P. 1
Malİ Tablolar Analİzİ

Malİ Tablolar Analİzİ

4.67

|Views: 18,539|Likes:
Yayınlayan: eshedazad5921
Mali tabloların analizi muhasebenin en zor ve bilgi gerektiren bir işidir.
Mali tabloların analizi muhasebenin en zor ve bilgi gerektiren bir işidir.

More info:

Published by: eshedazad5921 on Dec 26, 2008
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as DOC or read online from Scribd
See more
See less

05/09/2014

MALİ TABLOLAR ANALİZİ

1.GENEL BİLGİLER Mali tablolar analizi çalışması, çeşitli gruplar tarafından farklı amaçlarla yapılmaktadır. Bu gruplar işletme ile olan organik ilişkilerine göre işletme içi ve işletme dış çevreler biçiminde ikili bir ayrımda göstermek olanaklıdır. İşletme İçi Çevreler ♦ İşletme yöneticileri, ♦ İşletme sahipleri İşetme Dışı Çevreler ♦ Yatırım alanı arayan sermayedarlar, ♦ Potansiyel ortaklar, ♦ Kredi kuruluşları, ♦ İşletme il ticari ilişkide bulunan diğer işletmeler, ♦ Devlet İşletme içi çevreler; işletmenin içinde bulunduğu ekonomik ve finansal durumu değerlendirmek ve gelişimini kontrol etmek, işletme dışı çevrelerde yatırım alanı arayan sermayedarlar ve potansiyel ortaklar, karlı ve verimli yatırım alanı bulmak, Kredi kuruluşları; açtıkları kredinin geri dönme güvencesini sağlayabilmek, işletmeyle ticari ilişkide bulunan diğer işletmeler ise, ticari yarışmadaki etkinliklerini arttırabilmek ve bu alanda süreklilik sağlayabilmek, Devlet ise, işletmelerin doğal ortağı durumunda bulunduğundan vergi maksimizasyonunu sağlamak için, mali tablolar analizi çalışmasında bulunmaktadırlar. Mali tablolar analizdeki amaç farklılığı, mali analizin çeşitli türlerde yapılması sonucunu ortaya çıkarmıştır.

MALİ TABLOLAR ANALİZİ Mali tablolar analizi , bir çok yazar tarafından değişik şekillerde tanımlanmıştır. Bu tanımlardan bazılarına aşağıda yer verilmiş bulunmaktadır. Bir işletmenin mevcut koşullar altında finansal durumunu belirlemek ve gelecekteki koşullara göre finansal durumunu öngörülmemek için yapılan incelemeye mali tablolar analizi denir. Mali tablolar analizi, bir işletmenin finansal yapısının sermaye kaynakları ve bunların aktif varlıklara dağılışı bakımından yeterli olmadığı ve faaliyet sonuçlarının verimliliği ile bunların gösterdikleri eğilimin incelemesidir. Bir diğer tanıma göre ise, mali tablolar analizi işletmenin iç ve dış kaynaklardan sağladığı veya sağlamayı düşündüğü fonların kullanma alanlarına göre değerlendirilmesi, diğer bir deyişle finansal yapılarını, mevcut koşullar altında incelemek ve gelecekteki koşullara göre projeksiyonlarda bulunmaktır. Mali analiz, finansal planlama ve kontrolün ön şartıdır. Bu faaliyetlerin yürütülmesi için ise işletmenin mali durumunun bilinmesi zorunludur. Mali analiz esas olarak, mali tablolarda yer alan verilere dayanılarak yapılır. Mali analizin temelini oluşturan mali tablolar, işletmenin finansal durumu ve faaliyet sonuçlarına ilişkin önemli bilgiler verirler. Ancak; bu bilgilerin analizi yapılmadan işletmenin ekonomik ve mali durumunu ve sonuçlarını anlamak olanaklı değildir. Bu nedenle mali analiz, tablolarda yer alan sayısal verilerin önemini ve anlamını saptamak amacıyla yürütülen bir çalışma olarak ele alınabilir. Mali analiz; mali tablolarda yer alan çeşitli kalemler arasında yüzdeler, oranlar ve dönüş hızları yoluyla önemli ilişkiler kurulmasını, bu ilişkilerin ölçülmesini ve yorumlanmasını kapsar. Bu ilişkilerin ölçülmesini ve yorumlanması ise, türlü analiz teknikleriyle yapılır. Elde edilen sonuçlar işletmenin geçmiş dönemdeki uygulamalarını ortaya koyduğundan, bunlar esas alınarak işletmenin bugünkü durumu saptanır ve geleceğe ait planlar da bu sonuçlardan yararlanılarak yapılır. Mali tablolar analizi, işletme ilgililerinin amaçlarına uygun olarak bir veya birkaç döneme ilişkin mali tabloların incelenmesi, yorumlanması ve değerlendirilmesi işlemidir. Mali tablolar analizi; bir işletmenin mali durumunun, faaliyet sonuçlarının ve mali yönden gelişmesinin yeterli olup olmadığını saptamak ve işletme ile ilgili geleceğe ait

öngörülmemelerde bulunabilmek için, mali tablolarda yer alan kalemler arasındaki ilişkilerin ve bunların zaman içinde göstermiş oldukları eğilimlerin incelenmesinden oluşur. Mali tablolar analizi, analistin ilgi ve amacına göre bazı sonuçlara ulaşabilmesi ya da kararlar verebilmesi için bir veya birkaç dönemin mali tablolarının incelenmesidir. Mali tablolar analizini yalnızca bu tablo üzerinde yapılacak çalışmalar olarak nitelemek yanlış olabilir. Çünkü işletmelerin belli bir dönem için hazırlanan tablolara dayanılarak incelenmesi işletme hakkında hüküm vermeye yeterli olmayabilir. İşletmenin yönetim kadrosu ve tüm çalışanları, teknik yapısı, ticari saygınlığı, ürettiği mal ve hizmetler, ekonomik, teknik ve sosyal çevre koşullarının da inceleme konusu yapılması gerekir. Bu incelemeler ise, finansal yönden yapılacak değerlendirmenin daha değişik yönlü çalışmalarla desteklenmesi demektir. Aynı zamanda analist , mali tablolardan yönetim ile ilgili çeşitli sorunları çözmeye çalışacaktır. Bu duruma göre mali tablolar analizi, finansal analizin bir bölümünü oluşturur. Bununla beraber ağırlık çok defa mali tablolar üzerinde yoğunlaştığından, mali tablolar analizi denildiğinde diğer bilgileri de kapsayarak yapılagelen yorumun ifade edildiği gözden kaçırılmamalıdır. MALİ TABLOLAR ANALİZİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER Mali tablolar analizi, belli bazı temel faktörlerin sürekli etkisi altındadır. Bu etki; bir yandan analiz çalışmasının sonuçlarının değerlendirildiği aşamada, bütün olarak dikkate alınmadığı taktirde, mali tablolar analizinden sağlıklı ve başarılı sonuçlar alınmaz. Bu nedenle; özellikle analiz sonuçlarının değerlendirildiği aşamada, bu etkiyi belirgin hale getiren faktörlerin özenle dikkate alınması gerekir. Bu faktörleri genel olarak yedi temel grupta toplayarak incelemek olanaklıdır. A) EKONOMİK FAKTÖRLER Mali tablolar analizini etkileyen ekonomik faktörleri de, “Ekonomik Konjonktür Hareketleri” ve “Paranın Satın Alma Gücünde Meydana Gelen Değişmeler” biçiminde iki alt grupta düşünmek gerekir. a) Ekonomik Konjonktür Hareketleri Mali tablolar analizinden beklenen yararın sağlanabilmesi için, bu analizin çalışmasında veri ve bilgi kaynağı olarak kullanılan, mali tabloların hangi ekonomik konjonktür şartlarında düzenlendiğinin bilinmesi gerekir. Özellikle birden çok döneme ilişkin mali tabloların analiz

sonuçlarının

değerlendirilmesinde,

söz

konusu

dönemlerdeki

ekonomik

konjonktür

hareketlerinin incelenmesi ve bunların işletme ve dolayısıyla mali tablolar üzerindeki etkilerinin bilinmesi gerekir. Konjonktürün gelişme dönemlerinde işletmelerin kolaylıkla büyüdükleri, faaliyet sonuçlarının ise tatminkar düzeylere ulaştığı bilinmektedir. Ancak, konjonktürün gerileme dönemlerinde ve özellikle gelişme döneminden gerileme dönemine geçişte büyümenin durduğu, işletme performansının ise giderek düştüğü ve başa baş noktasına yakın bir düzeyde çalıştığı görülmektedir. Analizi yapacak olan analistin, analiz çalışmasına başlamadan yukarıda açıklanmaya çalışılan konjonktür hareketleri ile ilgili tespitleri yapması gerekir. Bu gerçekleştirildiğinde, konjonktürün gerileme dönemini kapsayan bir analiz çalışması sırasında performans düşüklüğünün belirlenmesi, normal bir olay olarak kabul edilecek ve faaliyet sonuçlarının yetersizliği olağan sayılacaktır. Ancak, konjonktürdeki gelişmeye rağmen tatminkar olmayan faaliyet sonuçlarının tespiti, işletmenin yönetimi ile ilgili yanlış politikaların aranması gereksinimini ortaya çıkaracaktır. Buna göre mali tablolar analizinden sağlanan sonuçların değerlendirildiği aşamada, ♦ Karlılığın azaldığının, ♦ Stok devri hızı katsayısının düştüğünün, ♦ Alacakların tahsil süresinin uzadığının, ♦ Likidite yetersizliğinin başladığının Belirlenmesi durumunda yukarıda da açıklandığı üzere konjonktür hareketlerinin niteliğine göre karar vermek gerekir. Eğer bu tespitler, konjonktürün gerileme gösterdiği bir dönemi kapsayan mali tablolar analizi sonunda elde edilmişse, karamsarlığa kapılamamak gerekir. Ancak; konjonktürdeki gelişmeye rağmen böyle bir tablo ortaya çıkmışsa, o taktirde, işletmenin durumunu düzeltici önlemlerin alınması kaçınılmazdır. Bütün bu olaylar yıllar arasında ve hatta aynı yıl içerisinde meydana gelebileceği için, analistin yapacağı değerlendirmede bu duruma göre karar vermesi gerekir. b) Paranın satın Alma Gücünde Meydana Gelen Değişmeler Günümüzün en önemli ekonomik sorunlarından bir diğeri de “paranın satın alma gücünde meydana gelen değişmeler” dir. Özellikle paranın satın alam gücünde meydana gelen

düşmeler önemli boyutlara ulaşmış ve işletmeler bu sorunun ağırlığını daha yoğun bir biçimde hissetmeye başlamışlardır. Fiyatlar genel düzeyindeki yükselişler, tüm işletmelerde mali tabloların oluşumunu etkilemekte, onları anlamsızlaştırmakta, diğer bir deyişle mali tabloların homojenliklerini yitirmelerine neden olmaktadır. Ancak bu etkilemenin bütün işletmeler için aynı olumsuz sonuçları ortaya çıkaracağını söylemek olanaklı değildir. İşletmelerin çalışma konularının, fiziksel büyüklüklerinin, uyguladıkları üretim teknolojilerinin farklılığı ve ekonomik , finansal yapılarının değişikliği işletmelerin bu olaydan etkilenme derecelerini değişik nitelikler kazanmaktadır. Ancak, konu ile ilgili bir genelleme yapmak ve özellikle bilançoların bu olaydan etkilenme biçimini ortaya koymak gerekirse, bilançoların, işletmelerin gerçek ekonomik ve mali durumlarını yansıtmadıkları söylenebilir. Ayrıca bu bilançolarda fiktif karların meydana gelmesi, bir yandan gerçekten elde edilemeyen karların dağıtımına, diğer yandan da bu karların vergilendirilmesine neden olacağı için işletme sermayesi giderek azalır. Bu nedenle analistin bu durumu da dikkate alması ve analiz sonuçlarını buna göre yorumlaması gerekir. B) İŞLETMENİN ÖZELLİĞİ İLE İLGİLİ FAKTÖRLER İşletmenin özelliği ile ilgili faktörleri iki ana başlık altında toplamak olanaklıdır. Bunlardan ilki, “İşletmenin Teknik Yapısı” diğeri ise “İşkolundaki Değişmeler ve İşkolunun Özellikleri”dir. a)İşletmenin Teknik Yapısı İşletmenin teknik yapısı mevcut tesislerin çağdaş teknoloji karşısındaki durumunu yansıtır. Yeni üretim araçları; genellikle verimliliği arttırıcı, daha ucuza ilk madde ve gereç kullanımını sağlayıcı, bu maddelerin tüketimini azaltıcı, kaliteli mamul üretimini olanaklı kılan bir nitelik taşır. Buna göre; yeni yönetim araçları ile çalışan bir işletmenin mali tablolarındaki sonuçların aynı anlayış ve yaklaşım içerisinde değerlendirilmesi gerekir. c) İşkolundaki Değişmeler ve İşkolunun Özellikleri İşletme çalışmaları, tedarik, üretim ve diğer fonksiyonlar bakımından işkolundaki değişmelerin ve işkolunun özelliklerinin büyük ölçüde etkisi altındadır. ♦ Teknolojik gelişmelerin ortaya çıkardığı yeni iş araçlarının varlığı ,

♦ Üretimde kullanılan ithal malı ilk maddenin yerli üretimine başlanmış olması, ♦ İşletmenin üretimini gerçekleştirdiği mamullerin yerini alacak yeni mamullerin üretilmesi, ♦ Aynı işkolundaki rakip işletmelerin birleşmeleri ya da ayrılamalrı, ♦ Dağıtım kanallarındaki değişiklikler, İşletme açısından olumsuz sonuçlandığında; ♦ Satış vadeleri uzar, ♦ Satış fiyatları düşer, ♦ İşletmelerin kaynak gereksinimi artar, ♦ Karlılık azalır. Analiz çalışması sırasında, işkoluyla ilgili bu değişkenlerin bir bütün olarak göz önünde bulundurulması gerekir. C ) İŞLETMENİN YÖNETİMİ İLE İLGİLİ FAKTÖRLER Mali analiz sonuçları değerlendirilirken yöneticilerin yetenekleri, kişilikleri önem taşımaktadır. İşletme sonuçlarının başarısı bir bakıma yönetiminin başarısı olarak ta değerlendirilebilir. İşletme dışı bazı koşullara fazla etkide bulanamayan yönetim, değişme gösteren bu koşullara uyum sağlayarak ve işletmenin üretim araçlarını çalışmalarda en etkin bir biçimde kullanarak sonuçların başarılı olmasını sağlamaya çalışır. Bu nedenle yöneticilerin karar ve davranışları ile yeteneklerinin mali tablolar üzerindeki sonuçlara etkisinin bulunduğunu kabul etmek gerekmektedir. Bu durum göz önünde tutularak yapılacak mali analiz sonuçlarının daha geçerli olacağı bir gerçektir. D) MUHASEBE UYGULAMALARI İLE İLGİLİ FAKTÖRLER Mali tabloların, analiz için gerekli niteliklere sahip olabilmesi işletmede etkin bir muhasebe sisteminin örgütlenmesine gereksinme gösterir. Türkiye’de işletmeler farklı muhasebe standartları ve hesap planları uyguladıklarından, üzerinde analiz çalışması yapılacak mali tablolar da gerek kapsam ve gerekse biçim bakımından değişiklik göstermektedir. Bundan dolayı analiz çalışmasından önce söz konusu farklılıkların ortadan kaldırılması yolunda çalışmaların yapılması zorunlu olmaktadır. Diğer bir ifade ile mali analist; işletmelerin hesap

planına göre hazırlanmış mali tabloları, analiz çalışmasında yararlanabileceği esaslara uyduracaktır. E) ANALİSTE İLİŞKİN FAKTÖRLER Buraya kadar açıklanmasına çalışılan ve bundan sonra açıklanacak olan konu ile ilgili çeşitli faktörlerin mali tablolar analizinde göz önünde bulundurulması zorunluluğu, analistin bilgi, deneyim ve yetenekleri ile yakından ilgilidir. Bu nedenle analizi yapacak kişi; ♦ Yüksek öğrenim görmüş ve belli bir düzeyde yönetim ve işletme kültürüne sahip olmalıdır. ♦ Araştırıcı bir niteliğinin bulunmasının yanı sıra analiz çalışması sonuçlarını fazla detaya girmeden, yüksek yönetici düzeyinde değerlendirmesini bilmelidir. ♦ Raporlama ve özellikle çağdaş işletmecilik konularında uzmanlaşmış olmalıdır. ♦ Ülke ekonomisinin yapısı ve teknolojik düzeyi, endüstrinin geliştirilmesi yolundaki olanakları ve yasal düzenlemeleri, sermaye birikimi ve sorunlarını, sanayi ve ticaret sektörleri arasındaki ilişkileri ayrıntıları ile kavrayabilmelidir. F) KARŞILAŞTIRMA BİRİMLERİNE İLİŞKİN FAKTÖRLER Mali tablolara analiz yöntemlerinin uygulanmasıyla bulunan analiz sonuçları, başka analiz yöntemlerinin ortaya koyduğu sonuçlarla karşılaştırılarak değerlendirilmeli ve böylece bir karara varılmalıdır. Analiz sonuçlarının başlıca dört aşamada karşılaştırılarak değerlemesi yapılır. I. İşkolu Standartlarıyla ya da Ortalamalarla Karşılaştırma: Uzun çalışmalar sonucunda belirli işkolları için hesaplanmış standart sonuçlar ile analizi yapılan işletmede elde edilen sonuçlar karşılaştırılarak değerlendirme yoluna gidilir. Ancak Türkiye’de bu konuda yapılan çalışmalar yeterli düzeyde değildir. II. Aynı İşkolundaki Başka İşletme Sonuçlarıyla Karşılaştırma: İncelemesi yapılan işletme ile aynı işkolunda çalışan başka bir işletmenin sonuçları karşılaştırılır. Türkiye’de işletmelere ilişkin sonuçlar genellikle açıklanmadığı için bu yönde bir karşılaştırma yapmak oldukça zordur. III. Planlanan Sonuçlarla Karşılaştırma:

Özellikle büyük işletmelerde işletme sonuçları daha ortaya çıkan sapmalar bulunur. IV. Geçmiş Dönem Sonuçlarıyla Karşılaştırma:

önceden planlanmaktadır.

Planlanan bu sonuçlar ile daha sonra gerçekleşen sonuçlar arasında karşılaştırmalar yapılarak

Analizi yapılan döneme ilişkin sonuçlar, daha önceki dönem ya da ortalamalar alınarak karşılaştırma yapılabilir.

dönemlerle,

Kuşkusuz yukarıda sayılan tüm bu karşılaştırmaların yapılabilmesi, daha önce bu konu ile ilgili çalışmaların varlığına bağlıdır. Bunların bulunmaması ya da yeterli olmaması durumunda yapılan değerleme o ölçüde etkisiz olacaktır. G) İŞLETME İÇİ VE DIŞI BİLGİ FAKTÖRLERİ Analistin analiz çalışması sırasında yalnızca mali tablolardaki bilgilerle yetinemeyeceği, bunun yan sıra gerek işletme içinden gerekse işletme dışından bazı ek bilgi kaynaklarına gereksinim duyacağı bir gerçektir. 1) İşletme İçi Bilgi Faktörleri: İşletme içi bilgi faktörleri; işletmenin ana organizasyon şemaları, yıllık

sözleşmesi, şirket toplantılarında alınan kararların yayınladığı Ticaret Sicil Gazeteleri, kapasite raporları, teşvik belgeleri, faaliyet raporları, plan ve programlar, maliyet çizelgeleri ve fiyat listeleridir. Tüm bu kaynaklar her zaman için analistin elinin altında bulunmalıdır. Analist ayrıca yöneticilerin özgeçmişleri ile yetenek ve karakterleri hakkında da bilgi sahibi olmak durumundadır. Ayrıca incelemesi yapılacak işletmeyi yakından görmesi, çalışma biçimi, tesisleri ve çalışanları araştırması faydalı olacaktır. Bilindiği gibi bu tür bilgilerin başka kaynaklardan sağlanması mümkün değildir. Ancak işletmeden elde edilen bilgiler genellikle subjektif nitelik taşır. Bu nedenle söz konusu bilgilerin diğer kesimlerden alınacak bilgilerle doğruluğu kontrol edilmeli ve ancak ondan sonra analiz işleminde kullanılmalıdır. 2) İşletme Dışı Bilgi Faktörleri: İletme dışı bilgi faktörleri; başta Beş Yıllık Kalkınma Planı ve Yıllık Programlar olmak üzere DPT yayınları, Devlet İstatistik Enstitüsü, Bakanlıklar, T.C. Merkez Bankası, Odalar Birliği yayın, araştırma ve bültenleridir. Bunun yanı sıra yurtdışı kuruluşlarının yayınları da yararlı birer kaynaktırlar. Tüm bunlar, ülkenin finansal politikası, para politikası, teknolojik

gelişmeleri konularında analiste bilgi sağlayacak kaynaklardır. İşletme dışından sağlanacak bu bilgiler genellikle işletmenin gelişme seyrinin değerlendirilmesinde etkili olmaktadır.

MALİ ANALİZ TÜRLERİ Bundan önceki bölümlerde de değinildiği üzere mali tablolar analizi, değişik kesim ve çevreler tarafından yine değişik amaçlarla yapılmaktadır. Bu durumda ortaya çıkan farklı beklentiler, analiz çalışmasını gerek biçim ve gerekse öz olarak çeşitlendirmekte ve değişik mali analiz türlerinin ortaya çıkışını hazırlamaktadır. Bu açıdan mali analiz türleri genel olarak üç temel grupta toplanmaktadır. ♦ Analizi Yapan Kişiye Göre Mali Analizler, ♦ Kapsamlarına Göre Mali Analizler, ♦ Yapılma Amaçlarına Göre Mali Analizler. 1) ANALİZİ YAPAN KİŞİYE GÖRE MALİ ANALİZLER Bu tür mali analizler iki grupta açıklanabilmektedir: a) İç Analiz b) Dış Analiz a) İç Analiz: İç analiz, işletme içindeki kişilerce yapılır. Basılı raporlar dışında,

işletmede bulunan tüm dökümanlar bu tür mali analizin yapılmasında kullanılabilir. b) Dış Analiz: Dış analiz ise; işletmeye mal satan kuruluşlar, kredi kuruluşları, hisse

senedi ve tahvil sahipleri tarafından yapılır ve bu analizde yalnızca işletmeye ilişkin basılı raporlar kullanılır. Bu nedenle analistin, işletmenin verdiği bilgilerle yetinmesi gerekmektedir. Bu ayrım bugün için önemini yitirmiştir. Çünkü dış analistler işletmeye ilişkin her türlü bilgi ve raporları kolaylıkla sağlamakta ve kullanmaktadır. 2) KAPSAMLARINA GÖRE MALİ ANALİZLER Mali analizler kapsamlarına göre ikiye ayrılır: a) Statik Analizler

b) Dinamik Analizler a) Statik Analiz: Belirli bir tarihe veya belirli bir döneme ilişkin mali tablolardaki

kalemler arasında mevcut ilişkilerin miktar yönünden incelenmesi “Statik Analiz”dir. Belirli bir döneme ilişkin mali durum ile faaliyet sonuçlarının analiz edilmesini içeren statik analize “Dikey Analiz” de denmektedir. Bu tür analiz tek bir dönemle ilgili olarak yapılır. İşletmenin mali durumu ve faaliyet sonuçlarını cari dönem için gösteren statik analiz, geniş bir mali analizin vazgeçilmez bir parçasıdır. Statik analiz, oran, yüzdeler ve diğer analitik tekniklerle yapılır. Bu tür analizde işletmenin toplam aktiflerinin, dönen varlıklarının, yabancı kaynaklarının ve öz kaynaklarının yapısı hakkında yüzdeler halinde bilgiler edinildiği gibi; net satış hasılatına göre, gelir tablosunda yer alan kalemlerin büyüklükleri ve durumlarının ne olduğu da görülür. Statik analizde hesaplanan oranlar; işletmenin cari dönemdeki likidite, karlılık, etkinliklerin verimliliği ve mali yapıları hakkında bilgi verir. Böylece işletmenin kıs vadeli borçlarını karşılama gücü, sahip olduğu aktifleri kullanmaktaki etkili olma derecesi , kaynak yapısında borçların yeri ve işletmenin karlılığı ile hisse senedi başına kazançları ve ödediği kar payları saptanmış olur. b) Dinamik Analiz: Dinamik mali analiz ise, işletmenin birden fazla döneme ilişkin

mali tablolardaki değerin kolayca karşılaştırılabilir şekilde incelenmesidir. Bu analiz karşılaştırmalı tablolar, yüzdeler ve trendler gibi analitik tekniklerle yapılır. Bu şekilde işletmenin yönetim tarzı, finansal politikaları, geçmiş dönemlerdeki karlılığı, borç ödeme gücü ve geçmiş finansal durumunda görülen eğilimlere ilişkin yargılara varmak mümkün olmaktadır. Dinamik mali analizde, çeşitli dönemlere ilişkin veriler yan yana karşılaştırıldığı için bu tür analize “Yatay Analiz” de denmektedir. Statik analizden sağlanan sonuçlara ilişkin olumlu ya da olumsuz gelişmeler dinamik analiz yoluyla ayrıca yorumlanır. Bunun sonucunda rakip işletmeler ait verilerle karşılaştırmalar da yapılabilir. Dinamik analiz, işletme hakkında önemli eğilimleri gösterdiği için geleceğe ilişki öngörülmemelerde oldukça sık kullanılır. Statik ve dinamik analizler, modern anlamda mali analizin temelini oluşturur. Bu analizlerin birbirleri yerine kullanılma olanağı yoktur. Çünkü, tam bir analiz yapılabilmesi için her iki analizin birbirlerini tamamlayacak biçimde ele alınması gerekir.

3) YAPILMA AMAÇLARINA GÖRE MALİ ANALİZLER Mali analizler yapılma amaçlarına göre üçe ayrılırlar: a) Yönetim Analizi, b) Kredi Analizi, c) Yatırım Analizi. a) Yönetim Analizi: Yönetim analizi, yönetim çalışmalarının etkinliğini sağlamak için yapılan bir mali analiz türüdür. Bu tür analize başlamadan önce, analize temel oluşturacak olan tabloların analiste sağlanması gereklidir. Yönetim analizinde hem statik hem de dinamik analizden yararlanılır. Bilanço ve gelir tablolarının incelenmesi ve yorumlanması analizi kapsamındadır İşletmenin etkinliklerinde başarılı ve sağlam bir finansman politikasına sahip olabilmesi için mali tabloların yönetim tarafından bütünüyle anlaşılması gereklidir. Bu konuda finans yöneticisinin de rolü büyüktür. Yöneticiler yönetim analizi ile; ♦ İşletmenin etkinliklerinin bir bütün olarak başarı derecesini ölçme, ♦ İşletmenin ana ve yan hedeflerine ulaşıp ulaşmadığını belirleme, ♦ Hedeflere ulaşılmamışsa nedenlerini araştırma, ♦ Geleceğe ilişkin planlar yapma, ♦ Üretilecek mal ve hizmetlerin üretim miktarı ve izlenecek üretim politikası konusunda karar alma . ♦ Etkinlikleri kontrol etme ve değerlendirme, ♦ Yürütmenin her aşamasında doğru ve düzeltici kararlar alma amaçlanmaktadır. Yönetim analizi ile ulaşılmak istenen sonuç, sağlıklı kararlar alarak verimliliği ve kararlılığı arttırmaktır. b) Kredi Analizi: tarafından yapılır. Kredi kuruluşları yapmış olduğu kredi analizleri ile, işletmeden alacaklı olan satıcıların yapmış olduğu analizler arasında büyük benzerlik bulunur. Ancak; kredi kuruluşlarının bu tür analizdeki amacı, kredi isteminde bulunan işletmenin mali durumu ve faaliyetleri konusunda bir yargıya ulaşabilmektir. Kredili mal satan bir işletmenin amacı ise, malları için sürüm olanağı Kredi analizi,işletmenin likidite durumu ve kısa vadeli borçlarını

ödeme yeteneğinin saptanması ile ilgilidir. Bu tür analizler çoğunlukla kredi veren kuruluş

sağlayabilmektir. Kredi kuruluşları ile kredili mal satan satıcılar arasındaki amaç farklı olmakla birlikte, her ikisi de alacaklı oldukları işletmenin borç ödeme gücü ile ilgilidir. Kredi analizi yapılırken bilanço ve gelir tablolarının yanı sıra, işletmeye ilişkin gelişme trendleri ile, işletme yöneticilerinin özellikleri ve yeteneklerinden de yararlanılır. c) Yatırım Analizi: Yatırım analizi, bir işletmenin mevcut ve potansiyel hissedarları ile,

işletmeye uzun vadeli kaynak sağlayan ya da bunları sağlamayı düşünen bireylerce yapılır. Bu analizin temel amacı; işletmenin gelecek dönemlere ilişkin kazanma gücünü saptamaktır. Bir işletmenin mevcut ve potansiyel ortakları, işletmenin sürekliliği, yatırım güvencesi, işletmenin karlılığı, gelecek dönemlere ilişkin kazanma gücü, dağıtılacak temettü miktarı, hisse senetlerinin değer artışı ve bunların izlediği eğilimle ilgilidir. Bu konularda sermaye sahiplerine ışık tutacak başlıca araç, mali tablolar ve bunların analizidir. Ayrıca işletmenin ortakları için hazırladığı raporlardan da yararlanılır. Modern işletmelerde hisse senedi ya da tahvillerini koruma, satma veya yenilerini satın alma konularında karar verme amacına yöneliktir. Yatırım analizlerinden elde edilen sonuçlar, karar verme işleminde kullanılır. Yatırım analizi yapacak kişinin birinci derecedeki işlevi, ilgili yatırımı; sağlayacağı gelir, sahip olduğu güvence ve risk faktörleri değerlendirmektir. Hisse senedi ile ilgili yatırım analizinin amacı, bir hisse senedinin gelecek dönemdeki değerini belirlemektir. Öncelikle hisse senedi başına kazanç ve temettülere ilişkin trendler incelenir. Bu incelemelerde rasyolardan da yararlanılır. Tahvillere yönelik analizde ise, işletmenin kazanma gücü, işletme sermayesi ve finansman kaldıracının durumu incelenir. Tahvil analizinin amacı, işletmenin faiz ve borç taksitlerini vadesinde ödeme gücüne sahip olup olmadığını saptamaktır. Yatırım kararlarının doğruluğu, yatırım analizlerinin başarısına bağlıdır. Sonuç olarak, modern işletme yönteminde, mali analiz çalışması önemli bir yer tutmaktadır. Mali analistin belli başlı görevleri, karşılaştırma ve dolayısıyla öngörülmeme yapmaktır. Mali analist bu görevleri yerine getirirken türlü bilgi kaynaklarından yararlanmak durumundadır. Bu bilgi kaynakları genel olarak, muhasebe bilgi ve verilerinin özeti durumundaki mali tablolar ve raporlardır. ile piyasadaki sürüm olanakları bakımından

