You are on page 1of 51

ATE VE GNE Platon Sanatlar Niin Dlad?

ris Murdoch ingilizce'den eviren Serdar Rfat Krkolu AYRINTI: 53 nceleme dizisi: 30 Kitabn zgn ad The Fire And The Sun Why Plato Banished The Aitists (Based upon the Romanes Lecture 1976) Oxford University Press/1978 basmndan evrilmitir. Kapak dzeni Uur Ural Mut Baskya hazrlk Renk Yapmevi Tel.: 516 9415 Bask Renk Basmevi Tel.: 516 9415 Birinci basm Haziran 1992 ISBN 975-539-020-0
AYRINTI YAYINLARI Piyer Lod Cad. 17/2 34400 emberlitas-lstanbul Tel: 518 7619 Fax: 516 45 77

lk azda unu syleyelim ki, elbette Platon btn sanatlar siteden kovmad ya da herhangi birini kovma fikrini her zaman ortaya atmad. Devlet (398 a) adl yaptnda yer alan unutulmaz bir pasajda, dram airi ideal devleti gezmeye kalkacak olursa, kendisine snra dein nazike elik edileceini sylyor. Baka bir yaptnda ise daha az nazik Platon. Yasalarda titiz bir sansr sistemi neriyor. Batan sona dein btn yaptlarna dalm olarak, sanatlarla uraanlara yneltilmi sert eletiriler, hatta ac alaylar var. Bu, artc bir tutumdur ve bir aklamay gerektirir gzkyor. Ancak, ilgin bir soru gibi gzken ey, ilgin olmayan bir yantla karlaabilir. (s.7) Platon'un sanata niin bu kadar dmanca bakt sorusuna verilmi olduka ak yantlar vardr. Devlette (607 b), "felsefe ve iir arasndaki eski bir kavgadan sz eder Platon. airler, peygamberler ve bilgeler olarak, filozoflarn ortaya klarndan ok nce var olmulard ve bu kiiler teolojik ve evrenbilimsel bilginin geleneksel yayclarydlar. Herodotos (ii. 53) bize Yunanlarn Homeros'tan ve Hesoidos'tan nce tanrlar hakknda pek az ey bildiklerini ve onlara bu bilgeleri Homeros ile Hesoidos'un rettiklerini sylyor. Herakleitos ise (fr. 57), 'ou insann retmeni olarak adlandrd Hesoidas'a, rakip bir otorite olarak saldryor. Tabii, ayn zamanda, toplumsal istikrar ile zellikle ilgilenen herhangi bir siyaset kuramcsnn (Hobbes gibi Platon'un da bunun iin hakl gerekeleri vard) sansrn kullanmlarn dnmesi olas bir eydir. Sanatlar her eye burunlarn sokan, bamsz ve sorumsuz eletiricilerdir. Yazn trleri toplumlar etkiler (Devlet 42 c) ve yeni mimari sluptan duygularda deiiklikler yaratr. Bir baka akla yakn olaslk da, Platon'un sanata deer vermemi olmasdr yalnzca (btn filozoflar vermez). Platon, sanat kimi zamanlar oyun' olarak adlandrr. Ancak Platon, sanat ne denli tehlikeli bir ey olursa olsun, sanat temelde nemsiz bir ey olarak grseydi, onu bandan savmakta daha az duraksard. Kuku yok ki Yunanlar, genelde, bizim sayg uyandran gzel sanatlar' anlaymza sahip deillerdi; gzel sanat kavram iin Yunanca'da ayr bir terim yoktu, tekhne szc, sanat, zanaat ve ustalk anlamlarna geliyordu. u var ki, insan bylesi dncelerden sonra gene de huzursuz hissediyor kendini. Bizler, en azndan yakn zamanlara dein, sanata byk bir manevi hazine olarak bakmaya eilim duyduk. Kendisinden nce en iyi sanat yaptlarndan bazlar yaratlm olan Platon, niye bunun aksini dnd acaba? Sanatlarn, nedenini aklayamadklar eyleri yaratabilme tarzndan etkilemiti o (belki de ona baz fikirler veriyordu). (s. 8)Her ne kadar Platon, bazen, szgelimi Sokrates'in Savunmas ve Ion adl diyaloglarda, bunu sanatlara kar bir koz olarak kullanmsa da, her zaman byle yapmamtr. Platon sanatnn esininden birok kez, kendisinden byk kutsamalar edinebileceimiz ve kendisi olmazsa iyi iir sanatnn da olmayaca bir eit tanrsal ya da kutsal lgnlk olarak sz eder. (Phaidros 244-5). Yalnzca teknik, bir airi air yapmaya yetmez. airler byk nem tayan eyleri sezgisel olarak anlatabilirler (Yasalar 628 a), ve bilinli dnceye sahip olmakszn baarya erienler tanr vergisi yetenekler tarlar. (Menon 99 d). Platon, Protagoras diyalogundaki akalarnda dndrecei gibi, edebiyat eletirmenlerini kmsemise de ("iir zerine yaplan tartmalar bana taradaki iki lenlerini anmsatyor"), belli ki beeni ve yaznsal deerlendirme konularnda en incelikli, hatta en kk tartmalara bile girmekten geri kalmamtr. (orba altn deil, tahta bir kepeyle servis edilmelidir. Byk Hippias 291 a) Hatta Platon, alttan alta kukuyla, iir sanatnn savunusunun bir gn air olmayan bir iir sever tarafndan (gerekten Aristoteles tarafndan yapld gibi) yaplabileceini kabul eder. (Devlet 607 d). Ancak Platon gzellie felsefesinde nemli rol vermekle birlikte, onu hemen hemen sanat dta tutacak biimde tanmlar ve sanatlar srekli olarak, stne basa basa, ahlaksal zayflkla, hatta aalk kiiler olmakla sular. nsan bylesi bir tutumun daha derinlerde yatan gerekelerini aramak iin bir eilim duyuyor iinde; tabii bunu yaparken de, (Plotinus ve Schopenhauer gibi) Platon'un kendisine

ramen, diyaloglarda biraz daha yceltilmi Platonik bir estetik kefetmeye yneliyor. Platon'un sanattan bu denli kukulanmakta baz bakmlardan hakl olup olmad gibisinden ilgin bir soruyu da sorabilir insan elbette. Platon insan yaamn grn dnyasndan gereklik dnyasna yaplan bir yolculuk olarak grr. (s.9) Doyum arayan zeka, duyu deneyimlerinin ve davrann eletirel olmayan kabulnden yola karak, daha karmak ve ahlaksal olarak daha ok aydnlanm bir anlaya doru ynelir. Bunun nasl mmkn olduu ve ne anlama geldii Platon felsefesinde Formlar Kuram ile aklanr. Aristoteles bu kuram (Mezafizik 987 a-b) ifte kkene sahip bir kuram olarak tantr. Bu kkenlerden birisi Sokrates'in ahlaksal tanmlar aray, tekisi ise Platon'un ilk dnem felsefesinde yer alan Herakleitosu inanlardr. Platon bu kuramn ayn zamanda 'ok zerindeki Bir uslamlamas ile 'bilimlerden alnan uslamlamaca dayandrr (990 b). Nasl oluyor da birok farkl ey ortak bir nitelii paylaabiliyor? Nasl oluyor da bu duyumlar bir ak iinde olmalarna karn, sadece kan ya da inan deil de bilgi sahibi olabiliyoruz? Bundan baka: Erdem nedir, onu nasl renebilir ve bilebiliriz? Formlarn (deallerin) arayan akl iin deimez, sonsuz, duyulurolmayan nesneler zellikleriyle postle edilmesi bu sorular yantlayabilmek iin tasarlanmtr. oklukta birlii aramak insan aklnn karakteristik bir zelliidir (Phaidros 249 b). Bilgi sahibi olabilmemiz iin, eitlilik gsteren ve deiiklie urayan 'olu' dnyasndan ayr, yaln ve deimez eyler olmaldr. Bu deimez varlklar ayn zamanda ahlakn birlii ve nesnelliiyle, bilginin gvenirliinin de gvencesidir. Devletin 596 a numaral paragrafnda, ayn ad tayan btn nesne gruplar iin Formlar olduu sylenir, ancak Platon bu kapsam geni sav yalnzca derece derece yorumlar. lk diyaloglar 'Bir ve ok" sorununu ahlaksal niteliklere (cesaret, dindarlk, lllk) bir tanm getirme erevesinde ortaya koyarlar ve 'hacim gibi olduka genel ve ahlaksal-olmayan Formlar Phaidon adl diyalogda grlmekle birlikte, bize tantlan ilk Formlar ahlaksal Formlar'dr. Daha sonralar, matematiksel ve 'mantksal' Formlar boy gsterirler ve zaman zaman da duyumlarn Formlar bunlara eklenir. (s.10)Gzellik Formu Symposion ve Phaidros diyaloglarnda yceltilir, iyi Formu ise Devlette aydnlatc ve yaratc bir ilke olarak ortaya kar (yi'nin bilgiyi ve ayn zamanda da yaam olanakl klar). Phaidros ve Phaidon diyaloglarnda Formlar ruhun lmszl retisi iin gelitirilen bir uslamlamann parasn oluturur. Bizler bu Formlar'n farkndayzdr. Bu Formlar sayesinde konuabilmekte ve bilgi sahibi olabilmekteyizdir, nk ruhlarmz domadan nce ak ak grlebildikleri bir yerde olmulardr. Anmsama ya da anamnesis ad verilen reti budur. Cisimlemi ruh, grn (vizyonunu) unutmaya eilim duyar, ama bu gr uygun altrmalar ve isteklendirmelerle anmsatlabilir. (Menon diyalogunda kle, geometri problemini zebilmektedir). Tek Form ile onun birok tekil rnei arasndaki iliki, katlma ve yknme metaforlaryla eitli biimlerde aklanmakta, ancak bu aklamalar hibir zaman tmyle doyurucu olmamaktadr. Genel olarak, ilk diyaloglar 'paylalm bir doaldan, daha sonrakiler ise yetkin olan zgn formlarn kusurlu kopyalarndan sz ederler. Formlarn anamnesis retisinde ve uslamlamasnda kullanlmas duyulur dnyadan tmyle ayrlm ('baka bir yerde bulunan') bir varlklar betimini benimsetmeye ynelir ve bu 'ayrlma' git gide vurgulanr (Estetik bir anlay). Gerek dnya hakkndaki bilgilerimize yeniden kavumamz salayan yolculuk olay. Devlet adl yaptta, drt paraya blnm, 'izgi ve 'Gne' imgeleriyle ve 'Maara' miti araclyla aklanmaktadr (514). Maaradaki tutsaklar nceleri yzleri arka duvara dnk biimde zincirlenmi haldedirler ve buradan btn grebildikleri, arkalarndaki bir atein drd, kendilerinin ve kendileriyle ate arasnda tanan nesnelerin glgeleridir. Tutsaklar daha sonralar arkalarna dnmeyi ve atele, bu glgeleri drlen nesneleri grmeyi baarmaktadrlar. Sonunda da maaradan kamakta, gnein nda dnyay ve nihayet gnein kendisini grmektedirler. (s.11)Gne, nda gerein grlebildii iyi' Formu'nu simgelemektedir;

gne, imdiye dein grlmez olan dnyay aa karmakta ve ayn zamanda da bir yaam kayna olmaktadr. Elbette bu mitin yorumlanmas, 'izgi' ile 'Maara' arasndaki iliki ve Platon'un aydnlanma srecinin daha alt aamalar hakknda yapm olduu ayrmlar ne dereceye kadar ciddiye alacamz zerine kapsaml bir literatr bulunmaktadr. Ben sorunu, Maara'nn 'izgi'yi aydnlatt ve bu ayrmlara nem vermemiz gerektii ynnden ele almak istiyorum. Maara'da olup biten eylerin ayrntlarnn ciddi biimde incelenmesi gerekir. yknn daha alttaki yars 'daha stteki yars'nn yalnzca aklayc bir imgesi deil, tersine kendinde anlam tayan bir eydir. Yolculuk eden kiinin bylelikle farkl bilin aamalarndan getii grlr ve bu ekilde de daha yksek gereklik ilkin glgeler ya da imgeler biiminde incelenir. Bu bilinlilik dzeylerinin farkl gereklik dereceleri tayan nesneleri var (belki de Platon bu konuda ok ak grl olmaya hazrlkl deil, 533 e, 534 a) ve her biri kendine zg karakteristik arzular tayan bu bilinlilik dzeylerine ruhun farkl blmleri karlk geliyor. Ruhun en alttaki blm bencil, usd ve yanlsamalarla dolu; ortadaki blm saldrgan ve hrsl, en stteki blm ise ussal ve iyi olup tm grntlerin ve varsaymlarn tesinde uzanan gerei biliyor. Adil insan ve adil toplum, akln ve iyiliin ynetimi altnda uyum iindedir. Bu ussal uyum ayn zamanda (ortadan kaldrlamaz olan) daha alt dzeylere mmkn en iyi tatminleri de verir. Sanat ve sanat, Platon tarafndan en dk ve en usd bilinlilik eidini, eikasia ad verilen, belirsiz grntlere boulmu bir yanlsama durumu sergilemeye mahkum edilirler. Maara mitini gz nnde tutarsak bu, yzleri maarann arka duvarna dnk ve yalnzca atein drd glgeleri gren tutsaklarn durumudur. Platon, gerekte, sanatnn bir eikasia durumu iinde olduunu sylemez, ama ak ak bunu ima eder ve gerekten de tm sanat eletirisi glgeyle balanp ksteklemi bilin kavraym gelitirip aydnla kavuturur. (s.12) lkin, Platonun sanat grn ve daha sonra da gzellik kuramn ele alacam. Sanata ilikin grleri en kapsaml biimde Devletin III. ve X. kitaplarnda dile getirilmitir. airler, tanrlar saygnlktan uzak ve ahlaksz varlklar eklinde betimleyerek bizi yanltmaktadrlar. Aiskylos'un ya da Homeros'un bize, Niobe'nin straplarna bir tanrnn yol atn, veya annesi ne de olsa bir tanra olan Akilleus'un Hector'un vcudunu yar arabasnn arkasnda srklediini yahut Troyal tutsaklar Patrocius'un cenaze treninde cesetlerin yakld odun ynnn arkasnda kltan geirdiini ylemesine izin vermemeliyiz. Bundan baka, tanrlar glerken betimlemeye de kalkmamalyz. airler, ve ayn zamanda da ocuk ykleri yazarlar, dine sayg gstermemize, iyi insanlara hayranlk duymamza ve su ilemenin yarar salamayacan grmemize yardmc olmaldrlar. Mzik ve tiyatro takn, denetimsiz heyecanlar deil, Stoaclarn savunduklar dinginlii zendirmelidir. Kt bir rol oynayarak ya da kt bir rolden zevk alarak kendimiz de bu ktle bularz. Sanat, bu ekilde, insana st ste birikerek oalan psikolojik bir zarar verebilir. Mimarlkta ya da ev eyalarmzda, yaln, uyumlu tasarmlar, ocukluktan itibaren gelitirilen salam bir zanaat ustalnn rnleri, zihinlerimizde uyum duygusu yaratarak bize yararl olabilirler. Ancak sanat mimetik yada yknmeye dayal olduu srece bizim iin her zaman ktdr. Szgelimi, yatak resmi yapan bir ressam ele alalm. Tanr zgn Formu ya da yatak ideas'n yaratr (Bu, arpc bir uslamlamadr; nk Platon baka hibir yerde Tanrnn sonsuz olan Formlar yarattn ileri srmez). Marangoz, zerinde uyuduumuz yata yapar. Ressam bu yata belli bir gr asndan kopya eder. Bylelikle de gereklikten aamada tede bulunur. Yata anlamaz, onu lmez, onu yapacak gte deildir. (s.13)Akl felsefe yapmaya doru harekete geiren, grn ile gerek arasndaki atmadan kaar. Sanat, grnleri sorgulamak yerine, onlar safdil ve inat bir biimde kabullenir. Benzer ekilde, bir doktoru betimleyen bir yazar da doktorun hnerine sahip olamaz, yalnzca doktorun konumasna 'yknr'.

Gene de, yaptklar iin ekiciliinden tr bu tr insanlar yanllkla birer otorite saylrlar ve basit halk da onlara inanr. Hi kuku yok ki, ciddi herhangi bir kimse, gerekliin yalnzca yansmalar olan gerekd eyler yapmaktansa, yatak ya da siyasal etkinlik gibi gerek eyleri retmeyi yeler. Sanat ya da yknme oyun' olarak safd edilebilir, ne var ki sanatlar kt olan eylere ykndkleri zaman dnyadaki ktln toplamna bir eyler eklerler. Ayrca kt bir adam kopya etmek iyi bir adam kopya etmekten daha kolaydr, nk iyi adam sessiz ve aynyken, kt adam eitli, elendirici ve ardr. Sanatlar yaln ve iyi olan eylerle deil, adi ve karmak olan eylerle ilgilenirler. Ruhun daha iyi olan blmn 'korumasn gevetme'ye kkrtrlar. Bylelikle ktlk ve arlk imgeleri, iyi insanlar bile, gerek yaamda kabullenmekten utanacaklar duygular sanat araclyla gizli gizli ho grmeye srkleyebilir. Bu yzden bizler tiyatroda zalimce akalardan ve kt beeniden holanr, sonra da evde kaba bir adam gibi davranrz. Sanat, ruhun en alttaki blmn hem dile getirir hem de honut eder, krelmeye braklmas gereken adi heyecanlar besler ve canlandrr. Her ne kadar incelikle dile getirilmi olsa da, saldrnn acmaszl ok artcdr, insan bu saldrya 'safdil bir saldr olarak bakamyor. Bu saldr kukusuz (Bosanquet'nin A History of Aesthetic adl yaptnn III. blmnde ileri srld gibi ironik bir reductio ad absrdm"( Lat.: Bir nermenin doruluunu, kartnn yanlln gstererek kantlamak) olarak da ("Eer tm sanat buysa, bir baarszlktr bu" eklinde) dnlmemitir. Geri Platon uslamlamalarnda kimi zaman neredeyse byk neeyle doludur. Tabii ki Yunanlar, tahminen 1750'ye dein hemen herkes gibi, Bosanquetnin 'zel olarak estetik gr a adn verdii eye sahip deillerdi. Durum byle olunca, sanata kar tutumlar biimci olmaktan ok ahlak bir eilim gsteriyordu. Bu, Aristoteles iin de geerlidir. Tolstoy "Sanat Nedir?" adl yaptnda, Yunanlarn (Tpk bakalar gibi her zaman ve her yerde) sanat, (Baka her ey gibi) 'sanat yalnzca iyiye hizmet ettiinde iyi olarak grdklerini' sylediinde durumu pek az abartmaktadr. Sokrates, iyi yaznn, iyi ritmin ve iyi resmin iyi bir karaktere bal olduunu apak bir ey olarak ileri srmektedir. (Devlet 400 e). Biz bunu sadece bir varsaym olarak da grebiliriz. Kt adamlar ycelten masallarn ya da deersiz, uygunsuz duygular harekete geiren sanatn ahlaksal olarak zarar verebilecei fikri, bugn bize kukusuz yabanc olmad gibi, ocuk hikayelerinin toplumsal rolnn bilincinden de uzak deiliz. 'Doktorlarn konumalarna yknme' konuu da ayn zamanda salam ve saduyulu yaklam gerektiren bir konudur. Yazarn (szgelimi romancnn) szde-yetkesi gerekten de gafil kiileri yanla srkleyebilir. Ne var ki insan, sansrn Homeros'un yaptlarndan en sevdiimiz paralar karacan renince korkuyor ve cesaretini yitiriyor, lyada'da -XVII. 584- Akilleus'un kalkannn gerek bir kalkana benzerliine hayret eden Homeros'un tersine, Platon'un zanaat ustal gibi akllca bir yknmeye bile hayranlk duymaktaki isteksizlii tuhaf gzkebilir. (Yunanlarn estetik tutumlarnn aray iinde olan Bosanquetden yine. Bak A History of Aesthetic, II. Blm). Bundan baka, sanata basit bir yeniden oaltma olarak (tpk bir fotoraf gibi) bakmak, sanatn ne olduu sorusunu ortaya karyor ve 'estetik gr a eksiklii kabul edilse bile, bu da bir yorum gerektirir gzkyor. Buna karlk, Aristoteles'in aklamalar ltlar saan bir saduyuya tanklk eder gibidir. (s.15) Platon'un kendi 'tanrsal lgnlk' vgsnn de dndrd gibi, sanat elbette dntrr, sanat yknmeden ok yaratmadr. Yeniden yatak rneine dnecek olursak, ressam, sradan bir gzlemcinin 'tek bir gr asndan aa vurduu eylerin ok daha fazlasn aa vurabilir. Ressam ile yazar yalnzca birer kopyac ya da yanlsamalar yaratan kiiler deillerdir; tersine, onlar, ele aldklar konunun biraz daha derin bir yann grerek, gerei dile getiren ayrcalkl kiiler olabilirler. Plotinos ise, sanatnn maddesel nesneyi deil, Form'u kopya ettiini ileri srdnde akl yanl yne srkleyen bir dzeltme yapm oldu: incelendiinde tatmin edici olmaktan daha da uzak bir grtr bu.

Devlette gelitirilmi olan grlerin bazlarna, uzmanlarca erken dnem diyaloglarndan biri saylan onda -Wilamowitz'e gre en eski diyalogdur on- bir duruma havas verilmektedir. Sokrates, Homeros'un yaptlar zerine uzmanlam bir rapsod olan (ezbere iir okuyan kii) on'a sorular sorar. on'un Homeros'a ballnn hner bilgisine (tekhne) dayanp dayanmadn, ya da bu balln salt sezgisel olup olmadn, yahut Sokrates'in nazike belirttii gibi, bunun tanr vergisi olup olmadn merak eder. on, bu balln bilgiye dayandn ileri srer, ama Sokrates ona Homeros'un hangi ynleri zerinde uzlanlam olduunu sorduunda, cesaretini yitirip korkuya kaplr. Szgelimi Homeros'un betimlemesini yapt eylerden hekimlik zerine, ya da gemicilik, dokumaclk yahut araba yarl zerine neler bilmektedir? on bunun zerine hekimlerin, gemicilerin, dokumaclarn ve araba yarlarnn Homeros'un yaptlarnn geree uygunluunun en iyi yarglar olduunu kabul etmek zorunda kalr. O zaman on'un gerekten uzman olduu Homeros'a ilikin herhangi bir konu var mdr acaba? Dile dklemez bir ekicilikle on en azndan generalliin byle bir ey olduunu syler, ama gerekte bunu tabii hi denememitir: (s.16)Sokrates diyalogu biraz ac alayla srdrdkten sonra sonulandrr. Sokrates tarafndan azck hafiften ele alnmakla birlikte, on, hem safdil biri, hem de sinik mizal bir eit sofist olarak tantlr. Yar arabalar hakknda ok ey bilmeyebilir ama bir dinleyici kitlesini nasl alatabileceini pekala bilmektedir. Dinleyicileri alattnda alaca creti dnerek iin iin gler. Sokrates sonunda, onun byk airin vgye deer yanlarn herhalde tanrsal esinle (theia moria) kavram olduunu kabul ederek on'u avutur. Platon, Homeros'un szn ettii eyleri kendisinin de bilmediini ayrntlaryla belirtmez, geri airden genel olarak 'tez kavrayl, kanatl, uysal ve kendini kaybetmedike yazma yetisi bulunmayan biri olarak sz eder. Bu noktada saldrsn ikincil sanatyla, eletirmen-oyuncuyla snrlandrr. Gerekte Homeros'un yar arabalar konusunda belirli yanllar yaptn hibir yerde ileri srmez, on'da Homeros saygyla anlr ve dokunduu eylere manyetizma zellikleri geiren byk bir mknatsa benzemek gibi gzel bir imajla betimlenir. Bu erdem sayesinde budala on da mterilerini mknats gibi kendine ekebilmektedir. Bununla birlikte sorun ortaya, sanatlarla eletirmenlerin gerek uzmanlk bilgisine sahip olmalar gerekip gerekmedii ya da buna nasl sahip olacaklar biiminde konur. Gerekten de, bir eletirmene, bir airin byk olduu yargsna ne eit bir uzmanlk bilgisiyle varm olduunu sormak hakl bir tutumdur. on, zerinde uzman olabilecei bir eyler ararken, daha tatmin edici bir biimde yle yant verebilirdi: nsan yaam zerine genel bir bilgi ve bir de tabii iir sanat zerine teknik bilgi. Ama Platon onun bu akla yatkn uslamlamasn srdrmesine izin vermez. Sokrates'in teknik bilgisiyle 'tanrsal sezgi arasnda yapm olduu keskin ayrmla deneyime sahip edebiyat kiinin insani yargs gzden rak tutulur. airin dehas delilik genel bal altnda analiz edilmeden ve 'delilik-anlamsz sezgi-tanrsal igr-' olarak dile getirebilecek belirsiz denklem de zme kavuturulmadan bir yana braklr. (s.17)Bu sorunlarn, bu ayrmla bu denklemin ve sanatnn bir sofist olarak portresinin Platon'un yaptlarnda bu kadar erken ortaya km olmalar anlamldr. Shelley bu ho ve elenceli diyalogu ingilizceye evirmiti. Diyalogun ierdii imalara kulak asmyordu o. Tmyle istikrarl bir toplumu betimleyen bir inceleme kitab olan Yasalar'da Platon, sanatlara iltifatta bulunur ki, (bu gerekten de bir iltifattr) bu iltifat gnmzde sanatlar Dou Avrupa'da grmektedirler. Sanatn didaktik kullanmlar ayrntlaryla incelenir; hatta ocuklarn oynadklar oyunlarn bile denetlenmeleri sz konusudur (797 b). On bin yl ncesinin resim ve heykellerinin bugnklerden daha iyi ya da daha kt olmadklar Msr'da olduu gibi (657, 799), mzik ile arklarn kutsallatrlmas ve deimez klnmas bir zorunluluktur. Devletteki en nemli yurtta eitim bakan olacaktr (765 d.). Esin tanralar ve oyun tanrlar yurttalara korkularn yenmede, yasalar nnde ve tartmalarda yardm edecek (783 a), ve yurttalar da 'adeta seve seve

ark sylemek zorunda kalacaklardr' (670 d). nsanlarn kk yalardan balayarak yalnzca iyi zevklerden keyif almak zere eitilmeleri gerekir ve airler adil insann her zaman mutlu olduunu aklamaya zorunlu tutulacaklardr (659 d, 660 e). Bir yazar iin bakmas gereken en iyi yaznsal paradigma (Kafka armlar vardr bu deyite) Yasalar kitabnn kendisidir (957 d). Yasalar, Platon'un sanatlarn gcn ne denli ciddiye alm olduunu kantlar, ama buna felsefi nemde ok az ey ekler. Ancak, Philebos'ta sanatn gzellik kavram balamnda ele alnm olduu gze arpar ve bu diyalogda bulunan materyalden snrl bir estetik kurmak olanakldr. Zihnin ileyiini betimlemek zere estetik imgelerin zgrce kullanlm olduu Philebos, bir haz tartmasdr. (s.18)Platon daha nce (Gorgias'ta) hazzn tek iyi olduunu savunan gre saldrm ve daha nceki diyaloglarnda da (zellikle Devlette) kaba ya da dar kafal hazcla itirazlar yneltmitir. Agzllk, pleoneksia, lllk duyusunun bozulmas, haz peinde koan kiinin tipik kusurudur. Aslnda Platon'un haz anlay, greceimiz gibi, Philebos diyalogunda ileri srlenler de iinde olmak zere, bu biimsel uslamlamalardan ok daha karmaktr ve byle de olmak zorundadr. Diyalogun balangcnda iyi yaamn hem hazz, hem de akl iermesi gerektii kabul edilir, nk sorun bunlardan hangisinin yaam iyi klddr. Haz 'temelde snrsz olarak betimlenmekte (31 a) ve Philebos da (pek ender konuan, sevimli, hrn bir olandr Philebos) hazza en yce deerini veren eyin onun snrsz karakteri olduunu ileri srmektedir (27 e). Ancak, Sokrates, iyilii burada pek de inandrc olmayan bir ekilde. Formlar ile ilgili bir fikirle, snr kavramyla ilikilendirmeyi istemektedir. nsani dzenlemelerimiz, eitli trlerden snrsz materyalin; (to aperion), dnyann yaratlmasnda tanrsal kozmik zeka tarafndan kabul ettirilmi dzenli snrlarla oluturduu bir karmdr (26). (Burada sz konuu zgn karmlarn temelde iyi olduklar ima edilmekte ve Timaios'ta tanrsal zekann zm olmayan sorunlarla yz yze olduu kabul edilmektedir). Biz de, snrsz olann ussal snrlamayla doru ekilde birletirilmesi sayesinde (orthe koinonia) iyi olan eyi meydana getiririz. Uslamlamada daha sonra, yalnzca akl tarafndan denetlenmi hazlarn iyi olduklar ve tanrsal dzene en ok yakn olan zekann, iyi yaamn iyilik yaratan bir esi olduu ileri srlmektedir. Gerek hazlarla sahte hazlar arasnda bir ayrm yaplmakta ve bu da daha sonra saf hazlar ile saf olmayan hazlar arasnda yaplan ayrma dikkatlice eklenmektedir. (62-3). Gerein daha aydnlk deeri iyinin daha karanlk deerine katlmak zere belirmekte ve bunlara da srayla, Platon iin her zaman ok nemli olmu saf ideas eklenmektedir (s.19) (Ayrlm Formlar tinsel grnn saf nesneleridir). Saf olmayan haz rnekleri, fiziksel bir kartla (rahatszln durdurulmas) ya da zihinsel bir kartla (kskanlk, kin) bal olan, haz ve acnn gerekte bir karm olan hazlar, yahut da yargnn yanllnn hazza da bulam olduu, yanl yarglara bal hazlardr. Hazcla kart kimi dnrlerin tm hazlarn ayn biimde saf olmadklarn (sahte, kt olduklarn) ileri srdklerim sylemektedir Sokrates; ancak Sokrates sonunda kimi saf hazlarn varln onaylamay da kabul eder. Listesinde bulunan ilk saf hazlar estetik zelliktedir. Hazzn nitelii burada gzelliin niteliiyle balantldr. Baz eyler mutlak olarak (gerek olarak, saf olarak) gzeldir, bazlarysa, yalnz grece olarak (sahtelie ya da kartla bal olarak). Baz renkleri ya da yaln geometrik figrleri grdmzde yahut saf noktalardan oluan yaln bir mzik parasn dinlediimizde duyumlar araclyla saf gzelliin zevkine varrz (51 c-da). Byle hazlar besbelli ki hibir zaman ar ya da lsz deildir. Hayvanlarn gzellii (Devlette kabul edilmitir, 401 a) ya da resimlerin gzellii zel olarak dta tutulur ve insan gzellii de tartlmaz. Listede estetik olmayan kimi saf hazlar da anlmaktadr, szgelimi kokular (bunlarn daha az tanrsal olduklar kabul edilmektedir), okuma hazlar (fiziksel bir kartln ortadan kalkmasndan doan sreksiz hazlardan farkl olarak bu tr hazlar, geree yaknlklar asndan vlmektedirler. Devlet 585, ve burada ad gememekle birlikte Platon'un

