki psiik koullarmz kendimiz oluturmuuz gibi, hemen bir tr sorumluluk duyarz. Szkonusu nyarg greceli ola rak yeni tarihlere aittir. Daha yakn zaman ncesine kadar, kltrl kiiler bile, psiik unsurlarn dnce ve duygular mz etkilediine inanrd. Onlara gre, hayaletler, bycler, eytanlar ve melekler ve hatta tanrlar varolan eylerdi vc bunlar insanlarda belirli psikolojik deiikliklere yol aabilir di. Kanser olduunu sanan kii, daha nceleri yaasayd, bu dncesi konusunda ok farkl eyler hissederdi. Herhalde birisinin kendisine by yaptn ya da cinlerin etkisi altnda kaldn varsayard. Byle bir fantazinin yaratcsnn ken disi olduunu hi dnmezdi. Bana gre, bu kiilerdeki kanser dncesi, aslnda kendi liinden olan (spontane) bir gelimedir ve psikenin bilinten farkl bir ksmnda ortaya kmtr. Bu dnce, bilince teca vz eden zerk bir gelime gibi grnmektedir. Bilincin nite13

ligi konusunda belirtilebilecek nokta, onun bizim kendi psiik varlmz olduudur, kanser ise kendisinin psiik varldr ve bizimle bir ba yoktur. Bu sylem, gzlemlenebilir ger ekleri tam olarak tanmlamaktadr. Byle bir vakaya ar m testi uygularsak, ok gemeden bireyin kendi evinin efen disi olmadn anlarz (4). Test srasnda kii, ge tepki ver meye balayacak, tepkileri deiiklie urayacak, basklanacak (suppression - ierik bilindna deil, nbilince geiri lir, ya engellenir ya da ortadan kaldrlr) veya tepkilerin ye rini zerk unsurlar alacaktr. Testte, kiinin bilinli isteiyle yantlayamayaca baz uyarc (stimulus) kelimeler olacak tr. Bu kelimeler, test uygulanan kii iin bile genellikle bi lind olan belirli zerk ieriklerle cevaplanacaktr. Bizim yntemimizde, kanser fikrinin kkenindeki psiik kompleksde kaynaklanan yantlar kesinlikle bulup karrz. Uyarc kelime ne zaman, gizli bir kompleksle ilintili bir eye deinir se, bilinli .egonun tepkisi bozulur, hatta kompleks kkenli bir yantla yer deitirir. Kompleks, sanki egonun isteklerine mdahale edebilen bamsz bir varlktr. Gerekten de kompleksler, kendi dnsel hayatlar bulunan ikincil ya da ksmi kiilikler gibi davranr. Bilin, bastrma (repression) yoluyla komplekslerden kur tulmay tercih ettii iin, komplekslerin ou bilinten ayrlp koparlar. Fakat, daha nce bilinte hi yer almam komp leksler de vardr ve bu tr olanlar hi bir zaman istee bal olarak bilin dna karlamaz. Bunlar bilind akldan do ar ve esrarengiz ve kar konulamaz savlarla ve telkinlerle bilinci igal eder. Bizim hastamzn durumu ikinci grup komplekslere dahildi. Kltrl ve akll olmasna ramen, onu hkm altna ilan veya onda taknt yaratan bir eyin
14!

mitsiz biimde kurban olmutu. Marazi fikrinin eytans gcne kar kendisini herhangi bir biimde korumada son derece aresizdi. Kanser dncesi habis bir ur gibi onu a mt. Szkonusu fikir gnn birinde ortaya km ve o gn den itibaren de yerinden kmldamamt; yalnzca ksa ksa zgrlk aralar veriyordu. Byle durumlarn varl, insanlarn kendi bilinlerinden niin korktuklarn bir dereceye kadar aklar. Perdenin arka snda gerekten bir ey bulabilirler - bilinmez k i.- , dolaysy la insanlar bilinlerinin dndaki faktrleri hesaba katp on lara dikkatle uymay tercih eder. ou kiide, bilindnn olas ieriine ilikin bir tr ilkel Desidemonia (eytana inan ma) bulunur. Tm doal ekingenliin, utancn ve ince d nceliliin tesinde, ruhun bilinmeyen ktlklerine du yulan gizli bir korku vardr. Kukusuz, kimse byle gln bir korkuyu kabullenmek istemez. Fakat, bu korkunun temel siz olmadnn ayrdma varmalyz; tam tersine ar derece de salam nedenlere dayanmaktadr. Yeni bir fikrin bize ya da evremizdekilere musallat olmayaca konusundan asla emin olamayz. Yakn ve eski alar tarihinden biliyoruz ki, bylesi taknt fikirler evrenin kabul edemiyecei kadar ga rip olabilmektedir. Sonuta da, ne kadar iyi niyetli veya ma kul olursa olsunlar, muhaliflerin tm diri diri yaklr veya balar uurulur veya daha modem makinal tfeklerle kitle ler halinde yokedilir. Bu tr eylerin gemite kaldn d nerek kendimizi avutamayz. Ne yazk ki, bunlar sadece gnmze deil, zellikle, gelecee de ait grnyor. Homo homini lupus zc, ancak apak bir gerektir. Gerek ten de, bilind akldaki kiisel olmayan glerden korkma mza yetecek kadar neden vardr. Bu gler asla, ya da he
15

men hemen asla, kiisel ilikilerimizde ve olaan koullar al tnda ortaya kmadklar iin, bizler mutlu bir ekilde onlarn farknda olmayz. Fakat insanlar biraraya gelir ve bir gruh oluturursa, ite o zaman kolektif bireyin dinamikleri serbest kalr - bir gruhun yesi oluncaya kadar herkesin iinde uyku durumunda bulunan vahi hayvanlar ya da iblisler zgrce or taya kar. Kalabaln iindeki insan, bilinsiz olarak daha alt bir ahlaka ve entellektel dzeye iner, aslnda bu dzeyde ki ierik her zaman orada mevcuttur ve bir kalabaln olu masyla tevik edilecek ekilde, bilin snrnn altnda dur maktadr. Bence, insan psikesini sadece kiiyi ilgilendiren bir konu olarak ele almak ve tmyle kiisel bir bak asyla akla mak lmcl bir hatadr. Bu tarz bir aklama, yalnzca bire yin gnlk olaan uralarnn ve ilikilerinin irdelenmesinde geerlidir. Ancak, belki de ngrlmeyen ve biraz olaand bir olay eklinde kk bir sorun ktnda, hemen igdsel glere bavurulur - tmyle beklenmeyen, yeni ve hatta ga rip glere. Szkonusu gler artk kiisel motiflerle (gd lerle) aklanmaktan ok, gne ve ay tutulmalarndaki panik lerle ve buna benzer baz ilkel olaylarla kyaslanabilir'. Bol evik ideolojisinin yol at lmleri, tek bana kiisel bir baba kompleksiyle aklamak bana yetersiz grnmektedir. Kollektif glerin bireyin karakterinde meydana getirdii deiiklikler artc boyuttadr. Yumuak ve makul biri, manyak ya da vahi bir canavara dntrlebilir. nsanlar kusuru daima d glere atmaya eilimlidir, fakat var olma yan bir ey de harekete geirilemez. Aslna baklrsa, biz her zaman bir volkan zerinde yayoruz ve bu volkann patlaya rak evresini yakp ykma olaslna kar, bildiimiz kada
16

ryla, yapabileceimiz bir ey yoktur. Karmzdakine ak ve saduyu erevesinde davranmay tlemek kukusuz gzel bir eydir, ancak dinleyicimiz ya tmarhanelik bir deliyse ya da kolektiflik duygusuna kaplm bir kalabalksa ne olacak? kisi arasnda pek fark yoktur, nk hem deliyi hem de gru hu harekete geiren, kiisel olmayan, kiiyi ezen ve glerdir. Makul yollarla baedilemeyen, kar koyulamayan gler, nevrozla yola getirilebilir. Deindiimiz kanser vakas, insan aklnn ve zekasnn, apak samalklar karsnda ne kadar yetersiz kaldn aka gstermektedir. Hastalarma her za man unu tavsiye ederim: byle aka grlen, fakat kar klamayan samalklar, henz bizim iin anlalmazln ko ruyan bir anlamn ve gcn kendim ifadesi olarak kabul etsin ler. Deneyimlerim bana gstermitir ki, byle bir olay ciddi ye alp uygun bir aklama getirmeye almak ok daha etkin bir yntemdir. Ancak, o aklamann, marazi etkiye edeer bir hipotez getirdii srece uygun olaca da unutulmamal dr. Bizim vakamzdaki kii, bilincinin kar koyabilecein den daha fazla bir isten gcyle kar karyadr. Bylesine riskli ve belirsiz bir durumdayken, belirtilerinin gerisindeki kiinin , anlalamayan bir ekilde, kendisi olduu ve kendi sinin bu belirtileri gizlice yaratp destekledii konusunda has tay ikna etmek iyi bir strateji deildir. Byle bir sav, onun kar koyma gcn derhal felce uratr ve moralini bozar. Hastaya, kompleksin , bilinli kiilie kar kan zerk bir g olduunu anlatmak ok daha iyi bir yoldur. Dahas, bu aklama, olay kiisel motiflere indirgemeye gre, gerekle re daha uygundur. Ak bir kiisel neden, motivasyon (gd leme) mevcuttur, ancak bu kastl ve istee bal deildir, hastann bana gelivermitir.
17

Glgam destannda, Glgam, gururu yznden tanrlara meydan okuduunda, onun yasa d ihtiras ve arzularm kontrol altna alabilmek amacyla, Glgamn gcne eit gte biri yaratlmak istenmiti. Ayn ey bizim hastamzn da bana gelmitir: hastamz, aklnn ve zekasnn gcyle dnyaya bir dzen getiren, ya da, her zaman getirecek olan bir dnrdr. Bu ihtiras sonunda, kendi kiisel kaderini belir lemeyi baarmtr. Hasta, hereyi kar klamayan, sarsl maz akl yasalar erevesinde kalmaya zorlam, ancak doa bir yer bulup kam ve bir kanser fikriyle, kar konulamaz bir samalk biiminde iddetle geri gelmitir. Bu kurnaz yo lu, kiiyi insafsz ve zalim bir ba iinde tutmak iin , bilin d gelitirmitir. Bu durum, hastamzn tm makul idealle rine ve dahas her eyden daha gl olan kii istencine duy duu inanca inen en gl darbeydi. Byle bir tak n t, akl n ve zekasn bencil g amacyla ktye kullanmay al kanlk. haline getiren kiilerin bana gelebilir ancak. Buna ramen Glgam tanrlarn intikamndan kaabilmitir. Kendisini ikaz eden ryalar gryor ve bunlar dikka te alyordu. Bu ryalar ona dmann nasl yenebileceini gsteriyordu. Tanrlarn artk yok olduu hatta kt hret kazand bir ada yaayan hastamz da byle ryalar gr yor, fakat onlar dinlemiyordu. Akll bir insan, ryalar cid diye alacak kadar batl inanl olabilir miydi! Ryalara kar kan yaygn nyarg, genelde insan ruhuna son derece az deer veren bir bak asnn belirtilerinden baka bir ey de ildir. Bilim ve tekniin gsterdii muhteem gelimeler, di er tarafta artc bir bilgelik ve ie bak, i gzlem (introspection) eksiklii ile dengelenmitir. Dinsel retilerimiz, ruhun lmszlnden szetmektedir, doru; bununla bir
18

likte, eer Yce Varln zel bir hareketi, esirgemesi olma sayd, sonsuza kadar lanetlenecek olan insan psikesine ilikin ok az lml sylem ierir. Psikenin genelde kk grlme sine yol aan ite bu iki nemli faktrdr, fakat nedenlerin hepsi bunlar deildir. Greceli olarak yeni saylan, bu geli melerden ok daha nceleri, bilmdndaki hereye kar du yulan ilkel bi* korku ve ekingenlik szkormsuydu. lk balarda bilinlilik ok tehlikeli bir ey saylm olma l. Greceli olarak ilkel topluluklarda, bilincin nasl kolayca kaybedildiini hala gzlemleyebiliriz. Ruhun kaybolmas, ruhun ktlklerine (5) bir rnektir. Bu duruma, psikenin bir ksmnn tekrar bilidma dnmesinde rastlarz. Dier bir rnek Germen destanlarndaki (6) ldrma durumuna kar lk gelen amok* durumudur (7). Bu, aa yukar tam bir kendinden geme halidir ve sklkla ykc sosyal sonulara yol'aar. Sradan bir duygulanma bile, nemli lde bilin kaybna neden olabilir. Bu yzden ilkel insanlar, abartlm nezaket gsterilerine deer verir, silahlarm yere koyar, melir ve balarn eerek avularn gstererek sakin bir ekil de konuurlard. Hatta bizim kibar davranlarmz bile, baz olas psiik tehlikelerin, dinsel ekilde gzetilmesini ierir hala. yi gnler dileinde bulunarak kaderi yattrrz. El s karken, sol eli cepte tutmak ya da arkada tutmak iyiye iaret deildir. Eer zellikle uur getirmek isteniyorsa, kardaki ni eli iki elle birlikte sklr. Yksek yetki sahiplerinm nn de, bamz ak durumda eiliriz, yani kolayca ani bir iddet nbetine kaplabilecek olan gl kiileri yattrmak iin ko rumasz ekilde bamz sunarz. Sava danslar srasnda saA m ok: M a la ya h ia rd a g rlen ve ruhsal bir bunalm takip e d e re k iddetli ldrm e arzusu biim inde beliren hastalk.

valar o kadar heyecana kaplabilirler ki, kan dklebilir. lkel insanlarn hayat, hep gizli halde bulunan psikolojik tehlikelere srekli sayg gstermekle geer, bu insanlar tehli keleri azaltabilmek iin saysz giriimlerde bulunup, yn temler ararlar. Tabu alanlarn yaratlmas, bu gerein dal bir kantdr. Saylamayacak kadar ok tabular, glkle ve korkuyla gzetilip korunan, snrlar belirlenmi psiik alan lardr. Bir keresinde Elgon Danm gney eteklerinde bir ka bileyle birlikteyken byk bir hata iledim. Ormanlarda sk sk rastladm hayalet evleri hakknda bilgi almak istedim ve bir grme srasnda, hayalet anlamndaki selelteni keli mesini kullandm. Birdenbire herkes sessizleti ve son dere ce skntl bir hal ald. Hepsi baklarn benden kard, n k dikkatle fsldanan bir kelimeyi yksek sesle sylemitim ve bylece ok tehlikeli sonulara davetiye karmtm. Toplanty srdrebilmek iin konuyu deitirmek zorunda kaldm. Kabiledekiler, asla rya grmedikleri konusunda s rar ediyorlard, ryalar efin ve bycnn tekelinde olan haklard. Daha sonra bycnn bana itiraf ettiine gre, kendisi de artk hi rya grmyordu, nk artk bir Blge Sorumlusuna balydlar. Dedi ki, ngilizler topraklarmza geldiklerinden beri, artk rya grmyoruz. Blge Sorumlu su sava ve hastalklar ve nerede yaamamz gerektii konu larnda her eyi biliyor. Bu garip ifade, ryalarn bir zaman lar en st politik rehber ve mungunun sesi olduu gerei ne dayanmaktadr. Bu nedenle sradan birinin rya grd n ileri srmesi aklszca bir ey olurdu. Ryalar, Bilinmeyenin sesidir. Bilinmeyen, yeni planla ryla, yeni tehlikelerle, kurbanlarla, sava ve dier belal ey lerle her zaman insanlar tehdit eder. Afrikal bir zenci bir ke
20

resinde dmanlarnn kendisini tutsak ettiini ve diri diri yaktn grmt. Ertesi gn adam akrabalarn toplad ve onu yakmalarn istedi. Akrabalar adamn ayaklarn bala yp atee koydular. Doal olarak, kt ekilde sakatland, fa kat dmanlarndan da kurtuldu. (8) Salt bilindnn beklenmeyen, tehlikeli eilimlerine kar bir savunma oluturmaya dnk inanlar ve trenler vardr. Ryann hem tanrnn bir sesi ve elisi, ayn zamanda da bit meyen bir dert kayna olmas gibi garip bir durum, ilkel d nceyi tedirgin etmemektedir. Bu ilkel gerein izlerini Ya hudi peygamberlerinin psikolojisinde de grrz. (9) Yahudi peygamberleri sk sk Tanrmn sesini dinlemekte tereddt eder. Gerekten de kabul etmeliyiz ki, Hosea gibi sofu biri nin, Tanrnn emirlerini yerine getirmek iin, fahieyle evlen mesi ok g olmutu. nsann ortaya kndan beri, takn ve keyfi doast etkileri, kesin ekillerle ve yasalarla s nrlandrma konusunda belirgin bir eilim olagelmitir. Bu sre, tarih boyunca ayinlerin, kuramlarn ve inanlarn o almasyla devam etmitir. Son iki bin ylda, Hristiyan kili sesinin bu tr doast etkilerle insan arasnda koruyucu ve arabulucu bir ilev stlendiini gryoruz. rnein, Ortaa kilise yazmalarnda, ryalarda yce bir etkinin szkonusu olabilecei reddedilmiyordu, ancak bu gr tam anlamyla cesaretlendirilmiyor ve kilise bir vahyin otantik saylp sayl mayacana karar verme hakkn elinde tutuyordu. (10 ) Ki lise baz ryalarn reddedilemez biimde Tanrdan ktn tanmasna , ve bir ksmnn da hemen gerekleecek bir va hiy tadm kabullenmesine ramen, ryalar ciddi ekilde ele almaya gnll olmam, hatta bundan kanmtr. By lece, en azndan bu bak asndan, yakn alarda kafa yap21

nzda meydana gelen deiiklik, kilise tarafndan bir lde de olsa ho karlanm t, nk szkonusu deiiklik, rya larn ve isel deneyimlerin ciddi ekilde ele alnmasna olum lu yaklaan i gzlemci (introspective) tutumlarn etkin ekil de cesaretini kryordu. Protestanlk, kilisenin dikkatle rd bir ok duvar y knca, derhal kiisel vahiylerin paralanmaya ve mezheplere yol aan etkileriyle kar karya kalmaya balad. Bu dog matik parmaklk krlr krlmaz ve riteller etkilerini yitirir yitirmez insanolu, hem pagan dinlerin hem de hristiyanln temellerini oluturan dogmann ve ritelin korumas ve reh berlii olmakszn, isel deneyimiyle yz yze geldi. Protes tanlk hereyden nce, dogmalarn incelikli ekilde salad korumalar kaybetti: kilise ayinleri, gnah karma, cemaatle okunan dualar ve rahipliin fedakarlk asndan nemi bu korumalar arasndayd. Bu arada u noktay vurgulamam gerekiyor: yukardaki szlerim bir deer yargs deildir ve byle bir savm da yok tur. Ben sadece gerekleri dile getiriyorum. Protestanlk, ki lisenin kaybolan otoritesinin yerine ncirin otoritesine arlk vermitir. Fakat tarihin bize gsterdiine gre, ncildeki belir li metinler pek ok ekilde yorumlanabilmektedir. Yeni n c irin bilimsel adan eletirileri de, kutsal yazlarn ilahi ka rakterini artrmakta yarar salamamtr. uras da bir gerek tir ki, bilimsel aydnlanma denilen aknm etkisiyle, eitimli, kitlenin ou ya kiliseyi brakm ya da byk lde kayt sz kalmay semitir. Eer bu seimi yapanlarn hepsi de ras yonalist (aklc)ya da nevrotik entellektel olsayd, bu kayp tan dolay zlmek gerekmezdi. Fakat onlarn ou dinlerine bal, fakat mevcut inan ekilleriyle uyumay beceremeyen
22

kiilerdir. Eer byle olmasayd, Buchman hareketinin yle byle eitimli protestan snflar zerindeki olaanst etkisi ni aklamakta zorlanrdk. Kiliseye srt eviren katolik, ge nellikle ya bir sr gelitirir ya da ateizme eilim duyar, oysa protestan, eer mmknse, tarikata girer. yle grnyor ki, katolik kilisesinin kesin tutumu, edeer bir kesin inkara yol aarken, protestan grecelii varyasyonlara (eitlemelere) izin vermektedir. Ryalara ve kiilerin isel deneyimlerine kar kan n yarglar aklarken Hristiyanlk tarihine fazlaca girdiim d nlebilir belki de. Fakat biraz nce sylediklerim, kanser hastamla yaptm konumann bir parasn oluturabilir ra hatlkla. Bu takntsn, patalojik bir samalk olarak ktle mesi yerine, ciddiye almasnn daha iyi olacam sylerdim ona. Dier taraftan ise, ciddiye almak, gerekten mevcut bir psike vakasnda, soruna kanser - benzeri bir oluum tehisi koyulduunu kabul etmek anlamna gelir. O zaman da hasta kukusuz soracaktr, Peki, bu oluum da neyin nesidir? yle cevap verirdim: Bilmiyorum, nk gerekten bilmi yorum. Daha nce de belirttiim gibi, bu gelime, kesinlikle bilindinn telafi edici ya da tamamlayc nitelikte bir hare ketidir; bunun ieriine veya zgn yapsna ilikin henz hibir ey bilinmemektedir. Bu bilin dzeyinde yer almayan ieriklere dayanarak, bilind aldn ihtiyari olarak kendini ortaya koymasdr. Hastam, takntsnn kkeninde nelerin yattn nasl orta ya karacam ok merak etmektedir. iddetli bir oka u ratma tehlikesini de gze alarak ona diyorum ki, gerekli olan tm bilgileri bize onun kendi ryalar salayacaktr. Ryala r, sanki akll, amaca dnk ve imdi olduu gibi kiisel bir
23

kaynaktan kyormu gibi kabul edeceiz. Bu, kukusuz ce sur bir hipotezdir ve ayn zamanda da bir maceradr, zira pek ok ada psikolog ve filozof tarafndan hala inkar edilen , itibar grmeyen bir konuya olaanst deer vereceiz. Yntemlerimi akladm tannm bir antropolog, u alla gelmi yorumda bulundu: Btn bunlar gerekten ok il gin, fakat tehlikeli. Evet, kabul etmeliyim ki tehlikeli, tp k bir nevroz kadar. Nevrozu tedavi etmek istiyorsanz, baz eyleri tehlikeye atmalsnz. ok iyi bildiimiz gibi, riski g ze almadan bir ey elde edilemez. Bir kanser ameliyat da risk tar, fakat gerekletirilmek zorundadr. Konuyu daha anla lr klmak amacyla, hastalanma sk sk, psikeyi gizli bir be denmi gibi dnmelerini neririm; bu bedende de gizli t mrler byyebilir. Psikenin gznnde canlandrlamaz ve dolaysyla hava kadar belirsiz olduu ya da mantksal kav ramlardan oluan felsefi bir sisteme benzedii yolundaki n yarg o kadar byktr ki, insanlar ieriinden emin olmadk lar baz eylerin varolmadn varsayverirler. Bilin dn daki psikolojik ilevlerin gvenilirliine inanmazlar ve rya larn sadece gln olduu dnrler. Bu koullar altnda benim nerim, ok byk kukular dourmaktadr. Gerekten de, insanolunun imdiye kadar kefettii tm argmanlar (deliller), ryalarn belirsizlik ieren niteliklerine kar kulla nlmtr. Buna ramen, arm testleri yoluyla varl kantlanan atma ve komplekslerin aynsnn ryalarda da yaandn, ok geni apl incelemelere gerek kalmadan gryoruz. s telik, szkonusu kompleksler, nevrozun ayrlmaz bir paras n oluturmaktadr. Sonu olarak, ryalarn bize en azndan arm testleri kadar bilgi verdiini gsterir nedenlerimiz
24