2. MALİ ANALİZ TEKNİKLERİ Bundan önceki bölümlerde de açıklandığı üzere, mali analiz çalışması, bir işletmenin mali durumunun, faaliyet sonuçlarının ve finansal yönden gelişmesinin yeterli olup olmadığını belirleme ve bu konulardaki öngörümlemeleri gerçekleştirmek amacıyla yapılmaktadır. Bu duruma göre analiz çalışmasında iki aşamanın varlığından söz edilebilir. Bu aşamaların ilkinde geçmişin belirlenmesi , diğerinde ise geleceğin öngörümlenmesi egemendir. Ancak bu aşamaların her ikisi de birbirini tamamlayacak özellik ve nitelikler taşımaktadır. Mali analiz çalışması, muhasebe veri ve bilgilerinin özeti durumundaki mali tablolardan yararlanılarak ve belli analiz teknikleri aracılığı ile gerçekleştirilir. Konu ile ilgili literatürde mali analiz tekniklerinin dört grupta toplandığı görülmektedir. Bunlar: ♦ Karşılaştırmalı tablolar analizi, ♦ Yüzde yönetimi ile analiz tekniği, ♦ Eğitim yüzdeleri tekniği ile analiz, ♦ Oran tekniği ile analiz’dir. Bu analiz teknikleri, işlevleri itibariyle birbirinden farklı nitelik ve özellikler taşımakta ve analiz çalışmasının bütünlüğü içinde birbirini tamamlayacak biçimde kullanılmaktadırlar. Bir başka anlatım biçimiyle bu teknikler, mali analiz sürecinde kullanılırlar. A. KARŞILAŞTIRMALI TABLOLAR ANALİZİ 1) TEKNİĞİN KULLANIM AMACI Bir döneme ilişkin mali tablolar işletmenin ait olduğu dönemin mali durumunu ve faaliyet sonuçlarını gösterir. Gerçekte temel olan işletmenin sürekliliği bağlamında, işletmenin mali durumunu ve faaliyet sonuçlarını karşılaştırarak gelişmelerin bilinmesidir. Bu neden ile, bir işletmenin birbirini izleyen faaliyet dönemlerine ilişkin mali tabloların kendi aralarında karşılaştırılarak kalemlerdeki değişmelerin belirlenmesi gerekir. Dolayısı ile işletmenin geçmişteki ve şimdiki durumu saptanarak gelecekteki durumu öngörülmeye çalışılır. Bir başka anlatım biçimiyle, karşılaştırmalı analiz tekniği, bir işletme bilançosunun, farklı işlevleri yerine getirmekle birlikte, zaman zaman analiz sonuçlarının kontrolü bakımından entegre edilerek

kaynak ve kullanım yapısında yer alan değerlerde meydana gelen artış ve azalışlardan çok , bunların zaman içerisinde göstermiş oldukları değişme ve gelişme eğilimleri belirlenmeye çalışılır. Bunun yapılabilmesi, işletmelerin değişik dönemlerine ilişkin mali tablolarının bir araya getirilerek, varlık ve kaynak yapılarının dönemler itibariyle karşılaştırmasını gerektirir. Esasen tekniğe adını veren de bu karşılaştırma işlemidir. Karşılaştırmalı analizin genel amacı, işletmeye ilişkin gelişme trendlerinin elde edilmesidir. Karşılaştırmalı analiz tekniğinin en büyük avantajı, mali analiz çalışmasına konu işletmenin gelişme yönü hakkında yeterli bilgileri sağlamasıdır. Bilindiği gibi mali tablolarda ve özellikle, bilançonun kaynak ve kullanım yapısında yer alan hesaplardaki değişmelerin incelenmesi , işletmenin mali yönden hangi doğrultuda gelişmekte olduğunun belirlenmesi bakımından önem taşır. Bunun yanında, karşılaştırmalı analiz işletmenin muhtemel gelişme yönü ile ilgili öngörümlemelerde bulunmak açısından da yararlıdır. Ekonomik koşullarda önemli değişiklikler olmadığı takdirde, işletmenin geçmişteki gelişme eğilimine uygun düşen bir büyüme düzeyine ulaşacağı öngörümlenebilir. Ancak bu analiz tekniğinin uygulanması sırasında analistin, mali tabloların fonksiyon sınırları içerisinde yönlendirici açıklamaları göz önünde bulundurması gerekir. 2) KARŞILAŞTIRMALI TABLOLARIN DÜZENLENMESİ İşletmenin tablolarının karşılaştırmalı analizi sırasında, değişik hesap dönemlerine ilişkin mali tablolardaki değerlerde meydana gelen artış ve azalışların mutlak rakam olarak ifade edilmesi ve nihayet tablolardaki içerecek şekilde düzenlenebilir. Mali tablolar iki dönemi içerecek şekilde düzenlenmesinde cari dönemin, geçmiş dönemle karşılaştırılması yapılır. Karşılaştırılmalı finansal tablolar, iki dönemden fazla dönemi içerecek şekilde düzenlenmesi halinde; ♦ Birinci yıl temel alınarak, karşılaştırmalar bu yıla göre yapılır. ♦ Veya bir yıl kendisinden önce gelen yılla karşılaştırılır. Analiz tekniğinin en önemli bölümünü oluşturan artış ve azalış yüzdelerin hesaplanışı, karşılaştırması yapılan iki yılın mutlak değer olarak ortaya koyduğu artış ve azalış rakamının bir önceki yılın mali tablosunda görülen değere bölünmesi yoluyla değişikliklerin yüzde olarak belirtilmesi gerekir. Analizi yapılacak cari dönem mali tablosu, bir önceki dönem veya dönemlerin tablolarını yapılmış bulunan

gerçekleştirilir. Formüle ederek örnek vermek gerekirse, aşağıdaki gibi bir çalışma yapabiliriz.

Artış veya Azalış ± Fark HESAPLAR 97 Hazır değerler 500.00 750.000 Menkul kıymetler Ticari Alacaklar 250.000 250.000 300.000 +250.000 +250.000 + 300.000 -500.00 +50 -250.000 -66,66 -100

±% 96-97 95-97 96-

1995

1996

1997

95-96

-

Yüzdelerin hesaplanmasında şu formül kullanılır. Artış (Azalış) Yüzdesi = ± Fark Mutlak Değeri X 100 = ± % Karşılaştırılması Yapılan İki Yıldan Önceki Yılın Mutlak Değeri Örneği formüle göre çözersek: +250.000 Hazır değerler = 500.000 (95-97) -500.000 (95-97 ) = 750.000 x 100 = %66,66 x 100 = %50

Menkul Kıymetler = +250.000 0

x 100 = ∞

(95.96 ) -250.000 (96-97 ) = 250.000 Ticari alacaklar = +300.000 0 (96-97) x 100 = ∞ x 100 = - % 100

Buraya olduğunda ;

kadar yapılan açıklamalar

gelir tablosu içinde aynen geçerlidir. Ancak

karşılaştırma aynı nitelikteki kalemler arasında yapıldığından, iki yılın sonuçların farklı örneğin birinci yıl kar, ikinci yıl zarar olması halinde artış veya azalış hesaplanması yapılmayacağı unutulmamalıdır. C) KARŞILAŞTIRMALI TABLOLARIN YORUMU Karşılaştırmalı analiz tekniğine göre düzenlenen mali tablolardaki mutlak değer ve yüzdelerin artış veya azalışları dikkate alınarak yorumlanır. Bu açıdan analistin öncelikle mali tablolardaki önemli değişmeleri saptaması gerekir. Ayrıca mutlak değer farkı ve yüzdeleri ne olursa olsun işletmenin esas faaliyet tablolarda yer alan grup ve bölüm toplamlarının da yorumlanması koşuldur. Bir başka anlatım biçimiyle karşılaştırmalı tabloların yorumu sebep – sonuç ilişkisine dayanır. Bu açıdan mali tablolardaki fark ve yüzde değişmeleri; ♦ Diğer kalemlerdeki artış veya azalışa, ♦ Veya faaliyet dönemi içinde işletme yönetiminin aldığın karalara bağlı olabilir. Değişmenin nedenleri esas faaliyetlerden ve doğru işletme politikalarından oluştuğu sürece (işletme lehine olmak koşulu ile ) olumlu yorumlanmalıdır. Analist, ortaya çıkan sonuçları karşılaştırdığında; işletmenin geçmişteki ve bugünkü gelişmenin aynı şekilde devam edeceği varsayarak gelecekteki mali durumunu saptamaya çalışır.

Buraya kadar yapılan açıklamalarımızı XYZ Anonim şirketinin 1996 ve 1997 faaliyet dönemlerine ilişkin aşağıda verilen bilanço ve gelir tablolarını “ Karşılaştırmalı Analiz Teknik”ini uygulayarak gösterelim.

XYZ ANONİM ŞİRKETİNİN KARŞILAŞTIRMALI BİLANÇOLARI Artış veya Azalış AKTİF ± % I. DÖNEN VARLIKLAR Hazır Değerler +15,38 Menkul Kıymetler(Net) Ticari Alacaklar (Net) +76.90 Diğer Alacaklar (Net) +54.76 Stoklar (Net) +132.37 Diğer Dönen Varlıklar +113.33 Dönen Varlık Toplamı II. DURAN VARLIKLAR Ticari Alacaklar (Net) +119.30 287.500 630.500 +343.000 156.320.000 333.950.000 +177.630.000 +113.63 3.750.000 8.000.000 +4.250.000 59.000.000 137.100.000 +78.100.000 420.000 650.000 +230.000 21.650.000 67.400.000 38.300.000 +67.400.000 +16.650.000 71.500.000 82.500.000 +11.000.000 31.12.1996 31.12.1997 ± Fark

Diğer Ticari alacaklar (Net) +119.30 Mali Duran Varlıklar (Net) Maddi Duran Varlıklar (Net) +93.65 Maddi Ol. Duran Varlık (Net) +318.60 Duran Varlık Toplamı AKTİF TOPLAM PASİF 41.432.500 197.752.500 5.250.000

95.000

875.000 5.250.000 61.000.000 18.000.000 85.755.500 419.705.500

+343.000

31.500.000 4.300.000

+29.500.000 +13.700.000 +106.97 +112.23

+44.323.000 +221.953.000

III. KISA VADELİ YABANCI KAYNAKLAR Ticari Borçlar (Net) Diğer Borçlar +60.31 Borç ve Gider Karşılığı +110.00 Kısa Vadeli Yab. Kay.Top. 120.744.300 Ticari Borçlar (Net) Diğer Borçlar Borç ve Gider Karşılığı Uz. Vadeli Yab. Kay.Top. V. ÖZ KAYNAKLAR 20.000.000 20.000.000 5.400.000 11.200.000 56.600.000 197.752.500 20.000.000 39.000.000 9.000.000 41.000.000 109.000.000 419.705.500 +19.000.000 +3.600.000 +29.800.000 +52.400.000 +221.953.000 +95.00 +66.66 +266.07 +92.57 +112.23 407.000 1.200 20.000.000 120.744.300 42.200.000 42.620.000 268.085.500 420.000 +147.341.200 +122.02 +0.31 -100.00 +111.00 IV.UZUN VADELİ YABANCI KAYNAKLAR +13.000 -1.200 +32.200.000 20.000.000 42.000.000 +22.000.000 98.500.000 2.244.300 22.285.500 +123.785.500 +125.67 +1.555.700 3.800.000

+32.211.800 +108.83

Ödenmiş Sermaye Sermaye Yedekleri Kar Yedekleri Dönem Net Karı Öz Kaynaklar Toplamı PASİF TOPLAMI

XYZ ANONİM ŞİRKETİNİN KARŞILAŞTIRMALI GELİR TABLOSU Artış ve Azalış 31.12.1996 Brüt Satışlar Satış indirimleri Net Satışlar Satışların Maliyetleri Brüt Satış Karı Faaliyet Giderleri Faaliyet Karı Diğer Faal Ol. Gelir Ve Karlar Diğer Faal Ol. Gelir Ve Zararlar Finansman Giderleri Olağan Kar Olağan Dışı Gelir Ve Karlar Olağan Dışı Gider ve Zararlar Dönem Karı Yasal Yükümlülükler Dönem Net Karı 31.200.000 (20.000.000) 11.200.000 83.000.000 (42.000.000) 41.000.000 +51.800.000 +22.000.000 +29.800.000 166.02 110.00 266.07 Dönem Karı Vergi ve Diğer 1.200.000 +1.200.000 31.200.000 81.800.000 50.600.000 162.17 (2.150.000) (1.600.000) ( -550.000) - 25.58 28.950.000 65.450.000 +36.600.000 +126.42 730.000.000 (2.600.000) 727.400.000 (590.000.000) 137.400.000 (133.000.000) 4.400.000 31.12.1997 1.470.000.000 (3.150.000) 1.466.850.000 (1.190.000.000) 276.850.000 17.850.000 ± Fark +740.000.000 (+550.000) +739.450.000 (+600.000.000) +139.450.000 +13.450.000 ± % +100.13 +21.15 +101.65 +101.69 +101.49 +94.73 +305.68

(529.000.000) (+126.000.000)

Bilanço ve gelir tablosunda saptanan mutlak değer farkı ile artış (azalış) yüzdelerini sıra ile yorumlayalım: 1.Hazır Değer : İşletmenin para, banka v.b. kalemlerini içeren hazır değerleri 1997 yılında, 1996 yılına göre 11.000.000 – TL ve % 15.38 oranında göstermiştir. Bu artışın nedeni peşin satışların artışından olabileceği gibi yabancı kaynak ( kısa vadeli) artışları da olabilir.

2. Ticari Alacaklar: Ticari alacaklar 1997 yılında 1996 yılına göre 16.500.000 – TL . ve % 76.90 oranında artış göstermiştir. Bu kalemdeki artışın nedenini bilançoda görmemiz olanaklı değildir. Ticari alacaklıların artışı kredili satışların artışı neden olabilirse de örneğimizde brüt satışların % 100.13 , stokların artışının da % 132.27 oranında artması, ( stokların eritilmediği anlaşılıyor) ticari alacakların tahsilatında problem olduğunu gösterir. 3. Stoklar: İşletmenin stokları 1997 yılında 1996 yılına göre 78.100.000 –TL. ve %132.37 oranında artış göstermiştir. Stokların artışı kısa vadeli yabancı kaynakların ( ticari borçların) artışından kaynaklanmakta olup, işletmenin kredili alış yaptığı anlaşılır. Daha önce vurgulandığı gibi stok artışının bir nedeni de satışların yetersiz oluşundadır. 4. Diğer Dönen Varlıklar: bulunması mal alımlarından Diğer dönen varlıklar 1997 yılında 1996 yılına göre doğan katma değer vergisinden kaynaklandığından 4.250.000 –TL. ve %113.33 oranında artış göstermiştir. Bu kalem içinde indirilecek KDV vurgulanabilir. 5. Dönen Varlık Toplamı: Dönen varlık toplamının 1997 yılında 1996 yılına göre 177.630.000 –TL: ve % 13.63 oranında artış göstermiştir. Bu artışın nedeni yabancı kaynak (kısa ve uzun vadeli) artışı ile öz kaynak (dönem net karı) artışından oluştuğu görülür. 6. Maddi Duran Varlıklar: Maddi duran varlıklar 1997 yılında 1996 yılına göre 29.500.000 –TL. ve % 93.65 oranından artış göstermiştir. Maddi duran varlıkların artışı özkaynaklardan ( ödenmiş sermaye dışında) karşılandığı görülür. 7. Maddi Olamayan Duran Varlıklar : Bu kalem 1997 yılında 1996 yılına göre 13.700.000 –TL. ve % 318.60 oranında arttığı, nedenin ise öz kaynakların artışından oluştuğu görülür. 8. Duran Varlıklar Toplamı: Duran varlık toplamının 1997 yılında 1996 yılına göre 44.323.000 –TL. ve % 106.97 oranında arttığını bununda tamamen öz kaynakların artışından oluştuğu görülür. 9. Ticari Borçlar: Kısa vadeli yabancı kaynaklarda yer alan ticari borçlar 1997 yılında 1996 yılına göre 123.785.500 –TL. ve %125.67 oranında artış göstermiştir. Kredili mal alışlarından doğan artışın nedeni stoklardaki artıştır. 10. Borç ve Gider Karşılıkları: Bu kalemde 1997 yılında 1996 yılına göre 22.000.000TL. ve % 110 oranında artış görülmektedir. Bu artışın nedeni 1995 yılı dönem karından ödenecek vergi yüküdür. Uzun vadeli yabancı kaynaklar grubunda yer alan borç ve gider karşılıklarının artış nedeni ise kıdem tazminatı karşılıklarıdır.

11. Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar Toplamı: Bu grup toplamı 1997 yılında 1996 yılına göre 147.347.200 –TL: ve % 122.02 oranında artış göstermiştir. Bu artışın nedeni dönen varlıklardaki artıştan kaynaklanmaktadır. Ancak kısa vadeli yabancı kaynakların artış oranının, dönen varlık artış oranından yüksek olması, işletmenin net işleme sermayesi sıkıntısı yaratacağı; ileride borç ödeme kabiliyetinin zayıflayacağı anlamına gelir. 12. Uzun Vadeli Yabancı Kaynaklar Toplamı: Uzun vadeli yabancı kaynaklar toplamı 1997 yılında 1996 yılına göre 22.211.800 –TL. ve % 108.83 oranında artış göstermiştir. Bu artışın nedeni ticari borçlar ile borç ve gider karşılıklarındaki artıştan kaynaklanmaktadır. 13. Öz Kaynaklar Toplamı: Bu grubun 1997 yılında 1996 yılına göre 52.400.000 – TL. ve % 92.57 oranında artış görülür. Bu grupta en çok dönem net karı, sermaye ve kar yedeklerinden ileri geldiği görülür. Öz kaynakların yabancı kaynakların artışının (mutlak değer ve % olarak ) altında kalması oldukça bozuk bir dengenin varlığını gösterir. Başka bir anlatım biçimi ile öz kaynak artışı otofinansman yönlü olup, işletmenin ileride sermaye artırımına gidilmesini işaret eder. 14. Brüt Satış Karı : Brüt satış karı 1997 yılında 1996 yılına göre 139.450.000 –TL ve % 101.49 oranında arttığı görülür. Bu artışın nedeni net satışların, brüt satışlar paralelinde artış göstermesidir. Ancak satışların maliyetinin artış oranı, net satışlar artışının üzerinde olması, ileride satışlar ile maliyet arasının kapanarak brüt satış karını azaltacağı anlaşılır. 15. Faaliyet Karı: Faaliyet karı 1997 yılında 1996 yılına göre 13.450.000 –TL ve % 305.68 . Bu artışın nedeni brüt satış karından kaynaklanmakta olup faaliyet giderlerinin de etkisi vardır. 16. Olağan Kar : Olağan kar 1997 yılında 1996 yılına göre 50.600.000 –TL ve % 162.17 oranında artış göstermiştir. 17. Dönem Karı: Dönem karı 1997 yılında 1996 yılına göre 51.800.000 –TL ve % 166.02 oranında artış göstermiştir. Söz konusu artışın nedeni olağan kar ile olağan dışı gelir ve karın artışından kaynaklanmakta olup işletmenin esas ve yan faaliyetlerinden sağladığı görülür. B. YÜZDE YÖNETİMİ İLE ANALİZ I. TEKNİĞİN KULLANIM AMACI

Yüzde yönetimi ile analiz tekniği, bir işletmenin finansal

durumunu ve faaliyet

sonuçlarını incelemek amacıyla kullanılır. Yüzde yöntemi ile analiz daha çok tek bir döneme ilişkin bilanço ve gelir tablosuna uygulandığından statik bir analiz türüdür. Ancak istenirse yüzde yöntemine göre hazırlanmış birden fazla döneme ilişkin mali tablosunun karşılaştırılması veya aynı sektördeki diğer işletmelerle karşılaştırmak için uygulandığında dinamik analiz yapılmış olur. Bu analiz tekniğinin uygulanması sırasında, mali tabloların varlık ve kaynak yapımında yer alan her bir kalemin varlık ve kaynak yapısı toplamı içindeki yüzde oranı belirlenir. Böylece hem aynı işletmenin farklı dönemlerine ilişkin mali tablolarında yer alan kalemlerin,toplam içerisinde oransal payları saptanır hem de aynı sektörde çalışmalarını sürdüren işletmelerin finansal tabloları ile karşılaştırmalar yapma olanağı sağlanır. Yüzde yöntemi ile analiz tekniği işletmenin faaliyet dönemine ilişkin bilanço ve gelir tablolarına ayrı ayrı uygulanarak dikey yüzdeleri hesaplandığından bu teknik “Dikey Analiz” olarak tanımlanır. II. YÜZDE YÖNTEMİNE GÖRE TABLOLARIN DÜZENLENMESİ Yüzde yöntemi ile analiz tekniği bilanço ve gelir tablosuna ayrı ayrı kullanarak dikey yüzdelerden oluşan tablolar elde edilir. a) BİLANÇONUN YÜZDE YÖNTMİNE GÖRE DÜZENLENMESİ Bilindiği gibi bilançoyu oluşturan hesaplar öncelikle aktifin veya pasifin bir kalemi, sonrada aktif veya pasifte yer alan gruplardan birinin kalemi durumundadır. Bu açıdan bir bilançonun yüzdelerle gösterilmesi temeli, aktif ve pasif toplamlarının 100 kabul edilerek; her aktif kalemin aktif toplamına, her pasif kalemin pasif toplamına olan oranı hesaplanır. Aynı şekilde grup toplamlarına göre de yüzdeleri saptanır. Bunun için her grup toplamı ayrı ayrı 100 kabul edilerek, grubu oluşturan kalemlerin kendi grup toplamlarına oranı saptanır. Bilançoda yer alan bilanço kalemlerini yüzde değerlerinin saptanmasını şu şekilde formüle edebiliriz. Bilanço Kaleminin Mutlak Değeri

Bilanço Toplamına Göre Yüzde

=
Aktif (Pasif) Toplamı

x 100

Grup İçindeki Kaleminin

Grup Toplamına Göre Yüzde

Mutlak Değeri

=
Grup Toplamı

x 100

İndirimleri olan bilanço kalemleri gerek grup gerekse aktif veya pasif toplamlarına net değerleri ile dikkate alınırlar. Bir başka anlatım biçimiyle dikey yüzdeleri net değer üzerinden hesaplanmasını gerektirir. Ancak öz kaynaklar grubunun indirim kalemi olan “dönem net zararı” grup ve pasif toplamlarına oranları saptanır fakat yüzdesi parantez içinde gösterilir.

Yapılan açıklamaları aşağıdaki şekilde örneklendirelim

X İŞLETMESİNİN 31.12.1997 TARİHLİ BİLANÇOSU (000) AKTİF PASİF I. DÖNEN VARKLILAR Hazır Değerler Ticari Alacaklar Şüph. Tic.Al.Karş. (1000) Ticari Alacaklar (Net) 65.000 Stoklar DÖN. VAR. TOP II. DUR. VARLIKLAR 41.000 110.000 V-ÖZKAYNAKLAR Sermaye Ödenmemiş sermy. Ödenmiş Sermaye Kar Yedekleri Dönem Net Zararı DUR. VAR. TOPLAMI 210.000 165.000 ÖZKAYNAK 250.000 (50.000) 200.000 25.000 (15.000) TOP. 59.000 YAB.KAY.TOP. 10.000 60.000 III. YABANCI KAYNAKLAR

0

AKTİF TOPLAM 275.000

275.000 0

PASİF TOPLAM

Bilanço Kalemleri

Grup % sinin Hesaplanışı

Bilanço % sinin Hesaplanışı

Hazır Değerler

10.000.000 x 100 110.000.000

=

9.0

10.000.000 x 100 275.000.000 = 53.7

= 3.6

Ticari Alacaklar =21.5 Stoklar

59.000.000 x 100

59.000.000 x 100 = 14.9

110.000.000 41.000.000 x 100 = 37.3 110.000.000 Dönen Varlık Toplamı

275.000.000 41.000.000 x 100 275.000.000

110.000.000 x 100

= 40 275.000.000

Duran Varlık Toplamı 60

165.000.000 x 100 275.000.000

=

Yabancı Kaynak Toplamı = 23.6 275.000.000 Ödenmiş Sermaye 100 = 72.7 = 9.1 210.000.000 Dönem Net Zararı 100 = 5.4 275.000.000 210.000.000 x 100 = 76.4 275.000.000 15.000.000 x 100 210.000.000 Öz Kaynak Toplamı 200.000.000 x 100 210.000.000 = 95.2

65.000.000 x 100

200.000.000 x 275.000.000 = 11.9

Kar Yedekleri 25.000.000 x 100

25.000.000 x 100 275.000.000 = 7.1

15.000.000 x

X İŞLETMESİNİN 31.12.1997 TARİHLİ BİLANÇOSU AKTİF PASİF

I. Dönen Varlıklar Hazır Değerler Ticari Alacaklar Şüp. Al. Karşılığı Tic. Alacaklar(net) Stoklar

Tutar 10.000.000 60.000.000 (1.000.000) 59.000.000 41.000.000

Grup % 9 53.7 37.3

Gn. Top % 3.6 21.5 14.9

III. Yab. Kaynaklar • • • • •

Tutar • • • • •

G rup %

Gn. Top %

Dönen Var. Top. II. Duran Varlıklar • • • • •

110.000.000 • • • • • •

100 •d •d •d •d •d •

40 •d •d •d •d •d •

Yabancı Kay.Top. V.Öz kaynaklar Sermaye Ödenmemiş ser. Ödenmiş ser. Kar yedekleri Dönem Net Zararı

65.000.000 250.000.000 (50.000.000) 150.000.000 25.000.000 (15.000.000)

100

23.6

95.2 11.9 (7.1 )

72.7 9.1 (5.4 )

Duran Varlık Toplamı Aktif Toplamı

165.000.000 275.000.000

100

60 100

Öz Kaynak Toplamı Pasif Toplamı

210.000.000 275.000.000

100

76.4

100

b) GELİR TABLOSUNUN YÜZDE YÖNTEMİNE GÖRE DÜZENLENMESİ Gelir tablosunda “dönem net karına” veya “ dönem net zararına” aynı nitelikteki sonuç hesaplarına ilişkin değerlerin toplanması ve farklı nitelikteki sonuç hesaplarına ilişkin değerlerin birbirinden çıkarılması gibi farklı aritmetik işlemler sonucunda ulaşılır. Bu nedenle gelir tablosundaki yüzdelerin bulunması her kalemin “Net Satışlar”a oranlanması ile bulunur. Bir başka anlatım biçimi ile, gelir tablosunda bilançodaki grup toplamı veya genel toplam söz konusu değildir. Bu nedenle net satışların tutarı 100 kabul edilerek, her kalemin tutarı net satışlara oranlanır. Bu yaklaşımımızı aşağıdaki gibi formüle ederek gelir tablosunu yüzde ile gösterilmesi olanaklıdır.

Gelir Tablosu Kaleminin Mutlak Değeri Net Satışlara Göre Yüzde = Net Satışlar Açıklamalarımızı aşağıdaki örnek yardımı ile gösterelim. x 100

Z İŞLETMESİNİN 31.12.1997 TARİHLİ GELİR TABLOSU Brüt Satışlar Satış İndirimleri NET SATIŞLAR Satışların Maliyeti (91.6) BRÜT SATIŞ KARI Faaliyet Giderleri (4.2) Faaliyet Karı Diğer Faal. Olağan Gelir ve Karlar Diğer Faal. Olağan Gider ve Zararlar OLAĞAN KAR Olağan Dışı Gelir ve Karlar Olağan Dışı Gider ve Zararlar DÖNEM KARI (9.8) DÖNEM NET KARI 20.000.000 8.5 42.000.000 3.000.000 (1.500.000) 43.500.000 (23.000.000) (0.6) 18.3 17.6 1.3 10.000.000 32.000.000 4.2 13.4 20.000.000 (10.000.000) 8.4 Tutar 240.000.000 (1.000.000) 239.000.000 219.000.000 % 100.4 (0.4) 100.0

Dönem Karı Vergi ve Diğer Yasal Yük.

III. YÜZDE YÖNTEMİNE GÖRE DÜZENLENMİŞ TABLOLARIN YORUMU Buraya kadar yapılan açıklamalarımızı üretim işletmesi olan C Anonim Şirketinin 1997 yılına ilişkin aşağıda verilen bilanço ve gelir tablosunu, “yüzde yöntemi”ni uygulayarak yorumlayalım.

