P. 1
Ocak 1933 tarihli Cumhuriyet

Ocak 1933 tarihli Cumhuriyet

|Views: 473|Likes:
http://www.gereklitarama.com/2010/09/cumhuriyet-ocak-1933.html
http://www.gereklitarama.com/2010/09/cumhuriyet-ocak-1933.html

More info:

Published by: gereklitarama.buray.net on May 14, 2012
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
See more
See less

05/14/2012

12 aylık mazinin Tarihi ve hülâsası Siyasî icmal Bir sene içinde geçen bütün hadiseleri silsile halinde 7 inci

sahifede bulacaksınız Cumhuriyet \BÜJH iyük tarihî efrjkamız başladı! Dokuzuncu sene: No. 3110 İSTANBUL — CAGALOĞLU Telgraf ve mekirjp adresi: Cumbariyet, İstanbul — Potta kntnro! İstanbu l Fo S48 Telefon: Başmuharrir: 33308. Tahrir mOflörÖ: 23236. tdare müdürü: 2236$, Matbaa: 20 472 Pazar 1 Kânunusani 933 tı.'m sahlfelerimhı herkes* acıktır.— Cumbariyette neşrettirilecek tttntar Içü» doğranan do hanemize dahi müracaat olunabilir. M. Turhan Beyin çok meraklı ve heyecanlı eseri bugün 4 üncü sahifede Yeni Sene Hepimize Hayırlı Olsun! nuiinr.immnmiTiinu.tmm.....mııiMiıımıııımmntıııııııııııııırıiHimııııııuiiıııınıııııımııtııııı im.....mmııı ııınuttıımııtııııııtııımımıı-ıtiHi'» . öedî zaman içinde Yeni bir yıl daha! Zamanro ebediliği içinde saat. gün. ¦y w ti! taksimlerinin manası ancak müddeti mahdut olan ö lerim um m* tıascbcoi noktasından bir dereceye kadar var ve ¡ant aayılabilir. Yok »a kâinat gibi raman da eaasen oca bacağı ol mı • yan bir Oky an ottur. Dünyanın dörtte üçünü kaplıyaa epçe öe ölçmek ne »e hakikatte zamanı ayla re yılla saymak ta daha ziyade onun gibi bir şeydi Ne vakit ve nasıl başladı?... Meçhul. Ne vakit ve nasıl biter?.. Meçhul. Muhiti hangi sınırla çevrilmiştir? Akü sır erme». Bütün bu sonsuz karanlıklar içinde gene ne saadettir beşeriyet iz bu kocaman meçhul -(erden kendimize göre kendimizi avutacak ve harta eğlendirecek m alûmlar cı-karabılmişizdir. Dünden beri köre güneşin etrafında biraz daha mesafe alırken kend ri üzerinde bîr daha döndü: Sabahleyin benimiz bir yaş daha kazandık diye ve yeni bir yıla da a girdik diye garip bir sevinç deygusile yek-diğerimizi tebrik etmek ihtiyaçtan önünde san ki bambaşka ve yepyeni insanları». Bütan beni j"kl erim ize yeni yılın koklu bir hayat getir mesi temennileri hâ -kimdir, tste insanlığın hakikî bayatı böyle hayal ve arzuların tahakkuk ir.kî-garlan arasında yuvarlanır gider. Her yeni yıl m başmda bayram yerlerinde cml d aşmağa iden çocuklardan pek büyük bir farkımız yok gibidir. Bununla beraber büyük perdeyi kaldırmağa çalışmaktan ziyade biz insanlara nİsbetl e beşeriyet k oyanca • ğma benziyen bu bilgilerinde hakikat bölündüğünü itiraf etmek lazımdır. Eski yılla vinçlerini ve kederlerini •melerine nakşederek zamanın ebediliğinde sıralanmağa gitmiş takvim dir. Şimdi yeni takvfmin yeni yap • ..','nrtm mümkünse ve mümkün olduğu fcsd» !*• »evlerle do -k u -ııııueri benliğimize hâkrm, yeni bir yolculuğa ve adeta yeni bir hayata banr-lan'vor gi iyiz. Hepimize uğurlar olsun. Şair; însanlann tayip dökmekle bit-rniyecek bînbir istekleri mahşere bağlıdır, dünya biter tükenir de bo istekler ve onların uğrundaki çalışıp çarpışmala lmamış olur derken büyük bir hakikate tercüman olmuştur. İnsanlığın varlığı gibi saadeti de i nmez didinmededir. Hakikatin acı ve tatlı şekilleri işte küreiarz üzerinde insani arın hisler ni ve fikirlerini dalgalandıran ve onlarm boylarile Ölçü'en bir buçuk metre irtffalı beşeri b r havaî nesiminin bu faaliyetinde &ö-rülür, ve bunun da kendi âleminde ocu bucağı olmıyan bir madisi vardır. İnsan dünya üzerinde ne zaman vücut bulmuştur? Bunu bize doğru dürüst •öylîvebilen yoktur. Si zdeki takvim muayyen bir başlangıçtan saya-rak bugün 1933 ü kaydediyor. Halbuki son senele rin hafriyat'V bes arh bm seneye çıkan medeniyetler tesblt ediliyor. Bunu lâakal 10 il e darbede»ek ilk in -san numuneleri için 60 bin seneye çık -makta bata yoktur. Geçmiş senele rin yıkılıp yok olmuş medeniyetlerinden fb -ret alarak İnsanlarda bundan sonran için devamlı ayat tesisi gayreti her gün daha ziyade kök salmakta olan bir İhtiras oluyor. Bu ihtir a »m beynelmilel bir idrak seviyesine çıkmasına in? İra ren rnffli »okülerdeki varlıkların ke rini mcrhafaıa ve takviyeye gayretleri aşa -kâr süreri' görülen cereyan halinde brr hakikatt ir. O halde yeni bir yıla daha girerken cibUlî bir mecburiyetle dünya içinde her şeyden ev vel kendi milli varlığımıza bakacağız demek olur. Bu noktai nazardan Türk'lüğün minimi hep istiklâline âşık, medenî kabiliyetlerin en yüksek de ine sahip büyük bir ırk olarak görürü» Bu büyük mazi elbet büyük ve sağlam bir istikbalin kuv ini teşkil eder. Ot -tnanh imparatorluğunun -arım tasfiyesi Türk'e kendi varlığını, istiklâli is -trkbr'ini kurtarmak irin sadece yem bir gayret vesilesi oldu. Ortadaki idea l Cumhuriyet idaresi Türk'lüğün yalnız halini gösteren bir vaziyet değil, belki istikbalin' n

rlatan bîr yıldızdır. Dünyanın içinde yüzdüğü buhranı unutuyor ve İhmal ediyor değiliz. Ondan bizzat bîz Türk'lerin bi hisselerimiz vardır. Havatlarrrraz ondan dolayı az çok zordur. Bununla beraber kalp lerimizde her zorluğu yenerek her gün daha rahat, daha sağlam ve daha yüksek bir yarın hazır lamak için bitip tükenmez bir azim imara ve çok ateşli aşk heyecanı vardır. 1932 yî iste bu d içinde bırakıyor ve 1933 e de bu dileklerle giriyoruz, YUNUS NADİ Tarih, hayat takviminden Mr sahtfe daha kopardı «Cumhuriyet», bütün okuyucularına yeni yılı t ik eder oe W ri için, ayrı ayrı, »unları diler: Sağlık, zenginlik, dirlik, düzeni e. Reisicumhur Hz.( Bir memleket seyahatine çıkacaklar Reisi cam har Hz. nin yakında bir memleket seyahatine çıkacakları, Konya, izmir oe cenup vilâyetlerini tefrit edecekleri Ankara'dan haber verilmekte' d ir. IstanbuTa uğrayıp uğra -mıyacaklan henüz malûm değildir. «Cumhuriyet*, Türk yarda ve Türk miîletüe beraber yeni ylı kutlular re bütün Türkiye için, he rada, fanları diler r M em ^ ketin İktisadî tetkikat Maruf Prof. Falge geldi ve Ankara'ya gitti İktisat Vekâleli meşhur Alman iktisatçılarından prot.vir «Faİge» yi ' müşavir olarak m- mleke vet etmiştir. Murrruleyh şehrimize («İmiş ve burada İktisat Vekâleli »ub» müdürlerinden Şevke dan istikbal edilmiştir. P-ofosur Falğe şehirde ban mü-eese at ve makamları ziyaret etmiş, vo ihaaî malûmat aldıktan s a d n Ankara'ya gitmiştir. Profesör Falge tetkîkatta bulun-r'jktan sonra. İktisat Vekâletine bir r * par verecektir . çilerimiz Atina'da maddî oe manevi gücünün artmam. Yeni yda daha taze, daha tiri oe . . '»ı ı ,1 j Şnhn... - ¦ 1 " ^ ' '•-Aaz'. ' ¦> jUcr.ıretie karalandı »adî, siyasî, malt muvazene, han oe irfan sahasında geçen yûdakin -den çok fazla ve sok hızlı yükseiis. «Cumhuriyet», bütün dünya, bütün insanlar için yeni yıl boyunca fanları diler: Korkusu, emniy r sulh içinde, her türlü buhran -dan kurtulmuş olarak, gönül ferahlığile yasamak oe çalınmak 500 bin lirayı Üsküdar'da bir itfaiye grupu kazandı Büyük ikramiye 29202 numaraya çıktı m_ - ; '-*» -\ Yılbaşı piyangosu ta inlilerinin dün gece muharririmize anlattıkları.» Atina 3| (Husufı) — Buraya galen Türk*rj|kfleri Pire'ye rnfcye*.,1 allarında Pire beledi yesi ve .gençliğe mensup "müstakbelin heyetleri'ta rafından çok hararetli bir surette karşıla mışlardır, •a İzciler dön Atina'nın şayanı temaşa yerlerini gezmişlerdir. Ziya • retleri her etli tezahü -rata vesile olmuştjr. Dün gece Yılbaşı piyangosu eekilirk Tayyare piyankosunun yılbaşı için tertip eylediği büyük k e saat at 'ckızde Darülfünun konferans salo -nunda çekilmiştir. Bu sene ikramiyelerin daha zengin olması ve bilhassa yılbaşı gecesinin ramazana tesadüf etmesi yüzünden salon; mutat sa tten çok evvel dolmağa başlamış ve biraz geç kalan kerİf bir kalabalık dışarda kalarak netice r sabırsızlıkla beklemiştir. Bu keşidede altı yüz numara ikramiye ve on bin numara da amorti kazanmıştır. Bir milyon lira lık mükâfat ta keşideden sonra dolaptan çıkarılan yüz numara a-rasmda tak'îm edilmiştir. Her on bin lira alacaktır. Beş yüz bin liralık büyük ikramiye (29202) numaraya isabet etmiştir. B naenaleyh biletlerinin numarası »2» île nihayet bulanlar yüzer lira amorti alacaklardır, iki nci İkramiye olan İki yüz bin lira da (37571) no • mor ay a çıkmıştır. Biletlerinin numarası m dolap Caşmda talih beklîyenler «İs ile nihayet bulanlar da ellişer lira1 amorti kazanmışlar . Diğer ikramiyeleri kazanan numaralar sıra tertibüe aşağıdadır. Beş yüz bin lira kazanan 29202 İki yüz bîn lira kazanan 37571 Yüz bîn lira kazanan 24339 Elli bin lira kazanan 24479 Otuz Sin lira kazanan 2556 UHobadt S sahtfedsi r KENDİ KENDİMİZ! TENKİT t Bu kadarı da fazla Afyonculuğun takas eşyaları araına Iconulmas» ve «İmliye kadar İhraç ma -halTi olmıyan Japony

bîr memleket İçin mukaveleye bağlanman esasen fyİ bir şey iken baza kimselerin vo bazı matbua bu variyeti de güya fena bir şey ütuş gibi grstermeğe çalışmalarını doftnura hiç mırvafık gö Bazı tacirleriı afyon istihsal ve ticaret mıntak atarınızda Battan düşürmek için Avrupa'ya uc l teklif etmek yolundaki marevralanndan vakitle Cumhuriyet te okâyet ermişti. O başka bir iş, şimdi Jrponya'ya ihraç edilmek Üzere takasa dthîl ve mukaveleye merbut muamele laçka iş. Şimdi mala mahreç burmuş oluyoruz ve hatta bo yizden Hatların biraz art -trğını ve biraz canl ndığını görüyoruz. Ban varan«aflann şahsî hesaplarına oymuyor diye bundan da mı şikâyet?.-Yoo. bu kadarı fazlaf •a anıtımııımiıımının™ııınn«nııınTiınnımıi(imıı«n.ı»nın......n Sop mağlûbiyetlerden sonra... ¦ Yeni seneye girerken Türk-Yunan dostluğu bir kere daha teyit edildi! Gazi Hz. ile Yunan Cumhur Reisinin ve iki taraf başvekillerinin beyanatları Türk ve Yunan dostltı&vn* ... Kendi gitti, ismi kaldı yadigâr'.. Nedir bil bakayım?. . — Galatasaray!.. OazL Hz. ' t Ankara 31 (A.A.) — Anadolu a -iaiHinm vaki talebi üzerine Yunan Re -isi cumhuru M. A lezandre Zaimis, Başvekil M. Tsaldaris ve Haricîye Nazın M. Jean Rallys Hazerab yılbaşı münas bet ile aşağıdaki beyanatı vermek tûtfunda bu-lunmuşlarda-: Yunan Reisicumhuru M. Zaimis Hazretlerinin beyanatı < — İyi anlaşılmış müşterek men -i-. . bütün balkan milletten aracında münasebetlerin tabu olarak inkj -safına hadim olmak husus undaki bey -nelrnİlcl lüzuma istinat eden Türk-Yu -nan dostluk ve anlaşmasını yeni senenin feyff oe 0W mBfet hakkında mütekabil temennilerde bulunan ita Reisicumhur M. Zaimis Hz. mümkün mertebe daha ziyade kuvvetlendirmesini temenni ederini. Mîlletleri-rrriz amam d ak i mukarenetin yeni bîr siyasetin ilk merhalesi olduğuna ve iyi komşuluk ve musliha ne teşriki mesai endişenle hareket eden bütün milletlere takip edilecek bir misal teşkil e ttiğine kani olarak, Şark Akdeniz'inde bir rri -zam ve terakki unsuru olan asil Türk m ili et mm saadet ve refahı içm saıramt t.-mennîlerdV ninSzâl'rim Yanan Başvekili M. Tsaldaris Hazretlerinin beyanatı « — Ankara'da açılan, Atina'da te-iMabadl 4 üncü soM/ede» İzmir Kraliçesi cuma günü İstanbul'a geliyor Dünya Güzeli Keriman H. dün Ankara'da pariak bir surette karşılandı İzmir Güzellik Kraliçesi Nerimsn Numan Hanım, gelecek hafta per -setnbe günü İzmir-den İstanb a hareket edecek ve cuma günü şehrimize gelecektir. izmir musaba • kasında üçüncü çıkan Fikret Hanım da buraya gelerek müsabakaya girecek ve şans deneyecektir. İzmir'den Ege Kraliçesi Neriman Numan Hanımın resmini der-cediyoruz. İzmir musaba -kası haklanda muhabiri mahsusu -muzdan aldığımız mektubu bervechi ¦ti dercediyo uz: İzmir 28 (Hususi) — 1932 senesi Türkiye Güzellik Kraliçesinin cihan dilberlerine karşı elde e tiği muzsdferiyetten sonra bir kaç seneden beri yalnız makta olan bu müsabakaların Tür -kiye 'nm diğer mmtakalanna da teş • mili arzulan belirmeğe başladı. Dünya piyasalarında cihanşümul iz meyvalan yetiştiren Ege mmta -kasında üzüm ve şıra ile beslenen güzel kızların mevcudiyeti t için bu müsabakalar cn mükemmel bir fırsat şek -ünde telâkki olunmağa başlandı. Esa • Iznur OuzeUlk KratlçMi İstanbul'da yapılFoto Sedat ian Numan Hanım sen cihan güzeli de geçenlerde İzmir'i ziyaret ettiği esnada, E ge mıntakasında nazarı dikkati calip güzellerin mebzu < len bulunduğunu söylİycrek buradaki k ardeşlerüıin de müsabakaya girmelerine dair gazetelere beyanatta bulun -muştu. Bu suretle Ege mıntakası güzelini seçmek üzere Anadolu gazetesinin aç lığı güzellik müsabakasına dün akş vtrtnts Meşhur Casuslar "Cumhuriyet' 1 Kinimus«ni |'» - J— [ Şehir ve memleket haberleri Yazan: ABIDÎN D AVER t_ 49 — Mata-Han, artık bütün dünyaca meşhur bir dansöz olmuştu... Bu tiyatroların mödÜrleri on» verdik • lerl paralan riyadesile çıkertyorlardı. Çünkü Muta - H

e moda nlmu-iH. Halk. omın oynadığı tiyatroya hücum ©diyordu. Mata - Har!, ¦amanın en gözde r esi idî. O înrihte Güz*! Otero. Ida Rublnstein. Popinn Badet v* teadora Dunean rî-fci mc ohur ve Hakîkaten aan'atkar dansözlerin meydana çıkmış olme-aına rağmen, o, kazandığı mevkii yordu. Pariste kazandığı bu harîlta kabilinden muvaffakiyete, Avrupa pnyıtohlanne »e diğer bü ehirlere yaptığı turne -1 erdeki muvaffakiyetlerini d* ilâve etmek lâzımdır. Paris onu kendiline hasretmekle beraber Mata - Harî, Monte Carlo*-dan ve Viyana'da n bajlıvamk bîr «ok şehirlerde de dansetti, oraların halkı da kıvrak vücudunun tenasü -hüne, tira* çağlıyenı ha -ündeki rakslarına hayran olmuş -lardı. Vİvana'da da kadım bflvöh bir merak ve sabırsızlıkla bekliyorlardı. Avmtury» payitahtına evve ayılmış olan şohretî, yapılan gayet baydı reklamlarla bir kat daha artmıştı. Viyana halkı, gü a-tı poklere çıkarılan, esrar dola ma ¦ Tisi herkesi meraklandıran bu artie-ti görmeğe ean at umaş Mata -Harî evvela. Viyana ressamlar e* mîvetînde. şehrin kibarlarına ve gü-ride'erine hv susî bir mÜsamere verdi. Sonra da Apollo tiyatrosunda halka ovnadı. Journal (Tart isimli bîr Vryanv. gazetesi, kadının kazandığı büyük muvaffakiyeti şöyle anlatı «Harikulade bir kadrn: O kadar cazibeli, o kadar girin kî hayran olmamak kabil değil. Hakîkî bîr Hint raJdtaaeaİ olduğu Brahman damla -rmda gösterdiği yük i ek aan'attan bem... lamet île îhtira.m mücadelesini gösteren dansı bîr harika îdi. Kıvranan vücudu ve çırpman tül tin korkusunu ve kaçınm. astım keder ve ıstırabını pek R-üzel ifade etti. Evvela ismetin kork muraf-fer oluyor. Fakat nîhayet temsil ettiği bakh-enln ruhunda aşk denilen ilâhî kuvvet uyanıyor ve »on zaferi o kazanıyor . Bu kadar tehyve edici bir dana görülmemiştir. Kadının vü ideal batları ile ne kadar güzelse hulyalı ve melul çehresi de o kadar hoştu. Bu trüzel vücud n tath bir ahenkle oynayışı halkı çıldırttım 190* da, Mata - HarTyi Mısır'a gitmiş buluyoruz. Bu seyahatin maksadı hayli esrarengiz v e şüpheli kaldı. Çünkü, ne İskenderiye'de, ne de Kahfre'de dans etmedi. Onunla aynî vapurda s hat etmiş olan Temps gazetesi muhabiri M. Rene Puan diyor İd: .Mata - Harî, artık Siva'dan ve on on dininden vaz geçmiş görünüyor. O, artık, Berlİnlî olmuş şarklı telaffvrvna benzemiyen bir sree ile al • manca konuşuyor ve Alman payİleh -tmdan geçen Spr ee nehri sahillerinde ¦kamet etmeği düşünüyor...» Brl sene sarar.na;iz bir şekilde orta -dan kaybolduktan sonra 1*08 de ona ansızın geac Seine nehri sahillerinde bölüyoruz. 1906 dan 190* • kadar nerede erıırdSığu, ne yaptığı meçh s'te, brr akşam, bir gala mB.amere.tnde dans ediyor... Ondan sonra, senelerce gene muhtelif b* -yatrolardn oynuyor. 1912 de Annaleı seloeusnda har zamankinden d «ha ( as -la kapalı, yani daha as çıplak olarak dans ettiğini lorüyorus. Çünkü salon -da, bir çok g rda vardır ve mO-dire ona açık saçık bîr kıyafetle dans etmemesini tavsiye etmiştir. Bu tarihten sonra, dansözün şöhreti zevale başlar. Bsj tevalin en büyült sebebi, artık, herke Önünde oynamak-ta olmasıdır. Seyircileri münevver in -sanlar olmayınca, tabiî badının onları ndekl şarklı casibesi azalıyordu. Çünkü şarkı hilmiyen halk, onun Buda mabatlarında putlarm, dr dans eden mukaddes bir rakkase olduğuna filan da bilmedikleri için. dans -lana* f asla bîr tesir altında kalmadan leyredİyorlardı. Sonra müruru samanla, ebada şarklı ve ruhani denilen bu dansöz ile danslarının oydurma olduğu da anlaşılmağa başlamıştı. 1905 te kocası binbaşı Mae Leod emin ve hatta resmî bir membadan Madam Mae Leod'un Mata • Han ssnsi altında, Guimet raüıesİnde, çırçıplak dans ettiğini ve randevu evlerine gittiğini ö , karın aleyhine cürmü meşhut halinde, fuhuş yapıyor dîye talâk davası aça ise de cürmü meşhu vaffak olamadı. Fakat çak geçmeden Mata - Han, farkında bile olmaksızın, kocasına, o samana kadar aralarında tüklenip geden izdivaç rabıtasını kırmak için lâzım gelen .ilâhı verdi. Kadın, bendi mahremiyetine dahîl o-lan bası doıtlarma çıplak resimlerini celcbrrnifti. Bu re simleri yapan fotoğraf -«s, kadmm müsaadesini almadan beaı -¦ardan barılarım sattı. Mata - He be hareketi Iradmlık İsmet ve hieabme bar tecavüz telâkki ederek fotoğrafçıyı dava etti. Böy dava açabilmesi için Fransız kanunları mucibince, kocasının nisamı almak lazımdı. Bu müsaadey n istedi. Paris'ten vaki olan resmî müracaat Omerine, binbaşı Mac Leod kenemin ikametgâhım öğ di ve o resimlerden de tedarik ederek bir talâk davası açtı ve 1900 senesi nisanında ayrılma hükmünü aldı. Mata - Harf, çocuğunu almak ümidine de kolayca veda etmişti. Paris'te buldoğu muvaffakiyet , şöhret ve sefahet, onun ihtiraçlanm tatmin ediyordu. Yalan. Mata - Hari, mahkemenin verdiği kat'i karan, herkesten gizliyor ve talâk davasının devam ettiğini îsae ediyordu. -v.j'-m. par) Türk'lere Hasredilen işler

Kanunun kısmen tatbi -kına bile başlandı Küçük san'utlar kanununun tehir edileceğine dair haberlerin bat'iyyen doğru olmadığı Vilâyett ptığımız tahkikat neticesinde anlaşıl -mışür. Esasen bu kanun bir müddet-tenberi kısmen tatbi tedir. Kanunun tarihi neşri olan 14 haziran 1932 den sonra ecnobl tabiiyetini haiz her hangi bîr kimse küçük: san'atlar kanununda münderîç ¦an'atlan icra edemîyeceğİnden Vilây evfikan Avrupa'dan gelen artistlerin çalışmalarına müsaade etmediği gibi ecnebi tabiiyetini haiı kimselere da bu tarihten itibaren dükkan açmak veyahut bu gibi işlerde çalışmak içîn ruh e vermemektedir. Gene kanuna tevfikan neşir ta -rihînde filen bu işi yapanlar da hazirana kadar işlerini tasfiye etmîş bulunacaklardır. Kanunun bir sene zarfında tatbik edileceği hakkındaki haberler doğru değildir. Kanun 14 ha ziran 932 de neşredildlği için 14 haziran 933 te tamamîle tatbik edilmiş olacaktır. Son zamanlarda ecnebî tabiiyetini harz bu gibi eşhaem tebdili tabiiyet için vilâyete mürac aatleri çoğalmış ve miktarı beş yüzü bulmuştur. Vilâyet bunların buradaki mua -metelerini yapmakta ise de vekâlet şimdilik kabul muamele sini tehir etmektedir. Diğer taraftan bir çok kimseler muvazaa yolunu tutmak istemek tedirler ki bu kendi aleyhle -rina olacaktır. Vilâyet şimdilik bunlara ses çıkarmamaktadır, fakat zamanında tatbîka geçecektir. üzeri saat on yedi bocukta tzrnrrpslas salonlarmda haşlanma» ve güreli seçme vaziyeti saat yirmiye kadar devam et -miılir lımir'm güride şahsiyetlerinden mürekkep hakem heyeti, müsab akaya dahil olan İzmir'den oo altı ve Manİsa-dan bir hanım arasından tefrik edeceği Ege mmta kası güzelinî bu'mel için eok djtaatfi ve hası s > devranrnak met bu • ı i jetinde kabnsstj' (her«cr an evvel banar birer salona sırmp orun naad ve terki edildikten «onra tekrar g rup halinde gözden geçir İdi. Hakem h*yeH taraf nd an verilen ilk not'ım göre be» numaralı Ne iman Hanım 49, altı numaralı Yılda Hanım 40, on yedi no-rısssalı Fikret Haram 36, dokuz numar n Pfuofer H.nrm 29 rey aldılar. Heyeti umumiye be hanımlar Özerinde, daha iyi tetkikarta bulanmak üzere ikinci seçme ame liyesinin çaydan aonra yapılmasını muvafık gördü. Izmirpaln»'ın alt katında şakrak mu-¦İk teraneleri arasmda çaylar İçilirken bütün gözler bu d nde te-mervfı ediyordu. Bu esnada güze 11 erin dansederken aldıkları vaziyetler de 1 rabıt edîlivordo. Bâr arslsV on yedi no -maralı Fikret Hammen diğerlerine galebe çalacağı fısıltıl fta dönmeğe başladı. Filhakika bu hanımda çehre ve endam İlfbarile nazan dikkati celbeden nic lik ve cazibe vardı. Fakat henüz rnek*^ı Ij'eheei denilecek bir çağda bulunduğu için irk defa olmak üzere yük • sek topuklu ve dar bir İskarpin giydiğinden dolayı yürüyüşünde ve duruşunda lık görünüyordu. Bundan maada izhar ettiği farla bîr asabiyet o masum, güzel rimasını bir der hlâl ediyordu. Altı aumarah Yıldız Ha m m da müstesna bir cazibe müşebed. olunuyordu. , fiaıifiu dilberler mizden olan baAZBt kız sevimli bir çehreye ve tenasübü endama malik bulunuyordu. Tavırlarında ve yürüyüşünde bir yoktu ve variyete hakim görunüyordo. Dansı müteakip Ege mmlakasmm mutana bir surette yetiştirdiği bu dil -borlar hakkmda kat' i karar vermek zamanı gelmişti. Dört güzel tekrar salona alınarak İnceden İnceye tetkik edild ve her b ı r il e oıunuzadıya görüşüldü, badehu reisin ksrarile salona terkettiler. Ba anda em heyeti, hanım kızlar ve etrafta bulunan ziyaretçiler heyecan içinde bulunuyorlardı. Ege msntakasmın güzellik tacım acaba hangisi alacaktı?.. Artık reyler birer birer kutuya atılı -yordu. Bu ameliye de bitlikten sonra reyler tas nif eden zat tarafından ceh -ren okunuyordu: Beş beş, altı, on yedi, beş, dokuz, beş, on yedî .. Bu rakamlar söylenirken tesadüfen güreller pek ya -kındaki masalara oturmuşlar, notedil en rakamların kendilerine aft olduklarım işittikçe hissettikleri yüksek heyecan saklamağa mu vaffak olamıyorlar ve a-deta ÇD-p iniyorlardı. Nihayet bu iş te bitti ve hakem heyeti re isi, tsmfr'ln genç Belediye Reisi Doktor Behçet Salih Bey güzellerin salona alınmışım söyledi Belediye Reisi Bey: Be. numaralı Neriman Hanımm 20 reyle birinci, altı numaralı Yıl^ıı Hanımm reyle ikinci ve on yedi numarab Fikret Hanımm 11 reyle Üçüncü geldiğini tebliğ etti. Va o~ r da fıarzr bulunanlar Ege mmtakası güzellik ta emi kazanan Neriman Hanımı ve diğer İki güzelim alkışladılar. Bana mütsabıp salondaki orkestranın çaldığı neşeli mÜJÜc biraz evvel güıelİ se iyet duyan, heyecanlanan kalpleri leakİne çalışıyordu. Bu itibarla şirin manzaralara, güzel Terkos ta gitti! Bugün şehre Suyu Belediye Vermeğe başlıyor Sular için Viyana'dan mütehassıs getirilecek

Son yapılan itilaf nameye gore Terkos şirketi bugünden itibaren Belediyenin nezareti a ltında idare edilmeğe başlanacaktır. Verilen karar mucibince kadroda hiç bir tebeddül yoktur . Yalnız Belediye yeniden bir kaç murakıp tayin e-decektir. Murakıplar bugün, yarın tesbit e dilerek işe başlıyacak • lardır. Bîr taraftan da Terkosla şehir Bularının tevhidi hususunda l ler alınmağa başlanmıştır. Bunlar da zamanı geldikçe tatbik edilecektir. M' Fenles getiriliyor Haber verildiğine gore Belediye el y ev m Vîyana'da bulunan ve Viyana ile dünyanın bir çok şehirlerinde su tesisatı viicude getir ¦ mlş olan maruf Avusturyalı mühendis Fenles'î İstanb a davet elmij r. Mumaileyh şehrimize gcldîılen sonra İstanbul'un sn tesisatı raziyetinl te tkik edecek vo Beledv/eye bir plan verecektir. Belediye Terkos kumpanyası tara ¦ fındnT vücude getirilmiş olan plânı kâfi görmemektedir. Avssturya'lı su mütehassrsımn verecsği rapor üzerine su tesisatı için br proje hazırlanacaktı DarOlfOnunda Japon Hukuk cemiyeti heyeti istifa elti Hukuk Fakültesi talebe cemiyetinin geçenlerde toplanan kongre -sinde intihap edilen yeni heyeti İdare»; istifa rtm.itı. Tekrar İntihap yapılacaktır. Rasim Ali Beyin mDracaati Trp Fakültesi muallimkarlna*en Rasim Ali Bey hakkında Şûrayı Der-^| ketçe vazifesine İade kar n veril ¦ m esi üzerine mumaileyh, Darülfü -mm emanetine müracaat etmiş ise de henüz Maarif V kâletinden Darülfünun emanetine ba hususta resmi bir tebliğ yapılmadığından ken * dizine müsa cevap verilmemiştir. EcnebArnchafiicfle Efganistan Sı'arctinin bir tavzihi sefiri Dün geldi M. 0{ida tekrar Cenev -re'ye giderek çalışacak Japot sefiri M. Oşida dünkü sera a plon ekspresile Avrupa'dan şehriznhe gelmiştir. M. Oşida, hükümeti tarnfm-l-^ Gazetemizin 25/12/932 tarihli nüshasında Hindistan gazetelerin ¦ den iktibas suretile EfganistaA'da yeniden bazı kabaİlîn Uyan hare -ketlerine geçtiklerini yazmış ve bu isyan har eketinde son zamanlarda hükümetin gösterdiği fazla şiddetin âmil olduğunu kaydetmiştik, Efganistan'm Türkiye Büyük Elçiliğinden bu haber üzerine bir mektup aldık. Bu mektupta, Hindi tan'da çıkarı gazetelerin siyaset cereyanlarına ve hükûmetçilİk sırrına hak -kile vakıf olmad ls -tan'da zuhur eden İsyanların sürat ve şiddetle tenkil edildiğini muva -fık bulmadıkları v minda» gazetesi muharririnin 'enkidatı, geçmiş vak'alara aît olduğu bildiri! -dikten sonra şu lar ilâve olunmak -tadır. «Merkezi hükümetinizden gelan malûmata nazaran Derîbil vak'ası -nın başlın imasından sonra m ketin her tarafında emsi yet ve asayiş berkemaldîr,> MançorTde Çin - Japon IhtİlaPle Man • çurPnin variyeti hakkında tahkikat yapan (Layten) komi syonuna iştirake memur edildiği için bundan bîr kaç ay evvel Tokyo'ya gitmişti. Japon seferi Türkiye'den Ma nemf ye giderek Japon murahhası sıfatile bu komisyonda çabşrmf va bilâhare v azifesini Sanal eden ko -misyon azalarfle birinde Cenevre'ye gitmiştir. (Layten) komisyonu MançorTde yaptığı terkikat ve tahkikata ait raporuna hazırlamış ve Milletl r Cemiyetine tevdi etmîrtir. Bununla beraber Japon sefiri. Cemiyeti Akvam'm Çin - Ja pon mes'elesİkal'i bîr karar verinciye kadar Cenevre'de kalması mukarrer bolun -duğundan kendisi yılbaşı tatillerinden İstifade ederek şehrimize gelmk^tsr. Oşida yarm akşam Ankara'ya gide -cek ve on gün sonra tekrar Cenevre'ye avdet edecektir . memba sularına malik Istsnbul geçen se* ne cihan güzellik müsabakasına bir «Kerimans mı yolla Ege mıntakası da ba sene İstanbul müıab»kasına Özüm ve şıra ile yetişen bir aNerrnans ası gön ZEKİ DOtANOCLV Kerim-in Halis fanım Ankara'da Ankara 31 (Telefonla l— Dünya Güzeli Kerimen Halis Hanırı bu sabahki trenle buraya vâsıl olda Hnalîahmer Cemiyeti tarafından karşılandı. Kendisine bir bUka. takdim e-dildi ve beyanı boşâm oundu. İstasyon ve elvan müthiş kalabalıktı. Dünya Güzeli çok alkışlandı. Kerimen Halis Hanım otomobile binerek Ankara Pal as'ta kendisine tahsis edilen dai reye yerleşti. Dünya Gazeli öğleden tonrs şehri gezdi. Bu aksam Ankara Palu'ia ve Evkaf apartımanlanndaki

HuaJâhmer balosuna iştirak edecektir. Kerimen Hanım, Ankara'ö» bir İki ffün kalacak ve tekrar lstanbele avdet edecektir. Şehir işleri Belediye Muhasebe Müdür muavinliği Belediye muhasebeciliğine tayin edile» Kemal Beyden inhllâl eden Muhasebe müdür muavinliğine Varidat müdürü Naİl Bey tayin olunmuştur. Telefon tarifesi tetkik edilecek Telefon işlerini tesbit eden ko -misyon bugünlerde toplanarak yeni tarifeyi tanzim e decek, bu müna -sebetle kambiyo farkı ve şimdiye kadar fazla ücret alınmış olup ol -madiği ci leri de araştzrtlacakto. Otomobillerin muayenesi bitti Bîr kaç gündenberi yapılmakta olan otomobillerin boya muayene -sine dün de Kadıköy ve Üsküdar tlerinde devam edilmiş ve muayene müddeti bitmiştir Muayeneye gelmiyen bazı otomobiller bugün -den İtibaren seferden menedilecek-lerdir. Tek renk usulünün tatbikinin tehir edil ip edîlmiyecegi hakkında bugünlerde bir karar verilecektir. Mtiteferrlft Saraçoğlu ŞukrO Bey rahatsız Evvelki gün şehrimize gelen eski maliye vekili Saraçoğlu Şrtkril Bey, rahatsızlığı geçmediğin e Ankara'ya gidememiştir. İyileşebildiği takdirde ba akşam Ankara'ya gidecektir. Yegâne vakıf Olmıyan toprak! Topkapı'da bulunan mezarın sirri anlaşıldı Topkapı sarayın m bahçennd- ve Askeri mUaenln keratama tesadüf eden yerde mevcut bir kab rin kime aît olduğu münakaşaları bir tarih -çinin vardığı netice ile nihayet bulmuştur. Ba sa Yavuz zamanında yaıamış Abdullah Efendi isminde bir hocaya ait olduğunu işba t etmiştir Gene u »atın tetkikatınJi gore bu Abdullah Efendi kendini Padişahın bJarnrlIne vakfetmiş, buna mukabil de öldüğü saman cesedinin vakıf olmıyan bir y-re mesini vasiyet etmiştir. O devirde Istan -bul'un her yeri vakıf olduğu kem nihayet Top kapı sarayının dış bahçesinin yegane vakıf olmıyan yer oldu* ğu anlaşılarak Abdullah Efendi buraya defnedllmişth-. Abdullah Efendi bir rivayete gore de Yıra'BB şirpençe.ini nefes ettiği için gSzüne girmiş ve u s* -beple kendisini Padişaha vakfetmiştir. Siyasî icmal Adliyede va Mahkemelerde Floş kaçakçıları mahkûm oldular Fabrikatör İsmail Hasan, Süleyman Sim, SükrÜ, Hilmi ve Boton Efendiler bir kaç ay evvel, floş vo aalr mevaddı iptidaiye kaçakçılığile maznun olarak sekizinci ihtisas mah kemesine veril m i» 1 erdi. Muhakemeleri neticesinde maznunlardan Boton, Hilmi, Süleyman Sırrı Efendi -le r beraat etmiş. Şükrü Efendi 4 aya, İsmail rjasan Efendi de 6 aya mahkum olmuştu. Her ikisi de müddet -Ierini ikmal ettiklerinden bir müd -det evvel tahliye olundular. Mahkemeni** bu kararını temyiz bozduğundan yeniden muhakeme -leri yapılmış, evvelce beraat k aran almış olan Boton, Hilmi ve Süleyman Sim Efendiler de altışar ay hapse vo ayrıca para ce zasına mahkum e-dîlmİşlerdİr. Ayni suçlardan dolayı İsmail Hasan Efendi de altı aya mahkûm ol ahkeme yakalanan kaaak i»vaddı iptidarvaejo zoâisaderesine do karar verrni*tir. Yenilenen bir cinayet muhakemesi Geçenlerde Üsküdar'da Dîlftver Efendinin evinde misafir olarak bulunan Makbule Hana», kard eşi tütün amelesinden Yaşar tarafından öldürülmüş ve muhakeme neticesinde Yaaar 12 buçuk sene dilmişti. Temyiz bu karan bozdu -ğundan dün Yaşar'kn tekrar muha -kemesine başlanmıştır. Maznun bir takan şahitler dinlet-m iş ve suçunda tahrik ve esbabı mu-baffefe olduğunu iddi a etmiştir. Bu iddiaya nazaran. Yaşar hemşiresini işret masası bulunan odada görmüş, ihtarına şekilde bîr cevap al -mıştrr hatta Makbule Hanım, Yaşa-r'ın kafasına güğümle de vurmuştur. Makbule Hanımın zevci Vefik Ef. bu iddia üzerine şahit olarak din • lendi. Kendisi zevcesi nin salibeti ahlak iyesinden emin olduğunu soy -ledL Bundan başka Nasibe Hanım teminde 80 lîk bir ihtiyar da dinlendi ve muhakeme bazı huauslann tahkiki için başka bir güne bırakı dıKomünistlerin grevi Haklarındaki mahkeme karan üzerine nümayiş yapan komünistlerin açlık grevine başladıklarını y tler hiç bir şey ya -m emek t s ısrar ettiklerinden, kendilerine zorla gıda verilmeğe deva m olunmaktadır. icra daires:nde tatil Yeni sen» dolayuüe tasfiye icra edileceğinden 933 kânunusani-inin I, 2, 3 üncü günleri icra d irelerine müstacel hususlar müstesna olmak üzere ¦«¦>*¦ eaat kabul edümiyecektir. Maarifte ve mekteplerde Haydar B. Ankara'ya gidiyor Maarif Müdürü Haydar B, Vekâletin daveti üzerine yarın Ankara'ya gidecek ve üç dört gün kadar

k Maarif işleri hakkında Vekâletle temasta bulunacaktır mektepler tatil Bilûmum mektepler dünden îti -baren senebaşı mOnasebetile bir hafta müddetle tatil yapmışlard iler vo * Imuştur, gf sin beis r ik 1932 I Imuştur. V almağa hin, - X 1933 1933 senesine bütün cihan dert*, ıstıraplar ve endişeler içinde girdi. Lâkin hiç bir memleket fütur vo nevmidi yoktur. Çünkü ufku karartan buhranların siyah bulutlan arasında İnsanlara ku vetli ümitler ve -ren devamlı şuleler peyda olmuştuı Denilebilir ki harbi umuminin olduğu um umî muvazenesizlik seneılnde had devrini bulmuştur. Şimdi cihan kendini denk başladı ve sağla adımlara hazır landı. 1932 senesine girdiğimiz va ı kit ne siyasi ne de İktisadî ofukt. insa a en küçük teselli verecek hsf yırh bîr alâmet ve aydınlık gözük müyordu. Şimdi ise bir çok n elelerin dostane hal ve faslı için ilk tedbirler alınmış bulunuyor. Bütün dünyanın beynelmilel mübadele vasıtan olan altınlan ve ecnebi paralan yutan ve bunlan i -temîyecek ellere ve yerlere bağlı -yan tamirat ve harp borçlan mes'e-lelari Amerika har iç olarak bütün dünya devletleri arasmda halledilmiş bulunuyor. Amerika efkân u • mumiyesİnin hi 1933 senesinde hakikati anlıyacağt ve âdilâne bir surette mes'elenîn nihaî bir surette ha lline razı olacağı hakkında çok kuvvetli ümitler vardır. Yeni Reisicumhur MLster Roosevelt'in ve etrafına topladığı Miıter Ovren Young gîbi dünyayı iyi öğrenmiş müşavir ¦ lerin iktidar ve terin başlıca istinatgahıdır. Bütün dünyada emniyet ve îtîmaf. yerine aksini yaratan ve fazla ola -rak devletlerin bütçeler nde pak a-ğır yük teşkil ederek büyük ve küçük bütün milletleri ezmekte bulu • nan silâhlanma ve bahusus milletlerden bir la aminin her türlü müdafaa vasıta ve silâhından mahrum edildiği alde diğer bir kısmının serbestçe tepeden tırnağa kadar silâhlı bulunması gibi gayrî-tabii bi gün volkan gibi înfîlâk ederek patlak vereceği hakikati nihayet büyük milletler tarafından t ir ve tasdik edilmiştir. Bunun en parlak delili Cenevre'deki beş büyük cihan devletinin itilâfıdır. Diğer bir delîl dahi silâhlanma İşinde en ziyade hassasiyet gösteren Fransa'da, e m i yenin sollara teveccüh etmiş olmasıdır. 1933 senesinde burada sol fırka -larnı mevkilerin! bir kat daha takviye edeceklerdir . Binaenaleyh si • ...m.il, bııaüııı* »ÛMUı.mın«ı-. — neye tesadüf edecek ikinci safha -sından bütün beşeriyet mü »bet neticeler bekliyor. Bir iki enedenberl bütün devletler paralarım ve dahilî menfaatlerin! korumak İçîn yekdiğerine karşı t ve mübadele ka-pılannı kontenjan ve kambiyo tahdidatı ve yüksek tarifelerle kapamış» lardı. H etin kendi yağile kav-' rulman usulü taammum ettiği takdirde cihan iktisadiyatının mahvola t cağı ve Avrupa medeniyetinin inkıraz bulacağı muhakkak olduğu artık her tarafta takdir edil iştir. Cihan iktisadî konferansı samimî arzular ve c'ıddî düşüncelerle bu sene toplanacaktır. dığımız alâ -metler o kadar göze çarpmıyan ve lâkin her birinin kendisine mahsus ehemmiyeti o iğer âmiller île birleşerek 1933 senesinin beşeriyet için yeni bir saadet başlangıcı ola -cağ r. MUHARREM FEYZİ < T Maaş veriliyor Defterdarlık dünden itibaren memurinin kânunusani maaşlarının f^vziine basmamıştır. Âlî iktisat meclîsinin ruznamesi Gelecek hafta Ankara'da topla ¦ nacak olan Ali İktisat eneclislnhs müzakere edeceği cmil ll gelir» mevzuuna dair geçen sene hazırlanan rapor yakında neşredilecektir. Meo-liste ba sene sanayiin teessüs vo inkişaf ı, madenlerimizden İstifada çareleri de görüşülecektir. Mecl z-namesinde 931 tediye muvazeneli de »ardır. Geçen senelsrİn tetkîkah neticelerini ihtiva eden raporlarda, memleket sanayi, ticaret ve ziraatı hakkında müsmir olacak tedbirler göze çarpmaktadır. Ankara'da resmi geçit sahası yapılıyor Ankara 31 (Telefonla) — Millet Meclisinin altındaki boş meydanlığa 1000 metre uzunluğunda, 5 00 metre genişliğinde bir resmi geçit sahası ve bb- Reisicumhur trlbünlle halk tribünü yapıla tır. Yol 40 metro genişliğinde asfalt olacaktır. I.tesyon tarafında da aynca bir slsdyom İnşası mutasavverdir. Karşı saha ise orman haline ge

tirilecek, ve içîne büyük bir yüzme havuza yapılacaktır. ı -................................................-> Evkat cetveli 4 Ramazan Pazar I kânunsanl 1933 msak Tulü Oğte İkindi M-ggırj [Ezani l ',48 9.47 : Vasati «¦•»İMİ 5,38 7,?* \%U 14,37 l \SlJ A$+? —«, 1 Kanunusani 19?3 SON TELGRAFLAR Lehistan protesto ediyor! ^ Muahedelerin tadili için Almanya'da , yapılan propaganda hâdise çıkardı Varşova 31 (A.A.) — Hariciye Nezareti, mevcut muahedelerin tadili tc yeniden tetkiki hakkında propaganda yapmak maksadîle geçen çarşamba günü aksamı bir müsamere tertip etmiş ol n radyosunun Lehistan aleyhindeki bu hareketinden dolayı Alman Haricice Nezareti n ezdinde protestoda bulunmağa Berlin'deki Leh Orta Elçisini memur etmiştir. Diğer taraftan Leh radyo şirketi de mevcut mukavelenin ihlâlin -den dolayı Alman telsizi nezdinde protestoda bulunmuştur. Bu mu -kavcle mucibince Leh ve Alman telsiz şirket leri başka bîr memleket aleyhine her hangi bir harekette bulunmaktan çekinmeği karşılıklı olarak taahhüt etmişlerdir. --, ..u-.^MHMMSMMisa.iMiı Mütekaitlerir İkramiyeleri Bütçe Encümeni tahsi -»atı tehir etti Anka-a 31 (Telefonla) — Maliye Vekâleti tekaüdü icra olunan rae -nurlara verilecek ikram iye için münakale istemişti. Bütçe encümeni buna şu karan vermiştir. Tekaüt ikramiyesi tertiplerine teklif edilen 73,256 liralık tamların tetkikinde bunlar dan bir kısmının ban dairelerde şimdiye kadar tahakkuk etmiş olan ikramiyeler karşılığı ve hh rrro dahi ileride tahakkuk edecek ikramiyeleri derpiş ederek istenildiği anlaşılmıştır. Bunun neticesi istihkak sahiplerinin bir kısmının İkramiyelerinin vaktinde verilebilmesi ve bîr kısmının da vak -tinde verilmiyerek önümüzdeki mail sene bütç-sîne borç olarak devredilmeli o r. Encüme» bu müte/avüt muamelelerin mümkün olduğu kadar önüne geçilmek İçîn bu tertiplere ist sene sonuna talikini ma * Vafık bulmuş ve şimdilik bunlara İslenilen ramları ta yy etmiştir . tik mektep hocalarının tekaütlükleri r Ankara 31 (Telefonla — Mu haıebei husoaiyeden maaş alan İlk mektep muallimlerinin tekaütlük mes'eleleri şenelerdenberi bu me -murlan müşkül mevkide bırakıyordu. Hükümetin bu mes'eleye dair noktai naıanoı havi la Dahiliye encümeninde kabul edilerek meclîse ae vk edîl m i ş t h*. Dünyada kahve mi, çay mı daha fazla içiliyor? Londra 31 (A.A.) — İmparator -luk ticaret meclisi tarafından neşrolunan bir risale, muht elif memle • ketlerde kahve ve çay kabilinden mükeyyifatm istihlâkine müteallik bîr takım mal tı ihtiva etmektedir. Bundan anlaşıldığına göre müt -Uhİl krallık, istihlak ettiği kahve • nin altı misli çay sarf albuki Amerika'da cayın 16 misli kahve istihlâk ediliyor. Bu istatistikler, cenubi Afrika' kahveyi ve Kanada'nın çayı tercih etmekle olduğunu îrae e ylemekte -dir. Avmturalya'da en ııyade çay aarFedilmektedir. Harpten evvel İmparatorluk dahilinde 27.000 ton çay faılası mevcut idi. H ali hazırda is * lİhıali istihlâkine müıavidlr. Müttehit krallık, İmparatorluk mahsulü kahveyi kendi ihtiyaçları İçin saki »mak ve ecnebi mah ri* ni tekrar ihraç etmek temayül ündedir. Bİlâkiı, ecnebi çayım ithal ve İmparatorluk çayını • tir. Yeni ölçüler Kanunu Mecliste... Tatbikatın 934 e tehiri kabul olundu Ankara 31 (Telefonla) — Mîllet Meclîsi bugün Hasan Beyin riyase -tinde toplandı. Donanma cemiyetinin nyna uğ -ratılan parası İçîn Refik Şevket Beyin suali hakkında Maliye Vek cevap vererek İstanbul'dan istettiği dosyanın postaya verildiğini, bina -enaleyh asıl cev abın pazartesiye talikim istedi. Bundan sonra ölçüler kanununun ne vakit, nasıl ve nerelerde tatbik e-dileceğînln Heyeti Veki lece tayini ve tatbik müddetinin geçmemesi hak-kında bütçe encümeni mazbatası okundu.

Celâl Bey ölçüler kanunu ah -kâmının tatbiki için verilen mühlet yara biteceğinden lâyihanın cresini talep etti. Rüştü Bey (Bursa) Buna'd a tan'atkârlann buna hazırlanarak yeni ölçüler yaptıklarını, tatbika olunursa mağdur olacaklarını söyledi. Ziya Gevher Bey (Çanakkale) bu cihetin nazari dikkate alınarak kim-ı ı .ı * ¦ ——i ılı— iyilin ril memesi, tatbikatın İki sene değil bir sene tehir edilmesini ve Celâl Beyin hazırlıkları bîr s de bitireceğin -den emin olduğunu beyan etti. Refik ?evket Bey bu kanun m intaka mıntaka tatbik olunurken ka -nşıklıktar olabîteceğîni, bin enaleyh her yerde muayyen bir zamanda ve birden tatbik olunmannt, bunun için de ma ddedeki merelerdes kelime -sinin kaldırıl ma ımı kabul etti. Kabul olundu. Kanunun 6 ay sonra tatbiki teklifi reddedilerek tehir müddetinin iki seneden bir seneye tenzili kabul edildL Celse pazarteılye talik olundu. Yeni Bulgar kabinesini M. Musanof teşkil etti Sofya 31 (A.A ) — Yeni kabine eski Başvekil M. Muıenof tarafından teşkil oluım-.r«tur. Eski k binenin İstinat ettiği mİIIÎ blok çerçevesi muhafaza o-lunmcştur. Neraretlerdeki değişiklikle lardrrı Adliye Nann M. Verbenef hüku -metten çekilmek*edir. Maarif Nazuı M. Muraviyef ziraat n ezaretine ve Ziraat Na ztn M Giçef te ticaret Nezaretine gel Bektedir. Münhal kalan Adliye ve Maarif Nezaretleri liberal fırkasznm mü -meaıillerine tahsil olunmuştur. Fakat liberaller Ticaret Nezaretini ellerinden bırakmak islemezlerse bu nezaretleri M. Muşanof ve M. Giçef idare edecekler -dİr. ^ Bana l Yılbaşı tebrikleri Belki çok söylenmiştir, fakat ben tekrar edeceğim: Yaşamanın manası varsa, yılbaşı tebrikleri ası yoktur, ömrümüzden bir yıl daha eksildi, ölüme bîr yıl daha yaklaştık. Yaşanmış günlerimi 365 tane daha ilâve edilmiş, ne çıkar? Ne çıkar, intiba fan m ir m ve hatıra -iarıırmn yekûnu fızamızın kumbarası dolmuş, «duna uzamış, ne çıkar? «Yarın* k»sa-lıyor, ürritlerimîz azalıyor . Servetinin bîr parçasından malınım kalan zengine: — Tebrik eJerim, büyücek bîr para krtvbetmişsini*! diyebilir miyiz? Evlerinden biri yatan mal sahibine: — Tebrik ederim, dü'i geceki yan.-in devlethaneyi silin süpürmüş! r'iyebilir miyiz? Fakat, yaşamanın manası yokta, yılbaşı tebriklerinin manası var demektir. O vakit, hu neye be zer bilir misiniz? — Tebrik ederim, ömür denilen şu sıkıcı, boğucn, bunaltıcı zaman silsilesinin bir yılını daha enilen kurtuluş anına bir yıl dana yaklaştınız, inşallah gelecek yıla kalmaz, htı deni dünyad lır, çıkar, gidersiniz. Onun için, bana kalırsa, bed -bin adamlara yılbaşını tebrik etmek pek doğrudur; fakat ııkbin ara, ölen bir yılın cenazesi önünde: «Başınız tağolsur!» demek daha muvafıktır. Hee ka -dınla eklen kaçınmalıyız. Onlara bir yaş daha büyüdüklerini söylemek, tebrikten ziyade tahkire yakn r boşboğazlık olur! PEYAM1 54 FA "Cumhuriyet KADRO MÜNAKAŞASI* Yunan ordusunun Tenkihat ihtilafı Atina 31 (Hususî) — İki ordunun lâğvi ile askeri tenkihat hakkında müzakeratta bulunmak üzere mai mukarrer olan fırka rüeeesı meclisi M. Venizelos'un imtİnat üzerine pazartesiye talik edilmiştir. M. Vcnizelos müzakere mevzuuna dair vesaik ve evrak kendisine verilmediğinden bu içtim aa iştirak etmediğini bildirmiştir. Siyasi me -hafil bu hareketin bir m es'ele İhdas ede ceğini zannetmektedir. Atina 31 (Hususî) — Fırkaları mecliste ekseriyeti haig olan M. Ve» nizclos ile Kafandaris hükümete karsı olan vaziyetlerinde fikir birliği yapmışlardır. Hükümetin sim -diye kadar taki iği siyasetin u-mumiyetle muvafık olduğunu ancak askerlik mcs'elesİnde lüzumsuz te -beddülât erasındaki hareketini muvafık bulmamışlardır ve nihayet ba iki ekıerîyet firkatinin hükümetin r edeceği bütçe ve mail ve iktisadi siyasetine intizara karar ver -mesi şimdilik buhran ihtimalini bertaraf eylemiştir. Leh - Rus hududunda bir had se mi oldu?

Varşova 31 (A.A.) — Alman gmze-tcltri. Leh . Rus - Romen hudut mea -taksamda Leh ve Sovyet tayyareleri a-raıında bîr müıaderae vuku bulmuş ve bu eınada bir tayyarenin düşmüş ve cinin ölmüş olduğuna dair bîr takın, haberler neşre t mislerdir. Cevaba cevap! — ı — Sarih olmıyan ve takarrür etmiyen fidirler ¦İnkılâp ve Kadros kitabının meydana attığı fikirleri ve bu fikirlerin nas tar» zmdalri İfade it ederken ciddi ve amel! arayışlara dayanan izahlar alacağımı ümit ediyordum. Esefle söylemek mecburiyetindeyim ki bu husuıta dahi hayal inkîıanna uğradım. Verilen cevaplan benim gibi diğer okuyanlar da Cumhuriyet gazetesinde mütalea ettile r.. İfade bakımından Rene ayni tartı Mücerret İddialar, nas sibi birbiri arkasına ditilmiş ve töt balığına bürünmüş ve çoğu anlaşılamıyan formüller, dutturlar ve kaideler. Ne bîr izah, ne bir ir sÜbut. Müellif i-zah gibi adi şeylere tenezzül etmiyor ve naılarm olduğu gîbi herkesçe kab edilmesi lâzım geldiği kanaatinde gibidir. Meselâ: Müellife göre ben bütün fikirlerimi 18 inci ve 19 uncu asırlardan almış ve binaenaley neleşmîş. artık modası geçmiş bir fikir manzumesi tartmakta irniıim. Pek âlâ. Böyle bâr İddia serdedile-bilir, fakat bunun delili ve lübutÜ nerede?.. Onu sormayınız; çünkü müellife göre bu bövledir ve başka surette olamaz. Halbuki böyle bir iddiayı serdetmek cesaretini kendinde gören birisi için benîm fikirlerim i aynen zikretmek ve sou-ra da bu fkırlerin 18 inei ve 19 uncu asır fikirleri olduğunu ve bu fikirlerin artık t erk ed 3 erek yerme falan veya fİlnn fikirlerin gelmiş bulun duğunu göstermek IKırm gelirdi. Müellif böyle şeylerle asla uğraşmıyor. Ağaoğlu 18 inci veya 19 uncu asır fikirlerinin hâmili sselam.. Cumhuriyet gazetesini okuyanlar da hatırlarlar ki: Ben yanlarımı Kadrocu-lann bilhassa ilham aldıkları kaynaklarla teyit etmiştim: Tarihi Materyalizm, Kari Markı'm. Engelsin ve onlann doğrudan doğruya meslektaşları bulunan I.enİn'in, Troçki'nİn, Kautskİ'nin, Lima Çar eserlerine dayanmıştım. Bunlardan bir çokları hâlâ da yaşamakta • dırlar ve plânlı devletçili m en müfrit taraftarları addedilmektedirler. O halde Şevket Süreyya Beye düşen vazife, ya bu adamları benim anlamadığımı îıbat ve yahut ke onlardan haberi olmadığım ve yazılarının yalnız kulak dolgunluğu mahsulü olduğuna İtiraf etme Fakat nail ur durup dururken bu gibi adî şeylere tenezzül edilir mi 7 Cevaplarm iç İnanıma gelince; Gene teessüfle söylemek mecburiyetmdeykn kİ ayni boşlakla burad da karşılaştım. Zaten yazsa baştan aşağıya kadar yalnız benim şahsımla meşguldür ve son makalelerinin ikisine larak •Ağaoğlu Ahmet Beyle Hesaplaşma» adını vermiştir. Yancı benimki değil, meydana attığı mühim mes'elelerlc hesaplaşacaktı. Plânlı devletin ne o'd e nasıl kurutacağmı. böyle bîr devletin yüksek tekniği ve iktisadî terakümleri nasıl tahakkuk ceğini ve nasıl benhn-sİyeceğml, plânlı devletin, fonksiyonsuz milletin ve hürriyetsiz ferdin kıymet ve mevkilerinin neden İbaret olacaklarını, bugün devletimizin istinat ettiği teşkilâtı iye kanunu ve parl imanla rizm siıtemüe bu plânlı devlet telâkkisi ara-*»d« telif ve imtizaç olup olmadığım aydınlatrp anlatacaktı. Fakat yana bu sahalara yanaşmıyor bile. Çünkü: Bu sahalar kuru naılar ve iddialar gibi selle mehüsıelâm vanasıla-cak kadar kolay ve basit değildir. Burada biraz bîlgî ve biraz da tetkik er. Zaten yancı, kendisi bu huıuıtaki zâfım hiraf ediyor. Takarrür etmî» muayyen ve sarih fikirle olmadığını kendisi söylüyor. Yanamın bir yerinde aynen diyor kî t ¦Muhterem Ahmet Beyde bütün fikirler ve bfltün kıymet Öl artık kat'i şeklini atmış, tam mana*mı bul -muş, adeta naılaşrroş ve ayetleşmlş birer mahiyet aldığı halde Kadro'da bu fikirler ve kıymet ölçüleri içinde yaşadığımız millî ve beyn hâdiselerinin zaruret ve knnunlanna uygun hir şekilde seyyal ve alâ*tikidir.» - [Cumhur iyet 11 kânunuevvel] Çimdi bu cümleyi söz kalaba! ğından ayırt cdİnİı, ifade ettiği mana şu o Ahmet Beyin fikirleri ve kıymet ölçüleri takarür etmiş, sarahat peyda eylemiştir. Halbuki biz m fikîrlerimît ve kıymet ölçülerimit henO? takarrür etmiş ve larahat peyda evlemış değildir. ve alâıtilri bîr ofuş halindedir. Madem kî bu böyledir, madem ki henüz takarrür ve larabat peyda etmiş bîr fikir manzumeıine la değilsiniz, hangi cür'et ve cesaretle Türk inkılâbı gîbi muhteşem bir hâdîıenîn ideolojisini devletin müstakbel «aslarını çizmek teşebbüsüne girişiyor*unuz. muhterem yana yansının bir ye i cesaretsizlikle itham ediyor, haklan vardır. İtiraf ederim kî onun gösterdiği bu cür'et ve

cesaret benim haddim değil -dir. Şahsıma ait yardıktan şeylerde de ayni cür'et ve cesaret müşahede olun-maktada. Ben rıeı'eler sahaya dökülmesini arzu etmezdim. Faka! madem ki Kadro sahibi bu lahaya girmiş, ben de kendimi müdafaa etmek mecburiyetin d evim. Yukarıda da İşaret edildiği veçhile yana benîm İhtiyari ıhımdan uzun u-zadıya bahsediyor. Ve kadar maksadı yaş olmadığım kaydediyorsa da bu ihtiyarlık dolaytsile fikirlerimin de ihtiyar lamış, köhtıe'esmiş ve modadan çıkmış olduğu neticesine vanyor. Bu münasebetle kendisine bîr Türk sözünü hatırlatayım: Türkler derler ki iş yaşta değil, başt Ben öyle İhtiyarlar biliyorum ki, yetmiş beş yaşında dahi ruhlarının bütün zindeliğini, kalpl tazrliğ.nî muhafaza etmiş ve heyecanlı, atılgan, Ödlü, yalan ve yanan genç gönül taşımaktadır Fakat öyle gençler de buryorum ki yirmi beş, otuz yaşında bir paçavra haline gelmişler, cini. ruhsuz, alâkasrz, her adımlarını ölçen, her hareketlerini tartan, kolay hayat peşinden, sıcak makamlar arkasından koşan bîçare ve avare gökçeler gîbi s dhlerMuhterem yana nasd düşünüyor? Bunların hangisi daha gençtir? Bu yetmiş beş yaşındaki ihtiyar yirmi beş yaşındaki delikanlı mı?.. Tekrar ediyorum, benîm fikirlerim ki.İmi- -m., ¦ olabilir. Fakat bunun delili benim yaşımın geçkin olması değil. Ben evvelki yatılarımda İnkılâp ve Kadro kitabında inkılâbımızın bir tek cepheden mütalaa edi e ba cephenin de iktisattan ibaret bu -lunduğunu kaydederek bu usulün Marksizm'e ve alelûmum tarihi ma d diyeti -tik meslekine has olduğuna söylemiş va ba yanlış taklitçiliğin İ Kadro sahibini içinden çıkılmaz tezatlara sev-kertiğini uzun delillerle îıbat etmiştim. Bu k Kadro sahibi benim fikirlsrirrûn de 18 İnci ve 19 oncu asır lamı mütefekkirlerinden aldığımı rak güya bana cevap vermiş oluyor. Ben İtâraf ederim ki kütün Melerimi garpten aldım ve bu bilgilerden kendime mahsus muayyen ve sarih fikirler ve kıymet ölçüleri edinebildiğimi de Kadro sahibi kendisi itiraf ve kab ul e-diyor. Şimdi loranm. Kadro sahibi bibilerini nereden almışbr? Ona bakılırsa, meydana att-ğı fikirleri hep kendi içinden okarmıstır ACAOCLU AHMET Ankara'da yılbaşı Ankara 31 (Telefonla) — Bu akşam bütün müesseseler eğlenceler tertip etmişlerdir. Yılbaşı her a sevinç içinde teı'it edilmekted'r. Memleket tiyatrosu Diyorlar ki, Darülbedayi günden güne geriliyor. Tiyatro sö -nüyor. Halk, ciddî, ağır eserlere et etmiyor. Bu işin sonu ne olacak? Endişe haksız değildir. Türk tiyatrosunun, bugün, dünden da-ha geri olduğu muhakkak. Hal -kın ddî eserlere rağbet etmediği de doğru... Neden böyle oluyor? Aklımız erdiği kadar anlatalım: dayi günden güne geriliyor. Çünkü, dün gece sahnede alkışladığımız sanatkârlar, an -cak on yı metlerden nasılsa ayakta kalabilmiş olanlardır: Behzat, Galip, Vasfı, Hazım... Sonra, haza n Neyyire, Bedia, Halide... Halbuki, on yıl evvel, bu say • dığım şöhretlerin başında şu isimler vardı: Ertugrul Muhsin, i, Müvahhit, Nurettin Şefkati, EHza Bİncmecîyan... Bugün, Muhsin perde arkasizr* da çalışıyor. Raşit Rıza, şöhret ve kudretini, kalbini yavrular diren Pelikan gibi etrafına topladığı beş on sahne heveskânna yediriyor. Şadi, en güzel yaşın i temaşa tarihine gömdü-Müvahhit çoktan toprağa karıştı. Nurettin Şefkati, şefkatsiz bil* mes rını çekiyor. Eli-za, dağların, denizlerin arkasında uzak bir hayali Halk, ağır piyeslere rağbet etmiyor. Çünkü o ağır piyesleri taşıyacak omuzlar yok. Ağır eserl e çıkar çıkmaz sukutu, halkın rağbetsizi iğinden değil, yüklenenlerin takatsizli * ğindendir! Bence, Türk tiyatrosunu ayağa: kaldırabilmek için bir çare var: Fakir bir belediye tiyatro su olan Dariilbedayii, zengin bir memleket tiyatrosu yapmak... Bir memleket tiyatrosu ki, bütçesini, bütün belediyeler beşli * yecek... Bir memleket tiya trosu kî, komedi kadrosu ayrı, dram kadrosu ayn, operet kadrosu ayrı olacak... Bir mem leket tiyatrosu kî, her mesleğin işbölümü yaptığı bir devirde Galip gibi, gençliğini ve zekâs fetmiş bir sanatkârına operet sarkılan söyletmiyecek... Bir memleket tiyatrosu ki, mektebi bîr temaşa darülfünunu olacak ve yetiştirdiği istidatları Avrupa'ya göndere -cek... Bir meml t tiyatrosu ki, bir şubesi İstanbul'da temsiller verirken, bîr şcbesİ Ankara'da, bir şubesi İ mir'de çalışacak. Sıra ile memleketi devredecekler... Yoksa, Darülbedayi bugünkü dar çember içinde sıkıldıkça, günden güne küçülmeğe, günden güne y YUSUF ZIYA

Cumhuriyet Nüshası 5 Kuruştur Abone, tu*^ şeraiti • i«m Senelik 1400 Kr. Attı aylık 750 Üç aylık 400 Bîravlık 150 CUMHURİYET'in tefrikan: 34 Tipi Dindi! Yazan: MAHMUT YESARİ Cengi», Niyazi'nin sevgili kedisi... Müzehher, kardeşini kucaklayıp öpü -yon — A itilâyı da gütüreeeğiz, Niyazi! Af/, da Müzehher'İn kedisi... Bir an evvel yeni evimize başımın soksak, yerimin, yurdumuzu bilsek!... B*'ks bîr şey dütünmü um. İşsizlik fena... Hazır paranın hiç bereketi olmuyor... Cüzdanımı açıp, kalan parayı savmağa k . Bilerse?. Biterse, ne yapanı? Artık satacak eşya da pek kalmadı I Bugünlerde şirkete uğramak.. — Ağabey, arabalar sabahleyin saat kaçte ¦elecek? — Yedide gelir, Müzehher... Sen, daha erken davranmalısın. Müzehher, gülüyor, ellerini çırpıyor: — Yarın gece, yeni evimizdeyiz, değil mi ağabey? — Evimizdeyiz, Müzehher... Saat, ona geliyor; sen, yat artık 1 — Hiç uykum yokl — Sen, yat ta, gene uyuma... Vfl -cudün dinlensin... Yarın, hemen bütün gün ayakta kalacaksın Müzehher, ran oluyor: — Seni, kaçta kaldırayım? — Sen, benî düşünme, yat, kınm. Müzehher, yatmağa gitti. Her za • m arık i gîbî odamda yalnızım. Bu ev, hiç bu geceki kadar benî sık-mamıştı. Sofadaki bağlı sandıklar, se -petler, denk, bağl eğime ağırlık veriyor. Neden sıkılıyorum? Yüreğimde niçin agırük var? Bu evde durdukça, babamın hâkimiyetini doyuyorum. Her şeyde, sanki o-nun da hissesi var gîbi geliyor! Müzehher, Niyazi, aç, çıplak kalırlarsa, bundan, babam da mes'ul olacak sanıyor m... Çünkü burası, onun kurduğu bir yuva... Evüı eksikleri, benden ziyade, babamdan sorulacak: — Düşünmemiş! diyecekleri —Evet, düşünseydil diyeceğim... Omuzlarına başkalarının hayatını, manevi ağırlığım, mej'ulıyelini alaa İnsanlar içîn bu, ne b Böyle avunabilmek te bir kuvvet... Halbuki yarın gideceği mis ev, benîm •vim... Onda babamın hiç bir hissesi yok.» iğnesinden ip e kadar her şeyinden ben m e»'ulûm. Her şey, benden iıtenecrk. benden sorulacak: — DüşünseydînI Düşünecektin! Her şeyi ben yapmağa, ben düşün ineğe mecburum. Korkuyorum. Neticesi meşkuk ve karanlık bir maceraya, bir sergüzeşte atılıyorum». Korkulu, karanlık neticeyi bîle bile, gSre göre.. Atılmamak elimde değil— Bir sentlik kunlurato imzaladım, bir aylık ev kfrası verdîm... Obur ayın kirasını nasıl, nere bulup vereceğim? Haydi, elimizde kalan Uç beş parça eşyayı da sabp bir, iki aylık kirayı vereyim. Ondan sonraki kiraların kar-şıhğı nerede? Bir kaç gün evvel mal satmaktan ürküyor, tiksiniyordum, şimdi hep. mal ¦atmağı düşünüyorum... Pak çabuk alıştın, Macitl Dört gti -nün içinde ahlâkın mı da degişü? Düşünmemeliyim I.. Aşağıda, yemek odasında, rakısını çeken, peltek peltek yanık gazeller okuy rlim'li Kerim Efendi, dOşllnOyor mu?.. Misafir, odasında, bfr fare tıkırtısüe dolaşan ve butu rece sabaha kadar çatlak çatlak horhryan, Nurnigâr kalfa, düşünyor mu?. Tel dolabın etrafınd insi «insi dolaşan kediler gibi adeta kokhya kok-lıya kapılardan dinliyen, sûthala Ayşe Hanım düşünüyor ma? Yenn sabah, onlar da yerlerine gidecekleri üzerimdeki kâbusu hafifi «I sn bir bu düşünce var... lstorlan alınmış, dış perdeleri kaldırılmış, çıplak pencerelerden odaya a -kan bîr güneş yağm m kamaşarak, oyandım 1 Daîma inik istorlar ve kalın dış perdelerde kararan odaların rengi açıldı; havasındaki kasvet

ağırlık dağıh. dı... Baktıkça satıyorum... Yıllardan beri tanıdığım, bildiğim bu evi, yeni. çıplak olarak görüyoru lar, sayalar da İnsanlar gibi... Onlann da giyimli. düzgünlU ve pudrasıs, çıplak nü-zellîkler yn... tstorsuı pencere, kaplanmamış koltuk, kurulmamış karyola, düzeltilme • mîş kütüpane. asılmamı tablo, bütün hındar. şasf, hakîki kıymetlerini, hüviyetlerini, şekillerin] eS* termlyertar.. k pencereden ba karken gürdüğüm manzara başka, is-torlu, dış perdeli bir Dencereden görünen m a başka... İkisi arasında mesafeleri uıaltan, kısaltan ve hatta renkleri bile deftiıtîren bir ayrthk var... Pencerelerden yaran »üneş yaenveu. ciğerlerime doluyor, göğsBm genislî • yor... Ruh koklatılm bîvımT Gülmek, kahkahalarla gülmek, koşmak, sıçramak İstiyorum. Fakat yataktan kalkmıyorum. İçim gülüyor; kalbim, kahkahadan çaIlıyacak sanki..« Yattığım halde, koruyor ruml I Bu sabah, gencim... Netrin'in gençlisini hiçe sayacak, kendi yaşamı uno-tacak kadar genc imi... Durgun kul rengindeki gözlere, hiç çekinmeden bakabilirim! Kollarımı armek, güneşi, ağaçlarta kuştan, kam tahta evleri... Hatta... komşularımı bile kuca tiyo a ruml... Dünyayı affediyorum. Büyük annelerimin resimlerine sahip çıkan Bekir Bevî. tefeci Hacı Yanko -yu, hastalık lâfında ade ederek babamı dolandıran Cabir Beyî, gveben hürmetkarım olan komşu Hacı Hanefi Efendiyi, oltukçulan, Nurnigâr kalfayı, Sultansetİm'Iİ Bekir Efendiyi, aflt a çüyÜ. kasabın yumurta kaf a, hassa... Hatta . Süthala Ayşe Hanım*, kucaklamak. Öpmek istiyorum... (Mabodl aar» Cumhuriyet 1 rKnmîösârr. 193: CH SULTAN Yatan; Af. TURHAN — 1 — Nişancı Mehmet Paşa, Fatih'in yol üstünde ölüvermesinden korkuyordu! Fatih'in ölümü Mayı» aymda bîr gün. Uılcikfar*ta Cebir ararmdalti Hünkarçayın eriğin bir yeşillik teinde esn ava ılık, gök parlak. Serçelerle kelebekler ilkbahar güreşlerini yapıyorlar. Kır çiçekleri ço kılgın dudağı henOı nıakla olduğu İçin Iasara görünüyorlar, birbirlerine «okuluyoriar. mini m gere gere boy ölçüşüyorlar, renk yansına girişiyorlar. Şurada bir köylü yanık bir koşma rr-Iryarak eşeğini yürütüyor, başka bir köye konuk gidiyor. li -kanlı sırtladığı yükü büyük şehre. Is -tan bu la götürüyor. Daha ötede üç avcı »ar. Kolla . Su beş adamla boı bakıılannı nalın ayaklama bağlayıp küskün küskün yürüyen eşek te olmasa Hün nk renk kelebeklerin, hovarda serçelerin orta malı sayıp içinde gelişi* güzel oynaş tıklan ta ve düveniz bir yeşil yuva sanılacak. Her taraf o kadar ıssız, o kadar boş! Öğle üstü bu ıssızlık bir kat daha ko-yulıalı, derinleşti. Koşma ırlıyan köylü de. lıtanbul'a doganlı avcılar da çayırdan uzaklaştı, görünmez oldu. Çeyv, o yeşil yuva çiçeklerle kelebekle Cebze-den bu yana, ne Üsküdar'dan o yana gelen giden yoktu. Güneşin ılık rştğı içinde kanatla pa tüylerini yıla yan büyük kuşlar büe çayıra inmiyorlardı. Çiçekler kaygısızdı, kelebekler k er pervasız bir ihtiras İçinde sevda oyunu oynayıp duruyor -İndi. ö'leden sonra Üsküdar yılandan bir toı buluta koptu, göğe doğru direk direk duman püsktıerek çayırın ortasma kadar geldi ve durdu. Bu yürüyen bulutun içinde ordu konakçılan vardı. Çayır rmaz çiçekleri çiğniyerek. kelebekleri ürküterek, serçeleri kaçırarak dört yana koşmağa giriş er getirdüden katırlardan, atlardan denkler indiriyorlardı, şuraya boraya kazıklar çakıyorlar çadırlar koruyorlardı. Bunlar, a-deta sihirbazian andırıyorlardı, marul -naz bir elcabokluği e yeşil çayır» göğsüne koca bîr şehir işliyorlardı. Uç saat ya geçmiş, ya geçmemişti. İstir ova başkalaşrvermişti. O sabah oradan geçen köylüler eler mutlaka parmak rsmp alıklaiaraklardı, yoFlanm sapıttıklarını sanacaklardı. Ortada o kada değişiklik vardı. Konakçılar, gözbağcılık yapımslar ve Hünkâr-çayın'nı çadır ovası haline ko ikindi sıralarında gene Üsküdar yo -lundan küme küme tos bulutlan göründü. Bu seferki görünüş Sanki toprak, elenip elenip süzgeçten geçtriliyordu, havaya püskürülüyordu. Yer ve gök o dere toz ve duman içindeydi. İşte bu birbirini kovabven, gü • Beşi bile pudrahvan bulutlar, Türk o dulun on adımlanndan çıkıyordu. Sipahi atlan kadar yeniçerilerin ayaklan da toprağı sarsıyord her yanı toz rengi tüllere sarıyordu.

İlkin sipahiler, silâhtarlar, azaplar, topçular, daha sonra yeniçeriler çayıra geldiler. Atb ve yayn, adeta bir adımla yürüyorlardı. Yayalar, yürür gibi görünüp te at kadar mı koşuyorla atlar, yvniçeri yürüyüşüne imrenip adımlarını mı kısıyorlardı ? Burası bilinemezle de atlılar geldikleri görünüyordu. Onlann, e alay alay askerin kendi ayaklarile yaratıp gene kendilerine örtü yaptıktan tos buluttan içindesi srynl-malan, ortaya çıkmalan bakımına doyulmaz şeylerdendi. Ne ayın, ne gü buluttan kurtuluşa, ba srynlış kadar güzel olamazdı. Onlar, toprağm göğ -¦ünden doğar gibi m ardı, tunçtan birer dağ gibi göz kamaş -tinvorlar.il' Gün batımına yakın bir başka alay daha belirdi: Bir tahtaravan, bîr çok at ve atlıl... Boş at süslü eğerler altında nazlı nazlı kınlıyorlardı, başka biçim birer ceylân gibî gerdan ktnp gö eri ipek atkılardan parlaktı, kuyruktan vezir bağlarından güzeldiI Atlıların oruç tutuyorlar namaz kılmağa hazırlanıyorlarmış gibi saygılı tutamlan, çok ağır danıştan vardı. Tahataravamn k idi Biraz evvel gelip te kendi çadırlarım kuran askerler, »imdi küme küme sıralanmışlardı, rdı, tahtaravan içindeki adamı, Fatih Sultan MVhmed'İ © el çırpışlarile karşılıyorlardı. Kend veriliyor rmydı? Buna ne arıyorlardı, ne soruyorlardı. Yalnız bir borç öder gibi el çırpıp du rdı. Tahtaravarun yarımda yürüyen atlılardan biri, en kalabalık çeri kümesinin önünde kavuklu barı r kal -drrdı, kızmanda eder gibi bir »esle bâr kaç kelime söylediı — Sevhetlû Hünkâr sizden hoşnuttur, dinlenmenizi ve eğlenmem» istiyor! Bu sözleri sayfiyen birinci vezir Nişancı Mehmet Paşa idî. Konak yari olmadığı halde ordunun m'nda çadır kurma «mı emreden de bu adamdı. Çünkü Fablı, daha Üsküdar'dı üten hastalanmıştı, ar geçirmişti. O gün de ata bmemediğî ¦cin tahtaravanla yola çıkanlrmştı. Nişancı Mehmet, HOn yi bölmüyordu, irin için üzülüyordu, tasata-nrrordu. ölüm, izlerinde yürüyor ve Hünkân kovalı Lâkin Hünkârın yol üstünde ölüvermeli bir mee'ele İdî. Asker, böyle bir hâdise önünde dilini eni Hünkân bölündüğü rerden a-lıp getirmeğe kalkışırdı, ya İstanbul'a dönüp kan tıktıklar yap e çalışmak ve iyileştirilme»; mümkün olmazsa ölümünü saklamak lâzımdı. Bu sebeple şimdiden te reler tasarlı -yordu. Bir çetin iş daha vardı. Padişahlık, Fatih'ten sonra büyük oğlu Beyazıd'a geçecekti. Kanon, b Fakat Beyazıt, afyon delisi bir adamdı, genç bunaklardandı, bir sözü öbür sözünü tutmazdıiMaheât ror) Türk - Yunan dostluğu [Birine* sahlteten mabaK] yit olunan ve bütün Türk ve Yunan siyaset alemince istenilen mukarenet si -yaseti, aradan henüz 3 sene geçtiği halde, yalnız milletlerimiz tarafından değil fakat bütün dünya efkârı umunûyesî tarafından da bihakkın takdir edilen, itiraz kabul e mereler vermiştir. Filhakika, dünya efkâri umumiyeai Türk - Yunan dostluğunu Balkan'larda sulhan esaslı bir t eminatı olarak telâkki etmektedir. Hükümetim iki millet menfaatlerinin birbirine tâbi olduğu kanaatindedir. Mütesanit olan bu menfaat -lerin muhafaza ve himayesi sıkı ve devamlı bi r teşriki mesaiyi icap ettirmektedir. Yunan milletinin vatanî olduğu gibi insani de ol an böyle bir neticeye kendi hissesine düştüğü kadar sarruzni • yelle yardım etmiş olmasından tihar duyarak ve Türk mîlletinin de bu sulh ve manevi terakki eserine bütün kalbile iştira k etmiş olmasından dolayı memnun olarak, yılbaşı münasebetile, komşu ve dost olan asil ve san milletinin saadet, refah ve terakkisi İrin hararetli temenniyatta bulunduğum gibi y eni senenin Türkiye ile Yunanistan'ı birleştiren dostluk bağlanm mümkün olduğu kadar daha ziy de sıkılaştırması-m temenni ederim. Her iki taraf efkâri umumİvesinin en büyük telkin ve terb uvvetlerinden birini elinde tutan iki memleket matbuatının iki hükümetçe sarfolunan samimi itilâf gayretlerine yardım etmek üzere daima samimi ve karşılıklı bir anlaşma havası idame e keza temenni eylerim, s Yunan Hariciye Nazırı M. Rallys Hazretlerinin beyanatı — Memleketlerimiz arasında bun -dan 3 sene evvel açılan ve dün olduğu gibi bugün de bütün Y yaset a -d anıl erin m bu hususta mutabık bulan mukarenetin ehemmiyet ve şümulünü tamam il e takdir etmekte olduğuma te -mm içfn Anadolu Ajansının bana ver -dİğî güzel vesileden istifad diyorum. İki komşu millet ruhunun maziye hâkim olacak ve Balkanlar'da nizam, istikrar ve sulhun nePine olarak rrruhakemelî ve müsmir bir teşriki mesai şekli vermek üzere istikb ale de müştereken bakabi • lecek bir dereceye gelmiş olduğunu görmekle bahtiyarım. Yakzn Şark'ta nizam ve sulh eod «şelfle mütehassis olan dünya efkâri umu-miyesine harsı bo hu usta Üzerime aldığım büyük mea'uliyeti tamamen müdrik olarak, seleflerimin 3d komşu memleket sında bo derece mes'ut bir surette tesis ettikleri samimi münasebet ¦ leri taran ve in kişaf ettirmek için her şeyi yapacağım. Bu münasebetlerin 1933 te yeniden kuvvetlenmek için d ha başka zerrinler dahi bulacakları ü -rzndüe, Yunan Cumhuriyetinin kardeşi ve dostu olan

Türk Cumhuriyetine yd-başı münasebetîle arzettiğim samimi saadet ve refah temennilerime Türk imamdar lan ve milleti nezdinde tercü -man olmanızı rica ederim.» «a* Ankara 31 (A.A.) — Atina ajansi-fendj HazeıaUrun mezkûr ajansa lütfetistanbul G orsası kapanış Hatları 31 12-932 NUKUT Alış Londra 7oS 710 N«w - York 111 tu Psrls 1*7 170 Milano 316 219 Brüksel III 117 Atlas «1.» ZJ Cenevre 81» 820 Sofya 94.S0 26 A m eterdim W.W RS Prag 117 •22 Stockholm 35.50 37 Vlyans ÎS.50 27 Madrtı 19 17 Budapeşte r> U Bertin 44 90 Varşovs ît.» 24 Bükreş 11,80 za Belgrat 91 33 Ma«kon — — Yokotuuns 44 40 Altın 023 »ta Mecidiye 83.50 34 B taka ot ?«0 243 ÇEKLER Açılış Kıpmış ı Londra 707 707 New-York 0,4706 1 Parts İl'* 1106 MlliDo 9. IMS 9,1843 Brüksel 3.J0ÎS 3^923 Atini M 89 Cenevre 2,4471 2.4411J Soryı 66.22 66,12 Am sterdin 1.I7IS5 t,17123 P»r. 13.9134 13,9194 Stockholm «.S» 2,59 Vtysas 4.079 4,079 Madrtt 9,7689 5,7683 Berlin 1,9760 1.9? 061 Varşovs 4,20 4,90 Ba d "peşte V03 3-50J Bükreş 80,10 80,(0 Peline 34,*: 70 94,0170 Yok oh* oı • 2,2784 117S4 Moskova tnst.7* 1002.73 ESHAM Açılış Kapanış İş Bankası 10 10 A. Şimendiferi 25,60 Tramvay Botaonü- Nektar Terkos

Bslyı İSTİKRAZLAR

kanmış İstikrazı D»n[B Sirk sun endiler) MO 3.45 DByana Mnv. 59.59,Cfimrok Saydı MaM Bağdat Askertye TAHVİLAT AÇ-lış Kaparıiî Pc-Urtl Strketl Tramvay . TBnd Rıhtım . ra.to 10.90 Ansdoln (!) 4O,î0 40.30 Ansdora (t) ¦0,20 40,50 Ansdoln (3) , A. Mömessn 42,70 12 aylık ticarî Bilançomuz İhracatın 18 milyon fazla olması muhtemel om vaki olan talebi üzerine, Türkiye Reisicumhuru Gazi Mustafa Kemal Haz -retlerile Başvekil İsmet Paşa ve Hariciye Vekili doktor Terfik Rüştü Baya -tikleri beyanatı aynen iktib s ediyoruz: Reisicumhur Gazi Matta/a Kemal Hazretlerinin beyanatı c — Türkiye ve Yanan anlaşman ve dostluğu. Milletler arasında çalışma beraberliğinin ve yeni siyaset anlayışının etmiş çok güzel bîr numunesi ve msanlıgm şarkî Akdeniz ve Bal -kan'larda terakki ve tealisini bir ifadesidir. Yeni senenin asü dost Yunan milleri hakkında kozla olmasını dilerim.» Başvekil ismet Paşa Hazretlerinin beyanatı t — Yılbaşını benim İçin daha kıy -metli yapan btr sebep dost nimetin efkâri umumiyesme temas vesile olmasıdır. Geçen az seneler, birincisi. Yunan - Türk dostluğunun sathî ve geçici olmı ağtnı, ikincisi, bu dostluğun her Dcİ memleketin menfaatlerine tamamen nygun ve onan İcabı o lduğuna, üçüncüsü, Türk - Yunan dost münasebetlerinin beynelmilel sulh havasına cidden hizmet ni göstermiştir. Benim kanaatimce, yeni mime »ebat devri, bizim irin, gerek milli ve gerek insanî ola rak büyük bir neticedir. Bu neticeye ne merhalelerden geçilip yeti -şilebîtdiğinî düşünmek, b netin tarihe karşı ağır mes'uliyetinî bir an gözümden uzak tutmayan bir ders tesiri yapar. Biz dost, asil ve kahraman Yunan milletinin yılbaşı münasebetile, saadetini en kalbi ve samimî doygularla dile -mekteyiz.a Hariciye Vekili Tevfik Rüştü Beyin beyanatı a — Türk - Yunan dostluğu, İki milletin menfaatlerini ani a maundaki kod -re tini ve ayn i zamanda yan yana çaltş • mak ve insanlık vadisindeki kabiliyetini gösteren iki milletin bulunduğa ıran tak a -da her ikisi için güzel bir muvaffakiyet ve yeni, kuvvetli bîr sulh âm ilidir. Bu dostluk, sağlam ve devamlıdır. Çünkü kuvvetini iki taraf irin millî olmasından alır ve o, hakikî icaplardan doğmuş anlaşma v alann gü -sel bir ifadesi olmuştur. Necip ve ve -fakâr dost Yunan milletine yeni sene -nin hayırlı ve refahlı olmasını yürekten dilerim.» İhracat Ofhu 1932 senesi umumi ihracat vazıyetimizi izah eden yüldc böl -tenini İkmal etme k üzeredir. ihracat Ofm aynen mcmleketinuzın w>n bea senelik harici ticaretine ait şayanı dikkat i statistikleri de ba bültene dercetmistir, Ba bülten menrleketimirin umumi ticaret va ziyetini ve her memleketle olan ticarî münasebetlerimiz hakkındaki malûmatı ihtiva etmek d olayrsİle haricî ticaretimiz noktai nazarından pek kıymetli bir rehber olacaktır. Tahminle re güre 932 senesi ihracatıma 100 milyon lirayı ve ithalatımız da 82 milyon lirayı bulacaktır Bu süratle 932 senesi ticari muvazenemiz 18 milyon lira bir farkla lehimizde intişa r' etmiş oluyor. 931 senesi ticari muvazenemiz altı yüz bin ve 1930 ticari muvazenemiz İse üç milyon dokuz yoz bîn lira fazla ile kapanmıştır. Halbuki 929 senesinden evvele ait ti ari muvazenelerimiz daima aleyhi -mizde inkişaf etmekte idî. 932 senesi zarfında başlıca i hracat mad d elerimizin tahmin edilen ihraç kıymetleri tütün 27 milyon, uzum 11 milyon,

yumurta 8 milyon, fındık içi 6 milyon, arpa, incir, pamuk miden kömürü Üçer buçuk milyon, afy milyon yedi yüz bîn, yün vo tiftik birer bocuk mü yon, hah 1 milyon yüz bin lirada-. Tuz Hatları inecek Tuz Ftatlarmın tenzili için Vekiller Heyetine» bir karar verildiği ve bu karar özerine ica p eden tatkikatı yapmak ve bir proje hazırlamak ü-zere inhisarlar idaresinde bir ko -m isyon teşkil edildiği yazılmışta. Ba kımisyon bir müddettenheri faaliyet* geçmiş bulunmaktadır. Evvelki aksam Ankara'ya dönen, İnhisarlar Vekili Rana Bey, şehrimizde bulunduğu bir kaç gün zarfmda toz komisyoıunun meta is İl e yakından iştigal etmiştir. Komİsronızn şimdiye kadar tesbit ettiği ban e* a sata güre, tozun şi -men d if ez ve vapurla rla asgari tarifelerle nıklİnin temini tçin bir teklif yapılacaktır. Bundan başka, alakadarlar, tuz -lama balık yaparı münaaeaelerle. zeytinciler, tiftik kor uma cemiyeti gibi amal müesseseler için tuz şahımda İskontolu muamele icran da kararlaştırılm misyon hazırlamakta olduğu raporda maliyeti müsait olduğu cihetle tuz fiatlarmm onda iki nİıbetinde ucuzlatılman kabil olabileceğini de teabit etmişir. İstanbul'da Geçinme vaziyeti Hayat geçen aya naza -ran daha pahalı Ticaret Odası teşrinisani ayına a-ît İstanbul'un geçinme endeksini neş-retmiştİr. Bu endekse nazaran ana ve baba ile üç çocuktan mürekkep beş nüfuslu bir ailenin İstanbul'da t inisani ayında vasat bir halde ya -şıyabîlmesİ için 134 lira 50 kuruş ve 90 santime ihtiyacı dır. Teşrinisanide şerait bir ay evvele nazaran İstanbul'da bir miktar yükselmiş ve tereffÖ en zi yade giyecek ve içecek maddelerinde görülmüş -tur. Buna mukabil tenvir ve teshin masrafların da az miktarda bîr te -nezzül kaydedilmiştir. Melbusata ait eşya eski fiatını muhafaza etmişt r. Takas müddeti biten ecnebi emteası Japonya ve ihraç mallarımıza piyasa olmıyan memleketler mallan -nm takas suretile Türkiye' ye ithali için verilen mühlet dün akşam hitam bulmuştur. Bu müddet zarfında bu memleketlere Türkiye'den 1,500,000 liralık ihracat yapılmış ve mukabili de 600 liralık mal girmiştir. Bu hale göre tüccarlarımızın elinde daha 900,000 liralık mal İt için vesika mev -cuttırr. Bu münasebetle mühletin temdit edileceği ümit edilmektedir. Trenlerimizin elektrikle işletilmesi İşletme masarifinde ucuzluğu do-layısile Sivas - Haydarpaşa trenle -rinin elektrikle tahri ki ve bu sayede hat güzergâhında da bir çok teşeb-büsata girişilmesi hakkında bir cereyan var Maahaza bu iş, büyük bir elektrik fabrikası inşası ve mevcut tesisat ve malzemede tadilât icr n gibi pek büyük masraftan mucip olduğundan bu senelerde tatbikin» imkân görülememektedir. Ecnebi iktisatçıları getirtiliyor İktisat Vekâleti ecnebi mütehassıslar getirterek umumi vaziyetimi -zi tetkik ettirmek ve neticeye göre Vekil Celâl Bey Meclisin tatilinden sonra Sivas ve İzmir'e de uzanacak bir memleket seyahatine çıkacaktrr. Yarın aksamdan İtibaren Ses müsabakasında Birinciliği kazanan (HAMİYET) Hanım MİLLET TİYATROSUNDA ¦şjbşjşjşj İcrayı ahenk edecektir İKİ YUZLU ADAM Filminin rejisörü ROBEN MAMUL YAN İKİ YUZLU ADAM filmini ovpırsn değil, idcu yaratan FRiEDiRiK MARCH Amerika'da filim akademisinin yaptığı 1932 senesinin en büyük rejisörü ve en muvaffak art sti müsabakasında > BİRİNCİLİĞİ KAZANMIŞTIR 4 BEYAZ MUIHIŞ PEKUtNıN ADAMI 6E0R6ES BANKROFT Muazzam ve fransızca sözlü son filminde DENİZLER DEVİ (ERKEK EVLAT) SFENKS KONUŞTU Maurıce de Combra'nın

•od romanından muhlebes LiLY DAMiTA MAJiK'te Yakında — ASRI SİNEMADA. IIARRY UEDKF. ve N0RA GRCGOB ranıindın temsil edilen PRENSİN 6ECELERİ Büyük muvaffakiyetli operet Her aksam ve bugün 16,30 matinesinde Varyete progTomı tasBMBBMSSSSSSM Yakında Baanaaaaaaaaal A R T i S T i K Sinemasında J E A N MURAT nın emsalsiz bir surette temsil ettiği çok eğlenceli, hissi ve nefis bir eser. 77 NUMARALI EV ORTA MEKTEPTEN EMİL VE ARKADAŞLARI Ba aksam: M A J i K'te Başlıyor. ilâveten: Radyo dünya havadisleri... Bugün son gün CSL MAJiK'te görünüz. -i KAirtro Bu akşamki program İSTANBUL: 18 saz: (Nihal Hanim) - 18.40 orkestra konseri - M w (BedarU moalkly» bere- ' Ü) 21.30 rrarnofon plâkları Ajana ve Borsa haberleri, aaat ayan - 22JO DarOt- / talim heyeti tarafından alaturka musiki. VlYANAt 18 hafif musiki - 19.26 yeni neneyi tebrik - ıg.50 Waçner şair Oumlerana) -80.15 havad isler - ».» samlar - 31.05 IDfe Ifinder = Çocuk) üc perdelik komedi - 22,45 havadisler 23 daju musikisi _1 BÜKREŞ: 18,05 muhtelif musiki . 20,05 neş'eü, | program - 10,30 muhtelif musikiye da - ' vam - 20,05 konferans - 20,26 gramofon -« pl4klan - 21.05 bir opera nak il: {Sezato-areai • müteakiben: Havadisler. VARŞOVA i 18,05 solo konserleri - 19,05 ka iekon ser - 20.05 muhtelif - 3030 tiyatro - 21,08 halk musikisi - 23,05 dana hav alan. PARİS (Radİo-Par!.): 20.35 konser - 22,50 mUzlkhal - 2435 konser. BUDAPEŞTE ı 1735 cazbant - 18,45 konferans - Harp piyano ve tslgan orkestrası Oe şarkılar -20,35 M acar operetlerinden parçalar • 22.05 havadisler - 22,20 piyano konseri -müteakiben: Ts lgan musikisi - 24,05 dans havalan. BERLİN; 20 kadın ve erkek .ıçsUe şarkılar - 2035 orkestra - 21 havadisler - 21.05 orkestra -lstlra hatte: Havadisler • müteakiben:' Dans musikisi TULÜZ 20,20 akordeon - 20,50 orkestra De operet parçalan - 2135 balalayka - 22,20 şiirler - 2235 org solo - 22,50 hafif musiki -23.05 büyük konser iWtrther) Mtu&cnet -nm oper akomiği - 23,50 şarkılar - 1,38 hafif orkestra musikisi BELGRAT i ____ 1735 plaklar • 2028 sanat masahabed-20.55 Keman konseri - 2135 opera sarkılan (İki ses le) - 22,25 radyo orkestrası -23,05 havadisler - sonra: Dans musikisi TûtOn ikramiyeleri Üsküdar As. ş. den: Malûl zabıtan ve efratla şehit yetimlerinin ve dn seneliğini almış efratl ailelerinin 933 tütün İkramiyesi kaydlna 1 IklnclkAnon 933 te başlanılacak ve 25 mart 933 te nihayet Terüecektir. Alâfcadaranm resmi senet, ve maaş -m— — -.«»an»— ahv^ İlkte şubeye moracaatlerl Kadın Birliğinin konferans ve konseri TKB KiUM Umrrmlll^nden Kıy -metil doktorlarımızdan operatör Kârım ismail Bey pasartasl gönü a 1830 da Balkavlnde «mühim hastalıklardan korunmak» hakkında bir konferans vere -cet ve bu nu müteakip her hafta radyoda büyük bir şevkle dlnlediaimlj güzide san atkarl artmadan Tan brjrl Refik Bey Oe refik.dan Fahlre. piyanist Inrt ve muganniye Cennet Hanımefendi

]erta İftira* kile bir konser verfleeektlr Tüksek kıymeti bu İsimlerden anlaşılarak olan bo konferans re konsere herkes gelebilir irlihal Agabeyrade mertnam Rıza Bey terime*» ve Ahmet İhsan Bey harerro Hilmiye Hanım îrtihaJ etfl aiatir. Canaaeai buviin (pazar) saat 11 de KadaVSy'tende PaaaroyİD civarında Ağabey ha rnarnt IttLıalmdefci hanesinden kaldanlacak • hr. Allah rahmet elyeain. Van' eserler: Resimli Şark 23 numaralı yılbaşı nûahasa dftrt renktl gayet gûsel bir kapak İrinde: Türk dlH-nln rûkaeldlg rihte bbdm hatalanmıı. mayıs geeeeL vazeden mescit, afllndlr şapka firen köylü, vealrln ölümü ap mes'-eleat V a. gözel yısalarla rntlşar etmlstfr. Matbuatımızın bu kıymetU mecmaasını okay rımıza bilhassa tavsiye ederiz. BU AKŞAM M8t 21,.-0 KADIN ERKEKLEŞİNCE Piyes 3 perde 3 tablo Yazan: Hüseyin Rahmi Bey Halk gecesi İstanbul Beledi esi Şehir Tiyatrosu DırilIbedaTİ temsilleri - ARTİSTİ K'te . A N N Y 0 N D R A Mister Brann QEAN DAX) İle beraber kiki Fransızca sözlü ve şarkılı fil -miride seyirciler arasına nej'e saçıyor ve candan güldürüyor. »- ARTİSTİ K'te -1 Camhariyet üsleri Şık bir masa örtüsü Numunesini takdim etUğsraiz şık masa örtü»ü krem renginde kelen filerine islenecek bir modeldir. Bunu murabbalar vasılasıle 10 defa büyüterek «5X66 büyüklüğünde bir örtü elde edebil irsin is. Teıy Lnatı yabani güldür. necektir. Güller penbe re yapraklar yeşille diğer hatlar san İle yapıla -çaktır. Sizİ boş lam a eğ -1 en d İrecek re evinde faydalı ola -cak bir iş istiyorsanız bu ve buna benzer her z aman battığımız mo -deller ihtiyacınızı tamamile tatmin edebilir. 'Annelik Memeden kesme Hamilelik v© çocuk bakımına ait >ütua malûmatı anne olmak üzere bulunan veya müstakbelde evlâ olacak olan karilerimize bir kaç makalede hulâsa ettik. Bugün da «yavru sütten nasıl kesilır? ondan bahsedeceğiz. Bir çocuğu sütten kesmenin ze -manı yavrunun ve annenin vaziyetine göre değişebilir. Fakat hi :r zaman 8 aylıktan evvel kat'î bîr mecburiyi, neticesi doktor tarafından karar verilmed ikçe kesilemez va 15 inci aydan sonra da etnzirU -mekte devam edemez. Dokuzuncu ayı geçince eğer çocukun ağırlığf" artmamakla devam - artık kendisine anne sütü ifcûn kâfi bir gıda teşkil edemediği anlaşılır. Şimdi gelelim, çocuğu memeden kesmenin usulüne. Sütten kesme kat'iyyen birdenbire yapılmamalı -dır. Altı hafta zarfında muayyen ta-atlerdeki memelerin yerine eenzrk veya lapa va bu lamaçlar yavaş yavaş ikame edilmelidir. Eğer bu müddet zarfında çocukta ishal veya mide ve ba saklarında başka rahatsızlıklar görülmezse yavru bunlara tahammül edebiliyor demektir. Yalnız vaktile de söylemiş olduğumuz gibi yazın pek sıcak mevsimlerde ve çocuk diş çıkarma bu geçirdiği anlarda kat'iyyen memeden keamege tavtasül etmemelidir. Çocuk muhtelif unlardan yapılan bulamaçları ancak sekizinci aydan itibaren hazmedebilece k bir bale gelir. O zamana kadar kendisine ne bulamaç, ne çorba, ne de tirit, ne dc sutlu unlar verilemez. Doktorun tavsiyesi üzerine sekizinci ayden de sütlü unlar veril emez Doktorun Uvsiyeai üzerine sekizinci aydan evvel sütten kesilecek çocuklara sıhhi ka biliyet va vasiyetlerine göre fazla veya at sulandırılmış inek sütü verilebilir. Bulamaca veya lapalara başla -Hiak için bazıları yavrunun ilk dişi-nîn çıkmasını beklemek laz söylerler. Bu fikir pek doğru değirdir. Yavrunun hazım cihazı dişi çıkmazdan evvrl veya onda sonra bu gîbi yemeklere tahammül edebilecek bâr kala gelir. Çünkü 4 raya 6 aylık çocuklar d* an diş çıkarırlar. Fakat o anda mideleri anne sütünden maada şevlere mü • fenamın il değildir yukarıda söylediğimiz veçhile çocuğun artık anne sütü ile be» lenernlyecek bir çağa gelmiş ol 1 Çocuğa verilecek unları ve sairey bang il erinden intihap etmeliyi*? Her balde kanşık te rkİbatlı ve İçinde fosfatın, yahut kakao bulunan Onlardan sakınmalıdır Vakıa bun -lann tadı y

çok hoşuna gider. Fakat terkİbattnda bulunan hamızlar kansızlık ve kabız yapar. Daima sade ve saf unlar tercih 'edilmelidir. Meselâ pirinç, yulaf ve pirinç unlan. Eğer çocuğun kabzı B alo ve suvare tuvaletleri Artık kışm tam ortasmdayız. Balolar ve suverelerin sıklaştığı bir mevsim. Binaenaleyh geee tu lerinden bahsetmemizin samanı geldi. Şimdiye kadar yatılarımın takip edenlerin pek iyi malûm a olduğu Ütere her hususta fazla şatafat ve mübalâğadan kaçarak sadeliği tercih ettiğimiı cih valetler için de tarif, kibar fakat sade modeller takdim ediyoruz. Soldaki tuvalet <lpekiş> in yesİl krep Mizamından yapılmıştır. Bilhassa korsajı çok orijinaldir. Göğsün İ 'boyundaki kristal kerdanlığa iki parça müntehi oluyor, Arkada da <»yni parçalar daha uaun o larak mevcut -tuT. Etek kısmı bele yakın yerlerde vucude yapışık, aşağılarca geniş dr. Sağdaki tuvalet «tpeklş» n krem krep Protonundan yapılmış* r. BU -hasaa koraajının bir fanfin sun'İ çiçeklerle orijinal bir (ekil al-maktadır. Esasen kesiliş itibarile da büsbütün başka b rzdadır. Bu -nun etek kısmı diğerinden daha geniştir. Her iki tuvaletle kristal, boncuk veya savatlı madeni bilezikler çok rr\ gider. Şapka ve berelerle kullamian vuvaletler Bu sene şapka ' ve bs-reierl.» vu-valet kullanmak çok moda oldu. Solda gördüğü ¦ nüz model siyah kadifeden arı kertikli olarak ve heyeti umu -miyesi çok oriji-;nal yapılmış bir ^şapkadır. Öne konulan alet1,. biraz iğrl olarak giyildiği saman çok iyi bîr tesir bırakır. Sağdaki model parlak tuylu kumaştan alelade bir beredir. Burada çok iyi görüldüğü veçhile eak bi yan *.,mek modası tamamile ortadan kalkmıştır. Alın hatta biraz fazla açık bırakılarak haf riye kaçmış bir tarzda kullanılmakta ve ön tarafa seyrek dokunmuş vuvaletler takılmaktadır. ¦T Evlerimizi nasıl döşeyelim? Asrı ve ucuz bir yemek odası Yılbaşı Piyankosu çekildi 500,00 lirayı bir itfaiye grupu kazandı (fltrtnrt tahltt&en mabatt* Yirmi bin lira kazanan 33331 On beg bin lira kazanan 20435 Bir milyon lirayı taksim edecek yüz numara Bastığının resimde hiç aÜpheaiı nazari dîkkatinİti en ziyade celbedecrk olan kapalı büfenin ş kemlelerin basitliğidir. Böyle kapalı, alçak ve uzun bUfeler şimdi pek modadır ve ekseriya b u modelde de görüldüğü veçhile İçine kıymetli veya misafir olduğu zamanlarda kullanılacak fin k ve emsali şeyler konacak bir camekân ona refakat eder. Masa basit ve yuvarlaktır. İske mlelerin oturulacak yerleri kumaş kaplıdır. Bu herkesin bütçesine göre bir şey olur. Yemek od sında bunlardan ancak bir kanape veya kottuk bir tkî de levha bulunur. Uç dört kiptik bi r aile için çok kullanışlı bir takımdır. .....-¦ = • ......... 1 ¦ m»mineni-m. 'i.mini ¦ ¦ ......-ıımıı.....mıı-UM.....iBM kızarmış ekmek unundan yapılmış varsa yulaf, tabiatı fazla mülayim S»e pİrlnçunu vermelidir. Buğday i unu ancak 10 veya 11 aylık çocuk lara verilebilir. Bundan sonra kes -tane ve mercimek, fasulye unları ve tapyoka da yedİrılir. Kavrulmuş unlar içinde vitamin bulunmadığı cihetle pek faydalı değildirler. Bun-'arı limon veya domates usarclerile birlikte vermek İcap eder. Eğer çocuk unlu bulamaçları yemci», bunları tapyoka ile yahut tirit ile değiştirmelidir. Bunların fazla gıdalı olması İçin sütle hasırlanmaları icap eder. Keza sütlü unlar da çocuğa sekizinci aydan evvel verilemez. Ondan evvel sütlü unlarla beslen en çocuklar çok defa kemik hastalığına uğ -rartar. Hâdİye /c/âl 791 2388 2488 2525 3862 3917 3986 6049 5451 5615 6876 6279 6805 7285 8448 8780 9355 9401 9728 9870 10550 10610 11475 11962 13133 14507 13172 16481 15613 15737

15873 15869 16537 16638 16783 17987 18399 18718 18738 18843 19448 20358 20927 20952 21189 21688 21780 22398 23282 24704 24728 25207 28377 264 İS 28958 27181 27451 27596 27637 28432 28993 29068 29679 30347 33214 33277 33871 33731 34177 34197 34824 35346 35454 35468 35767 36995 37060 37410 S7417 38299 39108 39370 40877 41005 41570 41953 42574 43022 43290 43683 44888 45078 45436 45606 45835 46219 48256 47578 47723 48697 19417 49728 8,000 lira kazananlar 1522 20118 28414 40220 44821 5,000 lira kazananlar 4774 10548 11455 11823 14447 20669 35348 35529 38137 3,000 lira kazananlar 4391 4513 4531 10050 14911 16260 16361 17628 32624 25407 35764 32350 33673 414 79 483 İT 2,000 lira kazanan'aı 841 5628 1245 5771 14406 14785 17064 20272 28740 39437 30729 31548 36221 37358 38577 40785 49355 2205 8353 13398 21148 29896 32518 37680 40816 2589 12342 16338 24024 30012 33263 38186 41761 4643 6176 13937 13393 16385 16914 26351 27782 SOtflS 30275 33705 34231 38417 38513 44921 47876 1,000 lira kazananlar 511 1088 1911 2705 3114 3675 5026 6559 6241 7211 8011 8867 9319 10129 10415 1151 2 11993 13513 13648 14638 10133 15510 18917 17377 18100 19048 10264 20465 2I09J 22087 23121 23477 24388 26337 26260 27440 27904 29841 30361 30839 31797 33031 33 918 34437 35626 36679 37793 38482 39278 39728 40116 40850 41557 42369 43422 4422 7-45088 46016 47597 48320 512 1108 2003. 2838 3305 4154 5096 5802 6598 7594 8152 8878 9691 10192 10910 115 78 12042 13537 13873 14641 16137 15826 16345 17629 16147 19483 20308 20469 2)269 22124 23149 24571 25538 26508 27463 28348 29929 30476 30910 31907 33100 34298 34673 35639 37 122 37986 38545 39350 39848 40143 40918 41568 42819 43558 44385 45330 46087 4765 3 48467 49166 49786 21 687 1182 3193 3840 -3308 4476 5203 6926 6755 7877 8177 8910 B734 10207 10926 11695 12064 13640 13948 14673 13149 15762 16973 17902 18328 19707 20359 20702 21 314 22350 23211 24198 24698 25583 26820 27476 28679 29930 30488 31108 32297 3311 5 34305 34645 35864 37380 38250 36719 30414 39954 40173 41121 41744 42820 43704 44443 45477 46379 47895 48658 49182 49813 75 701 1374 2373 3992

3811 4576 5304 6005 6834 7886 8294 9133 9779 10253 10939 11705 13221 13717 14065 14889 15262 15766 17016 17907 18333 19821 20403 20723 21S97 22710 23 225 24318 24808 26158 26828 27849 28767 30079 30495 31146 32392 33385 34365 3475 9 36976 37398 38341 38923 39545 39983 40558 41123 41996 42809 43740 44456 45487 46657 48109 48735 49363 49942 115 760 1449 2467 3042 3316 4649 5420 6022 7011 7985 6453 9156 9804 10348 11089 1182 4 12704 13738 14181 14780 15401 15843 17191 17970 18407 20132 20403 20839 21686 22938 23246 24228 25071 26228 26971 27686 28953 30149 30730 31221 32421 33432 34 407 35218 36006 37424 38464 38974 30558 40044 40669 41271 42105 42973 43888 44549 45596 48977 48148 48774 49419 502 847 1905 3494 8098 3378 4680 5476 6067 7160 8010 8462 9256 9956 10IM 11406 1 1880 13436 13783 14607 14876 18409 Î5848 17354 18090 18682 20200 20434 21080 21829 23100 23262 24361 25140 20235 27041 27809 39337 30250 30798 31271 32963 33442 3 4412 36353 36399 37494 36476 30262 39683 4011 40713 41347 42198 43001 44171 4462 8 45875 47038 48169 48865 49553 Bozüyük fabrikası 250 bin lira zarar gördü Ateş talaşlardan çıkmış ve iki dakika da her yeri sarmıştır Bozöyütrfabritasmda yanan makine daire sinin yangından evvel, ve sonraki [ki restnf iresinin içine dökülüyor. Bu esnada çatının tahta aksamı ateş alıyor. Bütün bu hâdiseler bir ereyan ettiği ve hâdise de amelenin paydos zamanına rastladığı için elde mevcut bir kaç bekçi yangın m önüne geçmek imkânı bulunamıyor. Fabrikanın yanan makine dairesinde Lana markalı 250 beygirlik büyük v« 180 beygirlik küçük ik uhar makinesi bir büyük dinamo ile diğer küçük- birdioamo kamilen yanmıştır. Katark binasında 2 adet katark müteaddit elektromotor, devvar testere, bir çıta makinesi ve bileme dair esinde de müteaddit olomotik bileme makinesi mevcut idi. Bütün bu kıymetli ve fennî tesisa t tamamen yanmış ve enkaz halinde kalmıştır. Bundan başka makineler arasına yerleştirilen 10, adet yumurta sandığı ve henüz istif mahalline sevkedilmiyen keresteler dahi yanarak zar ar ve siyan yekûnunu kabartmıştır. Yanan binalara pek yakın bulunan fabrika hastanesi, toh umluk, şerit testere binasına bir şey almamış, yalnız kereste kurutma fırınlan saçağmdan turu a sarfedilen gayret neticesinde söndürülmüştür. Binalara pek yakın geçen havai hat ve bilhass anan binaya muttasıl bulunan havai hat ayağı ahşap olduğu halde bir hüsnü tesadüf eseri olara ehlikeyi atlatmıştır. Fabrikanın yanması neticesinde tahmin edilen maddi zarar 250.000 lir adır. Müessese -nin çalışamıyacak bîr hale gelmesi aynca sararlara aebebîvet vermiştir. Müessese sigortalı Sdİ. Bu münasebetle bu mükemmel fabrikanın yeniden ınsa edileceği kuvvetle li " min ediliyor. Bu yangın dolavısile Bozüyük kasabası dahi büyük bir tehlike atlatmıştır. es ¦ nasmda kuvvetli bir rüzgar olsaydı kasabadan bir takım me>benüıin uçan alevli enkazdan teş alması ve fa -ciamn daha büyümesi ihtimali vardı. İnsanca hiç bir zayiat voktur. KÂMRAN 49752 500,000 lirayı kazananlar 5P0 bin lirayı kazanan 29202 mı -maralı biletin bir hissesi Üsküdar'da itBozüyük «Hususi» — Bozüyük kereste fabrikasının müessif bir kaza neticesinde yandığını telgra Bu husustaki tafsilâtı da veriyorum. 26/12/1932 sabahı saat altıya yirmi varken kasabaya pek yakın olan Bozüyük kereste fabrika sının düdüğü acı acı çalmağa haşladı. Diğer taraftan fabrika telefonu da jandarma santralına (makine dairesinin ateş aldığım ve nöb tçi a-melenİn düdüğü açarak daireden dışarı kaçtığını Bozüyük halkını tehlikeden haberdar etm in alınmasını) rica ediyor. Sokaklarda bekçileri (Fabrika yanıyor.. İmdada koşunuz.) diye bağ başlıyor. Halk uyanıyor. Yardım için fabrikaya koşan Boşu y ü k ahalisi makine dairesinin a-levler içinde olduğunu gör ar. Pek anî bir surette müesseseyi saran ateşin önüne geçilemiyerek fabrikanın makine dairesi

ve buna muttasıl olan katraklar binası tamamen yanıyor. Halkın pek fedakârane yardandan Il o yangının diğer ki -şunlara sirayetine meydan verilmi -yer ek söndürülebİliyor. Fabrika her gece saat 24 'e kadar BozüyUk kasabasını elektrikle tenvir etmek için çalışmaktad 24 te duran makine istim kaybetmemek üzere muntazaman ocak yakılmakta ve fabrikanın u mumi gece bekçıle -rinden başka ocak için de aynca nöbetçi amele beklemektedir. Bu ameleler katraklar dairesine muttasıl ve kârgir bir bina dahilinde olan makine ve ocak daires i tavanında hafif bir ateş görüyorlar. Derhal iş başına geçerek 12 metre İrtifamda olan tavan leden birisi çıkıyor. Yangın söndürme aleti ile ateşin Ününü al -mağa çatışıyor. Diğer taraft aberdar ediliyor. Bu çalışma esnasında ocakta yakılmak üzere hususî bîr tertibat ile kaza -nm ine toplanan testere talaşta-nnm alev aldığı görülüyor. Yanmağa I .ılıyın ve tehlikeli bir va n bu talaşlar birden makine daIfaiye kumandanı Kemal, muavini Hi • dayet, çavuş Mehmet, ahçı Mehmet EfendPer'e efrattan öcü nvna al-n -mıştır. Bileti satan. Bevoğlu'nda Mil-, yon gişesi sahibi Rauf Bey dün gece motört Üsküdar'a geçerek hisseleri olan iki bin beşer yüz lirayı kendilerine vermiştir. Kemal Bey hissiyatını şöyle ifade et-. mistir ı - — Hu par»vı almakla, vazifemize ve vatanımıza olan merbutİyetİmîı bir kat daha artmıştır. T dan bittabi snn derece memnunuz. ¦ İki bin beş yüz lira kazanan itfaiye efradı âdeta çocukça erret göstermektedirler. 20 kuruş tafsille alınan bilet 100 bin lira kazandı 100.000 liralık ikrartuyenin bir his -sesi K«ımpa*a*d» Yenileşme mahallesinde Atlamataşı'nda ilânumeratı hanede Feysİ Efendiye aittir. Feyzi Ef. aîtmıji"' seçkin, ton sakallı, esmer bir attır. Dün akıamkî sevincini bir mu -bar.'rim're sövle anlatmıştır: a — Bo bîletl haftada virmi kuruş lak' ¦it vermek suretile almıştım. Altı senedir tsyyare piyankosu bileti alıyorum. Şimdiye kadar hiç bir şey çıkmamıştı. Fakat bu sefer k ea{nmt ümit ediyordum. Hatta bu akasm bileti satın al* dıftım dÜkkinm ontrnden geçerken «bo a sam paralan beklerim ha..» dive ha-'• m NİIek'm dediğim ç'ktı. Parala-turu reh*t rahat «""v»< . ¦ Rüyasında görmüşi 200,000 lira kazana 37571 numa -rah biletin hir sahfhi Aksaray'da Mo -ratoasa ce mi vanında eczan mütekaidi yür***|i l«mail Bevdir. Kendisi dün gece Revo»*t.'nda bu'»n bir m« -fmi-ze tem*1' ¦•»v su sR'lerl srt-'env'rtr: m — Dün gece rüya gördüm. Rüvarn-da bir* bana telefon etti. «Katandım tebrî1! ederiz, n dedi. iniz dive sormaya kalmadan telefon kapandı. U -yandım. Bu akşam da Aksaray'daki kah ve de otururken arkadaslanma ¦görecek •;n;r. t |W8V İkrsnv-e»! ben kaıansra -ğım. »İmdi bana müj lers diyor dum. Daha tarımı bitirmeden Emlnönfl Cari gişesi sahibi Cemal Bey kahveye (¦ird i, müjdeyi verdi.» Cumhuriyet 1 Ka. Vacit rastı) darın, yorganların, bat -tnniyelerin unundan bavını doğrulttu. Saati er denberi kapalı duran gözlerini, günün zıyaı ma alıştırarak, etrafı »öyle bir »üzdü. Donuk, kül renkl sabahıydı. Sokaktan ve yandaki odalardan (elen bir turu gürültüler Va-eid'e saatin hayL il erlemiş olduğunu anlatmakta gecikmedi. Gerine gerine kalk' fa. Ayaklarma terliklerin i, sırtına rop dö sambnnı geçirdi. Pencerenin önünde bîr iskemleye iliftî. Bayran gününde yen giyinmiş bîr enik kadar nef'eliydî. Zaman zaman ta İçin* den gelen sevinç dalgalan dudakların kadar yükseliyor, hafif tebessümlerle nihayet buluyordu. Kapı açıldı; elinde bir bardak çayla annesi gûrdİ. — Ben de simdi seni uyandırmağa geliyordum. Saat onu geçti. Giyin art ak.. Vecit yerinden fırladı, yeni bir se • Tİnç hsvasının tesirile annesini kucakladı, öptü, sevdi s'e ihtiyar ka -dma da sirayet etmişti. Gülüştüler, şaka-Lifti Ur Annesi; — Haydi bakalım yann yeni seneye giriyoruz, dedi, hep böyle neşeli olur -sun inşallah. Yeni senet.. 932 nîn son günü!.. Annesi çıktıktan sonra Vacit gene iskemlesine oturdu. Düşündü; gözleri * nin önünden bir taka ler geçi -yor. binbir narca m>nıarav'a ek'enmis garip bir filim gibi dimağından akıp gidiy ordu. Şimdi son 24 saatini geçirdiği koca 932 senesinin mes'ut olabildiği, sevi ¦ nebildiği günü, y bugündü. 12 ay ne acılar, ne parasızlıklar, ne sefaletler çekmişti. Birdenbire işinden çıkar bulunduğunu ha -tadadı. Srhİj bankadan tam 931 kâmı -nuevvelinın sonunda ayrılmıştı. Bu ay -n . 932 kânunuevvelinin Sonı>na W dar devam e*mi-ti. B''*ün sene işsizlikten, parasıı! ktan ve bunlardan mütevellit daha bin türlü can askısından basını alamamıştı.

Gayriihtiyari annesinin sözlerini yemden duvdu; — Yarın yeni seneye giriyoruz. Hep bövle ne-r'i o'ıırsun İnşallah.. Bu lâf bir hınstiyan an'anesinden kinaye idi. İman bir seneye ne şekilde, ne vasiyette g irerse öylece bitİrirmiş... Muhakkak ki bu efsanenin aslı vardı. Bu seneye İşsiz girmiş ve he iz kal -mı»iı. Fakat işte bugün Zingal kâtibi umumi t i Cevat Cemal Bey şirkette bir memuriye bulduğunu kendisine mek -tupla bi'dİrmiş, davet etmişti. Ayrıca kuvvetli bir pistonla mürac aat ettiği Evkaftan da •münnıip bir yrr bul imaca -ğı> rivayetleri sıamağa haılnmisti. E... T n bu kadar lûlfundan sonra, cebindeki beşte bir bilete, tayyare piyanko -sundan bir ikramiye de pekâlâ beklenebilirdi. Basit bir cebir muadelesi halleder gibi hakikati buldu; 931 senesine işsiz badamış, işsîz ka'mıstı. 932 ye güzel talihe başlıyordu. Binaenaleyh güzel ta-Ule hitirrcekti. Vacit işte bundan dolayı neş'eliydi. Kalkb. Giyindi. Zingal şirketine yol -landı. *** Cevat Cemal Bev kendisin! kemali nezaketle karşıladı. Fakat verdiği cevap şu oldu: — Affın i» istirham ederim. Maale -sef size mektubu yolladıktan iki saniye sonra müdîri umumî beyefendi emir verdi. Bütçedeki tasarruf dolayısîle şirkete yeni memur alınmıyacakmış... Vacit bu î'k darh-rvı teririle bütün neş'esîni ve hayat kabiliyetini adeta kaybetmişti. Aksam kadar şurada bı*-rada somurtkan, aomurtpan drdastı. 'J-midi Evkaftan bugünlerde gelmesi lâzım olan cevaba kalmıştı. Gerçi oraya alınacağı muhakkaktı ama... Maaşının nz olmasındn ko k kıt kanaat bu para ile geçinmeği kararlaştırdı. •e* Eve gelince masasının üstünde su mektubu buldu: Muhterem efendim, ¦Seneî sabıkadanberu tazyİkatı taham-mülgüdaıını icra etmekte olan varidat u kadrolarımızda dahi tenkİhatı lât-me ifasmı bir emri zaruri kı'makta olduğundan ve şimdilik bir memuriyet bulunmadığından ......... ve saire. ..» Biçare Vacit bu ret ile büsbütün ser -sem'edi ve yalağının ü»erine röktii. 932 nin artık son akşamıydı. Büyük bir asma saat 932 için son taklaklarını vuruvordu. Salondaki radyo tayyare pîvankosu nun kazanan numaralarını sÖvlUy,'rdo. Vacit yeni bir hamle ile kulak kabarttı. — 500.000 lira 3376 numaraya... Cebinden kendi biletini çıkardı. Nu -marnsı 3375.. Son ümidi de suya düş -müştü. Başını yastı — Adam sen de, diye söyledi. Boş yere kendimi aldatıyorum. Sanki hayatta önümüzdeki sene İçin ediğim ne var? Hiç.. Ama zaten bu senelerin gelip gitmesi de boş şey. Bir takvimin eskim esinden, t;r rakamın değismes-nden ibaret. Hayat bir taksi saati, seneler onun fiat gösteren numaralan; bir sene ile yenisi arasında yalnız, sıfırla birin farkı var... 1932 + 1 = 1933 CAN - DO Konya Halk Fırkası kongresi Halk Fırkan kongresinde Konya (Hususi) — Cumhuriyet Halk Fırkos> Konya vilâyet kongresi üç gün müddetle devem etmiş v ncümenlere lefrîk olunarak çalışdrras ve heyeti u -mumiyode kazAİarunmn (14) ünden gelen dile leri ve fırkanın teşkilât kıs -mmuı teazzuv ve daha fazla inkişafı hakkında yaoılmış o'an mes arzbultınantardan bir artıp lan tesbit edilmiş ve büyük kongreye lâzım gelen müme^ülerini ve yen et idare heyetini intihap etmiştir. Yeni vilâyet idare heyeti tekrar bir içtima yaparak vilâyet idare heyetinin yeni idare reisini İntihap edecek ve yeni faaliyetlerine bn-hya-aktır. İdare lâmbası için Birbirlerini vurdular Dün gece saat 22 de Küçükçamlı-ca'da sucu ahırlarında oturan Şaban ile arkadaşı Ali arasında n kavga çıkmış. Ali e-line geçirdiği bir keseri Şaban'ın başına indirerek ağır surette yarmış eki sopayı Alî'ye vurmuş, el ve yüzünden hafifçe yaralamıştır. Bir müddet sonra baygın bir haldi- yere yuvarlanan Şabnn Haydarpaşa hastanesine nakledil miş, Ali de yakalanmıştır. Tabanca patlamış Evvelki gün saat 11 de Fatih'te Hoca üvey s mahallesinde oturan Ahmet Ef. tabancasını te mizlerken kazaen elinden düşerek patlamış, çıkan kurşun adamcağızın kalçasına isabet edip yar Ef. hastaneye kaldırılmıştır. Katil Aziz dün tevkif edildi Bundan üç buçuk ay kadar evvel Kartal'da bir cinayet olmuş, oduncu İbrahim, korucu Azİz tara

fından Öldürülmüştü- Katil cinayetten son- * ra kaçmağa muvaffak olduğundan o zamandanberi ar Dün Kartal istasyonundan şüpheli bir vaziyette trene binen bir adam nazari dikkati cel betmis ve Cafer çavuş bu şahsın oduncu İbrahim'in katîlİ korucu Azİz olduğunu teşhis etmiştir alanarak Adliyeye aevkolunm ustur. HARİCÎ HABERLER ? Saatte 160 kilometre giden tren Berlin 31 (A.A.) — VVolff ajansı bildiriyor! «Uçan Hamburg'la» İsmi verilen Hambourg - Berlin yıldırım treni, tec -rübe mahiyetinde yaptığ erde saatte azamî 160 kilometre sür'atle yol almıştır. Trenin 120 kilometreye yaklaşan vasati sür'ati alelacele sür'at katarının sür'atinden takrib en %25 nisbetinde daha fazla olmuştur. Cenubî Afrika'da şiddetli bir zelzele Yohanncslıourg 31 (A.A.) — (Cenubî Afrika'da) — Büyük bir saba dahilinde ş-mdiye kadar burada misli gö -rülmemiş derecede şiddetli bîr zelzele olmuştur. En kuvvetli rarsıntı, 100 saniye sürmüştür. Halk büyük bir korku ve telâş içinde kalmıştır. B uğramıştır. Nüfusça zayiat vukuuna dair bu saate kadar bîr haber gelmemiştir. Bu zelzelenin mc-kezî muhitinin Yo-hannesbourg'dan 300 mü1 uzakta olduğu söylenmektedir. Belçika vergilerini arttırdı Brüksel 31 (AA) — VVolff ajan -undan: Hükümet tarafından neşredilen bir emirnamede istihlâk vergileri ve gümrük tarifeleri, bü'çey: in maksadîle, arttırılmıştır. Bu a-ltıtmalar, pek ya -kında mer'iyet mevkiine girecektir. Kahve, çay ve kibritten alınan gümrük resîmlerî bir mi- 'i tezyit edilmiştir. Bira, madenî va kerden alman resimler de arttırılmıştır. Yeni resimler 1933 senesi müddetince mer'i oîacak -t Hicaz'da çıkan isyan bastırıldı Londra 31 (A.A.) — Mekke hükümeti tarafından neşredilen ve Londra'ya gelen resmî bîr tebfîğe nissu-ud'un askerleri Aair'de çıkan isyan hareketini tamanıile bastırmıştır. Bu isyanın m-rkezi Ash* eyaletinin en mühim şehirleri olan Yezan ve Sabia idi. Asîler îtaat ve tedimİye* göstermiş -terdir. Asir'de şV.di sükûn hüküm sürmektedir. i t^3Yerli halıcılığı nîçin ihmal ediyoruz? Kulada bütün havaliye malzeme yetiş tiren ve halı yapan bir fabrika Fabrikanın tarak Kula (Husus!) — Kula'da on ila sene evvel faaliyete başlı yan Çolakzade h ah kumpanyasının fabrikası 3000 metro murabbaı bir saha üzerinde kurul • muştur. Fabrika üç t skim tarak vargel, ilmeleri boyamak için son sistem makineli karanlar, yıka ma, kurutma, sıkma gibi ameliyeyi ifa eden makinelerle mücehhezdir. Her türlü tesisatı havi olan alelye kâmında halı iği. halıya mahsus el işleri ark ısları yapı ni -lahk ve şayağa elverişli ipleri de imal edecek vesaite malıktır. Fabrikanın motörü 140 be r kuvvetindedir. 260 beygir ktvvetinde de mükemmel bir islim kazanı vardır. Fabrika 90 amele tarafından idare e-dİlmektedİr. Halı atelyesinde 100-110 ve makalelerde de 400 amelesi vardır. Bunlar kmdi evlerinde fabrika hesabına çalışaı kadınlardır. Yapılan i Denizli ve bparta ve Kula'da halı İçin kullandır. Bu yerlerde fmal edilen haldarm satış merk ezi Irmir olup istanbul'da da h-r tubesi vardır. dairesinden bir İntiba" Hah imalâtı bu yd diğer senelere nazaran çok düşüktür. Umumî buhranın tevlit eylediği tesirat satı resmiye ve hususiyedeki bürolar ve salonlarda acem halısı kullanılmak suretîle yerli ma llarımıza rağbet etrmyisimiz de bunda müessir olmaktadır. Halbuki: Kula fabrikasında boyanan ip -ferle İsparta'da Acem halılarına faik bîr şekilde dokunan halılarımız her yerde kullanıl hem para dahilde kalır ve hem de bu gibi müesseeahn in-kişafile bir çok aileler barınmış olur u. Acem halılannm memleketimize İthal edilmemesi iktisadî bir siyaset olarak kabul edilir se ve yahut yerli malları miri himaye edecek bir şekilde İthal olu • nur-, o zaman yerli haldan revaç bul -duğu kadar böyle müesseselerimiz de inkişaf etmîş olur. Bence marazı değil azı tedavi etmelidir. Halıcılık cephesinden muhterem iktisat Vekilimizin bu gîb müessesatjn yasamasına âmil olan sebepleri ihzar edeceğine şüphemiz yoktur. r»"-«.4«FTT,V 4 VV/ İzmit'te bir pirinç fabrikası açıldı Inşsahna üç ay evvel başlanan İzmît pirinç fabrîkasmın tesisatı ikmal edildi-ğındeı. küsat re pıl-mif'tr. Mrrarimdc Kocaeli Valisile bir çok zevat ve kalabalık bir halk kütlesi hazır b ulunmuştur. Fabrikanın mü -essİv İhsan Şakır Bey davetlilere bir no-tuk söylemiş, Kocaeli Val

e bu nutka vfı' . carıpta müesaislere muvaf -fakiyet temenni etmiştir. Fabrika ?4 saatte 10 ton islrruıal ka-biliyetindedir. Şimdiye kadar mahsulünü çeltik halİrde ucuzca satarak an -eak mutavassıtlara kazandıran Kocaeli çiftçileri, mucitlerinde böyle b ir fabrikanın açılmasından çok memnun olmuşlardır. Bu münasebetle fabrikanın İşlemeğe açılmad unanları gösteren bir folojfrrafı dereedİyorus. Eskişehir'de Seker fabrikası İs Bankası Eskişehir'de bir fabrika yaptıracak Eskişehir (Hususi) — Umumi bub -randan kendinr g"re müteessir olan Es -Icfşehir son günler de hayırlı bîr teşeb -hüsün verdiği genişlikle ilerlemeğe başlamıştır. Memleketin bir çok hay fakiyetle başaran İş Ban -kaaı burada bir lekvv fabrikan kurmak için teşebbüse girişmiş ve ci ov -vetfi bir netice hsssrlamts ve Eskişehir'i rstâkbelİni aydınU broşta-. Senede iki mil yon dönüm serirat yanan ve iki yüz bin dönümlük sulanır arazisi bulunan Eskişehir içîn buğday rtık tatminkâr değildi. Çünkü bir nevî mahsul elde etmekle köylü fiat düşkünlükleri kuraklık l amalara mukavemet edemiyor, çalıştı iri nisbet -te kazanamıyorda. Halbuki Eskişehir sn müsa t pancar sahası olduğu için bir şeker fabrikasına ve en güzel arpsvı yetiştirdi*; için bir bi brikasına lâyıktı. Bunlardan gayri Eskişehir'de mevcut alâh zîraİve at rry eleri, demirhanele u iplîk fabrikaları ve daha bir çok sınai müesseseler kasaharrm bâr san'at mer • keri olmak h s osundaki istidadını art -tarıyordu. Senede altmış bin dönüm pancar e-kilmesi hububat riraatinin kısmen tah -didîni mucip olacağı i fabrikada çalışacak ski bm ame'enüı piyasaya dökecekleri paralar da aha verimleri krrtsb racak, beri tarafta mevcut kiremit fabrikaları ve kereste tüccarları kendilerine yeni bir müşteri bulmuş olacaklardır. Burada kış çok düzgün ve uygun şerait altında başlamış, şimdi yedek geniş zeriyat yapılmış ve gin bir "ratihh-1 Omîdİle kuvvetlen -mistir. Yalnız Ziraat Bankasının ela -eaklannı orun vad elî taksitlere bağla • ması haberi de teeyyöt ederse bundan köylü daha -ok istifade edecek ve banka da tahsilatını tanzim eylemiş bulu -nacaktır. - ¦ ea.aja—. r. ..ı... salsa —ı— yt;v selmesi ihtimali de pek azdır. Borsaya; günde iki vagon fazla mal gelme -m ektedir Hatların düşkünlüğü en rJ • vade yeni sene aeriyetınaa müsait şer yapılmasından ve kısmen de İstanbul'a gönderilen malların çok ocur sah'masmdan ileri gelmekt dir. Memleket IhelbeırDerl Bursa Fırka kongresi bitti Bursa 20 (Hususi)— C. H. Fırkası kaza kongresinin toplanması münese-betÜe dün gece belediyede bir ziyafet verildi. Bu ziyafette köylü ve şehirli murahhaslarla, vali bey ve fırka erki m bulundular. Halk Fırkasının yap lığ-, içtimai inkılâbı bu ziyafette mütalea etmek kabildi. aşlar alafranga bir sofrada yemek elmasım ve pekâlâ çatal, bıçak kullanmasını biliyorlardı. A her çeşit ve her meslek adamının ve memleket valisinin bulunduğunu gören köylüler bu manzara pek memnundular. Badehu kongre müzakerata başladı. Ve memleket ihtiyaçtan etrafında takri rler verildi Yeni kaza idare heyeti seçildi. Yeni idare heyetine AIİ Sırrı, Tayyar. Ali Talip, Nurettin ve Mazhar Beyler İntihap o-lundular.— Musa Cingöz Recai'nin harikulade maceraları fezan; SERVER BE Ol 1 l\ Artık, Cingöz, dolap kapısının açılmasını temenni etmeğe başla -muti Bu İki serseriyle mücade du. Sükûnetle bekledi. Fakat biraz sonra içeri giren a -dam: — Bu muşamba İle çıkacağım, paltoya lUzum yok. Yağmur da yağıyor. Kukuletesini başıma geçiri ar. — Çok iyi, çok iyi. haydİl En büyük felâket baş gösteriyordu, Cingöz güçlükle nefes almağa başlamıştı, dolabın havası bo yordu. Bu gidişle ne olacak? O sıkışık, berbat vaziyette, fena hava içinde, CingÖz'Un kolu bu u gittikçe ağrıyacak, sızlıyacak, eli ayağı der -mandan kesilecek, bütün vücudu pestile dönec hlikeyi hissetti ve kilidi sökmeyi tecrübe etmek istedi. Ne mümkün I Cebinden çakıyı bile çık mıştı. «Buyurun bakalım!» diye mırıldandı. Bu cendereden kurtulmak içîn dolabın içinde yarım saat uğraştı: Dizleri, ayakları ve ellerİle arka taraftaki kaplamalarını çatlat -mağa ve ayırmağa çalıştı. Mümkün değil I Dolabı sarsarak k, bîr tarafını kırmak İstedi, kilidi tırnaklarİle sökmeği bile düşündü, hayır hayırl Dolabın n ve kadere teslim olmaktan başka çare yoktu. Evİn içinde gene bîr sürü ayak sesleri vardı. Telefonla çağırdıkları adamlar gelmiş olacaklar larda, odalarda dolaşıyorlar, a-gır şeyler kaldırıyorlar, sürüklüyorlar, oraya buraya çekiyor ngöz bağıraa bile onlara sesini işitti-remezdi.

Dolabın bulunduğu odaya içlerin- I den birinin gelmesini bekledi. Belki bir saatten fazla bekledi. Nihayet oda kapısı açılmıştı ve içeriye biri girdi. Cingöz, bir sarhoşun yayık ağzını taklit ederek dolabın içinde avazı çıktığı kadar bağırarak amıştı. Odadan içeri giren adamın aynk sesleri derhal uzaklaştı, biraz sonra yuknrki nrkadaşlarile gelmişti. Ötekiler: — Haydi bakalım, şu gazeli biz de dinliydim, dediler. Cingöz sesini çıkarmadı. Hepsini meraka düşürmek istiyordu. Bir tanesi dedi ki sen rüya gör • müşsün! — Rüya görmedim. Şu dolabın içinde bir adam yoksa kahrolayım! Başka bir ses çıktı t — Açıp bakması güç değil a! Dolabın kilidine bir anahtar so kuldu. Kilit çevrilir çevrilmez. Cingöz, dolabın kapısına öyle bir yükleniş yüklendi ki, hızl a duranlardan en yakındakini yere yuvarlamış, kiminin başına çarpmış, kimini dr şaşkınlıktan bırakmıştı. Cingöz bu kargaşalıktan istifade ederek rovelverini yukarı kaldırdı ve bağırdı: — Eller yukarıya! Kim kımıldarsa yakarımI Ev muhasara altında -dır, nafile hareketlerden vaz eçiniz! Karşısında dört kişi vardı. Dar, uzun bir odada bulunuyordu. Burasını ilk defa görüyor. Besbe n sefer bu eve geldiği vakit kilitli bulduğu oda bu olacak. Herkes ellerini yukarı kaldırdı. Petrol lâmbası, heriflerin arkasında durduğu için yüzlerini göre -miyordu. Fakat hepsine doğru birer birer yaklaştı, başını yüzlerine doğ ¦ ru uzatarak n birer birer gözlerinin içine baktı, geri çekildi. bİr çığlığa benziyen usun. keskin bir kah tı. Bu. müthiş bir sesti. Karşısındakİlerin biraz ürpererek sendelediklerini gördü. Çünkü bu ktan duyulacağı muhakkaktı ve esasen Cingöz de dışarıda bulunan adamlarına bir işaret vermek işti. Boş kalan elile cebinden tabakasını çıkardı, içinden bir cîgara çıkardı, ağsına İliştirdi, ta , çakmağını çıkardı. cİgarssını tutturdu; odada, bir karyolanın a-yak ucunda duran eski bir koltuğa olurdu, ayabayak üstüne attı ve karşısında sıraya dizilen di-l kişinin üstünde gözlerini gezdirerek dedi kİ: — Siz bir kumpanya imişsiniz ha?. Pekâlâ.. Sükûnetle konuşalım. Yabancınız değilim. Kulunuz d en biraz çakarım, ihtimal beni hâlâ tanıyamadınıs. Çünkü, Allah belâsını versin, bu gaz lâmba göremiyoruz. Karşısındakiler o kadar şaşırmışlardı ki birbirlerine bile bakamıyor-lardı. Hepsinin hayret v parlıyan gözleri birer küçük sivri ışık halinde Cingös'ün üstünde ge -ziyordu. Yalnız bîr ta da küçük bir hareket belirmişti. Cinvöz güldü: — Zahmet etme. dedi, nafiledir iki gözUm. kolunu daha fazla kıpırdatırsan hepiniz yanarsınız! Sen beni hâlâ tanıyamadın galiba: Cingöz Recaİl Bu ismi duyar duymaz, bitişik O-daya bir yıldırım düşmüş gibi, hepsi birden sıçradılar ve son kaldılar. Artık gösterim ondan hiç ayırmıyorlardı. Cingöz hepsine birden dedi kîı — Beyefendileri Görüyorsunuz k yabancınız değilim. Fakat sizin nim aramda iki fark >ardır: Evvelâ ben adam öldürmem: ikincisi de sisin gibi sersemce ha reket etmem. Gerçi bu işin barı safhalarında çok mükemmel çalıştınız. Az çok tahsil gormiis. ar olduğunuz hem kdığınııdan, kıyafetinizden, hem de yaptığınız işlerden belli! Şimdi, beyefe ne tarafından dönülse kârdır. Yaptığınız hataları tamir etmek isterseniz bana karşı açık olm İçlerinden biri Cinp/Ös'r doğru bû adım attı. Basını sol tarafa doğru garip bir tarzda iğmiıt rinde, manası anlaşılmıyan derin bir ifade vardı. Cİncöz bu adamı tanıdı: Süleyman Tahİr. Fak k, ne »üylrmrk İstiyordu? Cingöz ona cesaret vermek İçİn, semimf bir sesle: —Buyurun Süleyman Tahir Beyi dedi. Adam. gözlerini ChtvnVe dlV-refc, büvük bir yemin etlikt--* «»rs de dt ki' Uabadt iar I Kanunusani' 'Cumhuriyet Bir Yıllık Cihan Siyaseti icmali ve Türkiye Vekayii 1932 senesinde yükselen ve düsen cihan devletleri ricali; yukarıda yükselenler »ağdan sola d oğru sıra ile: Fransa'da Pol Bonkur, Alman ya'da Von Şlayher, İtalya'da Mussolini, Yunan

istan'da Çaldaria, Rusya'da Stalin, Polonya'da Baron Bek, Romanya'da Manyü, Macarist an'da jeneral Gönböz.Japonya'da Uaida, Amerika'da Roosevelt Aşağıda düşenler sağdan sola doğr e: Fransa'da Heryo, Al manya'da Brüning, İtalya'da Grandi, Yunanistan'da Venizelos, Rusya'da Zinoviyef, Pol onya'da Zaleski, Romanya'da Yorga, Macaristan'da Karolyi, Japonya'da Jün Kay, A merika'da Hoover. 1932 cihan tarihinin bir yıldönümüdür 1932 yılı eihsn siyasetin"» en mü -bira senelerinden ve cihan tarihinin dikkate sayan do num noktalarından birini teşkil etti. Çünkü harbi umuminin ihdas ettiği gayritabii variyet i lk defa bu sene içinde temelinden sarsıldı. Harbi o-mumiden galip çıkan devletler yeni bir harbin çıkmasını güçlejtirecsk ve yeni bir felâketin vukuuna vesile ve sebep bırakmıyacak bî te dünyaya adalet ve hakka müstenit bîr nîzam ve intizam verecekleri verde yalnız kendi si yasî hm ve emellerini geniş bir surette utiha*<'* el***ruTvvet vermişlerdi- Mağ -sup dev letlerin ellerini ayaklarını ilelebet bazlı tutmak için bir taraftan bunlara tamirat gîbî bi r çok nesillere şamil olacak ve altınd-- - hiç çıkılmıyacak mali bir yük yükletmişler ve diğe bu milletleri silâhtan ve hatta her türlü ve en ufak müdafaa kabiliyet ve kudretinden ma hrum bırakmışlardı. ...Bu gayritabii hal bizzarare cihanşümul iktisadî buhranı ve milletler a -smda itimatsızlığı doğurmuştu. Bunun devamı harp. anarşi, ihtilâl ve en sonu rüSan medeniyet hilâti olacaktı. Bu hakntat ilk defa 1932 senesinde biîvîik mi1!-*'"" tarafından ciddi surette takdit e dildi. Gayritabii vaziyetin izalen esbabına tevessül edildi. Senetrn en mühim cihan mes'e!e!eri TAMİRAT VE HARP BORÇLA -RI — Lozan'da toplanan konferansta Almanya'nın tamirat yükünün yüzde sanı ilga edildi. Avrupa'lı devletler kendi aralarındaki harp borçların -dan vaz geçtiler. F akat bu fedakârlıklar ve müsaadeler Amerika'nın dahi Avrupa devletlerinin harp borçlarına ey ni surette muamele etmesi şartına talik edilmiştir. Lakin sene geçti. Amerika Reisicumhur ve hükümet ve parlamento derişmesi münasebeti! e fi t ret devri içinde bulunduûundan Avrupa bir türlü Amerika ile harp borçlan mes'elesi hakkınd a u-yuaamadı. By ı. yeni yıla kaldı. SİLAHLARI BIRAKMA MES'ELESİ — Cihan riyasetinde en büyük iti -matsızlığı ve gerginlisi tevlit mağlûp düetlerin müdaf*a silâhından ve kabiliyetinden mahrum bırakılman vaziyeti dnhi 1932 s sinde oldukça salâha yüz tutmuştur. Cenevre'de toplanan beş büyük devlet yani İngiltere, Fran Almanya. İtalya ve Amerika Başvekilleri ve Hariciye Nazırları ve fevkalâde salâhiyet sahibi mümessilleri tarafından Almanya île diğer mağlûp devletlerin emniyet ve müdafaada diğer devl erle müsavi hak sahibi oldukları esas i*î***rile t»«**<k -dildi. F«k«t bu es asm tatbiki çare inin tayini 1933 te toplanacak silâhlan bırakma konferansının ikinci devresine bırakıldı. IKTTCA.DÎ CİHAN KONFFRAN -SI— Bâl'dc toplanan malî mütehassıslar c«h«n bııhran"*ın hülün mi!t f edilmesine lüzum görmüşlerdi. Lozan konferansında dahi bu esas kabul edilmişti. Bütün devle r İktisadi cihan konferansmın aktine r arı olmuşlardır. Yalnız Amerika harp borçlan ve gümrük feleri hariç bıra-lulmsk sartile konferansa iştirak ede • neftini bildirmişti. Konferans içi n hazrr-ok yanmak ürere mail ve iktisadi hey-netmilel üa komisyon teşkil edildi. Fakat bu komisyonlar bir karara gelemediler. Bundan banka ba konferanstan evvel harp borçlan mes'eleainin halle -dilmesi lüzumuna tasdikte bütün Avrupa devletleri müttefiktir MANÇURİ MES'ELESİ — Senenin en mühim sıvası mes'elesi Mançuri olmuştur. Bir defa Japonya ile diğer defa Japonya ile Rusya arasmda olmak üzere büyük harbe sebep olan Mançuri mes'elesi 1931 senesinin son-lanna doğru tekrar vahamet krıbet-misti. Son Japon - Rus harbinde n sonra bo rengfn memlekette şimali Ruslara ve cenuba Japonlara ait olmak üzere i".ı'n mıntıkası tesis edilnvvti. Kuı'lar ve Japon'lar kendilerine ait mıntakalardaki denvryol'ann muhafazası irin hatla nn İki tarafında askeri kuvvetler bulundurmak hakkını almışlardı. Japon'lar Ötedenberi Mançur kendileri için ana yurt ve Japon sanayii ve sermayesi için serbest mahreç addettikleri nden burada muhtelif tesisata ve madenlere milyarlarca sermaye yatır -mışlardı. Para ve iş çok olduğundan buraya milyon'arca muhacir gelmiştir. Çin ü'kesi Manen hanedanı idaresinde ken Çin'lilerin Mançuri'de yerleşmesi memnu idi. Mançuriye'de Çin'li nüfu -sun artması üzerin hükümeti burada Japon tebaasına bir çok müskü -lât çıkarmış ve taraf taraf zuhur eden Çin'li ortalığı kan ve ateş içinde bırakmıştı. Japonya dahi menafîîni ve hukukunu muhafaza için askeri harekâta mecbur olmuşta. Japon'lar Şeddi Çin'e kadar cenubi Mançuriye'yi işgal ettiklerin! Çin'li eşkiyayı takip münasebetile s nin sonuna doğru Rus mıntakasını dahi kamilen istilâ ettiler.