vardr. Aslna baklrsa, ok daha fazlasn verirler. Belirtiler topran zerindeki filizlere benzer, asl bitki ise topran al tndaki kktr. Kk beden, nevrozun ieriini temsil eder; r yalardan, belirtilerden ve komplekslerden olumu bir matrikstir. Hatta, ryalarn, psikenin tam da altnda yatan sre leri yansttna inanmamz iin her trl nedene sahibiz. Eer bu srelere ularsak, kelimenin tam anlamyla hastal n kklerine inmi oluruz. Niyetim nevrozlarn psikopatolojisine daha fazla girmek olmad iin, ryalarn, psikenin bilinmeyen i gereklerini nasl ortaya kardn ve bu gereklerin neler olduunu gs teren baka bir mek: daha vermeyi neriyorum. Bu rnei mizdeki rya gren kii, dikkate deer lde akl ve renim sahibi bir entellekteldir. Nevrotikti ve benden yardm isti yordu, nk nevrozunun ar glendiini ve yava fakat emin ekilde moralini tkettiini hissediyordu. ansndan, entellektel btnl henz zarar grmemiti ve zekasn serbeste kullanabiliyordu. Bu nedenle, ryalarn gzlemle yip kaydetme iini kendisine verdim. Ryalar konusunda analiz veya yorum yapmyorduk, ryalarnn analizine ancak ok daha sonralar getik. te belirtilen nedenle, biraz sonra size aktaracam ryalar herhangi bir ekilde etki altnda ka lp bozulmamtr. Olaylarn, hi etkilenmeden doal ekilde birbirini izlemesinden olumulardr. Hasta , brakn analitik psikolojiyi, psikoloji bile okumamt. Rya serileri drt yzden fazla ryadan olutuu iin, eli mizdeki tm malzemeden szetmem herhalde mmkn ola maz, bunlardan zel baz dinsel motifleri ieren yetmi drt tanesini seip yaymladm. (11) unu da belirtmeliyim ki, r ya sahibi katolik eitimi grmtr, fakat dinin uygulanmas
25

aamasna artk ne katlmakta , ne de dinsel konulara ilgi duy maktadr. Herhangi bir dinsel bak asn hayretle karla yan entellekteller ve bilim adamlar takmmdandr o. Eer, bilind akln bilinten bamsz psiik bir varlk olduu g rndeyseniz, belirli ryalarn dinsel nitelii konusunda ya nlgya dmememiz kouluyla, bizim ryacmzn durumu zellikle ilginizi ekebilir. Yok, eer sadece bilinli akla ar lk veriyor, bilindm ise bamsz bir varlk olarak grm yorsanz, ryalarn gerekte malzemelerini bilinteki ierik ten alp almadn anlamanz ilgin olurdu. Ortaya kan ger ek, bilindna arlk veren hipotez lehindeyse, ryalar, bi lind akln olas dinsel eilimlerine ilikin bilgi kayna olarak; kullanlabilir. Ryalarn, bildiimiz anlamyla dinden aka szetmesi beklenemez. Buna ramen, drt yz rya arasnda apak e kilde dini ele alan iki rya vard. imdi, ryay gren kiinin not ald ekliyle bu iki rya metnini veriyorum. Tiyatrolardaki sahne dekorlarna benzer ekilde, pek ok ev vard. Birisi Bemard Shawn adn syledi. Birisi de oyu nun uzak bi* gelecee ilikin olduunu belirtti. Evlerden bi ri, aadaki yazlar ieren bir tabelayla dierlerinden ayrl yordu :
Buras evrensel katolik kilisesidir. Tanrnn kilisesidir. Kendini Tanrnn unsuru olarak hisseden herkes ieri gi rebilir.

Altnda daha kk harflerle unlar vard:


Bu kilise Paul ve sa tarafndan kurulmutur.
26

-sanki bir irketin eski kurulu tarihinden dolay bbrlen mesi gibi. Arkadama diyorum ki : Haydi ieri girip bir bakalm. Cevap veriyor :Dinsel duygulan uyandrmak iin, insanlarn niin bir araya gelmeleri gerektiini anlamyorum. Fakat ben diyorum ki Sen bir protestansn ve hi bir zaman anlayamaz sn. Kadnn biri bayla onaylyor. Sonra kilise duvarna aslm bir afii farkediyorum. stnde unlar yazyor : Askerler! Tanrnn gc altmda olduunuzu hissettiiniz zaman onunla dorudan konumaktan kann. Tanrya szlerle yaklalamaz. Ayrca, tanrnn zellikleri konusunda kendi ara nzda tartmalara girmemenizi de nemle salk veririz. De erli ve nemli hibir ey dille anlatlamayacandan, bu da sonusuz kalr. mza : P a p a .... (sim okunamamaktadr.) imdi kilisenin iine giriyoruz. erisi bir kiliseden ok camiye benzemektedir, hatta zellikle de Ayasofyaya benzi yor. Sandalye yok, ve bu durum ahane bir geni alan etkisi yaratmaktadr. Sslemeler de yok. Sadece, ereve iinde szler asl duvarlarda (Ayasofyadaldler gibi). Cmlelerden biri yleydi: Velinimetinizi fazla vmeyin. Daha nce be ni bayla onaylam olan kadn alamaya balyor ve yle diyor :.yleyse hi bir ey kalmad artk. Ben de u cevab veriyorum :Bunun hi bir yanl taraf yok , fakat kadn kay boluyor. nce, gr kapayan bir stunun nndeydim, sonra bu lunduum'yeri deitiriyorum ve nmdeki kalabal gr
27

yorum. Ben onlarn arasnda deil, yalnz bama duruyorum. Fakat onlar belirgin ekilde gryorum ve yzlerini seebili yorum. u kelimeleri mrldanyorlar: "Tanrnn gc altnda olduumuzu itiraf ederiz. Cennetin efendisi bizim iimizdedir. Bu sz ciddiyetle kez tekrarlyorlar. Org, Bachdan bir fg alyor ve koro ark sylyor.. Bazen sadece mzik kalyor, bazen de aadaki szler tekrarlanyor: Baka her ey kattan ibarettir., bu szler ise, mziin canllk etkisi yaratmad anlamna gelmektedir. Mzik bittii zaman trenin ikinci ksm balyor, tpk renci toplantlarnda, ciddi konularn ele alnd ilk ksm neeli ksmn izlemesine benzer ekilde. Sakin ve olgun kii ler var. Birisi ne ve arkaya yryor, dierleri birbirleriyle konuup merhabalayorlar, arap ve dier ikiler ikram edi liyor. Bardaklarn erefe kaldrld srada, birisi kiliseye ba arlar diliyor ve bir radyo hoparlr u nakaratlar ieren bir kesik tempolu mzik paras yaynlyor: Charles da imdi oyuna katld. Sanki bu elence araclyla, toplulua yeni bir yenin katlmasndan doan sevin ifade ediliyordu. Bir papaz bana u aklamay yapyor: Bir dereceye kadar nafile olan bu elenceler, resmi olarak benimsenip kabul grmekte dir. Amerikan yntemlerine biraz uyum salamalyz. Eer imdi olduu gibi byk kalabalklara hitabedecekseniz bu kanlmazdr. Ancak biz, zevklerden elini eteini ekme kar t (nti-ascetic) tutumumuz nedeniyle prensipte Amerikan kilisesinden ayrlrz. Bunun zerine, stmden byk bir yk kalkm gibi hafiflemi hissederek uyandm. Bildiiniz gibi, ryalarn fenomolojisine ilikin saysz a lma yaplmtr, fakat szkonusu almalarn sadece bir ka ryalarn psikolojisini ele alr. Bunun en belirgin nedeni,
28

bu iin son derece tehlikeli ve nazik bir konu olmasdr. Freud, psikopatoloji alanndan elde ettii grlerin yardmyla, rya psikolojisindeki karmak konulan aydnlatmak iin ce sur bir abada bulunmutur.(12) Bu giriimin cesaretine hay ranlk duymakla birlikte, kulland ynteme ve sonularna katlmyorum. Freud, ryay, arkasnda bir eyin dikkatlice gizlendii salt bir n cephe, bir grn olarak ele almakta dr. Hi kuku yok ki, nevrotik kiilikler, kabul grmeyen eyleri gizlemektedir, fakat bunlar olaslkla normal kiilerin sakladklarndan fazla deildir. Fakat nevrotikler kategorisi nin, rya gibi normal ve dnya apnda yaygn bir fenomene uygulanp uygulanamayaca ciddi bir sorundur. Ryann, grndnden baka bir ey olduu varsaymndan kuku duyuyorum. Baka bir Yahudi otoritesi, Talmuddan bir aln t yapmak istiyorum: Rya, kendinin yorumudur. Dier bir deyile, ben ryalar bir olgu olarak kabul ederim. Rya yle zor ve karmak bir konudur ki, onun bizi hangi alanlarda ya nltma olasl bulunduu konusunda varsayma cesaret ede mem. Rya doal bir olaydr ve onun bizleri yanltacak kur naz bir ara olduunu varsaymamz iin herhangi bir neden yoktur. Ryalar, bilin ve istem byk lde yokolduunda ortaya kar. Bu durum, nevrotik olmayanlarda da rastlanan doal bir olgudur. stelik, rya srecinin psikolojisine ilikin o kadar az ey biliyoruz ki, onu aklamaya alrken ryaya yabanc unsurlar kullanma konusunda son derece dikkatli ol malyz. Btn bu nedenler yznden, ryalarmzn gerekten de dine deindii ve bunu da amalad grndeyim. Rya karmak ve tutarl olduu iin, belirli bir mantk ve belirli bir niyet ifade eder, yani, rya bir motivasyonu izler, motivas
29

yon ise biiindmda bulunur ve dorudan doruya rya ataclyla ifade edilir. Yukarda aktarlan ryam ilk ksm, katolik kilisesi lehi ne ciddi aklamalar ierir. Rya sahibi, dinin kiisel bir de neyim olduuna ilikin protestan bak alsm ho karlama maktadr. ikinci ve en gsterili ksm, kilisenin kesin ekilde dnyevi olan bir bak asna uyum salamasdr; son ksm ise gerek kilisenin desteklemedii ve destekleyemeyecei zevk alma, doyumdan vazgememe eilimi (anti-ascetic) le hindeki szlerdir. Fakat ryacmzn zevklere kar olmayan rahibi bunu bir ilke sorunu yapmaktadr. Ruhlara inanma ve yceltme kesinlikle Hristiyanlk ilkeleridir ve bunlarn aksi ynde srar etmek kafirlik olurdu. Hristiyanlk hi bir zaman dnyevi olmamtr, arapl ve yemekli bir dost evresini de hi ho karlanmamtr, mzik kltrne cazn katlmasnn herhangi bir deer tayaca da son derece kuku gtrr. Epikr (zevk ve sefaya dkn) gibi evrede dolaarak sohbet edip tartan sakin ve olgun kiilikler, gnmz hristiyama hi de ho grnmeyen eski felsefi idealleri hatrlatmakta dr. Ryann gerek birinci gerekse ikinci ksmnda, ynlarn veya kalabalklarn nemi vurgulanmaktadr. Bu nedenle Katolik kilisesi, srarla tavsiye edilmesine ra men, kkl bir hristiya grle badamayacak pagan (putpereset) bir tutumla ayn izgide grnmektedir. Gerek uz lamazlk ryada belli olmamaktadr. Sanki tehlikeli kontrast la m eritilip birbirine kartrld gemtliche (rahat) bir ortamdaym gibi, bu uzlamazlk sessizlikle geitirilmekte dir. Ayinler ve buna bal kollektif (toplu, ortak)dini duygu lar, bireyin Tanryla kiisel ilikisini yeleyen protestan bak asna stn tutulmaktadr. Kiisel ibadet yerine toplu iba
30

dette srarc olmak ve pagan fikirleri andran grlerjle ri srmek, Avrupada gerekten yaanm olaylarla garip bir pa ralellik kurmaktadr. Gnmz Almanyasnda herkes paganl merak ediyor, nk hi kimse Nietzclenin Dionysos deneyimini nasl yorumlayacan bilmiyor. Byk Sava sn'asmda binlerce ve milyonlarca almann bilind dzeyin de Dionysosun alman kuzeni, yani Wotan ortaya kmt ve Nietzsche bu alnanlardan sadece biriydi. (13) O zamanlar tedavi etmekte olduum alnanlarn ryalarnda Wotantik devrimin gelmekte olduunu ak seik grebiliyordum ve 1918de de bir makale yaynlayarak Almanyada beklenmesi gereken yeni gelimelere iaret etmitim..(14) Szkonusu bu almanlar hi de Zerdt Byle Buyurdu yu okuyan kiiler deildi, koyun kurban etmeye balayan o gen alnanlarn da Nietzschenin deneyimlerinden kesinlikle haberleri yoktu. (15) Bu nedenle de tanrlarna Dionysos deil, Wotan' dedi ler. Nietzschenin biyografisinde, onun aslnda szn ettii tanrnn Wotan olduuna ilikin reddedilemez deliller bulabi lirsiniz, fakat bir filolog olduu ve ondokuzuncu yzyln yet mili ve seksenli yllarnda yaad iin, ona Dionysos de miti. Karlatrmal bir bak asndan yaklalrsa, her iki tanrnn da ortak zellikleri oktur. Grne gre hastamn her iki ryasnda da , sessiz protestan arkada dnda, kollektif duygulara, ayinlere ve paganla kar kan bir gr yoktur. Dikkatimizi eken sadece bir tane tuhaf olaya rastladk: nce katoliklie vgy destek leyen ve sonra da yleyse hi bir ey kalmad atk diyerek alayan ve dnmemek zere kaybolan^ o bilinmeyen kadn. Kimdir bu kadn? Rya gren kii iin belirsiz ve bilinme yen biridir, fakat hastam bu ryay grd zaman, daha n
31

ceki ryalarnda sk sk ortaya kan bilinmeyen kadm ola rak onu zaten ok iyi tanyordu. Erkeklerin ryalarnda byk rol oynayan bu figr, ok eski zamanlardan beri mitolojide erkek ve kadnn ayn be dende birlikte varolduu fikrinden hareketle, anima(16) olarak adlandrlr. Byle psikolojik sezgiler, genellikle ila hi ift Syzygia, veya ift cinsiyetli (hermafrodit) yaratc fik ri eklinde kendini gsterir.(17) Anna Kingsfordun biyogra fisini yazan Edward Maitland, gnmzde Tanrnn (Deity) (18) ift cinsiyetli niteliinin isel deneyimi konusuna dein mitir. Ayrca , hermafrodit ve androjen erkei, yani homo Adamicusu ieren hermetik (simya ilmine, byye ait) fel sefe de vardr; homo Adamicus, Hermetis Tractatus Areus un orta adaki bir yorumcusunun deyimiyle, erkek gr nl olmasna ramen, bedeninde gizledii kadnm, yani Havvasn daima yannda tar. Animann, erkek bedeninde aznlkta kalan dii genlerin psiik temsilcisi olduu sanlmaktadr. Ayn figr, kadn bilindnda bulunmad iin bu ok olasdr. Ancak kadn bilindmda , edeer bir rol oynayan, fakat kadm deil de er kek imgesine sahip bir figr vardr. Kadm psikolojisindeki bu erkek figre animus denir. (19) Her iki figrn en tipik g rnmlerinden biri, kin, dmanlk (animosity) olarak ad landrlmaktadr. Anima mantksz davranlara neden olur, animus ise makul olmayan fikirler ve rahatsz edici konular atar ortaya. Bunlarn her ikisi de rya figrleridir. Kural ola rak, bilindnm kiilemi, kiilie brnm grnleridir ve onun kabul grmeyen ve rahatsz edici karakterini temsil ederler. Bilindnm kendi bana byle olumsuz nitelikleri yoktur. Ne zaman bu kiilikler tarafndan temsil edilirse, o
32

zaman bu nitelikler ortaya kar ve bilinci etkilemeye balar. Yalnzca ksmi kiilikler olduklar iin, kiilii az gelimi (alt dzeyde) bir kadn ya da erkek karakterine sahiptirler ve dolaysyla onlar gibi can skc olurlar. Byle bir deneyim yaayan erkek aklanamaz bir takm huylar edinecek, kadn ise tartma merakls olacak ve konu d grler ileri sre cektir. Animann kiliseye kar tmyle olumsuz tutumu gster mektedir ki, rya sahibinin kadns ksm, yani bilind, r ya sahibinin tutumunu onaylamamaktadr. Szkonusu onay lamama, rya sahibinin de kabullendii duvardaki yazda kendini gstermektedir: Velinimetinizi fazla vmeyin. Cmlenin anlam yeterince doru olmasna ramen, kadnn niye o kadar aresiz hissettii anlalamamaktadr. Bu gizem li nokta zerinde daha fazla durmadan, imdilik u gerekle yetinmeliyiz : ryada bir eliki szkonusudur, ok nemli bir aznlk protesto altnda sahneyi terketmekte ve sonraki olup bitenlere nem vermemektedir. Ayrca ryadan unu anlyoruz ki, rya gren kiinin bi lind ileyii, katoliklik ile pagan yaam arasnda olduka s, yzeysel bir uzlama salamaktadr. Bilind, bir gr ya da kesin bir fikir bildirmemekte, bunun yerine, uzun ve ti tiz bir dnme eylemi ortaya koymaktadr. Bu durum belki de u ekilde aklanabilir : imdi bu din konusu ne olacak? Sen bir katoliksin, deil mi? Bu yeterince iyi deil mi? Fakat zevklere lcar olmama (ascetism) konusuna gelince - Kilise bile bu konuda biraz uyum salamal -sinema, radyo, be ay lar ve tm bu gibi eylere - . Niin kilise evresinde biraz a rap ve arkada sohbetleri olmasn? Fakat bilinmeyen bir ne denden dolay, daha nceki pek ok ryada da karlalan bu
33

tuhaf gizemli kadn, byk bir hayal krklna uram g rnr ve brakp gider. tiraf etmeliyim ki, ben animaya yaknlk duyuyorum. Salanan uzlama, apak bir ekilde ok ucuz ve ok yzey seldir, ancak hem rya sahibi hem de din konusuna fazla nem vermeyen pek ok kii, byle bir uzlamaya gitmitir. Din konusu, hastamm ilgi alan iinde bulunan bir ey deil di, ve hastam da dinin kendisini her hangi bir ekilde ilgilen direceini kukusuz asla beklemiyordu. F a k a t, bandan ge en ciddi bir olaydan sonra bana gelmek zorunda kalmt. Son derece aklc ve entellektel biri olarak, kafa yapsnn ve hayat felsefesinin kendisini, nevroz ve onun moral bozucu et kileri karsnda tmyle yalnz braktn farketmiti. Weltansclauungunda (dnya grnde), kendisini yeterince kontrol etmesine yardmc olacak her hangi bir ey bulama mt. imdiye kadar sahip olduu inanlar ve idealleri yokolmu birine ok benziyordu. Bu koullar altnda, insann ie yarar bir eyler bulma umuduyla ocukluundaki dine dnmesi, hi de az rastlanan bir durum deildir. Ancak bu ha reket, nceki dini inanlar yeniden canlandrma yolunda bi linli bir karar ya da giriim deildir. Hasta bunu sadece r yasn grmtr, yani, bilind, inand din konusunda tu haf bir aklama ortaya atmtr. Bu durum tpk, Hristiyan bilincinde birbirinin ebedi dman olan bedenle ruhun, eli en ynlerini tuhaf bir ekilde yumuatmak suretiyle birbirle riyle barmalarna benzemektedir. Ruhsallk ve maddecilik beklenmedik bir bar iinde bir araya gelmilerdir. Bunun sonucu acayip ve gln olmutur. Ruhun dinmek bilmeyen iddeti, sanki arap ve gl kokan, nerdeyse antik bir neeyle eritilmi gibidir. unu kesinlikle syleyebiliriz ki, rya , bu
34

ahlaksal elikinin keskinliini yumuatan ve tm ruhsal ac y ve kederi yutan ruhsal ve dnyasal bir atmosferi yanst maktadr. Eer yukarda sylediklerimiz bir dilein yerine getirilme si olsayd, kesinlikle bilinli bir davran olurdu, zira hasta bunu zaten fazlasyla yapyordu. Kendisi de bunun bilincin deydi, nk arap en tehlikeli dmanlarndan biriydi. Rya ise tam tersine, hastann ruhsal durumunun tarafsz bir ifade sidir ; maddesel kayglarla ve gruh igdsyle bozulmu bir dini yanstmaktadr. Bu dinde, ilahi bir deneyimin numinosumu yerine, dinsel bir duygusallk mevcuttur. Bu durum, yaayan gizini kaybetmi bir dinin iyi bilinen zelliidir. Ko layca anlalabilecei gibi, byle bir din yardm etme ya da herhangi bir ahlaksal etki yaratma yeteneinden yoksundur. Olumlu baz ynleri bulunmasna ramen, bu rya genel adan kesinlikle olumsuzdur. Ryalarn tmyle olumlu, ya da tmyle olumsuz olmas enderdir. Kural olarak her iki yn bir arada bulunur, fakat genelde biri dierinden kuvvetlidir. Byle bir ryann, dinsel tutum sorununu ortaya atabilmesi, iin psikoloa yeterli malzeme verdii aktr. Eer elimizde bir tek yukarda szn ettiimiz rya bulunsayd, bu ryann anlamn zmeyi mit edemezdik; fakat tuhaf bir dinsel so runun varlna iaret eden olduka fazla sayda rya var grupladmz ryalar arasnda. Ben, eer mmknse, bir r yay asla tek bama yorumlamam. Kural olarak bir rya, bir seriye aittir. yle ki: Bilin, dzenli ekilde uyku tarafndan blnmesine ramen, sreklilik tar, bu nedenle bilind srecin de sreklilik gstermesi olasdr, hatta bilind, bi lin dzeyinden belki de daha fazla sreklidir. Deneyimle rim, her durumda, u olasl desteklemektedir : ryalar, bi-

lind olaylarn oluturduu bir zincirin grnr halkalar dr. Eer szkonusu ryann daha derindeki nedenleri soru nuna k tutmak istiyorsak, onun drtyz ryalk uzun zinci rin neresinde yer aldn bulmamz gerekir. Zincirin tmn ele alnca, incelediimiz ryann, esra rengiz nitelikteki iki nemli rya arasnda yer aldn bulduk. nceki rya, bir ok insann bir araya geldiini ve grne gre maymunu yeniden yapmak amacyla byl garip bir trenin yapldm bildirmektedir. Sonraki rya da benzer bir temay ele almaktadr - hayvanlarn byl ekilde insana d nmesi. Her d rya da hasta asndan byk lde kabul edile mez ve korkutucudur. Kilise ryas yzeye kt ve baka koullarda bilin dzeyinde de dnlebilecek grler ser giledii halde, bu iki rya tuhaftr, karakter olarak birbirinden uzaktr ve rya grenin, elinde olsa kanaca duyumsal et kiler yaratmaktadr. Aslna baklrsa, ikinci ryaya ilikin me tinde, kelimesi kelimesine u szler yer alr: Kaarsak, kay bederiz. Bu sylem tuhaf bir ekilde, bilinmeyen kadnn szleriyle rtmektedir: yleyse hi bir ey kalmad artk. Szkonusu her iki sylemden u sonucu karabiliriz : kilise ryas, daha derin neme sahip dier rya dncelerinden ka giriimiydi ve bu dnceler, aldatc bir ekilde kilise ryasndan nce ve sonra ortaya kyorlard.