C ANONİM ŞİRKETİNİN 31.12.1997 TARİHLİ BİLANÇOSU (000 İLAVESİYLE) AKTİF
I. DÖNEN VARLIKAR

PASİF
III. KISA VADELİ YABANCI KAYNAKLAR

Hazır Değerler Ticari Alacaklar (net) Diğer Alacaklar (net) Stoklar Diğer Dönen Varlıklar
DÖNEN VARLIK TOPLAMI II. DURAN VARLIKLAR Diğer Alacaklar

2.150.000 59.750.000 80.000 28.300.000 20.000 – 90.300.000 –

Mali Borçlar Ticari Borçlar Diğer Borçlar Borç ve Gider Karşılığı
KISA VAD.YAB.KAYNAK TOPLAMI

20.000.000 – 30.000.000 6.000.000 – 15.000.000 71.000.000 -

IV. UZUN VADELİ YABANCI KAYNAKLAR Borç Gider Karşılıkları

14.000.000 14.000.000 -

600.000290.00035.000.00010.00035.900.000 -

UZUN VADELİ YAB. KAY. TOPLAMI

Mali Duran Varlıklar Maddi Duran Varlıklar(net) Diğer duran Varlıklar DURAN VARLIK TOPLAMI

V.ÖZ KAYNAKLAR Ödenmiş Sermaye Sermaye yedekleri Kar Yedekleri Geçmiş Yıl Zarar Dönem Net Karı ÖZ KAYNAKLAR TOPL. 15.000.00017.000.0004.000.000(6.000.000)11.200.00041.200.000-

AKTİF TOPLAMI

126.200.000 -

PASİF TOPLAMI

126.200.000 -

C ANONİM ŞİRKETİNİN 31.12.1997 TARİHLİ GELİR TABLOSU (000 İLAVESİYLE ) Brüt Satışlar Satış İndirimleri Net Satışlar Satışların Maliyeti Brüt Satış Karı Faaliyet Giderleri FAALİYET KARI Diğer Faal. Olağan Gelir ve Karlar Diğer Faal. Olağan Gider ve Zararlar Finansman Giderleri OLAĞAN KAR Olağan Dışı Gelir ve Karlar Olağan Dışı Gider ve Zararlar DÖNEM KARI Dönem Karı Vergi ve Diğer Yasal Yükümlülük karşılıkları DÖNEM NET KARI 11.200.000 19.800.000 (8.600.000) 190.000.000 (4.600.000) 185.400.000 (125.000.000) 60.400.000 (16.000.000) 44.400.000 1.200.000 (2.000.000) (23.900.000) 19.700.000 100.000

C ANONİM ŞİRKETİNİN 31.12.1997 TARİHLİ YÜZDE İLE GÖSTERİLMİŞ BİLANÇOSU (000)

AKTİF

Toplam

Grup Top. Göre %

Genel Top. Göre %

I. DÖNEN VARLIKLAR Hazır Değerler Ticari Alacaklar (net) Diğer Alacaklar (net) Stoklar Diğer Dönem Varlıklar Dönem Varlık Toplamı II. DURAN VARLIKLAR Diğer Alacaklar Mali Duran Varlıklar Maddi Duran Varlıklar Diğer Duran Varlıklar Duran Varlık Toplamı AKTİF TOPLAMI PASİF III.KISA VADELİ YABANCI KAYNAKLAR Mali Borçlar Ticari Borçlar (net) Diğer Borçlar Borç ve Gider Karşılığı Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar Top. Borç ve Gider Karşılığı Uzun Vadeli Yab. Kaynaklar Top. V.ÖZ KAYNAKLAR Ödenmiş Sermaye Sermaye Yedekleri Kar Yedekleri Geçmiş Yıl Zararı Dönem Net Karı 15.000.00017.000.0004.000.000(6.000.000)11.200.0009.71 (14.55) 27.18 36.40 41.26 3.17 (4.75) 8.87 11.89 13.47 20.000.00030.000.0006.000.00015.000.00071.000.00014.000.00014.000.00028.17 42.25 8.45 21.13 100.00 100.00 100.00 15.84 23.77 4.75 11.89 56.25 11.10 11.10 600.000290.00035.000.00010.00035.900.000126.200.0001.67 0.80 97.49 0.04 100.00 100.00 28.45 0.48 0.24 27.73 2.150.00059.750.00080.000 – 28.300.00020.000.00090.300.0000.01 100.00 2.38 66.20 0.07 31.34 0.01 71.55 1.70 47.35 0.07 22.42

IV.UZUN VADELİ YABANCI KAYNAKLAR

Öz kaynaklar Toplamı PASİF TOPLAMI

41.200.000126.200.000-

100.00

32.65 100.00

C ANONİM ŞİRKETİNİN 31.12.1997 TARİHLİ YÜZDE İLE GÖSTERİLMİŞ GELİR TABLOSU (000) Tutar 190.000.000 (4.600.000) 185.000.000 (125.000.000) 60.400.000 (16.000.000) 44.400.000 1.200.000 (2.000.000) (23.900.000) 19.700.000 100.000 19.800.000 (8.600.000) 11.200.000 (0.78) (12.89) 10.63 (0.05) (10.68) (4.64) 4.04 32.58 (8.63) 23.95 0.35 % 102.48 (2.48) 100.0 (67.42)

Brüt Satışlar Satış İndirimleri Net Satışlar Satışların Maliyeti Brüt Satış Karı Faaliyet Giderleri Faaliyet Karı Diğer Faal. Olağan Gelir ve Karlar Diğer Faal. Olağan Gider ve Zararlar Finansman Giderleri Olağan kar Olağan Dışı Gelir ve Karlar Olağan Dışı Gider ve Zararlar Dönem Karı Dönem Karı Vergi ve Diğer Yasal Yük. Dönem Net Karı

C Anonim Şirketinin yüzde ile gösterilmiş olan bilanço ve gelir tablosunu ayrı ayrı yorumlayalım. A) Bilançonun Yorumu: 1. Varlıkların Dağılımı: İşletmenin varlık yapısının % 71.55’i dönen varlıklardan, % 28.45’i ise duran varlıklardan oluşmaktadır. C işletmesinin üretim işletmesi olması nedeni ile varlıkların bu dağılımı yetersizdir.

Dönen varlıkların % 66.20’si Ticari Alacaklar, % 31.34’ü Stoklar, % 2.38’i ise Hazır Değerlerden oluşmakta olup, diğer alacaklar ve diğer dönen varlıkların payı çok önemsizdir. Dönen varlıkların dağılımından da anlaşılabileceği gibi, ticari alacakların yüzde payı oldukça fazladır. Stoklar ve hazır değerlerin yüzde payları üretim işletmesi için düşüktür. Duran varlıkların % 97.49’unu maddi duran varlıklar oluşturmakta olup, diğer alacaklar ve mali duran varlıkların payı çok önemsiz kalmaktadır. göstermektedir. 2. Kaynakların Dağılımı: Kaynakların % 56.25’ini kısa vadeli yabancı kaynaklar, % 11.10 ‘unu uzun vadeli yabancı kaynaklar ve % 32.65’ini ise öz kaynaklar oluşturmaktadır. Başka bir anlatım biçimiyle, kaynakların % 67.35 ‘ini yabancı kaynaklar, % 32.65’ini ise öz kaynaklar oluşturmaktadır. Bu dağılımın ideal olduğunu söylemek oldukça zordur. Çünkü yabancı kaynakların toplamı üzerindeki bu denli yüksek pay, alacaklıların işletmenin aktiflerinde daha çok söz sahibi olduğunu gösterir. Bir başka anlatım biçimiyle bu durum alacaklılar için güvenli olmaktan uzak olup, işletmenin de faiz yükünü ağırlaştırmaktadır. Özkaynakların % 36.40’ını ödenmiş sermaye, % 41.26’sını sermaye yedekleri, % 9.71’ini kar yedekleri oluşturmaktadır. 1997 yılının dönem net karı % 27.18 olarak görülmekle birlikte, geçmiş yılı zararını % 14.55 olması dönem net karını olumsuz yönde (nerdeyse yarısına yakın) etkilemektedir. Değerleme artışı, hisse senedi ihraç primi ile iptal karlarından oluşan sermaye yedekleri yüksek olması düşündürücü olup, yetersiz özkaynak yapısı işletmeyi yabancı kaynak arayışına itmektedir. 3. Varlık – Kaynak İlişkisi: İşletme 1997 faaliyet döneminde kısa vadeli yabancı sahip Bu durum işletmenin esas yetersiz olduğunu faaliyetlere önem verdiğini maddi duran varlık yatırımlarının da

kaynakların tamamını, dönen varlıkların finansmanından kullanmıştır. Dönen varlıkların, kısa vadeli yabancı kaynaklardan büyük olması, işletmenin net işletme sermayesine olduğunu, bir başka anlatım biçimiyle borç ödeme gücünün bulunduğunu gösterir. Ayrıca dönen varlıkların, kısa vadeli yabancı kaynakları aşan kısmı, özkaynaklardan karşılanmıştır. Çünkü dönen varlıkları aşan kısmı % 15.30 ( Dönen Varlıklar- Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar)dır. Bunu da özkaynakların karşılaması olanaklıdır. Öz kaynakların dönen varlıkları karşıladıktan sonra kalan kısmı ve uzun vadeli yabancı kaynakların tamamı duran varlıkların finansmanında kullanıldığı görülür.

B) Gelir Tablosunun Yorumu: 1. Brüt satışların, net satışlara oranı görüldüğü gibi % 102.48’dir. bu oranın net satışlara yakın olması , işletmenin satışlardan dolayı kaybı olmadığını (satış indirimi, satış iadeleri gibi) gösterir. 2. 3. 4. 5. 6. Bir başka anlatım biçimiyle, satış politikasının iyi olduğunu, mamul satışlarından taviz vermediği gösterir. Satışların maliyetinin 1997 yılında net satışlara oranının % 67.42’dir. bu oran yüksek olmakla birlikte işletmeyi brüt satış karına ulaştırabilir. Brüt satış karının net satışlara oranı % 32.58 olup, yeterli görülebilir. Çünkü faaliyet giderleri oranının çok üstündedir. Faaliyet giderlerinin net satışlara oranı % 8.63 olması arzulanan durumdur. Faaliyet karının net satışlara oranı %23.95 olup, işletmenin finansman giderlerini karşılayabilecek durumdadır. Diğer faaliyetlerden olağan gelir ve karların oranı % 0.35 olup önemsiz büyüklüktedir. Ancak diğer faaliyetlerden olağan gider ve zararların % 0.78 olması (net satışlara oranı küçük olmakla birlikte) düşündürücüdür. 7. Finansman giderlerinin net satışlara oranı %12.89’dur. bu durumda faaliyet karının yarıdan fazlası, işletmenin kullandığı yabancı kaynak faizi ile kaybettiği görülür. Bu durum olağan kar oranının düşük bir düzeyde gerçekleşmesine neden olur. 8. İşletmenin 1997 yılında net satışların % 10.68 oranında dönem karı elde ettiği görülmektedir. Söz konusu kar işletmenin esas faaliyetlerden elde edilmiştir. Ancak bu oranın yeterli olup olmadığı, işletmenin geçmiş yılları ve aynı sektörde faaliyet gösteren diğer işletmelerle karşılaştırılarak karar verilmesi gerekir. 9. İşletmenin 1997 yılı dönem net karının net satışlara göre oranı (vergi ve yasal karşılıklar indirildikten sonra) % 6.04 olup, gerek dağıtılacak otofinansman aracı olarak destekleyici olduğu söylenemez. C. EĞİLİM (TREND) YÜZDELERİ YÖNTEMİ İLE ANALİZ I. TEKNİĞİN KULLANIM AMACI kar gerekse

Bilindiği gibi bir işletmenin birkaç yıllık faaliyet sonuçlarındaki değişmeleri saptamak gereğinde karşılaştırmalı tablolar analizi tekniği kullanılmaktadır. Ancak bir işletmenin aynı amaçlar doğrultusunda daha uzun dönemlerin incelenmesine gerek duyulduğunda veya sadece bazı ilişkileri ortaya koyacak kalemlerin incelenmesi istendiğinde eğilim (trend) yüzdeler yönetimine başvurmak gerekir. Bu yöntem aracılığı ile bir işletmenin faaliyet sonuçlarını dinamik incelemesini yapmak olanaklıdır. Bir başka anlatım biçimiyle , eğilim (trend) yüzdeleri ile analiz tekniğinde, mali tabloların varlık ve kaynak yapılarında yer alan kalemlerin zaman içinde göstermiş oldukları eğilimler incelenmektedir. Ancak bu analiz tekniğinin uygulanmasında üzerinde önlemle durulması gereken noktalar üç grupta toplanmaktadır. ♦ Analiz için her yönüyle normal sayılabilecek bir yıl baz olarak alınmalıdır. ♦ Eğilim yüzdelerine dayanılarak üretilen sonuçların açıklamasında, kaynak ve kullanım kalemlerine ilişkin mutlak rakamlar bulunmalıdır. ♦ Fiyatlar genel düzeyindeki değişiklikler özenle izlenmelidir. Eğilim (trend) yüzdeleri ile analiz tekniğinin amacı birbirleri ile ilişkili olan kalemlerdeki eğilimlerin uzun dönemde etkileşimini incelemektir. Böylece işletmenin, kendi içinde dinamik bir analizi yapılarak, mali durumunun ve faaliyet sonuçlarının bütünü hakkında bilgi sahibi olmak olanaklıdır. II. EĞİLİM (TREND) YÜZDELERİ YÖNTEMİNE GÖRE TABLOLARIN DÜZENLENMESİ Eğilim (trend) yüzdeleri ile analiz tekniği bir işletmenin mali tablolardaki bütün kalemlere uygulanabileceği gibi, sadece aralarında anlamlı ilişkiler kurabilecek seçilmiş bazı kalemlere de uygulanabilir. Hangisi yapılacak olursa olsun, her kalemin ayrı ayrı eğilim(trend) yüzdeleri hesaplanacağından tekniğin uygulanış biçiminin değişmeyeceği tabidir. Eğilim (trend) yüzdeleri tekniği, belli dönemlere ilişkin, mali tabloların kaynak ve kullanım kalemlerinin artış ve azalışları ve bu değişimlerin baz yılına oranla yüzdesel önlemlerini ortaya koyduğu için, tam anlamıyla dinamik analiz çalışması yapılmasını sağlamaktadır. Ancak bu tekniğin uygulanmasından beklenen yararın elde edilebilmesi için incelemeye konu dönem sayısının fazla olması gerekir. Eğilim yüzdeleri tekniği aşağıdaki işlem sırasına göre uygulanır.

♦ Öncelikle baz olarak seçilen yılın bilanço kalemleri 100 olarak ifade edilir. ♦ Eğilim yüzdeleri, her kalemin baz yılındaki tutara bölünmesi ile bulunur. ♦ Eğilim yüzdeleri hesaplanırken , 0,5’ten küçük kesirler atılır 0,5’ten büyük kesirler tam sayıya çıkartılır. Eğilim (trend) yüzdelerinin hesaplanışı şu şekilde formüle edebiliriz: Eğilim Yüzdesi Hesaplanacak Yılın Mutlak Değeri x 100 Baz Alınan Yılın Mutlak Değeri

Eğilim Trendi Yüzdesi

=

Şurası unutulmamalıdır ki; eğilim yüzdelerin hesaplanışı sırasında baz alınan yılda mutlak değeri olmayan bir kalemin diğer yıllar için eğilim yüzdesi de olmaz. Eğilimlerin karşılaştırılmasında, her kalemin gösterdiği eğilimin belirlenmesi ve eğilimler arasındaki farklılığın ortaya konulması gerekir. Eğilim yüzdeleri endeks şeklindeki pozitif değerler olup, 100’ün üzerindekiler “artışı” 100’ün altındakiler “azalışı” gösterir. Eğilim yüzdeleri tekniğini aşağıdaki örnek bilanço ve gelir tablosunun bazı kalemleri üzerinde gösterelim. X İŞLETMESİNİN BİLANÇOLARI (000) AKTİF 1988 I. Dönen Varlıklar Hazır Değerler Menkul Kıymetler Ticari Alacaklar Stoklar Dönen Varlık Toplamı II.Duran Varlıklar • • • • • • • • • 500 180 720 1000 2400 • 400 160 800 1200 2560 • 300 800 880 1400 3380 • 235 800 400 1450 2885 • 185 1500 500 1420 3605 180 1500 600 1390 3670 • 280 2000 700 1550 4530 • 1989 1990 1991 1992 1993 1994

• • • • • • • 3850 AKTİF TOPLAM • •

• • • 4040

• • • 4400 4750

• • • 5300

• • • 5650

• • • 5800

X İŞLETMESİNİN GELİR TABLOLARI (000) 1988 Brüt Satışlar Satış İndirimleri (7.1) Net Satışlar Satışların Maliyeti Brüt Satış Karı Faaliyet Giderleri Faaliyet Karı 232.0 50.0 (19.0) 31.0 300.0 100.0 (30.0) 70.0 375.0 123.0 (43.0) 80.0 576.7 243.3 (65.5) 117.8 698.0 357.0 (68.0) 289.0 550.8 210.8 (78.0) 132.8 872.7 451.7 (115.0) 336.7 (182.0) (200.0) (252.0) (333.4) (341.0) (340.0) (421.7) 233.0 (1.0) 1989 302.0 (2.0) 1990 377.6 (2.6) 1991 580.0 (3.3) 1992 702.0 (4.0) 1993 555.0 (4.2) 1994 879.8

Yukarıda gösterilen formüle göre eğilim yüzdelerinin 1988 dönemini baz alarak bazı kalemlerin hesaplanmasını aşağıda gösterelim: 400 x 100 Hazır Değerler (1989) = 500 280 x 100 Hazır Değerler (1994) = 500 = 56 = 80

1200 x 100 Stoklar (1989) = 1000 1550 x 100 Stoklar (1994) = 1000 302.0 x 100 Brüt Satışlar (1989) = 233.0 879.8 x 100 Brüt Satışlar (1994) = 233.0 Eğilim trendi yüzdeleri hesaplanmış bilanço ve gelir tabloları aşağıda gösterilmiştir. X İŞLETMESİNİN EĞİLİM (TREND) YÜZDELERİNE GÖRE BİLANÇOLARI (000) AKTİF 1988 I. Dönen Varlıklar Hazır Değerler Menkul Kıymetler Ticari Alacaklar Stoklar Dönen Varlık Toplamı AKTİF TOPLAMI 100 100 100 100 100 100 80 89 111 120 107 105 60 444 122 140 141 114 47 444 56 145 120 123 37 833 69 142 150 138 36 833 83 139 153 147 56 1111 97 155 189 151 1989 1990 1991 1992 1993 1994 = 378 = 130 = 155 = 120

X İŞLETMESİNİN EĞİLİM (TREND) YÜZDELERİNE GÖRE GELİR TABLOLARI (000) 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994

Brüt Satışlar 378 Satış İndirimleri Net Satışlar Satışların Maliyeti Brüt Satış Karı Faaliyet Giderleri Faaliyet Karı

100 100 100 100 100 100 100

130 200 129 110 200 158 226

162 260 162 138 246 226 258 330 249 183 487 345 574

249 400 301 187 714 358 932

301 420 237 187 422 411 428

238 71 376 231 903 605 1086

III.

EĞİLİM (TREND) YÜZDELERİNE GÖRE

DÜZENLENMİŞ TABLOLARIN YORUMU Eğilim (trend) yüzdeleri tekniğine göre düzenlenmiş tablolar birbirleri ile ilişkili kalemlerin eğilim yüzdelerine göre yorumlanır. Bir kalemde ortaya çıkan durum karşısında ilişkili olan diğer kalemdeki durumu, eğilimlerin etkileri ile gelişmenin işletmenin mali durumu açısından olumlu olup olmadığı incelenir. Bir başka anlatımı biçimiyle, bu tekniğin temeli aralarında ussal ilişki bulunan hesaplar arasında karşılaştırma yapılmasıdır. Aralarında ilişki bulunan söz konusu kalemleri şöyle sıralayabiliriz. ♦ Ticari alacakların eğilimi ile net satışların eğilimini karşılaştırma, ♦ Stokların eğilimi ile net satışların eğilimini karşılaştırma, ♦ Dönen varlıkların eğilimi ile kısa vadeli borçların eğilimini karşılaştırma, ♦ Maddi duran varlıkların eğilimi ile net satışların eğilimini karşılaştırma, ♦ Maddi duran varlıkların eğilimi ile öz kaynakların eğilimini karşılaştırma, ♦ Yabancı kaynakların eğilimi ile öz kaynakların eğilimini karşılaştırma, ♦ Brüt satışların eğilimi ile net satışların eğilimini karşılaştırma, ♦ Net satışların eğilimi ile satışların maliyetinin eğilimini karşılaştırma, ♦ Brüt satış karının eğilimi ile faaliyet giderlerinin eğilimini karşılaştırma. Görüldüğü gibi karşılaştırma ikili hesap ve hesap grubu ile bölümler halinde, birbirlerini (direkt veya endirekt) etkileyecek biçimde seçilir. Etkileme sonuçlarına göre, bir hesabın eğiliminin diğer hesap eğilimine olan etki sebebi ve yönü dikkate alınıp; işletmenin

bugünkü mali durumu saptanarak (koşulların aynen devam edeceği varsayılmak sureti ile) gelecek için öngörümlemede bulunur. Saptanan sebep – sonuç ilişkisi (işletmenin lehine olmak koşulu ile) olumlu yorumlanmalıdır. Ayrıca eğilim yüzdelerinin yorumunda, mutlak değerlerdeki değişmeleri de dikkate almak yararlı olur. Çünkü yalnızca eğilim yüzdelerindeki değişmeye bakmak bazen yanıltıcı olabilir. Buraya kadar yapılan açıklamalarımızın ABC Anonim Şirketinin aşağıda verilen bilanço ve gelir tablolarını “Eğilim (trend) yüzdeleri” yöntemini uygulayarak gösterelim. ABC ANONİM ŞİRKETİNİN BİLANÇOLARI (MİLYON İLAVESİYLE) AKTİF 1990 I. Dönen Varlıklar Hazır Değerler Menkul Kıymetler Stoklar Diğer Dönen Varlıklar Dönen Varlık Toplamı II.Duran Varlıklar Diğer Alacaklar Mali Duran Varlıklar Maddi Duran Varlıklar (net) Maddi Olmayan Duran Varlık Duran Varlıklar Topl. AKTİF TOPLAMI PASİF III. Kısa Vadeli Yab.Kay. 2.940 5.800 2.560 4.940 2.580 5.380 2.680 6.180 5.400 9.950 5.460 9.900 480 200 200 80 160 120 120 720 1.620 200 720 1.440 200 920 1.260 600 920 1.800 800 1.000 3.440 1.200 1.120 3.020 500 760 750 150 2.860 550 600 580 600 50 2.380 600 500 600 800 300 2.800 900 400 1.000 960 240 3.500 1.050 800 1.300 1.200 200 4.550 1.000 1.000 900 1.440 100 4.440 1991 1992 1993 1994 1995

Ticari Alacaklar (NET) 700

Ticari Alacaklar IV.Uzun Vadeli Yab. Kay. Mali Borçlar V.Özkaynaklar Ödenmiş Sermaye Kar Yedekleri Dönem Net Karı(zararı) Özkaynaklar Toplamı PASİF TOPLAMI

1.080

1.040 1.040 2.000 2.000 2.000 200 (300) 1.900 4.940

1.380 1.380 1.000 1.000 2.000 200 800 3.000 5.380

2.180 2.180 400 400 2.000 600 1.000 3.600 6.180

3.350 3.350 2.200 2.200 2.000 1.100 1.300 4.400 9.950

2.700 2.700 2.000 2.000 2.000 1.800 1.400 5.200 9.900

Kısa Vadeli Yab.Kay.Top 1.080 2.000

Uzun Vadeli Yab.Kay. Top 2.000 2.000 120 600 2.720 5.800

ABC ANONİM ŞİRKETLERİNİN GELİR TABLOLARI (MİLYON İLAVESİYLE)

1990 Brüt şatışlar Satış İndirimleri Net Satışlar Brüt Satış Karı Faaliyet Karı 5.500.(200) 4.800.3.000.1.400

1991 4.200.(800) 3.400.(1.500) 1.900.(1.700) 200

1992 6.440.(600) 5.800.(3.000) 2.800.(1.800) 1.000.-

1993 9.000.(1.100) 8.000.(4.000) 4.000.(2.000) 2.000.-

1994 10.400.(400) 10.000.(5.800) 4.200.(2.500) 1.700.-

1995 12.250.(250) 12.000.(6.890) 5.110.(2.560) 2.550.-

Satışların Maliyeti (1.800) Faaliyet Giderleri (1.600)

Diğer Faaliyetlerden Olağan gelir ve Karlar 100 Diğer Faaliyetlerden Gider ve Zararlar (500) (800) (300) (320).1.280 (600).1.800 (200) 2.500 (300) 2.560 300 600 400 1.000 400

Olağan Kar (Zarar) 1.000 • • • Dönem Karı(Zararı) 1.000

(300)

1.280

1.800

2.500

2.580

Dön.Karı Vergi ve Diğer Yasal Yüküm.Karşılığı Dönem Net Karı (400) 600 ---(300) (480) 800 (800) 1.000 (1.200) 1.300 (1.250) 1.40

“ABC” ANONİM ŞİRKETİNİN EĞİLİM(TREND) YÜZDELERİNE GÖRE BİLANÇOLARI

AKTİF I.dönen varlıklar Hazır değerler Menkul Kıymetler Ticari Alacaklar(Net) Stoklar Diğer Dönen Varlıklar

1990 100.100.100.100.100.-

1991 110.79.83.80.33.-

1992 120.66.86.106.200.-

1993 180.53.143.128.160.-

1994 210.105.186.160.133.-

1995 200.132.129.192.67.-

______ _____ Dönen Varlıklar Toplamı 100.II.Dönen Varlılar Diğer Alacaklar Mali Duran Varlıklar Maddi Duran Varlıklar (net) Maddi Olmayan Dur.Var. 100._____ Duran Varlıklar Toplamı 100.____ AKTİF TOPLAM 100.85.87.42._____ 100.100.100.167.100.89.83.-

______ 98.-

_____ 122.-

_____ 159.-

_____ 155.-

167.128.78.42._____ 88._____ 93.-

500.128.67.17._____ 91._____ 107.-

667.139.212.33._____ 184._____ 172.-

1.000.156.186.25._____ 186._____ 171.-

_____

PASİF ____________________ III. Kısa Vadeli Yab.Kay. Ticari Alacaklar ____ Kısa Vadeli Yab.Kay. Top. IV. Uzun Vadeli Yab.Kay. Mali Borçlar ____ Uzun Vadeli Yab.Kay. Top. 100.100.50.20.110.100.100.____ 100.____ 50.20.____ 110.____ 100.____ 100.96.128.202.310.250.100._____ 96.128._____ 202._____ 310._____ 250._____

V.Özkaynaklar Ödenmemiş Sermaye Kar Yedekleri Dönem Net Karı(Zararı) _____ Özkaynaklar Toplamı _____ PASİF TOPLAMI 100.85.93.107.172.171.100.70._____ 110.____ 132.____ 162._____ 191.____ 100.100.100._____ 100.167.50.100.167.133.____ 100.500.167.____ 100.917.217._____ 100.1.500 233.____

“ABC” ANONİM ŞİRKETİNİN EĞİLİM(TREND) YÜZDELERİNE GÖRE GELİR TABLOLARI 1990 Brüt şatışlar Satış İndirimleri Net Satışlar Satışların Maliyeti Brüt Satış Karı Faaliyet Giderleri 100 100 100 100 100 100 1991 84 400 71 83 63 106 1992 128 300 121 167 93 1113 1993 180 500 167 223 133 125 1994 208 200 228 322 140 156 1995 245 125 250 383 170 160

Faaliyet Karı Diğer Faaliyetlerden Olağan gelir ve Karlar Diğer Faaliyetlerden

100

14

71

143

121

182

100

300

600

400

1000

400

Olağan gider ve Zararlar 100 Olağan Kar(Zarar) • • Dönem Karı(Zararı) Dön.Karı Vergi ve Diğer Yasal Yüküm.Karşılığı Dönem Net Karı 100 100 100 100

160 -30

64 128

120 180

40 250

60 265

-30

128

180

250

265

---50

120 133

200 167

300 217

313 233

Eğilim yüzdelerine göre düzenlemiş olduğumuz ABC Anonim Şirketi’nin bilanço ve gelir tablolarını sıra ile yorumlayalım. 1. Ticari Alacaklar ve Satışların Eğilimlerinin Karşılaştırılması : Ticari alacaklar ve satışlar aynı artış eğilimini gösteriyorsa bu durum işletmenin lehinedir. Çünkü işletmenin kredili satış politikasını değişmediği veya alacakların tahsilatında problem olmadığı görülür. Ticari alacaklarını eğiliminin artmasına karşılık net satışların azalma (veya daha yavaş artış) eğilimi göstermesi işletme aleyhinedir. Bu durumda ticari alacakların tahsilatında problem olduğu görülür.

Ticari alacakların azalış eğilimi gösterirken net satışların daha da yavaş azalış eğilimi göstermesi işletme lehine bir durumdur. Çünkü işletmenin satışlarını peşin yaptığı anlaşılır. Bu açıklamalarımız ışığında örnek ABC Anonim Şirketi’nin verilerine baktığımızda, Ticari alacaklarla, net satışların eğilim yüzdeleri arasında bir uyumun olduğu görülür. 2 .Stokların ve Net Satışların Eğilimlerini Karşılaştırma: Stoklar artış eğilimi gösterirken net satışların azalış eğilimi göstermesi işletmenin aleyhinedir.çünkü stokların satışında problem olduğu veya elde fazla stok bulunduğu anlaşılır. Stoklar azalış eğilimi gösterirken net satışların artış eğilimi göstermesi ise işletmenin lehinedir. Stokların satışında problem olmadığı anlaşılır. Ancak eğilim azalışı, stok bulundurmamaktan kaynaklanıyorsa bu durum işletme aleyhinedir. Bu açıklamamız ışığında örnek ABC Anonim Şirketi’nin verilerine baktığımızda, stoklarla, net satışların eğilim yüzdeleri arasında uyum olduğu görülür satışların artışına bağlı olarak stoklarda da artış vardır. Bu durum işletmenin gelişmesinin olumlu olduğunu gösterir. 3. Dönen Varlıklar ve Kısa Vadeli Yabancı Kaynakları Karşılaştırma : dönen varlıklardaki artış eğilimine karşılık kısa vadeli yabancı kaynaklar azalma eğilimi olması işletmenin lehinedir. Çünkü işletmenin net işletme sermayesi bulunduğu, bir başka anlatım biçimiyle borç ödeme gücünün yeterli olduğu anlaşılır. Ancak mutlak değerleriyle birlikte ele alınması gerektiği unutulmamalıdır. Bu açıklamamız ışığında örnek ABC Anonim Şirketi’nin verilerine

baktığımızda, kısa vadeli yabancı kaynaklardaki artışın, dönen varlıklardaki artıştan

daha fazla olduğu görülmektedir. İlk bakışta olumsuz olduğu görüşüne varılmakla birlikte mutlak değerlerin karşılaştırılması halinde durumun hiç de öyle olmadığı görülür. Bunun nedeni baz yılındaki kısa vadeli yabancı kaynakların mutlak değeri dönen varlıklar toplamına göre küçük olmasından kaynaklanmaktadır. Baz yılında mutlak değeri küçük olan kalemde daha sonra ortaya çıkacak olan artışların eğilim yüzdelerinin büyük olacağı yadsınamaz. 4. Dönen Varlıklar ve Net Satışları Karşılaştırma dönen varlıklar ile net satışlarda artış eğilimi veya net satışların artış eğiliminin dönen varlıklar artış eğiliminin üzerinde olması işletmenin lehinedir. Çünkü işletmenin dönen varlıklarını etkin kullandığı bir başka anlatım biçimiyle sürekli yenilediği anlaşılır. Dönen varlıklar azalma eğilimi gösterirken net satışlarda azalma (veya daha yavaş bir artış) eğilimi göstermesi işletmenin aleyhine olup, dönen varlıkların etkin kullanılmadığını ileride işletme sermayesi darboğazına girebileceğini gösterir. Bu açıklamamız ışığında örnek ABC Anonim Şirketi’nin verilerine baktığımızda net satışlarını artış eğiliminin dönen varlıkların artış eğiliminin üzerinde olduğunu görürüz. 5. Stoklar ve Ticari Borçları Karşılaştırma : Stoklardaki artış eğilimine karşılık ticari borçlar eğiliminin azalması (veya daha az bir artış) durumu işletmenin lehinedir. Çünkü işletmenin borçlarını zamanında ödeyebildiğini (veya peşin alımda bulunduğunu) gösterir. Tersine stoklar azalış eğilimi gösterirken ticari borçlar artış eğilimi göstermesi, işletmenin borç ödeme gücünün yeterli olmadığı gösterir. Bu durumda işletme (beklide daha az faiz yüküyle) yeni kredi arayışına gidebilir.