Mançuri*de Japonlara karşı âeİz kalan Çinliler asıl Çin'de Japon emteasma karşı bovkot ilân e aşka Şanghay'ın Çîn'li mahallelerinde diğer Çin beldelerinde Japon tebaasına taarruzda bulund r. Japonya hükümeti tebaasını muhafaza için 28 kânunusanide Şanghay'a bir miktar asker gönder . Buradaki Çin ordusu kendi'itinden şiddetli mukavemet gösterdiğinden Japonya Şanghay'a ye niden külliyetli miktarda asker ve donanma göndermeğe ve harben Şanghay'ı ve civarını zaptetm mecbur olmuştu. Bu suretle büyük bir harp tehlikesi zuhur etmiş idi. Şu kadar var ki her iki devlet harp Hân etmediğinden Cemiyeti Akvamın tavassut ve murakabesi kolay oldu. J apon kuvvetleri bazı şartlar ile Şanghay'ı tahliye ettiler. Fakat Manmıri mes*e'e*rnde Cemiyeti* Akvam mü«kül mevkide kaldı ve bir iş göremedi. Cemiyeti kvam mes'eleyı mahallînde tetkik için yedi devletin iştiraki ile Lord Lytton'un riyaseti al • tında Mançuri'ye senenin ilk aylannda bir heyei göndermişti. Heyetin tahakkuku ve ra porunu hazırlaması sekiz ay sürdü. Bu esnada Mançuri'de sakıt Cİn hakanı ve Maneo sülâlesinin riyaseti slı nd* müstakil bİr hü -kûmet teşekkül etmiştir. Japonya devleti bu yeni müstakil h esmen tanıdığı gibi kendisi ile bîr ittifak muahedesi aktetti. Bu suretle kendisi İçin dönülm abil olmıyan bir emri vaki yapb. Senenin sonunda Cemiyeti Akvam Meclisi tahkik kom isyonunun raporunu almış ise de bir şeye karar ve-remeyip isi büyük meclise bırakmıştır. Büyü dahi iki tarafı telife çalışmak için İsi Cemiyeti Akvamın daimi konuayanu olan na dokuzlar ko iaronuna havale etmiştir. • Muhtelif memleketlerde Siyasî vak'alar Avrupa'da TÜRKİYE — 1932 senesi zarfında cihan siyasetinde Türkiye mühim bir sulh âmili olduğunu bütün sbat etti. Bunun en bariz delili Türkiye'nin Cemiyeti Akvama girmesidir. Coğrafî vaz iyeti ve tarihî ehemmiyeti ve terakki ve teceddütte gösterdiği fevkalâde sür'at ve muvaffaki yet devletlerin nazarmda Türkiye'nin şeref ve mevkiini çok yükseltmiş idi. Bunun için Avrupa ve hatta cihan devletleri Türkiye'nin Cemiyeti Akvamda diğer devletler arasında bu -l unmasını can ve gönülden diliyorlardı. Komşumuz ve dostumuz Yunanistan'ın teklifi ve İtalya'n Fransa'nın müzahereti ile bu beynelmilel müesseseye girmek için davet edildik. Gar be t evec- . cüh eden ve sulh ve müsalemet ve iktisadiyat sahasında garp devletleri ile birlikte yürümeğe azmeden hükümeti-. miz tabiî bu daveti kabul etti. Cemiyeti Akvama ittifakı a İle kabul edildik. Cemiyeti Akvamın insaniyet- hizmet e-den umum komisyonları ile za ten öte-. denberi birlikte çalışıyor idik. Şimdi Cemiyeti Akvam azası olarak bu bey -nelmi el müessesede doğrudan doğruya, diğer devletler ile teşriki mesai ettik. ... Mayısta Başvekil İsmet Pasa İle Tev-fîk Rüştü Beyin Moskova'ya icra eyledikleri seyahat ve bu müteakip Roma'ya yapılan ziyaret şark ve garpteki iki büyük devlet ile olan münasebetlerimiz i takviye etti. Cumhuriyetin dokuzuncu senei devriyesi münasebetile Iran Hariciye Nazırının Ankara'yı ziyareti şarklı bu iki devlet arasmda teessüs eden samimi dostluğu bir ka aha sağlamlaştırdı. İki devletin hudutlannda asayiş ve. iktisadiyat icabı olarak yapılan tashihat bo ikİ komşa d evlet arasında pürüzlü hiç bir mes'ele bırakmamıştır. ALMANYA — 1932 senesinde en çok hâdiseler ve buhranlar geçiren Avrupa memleketi Almanya olmuştur. Harbin ba memlekette hâsıl ettiği gayritabii veziyet ve buna inzimam eden mali ve iktisadî buhran memleketin dahilî, siyaset ve asayişini ve muvazenesini dahi bozmuşt a. Fakat bu kadar tehlikelere rağmen Almanya'da senenin s© -nunda siyasî vaziyet ve İdar e istikrar, bulmuştur. Senenin iptidasında Başvekil Brünîng'in kabinesi parlâmento -da yalnız merkez fırkası ile mutedillere istinat ediyor ve faşistlere ve komünistlere hasım olan sos yalistlerden dahi muzaheret görüyordu. Almanya haricen ve dahilen gayet nazik ve müşkül bir vasiyette bulunduğu sırada Reisicumhu r intihabı zamanı gelmişti, Mareşal Hindenburg 84 yaşında. olmasına rağmen Alman milletine hi t içîn tekrar namzetliğini koydu. Faşistler Hitler'i Mareşal'a karşı namzet Çıkardılar. Lâkin tta Mareşal, yîrmi milyona yakın rey ile yedi sene için tekrar Reisicumhur oldu. Hitler on üç milyon rey aldığından ekalliyette kaldı. Sonra Faşistler alabildiğine ortalığı tethiş ettiklerinden M. Brüning bunla-nn hücum kıt'alan n -. dan dolayı Başvekil île Reisicumhur a-rasında ihtilâf çıktı. Brüning istifa eyledi. Yeri o fanca kabineyi başka etti. Lâkin bu zat hiç bîr fırkaya istinat etmiyor idi. Yegâne müzahiri ordu fle Reisicumhur idi. Maahaza Lozan'da tamirat mes'elesini halletmeğe ve malî va İktisadi bir çok ıslahat yapmağa muvaffak olmuştur. Parlâmentodan daima muhalefet gördüğünden Rayiştag meclîsini dağıt İcra edilen intihapta faşistler iki misli fazla meb'us. çıkardılar. Bundan evvel Prusy a parlâmentosu intihabında dahi pek çok meb'us çıkarmışlardı. Fakat her iki parla -mentoda ek

iyeti mutlaka temin ede-. mediklerinden bir tÜriO vaziyete hâkim olamadılar. Bunun üzeri ne Von Papen Prusya hükümetine dahi işten el çektirerek Almanya ve Prusya hükümet -(erini bi rleştirdi. Yeni devlet parlâmentosu ile iş görmeğe imkân olmadığından Rayİştag 12 eylû'dc fes ay sonra yapılan intihapta faşistler ilk defa. geriliyerek otuzdan fazla meb'us kayb et-tiler. Milliyetperverler ve mutedil fır -kalar hayli meb'us kazandılar. Lâkin en büyük fırka olarak faşistler kaldı. Mareşal Hindenburg parlâmentoya ve fırkalara istinat eden bir hükümet teşkil. edilmesini İstediğinden Von Papen'in istifası üzerine Müdafaaİ Milli zın Jeneral Şlâyher Başvekil oldu. Yenİ Başvekil asker olmakla beraber, amele birlikleri ve siyasî fırkalar İle o-. yaşmağa muva fak oldu. Ve kânunuevvelin ilk nısfında Rayiştag'da ittihat reyi almağa ve parlâmentoyu uzun müddet tatile razı etmeğe muvaffak olda. Şimdi Almanya'da hem kuvvetli hem de parlâmentoy a müstenit bir hükümet mevcot bulunuyor. FRANSA — Kânunusanide teşekkül eden Laval kabinesi dahilî müşkülâttan dolayı çok yaşamadı. Ye bir devlet adamı bulunan Tardieu. gelmişti. Fakat mayısta yapılan omum! intihapta efkân u mumi yenin sola fazla meyi eylediği görüldüğünden Tardieu yerini sol fırkalardan Radikal sosy listlerin lideri M. Hcrriot'ya bıraktı. Sosyalistler hükümet» İştirak etmemekle beraber mumai eyhe muzaheret ediyor -lardı. Bu suretle M. Herrİot en çetin dahili ve haricî bir çok mes' eleleri halletmeğe ve hükümete istikrar vermeğe muvaffak olmuştu. En büyük muvaffakı -yeti ta at mes'elesînİn hallinden sonra Cenevre'de beş büyük devlet içtima-mda Almanya'nın müsavat ta im tatmin ederek bu iki devlet arasında ilk defa hakiki itilâfa yol açmış olma -stdır. Moral o ry om müddetinin inkızası ü -zerine Amerika hükûmelî harp borç -lannın 15 kânunuevvel eden taksitinin tediyesinde ısrar ettijH zaman M. Herriot bu mes'elede İngiltere'de n . aynlmamak için bu taksiti bazı şartlar Üe tediye etmek İstemişti. Fakat Fransa parlâmento u Amerikan hükümetinin ve parlâmentosunun Fransa'ya karşı sert bir vaziyet almasından münfail bulunduğundan mezkûr taksitin tediyesine razı olmadı. M. Herriot istifa etti. Yeni kabin eyi Harbiye Nazın Paul-Boncour teşkil etti. Yeni hükümet sabık başvekilin arkadaş-lanndan mürekkep olup avni fırkada istinat eylediğinden ekilin değişmesi İle vaziyet değişmemiştir. Yeni hükümet milyarlara balîg bütçe açığını ka -p tan İşsizlere yardım etmek gibi gayet ağır dahili mes'eleler karşısında bulunuyor. Par -lâmen mühim ekseriyet ile itimat reyi almıştır. Cihan sulhu-' tok hizmet. eden Briand bu sene vefat etti. Reisicumhur mecnun bir Rus tarafından öldürüldü. Yerine M. Lebrün intihap a -dildi. İNGİLİZ İMPARATOR LUCU — 1931 senesinde İngiliz lirasını kurtar • mak ve bütçeyi tevzîn etmek den muhtelif fırkalardan mürekkep milli kabine 1932 senesinde dahi mesaisine devam e tti. Yalnız gümrük tarifeleri memelerinde kabinedeki rnös-takil liberal hizbi nazırlar eks eriyetin fikrine iştirak etmediklerinden çekildiler. Bunların yerini millî liberal hizbi üe muhafazakârlar işgal ettiler. Başvekil Makdonald Avrupa'da sulh ve uzlaşma ve istikrar yolunda çok tesir ve nüfuz göster meğe muvaffak oldu. Lozan ve Cenevre İtilâflarının başlıca âmili mumaileyhin tavassut ve teşe İngiliz İmparatorluğunun en büyük vak'ası şimalî Amerika'daki İngiliz dominyonu Kanada'nm mer Ottava'da ağustosta toplanan İngiliz imparatorluğu konferansıdır. İmparatorla • ğuntm eczası aki siyasî rabıtalar evvelki imparatorluk konferanslannda kararlaştınlmış idi. İktisadî rabıt tayini Ottava konferansına bsrakılrms-h. Ba konferanstan maksat İngiliz imparatorluğunu yalnız siyasi değil aynî zamanda iktisadî bir kül şekline sokmak idi. Müzakereler çok çetin e ere maruz kalmıştır. Çünkü İngiliz dominyonları harbi umumide inkişaf eden milli sanayii hima mek ve İngiltere em -tiasına çok müsaade göstermemek istiyorlar idi. Maahaza nihayet itilâf basıl olmuştur. Dominyonlar İngiliz emtiasına ecnebi emteasmdan farklı rüçhanlı muamele göste lerdir. İngiltere dahi dominiyon hububatı ve hayvanatım rüçhanlı tarifelere tâbi tutacaktır. SOVYET RUSYA'SI — Sovyet Rusya'sı bu sene beş senelik plânı ikmal ve yenisini hanrlamak işle rine çok ehem-miyet vermiştir. Fakat plânın zîraate ve köylere tatbiki bir çok müşkülât ve mu tesadüf eylediğnden mebzul hububat İstihsal edilememiştir. Bundan sanayi amelesi dahi müte essir ol • maktadır. Yiyecek ve diğer havayici zararı re cihetinden muza*eka rekİlivor. Bu hal Rusya komünist fırkası içinde dahi iş başında bulunan Stalİn Yoldaşa ve arkadaslanna kar fet peyda et-, mistir. Muhaliflerin rflesasından yirmisi fırkadan ihraç edilerek Sibir ya'ya ve orta Asya'ya sürülmüştür. Bunların n-rasında meşhur Zinovyef vg Kameetef vardır. Sen sonuna d<"*ru fırka'"» ve hükümet erkânı arasında yeni bîr muhalefet hadisesi olmuştur, Rusya umî ihracatından yüzde altmışını sarf ve istihlâk eden ingiltere Sovyetler Oe ticaret mukavel ni feshetmiştir. Yenisi aktedihnediği takdirde İngiltere piyasan Sovyet em ti -asına büsbütün kapanacaktır. -Ş i As-yada Japon'ların Rus menafiini ve hatta Rus arazisini tehdit etmekte devam et

tiklerinden Sovyet hükümeti senenin, sonunda eski düşmam Çin hükümeti üe dost olmağa mecbur o İTALYA — İtalya'deki fa.i.l rejimi oldukça yerleşmiş olduğundan bu reji-, min onuncu senei de riyesi münasebe -tile affı umumî ilân edildi. İtalya'da dahi işsizlik devlet için büyük bâr g il etmektedir. İtalya'nın harici rmma-sebatı iyi değildir. Fransa üe zıddiyet devam ediyor. Bahri rekabet bu iki devletin arasını açtıkça açıyor. Senenin son günlerinde DaJmaçya'daki hâdİsele -rin tesiratİle İtalya De Yugoslavya ara . anada şiddeUİ bi erginlik peyda olda. Adriyatik ufka karardı. MERKEZİ AVRUPA — italya dev letı bir taraftan Almanya'nın metalinim terviç etmekle ve di» er taraftan Avusturya ve Macaristan »e Bulga-ütan hü-I kûmetl*linm haklı la'-olerini iltizam etmektedir. Bilhassa su 1 muahedelerinin tadil edilerek Maearlann ve Bulgar'larm tatmin edOmeaüv daima müdafaa etmektedir. Macaristan'da mali mes'e-lelerden sukut eden Karoly kabinesinde-ı«nra iktidar asevkne gel ev. Harbiye Naaun jene al Gömt>.Vün R oma'ya icra eyle lîğî refaha t Franta'da ve mo» tetiklerinde bir çok şüp*--e>er uyana rdı Bunun İçin küçük itilâf h-nn-r na -zırlan kân un uev e İd e Belgrat'ta fevkalâde bir konferan ederek yeni vaziyeti görüşmeğe mecbur oldular. Ayni şehirde Bç devletin erkânı harbi umum-les tesası dahi toplanmıştır. Bu içtimalar-da sulh muahedelerinin tadiline şiddetle muhalefet et meğe karar verdiler. Yugoslavya'da siyasî ve iktisadî memnuniyetti tlrk olduğundan senen in son aylarmda bir çok hâdiseler olmuştur. Romanya'da yeni intihabatta mitli köylü fırkası k hir ekseriyet kazandığından yalnız kralın itimadına istinat eden profesör Yorga hükümeti çeki yerini mezkûr fırkanın lideri Manyü ya teı ketmeğe mecbur oldu. BALKANLARDA — Tunanistan'da yeni intihabat yapıldı. M. V eniz el oa'un liberal fırkası gen e en büyük fırka olarak kaldı ise de rakibi halk fırkası bana yak m meb'a» çıkardığından ve d iberal fırkasına pek muzaheret gÖMerrnedîkleri«''en M. Ve -nizelos mevkiini halk fırkası lide i M. Çaldaris'e bıraktı. Bu tebeddül Yunanistan'ın harici siyasetine ve behueoa Türkiye üe mü ebatma tesir etmemiştir. Bulgaristan malî müşkülât içinde kıvranmaktadır. Hükümetin istinat ettiği milli blokun mühim ra fırkası içinde zuhur eden Bitil* flar kabineye dahi tesir ederek bazı tebeddülleri bâis o ldo. Arnavutluk'taki yeal intihabat serbsot yapıldıemdan tabii va riyeti siyasiye av det etmiş ve intiha batın neticesine muvafık bîr kabine te şekkül etmiştir. LEHİSTAN — 1932 senesinde Avrupa'nın bu mühim ve kuvvetli devle • tinin dahilinde mühim hâdis ler olma -maştır. Yarma urun senelerden beri Hariciye Nazın bulunan M. 7»'«**u?BMI İstifa et mesi hayli nazari dikkati celbetti. Yeni Harîcive Nazın n-'-alav Bana o* nm müddet Har iciye Neaarethshı «a mühim rüknü bulunduğundan bu dev • letin haricî siyasetinde belli başlı eddül olmamıştır. Sovyet küatûmetrom öt ed enberi teklif ve arar eylediği ademi tecavüz mi -sakına bu sene Fra nsa hükümeti ifa müttefiki Lehistan muvafakat ettiler. Fransa'da hükümet basında bulanan sol lar mütecaviz bir siyaset takip eder görünmemek İçin bu misabı tasvip at • mislerdir. Böyle b mis a km maddi bâr kıymeti yoktur. Maahaza Lehistan'ın müttefiki Romanya Beaarabya mes'e ta-sinın açıkta bırakılmasında, Rusya'ma ısrar eylemesinden müttefiklerindea ayni arak misakı lamaktan rmtine etmiştir. İSPANYA'DA — ispanya'da ram. Lütfen suAl/eyl çevirin* _ 'Cumhuriyet hnnyrt refmi istikrar bulmnstuj. Yeni kanunu wıi tanzrrn ve babnl edildi. Katalorr ya'nın muhtariyeti ve kanun u-•¦aaiai dahi ispanya parlâmentosu ta • rafından kabul adildi. «İMALI AVRUPA HÜKÜMET' E -W — İsveç, Norveç. Danimarka, Hol -landa v« Belçika va Lüksenburg h ndi aralarındaki «ümrıik teri-. felermi tedricen ârsdcrmeğr ve harice kar,, iktlaadi işlerde lbirliği ile hare -ket r'meee miittefikan bav-* «e»rruVer • dir Belctka'daki yeni rnt&ab erta Soa-yaliatler 3e hatoltklerin meb'uslan artmış ve liberallerin meb'ualan .oldukça asalmıptır. Maahaıa sosyalistler hOko . mete iştirak etmek iıtemedikl erinden yeni hükümet g ne Katolikler ile libe • railerden mürekkeptir. e Amerika'da ŞİMALİ AMERİKA MUTTTMtT KÜKCMETLERİ — Amerika 1932 ae-neainde harici mea'elelerden tryade dah li gnİleler ile meşgul olmua'ur. J»T>n'-lann Mançori'yİ işgal etmeleri Bahri Muhiti Kebir rn uvaseneaine büyük e • h emmi yet veren Amerika'yı heyecana getirmişti. Bunun için 7 kanunusa nide Amerika Hariciye Nar-ı c-Sr v- k~« vet ile ihdaa edilecek her hangi vasiyeti ta -nırm ya cağını Japonya ve Çin hükümetlerine bildirmişti 8 ağustosta gene mumaileyh nasır Ame Cemiyeti Akvam aaalan ve diğer devletler ile birlik', hareket edeceğini bildirmişti. F

akat neticede Amerika'nın be teşebbüsleri Cerniyeti Akvamı Japonya'ya karsı harekete sevk emreenedi. 1932 senesine Amerika iktisadi v ticari cihetten gayet müşkül bir halde v<r mûti. H--ici 'ica-ret yan yanya inmiş ve on iki milyon ısnaı i am-'esi issis k»'mıstı. w't*' nde dahi milyarlarca acık var idi. Ban -kalan, sigorta fikretleri iflâs arifesinde âdi . Reisicumhur bu hale karşı çare bulması için kongreye müracaat etti. Fakat kendilinin fırkas yan meclîsinde ekseriyette olmakla t—-'- rneh'ıtaan mec-Ksrnde eeodbyette idi. Bunun içi n bir türlü sÖsilnü geçiremiyor idi. Bir saman fırkaların dahili inzibat]an dahi bozul -dugua an bir enerji baslarnrş idiGüç belâ kongre bankalara ve sigortalara yardım edecek iki milyar dolar ¦ araeajaB bir mus assss vüeude getirdi. Be insisi esenin yardımı sayesinde beş bin banka ve sigorta iflâstan kuTtuImus-hsr. issizlere iş bulmak için umuru nafıa sent dahi Ski mihrar dolar verilm iştir. *\ milyara yalrm bütçe açığım kanatmak için bir çok vergiler konuldu. Senenin misali a Amerika'da yeni Reisi -cumhur ve yeni meb'usan meclisi inli ¦ habatı yapıldı. Bu intihap ta şimdiki Re-isinımhar Misler Hoover Üe fırkası curnhurivHçil»"* nv«hıs bar her—*-*-radılar. lara» namzedi Misler Franklm Roosevelt yeni Reisicumhur intihap edildi Meb'usan me clisinde ve ayanda dahi demokratlar büyük ekseriyet kazandılar. Lakin Amerika'da yeni Reisicumhur ve meb'usan derhal is basma gelmez • ler. Banlar gelecek martm dördünde işe baslıyaraklardır. Mevcut Reisicumhur ve meclisi muvakkat ve âciz bir vasi • yette burunduk lan nd an ne dahili ne de hancî riyasette kat'i bir iş yapa mıyor -lar. Bunun için borçlar mea'elesi yflz us-tl kaldı. CENUBİ AMERİKA — Cenubi A -merİka'da Bolivya, Paragırvay hükümetleri arasmda hudut m es' e le den do ¦ layı ruhev eden harp bütün sene devam etti. Monroe kanunundan dolayı Av • rupa devl etleri Amerika kıt'ası işlerine karışamadık lann d an bu devletler ve Cemi veri Akvam müessir bir müdahalede bulunamadı. Brezilya'daki dahilî harp merkezdeki hüküm rtm muvaf • fak¦ yatı i nihayet bulmuştur. Korno • niat idaresi devrilerek yerine mutedil bir hükümet gelmiştir e Asya'da ÇİN — Yirmİ senedrnberi dahilî harpler içinda kalan Çin'de 1932 senesinde dahi asayiş ve idar ir turla is -tik r ar bulamadı. Bilâkis Çin'in Hım an ve Hoke gibi d oh il î eyaletlerinde zuhur eden komünistler kuvvetlerini arttırarak aaiDî Çin Cumhuriyeti basma büyük gaileler aç rdır. Cenuptaki Kan -ton eyaleti rrvusl akiTlen hareket etmektedir. (Tibet) dahî Çan'a karat harp üân eyledi. Serkl Türkistan ile Çân arasındaki rabıtalar son derece gevşemiştir. ileler île meşgul Çin hOkumetî Mançori'yİ işgal eden Japonya'ya karsı ne ilânı harp edebilmiş detli bir mukavemet gösterebilmiştir. İsi Cemiyetti Akvama bırakmakla iktifa eylemiştir. JAPONYA — Japonya'da müfrit milliyetperver teşkilât hCkOmetin Ruslara ve Cinlilere karşı far ta şiddet göstermediğine ve beynelmilel bankaların nüfuzuna girdiğine kızarak hir çok arri-ka ar tertip etti. Bu cümleden B».vekil lr.ul ar katledildi. Fakat Harbeye Nazın jeneral Araki gayet müdebbir ve kuvvetli hir asker ve devlet adam olduğundan MançurTdeki ve Çin' deki harekâtı askeriyeyi muvaffakiyet ila ne -uVelendirmhj ve dahili taşkınlıktan yn-yıştıınn i hükümetin baımda nseshor Japon devlet adamı M. Uşide bulunuyor. Senenin »onunda Japonya'da resmen bîr faşist fırkası leşekkGI etti. HİNDİSTAN — 1931 senesinin .„ -•unda Londra'da toplanan İkinci Yuvarlak Masa Konferansında Hi dular i» Müslüman'lar eyvs|amadjklaraadaaı içtima dağdmış idi. Hindulann lideri Candl Londra'dan Hineİstan'a dün -dükten sonra İngiliz i esine karşı Üa-. alınlık hareketini tekrar üân ettiğinden senenin iptidssında tevkif edildi v aha çskanlmadı. ingiltere . Başvekili Misler Makdonald Müalüman'Urm som ¦le hakem vasiyetini alarak müstakbel Hindistan parlâmentosunda Müslüman'ların ve diğer ekalliyetlerin ne kadar, rneb'us çıkaracaklarım tayin etti. Senenin sonunda Londra'da OçÜncB defa bir Yuvarlak Mas a konferansı toplanmış ise de malî meaVIalerde bir karara gelememiştir. İngiltere hükümeti Hi a-parUmentosuna brrakmsğa harar ver -mistir. İRAN — İran'ın Türkiye üe muna«n-batı hudut meV .-(elerinin iki tarafı mem-n-n edecek bir şek TIsd^mesind-n cok ivilesmutır Fakat dit*» komfiılan ile aran fyi deftıldİr. Sovyetler Iran ile olan tîeari muamelelerde Iran müstahsillerinin ve (acirlerinm şikâvetine se -bebiye t vern -'ir Bunun içîn Iran ıG-ktimel Ruay.ı '» mevcut ticari mukn -veleyi feshetmeğe hazırla or. Diğer taraftan cenubi İran'daki petrollan işleten İngiliz şirketi Iran hükümetine ve halk a matlup derecede faide getiıme-dîğinden mukavelesi Iran hükümeti ta -rafından feshedildi. İn iltere hükümet) bıı mes'eleyi Cemiyeti Akvama havale etti. SARK! KARIP — Türkiye'den sonra Irak Cemiyeti Akvama girdi. Bu -"mI L I ingiliz mand ası kal'î surette kalktı. Fransa hükümeti dahi Suriye'den mandasını refrtmege hazırlanıyor. Bunun için Suriye'de parli -mentoda dahî ekseriyete İstinat bir hö-kurne*. vdcude •»tirilmîst r. Maahasa Fransa Lübnan. Havran. Antakya üzerindeki mandayı çabuk çabuk kaldır -m ak İstemiy

r. Arabistan'da Ihnisıuut hükümeti havzasında muhtelif isyanlar çıkmıştır. Hicaz'ın şîmalinde laylık Üe bastırılmış ise de (Mir* de isyan devam ediyor. Vehabi hükûmr'İnin İsnsi fSajodiye) e tahvil edildi. • Afrika'da MISIR — Mısır'da Sıtkı Paşa hökÛ -meti iyice istikrar bulmuştur. Bunun için ingiltere hükümet diğer muallâk mas'rlaleri bu hükümet üe mü -zekere edebileceğini anlattı. (Vefd) yani milliye rverler fırkası arasmda tefrika çıktığından Mısır'da muhalefet zifa uğradı. FAS— Fas'ın Atlas dağlarında rrrüs-tevli Fransızlar ile silâhbedest harp eden mücahitlere kar ansız harekâtı a* -keriyesi 1932 senesinde dahi devam etmiştir. Fakat mücahitlerin mukavem eti henÜv kınlmamıştır. e Avusturalya'da Avusturalya'da komünizme yakın şiddetli sosyalirm politikasını tatbİka çalışan amele hükümeti pta mağlûp olduğundan tekrar burjuva fırkatan iktidar mevküne gelmiştir. Yeni hükü • met İngi birlikte çalışıyor. Ot-tava konferansutııı tnuıbet neticeler vermesinde AvnstuıaJva'nm yeni b metİ mühim bir âmil olmuştur. MUHARREM FEYZİ Nisan 11 — Leh Mareşali Pilsudsky Is -tanbul'a geldi 25 — İsmet Paşa ve Türk heyeti Rusya'ya hareket etti. 30 — Ankara'da Sanayi sergisi açıldı. nenenin tarihi Kânunusani 1 — istanbul muhteliti Atina'ya gıttL T — Gümrük muhafaza kumandanlığı mdas ve Seyf i Paaa tayin edildi. 9 — Hariciye Vekili Tevfâk Ruş-tfl Bey Tahran'a hareket etti. 12 — Gazi Ha. İstanbul'a geldi -ler. 16 — Darülfünunu rai ah İçîn Profesör Malş geldi. 21 — İlk defa Yerebatan cami -inde türkçe kuran okundu. Borçlar müzakeratı için Saraçoğlu Şük hareket etti. Tahran'da Türk - Iran hududu itilâfı imzalandı 23 — İhtisas mahkemelerinde kaçakçılık muhakemeleri başladı. 28 — Balkan konferansı Yıldız sarayında açddı. 30 — İlk türkçe ezan Fatih ca m ünde okundu. Şubat I — Tütün kongresi Ankara'da açsld,. 16 — Ankara'da Fırkada malî işleri tanzim için 20 kişilik b - Vo -misyon teşekkül etti. 19 — Halkevleri açıldı. 22 — Sabık İspanya kralı Alfons İstanbul'™ geldî. 25 — Bîr ecnebinin ilk defa Türk kanunu medenisile evlenişi: Amerika sefiri Misler Grev' in kızı Beyoğlu Belediye dairesinde nîkâh oldu. 28 — İstanbul ve İzmir'de komü niat tevkif atı yapıldı. Mart 4 — Gasi Hz. Ankara'ya avdet ettiler. 13 — Mali komisyon bütçeye da ir raporunu hazırladı. M — Tevf İk Rüştü Bey Tahran -Moskova - Cenevre seyahatinden döndü. 18 — Habeşistan Başvekili Be • jıronda İstanbul'a geldî. 24 — İnhisarlarda taafİyeye dair kanun Mecliste kabul ni'ldl Mayıs 21 — İpekiş açıldı. 22 — İzmir meb'uau Vasıf B. Roma sefiri oldu. İsmet Paşa ve Türk heyeti Roma'ya hareket etti. 26 — Muvakkat muvazene ver r ısı Mecliste kabul edildi. Türk . Ital ya dostluk mukavelesi 5 sene temdit edildi. 9 32 idman şenlikleri yapıldı. 29 — Mecliste bina, istihlâk, muamele vergilerine yapılan zam kabul ¦ .ı.ı.ı. Haziran 2 — Başvekil ismet Paşa İtalya seyahatinden döndü. S — Küçük işlerin Türk'lere hasrı kanunu kabul edildi. 8 — Hicaz veliahti Faysal Hz. memleketimiz! ziyarete geldi.

25 — Mecliste seçilen beş kişilik encümen barut irtişası mes'elesinin tahkikine karar verdi26 — Meclis 932 bütçeeini ittifak la kabul etti * Temmuz 2 — TUrkiye Güzellik Kraliçeliğine Kerimen H. seçildi. İlk milli tarih kongre*! Ankara'da toplandı. 7 — Kraliçe halka takdim edildi. 9 — Polatlı'da müthiş bîr tren kasası oldu. 19 kişi oldu, 16 kifİ fa -ralandı. Cemiyeti Akvam bul ettHt. 10 — Türk güzeli Belçika'ya hareket etti. 16 — Gazi Hz. Yalova'yı teşrif ettiler. 18 — Cemiyeti Akvam'a m.rn . sinil-- girdik. 27 — İzmir'de Gazi heykeli İsmet Paşanın heyecanlı bir nutkile açddı. 31 — Buğdayın hükümetçe korunması içîn kanun çıkarıldı. Kerimen Halis Hanım Belçika'da Dünya Ağustos 12 — Türkiye'de sanayi sahalarını teebit edecek Rus heyeti geldi. 17 — Türk Dili Tetkik cemiyeti teeka «dildi 19 — İstanbul'da 20 kadar komünist tevkif edîldL 31 _ Dünya Güzeli Kerim an Halis H. Avrupa'dan avdet etti ve çok muhteşem merasimle karşılan dı. Eylül 4 — Yeni icra ve İflâs kanunu meriyete girdi. 6 — Beynelmilel Mason kongresi İstanbul'da açıldı. 7 — İş Bankası Umum Müdürü Mahmut Celâl B. İktisat Vekili oldu 15 — İsmet Paşa ilk defa tayyare ile İstanbul'a geldi. 19 Reşit GaJip Bey Maarif Vekili oldu. 21 — Celal Bey kontenjan ve döviz usullerinde mühim tebeddülat yaptı, piyasa ferahladı. 23 — ismet Paşa cenupta seyahate çıktı. 25 — Amerika erkânı harbiye reisi Ceneral Mak Artur İstanbul'a gelerek Ankara'ya gittû 26 — Büyük Dil Kurultayı Dol-mabahçe sarayı muayede salonunda toplandı. Teşrinîevvel 4 — Elâzİz'de Kömürhan'da şarkın en büyük köprüsü (ismet Paşa köprüsü) bizzat Başvekil tarafı 15 — Rus futbolcuları geldi. Darülfünunda açılan Gazi mükâfatında Türk Tarih cemiyeti tarafın arihin dördüncü etldi kazandı. Türkiye - Suriye mes'eleleri-nin Franaız sefirile İstanbul'da akeresine başlandı. 17 — Fransa'nın Suriye komiseri M Yonse çeldi. 20 — Istanbulspor takımı Türkiye şampiyonu oldu. 22 — Gazi Hz. Ankara'ya avdet ettiler. 25 — İran Hariciye Nazırı Furugi Han İstanbul'a geldi, Ankara'ya gitti. Fransız'larla emlâk v şimendİ -fer itilâfları imzalandı. Teşrinisani 1 — Büyük Millet Meclisi Gazi Hz. nİn mühim nutuklarîle açıldı. 3 — istanbul'da Balkan güreş şampiyonası başladı. 5 — Ankara'da Furugi Hanla dost. luk ve muhadenet muahedeleri imzalandı. Balkan güreş şamp iyonasını kazandık. 6 — 933 güzellik müsabakasına başlanıldı. 12 — İran Hariciye Nazm gitti. 13 — Muvazene vergisi bir sene daha temdit edildi. 15 — Trockİ ansızın Danİmar -ka'ya gitti. 20 — Dil cemiyetinin iş kolları teşekkül etti, 30 — Ziraat Bankası faizlerini indirdi. Sabık Malîye Vekili Hasan Bey Meclis muhtelit e ncümeninde Cumhuriyeti Emvali metruk* d en alınan matların taksitleri Ordu'da Kalfazade Rlfat Uncagfl* aldığım ıs bir mektupta: Emvali metrukeden müzayede rursuls yedi sekli sene evvel alman malların mı-ayyen olan taksitlerini, iktisadi buhran dolaytstlf vaktinde »eremedlklert. bu yüzden menkul ve gayrimenkul eşya rs mallarının antümskta olduğu, halbuki sekiz seneden t-rl aldıkları bu tmU bir eok pars asri ederek tamir ettiklerini, taksitlerinin 30 sene mftddetle tac ile tftbl tutulması İçin hÜkfimeUn bir kanun yapman re bu hususu, iso İmzalı bir mazbata tle Başvekâlete ve diğer rekfljetlere sreetttk-ârrl bildirilmektedir.

Tiftik keçileri yok pahasına wat ıh yar Oerede'de Bayrak ta rende İhsan \nw\-slle aldığıma bi mektupta Ocı-edCde 40000 r*a tiftik keçisi bulunduğu, bunlardan senede «.000 kilo tif tik alındığı, hara» bugünkü rayice nazaran bu tiftiğin ancak 1300 liraya satüdıgt. buna mukab unun 10.000 lira sayım vergisi vermek mecburiyetinde olduğa ve ba yüzden hsJkra e-Dnde td keçileri 100 - İSO kuruşa satmakta oldukları re bu sebeple gelecek seneye kadar tirtl k keçisinin mnrcudu kalmryacağı bildirilmekte va bu hususta hûkûmaUn nasarl dikkati relr edllmektedlr Ceyhan'da Muradiye mahallerinde Hacı Haliz Ahmet Beye Mektubunuz alâkad ar makama lönde-rtlmlştlr. mmm TiLKi ve BONO IAV OIRİLERİI.E MÜBADİL GAYRİMÜBADİL BONOL*.RI alı-pır satılır. İstanbul. Balılcpa7an No. 35 Malhas Tel: 23737 İLAN Antalya Vilâyetinde merkez kazalının Pamucak devlet ormanından her sene 3944 gayr i mamu l metre mik'ap hcsabİle beş senede 19720 gayrimamul metre mik'ap çam eşçan beher gayri mam ul metre mik'abı 247,50 kuruş muhammen bedeli üzerinden talibine ihale edilmek üzere müzay edeye konulmuştur. Müzayedo ve ihale kapalı zarf usulİle ve 661-799 numaralı kanunların ahkâmı umumiyesi veçhile /1/933 tarihino müsadif cumartesi günü saat 15 te Antalya Vilâyetinde müteşkkil orman satış k syonu huzurunda icra e-dileceğinden taliplerin 50.000 lira sermaye vaz'ına malî iktida rlarını gösterir Ticaret Odası ve -sikasını ve muhammen bedelden aşağı olmamak şartİle verece bedeli miktarının yüzde on beşi nisbetindeki teminatı muvakkatesîni muhtevi teklif/nameleri ni ihale kanununun onuncu maddesi sarahati dairesinde mezkûr saate kadar komiıyona t evdi eylemeleri ve şartname ve mu -kavelename sureti musaddaka • lannın Ankara'da Orma n İşleri Umum Müdürlüğü ile İstanbul ve Antalya Orman Müdüriyetlerin -den alınabileceği ilân tstanbtd ikinci iflâs metnurlufrundanı Müflis Koço Beyko Efendi alacaklı -îanna konkurdato t eklif etmiş olduğundan müzakeresi İçîn alacaklıların 12-1-933 perşembe günü «aat 15 te ikinci inde hazır bulunmaları İlân, olunur. istanbul ikinci iflâs memurlugımdan: Müflis Yosif Kalfaoğlu Efendi ala -caklılanna konkurd ato teklif etmiş ol -düğünden müzakeresi içîn 17-1-933 salı günü saat 15 te ikinci İflâs dair akldann hazır bulunmaları ilân olunur. barut irtişasına dair îzahat verdi. Kânunuevvel 1 — ihracat eşyası dövizler! kon-trola tâbİ tutuldu. 2 — Büyük '!m Samih Rifat öldü. 3 — Muhtelit encümen. Hasan Be yîn barut İrtişasında tenkit ve muhakemeye muhtaç bîr vaziyeti ¦ madiğine karar verdi. 7 — Cumhuriyet bayramımızda Mısır şefinin fesi çıkartıldığı tarzında uydurulan haberler üzeri aya cevap gönderdik. 12 — Millî tasarruf haftası başladı. 13 — tik defa Ankara'dan Boe-nos Ayresle telefonda görüşüldü. 15 — Ankara'da İsmet Paşa kız enstitüsünde ilk kadın iktisat sergisi açıldı. 17 — Balkan Ticaret Odası ts -tanbul'da ilk içtimaını yaptı. 28 — Mısır cevabi notası geldi ve hâdise kapandı. Neriman Numan H. İzmir'de 933 Ege güzeli se di. Abone Olmalıyım? Hayat Ansiklopedisini perakende olarak her nflsKa çiltfılf-ça mı alıyorsunuz? O halde hala ediyorsunuz. Sîze abone olmanızı tavsiye ederiz. Bakınız niçin? 1 — On beş günde bir defa muntazaman çıkmasına raj ¦ men arada bazı cüzleri almanıza bîr mâni unutur, iki unutursunuz, nihayet, bu güzel eserden mahrum kalmağa mahkûm olursunuz. 2 — Abone olursanız cüzler hususî zarflar İçinde tertemiz evinize kadar gelir. Akşam evinize düğünüz zaman Ansiklopedinizi hazır bulursunuz. Yemekten sonra açıp rahat rahat okuyabilirsin z. 3 — Abone olursanız, 250 kuruşa alacağınız 10 cüzü 225 kuruşa alırsınız. Bu suretle 25 kuruş z. 4— Abone iseniz, cüzlerinizi ciltletirken ayrıca cilt parası üzerinden yüzde 25 ıskonto hakkı zanırsınız. Bütün bu fırsatlardan İstifade için Abone Olunuz Nafıa Vekâletinden: 950 adet ahşap telgraf direği pazarlıkla mubayaa edilecektir. Pazarlık 12/1/933 tarihine

müsadif perçem be günü saat 15 te Anka -ra'da Nafıa Vekâleti satınalma komisyonunda icra edi ecektir. Talipler 321 liralık teminatı muvakkate ve cari seneye ait Ticaret Odası vesikalarile birlikte aynî gün ve saatte komisyona raüraraat etmeleri lâzımdır. Talipler bu husustaki şartnameleri Ankara'da Nafıa Vekâleti l.e • vazım Müdürlüğünden, İstanb darpaşa'da tesellüm ve muayene memurluğundan tedarik edebilirler. İnhisarlar Umum Müdürlüğünden: «185,000» Kilo karton «105,000» - Beyaz ve kahve rengi kâihr ve «8» adet zamklı bobin Numune ve şartnamelerine tevfikan ve pazarlıkla satın alınması mukarrer bulunan mezkûr levazı bedeli «13502» numaralı kararname ahkâmı daiminde Türk parası olarak Merkez Cumhuriyet Banka a yatırılacak ve müteahhit yerli mamulât ve mahaulâttmırdı n ihracat yaptığına dair vesika ib ikçe mezkûr bankadan iştîh • kakım alacaktır Taliplerin numune ve şartnamelerimizi goıdüVicn iouı- ¦ iştirak etmek üzere tg% 7,5» muvakkat teminatlarını hami|-n «1/2/933» çarşamba günü saat «14» alım satım komisyonuna müracaat etmeleri. Darülfünun Mubayaat Komisyonundan: Tıp Fakültesinin 1932 senei maliyesine ait ikinci altı aylık yas sebze yas ve kuru meyva olbnptaki şartnamesi mucibince bu kere aleni münakaşaya vazedilmiştir. Daha fazla malûmat almak istîyen taliplerin her gün öğleden sonra mülga Harbiye binasında komisyon ki -tabetîne müracaatleri ve ihale için de tayin edilen ikncikânunun 25 inci çarşamba günü saat 14 te teml atlarile birlikte komisyonumuza mü racaatleri ilân olunur. Gazı Terbiye Enstitüsü Müdü NOVOTNi OTEL VE LOKANTASİ Mudlrtrctı. mu terem nmjierllcrlnln yeni i senelenni tebrik ve (sa detlerini temenni j eder. 8İiİ0veHANANEl\ inin; Tuhafiye muhterem müşterilerinin yeni <e j ne'erini tebrik ve saadetlerini te- j me nnl eyler. ¦ Yeni yılı kutlularım Piyango Uğur gişesi sahibi \ RIFKI unuen 27 kânunuevvel 932 salı günü «Gazi Günü olmasına binaen mGet-sesatı licariyenin kaprlı bulunm misyonun ekseriyetle içtima e dememesi sebebîle mektebimiz talebesi için mezkûr günde münakaş sı yapılacak olan elbise, İskarpin, frenkgömleğî ve sairenîn münakaşası 3 kânunusani 933 sal n beşe tehir ve talik olunmuştur. Ereğli • Karadeniı icra memurluğu», dan: İstanbul'da tersi Panayot Efendiye 650 Ura 39 kuru» borçlu Akmansade Tahsin Beyin işbu b orcundan dolayı 13 numaralı Çamlı kömür ocağındaki mal cua hissesinden fen raporuna göre iki muhammen kıyrneli 720 .... :<n lesvîyeî deyne kâfi işbu ki sehûn hissesinin İcra kanununun 12 mcı maddesi mucibince açık srlli'nuya konulmasına karar verilmiştir. Merkür gayrimenkula ta hmin edilen kıymetin %75 İ bulduğa takdirde 25- > -933 tarihine müsadif çar-samba günü aaat o yedide ihalesi icra kdınscoğı meşkûr bedeli bulmadı -ğı takdirde dahi sn son arttıranın taah almak şartile birinci îhalevı takip eden on beş gün sonra yani 2-f>33 tarihînde en çok arttır uhde • ¦ine kat'i ihalesi icra kılınacaktır. ' ipotek sahibi alacaklılarla diğer alakadarların gayrimenkul üzerindeki haklarını ve huauaile faiı ve masrafa dair olan iddialarını evrakı müsbîte ile bir • Mle yirmi gün içinde dıûremiı ri ve aksi takdirde hakları tapu el * cîlterîle sabit o'madıkça satış bedrimin pevlasraasında ariç kalacaklarda. Talip olanların muhammen kıyma ¦ Hn yüıde 7,5 pey akçeleri ve yahut mî lî bir banka maktulumu mHen K. D Errğliıi icra daireline müracaat erleme leri ve bu baptaki şartnameyi •-t-9T3 ta rihinden itibaren herkesin dabemİaoV SÖccbueccğj lûsunaj İlân olunur. ÖMER İl K û F E ITRİYAT FABRİKASI Yeni seneyi muhterem müşterilerine kutlular. 1 Kânunusani 1933ı •Cumhuriyet

Bandırma Muhasebe. Hususiye Memurluğundan: Bandırma ldareî Hususiyetine dört yüz kütür lira deyinleri bulunan Manyas'ın Çavuş köründen O Kâzım Bey • lerle şürekâsına aît 931 senesi mahsulünden olup Manyas inhisar deposunda mevcut an d6rt bin kıyye tütün mahsulüne baciz vazedilmiş ve 21 kânunuevvel 932 tarihinden itibaren yirmi gün zarfında alenî müzayede •arctile füruht edilmek üzere müzayedeye vazedilmiş olduğu lip olanların Bandırma Muha-tebi Hususiye memurluğuna müracaat eylemeleri. İstanbul dördüncü icra memurluğun-dan. ı Tamamına 2400 lira kıymet takdir edilen Beyoğlu'rıda Beşiktaş Meşrutiyet tnahallceinin atik llaya zma balen Kodaman sokağında atak 43 mükerrer numaralı arsanın hududu ha Taraşı sağ tara mon Kalfa aparbmam »ol tarafı Bahice Hanım aparlimanı arkası teso -caklan kısmı acurum variye inde olup cephesi yol ile mahdut kayden ve mahallen 600 arım murabbamda olan arsanın tamamı açık arttırrmva vazedil • mis olup 1 K.sarü 933 tarihinde şartnamesi divanhaneye tali edilerek 22 K.sani 933 tarihine müsadif pazar saat 14 ten 16 ya kadar açık artbrrn* s ure -takt İstanbul dördüncü icra dairevinde aablacaktır. Arttırma eanddir, badnci arttırmada n ziyade 500 liraya talip Çıkmıştır. Bu kere en çok arttıranın 0 -Serinde bırakılacaktır. Art ak için yüzde yedi buçuk teminat akçesi alınır, müterakim vergi belediye ve vakıf icaresİ müf aittir. 929 tarihli icra kanununun 119 uncu maddesi ab -kamına tevfikan haklan tap u sicillerile Mbit o'mıyan ipotekli Bacaklılar 3e direr alakadar la nnm ve irtifak h akkı ae-kİplerinİn ba hskUrtm ve hasosüe fabl İre masarife dair olan İddialarını ilin tarihin İtibaren 20 gün içinde evrakı müsbtelerile bildirmeleri lâzzmdtr. Aksi halde haklan tapu si cilleri]e sabit blmıyanlar sah» bedelinin paylaamasm-dan hariç kaJırar. Alâkadarların işbu ta dei kanuniye ahkâmma göre hare -ket etmeleri ve daha fazla malûmat almak Uuyenlerin 93 2-1141 dosya mı -illeri Terzihanesi açıldı Beyoğlu Şubesinin Üstünde Beyoğlu îsfiklâl Caddesi Makastarı Londr'ada Minis- i ters Kottlng Terzilik | Akademisinden mezundur I Yeril Mallar Teralhan Elbise Yan Bu İngiliz genel gibi şık giyinmek İsterseniz makastarı en büyük İngiliz Terzilik Akademisind mezun olan Bütün mütehassıs diş tabipleri RADYOLİN diş macununu tavsiye ediyorlar? ÇDnkO: RADYOLİN Dişleri beyazlatır. Diş etlerini kuvvetlendirir. Dişlerin çürümesine mâni olur. Ağız kokul er. Muhtelif sergilerden 18 diploma, 42 altın madalya kazanım s tu. RADYOLİNI günde 2 defa kullanınız. Emniyet Emlâk Müessesesi 1 — Kredi üzerine inşaat, 2 — Alım ve satım, 3 — İcar, 4 — Emvali gayrimenkula İdaresi 5 — Rehin ve icar üzerine avans, 6 — Sigorta, Islerilc iştigal atmak üzere .Emniyet Emlak Müessesesi, namı altmda mimarların ve sahibi s alâhiyet zevatra istiraküe bir sirk-t tesis etmiştir Calata'da Mertebani sokağında Sigort a hanında 7-10 numaralardı teessüs eden firik t müşterilerine kolaylık olmak üzere her hafta gaze tclerde, ayn bir sütun halinde, me ;aanen ilanlar neşredecektir. Telefon numaranı Beyoğlu: 43450, letnnKul F.VİCetf Mîîrlîı-îsrAf, îlnnl^rı Karaağaç Müessesatmdan: Keşif bedeli 1494 Hra 70 kuruş olan et satîş salonu damındaki eter-nitlerin kaldırılarak oran galvaniz oluklu saçla örtülmesi kapalı zarf utulile ve yirmi gün müddetle münakaşaya konmuştu e 22/1 /933 pazar günü saat 11 de müessesede yapılacaktır, iştirak edeceklerin Beldiye Heyet i fenniyesinden alınmış ehliyet vesikasını ve teklif edecekleri bedelin yüzde yedi buçuğu nis

de teminat makbuz veya mektubunu teklif zarfına koyarak mezkûr günde müesseseye teslim e ylemeleri ve kesif evrakını tetkik ve şartnameyi müdirİyetten almaları lâzımdır. Posta T. T. Levazım Müdürlüğünden: Ambar İhtiyacı olan ve alenî suretle münakaşaya konulan 20 çift hurcun 22 ikincikânun 933 tar hinde münakaşası icra kılınacağından talip olanlana mezkûr tarihe müsadif pazar günü saat 14 ul Yenipostane'de Mubayaat Komisyonuna müracaatlcrl Mahalle ve mevkii Sokağı No. at Cinsi Bahçekapısı'nda 4 ün- İkinci kacü Vakıf Hanın tında 31 ve 32 İki oda Beyoğlu Yenişehir Keklik 70 Harsa Galata'da Mehmet AD İÇ kıs • Paşa Hanında mında 40-1 Yazıhane Mahmutpaşa'da Sultan odalan 22-24 Dükkan Kasımpaşa'da SeyitaTı Çelebi Mandıra 29-45 » Şehremini Denizaptal Tramvay 340-238 • Beşiktaş'ta Dikilitaş Cami it* tîsalİnda 2-1 » Çarşı'da Gelincik 24,25,28,30 Dört dükkân 1 Parçacılar 10 Dükkân » Zincİrlihan üst katta 22 Oda Mahmutpaşa'da Sultan o» 1 Sultan Hanında dalan oda Uzunçarşî Samanviran Dökme- - 1 Dükkânın 2/7 ciler hissesi Balâda mevkîlerile cinsleri yazılı olan vakıf emlâk 934 senesi mayıs gayesine kadar müddetler kiraya verilmek üzere müzayedeye konmuştur. İhaleleri kânunuıaninin on birinci çarşamba günü beşte yapılacaktır. Taliplerin yevm ve saati mezkûra kadar Çem-beritaş'ta Evkaf Müdİrîyetİnd t kalemine müracaatleri. Ankara Meslek Muallim Mektebi Müdürlüğünden: Mektebimize münakasai alenîye suretile alınacak mobilyenin İhale günü olan 27/12/932 Gazİ gün adif olduğundan bu ihalenin 3 kânunusani 933 salı günü saat 15 te icra edileceğini ve talip olanların yevmi mezkûrda % 7,5 temİnatlarile mektepler mubayaa komisyonuna ve şartnameyi görmek istiyenlerin de mektep müdürlüğüne müracaatleri İlân olpunur. MISIR IŞ LİMİTED Sermayesi: 100,000 Türk Lirası Merkezi: ANKARA - Şubesi İSKENDERİYE TÜRKİYE İŞ BANKASI tarafından tesis edilmiştir. İthalât, ihracat, komisyon ve emanet işleri yapmaktadır İSKENDERİYE de satılmak Dzere emaneten mal gönderenler, hesabımıza, TÜRKİYE İŞ AN KAŞI şubele s alablrler. En iyi fiatla, en az masraf ve komisyonla emin bir surette iş görmek istiyenlerin MI SIR İŞ LİMİTED'i tercih etmeleri kendi menfaatleri icabıdır. Telgraf adresi: MİSIRIŞ - İskenderiye Ankara İsmet Paşa Kız Enstitüsü Müdürlüğünden: Enstitümüz raütedavil sermaye di'cif atölyesi için bîrinoî dcr?cedo bir şefe ihtiyaç verdir. biçki ve prova telmcğine tamamen vft -kıf olmak, atölyeyi ticarî surette işletmek kabiliyetl erinde malik bulunmak ve Türk tebaasından olmak şarttır. Kendisine kıymetine göV re iyi bir ü ret verilecektir. Talipler aras'nda Çapa'da Selçuk Kıs San'at mektebinde 7/1/933 sabı*Jıt saat 8,30 da bir müsabaka yapılacaktır. Alâkadarların İstanbul'da Çapa'da Selçuk Hatun Kız Sa mektebi müdürlüğüne müracaatleri. Corum Sıhhat ve İçtimaî Muavenet Müdürlüğünden: 31/10/932 tarihinde münakaşaya konulan 250 lira 95 kuruş bedelli rontken, cerrahi, göz, lâburatuvar alâtile 1083 lira 45 kuruş bedeli muhammendi eczayı kimyeviyeye talip zuhur etmediğinden müna • kasası 31/12/932 tarihinden itibaren bir ay daha temdit edilmiştir. Müdd eti hitamında ihalei kat'iyesî Çorum Encümeni Daimf kaleminde icra kılınacağından bu hususta

silât almak üzere Çorum ve İstanbul Sıhhat ve İçtimai Muavenet Müdürlüklerine müracaatleri il 8038 ¦m'Cumhuriyet 1 Klrmsant W, Kolonya, yağsız krem, pudra, diş macunu, yağsız biryantin, ruj, sürme, sabun, tırnak cilâsı N Bey ıtriyat fabrikası mamulâtı memleketimizin en kibar ailelerince mazharı takdir olmuştur. BİlhaSSa taVSİye Olunur Deposu Eminönü 47 No.Necip Bey mağazasi ADAPAZARI Türk Ticaret Bankası Merkezi: Adapazarı İstanbul şubesi: Yenipostane karsısı Tel. 22042 Serınnıav@sl! l.lOOıOOO Şubeleri: BANDIRMA - BARTIN - BİGA - BİLECİK - BOLU BOZÖYUK-BURSA-DOZCE-ESKİŞEHİR-GEMLİK GEREDE - GEYVE HENDEK - İZMİT - KARA MURSAL - KÜTAHYA - MUDURNU - M. KEMAL -PAŞA - SAFRANBOLU . TEKİRDAĞ YENİŞEHİR Müsait şeraitle mevduat, havale kabul eder Tahsile senet alır ve ikraz muamelâtı yapar Mevdu.! faizleri «A %8, ^b ayub % 7, fic aylık «7e 6, H C. % 5 Kumbaralar faîzi senevi % S, «ene tonunda ikramiye verilir Kummyon ve Ticaret kısmi sahsa delâlet eder. Sigorta yapar. Telefon 23623 İstanbul Beledîvesi ilânları Cilt ve zührevi haftalıklar mütehassısı Dr. BAHATTİN ŞEVKİ Bıb.tl> cadde. Meserret oteli Ur** Ami Bey ,p iî5 S..t 9 dan 6 v. İcada. ] Duvar inşa ve tamiri ilânı Karaağaç Müessesatından: Kesif bedeli 3988, 67 lira olan pay mahalli duvarlar.nîn yapılmasî kapalı zarf uıulile ve yirmi gün müddetle münakaşaya konulmuştur. Münakaşaya Heyeti Fenniye Mimarî şubesinden ehliye ikası alanlar i.tir.k edebilirler. İhale 22/1/933 pazar günü saat 14 te müe.se --ede yapılac aktır. Münakaşaya iştirak edecekler teklif eyliyecekleri bedelin vüzdo yedi buçuğu nisbetinde teminat akçesini makbuz veya mektup olarak verecekerdir. Keşfi görmek ve şartnamesini al mak için Mudırıyete müracaat edilecekti/. Sultanahmet, Alemdar caddesi, Gülhane, Fatih ve Beyazıt parklarının etrafındaki parmaklıkları tamiri kapalı zarfla münakaşaya konulmuştur. Talip olanlar şartname almak ve keşif evrakını k üzere her gün Levazım Müdürlüğüne müracaat etmeli, münakaşaya girmek için de 225 liralık te veya mektubu ile teklif mektuplarını 19/1/933 perşembe günü saat on beşe kadar Daimî Encümene rmelidirler. Nurosmanİye medresesi icari: Teminat 46 lira. Kadirga'da Mehmetpaşa medresesi icarı: Teminat 40,5 lira. Yukarıda yazılı mahaller kiraya verilmek üzere kapalı zarfla mü -zayedeye konulmuştur. Talip lanlar şartname almak için her gün Levazım Müdürlüğüne müracaat etmeli, münakaşaya girmek içi makbuz veya mektubu ile teklif mektuplarını 23/1/933 pazartesi günü saat on beşe kadar Dai mî Encümene vermelidirler. • a a Beyoğlu Belediye şubesinden: Beyoğlu'nda Şahkulu mahallesinin Bostan Yeniyol sokağında ve Fo to Süreyya sırasındaki eski mezarlık yeri olan arsa heyeti fennİyece gösterilecek şeraite gör müzayede ile kiraya verilecektir. İst i yenlerin müzayededen evvel daireden alacakları İrs aliye İle Bankaya yatıracaktan teminat makbuzlarile 21 kânunusani 933 tarihinde daire Encümenine müracaat eylemeleri. İktisat Vekâletinden: 2054 numaralı kanunun hükümete Verdiği salâhiyete istinaden şekerin bir elden memlekete İthali ile idaresi hükümetçe kararla e bu husustaki şerait alâkadarlara tafsilen İlân olunmuştur. Bu ilânda zikredildİği veçhile T gümrüklerine gelmiş veya 15 birincikânun tarihinde yolda bulunmuş olan şekerlerden İngiltere enşeli olanlar için muadil kıymette balı ve tiftik ve bulgur menşeli olanlar için de muadil kıymette zeytin tanesinin salifüzzİkir ilân şeraiti dahilinde kabul edileceği zeylen ilân olu ur. Vali konağı caddesinde c^4l.lL m,ı>, eski Moskof hastanesi Satlllk arSa,ar

BarMyede: af Müracaat: Pangalfı-Vatan gazinosu M. Jozef: Telefon 43525 Nafıa Fen Mektebi Müdürlüğünden: Mektebimizin 932 malî senesi ekmek ihtiyacı hakkında 8 kânunuevvel 932 tarihinde yapılan mün akaşasında talip zuhur etmediğinden bu kere alenî münakaşa suretile münakaşanın icrası takarr e taliplerin yevmi ihale olan 21 kânunusani 933 cumartesi günü saat 14 te Gümüçsuyu'nda kâin ektepte mün'akit komisyona depozito akçelerile beraber müracaatleri. Göz Hekimi Profesör Birinci sınıf mütehassıs Dr. Esal Paşa Or. Süleyman Şükrü istanbul Ankara caddesi No. 60 (Hilmi kitaphanest yanında İktisat Vekâletinden: Türk mahsulât ve mamulâtından Hükümetçe takas eşyası raeyanına ithal edilen «halı, tiftik, gülya • ğı, palamut ve hulâsası, vers 1930 senesi veya ondan evvelki seneler mahsulâtından tütün, kömür müstesna olmak ürere m nler, ile incir, fındık, canlı hayvanlar, afyon, zeytin, zeytinyağı ve kuş yemile Antep fıstı e eşyasına henüz pazar olmıyan memleketlere ihraç ve satarak mukabilinde mezkûr memleketlerd en muadil kıymette ecnebi eşyasının takas tarikile ithaline İktisat Vekâletince müsaade edile eği ve talep olunacak ihracat miktarının iki yüz bin liradan az olmaması lâzım geleceği evvel ilân edilmişti. Bu pazarlar için tesbît edilen işbu «200,000» liranın yalnız «100,000» liraya dilmiş olduğu ilân olunur. 'Cumhuriyet TASARRUF Türkiy Bankası K U M B Bir kumbara Her gün para biriktiriniz! RADİUM T CARETHANESi fcuhterem halkımıza yeni seneyi tebrikle kesbi şeref eyler. BİRDENBİRE BAYILANLARA NEVROL Yinnİ damlan derhal hayat Terir emsalsiz bir sinir ilâcıdır. Evlerinizde bir fişe mutlaka bulundurunuz. Çannakkale Vilâyeti Defterdarlığından: Bedeli muhammeni L K. 370 00 İstimbot 30 00 Yapılacak devir masrafı Cinai Eb'adı Teferruatı kadem istimbot teknesi 58 tulü 1 Pirinçten mamut kumdense 12 arzı 1 Müstamel kazan ve 4 parça kafi umku zan teferruatı 1 Kampak sisteminde müstamel makine «küllü teferruatı noksandır. 1 Uskur şaft Çannkkale'nin Hastane caddesinde vaki Gırep fabrikası ittisalinde ve İngiliz tebaasından M adam Alfort Greye ait mağaza derunünde mevcut hazineye ait ve natama am balâda cins ve teferruatı yazılı bîr adet istimbotun mahallinde teslim edilmek ve İstimbotun mağaza derünün harice çıkarılması için yapılacak mağaza duvarının yeniden harçla inşa edilmesi İçİn kabul e terisine ait olmak ve müzayede neticesinde takarrür edecek bedeli defaten ve peşinen b ir taksitte istifa edilmek şartile 5/1/933 perşembe gönü saat 15 te İhalesi icra kılınmak üze 17/12/932 tarihinden itibaren 20 gün müddetle mevkii müzayedeye vazedilmiş olmasından tali p olanlar ve şeraiti müzayedeyi daha ziyade anlamak üzere % 7 buçuk pey akçelerile Varidat dairesi ne müracaat eylemeleri ilân olunur İstanbul esliye mahkemesi üçüncü ba-kuk dairesinden: OrtakoyMe Çiflhk sokağında 21 numarada mukim Fehirnc Hanım I«rafından Samsun'da Kırbaç mahall nde Rahçalı Hüseyin Ağa sade Mehmet E-feodi aleyhine açılan tescili talak dava -andan dolayı ahkemeden sadır olan 28 kanunuevvel 932 tarih ve 1183 numaralı 341 tarihinde vıdrabuld ufu u -bit olan talâkın doyum kDtlUSjı» ha yit ve tesc''">e mütedair bulunaa İlâmm ikametgâhı bulunan Mehmet E-fendiye ilânen tebliği tensip edilmiş ol-dudundan tebliğ mak amma kaim olmak üzere ilim ıırrrtinın mahkeme divaa • hanesine talik edildiği ilân olunur. Demirköy sulh hâkimliğinden ı Müteveffa Adem Ağanın terekesin -den İSO Itra kıymetinde Sç oda

tfak bir sofa Sri dükkân bîr ambar ve müştemilâtı havi bir bap hane île 46 lira kıymetinde dö a 20-1-933 cama günü saat 9 da aleni müzayede ûe satılacağından taliplerin yüzde yedi bucuk p akçeleri ile muracaaileri ilan olunur. RoJyolinİ bSySk bir İtina ile kutlanan L muhterem ve kıymettar müşterilerimizin yeni nenelerini kendi sıhhatleri namına tebrik ve e n mükemmel macunlarımızı dişlerine arzederiz. Radyolin diş macuna fabrikası H0LİVUT Avrupa mccmııal mna muadil olan Hollvut'un levkalâdc nüshası Amerika'da sureti mahsusada cek çok İmzalı artist tablolarını ve sesli sinemanın ıro Goldwyn stüdyo fotolarını ha a 1& nunsani de müşir edecektir. istanbul 6 ıncı İcra Dairesinden: Bir borçtan dolayı paraya çevrilmesine karar verilen büfe, tresuar, vitrin, masa, halı, dört sandalye, ikî koltuk, bir kanape, iki koltuk, üç sandalye, bir paravana, bir vitrin k adeh ve saire 5/1/933 tarihinde perşembe günü saat 9 - 10 a kadar Şişli'de Halaskar Gazi c addesinde Stavropulo apartımanının 3 No. Iı dairesinde satılacağı ilân olunur. Adapazarı asliye hukuk denı Adapazarı*»» Yenİcami M. den Tuzlak Yakup Efendi vereselerinden o-ğuDan İsmail va Abdullah v e karın Ha-fise H. vekili avukat Raif B. tarafından Konya'da merkez tahsil memuru Te v -fik Bey biraderi Hâkrmzade İbrahim ve Adapazan'nda tüccardan Kızılviranlı zade Mustafa ve silâh tüccan Tahsin ve silâhçı Hasan B. 1er aleyhlerine açmış oldukları alacak davasından do kılınmakta olan tahkikatta davacı vekili tarafından mühre* ve mumaileyh Mustafa Ef. emrü ha valesine dair İbrahim Ef. imzasını mübeyyin ve Mustafa Ef. tarafında Tahsin ve Hasan ve da vacıların morisi Yakup Ef. den bankaya ciro edilmiş bir kıt'a senette yazılı 1300 liradan 90 0 lirasını Tahsin ve Hasan Beylerden aldığından mütebaki 300 liranın müteselsil en rene M. al lerden tahsi'ine karar verilmesini söylemiş ve Tahsin ve Hasan Beyler de 900 lirayı te dîve evi eme! erin den davacıların murisi kendilerine ihbarname vermiş olduğunu beyan İbrana meyi ibraz etmiş olma! arından tahkikata hitam verilerek ve muhakemenin de 22-1*933 pazar «ünü saat 10 da icrasına ve H. U. muhakemeleri kanununun 402 ve mütea -krp madde'eri veçhile gıyap kararının ilânen tebliğine ve beş gün itiraz müddetinin 10 güne İblâğına karar n -"'ân tarihinden bil itibar mezkûr gıyap kararına 10 gün zarfında itiraz ve gıyap masrafını imi vezne ile muayyen günde mahkemeye gelmediği takdirde hakkında gıvaben muamele İfa olun acağı ilânen tebliğ olunur. Zayi' Hüviyet cüzdanımı ve Mu* • la Askerlik şubesinden aldığım terhis tezkeremi zayi etti nisini çıkara -cağımdan zayflerin hükmü yoktur. 323 tevellüttü Osman oğlu Kemal TAVIL ZADE VAPURLARI İZMİR POSTASI SAADET |fW*V Her Pazartesi Jj&CCaV aaat 17 de Sir-w* keci'den hareW ketle Gelibolu, Çanakkale ve izmir'e azimet ve Çanakkale'ye uğn yarak av- ¦ det edecektir. Yolcu bileti vapurda da verilir. I Adres: Yrmlş'te Tavilzade Muştala E biraderler. Telefon: 22210 SEYRİSEFAİN Mcrıeb acenla: Galata Köprübaşı B. Z3« Snhe A Sirkeci Mühıirıtar »ad- B. t. Vtl İZMİR - PİRE - İSKENDERİYE POSTASI ikincikânun de "Ege,, i.* TRABZON POSTASI "Karadeniz,, «Jfe nun çarşamba 18 de Galata rıhtımından. Gidişte 7oi1guldağ'a osntiste Tirebolu'ya ^ "S™ İZMİR-MERSİN POSTASI 4 ikincikânun çarşamba 10 da idare nhtumn-dan kalkar. " Konya,,

Mustafa Cemal vapurları lzmiıww postası BURSA Vapuru 1 kânunusani günü Galata Rıhtımından saat 15,30 da doğru izmir'e hareketle pazartesi günü İzmire muvasalat ah günü İzmir'den harekette çarşamba günü İstanbul'a avdet edecektir. Tafsilât için Galata Küçük Rıhtım Han 4 - S numaraya müracaat. Telefon: 40913 Sadık Zade Biraderler Vapurları: Mersin Posfası Lüks kamaraları havi İnönü g vapuru Vt— günü akşam aaat 18 de Sirkeci rıhtımından hareketle Doğru Çanakkale, İzmir, Antalya, Alâîye. Mersin ve Payas'a hareket edecektir. Fazla tafsilât için Sirkeci Meymenet Hanı allında acen-talığına müracaat Tel. 22134 te Hantalzade Tayyar vapurları Ayvalık postası Tayyar vapuru Her pazar {Ünü ıkssm «sat 17de Sİrbec! rıhtımından hareketle Celi -bolu, Çanakkale, Küçükkuyu, Altınoluk, Edremit, Burhaniye azimet ve avdet eder. Yolcu bileti vapurda ve»nir. TafsilAt için Fmin.miı Rıhtım Han No. 6 Telelon: 21977. VATAN kânunusani Pazartesi günO akşamı Sirkeci'den hareketle ( Zonçruldak, inebolu , Samsun, Ordu, Giresun, lrab zo n, Rize ve Hope'ye azimet ve avdet edecektir. Fazla tafsilât için Sirkeci Yelkenci Hanındaki acenteli • •»nn müracaat. Tel: 21515 - 1 Kânomraanl 1^33 1 ANKARA i P E K i §' E KAVUŞ İpekiş Ankarapalas'ta hususî bir daire Ba itler de tpekirin'dir ipekiş'in enfes kumaşları ve ipekiş a te 5ye si ilin cazip mamulâtı burada hem teşhir edilmek e, hem de satılmaktadır. GRAVATLAR, MENDİLLER, ERKEK ve KADIN ÇAMAŞIRLARI, GÖMLEK ve PİJAMALAR, SUNİ ÇİÇEKLER. Bo i? te Ipcltiım'Jir. FİKRİ TEVFÎK Otomobil ve Mekiırst mektebi WtW Taksim'de Cumhuriyet abidesi karşısında No. 4 61 inci yeni ders devresi 2 İnci kânun iptidasında bağlıyacaktır. Mektebin tedris müddeti 3 a ücreti yaptırılan direk -¦liyon talimleri adedine göre 25. 40. 50 liradır. Talebeye hususi gaıajımızda :rilen tamircilik derslerile beraber haftada dört ders gösterilmekte.' direk -¦¦iyon islimlerine ve ameliyata çok ehemmiyet verilmekledir. (Belediyeden ehliyetname almak istîyen şoförler, imtihan suallerini ve ŞOFÖR İMTİHANI kitabını mektebimizden tedarik -afsilât için program İrtcyiniz. Müracaat saatleri 15-18 arasında. > Telefon : 4.2508 <J| -S» KANAAT KÜTÜPHANESİ «Çok muhterem müşterilerine yeni Yılı kutlular ve kendilerini en son neşriyatından heberdar ed r: "*lTm camilerimiz 75 kuruştur. Muharrem Feyzi Beyin terceme ettiği Fiah 100 kuruştu» Bo ad kitap Roimli Anuklopedik Ne(riyat .erişinin »on iki cSıüdür. Niıamettin fi; fi ISI ¦ İ-TT llllııı IIAn Fiatı 35; i..«.ınııtm reyii oeyın lercerne el çanakkale muharebeleri Nazif B. in Hasip Ahmet Beyin bir millet uyanıyor umumî pedagoji kuruştur Fiatı 175 kuruştur o*r»£ BİRİNCİ SINIF MUALLİM REHBERİ

^a zlrevî dastalıklara karni H Korunma Talim ve Terbiyesi MahroutRsı Beyin Muhtıraı Takvimi Ragıp Fiaif cifr'i 35, cep 25 kuruştur Kanaat Ajandası - Yeni Ajanda I ¦> istanbul Ankara caddesi Kanaat Kütüphanesi a—I TERMOJEN (THERMOGENE) Göğse kuru olarak tatbik e-dildik'e meşguliyetleri icabı şedaidi havayiyeye maruz bulunanl ar için ÖKSÜRÜK, GRİP vesaireye karşı ihtiyatî bir tedbiri şalidir. Bütün eczanelerde satılır, istanbul'da perakende 40 Kr. — Dr. HORHORUN! — I Mektep sokağındaki muayenehanesini I I kapamıştır. Hcrgü'n sabahtan aksama I I kadar hamla rını Eminönü Valide kıra- I I sünesi yanındaki muayenehanesinde I fmm bizzat tedavi eder. Tel 2.4131 ssssM »Bakteriyolog Dr. İHSAN SAMİ" BAKTERİYOLOJİ LABORATUVAR1 Umumî kan tahlilin, frengi noktaj nazarından (Wasserman ve K ahrı teamülleri) kan kûreyvatı savılman. Tifo ve ısıtma hastalıktan teşhisi. İdrar, balg erahat, kazurat ve bu tahltlatı, Oltra mlkroskopl, husus! asılar İstihzan. Ka nda üre seker, Klorür. Kollesterin miktarlarının tayini. Divanyolu'nda Sultan Mah-¦ mut türb e» No. 189 Telefon:20981 flSu adam büyük bir felâket geçirdi! Dr. A. KUTİEL ist. asliye S inci hukuk hâkimliğin -den: Rüsumat müdiriyetinin Tckirdağı'n-da 61 fırka 190 alay 3 tabur 3 bölük başçavuşu Tevfüt Efend e ikame eylediği alacak davasından dolayı mumaileyh Tevfik Efendiye gönderilen davetiye zahrına mezkûr alay kuman -dam tarafından verilen meşruhatta kendi arzusİle terhis edilere k elyevm İkametgâhı da meçhul olduğu bildirilmiş ve bermucîbî talep İlânen tebligat icrasına ilmiş ve emri muhakemenin 4-2-933 tarihine müsadif cumartesi günü saat 14 e tayin kılınmış ol dan yevm ve vakti mezkûrda hazır bulun -ması ve yahut tarafından musaddak senetle bîr veki l göndermesi lüzumu be -yan ve aksi halde lıakkında gıyaben muamele icra olunacağı tebliğ mak kaim olmak üzere tastİr kılınan dave • tiye mahkeme divanhanesine talik kı -hndıiı gibi hava le de ilân olunur. Sahip ve Başmuharriri yunus Nadl Umumi negriuatı İdare eden Yazı 14ten müdürü: Kemal Sarih Matbaacılık ve Neşriyat Türk Anonim giritelı - İstanbul I Eğer vaktile İş Bankasından bir kumbara alarak para biriktirmiş olsaydı, şimdi bu felâket ka Dimdik durabilecekti! BSSSZfE9aaa^m^BMSMmWMBMBBMSSB2MS^BSSI2MBSZ^azmLL Karamürsel Fabrîkas BATTANİYELERİ Safi yündendir, ucuzdur, sağlam ve zariftir. Satış deposu: Sultaniıamam ikinci Vakıf Han altı da. 3yibir2iyai en mükemmel, birmuavindh nJluktesLb ve yüksek 'Ziya iktidaru. r Japonya ile bir takas mukavelesi yapılması için müzakereye başlanıyor C u m h u rîyet İstanbul — cAftAi.oftt.ti İstanbul — cagaloGlu Telgraf ve mefctap adresi: Cumhuriyet. İstanbul — Posta kutusu: İstanbul. No 2*6 PaZ 3fîeSİ 2 KâltUnUSdllJ £33 Telefon: Başmuharrir: 223M. Tahrir müdürü: 33233. İdare müdürü: 223 20472 Dfai sahlfelerlmls herkese açıktır.— Cumhariyet'tc neşrettirilerek OânUr l<ln doğrudan doğruya İdarehanemize dahi müracaat olunabilir. [otuzuncu sene: No. 3111 izmir'den sonra. Bursa da güzelini seçiyor; müsabaka bugün yapılacak Sanayi Kredi Bankası mes'elesi lyî nîyetlerle tertip edilmiş oldu • ğunda şüphe olmıyan Sanayi Kredi Bankası kanununun bn se

tbîkma geçi -lip geçil memesinin mühim bir mes'ele olarak ciddiyetle tetkik ve mütalaaya d eğer! bulunduğunu zannediyoruz, Türkiye'de sanayie kredi temin etmenin hayatî ehemmiyeti üzerinde kimse ih -tilâf edemez. Gerçi sanayi kredi bankası kanunu bu büyük ihtiyaçtan ilham ve kırvvel alarak vücut bulmuşsa da bü -tün dünyayı sarsam şimdiki buhran her gün daha ziyade lenerek devam ettiği içîn kanımda derpiş edilen hükümleri yerine getirmekte münkütat çekip çc e o hükümleri tat-bîka çalımken hayrına hizmet etmek kastında bulunduğumuz sanayie şimdiki ah e şerait içinde iyilik mi yoksa fen*hk mı edeceğimizi bir kere gözden geçirmekte bizce yalnız menfaat değil, batta zaruret vardrr. Sanayi Kredi B-nkasi şimdi mevcut olan Sanayi ve Maadin Bankasından kalben tesis edi lecektir. Şimdiki Sanayi ve Maadin Bankasının devlete ait bir takım fabrikaları sermayesi m ey anıtın ithal ederek onlan idare çimekte de olan bîr banka olduğu malûmdur. Yeni kanonla bu fabrikalar bir kalemde bankadan tefrik ediliyor. Bu muamele yapı -lamaz bir şey değilse de şimdiki Sanayi ve Maadin Bankan bu fabrikalarla ve fabrikalar banka ile çok girift bir halde bulunduklarından tefrik ameliyesinin bıçakla keıer gibi sert bir şekille tat -bikmden iki tarafın da fazla müteessir olması ihtimali yok değildir. Bu türlü vaziyetl erde tefrik ameliyesini tatbik edebilmek üzere usul ve şeraiti tayin o-lunmoş bir inti kal devresi kabul etmekte elbet hayır ve isabet vardrr. Gerek tanka ve gerek fabri kalar millete ait ¦nallardır. Fabrikaların banka idare -¦inde bîr hayli tekâmül göstermiş old nndan da haberdar bulunuyoruz. Bn müesseselerin her hangi bir sarsıntıya aı*— «vUk-T—T—i ihti i Kiri fazla ^¦«ürMtftrmek i»v**n v<-"r »rana-rlndevı*. U üzerinde alelade bir ortaklığın tas bile aı çok ¦ aman ıttiyrhilîr Bizim bildiğimize göre Sanayi Bankasile mevcut fabrikaların m uu bîr kül teşkil edecek veçhile yekdiğere tedahül etmiş bulunuyorlar. Bu vaiyette yanda -eak bir tebrik bfrar d«ha fazla dikkat ve ezcümle müddet talep etse gerektir. Sonra kanunun tedvin olunduğu tarihten butrünlere kadar geçen müddet Sarfında bİzîm de az çok essir olduğumuz dünya buhranı eksîlmiyerefc devam etmiş ve onun sadece devamı bile vaziyetin müşkülâtını artırmıştır. Bu şerait İçinde yeni bankanın lermavesi tein tasavvur olunan şekil geçirilmesi sanayi hayatımız nokta -amdan pek kolay olrrayacağmı düşünmek te pek yersiz görün ni bankanın sermayesi içîn fabrik alarm tefri -kinden sonra geri kalacak mevcudu île eğer varsa uhdesindeki gavrîmenkuller ¦»azan dikkate almmış ve bunlara ez -cümle şunlar ilâve olum : I 1 — Ikhsat Vekâletince bütçeye koşulacak tahsisat, 2 — Teşviki sanayi kanunu mucibince muaf tut«l*n vîimrük rrsrm'rrile muamele >-ergîleriıid rn yapılacak tabrilât, 3 — Devlete ait fabrikaların kârla -lînJ»n ayrılacak kısımlar. I Buhran haschİle LCtçe vaziyetimiz ge-bîs olmadığı için bankanın sermavesine Üâve o'ımmak üz sisat koymakta kolaylıklara mazhar olmıya-cağımın tahmin etmek mü-kül değildir. Teşviki sanay ununun bazı aksamını, bilâhare sanayici!«e hizmet etm-k maksadile de r'' " 'hal nevama tad il ehrıekUğ>mizin »İm 'İki vezıyette sanayi erbabımıza az çok ağ>r geleceğini dahi tahmin ede Kaldı ki tovîki sanayi banunüe te;is ettiğimiz teshilknr vazi -yetin İdamesi bir nevi mane vî taahhüdü tarammun etmek itiberile iktisadi hayatta istikrar hesabına bu hususla göı -terc ccğİmİz ihtiyat ve teenni asla fazla görülemez. Şu halde kredi bankasının faaliyete geçirilmesi ve bu maksatla fabrikaların tefriki netice sinde Ak merhale olarak •İde gavrîmenkuller i İle ve mevcudu ile şimdiki banka kalacak dem ektir. Bu mevcudun kanunda tasavvur olunan büyük İs'erî görm*ğe kifavet etmekten çok nzak kal cağı da şüphem sayılmak lâzımdır. Bu zorlukların hepsine eare bulu • nurdu, eğer buhran eski siddetile de -vam etmiverek gıkıstk vaziv<-t'eri kolaylaştırarak genis'îklere malik bıı'unsay-dık Maatteessüf hal öyle d Banka kanununda kredi vaziyetleri çok semahalli tutulmuştur. Bu mechurivet-lerî şimdiki ahval ve şerait içinde hatta Yeni takas mukaveleleri Japonya ile müzakere icrasına başlanıyor Evvelki gün Cenevre'den gelen Japon Sefiri dün akşam Ankara'ya gitti Evvelki gün Cenevre'den şehrimize gelen Japon sefiri M. Osida dün akşamki trenle Ankara' ya gitmiştir. M. Oşi • da'nın Çm - Japon ihtilâfını halle çalışan Milletler Cemiyeti Meclisin fesi nihayet bulmadan memleketimize gelişi alâka ile karşılanmıştır. Bizim aldığımız malûmata u seyahati iki memleket iktisadiyatını alâkadar e-den bazı mes'eleler üzerinde hükûme-timizle temaslarda bulunmak mak»adile ihtiyar etmiştir. Memleketimize her »ene milyonlarca lir a kıymetinde Japon malı ithal edildiği halde, memleketi mizden Japonya'ya hemen hiç bir şey ihraç olunma makta dır. Bu vaziyeti dikkati calîp bulan hükümetimiz ahiren verdiği bir kararla Japon mallan için

pek haklı olarak bazı tahdidat vazet mîş, takas vesikalarının Japon mallan hakkında muteber ohruyacağıru bildirmiştir. Japon sefiri, siyasî munasebatı pek dostane olan iki milletin iktisadî vazıyette de bîribîri ne yakınlaşması ve a -radaki pürüzlerin temizlenmesi İçin Ankara'da alâkadar m aka matla tema rda bulunacaktır. Alâkadarlar, bu münsebetle Japon -ya Üe aramızda yeni bir ticaret muahedesi aklinin veya takas esası üzerine müstenit bir mukavele tanziminin mevzun bahsolduğunu ıöyİçmektedirler. Japon sefiri M. Osida M. Oşida Ankara'da bu mes'eleler üzerinde temaslarda bulundukt an sonra Cenevre'ye avdet edecektir. Japon sefirinin Ankara'da kaldığı müddet zar -fında S emai edilemediği takdirde, bu mes'elenm müzakeresine bilâhare İktisat Vekâleti Üe Japon tica ret rnümeş-»31 eri arasında devam edecektir. Aldığımız mütemmim malûmata göre Japon ticaret sergisi heyeti Türkiye'den Japonya'ya İhraç ed mahsulat ve mamulât için tetkİkat yapma ktadtrBursa güzeli bugün intihap ediliyor Güzellerin resimlerini saklayınız! Evvelki sabah Ankara İstasyonunda beklîyen Bugün. İzmir müsabakasında üçüncülüğü kazanmış olan Fikret Hanrrrun bir resmini dercediyoruz. fiğe güzelile beraber müsabakamıza iştirak etmek üzere istanbul'a gelecektir. Bursa müsabakası Bursa 1 (Hususî) —Borsa'd a (Halkın Sesi) gazetesi tarafından tertip edi -len güzellik müsab akası yann yapılacaktır. Lütfen resimleri saklayınız! Güzellik müsabakamıza rey vermek suretile iştirak etmek isti yeti muhterem karilerimizde n gazetemizde intişar eden resimleri kesîp saklamalarını rica ederiz. Büyük müsabakada kraliç ntihap edilecek olan hanıma rey veren kari -lerimize 200, 100,50 liralık Üç mükafat İle bir ç k hediyeler takdim edece Eksik resimleri havi nüdıalan idarehanemizden tedarik edebilirsiniz. 1933 Kraliçesine hediye verenlerin listesi 1933 Güzellik Kraliçesine hediye vermeği taahhüt eden müesseselerin listesini derce devam ediyoruz. 1 — Osmanbey'de Afîtap sokağında terzi Muazzez Hanım, 1933 kra .......ııılııiMiıniMiıııııııuııııııııııtııuıin.....ııııııııııııııl........ınmııut bütçeden ilâve olunacak sermaye tahsi-Mitlarile de karşılamakta müşkülât çekeceğimiz zannolun Bu mGtalealara binaen yeni kanunun tatbikini bîr müddet tehir etmek ve bu müddet zarfınd a bir taraftan kanun son vaziyetlerin icaplarına göre yeniden tetDünya Güzeli Keriman Hali» HaVıı binlerce, Ankaralı foto Hamsa Rflı hmtr'tn üçüncü güzeli Fikret Rantm liçesine Paris'ten getirdiği modellerden e on moda bir tuvalet Üe bir kostüm (Mabadt S meı sahifede) ıtıııiHivııınııiiiMiıııııııııııııııtııııiMiııiKiııııııııiMiıııııııımı icra edi -lecek tefrik ameliyesi için bfr intikal devresi temin eylemek en muvafık ha • rekel olacaktır. YUNUS NADl Maarif Vekilinin Gazi Reise Yılbaşı hediyesi Ankara Hüaliahmer balosu mühim bir hâdiseye sahne oldu Ankara 1 (A.A.) — Reisicumhur Hz. dün gece yılbaşı münasebetile Hilâliahmerîn Ankara Palas'ta rtip etliği şenliği huzurlarile şereflcndir-mişlerdir. Şenlikte B. M. Meclisi Reisi Kâ -zun. Başvekil ismet Paşalar, Vekil -ler, ordumuzun büyükler i, ecnebi devletlerin elçileri, bü* çok meVuslar anelenle hazrr bulunuyorlardı. Dünya güzeli Keriman Halis Ece de bu toplanmada bulunmak İçin Hilâli ¦ ahmerin davetlisi olarak İstanb ul'dan germişti. Gece yansından biraz sonra Maarif Vekili Dr. Reşit Galip Bey söz alarak: -Hanımlar, beyler, dedi. bir saat bir çeyrektenberi yeni yıla girmiş bulunuyoruz. Bu dak ikada herkes sevdiklerini memnun etmek, onlara en kıymetli hediyelerini vermekle m eşguldür. Ben de müsaadenizle Büyük Reisimize naçiz olmakla beraber, kendilerini çok sevindir ceğini bildiğim bîr hediyeyi takdim ediyorum. Bu armağan, geçen yıl içinde Ankara'da toplanan tarih kuruhaymm basılan zabıtlarile istanbul'da toplanan dil kurultaymın kararlan ve d il İşlerinde derleme klağuzundan İbarettir. Gazî Reise Türk irfan ailesi namına, bu naçiz armağanı vermekle bir frrt için mümkün olan en

tiyarlığı hissediyorum. Ve hepinizle bü-Ultte huzurlarında saygı ile iğüi • i. m> (Sidd-tfî a Reisicumhur Hz. armağanı alırken: (Mabedi 4 üncü sahifede* Geceleri bizi kimler bekliyor: 8 Gece saat 1 de Telefon şirketinin merkezi... Telefon salı günleri niçin az kullanılır? - Bir saat süran mükâlemeler - Tah takale'deki sa oryom Merhum Necati nin 4 üncü ölüm yılı Dün Ankara'da h d\\ bir ihtifal yapıldı Ankara (A.A.) — Bugün saat 14 te eski Maarif VekHÎ Mustafa Necati Beyin Blumunun 4 üncü yıldönümü münasebetile merhumun Ce -beerdeki me -iarmda hazin bir ihtifal apılmış, hatırası takla edilmiş -tir. Büyük Mîllet Meclisi Reisi Kâzım P*Merhum Ne e Mas - müeahede yıUsnt.. rif Vekili Reşit Galip Bey, bir çok meb'uslar, Maarif Vekâle ti erkânı, (Mabadt 8 inci sahifede) Telefon şirketinin — Hararet derecesi 26 dan aşağı düşmiyecek! Pencereleri açamazsınız, rüzgâr girmiyecek! Yerle emnu, toz kalkmıyacek I Bir sanatoryomda mıyız? Hayır, Telefon şirketinin otomatik telefon tesisatı dairesinde. Ge ce saat bir. Yerden tavana kadar uzanan makineler binlerce kişinin istediği numaralan buluyor ve binlerce kîşiyi, binlerce kişi Üe görüştürüyorlar. Ses olarak yalnız mütemadi bir tıkırtı v Salonun nihayetinde, ta uçta nöbetçi mühendis çalışıyor, önüne kırmızı, beSece nöbetçileri yaz, yeşil renkte yüzlerce lâmba 3e kaph bir levha konmuş. işte bir müşteri kadranı yanlış çeviriyor. Bakın bîr müşteri konuşmasını bitirdi, fakat makin hattın biri sakatlandı. Kırmızı, beyaz, yeşil lâmbalar mütemadiyen yanıp sönüyor ve nöbetçi mühendis bu kırmızı, beya karak telefon şebekesine kumanda ediyor. Otomatik tesisat salonunun yanındaki oda telefonunuzda (01), (03), (05) ( Mabadl 2 met sahifede > Pirinçlerimiz kâfidir! Kontenjana pirinç konmadığından fiatlann arttığı yalandır Ticaret Müdürü Muhsin Beyin izahati Dün bir muharririmiz Ticaret müdürü Muhsin Beyle görüşmüştür. Mumaileyh pirinç fiatlarmın art izahatı ver -mîştir: <— Bir gazetede bazı pirinç tacirlerinin kontenjanda pirinç az olduğundan fiatları artırdıkla -zılmıştı. Böyle bir şey vaki değildir. Bugün mer'iyete giren kontenjan listesinin ihzanndan vel memleket pirinç mahsulü miktan İktisat Vekâletince tesbit edilerek hemen he -men mem leket ihtiyacına tekabül edecek derecede olduğu görülmesi üzerine kontenjana az miktar pi ¦ r nç konulmuştu. Yerli pirinçlerin evsafı memleketin muhtelif mahallerinde tesis olunan asri vesait ile mücehhez çeltik fabrikaları sayesinde ıslah edilmiş o lduğundan kalite iti-barile dahi ecnebi pirinçlerinden müstağni bir halde bulunuyoruz. Dahilî istihlâk yerli malına in -hisar edince, bu malların fiatları -nın tereffü edip etmediğ gelin -ce; piyasadan yaptığım ettkikat neticesinde bugünkü pirinç fiatları -nın kontenjanda k pirinç ba -lunduğu zamanlardan daha dun fiatta satılmakta olduğunu teabit ettim. Geçen s ene pirinç fiatları 29-3S kuruş olduğu balde bu sene 23 - 28 kuruştur. (En İyi mal). Hakikat böyle olduğu halde yerli (Maoadl 4 üncü sahifede* Piyango talihlileri Alacaklıları üşüştürme -mek için paraları heme?: almıyorlar Türk - Fransız dostluğu «Suriye hududunda birbirine zıt sanılan menfaat -ler müşterek menfaatler halini almıştır.» Fransız Sefirinin Mühim bir nutku Talihlilerden Hıristo, Yani ve eczacı ismail Bey Yılbaşı piyangosundan 600 numara ikramiye kazanmıştır. 10,000 numara da amorti almıştır. Sonu 2 numara ile bİ ten biletler verdikleri arayı, sonu 1 nu-. mara île biten biletler de verdikleri paranın yansını alacaklardır. 100 bilet arasında taksîm edilen 1 milyon lira da bir çok kimseleri se -vîndİrmiştir. 1 mily on lira kazanan 100 ( Mabadı 1 ı»cı sahifede > Yılbaşı münasebetile dün Fransız sefarethanesinde bir resmi kabul icra edilmiştir. Fransız ko isi namına tebrik nutkunu irat eden Is -tanbul gazetesi Başmuharriri M. Pierre Le Go ff Türkiye - Fransa mü-nascbatından dahi bahsederek sefire hitaben demiştir ki: e— Şimdi nihayet bulan sene zarfında sâyü gayretiniz bilhassa mesut neticeler doğurmakta velû

olmuştur. Müdİranı nezdinde daima en samimî hüsnü teveccüh gördüğünüzü daima hazla derhatır ile. cereyan eden gayet nazik ve mUşkül müzakcratın neticesi o-larak hem Türkiye hem de Fr ansa için nafİ olacak itilâflar aktine ve bu suretle iki memleket arasında a-sırlardarıberi devam eden dostluğu teyide muvaffak oldunuz.» Fransa Sefiri teşekkür etmiş ve şöyle cevap vermiştir: c— Mazinin bıraktığı işleri üze Fransız sefiri Kont Dö Şambrön Cenapları rîmize alırken bir çok vazifeleri deruhde etmiş oluy Bunlardan birincisi, müessesatını ve telâkkiya-tını yenileştiren ve demokrasi prensipleri bi imkilerle hemâhenk bulunan dost bir milletle daha iyi teşriki mesai edebilmek İçin ahval ve şeraite uymaktır. Bu suretle asırlardanken birbirimizi bağlıvan rabıtaları aradaki bazı m -İMabadl 9 met sahUedai — Siyasî icmalj 'Cumhuriyet r Şehir ve memleket haberleri Yazan: AB İDİN DAV ER 50 — Zengin bir fabrikatör, Mata - Hari içîn bütün servetini sarfettikten sonra sahtekârlık etmişt Bundan maksadı, kendisine etrafında-kilerin merhametini celbeden bîr yalandan istifada etmek emeli idi. Koca -undan gördüğü haşin ve kaba muamelelerle kendisine maılum ve betbaht bir kadın susu vermeğe pek alışmıştı. İşte bu yalanı temadi ettirmek için 1913 aenesİnde, gö anıdıkla -nndan Malin gazetesi muharriri M. Paul Olivier ismindeki sata müracaat edere k talak davasının bir an evvel neticelen -mesi İçin ricaya gelmiş, mutat yalanını tekrarlıyar kocasından fena halde dayak yediğini söylemişti. Filvaki, vücudu, çürük içinde idi. Dayak yed bundan iyî delil ve nişane mi olur, diyeceksiniz. Evet, dayak yemişti ama kim bilir, kimden? Çünkü kocalt Paris'te değildi. Asıl garip olan cihet, bu gibi uy -durmaların, kendis ine hiç bir fayda temin etmediği idi. Fakat bu kadında romanesk bir hayat geçirmek arzus u, mÖb-rem bîr ihtiyaç teşkil ediyordu. O, bu ihtiyacı tatmin İçin, ısvk için yalan söylüyord Mata - Hari, Odeon tiyatrosunun meşhur müdürü Antoine'a karşı açtığı bir dava yüzünden bir de lere düştü. Antoine bu macerayı şöyle anlatıyor: «Şükrü Ganem ismindeki Surye'-lioin Antlar piyesini oynıyacaktık. Bu eser için bir Hint'li da söze İhtiyaç vardı. Mata - Hari'yi tuttuk. İstediğimiz o olmamakla beraber o kadar güzeldi kî yanamadık. Bir kaç gün beraber çalıştık. Hayatım -da bu kadar belâlı artist görmedim. Kadın, Hint danslarını bilmiyordu, öğrenmek te istemiyordu. Vaktimiz olmadığı için değiştiremedik. li Monte-Car-lo'da verdik. Oradan dönüşte Mel Nopierkovska'yı onun yerine İkame ettik. Bun un üzerine o da benim a-lehime dava açtı ve davayı da'kazanarak 4000 frank tazminat aldı. Monte-Carlo'da iken bir Alman casusu olan, Saracco ismindeki bale heyeti reiai île aenlî benli görüştü -ğîî de nazarı dikkatimi celbetmi>ti,> Bu tarihlerde Ivlata - Hari, diğer d<.-. "i--:- .....«-iı artık e «kî şöhretini kaybetmeğe ba Mata - Harî'nin alelade ve sathî bir dostu olduğunu sÖyliyen Fransız muharriri diyor ki i '1912 senesinde, Mata - HarTden hiç bir haber alamamıştım. Ne olduğundan da kat'iyyen habe rim yoktu. Paris'teki meşhur randevu evlerine gidip geldiğini de bilmiyordum. Bunu a ncak neden sonra, doktor Bizard'ın, «bir Paris hapisaneleri doktorunun hatıratı» isimli ki tabı çıktıktan sonra öğrenebildim. Mata-Harİ, bu randevu evlerinde kendisine sözde bin frank en adamlar buluyormuş. Bu senenin temmuzu iptidalarında ondan ansız m bir mektup olara k hayrette kaldım. Dansor, mektubunda, büyük sıkıntı ve müşkülât içinde bulunduğumu soy -lİye memi rica ediyor ve Neuîlly'de VVindsor sokağında 11 numarada oturuyordu.» Fransız muharririnin kadını ziya- | eetinc ait intibalarıni yazmadan evvel, 1912 senes inde neden ortadan kaybolduğunu izah edelim. Çünkü İki"! birbirinin mütemmimidir. Adı fahişelikten san'atb&rlığa ve kibar fahişeliğe terfi etlik sonra Mata-Hari'nin peşinde koşan erkeklerin haddU hesabı yoktu. Şöhret, bul.. M.ımı r. soka ki umumhaneye düşmeden evvel onun yüzüne bak -mıyantar, şimd! ona bayılıyorlar, bir sözünü ik rdı. Bir gün. Mata - Harİ'yi Paris'te Neuilly denilen semtte hususi bir eve yangel -miş görüyoruz. Simdi kıymetli mobilyaları, muhteşem tuvaletleri, iki yağız at ko -şulu arabası vardı. Zengin kat yaşlı bir fabrikatör bîr gün Bolonya ormanında ona tesadüf ederek abayı yakmış, kendini d irhem satan Greta, bu kart zamparayı çile -den çıkarmıştı. Herif karısını, co -cılklarını ter bir prenses gibi lüks İçinde yaşatmağa başlamıştı. Yukarıda saydığımız deb -debe ve darat onu di. Fabrikatör, Greta'yı Cöte d'Azur'e yani Fransa'na» cenup sahillerindeki güzel küçük plajl

götürmüştü. Zevk içinde yaşıyorlardı. Fransa'nın Akdeniz sahillerinden Paris'e avdet ettikten bîr müddet sonra, bîr sabah Neui lly'deki evinde uykudan uyanmış, hem yatağında kahvaltı ediyor, hem de gazetelere gös gezdir iyordu. Paris gazetelerinde feci bîr haber gözüne ilişti: Aşıkı tevkn* edilmişti. Fabrikatör çekler tanzim etmekle maznundu. Çünkü servetini onun uğurunda yiyip bitirmiş »e nihayet iflâ tmişti. Bu sahte çekler! de ona para yetiştirmek için yapmış, onun yüzünden kendini mahvetmiş Sİmdi getm, Fransıı muharririle beraber, Mata - Harî'nin davetine icabet ederek Neuilly' deki evine gidelim. Muharrir diyor kil «Neuilly'deki evina gidince, beni, lüks namına hiç bir şeyi olmıyan, duvarları çıplak, halıla bilyaları eskimiş bir salona aldılar. Burada her şey, ev sahibinin sıkıntı içinde olduğunu gö rdu. Mata * Hari ya mm a geldi ve hemen bana drn yanmağa başladı. Çok zengin bir Anki, o nu terketmlşti, bütün mevcudunu yemiş bitirmiş, artık beş parasız kalmıştı. Merhametsiz alaca taraftan kendisini tazyik ediyorlardı, blltün kalan eş -yasına da haciz koy duracak lar dı. Başta eri olmak Üzere, elinde katan ne var ne yok hepsini satmağa karar vermişti. Bunl ardan eline biraz para geçeceğini ümit ediyordu. Kendisinden başka kimseyi bindirmiyen C acotoes ismindeki temiz kan atını, kristal takımlarını, birinci imparatorluk tarzındaki kahv e takımını hep birer birer bana göstererek para edip etmiyeceklerİni sordu. Bunların çoğu zev z şeyler olduğu için alınırken para etse bile satılırken kıymetleri yoktu. Bu mülakatımızda, hiç lüzumu ve münasebeti olmadığı halde, kendi * sine sorulmıyan şeylerden ve durup dururken yalan söylemek hususundaki ebedi iptilâsına kapılarak hayasızca bana şu sö leri söyledi ı (Mabadl var) Geceleri bizi kimler bekliyor? Yılbaşı gecesi Nasıl geçti? Buhran eğlence yerlerinde tesirini gösterdi İstanbul 933 senesini oldukça neş'eli bir şekilde karşılamıştır. Yılbaşı mUnasebctile Beyoğlu'nda-ki bütün büyük oteller, barlar, dansing ve gazinolar tarafın enceler tertip edilmişti. Mağazalar da eski sene ila ven i senenin birleştiği bu gece şere fine tenvirat yapmış -lardı. Beyoğlu'nda sokaklnr, her 1 <•¦ şeyi dolduran çiçek sergileri İl birer bahçe halini almışü. Saat ondan itibaren eğlence yerleri dolmağa başlamış ve halk şafak *ö-k üncü ye kadar buralar nerek yeni seneyi tes'İt etmiştir. 333 senesinin ilk rutubetli ve bulutlu sabahı Beyağlu caddelerinde başlarında kâğıttan külahl ellerinde oyuncaklar dolu çiftleri bulmuştur. İstanbul tarafına giden ilk tramvaylar eğle nceden donen halkı taşımıştır. Zabıta bu gece için, sükun ve intizamı muhafaza maksadile tertibat almış, sokaklara devriyel er konul -muştur. Evvelki gece senenin en çok içki içilen gecesi olduğu halde mühim ve müessi bir vak'a zuhur et -memîştir. Yılbaşı gecesi eğlence yerlerinde nazari dikkate Çarpan bir nokta da iktisadi buhranın tesir i olmuştur. Büyük veya lüks bar ve lokantalara gidenler bile gayet as masraf etmeğe İtina etmişlerdir. Şampanya açtıranlar parmakla gösterilecek kadar az olmuştur. İkinci derecedeki eğlence yerler nin sahipleri bunu düşünerek fiatlara bir kaç misli zam yapmak suretile kâr teminini terci h etmişlerdir. O kadar ki buralarda küçük bîr kadeh yerli likör 250 kuruşa, 60 kuruşa olan ye bir şişe şarap 600 kuruşa, bir portakal, bir mandalina, üç elmadan ibaret bir tabak yemiş 70 kuruşa satılmıştır. Eğlence yerlerindeki bu ihtikâr yılbaşını neş'e İçinde geçir -mek isiyen tuzluya tnalotmuştur. Yılbaşı münasebettir sehrimizdeki ecnebi bankaları, müesseseleri ve mektepleri üç gün tatil y . Dogjrıs c8»<Şi&d mi ? Haseki Nisa hastahanesinde inanılmıyacak bir hâdise Fransızca nüshamızın heyeti tahririye mUdUrU Fuat AbdÜsselâm Beyin ref'kası şirpençe çıkarmış erine geçen perşembe günü Haseki Nİsa hastanesine yatı -nlmışl >r. Hastaya orada derhal İcap eden ameliye! eenvhîve yapılmış ve ertesi sabhtan itibaren de ya rasının pansımanına haşlanmıştır. Son pan-sımanda cam pek yanan basta, ertesi günü fdîîn) ken eye gelen hastane doktoruna gene dünkü kadar ıstırap verecekse pan-sıman yaptırmıyncnğını söy astanın haleti ruhi vasini bilmesi ve ona söıÜnİ) dûrüstî île değil, hîlmü mülâyemette dinlet tinden nlan doktor bey «mademki öyledir; karşı yataktaki hastaya pan* sıman yapacağım. Siz dı emrin vermu, iki gün evvel ameliyat olan h-'la koridora çıkmış ve orada fc kendiline İçeri g rm-k müsaade** »ar-rilmesine întİzaren iki saatten farla a-yakta beklemiş, nihayet bayılarak yere dusmUştür.

Simdi vaziyet şodurı Bir hatta, haklı, haksız, panrtman yaptırmadı -ğından dolay odasından dı e yarası vüzüstü bırakılmış -tır. Bir hastanın bîr şehir hastanesinde bu muameleye maruz kalm hakkın, derin derin düşündürecek mahiyettedir» Bir doklonm bir haatava ne 'ekilde muamele edilmesi lâzım geldiğini herkesten iyi bilm esi Urandır. Biz burada bunu değil, bîr şehir müessesesinde bir kadın hastaya kam yapılan hu areket! marılmıyacak kadar garip, ağır ve yerriı bulduğumuzu söylemek ieHvortzt. Hasek! Nİsa tanesinin doktorları hsitalarına daha iyi muamr-ls etmelidirler. Hoaosi hastaneye ve rec-k paras< bulımmıyan bir hasta bu ikt:darsızlığı yüsünden itilip kakdmıya h>ık kazanmtş ol halkı kendisine umumi hastanelerde de hu*u<î hastanelerde olduğu kadar iyi bakılması nazik ve şefkatli davranılma-ı için bu müesseselere para veriyor, diyoruz. Doğru değil mi ? hi >berl+rl Bir batında 3 çocuk Konya doğum evinde vaz'ı hamleden bir hanım ikisi kız, biri erkek olmak üzere Oç çocuk doğurm . Çocıakla -nn üçü de sıhhattedir. Bursa'da sebze hali Bursa'da Deveciler mezarlığında Belediye tarafından yaptınlan asri sebze hali bitmiştir. Bur aya halden başka bir de hangar yapılmıştır. HaHn ve hangarın resmî küsadı bu hafta içinde yap Bundan sonra sebze ve meyva artık başka yerde toptan satıl mıy a çaktır. İstanbul'u Avrupa şehirleri ile konuştu ( Btrlnd »ahl/tden mabalt ) numaralarını çevirdİğinia vakit karşını-sn çıkan matmazellerin od tld genç kız makine başında nöbet bekliyorlar Her saniye yani bir talep, her saniye yeni b ir şikâyet, her saniya yeni bi» su*l. — Aradığınız numara, rehberin 177 inci sahifesindrdır, efendim,., Ankara İle mi Lonossraksını maranız kaç? Kapalın his sisi aranı... Uç da-kik* bilu. devam edecek misınü 7 Kalın, kısık sesti bir zil hemen hemen biç durmamaraıına ötüyor. İstedikleri numarayı bulamıy r harici yerleri islîyenlcr, telefonlarının bozukluğundan şikâyet edenler konuşuyorlar, konuş rlar, konuşuyorlar, — Gece saat birden sonra muhabere mamuresi olarak yalnız İki kişi kab-nz Gündüzleri tam kadr o çalışır. Dokuzdan bîre kadar da dört biri bekler. Bu dokuzdan bire kadar bekliyen dört kişi ile biz birden sabaha kadar kalanlar saat altıda buraya geliriz. Bizim yukarıda y atakhanemiz, yemekhanemiz, istirahat salonumuz vardır. Bire kadar bekliyecek dört kişi çalışırken bîz ilci arkadaş oturur, yemek yer, uyuruz. Biz ça e onlar o-tururlar, yemek yerler veya uyurlar. Alo haftada bir hafta yalnız gecele ri nöbet bekleriz. Beş hafta işimiz gündü ileridir. Perşembe, cumartesi, pazartesi günleri çok mübâlcmc olur. Telefonun en az kullanıldığı gün sa ir. Fakat bu tasnif tabii zamanlar içindir. Bîr yangın, bir cinavet, mühim bir kasa vaziyeti değiştirebilir. Geceleri kimler mî konuauyor? Bunu biz bilemeyiz. Burada şimdi her şeyi makine İdare edi yor. Eskiden, yani otomatik tesisattan evvel böyle bir sual sormuş olsaydınız, size gaze tecilerle, doktorlar ve polis memurlan derdim. Tahİl hir mükâleme 1 - 2 daklıa sürer. Fakat bunun yanm saat, üç çeyrek ve hatta bîr saat sür . Bu kadar uzun konuşan kimler, diyorsunuz? Kimler olacak, âşıklar ve saboşlar. — Matmazel ba otomatik le«îıat telefonculuğun, telefon muhabere me-muresî "imanın zevkini kac rmadı mı? — Biı eskidenberi mU'terilerin mü-kâlemelerini dinlemekten memnııuzdur. Maamafih bu söze doer r desek bîle otomatik telefonun büyük faydasını gene inkar edemeviz. — Nedir, bu fayda? — Tclrfon memurelerini gazetecilerin di^nden kurtardı. İçeriden makinelerin sesi geliyor. Otomatik makineler binlerce kî-înin istediği numaralan bulovor ve binlerce kişiyi PMİarea] kîsi ile görüştürüyorlar. — Fl • ıı.lir, / m>?...... Bu nırmara muvakkaten kapalıdır... Merkezin saati İkİyi iki geçiyor efendim. CEVAT FEHMİ Terkosu Belediye idare ediyor Bugün şirket merkezinde bîr ziyafet verilecek Terkos şirketi dünden itibaren Belediyenin nezareti altında idare edilmeğe bağlanmıştır. Gere evir muamelesi ve gerekse senebaşı munascbetiTe dön şirket hesabatmm riivet ve tasfîvesile

i* ¦ bgal edilmiştir. Belediye Fen İşleri Müdürü Ziya Bey de dün şirketin Beyoğ-lu'ndakl mer giderek meşgul olmuş lor. Be'edive la—•fı»-l«n tayin edilecek murakıplar bir iki güne kadar t narak işlerine başlıyacaklar -dar. Şirketin Belediyeye geçmesi vesilesi! e borun saat dörtte Belediye tarafından şirket meehrzinde bir çay ziva -fetî verilecektir. Bu ziyafette Şehir Meclisi azalan, Belediye ve matbuat erki -nı hazır bulunacaklardır. Şebekenin tevsi ve ııla hı hususunda hasırlanan pro -jelerin de bir an evvel tatbîkına başlan-m"«" .rtr, ı,.ıı.M,r •I da'. Maaş verildi Defterdarlık dün memurların kano -ı ¦ -mi maaşlarını vermiştir. Z'raat müdiriyeti fidan istiyor Vilâvet Ziraat müdiriyeti gelecek seneden itibaren bağcılık ve saire ile daha fasla meşgul o lmak üzere fazla fîdan celbi için alâkadar makamata müracaat etmiılir. iskân suiistimali İskân suiistimali hakkındaki taliki -kal Devlet 5ûrasmuı kararı veçhile ik-msl olunmuş. Şûray ilmiştir. ihtikârı tetkik komisyonu thtikan tetkik komisyonu yarın Vİ • lâyet Mektupçusu Osman Beyin riyasetinde toplanacaktır. Umumî hapisane mektebi Umumi hapİsanede başhekim doktor ft-ı -l.'m Zati Beyin himmetile açılan mahkumlar dershane si muvaffakiyetle çal ir mağa devam ediyor. Bu hamiyetli doktorumuz mahpuslara okuma , yaz -ma öğretip az da olsa İrfan asdıyabil -mek İrin hak «kilen yüksek bir gayret ve fasPet gö«f ermekte, derslere de -vam eden mahkûmlara venî ya-ı, kıraat, hesap Öğretilmektedir. Mübadele Komisyonu iki hükümet altı aylık daha tahsisat veriyor Yılbaşı münasebetlle bîr kaç gün tatil yapan Muhtelit Müb->dç'e komisyona ysnndan İtibaren te saisine devam edecektir. Bir ay evvel komisyona alt i«'rr hak-kında hüVümete İzahat vermek ve yeniden tahsisat (emi n etmek Ulere An -kara'ya giden başmurahhasımız Şev -ki Bey çarşamba günü şehrimize dönecekti Alâkadarlara gelen malumata göre Türk ve Yunan hükümetleri, komisyon içîn yeniden altı aylık tat verilmesini kabul etmişlerdir. Tahsisat teşrini -aani nihayetinde bîttîei rîhetle mlib adele komisyonundaki murahhas ve memurlar kânunueval maaşını almışlardır. Yeni tah sisatın it eciktiği içîn kAnunusani maaşı heniİz verîtememi-rir. Mıamıfîtı, başmurahhasımızm avdet sisat emrinin ge'eceei ve maaşlara» verileceği «evlenmektedir. Muhtelit Mübadele komisyonunun perşembe günü umumi bir içtima yapman ve bu îçtimada tahıl»»! sı-nîn ve hnkeme havale edilen muhtelif îMı'.ıflı îs'erin mevzuu bah«olman pek muhtemeldir. Teknik bürodan sonra lıt<nboı*d-ki altıncı tâli komisyonun da tasfiyesi bitmek Özere olduğund komi ır onan bundan sonraki mesaisi yalnız îkî hevet e-rasında mevcut ban emlâk mes'rle -(er inin halline İnhisar edecektir. Sahipleri ve hukuki vaziyetleri özerinde İh • tilâf Işsss] o lan bu e^i emvsl ve em'â-kın hakiki vaziyetlerinin ve mutasarrıfların m tesbiti ilinin d aha üç dört ay kadar süreceği tahmin edilmektedir. Türk ırYunan murahhaslan bitaraflara! hake liğine havale edilmiş olan bu ihtilâflar üzerinde kendî noktsi nazarla -rmı ihtiva eden müdaf anameteri ko -misvon riyasetine tevdi etmişlerdir. *Ş@flT)Dır Isüerl Belediye memurlarına yapılan ikrazat Belediye memurlarına Esnaf Ban -kası tarafından bir, ve Teavün sandığı tarafından da Od maaş tinde İk -rasat yapılmaktadır. Bu müesseseler -den bîrinden pam al*n memurun "bor diğerinden borç pa-alâkadarlara bil d iril cu Ödenmeden m verilmemesi mistir. Belediyede yeni tayinler Belediye muhasebe müdür muavin -lİgİna tavm edilen Nail Beyden -nhîlil eden varidat müdürlüğü u muhasebecisi Gani, Beyoğlu muhasebeci • ligine masraf şubesi müdürü Arif va masraf şubesi m de muva -sene şubesi müdür vekili Cemal Beylerin tayinleri takarrür etmiştir. Ceza zabıtları hakkında bir karar Belediye cezalan için tutulmakta olsn sabit varakaları ekseriya noksan tan • sim edilm ekte olduğundan mahkeme -terce iptal olunmaktadır. Zsbıtlarm tam olarak tutulması hususu nda alâkadarlara emir verilmiştir. Sıhhat cflzdanı almayan garsonlar Bir kısım garsonların elân sıhhat ci*ı-danı almadıkları anlaşılmıştır. Bua!aruı sıkı bir teft eri için sabıtai be'ediye memurlarına leb • ligat yapılmıştır.

Mü fcefferrlJc Yerli mahsulâtımız ve hastanelerle mektepler Hastane ve leylî mektepler gibi mü -'"".ılı resmiyede üzüm. incir, fındık, zeytinyağı kabilin li mah«ulâb -mızın kullanılması hususu alâkadarlara tebliğ edilmiştir. Kadınlar b rüğinin konseri Bugün Kadınlar birliği tarafından Halkevînde bir konser verilecektir. Kon -serden rvvel doktor Kâzım Refîk Bey kanser hakkında bir konferans vere • çektir. Adana'nın kurtuluş gününde Oııümüıdeki perşembe günü Ada • na'nın kurtuluşunun yıldönümüne te -asduf etmektedir. Bu müna ros Gençler birliği tarafından Haikevinde bir içtima yapılacaktır. Şehirde kaç bina var? İstanbul'da 40,000 arsa ve 140,000 bina mevcut olduğu anlaşılmıştır. o© rûifünnrıcfa Frzurum'lu gençler birlik yapıyorlar Darülfünun mezun ve müdavimi Eı-lurum'lu gençler tarafından bîr birlik tesisine karar verilmi r. Bu münasebet-le cuma günü Halhevinde bîr içtima yapılacak, birliğin esasatı tesbit edilece r. Hindistan Müslümanları Hindistan'ın müstakbel idaresi hakkında Hindistan'ın muhtelif millet ve unsurlara ve sınıfla ra men -sup maruf ricali İle istişarede bulunmak üzere davet olunan üçüncü ve sonuncu Yuvarla Masa konferan • sı Londra'da senenin sonuna doğru toplanmıştı. Bu konferansın azalan 1931 de toplanan iki konferansın azalarından daha az ve seçme al -rfuğu halde bîr turlu ittifaka g ele " medi. Müstakbel Hindistan müttehit hükümetlerinin malî vaziyeti kon • feransın en mühim vzuu idi. Fa" kat konferansa iştirak eden ne İn -giliz Hindistanı eyaletlerine, ne da yerli hükümetlerin mümessilleri bu nazik mes'elede İngiltere hükümeti ile uyuşamadılar. Bunda onraki nihaî ve kat'i mahiyeti haiz olacak kararlar Londra'deki İngiliz İmparatorluğu pa rlâmentosuna İngiltere hükümeti tarafından bırakılmıştır. Hindistan'a verilecek vâsi mik -yastaki muhtariyet yahut nim is -tiki âl için yapılan ha sırlıklann ve istişare konferanslarının hâsıl ettiği en mühim netice bir çok mezhep, ırk, sın dolayı şimdiye kadar kendilerini toplıyamıyan ve aralarında ittifak edemi) rn m Üs -1 umanl arın siyasi cihetten ittifak etmeleridir. Bir asır ervel HindU -tan'dakl Turan'dan g elen büyük TUrk Fatih'lerin kurmuş olduktan muazzam imparatorluk İngiliz'ler tarafından yıkıl tan sonra Müslümanlar bir taraftan hariçten gelen ecnebi müstevlilerin hücum ve sav -¦etleri ve diğer taraftan asırlarca mahkûm olan ve maahaıa Türk'le -rin ulûvvücenabı sayesinde müsav uku halı bulunan Hindo'lann garez ve intikamları karşısında şa -şırmış kalmışlardı. Müslümanl nun kırım muharebeı esnasında isyan eylemesinden son -ra Hint Müslümanlan umum ve müş terek b harekette bulunamamış -lardı. Bundan sonra tefrika halinde yaşı yan mÜBİümanlar ilk defa şimdi siyasî cihetten ittifak etti er. MÜs ¦ [umanların tâbi bulunduktan a * mum Hint müslümanlan ittihat cemiyeti ve umum Hint müslümanlan konferansı gibi teşkilât simdi müt -tefikan çalışıyorlar. Hindu milli kongresi İle teşriki meaai »H.-n küçük bir müalüman his bİ geçenlerde Hindu'larla yasî* itilâfname yapmışlardı. Bu itilâfı büyük Hint müslüman teşkilâtı reddettiği glbİ Bengil dahi kabul etmemîıtir. Çünkü bu itilâfnamede bu İki eyalette müslümanlarm ekseriyeti tasdik e Ira işti. • 1931 şnbatmda Hindistan'da yapılan umumi tahriri nüfusun kati neticelerine göre Hindista n'ın umura nüfusu 353 milyondur. Bu hesaba gore on aenede Hindistan'ın nüfu " su 34 mily on yani yüzde 10,6 nis -betinde atmıştır. Müslümanların nüfusu Hindu'lara nisbetle daha çok a ani Müslüman'lar yüz -de 13 ve Mecusî'ler îse yüzde 10,4 nisbetinde artmtştrr. Şimdi bîn nU n 222 kişi Müslüman ve 682 kişi Mecuai'dır. Hindistan'da bulu -nan İngiliz'lerin ve diğer Avr pa' -lılann miktarı Ingiliı askerleri ve memurlan İle birlikte ancak 168,000 kişidir. Bu b ir avuç adam 353 milyon adamı idare ediyor. Şimdiki İngiliz İdaresinin en zayıf nok • tası ta bu nisbetsiılîktir. MUHARREM FEYZİ Osmanlı Bankasına Dair bir rivayet MütUctin 20 sene temÜ-di mi teklif edildi ? Dün, karsı mefailde, Paris'te, sabık Malîye Vekilîmîı Saraçoğlu Şükrü Beyle hâmiller vekiller anh borçlan müzakere'c-i cereyan ederken 0<manh Bankasının 935 senesinde af -hayet hı«'aç*k m -t-'-nîn yîrmî sene temdidi için ban teklifler yapı'mış olduğu hakkında bir rivayet deveran e

*e başlamıştır. Bu mes'elede en salShİyettar zat olmak ilibarile Saraçoğlu Şükrü Bevc müracaat ettikse de, ra atsız olduğu İçîn ke<-':velin tahfclVee i—'-ân bi'"am*d'k. Saraçoğlu Şükrü B?y rahatsıılığı devam et**-nM»*1 "*ıd*n Ankara'ya harekelin! bir İkİ gün dah f"\ Evkat cetveli 5 Ramazan Pazaitesi i 'l kânunsani 1933 ¦ Imcalt TolÛ Oüle Ihlnrl ; Rg|BJ 1 .4." : Vasati 5,39 t,H 12.1 j I4.;<9 Afcj 16,51 ; i Kanunusani l^jj~~?Camhariyet SON TELGRAFLAQ Almanya Lehistan'dan toprak istiyor Alman gazetelerinin Lehistan aleyhindeki neşriyatı şiddetlendi Berlin 1 (A.A.) — Alman matbuatı, sena sonunda çıkardıkları nüsha-lann hemen hepsinde «Sulh m edelerinin tadili aueritle emniyet» ibaresini diller* dolamış bulunuyorlar. Hariciye nezareti, yarı resmî surette yaptığı beyanatta diğer devlet -ler, bilhassa Fransa e mniyet noktai nazarından bazı teahhütler* girilmesini istcmiyecek olursa Almanya'nın da fark hudutlarının yeniden gözden geçirilmesi »e bu hudutlarda tashih*: yapılması m as* e leşi ileri «ürmi -ytci m bildirmiştir. Fransa'nın Milletler Cemiyetine tcvttl ettlgl pUndaki prensiplere ma -kabil Almany a'nın da «muahedelerin tadili suretİle emniyet» noktai nazarını İleri aürmesİ muhtemeldir. HUkûmet taraftan milliyetçi matbuatınhepsl, Leh koridorunun Almanya'ya verilmesini isl emekte, fakat Almanya'nın Lehistan'a her hangi bir suretle tavîz vermesi fikrini kat 't surette reddetmektedirler. Berllner Boersen Zeitung gazetesi, yalnız Leh koridorunun değil, fakat Memel'in yuka rı Silezya'nın Lehistan'a art olan kısmının da Almanya'ya verilmesini, eski Alman müstemleke lerinin iadesini İstemektedir. Alman matbuatının Lehistan «/eyhîndeki kal sen mücadelesi şiddetini arttırmaktadır. ııs*s»»»a».||rzgsjM 11 İld Vekil Mecliste (İhraç edilecek Cevap verecek Meclise muhtelif tefsir lâyihaları geldi Ankara 1 (Telefonla) — Yarm Mecliste Refik Şevket Beyin Donanma Cemiyeti hesabına dair sual takriri vardır. Maliye ve müdafaa Vekilleri cevap vereceklerdirMelisa gelen lâyihalar Millî hükümet bütçelerine ait hizmetler için yapılmış tediyatın tasfiye ve mahsubuna dair Mec r layiha gelmiştir. 931 nihayetin* kadar milli hükümet hizmetleri mukabilinde tediye v eya bankalarca hazme hesabı carisin* zimmet kay* dedilmiş olup ta bütçelerde mahsubu yapıl mış olan masraflar müteallik oldııklan seîieler bütçeleri umum! 1--—« s—kaiıat' bakiresi bu lunmak şartile lâzım masraflar faslında eski seneler mahsubatı unvanı altında açılan bir madd raah * sup edilmesi teklif olunmaktadır. Nafıa Vekâleti Devlet Demiryolları, limanlan inşaat ve işletme işlerinin ayrılmalından doğan lin düzeltilmesi için Meclis* bir kanun lâyihası teklif etmiştir. ' İşten el çektirilen memur a n* Suretle tahsisat verileceğine dair hükümetten Meclis* bir tefehr teskeresi gelmişti r. Hapisane inşaatı için istikraz yapılacak Ankara 1 (Telefonla) — Adil -ye ve İktisat, Ziraat Vekâletlerile Temyiz mahkemesi ve m ahpuıane binalarının inşası için on sene zar ¦ fmda tediye edilmek ve Emlâk Bankasından yapıl r İstikrazla temîn edilmek üzere 3 milyon liraya kadar taahhüdat icrasına Mail -ye Vekâletin e müsaade verilmekte -dir. Bu istikrazın itfasını kadar ba bankanın hazineye ait temettüle " rînln karşılık gösterilmesi teklif e -dilmektedir. ismet Pş. Hz. ırn teşekkürleri Ankara 1 (AA.) — Yeni yıl dola-yisîle aldıktan tebriklerden çok müte -lıassîs olan Başvekil i Paşa Hz. ba tebriklere ayn ayn cevap vermek mümkün olmadığından teşekkürlerinin ve mukabil te

klerinin iblâğına Anadolu ajansını tavsit buyurmuşlardır. Yerli içkiler Bazı şartlarla inhisar resminden muaf tutuldu Ankara 1 (Telefonla) — İspirto ve meşrubatı küüliye inhisarları hakkındaki kanunun tatbiki su ine dair talimatname resmî gazetelerde intişar etmiştir. Buna göre yerli şaraplar ve biralar müstesna olarak harice çıkanla-cak her nevi ispirto ve ispirtolu içkilerin beher kiolsundan alınacak en as inhisar reseni bir kuruştur. Ecne bi memleketler* çıkarılacak şaraplarla bira inhisarlara tâbi değildir. Şu-kadar kî ihraç edil bira ve şa -raplardan resim alınmaması veya ikinci maddede bahsedilen ispirto ve İspirto lu içkilerden ihraç dolayısile tenzilâtlı resim istifası için bu mal-lann yukletldiği vapur a tesi veya rîmendîfer M •»¦••! »»-»'ından alelûsul gümrüğe verilecek mani -festo veya beyannam since Itrm gelen tetkİkat yapıldıktan sonra muaf olması şarttır. Tasarruf Cemiyetinin eşya piyangosu çekildi Ankara 1 (A.A.) — MÜH iktisat ve tasarruf ve Himayeietfal cemiyetlerinin tertip etti kleri müşterek eşya piyangosu huşun çekilmiştir. 79 numaraya otomobil, 92958 ita -ma raya bin liralık salon yatan ve ye -m ek odası t akımları çıkmıştır. 960,7«, 34332, 14701, 193957 numaralara 250 şer liralık muhtelif yerli mallan isabet e tmiştir. 20 adet no -meraya yüzer liralık halı ve diğer 20 numaraya da 50 şer liralık eşya çı Adliye tayinleri Ankara J (Telefonla) — Mün -hal olan Adliye başmüfettişliklerine birinci sınıf müfettişlerden let-tin. ve ikinci sınıf müfettişlerden Osman Talât ve Reşit ve açılan birinci sınıf müfettiş tan Kasım, ikinci sınıf müfettişliğe üçüncü sınıftan Rahmi, Necmettin Zahir, Sırn ve bunlarda ere de dördüncü sınıftan A-rîf Bedri ve Ferit Beylerin tayini ka-rarla'mı*tır. Adana Maarif Müdürlüğü Enver Hulûs! Beyin lise müdür -lüğttne tayini ile açılan Adana Maarif mUdirîyetine aynı vilây mektep müdürü Raaim Bey tayin e-dilmiştîr. Bana kalırsa Bayramların asıl manası Yılbaşı da bayramlarımız arasına girdi. İtiraf edelim ki sevinç günlerimiz pek fazla olmı ya milletimin kahkahalarını sayan ve ona sevinci çok gören bir insan değilim. Biliyo mm ki bütü yeni bayramlarımız v© halkın bu günlerde gösterdiği coşkun eğlenme temayülleri, yakın tarihi aciaların birer tabiî aksülâmelidirler. Ustüste ne acı ve kanlı vak'alar içinden geçtik: 31 m Trablus işgali, Balkan felâketi, büyük harp, İzmir işgali, Şeyh Sait, Ağrıdağ, Menemen... Çok gülen çok ağlar derleri çok aplıyanın da çok gülmek hakkıdır. Heyecanlarımız arasındaki u bunu İcap ettiriyor ve bunun için fazla bayram yapıyoruz. Yapalım. Fakat umıtmıynlım ki bayramlar yalnız büyük unvanların değil, ayni zamanda büyük ceh atıdırlar. Kazandığımız zaferleri sulh I-çindeki harplerde de devam ettîr-mezsek, yaptığımız inkılâbın m sak sevin • meğe ve coşmıya hakkımız kalmaz. Bu bayramlar, bize yeni bir çalışma hızı vermek at bir dinlenme mahiyr.inden çıkar da vurpatlasına dönerse aldığımız şeylerin hepsini geri ve z ihtimali vardır. Yılbaşı geçti, fimdi iş ba«ı saati calıvort PEYAMİ SAFA Türkçemiz 3 Yunanistan'da Üç büyük fırka hükümete karşı cephe aldı Atina 1 (Hususî) — Hükümete karşı müttehit bir cephe teşkiline karar veren M. Venizelos ve Ka -daris'e M. Papanastasîu dahi ülİ -hak atmıstİr, Bu suretle meclîsin ekseriyetini haiz olan Gç ehemmiyetli fırkanın hükümete karşı müttefi -kan hareket karan vermeleri ehemmiyetle karş Atina 1 (Hususî) — Dündenberî drahminin vaziyeti iyileşmeğe başlamıştır. Dolar 206 dan 199 a tir. , ingiltere bir 11 Cep zırhlısı „ yapıyor Londra 1 (A.A.) — Sunday Re-feree gazetesinin Glaegovr muhabirinin elde ettiği malûmat a göre Bahrîye Nezareti Alman donanmasında mevcut ve «Cep zırhlısı» denilen De-utschllond zır enzer tipte bir krovazer yaptırmak üzere bulun -makadır. Bu kruvazör, hususi bh* in-saat tezgâhmda yapılacaktır Mitler bir beyanname neşretti Berlin 1 (A.A.) — Hitler yeni sene münasebetile taraftarlarına hitaben bir beyanname n eşretmiştİr. Hitler, bu beyannamesinde Sosyalist -Milliyetçiler fırkasının teşekkülü za-manın terdiği faalİytin maruz kaldığı eziyetleri, kazandığı muvaffakiyetleri ve fırkayı İnkısama uğ

yhtarlannın yaptıktan teşebbüsleri hatırlatmıştır. Hitler, 13 ağustosta ve 25 ikinci teşrinde hükümete ne gibi sebeplerden dolayı iştirak ettiği i bir defa daha anlarmış, müfrit milliyetçilerin Almanya'yı canlandırmak ve yeni -den kurmak uğurundaki mücadele -lerine devam edeceklerini temin et-mi-tir. Gene Gramerden... En güzel ve doğru söyleyişi İmlâda da örnek edinelim! Okurlarımızdan Ömer Azmi Bey, bize on bîr kâğıtlık uzun bir yazı gön -dermiş. Bu yazıyı olduğ e-çîremİyeceğlz. Türkçeyİ arap harflerüe yazdığımız zamanlarda imlâmızın çok bozuk düzen oldu bu bozuk'uk ve yanlışlıkların düzeldiğini söyledikten sonra, •dilimizin yazılışını gramer ka uramıya cağımız yolundaki sözlerimizi «kabul etmek» istemediğini ileri sü -rüyor ve fiilleri idelerine dair uun uzun Örnekler veriyor. «Fiillerde her şeyden evvel nazarı dikkate alınacak olan köktür. Buna lüzumuna göre eklentile lâve olunur. Dilimizde fiiller köklerin teşekkülüne göre 4 suret ve bunlar da takımlara ayrıl «Bîrine! sureti «Köklerin sona sessiz harf olup son heceleri de otre olmıyan mastarlar bu surette dahi ldir, ince ve kalın ve bir veya bîrden ziyade heceli olduğuna göre 4 takıma avrılır: 1— Bir heceli İnceler: Ezmek, bitmek, tepmek, şişmek, kesmek... (65 kadar vardır). 2 — Bir heceli kalınlar: Atmak, caymak, şaşmak, kazmak, yazmak... (89 kadar vardır). 3 — Birden zivade heceli inceleri Germek, çevirtmek, sevdirmek, gezdirmek... (600 ka dar). 4 — Bİrden ziyade heceli kalınlar: Arttırmak, karıştırmak, toplatılmak... (1000) kadar vardır Yolunda acık anlatmalardan sonra, örneklere geçiyor, (mis) eklentin* slganm örneğini gösterd iği vakit bir İhtarda bo-lunıryor: ¦Müfret ve eemî ikinci şahıs • larda harflerin tenafÜrü se seriya y harfi hazf olun ur, a Bunun gibi yor eklentilerini d* şöyle yazıyor i «iyorum, iyorum, üyorum, oy onan..» Bir kere Ömer Azmi Beyin yukardaki Örneklerinden çevirtmek, sevdirmek, gezdirmek, arttır mak • «artmak» m müteaddit! olan ba söz, doğru olarak ar -tırmak yazılmak lâımdır- k»nştrrrnn .. Sözlerinde kökler «çevir, sev, gez, art, karış, topla* dır. Masdar eklentisinden önce gele , dir, tır müteaddi eki eritişidir; topladılmak sözündeki dd da yanlıştır; doğrusu tıl olacaktır, t mütead meçhul için gelmiştir. Sonra miş fiil eklentisi, gramer yolanca ikinci şahıslarda missin, mîşsinîzdir, bunlann mîşin okunması türkçe-nîn sövleni»İndendir. Bımun gibi gra -mer de yor1un bir şekli vardır. Kökten lince şövle o!m*k gerektin gelyor, kalyor, Isteyor, korkayor... gibi. öyle ama bîr çok yazıcımız, ba gramer düzenine uymak istemiyor. Geliyor gibi göriyor yazanlar var, görüyor yazanlar da, istanbul'da düzgün konuşan ha'kın söylediği gibi yazacak olursak, iyor, görüyor, alıyor, vuruyor yaza -nz kî bence en doğrusu budur. Cene gramer menfilik eklentisi olan me. ma yı kökün sonuna getirthrerir. Gcidİ, gelmedi, gelmiş, gelmemiş, görmeli, görmemeli... gelecek, gelmeyecek, geliyor, gelmeyor, geleyim , gelmeye -yi m gibi... Oysa biz, gelmiyecek, gelmiyor, gel-miyeyim diye okur, yazarız; gelen, gel-mîyen; al an, almıyan deriz. Sim-^i bütün bu s">Tİeri gramerin dediği gibi yazanak, dilimizin fonetik gü-Tbozu'ac»k. A'ma yan. a'mıvan o-labilmek için kimbîlir ne türlü biyolog! ve tarih d eğr'iki iki eri gördü. Onun için Ömer Azmi Beyin göster -diğî örnekleri beğeniyoruz da kurmak İstediği düzenî İyi ka mer îşt, ne sÖylîyelim, Mi yük bîr «salâ -h>v<-t* isidir. Biz, en doğru ve güze! söyleyişi, i edinelim. Bir takım kusurları!e beraber, imlâ lügatimiz bize bu yolda çok büyük yardımlarda b nur. ŞAdmrn baş harfleri R. A olan bir okurumuz, büyük Ölü Sarruh Rıfat'ın «türkeede tasrifi huruf arı ve menşeî lisan mes'elesi» adlı kitabının nerede »atıldığını soruyor. Bu kitap 1921 de An t ve İstihbarat müdiriveti* matbaasında b«»''dıt sattı-lığa çıkarılmadı; yalnız o vakitkİ dev llet Vekillerine ve bu işi* uğraşanlara dağıtıldı. Aranırsa, belki eski kitap satanlarda bulu . KÂZIM NAM t Hint Müslümanları ile Mecu-sîler uyuşamıyorlar Bombay 1 (A.A.) — Milliyetçiler mehaf ilinin ınüstumanlarla Mesuci-ler arasında husul buld uğu zannına düştükleri itilâfın - Allahabat'ta her İki taraf murahhaslannın lştirakil* yapıla e rağmen - husulü İhtimalleri bugün zayıflamış gibi görünmektedir. Şevket Ali'nin muavini olan v* Malarya ila yapılan müzakereleri İdare eden Abdülsıtkı Bombay'

hareket etmezden evvel vaki beyanatında demiştir kit e— Bengile Meeusileri, MüslÜ -mantara kayitsiz ve şartsız' ekseriyet hakkını vermek istemedik erinden mükâlemelere devam edilmesi faydalı bir maksat husulüne yardım edemez.» Çin'de neler o'uyor? Tokyo 1 (A.A.) — Pekin'den gelen telgraflarda Jeneral Çang Hseueh Lianyg'in Ychol ey aletine külliyetli miktarda asker göndermekte olduğu bildirilmektedir. Diğer taraftan Pekln'deki siyasî meclis, Japonya yeni Mançuri as -kerlerile Çin kıtaatı arası da bîr çarpışma vukua gelecek olursa Yehola 300 bin asker göndermeğe karar vermiştir. Bununla beraber Tokyo'daki resmî mehafİl de, bu gerginliğe büyük bîr ehemmiyet vermektedir. Kolombiya ile Peru harp mı edecekler? Lima 1 (A.A.) —Kolombiya üe Peru arasmda çıkan ihtilâf feci bir hal almak tehlikesini göster mek -tedİr. Kolombiya hükümeti askerî bir sefer kuvveti tertip ettiğinden Peru da Lorcto şehrinde müteşek il vatanperverler komitesi, bir beyanname neşretmİştir. Komite, bu beyannamesinde Lo-reto'luların istilâ kuvvetlerini püskürtmek ve millî toprağın bü umak yolunu bulacaklarını temin etmiştir. Avusturya'da bir köy isyan etti Viyana 1 (A.A.) — Norau köyü halkının İsyanı, vahim bir şckİI al -mıştır. Dün 500 den fazla n belediye dairelerini hü -cum suretile ele geçirmeğe kalkış -mıstardır. Jandarmalar, ateş açma ur olmuştur. Köylüler, Styrİe meb'uslarından birini yakalamışlar ve rehine olarak alıkoymak istemişlerdir. ndarmalar, bu meb'usu güç hal ile kurtarabilmişlerdir. Yarın yeni nümayişler yapılacağı haber verilmiştir. Amerika'da büyük bir oîel yandı Nigara Falla (Ontarİo'da) 1 (A. A.) — Niyagara çağlryanlanna hâ -kim bir rjoktada yapılmış ol Clif-ton öleli, bir yangın neticesinde harap olmuştur. Zarar mîktan, 500 bin dolar tahmi n edilmektedir. Kadın erkekleşince Darölbedayi bir kaç göndür Hüseyin Rahmi Reyin bir piyesini oynuyor: Kadın Erkekleşince)... Ak saçlı gencin eserini ben de seyrettim. Türk edebiyatına bir kütüpane dolusu roman veren üs adın, kendi boyunu geçen cilt yığınlarını çevik bir sıçrayışla a-şıp sahneye çıkmakta gösterd a de-ger! Hüseyin Rahmi Beyin bu İlk niyetinde kusur ararsak bulabiliriz: (Kadın Erkekleşince) nasıl bir temaşa nev'ino mensuptur, pek belli değil. Hünsa bir eser.. Lisan bîraz ağdalı.. Gayrit abiilik* ler çok.. Fakat, bütün bu aksamalara rağmen, bir şey, bir meziyet var ki, Darû'Ibed ayün bir çok e-serlerinde bu kadar vuzuh ile görülemez: Millî renk... Sahneyi dolduran hav a, belli kİ İstanbul havası.. Şahıslar, Hüseyin Rahmi Beyin, yıllardır romanlarında tanı dığı r. İşte, Gstadın üstünlüğü! Hüseyin Rahmi Bey (Kadın Erkekleşince) de içtimaî bir tez müdafaa etmek istemiş: Dişİ kuş yuv lmalıdır... Fakat, e* serin ilk üçte ikisi bu davaya o> zak duruyor... Asıl iddiaya cevaj veren üçüncü perde ise, maalesef piyesin en cansız, en takat kısmı.. Maamafih gene tekrar edeyim: üstadın eseri, mahalli rengi iti— barile. benimize 3rnek olacak bîr kıymettedir. Temsile gelince... (Kadın Erkekleşince) sayesinde, zam*" Kaman hafızamızı nankSrleştiren Ney yire H. ın, san'atındaki zengb kabiliyeti bir daha göstermek imkânını buldu.. Ve gene (Kadın rkekleşince) de gelin hanım rolünü yapan Zehra Hanımın hîm-metile Bedia Hanımın kıymeti gözüm büvüdü!.. YUSUF ZIYA Müstakil Elcezire hOîûmeti kuracaklarmış! Adana (Hususî) — Kaddar Bey, Hoco ağa v* Cemil Paşa sadelerden Şam'da oturan bir kaç kişi ve azı sür-yani ve ermen il er, geçenlerde Şam'da toplanarak mahut BedirhanPlerin d* iştiraki lt kendi aralannda azunuzadrya müzakere ve münakaşada bulunmuşlar ve neticede ju karan v ermişlerdir: Suriye'den tamamile ayn, müstakil bir Elcerh-e hükümeti kurmak t Fakat bu karardan haberdar olan Şam hükümeti, keyfiyeti Fransız komiserine de bildirdiği içi n derhal bu adamlar birer ikişer toplatılmış ve Cemil Paşa zade Ekrem'le BedirhanOer polis nezaretine alınarak, diğerleri d* geldikleri verlere süriîl-nîr'tOr. Cumhuriyet Nüshası 5 Kuruştur AbOne* Türkiye Hariç şeraiti» *n *°

Senelik 1400 Kr. 2700 Kr. Alo aylık 750 1450 0ç aylık 400 800 Biravlık 150 Yoktor CUM HU fil YET in tefrikanı 35 Tipi Dindi! Yazan: MAHMUT YESARİ Bugün bana, hayat gülüyor... Yeni •ve taşınırken, yeni hayata doğru göç ederken, güneş, yolum -kül altın aşıldı meş'alesini tutuyor... Kapmm tokmağı kuvvetle çevriliyor. Bu, süthala Ayşe Hanımın, haber verme tıkırdatması... San irin suratlı ihtiyar kadının sesi,. kapının aralısından, odaya soğuk bir rüzgâr gibi giri — Beyefendi, evlâdım, arabalar geldi... — Peki... Peki... Giyinmeğe bajlryonrm... Pantatona-mu süpürürken benek benek lekeler gözüme ilişiyor... Daha e ki sayılmaz a-tna, bir yedek esvap lâzım... Güneş, camlardan, pertev süz d en geçer gibi süzülüyor, göze görünen renklerde ve lekelerde mübalâğa var... Esvabım eski de olsa, palto altında, mükemmel giyilirI Palto düşünecek zaman mı? Sıcak, ılık uzun günler var Önümüzde, Macitl Uzun yaz günleri var.. Sofaya çıkıyorum; evin her tarafın -dan sikir şıkır güneş yağıyor... Süthala Ayşe Hanım, sofa liyor... Mütarekedeyiz; onu ilk defa isrrûle Çağıryonrmı — Ne güzel bava, Ayşe Hanım! Ne güzel hava!.. San irin suratlı ihtiyar kadın, ellerini göbeğinin üstünde kavuşturuyor: — Sonbahar havası!.. Boynunu çarmtıyori — önümüz kıs... Yan utanır gibi t — Kışın da güzel havalar olur.. Yan sor gîbî: — Ama kış güneşi kar toplar.. Gülümsıyort — Arkası tipidir L Müzehher, daha kalkmamış... Oda kapısını yavaşça açıyorum. Niyazi, yatakta, gözlerini kırpışt Müzehher oyuyor... Dağnık saçlarile başı, yastığa düşmüş solgun bir kasım-patına benziyor... ... Niyazi'ye işaret ettim: — Sen, giyinmeğe basla, çocuğum! Nîyszi, vorganı attı, karyolada ayağa kalktı. Entarisi, diz kapaklarının Üstünde... Niyazi, n ar serpilmiş, boy atmış! Zannattiğlm kadar çocuk değil... O da büyüyor... Niyazi'nin mektebini de düşünmek lâzım... Fakat bu sıcak, bol güneşli havada, mektep te nered hatırıma geliyor? Daha yaz... Mektepler tatil... — Beyefendi evlâdım, sonbahar havası... önümüz kıs... Evet, sonbahar!.. Sonbaharda da mektepler açılır I Niyazi, kunduralarını giyerken tekini düşürdü; Müzehher uvandı: — Ne yapıyorsun, Niyazi? Yorganını açtı, yataktan atlamak İstedi. Odanın ortasında benim durduğumu görünce, dekoltesinden utandı, yorganı çekti, sıkı sıl — Ağabey, sen de kalktın mı? Yastığının üzerine iğildîm, dağınık saçlanm büsbütün kanstrrdım: — Hani, sen, beni uyandıracaktın? Müzehher, çığlık çığlık yorganı» içine gömüldU, saklandı: — Ah, ne muzipsin, ağabey... Saçlarımı bozdun, tarayacak ta vaktim yok. — Tembelliğinin cini Çabuk giyinin... Yük arablan geldi... Hamallar, eşyaları yüklemeğ aşlıyorlar.. Siz, yeni evde bulunun... Niyazi ile Müzehher, odalannda hazırlanırken, ben, sofada dolaaıvorum... Ne şen oynavış!.. Ne keyifli, evden taşınış !„ Çocukluğumda, hava tebdili için göç ettiğimiz liyor... Eve mi, kÖ'ke mi, yalıya mı, o yaşlık ne tutuldıvsa, oraya, bir gün evvelinden ağır e beraber, kalfalar, halâvık'ar, ayvazlar, o-şaklar da giderlerdi. Biz, bir gün sonra-, Yrfît yükleri gönderirdik... Orada, perdeleri asdnus, storlan takılmış, hasırları yayılmış, odalan döşenmiş, ya-taklarımın yanılm ulurduk!.. Kedimi kapadığım sepeti elimden a-hp ta uşağa taşıttıktan gün, ne ağlamıştım!. — Ağabey, biz hazırız. Müzehher, koltuğuna sıkıştırdığı küçük bir atlas bohçayı gösteriyor: — Terziye, göç! demişler; iğnem başımda! demiş. İşte, benim dikiş sepetim... — Nİyazî nerede? Nivazi, ablasının eteklerine sürünerek kapıdan çıkıyor; yanakları kızarmış, alnı, boynu, t

— Atilâ İle Cenffiz'i »enete koyun-cıya kadar, canım çıktı ağabey! Müzehher de gülüvor: — Biri girince, öbürü kurtulup çıkıyor.. . — İkisi, bîr sepetin içinde kavga etmezler mi ? Niyazi'nin çocuk gözleri, şeytan şeytan parlıyor: — Kmuld ana bilir terse kavga etme-mezlik etmesinler! Müzehher'İn kapı Önünde tereddütle duruşu her halde sebepsiz olmıyacak: — Bîr eksiğiniz filân olmasın, bakm bir kere... Bir araba çağırtalım,.. Siz de, hemen gidin.. Müzehher, yanaktan gene pembe pembe önüne bakıyor: • - Karyolalar sökülecek, yataklar da d-nk bağı yapılacak... Cibinlikleri, şiltti erin arasın oydurursun, olmaz mı? — Merak etme... Birini, bir şey o-nutmam. Bana; konsolun yanında, karyolanın altında ve ayak ucunda duran küçüklü büvUklü çantaları, ba epetlen, birer birer gösteriyor: — Ağabey, bunlara da dikkat etsinler . Sepetlerin içinde kmlacak şeyler var sakın bağlarına d kunmasın -lar Biı kere çÖTÜİüp açılırsa sapır sapır dökülürler artık,.. Oiabadl par) CM SULTAM Cumhuriyet I 2 Kİnunosan! 1933Yozon/ M. TURHAN — 2 — Fatih'in parlak işleri yanında yürek üzecek günahlar da vardı! Dünkü kısmın hulâsası (Üsküdar'la Gebze arasındaki Hünkar, .un engin 6ır yeşillik ve tenhalık denbire konak -çil ar geliyorlar, çadırlar kuruyor -lor. üç saat içinde koca çayır bir or-dut alini alıyor. Bir müddet »on-ra ordu ve müteakiben Padişah ga • Uyar. Sabahleyin Üsküdar'dan raket eden Fatih Sultan Mehmet hastalanmıştır, tahtıravanla yola devam etmektedir. Birin e! vezir Ni -sancı Mehmet Para korkmaktadır, çünkü Fatih hattadır, hem de yO -günde Ölüm izle laşan bir has -ta.. Vezir onan ölümünden sonra doğacak dağdağaları düşünüyor, hele yani Padiş zihnini adamakıllı kurcalıyordu. Çünkü Veliaht Beyasrt bir afyonkeşti.] BÖyU bir akılan tatanbuTa ga -tirip Hünkâr tanımak, devletin teme -hne var» açmak olacaktı. H uki beride Fatih'in küçük oğla Cem Sultan, tene bir kort gibi, diş geçirecek post, altını üst irecek meydan arıyordu. Pençeli sağlamdı. gövde* İ Bağlamdı, kafan sağlamdı. Kaleminden ve kı damhyan böyle bir genci, yaşça küçük diye, geri bırakıp ta öbür bodalavt tahta çıkarmak düped trte Nisana Mehmet Pasa, baratarrnı da dü*ünüyordu. Kendisi devlet kanunlarını kaleme almtıtı u kanunlara her-knten ziyade boyun iğmesİ la «m ge -lirdi. Bu sebeple Beyazıd'ın hakkını verm k, babası olur ölmez onu tnhla çağırmak ve çıkarmak vazifesi idi. Her işi ehline vermek devle damları için bir borç olduğuna göre de Cem Sultan'ı babalının yarine geçirmek icap ediyordu! Karamanlı halis bîr Türk olan Ni -şana Paşa, iki t eceden beri gözlerini yummamıstı, ba çıkma kurtul -mak İçin kafa yoruyordu. Padişahın canı henüz teninde iken böyle şeyleri düşünmekten eğildi. Lâkin o sırada, o demde, devletin bütün yükü kendi omuzlarında îdi. Yarını, bugünden O da borcunu tanıyan bir adam gibi davranıp düşü -nü yordu. Bununla beraber kimseye de bir şey sezdirmiyordu. Padişah sanki aapasağlammış gibi davnanıyo rdu. Onun ağzından emirler veriyordu, hükümler dağıtıyordu. Şimdi de askere, gene o ağızla, i etmişti. Fakat Hünkârı tahtırevandan İndirip otağa sokarken anasından emdiği süt burnundan ge tih, kımıldanamıyacak kadar mecalsizdi, kucaktanmıya muhtaçtı. Nişana vezir, bunu da kimseye termemek istedi, tahtırevanla otağ araşma - gelin arabaların güvey evine yanaştığı sırada yapıldığı gibi - şal perdeler gerdirdi, hekimbaşı ile bir kaç mabeyinciden baş a sokturmadı, kendisi bizzat efendisini kucakladı, çadıra sokup yatırdı, sonra bir kenara di z çeküp oturdu, beklemeğe koyuldu. Hekimbaşı, ümidini kesmîştî, İlâç filân vermiyordu. Fatih te derin bir dalgınlık içinde o ümi ndiriyordu. Gerçi çırpın mı -yordu, dört yanına çarpınıp durmuyordu, İnlemiyordu, muztarİp gö r kİ için için söndüğü belli oluyordu. Yüzünde, yağı bitmek üzere bulunan, bir kandil fersizl u. Gözleri yumulu, dudakları kapanık, yumruklan aı -kik idi. Nefes alan bir ölü gibi upuzun yatıyordu. Dışanda sanki kıyamet kopuyor-du. Asker, alabildiğine eğleniyordu. Davul, zurna, zil ve dümb elek, düzensiz bîr gürültü ile koca çayın inletiyordu. Alay çekenler, mani okuyanlar, destan yenler, masal anlatanlar tümen tümendi. Her çadırdan bîr başka ses çıkıyordu, ça -yarın her a başka dernek kurulu İdi. Hünkâr ölüyordu, asker gülüyordu!

Fatİh, bir aralık kımıldadı, gözlerini açtı, etrafına bakındı. Dışarda-ki gürültüyü işitmişti aman bulup ta diriliğe mi dönmüştü, belli değildi. Yalnız bakıyordu. Lâkin o bakışta suyu çe dertli boşluğu, yaman bir kuruluk görünüyordu. Ni -şancı Paşa, koca kavuğunun gölgelediği ir korka korka baktı, derman yoksulluğundan doğan bu kuruluğu sezdi, içini çekti, elini alnına erek nemlenen gözlerini sildi. Onun üzülmemek elinden gelemezdi. Kuru, kupkuru görünen o göz lerin ne kadar sert baktığını ve o bakışlann yürekleri nasıl korkut -tuğunu en iyi bilenlerde Fatih, boş bakışlannı bfr müddet dört yana dolaştırdı. Bakar kör gibiydi. Bir şey görmediği b ra gene dalgınlaştı. Bu dalgınlık, deminki gibi cansız değildi, yüzünde rüya gören bir adam u nu, Nişana Paşa da anladı. Hastayı derin derin süzmeğe başladı. Sanki onun ne gördüğünü, yüzü kumak istiyordu. Uç, beş dakika da böyle geçti. Hastonın anlaşılmıyan rüyası, Nİ -şancı Paşaron da işkilli bak ayet bir ses, Fatih'in soluk dudnklanndan çıkan verem bir ses, yan karanlık çadırdaki ıssızlı Hasta sayıklıyordu. (Mabadı car) Pirinçlerimiz İhtiyaca kâfidir <Birinci tahifeden eıcNırf) pirinç fabrikalannın kontenjanca az pirinç bulunduğundan İstifad ile flatlan artırdıklarını iddia etmek haksızlık olur. MaarruuTih şayet bundan sonra böy. le hareket edecekler olursa, hakla -rında ihtikar t akibatı yapılması tabii olacaktır. Yerli fabrikaların kontenjan vaziyetinden İstifade ettiklerini ileri sürerek ve yahut yerü malının kifayet etmiyeceğİni İddia ederek konten * jan miktarını arttırmak gayesini taki nler ecnebi malı pirinç satmağı menfaatlerine daha muvafık buluyorlar. Çünkü her hangi bir ıı llar stokunun bir elde temerkUı ettirilmesi ve maliyet fi -atlarının gayrı vazıh bulunman ha-sebile bu mutavassıtların bu malla -rai satışından daha fazla kâr et -mek imkân ve fırsatı istememeleri ve normal kâra kanaat etmemeler! ve bu yüzden memleket mahsulünün İstihlâk edi lmîyerek ecnebi malının revaanı temine çalışılması doğru değildir. Ecnebi malla -nnın nedreti miz üzerine bir tesiri otmıyacaktır. Evsafı İtiba-rile bunlara muadil bir hale gelen pirinçl erimizle bunlar arasındaki fark ancak bîr lüks mes'elesi olarak kalmıştır. Mutavassıt ve pera en -deeîlerin yerli mel*na teshîlkâr olmaları bu mesVIryî de ortadan kaldırmağa kâfi gelecekt Binaenaleyh memlekette miktarca kâfi, evsafça muadil kıymette yerli malı pirinçlerimiz bul unduğu halde müstehliklerin bunlara rağbetsizliğini celbe-deceb süratte hareket etmek mill i Maarif Vekilinin Gazi Reise hediyesi (Oırfuct sahtfeden mabetti •Bu anda duyduğum saadet büyük -tur.. Kıymetli Maarif Vekilimizin bu armağanından dolayı teşekkür ederim. Kendilinden ve diğer Vekillerimitden her an böyle ar ağanlar beklerim. Ve -bil Beyin naçîz dedikleri bu armağan hakikatte çok değerlidir. Bu değer n her kes tarafından daha iyi anlaşılması icîn. bu kitaptan Kr sahile okumalarını VekİI Beyde ica ediyorum.» dediler ve çok alkışlandılar. Reşit Calip Bey Gazi Hasretlerinin emirlerini yerine getirerek armağandan, tayin ve İn tihap etmeksizin, bir sahife açtı ve «hepimizin bahtın a» diyerek o-kumağs başladı. Bu sahife Turk mîlletinin ari ve medenî bir millet olduğu, bazı gafillerin zannı gibi 400 çadır halkınd ibaret olarak Anadolu'ya gel -miş olmadıklan, burasının binlerce se -nedrnberi Türk'ler ta rafından öx vatan yapılmış olduğu ve Türk ırkının yara-tılırındaki yüksek ve büyük vasıflar a Bu güzel tarih sahifesi samimi bir heyecanla dinlendi ve sürekli alkışlarla karşılandı. Reisicumhur Hazretlerinin tetkik seyahatleri Reisicumhur Hazretlerinin Mee -lisin kış tatilinden bilietifade yapa -cakları memleket seyahatinde kendilerine Ikt.sat Vekili Celâl Beyin de refakat etmesi muhtemeldir. Mec lis cumartesi kış tatili yapacaktır. Zavallı genç! iki tramvay arasında kalarak ezildi Dün Şahinpaşa oteli Önünde çok feci bir tramvay kazası olmuştur. Bir genç iki tramvayın arası ak ezilmiştir. Vak'a şöyle olmuştur; Saat 9 bocukta Beşiktaş'tan Fatih'e gitmekte olan 121S numaralı vatmanın idaresindeki 61 numaralı tramvay arabası tam Şahinpaşa o-teli önUnden sür'atle geçmekte iken birisi arkadaki römorka aksi cihetten atlamak istemiş ve o sırada Beya -¦ıt'tan Kurtuluş'a gitmekte olan 357 numaralı vatmanın idaresindeki tramvay arabası birdenbire yetişe -rek genci sıkıştırmıştır. lar derhal durdurulmuş, yan bay -gm bir halde çıkarılan zavallı Gül-hane hastanesine yatırılm Kadro'nun tedbirleri! Yüksek Amerikan sanayimden sadece hurda demir yığınları kalmıştır. Yüksek sanayi diye ayni ha ecrübeyi tekrarlamak hatadır

Harp sakatlanılın dilekleri Hant sakatlan namına Hüseyin imrenle aldığımız varakadır: «Muhterem Cumhuriyet gazetesinde harp sakatlan namına yazmış olduğu -muz bir yazıya dair gen e Cumhuriyet gazetesinin I4-I7-932 tarihli nü ıha onda cemiyetin bir yansını okudum. Bu efendiler ya okuduklannı anlamıyorlar, yahut kasten anlamak istemiyorlar. Biz dedik kî seneler geçtiği halde 5 ve 6 inci derece efrattan henüz arazi atmryanlaı vardrr. Keza d emiştik kî haziranda verilmesi lâzım gelen tütün İkramiyesini almıyanlar mevcuttur. Cemiyet b azısında bizi tekzip değil teyit ediyor. Yalnız cemiyetin hami reisi diye B. M. Meclisi Reisi muhteremi Kâzım Paşa Hazretlerinden bahsediyorlar. Muhterem Kâzım Pş. Hz. Vezneciler c emiyetinin hami reisi değildir. Umum Türkiye Cumhuriyeti malûllerinin hami va reisidir -ler. Milli Müdafaa VeklletJ Cehlesİıûn bir takım tedbirler aldığından bahsediliyor. Hükümeti Cumhu bizim dileklerimizi naran itibara aldığından dolap arzı şükran eyleriz. Bugün bu memleketi i are eden büyük ve muh -terem şahsiyetler daima bizi düşünmüşler ve düşüneceklerdir, Sakatlann hiç bir alâkası olmıyan cemiyeti muhtereme azası fuzuli olarak bu bahse karışmasınlar. Madem cevap vermek hevesin d edîrleT. şu suallere sarih olarak cevap vermelerini bekliyoru z: Umum malûllerin şahsiyeti maneviyesinden is -tifade ederek ve sakatlar namına Yi -¦âyet ten müsaadesini alarak yapmış oldukları tombaladan hasıl olan parayı hangi sakat arkadaşın iş sarferrnis-lerdir> On senelik maaşını alanlara hükümeti Cumhuriyemİzin lütuf ve atıfeti olara ekrar maaş verileceği mukar -rerdir. Bu muameleyi takip edemiyecek derecede bulunan arkadaşlann mua -melerini takip etmek ve bu işi bir an evvel yaptırmak cemiyetin vezai fi as -Üyesinden iken sakat bir arkadaşın bu muamele için vereceği iıtidanın cemiyet daktilos nda yazılmasına bile hangi his ile mâni olunmuş ve bu arkadaş- kapı dışan edilmiştir?. Mevmua azaran diğer eakat bir arkadaşa da ihtiyacınız varsa Darülacezeye gidiniz, denil-rmştir. Sak atlara muavenet ve İslerini takip etmek içîn kurulan bu cemiyetin vazifesi sakatlan Da rülacezeye göndermekten ibaret midir> Bu işler hükû -merimizin bir şekil ve nizam vereceğine se hiç şüphrmir yoktur.a [Muharrir 29 kânunuevvel tarih -ti nüshamızda çıkan ilk yazısında «Kadro ve İnkılâp* kitabını ana dair kısmındaki fikir-teri tenkit, oe bu halin ihracat mallarımızın kalite düşkünlüğünden n ileri geldiği fikrini reddediyordu. «Kadro oe İnkılâp* m buhranın nasıl geçeceğine dair kan de ayni derecede isabetsiz- ba-lanuyordou Bagün de ikinci yazıyı neşrediyoruz-] Amerika'nın - kitaptaki tabir İle îleri teknik sayesinde elde ettiği muvaffakiyetlerin a cı bir İstihzası gibi günden güne şiddetlenen latı -rabından ibret derai almıyan Rus -ya'ya n eceğiz? Rusya arazi -sinin vüs'ati ve balkının çokluğu (Maamafih Kadro ve İnkılâbın yazdığı g tarihin hiç bir devrinde 170 milyon halk yaşamış değildir) . ve tabii servet membalarının ken i hududu dahilinde m ov -cut olması itibarile en ziyade Amerika'ya benzediğinden mi nedendir, ziraatta ve sanayide onu taklit ediyor ve devlet teşkilâtma ve dahili mesa i sisteminin hususiyetine istinaden muvaffak oluyorsa acaba bu muvaffakiyet devl et teşkiltâtına istinat erden klâsik sermayedarlıktan baş -ka bir şeye mi atfolunmalıdır? Rum lânlarında muvaffak oldukları takdirde - ki buna muhakkak na -zarile bakılabilir - istih lâk kabili ¦ yetlerinin bir kaç mislini istihsale kadir olacaklardır. Bu takdirde ayni şer ait altında ve ayni vesaitle -yüksek teknik sayesinde - müthiş bir akıbete mahkûm olan Ameri ka'nın giriftar olduğu derde uğramaktan kendilerini nasıl kurtaracaklardır? Bugünkü sari iktisat hastalığı; satmak, ihracat yapmak ve mum -kün mertebe dîğer memleketlerd hiç bir şey ithal etmemektir. Bunun içindir kî bugün hor yerde her nevi îstİhsalât artıyor, d taşıyor. Mahsulât depolara nakil masrafına bile tekabül etmediği için ya -kıldığı, otomobil, her nevi fabrika malları ardiyelerde atılmış bir halde kaldığı, lananlarda binlerce vapurun m ah -kûm yattığı bir zamanda, büyük sanayi ve yüksek teknik illetine müptelâ olanlara acımak el -den ne gelîr? Lüzumundan fazla yükselen bu yüksek teknik değil midir ki bugün herkesin başını nara yakmış b yor? Bu sözlerimden memleket hesa -bina teknolojiye karşı istiğna mâ -naşı çıkarılmasın, yalnız yü erken başka memleketle -rin başına belâ ellikleri bir takım makine ve demir yığınlarım biz de pstz bir şekilde başımıza musallat etmiyelim. Dünyanın bazı memleketlerinde bunları yerinden dırmak mukabilinde insana badava verecekleri bir devirdeyiz. Fennin — 2 bu kadar ilerlediği bir zamanda, sigorta kumpanyalarından her ne a -labilirsek kârdır di ye vaporlannı en fena denizlerde sefere çıkaran kumpanyalann ba vapurlar karaya oturduğu »aya battıkları zaman en mes'ut dakikalanm yaşadrklanna şüphe edilmiyecek hadiselerle karşı

ayız. Yüksek teknik ve bunun doğur • dugu makine devri her milleti yeni bir takım tedabrr itti hazına şevket -nuştir. Yüksek gümrük tarifeleri, kontenjantman ile dahili lanayü mu bafaza ve müdafaa bunlann baş -lıcalarındandır. Halbuki bunlar şimdiye kadar buhran Üzerine bir dava te irini gösteremediği gibi bilâkis mübadelede istikrarsızlık ve umumi bîr ademi emniyet gabi şe t do • ğ u rma k tad ¦ r 1 ar. Her nevi istihsalin takyit, yük -sek gümrük tarifelerinin tatbiki ve her milletin kend ine ibtiyacatına ki-fayesi ve saire tecrübe olunuyor va olunmaktadır. Yalnız bunların • -sas lı bir tedavi, buhranı kökünden izale edecek tedabir olmadığı da gene bu tecrübeler sayesinde hakkuk etmektedir. Esasen bu noktada fazla tevakkufa hacet yoktur. Bu gibi tedabirin esaslı bîr çarei hal olmadığını her iktisat adamı biliyor. Hakiki de -vanın neden ibaret olduğu da gene bunlarca alûm. Ancak bu noktada milletler arasında umumi bir anlaşma ve hüsnü niyet vücude geti -rili p getirilesniyeceginde tereddüt var. Reisicumhur Hazretlerinin son nutuklarında bu n oktaya derin bir vukuf ve nüfuz nazarile işaret olunmuştur. Milletlerin bu anlaşma lüzumun u ne vakit hissedip tatbik sahasına koymağa cesaret edeceklerini kestirmek güçtür. Yalnız sa rası da muhakkaktır ki vaziyet daha da -raldıkça buna olan ihtiyaç da o derece kendisini d aha acı bâr surette hissettirecektir. Bu umumi anlaşmanın husule gel mesi için biraz cesaret ve vaziyeti olduğu gibi müşahede kuvv etine malik ¦..." ix <>.....İter mil ret »cır" di teknîklopmiş olduğu derece ufak veya pek azim fedakârlıklara katlanmak mecburiyetinde k alacaktır. Milyarlarca liralık makine haline İfrağ olunmuş demir, dünya insanla meskûn olalıb nasıl toprağın i -cinde çürürnekte İdİse bugün de arım yüzünde çürümeğe mahkûm o -U. nkt.r. r inkıraz bulacaktır. Yuk -»ek gümrük tarifeleri, himaye ve müdafaa usullerini bertaraf edec ek olan Free Trade yani serbest ticaret ve mübadele esaslan hâkim olmağa başladığı gündür ki refaha kavuşmak nasip olacaktır. Yoksa otarşi ve yeni iktisadi ni -sam ile bu isler muhakkak ki daha berbat olacaktır . NÜZHET undan 4 Kanunusani çarşamba akşamı İtibaren ELCHAMRA anemin haftalık programına ilaveten KARAGÖZ filmini takdim edecektir. Yspan: OSMAN MÜMTAZ Oynatan Karagöz Hüseyin Ef. Asım Baba Kanuni Tcvfık & Kental bsba Şarkılar. EMİNE İlanım Çocukları fi ssire İpek Mm stüdvojtmda çevrimtşHr. Vapurlara erzak Verecek şirket Limanımızdan gelip geçen vapurlara erzaklarım intizam ve inzibat dairesinde vermek üzere t eşkiline teşebbüs olun -duğımu yazdığımız şirket mÜessisleri dün kendi aralarında içtima eder n nizamnameleri üzerinde konuş -muşlar ve faaliyetlerinin zabıta ile alâkadar aksamı Üzerinde bir de muhtıra tanzim ederek Vilâyet makamına tevdi eylemişlerdir. Bu şirket sayesinde vap urların şehrimizden tedarik etmek mecburiyetinde olduktan' ihti ya çl annea azamî suhulete mazhar olacaktan ve pek ziyade memnun kalacakları şüphesiz g ö r ü' mekt ed ir . Ampul fabrikası yapmak istiyorlar Merkezî Çekoslovakya'da Azzeynş-tayn şehrinde bulunan maruf bir firma Çatalca'da bir elekt rik ampulü fabrikası tesis etmek üzere istanbul Ticaret odasına müracaat etmiştir. Oda bu hu -susta tetkikat yapmaktadır. Bozüyük'te yapılan tahkikat BozÖyük kereste fabrikası sahibi Bilecik meb'usu İbrahim Bey dün, Bozüyük'ten şehrimize gelmi Fabrikanın yanan makine dairesi hakkında mahal -(en tahkikat yapmak üzere Bozöyük'e gitmiş olan sigortacılar da avdet etmişlerdir. Alâkadarlar arasında yangının ne suretle çıktığı hakkındaki tahkikat devam etmektedir. Bu tah eticesinde sigorta bede'i için de karar verilecektir. ıtAiııro Bu akşamki program -Tercih ediniz:Varşova : îl.ns— Den Pamjuste fDonlzettl). Parts : (Radıo-Paruı). 22.55— Clbonlette «R. Hahn). Talaş i 2.1 S— 7fnet Senfoni (Beethoveny.