36

DOGMA VE DOAL SEMBOLLER


Belirtilen ryalarn ilki - kilise ryasndan nceki -bir maymunun yeniden yaplaca bir trenden bahseder. Bu noktay yeterince aklamak iin, ok fazla ayrntya girilme si gerekmektedir. Bu nedenle, sadece unu belirtmekle yeti niyorum: maymun rya1 sahibinin, salt bir entellekle! tavr uruna, tmyle ihmal ettii igdsel kiiliine iaret es mektedir. Bu ihmal sonucunda, igdleri onu altetmi ve kontrol edemedii patlama anlarnda saldrya gemitir. Maymunun yeniden yaplmas, bir bilin hiyerarisi (silsi lesi) erevesinde, igdsel kiiliin yeniden oluturulmas anlamna gelmektedir. Byle bir yeniden ina, ancak bilinli tutumda nemli deiikliklerle birlikte yrtlrse mmkn olabilir. Hasta, doal olarak bilind eilimlerinden korku yordu nk bunlar imdiye kadar en elverisiz ekillerde kendilerini gstermiti. Bu ryay izleyen kilise ryas, de inilen korkudan kaarak bir kilise dinine snma giriimimi temsil etmektedir. nc rya, hayvanlarn insana dntrlmesFnden szederken, ak bir ekilde ilk ryann tema sm srdrmektedir, yani maymun sadece daha sonra insana dntrlmek amacyla yeniden yaplmaktadr. Yeniden ya
37

plan bu varlk, yeni bir varlk olacakt, dier bir deyile, has ta imdiye kadarki paralanm igdselliinin yeniden bir araya getirilmesi suretiyle nemli bir deiim geirecekti ve bu yolla yeni bir insan olacakt. ada akl, eski insann l m ile yeni bir insann yaplndan , ruhsal yeniden doutan ve buna benzer eski moda mistik samalklardan szeden eski gerekleri unutmutur. Benim hastam, gnmzn bir bilim adam olarak, bu tr mistik dncelerin penesine d tn farkedip bir ka kez panie uramt. ldrmaktan korkuyordu, oysa iki bin yl ncesinin insan byle ryalar sevinle karlar ve sihirli bir yeniden dou ve yeni hayat midiyle neelenirdi. Fakat bizim ada yaklammz, bo inanlarn ve ortaa ve ilk a safdilliklerinin oluturduu bulutlara gururla stten bakp, bu bulutlarn aklc bilin gk deleninin alt katlarndaki yaam tadn unutmaktadr. Oysa alt katlar olmadan aklmz bolukta asl kalr. Byle bir durumda ise, sinirlilik gstermemize amamak gerekir. Ak ln gerek tarihi, okunan kitap ciltlerinde deil, herkesin can l zihin organizmasnda sakldr. Ancak, kabul etmeliyim ki, ldkten sonra yenilenme g r , ada akl kolayca oke edecek ekiller almtr. Ger ekten de, bizim dndmz ekliyle yeniden douu, ryalarda tarif edilen ekliyle ilikilendirmek, olanaksz de ilse de, gtr. Fakat tuhaf ve beklenmeyen bir transformasyona (dei im) ilikin bilgilere girmeden, daha nce ksaca deindiim aka dini nitelikteki dier ryaya dikkatimizi evirmeliyiz. Kilise ryas uzun bir ryalar serisi iinde greceli olarak nlerde yer alrken, aadaki rya sonlarda yer alr.
38

Ryay anlatan m etin yledir: Kutsal bir eve giriyorum. Ev, skun veya ze (nef se, kendine) dn evi olarak adlandrlyor. Arka planda bir ok yanan mum var, bunlar piramide benzeyen drt nokta oluturmu. Yal bir adam evin kapsnda duruyor. nsanlar ieri giriyor, konumuyorlar ve konsantre olmak iin oun lukla hareketsiz duruyorlar. Kapdaki yal adam, eve gelen ziyaretilerden szediyor bana ve Evden ayrlrken saf ve te mizdirler. diyor. imdi ben eve giriyorum ve tmyle kon santre olabiliyorum. Bir ses diyor ki: Yapmakta olduun ey tehlikelidir. Din, kadn imgesinden (imajndan) kurtulmak iin dediin bir vergi deildir, nk bu imgeden kalmaz. Dini, insann br dnyadaki hayatnn yerine koymak iin kullananlara yazklar olsun. Bunlar gaflet iindedirler ve lanetleneceklerdir. Din, bir ikame (baka bir eyin yerine ko yulan ey) deildir, insann her eylemine eklenen nihai bir baardr. Ancak hayatn dolu dolu yaadn zaman dine ula rsn ve ancak o zaman kutsanrsn. Son cmleyle birlikte hafif bir mzik duyulur, Wagnerin fire magic - sihirli ateini (Feuerzauber) hatrlatan, orgun ald basit melodi lerdir bunlar. Evden ayrlrken, gzndn nnde alevler iin de bir da grnts vard ve sndrlemeyen bir atein kut sal bir ate olmas gerektiini dnyordum. Hasta, ryann ok etkisinde kalmt. Bu deneyim, ze rinde ciddi ve geni etkiler yaratm, hayata ve insanla kar tutumunu tmden deitiren deneyimlerden biri olmutu. Deinilen ryann kilise ryasna olan paralelliini gr mek hi g deil. Sadece bu kez, kilise kutsallk evi ve ze dn evi olmu. Ne bir tren belirtisi ne de katolik
39

kilisesinin dier bilinen zelliklerinden bir belirti var; bunun tek istisnas, olaslkla katolik kltnden (1) almmve sem bolik bir tarzda dzenlenmi yanan mumlardr. Mumlar , bel ki de alevler iindeki dan drt ynden son grnne ia ret eden drt piramit veya nokta oluturmaktadr. Ancak, drt saysnn ortaya k, hastann ryalarnda dzenli olarak tekrarlanmaktadr ve ok nemli bir rol oynamaktadr. Sz edilen kutsal ate, rya sahibinin kendi gzlemine gre, Bernard Shavvun Saint Joanna gnderme yapmaktadr . Dier taraftan sndrlemeyen ate ise, tanrnn iyi bilinen bir zelliidir; sadece Eski Ahitte deil, Origines vaazlarnda deinilen ve Incile girmemi sann szlerindeki sa allegorisinde de (mecaz) bundan szedilmektedir. Ait ipse salvator. qui iuxta me est, iuxta inem est, qui longe est a me, longe est a regno Kim bana yaknsa, atee yakndr; kim ben den uzaksa, krallktan uzaktr. Heraklitten beri hayat, ebedi yen yanan bir ate eklinde dnlmtr. sa kendisini Ha yat olarak tanmlad iin, dini esaslara ait olmayan, meru olmayan bu ifade anlalr bir eydir , hatta inanlrlk bile ta maktadr. Atein hayat sembolize etmesi, ryann ereve sine iyi oturmaktadr, zira rya, dinin tek yasal dayanann dolu bir hayat olduunu vurgulamaktadr. Bylece drt alevli nokta, neredeyse tanrnn ya da edeer bir fikrin var ln bildiren bir ikon grevi stlenmektedir. Daha nce de sylediim gibi, drt says bu ryalarda nemli bir rol oyna makta ve her zaman Pisagor yeminine (tetraktis - drtl) benzer bir gr artrmaktadr. (2) Drtl kavramnn (quatemarium, quatemity) uzun bir gemii vardr. Bu kavram, sadece hristiyan ikonolojisinde ve mistik dncesinde (3) ortaya kmaz, Gnostik felsefe
40

sinde (4)* ve ondan daha nceye, ta sekizinci yz yla kadar olan ortaada, belki de daha byk bir rol oynar. Ele aldmz ryada, drtl, bilindmn yaratt dinsel kltn en nemli rneidir. Rya gren kii ze dn evi ne yalnz bana girer, kilise ryasnda olduu gibi bir arka dayla deil. Burada yal bir adamla karlar ; bu adam, daha nceki bir ryada yarg olarak grnmtr ve rya sa hibinin yeryznde ait olduu belirli bir yeri gstermektedir. Yal adam, kltn zelliinin bir armma treni olduunu be lirtir. Ancak rya metninde akla kavumayan nokta, ne tr bir arnmadan szedildii ya da neden armlmas gerekti idir. Yaplan tek ritelin bir konsantrasyon ya da meditasyon olduu grlmektedir ve szkonusu ritel vecd (cokun luk) halindeki bir ses fenomenine yol amaktadr. Ses, bu r ya serisinde sk sk karmza kmaktadr. Her zaman ya oto riter bir bildiride bulunmakta ya da emir vermekte ve bunlan artc bir saduyu ve dorulukla veya son derece geni bir felsefi balamda yapmaktadr. Ses, hemen her zaman, kesin bir ifade eklindedir, genellikle ryann sonuna doru gelir ve yle ak seik ve ikna edicidir ki rya sahibi ona kar her hangi bir say ileri sremez. ylesine tartlmaz bir gerektir ki, ou zaman, ileri srlm olan grlerin uzun sreyle bilind dnp tanlmas ve tartlmas sonucunda ortaya kan nihai ve kesinlikle geerli bir zet niteliindedir. Ses ounlukla, askeri bir komutan, ya da gemi kaptan ya da ya l bir doktor gibi yetkili bir kiiden gelmektedir. Bazen de, bu rnekte olduu gibi, nereden geldii belli olmayan bir sese benzemektedir. Hastamz gibi ok entellektel ve kukucu
*

G nostik: H ristiyanln balangcnda ruhani srlar b ilm ek d ini frka la r.

iddiasnda olan

41

birinin, bu sesi nasrl olup da kabul ettiini grmek ok ilgi e kiciydi; bu durum ona hi uymuyordu, buna ramen onu sor gusuz sualsiz, hatta alakgnll bir ekilde kabulleniyordu. Dolaysyla ses, dikkatle kaydedilmi yzlerce rya arasnda, bilindmn nemli ve hatta kesin temsilcisi olarak ortaya kyordu. Bu hastam , gzlemim altnda bulunup da ryalarda ve dier zel bilin koullarnda ses fenomenini ortaya koyan tek vaka olmamasna ramen, u gerei kabul etmeliyim ki, bilind akl, bazen, bilinli baktan daha stn bir kararl lk ve zeka sergilemektedir. Szkonusu gerein temel bir dinsel fenomen olduu konusunda kuku yoktur , stelik bu fenomen, bilinlilik dzeyinin dinsel bir fenomen retme ola slnn hemen hi bulunmad bir vakada gzlemlenmekte dir. Dier vakalarda da sk sk benzer gzlemler yaptm ve elimdeki bilgilere dayanarak bunun dnda baka sonuca va ramadm itiraf etmeliyim. ou zaman u itirazla karla tm: sesin temsil ettii dnceler, kiinin kendi dncele rinden baka bir ey deildir. Mmkndr, fakat ben olsam bir dncenin ben dndm zaman benim olduunu sy lerdim, tpk bilinli ve yasal yoldan kazandm veya elde et tiim takdirde bir parann benim olduunu syleyebilecein gibi. Eer birisi paray bana hediye olarak verirse, kukusuz veren kiiye Benim param iin teekkr ederim. demem, ama daha sonra ve nc bir ahsa :Bu benim kendi pa ram.. diyebilirim. Sesle ben ayn durumdayz. Ses bana be lirli ierikleri vermektedir, tpk bir arkadan bana fikirlerin den szetmesi gibi. Onun sylediklerinin benim fikirlerim ol duunu ileri srmek ne uygun, ne de gerek olurdu. Kendi bilinli gayretimle rettiim ya da kazandm ey le, ak ve yanlgsz ekilde bilind akim bir rnn ite
42

bunun iin ayrdediyorum. Buna karlk, bilind akl de nen eyin sadece benim kendi aklm olduu ve bu nedenle byle bir ayrmn gereksizlii ileri srlebilir. Fakat bilin d akln salt benim aklm olup olmad konusunda hi de emin deilim, nk bilind terimi onun bilincinde bile olmadm anlamna gelir. Aslna baklnsa, bilind akl kavram, kolaylk nedeniyle yaplm bir varsaymdr. (5) Gerekte, sesin nereden geldii konusunda tmyle bilinsi zim - dier bir deyimle, hi bilgim yok. Ne ses fenomenini istee bal olarak yaratabilme yeteneim var, ne de, ses sa hibinin aklndan neler getiini tahmin edebiliyorum. Bu ko ullar altnda, sesi karan faktr benim olarak adlandrmak haddini bilmezlik olurdu, gerei de yanstmazd. Sesi rya nzda alglayp farketmeniz hi bir eyi kantlamaz, zira yol larda da grltler duyar, ama bunlarn sizin olduu syleye mezsiniz. Sesi yasal olarak kendinize ait sayabileceiniz bir tek du rum vardr, bilinli kiiliinizin bir btnn paras veya da ha byk bir dairenin iindeki daha kk bir daire olduu nu varsaydnzda. Kenti arkadana gezdiren bir banka me muru, banka binasn arkadana gstererek Ve ite benim bankam. dediinde, imdi deindiim imtiyazdan yararlan yor demektir. nsan kiiliinin iki eyden olutuunu varsayabiliriz : n ce, bilinlilik ve bunun iine giren her ey, ve ikinci olarak, bilind psikenin snrsz genilikteki hinterland. lki sz konusu olduunda, bilin az ya da ok kesinlikle tanmlana bilir ve snrlar belirlenebilir, fakat insan kiiliinin toplam na gelince, tam bir tanmn olanakszl kabul edilmelidir. Dier bir deyile, her kiiliin snrlanmas ya da tammlanma43

s olanaksz olan ekleri vardr; nk kiilik, gzlemlenebilir ve bilinli bir ksmdan olumakla birlikte bu ksm , gzlem lediimiz baz gerekleri aklayabilmek iin varolduunu varsaymak zorunda kaldmz belirli faktrleri kapsamaz. te bilinmeyen szkonusu faktrler, bizim bilind dedii miz eyi oluturur.
j Bu faktrleri neyin oluturduu konusunda ise bilgimiz 1 yoktur, nk onlarn sadece sonularn izleyebiliyoruz. Szkonusu faktrlerin, bilincin ierikleri gibi psiik nitelikte olduklarm varsayabiliriz, fakat b konuda da bir kesinlik yoktur. Byle bir benzerliin bulunduunu varsayarsak, da ha da ileri gitmekten kendimizi alakoyamayz. Aklmzn ie rii, yalnzca bir egoyla ilikili olduu srece bilinli oldu-' undan ve kavranabildiinden, kuvvetli bir kiisel zellik ta yan ses fenomeni de bir merkezden kyor olabilir - fakat bu merkez, bilinli egomuzunkiyle ayn deildir. Byle bir akl yrtme ancak, btnn, yani snrlar izilemez ve ta nmlanamaz psiik kiiliin merkezinin st-ego olduunu ve egonun bu st-egoya tabi olduunu veya onun iinde bulun duunu varsayarsak, mmkn olur. (6)

Karmaklndan tr hoa giden felsef tartmalar ba na gre deildir. Benim savm mulak grnse de en.azndan, gzlemlenen gerekleri tanmlayp ortaya koyma yolunda sa mimi bir giriimdir. Basite sylemek gerekirse : Her eyi bilmediimize gre, her deneyimde, gerekte veya nesnede bilinmeyen bir ey bulunmaktadr. Bu yzden, eer bir dene yimin tmnden bahsediyorsak, tm kelimesi, deneyimin sadece bilinli ksmna gnderimde bulunabilir. Yaadmz herhangi bir deneyimin, nesnenin, tmn kapsadn varsa yanlayz, buna gre, nesnenin mutlak tmnn, yaamad44

mz deneyimi de kapsamas gerektii aktr. Daha nce de indiim gibi, ayn ey, her deneyim iin, ve ayn zamanda mutlak tm bilinten daha fazla yer kaplayan psike iin de geerlidir. Dier bir deyile, psike genel kurala bir istisna oluturmaz ve evren ancak bizim psiik organizmamz izin verdii lde kurulabilir. Psikolojik deneyimlerim tekrar tekrar bana gstermitir ki, belirli ierikler, bilinten daha tam olan bir psikeden domak tadr. ounlukla szkonusu ierikler , bilincin retmeyi ba aramad kadar stn analizler yapar veya bak alan sa lar. Bu tr oluumlara verdiimiz uygun bir ad vardr: sezgi (intuition). Ve ou kii bu aklamay yapnca da, sanki bir ey hallolup zme kavumu duygusuna kaplr. Fakat, sezgileri bizim gerekletirmediimiz gereini hi dikkate almazlar. Oysa sezgiler her zaman bize gelir; bir ey iimi ze doar ; aslnda sezgi kendisini yaratmtr ve biz, eer ye terince akll ya da hzlysak onu yakalarz. Dolaysyla, kutsal ev ryasndaki sesi yle aklyorum: bu ses, rya sahibinin bilinli benliinin ait olduu daha tam kiiliinin bir rndr ve kanmca, ite bu nedenle, ses rya sahibinin bilincinden daha stn bir zeka ve netlik dzeyine sahiptir. Sesin koulsuz otoritesi, szkonusu stnlkten kay naklanmaktadr. Sesin verdii mesaj, rya gren kiinin tutumunu garip bi imde eletirmektedir. Kilise ryasndaki ses, bir tr ucuz uz lamayla hayatn iki yan arasnda uzlama salamaya al mtr. Hatrlayacamz gibi, mehul kadm, anima, bunu reddetmi va sahneden ekilmitir. imdiki ryada ise, animann yerini ses alm grnmektedir, ve anima gibi sadece
45

duygusal bir protesto yapmakla yetinmeyip, iki tr dine ili kin yetkin bir bildirimde bulunmutur. Bu aklamaya gre, rya sahibi, metnin belirttii kadnn imgesi yerine dini koyma eilimindedir. Kadn animay gstermektedir. Di nin, hayatn br tarafn ikame iin kullanldna deinen bir sonraki cmle bunu kantlamaktadr. Daha nce de ak ladm gibi, anima br taraf demektir. Anima, bilin ei inin altnda, yani bilind aklda gizlenmi kadm aznln temsilcisidir. Bu nedenle eletiri yle de olabilirdi :Bilindndan kamak amacyla dine bavuruyorsun. Hayatmn bir ksmnn yerine koymak iin kullanyorsun dini. Oysa din, hayatn, yani her iki taraf da ieren bir hayatrn btnlnn mey vasidir ve en ileri noktasdr. Ayn seride bulunan dier ryalarla dikkatli bir kyaslama, br tarafn ne olduunu kesin ekilde gstermektedir. Hasta , duygusal ihtiyalarndan her zaman kanmaya al mtr. Aslnda bu ihtiyalarn bana dert aacandan eki niyordu, rnein evlilik, ak, sadakat, ballk, gven, duygu sal balanma ve ruhun ihtiyalarna genel bir boyun ei gibi sorumluluklara yol aacandan korkuyordu. Ona gre, tm bu saylanlarn bilimle ya da akademik kariyerle bir ilgisi yoktu; ve dahas, ruh kelimesi, entellektel bir mstehcen likten baka bir ey deildi. Anima gizi, din hakknda, onun bir inan olduu dn da hi bir bilgisi bulunmayan hastam iin byk bir bilmece dir. Onun anlayna gre din, beceriksiz ve sknt verici ba z duygusal ihtiyalarn yerine koyulabilecek bir eydir ve in san kiliseye gitmek suretiyle bu ihtiyalarn karlayabilir. Rya sahibinin korkularnda amzn nyarglarn grebili riz. Oysa ses, tutucu deildir, hatta insan hayrete drecek
46

kadar gelenekselcilikten uzaktr: dini ciddiye almakta, onu hayatn, daha dorusu her iki taraf da kapsayan bir hayatn doruk noktasna koymakta, ve bylelikle en ok rastlanan entellektel ve aklc nyarglar altst etmektedir. Bu ylesine bir ters-yz editi ki, hastam ldrmaktan korkuyordu sk sk. Dnn ve bugnn ortalama aydnn bildiimiz iin, onun iinde bulunduu bu g durumu anlayla karlamakta zor lanmyoruz. Kadn imgesini, dier bir deyile, bilind akl, ciddi olarak hesaba katmak, aydnla kavumu sadu yuya ne byk bir darbedir! (7) Hastam yaklak yz ryalk ilk seriyi gzden geirdi ve ancak ondan sonra onun tedavisine baladm. Ona rahatszlk veren deneyimlerine, yaantlarna ilikin tm gemi bilgile ri aldm. Ve o zaman, bu rya macerasndan kamak isteyi ine hi armadm! Fakat yeterince anslyd ki, bir dine sahipti, yani deneyimini dikkatle _gznne alyordu, ona sahip kp srdrmesini salayacak kadar da deneyimine ballk duyuyordu. Nevrotik olmas onun iin byk avan tajd ve bu suretle ne zaman deneyimine bal kalmamay de nese veya sesi reddetmeye alsa, derhal nevrotik haline d nyordu. Bir trl atei sndremiyordu ve en sonunda, deneyiminin kavranlamaz numinosum niteliini kabul et mek zorunda kald. Sndrlemeyen atein kutsal olduu nu kabullenmek zorunda kald. Bu onun tedavisinin ba ko uluydu. Gerekten insani ve bir btnlk tayan kiilikler nasl is tisnaysa, hastamn bu durumunun da bir istisna oluturduu sanlabilir belki. Eitimli insanlarn ok byk ounluunun paralanm kiilikler olduu ve gerek iyiler yerine bu iyi lerin ikamelerine (yerine geen eylere) sahip olduklar do47