Bu açıklamamız ışığında örnek ABC Anonim Şirketi’nin verilerine baktığımızda stokların artış eğilimi, ticari borçların artış eğiliminin altında kaldığı görülür. 6. Maddi Duran Varlık ve Net Satışları Karşılaştırma : maddi duran varlıktaki artış (veya daha yavaş bir azalma) eğilimi göstermesine karşılık, net satış eğilimi artıyorsa işletmenin lehinedir. Çünkü maddi duran varlıklardan tam kapasitede yararlanıldığı, bir başka anlatım biçimiyle maddi duran varlık yatırımının geri döndüğünü gösterir. Maddi duran varlıktaki artış eğilimine karşılık net satışlar azalma (veya daha az bir artış) eğilimi gösteriyorsa işletmenin aleyhinedir. Çünkü maddi duran varlıklardan yeterince yararlanılmadığını veya maddi duran varlık yatırımının fazla olduğu anlaşılır. Ancak maddi duran varlık azalışlarının nedenlerinin de bilinmesi gerekir. Örneğin azalış amortisman giderlerinden mi, yoksa bazı maddi duran varlıkların satışından mı kaynaklanmıştır. Bu açıklamamız ışığında örnek ABC Anonim Şirketi’nin verilerine baktığımızda maddi duran varlıklardaki artış eğilimi ne satışlardaki artış eğiliminin altında kaldığı görülür. 7. Maddi Duran Varlık ve Özkaynakları Karşılaştırma : Maddi duran varlıklardaki artış eğilimi karşısında özkaynakların da artış eğilimi göstermesi işletmenin lehinedir. Çünkü maddi duran varlık yatırımının gerçekleştirilmesinde özkaynaklardan yaralanıldığı anlaşılır. Tersine, maddi duran varlık eğiliminin artışına karşılık, özkaynakların eğiliminde azalış bulunuyorsa işletmenin maddi duran varlıklar yatırımını yabancı kaynaklarla gerçekleştirildiği anlaşılır. Ayrıca maddi duran varlıkların eğilimi azalırken, özkaynakların eğilimi artış gösterir veya sabit kalırsa bu durumda işletmenin lehinedir.

Bu açıklamamız ışığında örnek ABC Anonim Şirketi’nin verilerine baktığımızda bazı yıllar (1991-1995) özkaynakların eğilimleri maddi duran varlık eğilimlerinin altında kaldığı görülür. 8. Yabancı Kaynaklar ve Özkaynakları Karşılaştırma : Toplam yabancı kaynaklardaki azalış eğilimine karşılık özkaynaklarda artış eğilimi görülürse işletmenin lehinedir. Çünkü işletme varlıklarının finansmanında özkaynaklar daha fazla kullanıldığı anlaşılır. Bir başka antlım biçimiyle, işletmenin ödeme gücünün yeterli olduğu anlaşılır. Toplam yabancı kaynaklardaki artış eğilimine karşılık, özkaynaklardaki eğilim azalışı (veya daha yavaş artış) görülürse, işletmenin aleyhinedir. Çünkü işletme varlıklarının finansmanında yabancı kaynaklardan daha fazla yararlanıldığı anlaşılır. Bu açıklamamız ışığında örnek ABC Anonim Şirketi’nin verilerine baktığımızda özkaynaklarının sürekli olarak (1991 hariç) artış eğilimi gösterdiği ve özkaynaklardaki artışın ödenmiş sermayede değişiklik olmaması nedeni otofinansman karşılandığı görülür. 9. Brüt Satışlar ve Net Satışları Karşılaştırma : Brüt satışlar ve net satışlar paralel eğilim artışı göstermesi işletmenin lehinedir. Çünkü işletmenin brüt satış hasılatından (satış indirimi ve satış iadeleri gibi) düşüşler olmadığı anlaşılır brüt satışlar artış eğilimi gösterirken, net satışların eğiliminde azalma (veya daha az bir azalma) görülürse işletmenin aleyhinedir. Çünkü satışların yüksek oranda indirimlerle yapıldığı veya satış iadelerinin fazla olduğu anlaşılır. Ancak bu durumda eğilim azalışlarını yanı sıra mutlak değerlerin de birlikte incelenmesi gerekir. yolu ile

Bu açıklamamız ışığında örnek ABC Anonim Şirketi’nin verilerine baktığımızda net satış eğilim artışlarının (1991 hariç) brüt satış hasılatı eğilim artışlarına paralel olduğu görülür. Satış indirimlerinin eğilim artışları daha yüksek olmakla birlikte, mutlak değer olarak pek önemli olmadığı görülür. Satış indirimleri eğiliminin yüksek olması baz yılının satış indirim mutlak değerinin küçük olmasından kaynaklandığı açıktır. 10. Net Satışlar ve Satışların Maliyetini Karşılaştırma : Net satışların ve satışların maliyetinin eğilimleri (herhangi bir olumlu fark olmaksızın) birlikte artış / azalış göstermesi işletmenin aleyhinedir. Çünkü İşletme satışlardan kar sağlayamamıştır. Net satışlar, satışların maliyetinden daha hızlı artış eğiliminde veya net satışlar artarken satışların maliyet eğilimi azalış gösteriyorsa İşletmenin lehinedir. Bu açıklamalarımız ışığında örnek ABC Anonim Şirketi'nin verilerine baktığımızda satışların maliyetinin eğilimi net satışların artış eğiliminden fazla olduğu görülür. Bu durum brüt satış karı oranını olumsuz etkilediğinden; maliyetlerin yüksek, satış fiyatının düşük veya her iki nedenden de etkilendiği söylenebilir. 11. Brüt Satış Karı ve Faaliyet Giderlerini Karşılaştırma : Brüt satış karı eğiliminin faaliyet giderleri eğilimden daha yüksek bir artış göstermesi işletmenin lehinedir. Çünkü işletmenin esas faaliyetinin karlı olduğu söylenebilir. Tersine bir durumda faaliyet zararı söz konusu olacaktır ki bu arzulanan bir amaç değildir. Bu açıklamalarımız ışığında örnek ABC Anonim şirketi'nin verilerine baktığımızda, brüt satış kar eğiliminin genelde faaliyet giderleri artış eğiliminden fazla olduğu görülür. 2.4. ORAN (RASYO) YÖNTEMİ İLE ANALİZ

Bundan önce açıklanan analiz teknikleri mali tablolarda yer alan kalemlerin her birinin zaman içindeki değişmelerini saptamak amacı ile kullanıldığını biliyoruz. Buna

karşın oranlar, mali tabloların içinde yer alan kalemler arası her türlü ilişkinin ortaya çıkmasını ve mali tabloların daha kolay anlaşılmasını sağlar. Hatta günümüzde oranların, muhasebe denetiminde kanıt toplama tekniği olarak ta kullanıldığı görülür. 2.4.1. TEKNİĞİN KULLANIM AMACI

Oranlar İşletmenin, çeşitli mali tablolarında yer alan varlık ve kaynak yapışı ile ilgili çokluklar arasındaki karakteristik ilişkiyi gösterirler. Bu nedenle mali tablolar analizi ile ilgili çalışmalar sırasında kullanılan oranlar, İşletmenin yönetimi bakımından her biri bir anlam taşıyan, değerler arasındaki oransal bağlantıları gösterir. Bu yaklaşım içerisinde ele alındığında, oranların işletme çalışmalarının açık ve hızlı bir biçimde analizine olanak sağlayan anahtarlar olduğu söylenebilir. Oranlar analizi tekniğinin en büyük özelliği, incelenmek istenen tek bir konuda bile uygulanabilir olmasıdır. Bu nedenle işletmenin mali durumunu ve faaliyet sonuçlarını kendi içinde veya aynı sektördeki diğer işletmelerin sonuçlarıyla karşılaştırmak amacıyla kullanılır. Bir başka anlatım biçimiyle; oran tekniğinin amacı, kalemler arası anlamlı ilişkiler kurularak işletmenin borç ödeme gücünü, aktiflerinin verimliliğini, yabancı kaynak kullanımını ve karlılığını ölçmektir. Dolayısıyla işletmenin analizi yapılarak, İşletmenin başarısını daha gerçekçi bir şekilde değerlendirilmesi olanaklı olur. 2.4.2. TEKNİĞİN UYGULANIŞI Oranlar aracılığıyla yapılan analiz Çalışmalarında, genellikle İşletme yönetimini çeşitli alanlarda yönlendirebilecek nitelikte karşılaştırmalar yapılmaktadır. Bu karşılaştırma işlemleri birbirini izleyen ve tamamlayan üç aşamada yapılır. Bunların ilkinde, aynı işletmeye ilişkin geçmişe dönük ve geleceğe yönelik oranlar karşılaştırılır Bu İşlemin amacı İşletmenin zaman içerisindeki mali durumu, likiditesi, karlılığı ve performansı konusunda gereksinim duyulan bilgilerin üretilmesidir. ikinci aşamadaki karşılaştırma işlemi, benzer işletmelerin veya işletmenin çalışmalarını sürdürdüğü sektörün tipik oranları veya standart oranları ile yapılır. Ancak bu işlemin yapılabilmesi için; sektörel standart oranların belirlenmiş olması gerekir.

Son aşamada ise, analize konu edilen işletmenin oranları, genel kabul görmüş değerlerle karşılaştırılarak yorumlama işlemine bağlı tutulur. Ancak bu yorumlar, analiz çalışması ile ilgili, ilk yaklaşımlar olarak benimsenmelidir. Çünkü İşletmeler arasındaki çeşitli alanlardaki farklılıklar, oran sonuçlarının katı bir anlayış içerisinde yorumlanmasını engellemektedir. Mali tablolarda yer alan ve aralarında ilişki kurulacak olan kalemler aynı veya farklı tablolarda bulunabilir. Kalemlerin ayrı tablolarda bulunması önemli değildir,önemli olan anlamlı ilişkiler kurulabilecek kalemleri ele almaktır. Bu açıdan ayrı ayrı oranların . kullanılması olanaklı ise de temel olan, bütünü olan gruplardan yararlanmaktır. 2.4.3. ORANLARIN SEÇİMİ VE YARARI Oranlardan beklenen yararların sağlanabilmesi için aralarında iyi bir koordinasyon kurulmuş bulunan oranlar topluluğunun seçilmesi gerekir. Bu işlem sırasında, işletmenin çalışma konusu, yönetim politikası, kullanılan denetim ve kontrol yöntemleri göz önünde tutulmalıdır. Oranlar aracığıyla yapılacak olan mali tablolar analizinden, çıkarılacak olan sonuçların gerçeğe uygunluğunun sağlanabilmesi için oranların belli bir dönem içerisindeki değişmelerinin de karşılaştırmalı olarak incelenmesi gerekir. Bu noktadan hareketle, oranların anlamlandırılması sırasında, mevsim değişiklikleri, genel ekonomik durumda oluşan değişme ve gelişmeler ile işletmenin yapısal özellikleri bir bütün halinde göz önünde bulundurulmalıdır. Değişik bir biçimde ifade etmek gerekirse, oranların aşırı bir matematiksel kesinlikle yorumlanamayacağı söylenebilir. Bu nedenle oranların verdikleri sonuçlar açısından, ancak belli bir eğilimi ortaya koydukları unutulmamalıdır. Oranlar aracılığıyla belli bir eğilim saptandıktan sonra, bu eğilimlerin nedenlerinin araştırılması yoluna gidilmelidir. Genelde üç ila beş yıllık mali tablo verilerine göre saptanan oran sonuçları standart bir ölçü durumuna gelir. Yukarıda da değindiğimiz gibi standart oranlar, hem aynı işletmenin farklı dönemleri arasında hem de aynı sektördeki benzer işletmeler arasında karşılaştırmalı incelemeler yapılmasına olanak verirler. Doğal olarak, yapılacak

olan bu karşılaştırmalarda geçici olayların ve aşırı fiyat hareketlerinin, oran sonuçları üzerindeki olumsuz etkilerinin göz önünde tutulması gerekir. Bu nedenle de, standart oranların belli dönemlerde gözden geçirilmeleri ve düzeltilmeleri zorunludur. Ayrıca, standart oranların her zaman ideal durumu göstermedikleri ve genel olarak temsili bir niteliğe sahip oldukları gözden uzak tutulmamalıdır. Çünkü bazı durumlarda, çok başarılı bir İşletmenin bile standart oranlarında sapmalar görülebilir. Önemli olan bu sapmaların nedenlerinin araştırılmasıdır. Oranlar, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda uygulandığı takdirde; • İşletme yönetimi ve mali yapı analizi açısından, karşılaştırmaya uygun faktörler arasında, farklı dönemler itibariyle karşılaştırmalar yapma ve ortaya çıkan sonuçların eğilimlerini belirleme olanağı sağlar.

• Oranlar aynı zamanda birer hesaplama aracıdırlar. Bu nedenle bilinen değerlere dayanarak bilinmeyenlerin saptanmasına ve ileriye dönük öngörümleme çalışmalarının yapılmasına yardımcı olurlar.

2.4.4. ORANLARIN GRUPLANDIRILMASI Oranlar çok değişik biçimlerde gruplandırılmasına karşın biz çalışmamızda işletme faaliyetlerinin değerlendirilmesindeki kullanış biçimine göre inceleyeceğiz. Bu açıdan mali analizde kullanılan oranlar dört ana grupta toplanabilir. 1. Likidite durumunun analizinde kullanılan oranlar. 2. Mali yapının analizinde kullanılan oranlar. 3. Çalışma durumunun analizinde kullanılan oranlar. 4. Karlılık durumunun analizinde kullanılan oranlar.

Sözü edilen grupların her birini aşağıda ayrı ayrı ele alarak çıkan sonuçların ne anlama geldiğini belirtelim.

2.4.4.1. LİKİDİTE DURUMUNUN ANALİZİNDE KULLANILAN ORANLAR (LİKİDİTE ORANLARI) Likidite oranları, bir işletmenin,kısa vadeli borç ödeme gücünü ölçmeye, işletme sermayesinin yeterli olup olmadığını saptamaya yardım eder. Bir başka anlatım biçimiyle, İşletmenin ödeme gücünün saptanmasında, dönen varlıkları ile kısa vadeli yabancı kaynaklar arasındaki İlişkiler analiz edilir. Oranların aşağıdaki şekilde gruplandığı görülür. a. Veri kaynağına göre gruplandırma: 1. Bilanço oranları 2. Gelir tablosu oranları 3. Fon akım tablosu oranları b. Yönetim fonksiyonlarına göre gruplandırma: 1. Satış yönetimi için oranlar 2. Tedarik yönetimi için oranlar 3. Üretim yönetimi için oranlar 4. Personel yönetimi için oranlar 5- Finansman yönetimi için oranlar 6- Üst yönetim İçin oranlar

Dönen varlık unsurları ile kısa vadeli yabancı kaynaklar arasındaki oransal ilişkiler aşağıdaki oranları ortaya çıkarır. 1. Cari oran 2. Likidite oranı 3. Hazır değerler oranı 4. Stokların net işletme sermayesine oranı 1. CARİ ORAN : .

Cari oran, dönen varlıklar ile kısa vadeli yabancı kaynaklar arasındaki ilişkiyi gösterir. Bunun için, dönen varlıklar toplamının kısa vadeli yabancı kaynaklar toplamına oranlanması gerekir.

Dönen Varlıklar Likidite Oranı = Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar Bu formülün sonucu, her bir liralık kısa vadeli yabancı kaynak borcuna karşılık kaç liralık dönen varlığın olduğunu ifade eder. Fiyat yükselmeleri ve dönen varlıkların değer kaybına uğraması ihtimalleri dikkate alınarak cari oranın 2/1 olması genel kabul görmüştür. Cari oranın büyük olması işletmenin ihtiyacından fazla dönen varlığa sahip olduğunu, oranın küçük olması net İşletme. sermayesinin yetersiz olduğunu gösterir. Cari oranın 1'in altında olması yani 1 liralık kısa vadeli yabancı kaynak borcuna karşılık 1 liradan az dönen varlığın bulunması, İşletmenin kısa vadeli borç ödeme gücünün zayıflığı ile net işletme sermayesi noksanına işaret eder. Yalnız cari oranın yeterli olup olmaması, işletmenin faaliyet konusuna ve diğer aktifler ile kısa vadeli yabancı kaynakların bileşimine bağlı olacağı da unutulmamalıdır. LİKİDİTE (ASİT -TEST) ORANI İşletme satışlarının bir an için tamamen durması veya önemli derecede yavaşlaması halinde işletmenin kısa vadeli borçlarını Ödeme gücünün ne olacağı düşüncesi likidite oranının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Asit-test oranı olarak da adlandırılan likidite oranı, dönen varlıklardan stoklar düşüldükten sonra kalan tutarının kısa vadeli yabancı kaynaklar toplamına oranlanmasıyla bulunur. Oran şöyle formüle edilir.

Dönen Varlık Toplamı - Stoklar Likidite Oranı = Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar

Değerleme karşılığı olarak stok değer düşüş karşılığı varsa. formülün payında stokların bu karşılık düşüldükten sonraki net değerinin yer alması gerekir. Bilindiği gibi, likidite oranı da kısa vadeli borç ödeme gücünün ölçülmesine yarar. Bu oran, cari orana göre stokların dahil edilmemesi nedeni ile üstünlük kazanır. Likidite oranının 1/1 olması genel kabul görmüştür. Bu, 1 liralık kısa vadeli borca karşılık, (stoklar hariç,) 1 liralık dönen varlığın olduğunu gösterir. Likidite oranının yorumlanması sırasında stok devir hızının, alacakların tahsil kabiliyetinin, likit değerlerin bileşiminin, kısa vadeli borçların vadelerinin ve unsurlar itibariyle kısa vadeli borç ödemelerinde hangi dönen varlığın gerektirdiğinin daima göz önünde bulundurulması gerekir. Sıralanan bu konuların İyi ve likidite oranın da yüksek olması durumunda işletme kısa vadeli borç ödeme gücüne sahip demektir; bunun aksi bir durum kısa vadeli borç ödeme gücünün zayıf olduğunu gösterir. Diğer taraftan likidite oranı yüksek olan bir İşletmenin 2/1 'in altına düşmemek koşulu ile düşük bir cari oranla çalışması mümkündür. 3. HAZIR DEĞERLER ORANI Dönen varlık unsurlarından kasa, bankalar ve geçici yatırımları oluşturan hisse senetleri ve tahviller bir arada işletmenin hazır değerlerini meydana getirir. Nakit oranı adı da verilen hazır değerler oranı, bu nedenle hazır değerlerin kısa vadeli yabancı kaynak toplamına oranlanmasıyla bulunur. Bu oran şöyle gösterilir: Hazır Değerler Oranı = Hazır Değerler Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar Hazır değerler oranı, bir İşletmenin stok satışının bir süre tamamen durması veya yavaşlaması ile senetli ve senetsiz alacaklarının tahsillerinin bir süre durması veya zayıflaması durumunda o işletmenin kısa vadeli borç ödeme gücünün ne olacağını ölçmeye yarar. Oran olarak sonucun 1/1 çıkması istenir.Bu da, 1 liralık kısa vadeli borca karşılık, 1 liralık hazır değerin mevcut olduğu anlamına gelir.

Hazır değerler oranının 1/1 olması kısa vadeli borçların tamamının işletmenin nakit ve nakit benzeri değerleriyle rahatlıkla karşılanabileceği şeklinde yorumlanır. Ancak daha düşük bir oranın hemen olumsuz yönde yorumlanmaması da gerekir. Çünkü satışların ve alacakların tahsil kabiliyetinin iyi olduğu durumlar ile yüksek bir likidite ve cari orana sahip olunduğunda düşük bir hazır değerler oranıyla çalışmanın hiçbir sakıncası yoktur. Tabii ki, bu oranın aşın derecede de düşük olmaması gerekir. Yoksa, işletme nakit sıkıntısı içinde bulunuyor demektir; bunun da çeşitli sakıncaları olur. 4. STOKLARIN NET İŞLETME SERMAYESİNE ORANI Bir işletmenin dönen varlıklar toplamından kısa vadeli yabancı kaynaklar toplamı çıkarıldığında ortaya çıkan dönen varlıklar fazlasına net işletme sermayesi denir. Bu nedenle bu oran ancak net işletme sermayesinin mevcut olması halinde hesaplanır. Bu oran, stokların net işletme sermayesine oranlanmasıyla bulunur. Bu oran şöyle gösterilir. Stoklar Stokların Net Çalışma Sermayesine Oranı = Net işletme Sermayesi

Formülde varsa stokların stok değer düşüş karşılığı düşüldükten sonra net değeri île yer almaşı gerekir. Bu oran, net işletme sermayesinin ne kadarının stoklara bağlandığını gösterir. Bu aynı zamanda stokların ne kadarını cari olmayan fonlarla karşılandığını ortaya koyar. Net İşletme sermayesi dönen varlıkların kısa vadeli borçları aşan kısmı olmakla bir işletmenin kısa vadeli borçlarını ödeme gücünün bir göstergesi durumundadır. Oranın yüksek çıkması net işletme sermayesinin büyük kısmının stoklara bağlı olduğunu, düşük çıkması net işletme sermayesi içinde başka dönen varlık kalemlerinin ağırlıkta olduğunu ifade eder. Net işletme sermayesinin aşırı derecede stoklara bağlanmış olması, işletmenin peşin alışlar yapmasını ve işçilik ücretlerini ödemesini güçleştireceği gibi, satışların yavaşlaması durumunda dönen varlıkların likit yapısını zayıflatacağı ve bu nedenle likidite oranı ile hazır değerler oranını da düşüreceği açıktır. Diğer taraftan bu oranın çok düşük çıkması da sakıncalı olabilir, çünkü stok tedarikin güç olduğu

durumlarda üretimin yavaşlaması satış hacmini düşürerek karı azaltır ve dolayısıyla bu yolla dönen varlıklara daha az değerin girmesi sonucu dönen varlıkların kısa vadeli borçlar karşısında her geçen gün zayıflamasına yol açabilir. Ancak, yine.de oranın yüksek veya düşük çıkmasını hemen iyiye veya kötüye yorumlamamak gerekir, örneğin stok devir hızı yüksek ve alacakların tahsil kabiliyeti kuvvetli olan veya karlı çalışıp otofinansman yoluyla karları işletmede alıkoyan bir işletmede oranın yüksek çıkmasının hiçbir sakıncası yoktur.

2.4.4.2. MALI YAPININ ANALİZİNDE KULLANILAN ORANLAR (MALİ ORANLAR) işletmenin kaynak yapısının ve uzun vadeli borç ödeme gücünün ölçülmesinde kullanılan oranlar bu grupta toplanmaktadır. Mali oranlar bir işletmenin finansmanında yabancı kaynaklardan yararlanma derecesini ölçmeye yarar. Bir başka anlatım biçimiyle, mali oranlar ile işletme borçlarının mali yapı içindeki yerleri ve bu yapının sonuçları araştırılır. Burada yabancı kaynakların özkaynaklar karşısındaki durumu ile duran varlıkların finansmanında kullanılışları ve faizlerinin net karla karşılanışları bakımından ele alınır. Bu nedenle mali oranlar dört grupta incelenir. Bunlar: 1. Borçların özkaynaklara oranı 2. Kısa vadeli yabancı kaynakların özkaynaklara oranı 3. Maddi duran varlıkların özkaynaklara oranı 4. Finansman giderlerini karşılama oranı 1. BORÇLARIN ÖZ KAYNAKLARA ORANI Bilindiği gibi, kaynaklar öz ve yabancı kaynaklar olmak üzere ikiye ayrılmakta ve pasif bunların toplamından oluşmaktadır. Yabancı kaynakların öz kaynaklar karşısındaki durumunu öğrenmek istediğimizde kısa vadeli yabancı kaynaklar ile uzun vadeli yabancı kaynaklar toplamını öz kaynaklara bölmek gerekir.

K.Vad.Yab.Kay. + Uz.Vad.Yab.Kay. Borçların öz Kaynaklara Oranı = ————————————————— öz Kaynaklar Borçların öz kaynaklara oranı, işletmenin öz kaynakların yüzde kaçı kadar yabancı kaynaktan yararlandığını ve öz kaynaklar yabancı kaynak için bir güven payı oluşturup oluşturmadığını gösterir. Oranın sonucu % 100 veya bunun altında veya üstünde çıkabilir. Çıkacak sonuç, yabancı kaynakların özkaynakların yüzde kaçı oranında olduğunu yani 100 liralık öz kaynaklara karşılık kaç liralık toplam kısa ve uzun vadeli borç bulunduğunu ifade eder. Bu oranın, alacaklılar yönünden % 100 veya bunun altında çıkması istenir. Çünkü oran bu düzeyde olduğu sürece özkaynak alacaklılar için bir güvence oluşturur. Bu İşletmenin tasviyesi halinde öz kaynakların toplam borçları karşılayacak büyüklükte olduğunu gösterir. Hatta %100'ün altındaki bir oran, işletmeye yeni kredi vereceklerin de güven payını ifade eder. Borçların öz kaynaklara oranı %100'ün üzerinde olduğunda, alacaklıların şirket aktifi üzerinde sahip veya sahiplerden daha fazla hak sahibi olduğu söz konusudur. Bu durumda, borçlanmanın neden olduğu faiz giderleri ortaklar için devamlı ve sabit bir yük olmaya başlayabilir. Yönetici ve ortaklar açısından önemli olan yabancı kaynaklardan yararlanmanın işletme karı arttırıcı olmasıdır. Bu bakımdan oranı, ödünç alınan fonların kazanç oranının faiz oranından büyük olacağı ve dolayısıyla işletme karının artırıcı noktada tutmaya çalışmak gerekir. Oranın % 100'ün üzerinde olması, alacaklıların güven sınırı içersinde olmadıklarını gösterdiği gibi, işletmeye yeni kredi vereceklerin de güven sınırı içersinde olmadıklarını gösterir. Ayrıca işletmeye yeni kredi vereceklerin de güvence olarak ipotek istemelerine ve borçlanmanın daha pahalı olmasına neden olur. 2. KISA VADELİ YABANCI KAYNAKLARIN ÖZ KAYNAKLARA ORANI Borçların toplam olarak öz sermaye karşısındaki durumunun, incelenmesi yanında öz kaynaklar İle karşılıklı olarak incelenmesi de gerekir. Çünkü kısa ve uzun vadeli

işletmenin mali yapısı üzerinde farklı etkileri söz konusu olabilmektedir. Oran, kısa vadeli yabancı kaynakların öz kaynaklar toplamına bölünmesi ile bulunur. Kısa Vad.Yab.Kay. Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar öz Kaynaklar Oran, işletmenin öz kaynakların yüzde kaçı kadar kısa vadeli yabancı kaynak olduğunu ifade eder. Bu oranın özellikle sanayi işletmeleri için genel kabul görmüş yüzdesi % 35'tir. Bu oran, bir anlamda, 100 liralık öz sermayeye karşılık kaç liralık kısa vadeli borç bulunduğunu gösterir. Bu oran, uzun vadeli borcu olmayan veya uzun vadeli borç bulamayan işletmelerin kısa vadeli yabancı kaynak yararlanma durumu ölçmek istendiğinde kullanılabilir. Eğer bir işletmenin öz kaynakları ancak maddi duran varlık yatırımını finanse edecek büyüklükte ise, bu takdirde dönen varlık toplamı yaklaşık kısa vadeli borçlar kadar olacaktır. Bu durumda kısa vadeli borçlar ödenebilecek bile olsa, işletmenin net işletme sermayesinin olmadığı görülecektir, : özkaynaklar duran varlıkların sadece bir kısmının finansmanına yetişebiliyor ve geriye kalan kısmın finansmanında kısa vadeli yabancı kaynaklardan sağlanan fonlar kullanılıyorsa, o zaman da işletmenin hem kısa vadeli borç ödeme gücü zayıf olacak hem de net işletme sermaye noksanından söz etmek gerekecektir. Fakat özkaynak dönen varlıkları da destekleyecek büyüklükte ise bu takdirde dönen varlıkların kısa vadeli yabancı kaynakları aştığı görülür. Bu son durumda, işletmenin kısa vadeli borç ödeme gücünün daha iyi olduğunu ölçmede de kullanılabilir. Kısa vadeli yabancı kaynakların öz kaynaklara oranı daha küçük olan işletme kısa vadede ödeyeceği borçlarının diğer İşletmeye göre daha az olması nedeniyle borç ödeme gücü bakımından da, finansal yapı bakımından da daha iyi durumda demektir. Kısa vadeli kredi maliyetinin yüksek olduğu ve öz kaynak karlılığının bundan olumsuz yönde etkileneceği de asla unutulmamalıdır. 3. MADDİ DURAN VARLIKLARIN ÖZKAYNAKLARA ORANI

öz Kaynaklara Oranı = —————————————————

özkaynaklar ile maddi duran varlıklar arasında bir İlişki kurularak yabancı kaynaktan yararlanma derecesi ölçülebilir. Çünkü özkaynakların maddi duran varlıkların finansmanına yetmemesi durumunda yabancı kaynağa başvurmak şart olur. Bu bakımdan, maddi duran varlıkların özkaynaklara oranı, birikmiş amortismanların maddi duran varlık maliyetlerinden düşüldüğünü ifade eden net maddi duran varlıkların öz kaynaklara bölünmesiyle bulunur: Maddi_duran_Kaynaklar Kısa Vd.Yb.Ky. Özkaynaklara oranı = Özkaynaklar

Maddi duran varlıkların özkaynaklara oranı yüzde şeklinde ifade edilir. Bu durum maddi duran varlıkların özkaynakların yüzde kaçı oranında olduğunu gösterir. Oran, özkaynakların maddi duran varlık finansmanına yetip -yetmediğini ve dolayısıyla maddi duran varlık finansmanında yararlanılıp yararlanılmadığını anlamaya yarar. Bu bakımdan, oranın %100'ün altında olması, özkaynakların maddi duran varlıkların finansmanına yetiştiği gibi, diğer aktiflerin finansmanında da kullanıldığını ifade eder. Oranın % 100'ün üzerinde olması, duran varlıkların finansmanına yetişmediği, bunun İçin yabancı kaynak kullanılmak zorunda kalındığını gösterir. O halde diyebiliriz ki; maddi duran varlıkların finansmanında öncelikle özkaynak, sonra da uzun vadeli borç kullanılması uygundur. 4. FİNANSMAN GİDERLERİNİ KARŞILAMA ORANI Bilindiği gibi, finansman gideri kısa ve uzun vadeli borçlar için tahakkuk ettirilen faizlerden gelir. Bu giderler ile dönem karı arasında bir ilişki kurularak aşağıdaki şekilde finansman giderlerini karşılama oranı hesaplanır. Dönem Karı +Finansman Giderleri FinansmanGiderleri Karşılama Finansman Giderleri Oranı —————————————————

Formülün sonucunda işletmenin finansman giderlerinin kaç katı dönem karı elde ettiği bulunmuş olur. Bu vergilendirilmemiş karın içinde finansman giderleri de yer almaktadır. Dolayısıyla finansman giderlerinin kaç defa kazanıldığı bulunur. Bu oran, bir işletmenin finansman giderlerini karlarıyla ne derecede Karşılayabildiğini gösterir.Finansman giderlerinin katı olarak oran ne kadar büyük çıkarsa, bu işletmenin alacaklarının faiz garantisinin ve işletmenin finansal gücünün o ölçüde iyi olduğunu gösterir.Aksi durum işletme açısından aktiflerini yitirme pahasına faiz ödemektir. Ama buna ne kadar süre ile devam edebilir, faizlerin ödenmemesi yeni kredilerin temininde de büyük güçlükler çıkarır.Böyle bir durum ise, İşletmenin geleceği bakımından hiç de arzulanan bir durum değildir. .

