Finansal Kriz Kuramları Dersi Yıl İçi Ödevi Konu: 1929 Dünya Ekonomik Krizi ve İktisat Okullarının Krize

Bakış Açısı Adı Soyadı: Koray YILMAZ Numarası: 08052501 Dersin Hocası: Yar.Doc.Dr. Senem ÇAKMAK ŞAHİN

KRİZİN PATLAK VERİŞİ: KARA PERŞEMBE .KRİZİN TÜRKİYE’YE ETKİLERİ .1929 EKONOMİK BUNALIMINA GENEL BAKIŞ .KRİZİN SONUÇLARI .KEYNESYEN OKUL ve KLASİK OKULLA KARŞILAŞTIRMALI KRİZE YAKLAŞIMLARI .İÇİNDEKİLER .ROOSEVELT VE ‘’NEW DEAL’’ .1929 BUNALIMININ SEBEPLERİ .

çiftçileri ve kırsal bölge nüfusunu kötü etkilemiştir. Yeni Türkiye Dergisi. Bu kentlerde bir işsizler ve evsizler ordusu yaratmıştır. yeryüzündeki toplam üretimin % 42 oranında ve dünya ticaretinin de % 65 oranında azalmasına neden olmuştur.. . 1929’da başlayan (etkilerini ancak 1930 yılının sonlarında tam anlamıyla hissettiren) ve 1930’lu yıllar boyunca devam eden ekonomik buhrana verilen isimdir. Buhran. Talebin beklenmedik düzeyde düşmesi nedeniyle madencilik alanı buhranın en fazla etkilendiği sektörlerden biri olmuştur. Ankara 1998. O yıla kadar oluşan diğer krizlere bakıldığında dünya ticaretinin en fazla % 7 oranında düştüğü düşünülürse 1929 bunalımının ne derece etkili olduğu tahmin edilebilir.yılı Özel Sayısı. Kuzey Amerika ve Avrupa’yı merkez almasına rağmen. Cumhuriyetin 75. Dünyada 50 milyon insanın işsiz kalmasına.1929 DÜNYA EKONOMİK BUNALIMINA GENEL BAKIŞ 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı. Cilt 23-24. dünyanın geri kalanında da (özellikle de sanayileşmiş ülkelerde) yıkıcı etkiler yaratmıştır. tarım ürünü fiyatlarındaki % 40-60’lık düşüş. 1 Gökçen Ahmet M Cumhuriyet Döneminde İktisadi Gelişme. Bunalımdan etkilenen birçok ülkede inşaat faaliyetleri durmuş. 1 Büyük bunalım farklı ülkelerde farklı tarihlerde sona ermiştir.

Vurgulanması gereken son sebep ise. Bu da tek bir holdingin bile iflasının ekonomiyi sarsmaya yeteceğini gösteriyordu. başkan Hoover yönetiminin ekonomi alanındaki tecrübesizliği olduğu söylenebilir. Kredilerin mal ve hizmet 2 Aktan Can Coşkun. Başkan müdahaleye karar verdiğinde ise hem çok geç olmuştu. . S:42. Yeni Türkiye Dergisi. Hoover yönetimi liberal ekonomi anlayışına göre ekonomiye devlet müdahalesi yapmamayı uygun görmüştü. başta da belirtildiği gibi Amerika’nın baş kreditör olmasıydı. Dünya Savaşı’nın getirdiği zorluklar karşısında şirketler birleşmek zorunda kalmış ve tekeller oluşturmuşlardır. Bankaların sermaye esaslarını. Bu da yatırımcılar açısından bilgi eksikliğine yol açıyordu.KRİZİN SEBEPLERİ Dünyayı etkileyen pek çok olay üzerinde olduğu gibi bu olayın da sebepleri üzerinde çok sayıda yorumlar yapıldı.2 Üçüncü bir sebebin de. İkinci bir sebep de. hem de başarılı değildi. Ancak 1929 krizine müdahale etmemenin toplumsal maliyeti çok büyük olmuştu. Şen Hüseyin. Ancak bunların genelinde yer alan ortak birkaç sebebi şöyle sıralayabiliriz : Birincisi. rezerv ve kredi oranlarını belirleyen yasalar yoktu. 2001. C:2. bankaların kötü yapılanmış olmasıydı. Ekonomik Kriz: Nedenler ve Çözüm Önerileri. Amerika’da irili ufaklı pek çok şirket varken 1.