yaptlarnn baka yerlerinde ele alnm olan, genel olarak salk ile, lllk ile ve erdem ile ilgili kimi hazlar (63 e). Gerekte estetik rnekler az olmalarna karn (elbette bunlar biimsel bir 'estetik' olarak dnlmemilerdir) bunlar, gzellii, diyalogda tad nemli arac rolde temellendirmek zere tasarmlanmlardr. Sokrates hazz, burada l, lmllk ve uyumda doyum bulma yoluyla dar anlamda tanmlam, gzellik biimindeki akl ve geree balayarak 'kurtarmaya' alr, yi'nin gc gzelin doasna kap gizlenmitir, nk l ve uyum her yerde gzellik ve erdemle balantldr (64 e). (s.20)Gerek saftr, kapsam olarak kktr, ar deildir (52 d), gerekle ve gzellik deneyimiyle badaan hazlar da snrl ve ussal olmaldrlar. Genelde, akldan ayr olarak haz en byk dzmececiliktir (alazonistaton) ve en byk hazlar gln ve irkin olmaya eilim gsterir (65 e). (Timaios'un 86 a numaral paragrafnda, ar haz ve acnn akln en kt hastalklar arasnda bulunduu sylenir.) Gzellik sz konuu uslamlamaya ho bir ey olarak girmekte, ama diyalog genel haz anlay zerine bir saldryla son bulmaktadr. Haz, doas gerei lsz ve belirsiz bir eydir, doru orantlara uygun deildir, bu nedenle de insan ilikilerinde kozmik zeka tarafndan tasarlanm olan iyi bileimlerin bozulmasnn balca nedenidir. Gzelliin duyum bazlaryla son derece dar bir balants olmasna izin verilir, geri gzellik kozmosun orantlar tayan bir zellii olmasyla iyi'nin bir yandr ve tam olarak bu zelliiyle sevgimizi kazanr. Sanat zerine gelitirilen dncelerde estetik yorumlar estetik olmayanlardan ayrmak hibir zaman ilk bakta grnd kadar kolay deildir. Platon'un sanat hakknda syledii eylerin ou sanat tketiminin sonularyla ilgilidir ve bunlar da aka estetik olmaktan ok ahlaksal ya da siyasal terimlerle dile getirilmitir. Platon kabaca didaktik ('pratik') olana kar olarak estetik ('dnceye dayal") olanla ak ak ilgilenir gzktnde bile, onun iin estetik olann ahlaksal olduu anmsanmaldr, nk estetik ancak bir ruh iin bir iyiletirme salad srece nem tar. Philebos bize, sonuta metafizik zellikte birtakm niyetler tamakla birlikte, estetik bir yarg yntemi, geri olduka snrl bir yarg yntemi sunar gzkmektedir. Kozmik akla yknmenin grevimiz olduunun anlalmas dnda burada tanrsal esine ilikin hibir ey yoktur. (S.21) Bizim yalnzca Tanr'ya yknmemiz gerekmektedir ve bu yknme de ancak, evrende daha nce gizli olarak bulunan uyumlu rnekleri ayrt ederek, onlarn nemini vurgulayp onlara katlarak mmkn olur. Saf hazzn, gerek gzelliin ve duyum deneyiminin rtt, kabul edilebilir sanat alan ok kktr. Edepli sanat geree uymaldr, gerek gerekliin bir anlatmdr. (aletheia szcnde iki fikir bir karm oluturmaktadr), gerek saftr, kapsam kktr ve younluu eksiktir. Yaptn 58 c numaral paragrafnda felsefi gerek, saf, beyaz renkli kk bir paraya benzemektedir. Sanat, bu yzden, erdemli lllk tayan bir yaamda alakgnll, dingin yerini almaldr. Platon'un bir priten ve estetiinin de priten bir estetik olduu sylenebilir. Platon elbette bir pritendir. Hi kuku yok ki Platon iindeki byk sanat konusunda karmak duygular tayordu. Yalnzca ge dnem diyaloglarnda deil tm yaptlarnda da, dnya zevklerinin kimi zamanlar neredeyse iddetle reddedilmesini savunan bir tonla karlarz, insan yaam meya ti deildir, fazla bir eydir (Devlet 486 a). Vcut lml bir sprntdr (len 211 e). Bizler birer glgeyizdir (Menon 100 a), tanrlarn tanr eyalaryzdr (Phaidon 62 b). Tabii Yunanlar insann yeryzndeki durumu konusunda genel olarak her zaman olduka ask yzl bir gr tamlar, Pythagoraslar vcudu bir hapishane olarak grmlerdir. Ancak Platon'un kendi kat gzlemlerinde amaz biimde kiisel bir yan vardr ve en ok da Yasalar'da, bize -insanlarn birer koyun, birer kle, birer kukla olduklar, tanrlarn gereklik tamayan eyalar olduklar sylenir, ayrca insanlar tanrlarn oyuncaklar olduklar iin de talihlidirler, nsani ilikilerin ciddiye alnmalar gerekmekle birlikte, bu ilikiler ciddi deillerdir. Kozmos bizim iin deil, biz kozmos

iin var oluruz (644 b. 713 d, 803 b-c, 804 b, 902 b, 903 c) ("nsanlar ok dnmyorsun", der Megillus. "zr dilerim,(s.22)Tanr'y dnyordum", diye karlk verir Atinal.) nsanlar mutlu olmak iin Tanr nnde aresiz (uysal, alakgnll) olmaldrlar (716 a). E.R. Dods (Greeks and the irrational adl yaptnda, s. 216) genelde bir svg ifadesi olarak kullanlan tapeinos szcnn bu Yunanca olmayan kullanm zerine bir yorum yapmaktadr. Hi kukusuz Platon'un, Yasalar yazd zamana dein insanl kmsemek iin birok gerekesi vard; ancak yaptnda kulland ton insanla duyduu bir kinden ok dinsel bir tutumu dndrmektedir. Yeryzndeki her eyin l insan deil, Tanrdr (716 b). Hi kuku yok ki sanatn yalnzca yaln, hatta hafif biimlerinin tmyle arbal bir yaamn belirsizliklerden uzak elikileri olabilecei ileri srlebilir. Btn pritenler gibi Platon da tiyatrodan nefret etmektedir. Tiyatro byk bir bayalk yuvasdr: Kaba eytanlk, oyunculuk heyecan, Arisophanes'in Sokrates'e ynelttii trden iftira dolu alaylar vardr orada. Tiyatroda iyi beeni son moda ovmenlik gsterileriyle, doadaki sesleri andran korkun ses efektleriyle ve seyirci kitlesinin bar arlaryla fena halde bozulur. (Devlet 396 b; 397 a; Yasalar 670 a, 700 e). Philebos'da, tiyatro oyunlarna giden kiinin, saf olmayan heyecan, phthonos, kin dolu haz ve gln olandan haz, to yeloion, duyduu sylenir ki bu, Delphoi kltnn ilkeleriyle tam kartlk iinde bulunan bir eit kt alkanlk gstergesidir. Beri yandan, bylesi saf olmayan hazlar, yalnzca tiyatronun deil, ayn zamanda 'yaamn btn trajedi ve komedisi'nin de karakteristik bir zelliidir (50 b). Yasalarda da (656 b) tiyatroda yaadmz tasalardan uzak elencelerimiz, aralarnda yaad kt insanlarn alkanlklarn srf aka olsun diye eletiren bir kimsenin hogrsne benzetilir. Ciddi ile absrd olann bir arada renilmesi gerekir, oysa ki gln tiyatro soytarl yalnzca yabanclar ve kleler iin uygundur: Erdem komik deildir (816 e). Szckler eylemlere yol aarlar. (s.23)Baka insanlara svp sayarak, onlarla alay ederek kabalamamamz gerekir (935 a). Devlette dram airinin siteden kovulmasndan sonra, edepli insann konumasna yknecek daha sade ve daha az elendirici yazarla yetinmeye zorlanrz (398 b). Kaba ya da grotesk herhangi bir alaya bir sahtelik biimi olarak baklacaktr. Beri yandan Platon'un yaptlar her ne kadar akalarla doluysa da, (hatta alacak lde oktur bu akalar), insan bazen iyi adamn (tanrlar gibi) hibir zaman glmedii izlenimine de kaplabilir. Platon elbette her eyin gln drlebilecei bir ortamn deersizletirici ve kabalatrc etkileri konusunda genel olarak hakldr (ve szleri de gnmzde dikkate deerdir), te yandan, u soru da sorulmaya deer: Kendi zel dncelerimde bile, tam tamna nelere glmeme izin vardr benim? Tiyatronun tehlikeli siyasal rol elbette ki Platon'un aklndan km deildi. Yasalarda, (701 a) ele avuca smaz bir seyirci kitlesinin kurduu aalk tiyatro erki" karsnda hayflanmaktadr Platon. Btn bunlarda bir kskanlk pay bile olabilir (Platon kskanl sk sk knamaktadr; filozoflar kendi kusurlarna saldrrlar). Platon'un kendisi de iirler yazm bir kimseydi. ki yetenee de sahip olan bir insan bu yeteneklerden birini setiinde (ya da ilgisini biri zerine younlatrdnda) teki yetenein sahibi kiilere dudak bkebilir. len'de (176 e), Sokrates tiyatroda Agathon'u 'otuz bin Yunann nndeki baarsndan tr kutlamaktadr. ("Alayc oluyorsunuz" der Agathon. Byle bir seyirci kitlesine hibir filozof hakim olmamtr ve herhalde hakim olmay da arzu etmezdi. Ancak filozoflar her zaman tutarl deillerdir. Platon sk sk, filozoflara gsterilen sayg eksikliinden ve sradan insanlarn onlar sofistlerden ayrt etmek konusundaki yeteneksizliklerinden ac ac yaknmaktadr. Platon politik bir gereki olarak (szgelimi Yasalar"da) tiyatroya hogr gstermekte, ancak bylesi yapay samalklardan uzak, yaln ve ll bir yaam dlemek de houna gitmektedir. (s.24) Devletteki (372) insanlarn peynir, incir ve zeytin satarak alakgnll bir yaam srdkleri, balar ieklerle sslenmi,

mersin aacndan yaplma sedirlere uzanarak arap itikleri kk doal ideal devletin ho, ama kukusuz da alayc olmayan betimini yle dnn bir. Glaucon, "Bir domuzlar kentini betimliyorsun sen" demektedir. Sokrates bu betimlemede Glaucon'un dediklerini dnerek ve alayl tavrn srdrerek bir deiiklik yapana dek sanatlar boy gstermezler. Agzllk, toplumlara ve insanlara zarar verir. En iyi tekhnai'ler, iftilik, fiziksel altrma, basit alk ve ayrntlar zerine oyalanmayan hekimlik gibi alakgnlllkle doaya yakn duran ve 'doayla ibirlii yapan' etkinliklerdir. (Yasalar 889 d). Timaios (88-9) ila kullanmak yerine beden eitimiyle doal rejimi salk verir. Doktora giden akl basnda marangoz (Devlet 406 da) o anda verilen basit bir ilac kabul eder, ama hakl olarak yle adamakll bir tedavi iin vakti yoktur, bu yzden ya kendiliinden iyileir ya da lr ve bylelikle de skntsndan kurtulur. Priten Platon'un teki yz tutkulu Platon'dur. Platon ecinsel ak salk verir ama bunun iffetli olmas gerektiini syler. Beri yandan Yasalarda ecinsel ilikileri yasaklar (Yasalar 836-7, 636 c; len 210; Phaidros 256 c). Hi kuku yok ki Platon da bu blnm ruh deneyimini yaamt. Phaidros'taki (254 e) kt atn aclar ve Philebos'taki anlan (66 a) irkin, gln ve karanlk saatlerde gizlenen, ar ve utan verici hazlar anmsanabilir. Elbette, ou kt sanat bilerek ve ou iyi sanat da rastlantsal olarak, erotik akn daha kk dzeydeki grnmleriyle birlik iindedir, bu yzden sanat artlp safla kavuturulmaldr. Philebos'un estetii iyi devletin acaba hangi sanata sahip olmasna izin verecektir? Platon'un, tasarlanan ya da nesnelerde cisimleen baz renklerle matematiksel figrlerin, gzel ve saf hazzn kaynaklar olduu yolundaki dsturu, grnte pek ak deildir. (s.25) Bu szler dikkatimizi genel olarak gzel deneyimiyle balant kurulan biimde ekemeyecek kadar ok soyut ya da ok yaln varlklar dndrtmektedir. Platon'un baka yerlerde sk sk verdii rnekler bize aklnda nelerin olduunu gsterebilir. Buna gre, ahlak ycelten basit halk ezgileriyle askeri mziin anlalmas kolay baz biimleri kabul grecektir. Platon mzikle ve Pyhtagoras'n l aralklarnn saysal olarak ifade edilebileceini savunan buluuyla ilgileniyordu. Sk sk mziksel metaforlar kullanyor ve iitilebilir armoniye kozmik dzenin retici bir grn olarak bakyordu (Timaios 47 e). Platon mziin simgesel roln hi tartmadan kabul etmektedir (szgelimi Devletin 400 numaral paragrafnda). Bununla birlikte, belki Yunan mziinin doasndan tr, belki onun 'snrsz' anlatm glerinden korktuu iin, bu mzii matematiin bir dal olarak grerek onun statsn ykseltmeye hibir zaman yanamamtr (Oysa daha yeni baka sansrcler, bu sanat fikirden yana yoksun grnd iin zendirirlerken, mzie gsterdiimiz duygusal tepkimizin nemine zel bir deer vermilerdir). Platon'un tasarlad saf renkler yaln matematiksel modellerle birletirilir (biimlerin incelikli olamayaca 51c'de akla kavuturulmutur). Bu yaln modeller szgelimi mleklerin zerinde, ya da kendileri de birer gzellik objesi olarak tasarlanan binalarn zerinde, yahut Platon'un birok kez szn ettii naklarn zerinde olabilir. Her eyden nce, yaptn ruhu alakgnlllk tamal ve iddiasz olmaldr. Mondrian ile Ben Nicholson'n bu istekleri karladklar dnlebilecek resimlerine sanrm Platon oyunculuk dolu ve tehlikeli biimde sofistike yaptlar olarak bakard. Her trl tasarm elbette engellenecektir. Platon'un ideal halknn estetik doyumlarn genel olarak halk sanat ve basit el zanaatlar yerine getirecektir. (s.26)Devlet ve Yasalarda izin verilen didaktik iir sanat (tanrlara ilahiler yada iyi insanlarn vgleri.) hi kukusuz pek saf olmayan hazlar yaratmakla birlikte, ruh zerindeki etkilerinden tr savunulacaktr. Bu noktada bir an durabilir ve Platon'un grlerim Philebos'taki dile getirildii biimiyle, teki iki byk pritenin, yani Kant ile Tolstoy'un grleriyle karlatrabiliriz. Pla-ton'un sanattan korkuu, ve onlarn da korkuu, bir dereceye kadar hazdan korkudur. Tolstoy iin sanat, verebildii hazla deil, hizmet ettii amala tanmlanmaldr. Gzellik hazla, sanat is^lmyle dinle

balantldr, nk sanatn ilevi an en yksek dinsel duyu biimleriyle iletiim kurmaktr. Tolstoy'un zellikle holanmad (ve 'hibir eye benzete-mediinden tr de serbeste eletirdii) sanat tr olan, ge dnem romantiklerinin gelitirdikleri ie-bak sanat (Ba-udelairc, Mallarm, Verlaine) bile bile karanlk bir sanattr ve 'airin uyandrd duygular ktdr.' Tolstoy bundan baka Shakespeare'i de, ahlak grlerindeki aklk eksikliinden tr eletirmitir. nceliklerle donatlm sanat, bir eit yalan olmaya eilimlidir. Tolstoy Philebos'm 52 d numaral pa-ragrafnda dile getirilen grleri kukusuz kabul ederdi: Younluk ve hacmin gerekle balants yoktur. Akademik estetik kuramlar zararldr, nk bunlar sanat bir eit karmak yce giz gibi tantrlar. Ancak, giz diye bir ey yoktur. Salam sanatn gstergeleri saflk, yalnlk, doru szllk, yap-maclktan ve iddiadan arnmlktr. Basit halk masallarnn ve ahlak yklerinin anlald gibi byle bir sanat da evrensel olarak anlalr. Yalnl korunmadka sanatn deerinden yi-tireceini sradan insanlar igdsel olarak bilirler. Tolstoy bu ltlere dayanarak, hemen hemen btn kendi yaptlarm kt olarak nitelemeye tamamen hazrd. (Bir Kafkas Tutuklusu ve Tanr Gerei Grr ve Bekler adl yaptlarm bu yargnn d-nda tutmutur. Sanat Nedir? VI. Blm.) Tolstoy zellikle operadan nefret ediyordu. Herhalde Platon da nefret ederdi operadan. Karmak ya da 'byk' diyebUeceimiz sanat bizleri(S.27)anlamadmz biimde etkilemektedir. Sokrates'in Savunma adl diyalogla iten bir ilgi ve on adl diyalogda da haval bir alayla syledii gibi, sanatnn bile kendi etkinliim kav-rayabilme gc yoktur. nsan ruhunun korkun, arpk bencilliinin ok iyi bi-lincinde olduklar iin hem Platon hem de Kant, ruh yok-sunluuna gtren ve iyi bilinen baz yollar boyunca metafizik engeller dikmeye ve birleip kaynama eiliminde olan kimi fikirleri de uzakta tutmaya istekli gzkrler. Kant'n mutlak ekilde doru szl olmak gerektii konusundaki neredeyse fanatik srarnn Platon'da bir karl vardr. Ancak bu, Platon'un kurnaz oyunbazl yla bir dereceye kadar belirsiz klnmaktadr. Platon, sanat gzellikten koparmak istemekte, nk gzellie sanat tarafndan ynetilemeyecek denli ciddi bir mesele olarak bakmaktadr. Ahlak dncesinin sanata gir-mesine izin vermekte, ancak bunun basit bir dzeyde (daha yksek uyumlarn bir anmsatcs olarak) ya da bir sansrcnn gzleri nnde olmasn kabul etmektedir. te yandan. Kant ise, gzellii ahlaktan koparmay istemektedir. Daha nemli bir eye ayakba olmasn engellemek iin, Platon'un sanat snrlad ayn nedenle Kant gzellii snrlamaktadr. Platon srekli olarak, paralarnn uygun dzenini belirleyen uyumlu btn imgesini kullanmaktadr. Bu gerekten de onun balca imgelerinden birisidir. Ruh, devlet, kozmos byle organik btnlerdir. Bundan baka (szgelimi Plaidros'un 286 d numaral paragrafnda) esinli dgcnn bir eit btnlk yaratmak zere sanatta tekniin tesine gei biimlerinden sz etmektedir. Ancak, Aristoteles, estetik yapy bizim iin tmyle bildik terimlerle tartrken (Poetika VII, VIII: "Btn, bir balangc, bir ortas ve bir de sonu olan eydir:; "Varl yada yokluu alglanabilir bir fark yaratmayan ey btnn ayrlmaz bir paras deildir" vb), Platon, 'yapt yada sanat'm bylesi bir tanmna hibir zaman girimemekle, aslnda, ger-(s.28)ek amalarm gizledii zamanlar dnda, sanat zanaata kar bir ey olarak da tanmlamamaktadr. Btnl olan nesnelerin doasndan ok slup ve modellerin etkilerim tar-timaya eilim duymaktadr. Biz sanat temelde nesneler olarak dnrz, oysa byle dnmeyen birok sanat gelenekleri, zellikle de samn sanat gelenei vardr. Kant, gzellii, dgcnn; anln genel, dzenli ve nesne-yaratc klavuzluu altnda, ancak bir kavram olmakszn, duyu deneyimlerim oluturmas olarak betimlediinde aslnda bir sanat tanm nermi olmaktadr. Gzelliin nesnel ve biimsel bir gereklilii vardr, ancak gzellik amal bir dzenleme havas tayan, gerekteyse amac olmayan, kendine zg, znel bir oluumdur. Kant Yarg Gcnn E letir isi'nde gzelliin iki tanmm verir. Bunlardan birincisi dar kapsaml ve biimcidir (adeta gzelliin ne olmas

gerektiim sylemektedir); gncel sanat yaptlarm daha ok gz nnde tutan ve sanat fkrini esin sahibi 'deha' olarak gelitiren tekiyse daha geni ve daha karktr. (Deha kendi yntemini bilmez). Hemen hemen btn 'gerek' sanatlarn 'saf olmadklar ortaya kmaktadr. Kant, hi kuku yok ki, edebiyatn verdii hazlar konusunda Platon'la gr birliine vanrd. Daha kuralc olan tanmda, saf beeni yargs yalnzca biimsel zelliklerle ilgilidir, arzu, ekicilik yahut ahlaksal ya da entelektel ierik dta braklmtr. Renk yalnzca ekicidir. Tad zellikler nedeniyle geometrik figrler de gzel deillerdir nk bir kavram tarafndan oluturulmulardr. Kant'n sanatta ya da doadaki saf, kavram tamayan gzellik meklerinin Platonik bir yalnlklar vradr: Kular, iekler (szgelimi, Kant'n holand anlalan laleler). Yunan slubunda tasarmlar. duvar datlan zerindeki iek motifleri (Platon gsterisiz duvar kadna herhalde kar kmazd). Saf gzelliin ahlaksal bir mesaj olmamasna karn, doal gzellikten i-gdesel olarak haz almak iyi bir ruhun belirtisidir: Doal g-(s.29)zelliin biimleri tinsel olarak sanatn biimlerinden daha stndr. Platon sanattaki ok yaln, hogrlebilir gzellik ile, daha som^ aklayacam gibi, doadaki ok nemli grd gzellik arasnda bir ayrm yapmaktadr. Kant doadaki saf gzellii, ancak yaprak ve iek gibi yaln biimlerden alnan doyum dzeyinde kabul etmektedir. Doadaki gzellik her zaman sadece ekici olma tehlikesi iindedir: Blbln a-kmas 'sevgili kk kuu' gzmzde canlandrmamza yol aar, ama bunun bize korulua gizlenmi bir olan ocuu ta-rafmdan yapld sylenirce gzmzde canlandrdmz imgenin gzellii annda bozulur. Kant iin doann daha vahi g-rnmlerinin oynayacaklar daha nemli roller vardr. Yceyi gzelden ayrtetmede Kant, tm dnce mekanizmasn; tinsel dnyann isterlerim gzelliin daha basit, daha bencilce ve daha az titizlik gerektiren hazlarndan tamamen ayrmak zere seferber eder. Duyu deneyimlerimiz dgcne biricik ve kav-ramsal-olmayan bir model formle etmek zere esin verdiinde, gzellii kavrar ve bu gzelliin seyrinde dinleniriz. te yandan, yce; akln anlalr bir birlik kurmak iin tad yetkeci istek, doann biimsiz enginlii ya da gc tarafindan ye-nilgiye uratldnda, iimizde doan rahatsz edici bir duygudur. Philebos'un dilini kullanacak olursak, doann Snrsz olarak grndr bu: Yldzl gkler, dalar, elaler, deniz. Ahlaksal yasann esinledii saygya benzer, hazla acnn kart, bir eit estetik ama ayn zamanda da ahlaksal bir duygudur bu: Akln yenilgisinden duyulan ac, ama ayn zamanda akln arball ve tinsel deerinin bizde uyandrd duygudan alnan haz. Yce olan, tinsel doamz devinime geirir ve uyandrr. Bu deneyim iinde biz doal biimin kuramsal incelemelerim yapmaya gtrlmeyiz, ama doadaki biim eksiklii bizde bir ok yaratr ve duyduumuz canlandrc haz, ahlak yetimizin saf bir sonucudur. Bizi en yksek iyiye, saf-(s.30)lam heyecan araclyla, gzel deil de yce balar ve yce, aydnlanmann en etkin faktrdr. Kant tarafndan ze-rinde srarla durulmu olan bu metafizik ayrm, hem saduyulu bencillie (yceyi reddeden yada ona gzel gzyle bakan saduyulu bencillie) hem de Hegelci idealizme (iki alann anlalr bir birlie indirgenmesini isteyen Hegelci idealizme) aykrdr. Bu yzden, szgelimi Bosanquet yle demektedir: "nmzde Tumer ve Ruskin'in yapdan varken estetik algy kavramayz. Kant asndan frtnal deniz bu algya yalnzca korkun bir ey olarak gzkmektedir. (A History ofAesthetic, X. Blm). Bu nokta Kant'n btn felsefi ereklerinin dna dmektedir ve romantik akm yceyi sanata katmaya girierek Kant' adamakll artmaktadr. Kant, Platon'un yapt gibi, yatmak bilmez tinsel zlemi, sanat ya da doann ho bi-imlerinde dingin bir doyum bulma abasndan aka ve kesin olarak ayrmaya girimektedir. Platon da doaya insan ha-rekete geiren tinsel bir rol vermektedir, ancak burada dlere dalan tutsaklar uyandran ey, gzel olarak doadr. Platon, kukusuz doann daha sradan ekiciliklerine kaytsz olduu kadar, Kant'taki yce kavramnn

birok grnne de (dalar, deniz) kaytszdr. Sokrates Phaidros'tSi (230 d) tarlalarn ve aalarn kendisine retecek hibir eyleri olmadm sylemektedir. Platon hi kukusuz yldzl gklerin retici rol konusunda Kant'la gr birliine vanrd; ancak Kant akln ye-nilgisinden bir eyler renmi olurken (kuramsal almalar bizi bu ekilde aydnlatmamaktadrlar), Platon iin yldzlar bize tanrsal bir elle kendilerine ruh bahedilmi tanklar (T/-maios 41 e) ya da gzle grlebilir tanrlar olarak (Yasaklar 998 b), aslnda, geometriyle (Devlet 530 a) ve bylelikle de felsefeyle urama esini vermektedirler. Platon burada Thales'in szlerim aktararak, "O zaman her eyin taunlarla dolu ol-duunu yadsyabilir miyiz?" diye sormaktadr. Platon, insann olanaklarna ilikin byk bir duyguyu in-(s.31)sann deersizliine ilikin byk bir duyguyla birletirmekle mizta olarak Kant a benzemektedir. Kant akla hem snrlar koymakla, hem de bu snrlar iinde akla olan gvenimizi artrmakla ilgilenmektedir. Ne denli tutkulu ve ne denli kt ol-duumuzu bildii halde, her akl sahibi varln ahlak a-sndan grevini yapabileceini uman bir demokrattr Kant. te yandan, Platon, ahlak asndan bir aristokrattr ve bu yzden de oumuza, geri dnmemecesine yanlsamalara dalm kiiler olarak bakan, farkl trden bir pritendir. Platon (Ti-maios'\3i verdii mit rnei dnda) akla hibir kuramsal snr koymaz, ancak iyi ile kt arasnda oluturduu engin uzaklk onu HegeFe Kant kadar yabanc klar. Platon ahlaksal en-telektalizmle', yani bildiimiz ahlakl olula deil de, u ya da bu biimde dnerek kurtulacamz grn savunmakla sulanmaktadr. imdi Platon'un bu dnme eyleminden ne anladma daha yakndan bakalm. Platon, ta balangtan beri, insanlarn iyi olmak iin yaamlarm nasl deitirebilecekle-riyle ilgilenmekteydi. Tek yntem olmamakla birlikte bu deiiklik iin en iyi yntem, dialektik, yani tinsel bir disiplin olarak grlen felsefedir. Sokrates'in amac insanlara bilgisiz olduklarm kantlamak, bylelikle de dnsel ve ahlaksal bir ok yaratmakt. Sofisti (230 c) diyalektik, eleykhos yntemiyle, yani kantlar ileri srerek, kart fikirleri rterek karsndakine sorular sorarak artma yntemiyle ruhun an-tlmas olarak tanmlanmaktayd. Phaidon'd^ da (67 e), gerek filozoflarn lme pratikleri yaparak lmeyi rendikleri sylenmektedir. Felsefe, ruhun bedensiz de var olaca lm iin yaplan bir antrmadr. Felsefe, ruhu maddesel ve bencilce ereklerden kurtarmak ve onun zeki, iyiye yakn olan tinsel ye-tisini canlandrmak iin kantlar gstererek, gerein ardndan titizce koarak ie giriir. Peki tjam olarak nedir felsefe? Kimileri felsefenin birtakm kitaplardaki baz uslamlamalar ol-duunu syleyebilirler, ancak Platon iin (gerekte ada bir(s.32)ok filozof iin de) felsefe temelde bir konumadr. Viva voce"(Lat:-Yksek seste" (.N.)) felsef tartma (Theaitetos'\m 165 a numaral paragrafndaki psiloi loyoi)en saf insani etkinlik, gerein en iyi aracdr. Pla-ton kukularla yazmtr, nk o gerein u anki bi-lincimizde yaamas gerektiim ve baka bir yerde de yaayamayacam biliyordu. Bu kukular Phaidros'^ ve (eer kendisi yazmsa) Yedinci Mektup't8i dile getirmitir. Phaidros'taki yazma etkinliiyle ilgili aklamalar ok arpcdr ve Platon'un sanat gryle kesinkes balantldr, stelik bu, baz yazlar sanat olduu iin de byle deildir. Hi kuku yok ki Platon'un zamannda kitaplar hSIS olduka ender bulunan, lks nesnelerdi. Phaidros, ou insann, sofist olarak adlandrlmak korkusundan, arkalarnda yazl sylevler b-rakmaya ekindiklerim sylemektedir (257 d). Sokrates ise bir mit araclyla (274-5) yazmann uygunluum! yada uygunsuzluunu ortaya karmaya girimektedir. Theuth, (Phi-lebos'U da ad geen Thoth ya da Hermes) Platon'un say, aritmetik, geometri, astronomi, dama ve zar oyunlar gibi eylerin icadm kendisine mal ettii. Yukar Msr'da yaayan bir yan tanrdr. Bu yan tanr, bir gn. Kral ve Tanr olan Thamousa gelir ve yle der: "Efendim, ben hner dl bir ey icat ettim, adna yaz deniyor, yaz Msrllarn hem bilgeliklerim, hem de belleklerim glendirecek." Thamous ise bu szlere (Tanr geometriyle uramakta, ama yaz yazamamaktadr) yaznn, ter-sine, bellek ve canl anlama