İSTANBULı 18 Vedia Rıza Hanım - 18.43 orkestra-19.20 frannzca ders (ilerlemiş olanlara mah sus) - 10 45 orkestra . 30 50 Ycart Ajom Bey - 21.00 Safiye Hanım . 22 00 orkestra . Ajans ve Bonn haberleri, saat ayan • 2230 alaturka aaı (ramazana mal» sus). VİYANA: 18.05 hatif nrnrı . rv.re zorun anj -19.40 konferans . 20.05 İngilizce ders -»30 havad isler - 21.05 cazbant musikisi BÜKREŞ ı 18.05 radyo orkestran- 19.06 kenferans-19,50 radyo orkestrasına dersin - 20.48 gra mofon plâkları - 21.05 salon muslklat-2145 konferans . 21.50 Kuartet ın Bt-Dur (Dvorak ) - 32.20 bir lokantadan nakleıu dans musikisi. BUDAPEŞTE . 18.05 Viyana sarkılan - 18.50 konfe -rans - 1020 plaklar - 20.35 almanca dersli» Mac ar sarkılan - 2255 opera or -kenraiinm konseri . 23.2ü havsdUlar -sonra: Taran musik isi. VARŞOVA: 18,05 Koro ¦> din! musiki • 19.05 fcafe-konser - 20.05 muhtelif - 2050 havadis -ler - 21,06 «Don Fasçualst DoniıettVrün operası - 23.3i dans musikisi PARİS (Radİo - Parisli 2035 radyo orkestrası - 20 55 muşa -habe - 21,05 kitap aaau - 21. 25 radyo orkestran - 22,06 [Olbaulettei operH: Franeis de Qrolsset. Itobert ds F lerS'in piyesi. Reynaldo froAn'ın musikisi. BARSELONA: 30.05 trlo - 21.09 muhtelif • 31,35 kon -fer ana . 23.05 gramofon - 23. 20 konser -34.05 radyo orkestrası - 2420 bir komedi-sonra: Havadisler. TULOZı 20.20 operetlerden parçalar - 30 50 konferans - 31.06 senfonik orkestra . 31.20 ha vadisler - 3135 küçük şarkılar - 23 55 trlo . 3335 operalardan parçalar - 1.05 hafif musun 135 İngiliz musikisi - 3 İC senfonik ontestra: T İnci senfoni (Bet • haven). içtimaa davet cuma gönfl saat 18 da, şehzedebaşı'nda. Letafet apartımanında kâin cemiyet merkezinde yapılac umumi heyet içtima -ma bilûmum kayıtlı azanın teşrifleri rica olunur. Teşekkür Ofulîle dîlhun olduğumuz azız harla ve dayımız Behçet Beyin cenazesinde hatır bulunmak sureti tecssüratımıza iştirak ve telgraf, mektup ve sûveri saire Üe bizleri teselli buyuran zevatı k rama ayn ayn teşekküre farta teessürümüz mâni olduğundan muhterem gazetenizin buna delâlet ve vassutunu rica ederiz efendim. Merhumun zevcesi: Nazlı Behçet, yeğeni: İnhisarlar murakıplarından Halet, yeğeni: İnhisarlar m müdür muavini Münir Husrev, oğlu; Ziraat Bankası memurlarından Sedat, oğlu: avuk» Vedat, da Dr. Celâl, kızı: Sara Celal. Teşekkür BÜYÜK RESMİ 6tÇ T Dün akşamdunberi M A J I K Sınmasında ORTA MEKTEPTEN EMİL VE ARKADAŞLARI Filmi bütün seanslarda salonu hldcshmç doldurmaktadır. Güneş çit" parlak temiz bir çocuktuk s gı. peıvasızlıjh ve sonsuz macera merakı, sadık arkadaşlık histerini taşıyan küçük bir çocuk ahrnk ve merak ve nes'e İçinde »erlin gibi büyük bit şehrin korkutucu kala'-alığı ve değişik içinde emsalsiz bir mecera. Bin çocukla birlikte caolı bîr maccıavı yaşayacaksın İlâveten: Radyo hail hazır riünva havadisleri H^^^H Sevgili validemiz Kâmil Paşa kerîmesi Nafia Hanımın vefatı dolayısüe gerek bizzat ve gerekset ktupla bizi teselli eden zevatı birama teşekkürlerimizi iblâğ ederiz. Merhumenin kerimesi Damadı Afife Nuri Mahdumlan: Rasih, Ntfi, Müfit irtihali müessif Beşiktaş'ta Şenlikdede mahaTlesînâı Mektep sokağında 35 numarada ikamet etmek e t olan 16* in mektep muallimlerinden Feyziye Hanımın validesi sa-ühati nİsvandan ve gayet kıymetli e-mek tar muallimlerinvıden Emîne Ca-vide Hanım ramazani şerifin üçüncü günü irtihali daribeka eyle Yahyaefendİ dergâhındakİ makberei rnahsusasrna defnedil m iştir. menfaate karşı vazifesizlik etmek o~ lur ki, biz bütün tacirlerimizi bun • dan münezzeh bili riz ve öyle gör -mek isteriz.» s MİLLİ SİNEMADA Ramazanın birinci fevkalâde galası şerefine PiERRE BENOlT'nin şahesereri ve BRİ6İTTE HELM'in temsili muazzamı

A T L A N T i D Mevsimin en büyük sinema hadisesini teşkil edecektir. HAveten: FOX JURNAL dünya havadisl eri ramazan münasebetile 2 suvare verilecektir. 8,30-10,30 Bu akşam Gala müsameresi şere fine sürpriz Darülbcdayl temsilleri BU akşam İstanbul Beledi asi saat İİJS0 Şehir Tiyatrosu Pazartesi -Perşembe Komedi 3 perde Yszan: Musahip Zade Celâl Hey Halk gecesi Karanlıkta kapı açılıyor ve korkunç apaş görünüyor. Bu, GÜNAHKÂR KİZ filmimle JEAN GABIN'çflr, 999999? •1 Kimmtnani 1 r 33 Cumhuriyet <mn ffokraflsıır — Haberin car mı?.. Bizim apartimamn takibi, ktrh yatından sonra trap hatayığile evlendi.. . — Şana: Zeytinle oruç bozdu desene! __^Jİ_-_m_-_____ Masum! — NBZan'cığım.. Bugün se -ninle sinemaya gidelim mî? — Gidelim.. Ama bir şartla! — Emret— Uslu duracaksın.. ¦ — Elbet. Sonra arka sıramızda oturanlar ne derler... — Doğru... Şey... İstersen biz en arka sıraya oturalım! Ramazan manileri Etem İzzet Efem İzzet benim adım. Romanımdan belli tadım! Son eterim (Gözyaşları) Herkes güld ağladım! Dan dan da, dan dan! Çallı ibrahim Ketram Çallı geddi, carda! Veresiye içer barda! Şu Beyoğlu görmemiştir Onun gib hovarda! Dan dan da, dan dan! Fatin Efendi Bak gökteki ibareye. Mahya kurdum minareye. Bilmem hava yarın nasıl: Yatayım istihareye! Dan dan da, dan dan! Ağaoğlu .. — Cadro'cuyla gulet tuttum. Gayet çetin bir eş tuttum! O nlar beş kişi bir tuttu. Men, tek basıma beş tuttum! Dan dan da, dan dan! Sünnet Bektaşi misafirlikte İmiş. Gece, davula duyunca sahura kalkmış. Eo sahibi sormof t — Erenler, ten oruç tuimtyorran . Bari sahura da kalkma .. Bektaşi İtiraz etmiş: — Yooh, olmaz.. Fara terketti -fim yetmiyormuş gibi bir d* sun -neti terkedemem! Hararet Çallı İbrahim, bir gün Ahmet Refik Beye gitmişti: — Aman Ref ilc'cİğîm. dedi, ağzım kurudu, hararetten ölüyorum. Ahmet Refik Bey hizmetçiye emretti: — Çabuk bir bardak su getir! Çallı, hiddetle yüzünü buruşturdu: — Birader, suyu ne yapayım?. Ben sana hararetim var dedîm, yıkanacağım demedim ki! Nezleye karşı Meşhur tanburî Nafiz merhum, dehşetli nezleye tutulmuştu. Ah ¦ baplarından bîri nasihat etti: — Aman kendine iyi bak... — Bakıyorum.. — Bakıyorum demekle olmaz.. — Ya ne yapayım? — Boynuz çektir.. Ben geçenlerde nezle olmuştum, boynuz çektirdim, geçti— Ben çek ti re m em.. — Neden? — Senin gibî boynuzum yok! Seninim!

Matmazel Rebeka, Mişonaçi'-nîn önünde diz çöktü: — Ah benîm servili Mişon'um. Ah benîm yuzel Mişon'um.. Bü -tün varlığımla ben seninim! Miçon yalvardı: — Aman Rebeka, canım Re -beka.. Bu tatlı lâkırdıları, küpelerini, yüzüklerini, bileziklerini bana oyle söyle! Bir vecize Zekâ, vapurlardaki klavuzlara benzer! Kinaye Geeçnlerde bir salonda Nevres Bey ut çalmış ve şarkı söylemişti. Bir müddet sonra, o salonda unan .genç rolüne çıkmış yaslı bir hanım, Nevres Beye: — Geçen akşam söylediğiniz şarkıyı bilseniz ne kadar beğen -dim, dedi.. Bana genç kızlık za attı! Nevres Bey hayret etti: — Şaşılacak şey doğrust — Neden? — Benim sesim zayıftır.. O kadar uzaklara gidebileceğini hîç ümit etmezdim! Şakt, Ceza mahkemesinde: — Adın ne? — Şakacı Mahmut! — Ne yaparsın? — Şaka! — Sen bu efendinin paltosunu çalmışsın, öyle mi? — Hayır! — Nasıl hayır, paltoyu senin o-danda bulmuşlar.. — Efendim, arzetmiştim ya, bendenize şakacı Mahmut derler. İşte bu beye de şaka yaptım.. — Peki, paltoyu nereden al -din? — Sirkecî'dekİ bir lokantadan! — Nereye götürdün? — Üsküdar'daki evime! Reis gülümsedi: — Şakayı pek ileri götürmüştün!.. Ve şakacı Mahmud'u üç ay hapse mahkûm etti... Mahmut karan duyunca sor du: — Beyefendi, bu da mi şaka?!. Küçük kuş, lüzumu yok veftoetenin, Ne mana vereyim ba tık nefese? Keşke ben yerinde olsaydım in, Beni koylaydılar keşke kafese! Maşallah tkî arkadaş konuşuyorlar: — Yahu, ismail Beyi gördüğün rar mı? — Sorma birader, dün gördüm. — Nasıl? — Berbat... Adeta yan ap*al! — MasalUh, maşallah... Dernek yan yanya İyileşmiş! Kaynana ziyafeti! ¦Hal II III H—l Ramazanda Şehzadebatn Dükkânın Önünde, çipil gözlü bir herif, durmadan elindeki çın • gırağı çalarak haykınyordu: — Dipten balık, enseden as lan... Cenabı yezdan neler yara • toor!.. Hacı Cemal Efendi beş kuruş toka edip girdi, gördü, çıktı... İleride bir başka çığırtgan: — Efendiler.. Beyler.. Yolcular!.. Geliniz, koşunuz, görünüz!. Böyle bir temaşa hiç bir yerde ktur!- Amearika'dan gelen cambaz, perendebaz, sihirbaz!-* Yanında bir kadın, sağ ve ca nlı!. İki parçaya kesiliyor, bir damla kanı akmıyor.. Beş kuruşa, beş kuruşa! Hacı Cemal Efendi, hayretle herifin yanına yaklaştı: — Cambaz mı kadını kesiyorZ — Evet™ — Sahiden mi kesiyor? — Evet—Beş kuruşa mı?. — Evet... — Kimin kansı bu kadın?

— Kendİ kansı! Hacı Cemal Efendi başını salladı: — Ha... Şimdi anladım.. Tevekkeli değil, bu kadar ucuz kesi yor! — Ah doktorcuğum, hep biri İki görüyorum— Aman hanımefendi, bana vere * ceğinİa parayı da sakın öyle görmeyi Hanım, bu akşam bizim damat iftara gelecekmiş! Çapkının bir çok yaramazlıklarını duydum, dur papara hazır layım! Aşk oyunu İki genç kız arasında: — Nihayet aşk oyununda ka -zandım.. — Sevdiğin gençle mi evlenİ • yorsun? — Hayır, Neriman'ın sevdiği gençle evleniyorum! Nasılmış Macîde Hanım, Cevat Beye sordu: — Sİzin iki birader vardı.. Nasıllar, iyiler mi? Cevat Bey cevap verdi: — Büyüğü evlendi... Küçüğü hamdolsun iyidir! İstırap — Kolay yele Salamon.. — Eyvallah Mişonaçİ.. Yarın evleniyorum da, onun içîn ayak -lanmı yıkıyorum.. — Vah zavallı vah.. Demek evliliğin sıkıntılarını şimdiden çekmeğe başladın! Beş = on Küçük hanımefendi sordu: — Sîze göre kadın en çok hangi yaşta güzeldir? Erkek cevap verdi: — Yirmi Ae yirmi beş yaş ara • sındakî on »ne zarfında* — Ne o?- Bacanakla dargın misi ası? — Evet... — Neden? — Bilmiyor musun?.. Herife tay yare piyangosu çıktı I ¦ Cu mhariyet *. Kânunusani 1>JJ---L Hikâye Kibar düşkünü Uran fasulyr sırığı gibi denilen bir bert man. gırtlağı oynar oynar bir boyam 6*4 Üne oturtul arlak, yagb ¦¦çlı. TUiünOn ballan boxuk ve ıtuna-ara bîr bas .. Daracık emiz, aç lan ke -m ik muzlar, dagnek kol va bacak -lar... Bo boya, daha doğrusu bo iskelete bir elbise geçirin, Garan/ar Bey, föru-aüıÜn önünde bsJrrir Yapıştırma bıyıklarım bora bora, bastonuna aalhyarak acele acele yfl • r*r... Günün muhtelif erinde, vapurda, tramvayda, sokakta, kahvede* İstanbul'da, Beyoğlu'nda, ona, teaa -d Uf edebilirsiniz. Tam manasîte çat bu -rada, çat kapı arasındadır. İnce, tnron fcarablarrie, hîç durmadan, dinlenmeden kal d mm! an nertrrller durur. Hulâsa pek tsemaratta*. Fakat bo mütemadi faaliyetin aslı. esası nedir, ne İçindir? Orası biraz müphem ve meçhuldür. Kâh t resine uğrar, kâh heyeti ihtiva -riya yi arar. Bir ev sorarken, başka bir ov öfrenir. bi nle koırosurken. öbürünün derdini dinler. Bütün bo faaliyet ara -sanda ihmal etmediği, edemed e edemiveeeği Od say vardrr: Rakı üe hovardalık I Rain, herkese bir tesir etmez. Kadehe dudajn değdi mî, asalet damarları ka ¦ banv va kad eh adetleri zzyadelestikea daha canlanır, ayaklanır, nihayet şahlanır i o zaman zaptı kabi l değildir, gemi aşıra alır: — Bilmiyor*, gene bilmesin... Ama görenler, bilenler coktur... VaktiU ben, böyle mi id im? Baba mm atlan, ara -balan vardı. Ama ne atlarI... Yağız, al, doru, bakla km, renk renk, cins cins atlar... Hepsi de halisüddem ha,.. A-rabalan sormaym, fayton, kupa , lân -do, paraşol, çeşit ossit... Konağın İrini bilmiven, yalnrıbarma gezecek olsa, kendini beder, günlerce dolassa girdiği kapıyı bulamazdı... Eh, şaka da -ğfl, elTi sekiz odalık konak ... Sofalarda at koştur... Kaç tane esfr hala -yak, carîye, kalfa; kaç tane uşak. ayvaz, s eri»? Aybaşlarında vekPhare yanılır, ayni adama iki defa para verdiği olurmuş... Heygidi günl hey!.. Uztm rızun içini çeker; artık efkârlan-ssnstzr. Masa üzerinde açık duran pak et-•en -kımm oy»

olarsa oban sJ-drrrs avenesi- hiddetle bâr cfgara alır va yanında kilerden birinin eig anamdarl yakarı —Ben, sünnet olduğum zaman, konağca arka bahpaauı a arastam yirmi beş çadır dikilmiş, virrrd ra kurulmm'u. Yenen yemekleri bırak, yahuz ekmefrl afiybyvyirn. O kadar ekmek yenm iş ki, semtteki hrmlarda ekmek tükendiği İçin, mahafMi fkİ gün aç kalmış, şikâyete bas*»**») î aaSİ*. . m K IHTI IH C V Ut I aâOl U fLH VUH 7 Çatanalar tatardık ta ay mehtabına çakardık... Basan fazla neşelenirse, etini şakağına kovup gazele basları — Ahım mı seni böyle perişan eden ey man... Dünyada ehü dil olmamak kadar noksan var mıdır? O, kendine has, ince telden keman akordîle kaba zurna ahengin* ben» i yen yanık sesîle gazel soy • terken ruaturarlar. Gazelleri d e hep boy le sermedir; bilhassa «kesik kerem» in meftun od ar. Kendinden rivayetine bakılma bo m o» iki merakı, ona, büyük pederinden mevruı imİıl.. Bu ata igârına sadakatle hürmet ederi Içeceei rakmm miktarı, kesesinin ta -hamrnülüne tâbi değildir. Efendi gön -10 ne kadar İslers kadar içer. Keyif olduktan sonra ince elevîp ıık d okuyamaz. Arkadaşlar sağ olsun 1 Der, abş devam eder. Yanında arkadaşı olmama, yandaki masalardan ahban tedariki, onun İçin adi, basit İşlerdendir. Asilzadelik dama-n intmana, o geceki gıdasını temin e-der. Öyle ya, vÜz yüıden utanrr. Sonra, böyle bir kibar düşkününe kartı insan, haain, dürüst davranamaz. Fakat haran itibarı tasırta, t yol görü -nür. İçin îcin homurdanarak kalkar, kös kSı ffSder. Hovardalığı da ömürdür Bütün kadınları kendine meftun aamr ve yapacağı tesirden emin. nazik, fendazlık» ederi — Ahn kaslanmrm k*man mü}gâm, diti harabrrm perişan etti I Ba n 1 'te, ba inceliğe canlar rm dayanır?!.. Bir gee*. çavtım kalabalığı arasmda Gazanfer Bey de, hastonimu sallıya sallıya dolaşıyordu. N a, ne geçti? Çavmn ortan bîrden kanşrverdi. İri yan bir adam, Gazanfer Beyi yere yatrrmı», elile avağile, baıtonîle, keçe siTker gibi döv u. Bu fani nihayet bitti. İri yan adam, galiba yorul -maşta t kotların m, paçalarının tozlar mı sildi, oraktan dayağı seyreden karısının yanma gitti, kolkola girin yürüdüler. Gazanfer Bey, bir müddet, yan baygın yatmışta, ağa- ager yerinden kalktı, bastonuna arayıp ba da, çayırm karşr-smdab kahveye doğru gitti. Bâr aslan mehabetîıe kahve çırağına batırdı ı — Bir farca getir! Çırağm getirdiği rSrça ile ü'tünün tozlanm silip süpürdü, temizlendi, kastan çahlmu, göslarîn . Kıyafetine çeki düzen verdikten sonra çayır tarafına baktı; meçhul bir düşmana yomnıguna sa — Saygısız,.. Terbiyesi*... Ben, sana gösteririmi Bîr orda yenecekmiş gibi heybet ve haşmetle bastonuna sallıya sallıya, çayıra, allahüâlem, ke rinin mukavemetini denemek için tekrar meydanı kâra* sara çıktı! . MAHMUT Y ES ARİ Tayy«are piyangosu talihlileri (Birinci tahifeden maban> biletten yedi tanesi Uğur kaşesinden sekizlini |t ur. Yeni sene talilileri Senebası pıyaarsundan 600 bin fira tfl"tf» 29.202 numaralı biletin onda bâr hissesi M. Ren e isminde bâr Franan mimar» İaabet etmiıtir. Bo biletin Is -tanbol'da onda bir hisse başka parçan yoktur. Bilet satan bayi mimarın evine giderek talihliye bir şey olma «m diye, n eticeyi birdenbire söylememiş, yavaş yavaş ve parayı biner biner sÖyliyerek kendisini alıstom Bu hayalı haber karşısında M. Rene çok soğukkanlı davranmış, hatta paralan derhal kendisine m etmek i» ti yen bayie paıartesi günü kendisi bizzat bankadan alacağını söylemiştir. Açıkgöz l şarap faalma başvurmuş bardaklar boşalmış, kırmızı şarap beyaz şarapla kanttın! • mu, nihay edin elli bin liran getirmiş olduğu gibi 1933 senesi talihlisine teslim etmiştir. 37571 numaralı bilete de 200,000 Ifra isabet etmiştir. Bu ta -lihü Kumkapı'da Nalancı sokağın -da 47 numaralı hanede oturan Emine Hanımda. 24339 numaralı bilete 100,000 bin lira is abet etmiş, bunun talihlileri, Beyoğlu Parmakkaoı'da 25 numarada oturan Matmazel Helenİ ve Ka-dıköy Nemnzade sokağı 35 numarada oturan Vahak Mercan yan Efendidir. 24479 No.lı biletle elli bm lira kazanan talihli Amavutköy'ünde mum -hane sokağında 34 num arada oturan M-dam H-l»««aMır. 7550 numaralı biletle 30,000 lirayı Tahtakale Uzunçarşı caddes Sark şeker fabrikası kazanmıştır. 33331 numaralı biletle yirmi bin lira kazanan Sultanhamam'ı da manita taran •İsmail Fuat Beydir. Bunlardan başka ufak miktarda isabetlerle ikramiy

e kazanlanlar da şanlarda: 18038 na -nura île beş bin lîra kazanan İstiklâl caddesinde berbe r Hoisto ve Yanİ, 39665 numara ile Fahri Bey İnhisarlar muamelât şubesi memurtarile müştereMerhum Necati'nin 4 üncü ölüm yılı Dün Ankara'da hazin bir ihtifal "anıldı minnet tahifeden mabat t y T. I. C. İttifakı reisleri. Türk Ma -arif Cemiyeti merkez h eyeti asa -lan ve muhtelif spor kulüpleri na -mına heyetler, kendisini seven ve tanıya n bir çok arkadaşları, hUyük bir halk kütlesi ihtifalde hazır bulun • muşlardır. Merasime Maarif Vekili Reşit Ga~ lip Beyin kısa bir nutku İle başlanmıştır. Vekil Bey demişti «— Sevgili arkadaşımla ve kıy * metli selefim Necati'nin merazı başındayız, ölümünün 4 üncü y n elem -lerlmia tazelenmiş olarak toplan * mış bulunuyoruz. Sevgili Neca -tİ'nîn aziz hatıra sını saygı ile anı -yoruz.» Vekil Bey bundan sonra sözü Şevket Süreyya Beye bırakmıştır. Ticaret mektebi müdürü Maarif ai söylediği nutukta Necati* -nln hayatından ve harf İnkılâbı İ -Çİndebİ kıymetli faaliyetleril elenin başlangıcındanberi İnkılâp yolundaki çatılmalarından bahsetmiş, ölümündcnberi geçen dö utturmak değil daha iyi anlamak imkânını verdiğini söylüyerek demiştir ki: *— Onu yaşla mukayyet olmı -yan gençlik enerjisinin, halk adamlığının ve teşkilâtçı tipin mis k tanıyorum. Halktan çıkmak ve halka bağlı kalmak bir inkılâp nesli için meziyetlerin en bUyü Türk tarihinin bütün güzel mec-ralannı böyle kahramanlar yapmıştır. Bunu en son ve en kuvvetl -aali Büyük Şefimizin bizzat kendisidir, ölen va yaşryan, isimli isim -aiz binbir kahraman da dere*.* da -rece tecellisini bulan bu milli kudretimizi daima sevelim ve kıskan alım.» İdman Cemiyetleri İttifakı reisi Erzurum meb'usu Aziz Bey de merhum Necati'nin spora y aptığı hiz -metlerinden bahsetmiştir. Beyazıt meb'usu Halit Bey, merhum hakkında gösterilen bu yüksek alâkadan dolayı hazır bulunan ara aile namına teşekkürde bulunmuştur. Merhumun mezanna muhtelif heyetler ve zatlar tarafından konulan çelenkler 15 ten faz la olmuştur. Türk - Fransız dostluzğu {Birinci tahifeden mabattı bÜ memnuniyeti celbedecek bir tarzda hal ve tanzim ederek bir kat daha takviye eyl edik. Halli kabil olmadığı iddia olunan bu müşkülât dostane teşriki mesai havası içinde kendi Gene Suriye hududunda yekdiğerine tabantabana zıt lannolunan menfaatler, müşterek menfaa tler şeklini aldı. Türkiye ile Fransa arasmda husule gelen itilâfı selamlı ya -Imıl Böyle bir li hayırla başlıyan yeni senenin dünyanın getirmekte olduğu kanşık devrin kararsız! tkla-nm i eylemesini temenni ederim.» Dün Almanya büyük «Içİsi ve Hollanda orta elçisi ve İtalya va Yunan ve Çekoslovakya ceneral k os -lan da tebaalarının tebriklerini kabul etmişlerdir. ken, iki bin lira 28740 numara ile Hasan Pertev ticarethanesi sahibidir. Daha bîr ço k talihliler külliyetli miktarda isa -batler vaki olduğu halde gişelere mü -racaat edip paralarını tahsil etmemektedirler. Bazı rivayetlere göre bo gibî şans sahipleri borçlulannm b ama ii.ii- . memeleri İçin teahhurla paralarını al -mak İıtiyorlarmış! Bursa güzeli Bugün seçiliyor Güzellerin basılan re -«imlerini saklayınız < Birinci tahifeden mabaffi tayyör hediye etmeği deruhde etmiştir. 2 — loekİş: Güt ellik kraliçesine, İzmir ve Bursa güzellerine beğenecekleri en güzel kumaşlar er tuvalettik, 3 — Yerli Malla. Pazen: Güzellik kraliçesine beğeneceği eşyadan bir hediye, 4 — Ftem Pertev Itriyat fabrikası müdürü Niyazi Bey E t em Perlev'in ıtriyatından bir koleksi on, 5 — Beyoğ'a'nda İstiklâl caddesinde İsmail Kemal Reyin Güzel Hisar kundura mağazan; kraliçeye r çift balo iskarpini, 6 — Beyoğlu'nda, İstiklâl caddesinde Sovyet konsoloshanesi karşılında Mi -haeh'dis kundura ma ası, kraliçeye bir çift beğendiği şekilde kundura, 7 — İstanbul'da Balık pazan'nda Maksudİye hanında, 18 numarada an • lika ve mücevherat üe mes Güneş İş müessesesi tarafından 3000 senelik kıymettar antika bfr küpe, 8 — 1932 vitrin mü tabakasında birincil^ kazanan Hasan Pertev, İpekli, yünlü ve pamuklu tica rethanesi kraliçenin İntihap edeceği kumaştan bir tuvalettik, 9 — Türkive ıtriyatçılarım» phi olan Ahmet Farukİ müessesesi, muhtelif ıtriyatından bir kolek 10 — Beyoğlu'nda, İstiklâl cadde • sinde İmam sokağında 2 numarada Na-ri Bey apartımanında di Muzaffer Hüsnü Bey, müsabakaya iştirak eden bütün güzellerin dişlerini temizliyeceği gibi kra

tihap edilecek bananın bir sene dişlerine bakmağı taahhüt etmiş -tir. 11 — Osmanbey'de Cabi sokağmda. Tahta bın-un yan apartımanında 1 nu -naarada, Paris'in Nap olithano ve Da -roaz akademilerinden mezon kadın İçerisi Necdet Şafcîr Bey, 1933 Kraliçesine bir tuvalet dikmeği taahhüt etmiştir. 12 — Kadıköy'ünde, Par-rvo'u'nda, Büyütalimhane caddesinde Paris terziler cemiyet! araımdan t ar terzi Ham-di Hasan Bey, kendi müessesesinden intihap ed-'-ğİ bir kırma«tan bîr kostüm tayy dikmeği deruhde etmiştir. 13 — Zmgal orman şirketi tarafından ati tana elektrikli masa Umbasûe bü -yük bir salon lâmbas , 14 — Yenipostane caddetînde Maki Faracî ıtriyat mağazası: Zarif bâr kutu İçinde Masqoe Roure ta ve pudralan ve meşhur «Sno* sabunlarından bir kulu. 15 — EminÖnü'nde Moda terzihanesi sahîbî Havri Bey, Keriman Hanrma olduğu gibi 1933 güzeline e zarif bir kostüm dikecektir. 16 — Satİe Elektrik levsırmı şh-ketl, kaç senedir olduğu gîbi, ba sene de e-lektrikü kadın tu letlerinden bota ne verecek lar. 17 — Galete'da KBrekçuer sokağında ıtriyatçı Haaaa Şevki va şürekâsı, sabit kokulu 1 oryan ve ile kraliçenin senelik ihtiyarını trmîn edecek miktarda hediye vermeği taahhüt etmiştir. 18 — Mitli müesseselerim İr. d en Rad yolİn diş macunu fabrikasına! sahibi Necip ve Cemil bi raderler birinci, ikinci va üçüncü güzellerin bir senelik diş pastalarını vereceklerdir. 19 — «Bursa paran* sahibi Hasan Hüsnü Bey Bursa'dakl Çağlıyan mek kumaş fabrika «m d a 1933 s Türk güzeli içm şark Balabanda husus! va kıymetli bîr maşlah imal ettirmektedir, 20 — Türkiye hanında memleketimi* zin yegâne radyo ve sinema amplifikatörleri âmili Aşir Efen i 3e Necip Ahmet Bey kraliçeye kendi mamulâtlarra -dan kıymetli bir radyo makinesi hed iye etmişlerdir. Ba sütun, kraliçeye hediye vermek iıtiyen müessese ve tacirlere açjktar, Bir mektup gönderme k kâfidir. SERBEST MEVZULAR: Dil Türkçe, Din Türkçe! Ulu GazVnin yüksek ruhuna armağandır. Yazan: KILIÇOGLU HAKKI Cingöz Recai'nin harikulade maceraları Yazanı SERVER BEDİ - Tl — — Hacı'yı biz öldürmedik. Atda-nıyorsun Zabıta da aldandı. Benin parmak isİmi aldılar. Simdi lki anlamışlardır. Cingöz, karşısında, muammanın anahtarım taşıyan bu esrarlı yüzo, bo ufarak ve garip gözlere b e bakıyordu. Mırıldandı: — Belki sen öldürmedin... Süleyman Tahir derhal CingÖz'ün aSıUnü keatİı — Bunlar da öldürmediler, biz öldürmedik. Cingöz sordut — Bunlar bana parmak izini verebilirler mi? Hepsi bir ağısdanı — Hay hayl dediler. Cingöz Recai hepsinin yüzlerine ayri ayn baktı. Gariptir ki bepsi doğru söylüyorlar gibiydil er. Öyleyse bu telâşlan nedir? Hangi hedef etrafında toplan-onslardır? Sordu: — Siz yalnız Han'ımı serveti etrafında mı toplandınız? Bu telâş, kıyamet nedir? Yukanda niçin ordunuz? Ne var- Ne oluyor? Süleyman Tabir Cingös'e bir adım daha yaklaştı ı — Size her şeyi anlatacağım, dedi. Çünkü, ba i|te, polisten başka İnsanların da parmağı olduğ rduk. Meğer o, sizmîşsinlz. Biz de bu memlekette Cingöz Recaİ'yi herkes kadar tanına, ondan ayn hareket edecek kadar buda'a değüİa. Fakat sîz bizimle müşterek çalışmayı vadediyor muıunu irde her şeyi öğreneceksiniz! Cingöz Recai gülümsedi, cebinden tabakasını çıkardı ve hepsine birer birer azattı. Onlar da g birer sigara a-brken, Cingöz ihtar ediyorda: — Sakın ha... Şu taraftaki sigaralardan almıyınıs. tki dakikada kendinizden geçerek yere yor rlanırsınız- Onlar Dinlerin siyasi, içtimai, millî, iktisadi ve ahlâkî çok derin ifadeleri vardır. Ve bütün bunl insan cemiyetlerinin ihtiyacından doğmuşlardır. Peygamber, Resul, Nebi de -nilen büyük insan lar tarihlerin beşer vak'alarını kaydetmeğe başla -madiği zamanlarda da vardı ve şüphesiz bun

amanlannm ihtiyaç-lannı - ilhamlarını nereden almış olurlarsa olsunlar - ifade ediyorlardı. İ nlar arasında hayvanlığı kaldırarak ve hiç değilse yumuşatarak onlara menfaatleri için yeni b l, yeni bir cephe, yeni bir veçhe hazırlıyor ve veriyorlardı, veyahut vermeğe çalışıyorlardı. hakikattir ki: Hayat yaşamak kavgasıdır ve mahlûklar birbirini ye -mekle yaşamaktadırlar. Ze kâsîle rabbani bir mahiyet almış olan m • sanlar hayvanlıktan sıyrıldıkça vahşetten ve hayvan laşma • yı ağır ağır duymağa başlamış, ondan uzaklaşmak ihtiyacını ister istemez duymuş ve ad selmiştir. İnsanî şafkat bunun en canlı alâmetidir. Şefkat insanlar arasında en kuvveti ibir İçtimaî rab • lar evvelâ Pepgamber denilen bü -yük adamlann göklerden almış ol-duklan iman ve iddia etti leri şe -killerle başlamış ve nihayet ilerli -yen ve yükselen beşeriyet bunu ka-nunlarile te sbit etmiştir. Mana İtibaril şeriat ve kanun bîrdir. Fakat bunlar İnsanlar tarafından anlaşılarak tatbik edilincİye kadar cok uzun zamanlar geçmiş ir. Çünkü hakikatte bir hayvandan başka bir şey olmıyan insan aslını kolay kolay unutamamıştı ki ca -hil kütleler daha uzun zamanlar unutamıyacak'ardır. Konfoçyosu, Budayı, Zerde-ti, yalnız kendilerinden kalan bazı sözleri ve kanunlarile tanıyor uz. Bu a-damlar kimlerdir? Buntan tama -mîle bilmiyoruz. Bunlardan bîri Çin'li, biri H int'li, bîri İranlı'dır. İddia bu. Lâkin dünvanın en büyük medeniyetini, Asya'nın göbeğinde v gelmiş olan bir de • nîıin etrafında kurmuş ve sonra kuruyan topraklar yüzünden Çin'e. Hind'e akın eden ve dağılan Türk'lerin saçtıktan insanî tohum -lardır. Ben buna böylece inanmak ist Çünkü başka başka atlar altında bu büyük adamlar ilk defa orada doğmuş ve yaşamışlardır. Tür amlan veya henüz atlan bilinmiyen veya benim henüz bilmediğim büyük ru -han! adamlan Beni İs rail'in nebilerinden başka insanlar değillerdir. Her tarafa yayılan Türk'ler bu şamadan? v e insanî düşüncelerini be • reber götürmüşler, ve oralarda tel -kin ve neşret m işi erdir. Ak ve Ktzıldenİz'm sağ ve sol yakala -nnda canlanmış olan klâsik dinler bu ilham ve telkinlerin eser! ol -duklanna hîç şüphe etmiyorum. İbrahim, Musa, tsa, ve Muhammet a-sırlann biriktirm iş olduğu bu yuka-ndan gelen fikirlerin ve düşüncele -rm birer ifadeleri olmuş ve buciîn İman a hâkim olan İki büyük dinî vÜcude getirmişlerdir. Hıristiyanlık bugün İsa'ya nisbet ediliyor akikatte bunun vazıı-çünkü hâkim «lan kanunlarile sabittir- Musa'dır. Ve yahut böyle bir nama et edilmiştir. Son büyük dinîn vazıı ise Muhammet'tir. Ve dinînin adı da İslâm'dır. Biz Türk' kabul etmiş bulunuyoruz. Bundan sonra da bu köhnemis dünyada din namı altında yen! bir si stem çıkacak ve doğacak değildir. e e e " ' '*" "* ' VCcude gelirmiş olduğu biîvük edataverelİ sigaralardır. Bu mesleğe yen! girdi iseniz sfse tavsiye ederim: Böyle bir vazîv ette, hele Cingöz Recai gibi bir adam sise sigara verine almayınız. Fakat, sağ taraflaki terin saran yoktur. İşte bir tane de ben ahp yalıyorum. Tabaka ile beraber revelverini cebine boyda. Süleyman Tahir dedi İdi — Teşekkür ederiz, bize itimat a-d iyonunu» I Cingöz cevap verdi ı — Daha ziyade bendime emnİve -tim var. Siz de şöyle bir tarafa üişinis dr rahatça konufalım. Dört kîsi, yatağın kenarlarma ve bir sandalye ile bir sandığın üstüne oturdular. Cingöz basın kasına dayadı, sigarasından bir iki nefes çekti vs tavana dovra yükselen dunuuılara bakarak dedi ki: — Ben. esas itibarile sizinle çalışmak isterim. Ağamızdan lâf almak için şimdi size buna vade te güç bir şey değildir. Fakat, açık sÖyliyeyimı Ben bo işte aranıza bir ortak gîbi değil, an ana gîbİ girebilirim. Bunun birinci sebebi şudur: Sis bu gîbi İşlerin girdisini, çıktısını bilmîyononaz vs yanlı t adımlar alıyorsunuz. Meselâ, «is. Süleyman Tahir la sabaha karşı polis müd iri yetinden çılanca bir otomobile binmiştiniz. Süleyman Tahir hayretle bağırdı ı — Nereden biliyor» on as, bunu? Cinsföz bo suali duymamış şjibİ devam ettiı — Otomobilde bir hata ettinb o» bağırdınrs s— Evvnh, evvah, dediniz, benim parmak isîmi aldılar.a Sülevman Tahir büıbütün şaşırmıştı ı Cm*3z basmı salladı: — İste, dedi. sizin bu islerde biraz tecrÜhenır olsavdı bana hıımı sormazdınız. Bitirdiniz kî dirivet<rjirrû-nünde bilinen bir otomobiÜn aıfjforü .. — Siz miydiniz? ^S" — Hayır. Mehmet WKaı olabilir. Süleyman Tahîr'İn arka|daşlan hep birden baılannı salladılar: — Doğru, doğru, pe-k doğrul., dediler. Cin?3z devam etti:

— Bunlar pek büyük halalardır, asî-rim Halbuki i a bit a hiç fcmlt etmiyece-giniz kadar ince şeyler*- dikkat eder. Hele Mehmet Rıza gfbl Avrupa'da böe asi güç bulunan kıymetli bîr zabıta memura. Dostum olduğa yorum, hakikat budur. Süleyman Tahir sorduı — Mehmet Rısa do»Iima» martur7 — Pek. Fakat vazife saatlerinde, maalesef, birbîrimİıe karşı düşman vaziyeti alını; hatta ica e bana rovetver çeker. Ben ^s «unhesiz kendisini mazur gZırürÜm, çünkü dostluk başka, aba ver değil mi? OngeVü büyük bir hayret içinde dûı-liyen muhataptan: — Tabİl... dediler. CînRÖz, gayet sade bîr eda île devam ettiı — Evet. Çok dikkat lâzım. Mehmet Rıza müthiş adamdır. Ben İngiltere'de iken bir vesile ile Sa Holmes'i ziyaret ctmİftim. O da Mehmet Rısa'yı tanıyor ve diyor ki: «Dünya yüzünde o-non gibi li tane zabıta memuru olsa bütün sirkatler ve cinayetler ortadan kalkar.» Sonra ilâve eder ek dedi ki: «Heyhat! Recaİ Bey! Fraaao'de Arasa* Lüpen ve Türkiye'de sJzaa gibi büytk seri 'itibarile İslâm Peygamberi Mo-hammed'i daima tazim İle yadet > tim. Bilhassa dâhi bhr İnsan sıfatile,-Bu büyük güneş; Arabistan yarımadasında doğduğu halde şaşılacak iştir; rr aştannı hiç tenvir edememiş ve vücude ge -tirvnck istediği yüksek medeniyetin hedefini ve man sını onlara tanıta-mamıştır. Milletler içinde en geç o-larak lalamı kabul etmiş olan Türk'ler lâmiyet daha Eme-viler zamanında sönerdi. Türk'lerin müzahereti olmasaydı Abbas ve daha doğru u Buğday saltanatı doğ -m az İran'ın ve Bizans'ın o ince fi -kirleri arasmda büsbütün sönme » fluç kalırdı. Hiç bir şeyden endişe etmeden iddia ederim ki ikinci ve esaalı dev -rede Islâmın bugüne kadar yaşamasına Türk'ler muvaffak olmuştur. Felsefesile, bilgiler ile-, san'at ve zo-naatlril e ve bir kelime ile her şeyla-rile Islama hayat ve ün veren bunlardır. Bu son kısmın en ca nlı şahitleri Çin'de, Hint'te İran'da ve bil -hassa kumlar altında katan eski Tu-ran'da yaşa maktadır. Bunun fikri ve Ruhanî olan ilk kısmının da gene ayni membadan doğmuş olduğunu Türk loji tctkikatı isbat ede -çektir. Gazİ'nln riyaset etmekte olduğu büyük Türk Tarih Encümeni bu büyük hakikati bana ve ben yaşta lara olmasa bile yeni nesle taştan senetlerle gösterecektir. Bu uğurda o kadar can ve kan fedakârlığında bulunmuş olan Türk'ler bunun mü • kafalım görmüşler mi? Bu noktayı başkala r ve söyle -sinleri Ancak dini kendi siyasetlerine, menfaatlerine alet etmek Utiyenler, Türk'ü daima cah il bırakmayı he • def ve dini onların hiç anlıyamıya-caklan bir dilden onlara telleiı etmeyi e bilmişlerdir. İslâm İmparatorluğu saray lan vs uleması bu yolda her zaman elele ve ayak ayağa yürümüşlerdir Hıristiyanlık âleminde dahi âmil olan fikir bu idi. Lutere kadar İncil hemen bütün Hıristiyan anlamadıktan bir kitaptı.'Papaz sallan -dıkça onlar da sallanırlardı. Çok yazık ki: Liberal bh- adamın eseri olan İslâm camilerinde dahi iş başka türlü olmamıştır. Ve Türk âlemi mes'elenin halli için bir Mustafa Kemal'in doğmasını ve iş başına geçmesini beklemek lâzım ge Ben bu makalemle dm talerine pek haklı olmak üzere sonuncu defa en canlı noktalara dok unmakla iktifa etmek isterim. Çünkü benim tarafımdan söylenmesi lâzım gelmiş olan her şeyi söylemiş bulunuyorum. Ben kâfi d dim. Noksan kalan şeyler varsa onu da hür fikirli Türk ço -cukları söylesin. •s* Tevrat'ta anladığımıza gore YeH" va yalnız İsrail çocuklarının allahı -dır. Bütün israil oğul leri hep böyle düşünmüşlerdir. Ve bu davayı gütmüşlerdir. Onun içindir ki Musa'nın kurduğu e . din yalnız Yahudi'lerin dini olmuştur. İsa'ya atıf ve nisbet edilen Hıristiyanlığı burada • başa mevzuu olarak kaydetmek is • temem. BüyÜk Muhammet Allah'ı; Ya * hudİ'Ierin dar düşüncesİle ne tanımış ve ne de tanımak istemişti lah rabbülâlemindİr. Bu itibarla Kur'anda ben sise emirlerimi (Lütfen 7 inci tahifeya geçiniz) sekâ sahibi intanlar, bazan kötü yollar sapıyorlar.» Ustadm il aratma teşekkür ettim ve mesle in fena şöhretine rağmen intanlara çok iyilik etmeğe, gün ab lamrnn kefaretini vermeğe çalışt Şİmdi bu İşe gete'îm. Bana evvelâ her şayi> ber şeyi oldnvu gibi anlatacağının vadeder misini Dört kişi baloştdar. Gene Süleyman Tahir »5ı aldıı — Hay. hay... dedi. t... ¦¦¦/ biraz düşündük — Pek âlâ, dedi, Ben snrarağûn, ¦ i/ cevap vereceksiniz. Kabul ediyorsunuz, değil mî?

Dört kiıi birden cevap verdiler: — Hay hay. Cingöz bİraa daha dâıurıdflı — Han Zihni Efendinin katlcditdigb biliyor musunuz? Süleyman Tahir de biraz dü>flndü, önüne baktı, hafifçe başını salladıktan sonra dedi Ut — Neıahel'le ben bu İntihara pek İ-nanmadık. Bir cinasa* şöpaoal lajhı I 1ı <^h»7* makam as?) Kanunusani Cumhuriyet HaDk sütunu Anadolu - Bağdat demiryolları idaresinden bir temenni Tavşancılda karilerimizden bakkal Hikmet Efendiden aldığımı* bir mektupta su temenni tshar e dilmektedir: «Ankara re Toros ekspres trenleri bir koç İstasyonda ıs bu mayanda Tavsan -cıl'da durmuyor lar. Toros trenlerinin İslediği jönlerde ayrıca Konya postası da olmadığı İçin o günlerde hem her tarafla Utlsakınus kesiliyor ve en mühim islerim laden bizleri alıkoyuyor. ÖnO-raösden geçip giden su medeni vasıtaya ağzımın açıp bakmak, medeniyetin ba seri nakil vajılasından İ edememek mahrumiyeti ne kadar acıdır. Oeçenlerde, hamtla bulunan zevcem vazl hamledemedi. Kendisini süratle hunlt memleket hastanesine götürmek mecburiyeti hasıl oldu fakat trenler Tav-«ancü'da durmadığı İçin buna İ namadı ve zevcem ölüme mahkûm kaldı. Bert* versin bir eseri tali olarak köy ebelerinin hlnun rtlle ölümden kur -tuldü. Bir Ut! İstasyonda dunnıyan bu trenler, her İstasyonda bir İki daki a dursa ne olur. yolcular bes dakika sonra Konya'ya, Ankara'ya vasıl olsalar ne ma zarrat hasıl olur?> Bir köylünün şikâyeti Saray kasasının Oöçerler karyesi ahalisinden rençper Hüseyin oğlu Muhsi irisi bize müracaat ederek, kendisi koyda bulunmadığı bir sırada, bir arabacıya olan altı Ura borcunun tesviyesi için Osmanlı nahiyesi müdürü AH Beyle muhtar HÜşmen ağanın hiç bir mahkeme olmadan arabasının tekerleklerini zaptettiklerinden bu suretle « mühim uj vasıtasından mahra m kaldığın -dan şikayet etmiştir. Saat 17£ ta kalkan Kadıköy vapura Karttortmlsden bir sattan sid-gımn mektupta her aksam saat 17,8 ta Köprünün Kadıköy iskelesi nden kalkan Seyri -sefaln vapuru De ayni saat ve dakikada hareket eden ştrketihayr iye vapurunun deniz ortasında karşılaştıkları ve bu yüzden bir facia çıkmak ihtimali olduğu b mekte re bu vapurların hareket zamanlarının hiç olmazsa beser dakikalık bir fasıla İle tebdil edilmesi 1 üstününü bildirmektedir. Çermik'te Lûtfullah ve M. Asım .Bey/ere Mektubunuz alakadar makama g&nde-rümlaUr etendim. Samsun'du 45 İnci alay 2 inci tabur 5 inci bölük kumandanı Ahmet Beye Sorduğunu! rcfcıan bilahare belki »tap seklinde çıkarılacaktır. Çanakkale'de polis Hadi Beya İstedi&İnls gazetelerin her biri İçin beser kuruşluk posta pula gönderirseniz banları sise gö rebiliriz. Gaip aranıyor Van'ın düşman tarafından İstilasında yeğenim Van "m Şlvekar köyünden AH oğlu Bayram Efendi il e hicret ettik. Bitlis'in de düşman tarafından İstilam üzerine yeğenim İle blrlblrimlsl kaybe tik. Yeğenimi Diyarbeklr'de yetimhaneye aldıklarını İşittik. 1930 son Erciş harekâtında sabit ak razifedar olduğunu görmüşler. Yeğenim bizim Van'da bulunduğumuzu bilmediği İçin düşman Ist -ri birbirimizden ne btr mektup ve ne de bir haber alamadık. Kendisinin bulunduğu ye ri bilenlerin bize malûmat vermesini rica ederim: (Van'da s numaralı bakkal dükkanında H alli oğlu Bayram) İzmir'de Ziraat Bankası mamur ¦ Iarın d an Kadir Can Beye Arzunuzu isala maatteessüf 'mfctn yoktur. Tramvay kumpanyasından şikâyet Karilerimizden birinden aldığımız mektuptur: «Sabah ve akşam Ortaköy - Aksaray hattı çok seyrek İsliyor. Durak yerlerinde uzun müddet bekliyerek işlerimizi sekte-dar edi yoruz. Tramvay kumpanyası menfaat kastiie bu hat İstikametinde sabah ve aksamları muta t sefer programı haricinde birer Ortaköy - Eminönü ve Ortaköy - Beyazıt battı ihdas ettiğinde sas hatta ehemmiyet vermemektedir. Beşiktaş mıntakasından İstanbul cihetine geçecek İş sahipl

ni iki araba değiştirerek iki bilet almağa mecbur ettiren bu vaziyet hakkında Belediyemi zin nazari dikkatini celbederek kumpanyanın halkın lehine karar almağa sevkettlriimesl ni rica ederim efendim. Mudanya nakliyat kunrasyoncasu Fahrettin Beye Mektub»uuzu alakadar makama gön -derdi k M.N. Beye Mektubunuz alakadar msfcsms gönde rUmişür. Zayi Dişçi mektebinden aldığım hüviyet varakamı kaybettim. Yenisini alacağım -dan bittabi eski hükmü kalmamıştır. Dişçi mektebi İkinci sınıf talebesinden 855 numaralı Neşe Çangazova Ziraat mektebi talebesinin teşekkürü Tekirdağ'da yapUğunn kısa bir tetkik seyahati esnasında bize karsı büyük bir misafirperverlik ve samimiyet gösteren Belediye reisi Ekrem, Halkevi re lal Nuri, Ziraat Müdürü Cevdet, A merika Asma fidanlığı müdürü Ata, orta mektep mü -dürü Cemal, şarap fabrikası müdürü Hft-dl, ve konyak kısmı şefi Beyefendilere alenen teşekkür etmeğe muhterem gazetenizi tarslt eyter, hür -metlerimlzî takdim ederiz efendim. Halkalı Ziraat Mektebi son sınıf talebesi Sultaniye kazasında Ali oğla Bedrettin Beya Mektubunuz alakadar makama göndertlmişUr. Galata posta ve tlgraf müvezzilc -rinden Bahaettin Efendiye Şikayet mektubunuz alaka dar makama gönderilmiştir. Sokak köpeklerinden şikâyet Bostancı kariierimlsden M. Galip İm -zaslle aldığ mektupta Bostancı ve havalisinde elektrik olmadığı İçin geceleri her tarafın zifiri bir karan t -cinde olduğu re her gün fatlalasan sokak köpeklerinin ba karanlıktan İstifade e -derek gelip geçen halka saldırdıkları re bunlardan sakınmak mkmkün olmadığı bildirilmektedir. Kasımpaşa'lılann bir şikâyeti Kasımpaşa'da oturan karilerimizden müteaddit İmzalarla aldığımız bir mek -tupta Kasımpaşa'da mahalle -sinde Akarca sokağının geçilmez bir halde olduğu ve bu halin Belediyeye, mü -kerre ren bUdirUdiğt, fakat kimsenin bu 1-şe al dinç etmediğinden şikayet edilmek -irdir. Mesudiye'de Fatsa'n Tahsin Beye Mektubunuz sayanl dikkat görülmüş ve nazari dikkate alınmak üzere alakadar makama RÖnderilmia tT. arapca gönderdim. Ta IH onlan an-lıyasınız. Mealindeki ayetin haki -kalen büyük Mulıammed'in -dan çıkmış olduğuna şüphe ederim. Ve yahut büyük Muhammet ilk defa olmak üzere Araplara hitap ettiği için fikirlerini kabul etmek yolunda böyle bir âyetin inzal edil -meşine lorum görmüştür. Bunu söylerken Kur'andan b eti hatırla -mak benim rçm mümkün olmadı. (Ey gözü olanlar görünüz) çünkü akaî takdirde Kur'a asıran Arap'lara man -sus olduğunu kabul etmek lâzım gelir. Şu halde İş Yahudî'lİğln tekerrur ehniş olmasından başka bir şey de -ğildir. Halbuki ben böyl am dinîni cihanşümul tanıyorum. Bu akideme istinadendir kî Kur'anın İslâmiyet! kabul etmiş ve başka dilde konuşan her milletin onu kendi diline çevirmesi kat'iyyen vacip olduğu kanaatindeyim. Bir şey yapmak ve yapabilmek içİn onu bilmek ve anlamak lâzım -dır. Esasen hü olan ve son inkılâp hareketlerde kendi hürriyetlerini kanlan v« canlan pahasına al mış olan TÖrk'lr manevî sahalarda da hür olacaklardır. Binaenaleyh Türk'ler kendi dinlerini k ndi öz türüçe-süe tatbik etmek manevi zevkini duyarken kendi dinine ait rabbani emirler le möterafık görmek İster. Kendî eski, asîl, geniş öz dilin -den yabancıları atarken dininden de anlamadığı şeyleri atma . Ve atmak »a haklıdır. Şu halde: Dil türkçe, din türkçe aes Şu makaleme nihayet verirken her yıl bir mucize gösteren Ulu Cari'ye ve onun yarattığı İnkılâ kasma en derin ve en geniş saygı • lanmı sunarım. İnsanlar ölecekler -dir, fakat fikirler yaş ktır ve yaşıyan fikirler elbette en büyük mucizeleri göstereceklerdir. Muş meb'usu kiliçoClu hakki Haydar Rifat Beyin Kuruşa Bolşeviklik 200 Yeni Rusya hakkında en mükemmel eserdir.

İklimler 150 ilk aşk 100 Duman 75 Senenin en muvaffak olmuş ro m ani andır. Lenlnln Hayatı 100 Miras mes'eleleri 100 Ayni haklar 200 Kanunu medeninin şerhleridir. Temmuz 1914 150 Büyük müverrih Emil Lndriğln Tarih Felsefesi 125 Küstav Löbon'un Tahviller, kuponlar 25 Şerhli Borçlar Kanunu 100 Şafak kitanhanesİnde. Dr. Semîramis Ekrem H. Çocuk hastalıktan mütehassısı Beyoğlu Mektep sokak Telefon B O 34M Kulak, boğaz, buran mütehassısı Dr. Ekrem Behçet B. oğlu Mektep sokak 1 Telefon B O 2498 İstanbul Ticaret Müdürlüğünden: İstanbul Balıkçılar cemiyetinin 5/12/932 tarihinde yapılan idare heyeti intihabında ekseriye t olmadığından 9/1/933 pazartesi günü saat 10 dan 15 e kadar İstanbul Balıkpazarı'nda Yeni ha cemiyet merkezi idaresinde yeniden idare heyeti intihabı yapılacağı al âk a darana ilân ol unur. Çatalca icra memurluğundan t Bir ipoteğin temini İstifası için paraya çevrilmesi takarrür ede e tamamma 30799 lîra kıymeti muhammendi eb-mvelenTe birlikte sekfs bm küsur dB-nümlü Büyükçek e'de Eskice çiftliği açık arttırmıyB konulmuş olup şartnamesinin 23/1/933 tarihinden itibar dairemizde herkes tarafından görülebileceği gibi 5/2/933 tarihine müsadif pazar günü saat 1 ten 17 ye kadar da-iremfrde açık arttırma île satılacaktır. Arttırma bedeli muhammen kıymeti n yüzde yetmiş beşini bulmadığı takdirde en son arttıranm taahhüdü baki kalmak üzere 20/2/933 e müsadif pazartesi günü gene saat 14 ten 17 ye kadar dairemizde yapılacak olan arttırmasınd a İşbu gayrimenkul en çok arttırana ihale kıymetinin yüzde yedi buçuğu nisbetin-cd İleceğin d olanlarm muhammen de pey akçesini veya millî bîr bankanın teminat mektubunu hâmil bulunma ları lâzımdır. Müterakim vergi ve vakur ft> caresi müşteriye aittir. 2004 numarmh İcra ve ifl nununun 126 ma maddesinin beşinci fıkrasına tevfikan bu gayrimenkul Üzerinde ipotekli al acaklılarla diğer alâkadaranm ve irtifak hakkı sahiplerinin bu haklarım ve hususîle faiz ve masarife dair İddialarını ilân tarihinden itibaren yirmi gün içinde evrakı mÜsbîtelerile bil leri, aksi halde haklan tapu sicillile sabi tolmadıkça satış bedelinin paylaşmasından hariç kalacakları cihetle alâkadaranm işbu maddenin mezkûr fıkrasına göre hareket etmel ve daha fazla malumat almak istiyenlerin 932/407 dosya nu-marasüe müracaatleri ilân o lunur. Beyoğlu 4 üncü sulh hukuk hakimliğinden t Beyoğlu Sakızağacı eacrdesİnde (1) numaralı hanede sairin iken 21 /l 1 /932 tarihinde vefat eden doktor Hınbryan Efendinin terekesine mahkemece vazıyet edümistîr. Tarihi ilândan itib aren ashabı matlup ve alâkadaranm bîr ay ve mirasçıların Bç ay zarfında Beyoğlu dördüncü sulh emesine müracaatleri lüzumu İlân olunur. KOYUN SUTU İLANI İstanbul Ziraat Mektebi Çiftliğinden: 300 sağmal koyunun sütleri kânunusaninin 9 uncu pazartesi günü saat on beşte müzayedeye konul cağından talipler 350 lira teminat akçesile Yeşilköy civarında İstanbul Ziraat Mektebinde Çif k heyetine müracaatleri. _ BÜYÜK TAYYJRE^PİYANGOSU 6. cıkeşidrll kânunusani 1933 tedir. BÜYtiK İKRAMİYE 200,000 LİRADIR. Ayrıca: 5.0000, 30.000, 20.000, 10.000 liralık bOyflh ikramiyeler ve 100.000 liralık b ir mükâfat vardır. Niçin Abone Olmalıyım? Hayat Ansiklopedisini perakende olarak her nüsha çıktıkça mı alıyorsunuz? O halde hata ediyor

unuz. Size abone olmanızı tavsiye ederiz. Bakınız niçin? 1 — On beş günde bir defa muntazaman çıkmasına rağ -men arada bazı cüzleri almanıza bir mâni r unutur, iki unutursunuz, nihayet, bu güzel eserden mahrum kalmağa mahkûm olursunuz. 2 — Abone olursanız cüzler hususî zarflar İçinde tertemiz evinize kadar gelir. Aksam evinize döndüğünüz zaman Ansiklopedinizi hazır bulursunuz. Yemekten sonra açıp rahat rahat okuyabili niz. 3 — Abone olursanız, 250 kuruşa alacağınız 10 cüzü 225 kurusa alırsınız. Bu suretle 25 kuruş nuz. 4 — Abone iseniz, cüzlerinizi ciltletirken ayrıca cilt paran üzerinden yüzde 25 ıskonto hakkı kazanırsınız. Bütün bu fırsatlardan istifade İçin Abone Olunuz Göz Hekimi Profesör Birinci sınıf mütehassıs Dr. Esat Paşa Dr. Süleyman Şükrü istanbul Ankara caddesi No. 60 (Hilmi kitaohanesi yanında Limanımızdan fıarefcel edecek vapurlar .S tf\ SEYRISEFAIN Sfeneh ecenle: Galata Köprübaşı B ZW «ntve A «IrfcrH Mfihfi-d-r r»«> ıı Z Tin İZMİR - PİRE - İSKENDERİYE POSTASI 3 ikincikânun salı 11 de "Ege,, TRABZON POSTASI "Karadeniz,, «ft nun çarşamba 18 de Galata rıhtımından. Gidişte ZoiT.— guldağ'a Dönüşte Tirebolu'ya da uğrar. İstanbul Gümrük Muhafaza Başmüdürlüğünden: 1 — Satin alınacak olan 8910 metre çamaşırlık bez kapalı zarfla kırdırmağa konulmuştur. 2 — Kırdırma şartları kâğıdının tasdikli suretleri İstanbul Güm -rük Muhafaza Başmüdirİyetind nundan ah ¦ nacaktır. 3 — Kırdırma İstanbul Gümrük Muhafaza Başmüdiriyetinde kurulacak alım satım komisyonu tarafın aktır. 4 — Kırdırma 10/1/933 tarihine raslıyan salı günü saat 10 dadır. 5 — Teklif mektupları kanundaki hükümlere göre gün T© saatinden evvel mezkûr satınalma komisy verilecektir. 6 — Kırdırmaya girecekler yerli fabrika mümessil veya vekili oldukları hakkında vesika göster ceklerdir. 7 _ Her istekli, biçilmiş bedelin % 7,5 u olan 218 lira 95 kuruşluk muvakkat güvenmeleri le «teminat» belli saaUen evvel komisyona çelmeleri. 8 — örneği İstanbul Gümrük Muhafaza Başmüdİrİyetîndedİr. İstekliler orada görebilirler. 9 — Belli olan saatte tutulması âdet olan zabıt kâğıdı doldurul -duktan sonra hiç bir teklif edilmiyecektir. _ İstanbul Gümrük Muhafaza Başmüdürlüğünden: 1 — Satin alınacak olan 2670 metre astarlık bez kapalı zarfla kırdırmağa konulmuştur. 2 — Kırdırma şartları kâğıdının tasdikli suretleri istanbul Güm -rük Muhafaza Başmüdirİyetind yonundan ah -nacaktır. 3 — Kırdırma istanbul Gümrük Muhafaza Başmüdiriyetinde kurulacak alım satım komisyonu tarafın acaktır. 4 — Kırdırma 10/1/933 tarihine raslıyan salı günü saat 14 tedir. 5 _ Teklif mektupları kanundaki hükümlere göre gün ve saatinden evvel mezkûr satınalma komisy nuna verilecektir. 6 — Kırdırmaya girecekler yerli fabrika mümessil veya vekili oldukları hakkında vesika göster ceklerdir. 7 — Her istekli, biçilmiş bedelin % 7,5 u olan 67 lira 15 kuruş -luk muvakkat güvenmeleril e «teminat» belli saatten evvel komisyona gelmeleri. .... s 8 — örneği istanbul Gümrük Muhafaza Başmüdırıyetındedır. istekliler orada görebilirler. 9 — Belli olan saatte tutulması âdet olan zabıt kâğıdı doldurul -duktan sonra hiç bir teklif

edilmiyecektir. _ İstanbul Gümrük Muhafaza Başmüdürlüğünden: 1 — Satin alınacak olan 4452 çift çorap kapalı zarfla kırdırmağa konulmuştur. 2 — Kırdırma şartlan kâğıdının tasdikli suretleri istanbul Gum -rük Muhafaza Başmüdirİyetinde misyonundan alı nacaktır. . . . 3 — Kırdırma istanbul Gümrük Muhafaza Başmüdiriyetinde kurulacak alım satım komisvonu tarafın acaktır. 4 — Kırdırma 10/1/933 tarihine raslıyan salı günü saat 15,30 dadır. . 5 _ Teklif mektupları kanundaki hükümlere göre gun ve saatinden evvel mezkûr satınalma komis yonuna verilecektir. 6 — Kırdırmaya girecekler yerli fabrika mümessil veya vekili oldukları hakkında vesika göster ceklerdir. 7 — Her istekli, bicilmiç bedelin % 7.5 o olan 106 lira 85 kuruşluk muvakkat güvenmeleri le «teminat» belli saatten evvel komisyona gelmeleri. . _ . 8 — örneği istanbul Gümrük Muhafaza Başmüdırıyetındedır. İstekliler orada görebilirler. 9 — Belli olan saatte tutulması âdet olan zabıt kağıdı doldurul -duktan sonra hiç bir teklif ul edilmiyecektir. İZMİR - MERSİN POSTASI 4 ikincikânun çarşamba 10 da idare rıhtımından kalkar. " Konya „ KARflOENİZ POSTASI VATAN kânu^sam" P3Z8ı*teSI günü akşamı Sirkeci'den hareketle ( Zonguldak, inebolu , Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Hope'ye azimet ve avdet edecektir. Fazla tafsilât için Sirkeci Yelkenci Hanındaki arentalı -vınn müracaat. Tel: 21515 TAV1L ZADE VAPURLARI İZMİR POSTsASI SAADET Her Pazartesi aaat 17 de Sirkeci'den hare -ketle Gelibolu, Çanakkale ve izmir'e azimet ve Çanakkal e'ye uğnyarak avdet edecektir. Yolcu bileli vapurda da verilir. Adres: Yemiı'te Tavilsade Mustafa biraderler. Tel efonı 22210 _ İş arıyorum Bîr Türk genciyim, is arıyorum. 32 yasındayım. Makinist, elektrik aletleri ve akûmlâtör üzeri ransa'da çalıştım, be» senedir müstakil olarak çalışıyorum. Mükemmel rransuca bilirim, birsi . Adres: istanbul Beyoğlu Venedüb sokak No. 16 R. H. Dr. Hafız Cemal Dahiliye mütehassısı Cumadan maada her gün saat (2.30 dan B e) kadar İstanbul'da Divanyolu 'nda (US) numaran hususi kabinesinde haıtalarmı kabul ve tedavi eder. Telefon Is. 2239» Ankara'nın en büyük Kitap, gazete ve Kırtasiye mağazasrakb a Kitap evi vb kırtasiyecilik AnsfsrUİsr caddesi' r«trton : 3377 Her lisanda gazele mecmua ve kitap Her nevi kırtasiye eşyası ve mektep levazımı Her türlü Fotoğraf levazımı - makineler ve amatör işleri Etera Pertev ıtriyatı Kütahya çinileri 8 — 'Cumhuriyet 1 Kanunusani 1933 İlâçlarınızı Zl SALİH NECATİ den alınız. Reçeteleriniz büyük bîr dikkat, ciddî bir istikametle hazırlanır. FOSFOTİN NECATİ Çok kıymetli bir bebek gıdasıdır. Bununla beslenen yavrular tombul ve kuvvetli, nes'eli ol

ur. Dünya havadislerini, memleket saz ve şarkılarını duymak ve bu suretle tatlı geceler geçirmek 3 lâmbalı hoparlörüyle birlikte son sistemde veni piyasaya çıkarılan A. Necip. Radyo makineleri. Her keSejC elVCrİŞİİdİr A.Necip.Radyo İmalâthanesi: İstanbul Türkiye Han, Te'ef, 21963 Yemeklerinizin ÇAPAMARKA baharatım kullanmakla temin edebilirsiniz. Çok ucuz KuŞtÜyÜ Çok ucuz g istanbul'da ÇakmskçıWda BalI Zade KustüyÜ fabrtkasmda yasuk. yorgs J şilte ve l(ü$ Haclarında yüzde yirmi tenzilât vardır. Yılbaşına kadar knstUy a^stHHalHaaflLİH kumaşları da . Tel. 93027 Ordu Vilâyetinden: Ordu vilâyeti idarei hususiyesîne ait Benz marka bir otomobil İle Şevrole markalı bir kamy on isler bir halde Ordu'da teslim edilmek üzere bir ay müddetle müzayedeye konulmuştur. İh alesi 26/1/933 rersembe günü saat on altıda Encümeni* Daimide yapılacaktır. Ta -"iplerin 150 lira teminatı muvakkate ile Encümeni Daimiye mürace-atleri ilân olunur. Karacabey Harası Müdürlüğünden: Şartname ve listesi Hara Müdürlüğünde ve İstanbul, Ankara, Bursa Baytar Müdürlüklerinde mevcu ve malzeme 14 kânunusa -n; 933 tarihine müsadif cumartesi günü Hara merkezinde ihale edi l -mek üzere kapalı zarf usulile münakaşaya konulduğu ilân olunur. Kiralık Pul Satış Yeri Eminönü Malmüdürlüğünden: İstanbul Tapu dairesindeki pul satış yeri senevi 2350 lira sabık ic bir sene müddetle açık art -hrma usulile 16 kânunusani 933 de saat on dörtte kiraya veril ece -cinden taliplerin teminat akçelerile satış komisyonuna müracaatleri, İstanbul Defterdarlığından: 28 kânunuevvel 932 tarihinde satılacağı ilân olunan Bakır -köy ünde Kalitflry»l;öy'ündeki 21 in müzayedesi 4 kimi-nusani 933 tarihinde yapılmak üzere bir hafta temdit edilmiştir. Yeni LUXE pBu adam büyük bir felâket geçirdîf Traş bıçağını tecrübe ediniz, ingiltere'de imal edilmiş yen İ model. ,Ş i Ş L ŞoFA YURDU Temiz, ucuz hasınne, romken diys-(ennl vesair bilcümle vesaiti csroL ¦bbbbbb Te lefon : 41807 ¦¦ Cildiye ve zühreviye *™ hastalıkları müteha'Sisı t Dr. ÇiPRUT I Beyoğlu. Asmalımesçiı Atlas han t BMMMMU * İnci kat TeL 4.*353 BSSBSSsJ r- Kiralık odalar İstanbul Eminönü. Ansdolu hanın kiralık odalar vardır. Flatlar ucuzdur. Konfor mükemmeldir. Odabaşı Muşta BBBKbbb efendiye müracaat ndn I lor. I ısla I ¦ aaaaı Dr. İHSAN SAMİ ¦ assai Gonokok Aşısı Belsoğukluğa ve ihtilatlanna karsı pek tesirli ve taze afidir, Divanyolo mm Sultan Mah mut türbesi No. 189 mm DavavavNAZARI DİKKATE Mükemmel türkçe daktilo ve bi-ras hesap İtlerini bilir bir Türk kızına ihtiyaç vardır. Galata er -sembepaıar Aslan ban 6 rocı kat 5 ¦¦¦¦¦¦ oamaraj müracaat. SIRBİSTAN ve BONO Sırbistan'da emlâki olan Türkler ile ellerinde bonosn bulunan mübadil ve gayrim übad İl ler in yazıhanemize uğramaları kendi men faatlerİ iktizasındandır. (Tas -rada a sipariş kabul olunur.) Sirkeci'de Liman Hanında No. 30 Ömer Lûtfi Tel: 24300 Ademi iktidar ve bel gevşekliğine karsı en müessir deva SERVOIN haplarıdır. Deposu, İstanbul'da Sirkeci'de Ali Rıza Merkez ecz anesidlr. Taşraya 150 kuruş posıa ile gönderilir, izmir'di Irgat pazarındaki, Trabzon'da Y

eni Ferah ezcanelerlnde bulunur. Eğer vaktile İş Bankasından bîr kumbara alarak para biriktirmiş olsaydı, şimdi bu felâket k Dimdik durabilecekti! İSTANBUL ve TRAKYA İstanbul 4 üncü icra memurluğundan Cumhuriyet gazetesinin 3083 numara ve S kânunuevvel 932 tarihli nüs-hasınıo sekizinci sabitesinde dairemize ait 932/620 dosya numaralı ilânda tam amı 1875 lira kıymeti muhamraeneli Yedikule'de Eıra'nehatun mahallesinde Bucak beji so kağında eski 32 yeni 7/1 numaralarla rrurrakkam halen bostan kutübesîle ahırları ve bostan k uyusunu havi bir bap bostanm tamamının yüz yirmide kırk bes aehimi olan Nikoli hissesini n ikinci açık arttırman mezkûr gazetede 28/12/932 çarşamba gösterileceği yerde perşembe olara rilmiş olmakla mezkûr İkinci arttırma 12 kânunusani 933 perşembe gününe talikan mezkûr günde den 17 ye kadar mezkur kırk beş hissenin dairemizde açık arttırma Re satdacağı ve birinci ar tırmasında 400 liraya talip çıkmış olup ba kere en çok arttıranın üstünde bırakılacağına dair 932/620 dosya numarasile taabi-hen ilân olunur. ŞEKER FABRİKALARI JüRK ANONİM ŞİRKETİNDEN: Alpullu şeker fabrikasının istanbul depolarından kristal toz şekeri atideki fiatla her ist iyene bin kilodan eksik olmamak üzere satülr. Kristal toz, kilosu 36 kuruş 30 para Taşradan vuku bulacak siparişler yüzde yirmisi peşin ve mütebaki hamule senedi rouk-bilind e ödenmek üzere derhal gönderilir. Depodan itibaren bilcümle masarif vc mesuliyet müşteriye aittir. Müşteri isterse sigorta ettirir. Adres: istanbul, Bahçekapı 4 öncü Vakıf han, 4 OncO kat. Telgraf adresi: istanbul Şeker - Telefon 24470 - 79 __—^ . ¦___ Sultanahmet 1 inci hukuk hâkimliğinden: İstanbul Vuayctinin Taksim'de Ab-dullahağa sokağında Cilarunİ hanında mukim Jak tskenazi Efe ndi zimmetinde iki çadır bedelinden 7000 kuruşun tahsili hakkında cari muhakemede müdde-aa leyhin bulunamadığı anlaşıldığından hakkında muameleli gıyap karan ilâ-nen tebliğ olunduğu ha emeye gelmediği ve müddeinin iddia ve müdafaatını kabul etmiş nazorile bakılarak 14/10/931 ta ihînde 7000 kuruşun tahsiline gıyaben kabili temyiz olmak üzere karar verilmiş ve karan me zkûru müddeti kanuniyesi zarfında temyiz etmediği takdirde hakkı temyizinden feragat ve hüküm keıbi kat'iyet etmiş nazarile bakılacağı ilân olunur. BİRDENBİRE BAYILANLARA NEVROL Yirmi damlası derhal hayal verir emsalsiz bir sinir ilâcıdır. Evlerinizde bîr şişe mutlaka bu undurunuz. Mimar, Ressam aranıyor Ankara İnşaat Usta Mektebi Müdürlüğünden: Ankara İnşaat Usta mektebi için tercihen mimarlık şahadetnamesini haiz İyi bir ressam ve res im muallimine ihtiyaç vardır. Ücret, aylık 150 liradır. Arzu edenler bizzat veya tahriren mektep müdiriyetine müracaatleri ilân olunur. Belsoğukluğul ve frengiye yakalanmamak için| PROTEJiN ^"Manınız.Her eczanede bulunur Ankara Meslek Muallim Mektebi Müdürlüğünden : Mektebimize münakasai aleniye suretile alınacak mobilyenin İhale günü olan 27/12/932 Gazi gününe müsadif olduğundan bu ihalenin 3 kânunusani 933 salı günü saat 15 te icra edileceğini lip olanların yevmi mezkûrda % 7.5 temİnatlarİle mektepler mubayaa komisyonuna ve şartname yi görmek istiyenlerin de mektep müdürlüğüne müracaatleri İlân olpumır. Gazi Terbiye Enstitüsü Müdürlüğünden: 27 kânunuevvel 932 salı pünü «Gazi Günü» olmasına binaen mües-sesatı ticariyenin kaprlı bulun yonun ekseriyetle içtima e-dememesi sebebile mektebimiz talebesi için mezkûr günde münakaşası yapılacak olan elbise, iskarpin, frenkgömleği ve sairenin münakaşası 3 kânunusani 933 salı t on be,e tehir ve talik olunmuştur. İstanbul 4 üncü icra memurluğundan Heybeliada'da eski Manastır yeni Ismetpaşa caddesinde 59 numaralı hanede sakin iken elyevm ikametgâhı meç hut olan Haralambos kızı Teodora Hanıma K lkavanzadc İsmail Beyden 500* lira borç alarak ipotek irae eylediğiniz balâda muharrer h aneye 10/12/932 tarihinde yapılan takdiri kıymette mezkûr hanenizin tamamına ehli vuk

uf tarafından 9559 lira kıymet takdir edilmiş olmakla 2004 numaralı icra ve iflâs kanununu n 103 üncü maddesine tev fiknn ilân tarihînden itibaren üç gün içinde dairemize ya bizzat vey vekili kanunî göndererek mezkûr takdiri kıymet raporunu okuyarak muhteviyatına vuku bulac ak İtirazınızı dermevan ve bu müddetin mürurunda mezkûr takdiri kıymeti kabul etmiş addolu dair olan davetiye 1411/932 dosya numarasile tarafınıza İlânen tebliğ olunur. Zayi: Yüsek Orman mektebinden 327 senesinde aldığım fthndetnamemi zayi ettığımdrn yenisini al cağım. Eskisinin hükmü Yoktur. 2 numarada kayitli Sükrii Sanıp ve Başmuharriri Yunus (Vadi Deıumt nssrfyeh tdart tden Fan fileri müdürü Kemal Salih Matbaacılık <r Netnyaî TÜ'k Anonim StrHetl - lıtanbui Yeni gayrimübadil bonoları çıkacağı hakkındaki haber tekzip edilmektedir C uım h urw et İSTANBUL — CAĞALOCLU Telemf re mrVtrjp adresi: Curab ariyet, İstanbul — Post» kuhiBa: lrtanbal No î« Telefon: Bnjrouharrlr: 223«fl, Tahrir mOdOrû: 33236. idare müdürü: W3fl». Matbaa: 20412 Han sahffeJer lmlz berteee arıktır— (»."h......n- neşrettirilerek flinlar Ifin do^rodan dofruya İdareha nemize dahi müracaat olunabilir. Dokuzuncu sene: No. 3112 Sah 3 Kânunusani 933 Bursa'da müsabaka yapıldı. Güzellik kraliçeliğine Leman Sadullah H. seçildi Heyeti Vekile kuponlar itilâfını tetkike başladı ,___________________________._ . MU_______________________.........„............_„~-ıi M_ımıtııımılHinnlH-_lıııtMlMHllllM .....¦¦¦¦ —nnıınnınnınm-ır.....fiMnmıı—tm»'-.....ı-ı ımmntımnu...........¦ -mriFini'-r................. ......,,,„„„.......ıııırmııu.....mmnıı.......uımMiı-nmaMHimıım.........aıatum*.....«mm......1 .hu lllllll II HM"......lıniltlılllllılllllimiHIHC Müdafaa ve Maliye Vekilleri Refik Şevket B. in sualine cevap verdiler İlk mekteplerde Diş bakımı Geçenlerde t.tanbul'd» bîr konfre toplandı Di* tabipler» kongresi. Bölün korurrel-r eibi bu k nfre d* W t X (-¦ ra—ıi) tt yapaktan iooci d «cildi. Biz hoskgre teerbremi yat—¦ ait oldukla rı makamlarda, teşekküllerde «ti iyi teairler brraklıfrından. ve müsbet niyet ve karar Ura yo açacağından »üpbe etmiyo—ıı. Daha kat'i olarak b.ld.eım.1 bir aey w «a o da bo dişçiler hcas en «ok mashim ve neelimtj için hayati bâr meVelrnm mr—wı b»h»ol—t» t-'dufu-dor. Konffreeıİn büyük bir basiret götte -rerefc bastırıp dağıttığı bir rapor bilhas-aa bo hayali çok gfizel anlatmaktadır. Rapor: t*k mekteplerde di* bak—. tr.k.!âhnde_ı bahsediyor. Ve — -» li. diş hastalıkla—nm çocuklukta alrn-au| itiyatlardan nanl meydana eeldİJi-mi, »e çoeoklarda a dis haal alıklarının çorumun sıhhatini ne derecede vahim bar eehîlde bo «makta o'dutunu gös -rryor!.. Raporda dia doktcvlarmm daha iyi anlı ya çatı bîr lisan île daha ilen gidilerek (verem tedaviıinin e— ela afız-dan başla ma »ı lâum geldifi) soyleru • Mecliste hararetli bîr celse Muhtelit Mahkemedeki davayı niçin kaybettik? Seyrisefain istikraz lâyihası İktisat Vekilinin huzurile müzakere edilecek Dişlcrm led avî edilmemesinden meydana gelen hastalıklarm ne kadar çok olduğuna föıterrnek iç raporda tafıı-lât vardır. Ta romatizmaya kadar bir çok haatalıklann dis bakımaıılığından lûi. la «*-raaaKtTîrh. Rant—j ybzvtt Doktor Kâ -»im Esat Bey, «memleketimizde yapıl -matını istedi tahakkuku için çocuklarımıza verilmesi icap eden tahtı ve aPevt terbiyeni» ehemmiyet ve lüzu undan- da açık bâr İnanla bahte-diyor ve diyor İri: «-Şahsın tekâmülünde terbiyenin İa -gol ettiği mühim mevkii hepimiz biliriz. Şu halde, çocuğu -baren tahtı dit hırzıaııhhatına alıştırmak bu t'^kilâtın en mühim vazifelerinden -dir. Fırç mim t a-zam muayene lüzuma, tam bir temeaıül t em m eden iyi bir çiğnemenin ehemmiyeti bu bahtı tevkil eder.» Paris'te dişçilik, Lozan'da da doktorluk tahlil ettikten sonra orada tenelerce merteği nde çalışıp ecnebi memleketinde de hayatını kazanmağa muvaffak olmuş olan bu muktedir ve çok etli vatandaşımmn çocuk dia bakımı hakkın-da başka memleketlerdeki te*kPâttan bâhtt izahatı r n en mühim bâr kumanı işgcl etmektedir. İnsan, bu yazılan okuduktan sonra bir Türk olarak memleketi mi ide zengin ve müreffeh ya aıyabîlen kimselerin böyle hayir müesseselerine yardım etmesini temenni ve teşvik için ne aÖv eğinİ bilmiyor. Zira, rapordan öğreniyoruz ki, bir çok memleketlerde çocuk dî* balamı için um e resmî teşkilât ka -dar boıuıİ tablalar ve teşekküller de çalıamaktadır. Meselâ, bilhassa Am

çocuk dis bakımı zenırin Aırn-rika'lılann kurdukları m<îe*seseler sayesinde başlamış ve sonr e ve hükümetin yardımını tahrik etmîttİr. Bugün, bu vüzden Amerika'da (300) den famla şehrin inde bir çok çocuk dis diıpanserleri mi'vonlare* çocukları tedavi etmektedir. İngiltere'de b eledi-ymift t«-**M>üai1e 1907 de 1. . hareket 1919 senesine kadar (43?) kliniğin açılmasil e neticelenmiştir. Almanya'da ana ve İlk mekteplerinde basit bir diş muayenehanesi mev cuttur ki buraya ancak haftada iki defa selen bir dış tabibi çocukları muayene ederek ağız v e dillerinde buldı*<an arızalan hususi fişle- özerinde tesbİt eder ve tedavi edilmek Ekser e merkezi dııpanaerleee sev -kedar. isviçre'de bu teşkilât içtimai sigorta-tır vatrtasile idare edilmekledir ve ro-cuk dişlerini n korunması mecburidir. Çorak, mektebe girerken diş raooru fe • lirmeğe ve içtimai sigortaya kaydedil • eneğe mecburdur. Japonya'da (65) hayır cemiyeti tarafından idare olunan dit bakım evleri bu mühim ııhhi muaveneti sm küçük ana mektebinden lise talebe-atne. muallim, fab ika amele-si, maden amelesi zümrelerine kadar teşmil etmiştir. Fransa'da böyle (5,000) k linik vardır. $imdt, bütan bu misaller kartlımda ¦foMyr VektU Abdülhatik Bey Ankara 2 (Telefonla) — MiDet Mec-liti bugün saat 2 de Bursa meb'uau Csat Eleyin riyasetinde toplandı. Mîllî Mü> dafaa Vekili. Donanma Cemiyeti hesap -i (arına dair Refik Şevket Beyin sualine' cevap verdi. Zr-h.iı Bey, Donanma cemiyetinin bü- Ferit Celâl Beyin krokileri -JVanİM metfun MUIİ Müdafaa Vekül Refik Şevket Bey Zekâİ Bey tün hukukunun Tayyare cemiydin' in-likal ettiğini ve sipariş edilen destro -yerlerin b irinci taksiti olan 90 bin küsur İngiliz lirası hakkında muhlefr _m*V kemedo davanın kaybe dildiğinin du^ru olduğunu söylİyerek Tayyare Camiye -'Mabadı 3 met taMltâe) Bursa güzeli seçildi Müsabaka Belediye Reisinin idaresile yapıldı - Bursa Güzeli ile mülakat foto Süreyya - İffet Banım Bugün Güzellik müsabakamıza ıştı -rak edenlerden iffet Hanımro resimlerini dercediyoruz. Bursa güzeli dün intihap edildi Bursa 2 (Telefonla) — «Hakkın SeFofo -S>jrrcfMn 3 — iffet Hanımın boy resmi tia gazetesi tarafından tertip edilen Güzellik müsabakası bugün yapıldı. Müsabakaya akşamüstü Belediye binalının büyük salonunda başlandı. hittin Beyin riyaset et -ı MabaAl fl inci lahiltdt > ıı ıı ıı ıı m ilimin........ııınııı......ııııııııııımııııııııııııııııııııııiMHiııııııııınuııı rak ta: Her mekteple küçük bir bizde ne yapılmak İstenildiğini löyliyelim; Doktor Kâzım Esat Bey raporunda temenniyatınt şu suretle hulâsa ediyor: 1 — Mekteplerde tevzi edilmek üzere diş ve ağız hıfzıasıhasından bahis resimli neşriyat tab't 2 — Diş ve ağız hıfzıssıhhatının talebe eratında tamimi için muallim hanım ve beylerin yardım 3 — Umumî hıfzıssıhha kitaplarına bir de ağız ve diş hıfzıstıhhası bahsinin ilâvesi, 4 —* Diş ve ağız hıfız bilgileri, hâmile kadınlardan başlıyarak süt çocuğu, büyük çocuk ve me büyüklere kadar cemiyetin her ferdine teşmil edilmesi; Ve bütün bu tedbirlerin üstünde olaYeni bonolar Çıkarılmıyacak Maliye Müsteşarı şayia -lan tekzip ediyor Ankara 2 (Telefonla) — Yeni -den gayrimübadil bonosu çıkanla -rağma dair ortada dolaşan aşyîa üzerine Maliye müsteşarı AH Rıza Beye müracaat ettim. Bana dedi ki: e — Gayrisnüöad t IIer için yeoi -dea bono çıkarılması hakkında »t dİlık hiç bir tasavvur yok acak olan hazine tahvil • I erin d en galet olaa gerektir.> 150 sene Yasamak kabildir! Paris'li bir âlimin iddiası ve şartları Paris 2 (AA.)— La Libeete gazetesinin mühim bir haberinin ternamesı şudur: ¦ 150 sene yasaya*ak bir adama. Ba haberde mevzuu bahıolan adam. Dr. Faust gibi iskeletler, kafataslan ve karniler arasmda yaşıyan Paris'Iİ âlim insan hOceyreleri ilrerindeki teıirattır. Georges Knap'dır. Fa at bu zat. cü» -•eli. siması enerjik ve saçları siyah ve bol olan bâr adamdır. Tedavtsirun esası, radyo «ktîvitenİn Ba tedavi, muma ley bin genleştirme prorrammm bir kıamt

m teşkil ermektedir. Knap. 70 vaşlarsndadır. Sicara iç -tnfi, içki kufanma», H- *a«yyöş eder. Yediği avyler meyvalar, sebzeler ve yoğurtlar. Mumaileyh, 150 sene yesıvacağme kani olduğunu beyan atmektedir. Kuponlar itilâfı Heyeti Vekile içtimai dün beş saat sürdü, itîlâfname tetkik edildi Ankara 2 (Telefonla) — Heyeti Vekile bugün naat 4 te ismet Paşanın riyasetinde mühim bir içt ima aktctmİH ve içtima î naat kadar nürmüstiir. Toplantıda ParU'te Saraçoğlu Şükrü Reyle dayi illeri tarafından parafe edilen borçlar itilâf namesinin tetkik edildiği anlaşılmaktadır. Ihından ba$ka paramızı koruma kararnameni üzerinde bazı mühim tadilât yapılmanı da muhtemel t Belediyemizin zaferi yene odaıı meydana getirilerek borada evvelâ müstacel müdahalelerin yapdmaaı ve her çocuğun dış ve tini gösterir (atlar tanzim edilerek icap eden tedavinin yapılman için dispanserlere s evk edilmeli. Şüphetis belediye ve idarei huıusî->elrrin ehemmiyetle alâkadar olman lâzım gelen bo meı'eled sıayak olma -aaat ma ¦ rifımıtin çok kıymetli ve ester-jik Vekili olan ve aynı zamanda da bo tleri diğer bir ihtisası ile de pek iyi an-lıyan muhlerem doktorun-ruz Reşit Galip Beyde n bekliyoruz. İfllanbul mrb'uıu ala ettin cemil Haricî tayinler Fethi Bey dün aksam Ankara'ya gitt Anbara'daaı ve -rilen malûmata güre Vaşrngtoo bü • yük elcimiz Mıdı-rar Beyin tekaüt ı rağünü erine sabık Parfs hûyfc elçia Ali Fethi Beyin ta yut edileceği rivayet olunmakta ¦ dar. Mi ra* orta elçiliğine da Kahire maslahatgüza r ı rmz AIİ Şevki Pa -sanan ray mi takarrür etmiş ve keyfiyet M .sar hukümelmden âztİmzaç edilmiş Fethi Bey dün abtamkî trenle An -kara'ya hareket etmiştir. "--^ Bulgar Sobranyasında müthiş bir celsenin hikâyesi Kozon- ALİ NACİ Fethî Bey — Her akşam «buhran, buhran» diyip duruyor. — Hangi »inemada imi*?... Ben bu filmi görmedim! Su şirketi merkezinde dünkü mes'ut toplantı Belediye büyük tesisat yaparak Terkos-la bentleri birleştirmek fikrindedir Terkos şirke -tinin Belediye • ye devri muna -teberile dün şirket binasında merasim yapıl • v bir çay «iya-fetl v«—ilmiatir. Hâdiseyi tea'i-den Beyoğlu'n -daki şirket binasının dışı ve içi Türk bayrak!erile donatılmı müdürü M. Kastelno ve diğer memurlar, aaat dörtten itibaren fr-lmr başlıyan davet l leri karşılıya -rak îıaı etmişlerdir Davetliler arasında, bası meb' -lar. VilİyH. Belediye ve Halk Fırkası erkânı, bu mryanda Bele i -ye reisi muavini Hâmİt Bey, Vali muavini Ali Rıza B.. Emniyet müdürü ¦ t >\ sanın.....nm........mıımımm.....ı.....«......"i" rrr*o» ffrfcrft eıerrertndV d#a «rflen çay îiya/rnnae Mi 'ardan bir grup Fehmi B . Belediy e fen İşleri medar* Ziya B . Vilâyet meclisi azalan *e İstanbul'daki muhtelif millî mU es * teaat müdürleri vardı. Valİ ve Belediye reiai Muhittin Bey saat dbrt bu-'Mabedi S İnc i taifede* m*m*mm...........¦szasatasaasaa—-szaaaıa—¦ssasaasa—sas—a ? Cem Sultandı takip ediyor musunuz Derin tarihi vukufu ile maruf güzide ve edip arkadaşımız M. Turhan Beyİn «Cumhuriyet* için hazırladığı harİkulAde meraklı larihi tefrika İki gündür başladı. Çık aber 4 üncü aahifemizde bulacaksınız. B Meşhur Casuslar Cam h ariyet *S Yazan: ABtDlN D AVER Mata -- M —

Harî'nin ayaklarına bir demet çiçek döken mağrur ve cür'etkâr genç kimdi? — Atnrtra. bilininiz ki, ben, bin franklık bîr kâğıda mukabil, her Ö-nüne (elen erkeğe kendin n kadınlardan değilim. O (Un Mala * Hari, aon derece telâ» »e heyecan içinde 'di. Her ne-drnar çok perişan re ümidiz görü -nü yordu. Kendİımİ elimden (eldiği kadar teskin ettim: — Sİıin gibi cazibeli ve sihirkâr bir kadın, aiıin gibi yüksek iılİdat ve aan'at sahibi bir a . iıtİkbal-den Ümidini keımrmelidir, bu gelip geçici fena bîr devirden ibarettir, dedim. MUmkün olduğu kadar bir yardımda bulundum. Kendisini, tanıdığım bîr at cambazı ve antika -cı Evini, «ritim aattıktan sonra, eline ne geçtiğini bilmiyorum. Çünkü ondan sonra, hayat v* mem tı hakkında hiç bir haber almadım.» Bir rivayete göre. Mata - han nin Neuilly'deki köşkünden başka, vak-tfle. meşhur Madam Pompa dour'a ait olan bir şatosu da vardı. Bu şatoyu da. sonradan yapılan mlikem -mrl asri tes isatilc beraber satarak birdenbire Paris'ten kayboldu. Ka -dinin 1913 senesinde vaki olan bu ani gaybubetinden sonra nereye (ittiğini anlatmadan evvel, onun Paris 'teki hayatının en parlak ııms -nında vuku bulan bir hâdiseyi kaydedelim; çünkü ileride ba hâ bize lorumu olacaktır. Mata - Hari, bîr aksam Foliea -Bergrre* tiyatrosunda dan -«etmiş ve harikulade bîr muvaf -fakiyet kazanmıştı. Soyunup (İyin • mek üzere kabinesine döndüğü sa * man kapının önünde za , tansın bir delikanlı gördü. Kendisini bekliyen bu gencin (ayet cür'etkâr ve hâkim bir hal v tavn vardı. Koltuğunun altında çok kıymetli orkide çiçeklerinden yapılmış bir buket bulunan flk Adam, o, şimdiye kadar hiç görmemişti. Delikanlı «ayet güzel dikilmiş bir frak giymişti. zibeli bir tebes -sömlr kendisine gülüyordu. Yanma yaklaştı, zarafetle iğildi. Hiç bir kadın afından reddcdilmjyeccğiaden emin, mİs'i görülmemiş bir sokulganlık ve m -cakkanldıkla, insan dına değil, bilakis hoşuna giden tuhaf her gurur île batta kendini takdim bile etmeden t — Mata-Hari dedi, sizi çok beğeniyorum. Bu hayranlığımı söylemek için geldim Su güzel çiçekle dim; fakat şimdi sîzin yannrrza gelmce. Al • lahzn yarattığı ba en güzel şark çiçeğinin yanın ve solgun buluyorum. Sonra, o kıymettar orkideleri Mata-Hari aiaı bir sandal giymiş çıplak ayaklarına iRl Çok yaşamış, çok eğlenmiş, çok gezmiş ve çok erkek görmüş olan Mata -Hari bu »arıtın erkeğe h le bir serbazlık ve cür'et, öyle bsr nüfuz ve kudrvt vardı ki... Nefsine son derece itimat ettiği ve kadın Ura karşı mavarfakryetinden tamamen emfn olduğu görülüyordu. O samanlarda, kendisim* pek pahalıya satmağa ve her gece ayağına kapanan bir kaç erkeği redd etmeğe alışmış olan işve bas ve f et lan Mata-Harİ, gözleri -nin daha ilk masademesinde mağlû kabul etmişti. Ba adamda, galiba şevtantUyü vardı ki bu yaman kadını, ilk hamlede matetmİşti. Kadın, onun yeşil gözlerinin acayip parıltısı karsısında bütün iradeımi ve şeytanetini kaybet annı teslim etmişti Bu cerbezeli kadının adeta dili tutulmuştu, hiç bir şey löyliyeme-dî. yal — Mersi Mösyö, dedi, sonra, iğildi, onun ayaklarına attığı çiçekleri yerden alarak kokladı, g eta •eıi titriyerek tekrar, bsr mektepti genç kız gibi kekeledi: — Merıİ Mösyö, dedi! Mata-Hari, ertesi sabah uykudan ovandığı zaman, yeşil gözlü, sanım adamı, geniş ve muhteşem yatağında, yanında uyuyor bulmuştu Ba adam, Marki Pîerre de Montessac İdİ. Gene ve güzel marki Paris gecelerinin bulutlu, b ulutsuz sisli, yağmurla ve kartı havalarda da daima görünen parlak bir ııl.ln. idi. O; zaraf et ve moda âleminde her sözü dinlenen, her hali taklit edilen, her giydiği beğenilen bâr şıkl kemi İdi. Paris'teki bütün zengin, kibar ve güzide Fransrs zabitlerinin en azn dostu, ar kadaşı ve sırdaşı idi. Mata-Hari muahharen, tevkif edildiği zaman !~rantız casuslukla mücadel emur -lan, onun evrakı arasmda bir kaç mektup buldular kî bunlar Marki de P. isminde b irine yazılmış, fakat gönderilmemişti. Mata - Hari muhakeme edilirken, herkes bu Marki de P. nin kfm olduğuna, nereden gelip nereye gittiğini ve ne is gördüğünü merak etmişti. Fakt, M -Hari il e Markİ Pîerre de Mon -teasac isimli saram drlİkanlmm birbir -lerine tasadüf et tikleri samanlarda kimse bu sualleri sormağı aklına bile getirmiyordu. Genç ve yakusklı Ma rki Pîerre de Monteaaac. Paris'te yaşıyordu, gayet kibar ve m ümidi hir adamdı, çok şık ve se li İdi, zengindi, mühim miktarda kumar borçlarını günü gününe ö-dfiyorda. Paris'in zengin gen sözlerine itimat ve şahsına hürmet ediyordu. Mademki bu meziyetleri haiz ve bilhassa bol paraya sahip bir adamdı, artık, kim o'doğunu oran ozadrya aras -t ırmağa lüzum var mıydı ? O için bu kibar gencin hakiki hüviyeti uzun müddet maehut kaldı. Fvet orun müddet, ta 1927 -rnetinde. Netley Lucas isminde bir adam, namuslu bir insan olmağa karar verinciye kadar bu deliknnlmm asıl hüviyetini kimse öğrenemedi. Mösyö Netley Lucas, senelerce müddet. aris'in caniler muhitinde meşhur bir adam olarak yaşamıştır. Bu adamın muhtelif sanatları ara da çeklerde tahrifat yapmak, en sağlam k a talan peynir keser gibi parçalamak, oteller

de esrarengiz sirkatler yapmak gibi marifetler vardı. (Mabadı mır) Mecliste hararetli bir celse ı a>fıii-ı tehlMdan mıball l tinden mes'elenm safhelen hakkında gelen malûmat İle Maliyenin yazdığı teskereyi aynen okudu . Bunlardan anlaşıldığına (fire e saman mıı'rl* içm kir n-4.rU ak (edilmiş ve birinci taktn ala hin Ingillt liraanrm aksedilecek İkinci islikrsıdan mahso -bu kararlaılınlmıı, fakat bilahar e o istikra* yapılmadığından bu para da tediye edilmemiştir Tıdİyıye dair makbulde ıınıatı bu liyen zata» ¦nhfciMidı keşhs turlu ifade ver • d *in., vs (erek bankalarda, (erek devşir ve maliyede yapılan latkikat neti-cetlnda bnyl- bir paranın verilmediği anlaşıldığım .n Milli Mü Vakillpden tan» Maliye Vekili Müstafi Ahdülhatik Ray abı «Inm ve avnl meı'-eleds Hakli Beyi te yit «derek bu naranın tediye adllmemlı nldugumm anlaşıldığın. ıKylrmiılir. MUleskıban Refik Ş os ılmıı ve mıt'ıleyi îıık rdırek boyla mühim bir mea'elenİn (!• 'etaba/de iniltin tilerine l anın doğru alı mı var alın dan dolavı bu suali »ordulunu, böyle neerİyM vıki olduğa uman kaka Vlo umumiyi uiMİnd» rek fena leok yapacak olası va »veli bak ilmesi icap ettiğini söyle • srû maamatık doıyıdı 90 bin küsur Hrasnst verfldiğino dair bir kaydin b*j -'anması vs murıeaat ad salın, aba paranın "nikbin«adiki imıı benimdir» de meşktin »-•-- bıylt bulunduğunu, ev-vetajs a ffelvn Norman moeı-aeseıi direktörünün oğlunun da «İşle earvetee biz* sipariş vaki olmuştu, nnr, lalnftl de o vakİtki hükümet vermişti. F.|er yenî siparişler vaki olarsa eeki hesabı da ahaup etmiş oluruz» 4-eeead. aft«W mryUmm, olduğuar. ve buna halen hariciyede memur otan iki ¦atın sahil bulunduğunu. Milli MUdı -faa Vekilinin bu cihetten de mıs'elevî lamik ilmesini söyledi, cevap kafi gÖrüldU. MOteka İler iVramiyesi Bundan sonra bası devşir bürolarında münakale icrasma dair llyihılar mü-¦akeri olundu Refik t Bey mü tekaidîn ikramı relerinin »«nebatını b'k lenmiyerek şimdiden verilmelini isledi. Hıtın Fıhmî Bey (Gümüşane) ' ¦ sal olmadığı için münakale yapmanın ınıkan, olmadı|ını a mazbatası aynen kabul edildi. Seyrfsefa'nrn istikran Müteakiben Seyrİıefalnİn yapacağı t ıkraıe Maliye Vekilinin kefil olması hakkındaki llviha mü miş Refik Şevket Rey bu ifin İM isal Vekilinin husurite müzakere edilmesini iste-mistir. Bu husuıla diler azanın fikri toruldu. İsmet Bey (Çorum) istikraza her miktar varidal k arıdık gösteriliyor, demek kİ bu kabili haclıdir fikrinde bulunmuş. Maliye Vıkiti filhakfkı b mik-t ar varidslın karşılık grkri er ileceğini leyli edince ismet Bey bu takdirde leyrü-»efer muntazaman devam edip el mi. yeceğİBİ toermastur. Refik Şevke! Bey de ırmvıı kısmetlerini gör r mü • eneıeye aynî cinsten diler bir mars -¦esenin kefil olmasına» do|ru olemıyı-çığım söyle Bunun üzerine Reis: ¦ — O halde meı'eleyi İktisat Vekilinin hururile mü i ak ere için perşemb talik ediyorum» demiştir. Meclis perşembe günü 2 de toplanave memle ¦¦i5 3 Kânunusani l9^3* haberleri Eczacı ve dişçi Mekteplerinde Çıkarılan asistanlar mes'-elesinin aslı nedir? Tıp Fakültesi Eczacı ve Dİsçi mekteplerinde İdari bazı değişiklikler yapıldığı hakkındaki şay Dişçi mektepleri müdürü Mahir Bey kendisile görüşen bir muharririmize demiştir kil — Eczacı ve Dişçi mekteplerinde 193."* senesi başından itibaren mühim değişiklikler yapıldığı lar doğru değildir. Profesör Mals'm raporu henüz tetkik edilmemiştir. Ve -kâletten de bu hus usa dair gelmiş bir e~ mir mevcut bulunmadığına göre çıkan şayialar için bir temenni ve arzud arettir diyebiliriz. Çıkarılan asistanlar mes'elesîne ge -lince mekteplerimizde İkİ senelik staj -(arını bitirmiş asistan efendilere yerlerine diğer namzet efendiler alın -mak üzere mezuniyet verilmişti r. Bu vaziyet daima tekerrür etmektedir. Mekteplerimizde yalnız birinci sınıf asistanlık m evcuttur ve müddeti iki senedir. Bu müddeti İkmal eden asistanlar muvakkat memurlarımızdan oldukları İçîn daima çıkarılır ve yerlerine venHeri alınır.» Dişçi ve Eczacı mekteplerinden çıka-nlan asistan efendiler bu kararın gayrî-kanunî olduğu idd arif Vekâ -letİne müracaat etmişlerdir. \m © o remele Bir mahkeme başkâtibinin muhakemesi

Gebze mahkemesi sabık Başkâtibi Fahrettin Beyin dün Ağırcezada muhakemesine devam olunmuştur. Fahrettin Bey bîr icra muamelesinde, alacaklının hakkım, onun imzasını atan dîğer bir şahs mekle maznundur. İddiaya nazaran, Bebze'de avukat Vedat Beyin kâtibi ibrahim Bey hiç b ir vekâleti kanunîyeye müstenit olmadan icra dairesinden bir kısım para tahsil etmiştir ki bu zat ta mahkemede suçlu olarak muhakeme edilmektedir. Fahrettin Bey, alacaklı Kâmil Beyin, yenî türkçe ile imza atmayı bilmediğinden bu İbrahim Efendiyi vekil bıraktığını kendisine söylediğini ifade ederek şahitler göstermiştir. Dün bu ş ikisi dinlenmiştir. Şahitler, Kâmil Beyin, ibrahim Beye imza atmak salâhiyetini verdiği sıra da Fahrettin Beyin yanında bulunduklannı söylemişlerdir. Kâmil Beye gelince; vaktile t ahkikat esnasında alınan ifadesinde hiç kimaeye parasmm tahsili için vekâlet vermediğin! söyl miştir. Dün mahkeme, alacaklı Kâmil E-fendinîn celbine vc İcra dosyasının da getirtil mesme karar ver iş ve muhakemenin devamını başka bir güne bırakmıştır. Beraet etliler Hileli İflâs maddesinden Ağırcc-zaya verilen tacîr Misel ve Izador Efendilerin muhakemeler ! dün bitmiş ve karar tefhim olunmuştur. Gerek dinlenen şahitler, gerek vaziyetin tetkik i her ikisinin de iflâslann-da hile bulunduğu kanaatini vermemiş olduğundan, kabili temy iz olmak üzere beraetlerîne karar verilmiştir. Solhlhet ü^doırD Kızıl çok azaldı Kızıl hastalığının artman üzerine, Sıhhiye Müdiriyetİnce alınan tedbirler tesirini göstermiş, ni kaybetmiştir. Maamafih aşı iıtasyonlan da faaliyetlerine devam edecektir. Sıhhiye Müdürü Ali Rıza Bey, dün bu münasebetle bize demiştir ki: *— Alınan tedbirler iyi neticeler verdi. Ktzıl hastalığı hemen hemen bitmek üzeredir. Şehirde stalık vak'alan tamamen azalmıştır. İlk mektep talebeleri tamamen aşılan -dı. Sömestr tatilin onra orta mektep talebeleri de aşılanacakır.» Ecoai&ıir^'aBssJ. flictıe ispanya Sefiri gitti İspanya sefiri M. Arigtİgni me. zunen memleketine gitmiştir. M. Jean Lepkomski'ye nişan verildi Şehrimizdeki (Polonya ocağı) ismindeki kulübün reisi bulunan M. Jean Lepkomski'ye, ecnebi memleketlerde Lehistan'ı tanıtmak için sarfettiği gayreti takdîren (Pour Ic Merite) nîşanı ve miştir. Bu münasebetle Lehistan konsoloshanesinde bir çay ziyafeti verilmiş ve nişan, kons olos VVagneromskİ arafından M. Jean Lepkomski'ye meralimle reviri olunmuştur. Halkın . Dilekleri Kadıköy vapurları Kadıköy'den yazılıyor: Buradan sabahlan aaal 8,30 da KÖp-rü'ye bir vapur var. Bu posta eskid en 8,40 ta kalkıyordu, fakat memurlar işlerine doku atfa yet! ¦ şemedikteri için 8,30 oldu . Bun -dan sonra bir de 9,10 da vapur var kî 9,30 da iş başında bulun -mağa mecbur olan müeıı memurlan İçin çok geç. Sabahın an lüzumlu samanında vapurlann arası 40 dakika iken 9,10 dan s a 9,40 ta ve 10 da olmak üzere yani 20 ve 30 dakika fanla Üe iki vapur kalkıyor. Binae naleyh 9,10 vapurunun 9 yapılman lâ -zımdır Seyriıefain idarelinin nazarı dikkatini relbederî . Yeni icra kanunu Emniyet Sandığı kanunun tadilini istiyor Yenİ İcra kanununun tatbikinden sonra Emniyet Sandığı muamelâtının satışa ait kısmı bîr takım unun için Sandık müdiriyeti hükümete müracaat ederek kanunun Sandığa taallûk eden maddelerind ilât yapılmasını istemiştir. Dün kendisile görüşen bir rmıhar -ririmize Emniyet Sandığı Müdürü Tev-fîk Bey bu hususta şu İ «— Evvelce satış muamelâtı doğ -nidan doğruya Sandık tarafından ya -pılırdı. Fakat yeni kanun relerine venlmiştîr. Halbuki biz icra muamelâtını takio ettirmek üzere umanı hukukiye teşkilâ ak mecburiyetinde kalıyoruz. Ayni zamanda işlerin çokluğu yüzünden muamelât azu-yor. Binnennl vh, kanunda tadilat yapılması içîn makamı aidi nezdinde te -mennîde bulunduk.» MüteferrIK Tayyare balosu Tayyare Cemiyeti İstanbul şubesi tarafından her sene tertip edilen balo bu sene şubatm d okuzuncu perşembe akşamı Perapalaa salonlarında verilecektir. Balonun pek mükemmel olması içi şimdiden ibzarata başlanmıştır. Halkevi temsilleri Halkevi temsil şubesi dün saat 6 buçukta Alayköşkündc bir müsamere ver-miştir. Programa M. Ke Beyin konferansı ve Şükûfe Nihal Hanımın şiir-lerile başlanmış «Hem ac, hem gülünç» isimli b dilmiş ve muh -telif musiki parçalan çalınmıştır.

Adana'nın kurtuluş günü 6 kânunusani perşembe günü Adana ve havalisinin kurtuluş günüdür. Bu münasebetle o gün için « r Birliği» Halk evin d e ve saat 2 bu -çukta bir tes'it merasimi hazırlamıştır. Her alâka gös vatandaş davetli o-larak çağrılmaktadır. O gün muhtelif hitabeler irat edilecek, memleket k oşma ve manileri söylenecek, müzik yapılacaktır. Yılbaşı ikramiyeleri Yılbaşı Tayyare piyangosunda ka zananlar dün sabahtan itibaren keşide listesi hazırlandığı iç up olduktan bayilerden ikramiyelerini almağa başlamışlardır. Saraçoğlu ŞOkrO Bey Geçen gün Paris'ten şehrimize ge -len eski Maliye Vekili Saraçoğlu Şükrü Bey rahatsızlığından Ankara'ya gidememiştir. Hem soymuş. Hem dövmüş! Ağırcezada garip bir gelin - kaynana davası ...Dün Ağırceza mahkemesinde, 41 yaşında bir hanımın gelinini dövmek, dövdükten sonra da kula ki güne -lerini, yüzüğünü ve beşibiryerdesini zorla almakla tuçlu olarak muhakeme -sine başla vacı gelin hanım, kendisinin, davak'a bu müc-vhrr'ari a-fındıktan sonra bîr vapura bİndirile rek Karadeniz sahillerindeki memle -ketlerden bîrinde olan ebeveyninin va-nına s ön'¦eri l d iğini de iddialarına İlâve etmektedir. Maznun hanım, isticvabında demiş -tir ki: «— Zevcim kaptandır, evde ma -kinelerîmis çalışıyor, bu davacının o zaman kocan olan üvcvoflu dır, bana m'inde bîr lira verir. Bundan ba«ka sandık'anm tıklım tikl'm doludıo-. Elbiselerimi on sene gîvıem giyebilirim, ömrümün sonuna kadar da kimseye muhtaç o'madan ıreeinecek vaziyet eyim. Sîmdî, hal böyle olunca, ben bu «relinin nesini alayım? Sonra 6 gün'üb bir gelini insan nasıl döver? Efenı5'oı kendisi bir büyü m-s'elesî yapmış, üveyoğlum da görmüş. B<z ona memleketine yoll»ma en atandı da gitti.» Hsa-mm üvevoğla, samiler arasında bulunduğundan mahkemeye eağn -larak şahit olarak dinlendi. 27 yasında oMuğunn söyliyen bu zat, davacının İddiası doöro olmadığını, üveyanne-ainrn kendi biH'Tde, k"ne ve vuruk taktığını söylemiş, üveyvalî -desi de: «— Evet hatta bu vüriîğü takmırt'in, perşembe günü sahıMeyin taktım, ak -şama aldım» diyerek den birisî"' «©stermiatir. Davacıyı muayene eden Vilâyet doktorunun raporu okunduktan sonra rcuhnkem- hukuku nmumiye sahillerinin celbi içîn başka bir güne bırakılmıştır. ŞethBr işleri Şefrr arması Belediye istatistik şubesi mütercimi Muhtar Bey tarafından IstenboJ için bir |- şehk- »•-..-.. t*1>.......¦ »etedir. ™ - ' *"m,lm ¦etme verilmiştir. Bu hususta tetkiki! yapdmaktadır. Arma muvafık görül • düğü takdirde kabul ektir. Zabıfai belediye talimatnamesinde yeni bir madda Un, kireç, çimento, alçı ve saire gibi şeyler araba ve kamyonlarla taşraırben geçirildikleri lara kesif bir toz tabakası saçmaktadırlar. Halkın bundan rahatsız olduğu nazan dikkate alına ak zabıtai belediye talimatnamesine yeni bir madde ilâve edilmiştir. Badema bu kabil m addeler taşınırken üzerleri ka -hn bîr örtü ile kapanarak bağlanacak -tır. Bunu rap mı yani a yr olunacaklardır. Unkapanı köprOsOndeki tamirat Belediyeye ait ban işleri takip etmek Üzere Ankara'da bulunan İktisat müdürü Asım Süreyya Bey iki güne kadar avdet edecektir, A ımı Süreyya Bey bilhassa Unkapanı köprülünün tamiri için bü sı zaruri olan münakale meı'e~ lesile alakadar olmaktadır. Köprünün fasla harap olan dubaları n dördünün tamiri yapılmış, tehlikenin önüne geçilmiştir. Bir haftaya kadar esaslı tamirata b arrerdir. Bu takdirde bir ay sonra köprünün açılması kabil olacaktır. Yeni Bulgar kabinesi Yeni Bulgar kabinesin! tekrar M. Muşa no f teşkil etti. Fakat yeni kabineye liberal ve radikal fırkaları İştirak etmedî. Yenî kabineyi yalnız demokratlar İle zürra fırkası teşki suretle aon intihapta 'millî blok) namı altında birleşerek ekseriyeti kaşanan ve şimdiye kad ar kabinede evvelce karorlaşttnl-mış ve tayin edilmiş niıbette mümessil bulunduran fırkaların asında şimdilik birlik kalmamış otuyor. Filvaki kabineye iştirak etmîyen fırkalar kUçUk olup gar parlâmentosu Sobranyada takriben yirmi meb'uı bulunduruyorlar ise de bunların hükümet grupunda ve kabinede bulunmalan manen büvük ehemmiyeti haildi. Bu hal efkân umumiye üzer inde ve sağ muhalif fırka-lann evza ve harekâtında büyük tesir ve nüfuı icra ediyordu. Bundan başka bu küçük fırkalar milli blobun meb'uslarının adedi itibarile en büyük fırkası ol e demokratlar arasmda nâzımlik vazifelini İfa ediyordu. Zürra firkatinin 80 meb'uau vardır

. Demokratlar ancak küçük fırkalarm Istiro-kîle muvazeneyi muhafaza edebiliyordu. İntihap sa manında zürra firkati kabinede ytisde 43 niıbe-tinde hîsıe iıtemiştl. Sonradan küçük fırkalan e yüzde otuza razı olmuştu. Adliye Nasırı M. Varbenorun istifası üzerine zürra fırkası kendi nazarında mühim olan bası ne rin mübadele edilmesinde ısrar etmişti. Meselâ kendi ellerinde bulunan Maarif Nezaretini , ya Demir-yollar yahut Ticaret Nezareti ile değişmek istemişlerdi. Fakat bu neıaretlerî elinde bulunduran radikaller İle liberaller zürra firkatinin mübadele teklifine şiddetle muhalefet etmişlerdi. Bu muhalefet karşısında zürra fırkası nazırları kabineden e-kilerel komünistler ve diğer müfr ile birleşmekle tehditte bulunmuşlardı. Böyle bîr hal Bu'rariıtan'ı sonu meçhul bir akibete lürükliyeceğin-den ve komşulan ve Avrupa t** leri nazanndaki mevkiini larıaca-ğından M. Muşanof ehven! ser olmak üzere zürra fırka »mı un etmeği tercih etmiştir. Mnahara muma ileyh küçük fırkalar ile uzla-ma ~'i ve U*rbive Ne-ıa clT*lle diğer bîr iki nevıvstl SV çıkta bırakmışt-r. Yenf hükümetin rne-deii etkisi kadar nv' ldir. Maahaıa bugünkü ahval ve şeraite göre M. Muaanof on uygun çareye baş vurmiMİur. Mi;//4 0WW FFY7.I Ziraat Bankasının yeni binası acildi Nüfus U. rVüdLTÜ çe'di Nüfuı Müdiri Umumili Ali Galip Bey Adana'dan şehrimize gelmiş, dün İstanbul İskân müdîriyetİn eftişe başlamıştır. Ali Galip Bey burada bir müddet meşgul olduktan sonrı diğer bazı vilâyetl (idecektir. İskân işleri İstanbul'da bitmiş gibidir. Yalnız ban emlâk vardır ki vaziyetler! arai-le tesbit edilmediği için tapuya rap-tedilmistir, Bunlann kat'İ şekilleri ancak Mübad ele komisyonunun tas fiyesile taayyün decektir. Bir ayda ne kadar içki yapıldı' 1932 seneti teşrinievvel ayında İnhisar İdaresi fabrikalarile husuıt İmalâthanelerde 637,632 ilo rakı, 27,072 kilo konyak, 301,886 kilo soma, 19,540 kilo likör imal edilmiştir. Bu ay içinde yapılan votka mİktan ise 233 kilodan ibarettir. Cbaat Bankası Manbul fubeslntn yenf Wn on ve Wnomn fcfljat rej»nnwrı oır rnı Ziraat Bankasının İstanbul şubesi içtn Galata'da köprü başında aldığı yeni binanın reımİ küşadı dün saat 17 de meralimle yapılmıştır. Merasimde İstanbul Valisi Muhittin, Halk Fırkası Vilâyet idare heyeti rcîsi Cevdet Kerim, Vali muavini Ali Rıza, Belediye reis amraa-vîni Hâmit, Beyoğlu kaymakamı Sedat Beylerle matbuat erkânı, tüccarlar ve millî ve ecnebi banka ve şirketler müdürleri bulu muşlardır. Yeni bir sDr'at rekoru Bu rekoru Anadolu Ajansı kır -mı-tır Kendi İdarehanes-ile ida -rehanemiz arasında ve takribe n dört yüz metroluk bir mesafe dahilinde yapılan lür'at müsabakasını, Anadolu Ajansı bir saat dakikada kotetmek suretile yeni bîr rekor kırmıştır. Her akşam saat altı buçukta neşredilen - bu saat Ajans Müdİri Uma miliğİ tarafından lesbit ed r -üçüncü bülteni getirmek için ba ¦ san yanm saat, basan elli dakikada bazan da b'r buçuk sa e katedüen bu mesafede dün akşam te»İs edilen yeni rekoru, ayni zamanda eski bir ¦porcu olan ve halen Ankara mm -takasının riyasetinde bulunan Ajanı Müdiri Umumisî Muvaffak Beye • fendİ e müjdelemekle bahtiyans. Evkat cetveli 6 Ramazan Salı 3 kânunsani 1933 dürü Ah sen Bey Bankanın her tarafını gezdirerek izahat vermiştir. Banka gezildikten sonra davetliler hazırlanan büfede iaaa edilmişlerdir. Imssl Oele Iklnri' iksan r.'.ı-ı 1 4." 7.9.S «.47 13 Vasin 7.V6 19.\9 1440 *~ J -...II 'Cumhuriyet SON TELGRAFLAR Yeni sene ve Başvekiller İngiliz ve Alman Başvekilleri ile Leh Reisicumhurunun tahminleri, temennileri Londra 2 (A.A.)— Garezler, M. Muc Donnld'ın yeni sene mimasebetile millete bitap ede n bir beyannamesini neşretmektcd iri er. Mumaileyh, geçen »enenin herkes i-çin çetin bir aây ve müşkül ¡« hatta bir çoktan için elim b enesi olmu» olduğuna beyan etmekle »e fakat tn^lİz'lerin terakki yoînnda ileri gitmek fîkril e hareket etmiş oldukları muta -leasında bulunmaktadır.

Beyanname su suretle devam edi • «Daha iyi bir vaziyet© rGcn edileceğinin emareleri daha şimdiden görün -meğe başlanmıştır.» Başvekil bu satırları okuyanlardan, başlanılan islerde bunları îkm»l etmek azmile yürümclerrn ektedir. Alman Başvekilinin beyanatı Berlin 2 (A-A.)— Havas Ajansın • dan: Riyaselicumhur dairesinde yem sene münasebeti!e yapılan kabul merasimi esnasında Reisicumhura hükümetin temayülatıni arzeden Başvekil M. Fon Şlâyher, eıcümle şunları söylemiştir: «Tahdidi tealihat mes'elesinde dev -1 eti er hukuk müsavatı prensİpini kabul ve tahdidi tealihat konferansını bu prensip! tatbike memur etmiş idi. Biz, umum! ve hakiki surette teslihah tahdit ettirmek ve diğer milletlerin û -tİfade e tmekte oldukları ernnü selametten müstefit olmamın temin eylemek üzere konferansa gideceğiz.» Varşova 2 (A.A.)— Yeni sene mfl-nasebetile, Reisicumhur ecnebi eefirle-rini kabul et miştir. Sefirler namma, en kıdemlileri olan Papa'nm vekili tebrikât ve teraennîyatta bul unmuştur. Papa'nin vekıTinin hitabesine cevap »eren Reiaîeoınhur, milletlerin dar. hodbinine düşünceler bırakarak teşriki mesaide bulunmaları zaruretinden bahsey-lerniş, gerek maddi ve gerek manevî tahdidi tealihat sahasındaki mesaî, ernnü selâmeti temin ve sulhu takviye etmelidir , demiştir. ı m ¦İMİ— «linine Avusturya'da İsyan çıktı Binlerce köylü Vorau şehri üzerine yürüyor Viyana 2 (A.A-)— Sabah gazete -lerine göre Strie'nn» Vorau havalisi köylülerinden bir kaç kiş Vorau şehri üzerine yürümektedir. Bu kasaba bir haftadanberi adliye memurlarına karsı yapıla bir takım nümayişlere sahne olmaktadır. Köylüler «Hastalık sandığı» na «on taksiti varrniyen ve bundan dolayı ta -kibata maraz kalan lerinden banları baklanda reva görülen haksızlığı protesto için harekete gelmişlerdir. Köylül fların hemen tahliyesini talep ermektedir. t ki taraf arasında müsademeler vu-tra-mdan korkulmakladır. Utaîc eya • ¦etinin mühim bîr kır i karışık -tıklar içinde kıvranmaktadır. Yılbaşı gecesinde Drafaiash ahalîsi 5 bombanın patla büyük bîr korku î-çmde kalmışlardır. Bu bombalardan biri, jandarma dairesi ve d'ğeri de beled airesi önünde patlamıştır. Cİdd! bir auika*t mî voksa alelade bîr lâtife mi karşısında bulunulduğu henüz anlaşılamamıştı şahsı yakalamıştır. Tahkikata devam edili -yor. «* • • Uyanı HitlercfteT mi çıkardı ? Viyana 2 (A.A.)— Voratı'da çıkan karııkl'klan bastırmak ürere gönde -rilen Alp avcıları tabur ası, gözyaşı akıtan bombalar ve mîlralyoı-lerle mücehhezdir. Nümayişçiler arasında ilk defa o alı bir çok HitlercTlerin bulunması nazarı dikkati eelbetm ekt e dir. Vorau havalisindeki kSvhj hrrek* -tinde komünistlerin parmağı olduğu aannoTunmaktadır. Alm an en son ha -herlere g5re nflmayişç ıcr tuk'm vn intizam İçinde cereyan ve inkişaf et -mekt edir. A Emlâk Bankası Faizleri indirildi Ankara 2 (Telefonla) — EmM ve Eytam Bankasının geçenlerde aktettiği fevkalâde içtîmada tetbit unan nî -zamname tadilâta Riva seti cumhur (as-üİkına iktiran etmiş 933 senesi bidayetinden itibaren aktolunacak istikrazlarla bu tarihte muntazam borçlu hesar>l-ra senede 1, 9,5 faiz ve komosyoa yürütülmesi mfidîriyeti umumiyeden şube -lere tebliğ edilmiştir. Cin-Japon harbi Gene başladı! Bir vilâyet Mançuri'ye . ilhak edilmek isteniyor Şanghay 2 (A.A.) — Dün aksam 5hankwan'da bashyan tüfek ateşi bütün gece devam etmiştir. Tiençm ve Peipin'den gelen telgraf -lar, ateşin sabahleyin de kesilmediğini bildirmekt edir. Pekin'd eki Çra membalarından ah -nan telgraflara göre Japonlar, . henüz anlaştlamryen bir sebepten dolayı ateş açmışlar, Çin'liler de m evlilerini mü -dafaa için mukabelede bulunmuşl Ti en Çin'deki Japon mehafülerfnde dolaşan bir şayiaya göre dün aksam Japonlar tarafından işgal edilen demiryolu ¦¦ki» UtuyosusBfl* 3ri bomba balım -muştur. Japon tebaasını himaye için Shanhak-wan'a bîr müfreze Japon askeri gönderilmiş lir. Şehirlerin kapıları kapatılmış, tele -fon muhabereleri kesilmiştir. Mea'elenm Tefıol ihtilâfı dolaytsile bir Japon taarruzundan mı yoksa bir anlasam amazlak tan mı ibaret olduğu henüz öğrenilememiştir. Çang - Tang eyaletinde harp hazırlığı . Tokio 2 (A.A.) — Kujaırgtımg havalisindeki Japon ord"su karargâhından çekilen bir telgrafta

Vehol eyaletine Çm kuvvetlerinin duhulü takdirinde Japon'-larca alınması tasavvur edilen tedbîrlerin Çin başkumandanlarından mare -şal T çang - Su • Liımg'a kânunuevvelin 30 unda bi ldiği haber verilmektedir. Binaenaleyh Japon harbîve nerere ¦ tince mareşala kânunuevvelin 30 unda gönderilmesi düşünüle arnamenin tebliğine lüzum kalmamıştır. Çm mareşalinin cevabı gelinciye kadar Japon Harbiye Na diki ihfarazk vaziyetinden aynlmryacakur. Ye Hal havalisine asker şevki hususundaki niyetinden Tçang-Su-Liang vaz -geçtiği takdird e Kuang Tung eyaletin • deki Japon kuvvetleri tarafından şiddetli bir harekete girişilec eği temin o -Ionmaktadır. Japon askerî makamları ve bunlar De birlikte hareket eden Manc o-ri kuvvetleri MançurPnm ayrılmaz bir kum mı teakİI eden Yehol eyaletinde har neye malo lursa olsun asayiş ve in -t itamı muhafaza azminde bulunmak -ladırlar . Türk - Yunan Dostluğu Yunan gazetelerinin hararetli neşriyatı Atina 2 (Hususi)— Bütün Yunan matbuatı dünkü nüshalarında Türkiye ricalinin yeni sene vesîles olan beyanatları hakkında pek hararetli ve sarrrmî makaleler neşretmişler d ir. Efkârı umumîy u yeni dostluk tezüahüratını büyük m em nunîyetle karşılamıştır. Bu beyanat İki komşu milleti münasebattnm kökleşmiş olduğuna yeni Kr vesika olarak telâkki olunmaktadır. CUMHURtYET — Yeni gene ve-silesile Yanan ricalinin Türk . Yanan dostluğa hakkında söyledik leri »özlerin de Türk efkârı umumiyeti tarafından ayni alâka ve aynî memnuniyette karşılanmış e edileme*. Türk efkârı umumiyeti Türk . Yanan dosttağunun kökleşmiş olduğuna çok zaman evvel kanaat geti lunmaktadır. Bu beyanat o kökleşmiş dostluğun beklenen bir tezahürü olarak sevinç uyandırmış' Bulgar Kralı Hz. Hakkımızda samimi te -mermilerde bulundu Sofya 2 (A.A.) — Anadolu Ajan -•ımn hususî muhabiri büdİriyorı * Bıtvıîn venî «ene mün**ebetile A'*k-sandr Nevİski Katedralinde icra edilen büyük merasimde Bu Kralı Boris Hazretleri, Türkiye elçisiTevfİk KâmO Beyefendiye bilhassa iltifat buyurduktan sonra çok dostane bîr tavırla ve rürkçe olarak Gazi Hz. um batarlarım ve afiyetlerini sormuş ar ve yeni senenin Türkiye için hayu-lı ve bereketli olmasını temenni ederek Reisicumhur H azretlerine mohabbetkârane hislerinin iblağını rica etmişlerdir. Kibar hırsızlar KADRO MÜNAKAŞASI, Bütün Bükreş'i heyecana düşüren bir rezalet Bükreş 2 (A.A.) — Bükreş adliye -si. son derece heyecan uyandıran bir işten haberdar edilmişt Payitahtın yüksek âlemine mensup bir çok zevat bu iste methaldardır. Bir kaç zarnandanberi, kasa kırmak snretile yapılan hırsızlıklar çoğalmıştır. Yapılan tahkika lıklann fail -lerinin Bükreş'in yüksek âlemine mensup bir zatan oğlunun riyasetinde çete hali de toplanmış olan genç talebeler olduğunu mevdana çıkarmıştır. Bunlar bir musiki muaPim inin evinde bîr kasayı kırmağa çalışırken ya-kalanmıslardır. Mücriml mevkileri dolayıaile polis, Bükreş'te büyük bîr heyecan uyandırmış olan bu mea'ele hakkında s ce ketumiyet göstermektedir. Gazi Hz. nin teşekkürler Ankara 2 (A.A.) — Reisicumhur Hz. yenİ yılı kutlulamak vasıtasile haklarındaki sevgi ve alâka bildiren zat -lann telyazılarından pek büyük se -vmç duyduklannm ve yeni yılın büyük Türk mil yükseliş ve ileri yolun -daki savaçlannda muvaffakiyetlere geçmesi dileklerinin iletilm esine Anadolu Ajansını tavart buyurmuşlardır. Cevaba cevap! Hem korkak, hem kahraman f Barm kalırsa .^¦*-w.-a., Dördüncü makalesinin sonlarma doğru «Kadro Sahibin aynen şöyle yazıyor: «Kendi millî inkılâbı ihinde müstakil ve tarihin seyri içinde bir takım müstakil prensipler ve istikametler seçm eğe çalışan ve bunu kendine ahlâk ve kendi nesline telâkki sistemi kılmak istiyen bîr endişed lit şem-mesi aramak asla kabîl değildir.» işte peygamberane tarz buna derler. Fakat arada bir ıui tefehhüm farkı vardın Yeni bir sistem kurarak tam bir nesli kendi ar kasından yürütmek iddiasında bulunan »at bir dakika evvel muayyen fikirleri ve takarrür etmîş et ölçüleri olmadığını itiraf ediyor. Bu nasıl şey? Muayyen ve mukarrer fikirle»! ol-mıyan bîr zat, yeni bir fikir sistemi kurmak iddiasında

nasıl bulunabilir?. Hatmma SadPnîn güzel bir bfcâyesi geldi. Yakup Peygamberden sorrmu-lar. Yusuf*un gömleğini n kokusunu ta Mısır'dan duydun, kendisinin Kenap g.bi yakm bîr yerde kuvu içinde oldnvjn u neden sezmedin?. Yakup cevap verîvor. Biz peygamberlerin hali böyledir Bazım göklerde gezeriz ve bazan da kendi topuklarımızı göremeyiz, Şiradİ bizim peygamberin «istem dediği şey neden ibarettir? Bu sistem üç kelime ile ifade edi ebilir: Pl?nh d-' let, bu devletin yüksek tekniği yani >sfîh'al vasıtalarım ve iktisat ter akümlerini, yani servetleri yaratmak ve benimsemek I İşte bu sistemin hulasası t Ben geçen yazılarımda bo trs'emm Marksizm'e ve tarihî maddiverîlik mesleğine has olduğunu ve adrocu'a»m bu kadar beğenmedikleri 19 uncu asım ta ortalarında kurularak bizde mevcut ol rruyan sınıf mücadelesîle, sınıf fezı t-lannın mahsulü bulunduğunu uzun debilerle isbat etmiş zamanda bu sistemin birim inkılâbımızla da hiç bir alâka ve münasebeti olmadığını, Türk inkı jbı tek bir iktisat cephesinden yürütmeyi s;Ia düşünmediklerini söylemiş ve Kadro kitabında i yasi ve içtimaî cephelerine, meselâ saltanat.n iskatma, hilâfetin ilgasına, Lozan aalhname sîne, hukuk, din, aile, harf, devlet şekli ve saire gibi sahalardaki inkılâplara bîr tek k elîme ile bîle temas edilmemiş olduğunu ve binaenaleyh serdolunan inkılâp İdeolojisinin oydur a, ba«ka yerlerden gelme ve bizim içtimaî bünyemiz* uymı-yan cereyanların bîr taklitçilik ese bulunduğunu izah etmiştim. Bu tenkit karşısında peygamberane sistem, kur -mak İddiasında bulu an zata düsen vazife, evvelâ sistemin Marksizm'le c-lâk ası olmadığım ve saniyen idcolcfi-nin Türk inkılâbının siyasî, içtimaî, hukukî aaha'ardaki mîîsbet teaahfh,ti"»!n«<en almrmş olduğu . Ftkat muhterem yazıcı bu cihetlere temas bDe etnüyor, o yalnız naslar yagdiyor ve sist emler kuruvor! Ne yapam? Kimse başından yüksek stenyamaz İdi Kadro kitabının üslûbunu tenkit ederken numune olmak üzere bu kitaptan aldığım şu cümleyi göa m. cŞuurlu fakat müsamahası! bîr disiplin demek olan inkılâp nizamı îçînde anarşik bîr matbua ana ve mahiye -tile tam bir tezat teşkil eder.s Ben bu cümleyi manasız bîr nas diye telâkki etmiştim. Şimdi İnkılâp ve Kadro sahibi bana verd apta benî cesaretsizlikle itham ediyor. İkinci makalesinde aynen diyor kî: «Fakat aşikârdır ki buradaki hücum üslûba değildir. Fikre e-dİIen hücum cesaretsizlik derecesine varan bir ihtiyatın perdesi ar -kasında bîr üslûp şekl girmiş ve güya maskelenmiştir.> Bunu yazdıktan sonra genç Şev -ket Süreyya Bey bana bir de cea* -ret dersi vermek üzere na sıl yaz -maklığım lâzım geldiğini öğreti -yor ve benden kalem ve kelâm serbestilerinin taraft u a çıktan söylemekliğimi talep ediyor. Evvelâ verdiği cesaret dersinden dolayı kendisine minnet ve şükra -nımı arzederîm. Sonra genç birisinin İhtiyar bî -risine cesaret dersi ve numunesi vermesi pek tabiî değil mi? Zaten gençlerimizden de beklenilen bu değil mî?. Fakat müaaadelerile bu cesaret hakkında biraz anlaşalım. Ben hürriyet taraftan olduğumu yazılarımın başından aşağısına ka -dar söylemiştim ve bu hürri ret olduğunu da izah eder -ken de teşkilâtı esasiye kanunumuzda tasrih olunan kalem, kelâm ve fikir serbestilerini de sarahaten kaydetmiştim. Bu ciheti muhterem ya -zıcı inkâr et mez zannediyorum.. O genç ise hürriyet aleyhtarıdır. Kitabının bir yerinde aynen şöyle yazıyor. «İdeal fertlere rmek değil İş bulmaktır.* Demek ki o genç vatandaşların şahsiyetlerinden, şeref ve haysiyet • lerînden ziyade midelerin düşünü -yor. Ona göre insanın karnı doysun da isterse köle olsun. Ben isem tamamen aksini düşünüyorum. Bana göre insan aç olsun da hür ve şerefli olsun. Fakat bu hususta fazla yorulrm -yacağım. Çünkü biliyorum ki her yiğitîn bir yoğurt yiyişi, he iatın bir zevki ve her mesleğin de bir i -cabı vardır. Lâukin ben hür olmıyan insanların iş s olacaklarına dahi kani değilim. Bu fikrimi de yazı -1 arımda sarahaten beyan ve isbat e ttim. Fakat ne bu fikirleri beyan ederken kendimde bir korku endişesi duydum ve ne de ka dro sahibinin hürriyeti inkâr etmesini bir kahra -manlık telâkki ederim. Çünkü: Türk Cumhuriy nin esasî kanunu her i -kimize de serbest düşünmek Te serbest yazmak hakkını vermiştir. Bî -n aleyh bence bu hakkı istimal etmek için no korkak ve ne de kahraman olmak lâzımdır. Lâkin ben hürriyeti i İti ram ettiğim için onun nazarında korka • ğım. Acaba yazıcı hürriyeti n kendini nasıl telâkki • -diyor? Vakıa Şevket Süreyya Bey hürriyeti cemiyet namına inkâr ediyor. Ona göre hürriyet mutlak anar varır ve binaenaleyh inkılâbı ve cemiyeti korumak için hürriyeti feda etmelidir.