2.4.4.3. ÇALIŞMA DURUMUNUN ANALİZİNDE KULLANILAN ORANLAR (FAALİYET ORANLARI) İşletmenin çalışma durumunun analizinde, işletme faaliyetlerinde kullanılan

varlıkların etkili bir biçimde kullanılıp kullanılmadığı ölçülmektedir. Bir başka anlatım biçimiyle, işletme aktiflerinin faaliyetlerde ne derece etkili kullanıldığını faaliyet oranları da denilen verimlilik oranlarıyla ölçülür. Bu grupta yer alan oranları şöyle sıralayabiliriz: 1. Ortalama tahsilat süresi oranı 2. Alacakların devir hızı oranı 3. Stok devir hızı oranı 4. Maddi duran varlıkların devir hızı oranı 5. Dönen varlıkların devir hızı oranı 6. Nakit devir hızı oranı 7. Aktif devir hızı oranı

Bu oranlar bir İşletmenin kendi içinde analizine olanak verdiği gibi, aynı sektördeki diğer işletmelerle karşılaştırmalar yapılmasına da fırsat verir. 1. ORTALAMA TAHSİLAT SÜRESİ ORANI Ortalama tahsilat süresi oranı ticari alacaklar ile satışlar arasındaki İlişkiden doğar. Bu amaçla ticari alacaklar toplamı dönemin günlük satışlarına bölünür: Ticari Alacaklar Ortalama Tahsilat Süresi Oranı = ———————————— Günlük Satışlar Formüldeki günlük satışlar da şu şekilde hesaplanır:

Kredili Satışlar Günlük Satışlar = 360

Ortalama tahsilat süresi oranı aşağıdaki formül yardımıyla da bulunabilir. Ticari Alacaklar Ortalama Tahsilat Süresi Oranı = Kredili Satışlar x360

Eğer kredili satışlar rakamı ayrıca elde edilemiyorsa bunun yerine gelir tablosundan net satışlar rakamı konulabilir. Ortalama tahsilat süresi oranının sonucu "gün” olarak bulunur. Bu da, bir İşletmenin kredili satışlarda müşteriye tanıdığı vadeyi ifade eder. Üretim işletmeleri için bu sürenin 30 gün olması uygun görülür. Ortalama tahsilat süresi oranı, ticari alacakların satıştan kaç gün sonra tahsil edileceğini gösterir. Oranın küçük olması, işletme fonlarının kısa süre için satışlara bağlandığı açısından iyidir. Burada satışları artırmak amacıyla müşteriye kredi

kullandırtmak gerekli ise de, müşteriye tanınan kredi süresinin hiçbir zaman işletmece satıcılardan sağlanan vadeyi aşmaması gerekir. Bu likit durum iyi değilse, işletmeyi faizle para bulmak zorunda bırakabilir. Diğer taraftan, enflasyonist dönemlerde paranın hızla satın alma gücünü kaybetmesi müşterilere tanınan vadenin daha da küçük olmasını gerektirir. 2. ACAKLARIN DEVİR HIZI ORANI Ticari alacaklar ile net satışlar arasında kurulacak bir ikili, alacaklar devir hızı oranını verir. Bunun içinde bir dönemin net satışlarının o dönemin ortalama alacaklarına bölünmesi gerekir. net satışlar Alacakların Devir Hızı Oranı = Ortalama alacaklar Formüldeki ortalama alacaklar şu şekilde hesaplanır:

Ortalama Alacaklar =

Dönembaşı Tic. Alacak + Dönemsonu Tic. Alacak 2

Ortalama alacakların hesabında ticari alacakların şüpheli alacaklar karşılığının düşülmeden önceki brüt değerleriyle alınmağı, sonucu gerçeğe daha çok yaklaştıracaktır. Alacakların devir hızı oranının sonucu "defa' olarak çıkar. Bu da, ticari alacakların bir hesap döneminde kaç defa tahsil edildiğini ifade eder. Alacaklar ne kadar sık tahsil edilirse o kadar iyidir. Çünkü bu, ticari alacakların vadelerinde kolaylıkla tahsil edilebildiği fonların tekrar tekrar satışa konu olup, iş hacminin ve dolayısıyla karlılığın artacağı anlamına gelir. Sonuç itibariyle bu da, dönen varlıkların bileşimi ve likit yapı bakımından güçlenmesine yarar. Yüksek bir devir hızında ortalama tahsilat dönemi kısa ve alacakların tahsil kabiliyeti iyi olur. Diğer

taraftan yüksek bir devir hızında daha düşük bir cari oran ve likidite oranı ile çalışmak olanaklıdır. Alacakların devir hızı düştüğünde, alacakların daha uzun sürede tahsil edilebildiği, şüpheli alacak zararlarının büyüyebileceği, kredi ve tahsil giderlerinin artacağı ve daha yüksek bir cari orana ihtiyaç olacağı düşünülür. 3. STOK DEVİR HIZI ORANI Bir dönemin stokları ile net satışları arasında kurulacak ilişki stok devir hızını bulmaya yarar. Bunun için de, net satışların ortalama stoklara bölünmesi gerekir

Net Satışlar Stok Devir Hızı Oranı = Ortalama Stoklar

Formüldeki ortalama stoklar şu şekilde bulunur :

Dönembaşı Stokları + Oönemsonu Stokları Ortalama Stoklar =

2 Stok devir hızı oranı, stokların bir yılda kaç defa satışa konu olduğunu gösterir. Ticari işletmeler bakımından stoklar sadece ticari malları İfade ederken, üretim işletmelerinde mamuller, yarı mamuller, ilk madde ve malzemeler stok kalemini oluşturur. Bu bakımdan formülde ticari işletmeler için ortalama “ticari malların" üretim işletmelerinde ortalama "mamullerin” ele alınması gerekir. Stok devir hızı oranının yüksek çıkması işletmenin ticari mallarının stokta fazla beklemeden hemen satıldığını ve bu nedenle de malların sürümünün iyi olduğunu; düşük bir devir hızı ise, stoklama süresinin uzun ve sürümün yavaş olduğunu gösterir. Yüksek devir hızı işletmenin fiyat, moda ve talep değişmelerinden fazla etkilenmediği,

likiditesinin (kısa vadeli borç ödeme gücünün) yüksek ve aktiflerin etkili kullanılmakta olduğu anlamına gelir. Devir hızı arttıkça kazanma gücü de artar ve nakit ihtiyacı azalabilir. Ancak stok eksikliklerinin stok devir hızının yüksek çıkmasına neden olabileceği de hiç unutulmamalıdır. Devir hızındaki düşüklük stoklama ve fiyat, moda, talep değişmelerinden doğan zararı artırırken, işletmenin kazanç ve finansal gücünü azaltır.

4. MADDİ DURAN VARLIKLARIN DEVİR HIZI ORANI Maddi duran varlıklarla satışlar arasında kurulacak ilişki maddi duran varlıkların devir hızını bulmaya yarar. Bu amaçla net satışlar, maddi duran varlıkların maliyetinden birikmiş amortismanlar düşüldükten sonra net değerine bölünür. Net Satışlar Maddi Duran Varlık Devir Hızı Oranı = —————————— Maddi Duran Varlık(Net)

Bu oran net satışların net maddi duran varlıkların kaç katı olduğunu gösterir. Bir başka anlatım biçimiyle, maddi duran varlıkların kendilerinin kaç katı satış yarattığı bu formülle bulunur. Sonucun 1’in altında olması, net satışlar tutarının maddi duran varlıkların net değerinden küçük olduğunu, yani maddi duran varlıkların kendisi kadar bile satışa katkıda bulunamadığını ifade eder. Maddi duran varlıkların devir hızı oranı maddi duran varlıkların ne derece verimli (etkili) kullanıldığını ölçmeye yarar. Bu oranın yüksek olması, maddi duran varlıkların kapasiteleri üzerinde kullanılabildiğini; düşük devir hızı ise maddi duran varlıkların kapasitelerinin altında kullanıldığını gösterir. Böylece işletmenin maddi duran

varlıkların aşırı yatırım yapıp yapmadığı, işletmede atıl kapasite olup olmadığı da ortaya çıkarılabilir.

5. DÖNEN VARLIKLARIN DEVİR HIZI ORANI Dönen varlıkların devir hızı oranı, net satışların dönen varlıklara bölünmesiyle bulunur: Net Satışlar Duran Varlıkların Devir Hızı Oranı = Ortalama Dönen Varlıklar

Dönen varlıkların devir hızı oranı, dönen varlıkların kaç katı net satış hasılatı sağlandığım gösterir. Dönen varlıkların devir hızı oranının , büyüklüğü dönen varlıkların verimli bir şekilde kullanıldığına işaret eder. Yüksek bir devir hızı dönen varlıkların bileşimini ve toplamını lehte etkileyebilir. Bunun için işletmenin faaliyet yılını karla kapatmış olması gerekir. Düşük bir devir hızı, dönen varlıkların ya gereğinden fazla olduğunu, ya da kendisinden yeterince yararlanılmadığını gösterir.

6. NAKİT DEVİR HIZI ORANI işletmenin net satışların hazır değerler toplamına oranlanması, bize nakit devir hızı oranını verecektir. Net Satışlar Nakit Devir Hızı Oranı = Hazır Değerler

Bu oran, bir hesap dönemi süresinde hazır değerlerin kaç katı net satış yapıldığını gösterir. Oranın sonucu, hazır değerlerin aşırı miktarda bulundurulmasından dolayı düşük, normal miktarda hazır değere karşılık net satışların büyüklüğünden dolayı da yüksek çıkabilir. Nakit devir hızı oranı, işletmedeki nakit ve nakit benzeri değerlerin ne derecede verimli kullanıldıklarını ölçmeye yarar. Bu bakımdan; düşük bir devir hızı, eğer satışlar tutarı az değilse, elde gereğinden fazla para tutulduğunu ve bunların da gelir getirici bir şekilde kullanılamadığını gösterirken; yüksek bir devir hızı, hazır değerlerin işletmede normal düzeyde olduğunu ve bunların verimli olarak kullanıldığını gösterir. Bu şekilde bir işletme için faaliyetlerin gerektirdiği elde bulundurulacak hazır değerler miktarını belirleme olanağı da bulunmuş olur.

7. AKTİF DEVİR HIZI ORANI Bir işletmenin net satışlarının aktif toplamına oranlanması aktif devir hızı oranım verir. Şöyle ki;

Net Satışlar Aktif Devir Hızı Oranı = AktifToplamı

Formül sunucunun 2 ile 4 arasında çıkması özellikle üretim işletmeleri için genel kabul görür. Ticaret işletmeleri bakımından sonucun bunların üzerinde çıkması beklenir. Bundan da anlaşılacağı gibi, aktif devir hızı oranı, aktifin kendisinin kaç katı satışa neden olduğu veya, diğer bir deyişle, net satışların aktifi kaç defa yenileyebildiği anlamına gelir. Yüksek bir aktif devir hızı oranı, aktifin tam kapasite ile verimli bir şekilde kullanıldığına işaret eder. Düşük bir oran, aktifin tam kapasite ile kullanılmadığını ve aktifin verimliliğinin düşük olduğunu gösterir. Bu son durumda gereğinden fazla aktif

bulundurulup bulundurulmadığı ile aktifte grup dağılımının hatalı olup olmadığına da bakmak gerekir. 2.4.4.4. KARLILIK DURUMUNUM ANALİZİNDE KULLANILAN ORANLAR (KARLILIK ORANLARI) işletmenin emrine verilmiş öz ve yabancı kaynakların verimliliğini ölçmede kullanılan oranlar bu grupta toplanır. Bir başka anlatım biçimiyle karlılık oranları, bir işletmenin faaliyetleri sonucunda ölçülü ve yeterli kar sağlayıp sağlamadığını ölçmeye yarar. Bu konu işletme sahipleri ve yöneticiler açısından çok önemli olmaktadır. Çünkü kar, yönetimin başarısı olurken, ortakların kısa vadedeki gelirinin ve uzun vadede de yatırımlarının değer kazanmasının bir kaynağı olmaktadır. Kar ile kaynaklar ve kar ile satışlar arasında ilişki kurularak bir işletmenin karlılığı ölçülür. Bu bakımdan karlılık oranlarını şu üç ana grupta toplayabiliriz: * Kaynakların Karlılık Oranlan * Satışların Karlılık Oranları * Kar Payı Oranları A) KAYNAKLARIN KARLILIK ORANLARI Kar ile kaynaklar arasında ilişki kurularak öz kaynakların ve uzun vadeli yabancı kaynakların verimli kullanılıp kullanılmadığı belirlenmeye çalışılır. Bilindiği gibi kaynaklar aktifte yapılan yatırımların finansmanında kullanılmaktadır. Bu bakımdan yatırımlardan sağlanan kar, kaynakların karlılığı olmaktadır. Bu açıdan bu oranlara yatırımlara göre karlılık oranları veya varlıkların karlılık oranları da denilir. Bu grupta yer alan oranları şu şekilde sıralayabiliriz: 1. Sermayenin amortisman oranı 2. öz kaynakların amortisman oranı 1. SERMAYENİN AMORTİSMANI ORANI

Bir işletmenin öz ve yabancı kaynaklar toplamı ile karı arasında kurulacak ilişki sermayenin amortisman oranını verir. Oranın hesaplanması: Sermayenin Amortismanı Dönem Kan + Uzun Vadeli Borç. Gideri Oranı = ~

——————————————————————— Özkaynaklar + Uzun Vadeli Yab. Kaynak,-+kvd.yb.ky Yüzde şeklinde bulunacak olan sermayenin amortisman oranı, bir İşletmenin kaynaklar toplamının yüzde kaçı oranında kar elde ettiğini gösterir. Bu oran, bir işletmenin öz kaynaklarını ne ölçüde karlı kullanabildiğini gösterir. Bunun için bu oranın diğer bir adı da ekonomik rantabilite olmaktadır. Oran ne kadar büyük çıkarsa kaynakların karlılığı o kadar iyi demektir. Oranın büyüklüğü, ucuz kredi kullanılmasında veya öz kaynaklara daha fazla yer verilmesiyle finansman giderlerinden sağlanacak tasarrufa da bağlı olacaktır. 2. ÖZKAYNAKLARIN AMORTİSMANI ORANI özkaynaklann amortismanı oranı, dönem net karın özkaynaklara

oranlanmasıyla bulunur;

Dönem Net Karı Özkaynaklann Amortisman Oranı = öz Kaynaklar

Özkaynakların amortismanı oranı, dönem net karın özkaynakların yüzde kaçı oranında gerçekleştiğini gösterir. Üretim işletmelerinde bu oranın % 13 İle % 15 arasında olması genel kabul görmektedir.

Özkaynakların amortismanı oranı, her şeyden önce, işletmenin ve dolayısıyla yönetimin başarısının bir göstergesi olmaktadır. Diğer taraftan faizler ve vergiler karşılandıktan sonra işletme sahip ve sahiplerine kardan ne kaldığı yine bu oran ile ölçülmüş olur. Yıllar itibariyle İşletme karlarındaki değişmeler bu oran kullanılarak izlenebilir. Bu şekilde sermayedarın kazanç gücünün artma veya azalma eğilimini görmek olanaklıdır. Çünkü işletmenin ortaklarına kar dağıtması ve bu arada otofinansman yoluyla karın bir kısmını İşletmede bırakması ancak oranın yüksek çıkması durumlarında devamlılık ve artış gösterecektir. Oranın düşük çıkması ve diğer yıllarda da artmaması yönetimin yetersizliği ve dolayısıyla işletmenin başarısızlığı yönünde yorumlanır.

B) SATIŞLARIN KARLILIK ORANLARI Bilindiği gibi, bir işletmenin gelir tablosu, faaliyet sonuçlarını tutar olarak verir. Bu faaliyet sonuçları brüt satış karı faaliyet karı, olağan kar, dönem karı ve dönem net karı olarak ortaya çıkar. Bir dönemin satışlarının bütün bu karları sağlayacak büyüklükte olması arzulanan bir durumdur. Bu açıdan bu karlar ile satışlar arasında ilişkiler kurularak satışların karlılık oranları bulunur. Adını bu ilişkiden alan ve gelir tablosu yüzdeleri olarak da adlandırılan satışların karlılık yüzdeleri şunlardır: 1. Brüt kar oranı 2. Faaliyet kar oranı 3. Net kar oranı

1. BRÜT KAR ORANI Bu oran, brüt satış karının net satışlara oranlanmasıyla bulunur.

Brüt Satış Karı Brüt Kar Oranı = Net Satışlar Brüt kar oranı, yüzde şeklinde hesaplanır ve ana faaliyet konusunda net satışların yüzde kaçı oranında brüt kar elde edildiğini gösterir. Bir başka anlatım biçimiyle, bu oran satılan malların maliyeti düşüldükten sonra kalan brüt faaliyet kan yüzdesini gösterir. Brüt kar oranının yüksek bir yüzde şeklinde çıkması daima iyidir. Böyle bir sonuç, brüt satış karının faaliyet giderlerini karşıladıktan sonra İşletmeyi yeterli bir faaliyet karına ulaştıracağı şeklinde yorumlanır. 2. FAALİYET KARI ORANI Bu oran, faaliyet karının net satışlara oranlanmasıyla bulunur. Faaliyet Kan Faaliyet Karı Oranı = Net Satışlar Faaliyet kar oranı, yüzde şeklinde hesaplanır ve faaliyet karının net satışların yüzde kaçı oranında gerçekleştiğini anlatır. Bir başka anlatım biçimiyle, oran brüt satış karından faaliyet giderleri düşüldükten sonra kalan net faaliyet kan yüzdesini gösterir. Yüksek bir faaliyet karı oranı işletmenin ana faaliyet konusunda başarılı olduğunu ifade eder. Ancak oranın, faaliyet dışı gider ve zararlar ile vergiyi karşıladıktan sonra yeterli bir ölçüde dönem net karı bırakacak büyüklükte olması çok önemlidir. 3. NET KAR ORANI Dönem net karının net satışlara bölünmesi net kar marjı oranını verir. Dönem Net Karı Dönem Net Kar Oranı =

Net Satışlar

Dönem net karı oranı, faaliyet karı elde etmiştir işletmede net satışların yüzde kaçlık bir dönem net karı İçerdiğini gösterir. Fakat dönem net karının tamamının veya büyük bir kısminin faaliyet dışı gelir ve karlardan oluşması halinde bunu söylemek pek mümkün değildir. Bu oran, faiz ve vergiler de dahil olmak üzere bütün giderler karşılandıktan sonraki net satışların karlılık yüzdesini verir. Dönem net karının bir işletmenin dönem faaliyetini karlı kapattığının bir işareti olarak orana gerekli önemi kazandırdığı söylenebilir. Yalnız, daha önce de belirtildiği gibi, önemli olan dönem net karının faaliyet karından büyük pay almasıdır. Ancak bu durumdaki bir karın devamlılığından söz edilebilir. Böyle bir kardan ortakların payına düşecek kısım ile işletmede alıkonulacak kısmın bir anlamı olabilir. Dönem net kar oranı ne kadar yüksek çıkarsa o kadar iyidir. Fakat kesin bir şey söyleyebilmek için aynı sektörün diğer İsletme sonuçlarıyla karşılaştırmalar yapmak gerekir. C ) KAR PAYI ORANLARI İşletme ortaklarına yeterli bir gelir sağlanıp sağlanmadığının saptanmasında (özellikle anonim ortaklarda) Dönem Net Karı/özKaynak oranı yanı sıra, İşletmenin hisse senetlerinin mali değerinin analizi ve hisse başına düşen kar paylarının bilinmesi önemlidir. Bu oran ayrıca işletmeye yatırım yapmayı düşünenler için de önemli bir bilgi kaynağıdır. Bu grupta yer alan oranları şu şekilde sıralayabiliriz. 1. Hisse Başına Kar Payı 2. Fiyat Kazanç Oranı 3. Hisse Senedinin Plasman Oranı 4. Hisse Senedinin Mali Değer Oranı

1. HİSSE BAŞINA KAR PAYI Bu oran, işletmenin her bir hisse senedi başına düşen kar payını gösterir. Buna göre, oranları şöyle gösterebiliriz: Dağıtılacak Kar Hisse Başına Kar Payı = ————————— Hisse Senedi Sayışı Bu oranlar, adi ve imtiyazlı hisse senetleri için de düzenlenebilir. Anonim şirketlerde sermaye, imtiyazlı ve adi hisse senetlerinden meydana gelebilir. Bu durumda, önce imtiyazlı hisse senetlerine kar payları verilir, kalanlar adi hisse senedi sahiplerine ödenir.

İmtiyazlı Başına

Hisse

Senedi Kar Payı

Dağıtılacak

Kar =

—————————— imtiyazlı Hisse Senedi Sayışı

Adi Hisse Senedi Basma Kar Payı =

Dağıtılacak Kar - imtiyazlı Hisse Sen.öd.Kar ——————————————— Adı Hisse Senedi Sayısı

2. FİYAT - KAZANÇ ORANI Bu oran, hisse senedi başına düşen kar payı ile hisse senedinin borsa fiyatı arasındaki ilişkiyi ortaya koyar. Hisse Senedi Basma Kar Payı Fiyat Kazanç Oranı = —————————————————————

Hisse Senedinin Borsa Fiyatı Hisse senedi rantabilitesi oranı olarak da tanımlanan bu oran, gerek işletmeye yatırımda bulunan gerekse yatırımda bulunmayı düşünen potansiyel ortaklar açısından önemlidir. 3. HİSSE SENEDİNİN PLASMAN ORANI Bu oran, dağıtılacak kar tutarının ödenmiş sermayeye bölünmesi ite bulunur. Dağıtılacak Kar Plasman Oranı = ödenmiş Sermaye Söz konuşu oran, hisse senedinin nominal değerine göre plasman oranının ne olduğunu gösterir. Hisse senetlerinin plasman değerinin bilinmesi, hisse senetlerinin maliyet bedeli veya borsa değeri ile karşılaştırma yapılmasına olanak vermesi açısından ortaklar yönünden önemlidir.

4. HİSSE SENEDİNİM MALİ DEĞER ORANI

Bu oran, hisse senedi başına düşen kar payının cari faiz oranına bölünmesi ile bulunur. Hisse Senedi Basma Kar Payı Malı Değer Oranı Cari Faiz Oranı Bu oran hisse senetlerinin mali değerini göstermesi açısından önemlidir. = ————————————————

Buraya kadar yapılan açıklamalarımızı, X Anonim Şirketinin aşağıda verilen bilanço ve gelir tablosunda yer alan verilere göre örneklendirelim.

X ANONİM ŞİRKETİNİN 01.01.1997-31.11.1997 DÖNEMİ GELİR TABLOSU (000 İLAVESİYLE)

Brüt Satışlar Satış indirimleri Net Satışlar Satışların Maliyeti BRÜT SATIŞ KARI Faaliyet Giderleri FAALİYET KARI

187.827.426.(4,410.348).183.417.078 (123.218.933).60.198.145.(15.929.524).44.268.621.-

Diğer Faaliyetlerden Olağan Gelir ve Karlar Diğer Faaliyetlerden Olağan Gider ve Zararlar Finansman Giderleri

773.198.1.796.641.(23.537.331).-

OLAĞANKAR

19.707.847.105.358.____;____ 19.813.205.-

Olağandışı Gelir ve Karlar Olağandışı Gider ve Zararlar DÖNEM KARI

Dönem Kan Vergi ve Diğer Yasal Yükümlülük Karşılıkları DÖNEMNETKARI EK BİLGİLER:

. 8.554.750).11.258.455.-

1. Şirketin sermayesi nominal değeri 2500 TL. olan 6.600 adet hisse senedinden oluşmakta olup, 600 adedi imtiyazlı 600 adedi ise adi hisse senedidir. 2. Hisse senetlerinin31.12.1997 tarihindeki borsa değeri İmtiyazlı hisse senetlerinin 6.400.-TL, adi hisse senetlerinin İse 5.000.-TL dır. 3. Dönem Net Karının 2.258.455.-TL. kar yedeği olarak ayrılacak olup, dağıtılacak kar payı 9,000.000. -TL, dır. Söz konuşu tutarın 2.400.000.- TL'sı imtiyazlı hisse senedi sahiplerine dağıtılacaktır.

X ANONİM ŞİRKETİNİN 31.12.1997 TARİHLİ BİLANÇOSU (000 İLAVESİYLE)

AKTİF

TUTAR

l,DÖNEN VARLIKLAR Hazır Değerler 2.213.256.-

Ticari Alacaklar(Net) Stoklar Stoklar

59.710.147.29.048.017.-

DÖNEN VARLIKLAR TOPLAMI

9.971.420.-

II. DURAN VARLIKLAR

Mali Duran Varlıklar (Net)

880.381.-

Maddi Duran Varlıklar(Net)

33.688.553.-

DURAN VARLIKLAR TOPLAM) AKTİF TOPLAMI PASİF (III. KISA VADELİ YABANCI KAYNAKLAR)

34.568.934.125.540.354.-

Mali Borçlar (Net)

20.658.378.-

Ticari Borçlar(Net)

35.519.753.-

Diğer Borçlar

407.879.-

KISA VADELİ YAB.KAY.TOPLAMI

70.700.760.-

IV. UZUN VADELİ YABANCI KAYNAKLAR

Borç ve Gider Karşılıkları

10.100.170.-

UZUN VADELİ YAB.KAY.TOPLAMI

10.100.170.-

V.ÖZKAYNAKLAR Ödenmiş Sermaye Sermaye Yedekleri Kar Yedekleri 16.500.000.11760.454.11.258.455.44.739.324.125.540.354.-

ÖZKAYNAKLAR TOPLAMI PASİF TOPLAMI

A.LİKİDİTE DURUMU ORANLARI 1. CARI ORAN = 90.971.420 70.700.760 1.29 Dönen Varlıklar Kısa VadeliYab.Kay

Dönen Varlıklar- Stoklar

2.LİKİDİTE(ASlT-TEST) ORANI =

———————————— Kısa Vadeli Yab.Kay 90.971.420 -29.048.017

——————————————=0.88 70.700.760

3.HAZIRDEĞERLERORANI=

Hazır değerler

Kısa Vadeli b.Kyn

2.213.256 7.700.760 =0.03

- 4. STOKLARIN NET İŞL. SERM. ORANI =

Stoklar

Netİşl.Ser.