com/1929_d%C3%BCnya_ekonomi_krizi/ansiklopedi . Bu insanlar açlığa sürüklendi ve sebze-meyve yetiştirip satarak yaşamaya çalıştılar.olarak ödenmesi denense de sonuçta Amerika hesapsızca vermiş olduğu kredileri geri alamadı. binlerce insanın mal varlığı yok olmuştur. Ancak 3 Ekim 1929 tarihine gelindiğinde borsanın ilerlemesi durmuş ve ‘’ Kara Perşembe ‘’ olarak anılan 24 Ekim 1929 Perşembe günü borsa dibe vurdu.2 milyar dolar yok oldu. Bunalımın etkileri 2. Dünya Savaşı’na kadar yaklaşık 10 yıllık bir periyotta devam etti. 3 turkcebilgi. Piyasadaki para bir anda yok olduğu için insanlar ihtiyaçlarını karşılama da takas yoluna giderek bir nevi değiş-tokuş ekonomisine geri döndüler. Bu süreçte 4000 kadar banka batmış. 3 KRİZİN PATLAK VERİŞİ : KARA PERŞEMBE New York Borsası 1928 yılının başından 1929 yılı Ekim ayının başına kadar olan süreçte yükseliyordu. 4.

4 4 tarihdersnotlari. Onun yerine ekonomik sistemde köklü değişiklikler vadeden Roosevelt seçildi. Devlet harcamalarının ekonomiyi canlandırmaya yetmediği.com/1929-dunya-ekonomik-krizi/4288436 . devletin ekonomideki payının da artmadığı ve yeni yatırımlarının yetersiz kaldığı bilinir. Amerikan ekonomisi tarihinde ilk kez devlet müdahalesine maruz kalıyordu.blogcu. Roosevelt ‘’ New Deal ‘’ ı 1930-1937 yılları arasında uygulama fırsatı buldu. Talep sorununu çözmek içinde. Devlet müdahalesine karşı olan sanayicileri karşısına almamak için özel sektörün ilgilenmediği büyük yatırımlar gerektiren alanlarda harcama yapılıyordu. devlet yüksek sayılabilecek bir düzeyde minimum reel ücretleri belirledi. 500 kadar yeni düzenleme yapıldı. Roosevelt’in devlet harcamaları politikası ise bir denge politikasıydı. İlk kez merkez bankası kuruldu.ROOSEVELT VE ‘’ NEW DEAL ‘’ Amerikan halkı bu büyük çöküşten Hoover yönetimini suçlu buldu. İşe bankacılık sektörüyle başladı. Çalışma saatleri azaltılarak işsizlik sorunu çözülmeye çalışıldı. ‘’ New Deal ‘’ programına bakıldığında çok da başarılı bir program olmadığı görüşü hakimdir.

88 . 5 TÜRKİYE’YE ETKİLERİ 1929 yılında dünya genelinde yaşanmış olan ekonomik bunalım. Türkiye’de özellikle. Bu da 1933 yılından itibaren devletin gerek sanayileşme gerekse bankacılık alanlarında doğrudan girişimleri hızlandırmasına neden olmuştur. S-12. Küçük imalat işletmelerinde iflaslar hızlı bir artış göstermiş. Türkiye’nin kuruluş yıllarında doğrudan yabancı sermaye yatırımlarına yer verilmediği için dış dünyaya olan bağlılık daha çok dış ticaret yoluyla olmuştur. Bundan dolayı kriz etkisini daha 5 İbrahim Bakırtaş ve Ali Tekinşen. Almanya. s. ödemeler dengesi açıkları ve parasal kriz olarak ortaya çıkmıştır. enflasyonsuz orijinal finansman yöntemleriyle iç piyasayı canlandırmayı başarmıştır. Ancak dünya pazarları Almanya’nın ihracatına açık değildi. 2008. Dünya Savaşları Ve Büyük Buhran Arasındaki Etkileşimin Ekonomi Politiği. S.Ü. Bu yüzden malın malla mübadelesini gerçekleştirmek imkanını sağlayan bir counter-trading modelini benimsedi.Depresyonu yenerek tam istihdama ulaşan ilk sanayi ülkesi Almanya’dır. Dünya Savaşı’nın başlıca nedeni sayılır. Bu da 2. Serbest döviz piyasalarında ihracat mallarına uygun fiyatla alıcı bulamayan ülkelerin müşterisi durumuna geçti. Almanya’da işsizler Nazi totalitarizmine kapıldılar. Planlama ve benzeri yöntemlere başvuran ABD ve Fransa gibi demokrasiler ılımlı çözümlere yönelirken. özel sektör sanayileşme yönünde beklentilerin altında bir performans göstermiştir.