Genç yazım başka yerlerden «I -dığı bu nazariyenin dahi yeni ve Peygamberane bir İcat olduğun nediyorsa aldanıyor. Çünkü naza -riye dünya kadar kadim ve köhnedir. Ta Pzistirat'tan Kaliku la'ya 14 üncü Luİ'den Çar üçüncü Alek-sandr'a, Meterlink'ten üçüncü Na-polyon'a, ELhkaimibi E Abdülhamit'e kadar bütün m üste -bitler ve istibdat taraftarları hep ayni teraniyi, ayni nağmeyi, ayni tarzda terennüm etmişlerdir. Hep hür -rîyet anarşi doğurur, anarşiden cemiyeti uyalım demişlerdir. Halbuki hürriyetten anarşi değil nizam ve intizam doğar. Anarşiden kaçınmak bahanesİle hürriyeti inkâr eden istibdattır ki anarşi için daima zemin, im timal hazırlar. Kendi kendini idare ermeğe a -Iıştırılmış olan ve alışmış bulunan muhitlerdir ki anarşiye mey er. Hürriyetlerden mahrum ce -meallerdedir ki anarşi daima kül afr-tında saklanan ateş gib i parlamağa müheyyadır. Bu sahada dahi genç yazıcı ilhamını baıka ve yabancı inkılâplardan almıştır. Bakınız Türk inkılâbının en yüksek ve en salâhiyettar şahsiyeti bu mes'elo hakkında ne diyor. «Hürriyete karşı konulabilecek Muski anketimiz Musiki anketimiz bitti. Fakat bu ankete de, bu davaya da bit- * miş gözile bakılamaz, tik önce» bu işte, bîr anket muharririnin uğradığı güçlükleri kısaca anlat-mak isterim: Musik çoğa, şark melodiler? gibi kıvrak, nazik ve armonize e-dilmeleri güç insanlar! Böyle bir ank tin orkestrasyonuna girmek istemiyorlar. İçlerinde Ali Rifat ve Hüseyin Sadettin gibî çeki ngenleri, müteredditleri var; Muhlis Sabahattin ve Necmettin Sadık gibi vaitlerini t utmıyanlari, verdikleri sözden kaçanları var; Cemal Reşit gibi her hangi bir anketin sorgu suna çekilmeği is - r temiyenleri var. Kiminin yazıhanesini, kiminin apartımanını bulmak için de, Galata'nın ve Be • yoğtıı'nun çamurlu sokaklarında: Nat Pinkerton gibi dolaşıp durmak, ta t yapmak ve kamçıların ağızlarını aramak lâzım geldi. Anketimizde bazı değerli cevapların eks dandır. Fakat reylerini topladığımız ve neşrettiğimiz on sekiz kişi, musikimizin bütün fikir cereyanl sil eden, ayrı ayrı zümrelere mensim kimselerdir ve onların dîlîle, Türk musikîsi, hemen bütü lerini ve dileklerini sBylemis bulunuvor. Ben bu kadarını kâfi gördüm. Bundan başka, anket umdu -ğumdan fazla bir alâka uyandırdığı için hâlâ oktryucularımızdan mek um. Bir iki güne kadar eSan'at ve Edebiyat» sütunumuzda bir makale yazaca • ğım, ankete veri len cevaplan bîr kaç bölüğe ayırarak her zümre ¦ nin fikrini birer düstur halinde kısaltacağı eye oku -yucularıroızın düsüncelerile ken-diminkinî de İlâve edeceğim. Boy lece, Türk musikîs , ne kadar şahsî veya zümrevi kanaat varsa hepsinin umumi bir tablosu meydana gelecek. PEYAM1 SAFA Mesut Cemil Yeşil Hilâl1 e giriyor! Maruf musikişinasımla ve radyo' spikeri Mea'ut Cemil Bey geçen akşam doktor İbrahim Zati B eyin istanbul radyosunda verdiji konfe • ranstan heyecana gelerek YesilhileM Cemiy etine aıa olmak istemiştir. Bu müracaat Yeşilhîlaleiler tara-tarafından memnuniyetle karşılanmış ise de Mes'ut Cemil'in ç c-tisîara ve hatırşinas olduğunu bî " 1 enler, bu ilham coşkunluğunun geru) | üstadı tamamen götürece* 1 fine ihtimal vermektedirler. Ul yegâne silâh gene hürriyettir.> Türk inkılâbının yüksek rehberinin bu vecîzesî tam bîr devlet. b=r ahlâk ve bir vatandaşlık f ulâsa» ıdır. AĞAOĞr.U AHMFT Cumhuriyet Nüshası 5 Kuruştur AbOne. T&Vkry. Hariç şeraiti • *în içîn Senelik 1400 Kr. 2700 Kr. Alb aylık 750 1450 Üç aylık 400 800 Bir avhk 150 Ynktur CUMHURtYET'm tefrikası: 36 Tipi Dindi! Yazanı MAHMUT Y ES ARİ Sandığa, sepete koymağı, kaldırıp toplamağı unuttuğumuz öteberi bulursan ben, buraya tekrar g hamalların bir île boş bir sepet yollarım, ona kor, gönder ir sın! — Gönderirim Müıehher... Bir şey unutup unutmadığını anlamak asb'yormuş gibi Müıehher etrafı bîrden nasıl oldu, omurları ürperdi vücudu aa-sıldı, hıçkırmağa başladı. Niyazi de sepeti yer

dudaktan titriyordu I İki kardeş birbirlerine satıldılar, hiçkıra bıçkım ağ* ladılarl Niyazi 3e MÜzehher, arabada karşı -lıklı oturdular. Kedilerin senetî, ayak • lann m kenarına leştirildi; Niyazi, guguklu çalar saati, MÜzehher de atlas dîkif bohçasını dizlerine kovmuşlardı... Arabanın kanıaı kapandı. EOerile bana işaret ediyorl Araba, aoka&tn dönemecine daha yaklaşmadan, MÜzehher, mendilini çıkardı, sallıyor... Köşeyi döner dönmez, bu mendil, o-nun gözyaşlarını ailecek! Hayır! Çocukluğumda, biz, hava tebdili için böyle göç etmezdik... Koltuklar, kanepeler, iskemleler kalkıyor, masalar, aandıklar kaldırılıyor, arabalara iau' f ediliyor... Bu, ekaİldikleri göze görünen eşya -lann Üzerlerinde unutu'muş bazı ufak tef ekler de eksüİyo safir odasındaki küçük vazolar, sofadaki küçük yazı levhalar, görle kaşın arasında, sır olu-v MÜzehher, burada kalmVrvdı... ö-teberi, dediği ufak tefefti, o. bilirdi! Fakat ben, orad a, Müzehher'in neyi gönderin nevi göndermediğini nereden bi-lecekthn? Müzehhcr'İn odasından h -yas h ör güçlü bîr hayal çıkıyor... Nuri rugâr kalfa... Entarisinin eteği altından tül gibî bir şey sarkıyor... Cibinliğe de benziyor. Yüzliyeyim mi?... Hayır... EKm, dî-lim tutuluyor... Hangi birini vüzlîyeyfm? Hangi birine yetişeyim?... Yemek odasında, ayağı -ma takılan kirli, ağ İçinde, yamak, be» torbanın ağzını, bir tahta parçası ile böe, iğrenerek acıyorum: Likör k tabaklan... Sofada, bir eıkm gözüme ilişiyor: Ya aüthala Ayşe Hanımın, yahut Numigâr kalfanın göç hazırlı .. Görmemek, görmüş olmamak, daha iyi... Onların hesabına, ben, utanıyorum. .. Artık ne denklerin bağından, ne de aandtklann kilitlerinden eminim... Ben aşağıda iken yukarı a ve yukan çıkınca da asağrnm, usta, alıakan ellerle yok -landığmı, tarandığını gözlerimle gö ... Nîçîn şimdiye kadar çalmadılar? Neye koltukçulann gelmesini ve nihayet taşınmamızı beklediler ¦ I Sultanaelim'li Kerim Efendî, aüthala Ayşe Hanım vasıtasile rica etmişi — Velinİmetzadem, eski bir bat -tanîye inayet buyururlar mı ? Nurinigâr kalfanın sesini de, bîr kapı arkasından, ilk defa, o gün duydum: — Efendim beyim, namaz seccadem kalmadı... Yüzümü kıbleye döndükçe, merhumları rahmetle anarı Süthala Ayşe Hanım, ellerini göbeğinin üstünde kavuşturmuş, yan utanır, yan acır gibi gülümsü — Beyefendi evlâdım, gelininin loğusa yatağı yok... O da, sizin bîr hemşireniz sayılı Sultansclim'lî Kerim Efendiye, eski boy hırkaları, bir de battaniye verdim. Nurİniırâr kalfa , islemeli iki arakîye seccade aldı. Süthala Av»e Hanımın hissesine de, ikî şilte ve iki yorg düştü. Niyazi ile ayrıca. Kerîm Efendive. iki lira da gÖndernv*tim. Nurinigâr kalfa da bahıişsİs bır adı. Taşınmadan evvel, evin bir çöpüne dokunmadılar... Fakat şimdi, kim farkına varacak? Farkına v da, onları, kîm itham edebilecek?... Eve, o kadar yabancılar girdi, çıktı. Göç ara-aında kaybolmuşt ecek... Hiç bir şüphe altında kalmıyacaklar... Şüphe altında bulunmıyan insanların vic -danla mı oluyor acaba? Maddî ve manevî o kadar çalıştılar, yoruldular ve hepai de haklarını aldılar. Neye günlerce oturdular, günlerce beklediler öyle iae!?. Evin kapısını kilitleyip çıkarken, o • raya, hayatımın bir kısmını sakladım, kanadım, kilitle Zannediyorum kî taş, lonrak inlerde, ağaç kovuklarında yasarlarken bile, în-.ıi-1 "m bu hîasi rdı... Bu cvo, başka kiracılar gelecek... Mes'ut veya bedbaht olacak'arl Az veyahut çok yaşıvacak lar... Bir gün, o-rayı terkederlerken. onlar da ayni mahrem sızıvı duyacaklar! Ve onlar da. günün birinde, tıpkı benîm, gibi ömürlerinin bîr İnamını oraya kapayıp, kilitley Anahtarı, bakkala testim ettim; bîr, daha arkama dönüp bakmadan yürü -düm. Neye dönüp bakayım?... Cumbama kafesini sürüp, babam Beslenecek, alt katın penceresinden, an nem, elini çı ¦ kararak beni çağıracak değü ki... Arkamdan, Nivazi, kolunu, MÜzehher. mendilini mi salhyacak? Macit, yörfil... Mendilini sıkı sıkı tuılnöun elini, cebinden çıkar 1 Bak, güneş, ne parlak!.., 5onh»ksr havası, önümüz kıs. arkası tipi de <~'*a düşünme, yürü... yor... Güneş, yoluna, "üskül oüskül ışıklı meş'aleaîni tutuyor!. Hamallar, denk bağlarını, aanriıklan gelişi gürel alıvermişler... Birhin} üzerine yığılmış eş

ruz... Karvo'ularımın kuramıyoruz, anah* taylar yok... Müzehher. hanpi bağı çözse, hangi sepeti açsa, bîr çığlık kooartyort IMabadt var) Cumhuriyet ¦ 3 Kânunusani T933' CM SULTAM Yazan: M. TURHAN — 3 — Nişancı Mehmet Paşa, Fatih'in ölümünü kimseye luyurmadan cenazeyi İstanbul'a nasıl getiriyor iki günlük hulâsa [Hünl/ârçaytn'nda ordugâh buruluyor. İstanbul'dan sefere çıkan Fatih hazladır, tahterevan içi etirilmiştir. Birinci Vezir Nişancı Mehmet Paşa Padişahın ölmesinden korkmakta ve hele veliah in afyonkeş birin olmasından çok endişelenmekte, kafasından ve kaleminden kan damlıyan Cem S ultanı küçük diye bırakıp ta budala Beyazıd'ı Padişah yapmanın mahzurlarından iirhmehtedir. Fatih çadırmda ölü gibi bitkin yatıyor. Gözleri kapalı, benzi soluk, yumrukları sıktlt... Vez am hakanın hastalığa» bile askerden saklamıştı, içeride Padişah ölüyor, dışarıda asker şenlik ir aralık gözlerini açtı, çalgı seslerini itilmişti, ertafına bakındı, fakat ölümün bürüdüğü Göz kapakları indi. Son demlerini y afi yan Hakan, »ayıhlamıya başladı.] — Ahmet, zavallı Ahmet! Nişancı Pasa küçük bir düşünce geçirdi ve gamlı gamlı mırıldandı: — Kardeşini görüyor, süt emer -kcn boğdurduğu biricik kardeşini! Ve sonra bir şeyler okuyup hastanın yüıüne üfürdü. O, bütün insanların son nefeslerinde, geçm ar bir şerit gîbi gördükle -rine dair kulaktan kulağa geçen bir rivayeti hatırlamıştı. Eğer b sahih ise Fatih te elli iki yıllık ömrünü kısa bir an içinde görecek demekti. Halbuki bu gör hastayı neş'elemdirecek bîr şey olamazdı. Gerçi onun her hangi bir insan yüreğini yükseltecek inçle dolduracak işleri çoktu. Lâkin bu parlak işlerin yanında yürek üzecek günahlar da dizil uyordu. Nişancı Paşa, işte bu noktayı düşünerek efendisinin sıkıntısızca ölmesi içîn dua okuy Dua nihayet bîr tesellidir. Du -racak kalp, kesilncek nefes, teselliden müteessir ol maz, olamaz. Fa -tih te sayıklamasına devam ediyordu: — Tu, beceriksiz ödekl Dört kayığı tutamadın! Nişancı Paşa bu sözün de hangi hikâyeye işaret olduğunu anlamakta güçlük çekmedi. Amiral Balt kdeniz'den İstanbul'a gelen Ceneviz gemilerini geri çevirmediğini gören Fatih, bu sözleri haykıra haykıra atını denize sürmüştü. Ni -sancı Paşa, o gün gene efendisinin yanında idi, Ce masını atla karşılamak, elİle yakalamak is-tiyen genç Hünkârı bu çılgın saldırıştan alıkoyan Sayıklamanın ardı arası kesilmiyordu. Hasta Hünkâr, iyi ve fena ne yapmışsa hepsini birer bir söylüyordu. Birbirine uymıyan bu anışlar, bu hatırlayışlar deli saçmasına ben* zİyordu. Lâkin o sözlerin neye ve hangi vak'aya yaraştığını anladığı için müteessir oluyordu, koynundan çıka adan gözlerini slliyordu. Harta nihayet, sustu, çadırda da o eski ağır ıssızlık yeniden yüz gösterdi. Nişancı vezir, hâ , efendisinin dalgınlaştığını sanarak kendi düşüncelerine sarılıyordu. Fakat çadırın ta köşes başı, yavaş yavaş yürüyerek geldi, hastanın yüzüne dikkatle baktıktan sonra vezire yak -laştı haber verdi: — tnnalillâhi ve İnna ileyhİ raci-un! Nişancı Paşa yerinden fırladı: — Sus, dedi, dilin kurusun. Efendimiz uyuyor. Ve boğucu bir heyecan İçinde yatağa yaklaştı, kulağını efendisinin ağzına yanaştırdı. Feaupha oktu, göğüste hareket yoktu, gözlerde ışık yoktu, lâkin bir mırıltı vardı: — Ccm'e kıymayın, Cem'e kıy -mayın!... Hastanın rüyasını tamamlayıp gözlerin! dünyaya kapadığına göre bu işitişte bir aksaklık, kuru ardı. Lâkin vezir kelimeleri o kadar açık işitmiş*! İd yanlış bir duyuşa kapıldığına ihtimal in değilse bile ruhunun kendisine bir vasiyet bıraktığına inandı. Efendisinin son bir hizmet olarak ısmarladığı bu iş, «a * ten kendi düşüncesine de uygun düşüyordu. Onun inanışına göre de oğullarını düşünmüştü ve Cem için bir sızı, bir yanış duymuştu. Nişancı böyle sandı, yapacağı işi bir anda tasarladı, yatağın önünde diz çöktü: — Ruhun üzülmesin, dedi, buyruğun yerini bulacaktır! Müteakiben Hekîmbaşıya döndü, kimseye sezdirmeden Başimamı çağırmasını söyledi ve o çadırdan di. A-man yarebbi!.. İstanbul'u almak için aylarca didinen, karadan gemi yürüten adam bu mıydı? Deliorman ö-nünde geri çekilen yeniçerilerin yüzüne tükürüp: «Ben sizi yiğit sanırdım en, atını ormana süren cesur silâhşor bu mıydı? Belgrat duvarları dibinde üstüne gelen dev kı

bir darbede başını gırtlağına kadar yarıp ikiye bölen dövüş kon asker bu mıydı? Hayır. Şu kırçıl sakalı şahinîmsi burnuna doğru kıvrılan soluk yüzlü, yumuk gözlü ölü, hiç te adama benzemiyordu. O canlılıkla bu dermansızlık arasında münasebet yoktu. Demek ki ecel, he r şeyi ve her şeyi sîlîp süpürüyordu, hayale çeviri -yordu. Nişancı Vezir, felezoflaşıp du -rurken Hekimbaşı ile Başimam içeri girdiler, yatağa yaklaştıl t Paşa, İmamın kulağına iğildi: — Oku, dedi, emme içinden oku. Dudağın kımıldasın, sesin çıkmasın. Ve sonra Hekîmbaşıya dönüp şu emri verdi... — Sen de bunda kal, kıpırdama. Ben simdi gelirim. O, tasarladığı işi bir düzen ve bîr sıra içinde yapmağa savaşıyordu, ölüyü gözden geçirip tef zırlamıştı, tikin kendi otacına geçti, kalemi ele aldı, Amasya Valisi bulunan veliaht Beyazıd bîr mektup yazdı, saltanatın kendirine geçtiğini müjdeledi, hemen İstanbul'a gelmesini bildir i. Keklik Mustafa isimli bir saray çavuşunu çağırarak mektubu ona verdi: — Bunu, dedi, Amasya'ya ilet, şehzade hazretlerine ver. Hızlı git ki şcvketlû hünkâr, kâğıdın Hünkâçayırı'ndan Amasya'ya yüz altmış fersahlık yol vardı. Bu yol, orta yürüyüşle on beş günd uzun mesafenin beş ründe alınmasını istiyordu. Keklik Mustafa, zeki gözlerini vezirin gamlı lerine dikti, onun kafasındaki sırları anlamak ister gibi derin derîn baktı ve şu karşılığı v — Bugün mevlût ayınm dördü. Sekizinde Amasya'dayım, mevlût günü de buradayım! (Mabodi nar) Çanakkale meb'usluju Ankara 2 — Münhal Çanakkale m*V-usl ııgurıa Aka Gündüz Beyin veya Dil cemiyetinden Ahmet Ceva eyin namzet gösterilmesi muhtemeldir. Vilayetlerimizde yılbaşı gecesi Konya 2 (A.A.)— Yılbaşı gecesi şehrimizde neş'eli geçmiştir. Zabitan yurdunda bir eğlence ter dilmişin Kıs muallim mektebinde mut amere ve başka bir yerde maskeli bir balo verilmişti r. Zooguldak 2 (A.A.)— Halkevi ta-rafadan yeni sene münasebetile bu gece kostümlü bir balo verilmiştir. Türk ve ecnebi bütün hanımlar milli ve mahalli elbiseler giymişlerdir. Kostümlü o •esirimizde Db defa verilmektedir. Balo çok parlak ve muvaffakiyetli olmuştuı. Sinop 2 (A.A.)— Yılbaşı gecesinde Halkevi tarafından bir müsamere ve konser verilmiştir. Gece yansında gbstarflan canb balo çok san'etkârane olsam* ve çok alkışlanmıştır. Halkevi bu •¦asile Be ftâaug'a İyi bir gece yaşatrav»irtişa evrakı Adliyede Ankara 2 — İrtişa meı'elesi tahkikat dosyası hükümet tarafından Adliyeye tevdi edilmiştir. Mü milik evrakı tetkika bağlamıştır. Dir milyon çocuk nüfusa kaydediliyor Ankara 2 — Kanunu medeninin kabulünden sonra vaki olan gizli evlenmeler neticesinde doğan çocukların nüfusa kaydı hakkındaki kanun lâyihası hazırlanmıştır. Bu yeni kanuna tevfik nüfusa kaydolunacak çocukların miktarı, bazı hesaplara göre, bir milyondan fazladır. Leh'lerin iki Rus tayyaresi düşürdüğü asılsız Moskova 2 (Hususi muhabirimizden) — Polonya hududunda iki Sovyet tayyaresinin Leh' ler tarafından düşürüldüğü şayiası resmen tekzip edilmiştir. Alman matbuatının bu husustaki n e-dil inektedir. istanbul Borsası kapanış Hatları 2-1-933 NUKUT 4la. S"tlj Londra 7Ut 713 Neıv - Yort »t t »18 Pırts 16? 170 ¦ Milano 116 819 Brüksel 119 117 Aüoa 91,50 »3 Cenevre 818 830 ¦ Sofya 14.30 26 1 Amsıtrdırn 89.50 83 Png 117 :î» Stockholm 35,30 38 •

Viyana K.50 37 MaJılı 15 17 Budspcjie S* Berlin 49 50 Varşova 33.50 34 Bükreş 31,30 »S Bel ersi SI M05t0vs — — Yok obam a 44 Altı. 922 93» Mecidiye 33,30 Rmknoc 740 343 ÇEKLER Açılı; Kapanış Londra 700,50 709 Ne w-York 0,4706 Paris 1S.06 13,03 Milano 0,1975 9.1743 Brlksd 3.405 3,3"63 Atina 87.6473 87,43 Cenevre 3,4470 S.4408 : Sofya 66,00 1 AmMerdam 1,1724 FrtB 15,8335 13,7937 Stockholm Z^865 Vly*na 4,0390 4,0189 Msdrit 5.7773 3.7591 Berlin 1,9767 1.9712 Varşova 4.17 4,16 | Bnd peşte 3.48 Bükreş 79*735 79,67 Bel i rai 34,705 Yokohams •.2*19 Moskova '090,7* moı.so ESHAM Açı''? kananı; U Fantan 10 A Şimendiferi Î3.M Tramvay 50 50 Bomonü- Nektar Terkos Balya İSTİKRAZLAR İstikrazı Dahili

»

|

35 48 84 :

0,4703

65.9/5 I.T694 2.38

3,4718 34,6* 12362

1

10 33,25

Acjl^

.apamş

Sark şimendiferi Duyana Mav. 59.SC 59.50 Gümrük SsyJı M ahi Bagdsı i Ask-rtve TAHVİLÂT Açılış Kapanış i Elektrik Şirketi 1 Tramvay „ , Tünel | Rıhüra a ı Anadolu (t) 4i,ro 41,50 Anadolu (î) 41,10 41,50 Anadolu (3)

A. MflmeszU 43.30 44,20 Namzetti izmir şampiyonu 7-2 yenildi izmir 2 (Hususi)— Macar Nemzettı takımı bugün ikinci müsabakasını İzmir şampiyonu Altınordu î müsabaka da 7-2 Macar'ların galibiyeti ile neticelendi. Halkevi spor salonu yapacak Halkevi spor şubesi tarafından Halkevi binasının yanındaki arsa ile bahçenin bir kısmının bir lmesi ve burada güzel bir spor salonu yaptırılması kararlaştırılmıştır. Bu hususta tetkikat y dır. Or. Semiramis Ekrem H. Çocuk hastalıkları mütehassısı Beyoğlu Mektep sokak Telefon B O 2496 Kulak, boğaz, burun mütehassısı Dr. Ekrem Behçet B oğlu Mektep sokak 1 Telefon B O 2496 17 milyon kilo Tütün sattık Umumî kıymet, geçen seneden noksan 1992 aensmin ilk on ayı sarfında muhtelif memleketlere ihraç edilen Türk tütününün miktar ve kıymeti şu suretle ı. ıhıl edil Memleketler Kİlo Lira Almanya 4.281.899 3.255.683 Amerika 2.626.360 3,695.908 Avusturya 717.590 724.833 Belçika 429,902 338.576 Çekoslovakya 752.955 1.156.195 Fransa 16.790 20.635 İngiltere 28.745 36,098 Holanda 2.644.101 1.976.596 İsveç 145.057 148.331 İsviçre 10,626 10,461 İtalya 4.0Î2.722 3.589.957 Macaristan 56.69 3 61.960 Mıaır 738.994 671.560 Lehistan 531 353 Romanya 11.728 11.759 Yunanistan 1,217.758 908.721 Diğer memleketler 1 36.228 144.374 17,879.652 16.819.407 932 senesinde bir sene evvele nisbetle takriben 3.800.000 kilo fazla tütün İhraç edilmiştir. Fakat, fiat dü»kfınlürü dolansile ihracat, kıvmet itibaril 00 lira nisbetinde tenakus et -mistir. Devam eden satışlar Kânunuevvel 932 ayı sarfında İbra -cat kumnanyalan muhtelif m intaka ¦ tarda 1932 mahsulünde n mühim mik -tarda tütün satın almışlardır. Manisa ve havalisi. İzmir, Samsan, Bursa ve Edirn e mubeyaat devam etmektedir. Ali iktisat meclîsi azaları Alî İktisat Meclisi içtimalarma şehrimizden iştirak edecek olan zevat yarm akşamki trenle An kara'ya gideceklerdir. Balkan Ticaret Odası Balkan Ticaret Odası idare heyeti bugünlerde bir içtima aktedecebtir. TacTİerimîzîn Almanya'da gördükleri mOşküller Almanya'deki Türk Ticaret odası şehrimiz alakadar mefaafTlinc gönderdiği bir mektupta Türk t acirlerinin Almanya'da gördükleri müşkülatın nelerden ibaret olduğunu sormaktadır. Berün Türk t odası bu mahzurların izalesi için teşebbüsatta bulanacakta*. Japonya'ya afyon satacağız Haber aldıjlımıza göre şehrimizde bulunan bir müessese Japonya'da Aksayı Çarka takas sırretil bin liralık afyon satmak üzere müzakereye gırıımış-t'r. Başka bir firma da gene Japonya ve şark memleketlerine takas suretile 100 bin liralık afyon satmak üzere müzakerelerde bulunmaktadır. Kereste ihracatı için tetkikat İstanbul Ticaret Odan Yunanistan, Filistin ve Suriye'ye memleketimizden kereste ih

racını temin maksadile tetkikat icrasına başlamıştır. Sinemacılık dünyasının mislini henüz kaydetmediği san'at vc harikalar abidesi Yann aksam ELHAMRA Sinemasında Büyük müsamere olsrsk muazzam bir proçram takdim edivor. DENİZLER DEVİ (ERKEK EVLAT) Mümessili: Beyaz perdenin müthiş adamı: 6E0R6ES BANKROFT Frannıca sözlü büyük filim. Programa ilâve olarak: İpek Fİlm stüdyosunda çevrilen KARAGÖZ Fi'mi yapan; Osman Mümtaz B. Oynatan: Darülbedayi'drn HAZIM Alaturka şarkılar - Musikî - Çocuk-kr - Eğleasoslsv. YARIM SAAT süren nese filmi. Yarın akşam MELEK Sinemasında Dikkat: İKİ YÜZLÜ ADAM filminin rejisörü ROUBEN MAMULiAN Birinci artisti: FRİ1.DRİCH MARCH Amerika'da filim sksdemisinin yap tıfı 193? senesi b irinci rt|İ jnrü ve en muvaffak artisti müsabakasında birinciliği kazan mtilsrdır. Yeni bir takas Talimatnamesi Yeni talimatname Hün tebliğ edildi İktisat Vekâletinden İstanbul Ticaret müdürlüğüne ve gümrüklere takas suretile memlekete itha cek eşya hakkında yeni bir talimatname gelmiştir. Bu talimatnameye göre 13,344 numaralı kararnamenin üçüncü maddesinin verdiği salâhiyete istin n halı, tiftik, gül yağı, palamut, palamut hulâsası, kereste, travers, kömür müstesna olmak ü r bazı madenler ve mevaltan 930 senesi veya daha evvelki seneler mahsulünden tütün İhracı mu kabilinde bu talimatnamenin hükümleri dairesinde ithalât yapılmasına müsaade edil -inekledir . Takasa tâbi her hangi bir madde takas mevzuu olmaktan çıkarıldığı takdirde keyfiyet üç ay evv kâlet tarafından ilân edilecektir. Samsun yerli mallar sergisinde iki garip hâdise Samsun 2 (Hususî) — Samsun Yerli mallar sergisine iştirak eden müessese sahipleri ile bu radaki tuhafiye, manifatura tüccarları arasında ihtilâf çıktı. Bir grup sergiye mal gönderen eselerden birisile yerli malı diye Avrupa malı tuhafiye sattığı iddİasile Ticaret Müdüriyetin Sergi komiserliğine şikâyet ettİ. Münakaşalar oldu. Bu iddia etrafında tetkikat yapılmaktadır ginlik devam ediyor. Bu vaziyetten İpekiş, Yerli mallar ve diğer mües * seseler mümessille ri çok mütessir -dir. Komite Serginin bir hafta daha' devamına karar vermiştir. Sergi komitesinin; fabrikası Belediyeye ait olan elektrik cereya * nından tenzilât yapıl ması teklifi aerdedilmişti. Fabrika müdürü re -isin malûmatı olmadan cereyanı kesmiş ve sergi at karanlıkta kalmıştır. Cereyan valinin emrile ve -rilmiştir. Müdürün tecziye edileceği söyl Ragtp Mütehassıs M. Fafge Ankara'da Ankara 2 — Ziraat Vekâleti tarafından getirtilen Laypzîg Darülfünunu iktisat proFesÖrü M. Kal dün Ziraat Vekili tarafından kabul edilmiş ve mütehassısın ne ile meşgul olacağı görüşülmüştü Portakal fiatları düşüyor İhracat Ofisi geçen yaz portakallarımıza yeni mahreçler bulmak üzere tetkikat yapmış ve teşeb e bulun • muştu. Bu tetkikat ve teşebbüsat müs-bet neticeler vermediğinden son günlerde porta al fiatları çok ueuzlamışbr. Ticaret Ofisinde dünkü içtima Ticaret Ofisi idare heyeti dün toplanarak bazı idarî mes'eleleri müzakere et-mİ5t:r. Yeni »e ne idare heyeti intiba -batı yarın yapılacaktır. İktisat Vekâle -linin Ofis teşkilâtını tevsi nmektedir. Müttehit Cemiyetler bürosu İstanbul Ticaret müdürlüğü tarafından birbirlerine benziyen cemiyetler teşki -kılının birleşt ber verm» -tik. Müttehit cemiyetler büroları. Dör -düncü Vakıf Hanının İkinci katındaki husus aşlamışlardır. Operatör Burhanettin Bey

Suriye pasajında muayenehanesini Taksîm'de stadyom karşısında İstik -lıl aparltmanına nakletm ORTA MEKTEPTEN EMİL VE ARKADAŞLARI ıııpMMiını n on nsssMnw Çocuklar israfından, büyükler ğ için yapılan bir Mim:_I ma .nı.iii: Ananı mkwmsmwmmm MAJiK SİNEMASINDA Muvaffakfveılc irac edilmekledir. İlâveten: R K O dünya hava SBBBSBBSBSZSBB1 dİSİerî aZBSBBBBBBBBBBBZai Bu akşamki program -Tercih ediniz:-• VİYANA : - t'.î ıhı n eaerirrfnden konser. BÜKREŞ İ 'i '" - 8 m- ¦ senfoni (Beethoven). MUNİB I tSI5 . Peer - Gynt (Grieg) flFRLİN ! 18,10 - Sonate en la mlnenr <J.S. Baehl 10.SS - Svmpnonie en re mslear (M ozart). 10 « - Bestekâr Verdinin eserleri İSTANBUL: 18 aas 'Makbule H > - 18.ts orkestra konseri - 19,20 fransızca ders (yeni bes-lıyanlara) - 10.45 orkestra konserine devam - 30 atz: "Hikmet Rıza H.) - 30.13 s az: (Servet H) - 21J0 alafranga şarkılar (Matmazel Rozental) - 23 gramofon plâkları. Ala ns. Borsa haberleri, saat aran m 22.30 saz (DarütUUm heyeti.) BERLİN: 18,10 Sonate en la mlnenr W S Bach) • 18.35 kitap bahsi - 1035 çocuk saati ¦ 20.05 Sgm pfıonie en ri nufeur (Mozart) -2033 Verdi'ntn eserlerinden konser - 21ju konferans . 23,25 haradl&Ier - 24.05 konser. BRE5LAV : İS.35 gramofon plagıan nesnyan - 73.ue havadisler - 23.50 konser - 23 Hamburg'dan: •Ha fif m usl klı. MÜNİH: 111,10 konser - 20,25 fPccr Gımtı tt. JO-aen'fn manzum dramı, f. Grtea'İn mutUd-s] - 233 0 havadisler. . LAYPZİG: 18.35 konser - 1935 salon musikisi ».15 havadisler ve *. Vetrtn eserlerin den ko nser. VİYANA: 18.35 konser - ıs.ıa zonıerans - ıs.sr. konferans - 1930 havadisler - 19.40 şarkılar - 20.05 Brahnufm eserlerinden konser - 22.10 dans musiki» BUDAPEŞTE t 17,05 askeri orkestra tarafından marşlar 1835 muhtelif musiki - 20.05 Vlyana'dan nak il - konserin hitamında bir kahreden naklen hafif musiki VARŞOVA: 17.05 senfonik konser - 18,05 hafif musiki - 19.05 muhtelif - 20.05 halk konseri -Istlrahatte: Havadisler • 21 25 keman solo - 22,05 bir çeyrek edeb'yat - 22» salon m usikisi (gramofonlai - 23.05 dans ba -vaian. BÜKREŞ: 20.25 radyo orkestrası tarannd.ın »n-Tonik konser - 7120 senfonik "rr.——rye devam: Symphon te So 8 «Beeffioeeııî." ROMA : 17.35 konser - 20,20 gramofon plaklan-20,50 bir öratorlo - 32.30 salon musikisi (B aeh, Haendel>. BELGRAT: 18.05 gramofon ptszısn - ıs.» nane sarkılan - 20.05 Vlyana'dan nakil. ŞİMALİ İTALYA MERKEZLERİ: 10,05 konser - 19.38 gramofon pl&klan -2035 bir operet. MOSKOVA (Stchelkovo): 17.15 konser - 1835 konser - 21.05 muhtelif ecnebi llsanla rile konferanslar. İRTİHAL Ayandan merhum Kazasker Emin Efendi zade Kâmil ve ayandan m er -hum Hüsnü Paşa zade Tahsin Beylerin hafidrsi ve Kâmü Bey mahdumu Emin Beyin kerimesi Nevin Hanım müptelâ olduğu hastalıktan kurt ula mı yarak nev-bahan bayatında üful etmiştir. Cenazesi bugün saat 12 de B akırköy'ünde ki hanelerinden kaldırılarak oradaki aile mak-beresine defnedilecektir. Matbuat Cemiyeti tarafından tertip edilen 1933 almanağı Çıktı Bir çok tanınmış muharrirlerin edebi, sivasi, İktisadi, tarihi yazılarını havidir. Her kitapç unur. Fiah 1 liradır.

Daima sevimli olan J E A N MURAT 77 No. lu E V Kooperatif «Kooperatif mecmuasının sekizine! sayısı pek zarif bir şekilde vc zengin yazı -larla çıkmıştı kâmül e-den bu mecmuada bilhassa A H. unsalı Türkiye ziraat kredisi ve kredi koopora -li fleri ve Burhan Asaf Beyin «Devletçilik nedir?» yazılan, Ahmet Beytn bu makalesi bulunduğu gibi bir çok kıymetli yazılarla dünya İktisadi havadisleri vardır tavsiye deriz. Güzel Fransız filmindeki Baron dc CLtVES rolünü bıiyıik İr maharet ve suhuletle temsil ediy r. I'ck rakında : » AR T i S T i K ' te «fi Bugün İM 11 L Lî sinemada Hienc ltcnoJtW şaheseri ve BRİOİTTE HELMIn temsili mu^ımı A T L A N T i D bu aksam istanbul saat 2!,*0 Şehir Tiyatrosu I ».ırülbedavi temsilleri Mevsimin en büyük sinema hâdisesini tışkil edecektir. İlâveten: FOX JURNAL, dünya havadisttrL ye: Ramazan roürtasebctlle a suvare verilecektir. 8.30 ve 10.30 ta Pazartesi -Perşembe Komedi .1 perde Yazan: Musahip i Zade Celâl Ke> Muallim cccc^i Kad;koy Süreyya Sinemasında Monmarter sevdalıları İlaveten: Foks jurnal devam ediyor. 3 Kânunusani 1 f33'Camhurlyet Bursa tiyatrosunda numaralar sökülünce?.. Müşteriler yerini kaptırmamak için neredeyse koltuklara çadır kuracak! Bursa (Hususî Muhabirim İzci en) — Tayyar* Cemiyeti tarafın -dan 270 bin liraya yaptırılan t iyatro simdi bir şirket tararından isletil -inektedir. Rasit Rıza ve arkadaşla rm dan so nra Vedat Urfi B. de tz -mir'den bir heyetle gelip burada tem ¦iller vermişti. O zaman mevkilerin ve koltukların n umar lan vardı. Fakat son hafta îçînde b numaralar yeniden takılmak için sökülmüştür. Ve tam bu sırada da İstanbul'dan da «Kadıköy Sü Bursa'ya gelmiştir. Şehirde bu tiyatrodan başka kıılık bir eğlence yeri bulamıyan halk başka ne yapsın? Her gece ) kişilik tiyatroyu hıncahınç doldurmaktadır. Beş gecedenberi ben de tiyatronun müdavimi oldu . Bu beş gece içinde ne garabetler gördüm bilseniz... Hem bunları yalnız ben görmedim. Tiyatroy gelenlerin hepsi gördü. Anlatayım: Tiyatroya girenler evvela: Kapılarda durarak şöyle etrafa bir göz gezdiriyorlar. Boş gördükle i yere doğru giderek oran m meşgul olduğunu görünce mahcup bir vaziyette başka yer a-ramafta başlıyor ve bu yüzden tiyatronun içini kaynaşan bir karınca meş -herine döndürüyorlar... Bu e araştırma ameliyesi baran on beş yirmi dakika bile devam ediyor. Bu variyeti gören hal k bir iki gece sonra artık saat alfadan itibaren bir adamını veya hiz -metçîsini gönderip bi r iki kişilik yer ış-*r=* etmiye ve ettirmeğe başlamıştır, işte garip manzaralar bundan sonra ermiştir. Meselâ: Yemeğini alelacele yiyip erkenden tiyatroya koşanlar, iki pardesü, öç şapka tirip komşularına veya kızlarile tanıştıkları ailelere ikram için üç dört kişilik yer işgal e Bursa'ia 270 W* liraya mal olan asr\ Tiyatro gençler, koltuklara mendil serenler, baston veya şemsiyelerini hendesî eşkâl 3e amuden ve mailen asanlar, mevkilere şapka, pardesü, palto ve manto koyanlar... Hatta iki koltuğu n ortasına oturarak iki mevkii birden kaplıyanlar, ve daha neler neler... Tevekkeli değil; evvelce palto ve şapkalar araşma gömülerek gözden kaybolan vestiyerler şimdi sinek avl rlar. Hatta İlk gece vestiyerleri bomboş görünce tiyatroya çok erken geldiğimi zannederek sa atime neden bu kadar aeele ediyor diye oldukça hiddet etmiştim... Bir de ne göreyim: içe risi meğer ağzına kadar dolu değîl mi imiş?. Bereket versin ki: Yer aramak, pardesü ve şapka mak külfetinden azadeyim... Yoksa benim de halim harap olacak. Çünkü: Yer buluncıya kadar akla karayı seçmek işten değil... Hasıb bu hal numaralar takılmaya kadar işte böylece devam e gidecek... Şimdi Bursa'da tiyatroya girip bh-yer tedariki umumi harpte vesika ekmeğine kavuşmak k

adar güçl esmiştir desem yalan değil... Bu tiyatronun nazan dikkati celbe -den bİr şeyi daha var. Koltukların yansı maroken yarısı k adife... Bursa belediyesi kahvehane ve gazinolardakı hasır sandalyeleri haşarat yuvasıdır diye kaldırtmışken, nedense tufeylât yuvan olmağa namzet bulunan bu kadife koltuklara henüz dokunulmamış bile... MUSA İzmit Halkevinde «Akın» m temsili Temsilde bulunan kalabalık İzmît (Hususî) — İzmît Halkevi Temsil şubesi Faruk Nafiz Beyin «Akın» piyesini büyük bir etle temsil etmiştir. İzmit, Halkevi temsil şubesinin çok kıymetli rejisörü Demir Ali Beyin dik -katli bir seçme ik başladığı bu tarihi destan İzmit'te günün mes'elesi halini almıştı. Bir çok kimseler Akm'ın msil edilemiyeceğine kani bu-tünüyorlardı- Fakat söylendiği gibi olseyircl küflerinden Wr frırmı madı. Yokluk içinde Temsil şubesi parlak bir zafer kazandı. Akın'ı muvaf -fakiyetle temsil e tti ve müsamere salonunu dolduran binlerce halk kütlesi 3 gece Akın'ın kazandığı büyük m ov a k i yeti alkışladılar. Bu piyeste Suna rolünde Mürüvvet Hanım, İstemi Han rolünde Ehsen Bey, Bunun rolünde Cevat Bey Şükrü Bey ve sair arkadaşları son derece alkışlanmışlardır. Posta ve Telgraf Umum Mti-dürlüpden bir temenni Bilecik (Hususi) — Sakarya nahiye ve köylerinde yaptığım tetkik seyahati esnasında köylülerle ki olan temas • tarımda gazete okuyup okumadıklarını da sordum, köylüler, oralarda posta teşk lmadığı için gazete gelmediğini ve kendi aralarında topladıkları para ile adam tutarak haftad ir defa postayı getirttiklerini, fakat bunun da munta • zam olmadığını büyük bir teessürle sö r. Artık bu havaliye yol yapılmıştır. Posta İdaresi hiç olmazsa haftada iki gün bu havaliye post se bin • terce halkın her hususta inkişafına hizmet edilmiş olacaktır. — Çetin Aslı Türk bir Fransız kızı! B;ga'da yakalanan hırsızlar Biga (Hususi) — Muğla'da Fevzi ve Necati Beyler ile Vaafiye Hanımın ev -lerinden eşya ve p ara çalan Biga'nın Koz çeşme köyünden Salim ogİu ibrahim ve Konya'nın Bozkır kazasından Hasan im Biga'da yakalanmışlar ve Ü-zerlcrinde zuhur eden 850 lira kıymetİn-deki kronometre altın saat ile birlikte Buğla'ya sevk edil mislerdir. Bir çocuk haşlandı Adana'da Adem Ağanın dört yaş -larındaki Hüseyin isminde çocuğu an -nesinin evde bulunmadığı da mangalda kaynıyan ıu üzerine dökülerek haşlanmıştır. Çocuk bir müddet sonra ölmüştür. Sivas'ta Türkçe ezan Bütün meyzinler ezani türkçe okuyorlar Srvas (Hu*o . af)— Srvas bîr kaç gün d enberi beklediği türkçe ezam nihayet dinlemeğe başladı ilerde ve mescitlerde Tanrnun büyüklüğü haBan an-hyaeağı bîr lisanla etrafa yayılıyor. Yem ez bir surette okun -masını temin îçm S*v<u MsrfH mnaTtİmi vilayetçe teşkÜ e- Muzaffer B. dilen idare heyeti bu işi lise musiki muallimi Muzaffer Beye tevdi etmiş ve kendi be stelediği ezanların gene kendisi tarafından meyzin efendilere meşke -dilmesini muvafık görmüş Daha Ok içtîmada meyzînlerin çoğu kendilik -lerinden hazırladıktan türkçe ezam pürüzsüz okuma bîr istidat göstermişlerdir. Bunu müteakip Muzaffer Bey kendi ezanlarını okumağa başlamış ve er ilk dinledikleri e-zanı öğrenmeden gitmiyeceklerini söylemişler ve bu cazip ezanı büyük bi evgi ve takdirle karşılamışlardır. Haftanm muayyen günlerinde Aliağa camiinde yapılan içtimal diğer ezanlar ve kamet üzerinde çalışılmış ve çok iyi bîr netice elde edilmiştir. tik dinliyenler üzerinde bîle derin bir teair yapan bu ezanlarda kelimelerin manası il e melodîlerdeki ifade birbirine tamamen kaynaşmıştır. Son prova esnasında Vali Süleyman Sami ey de camiî ziyaret etmiş ve meyzinleri bîrer birer dînliyerek Muzaffer Beyi ve meyzinle ri takdir etmiştir. tik defa Kale camiinde Sivas'm sesi güzel ve okuyuşu temîz gençlerinden hafız Rahmi Beyle Muzaffer Bey çifte ezan okumuşlar, havanın soğuk olmasına rağmen İşitenler ezan tamam onmaya ar oldukları yerden ayrılamamışlardır. _ Bartın'da Fırka kongresi Bartm ( Husus ) — Cumhu • riyet Halk Fırkası kaza kongresi 23 kanunuevvel 932 cuma günü Fırka binasında toplandı. Rehberliği île yurdu kurtaran Ulu Ga-zi'nİn lideri bulunduğu Fırka toplaa köylü mümessillerinin dertlerini, dileklerini dinlemek cidden kuana manevî bir haşyet ve

riyordu- Bo çatı altında bütün dertler dinlendi. Dimağlarda hiç bir iz ve şüphe bırakamadan h ilâte-reddüt göğsünü kabartarak soylu -yordu- Bir senelik icraat raporu o-ktroduğu vakit Cumh riyet Halk Ftrkasmın muvaffak hükümeti çok nofi ve değerli işler yapmıştır. Bu İşler arasında d enberi yani bugün hayvan hırsızlığının hemen ortadan kalkmış bulunması, bir çok köylerde ye pler ve yollar yapılmış olması ve bayatında yol, köprü gÖrmiyen cArit» dağlan arasındaki köyl am yollarla kazaya raptı keyfiyeti ve Koricaşile nahiyesinde bir hükümet konağı inşası ve dah lünün yüzünü güldürecek asarın vücude getirilmiş olduğu anlaşıldı. Raporun okunması mümessill rek müttefikan hükümete teşekkür edilmesi istenildi. Bu sene için hemen her ocağın dileğini s rgisinin tenzili ve çift hay-vanatile iki yaşına kadar istifade e-dİlemiyen kara sığır hayvan tının resimden istisnası ve köylüye ağır gelen evlenme masrafının tenzili temennileri teşkil dir. Bilhassa Bartın hususî orta mektebinin Maarif kadrosuna ilhakı ve Amasra limanının bir mel ce haline konulması candan temenni edilmiştir. İntihabat yapıldıktan sonra Fır* ka mesaisine nihayet vermiştir. Fırka müzakeresini idare edenler a-rasında doktor operatör Avni. dokto r Cevdet, avukat Salâhattîn Beyler gibi güzide şahsiyetler bulunuyordu. Sami Konya'da ekim İşleri durdu Konya 2— Havalar kurak gidiyor ve don yapıyor. Soğuklardan ekim işleri durmuştur- Tohumluk tevziatı her ta -rafta bitmiştir. Merkeze bağlı 76 köyde 1B06 çiftçiye dağıtılan tohumluğun vagona varmıştır. Şehrimizde bir millî istihsal cemiyeti teşkiline te -şebbüs edilmiştir. 1932 Besthier fazilet mükâfatını kazandı Fransa'da Beathîr far ilet muknfatını bu sene, aslı Türk olan Matmazel Mar-garit Sali kaza nmıştır. Bu kızın büyük babası Korent Türk mutasarrıfı Salih Ağanm oğlunun tonmudur. 1822 d<etinin hîrmetinde bulunan Heİhih isminde birisi bîr miktar askerle, Türk'lerin elinde bu lunan Korent'i zaptederek halkı kılıçtan ge -çirmîs, mutasarrıf Salih Ağanın kona -ğım basıp maiyetini de öldürdükten sonra hareme hücum ettir -mistir. Salih ağanm zevcesi ölmeden evvel ¦oğlumu kurtarınız» diye feryat e-derek beş yaşındaki yavrusunu pencereden atım», yavru tesa andan Heibîh'm kucağına düşmüştür. Heibih çocuğa acıyarak yanına al -mu, bilâhare Fransa'ya getirilen bu Türk yavrusu Orlean Döş nin nedimesi Madam Dolanîer tarafından evlâtlık e-d inilip ismi de Salih'ten galat olara k Salv konulmuştur. Saly büyüyüp bir Fransız zabiti olmuş, firkatin kaplam sıfatile Sîvasto • pol, İtalya ve Meks eferlerinde kahramanca harbetmiş ve bilâhare büyük bir fakrü sefalet içinde Ölmüştür. Fazilet anan Matmazel Mar-garit Sali 12 senedenöeri, Paris'te bir mîmarla evlenen ve 8 çocuğu ol an hemşiresinin yanındadır. Gayet halûk, siyah gözlü, şark tipinde çok güzel bir kız -dır. Re sikiye büyük istidadı vardır. Kansere Karsı mücadele Okuma hevesi artıyor İstanbul'da okuyan çocuklar «70,000)) e yakındır, yeniden 59 mektep yapılmıştır Maarif Müdürü dün Ankara'ya gitti Halkevinde dün bir konferans verildi Tıp Fakültesi profesörlerinden ope -rator Kâzım İsmail Bey tarafından dün Halkevinde «Kanserd runma» m ev. zuu üzerinde bir konferans verilmiştir. Kâzım İsmail Bey konferansında; son sene er zarfında gerek Avrupa da gerekse memleketimizde kansere çok tesadüf edildiğini, İstanbu l'da ve Anado-luda kanserin her zaman görülmekte bulunduğunu söylemiş, kansere karşı bütün dü n mücadeleden; ilmî cetniy eti erin mesaîsinden ve kanserin mahiyetini meydana çıkarmak için yapılan tecrübelerden bahsetmiştir. Kâzım İsmail Bey bundan sonra kanserin çıkar çıkmaz tedavisine başlanırsa şifayap olacağı nok de -rek herkesin kanserin ilk »raimi tanıması ve bunları görünce derhal çare a-raması lüzumun ri sürmüş, hastalığın ilk ararını saymıştır. Hatip memleketimizde bir kanserle mücadele cemiyeti teşkilinin zamanı gelmiş ve hatta geçm iş olduğunu anlata -rak konferansına nihayet vermiştir. Konferansı müteakip Kadınlar Birliği tarafından bir konser verilmiştir. Kon -sere Refik Bey tamburla, Fahire Ha -mm kemence ile, İnci Hanım piyano île iştirak etmişlerdir. İngiltere, İran'a yeni Bir teklifte bulundu Moskova 2 (Hususî)— İngiltere'nin Cemiyeti Akvam celseainden evvel İran'a yeni bir tekli fte bulunduğu haberi Paris'ten tekit olunuyor. Buna göre Petrol şirketine İran'ın İştirak der ceai yüzde 16 dan yüzde 24 e çıkarılmaktadır. Yeni mukavele ayın 23 üne kadar imzalanmadığı t es'ele Cemiyeti Akvama gidecek ve İran'ı Paris sefiri tefsil edecektir.

İstanbul Maarif müdürü Haydar Bey dün akşamki İrenle Ankara'ya gitmiş -tir. Haydar Bey Ankara Maarif Vekâleti İle lemas edecek Türk, ecnebi ve ekalliyet mekteplerine ve diğer maarif e ait icap eden izahatı verecek vc lâ -zımgelen talimatı alarak avdet edecektir. İstanbul' da maarifin İlk tedrisat kısmı pek mükemmel bir surette idare edilmektedir. Lise ve o rta mekteplerle son karar üzerine doğrudan doğruya Vekâlete raptedilen ecnebi ve ekal liyet mekteplerinin vaziyeti evvelki kadar mükemmel değildir. Çünkü bunlar evvelce maarif cmûıliği varken veya maarif mü-diriyciine merbut iken daha sıkı ve da- I ha ciddî bir kontro a tâbi tutulmakta ' idiler. Maarif umum müfettişlerinin ade* di ez olmasından ve işlerin in çokluğundan »imdi buna imkân bulunamamaktadır. Bu sebepte Maarif Vekâletinin bunları mahal bir makama raptetmek İçm hususî bir şekil bulmak ve yahut doğrudan doğruya İstanbul maarif id resine raptetmek tarzlannda bir karar vermesi ihtimal dahilindedir. İstanbul, ilk tahsil işinde diğer şehirlerimizin de vâsd olmaları temenni edilen bir dereceye varmıştır. Bî cnebi memleketleri ilk tahsilde nüfusun yüzde onunu nazari itibara almıştır. İstanbul'da ilk tahsil çocuklarının adedi otuz bin İken son senelerde sarfedilen himmet neticesi olarak bu miktar yalnız Türk mekteplerinde 58,000 e çıkmıştır. Ecnebi ve ekalliyet mekteplerinde i çocukların miktarı da buna ilâve edilir ve İstanbul'un nüfusu yedi yüz bin addedDîrse yüzde is -betinde ilk tahsil çağındaki çocukların halen mekteplere devam ettikleri anlaşılmış olur. ttyet devrinde İstanbul"-da ancak beş İlk mektep binası yapıl -m ıştır. Halbuki Cumhuriyet d inde yapıfan îlk mektep DfnaTarırrm adedi 59 u bulmuştur. İstanbul maarif idaresi bu sene şehirde 11, köylerde 15, ilk istanbul Maarif Müdürü Haydar Bey mektep binasının inşasını Şehir Mecli klif ermiş bunun için de beş yüz bm liralık tahsisat İstemiştir. İlk mekteplere devam eden bîr çok fakir çocukların öğleye kadar veya öğleden sonra akşama kad ebe devam, ondan sonra da müvezzîlik veya küfecilik ederek hayatlarını kazandık • lan anlaşıl dır. Beledİvenîn Galata'da açacağı kimse-siz çocuklar yurdu sokaklarda dolasan ve babalan harbi u mumide kaybolmuş olan çocukları köprü altı sefaletinden kurtaracaktır. Bir, iki sene sonra İstanbul'da İlk tahsil çağmda olup ta mektebe devam etmiyen veya dükkânl arda sabahtan aksama kadar çalış tınlan çocuklar pofi» marifetile takip ve mekteplere sev -k e d ileceklerdir. Maamafîb halen bo kabil çocuklar İstanbul'da yok denilecek kadar ardır . Terkos merkezinde dünkü merasim Zonguldak Fırka Kongresi toplandı Zonguldak 2 (A.A.)— Zonguldak C. H. Fırkası Vilâyet kongresi, bugün şehir salonunda büyük tez tla açıldı. Kongrede mümessillerden başka dinleyici olarak pek çok zevat vardı. Mütarekeden ve meş'um devirden başhyarak İstİhlâs ve istiklâl mü cad e -lelerinin Ünlü hatıra ferlerimiz ve sulhu müsalemete kavuştuktan sonra yaratılan emsalsiz tarihî varlık -lar, in kılâplar anlatıldı. Ulu yaratıcı ve yapıcımız Gazî Hz. nîn büyük ve ebedî namı ve C. H. Fırka vaffakiyetleri hürmet ve tebcil İle anıldı. Raporda, iki yıl zarfında vilâyet dahilinde başarılan işlerden, Halkevinin mesaisinden, Cumh uriyetimizin feyizle • rile maden kömür havzasının mazhar olduğu yüksek İnkişaf ve terakkiden olunuyordu. Çok mütehassis ve mü-teheyyiç olan mümessillerin ve halkın şükran ve tazim duygul sevgili Gazimize, büyüklerimize kongre kararile arzedildi. {Birine* sahlfeden mabattı çukta şirket merkezine gelmiş ve müdİriyet idaresine alınmıştır Davete İcabet eden zevat bîr müddet aralarında haabih ali erde bulunmuşlardır. Bu hasbıhaller İstanbul'un tu mes'elesi ve Terkos şirketi mevzu teşkil ediyordu. Muhavere -ler esnasın da Sadettin Ferit Bey Va -(i Muhittin Beye Terkoe şirketine ait olup otuz sene kad ar devam eden bîr istimlâk davaamdan ve harbi nihayetlerinde İtilâf devletlerince yapılan hudut tahdidatında Terkos gölünün hudut haricînde bırakılması mtİmalinin doğurduğu endişelerd ve demiştir ki: « — O zaman İstanbul bir çok felâketler içinde susuz kalmak tehlikesi de geçirmiştir. Şimdi i yunu da eline almıştır.» Muhittin Bey bu sözler Üzerine şirket direktörü M. Kastelno'yu davetlilere takdim ederek şu sözleri söylemiştir: * — M Kastelno iyi bir mühen -diştir. Şirket yüzünden aramızda arzuya şayan olmıyan münakaşal Kendisini epey hırpaladık. Fakat şimdi artık her şey halledilmiş, ortadaki pürüzler ve manile aldırılmıştır. Şİmden sonra mesaisinden şehir için istifade edeceğimizi ümit ederim.» M. Kastelno Vali Beye ve diğer davetlilere teşekkür etmiş ve de -mistir ki: « — Terkos çok eski bir müessesedir. Şİmdî eski şirket kalmamış ¦ tır. Ortada şehrin bir çocu Vali Beyin beyanatı Bundan sonra davetliler büfede İzaz edilmişlerdir.

Dünkü merasim esnasında Vali Muhittin Bey bir muharrimize İs -tanbul'un su mes'elesi ve şi rketin Belediyeye devri etrafında şu be -yanatta bulunmuştur: e — Biz, halkın ihtiyaç ve ıstı ara -bından ne aldıksa onu ifa ve ifade ederiz, Terkos şirket n Belediyeye devri bir muvafakiyettir ve bit -tabi şerefi İstanbul balkına aittir. Amm e hizmetlerinin doğrudan doğruya halk müesseselerine göçmesi ve halkın kendi işlerini kendisi görmesi dünyanın her yerinde esas tutulmuş kaidedirt bu tarzı idareden İstanbul Belediyesini n de müstağni kalmasına imkân olamazdı. Bu vadide inkişaf etmekte olan Belediye mesaisi bugün ilk ve mühim semerelerinden bir tanesini, şehrin suyunu ele almakla iktitaf etmiş oluy or. Yakın zamanda bunun neticelerini ve su işinin mes'ele olmaktan çıka • cağını görmek muhakkaktır ve bunu temenni ederim. Bu muvaffakiyette Cumhuriyet hükümeti rical * nm büyüse müzaheretlerini de ya -d etmeden geçemiyeceğim.» Yeni tesisat Mevcut plânlar üzerinde esaslı bir tetkik yaptıktan sonra yeni tesisata başla mak mukarrerdir. Bu İş için getirilmesi düşünülen mütehassıs müsavh-in fikrîni almak ta esas alli noktasından çok faydalı olacaktır. Bu mütehassıs Viyana sularmı indiren ve otuz sene ida e eden M. Frans Feller'dîr. M. Kastelno da İyi bir mühendistir. Fa» kat biz yalnrz Terko s suyu île değil şehrin bütün svlarile uğraşmak ve bu sulardan azamî derecede nasıl istifade olacağını tesbit etmek ve neticelere göre İcap eden ıslahat1 ve tesisatı yapmak istiyor ve m selâ bentlerle Terkosun birleştirilmesini düşünüyoruz. Diğer tahtelârz va Taşdelen gibi iyi s an balkın mümkün olduğu kadar istifadesi için etdbİrler alacağız. Bu müte » hassıstan İstanbu ama " men İstifade edeceğimizi zannedl • yoruz. Diğer taraftan yapılacak tesisata yangın m es'ele* ini de gÖzonündo bulunduracağız. Bugünkü y saitini tatmin edecek şekilde yüksek tazyikli tesisatı da muit ak a ikmal edeceğiz.» Diğer taraftan aldığımız malû • maata göre şirket şimdiki halde eski kadro ve memırrlarile iş cektîr. Yalnız bir kaç murakıp murakıp muamelâtı takip edecektir. Şirket» 932 senesine ait abonelerden fazla» sarfiyattan dolayı alacağı kalmış -tır. Yapılan itilâfnam mucibince 933 senesine geçmiş olan bu matlû-batı Belediye tahsil edecek ve buna yüzde beş kumusyon alm ak şartilo eski şirkete verecektir. »n hisarlarda Tuz fstihsalâtı artıyor Çamaltı memleha&ının Türlriye'nrn en mühim tuz istihsal mahalli olduğa malûmdur. Son senelerd urada is • tihsal edilen tuz miktarı şöyledir: «8310 1922 58917 1933 <wno 1934 33981 1939 120794 1926 101558 1937 115384 1928 107733 1920 101240 1930 106000 1831 •«000 19» Memlrhanm tesisi tarihinden beri sene yapılan iıtİhsal Pil •Cumhuriyet Hikâye i Paranın Hilmir* H. sofrayı kurarken yemek odasının kapın acıtmıştı; Naki bey, yorgun adımlarla içeri Hilmi->* M kocasının yüzüne dikkatle baktı: — Bugün de btr netice çıkmadı ffaKba7 Naki Bay, basını iğdi. baUiı balanı cevap verdi i — Çıkacağa da beni em i yor Halbuki kavi vait almıştım Hilmiye H . acıyan bir gülüşle .< -ni çekti: — Bu kaçıncı kavi vait7. Nakİ Bey, pardesUsîlnU çıkardı, «•kemlenİn iîıerine attıı — Bu ıdn çok ümitte küm. Zayıf, düşük omurları, vaktin den evvel ağarmış aaçtarile yasın -dan faıla ihtiyar görünüyordu. Bir koltuğa, yığılır gibi o — Bu son yaptığım plân. hakikaten enfesti, emsalindi .. Bütün ilmimi, a ekimi *arf et mittim ene be ğ en d irem e d Im. H il m i ya H., omuzlarını kaldırdı: — Zavallı Nakiciğlm... Seninle evleneli altı sene oluyor... Altı «sne-d enberi hep aryni hikâ eyi, ayni na -Itaratl dinliyorum. . Planlarını be -ğend irem i yorsun? Neden ? Beğen -di

renler, nasıl beğendiriyorlar? Naki Bey, yumruklarını koltuğun kenarlarına vuruyordu: — Anlamıyorsun? Onlar gibi, •en de anlamıyorsun ¦ Sana da anlatamıyorum. .. — Peki, neden? — Evvelâ param yok... Param olsa, istediğim gibi bir bina çıkarır: İşte bakın! derdim... Faka di derdimi kimseye anlatamıyorum ki... Ben, bütün plânlarımda bir hususiyet, bhr karakter gözetirim... Bma -lann da, tahsis edildikleri İş* göre hasa» iy eti eri, karakterleri olma lı -dır.. Bir hastana binası, «saktan bakılır bakılmaz, hastane olduğuna sroatevrnelİrfir — Yani hasla, sakat, alu bir bina em olmalı? — Anlamıyorsun ? Anlatarnryo -mn... Hîlnzlye H , sesinde hvrrtmlyen bir ¦« akışlar — Öyle İse kabahat sende! dedi Evet, tamamile sende . Başkaları -na kabahat bulma . Ani a tacaksre, anlatmalısın Senin mesleğine karışmak istemem . Yalnız »Beni, bezil de düşüaraellsm sek düşünceli bir san'atkftr değilim, alelade, basit bir aile kadınıyım... Ve daha da gencim . Senden, hayatı -tarzdan şikayet ediyorum sanma... Fakat benim d« küçük zevklerim, hevesler im olmaz mı? Ol m asm mı? Ben de şık, ağır mantolar giymek, mücevherat takmak istemez miyim? akirlerinden, naıaı'¦ '-rinden, çok demiyorum, bîrar ' ' lık ede -enez misin? Bil». ı. na güz te mes'ut, ne müreffeh bir hayat »üre-ss.tr.! NarVn Bey, Ümitsiz ümitsiz baka • rak koDarmı açmıştı ı — Elimde değil .. Nrfshne hiç cebretmedim mi sanıyorsun? Senin düşündüğün gibi düşünüyorum, o etle İşe başlıyorum, fakat sonra bakıyorum ki büsbütün aksinî yapmışım! Ah, param olsaydı... yazdım, projelerimden, plânlarımdan bir kaçmı da gönderdim; bana cevap vermedi, projelerle, plânlan İade ediverdi .. — Amcanın senden başka varisi yok değil ml? — Hayır, yok... Günün birinde ölecek olursa, zannediyorum ki nakit ve emlâk olarak seksen do ksan bm liralık bir mirasa konacağım... Bir kere çok bunalmıştım, yazdım. İzmir'e gelin, bera oturalım . Sen de çiftlikte çalışırsın! diye cevabı kesti allı... Ben, çiftlik hayatına alışabilir miyim Hilmiye H., kocasına mahzun mahzun baktı: — Züğürtlüğe alışmak daha güç Nakİ... Ama, gene sen bilirsin! Naki Bey, yerinden kalktı, sofraya oturdu: — ölüm hak, miras helâl. Mira-sa kondum mu, aana yok yok, Hîl -miyel Kürk mantolar mı, inci g r -danlıklar mı, artık ne istersen!.. • e* Sokak kapısının çıngırağını du -yan Hilmiye H., yerinden fırlamış -tıt o, kocasınm çalısını b rşıladı: — İzmir'den ne haber Naki? Nakİ Beyin vflxu gülüyordu t — Sorma Hilmiye... Konduğu -mnz miras umduğumuzdan çok fazla... Aşağı yukarı yüz elli bin lir uyor... Amcam rahmetli, haki ¦ katen İş adamı imiş... Takdir ettim doğrusu... Çİftlİti gördüm a kaldı... Hilmiye H., hayret ve sevinçle kocasını dinliyordu: — Sen İzmir'de iken bir hizmetçi tutmuştum. Dün savmağa mecbur kaldım, pek pasaklı bir şeydi. rine daha iyisini buluruz, olmaz mı7 Oç beş lira fazla veririz, ne çıkar? Nakİ Beyin, birden suratı asılı • vermişti i — Hayır. Hayır... Hizmetçiye filân lüzum yok... Yedi senedir na -sil başbaşa yaşadıksa, gene alrm. Mahremiyetimize yabancı -lan aolrmıyalım... Bo samimiyet, Hilmiye Hanımı sevindirdi! — Mersi Nakiciğlm... Naki Bey, ağır, vakur bir tavırla devam etti: — Beni iyi dinle, Hilmiye... Zengin olduğumuzu herkese söylemeğe lüzum yok... Bizi, getto eskisi gibi bilimler! — Benim kürklü mantolarımdan, met gerdanlıklarımdan şüphelen -metler mî? — Tabîf şüphelenirler .. Onun için kürklü manto, mcİ gerdanlık filân almayı*... Hayatımızın h eğiştirmiyelim. Artık hkj akılda olmıyan akrabalar, ah -baplar, türedi dostlar kapımızın eşiğ irler Para Ut İyenden baş alamayış... Amca mm, izmir'de güzel bir köşkü var, gider orada yer riz... Görsen öyle beğeneceksin ki... Hilmiye H., tutuk tutuk sordu: — Peki, senin projelerin, plânla-rm? Naki B., kaşlarını çatarak homurdandı: — Rica ederim, mı an parasını, vahi tecrübelerle ziyan eder mi?

— Ne diyorsan, Naki? — Ne dediğimi pek âlâ biliyo -ram.., — Param olsaydı, param olsaydı! «fiye sayıkladığın zamanlan unuttun mu? — O zaman parayı, para kazan -mak için istiyordum... Kazanılmış parayı sarf etmek için değil. — Peki, İzmir'de ne yapacaksın? — Seninkiai de sual mi ya? Çiftlikle meşgul olacağım... «Toprak tut, altm olsun!» demişler... HÜmiye H., bir koltuğa yığılmış bı — Seni anlamıyorum... Anlıyamt-yorura. Naki Bey, sessiz sessiz güldü: — Eskiden de beni anlıyamaz -dm... Fakat şimdi, eskisi kadar zararlı değil!.. Buna emin ol abilirsin... MAHMUT YESARİ Cingöz Recai'nin harikulade maceraları Yasanı SERVER BEDİ - 2$ — Cingöz bu cevabı alu almaz dulundu, kendi kendinet «Hayır, dedi, doğru söylemiyor!» Çünkü, ci ecesi, Cİngöı'ürı adamları Süleyman Tdlur'ı evmr kadar takip etmemişler midi? Muamma düğümler dr burada. Cinayeti Süleyman Tahir'in yaptığına hükmetmek lâzım. Fakat parmak İzleri uymuyor. m ötekiler de parmak izlerini vermeğe hazır bulunuyorlar. Clngös, karşısındakinin gözlerini hâkim bakışlarlle hapsederek sordu; — Hacı'nın intihar ettiği veya Sdürüldüğü «ece sis nerede idmil ' — Bahçede. — Hangi bahçede?. — Hacı'nın bahçesinde. — İntihar veya cinayet anında da orada mıydınız? — Evet. — O halde Hacıyı gördünüz, intihar mı ettiğini, yoksa öldürül müş mü olduğun elir. — Orada Idfm, fakat Hacı'yı İyice göremedim. Çünkü ben oraya Hacı'yı görmeğe gelmedim. Mes'el n bilmediğiniz için bu söylediklerimi belki de iyice anlamas-sımı. MUsaade ediniz de mes'e leyi bastan anlatayım. — Hayır, ılr müsaade ediniz de ben sormaya devam edeyim, Bahçenin hangi noktasında bulunuyor dunuz? — Arka taraftaki duvann dibinde yabani otlar vardır. Onların içine boylu boyuna uzanmutım. — Güzel. Oadakİ dikenleden bi -nnm üstünde ben, ertesi gUn bîr el* bise parçası buldum. Ya si , yahut başka birinin ceketinin di) cebi dikenlere takılmış, yırtılmış ve bir parçası orada k Bursa Güzeli Dün seçildi Kraliçe ile mülakat iBIrlnd aahtfeden mabatta tiği hakem heyeti 14 zattan mürekkep bulunuyordu. Güreller projektör ziyaları altında hakem heyetinin önünde geçtiler Ha -kem heyeti uzun tetki lerden sonra kararını verdi. Heyet reisi Belediye Reisi Muhittin Bey güzellere bu meml eket İşi için gösterdikleri alâkaya teşekkür et • ti ve müsabakayı orta mektep mual -ümlerind Sadullah Beyin kızı Leman Sadullah Hanımın kazandığını bildirdi. Güıeller, jüri heyeti azalan pastalar, limonatalarlar izaz olundular. Resimler çekildi. Müsabaka neticesi telefonla sinemalara bildirildi. Halk neticeyi alkışlarla karşıladı. BursagOzelile mülakat ...Müsabakadan sonra Leman Sa -dıılleh Hanrmı «Cumhuriyet» namına tebrik ve bir mülakat rica im. Kraliçenin üzerinde tpekiş'in ka -narya şansı Krep Jorjetinden zarif biı tuvalet vardı. R camı nezaketle fakat hevec&n İçinde kabul etti. İlk sualim müsabakaya girerken heyecan duyup duymadığım sormak oldu. — Tabiî, çok, dedi. — Kazanacağınızı Ümit ediyor mıydınız? — Rakiplerimi görmediğim İçin kat'i bir tahminde bulunamıyor ¦ d um. Salona da birer birer cı ldı* ğımızdan o anda bile hiç bîr tah -minde bulunmağa imkân yoktu. — Muvaffakiyetinizden evvel her hangi bir hissi kablelvukua sahip değil miydiniz? — Tuhaf bir tesadüf. Bize na -m ara verildiği zaman, gayri ihtiyarî anneme «A, ilk mektept eki mı ma -ramı verdiler» dedim. Annem: — Bu bir falı hayırdır kızım, diye güldü. İşte o dakikada İçime garip bir his doğmadı değil.

— İstanbul'a ne zaman gideceksiniz? — Durun bakalım, bu kadar acele mi? Yol hazırlığını ikmal ede yun. — İstanbul'a kiminle gidecek -siniz? — Annem ve amcam avukat A saf Böyle... Mülakatımızın bur asm d a yam -mızdaki odada Belediye Reisi Muhittin Beyden telefonla müsaba kanın neticesini, hatta İstanbul'dan bile soranlar pek çoklu. Bu meyanda Vali Fatin Be y de bulunuyordu. — Kraliçeye gene sor d um ı — Bu neticeden sevinç duyuyor mu sunuz? — Kendi hesabıma değil, Bursa hesabına. Çünkü burada ilk defa bir müsabaka yapılmıştır. Bunun olmak benim için ayn bir şereftir. ¦ | Bursa güzeli orta tahsil görmüş -tür. Uzunca boyludur, gözleri ela ile tirşe arasındadır. Bur ki müesseselerden bh- çoğu güzelimize hediyeler vereceklerini bildirmişlerdir. MUSA Ege güzeli şerefine verilen balo İzmir güzeli Neriman Hanrmfn şe -refîne Anadolu refikimiz tarafından İzmir'de tertip edilen balo baklanda refikimizin muharrirlerinden Hasene Na-lân Hanım şu fıkrayı yazmıştır: ¦Geçen akşam tzmirpalas'ta Ege Güzeli şerefine verilen balo, cidden çok parlak, çok muvaffaki etli ve çok canlı idi. Herkes, İçten gelen eosgun bîr şetaretin taşkın nesesîle cıvıl ctvıl k adan dansedîyor, gülüyor, söylüyor, dolaşıyordu. Uyuşuk bir haleti ruhiye mevcut değildi. Bal tezahüratı, İnsana birden muhakkak şu İntibaı verebilirdir Bir çağlıyan gibî, umumî neş'e, kayKapıyı açmayınca! İki ortak, Eleni'nin camlarını kırmışlat Kahveci Nuri ve şeriki Tevfİk dön gece faıla sarhoş olduklan halde yanlarına Marika isminde bir de kadın a-larak Kalyoncu'da Kilit sokağında randevucu Eleni'nin evine gri mi »la», El eni bunlara kapıyı açmayınca iki şerik evin camlarını indirmişler. Gürültüye yetişen nokta me yakalamak İstemiş, sarhoşlar bu sefer de zabıta memuruna hücum ederek yere düşürmüşler, Yaral hakaret etmişlerdir. Nuri ve Tevfik yakalanma} ve haklarında tahkikata girişilmiştir. Kadeh kıran Madamın bileği kesildi l>ım gece saat 24 l« Galata'da Yük • sekkaldırım'da Zürefa sokağında 17 numaralı hanede otura k îımlnde bir kadın, odasmda ahbaplarile içki içmiş, faıla sarhoş olmuş. Kayif içinde iken el bardağı szkrp kamaş, bu kmklar madamm elini ve bileğini kasmış, fasla kan zayi ettiğinden bay bir halde hastaneye kaldırılmıştır. Çakmak taşı salarken yakalananlar Dün labıtaca yapılan tahkikat ve a-raşlırma neticesinde Yenî Postane karşısında berber RemıTn 124 paketta iki buçuk kilo kaçak çak • maktası bulunmuştur. Tasların bîr kısmı da İm İsmail nde iki kaçakçı tarafından Eminönü'nde yapılmış sahte inhisar paketleri İçİnds sah • İnken ı e yakalan -mnlır Şebekeden olduğu anlaşılan To-pane'li Lûtfi isminde biri de yakalanarak hak larında tahkikata başlanmıştır. nağını bh- yerden almış... Fakat etrafına istediği gibi ruhunun, nes'e kabiliyetinin tezahürü i husosry «4lerle şetaretler saçryordo. izmirliler. İzmir namma yapılan her şeyde olduğu gibi bunda da mutlaka -lannm kıymetile müte nasip bir şeklide kısmetli iştiraklerini esirgememişler. (Ege Güreli) namma verilen balonu n esas mahiyetini takdir etmişlerdir. Banda hassasiyet, hiç şüphe yok, şehrin, filmlılcrin şe efine hürmettir. Bu hürmeti şahsen çok tebcil ettim. ÇÜnkB, teşebbüsün ve tesebbü»leki muvaff n mahiyeti yüksektir. Mes'eleyi bu noktadan mStalea •dersek bir çok şeyler hos görülebilir. İlk senesinde bu kadar büyük bir alâkaya mas-har olan bu teşebbüsün İstikbali her halde çok daha büyük muvaffakiyet ar olacak va 1934 gözcü tabiî olarak gittikçe artan kıymetlerle daha müsait muvaffakiyetler kıza nacaktır, s Haydar Rifat Beyin Kuruşa Bolşeviklik 200 Teni Rusya hakkında en mükemmel eserdir. İklimler 180 İlk aşk 100 Duman 75

Senenin en morsffak olmuş ro -manianda'. teninin Harstı 100 Miras mes'eleler 100 Ayni haklar 200 Kanonu medeninin şerhleridir. Temmuz 1914 İSO Büyük müverrih EmO LudvV'ln Tarih Felsefeel 125 Kı.-ı ıv Lobon-un Tahviller, kuponlar 25 Şerhli Borçlar Kanunu 100 Şafak kitanhaneıinde. — Başka biri değil, benîm cake-tlml — ümit ederim ki bu yırtık ceketi henüz bir fakire hediye etmemişsin İzdir! — Hayır, burada dolapta. Süleyman Tehir aynalı dolaptan bir cakel çıkardı ve Cingöz'e verdi. Cingöz de yeleğinin cebinden bir kumaş parçası çıkardı v yırtığa tatbik ettiı — Tamam. Yalnız bu da çok bir şey İsbat etmez. Bahçeye ne vakit ve nasıl gİrdinis? Süleyman Tahir'in karanlık yüzünde garip bir gülümseyişin aydınlığı belirdiı — Bütün sırlarımızı öğrenmek mî istiyorsunuz? Peki. Arka duvann büyük bir kısmı arka sokağın yette, varım metre kadar bir kısım vardır ki vıhık ve boş bir kulübenin mutfağı üstündedir. B ea brkçi otururmuş. Sonra pek harap olduğu için bekçi oradan çıkmış ve kıı'ühe hoş kalmış. Be nahtar uydurur, içeri »irerdim. Mutfakla -*•>' v arasındaki tahta ı- - - yi yıktırdım. Duvard bahçeye bir delik açtırdım. Oradan benim gibi zayıf bir insan kolayca bahçeye geçer. Eğer taşlar da deliğe zaman konulursa duvann o noktasında bir geçil olduğunu kimse farketmez. — Ben o kulübeyi gezdim, bilirim, fakat bu geçide hiç dikkat etmediğim! itiraf ederim. Pnk i. Otlar arasında yatıyordunuz. Hacı'nın bahçeye geldiğini gördünüz mü? — Gördüm. Her zamanki gibi e-linde bir fenerle ve bir bıçakla geldi. Fakat gene her zamank i gibi bahçeyi teftişe başladı. Benî görmelinden korkarak olların içine yuzükuyun büıülere dakika kadar hiç kımıldamadım. Biliyorsunuz ki böyle vazıyetlerde en kUcÜk bir hareket tehlik lidir. On dakika sonra bh-aı kıpırdadım. Hacı ortada yoklu. Başımı biraz daha kaldırdım, on im. Fırsattan istifade ederek kaçmıya karar verdim, duvarın üstünden atladım ve sokağa çıktım — Demek o delikten kaçmadınız? — Hayır! — Oradan dosroğru nereye gittiniz? — Buraya, evime geldim 1 Tamam, Doğru. Cingöz'ün aMançuri'de üç Milyon müslüman Yeni hükümetten çok memnun görünüyorlar Tokyo'da münteşir Ma'miçi gazetesi yazıyor: Mançuri'deki mÜ»tumanlar narmna gelen altı mümessil, geçenlerde Mançuri hükümeti nezd-nde Jap faretinde sefir Jsneral Muto'yu ziyaret ederek, Japon hükümet ve himavfaîle Mançuri devl etinin te-ıi» edilmesinden va bunun Japonya tarafından tasdik edilmesinden dolayı duvduk lan şükran ve minnel-darhğı beyan etmişler ve bu yeni devletin inki*afına bütün kuvvet ve ari rile çalışacaklarını da ilâve et -mislerdir. Mançuri'de takriben üç milyona baliğ olan tnuslümanler bugüne kadar Mançuri"nin sabık askeri inin siyaseti altında çok feci ve sefil hayal sürüyorlardı. Yeni vaziyet onlara yeni bh de vir açmıştır. Çünkü Mançuri hükümetinin ilk defa o-larak ilfln etliği kanun, d'ın serbestliği Mançuri mÜsllimanlannın cemaat reisi (İbaresi), müslümanlarm faaliyete geçmeleri İçin hrr ta hararetli hitabeler irat ederek büyük mesai ser-fetmektedirler. Bugün orada müstü-manlann etile Asya'nın inkişafına çalışmak fikir vs azmi kendisini göstermeğe başlamıştır. Bu husust ririmiz, cemaat reisi »ani» M. Lıu ve Genç müslumanlar cemiyeti reisi M. Yan ile görüşmüştür. lâsası şudur i e— Şimdi en mühim vazifemiz Asya'nın inkişafına çalışmaktır.» •j Kânunusani * * - -Müeıtif bir ölüm A Cır, • ağırceza müddeiumumiliğin • den mütekait Uzunköprü karar hâkimi Halİt Atalay Beyin p Fer-Bey İtalyan hastanesinde tedavi edilirken irtihal eylemiştir. Merhum, adliyemizin bir çok hlr « melleıinde bulunmuş, kendisini »ev ı dirmişti. Allah rahmet eyleain, DOKTOR Osman Şerafettin

Cağaloğlu Nurosmanİye caddesi No. 19 Telefon: 893 Muayene zamanı cumadan maada Öğleden sonra (Yenİbahçe hastanesi) dahili sari hastalıklar mütehassısı Ankara'nın en büyük Kitap, gazete ve Kırtasiye mağazası akba Kitap evi vt kırtasiyecilik Anafsrtalar caddtıİ Tckloa : 3377 Her lisanda gazele mecmua ve kitap. Her nevi kırtasiye eşyası ve mektep levazımı Her türlü Fotoğraf levazımı - makineler ve amatör işleri Etern Pertev ıtriyatı Kütahya ç iniler i Nafıa Vekâleti Ankara »Şehri îçme Suyu Komisyonundan: Ankara'ya bu isalesi ve şehir dahilindeki şebekenin tevsii İçin font boru ve aksamı huıusiye sile vana yangın musluğu, font çeşmeler ve sairi 1 kânunusani 933 tarihinden itibaren iki ay müddetle kapalı sarf usu-lile ve takas kaydile münakaşaya konulmuştur. Münakaşa 1/3/933 ta ihînde saat 15 te komisyonun İş hanında dördüncü katındaki daire mahıusasında icra kılınacakt n istenilen vesaik ve teminatı muvakkate bu husustaki şartnamede bildirildiği veçhile ol acaktır. Talipler işbu şartnameleri 2 Ura bedel mukabilinde komisyondan alobilirer. Maliye Vekâletinden: Kırtasiye depolan için mevcut şartnamesine göre alınacak yangın söndürme makinelerinden ilk t e siparişi olarak 20 ilâ 50 adedi yirmi gün müddetle alenî münakaşaya konulmuş ve 23 ikincik& pazartesi (Ünü saat on bejle ihalesi mukarrer bulunmuş olmakla talip olanların teminatı m uvakkate ve nümunelerİle birlikte Vekâlet Levazım Müdürlüğüne müracaatleri. Kendilerine ihale icra edilmiyen taliplerden numuneleri matluba muvafık olanlarının nu munelerinin pazarlıkla mubayaası da mü m k ündür. „ . . Türkiye Ziraat Bankasından: Karîyesi Mevkii Ci. Numarası Kıymet muhammeni — 300 — 200 3/5/7/9 28152 Pendik Kilise arkası Arsa Maltepe Köy civan » Galata Bereket Z. Yüksek- Apartıman kaldırım mağazalar Pey. akçe ve bedeli ihaleleri nnkten veya gayrimübadİl bonosîle ödenmek üzere yukarıda evsafı zılı gayrimenkullerin 19/1/933 neı« şembe günü saat 15 te şartnamesine tevfikan pazarlıkla sa taç olunacaktır. Taliplerin yürde yedi buçuk pey akçelerîle bankamıza müracaat leri. Şartname bankamız kapısın damlan cinayet gecesi katil sanarak yanlışlıkla Süleyman Tahir'İ takip etmiş olabilirler. O halde katil kim? Nerede? Nasıl kaçtı? Fakat hu mel' unun »özlerine de İnanmak caiı mî? Cingöz akı artıyorduı — Peki, dedi, sisin bahçede ne işİni* var? — İşte bu sualinîıe cevap vermek, siıe her şeyi anlatmak demektir. — Hayır, usun cevap verme -menisi rica ederim. Süleyman Tabir, nesleli ve kapalı aesile, tereddütsüz «u cevabı vordit — Bis, arkadaşlarla beraber, üç aydanberi Hacı'nın serveti peşindeyim. — Hacı'nın f İzli bir serveti olduğunu kimden öğrendiniz? ^— Nezahet'İn kardeşinden. — Nezahet Hanmun kardeşini nereden tanıdınıı? Süleyman Tahir, sandığın Üstünde oturan «rkada.mı göstererek dedi kil ^— Size takdim edeyim: Kınmm biraderi AH Refik Rey, Mrktepten-beri arkadaşımdır. K İv kumusT ontıı d ur Galata'da yazıhanesi var-aW. — Teşerrüf ettfa» Cingöz Recai. Ali Rcfig'e dikkatle baktı: Bu, kısa boylu, tıknazca, o* muzları kalkık, yüründ em saflık, hem de hilekarlık alâmetleri birbir-lerile yanş eden. kanşık ruhlu btr adamdı. Kır

asında vardı. Demindenberi hep solııvarak nefes alıyor ve dalma gUlümsemege çalıştığı halde büyük bir endiş çalıştığı gözlerinden beli oluyordu. Hemen ayağa kalktı. Cingöz'ün önünde İgildi ve onun uıa — Şeref bendenize aİt, dedi. Cingöz, bu sefer de ona dönerek sordu i — Siz Hacı'nın gizli bir serveti olduğunu hemşirenizden mi öğren diniz? W Ali Refik hep krheliyerek cevap veriyordu. Onun bîr kekeme olduğu anlaşıldı: — E... e .. evet. Hem .. ff..« şl... rem, bir gü.. gün. . Hacı hastalanmış. Cingöz gene Süleyman Tahîr'e döndüı — Bey gahmet etmesinler, eV*aa\ ¦la aalaatasıl satasM-fı <«r> J ruuı unutanı 4 tjji 'Camhartyet Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Aktif 29 - 1 inci Kânun 1932 vaziyeti Pasif Kam: Alrm «fi trlîorra». 14.018-5*7 Banknot ufaklık Dahildeki Muhabirler Altın safi kilogram 800-790 Türk lirası. Hariçteki Muhabirler Ura 19 668 437.1? 14947.419.— 571.954 «5 845.071,21 273.986.94i Mtına tahvili kabil setbeu döviz'er Hazine tahvilleri: Oenıhde edilen evrakı natrlye kana"*} Kanunun 6ve 8 İnci maddelcnne tcvlikuı viki tedtyı Cüzdan : Senedıı Esham ve 1 Dcruhde edilen evrakı nakliye tahvilât i karşılığı ( İtibari kıymetle; ^shar tahvilât Altın ve döviz Üzerine avans Senet üzerine avans. Hissedaılar Muhtelit işara 553-3.9I3.S6J.— 2.641.850.73 ¦7.125 825.— 955 000. Yekun 39 187.810.'' I.II9058.I.n m ı..... 154 W.* 000.30722 675.;, 11M2.8 4 45-: I.19Î 2S8890.474>> Sermaye Tedavüldeki banknotlar: Dcruhde edilen evrakı naktlye Kanunun 6 ve 8 Ind maddelerine tevfikan vstrl redlyat Deruhde edi'cn evrakı nıktiye bakiyesi Kaıjıiıgı tamamen alan olarak tedavüle v «edil eri Vadesiz tevdiat: Döviz (Mevduatı Muhtelif Ura I 58748 563.-3.913 563.154 835.00a-8.1.88.000.-

Yekûn l.:r 15.0UO.O0U,— 163523000.13.148.275.04 3.168804.80 34.45UJ94.66 22&990 474.50 Iskonto haddi: % 7 - Altın üzerine avans n() 5 12 Türkiye Ziraat Bankası İzmir Şubesinden: Mevkii Dara ğ aç Sokağı Demirhane Cinsî Kereste kutu fabrikası No. 33/ 35 Muhammen K. 125635 Bu kıymet fabrikanın binasına aittir. 13950 Bu kıymet fabrikanın makine alât ve edevatına aittir. Darağaç Sepetç* Pirina ve pamukyağı fabrikası 123/12: Darağaç ParalıkÖprÜ tstematyadi un fabrikası 28/ 30 ty C. Değirmendcre Nahiyesi Yanık kereste fabrikan Gökağaç çiftliği 148/150 139585 60332 74827 94575 23394 117969 31853 124478 Bu kıymet fabrikanın arsa ve binasına aittir. Bu kıymet fabrikanın makine ve alât ve edevatına aittir. Bu kıymet fabrikanın arsasile bina sına aittir. Bu kıymet fabrikanın makine ve alât ve edevatına aittir. Yukarıda evaafı yazılı emvale kapalı zarfla ihale gününde had di lâyıkile talip çıkmadığından 32 tarihinden itibaren pazarlıkla «atıflarına karar verilmiştir. Satış peşin para iledir. Gayrimübadil bonoları da nakit makamında kabul edilecektir. Yevmi ihale 26/1/933 perşemb e günüdür. Talip olanların yukarıdaki kıymetlerin yüzde yedi buçuğu nisbetinde teminat parala bîri ikte Ziraat Bankasının İzmir şubesine müracaatleri BİRDENBİRE BAYILANLARA NEVROL Yirmi damlası derhal hayat verir emsalsiz bir sinir ilâcıdır. Evlerinizde bir şişe mutlaka b ulundurunuz. Niçin Abone Olmalıyım? Hayat Ansiklopedisini perakende olarak her nüsha çıktıkla mı alıyorsunuz? O halde hata ediyo rsunuz. Size abone olmanızı tavsiye ederiz. Bakınız niçin? 1 — On beş günde bir defa muntazaman çıkmasına rağ -men arada bazı cüzleri almanıza bîr mâni unutur, iki unutursunuz, nihayet, bu güzel eserden mahrum kalmağa mahkûm olursunuz. 2 — Abone olursanız cüzler hususî zarflar içinde tertemiz evinize kadar gelir. Akşam evinize döndüğünüz zaman Ansiklopedinizi hazır bulursunuz. Yemekten sonra açıp rahat rahat okuyabili niz. 3 — Abone olursanız, 250 kuruşa alacağınız 10 cüzü 225 kuruşa alırsınız. Bu suretle 25 kuruş z. 4 — Abone iseniz, cüzlerinizi ciltletirken aynca cilt parası üzerinden yüzde 25 iskonto ha kkı kazanırsınız. Bütün bu fırsatlardan İstifade için Abone Olunuz

Dr. Hafız Cemal Dahilîye mütehassısı Cumadan maada her eün ta a t (2,30 dan S e) kadar istanbul'da Divnnvo lu'nda ( 118 ) numnralı husuıî kabinesinde hastalannı kabul ve tedavi eder. Telefon la. 22398 BüYÜK TAYYARE PİYANGOSU 6. cı keşid1: 11 kânunusan BÜYLK İKRAMİYE ¦ 1933 tedir. 000 LİRADIR. Ayrıca: 5. 30. 20.000, 10.000 liralık bOyük ikramiyeler ve 100.000 liralık bir mükâfat vardır. Göz Hekimi Profesör Birinci sınıf mütehassıs 0r. Esat Pasa Dr. Süleyman Şükrü istanbul Ankara caddesi No. 60 (Hilmi kltaohanesl yanında KANSIZLIK ds^jgzlAmm.'aA sirop oeschiens. parb NörastenJ taüyet vc Chloroae ¦^¦^¦¦¦¦^ FRANSIZCA ÖGREMNIZ eaaa»a»aaaaaaaaı 1 Kânunusaniden 15 kânunusaniye kadar BERLİTZ MEKTEBİ MLPTEDILER İÇİN FRANSIZCA İKİ KURS AÇILIYOR Haftads üç defa ala sv İçin yirmi don TOrfc lirasıdır. Kolaylık, ço.-ttnl'r. Kayıt musmelcsl açıknr. İler ders için sınıf ve hususi dersler vardır Ankara: Hacı Kavram cad Isıanhul 37.1. Uıiklll cadd-<l öksürenlere: KATRAN HAKKI EKREM Nafıa Vekâletinden: 950 adet ahşap telgraf direği pazarlıkla mubayaa edilecektir. Pazarlık 12/1/933 tarihine müsadif perşembe günü saat 15 te Anka -ra'da Nafıa Vekâleti satınalma komisyonunda icra edil cektir. Talipler 321 liralık teminatı muvakkate ve cari seneye ait Ticaret Odası vesikalarile birlikte ayni gün ve saatte komisyona müracaat etmeleri lâzımdır. Talipler bu husustaki şartnameleri Ankara'da Nafıa Vekâleti Le yene memurluğundan tedarik edebilirler. NEDEN )Z Bütün mütehassıs diş tabipleri RADYOLİN diş macununu tavsiye ediyorlar? ÇOnkOı RADYOLİN Dişleri beyazlatır. D ş etlerini kuvvetlendirir. Dişlerin çür meşine mâni olur. Ağız koku' . SADIKZADE BİRADERLER VAPURLARI Karadeniz Postası SAKARYA VAPURU 5 Kanunsanl Perşembe günü akşam saat 18 de Sirkeci rıhtımından hareketle Zonguldak, inebolu. Aymak, Sarmun, Ordu, Giresun, Trabzon, Sürmene. Rize'ye azimet ve avdet edecektir. Fazla tafsilât İçin Sirkeci Meymenet harı alonda acen tali Rina müracaat Tele. 22134 SEYRİSEFAIN Mertek aeenla: Ualata Kopn.ı ıvı B tt«t Şuh» S «'rv-'i M »hanlar vad» R - î*f İZMİR - PİRE - İSKENDERİYE POSTASI ikânun e ^ge»» «tlı II de TRABZON POSTASI "Karadeniz,, d un çarjambâ Tb de Galata ^ rıhtımından. Gidişte Zfıilguldağ'a Dönüşte Tirebolu'ya da uğrar. Hantalzade vapurları Haftalık Muntazam izmir sür'at postası Seyyar

vapuru Her çarşamba günü saat 17 de Sirkeci nhtımtndan hareketle Gelibolu, Çanakkale, Ay -valık iskelelerine u grıyarak cuma günü' Irmir'e muvasalatla cumartesi göİzmir'den aaat 18 de hareketle Çanakkale'ye uğnyarek na-tarieıi sabahı İstanbul'a gelir. Yolcu bileti vapurda verilir. Tef-¦ilat için Eminönü Rıhtım Han No. S Telefon: 21977. İZMİR - MERSİN POSTASI ikincikâ-nun çarşamba 10 da İdare rıhtımından kalkar. " Konya „ 4J 3 Alemdar zade Mehmet vapuru Bülent VAPURU 4 kânunusani çarşamba gu nû Zonguldak, İnebolu. Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Ris e ve Mepav ri'ye aıİmet ve avdette ayni iskele • lerle Sürmene, Vakfıkebir, Gürele Fatae ve Ü ye'ye ugrıyarak avdet edecektir. Acenten Alâiye han No. 1 TeL 21037 mUSlAFA CEMAL VAPURİ ARI Zonguldak *2* BURSA perşerabel vapruu 5 kanunusani Aksamı aaat 17 de Galata nhhmm hmından hareketle Ereğli, Zonguldak, Bartın'a gidecek ve ayni iakelelere ugrıyarak cumartesi istanbul'a gele • rek pasar saat on beşte Galat a nh zmır e**-"* timin dan doğru Galata Küçük Rıh hm han No. 4-5 Telefon: 40913. SOVTORGFLOT İstanbul - Selanik ckespresi 28 saat FRANTZ Mering vapuru 7 kânunu»* ni cumartesi saat 20 de Selanik, İzmir, PÜ-e. Yafa ve Portsait) e aıimet ve avdette Pire, lımir ve Selaniğ'e uğn-yarak avdet edecektir. Taisİlat İçin Ga-lata'da Çinili Rıhtım Hanında Sovto ot vapur, kumpanyasına müracaat. Telefon 4:2358. Dr. A. NİŞANYAN Beyojlu Toksüıyan oteli yanındı Mektep sokak 35 No. Iı muayenehanesinde hısral»nnı sabahtan ı dar kabul ve tedavi eder. Trlefon 40843 Ankara Meslek Muallim Mektebi Müdürlüğünden: Mektebimize münakasai aleniye suretile alınacak tnobilyenin ihale günü olan 27/12/932 Ga zi gününe müsadif olduğundan bu ihalenin 3 kânunusani 933 salı günü saat 15 te icra edileceği talip olanların yevmi mezkûrda % 7.5 tcminatlarİle mektepler mubayaa komisyonuna ve şar tnameyi görmek istiyenlerin de mektep müdürlüğün» müracaatleri ilan olpunur. 'Camharîyet Zafiyeti umum iye, iştihasızlık ve kuvvetsizlik halatında büyük faide ve tesiri görülen Fosfatlı Sark Malt Hulâsası 3 K&nanruanî 1933 Kullanınız. Her eczanede satılır. "TAYYARE, YERLİ KOPYA KÂûlDI ve YERLİ KOPYA ŞERİDİ Yalnız bunları istimal ediniz • * • E. ŞULMAN İstanbul. Galata, Perşembe pazar Ticaret han No. 26/27 Telefon: 43500 HEREKE FABRİKASI MAMULATI Ankara Çocuk Sarayı caddesi istanbul Bahçek.ıpı vc Beyoğlu İstiklâl cadde*!

Samsun ınkalar caddesi -Dr. ZÜHTÜ 1 EVFîK — Heybeliada Sanatoryomu VEREM Dahili Haftalıkla: Müh ' ¦ -ı ı Ca»alo*lu Yercbatan caddesi NHÇ'E apartırnan N. 2 Hastal.ınnı kabul etmektedir. Tl, 20449 pajjjjj Dr. İhsan Samı sssssva Öksürük Şurubu Ov ı m ı \ r nefes darldh, boğmaca »e kıramıb Öksürükleri için pek te -sirli İlâçtır. Her ecz < pjjjjjjjjjj rötarında bulunur, asj tssssan» Operatör - Ürolog uuma Dr. Mehmet Ali İDRAR YOLLARI hastalıkları mütehassısı Eminönü (Sabık Karakaj) Hanına i. ¦..!.' ıı .ı i. Cumadan maadl her^un hastslannı kahul ve te eder, 1 Or. KEMAL NURİ -ı Cilt ve zührevi hastalıklar I mütehassısı ¦ Beyoğlu, Rumeli Han 1($ J — Dr. HORHORUN! — Mektep sokağındaki muayenehanesin' kapamıştır. Hergtln sabahtan aksama kadar hastalarını Ifni Valide kıra-atan esi yanındaki m uayen eh asesinde um bizzat tedavi eder. Tel. 9.413 1 nî m 'a-de —-TİLKİ ve BONO I AV DKRİLKRİLE MÜBaDİL I GAYRİMÜBADİL BONOLARI alı-I nır satılır, istanbul, Balıkpazan N rrai Mılhas Tel; 23737 Dr. A. KUTİEL KarakÖT börekçi fznnı orasında 34 Bandırma Muhasebes Hususîye Memurluğundan: Bandırma Idarei Hususîyesine dört yüz küsur lira deyinleri bulunan Manyas'ın Çavuş köyünden O . Kâzım Bey -lerle şürekasına ait 931 senesi mahsulünden olup Manyas inhisar deposunda mevcu t bulunan dört bin kıyye tütün mahsulün* haciz vazedilmiş ve 21 kânunuevvel 932 tarihinden it baren yirmi gün zarfında alenî müzayede auretile füruht edilmek üzere müzayedeye vazedilmiş o ndan talip olanların Bandırma Muha-sebi Hususiye memurluğuna müracaat eylemeleri. İş arıyorum Bir Türk genciyim, is arıyorum. 32 yasındayım. Makinist, elektrik aletleri ve akümlâtör üzeri Fransa'da çalıştım, beş senedir müstakil olarak çalışıyorum. Mükemmel fransnea bilirim, bira ca. Adres: İstanbul Beyoğlu Venodflk sokak No. 16 R. H. Beşiktaş 2 inci hukuktan! Bebek'te KOclikbebek mahallesinde Yen< sokakta Hüsevin Pasa kö*kûnde makim iken vefat eden Fatma Ferdam Hanımın terekesinin tasfiyesine karar ve rllmi» ve defter tutma muam elesi haşlamış olduğundan tarihi ilândan rt ibaren bir ay sarfında terekeye borleu »e tereked n alacaklı olanların yellerinde mev «rt vesaikle Brıt'kta» ikinci sulh hukuk mahkemesinin 932-49 numaralı dosyasına mÜracaalle defteri mahsusuna kaydettirmeleri re işbu mİlddrt geçti kten sonra terekeden bir hak talep edilmİyece-cegi ilân olunur. İstanbul asliye üçüncü hukuk mah -kemesinden: Mudam Ardemİıyan'ın kocası Niko Sİdrlkodi aleyhins açtığı boşanma da -vasinin muayyen olduğu n vaki tebliğe rağmen mumaileyh Nİho E-fendi gelmediğinden hakkında gıyap karan ittihaz edil erek evrakı dava ve vesaik okunmak auretile muamele yapılan muhakeme 25-1-933 saat 1 4 e bırakılmıştır. Beı günde rtiraı edilmediği takdirde H. U. M. K. nun 405 ve 40* inci madde e tevfikan mahkemeye ka -hııl ¦ .......ı ,1-n olunur. Güzellik! Her zaman

ve her gün Yün - ipeğin elbiselik kumaşlarından KREP DİVAGO Bu bayramda herkesin takdirini kazanacak (»ruSa dahil olabilirsiniz. Çünkü güzellik her yaşt a, her kadında bu.unan bir haslettir. Yalnız şu öç mühim düsturu unutmayınız: 1 — Güzelliğinizi hakkile ortaya çıkaracak olan elbiselik -(erinizi itina ile seçiniz. 2 — Renkte KUVVET ve malda CİNS arayınız. 3 — YÜN - İPEÖİ ziyaret etmeden kararınızı vermeyiniz. m-ifriti Bahçekapı - Meydancık, 53 Yün-ipeğin şöhretini, bilenlerden sorunuz,, sllcoinizi vı yOzOnOzO // ile lılCI -'-•JL N1VEA- KREMİ t rıviwiLC ¦¦ - 1 1 ' 1 ¦ K ¦ HİC ala * -r • • / / » «iimii'. -oı~ oüaoûrıaaı di // NIVEA- KREMİ * / ot",T* aı* vc«ıa ohw t*zz vs rnurekkebijfer^: Salıp ve Başmuharriri Yunus Hadi Umumi nesrtuatı İdare eden Yazı tileri müdürü: Kemal Salih Uatbaacttık re Neınyat Türk Anonim Birkett - istantnd GRİPE TUTULMAYINIZ Her sabah bir kase 1VEOK4L M İN A aldığınızda VUcüdünüze gripe karşı en kuvvetli silahı vermiş olursunuz. MİDEYİ ve KALBİ KAT'IYYKN YORMAZ 12 kasellk kutuları işleviniz. NAZARI DİKKATE Mükemmel türkçe daktilo ve bir az hesap İşlerini bilir bîr Türk I kızına İhtiyaç vardır. Gala epazar Aslan Han $ ei * kat S no. ya Müracaat | Gazi Hz nin icra Edecekleri seyahate Büyük ehemmiyet Verilmektedir Cumhuriyet İSTANBUL — CAf.ALOC.LU Kılavuz Yaptılar. \&*aletin Dokuzuncu sene: No. 3113 Emri ile kısmen İSTANBUL — CAGALOÛLU f 1 1 I 1 Telgraf re mektup adresi: Cumhuriyet İstanbul - Pasta kutusu: İstanbul No Un Ça fŞamba 4 KânUflUSanİ 933 DâSlâUllcir l"!rl.", II ı , ıı tut rr!r ¦ 'flfla Tahrir -niA nılırl<ln> T""'. M ıllıı . i 71 Telefon: Başmuharrir: 323M. Tahrir mOdOru: 2S23s. İdare müdürü: 223». Matbaa: 20473 Hân aAl elerimh herkese acıktır.— rumhnriyatte neşrettirilecek ilin lar i<ln doğrudan dogrnya İdarehanemize dahi möracsat olnnablUr Başvekil İsmet Pş. Bugün İstanbul'a Geliyor .......»•»"¦*"*»"A«***«»»»"e^^ (inıııııııııııihntmııııııihimdibiaımıııııaııııııııımıı ......."ı'lı"....... ¦ 111 ı " ¦aansa*auaaae«aaaamanaaaaaeaaı rıı 11 m itti ınnım 11 "ı ı ıı ı ıı ı ı-ı ı ti l'llırıninllllllbh Ankara'nın Yüksek derecede insanî bir kararı Şimali Amerika Cumhuriyet -leri İttihadının Türkiye Cumhuriyeti nezdindeki büyük elçisi pek m erem Jeneral Scherilt cenaplarına ithaf olunmuştur Ankara: 2 ikineikânun (Başmuharririmizden) — Uyuşturucu maddelere karşı Reisicumhur Gazi Hı. in yüksek alâka ve İltizamlarile ve bizzat riyaset buyurdukları bölere Vekilleri Heyeti İçtim inde mea'elenîn uzun uzadıya tetkik ve tamikİIe adeta bir program halinde alınan karar i

nsanlık ve medeniyet noktai nazarından en yüksek ehemmiyet derecesini haiz bulunuyor. Biraz uzaktan da olsa büyük kıyme -tine gene intikal etmiş olduğumuz bu kararın burada yakınd n tah -kikile tafsilâtına ıttıla basıl ettikten sonra onun medeniyet ve insanlık âleminde vel elelİ akislerle karşılanacak hakikaten büyük bir hâdise olduğunu görmüş ve anlamış bulunuyoru Uyuşturucu maddelere karşı Türkiye Cumhuriyeti hükümetince ittihaz olunarak Cumhuriyet Halk Fırkasının tasvibine iktiran e-den kararın Avrupa ile beraber bilhassa Amerika'da büyük memn un! yetlerle mukabele görece -ftim muhakkak addetmek ve onun esasen yüksek insanlık hi slerinden ilham almış olması itibarile büyük Gazi'nin işaret ve ır* sedüe bin nefis kendi mil ve memleketimize temin edeceği şereften (i t „ j; Ve~-sî—^t„snek lâzımdır. Bu yolda mîllet ve memleketimize gelecek şeref binvte-fis bendi memleketimi zde oyuştum* tu maddelerin menşei erinden biri o-lan afyon ziraat ve ticaretinin öte-d enberi müesses ve cari olmasile bütün bütün artmakta olacaktır. Bmnefİs afyon yetiştiren bir -leket, yani memleketimiz, bu mah -sulun ticaretini bütün bîr serbest î-likle yaptırabili r ve bunu maddi menfaatleri noktasından belki daha müreccah görebilirken İşte biz dahi Büyük eis ve Rehberimizin çok yerinde bir ırşadile uyuşturucu mad -delere karsı diğer medenî memle ketlerin en ilerisinde giden en radika] ve en asil bir kararı isabetli ve salim düşüncel er neticesinde memnuniyetle almıı bulunmaktayız. Bilhassa bu cihetin ehemmiyeti çok büyüktür. Maaznafih kararm yüksek medenî kıymeti ile beraber memleketi -ınîzde afyon ziraatinİn bu ted birden mümkün olduğu kadar az teessür duyması sebeplerinin istİkmaline de büyük ehemmiyet atf nmuştur. Afyon mahsulünden yalnız keyif için kullanılan zehirler çıkarılmaz. Bu mahsulün beşe arı teskin hususunda ifa ettiği hizmetler İtibarile hekimlikte büyük mevkii var-dır, ve Türki e afyonları - Yugos -lav afyonlarile beraber - bilhassa bu işte kullanılmağa en salih ol an afyonlardır. Son kararda Türkiye'de afyon ziraati menedİlecek değildir. Yalnız bundan s onra Türk afyon -lan insanlığın şerrine âlet olarak değil, belki bayır ve selâmetine hizmet e ere bilhassa tababette kullanılacak ve buna, bilhassa dikkat olunacaktır. Hİç olmazsa büküme -timizin güzel niyeti bütün bir ciddiyet ve samimiyetle bu merkezdedir. Uyuşturucu maddelerin Türkiye-Üe fabrikasyonu tamamen hükûme -tin elinde olacağına göre bizde al edilmiş olacak afyon müştakkatın-dan bir santigramının kaçağa git -meei ihtimali olmıyacak yon ziraat ve ticareti dahi hükümetin şiddetli alâka ve kontrolü altında cereyan edeceği için ribetten de endi*eye mahal yoktur. Fazla olarak hükümetimiz uyuşturucu maddelere karşı te dbîrler almakla meşgul medenî memleketlere afyon imalâtının bütün dünya için yalnız sıhhî İht e münhasır olmak üzere bîr tek - tabu ona göre büyük - fabrikada toplanmasını da aynca teklif kararlaştırmıştır. Avrupa'nın muhtelif memleket lerİnde afyon müstakkatı İmal eden fabrikala Acaba bu fabrikalardan ve hİç olmazsa bunların Dahilî bir istikraz yapılıyor Fırka Grupu, hükümetin Ergani hattı için dahilî bir istikraz yapmasını kabul etti, istikraz 1 ilyonluk olacak Paramızı korumak için yeni bir kararname Bankalar, bankerler eşhasa ait dövizleri Merkez bankasına tevdi edecekler Fırka Grupu Hasan Fehmi B. (Gümüşane) Ankara 3 (A.A.) — C. H. Fırkan grupu idare heyeti riyasetinden: Bugün (3-1-933) Cumhuriyet Halk Fırkası meclis grupu Tekirdağı meb'usu Cemil Beyin riyaset inde içtima etmiştir. İsmet Paşa Hz., Ergani bakır madenine giden şimendifer hatbnm ikmali için hükümetin bir dahil istikraz akline imkân gördüğünü beyan ederek bu bönün a-ankü Içthnamda söz söyfiy enlere en Rsunh B. (Antalya) susta fırka arkadaşlarının hükü kanun layihası takdim etmek teş -vike mütemayil olup olmadıklarım is -tifsar etmiştir. Başvekil dünya buhranının bugünkü halinde dahi bakırın iyi ve emin mü* • teri bulunduğu göı Ö erin ikmalinin çok faydalı ve masrafının emniyetle karşılanman memul I öç meb'us Süleyman Sim B. (Yozgat) olduğunu tasrih etmiştir. Dahili istikrazın miktarı, kaç tertipte çı acağı, faizi ve diğer şeraiti lenüz kat'i olarak kararlaş-hrdmanuştır. Fakat, takriben 12 mil n ve iki tertip, yüzde beş faiz »a ayrıca yüzde bi* buçuk ikramiye ve sar -folunacağı mıhalli unda tesbİti bir fikir verecek umumî noktalar olarak 'Matadi 5 İnci sel/ede) Kılavuzlar grev yaptı Mes'ele Vekâlete aksetti, 48 saatte işe başlamıyanlar azledilecek! Seyrisefain kılavuzları idareye müracaat ederek tah¦ ı .ımj• mm arttırıl-masını işlemişler W buna şimdiki halde imkân bulunma dıgını öğrenince i r. Limanda kıla • vuzluk dolayısîle umumun menfaa-tini alâkadar eden bîr iş olduro îe:-hâdiseve

Küçük bir umumilik vazıyet etmiştir. Müddeiumumiliğin yaptığı Gazi Hz. nin Tetkik seyahati Memlekette büyük bir alâka ile karşılandı Reisicumhur Hazretlerinin pek yakında yapacaktan tetkik seyahati her tarafta büyük bir alâka ve e -hernmiyetle karşılanmıştır. Gazi Hazretlerine iktisat Vekili Celâl Beyin refakat edecek olması da seyahatin IMabadt S ûncO lahUedei Ankara 3 (Telefonla) — Hükümet paramızı korumak üzere yeniden bir kararname neşretmek üzeredi Bu kararnameye göre kararnamenin neşri tarihinden itibaren bankalar ve bangerler ell erinde mevcut üçüncü şahıslara ait alelû-mum dövizleri Merkez Bankasına veya şubelerine tevdi ecburdurlar. Ancak bankaların birinci fıkrada gösterilen döviz mevduatı haricinde olmak üzer e diğer bankalardan buldukları döviz kredileri bu hükümden hariçtir. İşba tevdiatın ashabı tarafından istimal hakkı 1 numaralı kararnamenin 28 inci maddesi büküml tâbidir. Hükümet bu kart n «esile paramı zm daha fazla istikrarına doğru mühim bn- adan atmrş olmaktad u kabil kararlar şimdiye kadar bur çok devletlerde tatbik olunmuştur. Türk vatandaşlarının da bu karan ehemmiyet ve memnuniyetle k arş ılıyacak lan muhakkaktır. Bu gîbi kararlar ittihaz edilen memleketler meyanında Almanya, huduttan dahilinde sa kin âdi ve hükmi şahıslar etlerinde bulunan ve ellerine geçecek olan dövizleri Rayışbanka bil meğe ve talep vukuunda satmağa mecbur tutmaktadır. Danimarka'da oturan âdi ve hükmi şahıslara ait döviz alacaklar derhal memleket dahiline ge tirilecek ve mîllî bankaya veya o-nun muhabirlerine Kopenhag borsası fiatları ile satılaca ktır. Letonya'da millî bankanın talebi Üzerine bütün kredi müesseseleri ellerindeki dövizleri ona s tmağa mecburdurlar. Avusturya'da memleket dahilin-deki Adİ ve hükmî şahıslar gerek memleket dahilinde ve gerek memleket haricinde malik oldukları ecnebi tediye vasıtalarını milli bankaya ihbar etmeğe ve bu miktar 1000 şilini tecavüz ettiği takdirde satmağa mecbur tutulmuşlardır. Macaristan, Çekoslovakya ve diğer memleketlerde de bunlara mümasil tedbirler alınmıştır tahkikat, hep bîrden işlen çekilen kılavuzların bu hareketini grev mahiyetinde tebarüz ettir miştir. Buna göre adliye tarafından tatili işgal kanununa göre alâkadarlar hakkında takibat y pıla • çaktır. Dı>er taraftan is İktisat Vekâletine de aksetmiş, Vekaletten dün Ticareti Bahriye Müdürlüğüne bir telgrafta kılavuzların (48) saat zarfında işlerine avdet etmedikleri takdirde azledi lmeleri bildirilmiştir. Bunun üzerine Ticareti Bahriye Müdürü Zeki Bey ile Seyrisefain MÜdirİ Umımv.i Sadullah Bey kılavm-lsra keyfiveti tebliğ etmişlerdir. Sadullah Bey, bu mes'ele hakkında bir muharririmize su izahatı vermiştir: ¦— Kılavuzlar idareye müracaat e-derek tahsisatlarının arttinlmasmı istediler Bugünkü serart inde buna imkân olmadığını söyledik. Bunun üzerine ben birden i.i terkettiler. İktisat Vekâle Tıcareli Bahriye MüdüHüğÜne icap eden talimatı vermiş ve Ticareti R.hrive Müdürü de ke-fivet darlara lebi İ 4 etmiştir. Vekâletin bu emrine göre kılavuzlar kendilerine vu« kılavuz gemisi, büyük bîr seyyah vapuruna yol göstermeğe giderken kubulan tebligattan itibar en kırk sekiz saat zarfında İşe başlamazlarsa vazife-. Ierine nihayet verilecektir. Bunun üz erine bir İnama işe başlamıştır. Persem-. beye kadar vazifelerine avdet etmiyenlerin alakala n tamamen kesilecektir.* Vapurculuk inhisarı Ye Seyıisefain istikrazı Ankara'dan gelen Seyrisefain asımım müdürü Sadullah Bey bir muharririmize muhtetif mes'ele leT etrafında şu beyanatta bulunmuştur: «— Vapurculuk inhiaan mes'ele-sinde yeni bir safha yoktur. Ancak bildiğiniz gibi Vekâletin tebligatı üzerine vaziyet dört ay kadar bugünkü şekl muhafaza edecektir. Vapurculuk şirketi ile seyrisefer ve nakliyatı bahrîye isleri hakkında Vekâletçe hazırlanmakt olan proje Vekâlette tamamlanmış gibidir. İdarenin aktedeceği 300 bin liar-hk istikrara Maliye Vekâletince kefalette bulunulmasına dair olan lâyi-hanın perşembe günkü Mecliste intaç edi'eceeini ümît ediyorum.» "•*ı..........ı........mu.......ııtıım...........ı..........«mı.............................' .............1................".....i'iMiMiıııınııınnr bazılarından kaçağa mal sızmıyor mu? Bundan ne suretle emin olabiliriz? Hükümetlerin bütün hü rine rağmen bu ihtimali bükül-liye selbelmek maatteessüf mümkün değildir. Bu ihtimali daha bü iye bertaraf etmek ve her tUrlü şüpheleri ortadan kaldırmak hesa -binadır ki hükümetimiz iste bu «yegâne imalâlhanes teklifini ileriye sürmeği kararlaştırmış bulunmaktadır. Bu takdirde ka

k m etmenin daha kolay ve daha bal'İ ola -cağı şüphesizdir. Bazı hükümetlerin müesses fabrikaları ortadan kaldırmakta müşkülât göreceklerini ve çünkü alâ n işlerini elinden kaçırmamak üzere şiddetli gürültüler yapacaklarını tahmin etmek güç değild sadın insani cephesi o kadar yüksektir ki bu fabrikaları kapatmak için sahiplerini fazla sile tazmin ederek memnun etmek İmkânları asla çok göYUNUS NADİ ( Mabadı 2 uıeı sahifede ) Başvekil bugün istanbul'a geliyor İsmet Ps. Hz. hasta olan Saraçoğlu Şükrü Bey ile görüşecekler Ankara 3 (Telefonla) — Başvekil İsmet Paşa Hz. hasta bulunan Saraçoğlu Şükrü Beyle görüşmek ü trenle İstanbul'a gitmişlerdir. Kendilerine hususi kalem müdürleri refakat etmektedir. İs met Pasa Hazretlerinin İstanbul'da bîr gün kalarak avdet buyurmaları muh rnıeldh*. KENDİ KENDİMİZİ TENKİT: Köy ne halde? Yeni Türkiye'nin anlayışlı varlığını küçük görmek ve göstermek istjyen bazı bizi sevmez yaban yetinin on be* milyonluk bir köylü ve çiftçi cumhuriyeti olduğunu aöy -rûyorlsr. Eğer bu bir ik.tse yeni Türkiye'nin en sağlam bir temele da -yandığını iabat eder. Halkının ekseri -yeti eta ekmeğini çekip çıkarırcasına- toprak Üzerinde İstİhsalei olan bir mîlletin bünyesi her ci akkak en aağlam olan bir bünyedir, ve yeni Türkiye'nin filhakika böyle bir asla istinat ettİgİ bizzat bizlerce dahi sevinilerek tasdik olunan bir keyfiyettir. Şu tek farkla ki köylerimize ve köylülerimize henüz kâfi alaka ile baka -madik ve bakamıyoruz Eğer yeni Türkiye İdarecilik noktasından ehemmiyet gözünü köye çevirirse o zaman şimdi bizi nlerin alay yerinde söyledikleri derhal dünyanın gözlerini ka -maştıracak bambaşka ve dipdir bir hakikat olacaktır. * • 933 Güzellik müsabakası Bursa Güzelinin sayam dikkat bir mektubu... İttifakla seçilen Leman H. Türkiye müsabakası için İstanbul'a gçlecek Bursa 3 (Hu. Mu.)— Dun Be -' lediyenin büyük sa lonu yüzlerce elektrik ampulü altında gündüz iydi. Salonun orta -sına hakem heyetine mahsus bir masa konulmuş, masanın önü aynca projek törlerle aydınlanmıştı. Müsabaka saat 19 da yapılacakken iki güzelin ve hakem hevetinden dört n gelmemesi bunu geciktirdi.' Güzellerin heye -candan sabırlan tükenmiş gibiydi. Salona heyetten ve gazetecilerden başka kimse alınmamıştı. Güzeller salonun yanındak odadan Hakkm Seti muharriri tarafından birer birer heyetin önüne getiriliyor, ve hüviyetleri »sab it ediliyordu. Bilâhare hepsi birden salona getirilerek arala rm d a umumi bir mukayese yapıldı. Güzell er aşağıdaki bir odaya alındı ve heyet müzakereye başladı. Hayli münakaşalardan sonra ha/İ ol toplandı. Reylerin 7 numaralı güzel üzerinde toplandığı görüldü. Şimdi de neticenin güzellere mesele olmuştu. Evvelâ Cumhuriyet muharriri sıfa-tile neticeyi benim tebliğim istendi. İtizar ettim. Heyetten bir kısmı bu tebligatm heyel reisi olan Belediye Reisi tarafından yapılmasını rica ediyordu. Nihayet bu müşkül vazifeyi de Muhittin Bey yaptı. Kazanamıyan güzeller birer ikişer Belediye binasından ayrıldılar. Kraliçe Leman Sadullah Hanı ekrar salona davet olunarak alkışlarla karsdandı. Ve netice bildirildi. Leman Hanımın tipinde müstesna bir hususiyet vardı. Bursa çiçeklerinden renk almış kadar çiçe »en saç933 Bursa Güzellik Kraliçeliğine İttifakla seçilen Leman Sadullah Hanım | larmtn rengile gözlerinin rengi | da tatlı bir İmtizaç bulunduktan başk a bedeninin umumi hatlan da tam bn* \ nisbet dahilinde ;d>. Neticeden memnuniyetini betti et -mek istemiyorsa da heyecanını gözleri : saklamakta n âcizdi. Liman Sadullah Hanım istanbul'da yapılacak Türkiye Güzellik Kraliçesi müsabakasına iştirak et üzere mü-sabebanm icrasından bir müddet evvel İstanbul'a gidecek, kendisine anne»ile dayısı kat Asaf Bey refakat edecektir. Leman Hanımın bir mektubu Laman Hanımın müsabakaya İştirak etmek üzere «Hakkın Sesİ» gazetesine yolladığı mektup müsaba i itibarile çok sayanı dikkattir. Bursa güzeli bunda diyor kı: c— Şimdiye kadar yapılan mûaa -bekaların seyircisi ve kazananlara birer Türk kızı olmalandola yalan takdİrkârlan olarakagj^m. Bugün doğrudan doimy/ssnstssssVsstaık ve ohrİ

Meşhur Casuslar 'Cumhuriyet 4 (tanunuMiu Jİ- _r— -— Şehir ve memleket haberleri Yazan: ABIDİN D AV ER -- 52 — Bazan güzel bir kolonya kokusu, insanı nasıl yakalatır? t»ir bu Mö»yÖ I m -i- namuslu bîr adam olmağa karar verdiği aa -man, herkes eihi nsmııskârane yasamak istedi ve ilk it olarak t*, yap -tığı marifet 'eri hikâye eden bir kitap ya-np n efretti. Muharrir, tafsilâtı polisçe da malum ve mu»»ddak olan, binaenaleyh itimada lâvık bul nan bu kitabında, bıı Kont Pierre'den bahsediyor ki bu adam Markİ Pierre de Montevaac'ta n başka kimse değildir. Mösyö Lucas'tn ciddi bir tetkike tâbi tutularak sıhhati tahakkuk ede n iddial-nna namaran. kimsenin nereden eridiğim bilmedir! Marki Pierre de Monte»eae ismindeki bu e-asilzade, frsn«ı»cadan baıka rasra. almanca ineİliıcevî ana lisanı gibi konuşu : fakat kimse bu lisanlardan bencisinin onun asıl ana dili olduğunu hılmiYordu Marki, tahsilini Almanya'mn Ponn darülfünununda vapmısiı. Bu arada, babası Fransız Rivierasındakı ir rlerinden birinde ölmü* ve oğluna mu -anam bir servet bırakmıştı. Darülfü -ncara henüz bitire anlı, bu ashn serveti Monte-Carlo'da kolayca eritmekte gecikmedi. Fakat alıştığı bu lüka sefa bet hayatından bir tUrlO kurtulamıyor-du. Milyonları bittikten sonra da gene milyoner bir prens gîbi yasıyordu t raket, »imdi artık, oturduğu her e*eld*n bir hatıra götürmeden çık O. gittikten sonra, mutlaka, otelde oturan zenginlerden bir kaçınm mücevherleri veya p ara dolu cûsdanlan sır oluvorda. Bu kibar hn-sıs. hiı bir saman yakalan -menus o'ma«n* r*v men. nihayet bir rün bu hayattan bıkmak mecburiyetinde kal-miftı. «Bıkmak mecburiyeti» tabirini garip buldunuı. değil mi? Bu mecburiyet! sise hikâye edelim. Marki Pierre de Montessae, bir gün İsviçre La usa rm e (Lozan) şeh-rînde büyük bir otelde otu uyordu. Oda komşusu olan »engin bir Al -man'ın dolgun cürdanı, onu pek ziyade tahrik ediyo rdu. Bu eti adanı vurmak istiyor, fakat bir türlü bi-alamina 4-Ur.mıvnrdu Çünkü, Al 1 men, tı tıklım para dolu can -tasını daima üstünde gezdiriyordu. Beraber gittikleri yerlerde para ve rmek lâzım geldikçe Alman çantasını çıkardı mı, Marki cenaplarının İçi gidiyordu. Bir gün Alm ¦a» Azizim yankesicilerden korkmuyor musunuz ki bu kadar parayı yanınızda taşıyorsunuz. Gorüy rum. paranızı bankalara yatırmaktan çek İniyorsunuz. Öyle olmasa bütün aervetinizi cebinizde manası yoktur. Ya otelin kasa -una teslim ediniz, yahut ta en iyisi kira ile bir kasa tutup paranızı odanızda saklayınız. Günün birinde yankesicinin biri paranızı vuracak. Al asını salladı. — Marki, dedi. Paramı yanımdan bir yere ayırmam. Daima üstümde dolaştırırım- Y e yeleğimin iç cebine kadar el uzatamazlar. Herif, bunu söylerken elîle de ceketinin üstünden cebini yoklıya -rak para cüzdanının yerinde up olmadığını muayene ediyordu. — Sİı bilirsiniz azizim. Bi ribl gece sonra, Marki'nin komşusu olan Alman'ın odasına, kendisi odada bulunmadığı bir z amanda maskeli bir adam girerek, karyo -lanın altına saklandı. Bir müddet sonra. Alman o dasına geldi, ve soyunup yattı. Çok geçmeden karyo -lanın içinde bir horultudur yükseliyor, k ryolanın altından da, kıvrık bir baston sapı uzanarak yatağın bas tarafındaki koltuğun üzerin muş olan yelegİ çekiyordu. Yelek sinema filimlerîndeki bazı efya gîbi kendi kendine yavaş, ya -vaş yerini değiştirerek k ltuktan a-sagı indi, yatağın önündeki halının üstünden kayarak karyolaya doğru yürüdü. Karyol a -mın eli, tam difart usanıp ta yele -ğin cebindeki cüzdanı yakaladığı zaman karyolanın üstü mın eli de uzanarak öteki eli bileğinden yakaladı. Karyolanın üstündeki a-dam, hemen yatağın sı ile karyolanın yan tahtası arasından tabancasını aşağı uzattı. — Lütfen yatağımın altından eı-Irreis, size mühim bir sözüm var Mar. ki cenapları, dedi. Yatağın altındaki adam, bu davete evvelâ, hiç cevap vermedi. O zaman Alman, — Size bir dakika müsaade, çık-mazsanız zile basıp garsonu Çağı -raeağım, dedi. Bu tehdit tesirini gösterdi. Yatağın altındaki maskeli adam, yeleği bırakarak karyolanın altı n çıktı. Alman, tabancasını hedeften ayır -madan gülerek dedi kİ: — AtİıIm Marki, maske takmağa ne lüıum var. Biz. birbirimizi pek iyi tanırız. Markinin de elinde bir tabanca olduğunu ......I ilâve »«111 — Bu İfi silâhla halletmeğe kalkılmak ikimizin de aleyhine olur. Şuraya oturun. Dostça konuşa e mes'eleyİ dostça halledelim. Mem -nun olacağınıza asla şüphe etmeyin. Maskeli adam, hiç bir şey söyle -m eden dinliyordu. Alman devam etti: — Maskenizi çıkarın, kullandığı -nıx güzel kokulu kolonya varken on maske taksanız gene sîzi

. Hem emin olun ki gayet iyi anlaşacak ve daha samimi dost olacağız. Maskeli adam, maskesini yüzünden attı. Alman'ın dediği gibi bu maskeli hırsız. Marki Pierre d Mon-tessac'm ta kendisi idi. — Her şeyden evvel, odanıza girdiğimi nereden anladınız? (Mabadı var\ r I ^. Terkosun Yeni idaresi M. Fenner yakında gele rek tetkikat yapacak Belediyece terkos işleri hakkın -daki tetkikatta devam edilmektedir. Su işleri müdürü İhsan B y M. Kas-telno'nun muavinliğine tavîn edil -mistir. Şebekenin ıslahı için celbe -dilecek müte assıs M. Fenner ya -kında gelecek, bîr ay kadar burada tetkikat yaptıkan sonra Viyana'ya giderek bir ay sarfında projelerini hazırlıyacaktır. Bunun için kendi -sine üç bin beş yüt l arcİrah verilecektir. Bu işler bitince Profesör Fenner fenni müşavir olarak istihdam edilecektir. Terkosun ida resi için Belediye tarafından yeni bir kanun projesi teklif edilmiştir. Buna nazaran t erkos; resmi devairİn tabî olduğu usuller haricînde ve ticarî bir müessese şeklinde idare edi ecektir. Bu maksatla fenni, idari ve iktisadi işlerle meşgul olmak üzere bir murakabe heyeti teşekkül edecektir. Murakabe heyetinin fen isleri müdürü Zİya; mühendis mektebi sular -dervişi Bürhanettİn; nafıa komiseri mühendis Mustafa Arif ve Tahİr Kevkep Beylerden ibaret olması muhtemeldir. Şebekenin İyi İşlemesi ve bilhassa yangınlarda daima su bulunması İçin ic en tedbirler alınmıştır. Ankara'nın yüksek derecede insanî bir kararı (Barmakaleden mabatt) rülmez. Buna rağmen mutlaka afyon müştebkatı fabrikasyonunda ısrar edi lmek istenildiği takdirde bundan tevellüt edebilecek mahzurların mes'uliyeti artık bizim değil, başkalarının omuzlarına binmek lâzım gelecektir. Her halde buna şüphe yoktur ki afyon tı İmalâtını meselâ Milletler Cemiyetinin kontrolü altında bir tek büyük müesseseye irca etme daki Türk teklifinin bugünden hail olduğu cherrrmiyet zamanla daha ziyade teeyyüt edecek ve yükselecektir. Uyuşturucu maddeler bahsinde biı şimdiye kadar muhtelif sebeplerle diğer devletlerin itt ihat ve iştirak ettikleri kararlara iltihak e-deznem iştik. Bu vasiyetimiz, uyuşturucu maddelerin ne serbestliklerini İltizam etmemizden, ne de hu bagayeye iştirake karar verdim. Bunu bir reklâm mes'elesi değil, bir memleket vaszfesi t elâkki ederek müsabakamla giriyorum.» Muta Ankara'da UOnya güzeline verilen ziyafetler Ankara 2— Kerimen Hanımın şe-refme dün Metlin Reisi Kâzım Paşanın refikaları Hanımefendi bir moaMım Afet Hanımefendi bîr çay ssyafeti vermişlerdir. Ziyafetten sonra DOnra < ..ı.H,.-., Cari eiftnği gerdiril-snislîr. Hürün İsmet Paşa Hazretlerinin refikaları Hanırnrlendi da bir et veenvisuv^^nrmOslÜ Beyin refikalan Henrm-reoajjafJpâV^kr.be eünü sefaret aa^^^k vtjJA ccrk ziyafete Ke-nsnaa llaantananV, emri etmiştir. histe hususi fikirlere ve maksatlara sahîp oynaklığımızdan ileri geliyor değildi Beynelmilel mukarrerata iştirak etmemiş olduğumuz zamanlarda dahi biz uyuşturucu maddeleri şiddetle t akip etmekte idik. Simdİ beynelmilel teşkilâta iltihak ederken dahi uyuşturucu maddelere karşı alınacak tedbirler huausunda bütün memleketlerin en ilerisine geçmiş bulunuyoruz. Bu k rarlan-mızdaki hulûs ve ciddiyetimizin en büyük teminatını ise teşebbüse bizzat Gazi Reisicum umuzun öna-yak olmuş olmasında gösterebiliriz. Uyuşturucu maddeler gafil ve zavallı İnsanlara felâket vermekte hakikaten haklarında bu ka dar radikal tedbirler alınacak kadar müthiş bir musibettir. Biz Türk'lerin asıl hassamız ins aniyet ve medeniyete hakikaten merbutîyetimizde mütecelli olduğu içindir ki beşeriyet için e msalsiz ve feci bîr afet olan bu musibete karşı koymak lâzım geldiği saman işte her türlü int ikirlerini ihmal eden bir fedakârlıkla butun milletlerin en ilerisine geçmekte en küçük tere ddüde düşmemiş bulunmaktayız. Bundan dolayı hiç kimseden alkış beklemiyor, ve yalnız ba harek en dolayı kendi kendimize iftihar etmek için olsun yerden göğe kadar hak kazanmış oluyoruz. Beşeriyete muzır olan ban zehirlere karşı cezri ve kat'i kararlar almış olmaktan dolayı her ş en evvel kendi vicdanlarımıza karşı memnun ve müsterihi» Bize yalnıı böyle iyi bir iş yapmış değer zevki bile yeter. Oyle değil mi?,. YUNUS NADİ

Gemi kurtarma İnhisarı şirketi Yeni şirket bu ay içinde 'eşekkül ediyor şehir işleri Belediye Mektupçusu mezun Belediye Mcktupçuso Halûk Beye mazeretine binaen bir ay müddetle mezuniyet * rrılnı.'lir. Telefon tarifesinin tesbiti Telefon ücretlerinin Önümüzdeki altı aylık yeni tarifesini tesbit edecek olan komisyon gelec ek haftada» itibaren tetkik a ta başlıyacaktu-. Kom» yon; meta -İsi serasında şimdiye kadsr f zla ücret alınıp alınmadığı noktamı da araştıracaktır. Şurayı Devlet te telefan ücretlerine dair karannı bu perfcmb» günü vere -çektir. iktisat Müdürü geliyor Ankara'da bulunan t* t ısa t müdürü Asım Bey Belediyeye aît işle» hakkındaki temaslarını biti nn şehri • miıe avdet edecektir. Haseki Nisa'daki hâd'se Bir İki gün evvel (Haseki Nisa hastanesinde inantlmıyacak bir hâdise) den bahsetmiştik, Dün İ tanbul Belediyesinden bu hâdiseyi izah eden bîr mektup aldık. Bu mektupla aynen denilîyo r kıt «Arkasında çıkan brr çıbandan dolayı kendisine ameliyat yapılmış olan hanı-^ mın ayni odada k nsıman yapılacak diğer bfr hartanın ırtırabından müteaair olmasın diye kendisi tarafın -dan i unan arzuya binarn odadan dışan çıkman telkif edildiği doirru ise de ayakta kaldığı ve bayıld ldir. Hasta yatağından kafkamıyacak ve kalkması tehlike teşkil edecek biı hastalığa müptelâ değildi khrr. gezip yürüyebilir bir hastadır, ve tek -rar odaya girmesi menedilmiş te değildir. Ni tekim rontken dairesinde otur -muştur, s Ecnebi metıafOlcfe ingiliz sefirinin tahvili İngiliz sefiri Sir Corç Klârk cenap -lamım İngiltere'nin Berlin sefiri Sir, Hora» Rumboldü is lâf edeceği şayialarını geçenlerde kaydetmiştik. Bu tahvilin, bir sefirin ayni memlekette beş neden fazla memuriyet yapmamaları kaidesinden ileri geldiği, maahaıa Sir Corç K'ârk'uı yerin e kimin tayin edileceği malûm olmadığı haber verilmektedir. Kahire Kongresine giden Japon heyeti Hahire'de önümüzdeki ay içinde beynelmilel bir şimendifer kongresi toplanacağı yazılmıştı. Mu mleketler namına bu kongreye iştirak etmek üzere mütehassıs heyetler ayrılmıştır. Japonya da ynelmilel kongreye iştirake ka -rar vermiştir. Bunun için, Japon devlet demiryolları mühen dislerin -den Fukama Tahashira, M. Sura • hiko Oshima. M. Koşiro. M. Hideo Mitani'de n mürekkep bir heyet dün Tokyo'dan şehrimize gelmiştir. Japon şimendİfercîleri bir kac güne k r Kahİre'ye gideceklerdir. Yeni Avusturya Sefiri geliyor Geçenlerde hükümeti tarafından tekaüde sevkedilen Avusturya sefiri M. (OgUst Kral) ın yerine Ankara sefaretine, Avusturya'nın Mısır sefiri olan Baron VVersboch tayin e -dilmiştir. Yenİ sefir bu cuma İzmir vapurile Iskenderiyeden şehrimize gelecek ve doğru Ankara'ya gi de • rek itimatnamesini Reiaicumhur Hazretlerine takdim edecektir. KaputaJ kanununa rağmen mümasil teşkilât olmaması dolavuİle Türk sularında ecnebi tahlisiye k anyalarına muvakkat bir müsaade verilmiş, fakat, Türk gemi kmatıma şirketi faaliyete başladık sonra bu muvakkat müsaade de kaldırılmıştı. Türk Gemi Kurtamra Lîmİtet Şirketinin hissesinin yüzde kırk beşine Seyri-sefain idaresi sahip ir. Mütebaki sermaye de Amiral Vasıf Pasa île İstanbul meb'uıu Haradİ Beye aittir. Bu müessese teessüsünden itibaren faal ve muvaffakiyetli bîr mevcudiyet gösterd'ğî içîn ileri zır her hangi bir rekabete meydan vermemesi ve hazine hissesi daha faydalı bir. şekild e nemalandırTması ve bu şirketin devlet için daha İyi bir varidat membaı haline konulması mbs dile hükümet tarafla -dan. şirketteki hissesinin vüzde yetmişe iblâğı takarrür etmiştir. Bu k -rine. Gemi Kurtarma şirketinin malı o-lan La Nina, La Valet, Sezar ve Kteo-parra ta hlisiye vapurlarîle Seyrisefainl idarelinin A'-m-tar taM'rive vaouru ve Kalkavanıade İbrahim Beyle Lefteriya-dis Efendinin müştereken sahip bulundukları Adalet Kablo vapuru nun krmet-leri takdir etmiş ve hükümet , bunların bedelleri mukr bilinde sahiplerine rus se senedi vermiş ve mütebaki kalan kendi hissesini de vüzde yetmişe iblâğ edebilmek içîn nakl tedivatta bulunarak 500 bin liralık sermayeli bir anonim şirketin esaslarını kurmuştur. E«ki Lhrütet şîrketfnrn yetine korm o*tıevV ..!..„ 1—i (Türk Gemi Kurtarma Anonim) şirketi bu av İrinde teessüs ederek faaliyete geçecektir. Şirketin mukavelesi kanunu mahsus mueibİnce bu ayın on vedİsinde hükümete tevdi edilecektir. Kanuni

lYr^Tet İTTİ» yapıldıktan ve Şirket resmen teessüs ettikten sonra İstanbul ve Çanakkale boğazlarına ait sah ahilînde bilû • mum gemi kurtarma isleri hükümetin inhisarı altına alınmış olacaktır. İnhisar akip karaya uftn • yan her «emi kendi re*ait-le t ---tu!*!.-»irse kurtulacak, aksi tak dirde inhisar şirketi gemiyi kurtaracaktır. Şirketin Bç kişilik idare meclîsi ola • cak, hükümetin şirketteki hissesini Sey-risefain idar temsil edecektir. Şirket mlldirî urnırmPiğî, eski Limitet şirketin umumi müdürü İstanbul meb'u-su Hamdi Beyin u e hırakı'mak-tadır. Limitet şirketin diğer teknik ve İdari unsurları kamilen ipka edilmektedi . Bu münasebetle gemi kurtarma isleri üzerinde yaptığımız tahkikatta alâkadarların son zamanl a bu sahada da buhrandan müşteki olduklnnı öğren dik. Kurtarma islerinde, bütün deniz işlerinde teamül olduğu gibi İngiliz liran üzerinden muamele apılmaktadır. Kurtarma ücretleri, kazazede geminin a»Iİ kıymeti, derunündeki hamulenin kıy -m ile yaptığı seferin navlun ücretinin yekûnları üzerinden hesap edilerek yüzdelO ve yüzde 20 a tesbit e-dİlir. Halbuki, İngiliz lirasının son sa Yavrularımızın Hıfzıssıhhası... Takayyüt çoğaldıkça vefat azalıyor Memleketimizde çocuk vefiyatının snne'cr tarafından tatbik edi'en ilmî u-suller sayesinde azaldığı söyleniyordu. Dün bu hususta kendisile görüştüğümüz çocuk hastalıkları mütehassısı d tı vermiştir: «— Çocuk vefivatı hakkmda tam malûmat verecek kadar etüt yapamadım. Yirmi senedenberi çocuk h lorile meşgul oluyorum, yalnız hastalan gördüğümden sıhhat'i çocuklara dair ma -lûmatım yoktu ötedenberi e -dîndiğim kanaate göre srtırimizdeki co-• annererinin çocuklarile her sene daha fazla ve ilmî surette alâkadar olduk-arını ve bu bilgilerinin artmakta oldu • ğunu gÖrmektevi . Bugün halk o dereceye gelmiştir ki nere'erde çocuk bakımı için açılmış müesseseler varsa or makta ve çocuklarını tedavi ve sıhhatlerine takayyüt etmektedirler. İs -tanbul'da eskiden ya lnız Şİşli'de noksan teşkilâtlı bîr çocuk hastanesinden başka hiç bir yer yokken buırÜn hükûm ile Şişli'de, Beşiktaş'ta, Üsküdar'da, Edirnekapı'da çocuk dis -panser'eri an'mıstır. Burala ree çocuğa bakılmaktadır ve birisi Şişli'de diğeri Haseki hastanesinde olmak üze -re iki çocu tanesi de vardır, istanbul'a henüz kâfi olmıvan bu teşkilâtın tekemmülü İçin çalışıldığına bi ilât ve çocuk ölümlerde mücadele de pek tabiidir ki bir hükû -met mes'e'esidir.s Maarifte ve meHte pOeır^e Mûfett'şlerin içtimai İlk tedrisat müfettişleri yann bir iç -time aktederek ilk mekteplerin son üç aylık faaliyetle i hakkmda tetkikat yapacaklardır. ilk beden terbiyesi kongresi Önümüzdeki mart içinde Ankara'da ilk defa olarak bir beden terbiyesi kongresi toplanmasına karar verilmiştir. Ma arif Vekili Beyin riyasetinde toplanacak olan kongreye bede n terbiyesi müfet • fişleri; muallimleri ve mütehassıslar iştirak edecektir. Şimdiden hazırlı b»şlanmı|rtr. _ Mütehassıs geliyor Ankara yüksek beden terbiye mektebi İçin Almanya'dan davet edilen mütehas sıs yann şehrimize gelecektir. Muma -ileyh bir iki gün burada kaldıktan sonra Ankara'ya gidecektir. Ecnebi mekteplerinde teftiş Bir tasım ecnebi ve ekalliyet mek -teplerinde türkçesi zayıf talebenin bu noksanı nazarı iti bara alınrmyarak smıf geçirilmekte olduğu anlaşıldığından maarif idaresince bu hususta tctkrk aş -t an m ıştır. Müteferrik Irak'a Taşdelen suyu gönderilecek Bağdat sefirimiz Tahîr Lûtfi Bey Belediyeye müracaetle Taşdelen suyunun Irak'a şevki kabil o lup olmadığım sor -muştur. Bu hususta tetkikat yapılmaktadır. İmkân görüldüğü takdirde Bağ -d u gönderilecek ve bu suretle Bağdat sarayı ve Irak zen -ginlerî sudan istifade edebilece ktir. mani arda sukutu, iktisadi buhran do -layuile Boğazlardan eskisine nisbetle az vap ur geçmesi, navlun kıymetlerinin de iktisadi zaruretler neticesi olarak düş -m esi bu sa hadaki iş randmanını ve kazancı çok azalmıştır. Türk Gemi Kurtarma Şirketi şimdiye kadar 38 büyük vapur kurtarmış -tır. Ba gemilerin tonajı t en 200,000 tonu bulmaktadır. Talebe Birliğinde dünkü içtima

Millî Tü.k Talebe Birliği kong -resinin altıncı celsesi dün birlik binasında Hasan Hulusi Bey riyasetinde toplanmıştır. Nizamname encümeninin hazır -ladığı nizamname -nin 16 inci maddesi üzerinde çok hararetli mün -salar olmuştur. Kabul edilen yeni şekle nazaran heyeti idarede her Dün müesseseden birer murahhas bulunacaktır. Vc kongre tarafından heyeti idare intihap edi lirken vazife taksimi de yapılacaktır. Heyeti idare on beş azadan teşekkül edecek, hariciy e ve dahiliye büm!annda beser kişi çalışacaktır. İçtima geç vakte kadar devam etmiş ve ancak bir madde münakaşa edilebilmiştir. Gelecek salıya krar toplanarak toplanan Biıük heyeti mütebaki maddelerin süVatle ikmali kararlaştırılmış ve celse tatil edilmiştir. Milli Türk Talebe Birliği kongre reisliğinden 1 10/1/933 salı günO saat 15 te birtik binasında kongremizin yedinci celsesi aktedîlecektİr. Murahhasların teşriileri rica ve Hân olunuz. Siyasî icmal Romanya - Yugoslavya Km uk İtilâf devletleri bulunan Ro -manya ve Yugoslavya ile Çekoslovakya nin hariciye nazırları tarafından geçen ayın yirmisinde Belgrat'ta aktolunaa fevkalâde konferans, bundan evvelki içtimalara hiç bensemedi. Evvelki içtİma-larda bu üç devlet mümessili alâkadar bulund arı her hangi muayyen bir mes'eleyi görüşürler ve mUılerek bir hattı hareket tayin ederlerdi. Bu defaki içlimada ise muayyen bir mea'eleden ziyade küçük itilaf zümresinin siyaset âlemind e bir kül ve müttehit bir kütle halinde faaliyet ve tesir icra eylemesi gibi mühim bir e sası görüşmüşler ve bir karara gelmişlerdir. Her sene hiç olmazsa Üç defa top -lan»ok daimi bir meclis teşkil edil -mistir. Bu meclisin azalan U; devletin haricîye nazırlsrı yahut bu derece sa -lâhiyeti haiz ricali olacabhr . Avnca da üç devletin müşterek ve daimi bir kâ -tibiumumiliği (eskil edilmiştir. Merkezî Cen e'de bulunacak bu müessese öç devletin müşterek menafüne taallûk e-den mes'eleler hakkında v« de-lâil toplıyacak ve Avrupa efkâri umu-.<> mı küçük itilâf zümresinin noktai nszarlan hakkı vir edecektir, Uç devlet arasındaki bu sıkı t-şrîki mesaî. Fr»n»a'nm siyasetindeki tebeddülde elmiştir. Fransa'nın küçük itilâfa danışmaksızın Lozan'da tamirat meı'e-lesini ve Cenevre'de ve diğer mağlûp devletlerin sÜâh'anma ve emniyet sahasında müsavat esasım diğer büyük devlet alletmiş olması üzerine küçük itilâf devleteri kendilerini ıah*rsiı ve yardımsız addediyorlar Uç devlet birleşerek siyaset âleminde bir devleti muazzama rolünü oynamak ve bu suretle Av rupa mes'elelerınin hallinde söz sahibi olmak istiyorlar. Me Belgrat'la bu maksatla fevka'âde bar içtima yapılmış ve daimî teşkilât vö -cude getirilmiştir. Küçük itilâf İttifakı e taksime ağrıyın ve kolu kanadı budanan Macaristan'ı bîr daha baş kalduamaz bir halde tutmak Şimdi ise omum mes'elelerde yekvü-cut olarak hareket etmek istiyorlar. Fakat bunun içi n evvelâ kendi arslannd-ki üVilâflan halletmek lâzım geliyor. Bu mes'elelerin başında ekalliy tler, tica • ret mukavelesi. Tuna köprüsü gibi mühim mes'eleler vardır. Romanya Yu • goslavya daki Romen ekalliyetine ya -pılan muameleden hiç memnun değilJî. ar-»,-»—_ ¦— P........' *l Staaaekalliyetine reva görülen muameleler • den Rrünfeudsr. Bu fki devlet 1927 de bu ekalliye t mes'elelerî hakkında bâr mukavele yapmışlardır. Fakat her U U raf dahi elleri altındaki eka liyetlere vâsi mikyasta müsaade göstermek istemediklerinden mukavelenin tatbikim ge ¦ dk tirmişlerdİ. Belgrat'ta fevkalâde koB feranstan sonra Romanya ve Yugoslavya hariciye n azulan mezkûr mukaveleyi ladılcn tatbike karar vermişlerdir. Diğer mes'elelerin dahi hal ledilmesi esaa itibar ile ksrarlaşbnlrruşor. Şüphesiz küçük itilâf devletleri ancak kendi ara anndaki ihtilâfian hallettikten sonra harice karşı müttehit görünebileceklerdir. MUHARREM FEYZİ Belediyede. Vezne teşkilâtı ihdası tetkik edilecek Kemal ve Nail Beyler Belediye muhasebe müdürlüğüne tayin edilen Kemal Beyle muavin -ligine tayın edilen belediye varidat şubesi müdürü Nail Beyler yeni vazifelerine başlamışlardır. Belediye varidatı şimdiye kadar doğrudan doğruya bankalara yatırılmakta ve bu yüzden bir hayl fail almakta idi. Alacaklılara ise bankalara çek verilmek suretile tediyat yapılıyordu. Bu şeklin değİştirile -rek vezne teşkilâtı yapılması faidell olup olrnıyacağı tetkik edilece Evkat cetveli 7 Ramazan Çarşamba 4 kânunsani 1933

: İmsak Tulü 0»le İkindi İM-şsıpj : Knnj 1 ,4" -V.i ?as -Vİ? 18 i : Vas.il' Ü.M ?."f. 14.18 ¦--m 4 Kanunusani iy>3 "— — — 1.....- Cnmhariyet SON TELGRAFLAQ Çinide başlıyan harp Japon kuvvetleri dün Shan Hai Kuan şehrine yeni bir taarruz yaptılar Bana kalırsa Tenkide de idman lâzım Peipmg 3 (A.A.) — turnada sayan membalardan rivayet edildiğine göre Japon'lar Shan Hai Kuan şehrine bu sabah yaptıkları taamu esnasında 7 Uy • yare İle 19 sahra lopu kullanmıs'ard Bu taarruza 5000 Japon askeri ve kara topçularîle birlikte ateş açan bâr kaç Japon harp gemi si İştirak etmektedir. Bu 5000 Jspon askerînin Çin şeddinin ic tarafında olduk'an, burasının Çin dernek oldı-ftu da söylenmektedir. Shan Hai Kuan şehrindeki Cin mu -hafız kuvvetleri S000 kişiden ibarettir. Changlıai 3 (A.A.) — Shan Hai Kuan şehrinin 10 mit cenubi garbisinde bulunan Cîhn VVang Tao limanına 8 Japon haro gemisi gelmiştir. Peiping 3 (A.A.) — Shan Hai Kuan tnınta katındaki Cin kuvvetlerinin ku * mandam Jenera l Hochu Kuo gönderdiği tvr telgrafta Jannnlann tnr.rn kuvvet -lerînin tayyarelerin de iştirak ils yaptık*, lan taarruz esnasında Shan Hai Kuan şehrinin etrafım çeviren starda bir gedik açm*ğa muvaffak olduk'annı, fakat bir saat süren bîr çarpışmadan sonra Cin'U mi;,,f'" afından geri püskürtüldük -1 erini bîldirmİstir. Japonlar geri çakümi*erdir. Çin mubahı kuvvetleri, yeni bir taamı» -"hti -malini düıiin«-**k, a mevzilerini |srr-Sf etmektedir. Shan Hai Kuan ila Chîn VVang Tao arasında bîr Japon harp genrsi bu'ım duğu bildirilmiştir. Son vaziyet Şanghay 3 (A.A.) — itimada sayan bir membadan bildİrildiğine göre Japon ve Man curi kıtaatı Shanhabvroan istas -yon unu işgal ermektedir. Orada 3000 Japon ve Mançuri a skeri büyük Çin sed di dahilinde Chinsrantao'ya gitmek ürere hatırlanmış bâr variyette bulunm adırlar. Japonya ne diyor? Tolrio 3 (A.A.) — Harbiye Nazın gazetecilere yaptığı beyanatta Shan Hai Kuan muharebesine Japonların ürerine ateş açan Çin'lücrin sebep olduklarını, bu suretle Japon rı mukabeleye mecbur bırakt-klnnı söylemiştir. Çin ne Jiyor? Nankfn 3 (A.A.) — Çin hükümeti, Japon'ların Shan Haİ Kaan şehrine yaptıkları ta vs burada cereyan e • den müsademeyi Mille ter Cemiyetine bildirmiştir. Ancak Çin hükümeti Japonya'ya henüz hiç bir protesto notası göndermemiştir. Vaziyet iyice ayd cıya kadar Çin'in bu yolda bir teşebbüste bu • lunmtyacağı da zannedilmektedir. Simdil'"k Çin hükümeti, Çin'lİlerm mevzilerin* karsı yapılacak her türlü taarruza karsı koyma uvvetlerine gönderdiği talimatı tekrar ve teri* etmiştir. BuMQmmnmummmmm ı İtalya - Arnavutluk Gümrük birliği Amerika'nın İnfirat siyaseti Eski siyasetin değişeceği j İtalya'nın teklifi Avrupa'da endişe uyandırdı tahmin ediliyor Londra 3f A.A.) — Daüy Telegraph île Time»*:n Vaşington'daki muhabirleri gönderdikleri yazıla da, aşağıdaki suali sormak la dır: «Acaba bo sene Harding'm riyaseti zamanındanberi Amerika tarafından takip edilmekte ol an İnfirat siyasetinin hitam bulduğuna şahit olacak mıyız?» Daîlv Telgraph muhabiri, cumhun -yetçı ve bcu*«ibi meoanım im teşriki mesai zaruretini anlamakta olduk'annı iddia etmektedir. Mumaileyh söyle yazıyor i ¦ Herkes, senelerden bari takip edilmekte olan infirat siyasetinin sayanı teessüf neti celer vermiş olduğa fikrin ¦ dedir. M. Roosevelt, bunu tama mil e müdrik bulunmaktadır. Müşar leyh, İV i büyük fırkaya mensup bir çok zevatı davet etmiştir. Bu İçtimalardan müstakbel reis ile efkârı umumiyenin mümessilleri arasında aoktai nazar te • atisinde bulunmuşlardır. Times muhabiri, daha ziyade kat'İ bir lisan kullanmak tada*. Mumaileyh, 1 kânunusani de hükümetin harici siyaseti umumi surette yeniden tetkik edeceği kehanetinde bulunmak tadır. Perşembe günü bir çok ayan »e meb'-uaaa azası bir konferans akt edecekler -

tir, Tîmes muhabiri M. Roosevclt'İn bu içlim a ds harici siyasetin ana hatlarmı teşrih edeceği ümi ini izhar etmekte • dar. Nevyork 3 (A.A.) — 20 büyük ik -hsat mütehassısı, M. Roosevelt'e hita -ben açrk bir mektup ne retrnişlerdir. Bu zevat, bu mektupta tarifelerin mütekabilin indirilmesini ve harp b orçlan mes'elesinin acilen tesviye edilmesini iltizam etmekte vc bunun iktisadi sa -tahra teminine art programa asgarisini teşkil etmekte olduğuna beyan eyle -mektedi rler. Yunan Sefiri geliyor Atina 3 (Hususi) — Ankara sefirliğine taym edilen M. Sakelaro-pulos mahalli memuriye tine gitmek Üzere cumartesi günU buradan hareket edecektir. Londra 3 (A.A.) — ingiliz siyasi mahfillerinde beyan edildiğine göre Tiran hükümeti mali b ir yardım muka ¦ bilinde Arnavutluk ile bîr gümrük birliği vücude getirmek hususunda italya'n kendisine yaptığı teklifi büyük devletlerden bazısına bildirmiştir. Tiran hükümetine İtalya tarafından bu yolda bir teklif yapıldığı, fakat Tiranı ntatomtumu oo , uç ı'n--sa vereceği yeni bir karara kadar kabul etmediği san no I anmak tadır. Gene bu mahfillerde söylenildiğine göre Tiran hükümetinin bu vaziyeti Londra'da büyük takdirl rle karşılan -mistir. İtalyan teklifinin kabul edilmesinin Balkan'larda oldukça ehemmiye tli karışıklıklar vukuuna sebep olabileceği Londra'da gizi erimemektedir. Londra 3 (A.A.) — Yugoılavya şefin, d Sn hariciye nezaretine gitmiştir. Bu ziyaret hakkınd a büyük bir ketu -miyet gösterilmekte ise de gene bir takım mütaleslar serd olunmak tadır. Sİyast roehafilde bu mülakatın Ar * navutluğun dahili variyetîle ve harici noktai nazardan bu vaziyetin İnkişafı neticesinde tevellüt edecek netayiç Üç alâkadar olduğu beyan edilmekte Anadolu'da bir Hitit kabilesi Peşte 2 — Maruf Macar etnografı mütehassısı Meszaros ahiren Ana " dolu'da nesli münkariz olma Üzere bulunan bir kabile keşfetmiştir. Bu kabilenin lisanı Hitit Abidelerinde mahkük kita belerin lisanına mü»a ¦ bihtir. M. Meszaros mezkûr kitabelerin mlftahmt bularak okumağa muva ffak olmuştur. Bulgaristan'da komünist tevkifalı Sofya 3 (A.A.) — Zabıta, Bulgaristan'ın mıntakavî komünist teşkilâtı murahhaslarının toplanmı salonu basmıştır. 34 İrişi tevkif edilmiştir. Bu me-yanda bir de meb'us vardır. Bîr boksör için, ringle, rakibinden aldığı darbelere tahammül, bir futbolcu için karşı tarafı re tahammül, bir pehlivan için güreştiği insanın oyun -lanna tahammül, adalenin kııv -vetine ndinden emin olu -şuna delildir. Fakat sporcu, silme adaleden mürekkep bir mahlûk değildir; onun bir zekâsı da vardır. Spor • unun adalsinden beklediğimiz tahammülü sinirlerinde ve zekâsında da ararız: O, bu tecrübeyi v bu imtihanı tenkitler karşısında geçirir. En şiddetli yazılara karşı sinirleri ve zekâsı met aybetmiyen bir sporcu, ring-tc, statta gösterdiği tahammülü matbuat sahnesinde de ortaya koyan dayanıklı ve kuvvetli bir adamdır. Fakat bu yazı tenkitlerine karşı sinirlenen bir sp orcuda, ringte de, statta da beklediğimiz asabi mukavemetten eser yok demektir. Çünkü in sanın «cümlei asr-bİye» si, her iki tarafta da, ayni kuvvet manzumesidir ve değişmez. Dostum Eşref Şefik, Akşam gazetesinde, Galatasaraylıların uğradığı hezimetleri tenkit cdi -yo Kulüp idaresi bu yazılar* dan sinirlenmiş ve Eşrefin kay-dini silmeğe karar vermiş. Bu, her hangi bir maçta yenilişten daha fena bir sinir bozukluğudur. Bence Galatasaray hezimet leri -nin o kulübe mensup bir muharrir tarafından tenkit edilmesi, Galatasaraylıların ku vvetini ve şerefini gösterirdi; çünkü eskilerin «marifeti nefis» dedikleri has -sanın ve *aut itique» denilen kabiliyetin en güzel örneğidi. Eşref Şefiği fedaya karar vermekle Galatasaray kulübü idaresi, bu kabiliyetinin zâfa uğradığım meydana vurmuş oluyor. Tenkit, canlı ve dayan yetler İçine şifa verici bir cerrahî ameliye gibidir; dişçinin kerpetİnİnden kaçan ürkek çocu aha müthiş ağrılar bekliyor! PEYAMt SAFA Gayrimübadil Bonoları Şayiaları Maliye Vekili de tekzip ediyor Ankara 3 (Telefonla) — Maliye Vekili ile görüştüm. Yeni gayrimü-badi] bonol*" ekard«.ç*"" -—" t*«-*r — Mevcut bonolar bitmedikçe gayrî-mübadillere ait yeni bono çıkarmak mevzuu bahis değildir. Madencileri himaye için Esaslı tedbirler alınıyor Ankara 3 (Telefonla) — İktisat Vekâleti madencileri himaye etmek üzere yeni ve mühim tedbîrl er almaktadır. Bu hususta Maliye Vekâleti* ile iktisat Vekâlet! mutabık kalmışlardır. Madenci

ere lâzım olan mevaddı infilâkıyenîn İnhisar resmi alınmadan verilmesi, madencilerin kazanç v inden istimnaları, mevcut maden resminin yüzde bîre tenzili kararlasrmlmıntır. ASKERÎ BAHISLERı Gaz Harbi Bu cehennemi silâhla yapılacak bir harp, tufan gibi, semavî bir afet halini alarak yal nız medeni -yeti değil, beşeriyeti yok edebilir! Müstakbel harplerin en korkunç aİ • lâhı, muhakkak, zehirli gaz olacaktır. Maamafîh bu silâh, edeki muha -Tiplerden ziyade gerideki gayri mu -haripler için daha korkunçtur. Çünkü asker e tüfek, palaska gibi bir de maske verilebilir. Fakat, halkı maskelen -dirmek. hayli güç bir İstir. Mesela, bir İstanbul şehri için, yedi yüz bin kişi -İrk bir orduyu teçhize kâ da maske ister. M'nintini yavrulara varın -aya kadar maske takmaktaki müşkülâb göz önüne geti iz. Hem bu gidişle elbiselerden, maskelerden gecen gazle -rin kesfedîlnuyecegi, hatt a edilmediği ne ma'ûm ? Gaz harbî de, bîr suru diğer emsali gibi, Umumî Harbin icatlarından biri -dır. Harpte zehirli gazi ilkönce Almanlar kullanmı-îard-r. 27 teşrinievvel 1914 te Neuve-Chap elle mıntakasında Alman topçusu, içinde gözleri ve bumu tah -riş edici bir gaz bulunan 3000 mermi atmışlardı. Fakat bu İlk tecrübenin tesiri o W dar ehemmiyetsiz ohnastur, ki bu merm ilere marvr kalan İngiliz'ler, işin farkına bile varamamışlardır. tkinci bir gaz hücumu da 31 kânu -nu<.pni 1915 te Lehistan'da, Rus'lara karşı tecrübe edlİmi sti Alman'lar, o gün daha mükemmel bir ağlatıcı gazle doldurulmuş mermiler attı'ar; fakat sol n şiddet: gann tesirini sıfıra înd»*di. üçüncü tecrübe 22 nisan 1915 te Ypres'te Fransız"İcra karsı icra edildi. Bu d »fa A'm»n*'"T ö ullandılar. Zehirli gezlerin mucidi olan Hobcr bazı Alman makamah askeriyesi den yar dım görmediği için, veni gazı merm'lefle değil; yüksek ts?vikli üstüvaneler vasıtasile neşret 22 nisan aktarnı, güneş Ypres'e. bu metruk ve ÖHi şel'ir ile onu muhafaza eden sinerlere, sirk ziyalarım dökerek grup ediyordu. Bu ta*h bahar günü sönerken, toplar da sanki tabiatın güzel -ligine hürmet eder gibi susmuşlardı. Akşamın sükûnet!, büyük bîr huşu ve merhametle bu ap muharebe meydanının üstüne yayıldı-, sanki bahar, birbirini öldüren insanlara acıyordu Fak sükût aldatıcı bir sessizlikti. Biraz sonra, kıyamet kopacaktı. Nitekim, saat beste, müthiş top gürültüsü1 patladı; iri -r-erm-ler, Ypres şehrini ve o zamana kadar hîç ates altına alın sabaları, köyleri altüst etmece başladı. Biraz sonra, si peri erdeki efrat ve za-bitanm burunlarına «eytan'î bir koku gelmeğe başla dı. En ileri hattakîler, sa-nmtrak yeşil iki sis bulutunun birbiri pesİrden korkunç bir ha yal gibi, siner -lere doğru geldiğini, sonra bu iki bu -lutrm birleşerek beyazımsı mavi bi r sis dalgan hal'nde kendilerine yaklaştığını ».ördüler. Bu garip dalga, ağır ağır 45 inci Ce 87 inci Fran-s-z redif fTi-k««mın işgal etiğî siperlerin ustime çullandı. FransızHann sağınd a ve İngîtİz fırkaları, birdenbire, bir insan selfnİn, ürkmiV» bîr havran sü-rüıü gibi, geriy nu görerek .-.ır-M". C-zatnVltterle Fransız'lar öksüre Öksüre kaçıyorlar vekorkudan gözleri e fırlamış, birbirlerini çiğniyorlardı. Yaknlannı yırtan, tırnak'ari-le boğazlarını koparır gîb rrlara biraz sonra, dörtnala koşup Volen, top bevg>rleri, nakliye arabaları da Ütmek ett i. Çiğnenen, erPen, bağı -ran, ÖVcKÜren ve boğulan bu insan ve hayvan sürüsü, feci ve korkunç ara arzedİvo"'». Frarta»» tnnlan. Alman ateşine şiddetle mukahele ediyor -du. Fakat yedive d oğru, birdenbire onlar da sustular. Gazin tesiri gerilerde dc bissed il mîjtir. Firariler, arkalarında, altı buçuk kilo—-n-e gv:-'ürind» bîr ecnhevî, ya'">z, I ölülere ve zlerinJen înti>ar eden ( zer.irlarİn tesirile ciğer'eri vanarak can çelişen arkadaslanna bır akın kaçrms -lardı. Dolgun mevcutlu iki Fransız fırka-n. vanm saat îrinde. vok nlm«ı*tu. Alman'lar, zehirli gazm yardım île cephenin bu kıımındaki müdafaa kıtaatım, çürük dişleri söken u -letle cepheden söküp çrkarTvcrmİslerdL Alman ordınu, için cenhede açılan gedikten altı kil e ilerleyip Ypres'i almak ve İngiliz fırkalarının arkasına düşmek, onlan da armut gibi toplam k i>ten bÜe değildi. Fakat, Almanlar, o aksam harbeder gibi değil, tenezzühe çıkmış gibi ağır rlediler ve yalnız üç kilometrelik bir mesafen* işgal ettikten sonra durdular. Halbuki z ehirli gazlcrin ıHip süpürdüğü arazinin gerisinde küçük b-r İfcİ Kan^-la ve Fransrz müfrezesi r kuvvet kalmamı «h. Alman'lar, bu fırsatan neden i«tifade et memMsrdİ? Çünkü A'mnn ba»kuman-danlığı, bu yeni silâ »ey b-*.'~nîvordu. Onun ie^n î-'-ij gax mucidi Hober mermi yerine üıtüvanelerle gaz saçmağa bur k-lmı*tı. Bu vazi-vette, mutlaka muvafık rflzgftra intizar lâzımdı. Bu havalide îse ekser ya rüz -gârler. Alman cenhetine karsı esiyor -do Sonra, A'man basVumand^m Fal-ke-ıhavn, zehirli »artere itimadı olma -dıeVıdan taarruz irin fazla kuvvet, batta f»»!a eenhane bPe ve rnwmisti. O, yr-mız, cephenin eıkmtı teşkil eden bu kı*m<nda gasle hücum tecrflbesİ yap -maJe istivordıı, o kadar

A'man taarrurunun beklenen mu ¦ vaffakiyeti vetvnerrmmm bir sebebi, m-vcıırh've*- r^e ani mühim sebebi de Alman aıkerlerinin g*»rîn tesiratınd^n korkmaları olmoatur. Filvaki, o gü . Alman kıtaatına çok İptidai bîr maske verilmMti. Bu da, efradın çoğunda yoktu. A'man hücum rı, ölüler ve can çekişen insanlar'a dolu Frarsrz tinerlerim geçerken led-hhüs ettiler ve ken ilerine goVerilen ilk hedeflere glince durdular. Diğer tar»ftan gece k"an'ı*ı da gazle k azandıkları muvaffakiyetin kıymet ve ehemmiyetini an'-malarma mâni ormostu. Fransız'lar, gaz hücmmmdao evvel ellerine gecen Ahnan erölermden hövle bîr hürüm yaoılacağını hald? bu haberlere ya inan m* mı ar, yahut ta ehemmîvet vermemişlerdi. Bu ak teerübe rok mmraffakiyetK olmuşsa da Fransr»Tarla lngîVz*lerin s-örü-ni »emi,, gaze kır r türlü tedabrr almah nna imkân vermişti. Bu suretle bu miHhis silâh, daha fazla miktarda, daha geniş bîr sahada ve bilhassa son -ralan vapıldığı ar*h* mermi şeklinde kullanılmış o'ıa lar, daha 1915 te müttefikm cenh*rinî varm»*a ırmvaf-fak olaraklardı. Bo -tiberla F'ftVenh avn gaz sîlâhmı hövle hazırlıkım bfr sekPde tecrübe elmH»le birvn'ik bir gaflete düşmüş, basl • *» Bîr l-ırîTrr ask**î muhsrriri divor İd: «Harfte, zehirli klor gazinin istimali, çok zalimane lrmkla beraber, bu si -lâh, t*Mieo mermin veva rÜngüden daha fena drğÜd;. Mnahharen. boğucu gaz -ler ıslah edi'dlrten sonra, tecrübe ve istatirtrk'er rollerdi ki veni sîlâhlarn en ?z Şravrimsanisı garVrdf». Fakat o tar-Tıte tr*z h»r*-i brr va-.f*Mİ. M..-«^ .Üih . larm suii mal edilmesini affeden, fa • kat her yeni silâhı bidıyette nefretle kars'lıvan be—riyet, ras i do bir vah-H telâkki etti. Bu «m-tle Alman'lar, bu veni »üihı kıılarddı'an zaman. rn*anî bi işlemi* vazî^e'me dü^rîîler: bihnuk-*>ek bu silâhtan hiç bir istifade edemediler, s Gazin cm>hı-de İstimali İtibarile İn -gîlîz a*eri muharriri he'kî de haklı düşünüyor, fakat : isine aksedince m-s'ele deS*rir. Tartar el er vasıtasile atılacak zehirli gazlerle bür iik hİr şehrin ahalisini boimak isten hPe değü-. ... Cün'-*i ga-'e m»-bıı havadan iki nefes a kla ciğerleri ebediven malûl brr hale kovarak k^dar müthiş, renk -siz, kokuşur. 1 evre*giz ve h-vadan ağır ga-'-r vamldıeı riva--»t edîlivor. Bu cehennemi s-a»lede vanılarak bir CUMHURİYErin lefriham 37 Tipi Dindi! Yazan: MAHMUT YESAM — Aman ağabey, bu, karışmışa benziyor... Ben, böyle düzellmedimdi... MOzehher'in boşuna örülmesinİ istemiyorum t — Sandık, sepetlerde, denk bağla -rmda ne varsa, ne çıkarsa, ne bulursan ona razı ol, hiç ses ni çıkarma, Müzeh-ber... — Neden ağabey? Omuzlarımı kaldırdım t — Anlaşılan, her göçte, bu, mukadder bir akibet... önüne geçilmek kabil olmuyor... Daha işin iyiz... İlk defa, kendi başımıza taşınıyoruz. Müzehher'İn gözleri hayret ve korku ile büyümüştü t —i Evi beğenmedin mi? Gene mi taşını cağız ? Onun şaşkınlığına ye korkusuna gü > leceğîm, fakat benim İçimde de meçhul bîr korku var. Boynumu büktüm ı — Evi beğend'm... Taşınmanın neye ve nelere malolduğuno da Öğrendim, tekrar taşınmağa niyetim yok. Eh, Müzehher, dünva bÜinmez ki... — Canın çok sıkkın ağabey... — Hayır, Müzehher... Bir parça yorgunum, o kadar... Buraya ne gelmişse, elimizin altında ne var, ne bulunuyorsa, yeni yuvamızı, onlarla kuracağız... İki çiçeklik kaybolmuş, bir battaniy mış, Sç çerçeve kırılmış... Ne yapa -tim, sağlık olsun! Düşünecek daha çok şeylerimiz var... Niyazi, bir koltuğun kenarına ilişir gibi oturmuş, kucağında tuttuğu Cengİz'i okşuyor: — Çok mu karnin acıklı ? Vah şekerim, sana, yemek vermeği unuttular mı? Dur, ben sana, ciğer cağım... Gözlerim bağlı İmiş te, birdenbire açmışlar gibî etrafımı görüyorum... Kediler aç?... Niyazi curlar muhakkak... Ben de acıra... Şabahtanberi, ağzıma bîr lokma ekmek koymadım; süthala Ayşe Hanımın ge -tirdiği köpüğü kesik bi ve ile duruyorum!... — öğleyin biraz bîr şey olsun yediniz mi Müzehher? Müzehher, act>ğı bir sandığın kapa -ğını sinirli sinirli kapattı: — Yemedik ağabey... Niyazi'ye, kar-şiki bakkalden beş kuruşluk bisküvi aldım. Kaşlanmı çatıyorum; sesimde azarlı-yan bir durgunluk var: — Siz çıldırdınız mı? Sabahleyin kahvaltı da etmediniz... Doğrusu, senden bu kayilaizliği bek , Müzehher?