yetisinin yerine konamayacak, nemi az bir ey olduu karlm verir. nsanlar bilgeliin yazlarda bulunduunu dnmeye yneleceklerdir, oysa bilgelik aklda olmaldr. Bir kitap sorularmz yantlayamaz ya da akll yahut aptal okurlar ayrtedemez (Platon bu grn Protagoras gibi bir erken dnem yaptnn 329 a numaral pa-ragrafnda dile getirmitir). Kitap, iindekileri davurabilmek iin okuyanna gereksinim duyar. Resim gibi. her zaman tek bir(s.33)ey syler ve ounu aklayamaz. Edebiyatn baheleri ksa mrl iekler yaratrlar ve bunlar da yalnzca elenceler iindir. Dncenin aslnda canl tartmalarda aktarld anlaldnda, bilge adam uygun ruhlara ksr olmayan tohumlar ekecektir ("Msr'dan ya da holandn baka bir lkeden ne kadar da kolaylkla hikayeler uyduruyorsun!" der Phaidros hayranlkla. "Gemite, sevgili olum" diye karlk verir ok-rates, "gerei konutuu srece insanlar bir mee aacm ya da kayay dinlemekle yetiniyorlard.") Yalnzca dinleyenin ru-huna kaznm olan szckler ona gerei ve iyilii renme gcn verir; bylesi konuulmu gerekler bir insann meru ocuklardr. Yaz, imdiki zamanda bulunan gerekle dorudan ilikiyi bozar. Cisimlemi varlklar iin gerek (zamansz olanla iliki) yalnzca u andaki bilinte, yaayan diyalektikte var olduu iin, yaz aslnda tam tamna insann gerekten ve gereklikten bir uzak durma yoludur. Yedinci Mektup ayn noktay daha da vurgulayarak ortaya koymaktadr. Felsefede gerekten nemli olan, yazl szcklere ve aslnda sz-cklere pek dnlmez. (Dilin kendisi bir engel olabilir). Yazl szckler insanlarn kt niyetinin aresiz kurbanlardr ve ikinci elden, aa dzeyde grleri ortaya koymay zendirirler. Yaz kolaylkla bir eit yalan syleme ekli, salt kendisi iin uarlkla srdrlen bir ey, gerekte bir sanat formu olabilir. Deneyimli dnrlere, srekli ve youn tartmalardan sonra, gerek kavray birdenbire gelir. Ve insan gerei bir kez kavrad m da onu unutma tehlikesi pek yoktur, nk gerek kk bir snr iinde bulunur. Bu tiradn ruhu ilgi ekecek biimde adatr ve bizlere bildik varoluu uslamlamalar ile onlarn daha yeni uzantlarm, szgelimi okumu yazm kimselerin ve sanatlarn balattklar, okur-yazarlk ve sanata saldn biiminde ortaya kan yeni dnce akmlarm anmsatabilmektedir. En az ciddi ya da en naif biimlerinde bile bu kantlamalar gerein(s.34) yararnaolacak tarzda tasarmlanr ve gerek burada itenlik, hakiki duygu, zgrlk vb. eitli klklarda, ekillerde ortaya kar. Platon'un uslamlamalarnn daha gerek bir miras s ise, dizgeye, felsefi jargona, tumturaklla ve gerekle yaln ve canl ile iliki kurmay engelleyen bol szl kuramlarn geliti rilmesine bir tepki biiminde ortaya kan felsefede bulunacaktr. (Diyalog formunun kendisi de hi kukusuz monolitik dizgelere kar gelitirilen kk apl bir saknmdr). Kierkegaard ve Wittgenstcin gibi birbirlerinden olduka farkl iki modem dnr de Platon'un sylemek istedii eyleri derinden derine duymulardr. Kierkegaard, HegePe kar savarken, kendinden sonra yeni tilmizler edinmemek ve canl dnceyi gelitirmek amacyla, sanatn kendisini, kuramlar oluturmaya kart bir aldatmaca olarak kullanmaya girimitir. Wittgenstein ise, tilmizlerim dorudan bir yntemle kendinden uzak tutmu ve ayn zamanda da kitaplarnn aptallarn ellerine dmesinden korktuu iin istemeye istemeye yazmtr. O da, daha nce iyice anlalan eyi pek az unutma tehlikesi olduunu dnyordu. Kendi yaptlarndan bazlarm eletirirken, bir konumada yle syledii bilinmektedir: "Hayr. Eer bu felsefe olsa, onu ezbere renebilirdiniz." Aka anlalan eye sahip klmaktadr ve anlalan bu ey yitirilemez. Bu noktay daha fazla tartmadan nce konunun metafizik arka planna yle bir gz atmak gerekmektedir. Saylarla oyunlar icat eden tanr tarafndan bulunan ve gereklikten insanda znt uyandracak derecede uzak olan yazya, Plaon fel-sefesine zg daha genel bir sorun olarak baklabilir. Burada, ilkin anamnesis (anmsama) retisine ve sonra da Formlar Ku-rami'nn basndan geen iyi ve kt servenlere bakmamz gerekiyor. Platon, kendisinden sonra baka birok filozofun da sorduu (Hume ile Kant bu soruyu tutkuyla sormulardr) u soruyu

sormaktadr: Bu kadar az eyi temel alarak bu kadar ok(s.35)eyi nasl oluyor da bilir gzyoruz? Yetkin iyiliin ne ol-duunu biliyoruz ve Menon'daki kle de geometri biliyor, nk ruh bir zamanlar bedenden aynyd (ve galiba yine yle olacak) ve bu eyleri kendi basma aka grd. renmek 'anmsamazdr. (Phaidon 91 e). Ruh cisimlemi haldeyken renme eylemi olaan duyu alglaryla karkla uratlmaktadr, ancak ruh, yakn olduu ve kendini yeniden kefetmeye kkrtlm hissettii bu sonsuz objeleri seyre dalarsa yine biraz canllk bulabilir. Tabii bylesi bir seyir (Phaidon 66) ruh ve beden bir arada kald srece, yetkinlikten her zaman uzak olmak zorundadr. Bilindii bilgi dncesi Platon felsefesinde ok ok ge-rilere uzanr. Bu dnce zgn biimiyle hi kukusuz Phaidon9 w 62 b numaral paragrafinda da ad geen (Pyhta-goraslardan) alnp benimsenmitir. Pythagoraslar ruhun beden iinde tutsak bulunduum! ve ruhun gidip dnd baka bir yerde evi olduunu ileri sryorlard. Tanrsal esine sahip peygamber dncesi Yunanistan'da (baka yerlerde olduu gibi) bilinen bir dnceydi; peygamberler aklayabileceklerinden ya da anlayabileceklerinden, esrarengiz bir biimde, daha ok bilen kiilerdi. Platon'a gre insan akl gizli olarak karanlk baka bir yerle balantldr ve airleri, geleneksel olarak, esin sahibi varlklar, birer kShin olarak grmek mmkndr. Sanatnn esin perileri ne de olsa Bellek'in kzlardr ve Apolon (Kratylos 405 a) hem peygamber, hem de mzisyendir. Phcdros'la. peygambersi ve iirsel delilik yan yana konmaktadr. Platon, srekli olarak alay ettii, ama ayn zamanda da bir ipucu olarak kulland sanat esinindeki bi-lind yann ak ak ekiciliine kaplmt. Protagoras'tSi (347 e) filozoflarla arkadalk etmeyi airlerle arkadalk etmeye yelemektedir, nk airler hibir zaman neden sz ettiklerim bilmezler ve bakalar da irilmez. Bununla birlikte, Menon'dsi yle sormaktadr Platon: Erdem retilebilir mi?(s.36)"Hayr", der sorduu somya yant olarak. ''Erdem The-mistokles, Aristides ya da Perikles tarafindan bile rctilemez/' Ba^ eyler retilebilir (didakton), tekilerinse 'anmsanmalar' gerekir (anamneston). Akll kiiler olan devlet adamlan bile bilgeliklerinin kaynam bilmediklerinden airler gibidirler. Platon bilgeliin bize her naslsa 'tanrsal ba' (theia morla, 100 b) yoluyla geldii sonucuna varr. Gerekten de anmsamann gcne snr yoktur, nk 'tm doa benzerdir ve ruh her eyi renmitir (81 d). Bylelikle, bir eyi ele geirerek, bu gizemli sre sayesinde. teki eyleri de ele geirmeye devam edebiliriz. Yaratc akl igdsel olarak balantlar kurar ve derin bir fikir, bize yabanc olan bir fikri bildik olana fikre birletirir ve kendi apaklm aydnlatr. Platon (szgelimi) Devle f m 572 a numaral paragrafnda, fkeyi, sakin dncelerle uykuya dalarak yattrmaktan sz etmektedir. Yasalardaki eitim tartmas ise 'bilinalt" ik-nann gc zerinde ne denli kafa yormu olduunu gstermektedir. Anamnesis iinde yeniden kefedilen dnya Formlarn dnyasdr ve Formlarn Platon'un dncesinde hem karmak, hem de karanlk bir tarihleri vardr. Sayg ve sevgi nesneleri olarak Formlar'in en gzel grnts bize Phaidros'ta (250) verilir. Burada Formlar'a (bir mitte) 'gereklikler' ya da 'varlklar' (onta) olarak deinilir. Forumlar nmzden bir tren alaynda olduu gibi getikleri grlebilen nesne benzeri eylerdir. Ruh Formlar' 'tek basma' aradnda Formlar 'yalnzca' ruh tarafindan grlrler (Phaidon 66 d. 79 d) ve bu nedenle de Formlar ruhun lmszl umuduyla balantldrlar. Gzellik Formu (len 211) tekil ve sonsuz halde, tede ve kendinden parltlar saar, oysa 'bizimle birlikte' olan Formlar pislie bulap, 'deersizlemilerdir'. Sanat uzmanlar da iinde olmak zere, 'grntlerin ve seslerin Sklan', Devletin 476 numaral paragrafnda 'd gr-(s.37)mektedirler, nk onlar bir benzerlii gereklik sanmaktadrlar. Formlar Kuram "nin kkeninin 'mantktan yola klarak Aristotelesi tarzda kalmasnn, bu betimlemenin yalnzca bir paras olduunu anlamak iin insann Platon'u daha fazla okumas gerekmez. Platon'un dncesinde Formlarda duyulan gereksinim ta balangtan beri ahlaksal bir

gereksinimdir. Formlar Kuram, yiliksin kuku duyulmayacak biimde gerek, birletirici ve (her naslsa) yaln bir ey olduu yolundaki bir kesinlii dile getirmektedir, bir baka deyile yilik duyulur dnyada tam anlamyla ifade edilmemekte, bu nedenle de baka bir yerde var olmaktadr. Platon'un anlatmndaki belagat ve g, bizi zel balamlar iinde, sylediklerin} anladmza inandrabilir, ama hi kuku yok ki Formlar'in neler olmas gerektiim anlamak hibir zaman pek kolay deildir, nk Platon onlardan sz ederken srekli ola-rak varlkbilim, mantk ve dinsel mitler arasnda girip gelmektedir. F.M. Comford, kuram ilk ortaya ktnda, (kavramlar ruhlardan ayrmilatrma srecinin' Platon'un zih-ninde henz pek billurlamam olduunu ileri srmektedir. (F rom Region to Philosophy, kesim 132.) Bu grte Form balangta ruhmaddesi'nin bir paras ya da daimonik bir grup-ruhu olarak tasanmlanmtr. Bylesi bir fikri ak seik olarak gelitirmek pek mmkn deildir. Platon Formlardan hem mutlak bir gven, hem de saknml bir belirsizlikle sz etmektedir ki bu ikisi dikkate deer bir bileim oluturmaktadr. Tarihsel kimliiyle Sokrates ahlak kavramlarm incelemekle ilgilendii iin, ilk Formlar' maddeletirme eilimi de erken balamtr. Form 'kendinde olduu ekliyle (anto kath anto) definiendum kavramn temsil eder. Protagoras'n 330 c numaral paragrafnda bize Adaletin adil olduu sylenir. lk Formlar ayn zamanda tikel kavramlara 'katlmakta' ve bylelikle de onlara bir tanm ve belli bir gereklik derecesi vermektedir. Ancak Phaidon'dm itibaren Platon, zellikle ah(s.38)laksal ve dinsel balamlarda, dilin kullanm araclyla (ner-meterfe^olmaktan ok dorudan tanklkla bilinen tinsel grnn (vizyonun) deimez, sonsuz ve ayr nesneleri olarak bir Formlar betimi gelitirmektedir. Vasat bir yaam yanlsamalarla dolu bir yaamdr. Gerein ve gerekliin kefi, erdemli yaama dn, akn Formlar'n engellenmemi gr araclyla olur. Platon, ayn zamanda, daha mantksal metafizik balamlarda, bu betimi terk etmeksizin onu eletirmekte, hatta ona saldrmaktadr. Sz konuu betim yetkin bir mitolojik klkla Timaios1^ yeniden ortaya kmakta ve besbelli ki, Platon'un kendisi iin baka bir formlasyon bulamad bir eyi ifade etmektedir. Formlarda yaplan son gnderme Yasalar adl yaptn 965 numaral paragrafndaki arbal gndermedir. "Herhangi bir nesnenin birbirine benzemez birok eyden tek bir ideaya bakabilme yeteneinden baka daha eksiksiz bir gr ya da grn olabilir mi?" Buradaki gr (vizyon) ediminin dili, aka metaforik bir dil olarak gzkmektedir. Son dnemlere ait yazl olmayan gizemli bir retide ise. Formlar ile saylar arasnda bir balant kurulmu olduu (yi Bir'dir) sylenmekte, ancak bu konuda ok az ey belirtilmektedir. Platon bir, ok, limit' kavramlaryla birok ekilde oynam olup, 'say' retisinin btnyle yeni bir eyi temsil etmesi pek olas gzkmemektedir. Diyalektik (felsefe). Formlarn deien yazglarnn yolunu izlemekte, bylelikle de kimi zaman mistik bir gr, kimi zaman titiz bir snflandrma olarak, ayrmlar yapma ve farklar ayr-tetme yetenei biiminde ortaya kmaktadr. (Politikos 285 a, Philebos 16-17.)Maddeletirilmi ya da grsel (visionary) Formlar'a ilikin en kkl kukular Parmenides, Theaitetos ve Sofist adl diyaloglarda ortaya kar. Parmenides'te gen Sok-rates, Parmenides'in ykc eletirilerine hedef olan bir Formlar retii ortaya koymaya girimektedir. 'Katlma' fkrine hibir anlam verilememekte, bir tikel ile 'benzer' bir Form arasndaki(s.39)bant ksr bir dngye yol amakta ('nc adam' us-lamlamas) ve Formlarn nasl bilinebileceini temellendir-mek de genelde olanakszlamaktadr. Parmenides ayn zamanda bir soruyla da Sokrates'i sktrmaktadr: "Nelerin Formlar' vardir" sorusudur bu. Kuram, byk ahlaksal Formlar in. Devlet" teki matematiksel Formlar'n ve byk genellik tayan teki saygdeer Formlar'n gz nnde tutulmasyla geliip bymtr. Ancak her eyin, hatta amur, ty ve kir gibi nemsiz eylerin bile Formlar' var mdr acaba? (Devletin 596 a numaral paragrafnda. Formlar ile cins isimler arasnda bant kurulmasnn dndrd gibi tpk). Sok-rates 'yoktur' demeye kalkt an, eer bu noktada diretecek olursa, kendisine henz bir filozof denemeyeceini

belirtmektedir Parmenides hakl olarak. Bundan baka, ele-tirilerine ve sorularna karn Parmenides (her naslsa) Form-lar'n bilgi ve sylev iin gerekli olduklar grn savunmaktadr, nk ona gre ayn adla her zaman ayn eyi sylemek gerekir (147 d). Kimi nemli "ortak nitelikler' tar-tilsa da Theaitetos dorudan doruya Formlar'a gnderme yapmamaktadr. (185 c). Diyalog, esas olarak, bilgi ile gr arasndaki saltk fark ilgilendirmektedir ki bu, kuramn zgn bir kurucu esidir. Sokrates, Parmenides'in taraftarlaryla He-rakleitos'un taraftarlar arasndaki kavgay (Tek insan ile ak insanlar kavgasn) tanrken, 'tam devinim ile tam de-vinimsizlik" grlerim reddederek. Sofist adl diyalogdaki uslamlamalar ngrmekte ve bize ayn yaptn 182 b numaral paragrafnda hibir eyin salt kendi basma1 (anto kath anto) olmad sylenmektedir. "Yanl gr kavram gz nnde tutulmakta olup (nasl oluyor da yanl yarglara varabiliyoruz?) "bilgi'yi tanmlama yolunda uzun ve sonu getirmeyen bir giriim sz konusudur. Uslamlamalar, bilginin alg olduu fikrini (zihnin bilinene dokunduu yerde, bilinenin belirgin varl), ya da doru gr olduunu, yahut buna bal(s.40)aklamal bir doru gr (logos) olduunu reddetmektedir. Tikelleri ayrtetme yetenei, sz konuu farklar konusunda. ifade edilenlerden her zaman daha fazla sezgi gerektirmektedir, bu yzden tikeller eriilmez ekilde anlatm kipinin a altnda yatarlar. Sofist diyalogu (burada Theaitetos, Parmenides ile Zenon'un konuk bir taraftan tarafndan sorgulanmaktadr) Formlar tar-timasna dnmekte ve Parmenides ile Theaitetos diyaloglarn-da zmlenmeden braklm olan sorunlar yeniden ele almaktadr. Bilgi nedir? Olumsuzlama ve yanllk nedir? Nasl oluyor da Formlar, dnce iin ok nemli oluyorlar? "Varlk", "Olula nasl girmekte, nasl girebilmektedii? Platon, bundan baka, bilen varln (ruh, psnkhe) bilinen ey kadar (Formlar) gerek olmas gerektiin! kabul ederek nemli bir adm atmaktadr. Bu ise, Timaios adl diyaloa giden yolu amakta ve psnkhe'nm hem bu diyalogdaki, hem de Yasalardaki fazlasyla artm olan roln gstermektedir. Yasalarda, gerei bilen gerek ruh, deimez varlk ile duyu dnyas ara-snda bir arac olarak ortaya kmakta ve gerek olarak sahip olduu stat imdiden itibaren olduka ykselmektedir. Varlk hem devinimi hem de devinimsizlii barnd rmaldr. Zaten Platon da burada, devinim kuramnn zorunluluunu bir gerek kuramnn paras olarak kabul etmekte ve bylelikle de ken-disinden nceki filozoflarn bilimsel ilgilerine daha ok yaklamaktadr. Bu ilgileri Timaios adl diyalounda da srdrecektir. Sofist diyalounun biimsel gerekesi ise, 'sofisti tanmlamak zere diyalektik 'blme ynteminm kullanlmasdr. Bu yntem de taklit ve uydurma trleri hakknda, daha sonra daha genel olumsuzlama sorunlar hakknda zihinde sorular uyandrmaktadr. Karmak bir tartma srasnda "Ele-al yabanc', 'Formlarn Dostlar "nin savunduu grleri (muhtemelen Platon'un daha nceki kendi retiidir bu) eletirmektedir. Neyin olmadm nasl syleyebiliriz? Yanl yar-(S.41)glar nasl anlaml olurlar? Yanl grler, taklitler, grntler, resimler, aldanmalar, kopyalar, mimesis rnleri nasl olabilir? Yanlln varlm ve akln geerliliim yadsyarak sansrden kamaya alan ve sonunda da alayc, cahil, dlemler uyduran biri olarak tanmlanan sofistin beylik d-snedendir bunlar. Sofist, yokluun karanlna kaar ve yo-lunu pratikle bulmaya alr (254 a). Yanl yarglarn nasl anlaml olabildiklerim greceksek eer, mutlak varlk ile mutlak yokluu kar karya koyan eski Eleac grlerden ka-nmamz gerektiim aklamaktadr diyalog. (Baba Parmenides'in sz konuu olduu meselede yabanc, bir anlamda baba katili olduunu ifade etmektedir.) Theaitetos, yokluun varlkla olduka i ie gemi grndn kabullenmekte (240 c) ve yabanc da yokluun varln kart deil, tersine, varln farkl olan paras olduunu aklamaktadr (257-8). Biz bir eyin X olduunu yadsdmzda, onun o olduunu yadsmayz, tersine, onun baka bir ey olduunu ileri sreriz. Bu olanakldr, nk dnya ne youn bir birlik, ne de kavranlmaz bir aktr, dnya aynlk ve farkllklardan oluan dzenli bir adr (249). Bu a

(snmploke) yanllk ile yanlsamay ve ayn zamanda da gerek ile dili olanakl klar. Bylelikle Formlar sistematik biimde birbirlerine balanrlar ve burada snflar olarak ortaya karlar. Biz, Tormlar'n i ie gemesinden anlaml bir konuma tretiriz' (259 e). Bu i ie geme eylemi kimi 'byk trlerin her tarafa yaylan var-lna; varolu, aynlk, farkllk, devinimsizlik ve devinim gibi olduka genel yapsal kavramlara ya da mantksal zelliklere baldr. Bunlar, snrl saydaki olanakl kmelerde teki harfleri bir araya getiren sesli harflere benzetilirler (253 a). Gereklik yledir ki baz eyler badar, bazlan badamaz, baz dzenlemeler olanakl, bazlan ise olanakszdr (253 c). (Ayn problemi ele alan Wittgenstein Tractatus'ta. benzer uslamlamalar ortaya koyuyor. Theaitetos ile Sofist arasndaki ili-(S.42)ki zerine, Wittgenstein'n aklamalanyla birlikte, McDo-weirin Theaitetos diyalounun 201-2 numaral paragraf hakkndaki yorumuna baknz.) Formlar sorunu Philebos'un 16, Phaidros'un 266 b ve Yasalar'm 965 numaral paragraflarnda belirtildii gibi, teklik ve okluk kavramlar zerine yalnzca bir snflandrma diyalektiyle yanitlanabilecek bir sorun deildir. Bu bir mantksal yap, bir anlam sorunudur. Parmenides'm 130 a numaral paragrafnda Sokrates'in gerekliliim grd yap budur. Bu yapnn varlna bilgiyi alg olarak grme dncesine kar ileri srlen uslamlamann bir paras olarak Theaitetos'ta. da (185-6) yle bir gz atlmaktadr. (Ancak burada Formlarda herhangi bir gnderme yaplmamtr). Devlette birbirinin iine geen bir Formlar a (snmploke, 476 a) olduka belirsiz tarzda gsterilmekte (bunlarn matematikte olduu gibi 'zorunlu bantlar' var mdr?) ve zgrlne kavumu akl (511 c) onlarn arasnda hibir aracya gerek olmakszn hareket ederken betimlenmektedir. ("Pek anlayamyorum" der Glaucon. lk ilke olarak "yi" ideas gerekte hibir zaman aklanmamaktadr). Sokrates Phaidon'da (99 c) gnee bakam adn ve logoi'ye (nermeler, sylem) dnmek zorunda kaldm itiraf etmi ve bunlarn da birer imge olarak (yani, alg nesneleri deil de, konuma olarak) dnlmemesi ge-rektiini eklemitir. Sofist m sonunda akla kavuturduu ey. Form diz-gesinin bize yalnzca konuma iinde ulaabildiidir. Dnmek i konumadr- 263 e, 264 a ve Theaitetos 190 a. (Pla-ton'un uslamlamas gerekte, Wittgenstein tarafndan hakl olarak yadsnan bu zdelie bal deildir. Investigations, s. 217. Ayn zamanda Tractatus 4.002'ye bakn.) Buras gerek ile bilginin ve ayn zamanda da akla yaknlk ile yanlln bulunduu yerdir. Gereklik byle dizgesel olduu iin (yokluun varla dzenli olarak girmesinden dolay) yaz da. Taklit (S.43)de, uydurmaclk da, sanat da, sofistlik de mmkndr. Bylelikle neyin sz konuu olmadm anlaml ve akla yakn bir biimde syleyebiliyoruz: Fantezilerc kaplmak, speklasyonlar yapmak, yalan sylemek ve hikaye yazmak. Byle bir dnyada sofist, bir arlatan ve yalanc olarak, doal bir fenomendir, nk gerein var olabilmesi iin yalann da var olabilmesi gerekir. stelik, eer bilgi konuma dzeyinde var oluyorsa (So-fsfin sz konuu olduu kadaryla), daha nce tasarladmz belki de mistik (yan-estetik) anlamda, Fomlar' bilemeyiz. Phaidon bedenden katan sz etmekte ve Theaitetos (176 b) bile bize tanrlara kamamz sylemektedir. Sofistte ise bilgi byle yer deitirmeler zerinde srar edilmeksizin tartlr. Akln gzyle grmek gibisinden dorudan tanklk olarak bilgi imgesi (geri Platon bu imgeyi daha sonra da kullanmaktadr), burada yerini, nermelerin kullanmyla ve yapyla tanklk kurma olarak bilgi anlayna brakmaktadr. Gerek, grlerde deil konumalarda yatar, bu yzden ne kk bireysel tikeller (Theaitetos bunlarn bilinmezliim itiraf ederck sona ermitir), ne de duyularst. ayrlm bireyler olarak Formlar, akl iin dorudan doruya eriilebilir deildir. Sofist, yaptn 254 a numaral paragrafnda. Maara'da bulunan bir kii olarak betimlenir. Ne var ki, burada, tinsel ilerlemenin imgeleri mevcut deildir ve diyalog bilgi asndan, Theaitetos't3i yadsnan grten (yani bilginin alg olduu g-rnden) ya da Devlette ileri srlen grten (bilginin, her naslsa. Formlar ile yz yze olduu grnden) daha az gl bir iddiada bulunmaktadr.

imdi belki de mimetik sanat da iinde olmak zere Pla-ton'un yaz ya da taklit olayna kar dmanlnn daha derinde yatan nedenlerim anlamak olanakl. nsan, sofistin zehir zemberek betiminin sanatlarn baka yerlerdeki betimine ben-zerliine ap kalyor. Eer doruluktan uzakln olmas ge-rckiyorsa, o zaman, tm bir aldatma sanat da var olabilir (264d).(S.44) Bilginin ideali yz yze grmektir, yoksa karanlk bir aynada (eikasia) grmek deil. Bununla birlikte, gerek, konumay ierir ve dnce de zihinsel bir konumadr, bu yzden dnce bir alg olmaktan ok bir simgeciliktir, gerekli bir ktlktr. (Gerekli ktlklerin iki anlamll ve genel olarak da Sofist" teki sorunlar zerine, Jacques Derrida'nn parlak de-nemesi La Pharmacie de Platon'^ bakn.) Umabileceimiz en iyi ey; dikkat, bilgi dolu bir konuma gerekletiinde, canl bir felsefi tartmada olabilecek, azami derecede sze dayal bir anlayn parltsdr (Yedinci Mektup 341 c). Konuulan dilin kendisi zaten yeterince ktdr. Yaz ve mimetik sanat ise, kt bir durumu nedensiz yere daha da ktletiren ve akl yanl ynlere srkleyen, daha ok sayda simgenin ve gidimli logoi'nin ya da logoi benzeri uslamlamann iin iine girmesidir. (Derrida. Platon'un, ldrebilen ya da iyiletirebilen eyi dile getirmek zere, pharmakon, ila szcn sk sk kullanmas zerine yorumlar yapmaktadr. Phaidros"'un 275 a numaral paragrafnda ise yaz, ila olarak tanmlanmaktadr.) Sofist iren biridir, nk ciddi olan bir yetersizlikle oynamakta, bilgi sahibi olmakszn imgeler yaratmakla vnmekte ve bir kurmaca dnyasnda yaadndan dolay da, doru ile yanl arasndaki ayrnu bulanklatrmaktadr (260 d). Bir znelci, bir grcceci, bir siniktir sofist Sofistin tanmna gtren blme eylemi srecinde, Maara'nn glge dnyasnda, yani eikasia alannda kopyac sanatya bile birazck daha yksek bir yer verilmektedir. Sofist, ironik bir takliti, eironikos mi-meles olarak betimlenmektedir. (Eski Yunancadaki eironikos szc bazen "iten olmayan diye de evrilir, ancak burada 'ironik szc saknml, zeka dolu, kinayeli konuma fikrini en iyi biimde vermektedir). Safdil taklitilere kart olarak ironik taklitiler felsefeden rahatsz olmular (286 a) ve bu kiiler ak ak anladklarm duyurduklar eyleri gerekte bil-mediklerinden huzursuzluk duyarak kukulanmlardr. Bu (S.45)noktada, Phaidros'ta sz edilen (269 e), btn byk sanatlarn gereksinim duyduu, adoleskhias kai meteoroloyias phnseos peri'y i, yani eylerin doas hakkndaki tartmalar ve kurgulamalar anmsayabiliriz. Perikles bile bu konularda Anaksagoras'tan yzeysel bir bilgi kapmakla talihli biri saylmtr. Bize ayn zamanda, Devletin X. kitabnda da (599 c)^sanatnn, 'doktor konumasn taklit edebilen', szde her eyi bilir gzken biri olarak betimlendii anmsatlmaktadr. Sanat gerekten de bir eit zel trde sofist olarak g-zkmeye balamaktadr. Beri yandan, sanatnn, dikkatimizi, sezgisel olarak bilinebileceklerim ileri srd tikellere ek-mesi ve bunu da felsefenin, tikellerin bilinebilirlikleri ko-nusunda ciddi kukular varken yapmas, iledii sulardan yalnzca birisidir. Sanat, bilgiyi tanklkla ve yine bilgiyi betimlemeyle kasten kaynatrarak felsefenin ortaya koyduu eyleri bozmaktadr. Buraya kadar yaptmz uslamlamalar hep sanat hakkndayd; imdiyse, Platon'un sanattan farkl olarak byk bir nem verdii 'gzellikten sz etmenin zaman. Platon'da gzellik, tinsel bir e olarak, sanat dta brakr. Daha nce de belirttiim gibi, Platon'un yaptlar, byk lde ruhun kurtulu yollaryla ilgilidir. Zorunlu olarak gerek bir ay-dmlanmaya gtrmeksizin, ruhunun farkl dzeylerim akln genel klavuzluyla az ok iyi bir uyuma kavuturabilecek herhangi bir kiiye ak olan (demokratik) bir 'adalet yolu'ndan sz edebiliriz. Her bir dzeyin karakteristik arzular ortadan kaldnmayacak, tam tersine, akln nderlii altnda, en iyi genel doyumlarm elde edeceklerdir. Daha altta olan blm eer ussal olarak denetlenirse, gerekten de daha mutlu olacaktr. Bu ussal bencillik ruhun daha alttaki dzeylerine Devlette eriecektir. Platon kukusuz az kiinin 'kurtulabileceini dnyor, ama birok kiinin de kendi tinsel d-zeylerinde doru bir yaam srebileceini kabul ediyordu. (S.46)^levlef'm IX. kitabinin sonunda ortay a konan kukular