radur. Byle bir ikame durumu ise, hastamda nevroza yol ayordu ve bir oklar iin de ayn sonucu douruyordu.
\

ounlukla ve genellikle din olarak adlandrlan ey, o kadar alacak derecede bir ikamedir ki, din yerine inan de meyi tercih ettiim bu tr bir dinin , insan toplumunda nem li bir ilevi olup olmadn ciddi olarak kendime soruyorum. kame ileminin ak amac, dorudan, dolaysz deneyimin yerine, salam yapl bir dogmaya ve ritele dayal uygun semboller koymaktr. Katolik kilisesi, bu sembolleri tartl maz otoritesi sayesinde korumaktadr, protestan kilisesi ise (eer bu terim hala geerliyse) ncilin mesajlar zerinde s rar ederek korumaktadr. Bu iki ilke, yani kilisenin ve n cilin otoriteleri, geerli olduu srece, kii kendini dorudan dinsel deneyime kar etkin ekilde korumu ve savunmu olur. Hatta byle bir ey bana gelse , yani dorudan bir de neyimle karlasa bile, kiliseye bavurur, nk bu deneyi min tanrdan m eytandan m geldiini, kabul edip etmemesi gerektiini kilise bilir. Byle dorudan deneyimlerin yaand ve dogmatik ka rarn otoritesine boyun eilmedii pek ok vaka ile karla tm mesleimde. Hastalarma, ihtiaml ayn zamanda da kor kun olan atmalarnda, delilik paniklerinde, aresiz kafa karklklarnda ve depresyonlarnda yle ok elik ettim ki, dogma ve ritelin, en azndan ruhsal temizlik yntemi olarak tad olaanst nemin geni lde farkndaym. Eer hasta, dinin gereklerini yerine getiren bir katolikse, ona dei mez nerim, gnah karmas ve iletiim kurup iini dkme sidir, bylelikle kendisi iinok ar gelebilecek olan doru dan deneyimden korunabilir. Protestanlar iin bu genellikle o kadar kolay deildir, nk dogma ve ritel artk o kadar si48

liklemitir ki etkinliklerini byk lde yitirmilerdir. Ay n zamanda, kural olarak, gnah karma da yoktur ve psiko lojik sorunlara kar duyulan genel ilgisizlie ve ne yazk ki yaygn cahillie papazlar da katlmaktadr. Katolik vicdan direktr ise, ounlukla ok daha fazla psikolojik bilgi ve becerisine sahiptir. stelik, protestan papazlar ilahiyat fakl tesinde bilimsel bir eitimden gemitir ve bu okul eletirel gelenei yznden inancn naifliini zayflatr, oysa katolik rahip eitimindeki tarihsel gelenek, kurumun otoritesini g lendirir. Bir doktor olarak, doallkla bilimsele inanmay benim seyebilirdim, nevrozun ieriinin bastrlm ocukluk cinsel liinden veya isten gcnden baka bir ey olmadna ina nabilirdim; ve bylelikle nevrozun deerini azaltmak suretiy le bir ksm hastay dorudan deneyim tehlikesine kar koru mam mmkn olabilirdi. Fakat biliyorum ki, bu teori ksmen dorudur, yani nevrotik psikenin sadece baz yzeysel ynle rini aklamaktadr. Oysa ben, kendimin de tam olarak inan mad bir eyi hastama syleyemem. imdi -bir protestan olduum varsaymyla- bana sorabi lirsiniz: Eer katolik bir hastana, rahibe gidip gnah kar masn sylersen, yine inanmadn bir eyi nermi olmuyor musun? Bu kritik soruyu cevaplamak iin, nce unu belirtmeli yim ki, eer elimde olsayd, inancm asla sylemezdim. Eer inancm sorarlarsa, gerekten bildiklerimden ibaret olan inanlarmn phesiz yannda olacam. Bildiklerim konusunda kendime gvenirim. Bunlar dndaki her ey hi potezdir ve bunlarn ounu Bilinmeyene brakabilirim.
49

Bunlar beni rahatsz etmez. Fakat onlar hakknda bir eyler bilmem gerektiini hissedersem, eminim o zaman canm sk maya balarlard. Dolaysyla, eer bir hastam, nevrozunun tmyle cinsel kkenli olduundan eminse, onun bu grne karmazdm nk bilirim ki bu inan, zellikle de kklyse, dorudan deneyimin yarataca korkun belirsizliin saldrsna kar mkemmel bir savunmadr. Bu savunma etkili olduu srece onu bozmam, zira biliyorum ki hastann bylesine dar bir er evede dnmesi iin gl nedenleri vardr. Fakat grd ryalar, gelitirdii bu koruyucu teoriye zarar vermeye ba larsa, yukarda incelediimiz ryada da olduu gibi, daha ge ni bir kiilii desteklemek zorunda kalrm. Ayn ekilde ve ayn nedenle, kendisine yararl olduu s rece, dinin gereklerini yerine getiren katoliin hipotezini de desteklerim. Her iki durumda da, ciddi bir tehlikeye kar ge litirilmi olan bir savunma aracn desteklerim. Ve bu srada da, akademik bir konu olan savunmann nihai gerek olup ol mad sorusunu da sormam. Bu savunma ie yarad zaman ve yarad srece de memnun olurum. Ben daha konuya el bile atmadan ok nce, hastamdaki katolik savunmas kmt. Eer ona gidip te gnah kar masn ya da benzer bir eyi nerseydim bana glerdi, tpk artk destek vermeyecei seks teorisine glecei gibi. F akat, sesin tarafm tuttuumu ona her zaman hissettirdim ; bu sesi, kendisini tek tarafl olmaktan kurtaracak olan gelecekteki da ha byk kiiliinin bir paras olarak grdm. Aydnlk bir aklcla sahip sradan bir entellektel iin, meseleleri basite indirgeyen bir bilimsel teori ok iyi bir sa50

vuma aracdr, nk amz insannn bilimsel etiketi ta yan hereye ok byk inanc vardr. Byle bir etiket, ne redeyse Roma locuta causa finita nn etkisine benzer ekil de, derhal kafay dinginletirir. Bence herhangi bir bilimsel teori kendi bana, ne kadar kurnazca olursa olsun, psikolojik gerek asndan, dinsel dogmalardan daha az deer tar; bu nun nedeni ok basit olup, teorinin zorunlu olarak ok soyut ve aklc olmas, buna karlk dogmann ise imge araclyla akld (irrasyonel) bir btnlk gstermesi eklinde akla nabilir. Dolaysyla, bu yntem, akld bir olguya, rnein psikeye, ok daha iyi bir aklama getirilmesini salar. Daha s, dogma, varln ve biimini, bir taraftan vahiy yoluyla akland sylenen tanr-insan, ha, bakire doum, bakire hamile, teslis (l birlik) v.b. dorudan deneyimlere borlu dur, bir taraftan da asrlar boyunca bir ok kiinin sonu gel meyen ibirliine borludur. Belirli dogmalara niin doru dan , dolaysz deneyim dediim belki yeterince ak olmaya bilir, nk dogmann zaten kendisi dorudan deneyimi red deden bir olgudur. Ancak szn ettiim hristiyan dogmalar yalnzca hristiyanla zg deildir. Bunlara, en az bu kadar sklkla pagan dinlerde de raslanr. stelik bunlar gemite vizyonlardan, ryalardan veya translardan (kendinden ge me) kaynaklandklar gibi, tm eitlemeleriyle psiik feno menler olarak kendiliinden tekrar tekrar ortaya kabilirler. Byle fikirler asla icat edilmez; insanolu akln amaca dnk bir etkinlik olarak kullanmay henz renmeden nce dog malar zaten vard. nsan dnce retmeyi renmeden n ce, dnce kendisine gelmiti. nsanolu dnmedi ama akl ilevinin farkna vard. Dogma rya gibidir, nesnel psike nin, bilindnn ihtiyari ve zerk faaliyetini yanstr. Bilindnn bu ekilde ifade edilmesi, dorudan deneyime kar

bilim sel bir teoriden daha etkin bir savunma aracdr. Teori, deneyimin duygusal deerlerini gzard etmek durumunda dr. Dogma ise, aksine, bu adan son derece aklaycdr. Bir bilimsel teorinin yerini hemen bir yenisi alr. Dogma ise asrlarca devam eder. Ac eken tanr-insa dogmas en azn dan bebin yllktr, teslis ise herhalde daha da eskidir. Dogma , bilimsel teoriye kyasla ruhu daha tam olarak temsil eder, nk bilimsel teori sadece bilin dzeyini ifade edip aklar. Dahas, teori, yaayan bir eyi soyut kavramlar la aklamakla kalr. Dogma ise bilindnm yaam srecini pimanlk, fedakarlk ve gnahtan kurtulma dramas eklinde anlatr. Bu adan yaklaldnda, protestanlm katoliklikten ayrlmasnn nlenememi olmas alacak eydir. Fakat Protestanlk merakl, haris ve pervasz olma zelliklerini ta yan macerac Germen kabilelerinin inanc olduuna gre, on larn bu zgn karakterinin kilisedeki bar havas ile pek an laamam, en azndan uzunca bir sre anlaamam olmas mmkndr. yle grnyor ki onlar, kurtulu srecine ve kilisenin muhteem yaps iindeki bir tanrya boyun emeye pek hazr deillerdi. Belki de kilisede , ok fazla, en azndan onlarm gerek o zaman gerekse imdi hala ehlilememi ener jileri iin ar saylan mperium Romanum veya Pax Roma na (Roma bar) vard. Byk olaslkla onlar, herhangi bir tutuculuk veya boyun ei iin ok gen saylan macerac ve tezcanl insanlarn sk sk ihtiya duyduu gibi, tanryla daha az kontrolden ve yumuatma ileminden gemi bir iletiime ihtiya duyuyorlard. Bu nedenle, bazen tmyle, bazen de ksmen, kilisenin kiiyle tanr arasndaki aracln kaldrd lar. Koruyucu duvarlar kaldrld iin, nemli bilind fak trlerin ifadesi olan kutsal imgeleri kaybettiler, imgelerle bir52

tikte hatrlanamayacak kadar eski zamanlardan beri bilind akim aklanamayan gleriyle baa kmann gvenilir bir yolu olan ritelleri de kaybettiler. Bunun sonucunda byk miktarda enerji aa kt ve bu enerji derhal eski merak va harislik kanallarna akt - ite szkonusu bu kanallar, Avru pay yeryznn byk parasn yiyip bitiren ana canavar haline getirmitir. O gnlerden itibaren protestanlk, ayrl besleyen bir se ra olmutur, ayn zamanda da bilind akln aklanamaz glerini unutturacak derecede bilinci cezbeden bilim ve tek nii besleyen bir yuva olmutur. Birinci Dnya Sava fela keti ve onu izleyen ve insan ruhunda geni etkiler yaratan olaylar , beyaz insann akl konusunda pheler uyandrmak iin gerekliydi. Sava kt srada, dnyann aklc aralat:ca dzeltilebileceinden son derece emindik. imdi ise, eski teokrasi sav m , yani totaliter rejim savn ileri sren devlet leri aknlkla seyrediyoruz; bu sav kanlmaz ekilde , z gr dncenin bask altna alnmasn da beraberinde getir mektedir. imdilerde, yine insanlarn , yeryznde cenneti nasl yaratacaklar konusundaki ocuka teorilerini destekle mek amacyla, birbirinin boazna sarldn gryoruz. Da ha nceleri az ok baarl ekilde birbirine bal olan ve de vasa bir .zihinsel binada ie yarar hale getirilen ve alt dnya ya ait glerin imdi, herhangi bir aklsal ve ruhsal ekicilik ten yoksun bir Devlet klelii ve Devlet hapishanesi yarattk larn veya yaratmaya altklarn grmek ok zor deildir. Tm bu gelimeler kaderdir. Ben bunun kabahatini protestanla veya rnesansa yklemiyorum. Fakat uras kesin dir ki, ada insan, protestan olsun veya olmasn, Roma d neminden beri dikkatle rlm ve glendirilmi olan dini
53

duvarlarn salad korumay kaybetmitir ve bu kayp y znden dnyay harabeden ve dnyay kuran atein snrlar na yaklamtr. Yaam hzlanm ve younluk kazanmtr. Dnyamz korku ve tedirginlik dalgalar kaplamtr.
fi

Protestanlk, eskiden olduu gibi imdi de, byk bir teh likedir, ayn zamanda da byk bir frsattr. Eer bir kilise olarak paralanmasn hala srdrrse, insan tm ruhsal zrh larndan, yani bilind akim serbest kalmasm bekleyen g lerle dorudan karlamaya kar bir savunma mekanizma sndan kurtarmay baarr. Medeni denilen dnyamzda s rp giden btn bu inanlmaz vahete bir bakn - bunlarn hepsi insanolundan ve onun kafa yapsndan domutur! u eytanca tahrip aralarna bir baknz ! Bunlar tmyle zarar sz centilmenlerce, hepimizin zendii, makul, saygdeer vatandalarca icat edilmitir. Ve her ey mahvolup da tarif edilemez bir ykm cehennemi ortaya ktnda, hi kimse sorumluluu stlenmez. O sadece oluvermitir, ama yine de hepsi insanlar tarafndan yaplmtr. Tek tek kiiler, grev lerini titiz ekilde yerine getiren ve orta halli bir yaam sr dren, alak gnll ve ^nemsiz bilinlerden baka bir ey olmadklarna kr krne inanmaya baladklarndan beri, hi kimse unun farknda deildir: devlet veya millet denilen aklc rgt, grnte kiisel olmayan, sezilemez ve kimse ve hibir ey tarafndan kontrol edilmeyen, fakat mthi bir g tarafndan ynetilmektedir. Bu korkun g, ounlukla kt niyetli bir eytana kapld sanlan bir komu lkeye kar duyulan korkuyla aklanr. Hi kimse kendisinin ne kadar ve nerede perili ve bilinsiz olduunu bilemedii iin, komusunun da kendisi gibi olduunu dnr vebyleJikle de, en byk silahlan ve en zehirli gazlar sahiplenmek kutsal
54

bir grev haline gelir. En kts de, bu dnce dorudur. Kiinin tm komularna da, tpk kendisine olduu gibi, kontrol edilmez ve edilemez bir korku hakimdir. Korkudan ac eken hastalarn, kinli ve fkeli hallerine kyasla, ok da ha fazla tehlikeli olduklar, akl hastanelerinde iyi bilinen bir gerektir. Protestan, tanryla babaa braklmtr. Ne gnah kar ma vardr, ne gnahlarn kilisece aff, ne de herhangi bir g nah balatma olasl vardr. Kii gnahlarn bir bana sindirmek, halletmek zorundadr ve uygun bir ritel bulunma d iin eriilemez olan tanrnn esirgeyiciliinden o kadar emin deildir. Bu nedenle, protestan bilinci uykusunu yitir mitir ve bu rahatsz vicdan, ortalkta dolaarak bakalam tedirgin etmeye balamtr. Fakat bu durum, gnah kavra ma konusunda katolik kafa yapsnn eriemeyecei bir ans da protestanlara vermitir. nk katolik dininde gnah karma ve gnahlarn aff olana, ar gerginlikleri yoketmek zere her zaman hazr beklemektedir ; protestan ise, gerginli iyle babaa braklmtr ve bu durum onun vicdann bile meye devam edebilmektedir. Aslnda vicdan, ve zellikle de rahatsz bir vicdan, cennetin bir hediyesi olabilir; eer zele tiri amacyla kullanlrsa gerek bir ltuftur. Kendi iini ince leyen (introspective), titiz bir sre eklinde gerekletirilen zeletiri, kiinin kendi psikolojisini anlamaya ynelik her gi riimin ayrlmaz parasdr. Eer kendinizi de artan bir ey yapmsanz ve sizi bu harekete itenin ne olduunu ken dinize soruyorsanz, davrannzn ardndaki gerek motifi (gdy) ortaya karmak iin, vicdannz rahatsz eden mo tife ve ona elik eden titiz gce gerek duyarsnz. Ancak o za man, eylemlerinizi hangi motiflerin belirlediini grebilirsi
55

niz. Hatta, vicdan azab sizi daha nce bilincinde olmadnz eyleri kefetmeye iter; bu yolla bilind akln eiini aar ve sizi insandaki toptan yokedicinin bilinsiz bir unsuru ya pan ortak glerin farkna varrsnz. Eer bir protestan, kili sesini tmyle kaybettikten sonra ayakta kalmay baarr ve yine bir protestan olmaya devam ederse, yani tanr karsnda savunmasz kalp artk topluluklar ve duvarlar tarafndan ko runmuyorsa, dorudan dinsel deneyim konusunda benzersiz bir ansa sahip olur. Bilind srecin hastam iin ne anlam tadn size ak tarabildim mi bilmiyorum. Yine de byle bir srecin, deneyi min deerini tartacak nesnel bir lt yoktur elimizde. O de neyimi geirmi olan kii iin olan deerine bakmamz gere kir. O zaman, grnte yararsz baz ryalarn, akll biri iin bir anlam olduu gerei size arpc gelebilir. Fakat o kiinin dediklerini kabul edemiyorsanz veya kendinizi onun yerine koyamyorsamz , onu yarglamamalsnz. Yarglaya bileceiniz bir Arimed noktas yoktur, nk psike, grnt snden farkldr. Psike, psikolojinin nesnesidir ve ne yazk ki, ayn zamanda onun znesidir ve bu gerekten ka da yoktur. Dorudan deneyim olarak adlandrdm eye rnek setiim bir ka rya, deneyimden gememi birinin kesinlik le gzne arpmaz. Ryalar gsteri yapmazlar, kiisel de neyimlerin alak gnll ahitleridir sadece. Eer ryalar s ralarna gre, ve tm sre boyunca ortaya kan sembolik malzeme zenginlii ile birlikte sunsaydm ok daha belirgin bir grnmleri olacakt. Fakat, rya serilerinin tmnn toplam bile, gzellik ve anlam bakmndan geleneksel inan la boy lemez. nan, her zaman iin bir ok akln ve bir
56

ok asrn sonucu ve rndr, bireysel yaamlarn tm tuhaf lklarndan, noksanlklarndan ve kusurlarndan arndrlm tr. Fakat btn buna ramen, kiisel deneyim, fakirlii ya nnda, dorudan doruya hayattr, bugn damarda akan kr mz scak kandr. Gerein ardmda koan biri iin, en iyi ge lenekten bile daha ikna edicidir. Yine de dolaysz hayat her zaman kiiseldir, nk hayat tayan bireydir ve kiiden do an her ey bir bakma kendine zgdr, geicidir ve eksik tir; zellikle de rya ve benzeri gibi istee bal olmayan akl rnleri sz konusu olduunda byledir. Bir ok kiinin ay n sorunu vardr ama kimse ayn ryay grmez. Fakat nasl, mutlak kendine zg bir birey yoksa, ayn ekilde mutlak kendine zg nitelikte bireysel rn de bulunmaz. Ryalar bi le , farkl folklor ve mitolojilerde belirli motiflerin hemen he men ayn ekilde tekrarlanmas eklinde, byk lde ortak (kollektif) malzemeye dayanmaktadr. Ben bu motiflere arketip (8) diyorum, bu kavramla kastettiim ey, hemen he men yeryznn her kesindeki mitlerin paralarn olutu ran kollektif nitelikteki ekiller ve imgeler ve ayn zamanda da bilind kkenli bireysel rnlerdir. Arketip motifler ola slkla insan akimn, sadece gelenekler ve g yoluyla deil ayn zamanda soya ekim yoluyla kuaktan kuaa aktarlan arketip kalplarndan balamaktadr. Bu son hipotez kanl mazdr, zira karmak arketip imgeler bile , herhangi bir ola s dorudan gelenek etkisi olmakszn kendiliinden ortaya kmaktadr. Bilinncesi (preconscious), ilksel fikirler (primordial) te orisi, ilk asrlara ait olan arketip teriminin de gsterdii gi bi, hi bir ekilde benim buluum deildir, zellikle psiko loji balamnda, bu teoriyi Adolf Bastianm almalarnda
57