29048.017 90.971.420-70.700.760. = %143

İŞLETME SERMAYESİ VE NET İŞLETME SERMAYESİNDE DEĞİŞİM TABLOSU A- GENEL

İşletme sermayesi ve işletme sermayesindeki değişmeler, gerek işletmeye kredi veren finansman kurumları yönünden büyük önem taşır. Gerçekten işletme sermayesinin yetersiz olması veya ekonomik bir şekilde kullanılması, teşebbüslerin başarılı olmalarının başlıca nedenleridir. Gerçekten geleceği çok parlak olabilecek bazı firmalar işletme sermayesi yetersizliği nedeniyle zor duruma düşmüşler, tasfiye olunmuşlardır. İşletme sermayesinin bu büyük önemi sebebiyle, modern bilançolar, işletme sermayesi unsurlarının ilk bakışta görülmesini sağlayacak şekilde düzenlenmektedir. İşletme sermayesi, genel olarak iki şekilde tanımlanmaktadır: 1- Net İşletme Sermayesi 2- Brüt İşletme Sermayesi 1-Net işletme sermayesi, döner değerlerle kısa vadeli yabancı kaynaklar arasındaki müsbet farktır. Diğer bir değişle : Net İşletme Sermayesi =Döner Değerler- Kısa Vadeli Borçlar Net işletme sermayesi, döner değerlerin kısa vadeli yabancı kaynaklarla finanse edilmemiş bölümünü gösterir. Bu nedenle kısa vadeli borçlanma yolu ile bir teşebbüsün net işletme sermayesini artırmasına imkan yoktur. Bir teşebbüsün kısa vadeli borçları toplamı, döner değerleri tutarından daha fazla ise, o teşebbüs için net işletme sermayesi açığı söz konusudur. Net işletme sermayesi, bir teşebbüsün borç ödeme kabiliyetini belirten önemli göstergelerden biridir. Bu nedenle kredi kurumları için,borç isteyenlerin net işletme sermayesi durumu, her zaman için önem verilen bir faktör olmaktadır. Kredi kurumları, verdikleri kredinin geri ödenmesini garanti altına alabilmek için, kredi sözleşmelerine, borç alanın gelecek dönemde işletme sermayesinde herhangi bir azalmayı önleyecek

hükümler koymaktadırlar ( Net işletme sermayesinin, belirli bir tutarın altına düşmemesi, belirli bir cari oranın devam ettirilmesi, borç ödemeyi kolaylaştıracak özel fonlar ayrılması, nakten kar dağıtımının sınırlandırılması gibi ). Net işletme sermayesinin yeterliliği, net işletme sermayesinin tutarından ziyade, cari oranla, diğer bir değişle döner değerlerin, kısa vadeli borçlara oranı ile ölçülür. Normal olarak, bu oran ne kadar yüksek ise, işletmenin borç ödeme kabiliyeti o kadar fazla demektir. Bununla beraber cari oranın çok yüksek olması, işletmenin elinde atıl fonlar bulunduğunu veya mali kaynakların, verimli olmayan aktif değerlere yatırılmış olduğunu ifade edebilir. 3- Brüt işletme sermayesi, döner değerler toplamını ifade eder. Brüt işletme sermayesi hesaplanırken, şüpheli alacaklar karşılığı, stok değer düşüş karşılığı, menkul kıymet düşüş karşılığı gibi döner değerleri düzeltici karşılıkların nazara alınması, eğer bunlar bilançonun pasifinde gösterilmiş iseler, döner değerlerin brüt toplamından indirilmeleri gerekir. Sermayedarlar, kredi kurumları, işletmeye kredili satış yapan firmalar, net işletme sermayesi durumu ile ilgili oldukları halde, yöneticilerin, daha ziyade brüt işletme sermayesi ile ilgilendikleri söylenebilir. Yukarıda da açıklandığı gibi, kısa vadeli yabancı kaynaklarla, net işletme sermayesini artırmağa imkan yoktur; fakat bir işletme kısa vadeli borçlanma yolu ile faaliyeti için gerekli fonları sağlayabilir. Örneğin, kredili olarak mal satın alabilir,malı sattıktan sonra hem borçlarını ödemek hem de normal bir kar elde etmek imkanına sahip olabilir. Yöneticilerin, brüt işletme sermayesi ile daha fazla ilgili olduklarını gösteren diğer bir husus ta, bir teşebbüsün sabit sermayesi ile brüt işletme sermayesi arasındaki ilişkinin, teşebbüsün karlılığını etkilemesidir. Bir örnekle, karlılığı etkileyen bu ilişkiyi açıklayalım: 80.000 gelirler giderler 60.000 40.000 20.000 0 100 200 300 400 Satış hasılatı Toplam giderler Değişken giderler

Sabit giderler

Üretim miktarı Şekilde,işletmenin üretim kapasitesini kısa vadede artıramayacağı, birim başına değişken giderlerin sabit olduğu,üretim miktarının, satış fiyatını etkilemediği varsayılmıştır. Yukarıdaki örneğe göre işletmenin zarar etmemesi için en az 200 birim üreterek satması gerekir. Ancak 200 birim üreterek sattığı takdirde, satış hasılatı, işletmenin sabit giderleri ile değişken giderleri toplamına eşit olmaktadır. Söz konusu işletme 200- 400 birim arasında üretimini ayarlarsa kar elde edebilecek ve karı, 400 birim üretime, diğer bir değişle tam kapasiteye ulaşıncaya kadar artacaktır. 400 birimden fazla üretebilmek için, işletmenin sabit değerlerini artırması gerekecektir. Örnek, bir işletmenin tam kapasite ile çalışarak karını azamileştirebilmesi için, bu seviyede üretim için gereken brüt işletme sermayesinin sağlanmasının zaruri olduğunu göstermektedir. Eğer bu düzeyde üretimi sağlayacak işletme sermayesi sağlanamazsa, işletmenin elde edeceği kar azalacaktır. Keza, eğer işletme 400 birim üretim için zaruri olandan daha fazla işletme sermayesine sahip ise bu durumda yine işletmenin karlılık oranı düşecektir; çünkü aşırı brüt işletme sermayesi, elde atıl kaynaklar bulunduğunu gösterir. Görülüyor ki yöneticiler, bir işletmenin tam kapasite ile çalışabilmesi için gereken işletme sermayesinin temini sorunu ile ilgilidirler. Yöneticilerin, brüt işletme sermayesi durumuna fazla önem vermeleri, net işletme sermayesini tamamen ihmal ettikleri, gözden uzak bulundurdukları anlamına gelmez. Net işletme sermayesi durumu, her teşebbüsün kredi sağlama olanağına ve kredi maliyetine etki yapar. Bu nedenle yöneticiler, net işletme sermayesi durumu ile de yakından ilgilenmek zorundadır. B- İŞLETME SERMAYESİ KULLANIMINDA AMAÇLAR 1- İşletme sermayesinin yeterli olması Yöneticiler, işletmenin kar ve verimliliğini azamileştirecek miktarda işletme sermayesi sağlamalıdır. Gerçekten işletme sermayesinin yeterli olmasının teşebbüse sağladığı önemli faydalar vardır. Bu yararların başlıcaları şöyle özetlenebilir:

a)Döner değerlerdeki ani kıymet düşüşlerinin olumsuz etkisinden işletmeyi korur. İşletme sermayesi yeterli değilse, özellikle stok ve serbest menkul kıymetlerde ani değer düşüşleri teşebbüsü mali yönden çok güç durumlarda bırakabilir. b)İşletmenin borçlarının zamanında ödenmesini sağlar. Bu şekilde işletme iş hayatındaki kredisini, itibarını korur. Borçlarını zamanında ödeyemeyen bir işletme, varlığını tehlikeye düşürerek, tasfiye olunma zarureti ile karşılaşabilir c)İşletmenin kredi sağlama olanağını arttırır. Normal olarak, işletme sermayesi yeterli bir teşebbüsün kredi sağlama imkanını, işletme sermayesi yetersiz bir teşebbüse kıyasla çok daha fazladır. İşletme sermayesi yeterli olan bir firmanın bankalardan, satıcılardan kredi sağlama şansı daha fazla olduğu gibi, sermaye piyasasında fon bulması olasılığı da yüksektir. Bir işletmenin kredi değerliliği incelenirken, göz önünde tutulan başlıca etmenlerden biride, ilgili firmanın işletme sermayesinin yeterliliği, kredi verenlere olduğu kadar, işletmenin çıkartmış olduğu tahvil ve / veya hisse senetlerine yatırım yapacak birikim sahiplerine de güven verir. Bu nedenle işletme sermayesi yönetiminde egemen olacak ilkelerden biride emniyettir. d)Grev, ve su baskını, yangın gibi olağanüstü hallerde, işletmenin mali yönden güç durumlara düşmesini önler. e)Müşterilerin gereksinmelerini, taleplerini tatminkar şekilde karşılayacak miktarda stok bulundurulmasına olanak verir. f)Müşterilere daha elverişli şartlarla kredili satış yapılmasını sağlayarak, işletmenin satış hacmini arttırabilir. g)Mal ve hizmet üretimi için gerekli girdilerin zamanında teminine imkan hazırlayarak, işletmenin faaliyetinin daha verimli ve kesintisiz bir şekilde yürütülmesini sağlar. h)İşletmenin sabit değerlerinin tam kapasite ile çalışmasına olanak hazırlar. i)Hükümetlerin izleyecekleri kısıtlayıcı para politikasının etkilerinden işletmeyi korur. Günümüzde hükümetlerin enflasyonun hızı kesmek için izleyecekleri daraltıcı para politikası, işletme sermayesi yeterli olamayan firmaları çok zor durumlarda

bırakabilir; kısa vadeli fon bulma güçlüğü yanı sıra yüksek para maliyeti, firmayı olumsuz yönde etkiler. İşletme sermayesinin yeterli olması, önemli faydalar sağladığı halde, işletme sermayesi yetersizliği veya aşırı işletme sermayesinin varlığı, karlılık ve verimlilik üzerinde olumsuz etkiler yapar. Gerçekten aşırı işletme sermayesine sahip olur, firma da atıl kaynak bulunduğunun, gelir getirmeyen varlıklara gereksiz şekilde kaynak bağlandığının bir göstergesi olabilir. Aşırı işletme sermayesinin de, işletme sermayesi yetersizliği gibi kar üzerindeki etkisi olumsuzdur. 2- İşletme sermayesi devir hızının fazla olması Firmanın faaliyeti sırasında işletme sermayesi, bir döner değerden diğer bir döner değer şekline dönüşür. Normal faaliyetler içinde, elde mevcut para ile ham madde ve malzeme satın alınacak, işçilik giderleri ve diğer harcamalar yapılacak, bu suretle elde edilecek mamuller, kredili veya peşin olarak satılacak ve en sonunda kredili olarak satılan malların bedelleri tahsil edilerek yeniden para elde edilecektir. Bu akış, diğer bir değişle değerlerin, paradan başlayarak bütün işletme faaliyetleri içinden geçtikten sonra tekrar paraya çevrilmesi olayı, ne kadar düzgün ve süratli ise işletme sermayesi o derece verimli ve ekonomik kullanılmış olur. Şu halde işletme sermayesi kullanılmasında yöneticiler için ikinci bir amaç, işletme sermayesi devir hızının fazla olmasıdır. Normal şartlar altında, işletme sermayesi devir hızı arttıkça, işletmenin karlılığı da yükselir.

C- İŞLETME SERMAYESİ GEREKSİNMESİNİ ETKİKEYEN FAKTÖRLER İşletme sermayesi ihtiyacını etkileyen başlıca faktörler aşağıda sıralanmıştır : 1- İşletmenin mahiyeti, karakteri 2- İmalat süresi veya satılacak malların tedarik süresi 3- Satılacak malların birim maliyeti 4- İşletmenin satış hacmi 5- Tedarik ve satış şartları 6- Stokların devir hızı

7- Alacakların devir hızı 8- Döner değerlerin kıymetlerinde düşme olasılığı 9- Konjonktür hareketleri 10- Satışların muayyen ay veya mevsimlere toplanması veya bütün yıla oldukça düzenli bir şekilde dağılması 11- Kullanılan teknoloji

1- İşletme faaliyetinin mahiyeti, karakteri Kamu hizmet işletmelerinde ( havagazı, su, elektrik, telefon vb.) işletme sermayesi ihtiyacı, diğer sınai işletmelere kıyasla göreli olarak daha azdır. Bu tip işletmelerde, stok ve alacakları süratli bir şekilde paraya çevirmek olanağı mevcuttur. Bu nedenle, özellikle kamu hizmet işletmelerinde ve demir yollarında döner değerlerin aktif toplamı içindeki nispi önemi azdır. Bazı kamu hizmet işletmeleri, hizmet temin etmeden evvel müşterilerinden peşin tahsilat yaparak, depozito alarak işletme sermayelerinin büyük bir kısmını, bu yolla sağlayabilirler. Sınai işletmelerin ise, stok ve alacaklara daha fazla kaynak tahsis etmeleri gerekir. Söz konusu işletmelerde, normal olarak, stok ve alacakların devir sürati nispeten daha yavaş olduğundan, işletme sermayesi ihtiyacı, genlikle kamu hizmet işletmelerinden daha fazladır. Sınai işletmelerde, işletme sermayesi gereksinmesi perakende ticarette uğraşan işletmelere nispetle de daha fazladır. Sınai işletmeler, mamul, yarı mamul ve hammadde stoku bulundurmak mecburiyetindedir. Buna karşılık, perakende ticaretle uğraşan işletmelerde, imalat için bir süre geçmesi bahis konusu olmadığından, tedarik ettikleri malları, derhal satabilmek olanağına sahiptirler. 2- Üretim süresi satılacak mallarda tedarik süresi İşletme sermayesi miktarı, hammadde ve mamul maddelerin satın alınma tarihi ile bunların müşterilere satışı arasında geçen zaman aralığı ile doğrudan doğruya ilgilidir. İmalat süresi veya satılacak malların tedarik süresi uzadıkça, işletme sermayesi ihtiyacı da artar. Diğer bir ifade ile imalat süresi kısa olan bir teşebbüse kıyasla daha azdır.

Özellikle içki, tütün ve orman ürünleri imalatında, üretim için uzunca bir bekletme veya kurutma süresinin geçmesi zaruri olduğundan, bu endüstri kollarında çalışan teşebbüslerin işletme sermayesi gereksinmesi göreli olarak daha fazladır. Keza bu endüstri kollarındaki işletmelerde, stokların, döner değerler içindeki göreli önemi de büyüktür. 3- Satılacak malların birim maliyeti İşletme sermayesi ihtiyacı, satılan malların birim maliyetine göre değişir. Satılan malın birim maliyeti arttıkça, işletme sermayesi gereksinmesi de artar.

4- Satış hacmi İşletme sermayesi ihtiyacı, iş hacmi ile doğrudan doğruya ilgilidir. Normal olarak iş hacmi genişledikçe işletme sermayesi gereksinmesi de artar; fakat bu artışın, iş hacmindeki genişleme ile aynı oranda olması zaruri değildir. İş hacmi genişledikçe, teşebbüsün, işletme sermayesini daha verimli bir şekilde kullanabilmesi, daha fazla kredi sağlayabilmesi, daha ucuz fiyatla daha büyük miktarlarda alış yapabilmesi olanaklarının varlığı nedeniyle, işletme sermayesindeki artış oranı daha az olabilir. 5- Tedarik ve satış şartları Tedarik ve satış şartları, işletme sermayesi gereksinmesini etkiler. Bir işletme, mal, hammadde, malzeme alışlarını çok elverişli şartlarla kredili olarak yapabiliyorsa, söz konusu işletmenin stokları uzun veya kısa müddetle satıcılar tarafından finanse ediliyor demektedir. Diğer taraftan bir işletme, peşin olarak mal alıyor veya malları teslim aldıktan kısa bir süre sonra mal bedellerini ödemek zorunda bulunuyorsa, bu işletmenin, belirli bir iş hacmini çevirmek için daha fazla nakit kaynaklara ihtiyacı vardır. Diğer bir değişle, alışlarını kredili ve elverişli şartlarla yapan bir firmanın net işletme sermayesi gereksinmesi, alışlarını peşin olarak yapan işletmelere kıyasla çok daha fazladır. Alışların, küçük ve sık partiler halinde yapılması ile, büyük partiler halinde uzun zaman aralıkları ile yapılması da işletme sermayesi gereksinmesini etkiler. Alışlarını sık ve küçük partiler halinde yapan bir firmanın, işletme sermayesi gereksinmesi genellikle daha azdır.

İşletmenin alışları, kendi kendine finanse ediyorsa bu tür işletmelerin, nakit kaynaklarını stoklara bağlamalarına lüzum yoktur. Örneğin bir işletme, 90 gün vade ile satın aldığı bir parti malı, 90 gün içinde tamamen peşin olarak satıp, paraya çevrilebiliyorsa, borcunun vadesi gelmeden önce, borç ödemeye tahsis edebileceği kaynakları sağlamış olur. Diğer taraftan, bir işletme, alışlarda kendisine tanınan vadeden daha uzun vadelerle satışlar yapabilir. Bu taktirde işletme, kaynaklarının büyük bir kısmını alacaklara bağlanmış olur. Müşterilere uzun vadelerle, elverişli şartlarla satış yapıldığı sürece teşebbüsün işletme sermayesi gereksinmesi artar. Özetlersek, elverişli şartlarla mal, malzeme, hammadde alışı, teşebbüsün net işletme ihtiyacını azaltır. Buna karşılık müsait şartlarla kredili satışlar ise teşebbüsün alacaklarını dolayısıyla işletme sermayesi gereksinmesini arttırır. Bir işletme, kredili satışlarında şartları saptarken, ticari hayattaki uygulamayı, yerel ekonomik koşulları, konjonktürün hangi evrede bulunduğunu göz önünde tutmalıdır. İktisadi hayattaki durgunluk devrelerinde işletmenin, kredili satış şartlarını değiştirerek müşterilerin daha elverişli şartlarla satış yapması uygun bir satış politikası olabilir.

6- Stokların devir hızı Stokların devir hızı arttıkça, kaynaklar daha kısa süre ile stoklara bağlanmış olacağından teşebbüs daha az işletme sermayesine gereksinme duyar. Stokların devir hızının artması, fiyatların düşmesi, tüketici zevkleri veya ihtiyaçlarının değişmesinin doğuracağı riski azaltır ve stok tutma maliyetini de düşürür.

7- Alacakların devir hızı ( Paraya dönüşme çubuğu) Bir teşebbüsün işletme sermayesi gereksinmesi, alacaklarını nakde çevrilmesi için gereken süreye bağlıdır. Alacakların tahsil süresi kısaldıkça daha az işletme sermayesine ihtiyaç duyarlar. Stokların devir hızının artırılması, alacakların süratli bir şekilde tahsil edilmesi ile birlikte yürütülmelidir. Aksi taktirde işletmenin kaynaklarının büyük bir kısmı uzun süre alacaklara tahsis edilmiş olur ve bu durum, kaynakların faaliyet dönemi içinde derhal

kullanılması olanağını ortadan kaldırır. Şu halde bir işletme, stokların devir süratindeki artış ile birlikte alacaklarının tahsil süresini de kısaltmaya çalışmalıdır. 8- Konjonktür hareketleri Refah devrelerinde teşebbüsün iş hacmi genişleyeceğinden işletme sermayesi gereksinmesi de artar. Durgunluk devrelerinde ise, ancak çok başarılı işletmeler, stoklarını, alacaklarını paraya çevirebilirler. Söz konusu işletmeler, aşırı nakit kaynaklarını a) biriktirebilirler, b) menkul değerlere yatırabilirler, c) borçlarını ödeyebilirler, d) veya zarar ediyorlarsa, zararların kapatılmasında kullanabilirler. 9- Döner değerlerin kıymetlerinde düşme olasılığı Döner değerlerin kıymetlerinde ani düşüşler, işletme sermayesini azaltır. Döner değerler arasında özellikle stok ve menkul kıymetlerin değerlerinde düşme olasılığı yüksek ise, işletme mali bakımdan güç duruma düşmemek için daha fazla miktarda nakit bulundurmak zorundadır. 10- Satışların mevsimlik olusu veya bütün yıla oldukça düzenli bir şekilde dağılması Bazı işletmelerin satışları, bütün bir yıl yeknesak bir şekilde, düzenli olarak dağıldığı halde, bazı işletmelerin satışları belirli aylarda veya mevsimlerde toplanabilir. Eğer bir işletmenin faaliyeti mevsimlik ise, faaliyetin toplandığı mevsimde işletme sermayesi gereksinmesi en yüksek düzeye ulaşır. Diğer mevsimlerde ise bu tür işletmelerin elinde aşırı işletme sermayesi kalmaktadır. Diğer bir ifade ile bu teşebbüslerin işletme sermayesi gereksinmesi, mevsimlere göre dalgalanmaktadır. Bu nedenle mevsimlik taleple karşılaşan işletmeler, faaliyetlerini çeşitlendirmek, işletme sermayesini daha verimli bir şekilde kullanmak olanaklarını araştırmaktadır. Satışların bütün yıla oldukça yeknesak (düzenli) bir şekilde dağılan teşebbüslerin işletme sermayesi gereksinmesi, aylar, mevsimler itibariyle büyük dalgalanmalar göstermez. 11- Kullanılan teknoloji

Emek yoğunluğu ileri teknoloji kullanan işletmelerin işletme sermayesi gereksinmesi, genellikle sermaye yoğunluğu ileri teknoloji kullanan işletmelerden daha fazladır. Bir teşebbüsün, işletme sermayesi gereksinmesi saptanırken veya işletme sermayesinin yeterli olup olmaması araştırılırken, yukarıda açıklanan etmenler göz önünde tutulmalıdır.

D- İŞLETME SERMAYESİNİN KAYNAKLARI İşletme sermayesinin kaynakları aşağıda gösterilmiştir: 1- İşletmenin cari faaliyetleri İşletmenin hesap döneminde elde ettiği net kar ve ayırmış olduğu amortismanlar, itfa payları, işletme sermayesini arttırır. Sabit değerlere yapılmış olan yatırımlar, zamanla, amortisman ayrılmak yolu ile işletme sermayesi haline dönüşür. 2- Maddi sabit değerlerin, iştiraklerin, hakların ve diğer sabit değerlerin satışı Sabit ve bağlı değerlerin satışı, karlı olsun veya olmasın işletme sermayesini artırır. 3- İşletmeye yapılan vergi iadeleri 4- Uzun vadeli borçlanma (tahvil ihracı, kredi kurumlarından sağlanan uzun vadeli krediler vb.) 5- Sermayenin artırılması (Sabit değerlerin, hakların işletmeye sermaye olarak konulması veya iştiraklerin devri veya mütehavvil- kontertibl- tahvillerin hisse senetlerine çevrilmesi veya yedek akçelerin sermayeye ilavesi suretiyle ödenmiş sermaye artırılıyorsa, bu hallerde teşebbüsün işletme sermayesinde bir artış söz konusu değildir.) 6- Bankalardan alınan kısa vadeli ticari krediler 7- Sağlanan diğer kısa vadeli krediler 8- Kısa vadeli satıcı kredileri 9- Müşterilerden alınan avanslar.

Yukarıdaki ilk beş kalem, net işletme sermayesini artırdığı halde, son dört kalem yalnız brüt işletme sermayesini artırır.

E- İŞLETME SERMAYESİNİ AZALTAN NEDENLER (İŞLETME SERMAYESİNİN KULLANILIŞI) İşletme sermayesini azaltan sebepler, diğer bir değişle işletme sermayesinin kullanılış amaçları aşağıda sıralanmıştır: 1- Kısa vadeli borçların ödenmesi 2- Nakden kar dağıtılması 3- Normal faaliyet sonucu uğranılan zararlar 4- İşletmenin maruz kaldığı olağanüstü zararlar, (yangın, deprem, su baskını gibi doğal yıkımlar sonucu uğranılan zararlar.) 5- Uzun vadeli borçların ödenmesi (Anonim şirketlerde hisse senedi verilmek suretiyle tahviller ödeniyorsa, bu işlem, işletme sermayesini etkilemez.) 6- Sermayenin itfası 7- Tahvillerin, hisse senetlerinin itfası, ödenecek tazminatlar, sabit değerlerin yenilenmesi için hususi fonların tesisi 8- Yeni sabit değerler satın alınması veya sabit değerlerin yenilenmesi 9- Maddi olmayan sabit değerler satın alınması 10- İşletmenin, sermaye iştiraklerinde bulunması, bağlı değerlere yatırım yapması, Yukarıda 1 ve 2 ci sırada yer alan şıklar (ödenecek kar paylarının bilançolarda kısa vadeli borçlar arasında gösterilmesi şartıyla) teşebbüsün net işletme sermayesi durumunu değiştirmez. Bu hallerde teşebbüsün brüt işletme sermayesi azalır, fakat teşebbüsün kısa vadeli borçları da aynı miktarda azaldığından, net işletme sermayesi tutarı değişmez. Bu iki halin dışında sayılan diğer bütün kullanılış yerleri, net işletme sermayesini de azaltır. Son üç halde ise, teşebbüsün işletme sermayesindeki azalışa karşılık sabit ve bağlı değerlerinde de aynı miktarda bir artış olmaktadır; diğer bir deyişle, bu hallerde, döner değerlerden, sabit değerlere bir transfer söz konusudur.

F- NET İŞLETME SERMAYESİNDE DEĞİŞİM TABLOSU 1- Tablonun düzenlenmesinin sağladığı yararlar Gerek işletmenin yöneticileri gerek işletmeye kredi veren şahıslar ve kurumlar, net işletme sermayesi durumu ve net işletme sermayesinde meydana gelen değişikliklerle yakından ilgilidir. Net işletme sermayesinde değişiklik tablosu da, bir hesap dönemi içinde, kaynaklarını ve kullanılış yerlerini de göstermek suretiyle net işletme sermayesindeki artış veya azalışı açıkça ortaya koyar. Bu tablonun düzenlenmesinin sağladığı yararlar şöyle özetlenebilir: a) Bu tablo, diğer mali tabloların cevaplandıramadığı fakat gerek işletmenin yöneticileri, gerek işletmeye kredi veren üçüncü şahıslar yönünden önemli soruları yanıtlayarak, diğer mali tabloları tamamlar. Bu tablonun yanıtlayabildiği başlıca sorular şöyle sıralanabilir: (1) Hesap dönemi içinde işletme sermayesindeki değişikliklerin sebepleri nelerdir? (2) İşletme normal faaliyeti sonucu ne miktar işletme sermayesi yaratmıştır? Bu şekilde sağlanan işletme sermayesi nerelerde kullanılmıştır? (3) Sermaye artışı veya uzun vadeli borçlanmalar yolu ile ilgili hesap döneminde ne miktar kaynak sağlanmıştır ve bu kaynaklar ne şekilde kullanılmıştır? (4) İşletme, ilgili hesap döneminde sabit değerlerini satmışmıdır? Satmışsa, bu satışlardan elde edilen hasılat nedir? (5) Hesap döneminde, döner değerler, sabit değerlerin elde edilmesinde kullanılmış mıdır? b) Bu tablo, geçmiş dönemde teşebbüsün işletme sermayesini etkileyen faktörleri belirttiğinden, işletme sermayesini etkileyen faktörleri belirttiğinden, işletme sermayesinin kontrolü ve gelecekte kaynakların verimli bir şekilde kullanılması için yöneticilerin elinde faydalı bir kaynaktır. c) Yöneticiler gelecek yıllardaki işletme sermayesi gereksinmesini tahmin ederken bu tablodan yararlanabilirler.

Şu hususu belirtmek gerekir ki, söz konusu tablo, nakit akışı (para akışı) ve geniş anlamda fon akımı tablosundan farklıdır. Gerçekten bu tablo, işletmenin, bir hesap dönem içinde nakit tahsilat ve ödemelerini göstermediği gibi, üçüncü şahıslarla olan ilişkilerden doğan tüm mali olanaklarını ve bunların kullanılış yerlerini de ortaya koymaz, kapsam itibarı ile, nakit akışı tablosundan daha geniş; fakat fon akım tablosundan daha dardır. 2- Net işletme sermayesinde Değişim Tablosunun Düzenlenmesi Bu tablo, iki bölüm olarak düzenlenebilir : a) İki bölümde, hesap dönemi içinde döner değerler ve kısa vadeli borçlardaki artış veya azalışlar ayrıntılı bir şekilde gösterilerek, net işletme sermayesindeki değişiklik hesaplanır. b) İkinci bölümde ise, bu değişikliğin nedenleri açıklanır. Net işletme sermayesindeki değişiklikler tablosunun düzenlenmesi örneklerle açıklamadan önce bir teşebbüsün net işletme sermayesini artıran veya azaltan sebepleri özetleyelim: (1) Net işletme sermayesinin başlıca kaynakları (a) İşletmenin faaliyeti sonucu elde edilen net kar ve o hesap döneminde ayrılan amortismanlar, tükenme ve itfa payları. (b) Sermayenin artırılması (Sabit değerlerin işletmeye sermaye olarak konulması yolu ile sermaye artırılıyorsa, bu şekilde bir artış, net işletme sermayesini etkilemez.) (c) Uzun vadeli borçlanmalar (Hisse senetleri yerine tahvil vermek yolu ile sermayede azalış ve buna karşılık uzun vadeli borçlarda artış sağlanıyorsa, bu mali işlem, net işletme sermayesini etkilemez) (d) Vergi iadeleri. (e) sabit değerlerin satışı (Sabit değerin, diğer bir sabit değerle trampa edilmesi işletme sermayesini artırmaz.) (2) Net işletme sermayesini azaltan başlıca nedenler

(a) İşletmenin normal faaliyet sonucu zarar etmesi. (b) İşletmenin olağanüstü zararlara uğraması. (c) Uzun vadeli borçlarının ödenmesi (Tahvil karşılığı hisse senedi vermek yolu ile uzun vadeli borçlar ödeniyorsa bu işlem, net işletme sermayesini azaltmaz.) (d) Yeni sabit değerlerin elde edilmesi veya sabit değerlerin yenilenmesi (Bir sabit kalemindeki artış, diğer bir sabit değer kalemindeki azalış ile karşılanıyorsa,bu durum net işletme sermayesini azaltmaz). Net işletme sermayesi değişiklik tablosunun düzenlenmesi için, karşılaştırılmalı bilançoların veya kati mizanların ve kar dağıtımı hakkındaki bilgilerin mevcut olması gerekir. Net işletme sermayesinde değişim tablosunun düzenlenmesi aşağıdaki örneklerle açıklanmıştır.