elbette ki ideal devletin gerek devlet olarak var oluunu ilgilendiriyor, yoksa ruhun bir alegorisi olarak onun ok daha nemli etkililii konusunda bir kukuyu deil). Yasalar'd^ sradan adil adamn durumuna ilikin olarak bir lde daha hain bir tablo izilir. Platon, ou insann erdemi deil de iktidan istediim (687 c) ve bu kiilerin adaleti ye tutabilmek iin haz ve acyla eitilmeleri gerektiim belirtir. (Burada sanatn yardm olabilir). Elbette adalet, adaletsizlikten daha iyi olduu kadar, ondan daha da hotur, ama byle olmasa bile byle olduunu sylemek amaca daha ok yararl olurdu (653, 663). Siyasal sistemler insanlar iyi ya da kt yaparlar. Adalet yolu, benim 'Eros yolu ve 'Kozmos yolu' diye adlandracam daha yksek bir yolun altnda yer alr. Adalet arzularn bir uyumunu ge-rektirdiine gre, ve arzular da (Platon'un len'de syledii gibi, 205 e) gzel biimi altnda 'iyi'ye yneliyorlarsa, o zaman adalet yolu daha yce yollara gtrlebilir ve en mtevaz bir yurtta bile tanrsal bir rahatszla urayabilir. Devlette, "gzel kavramnn ad gemekle birlikte (szgelimi 476 b'de), gzellik bilimi ya da sevgisinden ok matematik incelemeleri bizi en yce bilgelie gtrebilir. Beri yandan, her ne kadar matematik de gzelse de, bu henz vurgulanmaz. Gzellik anlaynda Platon, cinsel aka ve dntrlm cinsel enerjiye felsefesinde merkezi bir yer verir. Kozmik bir g olarak cinsel ak (Afrodit), daha nce, Sokrates-ncesi dncede, Empedokles'in retilerinde ortaya kmt (Fr. 17). Platon'un Erosu, en sradan insani arzuyu en yce ahlaklla ve evrendeki tanrsal yaratclk modellerine balayan bir ilkedir. Sokrates, bir ak uzman olduunu birden ok kez ileri srmtr (len 177 e, 212 b; Phaidros 257 a). Platon filozoflarn iffetli kalmalan gerektiim srarla bildirmesine ve ruhun bedenden kamaya almas gerekliliim ileri sr-mesine karn, onu ilgilendiren, yalnzca tutkudan uzak kalan(s.47)bir arnma deil, tm Eros'tur. len'de Diotima'nm Sokrates'e betimledii Eros, bir tanr deil, bir daimondur, gereksinim ile arzu arasmda araclk eden bir ruh, "Yoksulluk" ile "Bolluksun melez ocuu. Eros yoksul ve evsiz barkszdr, iyinin ve gzelin ardnda hep kumpas kurup duran bir eit bycdr, bir sofisttir. Ne akll, ne de aptaldr, sadece bilgelik Sdr. Bizler kendimizde eksik olan eyleri arzularz (Tanrlar bilgelii sevmezler nk ona sahiptirler). Sevgili deil de Sk olan bu Eros, insanln belirsizlik tayan tinsel aracs ve devinen ruhudur. Eros ruhta btn dzeylerde etkin olan ve sayesinde gereklie doru dnebildiimiz iyi ve sevin arzusudur. Tutsaktan zgrle kavuturup onlar n ve zgrln daha yce doyumlarna doru ekebilen temel gtr bu. Eros ayn zamanda da (Devlet" m VIII. ve IX. kitaplarnda betimlenen) tirann gem vurulamayan itihalarnda ifade bulan gtr. Evrende snrl nicelikte ruh enerjisi vardr (Devlet 458 d), bu yzden de, iyi ya da kt yolda, bir arzu tekini zayflatacaktr. yi'yi ne olarak kabul dersek edelim. Eros. lmszlk ar-zusunun, 'iyi'ye srekli sahip olmann bir biimidir. Hi kimse isteyerek yanl yapmaz; yalnzca iyi her zaman gerek olarak arzulanr (Devlet 505 d) ve aslnda da yalnzca iyi arzulanr. Bu arzu gzellik iinde ve gzellik araclyla yaratma zlemi bi-imini alabilir (tokos an kalo, len 206 b) ki bu da cinsel ak (Yasalar 721 b), n sevgisi (airlerin lmsz ocuklar vardr) yahut bilgelik sevgisi olarak ortaya kabilir. (Bunlar Devlette ortaya konan arzu dzeyidir. Arzu btn dzeylerde antlmaldn) Gerek gizler telerde yatsa da Diotima, Sok-rates'e onun bile okumaya giriebilecei bu erotik kitaplardan sz eder durur. Bu tip kitaptan okumaya balayan kiinin gzelliin tek bir cisimlemesiyle yetinmemesi, tersine, fiziksel gzellikten ahlaki gzellie doru, yasalarn ve mores'in (trelerin) gzelliine doru, tm bilimlerin ve bilgilerin kendisine doru ynelmesi ve bylelikle de zel bir durumun baya tut(s.48)saklndan' kamas gerekmektedir. ehevi ak bize istediimiz eylerin her zaman "tede olduklarm retir ve ayrca bize yaratc erdeme dntrlebilecek bir enerji verir. Bir insan, dnceleriyle arzularm bu ekilde akln ve ruhun gzelliine doru yneltti mi, birdenbire, bir ltufla geliveren, theia moira'nm, Gzellik Form'unun ta kendisinin, anto kath anto meth anton

monoei des aei on, yani salt, lekesiz ve saf olan bu formun grsne ulaacaktr. F.M. Comford (The Unwritten Philosophy adl yaptnda) "len zerine yaplm en iyi yorumun lahi Komedya'da bulunduunu" sylyor. Araf kan-tosunun XXVII. blmnn sonundan alnt yapyor. Dante, Vergilius'un insani bilgeliinden yola kp Beatrice'in ki-iliinde tanrsal bilgeliin manyetik ekiciliim yaarken (Phaidros'to^A ruh gibi) kanatlarnn ktm duyumsar. Ver-gilius ona lmllerin birok biimler iinde aradklar mutluluun, imdi sonunda, tm alnn giderilmesine olanak ve-receini ve bylelikle de yetkinlie kavuan istenciyle arzusunun onun hakl klavuzu olacam syler. Tratto fho qui con ingegno e con arte: Lo tuopiacere omai prendi per duce. len ile Phaidros edebiyatn byk erotik metinlerine iki rnektir. Phaidros tinsel sevgiyi ok tuhaf ve youn fiziksel szcklerle betimler (Ruh kanatlarm nasl yaratr? 251). Platon burada da, iir sanatna kar yumuak bir tavr alr, nk iyi airin tanrsal esin tayan bir deli olduunu kabul etmektedir. Bununla birlikte, tanrsal deliliin en yce biimi gzellik sev-gisi, yani, Sk olmaktr (249 d). Gzellii severiz nk ru-humuz doumundan nce Formlar' rtsz grdnden gzellii anmsamaktadr: "Kendimiz de saf olduumuzdan, saf kta grdklerimiz yetkin, yaln ve mutlu grlerdir" (250 c). Ancak ruh cisimletiinde bunu bir lde unutur ve Form-lar'n yeryzndeki kopyalarm grdnde de onu belli belirsiz anmsar. Bilgeliin, adaletin, llln kopyalar ci-simlemi ruhun akl iin genellikle karanlktr, ama gzellik(s.49)kendi ortaya klarnda en aka grlendir (ekphanestaton), en dokunakl olandr ve bu gry cennete zg bir saflk iinde en ok anmsatandr. Bilgelik, kendisine bylesine bir akla baklabilse ne kadar sevgi lgnl uyandnrd kim bilir! Platon, retiim aklamaya. ruhu, biri iyi biri de kt iki ata sahip bir araba srcs eklinde betimleyen bir imgeyle devam eder. Sevilen ata yaklatklarnda kt ve ehvetli at ile-riye doru frlar ve iyi at itaatli ve alakgnllyken, kt atn serte gemlenmesi gerekir. Gzellik kendini ruhun en iyi b-lmne arzulanan, ancak sayg duyulan, ok sevilen, ancak sahip olunmayan bir ey olarak gsterir. Ruhun anmsad gibi saltk gzellie iffetli olunarak eriilir. Philebos9^ da sylenildii gibi, sevgi anamnesis' harekete geirir ve iyi, bize gzel klnda gelir. Yan mitik, yan metafizik bu yorum uyan srecinin hem balangcm hem de sonunu canl bir biimde ortaya koymaktadr. Bizler durmadan dncesizce 'iyiler' ardnda koarz ve bunlar bizi tatmin etmede yetersiz kalr. Erdem genellikle bize ekici gelmeyebilir, ama gzellik daha eriilebilir ve daha ekici biimde tinsel deerler sunar. Doadaki gzel (buna sanattaki gzeli de eklemek isterdik) agzl egoya tmyle dsal ve kaytsz olarak kavranan bir eye dikkat edilmesini ister ve bu dikkati dllendirir. Biz gzeli ele geirip kendimize mal edemeyiz (Kant'n da aklad gibi): Gzel bu retici anlamda akndr ve bizim aknla ilikin olarak edindiimiz ilk ve muhtemel en kalc imgeyi (deneyimi) de salayabilir. Ak olmak', Platon'un birok kez canl bir biimde betimledii bu youn sre (ak feragattir, dknlktr, kleliktir), ou insan iin yaamlarnn en olaanst ve en esin verici deneyimidir; bu deneyim iinde nem merkezi birdenbire insann kendisinden kopar ve dlere dalan ego tmyle farkl bir gerekliin bilincine vanp soka urar. Ak bu biimiyle biraz belirsiz bir eitmen olabilir. Platon, Eros'ta so-(s.50)fist bir yan bulunduum! kabul etmitir. Gl kuvvetli egonun (yani kt atn) sevilen ata hizmet edip ona hayranlk duyaca yerde, ona egemen ve sahip olma arzusu, ezici biimde gl olabilir. Bizler tekini gerekd klmak, yiyip bitirmek, sindirmek ve kendi fantezilerimizin ileyiine tutsak etmek isteriz. Oysa, sevmekle birlikte, sevilene sayg da duyulan ve (yine Kant'n szcklerim kullanacak olursak) sevilene bir ara ola-rak deil de bir ama olarak baklan bir ak, tm aklar ara-snda en aydnlatc ak olabilir. Platon'un (ecinsel) akn iffetli olmas gerektii yolundaki sran szcn gerek anlamnda yorumlanabilecei gibi gzelliin, akn ve yola

gelmez doasnn bir imgesi olarak da yorumlanabilir. ffetli akn bir eyler rettii gerei, hakikatte de, erotik diyaloglardaki ahlaki enin genel bir ortaya konu biimidir. Platon, Yasalar" d2i dzenli evlilik ii ak ver ve cinslerin eitliim savunur. Ancak aile yaam kavram aklndan hi gememitir ve bu konuda esas olarak bencillikten uzak durmann -retilmesi gerektiim ileri srmez: Bu ona baz eletirmenlerin dmanlm kazandrm bir noktadr. Erotik mitlerde son derece tutkuyla vurgulanan metafizik sav, gzellik duyusunun agzll, bencillii azaltp, ruhun enerjisini gerek ve iyiye doru yneltmekte olmasdr. Bu sav Platon tarafndan Formlar Kuram araclyla (kendisinin de glklerle dolu olduunu kabul ettii br kuram) ortaya atld iin, karanlk olup pek inandrc gzkmeyebilir. Daha inandrc ve ok daha aydnlk grnen (ve bir dereceye kadar da nceden inceden in-ceye hazrlanm metafizik dizgeden ayrlabilir olan) ey, bize burada ve Devlette nerilmekte olan ahlak psikolojisidir. Bu, ktnn aklanmas yolunda (iyinin bencillie dnp nasl yozi aabilecei konusunda) Platon'un szgelimi Philebos'toki daha sk felsefi uslamlamalarnn bize verebildiklerinden alttan alta ok daha iyi bir aklama getiren bir psikolojidir. Yozlam bir "iyi'nin ardndan koulduunda bile. Eros her na-(s.51)slsa iyiye ynelme arzusudur. Freud ile Platon arasnda kurulan benzerlik ilgin ve apak olan bir benzerliktir ve Freud, birok kez, Platon'a ve ayn zamanda da Empedokles'e olan borlarm ak ak belirtmi olmasayd da bu benzerlik kendini ortaya koyard. Ruh-zmlemesinin geniletilmi cinsellik kavram Platon'un Erosuyla badamaktadr (Cinsellik Kuronu zerine Deneme, nc basma nsz). Freud, cinsellii bir eit evrensel ve tinsel enerji, ykc olabilen ya da iyi amalarla kullanlabilen belirsiz bir g olarak tasanmladnda hi kuku yok ki Platon'un dncesi dorultusunda nemli bir izgiyi izlemektedir. Freud da ruhu blme ayrmakta ve ruh salm bu blmlerin uyumu olarak grmektedir. Platon gibi (Devlet 439) Freud da, Empedokles'i izleyerek (Sevgi ve atma) nce ruhu jkiye blm ve onu bir ad ya da snflara blnm bir devlet olarak tasanmlamtr. l bir blmlemeyi yelemesinin gerekeleri Platon'unkilerle ayndr: Arada dolaym iermeyen bir atma insan kiiliinin gereki bir betimini ortaya koymaz. Kant'n byle bir dolayma kar kmakta kendine gre anlalr birtakm gerekeleri vard. Hume'un dolaym kurma giriimleri ise yaplarnn en iyi blmlerim oluturmaktadr. Platon'un ruhbilimi merkezi blgenin daha kapsaml incelenmesinden yarar salard. Platon ruhtan sk sk hasta ve iyilemeye gereksinim duyan bir var-lkmasna sz etmektedir. Hem Platon hem de Freud, insanda gereklik konusundaki bilinlenmeyi arttrmak yoluyla iyiletirmeyi arzu etmektedir. Ancak Freud bizim, gereklii, ideal olann 'eletirel, cezalandrc etkinlii araclyla deil de egomuzla kavradmz savunmakta; oysa Platon, makul bir bencilliin stnde, gerek dnyay ayrdeden ve kendisine tam bir egemenliin ait olduu saf bir ahlaki yetinin var olduunu ileri srmektedir. Baka bir deyile sylersek, Platon din ve ^aba'mn lehinde bir tutumu benimsemektedir: Tabii Sok-(s.52)rates'in lmnn, zerinde brakt etkiye ar bir nem yaktrmak g olurdu; ancak Platon hibir zaman btnlkl bir Baba-Tanr' kavram 'icat' etmemekle birlikte, yaptlarnda baba olma niteliine ilikin bir sr imge bulunmaktadr. Oysa Freud dine ve babalara kardr. Freud yukanya giden yolu tkar ve egoya tam bir denetim hakk verir. Elbette, Tanr ile insan arasnda demonik bir arabulucu olan Platon'un Eros'u, hemen hemen tmyle (cisimlemi varlklar iin belki de tmyle deil) biimi deitirilebilecek bir cinsellii simgeler. Gerek iyi olduuna gre, enerjimiz kkensel olarak' saftr. te yandan Freud, cinsel enerjiyi doal dzeyden ideal dzeye doru (olduka tehlikeli biimde) bir trmanma olarak grr. Her iki dnr de ruhu (akl) organik bir btnlk olarak, isel olarak gl bir biimde balanm ve snrl bir gerece sahip bir btnlk olarak grme gibisinden nemli bir fikri paylarlar. "nsanlarn zihinsel yaamlar zerine bir eyler bilen herhangi bir kimse iin bir zamanlar tatm

olduklar bir haz-dan vazgemekten daha g bir ey bulunmadnn bilincindedir. Gerekten de bizler herhangi bir eyden hibir zaman vazgeemeyiz, yalnzca bir eyin yerine baka bir eyi koyarz. Bir eyden vazgeer gibi gzktmzde, gerekte btn yaptmz onun yerine koyabileceimiz bir eyi benimsemektir" (Yaratc Yazarn Gndz Dleriyle likisi, Toplu Yaptlar, cilt IV.) Platon bu grleri hi kukusuz kabul ederdi. Kurtuluun tm ruhu ilgilendirdiim hibir filozof ondan daha aka gstermemitir: "Ruh, enerjisi bencilce fantezilerden gereklie doru yeniden yneltilerek tr myle kurtarlmaldr." Platon diyalektiin bizi kurtarabileceini dnmez, gerekten de, ortadan kaldrlamaz daha alttaki blm de iinde olmak zere tm ruh uyum iinde bulunmadka bu mmkn olmayacaktr. Platon bu bakmdan ylmaz bir psikolojik gerekidir ve ruhu birok kez mekanik e-kimsel glerce ynetilen bir ey olarak betimler. Bu ise iyiye (s.53)doru deiiklii ok gletirir. Platon'un cam skkn anlarda, szgelimi Yasalar1^ bir belirlenimci (determinist) gibi konutuu bile olur (bizler itkilerin iplerinde oynayan birer kuklayzdr, 732 e), ama baka yerlerde (904 b) karakterin ge-limesini istencimize ve arzularmzn genel eilimine baml klar. Phaidros 247nci paragrafnda ruh g miti, zlem duyan ruhu bir eit doal ekime mahkum bir ey olarak resmeder ve Devlerin sonundaki olduka sert son yarg da bu yndedir. Platon'un, Pythagoraslardan ald ve kendi amalar dorultusunda kulland bu ve teki retilere gerekte ne de-receye kadar 4 inand' ok tartlmtr. Ancak benimsedii dogma ne olursa olsun, psikolojisi konusunda pek kuku yoktur. Adalet kavram bu bakmdan otomatik bir ilev tar. Pla-ton bana eski Zeus adaleti'ni yumuatm gibi gzkmyor (Hugh Liyod-Jones'un ayn adl kitaptaki ilgin yorumuna bakn) Platon uslamlamalarm daha incelikli ve bir hayli de adil hale getirmitir. Bizler gnahn nedenselliinden kaamayz. Theaitetos1^ (176-7) bize, ktclln kalmaz cezasnn insann yalnzca olduu kii gibi biri olmas ve Yasalar1^ da ktlk yapanlarn bu dnyada Hades'te olduklar sylenir. Witt-genstein Freud'un, 'on dokuzuncu yzyln dinamik bilimi fkrinden etkilenmi olduunu belirtmitir (Conversations on Freud). Belki de etkilenmiti; ancak dinamik model Platon'da daha nceden vardr. Anamnesis kavramnn Freud'un zamansz ve eriilmez bilind zihin fikrini etkilemi olduundan da kukulanlamaz. Freud yirmi yandayken, J.S. Mill'in anamnesis kavram zerine kaleme ald bir makaleyi evirmitir. (Bak. Rieff. Freud, 1959, s. 364). Bununla birlikte ben, onun bu reye ilikin olarak yapt hibir ak gnderme bilmiyorum. Platon'un Erosu bize gzellik duyumuz araclyla esin verir, ancak Eros dzenbaz bir varlk olup eletirel bir gzle ele alnmaldr. Yasalar'dsi bize (687 b) insan ruhunun her eye (s.54)gc yetme arzusu iinde olduu sylenmitir. Bizi kurtarabilecek olan enerji kendimiz ile gereklik arasna engeller dikebilmek amacyla kullanlabilir, bylelikle kendimizin ynettii bir d dnyas iinde rahat rahat kalabiliriz. Freud'un nevroz durumu, insanda byl bir kendini aldatmay yeleyerek gerekliin bu reddini temsil eder. Nevrozlu kii, 'ideal bir balanty yanllkla gerek bir balant olarak grr ve "gereklie kart olarak ruhsal srecin nemini abartr. Burada bir kez daha, Freud'un grlerini izleyerek. Eros "tan sa-nata bakalm. Freud, Totem ve Tabu'd^ uygarlmzda dncenin saltk gcnn yalnzca sanatta muhafaza edilmi olduunu' syler. Freud, Platon'un esinlenmenin doasna duyduu ilgiyi paylat gibi. onun sanata duyduu derin gvensizlii de paylar. Tabii Freud te yandan, Avrupa sanat geleneinin byklyle en gvenilir dzeyde kar karya gelince, sanata ok kaba davranmaya cesaret edemez. "Yaratc sanat sorununda nce, ne yazk ki, analizin silahlarm b-rakmas gerekir" (Dostoyevski ve Baba Katillii, Toplu Yaptlar, cilt V). Bununla birlikte Frcud, sanat eletirileriyle inelemekten geri kalmaz. Bize bir baka yerde (Yaratc Yazarn Gndz Dleriyle flikisi adl yazsnda) sanat yaplnn arpc ve vgden uzak bir tanmm sunar. Herkesin kiisel, gizli fantezileri vardr ve bu fanteziler dile dklecek olurlarsa, tiksindirici olurlar. "Asl ar poetica tiksinti duy--gumuzun

yenildii teknikte yatar... Yazar gndz dlerinin bencil karakterim deiikliklerle ve biimsel dnmlerle yumuatr ve bize fantezilerinin ortaya konulmasnda tmyle biimsel, yani estetik bir haz sunarak bir eit rvet verir." Estetik rvet Freud tarafndan orgazma gtren hazlara benzer bir n-haz' (Vorlust) olarak betimlenir. (Bu kavram daha ayrntl bir biimde Cinsellik Kuram zerine Deneme'de tartlacaktr iii.l) Bu yzden sanat yapt sanat ile alcs arasna yerletirilen byl bir szde obje (ya da eikhon)(s.55)olmaktadr ve bu obje araclyla her iki taraf da, ayr ayn, kendi zel fantezi yaamlarm denetlenmeden srdrebilmektedirler. "Edebiyattan gerekten haz alma zi-hinlerimizdeki gerilimin ortadan kaldnmasndan kaynaklanr. Belki de bu sonuca yol aan da, yazarn bizi gndz d-lerimizden utan duymadan haz alacamz bir konuma yer-letirmesinde yatmaktadr." Platon Devlette (606 d), sanatnn, ruhun en iyi blmnn 'korunmasn gevettiim syler. Freud'un tanmnn in-celiklerinden biri de sanat yaptnn biimsel deeri'ne kaytsz olmasdr, nk gerekte etkin ve gerekte ekici olan gizlenmi dlemdir. W.H. Auden'n dedii gibi, -ki bu pekala Platon tarafndan da ileri srlebilecek bir dncedir- "hibir sanat.. yaptlarnn by olarak kullanlmasn engelleyemez, nk bu, ister ince beeni sahibi, ister dk beeni sahibi ola-lm, hepimizin de sanatn, olmasn gizli gizli istediimiz eydir ('Kareler ve Dikdrtgenler' Poets at Work). Sanatn ruhun daha altndaki blmne ait olup temelde glgeler reten bir etkinlik olarak daha btnlkl bir tanmm pek bulamazdk herhalde. (Maddesel bir eya olarak sanat objesi, bir ta paras ya da kat vb. sradan grlr duyumlara sahip bir varlk olarak snflandrlabilir; sanatnn ve alcsnn 'grecekleri ey' glgeler olacaktr). W.D. Ross 'Platon'un, sanat yaptnn amacnn yanlsamalar yaratmak olduunu varsaymakla hi kukusuz yanlgya dtn syler. Aslndaysa, Platon'un yanlsama olarak sanat gr kesin ve karmak bir grtr. mgeler, dnce iin yardm dokunabilecek deerli eylerdir; bizler daha yce olan ilkin 'imgeler halinde inceleriz. Ancak imgelerin verimli bir tinsel aba hiyerarisi iinde tutulmalar gerekir. Sanatnn rettii eyler 'babo gezen imgeler'dir. Bu balamda sanat, iyi arzularn yozlatnmasnda uzmanlamakla bile sulanabilir, nk estetik rtnn hilesi iyinin alalmasn olanakl klar. Sanat objesi tatmin edici ek-(s.56)siksizlik havasm, alcsmn, ve Platon'un sk sk belirttii gibi neler yapt konuanda muhtemelen pek az fikri olan sanatnn yan-mekanik fantezi yaamlarndaki bambaka bir srecin babo kalmasna borlu olan, sahte bir btndr. Sanat objesinin biimsel zellikleri aldatcdr. Sanatn bilind ile ilikisi elbette sorunun temelinde bulunur. Platon'un szckleriyle syleyecek olursak, sanat anamnesis'in bir eit tehlikeli karikatrdr. Hazzn 'snrsz usd doas onu kukulu duruma sokar. Sanatn hazla bir su ortakl vardr ki bu ksmen gizli olduu iin daha da zararldr. Philebos'tSi akland gibi, en basitleri dnda herhangi bir sanatn verdii haz, saf olmayan hazdr. (Bu muhtemelen "saf ve 'saf olmayan herhangi bir makul tanm iin de doru olacaktr). Dlerle bir ka yolu olarak sanat, 'kartyla haz vermede uzmandr. Bu durum, kukusuz, aresiz ve acl lmller iin ekici bir ey olmakla birlikte, (szgelimi, okuma eyleminin saf ve olumlu bazlaryla pek karlatrlamaz, en yksek haz, dingin ve ak bir algnn bulunduu, deimez olann seyrinde yatar. Sanattan alnan hazda 'snrsz olma esi, onun tmyle bencil bilind ile (Frcudun terimleriyle) balantsndan gelir ve bu snrszlk esi sanat gizli gizli, aletheia'dm, doru szllkten ve gerekilikten uzaklatrr. Sanat, geree yaknlk salayan hibir disipline sahip deildir, sanatta gerei eletirel bir biimde deerlendirmek bilindii gibi zordur. nsanlar doutan yalancdrlar ve sofistlerle sanatlar en kt yalanclar arasnda yer alrlar. Sanat gereklik duyumuzun te-melini ykar ve bizi dncenin her eye gc yettiine inanmaya zendirir. Bylelikle sanatn varsaylan 'ierii 'snrsz olana kanr ve hibir hakiki cmle ortaya konmaz. Gerek, sanatla herhangi bir balan kurmaya izin vermeden nce (matematikte

olduu gibi) kendinden son derece emin olmaldr; bu yzden, eer sanatn var olmas gerekiyorsa, nakla ya da duvar kad kaplamaclyla uramak daha iyi olur.(s.57)Platon, nevrozun, ahlaksal bozukluk ya da inat cahillikten farkl olarak, bir akl hastal olduundan habersiz deildi ve bu hastalk iin eleykhos, yani acmasz sorgulama uygun bir arndrma yntemiydi. Therepeia psnkhes (ruh hastalnn sa-altlmas) konusunda genellikle olduka kat bir gr benimsemi olmasna karn Platon, Timaios'un 86 b numaral paragrafnda deliliin bir ruh hastal olduunu belirtmekte ve Yasalar1m 731 numaral paragrafnda da bize iflah olabilir hastalarla nazike konumamz sylemektedir. Her iki balamda da hibir insann bile isteyerek yanlgya dmeyecei yinelenir. Mziin ruhun zerindeki derin etkisinden elbette sk sk sz alr ve Yasalarda (790) kayg durumlarnn tedavisi amacyla sanata gnderme yaplr (Bu konuda, E.R. Dodds'un The Greeks and the irrational, Blm III'e bak). Bu elbette, Platon'un sk sk vurgulad gibi, sanatn bysel doasnn bir yandr. Freud, sanatn, nevrozu ortadan kaldrmakszn, onu nasl istikrarl hale getirebileceini grmtr. Sanat kendi zaaflarm (hatta kt eilimlerim) sanatta kullanarak onlarla uzlar, bylelikle de (akl sal asndan) tatmin edici olmaktan uzak bir istikrar kurar. Nevrozun ykc gc sanatla engellenir, sanat objesi nrotik atmalar dile getirir ve bu atmalarn patlama fitillerim ateler. Bu tr bir 'kusurlu ve yanltc dnm ya da szde tedavi (Freud ya da Platon'un grebilecei gibi) sanaty zellikle (safdil bir dye kart olarak) kafasndaki uslamlamalar ve kurgulamalarla altst olmu bir ironik kopyac olarak nitelendirirdi. Bylesi bir sanat biraz felsefe ya da ruhbilim bilgisine sahiptir. Bylesi bir 'tedavi' gelimeyi durdurmak olarak grlebilir. (Freud hi kukusuz yetkin tedavileri aklndan geiniliyordu ve uras kesin ki ou sanaty da sorunlarm pek iyi zemeyen kiiler olarak grrd). Burada bir corruptio optimi pessima(Lat: "En kt ey. iyi'nin soysuzlamasdr." (.N.)) esi var. Platon'a gre air bir tehdittir, nk iyi bir insan(s.58)bile bozabilir. Sanat ne denli karmaklarsa, tehlikesi de gi-zilg olarak o denli artar. Maara miti imgelerine dnecek olursak, ironik sanaty, gne olarak grd atee kadar (maaradaki ate d dnyadaki gnee karlk gelmektedir, Devlet 517 b) eikasia'nm glgeli alannn dna km biri olarak dnebiliriz. Burada o, glgeleri dren nesneleri olduklar gibi tanyabilir. Atein parlak titreen , kei Herinden honut kalp avuntu bulan, ama gerek dnyann baka bir yerde olduunu kavrayamadmdan h3ia kendi iine kapanm olan, rahatsz ve yan aydnlanm egoyu simgeler. (Devlette nerilen daha dk' genel bir eitim ll ve olduka ussal bir bencillii gelitirebilir). Delphik ilke ise o eit bir kendi bilgisini gerektirmez. Kendini gerekten bilen biri gereklii bilir ve gnein nda kendini tm dnyann bir par-as olarak grr. Farkl amalarna karn, Platon ile Freud'un sanata ayn nedenlerle gvensizlik duymalar tartmal bir noktadr, nk sanat onlarn saaltm etkinliklerim ka-rikatrize eder ve bu etkinliklere mdahale edebilir. Sanat haz ardnda koan, kendi kendinden honut, szde bir kiilik -zmlemesi ve szde bir aydnlanmadr. O zaman gzellik sanatlara braklamayacak denli nemli bir sorundur; ya da yle dersek, sanat gzellie ancak, szgelimi matematiksel bir model rneinde olduu gibi, denetlenebilir basit bir dzeyde karabilir. Doa bizi eitir, sa-natsa eitmez. u anlama gelir bu: Heykeller deil, olan ocuklar yapalm. (Gereklii biz, ussal olarak denetlenmi insan sevgisinin straplanyla reniriz. len 211 b). Bu ayn zamanda evremizdeki fiziksel dnyaya gerektii gibi dikkat yneltme anlamna gelir. Platon'un burada bu denli eitimsel bir unsur olarak grd doa, hi kuku yok ki, romantiklerin doas da (aalarn ve tarlalarn mesajlar yoktur), Kant'n "Ycesi" de deildir. Doal grnmn lml yznn mlkiyetle ilgili erekleri yendiim sylemek bile ileri bir gr a-(s.59)sim benimsemektir. Platon'u doada ilgilendiren ey, doadaki mekeler, gerein snanmas olan gerekliliklerdir. Bunlar, kanlar kesinlie