(9) ve yine Nietzschede (10) buluruz. Fransz yaznnda, Hubert, Mauss (11) ve Levy-Bruhl (12) benzer grler ileri srer. Ben, baz ayrntl aratrmalar yapmak suretiyle, daha nceleri ilksel veya balang fikirler, categories veya habitudes directrices de la conscience , representations collectives, vb denilen teoriye ampirik bir temel saladm sade ce. (13) Daha nce deindiimiz ryalarn kincisinde, henz dik kate almadm bir arketiple karlatm. Bu arketip, yanan mumlarn piramit benzeri drt noktadaki tuhaf diziliidir. Szkonusu dzenleme, drt saysn kutsal imgelerin bulun mas gereken altara ya da ikon yerine koymak suretiyle , bu saymi sembolik nemini vurgulamaktadr. Mabete ze d n evi dendii iin, drt saysnn tapnma yerinde grnen imgeyle veya sembolle ifade edildiini varsayabiliriz. Pisagor terimleriyle sylersek, tetraktiler, hastamzm ryasnn da aka gsterdii gibi, gerekten de kendine dne iaret etmektedir. Bu sembol dier ryalarda, genellikle drt para ya blnm veya drt para ieren bir daire eklinde ortaya kar. Ayn serinin dier ryalarnda, ayrca u ekillerde de ortaya kar : blnmemi daire, iek, kare meydan veya ka re oda, dikdrtgen, kre, saat, ortas emeli simetrik bahe, teknede uakta veya masada drt kii, masann etrafnda drt sandalye, drt renk, sekiz parmaklkl tekerlek, sekiz nl yldz veya gne, sekiz paraya blnm yuvarlak apka, drt gzl ay, kare eklinde hapishane hcresi, drt mevsim, drt ceviz bulunan kase, 4x8=32 blme ayrlm bir dnya saat, vb. (14) . Bu drtl semboller, dt yz ryadan oluan bir seride en az 71 kez ortaya kmtr. Bu balamda benim durumum da
58

bir istisna deildir. Yaptm pek ok vaka incelemesinde drt says ortaya kmtr ve kkeni her zaman bilindma dayanmtr, yani rya sahibi onu ilk kez ryasnda grm tr , ne anlam hakknda bir fikri vardr, ne de drdn sem bolik nemi hakknda bir ey duymutur. Kukusuz konu olsayd, durum deiirdi, nk llk (Teslis) herkesin bi lebilecei tannm bir sembolik saydr. Fakat drt, bizim iin, zellikle gnmzn bilim adam iin , dier bir saydan farkl bir anlam ifade etmez. Say sembolizmi ve onun tarih esi bizim rya sahibi hastamzn aklnn ilgi alannn kesin likle drnda kalr. Eer bu koullarda ryalar, drdn nemi zerinde srarla duruyorsa, onun kkeninin bilind olduu nu sylemekte son derece hakl oluruz. Drtlnn numino sum zellii, ikinci ryada aka grlmektedir. Bu geree dayanarak, onun kutsal demek zorunda olduumuz bir an lama iaret ettii sonucuna varmamz gerekiyor. Rya gren kii bu tuhaf karakterle, herhangi bir bilin kayna arasnda balant kuramad iin, ser^H'iizmin anlamn aa kavu turmak amacyla, karlatrma yntemini uyguluyorum. Bu kitap erevesinde szkonusu karlatuma srecini tam ola rak aklamam doaldr ki olanakszdr. Bu nedenle ksaca deinmekle yetineceim. Grne gre, bilind dzeyinde bulunan pek ok ey, akim gemiten gelen kalntlardr, bu nedenle bilindm zn ieriinin paralelini oluturan bilin dzeyine ulamak iin sadece bir ka yz yl geriye gitmemiz gerekmektedir. Bizim vakamz balamnda, yz yldan daha az geriye gi deriz ve kendimizi, dairenin kareye evrilmesi muammasn (quadratura circuli) (15) ciddiyetle tartmakta olan doa bi limcileri ve filozoflar arasnda buluruz. Bu mulak sorun,
59

aslnda ok daha eski ve tmyle bilind eylerin psikolo jik bir yanstlmasyd (projeksiyonuydu). F akat, o gnlerde dairenin Tanr anlamna geldiini biliyorlard: bir filozofun Aziz Augustinei tekrarlayarak dedii gibi Deus est figura intellectualis, cu jus centrum est ubique, circumferentia vero nusquam. Emerson kadar i gzlemci ve i dnyasn ince leyen biri de ayn konuya deinmi ve ayn ekilde Aziz Augustinein szlerini tekrarlamt. Eflatunun Timaeusun dan, hermetik felsefenin bata gelen kayna olan bu kitaptan beri en mkemmel ekil kabul edilen daire imgesi ayrca, en mkemmel ze de verildi, yani altn, anima mundi veya anima media natura ve ilk yaratlan k da daireyle gsterildi. Makrokozmoz, Byk Dnya, yaratan tarafndan in forma rotunda et globosa eklinde yapld iin, btnn en kk paras saylan nokta da bu kusursuz yapy tamaktadr. Fi lozofun dedii gibi: Omnium figurarum simplicissima et perfectissima primo est rotunda, quae in puncto requiescit (16) Maddede gizli ve hareketsiz duran bu Tanr imgesi, sim yaclarn ilk kaos, veya cennet lkesi veya denizdeki yuvarlak balk veya sadece yuvarlak yap veya yumurta dedii eydi. Bu yuvarlak ey, maddenin kapal kaplarn aacak anahtara sahipti. Timaeusta belirtildii gibi, sadece dnyay yaratan faktr, yani mkemmel varlk, drt unsuru, yani yuvarlak dnyann drt elemann kapsayan tetraktileri zme yetisine sahipti. Onnc yzyldan beri byk otoritelerden biri olan Turba Philosophorum a gre, yuvarlak yap, bakr dr de blebilir. Bylece, ok aranlan arum philosophicum un da yuvarlak olduu anlalmaktadr. Uykuda hareketsiz olan demiurgeye, yaratc faktre hangi yolla ulalaca konu sunda ise grler farklyd. Bazlar ona, zel bir birikim ve'a zellikle elverili bir z tr ieren prima materia (ilk
60

madde) eklinde ulamay umuyordu. Bazlar ise conjunctio denen bir tr sentezle yuvarlak yaratmaya almt; Rosarium Philosophorum n anonim yazar yle syler : Kadndan ve erkekten yuvarlak bir daire yap, bundan bir dik drtgen kar ve ondan da bir gen kar. Halkay yuvarlat ve o zaman Filozofun Tana ulam olacaksn. Bu olaanst ta, Eflatunun yuvarlak ift cinsiyetli erke ine karlk gelen, kusursuz bir hermafrodit varlk olarak sembolize edilmekteydi. Ondrdnc yzyln ba kadar er ken bir dnemde, Petrus Bonus , sa mecaznn temsilcisi ola rak lapisi sa ile kyaslyordu. Fakat onnc yzyln sz de Thomasc kitab Aurea Horada tan gizemi, hristiyan dininin gizemlerinden daha stndr. Bu gereklere dein memin tek nedeni, drt saysn ieren halka veya krenin bil gili atalarmzn ou iin Tanr anlam taddr. Latin kkenli kitaplara baknca grrz ki, maddede giz li ve hareketsiz duran demiurge, felsefi insan (homo philosophicus) denen ikinci Adem ile ayn eydir. kinci Adem s tndr, ruhsal insandr, kendisine ounlukla sann kiilii verilen Adam Kadmondur. zgn Adem , bozulup iryebilen drt unsurdan olutuu iin lmldr, ikinci Adem ise lmszdr nk o tek bir saf ve bozulmaz zden oluur. Bu nedenle szde Thomasta yle ifadeler yer almaktadr : Secundus Adam de puris elementis in aeternitatem transivit. deo quia ex simplici et pura essentia constat, in aeternum manet. Ortaa boyunca tannm bir otorite saylan Senior adl erken dnem latinlemi Arap yazarnn lapise ilikin yle syledii nakledilir : Asla lmeyen bir madde vardr, nk o srekli artmaya devam eder. Szkonusu z, ikinci Ademdir.
61

Yaptmz alntlardan da aka grlmektedir ki, filo zoflarn arayp durduu yuvarlak z, ryalarmzda semboli ze edilen eye ok benzeyen bir oluumdu. Elimizde, byk felsefi dncelerin ounlukla ryalar, grntler, hatta halsinasyonlarla karm olduunu kantlayan tarihsel do kmanlar vardr. (17) Daha naif bir kafa yapsna sahip ata larmz, bilindmda bulunanlar dorudan doruya maddeye yanstmlardr. Madde, byle ekleri kolayca kabul edebili yordu, nk o zamanlar pratikte bilinmeyen ve kavranama yan bir varlkt madde. Ve insanolu ne zaman gizemini zemedii bir eye rastlasa, en ufak bir zeletiriye girimeden varsaymlarn maddeye yanstr. Kimyasal madde gnmz de olduka iyi bildiimiz bir ey olduu iin, artk atalarmz kadar serbeste yanstma yapamyoruz. Sonunda , tetraktilerin psiik olduunu kabullenmek zorunda kaldk; v e ,' yakn ya da uzak bir gelecekte bunun da bir yanstma olduunun or taya kp kmayacan henz bilmiyoruz. imdilik u ger ei bilmek bizi tatmin ediyor : amz insannn bilinli ak imda hibir ekilde yer almayan tanr fikri, ya da drt yz yl nce bilin dzeyinde bilinen ekliyle geri dnmektedir. Tarihin bu ksmn, riiya sahibi hastamn hi bilmedii gereini vurgulama gerei duymuyorum. Klasik dnemden bir airden alnt yaparak unu syleyebiliriz :"Naturam expellas furca tamen usque recuet. Bu eski filozoflara gre, tanr kendisini ilkin, drt unsurun yaratlnda gstermitir. Bu unsurlar, dairenin drt blmesi ile sembolize ediliyordu. Codex Brucianus'a ait(18) adl *gnostik bir kaynakta Biricik- Yaratlan (Mongenes veya
*

Gnostik: lm , lm e ait,.

62

Anthropos) konusunda unu okuyoruz: Bu, Monadda otu ranla ayn kiidir, Monad ise Setheus (yaratc) iindedir ve kimsenin nerde olduunu bilmedii yerden gelmitir. Monad ondan gelmitir, tm iyi eylerle ykl bir gemi gibi, her tr aacm ekili olduu bir tarla gibi ve tm rklarn doldurduu bir ehir gibi...onu savunmak zere evresinde oniki kap var dr, bu Biricik-Yar atlann ana kentidir. Kitabn baka bir yerinde , Anthroposun kendisi kenttir ve onun yeleri de kentin drt kapsdr. Monad bir k kvlcmdr , Tanrnm bir atomudur. Monogenesin.bir dzlk zerinde durduu d nlr; bu dzlk, ncilin drtlsne ya da tetramorfosa, yani drt *evangelist sembol olan melek, kartal, kz veya buza ve aslandan oluan, kilisenin sembolik binek hayvan larna karlk gelen drt stunun destekledii bir platformdur. Bu metnin, Vahyin Yeni Kuds ile olan mecaz aktr. Drde blnme, drdn sentezi, drt rengin mucizeye benzer grn, iin drt aamas, nigredo dealbatio, rubefactio ve citrinitas; bunlar eski filozoflarm srekli uralar olmutur. Drt says, Birin paralarn, vasflarn ve gr nlerini sembolize eder. Peki ama, benim hastam, bu eski mi speklasyonlar niin tekrarlasn? Niye tekrarlamas gerektiini bilmiyorum. Sadece unu biliyorum ki, tek vaka bu deildir; benim ya da meslekdalarmr gzlemi altmdaki bir ok dier vakada da ihtiyari ola rak ayn simgecilik (sembolizm) ortaya kmtr. Bu vaka lardaki ryalarm ya da drt yz yl ncesinden malzeme allarn aslnda dnmyorum. Byle bir alnt, arketip fikrinin ok nplanda bulunduu baka bir ada yaplabilir
*

Evangelist: Gezici vaiz, drt ncili yazanlardan biri.

di. Aslna baklrsa, ortaadan ok daha eskidir, Timaeus da bunu kantlamaktadr. Ne klasik mirastr, ne de Msr kken lidir, zira pratikte her yerde ve her ada bulunabilir. rne in, kzlderililerin drtlle ne kadar byk bir nem ver diklerini hatrlamamz yeterlidir. Drt, dnyay yaratan tanr fikriyle balantl ve asrlarca eski, belki de tarih ncesi bir sembol olmasna ramen , bu sa y - tuhaftr ki - gnmz insan tarafndan ender olarak by le anlalr. Bu semboln tarihi hakknda bilgilendirilmeyen insanlarn bu sayy kendi kendilerine nasl yorumlayacaklar konusu her zaman zellikle ilgimi ekmitir. Bu yzden, on lara kendi grlerimi aktarmamaya dikkat ettim ve anladm ki, kural olarak, drt saysnn ya kendilerini ya da i dnya larndaki bir eyi sembolize ettiini sanyorlar. Onun, bir tr yaratc bir arka plan olarak , bilind akln derinliklerinde hayat veren bir gne olarak zel bir ekilde kendilerine ait olduunu dnyorlar. Bu saymn, ounlukla Ezekielin vizyonunun bir kopyas olduunu anlamak kolayd, buna ra men, szkonusu vizyon bilindii zamanlar bile -ki bu gnler de bilene pek rastlanmyor- bu benzerliin ender olarak fark na varlyordu. Bu, neredeyse sistemli krlk denebilecek durum, Tanrnn dardaki biri olduu eklindeki nyarg nn bir sonucudur. Bu nyarg salt Hristiyanla ait deildir, fakat bunu hi paylamayan belirli dinler de vardr. Bu din ler tam tersine, baz Hristiyan mistiklerinin yapt gibi, tan rnn ve insann zorunlu aynlndan szederler; bu, ya nce den belirlenmi bir aynlk eklindedir, ya da baz ibadetler veya trenlerle ulalacak bir ama eklindedir, rnein, baz yoga yntemleri bir yana braklrsa, Apuleiusun metamorfo zu (bakalatrma) olaynda olduu gibi.
64

Karlatrmal yntem, drtlln, yarat halindeki tan rnn aa yukar dorudan doruya bir temsilcisi olduunu gstermektedir. Bu nedenle, amz insannn ryalarnda kendiliinden kan sembollerin de ayn anlam tad- ii mizdeki tanry sembolize ettii - sonucuna varmalyz. R ya sahiplerinin ou bu benzerliin farkna varmasa da, yo rum yine de doru olabilir. Tanr fikrinin, bilim d bir hi potez olduu gereini dikkate alrsak insanlarn niin bu e kilde dnmeyi unuttuunu kolayca aklayabiliriz. Eer tan rya belirli bir inan besliyorlarsa bile, aldklar din eitimi ne deniyle iimizdeki tanr fikrinden vazgeerlerdi, nk szko nusu eitim, bu fikri mistik olarak adlandrp her zaman k k grmtr. Fakat, bilind akln doal eilimlerinin uy gulamaya koyduu, tam da ite bu mistik dncedir. Ben ve arkadalarm, aym sembolizmi sergileyen o kadar ok vaka grdk ki, artk onun varlndan phe edemiyo ruz. Dahas, benim gzlemlerim 1914e kadar gider ve onla r kamuoyuna amadan nce ondrt yl bekledim. Eer gzlemlerim, tanrnn varlnn bir tr kant olarak anlalrsa bu zc bir hata olurdu. Gzlemlerim, sadece ar ketip bir tanr imgesinin varln kantlamakta ve bu imge bence, tanr konusunda psikolojik adan syleyebileceimiz en fazla eyi kapsamaktadr. Fakat bu ok nemli ve etkili bir arketip olduu iin, sk sk ortaya k theologia natura lis iin dikkate deer bir gerek gibi grnmektedir. Ona ili kin bir deneyim, ounlukla byk lde numinosum niteli i tad iin, dinsel deneyimler arasnda yer alr. lgin bir geree deinmeden geemeyeceim, o da u dur: merkezi hristiyanlk sembolizmi Teslise dayanmaktadr,
65

bilind ise kendini drtl ile ifade etmektedir. Aslna bak lrsa, ortodoks hristiyan gr de pek tam deildir, nk ktlk ilkesinin dogmatik yn Tesliste yoktur. nsana benzeyen bir tanr fikri, mezheplerce benimsenen bir varsa ym olduu iin, iimizdeki tanr fikri de dogmatik adan zor bir kabullenmedir. Fakat ada akln anlad ekliyle drtl, sadece iimizdeki tanry deil, insanla tanrnn ayn ln da ileri srmektedir. Dogmann aksine, deil, drt yn vardr. Drdnc ynn eytan temsil ettii karsama s kolayca yaplabilir. yle bir logomuz var: Ben ve baba , bir tek kiiyiz. Beni gren, babam da grr.; buna ramen sann dogmatik insan niteliinin, insann kendisini sayla ve onun homoousiasyla zdeletirmesine yol aacak dere cede vurgulanmas, kutsal eylere saygszlk ya da delilik sa ylyordu. Fakat, ite bu, karsamann ta kendisidir. Dolay syla, ortodoks bir gr asndan yaklaldnda, doal drt lnn diabolica fraus (eytan) olduu sylenebilir ve hristi yan dnyasnn sulanp azarlanan ksmn temsil eden dr dnc cephesinin asimilasyonu, bunun en byk kantn olu tururdu. Sanyorum ki kilise, bu tr sonular ciddiye alma gi riimlerini geersiz klmaldr. Hatta bu deneyime giden her yolu da mahkum etmelidir zira kendisinin birbirinden ayrm olduu bir eyi doann birletirmesini kabul edemez. Drtl ye ilikin tm olaylarda doann sesini aka duyulabiliriz, bu ise, bilind akla ilikin her eye kar duyulan eski kukula r uyandrabilir. Ryalarn bilimsel incelemesi eski bir falclk tr ve simya kadar itiraza yol aan bir konudur. Rya psikolo jisinin yakn bir paraleli Latin simya dokmanlarnda grlr, bunlar da ortodoks fikre kartlklarla doludur. (19) yle an lalyor ki, bir zamanlar gizlilik ve koruyucu mecazlarn bir nedeni vard. Gemite simyann kulland sembolik ifadeler,
66

modem ryalarn da kaynam oluturan ayn bilindndan kmaktadr ve onlar kadar doann sesidir. Eer, nihai eylere ilikin fazla kukunun bulunmad ve her tarihin Eski Ahitle balad bir ortaa ortamnda yayor olsaydk, rya ve benzeri eyleri kolaylkla kaldrp atardk. Ne yazk ki, modem adayz ve bu ada, nihai konular kukuy la karlanmaktadr, ok geni boyutta bir tarih ncesi vardr ve insanlar, eer her hangi bir numinosum deneyimi varsa bunun bir psike deneyimi olduunun tmyle farkndalar. Tanrnn taht etrafnda olumu bir gkyz dnyasnn hayalini artk kuramayz,, galaksi sisteminin arkasmda bir yerde tanry ara may da hayal edemeyiz. Fakat insan ruhu gizem barndran bir yerdir , nk bir ampirist iin tm dinsel deneyimler, akln zgn durumundan baka bir ey deildir. Eer dinsel dene yimlerin, onu yaayanlar iin ne anlam ifade ettiini bilmek is tersek, bunun akla gelebilecek her trl eklini inceleme olana na bugn sahibiz. Ve, eer bunun bir anlam varsa, bu dene yimi yaayanlar iin her ey demektir. Kant dikkatle incelen diinde kanlmaz olarak ulalabilecek sonu, en azndan budur. Hatta , ierii ne olursa olsun, dinsel deneyim, e ok de er verilen deneyim tr olarak tanmlanabilir. Extra ecclesiam nulla salus (Kilise dnda kurtulu yoktur) hkmyle for mle edilen haliyle modern kafa yaps, son areye bavurur gibi ruha dnecektir. Deneyim baka nereden elde edilebilir ki? Bunun cavab, aa yukar benim belirttiim gibi ola caktr. Doann sesi cevap verecek ve insanolunun ruhsal sorunu ile ilgili herkes, artc yeni sorunlarla kar karya gelecektir. Ben, hastamn ruhsal gereksinimlerinden hareket ederek, bilind akln rettii olaanst sembolizm gster gelerinden bazlarm en azndan anlamak ynnde ciddi aba sarfetmek zorunda kaldm. Ulatm entellektel ve etik sonu-

lam tartmasna girmek ok fazla srecei iin , imdi ksa bir zetle yetinmek durumundaym. Her hangi bir dinin balca sembolc figrleri, her zaman iin belirli bir ahlak ve bak asn anlatr. rnein, hatan ve onun eitli dinsel anlamlarndan szediyorum. Dier bir temel sembol de Teslistir. Bu, tmyle erkeksi (masklen) bir karak terdir. Ancak, bilind akl, bunu drtlye evirir; bu drtl ayn zamanda da , tpk Teslisteki kiinin tek ve ayn tanr olmas gibi, tekliktir. Eski doa filozoflar Teslisi, imaginata in natura , ruh veya volatilia, yani su, hava ve ate olarak temsil ettiler. Drdnc unsur ise beden veya toprakt. Bunu ise Bakire Meryemle sembolize ettiler. (20) Bylelikle, fiziksel lle kadns (feminen) unsuru kattlar ve drtlye veya circlus quadratusa (dairenin kare yaplmas) ulatlar; drtlln sembol hermafrodit Rebis,yani filius sapientiae (bilge oul) idi. Ortaa doa filozoflarnn, drdnc unsurla kastettikleri ey kesinlikle toprak ve kadnd. Ktlk ilkesi ak ekilde ifade edilmemitir, fakat prima materiann zehirli niteliinde ve dier imalar eklinde grnmektedir. amz ryalarndaki drtllk, bilindnn bir rndr, tik blmde akladm gibi, bilind ounlukla bir anima, bir kadn fig r grnmne brnr. Grne gre, drtl sembol anima figrnden kmaktadr. Anima, drtllk matriksi veya Mater Deidir (tanrnn anas) , tpk topran, tanrnn anas olarak an lald gibi. Fakat, hem kadn, hem de ktlk, Teslis dogma snda tanr kavramna dahil edilmedii iin, drtlde ktlk unsuru ayn zamanda da dinsel semboln bir parasn olutu rur. Bu yndeki bir gelimenin uzak vadede ruhsal adan dou raca sonular ise, zel bir dnme abas gerektirmeyecek kadar aktr.
68

DOAL BR SEMBOLN TARHES VE PSKOLOJS


Felsefeye olan ilgiyi ve merak sndrmek istemem, ama drtl semboln ortaya kard sorunun etik ve entellektiiel boyutlarnn tartmas iinde kaybolmay da tercih etmem. Bu konunun psikoloji asmdan sonular kukusuz geni kapsaml ve yeterince anlamldr. Pratik tedavide nemli olleri vardr. Biz burada psikoterapiyle deil, psiik fenomenin dinsel ynyle ilgileniyoruz ama, incelemelerim srasnda psikopatolojiye girmek ve szn ettiim tarihsel sembol ve figrleri kazyarak mezarlarndan karmak zorunda kaldm. (1) Gen bir ruhsal hastalklar doktoruyken, byle bir ey ya pacam hi aklma gelmezdi. Bu nedenle, drtl sembol, circulus quadratus ve Teslis dogmasn gelitirmeye alan mezheplerin tutumlar konularndaki bu uzun tartma biraz abartlm ve zoraki gibi gelse de bence sakncas yok. Fakat iin aslna baklrsa, drtl hakknda tm sylediklerim, be nim rnek vakamn en son ve doruk ksmna ne yazk ki ksa ve yetersiz bir giriten baka bir ey deildir. Rya serimizin daha banda daire ekli ortaya kmakta
69

dr. Bu, rnein, bir ylan eklindedir ve rya sahibinin ev resini satm bir halkay ifade eder. Daha sonraki ryalarda bir saat olarak ortaya kar veya merkezinde bir nokta bulu nan bir daire, at talimleri iin yuvarlak bir hedef, bir perpetuum mobile olan bir saat, bir top, bir kre, yuvarlak bir ma sa, bir kase v.b. olarak belirir. Ayn zamanda, ortas emeli bir kasaba meydan veya bahesi eklinde kareler de grnr. Daha somalar kareler, dairesel hareketlerle iliki iinde g rlr (2): karenin iinde gezinen insanlar, kare eklindeki bit odada yer alan sihirli bir tren (hayvanlarn insana dnme si) - odann kelerinde drt ylan vardr ve insanlar yine drt kenin etrafnda dner; rya sahibi bir meydann iinde tak siyle dner; kendi etrafnda dnen bo bir kare hapishane hcresi v.b. Dier ryalarda daire bir dn hareketiyle gs terilir , rnein, drt ocuksiyah bir halka tar ve bir daire iinde yrr. Dairelerin de drtl saylarla birlikte grld olur , rnein, drt ana ynde drt ceviz bulunan gm bir kase, drt sandaiyeli bir masa. Ryalarda, merkez nokta nn zellikle vurguland grlmektedir. Merkez, bir halka nn ortasndaki bir yumurtayla, asker bedenleri tarafndan oluturulmu bir yldzla, drt ana yn drt mevsimi temsil eden ve bir daire iinde dnen bir yldzla veya kymetli bir tala v.b. sembolize edilir. Tm bu ryalar, hastaya ani bir grsel izlenim eklinde yansyan bir resim oluturuyordu. Hasta bu tr anlk bak lar veya grnmleri, farkl durumlarda zaten daha nceleri de yaamt, fakat bu kez son derece etkileyici bir deneyim szkonusuydu. Kendisinin de belirttii gibi: (Deneyim) ina nlmaz bii' uyum izlenimi veriyordu. Byle bir durumda, bi zim izlenimimizin ne olduu ya da bu konuda bizim ne d70

ndraz hi nemli deildir. Sadece hastann o konuda nasl hissettii nemlidir. Bu onun deneyimidir, ve eer bu deneyim onin iinde bulunduu durumu derin ekilde etkile yip baka bir duruma gemesini salyorsa, bu deneyime kar kmann faydas yoktur. Psikolog, sadece bu gerei not etmekle yetinir ve ayrca elinden geliyorsa, byle bir vizyo nun (grnmn) bu kii zerinde nim byle bir etki yapt n anlamaya alabilir. Szkonusu vizyon, hastamzn psi kolojik gelimesinde bir dnm noktas olmutu. Dinsel te rimlerle ifade edersek, bu bir dnme, din deitirme (conversion) olayyd.