— Neden ağabey? — Yemek vemeni ben mİ tenh'h e-decekt'm... Bunu, sen düşünecektin... — Düşünmeğe vaktimiz olmadı kî.. Daha erken zannederim. — Saat ü<-e güyor, Müzehher... Nerede ise ortalık kararacak. Niyazi'ye para verdim: —- Bakkaldan yumurta, peynir, zeytin al... Akşam yemeğini sonra düşünürüz. Müzehher'le mutfağa İndik. Yemek takımlarını, kapkacagı çıkarıyoruz... Müzehher, büyük sepeti r: — Ufak bir kuşhane olacaktı, o, yok... KüçUk bir tencere bulup gösteriyo -rum: — Bu, olmasın, Müzehher? Müzehher, eline alıp bakıyor: — Hayır ağabey... Bu sağırdır, güç ısınır. Benim dediğim daha ufaktı... —Birer birer çıkanp raflara dizdiğimiz zaman belli olur. MUzchher, susuyor... İçin için sinirlendiğine eminim... Başka bir sepeti kanştınyor i — Büvük yumurta sahanı olacakta... Onu da bulamadım... Küçük ve büyük sepette ne varsa yere döktük. O zaman ben de isyan et-tun. SUthala Ayşe Han:m, lün İşe yaramaz, delik tavalan, dipleri yanık tencereleri, ezik > mu' yumru sahanları sepetlere yerleştirmiş... MUzehher'le, ellerimiz bofrrümütde, karşı karsıya bakıyoruz. Dillerimi sıktım, içimden kabara anı yendim: — Bövle olduğu hakkımızda daha hayırlı Müzehher... Büyük tencerelerde, battal sabanlarda ne p Kaç kişiyiz... Bakır çalar korkusu, ka-lav derdi, neleri yok... Temiz, sık alü-minyom takıml r alım... Artık bu kapların modan geçti... Zaten çoğu işimize varan» varaktı... Müzehher'în vüzündeki karaltı uçtu; bahar güneşi görmüş bir kuş gibi çırpınıyor: — Çok ivİ olur ağ-bey. . Alümin -yomlar elbette başkadır... Ah, gençlik! O, ne büyük kuvvet... En ufak şevlerde teselli buluyor, avuna-b. neşeleniyor. .. Ben, o dakikada, Müıehher'in hiç aklından geçmİyen şeyleri dÜşünP„"o -rum.., Yenî mutfak takı at yemeği kim pişirecek? BulaşıkTerkos Muharrirler, en acı hicivlerini; karikatürcüler, en zehirli hücumlarını muhakkak bu mevzu üze ine yapmışlardır: Terkos! Size, Terkosun ne olduğunu anlamanız için, falan gazetenin filân sayısındaki makaleyi olcu yunıız demiyeceğim. Çürük dişlerin kararttığı kocaman bir a«nz gibî sırıtan su yangın harabel lenmiş İstanbul'a bakınız kâfi! Yananların karşısında korkunç bir zebani insafstzbiHle boş musluklarını düdük c;ibİ öttüren b n kortulduk.. Bu kurtuluş veşîl bir ağaç ffol-gesi ve serin bir au kenarı bulmuş bir çöl yolcusu kadar bizi ndirmeğe denmez mi? Hayır... Kalemler, fırçalar, a-ğızlar, kor ve sağır bir sükût içinde... Terkostan şikâyet için. belki Terkos gölü kadar mürekkep ve Terkos boruları kadar kalem kulla an muharrirler, ressamlar, Terkosun Belediyeye geçmesi kar şısında Terkos musluğu gibi kor udular: Sütunlarımızda bir damla sevinç yok! Yıllardır, Terkosıı Belediyeye mnledebilmek için Terkos mus -hıklarından çok ter döken Muhitt yin alnını bari benim teşekkürüm kumlasın! YUSUF ZIYA Gazi Hz. nin seyahatleri {Birinci sahlfeden mabatt] ehemmiyetini artırmaktadır. Bundan başka seyahatte bazı mütehas sıslar da bulunacaklardır. Bu seyahat en az brr ay sürecektir. istanbul'da hazırlık Reisicumhur Hazretlerinin mukarrer seyaha ilerinİa bîr kısmım deniz tarİkİle yapmaları ihtima ine mebni Seyriaefaince «Ertugrul» yatma emre müheyya bulunması emri varil • ¦niştir. Dolmababçe sarayında da bazı İh-zarat ve temizlik yapılmakta, büyük kapı boyanmaktadır. Gazi Hz. nin Bulgar Kralına cevaplan Ankara 3 (A.A.) — Bulgar Kralı Boris Hazretleri yılbaşı münasebe -tile kilisede yapılan âyin asında heyeti süfera ile beraber kilisede hazır bulunan elçimiz Terfik Kamil Beyefendiye türkçe hitap ederek Reisicumhur Hazretlerinin afiyetle -rini istifsar ve yeni senen in Türkiye için hayırlı ve bereketli olması te ¦ menniyatını izhar eylemişlerdir.

Reisicumhur Hazretlerinin Kral Boris Hazretlerinin bu btifsanndan mütevellit tahas süslerinin ve Bulgar milleti için yeni aenenin feyisli ol -ması hakkındaki temennilerini n iblâğına Sofya elçiliği memur edil ¦ mistir. Nişan merasimi Edremit'ti Asaf Nihat Beyle Müeyyet Rüstem Hanımın nişanlan Nişantaşı'nda kâin apartmanlarınd esi icra kılınmıştır. Tarafeyn hakkında saa deller temenni ederiz. istikbal harbi, tufan gibi semavî birer afet halini alarak yalnız medeniyeti değil, beşe riyeti de yok edebilir. ABİDİN DAVER Gelecek makalemde gazter ve gazlere kartı tahaffuz çarelerinden bahsedeceğim. A. D. lan kim yıkayacak? Müzehher mî? Niyasİ mî? ikilinin de bir yumurta pişirmesini becerebüecekle i şüpheli... Bekâr hayatı, bana, yemek pişirmeği de öğretti. Demek, nvıtfağa, kolları sı-vavı i Bir verden on para ge'irimis yok... Dıaanda kim kazanacak? Eve parayı kim getirecek ? Ahçı mı tutmalı ? Eve taşınmadan evvel düşünemediğim eksikler, ihtiyaçlar, beynimi kanştınyor... Vaziyeti tesbi eden ahçı, hizmetçi de tutamavıal S'mdîlik olunma bağ'amab... Vasivet düzelİnceye kadar, olunma bar'amalı... NivazTye ısm^rladıklannrı, bakkal, kendisi getirdi. Güler yüzlü, «akacı bîr adam. Paketleri k nanna biralarken b<tevîye lövtüvor: — Yağı, pirinci ba*ka yerden almayınız. Bend-ki ha'is Ha'-«'tir. Tuzsuz tereyağı da var... Se , gsız, patates, ne btrrserûı, ney a -hı ¦¦¦ mı olursa, bir seslenin... Kapı karsı komşuyuz, r' Cumhuriyet ¦ Kânunusani 1933^ CM SULTAN Vazon r M. TURHAN — 4 — Leylek Murat, bu kafilenin tuhaflığa karşı kay sız kalamadı, atını sürüp ileriledi Bu söz, vezirin de ummadığı bîr hız vadedîyordu. Nişancı Pş., memnun kaldığını göseteren bir ne Mustafa'ya kapıyı gösterdi: — Yürü. dedi, durma? Keklik işi çakmıştı, Amasya'ya niçin gönderildiğini anlamıştı. Bu kadar telâş, bu kadar acele de ve yeni hünkârların tahta cagmlısında gösterile-bilirdi. Başka hiç bir maslahat için on be lun beş günde alınmasına, aldırılmasına çalışılmazdı. Fakat Nişancı Pş., ulaklığa seçtiği ada iş ile uğraşmıya koyuldu, yeni baştan kaleme sarılarak Karaman Valisi Cem Sultan'a kasa bhmektup yazdı, «babamı Öldü. kardeşinize de haber uçuruldu, Allah yardımcınız olsun!» dedi. Simdi bunu kiminle göndermek münasip olacağını düşünüyordu. Keklik Mustafa gibi uçar bir adam ulmak lâzımdı. Nişancı Vezir, bir müddet kafa yordu, nihayet gülümsiye gülümsiye mırıldandı: — Leylek Murat iyidir. Uç günde Konya'ya vanr. Va o adamı çağırttı, hiç bir yerde durup dinlenmeden mektubu Konya'ya götürmesini, Uç günde o arırsa büyük İkramlar göreceğini, bol bahşiş alacağını söyledi, herifi savdıktan sonra hünkâr otağın Önü -ne perde çektirdi, ölüyü bizzat kucaklayıp o kapalı arabaya yatırdı, beylerden, tırı sa yılanları uzakça bh* yere topladı: — Hekimler, dedi, hamamda kan alınmasını söylüyorlar, hünkâr İstanbul'a gidecek ve dönüşümüme ada V<-- •' \ı< 1 Asker, henüz ayarken tahtırevan yürümüştü, muhafızlar tarafından sanlı olduğu »e Nişanc bulunduğu halde hızla İstanbul'a doğru görürÜlÜyordu! Leylekler alık olur! Keklik Mustafa, Amasya'ya doğru rüzgar gibi uçup giderken Leylek Murat ta ulak kılığına girmİ bir menzil atma binmişti. Karaman yolanda nal parlatıyordu Tozu dumana katıyordu. Kekl ik, nçhı hoşluğunu biliyordu. Mesafeleri kısaltmakla, son konağa ça -bok yetişmekle büyük bir lacağını takdir ediyordu. Lâkin Leylek Murat, omzuna yükletilen vazifenin kıy-metinden bihab erdi, alelade bir ulak gibi yürüyordu. Gidisi gerçi hızlı idi. Lâkin ha hızda, bu koşada bir deye baht ve taht götüren adam vuniyüıü yoktu. Aratıra atan başını çekiyor, dört yanına bakın iyordu, gelip geçenlerle konuşuyordu, »ık sık ta şarla trhvordu. Bununla beraber İki günlük y h* gönde alarak Kütahya yekm-larma gelmişti, orada at degütirip gene yola çıkacaktı, oykosuna

deha öteki menzilde kestirecekti. Anadolu Beylerbeyinin kerargâhı o-lan Kütahya, her yanını saran kavak ve servi agaçlannm yar attığı yeşil çerçeve İçinden ilk evlerini gösterecek kadar belirdiği »ararla Leyleğ'in önüne ir kervan değildi, bîr gelin alayı değildi, bir askeri müfreze değildi. Fakat her üçünü de an bir yolcu takımı idi. İçinde kervan gibi katar katar kalırlar vardı, gelin alayı gibi tahtara anlar vardı, silâh-b adamlarla ihata edilmişti. Leylek Murat, her şeye benzer görünüp te hiç bir şeye benzemiyen bu kafilenin tuhaflığına kar iz kalamadı, atını sürüp ilerledi, merakını yatıştırmak İçin geri uçtaki bir atlı İle konuşmağa koyulda: — Uğurlu ola yoldaş. Nereden ne-reyeT Atlı. ulak kıl'kh yolcunun sualine hemen cevap verdiı — Bursa'dan geliyoruz, Karaman'a gidiyoruz. — Gelin mi götürüyorsunuz, mal rmî Katırımı kadar tahtaravanmız var! — Karaman'h Hacı Çelebi*nm ademleriyiz. Kendisi hastadır, çokıftu* çoeu-ğİle Bursa'ya gitmişt klerde çim-mıştı, Allaha şükür iyileşti. Simdî yerine dönüyor! — ÇelebTdc akçe çok galiba. Man -gın kıt olanlar böyle alay düzüp diyar diyar gezemez. — Çelebi gönüller sultanıdır. Hepimizin malı, canı onundur! Birbirini tanımıyan iki atlı, konuşa konuşa biraz ilerlemiş'erdi. bîr kısım athlan geçip en g tahtaravanm yanına kadar yaklaşmışlardı. Leylek Murat, şu gönüllerin sultanı denilen Karaman bi hakkında daha iyi malûmat almak için suallerini sıklashnyar-du. Herifin geçmişinden gelec eeine kadar bir sürü şevler sorevorda. Öbürü de zevk île, şevk İle bildiklerini anlatıyordu. nde bulunduğa Çelebî'nin nurdan yaratıldığım, bilgi namme dünyada ne varsa yutup ha »m etlisi ua* ¦mm • peygamberler dileği gibi • makbul ve nefesinin bıçak gibi keskin olda-ğunu, her Kar man'Iının ona candan, yürekten bağlı bulunduğunu ballandıra ballandıra hikâye ediyordu. Yalnız bu kadarla kalsa İyİ. Herif -eeğiz, efendisi İçin taşıdığı yüksek muhabbetin ilhnmile nkıbe -ler sıralıyordu. Çelebi'nin üç baş yüz kişi tarafından ligim kasılmak suretîle etılamı bir kayayı parmağının küçük bîr isaretile yerin -den kaldırıp ovaya düşürdüvunü, anadan doğm De görür yaptığını, sekiz kocadan çocuk ya-pamıyan kadınları bir nefesle analık zevkına kavuş , zaman ve at tayin ederek - söylüyordu. Konya'ya bir ayak evvel varmağa mecbur olduğunu unutmuş görünen Leylrk Murat, tatlı bir masa l dinler gibi bo efsaneleri can kulapile dinliyordu, neş'elenİrordu. Bir aralık gözü, yan tarafına düsrnüş olan tahtaravane ilişti ve kapalı duran perdenin kenarından bir çift gözün k ine baktığını gördü. Şimdi kulağı, geveze atlın m ağzında ve fakat dikkati tahtaravanda idi, ki parlak düğmeye benziyen o kadın Rollerini seyrediyordu. Leylek Murat, tok goılü ve tok sözlü bir adamdı. Kanaat ve feragat ehli sayılabilirdi. Para canlı değildi, rütbe delisi değildi, şöhret budalan hiç değildi. Kamı tok, sırtı oek olduktan de de üç akçe bulunduktan sonra bü -tün dünyayı bir pula almazdı. Onun i-Çİn arkadaşları yanı iyet kazanmıştı. Hazineler ona eme -net edilebilirdi ve onun bu cazibeli emanete hiyan et etmiyeceğine mutlak bir itimat beslenirdi. Lakİn tek bîr kötü huyu vardı, gü -zele dayanamazdı. Akça pakça bîr yüz görür görmez içine ez akısı filan değişirdi. Bunun için de kendilinden daima kuşkulandırdı, harem dairelerinden uza utulurdu. Bu kötü huyu yüzünden onan çek • medigi eza ve görmediği ceza kalma-mıştı. Henüz pek genç ike hevesine kapılarak medreseye girmişti. Çömezlik vazifeleri arasında müderris efendinin evine çarşıdan harç götürmek ve evden medreseye aş getirmek te vardı. fMabadı nar) iran gemileri mazolsuz kaldı İtalyan tezgâhlarında yapılan yeni İran topçekerlerinin yolda mazotu tÜ -kend iğinden Mufaamm civarında Karun ırmağında demirlemeğe mecbur olmuşlardır. İran'ın İtalya'ya sipariş ettiği h i atı tanedir, bunların zabitleri İtalya'da staj görmüşlerdir. Iran bundan başka üç filoluk t e de umar t a miş tır. W KOcl3N ="PU"IBA VIAVS !3SS!H.8A HPH rpunsooF^ıj^ V *X ıırp*«M ^H'P*}I m»* tı« Üsküdar Hâle sinemasında Sesli, Sözlü, Sarkık Aşka Tövbe Mümesnili: Lilyan Harvey. İlaveteni Halıhanr Dünya havadisleri. bu aljam ELHAMRA sinemasında Muar.zam proffrsm

DENİZLER DEVİ (ERKEK EVLAT) M» ılı hayattın alınmış fransızcı "i/'u bürülc İtlim, mümessili: 6E0R6ES BANKROFT Filme ilâve olarak 25 sene evel bir GE E£ Oynatan Daıü.tndayidcaFilme işt'ralt edenlen Karaköz Hüseyin hf. Kemal Baba, Asım Baba -Kanuni Tavfik Bey - Şarkıl ar fcrnlne Hanım - Bozacı - Helvocılar Bckçl-Ço-cuklar, figüranlar vesaire. 1000 met-roluk v ani ukrihen yanm saıt süren bir 1 âli ro İFEKFİLM STÜDYOSUNDA ÇEVRİLMİŞTİR. Flatlarda zam yoktur, mşbj istanbul Borsası kapanış Hatları 3-1-933 NUKUT Ata Londra 7u7 714 Ne» - York 111 21V0 Paris 167 169.50 MII un o «16 219 Brüksel İla 117 Atlas 21.» 22,50 Ce nevre 818 820 Sorya 24.» 26 AmMerdam 85 Frsu ıır îît Stockholm 35.50 88 VI ysos 25.50 27 Madrit IS 17 Badspc;» 30 32 Rerllo 49 50 Varşova 25 24.50 Bükreş 21,80 ti* halına 59 56 Moskova — — Yokohama 45 49 Allı ı 922 928 Mecidiye. 32-50 u Banknot tef 1*A ÇEKLER Açılı» Londra îoe.so 708.50 Ne »-York 0.4708 0,4703 Paris 12.06 12.08 Milano 9,1982 9.17 Brüksel 3.M96 8.M037 Atina 88,1275 87.91 Cenrvrs 2.4464 2.44 Sofya 65.Î67A 65.405 A il ¦ '.'.im 1,17165 UİtltS fraj 15.88 19.84 Stockholm 2.5925 2.5K60 Viyana •.— 9,99 Madrlı 5,78 3.765 BeıUn 1.9785 1.9? 36 Varşova 4,1525 4.1413 Bud .'-peşte 3,49 3,48 Bttkrcs 79.315 79.1173 Beis rai 34,475 34.39 Yok obama 2.2561 2.23 Moskova 1094.- 1096.75

ESHAM

Açı'ıg Kananı} İt Bankası 10 10 A Şimendiferi 23,60 23,65 Tramvay Bomontl- Nektar Terkos Balya İSTİKRAZLAR kapanış İstikrazı Dahin Saik suneodUert 5,50 \45 lı uyuru Mov. Gomrfik Saydı MabJ BaJlUt Aıkcrlv* TAHVİLÂT Kapanış Elektrik Slrkeü Tramvay . Törel , Rıhtım Anadolu (l) 41,85 42.^3 Anadolu (S) 41,8i 42,55 Anadolo (») A. Mümr-v 44..-.S Tuz İnhisarı Nasıl çalışacak? Kanunu tadil için bîr proje hazırlanıyor İnhisar idaresi erkânından bir zalm verdiği malûmata göre inhisar idare -sinde teşeklcül eden komisyon tarafından tuz inhisarı kanunu hakkında yeni bîr proje hazırlanmakladır. Tuz in -hi sarına deh- olan hükümler kısmen eski ve hemen kâffesi müteferrik vazî -vrite olduğu İçin bug cı le -nünden uzak bulunuyorlardı. Hükümet bunu nazarı itibara alarak mevcut hukümlm birleştirmek suretile görülen ihtiyaçlara g eni hüküm -lerî ihtiva edecek bir kanun hazırlan -masına karar vermiştir. Bu kanunun projesi de inhisar idaresinde teşekkül eden bu komisyon tarafından ihzar olunmaktadır. Bu projede satış fiatınm tesbiti ve -kâlete ait olacaktır. Beynelmilel Tülün Bürosu Akvam Cemiyeti geçenlerde tü -' tünün himayesi için beynelmilel bir büro teşkiline karar verm i. İstanbul Ticaret Odası, cihanda başlıca tünün müstahsili memleketlerden olduğumuzdan, Cemi i Akvama müracaatla İzahat istemiş, büronun ne maksatla teşkil edildiğini, himaye -nin ne şek lde yapılacağın] sormuştur. Operatör Burhanettin Bey Suriye puajındakl muayenehanesini Takalm'de ttadyom karşısında istik -lal apartıraanına naki et mistir. Ticarî muvazene lehte!... 12 aylık ithalâtın 83,5 milyon olmasına mukabil ihracat 98,5 milyon lira tuttu Son on beş günlük vaziyet Gümrük vr İnhisarlar Vekâleti Ista -tiı'ik Mlıdirivrii kânunuevvel arının son İS günlük ithal topla -mifter. Hazırlanan iıtatîVtiee »öre 15 gönde ithalâtımınn (3.817.559) liralık bİr kıymet göıtermeaîne an '502,1») tara noksenile I 3,1 1" 1 '"' lira nlmmtırr. Bu ınret'e kânunuevvel ayında ith alâtrrmt t» milyon 17*1,104 ve ihracatımı 9 «11.294 liralık hİr kıymet gö«termekted'r. On bir bucuk aylık rakamlar ba son 15 günlük rakamlara ilâve edlh'nre 932 senesinin itha lâtının fB3.577.584) ve ihracatının da f9S.494.147) lire. oldufro görülüyor İd İthalât ile ih sındaki fark ihracat lehine oarak 14.916,563 liradan ibaret bulunmaktadır. 1931 senesinde İse ithalâtımı* îhra-cahmııdan 615,194 lira noksanile 126.659,613 Ura olmuştu. Kânunuevvelin son 15 gününde baş -lıca İthalât ve ihracatrmıs aşağıda gös -l-rılmuti' İthalât Eşya ismi Lira

76.689 68.414 258.212 41 451 74.254 Yün ve kıl iplikler Yün mensucat Kahve Sargılık kâğıt Matbaa ve yan kâğıtları Pamuk iplikler! Pamuk makara inlîklefİ Parmak mensucat Boyalı pamuk mensucat Bos çuval Her nevi demir Demir saç levha Makineler (Dokuma) Drvirmen ve saire makineleri Petrol Serum ve aşı Sair eşya 1 ihracat E»v* iımî 71.725 43.248 204.789 671 749 34.680 69 660 152.057 46.423 128,105 32.288 36.398 603.417 Lİra Koyan ve keçi Yumurta Balıklar Barsak Yün Tiftik Arpa Kenek Urum İncir Fındılc Zevtin yağı Tütün Palamut Palamut hulâsası Afyon Kereste Maden kömürü Sah- eşya 38.202 64 831 22.679 36.708 110.914 200.930 25.192 24.591 161.158 529.076 163.11 4 36 230 1.532 472 121.978 34.576 35.660 52.430 18.000 336.649 Cihan buğday rekoltesi ve istihlâkât Beynelmilel ziraat en stilosu bu senenin umumi buğday iatihsalâtıru 999 milyon kental olarak tahmin etmiştir. Maamafih Türkiye, Rusya, Çin ve Irak istihsal âb bu tahmin -don hariçtir. Geçen senekî dünya mahsulü de bu miktarda İdİ. Bun -dan başka dünya buğday istihlâk bu miktardadır. Buğday ithalâtçısı memleketler se* nevî 300 milyon kental kadar buğday satın ktadır. Umumi is -tihıatâttan 300 milyonu da bu au -retle ayrılınca, geriye stok olarak an cak 170 m İl yon kadar buğday kalacak ve bittabi bu stoklar gelecek seneye devTolıanae aktır. Ticaret Odası tasarruf için levhalarını sattı Ticaret Odası kalemlerinde bu • lunan levhalar ve tablolar müzayede İle kamilen satılmıştır. aret O -dası, çalışma odalarında bulunan bu gibi tezyinatı lüzumsuz gördü -günden tasarruf fa e bu kararı vermiştir. Satılan levhaların bedel -leri Odaya irat kaydedilmiştir. Osmanlı Bankasının imtiyazı meselesi Geçen günkü nüshamızda, Osmanlı Bankasının 1935 senesinde bitecek olan imtiyazının temdidi İç bazı müzakere t cereyan ettiği hakkında Beyoğlu mehafilindo çıkan bîr rivayetten bahsetmişti k algınlığından rahatsız bulunduğu için bir kaç gündenberi Pera-palas otelinde yatmakta olan

aooğlu Şükrü Bey bir muharriri > mızİn müracaatine şu cevabı ver -mistir: e— Bu mes'eleden haberdar değilim. Ben Paris'te yalnız eski Osmanlı borçlan mes'elesi ile iştigal ettîm.»_____ Saraçoğlu Şükrü Beyin rahatsızlığı geçmediği içîn Ankara'ya hareketi daha dört beş gün teahhu Ergani madeni işletilecek Memlekete büyük servet getirecek olan Ergani madeninin işletilmesi için hükümet tedbirler düş tedir. Bu meyanda en mühim olarak şimendifer hattının oraya kadar temdidi mes'elesi gelm ektedir kİ bu iş on milyon liraya mütevakkıftır. Hükümet icap eden fe -dakârlıkİAn yapmağa ça BU AKŞAM saat 21,30 Pazartesi -Perşembe Komedi 3 perde Yaran: Musahip Zade Celftl Bey ZabİMn gecesi İstanbul Beledi'esi Şehir Tiyatrosu Darülbedavi temsilleri ııımi GÜNAHKAR KIZ Ra;tan sonuna kadar büyük bir alflka temin eden hıreket ve çabukluklarla dola bir filim .Ur. Şedit veya hafif, jaV-siyeder üzerinde icmergüz eden hı va, calibi dikkat bir suret le tevzln edilmiştir. ( Ccbo de Paris) Bu akşamdan itibaren OPERA SİNEMASINDA GÜZELLİK KRALİÇESİNİN MİLYONER KOCASI 1 ır eüzıllık mıha takısının büıun safhalarını dünya güzellik kraliçesi sertfine verilen ziyafe seni* Amkrlka sinema akademisi tarafından I 9.12 senesinin en büyük filmi; en yeni rejisörü ve e n muvaffak artisti müsabakasını ıKD YÖILÖ âDAM fi'mi ile rejisörü ROUBEN MAMOULiAN ve FRİEORiK MARCH kazanmıştır. Şimdiye kadar Gördüğümüz filimlerin s'ne benzemiyen bu harikü'âde şaheser BU AKŞAM MELEK Sinemasında Filme ilâve : Par amount Dünya havadisleri - Biletlerinizi evvelden w^^mUB^BW^I^^ aldırınız. m^^^^ma^mamm^m KAIIVO Bu akşamki program -Tercih ediniz:PAEtS (Radla - Paris) : 21.05 — Le tmuvere (Terdi). KRNKFÜRT : 1935 — Concerto en la (Schumann VARŞOVA : »1,18 — Scbabertln ŞarfcıIarL İSTANBULı 18 stüdyo sas heyeti - 18.48 orkestra -20 İnci Hanım - MM Mahmura Hanım -30» Rafta Sadetti n Bey - 2130 orkestra, ajans ve borsa haberi, saat ayan - 2330 alaturka sas Dart Ualün heyeti BERLİN: 18.10 koro ile şarkılar - 18.30 tiyatro -18,15 ban sesli Alimlerden parçalar - 21,08 H aydu hakkında bir musahabe ve bestekarın eaorlerlnden konser - 22,05 havadisler ve d ans musikisi. VİYANA: 18.10 konser - 20.80 şehir operası Binaen dan nakil - perde aralarında: Havadisler - 2 3.10 dana mualkud. BUDAPEŞTE i 1735 milli dana havalan 'Morart, Brahm», Btarfl . 19.20 konser - 20,20 tiy atro (flernstVfn'Jn btr piyesi» - 22.05 gramofon plâkları neşriyatı BÜKREŞ: 20.05 keman solo 20,50 piyano solo -21.20 Ularla Alman musikisi. ROMA : 1733 muhtelit konser . 30.05 gramofon plakları - 30.50 tiyatro VARŞOVA: 18,05 dans havalan - 19» edeni lem-ka - 30,05 hatif musiki - 31,15 T. SehuberT ln şa rkıları - 21.55 piyano konseri - 33.01 dans m m İkisi. * Eaki ramazanlarda istanbul eğlenceleri Refik Ahmet Bey tarafından İstanbul Radyosunda bu akşam aaat on dokuz buçukta bir konfer ans verilecektir. Mevzu: İstanbul'un eski etlenee hayatı. Bir tavzih Bfr aralık Kıbns'ta bulunmuş ve daha sonra İzmir kız muallim mektebi mG-dürlügu ile Konya'da eza muallim mele tebî müdürlüg-ü yapmış olan (Şevket Süreyya) Beyle isimlerimizin bîr ol • ma amandanberi hususi ve hal ta resmi bir eok karışıklıklara meydin vermektedir. Bu Şevket Süre yya Bey şimdi. Denizli'de Maarif müdürüdür. Keyfiyeti tavzih ederim.'' — -__Ankara Tkİr^rHba^

Tjr ŞEVKET SÜREYYA t R tTiİ A L Serea eşrafından Akil Bey Adana'da bulunduğu sırada rahatsızlanıp vefat etmiş ol ve cenazesi lâyık olduğu metrebede bir cok dostları ve jandarma polis ve belediye memurl arı arasmda ebedi istirahstgahına tevdi olunduğu Adans'dan bildirilmektedir. Müteveffa S erez'de bulunduğu samanlar daima belediye riyasetini işgal ve hayırperver, asil, ve so n derece nezaketile iştihar eylemiş muhterem bir zat olup vefatı bu • rada olduğu gibî bütün disim tanı -yanlar arasmda derin bir teessür bıraka çaktır. Teşekkürname îki erkek çocukumun kusursuz o-tarak doğumunda ve gerek valdelerini ve gerekse yavrula rın süShahne karsa gösterdiği fevkalâde liyakat ve ihH -mamdan dolayı Kadıköy Moda caddesinde . 76 vîlâdiye ve nisaiye mütehassısı A1İ Ruhî Beye bütün aile anı şükran eyleriz efendim. Kadıköy Cürbüztürk sokağı No. 2 Cemal Hamdi Matbuat Cemiyeti tarafından tertip edilen 1933 almanağı Çıktı Bir çok tanınmış muharrirlerin edebî, siyasi, iktisadi, tarihi yazılarını havidir. Her kitapç unur. Fiah 1 liradır. KARllERtMIZE KOLAYLIK Aylık abone Hususile vilâyetler deki bir çok karilerimiz gazetelerini munta -zaman kendi adresle rine alabil -m ek için bizden bazı kolaylıklar is temektedirler. Bu aziz karilerin arz ularını yerine getirmek Üzere Cumhuriyet için aylık abone usulü İttihaz etmeğe karar verdik. -lık ahone bedeli yalnız 150 kuruş.. tan ibarettir ve tabîî peşin olarak gönderilmek lâzımdır. Bu usul idarece fazla mesaiyi icap eden külfetli bir meşgale olduğu için abonelerinin in kıtaa uğramamasını isliyen karilerimizin paralarını idareye vaktinde yeti ¦ şecek veçhile dön ** etmeleri iktiza edecektir. -- 1 Kanunusani V 'Cumh utıyel « Müthiş bir celsenin hikâyesi —— Bulgar Sobranya'sında Adliye Nazırı Verbanofu nasıl sorguya çektiler? Yazan : ALİ NACİ F'c.'lifrrr. ie.fr.ru odailtn Upumi BÇS saati — Beyefendi, dedi, Sobranya'nın 5-nÖndr gene kalabalık var. Talebeler, allı polisler. Sobranyanın önünde kalabalık, (a -lebeler, allı polisler, göre göre o kadar alıştığım, o kada gündelik hâdiseler bİ, artık bende en küçük bir hayret bile oy andırmıyorlar. Bir buçuk senel a hayatı, sinirlerimin üıeri-ne Ingiliı empermeablinden daha sert, adeta domur derisi gi bi bir Balkan kılıfı geçirdi. Meselâ tramvayda giderken, Makedonya komitesinden bîr Mi-hailo vist, yanımdaki* sıradan, birdenbire parabeüomunu çekerek on sırada oturan bir Protefcero visti vursa, herif kanlar içinde yere yuvarlansa, tramvay dursa, polisler koşaa. sat mam, kork -mam. Şaşmam: Çünkü bİr kara listeye sıralanmış yüzlerce insanın aylerdan-beri deva mizlenme amelivesi esnasında, Sofya gibi küçük bİr şehirde, bir tanesinin de benim bindiğim t amvayda Öldürülmesinde «asılacak bir oey görmem. Korkmam: Çünkü Makedonyalı komitecinin hedef a şaş-mıyan nişancılığına ve kurşunun dönüp dolaşıp nihayet aradığını bulacağına ve asla bana . Binaenalevh, sarımda oturan birinin aklına eser de, tabancasını çıkarıp solumda oturan diğer ini yere sererse, ben kılımı bile kımıldatmam. Gene meselâ, «Dondokof» cadde -sinden geçerken bir dükkândan bir şey almak iıter de, güzel ca ria dola «Lege* caddesine sapsam ve birdenbire, nümaviş yaoan bir komünist kalabalığının için ne o bağıranlara, çağıranlara, ne de bir ellerinde rovelver. bir eHerinde matrak, halkı dağı k ve korkutmak için havaya kurşun sıkan, etrafa kırbaç sallıvan polislerin şamatalarına ald'r . Kepenkler İndirilsin, dükkânlar kapanın, adamlar ezilsin, benim yapacağım şey, nihayet şu y aki Maryaloiza caddesine sai_----' — alaeaAınm n sokaktan decil

dâ> onun arkamdaki bu sokaktan tedarik etmektir. Zabıta tabancasına karşı pişmiş tuğla savura omünist mücadelesi, o gün, arkadan, yandan adam vurmak, aksam üzeri «Çar Osvobodı-tel» de gez en bir otomobilin birdenbire durması, yavaşça açılan kapısın • dan esrarengiz bir elin uzanar yanı -n>zda giden meçhul bîr insanı ko'un -dan tutup fil hortumu gibi içine alması, ve sonra , sırra badem basması, hele gecenin her hangi bir saatinde müthiş bir bomba tarakası, arka sından şu veya bu istikamete koşanların kıbç şakırtı -lan, nal gürültüleri, artk beni İstanbu dandanı ve Eminönü'n-deki hamalların kavgası kadar bile rahatsız etrrıemektedir. Binaenalevb, Elçiliğe yeni ebnmı* İstanbullu şoförün öyle gözlerini faltaşı gibi açarak ve ih erir gibi ¦Sobranyanm önünde talebeler, atlı polisler ¦ demesine de aldın» etme -dim. Fakat, ylardanberj hücum edilen Adliye nazınnı bugün sorguya çekeceklerini bildiğim İçîn. s-fo-ün en Sofya'da saat te kullanmadığım ı-nihayet ve ancak bana vaktin geldiğini ihtar yerine geçti. Kalktın. Paltomu arkama tskt m. Atkımı boynuma sardım. Ve sokağa ç.karak. Sobraııya'ya doğru, yürümeğe m. •• Hava biraz soğuk (tslıtess fır bes derece!). Damlan beyaı bir don taba -kasile örtülmüş büyük t ve kilise binalarının taştan hayaletleri ortasında, iki katlı, yayvan, toprak samına bo -y anmış Bulvar meclisinin ışıklar içinde yandığı görülüyordu. Evvelâ, meclisi çepçevre kuşatan kalabalığın, sonra da süvari polislerin a-rasmdan geçerek, b e yaklaştım. Sofya'nın bir çok lanınım», aık ma -damlan, hariciye memurları, yüksek zabitler, sefaret erkâ lomat sofralarında, otel salonlarında, operada, konserlerde, çaylarda, balolarda s-örr,i i-ğümüz yerli ve ecnebi kibarları, büyük kapıdan, sanki heyecan! - bir oyunu kaçıracakla nnda kan bir telâş ve a-, d et a, bir millet meclisine değil de bir sirke giriyorlarmış gibi bi r halecanla, hatta pek sevdikleri etiketi bil» unuta-r k. birbirlerini İtebaka İçeri dalıy or • tardı. Bu kapıdan girenlere, kimse ilişmiyordu. Fakat, halka mahsos yan kapılan, dik yapılı, sert bakışlı n->iı!*r tutmuş -lar. alan akın gel lebenin ve diğer sivillerin kartla-ına bakıyorlar, ve dikkatle Üzerlerini anyarak, ceple rinde taSobranya'nın, bir tatil günü bınca, bomba olmadığına kanaat ge -tirdİkten sonra kendilerini i koyve-riyorlardı. Büyük mermer merdivenlerinin iki tarafına muhteşem demir fenerler asılmış, taş cephesine 'Bir kuvvet yapara düsturu kazdmış. fakat her nasılsa cümlenin sonuna bir taaccüp işareti konulma ihmal edilmiş olan Sobranya, etrafına dizilmiş bu türlü türlü otomobiller, kapılanndan içeri yüzlerce ve yüzlerce adamlar ve madamlar geniş, yüksek pencerelerinden dökülen göz kamaştno rtas-nda, bu soğuk kânunuevvel aksamının alaca ka -ranlığında. birdenbire, bende de, sanki bi tiyatroya giriyormusum ve içeride de "Hamlet* nevinden Şekspinyen veya «Britanİküss çeşnisin e komeyvari bir facia ovnanacakrms zehabını yarattı. Kendi kendime: «Galiba Ineİltere • Avusturya maçını görememekJiğimin acısını çıkaracağım! • d Ve kim olduğumu soyliyerek, demokrasinin Avrupa'da kalmış son ve en tipik örneklerinden biri olan Bulgar meclisinin müthiş bir politika atesile filintası gibi kınamış, kaim, yüksek avadan arasına girdim. Koridorları geçtim, merdivenleri çıktım. «Naroden testr» m vestiyerinden daha çok palto ve şapka yüklü, insana adeta büyük bir elb'»e a geldiğini zannettiren Sobranva gardrobu-na paltomu, şapkamı verdim ve sol ta* rafta, yanyana sıralanmış beyaz yağlı boya kanılardan, üzerinde «diplomat!-çeskia diye yazdı birini aşça iterek, içeri girdim. Bol bir ışık gözüme Çarptı. Sıcak bİr hava, burnumdan, ağzım -dan içeri doldu. Nefeslerin hamama çevirdiği sıcak, geniş bir locada idim. Kapı komşum ve dostum Bulgar polis müdürü «Presliviski*. yanındaki iskemleyi gösterdi. ... Oturuverdim. es* Şimdi, bu müthiş h'kâveyİ. size iyice anlatabilmekliğim için. evvelâ şu manzarayı göz önüne g Büyük bir tiyatro salonu tasavvur e-diniz. Karsımıa gelen sahne, üc kademelidir. En üst kademede, ortada reis (Ma-b'nof), sağında bir i kinci reis (çiftçi Zaharyef), solunda diğer bir ikinci reis (nasyonal liberal Şopof), o turuyorlar. İkinci kademe, söz alacak nazır ve meb'uslann serbest kürsüsü, yani memleketine göre on bin,

irmi bin, elli bin kişilik millet parçalarının acaip bir ss-thale ile bir tek adam halin e küçülerek konuştuklan yerdir. üçüncü kademe, yanyana oturmuş nazırların yırım dairesi d İr. Sağdan sola doğru gözümüzle tak asaray'da okuyan Maarif Nazın Moraviyef, yanında başı bîr kirpi sırtına bensiyen ziraat nazın onun yanında hic kımıldamadan oturan harbive nazın Kisyof ve sıra İle kır bıyıklı, sakin bir lan maliye nazın Ste-fanof, enerjik bir adam ©'an dahiliye nazın Kirkinof, (tam ortada ) dostu • muz Muşanof, insana bİr nazırdan ziyade bir pastör hissini veren şjmendİ-ferci Fost rkof, adliye nazın bîçare Verbanof, Edime İdadisinde okuyan ticaret nazın Yorgi Petrof ve nafıa nazın, genç vekil Dimofl Bunlann ilerisinde, kâğıtlarını diz ¦ mi», kalemlerini yontmuş soluk kâtip • ler. mihaniki bi t e, anlamadan yazmağa hazırlanıyorlar. [Ve bütün salon, bu cepheye karşı oturmuş, gene sağdan sola doğru, hükümet blokunu teşkil ede krat-çiftçi - nasyonal liberal - radikal) mebuslar, sonra muhalefeti teşkil eden (Zgov ork Liyapçcf hİıbi), (Zgovork Çankof hizbi), (nasyonal liberallerin Smılof hizbi), sosyali st, popo t is t ve komünist meb'uslarla dolu..] Aşağı batta - hususi bir locads oturan gazetecileri saymazsak • meb'us-lardan başka kimse yoktur. Bu manzaraya tepeden aşağı bakan | ide alınmış önü tenha resmi ikinci kat İse bir tiyatronun sahneye ve koltuklara nazır yukan l calan gibi. Seyircilerle, sizinle, benimle ve o meb'uslar vaaıtasile güya fikrini sö'y li-yen, o meb'uslar da güya kendisini dinJİyen milletle doludur. Elli seneden-beri k endi namına söylenenlere karşı şaşkınlığını bir türlü gizlemeği bîlmi -yen milletle... Sağ tarafıma bakıyorum: Baslarma berelerini yan almış, kumral tenli, yeşil gözlü Bulgar kulan ini kasketli Da-rülfünunlular. kimi olurmuş, kimi ayakta, birbirlerini lammıyan bir çok in sanlar, yanyana, bekliyorlar. Sol tarafıma bakıyorum: Erkek, kadın, sabit, mektepli, her çeşit insandan yapılmış, genç, iht sanki bazı taraftan eskimi), bazı taraftan yeni kalmış, kansık kumaa gibi acayip bir kala balık! Ve bizim locada: Kordiplomatik! Hangi millete ait ve her hangi memlekette olurla rsa olsunlar, müstesarlarile, kâtiplerile, beynelmilel bir fabrikada dökülmüş seri malı gibi irbirlerine benziyen meşhur kordiplomatik! Silindirlerini vestiyere bırakmışlar, arkala • nnda jaketatay, bir ellerini kulaklarına ihtiyat kanat yaparak daha iyi işitmeğe çalışıyor ve iki gözlerine bir de göğüslerinden hiç eksiltmedikleri monoklle-nm ilâve ederek, üç gözlü bir gibi bakıyorlar! Aşağıya bakıyorum: Tavandan sarkan >Üz binlerce mumun keskin aydınlığı altında, bir meb'us ka ası! Beyaz, san, sİvab saçlı meb'uslar! Ceketli, redingotlu, hatta poturlu meb'uslar! Ka nlı enseler üzerinde şişkin mebus başlan! Uzun ince bovlar üzerinde kurumuş meb'us basları! İ r dolu, yamn yumru nazır kafalan ve politi -kanın ateşinde kavrulmuş cavlak, cascavlak, cilâlı kıtalar! Ham kafalar, pişmiş kafalar! Yumuşak beyinli demokrat başlar, iri krmikli rad kal başlar! Çalı demetini andıran Çiftçi başlan, iyi taranmış liberal baslar, popolist başlar ayet saçlan birbirine karışmış, gölleri kıvılom saçan komünist başlar! »a» Şimdi bu dekoru hat>nmzda saklayınız. İçinde oynanan faciayı yann anlatacağım. ali naci Dahilî bir istikraz (fllrlficf mabattl zikrolunsbilir. Bir çok hatipler söz almıştır. Bütçe encümeni Reisi Hasan Fehmi Bey, Ra-sib Bey (Antalya), Em Bey (Eski -şehir), Ahmet İhsan Bey (Ordu), Sü • leyman Sim Bey (Yozgat), Emin Aslan Bey (Denizli) söz söylemişlerdir. Hatipler, delili istikraz İle memleket İmarına İştirakin büyük ehemmiyetini ve halkın tasarru için devlet teminatı ile nafıa İslerinin en kârlı mevzuu olacağını tebarüz ettirmişlerdir. Hü vurunu hüsnü telâkki ettiklerini tekrar eylemişlerdir. Rasİh Bey, Emin Aslan Bey ve ar -kadaşlannın kabul olunan bir takririne göre dahilî istikr az ile Afyon-Antalya hatlının dahi naran dikkate alınman ifade edilmiştir. İsmet Paşa, Erıurum hatlından da bahsederek müteşebbislerle muza -kere halinde bulunduklarını e -miş, hatipler bu münasebetle de Erzurum hattının birinci derecede İÜ -zumunu tekrar etmişl rdir. İtalya'dan istikraz 31 e s'el es ine temas ettiği zaman İsmet Pasa, muhterem italya hüküme t Reİai ile Ro-ma'da görüşülen esasların beklen -diği gibi filiyatta tahakkuk etmesi İçin mes devam olunduğunu tebarüz ettirmiş, Roma'da ve Ankara'deki temaslarından tnüsbet netice ümit

ettiğini bildirmiştir. Fırka bu beyanatı barîz memnuniyetle karşılamıştır. Bunun Üzerine hükümetin tasavvur ve tedabirinln fırkaca muvafık görüldüğüne dair Mazbar Müfit rkadaşlarının takrirleri ittifakla kabul edilerek içtimaa nihayet veril* mistir. 5 - -L -i Bir sınır zâfı Tenkit ediyor diye, bir gazeteci azayı G. saray -dan tarda karar vermişler Galatasaray Spor kulübü reisliğinden tebliğe benzer bir varaka aldık.-«Benzer* diyo ruz; çünk tbuat kanunu mucibince neşrine imkân olmıyan bu varaka, resmî bir eda altında E-ref Şefik E. arkadaşımıza Smtr ounranınm İ7k kur garip isnatlar - bant: Eşref Şefik Bey da bulunan şahsi t yüllerin ifadesini taşıyor. Mes'ele şudur: Eşref Şefik Bey bir müddettenberi Akşam gazetesind alatasaray'ın ardı arkası gelmiyen mağlûbiyetlerini tenkit ediyordu. Galatasaray kulübü idare i bu neşriyattan mütenebbih olmak lâzım gelirken bütün bu mağlûbiyetlerin alkışlanmasını bekl ef Şefik Beye karşı menfi bİr cephe almış ve onun kay-dini silmeğe kalkmıştır. Azasından körü afiliğİ ve spor softalığı bebliyen, bitaraf neşriyata tahammül etmİyen Galatasaray kulübünün arip bulduk. Her hangi bir kulübe mensup olmak bİr spor muharririni hakikati yazmakt an menedemez. Ve bize Öyle geliyor ki, bugüne kadar Galatasaray'ı hezimetten hezimete sürükliyen en büyük amit de bu sakim kulüpçülük zihniyetinden başka bir şey değildir. Zİra, k arasındaki farkı anlamamız zamanı gelmiştir. Galatasaray gibi eski ve değerli bir spor ocağının daima terakki ve tekâmül yolunda gitmesin i özlîyen-lerden olduğumuz için, kendi hesabımıza değil, o kulüp namına bir sinir buhranı net en başka bir şey olmıyan bu kararı ve tebliği teessürle karşıladık. Halkevinin spor faaliyeti İstanbul Halkevi spor şubesi faaliyetlerine dnvam etmektedir. Şimdiye kadar İstanbul mınta kasmda 14 federe kulübe mensup 3120 kişi sporcu tesbit edilmiştir. Gayrifedere daha bir çok kulüplerin faaliyette bulunduklarını na -zarı itibare alan Halkev i spor şubesi bu gibi kulüp mensuplarını da tes -bit etmek üzere vilâyete müracaat etmiştir. ların adedi iki bini tecavüz etmektedir. Sporun umumi ¦ (estirilmesi İçîn Halkevînîn yanında bir jİmnastİkhane inşası için teşebbüsata girişilmiştir. Bu haftaki maçlar İstanbul Futbol Heyetinden: 6 kânunusani 933 cuma günü yapılacak resmî futbol maçları: Taksim adı Vefa Kumkapı - Beykoz B. takımları saat 11,30 hakem İzzet Bey, Beylerbeyi - Kasımpaşa inci küme saat 13,15 hakem İzzet Bey, Vefa Kumkapı - Beykoz Birinci takımları saat 15 hak em Emin Bey. Fenerbahçe stadı Fenerbahçe - Süleymanİye B. takımları saat 11,30 hakem Adil Gi -ray Bey, Ana olu - Eyüp 2 inci küme saat 13,15 hakem Kemal Rİfat Bey, Fenerbahçe - Süleymanİye Birinci takımları saat 15 hakem Adil Giray Bey. Cumhuriyet futbol likı Fenerbahçe - Kasımpaşa saat 9, Galatasaray - Beşiktaş saat 10 istanbul spor kulübünün ummî kongresi Istanbulspor kulübü umumî kâ -tipliğinden: 6/1/933 cuma günü saat 10 da Şehzadebaşı'nda kulüp lokalinde senelik umumi kongre yapılacaktı Arkadaşların ehemmiyetle teşrifleri rica olunur. Voleybol maçları Voleybol heyetinden: 6/1/933 cuma günü Galatasaray lokalinde yapılacak turnuva maçı: Galatasaray - Hilâl saat 17 ha -kem Saİm Bey. 1 — Bu hafta yalnız bir maç yapılacaktır. Geri kalan üç takım bİr-birlerile ayn ayrı çarpışac tle turnuva şampiyonluğu neticelenecektir. 2 — Vaktinden 15 dakika geç kalan takımlar mağlûp addedilecektir. Türhtye-ıugoslavya afyon mukavelenamesi Ankara 5 (A.A.) — Türkiye ile Yugoslavya arasında ahiren oktedil -miş olan afyon mukavel esinin ya -kında Büyük Millet Meclisine arze-dileceği haber alınmıştır. Kooperatif faaliyeti Sandıklı köylüleri de 85,000 lira sermayeli 12 ziraî kooperatif tesis ettiler -âanuıklı kıcdi kooperatifleri mümessilleri bir arada, kösede kooperatiflerin kurulmasında bü izmeti dokunan Sandıklı Ziraat Bankası memuru Hadi Bey 1500 haneli kasaba ile 72 köyü bulunan ceman 37,000 nüfustu Sandıklı kazası kamilen çiftçidir

aşlıca mahsulleri afyon, buğday, arpa olmakla buhran mahsullerine fazlaca tesir gösterdiği nden fiatlanm düşürmüştür. Kasa • bada buğday üç buçuk, arpa iki, afyon yedi yüz kuruştur. Bu liyet fiatı olmadığından çiftçileri çok müşkül bir vasiyete sokmuştur. Çiftçinin karşısında alıcı ve yardımcı Ziraat Bankası olması ya 9 saat mesafede Dinar'da yahu vilâyet merkezi Afyon'da bir buğday mubayaa merkezi açılmasını biçmektedirler. Arazisi arpa istihsalâtına elverişli olmasından her sene yedi sekiz bin ton biralık arpa a lmaktadır. Bu senelerde ise Avrupa'ya arpa ihracatı sı olduğundan bu mallar kamilen çiftçini n elinde kalıyor, fuzuli şekilde sarfedilİyor. Bunun için vilâyette ve yahut kasabada bir bira fabrikası açılması temenni e-dilmektedİr. Afyonun beher okkası çiftçiye on İki liraya mal ol makta d ir. Bunun takasa tâbi olması veya Ziraat Ban kasırım kredi açması sureti!e fiatları tutmak lâzım gelmekledir. Çalışkan çiftçilerin üç mühim ve başlıca mahsulâtı fiatsızlık yüzünden açılan boşlukları telâfi için kendi istidatları ve kasaba Ziraat Bankası memuru Hadi Beyin teşebbüsü gayretleri sayesinde kasabada bir köylerde on bir ceman on iki kooperatif teşkil etm iştir. Bo kooperatiflerin ortağı 1500 kişiden mürekeptir. Ve taahhüdatı ise 65 bin liradır. O klardan kesilen mevduat 20 bin liradır. Ceman 87 bin lira sermayesi vardır. Bu koope ratifler bu sene ortaklarına 175 bin lira ikrazatta bulunmuştur. Her fert bu teşekkülün üç be ene evvel bol para, yüksek fi atlar varken tesis etmediğine müteessir ol -maktadır. Bİr kaç sene sonra bu kooperatiflerden halk pek çok İstifade e-deceklerini anlıyor. Fuhuşla mücadele Dahiliye Vekili Beyin kan oynatmak ve aleni fuhuş hakkındaki emir ve ta mimleri şiddetle takip edilmekte ise de bazı köylerde bulunan alüfte kadınlar genç ve cahil köylülerimizi zehirli hastalıklarla aşılamaktadırlar. Hatta bu yüzden katiller vuku bulmaktad Bu nevi kadınların zabıta tarafından ma • halli ikametlerine şevlerini kasa kaymakamı ile za anın faaliyetlerinden selâmeti vatan namma temenni edilmekledir. H — O Zonguldak'ta fakir çocuklara yardım ZonKullfak Halkevi tarafından giydin Zonguldak «Hususî* — Zongul -dak Halkevi şimdiye kadar yaptığı bir çok hizmetlerine ilâve ola u defa da ilk mekteplerde okuyan yüz yirmi çocuğa göğüslük ve ayakkabı tevzi etmiştir. Halkevi bundan başka fakir çocuk lara h er gün öğleyin sıcak yemek tevzi etmeği karar altına hazırlığa geçmiştir. Yakmda yüz seksen fakır çocuğa sıcak yemek tevziatı başlıyacaktır. Şimdiye kadar Zonguldak'ta yalen yavrulardan bn* Itısmı grup hatlnda pılan balo ve müsamereler için brr çok masraf ihtiya r edilerek İstanbul'dan cazbant takımı getirilmekte idi. Halkevinin meşkûr çalışmaları netice arak yılbaşı gecesi Halkev< himayesinde verilecek balonun caı-bandmı Halkevi musiki »ubesi İd re edecektir. Bu vesile ile hem güzide bir san'at sınıfı yetişmiş ve hem de fuzuli bir çok ma rai yapılmaktan kurlulunmuşluı. Bedri Da rü Of ü n u nefl a Lâtin'ce ve eski türece dersleri okutulacak Senebaşından İtibaren tatbik edilecek olan Darülfünun lâyihasına nazaran edebiyat şubesine ik ani ders daha ilâve edilecektir. Bu derslerin biri Lâtin lisanı, diğeri eski türkçenin olaca ktır. Çünkü liselerden mezun olan talebeler gittikçe eski harfleri okuyamamakta • dırlar. Esk lerin asarını tetkik edebilmek için programa eski lisanı öğretecek bir ders ilâve edilecektir Nüfus U. Müdürünün tetkikatı Nüfus müdiri umumisi Ali Galip Bey dün de tctkikatına devam et -mistir. Ali Galip Bey İskân işlerini ikmalden sonra nüfus muamelâtile ve bilhassa nüfusa kaydedilmemiş çocukların kayİt m elâtile meş -l gııl olacaktır. Mareşal Hindenburg'un bir takdir levhası Alman Reisicumhuru Mareşal Hin ¦ denburg; Karadeniz'de karaya oturan bir Alman vapur u mürettebatını kurta-aı Kunduzdere tahlisiyecilerimize bir takdir levhası yollamıştır. Bogaziçinde gece seferleri Ramazan dolayısile Şirketihayri-yc mevcut seferlerine İlâveten haftada Üç akşam, gece yarısı ferleri ilâve etmiştir. Adana'da Bahailik tahkikatı Gazi Antep'ten Bahai tarikatına mensup yirmi beş mevkuf, jandar • m «-¦-i muhafazası altında dana'ya getirilmiş ve hapisaneye konulmuştur. Adana'da tevkif edilenlerle be * raber Bahai larikati mensuplarının

adedi kırk biri bulmuştur. Bu münasebetle Adana hapisane-sinin mevcudu 980 i bulmuştur. Bu nıın 28 i badm ve 30 u çoc uktur. J Hikaye ; Beklenen izin günü Onu, İlk defa. karlı, lipİli bir kıt »I» '«mı görmüştüm. Vakit hayli geç, tramvay feraha İdi. O. ön tabanlıkta, kalın kaba eldi reni I elİle freni çev riyor, açıp kapıyor, üşüyen ayaklarının açıtını, tepinir gibi vurarak çandan çıka -n yordu. Bİletçl, arka aıradakİ kanepelrr -den birine oturmuş, çantaeındakİ paralan •ayıyorrfuAraba, birdenbire ağırladı, durdu, önümüzdeki arabalar da durmuştu, Biletçİ tin kapıyı açıp baktıt — Ne var? Neye durduk? Vatman, yere atlamıştı* — Oo... Arabalar taburla duruyorlar... Cereyan ketilmedi ama, kasa filin olmuştur be lki . Faala alakadar görünmüyordu, arabaya dönmüştü; içeri girdi, el -direnlerini çıkararak tırnakl — Ne hava bel.. Kemiklerim dondu... Hakikaten acınacak halde idi. O-na nitbetle ben, kapalı ve aİcak yerde sayılırdım. Halbuki bü vücudum bui betmit, soğuk ciğerlerime işlemişti: — Sizinki zor meslek... O, taşmak için bir damla bekliyor-muşı başmı salladı: — Ne diyorsun, beyim' Bundan güç bir iş varmıdır acaba? Kışın bir türlü, yazın bir türlü Her n ayn derdi, ayn cefan vardır. Bir kere düşünün. Sirkeci -Yedİkale hattını verdiler. Artık sa n gece yanıma kadar, hep o yol üzerinde git, gel... İnsan, bıkar be vallahi... Bir çok ada mlar bini -yorlar, İniyorlar, geziyorlar, Biı, makinenin başında mıhlıyı». Etrafına bakmağa h yok, vak -tfn de Tramvay da, ayn bir âlem haniya... öyle manzaralar oluyor ki ağlar mu in, güler mİıra, şaşırıyor -sun! Çapkınca gÖı kırpıyordu: — Ne edalı yosmalar düşüyor -lar... Haddin varsa, gez ucile bîr bak... Bİletçi zili çeker, te vir fireni gayri... Hükümetin emri, nisamı var, ön sahanlıkta herkes du -ramasl Duramaz mı?. . Alimallah, «n iki kişi durduğunu bilirim. Sıkı -şırsm, serbest manevra yapamazsın.,. Illftl l Deyip te şikâyet edecek oldun mu, işitmediğin tahkir, hatta küfür kalmaz. Sade çıkışmakta k de basmışa koyun. Bazsn kıamate dayak ta çıkar.,. Elini, kolunu oyna tama dığrn için arabayı rursun. O zaman da İçerdeki müşteriler, hep bir ağızdan basarlar kalayı... Ses, perde perde canlanıyordu: — Tramvaylar, adam çiğniyor, diyorlar. Allah askına beyefendi, sorarım tize, tramvayın yolu yok mu? Kaldırvmda rai geziyor? Yürü-¦sefni. arabaya mrp binme*mI bileni tramvay çiğner mi? Durur durur, tam araba hareket edeceği zaman atlar. Bunda vatmanın na günahı, ae kabahat i var? Araba, tam vitesle gidiyor, koşar, koşar, kapının demirine asılır. Sahanlık ta i» term n, doludur. İçeriye giremez, bir de muvazeneyi kaybetti mi, haydi teker -'eklerin al tına . Ama, gene varman kabahatli Kumpanya, yolu yapmaz, makineyi tamir etmezse, k u -sur vatmanda mı? İşte tramvay yokuş aşağı iniyor. Biraz bekle de karşı kaldırıma Öyle geç. z, yürür, lıter ki onun keyfi İçin, koskoca araba dunun ve ona yol versin... Derin derin göğüs geçiriyordu: — t|te görüyor»unuz, bütün kıs, sabahtan aksama cak, hatta gece yarılarına kadar ayaı keseri» armaklarımın tutmadığını çok bilirim. Fakat yaz m, daha firaklıdır. Hava güneşli, intanın yüz ar, açılmışlar, »açıl -mışlar . Herkesin ellerinde paketler, sepetler, çantalar... Mesireler adam almıyor... Sen, gene makine başında, çana bas, firem aç kapa... Bu, hayat mı sanki?.. S en de katara karış, değil mi ya, efendim, bu mesire, senin, o, mesire, benim... Güzeller e bak, gözün, gönlün açılım... Bir gün, bir gündür. Adamın Ömrü artar... Tatilimiz yok değil! et işi... Meselâ Kağıthane'nin, Ful yatar la tı'nın, Kazıklıba-ğ'ın, Sular'ın, Balıblı'nın gü iş, neye yarar? • e* Bir babar sabahı, tekrar onu, Sirkeci . Yedîkule hattına işlîyen bir tramvayın ön sahanlığınd Beni tanımıştı, telâmlaştık Onu, evvelâ bİr acemi vatmana ders veriyor zannetmiştim ı — Bugün vaıifeniı hafif! Boynunu bükmüştü: — Iıınl-vırn' dedi. Günlerden cuma İdi. Nihayet talih, ona gülmüştü. Kışın, o kadar hararetle yanıp yakıldığı gü — Gezmeğe mi? — Hayır... Fakirhane Lâleli'de-dir .. Söyle bir uzanacağım. — Çok güzel.. Çok güzel... Fakat benimle konuşurken gözü, vatmanda idi; bütün manevraları dikkatle takip ediyor, makine başında kendisi imiş gibi yolu gözetliyor, heyecanlanıyordu:

— Bak, küfecİye bak... Sağa u-lan Bİr de, çiğnedi! derler... Ah, bu sn/örlerm de cakası, ille vayı geçecekler... Mevkilerde durmak mecburiyet! olmasa, ben, onlara yarış nasıl olurmuş göst ririm!.. Pencereyi açıp bağırıyordu: — Çocuk, çekil; çiğneneceksin... Hamal be, başka yol bulamadın mı? Kaldırımı gözün gürmiyor m Bazan bîtetçinin münakaşalarına fart ir ak ediyordu. Lileli'yi geçtik, inmedi. Belki caymış, ikule'ye gidecek, diyordum. Yedikule'de de inmemişti. Na yapacağını merak etmiştim, durdum, bekledim. Tramvay, devir yapıp dönerken o, arkadaşının yerine geçti, fireni çe virdi ve çanı öttÜre Öt irkeci yolunu tuttu! mahmut y es ari Hava postası Tayyare fırtına yüzün ¦ den Eskişehir'de kaldı istanbul ile Ankara arasındaki hava postalan Uç ay İçin tecrübe mahiyetinde olmak Uıere hüküm tarafından İşletilecekti. Hükümetin bu tecrübe seferleri evvelki günden itibaren başlamış va ait bîr tayyare evvelki sabah buradan posta ve gazeteleri Ankara'ya götür -muştur. Bu t ayyarenin dün şehri -mile avdeti mukarrerdi. Aldığımız malûmata göre, posta tayyaresi dün sab kara'dan hareket etmiş, Eskişehir'e kadar gelmiş, fakat havanın fenalığından yoluna devam ede i yer ek Eskişehir'e üımi'tir. Tayyare öğleden sonra yoluna de -vara için havalanmış i»e de f fırtına yüzünden tekrar Eskişehir'e dönmüştür. Posta tayyaresinin bugün İstanbul'a gelmesi be dir. Tayyare hava müsait olduğu takdirde yarm tekrar Ankara'ya u-çacaktrr. Amerika'dan bu seferler için gelen İki tayyare henüz uç ma mı şiardır. MuhtarmöhOrleri İstanbul Halkevi İçtimai Tardım şubesi reisliğinden: İstanbul mahallin yeni muhtar mü -hürleri şubemiz martfeUle kaldırılacağından m uh taranın he alkevi nin Cs-ğaloğlu merkezindeki İdare memurluğuna müraraatlert YENİ KİTAPLAR Roman Müellifi: Falih R.fkı softasına karşı başımı kollamak! Cum • huTİyctin dokuzuncu yılında alacağım öğüt bu mu olacak «Biz Kemalizmin, her şeyde, terbi -yede, ahlâkta, dinde, ilimde, her şeyde hür, korkusuz, heyecanlı tefekkürünün, ışık saldığını görmek istiyoruz. •Yapılacak yapdmış gibi, alacağınızı almış gibi yumuşak oportünizme, yaslan-mış harekete karş sunuz. «Kalabalığınız biz olacağız. Redif devşirmekten vazgeçeceksiniz. »07 tevellüttüler asker yaşı Genç fetih ordusunun saflarını yürütünüz.» Şu cevabı verdim: «Fetih ordusunun neferini selÂm'artm ve Frenköy'dekİ Bektaşi sofasının fet -hini kendisine ku lularım. «Dediklerinizin bir kısmı doğru, bt -razını da düzeltmek isterim ¦Mütemadiyen ı _ Ver! «Dİyen fetih ordusunun atacağı şeye hediye denir. Kemalizmin Üsküdar'dan Kafkas hudutlarına k r hangi kabiliyetinin hangi tecrübesine set çektiniz bilmek isterdim. «Politika kadrosunda gördüğünüz gençler opcetüruzrnine karşı, gençler kadrosunun İstanbul sin rşılık değil midir? Erenköy, köy değildir. «Fetih ordusuna bir köy fethetmesini dilerim. ¦ Erenköy sofasından ve bütün so • falardan softa kovmak güç değildir. Bit, tahta sapan, sıtm yin en gerisi, bütün Asya, Anadolu* köylerinde bağdaş kurmuş, keyfine bakıyor. «Fetih ordusuna istemekten fazla, almak yaraşır. «Kemalİzmm de demagoiisi, Kemalizmin de softalığı olabilir: Ondan çe -kin m eliyiz. -Kemalizmin temeli nedir, bun- misiniz? Anadolu dağlarının başında tek basma MUSTAFA KEMALİ ¦İstanbul'da toplanıp, altından geçmek için bir taflanlı tak bekliyen orduya, fetih değil, pa ordusu denir. «Hak, hukuk, alıp vermek sözlerine gelince, Rejim'den kimse alacaklı de -ğil, herkes onun borçlusudur. Yaptı • gürüz, yaptığınız, yapacağımız, yapacağınız bütün hizmetler, rejrmrn biz birinin, şerefle yaşamanın karşılığı değildirler. «Söylediklerinizin doğrularını, benîm dediklerimin doğrulan 3e t amamla yı -niT. Büyük fetih, u'nun kasaba kasaba, köy, köy, ihtilâlin İçine alın -ması demektir. «Fetih ordusunun ilk işi Devlet İs -(anbul ve Müstemleke Anadolu an'ane-sinden arta kala

n ne varsa evvelâ ona kökünden ve İstanbul'da kazımaktır... Avusturya'daki isyan yatıştı Viyana 3 (A.A) — Graz'dan bildiriliyor: Voran mıntakasmdaki mutasarrıf Irklar ve nahiy eler memur * lan arasında aktörün an bir konfe -rana neticesinde bu memurlar, ah iren tevkif edilmiş olan köylülerin serbest bırakılmalarım telefonla istemek mecburiye tinde kalmışlardır. Federal orduya mensup Alp avcılarından el bombalan, göz yaşı doktürücü ve mitralyozlarla mücehhez bir tabur, Noran'a sevk edilmiştir. Orada toplanan ve 1000 kadar tahmin olunan köylüler evvelâ teh-ditkâr hir vaziyet almışlardır Fakat jandarmalarla Federal ordu kıtaatının tehdidi karşıtında dağılmışlardır. SÜâh istimali Parke mi, Asfalt mı? Bir inşaat mühendisi bu yoldaki fikrini anlatıyor Geçenlerde bir refikimizde İstanbul civarı yollan hakkında Şehir Meclisi a-zasmdan bir zatın beyanatı intişar et -misti. Ankara'da inşaat mühendisi A. Kemal Bey bu münasebetle bize gön -derdiği mektupta diyor İdi «— Salâhivettar bir ağızdan çıkmadığı cihetle ilmî olmıyan bu beyanata karşı bazı izahatta bu er şeyden evvel şunu sövlryeyim İd memleketimizde her hangi bir mes'ele hakkında mütehassıs g bi söz söylemek hususunda fena bir âdetimiz vardır. E-saı mes'elemize ait mes'e'elerden zi yade meslek harici mesaî! ile alâkadar o-lırr ve bu işler hakkmda mütehassıs imişiz vihi beya atta bulunuruz. Yol isleri herkesin zannettiği kadar basit bir iş te'âkki edilmemelidir. İn » ısn'ar bu günkü temeddİn vaziyete gelinciye kadar yol hakkmda pek çok tetkikat yapmışlar ve bir çok tecrübe va masraflar'a mııhte'if sistemlerde yol inşa ederek bugünkü en müterakki eşkâli elde etmişle Elvevm müterakki memleketlerde en ziyade asfalt yollar inşa edilmektedir. Asfalt yol inşaatının da muhtelif tarr'an vardır. Bunlardan uzun uzadrya bah -•edecek değilim. Memleke timizde asfalt yol inşa ah başlıca İstanbul ve Ankara'da yanılmıştır. İstanbul'da tatbik edil n soğuk asfalt sisteminin çabuk bnzulmakta olduğu ileri sürülerek alelrt-lâk asfalt yollar h akkmda tenkîdatta bulunulmakla ve asfalt yol yerine pahalı olan d ark e sisteminin t atbiki arzu edilmektedir. Parke yollar bir çok Avrupa memleketlerinde ancak az sür'a tl» geçilebilecek şehir dahili yol'annda mahalli tatbik sörebi'mîştir. Çünkü bH -hassa otomob bi vesaiti nakliyenin süratle geçeceği şehir yollarının par -ke olarak ûualan pahalı olmasınd rfınazar fazla sarsıntı yapman ve bu yüzden otomobil dingil ve makine aksamının çabuk bozulma tekerlek lâstiklerinin çabuk aşınması ve fazla benlin sarfiyatını mucip olman gîbî se -heple dolayı tecviz edilmemekte dir. Asfalt yonarin da uzun müddet bo -zulmaması ve pek cüz'İ bîr tamiratı mütemadiye masrafile hü a'de bulundurulacak şekilde inşa edilmesi bir çok taharri ve tecrübeler neticesinde te min edilmiş ve parkeden daha az ""*¦ -rafla inşa ve tamm mu mit un olan ( be • ton asfal t) usulü bulunmuş ve son zamanlarda Amerika ve Avrupa'da sür'al le taammüm ederek bir çok mahaller de tatbik olunmuştur. Memlekebmîzde de merkezi hükümetimiz olan Ankara'da tatbi k edilmiş olan ba sistemin parkeden daha ucuz bir fiatla yapılmış olduğu nazarı itîbare akneve tam:~»tî mütemadiye masrafının da oek cüz'i olduğu düşünülürse İstanbul'un baş'ıcâ muvasal u yol'aı dan bilhassa İstanbul - Edirne yolu gîbi bir ucu Londra'ya kadar d a »anan hey -nelmi'el otomobil yolunun İstanbul şehri yakınlarında parke olarak inşasını istemek doğru ol z.» ispanya'da 29 siyasî mahkûm menfalarından kaçtılar Madrit 4 (AA) — 10 ağustos hâdiseleri dolayısile teb'it edilmiş o-lan 29 şahıs, geceleyin bîr ansız yelkenlisile firar etmişlerdir. Firariler arasında sabık Kralın yeğeni Alphonae de Bourbon da var dır. Hükümet, Rio de Koro Valisini ve sahilin tarassuduna memur ve firar hâdisesinden mes'u l olan Juby burnundaki Canovas gambotu kumandanını azletmiştir. Kumandan, divanı harbe verilecektir. Firarilerin gemiyi yerlilere büyük paralar vadede rek ele geçirmiş olduktan söylenmektedir. Cingöz Recai'nin harikulade maceraları y^TTerver bedi - 24 — — Efendim, geçen tene bir gün Hacı yatağa düşer, fena halde has* talanır. Doktorlar adeta ümi ser gibi olurlar. O zaman Hacı Nezaket Hanımı çağırır ve ona der ki: s— Hatun, bana bir emri hak vaki olabilir. Şimdiye kadar sana açmadım. Benim eskiden kal ma, altın akçe, epeyi bir servetim vardır. Bu evin içinde saklıdır. Yedi düvel bh-araya gelse arasalar, tarasalar buna kimse bulama». Bende plânı var. Ağırlanırsam sana bunu vereceğim. «Fakat bir kaç gün sonra Hacı İyi olur, olur ama, o hastalıktan rtlre-

| ğinde bir çarpıntı kalır. Nezaket 1 doktora gizlice sorarı <— Efendinin kalp sektesinden ölmek ihtimali var mıdır? (Doktor da vardır, der. E Sim di kadıncağız ne yapsın? Ya Hacı servetinin plânını vermeden gidİverirse?.. Ortada bir de kız çocuğu var. Hem de neden r servet, kimseye faydan olmndan topraklar altında çürüyüp gitsin, değil mi Öyle Recai Bey? — Şüphe mî var7 Bana böyle şey sorulur mu? Devam buyurunuz! — N---S.-I ¦ ' , ¦ , d*:-er, m-«'-"evi biraderi Refik Beye anlatır, o da bana anlattı. CrogÖz yeni bir şey sormadan evvel Süleyman Tehir dedi kî: — Refik'le ben mes'eleyi bu iki arkadaşımıza da açtık. Onları da size takdim edeyim: Abdürrah Bey. avukat. Salih Şükrü Bey ko -muıyoncu. İki kişi yerlerinden kalktılar ve Cingöz'ün önünde iğİlerek elini tıktılar. Bütün bu adamlar, muru, bir komuayoncu ve avukat olmalanna rağmen aralannda müşterek bir hal vartfı: Münevve r İnLeghorn cinsi ve Yerli tavuklar Müderris Salih Zeki B. in bir tenkide cevabı Aldığımı» mektupla: aMuteber Cumhuriyet* in 27-12*932 tarihli nüshaıuıde tavukçuluğa dair e altına «Cafer» imzan atılmış bir yazı vardı ve sonlarında benden ve yeni eserim olan «Asri k» kitabından bahsediliyordu. Muharrir Bryİn fikrîne göre Ziraat Vekâletinin reımi tavukçuluk sesesinde beslenilen Leghorn tavukları aleyhinde haksız olarak bir çok şeyler yazdığım halde ekâletin kitabımdan hayli miktar astın alarak ahaliye dağıt -ması teessüfe ve muahezeye sayan görülüyordu. Ziraat kongresinde ve «Asri Tavukçuluk» kitabında ben umumiyetle ecnebi tavuk ırklarının ve b mey and a meşhur Leghorn tavuklarının memleketimiz iklimine uymadıklarından ve muhtelif h astalıklara dayanamadıklarındsn ve az zamanda kabiliyetlerini kaybederek bo -zulduklan ndan bahsettim. Buna mukabil yerli tavuklarımızın bîr çok meziyetlerini göttrrdim. Bu iddiamı aınn zootekni telinine, Avrupa'da ve memleketimizin muhtelif mıntakslarında yapılan tecrüb elere istinat ettirdim. Memleke -timizin en talâhİyettar ve tecrübeli zÜöt-kü mütehassısları edeki tözleri ve kitabımda mÜndrriç mektuplarile tamımen bu fikrîme iatirak ettiler. Propaganda edilen Leghorn tavuklarının fenalıklarını ve iyiiklerini aşağıda yazıyorum. Muamım at saydığım mahzurlara karşı fennî delillere ve tecrübelere dayanarak cevap verirse kendisine bir çok vesikalar ve misaller gösterebilirim. Memleketimi» tavukçuluğunun ula • hında Leghomun damızlık seçilmesindeki mahzurlar şunlardırı 1 — Leghorn laruklan pek nazik olduklarından ekseriyetle İklimlerin tahav-vülâbna uyamarla r ve mahalli hasta -Iıklara karşı dayansmazlr. Sık sık nezle, difteri ve romtizma hastalıkla rına tutu'urlar. Bir kısmı hastalıklardan telef olurlar, Sağ kalanlar da fazla yumurtlamağa vakit bulamazlar. 2 — Leghomlar verem hastalığına çok müıteit olurlar. Piliçlerinin bir kısmı bu hasta'ıktan te ar. Sağ katanlar da yumurta ve rtlerile etrafa verem mikrobu saçarlar. 3 — Tavukçuluğun en tehlikeli hastalığı olan «beyaz i» hal» İlleti memleketimize Leghorn tavu girmiştir. Bu hastalığın mikroplan Legorn*un yumurtalarında daima mevcut olduğun -dan çıkan civlerin çoğu bu yüzden telef olmaktadır. 4 — Ecnebi ve bilhassa Leghorn ırkı tavuklarında Lsucemie illeti, çiftleşme, ve yumurtlama c ihazı hastalıkları çok vuku bulmaktadır. 8 — Leghorn tavuktan iklim ve muhit değiştirince ıslah edilmiş evsafım az zamanda kaybederek yumurtlama kabiliyeti gitgide azalmakta ve nihayet hiç istifade edilemiyecek bir halde bozul -maktada*. 6— Leghom tavuklarının cüs»eleri pek ufaktır. Yenecek yerleri, hele göğsü ve but etleri pek a semirtmeğe elverişli değildir. 7— Leghomlann etleri sert ve pek lezzetsizdir. Bu sebepten Avrupa'ca etleri hiç makb ul tutulmaz. 8 — Leghom'un yumurtaları ufaktır. Ekseriyetle 50-52 gramdır. Nadiren biraz fazla gelir. Buna mukabil yerlî ta • vuklanmızm yumurtaları 60-65 gram çeker, ihracat için iyi para edec ek piyata yumurtaları da 60 gramdan fazla o-lanlardo-. 9 — Diğer ırkların yumurtalarından vasati yüzde 50 horoz çıktığı halde Leghorn tavuğunun yumu n horoz miktarı ekseriyetle yüzde 60-65 arasındadır. Halbuki eti az ve fena olan Leghomu n horozlan piyasada para et- I mez. 10 — Yerli tavuklarımızın yumurtalarından yüzde 98 kadar civciv çıktığı | tanlardan ziyade maceraperett a-damlara mahsus bir hal kî hepsinin omuzlarına bir çarpık lık, başlarına ileri doğru bir meyil, gözlerine zaman zaman bir korku ve cür'etkâr-Iık, yüzle

de zaman zaman bir saflık ve hilekârlık manzarası veriyordu. Her halde bu insanların hepsi , evvelce de böyle karışık bazı maceralara girip çıkmış olacaklardı. Fakat bu defa cn büyük t yapıyor, en aunturlu İşe girişiyor gibiydiler. Süleyman Tahir devam etti: — Ne yapabilirdik? Bir gece, Ne-zahet Hanımı da çağırarak, bu evde toplandık. Sîze mes'elenin ssiyata taallûk eden tarafını anlatmıya-cağım. Şu kadarını soyliyeyim ki evvelâ bir hemşire g iren Nezahet Hanıma karşı bazı âşıkane hissiyat ta duyduğumuzu Alî Refik'in önünde de açıkça Avukat Abdürrahman Bey söze kanttıı — Tahir, dedi, yalnız sen, yalnız sen! Süleyman Tahir, arkadaşını tasdik ederek devam ettit {Fatih Rtfht Beyin yeni eteri (Roman) m intişar ett'ğini harita -rİmize haber ce rmiftih. Bu güzel serin hvr hangi bir fallından şu ikİ mektubu rfercediyoruz.] Erenköy kulübünde genç ve mürteci kavgasından sonra, vak'anın kahramanı olan gencin muharrire ktubu: «Efendim, ¦ Dün akşam eski Bektaşî tekkesinin sofasında ufak bir teşrincüer temizliği yaptık. Sizin ora nuzu bilmi -yordum. Bilseydim, asıl adlarımı içimde »aklamış olmazdım. ¦Bahçeden çıkarken, bir iki arkadaşa: — İnsanın politikada yaşını idare etmesi, başuu idare e , bel İti daha güçtür, demişsiniz. ¦Yaşım yirmi dörttür. En eski hatıram mütarekedir. Olura otura bîr çok -lannts gibi oportünis ağa vakit bulamadım. Ay bun bu mudur?. ¦Bîzim Cumhuriyette arayıp bulda -ğumuz denize çıplak girmek hürriyeti değil, tefekkür hürriy Politika o-yunlan üe bir Şark kalabalığı oyalıya -rak, İhtilâl nizamı kuracaklarını zan -ned değiliz. ¦Siz de nü, benden kalabalıklaşmağı, ekseri yeti eşmeyi istiyorsunuz? Davayı küçülte küçülte ciliğe, ds-ralta daralta basit bir politika kırtasiyeciliğine indiriyorsunuz. Başlığı değişti için, üç ayı çok gören Kemalizm hamlesi, başı değiştirmek için, Şark başını, Asya başını deği ekliyemez. Konuş mı ya -rak, bağırmıyarak yapılan şeyin ismine pandomima denilir, ihtilâl den . İhtilâl, kalabalığın iyiliği için, fakat kalabalığa zorlanan şeye denir. «Ortalıkta olup bitmiş, yahut olur biter, nikbinliğini verecek ne görüyorsa -n uz ? Dün geced n bir gün evvelki Bektaşi sofasını mı? Biz bir fetih kavga »mm henüz basında değü miyiz? Bunu saslı ihtiyaç, tam, sert, müsamaha -sız, açık bir mefkureler disiplini, bir ruhlar organizas yonu bir dava ahlâkı değü midir?. Her şeyi tepeden tırnağa yeniden yapmak heyecanım hangi »er da soğuttunuz ?. «Biz henüz alman bir şeyin bekçileri değiliz. Fetih çocuklarıyız. «Kulaklarımızda aportünistlerîn e— Dur! u, değü. Gazi'nin i «— Yurül sü, çalmmaktadrr.. «Kemalizmin İnönü, çeteciliğe, zorbalığa karşı omuz okşayışın, «Sakarya**, softalığa karsı art a sıvayısın, «Dumlupmar'ı, Saraya ve Tarutimata karşı göz kırp um tonu idi. «Yalnız İhtilâldir ki duramaz; geri gider. Yalnız ihtilâl politikasıdır ki düşmez yuvarlanır. «Kalabalığın bunağına karşı yaşımı, tecrübe edildiği halde Leghomun yumurtalarının yavru verme kudreti yüzde 80 i geçmez. Bu kadar mahzurlarına mukabil Leghorn tavuklarının başlıca iyilikleri çevik olmaları, az kulu yatmaları ve yemlerini kendileri arayıp bulmaları -dır. Buna mukabil yerli tavuklarımız yuk arda sayılan hastalıklarla malûl değildirler, her cihetle hasılatı fazladır. Bu meziyetler bîzim yerli tavukları -raızda ve hele halis Denizli tavuklarında da ziyade sile mevcuttur. Yalnız yerli tavuklarımızın noksan -lan içlerinden iyilerinin usulü dairesinde seçilip çiftle esine itina olunma • matı ve yemlerîle kümeslerine bakılmaması d ir. Bu cihelter temin edild iği takdirde evsafça bütün yabancı ırklardan üıtün olurlar ve sahÎDlcrini memnun e-decek sure urtlarlar. Asri tavukçuluk kitabı müellifi müderris SALİH ZEKİ — Evet, yalnız ben... * W' Salih Şükrü onun sözünü kesti:

— Sadade gel, dedi. Süleyman Tahîr devam etti: — İlk cemiyeti burada kurduk. Cingöz sordu: — Takriben ne kadar evvel ? — İyice hatırımda değil. Altı ay kadar oluyor belki. Düşündük, taşındık, evvelâ Nezahet Hanım ir teftiş etmesine karar verdik. Tabiî hiç bir netice çıkmadı, O zaman, Ali Refik, Hact'nm e vine fazlaca devam etmeğe başladı. Fakat şunu (fa soyliyeyim ki Hacı son derece hasis, cim ri bîr adamdl! Allah gani ganî rahmet etsin, misafirden filân hiç hoşlanmazdı, hele gece yatı a kimseyi istemezdi. Fakat, öyle iken,Ali Refik bir gece orada kaldı. Kendisine en y ukarı katta yatak yapmışlar. Bizden aldığı talimatla Alî Refik geceleyin yataktan kalkacak, b r cep fenerile e-vin bütün köşesini, bucağını arıya-caktı. Maksadımız ilk partide Hacı'-nın t değildi. Evin dahilî teşkilâtına nazaran bu servetin en emin olarak gizlenebileceği yeri ta hmine müsait bazı malûmat almak İstiyorduk. Nezahet bunu yapamazdı, çünkü Hacı onu bîr dakika yanından ayırmıyor, evin a dolaşmasına bile iıûı vermiyordu. Meıelâ Nezahet evlendiği gündenberi o evin mahıeninc, mut ki boş kilerine ve daha başka bir iki yerine ayak atmamıştı. Ali Refik, geceleyin herkes u -yurken oralan gezmeğe memur oldu. Fakat, gece yansından sonra saat üçe doğru yataktan kalıkı ta orta kata İnince, Hacı Zihni Efendi cin gibi karşıtına çıkar: «— Nereye? diye sorar. «Ali Refik tabiî ayabyolunu aradığını söyler. Hacı gösterir. Ali Refik atağına dönün-cİye kadar Hacı merdiven başında bekler. Alî Refik yatağa girer, bir saat uyuma taat sonra kalkar, fakat orta katta gene Hacı İle karşılaşır; affedersiniz, İshali olduğunu s erek gene ayakyotuna gitmeğe mecbur olur. Velhasıl evio içİns gezmeğe muvaffak olamaz. Ara dan bir iki ay geçer, bi, gene arada bîr toplanır, vaziyete bîr çare aranı, Ha-eı'nm servetin n mahvolup gitme -sine mâni olmak için ne yapmak lâzım geldiğini düşünürüz. Cingöz Recai gülümıiyerek, ıslık gibi şeytani bir sesle, dişlerinin arasından mırıldandı: — Evet, dedi. milli servetleri muhafaza gerektir! Süleyman Tahir îşl ciddi tarafın* dan alarak devam elti: — Şüphesiz, dedi, kendi menfaatimizi de düşünüyorduk. Biz beş on kuruş kazanmak için şirketle ta'nın karanlık yazıhanelerinde türünün dururken büyük bir servet neden çürüyüp gittin? Hacı vlağı çekerse bu paranın kime hayın dokunacak? Zavallı kist da öksüz ve himayesiz kalacak, ya eğil mi? Cingöz güldü: — Bana böyle şeyıer sormayınız, demedim mi? — Hayır, hakikati etrafile anlatmış olmak için arzediyorura. Nİtekrs bir gün Hacı fazlaca yem yer (rahmetli boğıına da pek düşkünmüş), tofrsdan kalkınca Üstüne bîr fenalık gelîr, aı daha koşar, zamanında yıtişar, kan alır, Hacı'yı kurtarırlar. •»ana** asrı •i ivauıuııu*aıu i J'Cumhuriyet Avrupa mecmualarına muadil H O L İ V U T'un fevkalâde nüshası bllgİİl! Çlktl. I La def du Français Ali Nazima Bf. nin eseridir Başvekil Ps. Hz. tarafından 'ureli nıahsusada mazhari takdir olmuş -tur. Maarif Vekâleti C cIiIe*İnce bütün üse ve orta mektepler için kabul olunmuştur. En faydalı, en mükemmel, en u-cuz kitaptır. Birinci cildi 24, ikinci cîldİ 34 ve üçüncü cüdi fiatla Cumhuriyet matbaasında satılır. Toptan alanlara tenzilât yapılır. Posta ücreti müşteri ttir. Muallimlere mahsus olan kısmı basılmaktadır. Yeni harflerle Kuranıkerim Kuranı kerimimiz ilk defa olarak arap-ça metninden yeni harflere nakledilerek neşrolun muştur. Muallim Hüseyin Kâzım Bey tarafından yeni harflerimize çevrilen ve «Suhulet» kütüphan fından fevkalâde nefis, okunaklı bir tarzda neşredilen Kuranı kerim, mü -reyyen, parlak bir tezhipli cilt İçinde. I lira mukabilinde hediye ediliyor Muhit ''M-ıiı't) İn kânunusani nüshası üç renkli nefis bir kapak İçinde çıkmıştır. Bu nüshada. Ayin Ussald-zade>. ilkahta Keramet 'Emine Saffet). Samlh Rıfat'ın (DUlsr Bilgisinde), me vkii ı Ahmet Cevat), Benim Tarihim CBehçet Kemal), Üç saat opereti. 16 inci asır d an-beri Boğaziçi'nde seyrüsefer (Reşat Ekrem). Tevarifcler - Seyahat hatıraları -(Sami1, Balo Geces i - Salon temsUl - (Seniha Sami), miralay Chabert - klasik tefrika - (Balzaç), Mod a sahlfelert. v. s.. Karilerimize tavsiye ederiz.

Koüvut Holivut' un üçüncü sene birinci sayısı zengin mÜndericat ve stüdyo resîmleri-le fevkalâde bir tişar etmiştir. Tevsiye ederiz. Hukuk Ansiklopedisi Memleketimizin meşhur hukuk âlim -lerinden müderris Mustafa Reşit Beye -fendi kıymettar müte addit hukuki eserlerine İlâveten (Hukuk ansiklopedi» stnl ne»re oa*uuruöur. Medeni hukuk şerhi, tera ve iflâs kanonu ve hukuk mahkemeleri usulü şerhi İle hukuk ilmi s ahasında çok derin boşlukları dolduran kıymettar eserlerine ilâve edilmiş bulunan bu Ansiklop di, bütün hukukşlnaslarımızca mütaieaya ve tetkike değer bir eserdir. Karileri mise tav -siye ederiz. Çanakkale muharebeleri Yüzbaşı Armstrong tarafından Türk milletine ve muhterem Reisine İftira ve bühtanla dolu olara neşrolunan ma -hut kitabı ingiiir. gazeteleri Çanakkale muharebelerine dair Jeneral A spinaD -OglandcrTn yazdığı resmi tarihi Istlşhat ederek ret ve cerhetmekte ve mezkûr muhar ebelerde tngills milletinin Türk askerinin ve Dahi Kumandanının kah -ramanlıgım ve kudreti ni takdir etmiş olduğunu kaydeylemektedir. Mezkûr resmi tarih muharrir arkadaşlarımızdan Muh arrem Feyzi Bey tarafından tûrk-çeye tercüme edilmiş ve Kanaat kutup -hanesi tarafından nefi s vs bir çok resim ve haritalarla birlikte neşredilmiştir. Bu kıymettar kitaba bir lira gibi gayet dun bir flat konulmuştur. Bulgaristan'a dair bir e$er Sabık gayrimüslim mektepleri mUfet -Üslerinden dava veklü Halli Bey tara -fından Bulgarist an'a dair mühim bir eser neeredOmlştlr. Mumaileyh Bulgaristan'ı ve Bulgarlan çok iyi tanıy anlardan biridir. Bu eser esasen bir Bulgar siyasi re-cülüne karsı cevap olmak üzere yazıl mış ve bonon için eserin adına (Bugünkü Bulgaristan'da Türk düşmanlığı) denilmiştir. Elli sah er olmakla bera -ber bir çok vesaiki İhtiva ediyor. Şen Çocuk (Şen Çocuk) un 13 üncü sayısı da çıktı. İçinde dünya çocuk edebiyatı, şiirler, hikâyeler, mas adamların hayatı, bilmeceler ve saire ve saire. Aile babalarına ve çocuklarımıza tavsiye ederiz. Niçin Abone Olmalıyım ? Hayat Ansiklopedisini perakende oNrak her nüsha çıktıkça mı alıyorsunuz? O halde hata ediyors nuz. Size abone olmanızı tavsiye ederiz. Bakınız niçin? 1 — On l», günde bir defa muntazaman çıkmasına rağ -men arada bazı cüzleri almanıza bir mâni r unutur, iki unutursunuz, nihayet, bu güzel eserden mahrum kalmağa mahkûm olursunuz. 2 — Abone olursanız cüzler hususî zarflar içinde tertemiz evinize kadar gelir. Akşam evinize döndüğünüz zaman Ansiklopedinizi hazır bulursunuz. Yemekten sonra açıp rahat rahat okuyabili niz. 3 — Abone olursanız, 250 kuruşa alacağınız 10 cüzü 225 kuruşa alırsınız. Bu suretle 25 kuruş z. 4 — Abone iseniz, cüzlerinizi ciltletirken ayrıca cilt parası üzerinden yüzde 25 ıskonto hakk azanırsınız. Bütün bu fırsatlardan istifade için Abone Olunuz Poli Anna ve M\ Anna'nın Gemliği Bo eser en can sıkıcı ve üzücü hareketleri nes'elenecek bir hale getirmek !• çin yaratılmıştı Poli Anna muhitindekİ en betbîn ve en nes'esiz insanlara bile nikbinlik ve neş'e aşdıya rak onlan mes'ut eden bir kızdır. Bo kitaplar her aile için en lüzumlu eserlerdir. (Poli Anna) ve (Poli Anna'nın CençÜcİ) kitaplar Matbaacılık ve Neşriyat Türk Anonim Şirketi t an neşrolunmuştur. Maarif Vekâleti Talim ve Terbiye dairesi bu iki eseri fevkalâde takdir et -mistir. Her İki eserin de fiatı 75 ve ikin 150 kuroşur. Tevzi mahalleri: 1 — Cağaloğlu'nda (Cumnunyet müesseseleri). 2 — Ankara caddesinde Kanaat kütüp anesi. Haydar Rifat Beyin Kuruşa Bolşeviklik 200

Yeni Rosya hakkında en mükemmel eserdir. İklimler 150 İlk aşk 100 Duman 75 Senenin en movaffak olmuş ro -raanlandır. Lenln'ln Hay 100 Mİras mes'eleleri Ayni haklar Kanunu medeninin 100 200 şerhleridir. Temmuz 1914 Büyük müverrih Emil Tarih Felsefesi K Us tav Löban'un 150 Lodvlg'ln 125 Tahviller, kuponlar 25 Şerhli Borçlar Kanunu 100 Şafak kitaohanesinde. DOKTOR Osman Şerafettin Cağaloğlu Nurosraaniye caddesi No. 19 Telefon: 893 Muayene zamanı cumadan maada öğleden so nra (Yenibahçe hastanesi) dahilî, sari hastalıklar mütehassısı Emirdağ sulh hukuk hâkimliğinden: Terekesinin tasfiyesine karar verilen EmirdağVnda münteh iren vefat eden Dost Mehmet Ağanm tereke muamelât; hesaba tının kat'î olarak rüyetîle kapatıl karan verilmiş olduğundan keyfiyet ilân olunur. Dr. Semiramis Ekrem H. Çocuk hastalıkları mütehassısı Beyoğlu Mektep sokak Telefon B O 24D8 Kulak, Boğaz, Burun mütehassısı Doktor ihya Salih Cağaloğlu; Hamam sırası No. 24 Cumadan başka her gün saat 15 ten itibaren hastalarını kabul e . Kulak, boğaz, burun mütehassısı Dr. Ekrem Behçet B oğlu Mektep sokak l Telefon B O 2496 Dr. Hafız Cemal Dahiliye mütehassısı Cumadan maada her gün saat (2,30 dan 5 e) kadar İstanbul'da Divanyolu 'nda ( 118 ) numaralı hosurf kabinesinde hastnlnnnı kabul ve tedavi eder. Telef on Is. 22398. Ankara'nın en büyük Kitap, gazete ve Kırtasiye mağazası akba R»tap evi şe kırtasiyecilik Anafartalar caddesi lelr.on : 3377 /..AS'^»,ı''|".". !.' C* . .-. . Her lisanda gazete mecmua ve kitap Her nevi kırtasiye eşyası ve mektep levazımı Her türlü Fotoğraf levazımı - makineler ve amatör işleri Etem. Pertev ıtriyatı Kütahya çinileri Liseler Alım Satım Komisyonundan: Mektepler için yaptırılan ve İstanbul'da depo edilen fizik ders âleti, dolap ve muallim ma saları muhtelif vilâyet mekteplerine gönderileceğinden nakliyeleri 25/1/933 tarihine müsad if çarşamba günü saat 16 da ihale edilmek üzere kapalı zarf usulile münakaşaya ko -mılmuştur. Taliplerin şartnamesini görmek ve bu bapta fazla malûmat almak üzere İstanbul Lİsesindeki ka leme ve ihale günü teminat makbuzlari-le Cağaloğlu'nda Maarif dairesindeki komisyonumuza müracaatleri. İstanbul Gümrük Muhafaza Başmüdiriyetinden: (500, 960,1100 metre astarlık beze aittir) 1 — Kıtaat içn tatın alınacak olan üç kalem astarlık bez pazarlıkla «atın alınacaktır. 2 — Kırdırma şartlan kâğıdının tasdikli suretleri istanbul Gümrük Muhafaza Başmüdİriyetindeki onundan alınacaktır. 3 — Pazarlık: İstanbul Gümrük Muhafaza Başmüdİriyetindeki Komisyon tarafından yapılacaktır.

4 — Pazarlık: 7/1/933 tarihine raslıyan cumartesi günü saat 14 te-dir. 5 — Her istekli biçilmiş bedelin % 7,5 u olan 64 lira 34 kuruşluk muvakkat «Teminat» larile belli saatten evvel Komisyona gelmeleri. 6— örnek: İstanbul Gümrük Muhafaza Basmüdiriyetindedir. istekliler orada görebilirler. Limanımi7dan hareket edecek vapurlar„S Hantalzade vapurları Haftalık Muntazam İzmir süVat postası Seyyar vapuru Her çarşamba gönö saat 17 de Sirkeci nbtımından hareketle Gelibolu, Çanakkale, Ay -valık iskelelerine ugrı arak cuma günü İzmir'e muvasalatla cumartesi güİfT. izmir'den hareketle Çanakkale'ye ugrıyarak pazartesi sabahı İstanbul'a gelir. Yolcu bileti vaourda verilir. Tafsilât için Eminönü Rıhtım Han No. S Telefon: 21977. Emlâk ve Eytam Bankası ilânları İstanbul besinci icra memurluğundan: Jan Vidlç Efendinin müteveffa Kosti Dalaa Efendiden matlubu olan 1100 lira ve masarifin temini istifası için mahcuz ve tamamına 7200 lira kıymet takdir edilen Galata'da Kemankeş Kara -mustapaşa mahallesinin Beyzade ve Şerb ethane sokağında atik 34, 36-38 40, 42, 18, 20 ve yeni 34, 36, 38, 40, 20, 22 numara lar ile murakkam sağ tarafı Ömer Efendi hanesi arkan îlya veresesi hanesi sol tarafı Edip Efendi hanesi ve Şerbethane ve Beyzade sokakları İle hudutlu arsa ve elyvem üzerinde ya -pılmış kısmen kSrgı'r ve üstü ahşap ve zemin katında dükkân ve üst katında bir tahta bölm d'çerinden tahta bölme ile ayrılmış içice iki oda ve bir halâ mevcut olup mezkûr gayrimenkulu amı müteveffanın uhdesinde o-lup müteveffanın terkevlediği dört varise intikal etmîs ve işbu menkul bu defa açık arttırmıya konulmuş ve şartnamesi 15 kânunusani 933 tarihine müsadif p r günü dairemizde herkesin görebileceği münasip mahalle talik edileceSi gibi birinci açık art man 5 şubat 933 tarihine müsadif pazar günü saat on dörtten on altıya kadar daire -mir.de ya nılacaktır. Arttırma bede'İ muhammen kıymetinin yüzde yetmiş beşini bulmadığı takdirde en son aahhüdü baki kalmnk üzere ikine! arttırması 20 şubat 933 tarihine müsadif pazartesi nünü saat tten on »'tıya kadar dairemizde yapılacaktır. Mez -kür gayrimenkul en çok arttırana ihnlo edi eceğinden taliplerin muhammen kıymetin yüzde yedi buçvğu nisbetinde ney akçesi veya millî bir banknnm teminat mektubunu hamil bulunmaları lâzımdır. Müterakim vergiler İle vakıf icaresi ve belediyeye ait rüsum lerîhi ihaleye kadar borçluya ve tarihi ihaleden sonra müşteriye aitt ir. 2004 numaralı icra re İflâs kanununun 126 inci maddesinin dördüncü fıkrasına tevfikan gayrimenkul üzerinde İpotekli alacakldar üe diğer alâkadaranın ve irtifak hakkı sahiplerinin u haklannı ve hosusite faiz ve masarife dair olan iddialarını ilan tarihinden İtibaren v irmi gün içinde evrakı müabitelerile bPdirmeleri ve aksî hade haklan tapo sicillerile sabi t olmadıkça salı* bede'inin paylaşmasından ha^ riç kalacakları cihetle alâkadaranın itbu madd mezkûr fıkrasına tevfikan hareket etmeleri ve daha fazla malûmat almak istiyenlcrin 9299539 Noter numaralı dosyasına müracaatleri ilân oluEmlâk ve Eytam Bankasr İdare Meclisinden: Ticaret kanununun 361 inci maddesine ve nizamnamei esasimizin ahkâmı mahsusasına tevfi kan Emlâk ve Eytam Bankası heyeti umu -nüvesi 6 şubat 933 pazartesi günü saat 11 de Ankara'd a daire i mahsus asında adiyen akti içtima eylİyecektir. MÜZAKERE OLUNACAK İSLER 1 — İdare meclisi raporu 2 — Murakıplar raporu 3 — Bilançonun ve kâr ve zarar hesabının tasdiki ve idare meclisinin ibrası 4 — Murakıpların intihabı 5 — Murakıpların ücretlerinin tayini 6 — Fevkalâde ihtiyat akçemizle ipotekli gayrim^nku^er te nezülü kıymet karşılığının tarzı istimali hakkında idare meclisi teklifi. Tercan tera memurluğundan: Tercan'ın Hinziri kariyesinden Şevki Efendiye Kütahya Noterli -ğinden tasdikli senet muc ibince «500» liraya borçlu olup İkametgâhı meçhul olup ilânen ödeme emrinin tebliğine bittale verilmiş olduğundan tarihi ilândan itibaren müddeti kanuniyesi zarfında ödeme emrine itiraz etmediği takdirde muamelâtı icraiyenİn tamamı tatbik olunacağı ilânen tebliğ olunur.

Tayyare Cemiyeti Mubayaat Komisyonundan: Elli bin adet evlenme zarfı tabettirileceğinden ve depolarda mevcut arap harfli 1772 2 adet birinci ve 15444 adet ikinci sınıf evlenme cüzdanlarının maroken kaplan satılacağından lip olacakların 7/1/933 cumartesi günü saat 14 ve 15 te komisyona müracaatleri. İstanbul Evkaf Müılir L/eti ilânları Kıymeti muhammenesi Lira Kuruş 31 98 Hocapaça mahallesinde Demirkapı Orta sokakta atik 33 ve iki defa mükerrer 33 cedit 45, 45/1 45/2 numaralı dükkân arsasının 21/24 hissesi. 50 00 Çarşı'da Perdahçı sokağında 33 numara kânın 1/8 hissesi. 75 00 Beyoğlu'nda Hüseyİnağa mahallesinde Mangasar sokağında eski 10, 12 numaralı dükkân arsasının nısıf hissesi. Balâdnki emlâkin mahlûl hisseleri dört hafta müddetle ilâna konmuştur. İhalesi kânunusaninin cü cumartesi günü saat on beştedir. Taliplerin pey akçelerile beraber İstanbul Evkaf Müd.rıye nasında Mahlûlât kalemine müracaatleri. İstanbul İnhisarlar Başmüdürlüğünden: «255» lira «90» kuruş bedeli keşifli Danca tuz ambarlarile idarehanenin tamiri yirmi *ün müdd e münakaşaya konulmuştur. Taliplerin 9 kânunusani 1933 tarihine müsadif pazartesi günü saat o dörde kadar İstanbul İnhisarlar Başmüdiriyetine müracaat eylemeleri. SADIKZADE BİRADERLER VAPURLARI Karadeniz Postası SAKARYA VAPURU 5 Kanunsanl Perşembe günü akşam saat 18 de Sirkeci rıhtımından hareketle Zonguldak, inebolu, Ayancık, Samsun, Ordu Giresun, Trabzon, Sürmene, Rize'ye azimet ve avdet edecektir. Fazla tafsilât için Sirktci Meymenet ham altında acentatığına müracaat Tele. 22134 SEYRİSEFAİN Hersek acenla: Oalıta a çın .. v Loprut>:ıu b •r n. t nv TRABZON POSTASI «Karadeniz,, *J$ nun çarşamba 18 de Galata rıhtımından kalkar. Gidişte Zonguldağ'a ****** Tirebolu'ya rVUSIAFA CEMAL VAPURİARI Zonguldak ps£aa BURSA 5i perşembe kânunusani Aksamı saat 17 de Galata rıh hm m -hmmdan hareketle Ereğli, Zonguldak, Bartın'a gidecek ve ayni iskelelere uğnyarak cumartesi İstanbul'a gele -rek pazar saat on beşte Gala ta nh İzmir'e*"-», 'urundan doğru Galata Küçük Rıhtım han No. 4-6 Telefon: 40913. Alemdar zade Mehmet vapuru Bülent VAPURU 4 kânunusani çarşamba gü nü Zonguldak, İnebolu, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rise ve Mepav-ri*ye azimet ve avdette ayni iskele -Icrle Sürmene, Vakfıkebir, Görele Fatae vc Ünye'ye ugrıyarak avdet edecektir. Acentası Alâîye han No. 1 Tel. 21037 TAVILZADE VAPURLARI Ayvalık ekspres postası SELAMET vspuru her per'crnbc 17 de Sirked'deo harekede Gelibolu, Çanakkale ve Körfez ttrikil e Ayvalığ'a azimet ve avde edecek t r. Yolcu bileti vapurda da verilir. Adresi Yemîs'te Tavilı.ıde Mustafa biraderler. Telefo

n: 22210_ . . . mi Yenilini Zayi: Mührümü zayi ettim, hakkettireceğimden zayün hükmü yoktur. Mahmulpasa Bezciler caddesi kebapç Hasan - 8 '-Cumhuriyet — 4 Kanuna»anî 1933 - . ... HASAN Oliv Ve Gliserin Sabunlarını Hasan zeytinyağile ve Hasan kolonyasiîe Krem ve gliserinle istihzar edilmiş musirren istimal ediniz. Dünyada bundan mükemmel ve nefis bir sabun olamaz. Hasan ko lonyasının limon çiçeklerini, yasemin vc gUl bahçelerini ihtiva eden bu sabunlar Türkiye'nİFj egâne iftihar edeceği müstahzaratındandır. Çocuklar ve nazik ciltli kadınlar yalnız Hasan sab arı istimal edeb lirler. Cildi yumuşatır ve renge letafet ve tazelik bahşeder. Hasan ecz a deposu ASiPıROL NECATİ»ecnebi markalardan daha kuvvetli ve tesirlidir.IZT^cVe™ "SlDepoSti: ^ SA LİH NECATİeczanesi ||j> İNGİLİZCE ve FRANSIZCA <| Aksam dersleri Duhuliye ile beraber ^9 jH«. haftada üç gün üç aylık kurs * « saat 18 den sonra Hiç bil m İyenle re, az ve çok bilenlere mah*u« .ıyn sınıflar I KlnrjBUsanl - 81 Man 19 3 Amerikan erkek Utan ve Tlcarel derdıanesL 23 Alemdar caddr*İ. İstanbul. Ayni dereler gayet ehven şeraitle muntazaman Afitenkan KrVek (Jtan ve Ticaret dershanesi B eyoğlu 42 Meşrutiyet caddesindeki şubesinde devam mr" etmekredir, I kânunusaniden itibaren yeni nnıfJar başlıyor* 4fl ADAPAZARI Türk Ticaret Bankası Merkezi: Adapazarı İstanbul şubesi: Yenipostane karşısı Tel. 22042^ Sermayesi! 1,200.000 Şubeleri: BANDIRMA - BARTIN - BİGA - BILEClK - BOLU BOZÖYÜK-BURSA - DÜZCE-ESKİŞEHİR-GEMLİK GEREDE - GEY - HENDEK - İZMİT - KARA-MURSAL - KÜTAHYA - MUDURNU - M. KEMAL . PAŞA - SAFRANBOLU • TEKİRDAĞ YENİŞEHİR Müsait şeraitle mevduat, havale kabul eder Taksite senet alır ve ikraz muamelâtı yapar Mevduat faizleri senelik %B, altı aylık % 7. Qç aylık % 6. H. C. % 5 Kumbaralar faizi senevî %5. sene sonunda ikramiye veriTir Kumüsyon ve Ticaret kısmı satışa delâlet eder. Sieorta yapar. Telefon 23623 Kunduralarınızı sODar Pazarcın) di a in p Alınız Beykoz Fabrikasının Kunduraları Sağlam ve Ucuzdur Uj İııııııİ Kadın, Erkek, Çocuk için her şekilde kundura bulursunuz istanbul Bahçekapı Beyoğlu İstiklâl caddesi Beyoğlu'nda Hayden mağazasında da bulunur NAZARI DİKKATE Mükemmel türkçe daklilo ve bir az hesap işlerini bilir bir Türk kızına ihtiyaç vardır. Galata erşembepazar Aslan Han 6 ci kat 5 no. ya müracaat. Cilt ve zührevî hastalıklar mütehassısı Dr. BAHA T TiN Bsbısli cadde. Meserret oteli karsısı Avni Rey a ŞEVKİ 125 Saat 9 dan 6 ya kadar. Muğla Vilâyetinden: Muğla vilâyeti dahilinde Aydın - Muğla yolunun 65 ' 000 - 716 500 kilometreleri arasında 6 500 metre tul üzerinde yaptırılacak olan 21880 lira 80 kurut bedeli kesifti tamiratı esa siye 15 ikinci kânun 933 tarihine müsadif pazar günü saat 15 te Encümeni Vilâyette ihalri ka fiyea: icra kılınmak üzere kapalı zarf usulile münakaşaya çıkarılmıştır. Talipler Nafıa şerai

tarİfatı dairesinde evsafı matlûbeyi haiz oldukları tnkdirde münakaşaya dahil olabilecekle inden şartname ve evrakı keşfiyeyi Muğla ve istanbul Nafıa Daire -terinden aldırnbili rler. Teklif namelerin kanunî teminntlarile birlikte muayyen müddet zarfında Vilâyet makamına ve rmeleri lüzumu ilân olunur. Tasarruf Dirlik ve düzenlik Kaynağıdır. T o r t K I Y an k BİR KUMBARA ALINIZ Her gün biraz para biriktiriniz. Doktor İBRAHİM A. BESİM Almanya'da tahsil ve müteaddit seneler hastanelerde çalışrjVtan sonra İstanbul - Osmanb ey. Şafak sokak 70 Nur aparomanı I numarada (Pangaltı postanesi arkacında) muayenehane açıım. Hergün 9-11 ve 2-5 _ iŞLiı FA YURDU Temi?, ucuz hastane, romken diya-terml yesalr bilcümle vesalri cami, ¦HUM Telefon : 41807 Çanakkale Belediyesinden Çanakkale Belediyesince yapılacak su tesisatı içîn takas suretile mubayaa edilecek olan ik i parmak kutrunda ve ikî bin metro tulünde demir borular 25 kânunuevvel 932 tarihinden itibaren 21 gün müd -delle ve kapalı zarf usulile münakaşaya konulmuş ve 15 kânunusani 933 p zar günü saat 15 te ihalesi mukarrer bulunmuştur. Vermeğe talip olanların şartnamesini görmek ve tafsilât almak üzere mezkûr Belediyeye müraeaatleri İlân olu<ıur. "Bakteriyolog Dr. İHSAN SAMİ" BAKTERİYOLOJİ LABORATOVABI Umumi kan tahlili 11. frengi noklai nazarındım (VVaseerman ve Kahn teamülleri) kan küreyvatı sayılman. Tifo ve ısıtma hastalıkları teşhisi, İdrar, ba cerahat. kastırat ve su tahltlfltı. Oltra mikroskopl. hususi ağılar istihzan. Randa üre •eker. Klorür. Kollestcrîn miktarlarının tayini. Divanyolu'nda Sultan Mahmut türbeNo. 189 Te1efon:20°8İBB Beşiktaş İcra deire«ind«-n: Bir borçtan dolayı mahpus loup acık arttırma suretile paraya çevrilmesine karar verilen 1 gardrop ve aynalı ve mermerli 1 leomana ve I billur elek -trik avize ve 4 ayaklı oyu n masası ve tastı komodin ve tek ayaklı gradrop ve sair çıyanın tellaliye ve ihale pul resim leri müşterisine ait olmak üzere talip olanların 14-1-933 tarihine tesadüf edeu cumartesi günü saat 13 ten 15 e kadar Beyoğlu'nda Misk S. Madam Martel apertımanı önünde ha -nr bulunac k olan aaenaura müracaat * lerİ ilan olunur. RAMAZANDA HER GECE MİLLET tiyatrosunda Sanatkâr NAŞiT ve FAHRİ Beyler ve arkadaşları Ses muganniyesi HAMİYET ŞAMRAM. HERMiNE, AYTEN Hanımlar Yeni komediler, vodviller vaz sahne edilmektedir. Aydın Nafıa Başmühendisliğinden: 1— «9008.81» lira bedeli keşifti Aydın-Çine yolunun 4+200 ile 5+594 kilometreleri arasındaki zmak üzerinde iki ahşap köprü ile imlâ tesviyesi inşaatı 20 gün müddetle ve kapalı zarf usuli ya konulmuştur. 2— Talipler 661 numaralı ka-" liuna goYe TiuTTrrfya*-*t*«rı j(1l> de 7,5 teminat akçesini havi tekliflerini ihale günü olan 9/1/933 pazartesi saat on beşe kadar Vilâyet daimî encümen i riyasetine vermeleri ve münakaşaya girmek üzere ehliyeti fenniye vesikası almak ve şartn ame ve keşif cetvellerini görmek üzere Aydın Nafıa Başmühendisliğine müracaatları. Fatih leraaındanı Bir deyinden dolayı tahh hacze a ¦ İman 200 adet fabrika latası 12 ki -nunuıani 932 tarihînd e perşembe günü saat 10 da Topkapı'da Aksaray tramvay caddesinde Beyazıtağa Ah • raetpasa cam

yanında keresteci Ef-tat Efendinin dükkânmda mezkûr emval bîlmüzayede satılaejujından talipl n mahalli mezkûrda memuruna müraeaatleri ilân olunur. ASİPİN KENAN Kolonya meraklıları Bahçekapı'da Ticaret Borsası karşısında Ramazanzade Cemal Ecza ve parfümeri deposuna uğramalıdırlar. Kolonya ve losyonları bütün emsalinden güzel ve uc ur. Tecrübesi parasızdır. Göz Hekimi Profesör Birinci sınıf mütehassıs Dr. Esat Paşa Dr. Süleyman Şükrü istanbul Ankara caddesi No. 60 (Hilmi kltaphanesi yanında ÇanakkaleBelediyesinden Çanakkale Belediyesinin elektrik santralı için takas suretile mu -bayaa edilecek olan «2 00» beygir kuvvetinde bir elektrik motörite işbu motöre merbut «150» kilovattık mülenavip tir me cereyan -Iı bir dinamo 21 gün müddetle ve 15 kânunusani 933 pazar günü saat 15 te Çanakkal 'de ihale edilmek üzere kapalı zarf usulile münaka -aaya konulmuştur. Talipleri» şaaıtaasBeri i ffiaauk «a» İçin mezkûr Belediyeye müraeaatleri İlân olunur. Romatizma ve bütün ağrıları keser. İst alhneı İcra dairesinden: Bİr deyinden JoUyı Beyoğlu'nda TarlabesTnda No. İSI dükkanda mat kanape re sairenin füruhtu takar -rüı ettiğinden 9-1-933 tarihine muta • dit* pazartesi günü aat on ikiden bire kadar açık arttırma auretile füruht e-dileceğinden talip olanların mahall i mezkûrda memuruna müracaat edü -mesi ilân olunur. Safttp oe Basmuharrtrt funus «adi Umumi neşriyatı idare eden Yatı H/ert eıödftrıi: Cemal Sana aTaftearıM r* Neşriyat «rft dssftasftA pf *'« - !«««»¦* 1485 Ağaoğlu Ahmet B.n Üçüncü makalesi Bugün üçüncü Sah i f e m izdedir Cumhuriyet İSTANBUL — CAĞALOĞLU Dokuzuncu sene; No. 3114 Tpl*r" *• m*ktup Bdr—: î**abai- po.unm.ro istanbul, »o P erşembe 5 Kânunusani 933 Telefon: Başmuharrir 22364. Tahrir mfldÛra: 23239. idare mûdûru 223S3. Matbaa: 30472 İlin «hıfeifrimb herkese açıktır— Cambarlyette Besretlirnecek (Unlar Km eagrudaa doğruya Idareb neınlıe dahi müracaat olansbtDr. JaponMar Çin'de bir şehir zaptettiler 1700 Çin'li öldü, şehir enkaz halinde Bugün Fırkada Borçlar İtilâfı Görüşülecek! ı ın mu»» 11 an mm ııımn ı ııaıı.....ı m n ı1111 ıı rn n m n ıı ıım 11 ıı ı u o, 11 » 11 ım U ııııııımı* nıntıiMiı...............„„„.....«¦»MiııiLiuınnııı.....nnnn.........ı......ım»« Başvekil dün geldi, Sa. Şükrü Beyle görüştü, akşam Ankara'ya döndü rıııııyuumıııiHimıııııiMHMi umumimi I Her türlü istihsallerimizde İstikamet ve ahenk Ankara 3 ikİncikânun (Başmu -harr irimizden) — Dikkatle oku -mu» olan okuyucularımı* hatırlar fcr ki bil evlerde kolayca yapıla -eak işlerden bahsederken senede yalnız bir, bir buçuk aylık bir meşgale olmak üzere ipek böcekçiliği -ne dahİ ehemmiyet verilebileceğini ileri sür irim gibi düşünen bir vatandaş kendi mınta-kasında bu isin yapılmasını teşrik ederek geçen se yli miktar ipekboceğİ tohumu açtırmış ve bundan da ona göre kota ve ipek haaı-Ulı atınnaıtttr u ipekleri satmağa imkân bulunamamış. Arkadaş bize: — Yaptık ama sonu pot geldi! Dedi. Acaba neden pot geldi? Galiba «undan dolayı ki ipekli mensucat memleketimizde bir hayli terakki yolu takip etmekte olduğu halde bu saha da iptidai madde o -larak kendi İpeklerimiıi kolaylık -la kullanabilecek merhaleye henüz geçmiş değiliz. O halde su mes'ele kıı şıı indi. ir demek olur: Türki -ye'de kozacılık san'a illeri halinde tatbik olunabİlmek için bu yolda elde edeceğimiz mahsulât ve m imalatı nasıl kıymetlen -diımeliyis? Aşutamtr aı sanayi hesabım kendi imalâtımızda kendi iptidai maddelerimizin kullanılması her ş en evvel birinci ehemmiyet dere -cesini haiz bir mes'eledir. Gerçi sanayiin, hatta İptidai maddesi hariçten dahi gelse, bir memleket dahilinde teessüsü büyük bîr mes'eledir. F kat ayni sanayiin ehemmiyeti daha büyük olur, ne zaman ki onda kullanılan iptidai madd eleri memleketin kendi İstihsalinden tedarik etmek esbap ve şeraitini hazırlarsak. Far aza memlekette pa -muklu mensucat sanayiini tesis etmek istiyoruz. Bu sanayii bi

r kere tesis etmiş olmanın büyük bir kıymeti vardır. Çünkü bütün dünyada hemen hemen müşterek lerle yapılan bu mensucatın maliyet fİatındakİ amele ücreti kısmını memlekete mal etmiş oluru zamanda pamuklu mensucatın pamuklarını dahi memleket mahsulünden kullanırsak o zaman kaza n -cımtz çok yüksek ve çok ileri olur. Çünkü bu takdirde ziraatçilerhni -zin el emeklerini da her yerden evvel kendi memleketimiz içinde kıymetlendirmiş oluyoruz demek o -lur. Bu mül ahazalara istinaden hükmetmek lâıtmgolir ki Türkiye için en mükemmel sanayi hayatı ancak ipti ai maddelerin dahi Türkiye dahilinden temini tarikİlc tahakkuk etmiş olacaktır. Bu sahada bir tek noktaya çok büyük dikkat atfetmek lâzım gel -diğîni söylemeğe mecburuz: Müm ani dünyanın başka taraflarında dahi ayinleri yapılan mallar için dünya maliyet fiatını gözde k. Hiç okmasaa esas itibarile bu fevkalâde mühim, adeta işin can damarı noktayı asla ihmal e tmemeğe mecburuz, bilhassa «u sebepten dolayı t Dünya maliyet fiatından aleyhe olarak farklı, bilhassa çok farklı sanayi hayatı memleketin u mumi hayatını sıkmaktan hâli kalamaz, v* böyle sanayi hayatının devamlı bir vaziyete sahip ol leceğine hükmetmek güç olur. Buğdayın okkasını beş kuruşa satan çiftçi satın almak mecburiyet sucatın yerli olmasını elbet tercih etmek ister, eğer dahili fiatlar, hariçten gelecek fia tlara müsavi ise veya hiç olmazsa fazla farklı değilse. Eğer fİatlar fazla farklı İse ve bilh a haricin matahı daha ucuz* sa kendi çiftçimiz muhtaç olduğu mensucata fazla para vermiş olm aktan hem mutazarrır olur, hem de müteessir. Bugün için bu bahsin üzerinde Sa. Şükrü Bey Başvekile etraflı izahat verdi İsmet Pş. dün bütün gün Sa. Şükrü B. le borçlar itilâfı hakkında görüştü Başvekil İsmet Pş. Hz.. dün sa -bahkı trenle An -kara'dan şehrimize gelmişler ve Haydarpaşa g a şehrimizin mülkî ve askeri bütün erkân ve rüesan île şehrimifde bulo • nan meb*utlar tarafı • mı ılır dır İsmet Pş. Hz.. istikbale gelenlerin ayn ayn ellerini sıkmışlar ve Valİ Beye Saraçoğlu Şükrü B atini sormuşlar -dır. Başvekilimiz Kartal römorkörü e Topane rıhtımına çıkarak oradan otomobi Unet Pş. Hı palas otelin* gitmişlerdir. Haydarpaşa I yediktegarından çık arlarken sonra tekrar Seracoğla Sükr* İrme» rs. m., rerapalas otelinde, eski Maliye Vekffl Saraçoğlu Şükrü Beyin dairesine çıkarak on ikiye kadar kendiıİle görüşmÜilerdir. Saraçoğlu Şükrü Bey Paris'te Osmanlı borçlarına ait erek geçen gün şehrimize avdet ettiği zaman yolda soğuk aldığından hastalanmış ve Ankara'ya g i. Borçlar için Paris müzakerelerinde varılan itilâfa ait esasların per -şembe gününden evvel Grupunda müzakeresi mukarrer bulunuyordu. Saraçoğlu Şükrü Beyin hastalığı devam ettiği İçin b esi hakkında Ankara'da vaktinde hükümete ve fırkaya izahat verebilmesi imkânı kalmamış o-loyo . Bunun üzerine »/-K^m're gelen Başvekilimize dün Şükrü Bey tarafta -fından bu esaslar hakkın ap eden izahat renlmı.-ıı. İsmet Pş. Hz., saat yarımda yemek Beyin yanına çıkarak aaat üçe kadar yerse aynî mevzu orrynde görüşmüşlerdir. Başvekilimiz aaat üçte Pera palas otelinden çıkarak şehir dahilinde bir ge -cinli yapmışlar, t dörtte tekrar Pera-palasa dönerek Saraçoğlu Şükrü Beyle bir saat kadar daha görüştükten son rılmışlardır, tsmet Paşa Hz., Perapalas otelinden otomobille Topane'ye inmişler ve refakatinde Sey risefain müdürü Sedullah Bey İle Kalemi mahsus müdürü olduğu halde Haydarpaşa'ya geçerek dün nle Ankara'ya avdel buyurmuşlar ve hararetle teşyi olunmuşlardır. Fırkada izahat Ankara 4 (Telefonla) — Başvekil İsmet Pş. Hz.. yarın (bugün) sabah buraya dönecekler ve ağleb htimal borçlar müıakeralı hakkında Fırka azasma malûmat vereceklerdir. Gazi Hz. nin Tetkik seyahati Gelecek hafta ortaların* doğru bağlıyacak Reisicumhur Hazretlerinin mu -karrer memleket seyahatlerine, gelecek hafta ortal arına doğru başlıya-cağı anlaşılmıştır. İktisat Vekilimiz Mahmul Celâl Beyin de Reisicumhur Hazretlerinin refakatlerinde bul unması, tetkik seyahatinin iktisadî olacağı hakkında şüphe bırakmıyor, Totkikat sahaları Eskişehir, Bursa, Balıkesir, İzmir, Konya ve bazı cenup vilâyetlerimiz ola caktır. İktisat Vekâleti şeflerinden Avni ve Mümtaz Beylerle İş Bankası başmüfettişi Sami ve mühendis

Vekil Mahmut Celâl Beyin refakatinde bulunacaklardır. Hitit kabilesi... III MM M Mİ II İMİMİ "IIII.....M 11)1 MIHI MUDİ M M MMimi. ....................ııııııııııııııııınııı.nıııııımı ı.........ıı.ım........ıtımı.........m1" llllllmllllllimilll Nüfusumuz 17 Milyon! Son nüfus kayitleri bu miktara baliğ oluyor, nüfusa kaydedilmemiş 2 milyona yakın çocuk var! Earos > un i lu'da, nes- ' M. Meszaros'un keşfinde tarihi isabet var mı? Etnografya mütehassısı M. Meszaros Anadol li münkariz ol -mak üzere bula -nan, bîr kabile keşfettiğini yazmıştık. Dim kendisi! e görüşe arririmize Profesör Köprülü zad e Fuat B. 1 km usta sibaka ti vermiş . tirı c — Hitit abidelerirsdeki kitabeler muhtelif zamanlarda muhtelif kimseler tarafından halledilmiştir. M. <Meezaros> un yeniden bir keşifte bulunduğunu henüz bilmiyorum. Kend isi uzun zamanlardanberi mem-leketsmısde bulunmuştur. Harbi U-mumİde İstanbul'da uzun müdd et Etnografya hocalığı yapmış, iki sene evveline kadar Ankara Etnoğ -( Mabadl 2 tan «dairede Şehrimizde bulunan Nüfus Müdiri Umumîsi Ali Galip Bey üç güne kadar Edirne'ye giderek orada d iskân ve nüfus muamelâtını tetkik ettikten sonra şehrimize avdel edecektir. Ali Galip Bey dün da iskân idaresine gelerek muamelâtı teftiş ve tetkik etmiştir. İskânı adi lelerinin İkmatile me«gul olan mumaileyh bîr kaç gün zarfında memleketin her tarafında iskânı muamelesine nihayet verilecek tedabiri tetkik «- ittihaz etmektedir. Verilen malûmata nazaran nüfus kayftlerine göre mevcut nüfusumuz el7.300.000» e baliğ ohnoştu . Bu miktarın içinde henüz nüfusa kaydedilmemiş iki milyona yakın çocuk ta dahildir ki Bürük Millet Meclisine sevkedilen yeni kanun lâyihasüe bunların kısa bir zamanda nüfusa kaydı ve hüviyet cüzdanı verilmedi mecburi tutulmaktadırlar. Bu kanun Bu -yük illet Meclisine- kabul «dildik • ten sonra sırf bu kabil çocuklara mahsus olmak üzere »nüfusu umumıyeye kayıtsız çocukların tahriri» namı al ¦ tında Vilâyetlerde umumî bir tahrîr yapılaca Evvelce memleket dahilinde ya -puması düsünü'en umumî tahriri nüfus henüz karsvrlastın!m*mısb t -cenin tetkikinde imken hini ohırsa bu sene yapılacak, olmadırı takdirde 1935 senesine bırakılacak! r. Avrupa müsabakası bu sene Madrirte yapılacak Müsabakamızın resim neşri müddetini kısa bir nan için temdit ediyoruz *—lilfl.-fldr FuC Osmanlı Bankası ile müzakere yapılıyor İmtiyazı temdit için şartlara bağlı kredi teklifini kabul etmiyoruz Oımanlı Bankası imtiyaz müddetinin uzatılması için Pa -ris'te yapılan müzakereler müsait tela nacak bir safhada bulunduğu için son gün lerde Osmanlı Bankası eshamı . na da tesir et ¦ mist r. Verilen haberlere göre banka imtiyazı ı aiıyt VekOi Mustafa Abduihaltk B nm 1946 senesine kadar temdidi muhtemeldir. Bu takdirde yeni bir mukavelename ya pılacak ve banka hükümete üç milyon ingiliz liralık döviz kredisi açacaktır. Bu haberler. Paris horr««ınd~ki Osmanlı Bankası eshamını yükseltmiş ve Paris'ten gelen telgra rine İstanbul borsasında da Os -manii Bankası aksiyonlarına ayni şekilde tesir etmiştir. Bor sada bir iki hafta ewel 508 frank olan Osmnalı bankası aksiyonları 548 franga çıkmıştır. Bitt şehrimiz borsasındaki Osmanlı bankası eshamı fiatı da Paris borsasından gelen fiat tel -graf arı üzerine tesbîl edildiğinden, borsamızda da fiatlan yükselmiştir. Osmanlı Bankasında malûm mes'ele hakkında şehri -mizdeki Osmanlı bankası nezdinde yaptığımız tahkikat neticesinde bu eri teyit edecek resmi hiç bir malûmat mevcut olmadığını, öğrendik. Banka müdürü M. Rit te me rfl sefıl'ed» C. H. Fırkasında Bazı vilâyetlerin teşkilât vaziyetleri görüşüldü Ankara 4 (A.A.) — C. H. Fırkası Umumi İdare Heyeti bugün mutat toplamımı yapmıştır: Manisa, Tokat, Samsun vilâyetleri teşkilâtının vaziyetlerine ail müzake -relerden sonra Aksa ray vilâyeti idare heyeti ile vilâyet vc merkez kaza reislerinin yeni intihabatını taıdİk et miş -tir. Umumi idare heveti bu toolanışta halk hatipleri teşkilâtının hazırlıklarına dair vilâyetlerde kadar ge -lİp toplanan malûmata muttali olmuş, vilâyet ve kasa merkezlerinde 1300 den f azla halk hatibi adı kevdedîtdİrini, tes-kPâtın yakında faaliyete geçecek su -rette ilerledie ni görmü.tür. Umumi İ-dare heveti halk hatiolerinm merkezdeki teşkilâtı hazırlıklarında çalış

la gelecek çarşamba yeniden loolanacaklır. ımıııtıtu................*........m.....ı.....ıını «»«it».........mimini ınn Asrî mazereti meşrua sa rmıhabİrinüz -«İect «aç vakit Bursa müsabaka -sına ait müteaddit resimlerle müsa -baka hak fsilât aldık. Bu resimlerden bir tanelini yukanya der cediyoruz. Yarın da diğer resimler le müsabaka hakkın -daki tafsilâtı der • cedeceğis. Müsabaka Mad* rit'te olacak Güzellik müsa -bahalarının müret-tibi ve jüri heyeti reisi M. Maurke de YValeffe'trn bir mek tup aldık. Bu mektuba nazarn, her sene Fransa' -nm Nİce şehrinde yapılan Avrupa gü zellik müsabakasının, bu sene Mad -rid'te yapdması takarrür etmiştir. Bu seneki müsabakayı İs 'ma en büyük gazeteıİ olan Ahora gazetesi tertip etmiştir. GUnde 250.000 nüsha basan İspanyol rtfikirniz, bü -tün Avrupa güzellerini Madrit'e davel etmektedir. Madrit'İn bahan çok güzel olduğu için. müsabakanın nisan sonunda yapılması takarrür ermiştir. Binaenaleyh bu sene güzel Paris'ten Toto: Mümtaz Bursa Ouselllk Kraliçesi Lemen Hinim geçerek Nice'e değil, Nice'ten geçerek Madrit şehrine gideceklerdir. Yaz mevsiminde yapılan dünya güzellik müsabakalarından tamamen ayn o-lan Avrupa güzellik müsa akasının Mad-rit'te ve nisan sonlamda yapılmasına karar Terilmi» olması üzerine, biz ds bu am 12 sinde yapmağa karar verdiğimiz müsabakayı bir müddet daha sonra yasmağı münasip gördük. tle daha 'Mabadı 4 Incfl »oAl'eaV: nSBBBBBBBSSSSSSSSSaSSBBSSa.............. .....m.ı.ııımı« .....¦"lllllll......|l|lılllHI"llflll"IHIT"IIIIMII1l(llllllllHI "!¦">•" Nazariyat .... «Zabıtaİ Belediye talimatnamesinin» 12 inci maddesi: «Sahipsiz, ağııl.Usu « markasız gezeı köpekler Belediye memur lan tarafından itlaf «dilir ve an cins olanlar dah.lındo bulun-dukları dairei belediyeye testin olunur.» ¦¦imniIl'IHIMiıııııımmıııımııiMMiııiHitııı.....mm muııiMMlııllmnı >-ı hiiikiiiimii mı.......m fazla tafsilâta girişmeğe lüzum veya imkân görmüyoruz. Hulâsası şudur ki maliyet Hatlarında d nlarını (Özününde tutmağa ve mallarımızı pahalıya malelmerae -ğe ve mümkün olduğu kadar ucuz e ona göre de ucuz satmağa mecburuz. Bilhassa iptidai maddelerin memleket dahilinden tedariki birinci ehemmiyet derecesini haiz bir noktadır. O halde sanayi mes'elesi, sadece sanayiin gelişi güzel tutulması de * mek değildir. İptida i madde itîba -rile bu hayat şubesinin çok karışık ve çok ehemmiyetli başka fasılları YUNUS N dl a (net lahlftdt) — Niçin oruç tutmuyorsun? — Seferiyim! — Ya... Ne t.rafa? — Sinemaya I Ve tatbikatı "Cumhuriyet1 5 Kânunusani iS'ji"- . ı ı Şehir ve memleket haberleri Vazan.- ABtDlN DAV ER - 5J — İki düşman, bir anda dost oluverdiler — Gayet basit, evvelâ, bir tÜTİü gözlerinizi Üzerinden ayırmadığınız cüzdanımı almak için mut cağınızı her gün bekliyordum. Sonra da »izden başka hiç kimsede bulunmıyan 0-iizel kolon -yan sundan... Odama gi " tince kokunuzu duydum, zaten de teşrifinize muntazır olduğum için y alandan uyur gİbİ yaptım. Sil, faaliyete ba*laymca malûm şekilde yakaladım. — Odanıza gireceğimi nereden biliyordunuz? — Otel odalarını ziyaret etmek ve kıymetli eşyayı götürmek adeti -nİz olduğunu biliyorum da o Marki, sustu, içinden belâlı bir h . çattık, diyordu. Atman dedi ki: — Bu âdetinizi nereden öğrendiğimi elbette merak edersiniz. — Tabii değil mi? — Müsaadenizle anlatayım. Uzun müddettenberi sizi takip ve tara» -sut ediyorum. Hayatınızın h saf -hası bence ve bizce malûmdur. — Benim hayatımla neden bu karlar alâkadarsınız? Bizce diyorsu -nuz. Bu sözle kimi kastediyo rsunuz? Yoksa zabıta memuru musunuz?

— Hayır, zabıta memuru değilim. Alman casusluk teşkilâtının memurlarından bîriyim. Bizce dedi teşkilâttı. — Pckİ, Alman casusluk teşkilâtı neden benimle bu kadar meşgul o-luyor! — Sizi, kendisile beraber çalışacak derecede yüksek zoka ve kabiliyette bulduğu İçİn... — Ya ben teşkilâtınızla çalışmak istemezsem ne olacak? Alman, elinde tuttuğu elektrik zilinin düğmesini göstererek dedi ki: — Şu zili basıp garsonu çağıra -cağım ve sizi otel hırsızı diye tevkif ettireceğim. Bütün esr eğim. Fakat, siz akıllı bir gençsiniz. Hapishaneye tıkılmaktan-sa bizimle beaber çalışmağı ve en aldığım cüzdanın İçindekileri rahatça ele geçirmeği ve bu suretle zevkü sa1 fa''dolu hayat tmeği tercih edersiniz. Marki gUldü, — Yaman adamamız, sizinle be -reber çalışmak hoş bir şey olacak. Anlaşalım, dedi. Birer puro yaktılar ve yırını saat geçmeden anlaştılar. Biraz evvel, tabancalarını çekmiş, bi canına kıymağa hazırlanan iki adam, biraz sonra, iki azız dost olmuşlardı. Bir iki gün sonra. Marki de Mon-teasac, cebi para dolu olarak Paris'e geliyor ve işe t Fransız payitahtını bu ziyarrtindedir ki en ziyade, kibar, zengin ve güzide Fransız zabl tlerile düşüp kalkıyor, onların en samimi dostu ve arkadaşı oluyordu. Mata -Han İle de bu gel e görüşmüı, onun fişıkı olmuştu. Marki, Bulonya ormanında muhteşem bîr araba İla gezdikçe bu nlıyan -larlar, onun zarafetine hayran olu -yorlardı. Bu çok sık delikanlı, dünyanın zarafet erkezi olan Paris'te âdeta heyecan uyandırmakta idi. Marki bütün tayyarecilik bayram -la nna ve tayyare uçuşlarına îşirak adıyordu. O tarihte,, henüz yeni inkişafa başlamış olan tayy arşı Fransa'da halk arasında, büyük bir merak ve iptilâ vardı. Herke* tayyarecileri seyre koş için mutvsnadyien tayyarecilik eğlence -Uri, bayramları yapılır, tayyareciler uçar, halk sey rederdi. Markİ de tay-yereciliğe merak ederek uçmağı va tayyara sevk ve idaresini Öğrendi. Dostları, delikanlının tayyareciliği, uçmak merakile değil on moda bir !<•> olduğu için yaptığına emin idiler. Marlrl de Monteseac tayyareci -ligi öğren ten sonra, artık daimî surette Paris'te oturmaz oldu. Av -rupa'nın bütün höyük şehirlerinde g iş uçuşları yapıyordu. Bu şe -birlerin bazılarında Marki de Montesine, bazılarında ise Rus yÜ f Mazerav* ismile meydana çıbıyorduIşte, delikanlının bu çeşit aeya -hallerinden birinden dönüsünü mü -takıntı ki mata - Harı bü tan sonra, 1914 senesi temmusunda birdenbire Paris'ten tagayyüp etti. 1914 senesi ağustosunun ilk günlerinde, yani Umumî Harp denilen belâ, Avnıpa'va musallat o lduğu sırada. Mata . Hari'yi Berlin'in en büyük gazinosunda görüyoruz. Acaba Mata - Harî parasızlık yüzünden Alman casusu olmak için mi Berlin'e gitmi*ti? Onu bu y ola s«v-keden âşıkı Markİ de Montessac mı idi? Mata - Har), muafaharen Fransa'da büvÜk bir mea'ele halini aldığı için, Fransız'lar bu kadını atı hakkında bir havli tetkîkatta bulundular. Bu tetkikat göstermiştir ki Mata - Hari, Alm anya'nın hizmetine 1914 değil, daha çok evvel, 1905 senesinde girmiştir. Mata ¦ Harİ'nİn numa ası H. 21 dir. Alman'lar 1914 senesi ağustosunun birinci günü Rusya'ya ilânı harp edincİye ka ar, yani sulh zamanında casuslarına H. 1 den itîharen sıra île numara ver -mislerdi. Alman teşkilâtı bir çok casus kullandığına nazaran, numara* «inin H. 21 olması. Mata - Harî'nîn ha bir casus olduğuna delâlet eder Umumî Harp başlar başla~ mas Alman'lar artık casuslarına H ha file başlıyan numaralar vermişlerdir. Bu suretle parolaları H ile baş-Iryan casusların kamilen harpten •vvelki casuslar olduğu t ahakkuk etmiştir. Sonra fini- . H*rİ'nin daha 1912 de Fransa'nın askeri ve siyasi faal iyetlerine dair esaslı malûmat toplamağa çalıştığı da bazı kimse -terin nazarı dikkatini celb tin gazeteai muharrirlerinden M. Paul Oliver, İlk dansa başladığı tarihte tanıştığı, Mata . H sık aık Matİn idarehanesine gelerek kendisini ziyaret ettiğini ve âşikane «Üsleri arasında ö ip ve münasebetsiz sualler sormağa kalkıştığım ve nihayet kadını kabul etmekten imtina eyledi zmi'tır. Mata - Harİ'nin 1905 ten itibaren casus olduğu muhakkaktır. Kariha -rimiı, onun Paris'te Hanore soka * ğındaki umumhaneden nasıl çıktığını hatırlarla. Kendisine gelen erkek -lerden karşısında dansetmlş, bu adam da ona densöz olmasını tavsiye etmişti, Creta'ya fazla para ve r de adres veren bu adam, umumhaneden çıktıktan sonra, kadını Paris'in sefahet yerlerinden birinde, başka bîr adama takdim etmişti. Bu meçhul adamla Greta, o geceyi bir otelde geçi rdiler. Bu adam, kadınla on gün kadar beraber yaşadı. Kabarelerde eğlendiler, adam, kadına t uvaletler hediye etti. Bu safa ve eğlence içinde geçen on gün, Greta'nın pek hoşuna gitmişti. Bu, tam onun istediği hayattı. On «Un bittikten sonra, meçhul adam, Greta'yat — Ben gidiyorum Greta, artık ayrılıyoruz, dedi.

(MahatU mrt Her türlü îstihsaUerirnİzde istikamet ve ahenk t Baımakaleatn mabattı vardır. Yünlü mensucat mı yapacağız, bu işte kendi yünlerimizi kul -la lerini bulmağa Çalışa -cağız demek olur. Pamuklu menau -cat mı yapacağız, memleketin pa -muk salini bu isa «alih bir va -ziyete geçirmeğe mecburuz demek olur. Ve bunlar gibi ipekl i meosu -cat için de memlekette kozacılık san'atını çok ileri götüreceğimizi kabul etmek lâzı Yalnız sanayi ince işlerdir de ziraat iatihsalâtı rasgele kaba saba olabilir ve öyle de yürür demek imkânı yoktur. Bilhassa sanayi haya -ima tema» olunduğu zaman alraat şubelerinin dah i en mütekâmil şe -killere girmesi aarurî olur. Ziraatın hemen hiç bir şubesi yoktur kî bugün yile hrmahenk olarak en yUkaek ilim ve teknik ihtiyaçlarından vareste sannolunabİUin. Eski Düyunu umum i yen in şurada burada açtığı harir darüttalimleri beyhude şeyler değildi. İ tekniğin şimdiki terakkilerine ni* betle o darüttalimler hâlen oyun -cak şeyler menzilesinde görülebilir. Fakat sade ipek böcekç liği için bile yani yeni tekâmüller şöyle dursun biz bugün o mahut harir d örül t a -timlerin ite mahrum bulunu -yoruz. Her istihza! maddemiz kendisine mahsus bir marifetin mevzuudur. Hiç beğenmediğimiz ve hiç bir zaman adam akıllı benimsemediğimiz buğdayda bile çok derin marifet ihtiyaçları İçinde bulunduğumuzu kabul etmek mecburiyetindeyiz, istihsal maddelerimizin sanayi hayatımızl a alâkadar olanlarile ise daha ziyade meşgul olmak ıştıra -rında bulunduğumuzu seksiz ve şüph olarak bilmeliyiz. Türkiye'de dahili sanayie ehemmiyet vermek demek, memleketi -mizde bu sanayiin muh taç olduğu iptidai maddelere ehemm'yet ve kıymet vrrmek demek olur. Bu İş başka türlü ne tasa r olunabilir, ne de yürütülebilir. YUNUS NADİ İngiliz sefiri Değişiyor mu? Sefirin değişeceğine dair malûmat yok.» Noel yortularını geçirmek üzere geçenlerde memleketine gitmiş olan İngiliz Sefiri Corj Klark enapları dUnkU Semplon ekspresüe şehrimize ge'ftişlerdir. Sefir hazretleri önü -miizdeki haf ta içinde Ankara'ya gidecektir. İngiliz sefirinin Berlin sefaretine tayini hakkında şehrimizdeki sefaret mehafilindc a demi malûmat boyan edilmektedir. Sefarethanedeki alâkadar ve «alâhiyettar zevat, sefire Londra'da bulunduğu zaman hükümeti tarafından böyle bir tayin ve tahvilden bahsedilmediğini bir muharririmize temin etmişlerdir. İngiliz Sefiri Sir Cori Klark Cenapları Sofya'dan kendisile beraber şehrimize gelen Lo rd Malehett ile Mısır'dan İstanbul'a gelen İngiliz meb'ustanndan MIster Hambury şerefine dün sefarethanede bir ziyafet vermiştir. Bu ziyafette sefaretin diğer erkânı da hazır bulunmuşl ardır. f?elhır fl9ierB Konservafuvar Beyoğluna naklediliyor Konservatuvar mütehassısı M. Marka raporunda Knserv etüv erin »İmdiki bu -lunduğu Sekzadebasm akİ hinanm tedrisata müsait olmadığı bildirildiğinden yeni bina yapılıncıya kadar Beyoğlu cih muvakkaten diğer bir yere nakline karar verilmiştir. Bunun için mü-*-ft bir bina aranmak tadır. Benzin arabaları dışarı çıkanlmıyacak Bazı benzin dükkânlannda otomobillere benzin vermek İçİn bulundurulan motopomptu arabaların e seriya dük-kânlann önünde ve vollar Ürerine çıkarılmakta olduğu görü'mü-tür. Bu hal hem gelip lduğu, hem de boruların dışarı çıkanlması tehlike t"kıl ettiği için bu kabil arabaların dükkâ lundurulması ve buna riayet etmiyenler hakkında takibat yapılması a'âkadarlara bildirilmişti r. Av sahaları ayrılıyor < Aveıt.rm her istedikleri yerde av -lanmalan mahzurlu görüldüğünden avcılığa müsait ırontakala e karar verilmiştir. Bu hususta alâkadar makam letkîkat yapmaktadır. Kadıköy'e gece seferleri Haftada üç gün Kadıköy hattına gece saat birde isi iyen vapurun her aksam kaldırılması hulusu adıköy ahalisinin müracaat! üzerine Belediye Riyaseti tarafından Seyrisefaİn idaresi nerdind e teşebbüste bulunulmuştu. Seyrisefaİn müdiriyeti verdiği cevapta ramazan münasebettir bîr va unun her gece işle -mekte olduğunu ve fakat bayram ertesi kâfi yolcu olmadıeından buna imkân bulunmadığını bildirmiıtir. Yeni ekmek narhı İstanbul Belediyesinden: Kânunusaninin dördüncü çarşamba gününden iti -bar en ekmek sekiz kur ara "* franenla on üç buçuk kuruştur.

Belediye vezne teşkilâtı Belediye, yeni vezne teşkilâtı ihdası için tetkikat yapılmakta olduğu haberini tekzip etmekte ir. ¦Mıüteuerırfl!^ Salih Murat Peye ameliyat yapıldı yüksek mühendis mektebi ve Ro-bert Kottr) müderrislerinden. Hayat Ansiklopedisi tahrir erkânından profesör Salih Murat Beye Sağlıkyur-du'nda doktor Eşref Bey tarafından muvaffakiy tli bir ameliyat yapıl • mistir. Salih Murat Beyin böbreklerin -de taş olduğu İçin bunun önüne ancak ameliyat yapmak suretile eçilebileceği anlaşılmış ve muhterem profesörün böbreklerinden ceviz büyüklüğünde bir taş alı Salih Murat Bey, ameliyattan sonra tamamİle iadeî afiyet etmiştir. Bugün Sağlıkyurdu'ndan çık ktır. Kıymetli fen adamımıza geçmiş olsun der va sıhhatler dileriz. MOrettipler Cemiyetinde İstanbul Türk mürettipler cemiye • tinden: 1933 senelik kongresi aktedilerek icra kılınan intihabatta birinci re -İsliğe Cemal ve 2 incî reirliğe llamit ve katilliğe Faİk ve kaıadarlığa Mustafa Beyleri nasp ve intihap eyledi leri ve heyeti umumiyece (Türk mürettipler cemiyeti) unvanının değiştirilerek badema (Türk mü tipler ve matbaa işçiler birliği) ismile çağırılmasına ve nizamnamenin tashihine karar verilm . Kılavuzlar grevi Tamamen bitti Kaptanlar dün sabah tekrar işe başladılar Dİİn tekrar faaltyett geçen Ktlûvvi gemileri Limanımtzdaki kılavuzların tah-sisatUnnı arttırmak için vuku bulan müracaailerine Seyri sefa aresi tarafından şimdilik buna İmkân bulunamadığı şeklinde cevap almaları üzerine evvelki gün reken terkettiklerini yazmıştık . Hâdise, İktisat Vekâletine aksetmiş vo Vekâletten gelen emir Uze ¦ > m.- Ticareti Bahriye Müd eki Bey tarafından evvelki gün kılavuzlara, kırk sekiz aaat zarfında İşlerine avdet etmedikle i takdirde esle d it e. çekleri efcliğ edilmişi. Seyrisefaİn kılavuzları Vekâletin bu ket'i t bliği Üzerine dün aabah tekrar hep birlikte vazifelerine başlamışlardır. Bu auretle grev mahi etinde olan bu hâ-di«e 24 aaat devam etmeden mUsbet bir şekilde halledilmiş bulunmaktadır. Kılavuzlar, vazifelerini terketme-diklerini. yalnız pek müşkül şeraiti ihtiva eden vazifeler ine rağmen üc -retlerinin pek az olduğunu, haklarını da vakit ve samanile alamadıkları cihetl müştereken istifa zaruretinde kaldıklarını bu hareketlerinin grev mahiyetinde telâkki edilm esi doğru olamıyacağını söylemektedirler. Ticareti Bahriye Müdürü Zeki Bey, kılavuzlar işe başladıklarından mrs'elenin kapandığını söyl Komünistler Evvelki akşam Ankara'ya sevkedildiler Geçimlerde haklarındaki kararm o-kımduğu eelıevi müteakip adlive ko -rid^runda ta*kmhk yapan komÜ -miller hakkındaki adlî takibata s™rt -«ilmi* ve bu hareketi protesto mahive-Hnde ol mak özere mahkûmlar tarafından da ael-k rr*vme ba-lanırmh. istanbul Müddiıımomîliğine artnden-len emir özerine komünİıt mabk i ak-am Havdaroasa'ya nakledil, ¦glslar ve trenle Ankara'ya gönderil -mislerdir. Mahkûm olan VomOnistler Ayn bir takibat neticesi tevkif edi • ten 6 maznunun muhakemesi Ağ»vee -zada bitmiş ve b unlardan «"for Emin dört sene ü- av. Mehmet LPtfi ve Süreyya Bevlerle Sıd ka Hsnırı dörder «s ve mahkûm olmudar. Nevvat ve Muhsin Efendiler de beraet etmişlerdir. Tetkiki İhtılar komisyonunun karan Tetkiki ihtikar komisyonu dün Mek-topçu Osman Beyin riyasetinde topla • tıarak gaz ve be nzin ihtikarı mes'eleıinl tetkik etmiş ve bu işte ihtikâr olmadı -ğuıa karar vermiştir. Komisyon kararının esbabı mucibe mazbatasında gaz ve benzinin 932 se-nesindenberi konten jana dahil olmadığını, halbuki komisyonun kontenjana dahil ıntikân tetkike salâhivettar oldu nu, ve gaz şîrketlerile Ticaret Odasının vesaik ve noktai nşiarlarının da bo İşte ihtikâr olm ni verdiğini kaydetmektedir. Görülen cüz'i tereffii-ün İse yeni muamele vergiıite bevnel -mil l buhranı iktisadiden İleri geldiğine İşaret edilmektedir. ve Bskân Şevki B. dOn geldi Bir müddettenberi Ankara'da bulunan Mübadele başmurahhasımız Şevki Bev dün şehrimize dönmüştü bir muharrİmize bu mea'ele hakkında şu izahatı vermiştin — Ankara'da alâkadar makama-ta komisyonun vaziyetini, elimizde bulunan işlerin mahiyet ini ve vazi-bulunan işlerin mahiyetin arı ve izah etlim. Hükümet tarafından komisyona hazi rana kadar olmak ü-zere yeniden bir tahsisat itası ka -bul edilmiştir, O vakte kadar m ev -cut mesaili hal ve tasfiyeye gayret edilecektir.»