dntrrler. Biim incelemesi akl z-grlne kavuturur, ama bunlar, sanatn eilip bklebilir, itenlikten uzak biimleri deil; kat, bklmeyen, gerek biimleri olmaldr. Gerekli olanla karlama sonsuz ve deimez olann bilgisine gtrr. Gerein bu eitimsel, doru szl 'katl' Platon tarafndan ilkin en belirgin biimde matematikte grlr ki matematik. Devletin eitim dizgesinde nemli bir arac rol oynar. Matematik bizi dikkatle seilmi hikayelerden, mzikten ve iirden oluan daha alttaki (daha yumuak) eitimin (III. kitapta betimlenmitir) tesine gtrr. Matematiin duyu deneyiminden nasl bamsz olduunu anlamak bizi Formlarn nasl olduklarm anlamaya gtrr ve zorunlu matematiksel ilikiler. Formlar arasnda zorunlu ilikileri akla getirir. Savunma ve Phaidon'doki ilk Sokrates bilimsel a-lmalara kar kyordu. Devlet'm 529-30 numaral pa-ragraflarnda da bize, geometriyi anmsamak iin gklerin kanaviesini kullanmamz, ancak yldzlarn bilgi nesneleri olabileceklerim kafamzdan geirmememiz sylenir. Daha sonralar Platon bu zorunlu 'katl Form dnyasnn 'mantksal' katlnda (Sofist) ve daha sonralar da, kozmik akln kimi be-lirimlerinde bulur (Timaios). Burada yldzlar (47 a) say, zaman gibi kavramlar ve ayn zamanda da evrenin doasna ilikin aratrmalar akla getirirler. Yasalar1da astronomi saygn bir bilgi konuu olmutur, nk tanrsal zeka tm nesnelerde kendini da vurur (966 a) ve bilim zorunlu olarak tanrtanmazla gtrmez. Atinal, genken astronomi okumad-na hayflanr (821). Tanrlar kendi srlarm kskanmazlar, tersine, eer bizler bu srlar inceleyerek iyi kiiler olursak, bundan memnunluk duyarlar (Epinomis 988 b). Bununla birlikte Platon daha Devlet9 ten balayarak, sanata kar giriilen saldn balanmda, kozmik 'yolu zanaatnn eriebildii bir(s.60)yere koymutur. lme ve sayma eylemleri, akln ruhu grn dnyasndan gereklie gtrd 'mutlu ilemlerdir' (602 d). Duyu deneyiminin paradokslar bize felsefe yapma esini verir ve matematikte olsun, doada olsun, zorunlu bi-imlere olan saygmz ve bunlardan aldmz doyum, ussal ye-tilerimizin glenmesine yardm eder (Platon'dan beri felsefe bu tr k noktalarm byk lde zendirmitir). Suya girerken knlr gibi gzken nesne, gerein ne olduu ko-nusunda bir hayli aknlk uyandrr ve lmeye ve he-saplamaya gven duyan ruhun o blm en iyi blmdr' (Devlet 602 c, 603 a). lmeden, simetriden ve evremizdeki dnyann uyumundan aldmz doyumun bizim nasl gereklik ve gzellik duyumuzu oluturduu Philebos'ta aklanmtr. Gerek S Eros, bir matematikiye olduu kadar, bir ma-rangoza da esin verebilir. Ancak sanat her zaman iin doal grnmn denetimini eline almak ister ve aslnda bizim onu nasl grdmz de etkiler. Sanatnn ve alcsnn ken-dinden honut dgleri, doal zorunluluk dny asnn elikilerim hafifletme eilimi gsterir. Ressam suda 'krlm' gibi gzken nesneden honuttur ve onu olduu gibi (edebiyatta da mutatis mutandis (Lat.: Gerekli deiikliklerle birlikte (. N.)) kutsamaya hazrdr. Sanat aratrma gdsne engel olur. ster insan sevgisinden, ister kozmik biim sevgisinden bizi felsefeye gtrmesi gereken Eros'u byler ve elendirir sanat. Ruhun daha alttaki blmne byl bir doyum verir ve gzellii kiisel byclkle kantrarak onun yzn deitirir. Gzellik, bize iyi arzusunun dolaysz bir imgesini verir, bu, iyilik arzusu ve gerek arzusudur. Biz gzellik klndaki geree doru ekiliriz ve bu ekime verdiimiz karlk sevin getirir. Fantezilerin ve yanlsamalarn durmadan deien biimlerindeki bencillii yenmek (per tanti rami cercando) otomatik olarak daha ahlakl olmaktr; gerei grmek onun bamszlm ve dolaysyla da onun iddialarm(s.61)grmektir. Gzelliin en uygun kavran, arzunun biiminin deimesi yoluyla gereklikten sevin duymaktr. Bylelikle biz tepkide bulunurken, gerein aknlm deneyimleriz. len\de dile getirildii biimde (210 d) sylersek, 'zel durumlarn adi, kk kleliklerinden kap gzelliin ak de-nizlerine yelken aarken, kiisel ego ortadan silinir. Platon'da iyinin gerekle balants (birok anlama gelebilecek, ok biimli varlkbilimsel kant fenomeni) d-ncesinin merkezinde bulunur ve felsefedeki en verimli fikirlerden birisidir. Bu,

igdsel bir dzeyde hemen anladmz dndmz bir fikirdir. Oxford ni-versitesi'nin, ak bir kitabn zerinde sergilenen Dominus il-luminatio mea(Lat: -Tanr beni aydnlatr." (.N.)) dsturundan bir anlam karabilmemiz iin Tanr'ya inanmamz gerekmez, ileride de savunacam gibi, btn gnahlarna karn, sanat bize bu balanty da gsterebilir. Gelgelelim, Erossun bizi ynelttii ve sanatn, ileri srld gibi, bizi uzaklatrd bu 'gereklik' nedir? Formlar Kuram bunu aklamak iin gelitirilmi ve Parmenides ile Sofistte de bu sorundan kaynaklanan kimi glkler ortay a konmutur. Platon, katlma metaforundan yknme metaforuna belli belirsiz geer ve git gide artan biimde Formlar'n 'ayr , olduklarm vurgularken. Formlarn tikellerle ilikisi hep bir sorunsal olarak kalmaktadr. Formlar balangta daha ok 'ikin evrenseller ve daha sonralar da 'akn modeller' gibidirler. Kuram, Parmenides1te belirgin bir gei srecindedir. Sofist bir keif anm simgeler ve yeni bir kuram nerir. Burada nemli olan Formlarn tikellerle kurduklar artc iliki deil. Formlarn birbirleriyle kurduklar imdi daha anlalr olan ilikidir. Form dnyasndaki mmkn olan ve olmayan eylerden tr, gereklik derin ve kat bir yapya sahiptir ve konumak olanakldr. Diyalektik daha ok uzmanlk ka-zandndan, daha az tutkuyla ama daha gvenilirlikle i-(s.62)leyebilir. Devlet'teki filozof 'Maara'ya dner ve bir kez ona alnca da, 'Maara'y tutsaklardan daha iyi ynetir (520 c). (almalarndan vazgeer ve eitim grd politikaya girer). Daha sonralar ise (Theaitetos 172-4, Philebos 58 c. Yedinci Mektup 344 e) diyalektiin 'kendisi iin' yaplan bir ey olduu ve pratik yaamn filozofun kafasn kartrd ima edilir. Devlet" teki yi Formu, ilk aklama ilkesi olup ayn zamanda da (gne imgesini gz nnde tutarsak) bir eit genel ilk nedendir. Sofist ahlaksal Formlar'dan ok mantksal Form-lar'la ilgilenir ve her ne kadar 'ruh bir yaam ve devinim ilkesi olarak ortaya karsa da, bu fikirde yine de ahlaksal ve teolojik geliim eksiktir; Platon'un daha nceki 'ruhbilimi' iyiliin ro-ln hSIS en iyi aklayan ruhbilimdir. Sanat, elbette, balangta tasarlanan grn ve gereklik sorunuyla birlikte, bu ruhbilimser balk altnda yer alr. Geriye Platon'un (kukusuz doru olan) u gr kalmaktadr: Kt (ya da sradan) insan bir yanlsama iindedir ve bunun en genel ad bencilliktir, geri kimi zel durumlar elbette daha ayrntl betimlemeler gerektirebilir. Saplant, nyarg, kskanlk, kayg, cahillik, agzllk, nevroz ve bunun gibi durumlar gereklii rtp gizlerler. Yanlsamalar yenmek ahlaksal bir aba gerektirir. Bilgili ve ahlak saflna ulam kii gereklii ak bir biimde grr ve hakikatte de (nemli bir anlamda) bizi gereklik kavramyla yz yze getirir. Formlar'n asl rol bizi gerekliim yitirmi baka bir yere gtrmek deil, tersine, bize gerek dnyay gstermektir. Yanlgya den ve baka yerde olan,'Maara'daki d kiidir. Formlar'n tikellerle ilikisi sorunu burada ne olmaktadr ve bu sorun hSIS nemli midir? Eer diyalektik, infimae species(lat:en kk trlerin. n.) in aranmasn gerektiren bir eit snflandrmayla birlikte bir mantksa, o zaman Theaitetos'un sonunda tikel varlklarn bilinemezlii konusunda ortaya konmu olan sorun gerekten de(s.63)bir sorun oijarak kalabilir, ancak ayn zamanda da nemini yitirmi bir sorun olarak deerlendirilebilir. Tikel eyler Formlar'a 'katldklar' iin, ilk diyaloglarda duyu deneyimleri en azndan ksmen geree yakn gzkmektedir, daha sonralar ise, Theaitetos'un 155-7 numaral paragrafnda, alg olgusunun olduka doru (gereki) bir tartmas yaplmaktadr. Formlarsn, akn varlklar olarak grldkleri Devlette, dnce nesneleri, var olu cetvelinin aa uunun yaknlarnda 'var-lk'tan 'yoklukla doru azalrlar (478-9). Sofist beceriksizce yaplm bu varlkbilimsel ayrm 'mantksal' bir ayrma dntrr. Ama bizi ilgilendiren eyin ahlaksal kavray asndan nfuz edilebilir gereklik olduunu varsayarsak, o zaman ne olacaktr? (Mantk kendi basnn aresine bakabilir; ethik bakamaz). Peki ya amur, kl ya da kir iin ne diyeceiz (Parmenides 130 c) ve bunlardan hangi anlamda -ayet byle bir anlam varsa- 'vazgeilecektir'? Bir gr olarak bilgi me-taforu, varlk cetvelinin her iki uunda da, bu kadar kolaylkla safdii edilmemektedir. rt kaldnlp da

akl sahibi erdemli insan gereklii grdnde ne kadar -ve gerekte neyi- grmektedir? Sokrates'in Parmenides diyalounda belirtme ei-limini duyduu gibi, her naslsa var olan, ama ciddi dnce asndan konu d eyler mi vardr? 'Biim a'nn tesini grmek olanakl mdr? (gd, olanakldr der). Gnein neleri ortaya kanr ve en kk tikelleri kimler grr; bu tikel varlklarn zerine kimler titrer ve onlar iaret eder? nsan dil kafesi ad verilen eye arptka, sanaty, iyi insan betimlemeye giritiinde bile bu tabonun dnda tutmak gtr. Elbette burada biz de, Parmenides'in Sokrates'e syledii bu yaplmas gereken eyi yapmann skntsn, yani Sokrates gerekten felsefenin iine 'nfuz' etmek istiyorsa (Parmenides 130 d, e) hibir eyi gzden rak tutmamak ve tek bir ey iin doru olann btn eyler iin de doru olup olmadm grmek durumunda ektii sknty ekiyoruz. Ahlak kiinin (s.64)gr asndan. Sofistte doruuna erien uslamlama sanki ok eyi ortadan kaldrm gzkyor, nk bu gr asndan bizim Formlar' dorudan grmemizi ve onlarn (her naslsa) k ve vartk kaynaklar olarak kesin rollerim de ortadan kaldrm bulunuyor. Bununla birlikte Platon, duyulur dnyann gereklii ve anlalabilirlii sorununu burada brakmamakta, onu yeni bir biimde tasarlamaya balamaktadr. Formlarsn ilk betimi tatmin edici olmaktan uzaktr ve bu durum ayn, deimez, yetkin varlklarn deien ve yetkin olmayan bir dnyayla ilikilerinin yalnzca aydnla ka-vuturulmam olmasndan tr deil. Formlar'n tek gereklikler olduunun varsaylmasndan da trdr. Phaidon ve Phaidros'daki g eden ruhlar deimez ruhlara 'benzemekle' birlikte, akla kavuturulmamlardr ve daha az nem tarlar (Phaidon 786). Bundan baka Phaidon'da duyulur dnya; gerek bilgiye, felsefeye ve erdeme kesinkes bir engel oluturan, dm bir alan olarak ortaya kar. Bu yzden filozoflar 'lmenin pratiim yaparlar (67 e), lk diyaloglarda de-vinimsiz ve gerek olan eylerle devinimli ve gerekd olan eyler arasndaki kartlk vurgulanr. Kt alkanlklar ye-rinde duramayan eylerdir, sanat da yledir (Devlet, 605 a). Kt adam ile sanat deimez bir gereklii deil, yer deitiren glgeleri (eikones'i) grr. Bununla birlikte Sofistte tutkuyla yle denir (248 e): "Elbette devinimin, yaamn, ruhun ve zekann gerekte saltk varlklar olmadklarna ve bunlarn ne yaadna. ne de dndne, yalnzca arbal, kutsal, aklsz, devinimsiz ve sabit olduklarna kolay kolay ikna olmayacaz" Parmenides ve Theaitetos'ioki bilgi kuramsal uslamlamalarn etkisinde kalm olan Platon, kt alkanln bir yanlsama durumu olduu yolundaki psi-kolojik-ahlaksal fikri, duyulur evrenin gereklii ve fiziksel do" as sorunundan tmyle ayrmaya hazr deildir. Daha nce, Eros'un varlnda, her eyi Formlar'a balayan yetkeci ve (s.65)etkin bir ilke kavramn temellendirmitir (Aadaki Eros yksekteki Eros'tur). Ne var ki, bir arac olarak, olaan dnyann nemsizliklerinden bir 'kurtarc' olarak Eros, yine de kopuk bir bak a ve psikolojik bir mittir. Sofistte sonul varla yaam ve devinim yaktrmak bu 'dolaym' kavramn felsefi tartma alanna getirir; geri bundan bir sonu kmayacak, nk Platon ksa bir sre sonra yeniden mitlerle 'aklama yoluna dnecektir. Bilginin olanaklarm (kanya kart olarak) geniletmek iin. devinim halinde olan bir bilineni izleyecek devinim halinde bulunan bir bilen tasarlar ve devinimin kkeni sorununa daha kesin bir stat verir. Bunu yaparken de, sonul biimde gerek olann yapsnda temel bir blme ilemi gerekletirir, nk (kinesis), devinim, (ksoe) yaam, (psnkhe) ruh ve (phronesis) zekann imdi her naslsa hSIS deimez olan Formlarda elik etmelerine izin verilir. Bu 'atlak ve Formlar' tikellere bu yntemle balama giriimi de ortaya kendine zg zlmez sorunlar kanr, geri, bir yandan da bu giriim, metafizik imgeler bakmndan byk bir kprba olduunu kantlamtr. Ruh daha nce, Pha-idros'un 245-6 numaral ve Politikos'un 272 b numaral pa-ragraflarnda kendi kendine devinen tek ey ve bu yzden de devinimin kkeni olarak tanmlanmtr. imdi ise, yaamla devinimin anlalr eyler olduklar kabul edildii iin, yaratc zeka ya da akl (phronesis,

noys) ruhun yce klavuzu olmak zere ortaya kmaktadr. Bu dolaymn bir sonucu, iyinin g-4 cnn, etkin bir yaratm teknii yoluyla, duyulur dnyann ay-rntlarna dein uzanmasdr. Platon tm yaptlarnda da, Formlar Kuram'nm zorunlu kld, ancak aklayamad mi-mesis betimlemesini kullanmaktadr. Platon Formlar'a bir yandan ltl, ancak gizemli son bir rol verirken, grkemli bi mitte imgeyi itenlikle kucaklamakta ve sanaty kut-sallatrmaktatr. Tek bir gerek sanat vardr, o da Tanr'dr, tek bir gerek sanat yapt vardr, o da 'Evren'dir. (s.66)Raphaello'nun tanrsal bir gr tayan Atina Okulu tab-losunda, Platon, Timaios'u tutarken bir parmayla yukanya iaret etmekte, Aristoteles ise Etkiliyi tutarken elini dnyaya doru uzatmaktadr. Timaios dnyann Tanr tarafndan ya-ratlmasnn bir yksdr ve Origenos'tan Simone WeiFe kadar Hristiyan dnrler bu yaptta lem (Teslis) -retisini bulmakta hi glk ekmemiler, daha az iyi niyetli" baka dnrler ise (Paul Shorey) sz konuu yaptta bir hayli modem fizik kavram grebilmilerdir. Akl sahibi ve iyi De-miurgos evreni yaratr ve onu kavrayl bir ruh ile donatr. De-miurgos, deimez ve dnlr zgn bir varln deiebilen ve duyulur bir kopyasn yaratabilmek iin yetkin bir mode-le bakarak (Formlar) elinden geldiince iyi alr. Ancak, yetkin eyler yaratamaz, nk Demiurgos usd eler ve kendi-ne zg, ussal olmayan minimal bir dzene ynelip indirgenmez nitelikleri temsil eden 'babo nedenler ieren, daha nceden var olan gereleri kullanmaktadr. Bu nedenlerin etkinliinc 'zorunluluk' (anayke) ad verilir ve bu da mekanik bir sistemi deil, ussal amalarn yan-rastlantsal bir kesintiye uramasn ifade eder. (Bu konuda Comfrd'un 47-8 numaral paragraf hakkndaki yorumuna bakn. Yunanlar makinelerden deil, aletlerden arlyorlard.) Ama sahibi Demiurgos'un gc her eye yetmez ve bu babo nedenleri yol a getiremez, ama olas en iyi dnyay yaratabilmek iin, bu nedenleri ikna eder o. Bu sre iinde Formlar daha nce olduklar gibi, tmyle ayn ve dokunulmam olarak kalrlar. Kopya edilmi yansmalar, geici olarak, sonsuz ve yaratlmam bir arac olan uzay iinde gzkr. (Zaman Formu olmasna karn. Uzay Formu yoktur). Demiurgos gen tanrlar ve insan ruhu yaratr ve tanrlara bizleri yaratma grevim verir. O ayn zamanda da, davranlara gre yazglar saptayan adil bir yargtr. Hem varla hem de olua ait olan bizler, ahlak klavuzumuzu, tanrsal bir elin yapt olan evrenin kendisinde buluruz. Demiurgos dnyay ya-(s.67)ratr, nk iyi ve kskanlktan uzak olduundan, her eyin mmkn olabildiince kendisi gibi olmasn arzu eder ve ayrca insanlarn olas en iyi yaam elde etmelerim ister. Sokrates Phaidon9^ (97-9) Anaksagoras okumaktan vazgetiim, nk onun yaptlarnda amal neden-sonu ili-kisine hi deinilmediini sylemitir. Platon'un evrimci 'materyalist ncelleriyle aktan aa tartmaya giren Timaios, bir mit biiminde, dikkatle dntrlm yan-erckbilimsel bir evrendoum (kozmogoni) modeli koyar onaya; bu ev-rcndoumda ahlaksal betimlemelerle bilimsel speklasyonlar dikkat ekici bir biimde bir araya getirilir. Demiurgos (Platon'un sanat portrcsi ve ok ekici bir figr) varlm Phi-lebos'iSi belli belirsiz duyulmu olan. yeni bir kavramdr. Platon'un ncelleri (Gorgias'm 508 a numaral paragrafnda ad geen 'bilge') evreni zaten bir 'dzen' (Kozmos) olarak ta-sanmlamlard ve Yunan mitoloji si de yava yava, ahlaksal olarak iyi ve egemen Zeus'u, teki Oiympos tanrlarndan ayr-maya ynelmekteydi. Ancak, Platon'un tanrs, bu yeni Zeus'la zdeletirilmemelidir. Platon, Oiympos tanrlarna mesafeli, ancak saygl kukuculuktan da tmyle uzak olmayan bir gzle bakyordu. (Bak. Timaios 40 a; ayrca Kratylos 400 d; Phaidros 246 c; Eponimis 984 d). Bu tanr, Sokrates ncesi fi-lozoflarn 'kozmik tanrlan gibi de deildir hi. Her ne kadar Platon, Zeus'un dnyay yaratmak zere Eros olduun syleyen Pherekydes'ten alntlar yapm olsa da, Demiurgos, Platon'un Erosu deildir, ancak yine de onunla balam vardr. Demiurgos Formlar'a ussal bir tutku ve bir yaratma zlemiyle (tokos en kalo) bakar, ama o gereksinimleri olan bir daimon deil, zgr ve tanrsal bir varlktr. Ahlaksal olarak

yetkindir (gc her eye yetmemekle birlikte) ve Oiympos tanrlarnn lmllere kar sk sk duyduklar kskanlk dolu kinden (phthonos) arnmtr. (Yunanllar bu kinden her zaman korkmular ve onu edebiyatlarnda srekli dile getirmilerdir). te (s.68)yandan Demiurgos, tapnma ya da kran istemediinden tr de, Yahova'ya da, Hristiyan tanrsna da benzemez. Bize iyilik dileklerinde bulunur ve kurtuluumuz iin umut besler (insan ruhlarna uyanlarda bulunur, 42 d), ama biz zorunlu olarak onun ilgi odanda bulunmayz. O belki de yldzlarla daha ok ilgilidir. Yasalarm 903 c numaral paragrafnda sylendii gibi, evren bizim iin var olmaz. b\t onun erei deilizdir. Devlet de iinde olmak zere, teki diyaloglar gibi Timaios'm verdii mesaj da, bizim evrende var olduumuz ve bir btnn paralar olarak elimizde bulunabilecek bylesi bir yetkinliin ardnda komamz gerekliliidir. Sofist teki dncelerden gelitirilmi olan dnya ruhu kavram Platon'un 'lem retiim tamamlar. Bu gizemli ruh, tm duyulur evreni saran ve Demiurgos tarafndan bu amala yaratlm olan tinin bir cisimlemesidir. Sofsfm 44 a-b numaral paragrafnda dnya ruhunun tmyle ussal olmayabilecei ve iki orta henz yaratlmam olduundan, 'lem'in hi kuku yok ki en genci ve en otoritesizi olduu ima edilir. Hristiyan lem'i asndan sanat figr, yaratc Demiurgos tabii ki 'Baba Tanr konumunda deil 'Kutsal Ruh' konumunda bulunur. Demiurgos, burada en iyi "us" ile evrilebilecek olan etkin "noys^tur. Saltk asl otorite Formlar'da yatmaktadr ve duyulur dnyada cisimlemi tin olan dnya ruhunun. bir lde 'dm' olduu ima edilir (Phaidon'dak cisimlemi Formlarm 'dm olmalar gibi). Bu depli karmak bir eye burada yaln ve safdil bir tutumla bir yant ve-rilebilirse eer, ben ahlaksal olarak Platon'un 'lemi'ni Ki-liseninkinden daha parlak bulduumu itiraf edeceim. Beri yandan, Timaios'taki teoloji de Platon'un Yasalarn X. kitabndaki teolojik speklasyonlarndan ok daha yetkindir. Tanr'nn gcnn her eye yetmediim ileri srmek her zaman nde gelen Hristiyan sapknl olmutur. Ahlaksal olarak yetkin, ancak gc her eye yetmeyen bir iyilik imgesi (s.69)bana, kendi durumumuza ilikin sonul (dile getirilmez) bir gerei daha iyi ifade ediyor gibi geliyor. Genesis'm Yahovas, insani ya da tanrsal sanatdan tmyle farkldr, nk o yoktan yaratr ve yetkinlik bekler (Belki de Demiurgos daha zekice davranarak snrlarm daha balangta kavram, Yahova ise bu snrlar ancak daha sonra kavrayp huysuzlamtr). Bundan baka, sonsuz, ayn ve bozulmam Formlar dncesi bana; ahlaksal ve tinsel gerekliin, kiisel, ancak iyi bir baba dncesinden ok daha derinlikli bir imgesiymi gibi geliyor. Formlar, Tanr'yi ahlaksal yetkinlik bilgimizden ayrm olan Kant'n deiik bir biimde olmakla birlikte ok gzel vurgulad gibi, ahlaksal gereklerin saltk ve nedensiz doasm simgelerler. Mitik Demiurgos yaratmaktadr nk etkin usun hareket etmesi gerekir (hareketin sonul varla ait olduu fikri Sofistte kabul edilmitir). Demiurgos ayrca da Formlara olan sevgisinden tr onlar baka bir ortamda taklit etmek zere harekete geirilmektedir. Ancak lml sanat gibi baarszla urar Demiurgos, nkiLhem bu baka ortam (pek iyi bilincinde olduu gibi) asl ortam yeniden retemez, hem de maddesel .e dncelerine ve gcne direnir. Sonu, olduka farkl bir varlktr ki bu 'mmkn olan en iyi'dir. Pla-toncu lem Eros kavramnn bir geliimi, bir alt-blmdr. Bu lem, Eros'u evrene balar, ve alternatif ve karmak bir biimde, varlkbilimsel kantn ayrlmaz bir paras olan iyinin insanlar ektii fkrini ifade eder. Yaratlm dnya iinden canl bir g iyiye doru hareket eder. Demiurgos, burada varlk ile olu arasndaki arac figrdr, yi, etkin usun saflam, hatta yan saflam baknda gzel olarak grlr. Bizler noys'3. akrabayzdr ve hi kimse isteyerek yanlgya dmez. Hristiyan lemPnde sevgi, hepsi de srekli olarak hareket ha-linde bulunan kii arasnda geer. Platon'un lemi'nde ise, bir zne hareketsizken teki ikisi etkinlik halindedir. Dnya ruhu yapabileceinin en iyisini yapmakla birlikte, yapt ey-(s.70)den pek emin deilken, Demiurgos zekice bir ura iindedir (bamsz nedenler oalrlarken, onun iini srdrmesi

gerekir). Cisimlemi tin, azizlerde ve dahilerde bile, karmakark ve zayftr. Formlar deimez ve sonsuz kalrlar. Formlarn gereklemeyi zledii ya da gereklemeye ynelmi olduu gibisinden Hristiyanca bir fikre kar klmas gerektiinden eminim. Bylesi bir "zlem tmyle mitik Demiurgos'a aittir. Platon'un Devletin 509 b numaral pa-ragrafnda da belirttii gibi, iyi "varln tesinde'dir ve bu fikri gerekte hibir zaman aklamaz. "Duyulur dnya niin vardr" soruu elbette bir soru olarak kalr ve kalmaldr da. Yaradl mitleri felsefi aklamalar deildirler. Platon byle olduklarm hi dnmemi ve Formlar ile duyu verileri arasndaki ilikiyi felsefi olarak hi akla kavuturmamtr. Philebos'iSi iyiyi belli bir yere oturtmann glnden ve iyi ve gzelin karakteri iine nasl snm olduundan sz edilmitir. Timaios, iyiye bakan ve kendi iyi olmayan 'AkF ilk neden olarak temellendirdii gibi, ayn zamanda iyinin gzellie ynelen bu yaratc devinimini sergiler. Formlar bir dinginlik durumu iindelerken Demiurgos etkinlik halindedir. Gzellik zorunluluun tanrsal zekayla ikna edilmesi sonucu ortaya kar; var olan her eyin hem zorunlu hem de tanrsal bir nedeni vardr. Gzellik Tanr'ya aittir ve Tanr evren araclyla onu grnr kld ekliyle yalnzca onda aranmaldr. Evren en yce ve en rnek anlamnda estetik bir nesnedir ve gerekte estetik olan tek nesnedir. Demiurgos'un elde ettii doyumlar ve gereleriyle kurduu iliki bir sanatnn doyumlar ve ilikileridir. Sz konuu gereler, dzenlemelere bir bilim adamnn gereleri gibi direnmez -sistemlerin henz ortaya konmad durumda szgelimi- bir sanatnn gereleri gibi direnir, nk bu gereler temelde kendisinden hibir eyin yaplamayaca bir karklktr (Muhtemelen modern fizik de kendini sanatnn durumuna yakn hissetmektedir).(s.71)Tabii ki Demiurgos mitik bir varlktr (Tanr'yi betimlemek olanakszdr, 28 c), ancak onun ksmi yenilgisi daha nceki bir gerekliliin de baarszlm simgelemektedir. Devlette tasarland biimiyle yetkin bilginin zeka iin elde edilebilirliidir bu gereklilik. Devlette bilinebilen, yetkin olarak bilinebiliyordu, bilinemeyen ise gerekd olma ve bu nedenle de hibir ey olmama tehlikesiyle kar karyayd: Sofist di-/ yalounda Tanrnn mantksal snrlarnn aklanmasyla karlanan bir problemdir bu. Burada, Timaios'tSi ise, uygulamal fizikinin grd gibi biz de ilgili glkleri g-rebiliyoruz. Doa bilimlerine balangta kar km olan Platon daha sonralar bu konuda bir hayli ey renmiti. Beri yandan Platon hSIS varln bilgisi ile olu hakkndaki kan konusunda es-kisi kadar sk bir ayrm yapmakla birlikte -bu sonuncu tr bilgiyi glmser bir ifadeyle kabul etmekteydi- baz bilimsel speklasyon yntemlerine bavurmaktan da kendini alamyordu. yle dnyordu Platon: Bizler 'elenmek iin' gereklik hakkndaki uslamlamalarmz bir yana brakabilir ve "olu'un olas aklamalarm dnebiliriz (59 c). Bu savunma ortaya doal fenomenlerin ayrntl ve hi kukusuz olas' aklamalarm koymaktadr. Demiurgos'un daha genel ve geni kapsaml hareket tarzlar bize, gcnn snrlarnn ak gstergeleriyle birlikte, daha gven iinde sunulmaktadr. Yaradln hammaddesinin yaradltan gelen nedensel eilimleri vardr ve bu maddenin ilendii uzay ortam da Demiurgos ta-rafndan yaratlmamtr. Bu ortam sonsuz olarak gerek olmakla birlikte, aslnda tmyle anlalr deildir (52 b), bu ortam bizi "her eyin bir yerde' olduunu 'dlemeye' gtren 'arpk bir uslamlama' tarafndan kavranabilir, ancak (Kant'n ortaya att sorunun da bir n belirtisidir bu: Bizler uzay anlamadan deneyimleriz). Uzay geici ak tayan ve grnlerin en glgeli olanna bile varlk kazandran bir ger-(s.72)eldiktir, geri, sz konuu yaptn 52 c numaral paragrafnda, bunun biraz artc ve betimlenmesinin g olduu da kabul edilmektedir. Demiurgos zaman anlar, nk onu 'sonsuzluun devinen bir imgesi' olarak yaratr (zaman dngseldir). Ne var ki Demiurgos'un uzay anlad tmyle ak deildir. Y-salar'da, gene ilk neden olarak adlandrlan (899 c) yaratc bir ruh vardr ve bize physis'in tekhne ve ney s tarafndan oluturulduu sylenir (892 a-b). Ancak Timaios9^ kimi