Hasta, vizyonu anlatan metni yle yazmt : Bir yatay, bir de dikey daire var, ikisinin merkezi de or tak. Bu bir dnya saat. Saati siyah bir ku tayor. (Rya sa hibi burada, nceki vizyona gnderme yapmaktadr, orada si yah bir kartal altn bir halkay alp uzaklatrmt.) Dikey da ire, beyaz kenarl mavi bir disktir ve 4x8=32 paraya bln mtr. stnde, kendi ekseni evresinde dnen bir el var. Yatay daire drt renkten olunuyor. Drt kk adam dairenin zerinde durmakta ve pandl tamaktadr. Dairenin evre sine (nceki vizyondaki) altn halka dolanmtr. Dnya saatin ritmi veya vuruu vardr: 1. Kk ritm: Mavi dikey diskin kolu, bir seferinde bir bl otuziki ilerlemektedir. 2. Orta ritm: kolun bir tam dndr. Ayn zamanda ya tay daire de bir bl otuz iki ilerliyor. 3. Byk ritm: otuz iki orta vuru, altn halkann bir tam dnne eittir.

Bu vizyon, nceki ryalarda ima eklinde ortaya atlan tm grleri zetleyip toparlamaktadr. Daha nce daire, kre, kare, dn, saat, yldz, ha, drtllk, zaman v.b. ek linde grnen para para sembollerden anlaml bir btn oluturma giriimidir. Doal olarak, bu soyut yapnn niin inanlmaz bir uyum duygusu yarattn anlamak zordur. Fakat, Eflatunun Timaeusundaki iki daireyi ve onun anima mundisinin uyumlu yuvarlakln dnrsek, anlamaya doru adm at m oluruz. Yine belirtelim ki, dnya saat terimi, krelerin mziksel uyumuna ilikin eski kavram ima etmektedir. Bu terimle bir tr kozmolojik sistem kastedilmektedir. Eer bu vizyon, gkyz ve onun sessiz dnne ya da gne siste minin dzenli hareketine ilikin olsayd, bu resimdeki m kemmel uyumu kolayca anlayp takdir ederdik. Kozmoza ili kin platonik* bir grnmn, yar bilinli bir akl durumunun sisleri arasndan parladn da varsayabiliriz. Fakat platonik manzarann uyumlu mkemmelliiyle pek de uyumayan bir ey var vizyonda. ki halka yap olarak birbirinden farkldr. Sadece hareketleri deil, renkleri de farkldr. Dikey halka mavidir, drt renk ieren yatay ise altn rengindedir. Mavi halka, kolaylkla gkyznn mavi atmosferini sembolize ederken, yatay halka drt ana ynyle ufku temsil edebilir, bu drt yn drt kk insanla ve drt renkle gsterilmektedir. (Daha nceki bir ryada, drt nokta bir keresinde drt ocuk la, dier defasnda da drt mevsimle temsil edilmiti.) Byle bir manzara hemen insann aklna, dnyay bir daire veya drt evangelistin (vaizin) bulunduu rex gloriae veya zodya*

Eflatun ngilizcede Platon olarak geer. Burada platonik kelimesi Eflatun 'un felsefesine ait olarak ele alnmtr..

12

n ufku oluturduu bir melothesiae eklinde gsteren orta a tasvirlerini getirir. Muzaffer sann temsil ekli, Horusun ve drt olunun benzer resminden alnma benze mektedir. (3) Ayrca Dou analojileri de vardr; ounlukla Tibet kl Budist halkalar ya da mandalalar. Bunlar kura] olarak, drt kapl kare eklinde kutsal bir bina ieren daire bir padmadan veya lotustan oluur; drt kap, drt ana yn veya drt mevsimi gsterir. Ortada bir Buda bulunur veya daha sklkla Shiva ve Shaktinin bir bileimi veya buna ede er bir dorje (yldrm) sembol vardr. Bu semboller, younlama, konsantre olma ve sonunda yogilerin bilinleri nin yce tm-bilin haline dnmesi amacyla yaplan riteller iin birer aratr. (4) Belirtilen benzetmeler, tasvirler ne kadar arpc olursa ol sun, yine de tatmin edici deildir nk hepsi de merkez ze rinde o kadar ok durur ki, merkezdeki figrn nemini be lirtmek iin yaplma benzerler. Bizim durumumuzda ise, or tadaki alan botur. Sadece matematikse] bir noktadan oluur. Bunun benzerleri, dnyay yaratan ya da dnyay yneten tanry veya takmyldzlara dayanm durumdaki insan gs terir. Bizim sembolmz bir saattir ve zaman temsil eder. Byle bir sembol iin dnebileceim tek benzetme, horos kop desenidir. Onun da dt ana yn ve bo bir merkezi var dr. stelik baka bir tuhaf tesadf daha vardr : nceki rya larda bir eksen etrafnda dnmekten (rotasyondan) szedilmektedir sk sk ve bunun ynnn genellikle sola doru ol duu belirtilmitir. Horoskopun sola doru, yani saatin ters ynne ilerleyen oniki evi bulunur. Fakat horoskop sadece bir halkadan oluur ve dahas, aka farkl iki sistem arasnda herhangi bir ztlk iermez.
73

Bu nedenle, sembolmzn zaman boyutuna biraz k tutma sna ramen, horoskop da yetersiz bir benzetmedir. Eer or taa sembolizminin hazine evi olmasayd, psikolojik para lellikler bulma abamzdan vazgemek zorunda kalacaktk. Tesadf eseri, ondrdnc yzyln balarnda yaam az bi linen bir yazar, Guillame de Digullevilleyi tandm; Chaliste bir manastrn yneticisi olan bu Norman airi, 13301335 arasnda tane pelerinages yazmt. (5) Bunlarm adlar Le Pelerinage de la Vie Humaine, de l Ame et de Jesus C h risf tir. En sonuncusu olan Chart du P elerinage de l A m e 'de bir cennet vizyonuna rastlyoruz. Bu vizyona gre cennet, kendi evresinde dnen krkdokuz kreden olumaktadr. Bu krelere, yeryz yzyllar nn prototipleri veya arketipleri saylan siecles (yzyllar) denmektedir . Fakat, Guillaumea rehberlik eden melein aklamalarna gre, dini bir sylem olan in saecula saeculorum sradan bir sre deil, ebediyet anlamna gelmektedir. Tm kreleri, altndan yaplm bir gk, bir cennet evrele mektedir. Guillaume ban kaldrp da altn cennete bakt nda, aniden kk bir daire dikkatini eker; daire sadece 90 cm (3 feet) apnda ve safir rengindedir. Daire konusunda unlar syler : II sortait du ciel d or en un point et y rentrait dautre part et il en faisait tout le tour Mavi daire, cenne tin altn gkyzn paralayan byk dairenin zerinde bir disk gibi sallanmaktadr. Burada iki farkl sistem vardr, biri altn, dieri mavi ve birbirinin iinden geen iki daire. Mavi daire nedir ? akn lk iindeki Guillaumea melek yine aklamada bulunur :

74

Ce cercle que tu vois esi le calendrier, Qui en fa isan t son tour entrier, M ontre des saints les journees. Quand elle doivent etre fete es Chacun en fa it le cercle un tour, Chacune etolle y est p o u rjo u r, Chacun so le ilp o u r l espace D e jo u rs trente ou zodiaque.

Mavi daire dini takvimdir. te burada dier bir benzerlik buluruz - zaman unsura. Bizim vizyonumuzdaki zamann vurula, lldn veya nitelendiini hatrlayacaksnz. Guillaumeun takvim halkasnn ap da 3 feettir. Dahas, Guillaume mavi daireyi seyrederken, aniden mora brnm ruh grnr. Melein aklamalarnla gre, azizin ziya fet ve bayram zamandr imdi. Daha sonra melek zodyak hakkndaki aklamalarna devam eder. Konu balklardan a lnca, kutsal Teslis ncesinde meydana gelen oniki balknn ziyafetine deinir. O srada Guillaume sze karr ve Teslis semboln hibir zaman pek de iyi anlayamadn syler melee. Ve ltfen kendisine bu gizemi aklamasn rica eder. Bunun zerine melek u cevab verir: Or, il y a trois couleurs principales : le vert, le rouge et Tor Onlar, tavusun kuy ruunda bir arada grlebilir. Ve ekler: Le roi de toute puissance qui met trois couleurs en nite, ne peut-il faire aussi quune substance soit trois?. Altn rengin Bahaya, krmz nn Oula ve yeilin Yce Ruha ait olduunu syler, sonra daha fazla soru sormama konusunda airi ikaz ederek kaybo lur. Melein retilerinden anlyoruz ki, saysnn Teslisle ilgisi vardr. Bylece, daha nce, Teslise ilikin mistik spe

klasyon srasnda sadedden ayrldmda, konudan fazla sapmadmz da anlam oluyoruz. Ayn zamanda, renk motifine de rastlyoruz, fakat ne yazk ki hastamzda drt sa ys varken, Guilaume, daha dorusu, melek, sadece renk ten szeder; altm, krmz ve yeil-. Burada, Timaeusun ilk kelimelerinden alnt yapabiliriz : tane var, drdncs nerede kald? Veya, ayn szleri Goethenin Faustunda, belki de hain manzara eklinde tercme edebileceimiz o gizemli streng Gebilde tasvirinin yapld kinci Ksmda mehur Kabire sahnesinde de bulabiliriz. Bizim vizyonumuzdaki drt kk adam ccedir veya ka hiredir. Bunlar drt ana yn ve drt mevsimi ya da drt ren gi temsil eder. Hem Timaeusta, hem de Faust ve Pelerinagede, drt says eksiktir. Eksik rengin de mavi olduu ak a grlmektedir. Mavi renk, sar, krmz ve yeilden oluan seriye aittir. O halde niin eksiktir? Takvimde veya zaman da veya mavi renkte yanl olan nedir? Zavall Guillaume da kesinlikle ayn soruna arpp tkez lemi olmal : var, ama drdncs nerede? Kendisinin de syledii, gibi, hibir zaman iyice kavrayamad Teslis hakknda baz eyler duymak konusunda gerekten ok istek liydi. Guillaume bir ka rahatsz edici soru daha soramadan, melein aceleyle ayrlmas da biraz kuku ekicidir. Sanyorum ki, cennete gittii zaman Guillaume bilinli deildi, aksi halde grdklerinden muhakkak baz sonular karrd. Aslnda ne grmt o? Sonsuz mutlulua ula mlarn bulunduu kreleri veya siecleleri grd ilk ola rak. Daha sonra, altndan cenneti, ciel doru grd, ite Cennetin Kral orada, altm bir taht zerinde oturuyordu ve ya76

mnda, kahverengi kristalden yuvarlak bir taht zerinde oturan Cennetin Kraliesi vard. Bu en son ayrnt, Meryemin kya met gnnden nce bedeniyle birlemesine izin verilen tek lml olarak, bedeniyle birlikte cennete gtrld varsa ymna gnderimde bulunmaktadr. Bu tr temsillerde, kral genellikle muzaffer sadr ve kilise onun gelinidir. Fakat en nemli nokta, sa grnmndeki kraln, aym anda da Teslis olmas ve drdnc kiinin onun kraliesi olmasdr. Mavi, Meryemin ilahi, pelerininin rengidir ; gn mavi adryla rtlm topraktr. Fakat, tanrnm annesinden niin szedilmiyor? Dogmaya baklacak olursa, Meryem ilahi deil, sade ce beatadr (kutsaldr). stelik topra temsil etmektedir; toprak ise bedendir ve onun karanldr. te bunun iindir ki, efkatli Meryem tm gnahkarlarn savunucusudur. Ortaan bu deerli psikolojik olgusundan hareketle, has tamzn mandalasmn tad deeri anlayabiliriz. Orta a n psikolojisi, drt eyi bir araya getirmekte ve bunlar uyumlu bir ekilde ilevlerini grmektedir. Benim hastam bir katolik olarak yetitirilmiti ve bylece bilmeden, Guillaumeu kayglandran ayn sorunla kar karya kalmt. Bu. gerekten de, orta alar iin byk bir sorundu - u llk sorunu , kadn unsurunun darda tutulmas ya da ok snrl olarak tannmas, toprak .ve henz Meryemin rahmi eklinde ki beden, tanrnn kutsal evi ve ilahi kurtulu zincirindeki ka mlmaz balant sorunu. Hastamn vizyonu, dier bir deyi le onun yapt betimleme, yzyllarn sorusuna sembolik bir cevaptr. Bu cevap olaslkla, dnya saat imgesinin niin ina nlmaz bir uyum izlenimini verdiinin altnda yatan daha de rindeki nedendir. Hastamn cevab, bedenin arzularyla tanr ak arasndaki ve maddeyle ruh arasndaki ykc elikini.
77

olas bir zmnn ilk habercisiydi. Kilise ryasndaki ber bat ve etkinlikten uzak uzlama, ztlklarn halledildii bu mandala vizyonuyla tmyle almaktadr. Eer, ruhun bir kare olduuna ilikin gemiteki Pisagor grn kant ola rak kullanrsak (6), mandala tanry n katlarnn ritmi ola rak, ruhu ise statik drtl, yani drt renge blnm halka olarak aklar. Bunun derinindeki basit anlam, ruhun tanryla birlikteliidir. Dnya saat ayn zamanda nasl quadratura circuliyi ve perpetuum mobileyi temsil ediyorsa, bizim mandala da orta ada kafalar megul eden bu iki taknty yeterince akla maktadr. Guillaumea gre, altm daire ve iindekiler, Kabire ve drt renk eklindeki drtll , mavi daire ise Teslis ve zamann hareketini temsil eder. Bizim hastamzn durumun da ise, mavi dairenin kolu hzl, altm daireninki ise daha ya va hareket eder. Guillaumeun altmdan cennetinde mavi da ire biraz uygunsuz kamasna ramen, bizim vakamzdaki da ireler uyumlu ekilde bir aradadr. Teslis artk hayattr, tm sistemin n katlarna gre kurulmu bir ritimle atdr, fakat u var ki, bu ritm drdn katlar olan otuz iki zerine kurulmutur. Bylelikle, daire ve drtl bir yanda, l ritm dier yanda, birbirlerinin iine yle girerler ki, biri ayn za manda dierinin de iinde bulunur. Guillaumeun anlatmn da, Teslis apak ortadadr, fakat drtl, Cennetin Kral ve Kraliesi ikililiinde gizlenmitir. stelik de, mavi renk, kralieyle deil, Teslisin zelliklerini yanstan zaman gsteren takvimle ilikilidir. Bu durum ise, bizim vakamzdakine ben zer bir iie girmilii gsterir. zelliklerin ve ieriklerin birbiri iine girmilii, sembol lere zg bir niteliktir. Biz bunu Hristiyan Teslisinde de bu78

'

luruz; burada, Baba Oulun iindedir, Oul Babamn iinde ve Yce Ruh da hem Baba hem de Oulun iindedir veya her ikisine de giriyordur. Babadan Oula gei bir zaman boyu tunu ierir, alan unsuru ise Mater Dei tarafndan temsil edilir. (Anne nitelemesi nceleri Yce Ruha yaplmt ve erken hristiyanlar Yce Ruha Sophia -Sapientia diyorlard. Bu di i nitelik tmyle sklp atlamamtr, en azndan Yce Ruh , columba spiritus sancti - gvercin - sembolyle hala ilintilidir.) Fakat drtl, nceleri dini sembolizmde grlme sine ramen, dogmada hi yer almaz. Bu balamda, dairenin iinde bulunan eit kollu haa, drt evangelistiyle (vaiziyle) birlikte muzaffer saya, Tetramorfoza , vbe gnderme ya pyorum. Daha sonraki kilise sembolizminde, rosa mystica, vas devotionis, fons signatus ve hortus conclusus, Mater Deinin ve ilahi to oran nitelikleri olarak ortaya karlar. Bizim mandalamz, ortaa hristiyan felsefesinde bol bol tartlan temel sorunlardan bazlarnn soyut, neredeyse ma tematiksel ifadesidir. Soyutlama o derece fazladr ki, eer Guillaumeun vizyonu olmasayd, hristiyan felsefesinin geni alanlara yaylm, tarihsel kkler sistemini grmeden geebi lirdik. Hastamzm bu tr tarihsel konular hakknda herhangi bir gerek bilgisi yoktur. ocukluk dneminde biraz dinsel eitim alm biri ne kadar biliyorsa, o da o kadar bilmektedir. Kendisi, kendi dnya saatiyle herhangi bir dini sembolizm arasnda hi iliki grmyordu. Bu, kolay anlalabilir bir eydir, nk vizyon, ilkbata kimseye dinsel bir arm yapmamaktadr. Fakat szkonusu vizyon, ze dn evi ryasndan ksa sre sonra ortaya kyor ve daha da nceki bii" ryada grlen ve drt sorununa yine bir cevap olutu ruyordu. O ryada, dikdrtgen bir alan vard, alann drt ke
79

narnda renkli su ile doldurulmu drt kadeh bulunuyordu. Sulardan biri sar, dieri krmz, ncs yeil ve drdnc s renksizdi. Grne baklrsa mavi eksikti; nceki bir r yada ise dier renkle birleik haldeydi, o ryada bir maa rann dip tarafnda bir ay grnyordu. Aynn krmz, sa r, yeil ve mavi klar saan drt gz vard. in artc yn, sonraki ryada mavi renk kaybolmutu. Ayn zamanda da, herzamanki kare ekli, daha nce hi ortaya kmayan bir dikdrtgene dnmt. Bu ak rahatszln nedeni, animanm temsil ettii kadn unsuruna kar yrtlen mukave metti. ze dn evi ryasndaki ses bu gerei dorula maktadr. Ses unu syler: Yapmakta olduun ey tehlike lidir. Din, kadm imgesinden kurtulmak iin dediin bir ver gi deildir, nk bu imgeden kanlmaz. Buradaki kadm imgesi, tam da anima denen eydir. Bir erkein kendi animasna kar koymas normaldir n k anima, daha nce de belirttiim gibi, o zamana kadar bi linli hayatn dnda braklm btn o eilimleriyle ve ie rikleriyle birlikte bilindn temsil eder. Bunlar, grnr deki ve gerek bir ok neden yznden darda tutulmutur. Bazlar basklanm(nbilince- preconscious- atlp ortadan kaldrlm veya engellenmi), bazlar ise bastrlmtr. Ku ral olarak, insann psikolojik yapsndaki antisosyal unsurla rn temsilcisi olan eilimler - herkeste bulunan istatistiksel sulu dediklerim - basklanr, yani bilinli ve kastl olarak yokedilir. Fakat sadece bastrlan eilimler, genellikle sade ce kukulu nitelikte olanlardr. Bunlarn antisosyallii kesin deildir, ama gelenekilikten uzak ve sosyal acemilik ieren eilimlerdir. Bask altna almann nedeni de kuku gtrr. Baz insanlar salt korkaklktan dolay bunu yapar, bazlar salt
80

geleneksel ahlaklk kaygsyla, bazlar ise saygnlk kazan ma gdsyle hareket eder. Bastrma, bir tr yar bilinli ve yar gnll olarak ii oluruna brakmaktr, scak kestaneleri eteinden atmaktr veya yukarda asl zmlere sylenmek tir veya arzularn farkna varmamak iin gzn dier tarafa evirmektir. Freud, nevroz oluumundaki ba etmenlerden olduunu kefetmitir bastrmann. Bilinten silip atmak , bi linli bir ahlaki seim saylrken bastrma, kabul edilmeyen kararlardan kurtulmay amalayan olduka dk ahlakl bir eilimdir. Bilinten atmak, kaygya, atmaya ve straba yol aabilir fakat asla sradan bir nevroza neden olmaz. Nevroz, yasal ac ekmek gibi bir eydir. statistiksel sulu hari tutulursa, olmamz gereken in sandan daha az uygun ve daha az gelimi birinin psiik yap snda grlen, daha dk kaliteyi ve daha ilkel eilimleri ieren geni bir alan kalr geriye. (7) Medeni veya eitimli veya ahlakl birinin nasl yaamas gerektiine ilikin baz fi kirlerimiz vardr ve bu yndeki yksek beklentilerimizi kar layabilmek amacyla ara sra elimizden geleni de yaparz. Fa kat doa her ocuuna eit davranmamtr, insanlarn kimi daha az, kimi daha ok beceri sahibidir. Bu nedenle, dzgn ve saygdeer bir ekilde yaamay ancak baarabilen, yani belirgin bir hatalar grlmeyen insanlar vardr; bunlar ya ufak tefek sular ilerler, eer su denebilirse bunlara, ya da sularn bilin dzeyinde bilmezler. Gnahlarnn bilincinde olmayanlara olduka yumuak davranlr. Yasalar bilinsizli i ara sra cezalandrr ama, kilisedeki gnah karma uygula mas, sadece, kiinin kendisinin gnah duygusuyla ilinti kur duu, gnah sayd hareketlerle ilgilidir. Buna karlk doa
81

bilinsiz gnahkarlara kar hi de yumuak deildir. Tpk bilinli bir yanllk yapmlarcasna onlar cezalandrr. Bu nedenle, yal sofu Drummondun bir zamanlar gzlemledii gibi, bilind ynlerinin farknda olmayan yksek ahlak sa hibi kimselerin tuhaf rahatszlklar ve kt huylar gelitirdik lerini ve akrabalarnn desteini yitirdiklerini grrz. Bir aziz, bir evliya hretine herkes kavuamaz, ancak bir azizle birlikte yaamak, aalk kompleksine yol aabilir veya daha az ahlakl kiilerde bir ahlakszlk patlamasna bile neden ola bilir. Ahlakl olma, tpk zeka gibi, bir hediyeye benzer. Ah lakllk, ona doal olarak sahip olmayan bir sistemin iine pompalanacak bir ey deildir, fakat sahip olunduunda bo zulabilir ve ekil deitirebilir. Ne yazk ki, insanolu, bir btn olarak bakldnda, d ndnden ya da istediinden daha az iyidir. Herkes bir glge tar ve bireyin bilinli hayatnda ne kadar az ey topla nrsa, glge de tersine o kadar koyu ve youn olur. (7) Eer bir aalk duygusu bilin dzeyindeyse, kii her zaman iin onu dzeltme ansna sahiptir. Dahas, szkonusu duygu, s rekli olarak dier ilgilerle temas halindedir ve bu nedenle de dzenli ekilde deiimden geer. Fakat bilin dna atlr ve bilinten uzaklatrlrsa, hi bir zaman dzeltilmez. stelik, farkna varlmad bir anda patlayp ortaya kabilir. Her du rumda bu, bilind bir engel oluturur ve en iyi niyetli giri imleri bile sonusuz brakr. Biz, gemiimizi yani, arzular ve duyumlaryla birlikte o ilkel ve dk nitelikli kiiyi beraberimizde tarz. Ve ancak ok byk aba gstererek bu ykten kendimizi kurtarabili riz. Bir nevroz durumunda ise, kesinlikle ok youn bir gl
82

geyle uramamz gerekecektir. Eer nevroz vakasnn teda visi isteniyorsa, bireyin bilinli kiilii ile glgesinin birlik te yaayabilmesinin bir yolu bulunmaldr. Nevroz tedavisi, ya kendileri byle bir kmazn iinde bulunanlar iin ya da dier insanlarn yaamalarna yardm et mek zorunda olanlar iin ok ciddi bir sorundur. Glgeyi sa dece bastrmakla yetinmek, baars karsnda ba kesmek kadar etkisiz bir aredir. Kiinin ahlakm tahrip etmek de zm deildir nk, bu onun iyi ynn de ldrr, ki bu y olmakszn glge bile bir anlam tamaz. Szkonusu ztlkla rn uzlatrlmas byk bir sorundur ve eski dnemlerde bile insanolunu rahatsz etmitir. kinci yzylda yaam efsa nevi bir kiilik olan Karpokrates, yani bir grostik , Matta n cirinin 5.25 blmnde (Muhalifinle hemen anla, henz onunla birlikteyken) sz edilen muhalifi, bedensel kii ola rak yorumlamtr. Yaayan beden, kiiliin kanlmaz bir paras olduu iin, metin u ekilde okunmaldr : Kendin le hemen anla, henz kendinle birlikteyken. Doaldr ki , kilise babalarnn kararl kafa yaps, bu dolayl ve son dere ce pratik yaklamn deerini ve inceliini takdir edemezdi. Zaten tehlikeliydi de. Bu ayn zamanda, insan hayatnn n i in kurban edilmesi, yani insandan daha byk bir ideaya (l kye) sunulmas, adanmas gerektiini unutmu bir medeni yetin hala en hayati, ancak en nazik sorunudur. Anlaml bul duu takdirde insanolu hayret verici, byk eyler yaayabi lir. Fakat buradaki glk, bu anlam yaratabilmektir. Bu an lamn bir inan olmas gerekmektedir doallkla; fakat ina-, nrn bulduu en ikna edici eylerin, ucuz ve hazrlop eyler ol duunu ve kendisini kiisel arzu ve korkularna kar ikna edemeyeceini gryoruz.
83