Balkan Ticaret Odası Yakında bilfiil faaliyete geçecektir Geçenlerde toplanan Balkan Ticaret Odası kongresinde Oda İçİn altı kişiden mürekkep bir icra -mitesl teşkil edilmişti. Odanın icra komitesi faaliyete başlamıştır. Şimdiki halde ilk iş iç ir bina aramaktadırlar. Yakında toplanarak müzakerelere başlıyacaklardır. Balkan Ticaret Oda sı icra komitesine her Balkan milleti namına birer komiserin de iştiraki takarrür etmişti. Bunlardan Türk ve Yunan ko * miserlerl teyîn edilmişlerdir. Komitedeki Yunan komiseri olan M. Simiriyotİs bir muharririmize şu sözleri söylemiştir: »— Mevcut nizamname mucibince Balkan Ticaret Odası Balkan memleketleri arasında ticarî ve sınaî münasebetin inkişafı; Balkan mahsullerinin satılması; bunun İçin İcap eden veaait ve ma lanması, Balkan mahsulâtının tanıtılması, seyyar panayır ve sergiler açılması gibi işlerle me Bu seyyar sergiler hem deniz, hem de kara îcin ayrı ayrı olacaktır. Geçen sene Yunanistan Yugoslavya'da böyle bir seyyar «ergi yapmıştı. Balkan Ticaret Odası da böyle sergiler hazırl caktır, Balkan ticaret ve sanayi mehafi -linin yekdiğerite temasını teshil, müstahsillerle ticar et ve sanayi erbabı arasında çıkacak İhtilâftan ara bulmak suretile halletmek Odanın vazifele in d endir. Balkan Ticaret Odası, Balkan millî gruplarının verdiği tahsisatla ya* »«maktadır. Fakat Balka icaret Odası daha ziyade altı memleketin tüccarına istinat etmektedir. Her Balkan memlek eti tüccarının ve sanayicisinin Odaya yarılman kendi menefii icabıdır. Odanın asası, ne kadar olursa teşkilât o kadar iyi İş görecektir. Odava iştirak için bİr İngiliz lirası duhuliye kon Llınnısıncfla Bir Yunan vapuru kayalıklara oturdu NovToeİskTden Pire timanuıa git -mekte olan Yunan bandıralı Atma vapura Bozcaada'da Gayd aro feneri cî-vannkadi kayalıklara çarpmıştır. 2600 ton hububat yüklü olan kazazede va -purun barlan rahnedar olmuş ve kısmen su ile dolmuştur. Vapurun İmdadına Türk gemi kurtarma şirketi in Çanakkale istasyonundan La vat et tahli • »ive vapuru yahni »itap eylemiş ve yalnız tahti s ameli yeline başlamıştır. Kazazede vapurun batmamasını temin İçin Lavalet tahlisiye vapuru motorlu pompalarım işletmeğe başlamış -tır. Vapurun vaziyeti uldukça tehlike -lidir. Vapurculara verilen mühlet temdit ed İdi Ikısat Vekâleti meclisin tatil yapacağını nazarı İtibara alarak millî vapurculara verilen tin daha dört ay devam edeceğini Ticareti Bahriye müdürlüğüne tebliğ etmiştir. Alâkadardan aldığımız malû -mata göre, İktisat Vekâleti, Mecli -sin tatil müddeti zarfında va kanun projesini ikmal edecek ve kanun Heyeti Vekileee tetkik ve tasvip edİlrrek Me clise sevkedilecek-tir. Yeni tarifeler Ticareti Bahriye müdürlüğündeki tarife komisyonu bir haftaya kadar tekrar teşekkül ederek faa iyete geçecektir. Tarife komisyonu bu İçti-malarında Seyrisefaİn. Şirketİbay-riye, Haliç şirk e Liman şirketinin tarifelerini mart - eylül ayla -rina ait tarifeleri teshil edecek tir. iE.cn ©oc ınr-:<£ naviıocât Eski ve yeni Yunan Setirleri Hükümeti tarafından Moskova sefaretine tayin edilen Yunan sefiri M. Polihronyadis cuma rtesi günü şehrimize gelecek ve burada bir gün kaldıktan sonra itimatnamesini al -mak Üzere Atina'ya gidecektir. M. Polihronyadis'in yerine Ankara sefaretine tayin edilen M. Saka-larapulos da önümüzd eki pazartesi günü Atina'dan şehrimize gelecek • tir. Da rüDff omunda Oarülfununda şayanı dikkat bir konferans Amiral Büd ile beraber Kutbu cenubi seyahatine iştirak eden Amerika'lı Mr. Paul Sypal bugün saat dörtle Darül ¦ (unun konferans salonunda Kutbu ot • nubl seyahatine ait bir kon ferans verecekte*. Siyası icmal İran - İngiltere Cenubi İran petrollerini işletmekte bulunan İngiliz kumpanyasının imtiyaz mukavelesinin fe shinden dolayı İngiltere ve Iran hükümetleri arasında zuhur eden ihtilâf Ingil ¦ tere'nin tal bi üzerine Cemiyeti Akvama havale edilmişti. Cemiyeti Akvam meclisi geçen İçtimaında bu mes' eleyi müzakere etmiş ve İran murahhasları gelinelye kadar tehirine karar vermişti. Iran mu rahhasları bir kaç güne kadar Paris'te toplanacaklar ve oradan Londra sefiri ile birli kte Cenevre'ye gideceklerdir Binaenaley Iran - İngiltere ihtilâfına bu ayın «onunda Cemiye

ti Akvam meclisinde bakılacaktır. Iran hükümeti mes'elenln halime kadar mevcut vaziyete dokun mı ya-cağına dair söz verdiğinden giliz şirketi eski yolda faaliyetine devam ediyor. Londra hükümetinin talebi üzerine İngil iz şirketi Cemiyeti Akvam bir karar verinciye kadar Iran hükümeti ile resmî mÜzakeratta bu lunmamaktadır. Binaenaleyh şimdilik Tahran hükümeti ile İngiliz şirketinin kendi aralarında u uşma'a-rına ihtimal görünmemektedir. Ih -timal bunun için İran Hariciye Nazın Furuği Han tica bir şirket ile tran hükümeti arasında zuhur ed-n bir mes'eleye İngiltere hükümetinin müdahale mesinden ihtilâfın bİr kat daha vahamet kesbettiğİni be -yan ederek Londra hükümetinin müdaha ini tenkit etmiştir. İngiltere ile Iran Cemiyeti Akvam azası bulunduklarından ihtilâfın bu müesseseye havalesi il e hat ve tes -viyesİ tabiî bir yola girmiş görünü • yor. Fakat bu esnada Tahran'da zuhur eden bazı hâdiseler İngiliz - Ira İhtilâfına ve Iran devletinin umumî siyasetine ziyadesile nazarı kkati celbetti. Saray Nazın ve Iran Şahının baş müşaviri Mirza Hüseyin Timurtaş birdenbire az erek bütün vazifelerine nihayet verilmiştir. Diğer taraftan Iran Şahının bir emir namesile tr n ordusu erkânının ve devletin büyük memurlarının ecnebi kadınlar ile görüşmeleri ve ecnebile n verilen ziyafet ve eğlencelere iştirak etmeleri şiddette mened İtmiştir. Saray Nazırı Timurtaş Iran Şahının sağ kolu makamında idi. Haricî ve dahilî her hangi mes'ele ileyhin tesir ve tavassutu müşahede ediliyordu. Bu zatın birdenbire men-kûp olması ve esb abının izah edil -memesi bir çok t* n min It-re ve fara -zıyelere yol açmışıır. Injıu» Fuat naatine göre Timurtaş Çarlık zamanında Petersburğ'ta saray erkânının çocuklarına mahsus Paj'l inde tahsil gördüğün den Rus harsi nüfuzu altında bulunuyordu. Bu sebepten daima İngiliz poli ikasının ayağını çelmeğe çalışmış imiş. Gene İngiliz'lerin iddiasına göre son zamanlarda Timurtaş Sovyet'lerin iktisadi sistemin in tesiri altında kalarak bir çok inhisarların vücude gelmesine ve haricî ticaretin devlet inhisarı altına konulmasına aebep olmuş imiş. İngiliz'lerin nazarında mumaileyhin menkûp olm n'da Sovyet nüfuzunun ve sisteminin sukutu demektir. Sovyet'lerin İran ile olan tica ri muameleleri hakkında Iran tacir ve müstahsilleri tarafın -dan son günlerde yapılan şikâyet erin dahi bu işte tesiri olduğu tahmin olunuyor. Iran Şahınm zabit ve memurların ecnebilerle sıkıfıkı münasebette bulunmalarını meneden emirna hilî bir inzibat tedbirinden ibaret ise de şu sırada neşredilmiş olması fevkalâde bir tedbir larak telâkki edilmesine sebep olmuştur. Her halde mes'ele Cemiyeti Akvamda hallolun acaktır. İki taraf ta ihtilâfı teşdit edecek vesileler vermekten çekini -yorlar. İngiliz . Ir n petrol şirketi -nin merkezi Abadan limanına gelen İngiliz amirat gemîsİ tran memurları tar afından dostane akrşı -lanmıştır.. İngiliz'ler Iran hükümetinin ve memurlarının muamelesini t yorlar. MUHARREM FEYZİ Hitit kabilesi... [Birinci tanlleden mabatt] rafya müzesinde müdürlük etmiş -tîr. Memleket dahilinde cok do'aşMeasaroı Anadolu'nun her her hangi bir köşesinde Hitit âbide-lerindeki kitabelerin lisa nına müşabih lisan kullanan bir kabileye rae-gelmis olabilir..» M. Meszarof elyevm Macaristan'a avdet etmiştir ve memleketimiz dahilinde yapmış bulund uğu tetkikle* rini. intibalarıni Budapeşte'de neş -retmektedir. Evkat cetveli 8 Ramazan Perşembe 5 kfinunsani 1933 Imsak Tulü Orle Ihındı Akçar. i Kimi r .45 2.J2 ?.24 U.4» IS f visali T,' r, 19 () 14 4 > I<-51; b Kanunusani t i"Cumhuriyet ¦ SON TELGRAFLAR Gazi Hz. T. D. Cemiyeti içtimaına riyaset ettiler Bu içtimada lûğat ve ıstılah programı müzakere ve tesbit edilmiştir Ankara 4 (A-A) — T. D. T. Cemiyeti umumî kâtipliğinden: T. D. T. Cemiyeti bugün saat 15 te cemiyet merkezini lütfen şereflendiren Hami Reis Gaıİ Mustafa Kemal Hz. nin yüksek reisliği altında toplanmıştır. Bu toplanmada lûğat ve ıstılah programı müzakere edilerek derleme yollan sahaları tesbit olun uş, on altı bölüğe ayrılan ıstılah heyetlerinin ve ayrıca lûğat merkezinin çalışma usulleri v leri kaynaklar da kararlaştırılmıştır. Cemiyetin şimdiye kadar çalışmaları hakkında Hami Reis Hz. ine izahat verilmiştir. Cemiyet reisliğinin gelecek kurultaya kadar cemiyetin fahri reisi bulunan Maarif V

ekili Dr. Reşit Galip Beyefendi tarafından doğrudan doğruya ifası kararların ıştır. Ankara 4 (A-A.) — T. D. T. Cemiyeti merkez heyetinin bugünkü toplanmasına riyaset buyura n Reisicumhur Hz. içtima bittikten sonra refakatlerinde Maarif Vekili Reşit Galip Be y ve cemiyetin umumî merkez heyeti azalan olduğu halde Musiki Muallim mktebinde veri lmekte olan fevkalâde müsamereyi sereflendİrmişlerdir. Japonlar Shan Hai Kuan şehrini zaptettiler Şehir bir enkaz yığını halindedir, 1700 Çin askeri öldü Bana kalırsa J Peipîng 4 (A.A.) — İtinada sayan y"in mambaındaa gelen beber'ere göre, Jaooo'lar. Shan Hai Kuan şehrini raptetmiş] erdir. Şehir halihazırda dumanı l ütmek te olan enkaz kütlesi halindedir. Enkaz arazında 500 Çin aakeri ile böcek aivİllerİn kömür haline gelmiş naş-lan çıkarılmaktadı Çm'lüar. Japon'ların öğleden sonra-ki ton hücum esnasında tank kullanmış olduklarım ve topçu harp Cemilerinin cehennemi bombardımanı •Ju^j- r-V— jAJiMif suretle piyade ve süvari kuvvetlerinin şehre girmesine yol açılma olduğunu beyan ekmektedi rler. Japon kuvvetleri şehre dahil olduk -tan sonra sokaklarda vahşıyane bir muharebe olmuştur . 500 nelerden mürekkep bir Çin ta -buru imha edilmiştir. Yangın çıkaran obüsler, bîr cok yangı sebebiyet vermiş ve bu yangınların siyası altında. Çinliler şehrin iki kilometre haricindeki ikinci müdafaa hattına çekilmeden evvel göğüs göğse muharebeler ol -muştur. Çin'liler, aehir e tekrar toplanmışlardır. Mukavemete hazırlanmaktadırlar. Son vaziyet Perpmg 4 (A.A.) — Janoo Walm-denberi Shanhaikuan'da sükûn hüküm sürmektedir. Hâdi enin mahalli bala • — ^'»mmasmmssm PunünkO Meclisle Ankara 4 (Tclefnola) — Mecliste yann ve cumartesi günü müzakere e -d ilecek lâyihalar meya mnda Seyriae -fa in istikrası, Türkiye - İtalya adalar i -tilAfı, apartmanların sahipleri tarafından mesken olarak kullanılan İnamı -larm Belediye vargı ve resim mükel -lifiyeti nokt asından mesken addedil -mesi layihaları, beynelmi'el yardım birliği m uk e »el esine ban i lâveler ya • puman lâyihan ve paru'te imzalanan o-tomobîl seyrüseferine dair Uymalar, Türkiy e-Beleihe ikamet mukavelesi vardır. Meclisin ancak haftaya pazartesi veya perşembe günü tabi yapabileceği anlaşılmaktadır. cağı iannolunmaktadır. Diğer taraftan Harbİn'den bîldirPdi -ğine göre Japon kıtaatı şarki Çin de -mrevol"nun son ist olan ve bo -dutta kâin bulusran Protranilchnaye'yî ı- ¦ - I etmişlerdir. Türkiye Japon atenmilterliğine bir tebliğ lıtaobul 4 (A-A.) — Japon erk İra ha.biyelinden Tür iye ataşatmliteriiğine tebliğ edilmiştir: ¦Birinerkânunusani aksamı saat 9 rad--t*Urind» Çİnltl-e tarafından Chnngh»' Kwan civarındaki jandarma karargâhına asker! kulaya ve istasyon mu-h-' 'l»r"i-n bulundnevj m»h»n. evvelâ el bombalarile ve bOâhare tüfekle taar -ruz edilmiştir. Japon kuvvetlerinin ba taarruza m ukabelesi yüzünden Çin'liler ateşi kesmişlerdir. Erteıi günü Chanvhai Kuan'm cenap tarafında bulunan Çin'liler de. Japon'larla yekdiğerine ta arruz etmiyeeekleri-ne dair mevcut itilafı bozarak taarruza geçmelerdir. Bu taarruzl arda Japon'lardan bir zabit Ölmüş ve bir kaç nefer ya-ralanmıatu. Bunun üzerine Jaoon kuvvet leri de mukabil taarruzda bulunmuş ve saat 13,30 raddelerinde İki taraf a-rasında kanlı arbedeler başlamıştır. Çin'liler tarafından yeniden taamız vaki olmazsa Japon'lar bu hareketlerini Heri götürmek fikrinde defndirler.» MI-.—....-Mısır kabinesi istifa etti Kahire 4 (A.A.) — Kabine bu «a-bsh istifa etmiştir. Kahire 4 (A.A ) — Kabine bu ee-bah ûlİfa etmiştir. Alınan malûmata göre müstafa başvekil yeni kabineyi 3 nezarette tebed -dfll yapmak auretil e yeniden teşkil edecektir. Bu tebeddüller hariciye, müna -kelât, ve adliye nazırlıklarında v ku bulacak va bn 3 makama yeni nazırlar getirilecektir. Kahire 4 (A.A.) — Sıtkı Paşa, yeni kabineyi teşkile memur edilmiştir. Eski adliye, münakalât hariciye nazırları bo kabineve dahil olmıvaeaklardrr. Falaka ile büyümüş nesiller Tenkide niçin tahammül etmiyoruz? Bunu aramızda ve gazete sütunlannda açıkça ne kadar sorumsu

dur; tenkide niçin tahammül etmiyoruz ve meselâ filân takım zayıf olduğu için Galatasa -ray'l yenileceğini vaktinden evvel haber veren, sonra da bü -tün tahminleri doğru çıkan bir spor muharririni kulüpten niçin atmağa kalkıyoruz? Bu suale bir kere daha cevap vermeğe özenmek, evvelce halledilememiş bîr davaya dönmek -ti r ve nafile bir tekrar sayılma • malıdır. insanlığın fikir tarihini bilen -ler en büvük vakıa olarak şunu görürler: Büyük ve küçük her sini müdafaa e-denler de olmuştur ve tekâmül denilen aey. ut görü «ler arasın -dairi diyaleti azaralann yeni terkiplere doğru olgunlaşmasından baaka bir şev delildir. İnsan bunu kavrıyac ak ve kabul edecek bir hizaya kadar yükse • ünce, tenkit ve münakaşa, ze -kânın İlk haklan ar a ver a-lir ve kâmil adam mertebesine çıkanlar, kendi fikirlerinin tama -mile zıddına iddi alan da hürmet ve sükûnetle karşılarlar. Fakat münakaşa hürrîvetimn faydalarına dair yazılmış binlerce kitabı okumak, yahut Namık Kema lerini ezberlemek, insana bu olgunlumu verebilmek irin kâfi şeyler değildir. Hürriyet fi kri insana kitaptan gelmez, çocuk tuğunda nber i aldığı serbest münaka*a itiyatlarının yekûnu gelir. Acık söyliyelİm: Bizler fataka İle büyümüş nesilleriz. Çocukluğumuzda, büvüklerin yanında söz ardan biriydi ve ilk mektep sıralannda münakaşa sevdasının cezası, kızılcık aopaaıydı. Bir ço imizi açıkça söylemek istediğimiz vakit, avaklanmıztn altında o ince değnekl-rin ke*kîn yanığ Eşref Şefik gibi düşündüğünü yazmak cesaretini gösterenlere karsı da bazılarımız, mahalle me eneğile, hemen gara-ba gelin falakaya sanlıvoruz. Osmanlı İmparatorlumu bize coenk ve si vaset terbiyesi olarak bu iki usulden ba«ka ne öğretti ki: Falaka ve cellât satın! Galatasarav kulübünde hakikî Cumhuriyet ilân etmek saati çal-m ıştır. PEY AHİ Emlâk Bankası yeni r\k«.îvon fkarıvor Ankara 4 (Teleton'aı— Enslfill ve Eytam Bankası meclisi İdaresi banka -nm 20 milyon lira sermayesinden 10 milvon lirabk B. tertibi aksivnnUrna mahsuben birinci Inaım olar ak iki mil • yon liral-k bir ihraç yapmağı kararlaştırmıştır. Bankarı<n 10 milyon liralık A t aenedatı 844 numarah kanuna tevfikan Maliye Vek-leb' tarafından tamamen satın alınmıştır. Yenİ ihraç olunacak B. tertibi senet-lerinden 2 milyon lîra'ıgın-n kayıt muamelesine pek yal anda başlanıyor. Cevaba cevap! - i Hem korkak, hem kahraman - Milliyet mes'elesi Kadro sahibi başka inkılâplardan mülhem olarak diyor ki: İnkılâp ve cemiyet namına hürriyet b malıdır. Ben inkılâbımızın ruhuna dayanarak diyorum ki: İnkılâp ve cemiyet için hürriyet koru sıl yapılır? Evet bu bir iştir. Hem de hUyUk bir iştir. Fakat ne kadar büyük ol -aa da muhakk k yapılmalıdır. HUkûenet bir aan'attır. Ve bence san'atların en incesi, en zarif Hir. Kölelerden mürekkep sürüleri İdare etmek her yiğidin işidir. Hürlerden mürekkep efendileri idare etmek etkisinin dir. Türk köylüsünün efendi olduğunu ilân eden bir inkılâp heyetinin bu erkişilerden olduklarına v duğu gibi bu ince ve zarif aan'a -tın da altından çıkacaklarına, hatta cırnakta olduklanna ka iim. Anlaşılıyor ki kadro sahibinin hatırası da kısadır, İkinci makaleaİnde beni korkaklıkla itham u zat altmcı makalesinde beni hürriyet kahramanlığı rolünü oynatmakla itham ediyor. Bu makale e aynen di -yor ki: cAğaoğlu Ahmet Bey meşkûk an -Urda demokrasi âşıklığın, ferdin mukaddes haklarını zalimlere k bir hürriyet kahra -manı edasîle ve kötü bİr filantropi perdesi arkasına saklanarak yapı -yo Genç yazıcıyı temin ederim ki ben onun fikirlerini tenkit etmeğe ko -yulurken kahramanlık yapıyorum gibi bir şey hatırıma asla gelmemiştir. Eğer kendiri vehme tutulmuş ve yahut dev aynaaına bakmağı âdet e-dinmişse kendİaİni tedavi et • sini ve bu kötü âdetten çekinmesini tavsiye ederim, çünkü genç çarında kendisini pek çirki teriyor. Eğer Şevket Süreyya Bsyİn İnkı -lâbımıza asla uymıyan fikirlerini Türk Cumhuriyetinde tenkit kahramanlık sayılacaksa artık uzanıp ölmekten başka çare kalma -mış demektir. Fakat bereket n ki bu hale gelmedik. Hürriyet İçin yapılmış bİr inkı -lâp, bu inkılâbın vücude getirmiş olduğu teşkilâtı esasiye k vatandaşlarına temin ettiği haklar ve serbestiler vardır ki meydanda dimdik duruyorlar. Ve bunlar durdukça her Türk vatandaşı her fikri tenkit ve münakaşa etmek salâhiyetini haiz ol cak ve bu salâhiyeti istimal ederken de bir kah -ramanlık yapıyorum gibi yabani ve ipt

idaî bir hisse kapılmıyacaktır. Kahramanlık mı 7. Kime ve neye karşı 7. Kahramanlık cumhuriyeti kur * maktı. Cumhuriyet kurulmuştur. Cumhuriyet içinde ise artık hür riyet için kahramanlığa yer kalmamıştır. Kadro sahibi bunu böylece bil -aîn ve bundan sonra kimseye ne korkaklık ve ne de kahra manlık isnat etmesin. ••• EvveTri yazılarımda ben demiştim ki Kadro'da milliyet hakkında sarih bir fikre tesadüf etm edim. Fakat •«erdolunan nazariyeden anlaşılı -yor ki* Kadro'eulenn hayalmce millet denilen varlık- devlet namım taşıyan fakat şahsiyeti ve hududu taayyün et • meyen adeta mistik bir m hiyet »l-n bir tasavvurun içinde eriyen; •flİ-nen ve her türlü fonkıiyondan mahrum edilen- bi gölgeden ibarettir. Bu kere ainktlâo ve Kadro» sahibi mîllet hakkındaki fikrini avdm'ahvo r. Yedinci makalesinde diyor ki ahakikî manaıile milleti bulabilmek için bu mîlletle-m« şerr ini tam bir iktisadi mukadderat birliğine kadar götürmek aarttrr.» Ve bu «iktisadi birlik mukadderatına kadar» götürmek İçin de Kadro'cutar ferdi ve mi'elb* süi lar ve bütün istihsal vesıtalarile servet tarak üm'erİni «dev let» dedikleri, milletin haricinde ve mil-letn üstündeki mistik bir varlığa teslim ediyorl ar) • Kabul ederim ki o tariften bu neti -cevi çıkarmak pek tabu ve pek mantı -İddir Fakat Kadro'culann »erek o tarifi ve gerekse bn neticevi orijinal ve kendi . erine has diye iddia etmeleri pek ga -rip va gülünçtür. Çünkü gerek tarif ve gerek alınan netice ta eList» va aLâssal» zamanm -dan kalma -tarihî madd cİliks naza -riye-İnin mîllî nvkvesa uvdurulmasından başka bir şev d — ildir. Filhakika bugün istem «Otarşi» namını almıştır; fakat es*s'ar gene aynidir. O halde, K»dro sahihm-n bu tarif ve neticenin sırf Türk rnln'âbınm aevir ve mahiyetinden a lınnv* olduğunu iddia et* me-ine ne nam verilir? Ba suretle Kadro sahibi tarihi mad-diyecilik noktasından hareket ederek gavet tabîî ve mantıkî olarak mîllet mefhumunda asıl olarak yalnız iktisadi görüyor. Ben de iddia ediyorum ki bo görüş bir taraftan tarihin serine tamamen m«"-ayir olduğu gibi diğer taraftan da milliyeti tamamen İnkâr etmek demektir. Terîhen ne görüyoruz? Bütün tarihe hâkim olan ve hatta devlet havahnm d;»er kışından ürerine de derin te-tir'er icr tmekten hali h-'mı-yan bîr hâdise daima müşahede edile -re'm'-tîr. Bu hâdise - m="î temr-küz esidir. Ayni antroooloıik asla m-n-ol«n. avni |i«nı konuşan, «yni müşterek kü'lüVe aahİn olan diyen brr'eşmeee dnğru yürümektedirler, burada adeta bir zümreye m enva» olan atomlar arasınd ki ca»ibe hâdisesi cerevan etmektedir. Nasıl ki atomler birbirlerini celbederek muayye n bir zumreyî teşkil etmektedirler -O su-ret'e de- aynî ırka, mensero olanlar, ayni lise m konusan'ar. a«ni kültürü taşıranlar ara-mda mütekabil cezheler olmak-tad-r. Bu hâdise önüne »e ergeç bM'ği temin eden bir kuvvettir. Fransa,* İngiltere gibi" -on dokuruncu asra kad-r teşekkül etmiş olan milletler bir tara fa hrrabılır*a- ya'mz bu asır esnasında Alman, İtalyan. Yunan. Bulgar. Sim ve Romanya vahd etleri hura'e geldi. Harp sonunda İse - millî cereyanlar daha zİvade kuvvetlesti; Lehi stan eski mîllî birlig ni buldu, İrlanda, Mısır Cebos-lovakva, Arabistan, Fen'ândİya, Eston-y , Lituanva- millî istiklâle nail oldular! İddia edîtebPr ki bugün mili birlik yolunda yürümiv n bir tek koltural unsur kalmamı-trr. Hindistan, Ukrayna, Orta Asva Türk memleketler i, hep o yol B-zerinde çırpınıyorlar. Simdi bunlan bir''ğe sevkeden o kudretli cazibe nedir? İş eser yalnız mideye ve İktisada k alma olsaydı, bu bâdi-•e'erm hiç birisinin o'mamast Urrm gelirdi! İrlanda'da York şehrinin b etedfve reisini -altmış gün İngiliz hapis* nesinde aç kahn nifıavet kendisini öldürmeğe ve ge ni İrlanda'da- on. on bea yasindeki mektep kızlarının kendi saç -1 arını satarak miti hareket yardım temin etmeğe • birinci Napolyon'a suikast eden gence - kortu1 m ak (em nedamet beyan etmesi teklif edi -düİrken- «Kurtulduğ»m gün gene milletime kasteden bu zalimi öldürme emeğe, padişahın yaveri aıfatile âlâ refah ve İstirahat ve bolluk içinde vasamak imkânı varke fa Kemal'i ezi*miş, kırılmış harebiye çevrilmiş Anadolu'ya, atîsi meçhul ve hİnhrr ızbran'ar, ler ve leh'İke'er İle dolu bir teşebbüse atılmağa sevkeden ncdİr? Tarîh sahnelerini zivnetlendiren bu gibi aşk ve fedakar'ık hâdise'erî bir mide mes'elesi m idir? Böyle bir iddiada bulunabilmek irin bilmem ki ne olmalı?. Vakıa denitrbilir ki bütün ba saydıgı-nız misaller hep fertlere aittir. Bİz mes'e* leyi cemaa ler mikyasında mütalea ediyoruz.

AGAOĞLU AHMET Bir kıymet mes'elesi Bir kaç gün evvel, Hüseyin Rahmi Beyin piyesi için var^ı -ğım bir fıkrayı şu cümle ile bitirm in rolünü yapan Zehra Hanımın himmetile, Bedia Hanımın kıymeti gözümüzde bir daha büyüdü.) Selâmi izzet Bey, Bedİa Hanımın san'atını takdir yolunda yazılan bu cümleyi kâfi bulmamış. Va nunda, Darülbe -davi'in bu değerli san'ntkânni göklere cıkanyor ve Bedia Ha -nımı medhiçin Ze Hanımı mik yas olarak kullanmamı adeta nankörlük sayıyor! Selâmi İzzet Bey haksızdır. Çünkü: 1— Benim cümlemde bir kayİt var: (Bedİa Hanım gözümüzde büyüdü) diyorum... Nasıl büyüdü?. (Bi a buradaki (bir daha) nın ma -nası nedir? Selâmi izzet Beye anlatalım bari: Buradaki (bir daha) nm manası (bir kere daha) dır, (büyütün dür. Demek ki. Bedia Hanım esasen gözümüzde kıy metli imiş, büyükmüş. Bu sefer. Zehra Hanımı ir daha kıymetlenmiş, bir daha bü -yümüşl 2— Bedİa Hanımın kıvmetinî elbette Zehra Hanımla mukayese ederek anltyacağız. Pİerrat ile kar h efendim, verbin bu yalancı şöhretini gördük -ten sonra Bedia Hanımın kıvmeti gözümüzde bir ecek değiliz ya! ...Bedia Hanıma olan hürmetimiz, kendİs'le böyle sıntgan istihzalarda bulun mamıza mânidir! 3— Ben, Bedia Hanımı bir çok piyeslerde beğenerek, alkışlıva-rak seyrettim. Zekidir, uyan-k • everdir. Amenna... Amma, Bedia Hanımda, uzun tecrübe vıllarının bile bir türlü silemediği büy kurur vardır: Halindeki, sesindeki nazlılık... Han-ei role çıkarsa çıksın, sahnede Lâz kemenç ses verir: — Gıy... gıv... gıv.. gıy* Netice: Bİz, Darülbedavİ'n de, onun emektar ve kıymetli bir çocuğu ia Hanımın da dostuyuz, takdirkânvız. Amma, Selâmi izzet Bey gibi bugün dostu, yann düşmanı v ir zaman dalkavuğu değiliz! YUSUF 71 YA Çocuk bakıcı hanımlar Ankara 4 (Telefonla) — Himayei-etfal cemiyetinin çocuk bakıcılık mek -lebinden çıkan haramlar sehadername tevziî m er», imi bugün İS te çocuk sarayında yanılmış, meb'uslardan bir eo -ğu mustur. Mühim ilân BEYOCLU HAVAGAZI ŞİRKETİ aboneleri tarafından talep edilen Havagazı tesisatını bizzat kendisi yaptığım muhterem müateri'erine hatırlatır. I Kânunusani 1933 tarihinden, itibaren hiç bir enstalâtör şirket namına İs ys pamıyacaftı gib et namına da hiç bİr taahhüt altına giremez. Şirket bu hususta bülün mes'ulîyeti reddeder. Bu tedabiri şîrket abonelerinin menfaatini naran dikkate alarak iu:*>*z etmiştir. Şirket kredi için suhulet gösterir. Yeni enstalâsyon tarifeleri şirket bürrdnnda abonelerin emir lerine amadedir. CUMHURİYET in tafrikasy 38 Tipi Dindi! Yazan r MAHMUT YES ARİ Güler yüze. tatlı dile o kadar hasret kalmışız ki bakkalın her süsüne kah • kabalarla gülüyor kendine çikolata almağı da unutmamış... Mü-gehher, çikolatanın yansını kapmak için onu kuval Evimizde bir bahar şenliği var... Yeni komşalammn pek gözüm tutmadı... Yalnız birim değil, kanımız -daki, sagımızdaki, solumuzd 1 erin kapılan açılıp kapandıkça, sokakta bir çıngırak, zil aesi aksedince, hemen bütün pence başlar uzanıyor... -— Aksam olmadan, perdeleri ta ¦ kaim Müzehher... MüzehherHe Niyazı, merdiveni tu-ftaryorlar. Istorlan takmnga başlıyorum, perdelerin bir i, pencerelere uymuyor; kimi dar. kimi çok geaîş geByor... — İğreti olarak iliştirelim i sonra pencerelere güre yaparaI... Bİr eve taşınmak ba-ba, yerleşmek başka hniı... Neler ek-İk. hesap ediyorum. Perde çivisi, ko viaİ yok... Su ku-:. teldolap lâzım... Ihtivaçlar. saatin ye'lnrvan-ne takıh İmİs gibi. her dakika geçtikçe, biri, kendini haber ve riyor... Karanlık basınca. ammı'Ie.-len yalnız birinin ışık verdiğini gürdük. — Müzehher, iki samdan bulalım... Nivazı bakkaldan iki mum alsın. Yem. hiç değilse üç ampul almak... Kasaba uğramış, çırak'a et »önder -mistim. Müzehher. mutfağa indi; hevesini kırmak btemedrmt — Ben, kasapta külbastılık yaptırt-tam . Onlan pişîr, Müzehher... Kaşba-füan varm. kavururuz.

Müzehher, mutfaktan aes'enivor: — Aftabey, kömür yok... Ne ya-pacaeız? Kömür de almalı .. Cece, yemekten sonra. Müzehher'lc Niyazi'yi varaklarına vettrdım: — Bugün çok yoruldunuz, çocuklar... Uyuyun... Yenİ eve taşınmak, bu yeni çerçeve içindeki hayat, onlan oyalıvor... Odama çeküdim. Boş bİr mahzene, atı'mıs gibirim... Düşünmek istediklerim in biri, aklıma gelm k duvarlardan medet umuyorum. Evin rk-iklerinİ .yazmak istiyorum;, fakat zihnim, sokaktan geçen bir satıcı, nın sesine t akıbyor, sonunu unutuyo -. nam... Yavaş yavaş sesler kesildi Mahalle uyudu... Fakat yalnızl.k. isilllltl, iki bay -ku« »ihi omuzlanma bindi . Geceler avaz oluyor... Belki de si-. nİrden üşüyorum.,. Yatmalı?... Daha ilk günde korkar,, gerilersen, ileride ne yupar»ks*n? 3ovuwurk*n cene'erim. birbirine vu-nıvordu... Yatage rirdi»:m zaman ka-, tılacak gîbi ti triyordum. Yatak, yorgan çarşaflan, vücudüme ıslek ıslak bahbyor, damarlanmı büsbütün donduruyordu... Yıllar var ki ver yataemda yatmamıştım... Yerimi fena vedırgadım. uyuyamıyorum. .. Konyak, ra a; beynimi a-, yutturacak, banımı Innştıracak bir bar-, d ak içki olsaydı!... Omuzlanma bine n baykuşlar, simdi başucumda, nöbet bek-livorlar... Kmırdanamıyorum! Sessia-bkten mi, yalnız lıktan mı, soğuktan mı,. uvkusuzl"ktan mı? Bilmiyorum... Sadece korkuyorum... Korkmıyacaksın? Korksan bile safını yenecek, belli etmivecek^în! Sen, korkacak o'trsan, Ni yazi, Müzehher .ata yaparlar? Yarm, şirkete uğrarsın... F-ki maa -şmla olmasa da. gene aana bir İs, bir varİfe b-'—'--' PVV lâ »arayı temin et;. evin eksikleri de tamamlanır... Kı>'ağımda vabaneı seslerle rrvan-d-m... Pe«MeHen kirli h-r a-d.nl'k -Ü-rü'Uver. H-va kapalı. Geceki soğuktan belKvdt... Bir misefîrlİkte imi.İm gibî etrafıma I bakmıyorum. Sofadan Müzehher'ûı sesi geliyor: — Nîvazi, cav için seker vok... A-ğabeyimi uyandımuvahm. Bakkaldan borca alına, sonra veriri z... Eve, daha yerleşemedik; bakkala defter açıhvor. demek İri mahaltave >nw lettîk... Acaba mâni olsam mı? Fakat bu. bugün deeilse. yann. muhakkak o-lacak... Sütçü, zerzevatçı, kasan, sucu, vakitleri gelince, bu katara girecekler... Cüzdanımı artım, mevcut paramızı hesao ediyorum: »irmi lira göe tutuvor. Halbuki ortada hîe b vok va eksik delu... Bu nara ile ne alınır? Ne ve-pıhr? Erin bir günlük masrafı ne kadar?... Para buluncıya kadar, kredi ile ya • şamalı... Sofava çıkt<m. kimseler yok... Aşaaidart Mü>*kl>er, baÇnyort — Ağabey, kalktın ms?... Cel, çay harrr... Müzehher'in hem her gün oturma, hem de yemek odası olarak münasip gördüğü odaya indim. Müzehher, odanın i*re*i ıli-tirilmiş Et-torunu ieneliverek kaldınyordaı — Sekeri bakkaldan veresiye aldık, ağabey. — Duvdum, Müzehher... — Bakkal, çok iri adam... Ne ııu ediyorsunuz, neve ihtiyacınız var? diye tekrar tekrar sordu . Caya »ekeri atarken düsunUrnrum. Yann, öhürtü gün. bu lokmanın hesabını benden soracak ve İBH r? — Atabey, çayın aogudu! Niçin iç • mİvorson ? Bir bo»luSa haımışıra gibi olduğum yerde «endeledim: — Ben, sabahlan kahve İçerim. zehher... Mürebher. başım salladı ı — Pardon... Haklısın avabey, o ¦Ottum... Bakkaldan aldıralım. — Havır... Ben bugün sokağa çıkacağım, ahrım. —— Bövle hc-nnacıkta mı otr"--agu ? Eşyalan yerieaÜnrüyecek miyiz ? iMabaât var. Cumhuriyet S Kanunusani 1933;

CM SULTAN Yazan: M. TURHAN Tahtıravan perdesine, en gördüğü bir çift göz, Leylek Murad'a vazifesini unutturmuştu O, pazardan ere ve evden medreseye hevbe ve sini taşırken bir gönül aşı pîaîrrneee kalkıamı*. rnİle mercimeği fınna veımeh istemişti. Ondan aonra nereye baodanmıss» ayni yola tapıyordu, a husrnnlı akıbete OKnıvnrda. ve davak yiverek. ya hakaret e örerek hofruruyordu. Fakat iş bilir ve «• eörilr bir adam oldu*u için arıkta kalmıyordo, nitekim sim-1! d» verir dana riımi 5ıı kadar İd yeri. harem dairesinden bir kilometre makta idil Huy, hakikaten eanm altındadır. De£me musibetler, felâketler ve hele kuru örötler. bot nasih atler kötü havlan detfistrremeı. Le»-'ek Mıırat ta tah-taravan perdesinde bîr eîft «3ı »örür ttu, birirîk kötü huyuna bütün İrade>ini kaptırdı, manasız hülyalara daldı. Ne Nisana Patayı, tanı düşünüyordu. ta*>dıgı mek-tuho bile hatıHamırordo, aklı ve fikri tahtırevanın perdesine alev alan. rönUllerini bir umrede perremlere, »örlere, dudaklara, gerdanlara hafrlıvan her İman eîhİ o da havalinde earea*»"k vu'lat »atetlan kırr-mtîı girişmişti î Su götler kimin r vflrön mü. çırkm b-r cehrenin mi üstünde bulamıyordu ? On'arm sahibi • eenc veva ihtiyar, g ya çirkin - kendisile alâkadar olarak mıvdı, a'el&cele »anmağa kovulduğu şatolarda var alacak iydi? Btmlan da dü -sündugü vnlrtu, yanık bîr esiri irinde hülya sıralıyordu, uyanıkken rüya I Kendisile konuşan atlı, bu alevli dal-gınlıöm farkında o'madıâı için hıka -yelerine devam edi cı Celebinin kerametlerini tayın döbüvordu. Lev-lek Murat, bo sollere karsı kaval dinli-ye n bir koyun kadar bile hassas de • ğîldı. iadece baımı sallavın duruyor -du. Fal>nt perdedeki gö-lerin verinde birdenbire yanm bir ay belirdiğini görünce ceabeve dü«tü: — Hav bire, dedi. İçime kor kov -dun. yüreğimi f*T*zl*Mn. Gayri siıden ayrılamam, kendi yolum gidemem, Çe'o'u'mn elini Önüo kölesi olacağım. öbürü saten hövle hâdiselere alışıktı. Karama'nin kövlermden değil, saatlerce ursak yerlerden rbi*nfn yü -sünü görüp söıunü işitmeğe gelenler vardı. Bunların çoğu o nimete erdikten sonra erler, boğas tokluğuna ataklık ederlerdi. Su ulak kdıldı ath da ayni şeyi yapıyordu, kulaktan aşka tutulup ÇelebPye kul olmak istiyordu. Haa Çelebi hakkında durup dinlenmeden malûmat veren, onu yan allahlaıtıran adam, hu kanaatle hîç bir hayret eseri göstermedi; — İyi edersin, dedi, berim süriive katılırsan ahretin mamur olur. Biı hep, öbür dünyada bir köak sahibi olmak î-çin bu hizmeti kab tik. Çetebi'ye bağlandık. Leylek, açılıp kapanan ayla meşgul İdi, o aym ışığına gönül vermişti, e-ne o ışıktan uzak kal kapılanmayı tasarlıyordu. Şimdilik ahretle alâkası yoktu, hele tahtırevandaki nur p«rra«ını ( ta Öbür âlemde köak kazanmağı hatmna bile •rtir-miyordu, bu tebeple için için gilldÜı — Hele bir yol, dedi, Celebi1 vi pirelim, riiree-rnııi aydınlatalım, ahreti sonra düşünürüz. Beriki dindar bir ısrar gösterdi: — Cennetin yolu CelehPnin esirinden baslar, Orava yÜı süren cennetin de kokusunu alır. — Ben •îrndi'îk o kokuvu ahvorum. hurileri hile görüyorum. Bir İki saate kadar dileğime kavuş m, irsin sürüye kansmazsam ölürüm! Büriik bir kalabalık, Kütahya'nm kenarında kafüevi karşılamağa çıkmışa. Anadolu Bevlerbe»i Si nlann arasında idi, Karaman'h ÇelebPnm elini önmeee ha»ı»lamvordu. Fn Önde yürütülen tüslü bî Celebi, karadavıedardan haberdar ediTrn-ce emretti, kafile durdu ve başta Sinan Paşa o lmak üzere vü-lerce adam, tahtırevanın penceresi önüne yığıldı. Herkes, aşk İle. şevk İle. ke unun elinİ öpüyordu, bavır duasmı alıp tevine sevme geri eekilivordu. Yal-mz Sinan Pasa. dud aklannda getirdiği sevgileri, saygdan ÇelebPnin sayzf eline bıraktıktan sonra da. avnlma mışb, kalabalığın darılmasını bekliyordu. O, el öpme isine koşan Kütahvalılen murakabe ediyor dikkatli bakmıyordu. Zİvartecilerin ağırlarından çıkan sözleri kelime kelime dinliyordu ve o ra verilen cevaplan da adeta ezber edİvordu, Bu is biter bitmez ilerle -di, Çelebrnîn elini bir kere daha Öptü: — Uç gün, dedS, benîm kona*umsun, evimin nurusun. Azİz ba«ma ant içiyorum: Bırakmam! Çelebi gülümsedi: — Çokluğuz, sîıi rahatsız ederi». Ba gece sohbet edip ysrm izninle yola çıkalım. — Olmaz, vallahi olmaz, tallahi olmaz. Seni gökte ararken yerde bul -dum Nasıl olur da çarçabuk bırakınm. — Peki paşam, üzülme, dediğin olsun! (Mabadı var) Osmanlı Bankası I Birinci ta/ilfıden ma bert )

leden malûmatlar bulunmadığını söylem i-lir. Müzakerat yapılıyor Fakat bu mes'ele hakkmda An -kara muhabirimizin verdiği şu ma lûznat mü akere rivayetlerini teyit etmektedir. Ankara 4 (Telefonla) — Burada yaptığım tahkikata göre Osmanlı Bankası 936 da bitecek olan iml -yaz müddetinin hitamından sonra vaziyetin ne olacağını sorarak İmtiyaz müddeti tekrar temdi edilirse hükümete bir çok menafi temin edeceğini bildirmiştir. Bu menafi şimdiye kadar yaplı akta olan döviz kredisi muamelesinin daha fazla -1 astınIrassmdan ibarettir. Fakat bunun için de bazı kayitler ileri sürmüştür. Hükümetin böyle kayitler altında döviz kre yanaşmadığı söylenmekledir. Bu hulustaki müzakcrrler devam et • mekledir. Hakîki vaziyet bun ibarettir. SDİhtftafc üçler, iran ve iskenderiye'de çiçek İran'da ve İskenderiye'de şiddetli çiçek hastalığı vardır. Hükümet icap eden ted.birİ almış, 'la temasta bulunan sahil şehirlerinde nakil vas.talar.na fenni Hayıtlar konulmuştur. Haftanın sesi Bu resimli baltalık mecmuanın 2 inci t*yun çıktı Bu sayıda bir çok tarihi, "debi, ve ftntasl azılar, karikatürler, sinema, spor, kadın ve moda sahlfelerl eğlenceler. müsabakalar, bilm eceler vardır. 19 buynk salıif. 11 ve nefis bir kapakla berat er çıkan bu güzel mecmuayı karllertmise tav siye ederiz li saNle — 7J kurut_U Avrupa müsabakası 'in-.'an tahlfden ınabattj fazla miktarda güzelin iştiraki temin e-dilmiş olacağı tabiidir. Bu itibarla bu -günlerde bitmesi mukarrer olan resim nesri müddetini kısa bir müddet dah a temdit ediyoruz. Müsabakanın tarihini ite başka bîr gün ilân edeceğizAvrupa güzellik müsabakasının Mad-ı 'i gibi tarihi ve güıel bir şehirde ve ilkbahann ilk günl e yapdması, her halde kışın ortalında Fransa'da yapd -masına müreccahtır. Güzeller, mÜsa • ka ra, Pariı'te de bîr müddet kalarak »Nur beldeıİ» denilen bu güzel şehri de ziyaret etmek imkâ caklardu*. Bu yeni vaziyet üıerine, dün İzmir'e Anadolu refikimize bir mektup yazarak İzmir Kraliçesi N eriman Numan Hanı -mın ba perşembe günü değil, müsabakanın İcrasından dört bee gün evvel ista esini rica ettik. izmir Kraliçesinin ziyaretleri İzmir Kraliçesi her gün müteaddit ziyaretler kabul etmekte, tanıdık tanı -madik bir çok kimse den tebrik mek • tuplan almaktadır. Neriman Numan Hanım, pazartesi günü kendisine hediyeler takdim eden loeki* fabrikası lımir satış •¦ 1 ¦ i île Emrullahzade Raşit ve oğlu Adil ticarethanesini. Millet pazarını, Cemil k mağaıasını. Senai kazmrrci ve Osman Femıh müesseselerini ziyaret ederek teşekkür etmiştir. Ke tı'nda terzi ibrahim Bey, Neriman Hanıma son moda bîr manto dikmeği taahhüt etmiştir. istanbul Meriç ve R-voğlu'nda Em -va! otelleri sahibi Ömer Lutfi Bey Neriman Hanım ve ai leıini lıtanbul'da Emperiyal otelinde misafir olmağa davet etmiştir Ahmet Farukı Bey;n hediyeleri Itriyatçı Ahmet Faruki Bey, 1933 Türkiye Güzellik Kraliçesine vereceği hediyeden maada, İzmir Cüıeli Neriman ve Bursa güzel Leman Hanımlara da birer hediye takdim edeceğini bil d ir mi stir. Teşekkür ederiz. istanbul borsası kapanış tiatları 4-1-933 NUKUT /¦"? ££l i Londra 7h7 ÎTS Nev. - York Zil 2i3,M> I Ptrls , . 167 169 Milano Şifi 319 Brüksel ¦ ıs 117 Atim S 1.30 33.50 ) Cenevre 813 830 Sofya 84.30 36 Amsterdsaı 83,30 8» Praı 117 :s* Stockholm 36 38 Viyana 23.50 37 MtJrtı IS 17

Budapeşte 30 33 Berlin M 50 Varşova ?$ 34,50 ; Bükreş 2(.» ta Bel ersi 53 56 Moskova — — Yokohama 45 49 Altı. MI W Mecidiye 38.33 33 BapkflOt ?4* 944 ÇEKLER Açılış Kapanış Londra 709-50 709.50 Nev.-York 0,47063 0,4 rot Pafta lt.06 IÎ.U3 M 1la M» 9,19 9.1673 Brüksel 9jVtf 3.W>6 Aılnı 88.19 87,97 Cenevre 3.44*1 t.43"0 Sofya 64.807A 64,745 Amsırrdam 1.171» 1.1783 İrsg 16.89 15.95 Stockholm Z.585 Z.3775 Vlyını 4.0? 14 4.01(4 Msdrlt 5,7725 5.7185 Berlin 1,97675 1.97 38S Versovs 4.19:5 4,U'5 Bnd pcjıe 3,5375 3,5238 Bükreş 80,075 79.8775 Belrrıl 84.7eS3 34.695 Yokohsms 3.3671 3.3615 Moskovs itıaajg 1096.ESHAM Açılış !• aı-anif İş 1 .u ¦ • 10 10 1 A. Şimendiferi Trtmvsy Bomofıti-Nektsı Teıkos Raiyi Eşref Şefik Bey Dava açıyor G. saray idare heyetini mahkemeye verecek Galatasaray takımının ilk maçlarında mütemadiyen mağlûp olma • sim şiddetle tenkit eden «Akşa r muharriri Eşref Şefik Bey arkadaşımızın, bu tenkitlere tahammül edemiyen Galatasaray kulübü ti idaresinin bir kararile kulüpten kaydinin silindiğini dün yazmıştık. Bu haber, spor m e h a fi -ünde menfi bir tesir husule getir -mis, her hangi surette tenkide ta hemmül ed emiyen bir kulüp idare heyetinin böyle bir karar vermesi hayret ve teessüfle karşılanmıştır. Eşref Şefik Bey, kulübünün mü -temadi mağlûbiyetleri üzerine mu • hakkak ki duyduğu acılaçı k ne naklederek gazete sütunlarına geçirmiş ve bu yazılar bunun içîn bu kadar şiddetli olmuştur tenkitler insafla mUtalea edilmek ve âti için tedbir alınmak icap ederken, o kalem sah ibini kulüpten çı -karmanın manası zâfın ve İdaresizliğin ve tenkitlerin tam mahalline masruf nun en birinci delilidir. Kulüp idare heyetinin yazdığı tebliğin tarzı tahrirî ve kullanılan kelime ve cümlelerin hakar bîr mahiyette olması, Eşref Şefik Beyi de çok müteessir etmiştir. Eş -ref Bey, dün kendisile bize şunları söylemiştin «— Bu sarı kırmızı renkleri daima temiz olarak tutmak istedim. Yazılarım biç bir vakit samimi it hududunu geçmemiştir. Mensup olduğum bir kulübün mağlûbiyetten mağlûbiyete uğraması, san k nîm gibi sevenler kadar yüreğimi sızlatmıştır. Bir kulübe men-tup olmak, o kulübün renklerini mektir, fakat hiç bir vakit meddah olmak, hakikati görmemek demek değildir. Kulüp heyeti idarelinin hakkımda yazdığı tebliğde baştan nihayete kadar şahsıma ha -karet edilmiştir. Mat

kanunu, bu gibi ahvalde gayet sarih ahkâmı ihtiva etmektedir. Neşir vasrtasile şahsıma karşı apılan bu hakaretten dolayı kulüp idare heyeti aleyhine hakaret davası ikame edeceğim. Fak at bütün bu dedikodular, beni ku -lübüme karşı duyduğum sevgiden ayıramıyacaktır.» Paris Sefirimiz, M. Boncour'un nezdinde Paris 4 (A.A.) — M. Boncour, Türkiye Büyük Elçisi île İspanya ve Amerika büyük elçilerini ve kya ve Yugoslavya ortaelçilerini kabul etmiştir. sat s Beynelmilel iktisat konferansı Müzakerat esaslarına dair cevap geldi Cemiyeti Akvamın Avrupa ittihadı ko-misyononda müstahsil devletlerle ithalâtçı memleketler a rasında itilâflar ak -tile zîraatçİ memleketlerin ziraî mah -sulleri üzerinde hâkim olan buhr hafiflettirilme*! mevzuu bahslmuşlu. Bu mevzu, Sterza konferansında, nihayet Cenevre'deki ekİsperler heyetinde de görüşülmüştür. C ti Akvam İktisat bürosu da ton içtimainde ayni mes'ele île meşgul olmuş ve bu mesailden tütün beynelmilel iktisat konferansında mü'akeresini faydalı addetmiştir. Beynelmilel iktisat konferansı önümüzdeki nisanda Londra'da toplanacaktır. Ekİsperler heyetinin bu mes'ele üzerindeki mesaili, tütün, üzüm, incir, tiftik gîbi mahsuller de alâkadar ediyordu; takat Londra konferansında yalnız tütün mes'elesi görüşülecektir. İstanbul Ticaret Odasının ba yolda istediği izahata. Cemiyeti Akvamdan cevap gelmiş olduğunu dün yazmıştık. Cemiyeti Akvam, bu cevabına mes'ele -nin ilk konuşulduğu Avrupa ittihadı komi nundan itibaren geçirdiği safhaları gösterir malûmat ilâve etmiş ve muza -kerelerin zabıt hul rını gönder -mistir. Ziraat U. Müdürü geldi Ziraat Bankası umumi müdürü Şükrü Bey dün Ankara'dan şehrimize gelmiştir. Ziraat Bankasının y zmiş ve muamelâtı teftiş etmiştir. DOnya ihracatı % 21 azalmış Amerika harici ticaret ofisi 1932 yılının dünya ticareti hakkında mühim bîr rapor hazırlamışt pora nazaran bütün memleketler ihracatı 1931 senesine nisbetle yüzde 21 derecesinde azal mış, 21 küsur milyardan 16 küsur milyar dolara düşmüştür. Raporda, dünya ticaretinde muhtelif memleketlerin haleti ruhiyele-rine dc temas ed ilmekte, her mera " leketîn ihracatını artrrmak, ithalâtını kısmak, yani aldığından fazla sat eri aradığı zikrolun -maktadır. Bittabi bu tedbirler umu-mileşlnce, ithalât nisbetinde ihrac at ta düşmektedir. Takas Beyannameleri Ticaret Odası niçin saat 5 te tetkikatı bitirmiş? İktisat Vekaletinin bize pazar o!mı . yan memleketler ve ba mayanda Ja > pon malannın da mevcut takas hakkından istifade ettirilmesi için verdiği müddet 31 kânunuevvelde bitmişti r: fakat o güne ait bir dedikodu dün de Ticaret Odası koridorlarında dolaşıyordu. Mes'ele "ıı : Takat heyeti, o gün geç vakte kadar Ticaret müdürlüsünde içtima halinde bulunmuş, ve işleri g cirler de gösterilen bu »Ühulete teşekkür etmişlerdir; fakat Ticaret Odası avni «ün saat 17 d nra. Ticaret MUdüriûğÜ -nün takat beyannamelerini kabul et ¦ memİstir. Dün sabahki refiklerimiz bu habere, odanın tekrar faaliyete geçirildiğini ilâve etmişler ve Ticaret Müdürü Muhsin Berin de bu yoldaki beyanatını neş-retmi sl erdir. Halbuki Ticaret Odan mehafTImde, o gün meaaî saati haricinde takas İnle meseul olunmadığı söy enmektedir. Hakla Nezihi Bey bu münasebetle demiştir İd: e— Sene tona olmak vezne tadadı ve saire gibi vazifelerimiz bulunmak dolavısile gerçi, g eç vakte kadar odada kaldık; fakat saat 17 den sonra takas îf»le meşgul olmadık. Geri getiri lİD çalıştırılmış memur da yoktur. Ticaret Müdürlüğü İslerin bittiğini afivledİğine göre deme e yokmuş. Su halde geri kalmış muamele de yok demektir.» Ticaret mOdiriyetinâı o gün geç vakte kadar çalışmasına mukabil, Ticaret Odasının 17 de paydo inin sebebine gelince, öğrendiğimize göre Ti -caret Odası Vekâletin uzattığı mfld -detteki «g i mesaî saati o -larak almış ve İktisat Vekâletinin maksadından harice çıkmak istememiştir. Tütün satışları Akhisar'da bo tene bir buçuk mHyon okka türün alınmış ve mühim bir kısmı tablmıştrr. Geçen se rekol -t esi üç milyon okkaydı. Karaağaç, Sa -lihli, Manisa tütünleri de hemen ka -mil en sat Oda Heyeti toplanacak Ticaret Odsun İdare S—fcaaSn ~? -leden sonra toplanacaktır. Bu akşamki program -Tercih ediniz:-

ORTA MEKTEPTEN l\ EMİL VE ARKADAŞLARI Bu hafta bütün İstanbul halkım M AJİK SİNEMASIN» celhedlrnr. T Muazzam filminin GLORYA Sinemasında gömükte olduğu fevkalâde rağbet haçebile, einçma müdiriyeti, herkesin görebilmesini temlnen i ka filmini BİR KAÇ 6UN DAHA GÖSTERECEKTİR. ANNY ONDRA ve JEAN DAX (Misler Braun) Fransızca sÖ7İü ve sarkılı KİKİ filmindeki fevkalâde t&uvaffaknctlerinı nazan İtibara atan ARTİSTİK SİNEMASI _ ınııdım eti} bu muhteşem filmi bir kaç gün daha göstermek mecburiyetinde kılmıjıır. Hcntte pörmiyenlerle tekrar pAm-ek l*tlvenlere fırsırl şjajjnşj |ju alfamdan İtibaren A S R î SİNEMADA Harbi umumiye ait bir safhanın bütün ruhu, ve harp senelerinin bütün ihtiraslarını musavver BUVÜK RESMİ GEÇİT Muazzam filim başlıyor. Mümessilleri: JOHN 6ILBERT ve RENEE ADOREE ilâveten: Mickey Mouse BBaŞjaşajı görülmemiş bir filim azananzl GLORYA'da 11 Iklnclkflnun, çarçamba aksamı Sinema ve MÜNİR NURETTİN KONSERİ Yeni ve güzel programile Ertugrul Sadettin ılu gece Kadıköy Kuşdili "J*^ 'J' '1 IvsDOsunda RAKİBE Piyes 3 perde Nakili: Tahsin Nabk Aynca vodvil — SON 6ÜNLER Üç hafta binlerce insanı |hangi film, hangi sinema Hayret ve heyecanla topladı? BİR MİLLET UYANIYOR Artık Anadolu'ya gidiyor. Du tarih gönlerini görmeye Koş, gör, son haftadır. ALEMDAR 85 -a Matine 2,30-5-gece 8,15-10 m BU AKŞAM İstanbul MM »i saat 31,30 Şehir Tiyatrosu MUM SÖNDÜ l^rii,b'd»' Tarihi komedi 5 tablo Yazan: Musahip Za* CeUl Hc, | UMUMA BÜKRE9 t 19.4.5 - M esse en rt (Beethoven). MÜNİH : 20,05 - i'.ı-ı-1 - Srmphonle (Lbzt). PARİ9 (Byfel) i 21.35 - Sslnt - Sseus'un eserlerL BERLİN t 20,10 - Beethoven'in IH sonatı. İSTANBUL.! W saz: ftVeblI oğla LsraaU Hakkı Bey» -18.45 orkestra konseri - 1D.20 Işnnaucs dere (Uerllemlş olanlara) - IMS tefem orkestra konseri . M sas: l Beni vs B.) • 20,9 0 Darülbedayi oyuncuları tarafındar. ovun - Sl aas: (Tamburi Refik B. ve ar-kadaalsni - a gramofon plâkları Ajans, Borsa haberleri ve saat ayan - 22.30 saz: ıDaruttallm hey etli. BERLİN ı 15,40 şarkılar - 10,35 konser - ı ı,as aon* feran/ - 15,10 viyolonsel - 10,15 şarkılar -10,3 5 hatif musiki - 20.10 Beethoven'in İki sonatı - 22,15 havsdlsler va dans ba* valan. BRESLAV i 16,06 piyano - 18,35 KönRsnerg'Oen nakil: (konser) - 17.35 klUp bahsi - 19.0» konfer ans - 19,35 gramofon plâkları -20.05 konfersûs . 20J5 konser ¦ 22.05 havadisler. MÜNİH: 18.10 konser . ıa.23 peyano • n.oo «on-ser - 18.40 ziraat musahabesi - 19.45 fenni kon ferans . 20,05 LUtt'tn senKtUsl (büyük orkestra vs erkek aosUe koro ile beraber) - 2 1.10 kıraat VİYANA:

17,05 salon musikisi - lo.ıu ncaret na-berlerl - 18.20 konferans - 18,40 konferans - 19.35 haradlaler - 10,43 musaba -be - 20.30 (Uç kişinin muharebesi!> tiyatro - 21 Vlyana'da kam it al - 22,10 havadisler - 22,40 dans musikisi BUDAPEŞTE ı 17.35 bir kahreden naklen konser « 1635 şehir operası binasındaki temsilin nakil • perde a ralarında **---•"-'— . aonra: tslgan orkestra* BÜKREŞ: 17.05 hafif musiki ve Romeo havalan -18.30 orkestra - 19,05 konferans - 19,4 5 plâklarla: Musa Solemniı iBeethoveni -22.05 havadisler. VARŞOVA: 18,05 hafif musiki . 19,05 muhtelif -19.35 bir çeyrek edebiyat - 20.05 hafif musik i - 31.35 Oracovi'den naklena (Portakal çtçeglı Birahoeu'nun piyesi -22.20 tslgan musi kisi - 23.05 dans muak*SL--ROMA 17.35 orkestra fccmserl - 20.20 sratnoToo plâklan - 20.50 keman solo. BELGRAT: 18.05 halk havalan - 10.05 Hublfan'dan nakil: (Konser) . 21.05 tslgan muslkisL M OSKOVA •Komintern»! 18.20 konser - 19.05 bir tiyatro piyesi, yahut edebi neşriyat - 20,05 muhtelif lis anlarla musahabeler. Babasını arıyor Trablusgarp'te Viya GarlbaU'de 58 numaralı evde mukim Mustafa Abdülvahlt bin Ali Kur ban'dan İstanbul vilâyetine gelen bir mektupta babası Dağıstanlı bin Ali Kuran üe Acem Hacı H n'i aradığı bildirilmektedir. Vilâyete Trablusgarp'-teo gelen bu mektup yeni harflerle y azılmıştır. Bilenlerin vilayete malûmat vermesi rica edilmektedir. Üsküdar Hâle sinemasında Seslİ, SozlÜ. Şarkılı Aşka Tövbe Mümessili: LİIyan Harvey. İlâveten: Halihazır Dünya havadisleri. Matbuat Cemiyeti tarafından tertip edilen 1933 almanağı Çıkt. Bir çok tanmmış muharrirlerin edebi, siyasi, iktisadi, tarihi yanlarını havidir. Her kitapçıd bu'unur. Fiatı 1 liradu. KARlLERUrUZE KOLAYLIK Aylık abone Huıuıilr v il s yeti erdeki bir çok karilerimiı gazetelerini munis • zaman bendi adresleri ne alabil -mek için birden bazı kolaylıklar is temektedirler. Bu aziz karilerin arzula rını yerine getirmek Szere Cumhuriyet İçin aylık abone usulü ittihaz etmeğe karar verdik. Ay lık abone bedeli yalnız 150 kuruştan ibarettir ve tabii peşin olarak gönderilmek lâzımdır. Bu usul İdarece fazla mesaiyi icap eden külfetli bir meşgale olduğu için abonelerinin inkıta a uğramamasını islıyen karilerîmİıin paralarını idareye »aklımla aaztj -feeek wcnf% dSndermek m etmeleri iktîsa adecekttr. 5 K-nım„..n: UTî. •Cumhuriyet f Çocuk masalları i! Kazananlar Avrupa'nın göbeğinde «Kara Orman» denilen ormanların or -tasında Çeltik isminde fakir bir odu yasıyordu. Her gün ormana gidiyor, kestiği odunları ya • kındaki kasabaya götürüp satı -yor, a ailesini geçindiriyordu. Fakat bir gün zavallı o -duncunun ayağına koskocaman bir kütük düş tik Aağa artık çalısarnıyacak bir hale geldi. O zaman henüz on yedi on sekiz yaşında bulunan oğlu Karel, babasına dedi ki: — Madem ki sen çalışamıyorsun.. Baltanı ver de evin ekmeğini ben kazanıp getireyim! İhtiyar içini çekerek cevap verdi: — Odunculuğun ne kadar güç ve tehlikeli bir iş olduğunu görüyorsun. Seni de kendim gibi bu me kte çürütmek istemem. Sesin güzel, iyi de kitara çalıyor -•un. Git, şehir şehir dolaş, şarkı zan, o zamana ka -dar annenle ben nasıl olsa geçiniriz! Oğlan torbasını koluna taktı, yola çıktı. Az gitti, uz gitti, dere tepe düz gitti, akşam olup tmaya kadar yürüdüğü halde hâlâ ormandan çıkıp bir kasabaya, bîr şehre vâsıl olamamıştı. Karn asında ise yiyecek bir dilim ekmeği bile kalmamıştı. Aç açına bir ağacın kovuğunda kıvrılıp y

ek üzere idi ki ta uzaklarda hafif bir ışık gördü. O tarafa doğru yaklaşınca bunun küçük bir gördü. Kapıyı çaldı. Karşısına kışa boylu upuzun sakallı bir ihtiyar çıktı. Karel: — Tanrı misafiri kabul eder misiniz? diye sordu. İhtiyar onu bastan aşağı dikkatlice süzdükte onra: — Buyur! Dedi. İçeride odun dolu bir ocak yanıyor, masasının üstün -de bir parça söğüş etle taze bir s rdu. İhtiyar: — Isın ve kamını doyur, dedi, sonra da kimsin, nesin, nereden gelip nereye gidiyorsun, a nlat! Karel hem yiyor, hem de baslarından geçen macerayı hikâye ediyordu. İhtiyar: — Sen doğru ve cessur bir delikanlıya benziyorsun. belki sana göre bir iş bulurum! Dedİ. Sonra da: — Azıcık dur da hayvanları -ma yem verip geleyim! Cümlesini ilâve ederek dipteki kapıdan kaybolup gitti. Aradan bir iki dakika geçmemişti ki aralık duran kapıdan kökreyerek bir arılan girdiğini gören Karel Önce biraz şaşırdı. Fakat a soğuk kanlılığını toplıyarak ocağın yanındaki baltayı kapınca hayvanın üzerine yürüdü. Arslan ti. Arkasından bir ayı, arkasından bir kaplan.. Karel bütün bunların hücumlarını ayni cesaret vdı. Delikanlı sade kendini değil ayni zamanda ihtiyarı da düşü -nüyordu. — Bu hayvanlar burada ne geziyor, galiba zavallı ihtiyarı parçaladıktan sonra benim üze -rim e çullanmak istediler.. Fakat her kuşun eti yenmez malûm ya! Henüz cümlesini bitirmemişti ki ihtiyar tekrar göründü. Karel hemen ihtiyarın boynuna atıldı: — Vahai hayvanlnr size bir şey yapmadılar ya? Sualini sordu. İhtiyar güldü: — O vahşi hayvanların hepsi benim. Seni tecrübe için o kılıklara girdim. Aferin cesaretini de takdir ettim. Al şu yüzüğü arzu ettiğin zaman sen de istediğin hayvan şekline girebilirsin. Ş gelelim yapacağın İşe.. Bura -dan ikİ üç günlük uzakta cücelerin bir madarası vardır. Orada k hazine mevcut olduğunu söylüyorlar. Fakat cücelerin şerrinden kimse oraya yaklaşamıyor. Sen g dip onların esrarını Öğreneceksin! Karel: — Başüstüne! Dedi, silâhlanıp yola çıktı. Uç gün sonra mağaranın civarına gelmişti. Cüceler ellerinde kaz ler mağaranın içinde ve dışında kara kara bir takım tşlan topraktan ayırmakla meşguldüler. Ka yüzüğü yalayıp bir fare oldu ve mağaranın içine girdi. Her tarafı dolaştı, hazîneye benzer b elmedi. Etraf siyah taş parça -larile dolu idi. Delikanlı bu işlerle meşgul olduğu sıralarda -neş batmış ve cüceler yemekle -rini yiyip yatmışlardı. Gene yüzüğü yaladı. Bir fil kıyafetin nsan müsveddelerini bi -rer birer çiğneyip öldürdü. Tekrar insan kıyafetine girdi. Ceplerine siyah taşlardan doldurarak ihtiyarın yanına döndü. — üstat, dedi, ben orada bu siyah taşlardan maada bir şeye rasgelmedim! Dedi. O vakit ihtiyar sevindi: — İyi ya, diye cevap verdi, işte hazine budur. Bu taş insanların çok işine yanyacaktır. Bu masala nazaran bugünkü sanayiin ruhunu teşkil eden mı-denkömürü bu suretle keşfolun -du. İ r da, Karel de milyonlar kazandılar. Delikanlı, annesi ve babası ile birlikte ömrünün sonuna kadar mes'ut bîr hayat ge-İ çirdiler. Geçen defaki bilmecemîzdeki «K» harf ile başlıyan kelimeleri bulanlardan 44 üncü ilk mektep t 95 numaralı Mustafa Beytur Bey 5 liralık mükâfatı kazandı. İş Bankası kumbarasını Fener yolun Hanım aldı. Bakırköy Zeytinlik 62 numarada Nermin Hanım da Foto Etem'de fotoğraf çıkarmak ha nail oldu. Yarım düzine mendil kaza -nanlar: AnadoHıhlsar'ı 34 Üncü ilk mektep 33 Belkls. İnkılap lisesi 89 Behçet, İzmit Yeni Turan İlk m i Ezher Hidayet, Mersin Tarla mektebi 182 Saffet Sabrt. ficin Belediye reisi oğlu Ahmet, Sakızağacı 49 numarada Anna Tomaldi. Beylerbeyi eski Çinar sokağı 12 numarada Safahat tın. Ankara Hakimiyeti Milliye matbaa -sında müceUlt İbrahim Efendi kazı Esma. Antalya Değlr menönü caddesi ka -laycı Ali Rıza oğlu Fethi, Antalya Dum -1 tipin ar mektebi 109 İsmet. İsta bul 1 -kinci İlk mektep Lahut, Selçuk kız sao'at mektebi Meliha Gaye. Dlvanyolu'Dda Asım. Fatih Karaman 38 numarada Ke -mal. Üsküdar Evllyahoca mahallesi 41 Sadettin, Ftru zağa'da 6 numarada Niyazi Bey oğlu Fikret, İstanbul yüksek ticaret mektebi Nafiz, Kıztaşı'nda Naciye Hanım kızı Perihan. 25 İnci ilk mektep Millide, Göztepe Mehmet Efendi sokağı E -mel Be t, 10 uncu ilk mektep 227 BÜr -hanettin Kemal. Birer düzine kurşun kalem kazananlar: |

Esayan İlk mektebi 41 Maryam, Beylerbeyi İsmail Pasa yalısında Nuyon, Ga -lata musevi er kek mektebinde Rafael. Kıztası Dolap sokağı 11 Maesde, İkinci Uk mektebi 21i Şerife Halil. Oü suyu Ar-zumanyan a partim anı Nermin, Tatbikat mektebi 65 Osman, 9 unca İlk mektep 2 07 Turgut.Şevki, Akbıyık Hisar sokağı 8 Şerife, Göztepe beşinci İlk mektep 480 Nurettin. Vefa ta mektebi Güzin. Rize Kurtuluş mektebinde 106 Nadide, Kadıköy Hudaverdi sokağı 77 Ha diye. Sa -llhll Alemdar mektebi 448 Oğuz, Ankara Mimar Kemalettin mektebi 507 Aslman Naz ml, Tarsus orta mektebi muallimle -rinden Azmi Beyin kızı Ülker, Konya 11- . sesi 498 Bezml. Dörtyol Gazi Pasa Uk mek».1 tebl 28 Necla. Bandınna'da Müstantlk Beyin oğlu İbrahim Rü Gazi Osman Ps. orta mektebi 235 Fikret. Birer düzine defter kazananlar: Beyoğlu Ermeni mektebi Anna Ala -cakcıyan. Ankara Al bayrak mektebi 299 Fahriye. Ank ara Mimar Kemalettin mektebi 211 Melih Nazml. Esayan Uk mek -tebl 81 Hrant, Beyl erbeyinde Nazmiye Taşar. İkinci Uk mektep 210 Mehmet Ali. Akbıyık'ta 7 numarada Saadet, İs tanbul erkek lisesi 92 Vedat Saffet. Bakırköy Uk mektep Nükhet, Çamlıca 21 Bedri. Has -köy g edikli İstihkam mektebinde Tank, Oerede mahkeme başkatibi Ham di Bey oğlu Feridun, Kız m uaUlm mektebi 2 İnci sınıf Neriman. 17 İnci mektep 389 Nuriye Şükrü. Kasımpaşa'da kırtasiyeci y oğlu Galip. Niğde sakarya Uk mek -tebl 25 Oğuz Sedat. 7 İnci kolordu ku -mandanı Şevki Paşa evinde Latife. İstanbul erkek muallim mektebi 833 Ne -catl. Kadıköy erkek lisesi 418 Cihat. 5 inci Uk mektep 57 Faruk, istanbul kız lisesinde Beştre T ahir. Şık birer Yo - Yo kazananlar: Göztepe beşinci İlk mektep 3 Necml Hayat Zeki, Feneryolu Bağdat caddesi 202 Karman, Beyoğl u Yazıcı sokağı 18 Leon, Esayan mektebinden 21 Artln, Konya Türk mahallesi Durakfaklh cadd esi 8 Nevzat, Balıkesir erkek orta mektebi 306 Faruk, Kadıköy Bahriye caddesi 41 Ayscn Asım. Cumhuriyet ku orta mektebi Mevhıbe Kazım, Uşak Gül mektebi 3 üncü sınıftan İlhan Rıza, unyol 9 FazUet, Adapazan Cumhuriyet mektebi 380 Sa-bahat. Balat Tahtamlnare cadd esi ibrahim. Pertevnlyal lisesi 475 Şevki, Cumhuriyet kız orta mektebi Aliye Esat. Üsküd ar on dokuzuncu ilk mektep Nuriye. İzmir Kokaryalı 1032 Akten. KandlIU'de Esma İhsan, Gedlkpasa Amerikan mek -lebinden Oüncr. ŞlşU terakki lisesinden Sami, Nişantaşı 15 İnci İlk m epten Besimi. Birer kitap kazananlar: Ercnköyu'nde Ragıp Beyin lorunu Na-lme, Fındıklı'da binbaşı Terfik Beyin kızı Emel, Kadıköy M lâ -hat Şeref, Burhaniye Ali Bey caddesinde Hüseyin Salt Efendi oğlu Nahlt. Tekir -dağ ort a mektebi yedinci sınıf Muafla, MEMLEatvETLEltatC ——ÇOCUKLAR-. Avrupa'nın şimalînde buzlar memleketinde yaşıyan Eskımolu'lar vardır. Bu resim Eskimolu yavru arın devam ettikleri mekteplerin birinden bîr sınıfı gösteriyor. m Dünyanın beş kıfasında seyahat m Eski memleketlerimizden: Mezopotamya Mezopotamya Anadolu'muzun şarkı cenubisinde bulunan bir kıt'adır. Bizim hududumuzdan Ace m körfezine kadar uzanır. Fırat ve Dicle nehirleri bu kıt'a-dan geçer. Mezopotamya'nın manası ehir ortasında» demektir. Musul'da bir sokak kösesi Mezopotamya kıt'asının meş -hur şehirleri 280 bin nüfuslu Bağdat, 7 in nüfuslu Kerbelâ, Basra, Musul ve Nineva'dır. Mezopotamya kendisini çeviren dağ' lar ara sında kalmış geniş bir yayladır. Şimdiki nüfusunun mec -muu 2 milyon 800 bin kişidir. Bu araz n ötesinde berisinde hâlâ bir takım harabelere tesadüf o -lunmaktadır. Mezopotamya Türk'lerin Orta Asya'dan çıktıktan sonra ilk medeniyet kurdukları yerlerden bi ridir. Sümer, Elâm, Kaide, Akat medeniyeti buralarda hüküm sürmüştür. Keza bundan sonra Ba -b liler ve Geldaniler de burada yaşamışlardır. Hiınıımmnuı ıı hii mimimi ıı ıı ıı mnnMimmı ıııııım mı ınnnnmmı Aradan bir müddet geçince t -ran'a tâbi olmuş, sonra da Roma idaresine intikal etmiştir. A bbasi halifeleri Bağdat'ı kendilerine merkez yaparak buralarda yaşamışlar ve 1507 den 1920 senesine kadar da Osmanlı imparatorlu -ğunun bir parçasını teşkil eyle -mistir. Hali hazırda Mezopotamya' • nin hemen her tarafı ekili değildir. Mahsul veren cihetleri nehir kenarıdır. Diğer kısımları kışın yeşeren ve yaz sıcağının altında kuruyup hazin manzara iş sahalardır. Mezopo -tamya'yı münbit bir hale getir • mek için nehirlerden alınacak suyu ce vellerle ta uzaklara ka -dar sevkedebilmek lâzımdır. Yer liler en ziyade at, öküz, koyun . Kerbela da çarşı keçi, deve beslemekle meşgul -dürler, Ziraatle uğraşanlar da buğday, pirinç

ve zeytin, i portakal, incir, hurma ağaçlan ¦ yetiştirirler. mı ıı n ıı umumi.........ııımtıııı mm mu mimim.....M.......»'+'<"*......" — Efendi amca.. Babam dedi ki.. Şey dedi, «Eğer bizim köşkün resm ni yapıyorsa haber ver de c arı silelim!» dedi!. IBu karikatür karilerimizden ve Rober t Kole] talebesinden Sezai Şfidi Bey tarafından gönderilmiştir. 1 Kütahya Halkevi reisi oğlu Ertuğrul, Oariantep avukat Cafer Tayyar Bey oğla Muhsin. Hayd arpaşa Yeldeğirmenl Cahit Ayhan. Ortaköy çiftlik sıAaftı İsmet Hüseyin, Antalya'da doktor Sam Beyin evinde Coşkun. Saraç an e İtfaiye caddesi Vehlbe, Küçükpazar Mehmetpasa yokuşu 11 Fuat. birinci Uk mektep talebesinden Seyfi. Şlsll Celalpaşa sokağı Şevket Hâ -mit, Pertev nlyal lisesi 242 Celaletün. Bayburt orta mektebi 911 Bahriye Aziz, şişli Osmanbey 54 S eher. Bursa birinci er -kek lisesi 332 Şaklr, Üsküdar 22 İnci Uk mektep 71 İsmaU Refik. meraklı şeyler| Cenubî Amerika'daki garip hayvanlar İngiliz âlimlerinden Hudson namında biri Cenubi Amerika'da Brezilya sahralarında son zam an da yaptığı seyahte dair bir kitap neşretti- Bu kitabın verdiği malûmata göre o havalide ço ip hayvanlar yaşamaktadır. Meselâ Puma kaplandan daha küçük, fakat ondan daha yırtıcı bir hayvandır. Lâkin garibi insanl at'iyyen hücum etme* dikten maada kedi gibi onlar tarafından sevilip okşanmaktan hoş lam ayladır. Keza hor güçsür küçük bir deve vardır ki buna Hunanko ismini veriyorlar. «Mu fet» na insan düşmanı hayvan da hoşlanmadıklarını ağzından çıkan müteaffin bir su ile baştan aşağı ıs Brezilya ormanlarında yaşıyan acayip hayvanların Üstesi böyle iki üç isimden ibret değildir. tur. Ekserisi şimdiye kadar insan yüzü görmediği İçin ondan korkmamaktadır. Fakat ne mal oldu anlarlarla ahbaplığı kesecekleri muhakkaktır İşte dünyanın her tarafında iklimine, havasına, bulunduğu yerin tabiatine göre muhtelif cinst ayvanlar yetişiyor. Brezilya ormanları gibi nisbeten medenî insanlarla meskûn araziye ya kın yerlerde böyle şimdiye kadar emsaline tesadüf olunmamış hay -vanlara raıgelinince kİmbili frika ormanlarının, Asya bozkırlarının bu ane gelinciyedek in -san ayağı değmemiş noktaların a ne garibeler mevcuttur. âf 1 2 incikânun bulmacası Yukarıda gördüğünüz harflerden manası hali hazıra çok uyacak bir cümle teşkil ediniz. Doğru halledenlerden birinciye beş lira, ikinciye Foto E -tem'den 6 kart ve bir agra ndisman resim çıkartmak hakkı takdim olunacak, diğer yüz kişiye faydalı ve muhtelif hedi -yel r verilecektir. Her hangi mükâfat kazananların ve bilmeceyi halledenlerin resimleri de - bize fotoğrafla rını gönderdikleri takdirde -gazeteye basılır. Cevaplar şubatın birinci gününe kadar «Cumhuriyet Ço -cuk sahifesi muharriri» adre -sine gönd lmelidir. Hal suretleri daima gazeteden kesilmiş harfler sıra ile yapıştırılarak yapılmalıdır rtlara ria -yet etmiyenler hediye kazanamazlar. 'Cumhuriyet 3 Kanunusani Bursa'da Yılbaşı gecesi İdman yurdu tSrafmdan terttp edden baloda bulananlar Bursa (Huautî muhabirimizden) — Yıl başı gecesi Belediye salonlarında Vali Fatin Beyin ve Halkevi spor komitesinin himayes inde İdman Yurdu tarafından bİr balo verilmiştir. Türk ve ecnebi bir çok davetlinin iştirak e tiği bu balo muhtelif oyunlar ve eğlenceler içinde pek nes'eli geçmiştir. Musa Mektep talebeleri tasarrufa nasıl alışır? Tasarruf ve Yerli Mallar haftası munasebetile Söğüt kazasında da büyük tezahürat yapılmış ve a memleketin genç evlâtlarını, mektep talebelerini küçük yasta tasarrufa alıştırmak maksadile sının kum boralarından talebeye vorilmiftir. Yukarıdaki resim, mektep talebelerini kumba ralarile göstermektedir. Uşak avcıları kurtları temizliyor «un acından «onra eveüann köye avdeti Uşak Avcılar kulübü, Uçak 'in çarkındaki çam ormanların nazaran daha ziyade artan ve hayvanata zaran dokunan kurt ve domuzların çerrinden o civardaki köylüleri kurtarmak için bu havalide büyük bir av tertip etmiş, ondan fazla kurt vurmuşlardır. Bu suretle köylüler kurt afetinden kurtulmuşlardır. Cingöz Recai'nin harikulade maceraları Yazan:

- 25 — Doktor gittikten sonra. Hacı. Ne-zahet'in yanında kızını çağırır ve o-na dav ku «— Evlâdım, bak benim halim iyî değil. Bir gün anıızın gidiveririm. Nezahet'e de söyledim. Be nin bilmediği büyük bir servetim var. Yirmi beş bin tane halis altındır. Fakat açık söyliyeyi -het'e emniyetim zail oldu, bu servetin yerini yalnız, yalnız sana bildireceğim. Eğer b en yerini söylem*z-sem imkânı yok. hiç kimse bunu bu ¦ lamez. Hem bunu sana bildirmek ta k olay değil. Ban evvelâ bası hazırlıklar yapacağım. «Hacı başka şey söylemez. O günden sonra...» Cingöz, Süleyman Tahir'in sözünü keserek sordu: — Hacı'ya bu fenalık geldiği günden evvel, sizinle Nezahet Mamm a-rasında âşıkane bir alâka b miydi? — Biraz. — Poki, bunun neticesi olarak, Nezahet Hanımla arada bir buluşuyor muydunuz? •',,,„„ Tabir biraz tereddütten sonra i — ..*et, dedi. — Bundan arkadaşlarınızın ve Ali Refik Bevîn haberi *-* mıydı? Süleyman Tabir, evvelâ: — Yoktu, dedi. Ali Refik onu tekzip etti ı — Vardı. Süleyman Tabir, lakayt görünme ğe çalışarak: — Ha... dedi, galiba vardı. Cingöz Recaİ saatine baktı ve sordu: — Aradaki teferruat hakkında sonra tekrar görüşUrüz, Sabah yaklaşıyor. Burada daha fazla kala . izmir'de Ipekiş mağazası Vali Kâzım Paşa tarafından kuşat edildi İzmir 4 (Hususi) —Ipekiş satış mağazasının hüsadı bugün saat on dörtte büvük merasimle yapılm azeteler vasıta<ile hazerdar o -lan ahali daha erkenden yolları dol -durmağa haşlamış ve mar azanın bulunduğu cadde mürur ve uburu ancak polisler vasıtasile temin edilebilmiştir. Gele n davetliler güç halle yol açarak mağazanın kapısına kadar ilerliyebilivor-lardu Saat on dört Vali Kâzım Paşa teşrif ederek İş Bankasını ve Ipekİş'in millî iktisadiyatımızda yaptığı hayır kiyetler temenni ederek bizzat kordelav) kesmişler -dir. Bundan sonra davetliler m ağazayı gezmişler ve hazırlanan büfede izaz edilmişlerdir. Bu kÜşat resmi şehn'mizde bîr hâdise teşkil eylemiş ve şehrimizin Türk ve ecnebi bütün yüksek azır bulunmuşlardır. Ege Güzellik Kraliçesi Neriman Hanım da bu merasimde ha -zır bulunmuş ve zada uzun müd -det kalarak Ipckiş'İn çok zarif ve nefis kumaşlarını tetkik ve takdir eylemiş r. Neriman Hanım Ipekiş tarafından mev'ut elbiselik kumaş kendisine İz -mir Ipekiş müdürü Ahm mzi Bey tarafından takdim edilmiştir. Kraliçemiz İstanbul'daki müsabakaya bu tuvaletİle iştir k edecektir. Evkaf isleri Umumi Müdür mühim beyanatta bulundu Ankara 4 (A.A. t — Evkaf Müdürü RUştü Bey Anadolu Ajansma şu malûmatı vermiştir: Ayvacık'tan Bergama'ya kadar olan havalideki vakıf zeytinliklerinin bu sene bin çuval tahmin edilen mahsulünün yansı satılmıştır. Diğer yansının e ma • neten toplatmak zarureti ha alen orada bo işle uğraşmak üzere mu • vakkat bir teşkilât yapılmıştır. 600 den fazla amele ç Elde edece -ğimiz yağların piyasanın müsait bİr zamanında satacağız. Umduğumuz gibi mahalli e île anlaşabîlîrsek İzmir'de mezarlıkbaşında 70 * 60 dükkanlı bİr hal yaptırmağı düşünüyoruz ncak'ta bir camı ve İsmet Pasa buhran üzerinde de bazı binalar yapmağa çatışacağız. Bu sene Kastamonu, Antalya, Eski -şehir, Sivas, Manisa'da yeniden ban binalar, Balık esir'de de alt kah mağaza olmak Üzere bîr evkaf dairesi yaptırmak istiyoruz. Uç aene evvel fırtına neticesinde mühim tahribata uğnyan Edirne'deki büyük eserlerin tamiratı tam bulmuştur. Gelecek sene de koca mimar Si -nan'ın büyük eserlerinin tamirine devam edilecektir. Ta mir edilecekler arasında Manisa'daki Muradiye camii, Babaeski'de Alipaşa camisi mina resi ve sıvasile Konya'deki Selçuk eserleri Aksaray'da ve Çankırı'deki camiler gelmektedir . Mimar Sinan'ın Süleymaniye camisi civarındaki türbesi de tamir c-dİlecektİr. 933 senesinde d e 932 tahmin edilen varidatı elde edeceğimizi ümit ediyorum.

Yunan Başvekili Avrupa'ya gidiyor Atina 4 (Hususi) — Başvekil M. Çaldaris Yunanistan'ın borçları hakkında bir sureti tesviye el e etmek üzere Avrupa'ya gitmeğe karar vermiştir. Myımniteyh Rnma'dan geçip M. Musolini ile görüştükten sonra Londra'ya ve Paris'e g'dîp Yunan eshamı hâmillerîle müzakeratta bulunacakt Bu gece yukarda neler yapıyordu -nuz ? — Odaları boşaltıyoruz. Yann Nezahat'in eşyaları buraya gelecek. Hacı'nın evinden çıkıyoruz. — Peki, niçin iki arkadaşınızı telefonla acele çağırmıya lüzum gördünüz? — Evvelâ nakil muamelesinin yann değil Öbür gün yapılmasına ka -rar vermiştik. Sonra iş değiş e için onları çağırdık. — Neden değişti? — Bu evin de tarassut altında olduğunu anladık. — Pckİ, ti ¦ n Hacı'nın evini bo -sallıyorsunuz? — Orasını yıktıracağız ve serveti temellerde arıyacağıs. — Bunun için mi eve kundak sokmak İstediniz? — Evet, fakat olmadı. — Pekâlâ, bana bir istamoa bu -lur musunuz? — Hay hay. Bİr! yukarıdan Istampa getirdi ve Cingöz hepsinin İlİna ile parmak izlerini alıp cebine koyd uktan sonra dedi kîı — Affedersiniz . Sizinle müşte Hâmile kadın! Su çekerken kuyuya düştü, kurtarıldı Karagümrük'te Dırağman sokağmda 38 No.lu hanede oturan Fethiye Hanım dün aksam saat İR de civ aki bostan kırvusund»n «u çekmekte iken asılı bu -lunan makara telinin kopmasile muvazenelini kaybedere k kuyuya düşmüş -tür. Fethiye Hunimin bnğtrması üzerine etraftan yetişilerek kadıncağız bavcı uyudan çıkarılmıştır. Fethiye Hanım bes aylık hâmile bulunmaktadır. Dükkânı kasten yakmışlar Yılbaşı gecesi aaat dokuzda As-malımeaçİl'te Diyas lokantasında yangın çıkmış itfaiye tarafın dükkânın bir kısmı yandığı halde söndürülmüştü. Yapılan tahkikatta dükkânın sigortalı olduğu ile envaıı Jozef yakalanarak adliyeye testim olunmuşlardır. Sokağa bırakılan çocuk Dün saat on beşte Sıfırbostan sokağında 4 numaralı apartrmanın kapısı önünde bir erkek çocuk Dokua aylık olduğu tahmin edilen çocuğun üzerinde hüviyetini tayine medar olacak hİt bh* vesi a yoktur. Polis tahkikata girişmiş çocuk ta Darülacezeye sevk edilmiştir. Yangın çıktı, söndürüldü KaraeUmrUk Keçeciler'de 7 numaralı Ömer Efendinin sahibi bu -lunduğu ve kunduracı Ahmet Ağanı otorduğu evde gece yangın çıkmış hanenin bir kısmı yandığı halde itfaiye tarafından söndürül a yangının man -galdan sıçrıyan kıvılcımlardan zuhur ettiği anlaşılmıştır. Atina'da yapılan iktisadî müzakere Yunanlılar Türkiye'den neler istiyorlar? Atina'da intişar eden Proiya gazetesi yaz vor: YunanNtanla munzam ticaret moa -fcedesi aleti km gelen ve ye-rn hafta -danberi b orada bulunan Türk heyeti Yanan hükümeti (---'.- tayin edilen murabba »Urla müzakereler ya pmağa başlamışlardır. Mevsuk Mf membadan haber aldığımıza göre Yunanistan bu hususta şu teklifte bulımaeaktrr: Yunan tütünlerini atmağı arzu eden bazı muayyen ecnebi piyasalardan Türkiye vasıtasile müstef olmak, yani bazı Avnmn devletleri İnSİsu- Idarelerile Türkiye'nin v««-e«ığı pazar! klann Yuna ile b:rl'k'e ya*u'ması, bu hö-ktîmet'ere saHacak tü'İînlerfn mö»*vs bir miktarda ve yahut Yun stan hissesinin Türk - Yun-n ticaretinde Yunanistan alevhİnHe rörülrn farkı doldu -rar-k m iktarda olması... Gecen sene dört vü» mIvon drahmi mİktanna baliğ olan bu feHcın başka bir suretle kanat-'masmı kün olmadığı anla«ılm«ktad'r. ?an*vî mamutâb-mız'n Türkiye'ye vonderil"'«İle bu farkın kanatı r. Sonra belki Türkiye şim-lîve kadar bağlanmış olduğu Avrupa mnmuUb smaivesmden mahrum kalma * rar- ölmeyecektir. Bahusus Türkiye memulit. sm-İvesİnı it -hal ettİii bu memleketlere tütün raç etmektedir. Yunanistanda tötön inhisarı Atina 4 (Hususî) — Hükümet bütçeyi tevzinde tesadüf ettiği müşkülâta binaen yeni varidat bulm sar altma almağa karar vermiştir. rek çalışmam için tam bir emniyet şarttır. Bu son tedbirimi mazur gö -rünüı ve şimdilik bana

iniz, Teşerrf ettim. Ben aizi İcap ettiği gün görürüm. Birbirimize ihtiyacımız var. Hep bir ağızdanı — Şüphesiz, elbette... dediler. — Eğer sis beni acele göremk isterseniz, evin sokağa bakan pencerelerinden birinin perde sini tonuna kadar indİrinia ve gündüz de Öyle kalsın, kâfi. Ben size hayat sigorta şirketine elefon ederim, buluşuruz. — Hay hay. Ellerini sıktılar ve Cingös'U kapıya kadar teşyi ettiler. Hepsinin gözlerinde ümit, sevinç, k u ve hayret vardı. Cingöz ağır ağır evden çıkb ve koşebaşında adamlarına bazı tali -mat verdi. Sonra hızla yürüv Şafak söküyordu. VII Cingöz Ayaspaşa'dakl apartıma-nııu gitti, akşama kadar uyudu ve gece sokağa çıktı. Takaim'e k yürüdükten sonra bir otoDeniz ortasında Yangın felâketi Muazzam bir Fransız vapuru yandı Paris 4 (A.A.)— 1031 senesi tesrt-nievvelmde denize İndirilmiş olan At -lantik vapurun da. Manş denizinde Go-eme«v yakininde bİr yangın çıkmıştır. 42.Kil ton hacminde olan bu gemi, Fransız gemilerinin en gürellerinden biri idİ. Knlaf at olm»k için Bordu'dan Haver'e gidiyordu. Yangın »aat 8 de Guernesv'ye ?fj mi| mesafede akmıştır. Tavfa felaketin s^raye'ine mâni olame-dıklanndan gemivi terke mecbur bal -mıstar ve Ruhr ismindeki bir Alman gem;»i tarafından »I nmıslard'r. Havan>n güzellİai. tayfanın nakli hu-su'unu teshil etmi-lir. Serburg liman reisi, vak' a mahalline hir çok römorkörler ve ufak harp gemileri gönder • mistir. Hali hazırda Serbur'i sn alınmış olan istimdat işaretlerinin Ruhr gemisi tarafından verilip verilmediği malûm değil . Yangının Atlant-ğin t'luz teleraf dairesinden çıkmış olması ferzedİlmekte dİr. Serborv 4 (A.A. I — AtlairhVrn et -raimde bulunan «emHerden telsizle malûmat al nmakta dır. Bütün tayfan"* bur-tanho kurtonlmadığı m-l'-m deftildir. Bunlardan bîr kısmını Ruhr gemi r. Diğerlerinin hangi gemiler tara-fm-1 -•« el*nnvs nldi'vıı malûm değildir. Pol'o İsminde 2.HO0 tonluk ton-Ü reminle Rertleur ve Ramere ismindeki Serbun lim*n>n a îV! römorkör vek'a "-i".-.. Hsvr 4 (A.A.l — Ab-T- 7» ve A-beîtl- ?4 römorkörleri gönderilmiştir. Bir irtima akteden ta**r e Ş'*fceH. ee-milerinin ynllar*n< deriştirerek felaket m-L.M.n- gitme'eri emrini ver miştir. Bir deniz tavvaresi geennin üzerin -den ueımı«tor. Rn*terdam*dan kuvvetli römorkörler isteni lmiş olduğu rennolo-mrynr. Atlantic m. seyahatini 29'12/»M de cenubi Amerika'ya yanmıştır. Mazot yakan A*'antîk Bordu île B«en«« A--»-es arasındaki mesafeyi 11 günde katedi -yordu. Tesisatının mükemmel iveti, s inin mtiramı ve denize dayanıklılığı >'e maruf idi. 3 kânunusani sabahı B-rdu'dan hareket etmiştir. Burrim saat 12 de Havr*e gelecek ve ku ru havuza girecekti. P.-ı sebebe mebnî gemide yolcu yoktu. Yalmz mürettebatın bir kısmı yani 170 kadar adara bulu nuyordu. italya-Arnavut.uk gümrük birliği mes'elesi Londra 4 (A.A.) — Resmî mehafil, İtalya-Arnavutluk gümrük birliği pro -İçleri hakinde büyük b miyet göstermektedir. Siyasi meh*fH. bövle bir projenin mevsimsiz oldovu mütaleasmdadtr. Zira Balkan'la rda efkârı tehyiç etmesi tehlikesi verdir. Nimreımi mehafîl, bo bapta mB -talea serdine lüzum görmemekledir. Çünkü, Tiran hükümeti, yapı lifi, kabul etmemiştir. Paris 4 (A.A.) — D-hat gazetesi, İtalyan-Arnavutluk gümrük birliği projesinin, evvelce bil dirildiği veçhile, Tiran hükümeti tarafından reddedilmiş olmasını temenni etmektedir. Filvaki böyle bir ittihat, milletler cemiyeti imsakine muhaliftir ve Italyan-Yugos lav münasebetinin şimdiki hali dolayııüe vaziyette fevkalâde vahamet hi'Mile getirecektir. Romanya'da 260 komünist tevkif olundu Bükreş 4 (A.A.) — Mem'ekelîn her tarafından komünistler kütle halinde tevkif edilmişlerdir. t

zarfında payitahtla 160, ve eyaletlerde yüz kadar komünist tevkif edilmiştir. Bilhassa Y aş ve Chİsila'da fazla tevkif al yapd-mıştır. DOKTOR Osman Şerafettin Cağaloğlu Nurosmnniye caddesi No. 19 Telefon: 893 Muayene tamam cumadan maada öğleden sonra (Yenibahçe hasta nesi) dahili, sari hastalıklar mütehassısı (6) ıncı ölüm yıldönümünde: Süleyman Nazife! (İhtifal makamında)Yıllarca konulmıyan (taşından). Hep ye'se düşer, alevlenilsin! Dünyaya, kılıç salan bir (Asla nciyle, hücuma yellenirsin!.. Türk Şiir Kralı Florîna'lı Nazım Topkapt Gençler Birliği 12 inci kurultaydan: 5-6.'l/OT3 perşembe akşamı saat 9 da kurultayımız İkinci defa toplanacağın -dan bütün azanın Meccani muayene ve tedavi İstanbul Halkevi Reisliğinden? Oöz hastalıktan mütehassısı Dr. Süleyman 8UkrQ Bey vesikamızla gidecek laklr hastaların, cuma si, pazartesi te çarşamba günleri saat 10 dan İT ye kanar Babalı Ankara caddesinde Hilmi kütü hanesi yanında 60 numaralı muayenehanesinde, muayene ve tedaviyi kabul et -mlştlr. lat lyenler idare memurluğuna müracaat edebilirler. Dr. Semiramis Ekrem H. Çocuk hastalıkları mütehassısı Beyoğlu Mektep sokak Telefon B O 2498 Kulak, boğaz, burun mütehassısı Dr. Ekrem Behçet 9 oğlu Mektep sokak 1 Telefon B O 249fl Dr. Hafız Cemal Dahiliye mütehassısı Cumadan maada her gün aaat (2,30 dan 5 e) kadar İstanbul'da Divanyolu 'oda ( 118 ) numaralı hususi kabinesinde hastalarını kabul ve tedavi eder. Telefon U. 22398 MÜZAYEDE İLE 3AT13 ¦erincikâmınım 6 rncı cuma günü sabah saat 10 da Beyosrra'nda Taksim'de Sv iler caddesinde 145 num«"'ı sabık Istanbolyan ve elyevra Şidvan B. apartıma m nin 3 üncü dair sinde mev • cut ve J. Pessah Efendiye ait hayli na -dide ve modern eşyalar müzayede su -retİle satılacaktır. Akaju ağacından mükemmel yemek oda takımı, amuvo usulü 13 parçadan müre t şık salon takımı, kübik ve modern küçük salon takımı, maroken yazıhane takımı, akaju ve RİO son sistem kübik 2 adet yatak oda lak mı, salona ait güzel eşyalar, markitiri ve akaju Fransız malı müzeyyen vitrinler, gayet eski ve markitiri bir salon komodv bronz avize ve ipekli abajurlar, biblo -lar, gümüşlü maden çay ve tatlı takım -lan, kübik ve sedefli tabu ve masa -lar, bronz karyolalar, bul ve markitiri salon yazıhane ve şifonyeri, şezlonkl ar, Tonet portmanto, koltuklar, ipekli perdeler, Venİs ve Bakara su takımları, tablola r, sobalar ve saire. Anadolu ve Acem halıları. Apartıman dahi kiralıktır. Pey sürenlerden 10 0 de 25 temi -nat alınır. İstanbul ikinci İcra memurluğundanı Bir borçtan dolayı mahcuz ve sabime sı mukarrer olan maka na 8-1-933 tarihine müsadif pazar günü saat 11 de Kasımpaşa'da Gazİfaasanpaşa Mesol sokak 1 n marada açık arttırma suretüe satılacağından taliplerin yevmi mezkur ve saatte mahallinde bazu bulunmaları ilân olunur. mobile atlıyarak dosdoğru Mehmet Rize'nin evine giKİ. Evvele telefonla ziyaretini habe r vermişti. Onu yatakta buldu ve heman bütün aynalı dolap hikâyesini ve gerek Süleyman Tahİr' e, gerekse arkadaşlarile konuştuklarının bİr kısmını anlattı. Her şeyi söylememişti Cebinden rini çıkardı ve Mehmet Rıza'ya verdi i _ Al, dedi, şunları da bir tetkik ve mukayese ettir. Fakat içlerinde bir katil bulunduğu nu zannetmiyorum. İş daima bir muamma halini muhafaza ediyor. Mehmet Rıza yalağında doğruldu, bir dirseği ü<tüne yaslandı ve parmak izlerine bir göz attıkt a dedi kil — Zannederim bu İşte Süleyman Tahir partisi başka, cinayeti yapan parti başka. Ayrı ayrı iki çalı -sı yor. Cİngöa bu faraziyeye karşı ümitsizliğini Hân eden bir berekette başını salladı! — Buna da hükmedemiyorum, de. di, cinayet günündenberl Zeyrek' -teki evi de, Karagümrük'leki evi de tarassut altında bulunduruyorum;

bu vak'anın etrafında faal bir insan olarak hep karşıma Süleyman Tahir çıkıyor. Bu partiden ayn bir veya bir kaç insan bulunduğunu hissetti • reeek hîç bir emareye rast gelme -dün. Fakat cinayetin bunlar tarafından yapıldığım isbat değil, teyit e-decek bir işaret le yok. Mehmet Rıza Cingöz'ün yüzüne sabit ve şüpheli bir dikkatle baka • rak. ansızın artan bir heye — Kız nerede, kız? diye sordu. Cingöz ağır ve ciddî bir eda ile başını salladı: — Kız nerede, katil nerede, pa -ralar nerede? Bu üç suale cevap almak için uğraşıyoruz. Kızın kişi tarafından kaçırıldığına da bir türlü hükmedemiyorum. — Gördün mü ya! İşin içinde bir ikinci faaliyet bolunun bulunduğunu kabul etmek lâzım geliyor Cingöz bir koltuğa oturdu, dtrsek> lerini dizlerinin üstüne ve başını a-vuçlarının içine yerl -dünü öne doğru Ifereb aVisslomı-şys ve sallanmağa başladı. Üiabam nar) Bandırma Muhasebei Hususiye Memurluğundan: Bandım»» tdarei Hususîyeaine dört yüz kütür lira dey inleri bulunan Manyas'ın Çavuş köyünden ey -lerle şürekâsına ait 931 senesi mahsulünden olup Manyas inhisar deposunda mevcut bulun an dört bin kıyye tütün mahsulüne hacız vazedilmiş ve 21 kânunuevvel 932 tarihinden İtibaren gün zarfında alenî müzayede suretile füruht edilmek üzere müzayedeye vazedilmiş olduğundan t olanların Bandırma Muha-sebi Hususiye memurluğuna müracaat eylemeleri. 1933 fiat tarifesi: — ~" Camhorivet Avrupa'da birinciliği diplomalarla musaddak şayanı itimat marka HASAN MÜSTAHZARATI: Hasan kuvvet şurubu küçük » büyük » 1 K. 1/24 litre 1/16 » î/8 » Fürk Tîcaret ve Sanayi Bankası Anonim Şirketi Konkordato komiserliğinden: Tasfiye halinde bulunan Türk Tîcaret ve Sanayi Bankası Anoni m Şirketi tasfiye heyetinin konkordato için mühlet verilmesi hakkındaki talebinin nazarı i tibara alınmasına ve borçlu şirkete mühlet itasına icra hâkimlİgince karar verilerek alacaklı lacaklarını kayit ettirmeleri lüzumu ilân edilmişti. Kayit için tayin olunan müddet geçmiş ol an konkordato teklifinin müzakeresine sıra gelmiştir. Binaenaleyh ev -velkî ilân mucibince vesikalarını ibraz ederek alacaklarını kaydettirmiş bulunan alacaklıların konkordato müzaker nde bulunmak üzere önümüzdeki kânunusani ayının on ikinci perşembe günü saat 14 te Galata'da kiye Ziraat Bankasma ait yeni binaya gelmeleri ve yahut Noterden musaddak vekâletn ame De yerlerine vekil göndermeleri lâzım geleceği ve bu alacaklıların toplanmaya tekaddüm ed n on g-üo iende diğer alacaklılar tararından verilmiş olan vesikaları tetkik edebilecekleri icra ve iflâs kanununun 292 inci mad -desİ hükmüne tevfikan ilân olunur. Çatalca icra memurluğundan: Bir ipoteğin temini için mahcuz ve paraya çevrilmesi takarrür ed en Hadım-köy'ünde 1600 lira kıymetli yoğurthane ve 1000 lira kıymetli hane ittisalinde iki o dak bir katlı hane ve 1200 lira kıymetli hane maa alhnda dükkân ve 2328 lira kıymetli 291 dönüm tarla ve boyalık nahiyesinde 750 lira kıymetli hane ma-abartçe ve 3000 Ura kıymetli am bar sundurma eski sistem işler vaziyette buharlı değirmen makinesi ve bir sakaf altında bir kahve bîr dükkân ve bir nalbant dükkânı ve arkasında han ve 650 lira kıymetli bir bap dük -müştemilât fınn birinci arttırmıya konulmuştur. Satış 7-2-933 tarihine müsadif sak günü saat ye kadar yapı'acîkhr. Şartnamesi 26-1-933 tarihinde adliye divanhanesine talik edilece ktir. Taliplerin yüzde yedi bucuk pek akçelerini icra veznesine yatırmaları lâzımdır. Mülga i ve iflâs kanununun 119 uncu maddesine tevfikan bu gayrimenkul üzerinde İpotekli alaca klılarla diğer alâkadaranın ve irtifak hakkı sahiplerinin ba haklarını ve hususile faiz ve ma arife dair iddialarını ilân tarihinden itibaren 20 gün içinde evrakı müsbitelerile bildirmele i aksi halde hakları tapu sicillîle sabit olma -dıkça satış bedeİnîn paylaşmasından hariç kal hetle alâkadaranın işbu maddeye göre hareket etmeleri müterakim vergi ve vakıf icaresi ve sa ir masrafları müşteriye aittir. Daha fazla malûmat almak istiyenlerin 932-86 dosya numar asına müracaatleri ilân olu • nur. MÜZAYEDE İLE SATİŞ tkincOsânunun 6 ma cuma günü sabah saat 10 da Şişlİ'de Sebubyan apar -Uman ut ve Hacı Bekirzade Ali Muhittin Beyefendiye ait gümüşlerin ve sair eşyaların müzayedesine d vam olunacaktır. Çiftehavuzler'dan Beyoğ • lu'nda balâdaki adrese nakledilmiş olan I adet as rî ve eben kaplama müzeyyen kübik yemek oda takımı, hakiki vaset-ten mamul Vıyenna işi 1 kana e ve 2 koltuklu mükemmel bir maroken takımı, en son model gayet zarif kübik yatak oda ta

kuro, dört köse çubuklu hakiki İngiliz mamulân 2 adet karyola, 13 parçadan mürekkep Viyenna m muta 11 mükemmel asrî salon takımı, hayli biblolar, tablolar ve sair eşyayı bey tiye dahî ber ber satılacaktır. Nefis bir Elke piyanosu, Anadolu ve Acem halıları. Pey sürenlerden 100 d e 25 teminat alınır. Çatalca icra memuruğundan: Çatalca'nm Boyalık nahiyesinden olup hs'en ikametgâhı meçhul Hacı im zade Bİlâl Efendiye: Kardeşlerinizin Türk zade Kâzım Beye İpotek göster -dikleri emvali yrimenkula 7-2-933 tarihine müsadif salı günü saat 14 ten 17 ye kadar Çatalca icra dairesi nde birinci arttırması İcra edileceğinden ilân sure -tinin tebliği makamına kaim olmak üzere en tebliğ olunur. Hasan kolonyalı » a » » a » » » Nesrin kolonyası 1/4 1/2 1/8 1/4 1/2 litre GO ıoe 150 20 30 50 100 130 30 50 30 20 30 20 Hasan Fayda 1/? » > 1 Hasan Fayda 6 litre tenekesîle a » Pompa Hasan Çiçek suyu 1/4 k. » » a 1/2 » Hasan Gül suyu 1/2 kilo Hasan Mai mukattar (Odistile) Hasan Garanto (prezer vatif) » » x> ipekli 60 100 400 75 30 50 50 20 40 75 H-ısan tuvalet sabunlan küçük » » » büyük Hısan gliserin sabunu » » t limon, gü! ?5 Nesrin gliserin sabunu 10 Hasan çocuk pudrası 20 Hasan sürmesi (sürmedanlığılc)2C » » Lüks büyük 30 Hasan (Dantos) diş macunu 20 a (Dantos) diş suyu Hasan Biriyantinî Hasan Zeytinyağı 1/4 K. 1/2 » 1 » 1 Ok. 2.1/2,, S£225 5 „ KîT.450 13 „ 1100 Hasan Bademyağı Şişe 30 Hasan Kınakına Hulâsası 30 Hasan Fayda 1/4 İt 40 Hasan diş fırçalan muhtelif fiatta Hasan Balıkyağı 1/4 k. 40 * » 1/2 » 60 » » 1 » 100 Hasan diyabetik çikolatası 20 » » » k. 360 Hasan glüten ekmeği 30 » » gevreği 50 y> Bademli glüten ekmeği 50 » Glüten makarnası 1/2 K. 50 » » Şehriyeleri 1/2 K. 50 Hasan pirinç özü unu 250 gr. 25 o Buğday özü nişastası » 25 » İrmik özü * 25 » Patates özü unu » 25 » Arpa » » > 25 » Yulaf » » »25 » Mercimek özü unu » 25 » Bezelye » » »25 » Munasti nezle pan i 50 Trihofİl Saç Suyu 125

Süheyl Romatizma ilâcı 125 Süheyl iştah ilâcı 125 Nasır ilâcı 40 Tokat inhisarlar Başmüdürlüğünden: 931 senesi Derambarinda züraın birriza ihraka terkettiğ; tütünlerden ise yarar aksamından müf ez tahminen 583 denkle 20500 kilo tütün idare tarafından bir kaime ile 1 kânunusani 933 tarihinden itibaren 20 gün müddetle alenî müzayedeye çıkarılmıştır. " 21 kânunusani 933 tarihine müsadif cumartesi günü saat 14 te Tokat Başmüdürlüğünde müteşekkil arafından müzayede kuşat ve İhale icra edilecektir. Malûmat almak istiyenlerin Başmüdürlüğümüze müracaatleri lüzumu ilân olunur. -----. Tayyare Cemiyeti Lâleli Apartımanlar İdaresinden: Lâleli apartı mani arın da on eve numunesi gibi birer kapı pazarlık suretile yaptırılacağında iplerin 9/1/933 pazartesi günü saat 11 de Apartımanlar idaresine müracaatleri. Karacabey Harası Müdürlüğünden: Şartname ve listesi Hara Müdürlüğünde ve İstanbul, Ankara, Bursa Baytar Müdürlüklerinde mevcu ve malzeme 14 kânunusa -n; 933 tarihine müsadif cumartesi günü Hara merkezinde ihale edi l -mek üzere kapalı zarf usulİle münakaşaya konulduğu ilân olunur. Fatih Malmüdürlüğünden: Saraatya'da Hacıhüseyinağa mahallesinde atik Narlıkapi sokağında 5/7 No. Iı ahşap hanenin alt se itibarile iki buçuk hissegi-nin müzayede müddeti bir hafta temdit edilmiştir. 10 ikin cik&nun 933 tarihine müsadif ı*lı günü Fatih Malmüdürlüğünde müteşekkil komisyona müracaat ey MÜZAYEDE İLE SATIŞ İkinci kânunun 6 mcı cuma günü sabah saat 10 da Beyoğlu'nda Harbîye caddes rbiye mektebi karşısında Meyva sokağında 5 numaralı hanede mevcut ve maruf bir aileye ait müz y • yen eşyalar müzayede suretile satılacaktır. Rinesans usulü ve masif ceviz ağa -çından 12 n mürekkep mükemmel yemek oda takımı, Viyenna ma -mulâtı bronz işlemeli mavun ağacından mamul n takımı, dişbudak ağacın -dan mamul ve 14 parçadan mürekkep gayet zarif yatak oda takımı, ay avnasız dolaplar, bronz karyoV»r. kadife ve kumaş perdeler, gayet şık bronz avizeler, hay vot ve halı örtülü koltuk • lar, yazıhane ve kütüphane, duvar sa -atleri ve şamdanlar, çini s masa Örtücü, 2 adet büyük Japon duvar tabağı, maden çay takımı ve hayli madenî eşyalar, taba lı takımları, semaver, kristal eşyalar, biblolar, heykeller, vazolar, tabure, masalar, l avabo, portmanto, para kasası, kitaplar, hava gazocağı, bakırlar, mutfak takımları ve sair lü umlu eşyalar, 4 parça Acem halısı. Pey sürenlerden 100 de 25 teminat alınır. Sultanahmet birinci sulh hukuk hâ-kim'ığindent Müddeit Rüsumat Müddeaaleyh Topanede Akarsu çıkmazında 3 numaralı Belkıs Hanım apar-ta manın d a 3 üncü katta o Feri -mando Efendi aleyhine İkame olunan dava Özerine tasdir ve irsal kılınan celpname zahrına mübaşiri tarafından ve • riten meşruhatta mumaileyh Yuna -nistan'a gittiği bildirilm olduğundan yevmi muhakeme olarak tayin kılınan 11-2-933 cumartesi gönü saat 14 te mahkemey e gelmediği takdirde muhakemenin gıyaben icra kılınacağı tebliğ makamına kaim olmak üzere ilâ Beyoğlu sulh birinci hukuk hâkim -liginden: Yorgı Eferd^ıin Kuledihi'nde Büyük -yancı sokağında Boton apartımanı sahibi Mayer ve Ester Bo fendi ve hanım aleyhlerine İkame eylemiş oldukları a-lacak davasının cari muhakemesinde el-y evm ikametgâhlarının meehuliyetine binaen gönderilen zaptı dava suretlerinin Paris'e azime t etmiş olduklarından tebliğ edilemediği mübaşiri tarafından verilen meşruhattan anlaşılmış v ilânen tebligat icrasına karar verilerek emri muhakeme 9-3-933 saat 14 e talik kılınmış old uğundan yevmi m ez -kflrda bizzat hazır bulunmadıkları veya taraflarından vekil göndermedikl eri takdirde muhakemenin gıyaplarında icra kı lınacağı tebliğ makamına kaim olmak üzere ilân Zayi — Fatih malmüdürlüğünden almakta olduğum maaş cüzdanımı zayi ettim. Yenisini alacağımdan ur. Samatya Arapkuyusu Hacıhüseyin mahallesi Cami sokak No. 5 hanede gümrük muhafaza memurluğundan mütekait Salim Niçin Abone Olmalıyım? Hayat Ansiklopedisini perakende olarak her nüsha çıktıkça mı alıyorsunuz? O halde hata ediyor unuz. Size abone olmanızı tavsiye ederiz. Bakınız niçin? 1 — On beş günde bir defa muntazaman çıkmasına rağ -men arada bazı cüzleri almanıza bîr mâni unutur, iki unutursunuz, nihayet, bu güzel eserden mahrum kalmağa mahkûm olursunuz.

2 — Abone olursanız cüzler hususî zarflar içinde tertemiz evinize kadar gelir. Akşam evinize döndüğünüz zaman Ansiklopedinizi hazır bulursunuz. Yemekten sonra açıp rahat rahat okuyabili niz. 3 — Abone olursanız, 250 kuruşa alacağınız 10 cüzü 225 kuruşa alırsınız. Bu suretle 25 kuruş z. 4 — Abone îteniz, cüzlerinizi ciltletirken ayrıca cilt parası üzerinden yüzde 25 iskonto hakk azanırsınız. Bütün bu fırsatlardan istifade için Abone Olunuz BuYÜK TAYYARE^ PİYANGOSU 6. cı keşidı:ll kânunusani 1933 tedin BÜYÜK İKRAMİYE 200,000 LİRADIR. Ayrıca: 5.0000, 30.000, 20.000, 10.000 liralık büyük ikramiyeler ve 100.000 liralık bir mükâf t vardır. Emlâk ve Eytam Bankası İlânları Emlâk ve Evtam Bankası İdare Meclisinden: Tîcaret kanununun 361 inci maddesine ve nizaronamei esasimizin ahkâmı raahsasasına tevfi kan Emlâk ve Eytam Bankası heyeti umu -miyesi 6 şubat 933 pazartesi günü saat 11 de Ankara 'da dairei mah-susasında adiyen akti içtima eyliyeoektir. MÜZAKERE OLUNACAK İSLER 1 — İdare meclisi rapor» Murakıplar raporu Bilançonun ve kâr ve zarar hesabının tasdiki ve idare meclisinin ibrası Murakıpların İntihabı kıpların ücretlerinin tayinî Fevkalâde ihtiyat akçemizle ipotekli gayrimenkuller te -nezülü kıymet karşılığının tarzı isti İdare meclisi teklifi. Göz Hekimi Profesör Dr. Esat Paşa Birinci sınıf mütehassıs Dr. Süleyman Şükrü istanbul Ankara caddesi No. 60 (Hilmi kitaohanesl yanında Antalya Vilâyetinden: Antalya vilâyeti idare! hususîyesînin Antalya iskelesinde su île çalışmakta olan ve günde yir ton buğday üğüten un fabrikasının geçen üç yıllık icar müddeti şubat 933 bacında biteceğinden sonuna kadar olmak üzere gene üç yıllık icarı geçen üç yıllık icar tutarı olan altmış altı bi /12/932 den 22/ 1/933 pazar günü saat 15 e kadar kapalı arttırmıya konulmuştur. İzahat almak stiyenlerin İzmir, İstanbul, Mersin, Adana vilâyetle -rindeki şartnameyi okumaları ve tali p olanların Antalya vilâyetine müracaatleri ilân olunur. Limanımızdan hareke! edecek vapurlar Karaağaç Müessesatından: Keşif bedeli 1494 lira 70 kuruş olan et satış salonu damındaki eter-nitlerin kaldırılarak ora galvaniz oluklu saçla örtülmesi kapalı zarf usulile ve yirmi pün müddetle münakaşaya konmuşt le 22/1/933 pazar günü saat 11 de müessesede yapılacaktır. Iştirök edeceklerin Beldiye Heyeti fenniyesinden alınmış ehliyet vesikasını ve teklif edecekleri bedelin yüzde yedi buçuğu nisbe teminat makbuz veya mektubunu teklif zarfına koyarak mezkûr günde müesseseye teslim eyl emeleri ve keşif evrakını tetkik ve şartnameyi müdiriyetten almaları lâzımdır. ._ Tayyare Cemiyeti Mubayaat Komisyonundan: Elli bin adet evlenme zarfı tabettirileceğînden ve depolarda mevcut arap harfli 17722 adet birinci ve 15444 adet ikinci sınıf evlenme cüzdanlarının maroken kapları satılacağından olacakların 7/1/933 cumartesi günü saat 14 ve 15 te komisyona müracaatleri. İstanbul Maarif Müdürlüğünden: Adana Erkek Muallim mektebi musiki muallimi Necmettin acele idaremize müracaati ilân olunur. MUS1AFA CEMİ. VAPURLARI Zonguldak BURSA VkaânunuSati perşembe Akşamı saat 17 de Galata nhtrmm -dan hareketle Ereğli, Zonguldak, Bartın'a gidecek ve ay ni iskelelere ugrıyarak cumartesi İstanbul'a gele -rek pazar saat on bette Galata rıh -

^İzmir'e»*-* Mersin Po8ta« turk Vapuru 8 T-0^_v kânunusani p<*xar günü Sirkeci rıhtımından saat 16 da hareketle Çanakkale, İzmir, Kuşadası, Küllük, Antalya, Me lelerine azimet ve avdet edecektir. Galata KÜrÜk Rdıtım han No. 4-5 Telefon i 40913. SADIKZADE BİRADERLER VAPURLARI Karadeniz Postası SAKARYA VAPURU 5 Kanunsanl Perşembe günü akşam saat IS de Sirkeci rıhtımından hareketle Zonguldak, İnebolu, Ayancık, Samsun, Orda iresun, Trabzon. Sürmene, Rize'ye azimet ve avdet edecektir. Fazla tafsilât için Sirked Meymenet hanı altında acentalığına müracaat, Teje, 22134 TAVILZADE VAPURLARI I Ayvalık ekspres postası «»SELAMET I mğ\guwkumB* vapuru her perembe jjf^ 17 de SirkrcTden W* hareketle Gelibolu, Çanakkale ve Körfez tarîkile Ayvalığ'a azimet ve avde edecek t r. Yolcu bileti vapurda da verilir. Adresi Yemİş'te Tavilzade Mustafa biraderler. Telef onı 22210 Sırbistan'da Emlâk ve arazisi olanların yazıhaneye uğramaları menfaatleri iktizasındandır. Sirkeci Liman ' an No. 30 Ömer LûHi Tel. 24300 mmm Dr. İBRAHİM OSMAN TESV'KIYE SAĞLİK EVİ îjtanbul - Nişantaşı: Çınar sokak Kn fenol ve tı miz, ucuz, hastalanna İfna eden nasta -nedir. Her nevi tedavi - Ameliyatlar JJum Rom en Ultravlyole -Diyaterml-¦sjsjsj Laboıamvır arttırmaları. _ Dr. HORHORUNt — Mektep sokağındaki muayenehanesini kapamıştır. Hergtin sabahtan aksama kadar hısuılannı Kminö de kıra-aıanesi yanındaki muayenen a .i esin de sza bizzat tedavi eder. Tel 2.4i31 mu ESPERANTO Beynelmilel yardımcı bîr lisandır. Evinizde «Anahtar» yani (Gramerli • LÛgat) isminde bir ris bulunursa ba lisanı kolaylıkla öğrenebilirsiniz. Fazla izahat için Adana posta kurusa 114 müracaat. Beyin İstanbul 3 üncü iera memurluğundan; Bir borcun temini istifası için mah -cuz ve paraya çevrilmesi mukarrer ve birinci arttır mada k ¦meti muhammene -sini bulamıyan gardrop, karyola, oda ta kımı, halı ve sair eşyayı bey iye Kadıkö'ı Haydarpaşa caddesi Recai sokak 3 numaralı hanede 8-1-933 tarihine müsadif pazar günü saat on ikiden on dörde kadar ikinci açık arttırma suretile sabia • çaktır. Taliplerini at'inde buluna • cak memuruna müracaatleri İlân olu -nur - 8 'Camhariyel ilâçlarınızı SALıH NECATİ den alınız. Reçeteleriniz büyük bir dikkat, ciddi bir istikametle hazırlanır. FOSFOTİN NECATİ — —-- 5 Kanonu-™ 1033 —--¦ Çok kıymetli bir bebek gıdasıdır. Bununla beslenen yavrular tombul ve kuvvetli, neş'eli olur . neden Mütehassıs diş tabipleri yalnız RADYOLİN i Oiş macununu tavsiye ediyorlar? ÇAPAMARKA Hububat ,;,\ Unları ——J i T** SIHHAT ve KUVVET VERİR ÇÜNKÜ: D7$ MACUNU

Dişleri temizler, çürümesine mâni olur, diş etlerini kuvvetlendirir. PE SOTELİ 6 kânunusani cuma günü (Haçı suya) yortusu münasebetile DİNE DANSANT - MUTAT FiATLAR- SÜRPRİZ 8 kânunusani pazar saat 16-19 arasında ÇOCUKLARA NOEL AĞACI ¦ HEDİYELER - SÜRPRİZLER 63 O A KARTAL, kuşların kralı, phılıps 630 A RADYOLARIN KRALIDIR. Çünkü: SUPERINDUKTANS - MİKROMETR1KLE her istasyon saat gibi ayar edilir. Türkiye Ziraat Bankası İzmir Şubesinden: ÇIKOLAT CEMİL TURİNG PALAS TrpebsfVnda İngiltere sefarethanesi karsısında ( Sabık Zarifi sararı ) • Her cuma, cumartesi ve pızar cimim saat 17 den 21 e kadar re dınsant - Pek yıkında: ('um»ne»i (ttlnlerl ta.l 22 den 2 ye kadar Dine konserler- Artistik cszbsnt- birinci nen mc|rubat- Kusursuz hizmet Flailar pek mut-dil- DüftÜn ler ve düffün taamdan İçin husus) salon. Telefon: 44 .'0 5-6 TURKıYE'NıN EN V.ÜKEMMEL MECMUASI H İFOTO SÜREYYA'nm Scnebaçı nüshası: Sinema, Tiyatro, spor vesair sahifelerilc en nefü (ablnlın havi olırak çıkm Fıan her yerde 15 kuruştur. §EN BURSA PAZARI arış ın en yüksek moda salonlarından alınan en son desen Te cazip renkleri «ŞEN BUJtSJ„«a bulabilirsiniz. Fiatlarımıza rekabet mümkün değildir. Mevkii Sokağı Darağaç Paralı köprü s Tramvay c » Tramvay c Vodoplo Cinsi Arsa Depo Depo Birinci kordon İkinci kordon Göztepe Göztepe Daragac Birinci kordon «Elyevm postahane binası» Bina Birinci kordon «Elyevm posta tevzii dairesi ve muşBina temilâtı Hane Hane Tramvay c. Hane Daniçbey Hane Şark Dibağ fabrikası ve arsası 1 — Yukarıda evsafı yazılı emval 4/1/933 tarihinden itibaren 26/1/933 perşembe günüdür. 2 — Satış peşin para iledir. Haziran 928 tarihli talimatnamesi da kabul edilecektir. Tal ipler yukarıda yazılı muhammen kıyme banka kefalet mektuplarile birlikte mezkûr günde saat I S te 3 — Talipler talip oldukları mala ait teklif mektubunu bir za dır. İşbu mühürlü zarfı teminat makbuz ile birlikte ikinci caklar ve muayyen saate kadar işbu zarfları müteselsil num ara tine tevdi edeceklerdir. Bu emval hakkında daha fazla malûm racaatleri. Mesahası No. Muhammen K 1896 metre murabba' Blia 12000 24 te 7 hissesi 123/121 15000 676 da 266 hissesi 23/7 40000 Yunanlıdır. 133/101 62 110000 64 51000 284/436 25000 162/422 35000 666/2 25000 9/7 12000 8-1/6/8 52850 kapalı zarfla satılmak üzere müzayedeye çıkarılmıştır. Yevmi ihale ne tevfikan verilmiş olan GayrimiibadİI bonoları da nakit makamın* tlerin yüzde yedi buçuğu n

sbetinde teminat paralarile veya muteber Ziraat Bankasına müraeaatleri. rfa koyup, zarfı münürliyecekler ve üzerine adreslerini yazacaklar-bir zarf içine koyacakl ar ve üzerine hangi mala ait olduğunu yazalı bir makbuz mukabilinde müzayedeye memur kom isyonun riyase-at almak İstİyenlerin her gün Ziraat Bankasının İzmir şubesine müİstanbul Ziraat Bankasından: Adre.. biı ı B" da "$EH ARSANINDIR,, Adre.l bllmlyen v.ra.ı M.h.ı,mp.M-â. Kefel, Han alunda 12 No da ŞEN BURSA,, Pazarını arayınız. Sıra Semti Mahallesi Sokak Cinsi Emlâk Hissesi Hisseye göre No. No. muham men kıy 92 Üsküdar Selâmi Silâh ta rbabçesi Hane 38 Tamamı 800 T. L 93 Üsküdar Selmanağa Atlamataşı Dükkân ve üstü 48 » 2500 hane 94 Üsküdar Yenimahalle Mango Hane 59 » 900 a 95 Üsküdar Yenimahalle Yenimahalle Dükk&n 16 500 96 Kadıköy R as im paça Uzunhafız Hane 196 ¦ 1000 * 97 Kandilli Kandilli Yenikuyu Hane 5 3/10 240 » 98 • » Yenikuyu Hane 4 1/ 3 375 » 99 » Yenikuyu Hane 18 3/10 180 a 100 » » Mektep Hane 33 3/10 205 * İhale bedeli ve pev akçesi nakten veya gayrimübadil bonosile öd enmek üzere yukarıda yazıl gayrimenkuller açık arttırma ile satılacaktır. İhale 12/1/933 perşembe günü saat on bestedir Şartn kamız kapısına asılmıştır. İstİyenlerin yüzde yedi bucuk pey akçelerile müraeaatleri. -Dr. ZÜHTÜlEVFiKHeybeliada Sanatoryomu VEREM Dahili Hastalıklı Ai ıı! ı'" i - 'v Cslfsloftlu Yerebalan caddesi NF$*E apsnıman N. 2 Mastılarını kabul etmekledir. Tl. 2044 0 Duvar inşa ve tamiri ilânı Karaağaç IVIüessesatından: Keşif bedeli 3988, 67 .ir. olan pay mahalli dııvarlann.n yap.lmas, W*pal zarf usulde « yır fnı ^ müddetIe mün«kaMya konulmuştur. Münakaşaya Heyeti Fenniye Mimari şube.inden ehliyet ves ., alanlar .şt.r^c edebilirler. İhale 22/1/933 pazar günü ..at 14 .e müe.se -"de y.p.I.c.k t.r. Münakaşaya iştirak edecekler teklif eyliyecekleri bedehı, yüzde yedi buçuğu ni.beti.de t minat akçesini makbuz veya mektup o arak verecekerdir. Keşfi görmek ve şartnamesini alma k için Mudırıyete müracaat edilecektir. ¦ ¦¦¦ Dr. İHSAN SAM' I Gonokok Aşısı Belsoguklugu *• ihtiTâllanna karsı >>*k teairli ve taıe aşıdır. Dİvanvolu BU Mahmul lOrbeıİ N I ™ Cildiye ve zühreviye ¦¦¦ haaıalıklsn müıeha'sıtj I Dr. ÇiPRUT t'-r,ı>; ıı. AsrnalımescK Atles han I ananasa 1 mci kat Tat ü*A58 .sjjjjjjJ Dr. A. KUTİEL Karaköy borekyi fırını sırasında 34. İstanbul Gümrük Muhafaza Başmüdiriyetınaen: (500, 960, 1100 metre astarlık beze aittir) ı — Kıtaat içn satın alınacak olan üç kalem astarlık bez pazarlıkla satın alınacaktır. 2 — Kırdırma şartlan kâğıdının tasdikli suretleri İstanbul Gümrük Muhafaza Başmüdiriyetindcki onundan alınacaktır. 3 — Pazarlık: İstanbul Gümrük Muhafaza Batmüdiriyetindeki Komisyon tarafından yapılacaktır. 4 — Pazarlık: 7/1/933 tarihine raslıyan cumartesi günü saat 14 te-dir. 5 — Her istekli bicilmi» bedelin fi 7,5 u olan 64 lira 34 kuruşluk muvakkat «Teminat» lari le belli saatten evvel Komisyona gelmeleri. 6 — Örnek: istanbul Gümrük Muhafaza Başmüdiriyetindedir. I< tekliler orada görebilirler.

Belsoğukluğu ve frengiye yakalanmamak için PROJEJiN |tcullanınız.Her eczanede bulunur Aleni teşekkür Profesör Akil Şakir ve Ortaköy Şifa-yurdu haalaneıi aabİbi Dr. Asını Beycfen dilere: Her uman muvaffakiyetini izhar e~ dan o şİfabaha nesterİrüıle bugün de ben de yeni vc taae b ir hayana idamesini temin eden bir harika daha yarattnuı. Doğrusu ıs har rttıginıı şu kudrett n dolayı kalbimde sice karşı husule gelen aevgi v« uyarırı ifada edecek bü kelime bulmağa muk ir değilim. Bu cihetle lonauı minnet ve teşekkürlerimi alenen arterlerim muhterem efendi lerim. Ortaköy Şifa Yurdunda İnegöl mektebi muallimi İbrahim Gümrükler İstatistik ve Tetkik Müdürlüğünden: 35 lira maaşlı tetkik âmir muavinliği için kânunusaninin 10 uncu gunu yapılacak müsabaka imti m. girmek iatiyenlerin aramlan vasıfları öğrenmek üze-e müraeaatleri ilân olunur. TıLKi ve BONO AV DbRll.KRll.E MÜBADİL ve GAYRİMÜHMML BONOLARI alı ıhııl, lijlıkpa/arı Xa, Yeni model Allegro ¦assa k»,n tunu ,.,ı.ıi'. .-lr(.,l< bil c«ı lira* ı..ı ı' ı ¦ -1 w Ulundu Maaim hhrmmulıt. ••«ryt<*« Hlılıt. Burktur* Oanitakem M $•* (.... V . ¦ 0 -I SaAıp re Bo4muharnn T unut Nata Paıami ntymt, utva eden Yttt itleri nMsVtV »fin San» ^ Matbaacı/ı* re Nttnvat Tü'k Anonim Jl'*s«l - fsfanDtsI 78 Seyrisefain'in istikrazına Maliye kefil oluyor, lâyiha dün kabul edileli Cumhuriyet İSTANBUL — CACALOGLU Tslgraf vs mektup adresi: Cumhuriyet. İstanbul — Posta kut asa: İstan bul No Wfl Telefon: Başmuharrir: 223M Tahrir mödOrO: 23238. İdare müdürü: 22365. Matbaa: 204 72 lUn irti.lt>Itrim.ta herkes* açıktır.— Cumhuriyette neşrettirilecek İlânlar l<ln defni an doğruya İdarebsnemlıe dahi müracaat olunabilir. Dokuzuncu sene: No. 3115 Cuma 6 Kânunusani 933 Kubilây abidesinin inşaatı başlıyor, abide ile C. H. F. meşgul olacak ıımmın lininim ı m ¦aaaaaaauaaaMaaaıı Devlet Şûrası Telefon Ücretlerinin Tenziline Karar Verdi ninninin.....muit» ı.............ııııımiınmmiıııırınnıılimııroıııınn.....»ı.....im,mimi.....n Geceleri bizi kimler bekliyor: 9 Gazetecilerin gecesi nasıl başlar, nasıl biter? Görmeği ve Beklemeği bilmeliyiz Türkiye'yi anlamak için Ankara'yı anlamak lâzımdır. Ankara, 23 nisan 1920 de Türk hükümetinin ik'âl aavaımtn k a rami masından sonra da Türk devletinin rnerkeri oldu. Bununla tantaıa y eni bir devlet doğmuş de -ğildi; onunla beraber, yenî bir zihnivet te doğmuşta. Ba, Ankara z ihniyetidir. Buno anlamak için Ankara'ya gÖzu, yüreği acık olarak girmek, orada içte fesat s aklı olmadan, temis bîr niyette oturun görmek, dinlemek ve düşün -mek lâzımdır. Bugün butun T kara'nın kafeıüe düşünüyor. Ankara'nın vürevile duyuyor. Orası büsbütün başka bir dünyadır. O mn yeni bir manası vardır. Ankara'yı irörmiyenlerden. Ankara'da oturup kulaklarını aça aça he i dîn-lemiyenlerden çoğumuz, o yeni manayı anhvamıvoruT, hatta sezemiyoruz. Bizde basa gözle r var İri kendi yurdumuzu da, iare'i1 erin gözlüklerle görmekten ilerîve gidemiyorlar. Bu şaş an ve yanıltan gözlük, hakikatleri, dürbünün ters tarafından bakıldın vakrlki en kut-ük şekül görmeğe müsait delildir; bir tuhaf ve aemacak dalto -n:»m yapan bozuk ve fena bir göz -luk tür. Akıl irin yol bîrdir, derler; ilim. akla davandığı i'in, âlim gözleri hakikatleri en iyi görü nılır: düşürtülmez ki â'imler de yandan insanlardandır ve hele çok d'fa fikirlerinden ziyade larına esirdirler. Ünün bitaraflığı, nihayet bir hadde kadardır; ber usul, mutlak surette, he yerde ayni neti -ce'eri vesTniyebilir. Bİz, Avrupa ilmine o kadar inanıyoruz ki. he

r hakikati ya'mz o doğurabilir, itikadındayız. ilme itikat bâr fazilettir: eserlerini gördüğümOv bu zekâ isinm biz, çok meiıyis; lâkin ilmin, ber halde, her zamanda, ber hakikati izah edeceğine kıt'iyetle hüküm v eremevız. t-te Türklere, Türkiye'ye ait fikirler de, ilmin mihenirinden ne kadar geçerse geçsin, bir mîl'etîn hayat kaynağındaki hari -kalan ifade edememek mevkiindedir. Bilmem demek ütedîklerimi kâfi derecede acıkbkla anlatabiliyor muyum? Haydi, bîr misal olm ak Üzere, Anka • ra'nm siyasî cephesine bir söz »ezdireyim: Bir zaman İstanbul'da. Türk'ün ku luş İmkânını nihayet bir manda temmmde anyanlar varken, ve bu, en büyük bîr vatanperverlik sa n Ankara, Türk'ün kayıtsız, şartsız istik-lâ'ini istiyor, ve bunu elde edeceğine bütün bafasi eğe inanıyordu. O »ündenberi Ankara, bu imanım kuvvetlendiren işlerden başka bir sey yanmadı. i-e borun, en mutlak bir is'-k|g müstakildir. Halbuki, bu mutlak İstiklâlde Avrupa dev letlerinin va-zi'etmdeki kararsızlığın, muvazenesizliğin tesiri olduğunu düşünebilenlerimiz v Hasta Adamın, Ölüm yatağında dahi bir hayli zaman yasıyabilmeşini devletler rekabetine hamled nler, bugün, başka türlü düşünmezler. Abideler de. İtiyat olduktan sonra, sökülüp atıla • maz rnTlet ksyoağmd.n ne kudret harika Un fi «kıraç ağını onlar nasıl tahmin •debilirler? Yalnız bu bir cenhelİ bürük misalimiz bile, Ankara zihniyetinin kolayca anlaşdamıyacak kadar yaratın olda -ğunu k&fi arıklık'* eöstermez mî? Ankara'da inkılâp fikirlerinden bahsedildi') kit, burada dudak büküldüiünü ?¦ -¦• T'i- Ba d»d*k büküste be» şeyi bPdi*ine inanan bir f-v'e "'nımı sezivoruz. Mem'eketin her farfve* sabasmda Ankara'nm artıcı «ok temkin'! adımlar, her gün atacağı har yeru adımın da gizli bir hayat kayna -ğmdan kuvvet aldığını gösteriyor. Dün tinde şüohe ettiğimiz bîr teşebbüsün, bugün itiyatlarımıza girmiş bir hakikat olduğuna «ahidi tereddüt vok; kuvvetli bir azmin temkini var. Gene meselâ Darülfünu • nun ıslahında Ankara, y pacağından b'ze bir sev sezdirmiyor; ona, belki sene bir tereddüt atfedenler bulunur; fakat yapılan İşlerin heosİnde bize kararsızlık görünen sevin kudretli bir yordamdan ba-ka bi olmadığını görme -dik mi? Tekrar edeyim: Türkiye'yi anlamak İçin Ankara'yı anlamak lâzımdır. BİI -me'ivia ki oradan çık r eser, geçiri bîr ihtivaca karalık ol mı varak ı belki milletin bütün atisîle alâkalı bu -1u nun İrin. rörme*i. din -İrmeği ve beklemeyi bilmeliviz. KÂZIM NAMI iktisadî mes'etelerimiz Âli İktisat Meclisi dün içtimalarına başladı Meclisi İktisat Vekili açtı, Celâl B. in nutkundan sonra üç. encümen seçildi Ankara 5 (Telefonla — Ali İktisat Meclisi bugün saat üçte İktisat Vekili Celâl Bey tarafından Celâl Bey kısa bir nutuk söyliyerek meclisin uğraşacağı sa -nayi. maadin ve tediye muvazenesi mes'el elerinden her birinin çok mühim olduğunu, bu İşlerin inkişafı için meclîsin isabetli k arını beklediğini söylemiş, azaya mesailerinde muvaffakiyetler temenni etmiş -tir. Bundan so nra meclîse Hasan B. riyaset etmiş. Celâl Beyden münhal bulunan İkinci reisliğe Merkez Banka sı müdürü Salâhattin Bey seçil -mi-tir. Meclis 931 tediye muvazenesi için bîr, sınai mevzu için bîr, madenlere müteallik mesail için e bir ki ceman üç encümen ayırmıştır. Encümenler bu mes'eleleri tetkik edecekler, tet-kikatın mında heyeti umumiye tekrar toplanacaktır. Ce âl Beyin nutku İktisat Vekili Celal Bey bu münasebetle su nutku söylemiştir: «— Arkadaşlarım: Size arkadaş akusaı Vekilimiz Mahmut Celâl FT*\ lanm dîye bîtap etmekten şerif duyuyorum. Vaktile aranızd a bulunmaktan «Mabadı 2 Inrt sahifede» Kubilây için abide «Cumhuriyeti) in teşebbüsü neticeleniyor, inşaata başlanması kararlaştı .m*büAy'm tehtt edadiğl meydanda yapılan Utahirattan btrbtde. tolda İnkılâp senidi merhum Ku bilây Ankara 5 (Telefonla)— Şehit Ku • bilây İrin Viyana'da tahsilde bulunan Nadir Nadi Bey arka daşımızın teklif! ile Menemen'de hâdise mahallinde bir abide yükseltmek üzere Türkiye Bü -yük Meclisi Reisi Kâzım Pş. Hz. nin riyasetlerinde Recep, Mahmut Celâl. Vasıf ve Yunus Nadî Beylerden mürekkep bir komit e teşekkül etmîş, bu maksatla vaki olacak teberruatın İş Bankasında toplanması karargir olmuş edi 5 inci tahlfetei Adana'nın kurtuluş günü Dün Toros gençleri Halkevinde büyük tezahürat ve merasim yaptılar Telefon ücretleri Tenzil edilecek

Devlet Şûrası dün bu şekilde karar verdi Ankara 5 (Telefonla) — Sûra yi Devlet heyeti umumiyesî bugün toplanarak telefon ücretlerin in tenzili mes'elesine dair evrakı tetkik ve müzakere etmiştir. Şirket İngiliz lirası icm mukavelede altın esasının yazılı olduğunu, altın slerlirutle ise te madığı cihetle Matların inmemesi lâzım geldiğini iddia ediyordu. Şûrayi Devlet mukaveleyi tetkik ¦tmîş ve altın tnojilİc lirası kaydİnin mevcut bulunmayıp yal lirası denildiği görüldüğünden o za -¦tan sabît bîr vaziyette olan İngiliz lî-Mimin lereffu de fİat-iarda zam veya tenzilât yapılman İcap edeceğine nazaran bugün İngiliz lirası düşmüş o larda ra tenzilât vanılrrtatı lâzım geldiğine vermiştir. I fa tenzili 1 larar veı Osmanlı Bankası Gece muharrirleri - Gecenin haberleri toplanırken... - Kasa başında sabah _ Alo Alo ... Sofya sizi hakli yor. Kalem beyaz kâğıt tabakaları üstünde mütemadiyen koşu -yor. Dolan kâ -ğıtlar yerlerini başkal iyorlar. Kâğıt destesi git -tikçe inceliyor. Arada bir kapı açılıyor; sizce içeri sürülen bitelgraf Müzakereler müsait bir safhaya girdi Ankara S (Telefonla)— Oımanb Barkasının imtiyazını temdît etrafında başVysn mürakerat devam e . Gerş vaziyet bir itilâfa yaklaşmış ol-marrakla beraber müzakerelerin müsait bir sAede ilerl diği de görülmektedir. 3Sn Paris'ten gelen telgraflarda Oa-mrx.li Bankası aksiyonlan 527 frank o-larsk göst erilmiştir. Ansdolu tahvilleri ve hisse senetle -rire gelince dün borsada ilk açılışta bir mktar yükselm iş, fakat akşam üstü yann üre kadar tenezzülle kansnmı*tır. Heyeti Vekilede Ankara 5 (Telefonla) — Başvekil linet Pş. Hz. bu sabah buraya geldi • ler Heyeti Vekile saat beşte toplandı-Bu içtimada İsmet Pş. Hz. nin borçlar itüafnamesî etrafında Vekillere iza erdikleri tahmin olunmaktadır. Gec-, on birinde yazı masaları ile dolu bir odada bir adam tek başına oturuyor, önün -de bir kâğıt destesi, bir kalem ve bİr telefon makinesi var. Eli her dakika telefon da. — Polİ Irnl, n-i? latrbtra ratı verin.... Yeni bir vak'a var mı? — Liman nöbetçi kaptanı ile görüşeceğim. Nöbetçi kaptan •iz misiniz? Karadeniz'deki fırtına n — İtfaiye mî orası? Fatih'teki yangın 'öndü mü? Telefon makinesi bir dakika ka -palı durmuyor. O konuşmasını bitirince onu anyanlar başlıyor lar: — Ankara'dan sizi istiyorlar! — Burası Bursa... Musa Bey sizinle görüşecek. Kece muharriri, müıettiphı rim ettirirken, aşağıda telefonla gec» topluyor mUvezziı Samsun'dan. Konya'dan Berlin'den, Nevyork'tan gelen bir yığın telgrafı uzatıyor. —Kadıköy iskelesi, sis nasıl, son vapur kalkabilecek asi? — Tokatlıyan oteli mi? Baloda kimler var? — Alo alo, Fatih merkez memurunu arıyorum. Sizin orada bu ak -şam bir kaza olmuş. {Mabadı « met «eltrtdel 933 Güzellik müsabakası Bursa Kraliçesinin intihabına ait tafsilât ve şayanı dikkat intibalar Dun Halkevinde yapılan Adana'nın kurtuluş bayramı müna-scbetile Toros Çeneler Birliği tarafın dün Halkevinde parlak tezahürat yapılmıştır. Merasime istiklâl marşile başlanmış. Birlik rei Hukuk fakültesinden Taha, Tıbbiye talebesin -den İlham ve Kemal Havyan B-vlerle mücadel e esnasında Adana'da bizzat merasimden bir intiba bulunan -Sinan Pasa* lâkabile maruf Alı Ratip Beyler tarafından Adana'nın kurtuluşu tarihîne kadar hatıralar söylenmiştir. Bunu müteakip milli sazlarla memle et mani ve koşmaları söylen -miş ve davetlilere Adana pamuğundan yapılmış rozetler tevsi olun k me -( atabadi • met tahifedt I Buna narfUlk Kmllçett teman Saontso,, /; hakem heyeti retti UangH s Bursa Belediye rem UuhUttn Bey Bu sene, Avrupa güzellik müsabakasının Nice yerine Madrid'le yapılması takarrür ettiğini v« b akanın şu -bat ortalarında değil, nisan sonlarında yapılacağını yazmıştık. Binaenaleyh san* neyett nnrw uda 1933 Türkiye güzelini, Avrupa m usa -bakarına yetiştirmek için istica

le lüsum kalmadığından biz de müsabakamızın resim neşri müddetini kısa bir zamana münhasır olmak üzere uzattık. ( Mabedi 7 ine! »ahited* 1 'Cumhuriyet Meşhur Casusla Şehir ve memleket haberleri Yazan: ABIDlH DAV ER -- 54 Mata -Hari, Alman casusu nasıl olmuştu? Greta, bu zengin v* kendisin* çok para yediren, kibar fahişe hayalı sürdüren adamın elind en kaçmasına canı sıkılmıştı. Adamı kaçırmamak İçin numara yapmağa başladı. — Gitme sevgilim, seni pek çok seviyorum, sen gidersen ben çok bedbaht olurum, dedi. A şıkı cevap verdi: — Greta. sen, beni değil, sana sürdürdüğüm sevk ve safa hayatını savıyorsun. Hakikati söyle.. — Doğrusunu BÖyliyeyho mi, o hayatı da seviyorum, seni de... Seni, bana bu kadar iyi mua mele ettiğin, bana böyle glinler yalattığın îçİn seviyorum. Zevkİ. eğlenceyi sevmek fena bir Hayat, saten bundan ibaret değil midir? — Madem kî hem bu hayata, hem beni seviyorsun. O halde bu bayattan ayrılmamak ve arasıra beni de görmek istersin elbet,.. — Tabiî — O halde benim her dediğimi yapacaksın. — Yapanm ama yapılacak fay -lernenlacak? — Onları bir müddet sonra, öğrenirsin. Bir müddet, dediklerimi yaparak sadakatini isbat edec eksin. — Peki... Bir iki gün sonra, umumhane -de iken tanıttığı adam, kendisine 5-teki meçhul «damın su emrini bliğ ediyordu: — Bir müddet Paris'in hücra bîr kÖırsİne çekilecek, herkesten nıak yasıyacak ve Buda dansları Sonra, kadına bir adres verdi. — Oturacağın yer burasıdır, dedi, buraya giderken, yanında bavullar bulunacak ve Felemenk ta rikile Cava'dan gelen bfr Hİnt'li dansöz olduğunu söylİyeceksin. Greta, adamın dediğini yaptı. Böylece bîr kac ay geçti. Bir gün, adam geldi, ona bası tenbiha bulun -duktan sonra berabere* bir Fran -sız'ın yanma gittiler. Bu Fransıs da kadını, Gukn et müssİne gotUrerek müdür M. Cuimet'e takdim etti. — Size b«hf«Urğim Cava'dan galen mukaddes dansöz Mata - Hari... Sark ve usak fark muhlplertnln toplandığı bir yer olan Guimet milini İçin, böyle hakiki bir Buda dansözü bulusuna* bîr nimetti. Müdür, ona, hemen, müzede bîr dans mil-samereai teklif et i. Mata - Hari bu dam müsamerıin-den İki gün sonra, evinde, şahsı, güzelliği ve san'atı için süt usu methiyeler yaratış olan Fransıa gazetelerini okuyarak şöhret düşkünü mağrur ruhunu tatmin n kendisini bu şöhrete kavuşturan İki adam geldiler. Bunlardan kendisine bir sürü para harcamıı olanı, dedi kil — Greta, pardon. Mata - Hari, kaşandığınız muvaffakiyetten ve şöhretten memnun musunuz? — Çok Teşekkür •derim. Hep sizin sayenizde... — Bu «Öhret ve bu havatın «ittikçe daha pariak bir şekilde devamını istersiniz değil mî? — Flbette İsterim. — öyle İse dinleyiniz; ben. Al -manya'nm sitin memleketiniz olan Hollanda'deki casus t eşkilatının reisiyim. Bugünden itibaren sizi de Alman rasus teşkilâtına k>v^divnnıt. Parolamı umaranız H. 21 dlr. Bize sadakatle çalışırsanız nara. şöhret, tuvalet, mücevher... Her şeye nail olursunuı. İhanet ede neniz.Elini cebine sokarak siyah bir tabanca çıkardı. Namlının küçük gözü Mata . Hari'nin kara gözl kunç bir bakışla dikildi. Adam, tabancayı tekrar cebine koyduktan sonra devam etti: — ... Fakat siz akıllı bir kadın -smıs. Kendi memleketiniz olmıyan Fransa aleyhinde yapacağım -sustuğa mukabil servet ve zevk ve aafa içinde yasamağı reddetmeısi -¦İS.. Mata . Hari, Fransıa gazetelerinden birinde çıkan resmine ve bendi* sîni göklere çıkaran büyü levhalara hakti. Fransız gazetesinin baslığı «öyle Idiı ilflhT bir dansöz Mata - Hari, Şafak Kızı tan'at âlemine, şafakla doğan bir yıldızdır Kadın tereddüt bile etmed — Kabul ediyorum. Ne isterseniz yaparım, yaşasın Almanya, diye bağırdı... İste Mata - Hari, bu suretle casus olmuştu ve 13 mart 1905 te ilk dan-settiği aktara,

Alman sefiri Promo Radolin ile zevcesi de, İstikbalde Almanya'ya mühim hizmetler ifa e-decek olan kadını alkışlamışlardı. Mata - Hari'nİn dansöz olduktan sonra husıı* i hayatını tetkik edersek görürü» ki kadın, geçi diplomatlar, gazeteciler, askerler, hatta nazırlar arasından seçmeğe başlamıştır. Harbin ilk senesinde Fransa'da dahiliye nazırlığı eden M. Melvy'nin metresi olduğu da söylenmemiş miydi Bu sahte Hlnt'Iİ kadın, pençesine düşmek felâketine uğnyan avlara karşı, öyle tatlı diller d a «ebedî ve yegâne askından- o kadar hararetle bahsederdi k! bu yalancı sözlere al-danmıyan e kek pek azdı. Bir de hapisanede yazdığı hatıratından şu sözleri okuyunuz: e— Simdi artık ben brr kraliçe, bir Hint melikesivim. Sarayım, kölelerim, cariyelerim, ned imlrim, oe-dımfl.,i« »ar... Sırtlan l>u*ur>lu hilekâr kumarbaz suratlı G..., c« -hennemde bil olsam, bir gUn mut -laka beni görmeğe gelir. Milyoner C... benim kara gözlerim için All ahı bile satar. Ya o Lort C..... zahiren, gayet ağırbaşlı, vakur ve mağrur göründüğü halde odamda yapma • dığı kepazelik kalmtyan o Ing im de yaptırmam. Güzellikte mel'un ve meş'um bir hassa var. Erkekler, çok bayağı ve canavar mahlûklardır. Bana perestîş edenler, bir tebessüm için birbirini par -çalamağa hazırdırlar. Sarhoş olduğu zaman bir Neron kesilen Grandük X... ne İğrenç heriftir. Ya Almanya İmparatorun n samimi dostu ve hassa ordusunda Jeneral olan Kont von G...I Onun ne mal olduğunu anlamak için ye -mek yerken beş dakika seyretmek kâfidir. Ah, canavarlar ahi.. Ettik -lerİ iltifatlardan, verdikleri koltuklardan hatta oluyorum, oksadıklarl zaman vücudum buz kesiliyor, İğrencimden tîtrİyorum.s Carİp değil midir ki onun bu sözlerini okuyan bir İspanyol muhar -rıri - ki bu kadını göklere n bir kitap yazmıştır - divor ki: (Nabadl nar) İktisadî meselelerimiz (Birinci «eni/eden mahalli mOlevellil güzel hatıralarım vardır. Bunları daima zevkle sak Uyacağım. Ali İktisat Meclİıini u içtima dev -resini açıyorum. Hepinizi hürmetla ve muhabbetle selâmlarım. Bu içtima devresin ait müzaheret ruznamesiada tediye muvasenesinden başka iki mühim mevıu vardır: 1 — Türkiye'de sanayi nasıl teessüs ve inkişaf edebilir. 2 — Madenlerimizde en İyi iıtifade sekli aedir. Müsaadenizle bu iki mevzu etrafında biraz tafsilât vereceğim. Sanayi hare • keti memleketi mizde iptidailikten ken • disinİ kurtararak salim bir cereyan al • mağa başlamıştır. Şüphesijan ve saire gibi muvakkat tedbirlerin te -lirleri vardır. Fakat istediğimiz anzl te dbirler değil ««aslı ve devamlı tedbir • lerdir. Memlekette günün hâdisesi olarak sanayi hare ri mevzuu bahsolmak-la, muhtelif mUtyaleat dermeyan edil • mektedir. Bu mütaleatın İsabe ti olan -tarım almak bîrim içîn bir vasifedir. Fakat asıl İsabetini gösterecek ol«n, he-yetim n ciddi tetkik atı ve mukarre -rata İntizar ediyoruz. Kararlarımızı a • hr a'mak filiyala geç ceği-. Sanayi İn -ki|afı memlekelin İktisadi bünyesinde yaşıyan tabltl ve maddi kuvvetlere Is inal atmekle beraber bunların yanında manevi kıymet ve kuvvetler de vardır. Bu İkîndye kanun kuvveti diyebiliri». Teşviki sanayi kanunu muafiyet mes'-eleleri son diğer kanunlar gibi münevver tetk ika tinizin bu noktalara da teşmilin! rica edeceğim. Madenlere gelince: Asırlardanberi lisanımızda darbı mesel hükmünü almış bir söz vardır: Memleketimizde madenler çoktur ve feyyazdır. Madenler bize maddî men -faal temîn etmedikçe bu feyyaz kıymetlerin alelade taş ve topraktan ne farkı kalır. Şu halde mevcut madenlerde n İstifade yolunu bulmak azimdir. Görü -yorsun uz kİ mümasil senelere malik o -lan diğer mem leketlerin bîr çoğunda maliyet fiatı bize nazaran daha dun -dür. Burada bakim olacak esas yalnız teknik ve kanun mes'elesi değil ayni samanda bizimkilere mümasil olan maddeleri n maliyet fiatlarınuı mutla • ka dununa inmek icap etmekledir. A -lınacak tedbirler bize bu neticeyi te • min etmektedir. Hükümet muhterem heyetinizin kararlan üzerinde tevakku f «-decek ve bunları kanun ve prensip halinde nazan dikkate alarak tatbik ça -relerini artyacakhr. Bu vadi yaparken vazifeniıde muvaffakiyet dîlcr ve riyaseti Hasan Beyef endiye bırakırım. Mübadelenin Son devresi... 6 ay içinde bütün islerin intacına çalışılacak Muhtelit mübadele komisyonuna ait muhtelif İşler hakkında hUkü -metle temas ettikten sonra şrhrimi-ze avdet eden Mübadele Başmurah-hasımız Şevki Bey, dun bir muhar -ririmı/r su beyana ta bulunmuştun c — Hükümet tarafından muhtelif devair için yapılan bir milyoa küsur liralık m

arasında komisyon için de (65) bin lira tahsisat îfras ve Meclisçe kabul edilmiştir. Tahs isat gelmediğinden henüz kâ -nunusanî maaşları verilememiştir. Emir bugünlerde beklenilmekted Yunan hükümeti de komisyon tahsisatına ait hissesini göndermektedir. Ankara'da bulunduğum srrada komisyona ait işler ve mesainin biran evvel tasfiyesi işi de mevzuu bah -so!mu|tur. Bu hususta alâkadar mı* kamata icap eden izahatı verdin. İki h eyet arasında mevcut malûm bir takım mesaili ihtisar edecek bir yol bulmak İçîn iki hükümet a da yeni bir mutabakat hasıl oldufu takdirde tabîatile komisyonun taı -fîyesİ tacil edilmiş o lur. Fakat her halde hazirana kadar bu ifleri tc ¦ numen halletmeğe gayret edeceğiz. İstanbul'daki tâli mübadele kc- -misyonunun elinde etablilere aît *00 evraktan 400 adedi de son günlere kadar İkmal edilmiştir. Geri ka'ın-ların muamelelerinin bitirilmesi icSs d e gayretle çalışılmaktadır, Fs -kat hâlâ yeni yeni müracaatler kır» tısında da kalıyoruz. Gaz rağmen alftkadarlartan bîr coğu henüz mUracaat etmemiş -bîr. Bu vaziyette işlerin sonunu ıl pek müşkül olacağından mı -racaatler İçîn kat'î bir mühlet tayin etmeği düşünüyoruz.» Diğer taraftan aldığımız mau -mata nazaran Başmuharririmiz Reviri Bey, komisyonun henüz haile e -modiği muhtelif mea'eleleri iki tarafın müıtercken en kısa bir zammda halli için Ankara'd a Yunan sefiri ile de hususî surette tem aslar dr bu-lunrmntur. (Defterdar Bey Ankara'dan geldi Yunan emlâki toptan münakaşaya konacak Maliye Vekâleti île tema» etmek üzere Ankara'ya gitmiş olan Def -terdar Mustafa Bey dün şehri ize avdet etmiştir. Haber aldığımıza nazaran Mustafa *ey Ankara'da malî işler hakkında Vekil le görüş -mü» ve talimat almıştır. Bundan sonra bilhassa rnütera ¦ kim vergilerin tahsiline İtina ve ehemmiyet verilecekt ir. Ankara'da Defterdar Mustafa Beyin riyasetin -de müteşekkil komisyon tarafından gay rimUbadîllerin ellerindeki bonolarla iştiraklerini temin için açılan münakaşaya vazedilen eml mik -tarının azlığı da mevzuu bahsolmuş küçük bono sahiplerinin de iştiraklerini temin için b im miktarda ve toptan münakaşaya çıkarılman karar laşrmştır. Bundan başka metruk emlâkten hen muamelesi ikmal edilmemiş o -tanların bu muamelelerinin İkmaline ait hususat neticelen dirilmiştir, Defterdarlık binasının her hangi bir yangın tehlikesi karşısındaki vaziyeti düşünülmüş ve bun le raptına karar verilmiştir. Binanın Defterdarlığa tahsisi düşü -nUImektedİr. Vilâyetteki içtima Dün vilâyette Vali Muhittin, muavini Ali Rıza, Defterdar Mustafa Beyler toplanmışlardır. Bu içtima -da Mustafa Bey Ankara seyahat! ve Maliye Vekâleti ile olan temaslarına dair îzah at vermiştir. Forkadîa Vilâyet kongresine hazırlık Halk Fırkası vilâyet kongrerine aît hazırlıklar ikmal edilmiştir. Kongre; önümüzdeki cuma gün caktır. Ordu valisi geldi Ordu Valisi Nazif Bey şehrimze gelmiş ve dün Vali Muhittin Bfyi ziyaret etmiştir. Dört vali toplanıyor Turîng kulübün gösterdiği lüzım ürerine Edirne ile İstanbul arasında asfalt şose inşası İçîn n içtima edeceği yazıl -mıştı. Aldığımız malûmata nazaran bu lüzumu Turîng kulüp değil İstanb Bey göstermiş ve keyfiyeti Dahiliye Vckâlc • tine arzetmiştir. Vekâlet tasvip ettiğinden yakı bu içtimain akti mukarrer bulunmuştur. Turîng kulüp bu teşebbüsünden dolayı Muhittin Beye teşekkür et -mistir. Mahkemeli' Dumlupınar vapurundaki cinayet davası Geçen sene Dumlupınar vapurile Karadenir'den gelirken kamarot Süleyman'ı mavzerle öldürmek v e bilâhare denize atmakla maznun ve mevkuf kumanyacı Süleyman ve delâili cürmiyeyi imha et mekle maznun ve gayrimevkuf bulunan Osman kaptanla Meto Süleyman'ın muha -kemelerine dün Ağırceza mahkemesinde devam edilmiştir. Tarafeyn iddia ve mUdafaatını serdetmitı makamı ia kumanyacı mevkuf SU -leyman'ın tecziyesini ve diğerlerinin beraetlerinİ istemiştir. Mah kemenin bu husustaki kararı Önümüzdeki perşembe günü tefhim edilecektir. Ecmeiûf melhaıffflUffifl© Fransız sefaret müsteşarı geldi Bir müddettcnbcrİ mezunen Pa -ris'te bulunmakta olan Fransız sefareti münteşan M. Barbicr dünkü Semplon ekspresile şehrimize gel -mistir. Antakya gazetesi kapandı Antakya'da Fransız efkârını fsken-deron veyıavalİıi Türk'lerine aşılamak mnksadile, ve Fransı e çıkmakta olan türkçe ve arapça Antakya gazetesi, tatili neşriyat etmiştir. . Maarifte ve

mekteplerde Tasarruf haftası tahrir müsabakalarının neticesi Tasarruf haftası münatebetile ilk ve orlo mekteplerde tasarruf mev -zuu üzerin* tahrir i müsabakalar yapılmıştı. Müsabakalara ait neticeler Maarif idaresine gönderilmeğe bas • lamı aç güne kadar bu neticeler tnmamile alınmıı olacak birinci ve ikincilere üzüm, ineîr, fm -dik saîre gibi yeril m«h.»ıTtrfr»-dan bediyeler tevzi edilmeğe başlanacaktır. ilk mekteplerin 3 aylık mesaileri ilk tedrisat rnüfettiıleri dun Ma -arîf müdür muavini Hıfzurrahman Beyİn riyasetinde toplanar k ilk mekteplerin son Uç aylık mesaileri hakkında tetkikat yapmışlardır. Bu husustaki tetkik at ikmal edilemediği için önümüzdeki perşembe günü bir içtima daha yapılmasına karar ve -rİlm Kütüphanelerin teftişi Maarif Vekâleti kütÜpaneler müfettişi umumisi Tevfik Bey İstan -bul'daki kUtüpaneleri teftişe -lamıştır. Bunlardan dördü evkafa, diğerleri de Maarif Vekâletine merbuttur. Evkaf İdaresin* but kü -tüpanelerîn de Maarif Vekâletin* devri düşünülmektedir. Yalova'ya dair bir teklif haberi Bir akşam gazetesi mühim bir Fransız grupunun Dahiliye Vekâletine Yalova kaplıcalarının Avrup 'deki meşhur au şehirleri haline İfrağ edilerek işletilmesi, aıfalt yollar, oteller, yen! ga zinolar yapıl -ması, İstanbul ile Yalova arasında asgari yirmi mil aür'atinde mükemmel vapur lar İşletilmesi ve Yalova'da umuma mahsus eğlence yerleri tesis edilmesi hakkında bîr tekl ifte bulunduğunu ve hükümete de mühim menafi vadinde bulunduğuna yazmıştı. Seyrİsefain Müdiri Umumisî Sa -dullah Bey böyle bir şeyden malû -matı olmadığını söylemiştir. Nüfus U. Müdürü Teftiş için yarın Trakya'ya hareket ediyor Şehrimin' nüfus ve îakâ muamelelerini teftiş etmekt olan Nüfûs u mum müdUri AH Calip Be yarın ya -yaya gidecektir Kendisin* Mü! kiye müİettit -lerinden bir za tın da r*faka< muhtemel dir . Mumaİlcvh TrakİM Calip Bnı ya totkikatını ikmalden sonra garp vilâyetlerine hareket e decektir. Ankara-istanbul Hava postalan Yeni tayyareler uçuş tecrübeleri yapacaklar Ankara il* İstanbul ararında tecrübe rnahiyatinde olarak ilk bava postasını yanan tav "e K.van,n r-na'ıvı ytj -sünden İndiği Eskişehir'den tak tu -m'indenberi şehrimize elemetnekte dir. Yeşilköy hava rasat İstasyonu hava vasiyetine alt günlük raporları ellmle-sin-len dun d* Ank ara'ya v* Eaklşe -kir'* malûmat vermiş, fak«t havanın muhalrfetinden dolavt dün de ne Ankara 'dan, ne F'kiaehir'den tayyar* hareket •dememiştir. Bu hava hatta İrin Amerika'dan getirilen iki tayyare tamamen kurulmuştur. Hava açılır açılmaz tanbul ü-x*r"--*e ter-"1*» uçuşları vanae.Vtar. Hava nakliyata ve şehirlerimiz ara-sı—«akİ t«w«- h.lfcısı Mı| 1*. riha proje*! Büvük Millet M^rltıhvn bo tatil devresinde hazırlanarak ve önü -mllrdeki İctîma resinde mürak-r* edi'ecrktîr. Fakat, bu kanunun mer1! -yelinden evvel elde mevrut ta yyar* -lerle birlikte bu iki Amerikan tayyaresi de hükümete mensup teşkilât tarafın -dan işl et ilecektir. Memleketimiz dahilinde tavyare se* fe**erîni tanzim ve hava itlerine müteallik diğrr hııaıı*a tetkike mınur olan hav* müşaviri Amerikalı MMer Hah) Amerikan tayvarei'rinİ tr'kik etmiş, t ekmr Ankara'ya dönmüştür. İstanbul île Ankara arasındaki hava seferleri hakkında hükümet tarafından muvakkat bîr ta'ima me hazırlan -maktadır. Bu talimatname mucibine* hav* seferleri aym on beşinden sonra e saslı bir sakilde İcraya başlanacaktır. Hava postalarında çalışmak örere Amerika'dan gelmiş olan Amerika'!] pilot ve makinîst'er Yes' kÖv'd»di'!er. MülbacSeOe ve İskân BayrimObadiller longres'.ne hazırlık Gayrimübadil Icr cemiyeti W a re heyeti dün toplanarak gayrünüba -dillerden bazılarının şahsi caat ve metalİbatı üzerinde tetkikat yapmış v* aonra d* lanplaıAaSssat <•"»•" de mevzuu bahse si icap eden mesaİl üzerinde mÜzakeratta bulunmuştur. Ayın on beşinde Halkevinde toplanacak olan gayrimübadiller kon -gresi İçin hazırlıklara başla Alâkadarların tahminine göre 8-nümüzdoki gayrimUbadiller kongresi pek hararetli olacak ve bilhassa istihkak «e bono İşleri üzerinde aralarında ihtilâf bulunan azalar arasında ehemmiye li münakaşalar ce -reyan edecektir. Kongrede yeni İdare heyeti de İntihap edilecektir.