çok dış ticarette göstermiştir. çiftçiler üretimi arttırmak üzere almış oldukları kredileri ödeyememe sorunuyla karşılaşmış. Dünya buhranını Türkiye ekonomisine yansımasıyla birlikte 1930-1933 yılları arasında ithalatta hızlı ve büyük daralma meydana gelmiştir.tr . Bu durum da üretim gücünün oldukça düşük olduğunu göstermektedir. İstanbul. Bu durum 1947 yılından sonra değişmekte ve dış ticaret dengesi ithalat yönünde bir artış göstermektedir. Bu miktar yıllar itibariyle dalgalanmalar göstermekle beraber genel olarak artış yönünde eğilim göstermiştir.L. Sanayileşme süreci hızlanmıştır. 13 7 www. 6 Tablodan da görüldüğü gibi 1948 temel yılına göre sabit üretici fiyatlarıyla GSMH 2. Tezi. Borçların yeniden yapılandırılması için yeni anlaşmalar imzalanmıştır.tuik. sanayiciler. Bu. 6 7 Abit Cengiz. cari fiyatlarla ise 953 milyon TL’dir. Ticaret şirketleri.Ü. Y. Tarımsal ürün fiyatlarında yaşanan büyük değer kayıpları dış ticaret hacmini daraltmış ve ekonomik krizle birlikte Türkiye’de iflasların yaşanmasına neden olmuştur.gov. piyasa mekanizmasının artık kendiliğinden işlemediği görülmeye başlamıştır. M. 2008. Gerek sabit gerekse cari fiyatlarla GSMH oldukça düşük düzeylerde bulunmaktadır. s.929 milyon TL. Merkez Bankası kurma kararı hızlanmış ve yeni dış kredi bulma gereksinimi artmıştır. 1929 Ekonomik Krizinin İstanbul’a Etkisi. Türkiye ekonomisinde bir para krizinin yaşanmasına neden olmuştur.

8 94 1937 1 806.6 81 1928 1 632.8 248 İth.8 100 1940 2 403.6 8 192.1 5 278.5 4 341.4 6 063.8 5.1 6 429.7 7 037.9 58 1934 1 216.0 215 1947 7 542.2 5 235.7 7 412.3 88 1929 2 073.2 3 909.Tablo 1.2 197 1949 9 054.0 7 679.2 75 1930 1 580.6 73 1935 1 310.1 168 1946 6 857.4 223 1948 9 492.960.6 5 865.9 71 1931 1 391.2 109 1938 1 895. (Milyon US) 108 114 124 70 60 41 45 69 71 74 91 119 93 50 55 113 155 126 97 119 245 275 290 .3 7 780.9 81 1941 2 992.4 126 1943 9 231.9 197 1944 6 684.7 60 1932 1 171.9 6 217.9 178 1945 5 469.5 115 1939 2 063.1 9 127.6 7 864.5 7 798.4 35 212.8 76 1936 1 695.5 5 393. (milyon TL) (milyon TL) (Milyon US) 1927 1 471.4 91 1942 6 195.9 37 065.2 48 1933 1 141. GSMH Reel GSMH İhr.4 8 677. Büyük Buhran Yıllarında Türkiye Ekonomisi Yıl Nom.7 8 537.0 6 233.