Bastrlan eilimler, ya da benim verdiim adla glgeler, kesinlikle kt olsayd, hi sorun kmazd. Fakat glge sa dece biraz apsz, ilkel, uyumsuz ve rahatszlk vericidir; t myle kt deildir. Hatta, bir bakma insanolunun varolu unu canlandrp ssleyecek olan daha alt dzeydeki, ocuk a ve ilkel zellikleri iermektedir, fakat glgeler bu sonucu vermemitir. Eitimli insanlarmz, medeniyetimizin iekle ri, kklerinden kopmutur ve yeryzyle balantlarn kay betmek zeredir. Gnmzde hi bir medeni lke yoktur ki, alt dzeydeki halk tabakalar huzursuz ve muhalif olmasn. Baz Avrupa lkelerinde, bu durum st tabakalarn da bana gelmeye balamtr. Bu durum, psikolojik sorunlarmzn dev boyutlarda olduunun bir gstergesidir. Kollektifliin sadece kiilerin bir toplam olmas gibi, ortak sorunlar da ki isel sorunlarn bir toplamdr. Bir grup insan, kendilerini s tn insanla zdeletirir ve aalara inemezler bir baka grup ise daha alt tabakadan biri ile zdeleir ve yzeye k mak isterler. Bu tr sorunlar hi bir zaman yasayla veya kurnazlkla zlmez. Sadece genel bir tutum deiikliiyle zlebilir. Belirtilen deiiklik, propagandayla ve kitle toplantlaryla veya iddetle balamaz. Bireylerdeki deime ile balar. On larn kiisel zevklerinin ve nefretlerinin, hayata baklarnn ve deerlerinin deiim geirmesiyle devam eder. te, sade ce bu tr kiisel deiikliklerin birikimi, bizi kollektif zme ulatrabilir. Eitimli kii, iindeki daha az nitelikli kiiyi bilindma atmaya alr ve bunu yaparken onu isyana zorladnn far kna varmaz. Hastam bir keresinde, grevi sol kanad t myle bomak olan bir mfreze grmt ryasnda. Rii84

yada, birisi, sol kanadn daima zayf olduunu belirtir, fakat askeri mfreze, ite bu yzden sol kanadn tmyle yokedilmesi gerektiini syler. Rya, hastamn kendi alt kiiliini nasl ele aldn, onunla nasl baettiini gstermektedir. Doru yntemin bu olmad aktr. Tam tersine, ze d n evi ryas ise, bu soruya doru cevap olarak dinsel bir tutum sunar. Mandala bu zel noktann geniletilmi hali olarak grnmektedir. Grm olduumuz gibi mandala, ta rihsel olarak, tanrnn doasn felsefi adan aklayabilmek amacyla ya da tapnma srasnda veya Doudaki gibi yoga altrmalarnda yantra olarak, tanrnn tabiatn gze grnr hale getirmek amacyla bir sembol vazifesi grmtr. Bu ilahi halkann taml ve yeryznn drt ilkeyi veya unsuru veya psiik nitelii birletiren (8) kare ekli, btnl ve teklii ifade etmektedir. Bu suretle mandala uzlatrc sem bol olmann gururunu tar. (7) Tanrnn insanla uzlamas, sa veya ha sembolyle ifade edildiine gre, hastann dn ya saatinin de ayn uzlatrc neme sahip olmasn bekleye biliriz. Tarihsel analojilerin yolat nyarglara kaplp, mandalann merkezinde bir tanr bulunacan ummalyz.; orta ksm botur. Hem de mandalay tarihsel yntemlere gre analiz ettiimizde, tanrnn bir daireyle ve tanrann da bir kareyle sembolize edilmesi gereine ramen, tanrnn oturduu yerde kimse yoktur, tanra yerine ise yeryz ya da ruh diyebiliriz. Ancak, tarihten gelen nyargya kar kabilmek iin, mandalada tanrnn izine rastlamadnz gerei zerinde srarla durmalyz (lahi imgenin yerinin drtl tarafndan igal edildii ze dn evinde olduu gi bi.) . Daha nce dnlm bir gre arka kmak adma, byle nemli bir gerei gzard etme hakkmz olduuna inanmyorum. Bir rya veya vizyon, olmas gerektiinden
85

baka bir ey olamaz. Baka bir eyi saklayan bir klf deil dir. Arkasnda baka bir motif bulunmayan doal bir rn dr. Herhangi bir etki altmda kalmam yzlerce hastann mandallarn grdm ve bu vakalarn pek byk ounlu unda ayn gerekle karlatm: merkezi igal eden bir tanr asla yoktu. Bu mandalalarda kural olarak merkez zerinde durulmaktadr. Fakat merkezde, ok deiik bir anlamn semboln buluruz : yldz vardr, gne, iek, kollar birbi rine eit bir ha, kymetli bir ta, su veya arapla doldurulmu bir kase, kvrlp yatan bir ylan veya insan, fakat asla tanr yoktur. Bir ortaa kilisesinin gl penceresinde muzaffer say grdmzde, hakl olarak bunun Hristiyan kltnn mer kezi neme sahip sembol olmas gerektiini varsayarz. Ay n zamanda, u varsaymda da bulunmu oluruz : Kkleri bir halkn tarihinde olan herhangi bir din, rnein, o halkn geli tirdii siyasi hkmetin eklinde olduu gibi, o halkn psiko lojisinin bir ifadesidir. Eer ayn yntemi, ryalarda veya vizyonlarda grlen veya aktif hayal etme, etkin imgelem yntemiyle gelitirilen ada mandalaya uygularsak, mandalann, dinsel demekten kanamayacamz belirli bir tutu mun ifadesi olduu sonucuna varrz. Din, en yksek ya da en gl noktasna ulam bir ilikidir, bu iliki olumlu da olabilir, olumsuz da. liki hem gnll hem de gnlsz ola bilir, yani bilindnzda oluan bir deeri bilinli olarak ka bul edebilirsiniz. Sisteminizdeki en byk g olan o psiko lojik gerek tanrdr, nk tanr denen ey ezici stnlkte bir psiik faktrdr her zaman. Tanr, ezici bir faktr olmak tan kar kmaz, sadece bir isim olarak kalr. z lr ve gc kaybolur. Eski tanrlar prestijlerini ve insan ruhu ze
86

rindeki etkilerini niin kaybetmitir? Bunun nedeni Olimpos da tanrlarnn srelerini doldurmu olmalar ve yeni bir gi zemin balamasdr : tanr, insan olmutu. Eer ada mandaladan bir sonu karacaksak, nce yl dzlara, gnelere, ieklere veya ylanlara tapp tapmadkla rn sormalyz insanlara. Bunu reddederler, ama ayn zaman da da, dnyalar, yldzlar, halar ve bunlara benzer eylerin kendi ilerindeki bir merkezi sembolize ettiini ileri srerler. Merkez ile ne kastettikleri sorulduunda da kekeleyip u ya da bu deneyimlerine gndermede bulunmaya alrlar; sz konusu deneyimler, dnya saati vizyonunun kendisine kusur suz bir uyum hissi verdiini syleyen hastamn itirafna ok benzeyebilir. Dier insanlar da iddetli bir ac ve strap ann da benzer bir vizyonu kendilerinin de yaadn itiraf ede ceklerdir. Daha bakalar iin ise, uzun ve verimsiz znt ler sona erip, i barn hkm srmeye balad bir ann ya da artc bir ryann hatrlanmasdr. Tm bu insanlarn deneyimleri hakknda size syledikleri u ekilde zetlenebi lir: Kendilerine gelmilerdir, kendilerini kabul edebilmiler dir, kendileriyle barabilmilerdir ve bylelikle kt koul larla ve olaylarla da bark olmulardr. Bunun anlam, n celeri u ifadeyle kastedilene ok benzer : Tanryla bar yap t, kendi isteinden feda etti, tanrnn isteine boyun edi. ada bir mandala kendine zg bir akl durumunun is tek d itiraf edilmesidir. Mandalada tanr yoktur, bir tanrya boyun eme ya da onunla bar iinde olma da sz konusu deildir. Tanrnn yerini, kiinin btnl almtr. (9) nsanolundan- bahsedilirken, herkes kendi egosunun kiiliini kasteder -yani, farknda olduu kadaryla kendi
87

kiiliini -ve bakalarndan bahsedilirken de, onlarn kendisininkine ok benzeyen kiilik yapsna sahip olduklarn varsayar. Fakat, amzdaki aratrmalar , kiisel bilincin, sonsuz olarak genilemesini srdren bilind psike zerine kurulu ve onunla evrilmi olduu gereini ortaya koyduu iin, insann kendi kendinin bilinci olduu eklindeki eski n yargy yeniden gzden geirmemiz gerekmektedir. Bu, ol duka naif varsaym, derhal u lcritik soru ile karlamalyz : Kimin bilinci? Kendi bilinci mi yoksa bakalarnn kendisi hakkndaki bilinci mi? Gerek udur ki, gzmzde canlan drdmz kendi resmimizi, bakalarnn kendi gzlerinde canlandrdklar resmimizle bartrp uyuturmak zor bir i tir. Haldi olan kimdir? Ya gerek olan kii kimdir? Daha ileri gidip, insann ne kendi bildii ne de bakalarnn tand kimse olmad - varl henz kantlanacak bilinmeyen birey olduu - gereini de dikkate alrsak, kimlik sorunu daha da gleir. Aslna baklrsa, psiik varln genilemesini ve temel karakterini tanmlamak son derece olanakszdr. imdi birinden szederken, onun tanmlanamaz btnn, yani sadece sembolik olarak ifade edilebilen ve tabu saylan btnln kastederiz. Ben, kiinin btnln, dier bir deyimle bilinli ve bilind varlnn toplamndan oluan btnn tanmlamak amacyla nefis, z (self) terimini kul lanyorum. (7) Bu terimi Dou felsefesine uygun olarak se tim, Dou felsefesi asrlar boyunca, tanrlarn artk insan ol maktan vazgetikleri zamanlarda bile ortaya kmaya devam eden, bizim deindiimiz bu soru zerinde durmutur. (10) Upaniadlarnlarn felsefesi, ok zaman nce tanrlarn greceliini tanm olan bir psikolojiyi ierir.(ll) Bu fel sefe, ateizm gibi aptal bir yanllkla kartrlmamaldr. Dnya her zaman olduu gibidir, fakat bilincimiz tuhaf

deiimlerden gemitir. lk olarak, uzak gemite (geri il kel insanlar hala gzlenebilmektedir ) psiik hayatn asl ks m insan ve insand nesnelerden oluuyordu: gnmz terimiyle sylersek yanstlyordu (projected). Tam bir yan stma durumunda, bilinlilik hemen hemen hi bulunmaz. En fazlas, bir duyumlar ynndan baka bir ey olamaz. Yan stmalarn ortadan kaldrlmasyla, yava yava bilinli bilgi geliti. Bilim, ne ilgintir ki, astronomi yasalarnn bulun masyla balamtr pratik olarak ve bu adm, dnyann ruh lardan arndrlmasndaki ilk aama olmutur. Admlar yava yava birbirini izledi. Zaten tanrlar, Antik alarda da da larla nehirlerden ve aalarla hayvanlardan alnp uzakla trlmt. imdiki bilimsel dzeyimiz, yanstmalar tann mayacak derecede azaltmtr. Fakat hergnk psikolojik hayatmz hala yan stmalarla dolup tamaktadr. Yanstma r neklerine gazetelerde, kitaplarda, sylentilerde ve sradan sosyal dedikodularda yaygn olarak rastlayabilirsiniz.Gerek bilgilerimizdeki tm boluklar hala yanstmayla kapatlmak tadr. Hala, bakalarnn ne dndn veya onlarn gerek karakterinin ne olduunu bildiimizden eminiz. Baz insan larn kendimizde olmayan tm kt zellikleri tadna ya da doal olarak bizde bulunmayan ktlkleri yaptklarna inanrz. Bu yzden, kendi glgelerimizi ok utanmazca yan stmama konusunda hala son derece dikkatli olmamz gerek mektedir; hala, yanstlm sanrlara (ilzyonlara) boynumuza kadar batm durumdayz. Szkonusu yanstmalar kaldrp atacak kadar cesur birini gznzde canlandrrsanz, olduka kaim glgeye sahip bir bilin bulursunuz. Byle birisi ken disine yeni sorunlar ve atmalar yaratmtr. Bu kii, kendi kendisi iin ciddi bir sorun oluturmaktadr, nk onlarn unu ya da bunu yaptn, o;, iarn yanl olduunu ve onlar

la mcadele edilmesi gerektiini artk syleyemeyecektir. ze dn evinde yaamaktadr. Byle bir kii bilir ki, dnyada yanl olan ne varsa, kendi iindedir ve kendi gl gesiyle baetmeyi bir kez renirse, o zaman dnya iin ger ek bir ey yapm olur. Gnmzn zlmemi dev boyut lu sosyal sorunlarnn en azndan ok kk bir ksmn or tadan kaldrmay baarr. Sz edilen sorunlar hantaldr ve karlkl yanstmalarla zehirlenmitir. Kii, kendisini bile gremezken, tm hareketlerine bilinsiz ekilde yanstt o karanl gremezken, nasl olup da dzgn ve doru gre bilir? Modern psikoloji, insann gerekte nelerden olutuu lconusnu daha iyi anlamamz salar. Tanrlar nceleri in sanst glere ve gzelliklere sahip olarak karla kapl da larn tepelerinde veya maaralarn karanlklarnda, ormanlar da ve denizlerde yayordu. Daha sonralar , tek tanrya in dirgendiler ve derken o tanr insan oldu. Fakat zamanmz da tanrlar sradan bireyin kucanda toplanm durumdadr ve her zamanki kadar gldr ve aknlk uyandrcdr, hem de szde psiik ilevler denilen yeni kamuflajlarna ra men. nsan, psikeyi avucunun iinde tuttuunu sanmakta, hatta onu bilimsel olarak incelemeyi hayal etmektedir. Fakat gerekte bireyin kendisi annedir ve yapcdr, psiik znedir ve hatta bilinlililc dzeyidir. Psike, biliniilik snrnn o kadar uzana gider ki, bilin, okyanus ortasndaki bir ada gibi kalr. Ada dar ve kkken, okyanus son derece geni ve derindir, yle ki alan szkonusu olduunda, tanrlarn ieride mi yoksa darda m olduu nemli deildir. Fakat dnyann ruhani niteliinden arndrlmas - yanstmalarn kaldrlmas - sreci imdiye kadar olduu gibi devam edecekse, ilahi ya
90

da eytani karakterli her ey ruha , bilinmeyen insann iine dnmelidir. lk nceleri maddeci hatalarn yaplmas kanl maz olacaktr. Tanrnn tac, galaksi sistemleri arasnda bulu namayaca iin, buradan tanrnn asla varolmad sonucu karlabilirdi. kinci kanlmaz hata psikolojizm olurdu : eer tanr bir eyse, belirli motiflerden, korkudan, rnein g isteminden veya bastrlm cinsellikten doan bir sanr (ilzyon) olmaldr. Bu savlar yeni deildir. Pagan idolleri yerlere frlatan hristiyan misyonerler de benzer eyler sy lemiti. Fakat ilk misyonerler eski tanrlara sava amak suretiyle yeni bir tanrya hizmet etmenin bilincinde ol malarna ramen, ada ikonoklastlar, eski deerleri kimin adna yktklarn bilmiyorlar. Nietzsche eski yaztlar krar ken ok bilinli ve sorumlu davranmt, ancak ikinci bir ahs olarak, bir tr teki ben, (alter ego) olarak yeniden canlandr d ve Zerdt Byle Buyurdu adl byk trajedisinde ken disiyle sk sk zdeletirdii Zerdtle garip ekilde kendini destekleme ihtiyacn duymutu. Nietzsche ateist deildi, ama tanrs lmt; Sonuta Nietzsche lciye blnd ve dier beni, Zerdtveya bazen de Dionisos diye adlandrmak zorunluunu duydu. lmcl hastal srasnda, mektup larna Zagreus, yani Trakyallarm kollan olmayan Dionisosu, adyla imzalyordu. Zerdtn trajedisi udur : tanrs ld iin, Nietzsche kendisi tanr olmutu; ve bunun olu nedeni de onun ateist olmamasyd. Olumsuz bir inanca raz olamayacak derecede olumlu bir yapya sahipti. Byle birinin, tanrnn lm olduunu sylemesi tehlikelidir. Zira, ego, kiiliin btnl olan z ile birleerek ier(inflated). (12) Tanr fikri nemli, hatta ezici bir psiik youn luu temsil ettii iin, byle zerk bir younluun non-ego (ego olmayan), hatta tmyle farkl veya insanst bir varlk,
91

totaliter-aliter olduuna inanmak bir bakma daha gven lidir. Byle,bir inanla karlaan kii kkln his sedecektir, tam da kendi lleri kadar olduunu hissedecek tir. Fakat tremendumun ldn aklarsa, bir zamanlar, tanr kadar byk bir varlkta bulunan bu youn enerjinin nereye kaybolup gittiini derhal bulmas gerekecektir. Bu enerji, baka bir ad altnda tekrar ortaya kabilir, kendine Wotan veya Devlet adn verebilir veya insanlarn tpk daha nce tanryla ilikilerinde olduu gibi, inandklar, um duklar ve bekledikleri ve hatta ateizm de dahil olmak zere sonu -izm ile biten bir ad alabilir. Eer yeni bir ad altnda gizlenerek kmazsa, lm bildirileri verebilecek birinin kafa yapsyla kesinlikle geri gelecektir. Burada ok byk bir enerji szkonusu olduu iin, bunun sonucunda da kiiliin bln (duygusal kopukluk- dissociation) eklinde eit nemde bir psikolojik rahatszlk ortaya kacaktr. Duygusal kopukluk, ikili veya oklu kiilikler dourabilir. Bu durum, sanki tek kiinin artk toplam enerji miktarn tayamayp da, imdiye kadar ilevsel birimler olan kiilik paralarnn aniden ayrlmasna ve zerk kiilik olmann gururunu ve ne- , mini stlenmesine benzer. Nietzsche kadar dindar ve duyarl kiilikler ok fazla ol mad iin, insanln geri kalan ksm kendini mutlu say mal. Eer sradan kiiler tanr fikrini kaybederlerse bir ey olmaz - en azndan hemen ve kiisel bazda. Fakat, sosyal adan bakldnda, kitleler salgn halinde akl hastalklar geirmeye balar. imdilerde bu salgnlardan olduka ok sayda gryoruz. Mandalamn ifade ettii deneyim, ilahi imgeyi artk yan- stamayan kiilere zgdr. Bu kiiler, gerek bir ime ve
92

kiilik blnmesi tehlikesi iindedirler. Mandaladaki yuvar lak veya kare evreler, itler, bu nedenle, bir patlamay ya da kopmay nlemek amacyla koruyucu duvarlar veya vas hemeticum rmeye yarayan sihirli aralardr. Bylelikle mandala, kiinin salt kendisi zerinde younlamasn syler ve destekler. Bu durum egomekezlilik dnda hereydir. Tersine, imeden ve duygusal kopukluktan kanmak amacyla ok gerek duyulan kendini (nefsi) kontrol mekaniz masdr. Grm olduumuz gibi it, ayn zamanda Yunancada temenos denen bir tapman veya herhangi bir cra kutsal yerin evresi anlamn tar. Bu balamda daire, dardakilerle kartrlmamas gereken ie dnk bir sreci korur veya izole eder. Bu suretle mandala, nceleri somut gerekler olan arkaik yntemleri ve aralar sembolik olarak tekrarlamak tadr. Daha nce de belirttiim gibi, temenosta yerleik bulunan tanryd. Fakat, nasl kullanlan semboller, rnein yldzlar, halar, kreler ve benzerleri tanry deil de, insan kiiliinin en nemli ksmn oluturuyorsa, mandalamn tut sa veya iyi korunan sakini tanr deildi. Neredeyse denebilir ki, mandalada tutsak veya koruma altnda bulunan, insann kendisi, ya da en azndan en derindeki ruhuydu. ada mandalalar, ortasnda genellikle tanr bulunan eski sihirli hal kalarla ylesine artc paralellikler tamaktadr ki, modern mandalada insann - tm insann-tanrnn yerini ald aka ortadadr. Burada dikkate deer nokta, bu yer deitirmenin, doal ve kendiliinden ve temelde her zaman bilind dzeyde meydana geldiidir. Eer tanr fikrinin (idesinin) artk zerk bir varlk olarak yanstlmad bir durumda neler ola
93