zamanlar yan oyunbaz bir sanatlk 6lan'\ (cokusu) iinde kavranan bu sorunlar, hibir sonuca vardnmaz. Diyalogun ilgiye deer yan, elbette, temelde, ahlaksaldr ve bilimsel ngrler hibir zaman ahlaksal ilgiden fazla uzaa gitmezler. Platon, buradaki bilginin tanm ve snrlan konusundaki her zaman srarla ele ald problemini tartmamaktadr (gerekte bir daha hi tanmaz). Mitte anlatlmak istenen, savlarmzn her zaman alakgnll savlar olmalar gerektiidir, ancak bu bizim grmz daha az esin verici klmaz. Timaios'^ Platon tarafndan bu ana dein aka kesinlememi olan, tm maddesel evrenin anlalr gereklii ilan edilir. Maddesel evren betimlemeleri, modem fizikinin or-taya koyduu betimlemeler gibi bizim olaan deneyimlerimizle balantldr ve modem fizikinin betimlemelerinden de tmyle farkl deildir. Dorudan alg yoluyla bilmenin ayrcal, varlk cetvelinin her iki uunu da -byk, yaratlmam tikeller ve kk, yaratlm tikeller- grebilen Demiurgos a aktarlr. Bu imge sayesinde Platon, neeyle parldayan bir sanat bayapt iinde, yaratc Eros "u dorudan doruya iyinin sonsuz otoritesine ve onun araclyla da dn-yaya balayarak en eski sorunlarndan birini 'zmleme' ba-ansna eriir. Bu trden bir eyi nasl 'bilebileceimizi aklamak ne denli g olursa olsun, ahlak iin bu balant fikrini gizil anlamda dorudan bir ey olarak terk etmek gtr. Szckler bir kez bu ortaya ka yer atlar m, sanat ve sanat, (s.73)'basit szcklerin ortaya koyduu aklamalarn tesinde neler yattm gsterebilir. Her ne kadar biz insanlar 'resmi olarak' bu gizemlerin neler olduklarm gremeyebilsek de, hi olmazsa lml bir sanat kendisiyle elierek bize bu gizemlerden sz edecektir. Byk mitik uzlamann balam iinde, Platon Formlarn varlm gstermekten ok, onlar varsayar. Timaios'un 51 d-e numaral paragrafnda, son derece ksa tutulmu, ama esasl bir yorumla. Formlar in var oluuna ilikin bir uslamlama ortaya konur; bu uslamlamada bize aynca bilgiye yalnzca tanrlarn ve ok az sayda kiinin sahip olduu sylenir. Bu trden baka hibir uslamlama ortaya konmaz, ancak Platon'un belki de ele alnan sorunlarn zlemezliini kavrad bu noktada Formlar a yaktrlan konum birok bakmdan, iyinin yaratc bir rol oynadnn varsayld Devlet deld konumundan (509 b) daha anlalrdr. Bu rol, evreni bizim deneyimlediimiz gibi (amur, kl ve kir de iinde olmak zere) anlalr bir modele gre yaratan Demiurgos tarafndan stlenilir; Demiurgos her bir olayda kendi tanrsal nedenselliim balang maddesinin zorunlu nedenselliine katarak ve bylelikle de evreni kut-sallatrarak onu insan akl iin gizil olarak nfuz edilebilir klar. O zaman gzellik her yerde fark edilebilir, geri bu ne Platon ne de ilgileri ok gsterili olmaya eilim gsteren Demiurgos tarafndan vurgulanr. Sonuta sanatnn Tanr olmas gerekir, hatta zaman bile tam anlamyla baarl olamaz. Formlarsn aynl yaptn 52 a numaral paragrafnda en uzlamaz terimlerle dile getirilir. Formlar'n otoritesi De-miurgos'un varlndan hi zarar grmez ve bu savn gizemli byklnde de tm kuramn derin anlam yatar. Yaratc srecin bu olaanst karmak mitik grnts lml trden sanatla ilgin benzeimler akla getirir ve gerekte bu benzeimleri ister. Bunlar daha sonra gzden geireceiz. Demiurgos kendini elbette yalnzca fizik ve kimya (s.74)bilgisi olan bir mhendis olarak deil; bir geometrici, bir mimar ve bir mziki olarak da gsterir (37 c). Grme duyuu insan duyularnn en ycelticisidir (47 b), ancak Tanr'nin yeledii gzel sanat, elbette iitilmez olan mziktir. (Btn sanatlar bylesi bir duruma m zlem duyarlar?) itilebilir trn bizim iin yararl olduu kabul edilir (47 c), insan vcudunun yap Denliurgos'u ilgilendirir, ancak Demiurgos, ilenebilir cisimlemi bir psike'nin icadyla birlikte, cisimleme srecim daha gen altlarna havale eder, bunlar insann hayatta kalmas iin gerekli olan 'korkun ve zorunlu' heyecanlar byk nicelikler halinde kantnp bir araya getiren varlklardr (69 d), (Dorusu bu olduka geliigzel bir imi gibi

gzkyor). Psikosomatik bozukluklara ilikin baz ilgin ve ho aklamalar yapmasna karn Platon (89-90), burada ahlaksal psi-kolojimizle fazla ilgilenmez: Tabii bu, sz edilen konu zerindeki eski grlerim terk ettii anlamna da gelmez. Timaios'ta duruma Tanr'nin gr asndan baklmaktadr; bu gr asna gre, ktlk, ussal bir dzen getirmek konusundaki baanszlk olarak ortaya kar. Bununla birlikte u da kabul edilmelidir ki, insann yetkinletirilebilecei konusundaki daha sonraki diyaloglar daha az gldr. (ou diyalog sralamas Phaidros'u Sofist m nne; Sofisti Ti-maios'm nne ve Yasalar" da sona koymaktadr). nsan tr belki de, kozmik sanat nesnesinin en baanl ya da kendisinden ders alnabilecek bir bileeni deildir. zerimize den en nemli grev (68-9) yaratlm varlklarda tanrsal neden ile zorunlu neden arasnda bir ayrm yapmak, tanrsal nedeni anlayp kendimizi ona uydurmaya almak ve tanrsal neden iin zorunlu nedeni aramaktr, nk tanrsal zorunlu neden olmakszn gremeyiz. Bylelikle do-amzn olanak verdii mutluluu ve kutsall ele geirmi oluruz. Bunu yaparken, dnyann gzelliim, geometri ve mantk da iinde olmak zere, tanrsal mimarinin yapsal ileyiim (s.75)inceleyerek grrz. Hem yaratlm varlklar, hem de kendi snrl halimizde yaratclar olarak konumumuz, bununla birlikte, alakgnll bir konumdur. Sonsuz ve anlalr olana bakan yaratc iyi olan ortaya koyar, ama yalnzca olu dn-yasn kopya eden zekadan yoksun kii ise deersiz bir ey meydana karm olur (28 a). Usd bir haz vermek iin deil de, uyumsuzluklar azaltmak iin sanatlar zekice kullanlmaldr (tekhnai). Konuma ve mzik bunun iin vardrlar (47 c-d). Timaios, insani kavray ve yaratclk yetenei ze-rine alakgnll bir bak benimser. Sanat kiinin asl etkinlii, tanrsal yaradln uyumlu ritimlerim yaln biimlerde ayrt etmek, vurgulamak ve gelitirmektir: Szgelimi gsterili, kart nesneler yaratmaktansa, iyi bir tasarm ortaya koymak (slam sanatm dnn). teki zanaatlar gibi byle sanatlarn da, dnyann gerekliim grnnden ayrt etmek iin onu titiz biimde incelemeleri gerekir. Bu ekilde fark edilen tanrsal modellerle ilikimiz mimetik bir hrs tamamal (mimesis grn yknr), tersine, daha ok katlmc ve srekli olmaldr. Akl basnda sanat sabrla kaostan dzen karr. Bunu (Platon'da grmediimiz biimde) Kant terimlerle dile getirmek istersek yle diyebiliriz: yi bir insan baka bir insan, tpk bir aktrn bir rol oynay gibi kopya etmez; tersine, kendisi, tanrsal zekalnn bir paras ya da ilevi olmaya alr. Baka bir ey reterek Formlar' 'kopya etmemiz hibir zaman sylenmemitir bize; yalnzca onlar grebilmek ve bylelikle de bir anlamda onlar gibi olmak iin kopya etmemiz sylenmitir. Timaios'ta^a mitte onlar bize daha uzak olup Tam tarafindan grlrler ve yine onun ta-rafndan yaratc bir biimde baka bir ortama dntrlrler. Yaratln bir paras olarak bize den daha alakgnllce grev, kendimizinkine akraba kozmik zeka araclyla Form-laf anlamaktr. Dou'nun Tao retisinde olduu gibi, sanat kendi kiisel istencim tanrsal dncenin ritmine teslim et(s.76)melidir. Eer sanat mimetik sanat yapacak olursa, samda ve Musevilikte her zaman olduu gibi, dine bir eit kfrle su-lanabilir. Tevrat'n ikinci buyruu yledir: "Kendine hi put yapmayacaksn; yukandaki gkte, aadaki yeryznde ya da yeryznn altndaki suda herhangi bir varla benzeyen bir ey yapmayacaksn." (Exodus 20:4). Kant, Tevrat'taki bu sz-lere ilikin olarak, "Yahudi yasasnda bundan daha yce bir pasaj yoktur" der (Yarg Gcnn Eletirisi, 274). Bencillik dram iin hibir gl arac, hibir ipucu olmamaldr. Kant Grundlegung'di isa'y bile arac olarak bir kenara brakr: Bizim egemen ve eriilebilir klavuzumuz akldr ve Tanr uzak bir inan nesnesidir. Phaidon'da Sokrates gnein ken-disini kr edeceinden korkar, ama Devlette (516 b) gerekten adil olan insan gnee bakar ve onun ne olduunu grebilir, bunu da, suda bir yansma ya da onun yabanc bir mekandaki fantazmalan olarak deil, kendi yerinde kendisi tarafndan gerekletirir. Theaitetos'la

olas bir bilgi betimi olarak kar klan dorudan algdr bu. Phaidros'un tanrs ise yazy mahkum eder, nk yaz bilen ile bilinen arasna konumasz bir arac sokmaktadr. Bununla birlikte, Parmenides'te bilgi nes-nesi olarak Formlar glkler sunarlar ve Sofistte de bilgi, bireysel gerekliklerle bir tanklktan ok, i ie gemi yaplarla bir tanklk olarak ortaya kar. Platon Philebos ve Timaios'^ len ve Phaidros'ta mitik olarak mevcut bulunan bir fikri, gzelliin bizimle iyi arasnda bir arac olarak var olduu fkrini gelitirir ve bu deerli arac sanatn kirii ellerinden uzak tutmaya daha da titizlikle zen gsterir. Tm yaptlarnda da Platon, entelektel ura tinsel bir ey. len ile Philebos'ta sz edilen renme sevgisi olarak anlamaktadr. Gzel yoluyla dolaym (mediation) yalnzca entelektel almalarda deil, ayn zamanda kiisel sevgi yoluyla, eitli tekhnai'ler yoluyla, Platon'un farkl zamanlarda nem verdii (mimetik sanat dta tutmak zere) her trl za-(s.77)naat ve beceri ilerinde de ortaya kar. Gzellik sevgisi ile yaratma arzusu bize gerei kavrama gcmz arttran etkinliklerin esinini verir ve fantezilerle dolu bencilliimizi azaltt iin de aka iyidir. Her tekhne gereklik bilgisini bize zorunluluk deneyimiyle verir, insan sevgisi de bunu yapar. Platon bencil sevginin bencil olmayan sevgiye nasl dntn ayrntlaryla analiz etmez, ancak ilk diyaloglarndaki baz pasajlar bunun sadece felsefeye bir sevecenlik aktarm olarak dnlmesi gerektiim de ileri srmemektedir. Akll Sk yalnzca kendisine ekici gelen ak sevmez, ekici olmayan akn tinsel gzelliin! de ayrt eder. len'm 215 numaral pa-ragrafinda, Alkibiades'in Sokrates'e lmnden sonra sunduu sayg ifade eden szcklerde, dokunakl bir biimde betimlenen bir sretir bu. Platon daha sonraki yaptlarnda ve zellikle de Devlette, dnyann byk yapsal zelliklerinin; mantn, matematiin (ve sonradan grecei gibi) bilimin kendilerine konu olarak aldklar eylerin, nasl gzel ve tinsel anlamda ekici olduunu gstermekle daha ok ilgilenmektedir. Bizi a priori (ve daha sonra ortaya kan bir terminolojiyi kullanacak olur-sak) sentetik a priori incelemelere gtren gzelliin (uyum ve oran olarak iyi) bu ekiciliidir. Bir baka deyile saf hazlar veren saf incelemeler. Timaios'un mitolojisinde, dnyay ancak tutkulu, zgecil, kskan olmayan akl anlayabilir, nk onu tutkulu, zgecil, kskan olmayan akl yaratmtr ve gne im-gesine dnecek olursak, biz bunu iyinin nda grrz. Ti-maios't^ki evrcndoum modeli 'erekbilimseldir', nk De-miurgos amal alr, ancak Demiurgos bunu yaparken Kant'n tanmm da tatmin eder gzkmektedir, nk onun amall sonul bir amatan yoksundur. Hi kuku yok ki dzen, dzensizlikten daha gzel ve iyidir. Cmert olan ve kskanlk dolu phthonos'tsn uzak olan Demiurgos'un kendini ifa-desi, bamsz bir modelin otoritesi altnda gerekleir. Bu-nunla birlikte bu sevinlere katlmmz ll grnmelidir.(s.78)Saf, yaayan akl kavrayarak gerekletirilen deimez gerekle temas yalnzca cisimlemi varlklar iin snrl olabilir ve bizim tanrsal nedenlerden ok, zorunlu nedenler grmemiz olasdr. Kavradmz gerek sessiz bir eydir, kapsam olarak kktr (Philebos 52 c) ve yalnzca dorudan kavrayn yaanm gerek annda bulunabilir. Mimetik sanatn dolayll, yaz, belki dil ve gidimli dnce bu kavraytan bizi her zaman uzaklatrma eilimindedir. Kurtulmak isteyenlerin, yazmak ya da tiyatroya gitmek yerine, yldzlara bakmalar ve felsefe tartmalar yapmalar gerekir. Platon'un kendi dinsel deneyiminin ve yaantsnn fel-sefesinden ne kadar ayr kaldm ve (birok kez ima ettii gibi) bu yaantnn ne kadarnn dile getirildiim, herhalde hibir zaman bilemeyeceiz. Phaidon'un 69 numaral pa-ragrafnda, 'aydnlanm olanlar (bakkhoi) gerek filozoflarla zdeletirilirler. Platon'un bu konudaki tavrnn, felsefi us-lamlamalarndan ayn olarak, 'sr aklama trenlerine1 ok ey borlu olduu doru bir tahmindir ve Platon tanrsal kayrayla tanrsal adalete gvenini bu kaynaktan alm, bu gveni daha sonralar da felsefi ve mitik biimlerde dile getirmitir. (Bak. Solmsen. Plato's Theology, blm VII). Platon'un teolojisi daha bilinli biimde formle edildike 'ktmserlii' de baz bakmlardan artm gzkyor. Platon

bizim meya ti, fazla bir ey olduumuzu hi dnmemiti. Timaios't^k yaradlm varlklar da kk ve aresiz grnrler (bunlar yalnzca Tanr tarafndan grlmektedirler); "zorunlu tutkularn" harekete geirdii bu varlklar Yasalardaki "kuklalarn bir n habercisi gibidirler. Tanrsal olan yoluyla zorunlu olana inanma gerekten de tesini grcbileceimiz bir ey deildir. Bunu Kant bir "akl ideas' olarak dnmek bile meseleyi ok toz pembe grmek olur. Platon, tm 'aklclna' karn, akl hibir zaman Kant'n temellendirdii gibi temellendirmemitir. Kant bizim akln yenilgi okundan, 'yenilenin' gcn ve stn de-(s.79)erini hemen hissederck aydnlanma kazandmz syler. Pla-ton ise mevcut hibir insan aklyla bizi avutmaz (Dnya Ruhu biiminde vcut bulmu akln bile snrlar vardr) ve d-ncesi gelitike tinsel dnya git gide geriler. Devlette, duyu deneyimine ilikin paradokslar bizim bir eyi dnmeden kabullenmemizi altst edip akl, gerei snamaya ynelttiinde, tinsel olanla zorunlu olan klnda karlarz; matematikteki deimez, bilinebilir varlklarla karlamamz da bize d-ncemizin doruluu konusunda cesaret verir. Etkin, kozmik noys'un. Devlet teki varsaymsal-olmayan (nonhypothetical) ilk ilkenin yerine getii Timaios'tai, daha iyi bir durumda saylmayz. Gerekten de, Timaios, tanrmelkezci bir mit olmakla birlikte, bu yaptta daha kt bir durumda gibiyizdir, nk burada Devlette grdmz gibi, anlalr bir ykseli merdiveni yoktur ve iyinin engellenmemi gr Demiurgos'a saklanmtr. Kozmik Tanr geldiinde, ondan, Platon'un ballm lirik ve mutlu bir ifadeyle belirttii Phaidros'taki Zeus'tan daha uzak grnrz. Platon, yetkin bir yaratc-hkmdar fikrini (bu mitolojik fikri) benimsetmek iin, gerek tek arzu nesnesi olan yetkin, karmam iyi imgesini onaylamtr. Bu 'Tanr'yi hibir zaman yi Formu ile zde tutmamtr. Zihnin kusursuz olarak arad eyin, en azndan dnce olarak. Tanr kavramndan ayr tutulmas gerekir. Devlette o kadar nemli rol olan ahlaksal gr metaforu, burada da srdrlr, ama imdi Tanr Form-lar' grrken, biz yldzlar grrz (47 b). Kozmik tanrsallk saltk gerein eriilebilirliinden ok eriilemezliini ifade eder gibidir. lk diyaloglarda tinsel dnya o kadar yakndr ki, bizler Tanr'nn ocuklar gibi grnrz. Timaios't^ Tarnann torunlar oluruz. Yasalarda ise onun oyuncaklanyizdr. Tinsel zayflmz vurgulanr. Hi gerek deilizdir (889 c paragrafndaki sanat yaptlar gibi), haz ve ac ipleriyle oynatlan iren yaratklanzdr, tapeinoi (Yasalar, 644,716,902-7). Pha-(s.80)idon ve Theaitetos'ta. Platon Tanr'ya ka imgelerim kullanr. Yasalarda ise ou kez hemen hemen btnsel bir aynlk ve klelik imgesi ar basar. Platon'un kleler hakknda syledii szler (777) belki artc biimde sen, belki de duygusallkla doludur. Klelere yalnzca emirle hitap edilmelidir. (Vlastos, Platon'un teki boyun eme biimleri iin kulland doyleia kavram zerinde yorum yapar: Slavery in Classical Antiquity, Finley yay.) Diyalogun ilk blm dinsel buyruklar yerine getirme ve popler kltlere ilikin baz dar kapsaml tartmalar ierir, bu kltler gerei yalnzca 'imgeler' halinde grebilenler iin elverili, daha betimsel din biimleridir. Elbette, Msrllarn olaanst bir baaryla kullandklar gibi, Yasalardaki yneticiler de dinin ve sanatn ekici yanlarm toplumsal istikrarn hizmetinde kullanacaklardr (657, 799). Platon'un kendi 'negatif teolojisi' adeta rastlantsal olarak sert bir ehreye brnr ki, yaptlarndaki birok nemli ey gibi bu da ou kez aka biiminde ortaya kar. Yalnzca Tanr ciddi bir meseledir. Bizler, ciddi olmayan bir oyun iin harcadmz ciddi bir aba olarak grmemeliyiz yaamlarmz. Bizim iin, yalnzca oyun 'ciddi'dir, nk bizler tanrlarn oyun-caklanyizdr. Bu yzden sanat (mzik) tanrsal ltfa bir yardm olarak deerlidir (803). (Bunlar oyunun, dinin ve sanatn doas konusunda sylenmi derin szlerdir). 'Her ey tanrlarla doludur' (899 b); ancak Tam bile astronomik bir uzakla ekilmi gzkr. Hem burada hem de Devlette, Platon'un en belirgin he-deflerinden biri de, dinsel anlay ve uygulamada yaplacak olan ahlaksal reformdur. O zamanlar, geleneksel kent devleti dini, gnmz Hristiyanlndan pek de farkl olmayan bir 'mitlerden kurtulma' bunalm yaamaktadr. Bu

yzden Yasalar yeni dinsel dnce olanaklarm 'bo yere' aratrmaz. Bu gibi kkl deiikliklerin gz nnde tutulduunu oyun ya-zarlarnn yaptlarndan anlayabiliriz. Diyalogun X. kitab daha(s.81)pozitif ve kuramsal adan daha tutarl teolojik bir speklasyona dayandrlmtr ve sz konuu blm, birka bildik felsefi temay da kullanmakla birlikte, slup olarak mitiktir. Kozmos, Timaios' ta ortay a kndan ok daha belirgin olarak, iinde paralarn btnsel tasanya boyun edii, uyumla organize olmu bir sanat yapt olarak ortaya kar yine. Ti" maios'vm yce figrleri burada deimez bir klk iinde belirirler; 'Ruh'un ilevi artm. Formlar ise glgede kalmlardr. 'ok ve Tek' kavramndan, erdemin birliiyle balantl olarak, yaptn 965 numaral paragrafnda sz edilir. 895 d numaral paragrafta da, Platon'un hSIS Formlar" in ortaya kard sorunlar zerinde kafa yorduu anlalr, ancak bu dnp tanmalarn meyveleri verilmez bize. imdi ruh duyulur niteliklerin ayrntlar da iinde olmak zere, her eyin nedenidir ve her yerde etkindir. Ancak, ortaya kard eyler her ne kadar bir sanat objesine benzeseler de, ruh, Demiurgos gibi, bir kopyac-sanat deildir ve dnyamz da sonuta bir kopya deil, bir gerektir. Bununla birlikte yi Ruh olduu gibi bir de 'Kt Ruh' vardr. Bu ikilik Platon'un dncesinde yeni deildir (Devlet 397 b, Politikos 270 a), ancak yine bu ikilik hibir yerde enine boyuna tartlmaz. Ruh hSIS "AkFn otoritesine baldr, ama akldna da katlabilir (897 b). Ya-salara yaplacak en iyi preld1 (887 c) tanrtanmazln ve zellikle de tanrlarn hibir eye aldn etmedikleri grnn rtlmesidir. Bizler onlarn 'mal olduumuzdan dikkatle, adaletle ve sevgiyle gzetiliriz. zel eyalar zorunlu olarak hogrlmezler ve Phaidon'un 62 b numaral paragrafnda bir 'sr aklama treni' olarak geen imge dindarca bir imgedir. Kt insanlar mal ve mlk kazansalar bile, tanrsal ltuf adil ve iyidir. (Platon, ktln baans zerinde sk sk kafa yorar.) Taunlar en kk eyler iin bile endie ederler, ama ayn zamanda bunu btn gz nnde tutarak yaparlar. Tpk bir doktorun, bir vcut uzvuna tm vcutla ilikisi iinde(s.82)bakmas, devlet adamlarnn tm bir devlet yapma, zanaatlarn bir nesnenin btnne bakmalar gibi (902). Tek tek ruhlar nem tarlar ve kozmik sanat objesinin nemli paralar olarak, tanrsal oyuncunun klavuzluu altnda (petteytes 903 d) uygun yerlerine giderler. (Tanr her zaman yalnzca geometri yapmaz, ama her zaman dama oynar.) Yasalarda arada bir beliren ve insan gszle dren kasvet duygusunun yalanmakta olan bir insann sinizmi olarak yorumlanmas gerekmez; geri Platon'un siyasal servenlerinin ters gittii ve byk felsefi sabr oyununun boa kt da dorudur. Platon'un son Devlet'i birok bakmdan nefret ettiimiz bir devlet olsa da, bu diyalog gerekte kasvet dolu bir bask altnda tutma olaynn hikayesi deildir. Yasalarm otoriter yan, zellikle son zamanlarda, yaptn ahlakndan ve siyasal bil-geliinden ok daha ne karlmtr (Platon iin modem eletiride yer alan 'gerici' nitelemesi, ou kez tarihsel adan safdilliktir). Platon teki diyaloglarda srekli deindii byk felsefi sorunlara burada deinmez, ama yapt son derece titiz tartmalar daha nce daha genel biimde ortaya koyduu kuramlarm aydnlatr. Platon ister mlkiyetten, yasalardan, adaletten sz etsin, isterse hamile kadnlarn yapmalar gereken egzersizlerden. yahut dzgn san ve ayakkablarn neminden; verdii pratik ayrntlar dikkate deer, tleri ou kez iyidir. Daha nce birok kez vgsn yapt ll yaam, fiziksel salk ve ussal erdem burada ayrntl olarak rneklenir ve bizler bu tabloda adil olanlarn adil olmayanlardan nasl daha mutlu olduklarm grrz. Sanat, sansrn snrlar iinde, ilgiyle, hatta bir eit saygyla karlanr. Mzik ve dans canl ayrntlarla betimlenir ve tekhne'nin 'doal olarak ak ve dorulardan yana olduu sylenir (921 b). Ahlaksal deerlendirmelerde ak ve sade sz syleme sanat yeni ve etkilidir, burada Platon daha nceki kuramlar konusunda kayg duymadan bize bir ahlaktan sz eder, ama bunu yaparken ayn (s.83)zamanda sorunu devletler ve halklar konusundaki geni deneyimleriyle rneklendirir.

Hepimiz de kendimizi sevmekten tr ac ekeriz, bu yzden slah edilebilir sululara kar nazik olmamz ve onlarn da nasl isteyerek hata etmemi olduklarm anlamamz gerekir (731). Eer insanlar kendilerine uygun olan almazlarsa, grnteki 'eitlik gerek eitsizlik anlamna gelir; bununla birlikte, daha titiz bir adalet anlay. her zaman hogr ve saduyuyla ll hale getirilmelidir (757). Yasalar bundan baka, cinsiyetlerin eitlii konusunda byk bir filozof tarafndan yaplm, yalnzca en erken deil, ayn zamanda en uzlamaz bildirimi de ierir (805): Kadnlar felsefe bile yapabilirler. Oiympia tanrlarna son derece dikkatli bir mesafelilikle yaklam olan Platon, gerekli bir klt ya da felsefi balamda aklayc bir mit olmalar dnda kiiletirilmi etkin bir Tanr'nn yahut tanrlarn belirsiz doalarnn elbette pekSIS farkndayd. Byden hep korkmutu ve felsefesinin hemen hemen tamam da yanltc ve eletirilmeden kabullenilmi im-gelere kar -ki bunlarn bazlan kendisinindir- verilen bir savatr. Ciddi ekilde tasarlanm herhangi bir 'Tanr', Zeus'-tan bir kez kurtuldu mu, geri ekilmek zorundadr, nk ona ilikin olarak sylenebilecek herhangi bir ey bizi muhtemelen yanl yerlere srkleyecektir. Tm eylerin yaratcsn ve atasn bulmak gerekten de bir grevdir ve bulmuken onu tm insanlara aklamak ise bir olanakszlktr" (Timaios 28 c). Yasalar" d2i Tanr teolojik bir ara olarak, yan-felsefi, yan-mitik bir speklasyon olarak, ya da ac akalara yol aan bir yokluk olarak ortaya kar. Maara'dan ka ve yi'ye yaklama grece zellikteki sahte iyilerden, varsaymlardan. mgelerden ve glgelerden git gide kurtulmaktr. Bununla birlikte, en aydnlam konuma bile dili gerektirir ve dnyayla temas etmek, Platon'un da genellikle tasarlad gibi. Formlarn rnekleri ve kopyalanyla temas etmektir ki bunlarn byk asllanyla ili-(s.84)kii hibir zaman tatmin edici bir ekilde betimlenemeyecektir. Demiurgos'un grkemi. Devlette tm parlakl iinde ortaya kt biimiyle yi Formu'nn grkemini hibir zaman bu-lanklatrmaz. Glkler ba gsterince Platon betimleplesini deitirmi ve sonunda da felsefi uslamlamasn tmyle terk etmitir. Platon, yanl anlalma olaslnn her zaman bilincindeydi ve Yedinci Mektup'un yazan bu kaygy heyecanla dile getirir. Aziz John of the Cross, "Tm imgelerim ken-dimizden uzaklat rdmzda iine dtmz bir inan uurumudur Tanr" der. Platon da tam bu noktada akalar yapmaya balar. imdi, Platon'un sanata kar knn temeldeki dinsel yanm ve onu niin o kadar kararllkla eikasia'mn zihin dzeyine indirgediim anlayacak durumdayz. Platon a gre sanat tehlikelidir, nk esas olarak tinsel olan taklit eder ve inceden inceye onun klm deitirip nemsizletirir. Sanatlar dinsel imgelerle sorumsuzca oynarlar. Aslnda bu imgeler akln isel ya da dsal otoritesiyle eletirel olarak denetlenmelidir. Sanatlar, gerekten ok akla yakn olan hedefleyerck dncenin ve hnerin aydnlatc gcn karanlklatnrlar. Sanat tatsz tuzsuz enti-pften eylerden ve anlamsz imgelerin sonsuz oalmasndan haz duyar (televizyon). Sanatn oyunbazlnda uursuzca bir yan vardr, ktln kin dolu (phtho-nos) ve elenceli bir kabulleniliidir sanat. Ayn zamanda da eytanlk ve alay yoluyla iyiyi ktden ayrt etme yeteneimizi zayflatr sanat. Sanat, iyiyi ne temsil edebilir ne de yceltebilir; sanat yalnzca eytani, fantastik ve ar olan temsil edebilir ya da yceltebilir. Oysa gerek, sessiz, arbal ve snrldr. Sanat sofistliktir, sanat en iyi halinde bile sahte 'doru szll' erdemin kurnaz bir dman olan, ironik bir mimesis'tir. Dolayllk ve ironi, canl konumada ortaya kan, gerekle dorudan ilikiyi engeller; sanat bu yzden diyalektiin de dmandr. Yaz ve resmin dili bizi gerekten (s.85)daha da ok uzaklatrr. Bunlar akl durduran, konuyu kat ka-lplara indirgeyen ve sradan sanat alclarna kar savunmasz olan bir imge engeli yaratrlar. Gerek logos, en yce (dile getirilmeyen) gerein karsnda sessiz kalr, ama sanat objesi kendi gevezeliini sever, gerei deil, kendini sever ve ortadan kaldnmaz ve sonsuz olmay arzular. Sanat, bizi grnlerle honut klar ve belli imgelerle byl bir ekilde oynayarak dnyann eitim harikasn felsefeden alar ve geree