2 70 868. iktisatçıların dikkatini Neoklasik iktisadın dışında makro ekonomiye ağırlık veren bir yöne kaydırmıştır.3 38 505. İşsizlik ve durgunluk gibi iki büyük meseleyle karşı karşıya kalmış olan piyasa ekonomilerinin önü tıkanmıştır. 1921’de İngiltere’de başlayan kriz.6 263 314 363 396 335 313 305 345 247 354 321 286 402 556 533 478 498 407 397 315 470 468 KEYNESYEN OKULUN KRİZE YAKLAŞIMI Yirminci yüzyılın iki paylaşım savaşı arasında kalan dönemi. Aslında makro teoriye duyulan ilgi 1920’li yıllarda başlamış.1 54 090.5 52 460.3 56 641. Neoklasik teori etrafında dolanan çeşitli fikir akımları tartışılırken. John Maynard Keynes’in 1936 yılında yayınladığı “İstihdam. Keynes bu akımın bir devamı olarak ortaya çıkmıştır.0 46 664.4 22 047.9 43 446.4 48 521.9 66 844.9 34 999.5 19 117. Money and Interest) adlı kitabı.4 15 914. 1920’li yıllarda birçok iktisatçının .9 43 670.3 13 389.0 29 309. Para ve Faizin Genel Teorisi (The General Theory of Employment. 1930’lu yıllarda.0 62 994. “Keynesyen Devrim” adı verilen teorik gelişme ile tartışmalar yeni bir boyut kazandı.1950 1951 1952 1953 1954 1955 1956 1957 1958 1959 1960 9 694. hem Avrupa hem de Amerika için bir buhran dönemi olmuştur.2 11 644. 1930’lu yıllardan itibaren bütün dünyayı sarmıştır. Özellikle İsveçli iktisatçı Knut Wikscell’in ekonomik dalgalanmalarla ilgili görüşleri.6 58 428.3 15 607.3 68 521.

96. s. bir durgunluk (depression) döneminden sonra. ekonomik gelişmede kısa dönemli istikrarsızlıkların giderilerek doğrudan doğruya kamu 8 J. Bu durum. Ancak bu dönemde meydana gelen ve “Büyük Dünya Bunalımı” adı verilen durgunluk dönemi yaşanmış ve ABD. 1990. Keynes. Ekonomik Sistemler (Uygulamada Kapitalizm ve Sosyalizm). . toplam talebin ana unsuru yatırım harcamaları idi ve belirsizliklerle dolu bir dünyada. İngiltere ve Batı Avrupa ülkelerinde yaygın ve devamlı bir işsizlik ortaya çıkmıştır. düşük faiz uygulamak suretiyle tam istihdama ulaşmayı amaçlayan bir politikaya güvenilemezdi. yeniden tam istihdam dengesine döneceğine inanmışlardır. Bursa. işte böyle bir ekonomik bunalım döneminde ortaya çıkmış ve ücretlerle fiyatların esnek olduğu bir ekonomide tam istihdamın kendiliğinden sağlanacağını öne süren Neoklasik teoriyi reddetmiştir. Keynes’e göre. M. ekonomide kendi kendini düzenleyen bir mekanizmanın olduğuna ve ekonominin. Keynes’in bu görüşleri iktisatçıları derinden etkilemiş ve bu teorinin Neoklasik teoriden tümüyle ayrı bir teori olduğu ve yeni bir entelektüel devrimi başlattığı düşünülmüştür.dikkatini çekmiş ve ekonomik dalgalanmaların nedenleri ve bu dalgalanmaların kontrolünde para ve kredi politikalarının etkin olup olamayacağı konularında yoğun bir tartışma alanı oluşmuştu. 8Ancak bu iktisatçılar. Ekonominin talep yönüne ağırlık veren politikaların düzenlenmesindeki amaç. Albertini. Neoklasik teorinin genel yapısı içinde kalarak. ekonominin kendi kendine düzeleceğini öne süren görüşlere güveni zayıflatmıştır.