Memleket haberleri Torbalı'da itkısadl vaziyet Torbalı «Hususi» — Torbalı'nın maarifi oldukça ilerlemiştir. Mer -kezi kazada beş sınıflı bir dır. Kasanın yedi köyünd* mektep ve muallim vardır. Diğer köylerinin ekserisinde mektep yapıl aktadır Bu mektepler bu kış zarfında ikmal edilecektir. Kazanın iktisadi ve ticari işlerinden birisi de zeytinciliktir, üzüm ve diğer mnhsullerİ ban ka tarafından haczedilen köylüler bütün kuvvet -lerİle zeytine sarılmaktadırlar. Fakat zeytin her senek! fiatı bulmamıştır, üç kurusa satılan bu mah -•uldcn köylüye çok as bir şey kalmak mevcut yağhaneler durmadan işUdlğî gibi *n ziya -de İzmir'e sevk edilmektedir. Her sene külliyetli miktarda pamuk ve tütün çıkaran karanın bu mahsuller^ bu sen* çok azalmış kildiği hald* gen* para etme -diğini ve bundan *n ziyade tüccarların Istİfad* ettiğini gören tçiler çok müte*sairdirler. K Gül t,kin Ranrazanfarda top yerine düdük Afyonkarahisar Belediyesi her sene ramazanda 300 . 3S0 lira top masarifi yaptığını nazar ) dikkate alarak bu işi muktaıidan* bir surette ifa etmek için büyük bir elektrik düdüğü tİpa r. Bu suretle her sen* 300 . 350 lira tasarruf edilmiş olacaktır. Düdük elektrik cercyanil* öttürü-rUleccktir. Düdük 4 kilometre ileriye kadar devamlı ses verecektir. Düdükten oğla zamanlarında aaat (12) i bildirmek İçin de istİfad* edilecektir. Adana'nın kurtuluş günü Bugün Adana'nın kurtuluş günüdür. Bu münasebetle Toros gençler birliği tarafından Halkevinde lantı yapılarak konferanslar verilecek, musiki parçalan çalınacaktır. Siyasî icmal Seddiçin'de muharebe Cemiyeti Akvam büyük meclisi Mançuri mes'elesi hakkında kat'î bil karar veremîyerek geçen ayı -nunda dağılmış v* daimî komisyonu bulunan Ondokuzlar heyetini Ja -ponya île Çin'i uzlaştırma r etmişti. Bu heyet dahî daha amelî çalışmck üzere beş azalı bir komite teşkil etmişti. Bu uz den hiç bir taraf müsbet bir netice beklemiyor. Herkes biliyor ki Cemiyeti Akvam vak it kazanmak için bu ümitsiz yola girmiştir. Çünkü bu müessese ahval ve şeraiti Avrupa devletl ne benzemiyen Aksayı şark devletleri arasına hakem değil hâkim bir tavır ile girmiş olmakla b bir hata yaptığını artık İyica anlamıştır. Biraz daha ilerî gidecek olursa dünyanın en büyük evletlerinden biri bulunan Japonya'nın Cemiyeti Akvamdan çıktıktan başka bu müesseseye meyda n okuyacağını ve nihayet bu müessesenin Avrupa'daki itibarının dahi sukut edeceğini düşünmüşt Çin hükümeti Cemiyeti Akvam -dan ümidini kestikten sonra bir taraftan eski düşmanı Sovyet Rus a -sına dostluk elin! uzatarak Moskovı ile siyasî münasebeti İade etmiş ve diğer taraftan Ame ika'nın müda • halesine vesile aramağa başlamıştır Sovyet Rusya'sından müzaheret ve Amerika'd enet göreceğin -den ümide düşen Çîn hükümeti ahiren Japonya'ya karşı askeri cihet -ten tehdit et takınmıştır Mançuri'nin cenup hududu sahili takip ederek Seddiçin'e kadar dayanmaktadır. F kat burada Mançuri arazisi sahilde ancak dar bir şerit gibi uzamakla ve bu arazinin arkasını Jehol denilen bir eyalet teşkil etmektedir. Asıl Mançuri ile Moğolistan ve Seddiçîn sında bulanan bu eyalet vaktile Manço tmpa -ratorlarının avlanmağa ve yazı geçirmeğe mahsus b malikânesi idi. Burada Man;o İmparatoru ile prenslerinin mezarları, kâşaneleri ve av mahal leri bulunuyordu. Çin'lilerin burava girmesi kat/iyen memnu idi. Bunun için hakanlık sukut ede -rek Mançuri'de muhtariyeti haiz bir hükümet teşekkül ettÎRİnde Jehol eyaleti münazaalı bir mıntaka olmuştu. Mançuri hükümet! burasını Mançuri'nin eczasından ve bu kıt'n* yı teşkil eden dört eyaletten biri addediyordu. Çin hüküm öteden beri burasını asıl Çin'in eczasından biri bulunduğunu iddia ediyordu. SevkÜlceyiş cih en bu eyalet hem Mançuri hem de Çin içîn gayet büyük ve hayatî ehemmiyet! haizdir. Çünkü Jehol Çin'lilerin işgali altında bulunduğu zaman atıl Man -çuri'nln garp cenahı daima a hdit karşısında bulunacaktır. Burası Japon'ların işgali altına gir -diei zaman Japon'lar deni n Çin'i pek içerilerine kadar uzanan Seddiçin'e kadar dayanmış olacaklar ve yüz kilometre ce nupta bulunan ve iki milyon nüfusu ihtiva eden sabık payitaht Pekin şehrî ile bütün şimal! Çi daima tehdit edecek -lerdir. Çîn hükümeti Japonya'dan daha evvel davranmak İstediğinden Jap an'Iar tarafından Iskat olunan Mançuri'nin eski diktatörü Jeneral Çang Suen Ling'in merkez i Pekin'de bulunan ordusunu Jehol'© doğru sevk e Kirdi. Japon'lar dahi Sedd'çîn'l sahil cihetinden geçerek şeddin cenubunda bulunan Şanhay-Kvan şehr ini hai hen zaptetm işi erdir. Jehol'e doğru İlerlemeğe hazırlanan Çîn ordusunu şimdi Japon'l yandan ve arkadan tehdit ediyorlar. Bu suretle Seddiçîn etrafında gayet kanlı muharebele

r başlamıştır. Çin'liler ile Rus'ların sıkıfıkı olması Japon'ları Man -çuri'nin hududunu Çin' ekin'e doğru uzatmağa sev -ketmiş bulunuvor. MUHARREM FEYZİ Soma'da feci bir cinayet Soma'nın Kozanlı köyünden Ha -lîce itminde bir kadınla 14 yaşında Hüseyin isminde bir çoban k aki mer'ada koyun otlatmak-talar iken boğazlarından kesilmek suretile feci bir şekilde Öldürülmüşlerdir. Hatice Hanımın ve çoban H3-seyn'in mer'ada Öldürüldüklerini evvelâ bekçi H ya haber vermiş ve yapılan tahkikat neticesinde bu zavallıla rın bekçi Hüseyin ve maktul Hatice Hanım.n damadı Mehmet tarafından, yapıldığı anlaşılarak İkisi de tevkif edilmiştir. Evkat cetveli 9 Ramazan Cuma 6 kflnunsani 1933 ¦ \ TolÛ Oğle İkindi Akjnn ; : Runl I .44 2,31 7,24 y.47 12 j j Vasat i 7.' fi I2.V0 \4AJ 1 h.M; SON TELGRAFLAR Seyrisefainin istikrazı Meclis dün Maliye Vekâletinin idareye kefil olmasını kabul etti Bana kalırsa Ankara 5 (Telefonla) — M-clis sa-•I îkîde Rafet Beyin riyasetinde lop -landı. Evveli bir mün» "'e lâyihası ile Arzuhal encümenin* «il bir mazbata o-kundu, kabul edildi. Bundsn »onra Se y* nseram idaresinin yspae»ğı istikraza Maliye Vekâletinin kefil olman hakkındaki lâyihanın m keresine geçildi. tkhtat Vekili Celil Bey hu mûna -sebelht beyanatta bu'unarek alınacak para için İtilâf akt edilmek üzere bulu • nan müesseseden idareve mühim biri menfaat tenvn edileceğini, Seyrise fa • inin ancak Malive Vekâletinin kefa • leb' De para alabileceğini, batka türlü para almsm n mümkün o'm-d-ğım, Seyrizefa'm idaresini yakında Meclise ve -rilecek bir lâyiha ile tedivat ta bulunacak bir vaziyete getireceğini, idarede ıs-lahat ve lasarrufat yapılacağını söyledi. Celâl Bey Mısn* aeferlerinin Seyri»* -feine senede 300,000 lira ziyana ma -lolduğunu bun un ya hükümetten taz -minat almak suretile telâfi edileceğini, veva bu seferlerin kaldırılma sı suretile 300,000 lira tasarruf olunacağını sözlerine ilâve etti. Ce'âl Beyi müteakip Refik Şevket Bey beyanatta bulunarak Vekil Beyin bo beyanatından son ra fasla müzakereye lüzum olmadığını, yakında hu rnüeese -senin tekrar ihya edileceği hakkınd rin aavani memnuniyet o'duvmıu anlattı. Bîr devlet müessesesi olan Sey-risefainc Maliye Vekâletinin kefalet etmesi için ayrıca teminat istenmesinin doğru ola mı ya cağını ileri sürerek maddedeki «tenvnat bilinde» fıkran-nm tavvını istedi. R-fik Şevket Bey bundan sonra dedi kî: «— Sevmefaînm borçlan 932 hülçeHalbuki simdi tekrar borçlar için 500.000 lira iatenm-klrdir. İdarenin bü'iîn borcu neye bütç de gösterilme -miatir? İktisat Vekil" Celâl Bev — Maliye Vekâleti kefil olmak için Sevrisefain -den teminat a'mak mes'e'eainde ısrar e-divor. Bu maddenin old«-*u gibi ka -hulünü rica ederim. B*n M»Kve Ve kili İle bilâhare mea'elevi hallederim. Kemal Zaim Bev Bütçe Encümeni namma ı-—i'a bulunarak hîi'e«ve ko-nan 84,000 liranın o sene te e edi • lecek miktar oldujjıınn, borcun tamamı dem**k olmadığını söyledi. A*"n*t fh.an P-T — Sevrisefain m"<*-elesi bir derttir. Bu parayı vereceğiz. Sey ri'fe*"'-» 4 m^on va»dır. Ma dem ki idare isleri düzeltilecek i İstikraza ne lüzum var? Mıliye Vekâleti borç para v»-.V. s nra alır. Refik Şevket Bevin «teminat» kelî-m->;nin lavvı takriri kabul edilmedi. Ma'ive Vekfiletinîn teminat mukabilinde Seyrİsefanı idaresmin aktedeceSi istikraza kefil olman lâyihası kabu l ve irtlma cumartesi gününe talik olundu. Deniz üstünde Yanan gemi 19 tayfa kayıp, gemi hâlâ yanıyoı londre S f A.A.)— AtWk gemûİ bâlâ alevler irinde yanmaktadır. Paris S (A-A-)— Bahriye nezareti A ''anlık gemİ*mio ufradıâi yaneın fesat—,1 — .. _J- V. I 1-.- 1_

Ok li'tevi oesretmistrr. Bu l'stede on dokuz kişinin İsimleri yanlıdır. Paris 5 (A.A.)— Ticaret! hahrive nevareti tararından neşrolunan hir tebliğde, Atlantik v anuruna artık kaybolmuş nazarile bakılmak lâznn geldiği bevan ohmmaktadır. Paris S (A Al— .Sierra Nevdana» va-um, Atlantik kazazedelerinden 70 fcişiri abnıs, Brest 'e çıkarmıştır. Atlantik vapuru vüvarisl kantan Schoors'm bevan at'n s göre, gece nöbet-çfsl saat 3/30 d e birinci sm-f kameralardan birinde bir yangın başlangıcı haberini vermiştir. Hemen imdat İaaretlari verilmiş ve gemide mevcut bütün itfa vesaiti faaliyete geçmiştir. Bidayette eteatn •SndfirBlehİleeeğİ zannnlunmufsa da oek sivade kabili iştial olan vemik, elektrik tellerini takip ederek ve birinci sınıf yolcularına ait kompartımanı sür'atl* yakar ak etrafa sirayete ve tevessü e başlamıştır. Telsiz memuru imdat işareti vermek Istemİtse de kamaran dumanla dolmuş ve emisyon yapm ak mümkün olama • mu tır. Saat 6 da bir düdflk çalınarak tayfaya sandalları indirmeleri emri veril -mistir. Fakat, bunlardan birisinin ipleri yanmış olduğundan devrilmiş ve içindekiler denize dökülmüştür. Kazan dairesinde bulunan tayfalar inzibat fikrinin kurbanı olmuşlar ve boğularak ölmüşlerdir . Kurtulanlar, a-yak farının bir takım cesetlere çarpmış olduğunu söylemişlerdir. En nihayet kentan Schoofs ve 8 kişi denize atlamışlardır. »Şanghay Kuan'da 3000 ÇıVli öldü İki taraf ta ileri hareke ¦ tine hazır vaziyette... Pekin S (A.A.)— Şanghay Koan şehrinin bombardıman edilmesi neticesinde Çin'Iİ sivil ahaliden Ölenlerin miktarı üç bin tahmin edilmektedir. Yüz bine yakın kimse de Cenuba doğru çe-Kıitp dır. Bunların bh çoâu Chin YVang Tao'ya doğru gitmektedir. Şanghay Kuan nvn t akasın da sükûn hüküm sürmektedir. Fakat varivet hâlâ gergindir. Çünkü mev vvetlendiren Çİn'Iİler Jaoon'lsr-n yeni bİr ileri bereketlerine ait emellerin belir -meşin e büyük bİr uyanıklıkla intizar etmektedirler. Sulh mükâlemeleri henüz başlamamıştır, Şanon heyetinin hir b-vnnnrnn'si Cenevre S (A.A.)— Milletler Ce-m iv eti nezdîndeki Ja non heyeti, Chanr-Ha'-Kouan hâdisesinin tamamen mevzu telâkki edilmesi ve ne bir ger ginlik husu'üne sebehİyet verecek ve ne de asıl Çin topraklarında askeri harekât icras>na be is olacak bir mahivette addedilmemesi lâzım geldiğini bildirmekledir. Janon kumandan', mes'elenîn sür1 at-le halli makıadi'e Jeneral Hocbukouo ile müzakerata girişmiştir. Şehre ovar kasabalarda sükûn hüküm sürmekte olduğu haber veriliyor. Tokyo hükümeti, bu hâdise yüzün • den vaziyetin vahamet pevda etmesinin önüne geçmeği şiddetl mekte • d İr. htanbuVdaki Japon otasemilite-rİnin bir tebliği İstanbul S (A.A.)— Japon erkini harbiyesinden buradaki atasemiliterii-ğme gelen ikinci resmi tebliğin met ¦ ni şudur: Çin askerlerinin taarruz hareketleri 2 kânunusaninin gece ya roma kadar devam ederek gittikçe şiddet kesbetmeğe başladığından, Japon kuvvetleri buna mukabele etmiş ve 3 kânunusa at 14 te Shanhaikan'ı işgal evlemııl erdir. Elyevm orada bulunan jeneral HoSinema perdesinde Karagöz Hayal içinde hayal, diyeceksiniz. Fakat, hayır! Elhamra perdesinde evvelki gece seyr ettiğim bu sesli Türk filminin hayal kadar güzel tarafları olduğu gibi, hakikat kadar doğru parçalan da var: İlkönce, Darülbedayİ san'atkârlanndan Hasım Bey karşınıza çıkıyor, tatlı ve e yapıyor, kılavuz vazifesini Üstüne alarak sizi çocukluk hayatınıza götüreceğini, eski ramaz gecelerinin Türk mahallelerinde gezdireceğini, sonra da size Karagöz sey • reltİrecegini söylüyor. Hava karlıdır. Üşümememi için paltonuza biraz sıkıca sarılmanızı da tavsiye ediyor. da Karagöz oynatmağa karsı ipti-lâsı yüzünden annesinin elile kendisine savrulan tekdirleri d anlatan Hazım Bey, karsınızda, bir Türk Maurice Cho-vaheVsidirr, onun gibi az kımıldıyor ak, tesirli ve caıip bir ¦gest* tasarrufu içinde ve cazibesinin bütün urlarını yüzünün, gözlerini toplıyarak, gür, fasih ve sevimli bir sesle konusuzu var. Fakat, maruf Fransız aktörünün di kliğine ve çevikliğine karşılık, Harım Beyde bize daha yakın, daha munis ve sokulgan bir kend bırakış, cevvaliyetinı gizliyen bir tevekkül görünüyor. Hazım Beyin arkasından çocukluğumuza doğru yürüyoruz. Artık filmin o-peratörÜ ve ses mühendis nin objektifini hafızamızın içine çevirmişler, büyük bir meharetle eski hatıralarımızuı fotoğ eslerini raptetmişler -dir: Lapa lapa yağan karlar altında bek-çîsile, fenerile, mısırbuğdayc eten-helvacm ve bozacısile, kafes ark asm d a ut çalan başörtülü, cana yakın tazesile, kusile kedisİle ve bütün zerrelerile bu, ramazanda eski istanbul mahallesi d ir. Bes on tab'

o içinde bütün mazi nanl a-yaga kalkıyor, perdeden nasıl çıkıyor ve bize doğru geliyor! Sonra Karagöz oynatılan kahvede -yiz. Nargile içen ihtiyartndan sevinç için* de çıldıran boy çocuklarına ve çalgıcılarına varıncıya kadar o âlemin en ean'ı yüzlerini, hatta çay fincanı ibi adeta beşeri bir mana alan unsurlarını aerandisman ba'İnde görü • yoruz. Tek tuk yenilik ayretleri, fi*mm tekemmülüne mâni olan reli acelecilikleri, bazı parçalar üstünde fazla ısrar İstisna edilirse buraya kadar her şey kusursuzdur. Nihayet hayal seyrediyorsunuz. Ka-"tÖs'ÜTi v"*"™s biv intan •,d«"eS*nu iddia eden âlimlerden fazla ona bayat veren san'atkâr Hazım, gene kahkahalarınız* hâkimdir. Bu filimde yalnız Karagöz değil, bütün bir devir seyrediliyor. İlk defa bir filim çevirten az meçhul reiisörilnden bütün mümessillerine ve teknisyenlerine vanneıva kadar hepsi, bize biri ne; jüzel sesli Türk filmini sevrettird'klerinden dolayı tebrik olunmalıdırlar. Bo filim de zırvadan eser yoktur. Onun yerine zekâ ve neş'e gelmiştir. PEYAMİ SAFA Efgan Kralının Biraderi geliyor Anken 5 (Telefonla)— Ffgan Kra-bnın biraderinin yakında Ankara'va geleceği anlaşılmaktadır. P ens Ankara-da üç gün kalacaktır. M. Kuliç vefat etti Nevyork 5 (Hususi) — Sabık Reisicumhur M Kolic vefat etmiştir. Fethi Beyin tayini Ankars 4 — Sabık Paris sefiri Fethi Bey Vaaington büvük elçi -IMnif tavir-i takarrür etrnUtİt . kukao ile Japon'lar arsamda bir uzlaşma müzakeresi ilerlemektedir. Piepin, Shinuantao, Tenshin mınta-ka'armda hali hazırda sükûn muhafaza edilmektedir. Amerika'nın te^^İhi Vaşineton S f A.A-1 — H—Vİve Nezaret*. Amerika'nın Shanhaikuen muharebele i münasebetile J'onn hük"ı -meti nezdinde protestoda h-'unmuş ol-duvu haberini tekrio et miştir. Sobranyada müthiş bir celsenin hikâyesi... Adliye Nazırını nasıl sorguya çektiler? Yazan: Ali Naci Sofya, KA sanl 033 Politika ve iktidar hırsı Bulgaris -tan'da o dereceye gelmiştir ki her hangi bir fırkanın siyasi birliğini uzun müddet muhafaza edebilmesi imkânsız gibi bir şeydir. Devlet hirmeti ile fırka gayretinin srüc ayırt edildİti bu memlekette her fırkanm zamanla bir kar parçaya a yrılması ve her parçanın da başka başka hizİnlere dağılması, adeta, tabiî hâdise hükmüne eirm Bulgar fırkası olan Demokrat fırkası, en kuvvetli Bıı'ear fırkası olan Çiftçi fır -kan, en mi lgar fırkası olan Zgovor fırkası, hulâsa, çürük, sağ'am, bütün Bulgar fırkaları, ekseriya fik yade baş olmak sevdasının kavgaları irinde bölünm-t',en kurfu -lamamışlardır. Bunun İçindir k linde bir Bulgar mee'isî, tonlu bîr millet manzarasından ziyade, adedi sa-yılamıyacak kada r güç parçalara dağılmış kırık bİr kâse manzarası gösterir. Bide ar* m baa'ıea kuvve*! nlan toolan-ma ve beraber eal'sma kabiliyeti yanında, onu n en büvük zâfı olan çözülüp avrt'mak »ecive^-nin ptg*eej h—ahe» koştuğunu söylemek vanlıs bİ İste, hiç bir Bulvar fırkacının kendisini kurtaramadığı bu hastahklan, ta -va'h Verbannf*un ( ive Nazın) şeflerinden nlJiı.-n nasyonal liberal fırkası da kendisini kurtaramadığı içindir k fırkanm biri hükümete eeçerken diperi hükümete eecm-dîei için mnhalefe'e geçen İki hizbi ara bilhassa son ay zarfında, şahvi verev ve nİf"k inanamaz derecede s;**det*-ndi ve muht e'-f h^hm »azet"«i olan »NezaviıinvNs» sütımlarmdan Adliye Nazırurm sahama fırlatılan müthiş ayet meelİ'te bir İstizah raBzakereain'n «imdi aeı'etacavım kor-kunr. ağır, tiksindirici hava husule getirdi. • a* — Söz, Adliye Nazın alevhfne takrir veren Goıpodin Dumanof'undur 1 Verbane-Pun «ki fırka arkadaşı, avukat ve me*>*u» Dırmanof. k^hmun aaVSSı da siyah bir çanta, rin bir setsiVlîk r-'->ı-J> V-n-aii—- dnaVn n-r'eJi. M-y. divenleri eıfctı. Çanlaamı kovdu. K • ğıtlann çıkardı, sıraladı ve ba*nu kal-d>-m ellerini kürsünün üzerine dayıya-rak: — Gusnuda nl«rr»den Prerdavîtel... Yani «ey mîllet vekili efendiler...» r»:— r>«,-«lı. «t-ndal h-'-'i—n m-r»<-lı bir h-*V Pe be-ea Balonda, evt voktu. Mîllet vekili efendiler, yukandakl milletle beraber. kuNk ketpmialer, kurlunun üzerine çık-n bu kısa V"»-lu. tıknaz, tonari-k ve karanlık yüzlü adamı dinliyorlardı. Gn arındın n ermen of. evve'â, devlet idaresinde adaletin ehemmiyetinden, b>r memleket te adalet olmarsa o mem-leke'în behemehal cökeeeğînden ve le-fea«"b e »mis naııriann bîr vata rebileceği mazarratlardan beh«e ve galiba pırnınm ehemmive*ne m~'*ena*'p bir cMd™etle konuşm

uş ölmek îeîn olacak ki, telJ.tız. vavaa. ş»mt<:-«li b"r iMİe sÖvlemeğe LsSsstaıTı. Fakat dah fe*"i»mî''i M nazınn »"»"ee kala-babk olduğu görülen arkadaştan, sıra-lanndanı — Hızlı söylet Sesini çıkar! Duymu-yonm f Dive b-*»rma#*. •!nr-le*"i-*e k«»n.l-fl"lar v Dumannr'i'n. bu î*,*»nn t »«iri a'' « kalarak s z daha eıkar-maâa ısrs*—aı görünce, bu sefer de gene a»ni sesler: — Senden adalet dersî at»e«k r!e*İ-'¦•' Ne ¦öylİyeceksen onu söyle! Masalı kı*« kes 1.Dive havfc-rrldar. KüraJI il- S'-alar arasında «adalet dersi alırsınızl Hayır t*l İlk makale pvvelirt günktl (Cumhuriyet) t* intişar etmiştir. efendim, almayız la tarzında başlıyan bu karşılıklı lâf düellosu, ilk dakikaların tamamen sah an bir şİrmek tesiri yanmakta gvcıTcmedi. Dumanof, politikada ahlâk ve devlet İdarelinde adaletin ehemmiyeti hakkındaki konferan sım kısa keserek sadede, yani naziren şahıma ait mes'eleve gelin eve davet edilince, zat en asıl istediği de bu olduğu için o zamane kadar 1U-zumaıız bir sakız gibi ciğnedîeî fazilet imesini arzından çıkanp bir tarafa fırlatarak, kol'aımı sıvadı ve bîr eydanberi mahkemelerden dairelerinden, hâkimlerden, mahlrftmlardan, bilhassa avuketlardan topladığı bütün kirli çamas an birer birer ortaya dökmeğe başladı. Nasyonal liberallerin gittikçe artan müthiş gürültüler a doğrudan doğruya nazınn namusuna taamız ederek onu. mahnuslardan para almak, hâkimler üzer inde tesir yap -mak, işine gelmîven memurları cıker • mak ve irtirrtai adaleti tütün ve buğda eVinden bir ticaret mah haline fceıva-rak, kâh oene, kâh pahalıya satmak gibi en ağır cürümle ithama girişti. Fakat her sÖvQ, dnsyasuıdan eıkanp İrtikâp vesikası gibi salladığı her kâğıt beral sıralanndan knnant — «Yalancıl Alçak! Müfteri!. tıÜ-cumlerile kesilmekte ve buna rağmen o, kâğıtlannı bayrak gib a devam ederek: — «İşte Adliye Nazımun aldığı yirmi bin levan'n mahkûmun avukatından aldığım makbuzunun suret — a Bu senin yaptığm alçaklıktır! İn aşağıla Mukabele*! görmekte îdi. Dumanof, her yanlış sözünü yakaladıkça «earez -kârla diye bağıran, i bir iddiasım tutunca «müfterita diye haykıran ve hMdet tervif. h»kare* «eslerinden mürekkep k rkunç bİr meb'ue cazbandı içinde kendirine okuvacağı kâ -pıtları «aşırtarak kahkaha fırlatan rallerin toplu ve ustalıklı söz kesmeleri arasında, şunu anlatmak is -tiyordu ki t 1 — Plevne'de hükmü verilmiş bîr davanın icraya konman, narırm arkadaşı olan bir nasyonal lib meb'usun müdahale»! neticesinde geri kalmıştır. İcra memuruna mankûma m*-arn«m*vi göndermemes nmiş, gönderdiği takdirde arledileceKi ilâve edilerek tehdit edilmiştir. Memur, buna rağmen, hâkimin emrile ihbarname"! gÖnderince, mahkûmun avukatı bu sefer nezaret vasıtasile harek ete geçmiş ve dava dosyası mahkemeden getirtilerek mes'ele örtbas edilmiştir. Kapak sesleri arasında — Yalan söylüyor» un ! Hangi dava? Hangi avukat? Hangi memnur? Hang i dosya?» gü -rültüleri... Dumanof, hiddetle suratına fıriatı -lan suallere aldırış etmiyerek, devam ediyor: 2 — Narmn hu «mi kalem müdİrinln dostu olan biri. sahte banknot »anmaktan mahkûm olmuatur. D evlet Bankası bİr İcra ilânvna davanarak, mahkflmun emvaÜne haris vaz'ını i*temi«lir. Fakat İ aran nazınn emrile geri bırakıl -m« ve dosya, m"nkemeden alınmıştır. Setler: — «İftira ediyorsun! Dosya mahkemededir!» Dumanof — «Fvet ama, on günden-be-" mahkemededir!» Ve güriiltü »•»•"iJ«, devam edİvor: S — Nazır büyük bİr fabrike davası hak''«nda ve-il-n hükmün nakzı İrin temviı rei-lnin Üzerin ak istemiıtir. Reis kabul etmemiş ve kabul e'meyince kendisine işten el çektirilmiştir. Seıler — Gene vatan sX*düv«r«rm! Hrk'm 67 yasmda idî. Mfddetini bilirdik irin İ»*-aı •! çekti Dumanof aldırmıyor, eyaklannı yere vuran mpb'»«,«nn hakaj^tlerî ara • sında .....var. drttoîv — Bir sulh h-kimi. nasvonal liberal 1 Wrthnrr( 7 mr* MhtffHm 1 Vur abalıya! Eskiden, her futbol mağlubiyetinin sayılı sebepleri yardı: llkbaharsa, rüzgârın altına düşmek , RÜncse karsı oyna -mak; giizse, çamura batmak; mevsim müsaitse hakemin hak -sizliği; hak em adilse, şanssızlık! Bu beş gizli düşmandan biri, muhakkak her yaptığımız millî maçta bizim on bir oyuncumuzun ayr yaklarına dolaşır, ne -feslerini tıkar, hücumlarını keser sütlerini çelerdi. Fakat, bu beş düşmandan öcü, rüzgâr, güneş, yağmur, tabiatın korkunç kuvvetleri olduğu için k z. Dördüncüsü, hakem denen münferit hâkimdir ki. ona söz söylemeğe kimsenin hakkı yoktur. Beş an şansa gelince, bu gizli sihirbazın, ver yüzünde oyuncağı ol -mıvan kim var?. Bundan dolayıdır kî, galip gelmek için, yalnız on bîr rakibini değil, rüzgârı, güneşi, yağmur da mağlûp etmeğe mecbur olan takımlarımız, ekse -riva sahadan başlan önlerine düşük çıkıyorla

Son Tünlerde, bu yenilme salgınına Sarı - Kırmızılılar tutul -dular: Beşiktaş'a yenildiler, I lsnor'a yenildiler, Sülev -maniye*ve yenildiler... Sebep?.. Bunu. Galatasaray idar esi uzun uzun düıünmüs, aramış ve bul -muş: Güneş değil, rüzgâr deşil, yağmur değil, ftrkem d kim?... Söyliyeyitn: Eşref Şefik Bevİn tenkitleri! Ve Eşref Şefik Beyi kulüpten ihraç etmişler... Bu âdilâne kararlarile Galatasaray'ı gelecek mağlûbiyetler -den kurtaran idare heyetini te b -rik ederiz! YUSUF ZIYA Matbuat balosu Bayramın ikinci günü akçamı verilecek Matbuat Cemiyetinin senelik muazzam balosu kânunusaninin yirmi sekizine mueadif cu martesi günü akşamı Maksim salonlannda veri -lecektir. Bu tarih ayni zamanda bayramın ikis ine tesadüf etmektedir. Bu suretle balo gecesi eğlenenler ertesi günü istirahate fırsat bu la -caklar ve bayramı hoşça ve eğlen ¦ celi geçirmiş olacaklardır. Aynî zamanda tatil dolayısile Ankara'dan gelenler de balomuza iatirak fırsatını bulmuş olaca klar -dır. Matbuat Cemiyeti heyeti ida * resi dünkü içcrmaındn balonun mükemmeliyetini temin için lâzım ge -len tedabûri ittihaz etmiştir. O ge-cove mahsus olmak üzere mühim miktarda ko iyon tevzi edilecektir. Bunların içinde çok kıymetlileri vardır. Bunlardan başka cemiyet mü im sürpirİzIer hazırlamaktadır. Davetiyelerin Matbuat Cemiyetine müracaatle alınması lâzımdır - m-^ırelrihCumhuriyet Nüshası 5 Kuruştur Abone. Tiirtiye şeraiti • iç:° Hariç için Senelik 1400 Kr. 2700 Kr. Altı avlık 750 1450 Üç aylık 400 800 ftir avUc İMA Yoktur CVMHtJPİYFT''<rt fefrifcn-eı- 39 Tipi Dindi! Yazan; MAHMUT Durgun durgun ellerimi oğuşturuyo-rum: — Bugün şirkete uğnyaeagmı.,-Müzehher, cevap vermedi... Ne söylesin zavallı 1 Eminim İri onun i -nin önünden de, koltukçularm hayali gcmişlİr!... Halbuki Niyazi'nin de, MQzehher*in de, bakışlarından, duruklarından anlıyorum] daha yeni e ve, yeni vaziyete a-li'omadılarl Bir kaç günlük, bir kaç haftalık bir misafirlikten sonra ge ne eski evimize döneceğiz, gene eski eşyala-nnvza kavuşacağız 1... Şirkette kapıcı Bsıri F.fendi, beni görür görmez ayağa kalktı i — Nerelerdesiniz Macİt Bey7 Shd kaybettik efendim. — Ev gailesi, Baıri Efendi, bir yere çıktığım yoktu. Baıri Efendi, şüpheli şüpheli yüzüme bakıyor t — Basıma sağ obua beyim. . Allah ka'anlara ömür versin... Hem söylüyor, hem de benî dikkatle süzüyor: — Dünya, efendim... Ne denir? — Dünya, Basri Efendi... Yürüdüm; koridorda bir arkadaşa rasgeldimı — Neredesin yahu? Vallahi merak edivorduk. Koridorda arkadaşımla konuşurken, kapıcı Basri Efendinin setini duyuyorum: — Nasıl, tanımadın rm Saban Efendi? Bİrim Marİt Bey... Babası Ümitsiz yatıyordu; şirketten İden anladım ben zaten... Simdİ mirasa kondu... Parayı gÖrüynr mutun, »en? Adamı adam edivorı mı aetaml'ktan çıkarıyor. .. Şirkette çalışırken bir gün giydiği eavehı erte** tün eiymerdil Hademe Saban E/endi, tasdik edi yordu: — Eli aetkhr. . Neme lâzım, çok bahşişini aldım. — O günler eeeti artık... İnsan zen-gînles>nce tamakâr oluyor... Üstündeki elbisevİ görme: le İçinde... A'1 kolundan arrnldım: — bini bitir, ieeri gel. konuaal>ra. Eak-den çabatığım odave t'r"'-n, yandaki t,„,..., açıldı; Ferit Hik-

met, göründü: — Bravo Macit, bizi bu kadar unutmak olur mu? Gü'meğe çabalıyorum: — Bu adam, öldü mu, kaldı mı? dive bir kere bile aramadınız! Ferit Hikmet, kumaz kurnaz goz kırpıyor: — Sen, bu avızlan bırak... Ne ya-piyonun? Nerelere çıkıyorsun? Arkadaşlarla seni aramad'Sım'z r kalmadı; birinde yoktun... Sorduk; gelmiyor! dediler... İnzivaya mı çekildin? B-- ve-, re dadandın ama, keşfedemedik. Yok-, sa, vallahi baskın verecektik... Arkamdan, kulaklarımın dibinde ince bir sea. ı.l-k satsl ü*»U. Tercüme ka-temindeki Halİd'in asİ: — Bir yer» Ira»"»matın so-i-r. ha-bev verir mi hİe? Bu mirastan biz. bir şev anhvamadık, Maci evl Beni aralanna aldılar, sÜriİk'er gibi tercüme ka'emİne götürdüler. Sofadaki gürültüvü duvanla rdi; etrafımı sardılar: — Yeni mi canım, eski âdetidir. Günlerce kananır. — Allah versin, şimdi serde mirasyedilik te var... — Doerul Sen. ben dU«<ln-*!im. — Eski arkadaılan da bu kadar u-nutmak olur mu? Bİr gece, bizi de davet ediver. Ferit Hikmet, baslannı çattı; sinirli sinirli gözlerini kırptstınyor| — Macit. senin saçlar-n e*armı«... Aynaya bağlığım, yüıümü mu avene ett>ğ*m yok ki... Omujlanmı kaldın-yorum: — Hİç dikkat etmedim... — Hem adamakıllı ağarmış... GüHîvorum: — İhtiyarlıyoruz... Yaş, kırka geldi... Ferit Hikmet İle beraber. di*er arkadaşlar da alâkadar olmuşlardı; — İhtiyarlık devil. Daha gençsin... — Vücudunu ymratıvorsun, azizim. Gençlik, bir daha ele geçmez. — Sonra pi*m»n olursuzs... Yürümün cİz-rilerine, esvabıma, potinlerime bakıvorlar: — Kendini iyice salvermişsin... — Rengin soluk... Yorgunsun, azizim! Ellerinden kurtulmak, buradan kaçmak istiyorum: — Bana müıaade... Ferit Hikmet'i kolundan çektim: — Seninle biraz konuşmak iıtiyo -rum. Etrafımı saranlar, hen birden şikâyete baaladdar, isyan eltileri — Giıli davet yok... Biz de İsteriz.» — Ferit Bey size söyleri — Söz ama? — Tabîl söz... Ferit Hikmet, kapıya kadar beni götürdü: — Sahİ. nerelerdesin, — teimİ dökeceğim, fakat kapics Basri Efendi İle gÖsgÖse geMİrat yutkundum, bir şey söyliyezn — Sonra anlatının. — Bir gün buluşalım... İslersen bu akşam... — Peki... SirkcciMe, oturducurmrs bir gazino vardı. Seni, orada beklerim. Vakit, çok erken... Akşama kadar ne yapmalı? Eve mi dSnsem? Yalnız kalmağa, düşünmeğe de ihtiyacım var. Ferit Hikmet'e derdimi e-çavım mı? Ya o da inanma enirle, gülerse?. Şirkette, beni Irarnlayışlarmdan da kork'"m! Bir miresvedi. memuriyet ister ini?... Al ay edecekler... (Mabedi var) Cumhuriyet ~~ 6 Kânunusani 1933:_. ¦ CH SULTAN Yazan: M. TURHAN — 6 — 0 zamanlar, aşk kaldırırrlarda dolaşamaz ve şarap, sarhoş olup sokaklarda nara atamazdı ! Simdi kafile. Anadolu valilinin ko -nağ'na doğru yurü'vordo. Leylek Murat ta. kıaa bir a n içinde dostlasmı* nldusnı atlı ile atban bir yürüyerek kafileyi takip ed<vordu. Oraya geli nceye kadar oldufru PjM el öpme meea«rmîn'n cereyan etri-pl atrada da gözünü mahut tahtıravan

dan ayıırnamıah. Yolda, tuttuğu udumla konuşur pibî aıfirllnrlitvö haM" müte-m» d iren taht'r i kadmla meşgul olmuştu. Hizmetçi mi, hanım mı olrluru belli olmıyan o pn-'-k rüllü mahlûk ta la alâkadar idi, ikidedir perdevi aralıyordu, güderini Levlek Murad'ın poa bıyıklanna. geniş aim omurlarına rblctrordu. Ba baktılar o kadar uıtal'ldı yanılıyordu İri Leylee'm yanıha'm-'a adam, far-Inn^a olamıyordu. Belki t*hfıravan i-e." ' ¦ b'i'unan diter kadınlar da bu mücr im hareket! sezemiyoHardı. Levlek Murat, ne vspaı-avmı t asa Hamı* değildi, körknriine vürövordu, "im-dilik tek bir şev ivordu: Kafile -den avnimamab'. Bu suretle rarîbedne tutuıdutv srütelin yahmmda bulunm uş olacaktı. Ondan ötesini tesadüf*, daha doeruıu bahtına bırakıvordu. derci o bahtm bu gibi erde hie te lıMufkâr olma d ıtıra biliyordu. Lâkin tahlıravan surelinin sru'ürnseven bakıdan, 'im bahtm artık merhamete geldİ*İni nbat edivordu ve Leylek Murat, aellemehüa-aelâm atıldıjn u veni maceranın hoş neticeler vereceğini umuyordu! Onunla konuşan ve onu söhre"İ Ce-Icbi'nln hizmetbirlan arasına girmece te*vik eden adam, kafilenin konuk olarak şuraya bur»vb dağıtılmasına bada-mldifi vakit yaklaştı, dini Leylek M d'ın omzuna kovdu: — Sen, dedi, benimle ble kal. Su gürültü savulsun, herkes yerine da&ıl • «m. Seni ben CelcbPn n yanına götü -rörüm, el on türün daireye yardırırım! Ba, İri bir yardımdı ve taht'ravandaki kadınlar, kendilerinin »ötürüldügü konagm harem daires irildikleri için Levlek Murad'ın badca vere ritme-sine zaten imkân d* voltu. Bu sebole tereödiı; ~." kabul etti, itnı Öbür atlının hayvanını bağladığı ahıra götürdü ve gena o adı tahsis olunan odaya girdi, silâhlarım duvara astı, aynî odada bulunan Ce'e-bi'ye mensup diğer adamlar gîbİ bir posta usandı, kılavuzunun harekete geçmesini beklemeğe koyuldu. Konva e C*m Sultan, tamamîlr zihninden si'tnmiş gîbirdi, raimi tahtrravaa gülelim düşünüyordu, onun mutlaka anlaşaca-cagına kanaat besliyordu I • a O samanlar dört be» Türk bİr araya gelince mutlaka attan, silâhtan ve sa -r astan söz açarlar Çünkü hayat, muayyen bir çerçeve İçinde geçiyordu. O tarihte kahve yoktu, tütün yoktu, oyun rane varsa da yüksek-tabakaya mahsustu. Günahlardan koku ve sea çıkmamasına çok dikkat edild iği i-çîn içki kullananlar ağırlarını jr sevda çekenler dudaklarını sımsıkı kaparlardı. Aşk k rap sarho« olup sokaklarda nara atmazdı. Hayat böyle mahdut ve hele mukayyet olanca sohbet mevzulan da tabiatile d ar! asırdı. $u kadar ki o dar mevzular, değit'Vıklrrle dohj îdi. Meselâ at mev-ruu alabildiğine rfeetd rdİ. Herkesin bir kaç ab ve her alın hir cok hikâve*! vardı! Harp mevzuu da övle idî. Her yd, ve hatta her gün arbeden bir milletin menkıbelerine nihavet mi o!ur7 Hulâsa o aamanlann yasavıpı bîrim havs alamıza atfrmıvacak şekilde idi. Be-İkteki çocuklar, nmnİden ziyade at kişnemesi, silâh şakır n hîkâveri dinlerlerdi. Gençler, ilk nes'evi cirit mr»ıl»n-lannda ve İlk heyecanı harp sahnel nde duvarlardı. Levlek Mrrrad'm da Merine kan»tıfı Sinan Pasa konaklan da avni şevleri konuluyorlardı. Kni uıumıu geniş odada birer p»*ta uzanmışlardı, çorba ve-lîncive kadar çene yansı vapıvnrlardl. n adamları dervi>lîa*e bcl-bazlamıs k;mseler o'mahln beraber »ene attan ve silâhtan anlarl ardı, savaş hikayelerinden zevk alırlardı. Çünkü onlar da Türk'tü. Zaman zaman teberlerini om gazara giderlerdi. More-dan. va Sırbistan'dan mürşitleri*» canlı ve cansız armağanlar getiri lerdi. Bu yiftİtlîge vur»"" "e bizzat yiğit adamlar, «imdi de dübirlİH vanm-'ar-dl, Midi'irnm nasıl dan. Bel -grat önünde nasıl çamısıldıeından. Mo-ra'nın nasıl »ltö«t edİMieinden. Kazıklı Voyv y ölrusÜtdİİ-fründen. Amavukluk'ta nasıl at oynatıldığından tutturarak son vanm sına har» men rer birer anlatıyorlardı. Bu anlati'ta ve dinleyişte »ökten indisine inanılan evcileri okuyanlarla dinleyenlerdeki o büyük cezbe, o derin heveean göze çarpıyordu. Rİva yoktu, mübalâğa yoktu, süs voktu. Sade t konuşuluyordu, lâkin o sadelikte sinir yaban, «Örtere ısık dolduran bir hususiyet vardı. M. .,-!» Arnavutluk-ta Abeahisar Önünde kumandan Bala -ban Bevin Ölü-dnü anlatan yolcu, göllerin bapıyarak, sesini yavaşlatarak gamlı bir terane gibi bildiklerini anlatıyordu : dinliye nler de sanki vakıayı gözlerde görüyoHarmıa snbi teessür duyuyorlardı, bambaşka bir hal alıyo ikâye sovlc İdi; — Keçi vollanndan geçtik, kayalardan atladık, uçurumlardan aştık, srüe-belâ Akcahisar'a ulaşt tli Balaban, bir teke gibi en önde gidİvnrda. Fakat ne teke?... Kaplandan yiğit, aslan dan atılgan. Onun adım atışına baktıkça imreniyorduk, mübarek adam. yürümüyordu, sıcnyordu. İ dından yol aldık, PasadagYna vardık. Yunus Beyi beklemeğe kovulduk. Onun getireeeei yold aşlarla birleşip sel ribî şehre akacaktık. Meğer Arnavutlar, Yunus Bevî pusuya dÜşSrmüder. ya Birim bu uğursuzluktan haberimiz yok. Dikenden, çakıldan parça -lan an ayaklanmışa tımar yan

ruı, la-lıçlanmııa cila veriyoruz, beklivorua. Dağa çıktığımızın sabahı, gün doğan* doğmaz, n oğlu Hızır Bey, zincirler içinde dağın ortasına getirilmemiş mi? Artık Balabandaki coşkunluğu avrusu öldürülen kurt gibi homordantyordu, sacları dimdikti, pözleri kıpkırmızıydı. Hakkı da ire vurulan Yunus, onun kardeşi, Hızır da yeğeni idi. (Mabadı var) BU6UN HERKES E L H A M R A Snemasına koşarak Muazzam programı zevkle görecektir: 1— DENİZLER DEVİ Hakiki h ayartın alınan büvük. Fransızca sözlü film. Mümessili: 6 E 0 R 6 E S BANKROFT Filme İlave olarak: 25 sene evvel bir KARAGÖZ Gecesi Oynatan: DarUlbedaylden : HAZIM Türkçe sözlü - Sarkılı 100» merto - 3 kısımlık film. istanbul borsası kapanış tiatları 5-1-933 NUKUT -İlli Londra 7U7 fiı Ne» - Yoık zil 2i3,'0 Paris 167 169^0 Milano SI* 919 Brüksel 113 117 Atloa 21,50 22,50 CeBevre 610 62ü Sofya 24.50 26 Amsierdara 6S.S0 85 Prag 117 :î» Stockholm M .18 Viyaca u »7 Maılrll IS 17 Badapcjtı 30 32 Berlin 49 50 Varşova 5» 24,50 BOkraj 21.50 2,< Bel erat 53 56 Moskova — *" Yokohama 45 49 Altı 981 928 Heddtya 32.53 PS llsnknnt 943 ?44 ÇEKLER Ad ÜŞ K^Pir.ij Lgssdra roıtjı 707 Ne w York 0,471508 0,4715 Parts 12.00 12,1-3 Mllaro O.l'-I 9.İ0S5 BrükıcI 3..1925 3.30885 Atina SS.22 «:,«2 Centvra 3.4470 2,44375 Sofya 64,93 64.93 Aımtcrdam 1.17*7 I/7Î5 ttae 15.88 15.88 Stockholm lr.5925 2.5938 Vlyna 4,0225 4,0 25 Madrtt 5.7083 3.7682 Berlin 1.96 1.9:625 Vorîova 4,10 4,90 Bod peıte 3J87S 8.5875 Bflkrcs 80.245 80,245

Bclerat 54,795 34.795 Yokohama %W0 9.9870 Moskova '093.- t rıs. ESHAM Açttış KSnSni5 İş Pankaiı 10 IU A. Şimendiferi 23,40 23.40 Tramvay Bomorıü- Nektar Terkos Balyı İSTİKRAZLAR AÇ'1'? Kapanış İstikrazı DahlM Sark slmendlteri 5.60 5.60 PUyunn Mav. 59.25 59,50 Gümrük Saydı M ahi Bağdat Ask'riye TAHVİLÂT Açıl'S Kspınıl Elektrik Şirketi Tramvay • "I uıel Rıhtım . Atıadohı (!) 42,50 42,30 Ana dola (2) 42.50 42,30 Anadolu (3) A. Mümessil 46.05 GÜNAHKAR KIZ MARCF.LLK ROMEE - JEAN G^BIN - ANDRK LUGUET Düşmüş havât girdabının sürüklediği b duygularını rahlil ve aşkla vazife arasında bir raücsd-lei ruhivevi gAstereu çok heyecanlı bi eser. ARTİSTİK ve OPERA sincmslanndi Yakında ayni zamanda üösterilecektir. Dahilî istikraz Tahvilleri... Satışlar tamamen ih -tiyarî olacaktır Ankara 5— Ergani madenîni işlet -mek için yapılacak dahili İstikraza dair layiha gelecek haf ta Heyeti Vekileden Meclise verilerek İn* tatilinden evvel intaç olunacak ve tahvill er nihayet İki av sonra piyasava çıkarılacaktır. Tah -vülerin salısı ihtiyari olacak. Devlet kası hisselerinde olduğu gibi memurlar tahvil almağa davet edîlmiye-cektir. Halk için bank alar taksitle satış yapacaklardır. Bazı küçük sermayelerin istifadesi İçin 20 liralık tahvill k. 100 - 500 - 1000 er liralık olacaktır. Tahvillerin her sene 180 bin lira ikramiyesi olacak ve büyük ikramiyeyi kazanan 30.0 00 lira atacaktır. Ergani yolunda ikmal edilecek demiryolu 85 kilometre kalmıştır. Hükümet bu istikrazdan alacağı neticelere göre ileride nafıa idleri için dahili İstikrazlar a ni derpiş edecektir. Rus sefaretinin çay ziyafeti Ankara S (Telefonla)— Rus aefa-reti bu akşam burada sefaret binasında gazetecilere bir çay ziyafeti vermiştir. Gümüş mamulâtın ihracı için müsaade isteniyor Kuyumcular teşebbüslere giriştiler, «memlekete para girecek» diyorlar Gümüş iflerl yapan ve bunların sa -lt*ile meşgul olan esnaf, bu mamulât'O ihracına müsaade ol ası için teseb-I' "¦ bulımmakt-dır. Malûm olduğu üzere gümüş ve altının ihracı memnudur. Ancak son za -marnlarda srBmUs piyasasın -de düşkün olması, bazı devletleri gömüş ¦ BZfSBMavAssıt kovm*k -övle dursun, gttmüsün ithali ararına sevketmiştir. Alâkadarların bu husustr'- ¦"X'ai na»--s *udur: «— Gümüş gümrükten g**w» va ne kadar gümüş almışsak, o mibtar gümÜa işi ibra* edebilelim. Bu

in bırakacağı fark memlebetimİTde kalmış olacakta*. Esasen Başvekil P». H». de ver'i m-'l«r * 't r!»a -retlerinde bu nobtn üzerinde izahat al-mi'lar, el emeğinin mem'eketimİse nara g etİrmeamin muvafık olacağı muta -Irasında hu'unmudardır. Bu suretle verilecek bir karar kaçak e geçecektir. Burada mecidiye üe birlikte gümüş frank wm Bulgar parası eritil -mektedir. Gümüş gümrükten aJınaca -gından ve ûSr»c«ı la cağmdan b* kftmHe bir kısım varidat ta temin edilmiş olacaktır. Vaziye»;« garin bîr tarafı da sudur: Gümüşün ihracı memnu olmakla beni • ber buraya gelen ecn yahlar pekâlâ srÜmüs ve saîravi »rl-ıir- s*lın alarak memleketlerine götürmektedirler. Bunlar aldıktan zaman ekseriyetle madenînin gümUş olmasm -dan ziyade aan'atkârane yapılışına ve ant a ehemmiyet vermektediHer. Böyle olunca gümüş masonatm en İşe yararlan memleketten dışan çıkm Gömüş masnuahn ihraerna bir şekil bulundufrn takdirde bilhassa Surive. Filistin ve Mısır'a s atış yapmak mümkün olacak, rağbetsizlik yüzünden sönmeğe yöz tutan bir san'at ta belini doğru cektir.s Türk - Yunan ticarî IMüzakeratı başladı Atina 5 (Hulusi)— Türkiye - Yanan tiearet mübadelesini tanrım et -mek üzere burada bulunan Türk heye-tfle resmî müzakerat dün başlamıştır. Türk berelini te«kî| rdm F"is, Ce -mal ve Vehbi ve Halil Mithat Beylerle Yunan resmî hey eti arasmda cereyan eden Ük müzakerat mü<lesna bİr sa • mîmîvet İçinde germiştir. İlk celse baklandaki intibaı aorutan Halil Mithat Bey mörakerahn iki tarafın hiî'nü niyeti s ayesinde iri bİr neti -ceye iktiran edeceğinden emin bulunduğunu ¦ ö'lrm-lir. Türk - Yanan dostluğu Atİna S (Hususî)— Hükümet fırkasının mürevvicİ efkân (Kahmerini) gazetesi yeni sene münasebet an ricali arasında teati edilen tebrik Ularrallan vesilesi!* cok hararetli ve eher rurûyeth bir makale neyreykt -mistir. Gazete, Türk - Yunan münaıebatj -nm gün geçtikçe daha ciddî ve samimî bir «ekil almakta olduğ ahset -mebte ve iki komşu milletin kardeşlik munasebatında daha büyük zafeder kazanmasını ve aşlanılmış olan ticaret mübadelesi mes'elesinin pek yakında tam bİr itilâfla neticelenmesini enni eylemektedir. .zmir'den son ihracat İzmir Ticaret Odasından, İhracat Ofisine gelen malûmata nazaran son hafta içinde İzmir'den m uhtelif ecnebi limanlarına 782 ton tütün, 788 ton palamut, 66 ton palamut hulâsası, 432 ki lo meyankökü, 1452 kilo da afyon İhraç edilmiştir. Galatasaray t caret kısmı mezunlarının içtimai Galatasaray ticaret ve bankacılık kısmı mezunları birliğinin Beyoğlu'n-daki merkez binasında saat onda bir toplantı yapılacaktır. Bu içtimaa birliğe aza olaun olmasın bütUn ticaret kıam unları iştirak edeceklerdir. Içtimada ticaret kısmı vc mezunları alâkadar eden mea'eleler gör ir. Fransa'nın yeni kontenjan listesi Fransa hükümeti 1933 senesi kânunusani, şubat ve mart aylarına mahaua 3 aylık kontenjan tiat eaini neşretmiştîr. Bu liatede koyun derisinden memleketimize 1075 kental hisse tefrik edilmiştir. Adi kereste için de 24 tonluk hisse ayrılmıştır. Hisse tefrik edilraiyen yumurt a kontenjanı I4S bin, arpa 225 bin ve kepek 201 bin kentaldir. 9 numaralı kararname tasdik edildi Ankara -5 (A.A.) — Türk parası kıymetini koruma kanuna göre hazırlanan ve vekiller heyetinin 2/1/ 933 tarihli toplanışında görüşülerek kabul edilen 9 sayılı kararname bugünkü Resmi Gaıe . Oda Heyetinin içtimai Ticaret Odası idare heyeti dün öğleden sonra toplanmış ve akşam geç vakte kadar mUzakeratta b nmuştur. Sanayi Kredi Bankası kanununun tatbikına geçiliyor Ankara'dan verilen malûmata göre Sanayi ve Kredi bankası kanununun tatbikatına 14 kânunusa niden itibaren başlanacaktır. Bu tarihten sonra gelecek makine ve yedek parçalar ancak İktisat Vekâletinin mu-vnfakatile kontenjan narıcı gıreoı -lecektir. Sanayi Ofisi İşi şimdil hir edilecek ve onun vazifelerini Sanayi Bankası idare edecektir. Na -zilli ve Kay aeri'de yapılacak men -sucat fabrikaları da banka idaresine verilecektir. Eskişehir'de kurulacak şeker fabrikası hükümetin olacak, yalnız Ziraat ve İş Bankaları his • aedar seklin rak edeceklerdir. 25 milyonluk gümüş para çıkarılacak Gümüş para darbına dair olan ka* nun lâyihası Meclise sevkedilmek üzeredir Bu kanunla hükümet isten, 25 milyon liralık gümüş para darbına salâhiyet İ at emektedir.

Kazanç vergsi lâyihası Ankara 5— Bütçe Encümeni cn * mart esi günü, kazanç vergisi lâyiha -undaki tetkİkatını İkmal Lâyihada mükellefler lehine eaasb tadilât yapılmaktadır. t—ETUAL SİNEMASI—1 Yarın matinelerden itibaren I SAADET ŞARKISI 6 i T T A A L P A R GUSTAV FROHLICH — TARZAN — <5L©!RYA SİNEMASINDA Kemali muvaffakiyetle devam ediyor. BuşTün ¦!¦( 11 de tenzillrlı f^stlarlş matine âJ 0 ORTA MEKTEPTEN" EMİL ve ARKADAŞLARI 10(10 çocuk size neşe veriyor. Siz de görünüz si/, de alkışlayınız. İlâveten : Radyo dünya ha |> Bu ün saat II dc tenzilatlı matine *«f| Bu akşamki program -Tercih ediniz:I.A TtPZtG : 20.05 — Le Vıi--<(m - fantâme <Wagnrr). PARİS fPoste-Parisin). VİYANA I 2145 — Genevleves de Brahant (Offen-bach). 20.05 — Anatune (Operet). İSTANBUL.! 18 Kemal Niyazi Bey ve arkadaşları tarafından saz - i'ı orkestra konseri - 20 saz: (Belkıs H.) - 30,30 hanımlar saz heyetinin konseri - 31.30 tekrar orkestra konseri - sonr a: Ajans, Borsa haberleri ve saat ayan - 33.30 aaz: iDaröftalim hareli». BERLİN. 1645 konser • 17.45 martlar vo şartılar-19.25 dini musiki . 19.15 hafif musiki -21,10 serenat - 30.40 konser - 31.05 Morg ¦otağında İki cinayet) f. Petfâan naklen piyes - 32.05 havadisler ve dans havalan. VİYANA: 18,45 hafir musiki - 18.25 tefrika - 19,30 viyolonsel solo - 20,05 > .1 ¦ operet 22.45 hafif musiki. BUDAPEŞTE 18.05 Macar halk havalan - 1930 orkestra konseri - 20J5 bir komedi - 32.20 bir k ahveden naklen dans musikisi ROMA t 19.35 gramofon plaklar» neşriyatı -30.50 muhtelif musiki - 21 15 bir komedi -22.05 kon ser: IRottlni, Mo%rogin. Afoasc* neti . VARŞOVA 1 17.05 solo konserleri - ıb.05 ham mım-ks - 20,30 senfonik .konser - 23.05 dans musik isi. LAYPZİG 1 18.25 konser - 17.35 kitap Dansı - 19.05 konferans - 20.05 Its VaUıtau Fantâme) VTagne fln üç perdelik ooerası - 33.05 havadisler re konser. BELGRAT: 19.05 tiyatro - 19.35 d in! şarkılar - 2u « tiyatro - 21,05 havadisler. Zayi İstanbul lisesi birinci devreden aldığını şehadetnamcyl zayi ettim. Yenisini alacağımdan hükm r. Ankara Divanı Muhasebat memurlarından Salim Hakkı bugün istanbul Beledi esi ««i5;o Şehir Tiyatrosu " SLoVAnE narölhed-vl temsilleri umo ıırıırıiı Tarihi fcomedi ||||!| Yazan: Musahip I IHI I Zsde Celâl Hey >l| !' UMUMA 'il lııııııııP1 Ertugrul Sadettin T. A. T Ku gece Kadıköy Kusdi Tiyatrosunda OTELLO W Kadıköy Süreyya Sinemasında l/alek evleniyor Andre Luguet, Jeanne Hclblîng Fransızca sözlü Her akşam ilâveten:

Köpekler mektebi Yalnız köpekler tarafından oynanılan Üsküdar Hâle sinemasında Sesli, Sözlü, Şarkılı Aşka Tövbe Mümessili: Lilyan Harvey. İlâveten: Halihazır Dünya havadisleri. GLORYA'li 11 İkincil: An tın, çar;smba aksamı Sineros ve MÜNİR NURETTİN KONSERİ Yeni ve güzel programile Haftanın en büyük ranvalfa -klye'inj kazınacağı belli idi; JOHN 6ILBERY - RENEE AOOREE BÜYÜK RESMİ GEÇİT Fîlrn'nde mnvaffsVivcitcrini ASRÎ SİNEMADA G'dip görünüz. Bugün matineler saai I den İtibaren Bu pazar akşamından itibaren M A J İ K SİNEMASINDA LiLY DAMiTA - ADOLPHE MENJOU SFENKS KONUŞTU Maurice Decobra'nın son romanlarından : Aşk - ihtiras - Heyecan ve şehvet filmi. 9999994 ¦6 Kânunusani 1^33" 'Cumhuriyet Sinemalarda yeni filimler Bu hafta ekseriyati facialar İki Yüzlü Adam Melek'le «İki YûzlÜ Adam» R. L. Stevenson namında bir muharriririn eserinden iktibas olunmuştur. Bunda on sene evvel de sessiz olarak çevrilmişti. Mevzu ehem • miv^fli. teferruatı da seyirci leri alâkadar edecek bir «eklide ol d usu için er geç setli ve sözlü olarak ta yanılacağı muh tı. Bu iai Amerika'daki rejisör -terden ailen Ermeni olan Ronen Ma • fnu'vsn deruhde e tti. Si'via Sid»ev ile Gary Coooer'm oynadığı «Tehlikeli yo"-r. da iktidarını İleme tamimi» o Rupen bu bordelâvı da güzel idare etmiştir. «İki yüzlü adam* m anlatmağı kastetti»! nazarİve dir, bir kere onu izah ed-''m- Doktor Jecbvtl Londralı meşhur bir â'İmdir. Mevcudi-ye'-f "trâ» kavi Mi zarfı gibi *5->""»n vö-fl,|"1,;'ün hakikatte gayrimaddi nemli bîr sisten başka olmadığına ka^dir. Ona gö»e dünvada irilik fenalık bu'ımmadığı gibi herkes te iki şahsiyet* Doktor JeckvH pek te yeni bir fikir b'mrvan bo nazariveye sade taraftar blm«kla ka lmamış, insandaki bu iki şah-nveti ayn am yaşatmak usulünü de bs-'masrur. Nitekim istediği za an alelade n«*-k ve kibar bir l^sm Do*ı*ne Jeekyll belinde rezdiği gîbi arzu ettiği Vakît te Mİ«ter Hvde seklinde korkunç bîr canavar kıyafetin! alıyor. Sık sık şah""—»mî ı;™.*. o kadar alışıyor kî Doktor JeckvtTde ber rün biraz da MUter H*de o*mak adeta Irki »e cigara gibi bir tiryakilik husule geti -riyor. Doktor tefhim sah «"»etlerden bîri -nîn kızı île nişanlıdır. Bir gece sokakta zav»'lı serseri asgelivor. Ona bîmave ve tedavi etmek maksadîle trvine kadar refskat ed">*or ve bu k a -dini sevmese başlıyor. Fakat onun va-Bında geçirdiği raman'ar ekserîva Mîs-ter Hvde'dîr. Z m, korkunç bîr adamdır. Biçareye yanmadık eziyet bırak -mıyor. Kamçı darbesîle her tarafmı li dryor. Hatta ksdm be haini gelin Doktor Jecbyll'ken bizzat kendisine şil '¦«'¦r ediyor. Bu şahıîvet tebeddü'leri sevdîîî ka-dmı Öldü- m- v- ve nîıanlın île evlen -m* mera ""mine »iediror. Nîhavet Mister Hyde Doktor Jeck-n'in de kanma giriyor. ¦İkİ Yüzlü Adam* m rejisi ne kadar İyi isa aktöler de o derece meharrtli oy-namıılardrr. Dokt ekvT| v» M^ter Hyde'yi temsil eden Fredrick March hem yakışık1! bîr edam. hem de kuvvetli bir artisttir. Maddi ve ruhi makiyajını şahsiyet tebeddüllerinde mükemmel bir su-rette kul lanıyor. Rose H s hart mütevazı ve sekin ba- nişanlıdır. Miriam Hop -kins'e gelince zannediy orum ki düşkün kadın rollerinî temsilde pek yakında Greta Garbo ve Mailene Dictrich İle boy Ö Dekorlar da fena değildir. Yalnız Londra sokakları dive gösterilen yeıler daha ziyade bir Alman şehrini •r diriyor. Güzellik Kraliçesinin Milyoner Kocası Onera'da B» fîlîm ebedi bir meseleyi münakaşa etmektedir. Saadet, şöhret veya parada mı mündemiçtir, y v» gÖ . nü' rahatlığında mı? Miller isminde güzel bir kızm büfin gayesi zengin bir koca bulmaktır. Miller bîr otomobil

gezintisi esnasında bir de'ikentınm taarruzuna uğruyor. Güç halle bu mütecevî-in elinden kurt lup kırlara kaçıvor. Bir tren »eçerken lo -komotiften kızcağızı görüyorlar. Lokomotifi idare makinist Kelle» biearevi lokomotife a'ıvor. GilzrH'ği barşısmda nihayetsiz bîr meetubiyet d u-yer.k U*a âssk o'—o». Mîller d- maki -nişte lakayt değildir. Fakat evlenmeği aklına bDe get iyor. Çünkü emeli bir milvnner koeava varmaktır. Nihayet M^'er dÜnva gürel! serHiyor ve bu sayede Norton isminde zengin bir adamla ev lenîvrje. Hevhat aradan çok geçmeden felâket başgöıteriyor. Çünkü Norton taret kaba ve cankın dır. Hatta başka kadınlarla ggeaaMİCsj dUştlp kalkmasına bîr mâni teşkil ettiMerih ile muhabere Teşebbüsleri I Yeniden canlandı j - Oeorge Baneroft, Prance* Dee. Jullette Compton «Denişler Devi» nde. 9 -.Güzellik tCr ttltçeslnln milyoner kocası» ndan bir sahne. 3 - Jean Murat sT7 numaralı ev» de. 4 - « tkl yü lü adara» dan bir sahne. 5 - LUy Damlta ve Von Şlrohelm Sfenks konuştu» da. kardeşine âşık olur. Kendisi İsmini berbat eden sahtekârı da zabıtaya haber verir. Dolandırıc ahtekârlıkları yapanın kendi olmadığını herkese »bat ederek sevgili sile evleniyor. Bu filimde bas roller Jean Murst, Susy Picrson, Leon Bnry taraflarından oynanmıştır. ği İçin Miller'i öldürmeği bile göze almıştır. Bir gün gene böyle hiddetu' bîr ânında karısını vahşi hayvanlara parçalatmak isterken Miller' en bir hiz -metçi Norton'u Öldürüyor. O aralık makinist Keller de bir çok işlere girişmiş ve mühimce bir para kazanmışta*. Binaenal artık evlenmelerine hiç bir mâni kalmıyor. Miller rolünü Jean Bennett güzel oynuyor. Denizler Devi Elhamra'da «Denizler Devi» nin mevzuu maruf İngiliz ediplerinden Charles Dickens'in bir eserinden alınmıştır. Fakat oldukça değiştirilmiş, daha faciavi bir şekle sokulmuştur. Brock TrumbuII yedi göbek ecdattan kalma bir gemi tezgâhının sahibidir. Yegâne gayesi bir erkek evlât babası ol -mak ve onu bu müesseseye hayırlı bir halef olarak bırakmaktır. Bu emel Brock'u kansı ve kızı De hiç alâkadar olmryaeak derecede egoist yapmıştır. Neyse ikinci çocuğ tir. Faka) ne yazık kî bu istediği gibî iri yarı, gürbüz bir delikanlı olarak ye ti erae mist Hele gemi tezgâhı işletmeğe ise hiç temayülü yoktur. Hulyaperets ve şair bir çocuk -tur. Nit bu fazla hassasiyet! yüzünden bir gün hafif bîr hastalık onu alıp götürüyor. Karısı da vaktil kollejdeki kızmı her türlü şefkatten mahrum yapayalnız bırakarak Avrupa'ya gidiyor ve oradan geçn bir kadınla evlenmiş olarak dönüyor. Kız bundan duyduğu teessürle Joe VVarren is -nünde tezgâh sahibine van -yor. Brock Joe'nin kendi rakibi olduktan maada bîr de kızmı elinden almasına hiddetleniyor. O nu iflâsa sürüklemek için bîr takım delice işlere girişiyor. Fakat kendisi müşkül mevkie düşü iyette gören genç kansı da şahsi servetini olsun kurtarmak için ayrılıyor. Yalnız basına kalınca zavallılığını an-Iıyan Brock'u kızı himaye ediyor. Babası! e kocasının rleştiriyor. Brock ta kızının erkek evlâdının ken dine hayırlı bir halef olacağını ümit e-der luyor. Hodgâm bîr erkek olan Brock'un şahsiyeti George Baneroft tarafından çok hrl canlan d in! m istir. Robert Ames oğlu Joe'yi Franscs Dee kızı Ann'ı hassesi -yetle temsil ediyorlar. Rejisör Jhon CromweIl kordelâyı güzel idare etmiştir. Bilhassa iki ölüm ve Brock'un iflâsı sa ri pek iyidir. 77 Numaralı Ev Artıst'k'te «77 Numaralı Ev» yan hîssî komedi yarı zabıta sergüzeşti olan bir fVimdîr. Mevzuu basit fakat caziptir: Baron dö Kiev zengin ve yakışıklı bir gençtir. Hayatta en büyük akı gezmek, se -ysbat etmektir, Kiev uzak memleketlerde dolaşırken Fransa'deki villâsını boş akmıştır. Sergüzeşt peşînde koşan serseri bir genç te villâya yerleşmiş, kendisini herkese Ba larak tanıtmıştır. Bundan maada bu genç diğer bir çok do'andıncı'ıklar, sahtekârlıklar da yap-maktadır. Hatta Pİ inde birinin kumarda mahvolmasına sebebiyet vermiştir. Piyer'İn bîr de kızkardcsî vardır. Güz terbiyeli, şirin bir taze... Bu genç kız, kardeşini sanlığı panlış yoldan döndürmeğe çalışmaktadır. Tam bu şuada villânın hakîki sahibi Baron dö Kiev çıkagelir. Piyer'in kız Sfenks Konuştu

Majik'te Pazar günü aksamından itibaren Majik'te gösterilmeğe başlanacak olan Sfenks Konuştu» filmi Ma ce Dekob-ra'run ayni isimdeki romanından iktibas olunmuştur. Mevzuu kısmen Londra'da kıs men de şimali Hindistan'da geçiyor. Londra'nın kihar âlemine mensup yüz -bası Roberts Hindis tan'daki askeri kıtalardan birine tayin olunuyor. Rober-ts'în Londra'da iken seviştiği k adın miralay Sanrito'nun karışıdır. Bu adam porselen kolleksıyonu yapmağa merak • Iıdc Karısı ak kıymettar bir porselen parçası kadar ehemmiyet ve ¦ rir. Onu ötekinden berikinden para çe kmek için kullanmayı da kendisine bir zevk v» m<-'l-k edinmiştir. Kadın bîr narca muhalefet gösterecek olsa ona bin türlü eziyet etmekten, hatta ktrbeç'a -maktan çekinmez. Nrte*""m v ushaaı Ro-berts'i giderayak S bîn İngiliz lirası sızdırmıştır. Zaval'ı kadın artık bu hayattan hık -tığı için Roberts'e kendîsîni de birlikte alıp götürmesi r. Fakat Roberts ona şu nasihati verir: — Kocandan avnlmağa çalış ve be -nim dönüşümü bekle 1 Artık Londra'dan uzaktayız. Robert'i Hindistan'ın Efganistan hududunda gö • riivoruz. Kıt'ay a yeni gelen genç bozabilin Nikol'Un de vaktîle mirala» San-gito'nun kansı ve Roberts'în s evgilisi De seviştiği anlaşılır. Roberts üe Nikol arasmda müthiş bir münafetet baagöste -rir. ve husumet ancak İkisinin de harpte yaralanmasîle zail olur. O vakit ikisi de müştereke n bu kadının mektuplarına cevap vermemeği ve onunla alâkadar olmamağı kararlaştırırlar. Fakat ikisi birlikte Londra'ya dön -dükleri zaman is gene değişir. Kadına bir jenera'in da vetinde tesadüf ederler. Onlar Hindistan'da iken Sangrito hîz -metçîlerinden birî tarafından öldürül -mü", kadın da Roberts'ten haber alamadığı İçin bir başkasİle nişanlanmıştır. Simdİ r. Kadının kalbinde Roberts'e karsı mevcut aşkı tekrar uvandığı gibi Nicol ile Roberts arasın düşmanlık ta taıelenmişlir. Hatta genç »ahit yüzbaşıyı öldürmeğe bile ka'kar. Fakat ikisinin kuvveti anlaşılınca oradan yeni nişanlı İle beraber Nicol de çekilir. Adolph Menjou yüzbaşı Roberts'i şimdiye kadar kendisinde hiç görülme -mi" bir ciddiyet ve meh relle oynuyor. «San Vesika» filminin kahramanı I au -rence Olivîer de Nİkol'ü iyi yaşatıyor. Stroheim, bilekâr, mUrai, desise-ci bir Sangri'o'dur. Bu korde'âda bühas-aa Lily Dami ta pek güzel, çok cazip va rolüne mtithİs hikimdir. Büyük Resmi Geçit ftsr^e_ Bu hafls Asri sinemada aessis tıımın en ııv.--.fim eserlerinden biri olan «Büyük Resmİgeçit» dirilmiş kop -yen geçiyor. Başrolleri Jhon G il bert ve Ren» Adore oynuyorlar. Rejisör Kin» VVidor bo kordeUde sahne vazİ -liginin bütün kudretini göstermiştir- Bilhassa ham sahneler i çok kuvvetli ve heyecanlıdır. ingiliz âlimleri yeni tec -rübelere hazırlanıyorlar İnsanlarda Ötedenberi ölmek bîlmi -yen bîr arzu varsa o da kendi dünyalarından ayn bir alemle Isaretlesebil -mek, konuşabilmek arzusudur. Bu cümleden olarak son zamanda İngiltere'd e Mer=h yıldızı île muhabere e'm-k meselesi yeniden canlanmıştır. Fizik ve ilmi nücum mütehas k İngiliz âlimleri bu mes'eleye ehemmiyet ver -misler ve İki grupa aynlarak yakın bîr isti kbalde İki tecrübe yapmağa hazır -la »mı si ardır. Birinci âlim takımı Merih'e, şimdive kadar bîr mislî vücude getirilmemiş, harîku lâde Inrvvet vasıtasile haber gKnderrnek mvetlndedir. Bunun için İngiltere'nin Birmingham'daki meşhu r bîr adese imalâthanesine, büyük deniz fenerleri sisteminde, fakat bunlardan çok daha kuv veti! uc projektör ısmarlan -mıstrr. ProJektor'-rden întisar edecek olan ziva huzmeleri yakın bir mesafede birleşecek ve tek bîr huzme halinde Merih yoluna uzanacaklardır. B u ısdt 15 milvar mumluk gibi «örülmemiş bîr kuvvete malik olacaktır. Bu kuvvetin Me rih Re ar mızdaki 50 milvon küometro-luk mesafevi aşmağa kâfi geleceği tıe-sao edilmîs'îr. Adeseler vie>r'dekî Jtmtrfraa (Jjmgfrav) tepesine yerleş -tirilecektir. Birmingham fabrikaların da imal edilmekte olan adeseler bitip te alakadar grup tarafından îcap eden müsaade alınınca derhal faaliyete başla -nacaktır. Bu îtle meşgul âlimlerden înrillere mîllî fizik mö'-sînd-n M. Harrv Prire, Matin gazetesinin dra muhabirine şu beyanatla bulunmuştur: «— Çok defa kuw-tlî bîr teleskonla Merih'i tetkik ettim. Burada bizimkinden çok kısa devam ed n bir hayat vardır. Bîzim îlkr—hara tekabül eden devirde komşu yıldızda, yaz yaklaştıkça yava nen bîr takım noktalar görünüyor. Bunlar laşm bütün bütün ortadan kayboluyorlar. Demek nebatî hakkaktır. Şu halde su -ym da meveudîveti lâ»*mdır: zira Merih dağlarının zirveleri kısın bem eri halde bu beyazlık yazın kavboluvor. Bu da bize karların eri -d!;"nî «fösferir. P"»"-ı bun naran i -titanı alınırsa Merih'te suda yaşryan mahlûkların mevcut olduğunu kabul etmek icap der. MerüS, görünüşe nazaran kimyevî te-rekkübah bizimkine çok benzîven bîr hara tabakasîle muhatt

e bizim gibî zekâya malik mahlûkların mev-eud:'*»tini bur"'t"n iddia ed'voruz. Göndereceğimiz ziyanın bu mah -lûklara kadar gideceğini ve onlarm bize mukabil bir işaret ve receklerini ü -mît ediyorum.* tam asıl eario tarafı ba han>l*»tîn ihdasında bir takım ıpritelerin [1] fsnîrîtı m!}'¦'• m bi malanın*. Bu adamlar Merih île Occultisme [2] (okültism) vasıtasile münasebette bulur-'"'«'«n iddi- etm-Wedî''er. İkinci grup iki fizik âleminden, bir mucitten ve bir elektrik mühendisinden mürekkeptir. Bunlar da İngiltere'nin tanınmış şahsiyetleridir; Merih île bîr medyum vasıtasile görüşmüşle Bu grup Merih'e radyo telerafı ile m »ha her* ve oı"-\m«5İ k-rar'"<trrm">-r. Bunun irin Ku tbu Şimalî intihap edil -mistir. Merih ile hali İrtbatta bulunan medyum yıldız hakkmda bir çok ma -l'"m-t ortaya atm«hr. B'mlara bazı â -1 imler înanmamışlarsa da inananları da olmuşt Netice itibarile bu İki tecrübeden birincisi İngiltere fen âlemini çok alâ -kadar etmektedir . İkincisine gelince gerçi bu da tecrübedir ama fen nokta! nazarından büyük bir ehemmîyet_ uy n -dırmamıstır. Eşref Şefik Bey hâdisesi Galatasaraylılar elli imzalı bir takrir ile kongrenin içtimaa davetini istiyorlar Beşiktaş kulübü idare heyeti Eşref Şefik Beye umumî kaptanlığı deruhte etmesini teklif etti Spritizma yapan adam. Gaipten haber verme Galatasaray kulUbü idare heyeti tarafından Eşref Şefik Bey hakkında verilen karar kulüp mens upları arasmda alâka ve heyecan uyandırmıştır. Kulüp mensupları kulüp heyeti umumiyesİnin müstacelen içtimaa davet! İçin aralannda 50 imza t lıyarak bir takrir tanzim etmişlerdir. Bunun hir suretini vilâyete, bir su -retini de kulüp idare heyetine vereceklerdir. Takririn sureti şudur: «Biz aşağıda imzalan mevzu Galatasaray terbiyei bedeniye kulübü mensup an kulübümüz heyeti u-mumiyesinin müstacelen içtimaa da~ vetini talep ve rica ederiz. İşbu takririmiz biri makamı âlii vilâyete, bîri kulübümüz îdare heyetine takdim edilmek üzere olarak tanzim ve İmza edilmiştir.» Bu suretle yakında toplanacağı tabii olan kongrenin fevkalâde hararetli olacağı tahmin edilm ektedir. O kadar ki, kulüpten kaydı terkin dilen Eşref Şefik Bey hakkındaki karann hemen t aslıİhîle kendisinin kongre riyasetine intihap edilmesi bîle müsteb'at görülmemektedir. Beşiktaş kulObO,Eş.ef Şefik Bey umumî kaptan yapmak istiyori Eşref Şefİk Beyin Beşiktaş kulübü umumî futbol kaptanlığını ka • bul etmesi için kendisine mü lmuştur. Beşiktaş kulu -bü idare heyeti, bu hususta bir içtima yaparak, rahatsız bulunan umu mi kaptan Ahmet Şerafettin Beyin ia-deî afiyet edincîye kadar umumî kaptanlığı kabul etmesini Eşref Şefik Beyden ricaya karar vermiştir. U-mumî kaptan vekili Zîya Bey ve diğer bir refiki nden mürekkep bir heyet dün Eşref Şefik Beyi «iyaret ederek keyfiyeti iblâğ etmiştir. Eşref Şefik Bey ruhan ve hissen Galatesaray'lı olduğunu ve bir idare heyetinin ceffelkal em verdiği bir kararla kulübünden ayrılamıyaca -ğını söylemiş, Beşiktaş'ın kendî hakkında gös ccühten mütehassis olduğunu bildirmiştir. Galalasaray idare heyetinin bir izahnamesı Galatasaray kulübü idare heye -tinin kararîle kulüpten kaydı terkin edilen Eşref Şefik Beyin aruz kaldığı bu haksız hareket hakkında, gazetelerde vaki olan neşriyat üzerine Ga'atasaray k lübü idare he • yeti bîr izah name tanzim etmiştir. Galatasaray kulübü idare heyeti reisi ve mektep müdürü Fethi Bey tarafından dün idarehanemize getirilen bu izahnamede gazetelerin heı nedense Eşref Şefik Beyi müdafaa ettiklerinden şikâyet e dilmekte bu karann idare heyetinin tenkide tahammül edemediği için değil, İni -lüpte disipli nsizlik husule getirdiği için verildiği ve idare heyetinin her vakit tenkitlere tahammül ettiği bu kararn bütün Galatasaraylıların hakiki intialleri üzerine ittihaz edil -diği bildi ilmekte ve denîhvıekte -dİr ki: • Bir çeyrek asırdan fazla bir varlığa malik olan ve memleketimizde tarihi rolünü şeref ve mu fakı -yelle başaran Galalasaray spor kulübü bu sene futbol şubesinde bir muvaffakiyet elde edememiş ise bunun sebebini idare heyetinde değil, ancak Galatasaraylıların zamanı gelinc e kendi aralannda teşrih edecekleri sebeplerde ve âmillerde aramak lâzımdır. Bu bir aile işi dir. Hulâsa Galatasaray spor kulübü idare heyeti Eşref Şefik Beyi kulüpten çıkardı îse bunu sırf d muhafaza etmek ve san kırmızılılar arasında muhabbet ve samimiyet e -saslarına müstenit ve pe kıymetli an'aneyi vikaye eylemek için yap -m ıştır. İdare heyeti bu karann kuvvetli ve çok haklı sebeplerini her laman ve her yerde Isbata hazırdır.»

Bugünkü lik maçlan Bugün Takaîm stadyomunda ve Fenerbahçe stadyomunda lik maç ¦ larına devam edilecektir. Taksi mde Vefa - Beykoz takımlarile ikinci kümeye mensup Beylerbeyi . Kasımpaşa takınılan karşılaşa rdır. Vefa - Beykoz maçı, geçen hafta Bey-koz'lularm Süteymaniye'ye karşı aldıktan güzel neti marş ente -resan bir mahiyet almıştır. Fenerbahçe stadyomunda da Fenerbahçe - Süleymaniye takımlarile ikinci kümeye mensup Anadol u -Eyüp takımları karşılaşacaklardır. Galatasaray'ı mağlûp eden, fakat Beykoz'a yenilen Süleymaniye takımının, Fenerbahçe'nin karşı bir netice alacağı da merakla beklenmektedir. Fenerbahçe sahasında sabahleyin «Cumhuriyet futbol liki» ne de devam edilecektir. İlk müsabaka saat 9 da Fenerbahçe - Kasımpaşa gençleri arasında, ikinci müsabaka da saat 10 d a -latasaray - Beşiktaş gençleri ara " sinde yapılacaktır. Alhnordu ezasına Altınordu İdare heyetinden: Al tu» ordu idman yurdu kwıgresl II W cuma nünü en sonra saat ikide toplanacağından usların teşrifleri rica olunur. Kutup seyahati Darülfünunda mühim bir konferans verildi Amiral Bird ila beraber Kutbu cenubî seya -hatîne iştirak e -den Amerika'lı M. Pa ul Sypal dün saat 16 da Darülfünun kon ferans salonun -da bu seyahate ail bir ko nferans vermiştir. Kon -feransta profe -sörlerden, tale belerden roürek M. Paul Syp al kep kalabalık bir aamiin kütlesi hasır bulunmuştur. M. Paul Sypal İki saat süren konferansında seyahat intibalarıni an . latmsş, kendi ihtisası dahilinde bulunması itibarile kulüp hayvanlan Bir hava şehidi... İsmet Paşa acıklı bir taziye mektubu yolladı Genç tayyarecilerimizden yüzbaşı Galip Bey bir basa neticesinde şehit olmuştur. Bu mUnasebet le Başvekil İsmet Paşa, tayyare kumandanı Celâl Beye bir mektup göndermiş ve teessürlerini pe amimi bİr surette bildirmişlerdir. İsmet Paşa mektubunun sonunda demişlerdir ki: s— Kurbanlarımız arttıkça ira -demiz sertleşiyor. Türkiye'nin havasını temiz ve masun tutmaktan başka çaremiz yoktur. Bu gaye uğrunda can vere nle • rin bıraktıkları yerden bayraktan daha İleri ve daha yukan götürmek bizim, sağ kalanlar zifesidir. Bu vazifeyi hep beraber ifa edeceğiz. Azİz kumandanım, teessUrlerimi-si paylaşırken mefkuremizi, muhabbetimizi ve irademiz! ye nilemiş oluyoruz. Senin ve bütün alay arka -daslarını-ı vaslı «Özlerinden önerim.» üzerinde tetkikal yaptığını söyliye-rek demiştir ki: • — Buralarda bilhassa fok balıklarının hayatı çok şayani dikkattir. Meselâ fok yavrusu süt e anı geçtikten sonra günde dört beş kilo artar, yan! ayda yüz yirmi, yüz otuz kilo ağırlaşır. sonra Penguin kuşlarının yalayışları da oldukça gariptir. Bu kuşlar her şey! dikkatle tetkik ler.» M. Paul Sypal konferansını bundan ronra yapılacak kutup seya -hallerine Türk'lerin de işti rak etmelerini temenni eyliyerek bitirmiştir. Sofya'da cinayet Bir komiteci kadın mes hur Mihailof'u öldürdü Sofya S (A.A.) — Malûm olduğu veçhile Makedonya'lı Michailoff, geçen hafla Makedonya gazetes i muharriri Eftİtnoff'u Öldürmüştü. Sofva hastanelerinden bîrinde tedavi altında bulundurulma olan Mi chailoff, Makedonva'lı bîr hastabakıcı kadın tarafından öldürülmUatür. Hastabakıcı kadın, gizli bir tel -hiş cemiyet! olan Orim cemiyetin;n eenri ile hareket e tmiş olduğunu söylemiştir. Kendisine kullanmış olduğu rovelverî meçhul bir şahıs ver • mistir Kubilây için âbide ıftlrlnd »(inırea""! mabat" tu. Komitenin Ankara'da mevcut asası dün burada toplanarak şimdi ye kadar U Bankasında biriken teberruatın 19,919 lİrava baMğ olduğunu tesbit atmış, bu vaziye in bir abide rek rin e başlamağa kâfi geleceğini, noksan olursa onun da abidenin ihsanna kadar İkmal olunabileceğini naıan dikkate almışlar, şehil Kubilây namına rekvelunaeak abide Cumhuriyet Halk Fırkasının m-- -ııl olmasını ricaya karar vermişlerdir. Cumhuriyet Halk Fırkası abide işinin esasını merkerde kararlaştırmakta beraber icraatı yakınd kibe Fırkanm İzmir ve Manîıa teşkilâtlarını memur edecektir. Teberruat eskîıi gîbi Kubilây ab a olarak İş Ban -ka>ına tevdi olunacaktır. •Cumhuriyet Hikâ

ye Yaraşmamış Dia doktoru Nafiz Sınan Bey, o aabah, aevgİlİti Nİhal Hanımdan mektup almıştı. Genç kız, niha in de gönlünü razı ettiğin! ve yakında nişanlanebileeeklerini yazıyordu Nafİz Sinan Bey, levincinden kabına aığamıyordu. Altı aydanberi bu mn'ui günü beklemişti. Ney , nereye bakıa, her şey, her şey ona dostça gülüyordu. Nafiz Sinan Beyin, ayakları yere basmı du, kanalları olsa uçacaktı. Muayenehanesine gittiği zaman, hizmetçi kadına sordu: — Gelen giden oldu mu? Hizmetçi kadın, hoşnutsuzlukla yüzünü buruşturmuştu: — Bekleme odasında bir tek hasla var. Fakat ücreti peşin İsterseniz İyi edersiniz, doktor be y' Halini, kılığını kıyafetini hiç gözüm tut -madı... — Muayene odasına getir baka -Iım, bîr görelim. Biraz sonra muayene odasının kapısı açıldı. İçeriye kirli, soluk, yamalı esvaplı, tıraşı uzam ginniftû Titrek elle-rile tuttuğu şapkanın kurdelâsı terden ağarmış, gazyağı suya damla -yın lenirse tıpkı Öyle menevişliydi. Diş doktoru sorduı — Neniz var? Kİrli, soluk, yamalı esvaptı, tıraşı uzamış adam, ağzını açtı ve sağ elinin şehadet parmağile — Su üet ön dişim fena ağrıyor, doktor bey! Artık ağrısına taham -mül edomiyeceğim... Ne gece rmuyor., Uykusuzluk canıma yetti... Çekin de kurtu -layım... — Yoo, arştanım, dur... Çekip çekmemek benim vereceğim hük -me. karara bağlı... Hasta, b.ı-.nı sallıyordu: — Çekin doktor bey... Ben acısına katlanırım... Vakit vakit öyle zonkluyor ki vallahi gözleri n ¦taş çıkıyor... — Acele etme efendim, muayene edeyim. Nafiz Sinan Bey, hastasını ışığa götürdü, dişi dikkatle muayene etti: — Kök daha sağlam .. Çekecek olursak yazrk... Hasta, yaşaran gözlerini doktora M . w u»l»l"»*--QıUxnl|t>. — Ağrıdan ölüyorum, doktor bey — Acele etme fendim Ağnyı durduracak ilâç veririm. Sonra da gelirsin, sana bir mükemmel plat in kaplama yaparım... Hasta, dişinin ağrısını unutmuş gibiydi i kekeliyordu! — Platin kaplama mı? O. nasıl şey öyle T — Sana ne efendim? O, benim bileceğim şey... — Fakat doktor bey, ben, fakir adamım, eğer pahalıya çıkacaksa... Nefîz Sinan Beyin kaşlarının arası burum verdi: — Senden para istİyen var mı? Korkma!.. Ben, ne diyorsam, sen, onu yap. Anladın mı? Hasta, boynunu iğdi: — Pokı, doktor bey, siz bilirsiniz. Nafiz Sinan Bey, o gün, hastanın dişine ilâç koydu, ağnyı durdurdu: — İki gün sonra gell dedi. Kİrli, soluk, yamalı esvaplı, tıraşı uzamış adam o günden itibaren Nafiz Sinan Beyin muayenehanesine devama baılarrmtı. Nafİz Sinan Bey, nişanlısına anlatıyordu: — Senin bir fıkaran var, Nihal) — Fıkaram mı var? — Annenin muvafakat ettiğini yazdığın mektubu aldığım gUn, muayenehaneme bir fakir hasta gel -misti... O gün duyduğum sevi kadar büyüktü kî, başkalarını da sevindirmek İrtrdîm. O fakir has -taya bedava bakıyorum. . D platin kaplama yapmakta -yım! Nihal, nişanlısına teşekkür etti: — Ne İyi yüreklisin, Sinanl Nafiz Sinan Bey, Nihal'ın fakiri île ahbaplığı ilerletmişti. Muayenehaneye geldiği zamanlar, onu bekletmeden içeri alıyor ve s yordu: — E, söyle bakalım Tahsin Ef, ne var, ne yok? Nasılsın? Tahsin Ef., boynunu büküyor, ellerini uğu'turuyordu: — Teşekkür ederim doktor bey. . ömrünüze duacıyım... Nafiz Sinan Bey, Tahsin Efendinin hasta dişine platin koron yaptıktan sonra öbür dişlerini de gözden geçirmiş ve alt ön dişlerinden ikisine platin kaplamıştı... Bu, nişanlısının fakir

zahmet, ettiği masraflar gözünde değildi.. Nihayet, tedavi bitti. Tahsin E -fendinin biri üstte, ikisi altta Üç Ön dişine platin kapl anmıştı! Ara sıra, Nihal soruyordu: — Benîm fakirim, ne âlemde Nafİz? — Epeydir, gördüğüm yok Aradan haftalar geçmişti, bir gün hizznetçî kadın, muayene odasına girdi: — Tahsin Ef„ geldi, doktor bey! Hakikaten Tahsin Ef-, titrek ellerile şapkasını çevirerek kapının eşiğinde görünmüştü. — Buyursunlar. Tahsin Ef . ne var ne yok? — Teşekkür ederim doktor bey. ömrünüze duacıyım... — Bir emrin mi var Tahsin Ef.? Tahsin Ef., hürmetle iğilmiş koklarını kavuşturmuştu: — Estağfurullah beyefendi Za-tıâtinizden bir ricaya geldim... Ağzını açtı, sağ elinin şehadet parmağile platin kaplama dişleri gösterdi: — Bunları çekin doktor beyi Nafiz Sinan Bey, hayret ve taaccüple yerinden sıçramıştı: — Neden? Ağrıyor mu? Platinler düştü mü? Çatladı mı? Ne oldu? Hemen muayene edecekti, Tahsin Ef,. elila mâni oldu: — Sayenizde dişlerimden yana hiç bir derdim kalmadı... Ne ağn, ne sızı var... Maşallah sizin tığınız dişler ötekilerden sağlam . Taşı kırsam, bana mısın, demiyor .. — Peki, o halde? Kirli, soluk, yamalı esvaplı, tıraşı uzamış adam göğüs geçirdi: — Siz, o dişleri çekin, doktor bey... Yoksa açlıktan öleceğim... Bu dişler yüzünden kârıma ke kazancımdan oldum! — Acayip 1 ^— Ben, dilenciyim, doktor bey! Ne ana var, ne baba var. Gözümü bu zenaatta açtım. . Cenabı H k, her kula bir yüzden rızkını ihsan edi -yor... Eskiden, bin bereket, üç beş kuruş kazanıyor Fakat tiz, dişlerimi tamir ettiniz «deli, ben, perişan oldum. Artık eskisi gibi el açıp sada ka İstİyemryorum. Çünkü, kimisi yüzüme acayip acayip bakıyor, gülüp geçiyor, kimîsl de hiddet murdanıyor, adeta dövecek gibi oluyor . Kaç defa, beni gösterip: Herife baki Dişlerine pla tin kap -latmışl Gördün mü kârlı san'atil diyorlar... Sökün bu dişleri, doktor bey... Her şey raşığı varj itin çakşırı olmaz. . MAHMUT Y ES ARI Katil kel Ali nasıl yakalandı? I kânunusani tarihli nüshamızda Kel Ali isminde bir katil maznununun zabıta tarafından yak alandığını yazmıştık. Karilerimizden Mal -lepe'de köy hatibi Yakup imzasİle aldığımız bir mek an tahsın bundan altı ay evvel Beykoz ormanlarında korucu iken B^ykoz-lu SVlim Ağayı öldürdük sonra kaçtığı ve o vakittenbcrİ zabıta tarafından aranmnkta olduğunu ve 30/12/932 cuma günü 'den trene binerken jandarma karakol kumandanı Muzaffer çavuş tarafından (¦ İç- edilerek derd st edildiği bildirilmektedir. L P merî d** Kılavuzlar haklında ta-ıbat yapılacağı doğru değil! Müştereken vazifelerini terkeden kılavuz kaptanlarının İktisat Vekâletinin emri üzerine tekra başladıklarını dün yazmıştık. Bazı gazeteler, kılavuzlardan 43 saat zarfında vazifelerine dönmi -yenlerin azledilmeler i hakkındaki Vekâlet tebligatı üzerine bîr kısmının istifalarını geri aldıklarını fakat müteb devam ettiklerini, bunun üzerine müddeiumumi -ligin emri üzerine haklarında polİa* çc takiba ta başlandığını yazmışlar -dır. Dün yaptığımız tahkikat ve biz -zat kılavuzlarla vukubulan temas -tarımız kılavuz kaptanların n işe başladıkları hakkındaki haberi -mİzin doğru olduğu neticesini ver -mistir. Beşinci şube müdürü Kenan Bey de bu mes'ele hakkında bir muharririmize : «— Seyrİsefaîn İdaresüe aralarındaki kir mes'eleden dolayl işlerini bırakan kılavuzlar bir gü ekrar vazifelerine başlamışlardır. Hâdise kalmamıştır. Kimse hakkında da takibat yapılması me s değildir> demiştir. Adana'nın kurtuluşu fPfrtfief Kahpeden mabatt) rasime nihayet verilmiştir. Çukurova'nın kurtulma bayramı hazırlığı Mersin 5 (A.A.)— Çukurova'nın kurtulma bayramnvn 11 İnci yıldönümü şimdiye kadar görülmemiş b tlulanması için yapılan hazırlıklar bitmiştir. Kurtuluş mücadelesine iştirak etmiş bütün köyl vet e-d ilmi* lir.

Belediye tarafından mücadeleye giren köylülere bîr akşam ziyafeti veri -lecek, gece sînema gö rilmek ve mü-samere verilmek suretüe eğlenmeler temin olunacaktır. Bayram için aynlan neşriy at heyeti bir kurtulma risalesi hazırlamıştır. Yarın neşredilecektir. Malûlleri davet Mütekait harp malûlleri cemiyeti umumi merkezinden: 1 — Evvelce on senelikleri verilerek alakalan kesilen harp malûllerine yeni den maaş t ahsisi hakkında Maliye Vekâletinin yüksek emirleri İstanbul Defterdarlığından malrnudürlukltr tebliğ edilmiş olduğundan katibi umumiliğimizde hazır olan İstidalarını almamış arkadaşlarım 2 — Memuren çalıştıklarından tahsisatı fevkalâdeleri kesilmiş malûl gazilerin (taşrada buluna celerue maluliyet esas maaşlarını vc tahsisatı fevkalâdelerini, terfih zamlarını ye halen han i İdarede ve nc kadar maaş veya ücretle çalıştıklarını tahriren budlrmeUdlrlcr); 3 — Kayit müddeti bitmek üzere olduğundan henüz rozet defterine isimlerini yazdırmamış olan m ektaşlarımızın hemen kâtibi umumiliği teşrifleri rica olunur. Geceleri bizi kimler bekliyor: 9 Gazetecilerin gecesi nasıl başlar, nasıl biter? Mühendis kafalı Bir Türk genci! Tosya'h Ahmet kendi ken dine bir tabanca yaptı Vakit ve Milliyet refiklerimizin Beyler mesa l Başmakaleden m a hm M Şehir uyurken gecesini telefon makinesi başında geçiren bu acayip adam kİm? Biz ona gece muharriri deriz. Sabahlan gazete.nizde size dün geceki cinayetin tafs ilâtını anlatabilmek, geceyarısı Çanakkale'de karaya o-uran vapuru haber verebilmek, sabaha karşı Londra'dan gelen mühim bir telgrafı okutabilmek için, sizi güldürmek, meraklandırmak, s ndirmek İçin uykusunu feda eden odur. Saat yürüyor. Vücut yorgun, kafa işlemiyor, göz kapakları yanıyor. Haydi, mürettiphane bîr müşkül île karşılaşmış olmalı, dahilî telefon çalıyor. •a* «Cumhuriyet» te bu gece Feridun Osman nöbetçi... Dün gece bendim. Bu akşam sıra onda. İşten s aldığı bîr dakikada yarı alay, yan ciddî anlatıyor: — Gece nöbetinden memnun mıyım? Memnunum azizim, hem de çok memnunum... Ne gülüyorsun yahu? G ce nöbetçiliği bir nevi artistliktir.. Ben filimlerde kuman -dan, gemi süvarisi rolü yapan lara bayılırım. İnsan gûva sahiden mu -hit ve manzaraya hâkimdir Ama filim bitti mi bu ariye t serdarlık ta güme gider. Bizimki de öyle değil mi? Biz de geceleri matbaada kuman " da nız; fakat horoz ötüncîye kadar. Sonra antlmuvan kokuları, silindir gürültüleri arasında günü doğur -tunca sabah mahmurluğu İç nen şehre dalıvermenin ne derin zevki vardır bilir misin? İnsana bir nevi Donkişotluk ta g elir bazı.. Sanki bütün bu uyuyan sekene nam ve hesabına bir marifet yapmış meçhul bir kahram nmışım gibi... Unutmadığım geceyi mi soruyorsun? Evvelki sene Meclisin tatil yaptığı günün gecesi... Gündüz l, bilâİnkıta 16 saat çalırmrş -tun. Ertesi sabah arife İdi. Şafakla beraber matbaadan çıktık ermürettip thsan'la kolkola gidi -yorduk. İhsan bir aralık: — Haydi, dedİ, şu Koska'daki başçıda birer çorba İçelim. öyle yaptık ve evlerimize ayrıldık. Uykusunu alıp kahvaltısını yapan halk yavaş yavaş sokakla u. Uykusuzluktan, yorgun -luktan bitkin bir vasiyette idim. Tramvay yoktu Fatih' e yaya tırmanıyordum. Nihayet kapıyı sor bul -d um. Fakat İçeriden zili duyup açı-veren bir h sahibi çıkmadı. Bu sırada bir dükkânın üstündeki odagece muharrirleri Fethi ve Nâzım i esnasında da ehli dil birisi cini saçların taç -ların • ye ut çalıyordu. — A mübarek, diye bağırdım, güneş doğmak üzere... Odan olduğuna göre bir yatağın da vardır lâzım şarkı senin... Yatsa -na be birader, yaftana azizim.» Telefonlar terrekleati. Feridun ile beraber matbaayı dolaşıyoruz. Matbaada ondan başka i ki musahhih ve on mürettİp var. Onlar da nöbetçi. Musahhihler mini minî bir odada ilân tashihlerini yapıyorlar. Bİri dizilen yazıyı okuyor, öbü eddesine bakarak dinliyor. Ayni sa -manda konuşuyorlar! — Tamamına 9800 lira kıymet takdir edilen Beyoglu'nda Hüseyinağa mahallelinde Tarlabaşı raddc de kâin eaki 138-140. yeni 146-148 numaralı maadûkkân ve bahçe... Yahu bu »oba ba odavo çek g liyor, İşte! Odun atmıyaUm artık... bir bap hane -nin dörtte bir hissesi açık arttır -mıya va ip 9'I2'932 tarihinde şartnamesi divanhaneye talik ve 14/12/932 tarihinde açık arttırması ilân edilerek... Sa akşam iş gene geç bitecek galiba, baklana daha başmakale bile gelmedi. .. Bin liraya talip çıkmıştır. Bu kere 16/1/933 tarihine müsadif pazartesi günü taat I 4 ten

ya kadar ikinci açık arttırma auretile İstanbul... Hey, Hütnü bu kadar ıslah getirmesen* bu p ovaları .. Yedinci İcra dairesinde ¦(•••Taraktır.» Mürettiphanede sahîfeler bağla-nıyor. Satırlar aftalta gelerek haberleri, haberler altalta gelerek sütunları, sütunlar sah'rfeleri meydana getiriyorlar Sahifeleri sermürettip İhsan Ef. bağlıyor. Feridun sığmıyan bir serlevhayı küçültüyor, fazla azıyı kısıyor, yeni gelen bir haberin konacağı yeri gösteriyor. Tertip makinelerinin kurşun eriten kazanları kaynıyor, aksakallı ihtiyar mürettİpler, gözleri uyku -«uzluktan kızarmış genç çıraklar pruva batıyor, maden kalıpların yanlışlarını düzeltiyo raya taşıyorlar. s*« Saat 7 .. Şehir uyurken şenrın ertesi aabah okuyacağı gazeteyi ha -zırlıyanlar on dakika evve evlerine döndüler. Ortalık ağn- ağır aydın -Janıyor. Sıcak yataklarında uyku ile geçmiş raha n aynlan mesut insanlar, gazeteniz hazırdır. Sabahşerîfler hayır olsunl CEVAT FEHMİ İstanbul Belediyesi ilânları 1 Münhasıran çeki ile tartılan odundan alınan kantar resminin yüz kiloda kırk paraya tenziline ir Meclisince karar verilmiş olmakla keyfiyet İlân olunur. Totya'lı Abdullah oğlu Ahmet kendi yaptığı tabancaaile Tosya «Hususî» — Geçen sene, babasının e çalışarak, kendi kendine bir gramofon imal e-den tüfekçi Abdullah uslanın oğlo küçük Ahmet e de gene ayni suretle bir tabanca imal etmiştir. Bu tabanca basit âletlerin, fakat kat'l bir heves ve iradenin mahsulü ola -rak meydana gelmiştir. Ahmet Ef. tabancasının bîlâ istisna bütün ak -samını yeniden yapmış ve ancak makinesi olmadığı cihetle namlı dahilinde yi edememiştir. Bununla beraber, tabancanın endaht kabiliyeti ve isabeti normal vaziyet tedir. Çok İptidai âletlerle ve torpil kuv vetile vücude getirilen şu eter Türk'ün büyük kabiliyetin misal teşkil etmektedir. Zonguldak Vilayet kongresi Zonguldak 4 (A.A.) — 3 gündür çalışmalarına devam «den Cumhuriyet Halk Fırkan Vilâyet koneres mesaîsini nihayetlendirmişur. Kongre, Gazi Hz. nin Zonguldağ'ı teşrif buyurmalarını istirham tmeği kararlaştırmışlar. Gemlik'te fırka kongresi bitti Gemlik «Hususî» — Fırka kon -gresi nahiye ve merkez ocaklanndaı gelen mümestillerle toplandı, ni idare heyeti reîtliğine doktor Ziya ve aralıklarına Faik, Haydar, Nuri, Osman, Nurett in ve Reşit Beyler seçildi. İdare ve maarif işleri kaymakam ve Maarif memuru Beylerin bu— zurıle beyhude muhabere ve Inrtasl muameleye hacet kalmaksızın sür'a ve suhuletle karar altına alındı. Bu senenin son Uç ayında kaza merkezİIe mülhakatında (34,420) lira sermaye İle açılan (11) kr kooperatifi ortaklara (27,500) lira ödünç para vermiş ve bundan (8716 lira tahıilr.t yapmış e köylümüz zeytinin tam devşirme zamanında tur ve saire ihtiyacını İlk defa olarak kendi sand emin etmek kolaylığını görerek tefecilerden kurtulmuştur, Gmlİk körfezinin derîn, temiz ve bir göl kadar mahfuz müstesna vasiyet! ve kasaba merkesil e yalı halkının denizle fazla ünsiyeti spor sabasında fırkaya yalnız karada değil denizde de eniş bir saha açmakta ve halkımızın denize alış -kanlığı bunun İnkişafına âmil olmak-tadır. R Bursa umumî meclisi Bursa 3 (Hu. Mu.) — Borsa Mec -lisi umumisini dûn Vali Fatin Bey açrmş ve müzakerata başlamış Meclisi umumide evvelâ Vilâyetin izahnamet! okunmuş, badehu encümenler tefrik edi'miş-tir. Muta Cingöz Recai'nin harikulade maceraları Yazan: SERVERBFDİ - 26 — — Hay Allah cezasını versin, diyordu, ister mitin kızı da, paralan da, katili de bulamıyalım e bu iş alelade bîr intihar, bir kaybolma vak'aıı halinde kapanıp gitsin? Mehmet Rıza tasdik etti: — Bu gidişle öyle olacak gibi. Ne Süleyman Tahir'in, ne de arka • daslannın aleyhinde elimiz de hiç bir delil ve hîç bir vesika yok. Tevkif bile attû-emeyit. Bu met'elede bir İşgüzarlık ek, muvaffakiyet ka -sanmış ıİb; görünmek lâzımgclirıe tevkif edilecek bir ten varsın. Cingöz başım «allıyarak gülıun sedİt — Bravo, üıtat, bravo... dedi.

— Oyle ya, kurtla kuzu birbirile bu kadar ahbap olamaz. Cingöz Mehmet Rıza'nın yüzüne hayretle baktı: — Kurt kim, kuzu kim? dedi. Kurt temin de kuzu ben miyim? İkimiz de kurtuz. üstat, İkimi z de... Bunun İçin pekâlâ dott olabiliriz, nitekim oluyoruz dal Fakat bu dott -luktan bi r şey çıktığı yok 1 İkisi de sustular. Odada bir duvar saatinin uyuşturucu Ve intizamlı vuruşlarından, uzaklar dan gelen otomobil düdüklerinden ve bazı gecelere mahsus o karışık, terkibi anla-şılmıyan uğu urundan başka set yoktu. Hakikaten İkitl de hissediyorlardı ki onlann böyle iki dost gîbi başbaşa vererek kumru gibi düşünmeleri tatsız bir şeydi. Fakat bu hâdisede birbirlerine muhtaçtı -lar. Kızı yerine İade, katili Mehmet Rıza'ya ve altınlan d ingöz'e teslim etmek için, mukadderat onları müşterek bir cephede buluşturuyor-rfu. Cingöz, uzun müddettir Önüne ¦ğdiği basını ağır ağır yukan kal dırdı ve düşünce dolu bir sesle: — Hayır, üstat, dedi, ben bu işte Süleyman Tahİr kolundan başka bir parti olduğunu bîr türlü miyorum. Bizi şaşırtan yalnız ma -hut parmak İzleri mea'elesİdir. Fa -kat... Mehmet Rıza Cingöz'ün sözünü kesti: — Zabıta işlerinde parmak izlerinden daha emin bir fen şubesi yoktur. Hatta biz bir adamın yüzünden ziyade parmak izine inanırız. Bir suçlu, bin dalavere İle yüzünün hatlarını değişti a sun'i değil, tabiî vasıtalarla, bir takım ilâçlarla yüzlerini sarartan, gözlerinin şeklini n sabıkalılara tesadüf ederiz, aldanırız, fakat parmak izlerini değiştirebilecek hiç bir kuvv hiç bir... — Biliyorum, üstat, biliyorum... Fakat, brr an için farzet ki, bu herifler zabıtayı şaşırtmak bu par -mak izİ dalaveresini cinayetten evvel tertip etmişlerdir. Yani kâğıdın üstündeki top lı parmak' izleri büsbütün Saşka birinin eline aittir ve evvelce kâğıda basılmıştır. Fakat ci Süleyman Tahİr tarafından yapılmıştır, bu da mümkün değil mi? — Çok uzak bir ihtimal. Çünkü onlar bu cinayetin intihara hamle -dilmesi için bütün tertibatı ; hatta bu faraziyeye göre Nezahct bile ortaklarıdır) akıllarına nereden gelir ki Cingöz gîbi bir adam, bir gazete havadisi üzerine kalkacak, Hacı'nın bahçesine bakan bir ev tutacak, cinayeti gözlerile görecek, Mehmet Rıza'ya İşi haber verecek te yeni bir takibat başlıyacak? Bu akıllarına gelir mi hiç? — Doğru! Şüphesiz bu kadarını düşünmezler. Fakat bu cinayeti hazırlarken daima bîr korkulan v ntihara inanılmaz da taki -bat yapılırsa?.. Onun için zabıtayı şaşırtacak bir çare düşünmüşle aklı parmak izlerini basmışlardır. Hem ten o kâğıdı gördün. İzler ne kadar sarihti, âdeta müh Mehmet Rıza İtiraf ettî: — Hayır, dedi, öyle mühür gibi parmak İzleri pek çoktur. Hatta, iştenm bir tecrübesini yapalı e biraz toprak sür, «u kâğıdın üttU-nc iki parmağını da ba», mahalle imamının raühüründcn daha kuvvetli çıkar. — Kasten basılırsa öyle olur, fakat bîr de cinayet anındaki vaziyîti düjün, o acele zamanda, e altında pürüzlü bîr ağacın kabuğu bulunan bir kâğıdın üstüne bu kadar kuvvetli parmak izi ç — Çıkar) İstersen onu da tecrübe edebiliriz. Bu sırada telefon çaldı. Mehmet Rıza aleti eline aldı, kulağına koydu. Yüzünde birdenbire fevkalâde büyük bir hayret b p sönmüştü. Artık birer taş gibi sert-legen gözlerinden ve alçıdan kalıp gibi donan yüzünün ç bir şey anlaşılmıyordu. Ağır bir sesle: «Evet... Evet... Evet...» diyerek beş dakika kadar di . Sonra dedi kİ: — Zarflar yanınızda mı?.. Pek âlâ... Yırtınız ve bana okuyunuz... İki Uç dakika kadar daha telefon başında kaldı. Cingöz, kendi kendine: «Hayır ola?... Ne var? ni bir vak'a.mı, yeni bir cinayet mi?» Mükâleme bitince Mehmet Rıza telefonu kapadı ve yatağının için • de biraz evvelki vaziyetini k başmı salladı t — İşte, dedi, seninle demînkî münakaşamızda beni haklı çıkaran bir vak'a! Ne olduğunu tahmin sin? Cingöz ayağa kalktı, ellerini cebine koydu, odanın içinde bir iki adım atarak döndü ve nihaye ehmet Rııa'oın karşıtında durarak: — Hayır, dedi, hîç bir şey tah m in edemiyorum. — Süleyman Tahir İntihar etmiş. Cingöz, birdenbire o kadar büyük bîr hayrete düştü kî ellerini cebin • den çıkararak Mehmet Rıza'ya doğru uzattı ve ona doğru bağırdı:

— İntihar mı etmi-* — Evet — Kabil değil! Mehmet Rıza'nın mağrur yüzünde bir gülümseyiş belîrdî: — İşte, dedi, hâdİacler senin hiç ümit etmediğin bir tarzda cereyan ediyor. Cingöz hemen telefona sarıldı, Mehmet Rıza'nın yanında bir numara söylemekten çekinmedi va ko teşkilâtının Topana'cfekl Merkezin? bulduı lAluhask avı v .............. . . . Sobranyada müthiş bir celsenin hikâyesi... Adliye Nazırını nasıl sorguya çektiler? --Camhariyet tVçûneü sahttsOen mabattı fırkasından bir avukatın, mııbtrlif davalarda alevhine hüküm verdiei için at • ledîlmİştir. N eraller, hatta mııharirlerle ni-kopotUn hile, be» bin levaya, on bin levaya, hakhn tayın et -tÜTnişlerdir. Arılanyan isminde biri, muhtelif cürümlerden on be» seneye mahkum edildiği halde son aylar sar -fmda affedilmiş t ir. Vama hapîıaneehvn defterinde bu af için nazıra yirmi bin leva (bizim paramızla uç yüz lira!) verildiği kayitlidir. Artlanyan on bef sen e yatacak yerde, hapse girdikten üç gün sonra tahliye edÜmifur. Ve daha. neleri Ve gürültüler arasında. aSzÜ hesı • ¦erek, sözü kesildikçe terliyerek, terledikçe mendilini sini, ensesini silerek, söylüyor, söylüyor. «Yalancı!a diye bağırıyorlar, soy fü-or. «Müfteri!» diva havkrnvor'ar, sörrüyor ve söylediklerindi iıhah olarak avukatlardan to dıgı kİgıt'an sallıyor ve hazırladıklarım, sıraladık -lanm, kavG mücerredinde hile kalsa, gene şano dökmekten çekinmiyor, yılmıyor, söylüyor! Akıamm saat bcşînrler, gece yan «m s kadar d ev s m eden ve Sobrınvan dol-duran bin kişiden fazla kalabalığa yemeği haram ederek, beni bile, tam yedi saat oturduğum i »kemi ere çiviley en bu müthiş garez ve kavga aleminin ortasında, o gün, nasronal liberal fırkasının iki düşman inin nasıl olun ta Sohranvada • araırra adet olduğu gihİ -daha buyftk bir arbede bonarmarr uş ol-rn-larma. hala bayret'er içindeyim. Fakat, yalnzz Bslkan meclislerine m«hso» olan bo elektrik vük'ü havadan tokat tokata bir kavga çıkmadı ise. aun-dsn çıkmadı ki, evveli. Adliye Narm olan zavallı adam, teperinden ata r teneke çsmor yuvar!amab isti yon avukat - meb'uzıro bütün ithamlsrma rağmen, bastan sona kadar, kendindrn e-min adama yaln*an bir vakar gösterdi ve arkadaşlarını bile, kaç kere, oturduğu hükümet sandalyesinden, sakin ol-m-*a, takrir sahihinin sözDnü kesme-meğe davet ett i. Bir taraftan nazırm b« vakur ve yüksek hali, diğer taraftan ith-m edenm bîr çok noktalard a ¦»hattı* bir mUddei vazivetinde kalman ve ¦k:me? ne zaman?» gibi gayet sarih suallere ta mamlayıcı cevaplar bula -m? m an, bende, hu davada bkr memleket kavrurondan ziyade şah si bir garez oldi'ğu tünhesini trvaedtrmakta te-cikmedi. Müzakere başUndıktanberi üç aaat gec nenusti ki, Dumanof henüz İthamlarına devam ederken bile, koca salonda, hava, yavsı yavaş, itham ettiği narm değil de. daha çok onu, kendisini sıkan, kendisi İç-n boğucu olmağa haş-by e bal aldı. O kadar ki bâr an. konuştukça kazanacağım söyledikçe kaybeden Dumanof. üzerimde, aten haksrs. g"'-»« alet ohnos bir adam tesiri yaoh. Yalnız bende değil, bütün haltta bÖvle b ruhi haletin arandıtı aıikârder. Halkta ba hissi, «svarengiz bir an!enle onun da içine İşle olsa gerek ki, mütemadiven, ama mütemadiyen terliyor ve ikide bb* cebinden kenan bo yalı bir mendil çıkararak alnını, tepeeİnİ, ıslak ensesini »iliyordu. Bu basin manzarayı görünce kanaat getirdim ki, bir mec'ilte bîr nazıra kanı bu kadar ağır İth da bulanacak her hangi bir adam İçin, davasımn bütün sağlam kazıklarını beraberinde getirip h e kanaat vermek lüzumundan başka, bir takım huaoai ve sekle ail vasıflara da sabin ol mak, kati ıstırardır. Bir kürsünün üzerine çıkacak adam m, kendisini dinliyenlere evvelâ ke •mpoze •debi1 meri. her şeyden evvel sesini doyurabilecek kuvvette bir han-çareye sahip olman ilk etastsr. O kadar ••astar ki. aöyliyecetS söz, ani davan bile ondan sonra geli r. DinletHenıiyen, kimseye İnandan'emıyan bir dava, aslında haklı veya hakin o'muş, ne çıkar? r meclis kanısında konuşacak «dimin gözlerinden, lavımdan intişar ederek afyon gibi kerşınn<* nn sinirlerini oyusturabilen, na bileyim, manya-ozroacı bakışı nev'inden bir sihri, tesi ri olmak şarttır. Her geçen dakikanın ken dirini maksadından biraı daha uzaklaştırdığı o isti inin bir konvansi-yon celsesini hatırlatan gürültüleri içinde, eğer o kısa boylu, yuvarlak ha imli, antipatik yüzlü, seti çıkmıyan, tavrı olmıvan Dumanof yerine, matelâ kalıbı düz-gün, kı e heykel gibİ gür eeati, aktör gibi bir adam, arertre kürsüde dolaşan, icabında elini kolunu al-Iryan bir adam, hanıva şu yalandan kıtan, bağıran, sonra birdenbire hiddeti geçmiş gibî ya

byan, yuaıuşıyan, ya-bi't. banlara malik olmıvan, fakat samimi bir adam konuşsa idi, asla o kadar k>vbetmez, edrmeıdi. Bütün gece, ba ¦dairim tözleri De boya asai'ndakl nis-betsizl ik müthiş bir burgu gibi V*famın İçini de'di, deldi. Fikirlerinden ziyade azarak gibi terl e»"-" beni meşgul etti ve bana Öyle geldi ki ağamdan n« etki • yorsa, boyu, o kısa boyu tekzip etmekte İdİ. Hulâsa, beş saat konuşan Duma nof'lan sonra, gecenin saat onuna doğru. Adliye Nazırı kürsiye Günlcrdcnberi muztarip, kaç gecedir gözüne uyku girmemiş bîr ada -mm kırılmış haysiyetinden a e konuşmağa başladı. İşte o zamandır ki zehir gibi keakİn bir serin, g&rliyen bir setin korkm bi'âkis Orperme veren bir sesin bütün talonu dol • durduğu, kubbelere vurduğu, ora -dan duva rlara çarptığı ve mecliae hâkim olduğu görüldü. Nazır, yalnız bir saat süren ve avukatın itha adİe reddeden cevaplarını, seti gibi derece derece yük -aelttikten sonra, boran, bütün meb'utlara döndü ve parmağını o meş -hur «itham ediyorum!» filmindeki adam gibi uzatıp arka bir t oturan Dumanof u göstererek: « — Fakat, beni, sokaktan topladığı dedikodularla lekelemeğe kalkan, namusumla oynıyan bu ada . 1923 seneıinde Öldürülen Gnadiyef-ten, öldürüleceğini bildiği halde «seni kurtaracağım!» di a alan avukat Dumanof değil midir?!» Dedi, yüzümü çevirdiğim azman, Dumanof'un, ot'irdu^u sıra üzerinde, birdenbire, bîr nâş gibi esilmiş olduğunu görmekte gecik -m —d ım. Bu söz, müthiş bir yumruk gibi avukat - meb'usun si mer -közlerini öyle harap etti İri, şaşkınlıkla ve gayriiradi, yerinden kalktı. Felce tutulm r adamın zoraki gayretini andıran bir takım kımıl -damalar içinde, sendeliverek yürüdü ve kür gel* • refc cevap vermek isterken: «Sus! Otur! Yalancı!» sesleri arasında sustu, geri döndü, ve, yerine oturdu. Ve nazır, aovlediği sözün meclis içinde canlı şahitleri olduğunu ilâve edince, reisin daveti , çiftçi bîr raeb'us, ölmüş adamın geçmiş hikâyesini, feci bîr rezalet halinde ve herkesin de i ve kulakları önünde, «Konan Dövil» den bir sahife gibi hikâye ettî. Bu esnada bîçare Dumano i kap-Iıyan ıstırap, ölüm teri halinde yüzünden dökülmekte îdi. Nazırın en güzel hareketi, hak -kındaki isnatlan reddederek haysiyetini temize çıkardtkan so nra: « — Fakat, Nazır olanak demek, devlet adamının şahsı şeref ve na -muşu ikide bir sokakalrdan -nan d ed id odu süprüntülerile kirle -tİlecek demekse, ben bu vazifeyi, kabine reisini n arzusuna terkediyo-rum. Bendelerini af ve lütfen biraz da başka kullarını çırak buyursunla r!» Demesi olmuştur. Ve celsenin en gürel hareketi isa, muhakkak iri tertemiz bir adam o lan, bir fırka adamı olmadan evvel bir vatan adamı olan Muşanof'un. celse sonunda ayağa ka lkarak büyük bİr tesfr İçinde söylediği nutuk oldu. Zavallı Bulgar Başvekilinin setinden, fik l, sanki ıstırabı yayılıyordu, millet meclîslerinin, intanların canavarlara yedh-ildîği Roma eri olmadığını ihtar e -den Muşanof, temiz bîr adamın le -kelenmek Utendiğini teestüfle kayde en sonra: «Bulgar milleti bu geceyi unutmamalıdır!» dedi, ve sonra, nasyonal liberal fırka sının muhalif hizbine dönerek: « — Ben ve herkes, sarin söyle -diklerinizi de, onun söylediklerini de dinledik. Hâlâ anlıyam dınızıa, o halde ben size haber verevim ki iddiaların zın bîr tanesini bile ibat edemediniz. Hepti sizin kavli mücerredinizde kaldı! Bir adamı çukura düşürmek isterken kendiniz adi müft ler vazıyetine indiniz ve o, davadan, bütün şerefîle, ve tertemiz çıktı! ve (reislerine hitap erek) hele tiz, şunu bilmelisiniz kî, benim bildiğim mazinizden sonra, siz, bu memleke tte, bu mecliste, bir ada -mm namusu ile oynıyabüecek en ton kimsesiniz!» Soğuğun tahte&sıfırda mUtema -diyen yükseldiği bir gecenin saat on ikisinde, paltomun yakala nnı kaldırmış, evime döndüğüm zaman, düşünüyordum ki, bir demokrasi idaresinde hak, hürriyet humlarının şahsî gareze, hu -suıi men'aate nasıl maske vazife -Sİ görebildiklerine bu iatizab lsesi bulunmaz bir örnektir. _ALİ NACİ l>. A R I S T l n I Emi'önö'nde. FmlrrtnO Hin (Ksıtkaş Han) No. 8 İstanbul D. Na 1262 933 güzellik Müsabakaları Bursa müsabakasına dair tafsilât ( Birinci tahlfeden — - ¦ > Kayit ıruamelesi devam ediyor Resim neşri müddetinin temdidi, ta-biatıle kayit müddetinin temdidini de icap ettrimiştir. Binaenaleyh müsabakamıza girmek istiyenler, cumadan maada her gün idare müdürümüze müracaat erek müsabakaya kaydedilebilirler. Müıabakaya girenlere, arzu ettikleri fotoğrafhanede birim hrtabımıza resim Çektirmek üzere bi mektup verilir.

Müsabakaya girmek için Türkiye tebaası, 16 ilâ 25 yaş arasında, namuslu ve hiç evlenmemiş olm dir, nişan-har müsabakaya girebilirler. Bursa güzelini Vali Bey ziyaret ve tebrik etti Bursa 5 (Telefonla) — Bursa Valisi F»ı n Bey bugün bizzat Güzellik Kra -lİçemizi evinde ziyar t ederek kendisini tebrik etmiştir. Kraliçemiz bir çok yerlerden tebrik telgrafı ve mektupları »maktadır. Şehrimİzdekî milli müesseseler Bursa güreline kıymetli hediyeler hazırla -¦tuşlardır. Kendiri sa mamulâtı ile giydirilerek İstanbul'a yollanacaktır. Fabrikalarla müesseselerin bu hedi -yeleri Hakkın Sesi gazetesine gönderilmeğe başlanmıştır. Bursa güzelinin İstanbul'a hareketi parlak tezahürata vesile olacaktır. Teşyi için ve ayrıca raliçe şerefine bir mü-»amere tertibi vo bu müsamerede gü -»dimilin halka takdimi için bir pr am hazırlanmaktadır. Bursa müsabakasının ceryam Bursa 3 (Hu.Mu.) — Burta'da ya -pılan güsel'îk müsabakasında Bursa içeliğini kazanan Leman S»dulları Hanıma şu müesseseler hediye vereceklerini bildirmişlerdir: «tpekiş» güzelin beğeneceği bir tu -valetllk. Hacı Sabrİ Bey kumaş fabrikası bir tuvaletlik v Saraç Fuat Bey kendi mamulâtından çok zarif bir yol çantası, Kapalıçarşı'da Canip Bey şık bir Necip Bey ıtriyat fabrikasının Bursa'daki şubesi tuvalet malzemesi verecek, diş doktoru Ed ip Rüştü Bey gü -zelin dişlerini lemizliyecek, şehrimiz ku-vafürlrrinden Muhaırem Bey de baş aletini yapacaktır. Müsabaka günü hakem heyetinden dört kişinin gelmediğini bildirmiştim. Bunlar, sömestr tatili eberile İt -tanbul'a gîtmit olan Kız Enstitüsü muallimleridir. Hakem heyeti ba vaziyet karşıt a mevcudu 14 e iblâğ için derhal bİr karar vererek maarif mimarı Nedim, diş doktoru Edip Rüıt kkın Sesi neşriyat müdürü Derviş ve Evlenme memuru Mehmet Beyleri heyete ithal et • miş ve bu vat ta hakem heyetine iltihak etmişlerdir. Diğer hakemleri Kız Muallim mektebi beden t erbiyesi muallimi Naeive Hanım, avukat Hulûsİ, Defterdar Rüştü, sair ve edebiyat muallimi Alî Ulvi, usa felsefe ve edebiyat muallimi Namdar Rahmi, bestekâr ve maliki mimlimi M ehmet Baha, doktor ve muharrir Osmın Şevki, muharrir Rıza Ruşen ve Belediye başkâtibi Rüştü B di. Güzellere int^ap neticeaİni Belediye Reiıi Muhittin Bey bizzat tebliğ etmiştir. Muhittin B ey güzellerin bulunduğa odaya girmiş Vtt — Hanımefendiler! Bu vazifeyi bir memleket i»i büerek mütahakaya girdiğinizden dolayı sîze ev memleket namına i sonra da hakem heyeti ve şahtım namına teşekkür ederim. Hakem heyeti aranız an 7 numaralı güzel Leman Saduüah Hanımı İntihap etmiştir. Bina -enaleyh muvaffak olamadığını olmayınız! İlimleriniz tamamen mahrem kalacak ve sizler bu mühim vazifenin birer kahram anı olarak gÖnül-I,. -¦ vatrvaeakımıı!» demiştir. 1933 Kraliçesine hediyeler 1933 kraliçeıine hediye vermeği taahhüt eden mağazalardan bir kısmının daha isimlerini d ere yoruz: Evvelki listelerde İsmi yazılmış olan Sat i 9 Elektrik İr varımı şirketi, güzele ton si »t em kurutma aleti vereceğim bildirmiştir. 21 — Beyoğlu'nda İstiklâl cadderinde 272-274 numarada Lion mağazası Ru-ma bir el çantası, 22 — Diş doktoru Nihat İffet Bey, 1933 kraliçesinin dişlerini Avruna'dan yeni getirttiği ele ktrikli makmesîle beyazlatmağı ve tedavi etmeği deruhde e-diyor. Bu tütün güzele hediye vermek istiyen ticarethanelere açıktır. Radyolin müessesesinin hediyesi Evvelce 1933 güzellik kraliçesi ile ikinci ve üçüncü güzellere birer senelik Radyolin diş mac vermeği taahhüt etmiş olan Radyolin di» macunu fabri -kan tahip'erİ Necip ve Cemil B'rade rler Irmİr ve Bursa güzellerine de birer senelik diş macunu hediye etmişlerdir. Teşekkür ede riz. BuYUK TAYYARE PİYANGOSU 6. cı keş id : 11 kânunusani 1933 tedir. BÜYLK İKRAMİYE 200,000 LİRADIRAyrıca: 5.0000, 30.000, 20.0G0, 10.000 liralık büyük ikramiyeler ve 100.000 liralık bir mükâf t vardır. Ordu Vilâyetinden: Ordu vilâyeti IrJareİ hususiyesine ait Benz marka bir otomobil il© Şevrole markalı bir kam yon işler bir halde Ordu'da teslim edilmek üzere bir ay müddetle müzayedeye konulmuştur. İha lesi 26/1/933 rersembe günü saat on altıda Encümeni Daimide yapılacaktır. Ta -tiplerin 150 l ira teminatı muvakkate ile Encümeni Daimiye müracaatleri ilân olunur. Limanımızdan hareket edecek »»puflar _/y Tayyare Cemiyeti Mubayaat

Komisyonundan: Elli bin adet evlenme zarfı tabettirileceğİnden ve depolarda mevcut arap harfli 17722 adet bi rinci ve 15444 adet İkinci sınıf evlenme cüzdanlarının maroken kaplan satılacağından olacakların 7/1/933 cumartesi günü saat 14 ve 15 te komisyona müracaatleri. Bilûmum «Esnaf» ve « Küçük Tacir » ve «Küçük San'atkâr» .arın nazarı dikkatine! istanbul Ticaret ve Sanayi Odasından: 1 — Ticaret ve Sanayi odaları kanun ve nizammanesi mucibince bilûmum esnaf ve küçük san'atkâr ve küçük tacirlerin geçen sene olduğu gibi bu sene de odaya kayıt ve tescil edilmeleri ve geç n se -ne kaydedilmiş bulunanların yoklamalarını icra ettirmeleri zamanı gelmiştir. 2 — Kayit ve tescil ve yoklama işî, müteşekkil esnaf cemiyetlerine mensup ve mukayyet olan lar için kendi cemiyetleri vasıtasîle ve henüz cemiyeti teşekkül etmemiş olanlar için de Odam naf cemiyetleri murakabe heyetince yapılmaktadır. 3 — Bu muamelelerin üç ay zarfında yaptırılması mecburidir. 4 — Bu müddet zarfında kayıt ve tescilim ve yokamaltm yaptırmayanlar hakkında kanun mucibinc e para cezası hükmolunarak icra dairesi marifetile tahsil ettirilecektir. 5 — Balâdaki ahkâm olbapta raüttehaz oda umumi kararına müsteniden ilân olunur. Posta T. T. Levazım ve Mebani Müdürlüğünden: İdaremiz seyyar ve nakliye memurlarına verilmek üzere İmal ettirilecek olan 160 • 200 takım elbise ve kasket alenî suretle muna -kasaya vazedilmiştir. Münakaşa 26 ikincik&nun 933 tarihine müsadif perşembe günü saat 14 te icra edileceğinden tali lerin mezkûr gün ve saatte İstan ¦ bul'da Ycnipostane'de Mubayaat Komisyonuna müracaatleri . Borsa ve Osmanlı Bankası Komiserliğinden: 100,000 Türk lirası sermaye ile müteşekkil «ANTALYA ELEK -TRİK TÜRK ANONİM ŞİRKETİ» tarafında iri beş Türk lirası kıymetinde 20,000 hisse senedinin İstanbul Menkul Kıymetler ve Kambiyo B orsasına tescilile muamele salonunda alınıp satılmasına müsaade edilmiş olduğu ilân olunur. Gümrük muhafaza Umum Kumandanlığı Satmalına Komisyonundan: 1 — Gümrük kıt'alnn için satın alınacak kuru pil, nisadır, katranlı şerit, leklan;e pili, pal mniyet kemeri, elektrik feneri ve sair bunlara benzer kırk krlem muhtelif inşa malze mesi pazarlıkla kırdırmaya konulmuştur. 2 — Kırdırma şartlan kâğıdının tasdikli suretleri İstanbul'da Gümrük Muhafaza Başmüdürlüğünde a Umum Kumandanlığı Satınalma Komisyonundan alınacaktır. 3 — Kırdırma Ankara'da Gümrük Muhafaza Umum Kumandan -lığı Satınalma Komisyonunda yapılacaktı 4 _ Kırdırma 11/1/933 tarihine raslıyan çarşamba günü saat 14 on dörttedir. 5 — İstekliler biçilmiş bedelin % 7.5 gu olan 136 lira 65 kuruşluk muvakkat güvenme teminatl arile belli saatten evvel komisyona gelmeleri. 6 — örnek Ankara'da Gümrük Muhafaza Umum Kumandanlığı Satınalma komisyonunda görülebilir. Galata İthalât Gümrüğü Müdürlüsünden: Adet Nev'i Safi kilo Marka No. Eşyanın cinsi 4 Balya 1939 Adres Muhtelif Boç çuval r*ukarıda yazılı çuvallar 6/1/933 tarihinden itibaren 20 gün müddetle arttırma suretile satıl Taliplerin 26/1/933 perşembe günü saat 15 şe kadar satış komisyonuna müracaatleri. Mustafa Cemal vapurları izmir-"—postası BURSA Vaııru h'iyıi' 8 kanunusani 1«1MI RÜnÜ Galata Rıhtımından saat 15,30 da dotru lımir e hareketle pa. zartesi rünü İzmİre muvasal ah fonu İzmir'den hareketle çarşamba günü lıtanbul'a avdet edecektir. Mersin Postası TÜRK Vapuru 8 kânunusani pazar tünü Sirkeci rıhtımından saat 16 da hareketle Çanakkale, İzmir, Kuşadası, Küllük, Antalya, Me lelerine azimet ve avdet edecektir. Galata Körük Rıhtım han No. 4-5 Telefon: 40913. İLÂN

Antalya Vilâyetinde merkez kazasının Pamucak devlet ormanından her sene 3944 gayri mamul metre mik'ap hesabİle beş senede 19720 gayrimamul metre mik'ap çam eaçan beher gayri ma mul metre mik'abı 247,50 kuruş muhammen bedeli üzerinden talibine ihale edilmek üzere raüzavedeye konulmuştur. Müzayede ve ihale kapalı zarf usulile ve 661-799 numaralı kanunların ahkâmı umumiyesi veçhile 14/1/933 tarihine müsadif cumartesi günü saat 15 te Antalya Vilâyetinde müteskkiLorman sa^ tış komisyonu huzurunda icra o-dİleceğînden taliplerin 50,000 lira sermaye vaz'ına mali ikt idarlarını gösterir Ticaret Odası ve -sikasını vo muhammen bedelden aşağı olmamak sartİle ver senenin bedeli miktannın yüzde on beşi nisbetindeki teminatı muvakkatesinî muhtevi tekli fna-melerini ihale kanununun onuncu maddesi sarahati dairesinde mezkûr saate kadar komisyona tevdi eylemeleri ve şartname ve mu -kavelename sureti musaddaka • lannın An kara'da Orman İsleri Umum Müdürlüt-ü ile İstanbul ve Antalva Orman Müdirivetlerin • den alına eği ilân olunur. Üsküdar İcra memurluğundan: Tamamına 3000 lira kıymet takdir e-dilen Kadıköv'ündr Uzunhafız s eski 3» yeni 12S numaralı ma -abarıçe hanenin tamamı. Birinci arttırmadır, satış peşindir, nur* teriterin vtlıde yedi bocuk pey akçesi vermeleri ic p eder. Birinci arttırman Üsküdar İcra dairesinde 9-2-933 tarihi* müsadif perşembe «ünü saat n 16 ya kadar icra edilecektir. Satış şartnamemi 10-1-933 tarihine müsadif salı tünü divanhen ve talik edilecektir. Hak lan lamı BİcinVrile sabit olmıvan ipotek alareklılarta direr aâk adaranrn ve ir -tifak hakkı sahiplerinin bu haklarını ve hıiMMile faiz ve masarife dair olan id -dialannı tarihi ilândan rt ibaren ttihavet 20 rön zarfında ve evrakı müıbitelerile b rlikte hi'dİrmr'rri aksi takdirde Udu sİcillile sabit olmıyanlar satış bedelinin paylaşmsstn dan hark; kalırar. Alâkadaranın 1424 numaralı İcra ve İflâs ka • nununun 119 uncu maddesine t erfiki hareket etmeleri icap eder, daha faz'a malûmat almak istiven'erin 93t-1837 doıve numarasını mutta «hiben daireye müracaat evirmeleri ilin olunur. İstanbul Üçüncü kra mcmurluiundan Bîr borcun temini kin mahcuz ve paraya çevrilmesi mukarrer uhtelifülctne kundura 9-1-933 tarihinde saat 10 dan 11 e kadar KarakSy'da Etki Bor sa hanı altında 13-13 numaralı marazada açık arttırma île satılacaktır. Taliplerin ma -hallin zır bulunacak memuruna müracaatleri ilân olunur. Fatih sulh üçüncü hukuk hikimlijin-den: Müteveffa Feyzullah kın safâr Nİver Hammın vasisi Aıi Beyin valilikten azlile yerine Bakırköy Küçükbatler 16 numaralı hanede sakine safirin levzea i Nakive Hanı mm meıbure Nİver Hen-ma 17/12'932 tarihinden İtibaren vasi tayia edildiği İlan E paı •ÜT İçil br, dÜ vij ha ba ba »e fe ib h< ta Bu yom ambalaj, tabletlerin hakikiliği hakkında teminat teşkil eder ve «İZİ kıymeti olmayan b a mamulât almaktan korur. I A\ ACPİPİM 20 va î tabiatlıh amoalâllar »cinö» BAVEP Mor InlIVJ hef d6 0u|unur Kahvecilerin ve Gazinocuların ^"tme * KAHRI ZADEV^ * ABDÜLVAHİT"* 'M Z AS/M BULANA /tKOAM/rE VERİLİR s> ûalala .KÖfemen sokojr-s rem ÎTlürekkebi 'cumhuriyet II.ıh-ılı cadd Cilt ve zührevî hastalıklar mütehassısı ********* Dr. BAHATTiN ŞEVK i Mesemt oteli karşısı Avni Bey «p. 125 Saat 9 dsn 0 ya kıdaı Emniyet Emlâk Müessesesi J I — Kredi Üzerine inşaat 2 — Alım va satım.