bileceini bilmek isterseniz, bilind akim cevab u olur : Bilind, tanr yerine in loco dei, yeni bir insan fikri (idesi) yaratr; bu insan tanrlatrlmtr veya ilahidir, tutsaktr, giz lenmitir, korunmaktadr, genellikle insanlktan arndrlm tr ve soyut, sembollerle ifade edilmektedir. Kullanlan sem boller ise, hastamn dnya saat rneinde olduu gibi, oun lukla ortaan mikrokozmoz ve makrokozmoz kavramlarn artrmaktadr. Dier bir dikkate deer nokta da, mandalaya ulamak iin geilen srelerin pek ou ve mandalanm. kendisi , ortaa speklasyonlarnn b.ir dorulamas gibi gzkmektedir. San ki insanlar Filozof ta, aqua permanens, ilahi su, yuvarlaklk, kare ekli, d^rt renk v.b, konularna ilikin yazlar okumu gibidirler. Oysa, simya felsefesinin ve onun mulak sem bolizminin yanndan bile gememilerdir. Bu tr gereklerin doru drst bir deerlendirmesini yap mak kolay deildir. Eer birisinin ba uras aka ve byk lde ortaa sembolizmiyle paralellik kurmak ise, bu tutum, arkaik dnme tarzna geri dnmek olarak grlebilir. Fakat arkaik tavrlara dn szkonusu ise, sonu, kt bir uyarlama ve buna paralel bir verimsizlik olur. Ancak, bu tr gelimelerin sonucu hi de byle olmamtr. Tersine, nevrotik ve blnm kiilikler byk lde iyile mi ve insanlarn tm karakteri daha iyi ynde deimitir. Davran uyarlamalar olduka iyi... olmu ve herhangi bir ekilde zarar grmemitir. Bu nedenlerden dolay, ben bu sembolizm olgusunu, erken ortaada ve hatta daha da n celeri, hristiyanln ilk dnemlerinde balam olan bir psikolojik srecin devam olarak grme eilimindeyim. Temel sembollerin birinci yzylda varolduuna ilikin bel
94

geye dayal kan ti ar var elimizde. Kleopatraya ilahi sanat reten barahip Komarisin Yunanca kitabndan szediyorum. (13) Bu metin pheye yer brakmayacak ekilde pagandr ve Msr kkenlidir. Ayrca, nc yzylda yaam bir gnostik olan Zosimosun mistik metinleri de bulunmaktadr. (13 ) Ancak, sembolizmin asl ak bir ekil de pagan olmasna ve Corpus Hermeticum felsefesiyle yakn dan ilikili olmasna ramen, bu metinlerde yahudiliin ve hristiyanln etkileri farkedilmektedir. (14) Mandalaya ilikin sembolizmin pagan kaynaklarla olan bu yakn akrabal, ak bir ekilde ada olan psikolojik ol gular tuhaf bir konuma sokmaktadr. Szkonusu psikolojik olgular, dorudan gelenekten destek almakszn, gnostik dnce eilimini devam ettirir grnyorlar. Eer her dinin, belirli bir baskn psikolojik durumun kendiliinden, ihtiyari ifadesi olduunu varsayarken yanlmyorsam, yleyse hristiyanlk da, bizim amzn balangcnda baskn olan ve onu izleyen pek ok yzyllar boyunca geerliini koruyan bir durumun formle edilip aklanmasyd. Fakat hristiyanlk, o zaman baskn olan gr kadar dini aklamalar yapabilen dier durumlarn varln da dlamyordu. Hristiyanlk, btn bildiimize gre, neredeyse hristiyan ncesine eit ba ka bir durum olan Gnostizme kar, bir sre iin yaama sava vermiti. Gnostizm tmyle dlanm ve kalntlar da ylesine ezilmiti ki, onun i anlamn ortaya karabilmek zel bir aba gerektirmektedir. Sembollerimizin tarihsel kkenleri, ortaam tesine uzanyorsa, kesinlikle Gnostizm dneminde bulunacaktr. Kabul etmeliyim ki, daha nceleri basklanp bilinten atlan bir psikolojik durumun, atlma ilemine temel oluturan
95

grler kmeye balad zaman tekrar otorite kurmas tmyle mantksz olmazd. Gnostik dnce baskya u ramasna ramen, simya klf altnda ortaa boyunca devam etmitir. uras da iyi bilinen bir gerektir ki, simya, birbirin den ayrlmaz iki ksmdan olumutur - bir tarafta, kimyasal aratrma ve dier tarafta da teori veya felsefe. Birinci yzyla ait szde Demokritos yazlarnn da gsterdii gibi, miladn balarnda her iki ksm da birlikte bulunuyordu. Leyden papirslerinde ve nc yzyl Zosimis yazlarnda da byleydi. Antik a simyaclarnn dinsel ve felsefi gr leri de aka gnostikti. Daha sonraki grler ise tuhaf, belir siz bir fikir etrafnda toplanm grnmektedir. Bu grler belki de u ekilde toparlanabilir: Balangtaki kaotik sulara yol aan anima mundi, yani demurg ya da ilahi ruh, maddede gizil (potansiyel) durumda kalmaya devam etmi ve ilk kaotik koullar da onunla birlikte kalmtr. Felsefeciler ya da ken dilerine verdikleri adla akim oullar, mehur prima materialarmn (ilk madde), ruha hamile olan zgn kaosun bir ksm olduunu kabul ettiler. Ruh kelimesinden anladk lar, yarmaddesel bir havayd, yani, ayn zamanda uucu volatile dedikleri ve kimyasal olarak oksitlerle ve dier eriyebilir bileiklerle tanmladklar bir tr kolayca farkedilmez beden. Ruha Merkr dediler; Merkr kimyasal olarak civayd, felsefe asndan ise vahiy tanrs olan Hermesti ve Hermes Trismegistos olarak da simyann baotoritesiydi. Felsefecilerin niyeti, zgn ilahi ruhu kaostan elde etmekti, bu kacak ze hayat suyu, quinta essentia, aqua permanens veya tinctura diyorlard. Tannm bir simyac olan Johannes de Rupescissa (1378), zn zne le ciel humain, insan gkyz veya cenneti diyordu (15). Ona gre, bu z, mavi bir svdr ve gkyz gibi bozulamaz bir zellik tar. zn
96

z, gkyz rengindedir; et ntre soleil l a ome, tout ainsi que le soleil ome le ciel. Gne, altnn bir mecazdr. Rupescissa, Iceluy Soleil est vray or. demekte ve yle sr drmektedir :Ces deux choses conjointes ensemble, influent en nous.... les conditions du Ciel des cieux, et du Soleil celeste. Aka grld gibi, zn znn, mavi gkyznn ve oradaki altndan gnein, cennet imgesini ve iimizdeki cennet gnei imgesini verdiini dnmektedir. Bu imge, mavilerden ve altn renklerden olumu bir mikrokozmozdur (16) ve anladma gre de , Guillaumeun ilahi vizyonuyla dorudan paralellikler tamaktadr. Ancak, burada renkler tersine evrilmitir; Rupescissada disk altm renginde ve cen net mavidir. Bu yzden benim hastam, benzer bir dzenleme gsterdii iin, daha ok simyaclarn tarafnda gzkmek tedir. Mucize sv, gkyz veya cennet olarak adlandrlan ilahi su, herhalde Tekvin 1.6daki gkler st sulara gnder mede bulunmaktadr. Bu su, ilevsel adan bir tr vaftiz suyu olarak dnlmtr, kilisenin yaratc ve deitirici zellik tayan kutsal suyu gibi. Katolik kilisesi hala Paskalyadan nce, benedictio fontis (kutsal su) treni yapmaktadr. Szkonusu tren, descensus spiritus sancti in aquamn (Yce Ruhun suya inii) tekrarndan oluur. Bu suretle sradan bir su, kiiyi deitirme ve ona ruhsal olarak yeniden doma olana veren ilahi zellik kazanr. Bu ,tam da simyaclarn ilahi su fikrine eittir ve simyann aqua permanesini (dei mez suyunu) , benedictio fontis treni srasnda elde etmek hi de zor olmazd; ancak ilahi suyun pagan kkenli ve daha eski olmas nedeniyle bu mmkn deildir. Mucize suya, birinci yzyla ait ilk Yunan simya kaynaklarnda rastlarz.
97

Dahas, physise giren descensus spiritus, gnostik bir ef sanedir ve Mani dinine en fazla etkiyi yapmtr. Ve olaslkla da Mani dininin etkileri yoluyla latin simyasn oluturan balca fikirlerden biri haline gelmitir. Felsefecilerin niyeti, kimyasal adan kusurlu maddeyi, her derde deva olan veya hayat iksiri saylan altna dntrmek, ama felsefi ya da mis tik adan da ilahi hermaphroditusa yani ikinci Ademe , yeniden doan bozulamaz ve kutsanm bedene veya lumen luminuma , yani insan akimn aydm durumuna veya sapiente dntrmekti. Richard Wilhelmle birlikte gsterdiim gibi, in simyas da ayn gr savunmutur, yani opus magnumun hedefinin elmas beden yaratmak olduunu belirtmitir. Btn bu ayrntlara girmemin amac, psikolojik gzlem lerimi tarihsel erevelerine oturtmaktr. Tarihle ba kurul mad takdirde, bu gzlemler havada asl kalr, salt bir meraktan teye gitmezdi. Daha nce de iaret ettiim gibi, modern sembolizmin eski teori ve inanlarla balants, olaan dolayl ya da dolaysz gelenekler tarafndan gerekle tirilmemitir, hatta sklkla kukulanld gibi gizli bir gelenek tarafndan da kurulmamtr. (17) En dikkatli bir aratrma bile, hastalarmn bu tr fikirler ieren kitaplar ya da dier kaynaklan bilme olaslnn bulunmadn gster mitir. yle grnyor ki, hastalarmn bilind akl, son iki bin yl iinde arasra kendini gsteren ayn dnce izgisin de ilerlemitir. Byle bir sreklilik, sadece belirli bir bilin d koulun biyolojik kaltm yoluyla aktarldn varsay dmz lakdirde olanakldr. Bu Varsaymla, temsil etme ynnde bir kaltm kastetmiyorum doal olarak, aksi halde bunun kantlanmas, olanaksz deilse bile, ok g olurdu.
98

Kaltmla getiini belirttiim zelliin , ayn ya da en azn dan benzer fikirleri yeniden yaratma olasl gibi bir ey ol duunu sanyorum. Bu olasla, zihnin nkoulu ve beyin sel ilevin bir zellii (18) anlamna gelen arketip adn verdim. Belirtilen tarihsel paralelliklerin nda mandala, ya imdiye kadar bedende gizli ve uykuda durup da imdi karlp yeniden canlandrlan ilahi varl sembolize etmek te, ya da insann, ilahi varla dnmnn gerekletii oday veya arac sembolize etmektedir. Bu ekildeki formle benzer aklamalarn, kiiye lgn metafizik speklasyonlar hatrlattn biliyorum. zgnm, fakat insan akl ite bunu retaektedir ve her zaman da ret mitir. Bu gerekler olmadan da ilerleyebileceini ileri sren bir psikoloji, bunlar yapay olarak darda tutmak zorun dadr. Bu tr bir felsefe bence nyargldr ve bu, ampirik adan kabul edilemez bir durumdur. Belki de unu vurgulamalym , metafizik gerekleri byle formller vastasy la belirlemeyiz. Szkonusu forml benzeri aklamalar, akln byle ilediine ilikin bir ifadeden baka bir ey deildir. Ve uras da bir gerektir ki, hastam, mandala vizyonundan son ra kendini ok daha iyi hissetmitir. Eer, mandalarm zme kavuturduu sorunu anlarsanz, hastann niin by le bir mkemmel uyum duygusuna kapldn da anlam olursunuz. Eer mmkn olsayd, mandala kadar uzak ve mulak bir deneyimin olas sonularna ilikin tm speklasyonlar yoketmekte b dakika tereddt etmezdim. F ak at, bu tr bir deneyim, bana gre ne mulak ne de uzaktr. Tersine, mes

leimde hemen her gn yaptm bir eydir. Yaamaya istek lilerse deneyimlerini ciddiye almalar gereken olduka fazla sayda insan tanyorum. Seenekleri ya eytan, ya da derin denizlerdir. eytan, mandala ya da ona edeer bir ey, derin deniz ise nevrozlardr. eytann en azndan biraz kahraman lk yn vardr, fakat deniz, ruhsal lm demektir. yi niyet li aklc, benim eytan iblis (Baalzebub) ile kovduumu ve drst bir nevroz yerine de dini inan aldatmacas koy duumu syleyecektir. lk nokta konusunda, metafizik uz man olmadm iin verecek bir cevabm yok, fakat ikinci noktaya gelince, bir inan deil, deneyim sorununun sz konusu olduunu belirtmek istiyorum. Dinsel deneyim mut laktr. Tartlmazdr. Tek syleyebileceiniz, hi byle bir deneyim yaamadmzdr, karnzdaki de unu syler : Ama, ben yaadm. Ve tartmanz burada sona erer. Tm dnya din konusunda ne dnrse dnsn, dinsel deneyim yaam biri, kendisine hayat, anlam ve gzellik kayna olan ve dnyaya ve insanla yeni bir parlaklk veren byk bir hzineye sahip olmutur. Bara kavumutur. Byle bir hayatn yasal olmadn, byle bir deneyimin geerli ol madn ve byle bir pistisin sadece sanr (ilzyon) ol duunu hangi lte (kritere) dayanarak syleyebileceksiniz? Aslna baklrsa, nihai eyler konusunda, yaamanza yardm eden unsurlar dmda daha iyi bir gerek var mdr ki? te bu nedenle, bilind akln, rn olan sembolleri dikkate alyorum. amz insannn eletirel akln sadece bunlar ik na edebilir. Bunlar, ok eski moda nedenlerden dolay ikna edici zellik tamaktadr. Semboller ezici bir etki yaratr. Bir nevrozu tedavi eden ey, nevroz kadar ikna edici ol maldr ; ve nevroz son derece gerek bir ey olduu iin, nevroza yardmc olacak deneyim de edeer gereklikte ol
100

maldr. Ktmser adan yaklaldnda ise, tedavi edici deneyimin ok gerek bir sanr olmas gerekir. Peki, gerek bir sanryla iyiletirici bir dinsel deneyim arasndaki fark nedir? Fark, sadece kullanlan kelimelerdir. rnein yle syleyebilirsiniz : hayat, ok kt sonulan olan bir hastalk tr, lmle sonulanncaya kadar uzun yllar ayak sryp durur; veya, sradanlk, genellemi bir yapsal hatadr; veya insan, lmcl derecede ar byk bir beyne sahip bir hay vandr. Belirtilen bu dnce tarz, hazmszlk eken ve srekli homurdanan kiilere zg bir ayrcalktr. Nihai ey lerin ne olacan kimse bilemez. Bu nedenle, her eyi bamzdan getii ve yaadmz ekliyle almalyz, kabul etmeliyiz. Ve eer, bu tr deneyimler, sizin ve sevdiklerinizin yaamn daha salkl klyor, daha ok gzelletirip, daha tam ve doyurucu hale sokuyorsa, gvenle unu syleyebilir siniz Bu, bana tanrnn bir ltfudur.

101

NOTLAR
1.

Rudolf Otto, D as H eilige

(1917)

2. WiJliam James, Pragmatism

(9 1 1) (1921) : H.R.Pearcy, A

3. Heinrich Scholz, Rdigionsphosophie Vindication of Paul (1936)

4. Jung, Studies in Word~Association (Londra, 1918) 5. J.G.Frazer, Taboo ad the Perils of the Soul (1911) ; A.E.Crawley, T h e ld e a o f the Soul (Londra, 1909) ; LJLevy-Bruhl, La Mentalite Primitive (Paris, 1922) 6. M. Nnck, 1935) Woda und germanischer Schicksalsglaube (Jena,

7. Feun, RuniingAmok (1901) 8. L.Levy-Bruhl, Les Fonctions Mentales dans les Societes inferieurs. ,Mental. Prim. 9. Fr. Hausserman, Wortempfang und Symbol in der alttestamentlichen Prophetie (giessen, 1932) 10. Benedictus Pererius, S J., DeM agia. De Observatione Somniorum et de Divinatione Astrologica libri tres (Coloniae Agripp., 1598) L Jung, Traumsymbole des Individuationsprozesses, Eranos Jahrbuch 1935 (Zurih, 1936) 12. Freud, Traumdeutung (Viyana, 1900) ; Jung , Modern Man in Search of a Soul (Londra, 1933) , Two Essays on Analytical Psychology (1928) ; W.M. Kranefeldt, Secret keys of the Mind (New York, 1932) ; Gerhard Adler, Entdeckung der Seele (Zrih, 1943); T, wolff, Einfiihrung in die Grundlagen der Komplexen Psychologie (Berlin, 1935) 13. M. Ninck, Wodan und germanischer Schicksalsglaube (Jena, 1935) 14. Ueber das Unbewusste (Schweizerland, 1918) 15. Wotan\ Neue Schweizer Rundschau, (1936) 16. Jung, Two Essays, Psyhological Types (1932), Ueber die Archetypfen des collectiven Unbewussten Eranos-Jahrbuch 1934,

102

Ueber den Archetypus mit 'besonderer Bercksichtigung des Animabegriffes Zentralblatt fr Psychotherapie, IX (1936) 17. Zentralblatt fr Psychotherapie, IX (1936) 18. Edward Maitland, Anua Kingsford, Her Life , Letters, Diary and Work (Londra, 1896) 19. Jung, Tw oEssays, Psychological Types ; Em maJung, EinBeitrag zum Problem des Animus, Wirklichkeit der Seele (1934)

II
1. zel bir ayinde, piskopos drt mum tayabilir. Daha kutsal ayn-' lerin bazlarnda, rnein missa cantatada, yine drt mum vardr. ok daha kutsallarnda ise alt ve yedi mum olabilir. 2. E. Zeller, Die Philosophie der Griechen (1856) 3. Jacob Boehme, XL Questions concerning the Soul propounded by Dr. Balthasr Walter and answered by Jacob Behmen (Londra, 1647) ; Hildegard von Bingen, Cod. Lucc., Cod. Heidelb. Scicias; S.Ch. Singer, Studies in the History and Method of Science (1917); Opicinus de Canistrisin izimleri, Cod. Pal. L a t., 1939, Vatikan Ktphanesi; S.R.Salomon, O.d.C. Weltbild und Bekenntnisse eines avignonensischen Clerikers des 14 Jahrhunderts, 1936 ; Amphiteatrum Sapientiae Aeternae, (1608); Dunbar, Symbolism in Medieval Thought and.Its Consummation in the Divine Comedy (1929) 4. Cod. Brucianus Bodlein Ktphanesi, Oxford ; C.A.Baynes, A Coptic Gnostic Treatise (1933) 5. Jung, Psychological Types (1923) 6. Jng, Tw oEssays (1928) 7. Claudius Popelin, Le Songe de Poliphile ou Hypnerotomachie de Frere Francesco Colonna (Paris, 1883) 8. Jung, Psychological Types (1923) 9. Adolf Bastian, Das Bestandige in den Menschenrassen (1868),Der Vlkergedanke im Aufbau einer Wissenschaft vom Menschen (1881), Ethnische Elementargedanken in der Lehre vom Menschen (1895) 10. Nietzsche, Human, Ali Too Human

103

11. Hubert et Mauss, Melanges d Histoire des Religions (Paris, 1909) 12. L.Levy-Bruhl, ferieurs. Les Fonctions Mentales dans les Societes In-

13. Jung, Psychology of the Unconscious (1927) ; Wilhelm ve Jung, The Secret of the Golden Flower (1931) ; Traumsymbole des Ind. Proz. Eranos-Jahrbuch 1935 14. Wilhelm ve Jung, The Secret of the Golden Flower (1931) ; Traumsymbole des Ind. Proz. Eranos-Jahrbuch 1935 , Two Essays, ; Hauer, symbole und Erfahrung des Selbstes in der IndoArischen Mystik Eranos-Jahrbuch 1934 15. Michael Majer, De Circulo Physico Quadrato (1616) 16. Steebus, Coelum Sephiroticum ; Berthelot, Coll, Anciens Alchemistes Grecs, III, XLIX ; Musaeum Hermeticum, 1678 ; W.W.Bussel, Religious Thought and Heresy in the Middle Ages (1918) ; Reitzenstein, Poimmmandres (1904) ; G.R.S.Mead, Pistis Sophia (1921), Fragments of a Faith Forgotten (1906) 17. Erlsungsvorstell. i.d. Alchemie Erarios Jahrbuch 1936 18. Charlotte A. Baynes, A Coptic Gnostic Treatise contained in the Codex Brucianus (Cambridge, 1933) 19. M. Majer, Symbols aureae mensae duodecim nationum (1617) 20. Pandora, 1588

III
1.Jung, Psychology of the Unsconscious (1927) 2. Wilhelm ve Jung, The Secret of the Golden Flower (1931) 3. Wallis Budge, Osiris and the Egyptian Resurrection, Book of the Dead 4. Kazi Dawa-Samdup, Scrichakrasambhara Tantra Tantric Texts, ed. Arthur Avalon, Vol.VII (1919) 5. Abbe Joseph delacotte, Guillaume de Digulleville. Trois Romans Poees d u X IV eS iecle (Paris, 1932) 6. E. Zeller, Die Philosophie der Griechen (1856) 7. Jung, Psychological Types (1923)

104

8. Evans Wentz, The Tibetan Book of the Dead (1927) 9. Wilhelm ve Jung, The Secret of the Golden Flower (1931) 10. Hauer, Symbole und Erfahrung des Selbstes in der Indo Arischen Mystik Eranos Jahrbuch 1934 11. Jung, Psychological Types (1923) 12. Jung, Two Essays (1928) 13. Berthelot, Coll, Anciens Alchemistes Grecs, IV, XX. ; F.Sherwood Taylor, A Survey of Greek Alchemy Journal of Hellenist. Stud. L . ; J.Hammer Jensen, Die alteste Alchemie (1921) 14. Scott, Hermetica (1924) 15. J. de Rupescissa, La Vertu 16. B erthelot, La Chimie au Moyen Age, I, III 17. A.E.Waite, The Secret Tradition in Alchemy (1926) 18. Psychological Factors Determining Human Behavior, Harvard Tercentenary Publications, 1936.

105