doru ynelme duyumuzu altst edip onu fark etme motiflerimizi bozar. Sanat en ak biimde', gzellik klna brnen, saflm yitirmi ekicilik olarak grlr. Form bu yzden bilginin dman olur (Venedik'te lm'n sonuna bakn). Sanat, yaamn btn zerine eilip kafa yormas gereken zekay yalnzca bir noktada toplayarak snrlandrr. Sanatta form yanlsamalar iindir ve form, gerek kozmik gzellik ile zorunluluk ve nedenselliin gerek kat formlarm gizler, dnce douran paradokslar fantezilerle bulanklatnr. Sanat objeleri gerek birlikler deil, gereklikten kap fantezilere snan akln tamamlad szde-objelerdir. Akn olann gereklik ve iyi olarak ekicilii kark ve taklididir. Gerekliin bir sevin duygusu olarak gerek anlam sanatn ekicilik-sevin' esi tarafindan aldatc biimde taklit edilir. ok az iyi sanat vardr ve bu bile (corrupo optimi pessima) tehlikelidir. Sanattan holanmak temiz bir insan bile, salkl bencillik zerine temellenen sahte bir kendini tanma salayarak aldatr: Ma-aradaki ate yanllkla gne sanlr ve insan maarada aydnlandm hayal ederek rahat rahat oyalanr. Sanat bylelikle szde bir tinsellii, dorudan sezgisel bilginin akla yakn tak-lidini ve varlk cetvelinin tepesinde deil de dibindeki gidimli zekann yenilgisini ortaya koyarak tm insanln ktrtuluunu engeller Sanat dzmece bir varlk ve dzmece bir durumdur. Szde bir tinsel etkinlik olarak, daha kaba amalar deersiz g-rldklerinde bile bizi yine de ekebilir sanat. Biz iyiye, son-(s.86)suza dein sahip olmaya abalarz, oysa sanat deersiz, sahte bir lmszlk sunar bize. Bu yzden de bu etin nsel yolculuu sekteye uratr ve gerek catharsis'in (arnmann) do-asn arptr. Verdii hazlar saf olmayp, belirsizdir ve bu hazlar bencillikle gizli gizli yandalk ederler. Sanat, egonun dsel yaamm ve onun her eye gc yetme arzusunu besleyen byl nesneler yaratarak, kurtarc Eros'u aldatr. Sanat kendini 'her trl deneyimi ortadan kaldrabilecek bir duyarlk mekanizmas olarak ortaya koyar (T.S. Eliot"n szn ettii balantlarm koparmam duyarlk. Platon, belki de hakl olarak, bylesi bir duyarl sanatlarda esasl bir zellik olarak grmektedir). Sanatn ayrl, bakal bir yapmacklk, bir sahte aknlk, baka bir dnyann sahte bir taklididir. (Sart-re'm Bulant adl romanndaki, gramofon planda ark syleyen zenci kadn). Sanat bylelikle felsefenin yerine geebilecek byl bir ey, gereklii snflandn? aklayabileceini ileri sren, saflktan yoksun bir arac olabilir. Ancak ay-dmlanmaya gtren kestirme bir yol yoktur ve Philebos bize (16) dnyadaki varlklar aceleyle szde bir birlik, bir eikon yaratarak deil, sabrla snflandrmamz gerektiin} syler. Sanat sahte, yozlam bir anamnesis gerekletirir ve bu anmsama eyleminde aranp da bulunan ey, kiisel bir bilindnn zel imge deposundan kan bir glgeden bakaca bir ey deildir. Hatta sanat yapt Form'un tehlikeli bir karikatr olarak bile dnlebilir, nk Form balangta saf, daimonik, tikel bir ey; zamand, ltl, gereklik veren, ay n, dorudan bilinebilir ve biricik bir ey olarak tasanmlanmtr. Platon sk sk, mit ve logos arasnda yaptklar ayrm kendi yaptlarndaki ayrmdan daha az belirgin olan felsefi ncelleri hakknda akalar yapmaktadr. Mit unsurunun felsefesine sz-masnn tedirginlikle farkna varmas Platon iin hi kukusuz 'felsefe ile iir arasndaki eski atmann bir parasdr. Sok-rates Phaidon'da (100 a) bilimi rcddedip, logoi'ye dndnde. (s.87)yalnzca imgeler kullanmadm syler. Platon da 'resimler ile "konumalar arasnda ak bir ayrm yapma konusunda srekli titizlenir. Bununla birlikte, iindeki sanat yan (yoksa, filozof mu diyelim?) onu yine de imgeler kullanarak aklama yapmaya zorlar. "Bir metafor mu bu" soruu elbette metafizik aklamalar hakknda, szgelimi bize Saf Akln Eletirisi ile Akln Fenomenolojisi'nde sylenen eyler hakknda so-rulabilecek temel nemde bir sorudur. Dorusunu sylemek gerekirse, bylesi yaptlar metaforun yardm olmakszn hi var olamazlard. Platon (Timaios 47 b'de) grme duyumuzun en byk nimetimiz olduunu ve onsuz felsefe yapmann mmkn olamayacam stne basa basa vurgular. Grsel olmayan yaplan anlamak iin (ayn zamanda da farkl grsel

yaplan) grsel yaplan kullanma yeteneimiz herhangi bir alann ak-lanmas bakmndan temel zellik tar. Formlar Kuram, izgi ve maara metaforlanyla balantl olarak okunduunda (Platon'un yorumlad bir Orpheus miti olabilir bu), zihinde kesinkes baz gl imgeler yaratabilir ve bunlar da eninde so-nunda Formlar Kuram n anlamay engelleyebilir. Felsefi aklamadaki glklerden bazlan u gerekte yatabilir: Her ne kadar Platon balangta Formlar' nesne benzeri eyler (yetkin tikeller, 'ruh maddesi') ve sonra da znitelikler (att-ributes) olarak grrse de, Timaios'ta. onlan tanrsal gr nesneleri olarak ele alr (geri neye 'benzedikleri sylenmez bize), nk yalnzca bu imgeyle aklanabilecek temel zellikte bir ey vardr. Platon daha nceki imge btnn bozup deitirmek iin bir hayli zaman harcam (Parmenides, The-aitetos, Sofist) ama sonralan Timaios'i^ daha olaanst, tmyle yeni ve aklayc baz mitolojik imgeler yaratmtr. F.M. Comford'un da belirttii gibi. Yunanlar (Sokrates'in za-mannn) geometrideki ilerlemeden dolay akla sonsuz bir gven duyuyorlard. Bu gvenin yaratt dram, bir lde Platon'un filozofluunda ortadan kalkmtr. Ne var ki, ba-anszlklan Platon'u (daha sonralan, Hristiyan ya da liberal (s.88)bir dnr gtrebilecei gibi) insan aklnn temelde snrl ve yanlabilir bir ey olduu sonucunu alakgnlllk ve ho -gryle kabullenmeye gtrmemitir. Tersine bu baarszlklar daha kat bir hiyerari anlayna gtrmtr. Bilgelik oradadr, ama bu bilgelik tanrlara ve ok az sayda lmlye aittir (Timaios, Yasalar). Ne de olsa Platon siyasetle srekli ola-rak ilgileniyordu ve orta yalarnda bile insanlarn ounluu konusunda iyimser deildi. Diyaloglarnda neredeyse dorudan hi anlmayan (Sokratesin lm dnda), imdiye dein ayrntlaryla kaydedilmi en korkun ve sinir bozucu baz tarihsel olaylarn iinde aktif olarak yer almt. (Theaitetos, Co-rinth savandan sonra limandan getirilen, yaralar iindeki, dizanteriden lmekte olan Theaitetos'un haberleriyle alr, ancak felsefi tartmalar IMZ hemen gemie gtrr). Yaam ve bu balamda sanat diye adlandrabileceimiz ey, burada dikkate deer bir gerilim iinde tutulur. Diyaloglarn dramatik zamanlamas estetik olarak gz alcdr. Daha neeli bir hava tayan ilk yazlan da iinde olmak zere tm yaplarnda Platon, nesnel olann yceliim ve ona ykselmenin zorluunu vurgular. te yandan Platon, en skntl anlarnda bile temelde hibir zaman kukucu deildir. yi (gerek, gereklik) bizden uzaktr ve eriilmesi zordur; ama iyi yine de oradadr ve bizi ancak iyi tatmin edecektir. Bu gerek, sanat klndaki imge yaratc ve avutucu ego ta-rafndan -ki hepimiz de bir dercceye kadar yleyizdir- gizlenir. Sanat, en yce gce sahip olduunu gizli gizli iddia etmesiyle, gerekliin varl ve yokluu arasndaki fark bulanklatnr ve etkileyici imgelerle, insan ile Tanr arasndaki uzakln kat, ancak esin tayan gereini rtmeye alr. Bu boluk elbette ayn zamanda filozofun metafizik varlk merdiveni ta-rafndan da gizlenebilir; bize bu merdiveni bir yana atmamz sylemek iyi, hotur ama; bu merdiven ilgintir. Sanat, bazen felsefenin iinde, bazen de dnda, bu etin yolculuu grmezden gelip bizi daha nceden orada olduumuza inan-(s.89)drabilir ve gereklik ile akln lye gelmezliini yadsyabilir. Gz yal bir romantisizm sanat klnda felsefenin ardndan gelir. "iirsel oulculuk Bir' gizemciliinin mantksal sonucudur" (Edgar Wind, Pagan Mysteries of the Renaissance, 1958, s. 176). Ancak bu boluun bilincinde olmak insann zih-ninde bir kpr kurmas deildir. Platon kendi sanatlnn tehlikelerim biliyordu ve Yasalar'dsi krgnlkla dile getirilen teolojik aklamalar, felsefenin psiloi logoi'yi, yani mesafeli, sade, jargon iermeyen dzyazy terk eder terk etmez by ola-rak kullanlma tehlikesiyle kar karya bulunabileceini gstermektedir. Felsefe yapmak iin duyulan en gl gd, belki de, sanat yapmak iin duyulan en gl gdyle ayndr, yani Demiurgos olma ve insann kaosu kendi kusursuz planna uygun olarak yeniden dzenleme arzusu. Tinin herhangi bir davuruluu, gc asndan belirsiz olabilir ve hem grsel sanatlar, hem de edebiyatlar, Platon ile Fneud'un ok iyi anlad baz nedenlerden dolay bu belirsizlik alanm

severler. Sanatla din arasnda her zaman tehlikeli bir iliki olmutur. Teolojinin duraksad yerde, sanat byk bir istekle aklamalara giriir. 'Saf dnce nin daha az gl olduu yerde sanat daha tehlikeir olarak grlebilir. Herhalde o zamanlar 'yksek diyalektikle inancnn azalm olduunu hisseden Platon'un, zel dinsel speklasyonlarn ks-teklendii ve pitoresk popler dinin bir devlet gc aygt olduu Yasalarda sanatlar bylesine kat bir denetim altnda tutmasna (kendi gr asndan) amamak gerek. Gerekte sanat, zel olarak engellenmedii srece, Tanr'y ve dinsel yaam igdsel olarak maddeletirir. Bu hibir yerde, ok sayda din bilgininin hizmet ettii Hristiyanlkta olduundan daha gerek olmamtr. lem'in bildik figrleri byk resimlerde ylesine yceltilmi ve ylesine gzelletirilmilerdir ki, sanki ressamlar bu konuda son yetkeymi gibi gzkmektedirler. Platon'un dedii gibi, airler Yunan tan-nlarnn etrafnda gibidirler. Hristiyan imajlar, bir lde H-(s.90)ristiyanlm tarihsel doasmdan tr, 'gerek' sanlma eilimi gsterir. Sanat, belki de yanltc bir 'tinsel' yolla, dinin maddesel donanmna katkda bulunmakta ve aslnda uzlatrc bir ara olmas gereken ey tmyle kstekleyici bir engel olabilmektedir. ok sayda modem tanrbilim uzman bu katlam ve gnmzde kabul edilemez olan mitolojik engeli, Hristiyanl sradan insanlar ile sofistike nitelikler tayan insanlardan ayran bu engeli ortadan kaldrmaya almaktadrlar. Hristiyan inancnn bu sreten sa kp kamayaca merak edilecek bir konudur. Sanat, dini yksek bir dzeyde byler ve btnsel gerein ortaya kanimas me-selesinde en yksek engeli oluturur. Tinsel' imgelerin kat betimlerle verilmesi akl tutsaklanr, tinin zgrce devinimini engeller ve dili bulank eretilemelerle doldurur (nan uurumu imgelerin tesinde ve ayn zamanda da logoi'mn tesinde yatar). Daha nce de belirttiim gibi, sanat konusunda duyulan huzursuzluun bilincine varm modem nclerden olan Ki-erkegaard, bu sorunlarn nemini sezmi ve gerekle daha dorudan bir iliki kurmak ve estetik olarak allanp pullanm kat bir teolojinin yol at dogmatik gevemeyi engellemek iin sanat ykc, kuramlara kart bir aldatmaca olarak kullanmtr (Ancak sanat hileli bir eydir: Baarm mdr acaba bunu?). Dou'da (Avrupa usuluunun kurucularna artc derecede yakn olan bir alan) sanat dinin daha alakgnll ya da daha isabetli bir deyile, daha belirsiz bir hizmetkar olarak grlr. Oysa Bat sanat, tam da Platon'un korktuu gibi, dinden ayrilp byk bir 'yetke' haline geldiinden, gcn hizmet etmeyi amalad dinin kemiklemesine gizli gizli dn vermitir (Kibirin gnah). Her ne kadar Dou'da sanat dinle, Bat'da olduundan daha genel tarzda (daha gevek tarzda) balantl olmusa da, imgeleri ou kez, anlaml olmakla birlikte, daha az uzmanlam, daha az ussallkla aydnlanm ve yaznsal adan daha az katdr. Grkemli Hindu tanrlar, ne (s.91)denli aka ve sevgiyle ifade edilmi olsalar da, daha gizemlidirler. Dou dinleri Hristiyanln korkun tarihsel ak-lndan yoksundur. Dou sanat daha alakgnll, daha az grkemli'dir ve tinsel olanla daha dingin, belki bu yzden de daha derin bir iliki iindedir. Belki de Platon'un tutumuyla ts-lamn "figrler ve "objeler' konusundaki -buna rol oynama il-kesine dayanan tiyatroyu da katalm- yasaklayc ilkeleriyle belirginleen arbal pritenlii arasnda bir koutluk bulabiliriz. Tekhne'yi kullanmalar bakmndan Platoncu olan ama felsefeyi reddeden Zen Budistleri, sanat aslnda bir kar-sanat olarak kullanmaktadrlar, nk en sevdikleri imgeler, ustalkl olmakla birlikte, yalnzca sama biimde yaln deil, ayn zamanda ou kez kasten de eksiktir. Birok modem grnt sanats da, kar-sanat bir sanat olarak etkin klmak iin ne kadar hner gerektii konusunda birbirlerinden ay-nisalar da, bylesi bir tutuma kar belirgin bir duygudalk duymaktadrlar (Bu elbette onun tam amacna bir lde bal olacaktr). Zen ayn zamanda eitim paradokslarndan da (kaon) yararlanr. Platon'un paradokslar (suda 'bklm' grnen nesne) lmlere ve bylelikle de kozmik Eros'a gtrrler, oysa Zen paradokstan daha gerek ve dorudan anlaylar uruna ussal dnceyi ezmek iin tasarlanmtr. Sanat kendini ok

ciddiye almad srece Zen, sanat kul-lanmaya hazrdr ve Zen ayn zamanda sanat imgelerinin dzmece dinlenme yerleri yaratabilme gcnn de pekSIS farkndadr. Saf, gsterisiz, yaln sanat dindar insann en iyi arkadadr. Hi kukusuz Platon, bu gr benimserdi. Zen, hneri vurgular, ama deeri olmayan rnleri de gzetir. Platon (Yasalarm 956 b numaral paragrafnda) tanrlara sunulacak eylerin tek bir gnde yaplabilecek eyler olmas gerektiim syler. Gilbert Ryle, Platon'u bir Nestor'dan ok bir Odysseus olarak tanmlar. Dncelerinde srarla direten her dnrn ya-ptlarnda tutarszlklar ve tmyle rastlantsal eler bulunur. (s.92) Bununla birlikte, Platon'un teki felsefi sorunlara kar tav-rnn deitii dnemlerde, filozofluu dndaki yaantsnm (burada tartlmayan) nemli tarihsel dnemelerinde, hatta si-yasete katlma konusunda duyduu son derece karmak duygularn egemen olduu dnemlerde, onun sanata kar gsterdii tepkide hem dnce, hem de bir duygu birlii var gibidir. Savunmanda airlerc bir saldn bulunmas kukusuz anlamldr. Phaidon'un 61. paragrafnda, Sokrates'in, bir mythologikos olmad halde, dnde grd mzik yapma buyruuna nasl uyduu anlatlr. Bu sanat alannda son derece yetenekli olan mirass Platon da, bu buyrua en iyi nasl uyulabilecei konusunda hocas kadar armtr, zgr sanata kar siyasetin ynlendirdii dmanlk -ki Platon bunu modem diktatrlerle paylamaktadr- hem felsefi zellikli olan, hem de dnrn mizacndan kaynaklanan daha incelikli kar klardan ayrlabilir. Bizler Platon'un sulamalarna kar her ne kadar sanat savunmak isteyebilsek de, daha yce bir ilgi balamnda, bu sulamalarn bazlarnn dnlp ta-nlmaya ne kadar deer sulamalar lduunu da kabul edebiliriz. Sanat dta brakan bir eit dinsel yaam vardr ve bunun nedenini anlamak olanaksz deildir. Gerekte btnlkl bir estetik iin gereken materyalin byk bir blmn, yani sanatn savunulmasn ve makul bir eletirisin! Platon"un kendisi salamaktadr. Sanatn gerekle ve iyilikle ilikisi, onun herhangi bir ciddi eletirisinin temel il-gisi olmaldr. 'Gzellik' kendi basma tartlamaz. Bu anlamda hibir 'saf estetik bak a yoktur. Felsefe ile teolojinin kt olan aklarken onu reddetmeleri gerekir, ama sanat temelde Platon'un Erosuyla bir benzerlii paylar. Felsefe ve teolojinin prist olduklar yerde, sanat utanmaz bir ibirlikidir ve Platon hakl olarak ironiyi ve glmeyi balca i-birlikilik yntemleri olarak grr. Usta sanatnn yarglar veren akl, incelikli bir kendini silip ortadan kaldrma aygtdr. Yazarn ya da ressamn kendilerim aa vurduklar ton ya da (s.93)slup kurnazca bir itensizlie ok yakn olabilir. (Szgelimi, eletirmenlerin bir romanda/karakterlerin 'yaratlmas' diye adlandrd eyde olduu gbi). Bu yzden Platon'un kavray sanattaki deer yarglarmzn en derin dzeylerine eriir. Pla-ton'un felsefesi byk lde gzelliin ekiciliinin nasl olup da gerekliin ahlaksal ekimi olarak ortaya ktyla il-gilendiinden, Platon'un kendi olumsuz ve tepeden bakan ta-vrlarna karn, yazlarndan olumlu bir estetik denekta karmay umabiliriz. Bu grmz somutlatrmak zere bir an iin Platon'un daha da artc olan bir eit 'aylak p-ritenlik olarak grebileceimiz bir tavrni: to yeloion'^ yani gln ya da sama olana ilikin grn gz nnde tutalm. Her ne kadar felsefenin genelde komik olmaktan ok nkteli olduu ve ayn eyin din iin de geerli saylabilecei sy-lenebilirse de (isa aka yapmaz ama nkteli szler syler) Pla-ton'un yaptlar gerekte ho akalarla doludur ve yaptlarnn her yanma bir mizah yla tatl bir elence dknl yaylmtr. Bununla birlikte Platon, gln olan, poneria tis olarak, yani bir eit ktlk olarak reddeder (Philebos 48 c) ve bunun insann kendini tanmasna ilikin bir eksiklie iaret et-tiini syler. Platon herhalde, lyada'nm balangcndaki (7/-yada I. 599, Devlet 389 a) glen tanrlarn olaanst bir biimde betimlendii blm sansr ederdi. Glmek belki de pek iyi niyetli bir ey deildir, ama Platon'un asl sylemek istedii ey, bu noktada bulunmaz. Glme (elendirici glmsemelerden farkl olarak) arballktan uzak, patlayc, iddetli ve ar bir eydir. Philebos'^ son derece etkileyici kuramlar ileri srlerek vlen alakgnll ciddiyete kar

incitici bir yan vardr glmenin. Hi kukusuz iddetli glmede otoriteye kar bir yan da vardr ve gnmzde bile, toplu halde glmenin ho karlanmad, aslnda hi de ilkel olmayan toplumlar bulunmaktadr. Korkan ya da sululuk duyan akl her zaman unu merak edecektir: Acaba neye glyor bunlar? Platon daha kesin bir tavrla, hem Devlette, hem de Yasalar" da, (s.94)diyaloglar boyunca ara ara/samal reddeden arball bir eit erdemli z-sayg 'e bir tutar gibidir. Bu konuda, komik olana, insann uzun ve etin yaam yolculuunda merkezi bir nem veren Zen meslektalaryla kart grtedir. Koan, ou kez bir eit lgnca aka olarak gzkr. Elbette kt bir sama vardr (alalc, incitici), ama ayn zamanda iyi bir sama da yok mudur? Arballk yitiminin ahlaksal yitim olmas gerekmez; bu yitim, kendini beenmilikten uzaklamak, alakgnlll kefetmek olarak grlebilir. Beri yandan gln olan sezebilmek, sanatta hi de az rastlanlmayan gsterili tutumlara kar bir savunmadr. Bununla birlikte Platon, iyi insan tanmlamak iin yapt ilk gi-riimlerinden birinde, kahramann tersine, insann arballna nem verir. Musevi-Hristiyan gelenei de genelde iyi insann gln olarak tantlmasndan kanmtr (Eyp gln deildir). Bu, bize doal gelebilir, geri insann zedelenmemi bir arballkla alakgnll olup olamayaca da sorulmaya deer bir sorudur. Elbette modem (burjuva) edebiyat da gln, ekici, iyi grnml kahramanlar yaratmaktan zevk duymutur ki bu kahraman tipi Platon'un hi kukusuz, belki de hakl olarak, tiksintiyle bakaca bir tiptir. Glmenin ve onu yaratan sanatn, herkese bilindii zere, hibir logos'u olmayabilir. Analize kar direnen durumlara ve sama akalara niin olduunu bilmeden (kendini tanma eksiklii) lgnca gleriz. Platon, Philebos'^ (65-6) cinselliin glnlnn tiksindirici olduunu ileri srer gibidir. Freud, akalar tanrken (akalar ve Onlarn Bilind ile likisi, iv.2) sanatn gizemli hazlarnn genel betimlenmesinde de kulland ve 'n-haz ilkesi olarak adlandrd eye gndermede bulunur. Diyaloglardaki nazik ve ou kez de derin anlaml akalar aevgi ilikilerine gz atld baz durumlarda yaplr; szgelimi, sylev eken gen Sokrates'i dinlerken birbirlerine glmseyen Zeno ile Parmenides'in betimlendii ho resimde olduu gibi. Bunlar, sanat Platonun, i ie geen es- (s.95)tetik ve ahlaksal nedenlerden tr, olas sonularm gzden uzak tutmaya alt 'n-hazlar'dr. Sevgi konusunun ele al-nndaki bu arbal yaklam Platon'un sanatnn en yce etkilerinden birisidir. "Dzen gzeldir (iyidir), dzensizlik ktdr." Devlet hakikaten gerek olan bir dnyann uyumlu olduunu benimser gzkr ve bizler kendimizi ve dnyamz anlamaya makul biimde giriebiliriz. Trnakta Demiurgos dzensizlii tmyle egemenlii altna alamaz ve biz lmller 'zorunlu tutkularn kurbanlar oluruz. Yasalar'd^k anlaml pasajlardan birinde (923 a), yurttalara, 'kendilerim tanyamayan bir gnlk yaratklar olarak hitap edilir. Devlette son derece yksek bir yer verilen matematik biliminin aydnlatlm dnyasnn pa-radigmatik grnts, altst olmu bir dnyayla kar karya gelen akln daha gereki bir betimine olanak verir. Demiurgos sanatnn retici bir portresidir, yle ki o da, nedensel zel-liklere sahip olmakla birlikte, mekanik adan sistematik olu-undan tr deil, temelde ksmen kark oluundan tr, direken maddeyle urar. F.M. Comford (Thucydides Mythis-toricus, cilt. vi, Timaios'un 47-8 paragraflar zerine yaplan yorumlardan alntlanmtr) Tkidides'in sradan insan kavray alanm nedensel bir yasa alanyla deil de tanrlarn ve ruhlarn retilebilir etkinlikleriyle dolu bilinmeyen bir rastlant alanyla nasl kart eyler olarak grdnden sz eder. yle ki, bu bilinmeyen alann karsnda insani gdler mutlak balanglar olarak grlme eilimindedirler. Bu, bilimsel bir an ocuklar olan bizler iin bile bazen, kendi talih alammz grme biiminden tmyle farkl deildir. Demiurgos bir 'samalk' (karklk) derecesini kabul etmek zorundadr, ama Demiurgos uyum idealim elinde tutar. Demiurgos'un karsnda duran dzensizlik ne abartlmal ne de yceltilmelidir, bu, znt duyulmas gereken bir dzensizliktir.

Philebos'i^ (49-50) tanma, gln ya da sama olan Platon'un zellikle tiyatroyla ilikilendirdii neeli ve kskan (s.96)ktlk duygusunun (phtfynos'un) en azndan bir eidiyle birletirir ve Platon bu ilikinin kapsamn daha sonra 'yaamn tm traji-komedisi'ne dek yayar. Phthonos szcn n-gilizceye evirmek zordur, nk bu szck fte 'ktlk' ne de 'kskanlkla tmyle bulunmayan sado-mazoistik bir nee, bir sevin esi ierir. Dostoyevskinin Yeraltndan Notlar doki anlatcs bu kavram hem dile getirir hem de analiz eder, ayrca sanatn ahlak bakmndan dk bir kafaca 'kullanmnn' da ho bir betimlemesini yapar: "Her ey hep beni honut edecek biimde sona erdi. Var oluun en zevkli biimlerinden olan sanata insan bylercesine tembel bir geile yani... Benim iin her ey hazr ve elimin altndayd, airlerden ve romanclardan yrtlmt ve her trl olas talebe ve kul-lanma da uyarlanabilirdi. Szgelimi ben herkese stn k-tm..." vb. Sanat, ideal olarak, eer duvar kad yapma aamasnn tesine gemek istiyorsa, sakin olan, kskan olmayan Demiurgos'u taklit etmelidir, Demiurgos, malzemesinin yola gelmez karklm adil gzlerle ve bir orant anlayyla grr: Philebos'm 16. ve 17. paragraflarnda dile getirilen bu orant ve doru dzen anlay diyalektik tarafndan beslenir. Ancak Platon bunun mmkn olduunu kabul etmeyecektir. Kt sanat (hepimizde bulunur bu). Sofistte yaplan ayrm ve maara imgelerim kullanacak olursak, safdil bir hayalci olarak, yalnzca hareket eden glgeler grr ve dnyay, kendi kiisel d yaamlnn kolay, dirensiz, mekanik 'nedenselliine gre yorumlar. (Kt gerilim roman ya da sradan romanslar ve onlarn alclar). Kendini 'ok ok iyi tandm dnen sradan sanat (eer yle ni-telendirebilirsek, atein yanndaki ironik adam) gerek dzeni anlama konusunda herhangi bir ciddi ya da doru giriimin umutsuzluk dolu dramatik bir reddi olarak, kendi alaynn ve s-kntsnn parodisini yapar. Bu figr (Platon'un diyaloglarnda olduka tandk bir figr olarak ortaya kar ve eletirilir, modem edebiyat ise ayn figrc hogryle bakar) sinik sofistin(s.97)her eye izin vardr" ve 'insani her eyin lsdr d-turlarna giden yolun zerinde bulunmaktadr. Bunlarn hi-birisi de, sanat olarak ya da insan olarak, kendilerine ilikin gerek bilgiye sahip deillerdir ve kendilerine direnen maddenin katlm, dnyann zorunluluunu, ancsyke'sm tam olarak kavramazlar. Demiurgos yan-kaosla kar karya gel-diinde (eer gereksinim duyarsa) Formlarn varlyla kendini destekler. Ancak, bir eit kendine dknle mahkum olmu lml sanatnn bir d ya da bir sinik olmas gerekir mi? Bu kii yaratlm dnyay Formlarn safnda grmeye giriemez mi? Byk sanat yaptlarnn variina iaret ederek Platon'un grlerim 'rtmeye girimek ve bunu yaparken de bu yaptlarn oluumlarm ve deerli yanlarm Platoncu terimlerle betimlemek akl elici bir eydir. Kant, gzellikten, ekicilie kayabilme olasl yznden kukuland halde, onu iyinin bir simgesi olarak grmeye hazrd (Yarg Gcnn Eletirisi i.59). Peki, Platon'un kar klarm ciddiye alsak bile, sa-nata hi olmazsa bu gzle baklamaz m acaba? Bir bildirimden ok simgesel bir g olarak dnlen iyi sanat; saf, akn deerin insan harekete geiren bir imgesini, kalc, grlr, daha yksek bir iyiyi sunar ve belki de, duasz ya da ayinsiz dinden uzak bir ada, ayr, yararl, deerli olarak kavranan ve sessiz, sakin, mlkiyet duygulan yaratmadan dikkate alnan bir eyin en ak deneyimini yaratr. Holandmz iyi sanat kutsal gzkebilir ve bu sanata katlmak, dua etmek gibi bir ey olabilir. Bylesi bir sanatla ilikimiz geri 'herhalde hibir zaman' tmyle saf olmasa da, belirgin biimde bencillikten arnmtr. Resim galerisinde hissedilen dingin haz, sa saonunda duyulan zevkli heyecandan olduka farkldr. Platon'un dedii gibi, gzellik, grnr biimde akndr. Aslnda, estetik ve ahlak tartmalarnda son derece elzem olan gr metaforu bundan kmtr, iyi insanlara ve kahramanlara hayranlk duyduumuz zamanlarda olduu gibi, iyinin baka biimlerde (s.98)seyri, bir deneyim olarak olfkez daha kanck ve daha az etkilidir. Kierkegaard'n da dedii gibi, hayran olur ve geveriz. te yandan, iyi

sanat, ruh iin alma salar. Elbette ahlak byk lde bir eylem meselesidir, geri derinlemesine baktmz eyler yaptmz eyleri etkiler ("Hangi eyler drstle aksa.. hangi eyler safsa.. bu eyleri dn.." Phi-lippians 4:8). Ve tabii kiisel ilikilerin yerine getirilmesi erdemin temel okuludur. nsanlarla alveriimizde ortaya kan tinsel keifler sanat yoluyla kazandklarmzdan belirgin bir biimde daha nemlidir, geri ak olmaya daha az eilimlidir. Bir eyi yaparken gerekelerimiz nelerdir ve bunlarn nemleri var mdr? zgecilik ne zaman iktidarn bir ifadesidir? (vb. vb. vb.). Elbette bylesi sorunlarn zel durumlarda yantlar olmas gerekir. Ancak sanat, bencilliin zeki bir dgcyle nasl antlabileceinin bir deneyimi olarak eli-mize canl bir kant verir. Sanat-gzellik ilikisi bir anlamda iyiden ayrlmaldr, nk sanat temel bir zellik tamaz. Sanat, ahlaksal bir aba gerektirmekle ve insanlara sakin bir dikkat gc vazetmekle birlikte (herhangi bir ciddi almann yapabilecei gibi) insana zevk ve nee veren olaanst bir eydir; Kant'n Ycesi gibi, bir fazlalktr. Bizler Alpleri ya da Caimgorms'u grmeden de, Tiziano ya da Mozart'la karlamadan da kurtanlabiliriz. Bizim ahlaksal seiler yapmamz gerekir, byk sanattan holanmamz gerekmez. Hi kuku yok ki ou insan byk sanattan hi holanmaz. Ama elbette byk sanat iyinin ynn gsterir ve ahlak iin en azndan bir dman gibi tehlikeli olmaktan ok bir yardmcdr. Kt sanatn (hi kukusuz bir hayli kt sanat vardr) nasl ve ne zaman ahlaksal olarak zararl olaca, ya da zararl olup olmayaca, bildiimiz gibi, kolaylkla yantlanamayacak derinlikli bir sorudur. nk byk sanatn var olabilmesi iin sanatn genel bir uygulamasnn var olmas gerekir. Aslnda Platon'un Yasalar" d3, kabul etmeye hazr grnd gibi nemsiz sanat bile olduka zararsz bir avuntudur.(s.99)Elbette sanat ok byk bir eydir ve Avrupa felsefesi de garip bir biimde kktr, yle ki bu yzden Whitehead "Avrupa felsefesi, Platon'a dlm dipnotlardr" dediinde pek de abartya kam olmamaktadr. Platon'un grleri tar-tildnda insann srklendii, sanafa ilikin genel konumalar her zaman iin anlamsz olma tehlikesiyle kar kar-yadr. Bir eletiri bilimi yoktur. Her szde eletirel 'sistemsin, sonunda, en iyi aygt tarafndan, yani kafas kuramlarla mmkn olduu kadar az kanm, zeki ve deneyimli eletirmenin sakin ve ak yarglaryla deerlendirilmesi gerekir. Akademik estetikle bildii ekilde hesaplam olan Tolstoy'un igdleri salam temellere dayanyordu. Onun btn bilmemiz gereken eyin iyi sanatn iyiyi yeryzne yaymakta olduu yolundaki sz, benimseyebileceimiz bir szdr. Bununla birlikte insan, bir lde Platon'un us-lamlamalarna hakkn teslim edebilmek iin. byk sanatn bizim iin nasl iyi olduunu daha ayrntlaryla aklamaya ve bunu yaparken de en iyi aklama malzemesini Platon'un ken-disinden almaya srkleniyor. Sanat, gerekle ilikisi iinde, zel, ayrc zellikleri olan bir zeka altirmasdr. Her ne kadar estetik form temel zellikte hile ve by eleri ierse de, sanatta form, felsefede olduu gibi, iletiim kurmak ve birtakm eyleri aa vurmak iin tasanmlanmtr. yi sanata bir yant olarak verilen hazzn yaratt oktaki temel bir e de, gerekliin, gerek olarak gerein, ontos on'un aa k-masndaki duyumdur: Yani daha nce hibir zaman bu denli aka gremediimiz ekliyle dnya. Bume-Jones u szleri sylediinde; "Ben bir resimle, hi kimsenin tanmlayamaya-ca ya da anmsayamayaca bir lkede, imdiye dein ltlar sam herhangi bir ktan daha parlak bir kta, hi olmayan, hi olmayacak olan bir eyin gzel, romantik dn ve tanrsal olarak gzel formlar sylemek istiyorum" dediinde, kafamz karmaktadr ama, kafamzn kanmas hi de bu szlerin onun resimlerim ho ya da harika olarak gs-(s.100)termesinden deil, tersine aslnda byk gstermeuesinden ileri gelmektedir. (Bak F.de Lisle, Burne-Jones, 1904, s. 173 Hayward GalerisFnde bulunan Bume-Jones sergi katalounda, John Christian tarafndan aktanimtr, 1975). nsan bylesi bir dili (szgelimi) Seurat ya da C6zanne'n yaptlarna yahut Botticelli ile Tiziano'nun iledii mitolojik konular gibi daha uzak ve besbelli daha 'hayalci' bir sanat anlayna

uygulamay dnmezdi. Akteon derken Artemis hzlandnda, vahiy gizemli ama her naslsa yine de gerek bir ey olarak kalmakta ve gerein 'katl ortaya kmaktadr. Platon'u okumak iyi sanatn nasl doru szl olduunu anlamamza yardm eder. D. sanatn dman ve onun sahte imgesidir. Devlet'te betimlendii gibi, daha yksek dzey daha alttaki dzeyde bir imge olarak yansr. Romantikler tarafndan sk sk ve belagatle betimlenmi olan yaratc dgcnn yksek sl birletirici kuvveti, arbal ve doru szl akln dldr; bu akl, dndke ve aradka, kendini koruyan, kendini ne karan fantezinin kolay grlerine srekli olarak hayr, hayr, hayr der. (Sokrates'in, yalnzca 'Hayr' diyen daimonu gibi). Sanatnn zgrl g kazanlan bir zgrlktr ve onun gerei kavraynn bir ilevidir. Buna Platon'un imgelerim uyar-layacak olursak. Dcmiurgos, zaman, sonsuzluun ilgin bir ekilde dntrlm bir imgesi olarak yaratr, ancak uzayn gizemli ve temel zellikteki ortamn daha nceden var olan bir ey olarak bulur. Gerei somutlatran imgeler uzaya sonunda kendiliinden gelirler ki bunu kavrayp kabullenmek ve onu kertme eiliminde olan basklara kar bo olarak tutmak ok zordur. (Vorlust her zaman bir sonu iin sabrszlanr). D-gc birletirir, ama bunu yapabilmek iin, saplantl egonun kolayca birletirme eilimlerine direnerek, gereklikte ayn olan dncede de ayn tutmas gerekir. O zaman, sanat iin verilecek tavsiye diyalektik iin verilen tavsiyeyle ayndr: Kiisel fantezileri, bencilce kayglar ve kendine dkn gndz dlerim yen. Dnyay adil bir ekilde dzenle, ayr ve ayrt(s.101)et. Gerein kiisel ego tarafindan tketim iin fantastik bir biimde yorumlanmas olarak by, bu ahlakla badamayan biimi iinde, felsefenin olduu gibi sanatn da felaketidir. Saplantlar gereklii tek bir kalba indirger. Sanatnn en kt dman, onun ayn zamanda sonsuz yolda olan, bir keye ekilip dler kuran egodur, bir baka deyile eikasia'nm at altnda oturan kiidir. Elbette en yce sanat bireysel, bi-lind bir akln gcnden destek alr; ama en yce felsefe iin de bu byledir ve her iki durumda da teknik tanrsal fke olmakszn yararszdr. nsan yazgsnda zor, gerekli ve kanlmaz olan eyler byk sanatn konusudur. Platoncu ve Kant dillerin bir karmm kullanarak konuacak olursak, bir dte, sanatm aslnda sentetik a priori ile, yani dianoia ile noesis'nm snr blgesiyle, Devlet1te en yce zihinsel durumlar olarak betimlenen eyle ilgilendiim grrz. Sanat, grn dnyasndan gereklik dnyasna yaplan uzun ve etin yolculuk hakkndadr (her iyi oyun ya da romann konuu) ve Platon'un sylediklerine karn, onun felsefesinin ruhun iyiletirilmesiyle ilgili olarak vazettii eylerin rneini oluturur. Bu, Tolstoy'un, sanatnn kendine zg alan dedii "evrensel'dir, en yce ilgi alandr. Tanrsal neden zorunlu nedeni, olas en iyi eyi ortaya karmak iin ikna eder. Zorunlu olan anlalr olann uruna anlamak, dnyann gerek zelliklerinin katlm, bota gezen nedenlerin etkilerim, iyi amalarn niin denetlendiini ve rastlantsaln smnn nerede kabul edilmesi gerektiim saf ve adil bir kta grmek lmllerin grevidir (Sanat ve insan olarak). Bu katla ve rastlantsalla, onlar dlemlerle yumuatmadan da, onlar (sinik) bir samala dntrecek biimde abartmadan da hakkn teslim etmek kolay deildir. Gerekten de sanatta ou kez kolay fantezileri bir yenme giriimi olarak ortaya kan 'absrd esi, bunu ancak karmak bir klk altnda salayabilir. Byk sanat bize kurtarlmam olan gsterirken, alttan alta kurtuluun ne ol-(s.102)dn da gsterir. Tabii Demiurgos baa klmaz glklerc kar uyumlu ve adil bir dnya yaratmak iin uramaktadr. Platon'un adi bir karikatr olarak grd (iyi) sanat kii, dnyay olduu gibi betimlemeye uramakta, bunu yaparken de ho ve gzel bir ey yaratmaya girimektedir. Bu ise, Demiurgos'un yapsal sorunlar olarak adlandrlabilecek eylerin .akllca ve disiplinli bir ekilde anlalmasn gerektirir. Kusurlarn nereden kaynaklandklarm anlamaya bal, komik ya da trajik, bir yce absrd" vardr (Hem IV. Henry hem de Kral Lear V.iii). Balanabilir ya da balanamaz biimleriyle, gnahn ksmen anlalr bir nedensellii vardr. yi

sanat bizlerin insan yaamndaki zorunluluun yerini grmemize, katlanlmas gereken eyleri, yapc ve bozucu eyleri grmemize ve korkun ve absrd de iinde olmak zere gerek d-nay (genellikle endie ve fantezilerle rtl olan gerek dnyay) gzlemleyebilmek iin dgcmz antmamza yardmc olur. Platon, Devle f m 395 a numaral paragrafnda, hi kimsenin, hem komedi hem de trajedi yazamayacam sylemitir. len sona ererken Sokrates, Agathon ile Aristofanes'e bunun mmkn olduunu syler. Bu konumann bir metnine sahip olmak isterdik dorusu. Platon, anlalmas g bir ihmalkarlk ederek, bize hibir ciddi yazn eletirisi sunmamaktadr. nsann zayflm analiz etmeye girien ahlak filozoflar, olduka gerekd baz somalar oluturmulardr; bunun nedeni, genellikle ayn anda birok eyi yapmaya alm olmalardr. ada filozof bu bakmdan daha alakgnlldr. "Hangi genellik dzeyinde almam gerekir soruu, elbette, hem sanatnn hem de filozofun karlat bir sorundur. Byk keifler byk genellik dzeylerinde yaplr. Tpk Pla-ton'un, ""Hi kimse isteyerek hata yapmaz" gibi derin bir fikri, bilen ve eyleyen insan ruhunun genel tablosu iinde baz d-nmlere uratmas rneinde olduu gibi. te yandan, ayrnt eksiklii, okuru 'kansz kategorilerin hayaletimsi balesFni (s.103)deil de, gerekte "insan yaamn' grdne inan-drmayabilir. Bu 'kansz kategorilerin hayaletimsi balesi' be-timinde yatan gr (vizyon), bir baka Platoncunun, F.H. Brad-ley'in zihnini bir hayli uratmtr. Buna bir rnek verecek olursak, ruhun farkl dzeylerim toplumdaki ve farkl devlet tiplerindeki farkl grevlere karlk getirmek isteyen Platon, thymoeides kavramn, yani ruhun merkezi dnmsel bl-gesini, zellikle onur ve hrs duygularyla balantlandrmakta ve bylelikle de ahlaksal deiiklik analizi iin temel bir zellik tayan bir kavram ar basitletirme yluna gitmektedir. teki birok byk ethik incelemesi gibi Devlet de, kesin bir ktlk tanm vermekten yana eksiktir. Tiran kii'nin ok fazla eyi kamtlamas gerekmektedir. Ahlaksal dnp tanmann ve ahlaksal deiimin bir portresi (yozlama, iyiye gitme) her ethik sistemin en nemli parasdr, iyiyi olduu kadar kty de grme gibi konulardaki yamlabilirliimizin aklanmas, daha aydnlatc ekilde (geri daha az sistematik olarak) airler, oyun yazarlar ve romanclar tarafndan gerekletirilir. Felsefenin bunu kabullenmesi ok uzun zaman almtr: nl 'tartma ve sanatn temelde ok nemsiz bir ey olduu kuskusu, gerekten de oktan beri srmektedir. Ahlak filozoflar ancak son zamanlarda edebiyatn yardmm bir aklama ekli olarak grmeye gnl indirmilerdir. Ktln grnts kafa kartrcdr ve ktlk, ze-rinde genelleme yaplmas zor olan bir konudur, nk herhangi bir analiz bir dizi deer yargs vermeyi de gerektirmektedir. Adil insann, adil olmayan insan ak ak grdn dnmek isterdik (Tanr onu aka grr). Sanatn ktlkle aras (ou kez) olduka barktr ve sanat ktl gzelletirmekte abuk davranr. Bununla birlikte, tartmal olarak, iyi edebiyatn ktl ancak herkese duyurarak aydnla kavuturabilecei ve sanatnn sanat d-nda adil olmas gerckmeksizin -budur onun ayrcaladil insann kiisel grne hayranlk duyabilecei de bilinir. Bu (s.104)ayrln mmkn olduu, deneyimlerle ortaya km bir olgu gibi gzkyor. Sanat, tm insanlarn belirsizliim kabullenir ve bu belirsizlikten haz alr. Byk sanatlar kendi sanatlarna belirgin bir zarar vermeden kt eilimlerim yaratc amalarla 'kullanr gzkebilirler. Bu gizem gerekten de lsz ve snrsz olann alanna aittir. Platon eletirinin srekli neyin far-knda olmas gerektiim, insan doasnn kt yannn sanatta gizli gizli ve ereti bir biimde nasl etkinlikte olduunu anlamaktadr. Sanatta ok gizli acmaszlk vardr ve eer sanat yeterince iyiyse (Dante ya da Dostoyevski'yi dnn), bu acmaszl ho grmenin", sanat yaplnn dcerine ya da al-cisna ne zaman zarar verdiine karar vermek zor olabilir. Ancak, byk alan ve ktl adil olarak grmek, estetik abann en yksek noktalarndan birisidir ve hi kuku yok ki bazen eriilen bir noktadr. Bunun nasl gzel bir

ey olduu ise. Platonun kendi dncesindeki baz merkezi ve ok canl karanlk noktalara yakn gzkebilen bir gizemdir (Tanrsal neden her zaman zorunlu nedene yakn olmaktadr). Shakespcare, lago'nun ktcllnden ve Cordelia'nn dayanlmaz lmnden yalnzca bir grkem deil, ayn zamanda bir gzellik de yaratr, tpk Homeros'un anlamsz bir savan straplarndan ve Akilleus'un alml acmaszlndan bir gzellik yaratm olmas gibi. Sanat, ender olarak, ancak yetkeyle, aclardan nasl bir eyler rendiimiz! gsterir bize. Agamemnon'un birinci korosunda her naslsa bize Platon'u anmsatan szcklerle betimlendii gibi -yle grnyor ki Platon, Aiskhyios'un erdemlerine utanlacak bir biimde kaytsz kalmtr (kskanlk m acaba?)- bizler tanrsal ltfn iddetiyle isteksiz bir bilgelie srkleniri iizdir. Tabii ki sanat hi aklama yapmadan gerei aa vurabilir ve adaleti elenceli de olabilir. Zorunluluun zekaya boyun een uysall mimetik-olmayan ve kavramsal-olmayan sanatta canl bir biimde grlebilir ('saf aygt ve 'mutlak yetenek'). Sz konuu bu sanatlar, sanki sanat, gerekle oyunun gizemli bir ekilde bir(s.105)birine kart Demiurgos'un yaracs dlemine gerekten nfuz edebiliyorlarm gibi, gerekliin derin yaplarm zaman zaman aydnlatrlar. nsan, sanat Platon'a verken u noktay bile ekleyebilir: Eer etkin bir inandrc g olarak varlkbilimsel bir kant varsa (ne de olsa Platon'un ana dncesi budur) sanat bu kantn ok akla yakn bir yorumunu salayabilir. Belki de genel olarak sanat, felsefenin kantlayabileceinden daha fazla kantlar. Bir sanat biimiyle tanklk kurma ve beeninin ge-limesi gzele ilikin bir eitimdir, bu ise, iyi olann, saf olann, derinden ve adil biimde dlenenin, doru gzkenin; nemsiz ya da s olandan, dzmece, kendine dkn, gsterili, duygusal, grnte aydnlk, aslnda karanlk vb olandan byk lde igdsel ve gvenli bir ekilde ayrt edil-mesini gerektirir. ou alaltc eletirel terimler bir eit sahtelik yaktrrlar, te yandan Keats, "dgcnn gzel olarak kavrad ey gerek olmaldr" der. Kt sanat dnya hakknda bir yalandr; iyi olarak grlen ey ise, nemli ve ak bir anlamda, ipsofacto(Lat: Fiilen, bir olgu olarak" (.N.)) doru olarak grlr ve gereklii ifade eder: Seurat'nn Bume-Jones'tan, Keats'n Swin-bume'den, Dickens'n Wilkie Collins'ten vb daha iyi olduu anlamdr bu. Platon, Philebos'U, bir haz deneyimine sahteliin bulam olabileceini syler. Sanatta sahte olan meydana karmay renmek ve dorudan haz almak mr boyu sren ahlak eitiminin bir parasdr. Bu, estetik bir manastrda yaamak deildir. yi sanat, ne denli karmak olursa olsun, saflk ve gerekliin belirgin bir bileimini sunar. Ayn eyi yapan ahlak retilerim de dnrsek (nciller, Aziz Augustinus, Nonvich'li Julian, Platon'un baz yaptlar) bunlarn da, kendi yetkin ve doal biimlerinde, birer sanat olduklar kabul edilmelidir. Herhangi bir hnerin gelitirilmesi, gereklii (zorunluluu) kavray arttrr. Bir sanat renmek, her trl (s.106)garip hileleri renmek, ama esas olarak alglanm bir gerein biimsel bir ifadesini yapabilmeyi renmek ve bu renme sreci iinde gerei arptmadan onu eitilmi, saf-lam bir dikkate sunabilmektir. Platon, gln olandan holanr ann "kendini tanma" buyruuna uymak olduunu sy-lediinde (Philebos 48 d) edebiyat eletirisinin nemli bir il-kesini kullanm olmaktadr (geri arpk bir biimde), yani kendini tanmaya kar kan her ey kukuludur ilkesini. Ken-dini dnyada tanmak (onun paras olarak, ona maruz olarak, onurda balantl olarak) gerein en salam kavrayna sahip olmaktr. Platonun erdemle ilikilendirdii, alakgnll "orant duyuu'dr bu. Elbette, fotografk doalclk olmayan gl ve evik bir gereklik, konularn duygusal olmayan, kiisel olmayan tarzda kavran btn sanatlarda bir deer olarak kabul edilmesi gereken bir eydir ve gereklii zgrle kavuturan esinti olarak adlandrlabilecek o zel, yanlsamalardan uzak hazz veren de budur. Elbette sanat, oyunu sever, ama onun oyunu ciddidir. Tes spoydes adeiphe paidia. Freud oyunun kartnn i deil gereklik olduunu syler. Bu, fantezi oyunu iin doru olabilir, ama gerei zevkle arayan ve aa vuran

iyi sanatnn oyunseverlii iin olamaz. Bylelikle, uygulamada, git gide anan ekilde bir kavram te-kine balarz ve gzellii, gerei aydnlatmak ve gereklii yceltmek iin, formun ustalkl biimde kullanlmas olarak grrz, te o zaman Platon'un szn ettii, ama sanattan ayrmay arzulad eyi de alglayabiliriz: Bu, gzeli arzu etme eklinin gerei ve iyiyi de arzu etme ekli olduudur. Burada, iyi sanaty, doru ve disiplinli bir biimde anlamann ve ayrt etmenin bir eit ayr ahlaksal kesinlie bal olduunu sylemek (ayet Timaios'aki mit zerinde daha fazla kafa yormak istiyorsak) akl elici olabilir. Yine gr metaforu kyor karmza: Bir k kayna. Ancak bu fikri zorlayarak bir totolojinin tesine gtrmek zordur, yi sanatlar kt insan olabilirler. Daha nce de sylediim gibi, erdem, tmyle ya-(s.107)ptta yatabilir, doru grye yalnzca yaptta eriilebilir. Ne de olsa, birbirimizi ne denli idolletirirsek idolletirciim, bizler snrl, uzmanl olan hayvanlardr. Bundan baka, yaptn kendisi bile grndnden daha az yetkin olabilir. Bizler bir gnn yaratklanyizdr, daha fazlasnn deil. Kendmizi anlamayz, gereklikten yana yoksuluzdur, sahip olduumuz ve bildiimiz ontos on deil, yalnzca onpos'tur. Bizlere 'Slk ve 'Sessizliksin rolleri verilmitir ve sanat ya da felsefenin le-hinde, ok fazla itiraz etmememiz gerekir (Bu trde en iyi glgelerdir, eer dgc onlar deitirirse, en kt de daha kt deildir). Sanat alcsnn zihninin igdsel tamamlama et-kinliinden tr, ve onun sanatyla 'snrsz' ibirliinden tr, ou kez byk sanat yaptlarnn bile ne denli tamamlanmam olduklarm grmeyiz. Eer sanat dikkatimizi buna ekmek isterse oke oluruz, nk yetkinlie inanmak iin iimizde ylesine byk bir istek kk salmtr. Byk sanat yaptlan ou kez gerekten de yetkin tikeller gibi gzkrler ve biz burada, Theaitetos'un sonunda bizden yadsnan o 'fazladan bilgi'ye sahip oluruz. nsan yaamnn ka-nklndan tr ve estetik formun belirsizliiyle oyun-severiiinden dolay, sanat olsa olsa ancak ksmen aklayabilir, ancak ksmen aa vurabilir. Elbette her karmak yapt, grmezden gelmeyi yelediimiz katk eler ve arazlar ierir. Demiurgos bile hibir zaman tmyle anlamayacaktr. Sanat bizim iin ok iyi olabilse bile, u yanlsama elerinden bazlarm ierir ki, sanata kar olanlar bunlar bir malzeme olarak kullanma yoluna gideceklerdir. Sanat objesinin paralanm yap -ki bu paralanmlktan anlam yaama akar- onun lml doasnn temel bir parasn da oluturur. Sanat en sekin halinde bile kusurludur. Hayranlk duyabileceimiz bir Platoncu olan Simone Weil, bir iirin, air dncesini dile getirilmez olan zerinde odaklatrd srece, gzel olacam sylemitir. Sanat, felsefe gibi (Platon'un grne gre) dile getirilenin tam tesinde so-(s.108)luduumuz o ok ince havann etrafnda dolar. Bununla birlikte, sanat alaltmak iin de sanat savunmak iin de, insann metafizik ya da psikolojik tartmalara girmesi gerekmez. Sanatn daha basit ve daha salam deerleri ortadadr: Yozlam, yalan syleyen bir sanat, despotik bir toplumun gstergesi olduu gibi, zgr bir sanat da zgr bir toplumun temel grntsdr. Byk, genel, evrensel bir haber kayna olarak sanat felsefeye ve bilime ak bir rakiptir, ama zorunlu olarak bunlarn dman deildir. Platon sanatn gerei tayan bu biricik kapasitesine hakkn hi teslim etmemitir. yi ya da edep sahibi yazar 'doktorlarn konumasn yalnzca taklit etmez', doktorlarn dnyasn anlamaya ve betimlemeye alr, teki dnyalara ilikin bu betimlemeler ne denli alakgnllce olurlarsa olsunlar, ilgin ve deerlidirler. Sanatn tinsel belirsizlii, 'snrsz' bilind ile balants, ironiyi kullanmas, ktle ilgi duymas, Platon'u kayglandrmtr. Ne var ki, sanatn bizzat bu belirsizlii ve doymak bilmez her yerde oluu, onun karakteristik zgrldr. Sanat, zellikle de edebiyat, hepimizin buluabilecei ve gnein altndaki her eyin incelenip gzden geirilebilecei bir dnme salonudur. Bu yzden diktatrler ve szn ettiimiz Platon gibi otorite yanl ahlaklar tarafndan korkulur ve saldrlr. Sanat byk bir haber kaynadr, en ktsnden bir dedikoducu,

en iyisnden bir bilgedir ve her iki rolde de ok sevilir. Aklmzda tutamadmz tikele bir yer ve ad veririz. Sanat dnyay dzene sokar ve bize varsaymsal hiyerariler ve arac imgeler verir: Diyalektiki gibi Bir' ile ok' arasnda araclk eder. Kurnazca aklmz kartrabilmesine karn, genelde bize yol gsterir. Sanat, sahip olup olacamz en eitici eydir, felsefe, teoloji ve bilim gibi rakiplerinden daha ok sahiptir bu zellie. Sanat yaplnn paralanm doas, olaan yaamla snrsz balants, hatta alclarna kar savunmaszl, onun karakteristik el altnda bulunabilirliinin ve zgrlnn bir parasdr. Bilimin, felsefenin ve dinin ge-(s.109)rekleri son derece serttir. Tinsel ve speklatif yaam iin baz snrlamalar sz konusudur: Ahlaksal ya da entelektel olarak tepeye ok az kiinin kabildii bir gerektir. Sanat uluslararas, byk bir dildir, herkes iindir. Tabii ki sanatn biimsel bir 'toplumsal rol yoktur ve sanatlarn 'toplumlarna hizmet etme zorunluluunu' hissetmeleri de gerekmez. Sanatlar geree bal kalrlar ve yaratabileceklerinin en iyisini (yani en gzel eyleri) yaratmaya alrlarsa, bu otomatik olarak yerine getirilir. Gerein gzellikle balants bu noktadr: Kendisi iin olma baarsn gsteren sanat, ayn zamanda herkes iin de olur. Platoncu estetiin garantisi olmakszn bile, sanatn ok fazla alakgnll olmas gerekmez. Jane Austen'n u szlerine kulak verin (Northanger Abbey, Blm V): "Ne okuyorsunuz kkhanm?". "Aa, ey, sadece bir roman" diye yantlar gen hanm soruyu, kitabm yapmackl bir kaytszlk ya da bir anlk utanla bir yana brakrken- "Sadece Cecilia, yada Camilla ya da Belinda^dr gerekte bu; ya da ksacas, iinde akln byk glerinin sergilendii, insan doasnn en tam bilgisinin, bu bilginin eitlerinin en iyi betiminin, nkte ile mizahn en canl ifadesinin seilmi en iyi dilde dnyaya aktarld bir yapt sadece. Ele aldmz problemdeki en belirgin paradoks , Platon'un byk bir sanat olmasdr. Bu paradoksun onu ok fazla rahatsz etmi olduunu dnmek belki de gerekmez. Gelecek kuaklarn bilginleri yaptlar bir araya getirir ve problemleri icat ederler. Platon'un baka sorunlar vard ve bunlarn ou da siyasal sorunlard. O sofistlie ve byye kar uzun bir savam verdi ve yine de Avrupa felsefesinin anmsanmaya en ok deer baz imgelerim ortaya koydu: Maara, yar arabas srcs, kurnaz ve evsiz barksz Eros, Anima Mundi'yi erit erit kesip aprazlamasna yayan Demiurgos. Platon 'iyinin imgelerle dile getirilemeyecek uzaklm durmadan vurgulamt, ama yine de ifadelerinde sanatn en incelikli kullanmlarna dnmekten de geri kalmad. Dnrsek, diyalog (s.110)formunun kendisi bile sanat dolu, dolayl bir eydir, ironik ve oyun eleriyle dolup taar. Elbette sanatn ortaya koyduu ifadeler insan yaamnn zgr belirsizliinin iine kap kaybolurlar. Sanat, dinsel i arya (vocation) son anda ihanet eder ve felsefi kategorilere dmanlk besler. Ancak, ne felsefe ne de din onsuz yapabilirler, Philebos'un aklla haz arasndaki anlama gibi onlarn arasnda da bir antlama olmas gerekir. Platon, hibir akl basnda insann dncelerim sze dkmeyeceini ve insann dncelerinin muhtemelen yazlarndan daha iyi olduunu syler {Phaidros, Mektup VIII). Bir insann dncelerinin ne olduklar hakknda felsefi sorunlar ortaya koymadan, insann kendini aydnlatlm ak bi-imlere balamasnn, uygun ve dllendirici olduu sylenebilir: Sonul ve en iyi keifler ou kez tam da cmlelerin formle edildikleri srada yaplmaktadr. Szckleri dikkatlice, sorumluluk duygusuyla ve ustalkl bir biimde kullanmamz, bizim en yce dnce aracmz ve en yce var olma kip-lerimizden birisidir: Apak gibi grnmekle birlikte, imdilerde evrensel olarak kabul grmeyen bir dncedir bu. Sanatta olduu gibi, kuramsal almalarda da, her dzeyde ar sze dayal anlaylar olabilir; ancak, sonul gerein dile getirilmez olduunu sylemek daha alakgnll gereklerin dikkatle sze dklmesine kar kanimamas gereken yan-dinsel bir ilkeyi de dile getirmektedir. Platon da gerekte bunu yapmamtr. O, birok kez szn ettii eyi, sanat yoluyla lmszl istemitir. Sanatnn birlemi, ayrlabilir, biimsel,

kalc objeler yaratabilmek iin duyduu arzuyu hissetmi ve bu arzuya dknlk gstermitir. O ayn zamanda da, yksek bir yaznsal biim ve sonsuz bir model olan saf, dingin ve sakin bir felsefe serimleme tarznn da ustas, daha dorusu mucididir. Elbette metafor kullanmtr, ancak u var ki felsefenin metafora gereksinimi vardr ve metafor temel zellikte olan bir eydir. Platon hi kukusuz, kendisin! yazmaya iten, gl bir kiisel gdye de sahiptir. Sokrates kendisini (s.111)ksr bir ebe olarak adlandrmtr (Theaitetos 210 c). Platon yaptlarnda sk sk babalk imgesini kullanmaktadr. Sanat, dinin yolunu at gibi, felsefenin de yolunu aar. Sz'n ksr olmamas ve babalk sorununun meru bir sorun olarak kabul edilebilmesi iin, ncil yazarlar iin olduu gibi Platon iin de yazmak gerekliydi. Platon sanatn verecei avuntulardan korkuyordu. O avutucu bir teoloji nermemitir. Psikolojik gerekilii. Tanr'yi, insanl yarglamaya mahkum eden, yal Zeus kadar acmasz, geri ondan daha adil bir varlk olarak betimlemitir. Ruhun yazgsn incelikli bir a biiminde rlm ahlaksal bir nedensellik belirler. Eros'un kurtarc harcketinin kiisellikten arnm, imgesiz bir bolua doru ynelmesi, btnlkl bir dinin paradokslarndandr. Tanr fikrini, bir mit olarak bile olsa ortaya atmak, avundurucudur, nk bu imgeyi sanatn gzelletirici dikkatine kar savunmak olanakszdr. Sanat araclk eder ve ssler; ve Tanr'nin yokluunu ya da uzaklm gizlemek iin bysel yaplar gelitirir. Gnmzde byle ok sayda yaptn k arasnda yaamaktayz ve Bat'da din ve metafizik sanatn kendilerine kucak amasndan uzaklatka, yle gzkyor ki, bizler, aklmz tatmin edecek imge ek-sikliinden tr birer mistik olmaya zorlanyoruz. Sofistlik ve by arada srada bozulur ama hibir zaman ortadan kaybolmazlar. Onlarn sanatla yaptklar gizli anlamalara ve saladklar, insan soyu iin belki de talihli bir ey olarak grlebilecek avuntulara hi son yoktur. Ve sanat, tpk yaz gibi, Eros gibi, iyi de olsa, kt de olsa var olmay srdrr. (s.112-son)