“bir bütün olarak üretim ve istihdam düzeyinde meydana gelen değişmeleri belirleyen güçlerin incelenmesidir”. eksik istihdam veya tam istihdamda denge sağlanabilir görüşündedirler. Keynesyen görüşe göre genel fiyat seviyesini. Keynes’in kitabın ön sözünde belirttiği gibi. gelir seviyesini ve istihdam seviyesini talep belirler yani talep arzı yaratır görüşünü benimserler. Neoklasik teorinin unutturduğu makro analiz. Klasikler ve keynesyenler ekonominin her zaman dengeye ulaşacağına hemfikirler ancak klasikler bunun tam istihdamda gerçekleşeceğini savunurken keynesyenler denge için tam istihdamın gerekli olmadığını savunur: aşırı istihdam. tam istihdam üretim seviyesine uygun olarak etkilenmesidir. toplam arz ile toplam talebin veya toplam yatırımla toplam tasarrufun eşitlendiği noktada gerçekleşir. Ekonomi her zaman tam istihdamda değildir. Faiz oranı yüksekken düşeceği bekleniyorsa para talebi azalır tersi durumda artar. Talep yönlü iktisat 1929 Büyük dünya krizine çözüm bulmak amacıyla 1930’larda ortaya çıktığndan bahsetmiştik. “Genel Teori”nin temel amacı. “Genel Teori”nin ortaya çıkmasıyla birlikte.harcamaları ve vergiler yoluyla istihdam ve üretim seviyesinin temel belirleyicisi olan efektif toplam talebin. kaynakların alternatif kullanımlar arasında nasıl dağıtılacağı konusu değil. Keynesyen teoride likitide tuzağı. Böylelikle. Burada bazı bilgileri de eklemek gerektiğini düşünüyorum. Denge. herkesin faiz oranının düşebileceği minimum seviyeye . kaynakların tümünün kullanımının mümkün olup olmadığı konusu olmuştur. yeniden iktisatçıların gündemine geldi. ilgilenilen temel konu.

Ekonomide denge devlet müdahalesiyle gerçekleşir. Keynesyen okulun savunucuları var olan duruma müdahelenin şart olduğunu belirtmişlerdir ve onların görüşüne göre de bu müdahele devlet tarafından yapılmalıydı. Milli gelir arttıkça tüketimde artar ancak bu artış milli gelirdekinden az olur. Bu bağlamda yaşanan büyük kriz ortamından mevcut klasik anlayışla çıkılamayacağı anlaşılmıştır. Ekonomide toplam talep toplam arzdan veya yatırımlar tasarruflardan fazlaysa enflasyonist açık söz konusudur. Tüketimi belirleyen unsur gelirdir. Faiz oranı tüketim ve tasarruf fonksiyonlarını belirlemez.düştüğüne inanmasıdır. Oysa keynesyen düşünce de devlet para politikası yerine maliye . Bu durum. Toplam talebin toplam arzdan veya yatırımların tasarruflardan az olduğu durumda da deflasyonist açık oluşur. Devlet kamu harcamalarını azaltarak ve/veya vergi oranlarını arttırarak müdahale eder. Keynesyenler bırakınız yapsınlar’a karşı çıkmaktadır. işgücü arzı ise klasiklerin dediği gibi reel ücretlerin değil nominal ücretlerin bir fonksiyonudur. Keynesyen okulun klasik iktisat okulundan ayrıldığı noktalardan birini de burada görmekteyiz. İşgücü talebi ise klasiklerde olduğu gibi reel ücretlerin azalan bir fonksiyonudur. para talebinin faiz oranına sonsuz esnek olduğu halidir. Bunu ortadan kaldırmak için de devlet kamu harcamalarını arttırır ve/veya vergi oranlarını azaltır. Klasik okul ekonomiye müdahele etmenin sakıncalı olduğunu söylemekte eğer müdahele gereketiren bir durum varsa bunu da para politikası kullanılarak yapılmasını savunur.