5 — İcar. 4 — Emvali gayrlmrnkule idareli, 8 — Rehin ve icar illerine avans, 6 — Sigorta. Işlerile iştigal etmek üzere «Ernnİyet Emlik Müessesem namı altında mimarların ve sahibi salâ evatın istirabile bir şirket tesis etmiştir Galata'da Mertebanİ sokağında Si/orta banında 7 10 numaralarda teessüs eden sir't) 1 müşterilerine kolaylık olmak üzere her hafta gaz« tele. de, ayrı bir sütun halinde, me:aanen İlânlar neşredecektir. Telefon tımarasi: Beyoğlu: 41 50. Tasarruf Dirlik ve düzenlik Kaynağıdır TÜRKİYE Ziraat Bankası BİR KUMBARA ALINIZ Her gün biraz para biriktiriniz §r LONDRA -ı BİRAHANESİNDE Rsırazın münasebetile 6 minimini A S A E L O F kardeşler [aralından her akjam muhte lif numaralar, zeybek ve mllU d*n»lar. 1932 sened *c« hlrlnclil HAMİYET HANIM Her akşam saat 24 t ksdar saz hc yetine İştirak etmekledir. şişi FA YURDU — se- | OPERAPALAS OTELİ kânunusani cuma günü (Haçı suya) yortusu münase e DİNE DANSANT - MUTAT FiATL SÜRPRİZLER. 8 kânunusani pazar saat 16-19 arasında ÇOCUKLARA NOEL AĞACI - HEDİYELER - SÜRPRİ Manisa Vilâyetinden: 1 — Vilâyet idarei husus i ye s ine ait Kurşunlu kaplıcaları beş gene müddetle kiraya vrilece tir. 2 — Kaplıcalarda eski 35 oda ve müteaddit banyolardan maada yeniden son sistem bir bin a yaptırılmıştır. Yeni binanın üst katında bir salon, bir balkon ve sekiz oda ve alt katında a ile sekiz hususî küçük ve bir de büyük banyo ile soğuk, sıcak su ve sair asri tesisat mevcu r. 3 — Müzayede kapalı zarf usuliledir. İştirak edecekler 661 numa -ralı kanun dairesinde verec ekleri knpalı zarflar içine teklif edecekleri fiatın yüzde yedi buçuğu niebetinde teminatı mu akkate koya -caklardır. a 4 — Müzayede müddeti 933 senesi kânunusanisinin 14 üncü cumartesi günü saat cn bire kadardır. 5 — Şartları hakkında malûmat almak İstİyenlerin Vilâyet maka -mına müraeaatleri ilân olunur. Nafıa Vekâletinden: 950 adet ahşap telgraf direği pazarlıkla mubayaa edilecektir. Pazarlık 12/1/933 tarihine müsadif perşembe günü saat 15 te Anka -ra'da Nafıa Vekâleti satınalma komisyonunda icra edil cektir. Talipler 321 liralık teminatı muvakkate ve cari seneye ait Ticaret Odası vesikalarile birlikte ayni gün ve saatte komisyona müracaat etmeleri lâzımdır. Talipler bu husustaki şartnameleri Ankara'da Nafıa Vekâleti Le -vaztm Müdürlüğünden. İstanbul aydarpaşa'da tesellüm ve muayene memurluğundan tedarik edebilirler. İktisat Vekâletinden: 2054 numaralı kanunun hükümete Verdiği salâhiyete istinaden şekerin bîr elden memlekete ithali ile idaresi hükümetçe kararla e bu husustaki şerait alâkadarlara tafsilen ilân olunmuştur. Bu ilânda zikredildiği veçhile T iye gümrüklerine gelmiş veya 15 birincikânun tarihinde yolda bulunmuş olan şekerlerden ingil tere menşeli olanlar için muadil kıymette halı ve tiftik ve bulgur menşeli olanlar İçin de mu dil kıymette zeytin tanesinin salifüzzikir ilân şeraiti dahilinde kabul edileceği zeylen i lân olunur. Çorum Sıhhat ve içtimaî Muavenet Müdürlüğünden: 31/10/932 tarihinde münakaşaya konulan 250 lira 95 kuruş bedelli rontken, cerrahî, göz, îâbur tuvar alâtile 1083 lira 45 kuruş bedeli muhammendi eczayı kimyeviyeye talip zuhur etme diğinden müna -kasası 31/12/932 tarihinden itibnren bir ay daha temdit edilmiştir. Müddeti

hitamında ihalei kat'İyesi Çorum Encümeni Daimi kaleminde icra kılınacağından bu hususta taf almak üzere Çorum ve İstanbul Sıhhat ve İçtimaî Muavenet Müdürlüklerine müraeaatleri İlân ol İktisat Vekâletinden: Türk mahsulât ve mamulâtından Hükümetçe takas eşyası meyanına ithal edilen «halı, tiftik, gülya • ğı, palamut ve hulâsası, ers 1930 senesi veya ondan evvelki seneler mahsulâtından tütün, kömür müstesna olmak üzere ma ler, ile incir, fındık, canlı hayvanlar, afyon, zeytin, zeytinyağı ve kuş yemile Antep fıstığ eşyasına henüz pazar olmıyan memleketlere ihraç ve satarak mukabilinde mezkûr memleketlerde n muadil kıymette ecnebi eşyasının takas t.ir ikile ithaline İktisat Vekâletince müsaade edil ceği ve talep olunacak ihracat miktarının iki yüz bin liradan az olmaması lâzım geleceği evve ilân edilmişti. Bu pazarlar için tesbit edilen işbu «200,000a liranın yalnız «100,000» liray zil edilmiş olduğu ilân olunur. Temiz, ucuz hastane, rontken dua terml ve sair bilcümle veıairi cami Telefon : 41807 şjşjzjjm BBBjjaj Dr. İhsan Samı bbbsjsjjssj Öksürük Şurubu öksüıük ve nefes darlığı, boftmaea ve kızamık öksürüklrri iein pek te -sirli İlâçtır. Her ecz arında hulunur. ŞjrajjSBSjsu Göz Hekimi Profesör Birinci sınıf mütehassıs Dr. Esat Paşa Dr. Süleyman Şükrü istanbul Ankara caddesi No. 60 (Hilmi kltaohanesl yanında Kolonya meraklıları Bahçekapı'da Ticaret Borsası karşısında Ramazanzade Cemal Ecza ve parfomeri deposuna uğramalıdırlar. Kolonya ve losyonları bütün emsalinden güzel ve uc zdur. Tecrübesi parasızdır. Wr A VftDkCJ Alman kitapçı. Alman Htaplan en acur. «atar. lkyo£lu II Ar JaT 55 .sdk.İl c addesi 390. İsveç sefareti karjMinda. İnanlı Aygır Deposu ve lnekhanesi Müdürlüğünden: İnanlı Aygır deposunda inşa edilecek memurin evi kapalı zarf u -sulile ve 30 gün müddetle mün ya konulmuştur. 23 ikincikânun 933 tarihine müsadif pazartesi günü saat on dörtle Tekirdağ Ba tar Mudiriyctı dairesinde ihalesi icra edilecektir. İnşaat mahallini, proje ve şartnamey i görmek İstîyen!er her gün Muratlı nahiyesinde İnanlı Aygır deposu müdirivetine müracaat etm er. Posta T. T. Levazım Müdürlüğünden: Ambar ihtiyacı olan ve alenî suretle münakaşaya konulan 20 çift hurcun 22 ikincikânun 933 ta rihinde münakaşası icra kılınacağından talip olanların mezkûr tarihe müsadif pazar günü saat bul Yenİpostane'de Mubayaat Komisyonuna müraeaatleri. Avrupa'da birinciliği ve en büyük mükâfatı kazanan HASAN Sürmesile Süslenen gözlerin cazibe sine dayanılmaz. Dünyanın en sıhhi, en mükemmel, en lâtif sürmesidir. Nebatattan müstahzar bir barikai san'at lup gözlere sihri tusun verir. Kirpikleri uzatır ve kuvvetlendirir. Çapak yapmasına mâni o lur. Her kadın İçin zarurî ve ebedî bir ihtiyaçtır. Avrupa'nın ler -kibi meçhul ve madeni sür • den sakınınız. Sürmedanlıgı ile beraber (20), lüks ve büyük (30) kuruttur. Hasan Ecza depo TiLKî BONO MÜBADİL H iNOLMtl alı ialıkparan No. 55 lel: 23737 IDoktor IBRAH'M A. BESİM Almanya'da tahsil ve müteaddit seleler hastanelerde çs'uo tsn sonra run u. - Osmanbey, Şafak solak 70 ''»'ur apırnmam 1 numarada (Pangald TSts nesi aıks-ında) muayenehane acura, .»jjjja Hergflo 9-11 re 2-5 ^ SATILIK EV Sultanahmet Besinci Sulh Hukuk Mahkemesinden t 1— Terekesine mahfcememîrce vaziyet olunan bakkal müteveffa Hafız Hüseyin Vasfİ Efendinin te rekesinden ma-dut Ahırkapı'da Seyit Hüseyin mahal-sesinde Cankurtaran caddesinde 1,1 mük errer ve 1, 3, 5 numaralı maadük-kân hanenin nısıf ¦ - : uı mirasçının talebila 7/2'913 l-rih f sah günü saat 16 da Sultanahmet Beşinci Sulh mahkemesinde satılacak tır. 2— Arzu edenler arttırma şartnamesini 27/1 '933 tarihinden itibaren mahkememize müracaat

le görebilirler. 3— Satıp rünü olarak tavin edilen 7/2/933 sah günü arttırma hed-li muhammen fcıvmetin yüzde 7 bul -madıftı takdirde en son arttıranın ta -ahhüdü baki kalmak şartila arttırma 15 BÜn daha t edilerek 21/2/933 tarihine müıadif salı günü saat 16 da en çok arttırana İhale icra olunaca 4— İşbu nud gavrim">kut0n kıy -metİ muhammenesi 625 liradır. 5— Arttırmaya iştirak edeceklerin kıymeti muhamman-nin yüıde 7.6 nü* betinde pey vermeleri La dır. Salıp ae bayıunaftn yuıt ««il Paşanı nearfrutı «ster* t-ten Vasi itleri mtâtr*.- kemal farta) a»aiaaû.^ı» re Asşrjveı rsM *-r-at firss* Hayat Ansiklopedisi üncü cüzü çıktı Türk şimendiferine Türk sermayesi Anlara; 4 ikincîkânun (Başmuharririn. Mİ.n) - TasBJTuf nolrıı'u otan millî sermayelerin hem kendi hesap -larma kârlı, hem memleket için hayırlı faaliyet sahaların a harekete fetirilmesi iktisadi ve içtimaî hayatımııda çok e-hemmiyetli yepyeni bir merhalen in başlangıcını ilân eden bir fikir halinde ortaya ctomıı buhmuyor. Tasarruf haftası İçinde R e yapdan hasbıhaller arasında İktisat Vekili Mahmut Celâl Bey ba merhaleye adamakıllı işar t et-mîşti. Mem'eketİn iyilik ve kür temin edeceği muhakkak olan bir takım iş -lerînİn mîllet e yapılması pekâlâ mümkün olduğunu ve tasarruf hayatında nihayet bu safhaya germenin samanı g abileceğini iıah eden İktisat Vekili tasarrufun asıl bu tekâmülünden en büyük netice'er çıkab tası üserînde kuvvetle ve kanaatle ısrar eylemişti. Bu fikir az zamanda alıp yürüyerek evvelk Başvekil lisanından Fırka Grupunun istimzacı seklinde müsbet bir tek'if mahiyetine İntikal eylemiştir. Tafsilâtı Fırka Grununun tebliğinde görü'müs olacağı üze»e Cumhuriyet Halk Fırkas ili olan Başvekil Hazretleri mîllî sermayenin büyük İşlerde kullanılmasındaki ük tecrübe İçin zuu seçmeğe itina ederek Ergani bakır msde • nine müntehi o'acak ve dünyanın en zengin madeni olan bu servet ocağımızın cevherlerini taşıyacak şimendifer hattı üzerinde tevakkuf eylemi et mîllî ve mali hayatımızda fev -kalâde büyük ehemmiyeti olacak olan bu adımın vüıde yüz emn büyük kıymeti atfetmiş bulunmaktadır. Fasla olarak bu maksatla yapılacak dahdi İstikraza iştirak hususunda hiç bir kimseye hiç b ir şekil ve surette mecburiyet tarh ve tahmili mevzuu bahsol -raıyarak herkesin bu t eşebbüse İştirak edip etmemesi laınamen kendi takdiri-— IvrkadJnıek yolulh'iveı olunmuştur. H lnız bu iş i' n çıkarılacak kanunda ona iştirak edeceklere temin edeceği emniyet ve menfaat ş taruu tesbit ile il:ıifa edecektir. Bu emniyet ve menfaat şartlarının teşebbüse iştirak etmek hususunda bir takım vatandaş-Inrı kendiliğinden ikna edeceği tahmin olunur, vc teşebbüsün tas ur olu -nan mîllî bir iktisat merhalesi olmak yolundaki muvaffakiyeti de aklı seiira s ahibi sağlam cevherli halkımızın bu milli adımı teyit ve takviyedeki hareketine bağlı o'maıı iidir. Hulâsa olarak hükümet diyecek ki: Ben münhasıran filân hattı (Ergani madeni hattını) yapmak i ullanmak üzere kendi memleket ve balkı -mızdan on iki milyon liralık bir dahilî istikraz k aydi muamelesi açıyorum. Bu parayı ber sene şu kadarı olmak üzere faraza yirmi senede tamame n ödemiş o-lacağım. Parayı ödeyinceye kadar ber sene öedenmemiş kısmına *', S faiz vereceğim, ene ikİ defa kur'a çekilmek suretîle bir taraftan sermayenin bir kısmını tediyede devam etme kle beraber diğer taraftan bu iki kur'» keşidesinde birer ikramiye de tahsis etmiş olacağım. İsin şimdilik malûm olan umumi hatlarına göre her sene borcun resülmel -den bir kıımı ödenmek ber fasla olarak hâmillere ait baht işi bir de ikramiye ihtimali tesis ve verilen pa raya ise % S faîz temin edilmiş oluyor. Tahmin edeni kî bu ilk milli teşebbüs, ilerideki v aziyetler ne olursa olsun, ber gûna vergi kavillerinden muaf tutulmuş olacaktır. Eğer bu şart ta bu suretle teıbit e-dilmİş olursa dahili istikrara yatırılacak paranın yalnız % S fa bile her halde v« muhakkak surette meselâ a parti -rnan yaptırmaktan daha emin bir Pıla a-man teşkil edecektir. Bu bir besan itidir ki parası olanlar onu kolaylıkla muvazene edebilirler. Mes'elenin mühim olan noktası em -niyet noktasıdır. Hükümetin bu maksut-la Meclisten geçirmiş acağı kanun ilâ-nihaye aynen tatbik olunmakla devam eder mi, etmez mi mes'elesi. Bu no kta için evvelâ kanunu göreceğiz. Zanne -eliyoruz ki her şeyden evvel kanun evvelâ bu ciheti temin edici esasa t ve şeraiti bütün tafsilâtile lesbît etmiş olacaktır. Ondan sonra da biz mülâ -hasalan derpiş edeceğizi 1 — Cumhuriyet hükümeti ilk defa olarak nazik olduğu kadar mühim bir teşebbüse girişiyor. Bu muvaffakiyet sun ha'kın itimat ve emniyetinden ibaret olacağına göre hükümet elbet bu ilk teş bbüste bu ilk şartın behemehal tahtkkuk etmesi için ne yapmak lazımsa hepsini yapacaklu. Bunda zerre

Cumhuriyet İSTANBUL — CAÛALOCLU . DokllZUnCU Sene* NO IHR Telgraf M mektup adresi: Cumhuriyet İstanbul - Posta s n tura: İstanbul. No S4fl CUHI&ffeSI 7 KânUnUSallI 833 niı. üllU Telefon: Başmuharrir: 223M Tetırlr mûdOrfl: 332M İdare müdürü: 22361. Matbaa: 204T3 IIAn sah İtelerim ta herkese açıktır. Comhoıiyet'le neşrettirilecek İlânlar İçin doğrudan doğruya İdarehanemize dahi müracaat olu . Hayat Ansiklopedisi Büyük bir kütüphaneyi bir arada evinize • g«firen en faydalı eserdir. Her evde bir iane bulan ak lâzımdır. Durmuş kalbi harekete getirmek! Tıp Fakültesinde nasıl bir tecrübe yapılacak? Dr. Kemal Cenap Bey mes'lede bir fevkalâdelik olmadığını söylüyor Dün akşamki gazetelerde Tıp Fa-Fakültcsî fiziyoloji profesörü Kemal Cenap Beyin, yann fakülte yapacağı bîr tecrübeden bahsediliyor, bu tecrübeye tıp mehafilİnde büyük bir ehemmiyet verild olunuyor. •Bir ölünün durmuş kalbi harekete gelecek» deniyordu. Bu haber üzerine, dün akşam Kemal Cenap Beyle görüştük. Bize bu tarzda bir fıkranın intişannd essir olduğunu ve yazan gazeteye neşredilmesi rîcasîle bir de mektup gönderdiğini söyledi. Kemal Cenap Beyin bize verdiği izahata nazaran gerçi ölmüş bir tavşan üzerînde tecrübe yapıla kalbi harekete getirilecektir; fakat bu ameliyede hîç bir fevkalâdelik bulunmamakadır. H er zaman yapı -lan v« bu defa da talebeye ders esnasında tekrar edilecek olan basit bi r tecrübeden ibarettir ki tababet âlemini ve mehafilini ehemmiyele alâkadar edecek bîr t arafı yoktur. Bu şkilde tecrübelere sade Kemal Cenap Bey değil Akil Muhtar Bey de, diğer p rofesörlerle de dersleri icabı yapmaktadırlar ve tavşanın kalbini harekete getirmek güç ve şa bir şey değildir. Kemal Cenap Bey izahatına de Profesörlerimizden Kemal Cenap Bey vamla demiştir ki: «— Ne icat edilmiş bir alet, ne de tecrübe île İsbat edilmek üzere ortaya atılmış yeni bîr id Lüzumundan fazla izam edilen ve adeta bir sürpriz şeklinde gösterilen şey, talebeye dersl eri icabı gösterilecek basit bîr tecrübedir ki bu da ilk defa yapılacak dğildir. Her sene de rshanelerde tekrar olunur ve bu pazar da ayni ders verilecektir.» Doktorların kongresi Etibba Odası için yirmi bin liraya bir bina satın alınmasına karar verildi Etıbba odası dün öğleden evvel saat 10 da Halkevinde se -nelik içtimaını «ktetti. İçtimai Tev Pş. idare eltî. Kâtipliklere operatör Murat İbrahim ve Sadullah Beyler seçildiler. Evvelâ Oda -rrm bîr senelik faaliyet raporu okundu. Yeni ve eski bütçeler ü zerinde konuşuldu. Söz slan azadan bîr kısmı aidatın tenzilini, haysiyet divanına verilen par nın fazla olduğunu söylediler. 20 bm liraya satın alınacak yeni bina mes'elesı de görüşüldü. Niyazi İsmet Bey bu parayı fazl ve binanın satın alınmasından evvel, İstanbul cihetinde mi, yoksa Beyoğlu tarafında mı olmas kında bir karar verilmesi lâzsmgeld'ğini söyledi. Neticede Düyunuumumiye karşısındaki binanın ez İttihaz e -dilmek üzere 20 bin liraya satm a-11 > 1111111111111111111111 ıı 11 m 1111 11111.....m ıı mı ıı ı ihiii ııııı kadar şüpheye mahal yoktur. 2 — Zaten Türkiye Cumhuriyeti hükümeti dahile ve karice karsı taahhütlerini İmkânın azami hal de dürüstlükle yao-mak şiarında olan bir hükümettir. Türkiye Cumhuriyeti hükümeti devlete aît esaslı itinalarla sıraya koyarak tediye etmiş bir hükümettir. Türkiye Cumhuriyeti hükümeti bu ldaki dürüstlüğünü lâfla değil, onlarca milyonlarla Ödenmiş borçların fİliyatını gösteren müt e -bilecek bir hükümettir. Bundan başka yalnız istikrazı dahili mes'eleıİnİ ele alsak Cumhuriyet bü -kümelinin mali ve İ dî düşüncelerdeki hattı hareketinin rnahiyetinİ çok açık görmüş oluruz; Yeni rejim istik • ra uruşa inmîş bulduktan aonra ona kıymet vere vere az zamanda bu tahvilâtı yüzde yüze çıkarmışt razı dahilinin kıymeti yüzde yüzdür. Bunun sebebi malûmdur. Çünkü hükümet devlete ail taahhüt en icrasına ânm bir hükümettir. Ve bunun böyle olduftu halk tarafın dan görülüp takdir edilmi Bir Öyle aileler biliyoruz ki istikrazı dahiliyi evlerinin geçimi için • elbette uunkü kongreye Iftİrak dene doktorlardan bir grup tınmasına, tamirat ve tadilât için de 5 bîn lira sarf edilmesine karar verildi. Heyet! İdarenin Ankara'deki teşebbüslerinin verdJği neticeler etrafındaki izahat dinlendi. Farmakoloklar cemiyeti reisi bir takrir vererek bir kısım reçetelerin okunmadığını bildirdi v

bası taklit aspirinler hakkında da bir karar ittihazını istedi. İdare heyeti bu hususlar hakkında bir karar verecektir. "m.........mı.........ıııııııı.....unu.........ııu...........mumum...........mı..........ı apartimanlardan daha İyi ve daha sağlam - bîr nevi irat membıı yapmışlar -dır, ve bîr gün gel u tahvilâtın ortadan kalkacağını bîle şimdiden hüzün ve elemle düşünüyorlar. İstikrazı dahili iz altınla değü, kâğıt para olarak ödüyoruz. Böyle iken is -tikrazı dahili o kadar büyUk rağb olmuştur. Sebebi basittir. Harp sonu hayatında altın vermek bittabi mevzuu bahis değildi r, fakat % S i kâğıt olarak mutlaka ödiveceğiz dedik, ve ödüyoruz. Mukannen itfaları da mun aman ve harfiyyen yapıyoruz. İşte yenî rejim bize imnaratorluk drvrinden müdevver olduğu hal de istikrazı dahi -liyi bu kıymet ve itibara yükseltmiş o-luyor. Rejimin milli iktisatta binnefu kendisinin açacağı yeni bir merhalenin mazhar olacağı itina ve dikkati pek kolay tasavvur ve tahmin edebîliriı. Biz çok büyük bir emniyet ve kal'İyet-le diyoruz ki Cumhuriyet hükümeti milli teşebbüsleri mî ayelere melet -mek üzere atacağı Ok »dımda halkın büyük itimat ve emniyetine mazhariyet itiba e şimdiden müemmen ve mÜ-beşşeı bulunuyor. YUNUS NADİ Yeni Avusturya Elçisi geldi Baron Vesboh doğru Ankara'ya gitti Avusturya 'nı n yeni Ankara sefiri Baron Ves -boh cenaptan dün İzmir vapu-rîle İskenderiye -den şehrimize gelmiş ve akşamki trenle Ankara'ya gitmiştir. Sefir cenap -larını rıhtımda sefaret erkânı ve bîr çok Avu> turya kolonisi istikbal etmiş Yenf Avusturya elç'ti Baran Vesboh Baron Vesboh cenaplan Ankara'da Gazi Hz. ne itimatnamesini takdim ettikten sonra yenî vazifesine bas -lı ya çaktır. Sefir oenapları dün kendisile görüşen bir muharririmize şu be ya -natta bulunmuştur: « — Kahire'deki Avusturya sefaretinin lâğvi üzerine Ankara'ya sefir tayin edildim. İstanbul' a ilk defa olarak üç ay evvel seyahat maksadîle gelmiştim, o vakit memleketinizde çok kala mamakla beraber oldukça güzel yerlerini gömüktüm. Bu kere çok beğendiğim ve hatta hayran kald eketinizde artık varifeten bulunuyorum. Görmediğim yerleri İyice temaşa ede -rim v« bundan d olayı de bu yeni vazifemden son derece memnunum. Türkiye'nin terakkiyatını ve Gazi Hz. n in yarattığı yenilikleri uzaktan takip ediyordum. Şimdi bütün bu terakkîyat ve inkisafatı yak dan takip edebileceğim Gazi Hz. memleket dahilinde yapacakları seyahate çıkmadan evvel i timatnamemi takdim etmek istiyorum. Türkiye île Avusturya arasındaki dostane münasebeti burada bulun -duğızm müddetçe azami derec ne çıkarmak başlıca emelimdir.» KENDİ KENDİMİZİ TENKİT t Büyük kağnılar! Anadolu topraklarının allından bîn -leree sene evveline ait olarak meydana çıkarılan eski med niyet eserleri ara aında görülen araba numuneleri gene A-nadolu topraklarının üstünde ve pek çok yerlerinde bugü kullanılmakta olan kağnı arabalannın aynîdir. Bu bile Anadolu halkının bu kıt'ada binlerce ve nlerce senedenberi haşir ve neaîr olmakta bulunan pek eski bir halk olduğunu isbat ede r bir delildir. Ancak bu kağnı malûmdur ki şoselerin düşmanıdır. Üzerindeki ağırlıkla keskin bıçak haline gel rlekler yollan çizgiler halinde adeta kese kese parçalarlar, bozarlar ve harap ederl er. Umumî harptenberi Türkiye de ayni suretle ve belki daha fazla muzır tahribat yapan büyük cüs seli modem araba harabeleri peyda oldu: Üç dört, hatla ba-zan dört beş tonluk büyük kamyonlar. Bunların tekerl ve lâstik tertîbatlan da gelişi güzeldir. Her gün memleketin yol larını altüst ediyorlar da kimsenin dikkat ettiği yok. Yollarımızın kilometrosu on hin liraya r. Bunların tahribine kolay kolay nasıl muvafakat edebiliriz? illi......ııııııımııııııııııh......imi........ e* ıııımmmıı Kıymet farkı* İl , — Baba. oh lira çok para mıdır, az paıa mıdır > < — Ben kazanırken çok.. Annen- harcarken nzl Cad Hz. Türk Dili Tetkik Cemiye tinin içtimaine riyaset buyururlarkeıl* Türk Dili Tetkik

Cemiyetinin çarşamba günkü içtimaına Gazi Hazretlerinin riyaset buyurduklarını telgraf haber larak yazmıştık. Bu içtimada, Gazi Hazretlerinin huzurile lügat ve ıstılah programı mü ¦ zake miş ve 16 bölüğe ayrılan ıstılah heyetinin ve ayrıca lû -gat merkezinin çalışma usulleri ve m kleri kaynaklar da kararlaştırılmıştır. Cemiyetin şimdiye kadar devam eden mesaisi hakkında d ami reis Gazi Hazretlerine de izahat verilmiştir. 933 Türkiye Kraliçeliği Güzeller, İspanya'yı ve tarihî şehirleri görmek, gezn\ek istemez misiniz? Foto SÜrem/a S5 — Madde Hanım Bugün İstanbul'dan müsabakaya iştirak edenlerden Macide Hanımın mlerini dere ediyoruz. 3 kânunusani nüshamızda resimleri İntişar eden İffet Hanımın numarası n, yalnız 3 yazılmıştır. 34 olacaktır. Son temditten istifade ediniz Avrupa güzellik müsabakasının bu sene nisan sonunda Madrid'de yapılmasına karar verilmesi üze ine resim neşri müddetini kısa bir zaman için temdit Foto Süreyya II — Madde Hanımın boy resmi ettik. Müsabakaya girmekte tereddüt edenler, bu son fırsattan istifade etmelidirler. Tekrar e delim ki birinciye 1000, ikinciye 400, üçüncüye 200 lira mükâfat verilecektir. 1933 kraliçesi nisanda, Nice'len geçerek Madrid'e gidecek, Madrid'le Avrupa güzellik müs abakası yap d diktan sonra, İspanya'nın bazı meşhur ve tarihi şehirlerini gezecek, sonra Par is (Haoedl 3 met sahtfedsı ..,.......u..........m.......im........||.......ıııııı......ııımıım...........mııırmıaaıaaııı Ankara'da güzel bir resim sergisi açıldı Kerim Beyin eserlerinden: Soldan aağa B-. Rus sefiri Suriç volda.. Ankara 5 kânunusani (Hususî) — Muallim ressam Kerim E. dun Halkevi salonlarında bir resi m sergisi açtı. Kerim Beyin sergide teşhir ettiği 60 kadar tablonun ekserisini tanınmış zevat pastel por t releri ı.-.k-l ediyor. 'e.ıtaiR fferim B<") Sergi, sen el er d enberi mUtevaz. bir hoca hayatı yaşıyan »an'atkârın fırçasında ve elinde n ir san'at ve maharetin gîzli olduğunu İlk bakışta anlatmakladır. Tablo -ları gören ve resimde nlıyan bir çok zevat Kerim Beyin portre ressamı olarak kusursuz ve cidden yükdoğru Recep B . Ankara Vahşi Nevzat Tamburacı Osman Pehlivan sek bir san'atkâr olduğunu ifade etmişlerdir. Hakikaten san'atkâr portrelerinde büyük bir muvaffakiyet göstermiştir. Kerim Beyin servide teşhir etliği tablolar arasında Maarif Vekili Dr. Reşit Calip, Halk Fırkası umumî kâtibi Recep, sabık vekillerden Esat ve Cemil, meb'uslardan Necip Ali, Hilmi , İzzet Ulvi, Nuri. Ankara valisi Nevzat, müderris Neşet Ömer, Aka Gündüz, emniyeti umumiye müdürü Tevfik Hadi. posta müdiri u-mumisi Fahri Beylerle Rus sefiri Suriç, Rus sefareti müst eşarı Asta-hof yoldaşların, tamburacı Osman pehlivanla Ankara'nın hamiyeti ile tanınmış köylü Türkoğlu Ali Ağanın çok muvaffakiyetli portreleri bulunmakladır. Kerim Beyin leşhîr ellîji diğer lablolar da Milli Mücadeleye aît ha-iMabadt 1 tacf m*I/«4« 'Cumhuriyet ı\arumu«nı J^'J" Meşhur Casusla Yazan: ABIPlN DAV ER - 55 — Mata-Hari, âşıklarını en ziyade zabitler arasından seçerdi «— Mata - Hari'nin bu feryatlarında ne büyük bir hakikat vardır. O. hiç şüphesiz, i-u adamlar efret ediyordu; fakat herkese haki -katı söyliyemİyecek kader, mağrur bir kadındı. Ötekini be ikini çekiştireceğine hissiyatını saklıyordu. Para ile elde edilir bir fahişe mevkiine düşmem ilâkis bir ilâh fibı yükselmek için de kendiline kutsi bir kadın süsü vermişti. O samanının öteki meşhur rakkaseleri ve artistleri gibi. fakir ve zengin gece küslerinden hoşlanmazdı. O kendisine mülâzemet edenlerin nezir, prens, sefir, jeneral, akademi azası o lmasına ehemmiyet verirdi. Küçük »alonunda, Hint İlâhlarının heykelleri arasında Avrupa'nın i endi el yasılarile ve husalarile Mata - Hari'ye verdikleri resimler vardı. Fotoğraflarının al -tındaki yazılarda bu tacidarlar, büyük artistin en ateşli takdirkârlan olduklarını söylü * Mata - Harl'yi pek iyi tanıyan doktor Bisard, o kadar göklere çı -karılan bu kadının kendi gi li san'a-hna faydası olacağını sezdiği âşıklarının içtimai mevkilerine hiç ehemmiyet vermediğ nlatıyor: «Mata * Hari denilen meşhur dansözü tevkif edip Saint - Lazere hapi-sanesine getirdikler

i zaman, ben bu hastanenin sertabibi idim. Dansözü o vakte kadar görmemiştim. Tevkif edi ldiğinin ertesi sabah, mevkuf bulunduğu hücreye girdiğim saman, onu yakından aydınlıkta tetki ettim. Kendisine büyük ve asil bh- hanımefendi süsü veren bu müteaszım kadını görünce, onu d bir yerde gördüğümü hatırladım ve hayret ettim. Hafızmaı zorlayınca Mata-Hari'yi belediye do ken Etoile mahallesindeki kibar randevu ev • terinden birinde gördüğüm ve muayene ettiğim ak lıma geldi. Hatta bu evi işleten Mm. H *ın bu kadın lıakkında.bana söylediklerini de hatırlam umhanenin müdiresi o zaman bana demişti ki t — Azizim doktor, âşıklarından bin frank ücret alan bu kadındrn tıbbî muayeneye tâbi olması İs aten, benim evimden başka bh- yere de gitmez. Ben de onu en ciddi ve en emin müşterile rime çıkarırım Hakikati halde Mata - Hari bh- çok randevu evlerine gidiyor ve bunların mfldireleri, kadının yalnız kendi evlerine geldiğini iddia ediyorlerdı. Bu hakikati, kısa bir müddet zar fında sırasile bu evleri muayene ettiğim saman öğrenmiştim. Bazı erkeklere pek kısa ve geçici aşk bul)azı veren bu evlerin en meohur ve en çok ziyaretçi kabul edenler -den birinin sa hibesi bana demişti ki: — Mata - Harî'yi istiyen bir müşteri geldi mi, hemen koşar Neuİlly (Nöyyi) deki evine giderdi . O zaman dansöz, burada otururdu, kendisine bakan dostunun, Alman ordusu erkânından yük sek rütbeli bir a-dam olduğu söylenirdi. Bu Alman da müstear bİr isimle Neuİltv'de otu -rund u. Hakiki hüviyetini doğru olarak kimse öğrenemedi. Fvİne gidince Mata - Harî beni nezaketle huzu -runa kabul ederdi. Onu ekseriya Recamier tarzında bir şezlonga u-zanmış bulurdum. Yan çıplak bh-vazİyerte ve sahnede rol yapıyor -muş gİbİ oturur ve Öyle konuşurdu, ücret mes e hiç ehemmiyet vermez gibi görünürdü ı fakat kendi -sini istiyen mü*teri hakkında bh* sürü s ardı: — Güzel bir delikanlı mı? Mühim bh- mevki sahibi mi? Hangi meslek ve mulvittendir7 Fransız mı, ecnebi mi?» Bu suallerine cevap aldıktan sonra, nihayet lakayt ve dalgın sorardı: — Ne kadar para vermek istiyor? Mata • Hari ücret hususunda, çok mUtehavvildi. Bazı günler, ehemmiyetsiz bir paraya razı olu rdu. Bazı günler, o kadar yüksek bh- fiyat isterdi ki, onunla yan yarıya ortak o-larak n amuskârane çalıştığımdan Işl bozmamak İçin kendi kumusyo -nümden fedakârlık etmek lâzım gelir uğu suallerin hakikî maksat ve manasını ve bazan çok, bazan az para istemesindeki hikmeti anlndım. Müracat edenler, zabit, büyük memur, yahut politi -kaçı oldu mu, hemen fiatlarda az ami tenzilât yapıyordu. Çünkü baş -başa kaldıkları anların tatlı aami -miyeti içinde onlardan -man'ları için, haber ve malûmat almak İmkânını buluyordu. Halhuki, o sıralarda Mata - Herinin paraya çok ihtiyacı vardı. Çünkü bütün serveti, borçların tti. Fakat hayatında intizam ve iktisadın ne olduğunu bilmiyen bu kadın, eline geçen parayı saymadan harcıyor ve Neuilly'dekl evinde daima ziyafetler, süvareler veriyordu. Onun eğlenceleri, ekseriyetle cosm-polite ( kozmoplit) olur, her mil -tetten bir sürü insa nlar bulunurdu. Cömert ve kibar hane sahibi, nefis yemekler ve şaraplarla misafirler ini doyurduktan sonra, bahçesinin gölgeli bh* köşesinde çimenlerin üstünde çıplak danseder, o da, midelerine ve gözlerine çekilen bu çifte ziyafette, tabii, kadını çılgınca alkışlarlardı. ari bu eğlencelerde dansederken, yalnız san'at iti-barile takdir hisleri uyandırmağı düşünmez line geçirmek istediği erkekler kimlerse onlardan gözlerini ayırmaz, onları avlamak için eli n -den geleni yapardı. Böylece bh- çok adamları iflâsa sürükledi Bunların arasında zengin bir er vardı ki bütün servetini onun uğruna yiyip bitirdikten sonra, sahtekârlık yap -mış, yakala n sene hapse mahkûm olmuştur. Gene bu bedbaht â-şıklarra arasında akademi azasın -dan biri va dı ki o da, bütün para -sını ve sıhhatini harcadıktan sonra, çıldırmış ve tımarhanede can ver Mata - Hari*yİ yalnız aşk için yası-yan sevdalı bh- kadın mevkiine yükseltmek istlyenler, ya anmışlar, yahut ta yalan söylemişlerdir. O, meşhur Roma tmparatoriçesi Messa-line'den aşağı b hlûktu. Bu Roma melikesi, hiç olmazsa en bayağı adamların kucağına atılırken yalnız hasta ruh i zevkini düşünüyor, menfaat peşinde koşmuyordu. Mata - Harİ'nin ise vücudu gibî vicdanı da s Mata - Hari'nin harp esnasındaki hayatını anlatmağa başlamadan evvel küçük bir macerasını dah delim. Kadının nihayet yakalan -masına sebebiyet veren yüksek görünmek ve yüksekten atmak ipt lâsı bundan daha iyi anlaşılır. Neuilly'deki eşyasını satarken bunlar arasında mevcut eski Saksonya mnmulâtından bir fayans takımını millî müzelerden birine satmak istemiş ve kıymet takdirine gelen memuru, yan çıplak afette kabul ederek, adamcağıza tatlı tatlı süzgün süzgün bakmaca haklamıştı. (Mabadf non 933 Kraliçeliği ı Birine! saaff'dVn maoaff 1

tarikilr gene şehrimize avdet edecektir. Temmuzda dünya güzellik müıeba-kan hangi memlekette yapılırsa güzelimi r, tekrar oraya da gid cektir. Bütün bu seyahatlerde yanında ab -rabasından bîr zat bulunacak ve her iki "un en küçük masraf a varmaya kadar bütün seyahat masarifi tes • viye edilecektir. Avrupa, hatta dünya karşısında Kerimin Hanım gibi Türk ırkının güzelliğini temsil etmek, sonr aharda ve varm emsalsiz seyahatler yaparak Avrupa'nın en güıel memleketlerini g&rmek, kaçırılacak bir fırsat dr »ildir. Bu fırsatı kaçırmamak İrin ise müsabakaya kaydedilmek kâfid k kulan. İdare müdürumüı, cumadan maada, bev gün saet ondan altıya kadar •dare-banemlıd* »iri or. Müsabakaya yazılını» ve hazırlanınız L Ankara resim sergisi . IBtrinci la hileden mabetti liraları ve Ankara'nın muhtelif hususiyetlerini lesbit e tmektedir. Bun lardan bilhassa (Alagöz karargâhı) İsünli tabloda san'atkâr çok muvaffak olmuş , Gazi'nin Sakarya har-bindeki karargâhını gösteren bu tablo, TUrk milletinin o zaman ge -çû-diği karanlık ve sıkıntı dolu günleri, kasvetli bîr gecede iki katlı bir köy evinin üst an birinin pencerelerinden sızan belK belirsiz bîr ışıkla pek manalı bir su -rette ifade edi yor. Filhakika o karanlık günlerde tek ışık ve tek ümit, o köy odasında günlerce hasta yatan, kırı leri iğreti sargılarla sarılı, fakat buna rağmen çelik iradesi asla şarjı 1-mıyan büyük Türk' -dan'ıa kudretli şahsiyetinde temerküz etmişti. Kerim Beyin sergisi bir çok ziyaretçiler tarafından ziyaret ve tak -dır edilmektedir. — AS . Şehir ve memSeket haberleri ] Yerli pirinçler İhtiyaca kâfidir Pirinç fabrikatorları da bahse karıştılar Kânunusani, şubat ve mart aylan kontenjanına beşer vagondan on beş vagon ecnebi pirinci ko nulması, ni-rinç ithalât tacirleri arasında telaş uvandırmı*. yerli pirinçlerimizin dahili is lâke kâfi gelemiyeceği, bunların nefaset itibarile de hariç pirinçlere tcfcvvırk edemiyeceği iaları ortaya atılmıştı. İstanbul Ticaret müdürü Muhsin Bey, resmî bir lisnnla bu İddtaları ret ve tekzip ederek yerli pîriçlerîn ihtiyacımıza kâfi olduğu gibî nefaset itibarile de hariç pirinçlere muadil bulundu inç ithalâtının tahdidi dolayısile fİatların yüksel -meşine de imkân olmadığını bildir -miştİ Dün matbaamıza İzmit pirine fabrikası sahiplerinden Ali Vasfİ ve Şerif Bey isminde iki zat g elerek bu mes'ele hakkındn bize şayanı dik -kat İzahat ve malûmat vermişlerdir. Bu zevatın söylediklerine göre memleketimizde senede 35 milyon kilo pirinç istihlâk edilme ktedir. Buna mukabil de 30 milyon kilodan fazla pirinç İstihsalâb vardır. Bu isbihsa'ât, b ilhassa son seneler zarfında fennî bir surette vücude getirilen fabrikalarda yapılmakta ve memleketin pirinç ihtiyacı tama -men temin edilmektedir. Yerli pâ -riçler, 15 kurutta n başlıyarak 29 kuruşa kadar satılmaktadır. 29 - 30 kurma satılan lüks pirinç İtalya'nın Viyo ohumundan yetiştiril -inektedir ve Bombay pirinçleri nefn-setindedir. Bu fiata satılan en lüks pirinç varken her hanın bir ecnebi mahsulü pirincin yerli pirinçlerle rekabet ede ce e ine de ihtimal verilmemektedir. Memlekette, ihtiyaç -tan fazla îstok yerli piri nç mevcut olduğundan fİatların artacağı endişesi de ciddi olarak telâkki edilme -mektedir. Pirinç müstahsilleri, erkama müsteniden verdikleri bu malûmatla Ticaret müdürü Muhsin Bevİn b natını teyit ve takviye etmiş olmaktadırlar. Bu itibarla, bazı kimseler tarafından ortaya atı an iddiaların tamamen asılsız olduğu anlaşılmaktadır. Zekât ve Fitre Her tene olduğu fibi fal Ş"M de zekât ve litre Tayyare Cemiyeti teşkilâtı vasıtasile toplanac k ve hasılatı Tayyare, Hi-lâliahmer ve Hİmayeİetfal Cemiyetleri arasında tahsİm edilecektir. ava kuvvetlerimizin takviyesine ve hayır islerine vardım içîn zekât ve fitreyi Tayyare Cem iyetine vermek ayni zamanda bir vatan borcudur. Karacabey şeker Fabrikası kuruluyor Fabrika on sene sonra hükümetin malı olacak jEvkaf neler yaptı, (Neler yapacak? Zeytinliklerden bu sene 1000 çuval mahsul alınd Evkaf idaresi İzmir'de büyük bir hal yaptırmak üzere İzmir belediye-sile müzakereye girişmişt ynca İzmir'de İsmet Paşa bulvarında bİr kaç bina ve Alsancab'ta bh- cami yaptırılacaktır. Garbi Anadolu'dan Bergama'ya kadar uzanan evkafa ait zeytinliklerden bu sene bîn çuv ala yakın mahsul alınmıştır. Evkaf İdaresi bu zeytinliklerdo 600 kadar amele çalıştırmıştır.

Evkaf, bu sene Kastamonu. An -takya, Eskişehir, Sivas, Manisa'da bazı inşaat yaptırmak t asavvurun -dadır. Balıkesir'de de alt katı ma -gaza olmak üzere bir evkaf dairesi ya ptırıla caktır. Uç sene evvel fırtına neticesinde mühim tahribata uğrıyan Edirne'deki iık eserlerin tamiratı miş -tir. Manisa'deki Muradiye, Babaeski'de Alinasa camisi minaresi, Konya'deki Se lçuk eserleri, Aksaray ve Çankırı'deki camiler önümüzdeki sene İçinde tamir olunacaktır. Evkaf idaresi 1933 senesinde, 1932 de tahmin edilen varidatı elde edeceğini ümit etmek tedir. M s Cn k © m e ı e rd e Vafi Bey İki sene hapse mahkûm oldu Bîr müddet evvel Ankara caddesinde feci bİr otomobil kazası olmuştu. O sırada oradan geçenlerden bir kızcağız, duvarla otomobil eraıında kalarak, ezilmiş, biraz s a ölmüş, bir kadınla bir erkek te yakalanmışlardı. Bu vak'aden dolayı İstanbul Ağırceza mahkemesinde muhakeme edilen Emin Vafi Bey hakkındaki karar, bildirilmiştir. Kazada Emin Vafi Beyin tedbirsizlik ve dikkatsizlikle hareket ettiği, nenede ölüme ve yaralanmıya sebep ol'luğu sabit olmuş, mernun İki sene hapse mahkûm edilmiştir. Rumeli Hanı cinayeti Rumeli Hanı cinayeti faillerinden Koıti altına müıtantık tarafından ia tİcvap edilmektedir. Koıti'nîn kardeşi Yani, cinayetten sonra Atina'ya kaç -mıştı. Katil mamu Yani'nin Yunan zabıtası tara'ından yakalandığı haberi şehrimize ge'mi'ie de, alâkadar ma -kam a henüz bu huıutta reami malûmat gelmemiştir. Katillerden Yani Yunan tebeası oldttrrundan Yunanistan'da yakalandığı takdirde muhakemesi orada cereyan edecektir. İstanbul Müddeiumum iliği tahkikat evrnklannm suret -lerini hazırlamaktadır, Bu evrak Yunan hükümetine gönderile cektir. Memleketimizde yakalanmış olan katil Kosti İle bunlara yataklık etmekle maznun b erber Todori'nin muhakemeleri bittabi burada yapılacaktır. Sahte diş tabipleri yakalandı Biri Galata'da, biri¦! Sirkecİ'de biri de Zeyrek civarında olmak üzere bir hafta içinde üç sa te diş ta -bibi yakalanarak Adliyeye veril -mistir. Saraçoğlu ŞDkrO Pev Rahatsız bulunan Saraçoğlu Şükrü Bey dün biraz iyileşmiştir. Şükrü Bey dün otelde», çıkmış nmuştur. Şükrü Bey bİr iki güne kadar Ankara'ya gidecektir. Ta'ehe lokenfası açılıyor Halkevi içtimaî muavenet kısmı tarafından, muhtelit hâkem mah • kemesi binası altında açılaca lebe lokantası, bir haftaya kadar faaliyete geçecektir. Halkevi, fakir Çocuklar için açtığı b okantada talebeye verilecek yemek Üstesini tertip ederken Sıhhiye MÜdiriye -tinin de n oktai nazarını almıştır. Müdiriyetin kalori ve vitamin miktarı üzerindeki mütalealarına göre teleri hazırlanacaktır. Elektrikli yas'tk Balıkesir'de elektrikçilik ve kuyumculukla meşgul olan Hafız Ah -met Efendi yerli bir te rmofer yapma, ğa muvaffak olmuş ve ihtira beratı almak üzere teşebbüste bulunmuş -tur. Bu etr ofer yastık seklindedir. Yastık bir prize raptedilince ısın -makta ve vücutta ağrı, sızı hise en yerlere konmaktadır. Çekoslovakya'lı bir grup tarafından Karacabey'de bh- şeker fabrikası tesis edilmek Üzeredir. Grup mümessili M. Alfred Şvars'ın Ankara'da hükümetle ve İktisat Vekâletile yaptığı temaslar lenmiş, imzalanmak üzere bir de mukavele hazır -lanmıştır. Mukavele Vekiller Heyetinin tasdi kına arzcdilmİştir. M. Şuvars şeker fabrikasının hangi esaslarla kurulacağı hakkında şu malûm c— Fabrikanın bina ve makine -leri ve sairesi gibi tesis ve işletme masrafları da bize a ittir. Grup şe -keri hükümete- maliyet fiatı üzerinden verecektir, Grupun fabrika için koyduğ sermaye 10 sene içinde bu m.ıliv¦:( fiatına İthal edilen itfa pa-rasile doldurulacak ve f abrika ta -mam ve mükemmel bîr halde mecca-nen hükümete geçecektir. Bir kilo şekerin, hükümet eklif edilen ma-liyet fiatı fevkalâde ucuzdur. Teklif ettiğimiz fiat üzerinden hükümet sened e bir buçuk milyon lira kazanabilecektir. Fabrika ilk seneleri 50 bin ton pancar işliyerek 8 bin ton şeker istihsal edecektir. Bir buçuk milyon liralık kazanç ta bu istihsal üzerinden hesap edilmiştir. Grupun hükû -mett n istediği de fabrikaya pancar ve kömürü temin etmesi, mukabi -linde şeker almasıdır. Hükümet bu işte temin edeceği İntifam yarıaile grupun mensup ol-duğuErste BrUnner makine fabr kasından, TUrkİye'de tesis edeceği başka sınaî fabrikalar için lâzım olan makine ve malzemeyi plerin fi-atına satın alacaktır. Bu suretle hükümet hiç bİr kayıt altına gh-meden memlekette aç sene içinde bir çok fabrikalar ve sınaî müesseseler tesisine muvaffak olacaktır. Karacabey'de kuracağımız fabrika son sistem ve mükemmel bir halde olacaktır. Bu ay içinde işe

başlamak mümkün olacağını kuvvetle tahmin ediyoruz.» Oaatasaray mezunlarının kongresi Galatasaray ticaret ve bankacılık kı im melunları bîrlîği umumi heyeti dün Beyoğlu'ndaki merk nasında senelik kangresini ektetmiştir. Toolan-tıda birliğin isleri mevzuu bahsolmuş ve id are heyetinin teklifleri İttifakla kabul olunmuştur. Heyeti umumiye eski idare hevetml aynen ipka etmiş ve yardım sandığı pre-fesTe meşgul olacak bir hev*| île tvfcH mesai İle uğraşacak bir komisyon teşkil etmiştir. Bundan sonra her perşe be günü saat 18 de birlik merkezinde umumi bir toplantı yapılması kararlaştınl-mışlır. Edirne lisesi mezunları cemiyeti Edirne lisesi mezun lan, aralarında bir cemiyet kurmak için bo hafta içinde Halkevin de toplanarak bu İşi müzakere edeceklerdir. Galatasaray'Iı izcilerin Atina sey^^ Dün Atina'dan avdet eden Oatatasay Atina'ya giden Galatasaray izcileri 9 gnülük bir seyahatten sonra dün timiz vapurÜe şehrim ize gelmişlerdir, izcilerimiz Yunanistan'da fevkalâde bir surette karşılanmışlardır. İzci kafilesine riyaset eden Refet B. bu seyahat hakkında şunlan söyle -mistir: c— Cuma günü Pire'de kalabalık bîr kütle ve Yunan izcilik riyaseti kâtibi umumisi M. Pkaraman o tarafından karşılandık. Buradan trenle Atina' ya gittik. Orada da askerî ve mülki bîr çok k eler ve Atina izcileri tarafından büyük tezahüratla karşılandık. Evangelismos muallim mektebine misafir edildik. Ertesi gün meşhur Akro « h IzeOerln Atina'da alınmış resimleri | pol harabeleri gezdirildi, pazar sabahı eski Kral sarayı önünde muazzam biz geçit resmi yapıldı. Meçhul askerin mezarına çelenkler kondu. Pazartesi günü müzeler gezÜdİ ve Yunan İzci M. Benatîn tarafından mektepte isçilere bir resmi kabul yapıldı ve daha sonra da Akrapolp alasta bir öğle ziyafeti verildi. Ziyafet çok samimi oldu, Türk ve Yunan dostluğunun artık t amamen büyüklerimiz tarafından tesis edildi -ğine dair sözler söylendi ve daima dost kal'nar asına dair de sözler verildi.» Refet Bey. Yunan topraklarında Galatasaray izcilerinin gördüğü büyük dostluk tezahüratını hiç n unuta-raı<'acaklannı da izahatına ilâve etmektedir. Siyasî icmal Arap kongresi Tarihte ilk defa bir Arap kongrea1 için ciddi bir hazırlık yapılıyor. Kon* grenin maksadı Ar ap memleketleri arasında hars ve İktisat ve siyaset İşlerinde muayyen bir program Üzer* teşr iki mesaiyi temin etmektir. Bir takım Arap memleketleri yekdiğerini müteakip istiklâle d oğru ilerli -yorlar. Bir kısmı dahi şimdiden muhtariyeti haiz bulunmakladır. Maaha za arapça konuşan memleketlerin mühİzr bİr kısmı dahi Avrupa dev -teflerinden bazıları tarafından bir terkedilmemek avmile müs ¦ temleke haline getirİlmİ|tfr. Fas, Trablusgarp. Bingasl. Ceza yir ve Tunus bu cümledendir. Arap memleketlerinin cömlealnds milliyet hissi son zamanlarda kuv -vetlenmeğe başlamıştır. B u diyarların en hücre köşesi sayılan İspanya'nın idaresindeki Şimali Fas'ta daha bir İki gün im bir kıyam hareketi zuhur ederek İspanya ve Fransa hükümetlerini fevkalâde le ¦ •¦s düşürdü tin arkasında Arap milliyetperverliği olduğu anlaşılmıştır. Arap bongrrri fikri tabii bu uzak memleketlerde değil Sarkıkarip'te peyda oldu ve pe k çabuk tanmmüm etti. Böyle bİr kongrenin akti lüzumunda münevyer Arap'ların cümle» ittifak e . Bu fikrin ilerleme -»ine çalışanların basında Yasinnha • simi Pasa. Şehbenderzade. Adil Asl gibi Irak ve Suriye'nin meşhur ricali vardır. Bunlar son günlerde İrak, Filistin, Suriye ve Mısır ara -sında mekik dokumuşlardı. Kongrenin hazırlığı kolay bİr iş olmadığından bu ve em*ali zevat şüphesiz bir çok müşkülât ka grenin toplanacağı mahallin tayini bir hayli münakaşayı baia ol>u. Her Arap memleketi ilk Arap kongresinin top lanaeağı mahallîn şerefini bazan -mak istiyordu. Bu I*te Mekke, Şam, Pağdat, Kudüs ve Kehire adeta yek diğerile rekabet etti. Fakat niha -yet kongrenin Bağda t'la toplanması hakkında ittifak hâsıl olmuştur. Suriye ile Filistin'in manda ve Mısır'ın işg tında bulunduğundan bura -larda toplanacak kongrenin as çok ecnebi nüfus ve tesiri altında ka'a-cagına ihtimal verilmiş ve müstakil Irak'm payitahtı tercih edilmiştir. Vehâbi'lerin dini telkinlerinden dolayı kongrenin Mekke'de toplanması muvafık görülmemiştir. di kongrenin içtima tarihini tayin İçİn Arap memleketleri arasında müzakereler cereyan ediyo r. Arap kon -gresinin toplanması fikri Avrupa devletlerinden basılarını telâşa dü -sürmüştür. Fransız'lar A * rap milliyetperverliğini ve ittİhadmı kuvvetlendirecek bu hareketten çok endişe ediyorlar. Lâkin bu devlet -Icrİn konerenin aktine manî olabil melerine l'mdilik

imkân gÖrllnmü yor. mvhapprm ffy7j Bir gaz gemisi Kayalığa ç-arptı! Kaza Bozcaada önlerinde oldu, gemi tehlikededir Norveç" bandıralı F"t«e rai g»***mi, dün Bozcaada civarında Mermer burnunda Manael mevkiinde ayalıklara Dturmu». beş taraf sarnıçlarından yaralanmıştır. İki sene evvel İnşa e-t^nıi» 9000 kü-sur tonluk birinci sınıf bîr gaz gemisi olan Egina, Köst n ben-în yüklemişti ve SülarmiTJ*n transit olar*k geçerek Fransa'da Ruen Iim"n*na eı-divordu . Kaza*a uğrayınca, Tö-k Gemi Kurtarma şirketinin Lanina iimin • deki tahlisiye eemisi d-r hal Bo»caada-ya gitmiş ve Egina'yi kurtarmak ürere ameliyata haılamıahr; fakat gemicin yar alan mü'"m olduğundan vasiyeti tehlikeli sürülmektedir. Gene Bnzcaada önünde karaya ntırr-muş olan Yunan gemîrinin de vü-Mö -rülmesine çalışılmaktadı ak tehlikesini atlatmıştır. Ahmet Cevat Bey Çanakkale meb'usu oldu Biga 6 (Hususi) — Samih Rifat Beyden inhilâl eden Çanakkale meb'usluğuna burada ittifakl a H. F. namzedi Ahmet Cevat Bey Intİ -hap o'unmuşur, n. a. Evkat cetveli 10 Ramazan Cumartesi 7 kAnunsenl 1033 KzsM ;Waıl imal I .4.1 TulÛ 2..W 7,v A Ofle ıs.-'i Iklnd Alsan: I? lr-,56: 4 Kânunusani 1^3' '-Cumhuriyet SON TELGRAFLAR Papen - Hitler mülakatı Bu mülakatta Von Şlâyher aleyhine müvecceh bir şey görüşülmemiş!.. Berlin 6 (A.A.)— VVolf Ajanlından: Sabık başvekil Fon Papen ile Hitle arasında dün Koeİnde vu ubulan mülakatın şimdiki hükümet veya başvekil Fon Şlâyher aleyhine müteveccih olduğuna dair n haberler ü-zerine Fon Papen bazı beyanatta bulunarak bu haberlerin aksinin doeru o lduğunu söylemiştir. Bu mülakatta sosyalist milli -yercilerinin millî temerküz camiası İçerisine alınması mes'eles akkında 6 aydanberi düşünülüp aranan hâl sureti mevzuu bah •olmuştur. Mülakatın neticesi hakkında hiç bir haber tereşsüh etmemiştir. Berlin 6 (A-A.)— VVolf Ajansından: Sosyalist milliyetçilerin fikirlerini neşreden Corres pon -dance gazetesi Von Papen ile Hitler arasındaki görüşmenin muayyen bir maksada müsteni t olmadığını, bir mecburiyet altın -da yapılmadığını, bu mülakatta son haftalar zarfındaki si ere temas edilmiş oldu -ğunu yazmaktadır. M. Koliç'in Vefatından sonra Eski Reisicumhıırım ölü -mü şüpheli görülüyor Nevyo-k 6 (A.A.)— S-b-k A-merika Reisicumhuru M. Kotiç Ölmüş tür. M Kolic. ikî üc naftadanberi hazımsızlıktan rahatsız bulunu -nu yordu. ölümünün bîr kalp hastalığın-d-»n ileri geldiği zannedilmektedir. M. Kolîç, Massacrıusseuı hükümeti dahilînde Northampton-daki ikametgâhında zevcesi ta -rafınd ak bulunmuş -tur. Nevyork 6 (A.A.)— M. Koliç, rVvduğu rahatsızlıktan dolayı bir dnktora müracaat etmek istemişt Dün sabah âdeti oldneu Üzere yazıhanesine gitmiş, fakat saat ön* d o eni evine dönmüştür. M. Koliç'in kâtibi, o sabah M. Koliç'in halinde hasta olduğunu göstererek hic bir şey ferket me-dipinî, kendİsile bir kaç dakika k-d*r pörüstüöünü, ond«n sonra M. Koliç'in odasına çekild Katin M. Koü-'İn avdetini bek-lerken Madam Kolic eve gelimiş ve kocasını odasında ölü olarak

muştur. Fe'^imeyt am'f^'em' talen *>Wdi Vas'neton 6 (A.A.)— M. Koliç'in Reisicumh"r,u;>u zamanında doktoru olan M. Coupal feth i-m*yit ameliyatı yapılmasını tek -lif "»mİ-tİr. C. H. FırVası Vonoreîeri Kütahya 6 (A.A.) — C. H. Fırkan Vilâyet korurresi 15 şubatta yanılacaktır. Uşak 6 (A.A.) — Uşak C. H. Fırkası 160 küsur ocak ve nahive kongreleri hitam bulmuş ve kara i are heyetini sermek ürere murahhaslar gelmişlerdir. Umumî kongre dün Kütahya meb'usu tbrahim Beyin riyasetinde toplandı. Bir çok münakaşadan sonr kata heyeti idaresi, sabık Antep meb'usu ve şeker fabrikası müdîri umumin Remzi Beyin riy asetinde 7 kişi olarak gençlerden teşekkül etti. Vilâyet kongresine de 9 kisî seçildi. Deniz ortasında Yanan vapur Atlantik vapuru Havr limanına götürülüyor Havr 6 (A./ct- Cemi kıla -vuzluğu dairesi Atlantiğ'in bu gece Havr'e geleceğini ve yann sabah limana gireceğini tahmin etmektedir. Şerburg 6 (A-A.)— Deniz ticareti nazın Atlantik yangını hakkında gazetcİlere şu beyanatta bul uştur: «Bu yangın hakkındaki tahkikat güçlükle ve ağır ağır devam etmektedir. Caniyane bir teşeb -bu düşüncesini bertaraf etmek lüzumuna kaniim. Ben, sigara içen birisinin bir tedbirsiz -ligi yüzünden bu yangının çıktığını zannetmeğe daha meyya -Um.* Nazır, gcmmln bo akşam Hav-re limanına geleceği haberini teyit etmiştir. Köstence tayyare limanı Bükreş 6 (A.A.) — Wo!ff Ajan-sından: Alâkadar mahfiller Kös -tence limanının tanzimine ait iş gelecek ay içinde başlıyaeagına dair olan haberi memnuniyetle karşılamışlardır. Çünkü bu mahfiller gelecek yaz sonunda bitmesi beklenen yenî limanın Merkezi Avrupa, Garbi Avrupa, yakın Sark ve Karadeniz limanlan arasında hava münakalâtında ehemmiyetli bir rol aynıyacagı fikrindedir. Yugoslavya hükümetinin bir emirnamesi Belgrat 6 (A.A.) — Nazırlar meclisi. Adliye Nazırının teklifi ü-zerine bir emirname imzalamış Bu emirname mucibince borcuna ödemekte güçlük çeken bir borçla ödiyecegi borç miktarının ve a rda uyuşma suretinin tesbİti hususunda bidayet mahkemesinin müdahalesini istiyebilecek tir. Bu emirnameden ancak iflâs halinde olmıyan ve alacaklılarile uyuşmamış olan borçlular istifad edebileceklerdir. Bidayet mahkemesine yapılacak müracaattan itibaren 90 gün zarfında borçtu İle alacaklıları ar da bir tesviye sureli husule geldiği takdirde bu muamele tarzı durdurula -çaktı-. MÜLÂHAZALARI Fikir birliği lâzım... Sporla ufak bir alâkamı varsa tabii farbında.mııdır: Galatasaray'a son zamanda bir uğursuzluk ant oldu; u-uncu, dördüncü derecedeki takımlar karşısında boruna mağlûp oluyor. Bu hezimetler, senelerce İstanbul futbol şampiyonluğunu hiç bir hasmma bırakmıyan, kıvmrtli S n Kır-mızı'lılan asabiyete sürükledi Ve bu asabİvet bir Eşref Şef île mes'eteıile kulüp duvar te sütunlarına aksetti. Yedi yersiz ve basan pek şiddetli tenkitler vazıd-rı için Eşref Şefik v kulılnten oVanlrrnı .. Esltİ bir Gala tasara v"lı olan E«ref Beyin Galatasaray tmliibitnden cıkanl -ması mevTuımıuz arîeî««te a«-n bir İştir. Bît ancak bu vesile ile Galataıaray-dan bahsetmek fırsatını bulduğu uz. Galatasarav, Salevrnanive're mağ -Kıp olmuş i Beşiktaş'a meğlup e'muşı tttanhulspor'a mağlt'ı Bun • dan bfr sev çıkmaz. Mağlûbiyet nİhavat bir mağlûbiyettir. Ve mî'radele eden insanlar İç etler irin. kulüpler İçin mukadder hir âkibettîr. Bunun hİr teselli»! vardır: Her zaman tamir unabilir. Avnsturva'lılarrn fne-l'ere'deld ma*lübİ*etterinden sonra sÖ»led>kte -rinİ pruıtm'^ l'm: «Bîr dahaki seferde yenmek İ»n daha büyük bir azimle çah>ae»tız!» Simdi bizi dmündüren nokta bu d»*iı. Bfr cemiyetin devamı v* terak -İM irin. *"*r şe»"*en evv su '•»imdin Fikİr birliği... Bu ahenk temin oluna-mayınca eemive'üı sağlam durabilmesi gasjnv t«te Galatasaray'ın rmk-san mı biz burada bulovonr». "îr Ir^Trp fan edin ki alan meselâ, 10 0 kiridir. Bn 100 Irisfnm 30 u b*r adamı, 25 i bir adamı, 30 u hîr üriîncÜ adamı ve nihayet 1 İ bir ditrduneüyU rntar, mutlaka onu ba«a e/cçİrmek. mutlaka onu reis yanmak isterse İş çıkm aoar. I«te Galatasaray bu derde münt-'âdır. Bilaistisna bütün »-¦¦• sa ve»» ba adamı riyasete

veli idareye sokmak emelmdedrr. Biz kendi hesabımıza ba ihtira» rrirrunda ¦¦•eeleri avkusonu kadran Galatasarayl-lar tan-voruz. Bundun aşağı yukan 3ç dört sene evvel Kir Galatasarav ictİmam» gitmiştik. Bir takım mün alca sonra nihftvet heveti idare İ"l^»*>ın» reeHnıiş-ti. Rev tonlanacaeı bildirilir h il d inim e» nVıe hir kâğıdın nzatıM"*-nı rör -müştük. Etrafa hak-nmağe vakit bulmadan Ictasnmızda bir ses — İmzala şunu T Emrini vermişti Rev vermiyeceğimiri sÖvlamrğe vafcft bulmadan iri yan bİr vürıHÖn ağzından çıkan ba ses. bu sefer bir vurrH rak'a hem kuvvetl vummkla beraber bire tekrar emretmişti: — imzala şunu divoroml I Ba zat bir vummkla biti yalnrs bu bağıdı değil, belki ileride başka hic bir k-v-t İmtalavamıver-k bir hala sokabilirdi. Sonra n oldu? Hatırlamıyoruz. Galatasaray İntihabı İşte ba suretle yapılır; kavga, dövüş rey toplanır. Bugün C»lataıarav*Mtk noktai nazarından bir Eşref Şefik Bev mes'elesi ikinci nUnda kalır. Su eçmiş h-karede gördüğünüz eibi, Galatasaray'da bir fikir birliği, aklı ba**mda bir İdare heve ihayet o, centilmenliğe has, intihap tam, yoktur. Buna temin etmedikçe yan! bütün aranın s eve seve itaat edeceği bİr reis, bir yeni kaptanı um<ımî, bn* idare memuru başa geçirilmedikç bo senelerce geriye uzanan kıymetli ku'ûtümürûn bugün içinde bulunduğu sukfTifn o nüne geedet Bir zamanlar gene *ıövle bfr rkîîflc yGrilnden koca A'tmordu'nun bir anda ortadan yok oM -ıeunu düşünüyor da Galatasaray hesabına müteesıİr oluyoruz... can - no. Cevaba cevap! _ 4 _ Milliyet mes'elesi - Eşsiz ve örneksiz rejim! Tisalya'da ze'zele Atina 6 (A.A.) —Tisalya'da Go-los şehrinde dün iki zelzele olmuş, ehemmiyetli maddî zarar ve ziyana icbebİvet vermiştir. Büvük bîr korku içinde kalan a-hali dışarıda kurulan çadırlarda barınmaktadır. , Şimdi gelelim cemaatlere! Sorarım: Fenlândiya, Eslonya, Ut -vanya için vâsi Rusya ile birlikte yaşamak, onun vâsi vasıt larından istifade etmek mî daha faydalıdır, yoksa .mahdut bir daire içine sıkılarak- bınbir m eçinmek mi? Ayni kal Lehistan, Çekoslovakya, İrlanda ve saire ler İçin de varittir. Fakat gidiniz de bu milletlere yeniden Avusturya, Rusya, İngiltere hakimiyeti altına girmelerini teklif ediniz! Kabul ederler mi zannediyorsunuz? Filhakika Haresonunda bazı milletler zedelendiler. Almanya, Macaristan, Bulgarista n ve Türkiye gibi! Ver say konferansının asıl batan da iste budur. Milli cereyanların deru ni kuvvetini hesaba katmamış olmasıdır. Garp beşeriyetinin bugün maruz kaldığı keşmekeşlerin, nn, müşküllerin en mühim kısmı bu hata yüzündendir. Maamaf b dikkat olunsun; bo mut -hİş muharebeden sonra dahi hİç bir millet ailinemedi! H albuki yüz sene evvel Napolyon arzusuna ve keyfine göre-millellerin mukadderatı üe oynuy ordu. Bu kere ise mağlûbiyetin fecaatine, galiplerin hiddet ve azametlerine rağmen-kökünde n mîllet kaldırmak fikrine yanaşamadılar. Hiç lüphe etmiyorum kî -zedelenmiş olan milletler dahi- az çok yakın zamanlarda eski vahdetl erini bulacaklarda-. Çünkü yukarda kaydettiğimi! bu «mîllî birleşme* kanunu umumidir, beşerid ukadderdir. Bu kanun mideye İrca olduğu dakikada her türlü mana va mefhumunu kaybeder. Hiç sünhe yoktur ki teşekkül etmiş olan bir millet iktısaden ne kadar yükselirse o nİsbette kuvveti artar, o niı-bette kendi varlığım, kendi kültürünü müdafaaya muktedir otur ve ayni nisbette fertleri a İş bolümü inkişaf eder ve iş bölümünün İnkişafı nîs-betinde içtimaî tesanüt artar. Bütün bun dı-ya frah etmiştik. Fakat mİ"etin teşekkül amı-Vvednde başlıca amil iktisat değil ırk, lisan ve kültür birliğedir rlikten doğan «cazibe* kanunudur. İktisat mütalean d«ha ziyade kozme-peı'itirme ve ravrimiTlİ hareketlere göçtürür, zira mademk sat iyi yaşamak, müreffeh olmaktır, bu İyİ yaşamağı ve refahı kim temin ederse onunla birleşm i olmaz mı? -Meselâ kim inkâr edebilir ki Inrfliz'lerin Mısıra gelme -teri- M i su* ahalis inin maddi ref »hinin yÜkselmes'ne seher* olmuştur. Eğer iş yalnız mideye kalmış olsaydı Mısı bîr milli cereyanın olmaması lâzım BeÜrdi. Halbuki fcarive tamamen aksinedir. iste bunun içindir ki Ksdro'yu i*ham eden «Markıirm* ve «tarihi msddiyeci-lîks nazariyesin i kuranlar naTarryenrn son neticelerini de kabul etmişlerdir ve mi'liyeti İnkâr ederek

«vatanım dünya, ı-niMetim beşeriyettir» şiarını benimse -mislerdir. • fçtîmat ve iktisadî mevzulardan bahseden Kndro sahibinin son iki makalesi bütün bütün romanti ve mîslîk'tr. Muhterem vazıeı dîvor ki: «Afiaoğ'u iein atıl olan biîinen. Brnekler, emrivakİ-lerdir. Kadro' müdafaa ettiği nvTi üttıtat rejimi be henüz hiç bİr yerde ör-ne*İ olmıyan; vanl emrivaki hal n bir «eydir. Binaena'ey Afraoğlu-nun vak'alann ve hâdiselerin önünde koşan deeü, ancak peşin gelmeğe alışan tefekkür tarzı bu esıiz ve ornek-siı devlet sistemini kabili İdrak değil." Cevabın bu son tatırlannı, türbreleş-tirmek şartile, ben de imza ederim. Hakikaten Kadro'nun müdafaa ettiği sistem cihanda Rme*i olmıvan anlaşılmaz vara-betlerle dolu bir şeydir. Binae naleyh hâ-d'seler ve vek'alarm önünde koşan eş -sîz ve ömeksİz, meçhul ve an'a.ı'maz bo sis** nun müfekkiresi tabi stile kavrıyamaz. Za ralli Ağaoğlu bazan anlıver gibi o'***or. Ve ke»"ti bencine di»or ki: «Kadro sahibi bütün al vasıtalarile ^••«-ı '...ı.jı-,!..:-^ fi.vı.*. afi iAuss CVMHUPİYErin tefrifcow.aO Tipi Dindi! Tazan' MAHMUT YESARJ Eski halimi bildikleri, mira • sa konduğuma inandıkları için, benden şüphelenecek, gülecek -l ve sonra hepsi arkamdan yumruklarım Sikip diş bîlİyereb homurdana bomurdana küfredecekleri ... 1 Ferit Hîkmet'e söylersen ne olacak? Kapalı kapılar açılacak mı? Arkadaşların, hademele uşaktarm, kapıcı • lann tavırları değişecek mi? Temdik yerden iş istememe!!... Talihim", başka kapıda denemekten başka çare yok!... El açmak , yalvarmak bile, mt,hite tabİmİş!... Ekence eve dönmeliyim... Cebimdeki hesaplı, saydı parayı meyhıııe -lerde garinolarda haraya am. I Ferit Hikmet, beküyecek! O. iyi kalpli, temiz, insan çocuktur. Bana inanır... Benden şüphelenmez... Bana gülmez... Fakat ya inanmazsa? Şüphelenirse? Gülerse?... Zavallı Ferit Hikmeti E*er bo ak-şanı, beni bekledin, gelmediğimi gÖ • rünce bana gücendinsa, fetl... CünbO seni müebbeden kavhrlmeklen korktuğum için gücendirdimI — Ağabey, şirketten ne cevap verdiler? Gayet sakin bir tavırla MÜzehher'İn yüzüne bakıyorum ı — Yeni kadrolar yantlıyormos... Bir kaç gün sonra, tekrar ağrıyacağım... İnsan, kendi nefsine karşt da yalan söylüyormuş 1 Gece, yatakta, ben buna düşünü • yorum!... Nirin Ferit Hikmetle bu -loşmadım? Yalnrs onu, kay etmekten korktuğum için mi? Havırl Kendini aldatma, Macİtl Sen, o eski tamdık gazinoya git mekten, kapısının Önünden bile geçmekten korktun! Çünkü orada da gürlerine, şüpheli eüderin dikileceğini, dudaklann İstihfafla bükülece -ğmi hissettin! Dem mazi ile anındaki hütün rabıtalar kopmuş ve kopacak!... Fakat, yeniden bir mavi «-eklenecek kadar, maalesef, genç drğibİnt... Aloımnvom kaplar abnıncıva ka^ar, aile mut'ağın-tan v«m*k getirtme** karar verdik,., Şeker, s bun, ea* eîbi şeyleri bakkaldan abnz; böylelikle onun besabı da kabarmas. Zerzevatçının henabını ke<|İm. Müzehher, zerzevat ayıklamaktan kurtulduğu iein memnun... Lokantanın hesabım, on be* günden on beş güne göreceğiz... On bes gün kazandığım İrin. ben de . Aksam üstü, pevnir aldırmak için b-kW.tr gönderdiğim Niyazi, eli boş döndü: — Ağabey, bakkalda peynir yokmuş! — Bibnİş nü? Hİç mi yokmuş? — Varmış ama; sire yaramaz, dedi. — Ehemmiveli vok... Biz, o kadar nar>k insanlar devİbz. Niyazi tekrar bakkala gitmişti, cok geçmedi, yürü mosmor, dudaktan tit -riya titrire gel di: — P-n bir daha o bakkala gitmem, ailevî Müzehher, ekmek kesiyordu, bıçak elinden düşüverdi: — Ne olda. Nİvazİ? — Abla, bakkal, beni adeta kovdu! Kalbime, kızgın bir demir levha yapışmıştı sanki... Nefes a ordum: — Ne diye kovuyor? — Gittim; sende olan peynirden ver! dedim. Başka bîr müşteri de vardı. Onun yanında bana: Sen nle derde çattık, bu akşam! dedi.. Yok, divo-rum, İste... Hem sek-rdi. peynirdi, şuvdu, bu

ydu, diye ibİdebir gelme! dedi. Mürıhher, abk abk yüıüme bakıvor: —— Sen, bakkala bîr şey mi sövle -din? Aranızda bir şey mi rm talep edivor. övle ise bu sat Mark-sîs'tir ve teklif ettiği listem de öteden-ben ciğnen r çipnene yıoranmıs Mark -siımdrn batka bir sey değildir.» Fskst Ağanğla bu mantıkî neticeyi a'm-k Gıere İken Kadro sahibi önüne dikiliyor ve azametli h tavırlaı «Efendi ne diyorsun, Marks kim oluyor! Ben tamamen ve bambaşka yeni ve Örneği olmıva bir sistem teklif ediyorum.» Hayret içinde kalan Ağaodu soru • yor: «Pekâlâ bu yeni ve örneği olmıyan sistem neden ibarett h buvurunuz.s v tahini rene- azametli bfr ta vırfa «bire göre inkılâp nizamının hukuk ve devlet tarzını ancak bize hat olan yanı etsiz ve bulunan nren«:«t*r «İ-ı-m* şeklinde t~*kİbe ea -hşmak tabiatı eşyaya tamamile uygundur. » Ağaoğlu gene hayretler İçinde diyor İdi •Ama! Efendim ne çare ki İnkılâbı yapanlar sizi beklemernislerdir. Yaptık-lan İnkılâp nir«rmn e <«e»hrt tanlarını tizden evvel tesbit ve tayin etmi-lerdir. Esas hukuk -lan teşkilâtı esasi e kanunile kayit ve diğer hukukları da örnek olan İsviçre'den İtalya'dan ve Almanya'dan a'mı« , r*""*et tardına gelince onu da demokrasi öm»Ü üzerine halkçı cumhuriyet şeklinde tayin et • erdir. Haydi diye'im ki siz ntrn'an beğenmiyor »im ırz, tabiriniz veçhile hamınnu eşsiz ve ör eksiz bir sekil vermek istiyorıunı-z, hic o'mazsa bo şekli tayin hovuror musanoz ?¦ Kadro sahibi tereddüt ermekıizm* *H"n«nnıı hİ"»"n m"'el.im"l ."»r. de bir takım hünvevî istihaleler, adî değişiklikler oldu; fikirler dr'mtı; binaenaleyh biz de hu cemaaÜer Pe bem%henk olar'k yı"-umeli»«f.») Ağaoğlu— «Lütfen bu derişikliklerin bu yeni fîkiderin neden ibaret ol • -İm ı »ıı sövler misi Kadro sahibi— «İmkânı yok efendim: çünkü bütün bunlar henüz «oluşa halinde dîrler, hnklannda bir fikir ed'nm-k İmkân«ırd>r. Her tevî seyyal elâstiki! dinamik bir halde yürümektedir. Bin aleyh biz de yürüme • liyir» Ağaoğlo— «Nereve ve ne lemT». Kadro sahibi— «Orasını bilmiyorum, fakat* timdİlib yüksek teknik ve istik -sal va.-»alarPe ik -'-t terakümleri devletin eline geçmelidir.» İşte Ahmet Beyi havretler içine so -ban, ve hic bir sevi anhvamıvarak ka -dar şaşkın bİr hale tiren vaziyet... Ben yazılarımda daima tunlan ileri sürmüştüm: Devlet mahiyeti itbarila bile devletçidir. İçti ama müdahale ederek husule gelmiş olan tezattan bertaraf etmek ve ahengi temin eylem ek onn esas vazifelerindendir. Fakat ayni zamanda suna da îsbat etmiştim kİ tarihen devletle beraber doğan ferttir kî hürri vet severinde ve kendi metaitile tezatlann husulüne sebep oluvnr ve rv*»-nalevh f-rt yük**-'dikçe ve inVfaf ettikçe tezatlar çoğalır neticede devletin müdahalesi va fokti -yon'a da ayni nisbette tezayüt eder. Şimdi benim bn fikrime cevap olmak üzere Kadro sahibi diyor ki: «Devlet her zaman cemivet hayatına müdahale etmiş; fakat hiç bİr zaman eemİvete venî bir şekl ek davasını Üzerine almamıştır. Halbuki biz devlete bu kurucu, tek ilâ tland inci ve mî'let h bına temellük edici vazifeyi veriyoruz.• Zalen asıl davam'z da bunun öte -rinde dr&il midir? Şimdi bu nan tekrar......kV bize c evap verildi mi zannediyor? Biz bo nan tahTîl ederken demiştik ki Kadro'cu'ara göre devlet, milletin üstünde ve millet in haricinde mücerret ve mistik bir varlık mahiyetini keıbediyor. Bu mücerret ve mistik on'ara göre hem kurucu, hem te«kİlât'andmeı ve hem temellük edicidir. Bu telâkki ıırf komün ıt ve Mark kisidir. Bu te -lâkk-ve göre m^>et spinivor. ortadan İTgJtljTr. âtıl ve bâ'i! lit hale gelir i • liyor. Onım yerine neden ibaret olduğu m.l.*tm o'mı-an Mr dev'-» m-rh"mtı rehey? — Havır... — Peki, bo, neden iran etti? Sofranın kenarında duran aî1* mutfağının sefertaslan gözüme iliş — Anlamıyarak ne var Müzehher? Artık, ondan, eskisi eibi erzak ebruya -cağız? Kârından olda., Müzehher, kaslarını oynatıyor, parmaklarını sofranın kenarına vanryor: — Bunun için çocuvu aradamak, terbiverizlik etmek mi lâzmı? — insanların İfade tarzlan bir da -ğildir, Mürehher!... Zerzevatçının narasını verdik, tavdık men hak-kala haber verdi... Sonu çıkar. Bu daha basalanrırtır, emin ol... Bakkal, yann hesabmı btivecektir. Defteri açıp bakmağa korkuyorum; her halde yedî sekiz li

ra olmuştur. Benim cebimde İki Ura var! — Ağabey, niçin yemek yemiyor • sun? Boş bot bakforum: — Bilmem! İçim almıyor. Kahve Kapı vuruldu. Giriniz, dedim. Kanadın arkasından, aramazı yalnız dağlar, denizler değil, hudu lar ayıran eski bir dost çıktı. Kucaklaştık: — Hoş geldin... — Hoş bulduk... — Ne emredersin?... — Bir kahve!... Kaloriferin yanındaki koltuğa gömüldü. Fincanı eline aldı ve bir yudum çekip anlatmağa başla d.: — Beş yıldır gezmediğim yer kalmadı diyebilirim. Fransa, AN manva, İtalya, İsveç... Hasılı bü Bu memleketlerin hîç birisinde, bu kahve âdeti yoktur. Halbuki bizde, uğradığınız yer, ister gazete idarehanesi olsun, ister bir kitapçı dükkânı olsun, ister bir noter odası o'«»ın, ahba i su sualle karşılar: — Ne mredersin?... Hemserilerimİn haklan var. Zira, İstanbul'da en kısa yolca -luk bile. bir yorgunluk kahvesini hakkettiren macer alarla doudurı Yazsa, yanınızdan gecen bîr otomobilin tozlan içinde botnılırr, kış ise çamur leri altında: balçıktan bîr heykele dönersiniz. İki ad'mda bîr ezilm-k* tehl;l-»»il« vücudunu Miîcadelesiz tramvaya binilmez.. Mü"i*ka««arj tramvaydan inilmez- Her köse başında yolunuzu ir dilenci keser.. Hasılı her gittiğiniz yere, yorgun, argın, sinirli vanrsınız.. Onun içîn, mize, matbannvza, dükkânımıza, dairemze gelen her mis.- f irin. bîr hatta iki fincan kah-v eve muhakkak ihtilacı vardır! Kahvecîve seslendim: -— Revefetıdiye bir fincan kahve daha!... _ YUSUF ZİYA Çin ¦ Japon ihtifâ'ı Cenevre 6 (A.A.) — Milletler Cemiyeti kâtibi umumisi, Çin vatanperverleri cemiyetlerin in gönderdiği bîr telgrafı, Çin murahhas heyetinin talebi üzerine, Ondokuzlar komitesine tev di etmiştir. Bu telgrafta Jehol'da vaziyetin yeniden vahim bir şekil almasına mahal kalmaması için mües sir ve fiil tedbirler alması Milletler Cemiye -tinden rica edilmektedir. italya ile Arnavutluk Londra 6 (A.A.) — Arnavutluk hükûmetîle gümrük birliği vücuda getirmek hususunda İtalya'ya atfedilen tasavvur ve niyeti oma hükümeti tarafından tekzip edilmesi çok ivi bîr teıir vanmı«trr. çiriliyor. Halbuki hayatta mîlletin esas olduğu, devleti kuran, devlete şekO veresi devl etin foksironlarmı tavın eden millet olduğu töz götürmez aşikar bir haki -kattir. Kadro sahibi bizim ba muta'ealsmnız reddecek ve örneksiz, essiz fikirlerini tevit edecek İzahat yerine nan aynen tekrarl amakla iktifa adıyor. Bununla da kalmıyor. Daha yüksek marifetler gösteriyor. AGAOGI.U AHMET Cumhuriyet Nüshası 5 Kuruştur AbOne a Türkiye şeraiti * içm Hariç İçin Senelik 1400 Kr. 2700 Kr. Alt. arlık 750 1450 Üç aylık 400 800 Rir avMt 1R0 Yoktur — Senin canın sıkıldı? — Havır, Müzehher... Lokanta va-mekleri biraz ağır oluyor da.. Gülüvonrra: — Alışına... Ona da alifirot... — Eğer bevenmedinse almıyaltm. — Gocuk olma, Müzehher... Pekâla yemekler... Çeşni değişince İnsana biraz tuhaf geliyor.

KÖK basındaki evde radvo badadı. Sofaya çıktım, pencereyi açtım, dinli • yorum. Sevdiğim etki çalını yor... Bt mehtap'ı trecede, oteamob'l'rrla Maslağ'a gitmiştik. Yol üstündeki kır gaıînnsunda bu hava atlerce çaldır-mittik... O gece, Anna da vardı t bu alaturka şarkıyı, bir şey anlamadan, afyo yutmuş gîbi dinlemişti... Simdi Anna, nerede? Neye Ferit Hikmet'e sormadım? Karşı bakkalın sesi, paslı bir yay gıcırtın gibi kulaklarımı yırttı: UVa&atff (asri Cumhuriyet -¦¦ FENNİ BAHİSLER. 7 Kânunusani »933"™ cm sultan Pi>asa ve Yazan: M. TURHAN 7 — Hacı Çelebi'nin küçük bir işaretile koca bir vilâyet ayağa kalkıyordu! Rİı de onun kadar acı duymuştuk» kabımıza aığamaz olmu<tuk, aaldırmak ic!n emir bekliyorduk. , çok n'rmr.lı. bu emri vrrdi, »e • ne tendi önde olduğu halde dağdan aşağı atıldık. Her biri olmuştuk, vuvar'anıvnntuk Tam şehrin varoşu Ününde BaUhan şövle bir durakladı, iki tarafına onra serî döndü, elile bîıe ka'evi r ı -1. ı. t yıkıldı. Tam boğazından bir tüfek yara» atmış — Sia na yaotanıı ? — Yürüyen kaya dÖnmeı ya. üVrte-«fîk, ererek, kırarak sürüdük. şehre eîr» dik. Ne çere ki ald ağına devmezdi. Bu hîkâveyi Otlubbeli tepelerinde çarpışmış başka bir adamın löylediği menkıbeler ve onu fzon ll-zerek gecen hir başkasının hatıraları takip ediyordu. Ya'nız Levlek Murat susuyordu, dinl er şribi görünün tahlıra-tiid gu tel ile meşgul oluvord". Kırk yıllık «sıkmış gibi murtaripri u, kendisini Hacı Celebi İle görüştürecek olan adamın henüı harekele geçmemelinden dolayı da irleniyordu. Bİr saat, iki saat iste böyle geçti, ni-ha-et sofralar kuruldu, konuklara elli pî'âv ye bo l avran ikram edildi, arkasından da namaı işareti verildi. Leylek Murat, taheıravan güzeli ni mîhrap ve m*hsjt mevkiine kovarak ve hep onu düşünerek yoldaşlarla birlikte namazını laldı uasmı v«Dh. Doğrusunu söyle -mek lâzım gelirse dua hususunda en samİmt olan o, îdi. Candan, v en yalvanyorda, yüzünü yan görüp te henüz adını ö*renemediği sevgiliye kavuşabilmek irin Aüah kıla yardım diliyordu! Bu iş b;ltîkten sonra gene odava do-ncrklerdi, vatsın bekliveceklerdi. Leylek Murat'ta ise daha bîr dakika davan-mak kudreti kalmamıştı, bu sebeple yoldaslastığı adama sokuldu: — Haniva, dedi, beni Çelebi'ye götürecektin? — Ha. evet göHjreeektîm, fakat Paşa üe konuşurr.r>»r diye geciktirdim, ıı*' —<-n simdi gideli Biraz sonra Celebî'nin oturduğu yere varmışlardı. Kılavuz, orada kümelenen adamların aratma g i, içlerinden birile üç dört kelime konuştu ve leylek Mu-rad'ı göstererek son vazifeyi yanlı: — Çelebi'ye sevgisi olan vîğit bu -dur, elini önGp hizmetinde bulunmak İstivor. Bu sevabı da en kazan, arkadaşı götürün tanıt! Hacı Celebi, Karaman divannm hakiki hükümdarı idi. B m leree ve bin -leree adamm yüreğinde s altanat sürüyordu, küçük bîr işaretile koca bir vilâyet avağa kalkardı, gene bir İşaretile o asırdı. Maddi ve manevî hastalıkların hekimi, büyük ve küçük davaların kadısı, geçinemiven ka p o idî. IIfüriir. muska verir, hüccet yazar, öğüt dağıtırdı. Dualarının mü ı bet netice verd bağ ve bahçe davalarında, miras işlerinde, gönül mes'elelerinde' verdiği hükümlerin istinaf v vîz e-di'mraine imkân yoktu, bu hükümler mutlak bir itaatle kabul olunup gidi -yordu. Devrin hususiyetlerinden istifade e-derek hükümet içinde hükümet kur -muş ve hazineler düzmüş bu zeki Çelebi, her şeyden evvel adamlannı çoğaltmak İsterdi. Bunun İçin propagandalar yaptı başına bir çok adam kandırırdı. Gene o maksatla, uzaktan, yakından yanma gelenlere güler yÜs gösterir ve irabına göre paraca da fe -dakârlığa katlanırdı. Adamlarına, gelenlerin kim olurs un geri <-errilmemesin i emretmi'ti. Verirleri, Bevlerbe-yileri kapısmda bekleten Çe lebi, yalın ayak bîr ziyaretçiyi hemen huzuruna kabul ederdi. Levlek Murat ta, kendisile çarçabuk karşılaştı. Sinan Pasa. kudretli ve lov -metil misafirin i, rahat elsin diye. yal • n<z bırakarak içeri çekilmişti, o da kendi hesaplarile uğraşıyordu evlrğ'in yanına getirilmesi üzerine tılsanlı sarık altında büsbiitUn hUvÜk görünen başını kal ulak kılıklı zi-yaretrive dîkli: — Gel bakalım rvISt. dedi. eümi öpl Leylek Murat, Çelebrnîn saçlı, sa kaili çehresinde de taht-ravan gÜTrlinİ görüyordu. ırzatı'an eli önerken de o-nun yumuşak e'l öpüyormuş gîbi tuhaf Kir has alıvnrdu.

Celebi, misafirin bakısından ve du-daklanndakî titrek al »v den hir şevler sevmemekte geci kmedi, su sözleri söyledi: — Ask, en îyî kılavuzdur. Sevenler, sevebîlenler murada ererler, mevlâyı bulurlar. Leylek Murad'ın yürü birdenbire kızardı, Çelebİ'nîn kendi yüreğini okuduğuna, hatta kendi adı kuvvelile bildiğine zahm olmuştu. Halbuki o. şu iri kıvm adamm sevda taşıdığını se.'»»emekle sevdanın l**ndi vanmdakî kadınlardan bîrine taaPnk ettiğini elbette tahmin etmİ-vorda. Yalnız zî-areıririm a-V rshran-lannı, hicran acılarmı. n-hî elemlerini avutmak ve unutmak İçin kend ergâhına in*^an etmek istediğine hükmetmişti. Murat ke''mesîni kullanması İse tes*Jr.tî İdi. Srm-tİ e. L-vlek Murad'ın k»'-*mı, kıyafetini gözden gecİrivnrdu. Onım âşık olduğuna şüphe yoktu, aşktan bahsedilirken kızarması ti i» -bat ediyordu. Lâkin şu lovafçtin hi> â-şı*a ne münasebeti vardı? Yahut bir ulağm *>İr mak istemesi ne demekti? Hem uUk, hem mü-İt?.... Zeki Çelebi, bu iki zıt sıfatı birbirine yaklaştırmak istiyordu. Ul-t anr*k Pa-ti-ah ve Vezir adamı olabilirlerdi. Müril ise onlarla alâkasız imanlardı. O hald e bu sevdalı adam, ne vaman bîr ateşe tutulmuştu ki vasiyetini unutup şeyhler kapısına vanast ordu. Hacı Çelebi, İlkİn bu ciheti halletmek İstedi, kurnaz bİr ¦..¦><. ı„ Leylek Mu -radı söyletme — Bize yanaşan merarmna vana-mış olur. Fh/erir kî »özü doğru. Özü doğru olsun. Nasıl ken-fine Zavallı Levlek. ta*>hmvan güzelinin baygın gösterini hatırlıyarak hemen cevap verdi: — f^riim de. »ö»"m de doğrudur. — övle İ»e lan><ahm: Adın ne? — Bîldiniz ya, Murat 1 Çelebi, onun adını ne suretle bilmiş olacakını diisünmrve lüzum görmedi. Çünkü o. aklından bi eylerin kendisinden zuhur elliline hükme -dildîğini bilirdi. Alelade sözlerinin halk ağzında renk renk tef'İrtere uğradığını da görüp duruvnrdu. Bu arKepte hay-retsİz ve tereddütsüz »öz etti: — Nereden gelip nereye gidiyorsun? — Gebze'den yola aktım, Konva'ya gidiyorum, ününü duydum, gönül verdim, kapına geldim. — Konya'ya ulaklıkla mı gidiyordun? Kılığından öyle anlaşılıyor. İMabadl var) Halk Mvsiki Cemiyetinin kongresi Halk Musiki Cemiyeti, dün saat t6 da Sr-h-zadebaşı'nda Letafet «partinin ¦ nında senelik kon gresin! ak -tetti. Kongre riyasetine Vedal B. seçildikten sonra idare heyeti rapor u okundu. Rapor Üzerindeki müzakerat bi* tince idare he -yeli intihabatına geçildi. Rauf Yekle, Kemal, Sevkİ, A ta, Vedat ve Sar/ali Musiki Cemiyeti kongresinden bir intiba lâhattin Bey ler yeni İdare heyetine I geç vakit nihayet verildi. Halk Mu-¦eçildiler. Bir kaç hanım aza da yasikî Cemiyeti azası, dün kongreden dek ağalıklara ayrıldı ve İçtimaa I evv r de konser vermişlerdir. Harpte en çok hangi Afyon mukavelesi \7^\r]\ gazler kullanilir? Afyon ihracı mukavelesi] ' 3 türlü seyyal afet piyasayı yükseltti • AnkaraG (Hususî) — 30 kânu -rıuevvel tarihli Son Posta'da okuduğum Japonya'ya afyon ihracı akas ve üç yüz bin liralık mukavele mes'e -iesi hakkında burada tesadüf etti -ğim muteber bir tacirin fikrini sordum, dedi ki: c— Evet mea'eleyi çok iyi ve yakından biliyorum. Malûmunuzdur ki İktisat Vekâleti Türk mallan hariçte eski pazarlarımızda sürümünü azalmaktan kurtarmak, d-sha artırmak ve mallarımıza paz n memleketlerde Türk mallan satışını temin etmek için mütemadiyen uğraşıyor, resen düşünüp te ve çareler ihdas ettiği gibi J>u noktaya temas eden müracaat -deri de tetkik mevzuu ol arak alı -yor ve bazı kararlarîle hem mallarımızın harice satışını ve hem de kontenjan listel - döviz muvazenemize zarar vermeden - bînnetice genişlemesini temin etmiş oluyor. Bu cümleden olarak Vekâlet tarafından bir karar ilânile Japonya, Portekiz ve emsali meml eketlere «atılacak en ziyade muhtacı himaye mahsullerimizin ve halımızın, ma -dcnl.Tİmiz-in k etlerine muadîl kıymette; memleketimizin ihtiyacı olan eşyanın ayni memleketlerden getirit mesİne müsaade olundu ve bu mübadele işinin hükümet mu*a-kabesîle cereyan ettirilmesi İçin de islerinin Vekâletle temi -¦natlı mukavele aktetmesi şartı ko -Buldu, İşte bu karar ve ilâna tevfikan memleketimizin tanınmış iki taciri müştereken; mevzuu bahis U in liralık takas mukavelesini yaptılar. Şu muamelede; İktisat Vekâletinin karanndaki isabe

t filen hemen sabit oldu. Çünkü üç yüz bin liralık takas mukavelesini yapanlar afyon mubayaas başladı. Sekiz liraya düşmüş bulunan afyon on liraya çıktı. Karardan evvel piyasada alıcı yo ken (imdi tam aksine bir vaziyet hasıl oldu. istanbul'da, İzmir'de ellerinde afyon b ulunan tüccar sıkıntı ve endişeden bîr dereceye kadar kurtuldu. Bu suretle canlanan piyasanın daha yükselmesi bekleniyor. Fakat ticarette işgüzarlığı başkalarının yaptığı işleri mümkünse bozmağa çalışmak, kendi işle rinin işlerine göz koymak şeklînde zanneden bazı kimseler hasudane bir harekete geçmek, Anka ra'da bazı zevata başvurarak kulak fısıllılarile bu ha -yırlı işân aleyhinde bulunmak istedil Pay istedik vermediler ka " rıstıracağız) dediler. Hareketimi -nin yer tutmadığını görerek bî n Posta'daki manasız ve asılsız havadisi İzmir'den yazdırmışlar. Halbuki bu adamlar bizzat ke dileri dahi üç yüz bin liralık mukavele işinden, piyasanın yükselmesi do-layısile kârlıdırlar yonları var. Zararda olduklarından afyon -larının hükümet tarafından satın a-lınması, hiç olm nya ile mübadele usulünün vaz'ı hakkında vasıtalı vasıtasız İktisat Vekâletine müracaat etmek Yapılan muamele kendilerinin yapılmasını istedikleri muameledir. İktisat Vekâletinin bu tedbîri se-bebile Vekâlete teşekkür edilmesine İstanbul Ticaret Odasın içtima eden afyon tacirleri tarafından ka -rar verildiğini takriben yirmi gün evvelki Cu mhuriyet ve Akaam gazeteleri yazmıştu Hulâsa, bahsettiği -raz takas mes'elesi memleket içi n menfaatti bir muameleden ve dedikodusu ise hikâye ettiğim üzere rekabeti ticariye şekl inden uzak hasudane ve memleket ticaretine muzır bîr hareketten başka bîr şey değildir.» Türk - Yunan ticaret Müzakerat. ilerliyor Atina'da Türk - Yunan ticaret muahedesi müzakerahna başlanmıştır. Bu müzakereler, Türk murahh arından İhracat Ofîsİ Müdürü Cemal, Ticaret Odası Umumî Kâtibi Vehbi ve Almadaki Türkiye tica li Halil Milat Bevlerle Yunan murahh^dan arasında takas usu'üne müstenit bîr ticaret muk avelesi akti içindir. Alınan haberlere gore Vehbi ve Cemal Beyler müzakerelerdin sonra Ati-da'dao Sofya'ya geçeceklerdir. Dünya iktisat konferansı Havr 6 (A.A.) — Dünya İktısa -diyal konferansına ait hazırlıklara iştirake memur Amerikan müt larından M. Day ile M, VVillians Havr'a gelmişler ve oradan Paris'e gitmişlerdir. İstikbalde vukua gelecek harplerde tayyarelerin ve bu tayyarelerden atılacak zehirli gazleri havi bombaların gayet mühim bir rol oynıyacağına hiç şüphe yoktur. Tayyare filoları kuvvetli olan memleketlerde tayyare hücumlarına, tayyare bombalarına, zehirli gezlere karşı alınacak müdafaa tertibatına dair bir çok eserler yazılmakta ve ayrıca manevralar yapdm adır. Zehirli gazlerin tesiratını yalnız askerler değil herkes bilmelidir. Tayya -reler artık bo mbalarını kıtaat üzerine değil her yere atmakladırlar. Bu bom -baların aehîrlere düşeceğine v -halivi dahi tesmim edeceğine hiç aünhe yoktur. Zehirli gazlere karşı ise elimizde kâfi dere cede tevakki ve müdafaa vasıtalan vardır. Bundan başka böyle bir gazle zehirlenenlerin İttih az edeceği bazı tedbîrler de mevcuttur. Bu zehirlerin ne olduğunu bilmek ve bunlara karşı na sd korunmak ican ettiğini öğ -renmek herkesin vazifesidir. Şunu da bilmek İktiza eder ki büyük şehirlerde bulunan ahalinin hensine gaz maskesi tevzi etmek gavrikabîld',> Çünkü milyonlarca maskenin tedarikine İmkân yoktur. Bu sebepten sivil a hali ittihaz edilecek tedabire vâkıf olmalı ve icap ettiği zaman kendini korumak çarelerin i bilmelidir. Zehirli gazler arasında gayet müessir olan aut sİyandrik (Acide Cyanidriqu) ve hamızı karb on (IK.dc de carbon) muharebede kullanılmaz, fakat insanî bir ygae sebebile değil gaye l seyyal olduktan için kullanılmaz. Acık havada uçar giderler ve harp kıymetleri yoktur. Mi'harebede istimal olunan gazler -den şimdiye kadar bizce malûm olanları üç kısma ayrılır. H esnasında bunlara verilen isimler gayel pratik olduğu İçm muhafaza edilmelidir. 1 inci kısım yeşîl salip işaretli olan gezlerdir. Bunlar «klor, brom, fostren (Phoıoen), klor pikrin (Chlor picrine), Prostof Pah..» isimlerini taşırlar. İç • lerinde en mühimleri fostren ve klor -pikrindir. Bunlar havadan ağır olduklan için uçmazlar ve bombanın düştüğü mahalde tn , bir kısmı gaz halindedir ve diğerleri de ufak, toz halinde h.ılı-belere inkısam ederek etr afa y»vdan> mayİattır. Bunlar akciğere tesir eder -ler. Burun ve hava borularına tesirleri hemen yoktur. Kokulan da olmadığı için farklarına varılmak müşkül olur. Fakat tecrübesi olan ları hisseder. Çünkü dikkat edildiği zaman hafîf yakıcı bir koku ve lezzetleri vardır. Tesirleri teneffüs edilen müddet ve kesafetleri nisbetinde artar. Bunlara) maruz kal anlar hareket eder ve kendini kurtarmağa uğraşır ise daha fazla teneffüs edeceğinden ve bu t eneffüs ile ciğerlerine daha fazla zehirli gaz gire -ceğinden korkulan tehlike akciğer u zey-ması (Uzeyma) daha sür'atle husula gelir.

Fakat bu hal birdenbire meydana çıkmaz, ancak bir kaç saat sonra ciğerlere su dolmasından başka bir şey olmıyan uzeyma ve kalp zafiyeti hâsıl olur. 2 inci grunla san salip işaretli olan gazler gelir. Bunlar meyanmda en müessiri hard al ruhu ve (Leovîsit) tir. Buhar ha'mde d»n hu zehirler ci'de, te neffüı brrularına ve gözlere icrayı tesir ederler. Knkıılan pek hafiftir. Dik * kal edilince afif bir hardal veya ta -mısak kokusu hlsıolunur. Bu buharlar cilt üzerinde birdenbire tahrişat yap -maztar, ancak 2 • 6 saat sonra hayatı tehlikeye koyacak derecede yanıklar huşur! getirirler. Bundan başka elbiselerin üzerinde dahİ katarak sıcakta tedricen intişar e-derler ve gayel tehlikeli yaralar husule getirirler. San salip işaretile İrae olunan bu gazler yalnız ciğerlerde tahribat yapmaz bütün vücuda icrayı tesir eder. 3 üncü gruru teşkil eden ve mavi salip işaretli olan gazler Arsentrirhlorile ve Adamsit gibi gas olmıyan ve ince bir tordan ibaret olan mevattır. Bunlar göstere, buruna ve hava bo -rulanna icrayı lesir eder. Bu mahalleri şiddetle ta hriş ettikerinden hastanın gözleri yasara- ve yanar. Hasta aksınr, Öksürür. Burundan muhal ve ağzından salya akar. Ayni zaman şiddetli baş ağrıları ve kuımak husule gelîr. Bunun neticesi k hastanın ahvali maneviyesi fena halde boıulur ve hiç bir İş göremez. Maskelerde »Uzgeç hulıınmadığı zaman mavi salip markalı gazlerin t esi > rine maruz kalanlar kclerini çıkar -mağa mecbur kalıyorlardı ve ayni za -manda fostrenin tesirine de maruz kal dıklarından boğuluyorlardı. Hali harır-da maskelere vazedilen süzgeç'er bu gazlerin dahi geçm ne mâni olmakta-dsr. İste harp esnasında kullanılan zehirli gazler bunlardır. Gelecek makalemizde bunların vücudu beşere nasıl lesir elliklerini izah edeceğîs. Diğer bir makalemizde de bunlardan korunma ça relerini anlatacağız. Dr. OSMAN SERAFETTİN Yarın akşamdan itibaren II 1 J İ K SİNEMASI i rMaurice Dekobra'nın biı IOU yük e İTO seri H6İITI SFENKS Muazzam film'ni takdim edecektir İlâveten: Radro dünya havadiseri *|JJ|S| IMt.'ı. ivip , ..\n. ;| ;ı.ıı -.|. TiuıXs|*n||d ap Zl< 7nunjn3 ; p zjg joAu.»a n.iiiı *iıs r\nso$ qdo\ iuviSvgvaUv " v.m mtımn viho N Q 9 n 8 Va*IISVW3NîS NlfVfV nrnır^ırmmsmTTnnfm Muazzam türkçe operet KARIM BENİ ALDATIRSA Rejisöı ERIUĞRUL Zengn ve esrarlı Hindistan- Br ingiliz kızı ile sevişen KERİM.... RACA'nın OĞLU RAMON NOVARRO kaııyo Bu akşamki program -Tercih ediniz:PARİS (roste - PsrHlen): 20.05 — Vyerther'den parçalar (Mas senet). VARŞOVA: 82.10— Chopln'ln eserleri. İSTANBUL: 18 stüdyo saz heyeti - 18.«5 orkestra konseri - 19,30 fransızca ders (müptedllere mahsus) - 20 saz: (Müşerref H.) - 20,45 stüdyo saz heyeti ¦ 21.30 orkestra kon -seri, Alana vc Borsa haberleri, saat ayan 22,30 saz: fDarÜttallm heyeti). LAYPZİG : 10,06 piyano - 20.05 konser - 21.05 T.an-genberg'den - 22,20 havadisler ve dana musikisi. VİYANA: 18 dans mustk'sl - 10,30 havadisler -20.0& valslar - 22.05 havadisler - 22.20 ko

nser. BUDAPEŞTE ı 18.35 Macar musikisi - 20.15 gramofon plaktan - 21,50 opera orkestrası tarafından ko nser - 2275 cazbant. VARŞOVA: 18.10 hafif musiki - 22,10 Chopln'tn eserlerinden konser - 23,05 dans musiki si, BÜKREŞ: 18.30 orkestra - 10,05 konferans - 19,15 gramofon plakları - 20,05 radyo o rkestrası - 20,50 piyano solo - müteakiben: Cazbant - 21.05 radyo orkestrası - 21.50 h avadisler. BERLİN: 16.05 konser - 19.15 orkestra îte sak -sifon - 20.05 konser - 22,35 havadis le r ve dans musikisi. t R T I H A L Selanik ve İzmir'in muteber tüccarlarından Halil Vehbi Efendi haremi E-mine Hanım uzun müd dettenberi müptelâ olduğu hastalıktan şifayap olamı -yarak dün vefa! etmiştir. Cenazesi bugün nbey'de Kır sokağında Şah • paz apartımnnından kaldırılarak Tcş* vikiye camisinde namazı kılı ar'daki aile makberesine defnedilecektir. Merhumeye Cenabı Haktan mağfiret dileriz. Türkspor ^.-^ En güzel spor mecmuasıdır Bu hafta «.Lnn İTO .........->. nüshasında: Son soor münakaşadan ve neşriyatın bir bilançosu; pa'da ve Amerika'da yapılan müsabaka -larta dünya samnİvono Oroguvay'm son maçının tafsilâtı: epler d'kı soor faaliyeti. İzmir, Ankara ve Balıkesir'de haftanm faaliveti, şampiyon Meh met Alî'nin bir makalesi, kıymetli tayyareci Vecİhİ'nin bir makalesi ve haftanın bütün spor h re • ketleri... fiu *k<ım İstanbul Beledi esi *.». 2i. o Şehir Tiyatrosu SUT Osriilhedsvl temsilleri KARFEŞLER 111 Yazan: H. D. Cras?e Nskleden. I. Gslin B, Komedi 3 perde j I laik gecesi ^ .ılındı San Zezbek operetinin temsiline başlan a csknr. B u g fl ı MöLLI SıNEMAOA A T L A N T i 0 BRİGITre HELVin lun» ¦ l temsili muazzamı bugün ve ya nn son olarak pöstcrîlccckilr. Mal ni ler 2,30 - 4.30 geceleri 8,3) - 10,30 da Önümü Simdi ve İç biı KARİLERİMİZE KOLAYLIK Aylık abone Husuılle vîlâyellerdeki bir çok karilerimiz gazetelerini munta • zaman kendi adreslerine a labil -mek için bizden bazı kolaylıklar is temektedirler. Bu aziz karilerin arzulannı ye rine getirmek fiıere Cumhuriyet için aylık abone usulü ittihaz etmeğe karar verdik. Ay • hk abone bedeli yalnız 150 kuruştan ibarettir ve tabiî peşin olarak gönderilmek iâıımdır. Bu usul idarece fazla mesaîyi icap eden külfetli bîr meşgale olduğu için abonelerinin İnkıtaa amamaıını isliycn karilerimizin paralarını idareye vaktinde yeli -şecek veçhile döndermekle d m etmeleri iktiza edecektir. ar^ D2B 64 ^-7 KAnunmi.nl 1' 33—~Camhariy*t — 5 Dünkü spor faaliyeti Fener, Süleymaniyeyi, Vefa, Beykozu yendi, Gençler liki hararetli oldu Dün hem Taksim stadyomunda, hem de Fenerbahçe »ladyomunda tik maçlarına devam edilmiştir. Ha vanın, adeta bir ilkbahar havan kadar açık ve güneşli olması, her iki sahaya da bir çok seyir i toplamıştır. Taksim'de yapılan maçlara evvelâ Beykoz - Vefa B takımlarının müsa-babasile başlanmıştır. Bu ada Beykoz takımı üç savı yapmış. Vefa da iki gol atmıştır. Bu suretle Beykoz'lular 3-2 galip rdir. Bundan sonra ikinci kümeye mensup Kasımpaşa - Beylerbeyi takımları karşılaşmışlardır. Kasımpa takımla sahaya çıkmak mecburiyetinde kaldığı için müsabaka normal şerait altında cereyan etme

Beylerbeyi sıfıra karşı üç sayı ile galip gelmiştir. Vefa • Beykoz birinci takımları arsamda yapılan müsabaka oldukça heyecanlı safhalar geçirmişt efa takamı, kulüpten istifa eden eski oyuncuların yerine genç futbolcularla takviye edil erek sahaya çıkını *tır. Oyunun üçüncü dakikasında Ve-fa'lılar bir gol yapmağa muvaffak olmuşlardır. Bu golden sonra o evazîn bir şekle gh-mİs, otuzuncu dakikada da Beykoz'lular, sol a-açıklan vaııt-ıile fcu gole kabele etmişlerdir, Oyun bundan sonra mütekabil akınlarla devam ederek devre bitmiştir. İkinci devred* Vefa'lılar daha İyi oynamışlardır. Beykoz'lularm şahsi ve münferit akınlarına Vefa'lılar toplu olarak Beykoz kalesine yüklenmişlerdir. Otuzuncu dakikada Beykoz ale yhine verilen bh- frî * kik cezası, Vefa'ya ikinci ve galibiyet golünü de kazandırmıştır. Bey 'lularm son dakikalarda fazla gayret sarfctraelerine rağmen netice değişmemiş ve Vefa 21 galip gel-rn' tr-, Fenerbahçe stadyomunda Fenerbahçe stadyomundaki maçların en mühimmi de Süleyraaniye -Fenerbahçe maçı İdİ. Galatasara eden Süleymnniyc'nin, Fe -nerbahçe*nip karsısında ne netice a-lacaftı merak ediliyordu. Süleymanİye, oyunun İlk devre -sinde iyi bir mukavemet gösterdi, güzel oynuyor, Fener muha cimlerine gol fırsatı vermiyordu. Fener muhacim hattı bu devrede ancak bir gol atabilm işti. Fakat ikinci devre böyle olmadı. Süteymanİye'nin mukavemeti kırıldı. Fener'liler biri p ltıdan olmak üzere üç gol daha yapmağa muvaffak oldular ve maçı 4 0 kazandılar. B takımları arasında yapılan maçta da Fenerbahçe takımı 3-0 galip geldi. Fenerbahçe stadyomunda ikinci küme takımlarından Eyüp - Ana -dolu arasında yapüan müsabaka -n ilk devresi sıfır sıfıra bittikten sonra İkinci devrenin sonlarına doğru Eyüp bir sayı yapmağ fak olmuş ve maçı 1-0 kazanmıştır. Cumhuriyet futbo liki Genç ve İstidatlı futbolcuları yetiştirmek ve müstakbel milli takımı hazırlamak maksadİle ter iğimiz futbol liki maçlarına dün de Fenerbahçe stadında devam edilmiş -tir. Şimdiye kadar hiç lmiyen Fener küçüklerinin Kasımpaşa karşısında ne yapacağı merak ediliyordu. Şampiyonanın en kuvvetli iki iıkım nin karşılaşması büyük bir a-lâka uyandırdı. San laciv yi oyuncuları merkez muhacimleri Süleyman'dan mahrum olarak sa -baya şu şekilde çıktılar. Necdet — Nedim, Saim — Necdet, Alâettin, Ahmet — Vecibi, Behçet. Cevdet, Şeref Fikret. Kasımpaşa da şu şekilde idi: Kenan — Zeki, Fethi — İbrahim, Hİlrai, Suat — Fethi, Rahisn, Mu er. Halit. Kemal. Oyuna Adil Giray Beyİn idare ¦ sinde başlandı. İlk hücumu Kasım-paşa'lı'ar yaptı. Fakat kolay Derhal Fener'Uler hücuma geçtiler ve daha ilk dakikadan sarı lacivertlilerin ağır bastıkları dü. Hücum hücum üstüne yapı -yorlar. Dördüncü dakikada muhakkak dinebilecek bir gol kaçırdıla k sekizinci dakikada semeresini verdi. Fener merkez muavini soliçe bir pas verdi. Soliç hiç durdurmadan topu solegıça gönderdi. Sol açıktan ortaya gelen topu merkez muhacim bi sütle kaleye gönderdi. Kaleci topu ellerinden kaçırdı ve bu suretle Fenerbahçe ilk golünü ka tmiş oldu. Bu golden sonra Fenerliler daha ziyade açıldılar ve oyunu Kasımpaşa nısıf sahasınn kal ettirdiler. Fakat muhacim hattının gelen bir çok fırsatları kaçırması devrenin bir sıfır ne sebep oldu. İkinci devre başladığı zaman Kasımpaşa'nın canlı oyununa şahit olduk. Mağlûbiyetten kurtulmak aşla oynuyorlar. Bir hücumda bh- fırsat kaçırdılar. Bu tazyikten kurtulan Fener'liler hücuma eçtiler Fener sağ hafi sıkı bir sütle topu kaleye gönderdi. Kaleci bloka e-demedi, elinden k açırdı. Yetişen soliç zaten kaleye girmekte olan topu ikinci defa olarak atlara toktı. Bu so lden sonra Fener'liler itimatta oy-a&n-.ağa başladılar. Kasımpaşa'lılar da o canlılık kalmamı lacivertliler mütemadiyen sıkıştırıyor -tardı. Gene bir hücumda sağdan güzel bir pas alan Fenerbahçe soliçi sıkı bîr sütle üçüncü golü kayde ra oyun Fener'İn hâkimiyeti altında devam etti. Netice değişmeden Frner'lilerin 3-0 galibi yeti ile bîtti. Oyun baatan nihayete kadar zevkle seyredildi. San lacivertlilerin bilhassa muavin hattı bİr çok büyük takınılanınızda bile göremediğimiz güzel bir oyun oynadı. eri, muhacim hattını tazyikleri, paslan çok güzeldi. Şimdiki halde Şampiyonanın en kuvvetli n mzedi sarı lacivertlilerdir. İkinci oyun Galatasaray - Beşiktaş arasında idi. Galatasaraylılar sahaya şöyle çıktılar: Faru i, Nuri — Reşat, Fethi, Şahap — Emin, Vefİ, Enie, Fethi, Kemal. Beşikaş; Hayati — Cihat, Or -han — İsmail, Eyüp, Hilmi — Mehmet. Muzaffer, Bedi, Sabahattin, uzaffer. Oyuna Beşiktaş başladı. İlk hücum sağ İçin uzaktan bİr sütünü kaleci ellerinden kaçudı. Daha birinci gol. Bu gol Gala-tasaray'lılan şaşırttı. Beşiktaşlılar bu şaşkınlıktan istifade edere kat bir türlü gol kay -dedemediler. Devre ortalarında Galatasaraylılar hücuma geçtiler. Merk

ez muhacimin sıkı bir sütü beAdapazar'mda yeni bir spor kulübü Adapazarı Türkgücü ve YentKUdl takımları bir arada Adapazarı'nda Türkgücü ismile yeni bir spor kulübü tesis edilmiştir. Bu kulüple beraber Adapa spor kulüplerinin adedi beşe baliğ ol -muştur. Türkgücü kulübü ilk maçı Yenihilâl takımile yapmış ve 3 - 2 mağlûp olmuştur. Maamafih TUrkgücü-nün henüz yeni teşekkül etm kkate alınırsa bu netice fena değildir. Yenİ kulübe muvaffakiyetler dileriz. raberliği temin etti. Bundan sonra devre mukabil akınlarla berabere bitti. İkinci devre başladığı vakit her iki taraf ta canlı oynuyordu. Oyun mütevazin cereyan ediyor. Beşik ¦ taş'lılar bir hücumda bir fırsat ka • cırdılar Kazanmak azmi ite oynuyorlar. Beşiktaş an gelen bir pası merkez muhacim sıkı bir şütlo Galatasaray ağlarına taktı. Galatasaray'lılar olden sonra daha ziyade canlandılar ve hücuma geçiler. Be» dakika sonra bu tazyik semere sini verdi. Güzel bir kombinezonla Beşiktaş kalesine indiler. Sağdan ortaya bir pas soliçi n sıkı bir sütü beraberliği temin etti. Galata -saray sıkıştınyor. Devrenin bitmesine dört be a var. Sağdan inkişaf eden bir hücum, ortaya bir pas. merkez muhacimin sıkı bir sütü, kalecin n elleri arasından üçüncü defa o-larak ağlarda, ve oyun da 3-2 Galatasaray'ın galİbiyetile bi . Macar tabımı, Göztepe'yi de 8 • 3 yendi Izmİr 6 (A.A.) — Macar Nemzeti takımı bugün üçüncü müsabakasını Göztepe takımı île yapmıştır. Çok kuvvetli olan Macar'lar zayıf bİr kadro ile sahaya çıkan Cöztepe'yi daha uvun başlar başl z tazyik altına aldılar ve uzaktan çektikleri şutlarla 10 dakika zarfında S sayı yaptılar. Bu müddet zarfında Göztepe müdafaası karmakansık bir oyun oynamakla beraber yapılan beş sayıdan in hatasından olmuştur. Muhacim hatta da geriden yardım görmeyince bir varlık gösteremiyordu . Gollerden sonra kendilerini toplıyan GÖzteoe'liler arka arkaya 2 gol yaparak çalışman ar tırdılar, fakat iyi yer tutan Macar'lar başka sayı yapılmasına fırsat vermediler ve hafta vm - 2 Macar'ların lehine bitti. İkinci devrede Göztepe güzel hb o-yun oynamağa ve Macar'lara tehlikeler ihdas etmeğe başladı. Tecrübeli n\ unculardan müteşekkil olan Macar müdafaası bu tehlikeleri bertaraf etmekte müşkü miyordu. Bu devrede Göz-teoe'nin bİr golüne karşı Macar'lar Uç gol atarak bu üriincü müsabaka - 3 galibiyetle bitirdiler. Mıntaka birinciliklerine devam n'un-ımıttur. K. S. K. - Şarkspor 1 - 1 Türk-spor - Buca 11. Altın ordu - Altay 1-1 berabere kalmışlardır. Ankara lik maçları Ankara 6 (A.A.) — Ankara futbol şampiyonasına bugün İstiklâl sabasında İmalâtı Harbiye - Genç ara-• i" devam edildi. İlk maçı bu İkİ kulübün ikinci takınılan yaptılar ve güzel oymvan bu iki genç takım 2 - 2 ber Birinci takımlar maçına saat 15 te baalendı. Her iki takım çok dikkatli, çok enerjik, çok güz nadılar ve birinci devrede 1-1 beraberlikle neticelendirdiler. İkinci devrde seneler, bir gol daha yaptılar. Bunu müteakip gençler kendi kendilerine ba r *ol yanarak gene beraberliğin teessüsüne sebeo oldular. n-yun da bu suretle 2 - 2 be raberlikle bitti. Macar gOreş takımı geliyor Milli güreş takımımızla müsabaka yapmak üzere müracaatte bu -lunmuş olan Macar güreş takımile başlanmış ve bu temasın hututu esasiye*! tesbit edilmiştir. M ta.- güreş takımı önümüzdeki a mize gelmiş olacaktır. Olimpiyat 89 uncu sayısı çıktı Galatasaray'da neler oluyor? Fenerbahçe'nin mektubu nedir ? Dünkü Fenerbahçe - Sülcymaniye, Vefa - Beykoz maçlarile istanbul' -daki diğer müsabakalar; İz 'de Nemzeti maçları; Ankara'deki fut -bol müsabakalan. Bu maçlara ait en güzel resimler. Memleket ve Anadolu haberleri. Almanya - İtalya futbol maçı. Dünyanın dört köşesi sahifesİnde spor yapan kadınların, çocukların, süvarilerin sayan! dikkat i. Sayım vergisi Verginin tenzili memnuniyet tevlit etti Siverek (Hususu!)— Millet Meclisinde «avım vergilin in indirilmesi hakkındaki teklif ve cereyan, Sivrrek'te büyük bir alâka uyandırmıştır. Siverek ziraatla ve koyunculukla uğraşan b

mleket olduğu için bu tekliften bilhassa köylüler çok memnun olmuşlardır. Son günlerde bu yüz oyun ve keçi fi-atlan artmıştır. Bilhassa iyi bakılmış bir yp-ııı-' ıkı kuzulara iyi kıymet v r. Bir muallim öldürüldü Bir kaç gün evvel Molla isminde bir köv hocası Rerijlâyin'e gitmekte ik lda kefa*ı tasla ezilmek suretile öldürülmüştür. Hocanın kimler tarafından öldürüldüğü henüz ezan Siverek'te bütün camilerde okunmara başlanmıştır. Halk c-zanı ciddi bir alâka ile dinle e memnun olmuşlardır. Bilhassa Ulucami mey-zini Mustafa Efendi türkçe ezan ve kamet okum akta büriik bir muvaffakiyet göstermiştir, — M. Alı Canavarlık 4 yaşındaki bir çocuğu ahırda boğan adam! Çumra'ya tâbi Aka köyünde Ali isminde bir adam dört yaşında Bayram isminde bir çocuğu İple ah karşısında sigara içerek Oylumunu seyretmiş. sonra çocuğun cesedin! bir kenara atarak evine g tmiştir. Akşam üzeri çocuk sürünmeyince tahkikat yapılmış ve katil yakalanmıştır. Katil çocuğ nin çivisile oynadığı için astığını söylemiştir. Bursa'da yapılan Yeni sebze hali Tenf sebze haHnln kOsat resminden bir tntfba; H. .'V ¦ ¦ ı reisi nutuk söylüyor Bursa 3 (H ususi)— Bursa Belediyesinin Deveciler mezarlığında inşa ettirdiği büyük ve asri sebze hâlile, e hangarının açılma merasimi bugün pek ka -labalık bir halk kütlesi huzurunda yapıldı. Kapıda elediye Reisi Muhittin Bey, bilâhare vali Faün Beyle belediye azasından Emin Beyler ve nihayet C. H. Fırkası vilâyet idare heyeti reisi Hulusi Bey tarafından birer nutuk söylen di. Vali Bey kordelây* kesti. Davetliler ve halk hangar ile hali gezdiler ve bu as ri tesisatı çok beğendiler. MasB>ee>eesaa> Uşak'ta kuraklık ve soğuk Usak 6 (AJL) — Kış gireli Uşak ve mülhakatına yağmur ve kar düşmedi. Kuraklığın devamı ile be tadanberi soğuk her tarafı dondurdu. I ........¦ İT.................¦............1 I -1 ¦ III......MIHIM I Genç talebelerin konseri ~J Semih Lûtft Bey dün konserde Galatasaray Lisesi konser salonunda dün saat 15 te genç viy olonist Semih Lûtfi Beyin bu sene Amerika'dan avdet eden profesör Adinolfi'nİn eski ta lebesi piyanist Ömer Refik Beyte verdiği keman ve piyano konseri, çok parlak olmuş, sami inin fevkalâde takdir -Ierine mazhar olmuştur. Programda Höndel'in Majeur re sonatı, Moz art'ın mi bemol majeur konsertosu, M aks Brouch Kolnidrei, Sarasat'ın Playerosu, Sem ih ve Ömer Refik Beyler tarafından çok güzel çalınmıştır. Gençleri tebrik ederiz. İktisadî buhranı hissetmi-yen bir kasaba:Bey pazarı Geceli gündüzlü çalışan esnaf ve san'atkârlar bütün vilâyet halkının ihtiyacını temin ediyorl Beypazarı'nm umumi manzarası Beypazarı «Hususla— Beypazan'nda 1100 haneye mukabil 440 dükkân olduğunu okuyanlar, İki haney bir dükkân isabet eder de nasıl kazandırmış? gibi belki bir mülâhaza karşısında kalabilirler Bu kaza halkının gayretini, nasıl çalıştığını yazarsam. 440 dükkânın az bile geldiği takdir e Umumi buhran, burada da tesirini göstermişse de ahalinin mütemadi didinmeleri bu buhra nm fena tesirlerine mukabele etmektedir. Tiftik çil ikt en bazı sermavedarlar kaybet tiler. Fakat: ticaretin diğer şubeleri üzerinde faali -yete başlıyarak vaTİvetlerini düzeltme lışıyorlar. Tİftİk ticareti inkişaf ettiği takdirde bu memleket eskisin -den daha zengin olac ktır. Çünkü; me-ralamıda külliyetli ve çok makbul tiftik keçileri bulunmaktadır. Esasen elde an tiftik te pek çoktur. Pamuk, afyon, pirinç, sebze ve meyve, memlekete epeyce para getirivor. öt eden beri iyi bh- şöhret kazanan. Beypazarı kavunu hâlâ para ediyorsa da nefaset ve cinsiyet itİbarile mevkiini, bal ile armuda lerkrtmişlir. Bu arada badem İle cevizli sucuğun da nefaseti kayde değer. San'at sahipleri, o muntazam ve ışıklı çarşılarında sabahlara kadar çalışırlar. Bu çarşıda yalnız 70 tane kavaf dükkânı vardır. Mütemadiyen hazıra iş yaparlar. Hafta geçmede abanabat, Nallıhan, Polatlı, Mihalıççık ve Ayaş kasabalarından alıcılar geldiği gibi, bu esna an da bendi yaptıkları işleri pazar, pazar dolaşarak satarlar. Çok güzel ve erbap kazancıları vardır. Güğüm, sürahi ve saire yapmakta pek mahirdirler. Hariç en her ne mur, bakır edevata heves ettiği gibi civar kazalardan da peyderpey sipariş l er vuku bulmaktadır. İnce san'atlardan kuyumculuk çok ileridedir. Halen Ankara'da icrayı sanat etmekte olan kuyumcu Ahmet Ef. gibi Türkiye'de nadir usta bulunur. Bunun yaptığı işi bİr defa görmek kâfi İr.

Mahalli san'atlardan culhacılık ta zikre şayandır. Pamuk ve yünden dokunan kumaştan, köylüler milen, kasabalılar kısmen giymektedir. Son zamanlarda bir çok memurların da sırtlarında gözük te ve günden güne adedi çoğalmaktadır. Bu hususta en müteşebbis ve ileri giden ve yenilikler aratmak İçin bütün gün çalışan Dizman-oğlo Mustafa ustayı takdir etmemek elden gelmez. — Alda Sivas'tan bir m Sivas'ın nüfusu nedir? İktisat Müdürlüğü ile Ticaret Odası arasında çıkan ihtilâf Vekâlete bildirildi Sivas cHusu -si- — Sivas'ta geçen seneye nisbeten kış hafif addedUebî . lir. Her ne ka • dar soğuk varsa da yağmur ve kar yoktur. Tasarruf haftan Tasarruf haftası çok parlak olmuş halk büyük tezahürat -ta bulunmuştur. Tasarruf komitesi tar fından intihap edilen bir hakem heyeti vitrin müsabakasında manifaturacı Hacı Mehmetzade Şev ket Beyle Kanaat bakkaliyesi şirketine birer mı-dalva tensip etmiştir. Sivas'ın nüfusu hakkında bir ihtilâf Sivas Ticaret Odasının aza müddeti hitam bulduğundan tecdiden a -za intihabı yapılmrş ve bugü kadar yapılan intihaplar veçhile 12 aza tecdiden intihap edilmişse de mıntaka İktisat müdürlü gelen emir üzerine S:vas şehri nüfu -sunun 27 bin olduğu halbuki 12 aza-olabihnedc İçin 50 b in nüfusa mal'k olması lâzımgeleceğinden intihap edilen azadnn en çok rey alan yedisinin aza lıkta ipkası yazılmış ve buna mukabil intihap heyeti Sivas nahiyelerinin de Sivas'tan aynl ması caiz olmıyan bir kül teşkil etmeleri ve bu nahiyelerle beraber 56 bin nüfusu havi old uğundan ve demû-yo -lunun Sivas'a gelmeeİ hasebile memleketin iktisadiyatı inkişafa müsta-h kesbi ehemmiyet eylediğinden Vekâlete bu yolda bir istida ile müracaat ederek kemafiss abık 12 aza -rnn inkaaı rica edilmiştir. Elektrik fabrikası yapılıyor Sivas'ta mevcut muazzam şelâle kuvveti şimdiye kadar heba olup «itmekte İdi. Cavretli ve f aal Be -le-diye reisimiz Hikmet Beyin sayesinde en nihayet idarei hususiye ile B elediye arasında geniş bir salâh! " yetle elektrik tesisatı için bir birlik teşekkül etmİrtİr yakın bir zamanda şehrimiz lâyık olduğu elektrianzara: Hükümet konads ğe beleganmabelâğ kavuşmuş bulunacaktır. Ziraat Bankası buğday muba -yaasını tatil etti Piyasaya mevsim itibarile çok az buğday gelme ktedir. Okkası 4 • 5,5 kuruş arasındadır. Ziraat Bankası bu yüzden buğday mubayaahnı şimdilik miştir. Muzaffer Çukurova'nın kurtuluş günfl Mersin 6 (A.A.) — Çukurova'nın on birin'.i kurtulma yıl dönümü do-layısile dün şehrimizde fev rasim yapıldı. Köylerden davet edilen on bine yakın halk İştirak etmiştir. Mücadelei milliyey irak eden köylülere o zamanki kıyafet -lerile, köy kadınları su tulumlan va bakraçlarıyla bay da bulunmuşlardır. Akşam belediye tarafından köy -lülere bir akşam yemeği ve bir çay ziyafeti verilecek, gece fe er alayı yapılacaktır. Köylülere müsamereler verilmiş ve sinema gösterilmiştir. Belediye tarafından Gazi Hl. ile diğer büyüklerimize tazim telgraflar çekilmiştir. Yo-Yo merakı Malatyalıları d? sardı Bir gazete müvezzünin getirdiği 400 oyuncağın hemen satılıverme -sinden sonra Yo • Yo merakı atya'lılan da sarmıştır. Bir çok ih-tiyarlann da Yo . Yo oynadıktan görülmektedir. Şehirde Yo kal madiğinden, umumi talep karşısın -da, yeniden siparişler verilmiştir. ¦Cumhuriyet 1 ( Kânunusani İVJÖ* Askerî Tekaüt Şubesinde muameleleri ikmal edilenler Cevaplarımız Üsküdar'da Solaksinan mahallelinde şehit yüzbaşı İsmail Bey refikası Şaver Hanıma: ETTfUtınızın tekaüt şubesin* geldiğine dair bir fcayds tesadüf edilememiştir. Üsküdar Selimiye mahallesi Kayyumahmet tokacında Hüseyin oğlu Ali Efendiyi: Evrakınızın vekalete geldiğine dair btr kayde tesadüf edilememiştir Lâleli apar (imanlarında kay -makam Tevfih Bey kerimesi Mihriye Hanıma: Evrakına 6'13 933 tarih ve 33/4453 ¦umara Ue Emlnono malmOdOrl Öğüne gondrrtlmlrttr Piyade kaymakamı merhum M. Saİt Beyin zevcesi Fethiye ve kerimesi Adalet Hanımlara: Evrakımı İt 10 932 tarih ve 32/5233 numara İla Kadıköy askerlik şubesine fonderllmmir Unkapant'nda Yeşiltulumba'da Islimye'li Ali bini Salih Efendiye: Evrakımı muntazam borcalr mlld İri yetine gönderilmiş olduğundan oradan takip edlnls. Tekirdağı'nda Ertuğrul mahallesinde Abburrahman oğlu Hüsnü

Efendiye: «vrsümıı 20/5/932 tarih re aayUt 4671 numara Ue Bursa askerlik şubesine gönderi lmlştir. M ar as jandarma kumandam kavmakam Süleyman Bey refikası Naile Hanıma: Jandarmaya aK muamelat umum Jandarma kumandanlığmea yapılmakta ot -dutundan evrakmız hak kında askeri tekaüt şubesinde bir malûmat yoktur. Mahmut pasa'da Tasvir »otağında Ritat Beye: Jandarmaya alt muamelat omum Jandarma kornandan!ıftınea yapılmakta ol -cefandan evrakınız hakkında askeri tekaüt şubesinde btr malûmat yoktur. Şehremîni'nde tskcndergazi. mahallesinde Sebile Hanıma: Fatih şubesinden gönderilen evrakın numarası yazılmadığı İçin yapılan muameleye dair cevap ve r Aksaray'da Maratpaşa mahal-. Sesinde Ayşe Sıdıka Hanıma: Zayi olan sertemrusln yerine yenisi vs-rtlraek için maaş aldığınız malmüdürlüğünden maaş kayi untazam borçlar müdürlüğüne cftndertlmeal lazımdır. Usak'tn Münkariz köyünden Emine ve Halime Hanımlara: Evrakınız 22 12 932 tarihinde 31/6108 numara Ue Uşak askerlik şubesine gön -oerllmlştlr. Göztepe'de Ibrahimoğlu Ali. zevcesi Fatma Hanımar Jandarmaya alt muamelât içtn Umumi Jandarma kumandanlığına müracaat et-men'i lanındır Havran nahiyesinde Mehmet. Nuri Ef. ye: Evrakınız 4/12/032 tarih ve 289244 numara Ue Edremit askerlik şubesine gönderilmiştir Binbaşı Haydar Beye: Sise maaş tahsis edilerek tevil edilmek Üzere 32/13/933 tarih ve 32 /3189 numara fle divanı muhasebata gönderilmiştir. İstanbul Etyemezde 18 numa-da Fatma Hanıma: Evrakınız 39/12/932 tarih ve İt 'SW9 numara ne datrel ilde «3 ne gonderl'mlşMr Mülâzım Hüsayinoğlu Fethi. Beye: Evrakınız 19/12/932 tarih ye 32/1635 numara İle Eminönü askerlik şubesine gönderilmiştir e Muameleleri Tekaüt Şubesince ikmal edilerek resmi senetleri .Muntazam Borçlar Müdürlüğüne gönderilenlerin listeleri: Zabitan eytam hışmı Kaymakam A. Nasih B alicine Üsküdar emvali resmi senedi 31/7296 No. 23/13/933. Binbaşı Ferit B ailesine Emlnönfl emvali resmi senedi 31/778 No. 22'12 932. Miralay Mehdi B ailevine Bursa emve-U resmi senedi I3 1TT9 No. 23/11/932 Yüzbaşı Hayri B ailesine Üsküdar emvali resmi senedi 31/4633 No. 22/13/932. Yüzbaşı Dalmadlko B. ailesine Beyoğlu emvali resmi senedi 32/6388 No. 22/12/933. YUsbaşı Hüseyin B. ailesine Kasaba emvali resmi senedi 33/2339 No. 32/12/932. Yüzbaşı Bekir B. ailesine Bursa emvali resmi senedi 12/6288 No. 22/12/932. Yüzbaşı M. Halit B. ailesine Fatih emvali resmi senedi 30/8196 No. 3*713/932. Yüzbaşı İbrahim B. ailesine Beşiktaş emvali resmi senedi 33 1388 Na 28/13/933. Mülizlm m Ali B. ailesine Bursa emvali resmi senedi 33/3783 No. 33/13/932. Mülfljlm Osman B. ailesine Düzce emvali resmi senedi 31/3739 No. 32/13/933. MÜlazlm Rüştü B. ailesine Kütahya emvali resmi senedi 32'1405 No. 33/12/932. MÜIazlm Bısa B. ailesine Beyoğlu em -vali ersml senedi 32/4130 No. 22/12/932. Mülazım Ahmet B. aUoalne Samsun emvali resmi senedi 32/1609 No. 38/12/932. Cerrah A. Hamdı B. ailesine Üsküdar emvali resmi senedi 32'4161 No. 28/12/932. Kaymakam Fahrettin B. ailesin» Kadıköy emvali resmi senedi 33/163 No. 15 12 933. Binbaşı Ramlı a ailesine Fatih emvali resmi senedi 32/289 No. 16/12 933. Binbaşı Ö. Avnl B. ailesine KocaeU emvali resmi senedi 33/2563 No. 16/12/932. Binbaşı Abdullah B. ailesine Kadıköy emvali resmi senedi 32/3036 No. 11/12/932 Binbaşı Tafcellln B. ailesine Antalya emvali resmi senedi 32/915 No. 18/12 932. Kaymakam Hallt B. ailesine Eminönü emvali resmi senedi 32/1079 No. 19 12 532. Binbaşı T. Cemil B. ailesine Fatih emvali resmi senedi S2'45S No. 19 12 932. Musir A. Rlza Pa, ailesine Kadıköy emvali resmi senedi 32/110» No. 30/13/931 Binbaşı Şehabettln B ailesine Ankara -Beşiktaş emvaU resmi senedi 33/2631 No. 31/13/933. Yüzbaşı N. Kemal D. ailesine Edremit emvali resmi senedi 33/881 No. 15/13/933. Yüzbaşı Arif B. ailesine Kadıköy emva-U resmi senedi 30/3967 No. 11/13/931 Yüzbaşı Samoll B ailesine Kadıköy emvali resmi senedi 32/161 No. 18/13'932_ Yüzbaşı A Terfik B ailesine Balıkesir emvali ı ,'sml senedi 13/4600 No. 19/12/932. YOstuşı M. Faik B. ailesine Trabzon emvaU resmi senedi 33 '5805 No. 19/11/933. Yüzbaşı Y. ziya B ailesine Silifke emvali resmi senedi 33/3619 No. 19/13/932.

Yüzbaşı Behçet B. ailesine Canlk emvali resmi senedi 33/1061 No. 19/12/932. Yüzbaşı Behçet B. ailesine Tcfcat emvali resmi senedi 32/6200 No. 31/13/932. Yüzbaşı Hasan B. ailesine Develi emvali resmi senedi 31/4462 No. 31/12/932. Kolağası R. Tahsin B ailesine Eminönü emvali resmi senedi 33/3986 No. 21/12/932 Mülizlm Me hmet B. aUeelne İstanbul emvali resmi senedi 30/4387 No. 16/12/932 Mülazım M- Sük n B aU ealne Fatih emvali resmi senedi 33181 No. 18/12/932. Mülazım Bekir B. ailesine Ürgüp emvali resmi senedi 30 '5943 No. 16/13/933. Mülâzım Naşir B illerine Eminönü emvali resmi senedi 32/5129 No. 18/12/932. MÜIazlm Kemal B. ailesine Mersin emvali resmi senedi 32/1769 No. 19/12/932. Mülizlm Hikmet B. ailesine Ankara emvali resmi senedi 32/1487 No. 20/13/933. MÜlazlm Ahmet B ailesine Fatih emvali ersml senedi 33/344 No. 30/12 932. Mülizlm A. Vehpl B ailesine Karacasu emvali resmi senedi 33/513 No. 30/12/932 Mülizl m Mehmet B. ailesine Tarsus emvali resmi senedi 31/2526 No. 20/12/932. Mülizlm Ömer B. ailesine Gebze emvali resmi senedi 32/4175 No. 21/12/932. Zabit vekili Nakl B. ailesine İzmit emvali resmi senedi 30/2190 No. 21/12/932. tmam SükrÜ B. ailesine Eminim emvali resmi senedi 32/3664 No. 13/12/932. Alay kltlbl Abdürrahman B. ailesine Akşehir emvali resmi senedi 32/985 No. 17/12/932. TUlekçl Asım Usta ailesine Eminönü emvali resmi senedi 32/707 No. 17/12/933. Hesap memuru Eflâtun Ef. ailesine şi-blnkarahlsor emvali resmi senedi 539 No. 19/12/ 932 Cerrah Agop Ef. ailesine Beyoğlu emva-U resmi senedi 32/2031 No. 19/12/933. tmnm Ahmet Ef. aUeslnc Bursa emvali resmî senedi 32/603 No. 30/12/931 Tekaüt zabıtan kısmı Levazım Kaymakamı O. Nuri B. Bursa emvali resmi senedi 32/1481 No. 14/12/932 Piyade Kaymakamı Abdürrahman B. Üsküdar emvali resmi senedi 32/1273 No. 14712/932 Hekim Binbaşı M. Süreyya B. Kadıköy emvali resmi senedi 32/401 No. 14/12/932 Erkanıharp Binbaşı Ferit B. İzmir emvali resmi senedi 32/999 No. 14/12/932 Piyade Mülizlm Snlfthattln B. Ankara emvali resmi senedi 32/6580 No. 14'12/932 6. 7. hesap memuru AbdUlvahlt B. Tire emvali resmi senedi 32/1351 No. 14/12/932 8. 7, muamele memuru Mustafa B. Eminönü emvaU resmi senedi 32/1459 No. I B/13/982 II r*«j senedi 32/1665 No. 15/12/932 Baytar Kaymakam Mehmet B. Çerkeş emvaU resmi senedi 32/949 No. 15/12/932 Topçu Yüzbaşı M. Nuri B. Konya emvali resmi senedi 32/1661 No. 17/12/932 Süvari Miralay E. Servet B. Sivas emvali resmi senedi 32/1117 No. 18/12/932 Topçu Miralay M. Bahattln B. Eminönü emvaU resmi senedi 32/1077 No. 18/12/932 Tt-pçu Binbaşı Nazml B. Beşiktaş emvali resmi senedi 32/6502 No. 18/12/932 Levazım Yüzbaşı Salih B. tzmlt emvali resmi senedi 32/935 No. 18/12/932 S. 4. muzlka muallimi Mehmet B. Beyoğlu emvali resmi senedi 32/1793 No. 18/12 932 Hekim Kaymakam Ali B. Eminönü emvali resmi senedi 32/1839 No. 19/12/932 8. 8. Muamele memuru a Fuat B. Fatih emvan resmi senedi 32/1843 No. 19/12/932 Hekim BInbaş' Bürhanettln B. Mersin emvali resmi senedi 32/1895 No. 20/12/932 Hekim Binbaşı Mahir B. Eminönü emvali resmi senedi 33/1173 No. 21/12/932 Topçu K. Yüzbaşı Abdülkadlr B. Eminönü emvali resmi senedi 32^2005 No. 21/12 932 Piyade K. Yüzbaşı Murat B. Edremit emvali resmi senedi 32/1121 No. 21/12/932 Kısmısolls mümeyyiz Sait B. Fatih emvaU resmi senedi 32/1851 No. 32/12/932 Zabit vekUl S. LÛtfl B. Manisa emvali resmi senedi 32/1075 No. 23/12/932 Hekim Binbaşı M. Emin B. Kadıköy emvali resmi senedi 32/1021 No. 24/12/932 Süvari Yüzbaşı Cemil B. Torbalı emvali resmi senedi 32/5522 No. 24/12/932 As. Temyiz azasından M. Arif B. Kadıköy emvali resmi senedi 32/2369 No. 25/ 12/982 Nakliye Kaymokam fjeflk B. Eminönü emvali resmi senedi 32/2289 No. 25/12/932 Levazım B inbaşı M. T ahir B. İzmir emvali resmi senedi 32/2519 No. 25/12/932 Sınıf 6 İmam Mehmet Ef. Üsküdar emvaU resmi senedi 32/2395 No. 26/12/932 Deniz kısmı Kurvet kaptanı Feyzulah B. Adalar emvali resmi senedi 32/1933 No. 22/12/932 Kâtip Yüzbaşı M. Bahattln B. Kadıköy emvaU resmi senedi 32/6028 No. 23713/933 Çarkçı Yüzbaşı Ali B. tzmlt emvaU resmi senedi 32/1971 No. 23/12/932 Çarkçı Mirliva Ali Pş. Sarıyer emvaU resmi senedi 32/1421 No. 22/12/932 S. Harp Yüzbaşı I AbduUah B. Beyoğlu emvali resmi senedi 33/1441 No. 22/12/933 Kâtip muavini H. Basri B. Ankara emvaU resmi senedi 32/930 No. 22/12/932

Çarkçı Binbaşı M. Nazml B. Beyoğlu emvaU resmi senedi 32/2253 No. 25/12/932 Çarkçı Yüzbaşı HalU B. Beyoğlu emvali resmi senedi 32/1189 No. 25/12/932 Çarkçı Yüzbaşı M. AU B. İzmir emvali resmi senedi 32/2171 No. 25/11/933 Çarkçı Yüzbaşı H. Hüsnü B. Eminönü emvali resmi senedi 32/1969 No. 25/13/932 Güverte Binbaşı M. Tevflk B. Adalar ' "m Karilerimize hizmet As. Tekaüt Şubesinde işiniz varsa bize bildiriniz, takip ve intaç ederiz Şu cetveli doldurarak gönderiniz : 1 — Müracaat eden zatın muvazzah adresi: 2 — Niçin müracaat edildiği: 3 — Müracaat evrakının ilk kayıt numarası ve terüSi nedir? 4 — Evrak son defa olarak hangi makamdan, hangi tarih ve numara ile tekaüt şubesine gönd erilmiştir? 5 — Zabit ise sicil veya kayıt numarası, sınıf ve rütbı nedir? Ve hangi kıt'adan tekaüt iştir: emvali resmi senedi 32/2610 No. 25/12/932 Çarkçı Yüzbaşı Ahmet B. Fatih emvaU resmi senedi 3 1/1911 No. 25/12/932 Güverte Binbaşı İsmail B. Eminönü emvaU resmi senedi 32/1907 No. 25/12/932 Çarkçı Yüzbaşı Mustafa B. Sarıyer emvali resmi senedi 32/1917 No. 25/12/932 Kitlp Binbaşı Hüseyin B. Fatih emvali resmi senedi 32/1288 NO. 27/12/932 Çarkçı Yüzbaşı İbrahim B. Üsküdar emvali resmi senedi 32/1913 No. 27/12/932 Çarkçı Yüzbaşı Mahmut B. Zonguldak emvali resmi senedi 32/1211 No. 27/12/932 GÜverto Yüzbaşı l B. Fatih emvali resmi senedi 32/2359 No. 27/12/932 Güverte Yüzbaşı i Yahya B. Beyoğlu em vali resmi senedi 32/1161 No. 27/12/932 Çarkçı Yüzbaşı Aslr Ef. Beyoğlu emvali resmi senedi 3 /1185 No. 18/12/932 Oüverte Binbaşı t Necatı B. Kadıköy emvali resmi senedi 33/1029 Çarkçı Binbaşı M. İhsan B. Adalar emvali resmi senedi 32/6208 No. 18/13/933 Çarkçı Yüzbaşı İbrahim B. Üsküdar emvaU resmi senedi 82/991 No. 18'I2'932 Kâtip K. Yüzbaş emvali resmi senedi 32/1183 No. 18/13/932 Çarkçı Yüzbaşı Süleyman B. Beşiktaş emvali remil senedi 32/1187 No. 19/13/933 Efrat eytam kısmı Mehmet oğlu Celal eytamı Erzurum emvali resmi senedi 32/2053 No. 15/12/931 Emin oğlu Ahmet eytamı Orhanlye emvaU resmi senedi 32/1007 No. 15/12/932 İbrahim oğlu AbdÜlkerlm eytamı Balıkesir emvali resmi senedi 31/7628 No. 15/12/ 932 Süleyman oğlu IsmaD eytamı Gemlik emvaU resmi senedi 32/701 No, 15/12/932 Osman oğlu AH eytamı Orhaneli emvali resmi senedi 32/5023 No. 16/12/932 Emin oğlu Raslm eytamı Orhaneli emvaU resmi senedi 30/406 No. 16/12/933 Mustafa oğlu Mehmet eytamı Bolu emvali resmi senedi 33/4220 No. 16/12/932 Hasan oğlu Sadık eytamı Çerkeş emvali resmi senedi 31/6895 No. 15/12 932 Bekir oğlu İbrahim eytamı Yalvaç emvali resmi senedi 32/2410 No. 17/12/932 Mehmet oğlu Cafer eytamı Seyitgazi emvali resmi senedi 31/4395 No. 17/12/932 İsmail oğlu Halil eytamı Seyitgazi emvaU resmi senedi 32/7738 No. 17/12/932 Osman oğlu Halil eytamı Ordu emvali resmi senedi 32/2576 No. 17/12/932 İbrahim oğlu Mahmut eytamı Ordu emvali resini senedi 31/25 No. 18/12/932 Salt oğlu AbduUah eytamı Aydın emva-U resmi senedi 31/609 No. 18/12/932 Mehmet oğlu Osman eytamı Geyve emvali resmi senedi 30/3202 No. 19/13/933 AU oğlu İzzet eytamı Bolu emvali resmi senedi 32/3435 No. 19/127932 Hasan oğlu Mustafa eytamı Ezine emvaU resmi senedi 32/2041 No. 19/12/932 İbrahim oğlu A. Rıza eytamı Ezine emvali resmi senedi 32/1963 No. 19/13/932 Hüseyin oğlu Süleyman eytamı Sivas emvali resmi senedi 31/5335 No. 19/13/933 Ahmet oğlu Mevlût eytamı Oemlik emvali resmi senedi 30/3546 No. 19/12/932 Fettan oğlu Hüseyin eytamı Tosya emvali resmi senedi 32/2080 No. 19/12/933 Şaklr oğlu Ahmet eytamı Babaeski emvali resmi senedi 30/3479 No. 19/12/932 Şaklr oğlu Osman eytamı Babaeski emvali resmi senedi 34/79 No. 19/12/933 Ahmet oğlu Mehmet eytamı Kastamonu emvali resmi senedi 32/5339 No. 19/12/933 Mehmet oğlu Seyit eytamı Kalecik emvaU resmi senedi 31/3573 No. 19/13/932 Mehmet oğlu Cemal eytamı Mlhallççlk emvali resmi senedi 31/8078 No. 19/12/932 HalU oğlu T ahir eytamı Orhaneli emvali r&smi senedi 32/2987 No. 19/11 933 Mehmet oğlu Ahmet eytamı Çine emvali resmi senedi 39/1836 No. 30/13 933

Bayram oğlu Şeref eytamı Bozöyük emvali resmi senedi 31/238 No. 20/12/932 Mehmet oğlu Satılmış eytamı Polatlı emvali resmi senedi 33/11 No. 20/12/933 VeU oğlu İbrahim eytamı Polatlı emva-U resmi senedi 39/12625 No. 20/12/932 Ali oğlu Muharrem eytamı İznik emval) resmi senedi 30/5595 No. 20/12/932 Arif oğlu Emin eytamı Bursa emvaU resmi senedi 32/4207 No. 20/12/932 Abdullah oğlu HalU eytamı Söke emva-U resmi senedi 30/4013 No. 20/12'932 Hablp oğlu Arif eytamı Koçhlsar emvaCıngöz Recai'nin harikulade maceraları Yasan: SERVER BEDİ - n — — Alto Şükrü — Usta, sîz misiniz? Deminden -beri her tarafta sizi arıyorum, ga ¦ yat mUhiro bir... — Haberim var, Süleyman Tahİr «itibar etmiş, değil mi? — Evet, usta, hem de bizim u< un eO postadan Saim'le Fahri'nİn gözü «nünde... — Çabuk anlat, nasıl oldu? — Usta, Süleyman Tahİr bugün ele her günkü gibi saat yediye doğru şirketten çıkar, Galata'da er, basanı aVçüncü postada* Sav bul* Fahri ona takıp ederler. Sil Icyman Tahir Zeyreğ'e gitmek içîn Kbpru'yü geçeceği yerde UıkUdar iskelesinde kahvede oturur, başını -İleri içine alır, sakar, ııkar, defin derin nefesler alır, aonra mürekkep -II kalemin iki mektup yazar, bir kaç kat muşambaya ve •u geçmiyen kâğıtların içine sarar. Ha... Onu iad imkiler değil, siviller de takip ediyormuş. Süley -man Tahir son vapura kadar kah -ved e oturur ve nihayet son vapura biner. Evvelâ alt kat kamarada oturur. Fakat Öyle sin irli, öyle sinirli rmia. ki sak sık yerinden kalkıyor, pencereden denize bakıyor ve ka maradakîlerin ayaklarına basıyor, dizlerine çarpıyor, Özür diliyormuş. Vapur Kızkule'sini geç sonra Süleyman Tahİr kamaradan çıkar, rokan güverte merdivenlerini dor -der dörder atlayıp çı n hıçkırır. Malûm a bu akşam hava sert, nemli ve soğuk. Güvertede kimse yokmuş. Süleyman Tahi e parmaklığının öte tarafına, yani deniz tara * fına geçer, etrafına bakınır. O sırada hem ai de bizimkiler kendilerini göstermemeğe çalışır -lar, Süleymao Tahir evvelâ arkasını denize döner, bir elile parmaklığın demirini tular, öbür elile de rovel -verini çıkarır, naml lnına da -yar ve af-j eder. Eli parmaklıktan kurtulur ve bütün vücudu dosdoğru denize gider. Vapur hemen durmuş. Şems ip aşa. önlerinde imiş, sahile yakınmış. Sandallar lelir, başka yer motor gönderirler, ceset bir saat sonra, bir balıkçının İhbarı üze -rine, Salacak tarafların bulunur. Üstünden size ve Mehmet Rıza Beye hitaben yazılmış iki mrktup çıkar. Polis mektupları almış. vede yazdığı, muşambaya -a-rılı mektuplar... Hâdise bu... Ya -»ım taattenberi bizimkiler müte telefonlarla vak'ayı bana haber veriyorlar, talimat istiyorlardı. Vaziyeti sonuna k adar takip etmelerini söylemi j t rm. Son vaziyet bu. Emriniz nedir usta? — Hiçi Bir fatiha oku, geçI İcap ederse ben »eni ararım. Cingöz telefonu kapadı ve Meh -met Rıza'ya döndü: — Mektupları sana okudular, değil mî? Ne diyormuş? — Sana ve bana yazdığı mektuplar biribirinin ayni. İki Uç satır bir şey. Diyor ki: Ben, Neıah arkadaşlarım masumuz. Bunu isbat et -mek ve onları kurtarmak için hayatıma nihayet veriyo rum.» Tarzında bir şey. Cingöz gene ederini ceplerine sok -tn ve geniş adımlarla odanın içini arşınlamağa, ıılıkla bh kılar mırıldanmağa başladı. Mehmet Rıza gülerek dedi İri: — Haydi, gel, gel... Kendini Üzme... Aklını mı oynatıyorsun, nedir, gel, beni dînlel Onun bu alayı Cingöz'U kudurt -mak İçin kâfiydi. Ne? Artık o ciddi, o suratı asık Mehmet Rıza Cingöı'le alay ediyor? İstihzanın ne olduğunu ömründe hiç bilmiyea Mehmet Rıza'nm gözünde bîl kadar gülünç olmağa başladığını hissediyor, kabına sığamıyor, ayağını yere vurarak bağırıyord — Ben koca bir eşeğim, eşşeğim, essek I Hiç bîr şeyden haberim yok, bütün tahminlerim yanlış içi bomboş. Hiç bîr şey d Üşünmüyorum, hiç bir şey an 11 resmi senedi 32/4652 NO. 20/12/932 Halil oğlu Abldln eytamı Bursa emvali resmi senedi 31/8743 No. 21/12/931 HaUl oğlu Kâmil eytamı Amasya emvali resmi senedi 30/3159 No. 31/12/933 Ömer oğlu Mustafa eytamı Sivrihisar emvali resmi senedi 33/3926 No. 31/12/932 HalU oğlu Hüseyin eytamı Orhaneli emvali resmi senedi 32/5035 No. 21/11/931 Hasan oğlu Osman eytamı Yenişehir emvali resmi senedi 31/4428 No. 11/11/933 İl yas oğlu Ha san eytamı Bayburt emvali resmi senedi 31/4597 No. 11/13/932 Osman oğlu Şaklr eytamı İnebolu emvaU resmi senedi 32/4893 No. 31/13/933

lsmaU oğlu Durmuş eytamı Düzce emvaU resmi senedi 30/4473 No. 31/13/931 Abdullah oğlu İsmail eytamı Bursa emvali resmi senedi 31/4401 No. 21/12/932 Hüseyin oğlu Süleyman eytamı Ser Ut emvali resmi senedi 30/537 No. 11/12/932 Mustafa oğlu Veli eytamı Edremit emvali resmi senedi 30/3022 No. 24/12/932 Mustafa oğlu Mehmet eytamı Fatsa emvaU resmi senedi 31/4399 No. 24/12/932 Ömer oğlu Ali eytamı Erzincan emvaU resmi senedi 32/1852 No. 24/12/032 HalU oğlu İbrahim eytamı Orhaneli emvali resmi senedi 32/1867 No. 24/12/933 Mehmet oğlu AU eytamı İskilip emvali resmi senedi 31/4085 No. 24/11/931 İbrahim oğlu İsmail eytamı KemaUye emvali resmi senedi 31/1142 No. 24/127932 İbrahim oğlu Me mlş eytamı İpsala emvali resmi senedi 29 8718 No. 24/12/932 Mustafa oğlu Mustafa eytamı Dadsy emvali resmi senedi 32/4848 No. 34/11/931 Hallt oğlu Salim eytamı Bursa emvali resmt senedi 33/2219 No. 14/11/931 Mehmet oğlu HaUl eytamı Edime emvali resmi senedi 30/6613 No. 14/11/931 Mehmet oğlu idris eytamı Akşehir emvali resmi senedi 31/3030 No. 14/12/931 AU oğlu Osman eytamı Bünyan emvaU resmi senedi 33/1914 No. 34/12/933 İsmail oğlu Hasan eytamı Bozoyük emvali resmi senedi 32/1035 No. 24/12/932 Ömer oğlu B. Faruk eytamı Kemah emvaU resmi senedi 29/9856 No. 34/13/933 Abdi oğlu AU eytamı Ezine emvali resmi senedi 30/4144 No 34/11/932 İbrahim oğlu M. AU eytamı Orhaneli emvaU resmi senedi 39/13081 No. 24/12'93: Mustafa oğl u Mehmet eytamı Antalya emvali resmi senedi 39/8477 No. 34/11/932 Hasan oğlu Mehmet eytamı İnegöl emvaU resmi senedi 31/1166 No. 24/12/932 Süleyman oğlu Hüseyin eytamı Sivas emvaU resmi senedi 32/2650 No. 2\ 12 2 Yusuf oğlu Şa klr eytamı İnegöl emvali rtşml senedi 30/1381'no. »yv2/831__ Hüseyin oğlu İbrahim eytamı İskilip em vaU resmi senedi 32/4417 No. 28 12 932 İbrahim oğlu Ahmet eytamı Biga emvali resmi senedi 32/545 No. 28/12/932 Hüseyin oğlu Sefer eytamı Malkara em* vali resmi senedi 32/258 No. 28/12/932 Mehmet oğlu Satı eytamı Daday emvali resmi senedi 32/4470 No. 28/12/932 Hüseyin oğlu İbrahim eytamı Hayrebolı emvali resmi senedi 30/3950 No. 26/137932 Malûl efrat kısmı Mehmet oğlu Satılmış Taşköprü emvali resmi senedi 30 — 6643 No. 23/11/932. AU oğlu Hasan Fethiye emvali resmi senedi 32 — 1534 No. 23/11/932. Mustafa oğlu İbrahim Çine emval! resmi senedi 33 — 1031 No. 33/11/933. Himmet oğlu Arif Sandıklı emvali resmi senedi 30 — 2455 No. 33/11/932. Kadir oğlu Hasan Çankırı emvali resmi senedi 31 — 1886 No. 23/11/932. Ömer oğlu Hasan Yozgat emvali resmi senedi 30 — 6936 No. 23/11/932. Mehmet oğlu Mehmet Çine emvaU resmi senedi 32 — 7030 No. 23/11/931 HalU oğlu Hilmi Düzce emvali resmi senedi 33 — 7670 No. 23/11/932. İsmaU oğlu M. Hicri Oöre emvali resmi senedi 29 — 13231 No. 26/11/931. Mehmet oğlu Hüsnü Araç emvali resmi senedi 32 — 4856 No. 29/11/932. Mehmet oğlu Mustafa Manisa emvaU resmi senedi 29 — 11932 No. 30/11/932. Mustafa oğlu Mehmet Konya emvali resmi senedi 32 — 554 7/12 933. Puhoş oğlu İshafc Çorum emvaü resmi senedi 31 — 3432 No. 7/12/932. (Mabaet var) lamıyorum, hiç bir şey tahmin edemiyorum. Sonra Mehmet Rıza'ya doğru yürü d U, biraz yavaşlamış ve sükûnet bulmuş bîr scsleı — Söyle, üstat, söyle, dedi. Delki senin hakkın var, söyle, Mehmet Rıza gururdan şişerek gülümsedi, arkaıırta yaslandı, başını salladı! — Yavrum, dedi, ben senden yaşça büvüğüm ve meslekte daha eskiyim. Senin muvaffakiyetlerin he gençliğinden geliyordu: Çeviktin, zekiydin, hararetliydin... Fakat mu -hakemen biraz zayıf I Gel şöyle karşıma otur bakayım . Belkİ ben seni bu fena yoldan da çıkaracağım... Gel , yak! Mehmet Rıza ona