KARŞILAŞTIRMALI BİLANÇOLARDAN YARARLANILARAK NET İŞLETME SERMAYESİNDE DEĞİŞİM TABLOSUNUN DÜZENLENMESİ Karşılaştırmalı Bilançoları Bilanço kalemleri 1977 AKTİF Döner değerler 31 Aralık 1978 Artış veya Azalışlar

Kasa Serbest Menkul Değ. Ticari Alacaklar, Net Stoklar Diğer Döner Değerler Döner Değerler Toplamı Sabit Değerler Binalar ve Makinalar Birikmiş Amortismanlar(-) Bina ve Makinalar,Net Arazi Sabit Değerler Toplamı Aktif Toplam PASİF Kısa Vadeli Borçlar Ticari Borçlar Borç Senetleri Diğer Ticari Borçlar Kısa Vadeli Borçlar Top. Uzun Vadeli Borçlar Borçlar Toplamı Öz Sermaye Ödenmiş Sermaye Yedek Akçe Öz Sermaye Toplamı Pasif Toplamı

200.000 100.000 400.000 500.000 115.000 1.315.000 1.500.000 (750.000) 750.000 250.000 1.000.000 2.315.000

150.000 125.000 600.000 600.000 90.000 1.565.000 1.500.000 (900.000) 600.000 250.000 850.000 2.415.000 +

+ + + +

50.000 25.000 200.000 100.000 25.000 250.000

+ -

150.000 150.000 150.000 100.000

220.000 300.000 100.000 620.000 400.000 1.020.000 1.100.000 195.000 1.295.000 2.315.000

270.000 220.000 110.000 600.000 400.000 1.000.000 1.200.000 215.000 1.415.000 2.415.000

+ + + + + +

50.000 80.000 10.000 20.000 20.000 100.000 20.000 120.000 100.000

NET İŞLETME SERMAYESİNDE DEĞİŞİM TABLOSU

Aralık 31 Kalemler A- Değişiklikler Döner Değerler Kasa Serbest menkul değ.(Thvl.) Ticari alacaklar, net. Stoklar Diğer döner değerler Döner değerler toplamı Kısa Vadeli Borçlar Ticari Borçlar Borç Senetleri Diğer Kısa Vadeli Borçlar Kısa vadeli borçlar toplamı Net işletme sermayesi Net işletme sermayesinde artış 220.000 300.000 100.000 620.000 690.000 270.000 220.000 110.000 600.000 965.000 200.000 100.000 400.000 500.000 115.000 1.315.000 150.000 125.000 600.000 600.000 90.000 1.565.000 1977 1978

Net İşletme Sermayesi Artış Azalış

50.000 25.000 200.000 100.000 25.000 325.000 75.000

50.000 80.000 10.000 80.000 405.000 405.000 60.000 135.000 + 270.000 405.000

B- Kaynaklar ve Kullanılış Yerleri Net işletme sermayesinin kaynakları 1) Hisse senedi ihracı 2) İşletmenin cari faaliyeti 100.000 300.000

(150.000 Kar + 150.000 Amortisman ) Kaynaklar toplamı Net işletme sermayesinin kullanılış yerleri Nakden ödenen temettü Net işletme sermayesinde artış 130.000 270.000 400.000

KARŞILAŞTIRMALI KAT’İ MİZANLARDAN YARARLANMAK SURETİYLE NET İŞLETME SERMAYESİNDEKİ DEĞİŞİM TABLOSUNUN HAZIRLANMASI Karşılaştırmalı Kati Mizanlar 31 Aralık 1977 1978 100.000 120.000 80.000 130.000 80.000 50.000 80.000 105.000 150.000 20.000 Artış ve Azalış

Hesaplar Borç bakiyesi veren hesaplar Kasa Alacak Senetleri Ticari Alacaklar Stoklar Serbest Menkul Değerler

-50.000 -40.000 +25.000 +20.000 -60.000

Diğer Döner Değerler Peşin Ödenmiş Giderler Demirbaşlar Binalar Arazi İştirakler İlk tesis Gid. Şerefiye Toplam Alacak bakiyesi veren hesaplar Borç senetleri Ticari borçlar Tahviller İmtiyazlı hisse senetleri Adi hisse senetleri Kanuni yedek akçe İhtiyari yedek akçe Birikmiş amortismanlar Toplam Net işletme sermayesi

10.000 5.000 20.000 200.000 50.000 50.000 20.000 100.000 965.000

15.000 6.000 20.000 400.000 150.000 80.000 20.000 100.000 1.196.000

+ 5.000 +1.000 -+200.000 +100.000 +30.000 ----+231.000

80.000 50.000 100.000 100.000 500.000 60.000 25.000 50.000 965.000 395.000

60.000 -20.000 121.000 +71.000 200.000 +100.000 100.000 --500.000 --90.000 +30.000 40.000 +15.000 85.000 +35.000 1.196.000 +231.000 245.000 -150.000

NET İŞLEME SERMAYESİ DEĞİŞİM TABLOSU A- Net işletme sermayesindeki değişiklik Net işletme sermayesinde azalış Döner değerdeki azalış Alacak senetleri Serbest menkul kıymetler Kısa vadeli borçlardaki artış Ticari borçlardaki artış Azalış toplamı Net işletme sermayesinde artış Döner değerlerde artış Ticari alacaklar Stoklar Diğer döner değerler Peşin ödenmiş giderler Kısa vadeli borçlardaki azalış Borç senetlerindeki azalış Artış toplamı

50.000 40.000 60.000 71.000 221.000

25.000 20.000 5.000 1.000 20.000 -71.000

Net işletme sermayesinde azalış B- Kaynaklar Ve Kullanılış Yerleri Bina satın alınması Arazi satın alınması İştirakler Ödenen Temettü Kullanılış toplamı Kaynaklar Tahvil ihracı Teşebbüsün cari faaliyeti Kar Amortisman Kaynakların toplamı Net işletme sermayesinde azalış 3-Net İşletme Sermayesinde Değişikliğin Yorumu 200.000 100.000 30.000 60.000

150.000

390.000 100.000 140.000 105.000 35.000 240.000 150.000

Genel olarak, belirli bir hesap döneminde net işletme sermayesinde artış, olumlu olarak yorumlanabilir. Ancak bu konuda sıhhatli bir yorum ve değerlendirme yapabilmek için iki faktörün nazara alınması gerekir. 1) Döner değerlerin yapısında (kompozisyonunda), likiditesinde değişiklik, 2) Net işletme sermayesindeki artışın kaynakları. Bir işletmenin, para mevcudu, serbest menkul değerleri, alacakları veya stoklarındaki artış nedeniyle işletme sermayesi artabilir. Ancak alacakların artması, alacakların tahsilatındaki yavaşlamadan, stoklardaki artış ise, sürüm güçlüğünden, stok devir hızının azalmasından ileri gelebilir. Eğer işletme sermayesindeki artış bu gibi sebepten ileri geliyorsa, bu artışı teşebbüsün lehine bir gelişme olarak yorumlamamak gerekir. Diğer yönden bir firmanın işletme sermayesindeki artış olmakla beraber döner değerlerin bünyesi daha az likit bir hale gelmiş olabilir. Diğer bir deyişle nakit ve nakit benzerlerinin, döner değerler içindeki nisbi önemi çok azalmış; buna karşılık stokların önemi artmış olabilir. Bu nedenle, net işletme sermayesindeki artışın teşebbüsün lehine bir gelişme olup olmadığı konusunda bir değerlendirme yaparken, döner değerlerin yapısına(kompozisyonuna), likiditesine de bakmak gerekir. Artışı sağlayan kaynaklara göre de, net işletme sermayesinde değişikliğin yorumu, değerlendirilmesi farklı olur. Net işletme sermayesi, teşebbüsün normal faaliyet sonucu

artıyorsa, bunu lehe bir gelişme olarak yorumlamamak gerekir. Eğer işletme sermayesi, uzun vadeli borçlanmalar veya sabit değerlerin satışı gibi nedenlerle artmışsa, bu gelişmeyi başarı olarak değerlendirmemek gerekir. Bir örnekle, bu görüşleri açıklayalım:

NET İŞLETME SERMAYESİNDE DEĞİŞİM TABLOSU İşletme Sermayesinde Değişiklik Kalemler Azalış A-Net işletme Sermayesinde değişiklik Döner Değerler Kasa Alacaklar Stok Döner Değerler Toplamı Kısa Vadeli Borçlar Ticari Borçlar Borç Senetleri Kısa Vadeli Borçlar Toplamı Net İşletme Sermayesi Artış ve Azalışlar Toplamı Net İşletme Sermayesinde Artış 210.000 B- Net İşletme Sermayesinde Değişikliğin Kaynakları İlk bakışta yukarıdaki gelişme, işletmenin lehine yorumlanabilir. Gerçekten, net işletme sermayesi 185.000 TL. artmış, cari oran(995.000 / 530.000) 1.88’den (1.050.000 / 400.000) 2.63’e yükselmiştir. Ancak bu gelişmenin doğru bir şekilde değerlendirilmesinin 530.000 465.000 400.000 650.000 210.000 25.000 185.000 210.000 150.000 380.000 100.000 300.000 50.000 80.000 170.000 375.000 450.000 905.000 200.000 350.000 500.000 1.050.000 50.000 30.000 25.000 1977 1978 Artış

yapılabilmesi için, artışın kaynaklarının saptanması zorunludur. Artışın kaynaklarına göre değerlendirme de farklı olacaktır. Net işletme sermayesinde 185.000 TL. lık artışın kaynakları konusunda birbirinden farklı üç durumu ele alalım. 1- Net işletme sermayesindeki artış, normal faaliyet sonucu sağlanmıştır. İşletme Sermayesi Kaynakları Kar Amortismanlar Toplam Kullanış yerleri Ödenen temettü Net işletme sermayesinde artış 60.000 185.000 200.000 45.000 245.000

2- İşletme sermayesindeki artış, normal faaliyet sonucu ve sabit değerlerin satışından sağlanmıştır. İşletme Sermayesi Kaynakları Kar Amortismanlar Sabit değer satışı Toplam Kullanılış yerleri Ödenen temettü Net ödeme sermayesinde artış 60.000 185.000 55.000 45.000 145.000 245.000

3- İşletme sermayesindeki artış özellikle uzun vadeli borçlanmalardan ileri gelmiştir. İşletme sermayesi kaynaklar Kar Amortismanlar 45.000 Alınan uzun vadeli krediler 200.000 Toplam 245.000 Kullanış yerleri Ödenen temettü 60.000 Net işletme sermayesinde artış 185.000

Görülüyor ki her üç halde de net işletme sermayesindeki artış 185.000 TL. dır. Ancak bu artışın değerlendirilmesi, birbirinden çok farklı olacaktır. Birinci halde, net işletme sermayesindeki gelişme, olumlu bir şekilde yorumlanacaktır. İşletme, tamamen kendi faaliyet sonucu, işletme sermayesi durumunu kuvvetlendirmiştir. İkinci halde ise, bu olumlu izlenim kısmen kaybolmaktadır. Gerçi bu halde de işletme sermayesi artmıştır fakat artışın önemli bir bölümü sabit değer satışından sağlanmıştır. Üçüncü hal ise, işletmenin mali yönetimi bakımından tamamen olumsuz karşılanmalıdır. Kar elde etmeyen bir işletmenin, uzun vadeli bir borçlanma yoluyla sağladığı fonları, ortaklarına temettü olarak dağıtması çok sakıncalıdır.( Muhasebe kayıtlarında şirket, ihtiyari yedek akçelerini veya dağıtılmamış karlarını azaltmak suretiyle ortakların kar payı dağıtmış görünecektir. Ancak kar dağıtımı için gerekli fonlar uzun vadeli kredilerle sağlanmış olmaktadır.) İleride işletme, kredilerin vadesi geldiği zaman, borç ödemede büyük mali sıkıntıya düşecek ve belki ödeyemeyecektir. Örneğinde de ortaya koyduğu üzere, net işletme sermayesindeki artışın nedenlerini, kaynaklarını araştırmadan yapılacak bir yorum, çok hatalı, noksan olabilmektedir. 4- İşletme Sermayesinin Yetersiz Olması Aşağıda açıklanan sebeplerle bir teşebbüsün işletme sermayesi yetersiz olabilir: a) İşletmenin normal faaliyeti sonucu zarar etmesi Bir işletme aşağıdaki nedenlerle zarar edebilir: i. ii. Satış hacminin, faaliyet giderlerini karşılayamayacak derecede yetersiz olması Rekabet veya ekonomik hayattaki durgunluk sebebi ile satış fiyatlarının düşmesi; fakat fiyat düşüşüne koşut (paralel) olarak maliyetlerde ve satış giderlerinde bir azalma olmaması. iii. iv. v. Alacakların tahsil edilememesi, alacakların büyük bir kısmının şüpheli alacak veya değersiz alacak mahiyetini alması Maliyetlerde artışa karşılık satış hasılatında bir gelişme olmaması. Satış hasılatında azalışa karşılık maliyetlerin ve faaliyet giderlerinin artmış olması. b) işletmenin olağanüstü zararlara uğraması. c) İş hacmi genişleyip işletme sermayesi gereksinmesi arttığı halde, yöneticilerin duyulan fonları temin edememeleri

d) İşletmenin kar dağıtımı politikasının rasyonel olmaması, aşırı derecede nakden kar dağıtması e) Kısa vadeli fonların, sabit değerlerin finansmanında kullanılması f) İşletmenin yönetiminden sorumlu olanların vadesi gelen borçları ödemek için gereken fonları zamanında sağlayamamaları g) Fiyatların yükselmesi Fiyatlardaki yükselme dolayısı ile bir teşebbüsün işletme sermayesi yetersiz kalabilir. Fiyatların yükseldiği devrelerde, reel olarak aynı miktarda stok tutma, aynı tutarda kredili satış yapabilmek için daha fazla işletme sermayesine gereksinme duyar. 5- İşletme Sermayesi Yetersizliğini Gidermek İçin Alabilecek Önlemler: İşletme sermayesi yetersizliği sorunu ile karşılaşan firmalar, sorunu çözümlemek için şu önlemleri alabilirler: a) Uzun vadeli kaynak sağlanması Firma, bankalardan orta ve uzun vadeli kredi alarak veya tahvil çıkartarak işletme sermayesi durumunu sağlamlaştırabilir.

b) Banklardan, satıcılardan yeni krediler alınması Bankalardan, satıcılardan sağlanacak kısa vadeli yeni krediler, net işletme sermayesini arttırmamakla birlikte, firma bu şekilde yürütebilmek için yeni fonlar sağlamış olur. c) Satış fiyatlarının yeniden ayarlanması Piyasa koşulları elverişli olduğu takdirde firmalar, satış fiyatlarını ayarlayarak , kaynak girişini arttırabilirler. d) Alacakların devir hızının arttırılması Firma, peşin satışlara ağırlık vererek, kredili satışlarda peşin oranını arttırarak ve / veya vadeyi kısaltarak, alacak devir hızını yükseltebilir, diğer bir deyişle ortalama tahsilat süresini kısaltabilir. e) Stokların azaltılması ve / veya stok devir hızının arttırılması Firmaca alınabilecek diğer bir önlem, iyi bir stok kontrolü ilke stok tutarını azaltmak ve / veya stokların devir hızını arttıracak politikalar izlemektedir.

f) Üretim kapasitesini etkilemeyecek şekilde sabit ve bağlı değerlerin azaltılması. Firma, bazı bağlı değerlerini örneğin iştiraklerini paraya çevirebilir, maddi sabit değerleri ile ilgili olarak satış – kiralama işlemlerine girişebilir, diğer bir deyişle uzun vadeli kiralama koşulu ile maddi sabit değerlerini satabilir. g) Kısa vadeli borçlarını, konsolide edilmesi, ertelenmesi girişimlerinde bulunulması. Firma, kısa vadeli borçlarını uzun vadeli borç haline dönüştürerek, vadesi gelmiş borçlarına erteleterek işletme sermayesi durumu kuvvetlendirebilir. 6- Aşırı işletme Sermayesinin Nedenleri Bir teşebbüsün aşırı derecede işletme sermayesinin olmasını sebepleri şöyle özetlenebilir: a) İşletmenin, sabit değerleri elde etmek için gerekli olandan çok daha fazla öz sermayesi olması veya uzun vadeli olarak borçlanması. b) Sabit değerlerin satış ve satılan sabit kıymetlerin yerine yenilerinin konulmaması c) Faaliyet karının, dağıtılmaması, sabit değer elde edilmesi veya bunlara benzer gayelere tahsis edilmemesi d) Amortisman ve tükenme payı ayrılması yolu ile sabit değerlerin zamanla işletme sermayesi haline dönüşmesi ( ayrılan amortismanlar ve tükenme payları, sabit kıymetlerin yenilenmesinde kullanılmadığı takdirde, teşebbüsün işletme sermayesini arttırırlar.) Bir teşebbüsün aşırı işletme sermayesine sahip olması, işletme sermayesinin yetersiz olması kadar sakıncalıdır. Gerçekten ihtiyacın çok üstünde işletme sermayesinin varlığı, sermayenin devir hızını azaltarak, teşebbüsün karlılığı üzerine olumsuz etki yapar. İhtiyacın çok üstünde işletme sermayesi, kaynaklarını verimli bir şekilde kullanılmadığını gösterir. Atıl fonların varlığı işletmeyi muhtemel bir gelirden yoksun bıraktığı gibi, aşırı derecede kar dağıtılmasını veya rantabl olmayan projelere yatırım yapılmasına da yol açabilir. Ayrıca aşırı derecede işletme sermayesinin varlığı, maliyetlerin kontrolüne verilen önem ve dikkati azaltarak, faaliyetlerin verimini de düşürebilir. NAKİT AKIM TABLOSU

A- GENEL Nakit akımı (para akımı) tablosu, nakit giriş ve çıkışların diğer bir deyişle işletmenin para tahsilat ve ödemelerini, kaynakları ve kullanılış yerleri ile birlikte gösterilen tablodur. 1- Gelir tablosu ile nakit tablosu arasındaki farklar Nakit akımı tablosu, gelir tablosundan farklıdır. Gerçekten nakit akımı tablosu bir işletmenin nakit tahsilat ve ödemelerini gerektiren işlemlerini, bunların gelir sağlayan faaliyetlerle olan ilişkilerini nazara almadan özetleyen bir tablodur. Nakit giriş ve çıkışları bu tablonun konusunu teşkil ettiği halde, hesap döneminde elde edilen gelir ve yapılan giderler, gelir tablosunu konusunu teşkil eder. Şu hususu belirtmek gerekir ki , bir hesap dönemi zarfında işletmenin elde ettiği kar, o dönem içinde nakit mevcudundaki net artışı ifade etmez. Bir işletme, belli bir hesap döneminde kar elde ettiği halde, nakit mevcudu azalabilir veya zarar ettiği halde kasa mevcudu artabilir. Ayrıca nakit artışı o dönem zarfında elde edilen gelirin altında veya üstünde olabilir. Diğer bir deyişle, işletmenin gelir sağlaması ile nakit mevcudun azalıp çoğalması farklı olaylardır. Gerçekten gelir ve nakit akımı tablolarında yer alan kalemler birbirinden farklıdır. Gelir tablosunda yer alan bazı kalemler, nakit akımı tablosunda yer alamadığı gibi, nakit akımı tablosunda yer alan bazı kalemler de gelir tablosunda görülmez. Örneğin, gelir tablosunda yer alan tahakkuk etmiş gelirler, tahakkuk etmiş giderler, şüpheli alacaklar karşılığı, amortismanlar gibi kalemler cari nakit hareketini gerektirmez. Buna karşılık tahvil, hisse senedi ihracı, sabit kıymetlerin alınması, uzun vadeli borçların ödenmesi, tahvillerin, sermayenin itfası gibi işlemler de nakit akımı tablosunda yer aldığı halde, gelir tablosunda gösterilmez. 2- Nakit akım tablosu ile net işletme sermayesinde değişim tablosu arasındaki farklar Nakit akımı tablosu, net işletme sermayesinde değişiklikleri gösteren tablodan da farklı olup, kapsamı daha dardır. Nitekim, net işletme sermayesinde değişiklik tablosu, belli bir hesap dönemi içinde işletmenin döner değer ve kısa vadeli borçlardaki değişikliklerle net işletme sermayesinin kaynak ve kullanılış yerlerini gösterir. Söz konusu tablo, belli bir hesap döneminde işletmenin nakit hareketini ortaya koymaz. Gerçekten bir teşebbüsün, net işletme sermayesi arttığı halde , nakit mevcudu azalabilir. Veya net işletme sermayesi azaldığı halde nakit mevcudunda artış olabilir.

Nakit akımı tablosu ise, belli bir hesap dönemi içinde işletmenin nakit mevcudunda artış ve azalışları nedenleri ile göstererek diğer mali tabloları tamamlar. Nakit akımı tablosu, işletmenin gelecek hesap dönemlerindeki nakit ihtiyacını tahmin, nakit bütçesinin hazırlanması için de bir araç olarak kullanılmaktadır. B- NAKİT KAYNAKLARI VE KULLANILIŞ YERLERİ 1- Nakit Kaynaklar Bir işletmenin başlıca nakit kaynakları şöyle sıralanabilir: a) Peşin olarak mal ve hizmet satışı ( esas mamuller dışında tali mahsul satışları da dahil) b) Alacakların tahsili c) Serbest menkul değerlerin ( işletmenin portföyünde bulunan hisse senedi ve tahvillerin) nakde çevrilmesi. d) İşletmenin uzun vadeli yatırımlarından sağlanan ve nakden tahsil edilen gelirler (şirketlerden alınan kar hissesi, gayrı menkullerin kiralanmasından elde edilen geliri, alınan faizler v.b) . e) Alacak senetlerinin kredi kurumlarına iskonto ettirilmesi. f) Sabit değerlerin peşin bedelle satışı g) Çıkartılan tahvillerin satışı h) Nakit olarak alınan krediler i) Sermayenin arttırılması (arttırılan sermayenin nakden işletmeye konulması halinde, sermaye artışı bir nakit kaynağı teşkil eder.) j) İşletmeye iade edilen vergiler k) Devletçe sağlanan ve işletmeye nakit girişi doğuran sübvansiyonlar. 2- Nakit Mevcudunun Başlıca Kullanış Yerleri Bir işletmenin nakit mevcudunu azaltan sebepler, diğer bir deyişle nakit olanaklarının kullanılış yerleri, üç ana grupta toplanabilir: a) İşletmenin cari faaliyeti b) İktisadi varlıklar elde edilmesi ( Aktif değerler iktisabı) c) Mali işlemler. i. İşletmenin cari faaliyetleri

(1) Peşin olarak mal, hammadde ve malzeme alışı (2) İşçi ücretlerinin nakden ödenmesi (3) Faaliyet giderlerinin ödenmesi (Nakden ödenen satış ve genel giderler) (4) Faiz giderlerinin nakden ödenmesi (5) Kısa vadeli borçların nakden ödenmesi (6) Vergilerin ödenmesi (7) Nakden kar dağıtımı (8) Nakit çıkışını gerektiren olağanüstü zararlar ii. İktisadi varlıklar elde edilmesi

(1) Sabit değerlerin peşin bedelle satın alınması (2) Sabit değerlerin iktisadi değerini devamlı olarak arttıran ve nakden ödenen giderler (3) İşletmenin kısa vadeli nakit fazlasını değerlendirmek amacıyla yaptığı kısa vadeli yatırımlar (tahvil, hisse senedi satın alınması) (4) Başka firmalara sermaye iştirakinde bulunulması (Sermaye taahütlerinin nakden ödenmesi koşuluyla) iii. Mali işlemler (1) Tahvillerin itfası (2) Diğer uzun vadeli borçların nakden ödenmesi (3) Sermayenin azaltılması (işletmeden nakit olarak sermayenin çekilmesi)

3- İşletmenin Nakit Giriş ve Çıkışını Gerektirmeyen Başlıca İşlemleri Nakit akımı tablosu düzenlenirken, para kullanılmasını gerektirmeyen veya işletmeye nakit girişi sağlamayan işlemlerin elenmesi gerekir. Nakit giriş veya çıkışını gerektirmeyen işlemlerin başlıcaları aşağıda sayılmıştır. a) Amortisman, tükenme, itfa payları ayrılması b) Stoklar ve menkul kıymetler için değer düşüş karşılıkları ayrılması c) Alacakların değersiz hale gelmesi

d) Dağıtılmamış, işletme bünyesinde bırakılmış karların belli amaçlara tahsisi e) Sabit kıymetlerin yeniden değerlendirilmesi f) Kullanılmaz hale gemli sabit kıymetlerin, amorti edilmemiş bakiye kıymetlerinin zarar olarak kaydı g) Uğranılan hasar sebebi ile sabit değerlerin defter kıymetindeki azalışlar h) Tahvillerin, hisse senedi verilmesi suretiyle ödenmesi( konvertibıl tahvillerin hisse senedine dönüştürülmesi) i) İşletmenin bilançonun düzenlendiği tarihte hukuken var olan fakat miktarı kesin olarak tespit edilemeyen yükümlülükleri için karşılık ayrılması. j) Senede bağlı borç ve alacakların bilanço günündeki değerlerin indirgenmesi (Alacak ve borç senedinin reeskontu) k) İşletmeden alacaklı olanların işletmeye ortak olması l) İşletmenin portföyünde bulunan menkul değerlerin borsa rayici ile değerlendirilmesi. Bu sayılanların dışında, tahakkuk etmiş gelir ve giderler, bir nakit hareketi doğurmadığından, nakit akımı tablosu düzenlenirken, tahakkuk etmiş gelir ve giderlerin de elemine edilmesi gerekir. C- NAKİT AKIMI TABLOSUNUN HAZIRLANMASI Bir işletmenin nakit akımı tablosunun hazırlanabilmesi için, 1) Karşılaştırmalı bilançoların, 2) İlgili hesap dönemi ait gelir tablosunun, 3) Kar dağıtımının, 4) İlgili hesap döneminde nakit hareketini gerektirmeyen işlemlerin, bilinmesi gerekir. Nakit akım tablosunun nasıl hazırlanacağı örnek yardımı ile açıklanmıştır. Nakit tablosunun hazırlanabilmesi için gerekli, karşılaştırmalı bilançolar, gelir tablosu ve dağıtılmamış kar tablosu aşağıda gösterilmiştir. Karşılaştırmalı bilançolar, gelir tablosu ve dağıtılmamış karlar tablosunda yer alan bilgilerden yararlanarak işletmenin nakit akımı tablosunu düzenleyebilmek için, önce bu tablonun düzenlenmesini kolaylaştıracak, buna olanak verecek bir mizanın hazırlanması gerekir.

Nakit akım tablosunun düzenlenebilmesi için gerekli mizan aşağıda açıklanan şekilde hazırlanabilir: 1) Bilanço kalemlerindeki artış ve eksilişler, ayrı birer borç ve alacak sütunları kullanılmak suretiyle gösterilir. Borç sütununa, aktiflerdeki artış ile borçlar ve sermaye kalemlerindeki azalışlar kaydedilir. Buna karşılık, alacak sütununa, borçlar ve sermaye kalemlerindeki artışlar ve aktiflerdeki azalışlar kaydedilir. Gelir tablosunda yer alan kalemler de borç veya alacak bakiyesi vermelerine göre, ilgili sütunlarda gösterilir. 2) Bilanço kalemlerindeki artış veya azalışlar analize tabi tutularak, gelir tablosu incelenerek, nakit giriş ve çıkışını gerektirmeyen işlemler saptanır.

KARŞILAŞTIRMALI BİLANÇOLAR 31 Aralık 1977 1978 Artış veya Azalış

AKTİF Döner değerler Kasa +30.000 Ticari alacaklar +50.000 Şüpheli alacaklar karşılığı (-) (+1.000) Alacaklar, net +49.000 Tahakkuk etmiş gelirler 2.000 Stoklar +30.000 Peşin ödenmiş giderler +2.000 Döner değerler toplamı +113.000 Sabit değerler Bina, arazi,makine ve demirbaşlar Birikmiş amortismanlar(-) (+30.000) Maddi sabit değerler, net 30.000 Aktif toplamı +83.000 PASİF Kısa vadeli borçlar Ticari borçlar 10.000 Tahakkuk etmiş giderler +3.000 Kısa vadeli borçlar topl. -7.000 Uzun vadeli borçlar Borçlar toplamı -7.000 Öz sermaye Ödenmiş sermaye Yedek akçeler +90.000 50.000 150.000 (4.000) 146.000 5.000 220.000 5.000 426.000 80.000 200.000 (5.000) 195.000 7.000 250.000 7.000 539.000 +

600.000 (60.000) 540.000 966.000

600.000 (90.000) 510.000 1.049.000 -

-----

110.000 4.000 114.000 50.000 164.000 700.000 102.000

100.000 7.000 107.000 50.000 157.000 700.000 192.000

-

---

---

Öz sermaye toplamı +90.000 Pasif toplamı +83.000

802.000 966.000

892.000 1.049.000

1978 YILI GELİR TABLOSU Satışlar, Net Satılan mal maliyeti 1.1.1978 tarihinde stok 1978 yılında alışlar 31.12.1978 tarihinde stok(-) Satılan mal maliyeti Brüt satış karı Faaliyet giderleri Genel idare giderleri Amortismanlar Personel giderleri Büro giderleri Diğer genel giderler Genel idare giderleri toplamı Satış giderleri Reklam giderleri Dağıtım giderleri Amortismanlar (satış kısmı için) Diğer satış giderleri Satış giderleri toplamı Şüpheli alacaklar karşılığı Faaliyet giderleri toplamı Faaliyet karı Faaliyet dışı gelirler Kira geliri Toplam Faaliyet dışı giderler Ödenen faizler Diğer giderler Değersiz alacaklar Faaliyet dışı giderler toplamı Kar 780.000 220.000 530.000 750.000 (250.000) 500.000 280.000

25.000 40.000 10.000 24.000 99.000

12.000 18.000 5.000 15.000 50.000 1.000 150.000 130.000 10.000 140.000 5.000 5.000 5.000 15.000 125.000

DAĞITILMAMIŞ KARLAR TABLOSU Dönem başında dağıtılmamış karlar toplamı 1978 yılında elde edilen net kar toplam Nakden dağıtılan kar hissesi (-) Hesap dönemi sonunda dağıtılmamış karlar Toplamı 192.000 102.000 125.000 227.000 (35.000)

3) İlgili sütunda gerekli düzeltmeler yapılarak, nakit harekatını gerektirmeyen işlemlerin etkileri ortadan kaldırılır. Düzeltmeler yapıldıktan sonraki bakiyeler, nakit giriş ve çıkışını doğuran işlemleri gösterir. 4) Gerekli düzeltmeler yapıldıktan sonra mizanın son sütununda, nakit kaynakları ve nakit mevcudunun kullanılış yerleri gösterilir. Aktiflerdeki artışlar (kasa hariç), borç ve sermaye kalemlerindeki azalışlar ve borç bakiyesi veren gelir tablosu kalemleri, nakit mevcudunun kullanılış yerlerini ; buna karşılık aktiflerdeki azalışlar, borç ve sermaye kalemlerindeki artışlar ve alacak bakiyesi veren gelir tablosu kalemleri, nakit kaynaklarını gösterirler. Yukarıda verilen açıklamaların ışığın altında hazırlanan mizan aşağıda gösterilmiştir. Mizanda yer alan düzeltmelerle ilgili açıklamalar: (a) Değersiz alacaklar : 5000 TL. 1978 yılında 5000 TL. tutarındaki alacak, eğersiz hale gelmiş ve işletme, bu meblağı, gelir tablosunun faaliyet dışı giderler bölümünde gösterilmiştir. Alacakların bir kısmının değersiz hale gelmesi ve bunların ticari alacaklardan indirilmesi, bir nakit hareketini, teşebbüsten nakit çıkışını gerektirmez. Nakit akımı tablosu düzenlenirken, nakit harekatını gerektirmeyen bu işlemin düzeltilmesi gerekir.

Alacaklar, değersiz alacak mahiyetini aldıkları zaman defterlerde yapılan kayıt şöyledir. / Faaliyet Dışı Giderler H.

Değersiz Alacaklar H. Ticari Alacaklar H. Değersiz Alacakların zarar yazılması /

5000 5000

Mizanın düzeltme kısmında, nakit hareketini gerektirmeyen bu işlem için ters kayıt yapılır. (b) Şüpheli alacaklar karşılığı : 1000 TL. 1978 yılında işletmenin ayırmış olduğu şüpheli alacaklar karşılığında 1.000 TL.’lık bir artış görülmektedir. Şüpheli alacaklar karşılığı ayrılması, işletmeden bir nakit çıkışını gerektirmez. Nakit hareketini gerektirmeyen bu işlem, mizanın düzeltme bölümünde elemine edilmiştir. ( c ) 1978 yılında ayrılan amortismanlar: 30.000 TL. Amortisman ayrılması bir nakit çıkışını gerektirmez. Diğer bir ifade ile amortisman, işletmenin nakden ödemeyi gerektirmeyen bir gideridir. Bu nedenle nakit akımı tablosu düzenlenirken, ayrılan amortismanların bu niteliğinin nazara alınması gerekir. (c) Tahakkuk etmiş gelirlerde artış: 2.000 TL. 1978 yılında işletme, kiraya vermiş olduğu gayri menkulleri dolayısiyle 10.000 TL tutarında kira almıştır. Ancak bunun 8.000 lirasını nakden tahsil etmiş, 2.000 lirası alacak olarak kalmıştır. Tahakkuk etmiş gelirdeki artış, kiranın tamamının nakden tahsil edilmediğini göstermektedir; diğer bir deyişle, kira gelirinin 2.000 lirası, para olarak işletmenin kasasına girmemiştir. Mizanın düzeltme bölümünde, nakit harekatını gerektirmeyen bu tahakkuk etmiş gelirlerdeki artışın elenmesi gerekir. Kira Tahakkuk etmiş kiralardaki artış(-) Nakden tahsil edilen kira geliri 10.000 2.000 8.000 3.000 TL.

(e) Tahakkuk etmiş giderlerdeki artış :

1978 yılında işletmenin personel gideri 40.000 lira olup,bunun 37.000 lirası nakden ödenmiştir. Tahakkuk etmiş giderlerdeki 3.000 liralık artış, tahakkuk etmiş ücretlerden 3.000 liralık kısmını, bilançonun düzenlediği tarihe kadar nakden ödenmediğini göstermektedir. Personel giderleri 1978 yılında nakden ödenen ücret 40.000 37.000 TL.

Tahakkuk etmiş giderlerdeki arış (-) (3.000)

Tahakkuk etmiş olmakla beraber hesap dönemi sonuna kadar ödenmemiş olan 3.000 TL. tutarındaki personel gideri, o tarihe kadar işletmeden bir nakit çıkışını gerektirmediğinden, nakit akımı tablosu düzenlenirken nazara alınması gerekir. (f) Alacaklardaki artış : 55.000 TL. Ticari alacaklardaki artış, hesap dönemi sonuna kadar satış bedellerinin tamamının tahsil edilemediğini göstermektedir. Hesap dönemi sonuna kadar nakden tahsil edilen satış bedelinin hesap tarzı aşağıda gösterilmiştir. Hesap dönemindeki satışlar tutarı Hesap dönemi başındaki ticari alacaklar tutarı Hesap dönemi sonundaki ticari alacaklar tutarı (-) Değersiz alacaklar (-) Satışlar dolayısı ile hesap Döneminde nakden tahsil edilen meblağ 725.000 (200.000) ( 5.000) (+) 150.000 930.000 780.000

Örnek IX- 1’deki işletme, hesap döneminde 780.000 liralık satış yapmış fakat satış bedellerinin ancak 725.000 lirasını tahsil etmiştir. Bakiye 55.000 TL. işletmenin müşterilerinden olan alacağını arttırmıştır. Diğer bir ifade ile, satış bedelinin 55.000 liralık

kısmı, nakit olarak işletmenin kasasına girmemiştir. Nakit akımı tablosu düzenlenirken, bu durumun nazara alınması gerekir. Bir işlemenin cari veya geçmiş hesap dönemindeki satışlarından sağladığı nakit miktarı, aşağıdaki şekillerde hesap edilebilir: Nakden tahsil edilen satış tutarı = Hesap dönemindeki satışlar Ticari alacaklardaki artış Veya Nakden tahsil edilen satış tutarı = Hesap dönemindeki satışlar + Ticari alacaklardaki azalış (g) Stoklardaki artış : 30.000 TL. Ancak mal alışları için yapılan ödemeler, s,işletmeden bir nakit çıkışını gerektirir. Bunun dışında, stoklardaki değişiklik, işletmenin nakit durumunu etkilemez. Bu nedenle nakit akımı tablosu düzenlenirken nakit çıkışını gerektirmeyen stok artışının nazara alınması zorunludur. Mizanda, bilançoda gösterilen stok artışı ile, gelir tablosunda, satılan mal maliyetini tespit için gösterilen stok artışı birbirini götürmüştür. Özetlersek, hesap döneminde mal alışları için yapılan nakit ödemeler, bir işletmenin nakit mevcudunu azaltır. Bunun dışında stoklardaki değişikliğin, işletmenin nakit mevcudu üzerinde bir etkisi yoktur. (h) Ticari borçlardaki azalış: 10.000 TL. İşletme, ilgili hesap döneminde satıcılara, hesap tarzı aşağıda gösterildiği üzere 540.000 TL. tutarında nakden ödeme yapılmıştır. 1.1.1978 tarihinde ticari borçlar toplamı Hesap döneminde mal alışları 110.000 (+) 530.000 640.000 Hesap dönemi sonundaki ticari borçlar (-) (100.000) Hesap döneminde satıcılara ödenen 540.000 TL.

Örnekteki işletme, cari ve geçmiş hesap döneminde aldığı mallar için satıcılara 540.000 TL. tutarında bir ödeme yapılmıştır. İşletmenin 1978 yılındaki mal alışları 530.000 TL olmakla beraber geçmiş dönemde mal alışları nedeniyle satıcılara olan borcu bu dönemde 10.000 TL. azaldığından işletmeden nakit çıkı 540.000 TL’dır. Hesap döneminde mal alışları için yapılan nakit ödemeler aşağıdaki şekillerde hesaplanabilir: Cari veya geçmiş hesap dönemlerindeki mal alışları için nakden yapılan ödeme = Mal alış bedeli + Ticari borçlardaki azalış veya Cari veya geçmiş hesap dönemlerindeki mal alışları için nakden yapılan ödeme = Mal alış bedeli – Ticari borçlardaki artış Örnek : IX -1 NAKİT AKIM TABLOSU (TL) Nakit kaynakları Satışlar Alacaklardaki artış (-) Satışlar dolayısıyla nakit tahsilatı Kira geliri Tahsil edilmemiş kira (-) Nakden tahsil edilen kira Nakit kaynakları toplamı Kaynakların kullanılışı Mal alışları Ödenen ticari borçlar 530.000 10.000 10.000 (2.000) 8.000 733.000 725.000 780.000 (55.000)

Nakden ödenen genel idare giderleri Personel giderleri Büro giderleri Diğer genel giderleri Nakden ödenen satış giderleri Reklam giderleri Dağıtım giderleri Diğer satış giderleri İşletmenin nakden ödenen diğer giderleri Peşin ödenmiş giderler Nakden ödenen kar hissesi Kullanılan nakit kaynaklar toplamı Nakit artışı 12.000 18.000 15.000 37.000 10.000 24.000

71.000

45.000

10.000 2.000 35.000 (-) 703.000 30.000

Örnek: IX.1d

NAKİT AKIMI TABLOSU İÇİN HAZIRLANAN MİZAN Bilanço ve Gelir Tablosu Kalemleri Kasa Ticari alacaklar Stoklar Tahakkuk etmiş gelirler Ticari borçlar Tahakkuk etmiş giderler Şüpheli alacaklar Birikmiş amortismanlar Ödenen kar hissesi Satış ,net Stoklar Mal alışları , net Net değişiklik Borç Alacak 30.000 50.000 30.000 2.000 10.000 3.000 1.000 30.000 35.000 220.000 530.000 780.000 250.000 55.000 (f) 30.000 (g) 10.000 (h) 25.000 (c ) 3.000 (e) 1.000 (b) 12.000 18.000 5.000 (c) 15.000 10.000 5.000 5.000 5.000 2.000 1.074.000 1.074.000 136.000 2.000 (d) 5.000 (a) 2.000 136.000 733.000 703.000 30.000 8.000 5.000 5.000 725.000 540.000 30.000 10.000 24.000 Düzeltmeler Borç Alacak 5.000 (a) 55.000 (f) 30.000 (g) 2.000 (d) 10.000 (h) Nakit Artışı Nakit Azalışı

3.000 (e) 1.000 (b) 30.000 (c) 35.000

Amortismanlar (genel) 25.000 Personel giderleri 40.000 Büro giderleri 10.000 Diğer genel giderler 24.000 Şüpheli alacak karşılığı 1.000 Reklam giderleri 12.000 Dağıtım giderleri 18.000 Amortismanlar (satış kısmı için) 5.000 Diğer satış giderleri Alınan kiralar Ödenen faizler Diğer arazi giderleri Değersiz alacaklar Peşin ödenmiş giderler TOPLAM Nakit artışı 15.000

FON AKIM TABLOSU A- GENEL Fon terimi , tatbikatta genellikle üç farlı anlamda kullanılmaktadır: 1- Fon terimi, nakit ve nakit benzerleri anlamında kullanılmaktadır. 2- Fon terimi ile, net işletme sermayesi kastedilmektedir. 3- Fon terimi, en geniş anlamı ile, bir işletmenin üçüncü şahıslarla olan ilişkilerinden doğan tüm mali olanakları ifade etmektir. Bu bölümde fon terimi, en geniş analımı ile bir işletmenin üçüncü şahıslarla olan ilişkilerinden doğan bütün mali olanaklarını ifade etmek için kullanılmaktadır. Bu anlamda fon akımı tablosunun kapsamı, nakit (para) akımı ve net işleme sermayesinde değişim tablosundan daha geniştir. Gerçekten bu tablo, net işletme sermayesinde değişiklik dışında işletmenin mali durumundaki diğer bütün değişiklikleri de ortaya koyar. Net işletme sermayesinde değişiklik tablosu, yalnız döner değerler ve kısa vadeli borçlardaki gelişmeleri gösterdiği halde, fon akımı tablosu, cari olmayan hesaplarda artış ve azalış doğuran işlemleri de kapsar. Örneğin bir sabit değerin, diğer bir sabit değerler trampası, hisse senedi vermek yolu ile uzun vadeli borçların ödenmesi (kovertibl tahvillerin hisse senetleriyle değiştirilmesi), işletmeye, sabit değer şeklinde sermaye konması gibi işlemler net işletme sermayesi durumunu etkilemediği halde fon akım tablosunda yer alır. Fon akım tablosu, belirli bir dönem içinde işletmenin sağladığı mali kaynakları ve bunları kullanılış yerlerini göstermek suretiyle, işletmenin söz konusu dönemdeki mali işlerini özetler. Amacı, diğer mali tablolarda görülmeyen fon akımını ortaya koyarak, gerek faaliyet sonucu yaratılan, gerek ek finansman şeklinde elde edilen mali imkanlarla neler yapıldığını, kaynakların nerelerde tahsis edildiğini açıkça belirtmektir. Bu niteliği ile fon akımı tablosu, mali bilgilerin yorumunu kolaylaştıran ve geleceğe ait fon gereksinmesi tahminlerine olanak hazırlayan faydalı bir araçtır. B- FON KAYNAKLARI VE KULLANIŞ YERLERİ 1- Fon Kaynakları Fon kaynakları dört grupta toplanabilir. a) İşletmenin faaliyeti sonucu yaratılan kaynaklar İşletmenin belli bir dönem içinde yarattığı mali kaynak yalnız elde ettiği kardan oluşmaz. Kara, o hesap döneminde ayrılan amortismanlar, tükenme payları, itfa payları

(aktifleştirilmiş uzun vadeli giderlerin, itfa payları da dahil) eklenmelidir. Gerçekten bu sayılan giderler o hesap döneminin karının etkiledikleri halde işletmeden herhangi bir fon çıkışını gerektirmez. Buna karşılık, gelecek yıllara ait gelirlere, o hesap dönemine isabet eden hissesi de, dönem karını arttırdığı halde, o dönemde işletmeye mali imkan sağlamaz. Bu nedenle, dönem karını arttırdığı halde, işletmeye kaynak sağlamayan kalemlerin düzeltilmesi, fon akımı tablosu düzenlenirken, bunların dönem karından indirilmesi gerekir. Örneğin geçmiş yıllarda elde edilen tahvil emisyon (ihraç) primlerinin itfası, o dönem karını olumlu bir şekilde etkilediği halde söz konusu dönemde işletmeye yeni bir mali olanak sağlamaz. b) İşletmenin aktif değerinde azalışlar İşlemenin iktisadi varlıklarında azalışlar, o dönemde işletmeye kullanılabilir bir mali olanak sağlar. c) İşletmenin borçlarında artışlar İşletme, borçlanma, yabancı kaynak sağlama, yolu ile kullanılabilir mali olanaklarını arttırabilir. d) İşletmenin ödenmiş sermayesinde artış 2- Fon Kullanılış Yerleri Fon kullanılış yerleri de , fon kaynaklarına koşut olarak altı grupta toplanabilir.

i.

Kar üzerinde ödenen vergiler

Kaynaklar arasında vergiden önceki kar gösterildiği takdirde, kar üzerinden ödenen vergilere (Gelir veya Kurumlar, Mali Denge Vergileri, Gelir vergisi stopajı) kullanım yerleri arasında verilmelidir. Ülkemizde kar üzerinden alınan vergilerin fiilen ödenmesi ile, karın elde edilmesi arasında zaman aralığı olduğundan, bu tür vergiler gelirin elde edilmesini izleyen yılda ödendiklerinden, fon akım tablosu düzenlenirken, vergiden önceki kara, kaynaklar arasında yer verilmesi; buna karşın o yıl, bir önceki yılın karı üzerinden fiilen ödenen vergilerin de kulanım yerleri arasında gösterilmesi daha doğru bir uygulama olarak görülmektedir. ii. Ödenen kar payları

Ülkemizde, bir hesap döneminde elde edilen karla ilgili kar dağıtımı da genellikle o yılı izleyen hesap döneminde yapılmaktadır. iii. Faaliyet sonucu firmanın mali kaynaklarında azalış Firmanın zarar etmesi, her zaman için firmanın mali kaynaklarında net bir azalış doğurmaz. Firmanın belli bir hesap döneminde zarar etmesine rağmen, o dönemde ayırmış olduğu amortisman, tükenme ve itfa payları, zarar tutarından daha fazla ise, firma faaliyeti sonucu kaynak yaratmış demektir. Zarar tutarı, firmadan nakit çıkışı gerektirmeyen giderleri aşıyorsa, ancak bu durumda, faaliyet sonucu firmanın mali kaynaklarında bir azalış söz konusudur. iv. Firmanın aktif değerlerinde artışlar Firmalar sağladıkları mali olanakları, yeni iktisadi varlıkların, aktif değerlerin elde edilmesinde kullanabilirler. Aktif değerlerde artış, önemli bir kaynak kullanım yeridir. Kaynak kullanım yerleri belirlenirken, sabit değerlerdeki brüt artış dikkate alınmalıdır. İlgili hesap döneminde ayrılan amortismanlara kaynaklar arsında yer verildiğine göre, sabit değerlerdeki brüt artış kullanım yerleri arasında gösterilmelidir. v. Firmanın borçlarında azalış Firma sağlamış olduğu kaynaklar , kısa ve uzun vadeli borçların ödenmesine kullanabilir. Bu nedenle borç ödenmesi fon kullanım yerleri arasında yer almaktadır. vi. Sermayede azalış İmtiyazlı sermaye şirketlerinde, sermayenin itfası söz konusu olabileceği gibi,tek sahipli firmalarda, ortaklıklarda, şahıs şirketlerinde firma sahip veya sahipleri, ilgili hesap döneminde işletmeden iktisadi değerler çekmek yoluyla da sermayeyi azaltabilirler. C- FON AKIM TABLOSUNUN DÜZENLENMESİ Fon akım tablosunun düzenlenebilmesi için aşağıdaki bilgilerin varlığı gereklidir. i) Hesap dönemine ait gelir tablosu Gelir tablosunun, firmanın ilgili hesap döneminde normal faaliyet sonucu yarattığı mali kaynakları, diğer bir deyişle elde ettiği karı ve nakit çıkışını gerektirmeyen giderlerini açıkça göstermesi gerekir. ii) Dönem başı ve dönem sonu bilançoları Dönem başı ve dönem sonu bilançolarına dayanılarak aktif ve pasif kalemlerdeki değişmeler, artış veya azalışlar saptanabilir.

iii) Geçen hesap dönemine ait kar dağıtımı ile ilgili bilgiler Fon akım tablosu düzenlenirken ilgili hesap döneminde ödenen vergiler ( Gelir veya Kurumlar ve Mali Denge Vergileri, Dağıtılmış Kurum Kazancı üzerinde Gelir Vergisi Kesintisi) ile ortaklara dağıtılan kar paylarının bilinmesi gereklidir. Fon akım tablosu düzenlenirken, yukarda değinilen çift sayıma yol açabilecek hususların ayıklanması gerekir. Örneğin, dönem karına fon kaynakları arasında yer verildiği halde, kardan yedek akçelere yapılan ilavelerin de fon kaynakları arasında gösterilmesi; yine o hesap döneminde ayrılan amortismanlar (itfa ve tükenme payları dahil) fon kaynağı olarak nazara alınmakla beraber, sabit değerlerdeki sadece net artışın kullanım yerlerine eklenmesi çift sayıma yol açan işlemlerdir. Türkiye koşulları göz önünde tutularak “fon akım tablosu” için şöyle bir form önerilebilir: FON AKIM TABLOSU FORMU 1. Kaynaklar: a) Faaliyet Sonucu Yaratılan Kaynaklar I. b) Dönem Karı (Vergiden Önce) II. Hesap Döneminde Ayrılan Amortismanlar Aktif Değerlerde Azalış I. Döner Değerlerde Azalışlar (Kasa ve Bankalarda Azalış Hariç) II. Sabit Değerlerde Azalışlar c) Borçlarda Artış I. Kısa Vadeli Borçlarda Artış II. Uzun Vadeli Borçlarda Artış d) Sermaye Artışı e) Diğer Kaynaklar Kaynaklar Toplamı

2. Kulanım Yerleri: a) Varsa Dönem zararı

b) Gelir Üzerinden Ödenen Vergiler c) Ödenen Kar Payları d) Aktif Değerlerde Artış 1) Döner Değerlerde Artış (Kasa ve Bankalardaki Artış Hariç) 2) Sabit Değerlerde Atış e) Borçlarda Azalış 1) Kısa vadeli Borçlarda Azalış 2) Uzun Vadeli Borçlarda Azalış f) Sermaye Azaltılması Bilanço Kalemleri 31.12.1977 31.12.1978 Kaynak (bin TL.) ( Firma sahip veya sahiplerinin firmadan çektikleri değerler dahil) Kullanım Kullanım Yerleri Toplamı AKTİF Döner değerler ve Bankalardaki Değişim ( + veya - ) 3. Kasa Kasa ve bankalar 800 1.000 200 TOPLAM -Devlet tahvilleri 600 600 Alacaklar 8.000 12.000 4.000 Stoklar 16.200 24.600 8.400 Kasa ve bankalardaki azalış kaynaklar arasında,37.600karşın söz konusu kalemdeki artış buna Döner değerler topl. 25.600 Sabit değerler da gösterilebilir. Bu taktirde “ Kasa ve Bankalardaki Değişim” kullanım yerleri arasında Maddi sabit değerler 32.000 50.000 18.000 tabloda ayrı bir bölüm olarak yer almaz. Birikmiş amortismanlar(-) (9.600) (13.600) 4.000 Maddi tablosunun ne şekilde düzenlenebileceği Örnek X-1 ile açıklanmıştır. sabit değerler, net 22.400 36.400 Fon akım İlk tesis giderleri 2.000 2.000 ----Birikmiş itfa payları(-) (800) (1.200) 400 İlk X-1a 1.200 800 Örnek tesis giderleri, net Sabit değerler toplamı 23.600 37.200 KARŞILAŞTIRMALI BİLANÇOLAR AKTİF TOPLAMI 49.200 74.800 PASİF Kısa vadeli borçlar Banka kredileri Ticari borçlar Borç senetleri Ödenecek giderler Diğer kısa vadeli borçlar Kısa vadeli borçlar topl. Uzun vadeli borçlar Tahviller Diğer uzun vadeli borçlar Uzun vadeli borçlar topl. Öz sermaye Ödenmiş sermaye Yedek akçeler Dönem karı PASİF TOPLAMI 1977 karı üzerinden ödenen vergi TOPLAM

12.000 4.400 2.000 1.600 2.400 22.400 10.000 1.200 11.200 10.000 2.600 3.000 49.200

20.000 6.800 -800 3.200 30.800 25.000 2.000 27.000 10.000 4.100 2.900 74.800

8.000 2.400 2.000 800 800 15.000 800

--2.900

----

1.500 34.900 34.900

Yukarıda belirtildiği gibi bir firmanın aktifi diğer bir deyişle iktisadi varlıkları fon kullanımını; buna karşın borçların ve öz sermayesi de fon kaynaklarını oluşturur. Buna göre, aktif kalemlerdeki azalış ile pasif kalemlerdeki artış fon kaynaklarını; aktif kalemlerdeki artış ile pasif kalemlerdeki azalış da fon kullanım yerlerini belirler. Bir firmanın fon kaynakları ve kullanım yerleri şematik olarak şöyle gösterilebilir: Kaynaklar 1. Aktif değerlerde azalış 2. Pasif değerlerde artış Kullanım Yerleri 1. Aktif değerlerde artış 2. pasif değerlerde azalış

Fon akım tablosu düzenlenirken çift sayımlardan kaçınmak gerekir. Örneğin, ayrılan amortismanlar kaynaklar arasında gösterildiğinden, sabit değerlerdeki brüt artışa fon kullanımları arasında yer verilmelidir. Geçen dönem karından yedek akçelere eklenen kısım, ikinci kez kaynak olarak hesaba katılmamalıdır. FON AKIM TABLOSU I.. Kaynaklar: a) Faaliyet Sonucu Yaratılan Kaynak Dönem Karı 2.900 7.300 (Bin TL)

Dönem İçinde Ayrılan Amortismanlar İtfa Payları b) Aktif Değerlerde Azalış Devlet Tahvilleri c) Borçlarda Artış Banka Kredileri Ticari Borçlar Diğer Kısa Vadeli Borçlar Tahviller Diğer Uzun Vadeli Borçlar d) Sermaye Artışı Kaynaklar Toplamı II. Kullanım Yerleri a) 1977 Karı Üzerinden Ödenen vergiler b) Ödenen Kar Payı c) Aktif Değerlerde Artış Kasa ve Bankalar Alacaklar Stoklar Maddi Sabit Değerler d) Borçlarda Azalış Borç Senetleri Ödenecek Giderler Kullanım Yerleri Toplamı

4.000 400 600 600 27.000 8.000 2.400 800 15.000 800

34.900

1.500 30.600 200 4.000 8.400 18.000 2.800 2.000 800 34.900

D – FON AKIM TABLOSUNUN ANALİZİ Bir firmanın fon akım tablosu analiz edilirken, ilgili hesap döneminde firmanın sağladığı kaynakların tümü yüz kabul edilerek her bir fon kaynağının toplam içindeki göreli yeri saptanır. Yine aynı şekilde kullanım yerlerinin tümü yüz kabul edilerek her bir kullanım

yerinin toplam içindeki göreli payı saptanır. Bu şekilde fon akım tablosunu yüzdelerle ifade etmek her bir fon kaynağını ve kullanım yerini göze çarpıcı bir şekilde ortaya koymak ve aynı firmaya ait birbirini izleyen hesap dönemlerine ait fon akımı tablolarını anlamalı bir şekilde karşılaştırmak, hatta fon akışları yönünden, firmalar arası mukayeseler yapmak olanağı elde edilir. Örnek X- 1’de yer alan fon akımı tablosu, yüzde olarak şöyle gösterilebilir. Fon akım tablosunun yukarıdaki şekilde düzenlenmesi ile ilgili firmanın hesap döneminde, fonların % 20.9’nu kar ve ayrılan amortisman ve itfa payları olarak faaliyeti sonucu yarattığı, % 77.4’nü borçlanma yoluyla sağladığını,kısa vadeli borçlardaki artışın payının % 35.4 olduğu ve fonların ancak %1.7’sini aktif değerlerinin azaltılması yoluyla elde ettiğini ortaya koymaktadır. Diğer yandan, sağlanan fonların %4.3 ‘nün vergi ödemede, %8’nin borçları azaltmada, %87.7’sinin ise aktiflere yapılan yatırımlarda kullanıldığını ve fon kullanılmasının %36.1’nin döner değerlerdeki artışın, %41.6’sının sabit değerlerdeki artışın oluşturduğunu göstermektedir. Bir firmanın fon akımı tablosu analiz edilirken özellikle kaynaklarla, bunların kullanım yerleri arasında uygunluk bulunup bulunmadığı üzerinde önemle durulmalıdır. Uygunluk terimi ile, sağlana fonların, finansmanında kullanıldıkları aktif değerlerin niteliği ile tutarlı ve süre açısından uyum içinde bulunması kastedilmektedir. Daha açık deyişle finansmanda uygunluk ilkesi, firmanın sabit değerlerinin uzun veya devamlı kaynaklarla; buna karşılık döner değerlerin devamlılık göstermeyen bölümünü kısa vadeli kaynaklarla finanse etmesi gereği şeklinde ifade edilebilir. Sabit değerlerin ve döner değerlerin devamlılık gösteren bölümünün, uzun vadeli kaynaklarla finanse edilmesi gereği, söz konusu değerlerin sağlayacağı nakit akışı ile ilgilidir. Sabit değerlerin, kısa süreli kaynaklarla karşılanması, bu değerlerin nakit girişi yaratmadan, kısa vadeli kaynakların geri ödenmesi zorunluluğu gibi finansman açısından sakıncalı bir durum yaratır. Gerçekten , sabit değerlere yapılan yatırımlar daha firmanın nakit yaratma kapasitesini genişletmeden, firmanın bu yatırımların finansmanında kullandığı yabacı kaynakları geri ödemek zorunda kalması, firma mali yönden önemli sorunlarla karşı karşıya bırakabilir. Döner değerlerin geçici olarak artış gösteren bölümünün ise esnek kısa vadeli yabancı kaynaklarla finanse edilmesi daha uygundur. Stoklar ve alacaklardaki geçici artışlar, kısa vadeli kaynaklarla karşılandığı takdirde, sözü edilen değerlerdeki daralış, diğer bir deyişle

stok ve alacakların paraya çevrilmesi, firmaya geri ödeme konusunda gerekli fonları sağlar. Döner değerlerdeki geçici artışlar, uzun vadeli yabancı kaynaklarla veya öz kaynaklarla karşılandığı takdirde bu tür finansman emniyetli olmakla beraber, firmanın karlılığı üzerinde olumsuz etki yapabilir. Firma, belirli mevsimlerde atıl kalabilecek fonlarına değerlendirmek gereksinimini duyacak, çoğu kez elinde bir süre atıl olarak kalabilecek fonları, göreli olarak geliri düşük geçici yatırımlarla (Devlet tahvili, hazine plasman bonosu alınması gibi) kullanacaktır. Fonların, göreli olarak verimi az alanlarda kullanılması, firmanın karlılığı üzerinde olumsuz etki yapacaktır. Fon tablosu analiz edilirken analistin özellikle, firmanın finansmanda “uygunluk” olarak nitelendirdiğimiz ilkeye uygun hareket edip etmediği, diğer ifadeyle kaynakların firmada kalış süresi ile bunların tahsis edildiği kullanım alanları arasında bir denge kurulmadığı üzerinde durması gerekir. Fon akım tablosu, belirli bir hesap dönemi içinde cereyan eden tüm işlemleri ve fon akımlarını göstermez; ancak dönem içinde meydana gelen net değişmeleri ortaya koyar. Firma, büyük bir olasılıkla söz konusu dönem içinde çeşitli kaynaklardan kısa vadeli fonlar sağlamış ve bunları yine bu dönemde ödemiştir. Bu gibi işlemler, kuşkusuz, yukarıda açıklanan şekilde düzenlenecek bir fon akım tablosuna yansımaz. Özetlenirse fon akım tablosu, bilanço ve gelir tablosunda açıkça görülmeyen fon akımlarını ortaya koyan, firmanın gerek faaliyet sonucu yarattığı, gerek borçlanma ve diğer şekillerde sağladığı mali olanakları nerelere tahsis ettiğini, nerelerde kullandığını belirten ve firmanın geleceğe ait fon gereksinimini tahminlerine dayanarak hazırlayan bir analiz aracıdır.

FON AKIM TABLOSU KAYNAKLAR Tutar (Bin TL) % a. Faaliyet sonucu Yaratılan 4.3 1. dönem karı 87.7 2.amortisman ve itfa 4.400 12.6 7.300 2.900 20.0 8.3 a. Vergi ödemeleri b. Aktif değerlerde artış 1.500 30.600 % KULLANIM YERLERİ Tutar (Bin TL)

payları 36.1 b. Aktif değerlerde Azalış 0.6 tahviller 11.4 c. Borçlarda artış 24.1

1. Döner değerlerde artış 12.600 600 600 27.000 1.7 kasa bankalar 1.7 77.4 alacaklar stoklar 200 4.000 8.400

2.sabit değerlerde artış 18.000 41.6 1. Kısa vadeli borçlarda artış 11.200 Banka kredileri 8.000 41.6 Ticari Borçlar 2.400 8.0 Diğer kısa vadeli borçlar 800 2. Uzun vadeli borçlarda artış 15.800 5.8 Tahviller Diğer uzun vadeli borçlar TOPLAM 100.0 15.000 800 34.900 32.0 22.9 6.9 2.2 35.4 33.2 2.2 100.0 TOPLAM 34.900 Maddi sabit değerler 18.000 c. Borçlarda azalış Borç senetleri 2.800 2.000

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->