dünya ülkeleri NATO Paktı etrafında kümelenmiştir. Bu çerçevede. 2. ekonomik altyapılarını kaybettiler. sermayenin reel yatırımlara yönelmesini engelledi. SONUÇ Ekonomik buhran ile oluşan güvensizlik ortamı. 2. iktisatta devletin ekonomiye müdahale etmesini isteyen Keynesyen politikaların yükselmesine neden oldu. Bu ülkelerin ekonomilerini yeniden inşa etmek için Marshall yardımları ve bu ülkelerin iktisadi politikaları üzerinde önemli etkileri olan Dünya Bankası. Dünya Savaşı sonrasında başlayan soğuk savaş döneminde. 2. IMF ve GATT gibi uluslararası ekonomik örgütler kuruldu. Dünya Savaşı sonrası meydana gelen üretim düşüşü ve yoksulluğu gidermek amacıyla ABD tarafından verilen dış yardımları almaya karar vermiş ve IMF ile 1946 yılında anlaşmaya vararak. Türkiye’de 1930-1946 yılları arasında ekonomik ve siyasi olarak tamamen dışa kapalı bir politika izleyerek tarafsız kalmayı tercih etti. Üretimin düşmesi. Ancak bu politikalar da 2. Türkiye’de 1952 yılında NATO’ya üye olmuştur. Dünya Savaşının meydana gelmesini engelleyemedi. Dünya Savaşı ile Almanya ve Fransa gibi Avrupa ülkeleri. milli parasını devalüe etmiştir. talep yetersizliğinin oluşması ve işsizliğin artması.politikalarını kullanarak ekonomiye müdahale etmek gerektiğini savunur. Avrupa savunmasını ve güvenliğini ABD’nin garantisi altına almak amacıyla 1949 yılında askeri bir güç olan NATO kuruldu. Bununla birlikte Rusya’yı dışarıda bırakmak ve Almanya’nın yeniden silahlanmasını durdurmak. .

2006. İst. S: 41.1954 yılında tarım üretimindeki düşüş ihracattaki düşüşü izledi. Bunun üzerine IMF ile yeni bir anlaşma yaptı. Ekonomik Kriz: Nedenler ve Çözüm Önerileri. İktisadi Krizler. Ankara 1998. Kısa vadeli dış borç ödemelerinin artması yanı sıra ihracatın giderek düşmesi nedeni ile 1958 yılında Türkiye dış kredi bulamayıp moratoryum ilan etmiştir. • Gökçen Ahmet M Cumhuriyet Döneminde İktisadi Gelişme. Yeni Türkiye Dergisi. • Kazgan.gov. Mülkiyeliler Birliği Dergisi.com/1929-dunya-ekonomik-krizi/4288436 . Üretim ve ihracat kabiliyeti düşen Türkiye 1956-1958 yılları arasında IMF ile anlaşma sağlayamadı.php?id=4123 • Yılmaz Şiir. Yay.blogcu. Yeni Türkiye Dergisi. S:42. 2001. TÜHİS. Özgüven Ali. Kocaeli. 2001. Bilgi Üniv. 27 Mayıs askeri darbesi ile kesintiye uğrasa da birçok iflasa neden olmuştur. Şen Hüseyin. 2005. 2008 • Akyıldız Hüseyin. • www. Cilt: XXII. 2. İstanbul. KAYNAKÇA • Özdemir Süleyman.net/makale. 1923'ten Bu Yana Ekonomi Politikaları: Devletçilikten Devletin Tasfiyesine. • ortadogugazetesi. Cilt 23-24. Yeni Türkiye Dergisi. Baskı. • Aktan Can Coşkun. Bunun getirdiği yeni etkiler ekonomiyi daralmaya götürdü. Cumhuriyetin 75. C:2. S: 213. Temel Dinamikleri Ve Çelişkileriyle Üretim ve Bölüşüm Süreci. Refah Devletinin Gelişme ve Bunalım Dönemlerinde İş Piyasaları.tuik.yılı Özel Sayısı.tr • tarihdersnotlari. GültenTürkiye Ekonomisinde Krizler (1929-2001). 1998.

İstanbul. İktisat ve Ticaret Ansiklopedisi. s. .• İsmet Alkan. A. 1948.123-126. C. 3. Buhranlar. Tufan Yazman.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful